Dr Ali KILIÇ, CRSK,(NELSON MANDELA NIN
Transkript
Dr Ali KILIÇ, CRSK,(NELSON MANDELA NIN
KÜRDİSTAN BİLİMSEL ARAŞTIRMA MERKEZİ-CRSK Association de Loi 1901 RDA N°W212005346, 4 Rue de Saverne, 21000 DIJON France Dr Ali KILIÇ Paris 15 Aralık 2013 NELSON MANDELA’NIN KAHRAMANCA DİRENİŞİ ÜSTÜNE Proletarianın yenilmez savaşçısı Dersimli SIRRI ÖZTÜRK’e adanmıştır. « Nelson Mandela’nın ölümü bizi sonsuz acılara boğdu tıpkı 11 şubat 1990 da kanıtladığımız yaşadığımız Nelson özgürlüğünün sevinci gibi. O gün dünya Tv ekranlarının önünde biz milyonlardık ve yeni bir dünyayı yaşıyorduk hep birden. Resimde gördüğünüz bu gülüş ve havaya sıkılmış yumruk yeni bir dünyanın bulunuşu güzelin ve iyinin yeni bir dünyanın filizlenişiydi. Özgürlükten onurlu ve mutluydu Mandela Robben İsland adasında sonra Pollsmor’da 27 yılını vermişti. Nelson bize,özgürlük ve eşitlik için savaşımın devam ettiğini duyuyordu. Güney Afrika halkına bunca acı ızdırap çektiren halk düşmanları aynı biçimde, onun halkını tutsak kılarak halka acılar çektiriyorlardı. Mandela’nın bütün yaşamı,cesaret,irade, ortak siyasal bir akıldı” diye yazıyordu, l’Humanité direktörü, FKP Avrupa Parlementosu milletvekili yoldaş Patrick le Hyarik.(..). Bütün Afrika kıtasının,Güney Afrika halklarının ve yakınlarının yoldaşlarının sonsuz acılarını paylaşıyoruz. Nelson Mandela 1962 kasım ayında Pretoria davasında yaptığı siyasal savunmasında “ öyle sanıyorum ki Güney Afrika halkına karşı ve halkıma karşı görevimi yerine getiriyorum. Gelecek beni beraat edecektir.” Bu bize Fidel Castro’nun yaptığı tarihsel savunmasını 1 çağrıştırıyor. Bu açıdan Nelson Mandela çağımızın özgürlük mücadelesinin sembolüdür. 1960 Afrika Ulusal Kongresi (CNA) yasaklanınca,devrimci hareketler silahlı mücadele kararını aldılar.Gerilla mücadelesinin taktiğini inceleyen Afrika daki ilk kuramcı Mandela’ dır.Hemen yeraltı faaliyetlerine başladı, Afrika Ulusal Kongresi (CNA) ve Ymkhonto We Sizwe (Ulusun Lansı) örgütünün askeri komutanı oldu. Tutuklanmalardan sonra 1963 de Güney Afrika haftalık gazetesi Nelson Mandela ve yoldaşlarının özgürlüğü için üç ayda 55.000 kişilik imzayla kampanyayı açtı. Bu Nelson Mandela ve diğer siyasal tutukluların serbest bırakılması kampanyasını amaçlıyordu. Sonra, yoldaşım Georges Marchais, Fransız Kommünist Partisi Genel Sekreterinin , FKP MK, Nelson Mandela huzurunda yaptığı konuşmada dile getirdiği gibi” biz,partimiz, Kommünist Gençlik Hareketimiz, Merkez Komitesi Nezdindeki İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Savunma Komitemiz, aralıksız ve kesintisiz olarak çabalarımızı yoğunlaştırdık, gerçekleştirdiğimiz insiyatiflerle ülkemizin içinde bulunduğu sakatlıkları aştık. Böylece 1985’ den itibaren, onlarca yazar,sanatçı, değişik boyutlardan tanınmış kişiler,üniversite öğretim üyeleri, sendikacılar, hatta kilise adamları,insiyatifimize katıldılar. Parti Merkez yayın Hümanite her hafta gelen mektupları yayınladı,Partimizin basını seferber oldu, kamu oyu Apartheid suçlarını üstüne aydınlatıldı. Fransa ile Güney Afrika ilişkilerde Nelson Mandela nın verdiği mücadele örnek bir mücadeleydi. Partimizin milletvekilleri. Senatörleri yöneticileri, dayanışma mücadelesini daha da egnişletmek,yayagın kılmak için bütün olanakları kullandılar. Nelson Mandela nın adını verdiğimiz, Okulları,köprüleri.Kültür Merkezlerininin sayısını yönetiminde bulunduğumuz birimleri sayamıyoruz. 2 Partimizin Millet vekilleri ve Sebatörleri yasa önerileri sundular hükümetin bu yasa önergelerinin tartşşılmasını ,oylanmasını ve kabul edilmesini sağladılar. Bu faaliyetler daha sonra 1973 yılında BM tarafından kabul edilen Apartheid,ırk ayırımcılığını ortadan kaldırma sözleşmesini, Fransanın imzalaması ve yürürlüğe koyması ve uygulanmasını haya geçirdik. Avrupa Parlementosundaki partimiz milletvekilleri Apartheid’e karşı 60 yakın insiyatifi geliçtirdiler, ANC nin ziyareti sonunda Apatheid resmen mahkum edildi, Güney Afrika ırkçı rejimi mahkum edildi. Georges Marchais, Nelson Mandela huzuruna Parti Merkez Komitesinde yapıtığı konuşma da “ izin veriniz özellikle partimizin Kommüniste Gençlik Hareketinin Güney Afrika ırkçı rejimine karşı verdiği mücadeleye deüineyim. Kommünist Gençlik hareketi, liselilerden tutun da üniversite öğrencilerine kadar, üniversitelerde ve bütün kenlerin mahalelerinde Apartheid e karşı geniş bir kitle mücadelesini verdi. Saysız insiyatifler koydu. Bu mücadeleleriyle kommünist gençler yeni bir Mandela kuşağını oluşturdu, tıpki “Vietnam kuşağını” oluşturduğumuz gibi. Partimiz miltanlarına gelince, Fransa’daki Afrika Ulusal Kongresi temsilcisi öldürülmesini çok yadsığımız yoldaş Dulcie September toplantılarımıza sürekli olarak katılıyordu ve size 1989 da Nobel Barış ödülünün verilmesi için başlatılan kampanyaya sonsuz başarılar sağladı. O, Partimiz l’Humanité bayramıyla bir kampanya başlatıldı ve sekiz ay sürdü. Bu sekiz aylık surede 1.500 şasiyet bu iisiyatif’de yer aldı. Yüzbinlerce halktan kişiler kampanyada yer aldı” Mandela için bu mücadele verildiği dönemde, FKP MK nezdinde Parti Genel Sekreteri, Kommünist Milletvekili yoldaş Geroges Marchais’ nin yönetimindei İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri savunma Komitesi benim önerim üzerine, 1985 Mayısında Dr İsmail Beşikçi ve Avukat Mümtaz Kotan ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması için kampanya başlatıldı. Bu kampanyanon sorumluluğunu Parti MK ,Yonne Federasyonu Sekreterliğine ve yoldaş Bernadette Boutet ile Jean Louis Bernard’a verdi. Bu mücadelerden sonra, bugün Mandela ‘nın cenazesine dün onu yoldaşlarını, örgütü Güney Afrika Kongresini terrorist örgütler listesine koyanlar başkan Obama hariç üç ABD devlet başkanları, C Carter. Bill Clinton ve W.G Bush timsah göz yaşlarını döküyorlar. 1994de devlet başkanı olan Mandela 1997’de Kadafi nin daveti üzerine Libya’yı ziyaret etti. Başkam Mandela ise Başkan M Kadafi’ yi 1999 da Güney Afrika’ya davet etti. Başkan Mandela bu daveti tehdit eden emperyalist yöneticilere aynen “ hiç bir ülke kendisini dünyanın polisi olarak göremez, hiç bir devlet başka bir devlete , o devletin ne yapacağını asla dikte edemez. Dün dostlarımızın düşmanı olanlar, bugün, bugün karderşim Kadafi’yi ziyaret etme demeye getiriyorlar. Onlar 3 bizim Libya’ya sırtımızı dönmemizi istiyorlar. Oysa Libya Dekokrasiyi kazanmamız için bize yardım etti.” ABD Başkanı Barack Obama, Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde Nelson Mandela için yapılan anma törenine katıldı. Brezilya Devlet Başkanı Dilma Roussef’in yanında başkan Castro ile Başkan Obama’nın ele sıkışmaları tarihi bir önem taşır. Mandela’nın anısı Obama’yı etkilediği kuşkusuzdur. Bütün hatalara rağmen gelecek halkları zaferi ile çiçeklenecektir. Namibiya, Angola topraklarına giren Güney Afrika ırkçı ordusunu yenen Kübalı internasyonalist savaşçılar, Afrika Ulusal Kurtuluş tarihinde ve Güney Afrika halkın işgalci ırkçı beyaz sömürgecilerden kurtuluşunun ilk adımıydı. Başkan Nelson Mandela ile Başkan Fidel Castro bu karşılaşması iki halk arasında ve dünya halkları arasında dayanışmanın simgesidir. Cüba da Nelson Mandela nın ölümü, onun ilk seyahatini yaptığı ülke olarak Cüba da onun 4 yokoluşunun “derin bir acı” yarattığı tartışılmazdır. Nelson Mandela Fidel Castro’ya apartheid rejimine karşı, Güney Afrika halkının kurtuluş mücadelesine verdiği internasyonalist askeri destekten ötürü dostu Küba Devriminin tarihsel lideri Fidel Castro ‘ya teşekkür etmek için gelmişti. Bu anı adına Cüba Devlet Başkanı yoldaş Raul Castro üç günlük yas ilan etti bu “derin acı için” Güney Afrika halkına içten duyguları ile başsağlığı diledi. 2006 yılında sağlık nedenleriyle 87 yaşında devlet başkanlığından çekilen Fidel Castro, Temmuz 2010 yılında Nelson Mandela’nın 92 doğum yıldönemi nedeniyle « seçkin dostu » Mandela ‘ya gönderdiği mesajda onu « özgürlük sembolü,adalet ve insanlık onurunu » temsil ettiğini dile getirmişti. Nelson Mandela ile Fidel Castro arasındai ilişkiler 1970 yılının başlarına kadar uzanır. Güney Afrika lideri tutuklanmıştı. Cuba, onu Partisi Afrika Ulussal Kongresini desstekliyordu. 1975 yılı büyük dönüşüm yılıdır. Cuba’nın başlattığı askeri destan 15 yıl sürdü. 15.000 km lik kıyıları boyunca Cuba askeri güçleri Güney Afrika güçlü ordusuyla doğrudan doğruya savaşıyordu. 5 1988 yılının başında aylarca ciddi savaşlar sürdü. Cuba Ordusu Cuito Cuanavale da Güney Afrika ordusunu yenilgiye uğrattı. Bu yenilgi Apartheid rejiminin sonunu getirdi. « Irkçı ordunun Cuito Cuanavale aldığı korkuç yenilgi bütün Afrika için bir zaferdi. »1 diyordu Nelson Mandela Havana’da Matanzas ‘da temmuz 1991 de düzenlenen büyük gösteride. Cuba Kommunist Partisi Genel Sekreteri, Cuba Hükumeti ve Devlet Konseyi Başkanı, Sosyalist Cuba Cumhuriyeti Başkanı ve Kumandanı yoldaş Fidel Castro, Kıtamızı kurtarmak içim bunca direnişi veren İnternationalist Cuba lılar, Cuba Halkı, Yoldaşlar, dostlar Bugün burada olmak büyük bir onur,derin bir sevinçtir,özellikle Cuba halkının devrimci tarihinde bu büyük gününde. Bugün Cuba, Moncada nın alınışının otuz sekizinci yıldönümünü kutluyor. Moncada üzerine yürümeden, Granma kuşatması, Sierra Maestra mücadelesi, 1 ocak 1959 olağanüstü zaferi asla mümkün olmayacaktı. İşte devrimci Cuba, İnternasyonalist Cuba, Afrika halklarının kurtuluşu için bunca savaşı veren ülke. Uzun süreden beri ülkenizi ziyaret etmeyi düşledik,Cuba devrimi için sonsuz duygularımızı ,Afrika da Cuba nın oynadığı rolü,Austral Afrika de dünyadaki büyük yerini dile getirmek için. 1 Nelson Mandela’ nın 26 Temmuz 1991 deki tarihsel nutku. 6 Cuba Halkı Afrika halklarının yüreğinde özel bir yer işgal eder. Zira Cubalı İnternasyonalistler Afrika da bağımsızlık, özgürlük ve adalet mücadelesine aralıksız ilkesel katkılarda bulundular. Daha Cuba devriminin ilk günlerinde ,Cuba devrimnin kendisi özgürlük için savaşan halklar için bir ilham kaynağını oluşturuyordu. Biz Cuba halkının Çirkin Emperyalist saldırganlığın Küba devriminin gerçekleştirdiği olağanüstü kazanımlarını ortadan kaldırma girişimlerine halkınızın özgürlük ve bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü korumak için verdiği bütün özverilere ve fedakarlıklara hayranız. Biz de kendi ülkemizde, kendi kaderimizi kontrol etmek istiyoruz. Biz kesin olarak inanıyoruz ki, Güney Afrika halkı, kendi geleceğini inşa edecek, apartheid’ten kurtuluşundan sonra, tam demokratik haklarını almak için, mücadeleye devam edecektir. Biz, aparthei’in ortadan kalkışından sonra , halkçı katılımın kesilmesini istemiyoruz. Çünkü biz kurtuluşun yolunu açmak istiyoruz ve hergün daha derin demokrasinin yerleşimini istiyoruz. Biz Cuba Devrimin sosyal korunma alanındaki kazanımlarına hayranlık duyuyoruz. Ülkenizin,evrensel planda okuma yazma sorununu dönüşüm yapmasına büyük değer atfediyoruz. Biz ülkenizin , bilim ve eğitim ve sağlık alanında yaptığı ilerlemeyi biliyoruz. Sizin tecrübenizden öğrendiğimiz pek çok şey var.Özellilikle Afrika halkları ve Afrika kıtasıyla tarihsel bağınızdan ötürü onur duyuyor ve son derece olumlu ve onurlu buluyoruz. Sizin ırkçılığı sistematik olarak ortadan kaldırılmasına ilişkin adanmışlığınız bizim için ,mukayese edilemez. Bize verdiğiniz en önemli ders ne olursa olsun mücadelede karşılaşılan güclüklerin önemi ne olursa olsun, davayı terketme bizim için asla düşünülemez. Özgürlükle et ölüm arasında seçim sözkonusudur. Bugün ülkenizin sayısız güçlükler yaşadığını biliyorum,ama biz direnen Cuba halkına güveniyoruz, bu zorlukları aşacaktır,çünkü Cuba halkı başka halklara güçlükleri yenmek,üstünden gelmek için yardım etti. Biz bugünkü devrimci zihniyetin uzun yıllardan beri, özgür Cuba için direnen ilk sayısız savaşçılarının zihniyetinden doğmuş olduğunu biliyoruz ve bu özgürlük aynı zamanda emperyalist boyunduruk altına acı çeken halkların özgürlüğüdür. 