orm muh2008_1_ENSON.qxp - Orman Mühendisleri Odası
Transkript
orm muh2008_1_ENSON.qxp - Orman Mühendisleri Odası
MO B OR M Ý ER Ý I TM OD AS YAYIN SORUMLUSU Osman TURUNÇ MÜHEND SL TMMOB ORMAN MÜHENDÝSLERÝ ODASI ADINA SAHÝBÝ Ali KÜÇÜKAYDIN AN 1 954 Yýl: 45 Sayý: 1-2-3 Ocak - Þubat - Mart 2008 ÝÇÝNDEKÝLER YAYIN YÖNETMENÝ Okan ÇANÇÝN Baþyazý............................................................................2 YAYIN KURULU Hakan AKDAÐ Hüseyin AYTAÇ Mustafa KIZMAZ Serkan ERÝKGENOÐLU Sevda ERGÝZ TMMOB Orman Mühendisleri Odasý 42nci Olaðan Genel Kurulu Tamamlandý ...........................4 YAYIN KOÞULLARI I. Ulusal Okaliptus Sempozyumu Gerçekleþtirildi............13 Dergimizde yayýnlanmasý istenen yazýlar bilgisayarda yazýlmalý, daha önce baþka bir yerde basýlýp, yayýnlanmamýþ olmalýdýr. Ýmzalý bir dilekçe ekinde kaðýda yazýlý olarak, ayrýca elektronik ortamda dergimizin yönetim yerine posta ile gönderilmelidir. Yazýlar 7 sayfayý (A4) geçmemelidir. 7 sayfayý aþan yazýlarýn birbirini izleyen sayýlarda yayýnlanabileceði düþünülerek bölümlere ayrýlmalýdýr. Fotoðraflar net ve temiz olmalý, slayt dýþýnda sayýsal gönderilecek fotoðraflarýn çözünürlüðü yüksek olmalýdýr. Yazýlarda Türkçe kelimeler kullanýlmalý ve Türkçe dil kurallarýna uyulmalýdýr. Yayýnlanacak yazý ve çevirilerdeki düþünsel ve teknik sorumluluk yazarýna ait olup, oda yönetimini ve Dergi Yayýn Kurulunu sorumlu tutmaz. Dergide yayýnlanan yazýlardan kaynak göstermek koþulu ile alýntý yapýlabilir. Dergiye gönderilen yazýlar yayýnlansýn ya da yayýnlanmasýn geri verilmez. Yazýlar Yayýn Kurulu tarafýndan incelenir. Yayýn Kurulu yayýnlanacak yazýlarda gerekli düzeltmeleri yapabilir ve uygun görülen yazýlarý yayýnlar. YÖNETÝM YERÝ Necatibey Cad. No: 16/13 06430 Sýhhiye / ANKARA Tel: 0.312 229 20 09 Belgegeçer: 0.312 229 86 33 E-posta: [email protected] www.ormuh.org.tr TMMOB Orman Mühendisleri Odasý Hesap No: T.C. Ziraat Bankasý Necatibey Þubesi: 132953 BASKI 4Renk Yayýn Tanýtým Matbacýlýk Ltd.Þti. K.Karabekir Cad. 85/7 Ýskitler / ANKARA Tel: 0.312 341 40 82 Fax: 341 40 82 ISSN: 1301 - 3572 2008 Yýlýnýn Ýlk Mesleki Geliþtirme Eðitimi Marmaris’te Gerçekleþtirildi ...........................................10 2008 Dünya Ormancýlýk Günü’nü Kendi Ormanýmýzda Kutladýk ..........................................17 Toros Sediri Ormanlarýmýzda Önemli Bir Zararlý: Sedir Kabuk Böceði (Orthotomicus tridentatus)..............19 Kuzey Amerika’da Orman Ürünlerinin Üretiminde Kullanýlan Üretim Makinalarý.........................24 Ormancýlýk Kurumlarý Að Sayfalarýna Ýliþkin Bir Ýnceleme ..................................29 Ormanlarýmýz, Ormancýlýðýmýz ve Enerji Ormancýlýðý .......35 Ýç Denetim Nedir? .........................................................38 Þeker Hastalýðý (Diyabet)................................................41 Adana Ýlinde 21 Mart Dünya Ormancýlýk Haftasý Çoþku ile Kutlandý ..........................................................43 Denizli Orman Bölge Müdürlüðüne Baðlý Çameli Orman Ýþletme Müdürlüðü Ormanlarý Bayan Müdiremize Emanet ............................................43 Ormancýlar Yeþil Gecede Eðlendi ....................................44 Çam Kese Böceði Projesi Ýle Birinci Oldular ....................44 Ý ER Ý MO B OR M MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 BAÞYAZI Saygýdeðer Meslektaþlarýmýz, buna zaman ayýrabilecek meslektaþlardan oluþan bir yapý kurmaktý. Makulü ve uzlaþmayý arayan insanlarýn yer aldýðý birliktelikte, marjinal tavýr ve dayatmalara prim verilmemeliydi. Birlik listesiyle bütünleþen herkese düþen yükümlülükler vardý. Genel Kurul günü (Cumartesi) saat 16:30 larda bir grup arkadaþýmýzýn genel kurulda daðýttýðý ve okuduðu bildiri kýsa zamanda hazýrlanacak bir bildiri deðildi ve süreçteki önyargýlarý gösteren önemli bir belgeydi. Odamýzýn 42nci Olaðan Genel Kurulunun ardýndan yeniden bizleri göreve layýk gördünüz. Gösterdiðiniz teveccühe teþekkür ediyoruz ve layýk olmaya çalýþacaðýz. Önceki iki dönem odamýz yönetim kurulunda görev alan ve unutulmayacak hizmetlere imza koyan arkadaþlarýmýzýn bir bölümü görevlerinin yoðunluðu nedeni ile bu dönem görev almamýþlardýr. Kendilerine hizmetlerinden dolayý sizler adýna þükranlarýmýzý sunuyoruz. Yönetim Kuruluna yeni katýlan arkadaþlarýmýzla ayný þevk ve azimle görevimize devam edeceðiz. Deðer verdiðimiz ve vermeye devam edeceðimiz bu arkadaþlarýmýz da; birliði arzulamayan marjinal tavýrlara, bizler gibi tavýr koyabilmeliydiler. Bizler, grubun deðil birliðin temsilcileri olarak huzura geldiðimizi bu nedenle teveccüh gördüðümüzü bir kez daha ifade etmek isteriz. Süreçlerin doðal mecraanda yaþanmasý en temel arzu ve gayretimizdir. Þubelerimizin ve Genel Merkezimizin kongrelerinde, katýlýmý ve heyecaný yüksek demokratik bir süreç yaþandý. Normal þartlarda iki listenin yarýþý halinde geçen seçimler, bazý þubelerde üç liste oldu. Ancak meslektaþlarýmýzýn bu süreçte gösterdiði olgunluk her türlü takdire þayandý ve mesleðimizin geleceði adýna umut vericiydi. Seçim süreciyle ilgili, bazý arkadaþlarýmýzýn yazýlý ve sözlü ifadelerle yürüttükleri kampanya, safiyane düþünen meslek camiamýzda, bilgi kirlenmelerine neden olmuþ ve hicap duymakla birlikte bizi yukarýdaki açýklamayý yapmaya sevk etmiþtir. Konjonktür gereði bazý insanlar veya idareciler kendilerinde güç ve yetki bulabilirler. Kendilerini yetkili ve güçlü hissettikleri dönemlerde, daha adaletli ve eþitlikçi davranabilmek onlarý yüceltir. Yetki ve gücün devlet, millet ve bütün adýna verildiði ve geçici olduðu unutulmamalýdýr. Toplum adýna, kamu adýna görev yapanlarýn duygusal ve yanlý davranmaya haklarý yoktur. Geçmiþten bu yana þikayet ettiðimiz bu hastalýklardan ve kýsýr döngüden kurtularak enerjimizi mesleðimize ve ülkemize hizmet için kullanmak zorundayýz. Seçimlerin ardýndan, þimdiye kadar olduðu gibi bundan sonra da, hiçbir ayrým gözetmeden meslektaþlarýmýza ve mesleðimize hizmet etmeye devam edeceðiz. Birlikte olmanýn mesleðimize ve meslektaþlarýmýza kazandýrdýklarýný geçen dönemlerde yaþayarak gördük. Genel Kurul sürecinde ise bizler, "Meslekte Birlik" listesi ile huzurlarýnýza çýktýk. Geçmiþte olduðu gibi. Hedefimiz; Mesleðimize ve meslektaþlarýmýza hizmet adýna makulü arayan, önyargýlarýný ve kendi kalýplarýný bu mecraya taþýmayan, hizmet üretebilecek ve 2 I TM OD AS 1 954 Saygýdeðer Meslektaþlarýmýz, arama ve iþletme ruhsatý verildiði, maden mevzuatýnýn ormanlar üzerinde büyük tahribatlar yarattýðý ve yaratmaya devam edeceði, mutlaka doðal dengeyi gözeten yeni bir düzenlemesini þart olduðu ittifakla genel kurulda gündem edildi. 42nci Olaðan Genel Kurulumuzda, ormansýzlaþma, iklim deðiþikliði, çölleþme gibi küresel sorunlarýn yanýnda kýrsal fakirlik, göç, bunlarýn ormanlar üzerindeki baskýlarý ve bunlarýn sonucu olarak 2B konularý konuþuldu. 2B’nin Anayasaya konulacak geçici madde ile çözülerek tasfiye edilmesinin gereði vurgulandý. Ancak Taslak Anayasa metninde çözümden çok uzaklaþýldýðý ve yeni orman tahribine yol açacak çok tehlikeli ve kabul edilemez bir düzenleme olduðu ittifakla vurgulandý. Önümüzdeki süreçte, 5531 Sayýlý yetki kanununun getirdiði yeni sistem çerçevesinde þubelerimizin mali ve idari yönden daha da güçlendirilmesi, hizmetlerin yerinden ve daha etkili verilmesi amacýyla genel kuruldan, yönetim kuruluna yetkiler alýndý kararlar çýkarýldý. Merkezleri Adapazarý, Amasya ve Erzurum olmak üzere üç yeni þube kuruldu. Anayasa Mahkemesinin Turizm Teþvik kanununun 8.nci maddesini tahsis edilen Orman alanlarýnda "Kamu yararý ve Zorunluluk" ilkesinin larç kullanýldýðý gerekçesiyle iptalinin ardýndan, yeniden düzenlenerek Meclise taþýnmasý basýnýn ve kamuoyunun gündemine oturdu. Yeni düzenlemenin; Turizm merkezlerinde tahsis edilen orman alanlarýnýn, il orman alanýnýn %1 ini geçmeme gibi çok büyük alan tahsisine imkan saðlama, Kamu Ýhale mevzuatý dýþýnda kalma gibi çok ciddi handikaplarýnýn olduðu, uygulamada "Kamu Yararý ve Zorunluluk" ilkesine uyulmadýðý, ayrýca Turizm Teþvik Kanununun ek 4.ncü maddesinin, Turizm merkezleri dýþýnda da orman alanlarýnýn tahsisine izin verdiði ve özellikle bunun suistimallere neden olduðu vurgulandý. Geçen dönemlerde yapýlan mücadelelerle çýkarýlan mevzuatlarýn, elde edilen yetkilerin uygulanmasý için önümüzde çetin bir yol var. Daha önce, bizim yapacaðýmýz ormancýlýk hizmetlerini piyasada yapan bazý meslek disiplinleri, Ormancýlarýn gözünü açmasýndan, yetki yasasýna kavuþmasýndan ve mesleðini icra etmesinden son derece rahatsýzlar. Bu meslek disiplinlerinin ve TMMOB’nin 5531 Sayýlý yetki yasamýzýn uygulama yönetmeliklerine açtýklarý davalar var. Bu konuda usul yönünden ufak tefek sýkýntýlar yaþansa da endiþeye gerek yoktur. Yetki yasamýzdan aldýðýmýz güçle, yetkilerimize, geleceðimize ve mesleðimizin geleceðine sahip çýkalým. Yine Maden Kanununda, özellikle 5177 Sayýlý Kanunla yapýlan deðiþikliklerle her þeyin maden kapsamýna alýndýðý ve her yerde maden Saygýlarýmýzla. YÖNETÝM KURULU 3 Ý ER Ý MO B OR M MÜHEND SL AN M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 TMMOB ORMAN MÜHENDÝSLERÝ ODASI 42nci OLAÐAN GENEL KURULU TAMAMLANDI Divan Baþkaný Abdurrahman Saðkaya'nýn "..:ormanlarýn sosyal ve fonksiyonel deðerlerinin odun deðerinden bin kat daha fazla olduðunu, bu deðerlendirmenin henüz yapýlmadýðýný, ormanlarý sadece aðaç ve odundan ibaret görmenin yanlýþ olduðunu…" belirten konuþmasýndan sonra gündem gereði; Odamýz Genel Merkezi tarafýndan yaptýrýlan orman mühendisliði tanýtým filmi izlendi. 41nci Dönem Odamýz Genel Baþkaný Ali Küçükaydýn yaptýðý açýlýþ konuþmasýnda anahatlarýyla; "…kýrsal kalkýnmaya gereken önemin verilmediði, köyden þehre yoðun göçün devam ettiði bunun sonucunda oluþan varoþlarýn çarpýk þehirleþmeye neden olduðu, 2B ile çýkarma iþlemlerinde 1981 yýlýnýn milat kabul edilmesi gerektiðini ve Anayasa'ya konulacak geçici madde ile 2B nin tavsiye edilerek gündemden çýkarýlmasýna, turizm, maden arama ve diðer konularda verilecek izinlerle ilgili yasalarýn ormanlarýmýzý tehlikeye sokacak, çevre felaketlerine yol açacak þekilde düzenlenmemesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi" konularýna deðinmiþtir. Çevre ve Orman Bakaný Prof. Dr. Veysel Eroðlu, CHP Genel Baþkaný Deniz Baykal, DSP Genel Baþkaný Zeki Sezer, ANAP Genel Baþkaný Erkan Mumcu, DP Genel Baþkaný Süleyman Soylu, MHP Milletvekilleri, Metin Çobanoðlu, Mehmet Þandýr, AKP Milletvekili Nuri Uslu, ORKÖY Genel Müdürü Hüseyin Karaosmanoðlu, Orman Fakültesi Dekanlarý; Prof. Dr. Orhan Eldaþ, Prof. Dr. Cantürk Gümüþ'ten gelen telgraflarýn okunmasýndan sonra Genel Kurula katýlan konuklarýn konuþmalarýna geçilmiþtir. Yasin Bozkurt; “... Ormancýlýðýn ellili yýllarda hali neyse, ne yazýk ki sýkýntýlarý bugün de ayný. Biz ormancýlar her zaman yalnýz kalmýþýzdýr. Toplumun bizi TMMOB Orman Mühendisleri Odasý 42nci Olaðan Genel Kurulu 5 Nisan 2008 cumartesi günü, Þubelerimizin tamamýndan katýlan delegelerle Ankara'da gerçekleþtirildi. Saygý duruþu ve istiklal marþýmýzýn söylenmesinin ardýndan; Genel Kurulun Divan Baþkanlýðýna Abdurrahman Saðkaya, Baþkan Yardýmcýlýðýna Mevlüt Düzgün, Katipliklere Sami Yýlmaz ve Süleyman Cevahir oybirliði ile seçilmiþlerdir. 4 I M TM OD AS 1 954 anlamadýðý, siyasetçinin ise bizi hiç anlamadýðý bir noktadayýz hala. Eski oda baþkanýmýz Þükrü Abbasoðlu ile birlikte görev yaptýðým yýllarda yakaladýðýmýz kaçakçýnýn emvailini bir yýl sonra af edilip üstüne birde teskeresini kesip alýp götürüp satmasý için verdiðimizi biliyorum. Þimdi halinize þükredin diyeceðim ama ne yazýk ki dilim varmýyor. Þunu özellikle vurgulamak istiyorum, geçtiðimiz günlerde meslek yasamýzýn çýkarýlmasý için verilen çabada ben; Ýyigün Polat ile Cemal Akýn’ýn omuz omuza verip çalýþtýðýný gördüm. Bunun ne demek olduðunu anlamak için eski günleri yaþamak gerekirdi...” Özeleþtiri konusunda eksik olduðumuzu belirterek söze baþlayan Nevzat Ceylan; "…ormanlarýn sadece aðaçlardan oluþmadýðýný, ne yazýk ki dünya da en az korunan orman alanlarýnýn ülkemizde olduðunu, 2B ile orman rejimi dýþýna çýkarýlan orman alanlarýnýn her Anayasa deðiþikliði akabinde artarak devam ettiðin…" ifade etmiþtir. Mustafa Yumurtacý; “... Seksen üç yýllýk bir geçmiþi olan Türkiye Ormancýlar Derneði Baþkaný olarak sizleri selamlamaktan onur duyuyorum. Toplantýmýzýn yapýldýðý bu salonda þurada bir yazý var, EN BÜYÜK GÜÇ, ÖRGÜTLÜ GÜÇTÜR diyor. Biz yýllardýr meslek kamuoyundaki birliktelik için mücadele veriyoruz. Siyasi düþüncesi ne olursa olsun meslek adýna arkadaþlarýmýzýn birlikte mücadele etmesi için doksanlý yýllardan bu yana bunun için uðraþ veriyoruz. Ama ne yazýk ki zaman zaman bunu baþaramadýðýmýzý hissettik. Geçtiðimiz ay ormancýlýk eðitimimizin 150nci yýlý anýsýna düzenlediðimiz kongremizde meslek büyüklerimizi, meslektaþlarýmýzý maalesef aramýzda görememenin üzüntüsünü yaþadýk...” Daha sonra söz alan Osman Kahveci; "…kamu kuruluþlarý arasýnda tüzel kiþiliðini koruyabilen teþkilatlardan birinin genel müdürü olarak, devletin ormanlarýný devlete karþý koruduðunu, orman mühendisinin diðer mühendislerden farkýnýn yenilenebilir doðal kaynaklarýný yönetmek 5 Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 olduðunu, teknolojik geliþmelere hýzla ayak uydurulduðunu, odunculuktan ekosistem tabanlý ormancýlýða geçildiðini ormanlýk alanlarda ve ormanlarýn artýmýnda azalma deðil aksine artýþ olduðunu… " ifade etmiþtir. Kongreye davetiyesinin eline ulaþamamasý konusundaki sitemiyle söze baþlayan Ýyigün Polat; “... ortak aklýn yolunda, ortak hakkýn yolunda dayanýþma içinde bundan böyle yine birlikte olacaðýz. Ekosistem sýnýr tanýmaz, insan ekosistemin parçasýysa, aklý ve bilinciyle kavradýðý dünyadýr...” diyerek sözlerin tamamladý. Ahmet Demirci ise, "…Orman Mühendisleri Odasý ile Türk Tarým Orman Sen. olarak birlikte fazla mesai ve yetki kanunu çalýþmalarýnda örnek dayanýþma göstererek birlikte hareket ettiklerini…" söylemiþtir. Günay Kaya yaptýðý konuþmada, "…TOÇ BÝR SEN olarak varlýk sebeplerinin orman çalýþanlarýnýn sosyoekonomik durumlarýnýn iyileþtirmek olduðunu…" söylemiþtir. Genel Kurul Konuklarýndan, Þükrü Durmuþ ise "…ülkemiz küresel emperyalizmin kýskacýnda, Türkiye ormanlarýnýn bugüne taþýnmasýnda orman mühendislerinin çok büyük emeðinin olduðunu ORKAM SEN olarak her zaman dile getirmekteyiz…" demiþtir. Kongreye gelirken, þubemiz sýnýrlarý içindeki meslektaþlarýmýzý ziyaret ettik ve kongreye iletmelerini istedikleri sorunlarýný sizlere aktarmak istiyorum diyerek sözlerine baþlayan Ege Þube Baþkaný Kenan Öztan; “... çalýþmalarýnýn yarýsýndan fazlasýný açýk arazi ve zor iklim koþullarýnda gerçekleþtiren meslektaþlarýmýzýn özlük haklarý bakýmýndan emsal disiplinde çalýþanlardan çok geride olduklarýný. Yýllýk izinlerini bugün Türkiye’de orman mühendislerinden baþka kullanmayan meslek disiplini olmadýðýný, iþ yoðunluklarýnýn geliþen teknolojik imkanlara raðmen azalacaðý yerde arttýðýný...” bu sýralamayý devam ederek sözlerini sürdüren Öztan, daha sonra yeni yönetime sunulmak üzere bu dilekleri Divan Baþkanýna vererek sözlerini tamamladý. Marmara Þubesi Baþkaný Dr. Uçkun Geray; “... mecliste 6 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 geçirilmeye çalýþýlan Turizmi Teþvik Yasasýnýn ormanlarýmýza vereceði zararýn en az maden yasasýndaki kadar olacaðý üzerinde durarak anayasa içindeki ormanlarýn iþletilmesi kelimesinin benden önceki arkadaþlar tehlikesi üzerine konuþtular. Eðer Devlet Ormanlarý Devlet tarafýndan yönetilir, iþletilir, iþlettirilir þeklinde üçüncül kelime böyle terim olarak girerse bu fonksiyonu itibariyle özelleþtirme, ama bu fonksiyonu itibariyle ayný zamanda yabancýlaþtýrma söz konusudur. Türkiye’de özelleþtirme kelimesinin devamýný mutlaka konuþmamýz gerekecektir. Yani yabancýlaþtýrma...” Konuþmalarýn ardýndan oluþturulan komisyonlarýn çalýþmalarý sonunda; Orman Mühendisleri Odasý Ana Yönetmeliðinde yapýlacak deðiþiklik ile odamýzýn yeni þubelerinin kurulmasý teklifleri ve tamamý aþaðýda yer alan sonuç bildirgesi Genel Kurulun oy'una sunularak kabul edilmiþtir. 