bol etkinlik bol eğlence - Türk Hava Kurumu Üniversitesi
Transkript
bol etkinlik bol eğlence - Türk Hava Kurumu Üniversitesi
İZMİR HAVA ULAŞTIRMA FAKÜLTEMİZİN GÖRKEMLİ AÇILIŞI İzmir Hava Ulaştırma Fakültesi büyük bir törenle öğrencilere kapılarını açtı. Fakülte • ŞUBAT 2014 2014-2015 eğitim-öğretim yılında öğrenci almaya1başlayacak. (4’te)/ 2 Haber ISSN 2148-3779 Haber Şubat 2014 / Sayı 2 Türk Hava Kurumu Üniversitesi Bültenidir. “ABBAS GÜÇLÜ ile GENÇ BAKIŞ” ÜNİVERSİTEMİZDEYDİ www.thk.edu.tr KUPAYI REKTÖRÜMÜZÜN ELİNDEN ALDILAR Erkek Voleybol Takımımız, Üniversitelerarası Voleybol Turnuvası’nda büyük bir başarı elde ederek üçüncülüğe hak kazandı. Sporcularımız, düzenlenen törenle kupayı ve plaketlerini Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN’ın elinden aldı. BOL ETKİNLİK BOL EĞLENCE Soğuk kış günleri, Türkkuşu Kampüsü’nde düzenlenen etkinlikler sayesinde Türk Hava Kurumu Üniversitesi öğrencilerini etkilemiyor. Öğrencilerimiz, 2014’ün gelişini Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN ile birlikte pasta keserek erken kutladılar.(3’te) Üniversitemizde gerçekleştirilen “Genç Bakış” programının sunucusu Abbas GÜÇLÜ, Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN ve Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Nevin YÖRÜK ile... TAV- THKÜ İŞBİRLİĞİ TAV Havalimanlarının kurumsal eğitim ve gelişim platformu TAV Akademi, Türkiye’nin havacılık ve uzay bilimleri alanında ilk ve tek ihtisas üniversitesi olan THK Üniversitesi ile işbirliği yaptı. Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN’ın ev sahipliğinde Üniversitemiz Türkkuşu Kampüsü’nde Düşünce Platformu üyeleri bir araya geldi. MEDYA ZİYARETLERİMİZ SÜRÜYOR Cibuti Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Aden Houssein ABDILLAHI, Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN’ı makamında ziyaret etti. Türk Havacılık Sanayii’nin Cumhuriyet tarihindeki ilk özel girişimcisi… Nuri DEMİRAĞ (9’da) Üniversitemiz’de “yemek” O’ndan sorulur! (8’de) Endüstri ve Sistem Mühendisliği Topluluğu’nu yakından tanıyalım…5’te) Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN, CNNTürk ve Kanal 24’teki programlara katıldı. (2’de) Afrika kıtasında TANZANYA... (11’de) bir cennet Haber 2 • ŞUBAT 2014 / 2 BİZDEN HABERLER ÜNİVERSİTEMİZİN GURUR GÜNÜ Türkiye’nin ilk akademili pilot adayları, Hava Ulaştırma Fakültesi Pilotaj Bölümü 7 öğrencimiz, havacılık sektörünün temel ehliyeti olma özelliğine sahip olan ve tek motorlu uçurma yetkisi veren PPL’lerini (Hususi Pilot Lisansı) Türkkuşu Kampüsü Hayati Yazıcı Fakültesi Binası Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle aldılar. THK Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal BAN, 7 öğrencinin kendileri için ayrı bir anlam ve önem taşıdığını belirterek; öğrencileriyle gurur duyduğunu söyledi. Öğrenci ailelerinin ve çok sayıda akademisyenin katıldığı törende, PPL’lerini alan öğrencilerimiz unutulmaz bir gün yaşadı. DÜNYA SİVİL HAVACILIK GÜNÜ PANELİ 7 Aralık Dünya “Sivil Havacılık Günü” kapsamında, THK Üniversitesi önemli bir panele imza attı. Türk Sivil Havacılığı’nın dünü ve bugününün konuşulduğu panelin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. BAN, Türkiye’nin havacılık sektöründe son 10 yılda çağ atladığını ve uygulanan doğru politikalar sayesinde sektörün devleriyle yarışabilir hale geldiğini ifade etti. Endüstri ve Sistem Mühendisliği Topluluğu başkanlığında, Türkkuşu Kampüsü Hayati Yazıcı Fakülteler Binası Konferans Salonu’nda düzenlenen “Sivil Havacılık Sektörü, Teknolojileri ve Eğitimi” konulu panele başta THK Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal BAN olmak üzere; DHMİ Genel Müdürü Orhan BİRDAL, TÜRKSAT Genel Müdürü Dr. Özkan DALBAY, TAV Esenboğa Genel Müdürü Nuray DEMİRER, SHGM Genel Müdür Yardımcısı Bahri KESİCİ, UDHB Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Havacılık Teknolojileri Daire Başkanı Hasan PEHLİVAN, TÜRKSAT A.Ş Coğrai Bilgi Teknolojileri Direktörü Hayati TAŞTAN, THK Üniversitesi Genel Sekreteri Seda ŞİMŞEK, Hava Ulaştırma Fakültesi Dekan Vekili Yrd. Doç. Dr. Mustafa KAYA, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Yrd. Doç. Dr. Kürşad Melih GÜLEREN, Mühendislik Fakültesi Dekanı Doç. Dr. İzzet Gökhan ÖZBİLGİN, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Tören sonunda Prof. Dr. Ünsal BAN, DHMİ Genel Müdürü Orhan BİRDAL’a plaketini verirken; Endüstri ve Sistem Mühendisliği Topluluğu Öğrencileri tarafından da tüm panelistlere günün anısına plaketleri takdim edildi. MEDYA ZİYARETLERİMİZ SÜRÜYOR Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN, medya ziyaretlerine devam ediyor. Star Medya Grup Başkanı Mustafa KARAALİOĞLU, Doğan TV Holding CEO’su İrfan ŞAHİN, CNN Türk Genel Müdürü Barış TÜNAY, Vatan Gazetesi Haber Koordinatörü Tayfun HOPALI, Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı Tunca BENGİN, Gazeteci Abbas GÜÇLÜ ve NTV Haber Müdürü Halil DEMİR’i, makamında ziyaret etti. Televizyon ve gazetelerin İstanbul’daki merkezlerinde yapılan ziyaretlerde güncel eğitim sohbetleri yapıldı. Rektörümüz CNN Türk ve Kanal 24’teki programlara da katılarak Üniversitemiz hakkında bilgi verdi. BİZDEN HABERLER 3 • ŞUBAT 