kütahya seramik
Transkript
kütahya seramik
ÖNE ÇIKANLAR SAYI: 19 www.ngdergi.com PORTRE NAFİ GÜRAL TASARIMCI YİĞİT ÖZER TELEVİZYON MEHMET AKİF ALAKURT HABER MAISON&OBJET 2011 MİMAR BRIGITTE WEBER SAĞLIK ENDER SARAÇ KİTAP ELİF ŞAFAK Otelinize bir yıldız da onlar için ekleyin. Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor. Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır. Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. EDİTÖR Aynılaşmaya tepki: Farklılaşıyoruz... Eylül ayında Paris’te gerçekleşen Maison&Objet Fuarı’ndaydık. Fuardan hemen sonra her yıl olduğu gibi bu yıl da tasarım dünyasının ana fikri oluşmuştu: Singularite-Tekillik. Tasarımın ağır topları ağır konuştu: ‘Çıkartın, atın üniformalarınızı! Benzemeyin birbirinize. Biz, bunun için varız…’ Tasarımın en önemli çıkış noktalarından biri de bu değil mi sizce: Farklılaşmak. Hayatımızı renklendiren de işte bu çeşitlilik. Son yıllarda hemen hemen tüm uluslararası fuarların odak noktası olan bireyselleşme, bu kez de tüm tasarım söylemlerine damgasını vurmuş gibi gözüküyor. Kültürel zenginliğini global tasarım söylemleriyle buluşturan Türk tasarımcılar Gülden GÜRAL Kütahya Porselen San. A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi da uluslararası arenada önemli başarılara imza atıyor. İşte bu başarı hikayelerinden biri de Kütahya Seramik’in Versatile serisi ile yaşandı. Kütahya Seramik için ürettiği Versatile ‘Arc’ serisi ile IF Product Design 2011ödülü, ‘Arc’ ve ‘Axis’ serileri ile Design Award Best Of The Best 2011 ödüllerini alan genç tasarımcı Yiğit Özer ile yaptığımız keyifli röportajda da tasarımın geldiği son noktayı konuştuk. Globalleşmenin yarattığı ‘aynılaşma’ya tepki olarak gelişen yeni arayışlar içerisinde zengin kültürel geçmişiyle Türkiye’nin çok büyük şansı olduğunu düşünüyorum. Kütahya Seramik ve Kütahya Porselen markalarının yenilenen yüzü de tasarım dünyasındaki tüm bu değişim rüzgarını yakından takip ederek doğuyor. Dergimize adını veren, Kütahya Seramik ve Kütahya Porselen markalarının Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral’ın bilinmeyen yönlerini paylaşmak istedik. Hayata bakışı, başarılarının arkasındaki sırları ve gençlere verdiği altın değerinde tavsiyeleriyle Nafi Güral konuk oldu sayfalarımıza. Sevgi ve saygılarımla. 6 Konuklarımızın bir kısmı otelimizde hiç bir ücret ödemeden konaklar! guralsapanca.com www.facebook.com/guralsapanca İÇİNDEKİLER 42 30 10 SERGİ 12. Uluslararası İstanbul 50 MİMAR Brigitte Weber’in İstanbul Bienali başladı serüveni ve mimarlık anlayışı hakkında 12 KİTAP Elif Şafak’la son romanı İskender sıcak bir sohbet hakkında konuştuk 54 STİL Her zevke uygun çay takımları 16 YENİ SERİ Majesty, Pulpis, Taiga, 58 DÜNDEN BUGÜNE Dünyanın en çok Rapsodi, Pastoral, Dolomite ve Ciment, tüketilen sıcak içeceklerinden çayın hikayesi Kütahya Seramik’in en yeni ürünleri 62 TASARIM Kütahya Seramik’in Red 20 POTRE Kütahya Porselen ve Kütahya Dot ödüllü’ Versatile’ serisinin tasarımcısı Seramik’in Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Yiğit Özer Güral ile sıra dışı bir röportaj 66 GEZİ Ege’nin incisi Bozcaada hakkında 24 STİL Kütahya Porselen’in tabakları bilmeniz gereken her şey Kütahya Seramik’in karoları ile buluştu 70 STİL Kahvaltılarımızın vazgeçilmezi 28 ALIŞVERİŞ İskambil desenli fincanlarla reçel kapları keyifli saatler 74 OTEL SERİSİ Profesyoneller için 30 STİL Mevsim çiçekleri Kütahya yaratılan Carla, Markiz, Lotus ve Elanor Porselen’in vazolarında bir başka güzel serileri 34 KÜLTÜR MİRASI Tarihe tanıklık eden 78 RÖPORTAJ Ender Saraç ile sağlıklı İmrahor Camii’nin hikayesi yaşamın ipuçları 36 ALIŞVERİŞ Birbirinden güzel çerezlikler 80 SAĞLIK Genel Cerrahi Uzmanı sinema keyfinize eşlik ediyor Zeki Öner ile sağlığa ve hayata dair 38 TELEVİZYON Sıla ve Adanalı’nın konuştuk ardından Reis dizisinde izleyicilerle buluşan 82 MAĞAZA Metrocity ve Cevizli’de açılan Mehmet Akif Alakurt’un hayata bakışı yeni mağazalar 42 STİL Kütahya Porselen’in tabaklarıyla 84 BAYİ Sarılar Boya ve İnş. Ltd. Şti.’nin evde renk terapisi kurucusu Ahmet Sarı’nın başarı 46 FUAR 9-13 Eylül tarihlerinde Paris’te öyküsü gerçekleşen Maison&Objet fuarından en 86 BİZDEN HABERLER yeni haberler 98 BULMACA SAYI: 19 KASIM 2011 İmtiyaz Sahibi Kütahya Porselen San. A.Ş. adına Ali Abacı Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nazmiye Doğan Eser Çetintaş Görsel Danışman Harun Topuz İletişim Adresi Atatürk Bulvarı, 43001, Kütahya. Tel: (0274) 225 15 16 Faks: (0274) 225 15 17 [email protected] www.ngdergi.com NG Dergisi Kütahya Porselen San. A.Ş. tarafından 2 ayda bir yayınlanır ve ücretsiz dağıtılır. 8 Yayına Hazırlayanlar Haydar Erçin, Levent Bozkurt Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş Yazışma Adresi: Turkuvaz Dergi Grubu, Toprak Center, Ihlamur Yıldız Yayın Direktörü Aslıhan Sarp İşman Cad. No: 10, 34353,Beşiktaş/İstanbul. Yayın Yönetmeni Fatma Özel Tel: (0212) 326 30 16 Görsel Yönetmen Nazlı Sarı Basımcı: Turkuvaz Matbaacılık Editörler Çiğdem Hasanoğlu, Selin Akal Yayıncılık A.Ş. Zeliha Köşlü Basıldığı Yer: Akpınar Mah. Fotoğraflar Agim Can, Ahmet Gül Hasan Basri Cad. No: 4, Sancaktepe, Ceren Can Korkmaz, Engin Aydeniz İSTANBUL Tel: (0216) 585 90 00 SERGİ 12.İSTANBUL BİENALİ DERLİ-TOPLU, SESSİZ-SAKİN Venedik Bienali’nden sonra Avrupa’da 2011’in en önemli sanat olaylarından biri olarak nitelendirilen 12. İstanbul Bienali başladı. 3 ve 5 no’lu antrepolarda gerçekleşen bienali, kasım ayının ortasına kadar gezebilirsiniz. Yapım Çiğdem Hasanoğlu Kris Martin. 10 Jıan Capistran. Claudia Andujar. 12. İstanbul Bienali’nin küratörlüğünü üstlenen Adriano Pedroso ve Jens Hoffman, şehri tanımak ve önceki bienalleri özümsemek için bundan önceki İstanbul Bienali küratörlerinin ve bazı sanatçıların katılımıyla gerçekleşen ‘İstanbul’u Hatırlamak’ sempozyumunda çıkan fikirlerin, Küba asıllı Amerikalı sanatçı Felix Gonzales-Torres’in fikirleriyle benzeştiğini gördüklerinde, bienal’in adının ‘İsimsiz’ olmasına karar verdiler. Ardından da ser verip sır vermediler desek yeridir. Uzun süren sessizlik, sonunda Tammy Rae Carland. 12. İstanbul Bienali’nin başlamasıyla bozuldu. Bu yıl, 3 ve 5 no’lu antrepolarda gerçekleşen bienalde, Torres’in yapıtlarının isimlerinden ilham alan ‘İsimsiz’ (Soyutlama), ‘İsimsiz’ (Ross), ‘İsimsiz’ (Pasaport), ‘İsimsiz’ (Tarih) ve ‘İsimsiz’ (Ateşli Silahla Ölüm) olarak farklı temalar altında düzenlenen beş karma sergiye ek olarak, bu temalarla ilgili tartışmaları daha da ileriye taşıyan 50’den fazla kişisel sunum yer alıyor. Belirli bir tema başlığı altında, kendi bağımsız mekanlarına sahip karma sergiler ve kendi içinde yoğun bir ilişkiler ağı taşıyarak çok sayıda sanatçının yapıtını bir araya getiren bienal, Kasım ayının ortasına kadar devam edecek. O Lygia Clark. Daniel Rose. 11 KİTAP ELİF ŞAFAK BİR HİKAYE ANLATICISI: ELİF ŞAFAK 12 Türkiye’nin en önemli kadın yazarlarından Elif Şafak’tan, şu sıralar çok konuşulan son romanı ‘İskender’i dinledik. Yazı Çiğdem Hasanoğlu ed’s Talk’ta yaptığı konuşmaya “Ben bir hikaye anla- veriyor. Farklılıkları törpülüyor. Halbuki ‘aidiyet” önemli. Kültürel, tıcısıyım” diyerek başlıyor Elif Şafak. 1997’de yazdığı toplumsal aidiyetlerimiz. Bu daha akışkan, değişime açık, esnek, Pinhan isimli romanı ile önce Türkiye’de, kısa bir süre su gibi ve aynı zamanda duygusal ve samimi. Erkekliğin inşası da sonra da dünya edebiyat çevresinde adından sıkça söz ettiren böyle. Eğer bir kalıp gibi yerleştiriliyorsa omuzlarımıza bizi kısıtlı- Elif Şafak için gözlemlemek, deneyimlemek ve hayal kurmak su yor. Ataerkil toplumlarda kadın olmak hiç kolay değil ama bence içmek ve yemek yemek gibi kaçınılmaz. Yazmayı bir hayatta erkek olmak da kolay değil. Erkeklik tanımından azıcık saptığınız- kalma sebebi olarak gören Elif Şafak ile son romanı İskender da hemen alaylara, dışlamalara maruz kalıyorsunuz. Erkekliğin hakkında yaptığımız bu röportaj, sadece romanın yayınlanması- inşasını anlamadan, kadına yönelik şiddeti çözemeyiz. T nın ardından tartışılan mevzulara değinmiyor, aynı zamanda Elif Şafak’ın pozitif tavrına ve İstanbul aşkına ayna tutuyor. İskender kimdir? Karakterin inşa süreci ne kadar sürdü ve nasıl gerçekleşti? Romanda göçmenlik ve aile mevzuları da en az erkekliğin inşası kadar işlenmiş. İskender’in aileye bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz? İskender bir yanıyla ailesini çok seviyor, şüphesiz. Ama ken- İskender bir yanıyla son derece tanıdık bir karakter, bir ya- dini bu ailenin reisi, merkezi, en çok söz sahibi olan ferdi olarak nıyla tam bir muamma. Etrafındakileri inciten, herkese çok mü- algılıyor. Çünkü en büyük erkek çocuk o. Beni öteden beri ilgi- dahale eden, buna hakkı olduğunu zanneden bir erkek. Ancak lendirir aile kurumu, ilgimi çeker. Aynı çatı altında fiziksel olarak incittiği kadar incinmiş de, sırça bir kalbi var aslında. Çözülmesi bu kadar yakın olup da birbirimize bu kadar uzak düşmelerimiz, gereken bir yumaktı adeta. Bir roman yazarken tek tek her ka- en sevdiklerimizi bunca hırpalayıp, yanlış anlayıp incitmemiz, raktere bürünürüm ama benim için en zoru İskender olabilmek- bunları açmak istedim romanda. ti, İskender’i anlayabilmekti. Bir buçuk yıl boyunca her gün bu soruyla yaşadım. Romanı Londra’da tamamladığınızı ve hikayenin bir kısmının Londra’da geçtiğini biliyoruz. Bu süre içerisinde Londra ile nasıl bir ilişki kurdunuz? İskender’in kapağı çok konuşuluyor. Kapakta İskender olmuş bir Elif Şafak görüyoruz. Bu sonuç nasıl ortaya çıktı? Ve kitaptan çok kapağın gündemde olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu romanın kapağı tamamen hikayenin kendisinden, yani Ben romanlarımı hem İngilizce hem Türkçe yazıyorum, iki romandan çıktı. O yüzden kapağı iyi değerlendirmek için ki- dilde eser veriyorum. Londra’da olmak ve romanın geçtiği şe- tabı okumak, hikayedeki karakterlerle tanışmak lazım. Ben bu hirde yaşamak benim için önemliydi. Romanın gelişimi açısın- hikayeyi yazarken hep İskender’i anlamaya çalıştım, bir anlam- dan önemliydi. Ancak galiba benim esas derdim İstanbul’la. dan İskenderleştim. İskender gibi bir erkeğin inşasında kadının, Hem çok seviyorum İstanbul’u, aşkla muhabbetle bağlıyım, onu yetiştiren annenin rolü çok büyük. Kapak bir yandan bunu hem de zaman zaman ondan uzaklaşma gereği duyuyorum. söylüyor. Sorunlu ve şiddete meyyal bir erkeğe baktığımızda Çok zorlu bir sevgili İstanbul. onu yetiştiren kadını görmeye ve bununla yüzleşmeye hazır mı- Kitabı İngilizce yazdınız ve sonra da Türkçe’ye çe- yız? Bir yandan okurları, kalıpları kırmaya davet eden bir kapak virdiniz. İngilizce veya Türkçe yazmaya neye göre karar bu. Erkeklik de kadınlık da birer kalıp gibi üzerimize giydiriliyor veriyorsunuz? çünkü. Bir yandan da empati kurmaya çağıran bir kapak bu; Bu romanımı da daha öncekilerde olduğu gibi ilk önce İngilizce yazdım. Daha sonra çok kıymetli bir çevirmen olan Omca kendini bir başka insanın yerine koymaya davet eden... Birçok boyutu var kapağın, romanla beraber algılanması önemli. Korugan tarafından çevrildi. Onun çevirisini ben aldım ve adeta “İnsan doğası böyle işte, en çok nefret ettiklerimiz en yeniden yazdım. Böylece iki kez yazmış oluyorum, iki kat mesai fazla sevdiklerimiz oluyor hep” demişsiniz. Sevgi ve nef- harcıyorum her roman için. Bunu yapmamın temel sebebi dil- retin ailedeki yansımasını tartışmaktan kortunuz mu? ler arası yolculuk yapmayı sevmem, bundan keyif almam. Ben harflere meraklıyım, harflere aşığım. Aslında uzun zamandır kimlik meseleleriyle ama daha Bir uçtan bir uca çok çabuk savruluyoruz, ifrat, tefrit arası mekik dokuyoruz. Sakin ve dengede durmak çok zor, adeta bir sanat. Çok azımız bunu başarabiliyoruz. çok kadınlık halleriyle ilgileniyorsunuz. Bu romanda ise Türkiye’nin en çok satan yazarlarından biri olmak ağırlıklı olarak erkekliğe ve nasıl işlendiğine baktığınızı nasıl hissettiriyor sizi? Yolda yürürken tanınmak yorucu görüyoruz. Şu an erkeklik hallerine nasıl bakıyorsunuz? olmuyor mu? Kimlik meseleleriyle ilgiliyim, evet. Kimlik alçıdan yekpare bir Bir yandan onur verici bir durum, o kadar çok okurdan kalıp gibi algılandığında ne bireylerin ne toplumların gelişimine izin muhabbet dolu mektuplar, kartlar, e-mailler, yolda yürürken 13 KİTAP ELİF ŞAFAK yorumlar alıyorum ki, fotoğraf çektirenler, imza isteyenler, kız çek değil, doğru değil. Bir insanın emeğine, yeteneğine, üreti- arkadaşına evlenme teklif ederken beni arayıp onlarla konuş- mine zarar vermek için gayet art niyetle ve kötü kalplilikle çıkar- mamı isteyenler... İnanılmaz bir güzellik ve bundan elbette mut- tılmış bir iddia. Sırf yıpratmak için yaptılar bunu. Okurlarımın, lu oluyorum, ilham alıyorum. Öte yandan insanın omuzlarındaki beni bilen ve senelerdir okuyan okurların hakikati gördüğüne sorumluluk da artıyor, her kitapla beraber. İlginçtir, yazdıkça inanıyorum. kolaylaşmıyor yazı. Bu aralar neler okuyorsunuz? Bir twitter kullanıcısı “Elif Şafak’ın son romanı ve Bugünlerde felsefe okuyorum yeniden, seviyorum siyaset intihal üzerine düşünüyorum da acaba hayatlarımız da felsefesi okumayı. Heidegger okuyorum su ara. İlgimi çeken bir intihal mi?” diye sormuş. Bu soruya nasıl bir cevap her şeyi okurum aslında, ayrım yapmadan. O verirdiniz? İntihal tartışmasının ciddiye alınır bir tarafı yok. Çünkü ger- www.elifsafak.com.tr http://twitter.com/Elif_Safak “Kalıpları kırmaya davet eden bir kapak bu. Erkeklik de kadınlık da birer kalıp gibi üzerimize giydiriliyor çünkü. Bir yandan da empati kurmaya çağıran bir kapak bu. Kendini bir başka insanın yerine koymaya davet eden.” 14 YENİ SERİ KÜTAHYA SERAMİK DOĞANIN AYAK SESLERİ Kütahya Seramik, doğaya ait çeşitli efektleri, yeni dijital ürün koleksiyonları ile evlerimize taşıyor. MAJESTY Yalnızca doğa böylesine etkileyici bir mermer dokusu yaratabilir. Bir de biz... Doğa ile yaşamayı sevenlerin tercihi ‘Majesty’ serisi 60x60 cm ebatlarında üretiliyor. Bej rengi ve polish özelliği ile mermerin parlaklığını sırlı porselen dayanıklılığı ile sergileyen ‘Majesty’ serisi, iç mekan genel zeminlere, alışveriş merkezlerine ve mimari tasarımlara zenginlik katıyor. 16 PULPIS Görüntüsü mermer gibi, duygusu mermer gibi. Doğal değil, dijital olduğuna inanabilir misiniz? Mermerin sadeliğini yansıtan Pulpis serisi, 60x60 cm ebatı, kahve, fildişi ve antrasit renkleri ile mekanlara farklı bir kimlik katıyor. Polish tekniği ile granit parlaklığı ve mermer dokusu kazandırılan Pulpis serisi; mağazalarda, alışveriş merkezlerinde, iş merkezlerinde ve özel mimari projelerde tercih ediliyor. TAIGA Ağaç kadar doğal ama dijital. Kütahya Seramik Origitile koleksiyonunun en iddialı parçalarından biri olan Taiga serisi, yağmur ormanlarının doğasını ahşap dokusuyla mekanlara taşıyor. Seçkin mimari ayrıntılarla detaylandırılmış seri, 100x50 cm, 100x25 cm ve 100x16,5 cm ölçüleriyle tasarımlarda özgürlük sunuyor. Taiga, teak, duman ve ladin renklerinde üretiliyor. 17 YENİ SERİ KÜTAHYA SERAMİK Yer ve duvar karolarında takım oyununun mükemmel uyumu. RAPSODİ Bırakın dalgalarıyla sizi alıp götürsün. Mekanlarınıza dalgaların ferahlığını getiren ‘Rapsodi’ serisi, 60x30 cm ölçülerinde, bej, beyaz ve siyah renk seçenekleri ile banyolarınıza farklı bir bakış açısı getiriyor. PASTORAL Sadelik ve modernlik ancak böyle bir uyumla bir araya gelebilir. Kütahya Seramik, ‘Pastoral’ serisi ile doğadaki güzellikler bir tablo gibi mekanlara işleniyor. 60x30 cm ölçülerindeki seri, siyah ve beyazın asaletini yaşam alanlarınıza taşıyor. 18 Sırlı porselen karolar uzun süre dayanmak için yaratıldılar. DOLOMITE Doğal taşın ruh ikizi. Hem görüntüsüyle, hem dayanıklılığıyla... Tabiatın zengin taş dokusunu desenlerinde taşıyan ‘Dolomite’ serisi, mekanlara dinginlik kazandırıyor. Sadelik ve doğallıktan yana tercihini yapanların seçimi ‘Dolomite’, sırlı porselen karo özelliğine sahip. Seri 100x50 cm ölçülerinde, gri, bone, beyaz, kahve ve antrasit renklerine sahip. CIMENT Beton duvarların duyguları olsaydı, onu kıskanırlardı! Sırlı porselenin dayanıklılığını, sadeliğini ve detaylarını şık bir şekilde yaşam alanlarına sunan Ciment serisi, 60x60 cm ebatı ile beyaz, gri ve antrasit renklerinde. Ciment serisi, iç ve dış mekanlarda, alışveriş merkezlerinde, kafe ve restoranlarda, iç mekan zeminlerinde ve dış cephe kaplamalarında tercih ediliyor. 