türkiye imsad ekonomik değerlendirme raporu
Transkript
türkiye imsad ekonomik değerlendirme raporu
TÜRKİYE İNŞAAT MALZEMESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ EKONOMİ DEĞERLENDİRME RAPORU No. 248 / Mayıs 2016 Hazırlayan: Prof. Dr. Kerem Alkin Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Son 1 haftadır, küresel piyasalarda FED'in faiz artırım olasılığı nedeniyle yaşanan hareketlilik, 3 Haziran Cuma günü açıklanacak ABD istihdam verilerini önemli hale getirdi. Türkiye'de 64. Hükümet'ten 65. Hükümet'e geçiş ve yeni Bakanlar Kurulu belirsizliği de bu döneme rast geldi. Yeni Hükümet ve Ekonomi Yönetimi'nin hızlı icraatı, piyasaların canlandırılmasına yönelik ek tedbirler dikkatle takip edilecek. ABD'nin mayıs ayı istihdam verisi beklenenin bir hayli altında gelirse, küresel piyasalarda tansiyon düşebilir. Küresel piyasa profesyonelleri ve küresel yatırımcılar, 18 Mayıs Çarşamba günü, Türkiye saati ile 21'de açıklanan ABD Merkez Bankası'nın (FED) nisan ayı sonundaki Açık piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarından da, takip eden günlerde FED yetkililerinden gelen açıklamalardan da, en son 27 Mayıs, yani geçtiğimiz cuma günü Harvard Üniversitesi'nde bir konuşma yapan FED Başkanı Yellen'ın açıklamalarından da hoşlanmadılar. Yerli ve yabancı ekonomi haber siteleri, ABD Doları'nda 2014 yılından bu yana ki en iyi rallinin yaşandığından söz etseler de, 13 Nisan Cuma gününü 94.6 puanın üzerinde kapatan Dolar Endeksi, FED nisan ayı FOMC toplantısı tutanaklarının kamuoyu ile paylaşılması ile 95 puanın üzerine çıktı ve 20 Nisan Cuma günü 95.3 puanın üzerini gördü. 27 Nisan Cuma'yı da 95.5 puanın hemen üstünde kapattı. Ben, 'ABD Doları'nda ralli' dendi mi, ABD Doları'nın net güçlenme göstergesi olarak, Dolar Endeksi'nde 97.72-98.12 puan aralığına doğru net bir hareketi görmek isterim. Oysa, zaten 19 Nisan Perşembe 95.3 puanın hemen altında olan Dolar Endeksi, bunca tantanaya 27 Nisan Cuma günü 95.5 puanın hemen üstüne gelmiş. Dolar Endeksi, yeni haftaya 95.70 ile 95.94 puan aralığında salınarak başlamış durumda. 96 puanı kırıp kıramaması, bu hafta boyunca açıklanacak ABD makro ekonomik verileri ile, FED yetkililerinin açıklamaları ile doğrudan bağlantılı. ABD Doları'ndaki güçlenmeye bağlı olarak, euro-dolar paritesi 1,10 doların hemen üzerinde. Dolar-TL kuru da yeni haftaya 2,97 TL'ye yakın düzeyleri test ederek başlıyor. Yellen'ın FED'in faizleri "muhtemelen gelecek aylarda" artıracağı yönündeki açıklaması, ABD iki yıllık hazine tahvillerini ardı ardına üçüncü haftada da yukarı taşıdı. Yellen dışında, zaten kimi FED yetkilileri de Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) 14-15 Haziran toplantısı için faiz artırımı ihtimalinin "canlı" olduğunu belirtmişlerdi. Nisan'da yüzde 12, mayıs ayında ise 1 Türkiye İMSAD Ekonomi Değerlendirme Raporu/248 Türkiye İMSAD üyelerine yönelik hazırlanmış bu raporun her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. yüzde 4'e kadar düşmüş olan 'haziran ayında faiz artırımı ihtimali', şimdi yeniden yüzde 30'a yükselmiş durumda. FED'in temmuz ayı sonundaki toplantısında bir faiz artırımı ihtimali ise yüzde 50'nin üzerinde. Piyasalar, olası bir faiz artışı kararına artık daha yakınlar. Bu nedenle, haziran ayının küresel piyasalarda pariteler, yurt içinde de dolar-TL kuru açısından hayli hareketli geçeceği gözleniyor. 