AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER
Transkript
AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER
AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Ġçindekiler TÜRKİYE GÜNDEMİ ................................................................................................................ 3 Yaralı Filistinliler uçakla Türkiye'ye getiriliyor ..................................................................... 3 Askere saldırı: 1 Ģehit ............................................................................................................. 3 FLAġ Ġmralı açıklaması.......................................................................................................... 3 YÖK baĢkanı hakkında soruĢturma açıldı .............................................................................. 3 Yaralı Filistinliler uçakla Türkiye'ye getiriliyor ..................................................................... 4 BaĢbakanlık tartıĢması Devam Osman - CAN, AKġAM ....................................................... 4 Tayyip Erdoğan nasıl bir cumhurbaĢkanı olacak? - Fehmi KORU, Habertürk...................... 5 Nasıl bir demokrasi, nasıl bir Türkiye? - Ali BAYRAMOĞLU, Yeni ġafak ........................ 7 Hazirana kadar Babacan - Fatih ALTAYLI, Habertürk ......................................................... 8 Çözüm takvimi – Abdulkadir SELVĠ, Yeni ġafak ................................................................. 9 AVRUPA GÜNDEMİ ............................................................................................................... 11 Ukrayna‟nın doğusunda çatıĢmalar tüm Ģiddetiyle sürüyor ................................................. 11 Tarihin akıĢını değiĢtiren piknik ........................................................................................... 11 'Güney Akım'da Türkiye ve Yunanistan tercih edilebilir' iddiası ......................................... 11 Rusya'nın gıda ambargosu, üreticilerle birlikte ECB'yi de zora soktu ................................. 11 Biz dost değil miydik? .......................................................................................................... 11 “Türkiye bizi anlamalı” ........................................................................................................ 12 Hollanda'da Ġsrail protestosuna müdahale ............................................................................ 12 Merkel'den NATO güvencesi ............................................................................................... 13 Müstakbel BaĢbakan Davutoğlu Olacak............................................................................... 13 Avrupa basınında Ġsrail tartıĢmaları ..................................................................................... 13 Kaliteli Medya‟nin Birlik Cephesi - Knut Mellenthin, Junge Welt ..................................... 14 'Uluslararasi Standartlara Hiçbir Zaman Uyulmadi, Uyulmuyor' - Cathy CEÏBE Humanite .............................................................................................................................................. 15 Casusluk, Avrupa‟da Geleceğin Mesleği - Yannis Papadatos Eleftheros Tipos .................. 15 Türkiye... Ordu Bir Kürdü Öldürdü - Nick Brauns, Junge Welt .......................................... 16 Almanya kendisini yine süper güç mü sanıyor? – Mehmet BARLAS, Sabah ..................... 17 1 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI AFRİKA GÜNDEMİ ................................................................................................................. 18 Liberya‟da kaybolan 17 Ebola hastası bulundu .................................................................... 18 Mısırlı aktivist açlık grevine baĢladı .................................................................................... 18 Libya'da devlet kanallarının yayını durduruldu .................................................................... 18 AMERİKA – İNGİLTERE GÜNDEMİ ..................................................................................... 18 ABD'nin Ferguson kasabasındaki geliĢmeler ....................................................................... 18 Obama kimseyi tatmin edemedi- David TAYLOR, Times .................................................. 19 Esad IġĠD'i hedef alıyor ........................................................................................................ 19 Tikrit'i geri alma giriĢimi baĢarısız ....................................................................................... 19 MSF'ten Ebola eleĢtirisi ........................................................................................................ 20 Türk gencin intiharı .............................................................................................................. 20 ABD Adalet Bakanından ġeffaflık Sözü .............................................................................. 20 ABD Irak'taki operasyonlarını artırabilir .............................................................................. 21 Mısır'dan ABD'ye Ġtidal Çağrısı ........................................................................................... 21 'Obama'yı yedirmeyiz' –Yasin DOĞAN, Yeni ġafak ........................................................... 22 ASYA- PASİFİK GÜNDEMİ .................................................................................................... 23 Hindistan ve Pakistan arasında yeni bir KeĢmir krizi........................................................... 23 Pakistan Pencap'ta 150 muhalif gözaltına alındı .................................................................. 23 Çin askerleri Hindistan sınırını ihlal etti............................................................................... 24 ORTADOĞU GÜNDEMİ ......................................................................................................... 24 Kassam Tugayları, Tel Aviv'i vurdu..................................................................................... 24 BM Iraklı mültecilere yardım ulaĢtırıyor .............................................................................. 24 IġĠD‟den ABD‟ye “mesaj” ................................................................................................... 24 Ġsrail, Hamas komutanı Deyf'in eĢi ve kızını öldürdü .......................................................... 25 Irak'taki çatıĢmalar ve siyasi geliĢmelerde günün özeti........................................................ 25 Ġsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 7 kiĢi öldü .......................................................... 26 Ġran ile 10 yıldır değiĢmeyen gaz tangosu...- Güntay ġIMġEK, Habertürk ......................... 26 Ġslam Devleti ile yaĢamak (2)- Soli ÖZEL, Habertürk ......................................................... 27 2 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI TÜRKİYE GÜNDEMİ Yaralı Filistinliler uçakla Türkiye'ye getiriliyor Anadolu Ajans Türk Hava Kuvvetlerine ait bir uçak, Ġsrail'in Gazze'ye saldırılarında yaralanan 21 Filistinliyi Ankara'ya getirmek amacıyla Ġsrail'e gitti. Ġsrail'in Gazze'ye saldırılarında yaralananlardan durumu ağır olanların Türkiye'de tedavisinin gerçekleĢmesi için baĢlatılan çalıĢmalar sürüyor. Bu kapsamda Türk Hava Kuvvetlerine ait bir uçak, sabah saatlerinde Ankara'dan kalkarak Ġsrail'e gitti. 70-1947 kuyruk numaralı uçak, Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı'ndan alacağı 21 Filistinli yaralıyı baĢkente getirecek. Askere saldırı: 1 Ģehit IHA Van'ın Saray ilçesinde devriye görevi yapan askerlere ateĢ açılması sonucu 1 asker Ģehit olurken, 1 askerde yaralandı. Edinilen bilgiye göre olay, Saray ilçesinin Türkiye-Ġran sınır hattında meydana geldi. Kaçakçılıkla mücadele faaliyeti kapsamında devriye görevi yapan askeri time, bir grup PKK‟lı tarafından uzun namlulu silahlarla ateĢ açıldı. Açılan ateĢ sonucu 1 asker Ģehit olurken, 1 asker de yaralandı. PKK‟lılar gecenin karanlığından yararlanarak kaçarken, bölgede operasyon baĢlatıldı. FLAġ Ġmralı açıklaması DHA BaĢbakan Yardımcısı BeĢir Atalay, bir televizyon kanalının canlı yayınında gündeme iliĢkin soruları cevapladı. Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yaĢanan olaylar ile ilgili olarak "Aniden bir heykel olayı çıktı Lice'de. Ben PerĢembe günü çözüm süreci ile ilgili önemli açıklamalarda bulunuyorum, Ġmralı heyeti önemli açıklamalarda bulunuyor iĢ en ciddi Ģekilde yürüyor tam o günde bir heykel çıkıyor ortaya. Bir iki gazete hemen ertesi gün haber olarak veriyor bunu. Çözüm sürecinden mutlu olmayan bu iĢlerin bitmesini istemeyen kesimlerden de beyanatlar geliyor" dedi. YÖK baĢkanı hakkında soruĢturma açıldı Dünya Bülteni DanıĢtay, Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyet eski BaĢkanı Artan'ı görevine iade etmeyen YÖK baĢkanı hakkında soruĢturma açılmasına izni verdi. DanıĢtay, YÖK BaĢkanı Gökhan Çetinsaya, BaĢkan Vekili ġaban ÇalıĢ ve Genel Sekreter Vekili Abdullah Uz hakkında soruĢturma izni verdi. YÖK BaĢkanı, Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyet eski BaĢkanı Prof. Dr. Sinan Artan'ı görevine iade etmemiĢti. 