türkiye`de kuzey atlantik salınımı ile bağlantılı yağış değişiklikleri ve
Transkript
türkiye`de kuzey atlantik salınımı ile bağlantılı yağış değişiklikleri ve
III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. TÜRKİYE’DE KUZEY ATLANTİK SALINIMI İLE BAĞLANTILI YAĞIŞ DEĞİŞİKLİKLERİ VE DEĞİŞEBİLİRLİĞİ Murat Türkeş1 ve Ecmel Erlat2 1 Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Araştırma ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, Ankara 2 Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü, Bornova - İzmir ÖZET: Türkiye’nin 78 istasyonundaki yıllık ve mevsimlik yağış dizileri ile Kuzey Atlantik Salınımı (NAO) indisleri arasındaki ilişki ve ekstrem NAO indisi (NAOİ) evrelerinin ve NAO’daki tek yıllardaki ve daha uzun süreli değişimlerin Türkiye’deki yağış koşulları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları aşağıdaki ana bulguları ve değerlendirmeleri vermiştir: (i) NAO indisleri ile Türkiye yağışları arasında negatif bir ilişki vardır. Negatif ilişki katsayıları kışın 61, sonbaharda 23 ve ilkbaharda 8 istasyonda anlamlıdır. (ii) Ekstrem NAOİ evrelerine karşılık gelen birleşik yağış ortalamaları, zayıf ve kuvvetli NAOİ evreleri arasında yaz dışında- çoğunlukla belirgin bir zıt anomali deseni gösterir. (iii) Yıllık, kış, ilkbahar, sonbahar ve kısmen de yaz birleşik yağış ortalamaları, zayıf NAOİ evresinde genellikle uzun süreli ortalamadan daha yağışlı koşullarla tanımlanırken, yıllık ve -yaz dışında- mevsimlik yağışların kuvvetli NAOİ evresine verdiği yanıtlar genellikle kurak koşullar sergilemiştir. (iv) Ekstrem NAOİ evrelerinde yağışlarda oluşan alansal olarak tutarlı ve anlamlı değişiklikler (yağışlı ve kurak sinyaller), Türkiye’nin Karasal İç Anadolu bölgesinde ve genel olarak Akdeniz yağış rejimi özellikli batı bölgelerinde daha belirgindir. (v) Kuzey Atlantik dolaşımındaki düşük sıklıklı dalgalanmalar, Türkiye’de 1960’ların başından beri özellikle kışın ısrarlı olan alansal olarak tutarlı geniş ölçekli yağış anomalileriyle yakından bağlantılı olmuştur. (vi) Kış ve sonbahar mevsimlerinde ve yıllık olarak, anlamlı ilişki katsayılarının egemen olduğu tutarlı bölgeler ile ekstrem NAOİ yağış sinyalleriyle tanımlanan tutarlı bölgeler arasında çok iyi bir uyum vardır. Anahtar Kelimeler: Yağış, NAO indisi, ekstrem NAOİ evreleri, birleşik yağış anomalisi ve ortalaması, korelasyon ve Cramer tk sınaması. PRECIPITATION CHANGES AND VARIABILITY IN TURKEY LINKED TO THE NORTH ATLANTIC OSCILLATION ABSTRACT: Relationships between the North Atlantic Oscillation (NAO) indices and the annual and seasonal precipitation series at the 78 stations of Turkey, and the influences of the extreme NAO index (NAOI) episodes and the individual yearly and longer time-scale variations in the NAO on the precipitation conditions in Turkey were investigated. Results of the study have led to the following main conclusions and evaluations: (i) There is a negative relationship between the Turkish precipitation series and the NAO indices. Negative correlation coefficients are significant at the 61 stations in winter and at the 23 and 8 stations in autumn and spring, respectively. (ii) Composite precipitation means corresponding the extreme NAOI phases mostly exhibit an apparent opposite anomaly pattern, except in summer, between the weak and strong NAOI phases. (iii) Annual, winter, spring, autumn and partly summer composite precipitation means are mostly characterised by the wetter than long-term average conditions during the weak NAOI phase, whereas the responses of the annual and seasonal precipitation except in summer to the strong NAOI phase mostly exhibit dry conditions. (iv) Spatially coherent and statistically significant changes in the 318 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. precipitation amounts (wet and dry signals) during the extreme NAOI phases are more apparent in the Continental Central Anatolia region and the western regions generally characterized with the Mediterranean rainfall regime in Turkey. (v) The low-frequency fluctuations in the circulation of the North Atlantic have been closely linked to the coherent large-scale precipitation anomalies persisted particularly in winter over Turkey since the early 1960s. (vi) There is a great resemblance between the coherent regions dominated by the significant correlation coefficients and the coherent regions characterised by the extreme NAOI precipitation signals. Key Words: Precipitation, the NAO index; extreme NAOI phases, composite precipitation anomaly and mean, correlation and Cramer’s tk test. 1. GİRİŞ NAO İndisi Kuzey Atlantik Salınımı (NAO), sinoptik ve yarımküresel ölçekli hava olaylarını ve bölgesel iklim anomalilerini kontrol eden geniş ölçekli atmosferik uzak bağlantı desenlerinin oldukça iyi bilinen örneklerinden biridir. NAO, Azorlar bölgesi üzerinde yerleşik dinamik subtropikal antisiklon (yüksek basınç) ile Grönland ve İzlanda üzerinde egemen orta enlem depresyonu (siklonu ya da alçak basıncı) arasındaki, geniş ölçekli atmosferik basınç dalgalanması olarak tanımlanabilir. NAO’nun davranışlarını ve ekstrem evreleriyle bağlantılı bölgesel iklim anomalilerini değerlendirmek amacıyla, değişik NAO indisleri geliştirilmiştir. Bir NAO indisi, genellikle Azor Adaları’nda ve İzlanda’da bulunan iki ayrı istasyonun normalleştirilmiş deniz seviyesi basınçları arasındaki farka (Azor Yükseği – İzlanda Alçağı basınç gradyanına) dayanarak düzenlenir. 