41nci Dönem Çalýþma Raporu, Mali Rapor ve Denetleme Kurulu Raporlarý okunarak ibra edilmek üzere Genel Kurulun oy'larýna sunulmuþ ve 41nci Dönem Yönetim ve Denetim Kurullarý ibra edilmiþtir. Dilek ve temenni konuþmalarýnýn ardýndan Genel Kurul sona ermiþtir. 6 Nisan 2008 Pazar günü yapýlan seçimler sonunda; TMMOB ORMAN MÜHENDÝSLERÝ ODASI 42. DÖNEM GENEL MERKEZ ORGANLARI YÖNETÝM KURULU 1 2 3 4 5 6 7 ASÝL Ali KÜÇÜKAYDIN Muhammet SAÇMA Zeki KAMACI Ýsmail Hakký BARI Cemal SUNAR Ergün ÇETÝN Osman TURUNÇ 1 2 3 4 5 6 7 YEDEK Mithat KOÇ Ýsmail Cengiz METÝN Faruk BAYRAKTAROÐLU Erdoðan ÖZEVREN Kubilay AKDENÝZ Erol AYDOÐDU Fami EZER DENETLEME KURULU ASÝL 1 2 3 YEDEK Kemal KARA H. Avni ÇATAL Ýsmet ASLAN 1 2 3 Tamer ERTÜRK Adnan GÜLLER Orhan YAZICI ONUR KURULU ASÝL 1 2 3 4 5 Tarhan ZIK Eþref GÝRGÝN Gürzap YILMAZ Ýsmet ÞEN Hanifi AVCI 1 2 3 4 5 YEDEK Muhammet BAYBURTLU Ziyaeddin AKKOYUNLU Ahmet KAYA Mehmet PEKER Necmettin ÇINGIL TMMOB YÖNETÝM KURULU 1 2 3 Mehmet DENÝZ Ersu KALFA Cezmi KELEÞ 1 TMMOB YÜKSEK ONUR KURULU Süleyman Iþýk DERÝLGEN 1 7 TMMOB DENETLEME KURULU Selami CÝLAN M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 TMMOB ORMAN MÜHENDÝSLERÝ ODASI 42 NCÝ OLAGAN GENEL KURUL SONUÇ BÝLDÝRÝSÝ TMMOB Orman Mühendisleri Odasýnýn 5 Nisan 2008 tarihinde yapýlan 42'nci Olaðan Genel Kurulu sonucunda aþaðýda belirtilen hususlarýn kamuoyuna özelikle duyurulmasý kararlaþtýrýlmýþtýr. Hakkýnda Kanun"un uygulanmasýnda da yeni Oda yönetiminin hukuki ve idari platformlarda ayný anlayýþla mesleki dayanýþmayý sürdürmesi, 4) Anayasa Mahkemesi kararýyla iptal edilen 2634 sayýlý Turizmi Teþvik Kanununun 8'nci maddesinin yerine konmak üzere hazýrlanan tasarýda, ormanlarýn ekosistem yaklaþýmýyla yönetiminde öne çýkan fonksiyonel deðerleri dikkate alýnarak yeni düzenlemenin yapýlmasý ve üstün kamu yararýný ve zorunluluðu gösteren ölçütleri dikkate alan yeni düzenlemelerin gerçekleþtirilmesi, 1) Kamuoyunun gündeminde olup, henüz resmi olarak açýklanmayan yeni Anayasa hazýrlýk çalýþmasý belgesinin ormanla ilgili 131 nci maddesinde; a) Orman alanlarýnýn vasýf kaybý nedeniyle orman rejimi dýþýna çýkarýlmasýna iliþkin 1982 Anayasa'sýyla getirilen 31/12/1981 tarihinin deðiþtirilmemesi ve bu tarihin milat olarak kabul edilmesi gerekirken bunun dikkate alýnmadýðý, 5) 5177 Sayýlý Kanunla Deðiþik, 3213 Sayýlý Maden Kanunu'na göre, ayýrým gözetilmeden tüm madenlerin çýkarýlmasýnýn ormanlarý tahrip etmekte olduðu, bu nedenle, ormanlarýn fonksiyonel deðerleri göz önünde tutularak, stratejik önemi haiz madenler hariç, maden arama ve çýkartmada üstün kamu yararýnýn ve zorunluluðun bulunduðunu ifade eden ölçütleri ve diðer gerekleri devreye sokan düzenlemeleri içeren maden kanununda deðiþikliklerin yapýlmasý, b) Orman alanlarýnýn, vasýf kaybý nedeniyle orman rejimi dýþýna çýkarýlmalarýnýn "baþka alanlara dönüþtürülmesinde kesin yarar olduðu" ifadesiyle geniþletilerek orman dýþýna çýkarýlmalarý adeta olaðan hale getiren düzenleme ile 23 Temmuz 2007 tarihine çekilen düzenlemenin kabul edilemeyeceði, c) Devlet ormanlarýnýn Devletin gözetim ve denetiminde olduðu ve devlet tarafýndan iþletileceði hükmünün, yeni çalýþmada "iþlettirilir" þeklinde yer almasýnýn kabul edilemeyeceði, 6) Sürdürülebilir kalkýnmanýn temeli olan topraðýn ve karasal ekosistemlerin korunmasý, su üretiminin ve daðýtýmýnýn düzenlenmesi temeline dayalý olarak, zaman, kaynak, emek ve bilgi birikimi israfýný önleyecek, koordinasyon içinde bir çalýþmayý, eþ zamanlý ve eþ mekanlý olarak uygulamaya yönelik kurallar içerecek "Havza Planlamasý ve Yönetimi Temel Kanunu"un çýkarýlmasý, d) Henüz resmi olarak açýklanmamýþ bulunan Yeni Anayasa Taslaðýnda orman köylülerinin kalkýndýrýlmasýna dönük bir düzenlemenin yer almamasýnýn kabul edilemeyeceði, 2) Kamuoyunda 2B olarak nitelendirilen, 6831 sayýlý Orman Kanununun 2'nci madde uygulamasýyla hazine adýna orman rejimi dýþýna çýkarýlan alanlarýn deðerlendirilerek, bir daha yeni 2B alanlarýnýn oluþmamasý için Anayasa'da ve yasalarda eþ zamanlý düzenlemelerin yapýlmasý, 7) Çevre ve Orman Bakanlýðýnda çalýþan ve ek tazminat ödemelerinden mahrum olan teknik personele, benzer diðer kamu kurumlarý ile eþit ödeme düzeyde ödemeyi hayata geçirecek mevzuat düzenlemelerinin acilen yapýlmasý, 3) Orman Mühendisleri Odasý'nýn koordinasyonunda, tüm meslek kamuoyunun destekleri ile Odanýn 40'ncý ve 41'nci dönemlerinde kanunlaþtýrýlan, "5531 sayýlý Orman Mühendisliði, Orman Endüstri Mühendisliði ve Aðaç Ýþleri Endüstri Mühendisliði Kamuoyuna saygýyla duyurulur. (07 Nisan 2008) TMMOB ORMAN MÜHENDÝSLERÝ ODASI 42nci GENEL KURULU 8 I M TM OD AS 1 954 ÞUBELERÝMÝZ 42nci DÖNEM YÖNETÝM KURULLARI 9 Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN Ý ER Ý MO B OR M MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 2008 YILININ ÝLK MESLEKÝ GELÝÞTÝRME EÐÝTÝMÝ MARMARÝS'TE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Odamýzca 14-22 Nisan 2008 tarihleri arasýnda Muðla'nýn Marmaris Ýlçesinde Üyelerimize yönelik bu yýlýn ilk Mesleki Geliþtirme Eðitimi düzenlendi. Eðitim Programýnýn 14 Nisan Pazartesi günkü açýlýþýna Odamýz Genel Baþkaný Ali KÜÇÜKAYDIN, Emekli Orman Bakanlýðý Müsteþarý Nevþat ÖZER, Emekli Orman Bölge Müdürlerimizden Aytekin GÜNGÖRSÜN, Muðla Orman Bölge Müdürü Ýbrahim AYDIN, Muðla Ýl Çevre ve Orman Müdürü Behlül ÞENYÜREK, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyelerinden; Muhammet SAÇMA, Zeki KAMACI, Osman TURUNÇ, Orman Mühendisleri Odasý Denizli Þube Baþkaný Mustafa KALLÝMCÝ, Marmaris Orman 10 I M TM OD AS 1 954 Ýþletme Müdürü Enver DEMÝRCÝ, emekli ve genç meslektaþlarýmýzýn katýldýðý seminerin açýlýþýna Muðla ve Marmaris'in görsel ve yazýlý basýný da ilgi gösterdi. Seminerin açýlýþýnda düzenlenen toplantýda; Muðla Ýl Çevre ve Orman Müdürü Behlül ÞENYÜREK "Orman Mühendislerinin çevre ve doða ile ilgili alanlarda önemli avantajlara sahip olduðunu, orman mühendislerinin ormancýlýk dýþýndaki konulara da yeterli ilgiyi duymasý gerektiðini, bu baðlamda kendisine düþen konularda iþbirliði yapmaya hazýr olduklarýný" belirti. Muðla Orman Bölge Müdürü Ýbrahim AYDIN ise, "ormancýlýk mesleðinin kýsa sürede çok geliþme gösterdiðini, daha teknik ve ekonomik ormancýlýk faaliyetlerinin gerçekleþtirilebilmesi için serbest çalýþan orman m ü h e n d i s l e r i n d e n h i z m e t a l m a y a h az ý r o l d u k l a r ý n ý , ormancýlýk özel sektörünün kurumsallaþmasý için üzerlerine düþen katkýyý saðlayacaklarýný" belirtti. Daha sonra söz alan Emekli Müsteþarýmýz Nevþat ÖZER ormancýlýk faaliyetlerinin önemine deðinerek "artýk globalleþen dünyada her iþin devlet eliyle yapýlmasýnýn zorlaþtýðýný bu anlamda ormancýlýk özel sektörünün önem kazandýðýný, özel sektörle kamu kurumlarýnýn bu konuda iþbirliði içinde olmalarý gerektiðini" vurguladý. Orman Mühendisleri Odasý Genel Baþkaný Ali KÜÇÜKAYDIN da yaptýðý konuþmada "Ormancýlýk özel sektörünün son yýllarda her geçen gün daha da geliþtiðini, özellikle 5531 Sayýlý Meslek yetki yasasýnýn çýkmasý 11 Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 ile ivme kazandýðýný, önümüzdeki yýllarda ormancýlýk özel sektörünün kurumsallaþacaðýný, ormancýlýk faaliyet alanlarýnýn çeþitlendiðini, bu alanlarýn meslektaþlarýmýzla yeterince doldurulmasý durumunda orman mühendisliðinin en fazla itibar gören ilk üç meslek grubuna gireceðini” belirtti. Mesleki Geliþtirme Eðitimi üç bölüm halinde gerçekleþtirildi. Ýlk bölümde Aðaçlandýrma Erozyon Kontrolu, Mera Islahý, Fidanlýk, Etüd-Proje ve Mühendislik Hizmetleri konularýnda eðitim verildi. Eðitimler nazari ve uygulamalý olarak gerçekleþtirildi. Ýlk bölümdeki eðitime, 88 orman mühendisi katýldý. Ýkinci bölümde 6831 Sayýlý Orman Kanunu'nun 16,17, 18 .inci ve 115 inci maddeleri uyarýnca dosya düzenleme ve rapor hazýrlama konularý iþlendi. Bu eðitime 82 orman mühendisi katýldý. Üçüncü olarak düzenlenen eðitimde, Orman Yollarý Etüd-Planlama, Aplikasyonu ve Bakýmý konularý iþlendi. Eðitime 83 orman mühendisi katýldý. Ormancýlýðýmýzda yeni bir dönemin baþladýðýna inandýðýmýz þu günlerde, bugüne kadar sadece kamu tarafýndan yapýlan ormancýlýk çalýþmalarýnýn hizmet alýmý ve yapýmý yoluyla özel ormancýlýk bürolarý tarafýndan yapýlmasýna baþlanmasý, eðitime katýlan meslektaþlarýmýzýn ilgi ve heyecanlarýnda kendini gösteriyordu. Yapýlan dokuz günlük eðitimde ülkemizin dört bir yanýndan gelen giriþimci orman mühendisleri, yaþadýk- 12 I M TM OD AS 1 954 larý deneyimleri ve üzerinde çalýþtýklarý projeleri birbirleriyle paylaþarak çok farklý deneyimler kazanmýþ oldular. Eski arkadaþlýklarýn, dostluklarýn ve anýlarýn tazelendiði, yeni arkadaþlýklarýn ve ortaklýklarýn kurulduðu eðitimin sonunda genç orman mühendislerinin sertifikalarý kendilerine verildi. Bu eðitimin meslektaþlarýmýza, mesleðimize ve ülkemize hayýrlý olmasýný diler, yeni birlikteliklerde buluþmayý temenni ederiz. 13 Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 I. ULUSAL OKALÝPTUS SEMPOZYUMU GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Kahramanmaraþ Sütçü Ýmam Üniversitesi (KSÜ) Orman Fakültesi ile Doðu Akdeniz Ormancýlýk Araþtýrma Müdürlüðü tarafýndan düzenlenen "1. Ulusal Okaliptüs Sempozyumu" Mersin'in Tarsus ilçesinde 15-17 Nisan 2008 tarihlerinde yapýldý. Doðu Akdeniz Ormancýlýk Araþtýrma Müdürlüðü toplantý salonunda yapýlan sempozyumun ilk gününe Mersin Vali Yardýmcýsý, Tarsus Belediye Baþkan Vekili, KSÜ Orman Fakültesi Dekaný, Mersin VE Adana Orman Bölge Müdürleri, Almanya Göttingen Üniversitesi'nden ve Venezuela Merida Üniversitesi'nden öðretim üyelerinin yanýnda Ülkemizden sayýda bilim adamý ve meslektaþýmýz katýldý. Sempozyumun açýlýþ konuþmasýnda KSÜ Orman Fakültesi Dekaný Prof.Dr. Orhan Erdaþ özetle "Amaçlarýnýn, önemli bir geçmiþe sahip aðaç türünün gerek biyolojik ve ekolojik özelliklerini gerekse endüstriyel alanda önemini ortaya koymak, sanayi- cilere deðerlendirme imkanlarý açmak, bilim üreterek literatüre yeni bilgiler sunmak olduðunu, Okaliptüsün, endüstriyel orman aðaçlandýrmalarý yoluyla tarým alanlarýnda yetiþtirilmeye de aday olduðunu, ülkemizdeki odun hammaddesi açýðýnýn kapatýlmasýnda düþünülmesi gereken türlerin içinde yer aldýðýný" söylemiþtir. Erdaþ sözlerini "bu iþleviyle doðal ormanlarýmýzýn korunmasý ve doðaya yakýn iþletilmesi olanaklarýna en etkin katkýyý yapabilecek konumdadýr. Okaliptüs ekosistemleri ülkemizde biyolojik çeþitlilik, odun ve odun dýþý orman ürünleri üretimi, koruma ve estetik iþlevleriyle ülkemizin ayrýcalýklý doða parçalarýný oluþturmaktadýr. Bunlarýn yanýnda özellikle yakýn gelecekte okaliptüs ormanlarýnda su ekonomisinin özellikle incelenmesi, küresel ýsýnma açýsýndan su kaynaklarýnýn korunmasý bakýmýndan önemli görülmektedir." diyerek tamamlamýþtýr. 14 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 Sempozyumun açýlýþ konuþmalarý sýrasýnda söz alan Odamýz Genel Baþkaný Ali Küçükaydýn yaptýðý konuþmada; "1939 yýlýnda genç Cumhuriyetimizin kalkýnma hamlesinin koþar adýmlarla devam ettiði dönemlerde, sýtma hastalýðýnýn da kaynaðý olan Karabucak bataklýðýnýn kurutulmasý ve Zonguldak Taþkömürü Ocaklarýnýn maden direði ihtiyacýnýn karþýlanmasý amacýyla, içerisinde bulunduðumuz yaklaþýk 850 hektar büyüklüðündeki modern okaliptüs ormanlarý tesis edilmiþtir. Pekçok ülkeye model olduðu gibi, ülkemiz ormancýlýðýna da model olmuþ olan Alman Ormancýlarýnýn bile cesaret edemediði bu modern ormaný, Türk Ormancýsýnýn vücuda getirmesinden dolayý Orman Mühendisleri Odasý Genel Baþkaný olarak gururlandýðýmý ve Türk ormancýsýnýn neler yapabileceðinin bir kez daha ispatlandýðýný öncelikle belirtmek istiyorum. Bu vesileyle, saðlýðýndan bile fedakarlýkta bulunarak ülkemizde modern anlamda endüstriyel aðaçlandýrmanýn ilk uygulamasýný yapan ve bu sahalarýn ülke ekonomisine kazanýmýný saðlayan Fehmi GÜRESÝN'i rahmetle anýyorum. Nüfus artýþýyla birlikte dünyada ve buna paralel olarak ülkemizde de odun hammaddesine duyulan ihtiyaç artmaktadýr. Tüketim miktarý kadar üretim yapýlmamasý sonucunda dünya orman alanlarýnýn her yýl 9,4 milyon hektar azaldýðý FAO'nun 2000 yýlý verilerinde belirtilmektedir. 15 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 Ülkemizde orman ürünleri iþleyen tesislerin hammadde iþleme kapasiteleri 25 milyon m³'e ulaþmýþtýr. Bu kapasitenin halen % 55'i kullanýlabilir durumdadýr. Orman ürünleri sanayiinde son yýllarda yaþanan hýzlý deðiþim ve geliþmelere baðlý olarak endüstriyel odun ihtiyacýnýn 13-14 Milyon m³ seviyesine ulaþmasýyla talebin ancak % 85'lik bölümü ülke içinden karþýlanabilmekte, kalan arz açýðý ithalat ile kapatýlmaktadýr. Sanayinin bu dinamik yapýsý karþýsýnda mevcut arz kaynaklarý yetersiz kalmakta, doðal ormanlarýmýz üzerinde yoðun baskýlar meydana gelmektedir. Bu nedenle, yurdumuzda hýzlý geliþen türlerle (yýllýk artýmý hektarda 10-12m³ olan türler) yapýlacak endüstriyel plantasyonlarýn önemi ortaya çýkmaktadýr. Ülkemizde yaklaþýk olarak 200,000 hektar kavak ve diðer hýzlý geliþen türlerden oluþan özel plantasyon sahalarý bulunmaktadýr. Araþtýrma Müdürlüklerimizin yapmýþ olduklarý çalýþmalarda Okaliptüs ile kaplý olan alanýn 20.000 hektarýn üzerinde, potansiyel okaliptüs alanlarýnýn ise 150.000 hektar civarýnda olduðundan bahsedilmektedir. Potansiyel okaliptüs sahalarýmýzýn büyük bir kýsmýnýn sahipli araziler olmasý nedeniyle gerçek ve tüzel kiþilikler okaliptüs üretimi için teþvik edilmelidir. Bunun için; • Hýzlý geliþen türlerle yapýlacak özel aðaçlandýrma çalýþmalarý için Maliye Bakanlýðý'nýn, 1.ve 4. sýnýf arasýndaki tarým arazilerini bile tahsis ettiði, gerek hazine arazilerinde gerekse sahipli arazilerdeki özel aðaçlandýrma çalýþmalarýnda alt tür olarak tarým yapýlabileceði gerçek ve tüzel kiþiliklere izah edilmelidir, • Özellikle Çukurova Bölgesindeki çiftçilere, binlerce yýldýr yoðun kullaným nedeniyle yorulan ve ve- rimi düþen arazilerinde okaliptüs özel aðaçlandýrmasý yapmalarý, en azýndan tarlalarýnýn kenarýna okaliptüs dikerek, bolca yaprak üretimi yapan okaliptüs aðaçlarý ile organik madde akýþýnýn saðlanabileceði ve bu þekilde topraðýn verimliliðinin arttýrýlabileceði anlatýlmalýdýr, • Okaliptüsün istihsal artýklarý (süceyrat odunu) ve köklerinden bile yüksek ýsýtma özelliði olan kükürt içermeyen ve dumansýz yanmasý nedeniyle tercih edilen odun kömürü üretilebileceði özel sektöre anlatýlmalý, • Yörelere uygun okaliptüs orijinleri tesbit edilerek okaliptüs plantasyonlarýnda % 70'lere kadar artým yapabilen klonal fidanlar kullanýlmalýdýr. Bunun için Doðu Akdeniz Ormancýlýk Araþtýrma Müdürlüðü ve Karabucak Fidanlýðýnda yeterli klon bankasý kurularak cam seralarda kitlesel üretime geçilmelidir, • Okaliptüs odununun oldukça beðenilen, kendine özgü, koku, renk ve deseni mevcuttur. Bu özellikleri nedeniyle iç mekan ürünleri (doðrama, parke ve masif) olarak kullanýmý saðlanmalýdýr. Bunun için, kurutma zorluðunun ve kuruma esnasýnda meydana gelen þekil bozukluðu problemlerinin mutlaka giderilmesi gerekmektedir, • Dünyada aðýrlýklý olarak kaðýt hamuru, mobilya ve parke yapýmýnda kullanýlan okaliptüs odunu, ülkemizde daha çok ambalaj sanayiinde (sebze sandýðý-palet yapýmý) ve yakacak odun olarak kullanýlmaktadýr Okaliptüs selülozundan çok yüksek kalitede beyaz kaðýt üretildiði bilinmektedir. Bu nedenle; kaðýt hamuru ithalatýnýn önüne geçilerek ülkemizde de diðer ülkelerde olduðu gibi okaliptüsün kaðýt sanayinde kullanýlmasýna çaba gösterilmeli ve bunun için gerekli olan bütün tedbirler alýnmalýdýr.” 