the abstracts book. - cds workshop 2012
Transkript
the abstracts book. - cds workshop 2012
1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı 12-13 Ekim 2012 TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Ankara Çatallanma & Kaos ve Matematiksel Sinir Bilimi Bildiri Özetleri Kitabı 1. ULUSAL KARMAŞIK DİNAMİK SİSTEMLER VE UYGULAMALARI ÇALIŞTAYI BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI TOBB ETÜ Matematik Bölümü, ANKARA 12 - 13 Ekim 2012 Editörler Enes Yılmaz Mehmet Onur Fen i 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı ÖNSÖZ Birinci Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı’nın bu seneki temaları, Çatallanma ve Kaos ve Matematiksel Sinir Bilimidir. Çalıştayın en önemli amacı, Matematik, Mühendislik, Tıp, Fizik, Biyoloji, v.b. bilim dallarında bu konular üzerine çalışan bilim insanlarını ve çalıştayın temalarına ilgi duyan lisansüstü öğrencilerini bir araya getirmektir. Bir diğer amacı ise, ülkemizde disiplinlerarası çalışmaların yapılmasına katkıda bulunmak ve bu alanlarda çalışan bilim insanlarının farkındalığının oluşmasını sağlamaktır. Çalıştay, bu yıl için ulusal nitelikte düzenlenmiştir fakat takip eden yıllarda uluslararası niteliğe dönüştürülecektir. Bu nedenle, bu yıl çalıştayın dili Türkce olarak belirlenmiştir. Çalıştayda, özellikle lisansüstü öğrencilerine yönelik 100 dakikalık dersler, tüm katılımcılara yönelik ise 45 dakikalık davetli konuşmacılar ve 30 ya da 20 dakikalık katılımcı konuşmaları yer almaktadır. Bu çalıştayda, modern bilimin en ilgi çeken konularından birisi olan karmaşık sistemlerin dinamiği üzerine odaklanılacaktır. Bu konunun çok fazla ilgi çekmesinin iki temel nedeni vardır. Birinci neden, henüz tam olarak kurgulanıp geliştirilmemiş olan düzensiz birçok hareketin tanımının ve çözüm metotlarının zorluğu ile ilişkisinden kaynaklanmaktadır. İkinci sebep ise, karmaşık dinamik sistemler bulgularının çok önemli olması ve birçok probleme uygulanabilir olmasıdır. Bu problemler sadece sinir bilimi, biyoloji, genetik, tıp ve kuantum fiziği gibi alanlardan değil mühendislik, deprem tahmini, sosyal bilimler gibi birçok farklı alandan da olabilmektedir. Buna ek olarak, elektrik/elektronik mühendisliği, makina mühendisliği, fizik, biyoloji, ekonomi, finans, bilgisayar bilimleri, deprem izleme vb. alanlarda dinamik sistemler perspektifinden matematiksel modelleme gerektiren problemlere ve onların analizlerine ilgi duymaktayız. Çalıştayın, yukarıda belirtilen araştırma sahalarında disiplinlerarası çalışma gerektiren konuları ele alan bir çalıştay olmasından dolayı, bu alanlarda çalışan ve bu toplantıyı bekleyen uzmanlar arasında güçlü bir işbirliği fırsatı ortaya çıkaracağını ümit etmekteyiz. Birinci Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayına TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ve TÜBİTAK destek sağlamışlardır. Çalıştaya katılımlarından dolayı, davetli konuşmacılarımıza, özellikle çalıştayın temalarına ilgi duyan lisansüstü öğrencilerine ve bu çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Düzenleme Kurulu adına Doç. Dr. Hüseyin Merdan 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı ii Bilim Kurulu Prof. Dr. Marat Akhmet Prof. Dr. Sabri Arık Prof. Dr. Hüseyin Bereketoğlu Prof. Dr. Tanıl Ergenç Prof. Dr. Semih Keskil Prof. Dr. Ömer Morgül Doç. Dr. Canan Çelik Karaaslanlı ODTÜ - Matematik Böl. Işık Üniversitesi - Enformasyon Teknol. Böl. Ankara Üniversitesi - Matematik Böl. Atılım Üniversitesi - Matematik Böl. Kırıkkale Üniversitesi - Tıp Fakültesi Bilkent Üniversitesi - Elektrik Elektronik Müh. Bahçeşehir Üniversitesi - Matematik Böl. Düzenleme Kurulu Doç. Dr. Hüseyin Merdan (Başkan) Dr. Enes Yılmaz (Başkan Yard.) Doç. Dr. Yusuf Alper Kılıç Doç. Dr. Erol Kurt Yrd. Doç. Dr. Murat Özbayoğlu Yrd. Doç. Dr. Konstantin Zheltukhin Şeyma Bilazeroğlu Sabahattin Çağ Mehmet Onur Fen Esra Karaoğlu Ardak Kashkynbayev Ayşegül Kıvılcım Mustafa Şaylı TOBB ETÜ - Matematik Böl. Adnan Menderes Üniv. - Matematik Böl. Hacettepe Üniversitesi - Tıp Fakültesi Gazi Üniversitesi - Elektrik Elektronik Müh. TOBB ETÜ - Bilgisayar Müh. ODTÜ - Matematik Böl. TOBB ETÜ - Matematik Bölümü ODTÜ - Matematik Böl. ODTÜ - Matematik Böl. TOBB ETÜ - Matematik Böl. ODTÜ - Matematik Böl. ODTÜ - Matematik Böl. ODTÜ - Matematik Böl. İçindekiler Sayfa Önsöz i Kurullar ii Davetli Konuşmacıların Bildirileri Gerçek Dünya Problemlerine Uygulamasıyla Kaos ve Çatallanma . . . . . Kaotik Sistemlerde Periyodik Yörünge Kararlılığı İçin Denetleyici Tasarımı Yapay Sinir Ağlarının Doğrusal Olmayan Dinamik Analizi ve Hücresel Sinir Ağlarının Görüntü İşleme Uygulamaları . . . . . . . . . . . . . . . . . Nöronun Yapısı ve İşleyişi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Nöron Popülasyonları ve Beyinde Bilgi İşleme . . . . . . . . . . . . . . . . Sinir Sisteminin İşleyişi ile Davranış Arasındaki İlişkinin Aynası Olarak Dil 1 2 3 Çatallanma ve Kaos Tıpta Kaos ve Kompleksite . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Sonlu Toda Kafesinin Kompleks Çözümlerinin Yapılması . . . . . . . . . . Anharmonik Akım-Faz İlişkili Dışarıdan Şöntlü Josephson Tünel Eklemlerde Karmaşık Dinamik Davranışı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Kaosun Kenetlenmesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Zaman Serilerinde Kaos ve Forex Üzerine Uygulama . . . . . . . . . . . . . Gecikmeli Av-Avcı Modelinin Hopf Çatallanma Analizi . . . . . . . . . . . Süreksizlik Etkileri Altında Hopf Bifürkasyonu . . . . . . . . . . . . . . . R3 ’te 2 Modlu Sistemlerin Yapısal Özellikleri ve Kararlılığı . . . . . . . . . Sprott G Kaotik Sisteminin Modellenmesi ve Elektronik Devre Gerçeklemesi Modern Kriptolojik Sistemlerin Tasarlanmasında Kaotik Dinamiklerin Uygulamaları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 11 12 13 Matematiksel Sinir Bilimi Bilişsel Süreçleri Anlamada Matematiksel Sinir Bilimin Yeri . . . . . . . . Geçici Hafızanın Nöral Ağlar Vasıtası İle Modellenmesi . . . . . . . . . . . Düşünüyorum Öyleyse Yapacağım: Gelecekle İlintili Nöronal Etkinliklerin İncelenmesinde Kullanılan İstatistiksel Yöntemlerde Evre Gecikmesinin Önemi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Yapay Sinir Ağları ile Portföy Optimizasyonu . . . . . . . . . . . . . . . . Ventral Striatal Yolun Karar Almaya Katkısı . . . . . . . . . . . . . . . . . Dopaminin Davranış Üstünde Etkisine İlişkin Striatum Modelleri . . . . . 25 26 27 iii 4 5 7 9 14 15 16 17 18 19 22 24 28 30 31 32 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı Matematiksel Sinir Biliminde Yeni Yaklaşımlar . . . . . . . . . . . . . . . Olfaktif Bulb Modelinin Hücresel Yapay Sinir Ağı ile Modellenmesi, Elektronik Tasarımı ve Gerçeklenmesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Programlanabilir Entegre Devreler ile Merkezi Desen Üreteç Tasarımları . Katılımcı Listesi iv 34 35 36 38 DAVETLİ KONUŞMACILARIN BİLDİRİLERİ Davetli Konuşmacı 1 – Marat Akhmet 2 Gerçek Dünya Problemlerine Uygulamasıyla Kaos ve Çatallanma Marat Akhmet ODTÜ, Matematik Bölümü [email protected] Özet Matematiksel kaos ve çatallanma teorisi kavramlarının mekanik, elektronik, biyoloji ve meteorolojideki süreçlerin karmaşıklığını nasıl modellediğini tanımlamaktayız. Dünya üzerindeki dinamiğin betimlenebilmesi için kaos fikrinin mutlaka ele alınması gerektiğini göstereceğiz. Sahip olduğumuz sonuçlar kaosun morfogenezi hakkındadır. Nitel ve nicel özelliklerini değiştirmeden, kaosun genişletilmesi için yeni bir yol sunmaktayız. Tartışılacak diğer bir konu ise zamanın bir parametre olarak ele alınması ile modellemenin geliştirilmesidir. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 3 Davetli Konuşmacı 2 – Ömer Morgül Kaotik Sistemlerde Periyodik Yörünge Kararlılığı İçin Denetleyici Tasarımı Ömer Morgül Bilkent Üniversitesi, Elektronik Mühendisliği Bölümü [email protected] Özet Birçok fiziksel sisteme ilişkin matematiksel modellerin kaotik davranışlar sergilediği uzunca bir süredir bilinmektedir. Bunun bir sonucu olarak da bu tür sistemlerin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi, özel olarak da denetlenmesi konuları son yıllarda önem kazanan çalışma ve uygulama alanları olarak göze çarpmaktadır. Disiplinlerarası olarak nitelenebilecek bu alanda fizik, matematik, biyoloji, mühendislik vb. gibi çok değişik alanlarda çalışan bilim insanlarının gerek teorik gerekse pratik alanlarda yaptıkları birçok çalışmalar bilimsel literatürde yer almaya devam etmektedir. Kaotik sistemleri diğer sistemlerden ayıran temel bir özellik, bu tür sistemlerin garip çekicilere (strange attractor) sahip olmalarıdır. Bu garip çekicilerin içinde genellikle yoğun (dense) bir şekilde periyodik yörüngeler yer alır ve bunların çoğu kararsızdır. Normal sistemlerde olduğu gibi kaotik sistemlerin denetlenmesinde de bir çok problem ele alınabilir. Bu çalışmada yukarıda anılan periyodik yörüngelerin kararlaştırılması problemi ele alınacaktır. Kaotik sistemlerin denetlenmesi ile ilgili kaynaklar için bkz [2]. Yukarıda açıklanan problemin çözümü için pek çok yöntem geliştirilmiştir, bkz [2]. Bu yöntemler arasında ilk kez K. Pyragas tarafından önerilen gecikmeli geri besleme kontrolü (DFB) basitlik, kolay uygulanabilirlik, vb özellikleri yüzünden araştırmacıların ilgilisini çekmiştir. Bu çalışmada DFC yönteminin ayrık zamanlı sistemlerde yukarıda bahsedilen probleme uygulanması ve bu yöntemin geliştirilmesi konuları ele alınacaktır. Uygun bir matematiksel dönüşümle ele alınan problem, kontrol edici ve ele alınan yörüngeye bağlı bir karakteristik polinomun kararlılığını sağlama problemine dönüştürülebilir. Buradan hareketle DFC yönteminin bazı dezavantajları gözlemlenebilir. Bu dezavantajların giderilmesi için değişik yöntemler önerilecek ve bu yöntemlere ilişkin kararlılık analizleri ele alınacaktır. KAYNAKLAR [1] Chen, G., Dong, X.: From Chaos to Order : Methodologies, Perspectives and Applications. World Scientific, Singapore (1999). [2] Fradkov, A. L., Evans, R. J.: Control of chaos : Methods and applications in engineering. Annual reviews in Control., 29, (2005), 33-56. