KARABURUN YARIMADASININ STRATİGRAFİSİ GİRİŞ Batı
Transkript
KARABURUN YARIMADASININ STRATİGRAFİSİ GİRİŞ Batı
MTA Dergisi 1 1 1 , 1-23, 1990 KARABURUN YARIMADASININ STRATİGRAFİSİ Burhan ERDOĞAN*; Demir ALTINER**; Talip GÜNGÖR* ve Sacit ÖZER* ÖZ.- Karaburun yarımadasında kalın bir Mesozoyik istifinin bulunduğu bir tektonik kuşak yüzeyler ve bu kuşak Izmir-Ankara zonunu batısından çevreler. Karaburun kuşağının stratigrafik dikmesinde, en yaşlı birim, baskın olarak fosilli kireçtaşlarından oluşan, Alt-Orta Karbonifer Alandere formasyonudur. Alt Triyas bu birimin üzerine doğrudan gelir ve arada Ost Karbonifer ve Permiyen bölümleri bulunmamaktadır. A l t Triyas kısa mesafelerde yanal ve düşey yönde fasiyes değişimi sunan kayalarla temsil edilmiştir. Alt Triyas içerisinde Karareis ve Gerence formasyonları adlan altında iki birim ayırtlanmış ve bu birimler Denizgiren grubu adı altında toplanmıştır. Karareis formasyonu kumtaşları, tabakalı siyah çörtler, pelajik kireçtaşlan ve mafik volkaniklerden oluşmuştur. Gerence formasyonu ise baskın olarak ammonitli kırmızı kireçtaşları, ince tabakab gri kireçtaşlan ve çörtlü kireçtaşlarından meydana gelmiştir. Karareis ve Gerence formasyonları yanal yönde birbirleriyle giriktir ve yaşlar Skitiyenden Geç Aniyisene kadar değişir. Camiboğazı formasyonu, bu her i k i birimin de üzerine geçişli bir dokanak boyunca gelir ve yer yer resifal fasiyes sunan masif kireçtaşlarından yapılıdır. Bu birimin yaşı Ladiniyen-Karniyen olarak bulunmuştur. Güvercinlik formasyonu uyumlu olarak Camiboğazı formasyonu üzerinde oturmaktadır ve algli stromatolitler, megalodonlu kireçtaşlan ve kuvarsitik kumtaşı katkılarından oluşmuştur. Bu birim Noriyenden Resiyene kadar yaş verir. Nohutalan formasyonu başlıca kalın katmanlı kireçtaşlarından yapılı olup Güvercinlik formasyonunu geçişli bir dokanak boyunca üzerler ve yaşı Liyasdan Albiyene kadar değişmektedir. Bu formasyon sahada litolojik olarak devamlı görülmektedir ve stratigrafik veya yapısal herhangi bir kesiklilik sunmamaktadır. Buna rağmen, birim içinde Dogger yaşı elde edilememiştir ve olasılı bir eksiklik bulunmaktadır. Alt Triyasdan Alt Kretaseye kadar devamlılık sunan bu Mesozoyik i s t i f i n i n üzerinde u y u m s u z olarak Kampaniyen-Mestrihtiyen yaşlı ve karbonat kayalan ile filiş fasiyesinde kumtaşlarından meydana gelen Balıklıova formasyonu bulunmaktadır. Yukarıda stratigrafisi verilen Karaburun kuşağı her tarafından Bornova karmaşığı adı verilen b l o k l u bir birim tarafından çevrelenir. Bu bloklu birim ileri derecede ezilmiş bir filiş matriksden meydana gelmiştir ve Izmir-Ankara zonu içerisinde Mestrihtiyen ile Daniyen aralığında oluşmuştur. Bornova karmaşığı ile Karaburun kuşağının dokanak ilişkileri, Karaburun platformunun Izmir-Ankara zonu içerisine bu zonun açılımı sırasında tektonik taşınmalarla nap şeklinde ilerlediğini göstermektedir. Bu çalışmamız sonucunda aynca, Karaburun kuşağının stratigrafik özelliklerinin Sakarya kıtası olarak nitelendirilen k u ş a ğ ı n stratigrafisinden tamamen farklı olduğu anlaşılmış ve önceki çalışmalarda ileri sürülen görüşlerin aksine birbirleriyle eşleştirilemeyeceği ortaya konulmuştur. GİRİŞ Batı Anadolu'da üç tektonik kuşak yer almaktadır (Şek.l) ve bunlar bugünkü konumlarını Orta ve Geç Eosende gelişmiş olan bindirme tektoniği ile kazanmışlardır. Bu kuşaklardan en doğuda olanı Menderes masifi, ortadaki Izmir-Ankara zonu ve en batıdaki ise Karaburun kuşağıdır. Bindirme tektoniği ardından gelişmiş olan ve Orta Miyosenden günümüze değin devam etmekte bulunan Neotektonik evrede bu yaşlı kuşakların uzanımlarını verev kesen tansiyonal havzalar gelişmiş ve içleri gölsel ve karasal tortullarla dolmuştur. Menderes masifi altta çok kalın mika şistler ve kuvars mika şistlerden, üstte ise mermer ve şist ardalanmasından oluşmuştur. Mermerlerin alt kesimleri Devoniyen-Permiyen yaşında, orta ve üst kesimleri ise Triyasdan Geç Kretaseye kadar devamlı istif oluşturmaktadır. Masifin en üst düzeylerinin ise Erken Eosene kadar çıktığı saptanılmıştır (Boray ve diğerleri, 1973; Çağlayan ve diğerleri, 1980; Konak ve diğerleri, 1987) ve bu nedenle ana Menderes metamorfizmasmın Erken Eosenden sonra meydana geldiği ileri sürülmüştür. Menderes masifinin batısında yer alan ve genel şekliyle KD-GB uzanımlı mostralar oluşturan İzmir-Ankara zonu Batı Anadolu'da Bornova karmaşığı adı verilen bir birimle temsil edilir (Erdoğan, 1985). îç yapısı ileri derecede deforme olan bu birim, Kampaniyen-Daniyen yaşlı filiş ve mafik volkanitlerden oluşan bir matriks ile yer yer 20 km boya erişen neritik kireçtaşı bloklarından meydana gelmiştir. Bu kireçtaşı bloklarının eksikli ölçülen kesitleri, Triyasdan Geç Kretaseye kadar devamlı bir platform istifinin varlığını göstermektedir ve litolojik, pale* Dokuz Eylül Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, İzmir. ** Orta Doğu Teknik Üniversitesi,Mühendislik Fakültesi, Ankara. 2 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 3 ontolojik ve stratigrafik özellikleri bunların Karaburun karbonat istifinin parçalan olduğunu işaret etmektedir (Erdoğan, 1990). Bornova karmaşığı ile temsil edilen Izmir-Ankara zonu, düşük açılı bindirme fayları boyunca, rejyonal metamorfizmasını tamamlamış olan Menderes metamorfikleri üzerine Geç Eosende itilmiştir. Batı Anadolu'daki paleotektonik kuşakların en batıda olanı Karaburun kuşağıdır. Karaburun yarımadasında Alt Triyasdan Albiyene (Alt Kretase) kadar devamlı, kalın ve genellikle sığ denizel bir karbonat istifi bulunmaktadır. Karaburun kuşağı İzmir-Ankara zonunun platformunu oluşturmuş ve Geç Kretasede bu zonun açılımı sırasında, önceleri Bornova karmaşığı içine bloklar şeklinde ilerlemiş ve daha sonra büyük bir nap şeklinde Izmir-Ankara zonu içine itilmiştir (Erdoğan, 1990). Karaburun napı Geç Eosen sırasında ise Izmir-Ankara zonu ile birlikte Menderes masifi üzerine itilmiştir. Karaburun platformunun Mestrihtiyende parçalanmasıyla başlayan ve Geç Eosende son bulan kompresyonal tektonik, bölgenin daha önceki tektonik evriminin izlerini çoğu yerde silmiştir. Karaburun karbonat istifinin stratigrafisinin ayrıntılı ortaya konulması, bölgenin Mestrihtiyen öncesi evrimine ışık tutacaktır. Bu istifin stratigrafisi, önceki çalışmalarda, dar alanlarda yürütülen jeolojik incelemelerle kurulmuştur. Bölgede yüzeyleyen kaya birimlerinin yanal yönde ve kısa mesafelerde fasiyes değişimleri göstermesi nedeniyle, bu çalışmalarda çok sayıda birim adı önerilmiştir ve bu birimlerin stratigrafik ve yapısal ilişkilerinin kurulmasında hatalara düşülmüştür. Bu çalışmada tüm Karaburun yarımadasının 1: 25 000 ölçekli jeoloji haritası yapılmış (Şek.2) ve ayırtlanan birimlerden stratigrafik kesitler ölçülerek, derlenen örneklerin paleontolojik özellikleri incelenmiştir. Bu çalışmalar sonucu Karaburun istifi yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemede önceki çalışmalarda verilen birim adlan mümkün olduğu kadar korunmuştur, bazı birimlerin sınırlan yeniden tanımlanmış yeni birim adlan önerilmiştir ve haritalanabilme özelliği esas alınarak birim sayısı azaltılmıştır. Bu çalışmada jeolojik harita alımı ve yayının yazımı Burhan Erdoğan tarafından yürütülmüştür. Talip Güngör Balıklıova ile lidir arasındaki alanın harita alımına katılmıştır. Demir Altıner paleontolojik determinasyonları yapmış ve Sacit özer stratigrafik kesitlerin ölçümüne katılmıştır. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Karaburun yarımadasının stratigrafisini inceleyen ilk çalışma Philippson tarafından 1911 yılında yapılmış ve yarımadanın 1: 300 000 ölçekli jeolojik haritası çıkartılmıştır. Bu araştıncı yarımadanın kuzeybatısında yaygın mostralar oluşturan kumtaşları, siyah çörtler (lidit) ve yeşil mafik volkanitlerden oluşan birimi Paleozoyik temel olarak kabul etmiş ve lidir çevresinde kireçtaşında bulduğu Fusulinella sp. fosiline dayanarak yaşını Karbonifer olarak belirtmiştir. Bu kırıntılı Paleozoyik üzerine tabanında bir uyumsuzlukla kalın bir Mesozoyik karbonat istifinin geldiğini belirtmiştir. Ktenas (1925), Sakız adası ve Karaburun'u birlikte inceleyerek istifin en alt düzeylerinin Sakız adasının doğusunda bulunan Koyun adalarında yüzeylediğini belirtmiştir ve düşük dereceli metamorfikler, fillatlar ve kumtaşlanndan oluşan bu kayaların yaşını Ordovisiyen olarak kabul etmiştir. Karaburun'un kuzeybatısını kaplayan kumtaşları, siyah çörtler ve çamurtaşlarından oluşan birime Denizgiren grubu adını vermiş ve yaşlarının Erken Devoniyen olduğunu belirtmiştir. Kalecik köyü çevresinde yüzeyleyen kireçtaşlan ve kırıntılı kayalardan oluşan birime Kalecik tabakaları adını vermiş ve yaşının Devoniyen-Karbonifer olduğunu belirtmiştir. Bunun da üzerine Orta Karbonifer olduğunu ileri sürdüğü dır grubu ve Yayla grubu adını verdiği siyah çörtler, grovaklar, mafik volkanitler ve çakıltaşlarından oluşan birimlerin geldiğini belirtmiştir. Alttaki Paleozoyik kırıntılı kayaların üzerinde ise kalın bir Mesozoyik karbonat istifinin bulunduğunu belirtmiştir. Yakın zamanlarda Kalafatçıoğlu (1961), yarımadanın 1: 100 000 ölçekli haritasını yapmıştır. Bu araştıncı kuzeybatıdaki kırıntılı kayalan Devoniyen grovak lan olarak ayırtlamıştır. Yaşlı temel diye belirttiği grovakların 4 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER üzerine Karbonifer kireçtaşlarının ve en üstte ise Juradan üst Kretaseye kadar devamlı karbonat istifinin bulunduğunu ileri sürmüştür. Höll (1966) ve Lehnert-Thiel (1968) yarımadanın kuzeybatısındaki, önceki çalışmalarda Paleozoyik yaşı verilen kırıntılı istif içindeki civa oluşuklarını incelemişlerdir ve Sakız'daki çalışmalarla korelasyon yaparak Gotlandiyenden Karbonifere kadar yaş vermişlerdir. KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 5 Karaburun istifi Brinkmann ve öğrencileri tarafından lidir ve Balıklıova arasındaki alanın jeolojik haritası yapılarak çalışılmıştır (Brinkmann ve diğerleri, 1972,1977; Gümüş, 1971). Bu çalışmalarda yarımadanın kuzeybatısında geniş alanlar kaplayan kırıntılı kayalara hiç değinilmemiştir. Bu araştırıcıların istiflerinde en altta Alt Karbonifer yaşını verdikleri Alandere ve Tınaztepe birimleri yer alır. Bu yaşh temel üzerinde tabanında bir uyumsuzluk yüzeyi ile Alt Triyasdan Alt Kretaseye kadar devamlı bir karbonat istifinin yer aldığı fosilleriyle saptanmıştır. Bu birimler alttan üste doğru Skitiyen-Anisiyen yaşında Domuzçukuru, Koyutepe ve Laleköy birimleri; Ladiniyen yaşlı Camiboğazı birimi; Karniyen yaşh Hanaylı ve Güvercinlik birimleri; Resiyen-Liyas yaşh Nohutalan; Malm yaşh "Cladocoropsis kireçtaşı" ve Erken Kretase yaşh Aktepe birimidir. Yarımadanın kuzeybatı kesimi Konuk (1979) tarafından incelenmiştir. Konuk, önceki çalışmalarda Paleozoyik yaşı verilen grovaklar, çörtler, olistostromal katkılar ve kireçtaşı mercekleri içeren kayalara Triyas yaşını vermiş ve karbonat kayalarından yapılı Triyas istifinden ayrı bir tektonik birlik olarak yorumlamıştır. Kırıntılı pelajik Triyas istifine Karareis birliği ve karbonatlı neritik Triyas istifine Karaburun birliği adını vermiş ve ikinci birliğin birinci birlik üzerine nap şeklinde itildiğini ileri sürmüştür. STRATİGRAFİ PALEOZOYİK Karaburun istifinin en art bölümünü Erken-Orta Karbonifer yaşh kireçtaşlan oluşturur ve daha üstte Erken Triyasdan Erken Kretaseye kadar yaş veren devamlı bir istif bulunur. Bu devamlı istifin üzerine açısal uyumsuzlukla Kampaniyen-Mestrihtiyen yaşh birimler gelmektedir. Alandere formasyonu Karaburun istifinin en yaşlı birimi Alt-Orta Karbonifer Alandere formasyonudur. Bu birim Ddır ile Reisdere köyleri arasında yüzeyler ve koyu kahverengi ve siyah renklerde krinoid saplan içeren bol fosilli kireçtaşlarından oluşmuştur. Bu birim Gümüş'ün (1971) Tınaztepe ve Alandere birimlerinin ikisine karşıt gelmektedir. Brinkmann ve diğerleri (1972) bu birimi Alt Karbonifer masif kireçtaşlan adı altında açıklamışlardır. Alandere formasyonu aynca Ddır'ın kuzeydoğusu ile Eski Balıklıova köyü batısında dar bir alanda mostra vermektedir. Reisdere çevresinde bu birim masif iç yapılı gri ve açık kahverengi kireçtaşlarından yapılıdır. Bu kireçtaşlarının en belirgin özelliği bol oranda krinoid sapı ve mercan fosilleri içermesidir. Ddır'ın kuzeydoğusunda bu birim siyah renkli bol fosilli kireçtaşlan, intraformasyonal çakıltaşları ve ender olarak da yeşil kumtaşı arakatkılarından oluşmuştur. Detritik arakatkıların yaygın olduğu kesimler Alt Triyasa litolojik olarak çok benzer ve bu yüzden Gümüş (1971) ve Brinkmann ve diğerlerinin (1972) çalışmalarında bu iki farklı birim birbirlerine kanştınhnıştır. Alandere formasyonunun kırıntılı fasiyesinin Alt Triyas kayalarından en belirgin farkı içerisindeki kireçtaşlannın koyu siyah renkli olması ve yaş veren bol fosil içermesidir. Aynca Alt Triyasın tipik litolojisi olan kırmızı-yeşil çörtler ve kırmızı kireçtaşı arakatkıları bu birim içerisinde bulunmaz. Tabanı Karaburun yarımadasında görülmeyen Alandere formasyonunun yüzeyleyen kesimi 300 m nin üzerinde kalınlık sunar. Önceki araştıncıların ileri sürdükleri görüşlerin aksine (Ktenas, 1925; Höll, 1966; LehnertThiel, 1968), bu birim Karaburun istifinin en yaşh kesimini oluşturur. Alandere formasyonunun üst dokanağı Ddır'dari Gerence körfezine giden yol boyunca görülür ve koyu siyah renkli kireçtaşlarından oluşan birimin üzerine Alt Triyas kayalan doğrudan, açık gri renkte bol sünger spikülleri içeren mikritik dokuda kireçtaşlarıyla oturur. Tam dokanak boyunca oksidasyon yüzeyi ve karstik erime boşluklu bir zon görülür. Reisdere köyü doğusunda bu Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER 6 dokanak 3-4 m lik bir kesimde örtülü olarak izlenir. Masif kireçtaşlarından yapılı Alandere formasyonu üzerine Alt Triyas ince tabakalı kireçtaşlan ve kırmızı-yeşil çörtlerin ardalanmasıyla oturur. Dokanağa çok yakın Triyas içinde 15-20 m devamlı bir çakıllı düzey görülmektedir fakat, bu düzey taban