16 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 2008 DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ'NÜ KENDÝ ORMANIMIZDA KUTLADIK Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Doðanköy sýnýrlarýnda kalan 515 dekarlýk bozuk orman alaný için yaptýðýmýz "Özel Aðaçlandýrma Projesi"nin Çevre ve Orman Bakanlýðýnca kabul edilerek aðaçlandýrýlmak üzere 49 yýllýðýna Oda'mýza tahsis edilmiþ olduðunu daha önce sizlere duyurmuþtuk. Nisan 2007'de teslim alýnan sahada, Temmuz ayý sonu itibariyle diri örtü temizliði ve toprak iþleme çalýþmalarý bitirilmiþ, sahanýn ihata iþlemleri de tamamlanarak, fidan dikimine hazýr hale getirilmiþ ve Kasým/Aralýk döneminde fidan dikimi yapýlmýþtýr. Aðaçlandýrma ve Erozyon Kontrol Genel Müdürlüðünden toplam 88.000 YTL. Kredi saðlanarak baþlatýlan Özel Aðaçlandýrma Projemiz kapsamýnda; 7.200 Adet Fýstýkçamý, 3.000 Adet Badem, 1.100 Adet Diþbudak ve 1.100 Adet Akçaaðaç olmak üzere toplam 12.400 Adet fidan dikilmiþtir. Aðaçlandýrma sahamýzýn Kent yerleþim birimleri arasýnda kalmasý nedeniyle saðladýðý avantajý iyi kullanýlmak suretiyle Proje, Bursa kamuoyuyla da paylaþýlmýþ, Akademik Odalar ve bazý kuruluþlardan yaklaþýk 73.058 YTL katký ve destek saðlanmýþtýr. Parasal katký saðlayan aþaðýdaki Oda, Kuruluþ ve Kiþiler adýna birer parselde "Hatýra Ormaný" tesis edilmiþ ve levhalarý dikilmiþtir. KATKI SAÐLAYANLAR AK ENERJÝ Elektrik Üretim AÞ. ERMETAL Þirketler Grubu Çalýþanlarý Bursa Serbest Muhasebeci ve Mali Müþavirler Odasý Mimarlar Odasý Bursa Þube Baþkanlýðý LÝZOR Ýnþ. San. ve Tic. AÞ. KARATAÞ Hazýr Beton Madencilik Tic. Ltd. Þti ÖZTÝMUR Müt. Ýnþ. Madencilik Ltd. Þti. ANIT Asfalt AÞ. Hayriye ASLAN Bu þekilde yaklaþýk 5 Ha.lýk sahanýn hatýra ormaný olarak ayrýlmasý, Projemize hem kaynak saðlamýþ, hem de kamuoyu tarafýndan desteklenen ilk ve örnek bir özel aðaçlandýrma projesi olma vasfýný kazandýrmýþtýr. Bu Projenin diðer bir özelliði de, biz Orman Mühendislerinin; bu güne kadar yaptýðýmýz çalýþmalara farklý bir boyut getirerek, ilk kez kendi adýmýzý vereceðimiz bir orman kuruyor olmamýzdýr. Bu Proje ile, bir yandan Bursa kentine kendi adýmýzla anýlacak deðerli bir yeþil alan kazandýrmýþ olurken, diðer yandan, önümüzdeki yýllarda çam fýstýðý ve badem üretimi ile Oda'mýz önemli bir gelir kaynaðýna kavuþmuþ olacaktýr. Aðaçlandýrma sahamýz; önümüzdeki yýllarda kent içinde yoðun yerleþim alanlarýnýn arasýnda yer alan bir orman olacaktýr. Bu nedenle, özel aðaçlandýrma 17 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 sahamýzda, kent insanýnýn rekreasyon ihtiyaçlarýný karþýlamak ve sosyal ormancýlýðýn en güzel örneklerini de sergilemek mümkün olacaktýr. Bu proje ile; 5 milyon nüfusa ulaþmasý beklenen Bursa kentinin, küresel ýsýnmaya meydan okurcasýna soluklanacaðý bir orman kurarak, Bursa'nýn geleceðine önemli bir yatýrým yaptýðýmýza inanýyoruz. Günümüzde; bilinçsiz kullaným, yanlýþ uygulamalar, çevresel deðerleri dikkate almayan çýkarcý yaklaþýmlar, dünya ormanlarýnýn gün geçtikçe azalmasýna, doðal yaþam alanlarýnýn önemli ölçüde tahribine neden olmaya devam etmektedir. Her yýl ortalama 13 Milyon hektar ormanýn yok edildiði dünya coðrafyasýnýn, bu gün küresel ýsýnmanýn etkisini gittikçe daha fazla hisseder hale gelmesi toplumun bu alandaki bilinç düzeyinin de yükselmesini saðlamýþtýr. Bu nedenle aðaçlandýrma projemiz, üst düzey duyarlýlýða sahip Bursa kamuoyu nezdinde Oda'mýzýn prestij projesi olmuþtur. Tüm bu bilgiler ýþýðýnda bu yýl, 21 Mart 'Dünya Ormancýlýk Günü'nü Projemizi kamuoyuna tanýtmak, yaptýklarýmýzý ve ileriye dönük düþüncelerimizi onlarla paylaþmak niyetiyle, bir ilk olmak üzere kendi aðaçlandýrma sahamýzda düzenlediðimiz törenle kutladýk. Þehit Er Rahim Keskin Ýlköðretim Okulu folklor ekibinin sunduðu halk oyunlarýyla baþlayan törenimize çok sayýda davetlinin yaný sýra meslektaþlarýmýz eþ ve çocuklarýyla renk katmýþlardýr. Törende, Aðaçlandýrma sahasýnýn Oda'mýza kazandýrýlmasýnda katký saðlayan Doðan Köy muhtarý Cemal ÇALIÞKAN, badem fidanlarýnýn aþýlanma iþini üstlenen fidancý Muharrem YAVAÞ ve parasal destek saðlayan Oda, kiþi ve kuruluþlara Oda'mýz adýna birer "Plaket" takdim edilmek suretiyle ilgililerin güven ve desteðine karþýlýk verilmiþtir. Törenimiz, yapýlan ikramlarla piknik havasýnda devam etmiþ, fidan dikimiyle son bulmuþtur. Aðacý ve ormaný seven, doðal yaþam alanlarýný ve çevreyi korumanýn gelecek nesiller adýna en iyi yatýrým olduðunu görebilen, sorumluluðunun gereðini yapan herkese buradan kucak dolusu selam gönderiyoruz. Unutmayalým: "ORMANSIZ YURT VATAN DEÐÝLDÝR" TMMOB Orman Mühendisleri Odasý Bursa Þubesi Yönetim Kurulu Adýna Ýmdat DEMÝR / Baþkan 18 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 TOROS SEDÝRÝ ORMANLARIMIZDA ÖNEMLÝ BÝR ZARARLI: SEDÝR KABUK BÖCEÐÝ (Orthotomicus tridentatus) Fatih AYTAR¹ Oðuzhan SARIKAYA² GÝRÝÞ Cedrus libani (Toros Sediri)'nin dünyadaki en geniþ doðal yayýlýþ sahalarý Türkiye'nin (417188 ha) güneyinde, Toroslarda bulunmaktadýr. Toplam sedir orman alanýnýn 199167,3 hektarý (% 47,7) normal, 218021,2 hektarý (% 52,3) bozuk orman vasfýndadýr (Anonim 2006a). Bu tür, ayrýca Lübnan (2200 ha) ve Suriye'de (400 ha) de kalýntý meþcereler olarak yayýlýþ göstermektedir (Aksoy ve Özalp, 1990; Kawar, 2001; Ciani ve Castillo, 2005). C.libani Toros Daðlarýnýn önemli aðaç türlerinden birisidir ve Türkiye'de aðaçlandýrma faaliyetlerinin yaný sýra þehirlerimizde de yaygýn olarak peyzaj düzenleme amaçlý faaliyetlerde (park tesisleri, bahçe düzenlemeleri, vb.) kullanýlmaktadýr. Yüksek kaliteli ve hoþ kokulu odunu baþta mobilya endüstrisi olmak üzere dolap, çekmece, sandýk, gemi inþasý, binalarýn iç ve dýþ dekorasyonu ve döþemecilikte, demir yolu traversi olarak, ayrýca su altý inþaatlarýnda yaygýn olarak kullanýlmaktadýr (Yaltýrýk, 1988; Anþin ve Küçük, 1990; Bozkurt ve ark., 1990; Günay, 1990). Sedir Kabuk Böceði [Orthotomicus tridentatus Eggers, 1921 (Col.: Scolytidae)], son yýllarda Toros Sediri meþcerelerinde önemli düzeyde tahribata yol açmaktadýr. Uygulamacýlar tarafýndan yaygýn biçimde Orthotomicus erosus Woll. (Akdeniz Çam Kabuk Böceði) olarak bilinen bu tür Türkiye'de ilk kez Can (1964) tarafýndan Orthotomicus tridentatus olarak tanýmlanmýþtýr. Günümüze kadar bu tür Postner (1974); Özkazanç ve ark. (1985) ve Selmi (1998) tarafýndan Orthotomicus erosus var. tridentatus olarak bildirilmiþtir. Türle ilgili olarak yapýlan çalýþmalarda Ekici (1971), Tosun (1975) ve Usta ve Keskin (1994)'e ait bulgularda zararlý doðrudan O. erosus olarak ele alýnmýþtýr. Bu çalýþmalarda zararlýnýn Elmalý-Sevindik, Finike-Ördübek, ElmalýAvlanbeli, Uðurlu-Kýzýlgöl, Elmalý-Bucak Sarnýç, Elmalý-Çýðlýkara, Adana-Feke, Mersin-Anamur sedir ormanlarý baþta olmak üzere Toroslarda yaygýn olduðu bildirilmiþtir. Birçok yabancý kaynakta ise zararlý Orthotomicus tridentatus adýnda farklý bir tür olarak bildirilmektedir (Anonim, 2006b,c,d; Graf, 2003; Pfeffer, 1995). Sedir Kabuk Böceði, büyüklük ve morfolojik yapýsý itibariyle Akdeniz Çam Kabuk Böceðine (O. erosus) çok benzemektedir. Son yýllarda yapýlan mücadele çalýþmalarýnda O. tridentatus erginlerinin O. erosus feromonlarýna gelmediði gözlenmiþtir. O. tridentatus, Mersin Orman Bölge Müdürlüðü'nde ilk salgýnýný (epidemi) 1994 yýlýnda Mut Orman Ýþletme Müdürlüðü ormanlarýnda yapmýþtýr. Bunu izleyen yýllarda özellikle Anamur Orman Ýþletme Müdürlüðü'nde büyük tahribata neden olmuþtur. Son iki yýl içerisinde Mersin Orman Bölge Müdürlüðünün diðer doðal sedir ormanlarýna sahip Bozyazý, Gülnar, Mut, Mersin ve Tarsus Ýþletme Müdürlükleri Sedir Kabuk Böceðinin zararýný rapor etmiþtir. Buna paralel olarak Türkiye'nin diðer doðal sedir ormanlarýnda benzer durum meydana gelmiþ ve nitekim Adana (Feke), Antalya (Gazipaþa-Sivastý, Elmalý-Çýðlýkara ve Avlan, Kaþ-Demre ve Gömbe, Finike, Akseki-Merkez, Ýbradý, Murtiçi), Isparta (Bucak-Melli ve Pamucak), Kahramanmaraþ (Andýrýn) ve Konya (Ermenek)'da böceðin zararýna iliþkin bilgilere ulaþýlmýþtýr. Sedir Kabuk Böceðinin son dönemlerdeki zararý sonrasý sedir meþcerelerinin en büyük tahripçisi konumuna ulaþtýðý ve böceðin yayýlma eðiliminde olduðu açýkça görülmektedir. Bu nedenle bu makalede baþta Mersin Orman Bölge Müdürlüðü olmak üzere sedirin yayýlýþ yaptýðý tüm alanlarda O. tridentatus'un meydana getirdiði zararýn (epideminin) boyutu ortaya konmaya çalýþýlmýþ ve meslek kamuoyunun dikkatinin bu konuya çekilmesi amaçlanmýþtýr. Ayrýca O. tridentatus'un tanýmý, O. erosus ile farklarý, Türkiye'deki yayýlýþý ve biyolojisine iliþkin bazý gözlemler sunulmuþ, sonuçta bazý önerilere yer verilmiþtir. MATERYAL ve YÖNTEM 2004-2007 yýllarý arasýnda yapýlan bu çalýþmaya 2004 yýlýnda O. tridentatus'un ilk salgýnýný gerçekleþtirdiði Mut ve Anamur Orman Ýþletme Müdürlükleri ormanlarýndan baþlanýlmýþ, daha sonra diðer sedir ormanlarý gezilerek inceleme ve araþtýrmalarda bulunulmuþtur. Böceðin yayýlýþý ve zararýna iliþkin bilgiler, Mersin, Antalya, Isparta, Adana, Konya ve Kahramanmaraþ Orman Bölge Müdürlükleri - Orman Zararlýlarý ile Mücadele (OZM) Þube 19 ¹Doðu Akdeniz Ormancýlýk Araþtýrma Müdürlüðü ²SDÜ Orman Fakültesi Mustafa AVCI² Ý ER Ý MO B OR M MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 Müdürlükleri ile Ýþletme Müdürlükleri kayýtlarýndan elde edilmiþtir. Mücadele amacýyla araziye asýlan O. erosus feromonlarýna böceðin gelmemesi üzerine tereddüde düþülmüþtür. Bunun üzerine araziden alýnan örnekler Ý.Ü. Orman Fakültesi, Avusturya Boku Üniversitesi, Rusya St. Petersburg Zooloji Müzesi, Ýtalya Padova Üniversitesi Entomoloji Bölümü ve Çek Cumhuriyeti Prag Ormancýlýk ve Yaban Hayatý Araþtýrma Enstitüsü uzmanlarýna gönderilerek teþhisi yaptýrýlmýþtýr. Böceðin biyolojisini detaylý olarak ortaya koyabilmek amacýyla Isparta Orman Bölge Müdürlüðü, Bucak Orman Ýþletme Müdürlüðü, Uðurlu Orman Ýþletme Þefliði Karlýk Tepe mevki (1330 m)'nde ve Mersin Orman Bölge Müdürlüðü, Anamur ve Tarsus Orman Ýþletme Müdürlüðü sedir sahalarýnda 20042007 yýllarýnda tuzak odunlarý hazýrlanmýþtýr. Yapýlan periyodik kontrollerle böceðin doðal koþullar altýnda biyolojisi izlenmiþtir. BULGULAR Tanýmý Genç erginleri açýk kahverengi, olgun erginler kýrmýzýmtýrak-koyu kahverenginde olup büyüklükleri 2,5- 3,9 mm arasýnda ölçülmüþtür. Yuvarlak olan anten topuzunda hafif kavisli iki (2) adet tüylü diþ vardýr. Kanat örtülerinin saðrýsýnda birbirinden hemen hemen eþit uzaklýkta ucu sivri 4 diþ mevcuttur (Þekil 1). Þekil 1. Sedir Kabuk Böceði ( Orthotomicus tridentatus): Ergin ve larvalarý Fig 1. Cedar Bark Betle ( Orthotomicus tridentatus): Adult and larvae Orthotomicus tridentatus ile Orthotomicus erosus Arasýndaki Farklýlýklar O. tridentatus'un ana konukçusu sedir olmasýna karþýn O. erosus'un sedir aðaçlarýnda varlýðý saptanamamýþtýr. Türkiye'de sedir ormanlarýnda zararlý tür olarak O. erosus'a ait elde edilen bilgiler O. tridentatus'a aittir. O. tridentatus kanatlarýnýn saðrý kýsmýndaki 2. ve 3. diþler arasýndaki keskin bir açý ile O. erosus'tan ayrýlýr (Þekil 2a, b). Ayrýca anten topuzlarý arasýnda da hafif bir farklýlýk görülür. (a) (b) Þekil 2. Saðrýdaki diþ þekilleri a- Orthotomicus tridentatus b- Orthotomicus erosus (Pfeffer 1994) Fig 2. Elytral teeth a- Orthotomicus tridentatus b- Orthotomicus erosus Konukçu Bitkileri ve Yayýlýþý Sedir Kabuk Böceðinin (O. tridentatus) Asya ve Avusturya'da Pinus nigra, P. brutia ve Cedrus libani' de zarar yaptýðý bildirilmektedir (Pfeffer, 1995). Ancak Dr. Milos KNIZEK (Prag-Çek Cumhuriyeti) ile yapýlan yazýþmalar sonucu Orthotomicus tridentatus'un sadece Türkiye'de yayýlýþ yaptýðý anlaþýlmýþtýr. Diðer ülkelerdeki kayýtlarýn hatalý teþhis olduðunu, özellikle O. erosus ve O. robustus'un O. tridentatus'tan ayrýmýnýn zor olmasý nedeniyle karýþtýrýldýðýný bildirmiþtir. Buna göre zararlýnýn yayýlýþý Türkiye ile sýnýrlý olup konukçusu da yalnýzca C. libani'dir. Türkiye'de doðal sedir ormanlarýna sahip Adana, Antalya, Isparta, Kahramanmaraþ, Konya ve Mersin Orman Bölge Müdürlüklerinde varlýðý saptanmýþtýr. Biyolojisi Mersin ormanlarýnda O. tridentatus'a ait 1. dölün uçma zamaný mayýs ayý baþýndan haziran ayýnýn ikinci yarýsýna kadar devam etmektedir. 2. dölün uçma zamaný ise temmuz ayý ortasýndan aðustos ayý baþýna kadar sürmektedir. Bucak-Karlýk Tepe'de tuzak odunlarýnda yapýlan biyolojik tespitlerde yine böceðin yýlda 2 generasyonu belirlenmiþ olup erginlerin birinci uçma periyodunun nisan ayýnýn ikinci yarýsýndan itibaren mayýs ayýnýn ortalarýna kadar sürdüðü, ikinci uçma periyodunun ise temmuz ayý ortasýndan aðustos ayý ortasýna kadar devam ettiði belirlenmiþtir. Ayrýca Batý Toroslar sedir ormanlarýnda yaptýðýmýz diðer arazi çalýþmalarýnda böceðin biyolojisine iliþkin bulgular ayný paraleldedir. Kýþlama genç ergin olarak gövdelerde olmaktadýr. O. tridentatus erginleri, kabukta giriþ deliði ve sonrasýnda kambiyum tabakasýnda ana yollar açmaktadýr. Diþiler bu yollarýn her iki kenarýna yumurta odacýklarý oluþturarak yumurtalarýný býrak- 20 Ý ER Ý MO B OR M MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 maktadýr (Þekil 3). Çýkan larvalar hemen hemen ana yola dik beslenerek larva yollarý açarlar ve yollarýn sonunda pupa yataklarý oluþturarak pupa olurlar (Þekil 4). Ana yollar ile larva yollarý hem kambiyum tabakasýnda hem de kabukta yer almaktadýr. Ekici (1971)'ye göre yýlda 2 döl (generasyon) verdiði bildirilmekle birlikte yapýlan gözlemlerde uygun iklim koþullarýnýn oluþmasý durumunda 3. dölün de baþlayabileceði tahmin edilmektedir. (a) (b) Þekil 6 a, b. Orthotomicus tridentatus etkisi sonucu Toros sedirlerindeki kuruma tipleri Fig 6 a, b. Drying trees by Orthotomicus tridentatus Þekil 3. Orthotomicus tridentatus yumurta odacýklarý Fig 3. Egg galleries of Orthotomicus tridentatus Þekil 4. Orthotomicus tridentatus larva yollarý ve pupa yataklarý Fig 4. Larva galleries and pupa cells of Orthotomicus tridentatus Aðaçtaki Belirtileri Sedir Kabuk Böceði (O. tridentatus), üreme ve beslenmesini kambiyum tabakasýnda gerçekleþtirir. Kambiyum tabakasýna ulaþmak üzere açtýklarý delikler ve bazý aðaçlarda özellikle delik çevresindeki reçine akýntýlarý böceðin varlýðýnýn en belirgin iþaretidir. Kabuk altýndaki varlýklarý ise açtýklarý ana ve larva yollarýnýn mevcudiyetinden anlaþýlýr. Diþi erginlerin açmýþ olduðu ana yollar dikili ve yatýk aðaçlarda farklýlýk arz eder. Dikili aðaçlarda genellikle bir kollu düþey yol gözlenirken, yatýk gövdelerde bir kollu yatay, iki kollu düþey veya "S" þeklinde yollar açarlar (Þekil 5). Anayollarýn uzunluðu 3,5-15,0 cm arasýnda (ort. 7,0 cm) olup, geniþliði 1,2-2,2 mm arasýndadýr. Larva yollarýnýn uzunluklarý 26 mm ile 44 mm arasýndadýr. Kuruyan aðaçlarda iki farklý belirti gözlenmiþtir. Bazý sedirlerde boydan boya kurumayla karþýlaþýlmasýna karþýn bazý fertlerde gövdenin orta bölümündeki yan dallarýn kuru, üst ve alt dallarýn yeþil (yaþ) olduðu gözlenmektedir (Þekil 6). Bu aðaçlarýn yan (a) (b) (c) Þekil 5 a, b, c. Orthotomicus tridentatus'un yenik yollarý Fig 5 a, b, c. Galleries of Orthotomicus tridentatus dallarýn gövdeden ayrýldýðý bölümlerde O. tridentatus erginlerinin giriþi delikleri ve ana-larva yollarýnýn mevcut olmasý kurumalarýn sedir kabuk böceði etkisinden kaynaklandýðý tahmin edilmektedir. Böceðin Ekonomik Önemi Sedir Kabuk Böceði (O. tridentatus) kambiyum tabakasýnda meydana getirdiði ana ve larva yollarý iletim demetlerini kesmekte, bu nedenle aðaçlarýn ölümlerine sebep olmaktadýr. Sekonder karakterli olup, fizyolojik bakýmdan zayýf düþmüþ olan aðaçlarý tercih ederler. Ancak özellikle ormanda rüzgâr, fýrtýna kýrýk ve devrikler, kar kýrmalarý, kuraklýk ve meþcere içerisinde temiz bir iþletme uygulanmamasý sonucu salgýn (epidemi) yaparak ormanlar için büyük bir tehlike oluþturduklarý gözlenmiþtir. O. tridentatus, Mersin Orman Bölge Müdürlüðü'nde ilk salgýnýný (epidemi) 1994 yýlýnda Mut Orman Ýþletme Müdürlüðü sedir ormanlarýnda 200 ha alanda yapmýþtýr. Bunu 1996 yýlýnda Anamur Orman Ýþletme Müdürlüðü ormanlarýnda 400 ha alandaki salgýný takip etmiþtir. Bu alandaki salgýn 2004 yýlýna kadar devam etmiþ ve geçen süre içerisinde 3830 ha alanda 9667 adet sedir aðacý kurumuþ ve 12276 m3 kuru emval alýnmýþtýr. 