çağdaş ve modern sanat müzayedesi
Transkript
çağdaş ve modern sanat müzayedesi
No:28 ÇAĞDAŞ VE MODERN SANAT KARAD PAZARLAMA ve MÜZAYEDECİLİK A.Ş. İz Plaza Giz Kat:16 D:59 Maslak İstanbul, Türkiye İSTANBUL - 3 HAZİRAN 2014 www.beyazart.com ÇAĞDAŞ VE MODERN SANAT MÜZAYEDESİ - XXVIII 3 HAZİRAN 2014 SALI, SAAT 19:00 ZORLU CENTER PSM, MEYDAN FUAYE - İSTANBUL Nejad Melih Devrim (Detay/Detail) Fahrelnissa Zeid (Detay/Detail) ÇAĞDAŞ VE MODERN SANAT MÜZAYEDESİ - XXVIII CONTEMPORARY AND MODERN ART AUCTION Yöneten Auction Director Aziz KARADENİZ 3 Haziran 2014, Salı, Saat 19:00 3 June 2014, Tuesday, 19:00 Zorlu Center PSM, Meydan Fuaye Zincirlikuyu, İstanbul Eserlerin Sergilenmesi Exhibition Period 28 Mayıs - 1 Haziran 2014, Saat 10:00 - 20:00 28 May - 1 June 2014, 10:00 - 20:00 Sofa Hotel, HallArts Salonu Nişantaşı, İstanbul Müzayede öncesi ulaşabileceğiniz telefonlar Contact numbers before the auction date +90 (0) 212 290 70 50 (Pbx) / +90 (0) 532 642 07 77 Müzayede günü ulaşabileceğiniz cep telefonları ve Zorlu Center PSM tarafından tahsis edilen hatlar Contact numbers during the auction day +90 (0) 532 642 07 77 / +90 (0) 532 273 00 19 +90 (0) 212 924 01 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 35 - 36 - 37 (8 hat / lines) Online Katalog www.beyazart.com www.beyazart.com İz Plaza Giz Kat:16 D:59 Maslak İstanbul, Türkiye Zeki Faik İzer (Detay/Detail) Eğitim: Eyüboğlu Eyüboğlu’nda sanatla beslenen çocuklar hayata hep renkli bakar. Her çocuğun bir yeteneği, bir ilgi alanı var. Öğrencilerimizin yaratıcılığını destekliyor, ilgi alanları doğrultusunda gerçek sanatçı ve sanatseverler yetiştiriyoruz. Uluslararası Bakalorya Programı’nı içeren çok yönlü eğitim sistemimizle öğrencilerimizi her yönden geliştiriyor, eğitimimize yaratıcılık ve sevgi katıyoruz. eyuboglu.k12.tr 0216 522 12 12 Fikret Mualla (Detay/Detail) Müzayede Yönetimi Auction Management Aziz A. KARADENİZ Müzayede Departmanı Auction Department Berna ATAHAN Kevser ÖZDER Eser ÖZTUNALI Eda ŞENKAN Hukuk İşleri Legal Issues Av. Korkut ÇEBİ Mali İşler Financial Issues Platin Outsourcing Fotoğraflar Photography Hüseyin ATİŞ Metin KARGIN Tasarım Design Gürkan KIZILSAKAL Halkla İlişkiler Public Relations Zarakol İletişim Web Sitesi Tasarım ve Yönetimi Website Design and Management Pronsa Bilişim Tic. Ltd. Şti. Renk Ayrımı, Baskı ve Cilt Colour Separation, Printing and Binding Bilnet Matbaacılık Biltur Basım Yayın ve Hizmet A.Ş. Dudullu Org. San. Bölgesi 1. Cad. No:16 Dudullu Ümraniye / İstanbul Tel: 444 44 03 Yaşam Şaşmazer Ulaşım Transportation Mehmet DEMİR Barış GÖKYAR Mustafa İPEK Niyazi KALENDER Haşim YILDIZ Katkıda Bulunanlar Special thanks for their commitment to İlhan AYDOĞDU Yahşi BARAZ Zafer BOZBURUN Hasan FURAT Ayçin KÖKÇE Ayşegül ÖZDEMİR I N T R O D U C I N G K E M E R C AT E R I N G Sanatı mutfağınıza taşıyoruz... BAHAR DAVETLERİNİZİ BİZİMLE LEZZETLENDİRİN... KEMER CATERING İz Plaza Giz Kat:16 No:59 Maslak T: 0212 290 62 50 İstanbul Cad. Palms Residance A Blok D:23 Göktürk T: 0212 322 29 86 [email protected] - www.kemer-catering.com Neşe Erdok(Detay/Detail) Ferruh Başağa (Detay/Detail) Kemal Önsoy (Detay/Detail) MÜZAYEDE KATILIM ŞARTLARI Karad Pazarlama ve Müzayedecilik A.Ş. (kısaca “Beyaz Müzayede”) olarak düzenlediğimiz müzayedelere iştirak eden alıcılar aşağıdaki şartları peşinen kabul eder. 1. Şirketimiz satıcı için bir aracıdır. 2. Müzayedelerimizde sadece çağdaş ve modern sanat eserleri satışa sunuluyor olup, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına giren eserler yer almamaktadır. 3. Restorasyon, tamir veya bazı bölümlerin yenilenmesinde genelde açıklamalar yapılır. Tamir veya bazı bölümlerin yenilenmesinden dolayı Beyaz Müzayede sorumlu tutulmaz. Eserler müzayede öncesinde incelemeye sunulmuştur. Bu nedenle müzayedeye katılanların eserleri önceden görmüş ve incelemiş oldukları kabul edilir. Müzayede kataloğunda yer alan eserlerin tanımı için verilen tüm bilgiler sadece kanaattir. Tüm eserlerin ”haliyle” satışa sunulduğunu, alıcı satılan malı pey sürmeden evvel yeterince kontrol ettiğini ve borçlar kanununun 198. maddesinde belirtilen hükümlerden feragat ettiğini kabul ve taahhüt eder. Her eserin yanında haliyle yazma zorunluluğu yoktur. Eserler hakkında verilen bilgiler ve her türlü ilan, taahhüt niteliğinde olmayıp genel bilgi niteliğindedir. Alıcı bu durumu peşinen kabul eder. Beyaz Müzayede satılan malın tekeffülü (garantisi) ile mükellef değildir. Bu konuda müzayedeye katılanlar gelecekte şirketimizden herhangi bir itiraz ve talepte bulunmayacaktırlar. Alıcı müzayede öncesi her eserin nitelikleri ve kondüsyonunu incelemeli ve tarife uyup uymadığını kontrol etmelidir. 4. Müzayedede fiyat artırımı sarih şekilde bayrak kaldırmak suretiyle yapılır. Alıcı bayrak kaldırmak sureti ile yapmış olduğu teklif ile bağlıdır. Alıcı, müzayedenin her ne sebeple olursa olsun butlanını dermeyan edemez. Bayrağın her kaldırılışının ne kadar değer artışını ifade ettiğini belirleme ve bu değeri değiştirme yetkisi şirketimize aittir. 5. Bir kez pey ileri süren alıcı, kendisini meşru şekilde aşan bir diğer pey kabul edilene kadar peyinden sorumlu olarak kalır. 6. Satın alınan eserin bedeli peşin olarak ödenir. Eserin satış bedeli, çekiç fiyatı üzerinden KDV + %7 müzayede şirketi komisyonu (+KDV) ve ödenmesi gereken diğer vergi, resim ve yasal giderler ilave edilerek bulunur. Alıcı, satış bedelinin tamamını ödeyerek eseri en geç 7 gün içinde teslim almalıdır. Bu süre zarfında eserin satış bedeli tam olarak ödenmediği takdirde, Beyaz Müzayede dilerse satış akdini herhangi bir ihtara lüzum kalmaksızın feshe ve uğradığı bilcümle zararlarını ticari faiz ile birlikte tahsile, dilerse satış sonrası düzenlenen fatura ihtara lüzum kalmaksızın, fatura tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte tahsile yetkilidir. Şirketimizin sair dava ve talep hakları saklıdır. Fatura bedeli tahsil edilinceye kadar geçecek süre içinde eserin muhafazası için şirketimizin yapacağı bilcümle masraflar alıcı tarafından ödenmedikçe eser alıcıya teslim edilmez. 7. Müzayede katılımcısının müzayede katılım sözleşmesinde belirttiği açık posta adresine ve diğer iletişim bilgilerine posta, faks, eposta veya telefonla yapılan bildirim ve tebligatların verilen bilgilerdeki yanlışlık, adres değişikliği, adresine geç ulaşma ve P.T.T.’deki gecikmeler nedeniyle müzayede katılımcısına geç ulaşmasından şirketimiz sorumlu değildir. 8. Müzayede kapsamında satışa sunulan eserlerin hak sahibinin rızası dışında elden çıkmış olması durumunda hukuki sorumluluk eserin satışa arzını talep eden kişiye aittir. 9. Şirketimiz, müzayedede yer alan herhangi bir eseri, müzayededen geri çekmek, başka eserle birlikte satmak, birbirinden ayırmak ve satışını reddetme, gerekirse müzayedeyi katalog ve sıra numarasını izlemeden yapma hakkına sahiptir. 10.Şirketimiz eser sahibinden tahmini fiyat aralığının içinde veya üstünde rezerv fiyatı kabul etme hakkına sahiptir. 11.Şirketimiz herhangi bir mazeret göstermeksizin dilediği şahısları müzayede salonuna kabul etmemeye ve artırmasını görmeme yetkisine sahiptir. 12.Müzayedeye katılarak 5.000 TL (beşbin) ve daha yüksek bir bedelle eser satın alan gerçek ve tüzel kişilere 4208 sayılı kanun gereğince kimlik tespiti yapılacaktır. 13.Müzayede açık olarak yapılır. Artırımda bulunup, müzayedeye katılmak demek; yukarıda belirtilen şartların tümünü ve ayrıca bunlara ilişkin şirketimize ait diğer hak ve vecibeleri peşinen kabullenmiş olmak anlamına gelir. Satış gerçekleştikten sonra eserde herhangi bir kusur itirazında bulunulamaz. 14.Katalogda dizgi ve baskı hataları olması halinde müzayede anındaki açıklamalar esas alınır. 15.Katalogda yayınlanan her türlü yazı ve fotoğraf Beyaz Müzayede’nin yazılı izni olmaksızın kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. 16.Alıcıların müzayedede bulunmaları tavsiye edilir. Ancak müzayede öncesi yazılı olarak veya telefonla bildirilen peyleri şirketimiz bu talimatlar çerçevesinde yürütür. Ancak şirketimiz ve çalışanları zuhur edebilecek ihmal veya hatadan ötürü sorumluluk kabul etmez. 17.Telefon ile müzayedeye katılmak şirketimiz tarafından müşteriye verilen bir hizmettir. Telefon bağlantısı herhangi bir sebepten dolayı kurulamadığı veya kesildiği takdirde şirketimiz sorumlu tutulamaz. 18.Kimlik tespiti yaptırarak bayrak numarası alan ve giriş formunu imzalayan herkes yukarıdaki şartları peşinen okumuş kabul etmiş sayılır. 19.Müzayede Katılım Şartlarından doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir. Müzayede TL. üzerinden yapılacaktır. Katalogda yer alan Euro fiyatları sadece bilgilendirmek amaçlıdır. Kullanılan referans kur 2,85 TL/Euro’dur. CONDITIONS OF AUCTION PARTICIPATION Buyers who participate in the auctions organized by Karad Pazarlama ve Müzayedecilik A.Ş. (hereon ‘Beyaz Müzayede’) accept the following conditions in advance. 1. Our company is a broker for the sellers. 2. Only contemporary and modern artworks are auctioned in Beyaz Müzayede. Beyaz Müzayede does not auction any item which falls under the Act of Protection of Cultural and Natural Riches (Article 2863). 3. Restorations, repairs and renovations of some parts are generally stated. Beyaz Müzayede cannot be held responsible for repairs or renovations of parts. Art works are displayed before the auction takes place. Therefore, it is taken for granted that participants of the auction have already seen and examined the pieces. The definitions and information that take place in the auction catalogue are solely the opinions of Beyaz Müzayede and/or the experts. All the art works are put up for sale”as is” and the buyer accepts that he\she has sufficiently examined the piece on sale before he\she made the bid and the buyer also accepts to renounce the judgments stated in Clause 198 of the Law of Obligations. It is not obligatory to state”as is” next to each and every art work. Any information about the art works or any type of advertising cannot be taken as commitments but as general information. The buyer accepts this condition in advance in order to participate. Beyaz Müzayede cannot be held liable for any kind of guarantee or opinion regarding any art work in the auction. The auction participants cannot refer to our company in the future for any objections or demands about this specific condition. Buyers must examine the qualifications and conditions of each art work and must reassure themselves that the art pieces are fit to the descriptions before the auction takes place. 4. Price increases are made explicitly by rising flags in the auction. The buyer is bound with the bid he\she has made by rising the flag. The buyer cannot put forward the invalidity of the auction under any condition. The Auction Director holds the right of determining and/or changing the price increase indicated by each raise of the flag. 5. Any buyer who makes a bid, is responsible for his/her bid unless another bid that exceeds it legitimately is accepted. 6. The price of the purchased art work has to be paid fully in order to receive the auction item. The sales price is determined by the addition of VAT, %7 auctioner’s commission and other taxes and legal costs applied upon the final auction price. The buyer must pay the full sales price within 7 days after the auction date. During this period if the sales price is not paid in full, Beyaz Müzayede can choose to terminate the sales contract without any prior warning and can charge for all its losses together with the commercial interest and it may choose to charge for the interest in effect from the date of the invoice without any prior warning. Beyaz Müzayede holds the rights for any other lawsuits and demands. The buyer is also obliged to pay for the costs undertaken by our company to safeguard the art work until the full price is paid after the seventh day following the auction date. 7. Our company is not responsible for the late receipt of any notices or notifications - sent to the mail address or other contact information such as email address, fax number or phone number that have been given by the auction participant in the participation contract - due to mistakes in the contact information, change of address, late arrival at the address, delays caused by Post Service Company. 8. Only the person who puts up the art work for sale in the auction shall be held responsible legally, in case the art work is discovered not to belong to that person. 9. Regarding art works that are included in the auction, our company holds the right to withdraw any art work from the auction, to sell an artwork together with another, to separate the artworks in a lot, to cancel sale of an artwork and to conduct the auction without following the order in the catalogue. 10.Our company holds the right to accept a reserve price exceeding the estimate price from the owner of the art work. 11.Our company holds the right not to accept certain person(s) into the auction hall and/or not to see their flag raise without any reasons or excuses. 12.Identification procedures will be applied for any person or corporate identity who participated in the auction and purchased items exceeding 5.000 TL (five thousand) according to Article 4208. 13.The auction is conducted openly. Participating in an auction and increasing price mean acceptance of all the above conditions and also our company’s other rights and obligations related to the above. After the sale is completed, one cannot object to the condition of the art work. 14.In case there is mistake in the catalogue, then correction or explanation by the Auction Director made during the auction will be valid. 15.Any written material or picture in the catalogue cannot be published partially or totally without the written consent of Beyaz Müzayede. 16.It is recommended that buyers personally be present at the auction. On the other hand, our company holds the right to accept absentee bids via writing or phone prior to the auction and conduct the absentee bids at best effort basis. However, neither our company nor our employees will be liable or responsible for any negligence or mistake in conducting the absentee bids. 17.Participating in the auction via phone is a a service provided by our company. However, Beyaz Müzayede cannot be held responsible in case the phone connection cannot be established or fails by any reason. 18.Everyone who completes the identification procedure, receives a flag number and/or signs the participation contract, are considered as having read all of the above conditions in advance and accepted them. 19.Courts in the İstanbul jurisdiction will be chosen to solve any conflicts arising from conditions above. The auction will be conducted on TL currency. The Euro quotes are displayed only for information purpose. The referance exchange rate used is 2,85 TL/Euro. Selma Gürbüz (Detay/Detail) Timur Kerim İncedayı (Detay/Detail) Canan Tolon (Detay/Detail) Satıyoyum, Satıyoyum, Saaayt... tım..... LOT 1 Sayat Uşaklıgil (1975) Quartet Resim “Al Pacino Charles Branson Jack Nicholson Jean Paul Belmando” tuval üzeri akrilik imzalı, 4 adet, 50 x 40 cm., 2013 acyrilic on canvas 3.500 - 4.500 TL 1.230 - 1.580 Euro 1975 yılında İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nü bitirdi. 2000 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Sanatçı, en ucuzundan en ihtişamlısına kadar tüm sinema eserlerine, el üstünde tutulmanın itibarını fırça darbeleriyle ifade etmektedir. Eserlerinde, dijital kopyacılık, tekrar ve bolluk içinde kimliklerini yitirme noktasına sürüklenen sinema efsaneleri, yağlıboyanın meşakkati ile tuval üzerinde dimdik ayağa kaldırılmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Uşaklıgil was born in İstanbul in 1975, graduated from the Mimar Sinan Fine Arts University, Faculty of Fine Arts Painting Department and obtained his master’s degree from the Social Sciences Institute of the same university in 2000. With a few brushstrokes, he manages to bestow splendor to all kinds of movies from the cheapest to the most magnificent ones. The cinematographic legends, which are on the verge of losing their identity through digital copying and repetition, recover their glory through his oil paint brush strokes on canvas. The artist works and lives in İstanbul. 25 LOT 2 İrfan Dönmez (1980) “Ben Ego” 1980 yılında Eskişehir’de doğdu. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nden tuval üzeri akrilik Mezun oldu. 2008 yılında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Baskı Sanatları Bölümü’nde imzalı, 150 x 130 cm., 2013 Yüksek Lisansını tamamladı. Halen Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat acrylic on canvas Dalı Sanatta Yeterlik Programı’nda “Resimde Tin ve Beden İlişkisi” adlı tez çalışmasına devam etmekte ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Bozüyük Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarımı 3.500 - 5.000 TL Programı’nda Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır. Yağlıboya resimlerinin kaynağı; kendi 1.230 - 1.755 Euro çektiği fotoğraflarına dayanır. Kimi zaman tripot yardımıyla görüntüyü flulaştırır, fotografik imgeye hareketi katarak durağan ve belirli bir özdeşlik yerine kimliğin muğlaklığı ve devinimi arasındaki ilişkiyi vurgular. Bazen ise farklı anlarda çektiği kendi portrelerini üst üste bindirir. Böylece farklı zamansallıkların birbirine katıldığı şizofrenik bir ben yaratır. Dönmez was born in Eskişehir in 1980. He graduated from Anatolian University Faculty of Education, Painting department. In 2008, he completed his Masters Degree in the department of Printing Arts, in the Faculty of Education of the same university. Today he is enrolled in Gazi University Fine Arts Institute Art Painting department doing his graduate studies on his thesis named ‘’The Relationship between Spirit and Body in Painting’’. Dönmez is a Faculty member at Bilecik Şeyh Edebali University Bozüyük Vocational School Graphic Design. The source of his oil canvases is from his own photographs. Sometimes he blurrs the vision with the aid of his tripod, creates motion by photographic image movement. Causing motion he accentuates the relationship between the ambiguoity of identity and motion. Sometimes he piles self taken photographs one on top of the other all taken in different times and places. This way he creates a schizophrenic ‘Me’. 26 LOT 3 Alp Tamer Ulukılıç (1957) “Figürlü Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 120 x 100 cm., 2009 oil on canvas 4.000 - 5.000 TL 1.405 - 1.755 Euro 1957’de Bitlis’de doğan sanatçı 1975-1982 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Devrim Erbil Atölyesi’nde sanat eğitimi gördü. Eserleri toplum yaşamımızın ayırıcı özelliklerini, geleneksel kültürle çağdaş kültürün çatışmasından kaynaklanan sorunları, insan varlığımızın boyutlarını, anlatımcı bir resim tekniğinin gerekleri doğrultusunda ele aldığı renkçi-figüratif bir anlayışı yansıtır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Ulukılıç was born in Bitlis in 1957. The artist studied in Devrim Erbil Atelier of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). His works reflect the distinctive features of the society, the problems rising from the coflict between traditional and contemporary culture, the dimensions of human beings, the colorist-figurative understanding of the descriptive painting technique. He lives and works in İstanbul. 27 LOT 4 Filiz Azak (1976) “Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 160 x 160 cm. oil on canvas 1976 yılında Manisa’da doğdu. 9 Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nden mezun oldu. Berlin Güzel Sanatlar Akademisi‘nde Prof. George Baselitz Atölyesi’ndeki resim eğitiminin ardından aynı üniversitede sanat masterını tamamladı. Resimlerinde renklerin 4.500 - 5.500 TL öne çıktığı, kütlesel şekillerin hakim olduğu bir üslup göze çarpar. Kendi resim dilini 1.580 - 1.930 Euro oluşturup yapılandırdığı resimlerinde canayakın bir yaklaşım sergilemektedir. Kendi formu ve renkleri içerisinde çok belirgin bir etkiye sahip olduğu halde, yaptığı işlerde asıl dikkati çeken figürlerin doğal orantının dışında bir yapıya sahip olmasıdır. Yaşamını ve çalışmalarını Berlin’de sürdürmektedir. Azak was born in 1976, in Manisa. She graduated from the Faculty of Fine Arts Painting Department at 9 Eylül University. Following her art education at the Prof. George Baselitz Atelier at Berlin Fine Arts Academy, she earned her masters degree in art from the same university. In her paintings, her style stands out with emphasis on color and with dominating massive figures. She established her own art language and exhibits a pleasant approach in her works. Even though, she has her own form and colors that have an effect, the figures that have a different structure other than their natural proportions attracts attention most. She currently lives and works in Berlin. 28 LOT 5 Gülten İmamoğlu (1970) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri akrilik imzalı, 140 x 200 cm. acrylic on canvas 4.000 - 6.000 TL 1.405 - 2.105 Euro 1970 yılında Tokat’da doğdu. 1991’de Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümünü bitiren sanatçı, 1998’de aynı üniversiteden ‘sanatta yeterlik’ derecesi aldı ve öğretim görevlisi oldu. 2005’te Amerika´nın California eyaletinde düzenlenen “53. Sausalito Art Festival”e (San Francisco), ilk Türk sanatçı olarak katıldı. Eserlerinde renk akışımlarının öne çıktığı soyut kompozisyonlar yer almaktadır. Eserleri, parlak renkli fraktallerden ve doğal elementlerden ilham alıyor. Renkleri, sahte renklendirilmiş görsel dünyanın elinden çekip alarak, yaşanır ve dokunası kılıyor. Sezgilerini ve ütopyalarını izleyicinin gerçekliği ile buluşturarak, rengarenk ve dinamik tablolardaki anlamlara ortak ediyor. Yaşam ve ölümü birbirleriyle ilintili hatta ilişkili kılan sanatçının imgeleri, doğum, ölüm ve yaşam düzleminde birbirleriyle eşit ve özdeş görünüyor. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul sürdürmektedir. İmamoğlu was born in Tokat in 1970. The artist graduated from the Painting Department of Education Faculty of Ondokuz Mayıs University in 1991. She received her proficiency in art at Ondokuz Mayıs University and became an instructor. İmamoğlu participated in 53rd Sausalito Art Festival (San Francisco) as a first Turkish artist in 2005. In her paintings there are abstract compositions, which have color flow upfront. Her works inspire from natural elements and bright fractals. She takes away the colos from the fake colored visual world and make them livable and touchable. She makes her sensations and utopias meet with the reality of the spectator and associate with the colorful and dynamic canvases. The artist’s images, which make life and death related and even connected, seem equal and identical on the birth, death and life platform. She lives and works in İstanbul. 29 LOT 6 Mehmet İleri (1957) “Adam” tuval üzeri fresk tekniği imzalı, 100 x 100 cm., 1993 fresco on canvas 2.000 - 3.000 TL 700 - 1.055 Euro LOT 7 Suzan Batu (1954) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 102 x 102 cm., 1997 oil on canvas 2.000 - 3.000 TL 700 - 1.055 Euro 30 LOT 8 Saygun Dura (1964) “Bakar Mısınız?” tek baskı, alucobond üzeri hahnemühle kağıdına basılı fotoğraf imzalı, 150 x 216 cm., 2004 mono print, hahnemühle smooth fine art 4 mm. alucobond 5.000 - 7.000 TL 1.755 - 2.455 Euro 1964 yılında Adana’da doğdu. 1989-1996 yılları arasında bir reklam ajansında Fotoğrafçı ve Fotoğraf Direktörü olarak çalışmış olup, 1996’dan günümüze, kendi atölyesinde Tanıtım Fotoğrafçısı olarak meslek yaşamına devam etmektedir. Birçok üniversitede Tanıtım Fotoğrafçılığı ve Yaratıcı Fotoğrafçılık üzerine seminerler veren Dura, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Bölümü, Bahçesehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Fotoğraf Bölümü ve İstanbul Fotoğraf Merkezi’nde Tanıtım Fotoğrafçılığı, Stüdyo ve Işık Teknikleri dersleri vermektedir. Ulusal ve uluslararası ödülleri olan sanatcı, İstanbul ve New York’da kişisel sergiler gerçekleştirmiş olup, birçok karma sergiye katılmıştır. Sürrealizm izleği üzerinden yapıtını oluşturan Saygun Dura, bir yandan bireyin günümüz dünyasındaki konumunu irdelerken, bir yandan da Max Ernst, René Magritte ve Salvador Dali gibi sanatçılara göndermeler yaparak, fotoğraflarına nostaljik bir boyut kazandırmaktadır. İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Saygun Dura was born in Adana in 1964. During 1989-1996, he worked as a photographer and photograph director in an advertising agency. Starting in 1996, he works as a photographer in his own studio. He teaches photography and gives seminars in a number of universities; Graphics Department of Mimar Sinan Fine Art University, Bahçeşehir University, and İstanbul Photography Center. He has many local and international awards. He held solo shows both in İstanbul and New York and also participates in group shows. Saygun Dura analyzes the place of the individual in today’s world, at the same time; he has references in his work to Max Ernest, Renee Magritte and Salvador Dali, which add a dimension of nostalgia to his work. He lives and works in İstanbul. 31 “BOŞLUKTA” 2011 LOT 9 Sema Maşkılı (1980) “Boşlukta” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 180 x 140 cm., 2011 oil on canvas 4.500 - 6.000 TL 1.580 - 2.105 Euro 1980 yılında Edirne’de doğdu. İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nün ardından Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisansını tamamladı. Figüratif bir üslupla çalışan ve resimlerinde esas olarak kendi yaşantısından önemli kesitler anlatan Maşkılı, romantik ve sembolist bir yaklaşımla ürettiği kompozisyonlarda, bedenin tinselliği üzerine yoğunlaşarak tuvalde farklı psişik etkiler yaratmayı amaçlamaktadır. Berlin ve Moldova’da da sergilere katılan sanatçı, çalışmalarına İstanbul’daki atölyesinde devam etmektedir. Maşkılı was born in Edirne in 1980. She graduated from the Fine Arts Department of the Mimar Sinan University after she graduated from İstanbul Anatolian Fine Arts High School. She earned her graduate degree from the same university. She paints essentially sections of her life and the compositions that she creates with romantism and symbolism focus on the spirituality of the body. She has a figurative style. The artist has participated in shows in Berlin and Moldova. She works in her studio in İstanbul. 32 “çatıda parti” 1999 LOT 10 Mustafa Pancar (1964) “Çatıda Parti” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 115 x 149 cm., 1999 oil on canvas 5.000 - 6.500 TL 1.755 - 2.280 Euro 1964 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, 1987’de Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. 1998’de Hafriyat Sanat Grubu ile birlikte çalışmaya başladı. Çalışmaları genellikle resim, çizim ve videolardan oluşan sanatçı günlük şehir yaşamından sahneleri, popüler gündelik imajları malzeme olarak kullanır. Temelde sanatın popülerlikle olan ilişkisini öyküleyen sanatçı, çoğunlukla İstanbul’daki yaşamları, insan canlılığı ve insan topluluklarını, çalışan, üreten, aktif haldeki insanların durumlarını irdeliyor. 2004 yılında Hafriyat grubu ile birlikte Münih’de sergi açan ve 9. ve 10. İstanbul Bienal’lerine katılan sanatçı yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Mustafa Pancar, born in 1964 in İstanbul, graduated from the Mimar Sinan Fine Arts Academy in 1987. He started working with the Hafriyat Art Group in 1998. He paints scenes of daily urban life in his drawings, paintings and videos portraying popular urban life in İstanbul with lively images of actively working people. He participated to the Hafriyat Group Munich Exhibition in 2004 as well as the 9th and 10th İstanbul Biennales. He works and lives in İstanbul. 33 LOT 11 Ali Kotan (1959) “Figürlü Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 150 x 200 cm., 2009 oil on canvas 6.000 - 8.000 TL 2.105 - 2.805 Euro 1959 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Bölümü’nü bitirdi. Grupların dışında kalmaya ve bağımsız çalışmaya özen gösterdi. Gövdesel formun insan enerjisini dışa vuran anlatımcı ifade olanaklarını, toplumsal bir dinamizmle bütünleştirdiği resimleri, insanın tükenmezliği ve dayanışma gücü çevresinde anlam kazanır. Boyanın esnek oluşumları, taşkın ve kabına sığmaz bir devinimi dışlaştırmakta başlıca etken olarak değerlendirilir. Özellikle 1980’li yıllarda, gerçekliğin sorgulanmasını temel alan genç kuşağın köktenci değişime yönelik eğilimleri kapsamında, bu kuşakla özdeş tavırların içinde yer alır. Ankara’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Kotan was born in Ankara in 1959. He graduated from the Painting Department of Gazi Institute of Education. He was keen on not belonging to groups and took care to work independently. He combines the form of the body with an overflowing human energy, expression of speech and social dynamism. His works gain meaning within the framework of the inexhaustibility of human beings and the power of cooperation. The elastic formation of paint is evaluated as a basic factor for externalizing the excessive and overflowing motion. Especially in the 1980’s, he shared the same attitude with the younger generation who had the tendency to support radical change and to question the reality. He lives and works in Ankara. 34 “emniyet müdürü” 1995 LOT 12 İbrahim Örs (1946) “Emniyet Müdürü” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 133 x 111 cm., 1995 oil on canvas 1946 yılında Erzincan’da doğdu. 