3 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Yaralı Filistinliler uçakla Türkiye'ye getiriliyor AA Türk Hava Kuvvetlerine ait bir uçak, Ġsrail'in Gazze'ye saldırılarında yaralanan 21 Filistinliyi Ankara'ya getirmek amacıyla Ġsrail'e gitti. Ġsrail'in Gazze'ye saldırılarında yaralananlardan durumu ağır olanların Türkiye'de tedavisinin gerçekleĢmesi için baĢlatılan çalıĢmalar sürüyor. Bu kapsamda Türk Hava Kuvvetlerine ait bir uçak, sabah saatlerinde Ankara'dan kalkarak Ġsrail'e gitti. 70-1947 kuyruk numaralı uçak, Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı'ndan alacağı 21 Filistinli yaralıyı baĢkente getirecek. BaĢbakanlık tartıĢması Devam Osman - CAN, AKġAM Bir önceki yazımda CumhurbaĢkanı seçilmiĢ olmakla BaĢbakanlığın düĢüp düĢmeyeceği tartıĢmasına değinmiĢ, hukuk kurallarının amaca uygun bir Ģekilde yorumlanması gereğinden bahsetmiĢtim. Pek çok değerli hukukçu farklı argümanlarla bu konuyu tartıĢtı. Lehte veya aleyhte görüĢ dile getirdi. Bu tartıĢmaya devam etmeden önce bir noktayı açığa kavuĢturmak gerekir: Bu tartıĢmalarda “367” benzetmesine müracaat etmek sorunsuz değil. Hukuk dünyasında bir travma yaratan 367 iddiası, 2007 CumhurbaĢkanlığı seçimi sırasında, dönemin Meclis‟inin, yani AK Parti çoğunluğunun, cumhurbaĢkanı seçememesi için üretilmiĢ ve bugünün “büyük ana yasa hukukçularının” büyük bir kısmınca sahiplenilmiĢ bir “hokus pokus” oyunuydu. Her hukuk yorumunda bir politik saik daima bulunur, ancak 367 iddiası sadece politik saikten ibaretti ve ortada yoruma müsait “hukuk” yoktu. Ancak bazı benzerlikler de yok değil. Örneğin bazı grup veya yapılar, bu tartıĢmayla 367 iddiasıyla ulaĢılmaya çalıĢılan neticeye benzer bir sonuca ulaĢmaya çalıĢıyor. Böyle bir yorumun geçerlilik kazanmasıyla “nihayet rahat bir uyku” uyuma beklentisi içinde olanlar yok değil. 367 iddiasıyla benzerlik hukuki yorumun “sonuç” kısmında da var. 367 iddiasındaki yorum, son tahlilde bir kurumun çalıĢtırılmaması veya iĢlevini yerine getirmesinin engellenmesiyle sonuçlanıyordu. Bugünkü yorumda da Erdoğan‟ın milletvekilliğinin ve baĢbakanlığının, dolayısıyla da hükümetin düĢmesi, 15-28 Ağustos arasındaki dönemin yeniden hükümet kurma, partinin önemli bir kurumunun boĢlukta bırakılması çabaları içinde geçirilmesi gibi bir sonuç doğuyor ise, burada da en azından “teknik” bir paralellikten söz edilebilir. Lakin tüm bunlar dahi hukuki içerik ve hukuki malzeme konusunun 367 iddiasına benzediğini göstermez. Zira baĢta belirttiğimiz gibi, 367‟de bir hukuki yorumu dayandırmaya imkân verecek hukuki bir veri yoktu. Oysa bugünkü tartıĢmada Anayasanın 101. ve 103. Maddeleri ile 6271 sayılı CumhurbaĢkanlığı Seçim Kanunu her iki hukuki yorumun yapılmasına imkân vermektedir. 4 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Bizim dile getirdiğimiz Ģu: Her iki yorum da mümkündür ve hukukidir. Anayasanın lafzı, rasyonel sonuçlara ulaĢmasını zorlaĢtıran birden farklı yoruma imkân vermektedir. Ancak bu yorumlardan hangisinin tercih edileceği sorusuna yine hukuki yorum kurallarına baĢvurarak cevap aranmalıdır. Hukuk metodolojisinde bir kuralın birden fazla yoruma imkân vermesi durumunda, yasanın objektif amacını en doğru biçimde ortaya koyan yoruma öncelik verilir. Eğer yasanın lafzı yasanın objektif amacını zorlaĢtıracak bir yoruma elveriĢli ise, “favorlegis” ilkesi gereği o lafız yasanın kastını ve objektif amacını yansıtacak Ģekilde yorumlanır. Örneğin “adam öldüren müebbet hapis cezası alır. Bu suça teĢebbüs de cezalandırılır” Ģeklindeki ceza kuralı var diye, “intihara teĢebbüs eden de cezalandırılmalı, çünkü kendisine karĢı öldürme teĢebbüsünde bulunmuĢtur. Zira kiĢinin kendisi de „adam‟dır” yorumu doğru değildir. Evet kanun lafzı çok açık ve “baĢkasını öldüren” demiyor. Ancak burada yasa koyucunun objektif kastı açıktır ve yasayı bu amaç doğrultusunda yorumlamak gerekir. Anayasanın kurumsal tercihi de bu yöndedir. 1982 Anayasası “rasyonelleĢtirilmiĢ parlamentarizm” olarak adlandırılır. Bu tercihe göre hükümetin düĢmesi mümkün olduğunca zorlaĢtırılmalı, kurulması ve güvenoyu alması da mümkün olduğunca kolaylaĢtırılmalıdır. Bu tercih uyarınca iki farklı hukuki yorum var ise, hükümetin düĢmesi, görevi sona ermekte olan bir cumhurbaĢkanının yeni bir hükümet kurma sorumluluğu altına alınması, bu hükümet daha kurulamadan, yeni bir cumhurbaĢkanının göreve baĢlaması gibi tuhaf, karmaĢık ve ülkeye –en iyi ihtimalle- sadece zaman kaybı yaĢatacak bir sonuç doğuran yorumun tercih edilmesi hata olur, zira böyle bir sonuç anayasa koyucunun objektif iradesini yansıtmaz. Bu tartıĢmayı daha fazla uzatmaya gerek yok. Tayyip Erdoğan nasıl bir cumhurbaĢkanı olacak? - Fehmi KORU, Habertürk Ġnsan kendisinden Ģüphe eder mi? Birkaç zamandır ben ediyorum. Tayyip Erdoğan‟ın yüzde 52 oy oranıyla cumhurbaĢkanlığı seçilmesine bayağı sevindiğim halde, “Acaba ben bir Tayyip Erdoğan karĢıtı mıyım?” sorusu eĢliğinde hem de... Daha önce benzer tahlil yazılarıyla okur karĢısına çıktığımda, Ak Parti ve Tayyip Erdoğan‟a saldırmayı marifet sayanların akıl almaz suçlamalarına muhatap olurdum. Hiç unutmadığım olay, daha iktidarının yarısında, Tayyip Erdoğan‟ın kötü alıĢkanlıklarla mücadelesi baĢladığında, “Bunu yapıyor, çünkü kendisini toplumun babası yerine koyuyor” diye özetlenebilecek tahlilimdir. Belediye baĢkanlığı döneminde, koltuğun eski unvanı olan „Ģehremini‟ gibi davranmıĢtı Tayyip Bey; baĢbakanlığında da, herkesin iyi, sağlıklı ve güvenli hissetmesinden kendisini sorumlu tutmaya baĢlamıĢtı... Tahlilim, hiç aklıma gelmemiĢ bir hesap olarak karĢıma çıkarıldı: “Onu „baba‟ kabul ediyor, bizi de„çocuk‟ yerine koyuyor...” Kimseyi „baba‟ veya „çocuk‟ olarak görmüyordum halbuki; yaptığım bir tahlilden ibaretti. 5 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Aradan geçen sürede, ilk baĢta beni eleĢtirenler bile, Tayyip Erdoğan‟ın kendisini „toplumun babası‟olarak gördüğünün farkına vardılar... ġimdi durum daha değiĢik. Fark, eleĢtiri oklarını üzerime gönderenlerin „karĢıt‟ cepheden olmaması değil yalnızca, bir durum tespiti olarak ve genellikle Tayyip Erdoğan‟ın açıklamalarına dayandırarak yaptığım yeni tahlilllere karĢı çıkılıyor. Yazdıklarını okuyorsa, Tayyip Bey‟in de eleĢtirilere ĢaĢırdığını tahmin ediyorum. Halk oyuyla seçilmiĢ ilk cumhurbaĢkanı olarak kendisini önceki cumhurbaĢkanlarından farklı bir yere koyuyor Tayyip Erdoğan. Anayasada varolan ancak önceki cumhurbaĢkanlarının pek az kullandığı yetkilerin tamamını kullanmak niyetinde olduğunu defalarca tekrarladı. Kendisine yakın kalemler ile siyaset arkadaĢları, konumunun „baĢkan gibi‟ olacağını yazıp söylüyorlar. “CumhurbaĢkanını seçti” denilerek Çankaya‟ya geçecek... Kendisinden sonra baĢbakanlık görevini üstlenecek kiĢinin „baĢbakan‟ değil „bakanlar kurulu baĢkanı‟ olacağı da ilân edildi zaten... Açıklanan niyeti, anayasayı değiĢtirerek „BaĢkanlık Sistemi‟ni getirmek... Yemin edeceği 28 Ağustos‟a kadar baĢbakanlığı sürdürme isteği de, bir gün önce toplanacak Ak Parti kongresine „genel baĢkan‟ sıfatıyla katılma arzusundan... Tablo ortada. Ben de bu tabloya bakarak Tayyip Erdoğan‟ın Çankaya‟da bulunacağı dönemin „Yeni Türkiye‟ olarak adlandırılmayı hak edecek pek çok yeniliğe kapı aralayacağı kanaatimi yazdım. Daha önce çıkarılmasını istediği yasalardan bazılarına bütünüyle karĢı çıkmıĢ, bazılarına değiĢtirilmesi Ģartıyla „Evet‟ demiĢ selefi yüzünden tam gerçekleĢtiremediği düzenlemeleri bu dönem yasalaĢtıracağı beklentimi de tahlilime ekledim. Ġnternet ile ilgili düzenlemelere ve MĠT yasasına ancak istediği değiĢiklikler yerine getirilince geçit vermiĢti CumhurbaĢkanı Abdullah Gül; ona rağmen çıkartılmıĢ bir yasayı da bir baĢka yasa maddesiyle derhal değiĢtirilmesi sözünü alınca onaylamıĢtı. GeçmiĢte, hem de yakın geçmiĢte, yaĢanmıĢ olaylar bunlar... Halkın oyuyla seçilmiĢ cumhurbaĢkanı olarak Tayyip Erdoğan bu tür müdahalelerden uzak olacak ve kendisini daha rahat hissedecek... Acaba bu tahlilde Tayyip Erdoğan‟ı rahatsız edebilecek ne var? Yazarken herhangi bir önyargının tek bir satırıma yansımadığını biliyorum. Gelin görün ki, tahlilim üzerine kaç eleĢtiri yazısı çıktı, emin olun sayısını ĢaĢırdım. Kimsenin gözüne girmek için özel bir gayretim hiç olmadı, ancak birilerinin o yöndeki çabalarına âlet edilmek de hoĢuma gitmiyor. 6 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Nasıl bir demokrasi, nasıl bir Türkiye? - Ali BAYRAMOĞLU, Yeni ġafak Türkiye Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaĢkanlığıyla yeni bir döneme girmek üzere. Her konuda olduğu gibi bu konuda da, beklentiler, tahminler itibariyle ağır bir kutuplaĢma yaĢıyoruz. Bir yanda Türkiye'nin yeni hedeflere ve reformlara taze bir güç ve kurumsallaĢma düzeni üzerinden gitmesini bekleyenler var. Öte tarafta anayasa ihlallerinin baĢladığını ve fiili baĢkanlık sistemiyle iktidarın kiĢiselleĢmesinin derinleĢeceğini öngörenler. Bunlar sadece iki görüĢ değil, aslında gerçeğin iki yakası... 