2005 yýlýnda bu böceðin tahribatý ayný iþletmede 1877 ha ile en üst seviyeye çýkmýþ ve 6139 adet sedir aðacý kurumuþ ve bunun neticesinde 5624 m3 emval alýnmýþtýr (Anonim, 1994-2007). Sedir Kabuk Böceðinin etkisi sonucunda 1994-2007 yýllarý arasýnda Mersin Orman bölge Müdürlüðü ormanlarýnda toplam 7714,0 ha alanda, 19018 m3 emvale denk gelen 15809 adet birey henüz idare süresi dolmadan kesilmiþtir (Çizelge 1). Antalya Orman Bölge Müdürlüðü'nde Elmalý, Finike ve Kaþ iþletmeleri, Isparta Orman Bölge Müdürlüðü'nde Bucak iþletmesi ve Konya Orman Bölge Müdürlüðü'nde ise Ermenek Ýþletmesi böceðin yoðun olarak zarar yaptýðý yerlerdir (Çizelge 2). 21 Ý ER Ý MO B OR M MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 Çizelge 1. Orthotomicus tridentatus'un oluþturduðu zararýn yýllara göre daðýlýmý (Mersin) Yýl 1994 1996 1997 1997 1998 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2005 2005 2006 2006 2006 2006 2006 2006 2007 Alan Aðaç sayýsý (ha) (Adet) 200 5 400 5417 400 3089 10 400 20 400 400 400 400 400 400 1.675 103 100 110 185 506 227 730 5 243 404 12 365 76 93 206 5595 430 114 - TOPLAM 7714 15806 Eta (m3) Ýþletme Þefliði Ýþletme Müdürlüðü Kýravga /Mut 8241 Abanoz / Anamur 2961 Abanoz / Anamur Gülnar (Söðüt Mevki) / Gülnar 360 Abanoz /Anamur Çamlýyayla (Tanzýt )/Tarsus 338 Abanoz /Anamur 69 Abanoz / Anamur Abanoz / Anamur 204 Abanoz / Anamur Abanoz / Anamur 103 Abanoz / Anamur 5198 Abanoz / Anamur 308 Kozaðacý / Bozyazý 118 Aslanköy / Mersin 273 Abanoz / Anamur Aslanköy / Mersin Gülnar / Gülnar 173 Kozaðacý / Bozyazý 295 Kozaðacý / Bozyazý 377 Kýravga / Mut Gülnar (Avþarbaðlar ve Karýncalýseki) / Gülnar 19018 Çizelge 2. Isparta ve Antalya Bölge Müdürlüðü Sahalarýnda Orthotomicus tridentatus'un zararý Yýl Alan (ha) 2000 2001 2002 2003 342 2003 286,5 2004 637 2005 486 2006 291 2006 2007 220,5 2007 125,6 2007 17 2007 TOPLAM 2405,6 Eta (m3) 53 133 151 668 794 1257 1349 1148 379 233 1156 62 2518 9901 Ýþletme Þefliði/Müdürlüðü Finike Finike Finike Avlan/Elmalý Çýðlýkara/Elmalý Çýðlýkara/Elmalý Çýðlýkara/Elmalý Demre/Kaþ Finike Çýðlýkara/Elmalý Pamucak-Melli/Bucak Akseki-Murtiçi/Akseki Finike *Böceðin yaygýnlýðýný ortaya koymak amacýyla bazý iþletmelere ait veriler örnek olarak verilmiþtir. ÖNERÝLER Bu bölüm koruyucu tedbirler ve mücadelesi olmak üzere iki baþlýk halinde verilmiþtir. a. Koruyucu Tedbirler 1. Toros Sediri genel olarak 1200-2000 m rakýmda yayýlýþ göstermektedir. Bu alanlar rüzgâr, fýrtýna kýrýk ve devrikler, kar kýrmalarý vb. abiyotik etkilerin sýklýkla gerçekleþtiði mýntýkalardýr. Bu sahalar özellikle kýþ mevsimi sonrasý baþta olmak üzere yýl içerisinde mutlaka gezilerek rüzgâr, kar kýrmalarý, fýrtýna kýrýk ve devrikleri en kýsa sürede alandan uzaklaþtýrýlmalýdýr. 2. Üretim sonrasý kesim artýklarý mutlaka sahadan uzaklaþtýrýlmalýdýr. 3. Bakým tedbirleri zamanýnda ve tekniðine uygun olarak yapýlmalýdýr. 4. Mümkün olduðunca orman içinde kabuklu emval býrakýlmamalýdýr. Býrakýlmasý durumunda uygun insektisitle ilaçlanmalýdýr. 5. Sedir ormanlarýnda primer zararlý olan Sedir Yaprak Kelebeði Acleris undulana Wlsghm. ve Sedir Sürgün Kelebeði Dichelia cedricola (Diakonoff) oldukça yaygýndýr. Yapraklarý yemek suretiyle zarara neden olan türler aðaçlarý zayýflatarak O. tridentatus'un zararýna zemin hazýrlamaktadýr. Bu nedenle bu zararlýlarýn mücadelesi hususunda titiz davranýlmalýdýr. Özellikle bu türlerin mücadelesinde proinsektisitler veya biyoinsektisit olan Bacillus thuringiensis preparatlarý kullanýlmalýdýr. 6. O. erosus'un mücadelesinde feromon tuzaklarýyla ülkemiz ormanlarýnda baþarýlý uygulamalar gerçekleþtirilmektedir. O. tridentatus ile mücadelede biyoteknik mücadele imkânlarýnýn ortaya konabilmesi için böceðin feromonunun üretimi ile ilgili gerekli adýmlar atýlmalýdýr. 7. Sedir ormanlarýmýzýn içerisinde bulunan deðiþik statüye sahip korunan alanlarda (milli park, tabiatý koruma alaný vb.) kabuk böcekleri ve diðer biyotik (böcek, fungus vb.) veya abiyotik (fýrtýna ve kar kýrýk ve devrikleri vb.) nedenlerle zarara uðrayan alanlarda gerekli bakým tedbirleri alýnmalý, kendi haline asla býrakýlmamalýdýr. Aksi takdirde komþu iþletme ormanlarýnýn büyük sýkýntýlar yaþayacaðý unutulmamalýdýr. b. Mücadelesi Böceðe karþý henüz feromon kullanma imkâný olmamasý nedeniyle en uygun mücadele yönteminin mekanik mücadele olduðu düþünülmektedir. Bu yöntemde böcekli gövde ve dallar zaman kaybetmeden sahadan uzaklaþtýrýlmalýdýr. Zararlýnýn tahribata yol açtýðý bu alanlara zararýn þiddetine göre hektarda 420 adet arasýnda ve çapý 20 cm'nin üzerinde tuzak 22 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 odunlarý kurulmalýdýr (Þekil 7). Tuzaklar O. tridentatus'un o yöre için uçma zamaný göz önünde bulundurularak araziye yerleþtirilmelidir. Bu amaçla tuzak odunlarý ilk generasyon için nisan ayý baþýnda, ikinci generasyon için temmuz ayýnýn ilk yarýsýnda sahaya tesis edilmelidir. Meþcere içerisinde fazla gölgeli veya kurumayý hýzlandýracak açýk ve güneþli yerler tercih edilmemelidir. Tuzaklar sýk sýk kontrol edilerek, en geç olgun larva döneminde bulunduklarý yerden kaldýrýlarak sahadan çýkarýlmalýdýr. Þekil 7. Tuzak odunlarý / Fig 7. Trap woods Sedir Kabuk Böceðinin doðal düþmanlarýndan birisi Thanasimus formicarius (L.) (Col.: Cleridae)'dur (Tosun,1975). Bu avcý böceðin Artvin, Çanakkale, Giresun, Ýzmir ve Kastamonu Orman Bölge Müdürlüklerinde kurulan laboratuvarlarda baþarýlýyla üretimi gerçekleþtirilmektedir. Özellikle O. tridentatus salgýný sonrasý bozulan doðal dengenin tekrar tesisine yönelik olarak T. formicarius üretimi ve salýmý için Adana, Antalya ve Mersin Orman Bölge Müdürlüklerinde laboratuvarlarý kurulmasý uygun olacaktýr. Ayrýca bu avcý böcek birçok kabuk böceðinin doðal düþmaný olup önümüzdeki yýllarda Akdeniz Bölgesinde ortaya çýkabilecek muhtemel böcek salgýnlarý ile mücadeleye hizmet edecektir. Teþekkür Çalýþmanýn SDÜ Orman Fakültesi tarafýndan yürütülen bölümünü "Integrated Management of Cedars Forest in Lebanon in Cooperation with other Mediterranean Countries" isimli proje ile destekleyen GEF-UNEP'e teþekkür ederiz. KAYNAKLAR AKSOY, H. ve ÖZALP, G., 1990. Forest Communities of Cedar in Turkey. (Türkiye'de Sedirin (Cedrus libani A. Rich.) Orman Toplumlarý). International Cedar Symposium. 22-27 October 1990. p.93-102. Antalya/Turkey. ANONÝM, 1994-2007. Mersin Orman Bölge Müdürlüðü Orman Zararlýlarý Ýle Mücadele Þube Müdürlüðü Kayýtlarý ANONÝM, 2003-2007. Antalya Orman Bölge Müdürlüðü Orman Zararlýlarý Ýle Mücadele Þube Müdürlüðü Kayýtlarý ANONÝM, 2006a. Orman varlýðýmýz. Çevre ve Orman Bakanlýðý, Orman Genel Müdürlüðü, 160 s. Ankara. ANONÝM, 2006b. http://www.faunaeur.org/full_results.php?id= 249655 (05 July 2006) ANONÝM, 2006c. http://www.senckenberg.de/root/index.php? page_id=3550 (05 July 2006). ANONÝM, 2006d. http://en.wikipedia.org/wiki/Subgroups_of_the_ order_Coleoptera (20 November 2006) (Last modified page 06:59, 16 November 2006) ANONÝM, 2007. Isparta Orman Bölge Müdürlüðü Orman Zararlýlarý Ýle Mücadele Þube Müdürlüðü Kayýtlarý ANÞÝN, R. ve KÜÇÜK, M., 1990. Niksar ve Erbaa Yöreleri Doðal Sedir Meþcerelerinde Floristik Araþtýrmalar. Uluslararasý Sedir Sempozyumu. 22-27 Ekim 1990. s. 1-11, Antalya/Türkiye. BOZKURT, Y., GÖKER, Y. ve ERDÝN, N., 1990. Anatomies and Tecnological Properties of The Cedar Trees. Toros Sediri (Cederus libani A. Rich.)'nin Anatomik ve Teknolojik Özellikleri. Uluslararasý Sedir Sempozyumu. 22-27 Ekim 1990. s. 754-764. Antalya/Türkiye. CAN, E., 1964. Zur Kenntnis des Orthotomicus tridentatus Egg. (Zedernborkenkäfer) einem Schädling derZedernwälder der Türkei. Anzeiger für Schädlingskunde. Volume 37, Number 8 / August, p.113117, Springer Berlin / Heidelberg (Ýngilizce özet). http://www.springerlink.com/content/k500pl7g415518nq/?p=0da3285c38de4c06b5664bf 5703e343a&pi=0 CIANI A., C. ve CASTILLO, P., 2005. The Desertification Process in The Last Natural Forest of The Southern Mediterranean Region. http://www.psy.unipd.it/~eto/testi/articoli/cretepau.html (25 December 2005). EKÝCÝ, M., 1971. Sedir (Cedrus libani Barr.) Zararlý Böceklerinin Biyolojisi ve Mücadelesi. Ormancýlýk Araþtýrma Enstitüsü Yayýnlarý, Teknik Bülten Serisi No:45, VI + 56 s. Güzel Ýstanbul Matbaasý, Ankara. GRAF, R., 2003. Ein Verzeichnis deutschsprachiger Namen für sämtliche Käferarten Mitteleuropas. Teil 1: Grundsätze und deutschsprachige Namensvorschläge für Vertreter der mitteleuropäischen Rüsselkäfer (Curculionoidea, pars).-Weevil News: http://www.curci.de/Inhalt.html , No. 12: .pp., CURCULIO - Institut : Mönchengladbach. (ISSN 1615-3472). GÜNAY, T., 1990. Afyon-Emirdað Yukarý Çaykýþla Vadisi'nde Stebe Geçiþ Kuþaðýnda Yeni Tespit Edilen Bir Sedir (Cedrus libani A.Rich.) Kalýntý Meþceresi ve Ekolojik Özellikleri. Uluslararasý Sedir Sempozyumu. 22-27 Ekim 1990. s. 53-63. Antalya/Türkiye KAWAR N. S., 2001. Insect Pests of Cedar Forests in Lebanon. Workshop on "Assesment of the scale of Insect Infestation in Cedar Forests in Lebanon and the Mediterranean Region". GEF Medium Size Project-Integrated Management of Cedar Forests in Lebanon in Cooperation with Mediterranean Countries. ÖZKAZANÇ, O., ÝKTÜEREN, S., YÜCEL, M., 1985. Akdeniz ve Ege Bölgelerinde Orthotomicus erosus (Woll.)'un Biyolojisi ve Mücadelesi Üzerine Araþtýrmalar. Ormancýlýk Araþtýrma Enstitüsü Yayýnlarý, Teknik Bülten: 152: 56 (1985). PFEFFER, A., 1994. Zentral-und Westpalaarktische Borken-und Kernkafer (Coleoptera: Scolytidae, Platypodidae). ISBN:3-9520840-6-9. POSTNER, M., 1974. Scolyidae (=Ipidae), Borkenkäfer. Die Forshschädlinge Europas. 2.Band p:334-482. Verlag Paul PareyHamburg und Berlin (in SCHWENKE, W.). SELMÝ, E., 1998. Türkiye Kabuk Böcekleri ve Savaþý, Ý.Ü. Yayýn No. 4042, Ý.Ü.Fen Bilimleri Enstitüsü Yayýn No. 11, ISBN: 975-404-466-X, Ýstanbul. TOSUN, Ý., 1975. Akdeniz Bölgesi Ýðne Yapraklý Ormanlarýnda Zarar Yapan Böcekler ve Önemli Türlerin Parazit ve Yýrtýcýlarý Üzerinde Araþtýrmalar. Orman Bakanlýðý, Orman Genel Müdürlüðü Yayýnlarý Sýra No: 612, Seri No: 24, Ýstanbul. USTA, H. Z. ve KESKÝN, S., 1994. Sedir Ormanlarýnýn Zararlýlarý ve Mücadelesi. Sedir El Kitabý Dizisi:6. (Editör Ünal ELER) Ormancýlýk Araþtýrma Enstitüsü Yayýnlarý. Muhtelif Yayýnlar Serisi:66, s. 265-286. Ankara YALTIRIK, F., 1988. Dendroloji Ders Kitabý. I. Cilt Gymnospermea (Açýk Tohumlar). Ý.Ü. Orman Fak. Yayýn No:3443/386. 23 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 KUZEY AMERÝKA’DA ORMAN ÜRÜNLERÝNÝN ÜRETÝMÝNDE KULLANILAN ÜRETÝM MAKÝNELERÝ Doç. Dr. Abdullah E. AKAY* Neþe YENÝLMEZ** ÖZET Mekanik üretim sistemleri, düþük maliyette tomruk üretmek, gerekli olan organik materyali üretimden sonra ormanda býrakmak, daha küçük üretim alanlarýnda çalýþarak orman tahribini azaltmak, daha az meþcere zararý ile seçme kesimlerini gerçekleþtirmek ve iþgücü verimini attýrmak gibi önemli özelliklere sahiptir. Bu çalýþmada, Kuzey Amerika ülkelerinde yaygýn olarak kullanýlan bazý üretim makineleri tanýtýlmakta ve orman ürünlerinin üretimindeki iþlevleri sunulmaktadýr. Yüksek satýn alma fiyatlarý, yüksek yakýt fiyatlarý ile korelasyon gösteren yüksek operasyon maliyetleri ve istihdama olumsuz etkileri nedeniyle, bu araçlarýnýn büyük çoðunluðu ülkemizde üretim faaliyetlerinde kullanýlmamaktadýr. Ancak, ülkemizde mekanik üretim araçlarýna olan ilginin ekonomik þartlarýn geliþmesiyle artacaðý düþünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Mekanik üretim sistemleri, üretim makineleri, devirme ve boylama, sürütme, taþýma, yükleme. GÝRÝÞ Özellikle Kuzey Amerika, Avrupa ve Uzakdoðu gibi bölgelerde yaygýn olarak kullanýlan mekanik üretim sistemleri, orman ürünlerinin üretimi çalýþmalarýnda motorlu testere ve orman traktörü kullanýlan geleneksel yöntemlerin yerini büyük ölçüde almýþtýr. Mekanik üretim, en az bir veya birden fazla iþlevi gerçekleþtiren makineler yardýmý ile aðaç veya tomruklarýn kesilmesi, boylanmasý veya yongalanmasý gibi iþlemleri içeren çalýþmalardýr (Kellogg ve ark., 1993). Mekanik üretim sistemlerinde kullanýlan üretim makinelerinin en önemli avantajlarý arasýnda tomruk üretim maliyetini azaltmak, üretimden sonra kesim artýklarýný ormanda býrakarak orman ekosistemine organik materyal saðlamak, üretim çalýþmalarýný daha küçük alanlarda gerçekleþtirerek üretimden zarar gören orman alanlarýný azaltmak, seçme kesimlerini daha az meþcere zararý ile gerçekleþtirmek ve üretim sýrasýnda iþgücü verimini attýrmak yer almaktadýr (Akay ve Sessions, 2004). Üretim makineleri, genelde eðimin %35'den az olduðu arazilerde ve üretimi yapýlacak aðaç çapýnýn ortalama 50 cm olduðu meþcerelerde verimli olarak kullanýlabilmektedir (Bettinger ve ark., 1993). Son yýllarda geliþtirilen mekanik üretim araçlarýnda, yokuþ yukarý ve yokuþ aþaðý güvenli ve verimli çalýþma eðimi sýrasý ile maksimum %20 ve %40'dýr. Üretim makinelerinin doðru seçilmemesi veya üretim çalýþmalarýnýn gerektiði gibi planlanmamasý durumunda, yukarýda sýralanan avantajlarýn çoðu gerçekleþememekte ve bunun yanýnda üretim çalýþmalarý önemli boyutlarda ekonomik kayýplar ve çevresel zararlarla sonuçlanmaktadýr. Dik arazilerde veya çap sýnýflarýnýn yetersiz olduðu meþcerelerde üretim makinelerinin kullanýlmasý durumunda verim kaybý meydana gelmektedir. Mekanik üretim araçlarý orman topraðýnda sýkýþmalara ve üretim alanýndaki aðaçlarda ve fidanlarda yaralanmalara neden olabilmektedir (Akay ve ark. 2006). Topraðýn fiziksel özelliklerinde meydana gelen deðiþmeler bitki köklerini ve tohumlarý olumsuz yönde etkilemekte (Hildebrand, 1983; Löffler, 1985) ve yaralanmalar ise önemli boyutta hacim kayýplarý ile sonuçlanmaktadýr (Bredberg, 1983). Ayrýca, üretim sýrasýnda meydana gelen derin tekerlek izleri makinelerin hareket kabiliyetini azaltmakta ve üretimde gecikmelere neden olmaktadýr (Akay ve Erdaþ, 2007). Ülkemizde, tomruk üretiminde üretim makinelerinin kullanýldýðý mekanik üretim sistemlerinin payý (%5) oldukça düþüktür (Erdas, 2000). Ancak, ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayý günümüzde yaygýn bir kullaným alaný bulamayan üretim makinelerinin, ülke ekonomisinde meydana gelecek geliþmelere paralel olarak ormancýlýkta üretim çalýþmalarýnda daha çok tercih edilmeye baþlanacaðý düþünülmektedir. Mekanik üretim sistemlerinin avantajlarýndan yararlanmak ve üretim çalýþmalarýnda amaca en uygun üretim makinesini seçebilmek için bu makinelerin özellikleri ve iþlevleri çok iyi bilinmelidir. Bu çalýþmada, Kuzey Amerika ormancýlýðýnda tomruk üretiminin çeþitli aþamalarýnda (kesme, boylama, sürütme, taþýma ve yükleme) kullanýlan üretim makineleri tanýtýlmakta ve bu makinelerin iþlevleri sunulmaktadýr. KESME VE BOYLAMA MAKÝNELERÝ Mekanik üretim sisteminde ilk safhayý oluþturan 24 *KSÜ Orman Fakültesi **Yüksek Lisans Öðrencisi M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 kesme ve boylama iþlemi, tomruk üretimindeki diðer çalýþmalarla kýyaslandýðýnda en zor ve en tehlikeli operasyondur. Ýþ güvenliði ve meþcere zararý dikkate alýnarak aðaçlar kesildikten sonra, orman üretim iþçilerinin aðaçtan maksimum ekonomik deðeri elde edecek þekilde boylama iþlemini gerçekleþtirmesi gerekir (Sessions, 1988). Kesme, devirme ve boylama çalýþmalarýnda kullanýlan mekanik üretim araçlarý iki ana gruba ayrýlmaktadýr: Kesici-Ýstifleyici (Feller-Buncher) ve Hasatçý (Harvester). Hasatçý, kesici-baþlýk (cutting-head) yardýmý ile aðaçlarý keser, dallarýný temizler, boylar ve tomruk yýðýnlarý halinde istifler. KESÝCÝ - ÝSTÝFLEYÝCÝ Þekil 2. Tek-kollu hasatçý ile aðaçlarýn seksiyonlara ayrýlmasý. Þekil 1. Lastik tekerlekli bir Kesici-Ýstifleyici. Kesici-Ýstifleyiciler, hidrolik kesici-baþlýk kullanarak aðaçlarý topraða en yakýn yerden keser ve sürütmeye hazýrlamak