5 4 3 2 1 0 -1 -2 -3 -4 -5 -6 NAO Kış 1989-94(1.85) 1973(2.4) 1963(-4) 1963-69(-2.92) 1860 1870 1880 1890 1900 1910 1920 1930 1940 1950 1960 1970 1980 1990 2000 Yıl Şekil 1. NAO kış indisindeki uzun süreli değişimler. Yıldan yıla değişebilirlik, 9 noktalı düşük geçirimli Gauss süzgeci (▬▬) ile düzgünleştirilmiştir. NAO indisleri, özellikle kışın (Şekil 1), 1980’li ve 1990’lı yıllarda çoğunlukla ısrarlı bir pozitif anomali devresi gösterdiğinden, 1990’lı yıllarla birlikte NAO’nun önemi ve ona gösterilen ilgi artmış ve özellikle Kuzey Atlantik, Avrupa ve Akdeniz Havzası için birçok bilimsel çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda, özellikle kış ve uzun kış mevsimlerine ilişkin kuvvetli ve zayıf NAO devrelerinde, Avrupa’da ve Akdeniz Havzası’nda önemli iklim anomalilerinin oluştuğu kaydedilmiştir. Pozitif NAO evresi, Kuzey Atlantik’in yüksek enlemleri boyunca normalin altındaki deniz seviyesi basıncı (DSB) ve jeopotansiyel yükseklik değerleri ile kendisini gösterirken, orta-Kuzey Atlantik, ABD’nin doğusu ve Batı Avrupa’da normalin üzerindeki DSB ve jeopotansiyel yükseklerle tanımlanmaktadır. Pozitif NAOİ anomali devresinde, Akdeniz Havzası’na ve dolayısıyla Türkiye ve bölgesine ulaşan cephesel 319 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. depresyonların sıklığında bir azalma ve bununla ilişkili olarak da özellikle kış döneminde kurak koşullar ortaya çıkmaktadır. Negatif devre ise, DSB ve jeopotansiyel yükseklik anomalilerinde zıt desenler oluşturmaktadır. Kuvvetli ve zayıf NAO devrelerinde, zıt sıcaklık ve yağış anomalisi desenleri de gözlenir. Her iki NAO devresi de, Kuzey Atlantik jet akımının ve depresyon yolunun şiddetinde ve konumundaki havza ölçekli değişiklikler ile zonal ve meridyonal ısı ve nem taşınımının normal desenlerindeki geniş ölçekli bozulmalarla bağlantılıdır (Hurrell, 1995; Hurrell ve Van Loon, 1997). Hurrell (1995), atmosferik nem bütçesinin değerlendirilmesine dayanarak, Güney Avrupa ve Akdeniz Havzası üzerinde etkili olan kurak koşullar ile kuzey Avrupa ve İskandinavya’daki nemli koşulların, nemlilik koşullarındaki geniş alanlı ve anlamlı değişikliklerle bağlantılı olduğunu göstermiştir. Hurrell ve Van Loon (1997), 1980’den sonra güney Avrupa ve Akdeniz bölgelerinde etkili olan kurak kış koşullarını içeren yağış anomalilerinin ve kuzey Avrupa ve İskandinavya üzerindeki normalden yağışlı koşulların da, NAO’nun davranışlarıyla bağlantılı olduğunu açıklamıştır. Güneyli Salınım (SO) ve NAO’nun Akdeniz Havzası ve onu çevreleyen bölgelerdeki ve/ya da ülkelerdeki iklimsel değişebilirlik ve anomaliler üzerindeki etkilerinin belirlenmesine yönelik çok sayıda çalışma yapılmıştır (örneğin: Rodo vd., 1997; Türkeş, 1998b, 2000; Wibig, 1999; Delitala vd., 2000; Camuffo vd., 2000; Cullen ve deMenocal, 2000; Ben-Gai vd., 2001; Kahya ve Karabörk, 2001; Mariotti vd., 2002; Erlat, 2002a, 2002b, vb.). Ancak, bu çalışmalarda, tüm Türkiye’yi coğrafi olarak iyi bir biçimde temsil eden, uzun süreli ve türdeşlikleri çok ayrıntılı olarak incelenmiş yeterli sayıda istasyonun yıllık ve mevsimlik yağış dizileri kullanılarak, Türkiye yağışları ile NOA indisleri arasındaki ilişkilerin, ekstrem NAOİ evreleriyle bağlantılı birleşik yağışlı ve kurak anomalilerin ve NAOİ sinyallerinin, ısrarlı ekstrem NAOİ anomali yıllarında oluşan yağışlı ve kurak koşulların alansal ve zamansal değişimleri ayrıntılı olarak ortaya konulmamıştır. Bu yüzden, büyük ölçüde Türkeş ve Erlat’a (2002) dayanan çalışmanın amacı aşağıdaki biçimde kararlaştırılmıştır: (a) Türkiye’deki 78 istasyonun yıllık ve mevsimlik yağış değişimleri ve NAOİ değişebilirliği arasındaki ilişkinin istatistiksel doğasını ve büyüklüğünü ortaya çıkarmak; (b) Türkiye’deki ekstrem (zayıf ve kuvvetli) NAOİ evreleriyle bağlantılı birleşik yağış anomalilerinin alansal ve zamansal desenlerini saptamak; (c) Ekstrem NAOİ evreleriyle bağlantılı uzun süreli ortalama yağıştan daha yağışlı ve kurak koşulların istatistiksel anlamlılığını değerlendirmek; ve (d) Türkiye yağışlarının 1960-2000 döneminde NAO’daki tek yıllık ve belirli dönemlerdeki daha uzun zaman ölçeğindeki değişimlere verdiği yanıtların alansal ve zamansal özelliklerini bazı örneklerle açıklamak. 320 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. Edirne Kırklareli Lüleburgaz Tekirdağ Göztepe MARG Sinop KARA DENİZ KARD EGE DENİZİ Zonguldak Samsun Kastamonu Rize Marmara Ardahan Adapazarı Bolu Giresun Denizi Merzifon Trabzon Amasya Kars KİAN Bilecik Bayburt Bandırma Çorum Çanakkale Sarıkamış Şebinkarahisar Ankara Bursa Edremit Erzincan Iğdır Yozgat Balıkesir Kütahya Eskişehir Erzurum Sivas Akhisar Simav Sivrihisar Kırşehir KDAN Hınıs Uşak Afyon Manisa İzmir Kayseri Elazığ Van Salihli Ilgın Aksaray AKDG Malatya Siirt Aydın Diyarbakır Niğde Konya Adıyaman Siverek Isparta Kahramanmaraş Muğla Burdur Ulukışla Cizre KAKD Karaman Antalya Gaziantep Bodrum Mersin Adana Fethiye Kilis Şanlıurfa Alanya AKD Silifke İskenderun Antakya AK Yağış rejimi bölgeleri ve istasyonlar DENİZ Şekil 2. Türkiye’nin yağış rejimi bölgeleri ve çalışmada kullanılan 78 istasyonun alansal dağılışı. Karadeniz (KARD); Marmara Geçiş (MARG); Akdeniz (AKD); Akdeniz Geçiş (AKDG); Karasal Akdeniz (KAKD); Karasal İç Anadolu (KİAN); Karasal Doğu Anadolu (KDAN). 2. VERİ VE YÖNTEM Çalışmada, Türkeş (1996a, 1998b)’in 1929-1993 dönemi için tüm yönleri ile kontrol ederek geliştirdiği 99 (91+8) istasyonluk yağış veri seti, 1994-2000 dönemi için güncelleştirerek kullanılmıştır. Yağış veri seti, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü istasyonlarında kaydedilen aylık yağış toplamlarından (mm) oluşmaktadır. Orijinal yağış setinin içerdiği istasyonlar, aylık ve mevsimlik dizilerdeki olası inhomojenlikler, özellikle iklimsel olmayan ani sıçrama (ya da basamak biçimli) değişiklikler, Kruskal-Wallis homojenlik (türdeşlik) sınaması ile kontrol edilerek yaklaşık 130 istasyon arasından seçilmiştir (Türkeş, 1996a). Türdeşlik sınamasının sonuçları, istasyon tarihçesi bilgileri de dikkate alınarak kontrol edilmiştir. Veri setine ve türdeşlik çözümlemelerine ilişkin ayrıntılı bilgiler, Türkeş (1996a, 1999)’de verilmiştir. Türkiye’nin yağış klimatolojisi ve uzun süreli yağış değişimleri, daha önce Türkeş (1996a, 1998b, 1999, 2002) ve Türkeş vd. (2002) tarafından geniş kapsamlı olarak incelenmiştir. Şimdiki çalışma için, Türkiye yağış rejimi bölgeleri üzerinde iyi bir coğrafi dağılış sergileyen ve kayıt uzunlukları çoğunlukla 70 yıl dolayında olan 78 istasyon seçilmiştir (Şekil 2). Çalışmada normalleştirilmiş (standardize) yıllık ve mevsimlik yağış anomalisi dizilerinden yararlanılmıştır. Normalleştirilmiş yağış anomalisi (Aiy), herhangi bir istasyon için aşağıdaki basit formül ile hesaplanır: Aiy = (Yiy − Y i ) σ i Burada, Yiy, bir i istasyonunda bir y yılındaki (ya da mevsimindeki) toplam yağış tutarını (mm); Y i ve σi, sırasıyla o istasyondaki yıllık (ya da mevsimlik) toplam yağış dizilerinin uzun süreli ortalamasını (mm) ve standart sapmasını gösterir. Çalışmada kullanılan NAOİ verisi, Climate Analysis Section, NCAR, Boulder, USA ve Hurrell (1995) (http://www.cgd.ucar.edu/~jhurrell/NAO.html) tarafından sağlanmıştır. Yıllık ve mevsimlik NAOİ indisleri, Ponta Delgada (Azor Adaları) ile Stykkisholmur/Reykjavik (İzlanda) arasındaki normalleştirilmiş DSB farkına dayanmaktadır. 