Kendilerini tekzip ettiler
Transkript
Kendilerini tekzip ettiler
Haksız cezalara Yargıtay ‘dur’ dedi CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit, haklı olduklarının ispatlandığını söyledi. ‘Kendilerini tekzip ettiler’ n Yargıtay 19.Ceza Dairesi; lokanta, bar, mar- n Otogar sorununun çözümü için sunulan öneride partilerini haksız yere suçlayanların kendi kendilerini tekzip ettiğini söyleyen CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit, Abdullah “CHP’nin haklı olduğu ortaya çıktı” Özyiğit dedi. nSayfa 8’de ket, otel gibi umuma açık işletmelerde radyo ve televizyonlardan müşterilere yönelik dinletilen müzik yayınlarına telif hakları kanununa dayandırılarak kesilen haksız cezalara ‘dur’ dedi. n ESOB Başkanı Talat Dinçer, ‘Adalet yerini buldu’ derken, önümüzdeki süreçte kanunda revizyon yapılarak konunun netlik kazandırılmasını beklediklerini söyledi. nSayfa 4’de Talat Dinçer SATILIK İŞYERİ www.mersintercuman.com HAFTALIK BAĞIMSIZ SİYASİ GAZETE Perakende Satış Fiyatı : 1 TL PKK sımartıldı n Koalisyon görüşmelerinden erken seçimlere kadar değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Oktay Öztürk, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kendi iradesiyle hareket etmediğini, Erdoğan’ın ‘erken seçim’ talimatı nedeniyle görüşmelerin neticesiz kaldığını kaydetti. n Ak Parti ve HDP’ye “12 yıldır çözüm süreci bahanesiyle kol kola geziyorsunuz. Neden koalisyon kurmadınız?” diye soran Öztürk, “Ak Parti mi HDP mi yoksa ortaklığınız mı yanlış? Yanlışlık yoksa neden koalisyon kurmadılar, varsa 12 yıllık ortaklığı anlatsınlar millet?” diye konuştu. Oktay Öztürk nDetaylar sayfa 10’da Ak Parti İl Başkanı İsmail Taşpınar’dan cevap.. 100.Yıl Tabiat Parkı’na otel yapılmayacak n Mezitli ilçe- İsmail Taşpınar sindeki Davultepe 100.Yıl (Gümüşkum) Halk Plajıyla ilgili açıklamaların spekülasyon olduğunu kaydeden Taşpınar, “Bölgeye otel yapılarak alanın betonlaşması söz konusu değildir.” dedi. nSayfa 6’da İşletmelere markalaşma desteği verilecek n Mersin GİAD, Mersinliler’in mal ve hizmet alımlarında önceliği şehrin firmalarına vermesi için harekete geçiyor. Başkan Mehmet İzol, “Kentimin Markası, Kendimin Markası” sloganıyla Mersin markalarına sahip çıkmayı hedeflediklerini söyledi. nSayfa 7’de Abdi Satıroğlu Herkes Umutsuz Seyhan Erdoğdu Aytuğ Atıcı CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğdu: Ülke yönetimi ipotek altında Başkan Erdem’den destek çağrısı.. Bayramda ihtiyaç sahiplerinin yanında olalım Şube Başkanı Necmi Erdem, vatandaşlara çağrıda bulunarak 2007 yılından bu yana geleneksel olarak sürdürülen Vekaletle Kurban Kesim Kampanyası’nı bu yıl da ‘Kurban Vekaletinizle Tüm Yıl Bayram’ sloganıyla başladı. nSayfa 8’de Mehmet İzol 5’de n Yaşanan süreçte “Teröristle masaya oturmayın, milli kimlikten taviz vermeyin, İmralı Canisi'nin gönlünü hoş tutarak siyaset yapmayın, bölücülüğü azdırırsınız.” uyarılarında bulunan Devlet Bahçeli’nin haklı çıktığını kaydeden Mehmet Ücal, 13 yıllık iktidarını kaybeden Ak Parti’nin hiçbir zaman koalisyon kurmaya yanaşmadığını, iktidar uğruna ülkeyi ateşe attığını vurguladı. nSayfa 9’da Mehmet Ücal Hüseyin Çamak: Yetki CHP’ye verilmeli n Koalis- yon görüşmelerinin tıkanması ve erken seçim ihtimalinin gündeme gelmesi sebebiyle Hüseyin çalışmala- Çamak rını sıklaştıran CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, Turgutreis Mahallesinde vatandaşlarla biraraya geldi. nSayfa 8’de Kaptan Kartal Kaptan Kartal, “Milletvekilleri maaşlarını iade etsinler” n BBP Genel Başkan Yar- dımcısı Kaptan Kartal, erken seçim olası durumunda milletvekillerinin maaşlarını iade etmesini istedi. nSayfa 7’de Mahkeme soruşturmaya izin verdi... ‘Oynanan oyunlar ortaya çıkacak’ Emlak krizi ile karşı karşıyayız n Suriyeliler sebebiyle evle- re ilginin arttığını, bu yüzden de yeni rantçıların türediğini vurgulayan Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Yavuz Selim Madenli, “Kentte kiralık ve satıYavuz lık konut fiyatları aşırı yükSelim Madenli seldi. Ortaya çıkan dolandırıcılar da, normal fiyata kiraladıkları evleri fahiş fiyata Suriyelilere, Türkmenlere kiralıyorlar. Mersin, bugüne kadar görmediği bir emlak krizi ile karşı karşıya” dedi. nSayfa 7’de Mahiye Morgül Daha Neyi Bekliyorsunuz? n e 8’d a f y Sa MHP’li Ücal: Bahçeli’nin uyarılarına kulak verilmeli Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Yavuz Selim Madenli: n Türk Kızılayı Mersin Şinasi Şirin 3’de Abdullah Özyiğit 9’da n CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Akdeniz Oyunları sırasında Mersin’i ve sporu paravan olarak kullanarak kimlerin ne oyunlar oynadığını ortaya çıkaracaklarını söyledi. Atıcı, Adana Bölge İdare Mahkemesi’nin kararı ile Akdeniz Oyunları hazırlıkları sırasında amatör spor kulüplerine usulsüz şekilde yüksek miktarda para aktarıldığının tespit edildiğini iddia etti. nSayfa 3’de M.Emin Aydınbaş Melike Zafer Dershane yerine Özel Öğretim Kurumu mu dediniz? Orman Bölge Müdürlüğü yanında, Cemalpaşa Caddesi’ne cepheli, 3.kat, 210 m2, işyerine uygun daire İrtibat: 0.533 577 81 56 24 AĞUSTOS 2015 Sayı : 613 MHP’li Öztürk: “Çözüm süreci ülkenin başına bela oldu..” Mersin’de Kutu Kutu İçinde Kırkbir Kutuya... 6’da Gülsen Metin Milli İradeyi Kim Gasp Etti? 2’de Dert-Bela: Allah’a yakınlık 4’de 2 CHP sözcüleri ve medyadaki destekçileri israrla Cumhurbaşkanı’nın “Milli İradeyi gasp ettiğini” ileri sürüp, artık kaçınılmaz olduğu görülen seçimin stratejisini oluşturuyor. Kurgu şöyle oluşturuluyor. “Efendim, zaten baştan beri Erdoğan seçimde halkın verdiği kararı beğenmeyip seçimlerin yenilenmesine yönelik stratejisini kurmuş, Davutoğlu’nu da bu şekilde yönlendirmiştir. Ak Parti ne CHP’ye ne de MHP ya gerçek bir koalisyon teklif etmemiştir. Son noktayı da Kılıçdaroğlu’na Hükümeti kurma görevi vermeyerek atmış ve milli iradeyi gasp etmiştir” oluşturulan propaganda stratejisinin temel omurgası bu. Aslında bu iddianın arkasında CHP’nin gizli “Milli iradeyi çalma projesi” vardır. Bu nasıl olacak diye şaşırmış olabilirsiniz. Söyleyeyim. CHP’nin projesi “Ülkeyi, CHP azınlık hükümeti ile seçime götürmek”tir. Bu mümkün olabilir mi? Evet bu, bugünkü içtüzük çerçevesinde mümkündür. Öncelikle hafızaları tazelemekte yarar var. Azınlık Hükümeti geleneği CHP’nin genetik kodlarına işlemiştir. İlk azınlık hükümeti 25 Aralık 1963 tarihinde İsmet İnönü başkanlığında kurulan 28.hükümettir. 25 Aralık 1963 - 20 Şubat 1965 tarihleri arasında 14 ay ülkeyi yönetti. 1970'lerde kurulan Sadi Irmak Hükümeti (1974) ile Bülent Ecevit başkanlığında kurulan 40. Hükümet (1977) güvenoyu alamamış azınlık hükümetleridir. 21 Haziran dan, 21 Temmuz 1977 tarihine 24 AĞUSTOS 2015 Milli İradeyi Kim Gasp Etti? kadar 1 ay yönetimini sürdürmüştür. Bu Hükümetlerin “Alamet-i Farikası” darbe ve olağanüsti dönemlerin ürünü olmasıdır. İnönü’nün kurduğu Hükümet 27 Mayıs darbesinin sonunda askerin baskısı ile emrivaki ile kurulmuş ve ülke bu hükümetle seçime götürülmüştür. İkincisi 12 Mart muhtırası ile Demirel’in başbakanlıktan istifaya zorlanmasının akabinde gene asker tarafından kurdurulmuştur. Sadi Irmak Hükümeti, 17 Kasım 1974 tarihinde kuruldu. Tamamen Meclis dışından bürokratlardan oluşan Hükümet güvenoyu alamamasına rağmen 31 Mart 1975 tarihine kadar 4 ay görev yaptı. Anayasa ve İç Tüzüğün azınlık hükümetlerine yol açan imkanlarına gelince. Bilindiği gibi güvenoyu oylamaları gizli oyla yapılmaktadır. Büyük çoğunluğun sandığının aksine güvenoyu, 276 oyla değil oylamaya katılanların salt çoğunluğu ile alınmış olmaktadır. Aksine Güvensizlik oyu için 276 oy gerekmektedir. Yani, Anayasa ve İçtüzük hükümetlerin kurulmasını kolaylaştırmış, yıkılmalarını zorlaştırmıştır. Bu durumda güvenoyu için 184 oy yeterlidir. Tek şart; güvenoyu sayısının Meclis üye sayısının dörtte birinden fazla olmasıdır. CHP’nin 132 milletvekili vardır. HDP’nin 80 Milletvekili CHP’ye güvenoyu vermesi halinde bu sayı rahatlıkla aşılır. Bu güne kadar MHP lideri Bahçeli’nin hiç kimsenin ardındaki rasyonaliteyi anlamayı başaramadığı “çarşı; alayına karşı” siyaseti ile birden tutum değiştirebilir. Sadece, güvenoylaması sırasında Meclise girmemesi bu sonucu sağlayabilir. Bundan daha kötüsü; güvenoyu almasının imkansız olduğunu bile bile, göreve talip olmaktır. Güvenoyu alamayan bir hükümet, yenisi kuruluncaya kadar görevini sürdüreceğinden, Cumhurbaşkanı tarafından seçim hükümeti kuruluncaya kadar Başbakanlık yapma fırsatı bulmayı umuyor. Ama bu gidişle Kılıçdaroğlu amacına sadece “23 Nisan”da erişebilecek gibi görünüyor. Bu güne kadar CHP, MHP ve HDP’nin ortaya koyduğı siyasetin ana eksenini “Tayyip karşıtlığı” ve “Ak Partiyi yıkmak” oluşturduğuna göre, Bahçeli’nin bu amaçla birden tutum değiştirmesi şaşırtıcı olmaz. Bahçeli’nin daha önceki siyasi sicili şaşırtıcı tutum değişiklikleri ile doludur. Nitekim daha önce 7 Haziran akşamı, seçim için “hodri meydan” diyen Bahçeli, seçim ufukta görününce “seçim gündemden kaldırılmalıdır” demeye ve iç savaş ile korkutmaya başlamıştır. Beri yandan, biliyorsunuz, seçim sürecinde Kılıçdaroğlu; “En büyük hayalim başbakan olmak” demişti. Bu uğurda, bu güne kadar Külliye hakkında her türlü isnadı yapan “tanımıyorum, gitmem” diyen Kılıçdaroğlu “Beştepeye gidebileceğini” söylemeye başlamıştır. Bu talepte bulunan Kılıçdaroğlu’nun önce bugünkü konjoktürde güvenoyunu nasıl sağ- layacağını inandırıcı dayanaklarla açıklaması gerekir. 7 Haziran seçimlerinden bu yana Ak Parti’nin hükümet kuramaması için her türlü manevrayı yapanlar, Görev kendisine verilince nasıl mümkün kılacağını göstermelidir. Ama Türkiyenin bekası ve güvenliğinden ziyade, bu macera ile üç günlük ikbal arayışının önündeki en büyük engel, Sayın Cumhurbaşkanının sağduyusudur. Bu da ancak bu emaneti Kılıçdaroğlu’nun elinde oyuncak etmemekle mümkündür. Görevi verse bile, güvenoyu alabileceğini somut olarak kanıtlamadıkça sunduğu Hükümeti onaylamamak sureti ile engelleyebilir. Ama bu defa başka bir polemik başlatılacaktır. Adım adım seçimin yenilenmesine doğru giderken bir taraftan da acı veren çatışma ortamında her gün artan sayıda şehitler ocaklara ateş düşürmeye devam ediyor. En son 20 Ağustos günü Siirtten aldığımız 8 Şehit haberidir. Silvan da sokak sokak çatışmalar olmaktadır. 19 Temmuz’da çatışmasızlığın PKKnin saldırılarıyla sona erdirilmesinin akabinde yaptığım değerlendirmede, yeniden başlayan çatışmaların eskisinden daha sarsıcı ve acı verici olacağını öngörmüştüm. Sebebi, PKK’nın şehir örgütlenmesi olan KCK ve YDG-H nin kentsel terör kapasitesini artırmış olduğu gerçeği idi. Bunun yanısıra PKK da suikast yöntemlerini de daha etkili kullanmaya başlamıştır. Çatışmaların başladığı günlerde hamasi sözlerle adeta sevinçle çatışmaların yüceltildiğini ibretle izledik. Hiç şüphe etmiyorum ki M.Emin Aydınbaş [email protected] çatışmaları yüceltenler şehit cenazeleri artarak gelmeye devam ettikçe, feryat figan ile çatışmalardan dolayı Ak Parti Hükümetini suçlamaya başlayacaklardır. Nitekim bunun ilki de Bahçelinin beyanıyla görülmeye başlamıştır. Türkiye, 19 Temmuz 1987 tarihinden 2002 yılına kadar OHAL şartlarında yaşadı. Hele 90’lı yıllar terörün en yoğun yaşandığı yıllardır. OHAL 47 defa uzatıldı. OHAL’i de sona erdiren Ak Parti oldu. Ülkede terör şartları altında 5 genel seçim, 3 yerel seçim yapılmıştır. Terör nedeniyle seçimlerin iptal edilmesi teröre yapılacak en büyük hizmettir. Devletin teröre teslim edilmesidir. Böyle bir konu gündeme bile gelmemelidir. Anayasada seçimlerin ancak “savaş hali”nde ertelenmesi sözkonusu olabilir. Elbette devlet seçim güvenliğini sağlamak için gereken her türlü tedbiri alacaktır. Ama aslolan barıştır. Hükümet de bu konuda “Çözüm sürecinin buzdolabında olduğunu” ifade etmiştir. Tamamen iptal edilmemiştir. Elbette PKK ve yan örgütleri silahı bırakıp sınır dışına çıktığı takdirde çözüm süreci kaldığı yerden devam edecektir. Mezitli’den Anadolu’ya Kardeşlik Köprüsü Hacı Bektaş Veli’yi anma törenleri öncesi Mezitli Belediyesi temizlik ekibi, bölgeyi ziyaretçilere hazır hale getirdi. Engelli vatandaşlara plastik sanat kursu 27 Temmuz-27 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek olan kurs, 18-45 yaş arası engelli vatandaşları kapsıyor. Plastik Sanat Kursları’nda uzman hocalar seramik, resim ve heykel kursları verilecek. Mersin Büyükşehir Belediyesi Engelliler Dairesi Başkanlığı ile Mersin Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliğinde, Çukurova Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle engelli vatandaşlar için düzenlenen ‘Plastik Sanat Kursları’ devam ediyor. 27 Temmuz - 27 Ağustos 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek uygulamada zihinsel, işitsel ve ortopedik engelli vatandaşlar kendi becerenlerini geliştirirken hem eğlenceli zaman geçiyor hem de yeni istihdam kapılarını aralamış oluyor. Pazartesi, Perşembe ve Cuma günleri saat 12.00-17.00 arası gerçekleştirilen kurslarda 18-45 yaş arası engelli vatandaşlar uzman hocalar eşliğinde seramik, resim ve heykel atölyelerine katılıyor. Kurs sonrası her yerde geçerliliği olan sertifikalarını alacak olan katılımcıların ürettikleri eserler, Muğla, Bodrum, Dibeklihan Kültür Sanat Merkezi’nde sergilenerek satışa sunulacak. Eylül ayı içerisinde daha kapsamlı bir hal alacak olan kurslar, sadece plastik sanat eğitimiyle kalmayıp, müzik ve fotoğrafçılık atölyeleriyle de engelli vatandaşların kendini geliştirmesine olanak sağlayacak. Görme engelli vatandaşlar için de sesli kitap uygulamasına geçilecek olan projenin yeni dönem kayıtları Mersin Büyükşehir Belediyesi (www.mersin.bel.tr) ve Mersin Üniversitesi www.mersin.edu.tr/meui/meusem) internet sayfasından duyurulacak. Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenleri ve Kültür Sanat etkinlikleri öncesinde yaşanan yoğunluk ile oluşan temizlik ihtiyacı nedeniyle Mezitli Belediyesi, bölgeye temizlik ekibi takviyesi gönderdi. Mezitli Belediyesi Temizlik Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, 52. Ulusal 26. Uluslararası Hacıbektaş Veli Anma Törenlerinin düzenleneceği bölgeye giderek, etkinlik alanını ziyaretçilere hazır hale getirdi. Çoğunluğu kadın temizlik personelinden oluşan 50 kişilik ekip ile birlikte 2 adet arazöz ve 1 adet çöp toplama aracı Nevşehir’in Hacı Bektaş ilçesinde anma etkinlikleri süresince göre kapsamlı temizlik çalışmaları yaptı. Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan'ın talimatıyla görevlendirilen temizlik ekipleri, Hacı Bektaş'ta Kemal Kılıçdaroğlu Kültür Merkezi başta olmak üzere etkinlik boyunca yoğun ziyaretçi akınına uğrayan bölgelerde temizlik hizmetlerine destek verdi. Katkı sağladık Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, Belediye olarak Mezitli’de Anadolu’nun her köşesine kardeşlik köprülerini güçlendirdiklerini belirterek, şöyle konuştu; "Yaz aylarında ikiye katlanan nüfus oranımızla hizmetin ne kadar zorlaştığını çok iyi bilen bir belediye olarak bu gün yurt içi ve yurt dışından anma törenine gelen on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Hacı Bektaş Belediyesi'ne bir nebze olsun katkı sunduk. Bu kadar ziyaretçiyi en iyi şekilde ağırlamak için seferber olan herkese teşekkür ediyor, ellerine ve emeklerine sağlık diyorum" ifadelerini kullandı. 3 24 AĞUSTOS 2015 Mahkeme soruşturmaya izin verdi... ‘Oynanan oyunlar ortaya çıkacak’ Prof.Dr.Aytuğ Atıcı Mersin Valiliği’nin soruşturma izni vermediği usulsüzlük iddialarına, Adana Bölge İdare Mahkemesi onay verdi. CHP Mersin Milletvekili Atıcı, “Mahkeme itirazımızı haklı buldu ve konunun soruşturulması gerektiğine karar verdi” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Prof.Dr.Aytuğ Atıcı, 13’üncü Akdeniz Oyunları’nın hazırlıkları sırasında amatör spor kulüpleri üzerinden yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklerin soruşturulması için Adana Bölge İdare Mahkemesi’nden karar alındığını söyledi. Mersin Valiliği’nin konuyla ilgili soruşturma izni vermediğini, bunun üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz ettiklerini kaydeden Atıcı, “Mahkeme itirazımızı haklı bulmuş ve konunun soruşturulması gerektiğine karar vermiştir” dedi. Usulsüz para aktarılmış yüksek miktarlarda para aktarıldığını tespit ettiklerini belirterek, şunları söyledi: Kuruldukları an para almışlar ışığında da Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ahmet Tarakçı ve diğer görevliler hakkında 1 Aralık 2014 tarihinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. öncesi ve sonrası yapılan işlem ve harcamalar şeffaf yapılmamıştır. Takipçisi olacağız Usulsüzlüklerle ilgili soruşturma izni verilmeyerek Ak “Bilgi edinme kapsamında Parti’nin Bakanının ve Başmüedindiğim bilgiler sonucunda, fettişinin korunmaya çalışılSoruşturma izni Gençlik Hizmetleri ve Spor İl ması, nafile çabadır. Akdeniz Müdürlüğü’nün ‘Mavi Deniz vermediler Oyunları sırasında Mersin’i ve Yine konuyla ilgili Spor Kulübü’ne dört ay içerisporu paravan yaparak kimleTBMM’ye verdiğimiz soru sinde 800 bin TL, ayrıca önergesini de Gençlik ve Spor rin ne oyunlar oynadığını orta‘Olimpik Mersin Spor Kulüya çıkarmak için konunun bü’ adlı amatör kulübe ise 100 Bakanı Akif Çağatay Kılıç takipçisi olmaya devam edecebin TL aktarıldığı anlaşılmıştır. halen cevaplandırmamıştır. Bizim soruşturulmasını iste- ğim.” Toplamda 900 bin TL para diğimiz konularla ilgili Mersin aktarılan bu iki kulüp, kuruldukları an bu paraları aldıkları Valiliği soruşturma izni verilmemesine karar vermişti. anlaşılmaktadır. Suç duyurusunda Konuyla ilgili yaptığı açıkbulunduk lamada Atıcı, Mersin 13’üncü Aynı yıl içerisinde MerAkdeniz Oyunları hazırlıkları sin’de kurulu bulunan diğer 32 aşamasında, paravan olduğu amatör spor kulübüne de 3’er iddia edilen amatör spor kulüplerine usulsüz bir şekilde bin TL verildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu bilgiler Harcamalar şeffaf değil Bunun üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptığımız itirazı mahkeme haklı bulmuş ve konunun soruşturulması gerektiğine karar vermiştir. Zira Mersin Akdeniz Oyunları Emniyet Müdür Yardımcısı ayağından vuruldu 4.Köprünün ihalesi gerçekleşti Silifke Belediyesi, Göksu Nehri üzerine yapılacak 4.köprünün uygulama projesi ihalesini gerçekleştirdi. 20 m. genişliğinde ve yaklaşık 70 m. uzunluğunda olacak 4.köprü, tarihi Taş Köprü’nün 180 m. batısına yapılacak. Silifke ilçesinde Göksu Nehri üzerine yapılacak 4. köprünün uygulama proje ihalesi gerçekleştirildi. Silifke Belediye Başkanı Dr. Mustafa Turgut, 2 bin yıllık tarihi Taş Köprü’nün temelinin nehir içerisinde oluşan ağaç köklerinden ve suyun aşındırmasından dolayı tehlike arz ettiğini belirterek, 4.köprünün hayata geçirileceğini söyledi. Uygulama projesi ihalesi yapılan 4.köprünün, mevcut tarihi Taş Köprü’nün 180 m. batısında yapılmasının planladığını kaydeden Turgut, “4.Köprü Camikebir, Bucaklı ve Gazi Mahallelerini birbirine bağlayacak. 20 m.genişliğinde ve yaklaşık 70 m. uzunluğunda olacak olan 4.köprü inşaatının proje ihalesi, Belediyemizce yapılmış olup ihaleye üç firma katılmıştır. Gerçekleşen ihale sonucunda ihaleyi Su Yapı Mühendislik ve Müşavirlik Anonim Şirketi üstlenmiştir. Firma en kısa sürede projesini tamamlayacak, daha sonra da yapım ihale aşamasına geçilecektir. İlçemize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu. Başkan Turgut, Göksu Nehri üzerinde uygulanması planlanan projelerin bununla sınırlı kalmayacağını, Nehrin yükseltilerek içerisinde tekneklerin dolaştığı, etrafında sosyal alanların oluştuğu, kafelerin ve restaurantların bulunduğu bir Göksu hayal ettiklerini sözlerine ekledi. Tarsus Emniyet Müdür Yardımcısı Barış Altındal, ilçede terör örgütü yandaşlarının eylemlerine müdahale ederken, gösterici grubun pompalı tüfekte ateş açması sonucu ayağından yararlandı. Olay yerine çağrılan ambulans ile Tarsus Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ve tedavi altına alınan Altındal’ın hafif yara aldığı öğrenildi. Tarsus İlçe Kaymakamı Bekir Atmaca ile Tarsus İlçe Emniyet Müdürü Salim Çakan’da hastaneye gelerek olayla ilgili bilgi aldılar. Küçük Muhammet Berdan’da boğuldu Şüpheli araç paniği Akdeniz İlçesi’ne bağlı Çankaya Mahallesi Soğuksu Caddesi’nde bir işletmenin önüne bırakılan araç, paniğe neden oldu. İddiaya göre gece 03.00 sıralarında aracın park edildiği, ancak öğle saatleri olmasına karşın aracı almaya kimsenin gelmemesi üzerine çevrede bulunanlar korku ve paniğe kapıldı. Esnafın durumu bildirmesi ile olay yerine gelen polis ekipleri, 13 EB 161 plakalı aracın etrafında emniyet şeridi oluşturdu. Polisin araç sahibine ulaşmak için çevredeki otellerde yaptığı aramalarda sonuç vermeyince, bomba imha ekipleri olay yerine çağrıldı. Bombaya duyarlı polis köpeği ile yapılan incelemede herhangi bir bulguya rastlanmaz- ken, özel kıyafetlerini giyen bomba imha uzmanının araca müdahale etmeye hazırlandığı sırada araç sahibi K.K. olay yerine geldi. İl dışından geldiğini ve bir otelde kaldığını belirterek, araca ait belgelerini polise gösterdi. Paniğe ve korkuya neden olan araç, çekiciyle olay yerinden götürülürken, araç sahibi ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Serinlemek için girdiği Berdan Barajı Göleti’nde boğularak yaşamını yitirdi. Berdan Barajı Göleti’ne giren 12 yaşındaki Muhammet Özkaraman, boğularak yaşamını yitirdi. Alınan bilgiye göre ailesi ile birlikte Tarsus Devlet Parkı içerisinde yer alan Berdan Barajı Göleti’ne pikniğe giden Özkaraman ailesinin küçük ferdi Muhammet Özkaraman, bir süre sonra arkadaşı A.K. ile gölete girdi. Bir süre yüzen iki arkadaştan Muhammet, akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Arkadaşının akıntıya kapıldığını fark eden A.K., paniğe kapılarak boğulma tehlikesi geçirirken, durumu gören çevredeki vatandaşların müdahalesi ile A.K. sudan çıkarıldı. Muhammet Özkaraman ise, yaklaşık yarım saat sonra gölette bulundu. Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Özkaraman, ambulansla hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti. Tarsus Devlet Hastanesi’ne kaldırılan A.K.’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Editör’den İki Satır Abdi Satıroğlu 0.506. 443 37 30 [email protected] Herkes Umutsuz Piyasa alt-üst olmuş durumda. Herkes başını ellerinin arasına almış, kara kara düşünüyor. Kime sorsan sıkıntılı, kime sorsan üzgün, kime sorsan umutsuz... Sebep mi arıyorsun? Artan terör olayları mı dersin; Bitmek bilmeyen, içimizi yakan şehitlerimiz mi dersin; Doların ve euro’nun her geçen gün artan ateşi mi dersin; Erken seçim karmaşası mı dersin; Hükümetin belirsizliği mi dersin; Ne dersen de !!! Geleceğinden emin, yarınlara umutla bakan bir Allah’ın kulu kalmadı. Ortalık toz duman. Artan ve önü alınamayan terör olayları yüzünden, insanlar sokakta birbirlerine potansiyel terörist gibi bakıyor. Elinde poşet, çanta taşıyanlardan cüzzamlı gibi kaçıyorlar. Nerede o birbirine karşı iyimser, içten, samimi Türk halkı? Bizi bu hale getirenlere ne desek boş ! Her gün aldığımız ve ciğerimizi parçalayan şehit haberleri ile moraller sıfırın altında. Kimsenin yüzü gülmüyor. Nasıl gülsün ? Mevcut siyasi belirsizlik yüzünden piyasalar allak bullak. Dolar 3 TL’yi de gördü. Bu belirsizlik devam eder, bizi yönetmeye hazır olduğunu iddia edenler inatlaşmalarını sürdürürlerse de 3,5 ve 4’ü görmemiz de yakındır. Sonuç; Birileri yüksek duvarlı, korunaklı villalarında oturup ahkam kesmeye devam edecek. Ve bizler kemer sıkmaya, nereden ne kesebileceğimizi hesaplamaya, ailemizden ve kendimizden ödün vererek hayat mücadelesine devam edeceğiz. Hele de ‘Benim dolarla işim yok, isterse 5 olsun’ diyen bir zihniyet var ki; bu kafaya ne anlatsan boş. Ülkenin can damarını oluşturan ithalatın ne olacağını düşünmeyen, bunun halka yansımasının ne kadar kötü sonuçlar doğuracağından bi haber olan, ülke olarak hep birlikte sıkıntı çekeceğimizden habersiz bu kafaya ne diyebilirsin ki! Dolar artarsa alışveriş yaptığın, karnını doyurduğun, ulaşımda kullandığın her şeyin fiyatı artacak demektir. İthalat ve ihracat yapan şirketlerin dolar borçları birden bire artacağı için, şirketler krize sürüklenecek, işten çıkarmalar ve iflaslar birbirini kovalayacak demektir. Bunları anlamak için ille de birilerinin çatılardan atlamasına, kafasına sıkması mı gerekecek? Memleket gittikçe batağa sürüklenirken, halen ekonomiden anladığını iddia ederek ekranlara çıkanların “kriz falan yok” demesi, artık tahammül sınırlarını fazlasıyla aşmıştır. Bu resmen insanlarla ‘alay’ etmektir. Ne yazık ki Türk ekonomisinin yönetiminin herhangi bir şeyi engelleyebilecek güçte olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Siyasi baskılar yüzünden etkisiz bırakılan Merkez Bankası; kendi parası olan TL’nin faizi ile değil, ABD’nin parası dolar rezervi ile kur savaşına girmiş. Ekonomiyi yönetenler, bu şekilde bir savaşı uygun görmüşler. Kendinin olmayan bir silahla savaş kazanıldığı nerede görülmüş? Ama merak etmeyin. Öylesi bir algı yönetimi uzmanı olmuşlar ki; Yakında ekonominin ve piyasanın bu kötü gidişatını da herhangi bir geometrik şekile bağlayıp, sıyrılmanın bir yolunu bulurlar. Neticede bunlar dış mihrakların, Türkiye’nin güçlenmesini istemeyenlerin, paralelin oyunu değil mi? Çocuklarımız, torunlarımız ileride tarih sayfalarında bugünleri okurken “Büyüklerimiz ne kadar da geri zekalılarmış” diyecekler.. Saygılarımla... 4 24 AĞUSTOS 2015 tabir vardır. Kötü arkadaş insanı kötülüklere sevk eder, iyiler de iyiliklere. Kötüler hem bizlerin başına belayı sararlar hem de kendi kötüGülsen Metin lüklerine bizi de ortak ederler. dım dilersin. Kötülere dua eden Vaaz Ancak bu belalar karşısında isyan Gerçekte dostların, düşmandır Hz.Mevlâna, Mesnevî’sinin etmez, ders alır, sabreder ve yönüsana: çünkü o tapudan uzaklaştırır4.cildinin başında, vaaza başlar müzü tekrar iyiliğe, güzelliğe, Allah başlamaz, zulmedenlere, taş yürek- lar, kendileriyle oyalarlar seni. [email protected] yoluna çevirirsek olgunlaşırız. Tabi Hani bir hayvan vardır, adı porlilere inanmayanlara dua eden ki bunun içinde bu belaları, imtihasuk, dayak yedikçe semirir büyür, vaiz’den bahseder: nımız, dolayısıyla Yüce Allah’ın verdaha iyileşir, sopa vuruldukça Bir köyde vaaz eden biri vardı, diğine inanıp iman etmiş olmamız Sıkıntılı günlerinizde bazen bir daha semirir. İnanan da gerçekte kürsüye çıktı mı, yol kesenlere gerekir. dost kelamı yada bir yazı yolunuza kötülere dua ederdi. Elini açar ve porsuktur; çünkü o da dert-mihnet Bizi Allah (cc) yolundan alıkoyaışık olur. Geçenlerde içimde bir “Ya Rab, kötülere, bozguncu- sopasıyla büyür, semizleşir. cak dünya nimetleri, eşler dostlar, sıkıntı hali ile oturdum bilgisayar lara, azgınlara sen acı” derdi. Bu sebepledir ki Peygamberler, çoluk çocuk, akrabalar, vs bir sürü başına. Birden bir cümle gözüme Hayır yapanlarla alay edenlerin dünyadaki bütün halktan daha etkenler sayılabilir. Allah’ı unutup ilişip kalbime indi. “DERT–BELA: hepsine, bütün kafirlere, kiliselerde, fazla zahmetlere düştüler, meşakda bunlara uyduğumuz zaman yolAllah’a yakınlık.” manastırlarda bulunanlara sen katler çektiler. Böylece de canları, Sayın Mevlâna Kültür ve Sanat merhamet et, derdi. bütün canlardan daha üstün oldu, dan çıkar onların etki alanına gireriz. İstemeden de olsa cazip gelen Derneği Başkanı Op.Dr.Mehmet Temiz, günahsız kişilere dua daha büyük bir hale geldi; çünkü dünya heva ve hevesi, bizi Allah Can Özkardeşler’in makalesi belki etmezdi, kötü kişilerden başkasına onların uğradıkları belalara başka yolundan ayırır, Kovulmuş şeytanın sizinde yolunuza ışık olup, ülke ola- hayır duada bulunmazdı. Ona, bir topluluk uğramadı. yoluna iter. rak sıkıntılı olduğumuz günlerde bir böyle bir adet yok, sapıklığa sapanDeri ilaçlanır, belalar çeker de, Kur’an-ı Kerim’de Tegabun nebze de olsa yüreğimizi ferahlatır. lara hayır duada bulunmak, sonunda Taif derisi gibi hoş bir hale Suresi 14.ayette Yüce Allah şöyle İnsan başına bir kötülük, dert, cömertlik sayılmaz, dediler. gelir. O acı, o keskin ilaçlar sürülmebuyurmaktadır: bela geldiği zaman kendisini aciz O da şöyle cevap verdi: “Ben seydi, pis bir halde kalır, pis pis “Ey İman edenler! Şu bir ve Allah’a yakın hissederek yariyiliği bunlardan gördüm, bun- kokar dururdu. gerçek ki, eşlerinizin ve evlatdım diler, dua eder, ağlar sızlanır, Sen, insanı da tabaklanmamış lardan öğrendim, bu yüzden larınızın içinden size bir düşyanar yakılır. Bu yakarış karşısınderi say; rutubetten nem kapmış, de duamda onlara yer veriyoman vardır; onlara karşı dikda, Yüce Allah’ın acıması ve mer- rum. O kadar pis işler işlediçirkin, ağır kokulu bir hale gelmiş katli olun. Eğer affeder, ellerini hameti coşar, kulunu zahmetten ler, o kadar zulmettiler, cefada deri. Acı keskin ilaçları fazla sür de beladan kurtarır, selamete çıkarır. bulundular ki, sonunda beni, arınsın, güzel, parlak bir hale gelsin. tutar, hatalarını görmezden gelirseniz, kuşkusuz, Allah da Hz.Mevlâna, “Sabır darlığın Fakat, “A düzenbaz, buna serden aldılar da, hayır işlere affedici, merhamet edici olur.” anahtarıdır” diyor, öyleyse dert- koştular. Ne zaman dünyaya gücün yetmiyorsa, Allah (cc) Hep affedici olsak, bağışlasak, ler karşısında göstereceğimiz sabır, yüz çevirsem, hemencecik sen istemeden bir dert, bir merhametli olsak , kimseye karşı bize olgunlaştıracak ve lütuf kapı- onların elinden yaralara, bere- ağrı-sızı verirse sana, buna da sını aralayacaktır. razı ol.” Çünkü dostun belası, seni kin tutmasak, hoşgörü ve sevgiyle lere uğrardım. Bu yara bere baksak, bu dünyada ne savaş olur Kimisi ise bu belalar karşısında temizleyen bir şeydir; onun bilgisi, yüzünden de, o yana sığınırne kavga. isyan eder, öfkelenir, insanlara dım, o kurtlar tekrar yola geti- sizin düzüp koştuğunuz şeylerden Ayette de işaret buyurduğu gibi; kötülükle muamele eder. Onlara üstündür. rirlerdi, beni. Değil mi ki bakıp ders çıkaranlar o kötü insan- benim düzene girmeme sebep Bir adam, belayı acınma görür- zaten bu dünyada bize dost görünüp yoldan çıkaranlar, öbür alemların yaptıklarını yapmamaya çalı- oldular, A akıllı, fikirli er, se o bela, ona tatlı gelir; ilaç adamı de düşmanımız kesileceklerdir. şırlar ve kendilerine de zarar veriyileştirmeye başladı mı, hoş gelir onlara dua etmek boynumun Çünkü biz ancak ahret hayatında mesin, kendisini iyi bir kul olmakadama. İnsan mat oldukça kazandıborcu.” idrak edebileceğiz onların bizleri bu tan alıkoymasınlar diye o kişilerKul, dertten- zahmetten Allah’a ğını gördü mü, “öldürün beni a den uzak durmaya çalışırlar. inandığım, güvendiğim kişiler” der. dünyada Allah’tan uzaklaştırıp, (cc) sızlanır, feryat eder; uğradığı günahkar bir kul olarak bu alemden Öyleyse, şu geçici dünyanın Bu kötü kişi de, başkasına fayağrıdan, sızıdan yüzlerce şikayette heva ve hevesleriyle, hırsıyla, hase- bulunur. Allah (cc) da ona “Ağrıdalı oldu ama kendisini sürülmüş, göçtüğümüzü. O zaman da iş işten geçmiş olacak. tiyle, gururu, benliği ve kibriyle kovulmuş bir adam yaptı gitti. sızı, dert-zahmet, sonunda Zuhruf suresi 67.ayette şöyle kendini beğenme duygusuna ken- seni yalvaran, yakaran bir kul İmandan doğan acıyış, kesildi buyrulmaktadır: dini kaptırıp, Allah yolundan uzak- etti” der. Sen, asıl senin yolunu ondan; Şeytan kini, yamandı, “Dostlar o gün düşman kesilaşanlara bakıp iyi ki böyle olmadı- kesenden, seni bizim kapımızdan kaldı onda. Öfkenin, kin gütmenin lirler. Ancak takvaya sarılanlar ğımıza şükretmeliyiz ve de onların uzaklaştıran, bu kapıdan seni süren tezgâhı kesildi; bil ki sapıklığın da böyle değildir.” da düzelmesi için Yüce Allah’a yal- nimetten şikayet et. Gerçekte her aslıdır, kâfirliğin de.