Slayt 1
Transkript
Slayt 1
HAZIRLAYAN: DR.YUSUF ORHAN UÇAL DANIŞMAN: OP.DR.ESRA SÖZEN KLINIK ŞEFI : PROF.DR.BURHAN DADAŞ Larenksin kıkırdakları: Tiroid Kıkırdak Krikoid Kıkırdak Epiglottis Arytenoid Kıkırdak Corniculat Kıkırdak Cuneiform Kıkırdak Larenks eklemleri: Krikotiroid Eklem Krikoarytenoid Eklem Larenksin Membranları: Tirohyoid Membran Cricotiroid Membran Quadranguler Membran Conus Elasticus Larenksin İntrinsik Kasları: Krikotiroid Kas Posterior Cricoarytenoid Kas Lateral Cricoarytenoid Kas Tiroarytenoid Kas İnterarytenoid Kas Aryepiglottic Kas N.Laryngeus Superior-R.Externus N.Laryngeus İnferior (Rekürren) Epitelyal Tabaka Psödostratifiye Yassı Epitel Subepitelyal Tabaka (L.Propria) Süperfisyal Tabaka (Elastik Ve Kollajen Lifler) Orta Tabaka (Elastik Lifler) Derin Tabaka (Kollajen Lifler) Kas Tabakası Tiroaritenoid Kas VOKAL KORD NODÜLLERĠ VOKAL KORD POLĠPLERĠ LARENKS BENĠGN REĠNKE ÖDEMĠ LEZYONLARI LARENKS GRANÜLOMLARI KĠSTĠK NEOPLAZMLAR SULKUS VOKALĠS LARENKS PAPĠLLOMATOZU LARENGOSEL DĠĞER BENĠGN NEOPLAZMLAR Tüm KBB hastalıklarının %1’i Meslek Hastalığı (!) Çocukluk çağı ses bozukluklarının %40 Genç kadın ve Çocuklarda (8-12 yaĢ) Kuvvetli Vibrasyon sonucu travma Erken Nodül: Epitelyal Hiperplazi, ödem, vasküler konjesyon Uzun dönemde; Reinkede hyalinizasyon ve epitelde kalınlaĢma Fibröz yapı Enflamatuar Koryon tabakasıdır. Lamina Proprianın yüzeyel tabakasını ilgilendirir. Anteriorda daha sık (ön 1/3 ile arka 2/3 birleĢim) Genellikle bilateral ve simetrik (Kum Saati) Asimetrik olanlarda intrakordal kist akla gelmeli Ses kısıklığı KonuĢma sırasında efor harcama Profesyonellerde KonuĢma sesi normal Ģarkı sesi bozuk DeğiĢen ses kalitesi Medikal Tedavi Ses Terapisi Cerrahi Tedavi Mikronodül Makronodül Nodüllerde ses istirahati gerekiyorsa, mutlak ses istirahati değil, modifiye ses istirahati kullanılmalıdır. 5 dk’dan az toplamda 15dk/gün konuĢma Ses hijyeni programının uygulanması zorunludur. Yapılmaması gerekenler: Gürültülü yerlerde konuĢma Yüksek sesle konuĢma, bağırma, çığlık atma, ağlama veya gülme Uzun süre konuĢma,AĢırı öksürme ve boğaz temizleme Sekresyon viskozitesini artıran ilaçlar ve gıdaların alınması: Kafeinli içecekler, antihistaminikler ve dekonjestanlar. Mide asiditesini artıran ilaçlar ve gıdaların alınması: Karbonik asitli içecekler, baharatlar, aspirin. Aktif ya da pasif sigara içimi, Alkol alımı Tozlu ve/veya kuru hava soluma Yapılması gerekenler: Ortam neminin artırılması Bol su içme (idrar rengi çok açık sarı olacak miktarda). Çocuklarda ve ses sanatçılarında cerrahi mümkünse hiç yapılmamalıdır. Cerrahi tedavide soğuk teknikler veya CO2 lazer seçilebilir. Kordların en yaygın görülen lezyonlarıdır. 