Alabilirsiniz / Your Complimentary Copy No: 140 Şubat
Transkript
Alabilirsiniz / Your Complimentary Copy No: 140 Şubat
Alabilirsiniz / Your Complimentary Copy No: 140 Şubat / February 2016 İçindekiler CONTENTS ŞUBAT FEBRUARY 2016 06 Sunuş Presentation 08 Ajanda Agenda 10 40 Onur Air Adına İmtiyaz Sahibi / Publisher Yönetim Kurulu Başkanı / Chairman Cankut Bagana Yönetim Yeri: Atatürk Havalimanı B Kapısı, Teknik Hangar Yanı 34149 Yeşilköy / İstanbul Şubat Günlüğü February Diary 14 Yaşama Rehberi Living Guide Genel Müdür / General Manager Faik Akın 18 Sinema Cinema 20 Müzik Music Kurumsal İletişim Direktörü Corporate Communications Director Rauf Gerz [email protected] 22 Kitap Reading 24 Hayatın Renkleri Colors of Life 28 Bizden Our News Onur Air’e Marka ve İtibar Ödülü Onur Air Receives Brand and Reputation Award 32 Dünden Bugüne From Past to Present Kalem Pen 40 İstanbul - Şimdi Kar Zamanı It’s Snow Time 48 İletişim Koordinatörü / Communication Coordinator Yasin Zengin [email protected] 54 Yakın Plan Close Up Nergis Ülkesi The Land Of The Narcissus Karaburun Atatürk Havalimanı B Kapısı, Teknik Hangar Yanı 34149 Yeşilköy / İstanbul Tel: 0 212 468 67 70 (pbx) / Faks: 0 212 468 67 85 62 Sınırların Ötesinde Beyond Borders Münih Münich www.onuriletisim.com.tr 70 Fikirden Ürüne From Idea To Product Tülin Özyurt Onur Air Magazin (On Air), Onur Air’in yolcularına ücretsiz armağanıdır Onur İletişim tarafından aylık olarak yayımlanmaktadır. Onur Air Magazine (On Air) is a complimentary publication for Onur Air passengers. Published monthly by Onur İletişim. 76 360 Derece 360 Degrees Likya’da Kışı Bahar Gibi Yaşayın Experience Lycia in Spring Yapım / Publisher 84 Doğanın Mucizesi Miracle of Nature Kişniş Coriander 87 Bulmaca Çözümler 92 Adım Adım Step by Step Dünyanın En İlginç Otelleri The World’s Most Interesting Hotels 101 Ayna Ayna Mirror Mirror Suna Dumankaya 102 Neden Why 103 Meraklı For Your Info 104 Vitrin Showcase 110 On Air Kafeterya Menü Cafeteria On Air Menu 112 Onur Air Info 124 Bulmaca Reklam Koordinatörleri / Advertising Coordinators Cem Ünlü [email protected] Fatih Akaslan [email protected] Yasemin Bölükbaş [email protected] Tamer Koç [email protected] Yasin Kayacı [email protected] Bölge Sorumluları / Regional Managers Arif Coşkun [email protected] 48 Söyleşi Interview Tuvana Türkay 88 Sergi Exhibition Banksy Reklam Grup Başkanı Advertising Group Director Seda Güven [email protected] 62 Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu) / Editor-in-Chief Aykut Aykanat [email protected] Yaratıcı Yönetmen / Creative Director Lalehan Uysal Editörler / Editors Haldun Yazar, İlke Kamar Sanat Yönetmeni/ Art Director Mustafa Gökmen İngilizce Editör/ English Editor Çiğdem Suar Yazı İşleri / Editorial Ozan Akgün, Gökhan Değirmenci Esentepe Mah. Tevfik Erdönmez Paşa Sok. Eski Subayevi Lojmanları No:9 Blok:8 Kat:3 D:7 Mecidiyeköy / İstanbul Tel: 0 212 211 19 39 Baskı-Cilt / Printing-Binding ADA Ofset Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi E Blok No:(ZE-2) 1. Kat Topkapı-İstanbul Tel: 0 212 567 12 42 / Faks: 0 212 544 78 64 Reklamlar, reklam veren şirketlerin sorumluluğundadır. Dergimizde yayımlanan yazı ve fotoğraflar, yayıncının izni alınarak, kaynak belirtilerek, tam veya özet alıntı yapılarak kullanılabilir. / On Air magazine cannot be held responsible for the content of advertisements and commercials appeared in the magazine. Texts and photos published in the magazine may be reproduced partially or fully by the third parties on the conditions that prior permission of the publisher is obtained and the source is openly acknowledged. Yayın Türü: Yerel süreli aylık dergi Yeni yıla marka ve itibar ödülüyle başladık We kicked off the new year with a brand and reputation award Şirketimiz Onur Air, 2015 yılında “Marka ve itibar değerini en çok artıran havayolu” seçildi. Our company, Onur Air, was selected as the brand that increased its brand value and reputation the most in 2015. Marketing Türkiye ile pazar ve tüketici tutumu araştırmaları şirketi Akademetre işbirliğiyle düzenlenen “The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri”nin farklı şehirlerde her profilden birkaç bin kişiyle yüz yüze gerçekleştirdiği görüşme sonrasında yılın havayolu seçildik. Following one-on-one interviews with several thousands of people from every profile in different cities, we were selected as 2015’s airline within the frameworks of “The ONE Integrated Marketing Awards”, organized by Marketing Turkey and Akademetre. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da halk jürisi tarafından itibarını en çok artıran markalar ödüllendirildi. Katılımcıların bağımsız oylarıyla lâyık görülen ödülün bu anlamda çok değerli olduğunu söylemeliyim. Brands that increased their value and brand reputation were awarded by the general public jury this year as was the case last year. I must say that this award that we’ve been given by independent votes, means a lot to us. In the survey in which a total of 35 industries were evaluated, Onur Air ranked among the leaders of all industries for it outperformed its competitors by wide margins. The factors that resulted in this win began with diversification of our offerings in 2015. A year-long journey that commenced with the “Travel to Europe at taxi fare” slogan proved an effective communications campaign. We changed our corporate slogan to “Fly Smart” and we made customer satisfaction our number one priority. Toplam 35 sektörün değerlendirildiği araştırmada Onur Air, tüm sektörlerin birincileri içerisinde de kendi rakiplerine karşı gerçekleştirdiği oran farkı nedeniyle 4. oldu. Bu ödülü almamızı sağlayan etkenler, 2015 yılında ürünü çeşitlendirmemizle başladı. “Avrupa’da taksi fiyatına Avrupa” sloganlı lansman kampanyamızla başlayan bir yıllık yolculuğumuz içerisinde birçok etkili kampanya iletişimine imza attık. Ana sloganımızı “Aklın Havayolu” olarak değiştirdik. Müşteri memnuniyetini ön plana çıkardık. Düşük maliyetli havayolu şirketi olarak siz değerli yolcularımıza basit, anlaşılır ve yalın bir ifadeyle en ekonomik bileti hangi uçuş noktalarından sunduğumuzu anlattık. As a low-cost carrier, we communicated to you, our valuable passengers, from and to which destinations we offered the most affordable flight tickets in a simple, clear and plain manner. Yolcularımız için ürettiğimiz hizmetin ve tercih edilirliğin somut göstergesi olan “Marka ve itibar ödülü”müz 2016 yılındaki projelerimizde motivasyon kaynağı olacaktır. Bu ödülü almamızdaki önemli faktör, siz değerli yolcularımızın tercih ve memnuniyetidir. Bu nedenle hepinize şirketim ve şahsım adına teşekkür ederim. The clearest indication of our excellent customer service and preferability is the “Brand and Reputation Award” and this will be the motivation behind all of our projects in 2016. The most important factor in our receiving this award is no doubt a result of your preferences and satisfaction. That is why I would like to thank each and every one of you personally and on the company’s behalf. Bir başka haberimiz ise mart ayı sonunda yeni açacağımız Münih hattının müjdesidir. Bu sayede ağırlıklı Almanya olmak üzere dış hat noktalarımızı artırmaya devam ediyoruz. Avrupa’nın birçok ülkesiyle birlikte özellikle Almanya’ya veya Almanya’dan yapacağınız seyahatlerde artık Münih hattında da en ekonomik biletlerle seyahat edebileceksiniz. The other piece of exciting news is that we will be kicking off our Munich flights in late March. This will allow us to continue to increase our international flight destinations, primarily to Germany. So this means that you will be able to obtain the most economical airfares to many European countries, and especially to and from Germany. Bu arada tüm öğrencilerimizin sömestr tatilini huzurlu ve bol seyahatli geçirmesini dilerim. Incidentally, I would like to wish all students a happy holiday full of travels. Saygılarımla. With respect. Teoman Tosun Genel Müdür Teoman Tosun CEO 6 Şubat February 2016 Ajanda AGENDA Üç Şehir Bir Kahve: Kahire, İstanbul, Viyana THREE CITIES, ONE COFFEE: CAIRO, ISTANBUL, VIENNA Milli Reasürans Sanat Galerisi / Milli Reasürans Art Gallery 27 Şubat’a kadar / Ends 27 February İstanbul’daki Milli Reasürans Sanat Galerisi, ‘Üç Şehir Bir Kahve: Kahire, İstanbul, Viyana’ sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, kahvenin hayatın nasıl tam da ortasında var olduğunu, bu üç şehirdeki serüvenini, tarihi gelişimini, kültürel dinamikleri nasıl şekillendirdiğini ve günümüzdeki yansımalarını anlatıyor. Kahvenin bugününü, tarihinden gelen anlatımlarla aktaran ve İstanbul’u kahvenin yolculuğunda bir buluşma noktası olarak konumlayan projede Viyana, İstanbul ve Kahire’nin günlük yaşamında kahve ile kurulan yaşamsal ilişki tüm çarpıcılığıyla gözler önüne seriliyor. Suna Altan’ın küratörlüğünde gerçekleşen projenin fotoğrafları Manuel Çıtak’a ait. Projede üç şehrin kalbinden gelen fotoğraf karelerine, kahve tarihi, hikâyeler ve videolar eşlik ediyor. Mehmet Kurukahveci Kültür Merkezi tarafından düzenlenen sergi süresince her cumartesi “Kahve Bahane, Sohbet Şahane” adıyla düzenlenecek sohbetler de kahve tarihi ve kültürü konusunda uzman isimlerle interaktif bir ortam yaratacak. Ayrıca, projeye hayat veren fotoğraf ve alıntılar “Üç Şehir Bir Kahve” kitabıyla bir araya getirildi. Kitaba sergi süresince Millî Reasürans Sanat Galerisi’nden ulaşılabilecek. 8 Şubat February 2016 Istanbul’s Milli Reasürans Art Gallery is hosting the exhibition ‘Three Cities, One Coffee: Cairo, Istanbul, Vienna’. The exhibition focuses on how coffee came to be at the center of life, its journey in these three cities, historical development, how it shaped cultural dynamics and its reflections on present day. The project that acts as a meeting point of Istanbul’s coffee journey presents the striking social relationship based on coffee in Vienna, Istanbul and Cairo. Curated by Suna Altan, the photos for the exhibition were shot by Manuel Çıtak. The history of coffee, their stories and videos accompany the photos that were shot in the heart of each city. Organized by Mehmet Kurukahveci Cultural Center, the exhibition will also feature talks called “Kahve Bahane, Sohbet Şahane” every Saturday. It will be an interactive atmosphere where experts will share their knowledge about coffee history and culture. Also, the photos and citations that allowed the exhibition to happen have been compiled in a book called “Üç Şehir Bir Kahve”. The book will be available for the duration of the exhibition at Millî Reasürans Art Gallery. Şubat Günlüğü FEBRUARY DIARY 11 gösteri performance 05 /02 ÖDÜNÇ YAŞAMLAR KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi tiyatro theater /02 SHAKESPEARE'İN BÜTÜN ESERLERİ HAFİF KISALTILMIŞ The Complete Works of Shakespeare Ali Poyrazoğlu, "Ödünç Yaşamlar" adlı kendi kitabından sahneye uyarladığı oyunda, kendine özgü yorumuyla toplumsal ironi öykülerinin anlatıldığı bir kara mizah örneği sunuyor. “Ödünç Yaşamlar,” eğlenceli, keyifli, uçuk-kaçık, insanın içini açan, yaşam enerjisini yükselten bir güldürü. In his play that he adapted from his book “Ödünç Yaşamlar”, Ali Poyrazoğlu presents a dark comedy about ironic social stories with his own unique interpretation. “Ödünç Yaşamlar” is an entertaining and quirky performance that will me you think and laugh simultaneously. Borusan Oto Dolmabahçe Sahne Londra'da 10 sezon kapalı gişe oynayan müthiş komedi "Shakespeare'in Bütün Eserleri - Hafif Kısaltılmış", bu ay sizlerle buluşuyor. Üç ne yaptığını bilmez erkek oyuncu hazırlıksız ve pek bilgileri de olmadan Shakespeare'in bütün eserlerini oynayacaklarını iddia ederler; Hamlet, Ophelia, Romeo ve Juliet, Jül Sezar, Macbeth, Othello, Desdemona, cadılar, periler derken işler karışır… Playing to a full house for 10 seasons in London, “The Complete Works of Shakespeare – Slightly Shortened” comes to Turkey in February. Three men who have no idea what they’re doing and with very little knowledge argue that they’re going to perform all of Shakespeare’s plays; Hamlet, Ophelia, Romeo and Juliet, Julius Caesar, Macbeth, Othello, Desdemona, witches, fairies and so on… 14 özel gün special day /02 SEVGILILER GÜNÜ KUTLU OLSUN Happy Valentine’s Day Kimine göre tüketim toplumunun ürünü, kimine göre ise sevgiye ayrılmış en güzel gün. St. Valentine adlı din adamına adanan bayram günü olarak ortaya çıktı Sevgililer Günü. Âşıkların sevgililerine veya eşlerine sevgilerini anlatan hediyeler verdiği bu özel gününüz kutlu olsun. It’s the product of society to some and to others, it’s the most special day dedicated to love. Valentine’s Day, which is when lovers give each other gifts, is a celebration that was dedicated to St. Valentine. Happy Valentine’s Day to you all. 10 Şubat February 2016 Şubat Günlüğü FEBRUARY DIARY 24 gösteri performance /02 SLAVA’S SNOWSHOW Zorlu PSM 23 Dünya çapında milyonlarca izleyiciyi büyüleyici bir gösteriye ortak eden efsanevi Rus palyaço, Soytarılar Akademisi’nin kurucusu ve meşhur Slava’s Snowshow’un yaratıcısı Slava Polunin, ekibiyle birlikte, 24 Şubat – 6 Mart tarihleri arasında Zorlu Performans Sanatları Merkezi Sahnesi’nde. konser concert /02 The legendary Russian clown, the founder of the Clowns’ Academy and the creator of the world-famous Slava’s Snowshow, Slava Polunin will be performing with a crew between 24 February – 6 March at Zorlu Performance Arts Center. LES MUSICIENS DE LOUVRE İş Sanat Kültür Merkezi / Iş Sanat Cultural Center İsveçli mezzo-soprano Anne Sofie von Otter, 23 Şubat’ta İş Sanat Merkezi’nde sahne alıyor. Anne Sofie von Otter, Uluslararası Kayıt Eleştirmenleri, Grammy ve Diapason d’Or ödüllü. Sanatçıya barok, klasik ve romantik dönem repertuvarlarına dönem enstrümanlarıyla yeni bir soluk getiren Les Musiciens de Louvre eşlik edecek. Swedish mezzo-soprano Anne Sofie von Otter will be performing at Iş Sanat Merkezi on 23 February. Anne Sofie von Otter has won the International Recording Critics award, a Grammy, and the Diapason d’Or award. Les Musiciens de Louvre will accompany the artist with its baroque, classic and romantic era instruments. 27 konser concert /02 NİL KARAİBRAHİMGİL Bostancı Gösteri Merkezi / Bostancı Cultural Center Müzik dünyasının en renkli, en farklı karakterlerinden biri olan Nil Karaibrahimgil, 27 Şubat tarihinde Bostancı Gösteri Merkezi’nde sevenleriyle buluşuyor. Karaibrahimgil, şarkılarını kendine özgü sahne şovu ve danslarıyla renklendirecek. One of the most colorful and unique characters in the Turkish music industry, Nil Karaibrahimgil will be performing for fans at Bostancı Performance Center on 27 February. Her stage performance will no doubt reflect her lively character. 12 Şubat February 2016 Yaşama Rehberi LIVING GUIDE hediye için pijama PAJAMAS AS A GIFT En önemli giysilerimizden biri pijama. Çünkü uyurken vücut ısımızın sabit kalması hem uyku kalitemizi arttırır, hem de direncimizi. Bu kış aylarında iyi kumaştan yapılan bir pijama en güzel hediye olacaktır. Pajamas are one of the most important clothing items because they regulate our body temperatures when we’re sleeping and increase our resistance. A good quality pajama set is the perfect gift in winter. ağaçlarda muşmula MEDLAR ON TREES Muşmulanın birçok faydası var. Muşmula yaprağı ekstresi bağışıklık sistemini güçlendirir, vücuda güç verir. Genellikle beyaz, pembe renklerde çiçekler açar. Meyveler hafif buruk bir tattadır. İşte onu farklı yapan da o mayhoş lezzeti. Medlar has plenty of benefits. Medlar leaf extract strengthens the immune system and the body. It generally produces white, pink flowers. The fruit is slightly sour. It is this flavor that makes it stand out. tezgâhta kalkan TURBOT ON SHOP COUNTERS Eğer mevsim kış ve aylardan şubatsa, kalkan zamanı gelmiştir. Karadeniz ve İstanbul Boğazı’nın en nadide balığını farklı kılan özelliklerden biri de dünya denizlerinde olmayan nadir düğmeli balıklardan olması. Ve tabii lezzeti! If it’s winter and the month is February, it means that it’s time for turbot. One of the most rare fish of the Black Sea and the Istanbul Bosphorus, what makes it stand out is that it’s a flatfish that’s only seen in a small part of the world. And of course, it’s flavor! 14 Şubat February 2016 Yaşama Rehberi LIVING GUIDE karnaval zamanı CARNIVAL TIME Şubat, Avrupa’da karnavalların zamanıdır. Venedik, Nice, Köln, Düsseldorf ve diğerleri… Tüm bu yerler kışa veda edip artık bahara rengârenk kostümleri, müzikleri ve danslarıyla merhaba diyor. February is the month of carnivals in Europe. Venice, Nice, Köln, Düsseldorf and others… All of these places don colorful costumes and welcome spring with music and dance. fincanlarda salep SALEP IN CUPS Kış aylarının lezzetli ve sıcacık içeceği salep, damaklarda nostaljik bir tat bırakıyor. Dünya mutfak kültüründe de önemli bir yere sahip olan salebin gerçek lezzetine organik süt kullanımıyla ulaşıldığını unutmayın. Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez bu lezzetini evde hazırlamanız da mümkün. Şimdiden afiyet olsun. Salep, a popular warm winter beverage, leaves a nostalgic flavor on our taste buds. Don’t forget that salep, which is also important in international cuisine, tastes best when made with organic milk. kapımızda hastalık COLDS AT THE DOOR Soğukta salgın haline dönüşen hastalıklar bilinenin aksine soğuktan değil, soğuk havalarda insanların daha çok kapalı; okul, kreş, yurt gibi sıcak ortamlarda toplu olarak bulunmasından kaynaklanır. Bu yüzden yakın temastan kaçınalım, bulunduğumuz ortamı havalandıralım. Ve tabii bağışıklık sistemimizi koruyalım. Contrary to what people think, colds are the result of being locked up indoors without air. That’s why you should refrain from having close contact with people and make sure that you open a window or two to let the fresh air in. And also, make sure to protect your immune system. 16 Şubat February 2016 Sinema CINEMA Kötü Kedi Şerafettin Künye / Credits Yönetmen / Director: Mehmet Kurtuluş, Ayşe Ünal < Eser / Created by: Bülent Üstün Seslendirenler / Voice over artists Uğur Yücel, Demet Evgar, Okan Yalabık, Ayşen Gruda, Güven Kıraç, Ahmet Mümtaz Taylan, Gökçe Özyol, Cezmi Baskın, Yekta Kopan Tür / Genre: Animasyon, Komedi / Animation, Comedy Vizyon tarihi / Screening date: 05.02.2016 Vizyondakiler Screening < > Danimarkalı Kız / The Danish Girl > Aşkın Seçimi / The Choice >Bekar Yaşam Kılavuzu / How to be Single > Aşk ve Gurur + Zombiler / Pride and Prejudice and Zombies 18 Şubat February 2016 Bülent Üstün’ün efsane çizgi roman karakteri “Kötü Kedi Şerafettin”, bu kez beyazperdede izleyiciyle buluşuyor. Eğlencesi ve belası meşhur Beyoğlu’nun yedi düvele nam salmış kedisi Şerafettin’e Uğur Yücel, Şerafettin’in afet sevgilisi Misket’e ise Demet Evgar sesiyle hayat veriyor. Alelâde bir mart sabahı, kahramanların en ‘tersosu’, kedilerin en fenası Kötü Kedi Şerafettin, kadim yancıları Fare Rıza ve Martı Rıfkı ile akşama mangal hazırlığı yapmaktadır. Ne var ki evdeki hesap çarşıya uymaz. Şero, aynı gün, babası Tonguç tarafından evden kovulur, bir dizi düşmanının saldırısına uğrar, hayatında ilk kez aşık olur, baba olduğunu öğrenir… İşte bu ‘ufak’ aksilikler mangal planlarını da altüst eder. Çözüm Rıza’dan gelir: Bundan böyle hayvan değil insan gibi düşünmeleri gerekmektedir. Bülent Üstün’ün yazıp çizdiği kült çizgi roman dizisinden, Türkiye’nin en büyük animasyon stüdyosu Anima İstanbul’un yapımıyla perdeye uyarlanan Kötü Kedi Şerafettin, yetişkinler için bir animasyon filmi. Bülent Üstün’s legendary comic book character “Kötü Kedi Şerafettin” is this time preparing to hit the big screen. Famous for being a cheeky and naughty cat who is notorious for his troublemaking in Beyoğlu, the film will feature Uğur Yücel as Şerafettin and his lover Misket will be voiced by Demet Evgar. On a usual March morning, Kötu Kedi Şerafettin (Bad Cat Şerafettin) prepares for a barbecue that night for his loyal friends Fare (rat) Rıza and Martı (seagull) Rıfkı. But things don’t go as planned. The same day, his father Tonguç kicks him out of home; he is attacked by his enemies, falls in love for the very first time, and learns that he is a father… It is these ‘small’ misfortunes that wreck his plans for the barbecue. The solution comes from Rıza. From now on, they have to think the way humans do, not as animals. Written and illustrated by Bülent Üstün, Kötu Kedi Şerafettin is being adapted as an animation by Anima Istanbul, Turkey’s biggest animation studio. It is directed at adult viewers. Müzik MUSIC “Türkan Şoray Söylüyor” Türkan Şoray’ın merakla beklenen albümü “Türkan Şoray Söylüyor” geçen ay raflardaki yerini aldı. Büyük bir titizlikle hazırlanan albümde Sultan’ın sesinden dinleyeceğimiz 8 efsane şarkı, sevenlerine Şoray’dan unutulmayacak bir hatıra olacak. Türk Sineması’nın Sultan’ı Türkan Şoray’ın albümünde, “Tek Başına”, “Duydum ki Unutmuşsun”, “Hasret”, “Kıskanırım Seni Ben”, “Olmaz Olmaz Bu İş Olamaz”, “Damarımda Kanımsın”, “Sevmekten Kim Usanır”, “Dertler Benim Olsun” parçaları yer alıyor. Ayrıca albümde bu sekiz parçaya ek olarak “Olmaz Olmaz Bu İş Olamaz” ve “Damarımda Kanımsın”a David Saboy’a ait 2 remix çalışması da var. DMC etiketiyle piyasaya çıkan albümün müzik direktörlüğünü Metin Özülkü yaptı. Bugüne kadar unutulmaz filmlere imza atan Türkan Şoray, albümü ve söyleyeceği şarkılar için “Hepsi benim için çok özel şarkılar. Söylerken büyük keyif aldım. Sevenlerime hatıram” diyor. Büyük bir arşivden özenle taranarak seçilen fotoğrafları ile de dikkat çeken albümün ilk klibi önümüzdeki günlerde “Olmaz Olmaz Bu İş Olamaz” parçasına çekilecek. Künye / Credits Yapım / Production: DMC Yayın Tarihi / Release Date: 2015 Türkan Şoray’s highly anticipated album “Türkan Şoray Söylüyor” was released last month. Fans now have the chance to listen to eight legendary classics from the voice of Şoray. The album that belongs to the queen of Turkish cinema consists of the songs “Tek Başına”, “Duydum ki Unutmuşsun”, “Hasret”, “Kıskanırım Seni Ben”, “Olmaz Olmaz Bu İş Olamaz”, “Damarımda Kanımsın”, “Sevmekten Kim Usanır” and “Dertler Benim Olsun”. Also, there are two remixes in addition to the eight tracks in the album. They are “Olmaz Olmaz Bu Iş Olamaz” and “Damarımda Kanımsın”, both of which belong to David Saboy. Released by DMC, the musical director of the album is Metin Özülkü. Signing her name to unforgettable films, Türkan Şoray said, “All the songs in the album mean a lot to me. I really enjoyed singing them. It’s a souvenir for my fans.” The first clip for the album for which the photos were carefully selected from an extensive archive will be shot for the song “Olmaz Olmaz Bu Iş Olamaz”. < < 20 Şubat February 2016 Raftakiler / In stores now > Hepsi Benim Yüzümden-Mehmet Erdem > Çıta-Emre Altuğ > Başka Türlü Bir Şey-Şenay Lambaoğlu > Kapılar-İhtiyaç Molası Kitap READING Aşktan vazgeçen erkekler MEN WHO RENOUNCE LOVE Kadınsız Erkekler Men Without Women < Haruki Murakami Doğan Kitap Fiyatı / Price: 18 TL Japan’s most famous and popular writer, Haruki Murakami’s books have been translated into over 40 languages. The 66-year-old writer won countless awards after his first book that was published in 1979. Entering the Turkish market with the novel “Norwegian Wood”, nearly all of the writer’s books then made it to the top seller list. “Men Without Women” is made up of seven of Murakami’s short stories. These are the stories of a man who longs for a woman, a man who mourns one, a man who has been cheated by one, a man who experiences the pain of being left and a man who surrenders himself to love. “Losing a woman means losing all women… You too will one day be a man without a woman. That day, it will find you without the slightest warning, a clue; without a hunch, knocking on your door, when you least expect it. When you turn a corner, you’ll realize that it had actually happened long ago. There will be no chance of going back. Once you’ve turned that corner that will be the only world possible for you. In that world, you will be remembered as one of those men without a woman. Always with the cold harsh reality of being a plural…” You too will most certainly find a piece of yourself in this book… Raftakiler / In stores now < Terk Edenler ve Kalanlar Elena Ferrante Everest 22 Japonya’nın en önemli ve popüler yazarlarından Haruki Murakami’nin kitapları 40’ın üzerinde dile çevrildi. 