“Yetenek” YaklaĢımı Temelinde Yoksulluğun Ölçülmesi: Mersin ve
Transkript
“Yetenek” YaklaĢımı Temelinde Yoksulluğun Ölçülmesi: Mersin ve
“Yetenek” YaklaĢımı Temelinde Yoksulluğun Ölçülmesi: Mersin ve Erzurum Ġllerinde Yoksulluğun Kayıp Boyutları Measurement of Poverty on the Basis of the "Capability" Approach: Missing Dimensions of Poverty in the Cities of Mersin and Erzurum Arş. Gör. Mehmet Zanbak (İletişim kurulacak yazar) Akdeniz Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü Kampüs/Antalya [email protected] 0 505 352 33 52 Prof. Dr. Selim Çağatay Akdeniz Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü [email protected] 1 “Yetenek” YaklaĢımı Temelinde Yoksulluğun Ölçülmesi: Mersin ve Erzurum Ġllerinde Yoksulluğun Kayıp Boyutları Özet Bu çalışmada çok boyutlu yoksulluk temelinde Mersin ve Erzurum illerinde yoksulluk ölçümü yapılmaktadır. Yöntem, yetenekler yaklaşımına dayanmakta ve hesaplamalar için gerekli veri adı geçen illerin kentsel kesimlerinde 2011 yılında gerçekleştirilen saha çalışmalarından elde edilmektedir. Çalışmanın hazırlanmasındaki ana motivasyon, Türkiye özelinde yapılan yoksulluk çalışmalarında çoğunlukla parasal yaklaşım yöntemlerinin uygulanması, bunun ise sosyal işleyiş ve süreci açıklamada yetersiz kaldığına inanılmasıdır. Mersin ve Erzurum illerinin sonuçları incelendiğinde, Mersin ilinin yoksulluk oranının Erzurum’unkinden yüksek olduğu görülmektedir. Karşılaşılan en çarpıcı sonuçlardan birisi de özellikle kadının hanehalkı kararlarına katılımının incelendiği güçlendirme boyutundaki yoksunluk yaşayan kişi sayısının iki il için oldukça farklı olmasıdır. Mersin’in yoksulluk oranı Erzurum’un üzerinde olmasına karşın, Erzurum’da güçlendirme boyutunda yoksunluk yaşayanların sayısı Mersin’dekilerin üzerindedir. Bu da Mersin’deki fertlerin göreli daha özgür olduklarının bir göstergesi olabilir. Anahtar Kelimeler: Yetenekler yaklaşımı, çok boyutlu yoksulluk endeksi, yoksulluğun kayıp boyutları, yoksulluk oranı JEL Kodları: I32, P36 Measurement of Poverty on the Basis of the "Capability" Approach: Missing Dimensions of Poverty in the Cities of Mersin and Erzurum Abstract This study calculates multi-dimensional poverty in the cities of Mersin and Erzurum. The methodology is based on the capabilities approach and the data is gathered from the field surveys conducted in urban areas of those cities in 2011. The main motivation for conducting the study was the consideration that the most commonly implemented monetary approach to 2 measure poverty lacks particularly social and physical aspects of poverty. Examining the outcomes obtained in Mersin and Erzurum, it was found that the poverty rate in Mersin is higher than that is in Erzurum. The striking finding is that number of the persons suffering from deprivation within the empowerment dimension in two cities was quite different, particularly with respect to participation of women to the decision making process in the household. This might be an indication of relatively more freedom experienced by household members in Mersin. Keywords: Capabilities approach, multidimensional poverty index, missing dimensions of poverty, poverty rate JEL Codes: I32, P36 1. GiriĢ Yoksulluk hesaplaması; hane ya da bireylere ait refah göstergelerinin yoksulluk sınırı ile karşılaştırılmasını tek bir toplama dönüştüren istatistiksel bir fonksiyondur. Yoksulluğun hesaplanmasındaki ilk aşama, yoksul ile yoksul olmayanın birbirinden ayrılmasını sağlayan bir sınırın oluşturulmasıdır ki, bu yazında “yoksulluk sınırı” olarak adlandırılmaktadır. Sınırın belirlenmesinin ardından birey ya da hane halkları için yoksulluk sınırı ile karşılaştırılacak bir refah göstergesinin seçilmesi gerekmektedir. Bu refah göstergesi genellikle gelir ya da tüketim harcaması olmaktadır ve belirlenen bu gösterge değerinin sınırla karşılaştırması yapılarak bireyin ya da hanenin yoksul olup olmadığına karar verilmektedir. Parasal yaklaşım temelli yoksulluk ölçümü kapsamında, parasal yoksulluk sınırı hesapları dikkate alınmaktadır. Yoksulluk sınırının hesaplanmasında "gıda-enerji alımı yöntemi” ve "temel gereksinmeler maliyeti yöntemi" olarak ifade edilen iki farklı yöntem benimsenmiş ve uygulama olanağı bulmuştur. Yoksulluğun tek boyutlu hesaplandığı bu yöntemlerin yanında, çok boyutlu hesaplar da ortaya atılmış ve sosyal göstergelerin modele dahil edilmesi sağlanmıştır. Bunun temel nedeni; sosyal işleyiş ve süreci açıklayabilmek için yeni araçlara ihtiyacın ortaya çıkması, yanlış ölçümlerin varlığı, ekonomik performansın ve hesaplama araçlarının sınırlı olması, ekstra bilgi ve göstergelere ihtiyacın ortaya çıkmasıdır (Batana, 2008). Bunun yanında resmi istatistiklere olan güvensizlik, hesaplama yöntemlerinin mükemmel olamaması, istatistikî kavramsal hataların göz ardı edilebilmesi, çıkan sonuçların yanlış yorumlanabilmesi de çok boyutlu yoksulluk ölçümü için birer temel 3 oluşturabilmektedir (Alkire ve Foster, 2011; Santos ve Ura, 2008). Sadece geliri temel alan yoksulluk ölçümleri, sosyal refahı ve mutluluğu tam anlamıyla yansıtamaz. Bu nedenle sosyal içerikli ve tam hesaplanabilir yöntemlere ihtiyaç vardır. Kısaca çok boyutlu yoksulluk hesaplamasına yönelmeye neden olan itici güç, daha sağlıklı sonuçların ortaya çıkacağına inanılmasıdır (Alkire ve Foster, 2011). Yoksulluk kavramına çok boyutlu yaklaşım gerekliliğine Kolm (1977), Atkinson ve Bourguignon (1982), Maasoumi (1986) ve Tsui (1995) de değinmektedir. Ravallion (1996) çok boyutlu yaklaşım için dört gösterge grubu önermektedir. Bunlar; yetişkin başına piyasadaki mal ve hizmetlere yapılan reel harcama, piyasada alım satımı yapılmayan mal ve hizmetlere ulaşımı gösteren gelir dışı göstergeler, haneiçi dağılıma ilişkin göstergeler (çocukların beslenme durumu vb) ve kişilerin yeteneklerine ilişkin özelliklerdir (fiziksel özür vb) (Bourguignon ve Chakravarty, 2003). Sen’in yetenek yaklaşımı da yoksulluğa çok boyutlu olarak bakmakta, fakat kişilerin yapabilecekleri ile bu yapabileceklerini yapma özgürlüğünü birbirinden ayırmaktadır. Bu nedenle parasal göstergelerin kişinin yaşam göstergesini tam anlamıyla göstermede yetersiz kaldığı sonucu ortaya çıkmaktadır (Foster, 2007). Bu paralelde diğer yeteneklerin de modele dahil edilmesi ve çok boyutlu yoksulluğun tespit edilip bunun insanları nasıl etkilediği incelenmelidir. Yetenek yaklaşımı temelinde yoksulluk ölçümünün günümüzdeki biçiminin öncüsü ise Amartya Sen’dir. Bu yaklaşımda önemli olan bireylerin, istedikleri hayatı sürdürebilmelerini ya da istedikleri kişi olabilmelerini sağlayan yeteneklere (barınma, eğitim, sağlık vb.) sahip olabilmeleridir. Dolayısıyla bu yaklaşım çerçevesinde yoksulluk da, yetenek odağından hareketle tanımlanmaktadır. Yetenek yaklaşımını yoksulluk odağına çevirmek, sınırsız yeteneklerden temel yeteneklere yönelişi gerektirmektedir. Daha açık ifade etmek gerekirse, bu yaklaşım çerçevesinde yoksulluk, asgari ya da temel yeteneklerden yoksunluk ya da belli minimum ya da temel yeteneklere ulaşmadaki başarısızlık olarak tanımlanmaktadır (Atahan, 2006). Çok boyutlu yoksulluk hesaplama modelinin temeli ise, Sen’in (1976) aksiyomlarla yoksulluk hesaplamasına dayanır. Sen’in yaklaşımında aksiyomlar eşitsizlik ve refah endeksi ve bunların farklarının ortaya çıkarılması için kullanılmıştır. Çok boyutlu yaklaşımın1 aksiyom yaklaşımından farklarından birisi, hesaplamanın birden çok boyutta yapılması iken, en temel fark; gelir ve tüketim değişkenleri ile yapılan yoksulluk hesaplamasının, dar kalıptan çıkarılıp, farklı sosyal boyutları da içinde barındıran bir yapıya dönüştürülmesidir (Alkire ve 1 Bu yaklaşıma literatürde Alkire ve Foster’ın isimlerinin baş harflerinden oluşan “AF Yaklaşımı” adı verilmektedir. 