2014 / 2 Haber TAV AKADEMİ –THKÜ İŞBİRLİĞİ Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanlarının kurumsal eğitim ve gelişim platformu TAV Akademi, Türkiye’nin havacılık ve uzay bilimleri alanında ilk ve tek ihtisas üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi ile eğitim ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin işbirliğine başlıyor. Anlaşma çerçevesinde TAV akademi, bilgi birikimi ve deneyimini, havacılık sektöründe uzmanlaşmak isteyen gençlere aktaracak. TAV Akademi’nin uzman eğitmenleri tarafından “Havalimanı İşletmeciliği”nden “Havalimanı İnsan Kaynakları Yönetimi”ne kadar sekiz ana başlıkta eğitimler verilecek. Konuyla ilgili anlaşma, TAV Havalimanları Holding İş Destek Başkan Yardımcısı Yiğit Oğuz DUMAN, TAV Akademi Koordinatörü Barış MÜSTECAPLIOĞLU, THKÜ Yaşam Boyu Gelişim Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Semih ŞAHİNEL ve THKÜ İstanbul Havacılık MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Emin SERİN’in yer aldığı bir törenle imzalandı. “ABBAS GÜÇLÜ ile BOL ETKİNLİK BOL EĞLENCE GENÇ BAKIŞ” ÜNİVERSİTEMİZDE Soğuk kış günleri, Türkkuşu Kampüsü’nde düzenlenen etkinlikler sayesinde Türk Hava Kurumu Üniversitesi öğrencilerini etkilemiyor. Üniversitelilerin yakından takip ettiği ve güncel konuların tartışıldığı program “Abbas GÜÇLÜ ile GENÇ BAKIŞ” bu kez Üniversitemizdeydi. Türkkuşu Kampüsü Hayati Yazıcı Fakülteler Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve canlı olarak yayınlanan programa başta Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN olmak üzere; çok sayıda öğrencimiz, akademisyenlerimiz ve idari personelimiz katıldı. “Türkiye’de yargı bağımsızlığı”nın değerlendirildiği programın konukları ise CHP Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Süheyl BATUM ve Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan ŞEN’di. Kasım ve Aralık ayı boyunca düzenlenen Makarna Günü, SimitÇay Günü, Börek Günü, Köfte Günü ve Sucuk Günü ile yoğun ders programından biraz olsun sıyrılan öğrencilerimiz, Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN’ın da katıldığı Yılbaşı Partisi ile 2014’e eğlenerek merhaba dediler. KRİPTEKS’TE YARIŞTI BÜYÜK ÖDÜLÜ KAPTI Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversiteleri dolaşan ve TRT OKUL kanalında yayınlanan Kripteks yarışması’nı bu kez THK Üniversitesi konuk etti. 300’den fazla öğrencimizin katıldığı seçmelerde inale kalan ve yarışan öğrencilerimizden Uçak Mühendisliği Bölümü öğrencisi Burak DÜNDAR, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümü öğrencisi Didem KAL’ı yenerek 500 TL’lik büyük ödülü almaya hak kazandı. Haber BİZDEN HABERLER 4 • ŞUBAT 2014 / 2 İZMİR HAVA ULAŞTIRMA FAKÜLTEMİZİN GÖRKEMLİ AÇILIŞI İzmir Hava Ulaştırma Fakültesi büyük bir törenle öğrencilere kapılarını açtı. Fakülte 2014-2015 eğitim-öğretim yılında öğrenci almaya başlayacak. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanı, Ak Parti İzmir Milletvekili ve Ak Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Binali YILDIRIM tarafından gerçekleştirilen açılışta büyük bir coşku yaşandı. İzmir Hava Ulaştırma Fakültesi Dekan Vekili Yrd. Doç. Dr. İrfan AKKOÇ’un ilk olarak yaptığı açılış konuşmasının ardından Selçuk Kaymakamı Ayhan BOYACI söz aldı. BOYACI, “İzmir’e böyle güzel bir fakültenin yapılmış olmasından dolayı büyük bir mutluluk yaşıyoruz” dedi. “Büyük Ettik” Mesafeler Kat Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin, Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanlar’ın uzay ve havacılık merkezi olmayı hedelediğini ifade eden Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN da bir hayali gerçekleştirmek üzere çıkılan yolda büyük mesafeler kat edildiğini söyledi ve konuşmasına şöyle devam etti: “Türk Hava Kurumu Üniversitesi olarak; 3 Mart 2011 tarihinde çıktığımız eğitim yolculuğunda; artık kuruluş aşamasını geride bırakarak gelişme dönemine girmiş bulunmaktayız. Yeni dönemde; daha güçlü bir Üniversite olarak dünya çapındaki rakiplerimizle boy ölçüşebilecek bir noktaya geldik. Bu noktaya araştırma odaklı bir üniversite olma hedeiyle, uluslararası işbirliklerine önem vererek ve akademik tanınmışlık noktasında sürekli yeni projeler üreterek ulaştık. Dünyadaki diğer gelişmiş üniversitelerde olduğu gibi AR-GE çalışmaları öncelikli konularımız arasında bulunmakta ve pek çok uluslararası projede yer almaktayız. Büyük düşünür Hz. Mevlana’nın da dediği gibi; “Mum olmak kolay değildir. Işık saçmak için önce yanmak gerek”… İlim öğretmek, bir işe koyulmak için önce kendimiz çaba göstermeli, zorluklara göğüs germeliyiz ki; arkamızdan gelen neslin yolunda ışık olalım, onlara güzel bir gelecek hazırlayalım. Bu bağlamda; biz de Atatürk’ün ‘İstikbal Göklerdedir’ sözüyle kurulan Türk Hava Kurumu’nun önderliğinde, bir hayali gerçekleştirmek adına çıktığımız bu yolda; bugün büyük mesafeler alarak karşınızda durmaktayız. İzmir’in tarihimizdeki müstesna yerini ve önemini hepimiz çok iyi biliyoruz. İzmir’in 9 Eylül 1922 yılında Yunan zulmünden kurtulmasının ardından Basmane semtinde başlayan yangın; ne yazık ki kentin dörtte üçünü tahrip etmişti. Fakat yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte; İzmir