66 yaşındaki yazar, 1979’da yayımlanan ilk romanından sonra üst üste ödüller aldı. Türkçe’ye “İmkânsızın Şarkısı” ile dahil olan yazarın daha sonra yayımlanan neredeyse tüm kitapları çok satanlar listelerine girdi. “Kadınsız Erkekler” Murakami’nin 7 uzun öyküsünden oluşuyor. Bir kadının özlemini çeken, yasını tutan; bir kadın tarafından aldatılmış, terk edilmiş olmanın acısıyla yaşayan, aşkla kendinden vazgeçen erkeklerin hikâyeleri bunlar: “Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek… Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. O köşeyi bir kez dönünce, orası artık senin için mümkün olan tek dünya olacak. O dünyada sen kadınsız erkeklerden biri olarak anılacaksın. Hep bu soğuk çoğul eki ile...” Mutlaka siz de kendinizden bir parça bulacaksınız bu kitapta… Şubat February 2016 Doctor Who Mike Tucker İthaki Jun’ichiro Tanizaki Nazlı Kar Can Yayınları Türk Bilge Kağan Mustafa Çevik Kapı Hayatın Renkleri boğaz’da vapurlar COLORS OF LIFE FERRIES ON THE BOSPHORUS t Bacalarından duman saçıp martıları peşine takarak, Avrupa ile Asya yakası arasında gün boyu mekik dokuyan vapurlar İstanbul’da yaşayanların, şehre yolu düşenlerin vazgeçemediği en güzel ritüellerden. Vapurda yapılan sadece bir yolculuk değildir. Kimi şehri Boğaz’dan keşfeder, kimi de hayatını yeniden gözden geçirir o kısacık sürede. Karadan vapurları izleyenler de var tabii. Bir banka bırakıp kendini vapurla birlikte Boğaz’da yol alırlar. Ve tabii martılar... Vapurlar martıların duygularını ne kadar harekete geçiriyor bilemeyiz ama bu yolculuğun değişmez özneleridirler. t Blowing smoke and leaving behind a trail of seagulls, ferries that sail back and forth from the European and Asian banks of Istanbul are one of the most beautiful rituals of Istanbul, especially for locals. Not only is it a journey but it’s also about discovering the city from the Bosphorus and also, it’s about thinking about life. There are also people who look out to the ferries from the shores. They too go on a journey. So do the seagulls… Who knows how much of an effect ferries have on the emotions of seagulls but they are most definitely the unchanging subjects of this journey. 24 Şubat February 2016 25 Bizden OUR NEWS Onur Air’e marka ve itibar ödülü ONUR AIR RECEIVES BRAND AND REPUTATION AWARD Onur Air 2015 yılında marka ve itibar değerini en çok artıran havayolu seçildi. Onur Air was selected as the airline that increased its brand value and reputation the most in 2015. t Marketing Türkiye ile pazar ve tüketici tutumu araştırmaları konusundaki yetkinliğiyle öne çıkan bağımsız araştırma şirketi Akademetre işbirliğiyle düzenlenen “The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri” 8 Ocak Cuma akşamı Zorlu Center Raffles Otel’de düzenlenen törende sahiplerini buldu. “The ONE Integrated Marketing Awards” organized by Marketing Turkey and Akademetre, an independent research agency known for its outstanding competence in market and consumer attitude researches, was awarded to the winners during a ceremony held at Zorlu Center Raffles Hotel on Friday evening on January 8. 28 Şubat February 2016 29 Bizden OUR NEWS Onur Air, Akademetre çalışanlarının farklı şehirlerde her profilden birkaç bin kişiyle yüz yüze gerçekleştirdiği görüşmeler sonrasında rakiplerini geride bırakarak yılın havayolu seçildi. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da halk jürisi tarafından itibarını en çok artıran markalar ödüllendirildi. Bu markaların yanı sıra başarının önemli bir paydaşı olan reklam ve halkla ilişkiler ajansları da ödüllerini aldı. Onur Air Genel Müdürü Teoman Tosun ödülü alırken yaptığı konuşmada katılımcıların bağımsız oylarıyla lâyık görülen ödülün bu anlamda çok değerli olduğunu söyleyerek ödülün verilmesine aracılık eden Marketing Türkiye ve Akademetre’ye teşekkür etti. Toplam 35 sektörün değerlendirildiği araştırmada Onur Air tüm sektörlerin birincileri içerisinde de kendi rakiplerine karşı gerçekleştirdiği oran farkı nedeniyle 4. oldu. Onur Air’in bu ödülü almasındaki etkenin 2015 yılında ürünü çeşitlendirmesiyle başladığını söyleyen Kurumsal İletişim Direktörü Rauf Gerz, “Avrupa’da taksi fiyatına Avrupa” sloganlı lansman kampanyamızla başlayan bir yıllık yolculuğumuz içerisinde birçok etkili kampanya iletişimine imza attık. Ana sloganımızı “Aklın Havayolu” olarak değiştirdik. Müşteri memnuniyetini ön plana çıkardık. Düşük maliyetli havayolu şirketi olarak basit, anlaşılır ve yalın bir ifadeyle en ekonomik bileti hangi uçuş noktalarından sunduğumuzu anlattık. Tanıtım anlamında geliştirdiğimiz sıradışı formüller sayesinde kısıtlı bütçelerle maksimum erişim sağladığımız bir algoritmamız var. Bu formül, dijital platformlardan en çok bilet satışı yapan havayolu olmamızı sağladı. Şüphesiz, bu erişim başarısı sayesinde de ödülle buluştuk” açıklamasında bulundu. Onur Air adına ödülü Genel Müdür Teoman Tosun alırken, Tarifeli Hatlar Genel Müdür Yardımcısı Orhan Sivrikaya ve Kurumsal İletişim Direktörü Rauf Gerz’le birlikte başarının paydaşları olan kreatif ajans (Medina Turgul DDB), dijital ajans (Temmuz Dijital) ve satın alma ajansına (Media Club) da sertifikaları sunuldu. 30 Şubat February 2016 Onur Air was selected as the airline of the year, leaving its competitors behind according to the results of the survey conducted by Akademetre employees through one-on-one interviews with several thousands of people of every profile in different cities. Brands that increased their value and brand reputation were awarded by the general public jury this year as in the last year. Besides these brands, advertising and public relations agencies were also rewarded as significant contributors of the success. In his acceptance speech, Teoman Tosun, General Manager of Onur Air, mentioned the value of the award to them as it was granted based on the independent votes of the participants, and thanked Marketing Turkey and Akademetre for facilitating the ONE awards. A total of 35 industries were evaluated in the survey in which Onur Air ranked 4th among the leaders of all industries for it outperformed its competitors by wide margins. Rauf Gerz, Onur Air Corporate Communications Director, expressed that the leading factor behind this award came with the diversification of its offerings in 2015 and said, “We executed a number of effective communication campaigns throughout the 1-year journey on which we set out with our launch campaign with the slogan “Travel to Europe at taxi fare.” We changed our corporate motto as “Fly Smart” and have made customer satisfaction our number one priority. As a low-cost air carrier, we communicated from and to which destinations we offer the most affordable flight tickets in a simple, clear and plain manner. Thanks to the extraordinary formulas we developed in a promotional sense, we created an algorithm that provides maximum access with limited budgets. This formula allowed us to become the airline that sold the most tickets on digital platforms. Undoubtedly, it is this success in access that brought this award to us.” General Manager Teoman Tosun accepted the award on behalf of Onur Air while the creative agency (Medina Turgul DDB), digital agency (Temmuz Dijital) and procurement agency (Media Club) of the Company were also awarded with a certificate of recognition as contributors of this success along with Orhan Sivrikaya, Vice President, Scheduled Flights, and Rauf Gerz, Corporate Communications Director. Dünden Bugüne FROM PAST TO PRESENT Düşünce de ölmez kalem de THOUGHT WILL NEVER DIE, EITHER WILL THE PEN Kalem kimi zaman bambu ya da saz oldu, kimi zaman çivi ya da metal... Günümüzde ise tabletlerin bile özel kalemi var artık. Düşünce var oldukça o da yazmaya devam edecek. At one point the pen was just a simple bamboo or reed and at other times, it was a nail or metal… Nowadays, even tablets have their own special writing devices. And as long as thought exists, so too will the pen keep on writing… 32 Şubat February 2016 33 Dünden Bugüne FROM PAST TO PRESENT t Kurşun kalem, dolmakalem, mürekkepli kalem... Artık bir ihtiyaçtan öte anlamları var; kalem, markanın, kimliğin ve şıklığın da bir unsuru. İnsanoğlu var olduğu günden bu yana iletişim kurmak için pek çok yolu denemiş: Dumanla, resimle, sesle-sözle ve yazıyla aktarmış düşüncelerini, isteklerini... Kalem, bu noktada sözün yazıya dökülmesine aracı olmuş. Günümüzde ihtiyacın ötesinde anlamlar yüklense de bugünkü formuna kavuşana kadar uzun yollardan geçti kalem. Mısır, Roma ve Yunan medeniyetlerinde bambu ve saz gibi bitkilerin içi boş sapları kalem olarak kullanılıyordu. Bu kamış kalemler kağıdın üretilmesiyle beraber kaz, kuğu, karga gibi kuşların kanatlarındaki tüylerle yer değiştirdi. Tüy kalemler mürekkebe daldırılarak kullanılmaya başladı. Bu kalemler uzun yıllar varlığını sürdürse de kullanımı büyük titizlik istediği için bugün kullandığımız gibi pratik bir hal alması önemliydi. 1600’lü yılların ortasında İngiltere’de grafit madenlerinin bulunması kurşun kalem için önemli bir adım oldu. 1790’da seramiği bulan Josef Hardtmuth, sertlik oranları belirlenebilen kurşun kalemler üretmeye başladı. > Kalemler, tarihin de en büyük tanıkları aslında. İmzalanan antlaşmaların, verilen sözlerin aracı onlar. Tarihteki ilk antlaşma olan Magna Carta’nın bir tüy kalemle imzalandığı bilinir. Pens are actually the greatest witnesses of history too. They are the instruments that were used to sign treaties and promises. The first treaty in history was signed in Magna Carta. It was done using a quill pen. < 34 Şubat February 2016 Lead pencils, fountain pens, biros… They’re all more than a need; the pen is now also an element of a brand, identity, and style. Since the existence of humankind, countless tools have been tried and tested to communicate: smoke, drawings, the spoken word and writing… That’s the way we have conveyed our thoughts and desires onto paper. It was at this point that the pen became the tool to put words onto paper. Although the pen today carries much more meaning than simply the need to write, it took a very long time to actually achieve its current form. In the Egyptian, Roman and Greek civilizations, hollow stems of bamboo and reeds were used as pens. When these pens were invented, these straw-like tools were replaced with quills made from flight feathers from large birds like geese. Although these pens were used for many years, it was important to invent something more practical. In the mid 1600s, graphite mines were discovered in England. This paved the way for lead rods. Josef Hardtmuth, who discovered ceramic in 1790, began producing lead pencils with a variety of hardnesses. Dünden Bugüne FROM PAST TO PRESENT İlk tükenmez kalem 12.5 dolar The first pen was $12.50 < İlk tükenmez kalem 1945 başlarında Buenos Aires’te Eterpen şirketi tarafından piyasaya çıkarıldı. Bir Amerikalı işadamı da, bu büyük buluşun ABD’ye aktarılması için faaliyete girişti. “Su altında yazabilen ilk kalem” olarak reklam edilen tükenmezler, ABD’de umulanın da ötesinde bir ilgi gördü. 29 Ekim 1945 günü New York’ta Gimbel’s mağazalarında tanesi 12.5 dolardan satışa çıkarıldı ve akşama kadar tam 10 bin adet satıldı. The first pen was released to the market by Eterpen, a company in Buenos Aires, in early 1945. An American businessman then made headway to relay this great find to America. The pens that were advertised as ‘the first pen to write under water’ saw greater interest than expected in America. They were released for sale at $12.50 each in Gimbel’s stores in New York on 29 October 1945 and sold a total of 10,000 by the end of business that same day. 18. yüzyıl sonunda tükenmez kalem The ballpoint pen in the late 18th century Bugün kurşun kalemleri kullanmaya devam etsek de yazının daha kalıcı olması için kalemin içine mürekkebin yerleştirilmesi önemliydi. Bazı kaynaklara göre John Mitchell, bazılarına göre Johanne Jantssen ya da Perregrine Williamson ilk tükenmez kalemi buldu. Önce kim tarafından kullanıma sokulduğu net olarak bilinmese de 18. yüzyılın sonuna doğru dünyanın çeşitli yerlerinde tükenmez kalemin bulunduğu açık. Böylece makine yapımı çelik ucun imal edilmesiyle Romalılar döneminden beri bilinen mürekkepli metal kalem bugünkü formuna yakın bir hal aldı. 1878’de Alonzo Townsend tarafından patenti alınan stilografik kalem, bugün kullandığımız tükenmez kalemlerin öncüsü sayılır. Başlarda kullanışsız bulunduğu için seri üretimine geçilmeyen tükenmez kalem, ilgisiz gibi görünse de uçak endüstrisinin gelişmesiyle yaygınlaştı. Dolmakalemin içindeki mürekkep atmosferik basınçta dolduruluyordu. Uçaklar iki-üç kilometrenin üzerine çıkınca basınç düşüyor ve kalemin içindeki mürekkep akıyordu. II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan Hava Kuvvetleri uçuş personeli için uçuş esnasında kullanabilecekleri kalemler üretilmeye başladı. Bu kalemler başlangıçta havacılar tarafından kullanılırken zamanla yaygınlaştı. “Pilot kalem” kavramının kökeni de buradan geliyor. Although we continue to use lead pencils today, it was an important step for mankind when ink was placed in straws as this enabled permanency. According to some sources, it was John Mitchell who discovered the first pen while others suggest it was Johanne Jantssen or Perregrine Williamson. However, it is certain that the pen was used in various places around the world towards the late 18th century. The ballpoint pen that was used since the Roman era took on its current state with the production of the machine-produced steel tips. The stylo, for which Alonzo Townsend received a patent in 1878, is regarded as the pioneer of today’s pens. Mass production of the pen didn’t begin as it was first found to be impractical but with the development of the aircraft industry, it became much more widespread. The ink in the stylo was filled with atmospheric pressure. When aircrafts reached an altitude of over two to three kilometers, the pressure would drop and ink would drip from the pen. During WWII, the American Air Force began producing pens that cabin crew could use while in flight. These pens were used solely by them at first but after a while, they became widespread, hence the name ‘pilot pen’. 36 Şubat February 2016 Dünden Bugüne FROM PAST TO PRESENT 2220 Euro’ya kalem / Pens for 2220 euros ABD ve Avrupa’da sadece kalem satan dükkânlar ve kalem koleksiyonculuğuyla ilgili dergiler olduğunu söylersek, belki bu sevdanın boyutları daha iyi anlaşılabilir. Bu merakın sahiplerine yönelik olarak, bazı özel olaylar için özel ve sınırlı sayıda kalemler üretilir. Örneğin ünlü kalem markası Faber-Castell’in, 2003’ten beri senede sadece 2 bin 500 adet ürettiği ‘Pen of The Year’ konseptli dolmakalemin 2009 tasarımında, kalemin gövdesi at kuyruğu ve at yelesinden yapıldı. Yazı yazmanın kişisellik hissini simgelemesi için elde yerleştirilen iki renkli altın uç, farklı kalınlıklarda hazırlandı. Eğer kendi atınızın kılından özel bir üretim yaptırmak isterseniz, fiyatı 2 bin 200 Euro. You’ll understand the extent of this passion if we tell you that there are shops and magazines dedicated solely to pens in America and Europe. Special and limited edition pens are produced for the owners of this interest and for certain events. For example, the famous pen brand Faber-Castell has been producing just 2500 of the fountain pen under the concept of ‘Pen of the Year’ since 2003. The shaft of the pen produced in 2009 features horsehair and horse mane. The two colored golden tips that were fixed by hand to symbolize the sense of being reflecting the personalization of writing were prepared in different thicknesses. If you want to use your own horse’s hair on a pen, the price is 2200 euros. < Leading personal items Kalem, bugün ihtiyacın çok daha ötesinde anlamlar taşıyor. Birçok kişi için gücün, kimliğin, olgunluğun, kültürün, şıklığın ya da zarafetin bir göstergesi. Koleksiyonunu yapanlardan belli markalar dışında kalem kullanmayanlara kadar pek çok kişiye rastlamak mümkün. Adeta bir mücevher! Kaleme bir servet yatıranlar bile var. Kişiselleştirilme özelliği çok yüksek yani. Etrafınıza göz attığınızda, kaleme özel olarak hassasiyet gösteren pek çok kişiyle karşılaştığınıza şahit olacaksınız. Today, the pen carries much more meaning than simply being a writing tool. For many people, it is a symbol of power, identity, maturity, culture, style and elegance. There are collectors and those that won’t use anything but a specific brand. It’s practically a jewel! There are even people who invest a fortune on pens. In other words, it’s very adaptable to being a personalized item. If you take a look around, you’ll notice that there are many people around you who are quite sensitive about pens. 38 Şubat February 2016 t Kişisel eşyalar arasında üst sıralarda İstanbul 40 Şubat February 2016 şimdi kar zamanı IT’S SNOW TIME Metropoller için kar, birçok sıkıntıyı beraberinde getirse de karlı bir güne uyanmanın mutluluğu her şeye değer. Özellikle de İstanbul gibi büyüleyici bir şehirde… Although snow brings many challenges to big cities, the joy of waking up to snow is something special. 41 Especially in a magical city like Istanbul… İstanbul t Bu ay İstanbul’a kar yağar mı, yağsa da tutar mı, bilinmez ama olur da beyaz örtü şehri ele geçirirse keyfini çıkarmak için bir an bile tereddüt etmeyin. Çünkü kar, İstanbul’un doğal güzelliğini ve tarihi mekânlarını seyrine doyum olmaz bir manzaraya çeviriyor. Sultanahmet’te, İstiklâl Caddesi’nde, Aşiyan’da, Balat’ta, Boğaz’da ya da kentin herhangi bir sokağında, beyaz örtünün yarattığı görüntüler bir başka güzel. Son yıllarda İstanbul’da çok etkili kar yağışı görülmese de tarihte 4 - 5 metreyi bulan karın şehri ele geçirdiği olmuş. İstanbul’un şimdiye kadar geçirdiği büyük kışlar tarihçiler tarafından kaydedilmiştir. Bu kayıtlardan şehrin çeşitli zamanlarda yaşadığı en soğuk dönemleri öğrenmiş bulunuyoruz. Miladın 401. senesinde İstanbul’da büyük ve devamlı bir kış olmuştu. Boğaziçi tam yirmi gün buzlarla örtülü kaldı. 42 Şubat February 2016 It’s uncertain whether it will snow in Istanbul this month but if it does, don’t think twice about enjoying it when it does. Snow transforms the natural beauty of Istanbul and its historical spaces into a beautiful view. The white cover in Sultanahmet, Istiklâl Avenue, Aşiyan, Balat, Bosphorus or anywhere in the city makes Istanbul looks even more beautiful. Despite there being very minimal snowfall in Istanbul in recent years, there have been times when 4-5m of snow has taken the city hostage. The greatest snowfalls in the history of Istanbul have been recorded by historians. We learn from these records the coldest winters the city has experienced. In 401 there was a harsh and continuous winter. The Bosphorus was frozen over for exactly 20 days. İstanbul > 1954 Kışı, en soğuklarından biriydi. Buzlar, Boğaziçi’ni kapladı, vapurlar Boğaz seferlerini yapamadı. Öte yandan birçok kişi de buzlar üzerinde dolaşmanın keyfini sürdü. The winter of 1954 was one of Istanbul’s coldest. The Bosphorus was frozen over and the steamers were unable to set sail. On the upside, people were able to enjoy the experience of walking on ice! < Ağır kış uğursuzluk işareti sayıldı A harsh winter was deemed the sign of bad luck 763 yılı Ekim ayında İstanbul tekrar sayılı kışlarından birini yaşadı. Dayanılmaz soğuklar nedeniyle ölen insanlar oldu. Boğaziçi, 30 metre derinliğine kadar donmuştu, insanlar, yük hayvanları, arabalar Anadolu sahilinden Rumeli sahiline ve Galata’dan Üsküdar’a geçtiler. Sarayburnu’ndaki buzlar oradaki surlardan yüksek olduğundan surların bazı bölümleri hasar gördü. 