1965-1971 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde öğrenim gördü. Toplumsal yaşamın çoğu zaman gözden kaçan ayrıntılarını, gülmece öğeleriyle süsleyerek, ince bir resim işçiliğiyle işleyen sanatçı, gerçekliğin abartılmış anlam yükünü deformasyon tekniğine uyarlı bir çizgiyle yansıtır. Yaşamını ve çalışmalarını Bodrum ve Danimarka’da sürdürmektedir. Örs was born in Erzincan in 1946. He studied at the Painting Department of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University) between 19651971. The artist, who operates painting with delicacy and deals the ignored details of the social life by decorating with humor, reflects exaggerated meaning loaded with the reality in harmony of the deformation technique. He lives and works Bodrum and Denmark. 35 Fotoğraf: Yahşi Baraz 6.000 - 8.000 TL 2.105 - 2.805 Euro LOT 13 Bahar Kocaman (1961) “Mavi Soyutlama” tuval üzeri akrilik ve yağlıboya imzalı, 160 x 130 cm., 2010 oil and acrylic on canvas 1961 yılında Edirne’de doğdu. 1983’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nü bitiren sanatçı ilk kişisel sergisini 1987’de 5.000 - 6.500 TL İstanbul’da açtı. 1998 yılında aynı üniversitede doktora 1.755 - 2.280 Euro yaptı. Geçmiş dönem resimleri geniş ve anlatımcı fırça tuşlarına dayanan figüratif soyutlamalardan oluşmaktadır. Son dönem resimleri ise soyut kolajlı kompozisyonlar içermektedir. Halen Beykent Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan sanatçı, yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Kocaman was born in Edirne in 1961. The artist, who graduated from the Painting Department of Mimar Sinan Fine Arts University in 1983, featured her first solo show in İstanbul in 1987. She completed her doctorate degree in 1998. Her former paintings were composed of figurative abstractions based on comprehensive and descriptive brush touches. However, her recent paintings include abstract collaged compositions. She is still working as an instructor for Beykent University. She lives and works in İstanbul. 36 LOT 14 Mustafa Karyağdı (1961) “bir aşk hikayesi” 2012 1961 yılında Konya’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Yüksek Resim Bölümü’nü bitirdi. Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Anabilim Dalında öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Sanatçı, imgenin hem kendisi hem de kavramsal olarak algıdaki değişiminin ortaya konmasını amaçlamaktadır. Görsel bir metin olarak ele aldığı imgeyle bir tür kendi analizine yönelen sanatçı sekiz 8.000 - 10.000 TL kişisel sergi açtı. Eserlerindeki konvansiyonel konuların, izleyicinin bildiği, tanıdığı ve benimsediği ikonografiler olması, sanatsal bir soruşturmaya, izleyicinin kendisini 2.805 - 3.510 Euro sorgulamasına, sanatsal tabuların da irdelenmesine olanak sağlamaktadır. Çalışmalar temelde bir “çözümleme - bireşim” bir “bozma – yapma” eylemi üzerine kuruludur. Özel ve Resmi müzelerde ve koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçının eserleri 100’ü aşkın karma sergide yeralmıştır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. “Bir Aşk Hikayesi” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 150 x 200 cm., 2012 oil on canvas Karyağdı was born in Konya in 1961. He studied painting at the Mimar Sinan Fine Arts University, Faculty of Fine Arts. He works as a faculty member in the Painting Department of Atatürk Education Faculty in Marmara University. Karyağdı aims to expose both the image itself and its change in its perception conceptually. He considers the symbol as a visual essay and in a way tends to analyze himself. The artist had 8 solo shows. The fact that the conventional subjects in his works are iconographic which should be recognized and embraced by the viewer allows them question themselves examine artistic taboo. The works basically depend on “analysis-synthesis” which is to “destroy and construct”. His works are held in public and private museums, and he participated in more than 100 group exhibitions. He currently lives and works in İstanbul. 37 LOT 15 Yiğit Yazıcı (1969) “Yarın Olacak, Değil Mi?” tuval üzeri akrilik imzalı, 130 x 130 cm., 2006 acrylic on canvas 1969 yılında Bursa’da doğdu. 1992’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar 5.000 - 6.500 TL Fakültesi Resim Bölümü, Özdemir Altan Atölyesi’nden mezun oldu. Menasa Art Fair, Beyrut, Lübnan, Next Artfair, Tally Beck Contemporary, Chicago/USA, ArtMRKT, Tally Beck Contemporary, San 1.755 - 2.280 Euro Francisco/USA, Art Asia Miami Hat Art Fruit, Miami USA, Asian Art 2010 Tally Beck Contemporary, New York, NY USA, La Table de Tee Tally Beck Contemporary, Bangkok Thailand, Scope ArtAsia Fair, Hat ArtFruit, Miami USA, Scope Art Fair, Hat ArtFruit, Basel Switzerland, Artasia Sanat Fuarı, Miami ABD’de fuarlara katılmış ve Seattle Town Hall, ABD, Den Haag, Hollanda, Beyrut, Lübnan, Markus Garvey Park, New York, ABD’de kişisel sergiler açmış olan sanatçı Yurtiçinde de çeşitli karma ve kişisel sergiler açmıştır. Renkliliği bir sıfat olmaktan çıkarıp, bir gerçeklik olarak karşımıza çıkaran sanatçı “Soyut Dışavurumcu” tarzın öne çıktığı tuval çalışmalarının yanı sıra fonksiyonel sanat eserleri de yapmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Born in Bursa in 1969, graduated from the Özdemir Altan Studio in Mimar Sinan Fine Arts University Faculty of Fine Arts. He held solo exhibitions in Miami, Seattle Town Hall, Den Haag, Hollanda, Beirut, Lebanon, Markus Garvey Park, New York, and participated in numerous group exhibitions in Turkey and abroad. Yazıcı has also participated in; Menasa art Fair, Beirut, Lebanon, Next Artfair, Tally Beck Contemporary, Chicago/USA, ArtMRKT, San Francisco/USA, Art Asia, Hat Art Fruit, Miami/ USA, Asian Art 2010, New York, N.Y/ USA, La Table de Tee, Bangkok Thailand, Scope Art Fair, Basel Switzerland. Color to him is more real then a description where he displays it as “Abstract Expressionist” style, and creates functional artworks. Yiğit Yazıcı works out of his studio in İstanbul. 38 LOT 16 Haluk Özden (1956) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri akrilik imzalı, 160 x 135 cm., 2008 acrylic on canvas 8.000 - 10.000 TL 2.805 - 3.510 Euro 1956 yılında İstanbul’da doğan sanatçı Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra Fransa’nın Grenoble kentinde bir yıl ekonomi okudu. Ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden 1983 yılında yüksek lisans diplomasını alarak üstün başarıyla mezun oldu. Resimlerinde foto realist öğelere ağırlık vererek fantastik ve gerçeküstücü kurgulamaları, fizik-üstü gerçeklikleri ön plana çıkarmaktadır. Son dönem yapıtlarında net bir sadeleşmeye doğru gitmekte olan Özden, yalın ve belirgin geometrik formlarla soyut resme yönelmiştir. Sanatçı yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Born in İstanbul in 1956. Graduated from Galatasaray High School studied Economics for a year in Grenoble, France. Then, he received his Masters degree from the Mimar Sinan Fine Arts University, with honors. In his works, he combines fantastic and the surrealist fiction to the foreground by using photo-realist elements. Özden, who recently selected the path of simpleness, turned towards abstract art with pure and well defined geometric forms. Haluk Özden lives and works in İstanbul. 39 LOT “Sirk, Fernand Leger’e Saygı” 2009 17 Mustafa Altıntaş (1946) “Sirk, Fernand Leger’e Saygı” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 170 x 140 cm., 2009 oil on canvas 8.000 - 12.000 TL 2.805 - 4.210 Euro 1946 yılında Akşehir’de doğdu. Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Bölümü’nü bitirdi. Avrupa sınavını kazanarak, sanat öğrenimini pekiştirmek üzere Paris’e gitti. Karışık teknik uyguladığı kompozisyonlarında, nesne, mekan ve çevre bağlantısının, somut-anlamsal ilişkileri üzerinde durmakta, kadın bedeninin erotik versiyonlarına yönelmekte, zaman zaman da video sanatının görsellik olanaklarını, çevresel sanat eşliğinde değerlendirmektedir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Altıntaş was born in Akşehir in 1946. He graduated from the Fine Arts Department of Gazi Institute of Education. He passed the examination for European Apprenticeship, and enhanced his art education in Paris. He applies mixed technique in his compositions, concentrates on the relation of the object, the space and the environment in his works, and he is inclined to use the erotic versions of the female body. From time to time, he also uses the visual video art in accompany with environmental art. He lives and works in İstanbul. 40 LOT 18 Hüsamettin Koçan (1946) 1946 yılında Bayburt’da doğdu. İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi) Resim Bölümü’nü bitirdi. 1978’de Avusturya hükümetinin bursuyla Salzburg Yaz Akademisi’ne katıldı. 1993 yılında profesör olan Koçan uzun yıllar Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi dekanı olarak görev yapmıştır. İlk dönem çalışmalarında, lokal ışık etkileriyle torso olarak insan bedeninin anatomik öğeleri, soyutçu biçim anlayışı düzeyinde yer alır. Figür imajının giderek 9.000 - 12.000 TL silindiği daha sonraki resimlerinde, renkçi anlayış ön plana geçer, soyut hacimselliğin 3.160 - 4.210 Euro öngörüldüğü ve temel motiflerin benimsendiği yeni bir eğilim kendini gösterir. Anadolu sanatının yeni kalesi Bayburt Baksı Müzesi’ni kurarak ütopyasını gerçekleştirmiştir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. “Figürlü Kompozisyon” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 180 x 180 cm., 2009 mixed media on canvas Koçan was born in Bayburt in 1946. He graduated from the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Marmara University). In 1978, he attended the Salzburg Summer Academy with a scholarship given by the Austrian government. In 1993, Koçan became a professor and served as the Dean of Fine Arts Faculty of Marmara University for many years. In his early works, the anatomic elements such as the torso of the human body with the effects of local light were in the level of abstract style. In his later works, the image of figure had gradually faded away, understanding of color has become the forefront and a new inclination emerged with abstract volumes and the acceptance of basic motifs. He realized his utopia by founding “Bayburt Baskı Museum” the new castle of Anatolian Art. Hüsemettin Koçan lives and works in İstanbul. 41 “bahar fırtınası” 2007 LOT 19 Rasin Berk (1947) “Bahar Fırtınası” tuval üzeri akrilik imzalı, 110 x 220 cm., 2007 acrylic on canvas 2.500 - 3.500 TL 875 - 1.230 Euro 1947’de Trabzon’da doğdu. 1971-1974 yılları arasında Londra’da St Martin’s School Of Art’da öğrenim gördü. 1974-1996 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri Los Angeles’de sanat çalışmalarını sürdürdü. Minneapolis’de Charles Bolles Roger’s Art Foundation’da sanat danışmanlığını sürdürmenin yanı sıra Amerika ve Avrupa’da sanatsal faaliyetlerine devam etti. Bu dönemde Los Angeles’da Jack Rutberg Art Gallery, Petersan Gallery ve Avrupa’da Wilma Wayne Gallery, Peter Roth Galerie gibi çeşitli galerilerde 18 kişisel sergi düzenlemiştir. Bolles Rogers, Arnold Hammer, Norden Simon’s, John Portman koleksiyonlarında eserleri bulunmaktadır. Sanatçı çalışmalarını Bodrum-Yalıkavak, İstanbul ve Brüksel’deki atölyelerinde sürdürmektedir. Berk was born in Trabzon in 1947. He studied in St Martin’s School Of Art, London between 1971 and 1974. He continued to study art in Los Angeles, USA. Besides being an art consultant in Charles Bolles Roger’s Art Foundation, Minneapolis he continued to his works in Europe and USA. In this period he held 18 personal exhibitions in various galleries like Jack Rutberg Art Gallery, Petersan Gallery in Los Angeles and Wilma Wayne Gallery, Peter Roth Galerie in Europe. His artworks are included in the collections of Bolles Rogers, Arnold Hammer, Norden Simon’s and John Portman. He works in his ateliers in Bodrum-Yalıkavak, İstanbul and Brussels. LOT 20 Bedri Baykam (1957) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 66 x 91 cm., 1991 oil on canvas 5.000 - 6.500 TL 1.755 - 2.280 Euro 1957 yılında Ankara’da doğdu. 1975-1979 yıllarında, Paris’te Pantheon-Sorbonne’da Ekonomi öğrenimi gördü. 1979-1980’de Paris’te L’Actorat’da oyunculuk üzerinde çalıştı. 1980-1983 yıllarında, Kaliforniya’da College of Arts and Crafts’ta, sinema ve resim dallarında öğrenimini geliştirdi. Bir protesto ya da karşı-sanat olarak da yorumlanabilecek resimlerinde, çağdaş Amerikan dışavurumcu resmine ve özgür anlatımcılığa yakın bir üslup niteliği saptanmaktadır. Bedri Baykam dünyaca ünlü sanat eleştirmeni Edward Lucie Smith’in hem “Art Today” hem de “Art Tomorrow” kitaplarında yer almış tek çağdaş Türk sanatçısıdır. Yurtiçi ve yurtdışında çeşitli müze ve koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Baykam was born in Ankara in 1957, Baykam studied Economics at Pantheon-Sorbonne University in Paris during 1975–1979. He practiced acting at L’Actorat in Paris between 1979 - 1980. He continued his education on cinema and painting at the College of Arts and Crafts in California during 1980 and 1983. His paintings, which can be interpreted as a protest or con-argument towards art, has a style that is close to modern American liberal expressionism. Bedri Baykam is the only contemporary Turkish artist that was included in both of Edward Lucie Smith’s books, Art Today and Art Tomorrow, a worldwide famous art critic. His artworks are in several museums and private collections in Turkey and abroad. Lives and works in İstanbul. 43 LOT 21 Şenol Yorozlu (1950) “düşünceler” 1989 “Düşünceler” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 145 x 117 cm., 1989 oil on canvas 7.000 - 9.000 TL 2.455 - 3.160 Euro 1950 yılında Trabzon’da doğdu. Sanat yaşamına erken yaşlarda karikatür çizerek başladı. 1973–1978 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü, Neşet Günal Atölyesi’nde sanat eğitimi gördü. Kendi olanaklarıyla Avrupa’da 1975– 1977 yıllarında, sanat araştırmaları yaptı. Soyut anlayışta yoğunlaşan resimleri, figürü soyut bir izlenim olarak içinde saklar. Eserlerindeki büyük lekeler ve geniş tuşlar, soyut anlatımcı bir sanat görünüşüne belirginlik kazandırır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul ve İzmir’de sürdürmektedir. Yorozlu was born in Trabzon in 1950. He started his art life with drawing caricatures at his early ages. He studied in Neşet Günal Studio at the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University) between 1973-1978. He conducted art research in Europe with his own resources between 1975-1977. His paintings mostly have the abstract understanding conceal the figure as an abstract impression. The big stains and wide strokes in his works clarify the abstract expressionist art understanding. He lives and works in İstanbul and İzmir. 44 LOT 22 Mahir Güven (1958) “atölye” 1998 “Atölye” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 150 x 180 cm., 1998 oil on canvas 10.000 - 14.000 TL 3.510 - 4.910 Euro 1958 yılında İstanbul’da doğdu. 1976-1981 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü Neşet Günal Atölyesi’nde öğrenim gördü. Rönesans resminden figürlerin de yer aldığı resimlerinde, Türkiye’de geleneksel kültürden batı kültürüne geçiş döneminin sorgulaması hissedilmektedir. Sanatçı resimlerinde eleştirel bir yöntem geliştirmekte ve toplumsal mesajlara öncelik vermektedir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Güven was born in 1958 in İstanbul. He studied in Neşet Günal Atelier in the Painting Department of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan University) between 1976-1981. In his works, the analysis of the transition period from traditional culture to western culture can be seen. His works also contain fi gures belonging to the Renaissance era. He developes a critical technique and prioritizes social messages. He lives and works in İstanbul. 45 LOT 23 Tanju Demirci (1961) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 150 x 150 cm., 2006 oil on canvas 2.500 - 3.500 TL 875 - 1.230 Euro 1961 yılında Keşan’da doğdu. 1984’te Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nü bitirdi. Aynı yıl İtalya’da araştırmalar yaptı. 1986’da Devrim Erbil Atölyesi’nde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Simge ve işaretlerden oluşan biçim repertuarını, soyutçu bir renk ve kompozisyon anlayışı ile dengeleyen çalışmalar yapmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Tanju Demirci, born in Keşan in 1961, graduated in 1984 from the Art Department of the Ataürk Faculty in Marmara University and completed his master’s degree at the Devrim Erbil Workshop in 1986. He currently teaches art the Marmara University Fine Arts Department. His works reflect an artistic repertoire of symbols and signs balanced by abstract colors and compositions. 46 LOT 24 Maide Bulak (1973) “Lejant - İki Yapının Ortaya Çıkması” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 105 x 169 cm., 2011 mixed media on canvas 4.000 - 5.500 TL 1.405 - 1.930 Euro 1973 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Aynı Üniversitede Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Bölümü’nde Yüksek Lisansını tamamladı. Resimlerinde, lekenin varlığını ortaya çıkarırken arka fonda siyahın onlarca tonunu kullanarak renklerle ilişkiye geçecek dokular yaratıyor. Tek renk üzerinden varyasyonlara gidip onların dokuyla ancak mırıltılarla duyulabilecek bir iletişime geçmelerini sağlarken ansızın yüzeyde patlattığı soğuk-sıcak renk karşıtlığıyla sessizliği parçalıyor. Bu kez lekeler dokuyla kaynaşmak yerine birer kolaja dönüşüyor. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’ da sürdürmektedir. Bulak was born in 1973 in İstanbul. She graduated from the Faculty of Fine Arts at Marmara University. She completed her graduate work at the same university at the Art Department of Institute for Social Sciences. In her works, she unveils the presence of the stain by using tens of black shades in the background and this way she creates textures that interact with the color. She abrupts the serenity by creating a warm-cold color opposition on the surface meanwhile she allows a humming communication with the texture through entering different variations of a single color. This time, the stains -instead of blending with the texture- turn into collages. Presently, she lives and works in İstanbul. 47 LOT 25 Ertuğrul Ateş (1954) “Hayal” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 150 x 150 cm., 1996 oil on canvas “hayal” 1996 5.000 - 6.000 TL 1.755 - 2.105 Euro 1954 yılında Adana’da doğan Ateş, 1973 yılında resim eğitimine başladı. Halil Akdeniz, Mürşide İçmeli ve İsmail Gümüş hocaları oldu. 1977’de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nü bitirdi. 1977-1979 yılları arasında Londra’da Kingsway Princeton Yüksekokulu ve Berhnal Green Enstitüsü’nde çalışmalar yaptı. 1980 yılında İstanbul’da ilk resimleri sergilendi ve profesyonel sanat hayatına bu sergi ile başladı. 1987 yılında ani bir kararla New York’a yerleşti ve 1988 yılında New York’ta ilk kişisel sergisini açtı. Çok kısa sürede bu ülkede kendini ispat ederek çalışmalarını sürdürdü. Düşsel bir mekan içinde, insan ve doğa elemanlarının uçuşan bir kurdele motifi eşliğinde işlendiği resimleri, fantastik-gerçekçi bir eğilimin ürünleridir. Yaşamını ve çalışmalarını Türkiye ve New York’ta sürdürmektedir. Ateş, born in Adana in 1954, started his painting education in 1973. His mentors were Halil Akdeniz, Mürşide İçmeli, and İsmail Gümüş. He graduated from the Painting-Work Department of Gazi Institute of Education in Ankara in 1977. He worked in Kingsway Princeton School and Berhnal Green Institute in London during 1977 to 1979. His professional life started with a solo exhibition in İstanbul in 1980. He then moved to New York in 1987 and held his first solo exhibition in New York in 1988. In a short period of time, he proved himself in New York where he continued his work. His works contain surreal backgrounds where human and natural agents are processed in the accompaniment of floating ribbons and his works are the products of a fantastic-realistic approach. He is currently working both in Turkey and New York. 48 LOT 26 Mehmet Güler (1944) “Bequemlichkeit - Rahatlık” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 100 x 130 cm., 2000 oil on canvas 6.000 - 8.000 TL 2.105 - 2.805 Euro “BequemlIchkeIt - Rahatlık” 2000 1944 yılında Malatya’da doğdu. 1965 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü bitirdi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan Avrupa sınavını kazanarak ihtisas için Almanya’ya gitti ve Kassel Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrenimini tamamladı. 1977 yılından beri Kassel kentinde serbest sanatçı olarak yaşamaktadır. Yurtdışında çeşitli müze ve galerilerde kişisel sergiler açmış, grup sergilerine, bienallere, trienallere ve uluslararası sanat fuarlarına katılmıştır. Eserlerinde çıplak figürleri, gruplar halinde geniş kompozisyon yüzeylerini bölecek biçimde işler. Renk, temel resim elemanıdır. Çizgisel motifler, bu renkliliğe görsel birer alternatif oluşturur. Güler was born in Malatya in 1944. He graduated from the Painting Department of Ankara Gazi Education Institute in 1965. After succeeding in an examination of Ministry of Education, he went to Germany and completed his education in Kassel Fine Art Academy. He has been living in Kassel as an independent artist since 1977. He held solo exhibitions in many museums and galleries abroad. He participated in group exhibitions, biennials, triennials, and international art fairs. In his paintings he handles naked groups in a way that they divide the wide composition space. Color is his basic painting feature. Drawing patterns are the visual alternatives to this colorfulness. 49 “SOLAK MURAT” 2010 LOT 27 Mehmet Çetiner (1960) “Solak Murat” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 140 x 170 cm., 2010 oil on canvas 1960 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. 1984 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar 5.000 - 6.500 TL Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Yüksek Resim Bölümü’nden mezun oldu. 1988’de 1.755 - 2.280 Euro Deniz Müzesinde Plastik Sanatlar uzmanlığı görevinde bulundu. 1991’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Heykel Müzesi’ne uzman olarak geçiş yaptı. Halen Müze Müdür Yardımcısı olarak görevine devam eden sanatçı, 16’sı kişisel olmak üzere çok sayıda karma, yarışmalı sergi ve fuar etkinliklerinde yer aldı. Yurt içinde ve dışında çeşitli koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır. Soyutçu anlayışa bağlıdır. Renk parçalarının serbestçe yayıldığı yüzey üzerinde, leke ayrımlarının derinlik etkisini öne çıkardığı geometrik bölünmelere gitmekte, soyut espas kavramını biçimlendirici bir görüşe bağlı kalmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Çetiner was born in Kahramanmaraş in 1960. He graduated from the Painting Department of Mimar Sinan Fine Arts University in 1984. In 1988, he started working in the Naval Museum and later in 1991, Was transferred to the Art and Sculpture Museum of Mimar Sinan Fine Arts University. Presently, he is the assisant manager of the Museum. He is a solid believer of abstract approach. In his paintings, he prefers geometrical divisions, where the depth effects of stains are highlighted on a surface, on which pieces of colors are diffused freely and abstract space concept is emphasized. He held 16 solo shows and particpated in many group shows. He lives and works in İstanbul. 50 LOT 28 Adem Genç (1944) “Dağınık Nizam” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 165 x 200 cm., 2010 oil on canvas “dağınık nizam” 2010 18.000 - 22.000 TL 6.315 - 7.720 Euro 1944 yılında Rize’de doğdu. 1965’de Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Bölümü’nü bitirdi. 1966’da Almanya ve İngiltere’ye giderek incelemelerde bulundu. 1971–1974 yılları arasında Saint-Martin’s School of Art’ta yüksek lisans yaptı. İlk sergisini 1972’de Londra’da açan sanatçı 1974–1975 yıllarında Samsun Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1980-1983’te Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. 1988’de doçent, 1994’te de profesör oldu. Çeşitli ödüller ve mansiyonlar kazanmış olan sanatçının resimleri büyük geometrik biçimler içeren soyut kompozisyonlardan oluşmaktadır. İstanbul Beykent Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan sanatçı yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Genç was born in Rize in 1944. He graduated from the Fine Arts Department of Gazi Institute of Education. In 1966, he went to Germany and England and continued his works there. During 1971-1974 he earned his MA degree from Saint-Martin’s School of Art. He had his first exihibiton in 1972 in London. He worked as a research assistant in the Fine Arts Department of Samsun Institute of Education during 1975-1976. From 1980 to 1983, he completed his Ph.D in the Fine Arts Faculty of Ege University. He became an associate professor in 1988 and professor in 1994. His artworks received various awards and merits. His paintings are abstract compositions that contain sizable geometric shapes. He works for Beykent University in İstanbul. 51 “sebastıan” LOT 29 Pınar du Pre (1972) “Sebastian” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 184 x 110 cm., 2014 mixed media on canvas 8.000 - 12.000 TL 2.805 - 4.210 Euro 1972 yılında Viyana’da doğdu. Künstlerhaus, Wiener Werktstaette’nin bıraktığı yoğun sanat ortamından etkilenerek yetişti. 1994 Viyana Üniversitesi’nde Marketing dalından mezun olan Du Pre aynı dönemlerde Werkstaette für Kunst und Kultur ve Viyana VHS’de sanat kurslarına katıldı. Otodidakt olan sanatçı çocukluğunda kendi oyuncak bebeklerini dahi kendi üretti, 12-13 yaşlarında ilk yağlıboya tablolarını yapmaya başladı. 1994 senesinde daha öğrenci iken keşfettiği özel bir yağlıboya baskı tekniği ile yaptığı ilk nü serisi Linz’de büyük ilgi gördü. “Media Fusion” adını verdiği kendine has tekniğiyle portre ve manzara resimleri yapan, Viyana ve Linz’de karma sergilere katılan sanatçı çalışmalarını RED art İstanbul çatısı altında sürdürmektedir. Pınar du Pre was born in 1972 in Vienna where she grew up under the artistic influence of Künstlerhaus and Wiener Werkstaette. She graduated from the Vienna Universiity Marketing Faculty in 1994 and followed art courses at the Werkstaette für Kunst and Kultur and VHS Vienna . The autodidactic artist created her own toys as a child and painted her first oil painting when she was 12-13 years old. The first Nu series which she painted in 1994 with an original oil printing technique she discovered while still a student, attracted great interest in Linz. The artist uses her own original technique of “Media Fusion” to paint portraits and landscapes which are displayed at joint exhibitions in Vienna and Linz. She currently works with RED art Istanbul. 52 “VICTIM OF NATURE” 2008 LOT 30 Nazım Ünal Yılmaz (1981) “Victim of Nature” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 160 x 125 cm., 2008 oil on canvas 7.500 - 10.000 TL 2.630 - 3.510 Euro 1981 yılında Trabzon’da doğdu. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bitirdi. Viyana Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde master programını tamamladı. Sanatçı, eserlerinde kimlik, ulusculuk, bireysel özgürlük gibi konuları ele alırken didaktik, polemik ya da pedagojik bir yaklaşım sergilemeden izleyiciyi aktif bir şekilde çözümlemeye davet etmektedir. Eserlerinde; insanlardaki duygu ve mantık oranlarını birleştiren, “anlatımcı şiirsel bir dil” yaratma fikri üzerinde ilerlemektedir. Bireysellik, bağlamsal farkındalık, kendi sanatsallığına verdiği referanslar ve resim sanatının durumu hakkındaki düşüncelerini bir araya getirmesi, işlerini şiirsel ve siyasalın birleşiminin önemli bir örneği olarak ön plana çıkarmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını Viyana’da sürdürmektedir. Yılmaz was born in Trabzon, 1981. Graduated from Anatolian University of Fine Arts Faculty in 2005. Completed his M.A in the Akademy of Fine Arts in Vienna. Although dealing with issues like identity and nationality as well as personal freedom, the paintings are not didactic, polemic or pedagogic, but invite the spectator to actively participate in the decoding of the painting in order to free him from his role of being a passive receiver. Nazım’s current pieces follow the idea of creating a poetic descriptive language which combines the power of human ratio and emotion. The artist’s combination of individuality, contextual awareness, artistic self-reliability, and the reflection on the state of art his work combines politics and poetics. He lives and works in Vienna. 53 LOT 31 Elvan Alpay (1968) “Çiçekli Kompozisyon” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 130 x 110 cm. mixed media on canvas 10.000 - 14.000 TL 3.510 - 4.910 Euro 1968 yılında Ankara’da doğdu. Galatasaray Lisesi’ndeki öğreniminin ardından Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Hüsamettin Koçan Atölyesi’nde sanat öğrenimi gördü. Kısa bir süre Salzburg Akademisi’nde çalıştıktan sonra, yüksek lisansını Marmara Üniversitesi’nde tamamladı. Tekrarlı motiflerin kavramsal içeriklere dönüştürüldüğü resimlerinde, psikolojik kökenli mesajlar, görsel iletişimin kuralları düzeyinde işlenir. Resimlerinde, insanın iç dünyasındaki “hallerini” alıştığımız ama pek sık karşılaşmadığımız imgelerle dile getirmektedir. Tanıdık sanat nesnelerine aykırı, genellikle çeşitli formların ya da motiflerin tekrar edilmesiyle ortaya çıkan üç boyutlu işleri de bulunmaktadır. Paris Fondation Cartier koleksiyonunda işleri bulunan ve Paris, Köln, Londra, Düsseldorf, New York gibi merkezlerde sergilere katılan sanatçı yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. 