321 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. Türkiye yağış anomalilerindeki yıldan yıla değişimler ile NAOİ anomalilerinin değişebilirliği arasındaki olası ilişkilerin doğasını ve büyüklüğünü saptamak için, Pearson korelasyon (ilişki) katsayısı r kullanılmıştır. İlişki katsayılarının istatistiksel anlamlılığı, Student t sınaması ile kontrol edilmiştir. Türkiye'deki yağışların ekstrem NAOİ evrelerine verdiği yanıtları objektif olarak belirlemek amacıyla, her istasyonun yıllık ve mevsimlik dizilerinin zayıf (≤ -1.0) ve kuvvetli (≥ 1.0) NAOİ evrelerine karşılık gelen kompozit (birleşik) yağış anomalileri ve yağış ortalamaları hesaplanmıştır. Ekstrem NAOİ evrelerine karşılık gelen birleşik yağış ortalamalarının uzun süreli ortalama yağışlarla karşılaştırılması, “zayıf (kuvvetli) NAOİ evresindeki yağış ortalaması ile uzun süreli ortalama yağış tutarı arasında anlamlı bir fark yoktur” boş hipotezine dayanarak, Cramer’in tk sınaması ile yapılmıştır (Türkeş, 1996a, 1998b, 2000). N yıldan oluşan yağış dizilerinin uzun süreli ortalaması ( Y ), standart sapması ( σ ) ve Y ile karşılaştırılan zayıf ya da kuvvetli NAOİ yıllarına karşılık gelen yıllık ya da mevsimlik yağışların ( Yi ) birleşik ortalaması ( Y k ), sırasıyla, 1/ 2 N σ = ∑ (Yi − Y ) 2 / N Y = (1 N )∑ Yi , i =1 i =1 olarak tanımlandığında, önce normalleştirilmiş anomali, τk, τ k = (Y k − Y ) σ ve sonra sınama örneklemdeğeri, tk, N n ve t k = τ k [ n ( N − 2) ( N − n − nτ k 2 )] Y k = (1 n)∑ Yi i =1 12 hesaplanır. Sınama örneklemdeğeri tk, N-2 bağımsızlık sayısıyla birlikte Student t dağılır. Burada sınamanın boş hipotezi, | tk |’nın büyük değerleri için dağılımın iki yanlı şekline göre reddedilir. Bir istasyondaki herhangi bir birleşik ortalama, o istasyon için hesaplanan t k sınama örneklemdeğerinin 0.05 anlamlılık düzeyinde anlamlı olması koşuluyla yağışlı ya da kurak “sinyal” olarak dikkate alınmıştır. Çalışmadaki tüm hipotez sınamaları için, 0.05 ve 0.01 anlamlılık düzeyleri dikkate alınmıştır. Ancak, çalışmadaki bir anlamlılık düzeyi için özel olarak belirtilmeyen “anlamlı” terimi, 0.05 düzeyi olarak kabul edilmiştir. Sonuçların alansal tanımlamaları ve/ya da değerlendirmeleri ise, Türkeş (1996a, 1998b) tarafından düzenlenen yağış rejimi bölgeleri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. 3. ÇÖZÜMLEME SONUÇLARI 3.1. Yıllık NAO indisi yanıtları İlişki çözümlemesinin sonuçlarına göre, 78 istasyonun normalleştirilmiş yıllık yağış dizileri ile NAOİ arasında, Türkiye’nin Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu bölümleri dışında, çoğunlukla negatif bir ilişki bulunmaktadır (Şekil 3a). Negatif ilişki katsayıları, 27 istasyonda istatistiksel olarak anlamlıdır. Bu istasyonların çoğu, MARG, AKDG ve KİAN yağış rejimi bölgelerinde ve AKD bölgesinin kuzeybatısında ve Ege bölümünde bulunmaktadır. Bu sonuçları dikkate alarak, yıllık yağışların zayıf NAOİ evrelerinde, özellikle ilişki katsayılarının istatistiksel olarak anlamlı olduğu bu alanlarda, yağışlı koşullarla ve sinyallerle, kuvvetli NAOİ evresinde ise kurak koşullarla ve sinyallerle karakterize olması beklenmelidir. KARD, KDAN ve KAKD yağış bölgelerinde yer alan istasyonlar ile AKD’nin 322 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. Silifke-Mersin-Adana bölümünde, NAO indisine gösterilen tepkiler zayıflamakta ve hatta KDAN bölgesinin kuzeydoğu bölümünde tersine dönmektedir. Zayıf NAOİ evresinde, KARD, KAKD ve KDAN yağış bölgelerindeki bazı istasyonlar dışında, 58 istasyonun birleşik yıllık yağışları çoğunlukla pozitif anomalilerle tanımlanmaktadır (Şekil 3b). Başka sözlerle, yıllık yağışlar zayıf NAOİ evresinde Türkiye’nin büyük bir bölümünde uzun yıllar ortalamasına göre artış eğilimi göstermiştir. Şüphesiz, aynı sonuçlar, zayıf NAOİ evresi için hesaplanan birleşik yağış ortalamaları ile uzun süreli ortalamalar arasındaki farklar açısından da bulunmuştur. Cramer’in tk sınaması, zayıf NAOİ evresine karşılık gelen birleşik yağış ortalamalarının, 7’si 0.01 anlamlılık düzeyinde olmak üzere 14 istasyonda uzun süreli ortalamaya göre istatistiksel olarak daha yağışlı olduğunu göstermiştir. Yağışlı NAOİ sinyalleriyle tanımlanan bu istasyonlar, çoğunlukla AKD’nin Ege bölümü ile MARG ve AKDG yağış bölgelerinde bulunur (Şekil 3b). Kuvvetli NAOİ evresini karşılayan normalleştirilmiş birleşik yıllık yağış anomalileri, KDAN ve KAKD yağış rejimi bölgesindeki bazı istasyonların dışında istasyonların 67’sinde negatif anomaliler göstermiştir (Şekil 3c). Birleşik negatif anomaliler, genel olarak Türkiye’nin kuzeybatısındaki istasyonlarda daha kuvvetlidir. Cramer’in tk sınamasına göre, kuvvetli NAOİ evresinde uzun süreli ortalama yağıştan kurak koşullar, çoğunluğu MARG, AKD ve AKDG yağış bölgelerinde yer alan istasyonlarda olmak üzere, 19 istasyonda anlamlıdır. 3.2. Kış NAO indisi yanıtları NAO kış indisi ile Türkiye’nin normalleştirilmiş kış yağışları arasındaki ilişki, çoğunlukla anlamlı bir negatif ilişki katsayısı ile tanımlanır (Şekil 4a). İlişki katsayıları, 61 istasyonda anlamlıdır, bunların 47’si 0.01 düzeyindedir. Anlamsız ilişkiler çoğunlukla orta ve doğu Karadeniz bölümlerinde, orta Akdeniz bölümünde ve KDAN’ın kuzeydoğu ve güneydoğusunda görülür. Negatif ilişkiler Türkiye’nin iç bölümlerinde ve batısında kuvvetlenmekte, buradan Akdeniz ve Karadeniz kıyı kuşağına yaklaştıkça ve doğuda Van Gölü çevresinde zayıflamaktadır. (Şekil 4a). 