(Mesnevî Her Cuma, namaz öncesi imam, varmalıyız. Çünkü saf ağızlardan düşman, senin ilacındır, kimyadır, cilt4,81-112) vaazında Nahl suresi 90.ayeti okuedilen duaların kabul edileceği Kıssadan Hisse faydadır sana; senin gönlünü alır. buyurulmaktadır. İyiliği özendirme- Çünkü ondan kaçarsın, yalnızlık Bizde “Arkadaşını söyle kim maktadır: “Şüphesiz ki Allah, adaleti, li, kötülükten sakındırmalıyız. bucağında, Allah’ın lütfundan yar- olduğunu söyleyeyim” diye bir Farklı Pencereden Dert-Bela: Allah’a yakınlık iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp, tutasınız diye öğüt veriyor” İnsanlar her Cuma duydukları bu öğüde niçin uymaz hep merak etmişimdir. Acaba, söylenen sözler bir hikaye gibi, bir kulakta girip diğerinden çıkmakta mıdır? yoksa insanlar duyup uygulamamak ta mıdır. Herhalde ikinci seçenek doğru. Hz.Mevlâna ise “Aynı dili konuşanlar değil, aynı gönlü, duyguyu paylaşanlar anlaşabilir” demiş. Biz de o zaman tercihimizi yapacağız; bizi Allah yolundan ayıran kişilerle bir arada olmayacağız, bize hep Allah’ı hatırlatan takva sahibi, iyi kişilerle arkadaşlık etmeye çalışacağız. Ve hep dua edeceğiz birbirimize, saf ağızlarla ve Allah’tan dileyeceğiz kendisini bizden uzaklaştırmaması için. Hz. Mevlâna’nın vefat edeceği sıralarda, Sırâceddin-i Tatarî’yi çağırıp genişlikte ve sıkıntıda okumasını istediği duayı sunmak istiyorum: “Allah’ım senin noksan sıfatlardan arı olduğunu pek çok söylemek, seni pek çok anmak için dertlerden, belalardan kurtulmuş, arınmış olmaya özlemimi var. Allah’ım seni anmayı bana unutturacak, sana beslediğim özlemi gevşetecek, senin noksan sıfatlardan arı olduğunu söylemek tadını benden kesecek bir hastalık verme bana. Ama beni azdıracak, benliğimi, kötülüğümü arttıracak esenlik de verme bana rahmetinle, ey merhametlilerin en merhametlisi.” İnşallah Allah(cc) hep iyilerin hakim olduğu, kötülerin ve kötülüklerin olmadığı günleri görmeyi nasip eder. Sevgi ve muhabbetle kalınız. Rehberiniz hayalleriniz olsun… Mutlu olmak için; • Taşa basmamalı, • Nemli toprağa oturmamalı, • Sağlığının kıymetini bilmelisin… Esnafın telif hakkı kabusu sona erdi... Haksız cezalara Yargıtay ‘dur’ dedi n Söz konusu cezaların haksız bir uygulama olduğunu defalarca haykırdıklarını hatırlatan Başkan Dinçer, “Artık bu cezaların hukuki dayanağı kalmadı. Esnafımızın işyerinden müşterilerine müzik dinletme hakkını kullanabilecek” diye konuştu. Mersin Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (ESOB) Yönetim Kurulu Başkanı Talat Dinçer, Yargıtay 19.Ceza Dairesi ‘nin lokanta, bar, market, otel gibi umuma açık işletmelerde radyo ve televizyonlardan müşterilerine yönelik dinletilen müzik yayınlarına telif hakları kanununa dayandırılacak kesilen haksız cezalara ‘dur’ denildiğini müjdeledi. Dinçer, söz konusu işletmelerin müşterilerine müzik dinletmekten ibaret olan eyleminde, fonoram yapımcısı, icracı sanatçılar açısından mali hakların ihlalinden bahsedilemeyeceğine dair karar alındığını duyurdu. Ağır cezalar kesiliyordu Telif Hakları Kanununa dayandırıla- rak, işyerinde müşterilerine müzik dinleten esnafa haksız yere ceza kesildiğini her platformda dile getirdiklerini hatırlatan Başkan Dinçer, “İşyerinde müşterisine müzik dinleten bakkal, market, bar, lokanta, berber gibi işletmelere, telif hakkı kanuna dayandırılarak metrekare ölçüsüne göre 4-6 bin lira arasında ağır para cezaları kesiliyordu. Bunun haksız bir uygulama olduğunu her yerde haykırdık, konuyu ilgili bakanlıklara aktardık, esnafımızı mağdur eden bu uygulamadan vazgeçilmesini istedik ve bunu da hukuki yollarla çözme çalışmasına girdik.” diye konuştu. Adalet yerini buldu Talat Dinçer önleyeceğini sözlerine ekleyen Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eser sahiplerinin maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini savunan meslek birlikleri temsilcileri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na dayanarak avukatlarla işletmeleri denetliyor, esnafa herhangi bir uyarı yapmadan, bilgi vermeden ceza kesiyor, ayrı ayrı savcılığa şikayet ediyordu. Ancak Yargıtay 19. Ceza Dairesi işletmelerde radyodan veya televizyondan yayınlanan müziğin, yapımcı ve sanatçının mali haklarının ihlali anlamına gelmeyeceği yönünde karar verdi. Karar bu yönde süren davalar Emsal olacak için emsal teşkil edecektir. Esnafımız Yargıtay tarafından verilen bir kararın artık işyerinden müşterilerine müzik bundan sonraki süreçte adaletsizlikleri dinletme hakkını kullanabilecekler.” Özellikle turizm bölgelerinde esnafın canını yakan telif hakkına karşı verdikleri mücadelenin haklı sonucunu aldıklarını ifade eden Mersin ESOB Yönetim Kurulu Başkanı Talat Dinçer, “İşyerinde müzik yayınından ticari kazanç sağlamadığı halde radyo veya televizyonunda müzik dinleyen esnafa hiçbir uyarı yapılmadan ağır cezalar kesilmesi yanlış bir uygulamaydı. Artık bu cezaların hukuki dayanağı kalmadı. Önümüzdeki süreçte kanunda revizyon yapılarak konuya netlik kazandırılmasını bekliyoruz.” dedi. 5 24 AĞUSTOS 2015 Yeni fakülte için toplandılar Benim Düşüncem İlgili ve yetkili kurumlar Tarsus’a yeni fakülte kurulması amacıyla toplantı düzenlediler.. [email protected] Tarsus ilçesinde yeni fakültelerin kurulması için yürütülen çalışma devam ediyor. Yükseköğretimin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen istişare toplantısına Kaymakam Bekir Atmaca, Mersin Büyükşehir Belediyesi Burhanettin Kocamaz, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Ahmet Çamsarı, Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can, Mersin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Ali Kaya, Rektör Danışmanı Doç.Dr.Erol Yaşar, Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ruhi Koçak, Tarsus Ticaret Borsası Başkanı Murat Kaya ve Tarsus Kent Konseyi Başkanı Dr.Ali Cerrahoğlu katıldılar. Önümüzdeki dönem 3 bölüm daha açılacak Toplantıda öncelikle Tarsus’ta halen öğretim veren Tarsus Teknoloji Fakültesi, Tarsus Meslek Yüksekokulu ile Tarsus Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekokulu'nun son durumu ele alındı. Öğretim üyesi eksikliği nedeniyle aktif olmayan bölümlerin bazılarının eksiklerinin tamamlanarak açıldığı, bazı bölümlerin ise ikinci öğretimlerinin faaliyete geçirile- rek öğrenci sayısının arttırıldığı belirtildi. Önümüzdeki dönemde üç yeni bölüm daha açılarak öğrenci alımına başlanacaktır. Yeni bölümlerin kurulması ve pasif durumda olan bölümlerin aktif hale getirilmesiyle birlikte Tarsus'ta öğrenim gören öğrenci sayısı son dönemde önemli oranda artmaktadır. Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde hazırlıklar onay aşamasındadır. Onay tamamlandıktan hemen sonra kurucu dekan atamasıyla birlikte bina yapımı aşaması başlayacaktır. Bu fakültenin bürokratik işlemlerinin en kısa zamanda tamamlanabilmesi için konu hep birlikte takip edilmektedir. Yeni bir İşletme Fakültesi kurulacak Tarsus Havacılık ve Toplantıda Rektör Çamsarı; Uzay Bilimleri FakülteTarsus’ta ayrıca yeni bir İşletme si onay aşamasında Mevcut fakülte ve yüksek okullarımızın kullanılmayan kapasitelerinin aktif duruma getirilmesinin yanı sıra; Tarsus'ta kurulması planlanan Tarsus Fakültesi kurulacağının müjdesini vererek, en kısa zamanda tamamlanmak üzere bu konuda da hazırlıkların sürdüğünü belirtti. Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesinin yanı sıra İşletme Fakültesinin de planlanmasıyla Tarsus’ta yüksek öğrenimdeki gelişmeler memnuniyet vericidir. Tarsus'ta yüksek öğretimin geliştirilmesi ve yeni fakülteler kurulması için yürütülen çalışmalar üniversite, kamu ve yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşlarının samimi işbirliği ile devam edecektir. Çukurova’da 49 milyon TL’lik kaynak harekete geçirilecek ÇKA destekli projeler kapsamında yararlanıcıların sağlayacağı eş finansmanla birlikte yaklaşık 49 milyon TL tutarındaki kaynak Çukurova Bölgesi için harekete geçirilecek. ÇKA 2015 Mali Destek Programı Değerlendirme Sonuçları Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın da katıldığı bir toplantı ile açıklandı. Toplantıya Yılmaz’ın yanı sıra Mersin Valisi Özdemir Çakacak, milletvekilleri Muhammet Mustafa Gültak, Necdet Ünüvar, Sadullah Kısacık, Yılmaz Tezcan, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı, Toros Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Yüksel Özdemir, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut, Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç ile çok sayıda davetli katıldı. ÇKA Genel Sekreteri Lutfi Altunsu açılış konuşmasında projelerin değerlendirilmesi süreci hakkında bilgi verdi. Rekabet Gücünün Artırılması ve Yenilikçilik Mali Destek Programı, Mikro İşletmelerde Kurumsallaşma ve Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Mali Destek Programı ile Üretim ve Çevre Altyapısının İyileştiril- mesi Mali Destek Programı olmak üzere programların 3 ana başlıkta açıldığını Lutfi kaydeden Altunsu Altunsu şu bilgileri verdi: “Bu programlara 25 milyon TL bütçe tahsis edilmiş ve toplamda 283 proje başvurusu alınmıştır. Rekabet Gücünün Artırılması ve Yenilikçilik Mali Destek Programı kapsamında 35, Mikro İşletmelerde Kurumsallaşma ve Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Mali Destek Programı kapsamında 21 ve Üretim ile Çevre Altyapısının İyileştirilmesi Mali Destek Programı kapsamında ise 12 proje olmak üzere toplamda 68 proje desteklenmeye hak kazandı. Eş finansmanlarla birlikte 49 milyon TL tutarında kaynağın bölgemiz için harekete geçirilmesi hedeflenmektedir.” “Yaklaşık 333 milyon liralık kaynak yatırıma dönüştü” ÇKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Mersin Valisi Özdemir Çakacak ise konuşmasında bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Çukurova’nın 2. Marmara olarak adlandırılabilecek önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Çakacak, bu potansiyelin hayata geçirilmesinde kalkınma ajanslarının büyük önem taşıdığını anlattı. ÇKA’nın 2008’den bugüne kadar farklı alanlarda 22 mali destek programı kapsamında 2 bin 850 projeden 628’ini başarılı bularak sözleşme imzaladığını kaydeden Çakacak, bölgeye 216 milyon TL tutarında kaynak tahsis edildiğini ve eş finansmanlarla birlikte bu rakamın Özdemir 333 milyon Çakacak liraya yaklaştığını bildirdi. Hibe destekleriyle birlikte 5 binin üzerinde kişiye istihdam sağlandığına Cevdet dikkat Yılmaz çeken Çakacak, “Bölgemizde 4 yıldır uygulanan doğrudan faaliyet desteği ile 44 proje desteklenip 2,8 milyon lira kaynak araştırma ve planlamaya ayrıldı. Bu desteklerle domino etkisi yaratılıp ekonomideki diğer sektörlerin olumlu etkilenmelerine zemin hazırlandı” dedi. “Hedef Akdeniz’in lider bölgesi olmak” Destek programlarını bölgenin kalkınması için yaptıklarını anlatan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çukurova Bölgesi’nin de bu bağlamda bir stratejisi bulunduğuna değindi ve bölgenin stratejisini, “Stratejik konumu ve zengin kaynaklarını değere dönüştürerek Doğu Akdeniz’in lider bölgesi olma” sözleriyle açıkladı. Şinasi Şirin Daha Neyi Bekliyorsunuz? 30 küsur yıldır; verilen canlar, ödenen bedeller yetmedi mi?. Gencecik ömürler tükenirken; vatan, bayrak, namus uğruna canlar feda edilirken, yetmedi mi?. “Vatan sağ olsun” diyenlere bakarken vicdanınız sızlamaz mı?. Analar ağlarken, nişanlılar muradına ulaşamaz; baba, yeni doğan evladını göremeden toprağın bağrına yatarken, siz yatağınızda huzurlu yatabiliyorsanız, artık sözün bittiği yer diyorum… Daha neyi bekliyorsunuz. Bu millet; siz bireysel egolarınızı ön planda tutun diye, inatlaşın, kaos yaratın, siyasi emellerinizi bu ortamdan besleyin diye göndermedi meclise. Sizi; Birlik için, bütünlük için, vatanın bekası için, kendilerini temsil etmeniz için ödevlendirildiniz. Bu asil millet; didişin, tartışın, koltuk sevdanız memleketin bekasının önüne geçsin diye göndermedi, artık kendinize gelin. Sen-ben meselesini bir tarafa bırakın. Ortak paydamız Vatanımız. Amacımız, hedefimiz, inancımız, geçmişimiz, geleceğimiz. Aynı amaç ve aynı ülkü altında, Vatanın birlik ve beraberliğini, toprağın bütünlüğünü, Al Bayrağın ve ezanın kutsallığının bilincinde olalım. Yeter artık. Ele sıkışmaktan korkmayalım. Millet sizden bunu bekliyor. Böyle davranmaya devam eder isek, ucuz kahramanlar üretiriz. Dünün kan emicileri, bu günün Vatanseverleri haline dönüşüyor, şov yapıyor, gündemi meşgul ediyor. Buna fırsat vermeyelim. Tarihi doğru okuyalım; jeopolitik coğrafyada yaşadığımızın bilincinde olalım. Fazla değil; 200-250 yıl geriye doğru yazılan tarihi iyi okur-anlarsak, bu coğrafyada kimin? Ne amaç ve çıkarla, neden kaos yarattığını görür ve durun dememizde o kadar kolay olur. Bunu; bu asil vatanın bağrında yaşayan tüm insanların kardeşlik, birlik ve beraberlik ruhuyla, Tek Vatan, Tek Bayrak ve Tek Millet ilkesiyle, alt kimliği, rengi, ırkı ve inancı ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmaktan övünen bireylerin oluşturduğu büyük millet olma bilimcimizi belleklerimizde tazeleyelim. Artık kimse ölmesin, kimse öldürmesin; analar, babalar, bacılar, gelinler, nişanlılar, evlatlar, kardeşler ağlamasın. Daha Neyi Bekliyorsunuz; El uzatın, El sıkışın. Analar için, Babalar için, Vatan için, Barış için, Kardeşlik için, Bize bizden başkasının dost olmadığını anlamak, şer güçlere anlatmak için. Daha Neyi Bekliyorsunuz? 