Bülten 37 - Hindistan Gezi Rehberi
Transkript
Bülten 37 - Hindistan Gezi Rehberi
www.hindistangezi.com sitesi bülteni Bu bülten, periyodik bir yay›n de¤ildir. Sadece Hindistangezi.com sitesi üyelerine e-mail ile ücretsiz gönderilir S ay› : 37 fiubat 2009 Haz›rlayan Zafer Bozkaya • Bu say›ya katk›da bulunanlar ‹smail Rag›p Geçmen Değerli üyemiz Hindistan, 10 Dolar ’a Laptop Üretecek. 3 fiubat 2009 Dünyan›n önde gelen ülkelerine sa¤lad›¤› yetiflmifl iflgücü ile bir çok ülkeyi k›skand›ran Hindistan, e¤itimde yeni bir s›çrama yapmaya haz›rlan›yor. Hindistan Hükümeti, ilkö¤retim ö¤rencilerinden üniversitelilere kadar çok genifl bir yelpazede yer alan milyonlar›n hayat›n› do¤rudan etkileyebilecek 'düflük maliyetli' dizüstü projesini bugün kamuoyuna duyuracak. Hindistan'›n, uzun zamandan beri üzerinde çal›flt›¤›, 'nitelikli milyonlar' üretmeyi amaçZafer Bozkaya layan e¤itim projesinde önemli bir noktaya gelindi. Hükümet, bugün Andhra Pradesh eyaletinin Tirupati kasabas›nda yapaca¤› bir törenle, 'Biliflim Teknolojileriyle E¤itim' kampanyas›n› bafllat›yor. Hindistan'›n, 'Ulusal Misyon' olarak kabul etti¤i inisiyatifle hali haz›rda tüm okullarda kullan›lan biliflim teknolojileri ve müfredat›n›n genifl ölçüde gözden geçirilmeleri öngörülüyor. 'Düflük maliyetli' dizüstü bilgisayarlar hakk›nda edinilen teknik bilgiler, cihaz›n, 2 GB belle¤e sahip kablosuz internet ba¤lant›l› olaca¤› ve 100 dolardan sat›laca¤› yönünde. Projede ad› geçen dizüstü bilgisayarlar›n, ilk önce 10 dolar gibi sembolik bir rakam ile kullan›c›lara ulaflt›r›laca¤› aç›klanm›fl, ancak sonradan bas›n aç›klamas›nda bir hata oldu¤u belirtilerek rakam 100 dolar olarak düzeltilmiflti. Gözlemciler, giriflimin, Intel destekli 'her çocu¤a bir dizüstü' projesine rakip olabilece¤ini ifade ediyorlar. Uzun vadeli e¤itim projesi; e-kitap, e-defter, yeni e¤itim yaz›l›mlar› ve daha yüksek kapasiteli bilgisayarlar kullan›m›n› öngörüyor. E-e¤itim çal›flmalar› Shaksat Web portali üzerinden gerçeklefltirilecek. Ö¤renciler, siteye kay›t olarak sa¤lad›klar› ilerlemeleri test edebilecekler. Hindistan'da, 1999 y›l›nda ülkenin ekonomik geliflim gösteren nüfusuna hitap edebilecek, daha düflük maliyetli Simputer bilgisayarlar› piyasaya sürülmüfltü. Kar amac› gütmeyen Simputer Trust isimli kurulufl taraf›ndan gelifltirilen projeye Dr. Swami Manothar baflkanl›¤›ndaki bir mühendis grubu teknik destek sa¤lam›flt›. ‹ngilizce basit, pahal› olmayan ve 'çok dilli insanlar' kelimelerinin bafl harflerinin bir araya gelmesiyle oluflan Simputer, düflük maliyeti dolay›s›yla geliflmekte olan baz› ülkelere de ilham kayna¤› olmufltu. Simputer, tapu ve kadastro ifllemlerinin dijital ortama aktar›lmas›nda da kullan›lm›flt›. http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=23046 Hindistangezi.com chat odalar›nda her türlü sorunuza canl› canl› cevaplar alabilirsiniz Hindistangezi.com sitesi Hindistan hakk›nda bilmek istedi¤iniz her fleyi sunar 1 Sadece H ‹ N D ‹ S T A N ’ dolur a böyle fleyler 2 din, bir aile. Hepsi mutlu Wahid Khan’›n (80) 4 ye¤eni var. fievket Ali, Mahendra