çakıltaşından çok, Triyas içinde arakatkı özelliğindedir. Pdır'ın kuzeydoğusunda Alantepe sırtlarında Alt Triyasın ince tabakalı çörtlü ve lamelli kavkılı kireçtaşlan Karbonifer üzerine doğrudan oturmaktadır. Bu dokanak ayrıca, Eski Balıklıova köyünün eski yerleşim alanı batısında görülür ve Alt Triyas kireçtaşlan doğrudan Karbonifer üzerine gelir. Bu iki farklı yaştaki kireçtaşı bu noktada litolojik olarak birbirlerine çok benzer ve dokanak ancak paleontolojik verilerle saptanabilir. Yukarıda özetlenen ve farklı yerlerde gözlenen dokanak ilişkisi Erken-Orta Karbonifer yaşındaki Alandere formasyonu üzerine Alt Triyasın belirgin açı farkı olmadan fakat Üst Karbonifer ve Permiyen eksikliği ile oturduğunu gösterir. Dokanak boyunca bazı yerlerde görülen karstik erime yüzeyleri arada bir aşınmanın geçtiğini işaret eder. Alandere formasyonunun değişik kesimlerinden toplanan nokta örnekleri ve özellikle üst dokanağa yakın seri örneklerde aşağıdaki fosiller bulunmuştur ve yaşının erken Orta Karbonifer (Başkiriyen) olduğu saptanılmış- tır. Eostafella postmosguensis, E. postmosguensis acutiformis, E. pseudostruvei, E. uarvariensis, E. ex gr.ikensis, Pseudostafella antiqua, P. compressa, Eostafellina protvae, EOS. paraprotvae, Plectostaffella inconstans, Globivalvulina moderata, G. scaphoidea, G. bulloides, Bradyina cribrostomata, Earlandia elegans, Endothyra baschkirica, E. spirilliniformis, Pseudoendothyra aff. struvei, Planoendothyra sp., Eotuberitina reitlingerae, Pseudoglomospira subquadrata, Pseudoglomospira sp., Paleonubecularia fluxa, Asteroarchaediscus gregorii, A. postrugosus, Monotaxinoides donbassicus, Diplosphaerina inaequalis, Tetraxis conica, "Endotaxis" sp., Millerella sp., Trepeilopsis sp., Haplophragmina sp., Clymacammina sp., Turrispiroides sp., Deckerella sp., Mediocris sp. Brinkmann ve diğerleri (1972), bu çalışmamızda Alandere formasyonu diye adlandırdığımız birimi Paleozoyik masif kireçtaşlan diye tanımlamıştır ve yaşını Alt Karbonifer olarak belirtmişlerdir. Gümüş (1971) ise bu birimin eşdeğeri olan kayalara Alt Karboniferin üstü ve Vizeyen yaşlarını vermiştir. Bu iki yayında, Karbonifer kireçtaşlannın altında olduğu ileri sürülen grovak ve siyah çörtlerden oluşan kayalara olasılı Devoniyen yaşı verilmiştir. Bu kırıntılı kayaların bir kısmı Alt Triyasa bir kısmı ise bizim çalışmamızda Alandere formasyonu diye tanımladığımız birimin kırıntılı ara fasiyesine aittir. Alandere formasyonu bol mercan fosilleri ve krinoid saplan içermektedir. Yer yer mercan yığışımları içeren kireçtaşlan arasında intraklastlı katkılar bulunmaktadır. Bu özellikleri bu birimin sığ denizel ortamda tortullaştığını ve yer yer resifal özellikler sunan bir fasiyes ürünü olduğunu gösterir. MESOZOYİK Karaburun yarımadasında Karbonifer üzerine Alt Triyasdan Albiyene kadar devamlı olan bir istif gelmektedir. Bu istifin alt bölümünü oluşturan ve Ski Üyenden Geç Anisiyene kadar yaş veren kesimi düşey ve yanal yönde kısa mesafelerde fasiyes değişiklikleri göstermektedir. Önceki çalışmalarda bu fasiyes değişimlerinin bir çoğu ayrı formasyonlar olarak ayırtlanmış (Brinkmann ve diğerleri, 1972; Konuk, 1979) ve bu birimlerin yanal ve düşey dizilimlerinde sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu çalışmamızda Alt Triyas birimleri ilk kez Ktenas (1925) tarafından önerilen Denizgiren grubu adı altında toplanılmıştır. Denizgiren grubu içinde bu çalışmamızda iki formasyon ayırtlanmıştır. Bunlardan baskın olarak kumtaşları, çamurtaşları, tabakalı siyah çörtler, mafik volkanitler ve merceksel pelajik kireçtaşından oluşan ve yarımadanın kuzeybatısında büyük kalınlıklar sunan birime Karareis formasyonu adı verilmiştir. Karareis formas- KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 7 yönünün yanal eşdeğeri olan fakat baskın olarak ince tabakalı çörtlü kireçtaşlan, marn, kırmızı ammonitli kireçtaşlan ve az oranda kumtaşları ile kırmızı-yeşil renkli çörtlerden oluşan birime Gerence formasyonu adı verilmiştir. Gerence formasyonu yarımadanın güneybatısı ile doğusunda yaygın mostralar oluşturmaktadır. Denizgiren grubunun her iki formasyonu üzerine geçişli olarak masif kireçtaşlarından oluşan Camiboğazı formasyonu, onun da üzerine Güvercinlik formasyonu gelir ve devamlı olan istifin en üst bölümlerini Nohutalan formasyonu oluşturur. Geç Kretase yaşh Balıklıova formasyonu alttaki devamlı olan Mesozoyik istifini açısal uyumsuzlukla örter. Denizgiren grubu Denizgiren grubu kırıntılı fasiyesteki Karareis formasyonu ile karbonat kayalarının baskın olduğu Gerence formasyonundan oluşur. Karareis formasyonu.— Bu birim boz renkli kumtaşları, çamurtaşları, ince tabakalı siyah çörtler ve pelajik kireçtaşı merceklerinden yapılıdır. Birimin üst bölümlerinde mafik denizaltı volkanitleri ve tüfleri bulunur. Bu birim ayrıntılı olarak Konuk (1979) tarafından ilk kez incelenmiştir ve Karaburun yarımadasındaki kalın Mesozoyik karbonat istifinden ayrı bir tektonik birlik olarak yorumlanmış ve Karareis birliği adı verilmiştir. Bizim bu çalışmamızdaki Karareis formasyonu adını verdiğimiz birim Konuk'un (1979) çalışmasındaki Karareis birliğinin Tuzluk formasyonu altındaki 6 formasyonu kapsamaktadır. Ayırtladığımız birimin en belirgin özelliği heterojen litolojide olmasıdır ve bu litolojilerin birbirleriyle yanal ve düşey yönde tekrarlanır şekilde ardalanmalar ve giriklikler oluşturmasıdır. Bu nedenle bu tekrarlanmaların Konuk'un yaptığı gibi ayrı formasyonlar şeklinde adlanması yanlış olacağından tek birim altında toplanılması uygun görülmüştür. Aynca ileriki bölümlerde ayrıntılı anlatılacağı gibi, ayrı bir birlik olmayıp Karaburun istifi içerisinde bir birim oluşturmaktadır. Karareis formasyonunun alt bölümleri yarımadanın kuzeybatı ucunda bulunan Sarpıncık köyü çevresinde yüzeyler ve oldukça kalın çamurtaşlarından oluşmuştur. Birimin daha üst bölümlerinde boz renkli kumtaşları ve ince tabakalı siyah çörtler bulunur. Birimin orta ve üst kesimlerine doğru san ve kırmızı renklerde ince-orta tabakalı kireçtaşı mercekleri yaygındır. Bol oranda kirpik şeklinde ince kavkılı lamelli ve çok ender ammonit fosilleri içeren bu kireçtaşlan yer yer 100-200 m kalınlıklar sunar ve yanal olarak birkaç kilometre uzanıma sahiptir. Pelajik kireçtaşları ve onlara yakın kalınlıklarda bulunan siyah çörtler yanal giriklikler şeklinde kumtaşları ve çamurtaşlarına geçer. Karareis formasyonu içerisinde değişik boyutta kireçtaşı blokian içeren ve çamurlu-çakıllı bir matriksi olan olistostromal arakatkılar bulunur. Kireçtaşı blokian yer yer 500 m boya erişir ve bol kronoidli olanlarından Karbonifer yaşı elde edilmiştir. Bu birimin orta ve üst bölümlerinde çamurtaşları ile ardalanmalı mafik tüfler, denizaltı lavları ve hiyaloklastitler bulunur. Yer yer yarım santimetre boya erişen albit ve ender ojit fenokristalleri ile mikrokristalin hamurdan yapılı olan mafik lavlar, spilitik ayrışma geçirmiştir ve gözenek ile çatlakları klorit, epidot ve kalsitle dolmuştur. Karareis formasyonu heterojen litolojik özellikte olmasına karşın düzenli bir iç yapı sunar. Örneğin çört ve kireçtaşı mercekleri incelip kalınlaşarak doğrultulan boyunca devam eder ve bunlann haritalanması sonucu birimin oldukça sık kıvrımlı bir iç yapıya sahip olduğu anlaşılır. Kıvrımlı yapı nedeniyle Karareis formasyonunun gerçek kalınlığı saptanamaz, fakat enine jeolojik kesitlerden 2000 m nin üzerinde olduğu tahmin edilir. 