6 24 AĞUSTOS 2015 Aynılar için de farklı biri çıkar bazen …Ölümü göze alsa da; hakikati bulmaktır meramı.. Ve yapar da… ama anlayana… Masal bu ya; 1 yokmuş, 2 yokmuş, 3 yokmuş... Eski günlerde yeryüzünün bir ülkesinde hiçbirşey yokmuş. Hiçbirşeyi olmayan bir ülkenin bir padişahı varmış. Bu padişahın da bir hazinesi varmış. Bu hazinede o ulusun en değerli bir emaneti korunurmuş. Atalardan kalan bu emanetle o ulus övünürmüş. “Hiçbirşeyimiz yoksa da, atalarımızdan bize böyle bir emanet kaldı” diye avunurlar, yoksunluklarını, yoksulluklarını unuturlarmış. Atalardan kalan emanet, bir kişinin, iki kişinin değil, bütün ulusun olduğundan. Herkes bu değerli emanetten kendine övünme payı çıkarırmış. Onun korunmasına canla, başla çalışırlarmış. Bütün ulusun malı olan emaneti korumak için en uygun yer padişahın hazinesi olduğundan, bu emanet de hazinede saklı dururmuş. Hazineyi, gözlerini kırpmadan silahlı nöbetçiler beklermiş. Hazinenin olduğu yerde kuş bile uçurtmazlarmış. Padişah, sadrazam, vezirler, sarayın bütün ileri gelenleri, her yılın bir günü, atalardan kalan kutsal emaneti koruyacaklarına namusları üzerine yemin ederlermiş. Gel zaman git zaman, günlerden bigün padişahın içine, ulusun canları, kanları yoluna korudukları bu emanetin . ne olduğunu anlamak isteği düşmüş. Padişah, bu emanet kutusunun içindekini görmek için yanıp tutuşurmuş. Sonunda bu isteğini yenememiş, bigün hazine dairesine girmiş. Nöbetçiler padişaha da yasak diyecek değiller ya... Sarayın hazinesine padişah, sadrazam, vezirler her zaman ellerini kollarını sallayarak özgürce girerler, emanetin yerinde durup durmadığına bakarlarmış. Padişah da böyle yapmış. Bu emanet, oda oda içinde, oda oda içinde kırk odadan geçtikten sonra kırkbirinci odanın içinde dururmuş. 0 odanın içinde de kutu kutu içinde, kutu kutu içinde, kırkbirinci kutunun içindeymiş. Padişah kırk odanın kapısını açmış. Kırkbirinci odaya girmiş. Kutu Kutu İçinde Kırkbir Kutuya... Sonra kırk kutu açmış. Kırkbirinci kutuyu açarken heyecandan yüreği küt küt çarpıyormuş. "Bunca yıldır koruduğumuz emanet ne ola?" diye büyük bir merak içindeymiş. Bir de kırkbirinci kutuyu açıp baksın ki, ne görsün: Yeryüzünde o zamana kadar görülmemiş bir mücevher. Bir alev gibi yanıp duruyor. Altın desen altın değil, platin desen platin değil, gümüş hiç değil... Padişah kendini tutamamış, içinden, "Atalardan kalan . bu kutsal emaneti ben kendime alırım. Benim olur. Kim nereden bilecek?” diye geçirmiş. Güneşten koparılmış bir parça gibi ışıl ışıl yanan kutsal emaneti kutusundan çıkarıp, cebine atmış. Atmış ama, “Ya benim çaldığım anlaşılırsa...” diye de içine bir korku düşmüş. O zaman, “Ben bu pınl pırıl yanan şeyi alır, onun yerine üstü yakut, sedef, zümrüt, inci, elmasla süslü bir platin koyarım, hiç kimse bu emaneti görmediğine göre, günün birinde kutuyu açarlarsa, kutsal emanetin çalındığını anlayamazlar...” diye düşünmüş. Dediği gibi de yapmış. Sonra kırkbir kutuyu içiçe, onun üstüne de, kırkbir odanın kapısını da üst üste kilitleyip hazineden çıkmış arna, yaptığı düzen anlaşılacak diye de ödü kopuyormuş. Hiç kimsenin, kutsal emaneti çaldığını anlamaması için, o zamana kadar yılda bir kutsal emanet üzerine ant içilirken, padişah bu andı yılda ikiye çıkarmış. Her yıl iki kez, alanlarda toplanırlar, padişah da, başkaları da, bütün ulus, atalardan kalan kutsal emaneti kanları ile, canlan ile koruyacaklarına ant içerlermiş. Sadrazam kurnaz bir kişiymiş. “Eskiden yılda bir kez emaneti korumak için ant içilirken, şimdi neden padişah bunu ikiye çıkardı?..” diye sadrazamın içine bir kuşku düşmüş. “Yıllardan beri koruduğumuz bu emanet ne ola?” diye o da bigün hazineye girmiş. Kırkbir odadan geçip, Kırkbir kutuyu açıp emaneti görmüş. Ne de olsa padişah, dalaveresi çakılmasın diye, çaldığı emanetin yerine en değerli taşlarla süslü koca bir altın koyduğundan, bu güzel şey karşısında sadrazam şaşkına dönmüş. MEÜSEM’den Emniyet personeline Arapça kursu Mersin Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Çukurova Kalkınma Ajansı desteğiyle, 17 Ağustos Pazartesi günü Mezitli İlçe Emniyet Müdürlüğü personeline yönelik Arapça kursu başlatıldı. Suriye’deki savaşla beraber ilimize gelen ve ağırlıklı olarak Mezitli ilçesine yerleşen Suriyeliler ile dil engelini kaldırmak için Mezitli İlçe Emniyet müdürlüğünün talebi üzerine başlatılan Arapça kursunun 10 polis memuru kursiyeri var. Asayiş, pasaport ve özellikle trafik konularında Suriyelilerle yaşanan dilden kaynaklı iletişim sorununu çözmek için talep edilen kurs 11 Eylül Cuma’ya kadar devam edecek. Üniversitemiz Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Okt. Dr. Fidel Çakmak, kursa yönelik talepler olduğu sürece bu kursun devam edeceğini belirtti. Ayrıca Çakmak, ‘’İlimizdeki bireylere, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren ulusal veya uluslararası kuruluşlara, ihtiyaç duydukları alanlarda kısa süreli eğitim programları, kurslar, sertifika programları ve seminerler düzenlemek için teknik ve akademik yapımızla hazırız.’’ dedi. “Ben bu emaneti alır, yerine üstü renkli, parlak taşlarla süslü bir altın koyarım. Nasıl olsa, hiç kimse, emanetin ne olduğunu bilmediğinden, günün birinde kutuyu açarlarsa, kutsal emanetin bu olduğunu sanırlar...” diye düşünmüş. Dediği gibi de yapmış. Ama içinde, yaptığı iş anlaşılacak diye bir korku olduğundan, padişahın yılda ikiye çıkardığı ant içme törenini, yaz, kış ve baharlarda olmak üzere yılda dörde çıkarmış. Gelgelelim vezirlerden biri kurnaz bir kişiymiş. “Şimdiyedek, yılda iki ant içilirken neden dörde çıkarıldı?..” diye . içine bir kuşku girmiş. O da, kimseye danışmadan hazineye girebildiğinden, bigün, hazineye girmiş, kırkbir odadan geçmiş, kırkbir kutuyu açmış. Kırkbirinci kutudan çıkan üstü parlak taşlarla süslü altını görünce, sevinçten gözleri parlamış. “Ben bunu alır yerine bir gümüş koyarım. Kim nerden bilecek?..” diye düşünmüş. Düşündüğü gibi de yapmış. Yapmış ama içinde . öyle bir korku varmış ki, hırsızlığı belli olmasın diye, ulusa kutsal emaneti ne kadar iyi koruduğunu anlatmak için, yılda dört kez yapılan ant içme törenini her ay yaptırmaya başlamış. Ulus, her ay alanlarda toplanıp, son kişide son damla kan kalana kadar kutsal emaneti koruyacağına ant içermiş. Saray nazırı kurnaz . bir kişiymiş. Ant içmenin ayda bire çıkmasından işkillenmiş. “Bunda bir iş olacak, bir gidip şu emaneti göreyim...” demiş. Kırkbir odadan geçip, kırkbir kutuyu açıp emaneti görmüş. Atalardan kalan kutsal emanet o kadar hoşuna gitmiş ki, “Ben bunu alıp yerine bir bakır koysam, kim nereden anlayacak?..” diye düşünmüş. Düşündüğü gibi de yapmış. Yapmış ama, içinde hırsızlığı anlaşılacak diye bir korku olduğundan, emaneti ne kadar titizlikle koruduğunu halka göstermek için ayda bir yapılan ant içme törenini, haftada bire indirmiş. Gelgelelim, hazineyi koruyan subaşı, kurnaz bir adammış. içinden, “Ne oluyor böyle?.. Haftada bir ant içiyoruz! Şu kutsal emaneti bir gidip görsem...” demiş. O da öbürleri gibi kırkbir odadan geçip, kırkbir kutuyu açmış. Parlak Yaşam Gemisi bakın görünce çok sevinmiş. “Ben bunu alır, yerine demir Melike Zafer koyarım, kim nerden bilecek?..” demiş. Dediği gibi de [email protected] yapmış. Ama yaptığı iş, içine sinmediğinden, emaneti korumakta ne kadar canla başla çalıştığını herkese anlatmak için gösterişe başlamış. Her gün, gidip görmeyelim?..” diye düşünatalardan kalan kutsal emaneti, müş. Ama kendisinden öncekinin ölümü bile göze alarak koruyaca- başına gelenleri bildiğinden bu düşüncesini hiç kimseye açmağına ant içermiş. Gel zaman git zaman, ulusun mış. Gizlice hazineye girip, kutsal emanete bakmayı kafasına koyiçinden bir kişi çıkmış. - Bütün ulus yıllardan beri ata- muş. Ama padişah, sadrazam, lardan kalan emaneti canımızla, vezirler, bütün emanet hırsızları, çaldıkları belli olmasın, kimse kanımızla koruyacağımıza her gün ant içip duruyoruz. Doğrusu anlamasın diye, atalardan kalan bu emaneti hazinede çok iyi saklı- kutsal emaneti, daha doğrusu yor, koruyoruz. Peki ama bu ema- onun yerine koydukları şeyi, eskisinden daha sıkı koruyorlarmış. net nedir? Biz . emanetçi değiliz İşte bu yüzden de hazineye gizlice ya... Şu odaları, kutuları açalım girmeyi başaran kişi, kutsal emada, atalarımızdan kalan kutsal neti alıp, bütün ulusa göstermek emanetin ne olduğunu, neyi için dışarı çıkarken, hazineyi korukoruduğumuzu bir öğrenelim!.. yanların eline düşmüş. Adamın demiş. Bu sözler bomba etkisi yarat- elinde, emaneti en son çalanın, mış. Başta padişah olmak üzere, onun yerine koyduğu bir paslı emanete hıyanet edenlerin hepsi teneke varmış. Subaşı, adamın elinde tenekeyi görünce, birden, hırsızlıkları anlaşılacak -Kutsal emanet bu değil!.. diye korkusuyla, bu dileği ortaya atan kişinin üstüne çullanmışlar. Ger- bağırmış. Saray Nazırı, çek emaneti aşırıp onun yerine - Bu değil!.. demiş. sırasıyla sahtesini koyanlar, bu Vezir de, katakulliyi yalnız kendilerinin -Bu değil!.. demiş. yaptığını sandıklarından ve birbirSonra sırasıyla padişaha kadar lerinin oyununu bilmediklerinhepsi, den, hırsızlıkları ortaya çıkacak -Bu değil, bu değil!.. demişler. diye ödleri kopuyormuş. “KoruO zaman, elinde paslı tenekeyi duğumuz emanetin ne olduğunu tutan adam, görelim!..” diyen kişiyi, -Kutsal emanetin bu olmadığı- Vay hain!.. Atalarımızdan kalan öyle kutsal, öyle değerli bir nı siz nerden biliyorsunuz? Bu emaneti, sen kim olasın da göre- değilse, ya hangisi?.. diye sormuş. Bu soruyu oradakilerin hiçbiri sin... diyerek, o kişiyi, kutsal emaneti küçümsemek, aşağılamakla yanıtlayamamış. Çünkü hepsi de suçlandırmışlar. Bütün ulusu da emanetin yerine koydukları şeyin sonradan çalındığını anlamışlar. kandırdıklarından, kendileriyle birlik edip, bunu söyleyenin üstü- Yakalanan kişiyi hemen orada boğdurup işini bitirdikten sonra ne yürümüşler. Zavallı az kalsın linç edilecek- paslı tenekeyi kutuya koymuşlar. Kutu kutu içine kırkbir kutuya, miş. Sonra padişah, - Biz bunu öldüreceksek yasa- onu da kırkbir oda içine gizlemişler. Ama içleri bitürlü rahat olmaya uygun öldürelim!.. demiş. dığından, kutsal emaneti koruBu kişiyi öldürmek için önce bir yasa yazıp, sonra özel bir mah- mak için bir yasa çıkarmışlar. Bu yasaya göre, sabah, öğle, akşam, keme yargısı ile öldürmüşler. günde üç öğün, bütün ulus, ataGelgelelim, öldürmekle iş bitmemiş. Çünkü, ölen . kişinin söz- lardan kalan emaneti koruyacaklarına ant içmek zorundaymış. Bu leri ağızdan ağıza yayılmış. O düşünce bir çığ gibi gittikçe büyü- andı içenlerin hiçbiri, korudukları müş. Günün birinde halkın için- kutsal emanetin çalına çalına, en sonunda bir paslı teneke olduğuden biri, “Ölümü göze alarak koruduğumuz emanetin ne oldu- nu hiçbir zaman bilememiş. Sevgiyle... ğunu, neden ölümü göze alarak Ak Parti İl Başkanı İsmail Taşpınar’dan cevap.. Erdemli’de futbol sahaları yenileniyor 100.Yıl Parkı’na otel yapılmayacak Ak Parti İl Başkanı İsmail Taşpınar, bölgedeki ağaçlık alanların yok edileceği ve bölgedeki ekolojinin zarar göreceği yönündeki açıklamaların da doğruyu yansıtmadığını söyledi. 100. Yıl mevkiinde 23,8 hektarlık alan, Tabiat parkının “A tipi Mesire Yeri” olarak düzeltilmesi yapılmak Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak istenmesinin nedeni tamamen iyi Parti) Mersin İl Başkanı İsmail Taşniyetli ve halkımızın daha iyi hizpınar, Davultepe 100.Yıl Halk Plamet almasına yönelik bir çalışmayjı’nın otel yapılarak inşaata açılmadı. Ancak Mersin’imizin güzel sının söz konusu olmadığını dile insanlarının istemediği hiçbir şeye getirdi. Düzenlediği basın toplantıAK Parti iktidarında tamam denilsında kent gündemiyle ilgili açıklamez, onay verilmez.” diye konuşmalarda bulundu, iddialara cevap tu. verdi. Mezitli ilçesindeki DavulteBölgedeki ağaçlık alanların pe 100.Yıl (Gümüşkum) Halk Playok edileceği ve bölgedeki ekolojıyla ilgili açıklamaların spekülasjinin zarar göreceği yönündeki yon olduğunu kaydeden Taşpınar, açıklamaların da doğruyu yansıt“Bölgeye otel yapılarak alanın madığını söyleyen Taşpınar, betonlaşması söz konusu değildir. “Kaplumbağaların yuvalama kumsallarından biri olan DavulteHalkın istemedi pe 100. Yıl Parkı'nın üzerinde birşeye onay verilmez yapılacak değişiklikler caretta 2011 yılından önce yine carettaların sonu olacaktır. Bizim Orman Genel Müdürlüğüne bağlı inancımızda ve siyaset adabımızda olan ve 2011 yılında “Tabiat yaradılana yaradandan ötürü Parkı” olarak ilan edilen, Mersin sevgi vardır. Hiç bir canlının zarar sınırları içerisindeki Davultepe göreceği değişiklik yapılmadı ve Haber: Maynur Koç Ak Parti İl Başkanı İsmail Taşpınar yapılmayacaktır. Orman Bakanlığımızın çevre ve ekolojik denge hassasiyetiyle yaptığı projeler dünyanın çeşitli yerlerinde ödüllere layık görülürken, Mersin de bazı çevrelerin başlattığı ‘bilinçli karalama kampanyası’dan başka bir şey değildir. Tabiat Parkı olarak hizmet verecek Daha önce Tabiat Parkı olmadığı halde, 2011 yılında Tabiat Parkı kapsamına alınan ve 14.07.2015 tarihinde Orman Genel Müdürlüğüne devri için karar alınan, Davultepe 100. Yıl halk plajı Sayın Milletvekillerimizin Orman Bakanımız ile görüşmeleri neticesinde18.08.2015 tarihinde tekrar Tabiat Parkı kapsamında vatandaşlarımızın hizmetine devam edecektir.” şeklinde konuştu. Erdemli ilçesinde bulunan futbol sahalarının yenileme çalışmaları hız kazandı. Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu, çalışmaları yerinde inceleyerek değerlendirmelerde bulundu. İlçenin önemli eksiklerinden birini daha tamamlamak için çalıştıklarını belirten Tollu,“Vatandaşlarımızın, kulüplerimizin ve sporcularımızın istediği şekilde sahayı biz yapıyoruz. Başarıyı da futbol takımlarımız yakalayacak” dedi. Tollu, bugüne kadar futbol sahaları olmayan mahallelere 10 adet yeni futbol sahaları yapılacağını, bunun haricinde de Mersin Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Erdemli’ye standartlara uygun büyük ve yeni bir futbol stadı yapılacağının müjdesini verdi. Yenileme çalışmalarının tamamen belediyenin kendi imkanlarının kullanılarak yapılmasının da ayrı bir gurur tablosu oluşturduğunu söyleyen Tollu, zemin sıkıştırma ve tesviye çalışmalarının tamamlanmasının ardından çimlendirme çalışmalarının hızlı bir şekilde yapılacağını dile getirdi. 