54 LOT 32 Elvan Alpay (1968) “Çiçekli Kompozisyon” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 180 x 160 cm., 2013 mixed media on canvas 16.000 - 20.000 TL 5.615 - 7.020 Euro Elvan Alpay was born in Ankara in 1968 graduated from Lycee de Galatasaray. She then entered Marmara University Painting Department and participated in Hüsamettin Koçan’s workshop. She worked at the Salzburg Academy where she later returned to Marmara University and completed her Master’s degree. Her paintings where repetitive motifs are transformed into conceptual content, convey psychological messages reflecting the rules of visual communication. Her works depict the inner world of mankind with unusual symbols. She has three dimensional works, contrasting with familiar art objects with various forms and recurring motifs. Her works are exhibited at the Fondation Cartier in Paris as well as in various international art centers in Paris, Cologne, London, Düsseldorf and New York. She lives and works in İstanbul. 55 LOT 33 Burcu Perçin (1979) “Interior” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 124 x 79 cm. oil on canvas 8.000 - 12.000 TL 2.805 - 4.210 Euro Burcu Perçin, 1979 yılında Ankara’da doğdu. 2002 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nden mezun oldu. İlk kişisel sergisini 2005 yılında İstanbul’da açan Burcu Perçin’in eserleri yerli ve yabancı birçok kişisel koleksiyon ve müze koleksiyonunda yer almaktadır. Türk çağdaş sanatının öne çıkan isimlerinden biri olan Burcu Perçin, eserlerinde, öncelikle doğayı sonrasında insanı görmezden gelen küresel endüstriyel toplum ve politikaları ana tema olarak ön plana çıkarmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Perçin was born in Ankara, 1979. Graduated from Mimar Sinan Fine Arts University, Faculty of Fine Arts, Painting department. Her first solo exhibition was held in 2005 in İstanbul, her works are in private and museum collections. Perçin receives attention as a contemporary artist who focuses on policies of the globalized industrial societies that disregard nature and humans. She works and lives in İstanbul. 56 LOT 34 Mehmet Uygun (1964) 4 Adet Quartet Resim 1964 yılında Elazığ’da doğdu. 1989 yılında Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede, Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Ana Sanat Dalı’nda yüksek lisans yaptı. 1991–1993 yılları arasında Anadolu Üniversitesi “Figürlü Kompozisyon” Güzel Sanatlar Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. 1993–1994 yıllarında New tuval üzeri yağlıboya York’ta çalışmalarına devam etti ve burada çeşitli sergilere katıldı. 1995–2004 arasında imzalı, 4 adet, 41,5 x 30 cm. Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı ve aynı oil on canvas üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde sanat uzmanlığını geliştirdi. Düşsel figürler, masal dünyasına özgü yaratıklar, insan azmanı varlıklar resimlerini oluşturan başlıca temalardır. 15.000 - 20.000 TL Gerçekliğin abartılmış büyüsü, yaşanan dünyanın fantastik 5.265 - 7.020 Euro boyutlardaki tasarımı, onu, gerçekle bağıntılı gerçekdışı bir dünyanın yorumuna götürür. Çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Uygun was born in Elazığ in 1964. He completed his undergraduate and graduate studies from the Painting Department of Fine Arts Faculty of Marmara University. During 19911993, he worked as a research assistant in the Faculty of Fine Arts of Anadolu University. During 1993-1994, he worked in New York and participated in several exhibitions. Later he returned to Istanbul worked as a research assistant İn Marmara University Faculty of Fine Arts. He developed his art expertise in the Social Sciences Institute of the same university. The main themes of his works are imaginary figures, giants and creatures that belong in fairy tales. The exaggerated magic of reality and the design of real life on a fantastic dimension connects the surreal and the real world. He lives and works in İstanbul. 57 LOT 35 Mithat Şen (1957) 2 Adet Düet Resim “Soyut Kompozisyon” sentetik tuval üzeri deri imzalı, 2 adet, 200 x 100 cm., 2010 leather on synthetic canvas 1957 yılında İstanbul’da doğdu. Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi) Resim Bölümü’nü bitiren sanatçı ilk kişisel sergisini 1982’de İstanbul’da düzenlemiştir. 1990 Venedik Bienali’nde Kemal Önsoy ile birlikte Türkiye’yi 14.000 - 18.000 TL temsil etmiştir. Soyut organik biçim şemaları üzerinde, gerçeklilikle gerçekdışı olanın 4.910 - 6.315 Euro ilişkilerini kendine özgü bir teknik düzeyde yansıtmakta, insan bedeninin yapısından kaynaklanan bir bütünlüğü, görsel organizmanın da yapısal karakteri olarak değerlendirmektedir. Son dönem yapıtlarında tamamen soyut kompozisyonlar ve farklı malzeme kullanımları ağırlık kazanmıştır. İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Şen was born in İstanbul in 1957. He graduated from the Painting Department İstanbul Academy of Fine Arts of Marmara University, and had his first solo exhibition in İstanbul in 1982. He represented Turkey in Venice Biennial in 1990. He uses abstract organic structural forms to reflects the relationship between reality and imagination in a unique technical level. He evaluates the integrity of human body, as a structural character of a visual organism. In his recent works of abstract compositions he uses a variety of different materials. Mithat Şen lives and works in İstanbul. 58 “gece yüzleri” 1984 LOT 36 Balkan Naci İslimyeli (1947) “Gece Yüzleri” karton üzeri kara kalem imzalı, 70 x 57 cm., 1984 drawing on cardboard 10.000 - 13.000 TL 3.510 - 4.560 Euro Bu eser, İş Bankası’nın 2007 yılında yayınladığı “Balkan Naci İslimyeli” kitabının 227. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 227 of the “Balkan Naci İslimyeli” book published by İş Bankası in 2007. Türk Çağdaş Sanatı’nın öncülerinden olan Balkan Naci İslimyeli, her sergisiyle çarpıcı, atak ve tartışmacı ürünler vermiş, geniş vizyonu ile kendinden sonraki kuşakları da etkilemiştir. 1947 yılında Adapazarı’nda doğan sanatçı 1968 yılında girdiği Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan (şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi) birincilikle mezun olmuştur. New York’ta 3 yıl, Floransa’da 2 yıl ve Salzburg’da 1 yıl çalışmış ve sergiler açmış olan sanatçı uluslararası ve ulusal 18 ödül almıştır. En son İş Yayınlarından çıkan kitabı dışında “Suç”, “Söz”, “Suret”, “Déjà Vu” ve “Matah” adlı sanat kitapları vardır. 2007 yılı Sedat Simavi Plastik Sanatlar Büyük Ödülü’nü kazanan Prof. Balkan Naci İslimyeli Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesidir. Grafiksel öğelerin ağırlıklı bir yer taşıdığı ilk dönem resimlerini, düşünsel içerikli temaların işlendiği akrilik resimler takip etmiştir. Son dönemde üç boyutlu kavramsal çalışmalar ve enstalasyonlar gerçekleştirmiştir. Sanatta süreçlere dayalı bir etkinliği amaçladığı, aşkınlık ilkesini gözden uzak tutmadığı gözlemlenmektedir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Balkan Naci İslimyeli, one of the pioneers of Contemporary Turkish Art, has produced impressive, attacking, and disputant works in most of his exhibitions and his wide-scope vision had a deep impact on the following generations. The artist, born in Adapazarı in 1947, graduated from State Applied Fine Arts School (currently known as Marmara University) with the first degree in rank. He worked in New York City for 3 years, in Florence for 2 years, and in Salzburg for 1 year, and held several exhibitions and received 18 different national and international awards. Besides his recent book published by İş Yayınları, he has five art books, named “Crime”, “Word”, “Prize”, “Déjà Vu” and “Transcript”. Prof. Balkan Naci İslimyeli, the winner of Sedat Simavi Grand Prize for Plastic Arts in 2007, is an instructor at Fine Arts Faculty of Işık University. His early paintings, mainly dominated by graphical items, were followed by acrylic paintings containing spiritual themes. Recently, he completed three dimensional conceptual works and installations. He aims an efficacy based on artistic processes without ignoring the principle of transcendence. He lives and works in İstanbul. 59 LOT 37 Haluk Akakçe (1970) “Please, Take Me To Forever” kağıt üzeri karışık teknik inisiyal imzalı, 90 x 65 cm., 2011 mixed media on paper Fotoğraf: Yahşi Baraz 3.500 - 5.000 TL 1.230 - 1.755 Euro 1970 yılında Ankara’da doğdu. Çağdaş sanat dünyasının genç sanatçıları arasında en yaratıcılarından biri olarak kabul edilen Akakçe, Bilkent Üniversitesi mezunudur. Ardından Londra’daki College of Arts ve Chicago’daki The School of the Art Institute’da iki ayrı lisansüstü program tamamlamıştır. Genç yaşında dünyanın önde gelen çağdaş müze ve galerilerinde kişisel sergiler açma başarısına ulaşan sanatçı, videodan duvar resmine, kağıt üzerine akrilik resimlerden ahşap üzeri ayna ve çeşitli boyama tekniklerini içeren panellere kadar geniş perspektifte çağdaş eserler üretmektedir. Son iki senedir videolarında soyut bir dil kullanmaya başlayan sanatçı kanvasın veya duvarın iki boyutluluğunu kırmaya çalışarak ve ahşap kullanarak daha heykelsi üç boyutlu işler oluşturmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul, Londra ve New York’da sürdürmektedir. 60 LOT 38 Haluk Akakçe (1970) “DANSÖZ” 2012 “Dansöz” ahşap panel üzeri karışık teknik imzalı, 240 x 160 x 15 cm., 2012 mixed media on wooden panel 25.000 - 35.000 TL 8.770 - 12.280 Euro Akakçe was born in Ankara in 1970. Among the young artists of contemporary art world he is considered as one of the most talented artist. He graduated from Bilkent University. Then he continued two postgraduate programs in Collage of Arts in London and The School of the Art Institute in Chicago. The artist who succeeded in holding solo exhibitions in world’s leading contemporary museums and galleries at his young age, produces contemporary artworks in a wide range; videos, wall paintings, acrylic on paper, mirror on wood, panels consisted of various paint techniques. The artist, who has been using an abstract language in his videos for the last two years, creates three dimensional works more like sculptures by the two diemensional nature of the canvas and the wall. He lives and works in İstanbul, London and New York. 61 CANAN TOLON (1955) 1955 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Fransız Okulu’ndaki felsefe ve edebiyat öğreniminden sonra, 1975-1980 yılları arasında Londra Middlesex Politeknik Okulu’nda iç mimarlık öğrenimi gördü. 1980-83 yılları arasında Berkeley Kaliforniya Üniversitesi’nde mimarlık yüksek lisansı yaptı. Bir Süre Kaliforniya Üniversitesi, Mimarlık ve Çevre Tasarım Bölümleri’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk sergisini 1984’te, Amerika’da gerçekleştirdi. Takiben yurtiçinde ve yurt dışında çeşitli sergiler açtı. Duvar yerleştirmeleri ve biyolojik nesneler üzerine kurulu çalışmalarında, oluşumları irdeleyen bir yaklaşım içindedir. Bazen hazırladığı tuvallerin iki yüzünü de boyayarak kullanmış, bazen de resim yüzeyini bir kısım çizimlerinin yanı sıra cam, çerçeve, demir, saç, ot, çim, saman ve tohum gibi doğal ve buluntu nesnelerle değerlendirerek germiş ya da sunta üzerine yapıştırmıştır. Son dönem çalışmaları daha çok tuval ve kağıt ağırlıklıdır. Sanat temaları için seçtiği malzemelerin doğasında görülen birbirlerini etkisiz hale getirme mücadelesi kağıt ve tuval üzerine yansıtılmaya çalışılmaktadır. Süreklilik, oluşum, tahribat, bozulma ve değişim süreçleri gibi kavramlar, onun sanatının temellendiği kavramlar olarak görülmektedir. Yaşamını ve çalışmalarını Türkiye ve Amerika’da sürdürmektedir. Tolon was born in İstanbul in 1955. After the education of philosophy and literature in Ecole Française d’ İstanbul, from 1975 to 1980 Tolon studied interior architecture at the Middlesex Polytechnical School in London, and from 1980 to 1983 earned a master’s degree in architecture at the University of California at Berkeley. For a time served on the faculty at the University of California in the departments of Architecture and Environmental Design. Following her first solo exhibition in USA in 1984, she participated in many exhibitions in Turkey and abroad. Using canvasses and walls together, Canan Tolon is an artist of installations, and her works, based also on biological objects, tend to explore phenomena. Sometimes she paints both sides of the canvas, or accompanies drawings on the picture surface with such natural or found objects as glass, metal, hair, weeds, grass, hay or seeds, stretching the work over a frame or sticking it to plywood Her most recent work has generally been on canvas and paper, as the materials she has chosen for her art themes struggle to neutralize one another. The concepts upon which her art is founded include continuity, genesis, destruction, deterioration and change. She lilves and works in Turkey and US. “isimsiz” 2003 LOT 39 Canan Tolon (1955) “İsimsiz” mylar üzeri yağlı kalem imzalı, 112 x 71 cm., 2003 oil stick on mylor 50.000 - 70.000 TL 17.545 - 24.560 Euro Bu eser, Finansbank’ın 2011 yılında yayınladığı “Canan Tolon” kitabının 254. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 254 of the “Canan Tolon” book published by Finansbank in 2011. 63 GÜLAY SEMERCİOĞLU (1968) 1968 yılında İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede Yüksek Lisans yaptı. Çeşitli karma ve kişisel sergilerinin yanısıra Dubai, Zürih, New York, Berlin, Basel, Hong Kong, Miami, Abu Dhabi, Köln gibi şehirlerde sergilere ve Scope Basel Fuarı, Art Dubai Fuarı’na katılmıştır. Naturmort’dan nü’ye kadar değişik teknikleri kullanan, ardından soyut anlatımı seçen sanatçı Kübizm akımından etkilenmiştir. Sanatında, yatay, dikey ve diagonal gibi geometrik kavramları ön plana çıkararak ve bilinen anlamdaki resme üçüncü bir boyut yükleyerek kompozisyonlara resmin içinden dışarı çıkacakmış gibi bir görünüm vererek ifadeyi zenginleştirmektedir. Bu doğrultuda malzeme olarak tel kullanarak eserlerinin üç boyutlu olarak algılanmasını sağlamaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Gülay Semercioğlu, born in İstanbul in 1968, graduated from the Mimar Sinan Faculty of Fine Arts with a masters’ degree. She participated in many joint and individual exhibitions in Dubai, Zürich, New York, Berlin, Basel, Hong Kong, Miami, Abu Dhabi and Köln as well as the Scope Basel and Art Dubai Fairs. The artist who started her career with various techniques ranging from “nu” to “nature morte” finally opted for abstract art and cubism, using vertical, lateral and diagonal geometric concepts and adding a third dimension which enriches the expression of her compositions and gives them an outwards thrust. The artist uses wire to add a third dimension to her works. She lives and works in İstanbul. LOT 40 SEMERCİOĞLU (1968) “Being In The Center” gümüş tel, vida, ahşap imzalı, Ø: 190 cm., 2012 silver wire, screw, wood 40.000 - 60.000 TL 14.035 - 21.050 Euro “BEING IN THE CENTER” 2012 65 “mutluluk bahçeleri” LOT 41 Hakan Onur (1965) “Mutluluk Bahçeleri” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 150 x 200 cm. mixed media on canvas 9.000 - 12.000 TL 3.160 - 4.210 Euro 1965 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde öğrenim gördü ve yine aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı. Tuval üzerine karışık teknikle oluşturduğu pop-art resimlerinde, çocuk çizgi film ve çizgi roman kompozisyonları kullanarak kavramsal temalar üzerinde durmakta, eleştirel gerçekçi bir sanat anlayışını benimsemektedir. Born in İstanbul in 1965. He graduated from the Painting Department of Fine Arts Faculty of Marmara University and earned masters degree from the same department. His paintings are created with mixed techniques on canvas; he bases his works on conceptual themes and embraces critical realist point of view. He lives and works in İstanbul. 66 LOT 42 Elif Uras (1972) “After Hours” ahşap üzeri yağlıboya imzalı, 122 x 183 cm., 2003 oil on wood “after hours” 2003 16.000 - 24.000 TL 5.615 - 8.420 Euro 1972 yılında Ankara’da doğdu. Colombia Üniversitesi’nde hukuk eğitimini tamamladı. New York’da Görsel Sanatlar Okulu’ndan mezun oldu. Colombia Üniversitesi Sanat Okulu’nda master programını tamamladı. Öyküsel ve figüratif resimler yapan sanatçı İznik Vakfı’nın İznik’teki çini atölyesinde, resimlerini geleneksel Türk çinilerinin üzerine geçirmiştir. İlk defa, geleneksel çini desenlerinin yerine çağdaş resimleme denemelerini uygulamıştır. Eserlerinde, kadın erkek ilişkilerinden geleneksel ve modern çelişkisine, kapitalizmin geldiği kriz anından oryantalist resim ve yaşam geleneğinin eleştirisine uzanan birçok tema yer almaktadır. Çalışmaları kapitalist, liberal ve laik dünyadaki doğu ve batının, kültür ve medeniyetlerin harmanlanmasıdır. Başıbağlı kadınlar, çıplaklar, yeni evliler, gündelik isçiler, dansözler, Latin kokenli nineler, hamam banyoları resimlerindeki popüler konulardır. Türkiye’de ve New York, Kopenhag/Danimarka, İsveç, Boston, Washington’de sergiler açmış olan sanatçı yaşamını ve çalışmalarını New York ve İstanbul’da sürdürmektedir. Uras was born in Ankara in1972. She studied law at Columbia University, graduated from the Visual Arts School in New York. She earned her MA at the Art School of Columbia University in New York. The artist has a narrative-figurative style. She is the first artist to apply contemporary artwork on the traditional Turkish İznik tiles at the İznik Foundation’s Tile Atelier in İznik. In her works, she uses man-woman relations, traditional versus modern conflict, the crisis of capitalism, critism of the orientalist art and life traditions as themes. Her works blend the capitalist, liberal and secular worlds, the east and the west and culture and civilizations. The popular subjects of her artworks are veiled women, naked women, newly weds, workers, dancers, Latin grandmothers, hamam baths. She exhibited her art works in shows in Turkey, New York, Boston and Washington, Denmark and Sweden. She lives and works in İstanbul and New York. 67 1957 yılında Çanakkale’de doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Prof. Adnan Çoker Atölyesi’nde öğrenim gördü. 1980– 1987 yılları arasında Viyana Tatbiki Sanatlar Yüksekokulu’nda Prof. Carl Unger’in resim, vitray ve grafik atölyelerine ve Prof. A. Frahner’in Atölyesi’ne devam ederek Viyana Tatbiki Sanatlar Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. Eserlerinde, düşüncenin imgeye dönüşmesi için bedenini eyleme çağıran biri olarak, koşullandırılmış bir bilgi (geleneksel anlamda tuval resmi) içerisinde yol alabilmenin olasılıklarını araştırıyor. Resimleri kuşatıcı mekansal bir hacim duygusu yaratıyor. Daha öncekiler içeriye, uzamın derinliğine iniyordu, şimdikiler ise, dışarıya, bakan kişiyi kuşatan bir mekana açılıyor. 1980’den beri Avusturya ve Türkiye’de çeşitli sergiler gerçekleştirmiş olan sanatçı yaşamını Viyana ve İstanbul’da sürdürmektedir. 68 LOT 43 Ahmet Oran (1957) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 140 x 340 cm., 2010 oil on canvas 30.000 - 40.000 TL 10.525 - 14.035 Euro Oran was born in Çanakkale in 1957. He studied in Adnan Çoker Studio in the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). From 1980 to 1987, he attended Prof. Carl Unger’s Studio for painting, stained glass and graphics and Prof. A. Frahner’s Studio. He graduated from the Applied Fine Arts School of Vienna University. As a person who calls for the action of his body in order for ideas to be translated to objects, he analyzes the possibility of progressing within the scope of conventional knowledge (usually canvas paintings). His paintings create a sense of surrounding spatial volume. Former works created a sense of entrance into the depth of the painting as opposed to the current ones that are opening to the outside and surrounding the viewer. Oran has also exhibited in various cities of Austria and Turkey since the 1980s. He lives in Vienna and İstanbul. 69 LOT 1974 yılında İstanbul’da doğdu. 1993–1994’de Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nde sanat eğitimi gördü. 1994–1995’de Kingston Üniversitesi’nde Sanat ve Tasarım Bölümü’nde öğrenim gördü, 1995-98’de Brighton Üniversitesi, İlüstrasyon Bölümü’nü bitirdi. Tuval üzerinde değişik tekstürler yaratmak suretiyle soyut kompozisyonlar oluşturmaktadır. Eserlerinde, tuval üzerine yedirilen, akıtılan ve kendi nitelikleri doğrultusunda bezin dokusuna yayılan malzemeyle yaratılan sisli-puslu bir görsellik görülmekte ve fırça darbeleri belli belirsiz hissedilmektedir. Resimlerinde malzeme ve tekniğin tuvalin bütününde nasıl bir imgelem yarattığını anlamaya çalışmakta olan sanatçının eserleri, kullandığı teknik ve yöntemlerden ötürü rastlantısallığa açıktır. İmge, sanatında rastlantısal biçimlerde ortaya çıkan bir olgu, öykü ise hiç yok. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. 44 Ebru Uygun (1974) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 140 x 160 cm., 2008 mixed media on canvas 10.000 - 14.000 TL 3.510 - 4.910 Euro Uygun was born in İstanbul in 1974. 1993-1994 she studied Painting at the Fine Arts Faculty of Marmara University. Ebru Uygun went to Kingston University Art and Design where she completed her art education and then to Brighton University for İllustration Art during 1995 - 1998. She originates abstract compositions in her paintings by creating different textures on the canvas. She designs hazy-foggy effects with materials poured, diffused and dispersed on the canvas where the brush strokes can only be vaguely felt. She wants to show how the technique and materials can create an illusion on the overall painting. Her artwork is coincidental from the technique and process standpoints, and no story nor plot emerge in her paintings. She lives and works in İstanbul. 70 45 Ekrem Yalçındağ (1964) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 120 x 120 cm., 2013 oil on canvas 20.000 - 30.000 TL 7.020 - 10.525 Euro 1964 yılı Adıyaman doğumlu olan sanatçı İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğrenim gördü ve yüksek lisans yaptı. 1994-99 yılları arasında Frankfurt Städelschule’de Prof. Hermann Nitsch ile çalıştı. Yapıtlarında geometrik ve floral motifleri el işçiliğine bir övgü niteliğinde kullanan Ekrem Yalçındağ, sanat ve tasarım arasında, resim sanatının geleneksel tekniklerinden yola çıkarak bağ kurar. Motifler tekrar ve iç içe geçme yoluyla izleyicide görsel yanılsama yaratırken, kültürel bağlamda zamansızlığa (düne – bugüne – yarına) işaret eder. Yurt içinde ve yurt dışında birçok sergi gerçekleştirmiş olan sanatçının, Kunstmuseum, Stuttgart, Lahey/Avrupa Patent Dairesi, Münih/Goetz Koleksiyonu, Münih/Allianz Koleksiyonu’nda eserleri bulunmaktadır. Çalışmalarını Almanya ve İstanbul’da sürdürmektedir. Yalçındağ was born in Adıyaman in 1964. The artist graduated from the Fine Arts Faculty of İzmir Dokuz Eylül University where he also received his master’s degree. He worked with Prof. Hermann Nitsch in Frankfurt Stadelschule between 1994-1999. Using geometric and floral patterns so as to praise handcraftsmanship, he maintains connection between art and design by adapting the traditional techniques of painting. While patterns create a visual delusion by repetition and interaction with each other, they signify timelessness (past-today-future) in the cultural context. The artist, held many exhibitions both in Turkey and in Europe, has artworks in Kunstmuseum, Stuttgart, Lahey/European Patent Office, Goetz Collection/Munich and Allianz Collection/Munich. He lives and works in Germany and İstanbul. 71 Fotoğraf: Micha Goebig LOT “gerçekten hayalindeki ben miyim?” 2009 LOT 46 Bahar Oganer (1980) “Gerçekten Hayalindeki Ben Miyim?” tuval üzeri akrilik imzalı, 203 x 182 cm., 2009 acrylic on canvas 1980 yılında Ankara’da doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamladı. Düz ve temiz boyamayla renklendirdiği alanlarda, 8.000 - 10.000 TL kimliksizleştirip çizgiyle var ettiği kadın figürleri ve 2.805 - 3.510 Euro gündelik hayattan kareler resmediyor. Resimlerinde kullandığı arkası dönük figürler, resim içinde izleyen ama seyirci için izlenilen konumda yer alıyor. Böylelikle resme bakanı da resmin içine dahil ediyor. Yaşamını ve çalışmalarını İzmir’de sürdürmektedir. Oganer was born in Ankara in 1980. She graduated from the Painting Department of Fine Arts Faculty of Dokuz Eylül University. She finished her master’s degree program at the same university. She paints woman figures, she creates with lines and does not give any identity, onto the plain and neatly colored spaces. The figures she use in her paintings turned back are placed as watchers in the paintings, but in fact they are being watched by the spectator. This way, she includes the spectator into the painting. She lives and works in İzmir. 72 LOT 47 Bubi (1956) “Renkli Kafes” karışık teknik imzalı, 140 x 140 x 15 cm. mixed media 30.000 - 40.000 TL 10.525 - 14.035 Euro 1956 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde psikoloji ve antropoloji öğrenimi gördü. Sanat çalışmalarında otodidakt olan sanatçının geçmiş dönem eserleri geometrik kompozisyonlardan tuval üzeri tekstil çeşitlemelerine kadar uzanan kavramlar sergilemektedir. Sanat tarihçisi ve eleştirmeni Yalçın Sadak tarafından 18 ayrı dönemi belirlenen sanatçının eserleri Sotheby’s ve Christie’s’de satılmış olup yurtdışı ve yurtiçi birçok önemli koleksiyonda da yer almaktadır. Çalışmalarında, boyanmış bez kordonları, yatay ve dikey kafes biçimleri, örgüsel bir kompozisyon düzeni içinde bir araya getirir. Eserleri, geleneksel tuval resmi karşısında, teknik ve estetik bir uygulama olarak yeni özgün bir seçenek oluşturmaktadır. İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Bubi was born in İstanbul in 1956. He studied psychology and anthropology in İstanbul University. Being an auto-didactic in his art, artist’s early works present the concepts from geometrical compositions to textile variation on canvas. His works were designated as 18 periods by art historian and critic Yalçın Sadak. Bubi’s art pieces were sold on Sotheby’s and Christie’s and also included in many collections in both Turkey and abroad. In his works, he combines painted fabric cordons in vertical and horizontal cage shapes and plaited compositions. His works are considered as new and authentic when compared to the traditional canvas paintings. He lives and works in İstanbul. 73 SELMA GÜRBÜZ (1960) 1960 yılında İstanbul’da doğdu. Sanat öğrenimine 1978’de İngiltere’de Exeter College’da resim, fotoğraf ve tiyatro dallarında başlayan sanatçı, Exeter College of Art Design’da iki yıl resim ve heykel öğrenimi gördü. Ardından Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü bitirdi. Siyah-beyaz ağırlıklı resimlerinde ve hayvan formlarına yer verdiği heykellerinde, formun gerisindeki psikolojik çağrışımları, vurgulayıcı ve ekspresif bir teknikle sergilemektedir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul ve Paris’te sürdürmektedir. “TULIPS” 2006 Gürbüz was born in İstanbul in 1960. She started her art education on painting, photography and drama in Exeter College, England in 1978. The artist had also studied painting and sculpture in Exeter College of Art Design for two years. Later on, she graduated from the Painting Department in Fine Arts Faculty of Marmara University. In her black and white paintings and animal formed sculptures, she shows the forms behind the psychological connotations with an emphasizing expressive technique. She lives and works in İstanbul and Paris. LOT 48 Selma Gürbüz (1960) Bu eser, TransGlobe’un 2009 yılında yayınladığı “Unleashed” kitabının 164. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 164 of the “Unleashed” book published by TransGlobe in 2009. “Tulips” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 200 x 160 cm., 2006 mixed media on canvas 50.000 - 70.000 TL 17.545 - 24.560 Euro 75 LOT “dilediğin şeye inandır beni” 49 Ali Elmacı (1976) “Dilediğin Şeye İnandır Beni - II” kağıt üzeri mürekkep imzalı, 160 x 140 cm., 2014 ink on paper 1976 yılında Sinop’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, 10.000 - 14.000 TL Resim Bölümü’nden mezun oldu. Her sergisinde bir söylemi, eleştirisi olan Ali Elmacı, sosyal 3.510 - 4.910 Euro sorunların güncel tarihini hiciv ve kinayeden sakınmadan resmetmekte, ailenin, toplumun, devletin, medyanın ve kutsal değerlerin çıplak gözle görülmeyen yönlerini kendi kurguları ve karakterleri üzerinden aktarmaktadır. Eserlerindeki ‘şaşkın’ ve ‘gülen suratlar’la, toplumu kişisel portreler üzerinden eleştiren sanatçının her resminde ayrı bir eleştiri, ayrı bir tespit vardır. Art Dubai 2011, Scope Basel 2012 fuarlarında eserleri sergilenmiş olan sanatçı yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Ali Elmacı was born in Sinop in 1976. He graduated from the Painting Department of the Mimar Sinan Fine Arts University, Faculty of Fine Arts. Elmacı expresses a critical discourse in each of his exhibitions where he depicts fearlessly and ironically daily social problems as well as the hidden facets of the holy values of family, society, state and media with their original design and characteristic features. Each of his “puzzled “ and “laughing” individual portraits reflects the artist’s critical views on society. Elmacı who has exhibited his works at the Art Dubai 2011 and Scope Basel 2012 art fairs, lives and works in Istanbul. 76 “öpücük” 2013 LOT 50 Murat Pulat (1978) “Öpücük” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 160 x 220 cm., 2013 oil on canvas 1978 yılında Akşehir’de doğdu. Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gördü. 2007 yılında ‘Yılın genç sanatçısı’ seçilen Murat Pulat çalışmalarında hareketli imgelerin; özellikle sinemanın kitleler üzerindeki hipnotik etkisi, boya katmanlarının 25.000 - 35.000 TL merkezden dışa doğru büyüyen, çoğalan, dairesel dizilimleriyle düzenlenen, hareketli 8.770 - 12.280 Euro imgenin viral durumlarını imlemekte. Kullandığı her boya parçasını birer veri yani sinyal olarak kabul ediyor ve resimlerinde, sürekli karşılaştığı görsel imgeleri kendi alanlarının dışına çıkarıp, resmin imkanlarıyla tekrardan kuruyor. Diğer bir deyişle bu imajları zeminde yerleştirip üzerine resmin olanaklarını uygulayıp onu süzgecinden geçiriyor. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Pulat was born in Akşehir in 1978. He studied at Marmara University, Atatürk Education Institute. In 2007, he was elected as the “Young Artist of the Year”. Pulat uses dynamic symbols especially the hypnotizing effect of cinema on masses. He marks the layers of paint growing and increasing from the center to the outer circles. He uses every particle of paint as data, or signal, this way, he uses the symbols that he always comes across, takes them away from their own areas and establishes them with the ifinite possibilities of painting. In other words, he uses such images at the background and filters and applies the facilities of the painting on this background. He lives and works in İstanbul. 77 “KIZ ÇOCUĞU” 2010 LOT 51 Ramazan Bayrakoğlu (1966) “Kız Çocuğu” lazer kesim pleksi üzeri akrilik imzalı, 160 x 280 cm., 2010 acrylic on laser cutted plexy 70.000 - 90.000 TL 24.560 - 31.580 Euro 1966 yılında Balıkesir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nde öğrenim gördü. 1989 yılında aynı bölüme asistan, 1992 yılında ise yardımcı doçent olarak atandı. Resmi merkeze alarak farklı sanat disiplinleriyle uğraşan sanatçı, resmin klasik algılanış biçimini bozmaya ve resme kavramsal bir içerik kazandırmaya yönelik çalışmalar yapmaktadır. Çalışmalarında ağırlıklı olarak anlam oyunlarına açık metinler kullanan Bayrakoğlu, standart bir forma bağlı kalmayan ve farklı malzemelerle uygulamalara açık bir tavır geliştirmiştir. 9. Uluslararası İstanbul Bienali kapsamında düzenlenen “Freekick” sergisine, Almanya, İsrail ve İtalya’da sergilere, Dubai Sanat Fuarı, Art – Athina, Atina Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’na ve 10. İstanbul Bienali’ne katılmıştır. Yaşamını ve çalışmalarını İzmir’de sürdürmektedir. 78 Bayrakoğlu was born in 1966 in Balıkesir. He graduated from the Fine Arts Department of Dokuz Eylül University. In 1989, he was assigned as an assistant to the same Department; later in 1992 he became an Associate Professor. The artist carries out his work by adding a conceptual content to his paintings by keeping the painting at the center, but by dealing different disciplines of art and he aims to change the classical perception of paintings. Bayrakoglu does not adhere to a standard form and has a free style with different materials and complements his work with texts playing with the meanings. He participated in the “freekick” exhibition displayed in the 9th International İstanbul Biennial and other shows in Germany, Israel, and Italy as well as Dubai Art Fair, Art-Athens, Athens International Contemporary Art Fair and the 10th İstanbul Biennial. He lives and works in İzmir. 79 Timur Kerim İncedayı (1942) 1942 yılında İstanbul’da doğdu. Mimarlık öğrenimi görmek için Milano’ya gitti. Bu arada resim sanatına olan ilgisi nedeniyle Roma Güzel Sanatlar Akademisi’nde sanat öğrenimi gördü. 1966’da bu okuldan, Akademi tarihinde ilk altın madalya ile mezun olan sanatçı oldu. Resim çalışmalarının yanında, film dekor-kostüm çalışmaları yaptı. Yurtdışında çeşitli sergiler gerçekleştirdi. Çizgiselliğin ve çağdaş yaşam fantezisinin egemen olduğu resimlerinde, konformizmin eleştirisi, erotik temalara bağlı olarak yansır. 1962’den beri Roma’da yaşayan sanatçının eserleri Roma, New York, İstanbul, Paris, Zürih ve Cenova’da önemli koleksiyonlarda yer almaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İtalya’da sürdürmektedir. İncedayı was born in İstanbul in 1942. He went to Milan to study Architecture. Due to interest in the art of painting he studied in the Fine Arts Academy of Rome. In 1966 he was the first artist graduated from the school with the golden medal. Besides paintings he also made décor and costume for the films. He held many exhibitions abroad. In his paintings lines and the contemporary life fantasy are the obvious features and the criticism of the conformism is reflected depending on the erotic themes. The works of the artist, who has been living in Rome since 1962, take part in the important collections in Rome, New York, İstanbul, Paris, Zurich and Geneva. He lives and works in Italy. 80 81 İncedayı’nın Tuval Resimleri Üzerine: ‘Timur İncedayı’nın yapıtlarına olanca canlılığını veren ana bileşenlerin teknik ve düş gücü olduğu görülüyor, yanı sıra bunlara uygun eşlikçiler, çağrışımlar, klasik göndermeler var. İncedayı’daki hikaye duygusuna işlevsel biçimde katkıda bulunanların da bu ikinciler olduğu görülüyor. Resimlerim büyüleyici ve gizemli atmosferinde bu temalar yeniden ele alınıp geliştiriliyor ve çoğu kere desen tamamlanmadan bırakılıyor, sanki uzak anıların izleri söz konusuymuş gibi. Böylece, bu kadın figürleri, bu resimlerin gerçek kahramanları özgürce deviniyorlar, kah yüzeye çıkıyor, kah zemine doğru salınıveriliyorlar. Bu zemin ağırlıklı olarak hava renklerinden oluşuyor, bu da bize bu bedenlerin, onların özünü, kökleri derin doğu kültüründe yatan gizemli bir doğaya denk düştüğünü hatırlatıyor. Fakat ister insan resmi olsun ister ölüdoğa, Timur maddeyi şekilsiz bir kütleye dönüştürmeye yanaşmayacak kadar çok seviyor ve onu renk tonlarının baştan çıkarıcı oyunu açısından sengin, yoğun sıcak bir renk paleti aracılığıyla stilize etmeyi yeğliyor. Sanatçı yetmişli yıllarda öncelik tanıdığı ‘dış mekanlar’ı terk etmiş, şimdilerde atölyelerin iç mekanlarını sever görünmektedir. Tuvallerinin en iyileri de buradan kaynaklanmaktadır; resimsel uzamın bir yeniden inşası niteliğinde olanlar. Sanatçı ‘atölye’sini yeniden kurgulayıp çift katlı bir yapı kurmakta, bu atölyede belirenlerin anlam belirsizliği kutsanmakta, böylelikle de her şey fragmana, çağrışıma dönüştürülmektedir. Yumuşak ve solmuş impasto’lar aracılığıyla elde edilen, neredeyse büyü sınırına gelip dayanan imgeler Timur’u bir grafik üslubun zirvesine çıkarmaktadır. Bu üslupta türlü fırça darbeleri kendi dokularını ortaya koymakta, renkler inanılmaz pembe ve mor tonlarına bürünüp tüm bir ‘yapay’ gölge paletinden yararlanmakta ve tempera, pastel ve kalem boya gibi çeşitli tekniklerin kombinasyonu sonucunda ortaya son derece incelmiş sonuçlar çıkmaktadır. Böylece, yaratı, tam can evinden yakalanmış gündelik yerlerin uzamının ötesine, zamanın ötesine geçip kendini yeniler. Son derece tensel kadın figürlerinin yanı sıra, Korent üslubu bir sütun başlığının ya da tarihi ta Roma dönemine kadar gerilere giden klasik bir profilin varlığı da böylece yerine oturur. Yetmişlerin yapıtlarına canlılığını veren dramatik ve irkiltici temaların çok uzağında, sanatçı pastellerin parlaklığında ortaya çıkan, birer amblem niteliğindeki figürler aracılığıyla deneyiminin sürekliliğini ortaya koyuyor, fonlar renkleri yumuşatıyor, ışığın kendisini emiyor, biçimleri rüyaların derinliğine çekiyor, yaşam orada insana özgü olanla olmayan arasındaki diyalektik bir tezat içinde beliriyor. ‘ Technique and imagination seem to be the main components that animate the work of Timur İncedayı, aptly accompanied by evocation, classical references; and it is precisely the latter that appear to be functional to the sense of the story, to the fascinating and mysterious atmosphere of his paintings whose themes are re-elaborated, drawn often imcomplete, almost as if they were traces of distant memories. Thus, the figures of women, the true protagonists of these images, move freely, now surfacing, now released into background which is dominated by the colours of the air to remind that these bodies, these essence correspond to a mysterious natüre whose roots lie in the profound eastern culture. But, whis transformed into fragment, evocation, ether it be human or still life, Timur loves matter too much to dare to reduce it to a shapeless mass and prefers to stylize it by means of a warm palette that is rich, viscous in the seductive play of tones. The artist has abondoned the ‘exteriors’ that he privileged in the seventies and now seems to love the inner spaces of studios. Thus originate the best canvases, which are the reconstruction of the space of the Picture, revealing the doubling of the work of the artist who reinvents his ‘atelier’ as a place in which the ambiguity of appearances are celebrated so that all achieved is transformed into fragment, evocation. Images bordering magic, achieved by means of soft and faded impastos that lead Timur on the verge of a graphic style where the various brush strokes reveal their texture and the colours exploit the entire figures of range of ‘artificial’ shades taking on incredible pink or violet tones with extremely refined results obtained thanks to the combination of several techniques: tempera, pastel and pencil. Thus, the creation renews itself beyond the space of daily places grasped in their essence, beyond time, which justifies the presence, beside the highly sensual figures of women, of the ancient Corinthian capital or the classical image of the works of the seventies, the artist shows the consistency of his experience with these emblematic presences that come to light in the brightness of the pastels, the backgrounds tone down to the colors, absorb the very light, swallowing the shapes into the depth of dreams where life appears in its dialectical contrast between human and inhuman’’. Stefania Massari, Timur Kerim İncedayı kitabı, Sy. 121, Aksoy Matbaacılık LOT 52 Timur Kerim İncedayı (1942) “Atölye” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 150 x 225 cm., 1987 oil on canvas “Atölye” 1987 60.000 - 80.000 TL 21.055 - 28.070 Euro 83 KEMAL ÖNSOY (1954) 1954 yılında Eğridir’de doğan Kemal Önsoy, 1980 yılında İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi) Resim Bölümü, Ergin İnan Atölyesi’nden mezun oldu. 1990-1993 yılları arasında çalışmalarını New York’ta sürdürdü. Önsoy ilk sergisini İstanbul’da 1979’da gerçekleştirdi, daha sonra İtalya ve Brezilya’da olmak üzere çok çeşitli sergilerde yer aldı; 1990 yılı Venedik Bienali, 1995 yılı 4. İstanbul Bienali ve 2001 yılı 7. İstanbul Bienali ve 2002 São Paolo Bienali’nde eserleri yer aldı. Önsoy, çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. “Kemal Önsoy, uzun süre, katmanlarla ilgilendi. Toplumların, kümelerin, yaşam koşulları sonucunda bıraktıkları izlere yöneldi. Yerleşmelerdeki döküntüler, sürekli yapılanmalar ve yıkımlarla birbiri üzerine yığınlaşan kültürel kodların peşine düştü. Bu takip bir bakıma sanat tarihinin izini sürmek biçiminde de anlaşılabilir. Böylelikle biz, katmanların üst üsteliğini kavrıyor, zaman içinde dolanabiliyorduk. Zaman olgusunun içerdiği ‘ardışıklık’, ‘süre’ ve ‘zamandaşlık’ kavramları ana sorunsalları gibi görünüyordu. Resimlerinde, katmanları birbirinden ayırt edebilecek işaretler bırakıyordu. Sonuç olarak, yaşanmış ve bitmişin anılarını, el izlerini hâlâ yaşamlı kılan, duvarlara yönelik bir ilgiydi onunki. Taa tarih öncesi çağlara, mağara resimlerine uzanıyordu. Önsoy, prehistoryadan günümüze katmanlaşan kültürel geçmişin ‘nasıl duyumsanabileceğine’ ilişkin resimler boyadı. O’nun resimleri, sanatsal arkeoloji için oluşturulmuş en üst katman değerindeydi. (...) Kemal Önsoy, maddenin makroskobik özelliklerini belirleyen devinimlerini, bileşenlerini, değişimlerini, gözle görülemeyen karmaşık iç yapıyı; atomik olanı sorgulayarak katmanlaşmayı geleceğe doğru sürdürüyor.” Zeynep Yasa Yaman Önsoy was born in Eğridir in 1954. He graduated from the Ergin İnan Studio at the Painting Department of State Applied Arts School of İstanbul (currently known as Marmara University) in 1980. He worked in New York from 1990 to 1993. Önsoy had his first exhibition in İstanbul in 1979 and since then has regularly presented his works not only in Turkey but also in Italy and Brazil. He showed his work at the Venice Biennial in 1990, 4th İstanbul Biennial in 1995, 7th İstanbul Biennial in 2001 and São Paolo Biennial in 2002. Önsoy currently lives and works in İstanbul. “For a long period of time, Kemal Önsoy concentrated on the layers in society. He emphasized the traces left due to the living conditions of the communities and societies. He followed the cultural codes that have intensified layer by layer on top of each other due to continuous reconstructions, and demolitions, and on debris of settlements. This pursuit can be regarded in a way as trailing the art history. This way, we can assess the fact that the layers are built on each other, and they stroll in time. He identified the major problems as “concurrency”, “duration” and “consequency” embedded in the perception of time. He left traces in his paintings that can differentiate the layers from each other. Consequently, his interest was on the traces left on the walls by the memories of the lived and finalized, that in a way made these fingerprints still existent. This interest went way back to prehistoric times, early drawings on the walls of the caves. Önsoy, painted about “how to sense” the layered cultural history dating back from the prehistoric times to the present day. His paintings can be regarded as the highest layer in the artistic archeology… Kemal Önsoy continues to carry the layers into future by questioning the atomic, the unseen to the naked eye; that is the actions, combinations and changes within atom that define the macroscopic properties.” Zeynep Yasa Yaman LOT 53 Kemal Önsoy (1954) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 147 x 117 cm., 2003 oil on canvas 45.000 - 60.000 TL 15.790 - 21.055 Euro 85 LOT 54 Kemal Önsoy (1954) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 116 x 90 cm., 2003 oil on canvas 12.000 - 16.000 TL 4.210 - 5.615 Euro 86 LOT 55 Andy Warhol (1928-1987) 1960’ların başından itibaren son derece başarılı bir illüstratör haline gelen Warhol, sanat hayatının başlangıcında genel olarak “blotted ink” (lekeli mürekkep ya da monoprint) olarak adlandırılan “Myths Suite - Uncle Sam #259” tekniği kullanıyordu. Bu dönemde Pop Art, sanatçıların bağımsız olarak katıldıkları çevresel bir ipek baskı, edisyon 29/30 formdu, ancak Roy Lichtenstein gibi başı çeken bazı sanatçılar daha sonra bu oluşumu eş zamanlı bir hareket haline getireceklerdi. “Popun Papası” olarak ünlenen Warhol’un kullandığı popüler imzalı, 100 x 95 cm. özneler sanatçının paletinin bir parçası haline geldi ve bu yeni stilde çalışmaya başladı. Erken screen print, 29/30 edition çalışmaları çizgi film ve reklamlardan alınan ögeleri yansıtıyordu. Hepsi elde boyanmıştı ve boya 30.000 - 45.000 TL damlaları kullanılmıştı. Marilyn Monroe ise Andy Warhol’un tamamladığı en ünlü Pop-art resmi olarak karşımıza çıkmaktadır. Warhol, kendi imaj dağarcığını kendileri de birer ikon olan marka 10.525 - 15.790 Euro isimleri, ünlüler, dolar işareti gibi simgelerden alıyordu ve bu simgeler sanatçının elinde ürettiği resimlere dönüşüyordu. Çizgi romanlar halihazırda Lichtenstein tarafından, matbaa Jasper Johns tarafından kullsnılıyordu. Ancak Warhol farklı öznler kullanmak istedi. Sanatçı bu bağlamda 1962’nin sonlarına doğru Marilyn Monroe, Elizabeth Taylor, Elvis Presley ve Jackie Kennedy gibi şöhretlerin baskılarını yapmaya başladı. Görüntüler stüdyoda çekilmiş reklam fotoğraflarına dayanıyordu. Üretim sürecinde büyütülmüş birden fazla fotoğraf değişik renk kombinasyonlarıyla tuvale aktarılıyordu. Warhol who become a very successful illustrator at the beginning of the sixties, generally used the “blotted ink” technique at the beginning of his artistic career. Pop art was initially an environmental form of art created by the independent participation of artists ; then some artists like Roy Lichtenstein took the lead and transformed Pop Art into a contemporaneous art movement: Warhol who was named “The Pope of Pop” used popular subjects as part of his palette and started to develop this new style. His early works reflect elements borrowed from animated cartoons and advertising which were all hand painted using paint drops. Marilyn Monroe is the most famous work of pop art painted by Andy Warhol who, inspired by iconic brand names, celebrities and symbols, such as the dollar sign, transformed them into paintings. Animated cartoons were then used by Lichtenstein and printing press by Jaspers Johns; but in 1962, Warhol, who wanted to use different subjects, started to create images of celebrities such as Marilyn Monroe, Elizabeth Taylor, Elvis Presley and Jackie Kennedy, using advertisement photographs taken at the studio. During production, multiple enlarged photographs were transferred onto the canvas in different color combinations. 87 AVNİ ARBAŞ (1919-2003) 1919 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde, Leopold Levy Atölyesi’nde çalıştı. 1946 yılında Paris’e giderek 1976’ya kadar burada yaşadı. Eserleri Antibes’de Picasso Müzesi’nde ve Amman Güzel Sanatlar Galerisi gibi çeşitli yurtdışı müze ve kuruluşlarda yer almaktadır. 2003 yılında vefat etmiştir. Gerçekliğin, resimsel bir imgeye dönüşme aşamasında, doğa ile kökensel bağını koparmadığı resimleri, ölüdoğa ve figür gibi belirli konular çevresinde, lekeci anlayışın gerekleri yönünde gelişir. Anlayış ve eğilim olarak, büyük yol ayrımlarına açılmaz. Benimsediği ve inançla bağlandığı gözlem ve görsel deneyim pratiğini, herhangi bir zorlamaya kaçmaksızın, görüntü soyutlamasına yönelik bir çizgi üzerinde, kararlı adımlarla sürdürmüştür. Yurtdışının yanı sıra Türkiye’de çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır. Arbaş was born in İstanbul in 1919. He studied under Leopold Levy in the Paintings Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He moved to Paris in 1946 and lived there until 1976. His works are in several international museums and institutions such as the Picasso Museum in Antibes and Fine Arts Gallery in Amman. He passed away in 2003. In his paintings, the transformation of reality into an art image, the original link with the nature is not broken, and the themes of his works are still life and figurative paintings mastered with a blurry and staining painting style. He solidly maintained his practice of observations and visual experiences and believed on a direct approach towards abstracting the image without challenge. Besides Europe his works take place in various museums and special collections. 88 “KUVA-İ MİLLİYE ATLISI” 1976 LOT 56 Avni Arbaş (1919-2003) “Kuva-i Milliye Atlısı” duralit üzeri yağlıboya imzalı, 64 x 48,5 cm., 1976 oil on hardboard 10.000 - 15.000 TL 3.510 - 5.260 Euro 89 “SİSTE istanbul” 1976 LOT 57 Avni Arbaş (1919-2003) “Siste İstanbul” duralit üzeri yağlıboya imzalı, 65 x 50 cm., 1976 oil on hardboard 9.000 - 14.000 TL 3.160 - 4.910 Euro 90 “HOROZ DÖVÜŞÜ” 1981 LOT 58 Avni Arbaş (1919-2003) “Horoz Dövüşü” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 65 x 54 cm., 1981 oil on canvas 10.000 - 15.000 TL 3.510 - 5.260 Euro 91 “natürmort” 1982 LOT 59 Adnan Varınca (1918) “Natürmort” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 46 x 39 cm., 1982 oil on canvas 10.000 - 14.000 TL 3.510 - 4.910 Euro 1918 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde, Leopold Levy ve Bedri Rahmi Atölyeleri’nde çalıştı. 1957-1963 yılları arasında Paris’te yaşadı. Görüntüyü ve nesneyi, leke düzeyi ve yalın bir form anlayışı içinde, her tür perfeksiyondan uzak tuttuğu resimlerinde, gerçeklikle gerçekdışı, olağanla olağandışı birbiri içinde erir, sınırların kesinliği kaybolur. Nesneler, nesne-formlara dönüşür. Anlatımcı görüş açısı belirginlik kazanır. 1940 kuşağı içinde özgün bir kimliğin ve kişiliğin temsilcisi olarak Adnan Varınca, ışık, leke ve renk üçgenine dayalı bir çözüm modeli geliştirmekte, bu yönüyle genç kuşak ressamlarının yolunu aydınlatmaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını Ankara’da sürdürmektedir. 92 “çiçekler” 1984 LOT 60 Adnan Varınca (1918) “Çiçekler” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 38 x 45 cm., 1984 oil on canvas 10.000 - 14.000 TL 3.510 - 4.910 Euro Varınca was born in İstanbul in 1918. He studied under Bedri Rahmi and Leopold Levy at the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He lived in Paris between 1957-1963. He introduces vision and object with a staining level and plain form understanding and away from perfection in his works. Reality - unreality and ordinary - extraordinary melt into each other and this way he eliminates definitive boundaries. Objects turn into object-forms and expressionist point of view emerges. Adnan Varınca, is a representative of an authentic identity and character of the 1940s, develops a resolution model based on light, stain and the color triangle and leads the way for younger generation painters in this respect. He lives and works in Ankara. 93 Orhan peker’in en bilinen başyapıtlarından “özden, komşu ve başka” ORHAN PEKER (1926-1978) 1926 yılında Trabzon’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde öğrenim gördü. On’lar Grubu’nun kurucuları arasında yer aldı. Avusturya, Almanya, İspanya’da sergiler açtı. 1978 yılında İstanbul’da vefat etti. Çağdaş resim sanatımızda ve orta kuşak sanatçıları arasında, kimlik ve kişilik arayışının yaşamla bağdaşık ve özgün bir resim dili bulmaya yönelik bir çabayla mümkün olabileceği gerçeğini görüp kavrayan ve bu yolda yapıtlar üretmiş olan bir sanatçıdır. Görüp algıladığı nesneler dünyası ve insan yaşamı, resminin değişmez konuları olarak geçerliğini hep korumuştur. Gözlemlerine ve deneyimlerine bağlı kalmış, resminde bunların belirleyici işlevini hep ön planda tutmuştur. Çoğunlukla geniş fırça vuruşlarıyla lekeci bir anlayışla oluşturduğu resimlerinde insan ve hayvan figürlerine yer vermiştir. Yerel izlenimleriyle gözlemlerine dayanan resimlerinin kaynağı her zaman doğa ve yaşamdan alınmıştır. Tuvallerdeki görüntüden çok görüntünün gerisindeki anlamı vurgulamaya çalışmıştır. Tüm bunlar sanatçının yaşamının, ilgilerinin, sevgilerinin aynası gibidir. Gerçeğin dışındaki hayallerle hiç ilgisi yoktur. Peker was born in Trabzon in 1926. He graduated from Bedri Rahmi Eyüboğlu Studio at İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He was among the founders of “Group of Ten”. He held exhibitions in Austria, Germany and Spain. He passed away in İstanbul in 1978. In our contemporary painting art and among the middle generation artists, he is an artist who acknowledged the reality that the quest of identity and character is possible with an effort both related to the life and finding an authentic painting language. He also created artworks with this point of view. The world of the objects that he saw and perceived and the human life kept their validity as constant subjects of his paintings. He was adherent to his observations and experiences and put forward their functioning in his paintings. He generally used human and animal figures in his paintings where he applied wide brush stokes and staining. The starting point of his work has always been life and nature, which are based on his observations and local impressions. He tried to emphasize the meaning behind the image rather than the image itself. All these are reflections of the artist’s life, interests and his loves. There is no reference in his work to dreams or delusions, nothing other than reality. Orhan Peker’in Çocukluğu ve Eğitimi Hakkında About Orhan Peker’s Childhood and Education Orhan Peker’in yaşamında Trabzon evleri arasında özellikle de Soğuksu derin izler bırakacaktır. Doğa ve özellikle de hayvanlarla kurduğu yorumlara dayalı duyarlı konu seçimlerine uzan öznel seçimler bu yıllarda edindiği gözlemlerle başlayacaktır. Öğrenim süresi boyunca yaz aylarını geçirdiği süreçleri de içine alarak gelişecektir. Ağaçlar, kuşlar, çiçekler, kuzular, mandalar, kısaca doğanın içinde var olan varlıkları derinden izler. Trabzon’da geçen yaz tatilleri de resim ve müzik anlamını taşır. Piyano çalarak ve resim yaparak geçen günler ve gecelerdir. Orhan Peker was deeply influenced by the country houses of Trabzon and Soğuksu. His works reflect his observation of nature and animals as a child who spent his summer holidays in the natural and rural environment of Trabzon. Orhan Peker lived in close contact with nature, trees, birds, flowers, sheep and buffaloes and usually spent his summers holidays painting and playing the piano. 1942 yılında, on beş yaşında İstanbul’a öğrenime gönderilir. Avusturya Okulu olan Özel Saint Georg Avursturya Lisesi’ne (Österreichisches St.GeorgsKolleg Istanbul) kayıt olur. Resim, müzik ve Almanca, ilgi duyduğu üç konuda öğrenimi pekişmektedir. Resim yeteneği keşfedilmiş ve çalışması için okul revirinin kapıları açılmıştır. İlgi alanına giren konuları içeren bir öğrenim geçirmektedir. Yaz ayları Trabzon’da ve Soğuksu’da ona ayrılan özel atölyede kimi zaman müzik çalışmaları ve çoğun resim üretimiyle geçmektedir. Yaz tatili, yaylanın içinde geçen çevre gezileri ve bu gezilerde suluboyayla notlanan çizimler demektir: İkinci Dünya Savaşı nedeniyle okumakta olduğu Avusturya okulu olan Saint Georg kapatılınca, sanatla kurduğu bağların öğrenimle pekiştirilmesi için yeni bir şans yakalayacaktır. 1945 yılının Eylül ayında kazandığı sınav sonrasında Güzel Sanatlar Akademisi’ne kaydolur. Zorlanmadan kazanır bu sınavı. Turan Erol’un satırlarına göz atalım: “Minyon bir kara oğlanın bir adım ardında durduk. Minyon ama yakışıklıydı, çalışmasını izlediğimiz delikanlı saçlarını özenle taramıştı. “Homer” büstünün yüzündeki ışık, gölge oyunlarını ıkıntısız, sıkıntısız yetenekli ellerle saptamaktaydı. Resim sehpasının köşesine tutturulmuş sınav giriş belgesine göz attım. Adı, Orhan Peker’di…” (Önder Küçükerman, 1994, s. 19) Kıymet Giray, Orhan Peker kitabı, sy. 14, 15, Beltaş Yayınları, 2006 In 1942, 15 year old Orhan Peker was sent to study at the Sankt Georg Austrian College School (Österreichisches St Georg Kolleg) in Istanbul. His favorite subjects were art, music and German and his artistic talents were discovered and developed at the Sankt Georg College. During the summer months, Peker developed his artistic talents at a private workshop in Trabzon and Soğuksu, where he worked on sketches and water color paintings depicting nature, birds, cows, sheep, trees, flowers, rivers and a small farm house. One of his oil paintings portrays two young calves, Sarıkız and Karakız, standing next to the stone country house. The closing down of the Austrian College during the World War II opened a new door of opportunities to Peker, who applied for the entrance examination and was admitted to the Fine Arts Academy in 1945. Let us have a look at the comments of Turan Erol about the young student: “ He was a short y but good looking young man, with well combed dark hair. He artfully depicted the light and shade reflections on the face of the “Homeros” bust. I looked at his name on the examination entrance form. It was Orhan Peker (Önder Küçükerman, 1994 page.19) Orhan Peker’in Sanatı Hakkında About Orhan Peker’s Art Sanatçı, genel olarak, doğaya yakından ve derin bir bakışla çerçeveliyor yapıtlarını. Yaşamı, yaşamdan aldığı ipuçlarıyla Orhan Peker’ce açıklıyor. Yaşam ve yaşamak için kurduğu derin felsefeyi, bu felsefeye direnme noktasındaki zorlukların kabuslara dönüştüren çözümsüzlüklerle iç dünyasına kapanarak baş etmeye çabalarken, yaşamı kolaylaştıran bir denge, bir yakınlık ağı sara yapıtlarını. Dünyayı kirleten tüm insanca tutkulardan arınan, yapayalnız, kendi kendine kalmış bir figür; bir insan, bir kedi, bir beygir… The artist generally reflects his close relationship with nature and life in his works . His profound philosophy of life, the problems of facing the hardships of life which can sometimes turn into a nightmare, the artworks which create an equilibrium helping people to enjoy life…A lonely figure, a man, a car, a horse which are devoid of harmful passions aiming at the destruction of our planet… Kalabalıkların içinde yalnızlığını duyumsayan Peker’ in kendisine sakladığı dünyasının saf, berrak, içten derinliğini yansıtır. Dünyayı elinde tutan 1972 tarihli figür deseni üzerine yazdığı satırlara yansır bu Peker’in yaşama ve insanlara bakışı: Peker, a lonely man amidst the crowd, depicts in his works, the purity and essence of his personal life. His outlook on life and mankind is reflected in the words he wrote on a 1972 painting representing a figure carrying the word: “Kime, niye, niçin ? “Why, for whom, for what? Efendi gibi için…” For a decent human being...