'Birinci açı'dan baktığınız zaman karĢınıza renkli, kısmen neĢeli, ama kesinlikle renkli bir görüntü çıkıyor. Bu sosyolojik bir açıdır. Demokrasiyi (eĢitlik, özgürlük, adalet arayıĢlarını) daha çok ekonomik, kültürel, sosyal unsurlar etrafında resmeder. Tarihsel, simgesel ve sınıfsal yer değiĢtirmelerin, eĢitlenmelerin, iç içe girmelerin yaĢandığı, Kürtlerden dindarlara varoluĢ sahalarının ve özgürlük alanlarının geniĢlediği bir manzaradır bu. Ciddi sosyolojik dönüĢüm manzarası... Hiç bir tartıĢma, siyaset ve siyasi iktidar üzerine hiç bir mülahaza bu görüntüyü ortadan kaldırmaz. Bu çerçevede kök-siyaset, kimlik-kamusal alan iliĢkilerin görece özgürleĢmesi, görece bir açık toplum düzenine doğru ilerlemesi Türkiye'nin 10 yılının kalıcı girdilerinden birisidir... Bu girdinin arka planında farklı kesimler arasında, bugün konjonktürel siyasi kutuplaĢmaların perdelediği, toplumsal etkileĢimin ve sentezin varlığı, bir tür toplumsallaĢma süreci bulunmaktadır. Buna bağlı olarak seküler, dini, geleneksel ve modern değer sistemlerinin aynı kiĢi tarafından tüketildiği iç içe geçmeler yatmaktadır. Kimlik-tarih karĢılaĢması, gayri müslimlerin keĢfi, cumhuriyet döneminin yeniden okunması, verili kimliğin ĢeffaflaĢması arayıĢı yine burada yerini almaktadır. Bu toplumsal öykü siyasi mücadelelerden bağımsız ele alınamaz. Bu mücadeleler içinde her halde siyasi iktidara hatırı sayılır bir yer ayırmak gerekir. Orta sınıfın nüfus içindeki payını 2001'den 2012'ye yüzde 21'den yüzde 41'e çıkaran ekonomik ve sosyal politikalar, kemalist vesayetçi düzeni ters yüz eden demokratikleĢme politikaları ve bunun doğrudan sonucu olarak Ģekillenen toplumsal özgüven iklimi siyasi iktidarın değiĢimle iliĢkisinin üç temel kanalını oluĢturur. Ġkinci açı, kiĢiselleĢme hallerinin, iddialarının, tartıĢmalarının yer aldığı açı, aynı zamanda ikinci Türkiye'nin açısı ise ülkede AK Parti döneminde iyice derinleĢen gelenekleĢmiĢ 'hakim yönetim tarzı''na, buna iliĢkin 'normatif değerler' ile 'siyaset ve demokrasinin kurumlaĢma düzeyi'ne iliĢkindir. Sık söyleriz, ülkenin, özellikle AK Parti'nin siyaset tarzı temel olarak ataerkildir. Ataterkil tarz kurumsallaĢma yerine ĢahsileĢmeyi, liyakat yerine sadakatı, bu çerçevede hükümranlık aracı olan siyasetin kendi dıĢında basından iletiĢime, kültürden hiç bir alana özerklik bırakmamasını ifade eder. Ekonomiden yönetime cemaatçi değerlerin yönlendirdiği yolsuzluklara da zemin hazırlayan enformel iliĢkilerin yoğun olduğu bir siyaseti üretir. Toplumsal değiĢim istikametinde güçlü ve zımni toplumsal ittifakların oluĢtuğu, bu çerçevede siyasi iktidar açısından baĢarı dozunun yüksek olduğu ve bölge konjonktür rüzgarının arkadan estiği dönemlerde bu 'tarz', özgürlük kapılarını kapatma yerine açmıĢ ya da böyle algılanmıĢ, yine algıda 'güç-baĢarı-demokrasi' arasında doğrudan iliĢkiler kurulmuĢtur. 7 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Bu tablo, 2011 sonrası olduğu gibi yeni toplumsal beklenti ve taleplerin devreye girdiği ve karĢılıksız kaldığı, baĢka ifadeyle toplum-siyaset iliĢkilerinin daraldığı, tıkandığı dönemlerde ise özgürlükler alanını daraltan, siyasetin toplum üzerindeki denetim ve baskısını besleyen durumlara yol açmıĢtır. Bu durum bir bakıma ataerkil siyaset tarzının ağır krizidir. ÇatıĢan bu iki pist aslında bir bütün oluĢturuyor. Mesele birincisinde ilerlemek, ikincisinde fren yapabilmektir... Hazirana kadar Babacan - Fatih ALTAYLI, Habertürk AK Parti'yi 12 yıldır iktidarda tutan Ģey ne dindir, ne imandır, ne sözde yeni Türkiye'dir, ne geçmiĢten alınan intikamdır, ne demokraside var olduğu iddia edilen ilerlemedir, ne de buna ekleyebileceğiniz baĢka Ģeylerdir. AK Parti'yi 12 yıldır iktidarda tutan sihirli sözcük ekonomidir. 12 yılda zengin daha zengin olmuĢtur. Fakir ise daha fakir olmamıĢ, en azından kendini daha fakir hissetmemiĢtir. DıĢ borç katlanarak artmıĢ, Cumhuriyet tarihinin rekor düzeyine çıkmıĢtır, ama bunun bedeli henüz ödenmediği için bu, halka zenginlik olarak yansımıĢtır; yansımaya da devam etmektedir. Halk bu sihirli saadet zincirinin sürdürülmesi için AK Parti'ye oy vermektedir. AK Parti iktidarı da bu saadet zincirini sürdürmek zorundadır ki, güçlü bir Ģekilde iktidarını koruyabilsin. Bu zincirin sürmesinin koĢulu ise Türkiye'ye dıĢ kaynak aktarılmasıdır. Ali Babacan'ın geçtiğimiz haftalarda açıkladığı gibi Türkiye her yıl 100 milyar dolar civarında bir dıĢ kaynağın gelmesine muhtaçtır. Bugünlerde bu dıĢ kaynağın kafasında bazı soru iĢaretleri var. Tayyip Erdoğan'ın KöĢk'e çıkmasından sonra Ali Babacan'ınki gibi "makul ve dirayetli" bir adamla,"makul" bir ekonomi politikası sürdürülecek mi, yoksa yeni BaĢbakan'la beraber ekonomi politikası da dıĢ politika gibi hayalci ve maceracı bir yöne mi sürüklenecek? Yani kısacası Babacan kalacak mı, gidecek mi? Yabancı yatırımcıların, kredi derecelendirme kuruluĢlarının aklındaki soru bu. Ben buna yanıt vereyim. Tayyip Erdoğan akıllı ve pragmatik bir adamdır. Esip yağıp gürleyebilir, ama günün sonunda hesabı yapar. Bugün de o hesabı çoktan yapmıĢtır ve Babacan'sız bir ekonomi ile Babacan'lı bir ekonominin kıyaslamasını yapmıĢ, kendisine, AK Parti'ye, Türkiye'ye hangisinin gerekli olduğunu hesaplamıĢtır. Bu yüzden de bana göre yeni hükümette koltuğu en garanti isim Ali Babacan'dır. Ali Babacan'ın Bakanlıktaki odasını topladığı iddialarına Babacan'ın ekibinin verdiği yanıt ise Ģöyledir: "Hazirana kadar odayı toplamamız söz konusu değil. Sonrası Allah kerim." 8 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Çözüm takvimi – Abdulkadir SELVĠ, Yeni ġafak CumhurbaĢkanlığı seçimi yeni sonuçlandı. AK Parti bir yandan liderini Çankaya'ya çıkarmaya hazırlanıyor diğer taraftan yeni BaĢbakan ve kongre süreci yaĢanıyor. Tüm bunların arasında ise hızlı bir trafik yürüyor. Çözüm trafiği bu. Hükümet-HDP-Ġmralı-Kandil arasındaki son 1 hafta içinde tam 6 görüĢme yapıldı. Bu hem çözüme verilen önemi gösteriyor hem de kritik bir aĢamaya gelindiğinin iĢareti. Ġhtiyaç duyulan yasal düzenlemeler için Adalet Bakanlığı'nın da katkısıyla Kamu Güvenliği MüsteĢarlığı'nda bir çalıĢma yürütülüyor. Ayrıca çözüm süreci yerel seçimlerden ve CumhurbaĢkanlığı seçiminden güçlenerek çıktı. Çözümün mimarı olan BaĢbakan Erdoğan CumhurbaĢkanı oldu. Çözüm sürecinin önemli ayaklarından birini oluĢturan DıĢiĢleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AK Parti Genel BaĢkanı ve BaĢbakan oluyor. Ġmralı ile görüĢmeleri yürüten MĠT MüsteĢarı Hakan Fidan'ın DıĢiĢleri Bakanı olması gündemde. Konjonktür tamamen sürecin lehine geliĢiyor. Tersi de olabilirdi. Eğer yerel seçimde ve CumhurbaĢkanlığı seçiminde Erdoğan kaybetseydi çözüm rafa kalkmıĢ, OHAL'i Ģimdi mi getirelim yoksa sonraya mı bırakalım tartıĢmasını yapıyor olurduk. Halkımız çözümün arkasında güçlü bir Ģekilde durmak suretiyle, sürecin zemini güçlendirdi, siyasi iradeye, 'Doğru yoldasınız, destekliyorum' mesajını verdi. Çözüm iki kanatlı. Çözüm süreci sadece iktidar cephesine kazandırmadı. CumhurbaĢkanlığı seçimlerinin birinci kazananı Erdoğan olduysa ikinci kazanan Selahattin DemirtaĢ oldu. Yüzde 9.8 oranında oy alan Selahattin DemirtaĢ ilk kez bölge dıĢından Ege ve Marmara Bölgesi'nden oy almayı baĢardı. Bayrağa sarılı Ģehit cenazeleri gelseydi Selahattin DemirtaĢ'a Ege bölgesinden oy çıkar mıydı? Selahattin DemirtaĢ, Hakkari meydanında yaptığı konuĢmayı yapsa, Ġzmir'den ciddi bir destek bulması mümkün müydü? Türkiyelilik demese, Kandil'in dilinin yerine Türkiyeliliğin dilini kullanmasa oylarını 6.1'den 9.8'e çıkarabilir miydi? Siyasi mücadelesini silahların gölgesinde yürüten HDP'ye, halkımızın açtığı çok önemli bir kredi bu. Silahlı değil siyasi mücadele yaptığın, ayrımcılığın dilini değil Türkiyeliliği konuĢtuğun sürece ben seni destekleyebilirim diyor. CHP'nin siyasi mumya gibi dolaĢtığı bir siyaset arenasında PKK silahlı mücadeleyi sonlandırıp, HDP Türkiyelilik dilini güçlendirdiği sürece Ana Muhalefet Partisi olmasının önü açılmıĢ demektir. PKK silahlı mücadeleyi bırakacak mı? Bu konuda belirlenmiĢ bir takvim var mı? MĠT MüsteĢarı Hakan Fidan, DıĢiĢleri Bakanı olduğu taktirde bu süreç zarar görür mü? 9 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Sondan baĢlayalım isterseniz. Çözüm sürecinde karĢılıklı olarak yaĢanan tecrübelerden sonra artık sürecin hızlanması gerekiyor. BaĢbakan Davutoğlu-DıĢiĢleri Bakanı Fidan uyumu ile bunun yakalanacağı bekleniyor. Çözüm sürecinin koordinasyonunu sağlayan BaĢbakan Yardımcısı BeĢir Atalay'la mı devam edilecek yoksa Hakan Fidan DıĢiĢleri Bakanı ve BaĢbakan Yardımcısı gibi bir görev üstlenmek suretiyle çözüm sürecinin koordinasyonunu da mı üstlenecek? Karar alma süreçlerini hızlandırma açısından böyle bir yol tercih edilecek mi? Buna yeni CumhurbaĢkanı ve yeni BaĢbakan karar verecek. Takvim konusuna gelince, bir takvim var. Çözüm sürecini ilk yazdığımda aynı yıl içerisinde üç aĢamayı da gerçekleĢtirecek bir takvim yayınlamıĢtım. Öyle olmadı tabii. Siyasi irade ve Ġmralı, 2015 yılında çözüm sürecinin üçüncü aĢamasının da tamamlanması ve PKK'nın Türkiye'de silahlı mücadeleyi bıraktığını ilan etmesini amaçlıyor. Bu takvim 2015 sonuna sarkar mı? Beklenti sarkmaması yönünde. Mümkün olursa 2015 seçimlerinden önce. Bunun için öncelikle ikinci aĢamanın tamamlanması gerekiyor. Aslında çözümün yasal zeminini hazırlayan 6 maddelik, 'Mini çözüm paketi' nin yasalaĢmasıyla birlikte ikinci aĢamaya geçildi. Geri çekilmenin tamamlanması ve çözümün hukuki statüye kavuĢması aĢamasıydı bu. Kamu Güvenliği MüsteĢarlığı'nda hazırlığı yapılan yasal düzenleme ile dağdan iniĢler ve cezaevlerindekilerle ilgili hukuki prosedür hazırlanıyor. Dağdan iniĢlere öncelikle Mahmur Kampı'ndakilerin Türkiye'ye getirilmesi ile baĢlanacak. Ancak burada Habur'da yaĢanan süreçten dersler alınmak suretiyle adım atılacak. Habur'dan getirilenler ayrı bir kent kurulmak suretiyle bir arada tutulmayacak. Gerekli olan sağlık kontrolleri yapıldıktan ve vatandaĢlık açısından gereken iĢlemler gerçekleĢtirildikten sonra topluma kaynaĢmaları ve eski yerleĢim yerlerine dönmeleri sağlanacak. Bunları Kandil'deki eylemlere karıĢmamıĢ grubun indirilmesi takip edecek. Ama bunlardan önce ikinci aĢamanın tamamlanması adına atılması gereken iki önemli adım var. HDP ile hükümet arasındaki görüĢmelerde bunun takvimlendirilmesine çalıĢılıyor. 