1621 yılı Aralık ayında İstanbul’da tekrar büyük bir kış oldu. Boğaziçi buzlarla örtüldü ve Haliç dondu. Bu olay İkinci Osman’ın tahtta bulunduğu zamana rastlıyordu. Dönemin müneccimleri olayı bir uğursuzluk olarak nitelendirip, kötü bir olayın işareti olduğunu söylediler. İstanbul halkı deniz üstünden yürüdü. In the October of 763, Istanbul once again experienced one of its harshest winters. People died due to the unbearable colds. The Bosphorus was frozen 30 meters deep and people, together with their animals and vehicles, were able to cross from the Anatolian shore to the Rumeli shore and Üsküdar. The ice in Sarayburnu was taller than the walls there and as a result, some parts of the walls suffered damage. In the December of 1621, Istanbul experienced another harsh winter. The Bosphorus was covered in ice and the Golden Horn froze over. This happened when Osman II was in power. The soothsayers of the time regarded this as an omen. The residents of Istanbul walked over the water. 44 Şubat February 2016 İstanbul The most unforgettable snow of recent history: 1987 1657 senesinde ise Haliç dondu. Defterdar İskelesi ile Sütlüce arasında halk denizi yürüyerek geçti. O kış Edirne de görülmemiş yükseklikte kar yığınları altında kalmıştı. İstanbul halkı Boğaziçi’nin buzlarla kaplandığı zamanları tekrar görmüştü. Tuna’dan kopan buzlar bir defa 1928 kışında ve son olarak da 1954 Mart’ında Boğaziçi’ni tamamen kaplamıştı. 1954 Mart’ında birçok kişi buzlar üzerinde dolaşmış, vapurlar Boğaziçi seferlerini yapamamıştı. Anadolu Kavağı ile Rumeli Kavağı arasında, Boğaz’ın ağzı da tamamen kapanmıştı. İstanbul’un yakın tarihinin en ünlü kışı ise 1987’de yaşandı. 5 Mart gecesi başlayan ve dört gün boyunca aralıksız tipi halinde devam eden kar yağışı nedeniyle hayat resmen durma noktasına geldi. Şehir merkezinde yaklaşık 1 metreyi bulan kar kalınlığı, yüksek kesimlerde 4 metreye kadar ulaştı. The Golden Horn froze over in 1657. The people between Defterdar Wharf and Sütlüce crossed the water by walking over it. That winter, Edirne was covered in a neverbefore-seen snowfall. The residents of Istanbul had once again seen a frozen Bosphorus. The ice that split off the Danube fully covered the Bosphorus in the winter of 1928 and then in March of 1954. In March of 1954, many people walked over ice and the ferries were unable to travel on the Bosphorus. The mouth of the Bosphorus between Anadolu Kavağı and Rumeli Kavağı was fully closed. Meanwhile, the most famous winter of recent Istanbul history was experienced in 1987. Due to the snowfall that began on the night of 5 March and continued non-stop for four whole days, life literally stopped. The snowfall which was close to a meter high in the city center reached up to four meters in higher altitudes. 46 Şubat February 2016 t Yakın tarihin en unutulmaz kışı: 1987 Söyleşi INTERVIEW 48 Şubat February 2016 tuvana türkay Bizans Oyunları’nın Ayçörek’i AYÇÖREK FROM ‘BIZANS OYUNLARI’ Kara Para Aşk dizisindeki Bahar karakteriyle beğeniyle izlenen Tuvana Türkay, son olarak Bizans Oyunları’nda canlandırdığı Ayçörek karakteriyle beyazperde de adından söz ettirdi. Türkay, aynı zamanda söz yazıp beste yapan bir müzisyen… Playing the character Bahar in the TV show ‘Kara Para’, Tuvana Türkay recently made a name for herself on the big screen as Ayçörek in the feature film ‘Bizans Oyunları’. She’s also a songwriter and a musician… by bahadır batmaz t Kısa sürede çok önemli işlerde yer aldınız. Yönetmenlerin sizi tercih etme nedeni ne? Yönetmenler ve yapımcılar kanımca artık yıldız isimle çalışmaktan ziyade sette sorun çıkarmayacak, sadece işini yapacak oyuncularla çalışmak istiyorlar. Ayrıca ego savaşlarının fazlasıyla yaşandığı, belki de en çok yarışın olduğu mesleklerden biri oyunculuk. Güzellik çok önemli bir faktör tabii, fakat salt güzelliğin tek başına yetmediğini artık herkes biliyor. Günümüzde şans bana göre iyi insan ilişkileri, pozitif düşünce, doğru yerde olabilmek. Ve an gelince aklını da kullanabilmek. Oyunculuğun yanı sıra şarkı söylüyor, beste yapıyorsunuz… Her iki işi bir arada yürütmek zor değil mi? Gönlümden, duygularımdan geçen sözler dökmeye çalışıyorum kâğıda; dilim döndüğünce, elim vardığınca… Umarım devamı gelir. Meryl Streep ve Al Pacino Bir süredir Amerika’daydınız. Neler yaptınız? Bu sene arka arkaya 4 film çektim. Dizi yapmadığım için bolca zamanım vardı. Amerika hep görmek istediğim yerdi. Bunca zaman çalışmaktan hiç fırsatım olmadı. Önce New York, San Francisco, Las Vegas oradan da Los Angeles’a gittim. Bir gittim pir gittim. Bayağı gezdim. You’ve been in a lot of big projects in just a short time. Why do directors choose you? I think that directors and producers no longer want to work with big names. Rather, they just want actors who will not create problems on set and who will do their job. Also, acting is probably one of the leading professions in which ego wars are seen. Beauty is undoubtedly an important factor but everyone knows beauty alone is not enough. Luck for me today means good relationships, positive thinking and being at the right place. And also, being able to use your mind when the moment arrives. In addition to acting, you also sing and write songs. Isn’t it difficult to do all of this simultaneously? I try to put my thoughts and feeling on paper. I hope I can continue to do so Meryl Streep and Al Pacino You were in America for a while. What did you do there? I shot four films back to back this year. I had plenty of time because I didn’t have any TV projects. America was always a place I wanted to see and I never got a chance because of work. I went to New York, San Francisco, Las Vegas and then Los Angeles. I traveled quite a bit. 49 Söyleşi INTERVIEW Oyunculuğunuzla yurtdışına açılmak gibi planlarınız var mı? Ne yalan söyleyeyim, izlediğim Hollywood filmlerinde kendimi onların içinde hayal ettiğim çok oluyor. Ne kadar hayallerimizi, hedeflerimizi ilerde tutarsak o kadar kaliteli işler yapabiliriz. Kadın olarak Meryl Streep’le aynı sahnede olmayı çok isterdim. Erkeklerde ise Al Pacino ile oynamayı çok çok isterdim. Tabii bunlar uç şeyler. Fakat şimdi bakıyorum her Hollywood filminde Türkiye’ye ait bir diyalog yaşanıyor. O yüzden ne olacağı hiç belli olmaz. Do you have aspirations to work as an actress abroad? I won’t lie about imagining myself in the Hollywood films I’ve watched. The greater your dreams, the better work you produce. I really would like to be cast with Al Pacino and Meryl Streep. These are extreme of course. But I can see that there’s a Turkish dialogue in every Hollywood film now. That’s why you just can’t be certain. “Dünyanın her yerinden ilgi” “Interest from everywhere in the world” Diziler sayesinde yurtdışında da ciddi bir hayran kitleniz var… Yurtdışı satışları olduğu için Güney Amerika’dan, Şili’den, Endonezya’dan dünyanın her yerinden izleyicilerimiz var. Başka bir ülkenin insanı tarafından sevilmek ve benimsenmek o kadar farklı bir duygu ki anlatamam. Dünyanın her yerine gittiğimde büyük bir ilgiyle karşılaşıyorum. Bu benim için çok büyük mutluluk, nimet. You also have a serious following abroad because of the TV shows you’ve been in… We have viewers from all around the world, South America, Chile, Indonesia… It’s such a unique feeling to be acknowledged by people from other countries. I receive great interest wherever I go in the world. This gives me great joy. < Tuvana Türkay, en son geçen ay gösterimde olan Bizans Oyunları filminde feminen bir karakter olan Ayçörek’i canlandırdı. Tuvana Türkay was last cast as Ayçörek in the film ‘Bizans Oyunları’ which screened last month. 50 Şubat February 2016 Kimdir Who is she? Kamera karşısına erken yaşta geçen Tuvana Türkay, 9 yaşında reklam filmlerinde oynamaya başladı. Oyunculuk, şan ve diksiyon dersleri alan Türkay, Kara Para Aşk dizisindeki Bahar karakteriyle tanındı. Güvercin Uçuverdi, En Güzeli ve Geym Of Bizans filmlerinde rol aldı. ENBE grubunun albümünde söz ve müziği kendisine ait ‘Ara Ne Olursun’ isimli şarkıyı seslendirdi. Tuvana Türkay began appearing in TV commercials at the young age of 9. She took lessons in acting, singing and elocution and became famous as Bahar in the TV serial ‘Kara Para Aşk’. She has performed in the feature films ‘Güvercin Uçuverdi’, ‘En Güzeli’ and ‘Geym Of Bizans’. She wrote, composed and sang the song ‘Ara Ne Olursun’ for ENBE’s album. Söyleşi INTERVIEW < Gani Müjde’nin Bizans Oyunları filminde rol aldınız. Ayçörek nasıl bir kadın? Eli maşalı, feminen ve gözü kara… Tam bir savaşçı. Gani Müjde’yle çalışmak nasıldı? Gani Müjde senarist değil, sadece yönetmemiz olsaydı filmde bu kadar özgür olmayabilirdik. Onun dışarıdan korkutucu bir otoritesi olduğunu düşünüyordum ama hiç öyle biri değilmiş. Bir defa sesini yükselttiğini duymadım. You were in Gani Müjde’s ‘Bizans Oyunları’. Tell us about your character Ayçörek. She’s a fearless feminine shrew, a true warrior! t What was it like working with Gani Müjde? If he was just our director as opposed to also being the writer, we may not have been able to be as free as we were. I thought that he was quite authoritative by nature but I found out that he’s not that way at all. I didn’t hear him raise his voice even once. 52 Şubat February 2016 Kısa kısa / In short En sevdiğiniz şehir? İtalya sevdalısıyım. Zaman buldukça Roma’ya gidiyorum. New York ise bana kendimi çok özgür hissettirdi. Hangi ülke mutfağını seviyorsunuz? Gittiğim hemen her ülkede Türk mutfağıyla bir kıyaslama yaptığım için hep aç kalma sorunu yaşıyorum. Fakat İtalyan mutfağı bana daha yakın. Seyahatte ne okuyorsunuz? Daha çok roman ve öykü. Son yolculuğumda Cesare Pavese’den Ay ve Şenlik Ateşleri’ni okudum. Fakat başucu kitaplarımın yegâne ismi Sabahattin Ali’dir. İstanbul’un en güzel tarafı? Rüzgârı bile farklı çarpar yüzüne. Eğer ellerinde başka bir el varsa başka davranır sana. İstanbul’un tepelerine çıkmayı çok seviyorum. İstanbul’a nereden bakmayı seversiniz? Piyer Loti. Şehirdeki hüzün durağınız? Anadolu Kavağı. Orası İstanbul’a benzemiyor, bir sahil kasabası gibi… Âşık olduğunuzda kentte ilk gideceğiniz yer? Âşıksanız kentin her köşesi mabedinizdir. Ama denize kıyısı olan semtleri daha çok seviyorum: Tarabya, İstinye, Arnavutköy, Anadolu ve Rumeli Kavağı. Your favorite city? I love Italy. I go to Rome at every opportunity. New York on the other hand made me feel free. Which cuisine do you prefer? I am constantly comparing other cuisines to Turkish cuisine so I end up going hungry. I lean towards Italian cuisine. What do you read while traveling? Mostly novels and stories. I read Cesare Pavese’s ‘The Moon and the Bonfires’ the last time I traveled. But my favorite writer is Sabahattin Ali. The best thing about Istanbul? Even the wind in Istanbul strikes you differently. I love climbing up the hills in Istanbul. From where do you like to look out to Istanbul? Pierre Loti. Your place of melancholy in the city? Anadolu Kavağı. It’s not like Istanbul there. It’s like a coastal town… Where would you first go if you were to fall in love? If you’re in love, every corner of the city is your sanctuary. But I love the seaside suburbs more: Tarabya, Istinye, Arnavutköy, Anadolu and Rumeli Kavağı. Yakın Plan CLOSE UP 54 Şubat February 2016 Nergis ülkesi THE LAND OF THE NARCISSUS karaburun Doğanın tüm cömertliğini olanca güzelliğiyle sergilediği Karaburun’da, şimdilerde adını efsanelerden alan nergis çiçeğinin mevsimi hüküm sürüyor. Karaburun, where nature generously bestows all its beauty, is right now being dominated by the narcissus… by ilke kamar photos patikatrek arşivi 55 Yakın Plan CLOSE UP t Yaz aylarında berrak deniziyle binlerce tatilciyi ağırlayan İzmir Karaburun bugünlerde en heyecan verici doğal dönüşümlerinden birini yaşıyor. Yarımadanın toprakları baştan sona nergislerle dolu. Kış mevsimi Türkiye’de kar ve soğuk anlamına gelse de Ege’nin en güzel köşelerinden birinde, Karaburun’da nergis zamanı olarak biliniyor. İçinde bulunduğu yılın sıcaklık değerlerine göre değişse de ocak ayının 20’lerinden şubat ayının sonuna kadar nergisler bu küçük beldeyi süslüyor. Nergisin bölge için önemi çok. Güzelliği bir tarafa, Karaburun köylerinin en önemli geçim kaynağı. Normalde doğada kendiliğinden biten bir çiçek ama planlı bir şekilde seralarda da yetiştiriciliği yapılıyor. Seralarda 3-4 yılda bir nergis soğanları sökülüp hastalıklı olanlar ayıklanıyor ve yeniden ekiliyor. Yağmurlama yöntemiyle sulanan nergisler kasım sonunda açmaya başlıyor. Doğada kendiliğinden yetişen nergis ise daha geç açıyor. Ama kokusu diğeriyle kıyaslanmayacak şekilde güçlü. Öyle ki bu ay Karaburun’a giderseniz yarattığı görsel şöleni unutturacak bir koku burnunuzun dibinden hiç eksik olamayacak. 56 Şubat February 2016 Izmir Karaburun welcomes thousands of holidaymakers with its crystal clear sea in summer and right about now, it’s experiencing its most exciting natural transformation. The whole of the peninsula is covered in narcissuses. Although winter means snow and cold harsh weather in Turkey, it is also known as narcissus season in Karaburun, one of the Aegean’s most prized corners. Despite variable temperatures, the narcissus begins to appear to decorate the small district from around 20 January through to the end of February. Its importance for the region is significant. Putting aside its beauty, it’s the most important livelihood of Karaburun villages. Normally, it’s a flower that grows naturally in the wild but it’s also cultivated in greenhouses in an organized fashion. Narcissus bulbs are removed in the greenhouses every 3-4 years, the diseased ones are thrown out and the others are replanted. Watered using the sprinkling method, the narcissus begins to flower in late November. Wild narcissuses on the other hand flower much later. But its smell is comparatively much more powerful. In fact, if you go to Karaburun this month, the smell will outdo any visual feast. Yakın Plan CLOSE UP Patikatrek / Patikatrek Patikatrek Doğa Sporları Eğitim Merkezi 2003 yılında Zeynel Aydın önderliğinde bir grup doğasever tarafından kuruldu. Başlangıçta doğa sporları bilgi portalı başvuru kılavuzu olması gayesiyle kurulan patikatrek.com web sayfası etrafında toplanan üyelerinin talepleri doğrultusunda 2004 yılından itibaren doğa yürüyüşü organizasyonları yapmaya başladı. Yüksek dağ tırmanışları ve uzun dağ yürüyüşleri ile adını duyurdu. Merkezin en ilgi çeken etkinliklerinden biri Karaburun’da nergis zamanı yapılan doğa yürüyüşleri. < Patikatrek Doğa Sporları Eğitim Merkezi was established by a group of nature lovers led by Zeynel Aydın in 2003. www.patikatrek.com , which was initially set up as a nature sports information portal, saw great demand from members and ever since 2004, the business has been holding trekking excursions. It became well-known for its high altitude mountain climbing excursions and long, mountain treks. One of its most popular excursions is the one to Karaburun during narcissus season. Muhteşem koku ve daha çok bilgi A spectacular scent and more knowledge Turizm sezonu olmadığı için maalesef birçok kişi nergislerin açtığını göremiyor, o mis gibi kokuyu içine çekemiyor. Oysa nergis tarlaları yarımadanın her tarafında; yeter ki kokuyu takip etmesini bilin ya da otomobilinizle köy yollarına sapın. Ama ilk defa gidiyorsanız bölgede doğa yürüyüşleri yapan bir ekibe katılmanız seyahatinizi daha keyifli yapabilir. Biz Patikatrek Doğa Sporları Eğitim Merkezi (www.patikatrek.com) ile bu geziyi yapıyoruz. Bir grup doğaseverle nergis tarlalarının peşinde olmak hem daha kolay oluyor hem de bölgeyle ilgili birçok bilgiye sahip oluyoruz. Bu geziler sadece doğa yürüyüşünden ibaret değil. Nergislerin çiçek açma ve hasat dönemini de içine alan gezilere katılacaklar, nergis yetiştiriciliği ve tarımı hakkında da birçok sorunun cevabına ulaşıyor. Aynı zamanda bu konudaki sorunlar da gündeme geliyor. Ekim alanlarının çarpık bir şekilde yerleşime açılması, doğal ortamda büyüyen nergisi tehdit eden en büyük tehlike. Gezi grubunda yer alan ziraat mühendisi ve bu konuda uzmanlaşmış kişiler, gittiğimiz köylerin kahvelerinde üreticilerle bir araya gelip üretimi artırıcı yol ve yöntemler konusunda bilgilendirme yapıyor. As it’s not in peak tourism season, most people don’t get to witness the narcissus flower or take in the beautiful scent. Whereas narcissus fields are all over the peninsula; you just need to follow the scent or head to the villages with your car. But if you’re going for the first time, it might be more fun to join a trekking group. We did it with Patikatrek Doğa Sporları Eğitim Merkezi (www.patikatrek.com). It’s easy and you get to learn so much more about the region when you’re with a group of nature lovers in search of the narcissus fields. These excursions aren’t just about trekking. You also get to find out about when narcissus’ flower, when they’re harvested, how they’re grown etc. At the same time, you also learn about the many problems faced in the industry. The greatest threat to narcissus’ that grow in the wild is that cultivation areas have been open to settlement in a disorderly manner. An agricultural engineer and experts in the field who were in the trekking group spoke to farmers in the coffeehouses in the villages we visited about how to increase production. 58 Şubat February 2016 Yakın Plan CLOSE UP Nasıl gidilir? / Getting there Onur Air’in İstanbul’dan İzmir’e 1 saat 5 dakika süren seferleri Salı, Perşembe, Cumartesi, Pazar 07:30; Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 11:20, 17:35, 20:40’ta. İzmir’den İstanbul’a ise Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar günleri saat 07:40, 09:25, 13:05, 19:20’de. Onur Air’s 1 hour and 5 minute flights from Istanbul to Izmir depart Tuesdays, Thursdays, Saturdays and Sundays at 07:30, Mondays, Tuesdays, Wednesdays, Thursdays, Fridays, Saturdays and Sundays at 11:20, 17:35, 20:40. Flights from Izmir to Istanbul depart Mondays, Tuesdays, Wednesdays, Thursdays, Fridays, Saturdays and Sundays at 07:40, 09:25, 13:05, 19:20. Narcissus, the flower of legends Gelelim nergis ismine… Tarladan koparıldıktan sonra bile 10-12 gün canlı kalabilen ve buram buram kokmasıyla farkını hissettiren Karaburun nergisi, adını mitolojik bir hikâyeden alıyor. Bugün Karaburun yarımadası olarak adlandırılan bölge ve bu bölgede yer alan Bozdağ, eski Yunan ve Roma tarihinde ‘Mimas’ olarak geçer. ‘Mimas’ adını eski Yunan mitolojisinden almakta. Efsaneye göre, bu bölgede Narkissos adında bir avcı yaşar. Orman perisi Ekho bir gün onu görür ve âşık olur. Ancak Narkissos bu aşka karşılık vermez. Bunun üzerine Ekho bu aşkla eriyip gider. Bu duruma çok öfkelenen aşk tanrıçası Afrodit de Narkissos’tan intikam almak için onu kendi kendine âşık olması için büyüler. Narkissos sularda kendi suretini gördükçe karşılık alamamanın acısını çeker. Sonunda orman perisi Ekho gibi eriyip gider. Narkissos’un eriyip yok olduğu yerde bir çiçek yeşerir. İşte bu çiçek nergistir. Sezonu beklemeyin, şimdi yollara düşme ve nergisin vatanı Karaburun’a gitme zamanı. So let’s now provide some information about the name narcissus… The beautifully-scented Karaburun narcissus, which survives for 10-12 days even after being picked from the fields, borrows its names from a mythological story. Today, the area that is known as Karaburun peninsula and Bozdağ, is referred to as ‘Mimas’ in ancient Greek and Roman history. The ‘Mimas’ name comes from Ancient Greek mythology. According to the legend, a huntsman names Narcissus lived in the area. The forest fairy Echo sees him and falls in love. But the love isn’t reciprocal. Echo is distraught. So the love goddess Aphrodite becomes angry and decides to take revenge on Narcissus. She casts a spell on him to make him fall in love with her. As Narcissus sees his reflection in the water, he suffers the pain of not being loved back. Finally, he dies just as the forest fairy Ekho did. A flower blossoms in the exact same spot that Narcissus died. The flower is the narcissus. Don’t wait for the summer season. Now is the perfect time to hit the road and go to Karaburun, the land of the narcissus. 60 Şubat February 2016 t Efsanelerin çiçeği nergis Sınırların Ötesinde BEYOND BORDERS 62 Şubat February 2016 Hem yerel hem özel BOTH LOCAL AND SPECIAL münih MUNICH Almanya’nın gözde kentlerinden Münih, yaşam kalitesi, doğal dokusu ve tarihiyle cezbediyor. Yerel tatları ve festivali de cabası. Üstelik şimdi Onur Air uçuşlarıyla çok daha yakın... Münih uçuşları 27 Mart’ta başlıyor. One of the most popular German cities, Munich attracts visitors with its standard of living, natural character and history. Its local flavors and festival are just the icing on the cake! Now, it’s even closer with Onur Air… Flights to Munich begin on 27 March. by aslı öztürk 63 Sınırların Ötesinde BEYOND BORDERS t Bavyera Alpleri’nin kuzeyinde, Isar Nehri kıyısında yer alan ‘München’ yani Münih, ‘keşişlerin yeri’ demek. Şehrin simge renkleri altın sarısı ve siyah. Bu renkler Roma İmparatorluğu döneminden bu yana kullanılıyor. Ama bu sizi yanıltmasın. Münih sadece bir tarih kenti değil, gayet şirin bir merkezi olan, yemyeşil bir şehir. Hayli büyük olan havalimanından şehir merkezine ulaşmak için S Bahn tren hattını kullanmalısınız. Merkez istasyona yolculuk yaklaşık 40 dakika. Sonrasında ise ulaşım için en doğru tercih metro. İlk defa geldiyseniz metro kullanmak konusunda tereddüt yaşayabilirsiniz fakat Almanya’da metro biletlerini alacağınız makinelerde bile Türkçe dil seçeneği olduğu için hiçbir sıkıntı yaşamayacaksınız. 