4 Foster, 2011). Yoksulluk hesaplamasına ilişkin ilk yaklaşımlarda bir sınırın belirlenip, kişinin gelirinin ya da tüketim harcamasının bu sınırın altında olup olmadığına bakılarak bir belirleme yapılıyorken, AF yaklaşımı ile birden fazla boyutta hesaplama yapılabilmektedir. Oxford Yoksulluk ve İnsani Gelişme Çalışma Grubu, Sen’in yetenek yaklaşımında temellerini bulan çok boyutlu yoksulluk ölçümü yaklaşımı konusunda yeni bir çerçeve geliştirmiştir. Bu çerçevenin amacı, “çok boyutlu yoksulluk ölçümü için ve yetenek yaklaşımının içerdiği kısıtları giderecek veri setini belirlemektir”. Dolayısıyla yoksulluk ölçümünde eksik olan ya da dikkate alınmayan boyutları (parasal boyutlardan ziyade sosyal boyutlar) tanımlamak ve buna ilişkin veri setini oluşturmaktır. Böyle bir çerçeve, yoksulluk ölçümünü farklı ülkeler ve bölgeler arasında da mukayese edilebilir hale getirmektedir. Bu yaklaşımın savunucularına göre standart anketler özellikle beş konuda genişletilmeli ve geliştirilmelidir ki bunlar; enformel istihdam, kişisel yetkiler (güçlendirme), şiddet ve cebire karşı güvenlik, utanç duymadan bir fiili yapabilme yeteneği ile psikolojik ve öznel refahtır (Alkire, 2007). Bu konular Foster (2007) ve Alkire'e (2007) göre bir yoksulluk çalışmasının kayıp boyutlarıdır. Bu kayıp boyutların da dahil edildiği bir yoksulluk analizinin temel amacı kişinin yaşam standartlarının nihai durumunun tespit edilmesi ve geliştirilmesi için politika önerilerinin sunulmasıdır. Zira yaşam kalitesinin arttırılması yoksullukla mücadelede en fazla önem arz eden unsurların başında gelmektedir. Bunun yansıtılabilmesi için gelirin seviyesi yanında haneiçindeki dağılımının, zaman verimliliğinin, eğitim ve sağlık imkanlarının varlığının, istihdam edilme ve işin kalitesinin, politik seçim özgürlüğünün, yönetişimin, yaşam kalitesinin eşit dağılımının, cinsiyet ve sosyal grupların eşitliğinin de sağlanması gerekmektedir. Çünkü insani gelişme; mutluluğu, herhangi bir şeyi özgürce yapabilmeyi, özgürlüklerin genişlemesini, binyıl kalkınma hedeflerine ulaşılmasını ve hayatın çoklu beklentilerini kapsamaktadır (eğitimli olma, iş sahibi olma, iyi beslenme vb.) (Krueger ve Schkade, 2008). Yoksulluk çalışmaları günümüze kadar genellikle gelir ya da harcama temeline oturtularak yapılmaya çalışılmış, yoksulluğun sosyal boyutu ise göz ardı edilmiştir. Ancak gelir ve harcamaların yanında; bireyin istihdam edildiği işin yapısı; bireyin özgürlüğü yani güçlendirilmesi; yaşadığı ortamın güvenliği; sahip olduğu değerlerden utanması ya da kendini dışlanmış, küçük düşmüş hissetmesi; sahip olduğu değerler ile mutlu olma durumu; sağlık durumu ile yaşadığı hanenin sosyo-ekonomik yapısı vb. koşullar da kişinin ve dolayısıyla hanenin yoksul olup olmadığını etkileyen diğer unsurlardır. 5 Bu çalışmanın ana amacı, gelir yanında diğer ekonomik ve sosyal değişkenlerin de dahil edildiği bir çerçevede, Erzurum ve Mersin illeri için çok boyutlu yoksulluk ölçümünü gerçekleştirmektir. Daha sonra bu ölçümler her iki ilde en az ve en fazla sosyo-ekonomik gelişmişlik gösteren alt-örneklemler için de gerçekleştirilmiş ve bulguların ortalamadan ne kadar saptığı saptanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde çok boyutlu yoksulluk hesaplama yöntemi, üçüncü bölümünde ise seçilen iller bazında çok boyutlu yoksulluk hesaplaması uygulaması ele alınmıştır. Sonuç bölümünde analiz sonuçları yorumlanmış ve iki il arasındaki benzerlik ve farklar değerlendirilmiştir. 2. Yöntem Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi’nin Oluşturulması Çok boyutlu yoksulluk endeksinin elde edilişi d sayıda boyutun, n sayıda bireyin var olduğu bir y matrisi yardımıyla açıklanabilir (Alkire ve Foster, 2011); (Alkire ve Santos, 2010); Y=[Yij] (n x d) matrisini gösterirken Yij≥0’dır ve i=1,2…..n kişiyi, j=1,2…..d boyutu temsil etmektedir. Boyut y11 y 21 y y31 . yi1 y12 y 22 y32 . yi 2 y13 y 23 y33 . yi 3 . . . . . y1 j y2 j y3 j . yij z z11 z12 z13 . z1 j 1 j i j Kişi (1) (2) (1) numaralı y matrisinin var olduğu durumda; yij i bireyinin j boyutunda sahip olduğu değeri, (2) numaralı z vektörü ise her boyutun özel sınırının olduğu bir sıra vektörünü göstermektedir. Daha net bir ifadeyle zj, yij vektörünü temsil eden, i. bireyin, j boyutundaki değeri ile karşılaştırılacak olan sınırı, yani “yoksunluk sınırı”nı temsil etmektedir. Yoksulluk hesaplaması ve buna ilişkin politikaların oluşturulması için atılması gereken ilk adım, hangi bireylerin hangi durumda yoksul olduğunun tanımlanması, bu tanımlamanın ardından ise yoksulların belirlenmesidir. 6 ρ her bireyin sınırın üstünde bir y değerini elde edip edemediğini gösteren bir vektördür ve eğer bireyin değeri sınırın altında ise bu birey söz konusu boyutta yoksun kabul edilir. ρ : R+d x R++d →{0,1} iken; i. bireyin sahip olduğu değer vektörü (y Є R+d) ile sınır vektörü (z Є R++d) karşılaştırılır. Eğer i. birey bir boyutta yoksun ise; ρ(yi;z)=1, yoksun değilse ρ(yi;z)=0’dır. Her i ve j için; yij<zj ise yij=1; kişi yoksun yij≥zj ise yij=0; kişi yoksun değildir. Çalışmanın bu aşamasından sonra, gösterimin kolaylaştırılması amacı ve 4 boyutlu, 4 bireyli bir örneklemin var olduğu varsayımıyla, 4x4'lük matrisler kullanılacaktır. Yoksunluk matrisi (g0); 0 0 g0 1 0 0 1 1 1 0 0 1 0 0 1 1 0 (3) Yoksunluk sayısı matrisi (ci); ci 0 2 4 1 (4) Her sütunun boyutu, satırın ise kişiyi temsil ettiği durumda, bireyin bir boyuttaki “toplam yoksunluk sayısı” “ci” ile ifade edilmektedir. Bu sayıyı gösteren matris (ci); yoksunluk matrisinde yoksunluk yaşayan bireylerin, yoksunluklarının yatay toplamından oluşmaktadır. Yoksul bireylerin tespitinde 1. yaklaşım: Bu yaklaşım Birlik Yaklaşımı olarak adlandırılmaktadır ve bu yaklaşıma göre bir kişinin yoksul sayılması için tek boyutta yoksun olması yeterlidir. Eğer herhangi bir boyutta ci≥1 ise, kişi yoksuldur. 7 0 0 0 g 1 0 0 1 1 1 0 0 1 0 0 1 1 0 ci 0 2 4 1 2., 3. ve 4. kişi yoksul Yoksul bireylerin tespitinde 2. yaklaşım: Çok boyutlu yoksulluk hesaplama yönteminde yoksul bireyin tespiti için ele alınan ikinci yaklaşım Kesişim Yaklaşımı'dır ve bu yaklaşıma göre kişinin yoksul sayılması için tüm boyutlarda yoksun olması gereklidir. Eğer ci=d ise, kişi yoksuldur. 0 0 g0 1 0 0 1 1 1 0 0 1 0 0 1 1 0 ci 0 2 4 1 sadece 3. kişi yoksul Yoksul bireylerin tespitinde 3. yaklaşım: Bu yaklaşım Alkire-Foster (AF) Yaklaşımı 2 olarak adlandırılmaktadır ve bu yaklaşıma göre, sınır k gibi bir sabit ise; (örneğin k=2 ise), ci≥k olduğu durumda kişi yoksuldur. 