7 Biz aynı zamanda José Marti’nin yaşamla ödenmiş mücadelesinden de ilham alıyoruz. José Marti, sadece Cubalı ve Latin Amerikalı bir kahraman değil, o aynı zamanda özgürlük için savaşan bütün halkların onuru ve özgürlüğüdür. Biz aynı şekilde yüce Che Guevara ile onur duyuyoruz,onun devrimci dehası sadece sizin kıtanıza özgün değildir,aynı zamanda bizim kıtamız içindir. Che nin yaşamı kendisini özgürlüğe adamış bütün insanların ilham kaynağıdır. Biz Che’nin anısını her zaman anıyoruz. Biz buraya büyük bir heyecanla geldik. Biz buraya Cuba halkına karşı olan büyük insanlık borcumuzu ödeme duygusuyla geldik. Afrika ile olan ilişkilerinde kendisini kanıtlıyan Cuba’dan başka bu kadar aşırı iyimserliği önceden gören başka bir ülke olabilir mi? Dünyada kaç ülke Cubalı eğitimcilerden ya sağlık emekçilerinden yararlanıyor? Onların arasında kaçı Afrika’da bulunuyor? Cuba’ya yardım etmek isteyen ya da hangisidir? ona yardımı rededen ülke Emperyalizmin tehditi altında yaşayan kaç ülke var y a da kaç ülke ulusal kurtuluş imücadelesinde Cuba’nın desteğine güvenebilir? Cubalı internasyonalist güçlerin Angola halkına sunduğu yoğun destekten ilk defa bahsedildiğinde hapiste idim. 1975 de Angolalıların maruz kaldığı, Güney Afrika askeri birliklerinin CİA tarafından finance edilen FNLA ve 8 UNİTA nın paralı askerleri,Zaire askeri birliklerinin koordineli saldırısına Cubalı internasyonalist güçlerin bu kadar yoğun ve büyük yardıma inanmak oldukça güçtü. Afrika’da biz toprak bütünlüğümüzü ihlal etmek, topraklarımızı işgal etmek isteyen ülkelerin kurbanı olmaya alıştırılmışız. Daha önce Afrika tarihinde , bizim aramızda ayaklanarak kendisini savunan başka bir halk yoktur. Biz Cuba da halkçı bir eylemin sözkonusu olduğunu biliyoruz. Biz Angola da savaşmış olan ve bunun için ölen savaşçıların değerinin bilincindeyiz. Bu kayıplar basit bir oran oluşturmuyor özellikle gönüllü olarak savaşanlar. Bu açıdan Cuba halkı için internationalizm boş bir sözcük değil, Ama bizim pratikte gördüğümüz bir şey,insanlığın çoğunluğunu lehinde pratikte gerçekleştirilmiş bir devrimci anlayıştır. Biz çok iyi biliyoruz ki, Cubalı devrimci güçler 1975 işgalini geri püsküttükten sonra, hmen geri çekilmeye hazır idiler.Ama ,Pretoria nın devam eden saldırganlığı, geri çekilmeti imkansız kıldı. Sizin varlığınız, Cuito Cuanavale savaşı sırasında askeri güçlerinizi daha da artırmanız, gerçekten tarihsel önemli bir değere sahip. Cuito Cuanavale ‘da ırkçı ordunun yenilgisi bütün Afrika nın zaferi oldu. Cuito Cuanavale’da ırkçı ordunun korkunç yenilgisi Angola nın toprak bütünlüğünü sağlamlaştırma ve barışı tataması olanağını sundu. Cuito Cuanavale ‘da ırkçı ordunun yenilgisi, Namibya halkının mücadelesinin bağımsızlığına ulaşmasını kazandırdı. Apartheid saldırganlarının kesin yenilgisi, beyaz ezenlerin yenilmelik mitosunu söktü attı. Apartheid ordusunun yenilgisi, Güney Afrika da mücadele eden tümü için direnişin ilham kaynağı oldu. Cuito Cuanavale olmayacaklardı. yenilgisi olmaksızın, bizim örgütlerimiz asla yasal Cuito Cuanavale ‘da ırkçı ordunun yenilgisi, benim bugün burada olmamı mümkün kıldı. Cuito Cuanavale Güney Afrika Ulusal Kurtuluş tarihinde silinmez bir sayfa oldu. 9 Cuito Cuanavale ülkemizdeki apartheid rejimine son vermede ve Afrika kıtasını özgürleştirme mücadelesinde bir dönüm noktası oldu. Apartheid, dün başlamış bir şey değildir. Beyaz ırkçı eğemenliğin kökenleri 350 yıl öncesine uzanır. O zaman ilk beyaz sömürgeci işgalciler, süreci dengesizleştirdiler Khoi nun Zaptedilmesinden sonra San, diğer Afrika halkları, ülkemizin ilk sakinlerini kuşatma altına aldılar. İşgal ve kuşatma sürecine karşı , halımız ta başından beri bir dizi direniş savaşını yürüttü. Bu direnişler ulusal kurtuluş mücadelemize yerini bıraktı. Oldukça eşitsiz güç ilişkisi bağlamında Afrikalı halklar kendi topraklarına bağlı kaşmayı debediler. Ama maddi koşullar et sümürgeci saldırganların ateş gücü Aşiret krallıkları,yöneticileri, böldü,yenilgiye mahkum etti. Bu direniş geleneği güncel mücadelemizde ilham kaynağını diri tutuyor. Biz, büyük direnişçi Makana ,Robben İsland hapishanesinden 1819 de kaçmak isterken öldürüldü, onunla birlikte, Hintsa, Sekhukhune, Dingane, Moshoeshoe, Bambatha ve sömürgeci işgale karşı ilk direnişin diğer kahramanlarını her zaman onurla anıyoruz. Bu Bağlamda,1910 de Güney Afrika Birliği yaratıldı. Dıştan bakılınca Güney Afrika bağımsız bir devlet gibi göründü, ama gerçeklikte ülkemizde iktidar beyaz işgalci ingilizlerin ellerine teslim edildi. Yeni Güney Afrika birliğinde onlar ırkçı baskıyı ve zencilerin ekonomik sömürüsünü resmileştirdiler. Birliğin yaratılmasından sonra, XIX yüzyıla ait toprakları yasallaştırmayı öngören, topraklara ilişkin yasayı kabul etmenleri, süreci Güney Afrika Ulusal Kongresini(African National Congress – ANC,) 8 ocak 1912 oluşturmaya götürdü.2 Mandela nın bu konuşmasında (...), Bizim Güney Afrika Kommünist Partisi (SACP) ile ilişkimiz örgüt olarak karşılıklı saygı ilikisidir. Biz , SACP ile ortak amaçlarda birleştik,ama birbirimizin örgütsel bağımsızlığına saygı gösteriyoruz. Bu bağlamda. Cuba ile dostluğumuza cok büyük değer veriyoruz. Dün Fidel yoldaş, bizim davamız sizin davanıdır dediğinde. Bunun yüreğinin derinliğinden geldiğini biliyorum. Bu bütün Cuba devrimci halkının duygusudur. 2 Nelson Mandela’ nın Fidel Castro önünde Havana ‘da paptığı konuşmadan bir kesit. 10 Siz bizim saflarımızdasınız, zira iki örgütümüz, Cuba Kommünist Partisi ile Afrika Ulusal Kongresi. Biz ezilen yığınlar için savaşıyoruz ki zenginliler onları üretenlerın olsun. Yüce kahramanınız José Marti’nin dile getirdiği gibi “ kaderimi toprağın yoksullarıyla birleştirmek istiyorum” Biz. ANC ye gelince hakları olmayanların yoksulların saflarında olacağız. Sadece onların saflarında olmak değil fakat aynı zamanda , er geç biz her şeyi yapacağız ki ülkenin hükumetini onlar idare etsinler. Özgürlük bildirgesine dile getirdiği gibi “ülkeyi halk yönetecektır” Zamanı geldiğinde sadece bizim çabalarımızla degğil fakat aynı zamanda ,sizin dayanışmanız, yüce Cuba halkının cesaretlendirmesi ve desteğiyle gerçekleşecektir. Konuşmamı sizin de tanık olduğunuz bir olayla sonuçlandırmak istiyorum. Yoldaş Fidel Castro, bu ülkenin bana layık göreceği en yüksek ve ayırıcı armağanı ile onurladı. Oysa ben bu armağanı almaya layık değilim. Bunu daha önce halklarının bağımsızlığını kazanmış olanlara armağan etmek gerek. Ama Güney Afrika halkının özgürlük mücadelesini umut ve güç kaynağını oluşturuyor. Samimiyet ümit ediyoruz ki gelecekte biz güvene layık olmaya çalışacağız. Yaşasın Cuba devrimi! Yaşasın Yoldaş Fidel Castro!»3 Nelson Mandela’nın kısaca yaşamı 3 Nelson Mandela nın Havana nutku (kısmi) Dr Ali Kılıç 11 Nelson Rolihlahla Mandela ( Xhosa olarak felafuz edilir.) 18 temmuz 1918 de dünyaya geldi O, Güney Afrikalı onurlu bir devrimci, apartheid rejiminin karşı direnmiş, o rejimi yönetimden uzaklaştırmış büyük bir siyasetçi olarak 1994-1999 döneminde Güney Afrika devlet başkanlığını yapmıştır. Mandela demokratik bir seçimle seçilen Günay Afrikalı yönetimin ilk zenci devlet başkanıdır. Yönetimindeki hükumet, apartheid mirasını ortadan kaldıran, kurumlaşmış ırkçılığa,yoksulluğa karşı mücadele hükumettir. Siyasal olarak Mandela,afrikalı bir ulusalcı, demokratik sosyalist ve hümanist bir liderdir.19911997 döneminde Afrika Ulusal Kongresi başkanıdır. Uluslarası planda ,19981999, Dünya Bağlantısızlar Hareketi Genel Sekrteridir. Mandela ilkin Fort Hare Universitésinde sonra Witwatersrand Üniversitesinde hukuk öğrenimini görür. Anti sömürgeci politika sürecinde Walter Sisulu ile karlaştı, ANC ye girdi ona bağlı Gençlik Birliğini kurdu.1948 de Afrika Ulusal Partisi iktidara geldiğinde, ANC tarafından Transval bölge yöneticiliğine atandı. 1952 ANC kampanyasını yürüttü.1955’de Halk Kongresine başkanlık etti. 23 haziran 1955 de toplanan Kongrede kabul edilen Özgürlük Bildirgesinin mimarıdır. Türkiye’de ikinci elden aktarılan bu uzun genelgeden kısa bir kesit. “Güney Afrika ülkesi , üzerinde yaşayan, beyazlara olduğu kadar siyahlara da aittir ve hiç bir hükumet herkesin iradesini hesaba katmadan, halkın iradesine dayanmadan, ülke üzerinde otorite hakkını kanıtlıyamaz. Halkımız toprağa bağlı doğal hakkından mahrum,barış ve özgürlükten Eşitsizlik ve adaletsizlik üzerine kurulu bir hükumet biçimi tarafından yoksun bırakılmıştır. Ülkemiz,asla refah ve özgür olamayacaktır, halklarımız kardeşlik içinde yaşamadıkları sürece,eşit hakları tatmadıkça, aynı eşit haklar,olanaklar kendilerine verilmedikçe. Sadece,bütün halkları iradesi üstüne kurulmuş olan demokratik bir devlet,ırk,din,renk,sex ayırımı gözetmeksizin, bütün halkların doğuştan gelen haklarını güvence altına alabilir. Bunun için, biz bir araya toplanmış beyazlar olduğu kadar karalar eşit kardeşler ve yurttaşlar gibi biz Özgürlük Bildirgesini kabul ediyoruz. Biz Özgürlük Bildirgesinde yeralan yazılı demokratik değişiklilkleri sağlanaya kadar,cezaret,enerji ve azmimizi yitirmeden sonunana kadar mücale edeceğiz. HÜKUMET HALKIN HÜKUMETİ OLACAK. Herhes oy verme hakkına sahip olma zorundadır. Herkes, ülkenin yasama organında yer almak, kamu yönetimi işlerinde pay almak zorundadır. Irk,renk,sex ve inanç ayırımı yapmamaksızın herkes eşit haklara sahip olmak zorundadır.Her kes oy verme hakkına sahip olmak zorundadır.Herkes bütün yasal organlarda seçilme ve seçme hakkına sahiptir 12 Toprağın onu işleyenler,çalışanlar arasında paylaşılması zorunludur. Açlığın ortadan kaldırılması için, onu işleyenler arasında dağıtılması gerekir. Topraklar üstünde ırkçı neden dayanan özel mülkiyet hakkını ortadan kaldırmak gerekir. Devlet köylülere toprağı işlemek için gerekli tarım aletlerini vermek,tohum dağıtmak, traktör dağıtmak, sulama barajlarını kurmak toprakları güvence altına almak her türlü yardımı vermelidir.”4 Nelson Mandela , Avukat olarak çalıştığı halde pek çok kez tutuklandı. Hakkında 1956 ile 1961 arasında pek çok dava açıldı. Güney Afrika Kommunist Partisi ile Umkhonto we Sizwe örgütünü kurdu. Bu örgütün askeri sorumluluğunu yaptı. ANC ve Kommünist Partisi yasaklanınca illegaliteye geçti ve silahlı mücadeleyi başlattı. Hiç bir sivile zarar vermeden stratejik fabrikalara sabotaj yaptı. Güney Afrika da pek çok köprüyü uçurttu. Bu silahlı mücadele pratiği için Güney Afrika dışına çıkıp gerilla eğitimini gördü. Apartheid hükümetine karşı sabotaj eylemlerini yürüttü. 22 ekim 7 kasım arası mart 1961 örgütlediği grevden ötürü yargılandı. İhanetle suçlanan Mandela nın davası 22 ekim de 1962 başladı. Suçlamalardan birisi de Bütün Afrikalıların Konferansını All-in African Conference”I düzenlemiş olmasıydı.Mandela Mahkeme önünde kendisini avukat olarak cesurca savundu.” Doğrudur ben Konferansı düzenledim, onun sekreteri seçildim, büyük bir propaganda kampanyasına başladım,yürüttüm amacım grev örgütlemekti”5” Yıllar oluyor, Transkei’in köylerinin bir genci olarak, aşiretin yaşlılarının anlattığı beyaz adamın gelişine ilişkin anlatıları dinliyordum. Halkımız amapakati krallarının demokratik yönetiminde barış içinde yaşıyordu. 