1-Ġçerideki silahlı unsurların Türkiye sınırlarının dıĢına çıkarılması. Ekim-Kasım ayından itibaren geri çekilmenin baĢlaması hedefleniyor. Örgütün kıĢ yapılanmasına geçmemesi, yaĢlı ve hasta olanların ise istihbarat birimlerinin bilgisi dahilinde topluma kazandırılması. 2-Terörle Mücadele Kanunu'nda değiĢiklik yapılarak terör suçlarındaki oranların yeniden düzenlenmesi. Bu düzenleme cezaevlerindeki 4 bin civarındaki PKK-KCK mahkumunu esas alacak. Yeni hükümetle birlikte çözüm takvimi hızlanacak. Çözümün final yılı, 2015... 10 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI AVRUPA GÜNDEMİ Ukrayna’nın doğusunda çatıĢmalar tüm Ģiddetiyle sürüyor Euronews Ukrayna‟nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçılarla ordu arasındaki çatıĢmalar tüm Ģiddetiyle sürüyor. Ukrayna ordusunun Rus yanlısı ayrılıkçıların kontrolünde olduğu için yaklaĢık bir aydır kuĢattığı Luhansk‟ta durum içler acısı. Ġtfaiye ekipleri vurulan yerlerde baĢlayan yangınları söndürmek için uğraĢırken, kaçacak yeri olmayan bölge halkı ise evlerinin altındaki bodrum katına sığınıyor. Donetsk yakınlarındaki Makiyivka Ģehrinde de çatıĢmalar sonucunda en az 3 kiĢinin öldüğü bildirildi. Tarihin akıĢını değiĢtiren piknik Euronews 1989 yılında Avusturya-Macaristan sınırından düzenlenen ve Doğu Avrupa‟da Komünizm‟in sonunu getiren „Pan-Avrupa Pikniği‟nin 25. yıl dönümü kutlandı. Piknik nedeniyle geçici olarak açılan Macaristan sınırı büyük bir kaçıĢa ve Berlin Duvarı‟nın yıkılıĢına neden oldu. 1989 yılındaki pikniğe yaklaĢık 15 bin kiĢi katılmıĢtı. Doğu Almanya‟dan Macaristan‟ın Sopron bölgesine gelen yüzlerce kiĢi sembolik olarak açılan bu sınırdan kaçarak Avusturya‟ya geçti. Macar polisi, kaçanlara herhangi bir müdahalede bulunmadı. Toplu kaçıĢ eylemi Demir Perde‟de büyük bir çatlak oluĢturdu. 'Güney Akım'da Türkiye ve Yunanistan tercih edilebilir' iddiası Euractive Rus basını, Rus doğalgazını Avrupa'ya ulaĢtıracak Güney Akım boru hattı projesinde Bulgaristan-Sırbistan-Macaristan-Slovenya rotasından vazgeçilerek, hattın Ġtalya ve Avusturya'ya Türkiye ve Yunanistan üzerinden ulaĢtırılabileceğini yazdı. Rusya'nın gıda ambargosu, üreticilerle birlikte ECB'yi de zora soktu Euractive Rusya'nın Avrupa Birliği'nden gıda ithalatına getirdiği yasak, Avrupalı çiftçilerin yanı sıra Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) da baĢını ağrıtacak. Deflasyon endiĢelerinin hakim olduğu bir ortamda üreticiler ya fiyatları aĢağı çekmek, ya da ürünlerini imha etmek zorunda kalacak. Biz dost değil miydik? Sabah Avrupa BaĢbakan Merkel, kendi sözü olan „Dostlar arasında dinleme olmaz‟ cümlesinin hatırlatılması üzerine o söz ile ABD‟yi kastettiğini dile getirdi. Almanya BaĢbakanı Angela Merkel, Federal Ġstihbarat TeĢkilatı‟nın (BND) Türkiye‟ye yönelik dinleme ve izleme faaliyetlerinde 11 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI bulunduğu iddialarına iliĢkin, soruları Letonya yanıtladı. Merkel‟e Amerika BirleĢik Devletleri‟nin (ABD) Almanya‟yı dinlediğinin ortaya çıkması üzerine sarf ettiği „Dostlar arasında dinleme olmaz‟ sözü hatırlatılınca söz konusu cümleyi ABD ilgili bağlamda sarf ettiğini dile getirdi. “Türkiye bizi anlamalı” Sabah Avrupa “Türkiye kriz bölgesine sınır” MÜNĠH merkezli Merkur Gazetes‟nin internet haber servisinin Türkiye‟nin dinlenmesiyle ilgili sorularını cevaplandıran Wolfgang Bosbach, “Bizim dinlememizi eleĢtirenlere Türkiye‟nin kriz bölgesi Suriye, Irak ve Ġran‟a sınır olduğunu hatırlatmak isterim” dedi. CDU‟lu politikacı ayrıca, Almanya içinde de bazı fanatik gurupların bulunduğunu ve bunların köklerinin Türkiye‟de olduğunu kaydetti. Bakan Dinlemeyi Doğruladı ALMANYA ĠçiĢleri Bakanı Thomas de Maiziere (60), bu sabah katıldığı devlet televizyonu ZDF‟nin Morgenmagazin adlı programında, Almanya‟nın Türkiye‟yi dinlediğini doğruladı. Muhabirin dinleme olayıyla ilgili sorusunu, “Biz kendimizi savunmak için bu dinlemeyi yaptık. Dinlemenin ayrıntıları kamuoyu önünde konuĢulmaz. Açıklama yapılması gerekirse bu Federal Almanya Meclisi Gizli Servisler Kontrol Komisyonu önünde olur” dedi. Bir Bahane De Csu’dan FEDERAL üçlü koalisyon hükümetinin küçük ortağı CSU‟nun iç güvenlik uzmanı Stephan Mayer (40), “Almanya‟dan Suriye‟deki çatıĢmalara 400‟e yakın kiĢi gitti. Bunların tamamının Türkiye üzerinden bölgeye ulaĢtığı biliniyor. Alman Gizli Servisi (BND) sürekli olarak bütün bölgeyi gözetlemek zorunda” dedi. Mayer, sözde cihat için bu bölgeye giden 400 kiĢinin Almanya‟ya dönmeleri durumunda tehlike arz edeceklerini kaydetti. Özdemir Dinlemeyi Savundu YEġĠLLER Partisi‟nin Türk kökenli eĢbaĢkanı Cem Özdemir, dinleme olayıyla ilgili olarak, “”Türkiye‟nin BND tarafından izlenmesi, Irak ve Suriye sınırındaki durum ıĢığında, çok ĢaĢırtıcı değil. Bunun tam aksi sorumsuzluk olurdu” dedi. Hollanda'da Ġsrail protestosuna müdahale Dünya Bülteni Hollanda'nın Lahey kentinde Ġsrail'in Gazze'ye saldırılarını protesto edenlere müdahale eden polis, Savunma Bakanlığı‟na yürümek isteyen göstericileri gözaltına aldı. 12 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Filistin‟e destek veren gruplar tarafından düzenlenen gösteriye, aralarında Hollanda, Türkiye ve Fas vatandaĢlarının da bulunduğu yaklaĢık 100 kiĢi katıldı. “Filistin‟de iĢgale son”, “Gazze‟ye özgürlük”, “Terörist Ġsrail” ve “Katil Netanyahu” Ģeklinde sloganlar atan grup, Filistin ve Türkiye bayrakları taĢıdı. Merkel'den NATO güvencesi DW Almanya BaĢbakanı Angela Merkel, Rusya'nın müdahalesinden endiĢe eden Baltık ülkelerine NATO'nun desteğini vaad etti. BaĢbakan Merkel, dün Letonya'ya 1 günlük çalıĢma ziyaretinde bulundu. Merkel, baĢkent Riga'da mevkidaĢı Laimdota Straujuma ile bir araya geldi.Kırım'ı ilhak eden Rusya'nın Ukrayna'nın doğusuna iliĢkin tavrı, Rus azınlığın yaĢadığı Estonya, Letonya ve Litvanya gibi Baltık ülkelerinde endiĢeye yol açıyor. Müstakbel BaĢbakan Davutoğlu Olacak AFP Sabık CumhurbaĢkanı Abdullah Gül, dün akĢam yaptığı açıklamada, CumhurbaĢkanı seçilen Ġslamî muhafazakâr BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yerini DıĢiĢleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun alacağını ifade etti. Televizyonların verdiği habere göre CumhurbaĢkanlığı KöĢkü'nde verdiği son resepsiyonda basına yaptığı açıklamada, "Anladığım kadarıyla müstakbel BaĢbakan, Davutoğlu olacak." dedi. Gül, "Görevini ifa etmesine hepimiz yardımcı olmalıyız. Siyasete girmek konusunda onu ben ikna ettim, destekleyeceğim." dedi. Avrupa basınında Ġsrail tartıĢmaları Evrensel AB -Avrupa‟da bu hafta da Ortadoğu‟daki geliĢmeler ana gündemi oluĢturdu. Alman medyasında ağırlıklı olarak Ġsrail‟i arkalayan ve Irak‟taki IġĠD saldırılarıyla birlikte Müslümanlığı, Müslümanları, Gazze saldırılarının müsebbibi olarak gösteren yorumlar yapıldı. BaĢka bir gündem konusu da, doğal olarak ABD ve müttefiklerinin Rusya‟ya yönelik yaptırımlarıydı. Medya, yaptırımları -birkaç istisna dıĢında- tek sesli olarak olumladı: Putin‟e gereken ders verilmeli, diz çökmesi, geri adım atması sağlanmalıydı. Seçtiğimiz makale Knut Mellenthin‟in Junge Welt gazetesinde yayınladığı yorum, ve bu Rusya ve Putin konusundaki ağız birliğini bozan seslerin de olduğunu göstermesi açısından önemli... Ġngiltere‟den seçtiğimiz makale ise ilk Müslüman kabine bakanı Barones Warsi‟nin dıĢiĢleri bakanlığı görevinden ve hükümetten istifasını iĢliyor. Hükümetin Ġsrail‟i koĢulsuz desteklemesi, bazı çevreler tarafından eleĢtirildi. Hükümet ortaklarından ve Liberal Demokrat Parti Lideri Nick Clegg, (aynı zamanda BaĢbakan Yardımcısı) Ġsrail‟e yönelik silah satıĢında 13 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI endiĢelerinin olduğunu ifade etti ve görevden istifa eden Barones Warsi‟ye katıldığının belirtti. Diğer yandan Ġsrail politikasını savunan Daily Telegraph gazetesi, Barones Warsi‟nin istifasını eleĢtirdi. GeliĢmeler ile ilgili Daily Telegraph‟ ın yorumunu da okuyucularımıza sunuyoruz. Fransa‟da ise Hümanite gazetesi, Cathy Ceïbe tarafından derlenen bir yazıyla, AB ülkelerinin iki yüzlü politikalarına karĢı aykırı iki sesi sayfasına taĢıdı. Demokrasi ve insan haklarını ağızlarından düĢürmeyen uluslararası kurum ve siyasetçilerin, söz konusu Ġsrail olduğunda uluslararası hukukun nasıl sus pus edildiğini gösteriyor. Kaliteli Medya’nin Birlik Cephesi - Knut Mellenthin, Junge Welt Yok, yok Washington Post ve Der Spiegel‟in Ģef redaktörleri, savaĢ kıĢkırtıcısı falan değiller. Sadece „canavar‟ Putin‟i diz çökmeye zorlamak ve Rusya‟yı da istikrarsız hale getirmek istiyorlar. Bu sayede günün birinde Rus milyarderleri ve diğer liberal demokratlar, Putin‟i çarmıha germe veya sorumluluklarının hesabını vermek için Den Haag‟a gönderme fırsatını yakalamıĢ olacaklar. Burada kısa bir not düĢmek lazım: 1941 yılında Hitler yola çıktığında, Stalin‟in