Zümrüdü Anka kuşu gibi kendi külleri içinden yeniden doğmuştur. Türk Hava Kurumu Üniversitesi olarak, biz de bugün açacağımız Hava Ulaştırma Fakültesi ile İzmir’e BİZDEN HABERLER 5 • ŞUBAT 2014 / 2 yakışır bir adım atarak hem İzmir’i hem de Efes’i farklı bir canlılığa kavuşturacağız. Güzel İzmir’imize Hava Ulaştırma Fakültemiz hayırlı uğurlu olsun.” Haber yatırımlar ve sağlanan desteklerle Türk havacılık sektörünün altın çağını yaşadığını söyledi ve “Bunun bilimsel faaliyetlerle taçlandırılması gerekir. Sektör ülke genelinde lüks olmaktan çıkmış, yaygın kullanılır hale gelmiştir” dedi. TOPRAK, ülkelerin gücünün beşeri ve sosyal sermayesiyle ölçüldüğünü kaydederek, yüksek teknolojinin ülkeler için üstünlük aracı olduğunu, eğitimde, araştırma-geliştirmede başarı sağlamış ülkelerin dünya ekonomisini kontrol ettiklerinin görüldüğünü de ifade etti. “2023 Hedelerini İzmir’de Yakalayacağız” AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve İzmir milletvekili Sayın Binali YILDIRIM ise; “Türkiye’nin 2023 hedelerini yakalaması ancak ve ancak İzmir’le mümkündür” dedi ve şunları kaydetti: “Havacılık ve Eğitim Alanına Büyük Destekler Vereceğiz” Yaptığı açılış konuşmasında havacılık eğitiminin önemine değinen Mütevelli Heyet Başkanımız Osman YILDIRIM ise şunları söyledi: “THK 89. yılını kutluyor. Bu yıl da açacağımız yeni meslek yüksekokulları ve fakültelerle havacılık ve eğitim alanlarına ciddi destek vereceğiz. Kendi uçaklarımızı kendimiz yapmayı, bakımını üstlenmeyi ve personelimizi yetiştirmeyi hayal ettik. Türk Hava Kurumu Üniversitesi bu hayali gerçekleştirmek için büyük bir adım attı. Bu fakülte Ege’de kurulacak üniversitenin habercisi. Üniversitenin ismini Egeliler koyacak.” “İlk Defa 1979’da Uçağa Bindim” Sivil havacılık alanının serbest rekabete açılmasıyla gelişme sağlandığını dile getiren AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet TEKELİOĞLU ise uçak mühendisi olduğunu belirterek, 1969 yılında eğitimine başladığı Uçak Mühendisliği Bölümü’nde 1979 yılında ilk uçuşunu yaptığını ifade eden TEKELİOĞLU, Türkiye’nin geldiği noktanın görülmesi gerektiğine dikkati çekti ve “Türkiye bugün çok önemli yerlere geldi. Bu alanın gelişmesi tabi ki çok önemli bir süreçten geçti. Bu gelişimde büyük emeği olan Rektöre ve Sayın YILDIRIM’a teşekkür ediyorum” dedi. “Yüksek Teknolojiler Aracıdır” Ülkeler için Üstünlük İzmir Valisi Mustafa TOPRAK ise; son yıllarda yapılan “11 yıllık bakanlık görevimde en çok havacılık alanında iş yaptım. Hava yolunu ‘halkın yolu’ yaptık. İç hatlarda 8,7 milyondan aldığımız yolcu sayısını 76 milyona çıkardık. Havacılık o kadar büyüdü ki; bu büyüme ekonomimize büyük bir katkı sağladı. İnsanlar, uçakla seyahat etmenin konforunun hızını yakaladı. 16 milyondan fazla vatandaşımız ilk defa uçağa bindi. Bizim nesil 20’li, 30’lu yıllardan sonra binebilirdi, şimdi bebekler bile uçakla seyahat edebilir hale geldi. THK Üniversitesi, Ulu Önder Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ ülküsünü gerçek anlamda yerine getirecek önemli bir adımdır.” Törenden sonra Sayın Binali YILDIRIM’a Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN ve Mütevelli Heyet Başkanımız Osman YILDIRIM tarafından plaket verilirken, Üniversitemizin sembolü pilot montu da takdim edildi. Açılışta ayrıca, TRT İzmir Radyosu sanatçıları davetlilere müzik ziyafeti yaşatırken; Üniversitemiz öğrencilerinden oluşan bir ekip de halk oyunları gösterisi ile renkli dakikalar yaşattı. Haber 6 • ŞUBAT 2014 / 2 INTERNATIONAL OFFICE WE WERE IN NIGERIA INTERNATIONAL NEWS FROM UTAA Our university attended the “1st Turkish Education Fair” held in Nigeria between December 6th and 12th, 2013. The fair was organized in the cities of Lagos, Port Hartcourt and Abuja with various activities each day. CLUB OF INTERNATIONAL STUDENTS Our Club of International Students (CIS) held their irst general meeting with the attendance of their club advisor Assist. Prof. Dr. Emin Serin. We are waiting for membership applications from all our students. AMERICAN AVIATION ACADEMY-UTAA COOPERATION POLISH HOUR Our Erasmus Students from Chelm University presented their country “Poland” to the students of the Aviation Management Department. We enjoyed the presentation while drinking their traditional Polish drinks, prepared by our students. Cpt. Tom Hannawa, owner of American Aviation Academy, was at our University. A cooperation agreement was signed between Cpt. Tom Hannawa and Assist. Prof. Dr. Semih ŞAHİNEL during this visit. OTHER NEW COOPERATIONS AVIOSERVICE-LATVIA AMERICAN AVIATION ACADEMY-MALTA SOLINAIR-SLOVENIA LIPICAN AER-SLOVENIA WE HAD VISITORS FROM NIGERIA AT OUR UNIVERSITY Nigerian Council of Higher Education Members visited our university. 