8 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER Karareis formasyonunun alt dokanağı incelenen bölgede görülemez fakat yanal eşdeğeri olan Gerence formasyonunun altında Karbonifer yaşlı Alandere formasyonu yüzeyler. Üst dokanak Camiboğazı formasyonu ile geçişlidir ve İdecik çeşmesi kesitinde (Şek.3) arada bulunan 15 m kalınlıkta san renkte ince tabakalı kireçtaşlan geçiş zonunu oluşturur. Bu geçiş ilişkisi paleontolojik verilerde de izlenmektedir (Şek.3). Karareis formasyonu fosilce fakirdir; merceksel kireçtaşlan yer yer dolomitleşmiştir ve yer yer ise sünger spikülleri ve radyolaryalar içerir. Birimin değişik kesimlerindeki merceksel kireçtaşından toplanan örneklerden birkaç tanesinde Spirorbis phlyctaena, Pelecypoda ve Echinodermata fosilleri bulunabilmiş ve olasılı Erken Triyas (Skitiyen) yaşı düşünülmüştür. Birimin orta ve üst kesimlerinin yüzeylediği İdecik kesitinde (Şek.3) kötü korunmuş ammonitler bulunur ve aynı yerlerden alınan örneklerde konodontlar tayin ettirilmiş (Şek.3) ve Geç Skitiyen-Erken Anisiyen yaşı elde edilmiştir. Camiboğazı formasyonuna geçtiği kesimlerde ise foraminiferler Geç Anisiyen-Erken Ladiniyen yaşını vermektedir. Bu geçiş zonunun yaklaşık 3 km güneye devamında ve Hasanağa tepesi batısında san renkli ince tabakalı çörtlerde ince kavkılı lamelli fosiller bulunmuştur ve Daonella elongata, D. semicordiformis ve D. moussori formları tayin edilerek Geç Anisiyen-Erken Ladiniyen yaşı bir kere daha kanıtlanmıştır. Konuk (1979), bu birimin alt ve orta bölümlerinden bulduğu Naticella acutecostata'ya gören Geç Skitiyen yaşını elde etmiştir. Yukarıdaki veriler birimin yaşının Skitiyenden Geç Anisiyene kadar uzandığını göstermektedir. Karareis formasyonu kırıntılı tortul girdisi bol, derin deniz ortamı ürünüdür. Bu ortamda pelajik kireçtaşları ve tabakalı çört mercekleri tortullaşmıştır. Yer yer olistostromal arakatkılar ve 500 m boya erişen blokların varlığı tektonikçe aktif bir tortullaşma alanını işaret etmektedir. Derinleşen ve açılan bu Erken Triyas havzası içinde zaman zaman mafik volkanizma oluşmuştur ve daha sonra Ladiniyen sırasında açılması durmuş olan havzada platform koşullan hâkim olarak Camiboğazı formasyonu üstte tortullaşmıştır. Gerence formasyonu.— Karareis formasyonu yarımadanın kuzeybatısında yüzeylediği kesimden güneye doğru Gerence körfezi yönünde takip edilirse, karbonat kayalarının baskın olduğu çörtlü ince tabakalı kireçtaşları, marn, ammonitli kırmızı kireçtaşlan, kırmızı-yeşil çörtler ve kumtaşı arakatkılarından oluşan bir özellik kazanır. Bu birime bu çalışmada Gerence formasyonu adı verilmiştir. Gerence formasyonu heterojen litolojik özelliktedir ve kısa mesafelerde yanal fasiyes değişimi sunar. Bu fasiyes farklılıkları Brinkmann ve diğerleri (1972) tarafından ayrı birimler olarak adlandırılmış ve alttan üste doğru Domuzçukuru, Koyutepe ve Laleköy birimleri adları verilmiştir. Bizim adlamamızda, Gerence formasyonu bu üç birime karşıt gelmektedir. Brinkmann ve diğerlerinin (1972) Laleköy birimi diye ayırtladıkları ammonitli kırmızı renkli kireçtaşlan, örnek olarak, Gerence formasyonunun değişik kesimlerinde tekrarlanan fasiyes şeklindedir ve ayrı bir birim olarak ayırtlanamaz. Gerence formasyonu yarımadanın batısında Pdır ile Gerence körfezi arasında ve Balıklıova köyünden başlayarak kuzeye doğru Küre dağı batısından Eylen Hoca köyüne kadar uzanan iki ayrı alanda yüzeyler . Bu birim, baskın olarak ince tabakalı açık gri renkte çörtlü kireçtaşlan ve gri marnlardan oluşmuştur. Birimin alt kesimlerinde arakatkı olarak bol bitki kırıntılı kumtaşları ve kırmızı-yeşil çörtler bulunur. Bu kırıntılı fasiyes içinde bol fosilli biyokiastik kireçtaşı tabakalan yer alır. Gerence formasyonunun bu kırıntılı fasiyesi yer yer Karbonifer yaşlı Alandere formasyonuna litolojik olarak benzer. Gerence formasyonunun orta ve üst düzeylerinde yanal devamsız olarak ammonit fosilli kırmızı renkli kireçtaşlan bulunur. Bu kireçtaşlan önceki çalışmalarda Laleköy birim adı altında tanımlanmıştır (Brinkmann ve diğerleri, 1972). KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 9 10 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER Gerence formasyonunun orta ve üst bölümlerinde kireçtaşı ve çört kırıntılarından oluşmuş çakıltaşı arak atkılan yaygındır. Bu arakatkılar yanal ve düşey yönde kısa mesafelerde kireçtaşlarına geçer ve aynı kireçtaşlarından derlenmiş parçalardan oluşan intraformasyonal özellikler sunar. Sıcak bük mevkii çevresinde, Balıklıova'nın 4-5 km kuzeyinde, bu çakıltaşları arasında bol mercan, bryozoa ve alg yığışımları içeren, ortalama 50 m boylarda masif görünümlü kireçtaşı resifleri bulunur. Bu resifal ve kırıntılı fasiyes Küre dağı yakınında üste doğru tedricen Camiboğazı formasyonunun masif kireçtaşlarına geçer. Gerence formasyonu en ince olduğu yerlerde 150-200 m kalınlık sunar ve Balıklıova kuzeyinde 500 m nin üzerinde bir kalınlığa erişir. Gerence formasyonu yanal yönde Karareis formasyonuna geçişlidir. Bu ilişki Gerence körfezinden Küçük Bahçe köyüne giden yol boyunca açık olarak izlenebilir. Gerence formasyonuna ait gri renkli ince orta tabakalı kireçtaşlan kuzeye gidildikçe Karareis formasyonunun volkanik arakatkılı kırmızı pelajik kireçtaşları, tabakalı siyah çörtler ve kumtaşlarına giriklikler şeklinde geçer. Gerence formasyonu altta Orta Karbonifer yaşlı Alandere formasyonu üzerine oturur ve bu ilişki Alandere formasyonu içinde anlatılmıştır. Dokanak boyunca belirgin bir açısal uyumsuzluk olmasa da arada Üst Karbonifer ve Permiyen eksiktir ve tam sınırda karstik oyuklu bir zon bulunur. Gerence formasyonu üzerine geçişli bir dokanakla Camiboğazı formasyonu gelir (Şek.4). Her iki birimin sınırında san renkli ince-orta kalınlıkta tabakalı kireçtaşları bulunur ve bunlar üste doğru yavaş yavaş Camiboğazı formasyonunun masif ve gri renkli pembe damarlı kireçtaşlarına geçer. Benzer türde geçişli ilişki, Küre dağının batısında da izlenir ve ara zon 15-20 m lik bir kalınlık boyunca tedricî olarak izlenir. KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 11 Gerence formasyonunun en üst kesimleri Camiboğazı kesitinde görüldüğü gibi (Şek.4) Geç Anisiyen yaşı vermektedir. Bu kesimin altlarında bol ammonit içeren kırmızı renkli kireçtaşları bulunur. Bu ammonitler Brinkmann ve diğerleri (1972) tarafından tayin ettirilmiş ve Laleköy birimi içinde geniş listesi verilmiştir. Bu araştırıcılar ammonitli kırmızı renkli kireçtaşlarının Geç Anisiyen yaşında olduğunu