19 PORTRE NAFİ GÜRAL HER ZAMAN ‘BAŞPARMAK’ OLACAKSIN! Aile bağları her zaman hayatımızın en önemli çıkış noktası oldu. Sevgili babam Nafi Güral, Kütahya Porselen ve Kütahya Seramik markalarının başarısına imza atarken her fırsatta bu güçlü bağı hatırlatıp, hepimizi onurlandırdı. İş hayatında 50. yılını kutlayan Nafi Güral’ı, bambaşka bir pencereden sizlere anlatmaya çalıştım. Yazı Gülden Güral Fotoğraflar Haydar Erçin 20 er zaman imrendiğim, örnek bir çift olmuştur yaşamış olanlardan çok daha fazla başarı gösterirler. Yokluk annem ve babam. Bence her ikisi de dünya- yıllarının bana verdiği dersler, tecrübeler benim gelişmemde ya şanslı olarak geldiler. Çünkü bu mükemmel de çok etkili oldu. H uyumu yakalamak her zaman mümkün değil. İşte bu uyum, Tıpkı dedem gibi sen de her zaman ‘Başparmak ola- mutlu ve büyük bir aileyi de beraberinde getirdi. Hayat akıp caksın!’ derdin. Bu sözleri şimdilerde çok daha iyi anla- giderken, aile içerisinde dengeli ve huzurlu bir iş bölümü ken- yabiliyorum. Dedemin bu basit gibi görünen ama büyük diliğinden yapılmıştı. anlamlar taşıyan sözünü bizimle paylaşır mısın? Çocukluk yıllarımda Nafi Güral benim için sadece babam- Elinizdeki başparmağın ya da işaret parmağının olmadığı- dı. Hatta ara sıra işyerine gittiğimde şaşırırdım. Çünkü evdeki nı bir düşünün. Bu iki parmak olmadan çay bile içemezsiniz. o neşeli insan gider, yerine daha ciddi biri gelirdi. İş hayatına Evet, rahmetli babam her zaman ‘ne yapıyorsanız yapın, baş- atıldığımda anladım nedenini: Nafi Güral hiçbir zaman evini parmak olmalısınız’ derdi. Ben de bu öğüdü sizlerle paylaş- eve işini birbirine karıştırmazdı. İş ye- tım, çünkü buna gönülden inanıyorum. Bu parmaklardan bi- ve rinde yaşadıkları iş yerinde kalır, eve rrini aile olarak düşünün, diğerini de a geldiğinde ise bütün stresini kapıda k kişinin kendi yetenekleri, konumu, bırakıp öyle girerdi içeriye. Sizler Nafi Güral’ı, deneyimlerii a ahlakı, terbiyesi. Bunlardan ikisini de g güçlü tutmak lazım. Birini güçlü tu- ve hedeflerini anlattığı hararetli ko- tu tup diğerlerini tutamazsan aile kalır, nuşmaları ve iş hayatındaki ciddi am ama üretkenlik olmaz. Girişimci kişilik duruşuyla tanıyorsunuz. İşte bu gü güçlü ama aile yoksa, başarının de- adil, işi neredeyse hayattaki en vam vamlılığına dair sorun var demektir. önemli hobisi olan, kararlı ve ça- Şimdiki neslin anlamakta zorluk lışkan insanın ev halini, babam çe e çektiği bir aile modeli bizim yaşa- Nafi Güral’ı, bu kez NG dergisinin dı ı dığımız. Kalabalık bir aileye sahip editörü olarak anlatmak istedim. o olduğumuz için önce paylaşmayı a Güral Sapanca Wellness Park’ta ö öğrendik. Ama şimdi anlıyorum sımsıcak bir sonbahar sabahında,, k ki paylaşmak aslında annemle ti baba-kız yaptığımız samimi sohbeti iilişkinizin de temel taşı… sizlerle paylaşıyorum. Doğru, çünkü ben tek başıma er “Yokluk yılları benim için her hiçbir şey yapamam. Biliyorsun in. zaman bir tecrübe oldu,” derdin. annen dünya nimetlerine pek fazla O yıllara ilişkin anlattıklarını her za- önem vermeyen, hatta hiç önem aha man keyifle dinledim. Bir kez daha ka vermeyen biridir. Buna karşılık sizlere ve torunlarına belki ol- anlatmanı istesem… ması gerekenden daha fazla alaka gösteren, onlarla ilgilenen Yetiştiğim dönem çok farklıydı. İstanbul’un fethinin 500. bir yapısı var. Ben sadece bir katalizör konumundayım. yılı kutlanırken ilkokul ikinci sınıftaydım. O tarihlerde, bugün ‘Hobilerin nelerdir?’ diye soranlara ‘çalışmak’ di- olan hiçbir şey yoktu. Buzdolabı yerine tel dolabın kullanıldığı yorsun her zaman. Seni tanımayan biri, beynelmilel bir zamanlardı onlar. Yine o zamanlar 25 bin nüfuslu Kütahya’da, söz olarak algılayabilir bunu. Ama ben biliyorum ki sen üç-beş tane özel otomobil, üç-beş tane taksi vardı. Taksi her zaman çalışarak mutlu oldun. şoförlerini tanırdık, bilirdik hangi araba kimin. Elektrik yoktu, Evet ve halen öyle. Çalışma saatlerimi, çalışma tempo- lüks lambasıyla otururduk. Aslında lüks lambasıyla oturmak mu azaltmayı beceremiyorum bir türlü. Hiçbir zorlayıcı faktör da bir ayrıcalıktı. Bir yerden bir yere taşınırken at arabalarıyla olmamasına rağmen bunu beceremiyorum işte. Hobilerime giderdi eşyalar, tabi insanlar da eşyaların üzerinde. Bir kısmı gelince: Annenle birlikte porselen biriktiriyoruz biliyorsun, bir da otomobille giderdi. Biz otomobille giden şanslılar içindey- de klasik otomobillere büyük bir merakım var. dik. Ama yine de yokluğu gördük, onunla tanıştık. Yoklukla Bugüne kadar hiç tanışmadığın iki duyguyu sorsam? tanışıldığında ilk öğrenilen şey, hesabı doğru yapmaktır. Belki Bir tanesi yorulmak, bir tanesi de masajla dinlenmek. de bu nedenle yokluk görmüş işadamları, rahat bir ortamda Kütahya’da büyüyen bir şirketin parçası olmakla 21 PORTRE NAFİ GÜRAL her zaman gurur duyduk. Peki ya hikayemiz Anadolu’da değil İstanbul’da başlasaydı neler olabilirdi diye hiç düşündün mü? Anadolu’da bir marka yaratmaya çalışıyorsunuz ve yaratırken de mutlaka bir takım etkenlerin devreye girmesi lazım. Örneğin sizin varlığınızdan iş dünyasının haberdar olması şart. İş dünyası nasıl haberdar olur? Yaptığınız işleri görerek. İstanbul’da olsak diğine şahit oldum. Seni en fazla ne kızdırır? Ben hata yapan insanı severim. Hata yapan insan iş yapıyor demektir. Ama aynı hatayı ikinci kez yapıyorsa o zaman çok kızarım. Senin anlam veremediğin çıkışlarım da hatalar tekrarlandığında olmuştur mutlaka. Konudan konuya atlıyorum ama hayatında pişmanlık duyduğun, ‘keşke öyle olmasaydı’ dediğin bir şey var mı? dik. Bir diğer açıdan bayaptığımız işleri daha rahat gösterirdik. Geriy Geriye dönüp baktığımda içimde çok kalım. 1954 tarihinde rahmetli de- büyük b bir yara var. Sizlerden çok annenize den, arkadaşıyla birlikte bir kiremit karşı his hissettiğim bir yara bu. Her pazartesi fabrikası kurmuştu. Adını da 10 kişi İstanbu gider, cumartesi dönerdim. Yine İstanbul’a oldukları için ON EL koymuşlardı. paza bir pazartesi günü ben İstanbul’dayken an- 540 bin liraya mal etmişlerdi fabri-- do nen doğum yaptı ve Hediye’nin ikizini do- al kayı. O yıllarda 200 bin dolara mal s ğum sırasında maalesef kaybettik. Ama ledilen fabrikanın arsası bugün 1 mil- cuma cumartesi günü döndüğümde ancak ha- p. yon dolar civarında bir değere sahip. a ber alabildim. Eşimin hem doğumunda, ydı Aynı arsa bugün İstanbul’da olsaydı hem de o ölüm sebebiyle yaşadığı trav- aha en az 200 milyon dolar ve hatta daha mad yanında olmadım. Bu olay benim mada fazlası ederdi. için hala çok büyük bir ızdıraptır. üzel Övülmek, taktir görmek güzel Başarılarla süslenmiş bir iş ama herkes bilir ki Nafi Gürall en ha hayatı sonuçta bazı özverileri pe- çok yapıcı eleştiriler aldığında mut- şin şinde sürüklüyor bence. Ablam- lu olur, öyle değil mi? la birlikte Eskişehir’de okudu- er zaÖzellikle olumsuz eleştiriyi her ğ ğumuz yılları hatırlıyorum. Sen gülerle man mükafat olarak görürüm. Övgülerle a annemle erle erehavete kapıldığınız zaman ilerle- kalıyor k kalıyordun. Her ne kadar hafta ola an meniz durur. Sizin için değerli olan sonlar yanınıza gelsem de sizi sonları keleştirileridir. Onları öğrenirseniz ek ek- çok özlüyordum. Hatır- rak k siklerinizi giderirsiniz. Sürekli olarak larsan bir gün telefonla birlikte Kütahya’da mel övülürseniz her şey mükemmel k konuşurken sizi ne kadar üdiye düşünürsünüz, yanlışları dü- ö özlediğimi söyledim. Te- ezeltmek için elinize fırsat geçme- le lefonu kapadıktan tam bir miş olur. Başarının bir başka püff sa sonra annemle birlikte saat noktasını daha seninle paylaşa-- se karşımda gördüğümde seni yım: Bireysel karar vermek ye- çok şaşırmıştım. O kısa an, rine gruptan çıkacak kararı uy- ban verilen değeri ve sevgibana gulamaya çok kıymet veririm. g yi gördüm. Sevgini, ilgini biz- Kimlere danışılması gerekiyor- lerde hiç esirgemedin. Son lerden sa onlara danışırım. Hiç kim- olara olarak, çocukluğumuza dair seyi bulamazsam eşime danışır,, ondan neler söylemek istersin? m olmayı hayatım boyunca hep sonra hareket ederim. Tek adam h l ğl reddettim. Birden fazla akıl, daha az hata yapılmasını sağlar. H Her Pazar atçılık oynardık, ilik trencilik dk oynardık. İ i f ediyorum di İtiraf bende bu oyunlardan Hatadan söz açılmışken bir itirafta bulunacağım. Ço- büyük keyif alırdım. Her zaman gittiğimiz kebapçımız vardı. Bir cukluk yıllarım boyunca senin herhangi bir konuda kız- de sizi kendi ellerimle okula bırakmayı çok severdim. Halen dığını hiç hatırlamıyorum. Ama iş hayatında bazı büyük tüm aile bir arada olduğumuz yemekler, sohbetler bana büyük hatalara gülüp geçebilirken, bazılarına çok tepki göster- keyif veriyor. O 22 GENÇLERE TAVSİYELER Çevrendeki genç insanlara aktardığın ve çalışma hayatında senin vazgeçilmezin olan prensiplerini paylaşır mısın bizimle? Bu röportaja sığamayacak kadar çok şey anlatıyorum ben gençlere. Biliyorsun gençlerin dinlemekle ilgili sorunları vardır. Ancak ilgilerini çeken konuları dinlerler. Ben konuşurken sinek uçşa sesi duyulacak kadar sessizlik olması beni çok fazla motive ediyor. Onlara hem sosyal anlamda hem iş anlamında tavsiyelerim oluyor. Sağlıklarına, aile düzenine dikkat etmeleri gerektiğini anlatıyorum. Sadece okuldan diploma almak değil bilgiyi kullanmak gerektiğini anlatıyorum. Liderlik vasıfları kazanmaları gerektiğini anlatıyorum. Ben şikayet eden insanı sevmem. Şikayet eden insan sorunun bir parçasıdır. Benim için en önemli olan çözüm üretmektir. Ben gençlere ‘sorunun bir parçası değil, çözümün bir parçası olmanız lazımdır,’ diyorum. İlişkilerin önemini vurguluyorum. Sizin için işyeri iki anlamda önemlidir diyorum. Biri siz orayı bir geçiş noktası olarak görürsünüz. İkincisi kendinizi burada devamlı olarak görürsünüz. Geçiş noktası olarak görüyorsanız olması gerekenden daha fazla performans göstermeniz gerektiğini bilmeniz lazım. İkincisi bu performansı sadece göstermeniz yetmez, başkalarının da bu performansı bilmesini sağlamanız lazım. Şirkette kalıcıysanız, bu yaptıklarınıza ilaveten sahiplenme duygunuzu çalışanlarınıza hissettirmeniz lazım. “Yoklukla tanıştığınızda ilk öğrendiğiniz şey hesabınızı doğru yapmaktır. Belki de bu nedenle yokluk görmüş işadamları, rahat bir ortamda yaşamış olanlardan çok daha fazla başarı gösterirler. Yokluk yıllarının bana verdiği dersler, tecrübeler benim gelişmemde de çok etkili oldu.” 23 STİL PORSELEN&SERAMİK ‘CIR87YT9015728’ beyaz rölyefli, 87 parça yemek takımı, 729 TL. Formu ile modern bir duruş sergileyen ‘CIR87YT9015728-20’ İris platin dekorlu, 87 parça yemek takımı, 729 TL. 24 ‘CALACATTA’ dijital baskılı porselen karo, (60x 60 cm) 72 TL +KDV, Kütahya Seramik. DEVLERİN BULUŞMASI Porselenin zarafetini sofralara taşıyan yemek takımlarıyla dijital baskılı porselen karoların ihtişamlı birlikteliği. Yapım Harun Topuz, Fotoğraflar Agim Can 25 STİL PORSELEN&SERAMİK ‘CIR87YT9014576’ 87 parça yemek takımının modern-klasik desenleri sofranıza ağırbaşlı bir duruş katacak, 860 TL. ‘CIR87YT9014700’ yemek takımının göz kamaştırıcı deseniyle tarzınızı belirleyin, 87 parça 860 TL. Işıltısıyla büyüleyen ‘CIR87YT9016335’ İris yemek takımı, 87 parça 729 TL. ‘TAIGA’ dijital baskı porselen karo, (50x 100 cm) 65 TL +KDV, Kütahya Seramik. 26 Zarif ve ince yapısıyla sofralarınızda yepyeni bir ürün için yer açın. ‘ALZ85YT25100’ porselen kare yemek takımı, 85 parça 990 TL. ‘MAJESTY’ dijital baskılı porselen karo, (60x 60 cm) 95 TL +KDV, Kütahya Seramik. 27 ALIŞVERİŞ İSKAMBİL DESENİ OYUN ZAMANI Kütahya Porselen’in yeni ‘iskambil kağıdı’ koleksiyonu, kupa, maça, karo ve sinek desenleriyle oyun dünyasına eğlenceli bir pencere açıyor. K upa, maça, karo, sinek… Briç, poker veya benzeri oyunlara meraklı- lar için bu sözcükler hemen yerini bulacaktır. Kütahya Porselen bu kez iskambil kağıtlarındaki bu desenlerden ilham alarak yepyeni bir koleksiyon oluşturdu. Özel kutularında, her biri ayrı dekorlarla hazırlanmış olan bu koleksiyonun kupalarını tek tek de satın alabiliyorsunuz. 14. yüzyılda Fransa’daki dört sosyal sınıfı simgeleyen bu desenlerin anlamlarına gelince: ‘Kupa’ bir kalkanı andıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi; ‘maça’ mızrağın ğ y orduyu; y ‘karo’ orta ucunu çağrıştıran şekliyle sınıfı; ‘sinek’ ise yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü simgeliyor. O Kültablaları, (küçük) 14,50, (büyük) 21 TL. Kupalar, (adedi) 4,8 TL 28 STİL VAZO Romantik sonbahar Kütahya K ütahya P Porselen orselen mağazalarında m ağazalarında ssatışa attışa sunulan heykelsi vazolar, Hana Flowers’tan Selvi Gürevin’in kesme mevsim çiçekleri ile yaptığı aranjmanlarla sonbaharı karşılıyor. Yapım Çiğdem Hasanoğlu Fotoğraflar Ahmet Gül/PTS ‘YC0011089585’ vazo, 140 TL. ‘YS00110889’ vazo, 145 TL. 30 ‘13754’ vazo, 63 TL. 31 STİL VAZO Küçük dokunuşlarla yaşam alanlarınızı baştan yaratın. Kütahya Porselen mağazalarında bulabileceğiniz romantik vazolar ile her mevsim baharı yaşayın. ‘TCMTGWYCN17A10871’ vazo, 200 TL. ‘TCMGWYC001B10879’ vazo, 205 TL. 32 Selvi Gürevin kimdir? S Hana Çiçek’in sahibi Selvi Gürevin her sabah mezata G gidip taze çiçekler alıyor ve gün g içerisinde verilen siparişlere uygun aranjmanları hazırlıyor. Uzun süredir yazdığı blog ile de çiçek bilgisi ve bakımı hakkında ç ipuçları veren Selvi Hanım, bu sayımızda bizim için kesme s mevsim çiçekleri ile sonbahara yakışır tasarımlar yaptı. www.hanacicek.com ‘YC001109061475’ vazo, 200 TL. 33 KÜLTÜR MİRASI İMRAHOR CAMİİ ZAMANA KARŞI BİR DİRENİŞ HİKAYESİ stanbul’un, ünü Dünya’ya yayılmış Kariye’si, Ayasofya’sının İ yanında, daha az göze batan, sakin köşesinde mağrur duru- şuyla İmrahor Camisi ya da eski adı ile Vaftizci Yahya Kilisesi’nin hikayesini paylaşacağız sizlerle. Birçok sanat tarihçisinin ortak fikrine göre İstanbul’daki en eski kilisedir Hagios Ioannes Prodromos Entois Stoudion, yani ‘önden yürüyen’, ‘yol gösteren’ Vaftizci Yahya Kilisesi. M.Ö. 5. yüzyılın ortalarında Studion Manastır kompleksinin katedrali olarak, Vaftizci Yahya’ya adanan kilise, M.Ö. 462 yılında yapılmış. Bugün Topkapı Sarayı’nda sergilenen Vaftizci Yahya’nın kafatası parçası, 10. yüzyıldan itibaren bir bütün olarak burada muhafaza edilmiş. Studion Manastırı iki katlı, bazilika planında bir yapı. Yüksek duvarlı, dış duvarlarda taş-tuğla, içeride ise renkli mermerler ve breş sütunlar kullanılmış. Kilisenin bağlı olduğu manastır kompleksinden günümüze hiçbir yapı kalmamış fakat kilisenin elemanlarından olan sarnıcı ve ayazması yıkık dökük de olsa hala görülebiliyor. 12. yüzyıldan sonra imparatorların özel törenler için Narlıkapı’ya kayıklarla gelip burada törene katılmalarının yanında, sefere çı- Ayasofya Müzesi’ne bağlı olan ve yüzyıllara meydan okuyan İmrahor Camisi (Vaftizci Yahya Kilisesi)’nin onarım çalışmaları geciktikçe, bir döneme damgasını vuran bu tarihi yapının bilinmez bir rüzgarla yitip gitmesi de an meselesi. Yazı Ufuk F. Gökdeniz kan İmparatorların Altınkapı’dan geçip burada ibadet etmesi bir gelenekti. İstanbul’un Osmanlılar tarafından alınmasından sonra manastır kapatılmış ve II. Bayezid İmrahor’u İlyas Bey tarafından Cami’ye çevrilmiş. Böylece Konstantinopol’un en büyük kiliselerinden biri olan bu yapı, cami olarak da en büyüklerden biri sayılmaya devam etmiş. Osmanlı döneminde faaliyetini sürdüren camide 18.yüzyılda imamlık görevini de yerine getiren Hattat Hasan Haşimi ve oğlu Yedikule’li Hasan Seyyid bu güzel yapının sanat üzerindeki etkisini tekrar hayata geçirmiş. 