5 representatives and 1 academician from Nigerian Nile University toured around our campus with our International Ofice. BİZDEN HABERLER 7 • ŞUBAT 2014 / 2 Haber YAKINDAN TANIYALIM ENDÜSTRİ VE SİSTEM MÜHENDİSLİĞİ KULÜBÜ Türk Hava Kurumu Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği Kulübü, bölüm akademisyenlerinin, kulüp danışman hocası Yrd. Doç. Dr. Suat KASAP’ın ve Üniversite yönetiminin destekleriyle, bölüm öğrencilerinden Perihan DERMENCİ başkanlığında 5 Kasım 2013 tarihinde kuruldu. Kulübün amaç ve hedeleri ise şöyle: ÜEndüstri ve Sistem Mühendisliği öğrencilerinin iş dünyasına ilişkin tecrübe edinmelerini sağlamak amacıyla liderlik/kariyer günleri düzenlemek Ü Endüstri ve Sistem Mühendisliği alanında yurtdışında düzenlenen organizasyonların takibinde bulunmak, bilgi yayılımı ve uygun şartlar olması halinde organizasyona katılımı sağlamak. Ü Türkiye’deki sayılı üniversitelerin katıldığı Endüstri Mühendisleri Topluluğu(EMT) ve Türkiye Endüstri Mühendisleri Öğrenci Birliği (TEMÖB) topluluklarında Üniversitemizi temsil etmek ve Endüstri Mühendisliği öğrencilerine özel, yurt çapında düzenlenen yarışmalarda Üniversitemiz adına yarışmak Planlanan Etkinlikler: ÜTürkiye Genç Bilişimciler Derneği’nin katılımıyla “Mühendislikte Bilişim Konferansı”nın düzenlenmesi Ü Bahar dönemi başlangıcında bölüm öğrencileri ve bölüm akademisyenleriyle “dönem başlangıcı yemeği” düzenlenmesi ÜTÜRKSAT kurumuna teknik gezi düzenlenmesi ÜTAV Esenboğa Genel Müdürü Nuray DEMİRER’in davetiyle düzenlenecek olan ‘’Havaalanında İşleyiş ‘’ gezisi ÜBahar aylarında yapılması planlanan “Uçurtma Şenliği”nin düzenlenmesi HAVA ULAŞTIRMA FAKÜLTESİ PİLOTAJ BÖLÜMÜ Pilotaj Bölümü olarak; dünya var olduğundan beri insanoğlunun en güzel hayallerini süsleyen uçma tutkusunu ilk elden yaşamanız için sizlere büyük bir fırsat sunuyoruz. Pilotaj Bölümü ile dünyanın en saygın meslekleri arasında bulunan pilotluk mesleğine ilk adımı atmanız için siz değerli öğrencilere akademik nitelikli bir kapı açıyoruz. Bölümümüz, Türkiye ve dünya çapında faaliyet gösteren havacılık otoritelerinin (SHGM, JAA, EASA, FAA) öngördüğü şartları en üst seviyede sağlamaktadır. Böylelikle, deneyimli akademik personelimiz gözetiminde ve denetiminde modern eğitim olanaklarını kullanarak dört yıllık öğrenimlerini tamamlayacak olan mezunlarımız ulusal ve uluslararası havacılık sektörünün aranan ve vazgeçilmez elemanları olacaklardır. LYS’den MF-4 türünde alacağınız yeterli puanlarla aramıza katıldığınız andan itibaren; sizin için özel hazırlanmış müfredatımız, ileride mezun olduğunuzda da Avrupa ve Amerika üniversitelerinde lisansüstü çalışmalarına rahatlıkla devam edebilmenize olanak tanımaktadır. Öğrencilerimiz, ilk seneden başlayarak her alanda alabilecekleri seçmeli dersler ile mesleki yetkinliklerine ek olarak farklı alanlarda da akademik yetkinlik kazanma olanağına sahip olmaktadırlar. Ayrıca, gerek Erasmus kapsamında gerekse ikili işbirliği anlaşmaları çerçevesinde öğrencilerimizin, lisans eğitimlerinin bir bölümünü yurtdışı üniversitelerinde tamamlama şansı bulunmaktadır. Mezunlarımız, ulusal ve uluslararası havayolları veya genel havacılık endüstrisinde istihdam edilebileceklerdir. Ülkemiz havayolu taşımacılığı, gün geçtikçe büyümekte ve hava aracı sayısı kadar yeni araçların teknik yetenekleri de artmaktadır. Ülkemizde faal olarak ticari hava taşımacılığı yapmak üzere her yıl 750 yeni sivil pilotun istihdam edilmesinin beklenmektedir. Önümüzdeki yıllarda, uluslararası sivil havacılık standartlarını karşılayan niteliklere sahip ve Avrupa Birliği ile uyum sürecinin gereği olarak da Avrupa havacılık standartlarını hazırlamaktan sorumlu EASA (European Aviation Safety Agency) tarafından onaylı, yeterli sayıda profesyonel pilota büyük ihtiyaç duyulacaktır. Bölümümüz, yetiştireceği mezunlar ile bu ihtiyacın karşılanmasında önemli rol oynayacaktır Güzel ülkemizin ve hatta bulunduğu coğrafyanın ilk ve tek havacılık üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi olarak hedeleri ve hayalleri peşinde koşan siz değerli ve başarılı gençlerimizi 21. yüzyılın hızla büyüyen havacılık dünyasına katılmaya çağırıyoruz. Haber 8 • ŞUBAT 2014 / 2 BİZDEN HABERLER NANOTEKNOLOJİ ÜZERİNE… Nanoteknoloji dünyada olduğu gibi ülkemizde de gerek bilim dünyasında gerekse sanayi çevrelerinde popülaritesi giderek artan bir konudur. Keza; medyada da sıklıkla yer bulmakta, hararetli tartışmalara, haberlere konu olmaktadır. Öyle ki önüne nano eki getirilen her kelime ayrı bir önem kazanır hale gelmiştir. Peki nedir bu Nanoteknoloji? Pek çoğunuzun nano ekinin bir ölçü birimi olduğunu ve metrenin milyarda birinine karşılık geldiğini bildiğinizi tahmin ediyorum. Olayı biraz daha anlaşılır hale getirmek için insan gözüyle algılanabilecek en ince yapı saç telinin yaklaşık 100.000 nm ve bir su molekülünün boyutunun yaklaşık 1 nm olduğunu söyleyebiliriz. Peki teknolojik ürünlerin küçülmesine artan rağbet ve nanoteknolojinin bu kadar popüler oluşuna paralel her küçük boyutlu ürünün, birer nanoteklojik ürün olduğunu söyleyebilir miyiz? Cevabımız tabiki hayır. Malzemenin büyüklüğü nanometre boyutuna inildikçe bilinen klasik davranışlar yerini kuantum davranışlara bırakmaktadır. Fiziksel özellikler kesikli bir değişim göstermekte; kimyasal ve iziksel özellikler nanometrik yapının, şekline boyutuna, atom yapısına ve yapıya bağlanan yabancı atomlara bağlı olarak olağanüstü davranışlar sergilemektedir. En ilginç örneklerden birisi; karbon nanotüplerdir. Karbon atomları kristal yapıda farklı şekilde dizildiğinde elmas ya da kömür olabilmektedir. Karbon nanotüpler yine