kısa süre içinde bir „devrim‟le düĢürüleceğine inanmaktaydı. Ama iĢte görüldüğü gibi, her Ģey düĢünüldüğü gibi gerçekleĢmiyor. Hele de düĢünmeden, sadece bozuk meyveleri tıkındığı için karın ağrısı çeken ergen Ģempanzeler gibi sinirli sinirli bağırıp çağırılırsa... Washington Post‟un Ģef redaktörü, iki-üç haftada bir batının güçsüzlüğünden Ģikayet eden ve „tehlikeli hayduta‟ nasıl ders verileceğini anlatan bir baĢyazı yazıyor. Tabi ki bunun riskli bir Ģey olduğunu biliyor. Birkaç gün önceki yazısında, “Putin‟in sert yaptırımlar karĢısında geri adım atmayacağı, saldırıya geçeceği kesin. Batı, yaralandığı için daha da saldırganlaĢacak bir Putin‟e hazır olmalı.” diyerek bu konuya dikkat çekmiĢti. Vietnam savaĢı sırasında Tonking Körfezi‟nde olan bitenlerin gerçek yüzünü ortaya çıkararak, ABD‟nin geri çekilmesine yol açan yayını yapan gazetenin kırk yıl önceki okurlarının Ģimdiki gazeteyi tanımaları zor... Almanya‟da da Der Spiegel dergisinin „cesur‟ amatör strateji uzmanı Ģefleri Putin‟e uygulanacak yaptırımların ters tepebileceğini tahmin edebiliyorlar. Dergi son sayısında; “Ġlk aĢamada Putin sağa sola saldırmaya, ĢaĢırtıcı bir karĢı saldırıda bulunmaya kalkıĢabilir. Ama orta vadede Uluslararası Cemiyet‟in Ukrayna‟da savaĢı kıĢkırtıcılığı yapan bu paryası, geri adım atmak zorunda kalacaktır.” diye yazıyor. “Eeee, varsayalım geri adım atmadı, ne olacak?” sorusuna verilen cevap; “Ah sevgili çocuklar; hele bir bekleyelim, bunu daha sonra tartıĢırız!” Batılı ana akım medya, ağız birliğiyle Putin dediğinde Rusya‟dan söz ediyorsa; ki böyle yapıyor, alarm zilleri çalıyor demektir. Böyle bir propaganda dili sadece savaĢ hazırlığı döneminde veya savaĢ sırasında kullanılır. ÇeliĢkilerin, saldırgan bir dil kullanılarak, ĢeytanlaĢtırılmıĢ bir kiĢide yoğunlaĢtırılmasıyla, geliĢmeler konusunda nesnel analizler yapılmasının önü kesiliyor. Zaten bu da istenmiyor. 14 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Batılı ana akım medyanın ABD ve müttefiklerini, “Uluslararası Cemiyet” olarak nitelemesi ise propagandadan baĢka bir Ģey değil. Bu niteleme, hesapsız ve bu nedenle büyük tehlikelere gebe sabit fikir çılgınlığını gizlemekten öte bir iĢe yaramıyor. Bilindiği gibi batılı hükümetler dünya nüfusunun sadece yüzde 15‟ini temsil ediyorlar ve bu yüzde 15‟i gerçekten temsil edip etmediklerini de kanıtlamak zorundalar... 'Uluslararasi Standartlara Hiçbir Zaman Uyulmadi, Uyulmuyor' - Cathy CEÏBE Humanite Bolivya Büyükelçisi Jean Paul Guavera; “Bolivya‟nın 2009‟ da Ġsrail‟le olan diplomatik iliĢkilerini kesti. O tarihlerde yine Ġsrail‟in Gazze ġeridindeki Filistinli nüfusa karĢı bir katliamı söz konusuydu. O zamandan beri iliĢkilerimizi düzeltmedik, çünkü durum hala değiĢmedi… Filistin‟de masum insanların öldürülmesi ve Gazze‟deki abluka devam ediyor… 2009 yılında iliĢkileri koparmamızın anlamı çok önemlidir… Ġsrail‟i terrörist devletler listesine koymamızın nedeni bunlardır. Bu hafife alınacak bir karar değildir. Bizim için, çocukların, kadınların ve masumların öldürülmesi terörizmden baĢka birĢey değildir… Her ülke kendi eylemleri için halkına açıklama yapmak zorundadır. 2009 yılında Bolivya Devlet BaĢkanı Evo Morales BirleĢmiĢ Milletler kurulunu “Güvensizlik Kurumu/Konseyi” olarak ilan etti. 2009 olaylarından sonra hiçbir Ġsrail yetkilisi hesap vermemiĢtir. Uluslararası standartlar hiçbir Ģekilde yerine getirilmemiĢtir. Ġki yüzlü bir söylem var. BM Ġnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay, olaylar karĢısında bir cezasızlığın olamayacağını açıkladı. Ama ateĢkese çağırıp aynı zamanda silah tedarik etmeye devam edildi. Bu tutarlı bir davranıĢ değildir... Bu trajik olayların tekrarlanmaması için yaptırımlar uygulanmalıdır.” Casusluk, Avrupa’da Geleceğin Mesleği - Yannis Papadatos Eleftheros Tipos -Berlin‟in Yeni Doktrini: Müttefiklerini DüĢmanlarından Daha Fazla Ġzle… Spiegel'in Ortaya Çıkardığı Telekulak Olayına KarĢı Ankara‟nın Öfkesine Alman Yetkililerin Cevabı-Alman Süddeutsche Zeitung gazetesinde, müttefiklerin düĢmanlardan daha fazla izlendiği yeni soğuk savaĢta casusluğun geleceğin mesleği olduğu vurgulanıyor. Görev alanı geniĢletilmiĢ Alman kurumları, “alıĢılmıĢ rakipleri” (Rusya, Çin, Ġran) dıĢında ABD ve Ġngiltere gibi NATO‟daki müttefik ülkelerin ajanlarını takip etme görevini üstlendiği için Alman casuslar, önümüzdeki yıllarda fazla mesai yapacak. Berlin‟in temel ekseni ġansölyelik ile DıĢiĢleri ve ĠçiĢleri Bakanlıkları tarafından belirlenen “360 derecelik bakıĢ” adlı yeni casusluk doktrini bunu öngörüyor. --Yan Etkiler-- 15 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Ancak son günlerin önemli konusu, Der Spiegel dergisinin pazar günü yayımladığı haber vesilesiyle Almanya ile Türkiye arasındaki casusluk savaĢı. Türkiye DıĢiĢleri Bakanlığı dün, Almanya‟nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl‟u davet etti, devamında da Berlin‟e karĢı son derece saldırgan bir açıklamada bulundu. Türk diplomasisinden, “Alman makamlarının Alman basını tarafından ifade edilen iddialara resmî ve tatmin edici bir açıklama getirmesini, bu iddiaların gerçek olması durumunda (Alman gizli istihbarat teĢkilatının) bu faaliyetlerini derhâl sonlandırmasını bekliyoruz.” Ģeklinde açıklamada bulunuldu. Buna rağmen Almanlar, buna hiç kulak asmadı ve Ankara‟ya soğuk duĢ etkisi yaratan bir cevap verdiler. Alman yetkililer, Frankfurter Allgemeine gazetesine, “Türkiye‟nin ki özel bir durum, ABD ve Fransa ile kıyaslanamaz.” diyerek aslında Spiegel dergisinin, Almanya‟nın Türkiye‟yi güvenliği açısından çok yönlü bir tehdit olarak algıladığıyla ilgili haberini doğruladı (Irak-Suriye cihatçılarına sağladığı destek, Yunanistan ile Avrupa‟ya doğru gerçekleĢen yasa dıĢı göçün kontrol edilmemesi, PKK ile Bozkurtların Alman topraklarındaki faaliyeti, uyuĢturucu madde ticareti ile çeteleri ve benzeri nedenlerle). Almanlar, Erdoğan‟ın siyasi planlarına hizmet etmek için kullandığı Almanya‟daki Türklere iliĢkin faaliyetinden son derece rahatsız. Türkiye‟yi “dost ülke” olarak nitelendirmekten kaçınarak “Almanya birçok alanda Türkiye ile iĢ birliği yapıyor.” demekle yetinen Alman DıĢiĢleri Bakanlığının izleme olayını yalanlamayı reddetmesi bu Ģekilde açıklanıyor. Bu nedenle Milliyet gazetesi, Ģikâyet ederek Almanya‟nın Türkiye‟yi “müttefik olarak gördüğünü ancak dost ülke olarak görmediğini” yazdı. Der Spiegel dergisinin atıfta bulunduğu gizli belgeye göre Alman teĢkilatı BND, 2009‟da Türkiye‟yi dört yılda bir yenilenen özel izleme listesine almaya karar verdi. Almanlar, bu izlemeler çerçevesinde ABD DıĢiĢleri Bakanı John Kerry, Hillary Clinton ve eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan‟ın konuĢmalarını “tesadüfen" dinledi. Türkiye... Ordu Bir Kürdü Öldürdü - Nick Brauns, Junge Welt Türk askerlerinin salı günü Lice yakınlarında Kürtlerin düzenlediği bir gösteriye yönelik saldırısında bir gösterici vurularak öldürüldü, biri de yaralandı. Zırhlı araçlarla olay yerine gelen ordu, Ģehit düĢen gerilla savaĢçılarına ait bir mezarlıkta Kürdistan ĠĢçi Partisinin (PKK) ilk komutanı Mahsum Korkmaz için dikilen heykeli yıkmaya çalıĢtı. Söz konusu heykel geçen cuma günü Kürdistan‟daki silahlı mücadelenin 30. yıl dönümü vesilesiyle dikilmiĢti. Diyarbakır‟daki bir mahkeme pazartesi günü heykelin yıkılmasına karar verdi. Bunun üzerine ise binlerce insan heykelin korunması için mezarlıkta toplandı. Ordu son haftalar içerisinde Kürtlerin yoğunlukta yaĢadığı Türkiye‟nin birçok bölgesinde askerî operasyonlar baĢlattı. Gerilla da bir buçuk yıldır süren ateĢkesine rağmen baraj inĢaatlarına ve askerî üslere saldırdı. 16 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Almanya kendisini yine süper güç mü sanıyor? – Mehmet BARLAS, Sabah Alman hükümetinin ve gizli servislerinin ülkeleri bir süper devletmiĢ gibi onu bunu dinlemesi, yaĢlanan boğasını emekliye çıkartan çiftçinin hikâyesini hatırlattı bana... YaĢlanan boğası emekli edilince, çiftçi onu da çayırda otlanan ineklerin arasına salmıĢ... YaĢlı boğa da burada sakin sakin dolaĢıp, ineklerle birlikte otları yiyormuĢ. Çiftçi bir süre sonra genç bir boğa satın alıp, onu da çayıra salmıĢ... Ancak genç boğanın katılması üzerine yaĢlı boğa burnundan dumanlar çıkartıp, ön ayaklarıyla toprakları eĢelemeye baĢlamıĢ. Durumu izleyen çiftçi yaĢlı boğanın yanına gitmiĢ ve kulağına eğilip "Neden böyle yapıyorsun, neden genç bir boğaymıĢ gibi davranıyorsun" diye sormuĢ. YaĢlı boğa da "Anlamıyor musun, bu genç boğa beni de inek sanmasın diye böyle davranıyorum" diye cevap vermiĢ çiftçiye. Süper güç rolü mü? Gücünü abartarak baĢlattığı iki dünya savaĢında da yenilen, bölündükten sonra zorla birleĢtirilen Almanya, kendisini yine bir süper güç zannetmeye baĢladı galiba. Almanların CIA'sı olan BND'nin eski yöneticisi Hans- Georg Wieck'in bir gazeteye verdiği demeci okudunuz mu bilmiyorum... Özetle Ģöyle konuĢmuĢ: "Alman hükümeti BND'ye Türkiye'yi izleme talimatını vermiĢtir. Almanya'da Kürtler ve Kürt olmayanlar arasında gerginlik yaĢanıyor. Bu aydınlatılmaya çalıĢılmıĢ olabilir. Bence bu kararın alınmasında iç siyasi aktörler etkili oldu." Çanakkale geçiĢi Ġstihbarat uzmanı olarak tanıtılan Erich Schmidt -Eenboom adındaki yetkili de istihbarat teĢkilatlarının daima ikili oynadığını hatırlatırken "Ülkelerle hem iĢbirliği yapıyorlar ancak aynı zamanda