1782 yılındaki büyük Samatya yangını, 1894 yılındaki depremle iyice hasar alan binanın çatısı 1908’de biriken kardan dolayı çökmüş. Caminin son cemaat yeri, 1920’ye kadar işlevini sürdürmüş ve bu yıl ortaya çıkan başka bir yangınla kullanılmaz hale gelmiş. Ayasofya Müze Müdürlüğü’ne bağlı olan İmrahor Camisi şu anda ziyarete kapalı. Çocukken duvarlarında tırmanıp içinde gezindiğim, yabani incir ağaçlarının kokusu ile buğulanmış o yıllardan günümüze hala inatla ayakta duran bu yapıya gerek tarihi, gerekse kültürel öneminden dolayı artık hak ettiği özen bir an önce gösterilmeli. Yoksa yüzyıllara meydan okumuş yapının, açıkta unutulmuş bir fotoğraf gibi bilinmez bir rüzgarla yitip gitmesi an meselesi. O 34 ALIŞVERİŞ ÇEREZLİK EVDE KEYİFLİ BİR MOLA Dost sohbetlerinin ve sinema keyfinin tamamlayıcısı çerezlikler, farklı formlarıyla her zevke hitap ediyorlar. ‘TAA11UKS00’ çerezlik, (küçük) 11,30 TL; ‘TAA16UKS00’ çerezlik, (büyük) 21,30 TL. 36 1 ‘KP31TP00’ çerezlik, (küçük) 6,60 TL; ‘KP15PZ00’ çerezlik, (büyük) 7,90 TL; ‘KP31TP00’ servis tabağı, 17,75 TL. 2 ‘YI17CZ00’ yıldız formlu çerezlik, 12,35 TL; ‘YI13CZ00’ çerezlik, (adedi) 7,25 TL. 3 ‘TAD29PYK001’ çerezlik, 33,60 TL; ‘TAD10KS00’ sos tabağı, 4,30 TL. 4 ‘TL02MG00’ kupa, 4 TL; ‘TAD28BTB00’ tatlı tabağı, 24,99 TL. 5 ‘TAG19PZ00’ çerezlik, (adedi) 20,25 TL; ‘TAD10KS00’ yuvarlak çerezlik, 4,30 TL. 6 ‘ORK16UPZ00’ çerezlik, (adedi) 8,70 TL. 37 TELEVİZYON MEHMET AKİF ALAKURT 38 ‘REİS’ DENİZE AÇILDI ATV’nin iddialı dizisi ‘Reis’te, Amerika’da uçak mühendisliği eğitimi alıp ülkesine dönünce ailesini kurtarmak ve korumak için ideallerinden vazgeçerek teknenin dümenine geçen bir genci canlandıran Mehmet Akif Alakurt, hayat hikayesini ve canlandırdığı karakteri anlattı… Yazı Neslihan Perker, Fotoğraflar Canan Yetişti Satkın alabalık bir ailenin çok sevilen oğlu üniversite öğre- belli ki. Hırçın taraflarım var diyor ama sakinliği ve dinginliğini nimi için Amerika’ya gider ve orada uçak mühen- de benzetiyor denize. Genel yapısının sakin oluğunu söylüyor disliği eğitimi alır. Gökyüzüne hayranlığı büyüktür, fakat onayladığı üzere ‘içinde fırtına kopan sakinlerden’ kendi- hedefleri vardır. Ebeveynleri için ise o tam anlamıyla bir ‘ideal si. “Herkese açmadığım bir iç dünyam var. Çok yakınım olan evlat’tır. Üniversiteden mezun olduktan sonra ülkesine, yaşa- birkaç insana anlatırım içimdekileri. Sakladığı çok sırrı falan dığı şehre döner fakat işler hiç de onun beklediği gibi gelişmez, olan bir adam da değilim aslında, içindekileri kendi kendiyle birden kendini bambaşka bir sürecin içinde bulur. Kendisi aile- paylaşıp çözüm bulmaya çalışan bir yapım var.” K nin başına geçecek ve onları kurtaracaktır. Şimdiye kadar genellikle içgüdülerini dinlemiş. Eğer ters bir Son yıllarda özellikle ‘Sıla’ ve ‘Adanalı’ dizilerinde aldığı rollerle şey olduysa da, sezgilerini bir tarafa bıraktığında başına gel- herkes tarafından tanınan genç oyuncu Mehmet Akif Alakurt’u, miş. Hayatın her insana göre değiştiğini söylüyor ve dış etken- ‘Reis’te ailenin başına gelen olaylar sonucunda, sevdiklerini çe- lere göre hareket etmediğini belirtiyor. kip çeviren, koruyan ve dış etkenlerle mücadele eden Murat ka- Aşk duygusu ise onun için denizle benzer özelliklere sahip: rakteri olarak izliyoruz. Uçak mühendisi olmuş bir adamın ne işi “Tsunaminin etkisi büyüktür ve deniz o anda her şeyi alt-üst var reislikte falan diye düşünebilirsiniz, mesele de orada patlak edebilir. Rüzgarı da çok severim ama kasırgaya dönüştüğün- veriyor zaten. Murat gökyüzüne aşıkken, kendini birden balıkçı de korkutur. Aşkı da denize benzetebiliriz. En büyük mutlu- teknesinin dümeninde denizin ortasında buluveriyor. lukları, benzersiz duyguları yaşadığınız bir his, tamamen tersi Mehmet Akif Alakurt ile dizinin çekimlerinin devam ettiği şu şeyler yaşamanıza da sebep olabiliyor. Aslında bu doğanın ta günlerde, gene teknelerin bol olduğu bir yerde, Sarıyer’in Fener kendisi, tabiatın en akıllı varlıkları insanlar ama kendimiz doğa- Köyü’nde bir araya geliyoruz. Barınak Restaurant’ta kendisiyle nın dışında tutuyoruz. Halbuki çok içindeyiz bu döngünün ve söyleşi yapmak için hazırlanırken, arka plandaki Karadeniz ve aşkın bize yaşattığı iki uç duygu da bunun ispatı. Ben, aklın teknelerinin ağlarını yapan balıkçılar da diziyi özetliyor aslında. çok fazla işin içine katılarak yaşandığı şeylerin keyifli olduğuna Alakurt’un Rizeli bir ailenin oğlu olan Murat karakterini canlan- inanmıyorum. Ruhunda var olanı hissedip de onun peşinden dırdığı bu projede, haliyle bu yörenin insanlarına, aile bağlarına, gitmenin verdiği haz bambaşka. Bu sebepten çocukları çok iç dünyalarına ve nasıl yaşadıklarına yakından tanık olacağız. kıskanıyorum, çünkü korkmuyorlar ve korkudan da haberleri “DENİZİN VERDİĞİ HİSSİYAT İLE yok. İşin içine korku duygusu girince her şey zorlaşıyor.” AŞK DUYGUSU ÇOK BENZER” KORKUYLA TANIŞMAK Rolü gereği, günlerini denizle iç içe geçirmeye başlayan bir Alakurt, korkuyla kısa bir zaman önce tanışmış. Çok sev- adam olması bir tarafa, herkes için değişen ‘deniz’ kavramının diği genç bir yakınının ölümünün ardından, kendi tabiriyle onun üzerinde yarattığı hissiyat ikiye ayrılıyor: “Denizin altı ve bildiğiyle yüzleşmiş. “Bir yandan da yaşanması gereken bir üstü bambaşka benim için. Ona dışarıdan bakmak, izlemek duygu çünkü o zamandan sonra ilişkilerini farklı yaşıyorsun. farklı. İçi ise başlı başına bir yaşam alanı, insanlar için besin Değer verdiğin insanlar daha da önem kazanıyor, bazı şey- kaynağı. Rengarenk balıklar, mercanlar… İnsanın ufkunu leri ertelememeye başlıyorsun. Kötü bir şey yaşamış oluyor- açan, değiştiren bir doğa harikası. Tabii bir de hırçın tarafı var, sun ama sana iyi şeyler katıyor. Aslında hayatın kendisi de o bambaşka bir yönü…” böyle, her şeyde bir denge var.” Kendi karakteri de, deniz için yaptığı tanımla benzeşiyor İnsanlar konusunda ise çok seçici. Aşka inanıyor ama 39 TELEVİZYON MEHMET AKİF ALAKURT inandığını söyleyene kadar 30 saniye geçtiği için aradaki ve bir daha da dönmeyeyim. Yoksa kendi ilk gençlik yıllarımı sessizliğin nedenini şöyle açıklıyor: “İstanbul aşk konusunda hatırlıyorum da, biraz baskı kurulduğunda üstümde evden karışık, bu durum da insan ilişkilerinden kaynaklanıyor. Aşka çok kereler kaçıp Sultanahmet Camisi’nin çevresindeki bank- inanmıyorum gibi bir durum yok çünkü insanlar birbirlerini larda uyuduğumu hatırlarım.” O sevebiliyorlarsa, sevgi varsa aşk da mutlaka vardır. Ama bu İstanbul’da olmayabilir… Varsa da, bilen yerini söylesin.” “KARADENİZ VE İTALYAN AİLELERİ BİRBİRİNE BENZİYOR” Dizideki Murat karakteri üniversiteli, aldığı eğitime rağmen ailesini kurtarmak ve korumak için bazı şeyleri feda edip ailenin başına geçiyor. Bu bize biraz The Godfather (Baba) filminde Al Pacino’nun canlandırdığı Michael Corleone karakterini hatırlatıyor: “Evet içinden mafyayı çıkardığımızda o filme benzer temalar var. Zaten Karadeniz aileleri ile İtalyan aileleri birbirine benziyor. Dizide, Rizeli bir ailenin üyesiyim. Gerçek hayatta da doğma büyüme İstanbulluyum ama ailem Samsun ve Ordu’dan. Oralarda yaşamadım ama Karadenizli taraflarım var tabii. Kendine ait kuralları olan, mahremiyete önem veren, sınırları olan bir insanım. Birçok Karadenizlinin de böyle olduğunu düşünüyorum. Dizide aynı zamanda balıkçı reisliğinden ziyade, aile reisliği kavramı hakim. Murat karakteri de zamanla bu sıfatı kazanmak için uğraşacak.” Şimdiye kadar teknelerle çok fazla haşır neşir olmamış ama artık bu dünyanın içindeki insanları gözlemleme şansı var ve genel olarak bir izlenime de sahip: “Tekne sahipleri klasik Karadenizliler… Çok esprili, eğlenmeyi seven, kendi kendileriyle dalga geçebilen ve bir taraftan da arı gibi çalışan insanlar. Sürekli hareket halindeler, hiç durmuyorlar. Reis ile birlikte ben de, Karadenizli olmanın özelliklerini öğreniyorum.” BASKIYA GELEMEYEN ERKEK Mehmet Akif Alakurt Kadırga’da büyümüş ve üçü kız, ikisi erkek olan beş kardeşlik bir ekibin en son üyesi. Kardeşlerin en büyüğü ise şu anda 43 yaşında. Alakurt’un beş tane yeğeni var ve onlarla arasının çok iyi olduğunu söylüyor. Kendisinden iyi bir baba olur mu acaba diye merak ettiğimizde “Olurum diye düşünüyorum” cevabını veriyor. “Beni tanıyan insanlar da hep aynı şeyi söylerler. Eğer olursam da, çok korumacı bir baba olacağım kesin ama asla baskıyla yetiştirmek istemem çocuğumu, çünkü bu doğru bir yöntem değil. Ona sınır koyduğunuz zaman birçok şey fazlasıyla cazip gelecektir. Baskı ile yetiştirilen çocukların ne özgüveni oluşuyor, ne de kişilikleri net oluyor. Ben özgür büyüdüm, 22 yaşında evden ayrılmaya karar verdiğimde annem üzülmüştü ama ben bu duruma sevinmesi gerektiğini çünkü ayaklarının üzerinde durabilen bir çocuğunun olduğunu söylemiştim. O da hak vermişti sonradan. Buna sevinmelisin demiştim ona, kendi hayatımı kurayım 40 REİS Oyuncular: Mehmet Akif Alakurt, Melisa Sözen, Şükran Ovalı Senaryo: Muharrem Buhara Yönetmen: Sadullah Celen “Tsunaminin etkisi büyüktür ve deniz o anda her şeyi alt-üst edebilir. Rüzgarı da çok severim ama kasırgaya dönüştüğünde korkutur. Aşkı da denize benzetebiliriz. En büyük mutlulukları, benzersiz duyguları yaşadığınız bir his, tamamen tersi şeyler yaşamanıza da sebep olabiliyor.” 41 STİL RENK ‘4606’ çukur tabak, (adedi) 7,30 TL. ‘4606’ kase, (adedi) 7,30 TL. ‘4606’ servis tabağı, (adedi) 7,30 TL. ‘4606’ pasta tabağı, (adedi) 5,70 TL. TERAPİ MERKEZİ Kütahya Porselen’in rengarenk tabaklarıyla, sofralarınıza denge, uyum ve canlılığı taşıyın. Ayrı ayrı alabileceğiniz tüm bu ürünlerle özgün sofralar yaratın. Yapım Selin Akal, Fotoğraflar Ahmet Gül/ PTS Fotoğraf Asistanı Erol Özel MAVİ Sofralara denge, uyum ve yaşama sevinci katan mavi renkler, dinlendirici etkisiyle de yemek boyunca zihninizi rahatlatır, vücut enerjinizi dengeler. 42 KIRMIZI Aşk ve romantizmin rengi kırmızı, sofralara heyecan ve hareket katar. Çiçekli, çizgili ve puantiyeli tabaklarla hazırladığımız bu setteki kırmızı renkler, yorgunluğa iyi gelir ve vücudunuza sağlıklı beslenme sinyalleri verir. ‘SL15KS1544661743’ çukur tabak, (adedi) 7,30 TL. ‘HR20TD132DEKOR4602’ pasta tabağı, (adedi) 5,70 TL. ‘PR07BH1544661743’ baharatlık, (adedi) 6,83 TL. ‘HR20TD1544661743’ pasta tabağı, (adedi) 5.70 TL. ‘SL07YU142106’ yumurtalık, (adedi) 10 TL. ‘HR25TC1544661743’ servis tabağı, (adedi) 6,19 TL. ‘HR20TC1544661743’ çukur tabak, (adedi) 6,19 TL. 43 STİL RENK ‘HR25TD1324603’ servis tabağı, (adedi) 7,30 TL. ‘HR20TD1324603’ pasta tabağı, (adedi) 5,70 TL. ‘HR20TC1324603’ çukur tabak, (adedi) 7,30 TL. ‘SL15KS1324603’ kase, (adedi) 7,30 TL. ‘DI10KTLS14276’ kase, (adedi) 5 TL. ‘HR20TD14298’ pasta tabağı, (adedi) 8 TL. PEMBE Şefkat, saflık ve aşk duygularını uyandıran güçlü bir renktir. Duygusal enerjilerin dengelenmesine yardımcı olan pembelerin farklı tonlarını çiçeklilerle buluşturduk. 44 TURUNCU Vücudumuzda ikinci chakra merkezini, yani sindirim sistemini etkisi altına alır. Turuncunun sağlık enerjisinden faydalanmak için puantiyeli, çizgili ve düz renkli sofra ürünlerini kombinledik. ‘IR23CK4205844’ üstteki çukur tabak, 7,90 TL. ‘IR25TD4205844’ üstteki servis tabağı, 12 TL. Ayaklı dilim kase, 4,90TL. ‘IR23CK420547519’ ortadaki çukur tabak, 7,90 TL. ‘IR23TD420547519’ ortadaki servis tabağı, 12 TL. ‘IR20TD420547519’ pasta tabağı, 6 TL. ‘IR02CT420547519’ çay fincanı, 10 TL. Yumurtalık, 7,50 TL. 45 FUAR MAISON&OBJET BOB DESIGN ‘Grappe 19 Bulb’ poliüretan lamba, 3 modülden 37 modüle uzanan renk ve form yelpazesine sahip. SIRADANLIKTAN KAÇIŞ 9-13 Eylül tarihlerinde Paris’te gerçekleşen Maison&Objet fuarı tasarım dünyasının ana fikrini belirledi: SingulariteTekillik. Tasarımın ağır topları ağır konuştu: “Çıkartın atın üniformalarınızı! Benzemeyin birbirinize. Biz, bunun için varız…” Yapım Aslı Sarp İşman aklılar. Bir örnek olmak kimin hoşuna gi- H der ki? Kendinize özgü olan jestlerden, mimiklerden, takılardan, kıyafetlerden hatta damak tadınızdan mahrum olduğunuzu düşünün bir an… Çoğumuzun hoşuna gitmez bu durum, farklı kodlarımız olsun isteriz. Doğal olarak vardır da… Bireyselliğin değer kazandığı günümüzde, arayışlar ünik yaşam stilleri üzerine yoğunlaşıyor. İşte bu yüzden tasarıma ilgi duyan insanların sayısı da her geçen gün artıyor. Farklılaşabilmek için tasarım doğru bir enstrüman. Maison&Objet çatısı altında Paris’in Parc des Expositions Nord Villepinte bölgesinde bir araya gelen ahşap, plastik, cam, renkli, solgun, doğal ya da yapay binlerce tasarımın belki de tek ortak noktası buydu: Ayrı birer değer olmak… Fuarın gelenekselleşen, sınırlı sayıda üretilen ve referans olarak kabul edilen dergisi ‘Inspirations’, son sayısında her yıl olduğu gibi tasarım gurularından oluşan komite tarafından seçilen bu temayı vurguluyordu: “Singularite.” 46 Peter Raecke tasarımı ‘Otto’ karton koltuk, PULPO tarafından üretilmiş. AUTHENTICS Duvara asılabilen ‘Plant Bag’ üç ayrı ölçüde tasarlanmış. Baharatlar, yeşil bitkiler ya da çiçekler için… ENDÜSTRİYEL STİL Mİ İSKANDİNAV ESİNTİSİ Mİ? İngiliz Halo Grubu’nun fuarda temsil ettiği yedi önemli markadan biri: KELLY HOPPEN... Estetik ve fonksiyonu bir araya getirmeyi başarabilen tüm bu tasarımlar sekiz tane salona yayılmışlardı. 7. ve 8. salon ortalamanın üstünde lüks diyebileceğimiz dekorasyon projelerine yönelik ürünlere ayrılmıştı. İçinde barındırdığı proje ve özel pavyonlar ile 7. salon fuarın en can alıcı ve cazip noktasıydı. Mimar Paula DANISH CRAFS Jonas Klein tasarımı ‘Granny’ tabure, Paris Design Week boyunca Galeries Lafayette’nin vitrininde sergilenmek üzere seçildi. Navone’un tasarladığı Scenes d’Interieur bölümünde büyük markalar kişiye özel olma konusunda eşsiz düzenlemeler sunuyordu. Ethnic Chic salonunda esen endüstriyel stil ve vintage rüzgarı burada yerini İskandinav tarzının, yalın formlu ahşap mobilyaları ile dingin ve taze bir havaya bırakmıştı. Sonsuz kez turlama isteği uyandıran bu bölüm etrafında, uluslararası üne sahip Japon sanatçılar tarafından seçilen, gelecek vadeden altı Japon tasarımcının işlerinin sergilendiği Talents A la Carte ve gerçekten sürprizlerle dolu Koreli genç sanatçıların işlerinin yer aldığı Seoul Designers Pavilion yer alıyordu. Bizzat işlerinin başında duran, hevesle yaptıklarını anlatan bu genç ve naif yetenekAlman KONSTANTIN SLAWINSKI firmasının tasarladığı bu çöp sepetine gönül rahatlığı ile çay poşetinizi atabilirsiniz! Tabi özel bölmesine… Ürün Reddot Design ödülü sahibi. lerin her biri aslında bir röportaj konusu… Salon 7’nin büyüsü bunlarla da bitmiyordu. Ses ve görüntüye yönelik son teknolojik gelişmeler, yapı malzemeleri, akıllı ev sistemleri, mekan düzenleme ve yenilemesi ile ilgili tüm çözüm ve yenilikçi tasarımlar yine buradaydı… 47 FUAR MAISON&OBJET AUTHENTICS Konstantin Grcic tasarımı tekerlekli ‘Go’ saklama ünitelerini ister banyoda ister mutfakta isterseniz de ofisinizde kullanın. DA NI ‘CC SH CR 15’ AFS k ‘Orl a’ a oleksiy ’ın fua r plik , po onunda da lans rsel en b n Rikke manını yap ir ba H tığı şlığa agen t a sah sarı ip. mı YILIN TASARIMCISI FUARIN ÇÖPLERİNİ TOPLADI! Maison&Objet’nin bu yılki küratörlerinden biri, ekolojik çalışmalarıyla tanınan Mimar Edouard Fronçois’ydı. Bir tasarım fuarına ‘çöplük’ gözüyle bakabilir mi bir insan? Kim olduğuna bağlı. Ancak adının önünde ‘Yılın 30 yıllık bir aile şirketi olan Fransız DRUGEOT LABO’dan ‘Geo’ kitaplık. Tasarımcısı’ unvanını taşıyan biri bu bakış açısına sahip olabilir. 3000 katılımcısı olan ve ziyaretçi sayısı yaklaşık 80 bine ulaşan bir fuarın ardında bıraktığı çöplerden bir sergi yapma fikri fuarın küratörü ve ‘Yılın Tasarımcısı’ seçilen Edouard Fronçois’ya aitti. 