üzere hidrolik kol yardýmý ile yýðýnlar halinde istifler (Þekil 1) (Kellogg ve Brinker, 1992). Daha sonra, aðaçlar bir sürütücü ile dallarý kesilmek ve seksiyonlara ayrýlmak üzere yol kenarlarýnda düzenlenen geçici istif yerlerine (rampa) taþýnýrlar. Sürütme sýrasýnda verimliliðin arttýrýlmasý için kesme ve devirme yönü yokuþ yukarý planlanarak aðaçlarýn yokuþ aþaðý sürütülebilmesi saðlanýr (Garland, 1983). Kesici-Ýstifleyici ile gerçekleþtirilen kesme ve devirme iþlemi, iþ güvenliði açýsýndan karþýlaþtýrýldýðýnda motorlu testerenin kullanýldýðý çalýþmalardan daha güvenilir bir ortam saðlar. Kesici-Ýstifleyici ile sürütücü meþcere içinde ayný yolu izlediði için orman topraðý üzerindeki zarar az olur. Ayrýca, devirme yönü operasyondan önce planlanarak meþcere zararý ve kök yaralanmalarý en aza indirilebilir. Kesici-Ýstifleyiciler lastik tekerlekli olabileceði gibi paletli olanlarý da vardýr. HASATÇI Tomruk boyutlarýnda üretim yapýlan mekanik üretim sitemlerinde hasatçý ve taþýyýcý araçlarý birlikte kullanýlýr. Hasatçý, aðaçlarý keser, dallarý temizler, seksiyonlara ayýrýr ve daha sonra taþýyýcý tomruklarý rampalara iletir (Kellogg ve Brinker, 1992). Hasatçý iki gruba ayrýlmak- Þekil 3. Çift-kollu hasatçý ile aðaçlarýn kesilmesi ve dallarýnýn temizlenmesi. tadýr: tek-kollu (single-grip) ve çift-kollu hasatçý (doublegrip). Tek-kollu hasatçý (Þekil 2), aðaçlarý tek bir kesicibaþlýk yardýmý ile keser ve seksiyonlarýna ayýrýrken, çiftkollu hasatçýda (Þekil 3) aðaçlar kesici-baþlýk yardýmý ile kesildikten sonra aracýn ana gövdesi üzerinde yer alan ikinci kesiciye yerleþtirilir ve burada dallarý kesilerek seksiyonlarýna ayrýlýr (Kellogg ve ark., 1992). Mekanik üretim sistemlerinde kullanýlan hasatçýlarýn verimliliðini etkileyen en önemli faktörler; üretilen aðaçlarýn ve dallarýn boyutlarý, operatör tecrübesi ve motivasyonu, birim alanda kesilecek aðaç sayýsý, eðim, arazi koþullarý ve diri örtü yoðunluðudur (Makkonen, 1991 ve Raymond, 1988). Çapý 55 cm ve daha az olan aðaçlarýn üretiminde, tek-kollu hasatçý kullanýlarak yapýlan kesme, dal temizleme ve boylama iþlemlerinin verimliliði daha yüksektir. Ayrýca, Kellogg ve Brinker (1992)'ýn yürüttüðü çalýþmanýn sonuçlarýna göre, tekkollu hasatçýlar mekanik üretim iþlerinde çift-kollu hasatçýlara oranla daha fazla tercih edilmektedir. Meþcere sýklýðý ve aðaç boyutlarýnýn artmasý ile üretimin verimliliði yükselmekte ve birim maliyeti azalmaktadýr. Son yýllarda geliþtirilen hasatçýlara yerleþtirilen bil- 25 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 gisayarlar sayesinde, seksiyon boyutlarýnýn belirlenmesinde aðaçtan en yüksek deðerde tomruk üretimini saðlayan optimum boylama yöntemi kullanýlmaktadýr (Akay ve ark., 2007). Çalýþma koþullarýnýn güçleþtiði dik arazilerde, özellikle operatör tecrübesi ve motivasyonunun yetersiz olmasý durumunda, hasatçýlarýn üretim verimliliði azalmakta, orman ekosistemine verdiði zarar artmakta ve iþ güvenliði riski yükselmektedir (Kellogg ve Brinker, 1992). SÜRÜTME VE TAÞIMA MAKÝNELERÝ Mekanik üretim sistemlerinde üretilen tomruklarýn kesim yerlerinden kamyonlara yüklenecekleri rampalara iletilmesi anlamýna gelen bölmeden çýkarma iþlemi sýrasýnda çeþitli bölmeden çýkarma makineleri kullanýlmaktadýr (Erdaþ, 1986). Mekanik bölmeden çýkarma çalýþmalarýnda, tomruklar genellikle sürütücü (skidder) veya taþýyýcý (forwarder) tarafýndan yada her ikisinin kombinasyonundan oluþan bir sistem ile rampalara iletilmektedir (Kellogg ve ark., 1992). Bununla birlikte, orman traktörleri ve çeþitli ekipmanlarla modifiye edilmiþ ve güçlendirilmiþ tarým traktörleri de sürütme ve taþýma operasyonlarýnda kullanýlabilmektedir (Öztürk ve Akay, 2007). Türkiye'de üretilen orman ürünlerinin yaklaþýk %10'u bir tür lastik tekerlekli sürütücü olan orman traktörleri kullanýlarak bölmeden çýkartýlmaktadýr (Erdaþ, 1993). Sürütme operasyonu (skidding) sýrasýnda, tomruklar orman topraðý ile kýsmen veya tamamen temas ederek sürütülmektedir. Tomruklarýn orman topraðý ile hiçbir temasý olmadan rampaya iletilmesi ise taþýma operasyonu (forwarding) olarak tanýmlanmaktadýr (Kellogg ve Brinker, 1992). Sürütme ve taþýma operasyonlarýnda kullanýlan makinelerin verimliliðinde etkili olan en önemli faktörler; aðaçlarýn boyutlarý, eðim, arazi koþullarý ve meþcere yoðunluðudur. SÜRÜTÜCÜ Þekil 4. Sürütme zinciri kullanan bir paletli sürütücü ile sürütme operasyonu. Sürütme operasyonu sýrasýnda tomruklar, sürütücüye baðlý sürütme zinciri (Þekil 4) ile veya Þekil 5. Sürütme kýskacý kullanan bir lastik tekerlekli sürütücü ile sürütme operasyonu. Þekil 6. Sürütme kýskacý kullanan bir paletli sürütücü ile sürütme operasyonu sürütücüye monte edilen sürütme kýskacý (Þekil 5) yardýmý ile çekilerek bölmeden çýkarýlmaktadýr. Lastik tekerlekli veya paletli sürütücüler ile orman ürünlerinin rampalara ulaþtýrýlmasý en etkili mekanik bölmeden çýkarma sistemlerindendir. Benzer motor gücü sýnýfýndaki paletli sürütücülerle kýyaslandýðýnda, lastik tekerlekli sürütücülerin ekonomik bakýmdan fiyatlarý daha uygundur ve orman topraðý zararý bakýmýndan daha hafiftir (Kellogg ve Brinker, 1992). Ayrýca, tekerlekli sürütücülerin bakým iþleri daha kolay ve masraflarý daha düþüktür. Lastik tekerlekli sürütücüler paletli sürütücülerden iki kat daha fazla hýz yapabilmektedirler. Ayrýca, tekerlekli sürütücüler üretim alanýna karayolunu takip ederek ulaþýrken, paletli sürütücüler alana baþka bir araçla taþýnmak zorundadýr. Lastik tekerlekler kumlu topraklarda uzun yýllar düþük maliyetle kullanýlabilmektedir. Ancak, taþlý topraklarda ve kayalýk zeminde lastikler hýzla yýpranýrken, paletler daha uzun süre hizmet verebilmektedir. Paletlere göre yumuþak ve kaygan zeminde çekiþi daha düþük olan lastik tekerleklere zincir takýlarak çekiþ- 26 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 leri arttýrýlabilmektedir. Lastik tekerleklerin toprak yüzeyi üzerinde oluþturduklarý temas alaný paletlere göre daha az olduðundan, tekerleklerin orman topraðý üzerinde oluþturduklarý zemin basýncý daha fazladýr. Bölmeden çýkarma operasyonu sýrasýnda, tekerleklerin orman topraðý üzerindeki zemin basýncýnýn azaltýlmasý ve topraðýn taþýma yeteneðinin arttýrýlmasý için sürütme yolu üzerine doðal kesim artýklarýndan (slash) oluþan bir katman yerleþtirilmektedir (Akay ve Erdaþ, 2007). Paletli sürütücüler, benzer motor gücü sýnýfýndaki lastik tekerlekli sürütücülere oranla daha yüksek çekiþ gücüne ve makine aðýrlýðýna sahip olduðu için sürütme sýrasýnda daha fazla yük çekebilmektedir (Þekil 6). Ayrýca, paletli sürütücüler çamurlu ve kaygan zeminlerde daha yüksek çekiþ gücü saðlarlar. Paletlerin lastik tekerleklere oranla zemin üzerindeki temas alanlarý daha geniþ olduðundan, paletli sürütücülerin orman topraðý üzerinde oluþturduklarý zemin basýncý ve dolayýsý ile toprak sýkýþmasý daha azdýr. Yoðun diri örtü tabakasý ile kaplý ve zor arazi koþullarýna sahip ormanlýk alanlarda paletli sürütücülerin manevra kabiliyeti daha yüksektir. Sürütme operasyonunun daha etkili ve verimli gerçekleþtirilebilmesi için sürütme yollarýnýn aðaçlar kesilmeden önce planlanmalý ve arazide iþaretlenmelidir (Garland, 1983). Ayrýca, meþcere zararýný azaltmak ve sürütme hýzýný arttýrmak için sürütme yollarý mümkün olduðu kadar düzgün ve doðrusal þekilde planlanmalýdýr. Buna göre, düz arazilerde sürütme yollarý doðrusal ve genellikle birbirine paraleldir; orta eðime sahip arazilerde ana sürütme yollarý yan yollara ayrýlmaktadýr; dik arazilerde ise sürütme yollarý eþ yükselti eðrilerine paraleldir. Diðer taraftan, toprak zararýný azaltmak için de sürütme yollarlý ile kaplý orman alaný en aza indirilmelidir (Garland, 1983). TAÞIYICI sýzýn taþýmaktadýrlar (Kellogg ve ark., 1992). Üretim alanýnda geçici olarak istiflenen tomruklar hidrolik yükleme kolu ile römorka yüklenmekte ve rampada da kamyonlara aktarýlmaktadýr. Taþýma operasyonu, sürütme yollarýna kýyasla daha kaliteli taþýma yollarý gerektirmektedir. Taþýma operasyonunun verimliliði temelde taþýma mesafesine, aðaç boyutlarýna, yük kapasitesine, vinç kapasitesine ve arazi yapýsýna baðý olarak deðiþmektedir (Kellogg ve ark., 1993). Taþýyýcýlar genellikle tomruk metodunun uygulandýðý mekanik üretim sistemlerinde hasatçý ile birlikte kullanýlmaktadýr. Tomruklar orman topraðý ile temas olmaksýzýn taþýndýðý için, taþýma operasyonu sýrasýnda meþçere zararý oldukça azdýr, ancak makine aðýrlýðý ve yüksek yük kapasitesi nedeni ile taþýma yolu boyunca ciddi tekerlek izi derinliði oluþabilmektedir. Tomruk metodunda, taþýyýcý üretim alanýnda taþýma yoluna serilen kesim artýklarý (dallar, aðaç tepesi, vb.) üzerinde hareket ettiðinde ise tekerlek izi oluþlumu ve toprak sýkýþmasý çok daha az boyutlarda gerçekleþmektedir (Akay ve ark., 2007). Sürütme operasyonu ile kýyaslandýðýnda, daha uzun taþýma mesafesi ve daha fazla yük kapasitesi özelliklerine sahip taþýma operasyonu kullanýlan bölmeden çýkarma iþleminin birim maliyeti daha düþük olabilmektedir (Kellogg ve ark., 1993). YÜKLEME MAKÝNELERÝ Yükleme operasyonu, mekanik üretim çalýþmalarý içinde en uðraþ verici, masraflý ve tehlikeli iþlemlerden biridir. Yükleme, tomruk boyutlarýna, toplam üretim miktarýna ve yükleme metoduna baðlý olarak iki ana gruba ayrýlmaktadýr; Hidrolik-Kreynlerle yükleme ve Kýskaçlý-Yükleyicilerle yükleme. HÝDROLÝK - KREYN Þekil 7. Lastik tekerlekli taþýyýcý ile taþýma operasyonu. Þekil 8. Lastik tekerlekli Hidrolik-Kreyn ile yükleme operasyonu. Mafsallý üretim makinesi olan taþýyýcýlar (Þekil 7), ana gövdeye eklenen römork kombinasyonu yardýmý ile kýsa ve orta boy tomruklarý orman topraðý ile temasý olmak- Hidrolik-Kreynler, kýsa, orta ve büyük boy olmak üzere tüm tomruk boyutlarýnýn yüklenmesinde baþarý ile kullanýlan çok yönlü bir yükleyicidir (Þekil 8). Kreynler, 27 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 tek tek veya grup halinde kavradýklarý tomruklarý yüksek doðruluk oraný ile kamyonlara yüklemektedirler. Bu yükleme yöntemi ile operasyon daha ekonomik ve daha güvenli olarak gerçekleþmektedir. Hidrolik-Kreyn'in verimliliðini etkileyen faktörlerin baþýnda yükün aðýrlýðý ve kavrayýcýnýn yük kapasitesi gelmektedir. Kreynler lastik tekerlekli veya paletli yükleme takýmlarý üzerinde hareket ederler. Þekil 9. Lastik tekerlekli Kýskaçlý-Yükleyici ile yükleme operasyonu. KISKAÇLI - YÜKLEYÝCÝ Kýskaçlý-Yükleyici, ana gövdenin ön veya arka kýsmýnda kýskaçlý yapýda ve hidrolik mekanizma ile çalýþan bir tomruk kavrama düzeni bulunan yükleyicilerdir (Þekil 9). Kavrama düzeni ile bir seferde bir kaç sayýda büyük boy tomruðu kamyona yükleyebilmektedir. Lastik tekerlekli veya paletli olan kýskaçlý-yükleyiciler sert zemin üzerinde daha rahat manevra yapabilmektedirler. Aðýr ve yaðýþlý hava koþullarýnda, kýskaçlý-yükleyici operasyona devam edemezken, hidrolik-kreynler yükleme iþlemine devam edebilmektedir. Lastik tekerlekli olanlarý yüksek hareket kabiliyetine sahip olduðu için ülkemizde özellikle tomruk depolarýnda kullanýlmaktadýr. SONUÇLAR Bu çalýþmada, Kuzey Amerika ülkelerinde yaygýn olarak kullanýlan bazý üretim makinelerinin orman ürünlerinin üretimindeki iþlevleri sunulmuþtur. Üretim makineleri, özellikle ekonomik açýdan deðerli aðaçlarýn yer aldýðý ve üretim miktarýnýn yüksek olduðu meþcerelerde oldukça düþük maliyette tomruk üretmekte ve iþ gücü verimini arttýrmaktadýr. Planlý ve kontrollü gerçekleþmesi durumunda mekanik üretim sistemleri tahminlerin aksine meþcere ve orman topraðý üzerinde sýnýrlý ölçüde tahrip meydana getirmektedir. Üretim makinelerinin büyük çoðunluðu, satýn alma fiyatlarýnýn ve yakýt birim fiyatlarýnýn yüksek olmasý ve özellikle istihdama olumsuz etkileri nedeniyle ülkemizde kullanýlmamaktadýr. Ancak, ülkemizde ekonomik þartlarýn geliþmesiyle mekanik üretim araçlarýnýn daha fazla tercih edilmeye baþlanacaðý düþünülmektedir. REFERENCES Akay, A. and J. Sessions. 2004. Identifying the factors influencing the cost of mechanized harvesting equipment. Journal of Science and Engineering, 7 (2): 65-72. Akay, A.E., M. Yilmaz, and F. Tonguc. 2006. Impact of Mechanized Harvesting Machines on Forest Ecosystem: Residual Stand Damage. Journal of Applied Sciences. 6(11): 2414-2419. Akay, A.E. ve O. Erdaþ. 2007. Orman ürünlerinin nakliyatýnýn planlanmasýnda að (Network) modeli yaklaþýmý. Ýstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi A-Serisi. (Basýmda) Akay, A.E., H. Serin, O. Erdas. 2007. Orman ürünlerinin üretiminde optimum boylama yönteminin uygulanmasý. "Orman Kaynaklarýnýn Ýþlevleri Kapsamýnda Darboðazlar, Çözüm Önerileri ve Öncelikler" 17-19 Ekim 2007, Ýstanbul. Bettinger, Pete, Sessions, J., and Kellogg, L.D. 1993. Potential Timber Availability for Mechanized Harvesting in Oregon. WJAF. 8 (1) pp: 11-15 Bredberg, C.L. and I. Wasterlund. 1983. Wurzel-und Bodenschaden durch Fahrzeuge, Forstwirtschaftliche Centralblatt. 102. pp: 86-98. Brown, C.G. 1995. The Dearhorn Case Study: A Production and Cost Analysis of Single-Grip Harvester and Small Cable Yarder Performing a Thinning Salvage Operation in Eastern Oregon. Department of Forest Engineering, OSU, Corvallis, OR. 119p. Erdaþ, O., 1986. Odun hammaddesi üretimi, bölmeden çýkarma ve taþýma safhalarýnda sistem seçimi. KTÜ Orman Fakültesi Dergisi. 9 (12): 91-113. Erdaþ, O., 1993. Bölmeden çýkarma sýrasýnda traktör kullanýmýnýn orman topraðýnýn mekanik özelliklerine etkisi ve bunun biyolojik sonuçlarý. Doða - Turkish Journal of Agricultural and Forestry. 17: 1-10. Erdas, O. 2000. Orman Ürünleri Transport Teknikleri (Yayýnlanmamýþ Ders Kitabý). Kahramanmaraþ. Garland, J.J. 1983. Designated Skid Trails Minimize Soil Compaction. The Woodland Workbook. Oregon State University Extension Service-1110. Hildebrand,E.E. 1983. der Einfluss der Bodenverdichtung auf die bodenfunktionen im forstlichen Standort, forstwirtsschaftliche Centralblatt. 102. pp: 111-125. Kellogg, L.D and Brinker M.B. 1992. Mechanized Felling in the Pacific Northwest:Existing and Future Technology. Forest Research Laboratory, Oregon State University, Corvallis. OR. Special Publication 25 Kellogg, L.D., P. Bettinger, S. Robe, and A. Steffer. 1992. Compendium of Mechinazed Harvesting Research. Forest Research Laboratory, Oregon State University, Corvallis, OR. 401p. Kellogg, L.D., P. Bettinger, and D. Studier. 1993. Terminology of Ground-Based Mechanized Logging in the Pacific Northwest. Forest Research Laboratory, Oregon State University, Corvallis, OR. Kellogg, L.D. and Bettinger, P., 1994. Thinning productivity and cost for a mechanized cut-to-length system in the northwest coast region of the USA. J. For. Engineering, 5 (2): 43-54. Loffler,H. 1985. Bodenschaden bei der Holzernte-Bedeutung und Erfassung, Der Forst-und Holzwirt. 14(15). pp: 379-383. Makkonen, I. 1991. Silver Streak Single-grip Harvester in Nova Scotia. Forest Engineering Research Institute of Canada, Pointe Claire, Field Note No. Prosessing-23. 2p. Öztürk, T. A.E. Akay. 2007. Tarým traktörlerinin orman ürünlerinin üretiminde kullanýlmak üzere modifiye edilmesi. "Orman Kaynaklarýnýn Ýþlevleri Kapsamýnda Darboðazlar, Çözüm Önerileri ve Öncelikler" 17-19 Ekim 2007, Ýstanbul. Raymond, K. 1988. Forwarder Operation in Australia. Report of Logging Industry Research Assoc., Rotorua, New Zeland. Vol.13(27)6p. Sessions, J. 1988. Making Better Tree-Bucking Decisions in the Woods: an introduction to optimal bucking. Journal of Forestry, Vol. 86(10)43-45. 