Singh. Achal Singh ve Bajua. Hepsi bir arada Babalar› Ghanznevi ile birlikte yafl›yorlar. Uttar Pradesh eyaletinin Agra bölgesinin uzak bir köyünde yüzy›llardan beri böyle yafl›yorlar. Bu birkaç evlik küçük köyden baz›lar› namaz k›larken ötekiler Hindu geleneklerine göre Puja yaparlar. Köydeki yafll›lar bu gelene¤in 800 y›ldan beri devam etti¤ini söylüyorlar. “Bölgenin kral› Singh Pal Jadau bundan 850 y›l öncesinde Sufi ermifllerden etkilenerek ‹slam dinine geçmiflti. Fakat, aile içinden kimi kifliler din de¤ifltirmedi ve “Purana Thakur”lar ismini ald›. Din de¤ifltirip müslüman olanlara ise “Rajput Müslümanlar›” ismi verildi. Köyden bir kifli olan Mazid Khan “Hep birlikte bir arada yaflamak bize do¤al geliyor” dedi. Mazid’in evinin önünde bir Hindu tap›na¤› var ve tap›na¤› o temizliyor. Benzeri flekilde o¤lu Sagar Singh Müslüman mezarl›¤›n›n ifllerini yap›yor. Shiva Singh’in efli fiahcihan Begüm’ün iki torunu var. Bunlardan birisi Hindu ritüelleriyle evlenirken, ötekisi Müslüman Nikah› yapt›rm›fl. Eflinin kardefli Haydar Ali de iki k›z›n› iki ayr› gelene¤e göre evlendirmifl. Sandhan bölgesinin yöneticisi Bhagvan Singh “d›flardan gelenler bu uyumu görünce flafl›r›yor, fakat bizim aram›zda herhangi bir sorun yok. Narayan Singh’in o¤lu Can Muhammed, “biz, asla komünal gerilim yaflamad›k. Alm›fl oldu¤umuz terbiye ile asla bir baflkas›n›n parma¤›n›n ucuna bile basmamay› ö¤rendik. San›r›m herkesin böyle olmay› ö¤renmesi gerekir” diyor. Bajrang Dal partisi üyesi Bhuri Singh “Dini inan›fllar, duygusal ba¤l›l›klar içerir, ve biz bunlar› kiflisel düzeyde tutmal›y›z” demifltir. Köylüler, bununla beraber, baz› dini liderlerin geçmiflte Sandhan bölgesinde ayr›mc›l›k duygular›n› gelifltirmeye çal›flt›klar›n› ama, onlara k›saca kap›n›n gösterildi¤ini eklediler. 19 Aral›k 2008 Günümüz Hindistan› paradokslar ülkesidir. Öyle bir ülke ki ayn› anda birkaç yüzy›l› birden yaflar. 2007 y›l› Mart ay›nda 7 Milyon Hintlinin cep telefonu abonesi oldu¤u aç›kland›. Bu bir dünya rekorudur. 2010 y›l›nda 500 Milyon cep telefonu abonesinin olaca¤› tahmin ediliyor. Yeni Hindistanda iletiflim yüksek seviyelerde. 31 Temmuz 2007 Bu motorsiklet Chennai sokaklar›ndaki sadece önünü görerek mal›n› pazara zaman›nda ulaflt›rmaya çal›fl›yor. Trafik kurallar› ve güvenlik kurallar› Hindistan sokaklar›nda tamamen ihmal edilir, sonuçta dünyan›n en yüksek araç kazas› oran›na yükselmifltir. 31 Temmuz 2007 Deniz üzerinde “Ampule Hay›r” yazan dev bir yüzük yapmak Greenpeace’in Mumbaide gerçeklefltirdi¤i eylemlerden birisi. Greenpeace, tüm akkor fitilli ampullerin 2010 y›l›na kadar baflka ›fl›k kaynaklar›yla de¤ifltirilmesi kampanyas›na bafllad›. Yüzy›l›n sonunda küresel ›s›nma nedeniyle deniz seviyesinde 50 cm. kadar bir yükselme bekleniyor. Bu gerçekleflirse Mumbainin deniz seviyesinde bulunan birçok yerleflim yeri bu durumdan olumsuz etkilenecek. 