64 Şubat February 2016 Munich or München, on the banks of River Isar north of the Bavarian Alps, means ‘monks’ place’. The symbolic colors of the city are golden yellow and black. These colors have been used ever since the era of the Roman Empire. But don’t let this confuse you. Munich is not just about history, it’s also an evergreen city with a quaint city center. You have to use the S Bahn train line to get to the city center from the rather large airport. The ride is roughly 40 minutes. The best form of transport after that is the metro. If you’re in Munich for the very first time, you may be a little anxious about the metro but there’s no need because the machines from which you purchase metro tickets have a Turkish language option. Şehrin kalbi Marienplatz Marienplatz, the heart of the city Marienplatz Meydanı, Münih’te ilk gitmeniz gereken yer. Günün her saati cıvıl cıvıl olan bu meydan şehrin kalbi kabul ediliyor. Meydanda ilk dikkat çeken, Rathaus adlı belediye binası. Çok heybetli olan bina neo-gotik tarzda inşa edilmiş. Dış cephesinde kullanılan koyu renkler sebebiyle kasvetli gibi görünse de ince ve detaylı işçiliği kendisine hayran bırakıyor. Bir Münih klasiği olan ve Almanya’nın en bilinen birahanesi kabul edilen Hofbrauhaus da Marienplatz’da yer alıyor. Epey turistik bir yer olduğu için içerisi çok kalabalık ve gürültülü. Kendinizi insanlardan soyutlamak istiyorsanız tavandaki Ortaçağ’dan kalma figürleri inceleyebilirsiniz. Canınız bira içmek istemiyorsa da rotanızı aynı meydanda yer alan ve dünyadaki birçok kahve aromasını tadabileceğiniz ‘Hansel und Gretel’e çevirin. Marienplatz Square is the first place you need to go to in Munich. Lively all day, it is regarded as the heart of the city. The first thing that strikes your attention in the square is the town hall, Rathaus. This magnificent building was built in the neo-gothic style. Even though it looks daunting because of its external colors, its fine workmanship leaves anyone who sees it in awe. Germany’s most famous pub, Hofbrauhaus, is also located in Marienplatz. It’s extremely crowded and noisy because it’s really touristic. If you want to isolate yourself from the people around you, just look up and enjoy the Middle Age figures on the ceiling. But if you don’t feel like beer, you should head to ‘Hansel and Gretel’, where you can try many different varieties of coffee. It’s located in the same square. 65 Sınırların Ötesinde BEYOND BORDERS Nereye gidelim? / Highlights > Aziz Peter Kilisesi: Merkezdeki Roma Katolik kilisesi şehrin sembolü. Güney Almanya’nın en eski kilisesi. Sözü edilen keşişler 1158’de şehir ilk kurulduğunda bu kilisenin çevresinde yaşamışlar. Kilise 1327’deki büyük yangın sonrasında 1368’de yeniden restore edildi. Süslü çan kulesi 92 metre yükseklikte. Kuleye tırmanarak şehrin manzarasını izlemek isterseniz 306 basamak sizi bekliyor. > Münih Sarayı: Almanya’nın en büyük şehir sarayı. Eski şehrin ortasında. 500 yıl boyunca Alman soyluları ve kralları için konut ve sanat merkezi olarak kullanıldı. > Deutsches Museum: Müzeler bölgesinde, Isar Nehri üzerinde küçük bir adada. 1903’te kuruldu. Dünyanın en büyük teknoloji ve bilim müzesi. Her yıl yaklaşık 1.5 milyon kişi ziyaret eder. Yaklaşık 28 bin eser sergileniyor. > Devlet Antika Koleksiyonları Müzesi: Bavyera eyaletine ait Yunan, Etrüsk, Roma sanatına ait eski eserler sergileniyor. 1872-1919 arasında kraliyet antikalarına ev sahipliği yaptı. 1919 yılından itibaren Yeni Devlet Galerisi olarak ziyarete açıldı. II. Dünya Savaşı’ndaki bombalamada ciddi hasar gördü, 1960’ların sonunda yeniden inşa edildi. > St. Lukas Kilisesi: 1893-1896 arasında, Albert Schmit tarafından yapıldı. Yapıldığı tarihten günümüze kadar korunarak gelebilmiş ender Lutheran kiliselerindendir. < > St Peter Church: The Roman Catholic Church in the city center is the symbol of the city. It’s the oldest church in southern Germany. Monks lived near this church when the city was first founded in 1158. After a great fire in 1327, the building was restored in 1368. The bell tower stands at a height of 92 meters. You have to climb 306 steps to be able to look out to the view of the city from the tower. > Munich Palace: This is the biggest city palace in Germany. It’s right in the center of the old city. German nobility and kings used it as a residence and art center for 500 years. > Deutsches Museum: Located in the museum district on a small island along the banks of River Isar, it was established in 1903. It’s the world’s largest science and information technology museum. Roughly 1.5 million people visit it each year. Close to 28,000 objects are on display. > State Antique Collections Museum: Ancient Greek, Etruscan and Roman objects that belong to the state of Bavaria are on display. It hosted royal antiques between 1872-1919. It opened to the public as the New State Gallery in 1919. It was severely damaged during WWII and was rebuilt in the late 60s. > St. Lukas Church: Albert Schmit built it between 1893-1896. It is one of the rare Lutheran churches that have made it to present day. 66 Şubat February 2016 Bavyera’nın yerel lezzetleri / Local flavors of Bavaria < Münih’te dünya mutfağından her türlü lezzetin renk kattığı Bavyera mutfağı size sonsuz bir menü vadediyor. Yerel tatlar için Tantris ve Hofer-der Stadwirt restoranları tavsiye edilir. Şehrin en bilinen yemekleri Erbsensuppe (Bezelye Çorbası), Auflauf (Güveç), Jägerschnitzel (Mantar Soslu Pirzola), Blumenkohl (Karnıbahar), Bratwurst (Kızartılmış Sosis), Ente (Ördek), Geflügel (Tavuk), Hackbraten (Köfte) ve Zwiebeln (Soğan)… En bilindik tatlıları ise Apfelkücherl denilen tarçınlı kızarmış elma ve yoğun tatlı ve ekşi elma soslu Apfelmus. Münih’in aynı zamanda bira üretimiyle ünlü olduğunu unutmayın. You’ll find all the flavors of the world in Munich but Bavarian cuisine promises an endless menu. Tantris and the Hoferder Stadwirt restaurants are recommended for local flavors. The most popular local dishes are Erbsensuppe (pea soup), Auflauf (stew), Jägerschnitzel (steak with mushroom sauce), Blumenkohl (cauliflower), Bratwurst (fried sausages), Ente (duck), Geflügel (chicken), Hackbraten (meatballs) and Zwiebeln (onions)… The most famous dessert are Apfelkücherl (apple strudel) and the very rich Apfelmus. And don’t forget, Munich is also famous for its beer production. 3. büyük opera binası The third largest opera building Münih’in diğer ünlü meydanı Max-Joseph Platz. Tam orta yerinde I. Max Joseph’in heykeli bulunuyor. Meydandaki bir diğer önemli yapı da opera evi. Birçok Avrupa şehrinde olduğu gibi Münih’teki opera evi de gerçekten çok etkileyici ve sanata ne derece değer verildiğini kanıtlar nitelikte. Ancak II. Dünya Savaşı esnasında yapılan hava saldırılarında birçok tarihi yapı gibi opera binasının da bir kısmı yıkılmış. 1963’te orijinaline bağlı kalınarak onarılan bina, Paris ve Varşova’daki opera evlerinden sonra en büyük üçüncü opera evi unvanını almış. Max-Joseph Platz is another important square in Munich. The statue of Max Joseph I sits right in the middle. Another important structure in the square is the opera house. As is the case in many European cities, the opera house in Munich truly is impressive and shows just how much importance is placed on the arts. However, like many historical structures, air strikes in WWII damaged part of the opera building. Restored to its original state in 1963, the building took on the title of being the world’s largest opera house after the ones in Paris and Warsaw. 67 Sınırların Ötesinde BEYOND BORDERS Oktoberfest çılgınlığı Oktoberfest madness < Türkçesi Ekim Festivali olan Oktoberfest, sonbaharda Almanya tatili için en geçerli sebeplerin başında yer alıyor. 1810’dan bu yana her yıl eylül sonu ile ekim başı arasında düzenlenen festival, Münih’in güneybatısındaki Theresienwiese bölgesinde. Rengârenk çadırlarda yapılan festival, Münih Belediye Başkanı’nın büyük bir ahşap bira fıçısına musluk çakmasıyla başlıyor. Bu festival için özel olarak koyu renkli bira mayalanıyor. Festivalde tavuk, sosis, şekerleme, bretzel gibi Alman yiyecekleri ve tabii tonlarca bira tüketiliyor. Her yıl yaklaşık 6 milyon kişinin katıldığı festivalin lunapark gibi eğlence kısmı ve müzikli etkinlikleri de var. Festivale gidecekseniz, mutlaka iki ay önce otel ve uçak rezervasyonlarını yaptırın. Oktoberfest is one of the leading reasons to head to Germany in autumn. The festival that’s been held in late September since 1810 is located in Theresienwiese, southwest of Munich. Held in tents, the colorful festival kicks off when the mayor of Munich strikes a wooden beer barrel. Extremely special, dark beers are fermented especially for the festival. People consume German flavors like chicken, sausages, candy, and pretzels as well as tons of beer. The festival that is visited by roughly 6 million people per year also has a fun park and musical events. If you’re going to go, make sure to make hotel reservations and book your flights at least two months in advance. İngiliz Bahçesi’nde dinlenme Relax in the English Garden Yazının başında söylediğimiz gibi Münih yeşile boyanmış bir şehir. Eğer siz de çok bina gezmek istemiyor ve bir parkta sakin birkaç saat geçirmek istiyorsanız rotanızı hemen Englischer Garten (İngiliz Bahçesi) diye bilinen parka çevirin. New York’taki Central Park’tan ya da Londra’daki Hyde Park’dan daha büyük burası. Dolaşırken özgürlüğün tadını çıkarıp kafanızı kolayca boşaltabilirsiniz. Çünkü parka girer girmez şehir hayatıyla bütün bağınız kopuyor. Hatta parka gitmek için kullandığınız metro hattında bisikletli, köpekli, ellerinde kitap, şort ve terlikli insanlarla seyahat etmek bile sizi huzura yaklaştırıyor. As we said at the start, Munich is a green city. If your idea of discovery doesn’t amount to seeing buildings and you just want to spend some time in a park, head to Englischer Garten. This park is even larger than Central Park in New York and Hyde Park in London. Enjoy the freedom while walking around the park because you’ll realize that as soon as you’ve walked into the park, your connection with the rest of the world becomes obsolete. In fact, you’ll see the people with their bicycles, dogs, books, shorts and thongs heading there on the metro and you’ll know that you’re that much closer to peace. 68 Şubat February 2016 Nasıl gidilir? / Getting there Onur Air’in İstanbul’dan Münih’e 2 saat 20 dakika süren seferleri Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 11:20’de. Münih’ten İstanbul’a ise Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar günleri saat 13.25’te. Münih uçuşları 27 Mart’ta başlıyor. Onur Air’s 2 hour and 20 minute flights from Istanbul to Munich depart Mondays, Tuesdays, Wednesdays, Thursdays, Fridays, Saturdays and Sundays at 11:20. Flights from Munich to Istanbul depart Mondays, Tuesdays, Wednesdays, Thursdays, Fridays, Saturdays and Sundays at 13:25. Munich begin on 27 March. Where to go shopping Şehirde alışveriş yapacaksanız özellikle Kaufinger ve Maximilian caddelerine gitmenizi tavsiye ederiz. Bu caddelerde, günümüz modasının önde gelen ürünlerini ve ünlü markaların kreasyonlarını bulabilirsiniz. Şehrin en lüks alışveriş caddesi ise Theatiner Strasse. Bu caddede özel mağazaları, bar ve kafeleri, modern sanat ve mimarinin büyüleyici güzelliğini bir arada görebilirsiniz. Sendlinger Straase ise şehrin en tipik alışveriş alanlarından. Genellikle aileler tarafından işletilen perakende mağazalar var burada. Hediyelik eşyalar ve el sanatı ürünleri alabilirsiniz. We strongly recommend Kaufinger and Maximilian roads for shopping especially. Both host all the leading fashion chains. The most luxurious shopping street in the city however is Theatiner Strasse. You’ll get to see leading brands, bars and cafes together with the captivating beauty of contemporary art and architecture all in the same place. Sendlinger Straase on the other hand is one of the many typical shopping districts. Retail stores run generally by families are located here. You’ll also find souvenirs and handcrafts. t Nerede alışveriş yapılır? 69 Fikirden Ürüne FROM IDEA TO PRODUCT 70 Şubat February 2016 tülin özyurt “Seramik’in içinde yaşamak isterdim” “I WOULD HAVE LOVED TO HAVE LIVED AMONGST CERAMIC” Türkiye’nin en güneyinden geçen Kızılırmak’ın, Avanos yakınlarında suladığı tüflü, killi topraklar eski zamanlardan bu yana adına yakışır bir kızıllığa bürünmeye devam ediyor. Nevşehir-Avanos’a ilk dumansız odun yakıtlı ‘Anagama Fırını’nı inşa eden Tülin Özyurt, eşsiz kül sırlı seramik yemek kâselerinden su testilerine, bardaklardan takılara kadar özgün eserler ortaya koyuyor. İşte hikâyesi. The tuff-filled, clay clad earth that is moistened by the Kızılırmak flows in the southernmost part of Turkey and continues to be covered in a beautiful red that has existed since ancient times. Tülin Özyurt, who built the first smokeless wood burning ‘Anagama Oven’ in Nevşehir-Avanos, produces everything from clay glazed ceramic bowls to water jugs and cups to jewelry. This is her story. by eda sanğu t Seramiğe nasıl başladınız? Bir sergi sebep oldu diyebilirim. 1998 Haziranı’nda Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde ‘Geleneksel Stilde Çağdaş Japon Seramikleri” sergisi açılmıştı. O sergiyi gördükten sonra seramiğe başlamak gerektiğini hissettim ve bunun için bir dizi eğitim aldım. Önce resim kursu aldım. Hacettepe Üniversitesi Seramik bölümünü kazandım, yatay geçişle Marmara Üniversitesi’nde öğrenime devam etmeye karar verdim. Çünkü torna da yapmak istiyordum ve bir tek Marmara Üniversitesi’nde Güngör Güner Hoca torna dersi veriyordu. Torna en önemli dersti. How did you begin working with ceramic? An exhibition was the cause I can say. In June 1998, there was an exhibition called ‘Contemporary Japanese Ceramics in the Traditional Style’ at the Museum of Turkish and Islamic Arts Museum. After seeing that exhibition, I felt the need to get started working with ceramic and so I took some training in order for this to happen. I first took lessons in painting. I got into the Ceramic department at Hacettepe University and then I transferred to Marmara University. I did this because I wanted to be trained in lathing and Güngör Güner was the only one who was teaching it at Marmara University. Lathing was the most important subject. 71 Fikirden Ürüne FROM IDEA TO PRODUCT > Türkiye’nin ilk dumansız odun yakıtlı Anagama Seramik Fırını Tülin Özyurt’a ait. Turkey’s first smokeless wood-fired Anagama Oven belongs to Tülin Özyurt < Seramiğin sizin için taşıdığı anlamları anlatır mısınız? Seramik yaşam gibi; bir çeşit hayat biçimi. Bana göre seramikle her şey anlatılabilir. Seramiğin içinde yaşamak isterdim. Japonya’da aldığım eğitimde buna şahit oldum. Onlar seramikle, seramik kültürüyle iç içe. Avanos’ta açtığım atölyemde bunu yaşamak istiyorum. Can you tell us what ceramic means to you? Ceramic is like life itself; it’s a lifestyle. You can explain everything just with ceramic. I would have loved to have lived amongst ceramic. I witnessed this during my training in Japan. They’re intertwined with ceramic and its culture. I want to experience and have others experience this in my workshop in Avanos. Neden Avanos peki? Okul bittikten sonra Avanos’a yerleştim. Odun pişirimli fırın ve kül sırlı seramikler yapmak istiyordum. Bu imkânlara İstanbul’da erişemeyecektim. Türkiye’nin bir seramik merkezi olması dolayısıyla Avanos’u seçtim. So why Avanos? I settled in Avanos when school finished. I wanted to make wood-fired ovens and clay glazed ceramics. I wasn’t going to be able to do this in Istanbul. I chose Avanos because it’s the heart of ceramics in Turkey. “Kapadokya’nın kendisi seramik gibi” “Cappadocia itself is like a ceramic” Her sanatçının kendine has bir tarzı vardır. Tarzınızı oluştururken etkilendiğiniz kültürler ya da sanatçılar oldu mu? Yüksek lisans tezimle ilgili kül sırlarını araştırmak için Japonya’da bulundum. Japon kültürü, seramikleri hayata alış biçimleri beni çok etkiledi. Every artist has his or her own unique style. Were you inspired by cultures or artists when shaping your own? I was in Japan to research clay glazing for my thesis. I was really impressed with their culture and how they’ve absorbed ceramic into their lives. Fikriniz ürüne dönüşürken hangi süreçlerden geçiyor? Fikirler insanın bulunduğu şehirden, sanatından, yaşamının etkisiyle ortaya çıkıyor. Kapadokya’nın kendisi bir seramik gibi. Nereye baksanız seramik görüyorsunuz. Kapadokya’nın hikâyelerinden, etkisinde kaldığım mekânlardan fikirler doğuyor. Bu fikirleri eskize dönüştürüyorum. Fakat tam eskizdeki şekillere ulaşamıyorum bazen. Şekillendirirken, çamur da yönlendirebiliyor beni. What phases do your ideas go through before becoming a product? The ideas come from the city in which you live, art, and life. Cappadocia itself is like a ceramic. You see it wherever you look. My ideas come from the stories of Cappadocia and venues that I’m impressed by. I transform these ideas into sketches but sometimes I’m unable to fully produce the shapes in those sketches. Clay can also direct or guide me when I’m shaping a product. Hangi objeleri tasarlamaktan daha çok hoşlanıyorsunuz? Gerek kullanım eşyası olsun, gerek artistik obje ya da takı, hepsi tasarlarken ayrı ayrı heyecanlandırıyor. 72 Şubat February 2016 Which objects do you most prefer to design? Everything, regardless of whether it’s something to use, something artistic or jewelry, they all excite me. Fikirden Ürüne FROM IDEA TO PRODUCT Kimdir / Who is she? Tülin Özyurt 1976’da Bulgaristan’da doğdu. 2004’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nden mezun oldu. 2006-2007 yıllarında Kapadokya Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi ve Seramik Programı Başkanlığı yaptı. 2007’de Japonya’da Fuji Gokoro Seramik Merkezi’nde, ‘Japon Seramik Pişirim Teknikleri ve Geleneksel Odun Fırınları’ üzerine eğitim aldı. 2008’de M.Ü. Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde seramik dalında “Geleneksel Japon Seramik Fırını Anagama ile Doğal Kül Sırları” konusundaki çalışmasıyla yüksek lisansını tamamladı. 2010’da Türkiye’nin ilk ‘Japon Odun Yakıtlı Dumansız Seramik Fırını’nı Masakazu Kusakabe ile inşa eden Tülin Özyurt, ilk kül sırlı seramik üretimini ve sergisini gerçekleştirdi. Özyurt, Nevşehir Avanos’taki atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor. < Tülin Özyurt was born in Bulgaria in 1976. She studied Ceramics at the Faculty of Fine Arts at Marmara University in 2004. She was an academic at Cappadocia Vocational School between 2006-2007 and led the Ceramic Program. In 2007, she received training in ‘Japanese Ceramic Cooking Techniques and Traditional Wood Ovens’ at Fuji Gokoro Ceramic Center in Japan. In 2008, she earned a postgraduate degree with her work on “Traditional Japanese Ceramic Oven Anagama and Natural Ash Glazes at Mimar Sinan University’s Faculty of Fine Arts in 2008. Tülin Özyurt built Turkey’s first Japanese Smokeless Ceramic Oven together with Masakazu Kusakabe and in 2010, held her first ash glazed ceramic production and exhibition. She continues to work in her workshop in Nevşehir Avanos. “I get a different kind of satisfaction from both” Türkiye’nin ilk dumansız odun yakıtlı seramik fırınını inşa ettiniz. Anagama Fırını’nın teknik, ekonomik ve sanatsal alanda sağladığı kolaylıklar neler? Anagama Fırını’nın pek kolaylık sağladığı söylenemez. Ekonomik açıdan da biraz zorluyor. Fakat çıkan ürünlerin hepsinin ‘eşsiz’ olması ve fırının işin içine katılması yani fırının da bir etkisinin bulunması beni heyecanlandırıyor. Bu yüzden Anagama Fırını’nı tercih ediyorum. Elektrikliden çıkan bir seramiğin bana verdiği haz ile odunlu fırının verdiği çok farklı. Kül sırlı pişirim kolaylık sağlar diye düşünmüştüm ama hiç de öyle olmadı. Kimya ve sır hesaplaması yapmak gerekiyor. Çamurundan tutun, seramikler ne kadar süre fırında pişecek, fırına ne kadar odun atılacak... Dahası fırın 2 gün boyunca yakılıyor ve iki gün boyunca fırının başında bekleyip odun atmak gerekiyor. Her aşaması zor. Ama zor şeylerin sonunda çıkan eşsiz ürünlerin verdiği haz bambaşka. You built Turkey’s first smoke-free wood-fired ceramic oven. What are the technical, economical and artistic advantages of the Anagama Oven? There actually aren’t very many advantages to using the Anagama Oven. Economically it does challenge us. However, it does excite me to know that all the products are unique and that the kiln itself plays a great role in this. That’s why I prefer using the Anagama Oven. A ceramic that’s produced in an electrical oven doesn’t satisfy me the way that a product produced in a wood-fired kiln does. I thought that ash glazed cooking would be an advantage but that’s definitely not the case. You have to calculate chemicals and glaze. This means considering everything from the clay to how long the ceramic should be in the kiln and how much wood is required… Furthermore, the kiln operates for two whole days and you have to wait by it and keep adding wood. Ever stage is difficult. But the satisfaction you get from the unique objects after all the difficulty is completely different. Çevre dostu olan bu tekniğin Türkiye’de yaygınlaşması gerektiğini düşünüyor musunuz? Türkiye’de veya dünyada kullanılması ekonomik anlamda fayda getirmez. Biraz pahalı bir fırın. Fakat yaygınlaşması biraz daha özgün ve özel ürünler için geçerli olacaktır. Herkesin kül sırlı fırından çıkmış seramik kullanması zor görünüyor. Çevre dostu demekten kastım şu ki, dumansız bir fırın kullanıyorum. Do you think this environmentally friendly technique should become widespread in Turkey? Economically, there’s no advantage to it being used in Turkey or elsewhere. It’s a little expensive. However if it does become widespread, it will be relevant for more original and special objects. It’s not realistic to think that everyone will use ceramic that’s produced in an ash-glazed kiln. 74 Şubat February 2016 t “İkisinin Verdiği Haz Farklı” 360 Derece 360 DEGREES 76 Şubat February 2016 likya’da kışı bahar gibi yaşayın EXPERIENCE LYCIA IN SPRING Theimiussa, Simena, Myra, Andriake, Aperlai, Kekova, Gelidonya… Bu isimler bile yeterli insanın hayal gücünü tetiklemek için... Theimiussa, Simena, Myra, Andriake, Aperlai, Kekova, Gelidonya… These names alone are enough to trigger your imagination. by annette hanisch photos ömer doğan 77 360 Derece 360 DEGREES t Antik Likya’nın ta kalbinde bulunan mistik antik kentleri ziyaret etmek için yazı beklemeyin, en sakin zamanlarında Üçağız’da bir hafta sonu geçirin. Çünkü bu bölgenin asıl güzelliği kış ve ilkbahar mevsiminde ortaya çıkar. Zaten bu diyarlarda kış ne anlama gelir ki! Türkiye’nin dört bir yanı karla kaplıyken buralarda ılık güneşte lokantaların teraslarında oturup taze tutulmuş balık yersiniz. Başka yerlerde ağaçlar yapraksız, tarlalar boz renginde olsun, burada kış olunca her taraf yemyeşildir. Ocakta badem çiçeği ile başlar bahar, anemon, nergis ve yabani sümbül peşinden gelir. Sadece Batı Toros’un 3000 metreye kadar yükselen zirveleri arka planda bembeyaz bir panorama sunar. Arada bir yağmur yağsa da kara kış güneybatı sahillerine asla uğramaz. 