28 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 ORMANCILIK KURUMLARI AÐ SAYFALARINA ÝLÝÞKÝN BÝR ÝNCELEME Hadiye BAÞAR* / Ýsmail ÞAFAK* 1. GÝRÝÞ Her kurum, kurum felsefesi, kurumsal davranýþ, kurumsal dizayn ve kurumsal iletiþim unsurlarýndan oluþan bir kimliðe ihtiyaç duyar. Kurumsal kimliðin çekirdeðini oluþturan kurum felsefesi, kuruluþun kendisi hakkýndaki temel düþünceleri, ulaþýlmak istenen hedef düþünceleri kapsar. Kurumsal davranýþ, kurum felsefesi çerçevesinde kurumun karþý karþýya kaldýðý çeþitli durumlarda nasýl davrandýðýna iliþkin temelleri içerir. Kurum dizayný, logo ve amblem gibi kurum kimliðinin hedefine uygun olarak belirlenmiþ tüm görülebilen öðeleri içine alýr. Kurumsal iletiþim ise kurumun kimliði aracýlýðý ile sahip olmak istediði imaj için uygulanmasý gereken çeþitli yöntemleri kapsamaktadýr. Kurumsal kimlikle saðlanmaya çalýþýlan, hedef kitlede istenilen olumlu bir imajýn oluþturulmasý ve saðlamlaþtýrýlmasýdýr. Toplumdaki deðiþiklikler kurumlardan beklentileri farklýlaþtýrmakta, buna baðlý olarakta kurumlara yönelik talepler deðiþim göstermektedir. Kurumlara yönelik talep, kurumun toplum gereksinimlerini dikkate aldýðý ve kurum felsefesini net bir þekilde ortaya koyduðu ölçüde artmaktadýr. Bu nedenle kurumlar, kurum kimliðini bir bütünlük içinde hedef kitleye yansýtmak istemektedir. Kurumsal iletiþim, bu noktada önem kazanmaktadýr. Kurumsal iletiþim kurumun çevresi ile gerçekleþtirdiði iletiþimin bütünlüðünü koruma ve kurum imajýnýn istenilen yönde oluþmasýný saðlamayý amaçlar. Bu amaçla kurumsal iletiþimin kullandýðý araç ve yöntemler, kurumlar için ayrý bir önem taþýmaktadýr. Bu yöntemlerden biri olan halkla iliþkiler, kuruluþlarýn çevreleri ile iliþkilerini düzenleyen, kurumu bu çevrelere anlatan, çevreden izlenim ve beklentileri kuruma aktararak bu beklentilere yanýt veren çift yönlü bir iletiþimdir (Okay vd., 2005). Halkla iliþkiler alanýnda, radyo, televizyon, internet, gazete, dergi önemli iletiþim araçlarýdýr. Teknolojik geliþmeler ve zamanýn insan yaþamýndaki artan önemine paralel olarak günlük yaþam içindeki yeri büyüyen internet, geniþ kitlelere kýsa sürede ulaþma, hedef kitleden kýsa sürede geri bildirim alma, yeni bilgileri daha kýsa sürede ulaþtýrma olanaklarýna sahip olmasý ve göreceli olarak daha düþük masraf ve daha kýsa süre içinde eðitme ve bilgilendirme olanaðý sunma özellikleri ile tercih edilmektedir. Að sayfalarý, internet ortamýnda, yazýlý ve görsel içeriðe sahip, dünya çapýnda aðdaki (World Wide Web'de) birimler olarak tanýmlanabilir. World Wide Web, sosyal, kültürel, eðitim ve mesleki alanlarda sürekli geniþlemektedir (Uçar vd.,2006). Buna paralel olarak að sayfalarýnýn fonksiyonlarý da artmaktadýr. Örneðin günümüzde devlet ile vatandaþ arasýndaki hizmet ve iletiþimin de elektronik ortama geçtiði görülmektedir. E-devlet uygulamalarý, ülkemizde de 1990'larýn ortalarýnda bazý devlet kurumlarýnda gayri resmi olarak baþlamýþtýr. Bu konudaki çalýþmalar 2001 yýlýnda çalýþma gruplarýnýn kurulmasý ve eylem planýnýn oluþturulmasýyla, bir devlet politikasýna dönüþmüþtür (Akýncý ve Çaðýltay, 2008). Að sayfalarý fonksiyonlarýna göre farklý þekillerde sýnýflandýrýlabilmektedir. Bu sýnýflandýrmalarýn en genel olaný, að sayfalarýný iki ana gruba ayýran, kurum að sayfalarý ve pazarlama að sayfalarýdýr. Kurum að sayfalarý, hedef kitlelerine kurumla ilgili genel bilgileri haber veren sitelerdir. Genel olarak kurumun tarihi, felsefesi, faaliyet alanlarý ile ürün ya da hizmetleriyle ilgili bilgilerin yaný sýra faaliyet alaný ile ilgili güncel geliþmeler, finansal gücü, insan kaynaklarý yapýsý gibi konularla ilgili bilgilere yer verir. Pazarlama að sayfalarý ise çevrimiçi satýþ ve diðer pazarlama aktivitelerinin gerçekleþtirilmesine uygun þekilde tasarlanmýþ sitelerdir (Temel, Yeygel, 2006). Mekanýn önemini ortadan kaldýrma, dinamik bir bilgi akýþý, sürekli deðiþime ve etkileþime açýk bir yapýya sahip olma özelliði, að sayfalarýný, kurumlarýn hedef kitlelerine ulaþmada kullandýklarý önemli araçlar haline getirmiþtir. Bu iletiþim kanalýnýn etkili bir þekilde kullanýlmasý, að sayfalarýnýn eriþim hýzý, eriþim kolaylýðý, kullanýlan teknoloji, içerik ve tasarým gibi kullanýcý davranýþlarýný etkileyen özellikleriyle mümkün olmaktadýr. Að sayfalarýnýn artan fonksiyonlarýna paralel olarak farklý sektörlerde að sayfasý kullanýmlarýný inceleyen araþtýrmalarýn sayýsý da artmaktadýr. Örneðin Hançer ve Ataman (2006)'da seyahat acentalarýnda; Temel ve Yeygel (2006)'da beyaz eþya sektöründe; Yakýn ve Yeygel (2006)'de reklam sektöründe að sayfalarýnýn kullanýmýný incelenmiþtir. Bu çalýþmada bazý ormancýlýk kurumlarýnýn að sayfalarý, içerik ve tasarým yönüyle incelenmiþtir. Að sayfalarýnýn etkinliðini artýran faktörleri belirlemek, ormancýlýk alanýnda faaliyet gösteren bazý kurumlarýn að sayfalarýný inceleyerek að sayfalarýnýn, kurumlarýn tanýtýmý ve hedef kitle ile iletiþimde daha etkili olarak kullanýlmasýna katkýda bulunmak amaçlanmýþtýr. Bu amaçla, ormancýlýk alanýnda etkinlik gösteren 7 sivil toplum kuruluþu, T.C. Çevre ve Orman Bakanlýðý, 29 * Orman Mühendisi M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 Bakanlýða baðlý 3 Genel Müdürlük ile Bakanlýða baðlý Araþtýrma-Geliþtirme Dairesi Baþkanlýðýnýn da içinde bulunduðu 5 ormancýlýk araþtýrma kuruluþunun að sayfalarý incelenmiþtir. Çizelge 1'de að sayfalarý incelenen kurumlarýn adlarý ile að adresleri görülmektedir. 2. YÖNTEM Ormancýlýkla ilgili bazý kurumlarýn að sayfalarýnýn fonksiyon ve sunum özelliklerinin belirlenmesinde Gibson et al. (2003)'de kullanýlan yöntemden büyük ölçüde yararlanýlmýþtýr. Bu amaçla incelenen að sayfalarýnda, • Að sayfasýnýn kullaným kolaylýðýna etki eden tasarým özellikleri: Ana sayfanýn yapýsý, site haritasý / dizininin, site içi arama formunun bulunup bulunmamasý, sabit menü çubuklarýnýn diðer sayfalarda bulunup bulunmamasý, ana sayfadan saðlanabilen baðlantýlar ile ayrýntýlý bilgilere ulaþabilme özelliði • Kurumun tanýtýlmasýna yönelik içeriðin özellikleri: Kurumun tarihsel geliþimi, organizasyon yapýsý, kurumun felsefesi, basýn ve halkla iliþkiler, kurumun çalýþanlarý ve çalýþmalarý ile bunlara ulaþmayý saðlayacak bilgilerin varlýðý • Ýletiþim ve eriþilebilirlik özellikleri: Kullanýcýlarýn, diledikleri anda kuruma ulaþabilecekleri e-posta adresi, kurumun adresi ve telefonlarýna ait baðlantýlar, belgelerin metin halinde indirilmesi, yabancý dile çeviri að sayfalarýnýn deðerlendirilmesinde kullanýlabilecek ölçütler olarak kabul edilmiþtir. Bu çalýþmada ormancýlýk kurumlarýnýn að sayfalarýnýn incelenmesinde fonksiyon ve sunum özellikleri bakýmýndan indeksler oluþturulmuþtur: 1. Fonksiyonlar: Tanýtým bilgileri, iletiþim aðý, katýlýmcýlýk ve eriþilebilirlik fonksiyonlarý olarak 3 alt baþlýkta ele alýnmýþtýr. 2. Sunum: Görsellik, gezilebilirlik ve güncellik olmak üzere 3 alt baþlýkta deðerlendirilmiþtir. Fonksiyon ve sunum özelliklerine yönelik alt baþlýklar Çizelge 2'de tanýmlanmýþtýr. 3. BULGULAR 3.1. Fonksiyon Özelliklerine Ýliþkin Bulgular Tanýtým Bilgileri Kurumlarýn kendisini tanýttýðý, kurum tarihi, kurumun vizyon ve misyonunu içeren kurum felsefesi, örgüt yapýsý ve personel bilgilerinin ayrý bir sayfada yeterli bir þekilde yer alýp almadýðýna göre deðerlendirilen bu bölümde bazý kurumlarýn, yalnýzca görevlerini tanýmlayan mevzuat bilgilerine yer verdiði, bazýlarýnýn ise ana sayfada ya da ayrý bir baþlýk altýnda amaçlarýný, hedeflerini kapsamlý olarak belirttiði görülmektedir. Ayrýca, kurumlarýn, yaptýklarý çalýþmalarý hedef kitlelere duyurmada izledikleri yola, çalýþmalarýn ne kadarýna ve nasýl eriþim saðlanabildiðine bakýlmýþtýr. Kurumun kendisini tanýtýrken, iþbirliði yaptýðý kuruluþlar ile mali durumunu da içeren yýllýk raporlarýna yer verip vermediði de bu baþlýk altýnda incelenmiþtir. Bu kapsamdaki bulgular Çizelge 3'de verilmiþtir. Ýncelenen að sayfalarýnýn büyük bölümünde kurumun tarihine ait bilgilere yer verildiði ve bunun genellikle ayrý bir sayfada ele alýnarak yapýldýðý, bu konuda bilgi vermeyen 5 adet að sayfasýnýn bulunduðu görülmektedir. Bunlarýn daðýlýmýna bakýldýðýnda, sivil toplum kuruluþlarýndan EOV'nin, kamu kuruluþundan AGM ve DKMP'nin ve araþtýrma kuruluþlarýndan ise METLA ve EFI'nin bilgi vermediði görülmektedir. Kurum felsefesi ve organizasyon yapýsý hakkýndaki bilgilere að sayfalarýnýn tamamýnda yer verildiði ve çoðunluðunda bunlarýn ayrý bir sayfada yeterli þekilde aktarýldýðý görülmektedir. Kurum felsefesi ve organi- 30 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 zasyon yapýsý konularý bazý að sayfalarýnda (7'sinde) farklý konularla birlikte ele alýnmýþtýr. Bu konular, tüzüklerinde yer almasý sebebiyle bazý sivil toplum kuruluþlarýnda ayrýca ele alýnmayýp, tüzüðün verilmesiyle yetinilmiþtir. Að sayfalarýnýn kurum çalýþanlarýna ait isim, görev veya çalýþma konusu, telefon numarasý, e-posta adresi, çalýþmalarý ve özgeçmiþlerine ait bilgilerin ne kadarýný içerdiði konusunda yapýlan inceleme sonunda, 4 að sayfasýnda bu bilgilerin tamamýna yer verildiði görülmüþtür. Çalýþanlara yönelik bilgiler sivil toplum kuruluþlarýnda en az, araþtýrma kuruluþlarýnda ise en fazla yer almýþtýr. Ýþbirliði yaptýðý kurumlarý belirten site sayýsý 9 iken; yýllýk raporlarýný veren kurumlarýn sayýsý 10'dur. Çizelge 3'de Sivil toplum kuruluþlarýndan DHKD, TEMA, KÇD'nin, kamu kuruluþlarýndan ÇOB, OGM ve DKMP'nin ve araþtýrma kuruluþlarýndan METLA, IUFRO, PNW'nin iþbirliði yaptýðý kurumlara iliþkin bilgi verdiði görülmek- tedir. Yýllýk raporlara ise sivil toplum kuruluþlarýndan DKHD, TEMA, EOV; kamu kuruluþlarýndan ÇOB, ORKÖY, OGM ve araþtýrma kuruluþlarýndan EFI, IUFRO, METLA ve PNW yer vermiþtir. Ýletiþim Aðý Ýletiþim aðý baþlýðý altýnda yer alan basýn ve halkla iliþkiler bölümünde, að sayfalarýnýn basýna ve hedef kitlesine sunduðu malzeme incelenmiþtir. Hedef kitleye duyurular, e-bülten ya da e-gazete gibi periyodik bir yayýnýn bulunup bulunmamasý ve bu yayýnýn sayýlarýna eriþimin kýsmen veya tamamen mümkün olup olmamasýna göre yapýlan deðerlendirme Çizelge 3'de sunulmuþtur. Buna göre, kamu kuruluþlarýnda bu bilgiler, sivil toplum kuruluþlarý ile araþtýrma kuruluþlarýna göre daha az yer almaktadýr. Kurumun adres, telefon ve e-posta bilgilerinin ne kadarýna hangi þekilde eriþimin saðlandýðýna göre yapýlan deðerlendirmede, OMO ve DKMP að sayfalarýnda iletiþim için ayrý bir bölümün bulunmadýðý 31 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 görülmüþtür. Bu bilgiler OMO'da anasayfa altýnda, DKMP'de e-hizmet ve birimlerimiz baþlýklarý altýnda bulunmaktadýr. Diðer að sayfalarýna baðlantý yapýlýp yapýlmamasý iletiþim aðý alt baþlýðý içinde incelenmiþtir. Sivil toplum kuruluþlarýndan KÇD, OMO, TOD; kamu kuruluþlarýnýn tamamý, araþtýrma kuruluþlarýndan ise ARGE, FRI ve EFI diðer að sayfa adreslerine baðlantý vermiþtir. Yurt dýþý araþtýrma kuruluþlarýndan IUFRO, EFI ve METLA'nýn diðer að sayfa adreslerine baðlantý vermediði gözlenmiþtir. Katýlým ve Eriþilebilirlik Bu alt baþlýk altýnda Çizelge 3'de görüldüðü gibi, farklý dile çeviri, indirilebilir belgeler, kurum çalýþanlarýna eriþim, iþbirliði olanaðý, çocuk ve gençlere yönelik sayfalarýn varlýðý incelenmiþtir. Ýncelenen 18 að sayfasýndan 7 tanesinde, bir veya daha fazla sayýda dile kýsmen veya tamamen çeviri yapýldýðý, farklý dile çeviri yapýlan sitelerin hepsinde ingilizceye çeviri olduðu gözlenmiþtir. Sivil toplum kuruluþlarýndan 2'sinde anasayfanýn ve bazý sayfalarýn, 1'inde ise tamamýnýn ingilizceye çevirisinin yapýldýðý; kamu kuruluþlarýnda bu sayýnýn 1 ve araþtýrma kuruluþlarýnda 2 olduðu görülmektedir. Ülkemiz ormancýlýk araþtýrma kurumu (ARGE)'nin kýsmen, Finlandiya ormancýlýk araþtýrma kuruluþu (METLA)'nýn tüm sayfalarýnýn ingilizcesinin olduðu; IUFRO, EFI ve PNW'de ise farklý bir dile çeviri yapýlmadýðý gözlenmiþtir. Konu ile belgelere ulaþma ve indirebilme özelliði 13 að sayfasýnda görülmektedir. Sivil toplum kuruluþlarýndan 3'ünde indirilebilir belge bulunurken, 4'ünde bulunmadýðý görülmektedir. Kamu kuruluþlarýnýn tamamýnda, araþtýrma kuruluþlarýnýn ise FRI dýþýndakilerin tamamýnda indirilebilir belge yer almaktadýr. Að sayfalarýnýn, kurum çalýþanlarýna eriþim yönüyle incelenmesi sonucu; Çizelge 3'de görüldüðü gibi sivil toplum kuruluþlarýnýn yalnýzca 1'inin, kamu kuruluþlarýnýn 2'sinin, araþtýrma kuruluþlarýnýn ise tamamý- nýn kurum çalýþanlarýna eriþime olanak saðladýðý belirlenmiþtir. TEMA'da, çalýþanlarýn listesi ile birlikte yalnýzca telefon numaralarý verilmiþ; kamu kuruluþlarý arasýnda, OGM telefonla birlikte e-posta adreslerini de vermiþ ve e-posta iletiþimi sayfada aktif olarak yer almýþtýr. Bir diðer kamu kuruluþu olan AGM'de ise yalnýzca telefon bilgileri bulunmaktadýr. Araþtýrma kuruluþlarýnýn ise tamamýnda telefon ve e-posta bilgileri bulunurken, bunlardan FRI, ARGE, IUFRO, EFI ve PNW'de e-postalarýnýn, adres üzerinden eriþim saðlayacak þekilde aktif olduðu görülmektedir. Hedef kitle ile iþbirliði olanaðý saðlamak amacýyla oluþturulmuþ sayfalar ya da mesaj kutusu olan að sayfasý sayýsý 11'dir. Gruplar arasýndaki durum incelendiðinde bu amaca hizmet eden bölümlere sivil toplum kuruluþlarýnýn, kamu ve araþtýrma kuruluþlarýna göre daha fazla yer verdiði göze çarpmaktadýr. 7 sivil toplum kuruluþundan 6'sýnýn, 5 kamu kuruluþundan 3'ünün ve 6 araþtýrma kuruluþundan 2'sinin katýlýmcýlýðý kolaylaþtýran bu tür bölümlere að sayfalarýnda yer verdikleri görülmektedir. Að sayfalarý, daha geniþ kitlelerin katýlýmýna olanak tanýmak amacýyla hedef kitle olarak çocuklara, gençlere ve konu ile doðrudan ilgili olmayan kesimlere yönelik bölümler açýsýndan da incelenmiþtir. Ýncelenen 18 að sayfasýndan 6'sýnda bu amaca yönelik bölümler düzenlenmiþtir. Sivil toplum kuruluþlarý içinde TEMA'nýn, kamu kuruluþlarý içinde ÇOB, OGM, AGM ve DKMP'ýn ve araþtýrma kuruluþlarý içinde PNW'nin bu amaçla sayfalar oluþturduðu görülmüþtür. 3.2. Sunum Özelliklerine Ýliþkin Bulgular Sunum özelliklerine iliþkin bulgular Çizelge 3'de verilmiþtir. Görsellik Görselliðin deðerlendirilmesinde, grafik ve resimler ile metinlerin sayfa dizaynýnda kullaným biçimi, çerçevelerin sayfanýn bütünü ile uyumu incelenmiþtir. Ýncelenen að sayfalarýnýn tamamýnda grafik ve resim- 32 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 lere, sayfa bütünlüðü içinde ve konu ile uyumlu bir þekilde yer verildiði; çerçevelerin sayfa büyüklüðü ile uyumlu olduðu görülmüþtür. Ses, video ve animasyona çok az sitede yer verilmiþtir. Gezilebilirlik Bu bölümde að sayfasý içinde hýzlý bir þekilde hareket etmeyi ve aradýðýna daha çabuk ulaþmayý saðlayan site içi arama, site haritasý, site dizini, ana sayfaya dönüþ simgesi ve sabit menü çubuklarýnýn kullanýmý incelenmiþtir. Site içi aramaya sivil toplum kuruluþlarýndan ÇEKUL ve TEMA yer vermiþtir. Kamu kuruluþlarýnda DKMP haricinde hepsinde site içi arama bölümü yer almaktadýr. Araþtýrma kuruluþlarýnýn tamamýnda site içi arama yer almakta; PNW'de bu bölüm bulunmakla birlikte çalýþmamaktadýr. Site haritasý sivil toplum kuruluþlarýndan TEMA, KÇD ve OMO'da bulunmakta; DHKD baþlýk olarak bulunmasýna raðmen bu sayfa, site haritasý niteliði taþýmamaktadýr. Kamu kuruluþlarýnda ÇOB, OGM ve AGM'de site haritasýna yer verilirken DKMP ve ORKÖY'de bu bölüm bulunmamaktadýr. Araþtýrma kuruluþlarý içinde METLA, IUFRO ve EFI site haritasýna yer vermiþtir. Að sayfasý içinde gezilebilirliði kolaylaþtýran ana sayfaya dönüþ ile sabit menü çubuklarýnýn kýsmen veya tamamen bulunup bulunmamasýna göre yapýlan inceleme sonucunda sivil toplum kuruluþlarýndan ÇEKÜL, DHKD, TEMA, EOV ve KÇD'de sabit menü çubuklarýnýn tamamýnýn yer aldýðý görüþmüþtür. OMO ve TOD'da ise yalnýzca ana sayfaya dönüþ simgesi bulunmaktadýr. Kamu kuruluþlarýnda OGM, AGM ve ORKÖY'de sabit menü çubuklarýnýn tamamý bulunmakta, DKMP'de sayfalar yeni bir pencerede açýlmakta; ÇOB'da yalnýzca ana sayfaya dönüþ bulunmaktadýr. Araþtýrma kuruluþlarýnýn tamamýnda sabit menü çubuklarýna yer verilmiþtir. Güncelleme Bilgileri ve Ýzlenme Durumu Güncelleme bilgilerinin pek çok sitede bulunmadýðý, bu bilgiye yer veren sitelerin KÇD, ARGE ve PNW olduðu görülmüþtür. Bununla birlikte OMO dýþýndaki að sayfalarý güncelliðini kaybetmiþ mesaj içermemektedir. OMO'da "Güncel Konular" baþlýðý içinde yeni ve acil ifadeleri ile 2006 ve 2007'nin ilk yarýsýna ait duyurular yer almaktadýr. Ýzlenme Sýklýðý Sayfa sýralamasý (Page Rank), Google tarafýndan geliþtirilen bir sayfa deðerleme sistemidir. Bu sistemde her sayfaya 0 ile 10 arasýnda bir deðer verilmektedir. Bu deðer genel olarak özgün bir içeriðe, sayfaya verilmiþ baðlantýlara ve baðlantý veren sayfalarýn kalitesine baðlý olarak deðiþmektedir. Bu deðerler anlýk olarak belirlenmekte ancak sonuçlar Google Toolbar pagerank dereceleri olarak 3 ayda bir güncellenmektedir (Vikipedi, 2008). Ýncelenen að sayfa adreslerinin sayfa sýralamasý deðerleri http://www.prchecker.info adresinden saðlanmýþ olup, bu deðerler 3-6 arasýnda deðiþmektedir. En yüksek sayfa sýralamasý deðerine sahip olan siteler ÇOB, METLA, IUFRO ve PNW'dir. ARGE ve TOD ise en düþük sayfa sýralamasý deðerini almýþtýr. Sayfa sýralamasý deðeri www.google.com'da 10, www.yahoo.com'da 9, www.google.com.tr'de 7 ve www. hotmail.com'da 7'dir. Bu deðerler dikkate alýndýðýnda, ormancýlýk að sayfalarýnýn genel olarak iyi bir deðere sahip olduðu düþünülebilir. 