17 bin metrekare halı, yüzlerce metre küp ahşap malzeme, karton, kağıt, cam, v.s… İçeride zevkle gezinen çoğu ziyaretçi bu harika stantlar kurulurken çıkan atık malzemenin nereye gittiğini sorgulamıyordur büyük ihtimalle. En azından ben yıllardır fuar gezdiğim halde, hiç düşünmemiştim. Sadece katılımcı firmalar kısmen şahit olurlar bu curcunaya ve ortaya çıkan çerçöpe… Ama bu kez toplanan çerçöp François’nın ellerinde bir enstalasyon projesine dönüşmüştü. Çevreci mimar, fuar boyunca üstlerinde “ayırıyorum, 48 AUTHENTICS ‘Pure Pendant’ aydınlatmaların istediğiniz her rengi var. ANNE KYRO QUINN ‘Laine’ duvar kaplamalarına dokunmadan edemedik! geri dönüştürüyorum, yaratıyorum,” tişörtleriyle INNERMO INNERMOST Jarrod tasarımı ‘HiHo’ Lim tasarım sandalye. sallanan sa çöpleri toplayan gönüllülerin atık materyalleri sıkıştırarak hazırladığı balyaları satışa çıkarılarak elde ettiği gelirle, aralık ayında bir tasarım yarışması düzenleyecek. VE PARİS DESIGN WEEK… Maison&Objet aslında tam bir tasarım şovu. Şehrin her yerinde kendinizi içinde bulacağınız uzun kuyrukları Parc de Exposition’da daha da uzuyor. Fuarın organizatörleri dünyanın dört bir yanından Paris’e akın edenlerin yarattığı dinamizmden etkilenmiş olacaklar ki, bu yıl bu müthiş şov Paris Design Week ile birleşerek enerjisini Paris sokaklarına da akıttı. Ayın 12’sinde başlayan Tasarım Haftası, şehrin Saint Germain, Les Halles, Marais, Trocadero, Madeleine, Champs Elysees, Opera gibi CAMPAGNE PREMIERE’in ‘Vingeronne’ masası, rustik ve romantik etkiler taşıyor. önemli duraklarında yüzden fazla etkinlikle, altı gün boyunca devam etti… O 49 MİMAR BRIGITTE WEBER TÜRKİYE’NİN MODERN YÜZÜ Borusan Holding Genel Merkezi, Eczacıbaşı-İşgyo Kanyon Rezidans, Soyak Holding Genel Merkezi, SIEC Sevil Sabancı Binicilik Tesisleri, Trump Towers Şişli gibi ünlü binaların mimari ve iç mimari uygulamalarını yapan Avusturyalı ünlü mimar Brigitte Weber ile Türkiye’ye yerleşme kararını ve mimarlık anlayışını konuştuk. Yazı Selin Akal 50 vusturya doğumlu olan Brigitte Weber’in Türkiye A macerası, 1994 yılında Viyana Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden yüksek mimar olarak mezun olduktan iki yıl sonra başlamış. İstanbul’da, Arif Suyabatmaz ile birlikte kurdukları Suyabatmaz Mimarlık Ofisi’nde farklı proje ve uygulamalar yapan Weber, Türkiye’de imza hakkına sahip ilk yabancı mimar olma ünvanına da sahip. 2005 yılında Brigitte Weber Mimarlık ismiyle kendi mimarlık ofisini açan Brigitte Weber, bugüne kadar yüz yirminin üzerinde mimari ve iç mimari projeye imza atmış. İstanbul’da yaşamaya nasıl karar verdiniz? Mezun olduktan sonra Viyana’da, Prof. Holzbauer ile Andromeda Tower projesinde yer aldım. Ancak kendi mimarlık ofisimi açmak istiyordum. Avusturya’da işyeri açmak için üniversiteyi bitirdikten sonra beş sene bir firmaya bağlı olarak çalışmak gerekiyor. Yani önümde uzun bir süreç vardı. Avusturya’da çalışan Türk bir mimar arkadaşım vardı. Bir gün bana Türkiye’de ortak bir ofis açmayı önerdi. Bir kış günü İstanbul’a geldik. Her yer çamur içindeydi. O zamanlar kömür kullanıldığı için etraf, karanlık ve is kokuyordu. Dedim ki, ben burada asla yaşayamam. Birkaç gün kaldıktan sonra Avusturya’ya geri döndüm. Sonraki yaz, tatil için ağustos ayında, yine İstanbul’a geldik. Havalimanından sahil yoluna çıktık, sonra da Adalara giden vapura bindik. Ben daha vapurdan inmeden, burada yaşamaya karar vermiştim. 1996 yılından bu yana da Türkiye’de yaşıyorum. Mimarlık ofisini açma süreci nasıl gelişti? Türkiye’ye geldikten sonra İngiliz mimarlarla birlikte Gebze’deki bir projede çalıştık. Bu benim alışma sürecimi de olumlu yönde etkiledi. Bu projeyi tamamladıktan sonra arkadaşımla birlikte Suyabatmaz Mimarlık Ofisi’ni kurduk. Genelde de, iç mimari tasarımlar yaptık. İlk projemiz 20 metrekarelik bir mağazaydı. O günün heyecanı hala aklımda. 51 MİMAR BRIGITTE WEBER Uzun yıllar birlikte, çok iyi projelere imza attık. Bu zaman zarfın- ğımı gören, benim düşüncelerime saygı duyan insanlarla çalış- da, ayrı ayrı işler de yaptık elbette. mayı tercih ediyorum. Çünkü ofis olarak çok fazla emek harcı- Brigitte Weber Mimarlık’ı ne zaman kurdunuz? yoruz. Çıkan sonuçtan memnun kalmadıysak, onu düzeltmek Benim imza yetkim olmadığı için bu zaman zarfında mima- için uğraşıyoruz, yeni tasarımlar hazırlıyoruz. ri projeler yapamadım. İmza yetkisi alıp, kendi ofisimi açma- Türkiye’de mimarlığın seyrini nasıl buluyorsunuz? ya hak kazanmam biraz uzun sürdü. Sonunda, 2005 yılında Türkiye’de her şey ve her yapı bireysel yürüyor. Modern ve Brigitte Weber Mimarlık’ı kurdum. Böylece, mimari projelere çağdaş mimari gelişmeler de bu bireysellikten nasibini almış. de ağırlık vermeye başladım. Altı yıldır da küçük projelerin yanı Şehir planlamasına bakılmadan herkes bir yerlere inşaat yapı- sıra, Trump Towers gibi dünyaca ünlü bir projeye de imza atma yor. Yapılan her yapıda da İstanbul’un çehresi değişiyor. Bizim şansım oldu. mimar olarak sorumluluğumuz, müşterilerin istediği, ancak şe- Hem mimarisini hem de iç mimarisini üstlendiğiniz İstanbul’daki Trump Towers projesi sizin için nasıl bir deneyim oldu? hir planlamasına zarar vermeyen yapılara imza atmak olmalı. Mimari/iç mimari projelerde olmazsa olmazlarınız var mı? Trump’larla çalışmak çok kolaydı. Amerikalılar bir karar ve- Her insanın bir yaşam tarzı ve felsefesi olduğunu düşünüyo- riyorlar ve onu yürütüyorlar. Benim için keyifli bir deneyim oldu. rum. Bence her mimarın bir tarzı var. Elbette ki, bazı mimarlar Projeyi hazırlarken bize kalın bir kitap getirdiler. İçinde mermer beğenmediği şeyleri de yapabilirler. Ancak ben, beğenmediğim kalınlıklarından, banyo ekipmanlarına kadar istedikleri her şey bir şeyi yapamam. Çevreci bir bina yapıyorsanız orada yaşayan vardı. Biz de bu standartları göz önüne alarak projeyi hazırladık. bireylerin de çevreci bir binada yaşamayı bilmesi gerektiğini dü- Tabi Türkiye şartlarına göre bazı şeyleri değiştirdik, onlar da bu şünüyorum. Yaptığım projenin orada yaşayacak ya da çalışa- esnekliği bize tanıdılar. cak bireylere uygun olması benim için öncelik teşkil ediyor. Bu projenin prestij anlamında size katkıları oldu mu? Mimar olarak güzel bir proje yapabilirsiniz ama eğer duyu- Mimarlık kariyeriniz boyunca sizin için en önemli projeler hangileri oldu? ramazsanız, kimsenin bundan haberi olmuyor malesef. Trump Bugüne kadar yaptığım büyük, küçük tüm projeler benim için Towers bence muhteşem bir proje. Hem mimari hem de iç aynı önemde. Ama bazı projeler seni sadece mimari anlamda mimari olarak, müşterilerini memnun edecek türden bir yapı. değil, ilişkiler, yanlışlar ve doğrular anlamında ileri götürüyor. Ama Donald Trump, dünyaca tanınan bir isim. Böyle büyük bir ismin Trump Towers’ın bizim için farklı bir yeri olduğunu da söyleyebili- projesini hazırlamak elbette ki çok dikkat çekiyor. Projeye baş- rim. Proje, Brigitte Weber Mimarlık’ın baştan sona kadar tasarla- ladığımdan bu yana özellikle yurtdışında daha prestijli bir yer dığı ilk mimari yapı. Mermerinden dış cephesine, mimarisinden iç edindim diyebilirim. mimarisine kadar her şeyde bizim imzamız bulunuyor. Ankara’da İlham kaynaklarınız veya etkilendiğiniz şeyler var mı? da Trump Towers büyüklüğünde yeni bir projeye başladık. Alış- Ben genellikle projeden ilham alıyorum. Projenin yapılacağı veriş merkezi, ofis ve residence’dan oluşan kapsamlı bir çalışma. yere gidip bakıyorum. Orada neler yaşanıyor, nasıl bir yaşam Onun da önemli bir proje olacağını söyleyebilirim. O döngüsü var anlamaya çalışıyorum. Bence her projede yeni bir şey keşfetmek zorunda değilsiniz. Yaptığınız iyi bir şeyi, yeni bir projede de kullanabilirsiniz. Projelerinizi nasıl seçiyorsunuz? Benim için lüks bir ofis, sosyal tesis ya da residence’ın farkı yok. Büyüklük ya da küçüklük önemli değil. Her proje, benim HAKKIMIZDA... için aynı düzeyde ilginç. Yaptığımız binalara bakarsanız, hepsi oldukça sade tasarımlar. Benim için işlevsellik ve doğru anla- Kütahya Porselen ve Kütahya Seramik tılabilmiş proje çok önemli. Sadece büyük projeler yaparsanız, ürünlerini çok beğeniyorum. Özellikle de Red ince detayların kaybolacağını düşünüyorum. Bu sebeple, Bri- Dot Product Design Award’da ‘Best of Best’ gitte Weber Mimarlık olarak büyük ve küçük projeleri paralel ödülünü kazanan Versatile koleksiyonunu. olarak yürütüyoruz. Sektörde kaliteli ürünler üreten bir Türk mar- Müşteri ilişkilerinizi nasıl organize ediyorsunuz? Benim için müşteri çok önemli. Dürüstlüğümü ve çalışkanlı52 kasının olması gurur verici. GENÇLERE TAVSİYELER Bana göre mimarlık bir meslek olarak değil, birkaç mesleği birleştiren bir hayat tarzı gibi görülmeli. İyi bir mimar biraz psikolog, biraz işletmeci, biraz da vizyoner olmalı. Verdiğin kararların, insanların hayat kalitesini her yönde etkilediğini unutmamalısın. Bir mimar sürekli kendisine; ‘Hedeflerim nedir? Ne istiyorum? Nasıl bu hedeflere ulaşabilirim?’ gibi sorular sormalı. Ayrıca, bir mimar tüm meslek hayatı boyunca güven veren, yüksek performansta çalışan, sorumluluk sahibi ve sosyal ilişkileri iyi bir birey olmalıdır. 53 STİL ÇAY 54 ÇAYIN EN RENKLİ HALİ Porselenin asaletini renk temasıyla buluşturan ‘porselen kaplama’ çay ürünleri, özgür sofralar yaratıyor. Tek yapmanız gereken, istediğiniz renkleri seçip hayalinizdeki sofrayı hazırlamak. Yapım Harun Topuz Fotoğraflar Agim Can Bu sayfada Nescafe fincanı 13.30 TL, çay fincanı 13.30 TL, kahve fincanı 10.70 TL, pasta tabağı 7.90 TL Yan sayfada Nescafe fincanı 15.02 TL, çay fincanı 15.02 TL, kahve fincanı 11 TL, pasta tabağı 7.90 TL. 55 STİL ÇAY 56 Kütahya Porselen’in sıcacık renklerle bezediği ‘porselen kaplama’ koleksiyonu güne sımsıcak bir ‘es’ veriyor. Sütlükten şekerliğe, çay saatinde ihtiyaç duyabileceğiniz her parçaya sahip olan bu özel ürün grubunu, rahatlıkla bulaşık makinesinde yıkayabilirsiniz. Bu sayfada Nescafe fincanı 16 TL, çay fincanı 13.35 TL, kahve fincanı 10.70 TL, pasta tabağı 7.50 TL Yan sayfada Nescafe fincanı 16.37 TL, çay fincanı 13.65 TL, kahve fincanı 10.96 TL, pasta tabağı 7.30 TL. 57 DÜNDEN BUGÜNE ÇAY Dumanı üstünde Çay yaprağının suyla dostluğundan doğan lezzetli, sağlıklı ve rahatlatıcı içecek, tüm dünyanın vazgeçemediği bir keyif olmuş. Yapım Zeliha Köşlü 58 Hindistan’dan Çin’e, Kenya’dan Java’ya dünyanın birçok yöresinde farklı aromalara sahip çaylar üretiliyor. ayın doğuş efsanesi Çin’de başlıyor. Milattan Ç önce 2737’de, Çin imparatoru Chen Nung, sarayının bahçesinde bir kase dolusu sıcak sudan yudumlarken suyun lezzetinde bir farklılık hissediyor. Sıcak su bulunan kasesine baktığında içinde bir yaprağın yüzdüğünü görüyor. Yaprağın suya kattığı tattan ve kokudan çok etkilenen imparator, hemen bahçesinden bu yaprağın bitkisinin bulunmasını emrediyor. Bitki bulunduğunda ise tüm Çin’de, ekilmesini istiyor. Çin imparatorunun içtiği sıcak su kasesinin içine düşen çay yaprağının insanlık tarihindeki yolculuğu da böylece başlamış oluyor. Sarayın ardından halka ulaşan çay, tarımla yaygınlaşıyor, zamanla Çin kültüründe önemli bir yer alıyor. Türkiye’de çay tarımının başlaması ise 1937 tarihini buluyor. Hikayesi Sovyetler Birliği’nden getirtilen, Hindistan’ın Assam eyaleti kökenli çay tohumlarının Rize’de ekilmesiyle başlıyor. Küçük yapraklı, demi koyu, lezzeti buruk çay tohumları Rize bölgesinin iklimini seviyor ve kısa zamanda gelişiyor. Çayın tüm dünyaya yayılmasını ise denizciler sağlıyor. Yakın zamana kadar Türkiye’de siyah çay en çok tüketilen çay çeşidiyken, bugün siyah çayın yanı sıra, yeşil çay, sağlık çayları, bitki ve meyve çayları gibi birçok seçenek arasından seçim yapılıyor. Kullanıcılar ihtiyaçlarına ve damak zevklerine göre içecekleri çayı seçerken, çayı demlemek konusunda da eskisinden daha rahatlar. Çayı içme zevki de bugün kupalar, fincanlar ve bardaklar arasında değişiyor. Türkiye’de üretilen çay, dünya çaylarının geniş yelpazesinin bir dilimini oluşturuyor. Çünkü Hindistan’dan Çin’e, Kenya’dan Java’ya dünyanın birçok yöresinde farklı aromalara sahip çaylar üretiliyor. Botanikçilerin ‘Camellia Sinensis’ adını verdiği bitkinin en üst yapraklarından yapılan çay, fermante edilmemiş yeşil 59 DÜNDEN BUGÜNE ÇAY Hindistan’ın Assam eyaleti kökenli, küçük yapraklı, demi koyu, lezzeti buruk çay tohumları Rize bölgesinin iklimini seviyor. çaylar ve tamamen fermante edilmiş siyah çaylardan oluşuyor. Yeşil çay kullanımına daha çok Çin ve Japon kültüründe rastlanıyor. Toplandıktan sonra kurutulan ancak fermantasyona uğratılmadığı için yeşil kalan çay yapraklarının kendi içlerinde de birçok çeşidi bulunuyor. Çinliler ve Japonlar yeşil çayı geleneksel ritüellerle, özel fincanlarından içiyor. Siyah çay ile yeşil çay arasında kalan gruba ise Oolong’lar adı veriliyor. Bu grup daha çok gül, yasemin gibi çiçeklerin kurutulmuş yapraklarıyla karıştırılarak demleniyor. Siyah çaylar naturel hallerinin yanı sıra farklı aromatik tatlarla çeşitlendirilerek de satışa sunuluyor. Siyah çayların en ünlüsü ise Darjeeling. Hindistan’ın kuzeyindeki Himalaya Dağları’nın eteklerinde aynı adlı Darjeeling bölgesinde yetişen bu çay türü, iklim koşullarının ve coğrafyanın etkisiyle, yumuşak, hafif içimli bir deneyim sunuyor. Çok yumuşak içimli farklı bir çay türüyse beyaz çay Yin Zhen. Hindistan’ın bir başka ünlü çayı Assam. Koyu renkli, buruk tadıyla bu çay, Rize çaylarının da atası. Assam çayları, aroması az Seylan çaylarıyla harmanlandığında İngilizler’in ‘English Breakfast’ adını verdikleri çaya dönüşüyor. Çay sadece bir keyif içeceği olmakla kalmıyor, sağlığa da iyi geliyor. Yorgun ve şişmiş gözlere, çaya batırılmış pamukla kompres yapılıyor. Çay içmek mideyi rahatlatıyor, hazımı kolaylaştırıyor. Çayda C, B, E ve K vitaminleri bulunuyor. İçeriğindeki antioksidan maddeler yaşlanmayı geciktiriyor ve kanseri önlüyor. O 60 ÇAY DEMLEMENİN İPUÇLARI • Çayı nem almayan, ağzı kapalı bir teneke kutuda veya alüminyum torbada saklamak • Çayı porselen demlikte demlemek • Demleme sırasında kireçsiz ve yumuşak su kullanmak • Demliği temizlerken deterjan artığı kalmamasına çok dikkat etmek • Demlenen çay suyunun uzun süre ve fazla yüksek ateşte kaynatılmaması ki uzun süre kaynatılan çayın suyunda oksijen azalıyor, lezzet kaybı oluyor • Çay yapraklarının demin içinde kaldığı süre boyunca acılaşmaması için, demlik torbası veya metal çay topu kullanmak ve çay demlendiğinde çıkarmak • Ve en önemlisi demi asla kaynatmamak ÇAY SÖZLÜĞÜ Earl Grey: Bergamut yağıyla aromalandırılmış çay. Flowery Orange Pekoe: Çay bitkisinin tepesindeki yarım yaprak çayı. İsimde geçen ‘Orange’ın portakalla bir ilgisi yok. Sadece Hollanda Kraliyet Sarayı’na layık anlamına geliyor. Orange Pekoe: Yarım yaprağın hemen altındaki ilk yaprak çayı. Pekoe: İkinci yaprak çayı. Pekoe Souchong: Üçüncü yaprak çayı. Souchong: Dördüncü yaprak çayı. 61 TASARIMCI YİĞİT ÖZER Yazı Fatma Özel, Fotoğraflar Serkan Eldeleklioğlu K Ç E N N E G ETE Y Genç tasarımcı Yiğit Özer, ‘daha yolun başındayım’ diyor ama Kütahya Seramik için ürettiği Versatile ‘Arc’ serisi ile aldığı IF Product Design 2011 ödülü , ‘Arc’ ve ‘Axis’ serileri ile aldığı Red Dot Design Award Best Of The Best 2011 ödülü onun bu kararlı yolunun ne kadar açık olduğunu ispatlıyor. 