30-50 yaĢ erkeklerde daha sık Genellikle unilateral Genellikle lokalize subepitelial ödemin artmasıyla geliĢen, yüzeyleri vaskülarize lezyonlardır. ġiddetli ses çabasından sonra Genellikle orta bölümde yerleĢir Anjiomatöz polip; ġiddetli ses sonrasında Subepitelyal hemoraji Transizyonel form ġeffaf,Jelatinöz(miksoid) Daha sık jelatinö madde içinde damar Saydam gri-beyaz vakülarize Özellikle çok sigara içenlerde diffüz hal alır ve “Reinke Ödemi” ne Sigara ve travma ile displazi Ses Kısıklığı Diplofoni Balgam Nefes Darlığı Tanı indirek larenks muayenesi ile konur. Larengovideostroboskopi mevcutsa operasyon öncesi cerraha yol göstermesi yönünden yararlı olacaktır. Medikal ses tedavisi ve irritan faktörlerin sınırlandırılması Cerrahi Tedavi Fotokoagülasyon Vokal kordların 1/3 ön bölümünde epitel tabakasının altında “Reinke boĢluğu” bulunmaktadır. Jelatinimsi bir kitle ses tellerini kaplayarak, glottise doğru sarkabilir, buna Reinke ödemi adı verilmektedir. Bu durum genellikle ses tellerini Sigara, öksürük, kronik gırtlak temizleme ya da Sesi kötü kullanma gibi davranıĢlar ile kronik olarak irrite eden hastalarda ortaya çıkar. En sık orta yaĢlı kadınlarda görülür Hipotiroidi de akla gelmelidir. Ödem,vasküler konjesyon, venöz staz sonucu reinke boĢluğunda sıvı toplanması Ġki taraflı bir diffüz polipozistir. Nadiren tek taraflı olabilir. Erken evrede iğsi görünümdedir. Daha sonra sıvı birikimi ile polipoid özellik göstermeye baĢlar. Kordların superior yüzünde içi su dolu paket Histopatolojik özellikleri poliplere benzer. Hastanın Ģikayeti genellikle sesinin kalınlaĢmasıdır. Ödem ilerledikçe ses kısıklığı da artmaktadır. Ġleri vakalarda nefes darlığı da olabilmektedir. Tanı larenks bakısı ile konmaktadır. Tedavide öncelikle irritan faktörler önlenmelidir. Erken vakalarda cerrahiye gerek kalmadan ses eğitimi ile baĢarılı sonuçlar alınabilmektedir Reinke ödeminin tedavisinde uygulanan cerrahi tedavide hem soğuk larenks mikrocerrahisi, hem de CO2 lazer mikrolarengoskopik eksizyon uygulanabilir. 10 yıl içinde 235 hastada inceleme yapılmıĢ Polip, Reinke ve granülomlarda kullanılmıĢ. Glottic kapanma vakaların %96,5’inde * Geyer M; Gian Peppido Ledda; Neil C Tan, Roberto Puxeddu; CO2 LaserAssisted Phonosurgery for Benign Glottic Lesions; Otolaryngology-Head and Neck Surgery, Ağustos 2008 Larengeal kistler benign larenks lezyonlarının yaklaĢık %4 ünü oluĢturmaktadır. DeğiĢik sınıflamalar mevcuttur. De Santo ve Kleinsasser Submüköz Kistler: Mukus salgılayan glandların anormal dilatasyon ve herniasyonu Bu kistler eksternal ya da anterior varyasyon gösterebilir Eksternal olanlar da mikrolarengoskopi sınırlıdır. (aryepiglottik fold band ventrikül bazen de vallekulada) Anterior varyasyon gösterenler mikrolarengoskopi ile çıkarılabilir. Bunlarda displazik değiĢimlere dikkat etmek gereklidir. Müköz Kistler: Mukozanın hemen altındadırlar. Hemen çatlayacakmıĢ bir bül görüntüsü verirler. Müköz glandların duktuslarının tıkanması Vokal Kord Kistleri: Ġntrakordal kist adı da verilir. KarĢı vokal korda irritasyon -- çift taraflı nodül izlenimi Kistin mukoza içi bağımsız vibrasyon hareketleri (nodül-kist ) VK lamina propria superfisial ve medial tabakada lokalize Subglottik bölgedeki serömüköz gland asini ve duktuslarından Asimetrik nodüllerde de kist ? Tedavileri cerrahi olarak eksize edilmeleridir. Epiglottik Kistler: Sıklıkla lingual yüzde ve serbest kenarda, nadiren larengeal yüzde Rastlantısal yakalanır. Semptom verirlerse cerrahi Cerrahi yoksa takip Yenidoğan Kistleri: Solunum Ģikayetleri ile gelirler. Mikrolarengoskopik olarak eksizyon ya