onlar hakkında bilgi toplamaya devam ediyorlar... Türkiye ayrıca bölgede orta seviyede bir güç ve Suriye'ye, Irak'a, Ġran'a sınır olan ülke... Türkiye ayrıca Çanakkale Boğazı'nın geçiĢini kontrol ediyor ve AB üyeliğine aday. Bu yüzden Alman hükümeti ülkenin içindeki dengelerin nasıl olduğunu, hâlâ derin devletin olup olmadığını bilmek istiyor olabilir." ġimdi ne olacak? Schmidt- Eenboom, 1980'li yılların sonunda eski BaĢbakan Helmut Kohl döneminde istihbarat teĢkilatınca izlenen ülkeler sıralamasında Ġngiltere, Fransa ve Amerika'nın üst sıralarda yer aldığını da hatırlatmıĢ. Bütün bu aydınlatıcı açıklamalar sonunda ne düĢünürsünüz? Almanlar herkesi ve bu arada Türkiye'yi de dinledikten sonra elde ettikleri bilgilerle acaba neyi değiĢtirebilecekler? Acaba Çanakkale Boğazı'nı onlara kapatsak mı? 17 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI AFRİKA GÜNDEMİ Liberya’da kaybolan 17 Ebola hastası bulundu Euronews Son yılların en ölümcül salgın hastalığı kabul edilen Ebola virüsü yayılmaya devam ediyor. Hastalıktan en çok etkilenen Afrika ülkesi Liberya‟da, bir dispansere saldırılmasının ardından kaybolan 17 Ebola hastasının bulunduğu açıklandı. Liberya, hastaların yeni bir sağlık merkezine yerleĢtirildiğini belirtti. Mısırlı aktivist açlık grevine baĢladı Dünya Bülteni Mısır'da, 2011 devriminin en etkili sol eğilimli akvistlerinden Ala Abdulfettah'ın açlık grevine baĢladığı bildirildi. Abdulfettah'ın ailesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Ala, tutuklu bulunduğu Tora Hapishanesi'nden serbest bırakılıncaya kadar açlık grevi yapacağını bildirdi" ifadesi kullanıldı. Açıklamada, Abdulfettah'ın 17 Ağustos'ta ĠçiĢleri Bakanı Muhammed Ġbrahim'in talimatıyla yoğun bakımdaki babasını görmek için hapishaneden çıkarıldığı, açlık grevi kararının bu ziyaretin ardından alındığı kaydedildi. Libya'da devlet kanallarının yayını durduruldu Trt Türk Yayın durdurmanın herhangi bir teknik arızadan kaynaklanmadığı belirtilirken, konuya iliĢkin Libyalı yetkililerden herhangi bir açıklama yapılmadı. Akademisyen Habib el- Ammari, "Hükümet aldığı kararları gözden geçirmeli. Bu durum düĢünce özgürlüğüne indirilmiĢ bir darbedir" dedi. Ammari, kanal yönetiminin de hükümet kapatma sebebini açıklamadığı takdirde yargıya baĢvurması gerektiğini kaydetti. AMERİKA – İNGİLTERE GÜNDEMİ ABD'nin Ferguson kasabasındaki geliĢmeler Independent Ferguson'daki geliĢmeleri aktardığı haberine "Amerika'nın kalbinde deliliğe gidiĢ" baĢlığını atarken, Times'ın haberi "Göz yaĢartıcı gaz, silah sesleri ve korku Orta Batı'nın sokaklarını savaĢ alanına çevirdi" baĢlığını kullanıyor. Gazeteler, Muhabirlerin önceki akĢamki çatıĢmaları ayrıntılarıyla anlattığı haberlerin yanı sıra, olayları analiz eden makalelere de yer veriyor. 18 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI BBC ise ortamı sakinleĢtiğini bildiren baĢlığının altında Ģunları aktarıyor: “ABD'nin Fergosun kentinde, polisin ikinci siyah erkeği öldürmesi ardından ortam sakinleĢiyor. Kentte kalabalık bir grup sessiz bir yürüyüĢ yaptı. Yüzlerce polis sokaklardaydı ancak kalabalığa müdahale etmediler. Polisin silahsız siyah bir genci vurması nedeniyle 11 gündür protesto ve Ģiddet olaylarının yaĢandığı, Missouri eyaletine bağlı kentte sükunet sağlanmıĢ görünüyor.” Obama kimseyi tatmin edemedi- David TAYLOR, Times Times'ın ABD Editörü David Taylor'ın kaleme aldığı yazıda ABD BaĢkanı Barack Obama'nın orta yolu tutturarak kimseyi memnun edemediğini vurguluyor. Dikkat çeken satırlar Ģöyle: "Obama görev süresindeki en büyük ırklar arası gerilimde meĢhur tutkulu konuĢmalarını frenledi. Bazı siyah Amerikalıların gözünde Ferguson sokaklarındaki insanların Michael Brown'ın ölümüne neden bu kadar öfkeli olduğunu hakkıyla anlatamadı. Tümü beyazlardan oluĢan jürinin geçen yıl siyah genç Treyvon Martin'in katilini beraat ettirmesinden sonra "35 yıl önce Treyvon Martin ben olabilirdim" derken gösterdiği empati neredeydi? Bu kez Obama'nın içindeki avukat tüm gerçekler ortaya çıkmadan yargıda bulunmamaya çalıĢıyor. Ama baĢkanlık döneminin çoğunda olduğu gibi orta yolu tutturarak kimseyi tatmin edememe riskini alıyor." Esad IġĠD'i hedef alıyor Independent'ın dünya haberleri sayfalarında Suriye lideri BeĢar Esad'ın IġĠD'i hedef almaya baĢladığı belirtiliyor. Haberde "Esad IġĠD baĢlıca muhalif gruplara saldırırken görmezden geldi. Ama son askeri kazanımları IġĠD'i ġam yönetiminin hoĢ göremeyeceği bir tehlike haline getirdi" deniyor. Independent Amerikan uçakları Irak'ta IġĠD hedeflerini vururken, Suriye'nin de son iki günde IġĠD'e karĢı onlarca hava saldırısı düzenlediği kaydediliyor. Haberde görüĢlerine yer verilen Washington Yakın Doğu Enstitüsü'nden Andrew Tabler, "Suriye hükümeti nihayet, daha ılımlı gruplara karĢı IġĠD'ile iĢbirliği yapmak gibi makyevelist bir stratejinin pek iĢe yaramadığını fark etti ve onlar da IġĠD'la savaĢmaya baĢladı" diyor. Haberde uzmanların Esad'ın hava saldırılarıyla Washington'a "Aynı saftayız" mesajı vermeye çalıĢtığını düĢündüğü vurgulanıyor. Suriye uzmanı Aron Lund da "Esad kesinlikle 'teröre karĢı savaĢ' vasıtasıyla uluslararası kabul görmek isteyecektir. Belki de olduğu kadarıyla, uzun vadeli planı da budur" diyor. Haberde ayrıca Esad'ın kendi birliklerine de saldıran IġĠD tehdidini görmezden gelmeyi sürdüremeyeceği söyleniyor. Tikrit'i geri alma giriĢimi baĢarısız Guardian ise IġĠD'ın ilk ele geçirdiği yerlerden biri olan Tikrit'i geri almak için Irak Ordusu'nun giriĢtiği saldırıya yer veriyor. Haberde IġĠD militanlarının Irak Ordusu'nun saldırısını püskürttüğü söyleniyor ve çatıĢmanın Musul Barajını kaybetmesine karĢın IġĠD'ın gücünü koruduğunu gösterdiği vurgulanıyor. 19 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Helikopterler, havan ve topçu ateĢiyle kente giren Irak birliklerinin, militanların yoğun makineli tüfek ve havan atıĢları sonucu geri çekildiği söyleniyor. Haberde ayrıca bunun iki aydan uzun süre önce IġĠD'ın eline geçen Tikrit'i geri almak için giriĢilen üçüncü baĢarısız saldırı olduğu kaydediliyor. MSF'ten Ebola eleĢtirisi Financial Times'ta Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü MSF'in Ebola salgınına karĢı dünyanın takındığı tutuma eleĢtirisi haberleĢtirilmiĢ. Gazetenin "Gine, Liberya ve Sierra Leone'de Ebola'yla savaĢan baĢlıca örgüt" diye tanımladığı MSF salgın görülen ülkelerin yaptığı yardım çağrılarına neredeyse hiç yanıt verilmediğini söylüyor. MSF'in salgınla mücadele koordinatörü Brice de la Vingne "Bu boyutta ve türde bir krizle hiç karĢılaĢmadık. Salgınla savaĢ konusundaki isteksizlik, profesyonellik ve koordinasyon eksikliği bizi ĢaĢırttı. Aylardır çığlık atıyoruz. ġimdi durum daha da kötü. Tüm bir ülkenin çöküĢünü görmek üzereyiz" diyor. Özellikle Liberya'daki duruma dikkat çeken Brice de la Vingne ülkedeki durumun felaket olduğunu söylüyor ve "Felaket kelimesini de öylesine kullanmıyorum" diye de vurguluyor. MSF Koordinatörü ayrıca, "Monrovia'da, 1.3 milyon nüfuslu bir kentte bütün hastaneler kapalı. Kriz içinde kriz söz konusu. Ġnsanların tıbbi yardım alabileceği hiçbir yer yok. Örneğin bir otomobil kazası geçirseniz, gideceğiniz hiçbir yer yok." diyor. Türk gencin intiharı Ġngiltere'de 18 yaĢındaki bir Türk genci Mert Karaoğlan ve 15 yaĢındaki kız arkadaĢı Charleigh Disbrey'in bir trenin önüne atlayarak intihar etmesi birçok gazetede haber olmuĢ. Daily Telegraph, geçen yıl 17 Haziran'da yaĢanan ancak ayrıntıları basına yeni açıklanan olayda, kültürel farkları nedeniyle ailelerin iliĢkilerine izin vermeyeceğini düĢündükleri için el ele tutuĢup bir trenin önüne atladıkları söyleniyor. Haberde ayrıca Charleigh Disbrey'in depresyon hastası olduğu da vurgulanıyor. BeĢiktaĢ'ın ġampiyonlar Ligi'nde gruplara kalma mücadelesinde dün akĢam Kuzey Londra ekibi Arsenal'le oynadığı ve 0-0 berabere biten maç geniĢ yer buluyor spor sayfalarında. ABD Adalet Bakanından ġeffaflık Sözü Voice of America Amerika Adalet Bakanı Eric Holder, on gündür Ģiddetli protesto eylemlerine sahne olan Missouri eyaletinin Ferguson ilçesi sakinlerine, siyah bir gencin öldürülmesiyle ilgili soruĢturmanın “tam, adil ve bağımsız bir Ģekilde yürütüleceği” sözü verdi. Adalet Bakanı Holder, bugün St. Louis kenti yakınlarındaki bu banliyöye giderek toplum liderleriyle, soruĢturmayı yürüten Federal SoruĢturma Bürosu (FBI) uzmanlarıyla ve federal hükümetin medeni haklardan sorumlu yetkilileriyle görüĢmelerde bulunacak. 