62 irmi yedi yaşında çok genç bir tasarımcı Yiğit Özer. yetenekli ve donanımlı olduğunu düşündüğüm tasarımcılar Enerjisi yüksek, tasarım alanında hedefleri büyük, mevcut ve bu tür başarıların daha çok tekrarlanacağını düşü- hırslı ve kararlı bir tasarımcı. ‘Ben henüz yolun ba- nüyorum. Versatile seramik sektörü için çok büyük bir yenilik şındayım,’ dese de tasarım adına çok büyük önem taşıyan bir ama gücünü basitliğinden aldığını düşünüyorum. Versatile se- ödülle başladı yolculuğuna. Kütahya Seramik için tasarladığı risi temel geometrilere dayanarak, çok değişken ve birbirinden Versatile koleksiyonu, ‘Arc’ serisi ile tasarım alanında dünyanın tamamen farklı motifler oluşturuyor. Bütün bu farklı motiflerin çı- en çok tanınan ve en prestijli ödüllerinden biri olan ‘IF Product kışı aynı tek bir karo. Yüzeylerdeki 3 boyutlu hareket seramiğin Design 2011’i kazandı. Ayrıca tasarım alanında uluslararası kali- geometrik formlarda olmasına rağmen algıda organik ve akışkan te onayı olarak kabul edilen Red Dot Tasarım Ödülleri’nde ‘Red bir etki yaratmasını sağlıyor. Y Dot Design Award Best Of The Best 2011’ ile ‘En İyinin İyisi’ Bu ödül sizi değiştirdi mi? ödülünü Versatile koleksiyonunu oluşturan ‘Arc’ ve ‘Axis’ serileri Elbette uluslararası çevrede ve yurt içinde kendi sektöründe ile ayrı ayrı aldı. Bu önemli ödüle layık görülen tasarım ürününü sizi vitrine çıkartan ödüllerden bir tanesi. Değişme konusunda ve genç tasarımcının hedeflerini konuştuk. bir şey söyleyemem fakat yaptığım iş konusunda beni çok daha Ödül aldığınız ‘Versatile’ koleksiyonu nasıl ortaya çıktı? Bu tasarımın bir hikayesi var mı? Kütahya Seramik firmasıyla yakaladığımız sinerji aslında bu ba- fazla motive ettiğini düşünüyorum. Şimdi bunun üzerine çok daha iyi bir şey koymak stres yaratmıyor mu? şarıdaki en önemli pay. Bu koleksiyonu tasarlarken seramiğe olan Zaten bu ödülün haberini aldığımda, ‘önemli olan devamını yaklaşımı sıfırdan ele aldım. Hem hijyenik, hem çok uzun ömürlü, getirmek’ diye düşündüm. Çünkü ne iş yaparsanız yapın sade- hem de tasarımla farklılaşmaya çok müsait bir ürün. Zaten sizden ce bir kez başarmak yeterli olmuyor. O konuda istikrarlı olmak önce onlarca şekilde desen, doku, yüzey olarak yorumlanmış. önemli. Şu an benim için zor dönem yeni başlıyor. Çünkü ödül- Seramik sektöründe daha önce hiç el değmemiş unsurlar- den önce bilinen biri değilseniz bir şekilde yaptıklarıyla sıyrılmaya dan bir tanesi de günümüzün en önemli tüketici önceliklerinden çalışan birisiniz. Şimdi bu tarz bir arenaya adım attıktan sonra, biri olan kişiselleştirme konusuydu. Yıllardır farklı motifler, renk- insanlar bir sonrakini merakla bekliyor olacak. ler, bordürler gibi kavramlarla değişkenlik gösteren bir ürün se- ‘Henüz yolun başındayım’ diyorsunuz, peki şimdi ne ramik karo. Benim için bu farklılaşmayı yakalayacak unsur bura- olacak? Genç tasarımcıların hayali yurt dışından bir açılım dan başladı. Tasarım süreci boyunca tüm fikirlerin çıkış noktası olmasını beklemek. Sizin de böyle bir beklentiniz var mı? bu temele dayandı. Tasarıma başlarken iki ürün yapmak gibi bir Fırsatların doğması için beklemeye inanan biri değilim. Ben fikirle başlamadım. Çıkan sonuç birbirinden tamamen farklı ama 27 yaşındayım. Hayatınız, kendinizi nasıl donattığınıza bağlı ola- aynı mantığa dayanan iki ayrı ürün olarak şekillendi. Ayrıca bu iki rak şekilleniyor. Ben Can Yalman’la dört buçuk yıl çalıştım. Bana farklı ürün birbirleriyle de kombine edilebilen ürünler oldu. çok şey kattı. Dört senenin sonunda artık kendim için bir şey Versatile koleksiyonunu oluşturan 3 boyutlu Arc ve Axis se- yapmak istedim. O yüzden bir şeyin size gelmesini beklemek- rileri özgün ‘V’ ve ‘S’ formlarına sahip. Ürünü en iyi tanımlayan tense, biraz medeni cesaret göstermek gerektiğini düşünenler- ismin, Latince’de çok yönlü ve değişken anlamına gelen ‘versa’ denim. Kütahya Seramik için yaptığım iş için de Nafi Güral’ı kelimesinden türeyen ‘versatile’ olduğunu düşündüm. Arc ve telefonla arayarak ‘Ben genç bir tasarımcıyım, size iş yapmak Axis isimleri de karoların yüzeyindeki 3 boyutlu geometrik hare- istiyorum’ diyerek başladım. Nafi Bey de yapmak istediğim işi ketleri tanımlayan isimler. dinledi ve destekledi. Yurt dışında iş yapmak istediğim birçok Ürün tasarımı dalında ilk defa bir Türk firması ve ta- firma var. Her şeyin hemen olması gibi bir acelem yok, doğru sarımcısı Best of the Best kategorisinde ödül alıyor, zamanda doğru fırsat oluştuğunda, bu fırsatları değerlendiririm. Versatile’a ödül getiren unsurlar nelerdir? Anladığım kadarıyla ‘şansa’ inanmıyorsunuz. ‘Herkes Bence, Türkiye günümüzde birçok konuda olduğu gibi ta- kendi şansını kendisi yaratır’ diye düşünenlerdensiniz. sarımda da yıldızı parlayan bir ülke. Türkiye’de birçok dalda Ancak doğru zamanlarda, doğru insanlarla karşılaşma- uluslararası arenada çok büyük başarılar alan tasarımcılar, nız da bir tür şans değil mi sizce? sanatçılar, mimarlar var. Benim kuşağımda da gerçekten çok O kadar kesin yargılarım yok. Üniversitede okurken Tanju 63 TASARIMCI YİĞİT ÖZER 64 Özelgin ile çalıştım. Son sınıfta proje hocamdı. O da Can Yalman Bu soruya kendi öngördüğüm dönemler üzerinden bir açık- gibi hayatımdaki önemli karşılaşmalardan biridir benim için. Kü- lama yapabilirim sanırım. Eskiden tasarım anlamında Bauhause tahya Seramik firmasının da bu kadar genç yaştaki bir tasarımcı- ekolü, sonra minimalist İtalyan akımları, ondan sonra da oryan- ya, çizgisinin dışında, radikal bir iş için güvenmesi kolay kolay ya- talizm öne çıkmıştı. Avrupa zaten çok eskiden beri, tükenmişliği pılabilecek bir şey değil. Örneğin uluslararası bir markaya, Apple’a dışarıdan sübvanse etmeye çalışıyor. Dünyada bir sürü İsrailli, tasarım yapmak radikal bir şeydir. Çünkü tasarımla şekillenen bir Mısırlı, İranlı tasarımcının bu kadar öne çıkması da bu yüzden. firmadır o. Bizim ülkemizde sektöründe öncü olup, yeniliğe açık Bizim ülkemizin yükselen trendlerden biri olmasının da sebebi olan nev-i şahsına münhasır firmalardan bir tanesi de Kütahya aynı. Akımlar yavaş yavaş kaybolmaya başladı çünkü dönemsel Seramik ve Kütahya Porselen firmasıdır bana göre. Kütahya Se- trendler daima bir zirveye eriştikten sonra aşağı doğru eğilim ramik ile yaptığım çalışmanın ardından, Kütahya Porselen ile de gösterir. Tasarımda ne kadar evrensel bir noktada duruyorsanız bir-iki sene içinde yeni koleksiyonlar çıkacak ortaya. Yani firma bir o kadar geneli yakalama imkanınız var. Tasarımcının bana göre sürü farklı tasarımcıyla iş yapabilecekken benim gibi genç kuşak- en büyük gücü, farklı perspektiflerden bakabilme yeteneği. tan birine inandı, bu sorumluluğu verdi, kapıları ardına kadar açtı ve ilk günden beri gerçekten bu işin arkasında oldular. Endüstri tasarımcısı için başlangıçta herhangi bir ko- Dediğiniz gibi belli bir noktada insanlar birbirini tekrar ediyor. Peki ya tam da bu noktada yaratıcılığı harekete geçiren şey nedir? nuya odaklı çalışmak çok fazla mümkün olmayabilir, ama Örneğin bir sandalyeyi ele alalım. Dört bacaklı ya da üç ba- zaman içinde bir tercih yapmak zorunda kalırsanız terci- caklı. Oturma yüksekliği belli, ergonomisi belli. Bunda yapabile- hiniz ne olurdu? ceğiniz tek şey formla oynamak. Malzemeyle oynamak. Bunu Ben daha kolektif bir tasarımcı olduğumu düşünüyorum. radikalleştirmek, fakat optimum ölçülerde, Endüstriyel tasarım- Çok fazla şeyden besleniyorum. Müzikle ve fotoğrafla uğraşı- da herhangi bir objeyi kendinize göre bir sonraki olması gere- yorum. Sonra bir İstanbul aşığıyım. İstanbul’un kaosunun, au- ken duruma getiriyorsunuz. Deneyim yaşamak insanlar için bir rasını yarattığını düşünüyorum. Yani düzen/düzensizlik, sistem/ öncelik oluyor. İnsanları şaşırtmak artık epey zorlaştı. Tüketimin sistemsizlik gibi zıtlıkların aynı anda yaşandığı bir kent burası. yoğunluğu beraberinde istemsiz bir doyumu getiriyor. Aslında Bir yere gidersiniz inanılmaz bohem bir ruh hali, bir başka yer- bu şekilde etrafınızdaki objelerle ilgili fikir yürütme, yorumlama de çok aristokrat, burjuva ruhunu yaşarsınız. Bu değişkenliği ve uyarlama durumu oluşuyor. Günümüzde artık herkes az çok çok iyi kotarabilmiş ender şehirlerden bir tanesi İstanbul. Tıpkı tasarım konusunda yorum yapabilir, beğenilerini daha rafine İstanbul’daki çeşitlilik gibi benim hayatımda da bir sürü şey var ifade edebilir konumda. Bu çok güzel bir durumu beraberinde aslında. Yaptığım işlere istemsiz olarak hepsi yansıyor. Can Yal- getiriyor. Farklılaşmak için çok daha iyi düşünülmüş, çözümlen- man ve Tanju Özelgin ile çalıştığım yıllarda bir sürü sektöre iş miş, üretilmiş tasarımlar hayatımıza çok daha kolay giriyor. yaptım. Yat, beyaz eşya, seramik sektörlerine iş yaptım. Çikola- O halde tasarımcıya düşen yeni ‘deneyimler’ yaratabilmek. ta, kahve fincanı, kurumsal kimlik tasarımları yaptım. O yüzden Yaptığım işleri genelde ‘deneyim tasarımı’ olarak konumlan- tek bir sektöre kanalize iş yapmıyorum. Peki hedefler üzerine konuşalım biraz da. Üretimsel ya da finansal bir sınır olmasa ne tasarlamak isterdiniz? dırabilirim. İnsan hayatına entegre olabilecek objelerin yanında, insan hayatına entegre olabilecek deneyimler yaşatmak benim için önemli. Mesela Versatile’den yola çıkalım. Bu seramikler Gerçekleştirmek istediğim çok hayalim var. Ama endüstri ta- dünyada yüzlerce yıldır var. Yaşam alanınızı seramik kullanarak sarımı üretim odaklı bir meslek. Günümüzde malzeme ve üretim farklılaştırmak istiyorsanız ya farklı desenler seçmeye çalışırsınız teknolojisi olabilecek en inovatif konumunda. Fakat tasarladığı- ya bordür alırsınız ya da farklı renklerin kombinlerini yaparsınız. nız ürünler ne yazık ki genellikle maliyet odaklı. Öte yandan en- Versatile ise tek bir ürün. Hiç başka bir ürün kullanmadan 20’den düstriyel tasarım insan odaklı bir disiplin. Bunun insan hayatına fazla farklı şekilde dizebilir ve her dizilim, yüzeyindeki hareketten çok daha efektif, hızlı bir şekilde entegre ve ulaşılabilir olması ge- dolayı farklı bir desen oluşturabilir. Baktığınız zaman herkesin rektiğini düşünüyorum. Doğayı yaşam alanlarına entegre etmek, kendine ait tasarım sürecine dahil olduğu bir deneyim aslında. yaşam alanlarını doğadan oluşturulmuş malzemelerle üretmek Ürünü aldığınızda canınız o an ne isterse, onu yapabiliyorsunuz. gibi düşünülebilir. Yani bir şekilde daha çevreyle iç içe bir insan O yüzden ‘deneyimler’ kolay tükenebilecek şeyler değil. Oysa hayatı hayal ediyorum. objeleri ve formları çok kolay tüketebilirsiniz. İnsanlar farklı olanı Globalleşme bir yandan da ‘aynılaşma’ gibi bir tehlike- çok kolay seçiyor. Seramik sektöründe milyonlarca çeşit ürün yi gündeme getiriyor. Tasarım açısından sizce bu durum var. Milyonlarca çeşit desen var. Benim tek yaptığım çok basit bir tehlike mi, yoksa beklenen, olağan bir durum mu? geometrik bir temel kullanmaktı aslında. O 65 GEZİ BOZCAADA İYOT KOKULU SOKAKLAR Bozcaada’nın sokaklarında gerçekleştirdiğimiz keyifli keşif gezisi, sizleri dingin ve mutlu bir dünyaya sürükleyecek. Yapım Şebnem Yıldız, Fotoğraflar Engin Aydeniz 66 Adanın merkezinde keşfedilecek o kadar detay var ki! Özellikle Rum mahallesi, sempatik sokaklarıyla sizi sarmalayıveriyor. uzey Ege’nin gözdesi Bozcaada, K Çanakkale iline bağlı küçük bir ada. Ama o kadar büyük sürpriz- lerle dolu ki... Her ne kadar son yıllarda turistik amaçla yaz aylarında insan akınına da uğrasa, bu adanın zaman geçirdikçe keşfedilmesi gereken kendine özgü güzellikleri var. Yunan mitolojisindeki ismi Tenedos olan Bozcaada, stratejik konumundan dolayı tarih boyunca pek çok kez istilaya uğramış. Son 500 yıldır iç içe yaşayan Rum ve Türk halkları, burada tam bir kültür sentezi oluşturmuş durumda. Adanın kendine özgülüğü de bundan kaynaklanıyor. Onca yaşanmışlığın verdiği derin kültür, mütevazı ve doğal bir çevre dokusu, bakir koylar ve insanı kendine getiren berrak bir deniz, büyülü bağ evleri, özgün bir mutfak, üzüm bağları ve şaraplar… Tüm bu özellikler Bozcaada’yı kısaca özetliyor. Bozcaada’nın kuzeydoğusunda daha yoğun bir yerleşim var. Burası adanın merkezi. Yürüyerek keşfetmeye çok müsait olan dar ve kıvrımlı sokakları, özellikle Rum mahallesindeki bakımlı evler, restoranlar ve kafelerle dikkat çekiyor. Adanın merkezinde kurulan açık hava stantlarında seramik ve cam işçiliğinin keyifli 67 GEZİ BOZCAADA örnekleri olan hediyelik eşyalar, adaya özgü kekikler, lavanta keseleri, domates reçelleri hemen dikkat çekiyor. Meydanda gezinirken, adanın en renkli ve en hareketli cafelerinden biri olan Polente’de keyifli bir mola verin. Polente’nin mavi ve beyazla dekore edilmiş mekanı, adanın şarapları ve kahve çeşitlerini denemek için ideal. Eğer bir şarap tutkunuysanız, Bozcaada tam size göre! Hatta şaraba düşkün değilseniz bile, ada ziyaretinizden sonra bu fikriniz büyük ihtimalle değişecek. Burada bağcılık ve şarapçılığın tarihi çok eskilere dayanıyor. Ada turumuzu yaparken de bu eski geleneği sürdüren bazı üreticileri ziyaret ettik: Talay, bunlardan ilki. Bozcaada’nın çok eski ve köklü ailelerinden birine ait olan marka, üretiminin büyük bölümünü aile bağlarında yetiştirilen Vasilaki, Karalahna ve Karasakız üzümlerinden gerçekleştiriyor. Merkezdeki Talay fabrikalarının Yolunuz Bozcaada’ya düşerse, kendinizi adanın cömert şarap dünyasının içinde bulmanız kaçınılmaz. dışında, iki adet satış mağazası var. Keyifli tadımlar yapmak ve damak tadınıza uygun şarabı bulmak istiyorsanız, muhakkak uğrayın deriz. Bu mağazalardan biri kafe gibi düzenlenmiş. İsterseniz şarabınızı şık bir peynir tabağı eşliğinde de yudumlayabiliyorsunuz. Latincede karga anlamına gelen ‘Corvus’ da adanın leziz şaraplar sunan markalarından biri. Mimar Reşit Soley’in kurduğu Corvus, Cabernet Sauvignon, Malbec, Merlot, Syrah, Cabernet Franc ve yerli üzümlerden Çavuş ve Vasilaki üzüm çeşitlerini kendi bağlarında yetiştiriyor. Elazığ ve Diyarbakır’ın geleneksel bağlarından toplanan Öküzgüzü ve Boğazkere üzümlerini de kullanıyor. Adanın merkezinde hem tadım hem de alışveriş yapabileceğiniz Corvus Wine Bar bulunuyor. Sempatik traktörüyle günbatımı turlarına başlayan Çamlıbağ da adanın şarap markalarından biri. Markanın kurucusu olan ve bu işi dört kuşaktır sürdüren Yunatçılar ailesi, merkezde iki adet satış mağazası açmış. Şarap yapımında Kuntra, Vasilaki gibi adaya özgü şaraplık üzümlerin dışında, şimdilerde Cabernet Sauvignon gibi yabancı 68 üzümleri de bağlarında yetiştirmeye başlayan Çamlıbağ’ın satış mağazaları keyifli ve bilgilendirici tadımlara ev sahipliği yapıyor. Konu şarap olunca, Bozcaada’da şarap aksesuarlarına dönük Bozcaada Biz mağazasını ziyaret etmeden olmaz! Mağazanın rafları hem işlevsel hem de birbirinden eğlenceli aksesuarlarla dopdolu. Sokakları rengarenk ve naif süslemeleri olan kapı ve pencerelerle dolu Bozcaada, oyuncak bir kentten farksız. Kendine özgü zengin mutfağı ile de zihninize kazınmaya aday olan adanın bu sokaklarında ilerlerken, hummalı bir şekilde kabak çiçeği dolması yapan insanları görebiliyorsunuz. Kabak çiçekleri o kadar taze ve renkli ki, gözlerinizi onlardan alamıyorsunuz. Lezzetlerini hayal etmesi de cabası! Şehirdeki gürültü ve patırtıdan kendinizi biraz soyutlamaya ve farklı dünyaları keşfetmeye niyet ettiyseniz, hiç vakit kaybetmeden Bozcaada’yı ziyaret edin deriz. Hele biraz da tercihini doğallıktan yana kullananlardansanız, adanın kıvrımlı sokaklarında kaybolmanızı ve onun kendine özgü detaylarını keşfetmenizi öneririz. O 69 GURME REÇEL TATLI KAÇAMAK ‘ABF12KSK00’ kase, 5,65 TL; ‘ABF14KSK00’ kase, 6,58 TL; ‘ABF12KSK00’ kase, 8,26 TL. Kahvaltıların olmazsa olmazı reçeller için birbirinden şık kaseler tasarlayan Kütahya Porselen, sofranıza yaratıcı ve şık dokunuşlar taşıyor. Yapım Selin Akal Fotoğraflar Ahmet Gül/PTS Fotoğraf Asistanı, Erol Özel PORTAKAL REÇELİ • 4 adet yafa portakalı • 1 kg toz şeker • 2 su bardağı su • 2 çorba kaşığı limon suyu Hazırlanışı Portakalların kabuklarını bıçakla soyun. Kabukları yarım bardak su ile yumuşayıncaya kadar haşlayın. Daha sonra el blender’i yardımıyla, kabukları küçük parçalara ayırın. Kabuklarını soyduğunuz portakalları dilimlere ayırın. Toz şeker ve suyu tencerede kaynatın. Önce küçük parçalara ayrılan kabukları sonra da portakal dilimlerini suya atın. Pişirmenin sonuna doğru limon suyunu tencereye dökün. 