323 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. 32° 28° 40° 36° KARA 44° DENİZ Marmara Denizi 40° EGE DENİZİ 40° 36° 36° AK 0 50 150 100 200 (a) Yıllık NAO indisi ve normalleştirilmiş yağışlar arasındaki ilişki katsayıları DENİZ 250 km 28° 32° 0.30 0.31 0.26 DENİZİ 0.53 0.11 -0.31 0.37 -0.04 0.20 0.29 0.50 0.63 0.17 0.25 0.45 0.46 0.22 0.34 0.18 EGE -0.17 -0.10 40° 0.04 0.48 -0.03 -0.01 0.31 0.32 0.40 0.24 0.14 0.02 0.42 0.12 0.19 0.10 0.02 0.08 0.13 0.29 0.12 36° 0.01 -0.03 0.30 0.29 0.27 -0.14 0.12 0.23 0.14 0.20 0.17 -0.17 -0.09 -0.03 -0.21 0.16 -0.00 0.24 0.03 0.25 0.65 0.14 0.14 0.35 Marmara Denizi 44° DENİZ -0.05 -0.05 44° 40° 40° 36° KARA 0.42 0.44 0.29 40° 36° 32° 28° -0.01 -0.02 -0.02 0.02 0.05 0.07 -0.05 -0.00 0.18 36° AK 0 50 150 100 200 (b) Yıllık zayıf NAO indisi evresine karşılık gelen birleşik yıllık yağış anomalileri DENİZ 250 km 28° 32° -0.19 -0.44 -0.33 DENİZİ -0.50 -0.10 0.13 -0.14 -0.21 -0.15 -0.48 -0.38 -0.31 -0.23 -0.47 -0.57 -0.17 -0.30 EGE 0.05 0.00 -0.18 0.10 -0.15 -0.22 -0.05 40° -0.13 -0.13 -0.08 -0.18 -0.26 -0.29 -0.28 -0.26 -0.09 -0.12 -0.20 -0.01 -0.19 -0.23 0.06 -0.22 -0.06 -0.36 -0.15 36° -0.01 -0.10 -0.28 -0.29 -0.28 -0.24 -0.02 0.10 -0.00 -0.28 -0.06 -0.32 -0.12 -0.39 -0.21 -0.36 -0.08 -0.58 -0.29 -0.13 -0.41 Marmara Denizi 44° DENİZ -0.02 -0.16 44° 40° 40° 36° KARA -0.27-0.39 -0.16 40° 36° 32° 28° -0.04 0.04 -0.03 0.06 0.01 -0.03 0.05 0.03 -0.22 36° AK 0 50 100 150 28° 200 (c) Yıllık kuvvetli NAO indisi evresine karşılık gelen birleşik yıllık yağış anomalileri DENİZ 250 km 32° 36° 40° 44° Şekil 3. (a) NAO yıllık indisi ile 78 istasyonun normalleştirilmiş yıllık yağışları arasındaki ilişki katsayılarının (kalın çizgiler 0.05 (0.30 > r ≥ 0.23) ve 0.01 (r ≥ 0.30) düzeylerindeki anlamlı ilişkileri gösterir) ve (b) zayıf ve (c) kuvvetli NAOİ evrelerindeki birleşik normalleştirilmiş yağış anomalilerinin (koyu artı ve içi dolu ters üçgenler, Cramer sınamasına göre, sırasıyla anlamlı yağışlı ve kurak sinyalleri gösterir) Türkiye üzerindeki alansal dağılışı. 324 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. 32° 28° 40° 36° KARA 44° DENİZ Marmara Denizi 40° EGE DENİZİ 40° 36° 36° AK 0 50 150 100 200 (a) Kış NAO indisi ve normalleştirilmiş yağışlar arasındaki ilişki katsayıları DENİZ 250 km 28° 32° 0.53 0.49 0.39 DENİZİ 0.43 0.44 0.22 0.38 0.35 0.55 0.63 0.58 0.66 0.38 0.47 0.44 0.32 0.10 0.45 0.40 EGE 0.17 0.23 0.26 40° 0.11 0.45 0.37 0.46 0.29 0.22 0.34 0.46 0.50 0.26 0.35 -0.02 0.15 0.25 0.24 0.19 0.31 0.30 0.20 0.48 0.24 36° 0.11 0.47 0.49 0.32 0.41 0.29 0.30 0.41 0.55 0.53 0.23 -0.14 0.03 0.05 0.23 0.36 0.56 0.21 0.52 0.41 0.24 0.23 0.46 Marmara Denizi 44° DENİZ -0.16 0.24 44° 40° 40° 36° KARA 0.38 0.54 0.49 40° 36° 32° 28° 0.43 0.17 0.21 0.42 0.07 0.23 0.40 36° AK 0 50 150 100 200 (b) Kış zayıf NAO indisi evresine karşılık gelen birleşik kış yağış anomalileri DENİZ 250 km 28° 32° -0.40 -0.39 -0.38 DENİZİ -0.48 -0.28 -0.29 -0.17 -0.45 -0.30 -0.32 -0.23 -0.23 -0.22 -0.39 -0.45 -0.34 -0.31 EGE -0.26 -0.34 -0.15 -0.43 -0.09 -0.19 -0.45 40° -0.26 -0.28 -0.44 -0.36 -0.50 -0.27 -0.45 -0.30 -0.42 -0.38 -0.42 -0.30 -0.36 -0.18 -0.14 -0.22 -0.18 -0.47 -0.34 36° -0.32 -0.25 -0.44 -0.21 -0.30 -0.24 -0.38 -0.10 0.01 -0.17 -0.21 -0.22 -0.23 -0.33 -0.37 -0.32 -0.34 -0.41 -0.36 -0.14 -0.38 Marmara Denizi 44° DENİZ -0.06 -0.27 44° 40° 40° 36° KARA -0.28-0.32 -0.43 40° 36° 32° 28° -0.27 -0.32 -0.24 -0.41 -0.30 -0.25 -0.33 -0.25 -0.39 36° AK 0 50 100 150 28° 200 (c) Kış kuvvetli NAO indisi evresine karşılık gelen birleşik kış yağış anomalileri DENİZ 250 km 32° 36° 40° 44° Şekil 4. Şekil 3 (a), (b) ve (c) gibi, ama kış için. Ekstrem NAO kış indisi evresinde, Türkiye’nin kış yağışlarında geniş alanlı ve belirgin değişiklikler oluşur: kış yağışları zayıf NAOİ evresinde artma eğilimi gösterirken, kuvvetli NAOİ evresinde azalma eğilimi göstermiştir. Zayıf NAOİ evresine karşılık gelen birleşik kış yağış anomalileri, Trabzon, Sinop ve Karaman dışında, istasyonların tümünde pozitiftir (Şekil 4b). Cramer’ın tk sınaması, zayıf NAOİ evresine karşılık gelen uzun süreli ortalamadan yağışlı koşulların 40 istasyonda anlamlı olduğunu gösterir; bunların 19’u 0.01 düzeyindedir. Kış yağışlarında artış sinyalinin görüldüğü tutarlı bölgeler, esas olarak MARG ve AKD’nin Ege bölümünde, İskenderun körfezi çevresinde, AKDG, KAKD ve KİAN’ın orta ve kuzey bölümlerinde egemendir (Şekil 4b). 325 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. Kışın, kuvvetli NAOİ yanıtları, Trabzon dışında tüm istasyonlarda belirgin bir birleşik negatif yağış anomalisiyle tanımlanır (Şekil 4c). Uzun süreli ortalamadan kurak birleşik yağış ortalamaları, kuvvetli NAO kış indisi evresinde, 12’si 0.01 düzeyinde olmak üzere 38 istasyonda anlamlıdır. Kuvvetli NAOİ evresi süresince oluşan kurak sinyallerin alansal dağılışı incelendiğinde, kış yağışlarının bu açıdan öteki mevsimlere göre özel bir durumu olduğu görülür. O da, kurak sinyallerin, Türkiye’nin kuzeybatısında ve ortasındaki istasyonlarda daha kuvvetli olmak üzere, Karadeniz yağış rejimi bölgesi dışında tüm bölgelerde görülmesidir (Şekil 4c). Bu sonuçlar, hem anlamlı yağış anomalileri ve anlamlı ilişki katsayılarının büyüklüğü arasında, hem de küçük anomaliler ve anlamsız ilişkiler arasında mükemmel bir bağlantının varlığını göstermektedir. Bu ise, yağışlı ve kurak sinyallerin tutarlılığını doğrulamaktadır. 