dekorasyon - Dara Kırmızıtoprak
Transkript
dekorasyon - Dara Kırmızıtoprak
DEKORASYON 362 Fısıldayan ihtişam İhtişamını sessiz ve zarif bir stille içinde gizleyen bu evde, İstanbul’un eşsiz Boğaz manzarası bir başyapıt edasıyla yaşamın her anına sızıyor. 1980’lerde yapılan ev, Mimar Dârâ Kırmızıtoprak imzalı projesiyle bugünün ihtiyaçlarını karşılarken yarının parametrelerinden de ödün vermiyor. Yapım Melda Onbaşyan. Salon, içeri girildiği andan itibaren sizi karşılayan eşsiz Boğaz manzarası, duvarları süsleyen sanat eserleri, özel bir kompozisyonla bir araya getirilen renk, doku ve formlarıyla bütünlük hissini vurguluyor. Baker’dan seçilen mobilyalar art deco stilinin köşeli hatlarına sahip. Tavanda deri kaplı kanopi ve etrafından süzülen gizli aydınlatmalar mekâna boyut kazandırıyor. Barın arkasında sergilenen fotoğraf Ayşegül Açıkgöz imzalı. 363 DEKORASYON U lus sırtlarından Boğaz’ın eşsiz manzarasını seyreden bu ev, yeni evli genç bir çifte ait. 1980’lere ait bir binada konumlanan dubleks evlerinin, kendi yaşam akışları göz önünde bulundurularak renove edilmesi için Mimar Dârâ Kırmızıtoprak ile bir araya gelmişler. Mimar ve çift arasındaki uyumlu çalışma sonucunda İstanbul’un zarif ruhunu yaşatacak, içinde bulunduğu yapının hikayesini yok etmeden modern yaşama uyarlayacak, zamansız bir yaşam alanı kurgulanmış. Mimar Dârâ Kırmızıtoprak projenin başlangıcını, “Genç İstanbullu çiftin olgun, bilinçli, vakur, geçici olmaktansa yeni kurulan ailelerini sonsuza taşıyacak kalıcı taleplerini değerlendirerek yola çıktık. Binanın da ne olmak istediğini sorarak bir kimlik oluşturmayı hedefledik” diyerek anlatıyor. 364 Mimar Dârâ Kırmızıtoprak. “Genç ev sahiplerinin olgun, bilinçli, vakur, geçici olmaktansa yeni kurulan ailelerini sonsuza taşıyacak kalıcı taleplerini değerlendirerek yola çıktık. Binanın da ne olmak istediğini sorarak bir kimlik oluşturmayı hedefledik.” Mimar Dârâ Kırmızıtoprak Sol sayfada. Salonun sağ kolundaki yemek bölümünün bir duvarı koyu renk aynayla kaplanmış ve manzaranın içerideki etkisinin artması sağlanmış. Mobilyalar Baker marka, Güngör Mobilya’dan alınmış. Sağda. Salonun sol kolunda planlanan parlak cilalı bar ünitesinin dairesel formu Baker marka sarkıt küre aydınlatmalarla tamamlanıyor. Bar, salon genelindeki sert geometrik hatlar arasından hemen ayrılıyor. 365 DEKORASYON Altta. Özel bir ses ve görüntü sistemiyle donatılan televizyon ve sinema odası genç ev sahiplerinin en çok zaman geçirdiği mekânlardan biri. Mobilyalar Roche Bobois’dan seçilmiş. 1980’lerin mimari eğilimleriyle inşa edilen yapının geçmişini bozmamak, İstanbul’un elit ruhunu yaşatmak ve ev sahiplerinin yıllarca eskimeyecek, zamansız bir yaşam alanı yaratma isteğinden yola çıkan Kırmızıtoprak, art deco stilinin kodlarını evin ana yaşam alanlarında uygulamış. Eve kimlik kazandıran sanat eserleri Çağla Cabaoğlu danışmanlığında seçilmiş ve endirekt aydınlatmalarla ön plana taşınmış. 300 m2lik dubleks daire, bizi ilk girişte özel bir kompozisyonla uygulanan mermer zeminli bir antreyle karşılıyor. Salona geçtiğimizde İstanbul’un eşsiz güzelliği ruhumuzu okşuyor. Bu his, içinde bulunduğumuz mekânın bütünlüğü ve zarafetiyle de güçleniyor. Salondaki bar, üzerindeki sarkıt aydınlatma elemanları, tavandaki deri kaplı kanopi, yemek bölümünün bir duvarını kaplayan ve dışarıdaki manzaranın iç mekândaki etkinliğini artıran aynalı niş, marküteri tekniğiyle döşenen parkeler ve bu senfoniye yalın, zamansız, şık stilleriyle katılan Baker marka mobilyalar evdeki atmosferi oluşturan bütünün eşsiz parçaları olarak rollerini üstleniyorlar. Evin giriş katında salon, yemek bölümü ve mutfak dışında; genç çiftin sıkça kullandığı bir televizyon, sinema odası ve misafir süiti bulunuyor. Televizyon odası ve misafir süiti mimar Dârâ Kırmızıtoprak evlerinde görmeye alıştığımız total mekân anlayışıyla kurgulanmış. Yani akıcı bir iletişime sahip mekânlar istenildiğinde iç içe geçebiliyor ya da fonksiyonel separatörler sayesinde birbirlerinden ayrılabiliyorlar. Televizyon odası, misafir süiti ve kordior alanları bir bütün olarak tasarlanarak iletişimi kesmeyen separatörlerle birbirlerinden ayrılmışlar. 