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Davetli Konuşmacı 3 – Sabri Arık 4 Yapay Sinir Ağlarının Doğrusal Olmayan Dinamik Analizi ve Hücresel Sinir Ağlarının Görüntü İşleme Uygulamaları Sabri Arık Işık Üniversitesi, Enformasyon Teknolojileri Bölümü [email protected] Özet 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. Bu sunumda aşağıdaki başlıklar üzerinde konuşulacaktır: Matematiksel Sinirbilimi Yapay Sinir Ağları Hücresel Sinir Ağları Lyapunov Kararlılık Teoremleri Dinamik Sinirsel Ağların Kararlılığı Robust Kararlılık Hücresel Sinir Ağları Çok Fonksiyonlu Makinası-CNNUM ”CNNUM” Kullanarak Görüntü İşleme 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 5 Davetli Konuşmacı 4 – Zühal Aktuna Nöronun Yapısı ve İşleyişi Zühal Aktuna Kırıkkale Üniversitesi, Tıp Fakültesi [email protected] Özet Santral sinir sisteminde fonksiyonların devamlılığı için beynin makro bölümleri arasında ve içindeki nöronlar arası özgün bağlantılar gereklidir. Birbiriyle yakından ilişkili birçok nöronal sistemin bileşiminden oluşan beyin dokusu, hücrelerarası nörotransmisyon mekanizmaları ile hem kendisinin hem de periferdeki nöronların aktivitelerini dinamik ve aslında oldukça karmaşık bir şekilde düzenlemektedir. Nöronların bu bilgi akışı fonksiyonlarında nöronal bağlantılar önemlidir ve bu bağlantıların büyüklüğü, şekli ve lokalizasyonu santral sinir sisteminin hücresel organizasyonunun temelini oluşturur. Nöronlar lokalizasyonlarına göre veya sentezleyip salıverdikleri nörotransmitterin tipine gore sınıflandırılırlar. Sitolojik olarak incelendiklerinde büyük nükleusa sahip, bol miktarda granüllü ve granülsüz endoplazmik retikulumu olan sekretuar kapasitesi yüksek hücre özelliklerine sahiptirler. Nöronlar ve uzantıları miktotübüllerden zengin yapılardır, ve iskelete destek görevlerinin yanında makromoleküllerin taşınmasından da sorumludurlar. SSS de nöronlar arası iletişim bölgeleri sinaps olarak tanımlanır. Sinapslarda sinaptik vezikül adı verilen organeller bulunmaktadır. Bu veziküllerde yer alan bir grup protein; transmitter depolanması, vezikülün nöron membranına taşınması ve yapışması ve transmitterin salıverilmesi, salıverilen transmitterin geri dönüşümü, yeniden depolanması gibi olaylardan sorumludur. Nöronun elektriksel uyarılabilirliği, nöronların çoğunda plazma membranında eksprese edilen iyon kanallarının modifikasyonu ile sağlanır. Na+, K+ ve Ca++ olmak üzere üç ana katyon ve Cl- anyonu akımları bu iyon kanalları aracılığı ile düzenlenir. Akson ve dendritlerde iyon geçirgenliğindeki hızlı değişiklikler ve presinaptik bölgelerden nörotransmitter salıverilmesi voltaja duyarlı iyon kanalları aracılığı ile gerçekleşir. Farklı moleküler yapıya sahip Na+, K+ ve Ca++ kanalları nöronlarda bu görevleri üstlenirler. Bir nöron tarafından sentezlenen, salıverilen ve hedef hücreye geçerek etkiyi oluşturan maddeler nörotransmitterlerdir. Santral nörotransmitterler amino asitler, aminler ve nöropeptidler olarak sınıflandırılırlar. Ancak pürinler, nitrik oksit ve araşidonik asit türevleri de sinaptik geçişte rolü olan maddeler arasında sayılabilir. Bir transmitterin elektrofizyolojik olarak gösterilebilen iki tür etkisi vardır: eksitasyon ve inhibisyon. Eksitasyonda, iyon kanalları pozitif yüklü iyonların hücre içine geçişine izin verecek şekilde açılır, depolarizasyon olur ve membranın elektriksel direncinde azalma meydana gelir. İnhibisyonda ise, seçici iyon hareketleri membran direnci de azalma ile birlikte hiperpolarizasyona neden olur. Transmitterler biyoelektriksel özellikler üzerinde fazla etki oluşturmadan da çevredeki devrelere verilen yanıtlar 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Davetli Konuşmacı 4 – Zühal Aktuna 6 için gerekli biyokimyasal mekanizmaları aktive veya inaktive edebilirler. Doğrudan eksitasyon ve inhibisyon yapabildikleri gibi eksitasyon ve inhibisyonu kolaylaştırıcı bir rol de alabilirler. Transmitterin etkilerinin ’modülatör etki’ olarak tanımlandığı bu gibi durumlarda, transmitter madde hedef nöronun klasik eksitatör veya inhibitör bir transmittere yanıtını arttırabilir veya baskılayabilir, ancak tek başına uygulandığında membran potansiyelini veya iyon iletkenliğini değiştirmez veya minimal düzeyde etkiler. Beyin ve omurilik sinapslarında birden fazla transmitter madde yer alabilir ve belirli bir sinapsta bir arada bulunan transmitterlerin frekansa bağlı olarak sinaptik aralığa birlikte salıverilme özellikleri olabilir. Salıverilen nörotransmitterler postsinaptik membranda kendilerine özgü efektör moleküllerle etkileşime girerek hücresel yanıtın oluşmasına aracılık ederler. Reseptörler bu yanıtın oluşmasında aracılık eden önemli bir grup makromoleküllerdir ve temel işlevleri de her bir nörotransmittere özgü en uygun ligandı bağlamak, yanıt olarak da onun düzenleyici sinyalini hedef hücrenin içine yaymaktır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 7 Davetli Konuşmacı 5 – Mehmet Demirci Nöron Popülasyonları ve Beyinde Bilgi İşleme Mehmet Demirci Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi [email protected] Özet Nöronların hangi ilkeler çerçevesinde bir araya gelip işlevsel gruplar oluşturdukları ve bu grupların hangi ilkeler doğrultusunda işledikleri farklı ölçeklerde ele alınabilir. Bu spektrumun bir ucunda, en küçük ölçekte, sadece birkaç nörondan oluşan ”nitelik detektörleri”, diğer ucunda, en geniş ölçekte ise yüz milyarlarca nörondan oluşan beyin bir bütün olarak yer alır. Küçük birimler bir araya gelerek daha büyük birimleri, onlar da bir araya gelerek daha da büyük birimleri oluştururlar. Bu hiyerarşik dizgede küçük birimler daha elementer, basit, serbestlik derecesi düşük stereotipik işlevleri, bunların bir araya gelmesi ile oluşan daha büyük birimler ise daha karmaşık ve yüksek serbestlik derecesine sahip bileşik işlevleri yürütürler. Bu dizgenin iki ucunda, en küçük ve en büyük ölçeklerde yer alan nöron grupları daha çok katı - yapısal ilişkilerle birbirlerine bağlı ve belli atanmış görevleri olan sabit gruplar iken, orta ölçeklerde daha çok geçici ”işlevsel” koalisyonlar halinde gruplaşmalar görülür. Bu ara ölçeklerdeki nöronlar aynı anda veya farklı zamanlarda birden çok grubun üyesi olabilirler. Geçici koalisyon oluşumu birçok nöronun dinamik olarak katılıp ayrılmakta olduğu plastik bir örgütlenme gibi düşünülebilir. Nöron koalisyonlarında gruba aidiyetin en önemli işareti, başka bir deyişle, bir grubu diğer gruplardan ayırt eden işaret belli bir gruba ait nöronların o anda kendi aralarında senkron ve koheran deşarj yapıyor olmalarıdır. Geçici nöron koalisyonlarına üye nöronlar, o koalisyonun görevini yerine getirmek üzere aralarında sofistike işbölümleri yapmış, birbirlerinden çok farklı işler üstlenmiş nöronlar değildirler. Daha çok, o koalisyonun mega-görevinin ”minyatür” bir kısmını yapan, aynı işin bir ucundan tutmuş ve toplu halde iken bir ”mega-nöron” gibi davranan gruplardır. Grup içindeki nöronların davranışları birbirlerine oldukça yakındır ve bu davranış profilleri bir ortalama etrafında istatistiksel bir dağılım gösterir. Son aşamada grup davranışını bu dağılım içinde çoğunlukta olan nöronlar, ve genellikle de ortalama değer belirler. Sinir sistemi, duyu organları aracılığı ile fiziksel çevreden bilgi toplayan ve bu bilgiyi işleyerek organizma yararına bir motor eyleme dönüştüren bir sistemdir. Başka bir deyişle, en büyük ölçekte yer alan beyinin ana çerçeve işlevi organizmanın hareketini sağlamaktır. Çevreden bilgi toplama ve bu bilgileri işleme aşamaları motor eylemin hazırlık aşamalarıdır. Fiziksel çevre içinde yer değiştirme hareketinin başarıyla gerçekleşebilmesi için çevrenin özelliklerinin de bilinmesi gerekir. Beyin bu iki ana işlev için, yani çevrenin tanınması ve tanınan bu çevre içinde hareketin gerçekleşebilmesi için organize olmuştur. Beyinin arka lobları 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Davetli Konuşmacı 5 – Mehmet Demirci 8 çevreden ses, ışık, temas gibi fiziksel kanallar aracılığı ile bilgi alan duyu bölgelerinden, ön lobları ise alınan bu bilgiyi işleyerek en uygun eylemi kotaran motor bölgelerden ibarettir. Arka (duyu) bölgelerde nöron grupları, örneğin bir yatay çizgiyi veya bir ses tonunu tanıyan elementer küçük gruplardan başlayıp, dünyayı bir bütün olarak algılayan büyük anatomik bölgelere kadar uzanan ”küçükten büyüğe doğru” bir hiyerarşi gösterir. Ön (motor) beyin bölgeleri ise, plan yapma, strateji kurma, karar verme gibi üst düzey davranışsal işlevlerle ilgili geniş anatomik bölgelerden başlayıp, bir eklemi büken tek bir kası aktive eden küçük bir motor nöron grubuna kadar uzanan, ”büyükten küçüğe doğru” bir hiyerarşi gösterir. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 9 Davetli Konuşmacı 6 – Orhan Murat Koçak Sinir Sisteminin İşleyişi ile Davranış Arasındaki İlişkinin Aynası Olarak Dil Orhan Murat Koçak Kırıkkale Üniversitesi, Tıp Fakültesi [email protected] Özet Bu konuşmada daha çok bir zihinsel süreç olarak dilin arkasındaki psikolojik ve biyolojik mekanizmalar üzerinde durulacaktır. Sunumun amacı, dil ile ilişkili biyolojik süreçler üzerinden beyin-davranış (brain-behavior) ilişkisine bakmaktır. Dil (language) en genel anlamıyla bilginin alınması ve sunulması sürecine olanak veren bir işaretler sistemidir. Daha dar kapsamda, bir organ, bir beceri, bir davranış ya da bir zihinsel süreç (mental faculty) olarak görülebilir. Dil gelişiminde ayağa kalkma, ellerin serbest kalması, ağız anatomisindeki bazı değişiklikler, alet kullanma ve sosyal örgütlenmenin bir arada yürüdüğü karmaşık bir sürecin rol oynadığı düşünülmektedir. Dilin dört bileşeni vardır. Bunlar (i) Semantik (anlam) (ii) Sintaks (gramer) (iii) Fonolojik (konuşmanın sessel komponenti) (iv) Pragmatik olarak sıralanabilir. Dil becerisinin sadece insana ait bir beceri olduğu öne sürülmüşse de çalışmalar bunun tersine işaret etmektedir. Yine de kantitatif olarak insanın dil becerisi konusunda diğer zihinsel alanlara göre çok daha büyük avantaja sahip olduğu söylenebilir. İnsandaki dil becerisi, bazı yazarlara göre, farklı bir bilinç halini -gerçek bilinci- (ne düşündüğünü düşünebilme) mümkün kılmıştır. Dilsel süreçlerle ilişkili beyin bölgeleri sadece dil üretim ve anlama sürecinde rol almamaktadır. Muhtemelen dil, evrimsel anlamda bazı zihinsel süreçlerin üzerine inşa edilmiştir. Bu süreçler arasında motor beceriler, tanıma ve bellek sayılabilir. Yine sinir sisteminin genel bazı işleyiş kuralları dil ile ilişkili bölgelerin dilsel süreçlere katılımında da yer almaktadır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ ÇATALLANMA VE KAOS Çatallanma ve Kaos 12 Tıpta Kaos ve Kompleksite Yusuf Alper Kılıç Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi [email protected] Özet Tıp bilimi, genel olarak bakıldığında önemli ilerlemeler kaydediliyor olmasına karşın, temel sorunların çözümünde bir durağanlık içindedir. Hastalıkların genetik temeli ile ilgili bilgilerde artış ve kök hücre tedavileri ile ilgili ilerlemeler umut verici olmakla birlikte, halen kanser, sepsis gibi önemli sağlık problemlerinin tedavisinde tekrarlanabilir, etkin ve zararsız bir tedavi geliştirilememiştir. Bunda karşı karşıya kalınan sorunların karmaşıklığı kadar, bu karmaşıklığı takdir edememenin de etkisi vardır. Tıp kaotik süreçlerin ve kompleksitenin en çok rastlandığı alandır. Buna karşın bilimsel metod olarak benimsenen ve kabul gören yaklaşım indirgemeci doğrusal araştırma yöntemleridir. Bu yaklaşımda kompleksite gözardı edilerek, kontrollü deneyler ve klinik çalışmalarla elde edilen verilerin bir araya getirilmesiyle tüm gerçeklerin ortaya çıkarılabileceği yanılgısı hakimdir. Kompleks süreci algılayabilecek bilgi ve deneyime sahip olan hekim, mühendislik matematiği konusunda yetersiz bilgisi nedeniyle biyoistatistik yöntemleri yegane bilimsel araç olarak benimsemiştir. Öte yandan kendi disiplini dahilinde matematik kavramları çok iyi bilen matematikçi ve mühendisler için ise tıpta kaos ve kompleksite ile ilgili çalışmalar biyolojik sinyallerin analizi düzeyini aşamamaktadır. Bu konuda hastalık durumları ve tedavi süreçlerinin modellenmesi ve bu süreçlerde gözlenen kompleksadaptif sistemlerin anlaşılması için her iki disiplinin bir araya gelerek çalışması gereklidir. Özellikle yoğun bakım gibi kararların zaman sınırlaması ve stres altında alındığı, ve çok değişkenli karar analizi gerektiren alanlarda bu çok daha önemlidir. Bu değişkenleri bir arada değerlendirebilen ve değişkenlerdeki değişkenliği de ölçebilen algoritma ve cihazların geliştirilmesi bu alanlarda büyük ilerleme sağlayacaktır. Gerek kaotik sistemleri modelleyebilmesi gerek birden fazla değişkeni, zaman içindeki değişkenlikleri açınsından da bir arada değerlendirebilmesi açısından bulanık mantık bu konuda önemli bir araştırma yöntemidir. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 13 Çatallanma ve Kaos Sonlu Toda Kafesinin Kompleks Çözümlerinin Yapılması Gusein Guseinov Atılım Üniversitesi, Matematik Bölümü [email protected] Özet Toda kafesi lineer olmayan bir-boyutlu kristalin sade bir modeli olup en yakın komşu parçacıklarının etkileşim içinde bulunduğu bir parçacıklar zincirinin hareketini tasvir etmektedir. Bu konuşmada, ters spektral yöntem uygulanarak sonlu Toda kafesinin kompleks çözümleri inşa edilecektir. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Çatallanma ve Kaos 14 Anharmonik Akım-Faz İlişkili Dışarıdan Şöntlü Josephson Tünel Eklemlerde Karmaşık Dinamik Davranışı Mehmet Cantürk Turgut Özal Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü [email protected] Özet Bu çalışmada, anharmonik akım-faz bağıntısının farklı induktans ve resistans değerleriyle dışarıdan şöntlenmiş Josephson devrelerine etkisi sistemin karmaşık dinamiği açısından incelenmiştir. Devre modeli oluşturulan sistemin zamana bağlı diferansiyel denklemleri, farklı kontrol parametreleri için çözülmüştür. Elde edilen bulgulara göre dallanma şemasında (bifurcation diagram) karmaşa sınırının, ikinci harmoniğin etkisiyle değiştiği gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar gösterdiki, Josephson eklem devrelerinin tasarlanmasında anharmonik akım-faz bağıntısının önemli olduğu görülmüştür. Bu çalışma Iman N. Askerzade ile ortak yapılmıştır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 15 Çatallanma ve Kaos Kaosun Kenetlenmesi Mehmet Onur Fen ODTÜ, Matematik Bölümü [email protected] Özet Bu konuşmada, kaotik davranışların limit çemberleri tarafından yakalanması anlamına gelen “kaosun kenetlenmesi” isimli yeni bir olgu ele alınacaktır. Bu olgu sonucunda, eğer kaos büyüklüğü yeteri kadar küçük ise kaotik döngüler meydana gelmektedir. Aksi durumda, pertürbasyonların güçlü ve/veya limit çemberinin çapının küçük olması durumunda, oluşan kaos döngüsel olmak zorunda değildir. Çalışmamızda kaosun temel ve tek bileşeni olarak ele alınan hassas bağımlılığın yanı sıra, kaos genişlemesi için periyot-çiftlenmesi yolu ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlar mühendislik bilimleri, beyin dalgaları ve biyomüzikoloji olgusu için yüksek öneme sahip olmakla birlikte, hidrodinamik için geliştirilebilirdir. Çalışmamızda elde edilen teorik sonuçlar simülasyonlarla desteklenmiştir ve bunun yanı sıra toroidal çekicilerle kaos kenetlenmesi, Chua osilatörleri ve kontrol problemleri ele alınmıştır. Ayrıca, Lyapunov fonksiyonları metodu kullanılarak kaotik çekicinin varlığı bir örnek üzerinden gösterilmiştir. Çalışmamız 111T320 no.’lu Tübitak projesi tarafından desteklenmektedir. Bu çalışma Marat Akhmet ile ortak yapılmıştır. KAYNAKLAR [1] M. U. Akhmet, M. O. Fen, Entrainment of chaos, arXiv:1209.1765v1 [nlin.CD], (submitted). [2] M. U. Akhmet, M. O. Fen, Morphogenesis of chaos, arXiv:1205.1166v1 [nlin.CD], (submitted). [3] M. Farkas, Periodic Motions, Springer-Verlag, New York, (2010). [4] J. M. T. Thompson, H. B. Stewart, Nonlinear Dynamics And Chaos, John Wiley, (2002). [5] J. Hale, H. Koçak, Dynamics and Bifurcations, Springer-Verlag, New York, (1991). [6] T. Yoshizawa, Stability Theory and the Existence of Periodic Solutions and Almost Periodic Solutions, Springer-Verlag, New-York, Heidelberg, Berlin, (1975). [7] L. O. Chua, C. W. Wu, A. Huang, G. Zhong, A universal circuit for studying and generating chaos-Part I: Routes to chaos, IEEE Transactions on Circuits and Systems-I: Fundamental Theory and Applications, 40, (1993), 732-744. [8] J. M. Gonzales-Miranda, Synchronization and Control of Chaos, Imperial College Press, London, (2004). 