2 A¤ustos 2007 2 Bir düfl ülkesi ‹SMA‹L GEÇMEN’in H‹ND‹STAN GEZ‹ ANILARI - 12 14 Mart 2006, Agra 9.Gün [email protected] 36. bültenden devam... Çocuklar da e¤lencedeler E¤lenceli insanlar bu Hindular, dinlerine de oldukça ba¤l›lar, ülkenin her yerinde irili ufakl› binlerce tap›nak var. Neredeyse her sokakta bir tap›nak bulunuyor. Tap›nak olmayan sokaklarda da, sokak bafllar›na dua edilecek minik dua köfleleri yapm›fllar, gelip geçerken bile önünde durup dua ediyorlar. Din, her an her yerde yani. Hayat›n hep içinde. Bu aç›dan bak›ld›¤›nda bildi¤imiz tek tanr›l› dinlerden çok farkl›. Yola devam ediyoruz. Müslüman floförümüz, san›r›m k›sa olsun diye, normalde bile delik deflik olan ana yollar yerine bozuk köy yollar›na dal›yor. Bozuk dediysem, anlat›l›r gibi de¤il. Asl›nda patika olan ve her hangi bir yol yap›m arac›n›n hiç u¤ramad›¤›, do¤al fleSite üyelerimizden ‹smail Rag›p Geçmen’in kilde yol halini alm›fl, yar›s› zift ve balç›k çamur, di¤er Hindistan gezilerini anlatan kitab›n› hala yar›s› ise derin çukurlar ve hayvan pisliklerinden oluflan okumad›n›z m›? Bültenimizde bu kitaptan bir yüzey. ‹çinden geçerken arac›m›z bir o yana bir dibaz› bölümleri yay›nlayaca¤›z. Bu bölümleri ¤er yana bat›yor, her ne hikmetse devrilmiyor ve herokudukça kitab› sevece¤inize ve tümünü hangi bir çukurda saplan›p okumak isteyece¤ine eminiz. Krishna Tap›na¤› kalm›yoruz. fioförümüzün yüzü ise en ilginci, bizim “iflte flimdi boka sard›k, ne halt edece¤iz lan” dedi¤imiz yerlerde bile herhangi bir ifadeden yoksun olarak vuruyor arac›n› al›flkanl›kla yola. Sanki yüz sinirlerini ald›rm›fl amcam. Kendi içinden flafl›rmas› bile mümkün, “Ulan bu turistler de amma nane molla ha!” diyerek. Oysa biz bunlara çok da uzak olmayan bir memleketten geliyoruz. Buna ra¤men, anlat›l›r gibi de¤il diyorsam, anlat›l›r gibi de¤il. Günefl ö¤leden sonraya çoktan döndü. Biz hala yollarday›z. Bir taraftan yol, bir taraftan uykusuzluk, di¤er taraftan açl›k beter. Eh sabah›n beflinde yenilen çapatinin üstünden uzun saatler geçti. Hepimiz kurtlar gibi aç›z. Nihayet temiz gibi görünen, içinde kebaplar›n da piflti¤i (yani bir Müslüman) lokantas›na oturuyoruz. Temizlik felaket, anlatmayaca¤›m, yoksa yaz›n›n gerisini okuyamadan lavaboda bulursunuz kendinizi, ama gözümüz dönmüfl, getir birader deyip bir fleyler söylüyoruz. Ben, nispeten temiz olma ihtimali en yüksek yiyecek ola- 3 rak tavuk söylüyorum. Bak ama, ne yalan söylemeli, yedi¤im tavuk ›zgara bu güne kadar yediklerimin en iyisiydi nerdeyse, gerçekten enfes! Bana saatler gibi gelen nice bir zaman sonra yorgunluk ve uykusuzlu¤un da a¤›rl›¤›yla can›m›zdan bezmiflken Fetihpur Sikri’ye geliyoruz. Hayalet fiehir Fetihpur Sikri’den önce flehrin hemen giriflinde bulunan Cuma Mescidi’ni geziyoruz. Mescid dediysem ufak bir bina anlafl›lmas›n, bizim Sultanahmet Camii büyüklü¤ünde bir yer. Cuma Mescid, Ünlü Mo¤ol ‹mparatoru fiah Cihan taraf›ndan 1648’de k›z› Jihanara ad›na yapt›r›lm›fl. Mescide girerken kad›nlar bafllar›n› örterken, benim flortum problem yarat›yor. Hemen bir etek bulunuyor bir yerden, flortun üzerine geçirip etekli adam olarak Camiyi gezebiliyorum. Ekipte ete¤imin yak›fl›p yak›flmad›¤›yla ilgili geyik çevrilmeye bafllan›yor hemen. Genel kan› çok açm›fl beni. Oh, havadar havadar, ne güzelmifl yahu. K›zlar en az›ndan bu konuda oldukça flansl›. O camiadan olsam etekten baflka bir fley giyersem namerdim. CUMA MESC‹TTE B‹R ETEKL‹ DEL‹KANLI Camiden sonra Fetihpur Sikri’yi geziyoruz. Girifl oldukça pahal›, kifli bafl› 250 rupi.