11 Haziran 1963 Güney Afrika polisi,Jandarmaı yaptığı baskında örgütün Rivonia’daki üyelerini Walter Sisulu,Govan Mbki,Raymond Mhlaba,Ahmed Kathrada,Denis Goldberg, Lonel Berstein, ve örgütün diğer üyelerini yakaladı. Rivonia davası diye anılan bu dava ekim 1963’de başladı.Mandela askeri örgütün kurucusu ve yönlendiricisi olarak davayı mahkeme karşısında yüreklice savundu.” Ben askeri örgütümüz olan Umkonto we Sizwe kurucusu olduğumu inkar etmiyorum. Ağuston 1962 ye tutuklanana kadar görevimi yaptım.Ancak iddianame de Mahkemenin örgütü suçlamalarını redediyorum.. Ben örgütün kurulmasına katkıda bulundum. Bunun iki nedeni vardı. Birincisi. Biz hükumetin politikası,halkı zorunlu olarak halkı sabotaj yapmaya zorlıyacak. Bunun için ,sadece sorumlu bir ötgüt yönetimi kitleleri kontrol edebilecek ve yönetecektir. Irklararsına terrorizmin sıçramasından sakınacaktır. İkincisi, bütün mücadele yasal yöntemleri hükumet tarafından ortadan kaldırıldığı için,halkın devrimci şiddete başvurmaktan başka çözümü yoktu.Hükumet muhalefeti ezmek için her türlü şiddete başvurdu. Buna rağmen biz terrorizme baş 4 5 26 haziran 1955 de kabul edilen Özgürlük Bildirgesinden bir alıntı.(çeviri Dr Ali Kılıç) Nellson Mandela. L’partheid, la Greve,p.31 13 vurmadık. Umkonto’nun kurucu üyeleri Afrika Ulusal Kongresinin üyeleridir.Arkamızda uzun bir tarihi dönem şiddete başvurmama geleneği var. Biz Güney Afrikalıyız beyaz ya da kara ayırımı yapmıyoruz.Bizim savaşımız da ırklararası bir savaş değildir.6 Siyasal savunmasının sonunda Nelson Mandela, « hayatım boyunca,Afrika Halkının davası için mücadele ettim. Ben beyaz eğemenliğine karşı savaştım. Ben kara eğemenliğine karşı da savaştım. Ben özgür ve demokratik bir toplum ideali seçtim. Herkesin barış içinde eşit şanslarda yaşaması için.Zaferi kazanmak için yaşacağımı ümit ediyorum. Bu öyle bir ideal ki, bu ideal için her zaman ölüme hazırım. »7 Mandela bu savunma ya kendi ulusal giysileri ile gelmişti. Bu halkın üstünde çok büyük etki bırakmıştı. Mandela ulusal giysileri ile duruşmada Irkçı Güney Afrika hükumetine devirmekle suçlanan Nelson Mandela, öbür boyu hapis cezasına çarptırıldı.27 yıl hapis’te kaldı.1990 da arkadaşiları ile birlikte serbest bırakıldı.1993 de Barış Nobel Ödülünü aldı. 250 ayrı ödül 6 7 Nelson Mandela,Le Proces de Rivonia,le sabotage, octobre 1963-mai 1964,pp55-58 Nelson Mandela ,iLe Proces de Rivonia,p.109. 14 arasında Sovyetler Birilği Lenln Ödülü vardı. 1994 yılında yapılan seçimlerde oyların %64 alarak Güney Afrika nın ilk zenci devlet başkanı oldu. Çocukluğu Nelson Mandela, Özgürlüğe doğru uzun bir Yol8 adlı yapıtında kendi öz kimliğini şöyle dile getirir.« Ben 18 temmuz 1918 de Mvezo’da doğdum.Burası Transkeiin başkentine bağlı Umatata kazasına bağlı Mbashe ırmağı kenarında küçük bir köydür. Doğduğum yıl,Birinci dünya savaşının sonudur. Bu yıl,salgın ispanyol gribi hastalığı bütün dünyada milyonlarca insanı öldürdü ve Güney Afrika Ulual Kongresi (ANC) Versailles Barış Konferansına , Güney Afrika lıların acılarını dile getirmek için bir delegasyon. Buna rağmen, Mvezo, dar ve kapalı alandaki küçücük bir yer. Dünya ve olaylarından uzak ve yüzyıllardan beri yaşamın değişmediği bir yerdir. Transkei. Bonne-Espérance Cap’ın 1200 km batısında ,900 km Johannesburg,’un güneyinde ve Natal sınırı,Kei ırmağı boyunca uzanan kuzeyde Drakensberg dağları ve batı da Hint Okyanusunun mavi sularına kadar uzanır.Verimli vadileri, binlerce ırmağı ve pınarları ile kışın bile çok güzel yeşil ve sıcak olan tepelş çok güzel bir ülke. Transkei, Güney Afrika’nın iç bölgelerindeki en büyük bölümü oluşturur.Aşağı yukarı İsviçre kadar bir yüzölçüme sahiptir. Xhosas’lardan oluşan 3,5 milyonluk nüfusa sahiptir. Ayrıca küçük bir Basothos azınlığı ile beyazlar var. Burası benim bağlı olduğum thembu xhosa ulusunun vatanıdır. Babam, Gadia Henry Mphakanyiswa, gelenek gereği doğuştan şefti. Mvezo şefi ve thembu krallığı tarafından onaylanmıştı. Ancak bu Britanya yönetimi altındaydı. Bu seçim hükumet tarafından onanmıştı. Hükumet bir kısım vergileri alıyordu. Thembu aşireti 20 kuşak öncesine kaadr ki Zwide krallığına kadar uzanıyordu. Geleneğe göre,Thembu Drakensberg, topraklarında yaşıyordu. XVI yüzyılda kıyıya doğru yerleşti ve orada xhosa ulusuna dahil oldu. Xhosa’lar aslında nguni halkındandırlar. Güney Afrika ve batısı ile Kuzeyin iç büyük pılatosunda Hint Okyanusunun güneyinde sıcak zengin kesiminde,avcılık ve balıkçılıkla geçindiler. Sonra XI asırda Nguni ler bölündüler. Kuzey Gurubu Zulular ve Swasi leri oluşturdu. Güney grubu ise amaBaca, amaBomyana,lar amaGcalekalar,amaMfengular,amaMpodomisler, amaMpondeler, abeSotholar ve abeThembu lar bunların tümü xhosa ulusunu oluşturdular.. Xhosa lar onurlu bir halktı,dilleri çok melodiktir.Halkı eğitime yönelik,nezaketlidir.Xhosa toplumu,uyumlu,sosyal dengeli,toplumda her birey 8 Nelson Mandela,Un long chemin vers la liberté, 15 yerini biliyor.Her Xhosalı, bağlı bulunduğu atasının özelliklerini bilir. Ben Mabida hanedanlığına bağlıyım.,geçmişimiz XVI asıra dakar uzanır. Hanedanlığı birlerştiren en büyük thembulardan biri, Ngubengcuka dır. Bütün thembularr birleştiren en büyük kral 1832 de öldü. Üvey oğlu Mthikrakra, Ngubengcuka yerine geçti. Oğulları arasında et, Ngangelizwe et,Matanzima. Sabata,Transkei yönettiler. 1954 den itibaren torunu,D. Matanzima, Transkei’in eski başbakanıydı. Ixhiba adı Simakade, idi genç kardeşinin adı Mandela benim dedemdi. Thembu krallığına bağlıydı. Babam beni Ixhiba soyunda geldiğim için özgürlüğe doğru uzun bir yol için hazırladı. »9( fransızca’dan çeviri. Dr.A.Kılıç) Özel yaşamı ve siyasal düşüncsi 1944 de Nelson Mandela , Walter Sisulu’nun yeğeni Evelyn Mase ile evlendi. Evelyn iki çocuğu oldu. ,Madiba Thembekile ' Thembi »ile Makgatho, her iki kız Makaziwe olarak çağrılıyordu. İlki bir yaşına gelmeden öldü. Evelyn Mase hemşire olarak çalışıyordu.1958 boşandılar. Kitabında Mandela Evelyn’den çok büyük bir saygı ile bahsediyor. Özgürlük Bildirgesinin Halk Kongresi tarafından kabul edilmesinden sonra Nelson Mandela 5 Aralık 1955 tutuklandı ve ihanetle suçlandı.26 Mart 1961 de beraat etti. Bir gösteri sırasında polis saldırdı ve 69 kişiyi öldürdü. ANC ve Kommünist Partisi yasaklandı. Bu sureçte Mandela Winnie Madikizela ile evlendi.Winnie pek çok kez tutuklandı ve ağır işkenceler gördü. Mandela ‘yı 27 yıllık tutukluk süresinde savundu,direndi,bekledi. Sonra, Winnie Kültür ve sanat bakanı oldu. Daha sonra çocuklarına rağmen boşandılar. Mandela Mozambik devlet başkanının dul eşi Graça Machel ile evlendi. Ölümünden bir gün sonra Güney Fransa Kommünist Partisinin yaptığı açıklama da Nelson Mandela ,kendi partilerinin Merkez Komite üyesi olduğunu açıkladı. Mandela savunmalarında bu konuya değinmiyor. Ancak, kommünist partisinin pek yöneticisi onun yakın arkadaşlarıdır. Mandela kendi kitabında “ merxizmin pratik ve felsefi temelleri üzerine kendimi sorguluyabilirdim. Kommünst dostlarımla yaptığım tartşma da fazla bir şey bilmiyordum,bilgisizliğim önümde bir engeldi. Onun Marx Engel, Lenin, Stalin. Mao Zedung ve diğerlerinin toplu eserlerini aldım. Diyalektik ve tarihi materyalizmin felsefesini keşfettim.İncelemek için fazla zamanım yoktu, Kommünist Manifestosunun bana katkısı olduldu ama Capital beni beni tüketti. Bununla birlikte sınıfsız toplumla bizim geleneksel Afrika toplumunun ortak ve paylaşımcı yanını karşılaştırdım. Ben Marx’ın temel düşüncesiyle hem 9 Nelson Mandela, Un long chemin vers la liberté-pp7-12,Fayard 1994 Long Walk to Freedon 16 fikirdim« her kes yeteneklerine, herkes gereksinimlerine göre » Marx’da bu cömertliğin ve basitliğin altın kuralıydı”10”bu anlamda diyalektik materyalizm ırkçı baskıya benzeyen karanlık bir geceyi aydınlatan bir projektöre benziyordu, yöntem olarak herşeyi yerli yerine oturtturuyordu. Diyalektik materyalizm, beyazlar ve karaların arasındaki ilişkilerde,mücadelemiz zafere ulaşırsa, farklılığı ve ayırımı aşabiliriz” 11 NELSON MANDELA NIN CENAZE TÖRENİ VE DAVETSİZ KONUKLAR Çoğrafi verilere göre, Güney Afrika’nın yüzölçümü1.221.037 km2 dir.İdari yönetim başkent, Pretoria/Tshwane da ; parlamento Cap da hukuksal yönetim ise,Bloemfontein/Mangaung dadır.. Belli başlı kentler, Johannesburg (3,2 M.), Durban (3 M.), Le Cap (2,9 M.), East Rand/Ekurhuleni (2,4 M.) Resmi dil ingilizcedir. Anadil 8,2 % Güney Afrika Afrikanlar, (13,3 %), Zulular (23,8 %), xhosa (17,6 %), swazi, ndébélé, kuzey ve güney sotho dışınde , tswana, venda, tsonga-shangaan dilleri tpolam 11 dil konuşulur, Toplumun %86 okuma yazma bilmez. 2011 nüfus sayımına göre nüfusu 51.77 milyondur.Nüfusun & 79,2 i siyarlar, %9,4 ü beyazlar,%8,9 u Metisler %2,5 ihintlidir.2013 yılında nüfusun %25,6 ı işsizdir.5,5 milyon insan nüfusun %10 SİDA lıdır. 2009 seçimlerinde Afrika Ulusal Kongresi oyların %65,9 olarak parlamento’da 400 parlamenterden 264 milletvekili ile çoğunluğu sağladı ve Başkan Zuma %75 oyla devlet başkanı oldu. Dünya pazarlarına satılan kıymetli madenlerin %78 i Güney Afrika da üretiliyor. Güney Afrika yeraltı kaynakları en zengin olan ülkelerden biridir. Altın,platin ve krom en büyük üreticidir. 2011 de Elmas üretiminde 123 milyon kratla dünya da 7. sırayı alır. Elmas üretiminin % 70 değerli kaliteli elmastır. Elmas üretimin % 95 doğal elmastır.2011 de brut elmas üretimi 14 milyar ABD dolarıdır. Dünya karbon reserlerinin % 60 a sahiptir.Uranyum,demir,bakır,nikel madenleri en zengin ülkedir. Buna rağmen,25000 işçinin işten atılması kararından sonra, maden ve makina sanayı sektöründe çalışan işçilerin ücret yüksetilmesi talebi üzerine çıkan çatışma da 16 Ağustos 2012 de 44 işçi öldürüldü. Ekonomik kriz bununla sınırlı değil,ülke de 200.000 işçi işssiz kaldı 250.000 işçinin de işini kaybedeceği duyuruldu.İşçi sınıfına karşı bu tür asker ve polis güçlerinin kullanılması asla kabul edilemez. Bu konuda Başkan Zuma nın isteği üzerine Fanie du Toit tarafından açılan soruşturma da«Par Fanie du Toit « 2012/13 dönemimde (SERİ) Sosyal ve Ekonomik Haklar İnstitütüsü. Marikana trajedisi kurbanları üzerinde sadece Araştırma Komisyonuna değil fakat aynı zamanda ulusal ve Uluslararası basına açıklama yaptı. Başkan Zuma, 10 11 Nelson Mandela, Un long chemin vers la liberté-p.149,Fayard 1994 Long Walk to Freedon Nelson Mandela,age.149 17 Kuzey Doğu Lonmin Platin Maden ocaklarında meydana gelen trajik olaylar konusunda 44 işçinin ölümü ve 70 den fazlasının yaralanmasına neden olaylar hakkında soruşturma açtı.12 Ancak bu soruşturma devlet güçlerinin çok uluslu firmaların,kapitalistlerin çıkarını tehlikeye atacak bir tek öneri getirmiyor. Öldürülen 44 Maden işçisi ve 77 den fazlası yaralı ve sakat bırakılan bu emekçilerin haklarını Zuma Hükumeti vermek zorundadır. Güney Afrika dünyadaki ekonomik güçler arasında 27 sırayı alıyor.Sedece nüfusunun %41 çalışıyor. Bu oran Çin’de % 71 Brezilya da ise, %66 dır. Güney Afrika ‘da 14 milyon insan yoksuluk içinde yaşıyor. Yıllık tüketim aile başına 1000 eurodur. Olumsuz bir başka şey,BM Güvenlik Konseyinde 2011’de Libya ilgili alınan 1973 nolu Güvenlik Konseyi kararına Güney Afrika temsilcisi M. BASO SANGQU ‘nun destek vermesidir.Bunu « barışçıl çözüm ve Libya Toprak bütünlüğününün » korunması gibi bir gerekçeye bağlamış olmasıdır. Güney Afrika Bağımsızlık mücalesini desteklemiş Muammer Kaddafi’ye karşı ikiyüzlü bir davranış olarak niteliyorum.