0 0 g0 1 0 0 1 1 1 0 0 1 0 0 1 1 0 ci 0 2 4 1 3. ve 4.kişi yoksul Yoksulluğu belirlemeye yönelik yoksulluk sınırı (k) oluşturulurken, literatürdeki değişik yöntemlerden bahsedilebilir. Örneğin Mach ve Lansey (1985) 26 göstergeden 3 ve üzerinde yoksun olanları yoksul olarak kabul ederken, UNICEF’in 2003 Çocuk Yoksulluğu Raporu’nda ise en az 2 yoksunluğu olan çocukları yoksul kabul etmiştir (Gordon, Nandy vd. 2003). Alkire ve Foster (2007; 2011) da en az 2 boyutta yoksunluğu bulunan bireylerin yoksul kabul edilmesi yöntemini savunmuş, sınırın 2, 3 ve hatta boyut sayısına göre 4, 5 olarak 2 Bu çalışmadaki ampirik analiz bu yaklaşımı temel alarak uygulanmıştır. 8 belirlenebileceğini ifade etmişlerdir. Yoksulluk sınırının belirlenmesinden ve yoksul kişilerin tespit edilmesinden sonra, çok boyutlu yoksulluk endeksinin (yoksulluk oranı da denilebilir), yoksulluk açığının ve karesi alınmış yoksulluk açığının hesaplanabilmesi için; öncelikle kişi sayısı oranın (H) ve yoksunluk ortalamasının (A) elde edilmesi gerekmektedir. Kişi Sayısı Oranı (H) ve Ortalama Yoksunluk Oranı (A) Alkire ve Foster’ın (2007) önerdiği yaklaşıma göre, M(y;z)'nin çok boyutlu yoksulluk hesaplamasını temsil ettiği durumda yapılması gereken ilk şey, kişi sayısı oranı olarak adlandırılan nüfustaki yoksul birey oranını hesaplamaktır. q -z sınır vektörü ve k=2 yoksulluk sınırına göre- yoksul insan sayısını, n nüfusu temsil ediyor iken, kişi sayısı oranı (H); H q n (5) d d i 1 i 1 q k ( yi ; z ) (ci k ) (6) Yoksul bireyin yoksunluk oranının “ortalaması” ise (A) ile ifade edilmektedir. A 1 qkd c i k ( xi ; z ) ya da yoksunluk.toplamı ci1 cin n yoksul ortalama. yoksunluk yoksul.kisi A boyut _ sayisi boyut _ sayisi d (7) (8) Düzeltilmiş Kişi Sayısı Oranı (M0) Yoksulluk oranı olarak da adlandırılan düzeltilmiş3 kişi sayısı oranı (M0), çok boyutlu yoksulluğun sıklığını, hassasiyeti ile genişliğini ifade eden bir değerdir ve kişi sayısı oranı (H) ile ortalama yoksunluk oranının (A) çarpımından oluşur. Bu oran, M0=μ[g0(k)] şeklinde ifade edilir. Bu oranın düzeltilmiş ya da sansürlenmiş olarak ifade edilmesinin nedeni, yoksul olmayan bireylerin yoksun oldukları boyutları gösteren 1 değerlerinin yeni oluşturulan matriste 0 olarak değiştirilmesi ve belirlenen sınıra göre yoksul olmayan bu bireylerin artık yoksunluklarının olmadığının kabul edilmesidir. 3 9 0 0 0 Düzeltilmemiş (sansürlenmemiş matris) g 1 0 Düzeltilmiş (sansürlenmiş matris) 0 0 g0 1 0 0 1 1 1 0 1 1 0 0 0 1 0 0 0 1 0 0 1 1 0 ci 0 2 4 1 0 1 1 0 ci 0 2 4 1 M0 H A (9) M 0 g 0 k M 0 H A (10) 1 nd n c x ; z i 1 i k i (11) Yukarıdaki matris örneği için, düzeltilmiş kişi sayısı oranı k=2 kabulü ile denklem (5), (8) ve (9) kullanılarak aşağıdaki hesaplamalar yapılabilir. H q 2 1 n 4 2 ci2 ci3 24 3 2 4 4 A n yoksul M0 1 3 3 0,375 2 4 8 d (12) (13) (14) Bu hesaplamanın ardından, 4’er birey ve boyutlu yukarıdaki örneklemin yoksulluk endeksi, bir başka ifadeyle yoksulluk oranı %37,5’tir denilebilir. Düzeltilmiş Yoksulluk Açığı (M1) M1, düzeltilmiş kişi sayısı oranı (M0) ile ortalama yoksulluk açığının (G) çarpımından elde edilir ve kişinin yoksunluk şiddeti (miktarı) hakkında bilgi edinmemizi sağlamakla 10 birlikte, her bir boyutun göreli öneminin ortaya çıkarılmasına yardımcı olur. Ortalama yoksulluk açığı (G), yoksul bireylerin yoksulluk açıklarının boyut başına ortalamasının toplamını ifade etmektedir. : g ij1 Eğer kişi yoksulsa Eğer kişi yoksul değilse: 0 0 0 0 0,42 0 g 1 (k ) 0,04 0,17 0,67 0 0 0 z j yij zj (15) 0 0 1 1 0 (16) Ortalama açık; G 0,04 0,42 0,17 0,67 1 1 3,3 6 6 (17) Bir başka gösterimle; G=| g1(k) | / | g0(k) | (18) M1 H A G [g1 (k)] (19) M1 g1 (k) HA G 3,3 16 (20) 3 8 (21) 3,3 6 M1 H A G (22) 3,3 16 (23) Eğer yoksul kişinin yoksunluğu herhangi bir boyutta artıyor ise, ilk önce g ij1(k), sonrasında ise M1 de artacaktır. Dolayısıyla M1’in tekdüzelik özelliği4 vardır. Ancak bu 4 Çok Boyutlu Yoksulluk Hesaplamasının Tekdüzelik Özelliği: 11 yoksunluk artışı, kişi çok az yoksun kalsa da, çok fazla yoksun kalsa da aynı etkiyi yapacaktır. Kısaca M1(y;z) çok boyutlu yoksulluk hesaplaması, ortalama yoksulluk açığını ve derinliğini ölçmemize yardımcı olmaktadır. Karesi Alınmış Düzeltilmiş Yoksulluk Açığı (M2) M2’nin hesaplanabilmesi için gerekli olan matris (g2), düzeltilmiş açık değerinin karesinin alınmasıyla elde edilir ve matristeki her değer sınırla karşılaştırılarak yoksunluk şiddetinin ortaya çıkarılmasına yardımcı olur. Karesi alınmış düzeltilmiş yoksulluk açığı gerçekte, matristeki yoksulların en yoksulunun tespitinin daha kolay yapılmasını sağlar. Oluşturulan matriste yer alan göreli büyük değerler yoksulların en yoksuluna ait değerlerdir ve bu kişilerin yoksulluğu göreli olarak daha yüksektir. Eğer kişi yoksulsa z y ji : g j zi Eğer kişi yoksul değilse: 0 0 g 2 (k ) 0,04 2 0 0 0,42 2 0,17 2 0 2 2 ij (24) 0 0 0 0 12 0,67 2 12 0 0 (25) Yoksul kişinin düzeltilmiş açığının ortalamasını göstermek için ortalama standart açığı olan G oluşturulurken, benzer şekilde yoksul kişinin tüm yoksunluklarına ait yoksulluk açıklarının karesini göstermek için S hesaplanır. Karesi alınmış yoksulluk açığı (M2), düzeltilmiş kişi sayısı oranının (M0), karesi alınmış yoksulluk açığı (S) ile çarpımından 4 4 2 Y= 3 5 4 8 6 3 Z=(5 6 iken 4 4 3 X= 3 5 4 8 6 3 4 ) olduğu varsayımıyla Eğer X→Y’deki yoksulların yoksunluğundaki artıştan elde ediliyorsa; xi’,j’> yi’,j’ için; (i,j)=(i’,j’) eğer yi’,j’<zj’ xi’,j’= yi’,j’ için; (i,j)≠(i’,j’) eğer yi’,j’ ≠zj’ P(x;z)< P(y;z) tekdüzeliğin var olduğunu göstermektedir. 12 oluşur. Daha önce de ifade edildiği gibi bu değer, yoksullar arasındaki eşitsizliğin tespit edilmesine ve yoksullar içindeki en yoksulun bulunmasına yardımcı olur. Yoksunluğun ağırlıklı ortalaması: S =| g2(k) | / | g0(k) | iken; S 0,04 2 0,42 2 0,17 2 0,67 2 12 12 2,6 6 6 M 2 M 0 S H A S [g 2 (k)] 3 8 HA S (26) (27) (28) 2,6 6 (29) M 2 H A S 2,6 16 (30) Özetle M2(y;z) çok boyutlu yoksulluk hesaplaması: yoksulluğun yaygınlığı, aralığı ve şiddeti hakkında daha net bilgi verir. Bu yolla yoksulluğun sadece ortalaması değil, yoksul miktarının dağılımı da ölçülebilmektedir. Düzeltilmiş AF Ailesi (Mα) Bu gösterim çok boyutlu yoksulluk hesaplarının genel bir değerlendirmesini kapsamaktadır. α'nın alacağı farklı değerler yoksulluk oranını, düzeltilmiş yoksulluk açığını ya da karesi alınmış yoksulluk açığının elde edilmesini sağlar. gij z yij j z j 0 0 g (k ) 0,04 0 (31) 0 0,42 0,17 0 0 0 0,67 0 0 1 1 0 (33) 13 M M 0 G H A G _ yada _ M 0 S H A S [g (k)] d 1 G n c y ; z i 1 M 1 nd i k d n g j 1 i 1 n ij (34) k yi ; z i (35) n g y ; z j 1 i 1 ij k i (36) Özetle; M0 H A = Düzeltilmiş kişi sayısı oranı = yoksulluk oranını M1 H A G = Düzeltilmiş yoksulluk açığı = yoksunluğun derinliği, şiddetini M2 H A S = Karesi alınmış düzeltilmiş yoksulluk açığı = yoksulluğun yoksunluklar arasındaki eşitsizlik hassasiyetini (kişi hangi yoksunluğu daha şiddetli hissediyor) göstermektedir. Sonuç olarak M0, M1, M2, Mα çok boyutlu yoksulluk hesaplamalarının birer ifadesidir ve tek boyutlu yoksulluk hesaplamasının boyutsal geliştirilmiş halleridir. 