(5-6 $). Tac Mahal’den dolay› Agra ve çevresi oldukça turistik bir bölge olmufl, bu yüzden de fiyatlar yüksek. Zaten yoldaki lokantaya tam 2 bin rupi ödedik ki bu buralar için küçük bir servet. Fetihpur Sikri, 1550’lerde ‹mparator Ekber zaFetihpur Sikri’den bir bölüm man›nda Mo¤ol ‹mparatorlu¤una baflkentlik yapm›fl. Bir süre sonra susuzluk nedeniyle flehir tamamen terkedilmifl. Etkileyici bir yer, koca bir flehir ayakta kalabilmifl ama yüzy›llard›r yaflayan kimse yok. Oysa çocuk sesleri doldurmufltu bir zamanlar bu sokaklar›, c›v›l c›v›l kad›nlar, güçlü savaflç› erkekler. Nereye kayboldu flimdi o sesler, Güllü Agop’un dedi¤i gibi buralara m› as›ld› o sesler, o gülüfller ? Biz flehri gezerken Zafer haf›za kartlar›n› CD’ye aktarmak için gidiyor. Ç›kt›¤›m›zda Zafer hala yok ortalarda. Zafer’i beklerken Abdül’le tan›fl›yoruz. Abdül 40 yafllar›nda, upuzun saçl›, küpeli, beyaz entarili, 5 çocuklu, iflsiz, fanatik bir Müslüman. “fieytan” diye tan›mlad›¤› Amerika’ya lanet ya¤d›r›yor. Danimarka’daki Peygamberin karikatürü olay›na da çok bozulmufl, burada binlerce kiflilik bir protesto yapt›klar›n› anlat›yor flevkle. Müslüman oldu¤umuza bir türlü inanm›yor. Saçlar› aç›k kad›nlar, flort giyen erkekler ona göre Müslüman de¤il. Kafirlere benziyoruz biz. Zaten Atatürk’ten sonra Arapl›ktan da ç›km›fl›z ! Hindistan’daki Müslümanl›¤› temsil eden ay-y›ld›zl› bayraklar›n›n nerden geldi¤i konusunda ise hiçbir fikri yok. Buradaki MüslümanlaFetihpur Sikri’den bir bölüm r›n akl› biraz kar›fl›k yani sizin anlayaca¤›n›z. Nihayet Zafer geliyor ve Tac Mahal’e do¤ru yola koyuluyoruz. Tac Mahal! Hayallerin vard›¤› son nokta. Lise Edebiyat Kitaplar›n›n soluk sar› renkli sayfalar›ndan yans›yan o p›r›lt› iflte birazdan karfl›mda olacak ! 750 rupi (20$) girifl bedeli var, deli para ama eh buras› için normal, New York’un Özgürlük An›t›, Paris’in Eyfel Kulesi neyse, Tac Mahal’de o. Devam edecek... 4 H‹ND Falih R›fk› Atay FAL‹H RIFKI ATAY 1894'te ‹stanbul'da do¤du. Darülfünun (‹stanbul Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. 1911'de "Tecelli" dergisinde ilk fliirleri, Servet-i Fünun dergisinde ilk denemeleri yay›nland›. 1913'te Tanin gazetesinin baflyazar› oldu. ‹stanbul mektuplar›, röportajlar, köfle yaz›lar› yazd›. 1913-1914'te Bahriye ve Dahiliye kalemlerinde çal›flt›. 1'inci Dünya Savafl›'nda yedeksubay olarak Suriye'de bulundu. 5 1918'de birkaç arkadafl›yla birlikte Akflam gazetesini kurdu. Gazetenin Kurtulufl Savafl›'n› desteklemesi nedeniyle divan-› harpte yarg›lan›p tutukland›. 1922'den sonra Bolu ve Ankara milletvekili olarak Meclis'e girdi. Atatürk'e yak›n kifliler aras›nda yer ald›. CHP’nin yay›n organ› olan Hakimiyet-i Milliye gazetesinde, ard›ndan Ulus'ta yay›nlanan köfle yaz›lar›nda, Osmanl› Devleti'nden Cumhuriyet'e geçiflin yaratt›¤› sorunlar üzerinde durdu. Yap›lan reformlar› ve Bat›l›laflma çal›flmalar›n› savundu. Gezi yaz›lar›yla Cumhuriyet döneminin ilk örneklerini verdi. 