7 24 AĞUSTOS 2015 Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Yavuz Selim Madenli : Emlak krizi ile karşı karşıyayız Başka illerden Mersin’e gelip, Arapça bilenlerin vergi vermeden ayakta emlakçılık yaptığını kaydeden Madenli, “Mersin’de yaşayan Araplar böylesi işlere bulaşmıyor. Pis işleri sevmiyorlar. Ama Suriye’den, Mardin’den Urfa’dan ve çevre illerden gelen bir ekip var. 300’e yakın ayakçı tespit ettik. Özellikle de tespit ettiğimiz Haşim isimli bir dolandırıcı, Mersin’de çok sayıda Suriyeli ve Türkmen’in canını yaktı” diye konuştu. Yavuz Selim Madenli ‘Emlak krizi ile karşı karşıya’ Mersin Tercüman Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Yavuz Selim Madenli, Suriyeliler sebebiyle evlere olan ilginin arttığını bu yüzden de yeni rantçıların türediğini söyledi. Başka illerden Mersin’e gelip, Arapça bilenlerin vergi vermeden ayakta emlakçılık yaptığını tespit ettiklerini kaydeden Madenli, “Mersin’de yaşayan Araplar böylesi işlere bulaşmıyor. Onlar bu tip pis işleri sevmezler. Ama Suriye’den, Mardin’den, Urfa’dan ve çevre illerden gelen, Arapça bilen bir ekip var. 300’e yakın ayakçı tespit ettik. Bunlar normal fiyata kiraladıkları evleri, fahiş fiyatlara Suriyelilere ve Türkmenlere kiralıyorlar” diye konuştu. isimli bir dolandırıcı, Mersin’de çok sayıda Suriyeli ve Türkmen’in canını yakmış. Hakkında çok sayıda şikayet var. Bu kişinin yakalanması için gerekli çalışmaları başlattık.” Bir zamanlar ‘ucuz emlak kenti’ olarak bilinen Mersin’de kiralık ve satılık konut fiyatlarının aşırı derecede yükseldiğini hatırlatan Başkan Madenli, “Mersin, bugüne kadar görmediği bir emlak krizi ile karşı karşıya. Önümüzdeki dönem üniversite eğitimi için kentimize gelecek öğrenciler, kiralık ev bulmakta büyük zorluk yaşayacaklar. Odamıza kayıtlı 100 emlakçıyı aradık, toplamda kiralık 15 ev bulamadık. Bu çok ciddi bir durumdur. Mersin, bugüne kadar görmediği bir emlak krizi ile karşı karşıya” dedi. ‘Ev alıp kiralıyorlar’ ‘Hakkında çok sayıda şikayet var’ Emlakçılar Odası olarak her gün kendilerine şikayet yağdığını, gelen her talebi dikkatle değerlendirdiklerini vurgulayan Yavuz Selim Madenli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evlere olan yoğun ilgi, beraberinde dolandırıcılığı da getirdi. Özellikle tespit ettiğimiz Haşim Mersin’de tuhaf bir yapılaşma şeklinin gerçekleştiğini, bu durumun ileride ciddi sorunlara yol açacağına inandıklarını dile getiren Başkan Madenli, “Yeni konut inşaatları, daha çok Göçmen’den Mersin’in kuzeyine doğru gerçekleşiyor. Sıfır inşaatların o bölgelere yapılması da ev fiyatlarını alabildiğine yükseltmiş durumda. İkinci el konut talep edenler ise Güneykent, Yeni Mahalle, Pozcu ve Göçmen semtlerine yöneliyorlar. Kentte kiralık ev fiyatlarının çok yüksek olması da, insanları ev alıp kiralama yöntemine itiyor. Daha çok kår elde edeceklerine inanıyorlar. Bu yüzden çok sayıda vatandaşın Güneykent ve Yeni Mahalle bölgelerinden ev alarak kiralama yolunu seçtiğini tespit ettik” diyerek, mevcut konut sorununun ilerleyen zamanda çok daha ciddi boyutlara ulaşmasından endişe duyduklarını sözlerine ekledi. İşletmelere markalaşma desteği verilecek Mersin GİAD Başkanı Mehmet İzol, şehrin yıllık ticaret hacmine bakıldığında Mersin tercihi olmadığının görüldüğünü markalarının büyük oranda bölge halkının ilk tercihi olmadığının görüldüğünü de söyledi. de söyledi. İzol, “Bugün şehriMersin GİAD, Mersinliler’in mal ve hizmet alımlarında önceliği şehrin firmalarına vermesi için harekete geçiyor. Başkan Mehmet İzol, “Kentimin Markası, Kendimin Markası” sloganıyla Mersin markalarına sahip çıkmayı hedeflediklerini söyledi. Mersin Girişimci İşadamları Derneği (Mersin GİAD), kent ekonomisinin gelişimi ve Mersinli firmaların markalaşması yolunda önemli bir çalışmayı yaşama geçirmeye hazırlanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Mersin GİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İzol, kurumsallaşmış ve markalaşmış firmaların dahi kentte yeterince tanınmadı- ğını, ilgi görmediğini söyledi. “Mersinli firmalara önce biz sahip çıkmak zorundayız” diyen Başkan İzol, şöyle devam etti: Hedef, Mersinli firmalara öncelik verilmesi “Bu çerçevede Mersin GİAD olarak bir çalışma başlatıyoruz. ‘Kentimin Markası, Kendimin Markası’ sloganıyla başlatacağımız çalışma dâhilinde bütün üyelerimize, sivil toplum kuruluşlarına ve tüm Mersin camiasına çağrıda bulunacağız. Hedefimiz kentimizde üretilen mal ve hizmetlere öncelik verilmesini, Mersin halkının ve işletmelerin evlerin- den ticarethanelerine kadar her ihtiyaçlarını Mersinli firmalardan karşılamaya gayret sarf etmelerini sağlamak.” Mersin markaları bölge halkının ilk tercihi değil Mersin GİAD Başkanı Mehmet İzol, şehrin yıllık ticaret hacmine bakıldığında Mersin markalarının büyük oranda bölge halkının ilk Mehmet İzol mizde imal edilen ve Türkiye çapında bilinen markaların bile kentimizde yeterince tanınmadığını görmek son derece üzücü. Bizim görevimiz bu markaları Mersinliler’e daha çok tanıtmak. Mersinli kendi şehrinde ne üretildiğini bilecek” diye konuştu. Başkan İzol söz konusu çalışma çerçevesinde markalaşmak isteyen işletmelere marka yaratma, marka tescili ve markanın korunması konusunda destek vereceklerini de bildirdi. Kartal, “Milletvekilleri maaşlarını iade etsinler” Kaptan Kartal BBP Genel Başkan Yardımcısı Kaptan Kartal, erken seçim olası durumunda Milletvekillerinin maaşlarını iade etmesini istedi. Milletvekillerinin 5 ay maaş alacağını söyleyen Kartal, "Hiçbir toplantıya girmeden, hiçbir kanun çıkarmadan, hiçbir komisyon kurmadan 5 ay maaş alacaklar. Yani her biri 100 bin liraya yakın maaş alacaklar. Sekreterleri, danışmanları, şoförleri, yedikleri, içtikleri, telefon görüşmeleri, seyahatleri yollukları hariç hiçbir hizmet yapmadan 15 bin lira kuru para alacaklar. Eğer erken seçim olursa bu BBP Genel Başkan Yardımcısı Kaptan Kartal, “Eğer erken seçim olursa bu milletvekilleri aldıkları maaşları iade etsinler. Yoksa ben inanıyorum ki millet bu maaşı onlara helal etmiyor. Yani bunu çocuklarına yediremezler. Ailelerine yediremezler.” dedi. letten aldıkları yetkiyi maalesef layıkıyla kullanmadılar, yerine getirmediler. Bu üç siyasi partinin duruşu da tamamen kendi çıkarları neticesinde, yani koalisyona girdiklerinde, millet ne kazanır, devlet ne kazanır, ülke Temennimiz koalisyon ne kazanır değil, ‘Biz ne kazanıhükümetiydi.. rız? Partimiz ne kazanır ya da ne Üç siyasi partinin samimi kaybeder?’ hesabı yaptılar. Türolmadıklarını, ülke menfaati AKP-CHP-MHP ülkeyi kiye’ye bir ümitsizlik koyarak, değil, çıkarlarını gözetmediklerini anlatan Kartal, ekonomideki istikrarsızlık, koadüşündü şunları söyledi: “Bizim temennilisyon kurulamaması, tek başına Seçimlerin üzerinden 2 miz koalisyon hükümeti kurulhükümetin iyi olması gibi kendi ması yönündeydi. Başından iti- aydan fazla bir süre geçmesine avantajlarını kullanmak istediğibaren şunu söyledik, ‘Meclis’te rağmen halen hükümet kurula- ni çok açık ve net bir şekilde madığını hatırlatan Kartal, “Mil- gördük.” diye konuştu. temsil hakkı bulunmuş olan milletvekilleri aldıkları maaşları iade etsinler. Yoksa ben inanıyorum ki millet bu maaşı onlara helal etmiyor. Yani bunu çocuklarına yediremezler. Ailelerine yediremezler.” dedi. siyasi partiler, PKK’nın siyasi partisi dışında, samimi bir davranış içerisine girmiş olsalardı, yani ülke menfaatini, millet menfaatini, devlet menfaatini kendi şahsi çıkarları ve parti çıkarları önüne koyabilselerdi bugün Türkiye farklı bir tablo ile karşı karşıya kalırdı.” Turizmde dengeler değişiyor ÇUKTOB Başkanı Murat Demir, Mersin turizminin yapılan yeni yatırımlarla dengeleri değiştireceğine inandıklarını belirterek, “Kent turizmini canlandıracak yatırımlara destek olmak zorundayız” dedi. Çukurova Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (ÇUKTOB) Başkanı Murat Demir, Mersin’de yeni hizmete giren otellerin kent turizmine katkı sağlayacağını söyledi. Mersin turizminin bu tür yatırımlar ile dengeleri değiştireceğine inandıklarını söyleyen Demir, Murat Demir “Kent turizmini canlandıracak bu tür yatırımlara destek olmak zorundayız” dedi. Mersin algısı değişiyor Turizm konusunda Mersin’in atağa kalkması için bu tür yatırımlara kentin ihtiyacı olduğunu söyleyen Demir, “Siyasiler yıllarca turizm konusunda Mersin’de yatırımcı çekecekleri vaadlerinde bulundu. Ancak bugün geldiğimiz noktada Mersin turizm konusunda ne yazık ki arzu ettiği noktaya gelemedi. TarsusKazanlı turizm projesi hayata geçmediği gibi, Mersin bir türlü yatırımcının da dikkatini çekemedi. Ancak Mersin’e yapılan yeni otel, bu algıların yavaş yavaş değiştiğinin bir göstergesidir. Özel sektördeki Mersin turizmi algısı değişmeye başladığının bir örneğidir” dedi. Turizmi canlandıracak Tanınmış otelin hem nitelikli yatak kapasitesi, hem de tecrübesi ile Mersin turizmine büyük katkı sağlayacağına inandıklarını da belirten Demir, “Otelin kent turizmine ayrı bir hava ve rekabet getireceğinden hiçbir şüphem yoktur. Böylesi büyük bir yatırımın, diğer yatırımcılara da örnek olacağına inanıyorum. Bu tür yatırımlar ile Mersin turizmi hakettiği yere gelecek ve Turizm kenti olma yolunda hedefe odaklanacağız” şeklinde konuştu. Ders çıkarmalıyız Geçmişte yapılan yanlışlardan ders alınarak doğaya ve tarihe saygılı bir biçimde inşa edilecek ve turizmi zenginleştirecek bu tür yeni yatırımlara Mersin’in ihtiyacı olduğuna da değinen Demir, “Bu konuda kent olarak taşın altına elimizi koymak durumundayız. Hem doğası hem de tarihi ile Türkiye’nin turizm konusunda önemli bir merkezi haline gelebilecek kentlerin başında olan Mersin bir türlü bunu başaramamış bir kenttir. Ortak paydada buluşup, bunun için mücadele edilmesi halinde önümüzdeki yıllarda çok daha yaşanabilir ve turizm konusunda yıldızı parlayan Mersin’i hep beraber kurabiliriz," dedi. Kaliteyi yakalamak şart Turizmden geniş kitlelerin para kazanmasının önündeki temel engelin, turizmde yüksek kaliteyi yakalayamamış olmamızdan kaynaklandığını da belirten Demir, “Bu tip yatırımların, kente gelmesi halinde ancak turizmdeki yüksek kaliteyi yakalayabiliriz. Bu kaliteyi yakalamamız durumunda da kente turist çekmek daha kolay olacaktır” şeklinde konuştu. Yatırımcıların önü açılacak Mersin’e yapılan bu yatırım ile diğer yatırımcıların da önünün açılacağını ifade eden Demir, “Kentin bu tür büyük yatırımlara ihtiyacı var. Mersin’in turizm konusunda en büyük eksikliği, yıllardır yatırımcı çekememesinden kaynaklıydı. Ancak yeni otel, kente yaptığı bu yatırım ile algıları değiştirdi. Şimdi Mersin turizm konusunda yatırımcılarını bekliyor. Eğer turizm kenti kimliğine kavuşmak istiyorsak böylesi özel yatırımcılara kucak açmalı ve destek olmalıyız. Ancak ve ancak bu şekilde bir turizm kenti olabiliriz” ifadelerini kullandı. 8 24 AĞUSTOS 2015 CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğdu: Ülke yönetimi ipotek altında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmelere müdahale ettiğini ve ülkenin yönetimini ipotek altına aldığını söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyhan Erdoğdu, siyasette uzun vade plan yapılamamasından şikayet etti. Mersin Tercüman Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Seyhan Erdoğdu, Ak Parti’nin teklif ettiği geçici hükümetin halkın talebine aykırı olduğunu vurguladı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmelere müdahale ettiğini kaydetti. Kongre sürecindeki partisinin mahalle delegelerinin seçim çalışmaları için kente gelen Erdoğdu, İl Başkanlığı’nda düzenlediği toplantıda koalisyon ve erken seçim konularını değerlendirdi. İl Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Milletvekilleri Aytuğ Atıcı ve Hüseyin Çamak’ın da eşlik ettiği toplantıda konuşan Erdoğdu, Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiğini, bu zor günlerin en acısını evlatlarını kaybeden annelerin, babaların, babasız kalan çocukların yaşadığını vurguladı. Halk bize geçici hükümet kurun demedi CHP’nin hem Türkiye hem dünya hem de Ak Parti tarafından kabul gören 14 ilkeyi 5 ana başlıkta topladığını ancak Ak Parti’nin 3 aylık geçici hükümette direttiğini kaydeden Erdoğdu, bu durumun kabul edilemez olduğuna dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı: “Halk bize onu demedi. Gidin bir daha seçim yapın, 3 aylık bir geçici hükümetle önüme gelin demedi. Onun için biz eğer milli iradeyi hepimiz kabul ediyorsak, halkın verdiği işaret doğrultusunda temel ilkeler çerçevesinde bir koalisyona hazırdık. Olmadı.” Erdoğan müdahale etti AK Parti-CHP koalisyonunun kurulamamasından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sorumlu tutan Erdoğdu, “Cumhurbaşkanı anayasal sınırlar içinde kalmadı ve bu sürece müdahale etti. Bu müdahale bugün de devam etmektedir. Seçim öncesinde olduğu gibi bugün de anayasal sınırları aşarak müdahale etmesidir. Kendisinin de ifade ettiği gibi fiilen ‘de facto’ Türkiye’de rejim değişikliğine gitmiş olması, anayasal düzeni bu anlamda kendi anlayışına göre bir ‘tek kişi’ yönetimiyle ikame etmeye kalkışmasıdır. Biz bu durumda Türkiye’nin geleceği için gerekeni yapmış olmanın iç ğının sorulması üzerine Erdoğdu, şöyle konuştu: “Kaygılarım var. Meclis ya da Cumhurbaşkanı erken seçim kararı alırsa, farklı değerlendirmelerin yapılması Kamu gücü iktidarın gerekiyor. Şu anda ülkede şidelinde, kaygılıyız det almış başını gidiyor. İşin en Erken seçim olması duruacı tarafı ise 13 yıldır iktidarda munda, ülkenin içerisinde olan ve ülkeyi bu hale getiren bulunduğu şiddet ortamında partinin, erken seçimin sonuçlasağlıklı bir seçim olup olmayaca- rını hesap etmemiş olması. Kamu gücü iktidarın elinde. Bu sorun ve kaygı şu anda herkeste var. Bu durumun hesabının da AKP’den sorulması lazım. Doğu ve Güneydoğu’da ‘taşımalı seçim’ gibi çözüm arayışları konuşuluyor. Bu durum yönetimin iflası anlamına gelir.” siyasetin böyle tek kişi ipoteği altına alındığı ortamda ne bu Esas kader seçimi anayasal teamüllerin ne de bu bu olacak doğru yolun hayata geçirileErken seçim olması duruceği konusunda emin olma munda CHP’nin seçime hazır durumunda değiliz. Her siyasi olduğu söyleyen Erdoğdu, partiden milletvekillerinin “Kuşkusuz hazırız, bundan hiçkatılmasıyla bir seçim hükübir tereddüdümüz yok, çünkü meti kurulması da gene bir kendimize, doğru olduğumuza, ipotek altına alınmış durumdoğru bir yol izlediğimize güveda. Dolayısıyla demokratik niyoruz” dedi. Türkiye’yi bütün teamüllerin işlemediği, anaçıkarların önüne koyduklarını yasal rejimin değiştirildiğinin vurgulayan Erdoğdu, seçim biliddia edildiği bir ortamda teadirgelerinin, özellikle sosyal barış müllere ve hukuka dayalı bir ve ekonomi bölümlerine ekletahminde bulunmak ne yazık meler yapacaklarını açıkladı. ki zorlaşıyor.” dedi. huzuru içerisindeyiz. Onun için önümüzdeki dönemde karşımıza çıkacak senaryolara hazırız.” diye konuştu. Siyasette uzun vadeli planlar yapılamıyor Türkiye’de siyasette artık uzun vade plan yapılamadığına dikkat çeken Seyhan Erdoğdu, önümüzdeki dönemde yaşanacak senaryolar hakkında da değerlendirmeler yaptı. Koalisyon hükümeti olayının Erdoğan’ın ipoteği altında olduğunu vurgulayan Erdoğdu, “Bir azınlık hükümetiyle erken seçime gitme niyeti olduğu düşünülebilir ama gene teamüllere göre aslında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na hükümeti kurma görevini vermesi lazım. Böyle bir talebimiz var ama Başkan Erdem’den destek çağrısı.. Bayramda ihtiyaç sahiplerinin yanında olalım Bu yıl kampanya çerçevesinde kredi kartı ile bağış yapan vatandaşlara taksit imkanı sunulduğunu da hatırlatan Başkan Erdem, kurban kesimi sırasında İslami ve insani esaslara özen gösterdiklerini söyledi. Türk Kızılayı Mersin Şube Başkanı Necmi Erdem, Kızılay'ın vekâletle kurban kesimi fiyatlarının yurtiçi 690 lira, yurtdışı 435 lira olarak açıklandığını belirterek, “Gelin her Kurban Bayramında olduğu gibi, bu Kurban Bayramında da ihtiyaç sahiplerinin yanında olalım. Onların da bayram yaşamasına vesile olalım” dedi. Türk Kızılayı’nın 2007 yılından bu yana geleneksel olarak sürdürdüğü “Vekâletle Kurban Kesim Kampanyası” bu yıl da “Kurban Vekâletinizle Tüm Yıl Bayram” sloganıyla başladı. Kampanya kapsamında Türk Kızılay’ı vekâletle kurban kesim fiyatlarını yurtiçi 690 lira, yurtdışı 435 lira olarak belirledi. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan Türk Kızılay’ı Mersin Şube Başkanı Necmi Erdem kampanyaya destek olmak isteyen vatandaşlara çağrıda bulundu. Bayramların dostluk ve kardeşlik olgularını güçlendirdiği kadar kurban kesmenin de paylaşmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Erdem, “Gelin her Kurban Bayramında olduğu gibi, bu Kurban Bayramında da ihtiyaç sahiplerinin yanında olalım. Kardeşlik, birliktelik ve paylaşmanın tadını çıkaralım” dedi. Bu yıl kampanya çerçevesinde kredi kartı ile bağış yapan vatandaşlara taksit imkanı sunulduğunu da hatırlatan Başkan Erdem, kurban kesimi sırasında İslami ve insani esaslara özen gösterdiklerini söyledi. Erdem, ““İnsanların verdiği vekâletlerle tek tek isim isim noter huzurunda kurbanların kesimini tespit etmiş oluyoruz. Kurbanlar kesildikten sonra tamamı Türk Kızılay'ı adına dinlenmeye alınıyor bir süre sonra kuşbaşı ve kıyma haline getiriliyor ve dayanıklılığını sağlamak üzere 18 ay raf ömrü olan konserve haline getiriliyor. Bir yıl boyunca fakir-fukaraya ve ihtiyaç sahiplerine aralıksız olarak dağıtıyoruz" diye konuştu. Hüseyin Çamak: Yetki CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit, haklı olduklarının ispatlandığını söyledi. CHP’ye verilmeli ‘Kendilerini tekzip ettiler’ Cumhuriyet Halk Partisi’nden Milletvekili seçildikten sonra dur durak demeden çalışmalarını sürdüren Hüseyin Çamak Turgutreis Mahallesi’ni ziyaret ederek mahalle muhtarı ve vatandaşlarla biraraya geldi. Burada olası koalisyon, erken seçim ihtimalleri, parti ve ülkemizin durumu hakkında bilgilendirmelerde bulunan Çamak’a ilgi yoğundu. ikinci parti olan CHP’ye hükümeti kurma yetkisi vermesidir. Ancak böyle bir durum şimdilik söz konusu görünmüyor. Bu sebeple erken seçim ihtimalleri ağır basıyor” dedi. AKP’ye gereken dersi bir daha verin AKP ile CHP’nin koalisyon görüşmeleri ile ilgili de vatandaşları bilgilendiren Çamak, “Genel başkanımız ile yapılan görüşmelerde koalisyon kurmaktan Cumhurbaşkanı yana samimi bir durum söz CHP’ye yetki konusu olmamıştır. Ancak vermiyor biz Cumhuriyet Halk AKP ile koalisPartisi olarak masayon olasılığının dan kalkmadık, bu artık kalmadığını koalisyonun yapılve ufukta erken mamasında masaseçimin göründüdan kalkan taraf biz ğünü belirten olmadık. Bu sebeple Çamak, “SeçimleAKP’nin derdi rin ardından Cumkoalisyon kurhurbaşkanı mak değil, Ahmet Davuülkeyi erken toğlu’na hüküseçime götürmeti kurma Hüseyin mektir. Sizler yetkisi vermişÇamak de AKP’nin bu tir. Ancak tavrını ve antidemokratik bugün gelinen noktada AKP hükümeti kurmak için uygulamalarını bir tarafa yazın. Yazın ki erken seçim bir koalisyon ortağı bulahalinde birkez daha bunlamamıştır. Bu durumda ra gereken dersi verin” şekyapılması gereken Cumlinde konuştu. hurbaşkanı’nın seçimde Özyiğit, “Tüm iyi niyetimize ve sağduyumuza rağmen maalesef MHP’li belediye ve önce esnafın sonra da müteahhidin yanında yer alan iki esnaf tarafından haksız yere suçlanmamıza tüm kamuoyu tanık oldu. Ancak sonucu hep birlikte gördük” deiye konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Abdullah Özyiğit, otogar sorununun çözümü için sunulan öneride partilerinin haklı olduğunun ortaya çıktığını belirterek, “Partimizi haksız yere suçlayanlar kendi kendilerini tekzip ettiler” dedi. Özyiğit, yeni otogarın kira sözleşmesinde değişiklik yapmanın, belediye meclisinin değil idarenin yetkisinde olduğunu söylediklerini; Büyükşehir Belediyesi’nin bu hukuksal gerçeği ancak İçişleri Bakanlığı’nın dev- Abdullah Özyiğit reye girmesi ile anladığını ve bu şekilde krizi sonlandırdığını vurguladı. ‘Defalarca söyledik’ Yaptığı yazılı açıklamada, otogar krizinin oluşum aşamasını hatırlatan ve yapılan yanlışlarla gelinen noktayı özetleyen Özyiğit, “Büyükşehir Belediye Başkanı Kocamaz, kira sözleşmesinde teknik bir değişiklik yapma yetkisi kendisinde ve encümende olmasına rağmen, konuyu belediye meclisi gündemine getirmek istemiş; CHP Grubu olarak bizler yeni otogarın kira sözleşmesinde değişiklik yapmanın belediye men maalesef MHP’li belediye ve önce esnafın sonra da müteahhidin yanında yer alan bir iki esnaf tarafınhaksız yere suçlandığımıza sizler ‘Yöntemimiz önerildi’ dan de tanık oldunuz. Neticede Büyükşehir BelediKimi zaman iftira ve hakaret boyuyesi bu hukuksal gerçeği, ancak tuna varacak şekilde CHP’ye saldıranİçişleri Bakanlığı devreye girince, lar, otogar krizinin sorumlusu olarak gecikmeli de olsa görerek krizi partimizi göstermeye çalıştılar, MHP’li sonlandırmıştır. İçişleri Bakanlığı belediyeyi krizden ayrı tutma çabasına Mahalli İdareler Genel Müdürlügirdiler. Günlerce kamuoyuna yanlış ğü’ne başvurularak ‘yol ve yöntem’ soran belediyeye, Bakanlık bilgi verdiler. Fakat sonucu hep birlikte CHP’nin başından beri önerdeği gördük! Biz, ‘otogar krizini çözecek olan yol ve yöntem önerilmiştir. Sayın Kocamaz’ın kendisidir. Bu krizBakanlığın önerisi doğrultuden ne CHP ne de bir başka parti sunda da Belediye Encümeni, sorumlu tutulamaz’ dedik ve haklı çıkkira sözleşmesinde gerekli tarih tık.” değişikliğini yapmış, otogar krizinin çözümü için sunulan öneride CHP’nin haklı olduğu ortaya çık‘Dileriz sorun kalıcı mış ve partimizi haksız yere suççözülmüş olsun’ layanlar kendi kendilerini tekzip Bundan sonraki süreçte otogar krietmişlerdir. zinin kalıcı olarak çözümlenmiş olmasını temenni ettiklerini vurgulayan ‘Kamuoyunu yanlış Özyiğit, “Yaşanan onca kirli siyasete rağmen otogar esnafı, gerçekleri ve bilgilendirdiler’ bize yapılan haksızlıkları görmüştür. CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit, kenti bir yıldır meşgul eden otogar kri- Bunu bizzat partimize gelerek, otogar krizinin çözümünde gösterdiğimiz zinde, siyasi bir çıkar elde etmenin çabadan dolayı bizlere teşekkür edepeşinde olmadıklarını vurgulayarak, rekte ifade etmişlerdir. şunları söyledi: Ümit ediyor ve diliyorum ki, yeni “Çünkü biz CHP olarak kentin yararına olacak şekilde politika yapıyoruz. otogarın kira sözleşmesi tarihinin Siyaseti halk için, halkın yararına yapı- değiştirilmesi ile otogar krizi tamamen, kalıcı olarak çözülmüş olsun” diye yoruz. Bütün bu iyi niyetimize, sağduyumuza, çözüm arayıcı rolümüze rağ- konuştu. meclisinin değil, idarenin yetkisinde olduğunu defalarca ifade etmiştir. 9 24 AĞUSTOS 2015 Dershane yerine Özel Öğretim Kurumu mu dediniz? 2011’de yazmıştım. Eğitimi ders başına piyasaya devrederken ayaklarına dolanacak olan yine kendi yarattıkları sınav piyasası olacak, çünkü sınavları da piyasaya devretmeye sıra geldiğinde bu dershaneler “Şimdi biz nerden müşteri toplayacağız?” diye dişlerini göstermeye başlar... Sonunda dershane patronları için dananın kuyruğu koptu. Yarattıkları dershaneli eğitim piyasasında nemalanmalarını sağladıkları cemaat engel çıkmış gibi gösterdiler, oysa kamu hizmetlerini piyasaya devir işleri böyle işler, sonunda kabak birinin başına anlaşmalı patlatılır, toplumun gazı alınır. Cemaatin üstüne gidiyormuş gibi yaparak halkın desteğini kendi arkasına almayı sağladı. Diğer yandan cemaatle kapıştı diye dikkatler oraya çekildi ve bu sayede kimse bu işte Mesleki Yeterlilik Kurumu gibi bu iş için kurulmuş gayri hukuki bir kurumu aklına getirmiyor, korumaya alınan merkez orası. Sertifikalı kursların seviyesini ve sınavlarını orası belirler, asıl parayı orası kazanır. Dershaneler, solcu öğretmenleri devlet okullarından sürerek açtıkları 24 Ocaklı Evrenli Özallı Cuntalı dindar insanların parayla tavlandığı dönemin ürünüydü, merkezi sistem fakülte giriş sınavına endeksliydi. Son kullanma tarihi yaklaştı, sınavsız üniversiteye giriş palavrasını duyacaksınız bundan sonra, oysa yüzlerce sınav şirketi dizilecek bulvarlara. Fakülteler pek yakında özel sınav şirketlerinden getirilen puanlarla öğrenci almaya başlayacak, o nedenle dershanelerin ayakaltından çekilmesi lazım. Özel sınavların da yabancısı itibarlı olacak, TOEFL gibi. Veliden para sağmaya alış- tırdıkları dershane patronlarına yeni bir yol açıyorlar. Bu patronlara diyorlar ki, siz iyi bir işletmeci oldunuz, gelin şimdi ders başına sertifika veren kurslar verin. Size yine devlet okullarından müşteri göndereceğiz, açık öğretime kayıt olmak istemeyen parasını verir sizde okur! Hiçbir yere yerleşemeyen çocukların aileleri size gelecektir. En düşük seviyede eğitim vereceksiniz, bu onlara yeter. Onlara milli günler bayramlar yapmasanız da olur, zaten yıllardan beri törensiz bayram tatillerine alıştılar. Hiç parası olmayanlar ise sokakta kalır, birbiriyle kavga eder, okumuşlardan nefret etmeyi öğrenir, biz de onları toplarız IŞİD gibi küresel savaş şirketlerinde çalıştırırız... Böyledir küresel sömürge eğitimi, askerini sömürgelerinden böyle toplarlar. Evet değerli okurum, BOP’un eğitim ayağında sırada şimdi bu var; yoksul kesimin çocuklarını eğitim dışına iterek onları küresel terörist devşirme şirketlerine av yapmak... Okul dışı kalan çocuklar milli bayramları kutlamak bile istemez, çünkü kendisine sahip çıkmayarak öteye iten bir devlete saygısını yitirir. 10 Kasım 2011 tarihinde "Sadece Bayramlar ve Törenler mi Bitiyor" başlıklı yazımda bakın ne demişim: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatile eklendi, fiilen bitti. Arkasından gelen Kurban Bayramında bizim mahallede şeker toplayan çocuk yoktu. Neredeyse tesadüfen bu yoldan geçen çocukları çevirip şeker verecektim. İşte arkasından 10 Kasım geldi, tatilciler rehavet içinde dönüş yolunda, çocuklar anma töreni için hazırlık yapamamış durumda. Böyle bir 10 Kasım… Okula giden çocuklara bu kadar tatil doğru değildir. Gerektiği kadar yaz tatili yaptılar, yeter. Şimdi okul zamanıdır, çocukların zihinsel faaliyeti bu kadar kesintiye uğratılamaz! Şimdi yeniden okula ve derslere ısınmayla geçecek bir süre daha. Yazıktır çocuklara ve eğitime ayrılan kaynaklara yazıktır. İster milli bayram olsun ister dini bayram olsun, bayram demek yakınlaşmak demektir, birbirine gönül bağını tazelemek demektir, büyüğe saygı küçüğe sevgi demektir, komşuluk akrabalık kardeşlik dostluk tazelemektir. Bayram, kaynaşmak millet olmaktır. Tatil bayramına çevrildi bütün bayramlar, bitti bütün kavramlar. Yeni diye getirilmekte olan eğitim modelinde çocuklarımızı neler bekliyor, aileler habersizdir. Kaynaşmak, arkadaş olmak diye bir şey artık hiç olmayacak. Yarınki nesillerimiz birbirine selam bile veremeyecek, değil bayramlaşmak. Çünkü; getirilen 12 yıllık Temel Eğitim programında 1.kademe 5-9 yaş arası Anaokulu’ndan sonra aynı sınıfta okuyan ve bir dersi aynı öğretmenden almış olan hiç bir çocuk kalmayacak! Çocuklarımız atomize parçalanıyor! Sınıf arkadaşı diye bir şey olmayacak. (Yazının tamamı için aşağıdaki bağlantıya giriniz.) http://sozcuhaber.blogspot.de/2011/11/mahiyemorgul-yazdsadece-bayramlar-ve.html . . . . . Şimdi, kimi yazarlar “Sınavlar kalkmadı ama dershaneler kalktı” diye başlık atıyorlar. Aslında önce sınavların kalkması lazımdı, doğru söylemektedirler. Anlamakta zor- landıkları şudur; MEB eğer önce sınavları kaldırsaydı ateşe körükle gitmiş olurdu, doğacak tepki daha büyük olurdu. Şimdi ise bir kısmını özel kurslara dönüştürmeyi sağlayarak diploma veren okullar yerine “sertifikalı eğitim” piyasasına yumuşak geçiş yapıyor. Yeni sistemin zararlarını maddi zarar üzerinden konuşuyor, oysa bu işin içinde en kalitesiz en pespaye eğitime geçiş var. Yıllardır bir belgeyi yayınlayıp duruyorum; Kasım 2004’de MEB’nın okullara gönderdiği Tebliğler Dergisinde, Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler derslerinin dışında tutulan Resim, Müzik, Beden Eğitimi, Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve Bilgisayar dersleri için “bilgi beceri isteyen dersler” tanımı getirilmişti. Müzik öğretmeni olduğum için bu konuda kulağım kirişteydi; İngiltere ve Amerika’da bu derslerin öğretmenlerini devlet okullarında çalıştırmadıklarını bildiğim için ve bu programın da Tansu Çiller anlaşmalarıyla Amerikan SPAN Eğitim Şirketi tarafından 1995’de getirildiğini bildiğimden, bu derslerin okul dışına piyasa kurslarına atılacağını bekliyordum. İşte geliyor. Özel eğitim kurumları hangi derslerin kurslarını verecek, işte bu. Özel eğitim şirketleri bunlardan para kazanacak. Ama, aması var. Bu dersleri her çocuk okulda aldığı gibi herkes eşit alamayacak, parası olan parası kadar ders seçebilecek... Eğitimde birliği asıl bitirecek olan budur. Üstelik de bu dersler bir bütün olarak değil, paramparça edilecek. Örneğin keman dersi kursuna giden çocuk müzik dersi almış sayılacak, ama okulda arkadaşlarıyla birlikte bir tek şarkı bir tek marş veya okul şarkısı öğren- Başkent Mektubu Mahiye Morgül [email protected] www.mahiye.net meyecek. Sevgili canlarım. Benim eğitimci yazarlığım bu süreci takip etme gereği duymamla başladı. Yazdım, anlattım. Parçalı eğitimdir bunun adı, parçaların toplamı bir bütün etmez, hiçbir öğrenci diğer bir öğrenciyle aynı dersleri göremez. Sadece aynı özel okula (koleje) gidenler bir lobi gibi arkadaş grubu kurabilirler, o kadar. Bu eğitimden bir millet çıkmaz! Gerçeği halka söylemiyorlar. “Sizi eğitimsiz bırakıyoruz, bu milleti bu yolla binbir parçaya bölüyoruz” demiyorlar. Ne diyorlarsa tersini anlamalısınız. Hatırlayın, 12 Yıllık Temel Eğitim (4+4+4) getiriyoruz demişlerdi, 4+0+0 