78 Şubat February 2016 Don’t wait for summer to visit the mystical ancient cities in the heart of ancient Lycia. Spend a weekend in Üçağız during the calmest times because the real beauty of this region appears during winter and spring. In any case, winter means nothing in these lands! When all four corners of Turkey are covered in snow, you can sit on a terrace at one of the restaurants and enjoy freshly caught fish beneath the sun here. When trees in other places lose their leaves and when the fields lose their color, everywhere is a beautiful green here in winter. Spring begins with the almond flower in January and it is followed by anemone, daffodil and catnip. The summits of the Western Taurus, that rise up to 3000m, present a snow white panorama. Even though it rains now and again, dark cold winters never stop by the southeastern shores in winter. Özgürlüğüne en düşkünü Passionate about freedom Antik Likya, Dalaman ile Antalya arasındaki alanı yani bugünkü adıyla Teke Yarımadası’nı kapsıyor. Likya kültürünün en belirgin özelliği ölülere verilen önemdir. Özgün mezar yapıları arasında kayaya oyulmuş ev veya tapınak cephesi taklidi mezarlar ve meşhur Likya lahitleri bulunur. Bir kaide üzerine yerleştirilen mezar odası ve onun semerdam şeklindeki kapağı ile Likya lahidi bu kültürün en bilinen simgesidir. Küçük Asya’nın antik krallıklarının içinde Likya, nüfusu en düşük ancak özgürlüğüne en düşkün olan ülkeydi. Coğrafyasının vahşi olması nedeniyle tarihi boyunca fazla saldırı görmedi -engebeli arazi savaşmaya elverişli değildi, üstelik bu fakir topraklar için büyük seferler düzenlemeye değmezdi. Ancient Lycia covers the area between Dalaman and Antalya. In other words, the Teke Peninsula. The most distinct feature of Lycian culture is the importance placed on the deceased. Amongst the unique graves, there are ancient rock tombs as well as temple tombs and the famous Lycian sarcophagi. Placed on a pedestal, the Lycian tomb contains a grave chamber and a crest and rounded lid. This is the most common symbol of Lycian tomb culture. Lycia, which was a part of Small Asia’s ancient kingdoms, had the smallest population but enjoyed the greatest freedom. Due to being situated in a wild geographical region, it rarely was under attack. It’s rough terrain was unsuitable for war and furthermore, it wasn’t worth organizing major attacks for these poor lands. 79 360 Derece 360 DEGREES Çocuk kitaplarındaki gibi Just like the ones in children’s books Ulaşımın ne kadar zor olduğunu Antalya’dan arabayla Kaş istikametine giden yolcu bugün bile tahmin edebilir. İlk yüz kilometre D400’de birçok tünel sayesinde rahat ilerlenir. Ulupınar’dan sonra yol iki şeride düşer. Virajlarla dolu inişli çıkışlı parkur başlar. Hedefimiz Üçağız fakat Türkiye’nin belki en romantik deniz fenerini görmek için yolumuzu biraz uzatıyoruz. Kumluca’dan Mavikent’e sapıyoruz, uçsuz bucaksız domates seraları denizinden geçerek gerçek denizin kenarındaki Karaöz’e ulaşıyoruz. Toprak yolun izin verdiği kadar sahil boyunca ilerliyoruz, sonunda arabayı park ediyoruz ve Likya Yolu’nun Karaöz-Adrasan etabında kırmızı-beyaz işaretleri takip ederek yaklaşık bir buçuk saat yürüyoruz. İyice nefes nefese kalıyoruz fakat birden önümüze açılan büyülü manzara bütün zahmetlere değiyor! Aynı çocuk kitaplarındaki deniz fenerlerine benzeyen Gelidonya Feneri önümüzde yükseliyor, güneye doğru ise kayalı Gelidonya Burnu, onun uzantısı olan beş adacık ve sonsuz Akdeniz... A person driving from Antalya to Kaş can imagine just how difficult traveling is even today. The first hundred kilometers along the D400 is easy because of the many tunnels. After Ulupınar, the road becomes two lanes and the windy paths begin. Our objective is to go to Üçağız but we take the long route because we want to see what is possibly Turkey’s most romantic lighthouse. From Kumluca we turn towards Mavikent and pass by eternal fields of tomatoes and reach Karagöz by the sea. We move forward for as far as the dirt road allows along the water and park the car. We then walk for roughly an hour and a half following the red-white signs on the Karaöz-Adrasan route of the Lycian Way. We’re totally out of breath by this stage but suddenly, the spectacular view ahead tells us it’s been worth it! Gelidonya Lighthouse, which looks exactly like the ones in children’s books, rises before us. To the south is Gelidonya Cape and a little ahead of that are five islets and the eternal Mediterranean… 80 Şubat February 2016 Myra Harabeleri ve Noel Baba Myra Ruins and Santa Claus Finike’den sonra yol yine kıvrılmaya başlıyor. Sayısız virajları geçip Demre ilçesine varıyoruz. Burada da yine naylon kaplı seralarla karşılaşıyoruz. Tabii ki ilçenin kuzey kenarında bulunan Likya’nın en ünlü ev tipi kaya mezarları ve yüzlerce maske kabartmalarla süslü bir antik tiyatroyu barındıran Myra harabelerini ziyaret etmeden geçemeyeceğiz. Üst üste dik bir kayaya oyulmuş dünyaca meşhur mezarları hayranlıkla izledikten sonra bir de turistlerin çoğunun uğramadığı doğu cephesini merak ediyoruz. Ön taraftaki mezar duvarının aksine burada ziyaretçi istediği gibi mezar odalarının içine girebiliyor, tırmanma becerisinin elverdiği ölçüde yükseğe çıkabiliyor. Buraya kadar gelmişken yaz aylarında binlerce Hıristiyan hacı akınına uğrayan Aziz Nikolaus Kilisesi’ni de ziyaret ediyoruz. Erken Bizans döneminde Myra/Demre piskoposu Nikolaus bütün dünyada Noel Baba olarak ünlendi. The road is windy after Finike also. We drive through countless sharp turns and reach Demre. Again we see greenhouses covered with plastic here as well. And of course, we’re not going to leave until we see the Myra ruins, a place that hosts the most famous of the necropolis style rock-cut tombs of the Lycians and the ancient theater that’s adorned with hundreds of mask reliefs. It is located on the northern side of the district. After looking at the world-famous rock-tombs placed on top of one another with admiration, we head towards the eastern side, a lessdiscovered area. In contrast to the tomb wall on the front side, visitors here are able to go into the grave chamber and climb as high as possible. While we’re here, we also visit the Church of St. Nicholas, which sees a great influx of Christians in summer. In the early Byzantine era, the bishop of Myra/Demre, Nicholas became famous worldwide as Santa Claus. 81 360 Derece 360 DEGREES Yer ayırtmakta fayda var It’s wise to make a reservation Demre’den yolumuza Kaş’a doğru devam ederken nihayet Üçağız-Kekova levhası gözümüze çarpıyor. Ama daha yolumuz uzun. Yılan gibi kıvrılan daracık yol bizi sarp kaya duvarlarının, sevimli köylerin, yemyeşil tarlaların ve mis gibi kokan çam ormanlarının içinden heyecanla beklediğimiz hedefe doğru götürüyor. Ve sonunda önümüze bir cennet seriliyor: Kekova Adası tarafından korunan gerçeküstü turkuaz renkte bir koy ve koya uzanan tekne iskelesi ile minicik bir köy: Üçağız. Köy o kadar küçük ki yazın daracık sokaklarda adım atacak, lokantalarda ise oturacak yer bulamazsınız fakat bu mevsimde konumuna yakışan dinginlik hâkim. Kışın açık bir avuç pansiyon var, o yüzden önceden yer ayırtmakta fayda var. When heading from Demre to Kaş, we finally see the Üçağız-Kekova sign. But we still have a long way to go. The snake-like curvy narrow road takes us to our target through steep cliffs, quaint villages, evergreen fields and beautifully smelling pine forests. Finally, paradise appears before us. Üçağız comprises a turquoise bay that’s protected by Kekova Village and a boat wharf that stretches out to a tiny village. The village is so small that it’s nearly impossible to find a seat at a restaurant or walk through the narrow streets in summer but in this season, it possesses a calmness that it deserves. There are only a few pensions that are open in winter and that’s why it’s wise to make bookings beforehand. Nasıl gidilir? / Getting there Onur Air’in İstanbul’dan Antalya’ya 1 saat 15 dakika süren seferleri Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 06:25, 09:00, 14:20, 18:30, 21:10, 23:30’da. Antalya’dan İstanbul’ a ise Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar günleri saat 08:20, 11:00, 16:20, 20:20’de. Onur Air’s 1 hour and 15 minute flights from Istanbul to Antalya depart Mondays, Tuesdays, Wednesdays, Thursdays, Fridays, Saturdays and Sundays at 06:25, 09:00, 14:20, 18:30, 21:10, 23:30. Flights from Antalya to Istanbul depart Mondays, Tuesdays, Wednesdays, Thursdays, Fridays, Saturdays and Sundays at 08:20, 11:00, 16:20, 20:20. 82 Şubat February 2016 Good food, true darkness Üçağız’dan daha sevimli bir yerin olabileceğine ihtimal vermemiştik fakat Üçağız’ın hemen yanı başındaki Simena (bugünkü adıyla Kaleköy) galiba ‘Türkiye’nin en sevimli köyü’ ödülüne daha da kuvvetli bir aday. Dik bir yamaca kurulu köyün tepesinde resim gibi bir Ortaçağ kalesi oturuyor. Araba ile ulaşılamayan Simena Köyü’ne en kolay ve aynı zamanda en etkileyici ulaşım şeklini tekneler sağlıyor. Küçük iskelelere yaklaşırken yarısı suda kalmış meşhur Likya lahidini görüyoruz. Köy evlerinin arasında yer yer kaya mezarları farkediyoruz. Köyün alt kısmında lokantalar ve turistlere hitap eden hediye butikleri yer alıyor. Kaleden aşağıya baktığımızda iskele, adacıklar, tekneler ve sudaki lahit oyuncak gibi duruyor. Kalenin hemen dibindeki köy okulunda tam dokuz öğrenci var. Okulu geçince Simena’nın nekropolüne ulaşıyoruz. Likya halkının ölülerine en güzel manzaraları ayırdığını bir daha tespit ediyoruz. Buradan yaklaşık yarım saat içinde yürüyerek Üçağız’a ulaşıyoruz. Köye varmadan yol ile deniz arasında yer alan Theimiussa nekropolüne ilgi göstermiyoruz çünkü canımız artık mezar değil güzel bir akşam yemeği istiyor! Şöminenin başında yerel otlardan yapılmış mezeleri ve ızgara balığı yedikten sonra şehirlerde artık göremediğimiz hakiki bir karanlığa, derin bir sessizliğe çıkıyoruz. Ufak dalgaların mırıltısından başka ses yok ve üstümüzde yüz binlerce yıldız var... We couldn’t imagine a place more appealing than Üçağız but Simena (Kaleköy), right next to it, is probably the most appealing village of Turkey. There’s a Middle Age fortress that sits like a painting on the top of the village that’s set on a steep hill. There is no car access to Simena so the easiest and more impressive way to get there is by boat. As we approach the small jetty we see the famous semi-submerged Lycian tomb. We notice the many rock tombs nestled in amongst the houses in the village. There are restaurants and souvenir shops in the lower part of the village. The fortress, the jetty, little islands, boats and the tomb in the water all look like toys in the water from above. There are exactly nine students at the village school situated right beneath the fortress. We reach Simena necropolis when we pass the school. We determine yet again that the Lycians dedicated the very best views to their dead. We walk for roughly 30 minutes and reach Üçağız. We don’t bother stopping at the Theimiussa necropolis that’s situated between the road and the sea before reaching the village because we no longer want to see graves but rather, we’re hungry for a delicious dinner! After eating appetizers made with local herbs and grilled fish by the fireplace, we go out into a true darkness that we’re no longer able to see in cities. There’s nothing but the sound of small waves and above, hundreds of thousands of stars… t Güzel yemek, hakiki karanlık 83 Doğanın Mucizesi MIRACLE OF NATURE Şifa deposu / SOURCE OF HEALTH kişniş CORIANDER Anayurdu Akdeniz havzası olup günümüzde birçok yerde yetişen kişnişin kökü de, sapı da, yaprağı da sağlık için bire bir! The roots, stem and leaves of the coriander, which grows in many regions despite its homeland being the Mediterranean basin, are excellent for your health! t Kişniş veya diğer adıyla aşotu, maydanozgiller familyasından, yaklaşık 7000 yıl öncesine ait dünyanın en eski bitkilerinden biri. Antik Yunan’da Hipokrat’ın reçetelerinde de yer alan mucizevi bitki, günümüzde dünyanın her köşesinde hem mutfaklarda hem de aktarlarda boy gösterir. Tarih boyunca birçok uygarlık kişnişi farklı amaçlarla kullandı. Kuzey Avrupa’ya getiren Romalılar, bu bitkiden eti muhafaza etmek için faydalandı. Çinliler, kişnişin insana ölümsüzlük verdiğine inanırlardı. Ortaçağ’da ise afrodizyak özelliğiyle ön plana çıkan kişniş, aşk iksirlerine katılırdı. Kişnişin her yerinde keskin bir koku vardır. Bir Peru kabilesi bu kokuyu o kadar çok sever ki, yapraklarından parfüm yapar. Kişniş bugün de birçok uygarlık için önemini koruyor. Günümüzde Orta Avrupa, Hollanda, Romanya, Rusya, Hindistan, Doğu Asya, Japonya, Kuzey ve Güney Amerika, Mısır ve özellikle Fas’ta tarımı yapılıyor. 84 Şubat February 2016 Coriander is from the Apiaceae family and with a history that dates back some 7000 years, it’s one of the world’s oldest plants. This miracle plant that was seen in formulas of Hippocrates in Ancient Greece, is seen around the world in both kitchens and at herbal stores. Many civilizations throughout history used coriander for different purposes. The Romans, who brought coriander to Northern Europe, used coriander to preserve meat. The Chinese believed that coriander provided humankind with eternal life. In the Middle Ages, it featured as an aphrodisiac and was added to love potions. Every part of coriander has a distinct smell. A Peruvian tribe loves this smell so much that they make perfume out of its leaves. Coriander still preserves its importance for many civilizations. Today, it is grown in Central Europe, Holland, Romania, Russia, India, East Asia, Japan, North and South America, Egypt and especially Morocco. Maydanozgiller ailesinden A part of the Apiaceae family 60 santime kadar boylanabilen otsu bitki kişnişin gövdesi yuvarlak kesitli, boylamasına oluklar halinde çizgili, soluk yeşil renkli ve dallara ayrılan yapıdadır. Bitkinin alt ve üst bölümündeki yaprakları farklı görünüşte olur. Alt yaprakları maydanozunkine benzer. Yaz başı ile ortası arasında gevşek şemsiyeler oluşturarak açan, beyaz ya da pembemsi açık mor renkli küçük çiçekleri olgunlaşınca, 2-7 mm. çapında yuvarlak, açık kahverengi tohum kılıfını taşıyan kokulu, kuru meyvelere dönüşür. Bol güneşli yerleri, bitek ve hafif toprakları seven kişniş bitkisinin tohumları, sonbaharda ekilerek çoğaltılır. Ancak, çapraz döllenmeyle bitkinin yozlaşması meydana geleceğinden, rezeneden uzak yerlere ekilmesine dikkat edilir. The herbaceous plant can grow up to 60cm. The leaves are variable in shape, broadly lobed at the base of the plant, and slender and feathery higher on the flowering stems. The top of the plant looks different to the bottom. The bottom resembles parsley. The flowers are borne in small umbels, white or very pale pink, asymmetrical, with the petals pointing away at the center of the umbel longer than those pointing toward it. The fruit is globular and the seeds, which are planted to reproduce in autumn, should be planted far from resin to prevent crossfertilization. Nasıl kullanılır? Uses Tohumu: Domates turşusu, sosis, köriler ve elmalı çöreklerde kullanılır. Ezilmemiş tohumu çorba ve sebze yemeklerine katılır. Suda kaynatılarak çayı yapılır. Tohumu ayrıca güzel kokusu sayesinde potpuri tabaklarında kullanılabilir. Yaprağı: Güveç, salata ve soslara eklenir. Gövdesi: Fasulye ve çorbalarla birlikte pişirilir. Kökü: Taze kökü sebze gibi pişirilip yenir. Tozu: Toz halindeki kişniş bal veya şekerle karıştırılarak kullanılır. Seed: Is used in pickled tomatoes, sausages, curries and apple pie. The whole seed is added to soups and vegetable dishes. It can be boiled in water and consumed as tea. The seed can also be used in potpourri due to its beautiful smell. Leaves: Are added to stews, salads and sauces. Stem: Is cooked with beans and soups. Roots: The fresh root can be cooked like vegetables and consumed. Powder: Coriander powder can be mixed together with honey or sugar. 85 < Doğanın Mucizesi MIRACLE OF NATURE Kişniş çayı / Coriander tea İki tatlı kaşığı kişniş (tohumu sade kişniş diye anılır) hafif ezilerek demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlendikten sonra süzülerek içilir. Yan tesiri yoktur, fakat eter yağının çok sert olması nedeniyle dikkatli kullanılmalıdır. < Lightly crush two dessertspoons of coriander seeds, place them in a teapot together with 300-500ml water. Brew for 5-10 minutes and then strain. It has no side effects however, it should be consumed with care as it contains a strong amount of essential oil. The seeds are used in cake making Kişnişin tohumunu taşıyan meyvesinde nişasta, tanen, şekerler, sabit ve uçucu yağlar bulunur. Uçucu yağında yüksek oranda coriandrol ile düşük oranda geraniol, borneol, pinen, phelladron ve asetik asit vardır. Kişniş tohumları pastacılıkta, baharat olarak bazı çorba ile yemeklerin hazırlanmasında, içki endüstrisinde ve kişniş şekerinin yapımında kullanılır. Bazı yerlerde bitkinin körpe yaprakları salata ve güveçte pişen yemeklere katılır. Gövde ve kökü de sebze gibi pişirilip yenir. Eski Mısır papirüsleri, Çince ve Sanskritçe metinlerde ve hatta İncil’de sağlığa yararlı etkilerinden övgüyle söz edilen kişnişin, tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle: > Kişniş tohumları içerdiği yağlarla mideyi uyarır; iştahı açar, sindirimi kolaylaştırır ve hazımsızlığa iyi gelir. > Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür. > Aniden başlayan mide ve karın ağrılarını bastırır. > Özellikle çocuklarda diyareyi kesici etkiler yapar. > Hafif yatıştırıcı etkisi vardır. The fruit that carries the coriander seed is packed full of starch, tannin, sugars, fixed and essential oils. The essential oil contains high amounts of coriandrol and low amounts of geranial, borneol, pinen, phelladron and acetic acid. Coriander seeds are used in cake making and spice in some soups and dishes. They’re also used in the alcohol industry and to make coriander sugar. In some places the plant’s tender leaves are used in salads and casseroles. Both the stem and the roots can be cooked and consumed. Ancient Egyptian papyrus as well as Chinese and Sanskrit documents and even the Bible mention the positive effects of coriander. It’s medicinal effects and ways in which to benefit from them are as such: > The oil in coriander seeds stimulates the stomach, whet the appetite, ease digestion and relieve indigestion. > It relieves wind in the stomach and intestines. > It relieves sudden bouts of stomach pain. > It is especially effective in relieving diarrhea in children. > It has a calming effect. 86 Şubat February 2016 t Tohumu pastacılıkta kullanılır Bulmaca Çözümler 87 Sergi EXHIBITION Sokak sanatçısı Banksy Global Karaköy’de STREET ARTIST BANKSY HITS GLOBAL KARAKÖY Banksy’nin dünyaca ünlü eserlerini bir araya getiren ‘The Art of Banksy’ adlı sergi, ilk kez İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Sergi, Global Karaköy’de 29 Şubat’a kadar açık kalacak. ‘The Art of Banksy’ exhibition, which brings together the world-famous works of Banksy, has for the very first time been put on show in Istanbul. The exhibition will remain open at Global Karaköy until 29 February. by ilke kamar 88 Şubat February 2016 t Çalışmalarında savaş karşıtlığını sıkça gördüğümüz Banksy, hayvan haklarını savunan, tüketim çılgınlığını eleştiren, çevreci mesajlar veren bir sokak sanatçısı. En son çalışması Avrupa’daki mülteci kriziyle ilgiliydi. Fransa’nın Calais kentindeki bir mülteci kampının duvarına Apple’ın kurucusu Steve Jobs’u sırtında çuvalla, elinde Apple bilgisayarların ilk modellerinden biriyle çizdi. Resmin altına da “Steve Jobs da bir Suriyeli göçmenin oğluydu” yazdı. Bu çalışmayla adından çok söz ettirdi. Sanatçının Gazze sokaklarındaki yıkıntılar üzerine yaptığı duvar resimleri de büyük etki yaratmıştı. Sokak sanatçısı Banksy’nin, dünyaca ünlü eserlerini bir araya getiren ‘The Art of Banksy’ adlı sergi ise ilk kez İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Banksy, whose works often display a resistance to war, is a street artist who gives messages about animal rights, consumerism, and environmentalism. His latest work focused on the refugee crisis in Europe. He created a mural of Steve Jobs carrying a sack on his back holding one of the first Apple computers on a wall of a refugee camp in Calais in France. And the caption beneath the image was “the son of a migrant from Syria”. Banksy created quite a stir with this mural and his murals on the war torn streets of Gaza were just as impressive. ‘The Art of Banksy’ exhibition is the very first time the street artist’s world-famous works are being displayed in Istanbul. 89 Sergi EXHIBITION Kırmızı Balonlu Kız Balloon Girl Küratörlüğünü Steve Lazarides’in üstlendiği ‘The Art of Banksy’de sanatçının farklı dönemlerine ait özel koleksiyonlar ve enstalasyonlar, modern teknoloji eşliğinde sergileniyor. Sergide, Lazarides’in özel koleksiyonunun yanı sıra dünyanın farklı noktalarındaki koleksiyonerlerden toplanan eserler de yer alıyor. Bugüne kadarki en büyük Banksy sergisi olma özelliği taşıyan sergide, aralarında Banksy’nin ‘Kırmızı Balonlu Kız,’ ‘Gül Şimdi,’ ‘Hizmetçi’ gibi en bilinen eserlerinin de bulunduğu toplam 100 eser izleyiciyle buluşuyor. Sergi, izleyiciyi alışıldık formatların dışına çıkaracak olan farklı bir mekânda canlandırılıyor. Ziyaretçiler bir İngiliz evinin oturma odasından İngiltere sokaklarına uzanan farklı bir atmosfer yaşayacak. ‘The Art of Banksy,’ izleyiciye bir serginin ötesinde aynı anda görme, duyma ve dokunma duygularını harekete geçirecek farklı bir deneyim vadediyor. Banksy’nin yaşadığı Londra sokaklarından ilham alınarak hazırlanan sergide, Fahir Atakoğlu’nun Türk ve Amerikalı müzisyenlerle kaydettiği 25 dakikalık eser de ziyaret edenlere dinletiliyor. Curated by Steve Lazarides, ‘The Art of Banksy’ showcases personal collections and installations accompanied by modern technology. In addition to Lazarides’s personal collection, the exhibition also comprises artworks that belong to different collectors from around the world. The exhibition that is the largest Banksy exhibition to date comprises a total of 100 artworks including ‘Balloon Girl’, ‘Laugh Now’, and ‘Maid in London’. The exhibition takes audiences out of their comfort zones and is brought to life in a different atmosphere. Visitors will get to go from the sitting room of an English house to the streets of England. ‘The Art of Banksy’ promises the audience a unique experience that will bring to action their sense of seeing, hearing and touching. The exhibition that was inspired by the London streets in which Banksy lived is also accompanied by a 25-minute musical piece that was recorded by Fahir Atakoğlu together with Turkish and American musicians. Banksy’nin, ‘Suriyeli göçmen’ Steve Jobs’u çizdiği sokak resmi. Banksy created a mural of Steve Jobs depicted as a ‘Syrian refugee’. 