30 Mayıs Pazartesi ile başlayan hafta, ABD ve Britanya pazartesi tatil. Bu nedenle, pariteler açısından haftanın ilk günü yavaş geçecektir. Dolar-TL kurunda 2,98-2,94 TL bandında hareket devam eder. Bununla birlikte, Euro Bölgesi'nde tüketici güveni, sanayi ve hizmetler sektörü güvenine yönelik önemli veriler gelecek ki, bu veriler parite üzerinde belirli bir harekete sebep olabilir. Bu durumda, dolar-TL ve euro-TL de sınırlı hareket gözlenebilir. Ama, esas 31 Mayıs Salı günü, önce , Türkiye saati ile 12'de, Euro Bölgesi'nden enflasyon ve işsizlik verileri gelecek ki, Avrupa Merkez Bankası'nın izlediği genişletici para politikasının sonuçlarını görmek açısından önemli. Bir kaç saat sonra ise, Türkiye saati ile 15:30 ile 17 arası, sırasıyla ABD'nin kişisel harcamalarla ilgili verileri, kişisel gelir, konut endüstrisi fiyat endeksleri, Şikago Satın Alma Yöneticileri Endeksi ve nihayet ABD'nin tüketici güven endeksi verisi gelecek ki; burada, FED'in faiz artış beklentisi ile de bağlantılı olarak, euro-dolar paritesinde önemli bir hareketlilik ve diğer para birimlerine sirayet edebilecek bir hareket gözlenebilir. 1 Haziran Çarşamba günü ise, Çin'den başlayarak, başka Markit olmak üzere, çeşitli kurumlar tarafından hazırlanmış Satın Alma Yöneticileri (PMI) endeksleri geliyor. Euro Bölgesi ve ABD PMI'ları ile devam edecek olan açıklamaların üzerine, ABD özel sektör istihdam bordro verilerini paylaşan ADP'nin verisi -ki, 3 Haziran'da açıklanacak istihdam verisi öncesi çok önemli-, inşaat harcamaları ve ABD ekonomisinin makro ekonomik performansının değerlendirildiği FED'in Bej Kitabı (Beige Book) geliyor. Bu verilerin tümü, ABD ekonomisinin toparlanıp toparlanmadığı, FED'in 14-15 Haziran veya temmuz sonundaki FOMC toplantısında faiz artırıp artırmayacağı kimi temel konularda önemli ipuçları verecek ve piyasaların FED'in faiz artımı olasılığına yönelik beklentilerini ya yükseltip, ya da düşürecekleri veriler. Tüm bu gelişmeler, FED'in olası faiz artış kararı öncesinde, devletler ve şirketler için, kısa vadede yeni tahvil ihracını cazip hale getirmiş durumda. Çünkü, önümüzdeki aylarda yapılacak bir tahvil ihracı, eğer FED faiz artırır ise, dolar cinsinden tahvil ihraçlarının faiz maliyetini arttırmış olacak. Bu noktada, negatif faiz gerçeği ile, FED'in faiz artırım adımlarını atması halinde, küresel ölçekte devletler ve şirketler dolar cinsinden çok, euro cinsinden tahvil ihracına çıkmayı da daha cazip bulabilirler. Ancak, Euro Bölgesi ile ilgili bir başka detaya göz attığımızda, uzun süredir devam eden eksi faiz 2 Türkiye İMSAD Ekonomi Değerlendirme Raporu/248 Türkiye İMSAD üyelerine yönelik hazırlanmış bu raporun her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. uygulamasının, Avrupa