geldi. Dershaneleri kaldırıyoruz dediler, binlerce çocuğumuzu okul dışına attılar. Daha neler gelecek, siz bekleyin daha. Meslekleri kuşa çevirmeye devam eden kasap heyeti orda çalışıyor. Hiç FKB okumamış doktor, hiç laboratuara girmemiş hemşire göreceksiniz. Dün trende yanıma oturan kulağı tıkaçlı genç kız “Kulak hemşiresi olacağım, orda okuyorum” dedi. Tarlada çalışmak için de sertifika veriyorlar ya, işte öyle, kulak ameliyatında bulunmak için değil, işitme ölçümü yapan odyometri cihazını kullanmak için “kulak hemşiresi” olacak kızımız. Sertifika piyasası kuruldu, parayı veren alıyor! Lütfen sorun, dershane piyasasından bir eğitim patronları sınıfı doğdu, peki Özel Öğretim Kurumları adıyla getirilen sertifika piyasasından kimler nemalanacak? MHP’li Ücal: Bahçeli’nin uyarılarına kulak verilmeli Erdoğan’ın koalisyona sıcak bakmadığını, bu nedenle görüşmelerin geçici hükümet üzerine yapıldığını hatırlatan Ücal, “Türkiye tek kişinin iktidar hastalığına ve koltuk hırsına boyun eğmiştir.” şeklinde konuştu. Mersin Tercüman Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Mersin Milletvekili aday adayı Mehmet Ücal, ülkenin Ak Parti’nin çözüm ortaklarıyla birlikte izlediği yanlış politikaların bedelini ağır şekilde ödediğini söyledi. Türk Milleti’nin artık Devlet Bahçeli’nin söylediklerine kulak vermesi ve süreci doğru okuması gerektiğini kaydeden Ücal, “13 yıllık iktidarını kaybeden Ak Parti, hiçbir zaman koalisyon kurmaya yanaşmadı. İktidar uğruna ülkeyi ateşe attı.” dedi. Silahların gölgesinde yapılacak seçimin demokrasiye ihanet olduğunu söyleyen Ücal, Türk Milletinin tercihlerine duyarsız kalındığını vurguladı. Mehmet Ücal Kol kola geziyorlardı, neden koalisyon kurmadılar Devlet Bahçeli’nin seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz Ak Parti – CHP koalisyon hükümetini gündeme getirdiğini hatırlatan Ücal, “MHP’nin şartlarıyla Ak Parti’nin şartları tam tersi. Dolayısıyla partimiz aynı eksende fikirleri olan Ak Parti-CHP koalisyonuna destek vereceğini açıkladı. Bunun dışında CHP, HDP ve MHP’nin içinde bulunduğu bir koa- lisyon kurulması bizim için her zaman imkansızdır. Eli kanlı vekillerin bulunduğu bir koalisyona partimiz asla girmeyecektir. 12 yıldır sözde açılımla el ele dolaşan, masalarda oturup sınlar.” diye konuştu. pazarlık edenler nedense koalisTürkiye tek kişinin yon kurmadılar. Bunca zamanegosuna boyun eğdi dır birlikte olanlar neden ayrı Ak Parti-CHP koalisyon düşer gibi göründüklerini açıklagörüşmeleri olumsuz sonuçlanır sonuçlanmaz Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘Tek yol erken seçim’ açıklaması yaptığı ve çalışmalara başladığı halde Yaşanan süreçte “Teröristle rısına kulak verilmelidir. 12 yıl- sanki görüşmelerde MHP süreci tıkıyormuş gibi bir izlenim oluşmasaya oturmayın, milli kim- dır PKK’nın güçlenmesine izin turulmaya çalışıldığını kaydelikten taviz vermeyin, İmralı verilmiştir. PKK’nın 20 ilde den Ücal, “Ak Parti hiçbir Canisi'nin gönlünü hoş tutarak alan hâkimiyeti kurmak için zaman koalisyon için görüşme siyaset yapmayın, bölücülüğü artan ölçüde yığınak yaptığı, yapmadı. azdırırsınız.” uyarılarında 20 Temmuz’dan bu yana da Erdoğan’ın etkisi ve tesirinde bulunan Devlet Bahçeli’nin kanlı saldırılarını artırdığı açıkolan Davutoğlu yalandan haklı çıktığını kaydeden Ücal, tır. Sıkıyönetim ilanının gecik“Bahçeli’nin uyarılarını görmesi halinde terör eylemlerinin görüşmeler sürdürdü, oyaladı. Asıl dertleri geçici hükümet kurmezden gelip onu kandan bitmeyeceğini ve bunun sonumaktı. Halkın verdiği koalisyon beslenmekle suçlayanlar cunda da ‘kanlı bir iç savaşın mesajı görmezden gelindi. bugün yine aynı tavrı sergilikaçınılmaz bir hal alacağına’ Rezaletlerle dolu 13 yıllık iktidayorlar. Türk halkı süreci ve dikkatleri çekmektedir. Ülkerını kaybeden Ak Parti, koltuk niyeti doğru okunmalı. miz için daha fazla gecikilmeMilli Güvenlik Kurulu derhal den bu çağrılara kulak verilme- derdine düştü. Ülke, tek kişinin egosuna, iktidar hastalığına toplanmalı, ‘sıkı yönetim’ çağ- lidir.” diye konuştu. boyun eğdi.” şeklinde konuştu. “Sıkı yönetim”çağrısı dikkate alınmalı 10 24 AĞUSTOS 2015 MHP’li Öztürk: “Çözüm süreci ülkenin başına bela oldu..” PKK sımartıldı Süreçten PKK güçlenerek çıktı MHP’nin ‘çözüm süreci sona ersin,’ ’17-25 Aralık yolsuzluk olayları açılsın’, ‘anayasanın ilk dört ve 66.maddesi dokunulmasın.’, ‘Cumhurbaşkanı anayasal sınırına çekilsin.’ Şartıyla masaya oturduğunu, Ak Parti’nin ise bunların tam tersi görüşünde olduğunu söyleyen Öztürk, “Dövüşüp görünüyorlar ama arkadan müşterek hareket ediyorlar. Çözüm sürecini bitirmiyor, buzdolabına kaldırıyor. PKMM ve meclisteki kravatlıların ağzına geleni söylüyor ama öteki taraftan Kamu Güvenliği Müsteşarı açıklıyor, ‘biz devlet olarak görüşüyoruz diyor.’ En ağır tedbirler alınmalı Mersin Tercüman Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Oktay Öztürk, koalisyon görüşmelerinden erken seçime kadar gündemdeki konuları değerlendirdi. Mersin ziyareti kapsamında yaylalara çıkan Yeniköy, Bekiralanı, Soğucak ve Yüksekoluk mahallerinde halkla buluşan Öztürk, Ak Parti’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteği doğrultusunda baştan beri koalisyon kurma fikrinde olmadığını dile getirdi. En çok ortak noktası bulunan partiler Ak Parti ve HDP 7 Haziran’da milletin verdiği mesajın okunmadığına dikkat çeken Öztürk, “Millet iktidara dedi ki, ‘12 yıl sana müsaade Çözüm süreci sayesinde PKK’nın Türkiye ile 20 yıl savaşabilecek güce ulaştığını açıkladığını hatırlatan Öztürk, “Biz şehit cenazesi kaldırırken kandan besleniyorlar diyordun bugün şehit cenazesinin başında elinde mikrofon, ona buna hakaret yağdırıp siyaset yapıyorsun. Utanmıyor musun? Allah seni bildiği gibi yapsın.” şeklinde konuştu. ettim. Yanlışlarına rağmen 3 kez ruhsat verdim ama akıllanacağın yok. Memleket yerine kendi çıkarlarını koruyup kolladın ülkeyi bu hale getirdin, demek ki akıllanacağın yok.’ Yani millet, koalisyon mesajı verdi. Koalisyonda da beklenilen şey; birbiriyle uyumlu çalışabilecek, birbiriyle yakın düşüncelere sahip, birbiriyle ortak noktaları fazla olan partilerin bir araya gelip hükümet kurmasıydı. Bu noktadan bakıldığında en uygun çalışabilecek hükümet şekli Ak Parti ile HDP’nin oluşturmasıydı. Çünkü 12 yıldır çözüm süreci adı altında ‘gövdemizi ortaya koyarız.’ dediler. Masalara oturup anlaşmalar yaptılar. Abdullah Öcalan’a methiyeler düzdüler, Kürtlerin lideri gösterdiler. Ak Parti’ye seslendi: Sen mi yanlışsın HDP mi? Fakat iktidar partisi başlangıçta HDP ile koalisyon kurmaya hiç rıza göstermedi. Ama gelişen hadiselere baktığımız vakit başlangıçta HDP ile bir G20 Zirvesi’ne yerli ve yabancı yüzlerce işadamı katılacak Armağan Öner: Girişimcilik kültürümüzü geliştirecek Türkiye Genç İşadamları Derİşsizlik, bölgemizin neği (TÜGİAD)’nin ev sahipliğinkanayan yarası de, 7-9 Eylül günleri arasında İşsizliğin, gelişmekte olan ülkeİstanbul’da düzenlenecek olan lerin başlıca sorunlarından biri G20 Genç Girişimciler İttifakı Zir- olduğunun altını çizen Armağan vesi’ne, 400’ü yabancı 650’den Öner, “Zirveye temsilci gönderefazla konuk katılacak. TÜGİAD cek ülkelerin önemli bölümü de Çukurova Şubesi Başkanı Arma- işsizlik sorunuyla baş etmeye çalığan Öner, hazırlıkları genel merkez şıyor. Bizler, işsizliğin panzehirinin ve şubelerce yürütülen zirvenin, sadece üretim ve yatırım artışı dünyanın dört bir yanından gele- değil, girişimcilik olduğuna inanıcek genç işadamlarıyoruz. İşsizlik, Türkiye’nin nı aynı çatı altında diğer bölgelerinde olduğu buluşturacağını bilgibi Çukurova’nın da kanatirdi. Zirvenin ana yan yarası. Bu meselenin temasının ‘Girişimciminimum düzeye indirilmelik Kültürü’ olarak si için mutlak surette girişimbelirlendiğini ifade cilik kültürünün geliştirilmesi eden Başkan Öner, gerekiyor. G20 Zirvesi’nin, “Çukurova Bölgegirişimcilik kültürümüzün si’ni şubemizin temgelişmesine ciddi katkı sil edeceği G20 Zirsunacağını, zirveden çıkaArmağan Öner vesi’nin girişimcilik cak sonucun bu konuda konusunda her biribizlere yepyeni vizyon mize vizyon kazandıracağına ina- kazandıracağını düşünüyoruz” nıyoruz” diye konuştu. şeklinde konuştu. Bölgenin tanıtımına katkı sağlayacak TÜGİAD Şube Başkanı Armağan Öner, G20 Zirvesi’nin uluslararası bir organizasyon olduğunu da hatırlattı. Öner, “TÜGİAD olarak büyük bir organizasyona ev sahipliği yapacağız. Zirvenin katılımcıları ve içeriğini göz önüne alırsak Türk ekonomisine, bölgemizin tanıtımına önemli katkı sunacağına inanıyoruz. Özellikle işsizlik ve girişimcilik konusunda dünya neler yapıyor, gelişmiş ülkelerin izlediği politikalar, yeni modeller bu zirvede Türk iş dünyasına en net şekilde aktarılacak. Diğer yandan pek çok yabancı işadamıyla Türk işadamlarını bir araya getirecek olan zirve, yeni ortaklıkların, yeni yatırımların da kapısını aralayacak. Bu da istihdam artışına, ülke ekonomisine katkı sağlayacak” dedi. araya gelmemesi de bir numaraymış. Çünkü sonuçta hedeflediği HDP ile bir araya gelerek hükümeti oluşturmak. Şimdi niye bir araya gelmiyorsunuz? Sen mi yanlışsın? HDP mi yanlış? Ortaklığınız mı yanlış? Burada bir yanlışlık yoksa buyurun koalisyon kurun. Yanlışlık varsa 12 yıllık ortaklığı anlat millete. Yılanla bu çuvala girdin, şimdi çık bu yılanın ne beter bir bela olduğunu anlat. Eline saz verip türkü söylettiğiniz, millete şirin gösterdiğiniz ortağınızın kimler ve neyin peşinde olduklarını çık anlat da bari bu millete bir iyiliğin dokunsun” diye konuştu. PKK, çözüm sürecinden 20 yıl Türkiye ile savaşacak güçte çıktı. Bugün şehirlerden çıkan bombaları, mühimmatları görüyorsunuz. Eğer süreç iyi olsaydı Başbakan, “Bu karanlık ortamdan kurtulmak için diye söze başlamazdı. Hiçbir şey çözülmedi. Aksine terör örgütü şımartıldı, terör örgütü her istediğini yapabileceği bir haleti ruhiyeye taşındı. Memleket kan gölüne dönmek üzere. Ateş her yanı sarmış vaziyette. Bu aşamada acı da olsa en ağır tedbirleri almakta kusur ederler ise yarınlarda tedbir alabilecek zaman bile bulamazlar.” uyarısında bulundu. HDP ve Demirtaş’a ağır gönderme; “O elde, şehidimin kanı var” HDP Eş Genel Başkanı Sela- Davutoğlu’nun hangi hattin Demirtaş ve HDP ile sıfatla geldiği meçhul neden bir araya gelmeyecekleri Baştan beri HDP’nin bir şekilde hükümete dahil edilme çabası olduğunu, MHP’nin bu nedenle AK Parti-CHP koalisyonunu gündeme getirdiğini dile getiren, “AKP buna da rıza göstermedi. Görüşme sonrası Başbakan Davutoğlu, ‘Tek yol erken seçim.’ dedi. Milletvekillerini, il başkanları topladı erken seçim kararı aldı. Ardından gelmiş MHP ile görüşmeye. Neyi görüşmeye geliyorsun, zaten erken seçim dedin baştan beri. Kaldı ki bize hangi sıfatla geldiğinde meçhul. Çünkü cumhurbaşkanı fiilen başkanlığı üstlendim diyor. Peki Erdoğan fiilen başkan ise, Başkanlık sisteminin olduğu yerlerde başbakan diye bir şey yoktur. Davutoğlu’nun sıfatı ne? Ortada Başbakan iradesi yok. Cumhurbaşkanı bir talimat veriyor, ondan önce de Davutoğlu’nun kulağını çekiyor, tehdit ediyor. Başbakan da kendi aklıyla hareket edemediği için bu atılan adımlar hep neticesiz kaldı.” dedi. hakkında kısa bir parantez açan Öztürk, “6-7 Ekim hadiselerini hatırlayın. Selahattin Demirtaş denen herif sokaklara inin alan hakimiyetini kurun dedi. İndiler sokaklara 55 kişinin canını aldılar. Herif çıktı televizyonda saz tıngırdattı diye neredeyse melek ilan edecekler. O sazı çaldığı elden, türkü söylediği ağzından akan kanı bu medya görmüyor. Aldıkları talimatla aynı gün içinde Türklerin Ermeni soykırımı yaptığını söyleyen adam, akşam elinde sazla sahneye çıkarılıyor. Herkes saza bakıyor da az önce bu millete yüklediği vebale kimse bakmıyor. Parlamentoya gönderdikleri milletvekili PKK’ya silah sevkıyatı yapılırken gözcülük yapıyor. Kimse bunu görmüyor. Ama benim seninle hiçbir ortak yanım yok. Değil ortak karar almak senin içtiğin sudan içmem, elini tutmam. Çünkü şehidimin kanı var o elde. Kimse de beni buna mecbur edemez. Onlar olmadan da çareler var.” dedi. 11 24 AĞUSTOS 2015 Yaz tatilinde sağlığınıza dikkat ! Hem eğlenmek hem de dinlenmek amacıyla çıktığınız tatilde güneş yanıkları, deniz ve havuz engeksiyonları, yaz enfeksiyonları sizi bekliyor.. Özel Mersin Tanrıöver Doğuş Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm.Dr. Yalçın Aslan, yazın sağlıklı bir tatil yapabilmek için dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi. Gidilecek yerin koşullarına dikkat çeken Aslan, “Yazlık kıyafetlerin yanı sıra; akşamları serin olabileceği düşünülerek uzun kollu kıyafetler ya da şal götürülebilir. Kronik hastalıkları olanların ilaçlarını yanlarından ayır- mamaları ve kalacakları gün sayısı kadar yedeklemeleri çok önemlidir. Otelde konaklanacaksa, gidilecek yerin mutfağında mutlaka diyet yemekler bulunmasına özen gösterilme- Havuzlardan Hepatit A bulaşabilir Mersin Doğuş Hastanesi Doktorlarından Yalçın Aslan, “Tatilde deniz yerine havuzu tercih edenlerin bazı önemli noktalara dikkat edilmesi gerekir. Öncelikle havuzun denetimine mutlaka dikkat edilmelidir. Havuza girerken kulak tıkacı ve yüzücü gözlüğü takılmalıdır. Havuzlardan Hepatit A bulaşabilir. Bunun için özellikle çocuklara tatile gitmeden önce Hepatit A aşısı yaptırılabilir. Havuz başlarında mantar gibi enfeksiyonlar karşı terliksiz asla dolaşılmamalıdır. Havuzdan çıkınca klorlu suyun cildi kurutmasını önlemek ve bakteriyolojik kirlilik de ciltten atmak için mutlaka duş alınmalıdır. Islak mayo ile kalmak da vajinal mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlayabileceği için havuza girdikten sonra mayonun değiştirilmesi gerekir.” lidir. Tatil döneminde tercih edilmesi gereken giysiler; güneş ışınlarını kendine çekmeyen, açık renkli, pamuklu, teri çekebilen kumaşlardan üretilmiş olmalıdır. Bu tür giysiler, serinletici ve güneş ışığına Yalçın Aslan direkt maruz kalınmasını önleyici özelliktedir.” dedi. Uzun süre suda kalmayın Güneş ışınlarından korunmanın en önemli yolu ise, yüksek koruyucu faktörlü kremler kullanmaktır. Güneşlenmek için kola gibi maddelerin kullanımı oldukça zararlıdır. Ağızdan deri mantarlarının tedavisi için ilaç kullananların, güneşe çıkmamasında yarar vardır. Çünkü bazı mantar ilaçları, ciltte renk değişikliklerine sebep olabilir.” diye konuştu. Aşırı soğuk su ile duş almayın Sıcaklarda yapılabilecek en doğru hareketin duş almak olduğunu söyleyen Yalçın Aslan, “Duş, serinlemeyi sağlayarak sıcak yaz günlerinde terleme ile ilgili sıkıntıları da zaltmaktadır. Serinlemek için yapılan duş, şok etkisi yaratacak kadar soğuk olan suyla yapılmamalıdır. Özellikle kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlığı olanlar, buna dikkat etmelidir. Çok sıcak ve çok soğuk olmayan ılık bir duş, kişiyi rahatlatır. Düzenli duş ile gözeneklerin açılması, düzenli terleme ile