5.Sayı - Dr. Sedat Yıldız. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
Transkript
5.Sayı - Dr. Sedat Yıldız. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
İNTEGRATİF TIP DERGİSİ Dergi; Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Ortopedi ve Travmatoloji, Spor Hekimliği, Romatoloji, Nöroloji, Geriatri, Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Algoloji, Endokrinoloji, Plastik Cerrahi, Psikiyatri, Acil Tıp uzman hekimleri ve Aile Hekimleri ile; Fizyoterapist, Fizik Tedavi Teknikeri, Rehabilitasyon Hemşiresi, Diyetisyen, Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı ve diğer sağlık personeli olarak görev yapan sağlık çalışanlarının ve alanda yaşanan sorunlara duyarlı Sağlık Yönetimi, Tıp Hukuku, Etik konularında akademisyenlerin integratif, alternatif ve tamamlayıcı tıp uygulamaları ile ilgili Orijinal Makale, Olgu sunumu, Editöre Mektup, Bilimsel Mektup, Derleme, Eğitim yazıları türünde yayınları kabul eder. İntegratif Tıp Dergisi’nin yayın dili Türkçe ve İngilizce’dir. Yazılar hazırlanırken Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüğü ve Yazım Kılavuzu temel alınmalıdır. Türkiye dışındaki ülkelerden yazı gönderen yazarlar için Başlık, Özet, Anahtar kelimeler ve yazıyla ilgili diğer bazı temel bölümlerin Türkçe olarak gönderilmesi zorunlu değildir. Bu bölümler için Türkçe çeviri hizmetleri, yazarlar tarafından gönderilen özgün İngilizce metinler dikkate alınarak dergi editörlüğü tarafından sağlanacaktır. Yazı derlenmesi ve kabulü etkinliklerdeki yuvarlak masa toplantılarında veya elektronik ortamda yapılmaktadır. Gönderilen yazıların daha önce başka bir elektronik ya da basılı mecrada sunulmamış ya da yayınlanmamış olması gerekir. Toplantılarda sunulan yazılar için, organizasyonun tam adı, tarihi, şehri ve ülkesi belirtilmelidir. Yazıların yayınlanmak üzere kabul edilmesi için öncelikli koşullar; özgün olması, bilimsel düzeyinin yüksek olması ve atıf alma olasılığının bulunmasıdır. Yayınlanan yazılardaki kullanılan kaynakların, görüşlerin, bulguların ve sonuçların sorumluluğu yazar veya yazarlarına aittir. Dergi kurulları ve yayıncı yazıların içeriği ile ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Yazıların formatı ve sunumu uluslararası kılavuzlara uygun olmalıdır. Destekleyenler İntegratif Tıp Derneği (04.04.2013 - 32-011-157) Manuel Akademi Yayınevi (22.02.2013 – Sertifika no: 27361) İntegratif Sağlık Eğitim Danışmanlık İNTEGRATİF TIP DERGİSİ TURKISH JOURNAL OF INTEGRATIVE MEDICINE REVIEW / DERLEME 1 2 3 4 5 6 Sedat Yıldız , Sevilay Eriş , Nuray Yücel Polat , Salih Ürper , Yücel Kurt , Burcu Bahar Kurt , Ümmü Gül 7 Yıldız 1 İntegratif Tıp Derneği, Isparta 2 Tarsus Medical Park Hastanesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Mersin 3 Aktif Yaşam Fizik Tedavi Ve Rehabiltasyon Merkezi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Mersin 4 Özel İstanbul Hastanesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Van 5 Isparta Devlet Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Isparta 6 Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Isparta 7 Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları Ve Doğum Anabilim Dalı, Isparta DİZ OSTEOARTRİTİNDE SÜLÜK TEDAVİSİNİN ETKİNLİĞİ Özet Tıbbi sülüklerin (Hirudo medicinalis) ağrılı durumların tedavisinde kullanımı yeniden keşfedilmektedir. Günümüzde sülükler plastik ve rekonstrüktif cerrahi ve özellikle dizin osteoartritinde kullanılmaya devam etmektedir. Bu derlemede diz osteoartritinde sülük tedavisi ile ilgili güncel literatürdeki temel araştırmalar sunulmuştur. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):1-5. Anahtar kelimeler: Ağrı, diz, Hirudo medicinalis, osteoartrit EFFICIENCY OF LEECH THERAPY IN KNEE OSTEOARTHRITIS Abstract The medical leech (Hirudo medicinalis) has been re-discovered for the treatment of specific pain conditions. Leeches continue to be used today in reconstructive surgery and mainly for osteoarthritis of knee. This review documents basic research in current literature about osteoarthritis and leech therapy. Turk J Integr Med. 2015;3(1):1-5. Keywords: Pain, knee, Hirudo medicinalis, osteoarthritis Yıldız S, Eriş S, Polat NY, Ürper S, Kurt Y, Kurt BB, Yıldız ÜG. Diz osteoartritinde sülük tedavisinin etkinliği. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):1-5. Yazışma Adresi: İntegratif Tıp Derneği, Yayla Mah. Fatih Çarşısı, 2/118. Isparta-Türkiye. E posta: [email protected] Kabul Tarihi: 8 Mayıs 2015 Diz Osteoartriti Olan Hastalarda Sülük Uygulaması Yıldız S, Eriş S, Polat NY, Ürper S, Kurt Y, Kurt BB, Yıldız ÜG. Integr Tıp Derg 2015;3(1):1-5. Osteoartrit en sık görülen kronik eklem hastalığıdır. Eklem kartilajı dejenerasyonunun osteoartritte belirleyici patolojik özellik olduğu bilinmektedir. Sinoviyal dokuda ve subkondral kemik metabolizmasında oluşan değişiklikler, etkilenen eklemde ağrı, sabah tutukluğu ve fiziksel işlevlerde yetersizliğe neden olur. Genel olarak osteoartrit inflamatuvar olmayan bir süreç olarak bilinmekle birlikte son araştırmalar hastalığın ilerlemesinde sinoviyal inflamasyonun kritik bir rolü olduğunu desteklemektedir. Sinoviyal inflamasyonla birlikte, bölgesel proinflamatuvar mediatörlerdeki artışın ağrının olası nedenlerinden olduğu düşünülmektedir (1). Ağrı diz ekleminde en sık rastlanan semptomdur. Özellikle orta ve ileri yaşlarda diz ağrısının en önemli nedeni ise diz osteoartritidir. Diz osteoartriti bireyin yaşamını önemli ölçüde etkiler ve yürümede güçlüğe neden olabilir. Diz osteoartritinde ağrı eklemin kendisinden kaynaklanabileceği gibi diz çevresi yumuşak dokulardan da kaynaklanabilir. Özellikle başlangıç dönemindeki ağrılar, eklem kapsülünün veya bağlarının normal dışı mekanik zorlanmalarla zedelenmesi sonucu ortaya çıkabilir (2). Diz osteoartriti için risk faktörleri genel ve lokal faktörlerdir. Genel risk faktörleri arasında ileri yaş, obezite, genetik yatkınlık, gelişimsel bozukluklar, hipermobilite ve endokrin hastalıklar yer alırken; lokal risk faktörleri ise travma, eklemin yapısal özellikleri, mesleki faktörler, bazı fiziksel aktiviteler ve kuadriseps zayıflığı olarak belirtilebilir. Tanıda Amerikan Romatoloji Derneği’nin diz osteoartriti için klinik tanı kriterleri ve klinik ve radyolojik tanı kriterleri kullanılabilir (Tablo 1) (3). Tablo 1. Amerikan Romatoloji Derneği diz osteoartriti klinik tanı kriterleri ve klinik/radyolojik tanı kriterleri Klinik Tanı Kriterleri 1. Önceki ayın çoğu gününde diz ağrısı 2. Aktif eklem hareketinde krepitasyon 3. Sabah sertliği ≤ 30 dakika 4. Yaş ≥ 38 5. Muayenede diz ekleminde kemik genişlemesi Bu kriterlerden 1,2,3,4 veya 1,2,5 veya 1,4,5 kriterlerinin bulunması tanı koydurur. Klinik ve Radyolojik Tanı Kriterleri 1. Önceki ayın çoğu gününde diz ağrısı 2. Eklem kenarlarında radyolojik osteofitler 3. Osteoartit için tipik sinovyal sıvı 4. Yaş ≥ 40 5. Sabah sertliği ≤ 30 dakika 6. Aktif eklem hareketinde krepitasyon Bu kriterlerden 1,2 veya 1,3,5,6 veya 1,4,5,6 kriterlerinin bulunması tanı koydurur. 