belirtir. Gerence formasyonunun alt ve orta kesimleri Küre dağı kesitinde görülmektedir ve yaşı olasılı Skitiyene kadar inmektedir (Şek.5). lidir çevresinde Karbonifer yaşlı Alandere formasyonunun üzerine gelen kesimlerden toplanan nokta örneklerinde bol oranda ince kavkılı Pelecypoda ile Echinid parçalan ve Opthalmidium sp. fosilleri bulunmaktadır. Bu fosiller Triyasa geçildiğini işaret etmektedir. Brinkmann ve diğerlerinin (1972) Domuzçukuru ve Koyutepe birimleri bizim çalışmamızdaki Gerence formasyonu içerisinde fasiyeslere karşıt gelmektedir. Bu araştırıcılar bu birimlerin yaşının Skitiyenden Geç Anisiyene kadar değiştiğini fosillerle saptamışlardır. Sonuç olarak Gerence formasyonunun yaşı olasılı Skitiyenden başlar ve Geç Anisiyene kadar devam eder ve daha üstte Geç Anisiyen—Erken Ladiniyen geçişi şeklinde Camiboğazı formasyonuna geçilir. Gerence formasyonu yer yer çörtlü ve ammonitli kireçtaşlan ile kırmızı-yeşil radyolarit arakatkılarının tortullaşabileceği nispeten derin sayılabilecek bir denizel havzada çökelmiştir. Arada ince mafik tüflerin bulunması, havza içinde denizaltı volkanik etkinliğinin varlığını işaret eder. Bu derin havza yanal ve düşey yönde önce orta kalınlıkta tabakalı kireçtaşlan ve marnların oluştuğu bir havzaya, sonra da yama resiflerinin bulunduğu oldukça sığ ve intraklastlı arakatkıların oluşabileceği çalkantılı bir ortama geçmektedir. Özellikle bu sığlaşma, birimin üst 12 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER bölümlerine doğru belirgin hale gelmekte ve tedricen masif kireçtaşlarından oluşan Camiboğazı formasyonuna geçilmektedir. Karareis formasyonuna yanal yönde geçişli dokanağın belirttiği gibi güneydeki karbonat çökelim havzasından kuzeybatıya doğru gittikçe derinleşen açılan ve kırıntılı girdinin yoğun olduğu bir hendeğe geçilmektedir. Camiboğazı formasyonu Camiboğazı formasyonu beyaz ve açık gri renklerde masif kireçtaşlarından oluşmuştur ve komşu birimlere oranla sarp morfoloji sunmasıyla belirgindir. Bu birim Denizgiren grubunun, hem Karareis formasyonunu ve hem de Gerence formasyonunu üstlemektedir. Camiboğazı formasyonu Gümüş (1971), Brinkmann ve diğerleri (1972) tarafından aynı adla tanımlanmıştır. En açık mostraları ve altlayan üstleyen birimlerle ilişkisi Pdır'ın doğusunda Camiboğazı mevkiinde görülür (Şek.4). Bu noktadan kuzeye kalınlaşarak devam eden birim, yarımadanın en sarp kesimlerinin bulunduğu Akdağ'ı oluşturur (Şek.2). Camiboğazı formasyonu kalın katmanlı ve çoğu yerde masif iç yapılı açık gri renkte kireçtaşlarından yapılıdır. Birimin alt kesimleri pembe damarlı olmasıyla tipiktir ve bu Özelliği nedeniyle antik çağlarda mermer olarak işletilmiştir. Çoğu kez çıplak gözle fosilsiz izlenimi vermesine rağmen, ince kesitlerde bol oranda alg yığışımı içerdiği ve foraminifer, ostrakod, krinoid, sünger ve gastropod kavkı parçalarından oluşan biyokiastik özellikte olduğu görülür. Camiboğazı formasyonu tip kesitinin yer aldığı Camiboğazı kesitinde yaklaşık 400-500 m kalınlıktayken, kuzeye doğru Akdağ'ı oluşturur ve olasılı 1000 m nin üzerinde kalınlığa erişir. Camiboğazı formasyonunun alt dokanağı Gerence formasyonu ve Karareis formasyonu ile geçişlidir (Şek.3, 4 ve 5) ve üst dokanağı san renkli dolomitik kireçtaşlan ile 10-15 m kalınlıkta bir zon boyunca Güvercinlik formasyonuna geçer (Şek.4). Camiboğazı kesiti (Şek.4) boyunca derlenen örneklerin paleontolojik determinasyonu ve yalnızca alt ve orta kesiminin yüzeylediği İdecik Çeşmesi kesitinin (Şek.3) incelenmesi sonucu birimin yaşının Ladiniyen-Karniyen arasında değiştiği saptanılmıştır. Camiboğazı formasyonunun açık renkli masif iç yapı sunması, bol alg yığışımları ile arada biyoklastlı katkılara geçişler göstermesi oldukça sığ denizel ve yer yer resifal bir ortamda çökeldiğini işaret eder. Güvercinlik formasyonu Güvercinlik formasyonu stromatolitik laminalı dolomitler, megalodonlu kireçtaşlan ve arada kırmızı renkli kumtaşı merceklerinden oluşmuştur. Bu çalışmamızda Güvercinlik formasyonu adı altında tanımladığımız birim Brinkmann ve diğerlerinin(1972) Hanaylı ve Güvercinlik birimleri adlarını verdikleri iki birimi içine almaktadır. Bu araştırıcılar Hanaylı birimi adı altında dolomitleri ve Güvercinlik birimi adı altında dolomit ve kırmızı kumtaşlarını tanımlamışlardır. Bu farklı litolojiler, aslında tek bir birim olarak haritalanabilecek yanal giriklikler ve düşey ardalanmalar sunar. Bu nedenle, formasyonun iki birime bölünmesi (Brinkmann ve diğerleri, 1972) uygun görülmemiştir. Güvercinlik formasyonunun en açık yüzlekleri, Pdır'ı Barbaros köyüne birleştiren yol boyunca ve Balıklıova'nın kuzeyinde Tahtaiskele mevkiinde gözlenir (Şek. 4,6). Alt kesimlerinde san renkli megalodonlu ince ta- KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 13 bakalı kireçtaşlan ile başlar ve üste doğru stromatolitik laminalı dolomitler ile devam eder. Laminalı dolomitlerle ardalanmalı olarak beyaz renkli 10-20 cm boya erişen megalodon kavkıları bulunan kireçtaşı düzevleri bulunur. Laminalı dolomitler içinde 1-2 mm çapta kalsitle dolu kuş gözü yapılan ( birdseye structures ) ve dolomit lamellerinden meydana gelmiş intraformasyonal çakıllı düzeyler bulunur. Güvercinlik formasyonunda dolomitlerle ardalanmalı olarak kırmızı ve yeşil renkli kiltaşları ara düzeyleri ile kırmızı kuvarsitik kumtaşı mercekleri bulunur. Çört kırıntılarından meydana gelmiş bu kumtaşları silisli bir çimentoyla tutturulmuştur ve yer yer çapraz katmanlanma gösterir. Kırmızı ve yeşil renklerdeki kiltaşları ile birlikte gözenekli loferitik karbonat katkıları yaygındır. Güvercinlik formasyonunun alt dokanağı Şekil 4 te görüldüğü gibi Camiboğazı formasyonu ile geçişlidir. Üst dokanak Tahtaiskele mevkiinde (Şek.6) açık olarak izlenildiği gibi Nohutalan formasyonu ile geçişli ilişki sunar. Bu iki kesit boyunca derlenen örneklerin paleontolojik determinasyonlarından görüldüğü gibi birimin yaşı Noriyen ve Resiyeni kapsar. Bu birim oldukça sığ bir karbonat tortullaşma havzasında oluşmuştur. Laminalı dolomitler gel-git düzlüğü (tidal-flat) ortamında çökelmiş stromatolitlerin oluşturduğu ilksel dolomitlerdir. Bunlarla ardalanmalı: i megalodonlu kireçtaşı arakatkılarının bulunması zaman zaman denizin ilerleyerek yama resiflerinin gelişebileceği bir ortamın baskın olduğunu gösterir. Laminalı dolomitlerle birlikte görülen kiltaşları arasındaki loferitik karbonat yığışımları zaman zaman evaporitik ortamın hâkim olduğunu gösterir ve dolomit laminalarından oluşan intraklastlı malzeme bu tür sığ ortamda kuruma çatlağı şeklinde parçalanmış dolomit lamellerinin yeniden çimentolanmasıyla oluşmuştur. Güvercinlik formasyonunun tortullaştığı karbonat tortullaşma alanına, zaman zaman kırıntılı malzeme girdisi gelişmiş ve çapraz katmanlanma sunan kumtaşı mercekleri oluşmuştur. 