32° 28° 36° 40° KARA 44° DENİZ Marmara Denizi 40° EGE DENİZİ 40° 36° 36° AK 0 50 100 150 200 (a) Sonbahar NAO indisi ve normalleştirilmiş yağışlar arasındaki ilişki katsayıları DENİZ 250 km 32° 28° 0.41 0.64 0.28 DENİZİ 0.62 0.37 0.35 0.39 0.62 0.24 0.22 0.36 0.57 0.46 0.43 0.54 0.44 EGE -0.05 0.34 0.31 40° 0.01 0.48 0.35 0.15 0.19 0.49 0.13 0.54 0.20 0.20 0.41 0.01 -0.00 0.34 0.05 0.52 0.11 -0.03 0.01 0.20 0.08 36° -0.06 0.03 0.32 0.44 0.17 -0.01 0.20 0.44 0.27 0.32 0.30 0.08 0.12 0.38 0.50 0.47 0.49 0.37 0.29 0.43 0.30 0.07 0.34 0.21 0.31 0.52 Marmara Denizi 44° DENİZ 0.31 0.00 44° 40° 40° 36° KARA 0.05 0.18 0.09 40° 36° 32° 28° 0.24 -0.13 -0.08 -0.07 -0.20 -0.02 0.43 36° AK 0 50 100 150 200 (b) Sonbahar zayıf NAO indisi evresine karşılık gelen birleşik sonbahar yağış anomalileri DENİZ 250 km 28° 32° -0.19 -0.37 -0.22 DENİZİ -0.29 -0.47 -0.26 -0.16 -0.42 -0.32 -0.36 -0.30 -0.19 -0.40 -0.50 -0.32 -0.35 -0.37 EGE 0.11 0.02 -0.12 -0.00 0.08 -0.19 -0.29 40° -0.04 -0.43 -0.27 0.02 -0.28 0.02 -0.20 -0.38 -0.16 -0.14 -0.01 -0.26 0.10 -0.06 0.01 -0.28 -0.17 -0.19 0.11 36° -0.09 0.13 -0.47 -0.28 -0.13 -0.60 -0.28 -0.10 -0.15 -0.11 -0.28 -0.29 -0.37 -0.46 -0.16 -0.40 -0.37 -0.39 -0.05 0.01 -0.30 Marmara Denizi 44° DENİZ -0.04 -0.06 44° 40° 40° 36° KARA -0.08-0.12 -0.06 40° 36° 32° 28° 0.01 0.12 -0.05 0.09 0.09 0.02 -0.01 0.01 -0.22 36° AK 0 50 100 150 28° 200 (c) Sonbahar kuvvetli NAO indisi evresine karşılık gelen birleşik sonbahar yağış anomalileri DENİZ 250 km 32° 36° 40° Şekil 5. Şekil 3 (a), (b) ve (c) gibi, ama sonbahar için. 326 44° III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. Genel olarak Karadeniz yağış bölgesinde ve özellikle de doğu Karadeniz bölümünde, yıldan yıla yağış değişebilirliği ve daha uzun süreli yağış değişiklikleri ile NAOİ değişimleri arasındaki uzak bağlantı ya çok zayıf ya da zayıf ama Türkiye’nin geri kalan büyük bölümüne göre zıttır. Türkiye yağış klimatolojisine, uzun süreli yağış değişikliklerine ve değişebilirliğine, deniz yüzeyi basıncı ve yüksek atmosfer koşullarıyla olan ilişkiler ve atmosferik salınım indisleriyle bağlantılar konularındaki çeşitli çalışmalara göre (Kutiel vd., 2001; Türkeş, 1996a, 1998a ve 1998b, 2000; Türkeş vd. 2002, etc.); Karadeniz yağış bölgesi, yağış toplamlarının yüksek, her mevsimin yağışlı ve yıllararası yağış değişkenliğinin düşük oluşu, orografik yağış oluşumu ve yağış getiren sinoptik hava tiplerinden yıl boyunca etkilenmesi vb. gibi kendine özgü yağış koşulları ile, Türkiye’nin öteki bölgelerine göre önemli ayrılıklar gösterir. Bu durum, yıl boyunca kuzeyli hava akımlarına açık yüksek dağ sıralarının Karadeniz yağışları üzerindeki olumlu etkisinin yanı sıra, Karadeniz Bölgesi üzerindeki yağış değişimlerinin, yüksek atmosfer koşullarındaki yıllararası değişimler ile göreli olarak daha zayıf bir ilişki göstermesi ile de bağlantılı olabilir. 3.3. Sonbahar NAO indisi yanıtları NAO sonbahar indisi ile normalleştirilmiş sonbahar yağışları arasında, Akdeniz kıyı kuşağındaki ve kuzeydoğu Anadolu bölümündeki bazı istasyonlar ile özellikle KAKD yağış bölgesinde yer alan istasyonlar dışında, negatif bir ilişki vardır (Şekil 5a). Negatif ilişki katsayıları, 15’inde 0.01 düzeyinde olmak üzere 23 istasyonda anlamlıdır. Anlamlı ilişki katsayıları, MARG’nin güneyinde, AKD’nin kuzeybatısında, AKDG bölgesinde ve KİAN merkezinde ve kuzeyinde belirgin bir alansal tutarlılık gösterir. Sonbaharda, Türkiye yağışlarının ekstrem NAOİ evrelerine verdiği yanıtlar, kış mevsimine göre daha zayıf, yaz ve ilkbahar mevsimlerine göre daha kuvvetlidir. Zayıf NAOİ evresinde, KAKD bölgesinin güneyindeki ve KDAN bölgesinin doğusundaki bazı istasyonlar dışında, 69 istasyondaki birleşik yağış anomalileri bir pozitif anomali değeriyle tanımlanır (Şekil 5b). Uzun yıllar ortalamasından yağışlı birleşik yağış ortalamaları, 22 istasyonda anlamlıdır. Sonbahar yağışlarındaki artış sinyalleri, çoğunlukla MARG, AKDG ve AKD bölgeleri ile KİAN’ın orta-kuzeydoğusunda yer alan istasyonlarda egemendir. Esas olarak KAKD bölgesindeki ve kuzeydoğu Anadolu bölümündeki bazı istasyonları içeren toplam 16 istasyon dışında, Türkiye’de sonbahar yağışları kuvvetli NAOİ evresinde uzun yıllar ortalamasına göre azalma eğiliminde olmuştur (Şekil 5c). Uzun süreli ortalamadan kurak birleşik yağış ortalamaları, 21 istasyonda anlamlıdır. Kurak sinyaller, çoğunlukla MARG’nin güneyinde, AKDG bölgesinde, AKD’nin Ege bölümünde ve KİAN orta ve batısında iyi bir alansal tutarlılık sergilemektedir. Sonbaharda, anlamlı ilişki katsayılarıyla açıklanan tutarlı bölgeler ile ekstrem NAOİ sinyallerinin egemen olduğu bölgeler arasında, kış ve yıllık desenlerde olduğu gibi, alansal dağılış desenlerinin benzerliği açısından çok iyi bir uyumun varlığı dikkat çekicidir. 3.4. İlkbahar NAO indisi yanıtları NAO ilkbahar indisi ile Türkiye’deki ilkbahar yağışları arasındaki ilişki, 13 istasyon dışında çoğunlukla negatif bir ilişki katsayısıyla açıklanır. İlişki katsayıları, KARD ve MARG’de yer alan 8 istasyon dışında istatistiksel olarak anlamlı değildir. İlkbaharda, ilişki çözümlemesi sonuçlarına dayanan beklentilerle de uyumlu olarak, zayıf NAOİ yanıtları, kış ve sonbahar mevsimine göre oldukça zayıftır. Zayıf NAOİ evresinde yağışlar, istasyonların 55’inde uzun yıllar ortalamasına göre artış eğilimi göstermiştir (harita verilmedi). Ancak, uzun süreli ortalamadan yağışlı koşullar, yalnız Kırklareli, Trabzon ve Samsun istasyonlarında anlamlıdır. Kuvvetli NAOİ evresinde, 327 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. birleşik ilkbahar yağış anomalileri, KAKD, KİAN ve KDAN bölgelerindeki bazı istasyonlar dışında negatif işaretlidir. Ancak, uzun süreli ortalamadan kurak koşullar 9 istasyonda anlamlıdır (harita verilmedi). 3.5. Yaz NAO indisi yanıtları Akdeniz Havzası’na ve Türkiye’ye ulaşan cephesel depresyonların sıklığının çok azaldığı, KARD ve MARG yağış bölgeleri ile kuzeydoğu Anadolu bölümü dışındaki istasyonlarda yağış ortalamalarının 50-60 mm arasında değiştiği, hatta orta ve batı AKD kıyılarında ve KAKD’de 5 mm’nin altına düştüğü yaz mevsiminde, NAO ile Türkiye yağışları arasındaki ilişki çok zayıflamaktadır. Yazın, yerel koşullar da, en az geniş ölçekli (sinoptik ya da bölgesel) atmosferik kontrol düzenekleri kadar etkili olmaktadır. Zayıf negatif ve pozitif ilişki katsayıları, Türkiye’deki yerel koşulların en az atmosferik kontrol düzenekleri kadar etkili olduğu yaz mevsiminde karmaşık bir dağılış deseni sergilemektedir (harita verilmedi). 