1950'de Demokrat Parti iktidar›ndan sonra 1952'de ‹stanbul'da "Dünya" gazetesini kurdu. Yaflam›n›n sonuna kadar bu gazetede baflyaz›lar ve röportajlar yazd›. 20 Mart 1971'de ‹stanbul'da yaflam›n› yitirdi. Yazar 1943 y›l›nda yapt›¤› Hindistan gezisini 1946 y›l›nda yay›nlad›¤› H‹ND isimli kitab›yla anlatt›. O dönemlerin Hindistan›n› okurken flimdiki Hindistan›n tarihi ve flimdiki durumu hakk›nda bilgi sahibi oluyoruz. Günümüzden 60 y›ldan daha uzun süre önce yaz›lm›fl olmas›na ra¤men halen kulland›¤›m›z Türkçeye çok yak›n bir dil kullanmas› ilginç olmufltur. Metin içinde yer alan parantez içindeki ve italik yaz›lar, aç›klama amac›yla taraf›mdan yaz›lm›flt›r ve as›l metinde yoktur. Bu kitap, ülkemizde yay›nlanan ilk gezi kitaplar›ndan biri olmufltur. Bültenlerimizde yazar›n bu kitab›ndan seçme bölümleri size iletece¤iz. Fakat Hindistan’da bir de Türk Resmi do¤mufltur. Babür’ün içinde büyüdü¤ü saraylarda ‹ran Minyatürleri pek itibarda idi. Nitekim hat›ralar›nda minyatür üstad› Behzad’tan hayranl›kla bahseder. Babür, Hindistana beraberinde bu resim zevkini de getirmiflti. O¤lu Hümayun, sonra Ekber, nihayet mutaass›p Alemgir’e kadar bütün imparatorlar, resmi sevmifller ve ilerletmifllerdir. R. Grousset’den bir iki sayfa okuyal›m: “Türkler geldi¤i za man, Hind resim sanat›n›n Ajanta’n›n, Bagh’›n bü yük gelene¤i sönmüfl de¤ildi. O gelenek Rajput minyatüründe hala yaflamakta idi. ‹ran ve Rajput tesirlerinin birbirile birleflmesi, Cihangir’in hüküm darl›¤›ndan itibaren, hakiki Türk sanat›n›n do¤ mas›na sebep olacakt›r. Bu yepyeni sanat, ‹ran ve Hind mekteplerinden ilk bak›flta flu farklarla ayr› lacakt›r; ‹ran sanat›ndan ayr›lma zevkile, Rajput sanat›ndan da resmin kaligrafik hususiyetiyle.” “Bu realizma zevki, müslüman resim sanat›nda ki Türk mektebinin pay›d›r. Bu zevk her yanda, manzarada oldu¤u gibi portrede de kendini gös terir: Portrede ‹ran sanat›ndaki biraz fazla c›l›z ve zay›f kalan flekilcili¤in birdenbire psikolojik bir mana, onlar› Tiziano’lara, Holbein’lere, yahut da Timur, Babür’e Hindistan’›n tac›n› hediye ediyor. Sa¤ taraftaki kifli : Babür’ün o¤lu Hümayun’dur 5 sadece Ajanta freskleri ile Ellora tafl kabartmalar› na yaklaflt›ran bir otorite ve kuvvet edinmesi ile, manzarada çiçekli Herat ve ‹sfehan zeminlerinin, ö¤le zamanlar›n›n parlakl›¤› veya akflamlar›n k›z›l l›¤› içinde, bütün yeri ve bütün gö¤ü canland›ra cak kadar genifllemesi ile!” Türk resim sanat› bir saray sanat›, günlük hayat sahnelerile, saray› ilgilendirdi¤i nisbetle alakalanan, aristokratik bir sosyetenin sanat›d›r. Bunun içindir ki yaln›z hükümdarlarla nevvablara ait vakalar› ve hareketleri, onlar›n kabul törenlerini, avlanmalar›n›, seviflmelerini tasvir edecek, Hind halk›n›n yaflay›fl›n›, Rajput sanat›n›n o kadar hoflland›¤› mevzuu, bir yana b›rakacakt›r. Amma bu kay›tlara ra¤men, art›k do¤rudan do¤ruya bir ilham, bir görme hüneri, Türk sanat›n› ‹ran yasalar›ndan öte, ezelî Hindistan’a ba¤layan bir natüralizma karfl›s›nday›z. Bu