70 Kaşık sosluk, (adedi) 6,90TL; ‘Neptun’ kase, (adedi) 2,58 TL; ‘Tavola’ sosluk, 7 TL. ERİK REÇELİ • 1 kg erik • 1 kg toz şeker Hazırlanışı Erikleri iyice yıkayıp, çekirdeklerini çıkartın. Toz şeker ve erikleri pişirme tenceresine koyup, bir gece bekletin. Ertesi gün kendi suyu ile 15 dakika kaynatın. Reçel sıcakken temiz ve kuru kaplara ağızlarında hiç boşluk bırakmadan iyice doldurun. AHUDUDU REÇELİ • 1 kg taze ahududu • 200 gr donmuş frambuaz • 6 su bardağı toz şeker • 1/4 su bardağı su • 2 çorba kaşığı limon suyu Hazırlanışı Ahududuları uzun süre suda bırakmadan çabukça yıkayın. Donmuş frambuazları, elinizle parçalara ayırın. Tencereye ahududuları ve frambuazları koyduktan sonra toz şekeri üzerlerine dökün. Suyu da ilave edip, orta ateşte pişirin. Şurup koyulaşmadan önce, limon suyunu katın. Birkaç dakika sonra tencereyi ocaktan alın ve reçeli soğumaya bırakın. ‘Yonca’ kase, 7,40 TL. ‘Medusa’ ‘Med a’ kase, (9 cm) 8,55 TL, (12 cm) 10,10 TL. ‘Plato Degus’ yapışık kase, 20,19 TL. 71 GURME REÇEL Dilimli kaseler, renklerine göre değişiyor, (adedi) 5-9 TL arasında. ÇİLEK REÇELİ • 1 kg çilek • 2 kg toz şeker • 3 çorba kaşığı limon suyu Hazırlanışı Çileklerin saplarını kopartıp, iyice temizleyin. Tencereye bir kat toz şeker, bir kat çilek olmak üzere yerleştirin. Bu şekilde bir gün bekletin. Bir gün sonra, şeker ve çilek karışımını birlikte on dakika kaynatın. Ocaktan alınan tencereyi, bir gün daha bekletin. Ertesi gün çilekleri kepçe yardımıyla tencereden alın ve şuruplaşmış suyu, koyulaşana kadar kaynatın. Şurup koyulaşınca, çilekleri ve limon suyunu döküp, beş dakika daha kaynamaya bırakın. Reçeli sıcakken kaplara doldurun. ‘Plato Degus’ kase, (6 cm) 6,55 TL, (8 cm) 7,25 TL, (10 cm) 11,75 TL, (12 cm) 14,10 TL. 72 ‘Tavola’ üç bölmeli kayık, 16,42 TL. ‘Avangard’ kase, (14 cm) 11,30 TL. ŞEFTALİ REÇELİ ‘Armut’ kaseler, renklerine göre fiyatları değişiyor, (adedi) 6,30 TL’den başlayan fiyatlarla. • 1 kg şeftali • 1 kg toz şeker • 1 çorba kaşığı limon suyu Hazırlanışı Şeftalilerin çekirdeklerini kolayca çıkarabilmek için kısa bir süre kaynayan suda bekletin. Yumuşayan şeftalilerin çekirdeklerini bıçak yardımıyla çıkartın. Hazırlanan şeftalileri, bir kat şeker ve bir kat şeftali olmak üzere pişirme tenceresine yerleştirin. En üst katmana da şeker yayıp, bir gün boyunca tencereyi kapağı kapalı bir biçimde bekletin. Ertesi gün, tencereyi kendi suyuyla, kısık ateşte kaynatın. On beş dakika sonra limon suyunu ilave edip, üç dakika daha kaynatın. AYVA REÇELİ • 1 kg ayva • 1,1/2kg toz şeker • 3 su bardağı su • 1 çorba kaşığı limon suyu Hazırlanışı Temizlenmiş ve yıkanmış ayvaların kabuklarını soyun. Çekirdeklerini temizleyin. Büyük delikli rendede ayvaları rendeleyin. Toz şeker ve üç bardak suyu tencerede kaynatıp, şurup haline getirin. Rendelenmiş ayvaları kaynamakta olan şurubun içine atıp, pişirin. Reçel kıvamını bulunca içine limon uyunu dökün. suyunu ‘Tavola Puzzle’ kase, (10 cm) 6,50 TL, (15 cm) 8,50 TL, (21 cm) 10,50 TL. ‘Optik’ kase, (10 cm) 8 TL. ‘Tavola’ kaşık, (7 cm) 8,90 TL. 73 OTEL SERİSİ CARLA Sıra dışı çizgiler Sade, yalın ve kullanışlı… ‘Carla’ serisi tüm bu özellikleri bünyesinde topluyor. Serinin oval forma sahip olan tabaklarının kıvrık kenarları, tasarımı daha da farklılaştırıyor. Özellikle çay fincanları ve çorba tenceresinde tabaklardaki oval forma bağlı kalınarak kullanışlı olduğu kadar özgün bir tasarım anlayışı ile sıra dışı bir seri oluşturulmuş. Sofrada yaratıcı dokunuşlar Kütahya Porselen’in yeni ‘Carla ‘, ‘Markiz’, ‘Elanor’ ve ‘Lotus’ serileri birbirinden farklı sunum seçenekleri ile sofralarda tekdüzeliği kırıyor. Prodüksiyon Harun Topuz, Fotoğraflar Agim Can 74 MARKİZ Sade, güzeldir Elagant sunumların en çok aranan ismi haline gelen ‘Markiz’, Kütahya Porselen’in son dönemlerde tasarımlarına taşıdığı ‘sade güzeldir’ anlayışına sadık kalarak üretildi. Tabak grubundan fincanlara, tuzluklardan sosluğa kadar seriyi oluşturan her parçada elmasın keskin hatlarını rahatlıkla görebilirsiniz. Keskin hatlar seriye maskülen bir duygu katsa da, pürüzsüz porselen beyazlığı feminen duruşuyla tasarıma, zıtlıkların uyumunu taşıyor. 75 OTEL SERİSİ ELENOR Sıradanlığı kırın! Kütahya Porselen’in yepyeni serilerinden biri olan ‘Elanor’ sıradanlığı kıran tasarımı ile profesyonellere bambaşka sunumlar vaat ediyor. Aynı seri içindeki üçgen ve kare formlu tabaklar kullanıcıların yaratıcılıklarını ortaya çıkarmayı hedefliyor. Konseptlerini modern bir yalınlık üzerine oturtmaya çalışan tüm profesyonellerin arayışları bu seri ile son bulacak. 76 LOTUS Naturel şıklık Lotus çiçeğinden etkilenerek tasarlanan ‘Lotus’ serisini oluşturan tüm formlarda, bu narin çiçeğin izlerini görebilirsiniz. Saflığı, doğallığı ile yüzyıllardır birçok resme, objeye ilham kaynağı olan bu çiçeği artık sizler de sofralarınıza taşıyabilirsiniz. Yalın bir ambiyans için doğal malzemeler ile kullanabileceğiniz seri, alternatif sunumlar arayanlar için ideal. 77 RÖPORTAJ ENDER SARAÇ SAĞLIK ELÇİSİ Diyet reçeteleri ve hızlı zayıflama hikayeleri, herkesin ilgisini h k i il i i i çeken k konular arasında. Sağlıklı yaşamın sırlarını çözmeye çalışıyoruz hepimiz. Oysa sağlıklı yaşam sadece beslenmeyle sınırlı değil. Dr. Ender Saraç, sağlıklı bir yaşam için ruhumuzu da toksinlerden arındırmamızın şart olduğunu söylüyor. Yazı Nur Eren oğal, sağlıklı yaşam ve doğal tıp alanındaki özel Merkezi’ni 1994’te kurmuş. Ayrıca Türkiye’nin ilk doğal arınma çalışmalarının yanı sıra ‘ruhsal gelişim spirütüel merkezi olan Ulus’taki Doğa Arınma Merkezi’nin de kurucu- teknikler’ ve ‘pozitif enerji teknikleri’ üzerine çalış- larından. Doğal ve sağlıklı yaşamla ilgili Türkiye’nin ilk Türkçe maları, kitapları, çeşitli televizyon kanallarında yayınlanan dü- kitabı olan ‘Ayurveda’ kitabı kısa sürede 14. baskı yaparak zenli programları ve gazete yazılarıyla Ender Saraç, Türkiye’nin uzun süre en çok satan kitaplar arasında yer aldı. Türkiye’de en önemli sağlık elçilerinden biri. Saraç, 1959 İzmir doğumlu. doğal ve sağlıklı yaşamla ilgili bilincin geliştirilmesi konusunda Sağlıklı yaşam konusundaki tüm çalışmalarını kendi hayatına da çok sayıda televizyon programı, röportaj, seminer, konferans adapte eden, genç ve enerjik duruşuyla da örnek bir hekim. En- ve panellerle oldukça yoğun bir çalışma yapan Ender Saraç, der Saraç, 1990 yılından bu yana Ayurveda çalışmaları yapıyor. bir dönem kurduğu Doğal Tıp Derneği’nin Genel Başkanlığı’nı İzmir’den İstanbul’a geldiği ilk yıllarda Nükhet Duru ile beraber da yürütüyor. Dr. Ender Saraç halen kendi kliniğinde görevine UNIFORM Sağlık ve Estetik Merkezi’nde çalışmış. Daha son- devam ediyor. Günümüzün sanat, politika ve iş dünyasından ra Türkiye’nin ilk doğal tıp ve estetik merkezi olan Hay Sağlık pek çok tanınmış kişi bu yöntem ile zayıflıyor, koruyucu he- D 78 kimlik hizmeti alıyor veya hastalıklarına çare buluyor. Ayurveda sumak, biberiye ve bol limon ile hazırladığım çayları tüketirim. eğitimi ve Aile Hekimliği ihtisası olan Dr. Ender Saraç’ın ayrıca Bedensel tahriklerden uzak durmaya çalışırım. Alkol, sigara, Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı Akapunktur sertifikası da bulunu- ağır yemekler, kimyasal ilaçlar asla almam. Yılda bir defa dü- yor. 20 yılı aşkın bir süredir vejetaryen olan Saraç, uzun süredir zenli check up yaptırırım. bazı spiritüel tekniklerin ileri aşamalarını da uyguluyor. Ender Sağlıklı bir hayat sürmek için bel kalınlığı çok önemli. Bunu Saraç’ın 2. kitabı olan ‘Ayurveda Sağlıklı Zayıflama’ kitabı ise ideal ölçülerde tutmak gerekir. Bir başka önerim ise belli aralar- bu alanda büyük bir başarıya imza atarak, uzun bir süre en la wellness hizmetleri olan tesislerden yararlanmanız. Bunun en çok satan kitaplar arasında yer aldı. Ender Saraç aynı zamanda güzel örneklerinden biri de Güral Sapanca Wellness Park. Hem Türkiye’nin ilk diplomalı astrologlarından da olup sağlık ve ast- doğanın güzelliklerinden hem de profesyonel spa hizmetinden roloji alanında özel çalışmalar yapıyor. yararlanarak, ruhsal ve bedensel olarak kendinizi kışa hazırla- Sağlıklı yaşam için önereceğiniz çok sayıda konu ol- mak için ideal bir tesis burası. duğunu biliyorum ama bu listeyi sizden almadan önce Bedensel tahriklerden neyi kast ediyorsunuz? en başa ne yerleştireceğinizi öğrenmek istiyorum? Ruhsal toksinlerden de arınmak gerekir. Ego, kızgınlık, öfke, Önce insanın kendini sevmesi, önemsemesi ve değer ver- nefret, kin, gibi duygulardan kendimi arındırıyorum. Düzenli iba- mesi lazım. Kendini sevmeyen, kendine emek de vermez. Ör- detlerimi aksatmam, elimden geldiği kadar ihtiyacı olanlara yar- neğin kadınların bir kısmı vaktini kuaförde geçiriyor ama check dım etmeye çalışırım. Güzel bir söz vardır ‘Ne kadar verirsen o up yaptırmak için vakit bulamıyorlar. Aynı şey erkekler için de kadar büyürsün’ derler. İşte buna inanıyorum. O geçerli. Ülkemizde hala vitamin, antioksidan gibi işlere para ve zaman ayırmak çoğu insana çok zor geliyor. Herkesin kendisini bedensel ve zihinsel olarak öne alması gerekiyor. Sağlık meselelerini eskisinden daha fazla konuşur olduk, bu da insanın bilinç düzeyinde bir değişimin işareti olabilir mi? İnsanoğlu daha üst bilinç düzeyine girmeye başladı. 2012 özellikle bilinçlenmede etkili olacak. Dünya ciddi bir enerji alışverişinin olduğu bir döneme giriyor. İnsanlar ya üst bilinç düzeyine geçmedikleri için şikayetleri zihninin içinde yoğun- ENDER SARAÇ’IN 7 ALTIN ÖNERİSİ laşacak veya farkındalıkları artıp, bedenlerini arındırıp, temizleyecekler. Sadece bedensel arınma değil ruhsal arınma da 1 Ara öğünler dahil günde • Bakliyatlar gerekiyor. İnsanoğlu kendini sevecek, bedenini arındıracak, 7 öğün (3 ana, 4 ara) yiyin. • Tam tahıl ürünleri düzgün yaşayacak, egzersiz yapacak, tek eşli, ahlaklı bir ya- 2 Günde 7 büyük fincan 7 Besini Azaltın (yazın normal ısıda, kışın sıcak) • Beyaz un su için. • Kızartma 3 Günde toplam 7777 adım • Ağır yağlı şarküteri ürünleri atın. Kaymak ve deriler( balık, tavuk) 4 Akşam 7’den sonra ağır • Yağlı katkılar ve soslar yemeyin. • Şekerli veya şeker eklenmiş var. Düzenli olarak televizyon programlarını takip eden biri bile, 5 Haftada bir kez olmak içecekler neredeyse diyet reçetesi yazabilecek duruma geldi. Bir defa üzere 7 hafta üst üste düzenli • Fazla oranda tuz basit yaşam çok önemli. Zaman zaman torbalarınızı taşımak, olarak tartılın. 7 Doğal 7 maddeden kısa mesafeler arasında yürüyüşler yapmak çok önemli. Tüm 6 7 Besini Artırın yararlanabilirsiniz. • Mevsiminin az şekerli sebze • Tere tohumu ve meyveleri • Funda yaprağı şam sürerek ruhsal açılardan kendini besleyecek. Sizin önerileriniz sadece beslenme biçimleri üzerine yoğunlaşmıyor. Hayat tarzımız üzerine önemli revizyonlardan bahsediyorsunuz öyle değil mi? Klasik diyet konusunda artık hemen hemen herkesin bir fikri bunların yanı sıra uykuya çok dikkat etmek gerekir. Dışarıdan bazı düzenli destekler de alınmalıdır. Örneğin ben düzenli kilo • Yeşil salata • CoenzymeQ10 kontrolü sağlayan Formula 7, multi vitaminler, çinko, omega 3 • Doğal müsli ve yulaf ezmesi • L-Carnitine kullanırım. Mevsimlere göre değişik doğal destekler alırım. Ör- • Yağsız süt ürünleri • Yeşil çay neğin yeşil çay, sade Türk kahvesi, bol su içerim. Şekerli ve • Uygun pişmiş derisiz • Krom asitli içecekler hiçbir zaman içmem. Zerdeçal, kekik, fesleğen, beyaz et • Zencefil 79 SAĞLIK GENEL CERRAHİ UZMANI ZEKİ ÖNER Genel Cerrahi uzmanı Zeki Öner, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirdiği cerrahi müdahalelerinin yanı sıra genç uzmanlar da yetiştiriyor. Yaşamı geleceğe taşımak Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi’nde 25 yıla yakın genel cerrahi uzmanı olarak görev yapan Zeki Öner ile iş hayatı ve sağlıklı yaşam konusunda kısa bir sohbet yaptık. Yapım Zeliha Köşlü Fotoğraflar Ceren Can Korkmaz 80 uzurlu bir aile yaşamının ve çalışma ortamının sağ- müdahele ediyor. Yani ortopedi, jinekoloji, üroloji alanlarında tıp lıklı yaşam için en önemli unsurların başında geldi- adamlarımız yetişiyor. Öyle ki genel cerrahi içinde bile meme ğini belirten Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi cerrahisi, endokrin cerrahi, kolorektal cerrahi gibi spesifik olan H Genel Cerrahi uzmanı Zeki Öner, yoğun iş temposunun ardından spor ve aktif egzersiz yaparak dinleniyor. Bize eğitiminiz ve iş hayatınız hakkında bilgi verir misiniz? cerrahlar yetişiyor. Son yıllarda hastalarınız en çok hangi şikayetlerle size başvuruyor? Hastalar en çok meme, troid ve mide-barsak hastalıkları Üniversite hayatıma Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde başla- nedeniyle başvuruyor. Bu talepler çoğunlukla kanser korkula- mıştım, ancak derslere adapte olamadım ve eğitimimi bir yıl rından arınmak için oluyor. Biz de belli bir disiplin ve etik tıbbi dondurdum. Bu süre içinde İstanbul Tıp Fakültesi’ni kazandım. koşullar çerçevesinde yardımcı oluyoruz. Bu konuda bize en Tıp Fakültesi’nden mezun olmamın ardından büyük desteği patoloji, endoskopik girişimler Amerikan Hastanesi’nde ve Şişli Etfal ve radyoloji sağlıyor. Hastanesi’nde cerrahi asistanlığı Ameliyata girerken ve ameli- görevlerinde yatı bitirip çıktığınızda neler kerlik bulundum. sürecimi As- Diyarbakır hissediyorsunuz? Asker Hastanesi’nde, dö- Ameliyata nemin güç koşullarında tamamladım. zorunlu hizmet kapsamında Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi’ndeki görevim di. izle- Şanslıyım Kütahya’nın insanlarına yaptığım Bunu ki güzel 25 yıl mesleğimin heyecanı “Huzurlu bir aile ve çalışma ortamı sağlıklı yaşam için çok önemli. Kendine önem vermek, spor yapmak, iyi ve sağlıklı beslenmek yaşamı geleceğe taşıyan faktörlerdir.” içinde ve titizlik çerçevesinde giriyorum. Şanslı- yım ki yardımlaşma ruhu taşıyan iyi bir ekibimiz var. Ameliyat sonrası yorgunluk olsa da, tarifi anlatılmaz bir huzur kadar genel cerrahi içinde oluyorum. Ba- uzmanı olarak hizmet zen tıbbi koşullar iyi verdim. İstanbul’a tayin olmadığında hüzün ya- oldum ve şimdi Taksim Eği- şadığım da oluyor. tim ve Araştırma Hastanesi’nin Yoğun iş temponuzun 1. Cerrahi Kliniği’nde görev yapı- ardından yorum. nasıl dinleniyorsu- nuz? Hobileriniz var mı? Genel cerrahiyi diğer cerrahi branşlarından ayıran nedir? severek Genelde spor ve aktif egzersiz yaparak kendimi dinlendiriyorum. Futbol oynamak benim için bir Genel cerrahi, vücutta sistemik ve yerel sorunların ameliyat tutku. İstanbul’da ise bu olanak biraz daha az. Günün koşulları- yöntemleriyle çözümünü sağlıyor. Son 30 yıla kadar bazı has- na göre spor yapmaya çalışıyorum. Evde ise belgesel veya film talıklar cerrahi yöntemlerle tedavi ediliyordu. Tıbbın gelişimiy- izlemek kendimi iyi hissettiriyor. le cerrahi artık çoğunlukla kanser veya kansere yatkınlığı olan Sağlıklı yaşam için önerileriniz nelerdir? organ hastalıklarına yönelik yapılıyor. Travma sonucu organ Öncelikle huzurlu bir aile ve çalışma ortamı sağlıklı ya- yaralanmalarına da müdahale ediliyor. 50 yıl öncesinde vücut şam için çok önemli. Kendine önem vermek, spor yap- organlarının geneline genel cerrahlar müdahale etmekteyken, mak, iyi ve sağlıklı beslenmek, yaşamı geleceğe taşıyan günümüzde organ hastalıklarına bu alanda yetişen tıp insanları faktörlerdir. O 81 MAĞAZA CEVİZLİ Huzurlu alışveriş Yenilenen sergileme üniteleri ve vitrinleriyle Kütahya Porselen Cevizli mağazası, firmanın modern yüzünü simgeliyor. ütahya Porselen’in yenilenen satış noktalarından biri K Cevizli’deki showroom. Firmanın en çok yemek takımı satan mağazası olarak bilinen bu showroom’da porselen tutkunlarının rahat ve keyifli alışverişini sağlamak için tüm detaylar düşünülmüş. 1999’da hizmete açılan mağazada bankolar, vitrinler, duvar kağıtları ve tüm aydınlatma sistemi yenilenerek bambaşka bir ambiyans yaratılmış. Showroom’un yerleşim düzeni ise tümüyle müşteri profiline bağlı olarak düzenlenmiş. Kütahya Porselen mağazaları içinde en fazla yemek takımı satan nokta olmasından hareketle yemek takımları ve kampanyalı ürünler ön planda tutulmuş. Kampanyalı ürün grupları, el Bağdat Cad. No:270 Cevizli-İstanbul Tel: (0216) 383 83 90 82 işçiliği dekorlu tasarımlar, Natura Ceram ve fırsat reyonları için özel sergileme bölümleri hazırlanmış. O MAĞAZA METROCITY Metrocity’de porselen günleri Metrocity mağazası, porselen tutkunları için hazırlanan yeni sergileme üniteleriyle göz dolduruyor. ün geçtikçe mağaza sayısının artıran Kütahya Porselen, vitrin ve iç mekan tasa- G rımları konusunda daha iyi hizmet verebilmek için pek çok satış noktasında yep- yeni showroom düzenlemeleri yapıyor. Bunlardan biri de geçtiğimiz ocak ayında fabrika satış mağazası olarak hizmete açılan Kütahya Porselen Metrocity mağazası. Rahat ve aydınlık mekanlarda porselenin büyülü havasını solumak için özenle hazırlanan tüm sergileme üniteleri, ürünleri olabildiğince öne çıkaracak şekilde yerleştirilmiş. Ürün yerleşiminde önceliği kampanyalı ürünlere ve el işçiliği ile üretilen dekorlu tasarımlara vermek üzere düzenlenen showroom’da porselen, çelik grubu, hediyelik ve tek parça ürünler, renkli Natura Ceram sofra tasarımları özel raflarda sergileniyor. Mağazada, her dönem değişen ilgi çekici kampanyalarla porselen meraklılarına davetkar sunumlar hazırlanıyor. O Büyükdere Cad. Metrocity AVM, No: 309, 1. Levent-İstanbul Tel: (0212) 344 00 77 83 BAYİ SARILAR BOYA Aile şirketi olmanın gücü Sarılar Boya ve İnş. Ltd. Şti.’nin kurucusu Ahmet Sarı’nın hikayesi, öğretmenlikten ticaret hayatına uzanan bir başarı öyküsü. Ahmet Sarı bu başarının, Sarı ailesinin ikinci neslinin de ticarete atılmasıyla taçlandığını söylüyor. 