14 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÜZER Nohutalan formasyonu Nohutalan formasyonu düzgün katmanlanma sunan gri renkli kireçtaşlan ile dolomitik kireçtaşlarından meydana gelmiştir. Bu birim Brinkmann ve diğerlerinin (1972) Nohutalan birimi ile "Cladocoropsis kireçtaşı" adıyla tanımladıkları iki birime karşıt gelmektedir. Bu birimin yüzeylediği & ayrı alandan kesit ölçülerek seri örnekler derlenilmiştir. Bu kesitlerden üç tanesi aşağıda sunulmuştur. Bu farklı yerlerde, dikkatle incelenmesine karşın, litolojik yönden bir kesinlik görülememekte ve tek bir birim ayırtlanabilmektedir. Bu birime ait en açık mostralar Balıklıova'nın kuzeyinde, Barbaros köyü çevresinde ve yarımadanın doğusunda Urla İçmeler mevkiinde bulunmaktadır (Şek.2). Nohutalan biriminin alt bölümü, Şekil 6 da Tahtaiskele kesitinde yüzeyler ve gri renkli orta-kalın katmanlı ve sıvama megalodon fosilleri (2 cm çapında) içeren kireçtaşlarından oluşmuştur. Daha üst düzeylerde ortalama 40-50 cm kalınlıkta tabakalanma sunan kireçtaşları ve dolomitik kireçtaşlan yaygındır. Çatalkaya kesiti boyunca (Şek.7) birimin orta ve üst düzeylerine yakın, yumru ve mercekler şeklinde çört katkıları bulunur. İçmeler kesitinde ise (Şek.8) sıvama lamelli fosilleri bulunan kireçtaşlan bulunur. Kesitin üst düzeyleri ise mercan, alg ve bryozoa yığışımlarından oluşmuş resifal özellikte kireçtaşlarından yapılıdır. Barbaros kesiti boyunca Nohutalan biriminin alt bölümlerinde dolomitler ve açık gri kireçtaşlan baskındır (Şek.9); orta ve üst bölümlerinde bol gastropoda ve miliolid fosilleri içeren açık kahverengi kireçtaşlan bulunur. Bu üst bölümlerde yanal yönde devamsız olan birkaç metre içinde incelerek kaybolan boksit cepleri bulunur. KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 15 Bu birimin kalınlığının 500 m veya daha fazla olduğu tahmin edilebilir. Alt dokanağı Tahtaiskele mevkiinde (Şek.6) Güvercinlik formasyonu ile geçişlidir; üzerine ise, açısal uyumsuz olarak Kampaniyen-Mestrihtiyen yaşındaki Balıklıova formasyonu gelmektedir. Nohutalan formasyonunun alt kesimleri Şekil 6 da görüldüğü gibi Liyas yaşını vermektedir. Çatalkaya, Barbaros ve Urla içmeler kesitlerinde (Şek. 7,8,9) görüldüğü gibi litolojik bir kesiklik sunmayan istifte Liyas, Malm, Alt Kretase (Valenjiniyen, Apsiyen, Albiyen) yaşlan elde edilmektedir. Yukarıda sözü edilen üç kesit dışında bu yazıda sunulmayan iki kesitte de litolojik bir kesiklik görülmemesine karşın paleontolojik olarak Dogger yaşı elde edilmemekte ve istifte bir çökelmezlik eksikliğinin (hiatas) varlığı saptanmaktadır. Birimin yaşının Liyasdan Albiyene kadar uzandığı anlaşılır. Brinkmann ve diğerleri (1972), Liyas yaşında Nohutalan ve Malm yaşında "Cladocoropsis kireçtaşı" birimlerini ayırtlamalarına rağmen, bu iki birimin farkını belirtebilecek litolojik kriterlerden söz etmemişlerdir. Nohutalan formasyonu sığ denizel platform koşullarında oluşmuştur. Alt kesimleri Güvercinlik formasyonuna benzer şekilde gel-git düzlüğü ve sahil açığı karbonat tortullaşma ortamı ürünüdür. Özellikle orta ve üst kesimlerinde bol alg, bryozoa, mercan ve lamelli yığışımları resifal bir ortamı belirtir. Bu üst kesimlerde Albiyen sırasında zaman zaman çok sığlaşan platform üzerinde merceksel ve devamsız boksit cepleri oluşmuştur. Bu cepler önemli bir karasal ortama dönüş olmadan gelişmiştir ve bunların üzerinde litolojik ve paleontolojik bir kesiklik olmadan aynı tür karbonat çökelimi devam etmiştir. Balıklıova formasyonu Karaburun yarımadasında Skitiyenden Albiyene kadar devamlılık sunan istifin üzerine açısal uyumsuzluk boyunca Kampaniyen-Mestrihtiyen yaşında Balıklıova formasyonu oturur. Yarımadadaki üst Kretasenin özellik- 16 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 17 Balıklıova formasyonu altta Karahasan kireçtaşı üyesi ve üstte filiş fasiyesinde Haneybaşı üyesinden meydana gelmiştir. Karahasan kireçtaşı üyesi 5-100 m kalınlıklardadır ve altta gri renkli kalın katmanlı sığ denizel kireçtaşlarıyla başlar; üste doğru pembe renkli çörtlü kireçtaşlarına geçer ve en üstte kırmızı pelajik kireçtaşlarına dönüşür. Bu kireçtaşları üste doğru tedricen filiş fasiyesindeki Haneybaşı üyesine geçer. Balıklıova formasyonu Karaburun istifinin yer yer Alt Triyas yer yer ise Alt Kretase birimleri üzerine doğrudan oturur ve tabanında belirgin bir açısal uyumsuzluk görülür. Karahasan kireçtaşı üyesi bol fosillidir ve Kampaniyenden en üstte Mestrihtiyene kadar yaş verir. Haneybaşı üyesi Mestrihtiyen yaşındadır (Erdoğan, 1990). Balıklıova formasyonu sığ denizel ortam ürünü olarak başlar ve ortam hızla alçalarak havza fasiyesine dönüşür. Bu havza haline dönüş, Izmir-Ankara zonu diye adlandırılan ve Batı Anadolu'da açılmış ve yer yer okyanuslaşmaya erişmiş havzanın oluşumuyla ilgilidir (Erdoğan 1990). İzmir-Ankara zonunun platformunu teşkil etmiş olan Karaburun istifi, bu zonun açılmasının hemen ardından parçalanarak havzanın içine itilmiştir. Batı Anadolu'da Izmir-Ankara zonunun tipik birimi olan bloklu iç yapıya sahip Kampaniyen-Daniyen yaşlı Bornova karmaşığı yarımadanın kuzey ve doğu uçlarında aynı özellikte yüzeylemektedir. Bu bloklu birim ile Karaburun kuşağının ilişkisi Erdoğan (1990) tarafından tartışılmış ve Karaburun platformunun Izmir-Ankara zonu içine tortullaşma sırasında nap şeklinde yerleştiği belirtilmiştir. KARABURUN PLATFORMUNUN STRATİGRAFİK VE YAPISAL EVRİMİ Karaburun istifinde ayırtlanan birimler ve bu birimlerin yanal ilişkileri ile yaş konaklan Şekil 10 da görülmektedir. İstifin en altında Erken-Orta Karbonifer yaşlı Alandere formasyonu yer almaktadır. Resifal fasiyesteki bu kireçtaşlarının çökelimi sonrası ve Skitiyen öncesi, bölge düşey bir yükselim geçirmiştir. Üst Karbonifer ve Permiyen bölgede ya hiç çökelmemiş veya bu yükselme sonucu aşınmıştır. Skitiyende deniz ilerlemesiyle Gerence formasyonu tabanında bir eksiklik yüzeyi boyunca Karboniferi örtmüştür. Gerence formasyonu özellikle alt bölümlerinde nispeten derin deniz fasiyesindedir ve ammonitli kireçtaşlan ile radyolaritlerin çökeldiği bir havzada oluşmuştur. Bu havza yarımadanın kuzeyine doğru derinleşerek devam eder ve tektonikçe aktif olan tansiyonal bu kesimde, pelajik kireçtaşlan, tabakalı çörtler ve bunlarla ardalamalı olarak bulunan mafik volkanitlerden oluşan Karareis formasyonu çökelmiştir. Derin deniz özelliğindeki bu açılan ve mafik volkanizma üreten havza içerisinde, pelajik tortullar ve çörtlerle girik olarak kalın çamurtaşları ve kumtaşları oluşmuştur. Kuzeye doğru bu açılma nedeniyle, güneyde Gerence formasyonu yer yer 200 m kalınlıkta olmasına rağmen kuzeyde bu birimin yanal eşdeğeri olan Karareis formasyonu 2000 m nin üzerinde kalınlığa erişir ve yine de tabanı görülemez. Ayrıca Karareis formasyonu içerisinde yer yer 100 m kalınlığa erişen mafik volkanitlerin, kireçtaşı blokları içeren olistostromal arakatkıların ve boylan 500 m ye erişen yaşlı kireçtaşı bloklarının bulunması havzanın tektonikçe aktif olduğunun verileridir. Çökelim sırasında gelişmiş olan bu devinim sonucu, Karareis formasyonu içindeki tabakalı çörtler yer yer breşik yapı kazanmış ve çamurlu bir matriksle tutturularak çörtlü olistostromları meydana getirmiştir. Yarımadanın güneyinde ve doğusunda yaygın mostralar oluşturan Gerence formasyonu içerisinde kısa mesafelerde fasiyes değişimleri görülür ve özellikle üst kesimlere doğru resifal özellik kazanarak sığ denizel ortamda çökelmiş Camiboğazı formasyonuna geçilir. Aynı sığlaşma ve platform koşullarına dönüşme Karareis formasyonunun üst bölümlerinde de gözlenir ve geçişli bir zon boyunca bu birim sığ denizel ortamda çökelmiş Camiboğazı formasyonuna geçer. 