46 istasyonun zayıf NAO yaz indisi yanıtları, birleşik pozitif yağış anomalileriyle tanımlanır (harita verilmedi). Ancak, uzun süreli ortalamadan yağışlı koşullar, Fethiye, Şanlıurfa ve Siverek istasyonları dışında, anlamlı değildir. Kuvvetli NAOİ evresinde ise, öteki mevsimlerde açık olarak belirlenen birleşik yağış anomalileri ile NAOİ arasındaki işaret zıtlığı büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır. Kuvvetli NAOİ evresinde, birleşik yağış anomalileri 58 istasyonda pozitif işaretlidir. Yaz yağışlarında bulunan bu artış, farklı yağış rejimi bölgelerinde yer alan Lüleburgaz, Akhisar, İskenderun, Eskişehir ve Van istasyonlarında anlamlıdır (harita verilmedi). Başka sözlerle, yağışlı sinyaller herhangi bir alansal tutarlılık olmaksızın yağış bölgelerine rasgele dağılmıştır. 3.6. Tek yıllık ve daha uzun süreli NAO indisi yanıtları Kuzey Atlantik Salınımı, geçen yaklaşık 135 yıl süresince (1865-2000 döneminde) çeşitli zaman ölçeklerinde önemli bir değişim göstermiştir. NAOİ’de gözlenen yüksek sıklıklı salınımlar, 19. yüzyılın son 35 yıllık döneminde belirginken, düşük sıklıklı dalgalanmalar özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında belirgin olmuştur (Şekil 1). Kışın, yarı on yıllık ya da yaklaşık 10 yıllık zaman ölçeğindeki düşük sıklıklı dalgalanmalar, Türkiye üzerindeki yüksek atmosfer koşullarında (örneğin, 700 ve 500 hPa jeopotansiyel yükseklik düzeylerinde) da egemendir (Türkeş 1998b; Türkeş vd., 2002). Türkeş vd. (2002) kış yağışlarındaki 8.4, 1212.7, 14, 18, ve 21 yıllık uzun döngülerin, özellikle Marmara Geçiş ve Akdeniz yağış bölgelerinde etkili olduğunu açıklamışlardır. NAO, 1950’lerin başıyla 1970’lerin başı arasındaki dönemde çoğunlukla düşük indis evresinde olma eğilimi gösterirken, 1970’lerin başından 1990’ların sonuna kadar yüksek indis evresinde olma eğilimi göstermiştir (Şekil 1). Kuzey Atlantik bölgesi atmosfer dolaşımındaki uzun dönemli dalgalanmalar, Türkiye’de 1960’ların başından beri, özellikle kışın oluşan ısrarlı ve alansal olarak tutarlı geniş ölçekli yağış anomalileriyle yakından bağlantılı olmuştur. Bu dönem, genellikle 1960’lardaki ve 1970’lerin sonlarındaki çok fazla yağışlı koşulları; 1970’lerin başı-ortasında, 1980’lerin sonlarında, 1990’ların başı-ortasında ve 1990’ların sonlarındaki çok kurak koşullara karşılık gelen belirgin yağış anomali dönemlerini içerir (Erlat, 2002b; Türkeş, 1996a, 1996b, 1998b, 2002). 328 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. 32° 28° 0.91 1.38 DENİZİ 1.03 0.97 0.60 0.94 0.97 0.61 0.76 1.01 0.17 0.97 0.83 0.92 0.35 0.74 1.27 1.07 EGE -0.08 0.00 0.82 -0.13 0.16 -0.30 0.69 0.42 0.93 40° 0.17 0.89 0.33 0.79 0.77 0.81 0.87 0.88 0.89 0.18 0.76 0.63 0.34 0.42 0.88 0.44 0.98 0.45 0.79 0.95 0.51 36° 0.27 0.49 0.62 0.42 0.39 44° -0.30 -0.12 0.02 0.36 0.69 0.34 0.41 0.94 1.17 0.16 0.18 1.19 Marmara Denizi 40° DENİZ 0.72 0.39 1.28 40° 36° KARA 0.94 1.08 1.33 0.71 0.70 0.83 0.47 0.80 0.88 0.71 36° AK 0 50 100 150 200 (a) 1963-1969 zayıf NAO kış indisi dönemine karşılık gelen birleşik kış yağış anomalileri DENİZ 250 km 28° 32° -0.96 -0.80 -1.29 DENİZİ -1.16 -0.60 -0.89 -0.88 -0.65 -0.92 -1.00 -0.98 -0.73 -0.86 -1.07 -0.71 -0.92 EGE -0.11 0.33 -0.17 -0.22 -0.48 -0.38 -0.39 -1.06 40° -0.26 -0.61 -0.36 -0.46 -0.56 -0.84 -1.10 -1.08 -0.52 -0.81 -1.04 -0.21 -0.73 -1.01 -0.41 -0.64 -0.10 -0.41 -0.61 36° -0.33 -0.69 -0.13 -0.46 -1.35 -0.25 0.43 -0.23 -0.14 -0.64 -1.05 -0.56 -1.07 -1.26 -0.59 -0.81 -0.59 -0.52 -0.67 44° DENİZ -0.39 -0.83 Marmara Denizi 40° 0.16 -1.10 44° 40° 36° KARA -1.42-1.30 -1.08 40° 36° 32° 28° -0.26 -0.65 -0.72 -0.34 -0.26 -0.25 -0.03 -0.49 -0.62 36° AK 0 50 100 150 28° 200 (b) 1989-1994 kuvvetli NAO kış indisi dönemine karşılık gelen birleşik kış yağış anomalileri DENİZ 250 km 36° 32° 40° 44° Şekil 6. Şekil 3 (b) ve (c) gibi, ama (a) 1963-1969 zayıf NAO kış indisi dönemi ve (b) 19891994 kuvvetli NAO kış indisi dönemi için. Yıllık ve özellikle kış yağışları, 1967 dışında 1963-1969 zayıf NAOİ döneminde artmıştır. Örneğin, 1963-1969 zayıf NAOİ dönemi (ortalama anomali değeri –2.92) için hesaplanan kış ortalamaları, 35 istasyonda uzun süreli ortalamanın istatistiksel olarak üzerindedir (Şekil 6a). Yağışlı sinyaller, Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu bölümleri dışında, Türkiye’nin tüm yağış bölgelerinde egemen olmuştur. Öte yandan, yıllık ve özellikle kış yağışları, 1989-1994 kuvvetli NAOİ döneminde (ortalama anomali değeri +2.42) istasyonların çoğunda azalmıştır. 1989-1994 kuvvetli NAOİ kış dönemine (ortalama anomalisi +1.85) karşılık gelen kurak koşullar, 29 istasyonda anlamlıdır. Kurak sinyaller, Anadolu Yarımadası’nın KDAN bölgesini de içeren geniş doğu bölgesinin dışında kalan tüm yağış bölgelerinde görülür (Şekil 6b). 329 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. 32° 28° 1.85 2.64 40° DENİZİ 1.94 3.85 2.41 2.42 3.56 1.69 3.23 3.54 2.52 2.36 1.50 2.47 3.31 1.99 EGE 2.65 1.22 0.67 0.10 1.56 2.29 50 150 100 200 2.80 36° 32° -2.52 -1.58 -1.35 -1.88 -1.22 -1.93 -1.67 -1.58 -1.12 -0.74 -0.46 -1.62 -1.17 -0.92 -2.10 -1.08 -2.52 -2.21 -0.22 -0.15 -1.21 -2.82 -2.19 -2.04 -2.26 -2.26 -1.75 -1.70 -1.29 -2.21 -2.02 -2.10 -1.94 -1.92 36° -1.21 -1.31 -2.75 -1.99 -0.87 -1.09 -0.77 -1.20 -2.15 -2.55 -2.17 -2.34 -2.22 -1.16 -1.09 -3.00 ve -0.85 -0.50 ve 0.00 DENİZ 0.00 ve 0.50 100 150 28° 200 250 km 0.50 ve 0.60 32° 36° -1.03 -0.81 -0.85 ve -0.50 50 40° -1.07 -2.30 AK 0.56 -0.81 -1.00 -2.27 -1.19 -0.83 -0.99 -1.16 -1.39 -1.81 -1.18 -1.36 44° DENİZ -1.13 -1.14 -1.46 44° 40° -1.28 -2.32 -1.24 0 36° (a) 1963 zayıf NAO 40° 36° KARA Marmara Denizi DENİZİ -0.10 ve 0.00 0.85 ve 4.00 anomalileri -0.84 EGE 0.01 250 km 0.08 -0.15 -0.51 -0.08 1.48 0.00 ve 0.50 kış indisine karşılık 0.50 ve 0.85 gelen kış yağış 28° -0.57 2.14 0.99 1.30 2.90 32° -1.01 1.21 DENİZ 28° 40° 1.08 1.03 2.16 1.17 36° 0.75 2.00 0.27 2.13 0.32 1.62 1.17 2.56 0 40° 2.50 1.65 1.26 AK -0.01 0.65 2.77 0.63 1.03 1.27 0.68 0.38 0.89 2.13 2.98 0.67 0.55 -0.09 1.06 0.18 2.97 2.98 1.78 3.43 2.25 2.17 1.61 1.56 0.79 1.49 2.74 Marmara Denizi 44° DENİZ 1.01 1.33 1.83 40° 36° KARA 1.84 1.56 2.65 40° (b) 1973 kuvvetli NAO kış indisine karşılık gelen kış yağış anomalileri 36° 44° Şekil 7. (a) 1963 zayıf ve (b) 1973 kuvvetli NAOİ kışlarında oluşan normalleştirilmiş yağış anomalilerinin Türkiye üzerindeki alansal dağılışı. Örneklerden açıkça görülebileceği gibi, NAO kış indisi evrelerine karşılık gelen yağış anomalilerinin tutarlılığı, indis değerlerinin birbirini izleyen birkaç yıl boyunca ekstrem (pozitif ya da negatif) değerler gösterdiği dönemlerde artmaktadır. Birleşik yağış çözümlemelerinin ve ilişki katsayıların sonuçlarına uygun olarak, tek yıllık ve özellikle tek kış mevsimlerindeki belirgin yağışlı koşulların ve meteorolojik kuraklık olaylarının da, sırasıyla ekstrem düşük ve yüksek NAOİ anomali yıllarınca kontrol edildiği görülmüştür. 