3.Uygulama: Mersin ve Erzurum Ġllerinde Çok Boyutlu Yoksulluk Ölçümü 3.1. Kayıp Boyutlar Yüksek gelir grubunda yer alan bir birey, gelir seviyesi tatmin edici boyutta olmasına karşın her durumda zengin ya da yüksek hayat standardına sahip olduğu anlamına gelmemektedir. Çalıştığı iş yeri güvenli olmayan, işvereninden baskı gören, sağlık durumu iyi olmayan, hanede verilen kararlarda söz sahibi olamayan, içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durumdan utanan, dışlandığını hisseden, fiziksel ya da ruhsal şiddete maruz kalan, yaşadığı ortamdan mutlu olmayan bir kişi ne kadar yüksek gelirli olursa olsun bu alanlarda yoksundur. Bu nedenle bu alanları göz ardı ederek daha çok gelir ve tüketim harcaması temelli düzenlenen çalışmalarda kayıp boyut sorunu ile karşı karşıya kalınmakta, yoksulluğun sosyal bir olgu olduğu gerçeği ise yok sayılmaktadır. Kayıp boyut sorununu göz önüne alarak hazırlanan bu çalışmanın yoksulluk anketi, istihdam, iş ve işyeri kalitesi; gelir; sağlık; güçlendirme; fiziksel güvenlik; utanma hissetmeden yer alma; yaşamsal anlam ve değer; 14 hanenin sosyo-ekonomik yapısı olmak üzere 8 ana bölüm5den ve 225 sorudan oluşmaktadır. Çok boyutlu yoksulluğun hesaplanabilmesi için öncelikle kişilerin söz konusu boyutların hangilerinde yoksunluk yaşadığını tespit etmek gerekmektedir. Bu belirleme aşamasında ise kişinin tüm boyutlardaki durumunu temsil eden göstergeye/göstergelere ve bunu karşılaştırmak amacıyla kullanılacak bir eşik değere/değerlere 6 ihtiyaç vardır. Kişinin bir boyut ve göstergedeki yoksunluğunu belirleme yöntemi, sorular için hazırlanmış cevaplara göre değişmektedir. Kimi göstergelerde, evet/hayır seçeneklerinden soruya göre uygunsuz olanı yoksunluk sınırı iken, kimi göstergelerdeki likert yönteminde ise istenen bazı yanıt haricindekiler yoksunluğu ifade edebilmektedir. Bu 8 ana boyut, ölçüme 42 ana gösterge ile dahil edilmiş olup, bazı ana göstergeler gerekli ağırlıklandırma 7 yapılarak alt göstergelere ayrılmıştır. Alt göstergelerle birlikte 58 göstergenin dahil edildiği modelde gelirin ve tüketim harcamasının seviyesinden ziyade, yoksulluğa neden olan kayıp boyutlar olarak adlandırılan boyut ve göstergelerin ön planda tutulması amaçlanmıştır. İstihdam, iş ve işyeri güvenliği boyutu 8 göstergeden oluşurken, her bir göstergenin ağırlığı (1/8)’dir. Bu boyuttaki 8. gösterge 7 ayrı alt göstergeden oluşmakta, her bir alt göstergelerin ağırlığı ise [(1/8)/7] olmaktadır. Boyutta, kişinin çalıştığı işteki sürekliliğine inancı, ücretli olarak hastalık, tatil, doğum izninin varlığı, sosyal güvenlik sistemine dahil olması, çalıştığı iş yerinin fiziksel yada zihinsel zarar verme durumu ve çalışma ortamının kalitesi incelenmektedir. Eğer kişi her an işten atılma inancıyla yaşıyorsa, daha net ifadeyle işteki sürekliliğine inanmıyorsa, ücretli hastalık, tatil, doğum izni bulunmuyorsa ve çalıştığı ortam şartları fiziksel ve ruhsal sağlığına zarar veriyorsa bu kişi bu göstergelerde yoksun kabul edilir. Kişinin ve dolayısıyla hanenin tasarruf ve borç durumlarını ele alan gelir boyutu ise 2 göstergeden oluşurken, bu göstergeler ile kişinin tasarrufunun ve borcunun olup olmadığını, incelenmektedir. Kişinin tasarrufunun bulunması ve borçlu olmaması, bu göstergelerde yoksun olmadığının bir ifadesidir. Diğer bir bakış açısıyla eğer kişinin herhangi bir tasarrufu yoksa ve borçlu (kredi kartı borcu dahil) durumda ise kişi bu göstergelerde yoksundur. 5 6 7 Çalışmanın bundan sonraki aşamalarında boyut olarak ifade edilecektir. Yoksunluk sınırı olarak da adlandırılır. w: ağırlık katsayısı; d: boyut; wj: j boyutunun ağırlığı iken w d d w2 ..... wd 2d 1 2 15 Sağlık boyutu, anketin uygulandığı bireyin ve varsa hanedeki bebek, hamile ve 60 yaş üstü bireylerin sağlık ve beslenme durumları ile sosyal sağlık sistemine dâhilliğinin incelendiği 5 göstergeden oluşmaktadır. Kişinin ve aile bireylerinin (özellikle varsa bebek, hamile ve 60 yaş üstü) sağlık ve beslenme durumlarının iyi olması, bu göstergelerde ve dolayısıyla boyutta yoksun olmadığını ifade ederken, tersi durumda yani belli bir seviyenin altında olması söz konusu göstergelerdeki yoksunluğunu yansıtmaktadır. Güçlendirme boyutu, bireyin özgür olup olmadığının açığa çıkarılması için kullanılmıştır. Kişinin günlük aktiviteleri, günlük harcamaları, sağlık, güvenlik, dini ve çalışma durumu ile ilgili kararları kendi başına verip veremediği 7 gösterge ile incelenmekte, bu kararlarda dışa bağımlı olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmaktadır. Kişinin bu kararlarda kendi başına hareket edebilmesi ve bir başkasına bağlı olmaması, söz konusu göstergede yoksun olmadığının bir işaretidir. Kişi bu kararların alınmasında edilgen bir durumda ise ya da eylemliliği8 kısıtlı ise bu göstergelerde yoksundur. Sosyal yaşamda utanma hissetmeden yer alma boyutunda, bireyin kendisinin ya da ailesinden birisinin yoksul olması durumundaki utanma derecesini, toplumda herhangi bir aktiviteyi yaparken utanma, küçük düşme, dışlanma, haksızlığa uğrama durumu ile karşılaşıp karşılaşmadığını incelenmekte, kişinin sahip olduğu etnik, dinsel ve kültürel geçmişinin aldığı hizmetleri, çalışma ya da eğitim durumunu nasıl etkilediği 8 ana gösterge ile incelenmektedir. Bu boyuttaki 7. ve 8. göstergeler, kamu/altyapı hizmetlerine erişim, kamu kurumlarında iş/sözleşme, özel sektörde iş/sözleşme, kamusal barınma (lojman vb.), üniversite öncesi ve üniversitede eğitim olanaklarından faydalanma olmak üzere 6 ayrı alt göstergeye ayrılmakta ve her bir alt göstergenin katkısı [(1/8)/6] olmaktadır. Bireyin içinde bulunduğu ekonomik ya da sosyal durumdan utanıyor olması, yaşamsal aktivitelerinde kendini toplumdan dışlanmış hissetmesi, iş ya da aile ortamında kendine haksızlık yapıldığını düşünmesi, etnik ve kültürel geçmişi ile eğitim seviyesinin temel hizmetlere ulaşmasını engellediğini düşünmesi bu göstergelerde yoksun olduğunu göstermekte iken, tersi durumlar yoksun olmadığının birer ifadesidir. Beş göstergenin yer aldığı yaşamsal anlam ve değer boyutunda, bireyin hayatını nasıl yaşayacağı konusundaki özgürlüğü ve karar verme yetisi, barınma, fiziksel güvenlik, eğitim ve yaşamın tamamına olan memnuniyet seviyesi araştırılmakta, yaşamsal mutluluğu ve hayata bakışı irdelenmektedir. Kişinin özgür olamaması, yoksunluğuna, dolayısıyla da yoksulluğuna 8 Birey ya da grupların anlamlı seçimler yapabilme yeteneğinin artmasıdır. 