2 Diz Osteoartriti Olan Hastalarda Sülük Uygulaması Yıldız S, Eriş S, Polat NY, Ürper S, Kurt Y, Kurt BB, Yıldız ÜG. Integr Tıp Derg 2015;3(1):1-5. Diz osteoartritinin tedavisinde birçok seçenek yer almakla birlikte klinikte Romatizmaya karşı Avrupa Ligi (EULAR) tedavi önerileri kullanılmaktadır (Tablo 2) (3,4). Tablo 2. EULAR diz osteoartriti tedavi önerileri Farmakolojik Farmakolojik Olmayan Tedaviler Tedaviler Eğitim Paresetamol Egzersiz Nonsteroidal Tabanlıklar anti Ortotik inflamatuvar cihazlar ilaçlar Kilo verilmesi Opioid Lazer analjezikler uygulaması Cinsiyet Spa hormonları Telefon Yavaş etkili görüşmesi semptomatik Vitamin ve ilaçlar mineraller Psikotrop Pulse ilaçlar elektromanye Topikal tik alan kapsaisin Ultrason Topikal non Transkutanöz steroidal elektriksel antisinir inflamatuvar stimülasyonu ilaçlar Akupunktur Besin destekleri Bitkisel ilaçlar İntraartiküler Tedaviler Kortikosteroidler Hyaluronik asit İrrigasyon Cerrahi Tedavi Artroskopi Osteotomi diz replasmanı Total diz replasmanı Unikompartmantal Diz Osteoartritinde Hirudoterapi Sülük tedavisi 19. yüzyılın ortalarına kadar konvansiyonel ağrı tedavisinin önemli bir parçasıydı. Günümüzde Asya, Afrika ve Arap ülkelerinde geleneksel tıbbın önemli bir unsuru olan sülük tedavisinin diz osteoartriti gibi ağrılı durumlarda kullanımı ile ilgili günden güne artan bir ilgi vardır (5-8). Dirençli diz ağrısı olan 16 hastalık bir seride uygulanan sülük tedavisinin ağrı ve hastalığın diğer semptomlarında azalmaya neden olduğu ve 4 bölgede tek seans sülük tedavisinin diz bölgesinde periartiküler olarak uygulanmasının 4. haftanın sonunda majör bir komplikasyona neden olmadan ağrıda azalmaya neden olduğu bildirilmiştir (5,6). 3 Diz Osteoartriti Olan Hastalarda Sülük Uygulaması Yıldız S, Eriş S, Polat NY, Ürper S, Kurt Y, Kurt BB, Yıldız ÜG. Integr Tıp Derg 2015;3(1):1-5. Michalsen ve arkadaşları diz osteoartritinde sülük tedavisinin etkinliğini inceledikleri bir çalışmada 4-6 lokal uygulamadan oluşan tek seans tedavi ile 28 gün topikal diklofenak uygulamasını karşılaştırmışlar; 7. güne kadar sülük tedavisinin topikal diklofenaka ağrı yönünden üstün olduğu, 28 güne kadar sülük tedavisinin topikal diklofenaka yaşam kalitesi yönünden üstün olduğu, ve çalışma sonuna kadar sülük tedavisinin topikal diklofenaka fonksiyon, tutukluk ve total semptomlar yönünden üstün olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada diz osteoartritinde sülük tedavisinin bir seçenek olabileceği ve sülük salyasının farmakolojik özelliklerinin araştırılması gerektiği vurgulanmıştır (7). 113 hastanın dahil edildiği bir çalışmada en olumlu etki 2 seans uygulama yapılan hastalarda görülmüş, sülük tedavisinin osteoartritin semptomlarını azaltabileceği, tekrarlayan kullanımda uzun dönem sonuçların elde edilebileceği bildirilmiş; faydalı etkilerin sülük tarafından salgılanan aktif maddelere mi, plasebo etkiye mi, yoksa bu olağan dışı tedavi yöntemi karşısında hastaların beklentilerine mi bağlı olduğu tespit edilememiştir (8). Stange ve arkadaşları tarafından diz osteoartriti olan hastalarda sülük uygulaması ile transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonunun karşılaştırıldığı bir çalışmada sülük grubunda ağrıda belirgin azalma olduğu ve tedaviye bağlı herhangi bir yan etkinin rapor edilmediği gösterilmiştir. Tek seans sülük tedavisinin anlamlı ve sürekli bir etki gösterdiği bildirilmiştir (9). Güncel olarak diz osteoartritinin tedavisinde tıbbi sülük tedavisinin etkinliği ile ilgili bir sistematik derleme ve meta-analizde; sülük uygulamasının diz osteoartriti olan hastalarda ağrı, fonksiyonel etkilenme ve eklem tutukluğunu giderilmesinde etkili olduğu ile ilgili orta-güçlü kanıt bulunduğu bildirilmiştir. Tespit edilen az sayıda yan etki nedeniyle sülük uygulamasının diz osteoartriti tedavisinde güvenli bir seçenek olabileceği düşünülmüştür. Etkinlik ve güvenilirlik ile ilgili kesin bir kanıya ulaşmak için daha yüksek kalitede randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğu vurgulanmıştır (10). Genel literatür taramalarından diz osteoartriti olan hastalarda sülük uygulamasının bir tedavi seçeneği olabileceği anlaşılmaktadır. Gelecekteki araştırmaların özellikle etki mekanizmaları, muhtemel yan etkiler, olası tekrar uygulamaları ve optimal sülük sayısı gibi değişkenlere odaklanması önerilmektedir.. Kaynaklar 1. Aydeniz A, Gürsoy S, Yağız E, Keven S, Büyükbebeci O. Kalça ve diz osteoartritinin eş zamanlı tedavisinde intraartiküler sodyum hiyalüronatın etkinliği. Türk Fiz Tıp Rehab Derg 2008;54:143-7. 4 Diz Osteoartriti Olan Hastalarda Sülük Uygulaması Yıldız S, Eriş S, Polat NY, Ürper S, Kurt Y, Kurt BB, Yıldız ÜG. Integr Tıp Derg 2015;3(1):1-5. 2. Kalpakçıoğlu BA, Çakmak B, Bahadır C. Diz osteoartritinde ultrason ve kısa dalga diatermi tedavilerinin karşılaştırılması. Türk Fiz Tıp Rehab Derg 2006;52:168-73. 3. Uysal FG, Başaran S. Diz osteoartriti. Türk Fiz Tıp Rehab Derg 2009:55; 1-7. 4. Jordan KM, Arden NK, Doherty M, Bannwarth B, Bijlsma JW, Dieppe P, Gunther K, Hauselmann H, Herrero-Beaumont G, Kaklamanis P, Lohmander S, Leeb B, Lequesne M, Mazieres B, Martin-Mola E, Pavelka K, Pendleton A, Punzi L, Serni U, Swoboda B, Verbruggen G, Zimmerman-Gorska I, Dougados M; Standing Committee for International Clinical Studies Including Therapeutic Trials ESCISIT. EULAR Recommendations 2003: an evidence based approach to the management of knee osteoarthritis: Report of a Task Force of the Standing Committee for International Clinical Studies Including Therapeutic Trials (ESCISIT). Ann Rheum Dis. 2003;62(12):1145-55. 5. Michalsen A, Deuse U, Esch T, Dobos G, Moebus S. Effect of leeches therapy (Hirudo medicinalis) in painful osteoarthritis of the knee: a pilot study. Ann Rheum Dis. 2001;60(10):986. 6. Michalsen A, Moebus S, Spahn G, Esch T, Langhorst J, Dobos GJ. Leech therapy for symptomatic treatment of knee osteoarthritis: results and implications of a pilot study. Altern Ther Health Med. 2002;8(5):84-8. 7. Michalsen A, Klotz S, Lüdtke R, Moebus S, Spahn G, Dobos GJ. Effectiveness of leech therapy in osteoarthritis of the knee: a randomized, controlled trial. Ann Intern Med. 2003;139(9):724-30. 8. Andereya S, Stanzel S, Maus U, Mueller-Rath R, Mumme T, Siebert CH, Stock F, Schneider U. Assessment of leech therapy for knee osteoarthritis: a randomized study. Acta Orthop. 2008;79(2):235-43. 9. Stange R, Moser C, Hopfenmueller W, Mansmann U, Buehring M, Uehleke B. Randomised controlled trial with medical leeches for osteoarthritis of the knee. Complement Ther Med. 2012;20(1-2):1-7. 10. Lauche R, Cramer H, Langhorst J, Dobos G. A systematic review and meta-analysis of medical leech therapy for osteoarthritis of the knee. Clin J Pain. 2014;30(1):63-72. 5 İNTEGRATİF TIP DERGİSİ TURKISH JOURNAL OF INTEGRATIVE MEDICINE REVIEW / DERLEME 1 2 3 4 5 6 Sedat Yıldız , Sevilay Eriş , Serhat Duruhan , Salih Ürper , Bilgehan Biçer , Selçuk Güzel 1 İntegratif Tıp Derneği, Isparta 2 Tarsus Medical Park Hastanesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Mersin 3 Muayenehane, Beyin Ve Sinir Cerrahisi, Denizli 4 Özel İstanbul Hastanesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Van 5 Özel Kuantum Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Merkezi, Ankara 6 Özel Diafiz Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Merkezi, Ankara MEZOTERAPİ İLE ENJEKSİYON LİPOLİZİ Özet En popüler adıyla enjeksiyon lipolizi terimi, hücre zarı bütünlüğünü etkilemeksizin adipositlerin yağ asiti depolarının hareketini sağlayan enjeksiyon yöntemlerini tanımlamaktadır. Bu doküman enjeksiyon lipolizi ve fosfatidilkolin formülasyonları ile ilgili bilgilerin gözden geçirilmesini amaçlamaktadır. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):6-10. Anahtar kelimeler: Deoksikolat, enjeksiyon lipolizi, fosfatidilkolin, güvenlik, mezoterapi INJECTION LIPOLYSIS WITH MESOTHERAPY Abstract The term injection lipolysis, which is most popularly ascribed, suggests injectable methods which “activate” adipocytes to mobilize their fatty acid stores without affecting the integrity of their cell membranes. This document aims to review injection lipolysis and phosphatidylcholine formulations. Turk J Integr Med. 2015;3(1):6-10. Keywords: Deoxycholate, injection lipolysis, phosphatidylcholine, safety, mesotherapy Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S. Mezoterapi ile enjeksiyon lipolizi. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):6-10. Yazışma Adresi: İntegratif Tıp Derneği, Yayla Mah. Fatih Çarşısı, 2/118. Isparta-Türkiye. E posta: [email protected] Kabul Tarihi: 8 Mayıs 2015 Mezoterapi ve Enjeksiyon Lipolizi Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S. Integr Tıp Derg 2015;3(1):6-10. En popüler adıyla enjeksiyon lipolizi terimi, hücre zarı bütünlüğünü etkilemeksizin adipositlerin yağ asiti depolarının hareketini sağlayan enjeksiyon yöntemlerini tanımlamaktadır. Adipolitik tedavi, lokalize yağ dokusunun kimyasal ablasyonu için farmakolojik olarak aktif deterjanların cilt altı dokuya enjeksiyonunu tanımlayan bir tekniktir. Enjeksiyon lipolizine ek olarak, bu tekniğe mezoterapi, Lipodissolve® ve mesolipolizisi içeren çok sayıda isim de atfedilmiştir. Yağ dokusunu azaltmak için deterjanların kullanımı olan enjeksiyon yöntemlerini tam olarak tanımlayan adipolisis ya da adipolitik tedavi terimleri öne sürülmüştür. Bu tedavilerin en iyi çalışılmış bileşeni bir biyolojik deterjan olan sodyum deoksikolattır. Başka bir durum özellikle belirtilmedikçe, bu bileşen fosfatidilkolin içeren bütün formülasyonlarda bulunmaktadır. Bugüne kadar, ne Avrupa ne de Amerika Birleşik Devletlerinde yasal düzenlemeler yağ tedavisi için belirtilen cilt altı enjeksiyon preparatını bir ilaç sınıfı olarak onaylamamıştır. Ayrıca bu uygulamaların lisans programları ve uzmanlık eğitim programlarında standardize edilmiş uygulamaları veya resmi öğretim teknikleri bulunmamaktadır. Bu nedenle hekimler, sürekli eğitim programları, mezuniyet sonrası eğitimler ve hakemli yayınlar yoluyla bu bilgilere ulaşabilmektedir. birbirlerine öğretmektedirler. Bazı ülkelerde en sık kullanılan ajanlar olan fosfatidilkolin ve eczanelerden elde edilebilir (1). Enjeksiyon lipolisis için kullanılan tipik ilaç olan Lipostabil® ilk olarak Avrupa’nın 3 ülkesinde (İtalya, Almanya, Çek Cumhuriyeti) onaylanmıştır. Cilt altı enjeksiyonuyla Lipostabil® uygulaması ürün bilgilerinde kontrendikasyonlar başlığı altında listelenmiştir. İntravenöz Lipostabil uygulaması, sadece büyük travma ya da büyük kemik cerrahisi sonrası yağ embolisinin tedavisi ve önlenmesi için ve periferal vasküler hastalıkların tedavisi için onaylanmıştır. 2005 yılında, İngiltere` İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu cilt altı enjeksiyonlar için Lipostabil kullanımına karşı bir uyarı yayınladı. 24 haziran 2008`de FDA, onaylı yeni ilaç uygulamasına dahil olmayan Lipostabil® çözeltisinin, Amerika Birleşik Devletleri’nde enjeksiyon lipolisisi için kullanımının yasaklandığını belirtmiştir. Yine de gazete reklamları ve web sayfaları gibi dökümanlarda enjeksiyon lipolizinin kullanımına geniş olarak yer verilmesi nedeniyle yaygın bir kullanım beklenmelidir (2,3). Fosfatidilkolin ve deoksikolat ihtiva eden bir madde ile enjeksiyon, yağ birikimi ve lipomaların lokalize tedavisinde popüler bir teknik haline gelmiştir. Enjekte edilen maddenin yağ hücresi yıkımına yol açtığı, bunun ardından tedavi edilen yağ dokusunda bir onarım işlemi ile akut pannikülit oluşumunun izlediğine inanılmaktadır. Bechara ve arkadaşları, fosfatidilkolin ve deoksikolat ihtiva eden bir madde ile enjeksiyonları takiben pannikülitlerin akut safhasında olan sitokinlerin mRNA ekspresyonlarını incelemiştir. Tümor nekrozis faktör-α (TNF-α), interferon-γ (IFN-γ), interlökin-2 (IL-2), IL-4, IL-5, IL-6, IL-8, ve IL-10 mRNA ekspresyonu, yedi hastada enjeksiyonu takiben 48 saat sonra, polimeraz zincir reaksiyonu kullanılarak tedavi edilen ve lipomaların tedavi edilmeyen yağ dokusunda belirlenmiştir. Fosfatidilkolin ve deoksikolat ihtiva eden bir madde ile lipolisis enjeksiyonunu 7 Mezoterapi ve Enjeksiyon Lipolizi Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S. Integr Tıp Derg 2015;3(1):6-10. takiben, TNF-α, IL-6, IL-8, ve IL-10 mRNA seviyeleri, tedavi edilen yağ dokusunda tedavi edilmeyen yağ dokusu ile karşılaştırıldığında önemli ölçüde yükselmiştir. IL-4 için önemli farklılıklar bulunmamıştır. Tedavi edilen ve edilmeyen yağ dokusunun her ikisinde de IFN-γ, IL-2, ve IL-5 mRNA seviyeleri izlenmemiştir. Enjeksiyon lipolisisi tedavi edilen yağ dokusunda, sitokin profilindeki değişikliklere bağlı olarak akut pannikülit oluşumunu uyarır. Ancak olası patojenik ilişkilerin klinik ile ilişkilendirilmesi için daha ileri araştırmalara ihtiyaç olduğu belirtilmiştir (4). Fosfatidilkolin Fosfatidilkolin yaklaşık 50 yıl önce ilk olarak Odessa, Ukrayna’da izole edilmiştir. Bunu Almanya ve Rusya’daki ileri araştırmalar izlemiştir. Otuz yılı aşkın bir süredir Sanofi-Aventis tarafından pazarlanmıştır ve günümüzde 53 ülkede fosfatidilkolin maddesi tescil edilmiştir. Günümüzde ana uygulama yöntemi, çoklu travma hastalarında yağ embolisinin önlenmesinde, metabolik hastalıkların tedavisinde ve bir karaciğer koruyucu olarak kullanımında intravenöz tedavidir. Sfingolipidlerin yanında, insan vücudunda fosfatidilkolin en önemli esansiyel fosfolipiddir (5). Fosfatidilkolin ile lipoliz yapılan lipomlarda etkilenen yağ dokusunda pannükilite benzer belirgin bir inflamatuar reaksiyon izlenir. Yağ hücrelerinin erken destrüksiyonu deterjan içeriğine veya işlem sırasındaki ozmotik mekanizmalara bağlı olabilir (6). Güvenlik Geleneksel mezoterapi teknikleri ve ilaçlar, atipik mikobakteriyel enfeksiyonlar, ürtiker, likenoid ilaç döküntüleri ve sedef (köbner fenomeni) İle ilişkilendirilmiştir. Yüzeyel enjeksiyon süresince ve sonrasında ağrı tipik olarak minimal düzeydedir (7). Enjeksiyon lipolisis hakkında birçok makale yayınlanmasına rağmen, özellikle güvenlik konularını özel olarak ele alan yayın yoktur. Duncan ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada, klinik güvenlilik verileri anketi enjeksiyon lipolizisi yapan hekimlere gönderilmiş; onyedi ülkeden 75 hekim tarafından yanıtlanmıştır. Toplamda 56.300 enjeksiyon uygulaması yapılan 17.376 hastanın tedavi verilerinin analizinde ankette gözden geçirilen konular olan tedavinin endikasyonları ve kontrendikasyonları, tedavinin en iyi ve en kötü alanları ve formüle katkı maddeleri ve etkinliği değerlendirilmiştir. Beklenmeyen bulgular kaydedilmiştir. Burada toplanan güvenlik verilerine göre lisanslı ve sertifikalı hekimler tarafından uygulandığında, enjeksiyon lipolisisi için güvenlik kaydı mükemmeldi. Tedaviden kaynaklanan hastaneye yatış ya da ölüm olmamıştır. Hiçbir bakteriyel ya da atipik mikobakteriyel enfeksiyon, rapor edilen cilt kaybı ya da ülserasyon ve dermatit episodları ya 8 Mezoterapi ve Enjeksiyon Lipolizi Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S. Integr Tıp Derg 2015;3(1):6-10. da kronik cilt tahrişleri de olmamıştır. Tedavi edilen 17.376 hasta arasından, %0.0021`inde geçici hiperpigmentasyon deneyimi, %0.015`inde tedavi sonrası iki hafta boyunca devam eden ağrı, %0.0003`ünde geç allerjik reaksiyon ve %0.00006`sında ek enjeksiyon tedavisi gerektiren bir kontur düzensizliği vardı. Beklenenden daha az estetik sonuçlar nedeniyle hastaların %12.34 ü tarafından hayal kırıklığı ifade edilmiştir. Ankete katılan hekimler arasında, gerçekçi beklentilerle ilgili tedavi öncesi hasta eğitiminin önemli bir ihtiyaç olduğu üzerine fikir birliği vardır (8). Petrovic ve arkadaşları, ratlarda ve gönüllü insanlarda, deoksikolat ile çözünmüş fosfatidilkolinin deri altı etkilerini tespit etmişlerdir. Otuz günlük kronik bir çalışmada ratlara batın üzerine üç kez fosfatidilkolin/deoksikolat formülünden 50, 300 ya da 600 ml dozlarda ciltaltı tedavi uygulanmıştır. Liposuction uygulanan gönüllülerde de benzer tedavi uygulanmıştır. Hücre zarı lizisi, hücre canlılığı ve histolojik durum, enjeksiyon bölgesinden alınan cilt altı yağ doku biyopsisi ile belirlenmiştir. Fosfatidilkolin/deoksikolat doza bağlı olarak membran bütünlüğü ve hücre canlılığı azaltmış; fibroplazi, deri