karbon atomlarının farklı dizilişiyle oluşturulan yapılardır. İletkenlik, mukavemet ve sertlik gibi pek çok özellik açısından üstünlük taşımaktadır. Elmas kristali iyi bir yalıtkan olduğu halde, bir boyutlu karbon atom zincirlerinden oluşan karbon nanotüpler altın metalinden bile daha iyi bir iletken olabilmektedir. Ek olarak, karbon nanotüpler, bilinen en sağlam malzemedir. Karbon nanotüpler, ağırlığının 300 milyon katı ağırlığı kaldırabilmektedir ve bugün çok yüksek binaların yapımında çeliği güçlendirmek için kullanılabilemektedir. Şimdi bir tanım verecek olursak; nanobilimi, nanometrik boyutlarda ortaya çıkan yeni ve üstün özellikleri anlamaya çalışan bilim dalıdır. Nanoteknoloji ise üstün özellikli nanoyapılar tasarlayan, üreten ve bu yapılarla yeni işlevsel ürünler ortaya koymayı amaçlayan teknolojidir. Bilinen diğer teknolojilere göre daha fazla temel bilime ve kuramsal araştırmalara ihtiyaç duyar. Yine de nanoteknolojinin çoklu disipliner bir yapısı olduğu ve nanoteklojik bir ürünün ortaya konması için bazen bir kimyagerle bir elektrik elektronik mühendisinin bir arada çalışması gerektiği unutulmamalıdır. Sizlere bu konuyla ilgili kendi çalışmalarımdan örnekler vermek isterim; Çoğunlukla altın (Au) ve gümüş (Ag) nanoparçacıklarıyla çalışıyorum. Bildiğiniz gibi; külçe şeklinde Au metali sarı renkli, Ag metali ise parlak metalik renktedir. Bu metallerin atomlarının 10 nm boyutunda kümelendirilmesiyle elde edilen Au va Ag nanoparçacıkları ise çözelti halinde tamamen farklı renklerde ve hiçbir boyada görülemeyecek kadar keskin, parlak ve dayanıklı renk özelliği gösterir. Au nanoparçacıkları sulu çözeltilerinde kırmızı şarap renginde iken, Ag nanoparçacıkları sarı renklidir. Bunun anlamı Au nanoparçacıkları görünür bölgede 520 nm de, Ag nanoparçacıkları 400 nm de yüzey plazmon resonance (surface plasmon rezonans-SPR) bantlarına sahiptir. Bu özellik, Au ve Ag nanoparçacıklarının çeşitli optik uygulamalarında kullanımına olanak sağlamaktadır. Özellikle litograi, biyoteknoloji ve tıp yaygın kullanım alanlarındandır. Örneğin, tıpta Au nanoparçacıkları kanserli hücrelerin görüntülenmesi ve fototerapi ile yakılarak yok edilmesi gibi tedavi ve teşhis yöntemlerinde sıklıkla kullanılırlar. Şu an araştırmaları süren bir diğer kullanım alanı ise benim de üzerinde çalışmalarıma devam ettiğim nanobiyosensörlerdir. Yakın tarihte, yürütücülüğünü yaptığım ‘Kanser Antijen 125 (CA 125) Tayini için Metal Nanoparçacık İçeren Optik Nanosensör Geliştirilmesi’ isimli projemiz TÜBİTAK tarafından desteklenmeye uygun bulunmuştur. Projeye konu olan CA 125 kadınlarda sık görülen yumurtalık kanserinin tümör biyobelirtecidir. Kanser oluşumuyla kanda bu proteinin seviyesi artmaktadır. Erken evrede teşhis ve hastalığın takibi için kandaki CA 125 seviyesinin tesbiti hayati önem taşımaktadır. Kandan CA 125 seviyesi tayini için yapılan klinik testlerin ne yazık ki ölçüm limitleri yeterince hassas olmamakla birlikte numuneye ön işleme, yetenekli işgücü ve karmaşık cihazlar gerektirir. Bu noktada yüksek hassasiyet, özgüllük, güvenilirlik gibi tanı araçlarını sunan biyosensörler devreye girmektedir. Nanoölçekli biyosensörler ile tümör biyobelirteçlerini seçici bir şekilde yakalamak mümkündür. Bu sensörler BİZDEN HABERLER 9 • ŞUBAT 2014 / 2 kansere özgü antikorlarla kaplıdır ve böylece kanserli hücreden yayılan antijen yakalandığında elektriksel ya da optik bir sinyal üretilir. En çok biyouyumluluğu nedeniyle Au nanoparçacıkları kullanılmaktadır. Bu proje ile cam yüzeylere depolayarak homojen ilm haline getirdiğimiz Au ve Ag nanoparçacıkları üzerinde CA 125 antikor-antijen konjugasyonunu gerçekleştirmeyi, bu sayede SPR bandını yüksek dalga boylarına kaydırmayı ve böylece nanogramlar seviyesindeki CA 125 antijeninin sebep olacağı renk değişimini göz ile fark edilebilir hale getirmeyi hedeliyoruz. Bunun anlamı günün birinde kanser teşhis ve takibinin tıpkı gebelik testi kitlerinde olduğu gibi yapılabilmesidir. Ön çalışmalarımızda olumlu sonuçlar elde ettiğimiz projemizi Mayıs 2015 tarihinde tamamlamayı hedeliyoruz. Au ve Ag nanoparçacıklarını ayrıca fotokatalizörlerin etkinliğini artırmak için kullanmaktayız. Peki nedir bu fotokatalizörler? Bilinen iyi bir fotokatalizör titanya (TiO2)dır. Titanya bant aralık enerjisine eşit enerjili ışığa maruz kalırsa üzerinde yük ayrışımı meydana gelir. Ayrışan bu yükler titanya üzerine yapışan organik kirlilikleri parçalayarak karbon dioksit ve suya dönüştürür. Böylece kirlilikleri uçar gider… Reklamlarda gördüğümüz kendi kendini temizleyen nano boyalar, halılar bu özelliğin bir uygulamasıdır. Işık alan yüzeylerinde titanya içeren malzemeler kendi kendini temizleyebilir. Ancak bu özellik biraz sınırlıdır; çünkü UV ışık altında gerçekleşmektedir ve gün ışığının sadece % 5’i UV ışıktır. Eğer titanyanın bant aralık enerjisi gün ışığına tekabül ederse bu özellikten daha verimli bir şekilde yararlanabiliriz. Araştırmalarımızda titanyayı gün ışığında daha aktif hale getirmeye çalışıyoruz. Çalışmalarımızda, titanya nanoparçacıklarını belli oranlarda Ag nanoparçacıkları ile biraraya getirdiğimizde, titanyanın bant aralık enerjisinin yaklaşık 100 nm