1960-2000 dönemindeki ekstrem NAOİ yılları dikkate alındığında, 1973, 1974, 1983, 1984, 1989 ve 1990 kışlarındaki geniş alanlı şiddetli kuraklıkların, 1973 (+2.4), 1974 (+1.9), 1983 (+1.9), 1984 (+2.9), 1989 (+3.4) ve 1990’daki (+1.9) ekstrem yüksek NAOİ kışlarıyla yakından bağlantılı olduğu bulunur. Öte yandan, alansal olarak tutarlı ve geniş alanlı kuvvetli yağışlı koşulların, 1963 (–4.0), 1968 (–1.1), 1969 (–4.3) ve 1978’deki (–1.6) ekstrem düşük NAOİ kışlarında oluştuğu belirlenmiştir. Bu özel yıllara ilişkin bazı örnekler aşağıda ele alınmıştır: Yıllık ve kış yağışları açısından, Türkiye’deki alansal olarak en tutarlı/geniş ve en kuvvetli yağışlı koşullar, sırasıyla, –2.6 ve –4.0 büyüklüğündeki anomalilere sahip olan 1963 yılındaki ekstrem zayıf NAOİ yılı ve kışında oluşmuştur. 1963 kışında, uzun süreli ortalamanın çok fazla ve aşırı düzeyde üzerindeki yağış koşulları, doğu ve kuzeydoğusu dışında Türkiye’nin büyük bir bölümünde egemen olmuştur (Şekil 7a). Öte yandan, 1973’teki +2.4’lük bir pozitif anomaliyle tanımlanan kuvvetli NAOİ kışında, negatif yağış anomalileri 330 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. istasyonların hemen tümünde egemen olmuştur. Uzun süreli ortalamanın çok fazla ve aşırı düzeyde altındaki yağış koşulları istasyonların çoğunda etkili olmuştur (Şekil 7b). 4. SONUÇLAR VE TARTIŞMA (1) Türkiye yağışları ile NAO indisleri arasında yapılan ilişki çözümlemesinin sonuçları, yıllık ve -yaz dışında- mevsimlik yağış dizilerinin çoğu ile NAO indisleri arasında negatif bir ilişki bulunduğunu ve yağışların yıl içinde NAO’ya verdiği tepkinin önemli mevsimlik farklar gösterdiğini ortaya koymuştur. Özellikle kış ve kısmen de sonbahar mevsimlerinde kuvvetlenen doğrusal negatif ilişki, ilkbahar mevsiminde zayıflamakta ve yaz mevsiminde neredeyse yok olmaktadır. Türkiye yağışları ile NAO indisleri arasındaki negatif ilişkiler, kışın 61 istasyonda anlamlıyken, sonbaharda 23 ve ilkbaharda 8 istasyonda anlamlıdır. (2) Ekstrem NAOİ evrelerine karşılık gelen yağış yanıtları, yaz mevsimi dışında, istasyonların çoğunda zayıf ve kuvvetli NAOİ evreleri arasında belirgin bir zıt anomali deseni göstermiştir. Zayıf NAOİ evresinde, yıllık, kış, ilkbahar, sonbahar ve kısmen de yaz yağışlarının bir artma, kuvvetli NAOİ evresinde ise, -yaz dışında- yıllık ve mevsimlik yağışların bir azalma eğilimi gösterdiği bulunmuştur. Başka sözlerle, Türkiye’de yağışlar, yıl boyunca zayıf NAOİ evresinde çoğunlukla uzun süreli ortalamadan yağışlı koşullarla, kuvvetli NAOİ evresinde ise -yaz dışında- çoğunlukla uzun süreli ortalamadan kurak koşullarla açıklanır. Ancak Türkiye yağışlarındaki NAO sinyalleri, birleşik anomalilerin büyüklüğü ve kısmen de doğası açısından bazı bölgesel farklılıklar göstermektedir. Sonbahar ve özellikle kış mevsimi yağışlarının zayıf ve kuvvetli NAOİ evrelerine gösterdiği tepkiler, Türkiye’nin Karasal İç Anadolu bölgesinde ve genel olarak Akdeniz yağış rejimi özellikli batı bölgelerindeki istasyonların çoğunda anlamlı yağışlı ve kurak sinyaller biçimindedir. Örneğin, Cramer’in tk sınamasına göre, zayıf ve kuvvetli NAOİ evrelerinde kışın ve sonbaharda oluşan yağışlı ve kurak koşullar, sırasıyla istasyonların yaklaşık % 50 ve % 28’inde anlamlıdır ve bu istasyonların çoğu sözü edilen bölgelerde bulunur. Buna karşılık, Türkiye’nin karasal doğu ve güneydoğu bölgelerinde ve Karadeniz kıyı kuşağındaki NAOİ sinyalleri, diğer istasyonlara göre daha zayıftır ya da onlarla zıttır. (3) Kışın öteki mevsimlerden daha kuvvetli olan ilişki katsayıları ve birleşik yağış anomalileri, bu mevsimde Atlantik’teki geniş ölçekli aksiyon merkezleri arasındaki basınç farklılıklarının büyümesiyle açıklanabilir. Bu durum ayrıca, Türkiye’deki yağış oluşumu koşullarının esas olarak Kuzey Atlantik’ten taşınan nemli hava akımlarıyla bağlantılı İzlanda ve Akdeniz kökenli cephesel depresyonlarıyla kontrol edilmesi gerçeğine de bağlanabilir (Türkeş, 1998b; Türkeş vd., 2002). Sonbahar mevsiminde NAOİ ve yağışlar arasındaki negatif ilişkinin ve birleşik yağış anomalilerinin kış mevsiminden göreceli daha zayıf olması ve daha az sayıda anlamlı oluşu, bu mevsimde özellikle Akdeniz yağış rejimi bölgesine giren alanlarda cephesel orta enlem ve Akdeniz depresyonlarının henüz kış mevsimi kadar etkin olmamasıyla bağlantılı olabilir. İlkbahar ve yaz mevsimlerindeki daha zayıf ve karmaşık ilişki ve anomali desenlerine gelince, ilkbahar ve özellikle yaz mevsiminde oluşan yağışlarda, cephesel yağışların yanı sıra yerel konvektif ve orografik yağışların da payının önemli olması ve yıllararası yağış değişkenliğinin yüksek oluşu, NAOİ ile yağışlar arasındaki bağlantıları zayıflatan ana etmenler olarak düşünülebilir. Özellikle yaz mevsimindeki atmosferik kontrol düzeneği, öteki mevsimlerden önemli ölçüde farklıdır (Kutiel vd., 2001; Türkeş, 1998b; Türkeş vd., 2002). Orta enlem ve kuzey Afrika-Asya tropikal (örneğin, Muson alçağı) basınç sistemleriyle kontrol edilen Akdeniz makro ikliminden kaynaklanan yaz kuraklığı, bu mevsimde Karadeniz kıyı kuşağı ve kuzeydoğu Anadolu dışında Türkiye’nin büyük bölümünü etkilemektedir. Topografya, bakı ve karasallık ve bunlarla bağlantılı meteorolojik olaylar (örneğin, yerel 331 