da ponksiyonla kistin boĢaltılması hayat kurtarıcıdır. Diğer Kistler: Bant ventrikülde, ariepiglottik kıvrımda ve aritenoidde görülebilirler Larenks granülomları kronik irritasyon sonucunda geliĢir. Arytenoid vocal process’in üst arka kısmında Ġrritasyonun nedeni Endotrakeal entübasyon (entübasyon granülomu), Yükses sesle konuĢma ve bağırma alıĢkanlığı nedeniyle kronik vokal travma (Kontakt Granülom) Larengofarengeal reflü (reflü granülomu) ya da Ġdyopatik granülamatöz hastalıklar olabilir Önce kontakt ülserasyon sonra granülasyon ve polip Kontakt granülomlar Granülomlar büyüdükçe ses kalitesi bozulur. Ses için daha çok efor Dar tavanı varsa top valvi fenomeni (ara ara afoni öksürük) Ses terapisi ile gerilemezse eksizyon Entübasyon sonrası granülom Aritenoid perikondriumu travmaya açık Uzun süreli basınç ile nekroz ve iyileĢme sırasında granülomlar YumuĢak fonasyon teknikleri Gerilemezse cerrahi. Entübasyon ve kontakt granülomlarda larengofarengeal reflü araĢtırılmalıdır. Bu reflü pakidermiye pakidermi de neoplazik değiĢikliğe neden olabilir. Genellikle reflü granülomları vokal proseslerin üzerinde tek taraflı olurlar Granülomların tanısı anamnez ve larenks muayenesi ile rahatlıkla konulabilmektedir. Etyolojide reflü varsa foniatrik eğitimle birlikte antireflü tedaviye baĢlanılır. Tüm granülomlarda tedavi ile gerileme saptanırsa cerrahi tedavi için beklenilmelidir. Eğitim verilmezse ya da etyoloji ortadan kaldırılmazsa uygulanan cerrahi sonrası granülom tekrar oluĢmaktadır. Genellikle konjenital ? Epidermoid kistlerin spontan açılması ? VK örten epitelin oluk Ģeklinde submukozaya invajinasyonu Ses çıkarmada zorlanma veya çabuk ses yorulması Larenks bakısında kapanma kusuru Tanının konması zordur. Anamnez iyi değerlendirilmelidir. Daha önceki uygulanmıĢ hatalı cerrahiler sonrası oluĢan vokal kord lezyonları da yanlıĢlıkla sulkus vokalis olarak değerlendirilebilmektedir. Tedavide ses eğitimi tercih edilmelidir. Sulcus Vokalis olan 34 hastada otojenik yağ vea fasia kullanılmıĢ ve bu hastalar en az 1 yıl takip edilmiĢ VLS incelemeler ile değerlendirilmiĢ. Cerrahi sonrası ve öncesi karĢılaĢtırmalarda tam glottik kapanma anlamlı bulunmuĢtur. * Jose Antonio Pinto; Autolog Grafts for treatment of vocal sulcus and atrophy; Otolaryngology-Head and Neck Surgery (2007) 135,785-791, Sao Paulo and Sorocaba, Brazil Papillom etyolojisinde Enfeksiyonlar, travma ve hormonal nedenler ileri sürülmüĢtür. Ancak son çalıĢmalar viral etyolojiyi desteklemektedir. Human Papilloma Virüs (HPV) Tip 6 ve 11 Çok katlı yassı epitel ile silyalı solunum epiteli birleĢim yeri Epitel içinde latent kalan HPV, hayatın herhangi bir döneminde aktive olarak papillomların yeniden geliĢmesine veya mevcut papillomların büyümesine neden olabilir. Larengeal papillomatozisin iki tipi vardır: Juvenil tip: çocuklarda solunum güçlüğü semptomu ile kendini gösterir ve alt solunum yollarına doğru eriĢkinlerdekinden daha invaziv seyreder, tedaviye dirençli nüks riski yüksek EriĢkin tipi: EriĢkin çağda ortaya çıkar, papillomların büyüme ve invazyon hızı juvenil tipte olduğundan daha yavaĢtır GeliĢimini önleyebilecek kesin bir tedavi yöntemi yoktur. Cerrahi tedavide amaç, Papillomun kitlesini küçülterek solunum yolunu açmaya ve ses kalitesini düzeltmeye yöneliktir. Yeni papillomların geliĢerek trakea ve alt solunum yollarının invazyonunu önlemek için mümkün olduğunca trakeotomiden kaçınılmalıdır. Virütik etkiyi önlemek için alfa interferon tedavisi Genellikle cerrahi tedaviden sonra nüksleri azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. 