« ilke olarak biz bu karara Libya’nın toprak bütünlüğüne saygı gerekçesiyle destek verdik » demesi inandırıcı değildir. Zira Güney Afrika ırkçı rejime karşı ANC desteklemiş olan Muammer Qakkafi Libya’sına dışarıdan yapılan saldırıyı onaylamak o ülkenin toprak bütünlğünü ihlaletemek anlamına gelir BM 1976 nolu kararının alınışı sırasında, BM Güvenlik Konseyindeki Allemagne, Brésil, Çin Rusya Federasyonu ve Hindistan bile oy kullanmadılar. Nedir bir zamanlar Güney Afrika ırkçı rejiminin dostları olan Emperyalist sömürgeciler, bugün Nelson Mandela nın ölümümünden sonra neden Afrika da timsah gözyaşlarını döküyorlar bunun altında yatan gerçeklik nedir? Türkiye de bu konuda yazanlar neleri ortaya koydular ? Akademisyenler hangi verilere dayanarak sorunu ortaya koydular ? Türkiye den cenaze törenine katılanlar Beşir Atalay ve BDP temsilcileri neler söylediler ? Onlara göre Türkiyre bir apartheid ülkesi değil mi? 25 milyon Kürdistanlının anadilinin yasaklanması kültürel jenosidin gerçekliği değil midir? Özellikle Obama ve yoldaş Raul Castro için bu buluşmanın özü nedir ? Fidel Castro yoldaş bu konuda ne dedi? Bu ilişkiye nereye kadar uzanacak? Cuba ile ABD arasındaki ilişkilerin yumuşaması ve Cüba ay uygulanan Ambargonun ortadan kaldırılması şu andaki Mandela sonrası dünyada olanaklı değilmidir? Avrupa Birliği ve Fransa nın Afrikanın 40 devleti ile yaptığı cenaze öncesi biz Kürdistanlıların ölü yemeği dediğimiz « ME DAĞ »ı Paris’de kimler yedi ? 12 Dr Du Toit is Execeutive Director of the Institute for Justice and Reconciliation. On 27 November 2013, IJR’s patron Archbishop Emeritus Desmond Tutu will hand over the award to SERI at a function in Cape Town. For more information, visit www.ijr.org.za 18 Soruna kısaca devletlerarası kıtalararası ekonomik ticari ve politique ilişkiler açısından Güney Afrika ‘da zencilerin özgürleşmesine engel olan Devlet sorununa bakalım. Bugün çözüm yoksa bunun nedeni beyaz sömürgeci devlet değil mi? Devlet topluma dışarıdan kabul ettirilmiş bir güç değil, toplumun siyasal gelişmesinin ve sınıf mücadelesinin gelişmesinin bir ürünüdür. Başka bir değişle, Lenin, devleti, Marx ve Engels'ten yaptığı alıntılarla sınıf mücadeleleri ve karşıtlıkları sebebiyle ortaya çıkan ve bir sınıfın diğer sınıf üzerine baskı uygulayan mekanizma olarak tanımlanmıştır.Sınıflı toplumlarda varolan devlet organizmasının hakim sınıfın ezilen sınıf üzerindeki baskı mekanizması olduğunu ve toplumda sınıflar olduğu sürece bir devlet organizmasının varolacağını belirtmiştir. Sınıfsız toplumu kurma amacında olan sosyalist devlet yapısını ise İşçi sınıfının burjuvazi üzerindeki diktatörlüğü olarak tanımlamış ve burjuvazinin ve sınıfların tarihe karışması ile birlikte devlet organın da yokolacağını (söneceğini) anlatmıştır. Sömürgeci Güney Afrika ırkçı devleti, XVII. Yüzyılda sömürgeci işgalle kendini en geniş anlamda ifade eden; Güney Afrika ulusunun yaşadığı coğrafya üzerinde, o ulusun iradesine rağmen, o ulusu yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle birlikte sömüren, o ulusun siyasi iradesini hiçleştiren ve tamamen kendisine bağlayan Güney Afrika devleti ırkçı ve sömürgeci bir devlettir. Aynı şeyi Dr Beşikçi’nin Uluslararası Sömürge Kürdistan için de dile getirmiştir.. Bu Konuda Sayın Beşikçi nin Boğaziçi Üniversitesinde yaptığı konuşma can alıcıdır. Dr Beşikçi’nin yaklaşımı son derece bilimseldir. Ona göre « Türk üniversitesi hiçbir zaman bilimi yüce bir değer olarak savunmamıştır. Her zaman resmi ideolojinin çıkarlarını savunmuştur. Buna “bilim” demiştir. Bu, özellikle sosyal bilimlerde böyledir. Hukuk gibi normatif bilimlerde de böyledir. Değer savunmak, çıkar savunmak çok farklı olan iki süreçtir. Değer her şeyden önce evrenseldir. Çıkar ise resmi ideolojinin çıkarıdır. Resmi ideolojinin herhangi bir ideoloji olmadığını, devletin idari ve cezai yaptırımlarıyla korunan ve kollanan bir ideoloji olduğunu belirtmek gerekir. İnkar, imha resmi ideolojinin çıkarları doğrultusunda işlemektedir.» Kuşkusuz, Sömürgeci güçler, sömürleştirdiği ülkenin bütün kaynaklarına el koyar.İnsan kaynağını köleleştirir. Sömürge yerlilerini köleleştirir. Dillerini kültürlerini yasaklar. Sömürge halkının siyasi iradesini ortadan kaldırır. Emperyalist sömürgecilik bu zeminde köleciliğnin kurumlaştırır. Devlet sömürge halkı üstündeki askeri ve siyasi güç olarak, bütün pazarları ele geçirmek için jenosidi ve apartheidi resmi bir politika olarak uygular. Emperyalist sömürgeci devlet, sömürge halka karşı ordu,polis gücünü kullanır. Güney Afrika ırkçı rejiminde görüldüğü örnek, sadece kendisini bu ülke ile sınırlı kılmaz onu daha geniş boyutlara ulaştırır. İlkin Avrupa Birilği, ABD ile Güney Afrika arasında ilişkilerin temeli nedir ? Burada emperyalistlerası çekişme hangi maddi nedenlere dayanıyor ? 19 Çelişkiler planında ve sınıf mücadelesi dünyadaki emekçi yığınlarının özelde Güney Afrika,genel de bütün Afrika proletaryası ve dünya halklarıyla Cüba nın internasyonalist silahlı mücadelesinin Güney Afrika sağladığı başarı ve yoldaş Fidel Casto nun huzurunda Nelson Mendala nın dile getirdiği bu gerçeklik, Güney Afrika da emperyalist sömürgeciliğe, beyaz sömürgeciliğine son verecek mi? Afrika dan sömürgecileri nasıl kovabiliriz tezi üzerinde düşünmek gündeme getirmek gerek mi yormu? Kanım o ki,bu strateji üzerine uluslararası ortak bir mücadele pratiği gerçekleşmediği sürece Güney Afrika ve genelde Afrika kıtası üstünde yeni sömürgecilik sistemleri ayakta kalacaktır. Üniversite kambuslerinde yapılanlar akademik ve yarı akademik çalışmalar gerçeklikten yoksun soyut bir aydın gevezeliği olmaktan öteye gidemiyecektir. Güney Afrika ile Avrupa biriği arasındaki ilişkilerin mukayeseli tablosu Nüfus Yüzölçümü Nufüz yoğunluğu Başkent Avrupa Birliğ 501 260 000 hab. 4 324 782 km² Güney Afrika 51 770 560 kişi 1 219 912 km² km² kişi başına 116 km² kişi başına 42 Bruxelles Londra – 7 825 200 hab. (12 300 000 aire métropolitaine) 28 devleti temsilen Hükumet Resmi diller 24 dil 64 % hristiyan , 30 % Religions dinsiz 3 % islam, 0,25 % principales musevi 0,25 % boudist PIB (nominal) 16 450 milliards dollars PIB (nominal) 33 052 dollars kişi başına 299 milliards de dollars Askeri (1,8 % du PIB) harcamalar En büyük kent Pretoria Le Cap (yasal), Bloemfontein (hukuksal ) Johannesburg – 1 009 035 hab. (4 434 827 aire métropolitaine) Cumhuriyet 11 dil 80 % hristiyan 1,5 % islam, 1 % hindoui 0,2 % musevi 408,2 milliards dollars 8 078 dollars 3,160 milliards de dollars (1,3 % du PIB) 20 Hollande Ryad seferinde Kuşkusuz apartheid sonrası Güney Afrika ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde 2007 nin başında artış gösterdi. Özellikle her kesim arasında 1999’da imzalanan Ticaret üstüne Ticaret ve İşbiriği Anlaşması, (ACDC) 2004 yılında yürürlüğe girdi. Güney Afrika AB ne petrol ve maden ihracının % 27 makina ve ekpman %18, manifatür % 16 eden ülkelerin başında gelir. Aksine, AB Güney Afrika ya ulaşım ekiplerinin % 50 ni kimyasal ürünlerin %15 ihraç etmektedir.13 2010 yılında AB ile Güney Africa arasında ticaret hacmi14 Yönelim AB den Güney Afrika ya Mallar (million Hizmet sektörü(million Yatırım duros) euros) (millions euros) 21,507 5,3 Güney Afrika dan 17,912 milliards 3,8 milliards € AB ne € IDE (million euros) 5,9 70,8 1,0 milliard € 6,2 milliards € Günümüzde, Afrika halklarına karşı Fransa yeni sömürgeci savaşı sürdüren Güney Afrika eski rejiminin askeri ve ekonomik ittifakını gerçekleştiren ülke olarak, Mandela dan sonra kendisine yönelecek tehditleri önlemek için Afrika Birilği paktının amaçlarını kendi lehine çevirmek istiyor. Hollande hiç utanmadan insan haklarından söz ediyor, 750 milyon Afrikalının fransızca konuştuğunu övünerek haykırıyor. Oysa bu tipik bir kültür jenosididir, Güney Afrika halkının % 86 okumasız ve yazmasızdır. Fransa ne Afrika ne de Fransa bu haklara saygi göstermiyor. Paris de Mandela nın cenaze cenaze öncesi 40 Afrikalı ülke lideri ile yapılmış toplantı üç günlük yas ilanı, François 13 14 South Africa - Commission européenne İbid. 21 Holland’ın döktüğü gözyaşları sahte göz yaşlarıdır. Afrika emekçi halklarının toprakları nı askeri olarak zorla işgal eden Hollande, Mali. Merkezi Afrka, Gine Bisau,Brundi, Sudan ve Comorde de askeri üstünlük yaratma peşindedir. Bu politikanın Afrika halklarına hiç bir çözüm getirmiyeceğini bile bile Afrikalı emekçilerine karşı savaşı derinleştiriyor. Hollande 2015 yılında tam capasiteli operasyonel bunalımlara anında müdahale edecek Afrika vurucu askeri gücünü (CARIC) geçen mayıs ayında oluşturdu. Hollande Afrika halklarını yeraltı zenginlikleri zorla gaspederken, Fransız ordusuna bağlı paraları askerler Afrika’nın pek çok ülkesini işgal etti, bu işgal altında Zaire Uranium madenleri Fransa tarafın gaps edidi.Oysa paralı askerlerin kullanımı BM lerce yasaklanmıştı. Fransa baştan beri BM kararlarını dinlemedi. Afrika yoksul halklarına karşı işgalci ordusunu vahşice kullanırken, fransız yeni sömürceliğinin temellerinin çöküşünün nedeni kendi emperyalist devlet politikasında olduğunu görmüyor. Halkların direnişini polisye tedbirlerde arıyor. Hollande ‘ın yanında oturduğu Bil Clinton’un Nelson Mandela ve örgütüne karşı aynı mantıkla hareket ettiğini unutuyor.Hollande a sormak gerekir, Afrika topraklarını kim böldü? Kürdistan gibi Afraka nın sınırlarını kim çizdi? Fransız emperyalist Ordusu Afrika topraklarında , ingiliz sömürgeciğnin temsilcisi Güney Afrika ırkçı rejimi ve şirketleri, çokuluslu alman firmaları Afrika da ne arıyorlar? Fransa’yı ziyareti sırasında başkan Zuma,Fransız işadamlarına seslenirken, nüfüsun %25 nin işsiz olduğunu dile getirdi. Güney Afrika iş olanaklarını yaratmak için Fransa’dan yatırım yapmalarını istedi. Fransa ile 6 milyarlık euroluk bir ticari sözleşme imzaladı. Bir Termik santralın kurulması ve Alstom firmasının Güney Afrika’ya demir yolları işletmelerinin işası için dört milyar euro değerindeki 3600 wagon satışını karara bağladı. Güney Afrika’da Fransızların bunun için 8000 personel i çalışmaktadır.Afrika da ekonomik sömürgecilğin kurumunu oluşturan Fransa NEPAD’ın amaçlarını kendi kendi sömürgeci politikasına tabi kılmak istiyor. Böylece çok boyutlu sömürgeci savaşı güneş enerjisi temenlinde yeni sömürgeci ve teknolojik sömürgeciği uygulamak istiyor. Bu konuda Avrupa Amerika ve Afrika 15 Bilim Akademileri uzun sureli projelet üstünde çalışıyorlar. Bilim ve teknoloji tamamen emperyalist ve sömürgeci politikaya tabi kılmaktadır. Bilimsel ve Akademik çalışma normlarından ve bilimlerin etik ilkelerinden uzak ülkemizdeki bazı Campus solcularının geliştirdikleri tezler havada kalan tezlerdir. Bu çabalar daha önce ABD Üniversitelerdeki 5000 CİA ajanlarının yaptığı çalışmalarını kopyalamaktan öteye gidemiyor.Onlar işçi sınıfı biliminden uzak güneşin doğuşunu yeniden keşfediyorlar. Oysa emperyalist güçler Avrupa Birliği ile Afrika arasında yeni sömürü yöntemleri ile çok uluslu firmaları uyuz köpekleri gibi bu halkların üstüne saldırıyorlar, vahşice sömürüyorlar. Afrika halklarının bu emperyalistlerden kurtulmaları için 22 yeni,modern, örgütlenmelere ve direnişlere gereksinim var. Campüsçüler buna gözlerini kapıyorlar. Ekonomik planda Güney Afrika toplumunun %10 yılda 1000 euros ile geçinmekte. Yine pek çok Afrika ülkesinde halkın %10 Sidalıdır. Bu halkların geleceği için büyük bir tehlikedir. Halkların ve emekçilerin sağlık sorunu emperyalistleri ve sömürgecileri ilgilendirmiyor.1994 de işletmelerin sadece % 3.6, 1,2 zencilere dağıtıldığı halde Güney Afrika da 60.000 sömürgeci beyaz toprakların % 80i elinde bulunduruyor. Nitekim,1994 de hükumet 2014 de toprakların dağıtımı için söz vermişti. Dünya çapında Elmas üreticisi De Beers şirketi 8 Kasım 2005 de yaptığı açıklama da Güney Afrika Madenlerinin % 26 ı Ponahalo zenci konsortiumuna devredeceğini ve Jonathan Oppenheimer De Beers in Genel Müdürü, yerini bir zenciye bırakacağını söylemişti,ama başkanlıkta kalacağını açıklamıştı. Buna rağmen, belirttiğim gibi, Güney Afrika da okuma yazma bilmeyen yetşkinler toplumun % 86,4 oluşturuyor. Öte yandan, Güney Afrika dünyada ikinci altın üreticisidir.2007 yılında 272 ton Alttın üreten Güney Afrika Çin’den sonra dünyada ikinci ülkedir. Değerli stratejik platin madeni üretiminde %75 le öncüdür. Güney Afrika, Elmas,Uranium, Nikel üretiminde dünyadaki beş ülkeden biridir. Güney Afrika dört büyük şirket İnternet ve telefon şebekelerini elinde bulunduruyor.2007 de 42.000.000. kişi cep telefonuna abone oldu. Bu toplumun %82 oluşturuyor. Oysa toplumun % 86 nin okuma yazma bilmiyor.. 