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Çatallanma ve Kaos 16 Zaman Serilerinde Kaos ve Forex Üzerine Uygulama Şahika Gökmen Gazi Üniversitesi, Ekonometri Bölümü [email protected] Özet Bu çalışmada, gelişen kaos analizi ve ekonomik yapılarda ortaya çıkan kaotik zaman serilerinin nasıl kestirilebileceği konusu işlenmiştir. Bilgisayarların gelişimine bağlı olarak, gün geçtikçe kaosun yapısı dikkati çekmekte ve bu sayede birçok bilimsel verinin davranış şekli gözlenmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalar doğrultusunda buradaki çalışmada kaos ile günümüzün en büyük yatırım araçlarından biri olan Forex piyasası birlikte ele alınmıştır. Çalışmada ilk olarak Forex piyasası hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca burada yatırım yapmak için kullanılan bazı analizlerden kısaca bahsedilmiştir. Daha sonra ise kaotik yapının belirlenmesi için kullanılan bazı yöntemler ve kaotik yapıya sahip zaman serileri için uygulanabilecek modeller ele alınmıştır. Bu bakış içerisinde Forex piyasasından alınan EURUSD paritesine ilişkin veride kaotik yapının varlığı araştırılmıştır. Buradan elde edilen sonuca göre serinin doğrusal veya doğrusal olmayan yapısı da göz önüne alınarak seriye uygun model belirlenmiştir. Bu çalışma Reşat Kasap ile ortak yapılmıştır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 17 Çatallanma ve Kaos Gecikmeli Av-Avcı Modelinin Hopf Çatallanma Analizi Esra Karaoğlu TOBB ETÜ, Matematik Bölümü [email protected] Özet Bu sunumda, iki gecikmeli oran-bağımlı (ratio-dependent) bir av-avcı sisteminin kararlılık analizi üzerinde durulacaktır. İlk olarak Hopf Çatallanma Teoreminin ifadesi verilecek, daha sonra ele alınan sistemde gecikme parametresi çatallanma parametresi seçilerek Hopf çatallanma analizi anlatılacaktır. Center Manifold Teoremi ve normal form teorisinden faydalanılarak periyodik çözümlerin kararlılığı ve yönü hakkında bilgi verilecektir. Son olarak, teorik sonuçlar nümerik çalışmalarla desteklenecektir. Bu çalışma Hüseyin Merdan ile ortak yapılmıştır. KAYNAKLAR [1] N. D. Hassard, Y. H. Kazarinoff, Theory and Applications of Hopf Bifurcation, Cambridge University Press, Cambridge, (1981). [2] Linda J. S. Allen, An Introduction to Mathematical Biology, Pearson/Prentice Hall, (2007). [3] J. K. Hale, Theory of Functional Differential Equations, Springer-Verlag, Berlin, (1977). [4] R. Bellman, K. L. Cooke, Differential-Difference Equations, Academic Press, New York, (1963). [5] Y. Kuang, Delay Differential Equations with Application in Population Dynamics, Academic Press, New York (1993). [6] C. Çelik, The stability and Hopf bifurcation for a predator-prey system with time delay, Chaos, Solitons and Fractals, 37 (2008), 87-99. [7] C. Çelik, Hopf bifurcation of a ratio-dependent predator-prey system with time delay, Chaos, Solitons and Fractals, 42 (2009), 1474-1484. [8] S. R. Zhou, Y. F. Liu, G. Wang, The stability of predator-prey systems subject to the Allee effects, Theor Populat Biol., 67, (2005), 23-31. [9] J. Wei, S. Ruan, Stability and bifurcation in a neural network model with two delays, Physica D, 130, (1999), 255-272. [10] K. L. Cooke, Z. Grossman, Discrete delay, distributed delay and stability switches, J. Math. Anal. Appl., 86 (1982), 592-627. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Çatallanma ve Kaos 18 Süreksizlik Etkileri Altında Hopf Bifürkasyonu Duygu Aruğaslan Süleyman Demirel Üniversitesi, Matematik Bölümü [email protected] Özet Periyodik çözümlerin bifürkasyonu olarak da bilinen Hopf bifürkasyonu ile ilgili çalışmalar diferansiyel denklemlerin niteliksel teorisinde önemli yapı taşlarından birisidir. Adi diferansiyel denklemlerde Hopf bifürkasyon teorisi oldukça gelişmiş durumdadır. Ancak, birçok gerçek süreçte ortaya çıkan süreksizlikler bu teorinin süreksizlikleri olan diferansiyel denklemler için de geliştirilmesini harekete geçirmektedir. Doğadaki birçok problem süreksiz etkiler altında olduğundan bazı parametre değerlerinde sistemin periyodik çözümleri olup olmadığını ve bu çözümlerin parametreye bağlı olarak nasıl değiştiğini bilmek önemlidir. Düzgün sistemlerde Hopf bifürkasyonu doğrusallaştırılmış sistemin sanal eşlenik bir çift özdeğeri ile karakterize edilir, ama bu durum süreksizlikleri olan diferansiyel denklemler için geçerli değildir. Son zamanlarda, süreksizliklerin çoğu gerçek yaşam problemlerinin matematiksel modellenmesinde daha doğal, karmaşık ve zengin bir çatı oluşturduğundan böyle sistemlerin Hopf bifürkasyon özellikleri oldukça ilgi çekmektedir. Bu konuşmada, sıçramalı diferansiyel denklemler, sağ tarafı süreksiz diferansiyel denklemler ve uygulamalarla birlikte süreksizlikleri olan diferansiyel denklemlerde periyodik çözümlerin varlığını incelememize olanak sağlayan Hopf bifürkasyonunu ele alacağız. Temel amacımız, son çalışmalarla ilgili fikir alışverişinde bulunmak ve bu alanda çalışan ya da çalışmak isteyen genç araştırmacılara ve doktora öğrencilerine motivasyon sağlamaktır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 19 Çatallanma ve Kaos R3’te 2 Modlu Sistemlerin Yapısal Özellikleri ve Kararlılığı Gökhan Şahan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Matematik Bölümü [email protected] Özet Anahtarlamalı sistemler sonlu sayıda alt sistem ile bu alt sistemlerin yörüngeleri arasındaki geçişi sağ-layan bir anahtarlama sinyalinden oluşan sistemlerdir.Bu sistemler, biyolojik sistemlerden, ağ kontrol sistemlerine, mekanik sistemlere kadar çok geniş bir alanda farklı uygulamalara sahip olduğundan, özellikle son 20 yılda yapılan çalışmalarla büyük bir gelişim göstermiştir. Yapılan çalışmaların birçoğu zamanla değişmeyen doğrusal sistemlerde gerçekleşmekte; alt sistemler arasındaki geçişi sağlayan anahtar, zamana veya yörünge bileşenine bağlı olabildiği gibi keyfi de olabilmektedir. Bu konuda daha detaylı bilgi için [1] ve [2] no’lu referans kitaplar ile [3],[4] ve [5] no’lu araştırma makaleleri incelenebilir. 2 modlu sistemler ise iki alt sistemin olduğu, altsistemler aralarındaki geçişin yörünge bileşeninin değişimi ile sağlandığı sistemlerdir. Bu yüzden de anahtarlamalı sistemlerin bir alt dalıdır.Bu sistemlerdeki en önemli araştırma konularından biri iyi tanımlılık olarak adlandırabileceğimiz çözümün varlığı ve tekliği problemidir. Bu probleme literatürde Imura ve Schaft’ın [6] no’lu makalesinde değinilmiş ve iyi tanımlılık ile ilgili gerek ve yeter şartlar verilmiştir. 2 modlu sistemlerde, üzerinde çalışılan bir diğer önemli konu da sistemin genel kararlılığıdır. Genel kararlılık ile ilgili çalışmalar, gerek fiziksel ve mühendislik sistemlerinde sıklıkla karşılaşılması, gerekse yapının daha basit olması sebebiyle, daha çok, alt sistemlerin R2 ’de olduğu koşul üzerinde yoğunlaşmıştır. Hem 2 modlusistemlerde, hem de mod sayısının arttığı ama alt sistemlerin yine R2 ’de olduğu sistemlerde, yapının genel davranışı ile ilgili analizler yapılmış, sistemin kontrolü sağlanmıştır, ([7], [8]ve [9]). Kararlılık analizinde genelde, ortak 2. derece Lyapunovfonksiyonu, çoklu Lyapunov fonksiyonları gibi yöntemler kullanılmış, sürekli ve ayrık zamanlı durumlar için koşullar hesaplanmıştır, ([10], [11], [12] ve [16]). Fakat Lyapunov methodunda alt sistemlerin kararlı olmasının gerekliliği önemli bir kısıt getirmektedir. Çünkü anahtarlamalı sistemler, R3 ’te ki örneklerde de rastlandığı gibi alt sistemler kararsız iken bile kararlı davranabilmekte ya da alt sistemler kararlı iken kararsız davranabilmektedir ([13]). Bu çerçeveden değerlendirildiğinde 2 modlu sistemler, R2 ’de özellikle de R3 ’deki davranışı ile, alabildiğince karmaşık bir hal almaktadır. Bu yüzden de alt sistemlerin R3 ’de olduğu iki modlu sistemler ile ilgili çalışmalar çok azdır. Bunlardan biri 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Çatallanma ve Kaos 20 olan [13] no’lu makalede, Carmona, Freire, Ponce ve Torres, R3 ’deki iki modlu bir sistemin davranışını incelemişlerdir. Yazarlar, lineer olmayan sistemlerin analizinde kullanılan bir teknikle bu sistemi orijin merkezli birim kürenin yüzeyine taşımışlar; buradaki periyodik çözümler ile ikili sistemlerdeki değişmez koniler arasında bir bağlantı kurmuşlardır. Çalışmanın ana sonucu ([13] - Teorem 2) bu konilerde hareket eden yörüngelerin kararlılığı için, her iki modunözdeğerleri cinsinden, yeter şartlar vermesidir. Iwatani ve Hara ise [8] no’lu makalesinde Rn ’deki bir iki modlu sistem için ayrı ayrı gerek şartlar ve yeter şartlar vermişlerdir.Bunlardan, gerek şart olan koşul aşikar bir sonuç iken yeter şart koşulu ise alt sistemlerin gözlenebilirlik indeksinin 2den küçükeşit olması gibi oldukça kısıtlayıcı bir koşuldur. Literatürdeki bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde, Rn ’deki iki modlu sistemler için, n > 2 durumunda, bildiğimiz kadarıyla kararlılık için gerek ve yeter şartlar henüz bulunabilmiş değildir. Çalışmalarımızdaki amacımız, öncelikle R3 ’deki iki modlu bir sistemin yapısal özelliklerini (çözümün varlığı ve tekliği gibi) ve davranışını analiz etmek ve genel asimptotik kararlılık için gerek ve yeter şartları bulabilmektir.Bu sebeple, çalışmamızda öncelikle altsistemlerin ayraç düzlem üzerinde oluşturduğu geometrik yapıyı gözlemledik. Böylece Imura ve Schaft’ın ([6]) verdiklerine alternatif olarak, çözümün varlık ve tekliği için yeni gerek ve yeter şartlar elde ettik. Bu şartlarda kullanılan uzaylara literatürde, değişik formlarda da rastlanmaktadır ([15]). Sonrasında da, bir modda başlayan ve ilerleyen yörüngenin davranışını araştırdık ve bu yörüngeleri şu şekilde sınıflandırdık: i) Sonlu zamanda mod değiştirenler, ii) Hiç mod değiştirmeyenler. Sonlu zamanda mod değiştirenler üzerine çalışmalarımızı yoğunlaştırdık ve geometriyi basitleştiren bir kabulle bir takım sonuçlar elde ettik. Bunun sonucunda son bir sınıflandırma daha yaptık ve yörüngeleri i) t → ∞ için sonlu defa mod değiştirenler; ii) t → ∞ için sonsuz defa mod değiştirenler olarak 2’ye ayırdık. Sonrasında, sonsuz defa mod değiştiren yörüngelerin ayraç düzlem üzerindeki belli sabit doğrultulara oturduğunu, sonlu sayıda mod değiştirenlerin ise, kurduğumuz yapı altında, kararlı olduğunu gözlemledik. Son olarak da şunu ispatladık: İki modlu bir sistem genel olarak asimptotik kararlıdır ancak ve ancak sabit doğrultulardan başlayan yörüngeler kararlıdır.Bu sabit doğrultulardan başlayan yörüngeler için kolayca hesaplanabilen belli bir yakınsama oranı formüle ettik. Ayrıca geometriyi basitleştiren bir kabulün, R3 ’de elde ettiğimiz kararlılık koşulunu literatürde bulunan R2 ’deki koşulla (ref.