birlikte vücut ısının düşmesine ve ışırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmaya yardımcı olur.” Cildin bağışlıklık sisteminin önemli bir parçası olduğuna ve sürekli suda kalındığında örtü tabakasında zedelenmeler olabileceğine dikkat çeken Aslan, “Uzun süre suda kalınması ciltte kurumaya neden olacağı için enfeksiyonlara da açık hale gelecektir. Bunun için; denizde ya da havuzda 1 saatten fazla kalmak önerilmemektedir. Palm City’de “Ağustos Sinema Keyfi” başlıyor Türkiye’nin alışveriş merkezi yönetiminde lider şirketi Cefic tarafından yönetilen Palm City Mersin Alışveriş Merkezi’nde yer alan Mersin’in en büyük sinema kompleksi Cinemarine’den sinemaseverlere özel kampanya. Palm City Mersin AVM ziyaretçileri, kazandıran alışveriş kartı Shop&Win ile Ağustos ayı boyunca her Pazartesi geçerli olacak “Bir Sinema Bileti Alana Bir Sinema Bileti Hediye” kampanyasıyla sinema keyfini doyasıya yaşayacaklar. Ağustos ayı süresince her Pazartesi geçerli olacak kampanya ile sinemaseverler 12.30 ve sonraki tüm seanslarda en son teknolojiye sahip teknik ekipmanlarla en çok film seçeneğini sunan Cinemarine’de film seyretmenin keyfine Bir Bilet Alana Bir Bilet Hediye kampanyası ile varacaklar. Cinemarine gişelerinde bir bilet alırken, kazandıran alışveriş kartı Shop&Win kartını gösteren Palm City Mersin AVM ziyaretçileri hediye ikinci bilet ile sinema keyfini sevdikleriyle paylaşabilecekler. MESKİSPOR boksörleri rakip tanımadı Osmaniye’de yapılan, Şehitleri Anma Boks Turnuvası'nda MESKİSPOR’lu boksörler rakiplerine fark atarak takım halinde başarılı olarak 6 birincilik kazandılar. MESKİSPOR Boks takımı sporcuları Osmaniye’de yapılan Şehitleri Anma Boks Turnuvası adı verilen ve Adana, Kahramanmaraş, Kırşehir’den sporcuların katıldığı, 22-28 Ağustos'ta Muğla’da düzenlenecek Akdeniz Bölgesi Türkiye Şampiyonası’na hazırlık maçlarında 10 madalya kazandığı bildirildi. Osmaniye’de düzenlenen turnuvaya farklı kilolarda MESKİSPOR Boks takımı 6 birincilik, 2 ikincilik ve yıldızlar kategorisinde ise 2 birincilik elde ederek salonu dolduran seyircilere zevkli boks maçları izlettiler. MESKİSPOR Boks Okulu Antrenörü İbrahim Gündüz, “Elde edilen şampiyonluğu başkanımız Sayın Burhanettin Kocamaz ve camiamıza armağan ediyoruz.” dedi. Bokstaki başarılarını değerlendiren MESKİ Spor Kulübü As Başkanı Latif Can, 'Osmaniye’deki turnuva sporcularımıza iyi bir hazırlık maçı oldu. Elde edilen başarı MESKİ Boks Okulumuzun sadece bir boks okulu olmadığını, Mersin’in en başarılı boks takımı olduğunun bir göstergesi olarak sporcularımız 10 madalya kazandı. Bu başarı boks okulumuz adına yeni bir rekor. Kulüp olarak başta başkanımız Sayın Burhanettin Kocamaz ve MESKİSPOR Kulüp başkanı Turgut AYBAK’a boksa büyük yatırımlar yaptıkları için teşekkür ediyorum. Ayrıca teknik ekibimizi ve sporcularımızı başarılarından dolayı kutluyorum. Daha büyük başarılar için tüm sporcularımıza tam destek veriyoruz.” diye konuştu. As Başkanı Latif Can, Osmaniye’den boksörlerin katıldığı turnuvada dereceye giren sporcuların 22-28 Ağustos’ta Muğla’da düzenlenecek olan Üst Minikler Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası’nda Mersin’i temsil edeceklerini söyledi. Sertikalı danlara büyük ilgi Erdemli Ziraat Odası tarafından sertifikalı fidan satışlarının başlamasıyla birlikte yetiştirilen sertifikalı turunçgil fidanları ile ceviz fidanlarında yoğun talep yaşandı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Oda Başkanı Ahmet Öger, “Tesisimizde, iklim şartlarına uygun her çeşit meyve fidanı yetiştirilmektedir. Bizler de yaşadığımız bölgenin iklim şartlarına uygun her cins meyve fidanını yetiştirerek satışını yapıyoruz. Bu yıl fidan satışlarımıza başladık. Elimizde limon, elma, ceviz, şeftali, incir, kivi, zeytin avokado, nar, kiraz ve armut gibi birçok meyve fidanlarımız var. Meyve fidanlarını 7 ile 15 lira arasında değişen fiyatlardan satıyoruz. Bunlar içerisinden en çok limon ve ceviz fidanına rağbet var” diye konuştu. Kaçak ahırlar yıkılıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, şehir merkezinde bulunan kaçak ahırların yıkımını gerçekleştirdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, kent içerisinde küçükbaş ve büyükbaş hayvan beslemenin ve otlatmanın kanunen yasak olduğu, Belediye Zabıta Tembihnamesi’nin 126. maddesindeki, “Kent içerisinde kümes ve ahır yapmak, ticari amaçlı kümes ve ahır hayvanı beslemek, bu hayvanları kent içerisinde otlatmak, gezdirmek ve satışa sunmak yasaktır” hükmü gereğince yasağa uymayanlara Belediye Zabıta Tembihnamesi’nin 126. maddesine istinaden “İdari Yaptırım Karar Tutanağı” uygulandığı ifade edildi. Şehrin silueti ile tezat görüntü oluşturan, görüntü ve çevre kirliliğine neden olan ahırlara müdahale eden zabıta ekipleri, 775 sayılı Gecekondu Kanunu’na istinaden, Mersin Arena Stadyumu arkası, 50. Yıl Mahallesi ve Kocavilayet Mahallesi Arpalık Mevkii’nde toplam beş ahırın yıkımını gerçekleştirdi. Yaz mevsiminde sahipleri yaylalarda olduğu için boş kalan bu ahırların, yıkım esnasında tiner ve alkol bağımlılarının da ZAYİ İLANI Gazi Üniveritesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, İstatistik Bölümü’nden aldığım öğrenci kimlik kartımı kaybettim. Hükümsüzdür. Yusuf Karaşin uğrak yeri olduğu tespit edildi. Kurban Bayramı’nın yaklaşması ile beraber, bu ahırların sağlık yönünden de problem yaratacağını kaydeden Mersin Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, bundan sonra kent merkezinde ahır ve ağıl bulundurulmasına ve ticari amaçlı hayvan beslenmesine izin verilmeyeceğini, denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini bildirdi. Yerel Süreli Yayın Kuruluş Tarihi : 25.03.2002 Sayı : 613 24 AĞUSTOS 2015 Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Abdi Satıroğlu Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ayşegül Satıroğlu Haber Müdürü Maynur Koç Hukuk Danışmanı : Av.Erhan Karapınar Hukuk Danışmanı : Av.Hakan Zafer (0324) 232 60 90 (0324) 336 24 42 İdare Yeri : Kiremithane Mah. İstiklal Cad. Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / MERSİN (Özgür Çocuk Parkı - Atlıhan Oteli karşısı) Tel/Fax : (0.324) 237 77 77 E-mail : [email protected] Web Site : www.mersintercuman.com Ofset Hazırlık : Mersin Tercüman Gazetesi Baskı : Yükselişim Basın Yayın Matbaa Gazetecilik San.Tic.Ltd.Şti Tesisleri / MERSİN Mersin Tercüman Basın Meslek İlkelerine Uyar. Sözleşmesi olmayan yazar ve çizerlere ücret ödenmez. Yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir. Köşe yazarlarının görüşleri, gazetenin genel görüşü değildir. İLAN FİYATLARI Siyah beyaz tam sayfa : 1.400 TL Siyah beyaz yarım sayfa: 700 TL Siyah beyaz çeyrek sayfa 350 TL Renkli tam sayfa : 2.800 TL Renkli beyaz yarım sayfa: 1.400 TL Renkli çeyrek sayfa 700 TL st/cm siyah-beyaz: 3 TL st/cm renkli: 6 TL Ticari reklamlar pazarlığa tabidir. Türkiye’de bir ilk ‘Akut Park’, Mezitli’de inşa ediliyor. Başkan Tarhan : ‘Öncü olmak istedik’ Yapımına başlanan Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Hizmet Parkı’nda eğitim amfisi, tırmanma duvarı, deprem eğitim evi, trafik kazaları kurtarma eğitim parkuru, enkaz kurtarma parkuru, spor aletleri, oturma alanları ve süs havuzu bulunacak. Mezitli Belediyesi tarafından 8 bin 460 metrekarelik alana inşa edilecek olan ve yapımına başlanan Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Hizmet Parkı, aynı zamanda nitelikli toplanma alanı olarak inşa edilecek. Parkın içerisinde eğitim amfisi, tırmanma duvarı, deprem eğitim evi, trafik kazaları kurtarma eğitim parkuru, enkaz kurtarma parkuru, spor aletleri, oturma alanları ve süs havuzu da bulunacak. Deprem kuşağında bulunan bir ülke olarak, deprem konusunda yeterince bilinçli davranılmadığını hatırlatan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, 17 Ağustos depreminin acısının halen taze olduğunu ancak ne merkezi hükümetlerin ne de yerel yönetimlerin gerekli önlemleri almadığını söyledi. Mezitli’de öncü olmak istediklerini, bu sebeple de toplumsal bilinci arttırmak amacıyla AKUT Hizmet Parkı inşaatına başladıklarını kaydeden Tarhan, “Önemli olan ilçemizde yaşayan vatandaş- larımızın bu parkımıza gelerek, doğal afetlere karşı ne yapması gerektiğini öğrenmesidir. Bu çalışmamız tüm Türkiye'ye örnek olmalı. Bütün belediyelerin kendi sınırları içerisinde 'Akut Park'ı inşa ederek, ilçede yaşayan vatandaşlarını bilinçlendirmeleri gerektiğine inanıyorum” diye konuştu. Kocamaz, arkeolojik kazı alanlarını inceledi... ‘Saklı tarihi dünyaya duyuracağız’ Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, tarihi mirasın gün yüzüne çıkarılması için ellerinden gelen yardımı yapacaklarını belirterek, “Mersin’in bugüne kadar gün yüzüne çıkarılmamış bu önemli tarihini tüm dünyaya duyuracağız” dedi. Karakucak Güreşleri başladı 25 ile 85+ arası 15 ayrı kategoride, yaklaşık 200 sporcu, birincilik için mücadele edecek. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 93.yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Toroslar Belediyesi, Soğucak Mahallesi’nde düzenlenen Karakucak Güreşleri ile kutlamalara başladı. 25 ile 85+ arası olmak üzere 15 ayrı kategoride gerçekleştirilen organizasyonda, birincilere 800 TL, ikincilere 600 TL ve üçüncülere de 300 TL ödül verilecek. Amaçlarının ata sporu güreşi yaşatmak ve daha da geliştirmek olduğunu kaydeden Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, organizasyona yaklaşık 200 sporcunun katılmasını beklediklerini söyledi. Toroslar Belediye Spor Kulübü bünyesinde oluşturdukları spor branşları ile gençleri spora yönlendirmeye gayret ettiklerini vurgulayan Başkan Tuna, yaz dönemlerinde açtıkları yaz spor okulları ile her yıl yaklaşık 5 bin gence spor yapma imkanı sunduklarının altını çizdi. Soli Pompeipolis ile Yumuktepe’de yapılan arkeolojik kazılar, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle hız kazandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, kazı alanlarını ziyaret ederek, çalışmalar hakkında görevlilerden bilgi aldı. Antik Kent Soli Pompeipolis’te, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle yürütülen kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Başkan Kocamaz, çalışmaları yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Müzecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Remzi Yağcı ile çalışmalarla ilgili değerlendirme yaptı. Yıllardan beri bilinmezliğe terkedilen Helenistik dönemin gizemli şehri, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destekle tekrar gün yüzüne çıkarılıyor. Mersin’i her alanda ön plana çıkarmaya kararlı olduklarını ifade eden Başkan Kocamaz, “Ülkemizin her karış toprağından tarih ve kültür fışkırmaktadır. Mersin de coğrafi, tarihi ve kültürel konum olarak çok önemli bir noktada bulunmaktadır. İnsanlığın tarih boyunca kurduğu tüm medeniyetlere, tarihi ve kültürel unsurlara sahip çıkmak zorundayız. Bu tarihi mirasımızın gün yüzüne çıkarılması için kazı çalışmalarının hız kazanması ve kazılardaki ihtiyaçların giderilmesi için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Mersin’in bugüne kadar gün yüzüne çıkarılmamış bu önemli tarihini tüm dünyaya duyuracağız” dedi. Soli Pompeipolis ziyaretinin ardından medeniyetler açısından büyük önem taşıyan Yumuktepe Höyüğü'ne geçen Başkan Kocamaz, burada arkeolojik kazıları yürüten Kazı Başkanı İtalya’nın Lecce Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsabella Caneva’dan kazı çalışmaları ile bilgi alarak incelemelerde bulundu. Rotary’lerin konuğu Mesut Bakkal oldu Her hafta bir konuğu davet eden ve Kulüp üyeleri ile buluşturan Mersin Rotary Kulübü’nün bu haftaki konuğu Mersin İdmanyurdu Teknik Direktörü Mesut Bakkal oldu. Mersin İdmanyurdu Teknik Direktörü Mesut Bakkal, Mersin Rotary Kulübü’nün konuğu oldu. Mersin Rotary Kulübü’nün konuğu olan Bakkal, söyleşi öncesi Türkiye’de ve Dünyada futbol endüstrisi ve Mersin İdmanyurdu ile ilgili de bir sunum yaptı. Futbolun artık çok geniş kitlelere yayıldığını ve sanayileştiği belirten tecrübeli teknik adam, “Futbolda artık çok büyük rakamlar telafuz edilmeye başladı. Çünkü artık bir ülkenin yüzde 90’nı futbolu yakından takip ediyor. Yayın gelirleri ve sponsorlar bu sektörü hareketlendiren ve canlandıran faktörlerin başında geldi” diye konuştu. Konuşmasında Mersin İdmanyurdu ile ilgili de bilgiler veren Bakkal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Transfer yasağı sebebiyle takıma takviye yapamadık. Elbette ki bu bizim için büyük bir dezavantaj oldu. Çünkü rakiplerimiz kadrosunu güçlendirirken, biz mevcut kadromuzla yola çıktık. Ancak şuda iyi bilinmelidir ki, Mersin İdmanyurdu hazır bir ekip. Takım ruhu tavan yapmış bir karakterli takım. Bu sayede başarıya ulaşacağımızdan hiçbir şüphem yok.” Konuşmaların ardından Mersin Rotary Kulübü Dönem Başkanı Serhan Antalyalı, teknik direktör Mesut Bakkal’a teşekkür ederek, plaket verdi. ‘Mavi bayrak sayısı Mersin için az’ Kızkalesi Turizm Derneği Başkanı Hüseyin Çalışkan, Mersin sahillerindeki mavi bayraklı plaj sayısının bir an önce arttırılması gerektiğini söyledi. Kızkalesi Turizm Derneği Başkanı Hüseyin Çalışkan, 11 mavi bayrak sayısının Mersin için çok az olduğunu belirterek, Mersin sahillerindeki mavi bayraklı plaj sayısının bir an önce arttırılması gerektiğini söyledi. Türkiye'de mavi bayraklı plajların toplam sayısının 436 olmasına rağmen Mersin'de bu sayının ancak 11 olduğunu söyleyen Hüseyin Çalışkan," Bu sayı Mersin’de turizmin gelişmesi adına olumsuz bir göstergedir. 300 km sahili bulunan ve son derece önemli plajlara sahip bir kent olmasına rağmen, mavi bayraklı plaj sayımız çok az. Eğer bu sayı kısa sürede içerisinde artarsa Mersin turizmine katkısı büyük olacaktır."dedi. Antalya'da 200, Muğla'da 95, İzmir'de 45 mavi bayraklı plaj olduğunu hatırlatan Çalışkan" Diğer illerimize bakarak bu sayının Mersin'de 11 olmasının düşündürücüdür. Mutlak suretle çalışmalar yaparak bu sayının arttırılması gerekiyor. Mavi bayrak alabilmek toplam 32 kriter gözetiliyor. Bu sebeple Mersin Valiliği, Mersin Büyükşehir Belediyesi, sahil belediyeleri, Sağlık Müdürlüğü ve Mersin Kültür Turizm Müdürlüğü iş birliği ile ortak çalışmalar yaparak bir an önce bu sayıları artırmak için çalışmalar ve başvurular yapılmalıdır" diye konuştu.
Benzer belgeler
Kuyucuoğlu, “Kafalarda cevapsız sorular var”
öneride partilerini haksız yere suçlayanların kendi kendilerini tekzip ettiğini söyleyen CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit,
Abdullah
“CHP’nin haklı olduğu ortaya çıktı”
Özyiğit
dedi.
nSayfa 8’de
4 - Mersin Tercüman
müzik yayınlarına telif hakları kanununa dayandırılarak kesilen haksız cezalara ‘dur’ dedi.
n ESOB Başkanı Talat Dinçer, ‘Adalet yerini
buldu’ derken, önümüzdeki süreçte kanunda
revizyon yapılarak ...