kas bölgesinde bant şeklinde fibrozis ve kısmi kas kaybını içeren histolojik değişiklikler fosfatidilkolin/deoksikolat tarafından uyarılmıştır. En yüksek doz; geniş yağ nekrozuna, kistik yağ oluşumlarına ve küçük damar duvarlarında nekrotik değişikliklere neden olurken, gönüllülerden alınan cilt altı dokunun histolojik kesitlerinde doz bağımlı pannikülit, yağ kistleri ve damar nekrozları gösterilmiştir. Fosfatidilkolin/deoksikolat ile enjeksiyon lipolizisi, ratta ve insanda doku fibrozisine ve vasküler dokuların ve yağ dokusunun nekrozuna neden olmuş; bu da cilt altı yağ birikimlerinin cerrahi olmayan tedavisi için fosfatidilkolin/deoksikolatın uzun dönem güvenilirliğinin belirsiz olacağı şeklinde yorumlanmıştır (9). Cilt altı fosfatidilkolin kullanımı ile ilişkili yan etkiler ve tedavi sonuçlarının geriye dönük olarak değerlendirildiği bir çalışmada İngiltere`de alanında deneyimli 39 doktor hastaların yaşadığı yan etkiler üzerine bir anketi tamamlamıştır. Ortalama 13.1 ay süresince uygulanan 10.581 tedavide, lokalize yan etkiler (şişlik, eritem, yanma/batma, ağrı, hassasiyet ve morarma) çoğu hasta tarafından çok hafif (%18.4) ya da hafif olarak (%39.2) tarif edilirken; sistemik yan etkilerin sıklığı %3: ishal, bulantı, baş dönmesi/sersemlik ve intermenstürel kanama çoğu hasta tarafından çok hafif (%36) ya da hafif olarak (%55) tarif edilmiştir. Sadece % 15 hastada beklenmedik, alışılmadık şiddette ya da uzun süreli yan etkiler (yaygın ağrı ve / veya şişme) rapor edilmiştir. Belirtilen yan etkilerin kendi kendini sınırlayan düzeyde olduğu; bu tedavinin özellikle eğitimli ve tecrübeli doktorlar tarafından kullanıldığında sonuçlarının minimal riskler ile ilişkili olduğu belirtilmiştir. Bu tedavi ile ilişkili olası riskler diğer tedavi seçeneklerinin risklerine karşı dengeli olmalıdır (10). Bazı tanımlamalar, mezoterapi uygulamalarının sistemik hedefleri olması ve enjeksiyon lipolizinin sadece cilt altı dokuyu hedef alması nedeniyle enjeksiyon lipolizini mezoterapinin 9 Mezoterapi ve Enjeksiyon Lipolizi Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S. Integr Tıp Derg 2015;3(1):6-10. dışında tutmakla beraber günümüz pratiğinde cilt altı dokulara lipoliz amacıyla fosfatidilkolin enjeksiyonu bir mezoterapi uygulaması olarak değerlendirilmektedir (11). Sonuç olarak fosfatidilkolin içeren bileşenlerin deri altı yağ dokusuna ve lezyon içine uygulanması lokalize yağ birikimini çözmek için kayıt dışı olarak yaygın şekilde kullanılan bir tekniktir. Sıklıkla yağ birikimleri, buffalo hörgücü benzeri lipodistrofiler ve lipomlarda kullanılan bu yöntemin bir mezoterapi uygulaması olarak bilimsel etkinliği, güvenilirliği ve yasal durumu ile ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Kaynaklar 1. Eremia S. Office Based Cosmetic Procedures and Techniques. Rotunda AM. Mesotherapy: Injection Lipolysis Cambridge University Press. 2010. 2. www.fda.gov/ora/ oasis/6/ ora_oasis_c_de.html 3. Janke J, Engeli S, Gorzelniak K, Luft FC, Jordan J. Compounds used for 'injection lipolysis' destroy adipocytes and other cells found in adipose tissue. Obes Facts. 2009;2(1):36-9. 4. Bechara FG, Skrygan M, Kreuter A, Altmeyer P, Gambichler T. Cytokine mRNA levels in human fat tissue after injection lipolysis with phosphatidylcholine and deoxycholate. Arch Dermatol Res. 2008;300(8):455-9. 5. Hasengschwandtner F. Phosphatidylcholine treatment to induce lipolysis. J Cosmet Dermatol. 2005;4(4):308-13. 6. Bechara FG, Sand M, Hoffmann K, Sand D, Altmeyer P, Stücker M. Fat tissue after lipolysis of lipomas: a histopathological and immunohistochemical study. J Cutan Pathol. 2007;34(7):552-7. 7. Rotunda AM, Kolodney MS. Mesotherapy and phosphatidylcholine injections: historical clarification and review. Dermatol Surg. 2006;32(4):465-80. 8. Duncan DI, Chubaty R. Clinical Safety Data and Standards of Practice for Injection Lipolysis: A Retrospective Study. Aesthetic Surgery Journal 2006;26(5):575-585. 9. Schuller-Petrovic S, Wölkart G, Höfler G, Neuhold N, Freisinger F, Brunner F. Tissue-toxic effects of phosphatidylcholine/deoxycholate after subcutaneous injection for fat dissolution in rats and a human volunteer. Dermatol Surg. 2008;34(4):529-42. 10. Palmer M, Curran J, Bowler P. Clinical experience and safety using phosphatidylcholine injections for the localized reduction of subcutaneous fat: a multicentre, retrospective UK study. J Cosmet Dermatol. 2006;5(3):218-26. 11. Duncan D, Rubin JP, Golitz L, Badylak S, Kesel L, Freund J, Duncan D. Refinement of technique in injection lipolysis based on scientific studies and clinical evaluation. Clin Plast Surg. 2009;36(2):195-209. 10 İNTEGRATİF TIP DERGİSİ TURKISH JOURNAL OF INTEGRATIVE MEDICINE REVIEW / DERLEME 1 2 3 4 5 6 7 Sedat Yıldız , Sevilay Eriş , Serhat Duruhan , Salih Ürper , Bilgehan Biçer , Selçuk Güzel , Bülent Çivitci 1 İntegratif Tıp Derneği, Isparta 2 Tarsus Medical Park Hastanesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Mersin 3 Muayenehane, Beyin Ve Sinir Cerrahisi, Denizli 4 Özel İstanbul Hastanesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Van 5 Özel Kuantum Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Merkezi, Ankara 6 Özel Diafiz Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Merkezi, Ankara 7 Özel Gümüş İğne Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Merkezi, Ankara MEZOTERAPİ UYGULAMALARININ CİLT HASTALIKLARINDA KULLANIMI Özet Mezoterapi mezoderm veya deri orta tabakasına ilaçlar veya vitaminlerin enjeksiyonu temeline dayanan bir tekniktir. Uygulamanın güvenliği ve bilimsel temeli hakkında birçok tartışma olmasına rağmen araştırmalarda dermatolojide yaygın olarak kullanıldığı gösterilmiştir. Bu derleme deri hastalıkları için mezoterapi uygulamalarının mevcut durumunu ulusal düzenlemeleri de dikkate alarak özetlemeyi amaçlamaktadır. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):11-15. Anahtar kelimeler: Cilt hastalıkları, mezoterapi, yasal düzenleme APPLICATIONS OF MESOTHERAPY IN SKIN DISEASES Abstract Mesotherapy is an injection technique of medications or vitamins into the mesoderm or middle layer of the skin. Although there is still a lot of discussion about its safety and scientific basis, research suggests that it has been used widely in dermatology. This review aims to summarize current status of mesotherapy for skin diseases in scope of national regulations. Turk J Integr Med. 2015;3(1):11-15. Keywords: Skin diseases, mesotherapy, legal regulation Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S, Çivitci B. Mezoterapi uygulamalarının cilt hastalıklarında kullanımı. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):11-15. Yazışma Adresi: İntegratif Tıp Derneği, Yayla Mah. Fatih Çarşısı, 2/118. Isparta-Türkiye. E posta: [email protected] Kabul Tarihi: 8 Mayıs 2015 Mezoterapi ve Cilt Hastalıkları Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S, Çivitci B. Integr Tıp Derg 2015;3(1):11-15. Mezoterapi, mezoderm kaynaklı organ patolojilerinin iyileşmesini amaçlayan bitkisel ve farmakolojik ilaçların bölgesel, küçük dozlarda, özel iğneler ve özel tekniklerle cilt içi enjeksiyonu uygulamasıdır (1). 