366 Üstte solda. Tv odasından çift kanatlı kapılarla ayrılan misafir yatak odasında yatak başı tavana kadar Karum’dan seçilen pudra tonlarındaki tekstillerle kaplanmış. Üstte sağda. Antreden oksit sarı ve cam konstrüksiyonlu bir sürme kapı mutfakla ilişki kuruyor. Mimar Dârâ Kırmızıtoprak özel olarak ilgilendiği bu mekânı seçtiği renk, malzeme ve aksesuarlarla art deco kompozisyonun bir parçası yapmış ve pencerelere taktığı kalın jaluzilerle dönemi vurgulamış. Mutfak, Bulthaup’tan seçilmiş. Altta. Televizyon odası, misafir süiti ve koridor alanları Mimar Dârâ Kırmızıtoprak evlerinde görmeye alıştığımız total mekân anlayışıyla kurgulanmış. Akıcı bir iletişime sahip mekânlar istenildiğinde iç içe geçebiliyor ya da fonksiyonel separatörler sayesinde birbirlerinden ayrılabiliyorlar. 367 DEKORASYON 368 Sol sayfada. Üstte solda ve sağda. Ebeveyn banyosu doğallık hissini yakalayabilmek için mermer ve doğal dokularla tasarlanmış. Çatının eğiminden kaynaklanan yer sorunu fonksiyonel çözümlerle ortadan kaldırılmış. Alçak olan bölümde kurgulanan küvet, yatak ve duş bölümüyle de bir arada. Altta. Çatı katının tam orta aksında konumlandırılan banyo, yatak ve giyinme bölümleriyle sürekli iletişim halinde. Ana malzemeleri ise mermer ve cam. Çatı katına çıkıldığında ise tamamen genç çifte ait, 100 m2lik bir bölüm karşılıyor sizi. Yatak odası, banyo ve giyinme odasından oluşan mekânda tüm alanlar birbirlerinin içine akıyor. Mekân, yatağın hemen yanından çıkılan teras, geniş jakuzi ve muhteşem manzarayla tamamlanıyor. Mekânın dekorasyonu, salonun art deco stiline göre daha modern ve genç bir ruha sahip. Çatının eğiminden kaynaklanan yer sorunu fonksiyonel çözümlerle ortadan kaldırılmış. Alçak ve dar olan bölümler özel olarak tasarlanan dolaplarla şık depolama alanlarına dönüştürülmüş. Yatak, zemine en yakın olabilecek modeller arasından tercih edilmiş. Evin hiçbir detayında devamlılık hissi bozulmuyor. Her ayrıntı genç ev sahipleri, mimar ve yaşam kültürleri arasındaki uyumu ortaya koyuyor. Sonuçta ortaya genç çiftle birlikte yaş alacak, içinde güzel hikâyeler yaratılacak ve sonsuza kadar mutlu yaşanacak bir yuva çıkıyor. Künye Evin yeri: Ulus, İstanbul. Yapı cinsi: 300 m2lik çatı dubleksi. Mimarı: Mimar Dârâ Kırmızıtoprak. www.darakirmizitoprak.com Dekorasyon projesi ve uygulama: Mimar Dârâ Kırmızıtoprak. Mobilya ve aksesuarlar: Mobilyalar, Baker, Güngör Mobilya ve Roche Bobois. Tüm sabit mobilyalar, Ömer Eğilmezler. Aydınlatmalar, Mozaik 220V ve Baker. Şömine, Chesneys. Mutfak, Bulthaup. Vitrifiye, Devon&Devon ve Villeroy&Boch. Parkeler, Parkett. Perdeler, Karum. Sanat danışmanı, Çağla Cabaoğlu. Birbirinin içine akan mekânlar, teras, jakuzi ve manzara, sonsuzluk hissini vurguluyor. Yatak bölümü, banyo ve giyinme odasından oluşan çatı katında çatının eğimi dolayısıyla oluşan yer kayıpları fonksiyonel çözümlerle ortadan kaldırılmış. Burası, özel olarak tasarlanan dolap ve raf sistemleriyle depolama alanı olarak kurgulanmış. Yatak ve kanepe Roche Bobois’dan. 369
Benzer belgeler
maıson françaıse 2012
Çatı katına çıkıldığında ise tamamen genç çifte ait, 100 m2lik bir bölüm karşılıyor sizi. Yatak odası, banyo ve giyinme odasından oluşan mekânda tüm alanlar birbirlerinin içine akıyor. Mekân, yatağ...
Gökyüzüne komşu ev
odası, banyo ve yine bahçeden girişli çamaşırlık ve depo alanları oluşturduk.”
Basit bir elegans içinde dekore edilen evde, dekorasyonun ana elemanları sessizlik, rahatlık ve dinginlik olunca, beya...