16 en çok etki eden unsurlar arasında sayılabilir. Bireyin kendi başına karar veremez durumda olması, kendini özgür hissetmemesi, ailesinin güvenliğinden, eğitim seviyesinden ve yaşamının tamamından hoşnut olmaması, kişinin söz konusu göstergelerde yoksun olduğunun birer açıklamasıdır. Hanenin yaşadığı ortamın güvenli olup olmadığının incelendiği fiziksel güvenlik boyutu ise toplam 4 göstergeden oluşmakta olup, son yıllarda herhangi birinin, ailenin evine hırsızlık amacıyla girip girmediğini, herhangi bir olayda şiddete maruz kalıp kalmadığı ile gelecekte böyle olaylarla karşılaşma beklentisini ve bugün ile geçmiş arasındaki şiddet olaylarının karşılaştırılmasını kapsamaktadır. Bireyin, kendisinin, ailesinin ve yaşadığı evin güvenliğinden kuşku duyuyor olması, geçmişte güvenliğini tehlikeye atan olayların yaşanmış olması ve şiddet olaylarının gün geçtikçe artmakta olduğunu düşünüyor olması bu göstergelerdeki yoksunluğun bir başka göstergesidir. Sekizinci ve son boyut 3 göstergenin yer aldığı ve hanenin sosyo-ekonomik yapısının incelendiği bir boyuttur. Bu boyutta hanenin kullandığı içme suyunun kalitesi, tuvaletin konumu ve evin zemini incelemekte, her bir göstergenin modeli etkileme gücü (1/3) olmaktadır. Hanenin içme suyu merkezi dağıtım sistemine dahil değilse yada içme suyu olarak damacana suyu kullanılmıyorsa; evin tuvaleti ilkel şartlarda ise yani evin dışında yer alıyorsa; evin zemininde taban tahtası yoksa, başka bir ifadeyle beton yada topraktan oluşuyorsa bu hanede yaşayan bireyler bu göstergelerde yoksundur. Boyut, gösterge ve bunların sınırlarının belirlenmesinin yanında yapılması gereken bir diğer önemli işlem ise ağırlıklandırmadır ve kısaca göstergelerin atfedilen öneme göre modele dahil edilmesi şeklinde tanımlanabilir. Bu işlemin ana amacı, uygun ve uygulanabilir çok boyutlu yoksulluk endeksini9 oluşturabilmektir (Alkire, 2011). Ağırlıklandırma bir boyutun diğerinden daha az ya da daha fazla öneme sahip olup olmamasına göre değişmektedir. Genellikle hesaplamayı hızlandırmak ve basitleştirmek amacıyla her bir boyut eşit ağılıklı olarak modele dahil edilmektedir (Foster, 2007). Eğer modeldeki bir boyut yoksulluğu yansıtması bakımında diğerlerine göre daha önemli ise, ağırlıklandırma katsayısı diğerlerine göre daha büyüktür. Ancak eşit ağırlıklandırma yapıldığında, bir boyuta diğerlerine göre gerekenden daha fazla önem atfetme sorunu da ortadan kalkmaktadır (Alkire ve Seth, 2008). Kimi durumlarda ise değer yargıları işin içine girdiği için bazı boyutların önemi diğerlerine göre öne çıkmakta, söz konusu boyutlar modele daha fazla ağırlıklı dahil edilmektedir. Bir 9 Yoksulluk oranı olarak da adlandırılır. 17 boyutun diğerleriyle göreli eşit öneme sahip olması için genel geçer bir kabulün varlığı şarttır. Ağırlıklandırma için boyutlar önce alt gruplara ayrılır (bu alt gruplar göstergeler tarafından temsil edilir). Boyutlar arasında eşit ağırlıklandırma yapılsa da her alt grubun ağırlık değeri diğer grubun ağırlık değeri ile eşit olmak zorunda değildir. Alt grupların ağırlık değeri her boyutun içerdiği gösterge sayısına göre değişmektedir. Bu çalışmada yer alan boyutlar eşit ağırlıklandırma yöntemi ile hesaplamaya dahil edilmiş, boyutların kendi içinde yer alan gösterge sayısına göre ise boyut içi ağırlıklandırma yapılmıştır. Bir başka deyişle, her bir göstergenin kişinin yoksunluk sayısını etkileme gücü boyut içindeki gösterge sayısına göre değişiklik göstermektedir 10. 3.2. Örneklem Bu çalışmada gerçekleştirilen ampirik analiz için gereksinim duyulan veri, fert ve hanehalkı düzeyinde demografik ve sosyo-ekonomik istatistiki veriden oluşmaktadır. Bunun için 2011 yılının Mart ve Aralık aylarında, Mersin ve Erzurum illerinin kentsel alanlarında, her il için 600 hane ve 1200 ferdi kapsayan iki alan araştırması yapılmıştır. Bu alan araştırması için kentsel alanlar ekonomik düzeye göre beş bölgeye ayrılmış ve bu ayrım Türkiye İstatistik Kurumu tarafından uygulanan, illerin sosyo-ekonomik seviyesine göre bölgesel ayrım metodu kullanılarak yapılmıştır. Ekonomik durumuna göre A-B-C-D ve E bölgelerine ayrılan Mersin ve Erzurum’da, her alt bölgeye aynı sayıda anket uygulanmış, her bir ilde alt bölge başına 120 hane 240 fert, il başına ise 600 hane 1200 ferde ait anket sonucu elde edilmiştir. Analizin Mersin ve Erzurum illeri özelinde yapılmasındaki ana motivasyon parasal yaklaşım ile yapılan yoksulluk hesaplamalarda Mersin ve Erzurum’un son dönemde sırasıyla iyileşme ve kötüleşme göstermesidir. Dolayısıyla çalışmada amaç, parasal yaklaşımla yoksulluk ölçümünde farklı kutuplara ilerleyen iki ilin çok boyutlu yaklaşımla ne yönde ilerlediğini ve tek tek hangi boyutlarda farklılık gösterdiğini saptamaktır. Böylelikle yoksulluk daha geniş bir tanımla ele alındığında, yoksulluğu azaltmak amacıyla uygulanan politikaların yetersiz kalabileceği anlaşılacaktır. 10 Örneğin istihdam, iş ve iş güvenliği boyutunun ağırlığı ile gelir boyutunun ağırlığı aynıdır, yani 1'dir. Ancak istihdam, iş ve iş yeri güvenliği boyutunun içindeki herhangi bir göstergenin ağırlığı ile gelir boyutunun herhangi bir göstergesinin ağırlığı birbirinden farklıdır. İlk boyutta 8 gösterge yer alıyorken, ikinci boyutta 2 gösterge bulunmakta, dolayısıyla istihdam, iş ve iş güvenliği boyutundaki göstergelerinin her birinin ağırlığı (1/8), gelir boyutundaki göstergelerin her birinin ağırlığı ise (1/2) olmaktadır. Bunun anlamı, ilk boyutun göstergeleri bireyin toplam yoksunluk oranını (1/8) oranında etkilemekte iken, ikinci boyutun göstergeleri (1/2) oranında etkilemektedir. 18 Anketin uygulandığı fert ve hanelere rastgele seçim yöntemiyle ulaşılmış olup, söz konusu anket hane halkı reisi11 ve eşinin aynı anda bulunduğu evlerde yüz yüze uygulanmıştır. Her hanede, biri kadın biri erkek olmak üzere iki anketör görevlendirilmiş ve anket, objektif yanıtların alınabilmesi amacıyla hane halkı reisi ve eşine ayrı odalarda uygulanmıştır. Anketin bir hanede uygulanabilmesinin bir başka ön koşulu ise, hane halkı reisinin çalışıyor olmasıdır. Rastgele seçilen hanede hanehalkı reisi çalışmıyor ise o hane terk edilmiş ve anket uygulanmamıştır. Hanehalkı reisinin tespitinin ardından reise çalışan fert anketi, eşine ise, eğer bir işte çalışıyorsa çalışan fert anketi, çalışmıyorsa çalışmayan fert anketi uygulanmıştır. Bu iki anket arasındaki temel fark; çalışmayan fert anketinde istihdam, iş ve işyeri kalitesi ile gelir boyutlarının bulunmamasıdır. Sonraki aşamada hem hanehalkı reisine hem de eşine, hanehalkının tümü ile ilgili soruların bulunduğu hanehalkı anketi uygulanmıştır 12. 3.3. Mersin ve Erzurum Ġlleri için Çok Boyutlu Yoksulluk Hesaplaması Mersin ve Erzurum illerinin kentsel alanlarında uygulanan anketlerin verilerinin elde edilmesinin ardından ampirik analiz için ilk adım boyutların, göstergelerin ve sonrasında bu göstergelerin yoksunluk sınırlarının belirlenmesi olmuştur. Daha sonra gerekli martislerin (sırasıyla yoksunluk matrisi, yoksunluk sayısı matrisi, yoksul bireyler matrisi, yoksulluk açığı matrisi, yoksulluk açığının karesi matrisi) oluşturulmasının ardından yoksulluk sınırları (k=2,3,4) ve bu sınırlara göre hangi bireylerin yoksul oldukları belirlenmiştir. Bir sonraki aşamada her bir ilin yöntem kısmında da belirtilen kişi sayısı oranı, yoksunluk ortalaması, düzeltilmiş kişi sayısı oranı (yoksulluk endeksi ya da oranı), düzeltilmiş yoksulluk açığı ve karesi alınmış düzeltilmiş yoksulluk açığı hesapları yapılmıştır. Son aşamada ise aynı analizler ilgili illerin en alt ve en üst sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri için yapılmış ve karşılaştırmalar yapılmak suretiyle düşük ve yüksek gelirli grupların yoksulluk endeksleri elde edilmiştir. Daha önce de ifade edildiği gibi bu iki il için yoksulluk sınırının farklı değerlerde ele alınmasının temel nedeni, bireyin yoksunluklarının artmasının ardından yoksulluk oranlarının nasıl seyir izlediğini incelemek ve iki ilin karşılaştırmasını yapmaktır. Başka bir deyişle yoksulluk sınırı (k) 2, 3 ve 4 iken yoksulluk hesapları Mersin ve Erzurum'da nasıl Hanenin beyanına göre kadın ya da erkek. Bu çalışma için hazırlanan 225 sorunun yer aldığı anket 34 sayfadan oluşmaktadır ve sayfa sınırı nedeniyle Ekler kısmına dahil edilememiştir. Yazar(lar)dan talep edildiği takdirde okuyucuya sunulabilir. 