“ Özenilmeden, anlık bir çalışmanın yarattığı sarsıcı devinimin ürünleri sanısı uyandıran Peker yapıtları derinden incelendiğinde; kalıplardan kurtulmuş özgür bir yaratının alt yapısında varsıl değerlerle korunan ayrıcalıklı işçilik keşfedilecektir. When the works of Peker, which are the reflection of a traumatic motion, are examined in depth, you can see his unique talent lying at the basis of his original creativity. Peker’i, Peker yapan, onun özgür kimliği olmalıdır. Tüm kurallara baş kaldıran, tüm öğretileri kendi bilincinin imbiğinden süzen, tüm korkuları hiçe sayan, beğenilmek ve beğendirmek adına yapılan bütün kolaycılıkları reddeden özgür Peker kimliğine… İster tuval üzerine yağlıboya ister kağıt üzerine kurşunkalem olsun, değişmeyen seçim resmin yüzeyini figürlerle doldurması olacaktır. Lekelerin aralarından yavaş yavaş beliren, birlikte ancak yalnız figürlerle… İlk anda göze batmayan, sessiz bir leke olarak beliren, zaman zaman ufaltılıp köşelere itilen figürlerle… Doku ve renk… Orhan Peker’in sanatçı kişiliğiyle sınırsız anlamlar kazanan iki öğedir. Bu iki değer, bazen bir kenarda kıvrılıp uyuyuvermiş bir kedinin oylumlarına, biçimine ve anlatımına resimsel değerler katar. Kıymet Giray, Orhan Peker kitabı, sy. 14, 15, Beltaş Yayınları, 2006 When the works of Peker, which are the reflection of a traumatic motion, are examined in depth, you can see his unique talent lying at the basis of his original creativity. Peker’s originality lies in his independent and proud personality defying all set rules, fears and the wish to accommodate and please others. He fills out the canvas and paper with figures in oil and charcoal, which slowly and insidiously appear among the spots and sometimes shrink and disappear behind the corners. Texture and color are two elements which add an endless and limitless meaning to Orhan Peker’s works. These are sometimes depicted in the curved silhouette of a sleeping cat. orhan peker’in eşi özden ve kedisi “başka”nın yer aldığı resimler üzerine... 1967 yılında Özden Erdem’le evlendikten sonra, yaşamı sımsıkı kucakladığı, sevgiyi paylaştığı Ankara’da oturduğu çatı katındaki evinde; Ankara manzaraları yerine, yine çevre gözlemmlerine yönelir. Bu dönem Peker resimleri, Kediler, özellikle de ‘Başka’ nın resimleri, Güvercinler ve Kırmızı Şezlonglar’dır. Yanı başına konan güvercin, arsada duran beygir ya da koç, kümesteki horoz, oturduğu kırmızı şezlong ve kucağında mırıldayan kedinin sıcak içtenliği yansır Peker yapıtlarına. Kediler… Duvarların üzerinde, sağladıkları eşsiz dengeleriyle dünyaya meydan okuyan tekirler, sarmanlar, aksiyah lekeli Başka’lardır Peker resimleri… Belirledikleri alanlarında, kurdukları hükümranlıklarını alanlarında güçlerini sürdürmenin gururuyla dolaşırlar kediler. Onurlu ve alımlı duruşları, yumuşak ve kararlı adımlarıyla gezinirler resimlerde. Kediler, Peker’in özgür tavrına özdeş kanıtlardır. Dostluğun, öznel ve özel derinliklerine gönderme yaparlar. Seçkin ve seçmeci bir yaklaşımla belirlenen dost çevresinin önemini ve güvenini yansıtırlar. Başka’nın resimleri. Yan yana bakarlar yaşama, yüz yüze… Siyah gövdesini aydınlatan beyaz beneklerin arasında ışıldayan gözleriyle çevreyi inceleyen Başka, Peker’in derin siyah bakışlarında bulur güven ve sevgiyi. Başka, yaşamını paylaştığı evin bir ferdi, Peker’in yaşamının içine katılan sıcak tüy yumağıdır. Şahap Sıtkı Peker’in kedilerini bu nedenle sevincin sesi olarak tanımlıyor olmalıdır. Orhan Peker who moved to a penthouse in Ankara after getting married in 1967, shared his love with his wife and nature, which he observed from the roof of his flat. This is a period of cats, “Başka”, doves and red rocking chairs A dove , a horse, a ram, a cock in the pen, a red rocking chair and the warmth of a cat sitting on his lap are reflected in Peker’s works Cats, gray cats sitting on a wall with incredible balance and arrogance, yellow cats, black and white cats, figure in many of Peker’s works. Cats, full of pride and charm, softly and decidedly walking around in proud steps. Cats reflect Peker’s belief on the importance of friendship and his selective outlook on life. Pictures of Başka, side by side, face to face… Black and white spotted “Başka”, looking around with shining and deep dark eyes which reflect love and confidence. “Başka” a soft ball of hair, a member of the household adding life and joy to Peker’s life. This must be the reason why Şahap Sıtkı defines Perker’s cats as the sound of joy. Kıymet Giray, Orhan Peker kitabı, sy. 14, 15, 116, 117, 122, Beltaş Yayınları, 2006 “ÖZDEN, KOMŞU VE BAŞKA” 1960’lI yılların SONLARI Orhan Peker “Özden, Komşu ve Başka” adlı resminin önünde sıçrarken. Orhan Peker jumping in front of the painting “Özden, Komşu and Başka” LOT Bu eser, Beltaş Yayınları’nın 2006 yılında yayınladığı “Orhan Peker ” kitabının 47. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 47 of the “Orhan Peker” book published by Beltaş Publishing in 2006. 61 Orhan Peker (1926-1978) “Özdem, Komşu ve Başka” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 135 x 136 cm. 1960’lı yılların sonları oil on canvas 400.000 - 600.000 TL 140.350 - 210.525 Euro Provenans: S. Ş. Koleksiyonu, Ankara. Sanatçının kendisinden alınmıştır. Provenance: S. Ş. Collection, Ankara. Acquired directed from the artist. 100 101 “KUTULAR” LOT 62 Orhan Peker (1926-1978) “Kutular” tuvale marufle karton üzeri karışık teknik imzalı, 36 x 29 cm. mixed media on cardboard pasted on canvas 7.000 - 9.000 TL 2.455 - 3.160 Euro 102 “AĞAÇ” 1975-76 LOT 63 Orhan Peker (1926-1978) “Ağaç” tuvale marufle karton üzeri yağlıboya imzalı, 40 x 30 cm., 1975-76 oil on cardboard pasted on canvas 8.000 - 12.000 TL 2.805 - 4.210 Euro Provenans: Ruhi Su Koleksiyonu Provenance: Ruhi Su Collection 103 “balıkçılar” LOT 64 Mustafa Esirkuş (1921-1989) “Balıkçılar” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 60 x 40 cm. oil on canvas 10.000 - 14.000 TL 3.510 - 4.910 Euro 1921 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü, Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nden mezun oldu. Akademi’deki öğrencilik döneminde, yakın atölye arkadaşlarıyla On’lar Grubu’nun kuruluşuna katıldı. Bir süre resim öğretmenliği yaptı. Resmin yanında heykel sanatına da yakınlık duydu. 1989 yılında İstanbul’da vefat etti. Denizden ağ çeken balıkçılar konusu çevresinde yoğunlaşan resimlerinde, koyu mavi ve tonları, griler egemendir. Figürü biçimbozma estetiği yönünde değerlendirdiği resimleri, yöresel konulara yönelik çabaların gelişmesinde etkili olmuştur. Esirkuş was born in 1921 in İstanbul, Esirkuş graduated from the İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Art University) and studied under Bedri Rahmi Eyüboğlu. During his academy years, he joined the formation of the “Group of 10” together with other students of Bedri Rahmi Eyüboğlu. He taught painting for sometime and in the meantime he became interested in sculpture as well. He passed away in 1989 in İstanbul. His paintings, mostly portraying fishermen drawing their fishing nets from the sea, are dominated by dark blue and gray tones. His paintings can be assessed from the disfigurement artistic standpoint, and contributed to the efforts directed to local themes. 104 LOT 65 Vecihi Bereketoğlu (1895-1971) 1895 yılında Mısır’da doğdu. Çocukluk dönemi Mısır’da geçti. Ortaöğrenimini Rodos’ta tamamladı. İstanbul Darülfünun’da hukuk öğrenimi gördü. Halil Paşa ve Hikmet Onat gözetiminde resim çalışmalarına başladı. 1923 yılında Paris’e giderek Julian Akademisi’nde “Peyzaj” çalıştı. Bir yıl sonra yurda döndü. Sanat ve edebiyat dergilerinde resim sanatıyla ilgili yazıları tuval üzeri yağlıboya yayınladı. 1943-50 yılları arasında Ankara’da yaşadı, Cumhurbaşkanlığı Daire Başkanlığı imzalı, 46 x 61 cm. görevinde bulundu. 1914 Kuşağı sanatçıları içerisinde, izlenimci anlayış doğrultusunda oil on canvas çalışmalar yapan Bereketoğlu, genelde İstanbul’un Anadolu yakasına yönelik peyzajları ile tanınır. Açık havada çalışmayı tercih ederek, ışığın nesne/figürler üzerindeki etkilerini 12.000 - 16.000 TL tespit etmeye yönelik çok sayıda resim üretmiştir. Yakaladığı görsel düzen anlayışını çoğu 4.210 - 5.616 Euro kez kendine özgü gri değerlerle ve beyazla nötrleştirilmiş renklerle ifade ederek farklı bir yorum boyutu yakaladı. Bu bakımdan izlenimci parıltı ve saf renkleri kontrollü biçimde kullanan biçimleme anlayışıyla akademik tavır arasında gidip gelen ilginç ve özgün bir tarza sahip oldu. Zaman zaman yaptığı portre, figür ve ölüdoğa resimlerindeyse Bereketoğlu’nun İzlenimci tekniklerle daha akademik bir anlatımı birleştirmeye çalıştığı görülür. 1971 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Hasan Vecih Bereketoğlu was born in 1895 in Egypt where he spent his childhood . He completed his high school studies in Rhodes and studied Law at Istanbul Darülfünün University. He then started painting under the guidance of Halil Paşa and Hizmet Onay. In 1923 he went to the Julian Art Academy in Paris where he studied for one year before coming back to Turkey. He wrote articles about the art of painting in art and literary ure magazines. Between 1943-1950, he lived in Ankara 0 where he worked as Head of Department at the President’s Office. Bereketoğlu, who followed the impressionist movement popular among the artists of the 1914 generation, is famous for his Istanbul Anatolian Coast landscapes. His preference to work outdoors enabled him to paint a great number of works where the impact of light on objects is well reflected. He achieved to create an unusual dimension of interpretation by using gray shades and colors neutralized by white. He thus achieved a balance between his authentic academic and impressionist styles by using figures reflected by shiny and pure colors. Bereketoğlu tried a combination between academic and impressionist expression in his portraits, figures and nature-morte paintings. The artist died in Istanbul in 1971 105 “ÇAY TOPLAYANLAR” 1983 LOT 66 Yalçın Gökçebağ (1944) “Çay Toplayanlar” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 75 x 65 cm., 1983 oil on canvas 1944 yılında Denizli’de doğdu. Gazi Eğitim Enstitüsü, Resim iş Bölümü’nde öğrenim gördü. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Güzel Sanatlar Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Saf ve şiirsel bir doğa kavramı üzerinde geliştirdiği resimleri, pastoral 8.000 - 12.000 TL içerikli kır yaşamının görüntülerini konu alır. Yerel 2.805 - 4.210 Euro resim beğenisine bağlı kuşağın üyeleri arasında, içtenlik dozu yüksek tutulmuş bir anlayışı temsil etmektedir. Sanat eğitimi almış olmasına rağmen, naif bir ressam olan Yalçın Gökçebağ resimlerinde Anadolu görüntülerini ve yaşantısını, doğayı ve doğa içinde süren yaşamı bir nakış gibi işlemektedir. Yaşamını ve çalışmalarını Ankara’da sürdürmektedir. Gökçebağ was born in Denizli in 1944. He graduated from Gazi Faculty of Education, Painting department. He was a member of staff at Middle Eastern Technical University, Faculty of Fine Arts. His paintings were created from a pure and poetic concept of nature; a prairie pastoral. Admirers of local art all represent high dose of sincerity found in his paintings. Eventhough Gökçebağ has received formal art education he has depicted Anatolian lifestyle and Anatolia embroidered in nature and their life in nature together. He lives and works in Ankara. 106 “eğlence gemisi” 2005 LOT 67 Nuri Abaç (1926-2008) “Eğlence Gemisi” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 26 x 35 cm., 2005 oil on canvas 1926 yılında İstanbul’da doğdu. Bir yıl Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Resim Bölümü, Leopold Levy Atölyesi’nde öğrenim gördükten sonra Mimarlık Bölümü’ne geçiş yaparak mezun oldu. 2008 yılında Ankara’da vefat etti. Gündelik hayat görüntülerini, Anadolu söylenceleri 7.500 - 10.000 TL ve geleneksel sanat formlarımızla ilişkilendiren, nakış-resmi çağrıştıran ve dekoratif nitelikli 2.630 - 3.510 Euro özgün bir “gerçeküstücü” üslupla karşımıza çıkmıştır. Resmin fonunda mimari formasyonu çağrıştıran bir dokusal yapı geliştiren Abaç bu alt-yapı üzerinde, çok figürlü ve istifleme eğilimli “mizahi bir durumu” sahneleme düşüncesindedir. Daha çok geleneksel Orta Oyunu ve Karagöz’ün sunduğu görsellikle rastladığımız figürasyonu bir tipleme çalışmasıyla kendine mal eden, sıcak ve sempatik sunumlar gerçekleştirmiştir. Abaç’ın mimari yapı anlayışına dayalı resim yaklaşımında geçmişe özlemle eşdeğer, toplumsal eleştiri de içeren ironik göndermeler söz konusudur. Abaç was born in İstanbul in 1926. He was enrolled at the Painting Department at the State Academy of Fine Arts (Leopold Levy Studio). A year later, he was transferred to the Department of Architecture from where he graduated in 1950. While scenes from everyday life, Anatolian myths and traditional art forms come up in Abaç’s work, he confronts the viewer with an original “surreal” style decorative in quality and reminiscent of the embroidery art of the past. In the background of his paintings, Abaç has developed a texture which reminds us of his architectural training, where upon this infrastructure he stages a “humorous situation” involving stacking of many figures. Abaç presents warm and sympathetic style with a figuration that resembles Orta Oyunu (the traditional Turkish theater with comedy) and Karagöz (the traditional shadow play). Naturally, Abaç’s understanding of art is based on structural architecture with equal emphasis on to a longing for the past and ironic references. He passed away in 2008 in Ankara. 107 “ataköy’de sabah” 2004 LOT 68 Muhsin Kut (1938) “Ataköy’de Sabah” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 60 x 70 cm., 2004 oil on canvas 5.000 - 7.500 TL 1.755 - 2.630 Euro 1938 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nü bitirdi. Aynı yıl Avustralya’ya giderek, yirmi yıla yakın bir süre, bu ülkede çalışmalarını sürdürdü. 1986’da döndüğü İstanbul’da yaşamaktadır. Resimlerinde, peysaj imajından hareketle, kendine özgü pitoresk etkiler yakalamaya ve çevre gözleminden yarı-soyut biçimler üretmeye çalışır. Konuyu, resimsel değerleri ortaya çıkartmakta araç olarak kullanır. Eserlerindeki renkçi anlayış, boyanın özel kullanım yöntemlerine göre biçimlendirilir. Kut was born in İstanbul in 1938. He graduated from İstanbul State Academy of Fine Arts Ceramics department (currently known as Mimar Sinan University Faculty of Fine Arts). In the same year, after going to Australia, he lived and worked there for nearly 11 years. In his paintings, he tries to catch picturesque effects typical of himself and create half abstract forms with the observation of the environment. He uses the subject as a medium of exposing the painting values. Colorist understanding in his paintings is formed according to the methods of using the paint. He has been living in İstanbul since 1986. 108 “NÜ” 1953 LOT 69 Leyla Gamsız (1921-2010) “Nü” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 60 x 49 cm., 1953 oil on canvas 6.000 - 8.000 TL 2.105 - 2.805 Euro 1921 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaöğretim yıllarında, hocası Eşref Üren’den ilk sanat bilgilerini aldı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okudu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nü Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde öğrenim görerek bitirdi. Fransız Hükümeti’nden aldığı burs ile Paris’e gitti ve Andre Lhote Atölyesi’nde çalıştı. 1964-1967 yıllarında Akademi ödüllerini, 1987’de 11. Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü’nü kazandı. 2010 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. 1950 kuşağının önde gelen sanatçılarından olan Leyla Gamsız’ın, görsel olgunluk ve doğayı bilinç düzeyinde kavrama yeteneği, sanatını belirleyen başlıca ölçütlerdir. Gamsız was born in İstanbul in 1921. Eşref Üren was her tutor giving her first art lessons in her junior highschool years. She graduated from the Literature Faculty of İstanbul University. She studied in Bedri Rahmi Studio at the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). She went to Paris with the state scholarship by the French government and studied in Andre Lhote Studio. She won the Academy awards between 1964 and 1967 and 11th Visual Arts Award of Simavi Foundation in 1987. She passed away in 2010 in İstanbul. One of the leading artists of 1950’s Leyla Gamsız’s ability to comprehend nature at the conscious level and her visual maturity are the basic criteria defining her art. 109 NURİ İYEM (1915-2005) 1915 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Nazmi Ziya, İbrahim Çallı ve Hikmet Onat atölyelerinde çalıştı. Bir ara Leopold Levy’den dersler aldı. Nuri İyem’in sanatı soyut ve modern figüratif dönemler altında biçimlenmiştir. 1950’den sonra yöneldiği soyut resim anlayışını 1960’lı yıllarda bırakarak, resimlerinde köyden kente göç eden insanların, gecekondu yaşamından sahnelerin ve genç kadın portrelerinin yer aldığı bir dönem takip etmiştir. Somut içerik ve resimsel yapı (mimari), doğa anlamında sağlam konstrüksiyon, İyem’in resmini niteleyen başlıca elemanlardır. 2005 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. İyem was born in İstanbul in 1915. He studied in Nazmi Ziya, İbrahim Çallı and Hikmet Onat Studios at Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He took lessons from Leopold Levy. His art contains two periods, both abstract and modern figurative periods. Leaving abstract understanding in 1960’s, which he started in 1950’s, his paintings concentrated on the life scenes of the people who migrated from villages to the city, containing portraits of young women. The elements that define his work are figurative contents and picturesque structure (architecture) and powerful constraction in the form of nature. He passed away in İstanbul in 2005. “şile’de evden” 1990’lı yıllar LOT 70 NURİ İYEM (1915-2005) “Şile’de Evden” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 37 x 45 cm., 190’lı yıllar oil on canvas 20.000 - 30.000 TL 7.020 - 10.525 Euro 111 LOT 71 Mehmet Pesen (1923-2012) “Gelin” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 20 x 30 cm., 1994 oil on canvas 4.000 - 6.000 TL 1.405 - 2.105 Euro “bodrum” 1974 LOT 72 Turan Erol (1927) “Bodrum” kraft kağıt üzeri yağlıboya imzalı, 30 x 40 cm., 1974 oil on craft paper 1.000 - 1.500 TL 350 - 525 Euro Provenans: Ruhi Su Koleksiyonu Provenance: Ruhi Su Collection 112 “ankara’da kış” 1984 LOT 73 Turan Erol (1927) “Ankara’da Kış” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 60 x 80 cm., 1984 oil on canvas 20.000 - 30.000 TL 7.020 - 10.525 Euro 1927 yılında Milas’da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Bedri Rahmi Atölyesi’nde sanat öğrenimi gördü. On’lar Grubu’nun aktif üyeleri arasında yer aldı. Paris’te Friedlander Atölyesi’nde gravür çalıştı. Büyük boyutlu duvar resmi ve mozaik panolar uyguladı. Resim çalışmalarının yanında, sanat yazarlığı yönüyle de kendini kabul ettirdi. Turan Erol’un, daha çok peyzaj dalında yoğunlaşan çalışmaları, kendisinin de ifade ettiği gibi, 1940’lı yılların başında yaşanmış olan yurt resimleri döneminin bir uzantısıdır. Bu resimler, çevrenin yapısal özelliklerini yansıtmakla kalmazlar, doğanın görselleşme aşamasındaki inceliklerini, kişisel bir beğeni yönünde biçimlendirirler. Yaşamını ve çalışmalarını Ankara’da sürdürmektedir. Erol was born in Milas in 1927. He studied in the Bedri Rahmi Studio at the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan University). He was an active member of the “Group of 10”. He studied gravure in Friedlander Studio in Paris. He painted large sized wall paintings and mosaic panels. Besides his painting works, he is also an art writer. His works mostly concentrated on landscape that are the extensions of the homeland painting movement of 1940s. These paintings not only reflect the structural features of the environment, but also shape the delicacy of the nature’s visuality according to his personal taste. He lives and works in Ankara. 113 YAŞAM ŞAŞMAZER (1980) 1980 yılında İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nde, Prof. Rahmi Aksungur Atölyesi’nde öğrenim gördü. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamladı. Heykellerinin ana temasını genel anlamda insanlık, özel olarak da çocukluk durumu oluşturmaktadır. Temelde insana dair iyi, kötü, karanlık ve aydınlık özellikleri çocuk bedeni üzerinden inşa etmekte, bunun yanı sıra toplumsal roller, kimlikler ve kültürel yapıya ait köşeleri sorgulamaktadır. İnsanın ürkütücü ve şiddete yatkın potansiyelini, çocukların olgunluğa ulaşmamış zihinsel ve fiziksel yapıları üzerinde betimlemektedir. Çocukları, vücutlarının uyumsuzluğu, bakışlarının tuhaflığı, karekteristik duruşları ve mimikleri ile yansıtıp, insanın çocuk halini ve ürkütücü yanını heykelleriyle izleyiciye aktarmaktadır. Sanatçı yaşamını ve çalışmalarını Almanya’da sürdürmektedir. Yaşam Şaşmazer was born in İstanbul in 1980. She studied sculpture at the workshop of Prof. Rahmi Aksungur and graduated from the Sculpture Department in the Faculty of Fine Arts at Mimar Sinan University in 2003. That same year, she won the Sakıp Sabancı Art Awards and received second place in the Sculpture Department of Mimar Sinan University. She completed her master’s degree at her alma mater in 2006. Working in solid wood, Şaşmazer creates life-sized figures of children to explore many issues and concepts such as good, bad, adulthood, and authority. She has had several solo exhibitions and has participated in many group exhibitions and art fairs in Turkey and Europe. Currently, Şaşmazer lives and works in Germany. 114 LOT 74 Yaşam Şaşmazer (1980) “The Dminous Land” bronz 56 x 51 x 23 cm., 2009 bronze 18.000 - 24.000 TL 6.315 - 8.420 Euro 115 LOT 75 Saim Bugay (1934-2008) “Ördek” ahşap imzalı, 28 x 28 x 16 cm. wood 4.000 - 6.000 TL 1.405 - 2.105 Euro 1934 yılında Mersin’de doğdu. 1962–1967 yılları arasında, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Şadi Çalık Atölyesi’nde eğitim gördü. Sanatçı, 1969–1975 yılları arasında Avrupa’da çeşitli ülkelere yaptığı gezi ve incelemelerde özellikle ahşap heykel konusunda uzmanlık bilgilerini geliştirme imkanı buldu. Demiri işleyerek yaptığı ilk soyut heykelleriyle dikkat çekti. Ağaç heykellerinde amblem ya da fetiş özelliği gösteren formlara bağlı simetrik biçimlere ağırlık verdi. Heykelde değişik araç ve gereçlerle mesaj iletmeye yönelik anlatımcı bir çizgiyi sürdüren Saim Bugay, orta kuşağın başarılı temsilcileri arasında yer almaktadır. 2008 yılında vefat etmiştir. 116 LOT 76 Saim Bugay (1934-2008) “Eşek 1” ahşap ve metal imzalı, 28 x 31 x 15 cm. wood and metal 3.500 - 4.500 TL 1.230 - 1.580 Euro Bugay was born in Mersin in 1934. He studied in Şadi Çalık Atelier of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). Between 1969 and 1975 he conducted observations in several cities in Europe and found the chance to expand his expertise especially on wooden sculpture. He caught attention with his first abstract sculptures with hammered iron. In his wooden sculptures he concentrated on symmetric styles connected to the forms that feature fetish and emblem. Saim Bugay, who draws a narrative line to give a message with various tools in his sculptures, is among the successful representatives of the middle generation. He passed away in 2008. 117 LOT 77 Saim Bugay (1934-2008) “Eşek 2” ahşap ve metal imzalı, 30 x 30 x 14,5 cm. wood and metal 3.500 - 4.500 TL 1.230 - 1.580 Euro LOT 78 Saim Bugay (1934-2008) “Fil” ahşap imzalı, 15 x 20 x 6,5 cm. wood 2.000 - 3.000 TL 700 - 1.055 Euro 118 LOT 79 Koray Ariş (1944) “Mask” deri imzalı, 30 x 22 x 10 cm. leather 3.500 - 5.000 TL 1.230 - 1.755 Euro 1944 yılında Adana’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Heykel Bölümü’nde öğrenim gördü. 1969–1971 yılları arasında heykeltıraş Emilio Greco’nun yanında çalıştı. 1974 yılına kadar Roma’da heykel çalışmalarını sürdürdü. Ahşap torso kalıpları üzerine geçirdiği kösele kaplı heykellerinde, ana tema olarak insan bedeninin gerilimli formlarından hareket etmekte, kimi yerde metal heykel kolajları ve çiviler kullanarak, bu gövdeye fetiş özelliği kazandırmaktadır. Biçim, onda yanılsama estetiğinin zengin çağrışımlarıyla örülüdür. Çalışmalarını Çatalca’daki atölyesinde sürdürmektedir. Ariş was born in Adana in 1944. He graduated from the Sculpture Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He worked with sculptor Emilio Greco between 1969 and 1971. He continued to work on sculpture in Rome until 1974. The main theme of his sculptures stems from tense parts of the human body which he covers the wooden torso mold sculptures with leather and in some cases he uses metal collage and nails in order to furnish the body with fetish features. Form is woven by the rich reflections of deluding aesthetics. He continues to work in his studio in Çatalca. 119 “AİLE” 1990’LI YILLAR NEŞE ERDOK (1940) 1940 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü, Neşet Günal Atölyesi’nden mezun oldu. 1965–1966 yıllarında, İspanyol hükümetinin bursuyla Madrid’de resim çalışmaları yaptı. 1967–1972 yıllarında devlet bursuyla Ensba’da resim, fresk, vitray öğrenimi gördü. İlk kişisel sergisini 1972’de, Paris’te düzenledi. Tekil figürü, anıtsal bir resim teması olarak, psikolojik boyutlarını ön plana çıkaracak anlatımcı bir üslupla yansıttığı çalışmalarında, anlam vurgusu, ölçülü deformasyonlar içinde verilir. Osman Hamdi’den Neşet Günal’a, orta ve genç kuşak sanatçılarına uzanan figür ağırlıklı eğilimin tipik temsilcileri arasında yer alır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Erdok was born in İstanbul in 1940. She studied in Neşet Günal Studio at the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). During the 1965-1966 she studied painting in Madrid with a state scholarship given by the Spanish government. Between 1967-1972 she studied fresco and stained glass in Ensba with state scholarship. She held her first solo exhibition in Paris in 1972. In her works, the single figure emerges as a monumental theme, and emphasizes the psychological effects reflected with a narrative style, the meaning is given with the measured deformations. She is among the typical representatives of the figurative art from Osman Hamdi and Neşet Günal to new generation artists. She lives and works in İstanbul. Neş’e Erdok, herkesin içinde tek başına kalmış bir izleyicidir; hıncahınç dolu salonda herkes sahneye bakarken, o da yanındakileri izler hep – ötekinin seyri, her türlü özentiden uzak vita contemplativa için vesileye dönüşmüştür burada. Ancak, her an içgörüye teslim olmanın eşiğindeki bu gözlem tarzını dalınç ile aynı paydaya bağlamak bizi yanıltır; çünkü, Erdok’un çıkış noktasında, gündelik yaşama sıkı sıkıya bağlı somut bir diyalog arayışı daima ön plandadır; dolayısıyla, genelde suskunluğu tercih etse bile, alabildiğine canlı ve kıpırdak bir iletişime gönül verdiğini rahatça söyleyebiliriz. Suskunluk, sayrılı bir kendi içine kapanmayı değil, ötekinin doldurması için özenle hazırlanmış bir boşluğu imler bu kendine özgü dünyada; soğur/ul/ma işlemi bittiğinde, taraflardan hiçbirinin önceki ben’iyle ilgisi yoktur artık – gizemli (tinsel) ozmos, karşılıklı varsıllaşmanın teminatıdır. Neş’e Erdok is a lone spectator in the crowd. While all eyes in the packed hall are riveted on the stage, she is observing those around her , as watching, the other turns, to a pretext for a totally unassuming vita contemplativa. But although this observation verges on the eidetic insight, likening it to contemplation would be misleading; for always at the forefront in Erdok’s point of departura is a search for dialogue firmly grounded in everyday experience. Thus one may say that even though she generally prefers silence she is nonetheless committed to lively, animated communication. In her unique world silence is not a retreat into a disturbed self, but a vacuum carefully prepared for the filling of the other. When the process of mutual absorption is completed, neither self even remotely resembles what it was before. A mysterious osmosis guarantees the enrichment of both parties. The organic integrity of Erdok’s art- one might call it a temperate whole – is in fact a mask for extreme opposition, as her creativity is at heart based on contradictions which prove to be highly fecund; she approaches through a boundless distance, and with a deathly shiver ropes in eudaimonia. Mehmet Ergüven, Neşe Erdok kitabı, Bilim Sanat Galerisi,1997 LOT 80 Neşe Erdok (1940) “Aile” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 200 x 150 cm., 1990’lı yıllar oil on canvas 70.000 - 90.000 TL 24.560 - 31.580 Euro Erdok’un zaman ile girdiği diyalog, her şeyden önce, gündelik hayata sıkı sıkıya bağlı olmanın izlerini taşır. Dolayısıyla fiilen akıp gitmekte olan zamanın mecburen dondurulması, hiçbir şekilde yalnız soyut içeriğe teslim olmaz. Bir başka deyişle, yaşantı içeriğinin yoğun baskısına rağmen fiili zamanla ilişki, her daim gündemdeki yerini korur: bu yüzden, zamana müdahale ederken, duyarlığın yanı sıra malzeme estetiğine ilişkin bilinç niteliğinin de etkin bir rol aldığına tanık oluruz. Her mizansen, özü gereği poz üzerine kurulu olup, gösteri, birbirine eklenen bu pozların toplamıdır; poz ne denli yetkinse, zamanın durdurulduğu yolundaki izlenim o ölçüde zayıflar; başarılı bir oyunculuğun temelinde yatan şey, oyuncunun zaman ile birlikte yol aldığı illüzyonudur; çünkü her oyunun önce sondan başa doğru kurgulanmış zamanı, gösteri esnasında bunun kamuflesini şart koşmaktadır. Resimde tek figürün verdiği pozu nispeten daha kolay inandırıcı kılıp, zamana yedirme imkanı olmasına karşın, ikinci figürün katılımıyla her şey değişir. Buna göre, ya aralarındaki hareki ilişkinin doğal seyrini, dışarıdan müdahale ile dondurarak, kendilerine rağmen zamana raptetme, ya da kendi özgür iradeleriyle durup verdikleri pozun, zamandan alınmış izin ile meşru kaydı söz konusudur. Hareketsiz tek figürün poz verip vermediği tartışmaya açıktır; iki ya da daha çok figürün birlikteliğinde ise sınır çizgisi netleşir; burada, pozla birlikte izleyicinin eline de pertavsız verilmiştir çünkü. Erdok, bir mizansen ustası olarak, yan yana getirdiği figürlerde bu pozun altını özellikle çizip, zamanın fiili akışındaki niceliksel