90 Şubat February 2016 > Küratörlüğünü Steve Lazarides’in üstlendiği ‘The Art of Banksy’de sanatçının farklı dönemlerine ait özel çalışmaları var. Curated by Steve Lazarides, ‘The Art of Banksy’ consists of solo works from different periods of the artist. < Unauthorized exhibitions Eserleri üzerinden para kazanılmasını birçok kez eleştiren Banksy’nin 100 çalışmasını bir araya getiren sergi, tüm koleksiyonerlerden telif ödenerek izin alınmasına rağmen Lazarides’in daha önceki sergileri gibi ‘resmi’ yani sanatçıdan ‘onaylı‘ değil. Serginin küratörü Lazarides, 2014’te de ‘Banksy: The Unauthorised Retrospective’ adlı sergiyle Banksy’nin eserlerini açık artırmaya sunmuştu. Her fırsatta sokak sanatının ‘para için’ yapılmaması gerektiğini vurgulayan Banksy’nin, ‘İzinsiz Retrospektif’ sergisini de onaylamayacağını söyleyen Lazarides, “Kesinlikle nefret ederdi. Hiçbir zaman bu şekildeki sergileri desteklemedi. Benim galerimde bir sergi fikrine de hiçbir zaman ikna olmamıştı” demişti. Gerçek adı bilinmese de herkes onu dünyanın dört bir yanındaki duvarlara çizdiği resimlerin altındaki imzadan tanıyor. Banksy istediğinin iyi resimler yapmak olduğunu ve kimliğini açıklamayacağını ifade ediyor. Banksy aynı zamanda The Simpsons adlı çizgi dizide içinde kapitalizm eleştirisi içeren bir giriş hazırlamasıyla da gündeme gelmişti. The exhibition that brings together 100 artworks of Banksy’s, who has criticized people making money off his works a number of times, is unauthorized, like all of Lazarides’s previous exhibitions, despite all the collectors paying for the rights and providing permission. The curator of the exhibition, Lazarides had auctioned off Banksy’s artworks in the 2014 ‘Banksy: The Unauthorized Retrospective’ exhibition. Highlighting the fact that Banksy never agreed with the idea of making art for money, Lazarides said that he wouldn’t authorize the ‘Unauthorized Retrospective’ exhibition either. He added, “He hated it. He never supported these types of exhibitions. And he was never convinced about holding an exhibition in my gallery either.” Despite not knowing his real name, the world knows Banksy with the signature he uses on his murals that are featured around the world. Banksy said that all he wanted to do was create good illustrations and that he wouldn’t divulge his identity. Banksy was also on the agenda for preparing a lead that criticized capitalism in an episode of The Simpsons. t Sergileri onaylamıyor 91 Adım Adım Dünyanın en ilginç otelleri STEP BY STEP THE WORLD’S MOST INTERESTING HOTELS Bir mağaranın içinde, yıldızların altında, denizin dibinde ya da bir madende konaklamaya ne dersiniz? İşte mimarisiyle, tasarımıyla ve yaşattığı deneyimlerle dünyanın en farklı otelleri. What do you say to staying in a cave, beneath the stars, the bottom of the sea or even in a mine? With their architecture, design and a promise of unique experiences, here’s a compilation of the world’s most interesting hotels. 92 Şubat February 2016 93 Adım Adım STEP BY STEP Gamirasu Cave Resort Business Insider’ın “Hayatınızda en az bir kere uyumanız gereken 50 muhteşem otel” listesine Türkiye’den seçilen iki otelden biri Kapadokya’daki Gamirasu Cave Resort. 1999’da bölgenin ilk kaya oteli olarak hizmete girdi. 35 mağara odadan oluşan Gamirasu Otel, Kapadokya’nın kalbi Ürgüp yakınlarında, Ayvalı Köyü’nde. Bizans döneminde inziva manastırı olarak kullanılan bölgedeki otel, yaklaşık 5 bin yıldır süregelen tinsel maneviyattan uzaklaşmadan, el değmemiş bir köyün içerisinde misafirlerini ağırlamakta. Otelin bir bölümü, 1000 yıl öncesine kadar Hıristiyan rahipler tarafından kullanılmış. Kapadokya bölgesinde, bünyesinde 11. yüzyıldan kalma Bizans Ortadoks Kilisesi barındıran tek otel bu. 94 Şubat February 2016 Gamirasu Cave Hotel in Cappadocia is just one of two hotels in Turkey in Business Insider’s “50 incredible hotels you should in during your lifetime” list. It opened in 1999 as the region’s first rock hotel. Comprising 35 cave rooms, Gamirasu Hotel is in the heart of Cappadocia near Ürgüp in Ayvalı Village. The hotel that is situated in an area that was used as a place of seclusion during Byzantium welcomes guests in an untouched village that hasn’t forgone its spirituality for 5000 years. Christian priests used one part of the hotel until just 1000 years ago. This is the only hotel that comprises an 11th century Byzantine Orthodox Church in Cappadocia. Free Spirit Spheres Kanada Vancouver’da bulunan bu otel tasarımıyla ön plana çıkıyor. Otel, ağaçlar üzerinde küre şeklinde konumlandırılmış odalardan oluşuyor. Otelin tasarımına yön veren düşünce, yerle ilişkinin kesilip zaman enerjisinin daha çok artacak olması. Odalar bundan dolayı küre şeklinde ve yerden bir-iki metre kadar yükseklikte duruyor. Özellikle yeni yerler keşfetmeye meraklılar için enteresan bir deneyim vadettiği kesin. Ormanın içinde konumlandırılan odalarda tuvalet, banyo ve isteğe göre çalışma alanları da bulunmakta. This hotel in Vancouver in Canada stands out for its design. The hotel has been designed in the shape of a sphere on top of trees. What inspired the design of the hotel is the idea that energy increases when your feet don’t touch the ground. That’s why the rooms are shaped like spheres and sit at an altitude of one-two meters off the ground. It’s definitely an excellent alternative for people who want to discover new and unique places. The hotel rooms are also equipped with bathrooms and if desired, offices. 95 Adım Adım STEP BY STEP Library Hotel Özellikle kitapseverler için harika bir seyahat ve konaklama seçeneği olan otel, ABD’nin en özel kenti New York’ta bulunuyor. Kitapseverlerin akşam odalarında kitap okumaları, sabah da New York’un muhteşem sokaklarını ve yapılarını incelemeleri için harika bir fırsat olan Kütüphane Oteli’nde 6 binin üzerinde kitap var. Bryant Parkı ve Grand Central Terminal’e (Büyük Merkez Terminali) 2 dakikalık yürüme mesafesindeki Library Hotel’in odaları geleneksel Amerikan kütüphanesi temasında dekore edilmiş. 96 Şubat February 2016 This is an excellent hotel for book lovers especially. It’s in New York. The Library Hotel, which is a great place to wind down with a book at night and then hit the streets of New York in the morning, contains over 6000 books. Just 2 minutes walking distance from Bryant Park and Grand Central Terminal, Library Hotel’s rooms are decked out in the traditional American library style. Inntel Hotel Zaandam Hollanda’nın Amsterdam kentinde bulunan Inntel Hotel gerçekten fantastik bir mekân. İlk görüşte burası gerçek mi diye düşünüyor insan. Molenaar&Van Winden mimarlık firması tarafından tasarlanıp inşa edilen otel, Caluse Monet’nin ‘Mavi Ev’ tablosundan esinlenilmiş. Görünüşü tipik Alman mimarisinin yapboz şeklinde birleştirilmesi gibi... Otelin eşsiz cephesi, üst üste yığılmış gibi görünen bölgeye özgü yaklaşık 70 evden oluşmakta. Her oda zengin yerel tarihin esintilerini taşıyan Hollanda manzara fotoğrafları ile dekore edilmiş. Inntel Hotel in Amsterdam in Holland is a fantastic space. At first you question whether it’s real or not! Designed and built by the architecture firm Molenaar&Van Winden, the hotel was inspired by Caluse Monet’s ‘Blue House’. It’s like a puzzle featuring a typical German house. The unique exterior of the hotel comprises roughly 70 houses that look like they’re scattered on top of one another. Each room carries features of local history and they’ve all been decorated with landscape photos of Holland. 97 Adım Adım STEP BY STEP Jumbo Stay İsveç’in başkenti Stockholm’un Arlanda Havaalanı’nda bulunan bu otel, listenin en şaşırtıcısı gibi duruyor. Jumbo Stay bir adet uçağı kapatıp, içini değiştirmiş ve gayet güzel bir otele dönüştürmüş. Maksimum üç kişi kalınabilen otelde kokpit kısmı yatak odası olarak kullanılıyor. En çok ilgi gören otellerin başında gelen Jumbo Stay farklı bir deneyim arayanlar için ideal. Ama erken rezervasyon yapmanız şart çünkü otel oldukça ilgi görüyor. 98 Şubat February 2016 Located at Arlanda Airport in Stockholm, the capital of Sweden, this is the most surprising in this compilation. Jumbo Stay is a plane that has been transformed into a rather beautiful hotel. The cockpit in the aircraft that can take a maximum of three guests is the bedroom. Jumbo Stay is ideal for people seeking a unique experience but you have to make reservations early as the hotel sees a lot of demand. Juvet Oteli / Juvet Hotel Norveç’in Valldal kentinde bulunan bu otelde kendinizi bir nevi kuş kafesinde gibi hissedebilirsiniz. Özel olarak yeşilliklerin arasında kurulmuş camekânlı ve geneli ahşap evlerde oldukça sessiz ve sakin şekilde seyahatinizi yapabilmeniz mümkün. Özellikle büyük şehirlerde, zorlu işlerde çalışıp yorulanlar için burası dört dörtlük. Burada doğayı yeniden keşfetmeniz kesin. Aradığınız dinginlik ise bu otelde muhakkak kalmalısınız. You may just feel like you’re in a bird cage in this hotel in Valldal in Norway. This is a landscape hotel nestled amongst greenery with generally log cabins with plenty of glass. This is the perfect place especially for hard-working people from big cities. You will no doubt rediscover nature here. If you’re after rejuvenation, then you have to stay in this hotel. 99 Adım Adım STEP BY STEP Kakslauttanen Igloo West Village Bu tesis, Fin Laponyası’nın Saariselka Fell bölgesinde benzersiz bir deneyim sunmaktadır. Kakslauttanen Igloo West Village, cam iglolarda veya ahşap kulübelerde konaklama olanağı sunmaktadır ve dünyanın en büyük duman saunasına sahip. Termal camlı ve 6 kişi kapasiteli iglolarda özel sauna, şömine, mini mutfak ve cam çatılı yatak odası bulunmaktadır. Hepsinde lüks yataklar ve özel tuvalet vardır. Duşlar ortaktır. Ahşap kulübelerde oturma alanı ve şöminenin yanı sıra yemek pişirme olanakları mevcuttur. Konuklar kros kayağı malzemeleri, Kuzey Disiplini batonları ve kar ayakkabıları da kiralayabilirler. Burada Sibirya kurdu ve ren geyiği safarilerinin yanı sıra buzda balık tutma gezilerine katılabilirsiniz. Urho Kekkonen Milli Parkı, Kakslauttanen Igloo Village’a 50 km uzaklıktadır. 100 Şubat February 2016 This facility promises a unique experience in the Saariselka Fell region of Finland. You stay in glass igloos or log cabins in this hotel that has the world’s largest smoke sauna. The 6-person igloos with thermal glass have a private sauna, fireplace, kitchenette and a bedroom with a glass ceiling. All contain luxury beds and private toilets. Showers are communal. The log cabins contain a sitting room and fireplace as well as cooking facilities. Guests can hire cross-country ski gear, batons and snow boots. You can participate in a fishing excursion in addition to Siberian husky and reindeer safaris. Urho Kekkonen National Park is 50km from Kakslauttanen Igloo Village. Ayna Ayna MIRROR MIRROR Farklı formüller... DIFFERENT REMEDIES… egzama ve sedefe karşı FIGHTING ECZEMA AND PSORIASIS Son günlerde stres ve sıkıntı yüzünden pek çok kişide egzama ve sedef hastalığı görülüyor. Anneannemin eskiden kullandığı bir formül var. Egzamayı içten kesmek için geceden bir bardak kaynar suya 4 adet acı bakla (bir ismi de Yahudi baklası) atılır. Sabah bu bakla aç karnına yutulur ve kesin sonuç alınırdı. By Suna Dumankaya Eczema and psoriasis are common with increasing stress these days. Here’s a formula that my grandmother used to use. To stop eczema at the root, she would put 4 bitter broad beans (also called lupinus) in a glass of boiling water at night. The broad beans would be swallowed on an empty stomach in the morning and it would work! www.sunadumankaya.com.tr metabolizmayı hızlandıran içecek A DRINK THAT SPEEDS METABOLISM Bir su bardağı kaynar suya taze limon suyu ve bir parça rendelenmiş taze zencefil ekleyin. Ilıdıktan sonra balla karıştırıp için. soğuk algınlığı için doğal destek Add fresh lemon juice to a cup of boiling water together with a grated fresh ginger. Add honey when lukewarm and drink. NATURAL SUPPLEMENT FOR COLDS Malzemeler: 2 su bardağı kaynamış su, bir tutam yeşil çay, 4-5 kakule tanesi. Yapılışı: 2 su bardağı kaynamış suya bir tutam yeşil çay, elinizle parçaladığınız 4-5 kakule tanesini atın. 5 dakika demlendirdikten sonra süzün. Limon ve balla tatlandırarak içebilirsiniz. Ingredients: 2 cups of boiled water, a pinch of green tea, 4-5 cardamom seeds Directions: Add a pinch of green tea and 4-5 cardamom seeds that you’ve crushed with your fingers into 2 cups of boiled water. After letting it brew for 5 minutes, strain. Flavor with lemon and honey and drink. 101 Neden WHY Kar neden beyazdır? / WHY IS SNOW WHITE? Kar, suyun donmuş halidir. Donmuş su yani buz renksizken kar beyaz görünür. Bu durumun nedeni buz kristalleri ile kar tanelerinin ışıkla farklı şekillerde etkileşmeleridir. Güneş ışığı elektromanyetik spektrumdaki bütün dalga boylarındaki ışık ışınlarını içerir. Ancak gözümüz sadece görünür dalga boyundaki ışık ışınlarını algılayabilir. Işık bir cisimle etkileştiğinde cisim tarafından soğurulabilir, yansıtılabilir ya da geçirilebilir. Cisim, ışığı herhangi bir değişime uğramadan geçiriyorsa şeffaftır. Işığın bir kısmını soğuruyor, belli bir dalga boyundaki ışığı yansıtıyorsa, yansıttığı ışığın renginde görünür. Kar tanelerine çarpan bütün dalga boylarındaki ışınlar eşit derecede yansıdığı için de kar beyaz görünür. Snow is frozen water. Frozen water looks white. This is a result of the different interaction between ice crystals and snowflakes and light. Sunlight contains all the light rays in the wavelengths in the electromagnetic spectrum. However, our eyes can only perceive the rays of light in the visible wavelengths. When light interacts with a substance, it can reflect it or transfer it. If the substance is transferring the light without allowing any change, then it is transparent. If it absorbs a part of the light and reflects the light in an only a specific wavelength, then it will look the same color as the one that it reflects. Snow appears to be white because all the wavelengths that strike the snowflakes are reflected equally. Aynaların rengi neden yeşile çalar? WHY ARE MIRRORS ALWAYS A LITTLE GREEN? Günlük hayatta yaygın olarak kullandığımız, bilimsel ya da teknolojik bir amaçla (örneğin teleskoplarda, güneş enerjisi sistemlerinde) kullanılmayan aynalar, düz bir camın arka yüzeyinin gümüş parçacıklarıyla ince bir film şeklinde kaplanmasıyla üretiliyor. American Journal of Physics dergisinde yayımlanan araştırma bu tür aynaların 510 nanometre dalga boyundaki ışığı diğer dalga boylarına göre daha fazla yansıttığını gösteriyor. Bu nedenle günlük hayatımızda yaygın olarak kullandığımız aynaların soluk yeşil olduğu söylenebilir. 102 Şubat February 2016 The mirrors that we use in our daily lives together with those that aren’t used for scientific or technological purposes (telescopes, solar energy systems) are covered with a thin film comprising silver particles. In a research that was published in the American Journal of Physics, it states that these mirrors reflect 510 nanometer wavelengths of light more than other wavelengths. That’s why mirrors have a greenish tinge. Meraklı FOR YOUR INFO Mumların ömrünü uzatmak EXTENDING THE LIFE OF CANDLES Dekoratif mumlarınızın ömrünü uzatmak istiyorsanız, kullanmadan iki saat kadar önce buzdolabının derin dondurucusuna koyarak bekletin. Soğumuş ve iyice sıkılaşmış mumunuz daha uzun ömürlü olacaktır. If you want to extend the life of decorative candles, put them in the freezer for around two hours before lighting them up. This will extend the life of your candles. Aromatik çaylar AROMATIC TEAS Evde kendinize değişik ve hoş kokulu çaylar hazırlamak isterseniz çayınızı demlerken içine bir parça karanfil atabilirsiniz. Veya yine demledikten hemen sonra bir miktar bergamot tozu ekleyebilirsiniz. Tadı ve kokusu nefis olacak. Add a piece of clove to your tea while brewing it if you want to prepare a different and pleasant smelling tea at home. Alternatively, you can add a little bergamot powder immediately after brewing it. It will taste and smell beautiful. Pasta meyveleri CAKE WITH FRUIT ON TOP Pasta yaparken kullandığınız meyveler, kısa bir süre sonra pörsüyüp çürüyorsa, pastaya koymadan önce toz şekere bulayın. Böylece, meyveleriniz daha uzun süre tazeliğini ve diri görünümünü koruyacaktır. If the fruit you’ve added to cake looks unappealing shortly after making it, smother them in sugar before you place them on the cake. This will keep them looking fresh. 103 Vitrin SHOWCASE Aşkın tadında mutluluk var HAPPINESS IN THE FLAVOR OF LOVE L’art du Chocolat Sevgililer Günü özel koleksiyonu tam size göre! Aşkı anlatmanın en güzel yolu, tadında mutluluk sunmaktır. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde aşkını itiraf etmek isteyenler ve özel sürprizler düşünenler için en güzel öneri ise mutluluk kaynağı, L’art du Chocolat’nın Sevgililer Günü özel çikolata koleksiyonu. L’art du Chocolat, Belçika’dan ithal ettiği çikolatasını özel tatları ile harmanlayarak sizlere sevdiğinizi bugün de mutlu edebilmeniz için çok farklı, hediyelik çikolatalar sunuyor. The L’art du Chocolat Valentine’s Day special collection is perfect for you! The best way to express your love is to provide happiness that’s in the flavor of love. For people who want to express their love and those who are considering something special this Valentine’s Day, the best source of happiness is L’art du Chocolat’s Valentine’s Day special chocolate collection. L’art du Chocolat presents unique gift boxes comprising imported Belgian chocolate blended with special flavors in order for you to make your partner happy on this special day too. Yörsan Süt Evi Minopolis’te açıldı YÖRSAN SÜT EVI OPENS AT MINOPOLIS Türkiye’de süt ve süt ürünleri sektöründe ismi geleneksellik, ustalık ve kalite ile özdeşleşen köklü marka Yörsan artık Minopolis’te! Çocuk Şehri Minopolis’teki Yörsan Süt Evi’nde çocuklar sütün ürüne dönüşme sürecinde rol alacak. Süt Çiftliği İstasyonu’nda bir araya gelecek olan çocuklar önce, severek mutlu ettikleri ineklerden süt sağacak, ardından sütü laboratuvar kontrolünden geçirip kalitesi ve hijyenini onaylayacaklar. Ardından sütten ürün yapımına geçilecek. Yörsan Süt Evi’nde üretilen sütü paketleyen çocuklar, Minopolis’te bulunan süpermarkete, bisküvi fabrikasına ve fırına sevk edecekler. 104 Şubat February 2016 The rooted brand in the milk and dairy product industry in Turkey, Yörsan is now at Minopolis! Synonymous with tradition, mastery and quality, the Yörsan Süt Evi or Milk House will allow children to see how milk is transformed into a product at its station in the children’s entertainment and education space Minopolis. Children who visit the Süt Çiftliği Station will first milk a cow, then they will approve the quality of the milk that goes through a laboratory and its hygiene. They will then start making food products using the milk. Children will package the milk made at Yörsan Süt Evi and then transport them to the supermarket, biscuit factory and oven at Minopolis. Vitrin SHOWCASE Serta Yatsan’da SERTA IS NOW AVAILABLE AT YATSAN Dünya standartlarını ve kaliteyi her şehre taşıyarak yatak ve uyku ürünleri konusunda sınır tanımayan Yatsan, Türkiye distribütörlüğünü yaptığı Amerikan yatak devi Serta’nın çok özel koleksiyonunu mağazalarında tüketicileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Bir Amerikan yatak devi olan Serta, ülkelerin yaşam ve uyku kültürleri arasındaki keskin farklara rağmen, insanları ortak bir paydada buluşturmayı başaran bütünleştirici bir marka. 82 yıl önce kurulduğundan bu yana Serta, tasarım, malzeme, teknoloji ve satış sonrası müşteri ilişkilerindeki başarılarından dolayı adeta bir devrim yaratmıştır. Yatsan, which takes world standards and quality to every city with its mattresses and sleeping products, is currently preparing to release the very special collection of Serta, the American mattress giant. Yatsan is the Turkey distributor of Serta, a brand that brings people from all walks of life together despite different lifestyles and sleeping cultures. Since being founded in 1982, Serta has revolutionized the industry with its design, material, and technology and after sales customer relationship success. Sevgililer Günü hediyeniz D’S Damat’tan YOUR VALENTINE’S DAY GIFT IS FROM D’S DAMAT Sevgililer Günü’nde ‘Ona en özel hediyeyi ben vermeliyim’ diyorsanız, D’S Damat’ın cazip fiyat seçenekleri ile sunduğu çok özel koleksiyonu için D’S Damat mağazalarına mutlaka uğrayın. D’S Damat, Sevgililer Günü için erkeklere şık ve özel tercihler sunuyor. Her yaştan erkeğin markası olan D’S Damat, bu özel günü anlamlı kılacak geniş ürün yelpazesiyle kadınların hediye seçimini kolaylaştırıyor. Markanın koleksiyonunda, farklı renk, kumaş ve tasarımlara sahip takım elbiselerin yanı sıra casual bir tarz elde etmek isteyenler için renkli pantolonlar ve trikolar da yer alıyor. If you want to be the one that gives the most special gift this Valentine’s Day, then make sure to stop by D’S Damat to check out the very special collection with attractive prices. D’S Damat presents stylish and special clothing for men on Valentine’s Day. The men’s fashion brand of all ages, D’S Damat makes buying gifts easy for women with its wide product range. In addition to suits in various colors, fabrics, and styles, the brand’s collection comprises colorful pants and trico for the casual look. 105 Vitrin SHOWCASE Pırlantalı bir Sevgililer Günü: Raymond Weil DIAMONDS ON VALENTINE’S DAY: RAYMOND WEIL ‘Vikingler’ dizisinin güzel oyuncusu Katheryn Winnick’in marka yüzü olduğu Raymond Weil’in Toccata koleksiyonu, göz alıcı mavi rengi ve pırlantalarla süslü kadranıyla zamansız bir şıklığın sembolü oluyor. Detaylarının ince bir ustalıkla işlendiği Toccata, 34 mm kasa boyutu ve kadrandaki 11 pırlantası ile de büyük beğeni topluyor. Raymond Weil’in yeni kadın modeli Toccata, elegan bir Sevgililer Günü hediyesi arayanlar için benzersiz bir alternatif. Modellere Günsal Saat resmi satış noktalarından ulaşabilirsiniz. The Toccato collection, which belongs to the brand Raymond Weil for which the beautiful face of the ‘Vikings’ Katheryn Winnick is the brand ambassador, is the symbol of timeless style with its captivating blue clock face adorned with diamonds. With fine details, the Toccato has a 34mm case and features 11 diamonds. Raymond Weil’s new ladies watch model Toccato is a unique alternative for those seeking an elegant Valentine’s Day gift. They’re available at official Günsal Saat sales points. KTools’la hayatı kolaylaştırın SIMPLIFY LIFE WITH KTOOLS Akıllı cihazların ortak sorunu olan şarj problemi konusunda, teknolojik ve fonksiyonel öğeleri şık tasarımlarla birleştiren KTools Taşınabilir Harici Şarj Ürün Ailesi, kullanıcıya kişisel beğenileri doğrultusunda seçme şansı veriyor. Yanınızda kolaylıkla taşıyabileceğiniz, farklı model ve renk seçeneklerindeki KTools Taşınabilir Harici Şarjlar, akıllı cihazlarda sürekli karşılaşılan şarj problemine çözüm oluyor. KTools Taşınabilir Harici Şarj Cihazları, IOS ve Android işletim sistemlerine sahip tüm akıllı telefon ve tabletlerle uyumludur. 