33 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 3.3. Genel Deðerlendirme Fonksiyon ve sunum özelliklerine yönelik bulgular birlikte deðerlendirildiðinde alýnan sonuçlar Çizelge 5'de verilmiþtir. Buna göre sivil toplum kuruluþlarý içerisinde en yüksek puaný (38) TEMA, en düþük puaný (21) TOD; kamu kuruluþlarýnda en yüksek puaný (39) OGM, en düþük puaný (25) DKMP; araþtýrma kuruluþlarýnda en yüksek puaný (41) PNW, en düþük puaný (32) FRI almýþtýr. 4. SONUÇ Bu araþtýrma ile ormancýlýkla ilgili kurumlarýn að sayfalarý aracýlýðý ile kendilerini nasýl tanýmladýklarý ve kurum kimliklerini hedef kitleye nasýl sunduklarý incelenmiþtir. Çalýþmada öncelikle að sayfalarý için kurumlar ile hedef kitleleri arasýndaki iletiþimi etkileme biçim ve derecesi ile içerik ve tasarým özellikleri arasýndaki iliþkiyi incelemek amacýyla bazý kriterler oluþturulmuþtur. Belirlenen kriterler çerçevesinde bazý ormancýlýk kurumlarýnýn að sayfalarýna yönelik bir analiz gerçekleþtirilmiþtir. Çalýþmada ormancýlýk kurumlarý, sivil toplum, kamu ve araþtýrma kuruluþlarý olmak üzere 3 grupta ele alýnmýþtýr. Að sayfalarýnýn kurumsal iletiþimde tercih edilmesinin en önemli nedenleri iki yönlü, hýzlý ve geniþ katýlýmlý bir iletiþime olanak tanýmasýdýr. Bu amaçla hazýrlanan að sayfalarý kuruluþun amacýna baðlý olarak farklý önceliklere sahip olabilmekte, bu durum að sayfalarýnýn özelliklerine de yansýmaktadýr. Bu çalýþmada da farklý yapýsal özellikler gösteren sivil toplum, kamu, araþtýrma kuruluþlarýnýn að sayfalarýna bu farklýlýðýn belli ölçülerde yansýdýðý görülmektedir. Hedef kitle ile iþ birliði saðlamaya yönelik bölümler sivil toplum kuru- luþlarýnda, kamu ve araþtýrma kuruluþlarýna göre daha fazla yer almýþtýr. Kamu kuruluþlarýnýn sitelerinde, mevzuata dair belgeler önemli ölçüde yer almakta, diðerlerine göre daha fazla indirilebilir belge içermektedir. Uzmanlýk alanlarýnýn öne çýktýðý araþtýrma kuruluþlarýnýn sitelerinde ise çalýþanlara ve çalýþmalarýna eriþim imkanlarýnýn diðer iki gruptan daha ayrýntýlý yer aldýðý görülmektedir. Bu nedenle að sayfalarýný dahil olduklarý gruplar içerisinde deðerlendirmek daha anlamlý olacaktýr. Kurumsal að sayfalarý, ziyaretçilerin beklentilerini karþýladýklarý oranda hedef kitle ile iletiþimin güçlenmesine katký saðlamaktadýr. Bu nedenle fonksiyon ve sunum özellikleri bakýmýndan yüksek puan almýþ að sayfalarýnýn sayfa sýralamasý deðerinin de yüksek olacaðý beklenebilir. Ancak bu çalýþmada böyle bir iliþkinin geçerli olmadýðý görülmektedir. Nitekim deðerlendirme sonucunda 28 puan alan Çevre ve Orman Bakanlýðý að sayfalarýnýn sayfa sýralamasý deðeri 6'dýr. Buna karþýlýk 34 puan alan Araþtýrma Geliþtirme Dairesi Baþkanlýðý að sayfalarýnýn, sayfa sýralamasý deðeri ise 3'tür. Bu durum ormancýlýk kurumlarýnýn að sayfalarýnýn izlenme sýklýðýnda fonksiyon ve sunum özelliklerinden çok kamuoyundaki tanýnýrlýk düzeyinin, iþlevselliðinin, hedef kitle geniþliðinin, üye veya personel sayýsýnýn da etkili olduðunu düþündürmektedir. KAYNAKLAR Akýncý, A., Çaðýltay, K., 2005, E-Devlet Kullanamamak. http://www.altiustutasarim.com/arsiv/2005/03/edevlet_kullana.php (Eriþim: 07.02.2008) Gibson R. K., Margolis M., Resnick D., Ward S., J. 2003, Election Campaigning on the WWW in the USA and UK: A Comparative Analysis, Party Politics, 9 (January 2003), 47-75 Hançer, M., Ataman, C. 2006, Seyahat Acentalarýnda Ýletiþim Teknolojisinin Kullanýmý ve Web Sitelerinin Deðerlendirilmesi: Ege Bölgesi Örneði. DEU, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt:8, Sayý:3, s:193-207. Okay, A., Uzoðlu, S., Okay, A., Uztuð, F., Akyürek, R., Oyman, M., 2005, Kurumsal Ýletiþim Yönetimi, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayýný No: 1643, Açýköðretim Fakültesi Yayýný No: 859, Eskiþehir Temel, A. Yeygel, S. 2006, Ýþletmelerin Kurumsal Ýmajlarýnýn Hedef Kitlelere Ýletilmesinde Bir Araç Olarak Kurum Web Siteleri (Sözlü Bildiri), II.Ulusal Halkla Ýliþkiler Sempozyumu, Kocaeli Üniversitesi Ýletiþim Fakültesi , 27-28 Nisan 2006, Kocaeli Uçar, F., Ulutak, N., Özgür, A:Z:, Sofuoðlu, H., Arýcan, M.Z., 2006, Halkla Ýliþkilerde Uygulama Teknikleri, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayýný No: 1384, Açýköðretim Fakültesi Yayýný No: 751, Eskiþehir Vikipedi, 2008, PageRank. http://tr.wikipedia.org/wiki/ PageRank (Eriþim: 07.02.2008) Yakýn, M., Yeygel, S. 2006, Reklam Ajanslarýnýn Ýnternetteki Vitrini: Kurumsal Web Siteleri. Akdeniz Üniversitesi Ýletiþim Fakültesi Dergisi, Sayý:5, s:177-211. Prchecker, 2008, http://www.prchecker.info/check_ page_rank.php (Eriþim: 07.02.2008) 34 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 ORMANLARIMIZ, ORMANCILIÐIMIZ ve ENERJÝ ORMANCILIÐI Mustafa KILIÇ* Uður TÜFEKÇÝOÐLU* Ormanlarýmýz 2004 yýlý envanter sonuçlarýna göre, 21.2 milyon hektar alanda yayýlýþ göstermekte olup ülke alanýnýn %27 sini oluþturmaktadýr. Ormanlýk alanlarýmýzýn %99,9 u devletin mülkiyetindeki ormanlardýr. Özellikle dað ekosistemlerinde yer alan Ülkemiz ormanlarýnýn büyük bir kýsmý doðal ormanlardan oluþmakta olup, bu ormanlar içinde bulunduðu iklim kuþaðýnýn özellikleri, jeolojik ve morfolojik yönden farklý bir yapýya sahip olmasý sebebiyle orman yetiþtirme bölgeleri, yetiþme yöreleri ve yetiþme ortamý birimleri bakýmýndan büyük bir çeþitlilik göstermektedir. Çok deðiþik iklim bölgeleri ve farklý jeolojik yapý ve toprak özellikleri, bir yandan son derece hassas orman ekosistemleri oluþtururken diðer yandan çok zengin bir florayý da beraberinde getirmektedir. Bu zenginliði ile ülkemiz ülkeden çok kýta özelliði taþýmakta 150 ye yakýn aðaç türü ormanlarýmýzda doðal olarak yetiþebilmektedir. Genel ormanlýk alanýnýn %40 ýný geniþ yapraklý ormanlar %60 ýný iðne yapraklý ormanlar kaplamaktadýr. Ormanlarýmýzda yayýlýþ alaný olarak en fazla meþe aðaç türleri (6.4 milyon hektar) yayýlýþ göstermekte, ondan sonra alansal büyüklük sýrasýna göre kýzýlçam (5.4 milyon hektar) Karaçam (4.2 milyon Hektar) Kayýn (1.7 milyon hektar) sarýçam (1.2 milyon hektar) Göknar (0.6 milyon hektar) Ardýç (0.5 milyon hektar) Sedir (0.4 milyon hektar) Ladin (0.3 milyon hektar), 100 bin hektardan daha küçük alan kaplayan kýzýlaðaç, kestane, sahilçamý, fýstýkçamý, dýþbudak, gürgen, 10 bin hektardan küçük alan kaplayan kavak, ýhlamur, okaliptus, servi, Akasya, Sýðla yer almakta bunun dýþýnda daha küçük alanlarda veya münferit olarak ormanlarýmýzda yayýlýþ gösteren porsuk, Halep çamý, duglas, andýz, Akçaaðaç, karaaðaç, kayacýk,çýnar, söðüt, huþ, üvez, yabani kiraz gibi nadir aðaç türlerimizde bulunmaktadýr. 35 * Orman Mühendisi M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 %99.9 u devletin mülkiyetinde olan ormanlarýmýza yönelik kamu ve iþletmecilik hizmetleri, 6831 sayýlý orman kanunu, 3234 sayýlý Orman Genel müdürlüðü Teþkilat ve Görevleri Hakkýnda kanun, Devlet Orman Ýþletmesi ve Döner Sermayesi yönetmeliði ve benzeri mevzuatlarla Orman Genel Müdürlüðüne verilmiþtir. Orman Genel Müdürlüðü kamu hizmeti gören bir devlet kuruluþu, bunun yanýnda da devlet ormanlarýný iþleten iktisadi bir kuruluþ niteliðindedir. Kamu görevi ve iktisadi nitelik taþýyan görevler özel bütçe ve döner sermaye bütçesi ile yürütülmektedir. 170 yýllýk geçmiþe sahip Orman Genel Müdürlüðünün geleneksel ormancýlýk politikasýný ise þöyle özetleyebiliriz; 1. Ormanlarýn korunmasý, geliþtirilmesi, geniþletilmesi, biyotik ve abiyotik zararlýlara karþý korunmasý, 2. Ülkemizin endüstriyel ve yakacak odunu ihtiyaçlarýnýn sürdürülebilir þekilde karþýlanmasý, 3. Bozuk orman alanlarýnýn rehabilitasyonu, 4. Ormanlarýn koruyucu ve çevresel fonksiyonlarý ile yine sosyal ve kültürel hizmetlerinin topluma sunulmasý vb. Biz bu makalede, yukarýdaki 2. madde üzerinde, yani toplumumuzun ihtiyaç duyduðu endüstriyel ve yakacak odun ihtiyacýnýn sürdürülebilirlik içerisinde karþýlanmasýnýn yaný sýra endüstride ve yakacak odun olarak deðerlendirilemeyen üretim materyallerinin (kök,kütük, gövde ucu, ince tepe ve yan dallar ile ormanda mevcut ve ekonomik olarak deðerlendirilemeyen aðaç, aðaççýk ve çalýlar vb.) enerji amaçlý kullanýmý (enerji ormancýlýðý) üzerinde durmak istiyoruz. Bilindiði üzere; petrol, kömür, doðalgaz yenilenemeyen fosil enerji kaynaklarý olarak dünya enerji kaynaðý rezervlerinin yaklaþýk %94 ünü oluþturmaktadýr. Günümüzdeki kullaným temposu ile mevcut kömür rezervlerinin 100 yýl, petrol ve doðal gaz rezervlerinin ise 50 yýl sonra tükeneceði tahmin edilmektedir. Ayrýca fosil yakýtlarýn yarattýðý ekolojik denge bozulmasý alternatif olarak yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn günümüzde daha çok konuþulmasýný ve faydalanýlmasýný zorunlu kýlmaktadýr Çevreye verdiði zarar ve tükenebilir özelliði ile fosil yakýtlarýna alternatif enerji kaynaklarýnýn baþýnda güneþ, rüzgar, su, jeotermal, biokütle, gelgit, dalga, vb. yenilenebilir enerji kaynaklarý gelmektedir. Bugün, özellikle biokütlenin enerji amaçlý kullanýmý ile petrol, kömür ve doðal gaza baðýmlýlýðýn önemli derecede azalacaðý düþünülmektedir. Biokütle; elektrik, ýsý ve diðer enerji þekillerinin üretiminde kullanýlan yenilenebilen önemli bir kaynaktýr. Biokütle güneþ enerjisinin depolandýðý organik madde olarak tekrar enerjiye dönüþtürülebilir. Tarýmsal bitkiler ve atýklarý, endüstriyel odun ve tomruk artýklarý, çiftlik hayvaný atýklarý ve yöresel organik madde atýklarý hep birer biokütle kaynaklarýdýr. Biokütle terimi ile belirli zaman, alan, yada hacým ölçüsünde toprak üzerinde ve altýndaki yaþayan bitkisel ve hayvansal maddelerin miktarý(kg, ton/ha) anlaþýlýr. Dünya üzerinde yer alan biokütlenin yaklaþýk %90'ý ormanlarda gövdeler, dallar, yapraklar, ve döküntü maddeleri ile yaþayan hayvanlar ve mikroorganizmalardan oluþmakta ve dünya ormanlarýnýn yýllýk net biyolojik üretimi yaklaþýk 50*1019 ton olarak tahmin edilmektedir. Bitkilere yönelik biokütleyi basit bir tarifle þöyle de anlatabiliriz; bitkiler güneþ ýþýnlarýndan aldýðý enerjiyi kullanarak yapraklarýndaki klorofil yardýmý ile havanýn CO''sini ve yapraklarýna kadar getirmiþ olduðu suyu birleþtirerek organik madde üretirler. Fotosentez dediðimiz bu yaþamsal olay neticesi bitkilerde biokütle biçiminde enerji depolanmaktadýr. Bitkilerin yakýlmasý ile bu enerji yeniden açýða çýkmakta ve yenilenebilir olmasý nedeniylede yaþamýn baþlamasýndan bugüne insanlýða hizmet etmektedir. Özellikle 1970 yýlý ve sonrasý dönem dönem yaþanan petrol krizi ile birlikte petrol, kömür, doðalgaz benzeri fosil enerji kaynaklarýnýn tükenme tehlikesine karþý alternatif yenilenebilir enerji kaynaklarý arayýþýna ülkemizde de baþlanmýþtýr. Baþlangýçta düzensiz faydalanmalar neticesi kuruluþ özellikleri bozulmuþ bozuk vasýflý geniþ yapraklý ormanlarýn iyileþtirme çalýþmalarý ile enerji ormancýlýðýna uygun hale getirilmesi ile baþlayan çalýþmalar ile bugüne kadar 620 bin hektar bozuk vasýflý baþta meþe ve kayýn türlerimizden oluþan geniþ yapraklý orman bu amaca hizmet edecek þekilde yeniden düzenlenmiþlerdir. Günümüzde ise nerdeyse ormanlarýmýzýn tamamýndan enerji ormancýlýðýna yönelik faydalanmayý esas kýlan politikalar oluþturulmaya çalýþýlmaktadýr. 36 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 Þöyleki; 21.2 milyon hektar alanda yayýlýþ gösteren ve %99.9 u devlet tarafýndan iþletilen ülkemiz ormanlarýndan, ülkemizin ihtiyaç duyduðu endüstriyel odunun %80'i karþýlanmaktadýr. Tüketimin geriye kalan kýsmý ise özel ormanlar, 3 hektardan küçük olup orman sayýlmayan yerlerde yapýlan tapulu kesimler, tarým alanlarýnda yer alan kavak, okaliptus gibi hýzlý geliþen tür plantasyonlarýndan yapýlan üretim ve ithalatla karþýlanmaktadýr. Devletçe iþletilen ormanlardan yýlda ortalama 8-9 milyon m3 endüstriyel odun ile 8 milyon ster yakacak odun üretilmektedir. Ormanlarýmýzýn yarýya yakýn bölümü bozuk vasýflý olmasý bir bölümünün ise üretim dýþý amaçlarla iþletilmesi nedeniyle ancak 9-10 milyon hektarýnda planlý üretim yapýlmaktadýr. Günümüzde verimsiz orman alanlarýnýn verimli hale dönüþtürülmesi ve yeni ormanlarýn tesis edilmesi çalýþmalarý ile üretim yapýlacak orman miktarý artýrýlmaktadýr. Orman Genel Müdürlüðünce üretilen yuvarlak odunlar, açýk artýrma, tahsis veya indirimli satýþ yoluyla satýlmakta, üretim programýnýn %5'i dikili olarak pazarlanmaktadýr. Endüstriyel odunlarýn pazarlanmasýnda açýk artýrmalý satýþlar aðýrlýktadýr. Buna karþýlýk yakacak odun satýþlarýnýn büyük bir bölümünü indirimli (sübvanse edilmiþ) satýþlar oluþturmaktadýr. Ancak, unutulmamalý ki; En önemli doðal varlýklarýn baþýnda gelen ve yenilenebilir özelliði ile bugün olduðu gibi geleceðe de yönelik birçok ekonomik, ekolojik ve sosyal hizmet sunacak ormanlarýmýzdan faydalanýrken onun doðal dengesini bozmadan devamlýlýðýný saðlamak durumundayýz. Ormanlarýn devamlýlýðýnýn (sürekliliði) saðlanabilmesi kendisinden beklenen çeþitli iþlevleri yapabilecek biçimde iþletilmesi hukuki, idari, Sosyal ve teknik altlýklarý iyi hazýrlanmýþ kararlý temel politikalarla mümkündür. Ýþte. Orman Genel Müdürlüðümüz üretim amacýyla iþletilen ormanlarýn bugünkü ve gelecekteki artým ve geliþme potansiyelini riske etmeden, bu ormanlarýn sürdürülebilir orman iþletmeciliði ilkeleri doðrultusunda iþletilmesiyle toplum ve sanayinin ihtiyaç duyduðu enerji de kullanýlacak hammaddenin en iyi karþýlanmasý için ihtiyaç duyduðu temel ilke politikalarýný oluþtururken aþaðýdaki kaynaklara da etkinlik kazandýrmak istemektedir. • Ülkemiz odun, bitki ve hayvan atýk artýklarýndan binlerce yýldýr yakacak odun olarak ýsýnma ve piþirmede yararlanmakta ancak halen dünyadaki modern biokütle kullaným eðiliminin dýþýnda kalmaktadýr. Hâlbuki ülkemiz enerji ormancýlýðýna uygun (kavak, söðüt, kýzýlaðaç, okaliptüs, akasya gibi hýzlý büyüyen türler baþta olmak üzere) geniþ alanlarda yayýlýþ gösteren türlere sahiptir. • Söz konusu alanlar uygun planlamalar doðrultusunda modern enerji ormancýlýðýnda deðerlendirilmeli kaliteli ürün veren kýymetli aðaçlarýn dýþýnda kalan ve endüstride deðerlendirilemeyen üretim fazlasý ürünler ve üretim artýklarýnýn bu sektörün hammadde ihtiyacýný büyük oranda karþýlayacaðý tahmin edilmektedir. • Ülkemiz toplam arazisinin %34,ü iþlenebilmektedir. Ýþlenmeyen arazi içerisinde de tarýma uygun alanlar mevcuttur. Bu alanlar ile geçmiþte iþlenen bugün deðiþik gerekçelerle terk edilerek kendi haline býrakýlan araziler, aþýrý meyilli erozyon tehdidi altýnda arazi kullanma kabiliyet sýnýflarýndan 6,7 ve 8. sýnýf araziler modern enerji ormancýlýðýna konu edilebilmelidir. • Bu tür arazilerde enerji ormancýlýðýna yönelik faaliyetler(arazi hazýrlýðý, fidan ve makine temini, bakým çalýþmalarý vb.), devletçe düþük faizli krediler ile desteklenmeli ve teknik bilgi ve danýþmanlýk hizmeti Orman Genel Müdürlüðünce verilmelidir. • Büyük sanayi tesislerine, fabrikalara kendi modern ýsý tesisini kurmasý ve ihtiyaç duyduðu elektrik ve ýsý enerjisinin buralardan saðlanmasý hususunda devletin yaptýrýmlarda bulunmasý özel enerji plantasyonlarý için pazar oluþturacaktýr. • GAP, Yeþil ýrmak, Çoruh vadisi gibi havza projeleri kapsamýnda "biokütle enerji teknolojisi" plan ve uygulamalarda mutlaka yer almalýdýr. Sonuç olarak; Dünyanýn çoðalan nüfusu ve sanayileþmesi ile giderek artan enerji gereksinimini, çevreyi kirletmeden ve sürdürülebilir olarak saðlaya bilecek kaynaklardan en önemlisi biokütle enerjidir. Ayrýca biokütle içerisinde fosil yakýtlarda bulunan kansorejen madde ve kükürt olmadýðý için çevreye verilen zarar son derece azdýr. Bütün bunlarýn ötesinde bitki yetiþtirilmesi güneþ var olduðu sürece süreceði için biokütle tükenmez ve yenilenebilir bir enerji kaynaðý dýr. Bu baðlamda, Ülkemizde elektrik ve ýsý elde etmek için kurulacak biyokütle ýsý tesislerinin hammadde ihtiyacýnýn saðlanmasý için Orman Genel Müdürlüðümüz temel stratejilerini belirlemiþ olup yapýlacak planlama ve uygulamalarda aktif rol oynayacak düzeyde her türlü tedbiri almaktadýr. KAYNAKLAR KILIÇ. M- CEBECÝ. M.A, -TÜFEKÇÝOÐLU. U: Sürgün Ormanlarýnýn Koruya Dönüþtürülmesi. Orman Mühendisliði Dergisi. Yýl44, sayý:10-11-12 Ankara SARAÇOÐLU. N: Orman Hâsýlat Bilgisi. Ders Kitabý2002Bartýn ÇOB.2005: 1.