yapıyı (chronos) alenen niteliğe devreder; ancak yaşantı içeriğinin muhatabı olan bu öznel zaman (kairos), asla marazi bir biçimde kendi içine kapanarak gündelik (somut) hayattan kopmaz - hareketsiz duran, serbest kaldığı andan itibaren gerçek yaşamdaki yerini almaya hazırdır. Dolayısıyla hiçbir şey, ilgili alanına giren doğaötesi bir hareketsizlik kadar bu resme yabancı değildir. Bir başka deyişle, durgunluğun bittiği noktada başlayacak hareketin, ortaklaşa sahip olduğumuz şimdi’de yol alacağı duygusu peşimizi bırakmaz. Erdok’s dialogue with time carries abow al the marks of a close tie to ordinary, everyday life. Threfore the fact that time’s flow must willy-nilly be frozen in no wise means a soul surrender to abstact content. That is to say, despite the overwhelming of life content, the relationship to de facto time perpetually retains its place on the agenda; and thus, when interfering with time, not only sensibility but consciousness of the aesthetic of materials also plays a detemining role. Staging is always in essence bades on posing, while the Show or spectacle is the sum of all these poses; the more successful the pose, the less time seems to stop, so that good acting is basically the illusion that actor is flowing with time. Fort he time of a play, built up from end to beginning, demands that during the Show this fact be camouflaged. In painting a single figure gives a relatively more convincing pose and can thus be insinuated into time. With the introduction of a second figure, though, everything changes; either the natural course of the kinetic relationship between the two is frozen from without, binding them despite themselves to time, or the pose which they stop to give of their own free will is legitimate because of permission time has given. Whether a motionless figure poses is open to discussion, but the borderline clarifies when two or more come together- for here not only is there a pose, but the viewer holds a magnifying glass. As a master of staging, Erdok specifically emphasizes this posing in the figures she juxtaposes, and renders the quantitative aspect of time’s flow (chronos) flagrantly qualitative. Yet this subjective time (kairos), the interlocutor of life content, strictly avoids a pathological introversion which would sever it from Daily, tangible living -a motion- less figüre is prepared, from the moment it is freed, to play the role it has in real life. Thus nothing is more alien to this art than a supernatural stillness implying rapture. In other words, we are pursued by the feeling that, taking up where stagnation comes to an end, movement will occur in a present which we all share in common. Mehmet Ergüven, Neşe Erdok kitabı, Bilim Sanat Galerisi,1997 “BEKAR ODASI” 1977 LOT 81 Neşe Erdok (1940) “Bekar Odası” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 130 x 160 cm., 1977 oil on canvas 40.000 - 60.000 TL 14.035 - 21.055 Euro 123 “gölköy sahili” 2011 LOT 82 Neşe Erdok (1940) “Gölköy Sahili” kağıt üzeri karışık teknik imzalı, 48 x 34 cm., 2011 mixed media on paper 4.500 - 6.000 TL 1.580 - 2.105 Euro 124 “nü” 1993 LOT 83 Neşe Erdok (1940) “Nü” kağıt üzeri karışık teknik imzalı, 64 x 18 cm., 1993 mixed media on paper 4.000 - 5.500 TL 1.405 - 1.930 Euro 125 “fiskos” 1999 LOT 84 Neşe Erdok (1940) “Fiskos” kağıt üzeri kara kalem imzalı, 30 x 21 cm., 1999 pencil on paper 2.000 - 3.000 TL 700 - 1.055 Euro “karadut serisi” LOT 85 Bedri Rahmi Eyüboğlu (1911-1975) “Karadut Serisi” kağıt üzeri guaj imzalı, 38 x 36 cm. gouache on paper 2.500 - 3.000 TL 875 - 1.055 Euro 126 LOT 86 Bedri Rahmi Eyüboğlu (1911-1975) “Motif” kağıt üzeri guaj imzalı, 73 x 66 cm. gouache on paper 1911 yılında Giresun’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Nazmi Ziya’nın yanında ve Paris’te Andre Lhote’un Atölyesi’nde 10.000 - 14.000 TL çalıştı. Değişik araç-gereç ve farklı tekniklerle oluşturduğu işlerinde, Batı sanatının zengin deneyim ve 3.510 - 4.910 Euro birikimleriyle, yöresel ve geleneksel halk sanatının ürünleri arasında, kendi sanat anlayışına özgü köprüler kurdu. Çağımızın sanat anlayışı içinde daha çok renge önem veren bir ressamımızdır. Az malzemeyle çok şey anlatma sanatı olarak tanımladığı halk sanatı, Bedri Rahmi’nin coşku dolu bir üretimle biçimlenen resimlerinde, tükenmez bir kaynak oluşturur. Çağdaş resim sanatımızda, bu kaynağı ilk keşfeden ve öğrencilerine özgün sanat üretmenin yollarını öncelikle bu kaynakta ve yaşamın içinde aramak gerektiğini esinlendiren o olmuştur. Aynı zamanda bir sanat yazarı olarak da, dönemine büyük katkıda bulunmuştur. 1975 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Eyüboğlu was born in Giresun in 1911. He worked with Nazmi Ziya in the Painting Department of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He worked in the Atelier of Andre Lhote in Paris. In his paintings, created with different techniques and media, he made connections between the productions of local and traditional folk art according to his art understanding in conformity with his rich accumulation and experience of the Western Art. He emphasizes color more within the understanding of art of the era. The folk art, defined as meaning lots of things with few media by him, is an inexhaustible source in his paintings generated with enthusiasm. In our contemporary painting art, he is the one who discovered this source and directed his students to look for the ways of producing the authentic artworks in this source and life. He as an art writer also contributed a lot to his period. He died in İstanbul in 1975. 127 “cami” 1966 LOT 87 Cihat Burak (1915-1994) “Cami” kağıt üzeri karışık teknik imzalı, 24 x 32 cm., 1966 mixed media on paper Fotoğraf: Ara Güler 5.000 - 7.000 TL 1.755 - 2.455 Euro 1915 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nde okudu. 1953–1955 ve 1961-1965 yılları arasında, Paris’te resim çalışmaları yaptı. Tarihsel olaylara ve yaşanan güncel gelişmelere, kendine özgü esprili bir yöntemle eğildiği resimlerinde, uysal ama derinlikli bir anlam, katışıksız ve saf bir gözlem gücü sezilir. Eleştiri ve alay, incelikli bir anlatımla beslenir. Resim sanatı adına öğrendiklerini ve bildiklerini tümüyle unutarak, spontane ve içtenlikli bir üslubu eleştirmekten yana çaba gösterir. 1994 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. 128 “natürmort” LOT 88 Cihat Burak (1915-1994) “Natürmort” ahşap üzeri yağlıboya imzalı, 41 x 49 cm. oil on wood 12.000 - 16.000 TL 4.210 - 5.616 Euro Burak was born in İstanbul in 1915. He graduated from the Department of Architecture of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan University Faculty of Fine Arts). He conducted painting research in Paris between 1953-1955 and 1961-1965. In his paintings, which he incorporates historical anecdotes and current topics with his own humorous style, is sensed a mild but deep meaning and pure observation power. Criticism and satire are nurtured with refined expression. Forgetting all he experienced and learned about the art of painting he endeavors to criticize the spontaneous and sincere style. He passed away in İstanbul in 1994. 129 “portre” 1969 LOT 89 Nurullah Berk (1906-1981) “Portre” kağıt üzeri füzen imzalı, 70 x 50 cm., 1969 charcoal drawing on paper 7.000 - 10.000 TL 2.455 - 3.510 Euro 1906 yılında İstanbul’da doğdu. Sanayi-i Nefise’de Hikmet Onat ve İbrahim Çallı Atölyeleri’nde sanat öğrenimi gördü. 1924-1928’de Paris Güzel Sanatlar Akademisi’nde Ernst Laurens Atölyesi’nde çalışmalarını sürdürdü. Bir yıl kadar Andre Lhote ve Fernand Leger’in özel akademilerine devam etti. Türkiye’de D Grubu ile başlayan yenileşme evresinin içinde, açık aydın ve düşünür sanatçı kimliğiyle, bu evrenin içerdiği bütün sorunların kültür dünyamızda tartışılmasına ortam hazırlamış ve bizzat katılmıştır. Türk sanatının yöneldiği Batı dünyası karşısında, kimliksel bir yapıya götürücü çözüm olanaklarını sorgulamış ve bu tür bir sorgulamanın kendi sanatına yansıyan boyutlarını sürekli olarak gündemde tutmayı başarmıştır. Resim sanatımızda, geometrik-figüratif anlayışını, geleneksel tasvir sanatımızdan yola çıkarak özgün bir temel üzerinde geliştirme çabasının örneklerini vermiştir. 1981 yılında vefat etmiştir. Berk was born in İstanbul in 1906. He was educated in the Studios of Hikmet Onat and İbrahim Çallı in Sanayi-i Nefise (Ottoman Academy of Fine Arts). He worked in Ernst Laurens Studio in Paris Fine Art Academy. He attended the private academies of Andre Lhote and Fernand Leger for one year. Within the renovation frame of “D” Group in Turkey, he prepared the platform to argue the problems of this world and in our culture and he participated in the arguments personally. In front of the Western world where Turkish art moved, he questioned the solution possibilities orienting to the identical structure and he succeeded to keep the parts of this questioning, reflected to his art. He gave the examples of improving the geometric figurative understanding on the authentic basis that stems from our traditional descriptive art. He passed away in 1981. 130 LOT 90 Abidin Dino (1913-1993) “Kompozisyon” kağıt üzeri guaj imzalı, 49 x 52 cm. gouache on paper 4.500 - 6.000 TL 1.580 - 2.105 Euro 1913 yılında İstanbul’da doğdu. 1933’te “D Grubu”nu kurdu. Paris ve Leningrad’ta, sinema ile ilgilendi; yardımcı yönetmenlik ve yönetmenlik yaptı. 1937 ve 1939 yılları arasında Paris’e gitti. 1940’lı yıllarda İstanbul’a geri dönerek “Liman Ressamlar”ı (Yeniler) Grubu’nda yer aldı. 1952 yılında Paris’e yerleşti, Fransa, Cezayir ve Amerika’da sergiler açtı. Dino’nun teknik ve estetik açıdan geniş bir yelpaze üzerine yayılan ve farklı dönemlerine ait çalışmalarını içeren resimlerinde, geçmiş ve gelecek, bugün, yaşanan çevre, dünya gerçekliği gibi, bir sanatçıyı ilgilendirmesi gereken yaklaşımların tümünü, ortak bir sanatçı mizacının derin kadrajları üzerinde izlemek mümkündür. 1993 yılında Paris’te vefat etmiştir. Dino was born in 1913 in İstanbul. He formed the “Group D” in 1933. He went to Leningrad and worked for cinema in several film studios as assistant director and as director. Later during 1937-1939, he went to Paris. Later in 1940, he returned to İstanbul and he participated in the famous Harbor Exhibition and joined the “Newcomers’ Group” (also known as the Harbor Group). In 1952, he settled down in Paris and held exhibitions in France, Algeria and USA. It is possible to see in his entire works of different periods, covering a wide spectrum with regard to technique and esthetic, the concerns such as past, future and present, today’s environment and the reality of the world that interest all artists. He passed away in Paris, in 1993. 131 “gece kelebeği” 1985 ZEKİ FAİK İZER (1905-1988) 1905 yılında İstanbul’da doğdu. Sanayi-i Nefise’de öğrenim gördü, Çallı’nın öğrencisi oldu. Paris’te Andre Lhote ve Otton Friesz Atölyeleri’nde sanat öğrenimini pekiştirdi. D Grubu’nu kurdu. Zeki Faik İzer’in 1930’lu yıllarda çıplak konulu resimlerle figür deformasyonuna dayalı biçim analizleri düzeyinde başlattığı sanat çalışmaları, 1950’lerde nesneden bağımsız ve non-figüratif bir yönde, çizginin ve rengin ortaklaşa oluşumlarını kapsayan aktif dinamizmi çerçevesinde, soyut verilere bağlı olarak gelişmiştir. Çalışmaları, çizgi, renk ve leke bağlamında kendi ifade ölçütlerinin dışına taşmamaya özen gösterici bir düzey ve kararlılık üzerine kuruludur. 1988 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. İzer was born in İstanbul in 1905. He graduated from the Academy of Fine Arts (Sanayi-i Nefise) where he was Çallı’s student. He also studied art in the ateliers of Andre Lhote and O. Friesz in Paris. He formed the Group D. In 1930’s, he started work with the analysis of the deformation of nude figures, however in 1950s his works progressed as free from objects and in the non-figurative line, within the framework of an active dynamism that covers both line and colors’ common formation depending on abstract data. From a drawing, color and stain standpoint, his works are based upon decisiveness and an effort that tries not to exceed the limits of his own expression criteria. He passed away in İstanbul in 1988. Zeki Faik İzer’in 1980’li Yıllarda Yaptığı Soyutları Hakkında Zeki Faik’ler 1980 sonbaharında Paris’e dönünce, onları yeni birşeyler yapma heyecanı sarar. Uzun süredir yalın renkli kağıtlarla ilginç motiflere yönelik kolajlar yapmaktadır. Aslında bu kolajlara 1975 yılında başlamıştır. Matisse’nin yaşamının sonlarına doğru denediği kolajlarının esprisi, onun renk sevgisine uygun gelmiştir. Buna paralel olarak, karton üzerine, diğer renkler arasında yaldızın da kullanıldığı, geometrik ve adeta bıçakla kesilmiş gibi keskin konturlu biçimleri düzenleme düşüncesi ile giriştiği guaj denemeler, işte bu 1980 yılı sonrasında ortaya çıkmaya başlamıştır. Ama bu guaj çalışmalarında, bundan önceki kaligrafik, spontan fırça esprisi artık görülmemektedir. Adeta yalın, konkre biçimlere gitmenin gerektiğini anlamıştır. When the Izers came back to Paris from Nice in the fall of 1980 they were seized with the desire to try something new. For some time Zeki Faik had been making collages by cutting interesting motifs from ordinary colored paper. This had started in 1975, as the collage technique which Matisse came upon in his final years seemed apt for a colorist. As a parallel evdeavor, this year of 1980 saw Izer doing gouache on cardboard using many colors (including gilt) in geometric, sharply defined conours. No longer do we find a calligraphic, spontaneous attack with the brush. Enlem 80 Yayınları,Haziran 1995 Ankara- Zeki Faik İzer LOT 91 Zeki Faik İzer (1905-1988) Bu eser, Enlem 80 Yayınları’nın 1995 yılında yayınladığı “Zeki Faik İzer” kitabının 136. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 136 of the “Zeki Fai İzer” book published by Enlem 80 Publishing in 1995. “Gece Kelebeği” karton üzeri guaj imzalı, 98 x 68 cm., 1985 gouache on paper 25.000 - 35.000 TL 8.770 - 12.280 Euro 133 “kompozisyon” 1942 LOT 92 Zeki Faik İzer (1905-1988) “Kompozisyon” kağıt üzeri suluboya imzalı, 31,5 x 23 cm., 1942 watercolour on paper 4.000 - 6.000 TL 1.405 - 2.105 Euro 134 “herat’tan esen yel” 1981 LOT 93 Zeki Faik İzer (1905-1988) “Herat’tan Esen Yel” kağıt üzeri guaj imzalı, 49 x 66 cm., 1981 gouache on paper 10.000 - 14.000 TL 3.510 - 4.910 Euro Bu eser, YKY Yayınları’nın 2005 yılında yayınladığı “Zeki Faik İzer” kitabının 145. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 145 of the “Zeki Fai İzer” book published by YKY Publishing in 2005. 135 FİKRET MUALLA (1903-1967) 1903 yılında İstanbul’da doğdu. Mühendislik öğrenimi için Almanya’ya gitti. Fikret Mualla düzenli bir öğrenim yerine, içgüdülerinin serbest oluşumuna bıraktı kendini. İsviçre ve İtalya’da müzeleri dolaştı. 1939 yılında Paris’e yerleşti. Fikret Mualla, trajik yaşamı ve bunalımlarıyla, resminin özgün-kişilikli yapısıyla çağdaş resim sanatımızın kapılarını batı dünyasına açmayı başarmış ve batılı kaynaklarda kendi adından söz ettirebilmiş ilk Türk sanatçısıdır. Genellikle renkli fon kağıtları üzerine guaj boya ile çizdiği resimlerinde, yeteneği erken yıllarda biçimlenmeye başlamış bir sanatçı olarak belirmiştir. Yaşamındaki savrukluk ve düzensizliğin aksine, resimlerinde konuya ve üsluba hakim bir sanatçı tutumu yansıtır. Paris’in eğlence yerleri, içki salonları, sokakta gezinen insanları, kafeleri, Fikret Mualla’nın irili ufaklı resimlerinde renkli bir anlatımla sergilenir. 1967 yılında Paris’te vefat etmiştir. Uluslararası çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır. Mualla was born in İstanbul in 1903. He went to Germany to study engineering. Fikret Mualla preferred to form his art freely by allowing his artistic instincts instead of a formal education in art. He visited museums throughout Switzerland and Italy. He moved to Paris in 1939. With his tragic life and depressions coupled with unique characteristics of his works, he succeeded in opening the doors of Turkish Modern Art to the west. He is the first Turkish artist whose name is mentioned in European Art literature. Generally he became known with his bright colored gouache figurative paintings on paper using a style developed in his early years. To the contrary of disorder and chaos in his personal life, he reflects the stance of an artist in control of the theme and style in his paintings. Entertainment places, bars, people walking in the streets, markets and cafés of Paris are displayed in Fikret Mualla’s paintings in a colorful and joyful style. He passed away in Paris in 1967. His paintings are in museums and collections worldwide. LOT 94 Fikret Mualla (1903-1967) “Au Bar” kağıt üzeri guaj imzalı, 49 x 60 cm., 1950’li yıllar gouache on paper 50.000 - 70.000 TL 17.545 - 24.560 Euro “AU BAR” 1950’li yıllar 137 “UN COUPLE AU CAFé” LOT 95 Fikret Mualla (1903-1967) “Un Couple au Café” kağıt üzeri guaj imzalı, 23 x 30 cm. gouache on paper 14.000 - 18.000 TL 4.910 - 6.315 Euro 138 “ST. sulpıce kilisesi” 1958 fikret mualla’nın tuval üzeri yağlıboya yapıtı LOT 96 Fikret Mualla (1903-1967) “St. Sulpice Kilisesi” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 36 x 41 cm., 1958 oil on canvas 25.000 - 35.000 TL 8.770 - 12.280 Euro 139 “çıplak” 1952 LOT 97 Fikret Mualla (1903-1967) “Çıplak” kağıt üzeri guaj imzalı, 18 x 24 cm., 1952 gouache on paper 6.000 - 8.000 TL 2.105 - 2.805 Euro “peyzaj” 1978 LOT 98 Selim Turan (1915-1994) “Peyzaj” kağıt üzeri guaj imzalı, 22,5 x 33 cm., 1978 gouache on paper 1.500 - 2.000 TL 525 - 700 Euro Provenans: Ruhi Su Koleksiyonu Provenance: Ruhi Su Collection 140 UTKU VARLIK (1942) 1942 yılında Bolu’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nü bitiren sanatçı Paris Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrenimine devam etmiştir. İlk kişisel sergisini 1965’te Cenevre’de açmıştır. 1975’ten bu yana yaşamını ve çalışmalarını Paris’te sürdürmektedir. Işık-gölge etkileri içinde dağılan, simgesel ve romantik çağrışımlar yaratan figür, nesne ve mekan bağlantılarından hareket ettiği resimlerinde, gerçeklik ve düş, imge ve yansıma gibi birbirini tamamlayıcı plastik öğeleri, kurgusal bir dünya içinde yorumlamakta, fantastik-gerçekçi bir anlayışı benimsemektedir. Yurtiçi ve yurtdışında müzelerde ve önemli koleksiyonlarda resimleri bulunmaktadır. Varlık was born in Bolu in 1942. Utku Varlık, graduated from the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts, and later continued his education at Paris Fine Arts Academy. He opened his first solo exhibition in Geneva in 1965. His paintings are dispersed within the effects of light, shadow and romantic connotations where the artist is acting free from the connections between figure, object, and place. Utku Varlık interprets plastic elements in terms of dreams, images, and reflections in a fictitious world with a fantastic–realist approach. His paintings are in several museums and collections in Turkey and Europe. Varlık lives and works in Paris since 1975. LOT 99 Utku Varlık (1942) “Figürlü Kompozisyon” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 187 x 82 cm., 2008 mixed media on canvas 13.000 - 17.000 TL 4.560 - 5.965 Euro 141 ERGİN İNAN (1943) 1943 yılında Malatya’da doğdu. 1968’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nü bitirdi. Salzburg Yaz Akademisi’nde Prof. Emilio Vedova ile Münih’de Prof. Mac Zimmerman ile çalıştı. 1985–1986 yılları arasında Berlin Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda konuk profesör olarak bulundu. Ergin İnan’ın sanatı, var oluşla yok oluş arasındaki meta-fizik anlamın kendi bakış açısından irdelenip yorumlanmasına dayanmaktadır. Resimlerinde, Doğu ve Batı kültürlerinin sentez arayışları gözlemlenir. 1970’lerden başlayarak böcekleri ve insan figürlerini işlediği eserlerinde, imgeler arasında kurulan görsel ve simgesel ilişkileri yansıtır. Bunların yanı sıra zaman zaman eski uygarlıklardan aldığı kültürel imgelere de yer vererek bunları aynı sanatsal bağlamda değerlendirmiştir. Eserlerinde çok farklı malzeme ve teknikten yararlanan İnan, tuvalin yanı sıra ahşap, duralit, kağıt ya da el yapımı özel kağıtlar vb. taşıyıcılar üstüne yağlıboya, suluboya, tempera, renkli mürekkep ve kolaj gibi değişik teknik ve malzemeler kullanır. Eserleri yurtiçi ve yurtdışında Almanya, Norveç, İngiltere, Belçika, Hollanda, Japonya gibi ülkelerin müzelerinde ve çok sayıda özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Çalışmalarını İstanbul ve Berlin’de sürdürmektedir. İnan was born in Malatya in 1943. He graduated from the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan University) in 1968. He studied and worked with Prof. Emilio Vedova in Salzburg Summer Academy and Prof. Mac Zimmerman in Munich. He worked as a visiting professor at the Berlin Fine Arts School between 1985 and 1986. The art of Ergin İnan is based on an exploration, from his own viewpoint, of the metaphysical meaning between being and nothingness. In his paintings one notes the quest for a synthesis of Eastern and Western cultures. The insects and human figures which appear in his works in the 1970s reflect a visual and symbolic relationships between images. İnan sometimes also uses cultural images from ancient civilizations and treats them in the same artistic context. He uses many different materials and techniques in his work- not only canvas but also wood, duralite, paper or special hand-made paper, to which he applies oil paint, watercolors, tempera, colored ink, collage and the like. His artworks are exhibited in many international museums in Germany, Norway, England, Belgium, Nederland, and Japan as well as in many important private Turkish and international collections. He works both in İstanbul and Berlin. 142 “rumi yüzleşme” 2013 143 LOT 100 Ergin İnan (1943) “Rumi Yüzleşme” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 180 x 280 cm., 2013 oil on canvas 90.000 - 120.000 TL 31.580 - 42.105 Euro “yüzü görünmeyenler - III” 2006 LOT 101 Ergin İnan (1943) “Yüzü Görünmeyenler III” mdf üzeri yağlıboya imzalı, 75 x 52 cm., 2006 oil on mdf 12.000 - 16.000 TL 4.210 - 5.616 Euro 144 “yüzü görünmeyenler” 2006 LOT 102 Ergin İnan (1943) “Yüzü Görünmeyenler” mdf üzeri yağlıboya imzalı, 70 x 49 cm., 2006 oil on mdf 12.000 - 16.000 TL 4.210 - 5.616 Euro 145 “KUTSANMAK” 1999 LOT 103 Alaettin Aksoy (1942) “Kutsanmak” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 50 x 50 cm., 1999 oil on canvas 15.000 - 20.000 TL 5.265 - 7.020 Euro 1942 yılında Trabzon’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde, Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde sanat öğrenimi gördü. 1972-1976 yılları arasında Paris’te resim çalışmalarını sürdürdü. İnsan ve mekan kavramlarına bir yaşam yorumu açısından yaklaştığı resimlerinde, ince bir ironi, kurgusal bir düzenleme anlayışı ve zamandan soyutlanmış iğneleyici bir şiirsellik, kimi zaman birinin ya da ötekinin ağır bastığı bir yaklaşıma göre yorumlanır. İçeriğin biçimle desteklenen bu yorumu, kendi kuşağının paylaşılan ve giderek daha çok kabul görmeye başlayan bir görüş açısıyla da bütünleşmektedir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. 146 “ÇOCUKLAR İÇİN OYUN ALANI” 1992 LOT 104 Alaettin Aksoy (1942) “Çocuklar İçin Oyun Alanı” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 46 x 55 cm., 1992 oil on canvas 15.000 - 20.000 TL 5.265 - 7.020 Euro Aksoy was born in Trabzon in 1942. He studied art in Bedri Rahmi Eyüboğlu workshop in the Painting Department of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan University Faculty of Fine Arts). He continued painting in Paris between 1972-1976. In his paintings, he uses the concepts of place and human beings from the standpoint of life. His works can be interpreted with an elaborate irony, an understanding of a fictive harmonization with a sarcastic poetry, from time to time one outweighs the other. This interpretation of the content supported with the form, has been integrated with a point of view well supported and accepted by out weighing his contemporaries. He lives and works in İstanbul. 147 “seni kıskandı” 2009 MEHMET GÜLERYÜZ (1938) 1938 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nü birincilikle bitirdi. 1970-75 yılları arasında devlet bursu ile gittiği Paris’te Yüksek Resim ve litografi ihtisası yaptı. 1971’de Paris’de ilk heykellerini yaptı ve Pont des Arts’daki performansını gerçekleştirdi. 1975-80 arası Akademi’de ders verdi. 1980’li yılların ortalarına kadar, biçimsel yönden abartılmış hayvan figürlerini konu alan bir üslubu benimsedi. Bu dönemi izleyen resimlerinde, anlatımcı çizgiyi bir ölçüde muhafaza etmekle beraber, daha renkçi bir üsluba yöneldi. Fırça tuşlarının birbirini izlediği kaotik bir form anlayışına ve psikolojik boyutlu figür düzenlemelerine yer verdiği resimlerinde, rengin ve biçimin çağrıştırıcı bir içerikle dolu olmasına özen gösterdi. Çizginin yapısal etkisini renk bağlamında çözümlemeye çalışmakta, yaşamla organik bir anlam ilişkisinin görsel planda karşılığını yansıtmaktadır. Güleryüz’ün 1963’teki ilk kişisel sergisini, Fransa, Belçika, Polonya ve ABD sergileri izlemiştir. Eserleri; 1965’de Paris 5. Genç Sanatçılar Bienali, 1966’da 5. Tahran Bienali, 1974’de Paris Salon des Réalités Nouvelles’de, 1987’de Uluslararası İskenderiye Bienali, Mısır, 1987’de 1. İstanbul Bienali, 1989’da 2. İstanbul Bienali, 2004’de 1st International Drawing Bienal, Pilsen The Czech Republic, 2005’de 2. Beijing Bienali, 2011’de ArtDubai, Hong Kong Art Fair, Basel Scope, Marrakesh Art Fair’de, 2012 Viennafair’de sergilenmiştir. 1999’dan bu yana Bilgi Üniversitesi Tasarım Kültürü ve Yönetimi Sertifika Programı’nda ders veren sanatçı yaşamını İstanbul’da sürdürmektedir. Güleryüz was born in İstanbul in 1938. He studied at the Painting Department of the İstanbul Academy of Fine Arts under Zeki Faik İzer and Cemal Tollu, graduating in 1966 as the first in class. Güleryüz went to Paris with a fine arts state scholarship to complete his master’s degree in painting and lithography He did his first sculptures in Paris in 1971 and organized a special performance on the Pont des Arts. He worked at the Academy as a lecturer until 1980 before moving to New York and then to Belgium where he lived for two years, Güleryüz returned to Turkey in 1985. Until the mid 1980’s the artist adopted a style that exaggerates the shape of animal figures. Later, he adopted more colorful approach even though he retained his former expressionist style. In his works, Güleryüz reflects a concept based on forms created by brush stokes following each other in a chaotic environment depicting figures with psychological dimensions. He is concerned by the fact that colors and forms must have a reminiscent content. His first solo show in İstanbul in 1963 was followed by numerous exhibitions in Turkey, France, Belgium, Poland and the U.S. Güleryüz’s works were also displayed at the 5th Young Artists Biennale, Paris (1965), the 5th Teheran Biennale (1966), Salon des Réalités Nouvelles, Paris (1974), International Biennale of Alexandria, Egypt (1987), the first and second İstanbul Biennales (1987, 1989), Besides being a painter, Güleryüz is also a sculptor, actor, writer as well as a lecturer at the Design Culture and Management Certificate Program of Bilgi University. His works can be found in major collections in Turkey and abroad. He currently resides and works in İstanbul. LOT 105 Mehmet Güleryüz (1938) “Seni Kıskandı” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 200 x 180 cm., 2009 oil on canvas 120.000 - 160.000 TL 42.105 - 56.140 Euro 149 YÜKSEL ARSLAN (1933) 1933 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ne devam ederken, suluboya, guaş ve pastel karışımı resimleriyle dikkat çekti. İstanbul Üniversitesi’ndeki sanat tarihi öğrenimini resim çalışmalarına yönelerek yarım bıraktı ve ilk sergisini 1955’te açtı. 1959 senesinde, Phallisme serisini tamamladı. 1961 yılında Paris’e Andre Breton ve Raymond Cordier’nin davetlisi olarak gitti. 1960’larda Paris, Kopenhag ve Berlin’de sergiler düzenledi ve “Arture” serisi üzerinde çalışmalarına devam etti. 1964’te çok önemli bir galeri olan Gallery Charpantier’in düzenlediği “Surrealism: Sources, Histoire, Affites” sergisine davet edildi. 1969’da Karl Marx’ın yazılarından etkilendiği “Capital” serisi üzerinde çalışmaya başladı. Arslan’ın ABD’deki ilk sergisi New York, Drawing Center’da 2008’da gerçekleşti. Otodidakt bir ressam olan sanatçı, tuvalle yağlıboya tekniğini aşarak kendine özgü malzemeyle çizgi ve boya uygulamaları ile özgün bir gerçeküstü üslup geliştirmiştir. Resmin plastik değerlerini araştırarak, resimlerinde düşüncelerini anlatır. Sanatçının yapıtlarında ilk göze çarpan özellik kullanacağı kağıda toprak sürmesi, çeşitli boyalar katması, su ve yağ lekeleri yapmasıdır. Yapıtları Türk resminde yeni bir oluşuma da ışık tutmaktadır. Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda resimleri bulunmaktadır. Arslan’ın çalışmalarında, Nietsche, Marx ve Freud’un yazılarının etkisi, Doğu ve Batı geleneklerinin buluşması ve psikoloji, erotizim ve bilinçaltı konuları yer almaktadır, doğu minyatürleri ve Anadolu folklorunun izleri görülebilir. Çalışmalarını Paris’te sürdürmektedir. Arslan was born in İstanbul in 1933. He studied Art History at İstanbul University and discontinued his study to practice art. He had his first solo exhibition in 1955. His autobiographical and erotic Phallisme series were concluded in 1959. He moved to Paris in 1961 with the invitation of André Breton and art dealer Raymond Cordier. He kept working on his “Arture” series in 1960s while continuing to exhibit around Europe including Berlin, Paris and Copenhagen. In 1964, he was invited to participate in one of the most important surrealist exhibitions: “Surréalisme: Sources, Histoire, Affinités” currated by Gallery Charpantier in Paris. In 1969, Arslan began working on the “Capital” series having been inspired by the writings of Karl Marx. One of Arslan’s recent exhibitions and his first in the US, with works from the artists complete oeuvre was held at the Drawing Center in New York called Visual Interpretations curated by Brett Littman in 2008. Arslan’s work is inspired by the writings of Nietzsche, Marx, and Freud and he brings together the Western and Eastern traditions and deals with various subjects like psychology, eroticism and the subconscious. The influence of Eastern miniatures and Anatolian folklore can be found in his works which are produced by the artist’s self-made colours using the ancient methods of combining raw pigments with his own saliva, blood, urine, honey, earth and egg whites. His most well-known series besides the above mentioned ones are Influences, Autoartures, L’Homme and Nouvelles Influences. He currently lives and works in Paris. Bu eser, Santral İstanbul’un 2009 yılında yayınladığı “Yüksel Arslan Retrospektifi” kitabının 429. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 429 of the “Retrospective of Yüksel Arslan” book published by Santral İstanbul in 2009. “L’HOMME 125” 1997 LOT 106 Yüksel Arslan (1933) “Arture 484 - L’Homme 125” kağıt üzeri karışık teknik imzalı, 30 x 21 cm., 1997 mixed media on paper 18.000 - 24.000 TL 6.315 - 8.420 Euro 151 “L’HOMME 122” 1997 LOT 107 Yüksel Arslan (1933) Bu eser, Santral İstanbul’un 2009 yılında yayınladığı “Yüksel Arslan Retrospektifi” kitabının 428. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 428 of the “Retrospective of Yüksel Arslan” book published by Santral İstanbul in 2009. 152 “Arture 481 - L’Homme 122” kağıt üzeri karışık teknik imzalı, 30 x 21 cm., 1997 mixed media on paper 18.000 - 24.000 TL 6.315 - 8.420 Euro “..., JE VIS, ...” 1999 LOT 108 Yüksel Arslan (1933) “Arture 531 ..., Je Vis, ...” kağıt üzeri karışık teknik imzalı, 30 x 21 cm., 1999 mixed media on paper 18.000 - 24.000 TL 6.315 - 8.420 Euro Bu eser, Santral İstanbul’un 2009 yılında yayınladığı “Yüksel Arslan Retrospektifi” kitabının 451. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 451 of the “Retrospective of Yüksel Arslan” book published by Santral İstanbul in 2009. 153 LOT 109 Ergin İnan (1943) 2 Adet “İlyas Serisi” kağıt üzeri rapido imzalı, 2 adet, 32 x 24 cm., 2012 rotring pen on paper 3.500 - 4.500 TL 1.230 - 1.580 Euro LOT 110 Ergin İnan (1943) 2 Adet “İlyas Serisi, Beni Yalnız Bırakma” kağıt üzeri rapido imzalı, 2 adet, 32 x 24 cm., 2012 rotring pen on paper 3.500 - 4.500 TL 1.230 - 1.580 Euro 154 A B C D LOT 111 Nejad Melih Devrim (1923-1995) 5 Adet “Kompozisyon” A) kağıt üzeri suluboya imzalı, 27 x 21 cm. watercolour on paper B) kağıt üzeri mürekkep imzalı, 32 x 22 cm. ink on paper C-D) kağıt üzeri pastel imzalı, 23 x 32 cm. pastel on paper E) kağıt üzeri pastel imzalı, 15 x 20 cm. pastel on paper 5.000 - 7.000 TL 1.755 - 2.455 Euro E 155 “düşsel oyun” LOT 112 Komet (1941) “Düşsel Oyun” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 60 x 73 cm. oil on canvas 18.000 - 24.000 TL 6.315 - 8.420 Euro 1941 yılında Çorum’da doğdu. 1960–1967 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Halil Dikmen ve Zeki Faik İzer Atölyeleri’nde çalıştı. 1971’de devlet bursu ile Paris’e giderek Vincence Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü’ne devam etti ve Beauxarts’da Singier ile çalıştı. 1974’den itibaren on beşi Türkiye’de, dokuzu Paris’te olmak üzere kırk beş kadar kişisel sergi açtı. Eserleri; Lozan Canton Müzesi, Viyana Modern Sanatlar Müzesi, Kopenhag Grafik Sanatlar Müzesi, Paris Modern Sanatlar Müzesi ve İstanbul Modern gibi müzelerde yer almaktadır. Komet’in gerçek dışı ve/veya düşsel bir mekanda yer alan figürleri, geçmiş bir dünyanın günümüze yansımış bireyleri ve insan olgusunun simgeleri izlenimini yaratır. Boyayı, kendine özgü bir yöntemle, eskilik ve arkaiklik imajını vurgulayıcı bir doğrultuda kullanır. Fantezi ile gerçek, düş ile yaşanmışlık, onun resimlerinde birbiri içinde erir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul ve Paris’te sürdürmektedir. 156 “UYANIŞ” LOT 113 Komet (1941) “Uyanış” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 60 x 73 cm. oil on canvas 18.000 - 24.000 TL 6.315 - 8.420 Euro Komet was born in Çorum in 1941. He worked in Halil Dikmen and Zeki Faik İzer Studios in İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University) during 1960-1967. He moved to Paris in 1971 after being awarded a state scholarship and studied in the Arts Plastique Department of Vincence University. He worked with Singier at Beauxarts. He has opened 45 exhibitions since 1974, 15 of which are in Turkey and 9 in Paris. His artworks are in several international and Turkish museums such as Losanne Canton Museum, Vienna Modern Arts Museum, Copenhagen Graphical Arts Museum, Paris Modern Arts Museum and İstanbul Modern Arts Museum. The figures of Komet in an unreal imaginary world create the impression of symbols of human elements as well as individuals that are reflecting the elements of an ancient world. He uses the paint in a unique style so as to highlight the image of antiquity and archaic style. Fantasy and reality, dream and truth are all interrelated with each other in his paintings. He lives and works in İstanbul and Paris. 157 “A.N.A.’ya Selam Olsun” 1995 LOT 114 Komet (1941) “A.N.A.’ya Selam Olsun” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 35 x 45 cm., 1995 oil on canvas 12.000 - 16.000 TL 4.210 - 5.616 Euro 158 “geçerken” 1999 LOT 115 Komet (1941) “Geçerken” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 50 x 64 cm., 1999 oil on canvas 16.000 - 22.000 TL 5.616 - 7.720 Euro Bu eser, Teşvikiğye Sanat Galerisi’nin 2000 yılında yayınladığı “Komet” kitabının 97. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 97 of the “Komet” book published by Teşvikiye Art Gallery in 2000. 159 Fotoğraf: Yahşi Baraz NEJAD MELİH DEVRİM (1923-1995) 1923 yılında İstanbul’da doğdu. Yazar İzzet Melih Devrim ile ressam Fahrelnissa Zeid’in oğludur. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde Leopold Levy Atölyesi’nde çalıştı. 1947’de Paris’e yerleşti ve aynı yıl Paris’te Allard Galerisi’nde ilk kişisel sergisini açtı. Prof. Witmore’un yanında öğrendiği Türk hat ve Bizans mozaik sanatı ilk dönem yapıtlarını biçimlendirdi. Doğu sanatı ve Fransız şiirsel soyutlaması etkilendiği başlıca kaynaklar oldu. J. Lassaigne, Nejad’ın “boşluk ve ritim sorunlarına yepyeni ve köklü çözümler” getirdiğini vurgulamıştır. G. Boudaille, 1960’lı yıllarda Nejad’ın resmini “hareketli, coşkulu, huzursuz ve zarif, karmaşık, çok yönlü ve değişken olan yaratıcısının bir aynası“ olarak tanımlamıştır. Nejad’ın sanatı soyut resmin bir uzantısıdır ve deneyim ve birikimlerle kazanılmış bir görüşün ve duyarlığın ürünüdür. Resimlerinde renkler, kalın boya ve kısa fırça vuruşlarından oluşan lekelerin kompozisyonu göze çarpar. Nejad Türk Çağdaş Soyutu’nun yanı sıra uluslararası soyutun da özgün bir temsilcisidir. 1995 yılında Polonya’da vefat etmiştir. Eserleri Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli müzeler ve önemli koleksiyonlarda bulunmaktadır. Devrim was born in İstanbul in 1923. He is the son of the author, İzzet Melih Devrim, and the artist Fahrelnissa Zeid. He studied in Leopold Levy’s atelier of Painting Department of İstanbul State Fine Arts Academy (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He moved to Paris in 1947 and opened his first personal exhibition at Allard Gallery in Paris the same year. Turkish calligraphic art and Byzantine mosaic art, which he learned from Prof. Witmore, shaped the first era of his artworks. His main sources of influence were oriental art and French poetry. According to J. Lassaigne, Nejad is bringing “innovative and solid solutions to the problems of space and rhythm”. G. Boudaille has described Nejad’s paintings in 1960’s as “mirror of its creator, who is active, exciting, non-comforting but kind, complex, diversified, and variable”. Nejad’s art is an extension of abstract painting and the product of an opinion and sensitivity, gained with personal experience and knowledge. In his paintings, the composition of colors, thick paint and short brush touches are emphasized. Nejad is one of the first unique representatives of Turkish Contemporary Abstractism. He could also be considered as a unique representative of European Abstract Art. He passed away in Poland in 1995. His works are in several museums and private collections in Turkey and Europe. nejad devrim: Renk uzmanı, sabırsızlığın ressamı Rengin coşkusu Nejad’ın davranışını yönlendirir. Nejad, rengi, az bulunur uyumlar elde etmek için kullnır. Ana hatların düzeni içerisinde, rengin şiddeti hesaplanmıştır. Nejad kurguyu ileri sürerek ilk izleniminin saflığını yeniden oluşturmaktadır. Kontrol ve akışkanlık adeta tuval yüzeyini birlikte paylaşırlar. Nejad, resmin gerektirdiği kuralları dikte ettirir. Doğada var olan tüm renklerle her şey mümkündür. Plastik değerler de Nejad’ın ifadesinde böyle bir eşitlik bulur. Yukarıda hat sanatıyla isteyerek yaptıklarının yanı sıra tesadüfen gerçekleştirilen benzer girişimlerden söz etmiştim. Bu değişim ancak soyutlama içerisinde gerçekleşebilirdi. Nejad’ın resminin özgünlüğü de renkli ve plastik çakışma seviyesinde devreye giriyor ki bu da onu çağdaşları ile özdeşleştiriyor. Çünkü Kandinsky’nin deyimiyle, konu resmi gizliyor, renk bütün içinde yerini buluyor. Işıklı bir çokseslilik içinde, siyah ve beyaz uyumlu birliği kaplıyor. The passion of color shapes his behavior. Nejad uses rarely compatible colors. Within the order of the main outline the rage of color is calculated. Nejad, recreates the naivite of the first impression by asserting the setup. Control and habit share the surface of the canvas. Nejad, dictates the necessary precept in his canvas. Everthing is possible with all the colors in nature. Plastic value finds equality in Nejad’s expression.I had mentioned above what he has accomplished with calligraphic art by coincidence, and similar attempts. This change could only be accomplished by abstraction. Uniqueness in Nejad’s painting, color and plastic clashes which identifies him with contemporary artists. Just like Kandinsky ‘ the subject conceals the picture , color finds its place within. With a poliphony of light, black and white disguises the harmonic union’. Pierre Courhion’un 1961 yılında belirttiği gibi, “Sabırsızlığın ressamı” Nejad sık sık seyahat eder, her çeşit manzaradan, birbiriyle uyum içinde olan ama bununla beraber ışığa hak ettiği ayrıcalığı tanıyan renkler çıkarır. hissettiklerini şiirsel bir ifade ile yansıtmayı sürdürerek, hayal ile gizemin sihirli ortamına erişen Nejad, bunu paletinin lirik üslubunu artıran yapısına borçludur. Fransa’nın dışında, daha önce de belirttiğimiz gibi, ABD, Danimarka, Hollanda ve İngiltere’ye seyahatleri olmuştu Nejad’ın. 1960 yılında Polonya’yı, Rusya’yı ve Orta Asya’yı keşfetmesine neden olan ve onu Varşova’dan Moskova’ya, Taşkent’ten Semerkant ve AlmaAta’ya sürükleyen bir dizi yolculuk girer hayatına. Yolculuklarından birinde edindiği son derece güçlü görsel bir izlenim onun şu notları almasına neden olur: “…Modern sanatın ufku artık Cezanne’nın “Saint-Victoire” dağları ile sınırlı kalmayacak…Gnümüz ressamı Kazakistan’da Aladağlara oradan da Aral denizine gitmeli ve buralardan yeni esin kaynakları edinmelidir…” Just like Pierre Courthion said in 1961 ‘’ the painter of impatience’’ he travels frequently, he brings out color that is in unity with eachother and that deserves light from every scene. He reflects his feelings in a poetic expression and Nejad reaches the magical setting of imagination and mystery by his lyrical tone of his pallete. Besides travelling to France he has been to U.S.A, Denmark, Holland, and England. In 1960’s he travels to Poland, Russia, Central Asia and discovers Warsow to Moscow, from Tashkent to Samarkand to Almaty . In one of his travels he acquires an important visual impression :…. The horizon of Modern art stretches beyond Cezanne’s Saint-Victory mountains…. Today’s artist should reach Aladağ mountains in Kazakhistan and from there to Aral sea and find new inspirations….. Lydia Harambourg “Fahrelnissa ve Nejad - Gökkuşağında İki Kuşak“ İstanbul Modern, s. 62, 63 “şehir anısı” 1962 LOT 116 Nejad Melih Devrim (1923-1995) “Şehir Anısı” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 97 x 130 cm., 1962 oil on canvas 150.000 - 200.000 TL 52.635 - 70.175 Euro 163 B A C LOT 117 D Nejad Melih Devrim (1923-1995) “Soyut Kompozisyon” A) kağıt üzeri keçe kalem imzalı, 26 x 20 cm. marker pen on paper B) kağıt üzeri suluboya imzalı, 23,5 x 23,5 cm. watercolor on paper C) kağıt üzeri mürekkep imzalı, 31 x 22,5 cm. marker pen on paper D) kağıt üzeri keçe kalem imzalı, 31 x 21,5 cm. marker pen on paper E) kağıt üzeri kuruboya imzalı, 32 x 23 cm. pencil on paper 5.000 - 7.000 TL 1.755 - 2.455 Euro 164 E “cote D’azur” 1959 LOT 118 Nejad Melih Devrim (1923-1995) “Cote D’Azur” ahşap üzeri yağlıboya imzalı, 30 x 98 cm., 1959 oil on wood 18.000 - 24.000 TL 6.315 - 8.420 Euro 165 “çalgıcılar” 1950’li yıllar LOT 119 Nejad Melih Devrim (1923-1995) “Çalgıcılar” tuvale marufle kağıt üzeri karışık teknik imzalı, 25 x 33 cm., 1950’li yıllar mixed media on paper pasted on canvas 3.000 - 4.000 TL 1.055 - 1.405 Euro “lac leman” 1961 LOT 120 Nejad Melih Devrim (1923-1995) “Lac Leman” kağıt üzeri suluboya imzalı, 21 x 26 cm., 1961 watercolour on paper 2.000 - 2.500 TL 700 - 875 Euro 166 LOT 121 Nejad Melih Devrim (1923-1995) “Kompozisyon” karton üzeri guaj imzalı, 63 x 48 cm. gouache on cardboard 10.000 - 14.000 TL 3.510 - 4.910 Euro 167 FAHRELNİSSA ZEİD (1901-1991) 1901 yılında İstanbul’da doğdu. Sadrazam Cevat Paşa’nın kardeşi diplomat, asker, fotoğrafçı ve tarihçi Şakir Paşa’nın kızıdır. Değişik dallarda sanatçılar yetiştirmiş olan Şakir Paşa ailesinden olup, yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) ile ressam Aliye Berger’in kardeşi, ressam Nejad Melih Devrim ile tiyatro sanatçısı ve yazar Şirin Devrim’in annesi, seramik sanatçısı Füreya Koral’ın teyzesidir. Sanayi-i Nefise’de Resim Bölümü’nde öğrenim gördü. 1928’de Paris’e giderek Ranson Akademisi’nde Bissiere ve Stahlbach Atölyeleri’nde çalıştı. 1934’de, Irak Büyükelçisi Prens Zeid ile evlenerek Amman’a yerleşti. İngiltere, Ürdün ve Almanya’da, önemli sanat merkezlerinde kişisel sergiler açtı. Dış ülkelerde pek çok sergi açmış ilk Türk kadın sanatçısıdır. 1991 yılında Amman’da vefat etti. Paris, New York, Ürdün ve Türkiye müzelerinde eserleri olan sanatçı, soyut resimleriyle tanınmaktadır. Portreden, soyut-nakışsı kompozisyonlara, spontane izlenimlere varıncaya kadar, değişik yönlerde biçimlenen sanatı, özgün ve kişisel yaratma gücünün canlılığından kaynaklanan bir temel anlayışa dayanır. Büyük tuval üzerine küçük kareler, üçgenler, dörtgenlerden oluşan geometrik formları sarı, kırmızı, yeşil, beyaz ve mor renklerin en parlak, çarpıcı değerleriyle coşkuyla boyamıştır. Kontrast renkler cesaretle uyum endişesi taşımadan kullanılmış olmakla birlikte, bu zıt renkler sabırla bir araya getirilerek çok farklı, özgün ve çarpıcı bütünler oluşturmuş, ışıldayan, dağılan küçük renkli geometrik parçaların yarattığı bir ağa dönüşmüştür. Zeid was born in İstanbul in 1901 into a prominent Ottoman Family. Her father is Şakir Pasha, an Ottoman diplomat, brigadier, photographer, and historian also the brother of Grand Vizier, Cevat Pasha. Her family, Şakir Pasha family raised many well-known artists in different fields. She was the sister of writer, Cevat Şakir Kabaağaçlı (the Fisherman of Halicarnassus) and painter Aliye Berger and the aunt of ceramist Füreya Koral. She was also the mother of artist Nejad Devrim and actress, Şirin Devrim. She attended the Painting Department of Sanayi-i Nefise (Ottoman Fine Arts Academy). Later in 1928, she attended Academie Ranson. In 1934, she married Prince Zeid and moved to Amman. She held solo exhibitions in important art centers in England, Jordan and Germany. She is the first Turkish woman artist to have exhibitions abroad. She passed away in Amman in 1991. Zeid has works in museums in Paris, New York, Jordan and Turkey. She is famous with her abstract paintings. Her art, formed in different directions ranging from portraits to abstract compositions and spontaneous impressions, is based on a basic approach arising from her liveliness and unique-personal creation power. She painted small geometric shapes consisting of squares, triangles, and rectangles to bright tones of yellow, red, white and purple on large canvases with enthusiasm. Contrasting colors are used bravely without anxiety of harmony; however, these contrary colors have been combined patiently to compose unique and striking sums and a web of glittering, dispersing tiny geometric shapes. Fahrelnissa Zeid’in Portreleri Üzerine 1970’leri belirleyen en önemli yönelim, portre çalışmalarıdır. Çocukluk yıllarında yaptığı portrelerden sonra 1970’lerin sonlarında yeniden portre boyamaya başladığında, soyuttan nasıl olup da somut olan bir şeye, ‘portreye’ döndüğü yolundaki bir soruyu, “Bence bu da soyuttur, hiç farkı yok. Ben yüzün fotoğrafını çekmiyorum, iç dünyasını yansıtmaya çalışıyorum. İnsanın iç dünyası da soyuttur” biçiminde yanıtlar. Kişinin iç dünyasını yansıttığı portre çalışmaları, keskin dış çizgileri ve stilize renkleriyle ikon etkisi yaratmaktadır. Zeid, portrelerini önce düşüncede çizdiğini ve bu süreci tamamladığında tuvale aktarma işleminin oldukça kısa sürdüğünü belirtmektedir. Portreleştirmek istediği kişinin özünü ayrıntılarından kurtararak olduğu gibi yalın bir biçimde yansıtmaktadır. Bunlar arasında kimler yoktur ki, Emir Zeid, Emir Hasan, Raad Zeid, Şirin Devrim, Charles Estienne, Rene Barotte, Mme. Lopez, Katia Granoff ve daha birçokları. Ama her birinin kimliği, kişiliği ustaca s/imgeleştirilmiştir. Zeid için de, portre, tıpkı hocası gibi, ne figür ne form ne renk ama yalnızca bir ruh halidir. About Fahrelnissa Zeid’s Portraits Fahrelnissa Zeid’s most important works marking the seventies are portraits. In late 1970’s, when asked how she could return to “portrait painting” which she did intensely in her childhood, and revert from abstract art to concrete art she replied: “This is also abstract art. I do not depict the face of a person but try to reflect the inner world hiding behind the face. Man’s inner world is also an abstract representation” Her portraits reflecting the inner world of the subject, look like icons with their sharp outlines and stylized colors. Zeid says that she first draws these portraits in her mind and once the mental image is complete, it does not really take her much time to transfer it on canvas. She depicts the essence of the person whose portrait she decides to paint, by getting rid of details and reflecting the essence of this person’s mind and character in a lean style. Among her famous portraits figure Emir Zeid, Emir Hasan, Raad Zeid, Şirin Devrim, Charles Estienne, Rene Barotte, Mme, Lopez, Katia Granoff and many other eminent personalities whose identity and personality are skillfully and artfully defined. For Zeid, like for her master Nejad Devrim, a portrait does not represent figures, forms and colors but the state of mind and the spirit of the model. İstanbul Modern, “Fahrelnissa ile Nejad-Gökkuşağında İki Kuşak” Zeynep Yasa Yaman, sy. 34-35 “La Belle FIlle CIrcassIenne” (ÇERKEZ GELİNİ) 1980’li YILLARIN BAŞI fahrelnissa Zeid’in, bir öğrencisinin kardeşinden esinlenerek yapmış olduğu “çerkez gelini” isimli yapıtı... Fahrelnissa Zeid, öğrencisi ve öğrencisinin kardeşi Mme. J.N.J. (Çerkez Gelin) Mme. J.N.J. (Çerkez Gelin) LOT 122 Fahrelnissa Zeid (1901-1991) Provenans: Özel Koleksiyon, Amman, Ürdün. Provenance: Private Collection, Amman, Jordan. “Çerkez Gelini” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 135 x 100 cm., 1980’li yılların başı oil on canvas 300.000 - 450.000 TL 105.265 - 157.895 Euro MÜBİN ORHON (1924-1981) 1924 yılında İstanbul’da doğdu. 1948’de, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki öğreniminden sonra, doktorasını yapmak üzere gittiği Paris’e yerleşti. Resim sanatına duyduğu derin ilgi nedeniyle kariyer değiştirerek, Grand Chaumiére’de resim öğrenimi görmeye başladı ve çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırdı. Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya ve Amerika’da grup sergilerine katıldı. 1981 yılında Paris’te yaşamını yitirdi. Geniş transparan planlar üzerine oturan kompozisyonlarında, genellikle iki karşıt lekenin plastisite değerlerinden yola çıkarak, soyut ve pür bir sanat anlayışı düzeyinde derinlik ve espas etkilerini araştırmıştır. Resimleri çağdaş resim sanatımızda soyutçu biçim araştırmalarına dayalı çalışmaların 1960 kuşağını izleyen örnekleri arasında özgün bir yer tutar. Orhon was born in İstanbul in 1924. Following his education in Faculty of Political Science in Ankara, he settled down in Paris where he received his doctorate. By 1949, however he was already working on drawings at the Académie de la Grande Chaumière. He participated in numerous group exhibitions in Paris at Cité Universitaire de Paris in 1950, Salon des Réalités Nouvelles in 1953, SaintPaul Vence Salon Comparaisons in 1955, Salon de Mai in 1957, Homage à Nazım Hikmet exhibition in 1973, Six Peintures Turcs exhibition at Venissieux in 1976 and Galerie Lucien Durand exhibitions throughout 1960s. He also exhibited in Brazil, Scotland and England as well as Turkey. After Orhon passed away in 1981, his works were included in Les Peintures Turcs de Paris at AGF in Paris in 1990,1950- 2000 Republic of Turkey Central Bank Contemporary Turkish Art Collection Exhibition in 1994 Orhon’s works are in numerous private and public collections including the Sainsbury Collection in the U.K. Orhon passed away in 1981. His works, based on his search for abstractive form, has a unique role in the examples of Turkish abstract paintings of the generation of 1960’s. Lekesel Soyutlama: 1956-1960 Mübin Orhon’un 1955’lerden itibaren geometrik kökenli soyut resimden uzaklaşarak, lekesel değerlerin ön plana çıktığı farklı bir tarza yöneldiği görülmektedir. Bu değişimin nedenlerini bir yanda o yılların Fransız sanat ortamında izlenen eğilimlerde, öte yanda Mübin Orhon’un kendini tekrar etmemek için giriştiği yönelimlerde aramak gerekir. II. Dünya Savaşı’nın ardından Paris sanat ortamında güçlenen geometrik kökenli soyut resim, uluslararası sanat diyaloğunun ve hümanist bir eğilimin sonucu olarak ortaya çıkan dil, kültür ayrılıklarına rağmen dünyanın her yerinde kavranabilecek “evrensel” bir stil olarak yorumlanıyordu. Ama 1945-55 arasındaki süreç, geometrik soyutlama konusunda farklı düşünceleri gündeme getirdi. Charles Estienne başta olmak üzere bir grup eleştirmen bu eğilime karşı eleştirel bir tavır takınınca, Paris sanat ortamında farklı bir oluşumun, “lekesel soyutun” sesini duyuracağı farklı bir süreç başlamıştı. Mübin Orhon’un 1953-55 dönemi çalışmalarını, stil değiştirmesini bu olguların eşiğinde değerlendirmek gerekir. Tachist Abstraction:1956-1960 When a group of critics foremost among them being Charles Estienne, began leveling criticism at the style, the result was to spark a new and different line of development in Parisian circles one that would become known as “tachist abstraction”. As a result of his relations with his contemporaries, after the middle of the 1950s Mübin Orhon appears to embark upon a new period in which tachist values emerge to the fore. Although the first examples such paintings date to as early as 1956, one can make a case for saying that the process of the artist’s transition from geometrical abstraction to tachist involved an intermediary period of some two or three years. In the paintings of this period, one observes a maturity of style which is devoid of any experimentation or hesitation and which is unquestionably the product of accumulated experience. Necmi Sönmez, Mübin Orhon’un Resimlerindeki İmge-Form Bütünlüğü Üzerine “Mübin Orhon”, sh. 10, Milli Reasürans Sanat Galerisi, 2001 “abstraıt rouge” 1964 LOT 123 Mübin Orhon (1924-1981) “Abstrait Rouge” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 90 x 116 cm., 1964 oil on canvas 70.000 - 90.000 TL 24.560 - 31.580 Euro 175 “soyut KOMPOZİSYON” 1974 LOT 124 Mübin Orhon (1924-1981) “Soyut Kompozisyon” kağıt üzeri guaj imzalı, 44 x 58 cm., 1974 gouache on paper 6.000 - 8.000 TL 2.105 - 2.805 Euro “MOR soyut” 1979 LOT 125 Mübin Orhon (1924-1981) “Mor Soyut” kağıt üzeri guaj imzalı, 45 x 35 cm., 1979 gouache on paper 4.000 - 5.000 TL 1.405 - 1.755 Euro 176 LOT 126 Abdurahman Öztoprak (1927-2011) “Soyut Kompozisyon” tuval üzeri akrilik imzalı, 126 x 126 cm. acrylic on canvas 25.000 - 35.000 TL 8.770 - 12.280 Euro 1927 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde, Nurullah Berk Atölyesi’nde öğrenim gördü. 1952–1975 arasında, Roma Güzel Sanatlar Akademisi’nde, fresk üzerinde çalışmalar yaptı. Bu çalışmalarını başka dallara doğru genişleterek, Almanya’da sanat öğrenimini pekiştirdi. Birbirini değişik konum ve planlarda kapatan ve soyut derinlik imajını güçlendiren biçimlerde oluşturduğu çalışmaları, geometriksoyut anlayış kapsamında değerlendirilmektedir. 2011 yılında Muğla’da yaşamını yitirmiştir. Öztoprak was born in İstanbul in 1927. He studied art in Nurullah Berk Atelier of the Painting Department of State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). During 1952-1975, he was educated on fresco in the Fine Arts Academy in Rome. By broadening his specializations to other subjects, he intensified his art education in Germany. His works, in which he strengthens abstract depth image by covering the shapes in different positions and conditions, are considered within the geometric-abstract concept. He passed away in 2011 in Muğla. 177 Ömer Uluç (1931-2010) 1931 yılında İstanbul’da doğdu. Nuri İyem Atölyesi’nde (Tavanarası Ressamları) ilk resim çalışmalarına başladı. ABD’de (Texas, Boston ve New York) önce mühendislik daha sonra resim öğrenimi gördü. İlk kişisel sergisini Boston’da (Earl Pilgrim) 1955’te açtı. Paris, Amerika, Meksika ve Nijerya’da araştırmalar yaptı. 2010 yılında İstanbul’da vefat etti. İçinde gizli figürsel oluşumlar saklayan resimleri, fırça tekniğine dayalı, özgün bir dışavurum estetiği geliştirmeye yöneliktir. Sanat eserlerinde birçok farklı malzemeler kullanan Ömer Uluç, Türk Çağdaş Sanatı’nda kendi jenerasyonunun öncülerindendir. Sanatçı resimlerindeki figüratif soyutlama tarzındaki yaratıkları heykellerine de taşımıştır. Eserleri yurt içinde ve yurt dışında birçok müze ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Yurtdışı çağdaş sanat fuarlarına dünyanın önde gelen uluslararası galerileriyle katılan ilk Türk çağdaş sanatçılarından biridir. Uluç was born in İstanbul in 1931. He started painting in Nuri İyem Studio (Attic Artists). He studied first engineering and then painting in USA (Texas, Boston and New York). He had his first solo exhibition in Boston (Earl Pilgrim) in 1955. He conducted research on art in Paris, USA, Mexico, and Nigeria. His paintings, hiding hidden figurative formations, are based on the technique of brush and a unique expression aesthetic. Ömer Uluç, who uses different materials in his artworks, is one of the leading members of his generation in Turkish Contemporary Art. He was able to transform his creatures in his figurative abstract paintings into sculptures. His artworks are included in many Turkish as well as international museums and private collections. Uluç is one of the first artists to exhibit his art in worldwide known galleries in international contemporary art fairs. He passed away in İstanbul in 2010. Bu eser, Galeri Nev’in 1995 yılında yayınladığı “Ömer Uluç” kitabının 43. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 43 of the “Ömer Uluç” book published by Gallery Nev in 1995. “sıçrayan köpek” 1994 LOT 127 Ömer Uluç (1931-2010) “Sıçrayan Köpek” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 130 x 96 cm., 1994 oil on canvas 50.000 - 70.000 TL 17.545 - 24.560 Euro Bu eser, Galeri Nev’in 1999 yılında yayınladığı “1950-2000 Türkiye’de Çağdaş Sanat” kitabının 491. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 491 of the “1950-2000 Contemporary Art in Turkey” book published by Gallery Nev in 1999. 179 “İKİ figür ve kuş” 1993 LOT 128 Ömer Uluç (1931-2010) “İki Figür ve Kuş” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 75 x 75 cm., 1993 oil on canvas 30.000 - 40.000 TL 10.525 - 15.790 Euro 180 LOT 129 MUSTAFA ATA (1945) 1945 yılında Trabzon’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü Adnan Çoker Atölyesi’nde öğrenim gördü. 1971, 1973, 1980-81, 1990-91 yıllarında değişik Avrupa ülkelerinin sanat merkezlerinde araştırmalar yaptı. Münih, Kassel, Kopenhag, Tokyo, Darmstadt, Philadelphia, Kahire’de sergilere katıldı. 1978’de 18.000 - 24.000 TL “Sentetik Plastik Malzemeler, Biçimlendirme Yöntemleri, Sanatta Kullanımı” adlı kitabı yayınlandı. 