1980’li yıllarda başlayan ticari hayatınızda her geçen mızda grubun felsefesinde, yatırım, bilgi birikimi ve teknolo- gün büyüyen bir başarı grafiğine sahipsiniz. Hem bölge- ji gücünün yanı sıra müthiş bir dostluk olduğunu fark ettik. sel hem de ulusal anlamdaki başarılarınızın sırrı nedir? Şirket yöneticileri ve çalışanları, eleştiri ve fikirlerimizi dinliyor, İş hayatım, İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciyken Perşembe önemsiyor ve aynı ailenin fikirleri olarak kabul ediyor. Bu nedenle Pazarı’nda yarım gün çalışarak başladı. Perşembe Pazarı o za- Kütahya Seramik markasını çok benimsedik. Şimdi Samsun’da manlar sektörün kalbiydi. 1980’de üniversiteden mezun oldum. bir havuz depo oluşturup, Orta Karadeniz’de altı il ve bunların Aklımda hep ticaret yapmak vardı. 1983 yılında ilk işyerimizi aç- ilçelerine hizmet veriyoruz. Bölgemizde tercih edilen Kütahya tık. Aynı zamanda coğrafya öğretmeni olarak çalıştım. Ancak iş- Seramik ürünlerinden ciddi stoklar yapmaktayız. Pazarlama ele- lerimiz yoğunlaşınca öğretmenlikten ayrıldım. Öğrenciyken çok manlarımız bayilerimizi düzenli olarak ziyaret ediyor. kitap okur ve çalışırdık. Zamanı iyi kullanmayı, planlı ve prensipli Kütahya Seramik çok özgün ve bizden bir kuruluş. Tasav- yaşamayı öğrendik. Bu nedenle aşırı tedbirli ve temkinli oldum. vufla yoğrulmuş insanımızı, sanayi ile tanıştırmış önemli kurum- İş hayatımızda da adım adım büyümeyi tercih ettik. larımızdan birisi. Güvenilir, yenilikçi ve yaratıcı. Özellikle ülkemiz Şirketiniz bir aile şirketi. Kardeşler, çocuklar yönetimde. İkinci nesil de artık ticaret hayatında. Başarınızda ihracatında Kütahya Seramik ve Kütahya Porselen gibi özgün sanayi ürünleri çok önemli. aile olmanın bir payı var mı? Bu birlik ve beraberliğin al- Yeni yatırımlarınız ve büyüme hedefleriniz neler? tındaki güç nedir? Dört kardeşten sonra, üniversite eğitimleri biten üç oğlum Aile şirketi olmanın en güzel yanı istikrar ve güven. Küçük da aynı sektörü tercih edince, 2008’de büyüme kararı aldık. işletmelerin ilk yıllarında aile şirketi olmak belki de daha etkili İstanbul merkezli Asusy Dış. Tic. İnş. Ltd. Şti.’ni kurduk. Uzak- olabilir. Ülkemiz çok zor günlerden geçti. Dört kardeş olarak biz doğu ve Avrupa’dan muhtelif yapı malzemeleri ithal edip pazar- iyi bir dayanışma ve özveri sergiledik. Ancak ilerleyen dönem- lamasını yapıyoruz. Umarım çocuklarım işimizi daha geniş bir lerde daha kurumsal ve sistemli olmak şart. Bizim bu konuda vizyona taşıyacak. Halen seramik deposu olarak kullandığımız geciktiğimiz söylenebilir. İkinci nesil aramıza katılınca kurum- Samsun-Ankara yolu üzerindeki arsamıza, yeni bir showroom sallaşmanın zorunlu olduğu gerçeğini kabul ettik. Şimdi karar yapmayı planlıyoruz. 2012 yılında satış ve sevkiyatımızı tek bir alırken daha çoğulcu ve katılımcı olmaya gayret gösteriyoruz. projede birleştireceğiz. Satışlarımızın yüzde 90’ı toptan, alt yapı- Bu birlikteliğin gizli güçleri annem ve eşimdir. Babam da aynı mızı buna göre planlayacağız. Toptan satışımızı rahatsız etme- şekilde. Onların başarımızda çok önemli payları var. den perakendemizi de geliştirmeyi, müşterilerimize daha geniş Kütahya Seramik ile olan işbirliğinizden bahseder misiniz? Kütahya Seramik sizin için ne ifade ediyor? Kütahya Seramik çok güçlü bir marka. Bayiliğini aldığı84 ürün yelpazesi sunmayı hedefliyoruz. 28 yıldır büyüyerek hizmet ettiğimiz sektörde, güçbirliği yaptığımız kurum ve kuruluşlarla daha yenilikçi yaklaşımlar geliştirmek istiyoruz. O BİZDEN HABERLER KYK Eskişehir Rallisi ürkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. ayağı olan KYK Eskişehir Ral- organize edilen KYK Eskişehir Rallisi’nde ekipler, 2 gün boyunca 130 lisi ile mücadele asfalta taşındı. Kısa adı ESOK olan Eskişehir km’si özel etap olmak üzere toplamda 267 km mesafe katettiler. Otomobil Sporları Kulübü tarafından organize edilen KYK Eskişehir Rallinin galibi Castrol Ford Team Türkiye adına Ford Fiesta S2000 Rallisi, 1 Ekim Cumartesi günü saat 14:00’da ESPARK AVM’den ile yarışan Yağız Avcı-Bahadır Gücenmez ikilisi oldu. Yarışa Kütahya verilen startla başladı. KYK, ESPARK ve BANAZ etaplarını bir kez Porselen San.A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Güral, Özgür Gür geçip, ilk günü tamamlayan ekipler, Anadolu Üniversitesi 2 Eylül ikilisi Mitsubishi Lancer Evo IX aracıyla katılarak 6. oldu. T Kampüsü içerisinde kurulan servis alanında, otomobillerine bakım ŞAMPİYON ESKİŞEHİR’DE SAHNEDE yaptıktan sonra ilk günü tamamlayıp kapalı parka girdiler. 2 Ekim Pa- Türk Ralli Sporu’nun önemli ismi Volkan Işık, ESOK yöneticile- zar günü yarışa devam eden ekipler, yine KYK, ESPARK ve BANAZ rinin davetini geri çevirmedi ve Eskişehir’de bir kez daha sevenleri- etaplarını 2 defa geçtikten sonra ralliyi tamamlamak için bir kez daha nin önüne çıktı. Kendi geliştirdiği yarış otomobili VOLKICAR ile son ESPARK AVM’nin yolunu tutarak start aldıkları ESPARK AVM’de bu dönemde bir kez daha kendinden söz ettiren Volkan Işık, KYK kez finish takına çıkıp, ralliyi tamamladılar. KYK Yapı Kimyasalları, Eskişehir Rallisi’nde “0” kapı numaralı güvenlik aracının direksi- ESPARK Alışveriş Merkezi ve Peugeot Banaz Otomotiv’in sponsor- yonuna geçti ve Mitsubishi Lancer EVO9 ile yarışın son güvenlik luğunda, Tepebaşı Belediyesi ve Anadolu Üniversitesi’nin desteğiyle kontrolünü yaptı. O 86 KYK, GEV SERTİFİKALI ÇEVRECİ ÜRÜNLER ÜRETİYOR KYK Yapı Kimyasalları, paydaşlarının yaşam kalite- güvenilir bilgi talebi her geçen gün artıyor. KYK Yapı sini artırmak ve gezegenimizin kısıtlı kaynaklarını en ve- Kimyasalları, paydaşlarına bu bilgileri en güvenilir şe- rimli şekilde kullanabilmek amacıyla çevreye duyarlılık kilde sunabilmek adına, merkezi Almanya’da bulunan politikalarına büyük önem veriyor. Bu çerçevede; ve yapı malzemeleri, yapıştırıcılar ve döşeme kaplama- • Ürünlerinin çevreye etkilerini tespit ederek, larında emisyon kontrolünü sağlamayı amaçlayan bir olumsuz etkileri en aza indirmeyi hedefliyor, üretim birlik olan GEV “Die Gemeinschaft Emissionskontrol- süreçlerini ve ürün performanslarını sürekli iyileştir- lierte Verlegewerkstoffe, Klebstoffe und Bauprodukte meye çalışıyor, e.V.” ile işbirliği içine girdi. Dünya çapında 60’ın üzerin- • Enerjiyi ve kaynakları etkin kullanmak ve sürekli tasarruf etmek için önlemler alıyor, de firmanın üyesi bulunduğu GEV, bu konuda sertifika verebilen en seçkin ve en tanınmış kuruluş olarak bili- • Araştırma - Geliştirme faaliyetlerini çevre odaklı niyor. KYK’nın 3 ürünü, ISO 17025 standardına uygun bir şekilde sürdürüyor, geri dönüşümlü hammaddeler bir laboratuarda, ISO 16000 – “Yapı malzemelerinde kullanmaya öncelik veriyor, uçucu organik bileşik emisyonlarının tayini” ve EN • Çevre ile ilgili yasal mevzuat ve diğer bağlayıcı düzenlemelere uygun hareket ediyor, 13999- “Organik çözücü içermeyen veya düşük oranda içeren yapıştırıcıların uygulamadan sonra emisyon • Çevre bilincinin tüm çalışanları tarafından benim- özelliklerinin ölçülmesi için yöntem” standartlarında senmesi ve uygulanması için gerekli duyuru, eğitim ve belirtilen yöntemlerle test edildi ve sonuçlar GEV tara- bilinçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. fından değerlendirildi. Megafix, Megafuga ve Me- İnşaat malzemelerinin organik madde içeriği veya ne kadar karbon emisyonuna sahip olduğu hakkındaki gaviscofilm bu değerlendirme sonucunda GEV sertifikası almaya hak kazandı. 87 BİZDEN HABERLER Chaîne des Rôtisseurs üyeleri Güral Sapanca Wellness Park’ta buluştu! Dört mevsim keyifli tatilin adresi Güral Sapanca Wellness Park, Chaîne des Rôtisseurs üyelerine özel olarak düzenlenen davete ev sahipliği yaptı. 1950 yılında Paris’te kurularak dünyaya yayılan, uluslararası bir gastronomi kulübü olan Chaîne de Rôtisseurs üyeleri Güral Sapanca Wellness Park’ta düzenlenen ‘Sapanca’da bir İtalyan Gecesi’ temalı yemekte bir araya geldiler. Geceye Kütahya Turizm Grup Koordinatörü ve derneğin kurucu üyelerinden Kamil Berk ile Güral Sapanca Wellness Park İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür ev sahipliği yaptılar. Dernek Başkanı Mohamed Hammam, Aybek Şurdum, Müge-Ercan Canmutlu, Yıldız-Şen Yalman ve Aynur-Nuri Egeli geceye katılan isimler arasında yer aldı. Güral Sapanca Miles&Smiles program ortakları arasında Yılın ‘Quality Spa&Wellness Oteli’ İki yıl önce cemiyet hayatına farklı bir bakış açısı, yepyeni bir soluk getiren ‘Quality’ dergisi bu yıl ikinci yaş gününü dostları Yeşile doyuran doğası, keyifli atmosferi, doğa ile bütünleşik konumu ve hizmet kalitesiyle dört mevsim keyifli tatilin adresi Güral Sapanca, 1 Ağustos 2011 itibariyle Miles&Smiles program ortakları arasına katıldı. ile birlikte kutladı. Gecede düzenlenen ödül töreninde; doğa ile bütünleşik konumu, hizmet anlayışı ile dört mevsim konforlu ve keyifli tatilin adresi Güral Sapanca Wellness Park yılın ‘Quality Spa & Wellness Oteli’ ödülüne layık görüldü. Ödülü grubun Turizm Koordinatörü Kamil Berk, Hülya Koçyiğit’ten aldı. Aynı törende Güral Ailesinin başarılı iş kadınlarından olan ve NG Hotels and Resorts İcra Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekte olan Hediye Güral Gür, Yılın Quality Girişimci İş Kadını ödülünü gazeteci Güneri Civaoğlu’ndan aldı. 88 Almış olduğu kalite belgeleri ve ödüller ile 5 yıldızlı hizmet standardını taçlandıran Güral Sapanca, Miles&Smiles üyelerine şehrin karmaşası ve yorucu hayatından uzakta keyifli bir tatil sunuyor. Hem de kampanya harici dönemlerde konaklama başına 500 bonus mil kazanma avantajı ile... Güral Sapanca’da Miles&Smiles üyesi olduğunuzu mutlaka belirtin, çünkü mil biriktirmek hiç bu kadar keyifli ve sağlıklı olmamıştı. GENÇ AŞÇILAR YARIŞTI, KÜTAHYA PORSELEN DESTEKLEDİ Kütahya Porselen, Chaîne des Rôtisseurs Derneği tarafından düzenlenen 14. Genç Aşçılar Yarışması’nda ürün sponsorluğu yaparak, sunumlarında profesyonellerin yanında oldu. lki, 1977 yılında, Chaîne des Rôtisseurs Derneği tarafından İ İsviçre’de düzenlenen Genç Aşçılar (Jeunes Commis) Yarışması, genç aşçıları desteklemek ve onlara becerilerini sergileyerek kendilerini geliştirme fırsatı vermek amacıyla organize ediliyor. 27 yaşını aşmamış olan aşçıların katılabildiği yarışmada, genç aşçılar mutfak sanatları konusunda elde ettikleri deneyimlerini, Chaîne des Rôtisseurs Derneği’nin geleneklerine uygun olarak tatlı bir rekabet ortamında paylaşıyorlar. Dünyadaki en eski gastronomi derneği olan “Chaîne des Rôtisseurs”ün Türkiye ayağı, Ulusal Genç Aşçı Yarışması’nın 14. sü 18 Mart 2010 tarihinde Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleşti. Yarışmaya Türkiye’nin çeşitli otel ve restoranlarından yetenekli aşçılar katıldı. Genç aşçıların tüm hünerlerini sergilediği yarışmada, yarışmacılara içinde yemekte kullanılması zorunlu olan 55 farklı malzeme bulunan gizemli sepetler (kara kutu) verildi. Her yarışmacı kendine ayrılan yaklaşık dört buçuk saatlik zaman diliminde, bu sepetlerdeki malzemelerle bir başlangıç, bir ana yemek ve dört kişilik tatlıdan oluşan bir mönü hazırladı. Yarışmanın birincisi Four Seasons Hotel Istanbul Sultanahmet’ten ya an tabaklar Kütah Yarışmada kullanıl en ind ris se l ” ote Porselen’in “Pera , sik yuvarlak formu kla ”, era “P di. çil se hip sa e cm geniş iç ha yüksek kalitesi ve n eri ell on profesy servis tabakları ile na çıkardı. pla ön i rin kle yeme Murat Çakıcı olurken, ikinciliği Mövenpick Hotel Istanbul’dan Gökhan Özer, üçüncülüğü ise, Swissotel the Bosphorus’tan İbrahim Akdeniz elde etti. Yarışmanın ikinci ayağında ise Murat Çakır 4.lük kazandı. 9 Eylül’de yine Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleşen yarışmada ise Amerikan, Alman ve Kolombiyalı genç aşçılar ilk üç sırayı aldı. Moderatörlüğünü Chaîne des Rôtisseurs Türkiye Başkanı Mohamed Hammam’ın üstlendiği ödül töreninde, Kütahya Porselen’in de aralarında bulunduğu tüm sponsorlara teşekkür plaketleri verildi. O 89 BİZDEN HABERLER Samsun’a iki dev yatırım: Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yeni yerleşkesi NG Hotels & Resorts’un yeni oteli Güral Samsun amsun Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün, 19 Mayıs il- çalışmasıyla yeniden yaratmıştı. Güral Samsun, grubun giderek çesi Ballıca’da kurulacak yeni yerleşkesininin temeli 23 genişleyen otel yatırımlarının dördüncü halkasını oluşturacak. S Eylül Cuma günü Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Suat Kılıç’ın da NG Hotels & Resorts’un, toplam 20 bin metrekare alan katılacağı törenle atıldı. Samsun, 19 Mayıs’ta doğup büyüyen üzerine kuracağı Samsun Meteoroloji Bölge Müdürlüğü komp- Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın girişimleriyle modern bir leksinde bölge idari binası, 2 lojman bloğu, radiosonde binası tesise kavuşan Devlet Meteoroloji İşleri Samsun Bölge Müdür- ve rasat parkı ile açık spor alanları, çocuk oyun alanları ve açık lüğü, ulusal ve uluslararası bir kompleks olacak. otopark alanları bulunacak. Tüm ayrıntıları titizlikle hazırlanan İnşaatı NG Hotels & Resorts tarafından gerçekleştirilecek çalışma binasının zemin ve birinci katlarında Bölge İdari Ofisleri olan kompleks, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’ne hizmet ver- yer alacak. İkinci katında ise toplantı düzeninde 200 kişilik top- meye başladığında eski binasının yerinde yükselecek Güral lantı salonu, lokal ve tam donanımlı uluslararası eğitim hizmet Samsun Oteli’nin inşaatına başlanacak. Böylece Samsun hem bölümü bulunacak. İdari binanın 3, 4 ve 5’inci katları 6’sı süit son teknolojiyle donatılmış, dünya standartlarında bir meteoro- toplam 45 odalı konaklama tesisi için ayrılmış durumda. Tesisin loji üssüne, hem de Karadeniz bölgesinin en modern otellerin- NG Hotels & Resorts tarafından inşa edildiği düşünüldüğünde, den birine kavuşmuş olacak. NG Hotels & Resorts, daha önce bu bölümün lüks bir otel konforu taşıyacağına şüphe yok. Ay- kendi bilgi, tecrübe ve yatırımlarıyla Güral Sapanca ve Güral rıca binanın çatı katında, doğa ve deniz manzaralı 100 kişilik Afyon’u hayata geçirmiş, Güral Harlek’i büyük bir restorasyon kapalı bölümü olan toplam 300 kişilik restoran yer alacak. O 90 ANTİMDER, KÜTAHYA SERAMİK BULUŞMASI ÇUKUROVALI MİMARLAR KÜTAHYA SERAMİK’E MİSAFİR OLDU Kütahya Seramik, 15-16 Eylül tarihlerinde kapılarını Hataylı ve Adanalı mimarlar için açtı. Kütahya Seramik fabrikalarını ziyaret eden, 35 kişilik mimar ekibi için özenle hazırlanan teknik gezi ve seminerler katılımcıların ilgi ve beğenisini kazandı. Kütahya Seramik Eğitim Uzmanı Ümit Turan’ın Kütahya Seramik tanıtım sunumu ile başlayan seminere Kütahya Seramik Planlama ve Lojistik Müdürü Mustafa Elgün, Adana Bölge Müdürü Halil Yurdagül ve Adana Bölge Mimarı Mustafa Ilkım da katıldı. Kütahya Seramik fabrikalarını gezerek güne devam eden mimarlar, fabrika gezisinin ardından Türkiye’nin en büyük seramik showroomlarından biri olan Kütahya Seramik Merkez Showroom’u ziyaret ettiler. Kütahya Seramik Fabrikalar Müdürü Celal Üstündağ tarafından, mimarlara seramikte yeni trendler ve teknik özellikler hakkında bilgiler verildi. Fabrika gezisi ardından Güral Harlek Wellness Park’ta konaklayan ve kendileri için hazırlanan özel bir yemeğe katılarak gönüllerince eğlenen mimarlar, en kısa zamanda Kütahya Seramik fabrikalarını tekrar ziyaret etmek için sözleştiler. Kütahya Seramik ve ANTİMDER (Antalya Tesisat ve İnşaat Malzemecileri Derneği) işbirliği ile üçüncü kez düzenlenen sektör buluşması, 09 Eylül tarihinde Ramada Plaza’da gerçekleşti. ANTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Üstem’in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda ANTİMDER faaliyetleri, Antalya Yapı Fuarı ve ANTİMDER Eğitim Akademisi hakkında detaylı bilgiler verdi. Toplantı amacının ANTİMDER üyesi olan bayilerin diğer bir markanın ürünleri hakkında bilgi edinebilmesi olduğunu belirten Üstem, organizasyona verdiği destekten dolayı Kütahya Seramik’e bir teşekkür plaketi sundu. Kütahya Seramik Antalya Bölge Müdürü Yasin Konuşkan, Türkiye genelindeki showroom yatırımları, dijital ürün koleksiyonları ve dünyanın en önemli tasarım ödülü Red Dot’da ”Best of the Best” (En İyilerin En iyisi) ödülünü kazanan dünyanın ilk ve tek seramik markası Kütahya Seramik’in Versatile koleksiyonu hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Kütahya Seramik, Project Lebanon’da! Kütahya