şirketlerinin yatırımlarını canlandırmakta başarısız olduğuna da işaret etmekte. Euro Bölgesi'ndeki şirketlerin büyük çoğunluğu teşvik önlemlerinin büyüme planları üzerinde hiçbir etkisi olmadığını belirtmekteler. Avrupa'nın tanınmış İsveçli borç tahsildarı firması Intrum Justitia'nın ankete dayalı "AB'nin 2016 Avrupa Ödeme Raporu"na göre, ankete katılan 9,440 şirketin yaklaşık yüzde 84'ü düşük faizlerin yatırım yapma isteklerini artırmadığını belirtmiş. Raporu daha endişe verici hale getiren detay ise, ayın oranın geçen seneki raporda yüzde 73 seviyesinde gerçekleşmiş olması. Intrum Justitia CEO'su Mikael Ericson, söz konusu rapor doğrultusunda, ekonomik büyüme oluşturmanın istikrar ve iyimserlik gerektirdiğini hatırlatıyor ve 'belli ki faizlerin bir yıldan uzun süre rekor düşük seviyede tutulması istikrar yaratmamış gözüküyor' demekte. Yatırım harcamalarına ilişkin işaretler, Avrupa boyunca büyümedeki canlanmayı eksi faizler ve parasal genişleme ile tetiklemeye çalışan merkez bankalarının stratejisine ilişkin soru işaretlerini arttırmakta. Intrum Justitia, raporda, şirketlerce, firmalarca yatırımlara dair hesaplamaların gelecekle ilgili varsayımları da içerdiğini hatırlatarak, söz konusu varsayımların da gelecekte istikrar ve bolluk olacağı inancını içermesi gerektiğinin altını çiziyor. Ekonomistler, belki de eksi faizlerin istikrarı işaret etmediğini belirtiyorlar. Bu nedenle, eksi faizler, Euro Bölgesi'nin ekonomik açıdan hala 'sıradışı' bir dönemin içinde olduğunu hatırlatıyor ve şirketlerin yatırım iştahına beklendiği ölçüde katkı sağlamıyor. 2 Haziran Perşembe günü, bir yandan Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı OPEC'in toplantısını -ki petrol üretiminde bir sınırlama kararı beklenmiyor-, Japonya'nın tüketici güvenini verisini, saat 14:45'de Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararını ve ardından 15:30'da ECB Başkanı Draghi'nin basın toplantısını dikkatle takip edeceğiz. İlginçtir, bir 5 dakika sonra, 15:35'de de, bu sefer ABD cephesinde, FED FOMC üyesi Powell'in konuşması başlayacak. Küresel piyasalar ECB ve FED yetkililerinden gelecek mesajlar doğrultusunda, euro-dolar paritesine yön verecekler. Bununla birlikte, önümüzdeki 2-3 hafta, Britanya'da halk referandumu ile Britanya'nın AB Projesi'nden ayrılıp ayrılmayacağının oylanacağı bir takvime doğru bizi götürdüğünden, bu dönem euro-dolar paritesi açısından aşağı doğru baskının arttığı bir dönem olacak. 2 Haziran Perşembe günü, ECB'nin faiz kararı doğrultusunda, ECB Başkanı Draghi'nin konuşacağı saat 15:30'da, ABD'den haftalık işsizlik başvurusu verisi de gelecek. 