6.315 - 8.420 Euro Geniş fırça tuşlarının egemen olduğu bir teknik doğrultusunda, figürü aktif bir devingenlik imajının temel öğesi olarak değerlendirdiği resimlerinde, yüzey ve espas ikilemi görsel bir sorunsallık kapsamında ele alınmakta ve renkçi bir anlayış ile çözümlenmektedir. Ankara, İzmir, İstanbul Resim ve Heykel müzelerinde, Yurtiçi ve Yurtdışı Özel ve Resmi koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmekte ve Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Mustafa Ata was born in Trabzon in 1945. He studied at Adnan Çoker’s studio of the Painting Department of İstanbul State Fine Arts Academy (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He conducted research in art centers of various European countries in 1971, 1973, 1980-81, 1990-91 and participated in exhibitions in Munich, Kassel, Copenhagen, Tokyo, Darmstadt, Philadelphia and Cairo. He uses floating figures painted with wide brush touches and solves the dilemma between surface and space via color emphasizing style. His artworks are exhibited in Ankara, İzmir and İstanbul Museums of Art and Sculpture as well as in many private and public collections in Turkey and abroad. He lives in İstanbul and is a faculty member at the Fine Arts Faculty of Yeditepe University. 181 Fotoğraf: Gönül Karakan Ata “Figürlü Kompozisyon” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 130 x 130 cm., 2008 mixed media on canvas FERRUH BAŞAĞA (1914-2010) 1914 yılında İstanbul’da doğdu. Orta ve teknik öğreniminden sonra, Yugoslavya’da Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldu. 1935 ve 1940 yılları arasında, İstanbul’da Nazmi Ziya, Leopold Levy ve Zeki Kocamemi ile çalıştı. İlk sergisini 1945’te İstanbul’da açtı, 1946’da Paris’te Musée d’Art Moderne’de grup sergisine katıldı. Ferruh Başağa’nın soyut resme yönelmesi 1940’larda Yeniler Grubu’na katılmasıyla başladı. 1950’li yılların başında soyut anlayışı inanç ve duyarlıkla savunmuş ve daha 1949’daki devlet sergisinde bu yolu açmaya yönelik ilk çalışmalarını gerçekleştirmiş olan bir sanatçıdır. 1950’lerden sonra yurtdışına da açılmıştır; ABD’de Pennsylvania Academy of Fine Art’a, Venedik Bienali, ve Sao Paulo Bienaline davet edilmiştir. 1970’lerden sonra Fransa, Mısır, İsviçre ve Avusturya’da olmak üzere çeşitli ülkelerde sergilere katıldı. 1990’lardan sonra eserleri, iç içe geçen, değişik renk ve boyutta üçgenler ile daha geometrik yaklaşım aldı. Sanatçının uyumlu bir geometrik düzene, düz ve eğimli çizgilerin dengeli kompozisyonuna bağlı çalışmaları, doğa kökeniyle bağlarını soyutçu bir eğilim çerçevesinde canlı tutan bir anlayışın ürünleridir. 2010 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Başağa was born in İstanbul in 1914. Following his secondary and technical education, he graduated from Fine Arts Academy in Yugoslavia. He worked in Studios of Nazmi Ziya, Leopold Levy, and Zeki Kocamemi in İstanbul between 1935 and 1940. His first solo exhibition was held in 1945 in İstanbul followed by his participation in a group show at the Musée d’Art Moderne in Paris in 1946. Başağa’s interest in abstract art began early in his career when he joined the “New” group in 1940s; and later on the “Attic Painters”. Başağa’s artistic career gained international momentum after 1950s; he was invited to the Contemporary Artists of the Academy of Fine Arts at the Pennsylvania Academy of Fine Art in the USA., the Venice Biennial, and the Sao Paulo Biennial, all in 1962. Since the 1970s, Başağa has exhibited around the world including France, Egypt, Switzerland and Austria as well as having numerous exhibitions in Turkey. Başağa’s abstract expressionist style took on a more geometric approach after the 1990s when he began overlapping triangles in various forms and sizes. Artworks of the artist based on a harmonious geometrical order and balanced composition of direct and sloping lines, are the products of an approach keeping his connections with nature in an abstractive tendency. He passed away in İstanbul in 2010. Ferruh Başağa’nın Güvercinli Resimleri Üzerine... Resim, aydınlık ve ışıltılı. İki karşıt renk egemen. Alt kenardaki koyu renkler yukarıya doğru açılıyor. Güvercinler yine karşılıklı duruyorlar. Mutlak soyut resimlerde gördüğümüz geometrik biçimlerin hepsi, renk ve renk geçişleriyle birlikte ritmin tüm işlevleriyle bütünleşerek resmin yapısını oluşturmuşlar. Güvercinlerin kanatlarında ritim, diğer güvercin resimlerindeki gibi birleştirici; ritmik kesintiler çizgiler, karşıtlıklarda sıcak ve soğuk iki rengin ilişkilendirişiyle vurgulanmış. Renkler saydam, üst üste geldiklerinde yumuşak ara renkler ortaya çıkıyor. Güvercinlerin başları resmin ortasında, en aydınlık alanda. Burada artık karşıtlık hemen hemen kalmamış gibi. Yaşamın getirdiği olumsuzluklara barış, sevgi ve umutla karşı koyabileceğimiz iletisini mi veriyor bu resim? About Ferruh Başağa’s Dove Paintings... The picture is light and bright. Two main contrasting colors dominate. The dark colors below become lighter as they go up. The doves are again in opposing angles. All the geometrical forms of the pure abstract painting, the color and the shades of color, they unify with all the functions of the rhythm and thus create the structure of the painting. The rhythm of the wings has a unifying function as in the other dove paintings; the rhythmical breaks, ines are accentuated by the contrasting state of the warm and cold colors. The transparent colors create other soft colors when superposed. The heads of the doves are in the center which is the highlight of the painting. Onthis part there is hardly any contrast. Does the painting manifest the wish that peace, love and hope will repel all the negativity of life? Nazan İpşiroğlu, “Ferruh Başağa”, sh. 166-167, Beltaş A.Ş. Sanat Yayınları, 2009 “GÜVERCİNLER” 2007 LOT 130 Ferruh Başağa (1914-2010) “Güvercinler” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 100 x 125 cm., 2007 oil on canvas 60.000 - 80.000 TL 21.055 - 28.070 Euro 185 “ANNEME” 2002 Bu eser, İş Bankası Yayınları’nın 2008 yılında yayınladığı “Ritm ve Devinim” kitabının 184. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 184 of the “Ryhtm and Movement” book published by İş Bank Publishing in 2008. LOT 131 Güngör Taner (1941) “Anneme” tuval üzeri akrilik imzalı, 165 x 200 cm., 2002 acrylic on canvas 50.000 - 70.000 TL 17.545 - 24.560 Euro 1941 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde, Nurullah Berk Atölyesi’nde öğrenim gördü. 1971’de Salzburg Yaz Akademisi’nde Corneille Atölyesi’nde çalışmalar yaptı. Türk resminde Sabri Berkel, Nejad Devrim, Zeki Faik İzer gibi ilk soyut dönem ressamları ile bu kuşağı izleyen Adnan Çoker, Burhan Doğançay resminin bir uzantısı olarak da değerlendirilen Güngör Taner’in resimleri, kendi deyişiyle “armoniye giden yolda, çeşitli kontrastların belli bir hareket ve ritim içerisinde kullanılması” sonucunda oluşmaktadır. Dinamik leke, renk ve çizgi kombinasyonu Taner’in resimlerine boşluk (espas) içinde görsel bir devinim atmosferi kazandırır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. 186 Taner was born in İstanbul in 1941. He graduated from Nurullah Berk Atelier of the Painting Department of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). In 1971, he studied at Corneille’s Atelier in Salzburg Summer Academy. In Turkish art, his works are considered as a continuation of the first abstract artists such as Sabri Berkel, Nejad Devrim, Zeki Faik İzer and their followers like Adnan Çoker, Burhan Doğançay. In his own words, his works are composed “by using various contrasts in a certain motion or in a rhythm on the road to harmony”. The combination of dynamic stain, color and line introduce an atmosphere of visual action into the space in Taner’s paintings. He lives and works in İstanbul. 187 LOT 132 Şadan Bezeyiş (1926) “Soyut Kompozisyon” ahşaba marufle karton üzeri guaj imzalı, 45 x 30 cm. gouache on cardboard pasted on wood 3.000 - 4.000 TL 1.055 - 1.405 Euro 1926 yılında Adapazarı’nda doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nü bitirdi. Devlet bursuyla gittiği Roma Güzel Sanatlar Akademisi’nden doktora diploması aldı. Resimleri, tarihin ve İstanbul imgesinin esinlendirdiği fantastik temalar çevresinde gelişmekte ve renkçi bir görüş doğrultusunda bu tür temaların çeşitlemeci estetiği düzeyinde biçimlenmektedir. Yerel-soyutçu bir eğilim, onun sanatını belirleyen başlıca özelliktir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. 188 LOT 133 Şadan Bezeyiş (1926) “Kırmızı Soyut” tuval üzeri yağlıboya imzalı, 120 x 120 cm., 1999 oil on canvas 20.000 - 30.000 TL 7.020 - 10.525 Euro Bezeyiş was born in Adapazarı in 1926. He graduated from the Paintings Department of İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He received his PhD from Fine Arts Academy of Rome, where he studied with a state scholarship. His paintings are being developed under fantastic themes, inspired from the history and images of İstanbul and shaped at a diversifying aesthetical level of such kind of themes based on a colourful approach. A local–abstracting tendency is the main character identifying his art. He lives and works in İstanbul. 189 LOT 134 Utku Varlık (1942) “Figürlü Kompozisyon” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 150 x 150 cm., 1999 mixed media on canvas 10.000 - 11.000 TL 3.510 - 3.860 Euro 190 LOT 135 Devrim Erbil (1937) “istanbul” “İstanbul” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 125 x 125 cm. mixed media on canvas 18.000 - 24.000 TL 6.315 - 8.420 Euro 1937 yılında Salihli’de doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli ülkelerde araştırma ve incelemelerde bulundu. Boya resimden özgün baskı resme, değişik teknikleri deneyen ve sanatı bu deneyimlerin bütünsel ışığı altında gören Devrim Erbil’in “Anadolu Çeşitlemeleri” adı altında ortak bir kompozisyon biçiminin versiyonlarını yansıtan resimleri, yöresel bir duyarlığın yüzey dokusuna dayanan örnekleri olarak, Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde başlamış olan bir etkinliğin uzantılarıdır. Devrim Erbil, 1980’li yıllardan sonra aynı dokuyu muhafaza etmekle beraber, İstanbul, kuş sürüleri ve kıyı izlenimlerinin ışık efektleri altında titreşen görüntülerine ağırlık vererek yeni bir dönemi başlatmıştır. Bazı resimlerinde ise doğadan soyutlamalar kullanmaktadır. Doğuş Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan sanatçı yaşamını İstanbul’da sürdürmektedir. Erbil was born in Salihli in 1937. He graduated from the Painting Department of İstanbul Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University). He conducted researches and studies in various countries. He applies different techniques from paintings to unique prints and sees art under the integral light of these experiences. Erbil’s paintings reflect the versions of a common composition style under the name, “Anatolian Diversifications”. His works are the extensions of an activity that has started in the Bedri Rahmi Eyüboğlu Studio. Erbil has not only preserved the same texture after 1980s but also started a new era by emphasizing on vibrating images of İstanbul, birds and shores under the effects of light. He also uses abstractions from nature in some of his paintings. He lives in İstanbul and works as a member of Doğuş University. 191 EROL AKYAVAŞ (1932-1999) 1932 yılında İstanbul’da do ğdu. İstanbul Akademisi M Devlet Güzel imarlık Bölüm Sanatlar ü’ nü bi tir di arasında Bedr . 1950 ve 19 52 yılları i Rahmi Eyüb oğlu atölyesi olarak devam ne misafir öğ etti. Daha so renci nr a Paris’e gitt André Lhote i Fernand Lé atölyelerinde ger ve çalışmalarını “Cercle et C sürdürdü ve arré” Grubuna Pa ris’te katıldı. 1954 Illinois Institu yılında ABD’y te of Techno e gitti, logy’de Ludw ve 1960 - 19 ig Mies van de 62 yıllarında r Ro he Mimar Euro çalışmalarına Saarinen ile devam etti. 19 mimari 67’de New Y yıllarından so ork’a yerleşti. nra New York, 1950 C leveland, Rom Stuttgart, Lond a, Milano, Brem ra, Berlin, Pa en, ris gibi şehirle düzenledi. 19 rde kişisel se 60 yılında bi rgiler r yapıtı MOM Stuttgart müz A’ya girdi, Br emen ve elerinde resi mlerine yer Amerika’da ve verildi. 1999 fat etti. Akyava yılında ş, 1950’lerde ağır bastığı iz mimarlık eğiti lenimi veren minin ve bir bakım anımsatan re a Post-Kübist simler yaptı. dönemi Ancak bu tutu yerini rastlant m kısa bir sü ısal ve sezgis re sonra el uygulamal Doğu sanatın ara bıraktı. Sa a yönelmesi natçının de bu tarihl boyunca amor ere rastlar. f figürlerin eg 1960’lar emen olduğu “Odalar” adın resimlerinin ya ı verdiği tuha nı sıra f perspektifli re 1970’lerde tu simler yaptı. ğla dizileriyle Bunu oluşturduğu resmi ile “Pir bir dizi kuşbak amit Manzara ış ı kale lar”, “İç Mek “Köşeler” di anlar”, “Duvar zileri izledi. la r” ve Akyavaş’ın al onun mekan dığı mimarlık ilişkilerini us eğ itimi taca ve gerç kurmasında eküstücü do etkili oldu. ğr ul tuda Sanatçı tuğla oluşturduğu bu ya da karo iç mekanlara taşlarla piramit, koni biçimleri ya da , küp gibi geom masa, sandalye etrik gibi eşyaları ga düzen içinde rip bir perspe yerleştirdi. Ak ktif yavaş 1980’le İslam’a, özellik rin başından itibaren le de tasavvuf felsefesine gö diziler gerçek ndermede bu leştirdi: min lunan ya tür, hat ve aldığı imgele eb ru sanatlarınd ri soyut bir an an latımla yorum gerçekleştiği ladı. Akyavaş “Kerbela” dizi 1983’te sinde bir kez görünümlerind daha kuşbak en yararlandı. ışı kale 1985’de yapt hazırladığı öz ığ ı “Gazali”, 19 gün baskı dizi 87’de si “Miraçnam “Hallac-ı Man e” ve 1988-89’ sur” dizilerind da yaptı e de hat sana tından alıntılar yaptı. guest . He was a nbul in 1932 nbul ta ta İs İs in e th rn at bo oğlu Studio üb Akyavaş was Ey i elled av hm He then tr e Bedri Ra 50 to 1952. student at th 19 and rn om Fe fr e ts th Fine Ar enrolled at he et Academy of re le he rc w the Ce and Paris s and joined y io to Florence ud ud st st e to ot 54 dré Lh US in 19 Léger and An elled to the inois av Ill tr e ş th va at ya he Ak der Ro Carré group. ig Mies van architect under Ludw d with the ke or w architecture d an ew York gy N lo in no ch Te . He settled 62 19 Institute of and to 60 from 19 n New York ld Eero Saarinen r shared his time betwee or w e th nd late tions arou bi hi e, ex in 1967 and m lo Ro so the U.S.; yavaş had ew York in N İstanbul. Ak in d e an gn lo d Co an Clevel Stuttgart, since 1950s: y; Bremen, Cyprus; Turin in Ital nd; Nicosia, d la er an itz n Sw ila M in in St. ch ri m Zu eu n and itage Mus Germany; Ber at the Herm rious va as l in el w ed ud as ; ere also incl w Paris, France ks or m of w eu is us H Russia. at the M Petersburg in Acquisitions” ern od ew M “N of as m such om the Museu fr group shows gs 3), in 96 nt (1 . ai ton D.C (1962), “P Art, Washing d Modern Art of an t ry le 1s , al G 0) l 97 ationa New York (1 in e Art” at the N th k” or at Y tanbul” ts in New 1989), “Parİs 7, “Turkish Artis ed ss 98 (1 pa ş ls va ia Bienn . Akya Paris (1990) 2nd İstanbul ed yavaş produc Art Centre in l Ak na ’s, io 50 at 19 rn e th inte an In . ith 99 w 19 ckground erika in away in Am ted chitectural ba reflect his ar ged as he star at an th ch gs e tin ud tit at k. pain or is w Th s . hi ents in st-Cubism . intuative elem affinity to Po od d ri an pe al is nt th de ith inci sw s using more co ards Eastern art coincide ou ph or by am tow gs dominated His tendency gside paintin depictions of on e al ng ’s, ra 60 st d te ea s In the 19 cr ş followed by hi ents. Akyava is period was Th id figural elem . s” am m yr oo “P “R d called ures an perspective he ructured pict 70’s. and brick st ners” of the 19 ew or vi “C d ye s-e an ” ls bird ter al as “W m ”, rs to led him , “Interio in Landscpaces” ckround enab e ba ac sp al l ur ia ct or ite ch nstruct pict co d es The artist’s ar an ac e sp ac ke iner pects of sp these castle-li es relational as in ap ith sh W c e. ri et er mosph ed geom a surreal at such the artist plac icks or tiles, gside objects br on al by s d te be ea cu cr d the an In s e. ne iv co ct mids, nge perspe ra st a es such as pyra in ri ith se w oducing a d chairs all vaş started pr h as tables an ya ug ro Ak th ’s, m 80 the 19 mysticis beginning of to İslam and bled e ar nc m re d fe an re hy with lligrap of paintngs iniatures, ca birds-eye cted from m again to his ce on ed forms abstra rn tu re azali” of G he l , “E 83 19 la” series. In ba ar paper art. In “K j” in s hi and “al Halla ctures with me” in 1987 view castle pi na aç ir . “M hy es t seri calligrap 1983, the prin references to ade constant m he 9 -8 88 19 “TURUNCU GEOMETRİ” LOT 136 Erol Akyavaş (1932-1999) “Turuncu Geometri” duralit üzeri karışık teknik imzalı, 76,5 x 80 cm. mixed media on hardboard Bu eser, Bilgi Üniversitesi’nin 2000 yılında yayınladığı “Erol Akyavaş” kitabının 72. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 72 of the “Erol Akyavaş” book published by Bilgi University in 2000. 193 60.000 - 80.000 TL 21.055 - 28.070 Euro “bookseller” 1999 “NEW YORK METRO DUVARLARI SERİSİNDEN” BURHAN DOĞANÇAY (1929-2013) 1929 yılında İstanbul’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördü. Paris’e giderek L’Académie de la Grande Chaumière’e devam etti. Resim sanatına olan ilgisi bu dönemde, babası ressam Adil Doğançay’ın katkısıyla biçimlenmeye başladı. Paris Üniversitesi’nde 1953 yılında ekonomi dalında doktora yaptı. 1962’de New York’a yerleşti. 1969’da Los Angeles’te Tamarind Lithography Workshop Fellowship ödülüne ve 1995 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından sanat dalında başarı madalyasına layık görüldü. İlk kişisel sergisini 1956’da Ankara’da açtı. Bunu New York, Washington, Ohio, İsviçre, Almanya, Kanada, Belçika, İsveç ve Japonya sergileri takip etti. Ayrıca 1982’de Paris’te Centre Pompidou’da, 1992’de St. Petersburg’da ve 1983’de Montreal’de Musée d’Art Contemporain’de önemli kişisel sergiler düzenledi. 1987’de I. İstanbul Bienali’ne katıldı. Yurtiçi ve yurtdışında çeşitli sergiler gerçekleştirmiş olan sanatçının resimleri Guggenheim Müzesi’nde de bulunmaktadır. Burhan Doğançay’ın grafiti tekniği paralelinde, duvar üzerine yapıştırılmış ilanlardaki aşınmış ve yıpranmış kağıtların yarattığı görsel etkiler, üçüncü boyut ve espas arayışlarına ilişkin kompozisyonları, soyut-kavramsal bir sanat anlayışının ürünleridir. Son resimlerinde bu renksel oluşumlar, kolaj tekniğinin doğal ifade olanaklarıyla bütünleşmektedir. İstanbul’da 2004 yılında Doğançay Müzesi’ni kurmuştur. 2013 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.” Doğançay was born in İstanbul in 1929. He graduated from the Ankara University Faculty of Law and went to Paris, attending courses at L’Académie de la Grande Chaumière. His interest in art was inspired by his painter father, Adil Doğançay. He also earned a Ph.D in economics from the University of Paris, France. In 1962, Doğançay started living in New York. He received the Tamarind Lithography Workshop Fellowship in Los Angeles in 1969 and the National Medal for the Arts for Lifetime Achievement and Cultural Contribution, given by the Republic of Turkey in 1995. Doğançay had his first solo exhibition in 1956 in Ankara followed by numerous exhibitions in New York, Washington and Ohio in the U.S., Switzerland, Germany, Canada, Belgium, Sweeden and Japan, from 1964 onwards. He had solo exhibitions in prestigious institutions such as Centre Pompidou in Paris (1982), the State Russian Museum in St. Petersburg (1992) and Musée d’Art Contemporain in Montreal, Canada (1983). He has also participated in the 1st İstanbul Biennial in 1987 and was included in group shows around the world, including Some Recent Gifts at the Solomon R. Guggenheim Museum in New York (1965) and at Finch College Museum of Art, New York (1970). Doğançay also founded a museum in his name in 2004. He passed away in 2013 in İstanbul. LOT 137 Burhan Doğançay (1929-2013) “Bookseller” tuval üzeri karışık teknik imzalı, 122 x 122 cm., 1999 mixed media on canvas 90.000 - 120.000 TL 31.580 - 42.105 Euro 195 ADNAN ÇOKER (1927) 1927 yılında İstanbul’da doğdu. 1951 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) bitirdi. 1955 yılında Avrupa Konkuru’nu kazanarak devlet bursuyla gittiği Paris’te Andre Lhote, Henri Goetz, Hayter ve Emilio Vedova Atölyeleri’nde çalıştı. Boyanın lekesel değerlerine bağlı bir etkinlik düzeyinde başlattığı, daha sonra mekansal bir illüzyon çerçevesinde yeni bir boyutla kişilikçi yönünü netleştirdiği soyut-minimal resimlerinde, yüzey-mekan, düzlem-espas gibi temel kavramları sorgular, bu kavramların sanatsal içerik bakımından sağlayacağı yeni değerleri gündemde tutar. Türk resminde 1950’li yıllarda erken örneklerini gördüğümüz soyutçu anlayış, Adnan Çoker’in kişiliğinde tipik temsilcilerinden birini bulur. İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Çoker was born in İstanbul in 1927. He graduated from İstanbul State Academy of Fine Arts (currently known as Mimar Sinan Fine Arts University) in 1951. He moved to Paris in 1955 upon being awarded a state scholarship by winning European Concour. He worked in the studios of Andre Lhote, Henri Goetz, Hayter and Emilio Vedova in Paris. In his abstract-minimal paintings, which he started with a level of efficacy based on staining values of the paint and then clarified with a new dimension of a spatial illusion, he queries the basic concepts, such as surface–space, plain–space and keeps the new values to be provided by these concepts in terms of artistic content on the agenda. Adnan Çoker is a representative of the early examples of abstractive Turkish painting of 1950’s. He lives and works in İstanbul. LOT 138 Adnan Çoker (1927) Bu eser, Beltaş Yayınları’nın 2010 yılında yayınladığı “Adnan Çoker - Retrospektif 2010” kitabının 329. sayfasında yer almaktadır. This painting is displayed on page 329 of the “Adnan Çoker - Retrospective 2010” book published by Beltaş Publishing in 2010. “Derleme” tuval üzeri akrilik imzalı, 162 x 130 cm., 1994 acrylic on canvas 90.000 - 120.000 TL 31.580 - 42.105 Euro “derleme” 1994 197 “YEŞİL SOYUT” 1960’lı yıllar Renk / Boya Charles Estienne onun renk kullanımından şiirsi bir dille söz etmiştir; “Onun resimleri devamlı göç halinde yaşayan garip ulusların adeta bir geçit resmini canlandırır; erguvana doğru gelişen garip ışıklar içinde, kırmızıları, büyük camlıkların kurşun halkalar kadar ağır ve şiddetli karalara bürünmüş mavileri ortaya çıkarır. Bu ışık, Gotik vitraylardaki o masalsı ışıklara benzer. Doğu vitraylarının kalın ve geçilmez, ama gene de şeffaf ve bilinmez şekilde insanı içinden kavrayan bu duvarı, İslam sanatlarının Fransız sanatına en yeni haberlerini ulaştırdığı sınırsız ve yasaksız bir çizgi olsun…” (Estienne, 1951’den aktaran Anonim 1988a) Colour / Paint Charles Estienne spoke poetically on her use of color; ‘Her paintings are like constantly transmigrating nations almost like a passage that revives the story; she brings out the bizarre light in the Judas tree,the reds, the heaviness of big glass lead rings and wrapped within the dark that brings about the blue. This light is like the gothic stained-glass almost like a fairy-tale light. The right stained-glass thick and unsurpassable, but still transparent draws you into them for some unknown reason, like İslamic art bringing in the latest news without boundary and unhibited to French art…’ (Estienne, 1951 anonymous 1988). “Fahrelnissa ile Nejad, - Gökkuşağında İki Kuşak“ sh. 45 İstanbul Modern LOT 139 Fahrelnissa Zeid (1901-1991) Resmin arka yüzünde sanatçının oğlu, Raad Bin Zeid’in onayı yer almaktadır. There is authentication by Raad Bin Zeid, son of Fahrelnissa Zeid, at the back of the painting. “Yeşil Soyut” tuval üzeri yağlıboya imzalı, Raad Bin Zeid onaylı, 150 x 110 cm. 1960’lı yıllar oil on canvas 100.000 - 140.000 TL 35.090 - 49.125 Euro 201 “BİZANS güneşi” 1960’lı yıllar LOT 140 Fahrelnissa Zeid (1901-1991) Resmin arka yüzünde sanatçının oğlu, Raad Bin Zeid’in onayı yer almaktadır. There is authentication by Raad Bin Zeid, son of Fahrelnissa Zeid, at the back of the painting. “Bizans Güneşi” tuval üzeri yağlıboya imzalı, Raad Bin Zeid onaylı, 78,5 x 118 cm. 1960’lı yıllar oil on canvas 90.000 - 130.000 TL 31.580 - 45.615 Euro 203 Murat Pulat (Detay/Detail) YAZILI REZERV FORMU 28. BEYAZ ÇA⁄DAŞ VE MODERN SANAT MÜZAYEDES‹ 3 HAZİRAN 2014, SALI, SAAT 19:00 ZORLU CENTER PSM, MEYDAN FUAYE - ISTANBUL Katalogda belirtilen koşullar› kabul ederek imzalad›€›m bu form ile aşa€›da belirtti€im her eser için azami fiyatlar›na kadar emir girmenizi rica ederim. Sat›n alm›ş oldu€um eserlerin çekiç fiyat› üzerinden %7 komisyon, KDV ve gereken di€er vergi ve resimleri ile toplam olarak hesaplanan sat›ş fiyat›n› müzayede bitiş gününü takiben bir hafta içinde ödemeyi taahhüt ederim. ADI SOYADI : ADRES T.C. KİMLİK NO. : : İŞ TELEFONU : GSM EV TELEFONU: E-Posta : İMZA TARİH : LOT NO : : SANATÇI VEYA ESER ADI / /2014 REZERV FİYATI 1- Yukar›daki formu doldurmadan önce bu katalogda yer alan “Müzayede Kat›l›m Şartlar›”n› dikkatlice inceleyiniz. Beyaz Müzayede müşterilerine kolayl›k olarak, yaz›l› ve telefon ile kat›l›m hizmetleri sunmaktad›r. Yaz›l› rezervlerden iki veya daha fazla say›da eşde€erde bayrak kald›r›lmas› durumunda, şirketimize tarih olarak yap›lan ilk başvuru öncelik alacakt›r. 2- Yaz›l› rezerv sonuçlar› müzayededen sonra telefon, elektronik posta veya kurye ile taraf›n›za bildirilecektir. www.beyazart.com ABSENTEE BID FORM 28. BEYAZ CONTEMPORARY AND MODERN ART AUCTION 3 JUNE 2014, TUESDAY, 7:00 PM ZORLU CENTER PSM, MEYDAN FUAYE - ISTANBUL By signing this form I hereby accept all the auction participation conditions in this catalogue and I request Beyaz Müzayede to conduct my absentee bids listed below in the auction up until the maximum limit price listed in the ‘Reserve Price’ column below for each ‘Lot No’. I agree to pay VAT, 7% commission, other taxes and duties in addition to the full purchase price of all items with final auction prices below or equal to reserve prices listed below within 7 days after the last auction date. NAME AND SURNAME : ADDRESS PASSPORT NO.: : WORK PHONE : GSM HOME PHONE : E-Mail. : SIGNATURE DATE LOT NO : : : ARTIST OR TITLE / /2014 RESERVE PRICE 1- Please read carefully the “Auction Participation Conditions” in this catalogue before filling out and submitting this form. Beyaz Müzayede provides absentee bid service as a convenience to its customers. In case of two or more bids for the same item with the same reserve prices are submitted, the earliest application will have priority over others. 2-The absent participants will be informed about the results regarding their bids via phone, email, mail or courier after the auction. www.beyazart.com Mehmet Güleryüz (Detay/Detail) Yüksel Arslan (Detay/Detail) INDEX A Abaç, Nuri Akakçe, Haluk Aksoy, Alaettin Akyavaş, Erol Alpay, Elvan Altıntaş, Mustafa Arbaş, Avni Ariş, Koray Arslan, Yüksel Ata, Mustafa Ateş, Ertuğrul Azak, Filiz 67 37, 38 103, 104 136 31, 32 17 56, 57, 58 79 106, 107, 108 129 25 4 B Başağa, Ferruh Batu, Suzan Baykam, Bedri Bayrakoğlu, Ramazan Bereketoğlu, Vecihi Berk, Nurullah Berk, Rasin Bezeyiş, Şadan Bubi Bugay, Saim Bulak, Maide Burak, Cihat 130 7 20 51 65 89 19 132, 133 47 75, 76, 77, 78 24 87, 88 Ç Çetiner, Mehmet Çoker, Adnan 27 138 D Demirci, Tanju Devrim, Nejad Melih K Karyağdı, Mustafa Kocaman, Bahar Koçan, Hüsamettin Komet Kotan, Ali Kut, Muhsin 14 13 18 112, 113, 114, 115 11 68 M Maşkılı, Sema Mualla, Fikret 9 94, 95, 96, 97 O Oganer, Bahar Onur, Hakan Oran, Ahmet Orhon, Mübin 46 41 43 123, 124, 125 Ö Önsoy, Kemal Örs, İbrahim Özden, Haluk Öztoprak, Abdurrahman 53, 54 12 16 126 P Pancar, Mustafa Peker, Orhan Perçin, Burcu Pesen, Mehmet Pulat, Murat 10 61, 62, 63 33 71 50 S Semercioğlu, Gülay 40 Ş Şaşmazer, Yaşam Şen, Mithat 74 35 T Taner, Güngör Tolon, Canan Turan, Selim 131 39 98 Dino, Abidin Doğançay, Burhan Dönmez, İrfan Du Pre, Pınar Dura, Saygun 23 111, 116, 117, 118, 119, 120 121 90 137 2 29 8 E Elmacı, Ali Erbil, Devrim Erdok, Neşe Erol, Turan Esirkuş, Mustafa Eyüboğlu, Bedri Rahmi 49 135 80, 81, 82, 83, 84 72, 73 64 85, 86 G Gamsız, Leyla Genç, Adem Gökçebağ, Yalçın Güler, Mehmet Güleryüz, Mehmet Gürbüz, Selma Güven, Mahir U Uluç, Ömer Ulukılıç, Alp Tamer Uras, Elif Uşaklıgil, Sayat Uygun, Ebru Uygun, Mehmet 127, 128 3 42 1 44 34 69 28 66 26 105 48 22 V Varınca, Adnan Varlık, Utku 59, 60 99, 134 W Warhol, Andy 55 İ İleri, Mehmet İmamoğlu, Gülten İnan, Ergin İncedayı, Timur Kerim İslimyeli, Balkan Naci İyem, Nuri İzer, Zeki Faik 6 5 100, 101, 102, 109, 110 52 36 70 91, 92, 93 Y Yalçındağ, Ekrem Yazıcı, Yiğit Yılmaz, Nazım Ünal Yorozlu, Şenol 45 15 30 21 Z Zeid, Fahrelnissa 122, 139, 140 KAYNAKÇA Türk Plastik Sanatçıları, Ansiklopedik Sözlük, Prof. Dr. Kaya Özsezgin, 2. Baskı, 1999 Çağa Resim Koleksiyonu, 2002 500 Türk Sanatçısı “Plastik Sanatlar”, Prof. Dr. Ayla Ersoy, 1. Basım, Kasım 2004 “Sanat Koleksiyonu 1 - 2” Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Kasım 2004 Adnan Çoker Ramazan Bayrakoğlu (Detay / Detail) No:28 ÇAĞDAŞ VE MODERN SANAT KARAD PAZARLAMA ve MÜZAYEDECİLİK A.Ş. İz Plaza Giz Kat:16 D:59 Maslak İstanbul, Türkiye İSTANBUL - 3 HAZİRAN 2014 www.beyazart.com ÇAĞDAŞ VE MODERN SANAT MÜZAYEDESİ - XXVIII 3 HAZİRAN 2014 SALI, SAAT 19:00 ZORLU CENTER PSM, MEYDAN FUAYE - İSTANBUL
Benzer belgeler
çağdaş ve modern sanat müzayedesi
7. Müzayede katılımcısının müzayede katılım sözleşmesinde belirttiği açık posta adresine ve diğer iletişim bilgilerine posta, faks, eposta veya telefonla yapılan bildirim ve tebligatların verilen ...
entropi–entropy - karbon gallery
2. Only contemporary and modern artworks are auctioned in Beyaz Müzayede. Beyaz Müzayede does not auction any item which falls
under the Act of Protection of Cultural and Natural Riches (Article 2...
Untitled - Galeri Espas
satış sonrası düzenlenen fatura ihtara lüzum kalmaksızın, fatura tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte tahsile yetkilidir. Şirketimizin sair dava ve talep hakları saklıdır. Fatur...