[8] Iwatani ve Hara) çakıştırdığı gözlemledik. Bu konuda elde ettiğimiz bulguların ilk kısmını Şangay’da yapılan IEEE 48th Control and Decision Conference’da [14] yayınladık ve konferansta çok olumlu yorumlar aldık. Yapı ve kararlılık ile ilgili diğer çalışmaları Applied and Computational Mathematics adlı dergiye yolladık. Değerlendirme süreci halen devam etmektedir. Bu çalışma Vasfi Eldem ile ortak yapılmıştır. KAYNAKLAR [1] M. Johansson, PiecewiseLinear Control Systems A Computational Approach. New York: Springer-Verlag, vol. 284, (2002). [2] D. Liberzon, Switching in Systemsand Control. Boston, MA: Birkhauser, (2003). [3] R. N. Shorten, Wirth, F., Mason O., Wulff K., King, C., Stability criteria for switched and hybrid systems, SIAM Review, Vol. 49, N0 4, (2007), 545-592. [4] H. Lin, Antsaklis P. J., Stability and stabilizability of switched linear sytems : A survey of recentresults, IEEE Transactions on Automatic Control, Vol. 54, No:2, (2009), 308-322. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 21 Çatallanma ve Kaos [5] Zhendong Sun, Stability of piecewise linear systems revisited, AnnualReviews in Control, vol 34, (2010), 221-231. [6] J. I. Imura, A. Van der Schaft, Characterization of well-posedness of piecewiselinear systems, IEEE Trans. Automat. Contr., vol. 45, (2000), 1600-1619. [7] K. Camlıbel, W. P. M. H. Heemels, J. M. Schumacher, Stability and controllability of planar bimodal linear complementarity systems, Proceedings of the 42nd IEEE Conference on Decision and Control, (2003), 1651-1656, Hawaii, USA. [8] Y. Iwatani, S. Hara, Stability tests and stabilization for piecewise linear systems based on poles and zeros of subsystems, Automatica, vol. 42, (2006), 1685-1695. [9] Xuping Xu, P. J. Antsaklis, Stabilization of second-order LTI switched systems, International Journal of Control, Vol.73, No.14, (2000), 1261 - 1279. [10] Y. Mori, T. Mori, Y. Kuroe, A solution to common Lyapunov function problem for continuous time systems, Proceedings of 36th IEEE Conference on Decision and Control, San Diego, (1997), 3530-3531. [11] R. Shorten, O. Mason, F. O. Cairbre, P. Curran, A unifying framework for the SISO circle criterion and other quadratic stability criteria, Int. J. Control, vol. 77, no. 1, (2004), 1-8. [12] R. Shortenand, K. Narendra, Necessary and sufficient conditions for the existence of a CQLF for a finite number of stable LTI systems, Int. J. Adaptive Control Signal Processing, vol. 16, no. 10, (2002), 709-728. [13] V. Carmona, E. Freire, E. Ponceand, F. Torres, Bifurcation of invariant cones in piecewise linear homogenous systems, International Journal of Bifurcation and Chaos (IJBC), Vol: 15 Issue: 8 , (2005), 2469 - 2484. [14] Eldem, V., G. Şahan, Stability of bimodalsystems in R3 , Proceedings of the Joint 48th IEEE Conference on Decisionand Control and 28th Chinese Control Conference, (2009), 3220-3225, Shangay, China. [15] Ferrer, J., M. D. Magret, M. Pena, Bimodal piecewise linear dynamical systems. Reduced forms, IEEE Trans. Circuits and SystemsI :Fundamental Theory and Applications, vol. 49, (2002), 609-620. [16] K. S. Narendra, J. Balakrishnan, A Common Lyapunov Function for Stable LTI System with Commuting A-Matrices, IEEE Trans. Automat. Contr., vol. 39, no. 12, (1994). 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Çatallanma ve Kaos 22 Sprott G Kaotik Sisteminin Modellenmesi ve Elektronik Devre Gerçeklemesi Murat Özkan Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Elektrik ve Enerji Bölümü [email protected] Özet Günümüzde doğrusal olmayan dinamik system yapısına sahip olan kaos ve kaotik sistemler hakkında pek çok çalışmalar yapılmaktadır. Yapılan bu çalışmalara, kaos kontrolü, kaotik güvenilir haberleşme, güç sistemleri, kriptoloji, dinamik bilgi sıkıştırma ve kodlama, doğrusal olmayan tahmin, kimliklendirme, control ve doğrusal olmayan sistemlerin modellenmesi örnek olarak verilebilir [1-3]. Bu çalışmalardan bazıları kaotik işaretler ve sistemlerin bilinçli bir şekilde oluşturulması temeline dayanılarak yapılmaktadır. Bilinçli bir biçimde kaotik sinyaller üretildiğinde bu sistemler kaos tabanlı mühendislik uygulamalarında kullanılabilmektedir. Bu çalışmada kullanılan Sprott G doğrusal olmayan otonom kaotik sistemi diferansiyel denklemi aşağıda verilmektedir. Denklemde kullanılan sistem parametresi α = 0.40 ve sistemin dinamik değişkenleri olan x, y ve z için başlangıç şartları x0 = y0 = z0 = 0.05 olarak alınmıştır. dx/dt = ax + z dy/dt = zx − y dz/dt = −x + y Bu çalışmada bilinçli bir şekilde kaotik sinyaller üretebilmek amacı ile nümerik benzetim yöntemi ile Sprott G kaotik sistemi modellenerek kaotik analizi yapılmıştır. Ayrıca kullanılan sistemin kaotik analizi için Lyapunov üstelleri yönteminden de yararlanılmıştır. Sprott G kaotik sistemini elektronik devre elemanları ile gerçekleştirebilmek amacıyla, Orcad-PS pice elektronik tasarım programı kullanılarak sistem modellenmiştir. Nümerik benzetim yöntemi sonuçları ile Orcad-PSpice program simülasyon sonuçları karşılaştırılarak modellemenin doğruluğu gösterilmiştir. OrcadPS pice programında yapılan modelleme kullanılarak analog elektronik elemanlar ile devre fiziksel olarak gerçekleştirilmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışma İsmail Koyuncu ve İhsan Pehlivan ile ortak yapılmıştır. KAYNAKLAR [1] Liu, Y., Zhao, S., Lu, J., A New Fuzzy Impulsive Control of Chaotic Systems Based on T-S Fuzzy Model, Fuzzy Systems, IEEE Transactions on, vol.19, no.2, 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 23 Çatallanma ve Kaos (2011), 393-398. [2] Uyaroglu, Y., Pehlivan, I., Nonlinear Sprott94 Case A chaotic equation: Synchronization and Masking Communication Applications, Computers and Electrical Engineering, Elsevier, vol. 36, (2010), 1093-1100. [3] Kwok-Wo, W., Qiuzhen, L., Jianyong, C., Simultaneous Arithmetic Coding and Encryption Using Chaotic Maps, Circuits and Systems II: Express Briefs, IEEE Transactions on, vol. 57, no. 2, (2010), 146-150. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Çatallanma ve Kaos 24 Modern Kriptolojik Sistemlerin Tasarlanmasında Kaotik Dinamiklerin Uygulamaları Fatih Özkaynak Fırat Üniversitesi, Yazılım Mühendisliği Bölümü [email protected] Özet Kriptoloji, haberleşen iki veya daha fazla tarafın bilgi alışverişini emniyetli olarak yapmasını sağlayan, temeli matematiksel zor problemlere dayanan tekniklerin ve uygulamaların bütünüdür. Kriptoloji biliminin kriptografi ve kriptanaliz olarak adlandırılan iki temel alt dalı bulunmaktadır. Kriptografi, belgelerin şifrelenmesi ve şifresinin çözülmesi için kullanılan yöntemleri araştırırken; kriptanaliz ise kriptolojik sistemlerin kurduğu mekanizmaları inceler ve kırmaya çalışır. Kaos doğrusal olmayan dinamik sistemlerde bulunan gerekirci (deterministlik) ve rasgele benzeri bir süreçtir. Kaotik sistemler periyodik değildir ve sonlu olmalarına rağmen bir değere yakınsamazlar. Kaotik sistemlerin en önemli özelliği başlangıç koşulları ve kontrol parametrelerine oldukça bağımlı olmasıdır. Kaosun doğası görünürde rasgele ve tahmin edilemezdir. Ayrıca kendi içerisinde bir düzene sahiptir. Hatta çoğu kez düzen içinde düzensizlik ya da düzensizlik içinde düzen olarak da tanımlanmaktadır. Matematiksel olarak, basit gerekirci dinamik bir sistemin rasgeleliği olarak tanımlanabilir. Kaos ve kriptoloji bilimleri arasındaki yakın ilişkinin ortaya koyulması kaotik sistemlerin kullanılarak kriptolojik sistemlerin güvenliğinin artırılıp artırılamayacağı düşüncesini ortaya koyulmuştur. İki disiplin arasındaki bu ilişki Shannon’un herhangi bir şifreleme sisteminin güvenilir olması için sahip olması gereken özellikler olan karıştırma (confusion) ve yayılma (diffusion) özellikleri ile kaotik sistemlerin başlangıç koşullarına duyarlı olması ve doğrusal olmaması özellikleriyle örtüşmesinden ortaya çıkmaktadır. Kaosun kriptolojik uygulamalar için teorik olarak ideal bir aday olmasından dolayı literatürde birçok kaos tabanlı şifreleme algoritması önerisi bulunmaktadır. Bu algoritmalarda kaotik sistemler bir rasgelelik kaynağı olarak düşünülmüş ve kaotik sistemin çıkışı aracılığıyla bilginin gizlenmesi sağlanmıştır. Bu çalışmada öncelikle kaos ve kriptoloji bilimleri arasındaki ilişki detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Ardından literatürdeki çalışmalar özetlenmiştir. Son bölümde ise kaos tabanlı şifreleme sistemleri tasarlamak için gerekli temel tasarım kriterlerine değinilmiş; ileride yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışma A. Bedri Özer ve Sırma Yavuz ile ortak yapılmıştır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ MATEMATİKSEL SİNİR BİLİMİ Matematiksel Sinir Bilimi 26 Bilişsel Süreçleri Anlamada Matematiksel Sinir Bilimin Yeri Neslihan Serap Şengör İstanbul Teknik Üniversitesi, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü [email protected] Özet Gözlemlediğimiz süreçleri anlamak, sonuçlarını öngörebilmek ve hatta yönlendirip kontrol etmek isteği bilimin gelişmesinde itici güç olmuştur. Günümüzde birçok fiziki ve biyolojik sürecin kavranılması bu süreçleri anlamak için geliştirilen matematiksel modeller ile mümkün olmuştur. Hodgkin ve Huxley tarafından önerilen sinir hücresine ilişkin matematiksel model şimdilerde beyindeki bilişsel süreçleri anlamaya yönelik geliştirilen NEURON gibi kimi yazılınsal araçların gelişmesine yol açmıştır. Bu konuşmada, sinir hücresi seviyesinden robot uygulamalarına kadar geniş bir spekturumda işlerliği incelenmiş davranış seçimine ilişkin önerilen bir model sunulacak ve bu modelin matematiksel olarak incelenmesinde dallanma kavramından nasıl yararlanıldığı açıklanacaktır. Davranış seçimine ilişkin bu modelden yararlanarak incelenen kimi süreçlerden kısaca bahsedilecek ve son olarak biyolojik sistemlerin modellenmesinde nasıl bir yol tutulması gerektiğine ilişkin bir tartışma yapılacaktır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 27 Matematiksel Sinir Bilimi Geçici Hafızanın Nöral Ağlar Vasıtası İle Modellenmesi Mustafa Zeki Zirve Üniversitesi [email protected] Özet Geçici hafıza, dışsal sinyalin bitiminde dahi süreklilik gösteren bazı önbellek nöronlarında görülen aktivite artması ile yakından ilişkilidir. Sürekli hareketin, devamlı eksitasyon veya hücresel iki kararlı konum barındıran, birçok matematiksel modeli önerilmiştir. Burada, bahsedilen sürekli ağ hareketinin ortaya konmasında rol alan hücre içi ve sinaptik akımlar üzerinde yeni hipotezler üreten yeni bir model öneriyoruz. Model, tamamen yeni bir uyarı sonrasında sürekli hareket ortaya koymakta ve ortaya çıkan sürekli durum daha alt seviyedeki uyaranlara ve gürültüye karşı dayanıklılık göstermekte ve daha baskın bir uyaranın ilk uyarandan aktiviteyi devralmasına imkan tanımaktadır. Populasyon gama ritimi göstermesine rağmen, bireysel nöronlar düzensiz bir spayk zamanlaması sergilemektedir. Burada dopamine gibi nöromodulatörlerin nöral hastalıklar üzerinde ihtimal dahilindeki bazı rollerini ve nöral ağ davranışının çevresel faktörlere ve öğrenmeye olan bağlılıklarını ele alıyoruz. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Matematiksel Sinir Bilimi 28 Düşünüyorum Öyleyse Yapacağım: Gelecekle İlintili Nöronal Etkinliklerin İncelenmesinde Kullanılan İstatistiksel Yöntemlerde Evre Gecikmesinin Önemi Murat Okatan Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi [email protected] Özet Hipokamp, beyin kabuğunun evrimsel olarak eski bir bölümünde bulunan ve işlevi bellek oluşumu ile ilgili olan bir beyin bölgesidir. Sıçanlarda, bu bölgedeki sinir hücrelerinin (nöronların) aksiyon potansiyeli ateşleme olasılıklarının hayvanın içinde bulunduğu ortamdaki konumuna bağlı olduğu bulunmuştur (O’Keefe ve Dostrovsky, 1971). Hipokamptaki nöronal etkinlikte temsil edilen konum ile hayvanın gerçek konumu arasındaki ilişki davranış nörofizyolojisi deneylerinde incelenmiş ve incelenmekte olan bir konudur. Bu deneylerden birinde, sıçanlar dairesel bir alana rastgele atılan yiyecek kırıntılarını toplarken hipokamp nöronlarının aksiyon potansiyeli ateşleme etkinlikleri kaydedilmiş ve bu etkinliklerde temsil edilen konum ile hayvanın gerçek konumu arasındaki ilişki incelenmiştir (Serbest Yem Toplama deneyi) (Muller vd., 1987). Muller ve Kubie (1989) ve Okatan vd. (2005), Serbest Yem Toplama deneyinde kaydedilen hipokamp nöronal etkinliğinde temsil edilen konumun hayvanın yaklaşık 120-200 ms sonra ulaşacağı konum olduğunu düşündüren sonuçlar elde etmişlerdir. Barbieri vd. (2005) ise, Okatan vd. (2005) ile aynı verileri incelemelerine karşın farklı bir istatistiksel yöntem kullanarak Serbest Yem Toplama deneyi koşullarında hipokamp nöronal etkinliğinde temsil edilen konumun hayvanın yaklaşık 400 ms önce üzerinden geçtiği konum olduğunu düşündüren sonuçlar elde etmişlerdir. Bu çelişki, Barbieri vd.’nin (2005) nöronal verileri incelemekte kullandıkları noktasal süreç özyineli süzgecinin bir evre gecikmesi içerdiğinin gösterilmesi sonucunda çözümlenmiştir (Okatan, 2012ab). Şimdiki çalışmada bu evre gecikmesinin nöronal veri incelemesi üzerindeki etkileri gerçekçi ve karmaşık bir deney benzetimi ile gösterilmektedir. Bu çalışmada, Serbest Yem Toplama deneyinde sıçanların sergiledikleri rastlantısal hareketler ve hipokamp nöronlarının ateşledikleri konuma bağlı aksiyon potansiyeli dizileri matematiksel modeller kullanılarak benzetim yoluyla üretilmiştir. Yapay nöronal etkinlikte temsil edilen konum ile gerçek konum arasındaki ilişki Barbieri vd.’nin (2005) yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Nöronal etkinlikte temsil edilen konumun, gerçek konumla eşzamanlı olmasına karşın, Barbieri vd.’nin (2005) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen incelemeler sonucunda, yüzlerce milisaniye 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 29 Matematiksel Sinir Bilimi geçmişteki konumla ilintiliymiş gibi bulunduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, Serbest Yem Toplama deneyinde hipokamp etkinliğinin hareket halindeki hayvanın az ilerisinde birazdan ulaşacağı nokta ile ilgili konum bilgisi temsil ettiği düşüncesini (Muller ve Kubie 1989, Battaglia ve ark., 2004) ve, benzer bir şekilde, hipokamp etkinliğinin hayvanın amaç veya hedefleriyle ilgili bilgiler içerdiği düşüncelerini (Okatan, 2007; 2009; 2010; Pastalkova ve ark., 2008; Kennedy ve Shapiro, 2009) desteklemektedir. Bu çalışma, Tübitak 2232 Doktora Sonrası Geri Dönüş Bursu ile desteklenmektedir. KAYNAKLAR [1] Barbieri R., Wilson M. A., Frank L. M., Brown E. N., An analysis of hippocampal spatio-temporal representations using a Bayesian algorithm for neural spike train decoding, IEEE Trans. Neural Sys. and Rehab. Eng., 13, (2005), 131-136. [2] Battaglia F. P., Sutherland G. R., McNaughton B. L., Local sensory cues and place cell directionality: additional evidence of prospective coding in the hippocampus, J Neurosci., 24, (2004),4541-4550. [3] Kennedy P. J., Shapiro M. L., Motivational states activate distinct hippocampal representations to guide goal-directed behaviors, PNAS, 106, (2009), 10805-10810. [4] Muller R. U., Kubie J. L., The firing of hippocampal place cells predicts the future position of freely moving rats, J. Neurosci., 9, (1989), 4101-4110. [5] Muller, R. U., Kubie J. L., Ranck, J. B. Jr., Spatial firing patterns of hippocampal complex-spike cells in a fixed environment, J. Neurosci., 7, (1987), 1935-1950. [6] Okatan M., What does learning-related hippocampal neural activity tell us about hippocampal information processing?, Neuroanatomy, 6, Supplement 1, 6. Özetler, 6. Ulusal Sinirbilimleri Kongresi, (2007), Safranbolu/Karabük, Türkiye. [7] Okatan M., Correlates of reward-predictive value in learning-related hippocampal neural activity, Hippocampus, 19, (2009), 487-506. [8] Okatan M., Hippocampal cell assemblies: time encoding neurons or goal representations?, Front. Neural Circuits, 4, 17, (2010), doi: 10.3389/fncir.2010.00017. [9] Okatan M., Noktasal süreç özyineli süzgeçlerinin evre izgesi, 20. IEEE Sinyal İşleme ve İletişim Uygulamaları Kurultayı (2012), Doi: 10.1109/SIU.2012.6204448. [10] Okatan M., Davranış ile ilgili bilgilerin hipokamp nöronlarının aksiyon potansiyeli dizilerinde temsili, 24. Ulusal Biyofizik Kongresi, (2012), İstanbul, Kabul Edildi. [11] Okatan M, Frank L. M., Wilson M. A., Brown E. N., Maximum likelihood analysis of prospective and retrospective position encoding in the hippocampus. Program No. 689. 2. 2005 Neuroscience Meeting Planner. Washington, DC: Society for Neuroscience, (2005). [12] O’Keefe J., Dostrovsky J., The hippocampus as a spatial map. Preliminary evidence from unit activity in the freely-moving rat, Brain Research, 34, (1971), 171-175. [13] Pastalkova E, Itskov V, Amarasingham A, Buzsaki G., Internally generated cell assembly sequences in the rat hippocampus, Science, 321, (2008), 1322-1327. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Matematiksel Sinir Bilimi 30 Yapay Sinir Ağları ile Portföy Optimizasyonu Mehmet Yavuz Balıkesir Üniversitesi, Matematik Bölümü [email protected] Özet Yapay sinir ağları (YSA) son yıllarda finansal piyasaların öngörü ve optimizasyon problemlerinde oldukça sık kullanılmaktadır. Çünkü YSA özellikle doğrusal olmayan sistemlerde öngörüsel açıdan istatistiksel tekniklere göre daha fazla kolaylık sağlayan özelliklere sahiptir. Bu çalışmada, YSA kullanılarak İMKB-Ulusal Sınai Endeksinde yer alan 140 hisse senedinin 2010 yılına ait aylık ortalama getirileri kullanılarak riskgetiri tahmini ve portföy optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Bunun için belirtilen hisse senetleri ile aktif büyüklük, piyasa değeri, işlem hacmi ve özsermaye niceliklerine göre eşit ağırlıklı portföyler oluşturulmuş ve bu portföylerin risk-getirileri hesaplanmıştır. Bu değerler kullanılarak yapay sinir ağı eğitilmiş ve eğitilen bu ağ ile de test işlemi gerçekleştirilmiştir. Test sonucunda getiri ve risk bazında en iyi sonuç özsermayeye göre oluşturulan portföylerde elde edilmiştir. Ayrıca YSA ile getiri tahmininin %1’in altında hata oranı ile gerçekleştiği, risk tahmininde ise hata miktarının binde 5’in altında olduğu gözlenmiştir. Bununla beraber aktif büyüklüğü, piyasa değeri ve özsermayesi en yüksek olan hisse senetleriyle oluşturulan portföylerin getirileri diğer portföylere göre daha yüksek olmamasına rağmen risk seviyeleri diğer portföy risklerine nazaran minimum seviyededir. Fakat işlem hacmi en yüksek olan hisse senetleriyle oluşturulan portföyün getiri ve riskinin maksimum düzeyde olduğu gözlenmiştir. Uygulamanın optimizasyon kısmında, bahsi geçen 140 şirketin risk ve getirileri kullanılarak eşit ağırlıklı 50 tane portföy oluşturulmuştur. Maksimum getiriye sahip portföyün getirisi olan %7.5916 değeri için YSA 0.0567 hata oranı ile %7.1590 değerini bulmuştur. Ayrıca oluşturulan 50 portföy arasında minimum riske sahip olan portföyün riski (standart sapması) ise 0.0019 dur. Bu değer YSA’da 0.0005 hata farkıyla 0.0024 olarak tahmin edilmiştir. Bu çalışma Necati Özdemir ile ortak yapılmıştır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 31 Matematiksel Sinir Bilimi Ventral Striatal Yolun Karar Almaya Katkısı Selin Metin İstanbul Teknik Üniversitesi, Elektronik ve Haberleşme Müh. Böl. [email protected] Özet Dorsal striatumun amaca yönelik davranışlar ve karar almadaki rolü üzerine çok sayıda çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte son on yılda ventral striatumun, yani nucleus accumbensin dorsal striatumu dopamin hücreleri vasıtasıyla etkilediğine dair tamamlayıcı araştırmalar yapılmaktadır [1]. Nucleus accumbens, özellikle kabuk bölgesi, amaca yönelik davranışlardaki ödevlere ait ödülün değerini ve beklentilerdeki hatayı hesaplamada önemli bir işleve sahiptir [1]. Çeşitli çalışmalarda nucleus accumbensin eylem-sonuç ilişkisine dayalı öğrenmedeki geciktirilmiş pekiştirme üzerindeki etkileri gösterilmiştir [2]. Nucleus accumbens ile ilişkili dopamin iletimi çaba harcamaya dayalı karar verme süreçlerinde etkindir [3]. Striato-nigro-striatal yolak vasıtasıyla limbik bölgelerin bazal ganglianın motor bölgelerini etkilediği ve ayrıca ventral pallidumun da nucleus accumbens ile beynin diğer bölgeleri arasında birleştirici bir görevi olduğu iddia edilmektedir [1,3]. Önerdiğimiz hesaplamalı model, nucleus accumbens ile ilişkili dopamin salgısının dorsal striatal karar verme süreci üzerindeki değiştirici etkisine odaklanmaktadır. Bu amaçla ventral striatal yolağın karar verme süreçlerine katkısını gösteren iletkenlik tabanlı bir hesaplamalı model sunulmaktadır. Destek: Bu çalışma ITU-BAP (Project No: 34135) ve TUBITAK (Project No: 111E264) tarafından desteklenmektedir. Bu çalışma Neslihan Serap Şengör ile ortak yapılmıştır. KAYNAKLAR [1] Haber S. N, Knutson B., The reward circuit: linking primate anatomy and human imaging, Neuropsychopharmacology, 35,(1), (2010), 4-26. [2] Cardinal R. N, Winstanley C. A., Robbins T. W., Everitt B. J., Limbic corticostriatal systems and delayed reinforcement. Ann NY Acad Sci., 1021, (2004), 33-50. [3] Salamone J. D., Correa M., Farrar A., Mingote S. M., Effort-related functions of nucleus accumbens dopamine and associated forebrain circuits, Psychopharmacology, 191, (2007), 461-482. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Matematiksel Sinir Bilimi 32 Dopaminin Davranış Üstünde Etkisine İlişkin Striatum Modelleri Rahmi Elibol İstanbul Teknik Üniversitesi, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü [email protected] Özet Motor hareketi başlatma, kontrol etme gibi süreçlerde dorsal striatumun etkisi olduğu bilinmektedir [1]. Basal ganglianın en etkin giriş katmanı olarak bilinen bu bölgede, dopaminin bahsedilen süreçlere etkisi özellikle Parkinson hastalığına ilişkin çalışmalarda sıkça ele alınmış ve bazı matematiksel modeller geliştirilmiştir [2,3]. Son yıllarda striatum ve dopaminin etkisine ilişkin de bazı matematiksel modeller önerilmiştir [4-7]. Dopaminin etkisini modellemek üzere, ele aldığımız striatum modeli Hodgkin-Huxley sinir hücresi modeline kimi ion kanallarının eklenmesi ile elde edilmiştir [8]. Bu striatum modelinden yola çıkarak dopaminin etkisini modellemek üzere farklı iki yapı önerilmiştir. Bu yapılarda dopamin etkisine karşı düşen parametrelere göre dallanma diyagramları XPPAUT ortamında elde edilerek dopaminin etkisi incelenmiştir. Böylece biyolojik bir sistemde gözlemlenen süreçlere ilişkin bir matematiksel model önerilmiş ve bu matematiksel model aracılığı ile doğrusal olmayan sistemler için geliştirilen araçlardan yararlanılarak biyolojik süreç incelenmiştir. Destek: Bu çalışma TUBITAK (Proje No: 111E264) tarafından desteklenmektedir. KAYNAKLAR [1] Alexander, G. E., Crutcher, M. D., Funcitonal architecure of basal ganglia circuits: neural substrates of parallel processing. Trends Neurosci., Vol. 13, No.7, (1990),266-271. [2] Terman, D., Rubin, J. E., Yew, A.C., Wilson, C.J.: Activity Patterns in a Model for the Subthalamopallidal Network of the Basal Ganglia, The Journal of Neuroscience, 22, (7), (2002), 2963-2976. [3] Guo, Y., Rubin, J. E., Multi-site stimulation of subthalamic nucleus diminishes thalamocortical relay errors in a biophysical network model. Neural Networks, 24, (6), (2011), 602-616. [4] Guthrie, M., Myers, C. E., Gluck, M. A., A neurocomputational model of tonic and phasic dopamine in action selection: A comparison with cognitive de cits in Parkinson’s disease, Behavioral Brain Research, 200, (1), (2009), 48-59. [5] Gruber A. J., Solla S. A., Houk J. C., Dopamine Induced Bistability Enhances Signal Processing in Spiny Neurons, NIPS 15, (2003), 181-188. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 33 Matematiksel Sinir Bilimi [6] Denizdurduran B, Elibol R, Sengor N. S, A Fast-Slow Minimal Model for Medium Spiny Neurons: A Geometrical Perspective Bernstein, (2012), Munich, Germany. [7] C. Yucelgen, B. Denizdurduran, N. S.Sengor, Modulatory Effect of Dopamine Receptors on Striatal Medium Spiny Neurons: A Computational Model, (2012), Second Symposium on Biology of Decision Making, Paris, France. [8] C. Yucelgen, B. Denizdurduran, S. Metin, R. Elibol, N. S. Sengor, A Biophysical Network Model Displaying the Role of Basal Ganglia Pathways in Action Selection ICANN, (2012), Lausanne, Switzerland. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Matematiksel Sinir Bilimi 34 Matematiksel Sinir Biliminde Yeni Yaklaşımlar Enes Yılmaz Adnan Menderes Üniversitesi, Matematik Bölümü [email protected] Özet Bu konuşmada son yılların gözde alanlarından Matematiksel Sinir Biliminden bahsedeceğiz. Matematiksel Sinir Bilimi, doğadaki karmaşık sinir sistemlerinin dinamiklerini anlamak için kullanılan matematiksel ve hesaplama teknikleri içeren uygulamalı matematiğin yeni bir dalıdır. Bu alanın birçok alanda uygulaması olduğundan bilim adamların, özellikle, matematikçilerin ilgisini çekmektedir. Çünkü sinir bilimcilerin sadece deneylerle gösterdiği bazı problemleri matematikçiler diferansiyel denklemler teorisinin özelliklerini kullanarak kesin sonuçlar elde etmişlerdir. Biz bu konuşmada süreksizlik içeren farklı diferansiyel denklem çeşitlerini kullanarak yeni sinir ağları modellerinden bahsedeceğiz. Bu ağlar için varlık ve tekliği, denge noktalarının kararlılığı, periyodik çözümlerin varlığı ve bunların global kararlılığı incelenecek ve teorik sonuçları doğrulamak için nümerik simülasyon örnekleri verilecektir. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ 35 Matematiksel Sinir Bilimi Olfaktif Bulb Modelinin Hücresel Yapay Sinir Ağı ile Modellenmesi, Elektronik Tasarımı ve Gerçeklenmesi Müştak E. Yalçın İstanbul Teknik Üniversitesi, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü [email protected] Özet Koku reseptörlerinin bulunduğu anten ile sınıflandırmanın yapıldığı bölüm arasında kalan antenal lobun, sensörden gelen zaman serisinin işlenmesinde önemli bir katkısı olduğunu bilmekteyiz. Aralarında rastgele bağlantılar kurulu antenal lob hücrelerinin birlikte çalışması sonucu antende bulunan koku sensörlerinden gelen uzamsal veri uzay-zamansal örüntülere dönüştürülerek koku alma sisteminde sınıflandırma/karar verme ile görevli olan bölüme gönderir. Bu sunumda retinanın modellenmesi için uygun olduğundan görüntü işleme için sıkça kullanılan Hücresel Yapay Sinir Ağları (HYSA) tanıtılacaktır. Ardından olfaktif bulbu oluşturan nöron populasyonu Wilson-Cowan populasyon modeline uyan hücreler içeren iki katmanlı bir hücresel yapay sinir ağıyla taklit edilmesi anlatılacaktır. Ardından hücresel yapay sinir ağıyla taklit edilen nöron populasyonunun sayısal elektronik devre üzerinde - özellikle sahada programlanabilen kapı dizileri (FPGA) ile gerçeklenmesi- için hibrid işlemci popülasyonu ile önerdiğimiz devre tasarımı tanıtılacaktır. KAYNAKLAR [1] Ayhan