11 12 19 çıkmaktadır? Bu sınırlara göre hangi il daha yoksuldur? Bu soruların yanıtlarının verilebilmesi, sınırların farklı değerlerde ele alınmasının ve aslında bu çalışmanın hazırlanmasının ana motivasyonudur. Tablo 1. Yoksulluk Sınırının Farklı Değerlerinde Çok Boyutlu Yoksulluk Oranları MERSĠN M0 M1 M2 Değer % Değer % Değer % k=2 0,125 12,5 0,157 15,7 0,073 7,3 k=3 0,035 3,5 0,06 6 0,03 3 k=4 0,008 0,8 0,017 1,7 0,009 0,9 ERZURUM M0 M1 M2 Değer % Değer % Değer % k=2 0,099 9,9 0,151 15,1 0,066 6,6 k=3 0,03 3 0,06 6 0,029 2,9 k=4 0,004 0,4 0,01 1 0,005 0,5 Tablo 1 ve Grafik 1’de Mersin ve Erzurum illeri için farklı yoksulluk sınırlarında elde edilen çok boyutlu yoksulluk oranı, düzeltilmiş yoksulluk açığı oranı ve karesi alınmış düzeltilmiş yoksulluk açığı oranı gösterilmektedir. Yoksulluk sınırının 2 olduğu durumda, yani bir bireyin yoksul sayılabilmesi için en az 2 boyutta yoksun olması gerektiğinde, Mersin’deki yoksulluk oranı %12,5 iken, bu oran Erzurum’da %9,9 olarak gerçekleşmiştir. İl başına yapılan 1200 bireylik anketlerde yer alan Mersin’deki 460, Erzurum’daki 368 kişi çok boyutlu yoksulluk metodolojisine göre yoksuldur. Yoksulluk açıklarına bakıldığında da buna paralel sonuçlarla karşılaşılmış olup, Mersin’deki yoksulluk açığı Erzurum’dakinin üzerinde bulunmuş, Mersin’indeki yoksulların yoksulluk açığı oranı %15,7 iken, Erzurum’dakilerin %15,1 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bir başka ifadeyle yoksulluk sınırı 2 iken, Mersin’deki bireyler Erzurum’daki bireylere göre daha yoksuldur. Göreli olarak Mersin için daha yüksek bulunan bir başka değer de düzeltilmiş karesi alınmış yoksulluk açığıdır ve Mersin için bu değer %7,3, Erzurum için %6,6’dır. Bireyin yoksulluğunun tespiti için kullanılan bir başka yoksulluk sınırı ise 3 olup, bu sınır söz konusu iken bir kişiye yoksuldur denilebilmesi için analizi yapılan 8 boyutun en az 3 boyuttun da yoksun olması gerekmektedir. Bu durumda yapılan analiz sonuçlarına göre Mersin örneklemindeki 102, Erzurum’daki 93 birey yoksul olup, tıpkı sınırın 2 olduğu durumdaki gibi, sınır 3 iken de Mersin’in yoksulluk oranı Erzurum’un oranından daha 20 yüksektir (sırasıyla %3,5 ve %3). Yoksulluk açıklarına bakıldığında ise her iki ilde bulunan yoksul bireylerin yoksulluk açıkları aynı olduğu görülmektedir ve bu oran hem Mersin’de hem de Erzurum’da %6’dır. Buna karşın düzeltilmiş karesi alınmış yoksulluk açıkları incelendiğinde ise tıpkı yoksulluk oranında olduğu gibi Mersin için bulunan değer Erzurum’unkinin üstündedir. Başka bir deyişle Erzurum’un düzeltilmiş karesi alınmış yoksulluk açığı %2,9, Mersin’in %3 olup, Erzurum’da bulunan yoksulların karesi alınmış yoksulluk açığı oranı %0,1 daha düşük olduğu söylenebilir. Bu, Mersin’deki yoksulların, yoksulluk oranlarının daha yüksek olmasının yanında, yoksulluklarının derinliğinin de yani boyutsal yoksulluk sınırlarına uzaklığının da daha yüksek olduğunun bir işaretidir. Ayrıca Mersin’deki yoksulların en yoksullarının durumu, Erzurum’dakilere göre daha kötü durumdadır denilebilir. Çalışmada yoksulluk tespiti için kullanılan bir başka yoksulluk sınırı 4’tür. Bu sınır altında Mersin’deki 1200 bireyin 13 tanesi, Erzurum’daki 1200 bireyin ise 10 tanesi en az 4 boyutta yoksundur ve bu bireyler yoksuldur. Çok boyutlu yoksulluk metodolojisine göre yoksulluk oranlarını ifade etmek gerekirse, yoksulluk sınırı 4 iken her iki ilin de yoksulluk oranı %1’in altında olup, Mersin’in oranı %0,8, Erzurum’un oranı %0,4’tür. Bu illerde bulunan yoksulların düzeltilmiş yoksulluk açıklarına bakıldığında da, Mersin’in oranının Erzurum’un oranının üzerinde olduğu görülmektedir. (Mersin’deki yoksul bireylerin yoksulluk açıkları %1,7 iken, Erzurum’dakilerin %1’dir.) Aynı şekilde Mersin’deki yoksulların düzeltilmiş karesi alınmış yoksulluk açıkları da Erzurum’dakilerin üzerinde olup bu oranlar sırasıyla %0,9 ve %0,5’tir. Sonuç olarak sekiz boyut, alt göstergelerle birlikte elli sekiz göstergenin yer aldığı çok boyutlu yoksulluk analizinin sonuçlarına göre; Mersin’deki yoksulluk -tüm yoksulluk sınırlarına göre- Erzurum’un üzerindedir. 21 Grafik 1. Yoksulluk Sınırlarının Farklı Değerlerinde Yoksulluk Oranları 18 16 14 % 12 10 8 6 4 2 0 k_2_M0 k_3_M0 k_4_M0 k_2_M1 k_3_M1 k_4_M1 k_2_M2 k_3_M2 k_4_M2 Mersin 12,5 3,5 0,8 15,7 6 1,7 7,3 3 0,9 Erzurum 9,9 3 0,4 15,1 6 1 6,6 2,9 0,5 Tablo 2: Boyutlardaki Yoksun KiĢi Sayısı ve Boyutların Yoksunluk Sıralaması Ġstihdam, ĠĢ ve ĠĢyeri Güvenliği Gelir Sağlık Güçlendirme Utanma Hissetmeden Yer Alma YaĢamsal Anlam ve Değer Fiziksel Güvenlik Hanenin SosyoEkonomik Yapısı MERSĠN Yoksun kiĢi sayısı Yoksunluk sıralaması 126 526 77 104 449 357 423 154 6 1 8 7 2 4 3 5 ERZURUM Yoksun kiĢi sayısı Yoksunluk sıralaması 158 391 92 357 318 226 285 79 6 1 8 2 3 5 4 7 Tablo 2’de ise, her iki ilde ve her bir boyutta yoksunluk yaşayan kişi sayısı ile boyutların yoksunluk sıralaması verilmektedir. Mersin ve Erzurum illerinin çok boyutlu yoksulluk hesaplamasının yapıldığı bu çalışmada, önceki bölümlerde de ifade edildiği gibi 8 boyutun analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda Mersin’deki 1200 bireyin en fazla yoksunluk yaşadığı boyut gelir boyutu olup, bu ildeki 526 bireyin ya borcu bulunmaktadır ya da herhangi bir tasarrufa sahip değildir. Bu durum örneklemin 1200 kişi olduğu düşünüldüğünde, örneklemin yaklaşık yarısının gelir yoksunu olduğunun göstergesidir. Bu ildeki bireylerin en fazla yoksunluk yaşadıkları 2. boyut ise utanma hissetmeden yer alma boyutudur. 