2004 yılında elektrik üretimi 221,9 TWh iken, tüketim 204,26 TWh. Idi. Güney Afrika sadece 12,45 TWhi ihraç etti. İthalat ürünlerine gelince AB ithal edilen mallar 11.8 milyar euros dan 20.5 milyar euros a yükseldi.15 Bu zengin kaynaklara rağmen Güney Afrika nın borcu 25.9 milyar dolardır. Bu emperyalist sömürgeciliğn niteliğni açıkça ortaya koyuyor. Güney Afrika pek çok devletle ekonomik ve ticari ilişkiler içindedir, Cenazeye gelen 53 devlet başkanı, Cuba hariç “ölü yemeğini bizdeki ME DAĞ’ı paylaşmaya gelmişler. Bu Medağ’dan Beşir Atalay’a ne düştüğü merak konusu. 54 ülkeli Afrika kıtasının Tc ile ilişkilerine özellikle Güney Afrika ile ilişkilerine gelince Başkan Zuma nın 2003 yılında Türkiyeyi ziyaretinden sonra 2008 ‘de İstanbul’da düzenlenen Afrika Zirvesi bir dönüm noktası oluşturur. Ahmet Davutoğlu, Güney Afrika olan ilşkilere çok değer verdiklerini söyledi. 2000 yılında Güney Afrika ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi 242 milyon dolar olduğu halde, on yıl içinde bu oranın 2000 milyar dolara yükseldi..2010 de,Türkiye’den Güney Afrika’ya ihracat 369 milyon dolar olduğu halde, ithalat 889 milyon dolardır. Güney Afika’nın Türkiye ye altın ve karbon ihracatı %75 yükseldi. Güney Afrika 2008 yılında Türkiye’ye 638 milyon altın ihraç 15 Unemployment (aggregate level and rate) Dec 2008, 2008, Organisation Internationale du Travail. Consulté le 22-01-2009 23 etti.2008 yılında 14.000 Türkiyeye syahat ederken,bu sayı 2009 de 25.000’e yükseldi. Kuşkusuz Cuba il Güney Afrika arasındaki ilişkiler Cuba devriminin tarihsel bir parçasıdır. Geçen Mayıs ayına 40 Güney Afrika iş adamının Havana yı ziyareti, İnşaat,Sanayi, ulaşım, ileri teknoloji alanlarında imzalanmış sözleşmeler ticari ve ekonomik ilişkilerin ilerme kayettiğni doğruluyor. . Güney Afrika Devlet Başkanı Zuma, mayıs ayında geniş bir delegasyonla Cuba ya yaptığı resmi ziyareti iş adamları « stratejik » olarak nitelemişlerdi. Buna Maliye Bakan Yardımcısı Nhlanhla Musa Nene nin ziyaretini de eklemek gerek. İki ülke arasındaki ilişkiler daha çok, bioteknoloji, sanayi, mediko farmakoloji, maden sanayi, enerji, petrol, agro alimanter, informatik ve tekekommünikasyon alanların da yoğunlaşıyor. Güney Afrika nın Çek Cumhuriyeti ile ticari ilişkileri hacmi 2006 da 2.5 milyar dolar iken bu 2012 de 6.1 milyar dolara yükseldi. Başkan Obama ile birlikte diğer üç ABD devlet başkanları ve bayan Clinton’un cenazede bulunuşu tesadüf değildir. Zira ABD, Güney Africanın dünyada ikinci ticari müşterisidir.Kasım 2012 Başkan Obama ABD nin Afrika ya yönelik yeni stratejisini değerlendirdi. ABD ile Afrika arasındaki ilişkilerin sürecini ele aldı.. Francico Sanchez, ekonomik artışın 2013 de %5,6 dan 2014 %6,1 ulaşacağını ileri sürüyor. Nitekim , Afrka ülkeleri ABD ye 35 milyar değerinde ürün ihraç ettiler. Bu ihracatta %300 artıştı.Petrol ürünlerinde %84 artış vardı. Sahra’dan gelen Afrika petrol ihracatı 2012 de 4,7 milyara yükseldi bu %250 artıştı.16 ABD ye 2012 de ithal edilen ürünlerin %23 Güney Afrika’dan %14 Angola’dan %9 ise Gabon’dan geliyordu. Mandela’nın cenazesinde bulunan diğer önemli bir ülke Japonyadır. Bunun tarihsel bir yanı var.Jan Van Riebeek17, Güney Afrka’nın kurucusu olarak kabul ediliyor. Güney Afrika’ya gelmeden önce Japonyanın Nagasaki kentinde oturyordu ve Hint Hollanda Şirketinde 1647 ile1648 yılları arasında çalışıyordu. Nelson Mandela, “Özgürlüğe doğru uzun bir yol”18 adlı 16 http://iipdigital.usembassy.gov/st/french/article/2013/08/20130801279911.html#ixzz2osuPenl 17 Aartsma, H (2008). ‘Early history of the Cape Colony, South Africa’ from South Africa Tours and Travel [online]. Available from www.south-africa-tours-and-travel.com [Accessed 6 March 2012] SouthAfrica.to (date). ‘Jan van Riebeeck (21 April 1619 - 18 January 1677)’ from SouthAfrica.to [online]. Available from www.southafrica.to Turton, A. R. (2009). “A South African Diary: Contested Identity, My Family – Our Story, Part A: Pre-1700” from How many bones must you bury before you can call yourself an Africa? [online]. Available from www.anthonyturton.com [Accessed 7 March 2012] 18 Nelson Mandela, Un long chemin vers la liberté,(Long Walk to Freedom”Fayard,1995,p.154 24 kitabında, “Afrika Ulusal Kongresi Konseyi 6 Nisan 1952 de gösterileri düzenleme kararı almıştı. Aynı gün Güney Afrikalı beyazlar Jan Van Riebeek’in 1652 de CAP’a gelişinin 300. yılını kutluyorlardı. Güney Afrikalılar için bu tarih, üç asırlık köleliğin başlangıcıydı.”19 Oysa, bilim adına hareket eden bazı çerreler,350 yıllık zaman dilini, köleciliğn ve sömürgeciliğin kaynağı olan apartheid’i köleci kökeninden koparıp günümüzdeki kapitalist ve emperyalist sistemin ezlen Güney Afrika ulusları üsntündeki baskılara nasıl son verilebileceğini bile bile saprıryorlar. Bunlar yaptığı çarpıtmalarla 350 yıl önce geminin kumandanı CAP sömürge valisi Jan Van Riebeek’ı aklıyorlar. Bu beyaz tarihi köleci akıl hastalığı, Güney Afrika’da kurulmuş adaletsizlik ve eşitsizlik üzerine kurulu ırkçı sisteme bilimi tapınmaya kadar götürüyor. 2012 yılında Japonya Başbakanı yaptığı açıklama da,” beş yıl içinde Afrika kalkınmasına yardımımızı iki katına çıcaracağız” diyordu. Afrika altyapı kalkınmasına Japonya katkısı 4 milyar dolara yükseliyordu. Zira Japon’ya ithal edilen ürünlerin %50,petrol,platin,bakır,çelik,altın,kobalt, deniz ürünleri, Güney Afrika’nın dışında, Mısır,Liberia,Nijeria, Zimbabwe, Kenya, Mauritanie, Gabon, Ghana et Tanzanie’den geliyordu. Hindistan 400 milyon nüfusuyla dünya ekonomisinde dördüncü büyük ülkedir. Güney Afrika ise bira üretiminde dünyanın ikinci sanayi gücüdür. Dünya pazarının %38 e eğemendir.. Güney Afrika, Hindistan da altyapı inşaat sektöründe imzaladığı sözleşmenin gerçekleşmesi Hindistan Hükumetinden 800 milyar dolar alacaktır. Rusya Federasyonu ile Güney Afrika arasındaki ticari haçim son beş ayda 1 milyardı. Rusya ekonomik ve kalkınma bakan Yardımcısı Alexeï Likhatchiov’a göre bu sayı önümüzdeki beş yıllık süre içinde iki katına yükselecektir.. Güney Afrika ile Breziya,Rusya,Çin ve Hindistan bloku arasındaki değiş tokuş oranı 2010 dan 2012 e kadar süre içinde 20,3 26.9 milyar artış göstermiştir.Ayrıca Rusya, Güney Afrika’dan şarap ithal ediyor. Buna rağmen pek çok ülke Güney Afrika’ya sermaye ihraç ediyor. Çin sadece bir tek alanda 7 milyar dolar yatırım yaptı.Çin 1971’de Güney Afrika ırkçıları ile ticareti geliştirdi Rusya buna nazaran çok gecikmelidir. Çünkü, Sovyetler Birliğinin haklı ve doğru politikası buna engeldi..Sovyetler Birliği ile Güney Afrika ırkçı rejimi arasındaki ilişkiler son derece gergindi.Zira Sovyetler Apartheid sistemini , halklararası dostluk ve dayanışmada çok büyük tehlike olarak görüyorlardı.ANC ‘nin kadroları Sovyetler Birliği tarafından eğitilmiş oldukları bir gerçekliktir. Rusya ile Güney Afrika arasındaki ticari değiş tokuş 2012 te %66 yükseliş gösterirken 2013 yılının ilk üç ayında % 17 yükseliş göstermiştir.Rusya kamu 19 Nelson Mandela,ibid.p.155 25 nükleer gurubu Rosatom, Güney Afrika Nükleer Santralleri kurmak için temaslarını sürdürüyor. Sivil Nükleer programlarını inceliyorlar. Güney Afrika 9,9 Gigawatt’lık, sekiz 1200 MW gücündeki reaktörlerle nükleer centralleri kurmayı amaçlıyor. Her biri 1.200 MW", olan sekiz reaktör sözkonusudur. Rosatom, nükleer santralı kurmak için Güney Afrika’ya zenginleştirilmiş uraniumu sunuyor, Rusya Güney Afrika ile izotop üretimi,Nükleer Tıp ve kadro.ları eğitimi sorunu işbirliğini geliştiriyor ve sürdürüyor. Çin Halk Cumhuriyeti Güney Afrika devletinin petrol üretiminin % 13 satın alıyor. Çin Güney Afrika ile 2,3 milyarlık ticari anlaşma imzaladı. Güney Afrùka nın 26 Büyük Şirketi Çin ile ticari sözleşmeler imzaladı. Çin devlet Başkanı Zhong ekonomik planda ÇİN ile Güney Afrika arasındaki ticari değiş tokuş hacmi geçen yıl 14.04 milyar dolar olduğunu söyledi. Güney Afrika istatistiklerine göre, 2007 de eylülünde Çin, Güney Afrika ile ticaret yapan ülkeler arasında üçüncü ülke durumuna geldi Almanya ve ABD’den sonra. Güney Afrika Çin ile ticari ilişkileri olan ülkelerin başında geliryor. Her iki ülke arasında,2,3 milyarlık ticari sözleşme imzalandı.Akrika kıtasında çin ile ticari ilişkileri olan ikinci ülke,Güney Afrika’dır.Çin’in Güney Afrika’ya sermaye ihraç etmesi,sosyalizmden uzak sömürgeci bir anlayıştır.Bu konudaki Çin Politikası,sosyal emperyalist bir politikadır. Çin ile olan bu ilişkilerinden ötürü 2001 den 2010 kadar ki dönemde ticari ilişkilerinde Güney Afrika nın kaybı 900 milyon dolardır.Yılda aşağı yukarı 100 milyon dolar kaybı sözkonusudur.Durum bununla sınırlı değil. 1,2 milyon işçi çalıştıran Güney Afrika,son dokuz yılda 77 751 işçi işini kaybetti.Çin’in Güney Afrika’dan ithalatı her yıl 10.000 işçiyi işssiz bırakıyor. Afrikadaki ülkeler arasında ,Güney Afrika ile Ticari ilişkilerde İsviçre, birinci ülkedir. 2011 de ticari hacmi,2,1 miyar isviçre frangı idi. Değerli madenlerin satın alınışında artış % 75 oranla 1.32 milyara ulaştı.Özellikle platin ithalatı iki katına çıktı. İsviçrenin kimyasal ürünleri ihracatı 800 milyon isviçre frangıdır.İsviçre nin Güney Afrikaya yatırım sermayesi ise ,3,77 milyardır. 1993 de Güney Afrika’ya ihracaat yapan ülkeler Almanya (39,8) birinci İngiltere %25,1, la ikinci İtalya % 9,9 üçüncü sırayı alırken ,Avrupa ülkeleri arasında mal ithal ülkeler arasında İngiltere %47,5 ilk sırayı alır. İtalya %20,1 ikinci, almanya %14,5 üçüncü sıradadır. AB nin 2009 da Güney Afrika’ya mal ihracatı 26,6 milyar euros iken, ithalatı 20,5 milyardır. AB ülkeri arasında Almanya ,8,8 milyar euros,2012 de İngiltere 4,1 milyarla % 16, Hollanda 2,5 milyarla %9, Fransa 2,0 milyrla %7 pay alıyor. İngiltre 7,5 milyarlık İthalatla % 36 oranla ilk ülkedir. 