1958 yılında Fransız doktor Michel Pistor tarafından romatoloji, spor, travmatoloji, enfeksiyon hastalıkları, vasküler hastalıklar alanında takip edilen sorunların tedavisi için geliştirilmiş ve temel olarak ağrıyı azaltmaya yönelik bir teknik olarak geliştirilmiştir. Yöntem zaman içinde Fransa`dan Kuzey Amerika`ya taşınmış ve yaygınlaşmıştır (2). Farmakolojik bir uygulama olan mezoterapinin uygulanması için klinik ve farmakolojik bilgi gereklidir. Her uygulama bu alanda yetkili bir hekim tarafından uygun tanı süreci sonrası yapılmalıdır. Uygulamalarda zarar-yarar dengesi gözetilir. Klinik pratikte ve araştırmalarda diğer standart tedavilere ulaşılamadığı veya çalışılan endikasyonda standart tedavi bulunmadığı durumlarda bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilmelidir. Uygulama ile ilgili etik kurallar dikkatle gözetilmeli etkinlik ve tolerabilite ile ilgili yeterli kanıt düzeyinden sonra uygulama yapılmalıdır. Mezoterapinin endike olduğu tüm durumlarda hekimler tedavi seçenekleri ile ilgili hastaya gerekli bilgileri vermeli, potansiyel yan etkileri tanımlamalı, hastada potansiyel riskleri azaltıcı önlemleri değerlendirmeli, kullanılan preperat konusunda hastaya bilgi verilmeli ve aydınlatılmış onam almalıdır. Bir şırıngada bir ilaç ile, medikal bir ortamda, tek kullanımlık iğne ve şırıngalar kullanılarak, kabul edilebilir standart hijyen tedbirleri ile uygulamalar gerçekleştirilmelidir. Mezoterapi materyallerinin kontaminasyonunun engellenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır (3). Mezoterapi uygulanabilecek durumlar Tablo 1`de verilmiştir (1). Tablo 1. Mezoterapi uygulanabilecek durumlar Ünitelerde Trigeminus nevraljileri Serviko-brakial nevraljiler Eklem dejenerasyonu sonrası oluşacak ağrı, sertlik, şişlikler ve hareket kısıtlılığı Bağ dokusu patolojisine ait ağrı, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı Hidrolipodistrofiler, yangısız selülit Akut ve kronik yumuşak doku zorlanmalarındaki ağrı, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı Miyofasiyal ağrı sendromu Migren, baş ağrıları Mikrodolaşım bozukluğuna bağlı 12 Uygulama Merkezlerinde Artritler, romatoid poliartritler, akut romatizmalar gibi eklem patolojileri Arteritler, mikro dolaşım sorunları, jinekoloji ve doğum vasküler patolojileri Hipertansiyon, hemipleji, serebral palsi gibi hastalıklarda genel rehabilitasyon uygulamalarına yardımcı Mezoterapi ve Cilt Hastalıkları Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S, Çivitci B. Integr Tıp Derg 2015;3(1):11-15. tablonun devamı… ödemlerde destekleyici Keloid, alopesi, akne gibi cilt patolojilerinin tedavisinde destekleyici Spazmodik patolojilere bağlı ağrılarda İmmün sistemi güçlendirmede Yumuşak doku ve spor yaralanmalarında Son yıllarda mezoterapinin cilt hastalıkları ve kozmetik uygulamaları dikkat çekmekte özellikle yağların yok edilmesi ve selülit durumunda kullanımı güncel araştırmalar konu olmaktadır. Mezoterapinin cilt hastalıklarında kullanıldığı durumlar Tablo 2`de, mezoterapide yaygın olarak kullanılan preperatlar ile olası etkileri Tablo 3`de, mezoterapinin kontrendikasyonları Tablo 4`de özetlenmiştir (1,2). Tablo 2. Mezoterapinin cilt hastalıklarında kullanıldığı durumlar Selülit Lokal yağ birikimi (ksantelezma, lipoma) Alopesi Gençleştirme (kırışıklıklar ve cilt gerginliği) Hiperpigmentasyon ve melasma Vücut şekillendirme Tablo 3. Mezoterapide yaygın olarak kullanılan preperatlar ile olası etkileri Fosfatidilkolin – yağların çözünmesi Organik silisyum – kollajen üretimini arttırır CRP 1000 –kollajen ve elastin sentezini geliştiren bakır peptidler ve hücre stimülasyonu için sitokinler içerir. Hyalüronik asit – hidrasyonu iyileştirir Antioksidan davranış gösteren ve pigmentasyonu azalttığı düşünülen kimyasallar Glutatyon Askorbik asit Glikolik asit Pirüvat Saç uzamasını uyardığı düşünülen kimyasallar Buflomedial Minoksidil Finasterid Vitaminler 13 Mezoterapi ve Cilt Hastalıkları Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S, Çivitci B. Integr Tıp Derg 2015;3(1):11-15. tablonun devamı… Vitamin C – hiperpigmentasyon ve melasma için kullanılır. Antioksidan davranışı gösteriri, kollajen ve elastin üretimine yardımcı olur. Vitamin A Biotin – alopesi tedavisi için Mineraller Bakır peptitler – cilt elastikliğini arttırmak için Tablo 4. Mezoterapinin kontrendikasyonları 27 Ekim 2014 tarihli Yönetmeliğe Göre (Uygulanmayacak Durumlar) Akut enfeksiyonlar Derin ven trombozu İnstabil kan basıncı Kalp krizi Senkop sonrası epizod Açık yaralar Son dönem kalp yetmezliği Diabetes mellitus Antikoagülen tedavi altındaki hastalar Böbrek yetmezliği İlaçlara karşı aşırı duyarlılığı olan hastalar Hamilelik Dermatolojide Mezoterapi Prosedürü ile İlgili Temel Teknikler Enjeksiyon öncesi cilt yüzeyinde gerekli hazırlıklar yapılır, Aktif ajan küçük dozlarda penetre edilir, İğne cilde girer (2-6mm), Manuel veya cihaz ile papül, napaj veya nokta tekniği uygulanır, Hasta yatar pozisyondayken ilaçlar uygulanır, Her seans için tedavi edilecek alanın haritası çizilir, Hastaya uygulama için en iyi açı sağlanacak şekilde pozisyon verilir. Uygulama her zaman cilde dik olarak yapılır, 8. İğne cilde prosedüre bağlı olarak 1-12mm girer, 9. 0.1-0.8ml ilaç aradaki mesafe 0.5-5cm olacak şekilde simetrik olarak enjekte edililir (4). 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 14 Mezoterapi ve Cilt Hastalıkları Yıldız S, Eriş S, Duruhan S, Ürper S, Biçer B, Güzel S, Çivitci B. Integr Tıp Derg 2015;3(1):11-15. Literatürde mezoterapinin dermatolojide kullanımı ile ilgili bilgiler sınırlıdır. Dermatolojide kullanım saç uzamasının arttırılması ve lokalize yağ dokularının giderilmesi üzerine yoğunlaşmıştır (5-8). Hastalar kozmetik amaçla uygulanan minimal invaziv uygulamalardan genellikle memnun kalırken, bir grup hastada ise uygulanan yöntem ile ilgili gerçekci olmayan beklentiler oluşmaktadır (9). Sonuç olarak cilt sorunlarında mezoterapinin yaygın olarak kullanımı ile ilgili kontrollü ve iyi dizayn edilmiş bilimsel çalışmalara ihtiyaç vardır. Ülkemizde mezoterapi ile ilgili yasal düzenlemelerin yayınlanmış olması, bu alanda akademik araştırmaların yapılabilmesi için uygun bilimsel platformun sağlanması ile ilgili kolaylaştırıcı olacaktır. Kaynaklar 1. 27 Ekim 2014 tarih ve 29158 sayı ile Resmi Gazete`de yayımlanan Geleneksel Ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği. 2. Vedamurthy M. Mesotherapy. Indian J Dermatol Venereol Leprol 2007;73:60-2. 3. Mammucari M, Vellucci R, Mediati DR. What is mesotherapy? Recommendations from an international consensus? Trends Med 2014; 14:1-10. 4. Mesotherapy Worldwide. Australia, 2005. 5. Mysore V. Mesotherapy in Management of Hairloss - Is it of Any Use? Int J Trichology. 2010;2(1):45-6. 6. Hasengschwandtner F. Phosphatidylcholine treatment to induce lipolysis. J Cosmet Dermatol. 2005;4(4):308-13. 7. Rotunda AM, Kolodney MS. Mesotherapy and phosphatidylcholine injections: historical clarification and review. Dermatol Surg. 2006;32(4):465-80. 8. Palmer M, Curran J, Bowler P. Clinical experience and safety using phosphatidylcholine injections for the localized reduction of subcutaneous fat: a multicentre, retrospective UK study. J Cosmet Dermatol. 2006;5(3):218-26. 9. Situm M, Buljan M. How to protect medical professionals from unrealistic expectations of clients in corrective dermatology? Acta Clin Croat. 2010;49(4):509-13. 15 İNTEGRATİF TIP DERGİSİ TURKISH JOURNAL OF INTEGRATIVE MEDICINE REVIEW / DERLEME 1 2 3 4 5 Serhat Duruhan , Bilgehan Biçer , Mehmet Sıddık Tuncay , Mehmet Uyar , Selçuk Güzel 1 Muayenehane, Beyin Ve Sinir Cerrahisi, Denizli 2 Özel Kuantum Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Merkezi, Ankara 3 Cumhuriyet Üniversitesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Sivas 4 Ümran Tıp Merkezi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, İstanbul 5 Özel Diafiz Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Merkezi, Ankara SÜLÜK UYGULAMASININ KOMPLİKASYONLARI Özet Hirudoterapi yüzyıllar boyunca hastalar ve sağlık profesyonelleri tarafından kullanılagelmiştir. Uygulama ile ilgili yaygın olarak gözlenen bazı riskler cilt lezyonları, kanama, anemi, alerji ve enfeksiyonlardır. Seçilmiş hastalarda doğru teknik ve güvenli sülükler kullanarak potansiyel risklerden sakınılabilir. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):16-20. Anahtar kelimeler: Hirudoterapi, komplikasyon, yan etki COMPLICATIONS OF HIRUDOTHERAPY Abstract Hirudotherapy has been used through centuries by patients and health professionals. Some more common risks are skin lesions, bleeding, anemia, allergies and infections. Potential risks can be avoided by using proper technique and safe leeches for selected patients. Turk J Integr Med. 2015;3(1):16-20. Keywords: Hirudotherapy, complications, side effects Duruhan S, Biçer B, Tuncay MS, Uyar M, Güzel S. Sülük uygulamasının komplikasyonları. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):16-20. Yazışma Adresi: Serhat Duruhan Kliniği, Saltak M, 44/6. Denizli. E posta: [email protected] Kabul Tarihi: 8 Mayıs 2015 Sülük Uygulamasının Komplikasyonları Duruhan S, Biçer B, Tuncay MS, Uyar M, Güzel S. Integr Tıp Derg 2015;3(1):16-20. Hirudoterapi yüzyıllar boyunca hastalar ve sağlık profesyonelleri tarafından kullanılagelmiştir. Uygulama son yıllarda özellikle sağlık profesyonellerinin ve kendi kendine uygulama yapan hastaların dikkatini çekmektedir. Günümüzde sülük tedavisi farklı kanıt düzeyleri ile birçok hastalıkta kullanılmakla birlikte ülkemizde dejeneratif eklem hastalıkları, alt ekstremite variköz ven hastalıklarında ağrıyı ve lateral epikondilit gibi hastalıklarda ağrıyı azaltmak için ve flep cerrahisi sonrası görülen venöz yetmezlikler, replantasyon ve revaskülarizasyon sonrası venöz yetmezliklerde kullanılmaktadır (1). Uygulama ile en sık izlenen yan etki ve komplikasyonlar lokal cilt lezyonları, kanama, anemi, alerjiler ve enfeksiyondur. Kanama ve Cilt Lezyonları Tedavinin ana bileşenlerinden olan hirudin trombini ve platelet agregasyonunu spesifik olarak inhibe eden potansiyel bir antikoagülandır. Tedavi sırasında etkili bir vakum ile pıhtılaşmayı engelleyen hirudin salınımı spontan kanamalara neden olabilir. Bu da olası etki mekanizmaları arasında gösterilmektedir. Sülükler hirudin dışında hyalüronidaz ve proteaz inhibitörleri gibi yara yerinde antikoagülanların yayılımına neden olan farmakolojik olarak aktif bileşenler de salgılarlar. İlave olarak vazodilatatörlerin salınımı ile tedavinin sonuna doğru kanama zamanının arttığı bu durumunda da kanamalı cilt, cilt altı lezyonları ile ilişkili olabileceği bilinmektedir (2). Zengin ve arkadaşları boyun bölgesine yapılan uygulamadan 10 saat sonra kontrol edilemeyen kanama nedeniyle lokal anestezi altında primer sütur ile tedavi edilen bir vaka tanımlamıştır (3). Karadağ ve arkadaşları baş ağrısı ve boyun ağrısı tedavisi amacıyla yine boyun bölgesine yapılan uygulamadan sonra gelişen ciddi kızarıklık ve kaşıntı ile kendini gösteren irritan kontakt dermatit ve skapula, boyun ve omuz bölgesinde eritematöz keskin sınırlı düzensiz plak izlenen bir hasta tanımlamışlardır (4). Enfeksiyon Sülük uygulaması doku flepleri, greftleri ve replantlarının venöz konjesyonunda yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak bu tedavinin sıklıkla Aeromonas hidrofila olmak üzere bakteriler ile cerrahi alan enfeksiyonları ile ilişkili olduğu izlenmiştir. Bu nedenle tıbbi sülük tedavisinin uygulamasında gerekli durumlarda antibiyotik profilaksisi önerilmektedir (5). Sülüklerin hastalar arasında değişimini ve aynı hastada farklı zamanlarda tekrarlayan kullanımını engellemek yine büyük oranda enfeksiyöz nedenler ile engellenmelidir. Sülüğün 17 Sülük Uygulamasının Komplikasyonları Duruhan S, Biçer B, Tuncay MS, Uyar M, Güzel S. Integr Tıp Derg 2015;3(1):16-20. kan ememediği bu dönemde enfeksiyöz ajanların –özellikle Aeromonas hidrofila- gelişimi artar. Tekrarlayan kullanımlarda tipik bulguları ağrı, ciltte yanma hissi ve kaşıntı olan, bazı ileri durumlarda uygulama alanında geniş eritematöz ve ödemli alanların olduğu, eritematöz lezyonun sülük ısırmasına bağlı gelişen 3 kırmızı nokta çevresinde endürasyona uğradığı, lokal ağrılı lenfadenopatinin izlendiği ve bazı durumlarda ateşin eşlik ettiği yan etki ve komplikasyonlar izlenir (2). Bazı yayınlarda doğada serbest yaşayan sülüklerin hepatit B, insan bağışıklık yetmezlik virüsü, sfiliz ve toksplazmozis gibi olası 12 bakteriyal, bazı viral ve bazı parazitik hastalıklar için potansiyel vektör oldukları ancak insana geçisin düşük düzeyde olduğu belirtilmiştir (68). Tıbbi sülük tedavisi alan bir kohort üzerinde yapılan bir çalışmada dahil edilen hastalara uygulanan antibiyotik proflaksisi incelenmiş en sık siprofloksasin, trimetoprimsülfametoksazol, piperasilin-tazobaktam ve seftriakson kulanıldığı gözlenmiştir. Antibiyotik proflaksisi alan hastaların %11,9`unda cerrahi alan enfeksiyonu izlenmiş, 4 enfeksiyonda aeromonas türleri izole edilmiş ve tüm izolatların profilaktik ajana dirençli olduğu gözterilmiştir. Cerrahi alan enfeksiyonu profilaktik olarak uygulanan farklı antimikrobiyal ajan gruplarında aynı bulunmuştur. Siprofloksasin ve trimetoprim-sülfametoksazolün sülük uygulaması ile ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde aynı oranda etkili olduğu bildirilmiştir (9). Tıbbi sülük uygulaması sonrasında replant yapılan 3 parmağının kültüründe aeromonas hidrofila tespit edilen bir hastada sülük tanklarından toplanan suyun kültürü ve antibiyotik duyarlılık testi yapılmış, bu değerlendirme haftada 2 kez olmak üzere 2,5 ay boyunca sürdürülmüştür. 14 kültürde aeromonas türlerinin 21 izolatı tespit edilmiş, %71,4`ünin siprofloksasine duyarlı, hepsinin ise trimetoprim sülfametoksazola duyarlı olduğu tespit edilmiştir. Uygulama yapılan merkez antibiyotik tedavisi için trimetoprim sülfametoksazolu tercih ettiklerini belirtmekle birlikte tank suyu kültürü sürveyansının düzenli olarak yapılmasının önemi vurgulanmıştır (5). Alerjiler Enfeksiyon hirudoterapinin en sık görülen komplikasyonu olmasına karşın, sülük tedavisi uygulanan hastalarda her cilt lezyonu enfeksiyona işaret değildir. Tıbbi sülük uygulaması sonrası cilt eritemi ve ödemi oluşan bir hastada bakteri veya parazit enfeksiyonları yönünden incelemelerin normal çıkması üzerine belirtilen semptomların alerji kaynaklı olma ihtimali üzerine durulmuştur (2). Etemadi ve arkadaşları tıbbi sülük uygulaması sonrasında trombotik mikroanjiyopati ve akut böbrek yetmezliği gelişen bir vaka tanımlamışlardır. Sülük 18 Sülük Uygulamasının Komplikasyonları Duruhan S, Biçer B, Tuncay MS, Uyar M, Güzel S. Integr Tıp Derg 2015;3(1):16-20. salyasındaki insan kaynaklı olmayan proteinlerin endotel üzerinde hasar oluşturabileceği öngörülmüştür (10). Anemi Glick ve Ritz, 1957 yılında 3 yılın üzerinde kendi kendine sülük uygulaması yapan bir kadın hastada izlenen ciddi hipokromik anemiyi tanımlamışlardır. Benzer birçok literatür ve deneyim, sürekli sülük uygulamasının anemiye neden olduğu şeklinde bilgiler içerirken bu alanda kanıt düzeyi yüksek veriler sınırlıdır (11). Sülükler insanlık tarihinde yoğun olarak kullanılmış bir biyolojik tedavi grubudur. Özellikle doğada yaygın olarak bulunmaları, hastalar tarafından kolaylıkla ulaşılabilmeleri ve sağlık profesyonellerinin gözetimi olmaksızın hastalar tarafından kendi kendilerine uygulanması bu tedavinin istenmeyen etki ve komplikasyonlarını gündeme getirmektedir. Bu istenmeyen etkileri önlemek için tedavi mutlaka uygun hastada, bir hekimin uygun klinik değerlendirmesi sonrası, yetkili bir sağlık profesyoneli tarafından uygulanmalı ve izlenmelidir. Kaynaklar 1. 27 Ekim 2014 tarih ve 29158 sayı ile Resmi Gazete`de yayımlanan Geleneksel Ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği. 2. Pietrzak A, Kanitakis J, Tomasiewicz K, Wawrzycki B, Kozłowska-Łój J, Dybiec E, Chodorowska G. Cutaneous complications of improper leech application. Ann Agric Environ Med. 2012;19(4):790-2. 