20 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Holder, St. Louis Post-Dispatcher gazetesinde yayınlanan mesajında, ABD Adalet Bakanlığı‟nın soruĢturmaya tüm kaynaklarını ayıracağını bildirdi. Holder ayrıca, Ģiddet olaylarına, ayaklanmalara ve yağma olaylarına son verilmesi çağrısında bulundu, bu tarz tepkilerin adaletin tesisine zarar verdiğini savundu. ABD Irak'taki operasyonlarını artırabilir Wall Street Journal ABD ordusunun zayıflayan IġĠD karĢısında gerçekleĢtirdiği operasyonlarla örgütten Musul Barajı'nı almasının ardından harekâtlarını hızlandırarak Bağdat'ın kuzeybatısında bulunan örgütün kalbine doğru ilerlemek için ivme sağlıyor. ABD'li yetkililer dün yaptıkları bir açıklamada ordunun bir baĢka stratejik barajı ele geçirmeye çalıĢan IġĠD'e karĢı yeni hava operasyonları düzenlemeyi hedeflediğini belirtti. Bu haftanın baĢlarında ABD'nin hava saldırılarıyla beraber Kürt peĢmergeler Irak'ın en büyük barajı olan Musul Barajı'nı tekrardan ele geçirmeyi baĢarmıĢlardı. IġĠD ise ABD hava saldırılarına cevap olarak 2012 yılında Suriye'de esir aldığı ABD'li gazeteci James Foley'in baĢının kesildiğinin görüldüğü bir video yayınlayarak cevap verdi. Turuncu hapishane tiĢörtü ve pantolonuyla görülen ve hazırlanan bir yazıyı okuyan Foley, ABD'nin son saldırılarıyla beraber kendisinin tabutuna son çiviyi çaktığını söyledi. Videoda ayrıca bir baĢka turuncu giysili erkek ABD'li freelance gazeteci Steven Sotloff olarak belirtiliyor ve Obama'nın bir sonraki kararına bağlı olarak IġĠD tarafından kafasının kesilmesiyle tehdit ediliyor. Ulusal Güvenlik Meclisi tarafından yapılan bir açıklamada videonun görüldüğü ve "istihbaratın bu videonun doğru olup olmadığını anlamak için hızla çalıĢtığı" söylendi. Mısır'dan ABD'ye Ġtidal Çağrısı Reuters Mısır hükümeti, bir siyah gencin polis tarafından vurulduğu 9 Ağustos tarihinden bu yana neredeyse her gün Ģiddetli protesto eylemlerine sahne olan Missouri eyaletinin Ferguson kentindeki olaylarla ilgili olarak, Amerikalı yetkililere „itidal‟ çağrısında bulundu. Çağrının, geçen yıl Mısır‟daki askeri darbeden sonra yaĢanan protesto olaylarında, Washington‟un Kahire‟ye yaptığı çağrılarla benzerlik taĢıması dikkat çekti. Kahire‟den yapılan açıklamada, “Ferguson‟daki gösterilerin tırmanmasının dikkatle izlendiği” de belirtildi. Bu çağrı, Mısır‟ın en çok yardım aldığı ülkelerden biri olan Amerika‟ya yönelik ilk eleĢtirisi değil. Bununla birlikte Kahire‟den çağrının neden yapıldığı konusunda da bir açıklama gelmedi. 21 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI 'Obama'yı yedirmeyiz' –Yasin DOĞAN, Yeni ġafak Obama'nın Neocon'larla imtihanı sürüyor... Ġlk döneminde adeta Demokles'in kılıcı gibi üzerinde sallanan Neoconcu vesayet sebebiyle bir çok alanda önü kesilen Obama ikinci döneminde de sıkı markaj altında tutulmaya devam ediyor. Ġsrail hükümetinin ve iliĢkili lobilerin dayatmaları ABD'nin Ortadoğu ve Ġslam ülkelerindeki bölgesel görünümüne zarar verdi. Mısır darbesi, Ġsrail'in katliamları, Maliki'nin ülkeyi uçurumun eĢiğine getiren bağnazlıkları, Suriye'nin kanayan bir yaraya dönüĢmesi gibi olaylar hep Batı karĢıtlığını artırdı. Batı hem etkisizleĢen bir deve dönüĢtü hem de ciddi güven kaybı yaĢadı. Son ırkçı hadiseler Obama gibi ABD'deki siyahi grupların medar-ı iftiharı ve özgürleĢmenin sembolü olarak görülen bir lideri zor duruma düĢürmeyi hedefliyor. Obama'nın bir kısım politikalarını ve performansını eleĢtirenler bile bu tür tezgahlarla etkisizleĢtirilmesini içlerine sindiremiyorlar. Bu tür siyaset mühendisliği operasyonlarıyla yönetimi güdük hale getirip yönlendirmeye çalıĢmak öncelikle halka saygısızlık... Türkiye'de köy kıraathanesinde olayları izleyen biri bile oynanan oyunu görebiliyor ve 'dik dur eğilme', 'Obama'yı yedirmeyiz' diye sesleniyorsa umarım ABD halkı da tabloyu doğru okuyabiliyordur. BaĢbakan Erdoğan iktidara geldiği günden bu yana örtülü veya açık müdahalelerle, sokakları karıĢtırmaya çalıĢan vesayet odaklarıyla mücadele ediyor. En son Gezi olayları ve 17 Aralık hadisesi sokak olayları ve algı operasyonları üzerinden hükümeti baskı altına almayı veya devirmeyi amaçlıyordu. Tüm bu yerli veya yabancı müdahalelere karĢı Erdoğan, halkın büyük desteği ile ayakta kalmayı ve vesayetçi odaklara teslim olmamayı baĢardı. Bir liderin arkasında bu kadar inançlı bir kitlenin olması büyük bir güçtür... En zor anda yüzbinlerce insan havaalanında sizi karĢılıyorsa, milyonlarca insan geleceğini size endeksliyor ve size gönülden bağlı olarak meydanları dolduruyorsa hiçbir ayak oyunu size sökmez, hiçbir kumpas size tutmaz, hiçbir oyun sizi alt edemez. Bu yorumları komplocu bulanların bölgede son dönemde değiĢen yönetim sayısının sandıklı mı sandıksız mı daha fazla olduğuna bakması yerinde olur. En ufak bir sarsıntıda koltuğu bırakıp giden veya vesayete teslim olan liderler olduğu için algı operatörleri, siyaset dizaynerleri hala iĢ yapıyorlar, küresel bir vesayet düzeni oluĢturma çabasından vazgeçmiyorlar. Son dönemde birçok ülkede sokak hadiseleriyle yönetimlerin devrilmesi, Arap ülkelerinin otoriter eğilimlere sürüklenmesi hep bu menfaat baronlarının iĢi... 22 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI BaĢka ülkeleri dinleyen istihbarat örgütleri acaba o ülkelerin içine ellerini uzatmadan sadece meraklarını mı gideriyorlar? Uluslararası rekabette çelme takma, büyüyen bir ülkenin önünü kesme, dev projeleri akamete uğratma bu tür istihbarat oyunlarının meĢguliyet alanına girmiyor mu? Ülkelerin toplumsal fay hatlarını tetikleyecek provokasyonlar yapma, kimi ülkelerde siyahbeyaz, kimi ülkelerde Alevi-Sünni veya ġii-Sünni ayrıĢmasını kaĢıma küresel siyaset mühendislerinin alanına girmiyor mu? Ġster içeriden ister dıĢarıdan olsun yönetimleri kontrol etmeye veya devirmeye yönelik her giriĢim küresel demokrasiye, hukuka ve barıĢa yönelik bir saldırıdır, herkes için ortak bir tehdittir. Türk halkı liderine duyduğu güven ve güçlü gönül bağıyla psikolojik harekat oyunlarına geçit vermiyor. Bu sayede Türkiye, bölgede istikrar abidesi konumunu koruyor. ASYA- PASİFİK GÜNDEMİ Hindistan ve Pakistan arasında yeni bir KeĢmir krizi Dünya Bülteni KeĢmir‟in bağımsızlık yanlısı liderleri Mirwaiz Ömer Faruk, Seyid Ali ġah Geylani ve Muhammed Yasin Malik bugün Pakistan Yüksek Komiserliği'nde bir araya geldi. Bunun üzerine Hindistan 25 Ağustos'ta Ġslamabad'da yapılması planlanan görüĢmeleri iptal etti. GörüĢmeleri koordine eden Hürriyet Konferansı‟nın sözcüsü, "Mirwaiz Ömer Faruk'un Hindistan'ın Delhi Ģehrinde Pakistan Yüksek Komiseri Abdul Basit ile görüĢeceğini" aktarırken, merkezi görüĢmelerin iptal edilmesini ise talihsizlik olarak nitelendirdi. Pakistan Pencap'ta 150 muhalif gözaltına alındı Dünya Bülteni Pakistan'da muhalif liderler Ġmran Han ve Tahir Kadri, 55 bin kiĢilik bir muhalif grubuyla ülkenin baĢkenti Ġslamabad'da gösteri yaparken Pencap eyaletinde onlara destek veren 150 kiĢi gözaltına alındı. Ġmran han ve Tahir Kadri, ülkenin baĢbakanı Navaz ġerif'in yolsuzluk yaptığını savunarak ülkenin bağımsızlık yıldönümünde destekçileri ile beraber Ġslamabad'a yürümüĢtü. 55 bin kiĢi ile Ģehre giren muhalif liderler ġerif'e istifa etmesi için 48 saat süre tanımıĢ ve istifa etmemesi halinde resmi binaları iĢgal edeceklerini açıklamıĢtı. 23 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Çin askerleri Hindistan sınırını ihlal etti Dünya Bülteni Hindistan Times adlı internet sitesinin gizli bir yetkili kaynaktan aktardığına göre, Çin askeri Hindistan sınırından 25 ila 30 kilometre içeri girdi. Askerlerin girdiği iddia edilen bölge, Ladakh'daki tartıĢmalı Burtse bölgesi. Bölgeye iki kez giriĢ yapan Çin askerlerinin, üzerinde "Burası Çin'in bölgesi, geri gidin" yazılı bir pankart açtıkları iddia edildi. ORTADOĞU GÜNDEMİ Kassam Tugayları, Tel Aviv'i vurdu Dünya Bülteni Ġslami DireniĢ Hareketi'nin (Hamas) askeri kanadı Ġzzeddin el-Kassam Tugayları, Ġsrail'in ateĢkesi bozarak Gazze'ye saldırılarına yeniden baĢlamasından bu yana Ġsrail kentlerine 50 füze fırlattıklarını açıkladı. Kassam Tugayları'ndan yapılan yazılı açıklamada, aralarında baĢkent Tel Aviv ile Kudüs‟ün de olduğu Ġsrail'in çeĢitli kentlerine 50 füze fırlatıldığı belirtildi. BM Iraklı mültecilere yardım ulaĢtırıyor Euronews Irak‟ta, Irak ġam Ġslam Devleti (IġĠD) örgütünün teröründen kaçan Iraklılara BirleĢmiĢ Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği yardım eli uzatıyor. Çadır, gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaç malzemeleri hava, kara ve deniz yoluyla Kürt Bölgesel Yönetimi‟nin baĢkenti Erbil‟e ulaĢtırılacak. Ürdün üzerinden hava yoluyla yapılacak 4 günlük sevkiyatın ardından yardımlar bir 10 gün daha Türkiye ve Ürdün üzerinden kara yoluyla gönderilmeye devam edilecek. IġĠD’den ABD’ye “mesaj” Aljazeera IġĠD‟in, ABD‟li gazeteci James Foley‟nin baĢını keserek öldürdüğü iddia edilen bir video, “Amerika‟ya mesaj” adıyla sosyal medyada paylaĢıldı. Videoda James Foley, öldürülmeden önce bir metin okuyarak, gerçek katilinin ABD hükümeti olduğunu söylüyor. ABD Hava Kuvvetleri‟nde çalıĢan kardeĢine seslenerek, “Irak‟ı yakın zamanda kim bombaladı?” diye soruyor. 24 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI "Kaderi Obama'nın elinde" Videoda görülen bir baĢka gazeteci Steven Joel Sotloff‟un kaderinin ise “BaĢkan Obama‟nın elinde” olduğu söyleniyor. IġĠD‟e göre, Sotloff‟un infazında Obama‟nın bir sonraki „hamlesi‟ belirleyici olacak. Suriye, Yemen ve Libya'da muhabirlik yapan Sofloff da 2013 Temmuz'unda kaybolmuĢtu. Açıklamayı yapan ve infazı gerçekleĢtiren kiĢinin akıcı Ġngiliz aksanıyla konuĢması dikkat çekti. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Caitlin Hayden, Amerikalı gazeteci videoyu izlediklerini ve doğruluğunun araĢtırıldığını söyledi. Hayden, "Eğer doğruysa, ABD bu vahĢet karĢısında dehĢete düĢecektir" ifadesini kullandı. Ġsrail, Hamas komutanı Deyf'in eĢi ve kızını öldürdü Dünya Bülteni Ġsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarında, Hamas'ın askeri kanadı Ġzzeddin el-Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Deyf'in kızı ve eĢinin hayatını kaybettiği bildirildi. Deyf, Ġsrail'in saldırılar için bahane ettiği Gazze'deki tünellerin kurulmasına öncülük etmiĢ ve tünel saldırılarıyla Ġsrail'e ağır kayıplar verdirmiĢti. Muhammed Deyf, Ġsrail'in en çok çekindiği Hamas komutanlarından biri olarak biliniyor. Ġsrail daha önce en az dört defa Muhammed Deyf'e suikast düzenlemiĢ ancak hiçbirinde baĢarılı olamamıĢtı. Bu gece gerçekleĢtirilen saldırılarda, Deyf'in eĢinin ve kızının öldürüldüğü bildirildi. Saldırıyla ilgili açıklama yapan Hamas sözcülerinden Musa Ebu Merzuk, Ġsrail'in Gazze'nin kuzeyinde bulunan Delv ailesinin evine saldırı düzenlediğini, saldırı sonucunda 3 kiĢinin hayatını kaybettiğini ve 45 kiĢinin yaralandığını söyledi. Merzuk, ölenler arasında Deyf'in eĢi ve kızının da olduğunu kaydetti. Kassam Tugayları, Ġsrail'in Delv ailesinin evine yaptığı saldırının arkasında ne olduğunu açıklaması gerektiği yönünde bir çağrıda bulundu. Hamas, saldırının hedefinin Muhammed Deyf'in ailesi olduğunu söylüyor. Irak'taki çatıĢmalar ve siyasi geliĢmelerde günün özeti AA Musul Barajını geri almasının ardından bazı bölgelerde çatıĢmalar sürerken konuyla ilgili çeĢitli siyasi görüĢme ve açıklamalar da yapılıyor. Katolik aleminin ruhani lideri Papa Franciscus, IġĠD'in saldırdığı, Hristiyan azınlıkların bulunduğu Irak‟ın Kürt bölgesine gitmek için hazır olduğunu söyledi. ve etnik 25 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Papa, iĢkencenin neredeyse sıradan hale geldiğini, yerkürede üçüncü dünya savaĢı yaĢandığını belirterek, "Biz üçüncü dünya savaĢındayız ama parça parça" ifadesini kullandı. IġĠD saldırılarından olumsuz etkilenen Irak‟ın kuzeyindeki Kürdistan bölgesine hafta içinde Kardinal Fernando Filoni‟yi gönderen Papa, "Kürdistan‟a gitmek için hazırım. Ama bu, bu zamanda yapılacak en iyi Ģey değil” diye konuĢtu. Ġsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 7 kiĢi öldü AA Gazze'deki görevi fiili olarak devam Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. EĢref el-Kudra, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ġsrail'in Gazze'nin doğusunda yer alan Deyr el-Belh bölgesine saldırısında biri hamile kadın, 3'ü çocuk aynı aileden 7 kiĢinin öldüğünü, 8 kiĢinin yaralandığını belirtti. Böylece Ġsrail'in, ateĢkesin dün akĢam saatlerinde bozulmasının ardından düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 9'a, yaralı sayısı ise 61'e yükseldi. Ġsrail, yıllardır abluka altında tuttuğu Gazze'ye, 7 Temmuz'da havadan ve denizden, 17 Temmuz'da ise karadan saldırıya geçmiĢti. Bir ayı aĢkın süren saldırılardan sonra Mısır'da yürütülen müzakereler neticesinde varılan geçici ateĢkes kararı, dün gece 00.01'de sona ermiĢti. Kahire‟deki kalıcı ateĢkes görüĢmeleri sürerken, ateĢkesin 24 saat daha uzatıldığı açıklanmıĢtı. Gazze‟den roket atıldığı iddiası üzerine Ġsrail ordusu, yeniden baĢlamıĢ, Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri ise Ġsrail'in iddialarını yalanlamıĢtı. saldırmaya Ġran ile 10 yıldır değiĢmeyen gaz tangosu...- Güntay ġIMġEK, Habertürk „Bugün itibarıyla Türkiye, Ġran‟dan aldığı doğalgazın bin metreküpüne 160 ABD Doları ödüyor. Bunun anlamı Ģu; Türkiye en pahalı doğalgazı Ġran‟dan alıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkililerinin, Rusya ile yürüttükleri çalıĢma ve eforun en az on katını Ġran‟a ayırmalarını gerektiren sebepler var.‟ Rakama hemen itiraz etmeyin, zira bu yazıyı tam 10 yıl önce kaleme almıĢım. Ġsteyen; „Ġran‟dan neden doğalgaz alıyoruz?‟ baĢlığıyla internette, arama motorlarında sorgularsa Sabah Gazetesi‟ndeki bu yazımı okuyabilir. Peki, 10 yıl sonra Ġran-Türkiye arasındaki doğalgaz ticaretinde, pazarlıklarda değiĢen nedir? Kocaman bir hiçten baĢka bir Ģey değil. Sadece formüle edilen petrol ve döviz endeksli artıĢlara uygun olarak rakamlar değiĢmiĢ. 10 yıl önce 160 dolar olan en pahalı Ġran gazı, 2014‟te tahkim sürecine rağmen 495 dolar olarak ve yine en pahalı doğalgaz olarak karĢımızda. Bu sebeple Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız‟ın, Ġran‟ın saçma sapan tekliflerine, fiyatı aĢağı çekmek için daha fazla gaz satma önerilerine yaklaĢımını önemsiyorum. 26 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI KeĢke 10 yıl öncesinden Ġran‟ın bu yaklaĢımı bilinerek hareket edilseydi, bugün tablo farklı olabilirdi. “Enerji ve DıĢiĢleri bakanlıklarında böyle bir kurumsal hafıza eksikliği mi var?” diye kendime sormadan edemiyorum. Zira benim 10 yıl önceki uyarımın daha alasını ilgili makamlar bir kenara not etmiĢ olmalılar. Fakat değiĢen bir Ģey olmadığına göre acaba... Üstelik Ġran doğalgazının formülasyonu iyi değil, arz güvenliği sorunlu, basınç sorunu var, vaat ettiği Ģekilde gaz sevkiyatı yapamıyor. Buna rağmen Ġran Milli Gaz ġirketi‟nden bir yetkili; Ġran‟dan Türkiye‟ye günlük 36 milyon metreküp olan gaz ihracatının önce 53 milyon metreküp, daha sonra 60 milyon metreküpe çıkacağını açıklamıĢ. Fazla gaz satarlarsa, indirim yapacaklarmıĢ. Tahkim davasını lehlerine çevirmek dertleri. Dalga geçiyorlar... Ġslam Devleti ile yaĢamak (2)- Soli ÖZEL, Habertürk ĠSLAM devleti adını alan ve halifelik ilan eden Ġslam Devleti‟nin (IġĠD‟in) tüm ilgili güçleri gafil avlayan Musul “fethi” ve ardından gerçekleĢtirdiği Erbil‟e yönelik hamle Irak siyasetini kökten etkiledi. Bu olayların ardından yaĢanan geliĢmelerle Irak‟ta kolaylıkla istikrarlı bir düzene geçileceğini söylemek mümkün değil. Ancak geçen aya göre farklı bir hatta bulunulduğuna da Ģüphe yok. Irak‟ta belki de son kez mezhepler arası uzlaĢmaya dayalı bir siyasi çözüm zorlanacak. Tüm geliĢmelerden çıkan ortak sonuç ise Ġslam Devleti‟nin oluĢum ve örgüt olarak hem bölgesel hem de küresel anlamda sisteme karĢı bir tehdit oluĢturduğu için ağır hasara uğratılması gereği. Bugüne dek cidden yüksek stratejik akıl sergilemiĢ örgütün kolayca alt edileceğini bekleyen de yok. Dolayısıyla on yıl kadar sürecek bir mücadeleden ve Ģiddetle dolu istikrarsızlık geleceği belirleyecek. Bu gelecek içinde Suriye‟de de BAAS rejimi kalıcı olabilecek. YaĢananların Türkiye açısından elbet büyük önemi var. Bu geliĢmeleri doğru değerlendiremezse Türkiye 2000‟li yıllarda biriktirdiği stratejik sermayeyi iyiden iyiye kediye yükleyecektir. Yeni bir dıĢ politika rotası çizilmesi bir gereklilik olmaktan çıkıp bir stratejik zorunluluğa dönüĢeli aslında hayli zaman oldu. Ne var ki iç politikadaki yoğun gündem ve ideolojik Ģartlanmalarla dıĢ politika söylemi oluĢturmanın getirisi nedeniyle bu konunun üzerine pek gidilemedi. Amatör yorumcuların Türkiye‟ye her konuda baĢrol biçmeleri gibi masallarla avutulmaya çalıĢılan Türkiye kamuoyu dıĢarıda farklı nedenlerle ülkenin ne müthiĢ bir irtifa kaybına uğradığını görmedi. Pazartesi günkü Hürriyet Gazetesi‟nde Cansu Çamlıbel‟in sorularını yanıtlarken sabık Bağdat büyükelçisi ve ondan önce de Irak Özel Temsilcisi Büyükelçi Murat Özçelik Ģunları söylemiĢ: “Türkiye 2005‟ten 2010‟a kadar bölgesinde her türlü inisiyatifi alıp, arkasına Batı‟yı da toplayabilen, Ġslam ülkelerini de toplayabilen gerçekten ciddi bir aktördü...Eğer hükümet o dönemde bunu yapamadı desem yalan söylemiĢ olurum.... halbuki bugün... Bağdat‟ta hükümet kuruluyor. Kimse „gel Ģurada pozitif katkına ihtiyacımız var‟ demiyor.” 2010‟daki zirve sayılacak noktadan bugünkü yardımcı aktörlük konumuna geçiĢte, Özçelik‟in de vurguladığı gibi Suriye‟deki isyanın baĢlamasından sonra iyiden iyiye belirginleĢen 27 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI ideolojik tercihlerin payı yüksekti. Buna Türkiye‟nin gücü ve bölge dengeleri hakkında temennileri analiz yerine koymanın getirdiği hatalar zincirini de ekleyebilirsiniz. Bu hatalardan en önemlisi, Türkiye‟nin dünyadaki imajını en kötü etkileyeni ise ülkenin Suriye iç savaĢında mezhepçi bir tutum takındığı algısı ve bugünün Ġslam Devleti de dahil en radikal gruplara en azından büyük kolaylıklar gösterdiği yönünde bir kabulle muhatap olmasıydı. Musul‟daki konsolosluğun basılıp içindeki küçücük bebek dahil 49 kiĢinin “alıkonulması” hem bu politikanın çoktan anlaĢılması gereken yanlıĢlığını bir kez daha sergilemiĢ, hem de bu olgu Türkiye‟yi daha sonraki geliĢmelerde stratejik bir zaafa mahkûm etmiĢti. ABD ile Ġran Bağdat‟taki BaĢbakan değiĢikliğini birlikte sağladılar. Burada Türkiye‟nin herhangi bir dahli olmadı, olamadı. Ġslam Devleti peĢmergeyi süpürüp, yok edici Ģiddetini ve vahĢetini Türkmenlere, Ezidilere, kendinden olmayan tüm gruplara yönelttiğinde Türkiye kimselere gerekli yardımı yapamadı. Ankara, 49 “alıkonulmuĢ” vatandaĢı nedeniyle bölgedeki en yakın müttefiki Kürdistan Bölgesel Yönetimi‟nin baĢkenti Erbil‟e yönelik Ġslam Devleti saldırısında silahlı gücünü kullanamadı. En önemlisi, peĢmergenin beceremediğini Suriye‟den PYD‟liler ve PKK‟lılar becerip ID‟yi püskürttüklerinden Kürdistan bölgesindeki Kürtler arası denge Barzani‟nin KDP‟si aleyhine ve PKK‟nın lehine değiĢti. ABD ve AB‟nin terör örgütleri listesinde bulunan PKK kendisine ciddi bir meĢruiyet alanı yaratmıĢ oldu. 28
Benzer belgeler
İçindekiler
ASYA- PASİFİK GÜNDEMİ .................................................................................................... 23
Hindistan ve Pakistan arasında yeni bir KeĢmir krizi......................
AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER
arayıĢı yine burada yerini almaktadır.
Bu toplumsal öykü siyasi mücadelelerden bağımsız ele alınamaz. Bu mücadeleler içinde her
halde siyasi iktidara hatırı sayılır bir yer ayırmak gerekir.
Orta sı...