106 Şubat February 2016 Bringing together technology and functionality with stylish design in the field of the smart device chargers, The KTools Portable External Charger Product Family gives users the chance to select products based on their personal demands. The KTools Portable External Chargers that come in different models and colors put an end to charging your device. They can be used with all smart phones and tablets with IOS and Android operating systems. Vitrin SHOWCASE Gizem’den aşkla 95 özel tarif 95 RECIPES EXPLAINED WITH LOVE FROM GIZEM Gizem Özdilli yeni kitabı ‘Aşkın Lezzeti’nde, okuyucularıyla ve sevenleriyle buluşuyor. Nolte Mutfak işbirliğiyle Alfa Yayınları’ndan çıkan kitap, baharatların katkılarıyla lezzetli yemek tarifleri ve hanımlara mutfakta hazırlayabilecekleri yüz, cilt ve vücut bakım formülleri öneriyor. Gizem Özdilli, ‘Aşkın Lezzeti’ isimli yemek kitabında, aşkla ve sevgiyle yemek yapmanın formüllerini veriyor. İlk yemek kitabı “Gizem’in Mutfak Aşkı” 2012 yılında yayımlanan Özdilli’nin yeni kitabında okurlar, özgür bir ruhla ve sevgiyle yapılan yemeklerin minik sırlarını, doğal yöntemlerle yapılan baharat eklentilerini ve aromaların gücünden katkı sağlanarak hazırlanan reçeteleri yapma imkânı bulabilir. Gizem Özdilli’s new book ‘Aşkın Lezzeti’ is now available. Together with Nolte Mutfak and published by Alfa Yayınları, she provides delicious food recipes using spices as well as face, skin and body care formulas that can be prepared in the kitchen. In her book, Gizem Özdilli provides recipes to dishes that are made with love. Özdilli, whose first book “Gizem’in Mutfak Aşkı” was published in 2012, shares tips on how to make food with love, how to use spices and aromas in her new book. 40. yılında L’Occitane’dan sevgiye atıf A TRIBUTE TO LOVE FROM L’OCCITANE ON ITS 40TH ANNIVERSARY Sevgililer Günü’nde L’Occitane’ın yeni parfümü Cherry Blossom Folie Florale ile sevgilinizi şımartın! Provence parfümcüsü L’Occitane, ilkbaharın tüm neşesini içeren bu notaları, Fleurs de Cerisier (Kiraz Çiçeği) serisinin enerjik yorumu Folie Florale EDT ile yakaladı. Parfümün eşsiz şişesinde doğanın hayat dolu yanını görebilirsiniz. Parlak renkli yapraklar, şişede kabartmalı olan kiraz ağacının üzerindeki yerini alıyor. Bergamot, mandalina ve yeşil notalardan oluşan üst notalar, sizi Luberon bölgesindeki kiraz ağacı bahçelerine götürüyor. Spoil your lover this Valentine’s Day with L’Occitane’s new fragrance Cherry Blossom Folie Florale! L’Occitane has captured all the joy of spring in Folia Florale EDT in its Fleurs de Cerisier (Cherry Blossom) series. You’ll see nature’s liveliness in the perfume’s unique bottle. Colorful shiny leaves are featured on top of a cherry blossom tree in the form of a relief on the bottle. The top notes comprising bergamot, mandarin and greens will take you to the cherry trees in Luberon. 107 Vitrin SHOWCASE İçinde ‘kalp’ olmayan Aşk Festivali Şubat ayında başlıyor THE LOVE FESTIVAL KICKS OFF IN FEBRUARY 9-29 Şubat 2016 tarihleri arasında, 8’incisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi katkılarıyla düzenlenecek olan 360 Dereceden Aşk Festivali, zengin bir kültür sanat programıyla hayata aşk ile bakanlarla buluşmaya hazırlanıyor. Istanbul Concept ve Think Free tarafından hayata geçirilen ve ziyaretçileri ile İstanbul’un farklı kültür sanat mekanlarında buluşacak olan 360 Dereceden Aşk Festivali, 2016 yılında “Aşık Dünya” konseptiyle Türkiye’den ve dünyadan festivale katılan sanatçıların bakış açısıyla aşkın tüm yönlerine açılıyor. Tek güne sığmayacak kadar büyük bir duyguyu kültür, sanat ve yaşamın tüm yönleriyle kucaklayan 360 Dereceden Aşk Festivali, İstanbul’a da 360 derece açılarak kentin her iki yakasında farklı etkinliklere sahne olacak. The 360 Degree Love Festival, organized for the 8th time by Istanbul Metropolitan Municipality, will take place between 9-29 February 2016. Right now, it’s preparing to unite with people who look at life with love with an extensive arts and culture program. The 360 Degree Love Festival, brought to life by Istanbul Concept and Think Free, will be held in various venues across Istanbul and depicts all aspects of love with artists from Turkey and around the world with the theme ‘World in Love’. Embracing all art disciplines, the 360 Degree Love Festival will be a platform in which venues on either side of Istanbul will be the stage for various events. Bursa Kebap Evi 2016’da yeni projelere imza atıyor BURSA KEBAP EVI SIGNS ITS NAME TO NEW PROJECTS IN 2016 Bursa Kebap Evi, yurtiçindeki 29 ilde 62 şubesi ile, yurtdışında ise Almanya’nın Saarbrücken kentindeki master franchise şubesiyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Gerçek İskender’i Türkiye’nin her ilinde en az 1 şubede sunma hedefine her geçen gün yaklaşan Bursa Kebap Evi, 2016’nın ilk projesini 21 Ocak Perşembe günü İzmit 41 Burda AVM ile hayata geçirdi. Bursa Kebap Evi’nin 2016 yılındaki ikinci yeni adresi ise Bolu Highway AVM olacak. Bolu’nun ardından bu gerçek lezzet Ege’nin incisi Bodrum’daki Midtown AVM’de misafirlerin beğenisine sunulacak. Bursa Kebap Evi’nin bu 3 yeni projesini Nazilli Bamboo AVM, PrimeMall SivasPark AVM, Forum Elazığ AVM, Çorlu Trend Arena AVM, Adıyaman Park AVM ve Bandırma Liman AVM takip edecek. 108 Şubat February 2016 With 62 branches in 29 districts in Turkey and a master franchise in Saarbrücken in Germany, Bursa Kebap Evi restaurant is the maker of true Iskender kebab! Approaching its objective of opening at least one branch in every district of Turkey, Bursa Kebap Evi realized its first project for 2016 with a new branch in Izmit 41 Burda shopping mall on January 21. Its second project in 2016 will be Bolu Highway shopping mall. Followed by Bolu, Bursa Kebap Evi will open a branch at Midtown shopping mall in Bodrum, the pearl of the Aegean. These three projects will be followed by new branches in Nazilli Bamboo, PrimeMall SivasPark, Forum Elazığ, Çorlu Trend Arena, Adıyaman Park and Bandırma Liman shopping centers. Vitrin SHOWCASE Avrasya Hospital yakında Küçükköy’de Opr. Dr. Hüseyin Urlu Avrasya Hospital hastanelerine bir yenisini daha ekledi. Gaziosmanpaşa, Küçükköy’de TEM otoyoluna yakın mesafede yer alacak hastane 31 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. 200 yatak kapasiteli hastanenin yakında hizmete gireceğini söyleyen Avrasya Hospital Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Opr. Dr. Hüseyin Urlu “Daha iyilerini hastalarımız, hasta yakınları, çalışanlarımız, doktorlarımız ve ülkemiz için yapıyoruz. Kadrolarımız kendini kanıtlamış, hasta memnuniyeti ve kaliteye odaklanmıştır. Yurtiçinde ve yurtdışında en iyi tıbbi ürünleri, cihazları üreten firmaları tercih ettik, onlarla anlaşmalar yaptık. Birçok ürün malzeme ve cihazlarımız geldi, yerlerine yerleştirildi, diğerleri gelmeye devam ediyor. Bizim tek hedefimiz, en mükemmel sağlık hizmetiyle daha fazla kişiyi tanıştırmak” diye konuştu. AVRASYA HOSPITAL IS SOON TO OPEN IN KÜÇÜKKÖY A new Avrasya Hospital branch is opening! The hospital near the TEM highway in Küçükköy, Gaziosmanpaşa will comprise of a 31,000sqm indoor space. Regarding the hospital that will have a 200-bed capacity, Avrasya Hospital Chairman of the Board Surgeon Dr. Hüseyin Urlu said, “We’re building better hospitals for our patients, their loved ones, our employees, doctors and our nation. Our staff has proved itself and has focused on patient satisfaction and quality. We chose the very best medical equipment and companies who produce them in Turkey and abroad. Many of our devices and equipment have arrived and have been positioned in their places; the rest continue to come. We only have one objective and that is to ensure that even more people get to benefit from the very best medical services.” Sarılar Otomotiv’in Başarısı SARILAR OTOMOTIV’S SUCCESS Markalar yılın son aylarında en yüksek satışı gerçekleştirmek için yeni ve farklı kampanyalar düzenlemekte. Sarılar Otomotiv de yaptığı kampanyalarla Antalya’da adından sıkça söz ettiriyor. 4 yıl % 0 faizli kredi imkânı, uygun kredi seçeneklerinin yanında takas indirimleri pazarın en önemli aktörü konumunda olan Sarılar Otomotiv’i temsil ettiği Renault ve Dacia markalarını 2015’te başarılı satış rakamlarına ulaştırdı. 2015 yılının ilk 11 ayında otomotiv pazarı % 31 büyürken bölgenin en iyi bayilerinden olan Sarılar Otomotiv satışlarını % 45 artırma başarısını gösterdi. Antalya yetkili satıcısı Sarılar Otomotiv’in Satış Müdürü Orhan Ekinci Sales Manager of Sarılar Otomotiv, the authorized dealer in Antalya Brands organize new and unique campaigns to achieve the highest sales in the last month of the year. With its campaigns, Sarılar Otomotiv is making a real name for itself in Antalya. Offering 0% interest on 4-year loans and reasonable credit alternatives, Sarılar Otomotiv offers competitive trade-ins as well. In 2015, Sarılar Otomotiv achieved successful sales figures in 2015 for Renault and Dacia brand vehicles. While the automotive market grew by 31% in the first 11 months of 2015, Sarılar Otomotiv saw a sales increase of 45% making it one of the leading authorized dealers of Renault and Dacia in the region. 109 Uçakta IN FLIGHT UÇAK İÇİ REKLAM ALANLARIMIZ ONBOARD ADVERTISING WITH ONURAIR ÜRÜN DAĞITIMI BATTANİYE VE YASTIK KİTİ Yeni reklam konsepti olan gerilla marketing çalışmasına en uygun örnektir. İç hat seferlerimizde tüm yolculara birebir kabin ekibi eliyle insert veya ürün dağıtımı yaparak, hedeflenen kitleye direkt olarak ulaşma şansı yakalanmaktadır. Müşterilerinizi sarabileceğiniz tek mecra. Yurtiçi ve yurtdışı uçaklarımızda yolcularımızın konforu için sunulan battaniye ve yastıklarımızdaki reklamlarınızla müşterilerinize daha yakın olabilirsiniz. PRODUCT DISTRIBUTION This is the most suitable example for the new advertising concept called guerilla marketing. Having the chance to reach the target audience directly by having hostesses distribute inserts or products to each passenger on all our domestic flights. BLANKETS AND PILLOWCASES This is the only medium in which you’ll be able to wrap your customers. You can be even closer to your customers with your advertisements on the blankets and pillowcases that we present for passenger comfort on our domestic and international flights. BİNİŞ KARTI / BOARDING PASS Uçakta yolcunun yerini belirten ve son güvenlik çıkışından geçip uçağa erişilmesini sağlayan biniş kartı. Bu önemli materyalin arkasını reklam alanı olarak kullanabilirsiniz. Yolculuk sonuna ve hatta sonrasında da saklanan bu kart en etkili reklam alanlarından biridir. The boarding pass is what indicates the passenger’s seat on the plane and what enables a passenger to board a flight after passing the final control point. You can use the back side of this important document as an advertising field. This card that is safeguarded until the end of the journey and in fact even afterwards is one of the most effective advertising platforms. ON AIR DERGİSİ DAĞITIM KANALLARI > İç/Dış Hat Uçuşlarımızda uçakların koltuk ceplerinde > İç/Dış Hat Uçuş noktaları acenteleri > İç/Dış Hat VIP > Havacılık Sektörü üst düzey yöneticileri > Reklam Ajansları > Sanayi Odaları > İnternet Üzerinden e-dergi olarak > 2500 VIP üyemize 112 Şubat February 2016 OKUYUCU PROFİLİ > İş Adamları > Şirket Yöneticileri > Şirket Çalışanları > Aileler > Öğrenciler > Askerler KONSEPT UÇAK / CONCEPT AIRCRAFT Markanızı uçaklarımızla göklere çıkartıyor ve misafirlerimizi markanızla uçuruyoruz. İstediğiniz uçağın burun adı markanız olsun ve uçağın üzerine yazılsın. Bu uçağın tüm uçuşlarında markanızın sloganını anons edelim. We take your brand to the skies with our planes and we fly our guests with your brand. Make your brand name the tip name of any aircraft you desire and have it written on the plane. Let us announce your slogan on all flights by this aircraft. ISLAK MENDİL / WET WIPES Uçaklarımızda tüm iç ve dış hat yolcularımıza uçuşun hemen başında sunduğumuz ıslak hijyenik mendillerin bir yüzünü kullanarak milyonlarca yolcuya en ekonomik erişim maliyetiyle ulaşabilirsiniz. You can advertise your brand on the wet wipes that are offered to guests at the beginning of every domestic and international flight and reach your audience in the most economical manner. KOLTUK BAŞLIĞI / SEAT HEAD COVERS Şüphesiz uçak içindeki en önemli reklam alanı koltuk başlıklarıdır. Hijyen gereği her uçuşta değiştirilen koltuk başlıklarına vereceğiniz kurumsal reklamlarınızla imaj veya pazarlama anlamında en doğru mesajları iletebilirsiniz. The most effective inflight advertising space is no doubt seat head covers. You can reflect the message of your desire with these seat head covers that are replaced after every flight due to hygiene. ON AIR GUIDE DAĞITIM KANALLARI > İç/Dış Hat Uçuşlarımızda uçakların koltuk ceplerinde > İç/Dış Hat Uçuş noktaları acenteleri > İç/Dış Hat VIP > Havacılık Sektörü üst düzey yöneticileri > Reklam Ajansları > Sanayi Odaları > Medya Şirketleri M VE REKLASYON İÇİN S VA ION REZERL RESERVAT FOR AL .com etisim .com nuril www.o onuriletisim @ x) 70 (pb reklam 7 6 8 67 85 212 46 Tel: 0 : 0 212 468 Faks OKUYUCU PROFİLİ > İş Adamları > Şirket Yöneticileri > Şirket Çalışanları > Aileler > Öğrenciler > Askerler 113 Ofisler OFFICES Çağrı Merkezi Call Center 0850 210 66 87 Merkez Ofis Head Office Atatürk Havalimanı B Kapısı, Teknik Hangar Yanı 34149 Yeşilköy - İstanbul / Türkiye Tel: +90 212 468 66 87 / Faks: +90 212 468 66 13 web: www.onurair.com / e-mail: [email protected] Onur Air Yurtiçi Ofisleri Onur Air Domestic Offices İstanbul Havalimanı / Airport Tel: 0 212 465 29 86 Onur Air Yurtdışı Ofisleri Onur Air International Offices Hollanda / Holland Amsterdam / Schiphol Vertrekpassage 207 1118 AV Schiphol Airport K.K.T.C / Northern Cyprus Lefkoşa / Nicosia Havalimanı / Airport Tel: 0 392 231 40 00 Şehir Merkezi / Central Office Tel: 0 392 444 1 333 Rusya / Russia Nalçik / Nalchik Şehir Ofisimiz: Nogmova Cad. No: 59 Nalçik, Rusya Tel: +7 866 242 47 38 Havalimanı Ofis: Tel & Fax: +7866-296-67-64 Rusya, Nalçik, Kabardinskaya Sokağı, No 195 Ukrayna / Ukraine Merkez ofis adres: Rishelievskaya 39 Odessa Merkez Ofis Tel: +38 048 722 08 09 +38 048 722 15 11 Havalimanı Tel: +38 048 239 30 77 114 Şubat February 2016 Adana Havalimanı / Airport Tel: 0 322 431 67 40 Tel: 0 322 436 67 66 Antalya Havalimanı / Airport Tel: 0 242 330 34 88 Bodrum Havalimanı / Airport Tel: 0252 523 00 22 Dalaman Havalimanı Tel: 0 252 792 50 10 Diyarbakır Havalimanı / Airport Tel: 0412 235 12 27 Şehir Merkezi / Central Office Tel: 0 412 223 53 09 Elazığ Havalimanı / Airport Tel: 0424 275 23 63 Şehir Merkezi / Central Office Tel: 0424 233 82 25 Gaziantep Havalimanı / Airport Tel: 0342 582 11 44 Şehir Merkezi / Central Office Tel: 0342 215 30 70 İzmir Havalimanı / Airport Tel: 0232 274 19 39 Kayseri Havalimanı / Airport Tel: 0352 337 10 85 Şehir Merkezi / Central Office Tel: 0352 231 55 51 Malatya Havalimanı / Airport Tel: 0422 266 00 33 Şehir Merkezi / Central Office Tel: 0 422 325 60 60 Samsun Havalimanı / Airport Tel: 0362 844 88 08 Şanlıurfa Havalimanı / Airport Tel: 0414 378 10 10 Şehir Merkezi / Central Office Tel: 0414 312 41 24 Trabzon Havalimanı / Airport Tel: 0 462 325 62 92 www.onurair.com E-bilet E-TICKET SIKÇA SORULAN SORULAR Yolcularımız tarafından sıkça sorulan bazı soruları sizlere yardımcı olabilmesi için kategorilere ayırarak aşağıda listeledik. Diğer tüm sorularınız ve istekleriniz için 7 gün 24 saat hizmet veren 0850 210 66 87 numaralı Onur Air Çağrı Merkezimizi arayabilir veya Müşteri İlişkileri Departmanımızın [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz. BİLET SATIŞ VE REZERVASYON İnternetten Onur Air bileti almak için hangi internet sayfasına girmem gerekiyor? www.onurair.com Onur Air internet sitesinden aldığım biletin tarihini değiştirmek istiyorum. Nasıl değiştirebilirim? Satın almış olduğunuz biletinizi 0850 210 66 87 numaralı Onur Air Çağrı Merkezimizi arayarak değiştirebilirsiniz. Onur Air web sitesinden kredi kartı ile kendi adıma veya başkasının adına bilet alabilir miyim? Web sitemizden ister kendiniz için isterseniz de bir yakınınız için kredi kartı güvenli ödeme sistemi (3D secure) ile biletinizi güvenle satın alabilir ve hiç bir problem yaşamadan seyahatinizi gerçekleştirebilirsiniz. Kredi FREQUENTLY ASKED QUESTIONS Some of the questions frequently asked by our passengers are categorized and listed below for your convenience. For any other questions and requests, you may simply call Onur Air Call Center 24/7 at (0850 212 66 87), or e-mail to our Customer Relations Department at [email protected]. TICKET SALES AND BOOKING Which website do I need to visit to buy an Onur Air ticket online? www.onurair.com I want to reschedule my ticket which I bought through Onur Air web site. How can I do that? You can reschedule your ticket by calling Onur Air Call Center at 0850 210 66 87. Can I buy tickets for me or for another person by credit card through Onur Air web site? You can buy tickets for you or your friends/ relatives by credit card securely through secure payment system (3D secure) and travel without experiencing any problems. For payments by credit cards, your card details will not be stored on our systems under any circumstances. How long before the flight time can I buy a kartı ile yapacağınız ödemelerde kredi kartı bilgileriniz hiç bir koşulda sistemlerimizde saklanmamaktadır. İnternet sitenizden uçuş saatine ne kadar süre kala bilet satın alabilirim? İnternet sitemizden iç hat uçuşlarda uçuş saatine 1 saat, dış hat uçuşlarda uçuş saatine 2 saat kalaya kadar bilet satın alabilirsiniz. Biletimi kaybettim. Yine de uçuşumu gerçekleştirebilir miyim? Biletler elektronik ortamda üretildiği için bir problem yaşamazsınız, geçerli bir kimlik belgesiyle uçuşunuzu gerçekleştirebilirsiniz. Onur Air web sitesinden bilet satın aldım. E-biletimi nasıl alabilirim? Onur Air web sitesi ana sayfasından ‘Rezervasyon Takip’ işlem menüsünden e-biletinizi yazdırabilirsiniz. Ayrıca e-biletinizi satın aldığınız Onur Air havalimanı satış ofisimizden veya yetkili acentemizden yazdırabilirsiniz. İnternetten Onur Air bileti almak için kredi kartı bilgilerimi verince bir sorun yaşar mıyım? Kesinlikle hayır. Kredi kartı bilgileriniz sistemde muhafaza edilmemektedir. Onur Air Çağrı Merkezi’nden satın aldığım biletle, Onur Air web sitesinden satın aldığım bilet arasında fiyat farkı var mıdır? flight ticket online through your website? You can buy flight tickets online through our website up until 1 hour before the flight time for domestic flights, and 2 hours before the flight time for international flights. I have lost my ticket. Can I still take the flight? As the tickets are generated electronically, it would not be a problem and you will be able to travel with a valid identity card. I have bought my ticket through Onur Air web site. How can I get my e-ticket? You can print your e-ticket under the ‘Booking Details’ menu on the home page of Onur Air web site. You can also get your e-ticket printed at our Onur Air sales offices at the airport or our authorized agencies. Will I have any problems when I provide my credit card details to buy Onur Air ticket online? Absolutely not. Your credit card details are not kept on the system. Is there any difference between the fares of the ticket I buy through Onur Air Call Center and the one I buy online through Onur Air web site? A reduced service fee is applied to the tickets Web sitemizden ve mobil uygulamalarımızdan satın alınan biletlerde hizmet bedeli daha düşük uygulanmaktadır. Onur Air Çağrı Merkezi, Onur Air Havalimanı Bilet Satış Ofisleri ve Onur Air yetkili acentelerinden satın alınan biletlerde ise hizmet bedeli olarak daha yüksek olarak tahsil edilmektedir. Onur Air internet sitesinden rezervasyon yaptırabilir miyim? Evet, Onur Air internet sitesi üzerinden rezervasyon yaptırabilirsiniz. Rezervasyon değişikliği nasıl yapabilirim? Onur Air Çağrı Merkezi’mizden veya rezervasyonunuzu yaptırdığınız Onur Air Bilet Satış Acentesi’nden değişiklik işlemini yaptırabilirsiniz. Yapmış olduğum rezervasyonumu opsiyon süresi sona erene kadar satın almazsam ne olur? Opsiyon süresi sona erene kadar satın alınmayan rezervasyonlar otomatik olarak sistem tarafından iptal edilmektedir. Satın aldığım biletin çıktısını nereden alabilirim? Biletinizin nereden alındığına bakılmaksızın web sitemizin ana sayfasında yer alan ‘Rezervasyon Takip’ butonuna tıklayarak biletinizin çıktısını alabilirsiniz. bought online through our web site or mobile applications. And a higher service fee is collected for the tickets purchased through Onur Air Call Center, Onur Air Ticket Sales Offices at the Airport and the authorized agencies of Onur Air. You can book through Onur Air website up until 72 hours before your flight. You can only buy tickets if your flight departs in less than 72 hours. You can book your tickets on Onur Air website. How can I change my booking details? You can change your booking details through Onur Air Call Center or through the Onur Air Ticket Sales Agency through which you have booked your ticket. What happens if I do not buy my booking by the end of the option period? Any bookings which are not bought by the end of the option period will be automatically cancelled by the system. Where can I print out the ticket that I have bought? You can print out your ticket by clicking the button ‘Booking Details’ available on the Home Page of our website regardless of how you have bought your ticket. 