hasl›k önce portrede kendini gösterir. Portre, birçok bak›mlardan Türk resim sanat›n›n varl›¤›n›n bafll›ca sebebidir. Türkler, afla¤› yukar› hepsi ünlü Timur ailesinin etraf›nda toplanm›fl ve flahsi de¤erlerinin, istidatlar›n›n, askeri kuvvetlerinin, ayn› zamanda da Hümanismalar›n›n üstünlü¤ü ile, Hindistan’a hükmetme¤e muvaffak olmufl eski soydan bir avuç derebeyi idiler. Bu aristokratik portre zevki yaln›z benzeyiflten do¤an bir gururla övünmez, as›l modellerin etraf›ndaki dekoru da ele almaktan haz duymufltur: muhteflem elbiseler, göz kamaflt›ran bezemeler, parlak flallar, yar› fleffaf tüller, gül ifllemeli a¤›r dibalar, paha biçilemeyecek tu¤lar, iri tafllar, hülasa flark hükümdarlar›n›n tak›n›p kufland›klar› bütün o k›ymetli süsler. Türk resim sanat›, büyük asilzade veya saray adamlar›n›n yan› s›ra, baflka bir insan kategorisini de model olarak kabul etmifltir; dervifller, fakirler ve “sannyasi”ler gibi ilahi flahsiyetler! Türk resim Ajmer’deki Sufi mistikleri bir minyatürde böyle gösterilmifl. sanat› burada orijinal bir ilham kayna¤› bulmufl, bize psikolojik büyük manalar tafl›yan eserler b›rakm›flt›r. Bu portrelerden baz›lar› -sakall› uleman›n ciddi ve ince yüzleri, yak›c› gözlerle zay›f çehreler- iman›, mistisizmas›, ba¤l›l›¤›, taassup veya iyili¤i ile önümüzde bir garip manevi hayat canlan›rlar. ... Hindistan’da Türk kan›ndan bir hayli insan vard›r. Bunlar türkçelerini, zaten as›llar› ile beraber unutmufllar ve Ordu (Urdu) dilini al- Ekber, zaman zaman kendi giysi m›fllard›r. Yal- lerini kendisi dizayn ederdi. Bu n›zca yüksek ai- minyatürde Ekber, “Jama” denilen lelerden baz›la- bir tünik, “Paijama” denilen bir pantolon, “Patka” denilen bir r›, hala Asya’dan kemer ve Keflmir usulü bir flal ile gelme Türkler görülüyor. olduklar›n› hat›rlamaktad›rlar. fiuras› söz götürmez ki Hindistan an›tlar›n›n en güzellerinden ço¤u, Türk idareleri alt›nda Türk üstatlar› eli ile yap›lm›fl eserlerdir. Babür o¤ullar› gitgide Türkçeyi unutmufllar, Farsçaya ba¤lanm›fllard›r. Osmanl›lar›n as›l halk› Türktü. ‹rana gelen Türkler de orada Türk y›¤›nlar›n› bulduklar› için Kaçar saray› son günlerine kadar Türkçe konufltu. Halbuki Babürlerin Hindistan’›nda Türkler pek say›l› idi. Onun için Edebiyat dili Farsça, konuflma dili Orduca (Urduca) olmufltur. Ordu dili, Arap ve Fars kelimeleri kullanan bir Sanskritçe olmakla beraber, Hindu ›rkça oldu¤u kadar din ve kültürce de büsbütün ayr› ve ayk›r› oldu¤u için, ne hanedan, ne eflraf, ne de as›llar›n› unutmayan Türkler Hindulaflmad›lar, fakat dil de¤ifltirdiler. Bugün ‹ngilizceden baflka dil bilmeyen, hatta Ordu (Urdu) dilini bile konuflamayan yerliler vard›r ki kütüklerinin kökü Asya Türklü¤ü kaynaklar›na ba¤l›d›r ve bununla gururludurlar. Hind’de Türk as›ldan gelmifl olma sahibine bir asillik rütbesi verir. Devam edecek... 6
Benzer belgeler
Bülten 44 - Hindistan Gezi Rehberi
Nihayet Zafer geliyor ve Tac Mahal’e do¤ru yola
koyuluyoruz. Tac Mahal! Hayallerin vard›¤› son
nokta. Lise Edebiyat Kitaplar›n›n soluk sar› renkli
sayfalar›ndan yans›yan o p›r›lt› iflte birazdan ka...