18 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 19 Yarımadanın kuzeyinde belirgin olarak gelişmiş olan bu derinleşme ve açılma Geç Anisiyen-Erken Ladiniyende son bulmuş ve tüm yarımadada Albiyene kadar devam edecek olan platform koşullan hâkim olmuştur. Bu nedenle Karaburun istifinde Erken Triyas açılması sınırlı gelişmiş ve oluşan havza güdük kalmıştır. Ladiniyen-Karniyen yaşındaki Camiboğazı formasyonu tamamen sığ denizel, bol resif yığışımlı masif kireçtaşlarından yapılıdır ve kalınlığı 500 ile 1000 m arasında değişir. Bu birimin üzerine ise, gel-git düzlüğü ortamında çökelmiş stromatolitik laminalı dolomitler ile kıyı açığı veya resifal ortamda çökelmiş megalodonlu kireçtaşlan ardalanmasından oluşan Güvercinlik formasyonu gelmektedir. Zaman zaman çok sığlaşarak evaporitik bir ortama dönüşmüş olan karbonat tortullaşma alanına ara ara kırıntılı girdisi gelişmiş ve çapraz katmanlanma yapılan sunan kumtaşı arakatkıları oluşmuştur. Bu tortullaşma ortamı Noriyenden Resiyen sonuna kadar bölgede hâkim olmuştur. Liyasdan itibaren Albiyene kadar sığ denizel ve yer yer resifal tortullaşma ortamında, düzenli tabakalı kireçtaşlan ve dolomitlerden oluşan Nohutalan formasyonu çökelmiştir. Nohutalan formasyonu bol alg, mercan, bryozoa ve lamelli yığışımları içermektedir. Nohutalan formasyonu içerisinde Liyas, Malm ve Valenjiniyenden Albiyene kadar Erken Kretase yaşlan elde edilmesine rağmen Dogger yaşı saptanamamıştır. Litolojik bir kesiklik görülmemesi Doggerde kısa aralıkta bir çökelmezlik eksikliğini belirtmektedir. Albiyende yer yer çok sığlaşan platform alanında yanal devamsız ve küçük cepler şeklinde boksit oluşuktan gelişmiştir. Albiyen sonrası ve Kampaniyen-Mestrihtiyen öncesi Karaburun istifi bir tektonik etkinlik sonucu su yüzüne çıkmıştır. Bu etkinlik Mestrihtiyende hızla gelişmiş olan Izmir-Ankara zonunun açılmasıyla ilgili görülmektedir. Karaburun platformunun Kampaniyen-Mestrihtiyendeki hızlı alçalması sonucu, Balıklıova formasyonu, yer yer tabanında sığ denizelden pelajik ortama geçen bir karbonat düzeyi ile ve bazı alanlarda ise, doğrudan filiş fasiyesindeki kırıntılı kayalarla Karaburun istifinin değişik yaştaki kesimlerini sıvamıştır. Kampaniyen-Mestrihtiyende gelişmiş hızlı açılmanın hemen ardından, Karaburun platformu parçalanarak bitişiğindeki İzmir-Ankara zonu içine yer yer 20 km boyuta varan bloklar vermeye başlamıştır. Aynı deformasyonun ileri aşamasında İzmir-Ankara zonu içine büyük bir nap paketi şeklinde ilerleyen Karaburun platformu, Bornova karmaşığı adı verilen Mestrihtiyen-Daniyen yaşındaki bloklu birimle çevrelenmiştir. Geç Eosendeki tektonik taşınmalarla Menderes masifi üzerine itilmiş olan Bornova karmaşığı daha önce kendi içine yerleşmiş olan Karaburun napını da sırtında taşıyarak Batı Anadolu'nun paleotektonik evrimini noktalamıştır. Anadolu'nun tektonik evrimini Tetis okyanusunun açılım ve kapanım evreleriyle tartışan Şengör ve Yılmaz (1983), meydana gelen dağ kuşaklarının deformasyonlarını denetleyen kıta parçalarını ayırtlamışlardır. Kuzeybatı Anadolu'da yer alan ve küçük boyutta bir kıta parçasına Sakarya kıtası adını vermişlerdir ve bu kıtanın sınırlanmn Brinkmann tarafından (1966) tanımlandığını belirtmişlerdir. Biga yarımadasından doğuya doğru Sakarya yönünde daralarak son bulan bu kıta parçasının batı uzantısını Karaburun yarımadasını içine alacak şekilde göstermişlerdir. Tektonik birliklerin birbirleriyle eşleştirilmesinde yararlanılan en güvenilir verilerden biri deneştirilen istiflerdeki uyumsuzluk yüzeyleridir. Karaburun istifinde Alt-Orta Karbonifer ile Skitiyen arasında bir uyumsuzluk yer alır ve bu yüzeyin üzerindeki istif Albiyene kadar devamlılık sunar. Sakarya kıtası olarak tanımlanan bölgede ise Liyasın tabanında önemli bir uyumsuzluk vardır. Liyas taban çakıltaşı düzeyi ile bazı yerlerde Triyas yaşlı Karakaya formasyonu bazı yerlerde ise daha yaşlı birimler üzerine oturmaktadır. Şengör ve Yılmaz (1983), Liyas tabanındaki bu uyumsuzluğu Karakaya kenar havzasının kapanmasına bağlamışlardır. 20 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER Karaburun istifi, yukarıda belirtilen özellikleriyle Sakarya kıtasındaki istife benzememektedir. Karaburun istifinde Liyasın tabanında bir uyumsuzluk olmadığı gibi, Karakaya havzası türü bir okyanusun kapanmasının herhangi bir izine de rastlanılmaz. Bu yüzden Sakarya kıtasını Karaburun yarımadasını içine alacak şekilde güneye uzatmak doğru olmayacaktır. Karaburun kuşağının Menderes istifi ve daha güneydeki Likya naplarıyla deneştirilmesi, üzerinde halen çalışılan ayrı bir yayının konusunu teşkil etmektedir. YENİ TANIMLANAN KARABURUN İSTİFİNİN ÖNCEKİ ÇALIŞMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI Karaburun yarımadasının stratigrafisi en ayrıntılı olarak Brinkmann ve diğerleri (1972) tarafından ortaya konulmuştur. Şekil 10 ve 11 in karşılaştırılmasından anlaşılacağı gibi Brinkmann ve diğerlerinin Devon-Karbon yaşlı kireçtaşlan olarak ayırtladıkları birim bizim çalışmamızda Alandere formasyonuna karşıt gelmektedir ve yaşı da Erken-Orta Karboniferdir. Bu çalışmacıların Skitiyenden Anisiyene kadar yaş verdikleri Domuzçukuru, Koyutepe ve Laleköy birimler bizim çalışmamızda Gerence formasyonu adı altında toplanılmıştır ve farklı formasyonlar olarak tanımladıkları kayaların Gerence formasyonu içinde yanal ve düşey giriklikler sunan fasiyeslere karşıt geldiği saptanılmıştır. Gerence formasyonunun kuzeybatı Karaburun'daki yanal eşdeğeri olan Karareis formasyonu bu araştırıcıların istifinde yer almamaktadır. KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 21 Brinkmann ve diğerlerinin daha üstte yer alan Camiboğazı birimi bizim çalışmamızda aynı adla korunmuştur. Bu birimin üzerindeki Hanaylı ve Güvercinlik birimleri bizim çalışmamızda tek bir birim altında toplanılmış ve Güvercinlik formasyonu denilmiştir. Güvercinlik formasyonunun yaşı Noriyen-Resiyen olarak bulunmuştur. Bu araştırıcıların yine iki birim olarak düşündükleri Nohutalan ve "Cladocoropsis" birimleri bizim çalışmamızda Nohutalan formasyonu adı altında toplanılmıştır. Bizim tanımladığımız Nohutalan formasyonu altta Liyasdan başlayıp Albiyene kadar yaş veren devamlı bir istif oluşturur. Bu istifte Dogger yaşı elde edilmemesine rağmen, litolojik hiç bir kesiklik görülemediği ve ancak çok sık toplanılan seri örneklerin paleontolojik incelemesiyle bu yaş eksikliği görülebildiği için tek