3. Zengin S, Yarbil P, Kilic H, Al B. Prolonged bleeding due to a medicinal leech bite: another treatment method, primary suture. BMJ Case Rep. 2012;2012. 4. Karadag AS, Calka O, Akdeniz N, Cecen I. A case of irritant contact dermatitis with leech. Cutan Ocul Toxicol. 2011;30(3):234-5. 5. Wilmer A, Slater K, Yip J, Carr N, Grant J. The role of leech water sampling in choice of prophylactic antibiotics in medical leech therapy. Microsurgery. 2013;33(4):301-4. 6. Haycox CL, Odland PB, Coltrera MD, Raugi GJ. Indications and complications of medicinal leech therapy. J Am Acad Dermatol. 1995;33(6):1053-5. 7. Narendranathan M. Leeches and hepatitis B. Lancet. 1992;339(8805):1362. 8. Nehili M, Ilk C, Mehlhorn H, Ruhnau K, Dick W, Njayou M. Experiments on the possible role of leeches as vectors of animal and human pathogens: a light and electron microscopy study. Parasitol Res. 1994;80(4):277-90. 19 Sülük Uygulamasının Komplikasyonları Duruhan S, Biçer B, Tuncay MS, Uyar M, Güzel S. Integr Tıp Derg 2015;3(1):16-20. 9. Kruer RM, Barton CA, Roberti G, Gilbert B, McMillian WD. Antimicrobial prophylaxis during Hirudo medicinalis therapy: a multicenter study. J Reconstr Microsurg. 2015;31(3):205-9. 10. Etemadi J, Ardalan MR, Motavali R, Tubbs RS, Shoja MM. Thrombotic microangiopathy as a complication of medicinal leech therapy. South Med J. 2008;101(8):845-7. 11. Glick S, Ritz ND. Hypochromic anemia secondary to leeching. N Engl J Med. 1957;256(9):409-10. 20 İNTEGRATİF TIP DERGİSİ TURKISH JOURNAL OF INTEGRATIVE MEDICINE REVIEW / DERLEME 1 2 3 4 5 Saltuk Aytaçoğlu , Lale Yeprem , Didem Tuba Akçalı , Ahmet Karamercan , Ayşe Karamercan , Demirhan 6 7 8 Dıraçoğlu , Ahmet Ümit Sabancı , Coşkun Akay 1 Serbest Hekim, Kadın Hastalıkları Ve Doğum, Kıbrıs 2 Muayenehane, Göğüs Hastalıkları Uzmanı, İstanbul 3 Gazi Üniversitesi, Anesteziyoloji Ve Reanimasyon, Ankara 4 Gazi Üniversitesi, Genel Cerrahi, Ankara 5 Muayenehane, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, Ankara 6 İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon, İstanbul 7 Bursa Çekirge Devlet Hastanesi, Ortopedi Ve Travmatoloji, Bursa 8 Muayenehane, Ankara OZON TERAPİ Özet 1840 yılında Avusturyalı kimyager Christian Schönbein tarafından keşfinden bu yana ozon, birçok farklı kullanım alanı bulmuştur. Tedavide ozon uygulamalarında temel yöntemler majör otohemoterapi, rektal ozon terapi, torbalama, kupa, ozon sauna, intradiskal uygulama, ozonize su ve yağ ile minör uygulamalardır. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):21-26. Anahtar kelimeler: Endikasyon, major otohomoterapi, ozon terapi OZONE THERAPY Abstract Since the discovery of ozone by Austrian chemist Christian Schönbein in 1840, ozone therapy has found wide field of application in medicine. Basic methods of ozone therapy are; major autohemotherapy, rectal ozone therapy, ozone bags, cupping, ozone sauna, intradiscal application, ozone water and oil and minor ozone therapy. Turk J Integr Med. 2015;3(1):21-26. Keywords: Indication, major autohemotherapy, ozone therapy Aytaçoğlu S, Yeprem L, Akçalı DT, Karamercan A, Karamercan A, Dıraçoğlu D, Sabancı AÜ, Akay C. Ozon terapi. Integr Tıp Derg. 2015;3(1):21-26. Yazışma Adresi: Hasan Tahsin Caddesi, 10/3, Lefkoşa-Kıbrıs E posta: [email protected] Kabul Tarihi: 8 Mayıs 2015 Ozon Terapi Aytaçoğlu S, Yeprem L, Akçalı DT, Karamercan A, Karamercan A, Dıraçoğlu D, Sabancı AÜ, Akay C. Integr Tıp Derg 2015;3(1):21-26. Ozon, 1840 yılında Avusturyalı kimyager Christian Schönbein tarafından keşfedildi.1857 yılında H.W.Siemens ilk ozon jeneratörünün patentini aldı.1890 yılında ozonun dezenfekte edici özelliği olduğu bildirildi.1891 yılında Amerikada Dr.Kelloggs ozon terapi uygulamalarını yayınladı. I.Dünya savaşında Dr. Albert Wolff Alman askerlerinin kangren ve benzeri ciddi yaralanmalarında Ozon terapi uyguladı.1995 yılında ABD Sağlık Bakanlığı ozon terapiyi tamamlayıcı tıp uygulaması kabul ettikten sonra preklinik ve klinik akademik çalışmalar giderek artmış ve ozon terapi tüm dünyada medikal alanda yaygın uygulanır olmuştur (1-9). Ülkemizde ise, 27 Ekim 2014 tarihli Resmî Gazete de yayınlanan 29158 sayılı yönetmelik ile Ozon terapi tamamlayıcı tıp uygulaması olarak kabul edilmiştir. Dr. Harman 1956 yılında “Serbest Radikal Teorisi” ile yaşlanmayı tanımladı (10). 1989 yılına kadar oksidan ajanların “toksik” olduğu kabul edildi. R.Burdon düşük doz hidrojen peroksit verildiğinde hücrede proliferasyon olduğunu göstermesi ile serbest radikal teorisindeki oksidanlar zararlıdır görüşünde kırılma olmuştur (11). Bu gelişmeler ışığında Goldman, “hormesis” (yüksek dozda zararlı olan bir ajanın düşük dozda faydalı etki gösterebileceği) tanımını gündeme getirmiştir (12). 1990’lı yıllarda teknik olarak radikal olmamakla birlikte hücrelerde oksidatif hasara yol açan oksijen türleri (hidrojen peroksit ve aldehid) nedeni ile “Oksidatif Stres Teorisi” geliştirilmiştir (13). Reaktif Oksijen Türlerinin (reactive oxygen species -ROS) oksidan özellikleri yanı sıra doza bağımlı “ikincil mesajcılar” oldukları görüldü. Biyolojik yapıların oksidanlara cevabının doza bağımlı olduğu, düşük dozda uyarıcı, yüksek dozda baskılayıcı etki gösterdiği netleşmiştir. Medikal ozon terapi uygulamak için saf oksijenden jeneratör yardımı ile ozon-oksijen karışımı elde edilir. Kabul edilen terapötik doz aralığı: (% 0.05 O3) + (% 99.05 O2) = g/ml (% 5 O3) + (% 95 O2) = 100 g/ml Ağırlıklı olarak kullanılan sistemik tedavi doz aralığı 20 -80 g/ml dir. Lokal tedavilerde 1-20 g/ml doz aralıkları sıklıkla kullanılmaktadır. Ozon Terapi Uygulama Yöntemleri 1) Majör Otohemoterapi 50 – 100 ml venöz kan alınarak, dış ortamda steril şartlarda eşit hacimdeki ve doğru dozdaki ozon-oksijen karışımı ile ex-vivo olarak birleştirilir. Plazmanın içerisindeki potent antioksidan kapasiteyi oluşturan hidrofilik, lipofilik ve hücresel enzimler ile 1 saniyede reaksiyona giren ozon, ROS üretimine neden olur. Kan ile birleşen ozon, çeşitli biyolojik fonksiyonların aktivasyonu için gerekli olan geçici oksidatif stresi yaratır. 22 Ozon Terapi Aytaçoğlu S, Yeprem L, Akçalı DT, Karamercan A, Karamercan A, Dıraçoğlu D, Sabancı AÜ, Akay C. Integr Tıp Derg 2015;3(1):21-26. PUFA ile olan reaksiyon en önemlisi olup ozonun potansiyel enerjisi sonuç olarak önemli habercilere, H2O2 ve iki lipid oksidasyon ürünü -lipidoxidising product (LOP) dönüşür.(14) -R-CH=CH-R + H2O + O3 <---> 2 RCHO + H2O2 Plazma ve kan hücreleri arasında ortaya çıkan H2O2 gradient farkına bağlı difüzyon ile hücre içerisine geçer.(15) Hücre içine hızla giren H2O2 bir seri kimyasal reaksiyonu uyarmak için yeterli olur. - Eritrositlerde: Eritrosit içerisinde artan H2O2, oksidasyon /redüksiyon zincirini aktifleyerek 2-3 DFG ve G6PDH’ı aktive eder. Glikolizi uyarır. ATP üretimi artar. Oksijen saturasyon eğrisi sağa kayar.Böylece doku oksijenizasyonu artmış olur.Eritrosit, H2O2 in çoğunu katalaz ve glutation peroksidaz enzimleri ile su ve oksijene dönüştürür. - Lökositlerde: Lökositler içerisine difüz eden H2O2 düşük dozda NFkB yi uyarıcı yüksek dozda ise baskılayıcı özellik taşır. Düşük dozda monosit ve lenfositlerde IkB fosforilasyonu ile tyrosin kinaz aktive olur. Böylece nüklear faktör kapa-B (NFkB) aktiflenir ve nükleusa ulaşarak, proinflamatuar Th1 –fenotip hücrelerde (IL-1,IL-2,IL-18,INF,TNF ) ve Th2-fenotipik hücrelerde ( IL-3, IL-4, IL-5, IL-10, TGFβ1) doza bağlı immün ve inflamatuar yanıttan sorumlu bazı genlerin regülasyonunu sağlar. Trombositlerde: Akut strese hassas olan trombositler ozon konsantrasyonuna bağlı olarak oluşacak H 2O2 dozuna bağlı olarak hormesis etkisi ile PDGF-AB, TGFIL-8 ve EGF salınımı kontrol edilir. Düşük doz ve ardışık kontrollü oksidatif stres, koruyucu moleküllerinin indüksiyonunda rol alarak antioksidan savunma sistemini güçlendirip oksidanlara karşı bir tür adaptasyon sağlar.