Seramik Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 31 Mayıs – 03 Haziran 2011 tarihleri arasında 16.sı düzenlenen Project Lebanon 2011 Fuarı’nda Ortadoğu pazarının nabzını tuttu. Fuarın en çok ilgi gören stantlarından bir olan Kütahya Seramik standı yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Brezza, Versatile, Forest ve Megalith serileri standın en çok ilgi gören ürünleri oldu. 91 BİZDEN HABERLER KÜTAHYA SERAMİK, DÜNYANIN EN BÜYÜK SERAMİK VE BANYO FUARI CERSAIE’DE Kütahya Seramik, IF Product Design ve Red Dot Best of the Best tasarım ödüllü koleksiyonu Versatile ve yeni dijital koleksiyonu Origitile ile Cersaie Seramik ve Banyo Fuarı’nda yerini aldı. er yıl İtalya’nın Bologna kentinde düzenlenen Cersaie Seramik ve H Banyo Fuarı’na İtalya’nın önde gelen firmalarının yanı sıra dünyanın pek çok ülkesinden üreticiler de katıldı. Bu yıl 20-24 Eylül tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayan fuarda Kütahya Seramik’e ayrılan bölüme uğrayanlar, Red Dot Tasarım Ödülleri’nde, Best of the Best almaya hak kazanan ilk ve tek seramik markasının Versatile koleksiyonuyla tanıştılar. Genç tasarımcı Yiğit Özer tarafından yaratılan Versatile serisi, bilinen tüm seramik karolardan farklı olarak, çok çeşitli dizilim olanakları sunması ile dikkat çekiyor. Dizilimlerine her gün bir yenisi eklenen Versatile’ın ortamlarda yarattığı benzersiz fark ilk bakışta algılanıyor. Kütahya Seramik’in diğer bir yeniliği ise, dijital teknoloji ile yaratılan ve yaşamdaki her deseni, her temayı, tüm doğallığıyla seramik karolara taşıyabilen Origitile serisi. Dijital baskı teknolojisine yeni bir bakış kazandıran ve doğallığı, teknolojiyle bütünleyen Origitile serisi de bu yılın dikkat çeken ürünleri arasında yer aldı. Kütahya Seramik Origitile koleksiyonu, farklı boyut alternatifleri ve büyük ebat dijital karoları 60x60 Odeon, 60x60 Kuvarsit, 60x60 Majesty ve 100x50 Zigana serileri ile dikkat çekiyor. O 92 ENGELLİ OLMAK, TİYATROYU SEVMEYE ENGEL Mİ? T ürkiye’de sakatlanmaların ve engelli kalmayla sonuçlanan kazaların % 85’inin trafikte gerçekleştiğini ya da ilk yardım hatalarından kaynaklandığını biliyor muydunuz? Sadece bu korkunç istatistik bile, konuyla ilgili bilinçlenme konusunda ne kadar yol almamız gerektiğini gösteriyor. Ülke nüfusumuzun %12’sini oluşturan 8.5 milyon engelli yurttaşımız olduğu düşünüldüğünde, her birimizin günün birinde engelli olma riskiyle yaşadığı ortaya çıkıyor. Bu durumda atmamız gereken en önemli adım, toplumu, özellikle çocuklarımızı trafik kurallarına uyma ve ilk yardım konularında bilinçlendirmek. TEKSEM, bilinçlendirme konusunda hazırladığı etkinliklerle TEKSEM (Türkiye Engelsizler üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Aralarında Kütahya Porselen’in Sanat ve Eğitim Merkezi) sanat de bulunduğu sponsorlardan sağladığı destekle hem oyunlarını sevgisinin hiçbir engel tanımadığına sahneye koyuyor, hem de bu yıl 4’üncü sınıfa geçen toplam inanıyor ve 2001 yılından beri 121 engelli ilköğretim öğrencisinin eğitimine katkıda bulunuyor. sahneye koyduğu başarılı oyunlarla Topluluk, yeni oyunu, “Kazamız Mübarek Olaaa”yı Türkiye bunu kanıtlıyor. Ekibin 6 ay sürecek genelinde 10 ilde 100 ilköğretim okulunda sahneleyecek. 10 yeni turnesinde sahneleyeceği oyun, engelli ve 5 engelsiz gönüllü oyuncudan oluşan topluluk oyun- trafik kazalarına karşı ve ilk yardım cuları, bir kez daha engelli olmanın hayata küsmeyi gerektir- konusunda bilinçlenmeye çağıran mediğini anlatan, engellilerin hayata bağlanmasını sağlayacak “Kazamız Mübarek Olaaa!”. mesajlar verecekler. TEKSEM, engellilerin sorunlarına dikkat Oyunun sahnelenmesine Kütahya çekmek kadar başkalarının engelli olmasını engellemeye yönelik Porselen de destek veriyor. örnek çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. O 93 BİZDEN HABERLER UNO İSTANBUL SAILING CUP 2011 SONUÇLARI BELLİ OLDU Marmara Denizi’nin en kapsamlı yarışlarından biri olan ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen UNO İstanbul Sailing Cup, Marinturk İstanbul City Port ev sahipliğinde tamamlandı. Kütahya Porselen yarışa KUPA KIZI isimli yelkenlisi ile katıldı. Marmara Yelken Kulübü-UNO’nun organize ettiği, Marmara Denizi’nin en kapsamlı yarışlarından biri olan ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen UNO İstanbul Sailing Cup, Marinturk İstanbul City Port ev sahipliğinde tamamlandı. 17 Eylül’de Pendik-Çınarcık rotasında mini inshore ve 18 Eylül’de Pendik önünde şamandıra yarışı mücadelesiyle devam eden UNO İstanbul Sailing Cup 2011’de; IRC 1 sınıfında GOBLIN 3, IRC 2 sınıfında OUTLAW, IRC 3 sınıfında TURKCELL-ALİZE, IRC 4 sınıfında ise EFES SAILING-ZIG ZAG isimli tekneler yarışları birincilikle tamamladı. Katılımcı tekne sayısı her yıl artan ve üçüncü yılında 17 teknenin mücadelesine sahne olan UNO İstanbul Sailing Cup’ta 18 Eylül Pazar akşam üzeri gerçekleştirilen ödül töreninde tüm sınıfların kupaları dağıtıldı. O 94 Kütahya Seramik’in yenilenen yüzü Kütahya Seramik büyüyor, gelişiyor, dünya seramik markaları arasındaki yerini her gün biraz daha sağlamlaştırıyor ve yarattığı güzellikleri Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırıyor. İşte bu yenileme sürecinin en son üyeleri Fethiye ve Biga’da açıldı. 1 FETHİYE 2 ÇANAKKALE BİGA Yarattığı konsept mağazalar ile Türkiye’nin dört bir kö- Son olarak, Çanakkale Biga’da hizmet ve- şesine ağ kuran, mevcut mağazalarını da birer konsept ren Ceylan Yapı’nın yenilenen mağazası 1 Ekim mağazaya dönüştüren Kütahya Seramik, yenilenen yüzü ile tarihinde görkemli bir törenle hizmete açıldı. Fethiye’de hizmet veriyor. Açılışa Biga Belediye Başkanı Mehmet Öz- Ülkemizin en önemli turistik mekanlarından biri olan kan, Biga Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yaşar, Fethiye’de, Fethiye Yapı Malzemeleri iş ortaklığı ile yenilenen Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Nafi mağazanın, 7 Ekim’de gerçekleşen açılış töreninde beldenin Güral, KYK Yapı Kimyasalları Genel Müdürü Belediye Başkanı Behçet Saatçi, Ticaret Odası Başkanı Akif Onur Sürmeli, Biga’lı iş adamları ve birçok da- Arıcan, Kütahya Porselen A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nafi vetli katıldı. Ceylan Yapı, modern sunumları ve Güral, KYK Yapı Kimyasalları Genel Müdürü Onur Sürmeli, farklı ürün tasarımlarının yer aldığı mağazasında KYK Yapı Kimyasalları Genel Müdür Yardımcısı Uğur Kavuk- Brezza cam koleksiyonunu ve dünyaca ünlü çuer, Kütahya Seramik İzmir Bölge Müdürü Kürşad Erdem, tasarım ödülü Red Dot Best of the Best’i her KYK Yapı Kimyasalları İzmir Bölge Müdürü Tamer Gerekli iki formuyla da kazanan Versatile ürünlerini de katıldı. Açılıştaki konuşmasında kısa sürede büyük noktalara sergiliyor. Kütahya Seramik, Türkiye’nin her kö- geldiğini belirten Fethiye Yapı Malzemeleri Yöneticisi Ali Kaşlı, şesine dünya standartlarındaki ürünlerini sergi- Kütahya Seramik’e iş ortaklığı için büyük bir teşekkür borçlu leyeceği yeni mağazalar açmaya, hizmette olan olduğunu da ifade etti. mağazalarını da çağın gerekleri doğrultusunda 250 m2 büyüklüğü ve birbirinden farklı 19 yaşayan meka- güzelleştirmeye devam edecek. na sahip mağazada dünyaca ünlü tasarım ödüllü Versatile, cam mozaik koleksiyonu Brezza, Selen, Shine, Agat, Enigma gibi Kütahya Seramik ürün koleksiyon ve serileri sergileniyor. Kütahya Seramik’in yeni kurumsal kimliğine göre tasarlanan Fethiye Yapı Malzemeleri çok çeşitli ürün yapısıyla müteahitler, oteller, mimarlar ve perakende müşterisine hitap ediyor. 95 BİZDEN HABERLER En iyi çay nasıl demlenir? Kütahya Porselen’in kurumsal facebook hesabında bir aydır sürdürdüğü ‘En İyi Çay Nasıl Demlenir?’ yarışması sonuçlandı. eçtiğimiz günlerde facebook’ta yapılan ‘En İyi Çay bütünleşen bir milletiz ki bu konuda kimse elimize su, barda- G Nasıl Demlenir?’ yarışması sonuçlandı. ‘Tiryakilik bo- ğımıza çay dökemiyor. Üzülünce de bir bardak çay içiyoruz. yutunda bir tutkuyla bağlı olduğumuz çay hakkında herkesin Sevinince de, cenaze evinde de, düğün evinde de çay ikram söyleyecek bir sözü vardır,’ diyerek başlayan yarışma, hepi- ediyoruz. Haliyle şu an dünyada en çok çay tüketen milletiz. mizin damak tadımıza bağlı sürdürdüğü bir çay demleme tarzı Sonuç itibariyle, çayı fazla tüketen bir millet olarak kalitesine olduğunu da kanıtladı. Bu etkinliğe dahil olan herkesin ortak bir de dikkat etmeliyiz. Kaynatılınca dibe çökmeyip, yüzeyde kalan görüşü vardı: En iyi çay porselende demlenir. Sağlıklı yapısı sa- çay kalitesizdir. Su kaynar kaynamaz çayı porselen çaydanlığa yesinde çayın aromasını bozmayan, ısıyı uzun süre muhafaza atmanız gerekiyor. Çayın altını sürekli kaynatmamalıyız, bu ça- ettiği için en doğru lezzeti yakalayabilen porselen demlikler zarif yın etkisini öldürüyor ve kireçsiz su kullanmak önemlidir.” formlarıyla da çay saatinin vazgeçilmezi olarak kabul ediliyorlar. Bu yarışmada en fazla beğenilen ilk üç yorum çeşitli hediyelerle ödüllendirildi. Üçüncü-Arzu Ermiş (854 kişi tarafından bu yorum beğenildi) “Gerçekten iyi bir çay demlemek istiyorsanız, çaydanlığın için- Birinci-İnciser Gök (1.844 kişi tarafından bu yorum beğenildi) deki su kaynayana kadar demlik içerinsinde çay dinlenmeli. Su kaynadıktan sonra demlik içerisinde nemlenen çayın üzerine suyu “İyi bir çay demlemek için üç şey gerekli: Su, çay ve çay takımı... Çay ne kadar iyiyse, sert ve kireçli suya karşı ekleyin ve karıştırmadan yarım saat tekrar demlemeye bırakın. Denemenizi tavsiye ederim, afiyet olsun.” O o kadar hassas bir tepki gösterir. Çay demliğinin metal olmaması ve deterjanla yıkanmaması gerekir. Demlik toprak, porselen ya da cam olabilir. Gümüş bir çaydanlık kullanıyorsanız bunun içinin porselen olmasına özen gösterin. Çayı sıcak ve nemli ortamlardan uzak tutun. Kavanozda saklayın ancak uzun süre bekletmeden taze iken tüketin. Demliği önceden ısıtın, çünkü su dökülürken demlik öyle ısı kaybeder ki, çayı çay yapan reaksiyon gerçekleşmez. İkinci-Nurdan Gemici (1.076 kişi tarafından bu yorum beğenildi) “Her gün büyük bir keyifle yudumladığımız, sofralarımız ve soh- Birinciye Kütahya Porselen’den elektirikli çay makineli ‘Keyf-i dem’ ve Mustafa Duman’ın ‘Türk Kültüründe Çay’ adlı kitabı, ikinci ve üçüncüye ise sır içi desenli dörtlü çay seti hediye edilmiştir. betlerimizden eksik etmediğimiz çay, birçoğumuz için de ilham kaynağı. Çay ile seksen yıllık bir tanışıklığımız olmasına rağmen onunla o kadar 96 Kütahya Porselen, kurumsal facebook adresi üzerinden sofra adabı, kahve kültürü gibi birçok konuyu işlerken, aynı zamanda bilgilerinizi paylaşmanıza vesile olacak yaratıcı yarışmalarla ödüller dağıtmaya devam edecek. facebook.com/kutahyaporselen Mutlu olun yalnız değilsiniz! 6. Meme Kanseri ile Mücadele Yürüyüşü sırasında Pembe Güç Derneği’ne destek vermek için Kütahya Porselen de oradaydı. embe güç, meme kanseri ile yeni tanışan- P ların, tedavisi devam edenlerin, tedavisi ta- mamlanmış olanların, hasta yakını veya potansiyel sağlıklı, bilinçli tüm gönüllülerin birbirlerine destek, umut sevgi ve güç vermek üzere bir araya gelerek elele gönül gönüle olmak için başlattıkları bir oluşum. Kütahya Porselen bu anlamlı oluşuma destek vermek için 6. Meme Kanseri ile Mücadele Yürüyüşü sırasında Pembe Güç standımızda tüm ziyaretçilere günün anısına özel hazırlanmış kupalar dağıttı. Pembe Güç Derneği, meme kanseri hikayesi olan ve bu konudaki bilgi ve tecrübelerini paylaşmak isteyen amatör ruhlu ve gönüllü meme kanseri hastaları tarafından kurulan bir dernek. Derneğin en büyük amacı maksimum sayıda kadına ulaşarak erken teşhisin önemini kavratabilmek ve meme kanseri konusunda bilgilendirip bilinçlendirmek, ihtiyacı olanlara manevi anlamda destek olmaktır. O Meme kanserinde erken tanının önemi Meme kanserinden Meme kanserinde de diğer kanser türlerinde olduğu gibi erken tanı ve tedavi korunmak için... önemlidir. Dıştan muayenesi diğer organlara göre daha kolay yapılabilmesi, memede takip programlarına uyulması ile erken tanı şansı artmaktadır. Erken tanı ve tedavi amacıyla ilk yapılması gereken, kişinin kendi kendini muayenesi, ikinci- • Şişmanlığın azaltılması, • Alkol ve sigara alınıyorsa bırakılması, si bir doktor muayenesi ve mamografik takiplerdir. Genelde önerilen 20 -30 yaş • Hafif egzersiz yapılması grubunun adet bitiminden sonraki günde kendi kendini muayene etmesi, 30-40 (haftada 4 saat tempolu yürüyüş), yaş grubunun kendini muayenesi yanında doktor muayenesinin de 3-4 yıllık ara- • Sebze ve meyvenin bol tüketilmesi, larda yapılması, 40 yaş sonrasında bu muayenelerle beraber mamografinin de çekilmesidir. Ailede meme kanseri hikayesinin olması ve benzeri risk faktörleri bu takip programlarının daha erkene alınmasını gerektirebilir. gibi basit önlemler ile meme kanseri riski yüzde 30-40 oranında azaltılabilmektedir. 97 BULMACA Bulmacam›z› doğru yanıtlayan okurlarımız, Kütahya Porselen’den sürpriz armağanlar kazanacaktır. Hazırlayan Ali Bakın Küçük ve ince tabakacık W Kütahya Porselen’in renkli sofra ürünleri markası Giysilerde kullanılan pırıltılı pul W Veylan W 29 Göçüşme Çözüm anahtarıyla birlikte Eser Çetintaş adına göndermeniz rica olunur. W W 33 15 Mutfakta musluk altındaki tekne Tepkili uçak W Adres: Taps Ajans, Atatürk Bulvarı 43001, Kütahya Tel: (0274) 225 15 16 Küçük broşür W W W W Kütahya Ponselen’in bir yemek takımı Eş, karı W 5 Kadınların giydiği kolsuz elbise W Kabaca evet Bir tür hafif metal 5 W Kütahya Seramik’in yeni dijital serisi Bir seslenme sözü Zeka 8 W W W 21 W W Bir zaman birimi W Nikelin simgesi Cet İstanbul’un bir ilçesi Budunsal, kavmi Hayvanların ayağına çakılır W 17 W W 13 37 Akdeniz iklimi bitki örtüsü Lale bahçesi W Halk edebiyatında şiir Rubidyumun simgesi 2 Şaşkınlık ve korku duyma Parmak uçlarıyla hafif vuruş W Arnavutluk’un para birimi İngilizce bay sözcüğünün kısaltması Biten bir yazının altına konur 18 W W 35 Uzaklaşma W W 3 W 19 W İmge Bir sayı 31 Bir renk Arapların kefiyelerin üzerine bağladıkları çember Tantalın simgesi Kıyı 6 W W Suudi Arabistan’ın para birimi 3 20 W Konvoy Dar, çok ince metal parça Kütahya Seramik’in yeni dijital serisi Alay, istihza 30 Zıvanada iki dış yan parça W W W W W Nitelik W Hatay’da bir dağ sırası W 23 W W W Ücret karşılığı yolcu taşıyan otomobil İri yapılı genç W Heykel Başa kakma W 4 W W Boyun eğen Akıllı W W W 1 26 Notada durak işareti W W W W Rusya’da bir ırmak Olağan Bir tür eyer W Tayvan’ın plakası W W 39 Bez dokuma tezgahı W 24 Şimdi, şu anda Göç, taşınma İmkan Kütahya Seramik’in İtalya’da katıldığı fuar W W Paylama W Sakarya’nın bir ilçesi 32 W W W 7 W Cömert, eli açık İç evlilik W Kütahya Seramik’in yeni dijital serisinin adı Ufuklar 28 W W W Tümör Üşengeç W W W W Hile Yüzyılın kısa yazılışı Bir nota İğdiş etme Kokulu bir bitki 16 Uluslararası Basın Enstitüsü’nün kısaltması Taşıtlara takılan levha W Eski dilde akciğer W 27 W 14 Ölüm cezası Afrika’da bir ülke Bir tür şeker 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 W W 12 36 38 W W W ANAHTAR CÜMLE İsim Eski Mısır’da bir tanrı Kütahya Seramik’in yeni dijital serisi 98 W W Tespihlerin başına geçirilir Gümüşün simgesi Çok iğneli balık oltası Şöhret W Basit W W 34 25 Tropikal bir rüzgar W W Tellürün simgesi W W 9 W W W Boyutları normalden küçük W W İyi, hoş Yerölçümünde kullanılan tahta lata Belirti, ipucu Matematikte sabit bir sayı W W 22 İlkel benlik W Faiz, ürem 14 32 15 16 17 18 33 34 35 36 37 38 39 Gözlerinizi kapatın ve rahatlayın. Güral Harlek’tesiniz. guralharlek.com www.facebook.com/guralharlek Yepyeni termal otel anlayışı için, GERİ SAYIM BAŞLADI! guralafyon.com www.facebook.com/guralafyon
Benzer belgeler
Kütahya Porselen`in yeni koleksiyonlarında, Sevgililer
Kütahya Porselen San. A.Ş. adına
Ali Abacı
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Nazmiye Doğan
Eser Çetintaş
Görsel Danışman
Harun Topuz
İletişim Adresi
Atatürk Bulvarı, 43001, Kütahya.
Tel: (0274) 225 15 16 ...
alabilirsiniz
Kütahya Porselen San. A.Ş. adına
Ali Abacı
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Nazmiye Doğan
Eser Çetintaş
Görsel Danışman
Harun Topuz
İletişim Adresi
Atatürk Bulvarı, 43001, Kütahya.
Tel: (0274) 225 15 16 ...