aylin tekiner - Galeri Zilberman
Transkript
aylin tekiner - Galeri Zilberman
AYLİN TEKİNER 1978, Nevşehir İstanbul ve New York’ta yaşayan sanatçı ve aktivist Aylin Tekiner, 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. 2003 yılında aynı bölümde yüksek lisansını, 2008 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitimin Kültürel Temelleri Anabilim Dalı’nda doktorasını tamamladı. Doktora tezinden yola çıkarak hazırladığı Atatürk Heykelleri Kült, Estetik, Siyaset adlı kitap 2010 yılında İletişim Yayınları’ndan çıktı. Yurt içi ve yurt dışında karma ve kişisel sergilere katıldı. 2013 yılında Long Island Üniversitesi (Brooklyn-New York) Medya İletişim Tasarım Bölümü’nde Aktivizm, Sanat ve Yeni Medya dersi verdi. 2015 Eylül’ünden bu yana Yale School of Drama’da doktora sonrası (post-doc) çalışmalarını sürdürüyor. Tekiner, faili meçhul cinayetlerde yakınlarını kaybeden 28 ailenin kurduğu Toplumsal Bellek Platformu üyesidir. AYLİN TEKİNER Babaların Elbisesi Hep Gri Mi Olur? Do All Daddies Have Gray Suits? 09 OCAK/JANUARY–05 MART/MARCH 2016 Aylin Tekiner (b. 1978, Nevşehir, Turkey) is a New York / Istanbul based artist and activist. She undertook her B.A. and M.A. at Hacettepe University Fine Arts, Sculpture Department in Ankara, Turkey. In 2008 she received her PhD at Ankara University, Institute of Educational Sciences, Cultural Fundamentals of Education Department. Her book Atatürk Statues: Cult, Esthetics, and Politics evolved from her PhD thesis and was published by İletişim Publishing (Turkey) in 2010. Aylin has had solo shows and participated in the group exhibitions. She taught New Media, Art, and Activism at Long Island University, New York. She has been at Yale School of Drama as a special research fellow since September 2015. She is a member of Collective Memory Platform, which was formed by the families of 28 victims of the political murders in modern Turkey. Projects BABALARIN ELBİSESESİ HEP GRİ Mİ OLUR? DO ALL DADDIES HAVE GRAY SUITS? Projenin sergi ayağı, deneysel bir sahne performansının görsel unsurlarını galeri ortamına taşıyarak hikayeyi başka bir disiplinde yeniden kuruyor. Hikaye, hatırlama ve bellek süreçlerinde mekanı, toplumsal hafızanın kurucu bir unsuru olarak başat bir yere oturtuyor. Bellek, hatırlama ve hatırlanan üzerinden geçmişi yeniden örmekle kalmaz, güncel olanı da şekillendirir. Dolayısıyla sadece geçmişte olup bitenden ibaret değildir. The exhibition leg of the project reconstructs the story in a different discipline by transferring the visual elements of an experimental stage performance to the gallery environment. During the recalling and memory processes, the story places space in a dominant position as a founding component of collective memory. Memory not only remembers and reknits the past through what is remembered, it also reshapes what’s current. Therefore, it doesn’t merely consist of what’s happened in the past. Projeye temel olan hikayede babası siyasi bir cinayet sonucu öldürülen 2 yaşındaki kız cinayeti, cinayetin işlendiği şehrin bu olaydan sonraki sessizliğini, içe kapanışını ya da bütün bir şehre hakim olan korkuyu anlatıyor. Kız bu hikayeyi hatırlıyor da mı anlatıyor? Yoksa ona anlatılanlardan kurduğu bir hikayeyi kendi yaşamış gibi içselleştirerek çocukluğunun eksik kalmış bir parçasını mı tamamlamaya çalışıyor? In the story that constitutes the basis of the project, a girl, who lost her father to a murder when she was only two years old, is narrating the assassination, and the following stillness and the quietude that haunt the city since the murder. Does she remember the story that she narrates? Or, is she internalizing the story which was told to her, as if she experienced it herself, in order to complement a lacking piece of her childhood? Iki yaşındaki kız tanıklığını geriye doğru oluşturur ve bunu birkaç belgeselleşmiş olay görüntüsüyle tamamlamaya/desteklemeye çalışır. Böylece anlatı, iki yaşındaki kızın gözünden, dolayısıyla bir çocuk gözünün naif estetiğiyle kurulur. Yer yer primitif bir anlatımı tercih eden anlatı, özünde siyasi bir bilim-kurguyu barındırırken giderek masalın gerçeküstülüğüne sığınır. Anlatısını bir çocuk resminin naifliğiyle kuran hikaye, video, beden oyunculuğu, gölge tiyatrosu/kukla ve animasyon disiplinlerinden oluşan geçişmeli bir dile sahiptir. From a point of view of a two year old girl, who sets her witnessing backwards depending on the documentary-wise images which helps her to define and support the issue – sometimes preferring to narrate through a primitive projection of language and therefore establishing an art lingo with the naiveté of a kid – story evolves into a political science fiction. Despite the fact that it is a real-life story, the narrative creates an atmosphere of a tale with surreal inputs. The intertwined and transitory language of video, physical performance, shadow theatre/puppets, and animation playfully enact the naiveté of a kid. Hikayede yukarı ve aşağı şehir anlatılır. Küçük kız yukarı şehirdeki evlerin içinden tünellerle birbirine bağlanan aşağı şehri keşfeder. Cinayetin ardından aşağı şehre kaçan insanların yeni yaşamına tanık olur. Sembolleri ve Anadolu’nun geleneksel anlatım dillerini (gölge oyunu vb) kullanmayı planlayan hikaye Kemal Gökhan Gürses’in çizgisinde vücut bulur. Hikayenin anlatımı temelde liriktir. The story narrates the upper town and the lower town. Little girl explores the lower town through a tunnel that opens up from a house in the upper town. She witnesses the new lives of people who have escaped to the lower town after the assassination. The story aims to support the lyric narration through Anatolia’s traditional languages such as shadow puppetry with the region’s own symbols and signifiers and incarnates Kemal Gökhan Gürses’s style. The narration of the story is essentially lyrical. Projects İstiklal Cad. Mısır Apt. No:163, K:2, D:5, 34433 Beyoğlu–İstanbul, Turkey t: +90 212 251 1214 f: +90 212 251 4288 galerizilberman.com K ü r a t ö r : B u rç a k B i n g ö l • Fo t o ğ r a f : Z e y n e p Te m i z , A y l i n Te k i n e r • Ç e v i r i : O n u r Z i l b e r m a n • Ta s a r ı m : B ü le n t B i n g ö l • Te k n i s y e n : E re n K o n d u l • B a s k ı re d a k s i y o n v e k o o rd i n a s y o n : B u rç a k B i n g ö l , Z e y n e p Te m i z • M ü z i k : A l f re d H o c h s t r a s s e r • B a s ı m e v i : G r a f i k a
Benzer belgeler
GALERİLER | GALLERIES
GÖZDE MİMİKO TÜRKKAN DİLEK AĞACI | WISH TREE 25.12.2015-23.01.2016
BAHADIR BARUTER MUKADDERAT | FATALITY 24.12.2015-23.01.2016
Sergi Katalog Dosyası
has underscored, Gülin Hayat Topdemir pulls in line the museum through her perversions.
While the museum is exposed for the viewers as a social space that is intertwined with
concealed forms of au...