görünür bölgeye kaydırabildiğimizi gösterdik. Böylece bu işlevi daha verimli hale getirmiş olduk ve bu çalışmamız uluslararası dergi makalesi olarak kabul gördü. Konu üzerine çalışmalarımız devam etmektedir. Malum; havacılık ve uzay temalı bir üniversiteyiz ve hepimiz havacılık ve uzay sevgisiyle, ilgisiyle doluyuz. Biraz da nanoteknolojinin bu alan üzerine etkilerinden bahsedelim. Her alanda olduğu gibi bu alanda da nanoteknolojinin etkileri artmaktadır. Bu teknoloji Haber havacılık ve uzay endüstrisine fonksiyonel malzemeler sunmaktadır. Havacılık endüstrisinin en önemli malzemesi metallerin, nanopartikül formları mukavemet, çekme direnci ve korozyon dirençleri çok iyi olduğundan uçak gövde yapımında kullanılmaktadır. Nanoiberler, karbon nanotüpler, grafenler yine gövde yapımında kullanılan polimerler için dolgu malzemesi olarak kullanılmaktadır. Nanokompozitler ise mükemmel mukavemet/ağırlık oranlarıyla titreşime karşı güçlü dirençleri sayesinde uçak endüstrisinin ideal malzemelerindendir. Yine bor oksit, silikon ve kobalt fosfor nanokristalleri üstün korozyon dirençleri sebebiyle kaplama teknolojisinin vazgeçilmezi olmuştur. Uzay alanındaki çalışmalara da güncel bir örnek verelim: yakın zamana kadar hayali gibi görülen fakat şu an NASA’nın gündeminde olan ilginç bir araştırma: Uzay Asansörü…. Bir ucu yeryüzünde, diğer ucu dünyanın jeosantrik (geosynchronous) noktasından ileride olacak, 100.000 km uzunluğunda bir kablo ve ek sistemleriyle oluşturulması düşünülen taşıyıcı bir sistem, Uzay Asansörü. Ve yine karbon nanotüpler başrolde... Böyle bir sistemin yapımı, sonsuz uzunlukta bir kablonun yapımı imkansız olduğundan bir hayaldi. Gelecekte karbon nanotüplerle imal edilebilecek bu asansör ile uzay araştırmaları çok daha kolay, daha az maliyetle yapılabilecektir. Ülkemizde de bu konuda önemli gelişmeler olmaktadır. Örneğin yakın bir tarihte ASELSAN işbirliği ile hazırlanan bir ulusal projede uzay ortamına çok dayanıklı bir malzeme geliştirildi. Uzay ortamında malzemeler, özellikle elektronik devreler aşırı radyasyon sebebiyle çok çabuk bozulmaktadır. Onları korumak için kullanılan kalın alüminyum tabakalar uydu maliyetlerini çok artırmaktadır. Bu malzeme kaplamalarıyla daha haif uydular, çok daha az maliyetle üretilebilecektir. Bu teknolojinin ilk defa ülkemiz tarafından kullanılacak olması oldukça gurur verici bir gelişmedir. Umuyorum ki; ülkemiz adına böyle güzel örneklerin sayısı artar ve biz de günün birinde kendi teknolojisini üreten ve pazarlayan ülkeler safında yerimizi alırız. Şimdilik çalışmalar olumlu ve gelecek vadetmektedir. Gerek bilimsel yayınlarımızla gerekse ulusal projelerimiz ve yerli yapım ürünlerimizle ne mutlu ki artık “Biz de varız” diyebiliyoruz. Bu konuda Siz gençlerimize büyük görevler düşmektedir. Devralacağınız bayrağı en iyi şekilde taşıyacağınıza inanıyor, başarılar diliyorum... Haber 10 • ŞUBAT 2014 / 2 RÖPORTAJ “EKİP ARKADAŞLARIMA BENİ SORARSANIZ ‘SİNİRLİ VE AŞIRI TEMİZLİK HASTASI’ DİYEBİLİRLER” BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ? 1975 Bolu Mengen doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi babamın görev yeri olan Samsun’da tamamladım. 23 yıllık meslek hayatımda, 5 ayrı şehirde ve 9 ayrı iş yerinde aşçılık mesleğini icra ettim. Bu iş yerleri arasında 5 yıldızlı iki farklı otelde Executive Chef olarak görev aldım. En son çalıştığım otelde ise Executive Chef’liğin üstü olan F/B Manager’lığa yükseldim. AŞÇI OLMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ? Dedem de babam da aşçıydı. Daha 10 yaşlarındayken kendim mutfağa geçer, hamuru kendim yoğurup peynirli, kıymalı börekler yapar, annemin kek tarilerini değiştirir, değişik tatlar elde eder ve insanlara tattırmaktan çok mutlu olurdum. Hafta sonları babamın çalıştığı iş yerine gidip mutfakta değişik yemekler görüp onları uygulardım. 25 yaşında Sous Chef (Aşçıbaşı yardımcısı), 27 yaşında ise Executive Chef oldum. Sanırım başka mesleğe karar vermek gibi bir şansım yoktu. KENDİNİZE BİRAZ ELEŞTİREL BAKACAK OLSANIZ MUTFAKTA NASIL BİR ŞEFSİNİZ? Her şef gibi maalesef ben de eleştiriye açık değilim. Çünkü iyisini yaptığına inanan bir şeim. Fakat ekip arkadaşlarıma sorarsanız; sinirli ve aşırı temizlik hastası diyebilirler. Her yemeğin demolarını zaten teori ve pratik olarak gösteriyorum. Bunların dışına çıkılmasına kesinlikle izin vermem. TÜRK MUTFAĞININ DÜNYA MUTFAKLARI ARASINDAKİ KONUMUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? Türk mutfağı, dünyada Fransız mutfağından sonra ikinci sırada gelir. Türk mutfağı, her milletin damak tadına uygun tatlardır. Bizim de girdiğimiz yemek yarışmalarında Türk mutfağı saygın yerini almıştır. TÜRKİYE’DE AŞÇILIK MESLEĞİNİ VE SİSTEMİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? Aşçılık artık bir statü oldu. Eskiden aşçılık yalnızca yemek yapmaktı. Şimdi koskoca 5 yıldızlı otellerde genel müdürden sonra aşçıbaşılar geliyor. Artık; çok hızlı ilerleyen, kültür ve eğitim seviyesi yükselen bilinçli bir aşçılık sektörü var. Mutfak akademileri kuruldu. Aşçılık dernekleri ve hatta Aşçılar Federasyonumuzla katıldığımız yurt içi ve dışında yemek yarışmalarımız oluyor. Böylece bu mesleğe gönül veren özellikle genç aşçılar bu bayrağı daha da ileri götürecektir. TÜRK HAVA KURUMU ÜNİVERSİTESİ’NDE MUTFAĞIN BAŞINA NE ZAMAN GEÇTİNİZ? Ben Türk Hava Kurumu Üniversitesi’ne başlayalı 8 ay oldu. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN’ın bize, Üniversitemize yeni sistem hijyen koşullarına son derece uygun teknolojik bir mutfak kazandırdığını da belirtmek isterim. Bundan dolayı Sayın Rektörümüze çok teşekkür ederim. TÜRK HAVA KURUMU ÜNİVERSİTESİ’NDE, MUTFAKTA BİR GÜNÜNÜZ NASIL GEÇİYOR VE O GÜNÜN MENÜSÜNE NASIL KARAR VERİYORSUNUZ? Mutfakta bir günümüz oldukça yüksek bir tempoda geçiyor diyebilirim. İşimizin şöyle bir zorluğu var: Türkiye’nin her bölgesinden gelmiş arkadaşlarımız var; kimi ekşili sever, kimi tatlı, kimi acılı yer, kimi natürel, kimisi zeytinyağlı yemek sever, kimisi eleştirir. Yemek portföyümüz aslında uçsuz bucaksız; fakat 1300 kişinin yemek yediği bir yerde; hem sabahtan öğlene yetişecek, hem lezzetli olacak, hem de yemek kendi özünden bir şey kaybetmeyecek. Bunun içindir ki; bizim için önemli olan yüksek sayıda yemek çıkarırken tadını bozmadan servis edebilmektir. TARİH 11 • ŞUBAT 2014 / 2 Haber Türkiye'nin Havacılık Efsanesi NURİ DEMİRAĞ Türk Havacılık Sanayii’nin Cumhuriyet tarihindeki ilk özel girişimcisidir. 1886’da Sivas’ta doğdu. Maliye Mektebi’nde öğrenimini yarım bırakarak; bir süre memleketinde öğretmenlik yaptı, ardından Ziraat Bankası’na girdi. Maliye Nezareti’nin açtığı sınavı kazanınca, maliye memuru olarak İstanbul’a atandı. 1918’de maliye müfettişi oldu. Mütareke yıllarında bu görevinden istifa ederek ticaret hayatına atıldı. Doğuda 1008 km’ye yakın demiryolunun yapımını gerçekleştirdiği için Atatürk tarafından kendisine “Demirağ” soyadı verildi. İstanbul Yeşilköy’de ilk sivil “Gök Okulu”nu, Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda ise; ilk özel uçak fabrikasını kurmuş bir girişimcidir. Tamamen Türk mühendis ve işçilerinin ortaya çıkardıkları NU-36 iki kişilik eğitim uçağı ile çift motorlu, 6 kişilik, 325 km hız yapabilen, 1000 kilometre uçabilen, saatte 270 kilometre hıza ulaşan, 5 bin 500 metre yükseğe çıkabilen, yolcu taşıma amaçlı NU-38 olmak üzere iki tip uçak üretim projesine imza atmıştır. Ürettiği uçaklardan NU-38’lerden biri İspanya’ya, diğeri Hollanda’ya satılmıştır. 10 bin saatin üzerinde uçuş yapılan Gök Okulu’nda hiçbir kaza olmamıştır. İş hayatının en ilginç simalarından biri haline gelen DEMİRAĞ, 1957 yılında öldüğünde ardında; ilk muhalefet partisi kurucusu, ilk seri üretim Türk uçağı, ilk yerli paraşüt, ilk Türk sigara kağıdı üreticisi gibi ilklere imza atan kişi unvanını bırakmıştır. Haber 12 • ŞUBAT 2014 / 2 GEZİ DÖRT MEVSİM GÖRSEL ŞÖLEN Kışın karla kaplı ağaçlar içinde donmuş bir göl manzarası… Bahar ve yaz mevsiminde yemyeşil bir ormanın içinde mavi bir gökyüzü altında temiz havada, etrafınızı çevreleyen eşsiz ağaçlar ve bitkiler arasında cıvıl cıvıl kuş sesleri eşliğinde yapılan bir yürüyüş… Bolu il merkezinin yaklaşık 35 km güneybatısında yer alan Abant, bütün büyük şehirlere yakın konumu ve temiz havasıyla özellikle doğa tutkunlarının yakından tanıdığı bir tabiat harikası olarak size harika bir dinlenme alanı sunuyor. Bolu il merkezinin yaklaşık 35 km güneybatısında yer alan Abant, bütün büyük şehirlere yakın konumu ve temiz havasıyla özellikle doğa tutkunlarının yakından tanıdığı bir tabiat harikası olarak size harika bir dinlenme alanı sunuyor. Abant Gölü: Bolu sınırları içinde yer alan Abant Gölü, kente yaklaşık 30 km. uzaklıkta. Abant dağları üzerinde arazi kaymaları ile oluşan bu set gölüne E-5 karayolundan ayrılan 20 km’lik asfalt bir yolla ulaşabilirsiniz. Deniz seviyesinden 1328 metre yüksekte yer alan göl, 1.28 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Göl çevresi yılın her mevsiminde etkileyici bir manzaraya sahip. Yaban Hayatı Geliştirme Sahası özelliği de taşıyan Abant, çevre ormanlarda geyik, karaca, yaban domuzu, tilki, tavşan ve çok sayıda yırtıcı-ötücü kuşa da ev sahipliği yapıyor. Eğer şanslıysanız Abant Gölü’nün çevresinde yürüyüş yaparken onlarla karşılaşabilirsiniz. Abant’ın çevresini dolaşmak için üç seçeneğiniz var: Bisiklet, at ve fayton. Yedigöller Milli Parkı: Abant’a yaklaşık 30 km mesafede bulunuyor. Özellikle kamp severlerin uğrak noktalarından biri olan Yedigöller Milli Parkı’nı her mevsim ziyaret edebilirsiniz. Gecelik konaklama iyatları 50 ila 400 TL arasında değişen çok sayıda otel, butik otel ve pansiyonları ile de geniş konaklama imkanı sunan Abant, ziyaretçilerini bekliyor. BİR ÜLKE Haber 13 • ŞUBAT 2014 / 2 TANZANYA Nil Nehri’nin kaynağı Viktorya Gölü, Kilimanjaro Dağı, Tanzanit taşı, aslanlar, iller, zebralar ve daha birçok hayvana ev sahipliği yapan Ngorongoro krateri… Bu sayımızda Afrika kıtasının zengin kabilelerini içerisinde barındıran, neredeyse tüm Afrika ülkelerinin ana dili kabul ettiği Swahili dilinin doğduğu yer olan ve doğal kaynaklarıyla dikkatleri üzerine çeken Tanzanya’ya yer verdik. Üniversitemizin Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü 2. Sınıf öğrencisi Evans Leonidace LWANGA’nın gözünden kendi ülkesini yakından tanıyalım: BAŞKENT :Dodoma YÜZÖLÇÜMÜ :945.087 km² NÜFUS :37.849.133 