26 Hindistan’ia Güney Afrika arasında hızlı bir artış gösteren ticari ilişki var.2014 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolar olacağı bekleniyor, Geçen yıl Güney Afrika Hindistan’a 12 milyon ton karbon ihraç etti. Hindistan fosfat,değerli madenler,çelik ithal ediyor. Güney Afriya yerleşen Mmtc şirketi Güney Afrika dan 25 ton altın satınalacağını umuyor. Günümüzde 1,3 milyon Hintli Güney Afrika da yaşamaktadır. FNB stadyumunda düzenlenen ve aralarında birçok ülkeden devlet başkanları katıldı ve üst düzey yetkililerin olduğu on binlerce kişiye hitaben, Mandela’yı anlatan bir konuşma yapan Barack Obama, özetle şunları söyledi: “Birinin ardından konuşma yapmak zordur. O kişinin hayatıyla ilgili sadece gerçekleri, önemli tarihleri değil, fakat o kişinin esas gerçeğini, yani sevinçlerini, üzüntülerini, tefekküre daldığı anları ve ruhunu aydınlatan eşsiz niteliklerini kelimelere dökmek zordur. Tarihe geçmiş bu dev isim için, bir ulusu adaletin yörüngesine taşımış ve bu süreçte dünyadaki milyarlarca insana esin kaynağı olmuş birini anlatırken, bu daha da zordur. Mandela, 1. Dünya Savaşı sırasında, siyasi gücün merkezinden uzakta doğdu ve çobanlık yaparak ve mensubu olduğu Tembu kabilesinin büyükleri tarafından eğitilerek büyüdü. Madiba, sonunda 20. yüzyılın son büyük kurtarıcısı oldu. Gandi gibi, başlangıçta başarı şansı çok düşük olan bir direniş hareketine önderlik etti.” Obama, “Güney Afrika halkı ve dünyanın her yanındaki insanlar Madiba için yas tutuyor. Şimdi iç dünyamıza bakmanın zamanıdır. Onun hayatından aldığımız dersleri hayatımızda ne kadar uyguladığımızı kendimize sormalıyız. Bu soruyu bir insan ve bir başkan olarak ben de kendime sordum. Hem Güney Afrika, hem ABD yüzyıllar süren bir ırkçı ayrımın üstesinden gelmeyi başardı. Bu, adlarını bildiğimiz ve bilmediğimiz insanların fedakarlıkları sayesinde gerçekleşti. Michelle ve ben de bu fedakarlıklardan yararlananlardanız. Ancak Amerika’da ve Güney Afrika’da ve dünyadaki bütün ülkelerde, kat ettiğimiz mesafenin, işimizin henüz bitmediği gerçeğini gölgelemesine izin veremeyiz” dedi. Mandela gibi, ülkesinin ilk siyahi başkanı olan Obama, Güney Afrikalı liderin ölümünden sonra yaptığı konuşmasında, siyaset hayatına girerken Mandela’dan ilham aldığını söylemişti. Anma töreninde ayrıca bir ilk yaşandı. Obama, ABD Başkanı sıfatıyla Küba Devlet Başkanı Raul Castro’yla tokalaştı. ABD-Küba ilişkileri Raul Castro’nun ağabeyi Fidel Castro’nun 1959 yılında yönetimi ele geçirmesinden beri askıda. Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton da, Raul Castro’nun selefi Fidel Castro ile 2000 yılında bir Birleşmiş Milletler zirvesinde el sıkışmış, fakat bu tokalaşma görüntülenmemişti. Geçtiğimiz hafta uzun süre mücadele ettiği akciğer enfeksiyonuna yenik düşen Güney Afrika eski cumhurbaşkanı Nelson Mandela için düzenlenen törene, sağanak yağmura rağmen yoğun bir katılım oldu. Törende Obama’nın yanı sıra, 27 aralarında Brezilya Devlet Başkanı Dilma Roussef, Küba Devlet Başkanı Raul Castro’nun da bulunduğu birçok lider konuşma yaptı. Başkan Barak Obama konuşmasında ayrıca esin kaynaklarından birinin ise Martın Lüther KİNG olduğunu dile getirdi. Martin Luther King’in, 28 Ağustos 1963’te 200 bin kişiye hitap ettiği Lincoln Anıtı’nda, 24 Agustos günü yapılan gösteriye 150 bine yakın kişi katıldı. 21 Ağutos günü başlatılan, konferans, seminer, sergi gibi çeşitli aktivitelerle süren anma etkinlikleri bugün Lincoln Anıtında yapılacak kapanış töreniyle sona erecek. Tüm hafta boyunca, siyahların ABD’deki özgürlük mücadelsi ve bu süreçte öne çıkan lider Martin Luther King’in yeri ve “I have a dream” başlığı ile bilenen ünlü konuşmasının tarihsel önemi vurgulanmakta. ABD'nin çeşitli kentlerinde yapılan kutlamalar yanında; başkent Washihgton'da on binlerce Amerikalı, Martin Luther King'in öncülük ettiği sivil haklar hareketini anma ve canlı tutmak için yürüdü. Siyahların ağırlıklı olarak yer aldığı kalabalıklar farklı gruplar da katıldı. Siyahlar yaptıkları konuşmalarda, özellikle politik ve sosyal haklar konusunda bazı sıkıntılar olsa da gelecekten umutlu olduklarını ifade ettiler. Gösteriye katılanlar, “King'in hayali gerçekleşti ve geleceğe dönük umudumuz ve hayalimiz devam ediyor “ dedi. King'in, “Benim bir hayalim var (I have a dream)” diye yaptığı konuşmaya 200 bin kişi katılmış ve bu konuşmadan sonra gelişen siyasi hareket, sonraki yıllarda siyahların haklarını güvence altına alan önemli yasa değişikliklerinin gerçekleşmesini sağlamıştı.King'in "I have a dream" Konuşmasının Türkçe özeti Bir hayalim var. Bugün size diyorum ki, dostlarım, şu ânın getirdiği güçlüklere ve engellemelere rağmen bir rüyam var benim. Amerikan rüyasına derinden kök salmış bir rüyadır bu. Bir rüyam var. Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak. "Şunu kendinden menkul bir gerçek kabul ederiz ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır." Bir rüyam var. Gün gelecek, eski kölelerin evlâtlarıyla eski köle sahiplerinin evlâtları, Georgia'nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar. Bir rüyam var. Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek. 28 Bir rüyam var. Gün gelecek, dört küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerine göre değerlendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar. Bugün bir rüyam var benim. Bir rüyam var. Gün gelecek, Alabama eyaleti, valisinin ağzından hep müdahale etme ve izin vermeme yönünde sözler dökülen o eyalet, küçük siyah oğlanlarla küçük siyah kızların, küçük beyaz oğlanlar ve küçük beyaz kızlarla el ele tutuşup kardeşçe birlikte yürüdüğü bir yere dönüşecek. Bugün bir rüyam var benim. Bir rüyam var. Gün gelecek, bütün vadiler yükselip bütün tepeler ve dağlar alçalacak, engebeli yerler düzlük yapılıp, girintilerle çıkıntılar düzleşecek ve Allah'ın şanı yeryüzüne inecek, bütün canlar hep birlikte görecek onu. Bizim umudumuzdur bu. Güneye dönüşümde içimde taşıyacağım inançtır. İşte bu inanç sayesinde umutsuzluk dağını yontup bir umut anıtı yaratacağız. Ulusumuzu saran âhenksiz bağırtıları, bu inanç sayesinde güzel bir kardeşlik senfonisine dönüştüreceğiz. Bu inanç sayesinde bir gün özgür olacağımızı bilerek hep beraber çalışacak, hep beraber dua edecek, hep beraber mücadele edecek, hep beraber hapse düşecek, özgürlük için hep beraber ayağa kalkacağız. İşte o gün Yüce Allah'ın bütün kulları, yepyeni bir anlamla söyleyecekler bu ilâhîyi:Benim ülkem, senin ülken,Özgürlüğün güzel yurdu, İşte söylüyorum sana:Atalarımın öldüğü toprak burası, Şehitlerin gururu olan toprak, Her bir dağın yamacından, Özgürlük yankılanacak. Ve eğer büyük bir ulus olacaksa Amerika, bunun gerçekleşmesi şarttır. Öyleyse New Hampshire'in dev tepelerinden yankılansın özgürlük. New York'un ulu dağlarından özgürlük yankılansın... Her bir dağın yamacından yankılansın özgürlük. Özgürlüğün yankılanmasını sağladığımızda, her kasabadan ve köyden, her eyaletten ve kentten özgürlüğün yankısını duyduğumuzda, o gün yakın demektir ve o gün Allah'ın bütün kulları, siyahlar ve beyazlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Budistler el ele tutuşup siyahların eski bir ilâhîsini söyleyecekler: Sonunda özgürüz! Sonunda özgürüz! Şükürler olsun Ya Rabbim! Sonunda hepimiz özgürüz!” diye sonuçlandırmıştı. Bütün sorun Nelson Mandela nın ölümü en samimi yoldaşı Fidel Castro ile ABD başkanı Obama arasında bir yumuşamaya neden olabilecek mi? ABD nin Cuba ya karşı, Güney Afrika rejiminin uyguladığı bir başka anlamda Apartheid değil mi? Bu kadar saf değiliz. Birleşmiş Milletlerin sömürgeciliği ve buna bağlı her türlü ırkçı ve ayrımcı uygulamayı, her ne şekilde ve nerede olursa olsun kınadığını ve 29 Sömürge Yönetimi Altındaki Ülkelere ve Halklara Bağımsızlık Verilmesine İlişkin 14 Aralık 1960 tarihli Bildirge'nin (1514 (XV) sayılı Genel Kurul kararı) bu tür uygulamaların süratle ve koşulsuz şekilde sona erdirilmesi gerekliliğini teyit ve ciddiyetle ilan etmiş olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda Güney Afrika gerçekliği ile Kürdistan arasında nasıl bir ilgi kurulabilinir? Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin 20 Kasım 1963 tarihli Birleşmiş Milletler Bildirgesi'nin (1904 (XVIII) sayılı Genel Kurul kararı) tüm dünyada, ırkçı ayrımcılığın her türünün ve şeklinin süratle ortadan kaldırılması ve insan onuruna saygının temininin gerekliliğini ciddiyetle teyit ettiğini göz önünde bulundurulursa,Apartheid’in ortadan kaldırılması zorunludur. Zira, Irk farklılığına dayalı her türlü üstünlük öğretisinin bilimsel açıdan yanlış olduğuna, etik açıdan kınanması gerektiğine, sosyal açıdan gayri adil ve tehlikeli olduğuna, hiç bir yerde, teoride ve uygulamada ırk ayrımcılığı için bir mazeret bulunmadığına inananlar yeni mücadele yötemlerini kullanarak Cüba tipi enternasyonalist ordularlarla emperyalizm ve sömürgecilere karşı direkt savaşmaları zorunludur. Çünkü,insanlar arasında ırk, renk ve etnik kökene dayalı ayrımcılığın uluslararasında barışçı ve dostça ilişkiler geliştirilmesinde emperyalizm ve sömürgecilik bir engel güçtür halklararası barışı ve güvenliği tehdittir. Sovyetlerin yıkılmasından sonra bu saldırganlık azgınlaşmıştır.Bu ırkçı engellerin varlığı her insan toplumunun ideallerine aykırıdır. Dünyanın pek çok bölgelerinde hâlâ var olan ırk ayrımcılığı ve apartheid, ayrımcılığı vardır. Oysa, ırklar arasında anlayış ortamını desteklemek , ırk ayrımcılığından arınmış bir uluslararası toplum inşa etmek amacıyla, ırk ayrımcılığının her şekil ve oluşumunu süratle ortadan kaldırmak için gereklidir. Türk devleti büyük ırk ayırımcılığının yaşandığı ve görmmezlikten gelindiği bir ülkedir. Oysa, Türkiye gibi sömürgeci ve ırkçı bir ülkede hakların ulusal ve demokratik hakları ve temel özgürlüklerden eşit şekilde yararlanmalarını sağlamak amacıyla, özel bir korumaya ihtiyaç duyan belli ırk veya etnik grupların veya bireylerin uygun gelişimini temin amacına yönelik özel önlemler, bu gibi önlemlerin sonuçta farklı ırk grupları için sadece ayrı haklar sağlanmasına yol açmak değil fakat aynı zamanda BM lerin 2007 de kabul ettiği Yerleşik Haklar Sözleşmesinin uygulanmasıyla bu halkları ve ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkı sözkonusudur. Güney Afrika ‘daki apartheid uygulaması, TC nin kuruluşundan beri uygulandığı halde AKP Hükumeti kendi Güney Afrika Elçisi ve BDP’lileri göndererek Apartayd Rejimi Sonrası Güney Afrika’da Uzlaşma ve Birarada Yaşama Karşılasştırmalı Çalışma Ziyareti Raporunu 30 Nisan – 7 Mayıs 2013 merkezi Londra’da olan Demokratik Gelişim Enstitüsü tarafından hazırlattı. Bu çalışmaya Batman Milletveki Ayla Akat, Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’de katıldılar. Nazmi Gür ile Ertuğrul Kürkçü Abdullah Öcalan’ın mesajını da götürdüler. Açıklamada yarar var.. PKK Nisan 1989 da 17 Afrika 30 Ulusal Kurtuluş Hareketiyle kurduğumuz Uluslararası Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezini bu kuruluşa ERNK Avrupa temsilcisi olarak A.A ile birlikte katılmamıza rağmen , bu 2 Mayıs 1989’da bu oluşuma katılma Cemil Bayık tarafından rededidi. Sadece bu değil,PKKNamibiya Bağımsızlık hareketine destek vermediği gibi Afrika Ulusal Kongresi ve Güney Afrika Kommunist Partisi ile diyaloga bile geçmek istemedi oysa biz FKP ile birlikte gerek Nelson Mandela, gerekse Dr İsmail Beşikçi’nin serbest bırakılması sekiz aylık sürekli özgürlük kampansını 1985 de yürüttük ve benim 19 Nisan 1989 da SWAPO, Namibiya Ulusal Kurtuluş Örgütü Avrupa sorumlusu yoldaş Eddy Amkonko ile yaptığım söyleşiyi Berxwedan Dergisi ismimi silerek, Berxwedan’ın yaptığı bir söyleşi olarak 1993’de yayınladı.20 Onun için Abdullah Öcalan, Özgür Gündem gazetesi aracılığıyla, Nelson Mandela için gönderdiği mesaj mamiyetsizlik politikasının ürünüdür. “ “Uluslararası komplo öncesinde tecrübelerine başvurmak için yola koyulmuş olduğum Mandela, benim ve Kürt halkının, dünyanın tüm meydanlarında ve dağlarında zalim iktidarlara inat gülümseyen o büyük çoğunluğun, bizim büyük ailemizin bir parçası olarak yaşamaya devam edecektir. Kendisiyle birbirimize gönülden bir bağlılığımız vardı” diyor. Öcalan açıkça uyduruyor. PKK Nelson Mandela’nın özgürlüğü için hiç bir etkinlikte yer almadı. Onlar bugün Yeni Özgür Politika ile Dr İsmail Beşikçi’ye saldırıyorlardıysa, Afrika Ulusal Kurtuluş Hareketlerine öyle saldırıyorlardı.. Güney Afrika faşist ve ırkçı rejimin sömürgecilerinin ANC lideri Nelson Madela ‘ya onunla birlikte hareket Güney Afrika Kommünist Partisi üyelerine saldıran beyaz ırkçılar gibi beyaz gazeteci Ferda Çetin’in Dr İsmail Beşikçi’ye aynı mantıkla saldırıyor..1973 şubatında biz Diyarkabır Seyrantepe Askeri Ccezaevinde evinde iken beyaz TC subaylarının Dr İsmail Beşikçi’ye gaz bombaları ile saldırmaları ne ise, aynı tarihi döneme denk düşen Robben İsland adasındaki başta Nelson Mandela olmak üzere ANC mahkumlarına saldıran Güney Afrikalı faşist ırkçılarının saldırısı da odur.Ferda Çetin,Öcalan’ın Aydınlıkta söylediklerini baldıran suyu gibi içiyor. O, Aydınlıkta çıkan açıklamaları bir zenci liderini öldürmek isteyen bir Güney Afrikalı ırkçı beyaz gibi davranıyor.” Öcalan “devlete hizmet için geldim, ben devletin bir eriyim” dedikten sonra başlamış sıralamaya: “En iyi Türk benim, Türkçeyle yaşarım, bütün işlerimi Türkçeyle hallederim, Hakkari’ye Türkçe öğreteceğim, hem de İstanbul Türkçesini” demiş. Peki bay Ferda Çetin senin Apon bunları söylememiş mi? Yazmamış mı? Yazmışsa bunları nasıl yutuyorsun? Nasıl yutturuyorsun? Sen kimsin Dr İsmail Beşikçi hakkında bunları söyleme hakkını kim sana bu yetkiyi veriyor? Sen kimsin? ZAP’da ne haltlar yaptın? Bunu bilmediğimizi sanıyorsun? Bunun hesabı işlediğin savaş suçlarının hesabı sorulmıyacak mı? Öcalan, “İran’da ve Irak’ta kullanacağınız güç oluruz…Talabani ve Barzani ilkeldir, ABD işbirlikçisidir, onlara saldırmamız için Genelkurmay’ın 20 Bir sonraki yazımızın konusu bu yazı ile Namibiya Bağımsılık hareketini ele alacaktır. 