22 Örneklemde yer alan 449 birey içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durumdan, yani yoksulluğundan dolayı utanma duygusu içindedir. Fiziksel güvenlik boyutu Mersin’deki boyutsal yoksunluk sıralamasında 3. sırada yer alıyorken, 423 birey kendisinin yada ailesinin fiziksel güvenliğinin olmadığını düşünmektedir. İçinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum ile mutlu bir yaşantıya sahip olamadığını düşünen birey sayısı ise 357’dir. Boyutsal yoksunluk sıralamasında takip eden sıralarda, hanenin sosyo-ekonomik yapısı, istihdam, iş ve iş yeri güvenliği, güçlendirme ve sağlık boyutları yer almaktadır. Bu sıralamadaki en çarpıcı sonuç güçlendirme boyutunda yoksunluk yaşayan birey sayısının göreli olarak düşük olması ve 7. sırada yer almasıdır. Mersin örneklemindeki 1200 bireyin sadece 104’ü güçlendirme boyutunda yoksundur. Bu ildeki sosyo-ekonomik ve kültürel yapının çeşitliliği düşünüldüğünde, bu beklenenin oldukça altındadır. Zira özellikle bu bölgede var olan erkek egemen yapı, kadınların karar mekanizmalarında yer almasını azaltıcı şekilde sonuçların çıkması yönünde bir beklentiye neden olmakta iken, beklenenin aksine, Mersin’deki bireylerin sadece %8,6’sı, kadınların ise %10,2’si güçlendirme boyutu yoksunudur, yani karar alma mekanizmalarına dahil değildir, bir başka deyişle özgür değildir. Mersin örnekleminin en az yoksunluk yaşadığı boyut ise sağlık boyutu olup, 77 kişinin sağlık boyutunda herhangi bir yoksunluğu bulunmaktadır. Yoksunluk sıralamasında Erzurum’a bakıldığında da ilk sırada yine gelir yoksunluğu yer almaktadır. Bu örneklemde yer alan 391 kişi gelir yoksunu iken, bunu 318 kişi ile güçlendirme boyutu izlemektedir. Mersin ili ile karşılaşıldığında bu sonuç oldukça önemlidir. Zira Mersin’deki güçlendirme boyutu yoksunluğu sondan 2. sırada iken, Erzurum’da baştan 2. sırada yer almaktadır. Mersin’deki bireylerin yaklaşık %9’u güçlendirme boyutu yoksunu iken Erzurum’dakilerin yaklaşık %27’si bu boyutta yoksundur. Erzurum kadınlarının güçlendirme boyutundaki yoksunluk oranı ise %28’dir. Bunun nedenleri arasında, bölgede yaşayanların geleneksel aile yapısına bağlı ve karar mekanizmalarında erkeğin ön plana çıkarıldığı bir anlayışı benimsemiş olmaları gösterilebilir. Ayrıca anketler incelendiğinde Erzurum'da istihdam edilen kadın sayısının Mersin'e göre daha az olduğu göze çarpmaktadır. Bu da kadınların ekonomik özgürlüklerinin artmasının aslında bireysel özgürlüklerinin artırdığı anlamına geldiğinin bir başka göstergesidir. Erzurum’daki yoksunluk sıralamasında 3. sırada 318 kişi ile utanma hissetmeden yer alma, 4. sırada 285 kişi ile fiziksel güvenlik boyutları yer almaktadır. Bu sıralamadaki sonraki boyutlar ise yaşamsal anlam ve değer, istihdam, iş ve iş güvenliği, hanenin sosyo-ekonomik yapısı ve sağlık boyutudur. 23 Hem Mersin’de hem de Erzurum’da istihdam, iş ve iş güvenliği boyutunda yoksunluk yaşayan bireylerin sayısı diğer boyutlara göre oldukça düşük olup, her iki ilde de yoksunluk sıralamasında 6. sırada yer almaktadır. Mersin’deki çalışan bireylerin %10,5’i, Erzurum’dakilerin %13,1’i bu boyutun yoksunu iken, bu oranlar bu illerdeki çalışan bireylerin çalışma koşulları hakkında olumlu yönde fikir verebilmektedir. 4.Sonuç Yoksulluk genel anlamda, insanların ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli kaynağa sahip olamama durumu olarak tanımlanmakta, hanehalkı ya da bireylerin yoksul ya da yoksul olmayan şeklinde ayrımı, refah göstergelerinin -örneğin gelir ya da tüketim harcamalarıbelirlenen yoksulluk sınırıyla karşılaştırması yapılarak sağlanmaktadır. Yoksulluk hesaplaması ise hane ya da bireylere ait refah göstergelerinin yoksulluk sınırı ile karşılaştırılmasını tek bir toplama dönüştüren istatistiksel bir fonksiyondur. Bu çalışmada yoksulluk hesaplaması gelir ya da tüketim harcamasını temel alan tek boyutlu yaklaşıma göre değil, bireyin istihdam edildiği işin yapısı; bireyin özgürlüğü yani güçlendirilmesi; yaşadığı ortamın güvenliği; sahip olduğu değerlerden utanması ya da kendini dışlanmış, küçük düşmüş hissetmesi; sahip olduğu değerler ile mutlu olma durumu; sağlık durumu ile yaşadığı hanenin sosyo-ekonomik yapısı vb. koşullarında dahil edildiği çok boyutlu yoksulluk hesaplama metodolojisine göre yapılmıştır. Mersin ve Erzurum illerinde toplam 2400 birey ile (1200+1200) yüz yüze yapılan anket sonuçları verilerinin kullanıldığı hesaplama sonuçlarına göre, yoksulluk sınırının tüm değerlerinde, bir başka deyişle k= 2, 3 ve 4 olduğu durumda, Mersin'in yoksulluk oranları Erzurum'un oranlarının üzerindedir. Bu karşılaştırmanın yapılabilmesi için yoksulluk sınırını öncelikle 2 olarak belirlenmiş ve Mersin’in yoksulluk oranı %12,5, Erzurum’un %9,9 olduğu tespit edilmiştir. Hangi bireylerin yoksul olduğunun belirlenmesi için kullanılan bir başka yoksulluk sınırı ise 3'tür ve bu durumda Mersin örneklemindeki 102, Erzurum’daki 93 bireyin yoksul olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu illerin yoksulluk oranları incelediğinde ise sırasıyla %3,5 ve %3 gibi neticeler bulunmuş ve tıpkı yoksulluk sınırının 2 olduğu durumdaki gibi sınır 3 iken de Mersin'in yoksulluk oranının Erzurum'unkinden yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Bireyin yoksul kabul edilebilmesi için en az 4 boyutta yoksun olmasını gerektirdiği durumda ise her iki ilin de yoksulluk oranı %1’in altında bulunmuştur. Bireylerin en çok hangi boyutta yoksun olduğunun incelendiği analizde ise, tasarruf ve borç sahipliğinin ele alındığı gelir boyutunun her iki ilde de öne çıktığı görülmektedir. Mersin 24 ve Erzurum örneklemlerinin yaklaşık yarısının ya borcu bulunmakta ya da herhangi bir tasarrufu bulunmamaktadır. Analizde ortaya çıkan en belirgi farklılık güçlendirme boyutundaki yoksunluk sayısında görülmektedir. Mersin'de bu boyutta yoksunluk yaşayan kişi sayısı 104 iken, Erzurum'da bu sayının 357 olduğu göze çarpmaktadır. Sekizer boyutun yer aldığı analizlerde bu boyutun yoksunluk sıralaması Mersin için 7 iken, Erzurum için 2'dir. Bu sonuca bakıldığında Mersin'de yaşayanların Erzurum'dakilere göre daha özgür oldukları, karar almada daha az dışa bağımlı oldukları söylenebilir. Buna paralel bir başka farklılık ise fiziksel güvenlik boyutundaki yoksunluk sayısıdır. Mersin'deki 423 birey bu boyutta yoksun olduğunu ifade ederken, bu sayı Erzurum'da 285 olmuştur. Bunun anlamı Mersin'deki bireyler kendilerinin ve aile üyelerinin güvenliğinden göreli olarak daha çok endişe etmektedir. Bunun bir nedeni Mersin'in sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel farklılığının Erzurum'a göre daha fazla olması olabilir. Ayrıca zaman zaman bölge ve çevresinde görülen terör ve şiddet olayları da kişilerin kendilerini güvende hissetmemelerine neden olabilir. Yoksunluğun sıklığı sıralamasında her iki ilde de yakınlık gösteren boyutlar utanma hissetmeden yer alma, fiziksel güvenlik, yaşamsal anlam ve değer, istihdam, iş ve iş güvenliği ile sağlık boyutları olmuştur. Özellikle istihdam, iş ve iş güvenliği ile sağlık boyutlarında göreli olarak az görülen yoksunluk, bu alanlarda uygulanan politikaların diğer boyut alanlarına göre daha başarılı olduğu sonucunun çıkarılmasına yardımcı olmaktadır. Bu illerde yaşayanların yaklaşık %10'u bu boyutlarda yoksun olduğunu ifade etmiştir. Bu durum geriye kalan %90'lık kesimin çalışma koşullarının kaliteli ve güvenli olduğunun, işini kısa sürede kaybetmeyeceğine inandığının ve özellikle bebek, çocuk, yaşlı ve emziren annelerin sağlık durumlarının iyi seviyede olduğunun açık bir göstergesidir. 