1983-1988 Ege Ünv. KBB 15 hastadan alınan papillomdan aĢı hazırlanmıĢ ve cerrahi sonrası uygulanmıĢ 10 hastada olumlu sonuçlar alınmıĢ. Etyolojisi belli değildir. YavaĢ geliĢen ve içinde hava bulunan kese Ģeklinde Larenksin basınca maruz kaldığı (sıklıkla saksafon ve trompet çalanlarda, kronik öksürüğü olan hastalarda) Eksternal ve internal olarak iki formu bulunmaktadır. Kesenin kronik enfeksiyonları ile metaplazi Disfoni Boyunda ĢiĢlik Stridor Öksürük Semptomatik ve büyük larengosellerde cerrahi tedavi uygulanır; Küçük internal larengoseller direkt larengoskopi ile, Büyük internal ve eksternal larengoseller boyundan eksize edilir. Psödokarsinomatöz hiperplazi Glandüler tümörler Pleomorfik adenom Onkositom Onkositik kist Larenks Anjiomları: Ariepiglottik plikada yerleĢim gösterip sinüs priformise yayılım gösterenlere ekstra larengeal yaklaĢım önerilmektedir. Ġzole yerleĢim gösterenler ise elektrokoagülasyon veya CO2 lazer uygulanabilir. Yeni doğan anjiomlarında, lezyonun büyümesi ile genellikle 3. ve 6.aylar arasında ve dispne görülür. Spontan kanama ve aspirasyon, akut solunum yetmezliğine neden olabilir. Tedavide trakeotomi ve spontan gerilemenin beklenmesi, sistemik steroid tedavisi, cerrahi eksizyon, kriyoterapi veya lazer eksizyon seçeneklerinden biri uygulanabilir; lazer cerrahisi günümüz koĢullarında en etkili tedavi seçeneğidir. Larenks Lipomları Larenks etrafında yerleĢim gösteren yumuĢak kıvamlı tümörlerdir. Larenks Kondromları Lokalizasyon ve büyüklüklerine göre ses kısıklığı, dispne, disfaji, globus semptomlarına neden olabilirler Krikoid üzerinde yerleĢip subglotik bir tümefaksiyon yapabildikleri gibi, tiroid kartilajın iç yüzünde yerleĢip kordun birini yukarı doğru itebilirler. Abrikossof Tümörleri Çok nadir rastlanılan tümörlerdir. Miyoblastik lipom, granüloselüler rabdomyom veya granüler hücreli tümör olarak da adlandırılırlar. Histolojik olarak eosinofil granülleri içeren sitoplazmaları ile tanınırlar. Nervöz Tümörler Superior larengeal sinirden köken alan shwannomlardır. Pediküllü veya submüköz olarak rastlanabilirler. Glandüler Tümörler Onkositomlar ve kistadenolenfomalar bu gruptadır Kistik özellik gösterirler. 0.5 cm den 10 cm ye kadar değiĢik boyutlarda rastlanabilirler. Plazmositomlar Larenksin izole plazmositomları nadirdir. Tedavide radyoterapi önerilebilmektedir. Fibromlar Fibröz polipler sayılmazsa nadir rastlanırlar. Tedavi cerrahidir. Y.Orhan UÇAL
Benzer belgeler
Resimli - Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı
kısımdır. Her iki vokal kord, ön ve arka
komissür ile Rima Glottis’den oluşur. Vokal
kord yapısında vokal ligament, m.vocalis ve
mukoza katları bulunur. Vokal kordun
uzunluğu yeni doğanda 1,7 cm, k...