115 Uçakta IN FLIGHT “SAYIN YOLCULARIMIZ...” “DEAR PASSENGERS...” Cep telefonlarının kullanımı; Cep telefonlarının, cep telefonu özellikli her türlü elektronik cihazın veya tabletlerin kullanımı uçağın uçuş aletlerini olumsuz yönde etkilemekte ve uçuş emniyetini tehdit etmektedir. Bu cihazların tüm uçuş boyunca kapalı veya uçuş modunda olduğundan emin olunuz. Ayrıca uçuş emniyeti için bu cihazların uçuş modunda dahi olsa taksi anında, inişte, kalkışta veya kemer ikaz ışıkları yanarken kullanılmaması gerekmektedir. Elektronik cihazların kullanımı; Uçuş emniyeti için; taksi anında, inişte, kalkışta veya kemer ikaz ışıkları yanarken dizüstü bilgisayar, taşınabilir CD/DVD oynatıcılar, elektrikli veya pilli traş makineleri, radyo/TV alıcıları, oyun konsolları, ses kayıt cihazları veya benzer işlev gören elektrikli/ elektronik aletler kullanılması yasaktır. Aynı zamanda telsiz alıcı ve vericilerin, uzaktan kumandalı oyuncakların ve radyo dalgaları yayan cihazların kullanılması da uçuş güvenliğini etkilediğinden dolayı tüm uçuş boyunca kullanımı tehlikeli ve yasaktır. Mobile telephone use; The use of cellular phones and all electronic devices with cellular phone qualities or tablets negatively impact flight equipment and threaten flight safety. Make sure that these devices are closed or in airplane mode throughout the flight. Additionally, these devices should not be used even while in airplane mode when the aircraft is in flight mode, during take off or landing, or when the seatbelt lights are on. Use of electronic equipment; For flight safety: It is prohibited to use laptop computers, portable CD/DVD players, electrical or battery-operated shavers, radio/TV receivers, game consoles, audio recording devices or electronic/electrical equipment that have similar functions when the aircraft is in taxi mode, during take off or landing, or when the seatbelt lights are on. The use of wireless receivers and transmitters, remote-controlled toys and devices that distribute radiowaves also negatively impact flight safety and are prohibited throughout flights as a result. 116 Şubat February 2016 Hasta, hamile ve bakıma muhtaç yolcularımız; Hasta yolcu için bilet alınırken mutlaka bildirilmesi gereklidir. Hasta yolcunun uçabilmesi için hastalık türünü ve bu hastalığın uçak yolculuğuna çıkmasına engel teşkil etmeyeceğini belirten “Uçak ile seyahatinde sakınca yoktur” ibareli doktor raporu gereklidir. Bu rapor en geç bir hafta önceden alınmış olmalıdır. Hasta yolcu beraberinde doktor raporu getirmezse, DHMİ Genel Müdürlüğü İşletme Hekimliği’nin meydan doktorundan uçabileceğine dair rapor almak zorundadır. Bakıma muhtaç derecede hasta olan yolcu, yanında bir refakatçi ile uçabilir. Hamileliği 28 ila 36 hafta arasında olan yolcuların, kendi doktoru veya meydan doktorundan “Uçak ile seyahatinde sakınca yoktur” ifadesi içeren rapor almaları gerekmektedir. 36 haftadan sonra hamile yolcu uçuşa kabul edilmez. Hamile yolcu, ikiz veya daha fazla bebek bekliyorsa, hamileliğinin 32. haftasından sonra uçuşa kabul edilemez. Geçerli raporun 1 haftadan eski olmaması gerekir. Gerekli raporlara sahip olmayan hamile yolcular, uluslararası havacılık kuralları gereği uçurulamaz. Ayrıca hamile, yaşlı, özürlü, ameliyatlı, çocuklu ve bebekli yolcuların “EXIT” koltuklara Passengers who are sick, pregnant and need care; These passengers are required to state their condition when purchasing tickets. A doctor’s report is required in order for a sick person to fly. The doctor’s report should state the illness type (coronary diseases, operations, etc.) and that the illness will not prevent the flight from taking place. It should consist of the phrase, “There is no objection for air travel”. This report must have been prepared at the most 1 week prior. If the sick passenger does not bring a doctor’s report with them, then he/ she will have to request a doctor’s report from the General Directorate of State Airport’s Authority (DHMI) doctor giving permission to fly. A passenger who needs attention can fly with a companion. 28-36 week pregnant passengers must obtain a report stating that “There is no objection for flight travel” from their own doctor or the General Directorate of State Airport’s Authority (DHMI) doctor. The valid report must be no older than 1 week. If oturmaları, sivil havacılık güvenlik kuralları gereği yasaktır. Kabinde, tüm uçuş süresince; Tüm uçuş boyunca sigara, pipo, puro ve benzeri tütün mamullerinin içilmesi kanunlar uyarınca yasaklanmıştır. Uçağınıza geç kalmamak için; İç hat yolcularımızın uçuştan 1.5 saat önce, dış hat yolcularımızın ise 2 saat öncesinde havaalanında olmaları gerekmektedir. Artırılan güvenlik önlemleri nedeniyle bazı terminallerde güvenlik kapılarından geçmek zaman alabilmektedir. Bu nedenle belirtilen sürede havaalanında olmanız, uçağa yetişebilmeniz açısından önemlidir. Güvenlik kapılarına takılmamak için; Artırılan güvenlik önlemleri kapsamında, yolcuların yanında kesici, delici, yanıcı, parlayıcı her türlü materyalin bulunması uçuş güvenliği açısından yasaktır. Bu nedenle tırnak makası, çakı ve deodorant gibi kişisel eşyalarınızı kargoya vermeniz gerektiğini a pregnant woman is expecting twins or more, she will not be accepted on a flight after the 32nd week of pregnancy. Pregnant passengers who do not have the required reports cannot fly as deemed by international aviation regulations. Additionally, flights after 36 weeks of pregnancy cannot take place due to risks. The necessary doctor’s report can be no more than a week old. Furthermore, civil aviation laws forbid passengers who are pregnant, old and disabled, or who are traveling with children or a baby to be seated at the “EXIT” seats. Tobacco products in the cabin; Please refrain from smoking cigarettes, pipes, cigars, and other similar products throughout the entire flight. To avoid missing your flight; For domestic flights, you must be at the airport 1.5 hours before the flight and 2 hours before for international flights. Due to security checks, passing through security gates in certain terminals may take extra time. This is why it is important to be at the airport at the time stated. To avoid delays at security gates; Due to extra security measures it is forbidden for passengers unutmayın. Ayrıca, güvenlik kapılarında sıranızı beklerken, görevli ikazına gerek kalmaksızın üzerinizde bulunan saat, kemer, kalem, bozuk para gibi metalleri X-Ray bandına bırakmak için hazırlanarak vakit kaybının önüne geçin. Kişisel güvenliğiniz için; Çantanıza ve diğer kişisel eşyalarına sahip çıkın. Yabancılardan paket almayın. Kısa süreli de olsa bagaj ve çantalarınızdan ayrılmayın. Sahipsiz olduğuna inanılan paketlerin güvenlik görevlileri tarafından imha edildiğini unutmayın. Ayrıca, terör çağrıştırıcı, bomba veya silahınız olduğuna dair şaka yapmayın. Bu gibi durumların yanlış anlamaya neden olabileceğini hatırlayın. Bagajlarınız; Dış hat uçuşlarında taşınan kişi başı bagaj hakkı uçak tipi ve uçulan noktaya göre değişmektedir. Bunun için rezervasyon sırasında bilgi alın. İç hatlardaki kişi başı maksimum bagaj hakkı 15 kilogramdır. Yolcuyla birlikte kabine alınacak el bagajı boyutlarının, uluslararası standarda uygunluk göstermek zorunda olduğunu unutmayın. to carry instruments that cut, pierce, burn or that are flammable on their person. Please remember to put any personal items like nail clippers, penknives, and deodorants in your check-in baggage. Moreover, while waiting in the queue at the gates be ready to leave your watch, belt, pen, change and any other metal objects on the X-ray belt. This will prevent time loss. For your personal security; Please keep your bag and all other personal objects with you at all times. Do not accept any packages from strangers. Never leave your belongings unattended. Remember that security officers will destroy any items left unattended. Please refrain from making jokes concerning terrorism or bombs. Please remember that such situations can be misunderstood. Your luggage; For international flights the baggage allowance changes according to the type of aircraft and the destination. Obtain information concerning this when you make your reservation. The maximum allowance for domestic flights is 15kg. Do not forget that the dimensions of hand luggage must comply with international standards. 117 Uçak Filosu JETLINER FLEET A330 Yapımcı / Produced by: AIRBUS Uzunluk / Length: 62.83 m Yükseklik / Height: 16.91 m Kanat genişliği / Wing span: 60.30 m Azami kalkış ağırlığı / Max. take off weight: 212,000 kg Azami menzil / Max. range: 10 800 km /5850 nm Azami yükseklik / Max. altitude: 12 527 m Azami hız / Max. flight speed: 860km/h Kargo kapasitesi / Cargo capacity: 44,836 kg Motor / Engines: PW4168, RR Trent 772-60, Motor gücü / Engine power: 68,000 LBS Yolcu kapasitesi / Seat capacity: 2x358 - 2x307 - 1x360 - 1x356 - 2x277 - 1x278 - 1x324=3115 Uçak sayısı / Number of aircraft: 10 A321 Yapımcı / Produced by: AIRBUS Uzunluk / Length: 44.50 m Yükseklik / Height: 11.75 m Kanat genişliği / Wing span: 33.91 m Azami kalkış ağırlığı / Max. take off weight: 89,000 kg Azami menzil / Max. range: 5556 km Azami yükseklik / Max. altitude: 11,900 m Azami hız / Max. flight speed: 840 km/h Kargo kapasitesi / Cargo capacity: 6804 kg Motor / Engines: IAE-V2500-A5 Motor gücü / Engine power: 30,000/33,000 LBS Yolcu kapasitesi / Seat capacity: 5x220 - 4x219 - 1x204=2180 Uçak sayısı / Number of aircraft: 10 A320 Yapımcı / Produced by: AIRBUS Uzunluk / Length: 37.57m Yükseklik / Height: 11.75 m Kanat genişliği / Wing span: 34.10 m Azami kalkış ağırlığı / Max. take off weight: 77,000 kg Azami menzil / Max. range: 5,556 km Azami yükseklik / Max. altitude: 11,900 m 118 Şubat February 2016 Azami hız / Max. flight speed: 840 km/h Kargo kapasitesi / Cargo capacity: 39.84 m3 Motor / Engines: IAE-V2500-A5 Motor gücü / Engine power: 26,500 LBS Yolcu kapasitesi / Seat capacity: 9X180=1620 Uçak sayısı / Number of aircraft: 9 UÇUŞ HARİTAMIZ OUR FLIGHTS MAP Tarife TIMETABLE Tarife Timetable İç Hat Uçuş Tarifeleri Domestic Flight Timetable ‹STANBUL-ADANA-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival Pazartesi Monday Salı Tuesday Çarşamba Wednesday Perşembe Thursday Cuma Friday Cumartesi Saturday Pazar Sunday 09.25-11.00 18.30-20.05 21.20-22.50 09.25-11.00 18.30-20.05 21.20-22.50 09.25-11.00 18.30-20.05 21.20-22.50 09.25-11.00 18.30-20.05 21.20-22.50 09.25-11.00 16.30-18.00 21.20-22.50 09.25-11.00 18.30-20.05 21.20-22.50 09.25-11.00 16.30-18.00 21.20-22.50 07.55-09.30 11.55-13.35 21.10-22.50 07.55-09.30 11.55-13.35 21.10-22.50 07.55-09.30 11.55-13.35 21.10-22.50 07.55-09.30 11.55-13.35 21.10-22.50 07.55-09.30 11.55-13.35 18.45-20.25 07.55-09.30 11.55-13.35 21.10-22.50 07.55-09.30 11.55-13.35 18.45-20.25 09.00-10.15 14.20-15.35 18.30-19.45 22.30-23.24 09.00-10.15 14.20-15.35 18.30-19.45 22.30-23.24 09.00-10.15 14.20-15.35 18.30-19.45 22.30-23.24 09.00-10.15 14.20-15.35 18.30-19.45 22.30-23.24 09.00-10.15 14.20-15.35 18.30-19.45 22.30-23.24 09.00-10.15 14.20-15.35 18.30-19.45 22.30-23.24 09.00-10.15 14.20-15.35 18.30-19.45 22.30-23.24 08.20-09.30 11.00-12.20 16.20-17.40 20.20-21.40 08.20-09.30 11.00-12.20 16.20-17.40 20.20-21.40 08.20-09.30 11.00-12.20 16.20-17.40 20.20-21.40 08.20-09.30 11.00-12.20 16.20-17.40 20.20-21.40 08.20-09.30 11.00-12.20 16.20-17.40 20.20-21.40 08.20-09.30 11.00-12.20 16.20-17.40 20.20-21.40 08.20-09.30 11.00-12.20 16.20-17.40 20.20-21.40 15.10-17.05 21.40-23.35 15.10-17.05 21.40-23.35 15.10-17.05 21.40-23.35 15.10-17.05 21.40-23.35 15.10-17.05 21.40-23.35 15.10-17.05 21.40-23.35 15.10-17.05 21.40-23.35 07.10-09.15 17.50-19.50 07.10-09.15 17.50-19.50 07.10-09.15 17.50-19.50 07.10-09.15 17.50-19.50 07.10-09.15 17.50-19.50 07.10-09.15 17.50-19.50 07.10-09.15 17.50-19.50 20.40-22.25 20.40-22.25 20.40-22.25 20.40-22.25 20.40-22.25 20.40-22.25 20.40-22.25 07.30-09.20 07.30-09.20 07.30-09.20 07.30-09.20 07.30-09.20 07.30-09.20 07.30-09.20 20.40-22.15 20.40-22.15 20.40-22.15 20.40-22.15 20.40-22.15 20.40-22.15 20.40-22.15 06.45-08.20 06.45-08.20 06.45-08.20 06.45-08.20 06.45-08.20 06.45-08.20 06.45-08.20 ‹STANBUL-ANTALYA-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-D‹YARBAKIR-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-ELAZI⁄-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-GAZ‹ANTEP-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival Güncel uçuş tarifemiz için lütfen www.onurair.com adresindeki internet sitemizi ziyaret ediniz. Our current flight schedule is available at www.onurair.com Pazartesi Monday Salı Tuesday Çarşamba Wednesday 11.20-12.25 17.35-18.40 20.40-21.45 07.30-08.35 11.20-12.25 17.35-18.40 20.40-21.45 11.20-12.25 17.35-18.40 20.40-21.45 Perşembe Thursday Cuma Friday 07.30-08.35 11.20-12.25 17.35-18.40 20.40-21.45 11.20-12.25 17.35-18.40 20.40-21.45 Cumartesi Saturday Pazar Sunday 07.30-08.35 11.20-12.25 17.35-18.40 20.40-21.45 07.30-08.35 11.20-12.25 17.35-18.40 20.40-21.45 07.40-08.45 09.25-10.30 13.05-14.10 19.20-20.25 ‹STANBUL-‹ZM‹R-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival 07.40-08.45 07.40-08.45 13.05-14.10 19.20-20.25 07.40-08.45 09.25-10.30 13.05-14.10 19.20-20.25 07.40-08.45 13.05-14.10 19.20-20.25 07.40-08.45 09.25-10.30 13.05-14.10 19.20-20.25 13.05-14.10 19.20-20.25 07.40-08.45 09.25-10.30 13.05-14.10 19.20-20.25 21.20-22.45 21.20-22.45 21.20-22.45 21.20-22.45 21.20-22.45 21.20-22.45 21.20-22.45 07.30-08.50 07.30-08.50 07.30-08.50 07.30-08.50 07.30-08.50 07.30-08.50 07.30-08.50 15.20-17.00 15.20-17.00 15.20-17.00 15.20-17.00 15.20-17.00 15.20-17.00 15.20-17.00 17.55-19.40 17.55-19.40 17.55-19.40 17.55-19.40 17.55-19.40 17.55-19.40 17.55-19.40 13.05-14.30 21.15-22.50 13.05-14.30 21.15-22.50 13.05-14.30 21.15-22.50 13.05-14.30 21.15-22.50 13.05-14.30 21.15-22.50 13.05-14.30 21.15-22.50 13.05-14.30 21.15-22.50 07.05-08.40 15.15-16.50 07.05-08.40 15.15-16.50 07.05-08.40 15.15-16.50 07.05-08.40 15.15-16.50 07.05-08.40 15.15-16.50 07.05-08.40 15.15-16.50 07.05-08.40 15.15-16.50 16.30-18.15 16.30-18.15 16.30-18.15 16.30-18.15 16.30-18.15 Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival 18.55-20.40 18.55-20.40 18.55-20.40 18.55-20.40 18.55-20.40 ‹STANBUL-TRABZON-‹STANBUL 10.00-11.40 18.00-19.45 21.40-23.20 10.00-11.40 18.00-19.45 21.40-23.20 10.00-11.40 18.00-19.45 21.40-23.20 10.00-11.40 18.00-19.45 21.40-23.20 10.00-11.40 18.00-19.45 21.40-23.20 10.00-11.40 18.00-19.45 21.40-23.20 10.00-11.40 18.00-19.45 21.40-23.20 07.35-09.25 12.25-14.15 20.25-22.15 07.35-09.25 12.25-14.15 20.25-22.15 07.35-09.25 12.25-14.15 20.25-22.15 07.35-09.25 12.25-14.15 20.25-22.15 07.35-09.25 12.25-14.15 20.25-22.15 07.35-09.25 12.25-14.15 20.25-22.15 07.35-09.25 12.25-14.15 20.25-22.15 ‹STANBUL-KAYSER‹-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-MALATYA-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-SAMSUN-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-ŞANLIURFA-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival Güncel uçu tarifemiz için lütfen www.onurair.com adresindeki internet sitemizi ziyaret ediniz. / Our current flight schedule is available at www.onurair.com Tarife TIMETABLE Tarife Timetable Dış Hat Uçuş Tarifeleri International Flight Timetable ‹STANBUL-AMSTERDAM-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-DUSELDORF-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-FRANKFURT-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival Pazartesi Monday Salı Tuesday Çarşamba Wednesday Perşembe Thursday 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 14.55-19.25 14.55-19.25 14.55-19.25 14.55-19.25 14.55-19.25 14.55-19.25 14.55-19.25 11.30-13.50 11.30-13.50 11.30-13.50 11.30-13.50 11.30-13.50 11.30-13.50 11.30-13.50 15.10-19.25 15.10-19.25 15.10-19.25 15.10-19.25 15.10-19.25 15.10-19.25 15.10-19.25 11.25-13.40 11.25-13.40 11.25-13.40 11.25-13.40 11.25-13.40 11.25-13.40 11.25-13.40 14.55-18.55 14.55-18.55 14.55-18.55 14.55-18.55 14.55-18.55 14.55-18.55 14.55-18.55 10.55-12.25 10.55-12.25 18.30-20.00 20.40-22.05 10.55-12.25 ‹STANBUL-KIBRIS-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival Cuma Friday 10.55-12.25 20.40-22.05 20.40-22.05 20.40-22.05 20.40-22.05 08.40-10.15 08.40-10.15 13.15-14.50 08.40-10.15 08.40-10.15 13.15-14.50 18.30-20.00 20.40-22.05 08.40-10.15 Cumartesi Saturday 20.40-22.05 08.40-10.15 13.15-14.50 21.15-22.50 23.50-03.05 ‹STANBUL-NALCHIK-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-ODESSA-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival 23.50-03.05 Pazar Sunday 08.40-10.15 13.15-14.50 21.15-22.50 23.50-03.05 07.30-09.10 07.30-09.10 07.30-09.10 10.50-12.20 10.50-12.20 10.50-12.20 13.20-14.50 13.20-14.50 13.20-14.50 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 11.15-13.55 15.00-19.25 15.00-19.25 15.00-19.25 15.00-19.25 15.00-19.25 15.00-19.25 15.00-19.25 11.15-13.15 11.15-13.15 11.15-13.15 11.15-13.15 11.15-13.15 11.15-13.15 11.15-13.15 13.55-17.50 13.55-17.50 13.55-17.50 13.55-17.50 13.55-17.50 13.55-17.50 13.55-17.50 11.30-12.55 11.30-12.55 11.30-12.55 11.30-12.55 11.30-12.55 11.30-12.55 11.30-12.55 13.35-16.50 13.35-16.50 13.35-16.50 13.35-16.50 13.35-16.50 13.35-16.50 13.35-16.50 ‹STANBUL-BERL‹N-‹STANBUL 12.10-14.15 12.10-14.15 12.10-14.15 12.10-14.15 12.10-14.15 12.10-14.15 12.10-14.15 Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival 15.30-19.25 15.30-19.25 15.30-19.25 15.30-19.25 15.30-19.25 15.30-19.25 15.30-19.25 ‹STANBUL-MÜN‹H-‹STANBUL 11.10-12.40 11.10-12.40 11.10-12.40 11.10-12.40 11.10-12.40 11.10-12.40 11.10-12.40 13.25-17.00 13.25-17.00 13.25-17.00 13.25-17.00 13.25-17.00 13.25-17.00 13.25-17.00 ‹STANBUL-PAR‹S-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-STUTTGART-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival ‹STANBUL-V‹YANA-‹STANBUL Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival Kalk›ş-Var›ş/Departure-Arrival Biletler satışta. İlk uçuş 27.03.2016 Güncel uçuş tarifemiz için lütfen www.onurair.com adresindeki internet sitemizi ziyaret ediniz. Our current flight schedule is available at www.onurair.com 122 Şubat February 2016 Sayın Yolcumuz, Dear Passenger, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile bu kanuna dayalı olarak çıkartılan ve 29.01.2013 tarih ve 28543 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Tarafından Verilecek İdari Para Cezaları Hakkında Yönetmelik” kapsamında aşağıdaki davranışlar uçak içerisinde yasaklanmıştır: The behaviors below have been prohibited according to the “General Directorate of Civil Aviation’s Authority To Charge Fines Regulation”, published in the Official Gazette numbered 28543 on 29/01/2013, in accordance with law number 2920 of Turkish Civil Aviation Law: a) Kabin ekibinin verdiği talimatları yerine getirmemek gibi uçuş emniyet ve güvenliğine tehdit oluşturan davranışlarda bulunmak a) Violating the rules of cabin crews by placing risk to flight safety and behaving in a manner that threatens this b) Başka yolcular ile veya kabin ekibi ile tartışmaya devam etmek b) Harassing other passengers and cabin crew c) Kabin ekibinin görevini yapmasına güç kullanarak engel olmak d) Kabin ekibine ve diğer yolculara sözle tacizde bulunmaya devam etmek e) Uyarılmasına rağmen taşınabilir elektronik cihazları çalıştırmaya devam etmek f) Uyarılmasına rağmen yerine oturmamak g) Emniyet kemerini bağlamamak c) Using force and preventing cabin crew from performing their duties d) Continuing to verbally harass other passengers or cabin crew e) Continuing to operate electronic devices despite warnings f) Not remaining seated despite warnings g) Not fastening your seatbelt h) Baş üstü dolabını kapatmamak h) Not closing overhead luggage compartments i) Uçak içerisinde sigara, tütün veya tütün ürünü içmek Tarafınıza yapılan bu uyarıya rağmen yukarıdaki ihlallerden birini sürdürmeye devam etmeniz halinde; yolcu, personel veya uçuş güvenliğini tehlikeye attığınız için Kural Tanımaz Yolcu olarak hakkınızda belirtilen yönetmeliğe uygun olarak tutanak tutulacak ve ilgili yönetmelik ile ekleri gereğince Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından şahsınıza alt sınırı 1.000 (bin) TL olmak üzere idari para cezası uygulanacaktır. i) Smoking cigarettes, tobacco or other tobacco products within the aircraft In the case of pursuing any one of these above actions despite this warning and in accordance with the relevant regulation, you will personally be issued with an administrative fine of at least TRY 1000 (thousand) by the Directorate of Civil Aviation as a Nonobservant Passenger and written proceedings will be kept for endangering the lives of passengers, personnel and/or interfering with flight safety. Onur Air Taşımacılık A.Ş. Onur Air Taşımacılık A.Ş. 123 Çocuklar İçin 124 Şubat February 2016 Sudoku Altta gördüğünüz 9x9 boyutlarında altı adet diyagramdaki boşlukları her satır, her sütun ve her 3x3’lük karede 1’den 9’a kadar olan rakamları sadece birer kez kullanarak doldurabilir misiniz? 125 Çengel Bulmaca 126 Şubat February 2016 Hazırlayan: Fulya OMAÇ Çözümler Sayfa 87’de
Benzer belgeler
Alabilirsiniz / Your Complimentary Copy No: 143 Mayıs
Özlem Belen [email protected]
Reklam Koordinatörleri / Advertising Coordinators
Fatih Akaslan [email protected]
Yasemin Bölükbaş [email protected]