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. konvektif sağanaklar ve orajlar, orografik yağışlar, vb.) da, yazın Türkiye üzerindeki bölgesel atmosferik kontrol düzeneklerinin gerçek etkilerini bastırmaktadır. (4) Kış ve sonbahar mevsimlerinde ve yıllık olarak, anlamlı negatif ilişki katsayılarıyla açıklanan tutarlı bölgeler ile ekstrem NAOİ evrelerine karşılık gelen yağış sinyallerinin (anlamlı yağışlı ve kurak koşulların) egemen olduğu bölgeler arasında büyük bir benzerliğin varlığı dikkat çekicidir. Bir başka önemli sonuç, yıllık, kış, sonbahar ve kısmen de ilkbahar mevsimlerinde, Türkiye yağışlarının NAOİ değişebilirliğine verdiği yanıtların, zayıf ve kuvvetli NAOİ evreleri arasında belirgin bir biçimde zıt oluşudur. (5) Bu çalışmanın sonuçları, NAO’nun, kuzey Atlantik, Avrupa ve Akdeniz Havzası’nda olduğu kadar, Türkiye’deki yağış koşullarının alansal dağılışı ve zamansal değişebilirliği açısından, ana atmosferik kaynaklardan biri olduğunu göstermiştir. Bu yüzden NAO indisinin, özellikle kışın, Türkiye yağışlarındaki alansal ve zamansal değişimlerin ve anomali desenlerinin ana atmosferik nedenlerini bulmada olduğu kadar, Türkiye ve çevresindeki bölgesel değişimleri ve anomali desenlerini öngörmeye yönelik model çalışmalarına katkı sağlamak açısından da önemli bir araç olarak kullanılabileceğini önermekteyiz. 5. KAYNAKLAR Ben-Gai T, Bitan A, Manes A, Alpert P, Kushnir Y. 2001. Temperature and surface pressure anomalies in Israel and the North Atlantic Oscillation. Theoretical and Applied Climatology 69: 171-177. Camuffo D, Secco C, Brimblecombe P, Martin-Vide J. 2000. Sea storms in the Adriatic Sea and Western Mediterranean during the last millennium. Climatic Change 46: 209-213. Cullen HM, deMenocal PB. 2000. North Atlantic influence on Tigris-Euphrates streamflow. International Journal of Climatology 20: 853-863. Delitala AMS, Cesari D, Chessa PA, Ward MN. 2000. Precipitation over Sardinia (Italy) during the 1946-1993 rainy seasons and associated large-scale climate variations. International Journal of Climatology 20: 519-541. Erlat, E. 2002a. NAO ve Türkiye. TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi 411: 88-91. Erlat, E. 2002b. Türkiye’de yağış anomalileri ve Kuzey Atlantik Salınımı ile ilişkisi. Prof. Dr. Sırrı Erinç Anısına Klimatoloji Çalıştayı 2002, Bildiriler Kitabı, 193-210. Ege Üniversitesi Coğrafya Bölümü, 11-13 Nisan 2002, İzmir. Hurrell JW. 1995. Decadal trends in the North Atlantic Oscillation and relationships to regional temperature and precipitation. Science 269: 676-679. Hurrell JW, van Loon H. 1997. Decadal variations in climate associated with the North Atlantic Oscillation. Climatic Change 36: 301-326. Kahya E, Karabörk MC. 2001. The analysis of El Niño and La Niña signals in streamflows of Turkey. International Journal of Climatology 21: 1231-1250. Kutiel H, Hirsch-Eshkol TR, Türkeş M. 2001. Sea level pressure patterns associated with dry or wet monthly rainfall conditions in Turkey. Theoretical and Applied Climatology 69: 39-67. Mariotti A, Zeng N, Lau K.-M. 2002. Euro-Mediterranean rainfall and ENSO – a seasonally varying relationship. Geophysical Research Letters 29: 59-1 to 59-4. Rodo X, Baert E, Comin FA. 1997. Variations in seasonal rainfall in southern Europe during the present century: relationships with the North Atlantic Oscillation and the El Nino Southern Oscillation. Climate Dynamics 13: 275-284. Türkeş M. 1996a. Spatial and temporal analysis of annual rainfall variations in Turkey. International Journal of Climatology 16: 1057-1076. 332 III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 2003, İstanbul, Editörler: Şen, O., Şaylan, L., Koçak, K. ve Toros, H. Türkeş M. 1996b. Meteorological drought in Turkey: A historical perspective, 1930-1993. Drought Network News, University of Nebraska 8: 17-21. Türkeş M. 1998a. Karadeniz yağışları. TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi 364: 58-59. Türkeş M. 1998b. Influence of geopotential heights, cyclone frequency and Southern Oscillation on rainfall variations in Turkey. International Journal of Climatology 18: 649680. Türkeş M. 1999. Vulnerability of Turkey to desertification with respect to precipitation and aridity conditions. Turkish Journal of Engineering and Environmental Science 23: 363380. Türkeş M. 2000. Extremes of the El Nino-Southern Oscillation and their connections with rainfall anomalies in Turkey. Çevre Bilim ve Teknoloji Teknik Dergi 1: 1-13 (in Turkish). Türkeş M. 2002. Spatial and temporal variations in precipitation and aridity index series of Turkey. In: Mediterranean Climate – Variability and Trends, Hans-Jürgen Bolle, (ed.), Regional Climate Studies. Springer Verlag, Heidelberg, pp. 181-213. Türkeş M, Sümer UM, Kılıç G. 2002. Persistence and periodicity in the precipitation series of Turkey and associations with 500 hPa geopotential heights. Climate Research 21: 59-81. Türkeş M, Erlat E. 2002. Precipitation changes and variability in Turkey linked to the North Atlantic Oscillation during the period 1930-2000. International Journal of Climatology. (Under review) Wibig J. 1999. Precipitation in Europe in relation to circulation patterns at the 500 hPa level. International Journal of Climatology 19: 253-269. 333
Benzer belgeler
AO-NAO Endekslerinin Mevsimsel Tahmindeki Yeri ve
ülkemizin batı kesimlerinde, Balkanlar ve Akdeniz havzası boyunca yağışların normallerin
altında kaldığını görüyoruz. Peki, pozitif AO yılları hep normallerin altında mı geçmiştir?
Sıcaklıkların no...
Türkiye`de Kuzey Atlantik Salınımı ile Bağlantılı Yağış
Çalışma için, Türkiye yağış rejimi bölgeleri üzerinde iyi bir coğrafi dağılış sergileyen ve kayıt
uzunlukları çoğunlukla 70 yıl dolayında olan 78 istasyon seçildi (Şekil 1).
1-Kuraklik_Afet Risk Yönetimi_Kuraklik Yönetimi_Murat Türkes
Oscillation (NAO) and the Arctic Oscillation (AO)
over the European, the Mediterranean, Northern
African and Turkish Climates as a whole…
• (Hurrell, 1995; Hurrell and van Loon, 1997; Jones et al.,...