2 Haziran günü, piyasalar ABD tarafına mı baksın, Euro Bölgesi tarafına mı baksın, bir hayli zorlanacak gözüküyor. Ve, nihayet, haftanın son gününe, 3 Haziran Cuma gününe geldiğimizde, Euro Bölgesi'nde PMI verileri ve perakende endüstrisi ile ilgili veriler dikkatle takip edilirken, 3 Türkiye İMSAD Ekonomi Değerlendirme Raporu/248 Türkiye İMSAD üyelerine yönelik hazırlanmış bu raporun her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. Türkiye saati ile 15:30'da da ABD cephesinden de mayıs ayı tarım dışı istihdam, işsizlik, saat başı ücret verileri, ardından da saat 17'ye doğru, ABD'nin PMI verileri ile fabrika siparişi verileri gelecek. Bu verilerin tümü, 14-15 Haziran'daki FED FOMC toplantısı öncesinde, FED'in yeni bir faiz artışı kararına yaklaşıp, yaklaşmayacağı konusunda gerekli ipuçlarını verecek. Verilerin beklenenden kötü gelmesi, doğal olarak piyasalarda FED'in yeni bir faiz artışı kararına yaklaşmakta olduğu yönündeki beklentiyi zayıflatacaktır. Bizim cephede ise, 31 Mayıs'ta nisan ayı dış ticaret verilerini, 1 Haziran'da TİM'in mayıs ayı ihracat verilerini ve 3 Haziran'da da yine mayıs ayı enflasyon verilerini takip edeceğiz. Yıllıklandırılmış manşet enflasyon gerilese de, çekirdek enflasyonun gerilememesi, TCMB'nin Para Politikası Kurulu'nda olası faizi indirim kararlarını nereye kadar devam ettirebileceği konusunda soru işaretlerini arttırıyor. Bu nedenle, çekirdek enflasyon verilerinde de gevşeme, gerileme, TCMB PPK'nın elini güçlendirecektir. Gelelim altına. Küresel ölçekte pozisyon yöneten hedge fonları, FED Başkanı Janet Yellen'ın, geçen cuma yaptığı konuşma ile, küresel yatırımcılara altından çıkmaları için iyi bir neden ortaya koymasından hemen önce, altın yatırımları için mola vermeye karar vermişlerdi. 2016 yılına harika bir başlangıcın ardından, altına yönelik heyecan, FED'in ekonomideki iyileşme ile birlikte, faiz artırımına gideceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesi sonucu oldukça azalmış durumda. Geçen hafta, Ocak ayından bu yana FED'in faizlerinde yükseliş beklentisinde olan küresel piyasa profesyonelleri, uzun vadeli altın pozisyonlarında bu yılın en hızlı düşüşünü gerçekleştirdiler. Yüksek faiz, yatırımcısına faiz ödemesi yapmayan altının diğer varlıklar karşısındaki rekabet gücünü azaltıyor. Yükselen borçlanma maliyetleri ayrıca doları güçlendiriyor ve bu da, altının alternatif yatırım olarak cazibesini zayıflatıyor. Toronto'da faaliyet gösteren GoldMoney'in baş yatırım yetkilisi Josh Crumb, açık bir şekilde, altındaki ivmenin ortadan kalktığına ve küresel yatırımcıların artık "belki de altının zamanı değil; belki de FED, verilerin iyi, ekonominin iyi olduğu konusunda haklı" şeklinde görüş bildirdiklerine işaret etmiş. 4 Türkiye İMSAD Ekonomi Değerlendirme Raporu/248 Türkiye İMSAD üyelerine yönelik hazırlanmış bu raporun her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz.
Benzer belgeler
Türkiye İMSAD Ekonomi Değerlendirme Raporu
ile, FED yetkililerinin açıklamaları ile doğrudan bağlantılı. ABD Doları'ndaki güçlenmeye
bağlı olarak, euro-dolar paritesi 1,10 doların hemen üzerinde. Dolar-TL kuru da yeni
haftaya 2,97 TL'ye yak...
Türkiye İMSAD Ekonomi Değerlendirme Raporu
saati ile 21'de açıklanan ABD Merkez Bankası'nın (FED) nisan ayı sonundaki Açık piyasa
Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarından da, takip eden günlerde FED yetkililerinden
gelen açıklamalardan da, ...