31 bir plan yapması yeterlidir” demişmiş.Peki dedemiş mi?” Öclan’ın bu söylemleri, Ferda Çetin için bir şey değilse, Ferda Çetin Aposunun emri üzerine TC Genel Kurmayının emrinde her zaman hazır ne nazırdır.(F.Çetin, YÖP,3 Ocak 2014) Avukat Medeni Ayhandediği gibi, “ Aydınlık gazetesindeki yayınlarındaki ifadelerinden çok daha kirlilerinin bulunduğunu, yalanlama açıklaması vermeleri halinde eski müttefiklerinden olan Aydınlıkçıların video kasetlerini yayımlayacağını da bilmektedirler. Biz Aydınlıkçıların bu yayınları nedeni ile değil, Apo nun dava dosyasındaki resmi ifadeleri, kitap olarak basılan savunmaları ve mektupları nedeni ile tasfiyeci itirafçı işbirlikçi bir kişilik olduğunu 1999 yılından bu yana yazıyoruz. Türkiyeli olduklarını zırvalayan bu uşaklar karşısında; biz Kürdistanlıyız, Beşikçi de Kürdistanlıdır. Bunların işbirlikçi çizgi ve siyasetine çomak sokuyoruz. Bunları deşifre etmeye devam ediyoruz.” Beşikçi ise 40 yıldır ağır bir bedelle Kürdistan ve Kürdistan ulusuna hizmet etmesine rağmen; saldırıyorlar, gözden düşürmeye çalışıyorlar. Ferda Çetin zaten uşaktır, Beşikçi ye "şebeke adamı" diyerek, hedef haline getirdikleri herkes için yalan, iftira, yüzsüzlük, çirkeflik, komplo, manipulasyonla yarattıkları şaibeyi yaratamazlar. Ordu ile Ergenekon'un kucağından yumuşak bir geçişle 2012 yılından itibaren AKP nin kucağına yönelen bu işbirlikçiler sömürgeci faşist TC şebekesinin unsurlarıdır. “ Apartheid Rejimi Sonrası Güney Afrika’da Uzlaşma ve Birarada Yaşama Karşılasştırmalı Çalışma Ziyareti Raporununa gelince, burada pek çok kişi konuşuyor. Milletvekili Ayla Akat Ata, Nazmi Gür,Ertuğrul Kürkçü Güney Afrika’ya gönderilen delegasyonda, Türkiye’nin iktidar partisi ve iki muhalefet partisinden milletvekilleri, önde gelen gazeteci, akademisyen ve sivil toplum örgütü temsilcileri yer almakta.21 Fakat hiç bir zaman Güney Afrika’da yukarıda ele aldığımız tek tek emperyalist ve sömürgeci ülkenin nüfusun %86 bilmeyen bu ülkede ne aardığını sormuyor. David Stewart: 1980’li yılların başında, Güney Afrika’nın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi« Güney Afrika Komünist Partisi, bu süreçte iki aşamalı bir atakla iktidara geleceğine inanıyordu. Birinci aşama, ulusal kurtuluş mücadele hareketiydi. Komünist Parti, daha sonra bu mücadelede öncü konuma gelecek ve devleti kuracaktı. Afrika Ulusal Kongresi’nin (ANC) üyelerinin pek çoğu, aynı zamanda Komünist Parti üyesiydi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ise, etkisini Güney Afrika’ya kadar uzatmak isteğindeydi. O açıdan 21 Apartayd Rejimi Sonrası Güney Afrika’da Uzlaşma ve Birarada Yaşama Karşılasştırmalı Çalışma Ziyareti Raporu 30 Nisan – 7 Mayıs 2013 Demokratik Gelişim Enstitüsü 11 Guilford Street Londra WC1N 1DH Birleşik Krallık tarafından yayınlanmıştır. 32 bizim kaplandan inmemiz, Sovyetlere yolu açmamız anlamına geliyordu. Sovyet faktörü, ciddi bir korku sebebiydi. »22 Yunus Carrim: GAKP MK üyesi, Adalet ve Kalkına Bakanı “Özellikle Komünist Parti olarak biz ticaret, siyasetçi ve kamu hizmetleri arasındaki bu yakın ilişkiden ciddi bir kaygı duyuyoruz. Ekonomiyi yoksulların ve dezavantajlı kesimlerin daha fazla fayda gördüğü bir hale sokmaya çalışırken, oluşan bu tablo bizim için oldukça zorlayıcıdır. Ülkemizde, özellikle kamu hizmetlerine yönelik çok sayıda protesto yapılmaktadır. İnsanlar giderek daha sabırsız hale geliyorlar. Yoksullar özellikle kamusal hizmetlerin onlara yeterince ulaşmaması ve zenginliğin sadece bazı siyahi kesimlerin eline geçmesinden dolayı, son derece kızgınlar. Yeniden bölüşüm ve dağıtım programını uygulamak için, daha ileri adımlar atmalıyız. Yeni ekonomi politikamız bunu içermektedir. Bulunduğumuz noktayı böyle özetleyebilirim. Eminim sizlerin soruları olacaktır.23 Efrahim Efrahim ise” Bundan yaklaşık üç sene önce, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden bir delegasyonla görüştüm. Kim olduklarını tam olarak hatırlamıyorum, ama sanırım iktidar partisi üyeleriydi. Ben, kendilerini PKK lideri Abdullah Öcalan ile bir diyaloğa girmeleri için cesaretlendirmeye çalıştım. Bunun için, Nelson Mandela örneğini verip , onun cezaevinde tutulduğu dönemde, Ulusal Parti Hükümeti ile yaptığı görüşmelerden bahsettim. Benim bu ifademden, büyük bir üzüntü duydular. Öcalan ile Mandela’nın kıyaslanamayacağını söylediler ki, benim böyle bir şey yapma niyetim yoktu. Ayrıca, kimsenin Mandela ile kıyaslanabileceğini düşünmüyorum. Dr Ali KILIÇ ,Paris 15 Aralık 2013 Bibliograpya • • • • Mandela Nelson. L'Apartheid * Paris : Éditions de Minuit (Alençon, impr. Corbière et Jugain), 1965 In-16 (18 cm), 112 p., portrait h. t. 6 F. [D. L. 15802-65] Mandela, Nelson * Conversations avec moi-même * traduit de l'anglais par Maxime Berrée ; ouvrage publié sous la direction de Jean-Louis Festjens Publication : [Paris] : le Grand livre du mois, DL 2010 Mandela, Nelson/ Le Fonds Africa / Description matérielle : In-4 Mandela, Nelson Discours. 1962-7 novembre. Titre(s) : I have done my duty to my people and to South Africa [Texte imprimé] : statement from the dock, 7 November 1962 / by Nelson Mandela ; publ. by the United 22 Apartheid Rejimi Sonrası Güney Afrika’da Uzlaşma ve Birarada Yaşama Karşılasştırmalı Çalışma Ziyareti Raporu,s.69 23 İbid.s.123 33 • • • • • • • • • • Nations Centre against apartheid Publication : New York : United Nations Centre against apartheid, 1982 Description matérielle : IV-14 p. : couv. ill. ; 22 cm Mandela, Nelson : Une minute peut changer le monde [Texte imprimé] / Nelson Mandela ; textes rassemblés et présentés par Jennifer Crwys-Williams ; traduit de l'anglais par Marie-Gabrielle Zanetto Traduction de : In the words of Nelson Mandela Publication : Paris : Presses du Châtelet, impr. 2011 Impression : 72-La Flèche : Impr. CPI Brodard & Taupin Description matérielle : 1 vol. (189 p.) : couv. ill. en coul. ; 22 cm Mandela, Nelson : "Le temps est venu" discours de Nelson Mandela lors de son investiture à la présidence de la République démocratique d'Afrique du Sud, 10 mai 1994 / [traduit de l'anglais par Pascale Haas]. Suivi de "Éveillez-vous à la liberté" : discours radiodiffusé du Premier ministre indien, Jawaharlal Pandit Nehru, à l'occasion de l'accès à l'indépendance de l'Inde, 14 août 1947 / [traduit de l'anglais par Pascale Haas]Édition : [Éd. bilingue]Publication : [Paris] : Éd. Points, DL 2010 Mandela, Nelson : The struggle is my life [Texte imprimé] : his speeches and writings brought together with historical documents and accounts of Mandela in prison by fellow-prisoners / Nelson Mandela Édition : 2nd ed.Publication : New York : Pathfinder, 1990 Mandela, Nelson : No easy walk to freedom [Texte imprimé], articles, speeches and trial addresses of Nelson Mandela. Foreword by Ahmed Ben Bella,... Introduction by Oliver Tambo. Edited by Ruth First Publication : London : Heinemann, 1965 Description matérielle : In-8° (21 cm), 189 p., pl. [Acq. 1037-66] Mandela, Nelson /Centre des Nations Unies contre l'apartheid Titre(s) : Nelson Mandela writes to India [Texte imprimé] / publ. by the United Nations Centre against apartheidPublication : New-York : United Nations Centre against apartheid, 1981 Description matérielle : [6] p. : couv. ill. ; 21 cm Lang, Jack . : Nelson Mandela [Texte imprimé] : leçon de vie pour l'avenir / Jack Lang ; préface de Nadine Gordimer,... Publication : Paris : Perrin, impr. 2007 Impression : 72-La Flèche : Impr. Brodard & Taupin Description matérielle : 1 vol. (269 p.) : couv. ill. ; 18 cm Mandela, Nelson : Un long chemin vers la liberté [Texte imprimé] : autobiographie / Nelson Mandela ; trad. de l'anglais... par Jean Guiloineau Traduction de : Long walk to freedom Publication : [Paris] : Fayard, 1995 Impression : 72-La Flèche : Impr. Brodard et Taupin Description matérielle : 658 p.-[24] p. : carte, couv. ill. en coul. ; 24 cm EUEA - Afrique du Sud, sur SEAE South Africa, sur Commission européenne Accord sur le commerce, le développement et la coopération entre la Communauté et ses États membres, d'une part, et la République d'Afrique du Sud, d'autre part, 1999 (lire en ligne) • • • • (en) Agreement on scientific and technological cooperation between the European Community and the Republic of South Africa, 1996 (lire en ligne) (en) Cooperation Agreement between the European Community and the Republic of South Africa, 10 octobre 1994 (lire en ligne) Accord entre la Communauté européenne et la République d'Afrique du Sud sur le commerce du vin, 2002 (lire en ligne) Accord entre la Communauté européenne et la République d'Afrique du Sud sur le commerce des spiritueux, 2002 (lire en ligne) 34 • • • • • • • • • • • • • Protocole additionnel à l'Accord sur le commerce, le développement et la coopération entre la Communauté européenne et ses États membres, d'une part, et la République d'Afrique du Sud, d'autre part, pour tenir compte de l'adhésion de la République tchèque, la République d'Estonie, la République de Chypre, la République de Lettonie, la République de Lituanie, la République de Hongrie, la République de Malte, la République de Pologne, la République de Slovénie et la République slovaque à l'Union européenne, 2005 (lire en ligne) Protocole additionnel à l'Accord sur le commerce, le développement et la coopération entre la Communauté européenne et ses États membres, d'une part, et la République d'Afrique du Sud, d'autre part, pour tenir compte de l'adhésion de la République de Bulgarie et la Roumanie à l'Union européenne, 2007 (lire en ligne) South African – European Union Strategic Partenership, 15 mai 2007 (lire en ligne) Decker, Marie-Laure , Apartheid Publication : Paris : Democratic books, DL 2010 mpression : impr. en Italie Description matérielle : 1 vol. (non paginé [ca 178] p.) : nombreuses ill., couv. ill. ; 21 cm + 1 tirage de collection numéroté 0166 : 20 cm Collection : Democratic books ; 04 Guitard, Odette L'Apartheid, Publication : Paris : Presses universitaires de France, 1983Impression : 41-Vendôme : Impr. des PUF Description matérielle : 127 p. : cartes ; 18 cmCollection : Que sais-je ? ; 2046 Peter Kallaway Apartheid and education [Texte imprimé] : the education of Black South Africans / publ. in association with the Education policy unit and Centre for African studies, University of Cape Town Publication : Johannesburg : Ravan press, 1984Description matérielle : IX-411-[83] p. : ill. ; 22 cm Frederick Johnstone, Martin Legassick, Harold Wolpe et Mike Morris ; Apartheid et capitalisme [Texte imprimé] : le système économique de l'Afrique du Sud / par textes présentés par Christine Messiant et Roger Meunier ; introduction de Roger Meunier ; [traduit par Marie-Christine Gerber, Christine Messiant et Roger Meunier] Publication : Paris : F. Maspero, 1979 Impression : 86-Ligugé : impr. Aubin Barnard, Rita ,Apartheid and beyond [Texte imprimé] : South African writers and the politics of place / Rita BarnardPublication : Oxford : Oxford university press, 2007 Description matérielle : 1 vol. (XII-221 p.) ; 25 cm Fonds international de défense et d'aide pour l'Afrique australe Titre(s) : Apartheid's army in Namibia [Texte imprimé] : South Africa's illegal military occupation / International defense and aid fund Publication : London : International defense and aid fund, 1982 Description matérielle : 74 p. : cartes ; 21 cm Collection : Fact paper on Southern Africa ; 10 MacCann, Donnarae , Maddy, Yulisa Amadu T Apartheid and racism in South African children's literature [Texte imprimé] : 19851995 / Donnarae MacCann and Yulisa Amadu Maddy Publication : New York : Routledge, 2001 Description matérielle : XVIII-154 p. ; 24 cm S. C. Satyo The apartheid context of African language studies / S. C. Satyo Publication : Cape Town : University of Cape Town, 1988 Description matérielle : 16 p. ; 21 cm Abedian I (2008) Achievements, failures and lessons of the SouthAfrican macroeconomic experience, 1994–2008. In Hofmeyr (ed.)2008 Transformation audit: Risk and opportunity. Cape Town:Institute for Justice and Reconciliation. Adam H, Moodley K & Slabbert FV (1997) Comrades in business: Postliberationpolitics in South Africa. Cape Town: Tafelberg. 35 • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • Adler G & Webster E (1995) The labor movement, radical reform, andtransition to democracy in South Africa. Politics & Society 23(1): 75–106. Alexander N (2002) An ordinary country: Issues in the transition from apartheid to democracy in South Africa. Pietermaritzburg: Universityof Natal Press. W. Beinart, Twentieth Century South Africa (Second Edition Oxford 2001), p.5. H. Marais, South Africa: Limits to Change: The Political Economy of Transformation (London 1998), pp. 74-75. D.M. Smith, ‘Redistribution and Social Justice after Apartheid’ in A. Lemon (ed), TheGeography of Change in South Africa (Chichester 1995), pp. 60-6 Andrew M & Fox RC (2004) ‘Undercultivation’ and intensifi cation in the Transkei: A case study of historical changes in the use of arable land in Nompa, Shixini. Development Southern Africa 21(4): 687–706. Adler, G (Ed.). (2000) Engaging the state and business: The Labour Movement and codetermination in contemporary South Africa. Johannesburg. (ISBN: 1868143600) Blanchard O & Wolfers J (2000) The role of shocks and institutions in the rise of European unemployment: The aggregate evidence. The Economic Journal (Conference Papers) 110: C1–C33. Desai A & Habib A (1994) Social movements in transitional societies: A case study of the Congress of South African Trade Unions. South African Sociological Review 6(2): 68–88. Adam, H., F.V. Slabbert ve K. Moodley (1998) Comrades in Business PostLiberation Politics in South Africa, Cape Town: Tafelberg. Barchiesi, F. (2008a) "Hybrid Social Citizenship and the Normative Centrality of Wage Labor in Post-Apartheid South Africa", Mediations Journal of the Marxist Literary Group 24(1): 53-68. Barchiesi, F.(2004) "Class, Social Movements and the Transformation of the SouthAfrican Left in the Crisis of 'National Liberation'", Historical Materialism, 12(4): 327353. Barchiesi, F.(2008b) “Wage Labour, Precarious Employment, and Social Inclusion in the Making of South Africa’s Post Apartheid Transition”, African Studies Review, 51(2): 119-142. F Barchiesi Classes, multitudes and the politics of community movements in postapartheid South -51—2004 F Barchiesi Precarious liberation: Workers, the state, and contested social citizenship in postapartheid South Africa SUNY Press-41—2011 F Barchiesi Rethinking the Labour Movement in the" new South Africa" Ashgate Publishing-32—2003 F Barchiesi Transnational Capital, Urban Globalisation and Cross‐Border Solidarity the Case of the South African Municipal Workers F Barchiesi Antipode 33 (3), 384406-25—2001 F Barchiesi South African Debates on the Basic Income Grant: Wage Labour and the Post-Apartheid Social Policy* F BarchiesiJournal of Southern African Studies 33 (3), 561-575-16—2007 F Barchiesi Privatization and the Historical Trajectory of``Social Movement Unionism'': A Case Study of Municipal Workers in Johannesburg, South Africa F BarchiesiInternational Labor and Working Class History 71, 50-16—2007 F Barchiesi Social citizenship and the transformations of wage labour in the making of post-apartheid South Africa, 1994-2001 F BarchiesiUniversity of the Witwatersrand13—2005 36 • • • • • • • • • • • • • • • • • The commercialisation of waste management in South Africa M Qotole, M Xali, F Barchiesi Municipal Services Project-13—2001 Class, Social Movements and the Transformation of the South-African Left in the Crisis of'National Liberation' F Barchiesi Historical Materialism 12 (4), 327-353-10—2004 F Barchiesi From workshop to wasteland: De-industrialization and fragmentation of the black working class on the East Rand (South Africa), 1990–1999 F Barchiesi, Kenny *International Review of Social History 47 (S10), 35-63-10—2002 F Barchiesi Wage labor and social citizenship in the making of post-apartheid South Africa* Journal of Asian and African studies 42 (1), 39-72-9—2007 The public sector strikes in South Africa: A trial of strength F Barchiesi The social construction of labour in the struggle for democracy: the case of post‐independence Nigeria Review of African Political Economy 23 (69), 349369-8—1996 F Barchiesi Informality and Casualization as Challenges to South Africa’s Industrial Unionism: Manufacturing Workers in the East Rand/Ekurhuleni Region in the 1990s African Studies Quarterly 11 (2), 3-7—2010 F Barchiesù* Delivery from below, resistance from above: Electricity and the politics of struggle over basic needs in Tembisa debate 4, 12-27-7—1998 F Barchiesi Labour, neoliberalism and democratic politics in Nigeria and South Africa: A comparative overview Labour, Capital & Society 30 (2), 170-225-7—1997 F Barchiesi Fiscal Discipline and Worker Response: The Restructuring of Johannesburg’s Solid Waste Management The Commercialisation of Waste Management in South Africa, 21-46-6—2001 Trade Unions and Organisational Restructuring in the South African Automobile Industry: A Critique of the Co-Determination Thesis African Sociological Review 2, 47-76--Mohamed, S. (2011), "Negative Trends in the South African Economy: how should these be overcome?" in M. Mbeki (ed.), Advocates for Change: How to Overcome Africa’s Challenges, Pan MacMillan, Johannesburg. Mohamed, S. (2011), “Prospects and challenges in building the trade, industry and financial sector in South Africa,” in D. Plaatjies (Ed.), Future Inheritance: Building State Capacity in Democratic South Africa, Jacana Media, Johannesburg. Mohamed, S. (2010), “The effect of a mainstream approach to economic and corporate governance on development in South Africa,” in Edigheji, O. (Ed.), The Potentials for and Challenges of Constructing a Democratic Developmental State in South Africa, HSRC Press, Pretoria. Mohamed, S. (2010), “The State of the South African Economy,” R. Southall, D. Pillay, P. Naidoo and J. Daniel, New South African Review 1: Development or Decline, Wits University Press, Johannesburg. Mohamed, S. (2008), “The US economic epidemic”, in Global Dialogue: An International Affairs Review, Vol. 13.2, August 2008, Institute for Global Dialogue, Midrand, South Africa. Mohamed, S. (2007), “Macroeconomic indicators for collective bargaining”, in Labour Research Services (2008), Bond, P. (2000) Elite Transition: From Apartheid to Neo-Liberalism in South Africa, London: Pluto. 37 • • • • • • • • • • • • • • • Carmody, P. (2002) “Between Globalisation and (Post) Apartheid: The Political Economy of Restructuring in South Africa”, Journal of Southern African Studies, 28(2), 255-275. Clercq, F. (1979) "Apartheid and the Organised Labour Movement", Review of African Political Economy, 14: 69-77. Desai, A. (2008) “Productivity Pacts, the 2000 Volkswagen Strike and the Trajectory of COSATU in Post - Apartheid South Africa”, Mediations Journal of the Marxist Literary Group, 24(1): 29-53 Edigheji, O. (1997) Globalization and the Role of the State in the Promotion of Black Economic Empowerment in South Africa, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Durban: University of Durban, Faculty of Art, Department of Social Policy. Edigheji, O.(2007) “The Emerging South African Democratic Developmental State and the People’s Contract”, Center for Policy Studies (CPS): Johannesburg. Engdahl, C. ve H. Hauki ve (2001) Black Economic Empowerment: An Introduction Hart, G. (2006) “Post-Apartheid Developments in Historical and Comparative Perspective”, Padayachee, V. (der.) The Development Decade: Economic and Social Change in South Africa, 1994-2004 içinde, Cape Town, HSRC, 13-33. Hart, G. (2007) Changing Concepts of Articulation, Africanus Magazine, 37(2): 4666. Hirsch, A. (2004) Season of Hope. Economic Reform under Mandela and Mbeki, Scottsville: University of Kwa-Zulu Natal. Iheduru, O.C. (2004) "Black Economic Power and Nation-Building in Post-Apartheid South Africa" The Journal of Modern African Studies, 42(1): 1-30. 4 Turok, B (2008) The Evolution of ANC Economic Policy: from the Freedom Charter to Polokwane, Cape Town: New Agenda. Von Holdt, K. ve E.Webster (2005) “Work Restucturing and the Crisis of Social Reproduction: A Southern Perspective”, Von Holdt, K. ve E.Webster (der.), Beyond the Apartheid Workplace: Studies in Transition içinde, 3-41 Webster, E, R. Lambert ve A. Bezuidenhout (2008) Grounding Globalization Labour in the Age of Insecurity. Malden: Blackwell. Webster, E. (1995,) “Black Trade Union Movement in South Africa”, Webster E., L. Alfred, L. Bethlehem, A. Joffe, T. Selikow (der.) Work and Industrialisation in South Africa içinde, Johannesburg: Ravan. Wolpe, H. ve M. Legassick (1976) “Bantustan and Capital Accumulation in South Africa”, Review of African Political Economy, Special Issue on South Africa, 7: 87107. 38
Benzer belgeler
mandela`nın ardından
kurumlaşmış ırkçılığa,yoksulluğa karşı mücadele hükumettir. Siyasal olarak
Mandela,afrikalı bir ulusalcı, demokratik sosyalist ve hümanist bir liderdir.19911997 döneminde Afrika Ulusal Kongresi baş...