25 KAYNAKÇA Alkire, S., (2007), “The Missing Dimensions of Poverty Data: Introduction to the Special Issue”, Oxford Development Studies, 35:4, 347-359. Alkire, S. ve J. Foster, (2007), “Counting and Multidimensional Poverty Measurement”, Oxford Poverty and Human Development Initiative Working Paper Series, No: 7, Oxford. Alkire, S. ve S. Seth, (2008), “Measuring Multidimensional Poverty in India: A New Proposal”, Oxford Poverty and Human Development Initiative Working Paper Series, No: 15, Oxford. Alkire, S. ve M. E. Santos, (2010), “Acute Multidimensional Poverty: A New Index for Developing Countries”, Oxford Poverty and Human Development Initiative Working Paper Series, No: 38, Oxford. Alkire, S. ve J. Foster, (2011), “Understanding and Misunderstanding of Multidimensional Poverty Measurement”, Oxford Poverty and Human Development Initiative Working Paper Series, No: 43, Oxford. Atahan, D., (2006), “Yoksulluk: Temel Kavramlar, Ölçüm Yöntemleri ve Türkiye’de Kırsal Yoksulluğun Belirleyenleri”, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayınlanmamış YL Tezi, Ankara. Atkinson, A. ve Bourguignon, F., (1982),” The Comparison of Multidimensioned Distributions of Economic Status”, Rev. Econom. Stud., 49, 183–201. Batana, Y. M., (2008), “Multidimensional Measurement of Poverty in Sub-Saharan Africa”, Oxford Poverty and Human Development Initiative Working Paper Series, No: 13, Oxford. Bourguıgnon, F. ve Satya Chakravarty R., (2003), “The Measurement of Multidimensional Poverty”, Journal Of Economic Inequality 1: 25–49. Foster, J.E., (2007), “A Report on Mexican Multidimensional Poverty Measurement”, Oxford Poverty and Human Development Initiative Working Paper Series, No: 40, Oxford. Gordon, D., S. Nandy, C. Pantazis, S. Pemberton, P. Townsend, (2003), “Child Poverty in the Developming World”, The Policy Press, Great Britain. 26 Kolm, S.C., (1977), “Multidimensional Egalitarianisms”, Quarterly Journal of Economics 91, 1–13. Krueger, A.B., D.A. Schkade, (2008), “The Reliability of Subjective Well-Beıng Measures” NBER Working Paper No. 13027, Cambridge. Maasoumi, E., (1986), “The Measurement and Decomposition of Multidimensional Inequality”, Econometrica, 54, 771–779. Mack, J. ve S. Lansley, (1985), “Poor Britain”, Allen and Unwin, London. Ravallion, M., (1996), “Issues in Measuring and Modelling Poverty”, Economic J. 106 1328– 1343. Santos M. E., K. Ura, (2008), “Multidimensional Poverty in Bhutan: Estimates and Policy Implications”, Oxford Poverty and Human Development Initiative Working Paper Series, No: 14, Oxford. Sen, A., (1976). “Poverty: an Ordinal Approach to Measurement” Econometrica, 44(2): 219231. Tsui, K.Y., (1995), “Multidimensional Generalizations of the Relative and Absolute Indices”, The Atkinson–Kolm–Sen Approach, Journal of Economics Theory, 67, 251–265. 27 EK 1: ÇalıĢmada Kullanılan Boyut ve Göstergeler ĠSTĠHDAM-Ġġ YERĠ GÜVENLĠĞĠ 8 gösterge 1- Gelecek 3 ay içerisinde işinizi kaybetme ihtimalinizi nasıl görüyorsunuz? 2- Ücretli hastalık izni hakkınız var mı? 3- Ücretli tatil hakkınız var mı? 4- Doğum izni hakkınız var mı? 5- Sosyal güvenlik veya işsizlik sigortanız var mı? 6- Çalıştığınız iş size fiziksel yada zihinsel zarar veriyor mu? 7- Son 12 ayda yaptığınız işe bağlı olarak yaralanma, hastalık, sakatlık ya da diğer fiziksel ve ruh sağlığı sorunu yaşadınız mı? 8-1. İşyerinizde makineler ya da ortam korumasız GELĠR SAĞLIK GÜÇLENDĠRME 2 gösterge 5 gösterge 7 gösterge 1- Tasarrufunuz var mı? 2- Borcunuz var mı? 1- Şu anda sağlık durumunuzu nasıl tanımlarsınız? 2- Herhangi bir sosyal sağlık sistemine dahil misiniz? 3- Sizce 5 yaş altı çocuklarınızın beslenme durumu iyi midir? 4- Hanehalkında varsa hamile ve emziren annelerin beslenme durumu yeterli midir? 5- Sizce hanehalkından 60 yaş ve üstü yaşlıların beslenme durumu yeterli midir? 1- Günlük aktivitelerinizi etkileyen kişisel kararlarınızı ne ölçüde kontrol edebildiğinizi hissediyorsunuz? 2- Şimdi bazı küçük hanehalkı harcamalarını neden yaptığınıza dair olası açıklamalar yapılacaktır. Size en uygun olanı seçiniz. 3- Şimdi de ciddi sağlık sorunlarınız için karar almanızı etkileyen olası nedenlerin açıklamasını yapıyorum. Size en uygun olanı seçiniz. 4- Şiddet olaylarından ve olası tehlike durumlarından kaçınmak için alabileceğiniz kararların olası nedenlerini açıklayacağım. Size en uygun olanı seçiniz. 5- Dini vecibelerinizi UTANMA HĠSSETMEDEN YER ALMA 8 gösterge 1- Fakir olsaydım utanırdım. 2- Ailemden birisi fakir olsaydı utanırdım. 3- Toplumda yer almaktan utanma, sıkılma 4- Kendini küçük düşmüş/küçümsenmiş hissetme 5- Kendini dışlanmış hissetme 6- İnsanlar size ne sıklıkla adil olmayan şekilde davranır? 7- Sizce birisinin etnik, dinsel ve kültürel geçmişinin hizmet elde etmesini ne kadar etkilediğini düşünüyorsunuz? 7-1. Kamu/altyapı hizmetlerine erişim 7-2. Kamu kurumlarında iş/ sözleşme 7-3. Özel sektörde iş/sözleşme 7-4. Kamusal barınma (lojman vb.) YAġAMSAL ANLAM VE DEĞER 5 gösterge 1- Hayatımı nasıl yaşayacağım konusunda özgürüm. 2- Barınma memnuniyeti 3- Fiziksel güvenlik memnuniyeti 4- Eğitim memnuniyeti 5- Yaşamınızın tamamından memnuniyet FĠZĠKSEL GÜVENLĠK 4 gösterge 1- Geçtiğimiz yıllarda birisi evinize ya da dairenize izinsiz olarak girdi mi ve size ait olan herhangi bir şey(leri) çaldı mı veya çalmaya kalkıştı mı? 2- Önceki olayların dışında geçtiğimiz 5 yıl içinde siz yada ailenizden birisi evinizde yada dışarıda ateşli yada ateşli olmayan silahla (bıçak vs) vuruldu mu?, Şiddete maruz kaldı mı? Dövüldü mü? (tekme, itilme vs) 3- Gelecek 12 ay içerisinde yukarıda belirtilen şiddet olaylarından birisinin mağduru olma olasılığınız HANENĠN SOSYO-EKO. YAPISI 3 gösterge 1- Evde kullandığınız içme suyunun kaynağı nedir? 2- Tuvalet evin içinde mi, dışında mı? 3- Eviniz zemini ne ile kaplıdır? 28 mı? 8-2. Kesici aletler ve bileme aletleri eldivensiz mi kullanılıyor? 8-3. Üretim araçlarının gürültüsü normal konuşmayı duyamayacak kadar yüksek mi? 8-4. Yeterli koruma olmaksızın aşırı sıcak ya da soğuğa maruz kalıyor musunuz? 8-5. Yeterli koruma olmaksızın zararlı kimyasal, toz, duman ve gazlara maruz kalıyor musunuz? 8-6. Ağır yük taşıyor ve uzun saatler ayakta mı çalışıyorsunuz? 8-7. Kayma ve düşme tehlikesi yaşıyor musunuz? uygulama/uygulamama kararlarınızın olası nedenlerine ilişkin açıklama yapacağım. Size en uygun olanı seçiniz. 6- Herhangi bir işte çalışmanızın ya da çalışma hayatında yer almamanızın olası nedenlerini açıklayacağım. Size en uygun olanı seçiniz. 7- En altta birinci basamakta, kendi hayatlarına ilişkin özgürce karar veremeyen ve hayatlarının gidişatı üzerinde en ufak bir kontrole sahip olmayan kişilerin olduğunu düşünün. Altıncı ve son basamakta bu konuda en özgür ve en fazla kontrol sahibi kişilerin olduğunu varsayın. Bugün hangi basamaktasınız? 7-5. Üniversite öncesi eğitim olanaklarından faydalanma 7-6. Üniversitede eğitim olanaklarından faydalanma 8- Birisinin ekonomik geçmişinin hizmet elde etmesini ne kadar etkilediğini düşünüyorsunuz? 8-1. Kamu/altyapı hizmetlerine erişim 8-2. Kamu kurumlarında iş/ sözleşme 8-3. Özel sektörde iş/sözleşme 8-4. Kamusal barınma (lojman vb.) 8-5. Üniversite öncesi eğitim olanaklarından faydalanma 8-6. Üniversitede eğitim olanaklarından faydalanma nedir? 4- 5 yıl önceye kıyasla yaşadığınız yerde tehlike ve şiddetin seviyesi nasıl değişti? 29
Benzer belgeler
Yoksulluk: Terminoloji, Temel Kavramlar ve Ölçüm
yapabileceklerini yapma özgürlüğünü birbirinden ayırmaktadır. Bu nedenle parasal
göstergelerin kişinin yaşam göstergesini tam anlamıyla göstermede yetersiz kaldığı sonucu
ortaya çıkmaktadır (Foster...