(16-17) - Kan ile birleşen terapötik yüksek doz ozon en fazla %1 oranında hemolize neden olmaktadır. Ortaya çıkan düşük miktardaki hem ve 4-HNE, HO-1(hemoksijenaz-1) indüksiyonuna yol açmaktadır.(18) 2)Rektal Ozon Terapi Rektal uygulama sırasında ozon, barsak mukozasındaki su, sekrete antioksidanlar, mukoproteinler ve glikokaliks ile reaksiyona girerek ROS ve LOP üretir. ROS kısa sürede detoksifiye edilirken LOP’lar ve emilen O2 sistemik dolaşa katılır. 3) Torbalama / kupa 23 Ozon Terapi Aytaçoğlu S, Yeprem L, Akçalı DT, Karamercan A, Karamercan A, Dıraçoğlu D, Sabancı AÜ, Akay C. Integr Tıp Derg 2015;3(1):21-26. Hasarlı bölge ozona dayanıklı torba/kupa içerisine alınır. Vakum yapılarak hava boşaltılır ve lezyonda enfeksiyon var ise dokunun oksidatif yüküne ve antioksidan kapasitesine göre mümkün olan en yüksek doz ozon torba içerisine doldurularak uygun olacak süre kadar beklenir. 4) Ozon Sauna Cilt 1.5-1.7 m2 alanı ile ozon uygulamaya çok elverişli. Isıya, neme ve ozona dayanıklı kabin içerisinde 37–45 C ısı aralığında su buharı ile yüksek nem ortamı sağlanır. Bu ortam periferik vazodilatasyona yol açar. Dermis ve subkutan dokularında bulunan yoğun kapiller ve venöz yapılarda açılan arteriovenöz şantlar ile kardiyak atımın % 30 a varan hacmi sirküle olabilir. Isı transfer kapasitesi 8 kat artabilir. 5) İntradiskal Uygulama Genellikle 10 dakikalık tek seansın yeterli olduğu, anestezi gerekmeyen, klasik yöntemlerden çok daha emniyetli “nükleolizis” olarak tanımlanan son 15 yıl içerisinde 10 binlerce uygulamanın yapıldığı, tek başına veya steroid, anestetik veya intradiskal radyofrekans termokoagülasyon kombinasyonları ile %60–90 oranında klinik başarı bildirilen bir yöntemdir. 6) Ozonize su ve yağ Ozonize suyun bakterisit etkisi 120 yıldır bilinmekte. 110 yıla yakın süredir içme sularının dezenfeksiyonunda ve yara bakımında kullanılmaktadır. Ozonlu yağ elde etmek için genellikle zeytin yağı, ayçiçeği yağı ve susam yağına uzun süreli ozon gazı verilerek çift karbon bağları kırılır ve farklı dozlarda triolein-triozonidler oluşturulur. 7) Minör uygulama 2-5 ml kan alınarak eşit hacimde ozon ile birleştirilip IM olarak uygulanır. Endikasyon Alanları (2010 Madrid Deklerasyonu Kriterleri) Ozon terapi sırasında Ozon terapi etkinliği üç başlık altında özetlenebilir. 1- Ozon terapi tek başına uygulandığında yüksek başarı elde edilen hastalıklar. Modern tedaviye destek şeklinde de uygulanabilir. a) Osteomiyelit, plevral ampiyem, fistül ve abseler, enfekte yaralar, yatak yaraları, kronik ülserler, diyabetik ayak ve yanıklar. b) İlerlemiş iskemik hastalıklar. c) Yaşa bağlı maküler dejenerasyon (atrofik formu) d) Lokalize osteoartroz. 24 Ozon Terapi Aytaçoğlu S, Yeprem L, Akçalı DT, Karamercan A, Karamercan A, Dıraçoğlu D, Sabancı AÜ, Akay C. Integr Tıp Derg 2015;3(1):21-26. e) Kronik yorgunluk sendromu ve fibromiyalji. f) Primer diş kökü çürüklerinde özellikle çocuklarda. g) Oral kavitenin tekrarlayıcı veya kronik enfeksiyonları ğ) Bartolin ve vajinal candida enfeksiyonları h) Özellikle antibiyotik ve kimyasal dirençli bakteri, virüs ve mantarlar Akut ve kronik enfeksiyon hastalıkları. Hepatit, HIV, herpetik enfeksiyonlar ve herpes zoster, papillomavirus enfeksiyonları, onikomikoz ve candida enfeksiyonları v.b. 2 – Ozon terapi uygulandığında şaşılacak sonuç elde edilebilen hastalıklar. - Kansere bağlı yorgunluk. Eldeki veriler ozon terapinin kansere bağlı yorgunluk ve yaşam kalitesini artırmada, kemoterapi, radyoterapinin vücuttaki yan etkilerini azaltmada etkili olduğunu göstermiştir. Henüz kanser tedavisinde kullanımı hakkında yeterli veri yoktur. - Astım, multifaktöryel olması nedeni ile çok iyi sonuç elde edilen hastalar olmakla birlikte zayıf sonuç alınanlar da vardır 3 – Modern tedaviye destek olarak kullanıldığında başarının arttığı hastalıklar - Otoimmün hastalıklar (multipl skleroz, romatoid artrit, crohn,kolitis ülseroza, psoriazis) - Senil demans - Pulmoner hastalıklar (KOAH, idiopatik pulmoner fibroz) - Cilt hastalığı (psoriazis, atopik dermatit) - Metastatik kanser - Sepsis . Kaynaklar 1. Jonas WB. Alternative medicine - learning from the past, examining the present, advancing to the future. JAMA 1998; 280: 1616-8. 2. Bocci V, Borrelli E, Travagli V, Zanardi I: The ozone paradox: ozone is a strong oxidant as well as a medical drug. Med Res Rev 2009,29(4):646-682. 3. Bocci V, Di Paolo N: Oxygen-ozone therapy in medicine: an update. Blood Purif 2009, 28(4):373-376. 25 Ozon Terapi Aytaçoğlu S, Yeprem L, Akçalı DT, Karamercan A, Karamercan A, Dıraçoğlu D, Sabancı AÜ, Akay C. Integr Tıp Derg 2015;3(1):21-26. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 17. 18. Guven A, Gundogdu G, Vurucu S, Uysal B, Oztas E, Ozturk H, Korkmaz A: Medical ozone therapy reduces oxidative stress and intestinal damage in an experimental model of necrotizing enterocolitis in neonatal rats. J Pediatr Surg 2009, 44(9):1730-1735. Morsy MD, Hassan WN, Zalat SI: Improvement of renal oxidative stress markers after ozone administration in diabetic nephropathy in rats. Diabetol Metab Syndr 2010, 13(2(1)):29. Steppan J, Meaders T, Muto M, Murphy KJ: A metaanalysis of the effectiveness and safety of ozone treatments for herniated lumbar discs. J Vasc Interv Radiol 2010, 21(4):534-548. Demirbag S, Uysal B, Guven A, Cayci T, Ozler M, Ozcan A, Kaldirim U, Surer I, Korkmaz A: Effects of medical ozone therapy on acetaminopheninduced nephrotoxicity in rats. Ren Fail 2010, 32(4):493-497. Uysal B, Yasar M, Ersoz N, Coskun O, Kilic A, Cayc T, Kurt B, Oter S,Korkmaz A, Guven A: Efficacy of hyperbaric oxygen therapy and medical ozone therapy in experimental acute necrotizing pancreatitis. Pancreas 2010, 39(1):9-15. Di Filippo C, Luongo M, Marfella R, Ferraraccio F, Lettieri B, Capuano A,Rossi F, D’Amico M: Oxygen/ozone protects the heart from acute myocardial infarction through local increase of eNOS activity and endothelial progenitor cells recruitment. Naunyn Schmiedebergs Arch Pharmacol 2010, 382(3):287-291. Harman, D. (1956) J. Gerontol. 11, 298-300. Burdon, R. H., Gill, V., and Rice-Evans, C. (1989) Cell proliferation and oxidative stress. Free Radical Res. Commun. 7, 149–159. Goldman M: Cancer risk of low-level exposure.Science 1996,271(5257):1821-1822. Sohal RS, Weindruch R. Oxidative stress, caloric restriction, and aging. Science. 1996;273:59–63. Travagli V, Zanardi I, Bernini P, Nepi S, Tenori L, Bocci V. Effects of ozone blood treatment on the metabolite profile of human blood. Int J Toxicol 2010; 29:165-74. Antunes F, Cadenas E. Estimation of H2O2 gradients across biomembranes. FEBS Lett 2000; 475:121-6. Dianzani MU. 4-Hydroxynonenal and cell signalling. Free Radic Res 1998; 28:553-60. Petersen DR, Doorn JA. Reactions of 4-hydroxynonenal with proteins and cellular targets. Free Radic Biol Med 2004; 37:937-45. Bocci V, Aldinucci C, Mosci F, Carraro F, Valacchi G. Ozonation of human blood induces a remarkable upregulation of heme oxygenase-1 and heat stress protein-70. Mediators Inflamm. 2007;2007:26785. 26
Benzer belgeler
3.Sayı - Dr. Sedat Yıldız. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
Dergi; Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Ortopedi ve Travmatoloji, Spor Hekimliği,
Romatoloji, Nöroloji, Geriatri, Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Algoloji,
Endokrinoloji, Plastik Cerrahi, Psikiyatri,...
4.Sayı - Dr. Sedat Yıldız. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
Dergi; Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Ortopedi ve Travmatoloji, Spor Hekimliği,
Romatoloji, Nöroloji, Geriatri, Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Algoloji,
Endokrinoloji, Plastik Cerrahi, Psikiyatri,...