PARA BİRİMİ :Tanzanya Şilini İKLİM :Tropikal YÖNETİM ŞEKLİ :Üniter Cumhuriyet RESMİ DİLİ :Swahili ÖNEMLİ GÜNLER :Birlik Günü (26 Nisan) Bağımsızlık Günü (9 Aralık) Ngorongoro Koruma Alanı (Arusha) Serengeti Milli Parkı (Arusha) Mikumi Milli Parkı (Morogoro) Arusha, Kilimanjaro, Mwanza SAFARİYE GİDİN. KİLİMANJARO DAĞI’NA TIRMANIN. MASAİ KABİLESİNİ ZİYARET EDİN. UGALİ YEMEĞİNİ TADIN. Morogoro ve GENÇLER İÇİN SOSYAL YAŞAM : Yaz aylarında ZANZİBAR Ateizm dahil farklı birçok inanç ve etnik farklılıklara rağmen uyum içerisinde yaşanıyor. GEZİLECEK YERLER 120’den fazla kabile bulunuyor. Bu da 120’den fazla konuşulan dil demek. MUTLAKA YAP ! TANZANYA KÜLTÜRÜ NE ZAMAN GİDİLİR? Hint Okyanusu’na kıyısı olan ülkede havanın da hep sıcak olması nedeniyle gençler bol bol yüzmeyi tercih ediyor. Afrika’daki en iyi otellere ev sahipliği yapan, farklı yemeklerin tadılabileceği ve özellikle “Yunus turları”nın olduğu turistik yerlerden biri. Haber KÜLTÜR - SANAT 14 • ŞUBAT 2014 / 2 ROBERT DE NIRO MEVLANA ROLÜNDE Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunu anlatan “Ertuğrul Gazi” dizisinin yapımcısı Özkan İpek, Mevlana rolü için gelmiş geçmiş en iyi oyuncular arasında gösterilen Robert de Niro’ya teklif götürdü. De Niro “Evet” derse bir bölüm için 700 bin dolar alacak 400 kişilik Kayı Boyu’nda kurulan ve 600 yıl hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş öncesindeki sosyal yaşamı ve felsefesini konu edinecek olan dizide rol alacak yerli oyuncular için de ünlü isimlerle görüşmeler devam ediyor. ÇOK SATAN KİTAPLARIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ Stony Brook Üniversitesi çok satan kitapların ortak özelliklerini keşfederek ‘bestseller’ olmanın sırrını açıkladı. New York kentindeki Stony Brook Üniversitesi bilgisayar uzmanları, popüler bir kitabın özelliklerini ortaya koyabilmek amacıyla “istatistiksel stilometri” adını verdikleri bir algoritma geliştirdi. Sözcüklerin ve gramerin kullanımını matematiksel olarak irdeleyen teknik, bir kitabın ticari başarı elde edip edemeyeceğini yüzde 84 doğruluk oranıyla öngörebiliyor. İnternet kütüphanesi olarak da bilinen “Project Gutenberg” arşivinden klasikleşmiş eserleri yükleyerek inceleyen bilim adamları, basılan bir kitabın çok satmasında ilginçlik, orijinallik, yazım tarzı ve öykünün ilerleyişi gibi bir dizi unsurun yanı sıra şans faktörünün de etkili olduğuna işaret etti. Çok satan kitaplarda “ve”, “ancak”, “fakat” gibi bağlaçların sıkça kullanıldığını belirten araştırmacılar, ticari başarı yakalayan eserlerin aynı zamanda sıfatlar ve isimler açısından da zengin olduğunu belirledi. Ralarda kalan kitaplarda ise aşırı derecede iil ve zarf kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Okur tarafından ilgi gören kitaplarda düşünce süreci betimlenirken rağbet görmeyen kitaplar, çok fazla duygusallık barındırıyor. Herkül: Efsane Başlıyor 3DHercules: The Legend Begins 300: Bir İmparatorluğun Yükselişi 300: Rise of an Empire Gösterim Tarihi: 3 Nisan 2014 Gösterim Tarihi: 14 Mart 2014 Gösterim Tarihi: 7 Mart 2014 Gösterim Tarihi: 7 Şubat 2014 SİNEMA REHBERİ Soğuk Nuh: Büyük Tufan Noah KÜLTÜR - SANAT Haber 15 • ŞUBAT 2014 / 2 NE OKUYALIM? NE DİNLEYELİM? Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet… Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar… Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin, kütüphanelerin, türbelerin, köprülerin resmigeçit yaptığı, rengârenk, canlı, sürprizlerle dolu bir dönem hikâyesi… Elif Şafak’ın dilinden Osmanlı tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkmak isteyenlere… STOMP 08 Şubat 2014 - 15:00 / 19:00 Congresium Ankara Hayatın anlamını bulmanın, aşık olmanın ve alınan her nefesin öyküsü… On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace’in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır. Fakat Augustus Waters isimli yakışıklı bir sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubunda boy gösterince Hazel’ın hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır... GÖKSEL 22 Şubat 2014 - 22:00 Jolly Joker Ankara SEZEN AKSU 01 Mart 2014 -21:00 Congresium Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor. CAN BONOMO 19 Mart 2014 - 21:00 If Performance Hall Türk Hava Kurumu Üniversitesi Adına İmtiyaz Sahibi Osman YILDIRIM Prof. Dr. Ünsal BAN Mütevelli Heyet Başkanı Rektör Sorumlu Yazı İşleri Müdürleri Ayla ÖZCAN ÜNAL - Necla YAZICIOĞLU Graik - Tasarım Gaye ŞAHİN Editörler Özlem SEÇKİN - Yasemin ŞiMŞEK - Defne Gün GÜÇER Fotoğralar Basın, Yayın Halkla İlişkiler Müdürlüğü Adres: Türk Hava Kurumu Üniversitesi Bahçekapı Mahallesi Okul Sokak No:11 06790 Etimesgut/ANKARA Tel: 444 8458 (THKU) - Faks: 0.312 342 84 60 - E-mail: [email protected] Haber 16 • ŞUBAT 2014 / 2 Önce THKÜ Sonra THY... Türk Hava Yollarý’nda Ýþ Garantili Pilot Yetiþtirme Programý THK Üniversitesi’nde Tel: 444 8458(THKU) www.thk.edu.tr
Benzer belgeler
Hayallerinizin Ötesinde - Türk Hava Kurumu Üniversitesi
TAV Akademi, Türkiye’nin havacılık ve uzay bilimleri alanında ilk ve tek ihtisas üniversitesi olan Türk Hava Kurumu
Üniversitesi ile eğitim ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin işbirliğine başlıyor....