bir birim adı altında toplanılması uygun görülmüştür. Bizim çalışmamızda en üstteki üst Kretase kayalarına Balıkbova formasyonu adı verilmiştir ve kendi içinde Karahasan kireçtaşı ve Haneybaşı üyelerine aynlmıştır. Yarımadanın kuzeybatısında yüzeyleyen Karareis formasyonu Konuk'un (1977) Karareis birliğine karşıt gelmektedir fakat, bizim çalışmamızda bu kayaların ayrı bir tektonik birlik olmayıp Ladiniyen yaşındaki Camiboğazı formasyonu altında stratigrafik bir dokanakla yer alan Skitiyen-Geç Anisiyen yaşlı kayalardan oluştuğu sonucuna varılmıştır. Karaburun yarımadasında kuzey-güney uzanımlı ters faylar bulunmasına karşın bu faylar ayrı tektonik birlikleri yan yana getirmemiştir ve yalnızca aynı istifin üst üste tekrarlanmasını sonuçlamıştır. Bu çalışmamızda yanal giriklik sunan Karareis ve Gerence formasyonları Denizgiren grubu adı altında toplanılmıştır. İleride yapılacak çalışmalarda Karareis ve Gerence formasyonları içerisinde üyeler ayırtlanabilir fakat birden fazla formasyona bölünmeleri jeolojik harita alımı yönünden uygun olmayacaktır. Karaburun istifine benzer kayalar Besenecker ve diğerlerinin (1968) Sakız adasında otokton istif adı altında belirttikleri toplulukta görülür (Şek.11). Bu araştırıcıların Paleozoyik yaşını verdikleri siyah çörtler, çamurtaşları, diyabazlar ve kireçtaşlarından oluşan kayalar, bizim çalışmamızda Skitiyen-Anisiyen yaşını elde ettiğimiz Karareis formasyonuna çok benzerdir. Bu araştıncıların Silüriyenden Karbonifere kadar elde ettikleri yaşlar büyük olasılıkla bloklardan gelmektedir. Sakız yarımadasındaki bu birimlerle bu çalışmamızda Karareis formasyonu adını verdiğimiz kayaların benzerliği ilk kez Konuk (1979) tarafından vurgulanmıştır. Yine Besenecker ve diğerlerinin (1968), Skitiyen-Anisiyen yaşını verdikleri karbonat kayalarının baskın olduğu tüf arakatkıları ile ammonitli kırmızı kireçtaşı düzeyleri içeren birim, bizim çalışmamızdaki Gerence formasyonuna çok benzemektedir. Aynı araştıncıların Ladiniyen yaşını verdikleri masif kireçtaşlan, bizim çalışmamızdaki Camiboğazı formasyonu, kırıntılı kireçtaşlan diye ayırtladıkları birim ise Güvercinlik formasyonu ile eşleştirilebilir. Bu çalışmacıların Malm yaşını verdikleri masif kireçtaşlan Karaburun istifindeki Nohutalan formasyonunun eşdeğeri olmalıdır. Yukarıda özetlenen bu eşleştirme Sakız istifinin sahada incelenmesi ile ancak doğrulanabüecektir, bu yüzden bu aşamada yalnızca üzerine eğilinmesi ilginç olabilecek bir görüş olarak değerlendirilmelidir. Tektonik kuşakların bölgesel eşleştirilmelerinden yararlanabilecek en önemli verilerden biri önemli uyumsuzluklar, diğeri ise stratigrafik istiflerin karşılaştınlmasıdır. Karaburun istifi, Alt Triyasın altında bir uyumsuzluktan sonra Albiyene kadar kesiksiz olarak devam etmesi nedeniyle Sakarya kıtası olarak nitelendirilmiş Balıkesir'den Sakarya yönüne uzanan alandaki Mesozoyik istifinden tamamen farklı özelliktedir. İleride yapılacak bölgesel tektonik yorumlarda bu belirgin farklılık gözetilmelidir. KATKI BELİRTME Bu çalışma Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Arama Grup Başkanlığı ve Türkiye Bilimsel ve Teknik 22 Burhan ERDOĞAN; Demir ALTINER; Talip GÜNGÖR ve Sacit ÖZER Araştırma Kurumu (TBAG/644 no.lı proje) tarafından desteklenmiştir. Çizimleri özenle hazırlayan DEU Mühendislik Mimarlık Fakültesinden Kerime Nacaklı'ya teşekkür ederiz. Yayına verildiği tarih, 4 Haziran 1989 DEĞİNİLEN BELGELER Besenecker, H.; Dürr, S.; Herget, G.; Jacobshogen, V.; Kaufmann, G.; Lüdtke, G.; Rath, W. ve Werner Tietze, K., 1968, Geologie van Chios (Agais): Geol. et Palaeont.,2, 121-190. Boray, A.; Akat, U.; Akdeniz, N.; Akçören, Z.; Çağlayan, A.; Günay, E.; Korkmazer, B.; Öztürk, E.M. ve Sav, H., 1973, Menderes Masifinin güney kenan boyunca bazı önemli sorunlar ve bunların muhtemel çözümleri: Cumhuriyetin 50 nci yılı Yerbilimleri Kongresi Tebliğleri, MTA Yayl., 11-20, Ankara. Brinkmann, R., 1966, Geotektonische Gliedrung von Westanatolien: Neues Jahrb.Geol.Palaontol.,Monatsh., 10, 603-618. ; Flügel, E.; Jacobshagen, V.; Lechner, H.; Rendel, B. ve Trick, P., 1972, Trias, Jura und Unterkreide der Halbinsel Karaburun (West-Anatolien): Gcol.et Palaeont., 6, 139-190. — ; Gümüş, H.; Plumhoff, F. ve Salah, A.A., 1977, Höhere Oberkreide in Nordvvest-Anatotien und Thrakien: N.J b.Palaeont. Abh., 154, l, 1-20. Çağlayan, M.A.; Öztürk, E.M.; Öztürk, Z.; Sav, H. ve Akat, U., 1980, Menderes Masifi güneyine ait bulgular ve yapısal yorum : Jeoloji Mühendisliği Bült., 9-17. Erdoğan, B., 1985, Bornova karmaşığının bazı stratigrafik ve yapısal özellikleri: Türkiye Jeoloji Kurultayı 1985, Bildiri özetleri, TJMO, 14, Ankara. — , 1990, İzmir-Ankara Zonu ile Karaburun Kuşağının tektonik ilişkisi: MTA Derg., 110, 1-16, Ankara. Gümüş, H., 197 l, Karaburun Yarımadası'nın orta kısmının jeolojisi: Ege Üniv.Fen Fakültesi İlmi Raporlar Serisi 100, 1-16. Höll, R., 1966, Genese und Altersstellung von Vorkommen der Sb-W-Hg- Formation in der Türkei und auf Chios/Griechenland: Bayer.Akad.Wiss., math. naturvv. Kl., Abh. 127, 118. Kalafatçıoğlu, A., 1961, Karaburun Yarımadası'nın Jeolojisi: MTA Derg., 56, 40-49, Ankara. Konak, N.; Akdeniz, N. ve Öztürk, E.M., 1987, Geology of the south of Menderes Massif; Guidebook for the field excursion along Western Anatolia Turkey: MTA Yayl. Jeoloji Etüt Dai., s 42-53 Ankara. Konuk, Y.T., 1979, Karaburun Yarımadası'nın kuzeybatı kesiminin stratigrafi ve tektonik özelliği: Ege Üniversitesi, Yerbilimleri Fakültesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enst., Doçentlik Tezi, 85 s- (yayımlanmamış). Ktenas, K., 1925, Contribution â l'etude geologique de laPresque' iled'Erythrce (Asie Mineure): Ann.Sc.Fac.Sc.A., 1-57, Athens. Lehnert-Thiel, K., 1968, Die Zinnoberlagerstatte Kalecik auf der Halbinsel Karaburun (Westl.Turkei) und ihr geologischer Rahmen: Doktora tezi, 118 s. (yayımlanmamış), Leoben. KARABURUN YARIMADASININ JEOLOJİSİ 23 Philippson, A., 1911, Reisen und Forschungen im vvestlichen Kleinasien: Peterm.Mitt.,Erg. - Heft 172, 100 s., Gotha. Şengör, A.M.C. ve Yılmaz, Y., 1983, Türkiye ile Tetis'in evrimi; Levha tektoniği açısından bir yaklaşım: TJK, Yerbilimleri özel Dizisi 1., 75 s.
Benzer belgeler
makalesi - meteoquake
Brinkmann ve diğerleri (1972), bu çalışmamızda Alandere formasyonu diye adlandırdığımız birimi Paleozoyik masif kireçtaşlan diye tanımlamıştır ve yaşını Alt Karbonifer olarak belirtmişlerdir. Gümüş...
(Afyonkarahisar) Arasındaki Bölgenin Stratigrafisi
zonunu batısından çevreler. Karaburun kuşağının stratigrafik dikmesinde, en yaşlı birim, baskın olarak fosilli kireçtaşlarından oluşan, Alt-Orta Karbonifer Alandere formasyonudur. Alt Triyas bu bir...
Haymana-Polatli yöresinin (güneybatı Ankara) Üst Kretase
Devoniyen olduğunu belirtmiştir. Kalecik köyü çevresinde yüzeyleyen kireçtaşlan ve kırıntılı kayalardan oluşan
birime Kalecik tabakaları adını vermiş ve yaşının Devoniyen-Karbonifer olduğunu belirt...