T., Muezzinoglu K., Yalcin M. E., Cellular Neural Network Based Artificial Antennal Lobe, Proc. of the 12th IEEE International Workshop on Cellular Neural Networks and their Applications (CNNA 2010), Berkeley, California, USA, Feb. 3-5, (2010), 1-6, DOI: 10.1109/CNNA.2010.5430285. [2] Ayhan T., Yeniceri R., Ergunay S., Yalcin, M. E., Hybrid processor population for odor processing, Circuits and Systems (ISCAS), 177-180, (2012) doi: 10.1109/ISCAS.2012.6271607 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Matematiksel Sinir Bilimi 36 Programlanabilir Entegre Devreler ile Merkezi Desen Üreteç Tasarımları Enis Günay Erciyes Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü [email protected] Özet Canlılar ihtiyaç duydukları yürüme, koşma ve emekleme gibi ritmik temel hareketleri gerçekleştirirken, şablon ya da desen hareket dizileri (pattern locomotion) kullanırlar. Bu hareketlerin üretilmesinden de merkezi desen üreteçleri-MDÜ (central pattern generators-CPG) sorumludur. Bu konuşmada, farklı MDÜ modellerinin hem ayrık hem de programlanabilir elektronik devre çözümleri sunulmaktadır. FPGA (Field Programmable Gate Arrays Alanda Programlanabilir Kapı Dizileri) ve FPAA (Field Programmable Analog Arrays - Alanda Programlanabilir Analog Diziler) kullanılarak gerçekleştirilen tasarımların performansları ayrık devre elemanları ile gerçekleştirilen tasarım ile karşılaştırılmaktadır. 1. Ulusal Karmaşık Dinamik Sistemler ve Uygulamaları Çalıştayı - TOBB ETÜ Katılımcı Listesi Ali Ahmet İlkkan Rezan Sevinik Özlem Marat Hande Zühal Ahmet Emre Meltem Kerem Hüseyin Tülin Sabri Duygu Mehmet Emin Serkan İrem Hüseyin Şeyma Ayşe Merve Bülent Fatma Özgür Hüseyin Sabahattin Sinan Galip Mehmet Nimet Ali Mehmet Elif Sibel Bekir Rahmi Emeç Tanıl Abdullah Sertaç S.Gamze Ömer Utku Cansu Özlem Mehmet Onur Şahika Mehmet Mehmet Enis Merve Gusein Beyza Billur Sibel Nalan Canan Çelik Fatma Esra Ardak Musa Emre Sadeem Semih Yıldıray Yusuf Alper Ayşegül Fahrettin Ayşe Betül Orhan Murat İsmail Erol Mehtap Hüseyin Selin Ömer Bülent Murat Erdem Emin Murat Özkan Anıl Necati Şebnem Berrak Murat Ayşegül Fatih İsmail Fatma Yeşim Gökhan Mustafa Açıkgöz Açıkgöz Adıgüzel Ak Gümüş Akhmet Akkocaoğlu Aktuna Aladağ Alişen Altun Altundağ Altunöz Arık Aruğaslan Asker Aslıyüce Ataç Bereketoğlu Bilazeroğlu Bilgin Bolat Bozkurt Bozoğlu Budak Çağ Canan Cansever Cantürk Dahasert Demir Demirci Demirci Hamamcıoğlu Deniz Dursun Elibol Erçelik Ergenç Ergün Erman Erzengin Erzengin Evcin Faydasıçok Fen Gökmen Görgülü Gümüş Günay Gürbüz Guseinov İskender Kadıoğlu Kandırmaz Karaaslanlı Karakoç Karaoğlu Kashkynbayev Kavgacı Kbah Keskil Keskin Kılıç Kıvılcım Koç Koç Koçak Koyuncu Kurt Lafcı Merdan Metin Morgül Oğur Okatan Özban Özbayoğlu Özdemir Özdemir Özdemir Özdemir Özgür Özkan Özkan Özkaynak Öztürk Peker Sağlam Şahan Şaylı 38 [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] aslikan [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] zgr [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] bekirdursun @hotmail.com [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] Biyofizik Anabilim Dalı, Selçuk Üniversitesi, Konya Elektronik ve Otomasyon Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, Selçuk Üniversitesi, Konya Matematik Bölümü, Adıyaman Üniversitesi, Adıyaman Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara Tıp Fakültesi, Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale Bilgisayar Mühendisliği, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi, İstanbul Matematik Bölümü, Hitit Üniversitesi, Çorum Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Işık Üniversitesi, İstanbul Matematik Bölümü, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta Elektrik ve Enerji, Dicle Üniversitesi, Diyarbakır Matematik Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Matematik Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, TOBB ETÜ, Ankara Matematik Bölümü, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Matematik Bölümü, Erciyes Üniversitesi, Kayseri İnşaat Mühendisliği, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Matematik Bölümü, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara Fizyoloji, Tıp Fakültesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Ankara Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Bilgisayar Mühendisliği, Turgut Özal Üniversitesi, Ankara Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Erciyes Üniversitesi, Kayseri Matematik Bölümü, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Tıp Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara Biyofizik , Marmara Üniversitesi, İstanbul Elektrik Öğretmenliği Teknik Eğitim Fakültesi, Gazi Üniversitesi, Ankara Elektronik Mühendisliği, İTÜ, İstanbul Elektronik Mühendisliği, İTÜ, İstanbul Matematik Bölümü, Atılım Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, Cumhuriyet Üniversitesi, Sivas Matematik Bölümü, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Kimya Mühendisliği, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta İstatistik Bölümü, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta Uygulamalı Matematik Enstitüsü, ODTÜ, Ankara Matematik Bölümü, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara Ekonometri, Gazi Üniversitesi, Ankara İstanbul Matematik Bölümü, Bülent Ecevit Ünversitesi, Zonguldak Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Erciyes Üniversitesi, Kayseri Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara Matematik Bölümü, Atılım Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, Balıkesir Üniversitesi, Balıkesir Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği, İTÜ, İstanbul Fizik Bölümü, Mersin Üniversitesi, Mersin Matematik Bölümü, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Matematik Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, TOBB ETÜ, Ankara Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara Matematik Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara Biyomedikal Mühendisliği, İTÜ, İstanbul Nöroşirürji Bölümü, Tıp Fakültesi, Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale Matematik Bölümü, Selçuk Üniversitesi, Konya Genel Cerrahi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara Bilgisayar Mühendisliği, TOBB ETÜ, Ankara Matematik Bölümü, Selçuk Üniversitesi, Konya Tıp Fakültesi, Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Sakarya Üniversitresi, Sakarya Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Gazi Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, TOBB ETÜ, Ankara Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği, İTÜ, İstanbul Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Bilkent Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Gebze, Kocaeli Biyofizik Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Ankara Üniversitesi, Ankara Matematik Bölümü, TOBB ETÜ, Ankara Bilgisayar Mühendisliği, TOBB ETÜ, Ankara İU-Detae Matematik Bölümü, Balıkesir Üniversitesi, Balıkesir Enformatik Bölümü, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Matematik Bölümü, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Elektrik ve Enerji Teknolojisi, A.İ.B.Üniversitesi, Bolu Bilişsel Bilim Bölümü, ODTÜ, Ankara Yazılım Mühendisliği, Fırat Üniversitesi, Elazığ Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Erciyes Üniversitesi, Kayseri Matematik Bölümü, Erciyes Üniversitesi, Kayseri Matematik Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara 39 Pelin Neslihan Serap Gizem Fatih R. Gökhan Müştak Mehmet Cüneyt Serpil Enes Hande Mustafa Tamer Konstantin Katılımcı Listesi Şenel Şengör Seyhan Öztepe Tepgec Türeci E. Yalçın Yavuz Yazıcı Yılmaz Yılmaz Yücel Zeki Zeren Zheltukhin [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] [email protected] Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Matematik Bölümü, Ankara Üniversitesi, Ankara İU-Detae Elektronik ve Otomasyon, Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği, İTÜ, İstanbul Matematik Bölümü, Balıkesir Üniversitesi, Balıkesir Matematik Bölümü, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Elektronik-Haberleşme Mühendisliği, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Matematik Bölümü, Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın Matematik Bölümü, TOBB ETÜ, Ankara Matematik Bölümü, Zirve Üniversitesi, Gaziantep Biyofizik, Tıp Fakültesi, CBÜ, Manisa Matematik Bölümü, ODTÜ, Ankara İletişim E-posta : [email protected] Tel : (0312) 292-4140 Faks : (0312) 292-4092 Web Sayfası: http://kds2012.etu.edu.tr/
Benzer belgeler
gezegenler˙ın hareket˙ı
Bütün bu yaptıklarımız aslında tam anlamıyla doğru değil, çünkü bazı küçük etkileri ihmal ettik. Örneğin güneşi O ’da çakılı varsaydık;
onu hareket edebilen bir cisim olarak görmedi...
yanal izotropik fiber kompozit çubuklarda burulma yüklemeleri için
BURULMA YÜKLEMELERİ İÇİN YENİ FORMDA
KAYMA MODÜLÜ TANIMLAMALARI
Ezgi GÜNAY ve Sedef KONAKLI*
Makina Mühendisliği Bölümü, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Gazi Üniversitesi, Maltepe 06570 Ankara,
egu...
˙Ingilizce – Türkçe Sözlük
en büyük olabilirlik (EBO)
en büyük sonsal (EBS)
en iyi
en yakın k komşu
erişim