Çevre ve Ormancýlýk Þurasý "Tebliðler" Mart 2005-Antalya OGM.2006: Orman Varlýðýmýz. Orman Genel Müdürlüðü yayýný-Ankara TEMERÝT. A.-TÜFEKÇÝOÐLU. U.2004: Turkýsh Biomass Energy Forestry. Ýnternational Conference 10-12 June 2004 Trieste,Italy TÜFEKÇÝOÐLU. U.2006: Ülkemiz Ormancýlýðýnda bakým Çalýþmalarýnýn Önemi ve Sorunlarý. Orman Mühendisliði Dergisi Yýl 43, Sayý;7-8-9 Ankara 37 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 ÝÇ DENETÝM NEDÝR? Kubilay SOYDAN* 1. GÝRÝÞ Ülkemiz için yeni bir kavram olan Ýç Denetim; 24/12/2003 tarih ve 25326 sayýlý Resmi Gazetede yayýnlanarak yürürlüðe giren Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile birlikte Kamu mevzuatýmýza girmiþ bulunmaktadýr. Ýç Denetim; Kamu gelir, gider, varlýk ve yükümlülüklerinin etkili, ekonomik ve verimli bir þekilde yönetilmesi, Kamu idarelerinin kanunlara ve diðer düzenlemelere uygun olarak faaliyet göstermesi, her türlü malî karar ve iþlemlerde usulsüzlük ve yolsuzluðun önlenmesini saðlamak amaçlarýna hizmet eden Ýç Kontrol sisteminin bir parçasýdýr. Her ne kadar Ýç Denetim bizim mevzuatýmýza yeni girmiþ ise de 1940'lý yýllardan bu yana Dünyanýn bir çok ülkesinde bilinen bir kavramdýr. Ýç Denetçiler Enstitüsü (The Institute of Ýnternal Auditors - IIA94 ülkede 249 þubede örgütlenmiþtir) gibi bir çok kuruluþ Ýç Denetim alanýnda faaliyetlerini sürdürmektedirler. 2. ÝÇ DENETÝM Ýç Denetçiler Enstitüsünün yaptýðý ve uluslararasý kabul görmüþ olan Ýç Denetim tanýmý þöyledir: "Ýç Denetim, kurumun her türlü etkinliðini denetlemek, geliþtirmek, iyileþtirmek ve kuruma deðer katmak amacýyla, baðýmsýz ve tarafsýz bir þekilde güvence ve danýþmanlýk hizmeti vermektir. Ýç Denetçiler, risk yönetimi, iç kontrol ve yönetim süreçlerinin etkinliði ve verimliliðinin deðerlendirilmesi ve geliþtirilmesi için sistematik yaklaþýmlar geliþtirerek kurumun hedeflerinin gerçekleþtirilmesine yardýmcý olurlar". 5018 sayýlý kanunun 63. maddesinde ise Ýç Denetim "Kamu idaresinin çalýþmalarýna deðer katmak ve geliþtirmek için kaynaklarýn ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarýna göre yönetilip yönetilmediðini deðerlendirmek ve rehberlik yapmak amacýyla yapýlan baðýmsýz, nesnel güvence saðlama ve danýþmanlýk faaliyetidir. Bu faaliyetler, idarelerin yönetim ve kontrol yapýlarý ile malî iþlemlerinin risk yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinliðini deðerlendirmek ve geliþtirmek yönünde sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklaþýmla ve genel kabul görmüþ standartlara uygun olarak gerçekleþtirilir." þeklinde tarif edilmiþtir. Yapýlan tariflerden de görüleceði üzere Ýç Denetim güvence verme ve danýþmanlýk hizmeti verme fonksiyonlarýndan oluþmaktadýr. Güvence verme fonksiyonu; kurum içerisinde etkin bir iç kontrol sisteminin var olduðuna, kurumun risk yönetimi, iç kontrol sistemi ve iþlem süreçlerinin etkin bir þekilde iþlediðine, üretilen bilgilerin doðruluðuna ve tamlýðýna, varlýklarýnýn korunduðuna, faaliyetlerinin etkili, ekonomik, verimli ve mevzuata uygun bir þekilde gerçekleþtirildiðine dair kurum içine ve kurum dýþýna yeterli güvencenin verilmesidir. Danýþmanlýk hizmeti verme fonksiyonu ise, idarenin hedeflerini gerçekleþtirmeye yönelik faaliyetlerinin ve iþlem süreçlerinin sistemli ve düzenli bir þekilde deðerlendirilmesi ve geliþtirilmesine yönelik önerilerde bulunulmasýdýr. Ýç Denetim faaliyetleri Ýç Denetçiler tarafýndan yürütülür. Kamu idarelerinin yapýsý ve personel sayýsý dikkate alýnmak suretiyle, Ýç Denetim Koordinasyon Kurulunun uygun görüþü üzerine, doðrudan Üst Yöneticiye baðlý Ýç Denetim Birimi Baþkanlýklarý kurulabilir. Ýç Denetimden bahsedilince akla bir de Dýþ Denetim kavramýnýn gelmesi doðaldýr. 5018 sayýlý kanunun 68. maddesinde harcama sonrasý Dýþ Denetimin Sayýþtay tarafýndan yapýlacaðý belirtilmiþtir. Dýþ Denetimle ilgili usul ve esaslar Sayýþtay Kanunu ile belirlenecektir. 3. ÝÇ DENETÝM VE ÝÇ KONTROL ÝLÝÞKÝSÝ Ýç Kontrol ve Ýç Denetim kavramlarý birbirleri ile yakýndan iliþkili ancak ayrý iki kavramdýr. Ýç Kontrol; yöneticilerin kurumu çalýþtýrmalarýna ve amaçlarýný süreklilik temelinde gerçekleþtirmelerine yardýmcý olmak üzere alt yapýnýn bir parçasý olarak inþa edilen bir yönetim kontrolüdür. Ýç Denetim ise Ýç Kontrolün önemli ancak farklý bir boyutunu oluþturur. Ýç Denetim yönetime yönelik bir hizmettir. Ýç Kontrolün incelenip deðerlendirilmesi ve en Üst Yöneticiye güvence saðlanmasý Ýç Denetim fonksiyonlarý kapsamýndadýr. Etkin bir Ýç Kontrol sisteminin oluþturulmasý, bu sistemin gerektiði þekilde iþletilmesi ve izlenmesi yönetimin sorumluluðu altýndadýr. Ne kadar ayrýntýlý ve özenli biçimde tasarlanmýþ olursa olsun hiçbir Ýç Kontrol mekanizmasý hatalarýn ortaya çýkarýlmasý ve önlenmesi bakýmýndan yüzde yüz güvence saðlamaz. 38 *Orman Mühendisi M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 Bu nedenle yönetimin Ýç Kontrol yapýsýnýn etkinliðini düzenli bir biçimde izlemesi ve gözden geçirmesi gerekir. Yöneticiler Ýç Kontrollerin kalitesi hakkýnda bilgiyi, Ýç Kontrol yapýsýnýn bir parçasý olarak oluþturulan Ýç Denetim Biriminin raporlarýndan edinebilirler. Baþka bir deyiþle Ýç Denetim, Ýç Kontrollerle ilgili olarak yönetime bilgiler saðlar, deðerlendirmeler yapar ve önerilerde bulunur. Sahip olduðu görev ve yetkilere karþýn Ýç Denetçi kötü mali yönetim ile Ýç Kontrol ortamýnýn ve yönetiminin etkinlik ve etkililiðinden sorumlu deðildir. Ýç Denetçi Ýç Denetimin baþarýsýndan sorumludur. Ýç Kontrolün baþarýsýndan yöneticiler sorumludur. 4. ÝÇ DENETÝMÝN KAPSAMI 12/07/2006 tarih ve 26226 sayýlý Resmi Gazetede yayýnlanarak yürürlüðe konulan Ýç Denetçilerin Çalýþma Usul ve Esaslarý Hakkýnda Yönetmeliðin 6. maddesinde "Kamu Ýdarelerinin yurt dýþý ve taþra dahil tüm birimlerinin iþlem ve faaliyetleri, risk esaslý denetim plan ve programlarý kapsamýnda sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklaþýmla denetim standartlarýna uygun olarak iç denetime tabi tutulur" ve Kamu Ýç Denetim Birim Yönergesinin 5. maddesinde "Kamu idarelerinin tüm iþlem ve faaliyetleri iç denetim kapsamýndadýr." hükümleri bulunmaktadýr. Bu tanýmlar ýþýðýnda Ýç Denetim faaliyetlerinin sadece mali konularý içermediði aþikardýr. Ýdarelerin her türlü mali ve mali olmayan iþ ve iþlemleri Ýç Denetim faaliyetleri kapsamýndadýr. Ýç Denetimin sadece mali iþ ve iþlemlere yönelik bir faaliyet olduðu yargýsý uluslararasý Ýç Denetim standartlarýna (Ýnternational Standards for the Professional Practice of Ýnternal Auditing) aykýrý olduðu kadar ulusal mevzuat formlarý olan 5018 sayýlý Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleriyle de açýkça çeliþmektedir. Avrupa Ýç Denetim Enstitüleri Konfederasyonu da bu görüþü desteklemekte ve Ýç Denetimin iç sýnýrlamalara ve coðrafi kýsýtlamalara bakmaksýzýn bir kurumun faaliyetlerinin tümünü kapsadýðýný belirmektedir. Ýç Denetimin amacý Ýdarenin sorumluluklarýný yerine getirmesinde kuruluþ personeline yardýmcý olmaktýr. Ýç Denetim bu amaca hizmet ederken birbirini tamamlayan mali ve mali olmayan bütün iþ ve iþlemleri bir sistem dahilinde bütünüyle inceler. 5. ÝÇ DENETÝM TÜRLERÝ Ýç Denetimin; Uygunluk Denetimi, Performans Denetimi, Mali Denetim, Bilgi Teknolojisi ve Sistem Denetimi olmak üzere 5 türü vardýr. a) Uygunluk Denetimi : Uygunluk denetimi, kamu idarelerinin faaliyet ve iþlemlerinin ilgili kanun, tüzük, yönetmelik ve diðer mevzuata uygunluðunun incelenmesidir. Söz konusu faaliyet ve iþlemlere örnek olarak Ýdarelerin ana hizmet birimlerince yürütülen faaliyet ve iþlemler, projeye baðlý iþ ve iþlemler, arþiv ve dokümantasyon iþlemleri, üretilen rapor ve bilgiler, bütçe hazýrlýk ve uygulama iþlemleri, taþýnýr ve taþýnmaz iþlemleri, atama ve kadro iþlemleri, sicil iþlemleri, maaþ ve özlük iþlemleri, ihale ve diðer satýn alma iþlemleri gösterilebilir. b) Performans Denetimi : Performans denetimi, yönetimin bütün kademelerinde gerçekleþtirilen faaliyet ve iþlemlerin planlanmasý, uygulanmasý ve kontrolü aþamalarýndaki etkililiðin, ekonomikliðin ve verimliliðin deðerlendirilmesidir. INTOSAI (Uluslararasý Sayýþtaylar Birliði) Denetim Standartlarýnda performans denetimi, "Denetlenen kurumlarýn görevlerini yerine getirirken kaynaklarýný tutumlu, verimli ve etkin kullanýp kullanmadýklarýnýn denetimi" (INTOSAI DS 1.0.38) olarak tanýmlanmýþ ve performans denetiminin kapsamý da aþaðýdaki þekilde ifade edilmiþtir (INTOSAI DS 1.0.40): "Kurumlarýn faaliyetlerinin tutumluluðunun, iyi yönetim ilke ve uygulamalarý ile devlet politikalarýna göre denetlenmesi, Ýnsan, mali ve diðer kaynaklarýn kullanýmýndaki verimliliðin, biliþim sistemleri, performans ölçütleri, gözetim ve iç kontrol sistemlerinin de incelenmesi suretiyle denetlenmesi; Denetlenen kuruluþlarýn hedeflerine ulaþma yönündeki performanslarýnýn etkinliðinin, kurum faaliyetlerinin yarattýðý gerçek etkinin amaçlanan etkiyle kýyaslanmak suretiyle denetlenmesidir." Performans denetiminin etkin bir þekilde uygulanabilmesi için bazý koþullarýn varlýðý gerekmektedir. Bunlar; Kamuda performans yönetimine geçilmesi, Stratejik planlama ve performans esaslý bütçelemeye dayanan bütçe sistemi, hesap verme sorumluluðu, performans bilgisi saðlayan bir performans ölçüm sistemi, tahakkuk esaslý bir muhasebe ve raporlama sistemi, performans denetimi konusunda açýk yasal yetkinin varlýðý, yeterli nitelik ve niceliðe sahip personel, rapor sonuçlarýnýn izlenmesine yönelik iyi iþleyen bir takip/izleme sistemi, Kamuda performans denetimine pozitif yaklaþým gösterilmesidir. 39 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 c) Mali Denetim : Mali denetim; gelir, gider, varlýk ve yükümlülüklere iliþkin hesap ve iþlemlerin doðruluðunun, mali sistem ve tablolarýn güvenilirliðinin deðerlendirilmesidir. d) Bilgi Teknolojisi Denetimi : Bilgi teknolojisi denetimi; idarenin amaçlarýna ve kontrol hedeflerine ulaþmasýna yönelik olarak bilgi sistemlerinin ve bu sistemlere iliþkin kontrollerin yeterliliði hakkýnda, nesnel bir güvence saðlamak amacý ile bilgi teknolojisi sistemlerinin incelenmesi, gerekli kanýtlarýn toplanmasý, deðerlendirilmesi ve sonuçlarýn raporlanmasý sürecidir. e) Sistem Denetimi : Sistem denetimi, denetlenen sürecin ya da birimin (sistem) amaçlarýna ulaþmasýný saðlamada iç kontrol sistemlerinin ne derecede yeterli olduðunun deðerlendirilmesidir. Diðer bir ifadeyle, denetlenen birimin faaliyetlerinin ve iç kontrol sisteminin; organizasyon yapýsýna katký saðlayýcý bir yaklaþýmla analiz edilmesi, eksikliklerinin tespit edilmesi, kalite ve uygunluðunun araþtýrýlmasý, kaynaklarýn ve uygulanan yöntemlerin yeterliliðinin ölçülmesi suretiyle deðerlendirilmesidir. 6. ÝÇ DENETÇÝLÝÐE ATANMA USUL VE ESASLARI 01.01.2008 tarihinden itibaren Ýç Denetçiliðe atanma iþlemleri 08/10/2005 tarih ve 25960 sayýlý Resmi Gazetede yayýnlanan Ýç Denetçi Adaylarý Belirleme, Eðitim ve Sertifika Yönetmeliði hükümlerine göre gerçekleþtirilecektir. Ýç Denetim faaliyetleri sertifikalý Ýç Denetçiler tarafýndan yürütülecektir. Bahse konu sertifikalar ise Ýç Denetim Koordinasyon Kurulunun belirlemiþ olduðu eðitim faaliyetleri sonucunda sýnavla verilecektir. Ýç Denetim eðitimine tabi tutulacak Ýç Denetçi adaylarý, yukarýda belirtilen eðitimden önce Kurulca yapýlacak veya Öðrenci Seçme ve Yerleþtirme Merkezi Baþkanlýðýna, Milli Eðitim Bakanlýðý Ölçme ve Deðerlendirme Merkezine ya da uygun baþka bir kuruma yýlda en az bir defa yaptýrýlacak aday belirleme sýnavýyla belirlenecektir. Ýç Denetçi Adaylarýnýn; a) En az dört yýl süreli eðitim veren fakülteler ile denkliði Yükseköðretim Kurulu tarafýndan kabul edilen yurtdýþýndaki fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmek. b) Yardýmcýlýklarda ve araþtýrma görevliliðinde geçen süreler dahil olmak üzere; kamu idarelerinde denetim elemaný olarak en az beþ yýl veya yarýþma sýnavýyla alýnýp yeterlilik sýnavýný veren uzman, dok- tora unvanýný almýþ öðretim elemaný ile yönetici olarak müdür ve daha üst unvanlarda en az sekiz yýl çalýþmýþ olmak. c) Ýç denetçi aday belirleme sýnavý son baþvuru tarihinden beþ yýl öncesine kadar Ýngilizce, Almanca veya Fransýzca dillerinden birisinden Kamu Personeli Yabancý Dil Bilgisi Seviye Tespit Sýnavýndan (KPDS) veya Üniversitelerarasý Dil Sýnavýndan (ÜDS) en az altmýþ (60) puan almýþ olmak. d) Son baþvuru tarihi itibarýyla kýrk yaþýndan büyük olmamak. e) Sicil raporu düzenlenen son üç yýl içinde olumsuz sicil almamýþ olmak. f) Uyarma ve kýnama cezalarý hariç disiplin cezasý almamýþ olmak. g) Yurdun her yerinde çalýþabilecek saðlýk durumuna sahip olmak. h) Kurulun belirlediði etik kurallara uygun öz geçmiþe sahip olmak þartlarýna haiz olmalarý gerekir. 7. SONUÇ Her ne kadar ülkemizde yeni bir kavram olsa da dünyada bir çok ülke Ýç Denetim sisteminden azami þekilde istifade etmektedir. Ýdarenin günlük iþleyiþinden baðýmsýz olan ve Kamu Ýç Denetim Standartlarý ve Meslek Ahlak Kurallarýna uygun olarak yürütülen Ýç Denetim mesleði uluslararasý kariyer bir meslektir. Ýç Denetim sisteminin baþarýyla uygulanabilmesi halinde Kamu Ýdarelerinin faaliyetlerinde etkililik, ekonomiklik ve verimlilik artýþýnýn saðlanmasý mümkün olacaktýr. Ýç Denetimde temel amaç organizasyonun daha iþlevsel olmasý ve verilen hizmetin kalitesinin artýrýlmasýdýr. Ýç Denetim sistemi yolsuzlukla mücadeleyi esas almamakla birlikte karþýlaþtýðý yolsuzluklarý da ilgili makamlara raporlayarak bu konuda da üzerine düþen görevi layýðýyla yerine getirecektir. KAYNAKÇA 1) GÖNÜLAÇAR, Þ.(2007)Ýç Denetimde Hedefler ve Beklentiler. Mali Hukuk Dergisi 130 2) KORKMAZ, U. (2007) Kamuda Ýç Denetim. Bütçe Dünyasý Dergisi 25 3) 5018 sayýlý Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 4) Ýç Denetçilerin Çalýþma Usul ve Esaslarý Hakkýnda Yönetmelik 5) Ýç Denetçi Adaylarý Belirleme, Eðitim ve Sertifika Yönetmeliði 6) Kamu Ýç Denetim Birim Yönergesi 7) Kamu Ýç Denetim Rehberi 40 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 ÞEKER HASTALIÐI (DÝYABET) Turgut YILMAZ* Pek çok kiþinin ve özellikle çocuklarýn, gereðinden çok ve saðlýksýz beslenmeleri, bu hastalýðýn baþlýca nedenlerinden birisidir. Yani yalnýzca yetiþkinler þeker hastasý deðil, ne yazýk ki hastalarýn arasýnda pek çok çocukta pankreas hastalýðý, dolayýsýyla da þeker hastalýðý çekmektedir. Çaðýmýzýn çeþitli hastalýklarýna bakacak olursak, varlýklý olmanýn her zaman iyi sonuç vermediðini görürüz. Ekmek sepetini biraz daha yükseðe asmalý, sofralarýmýzýn zenginliðini azaltmalýyýz. Þeker hastalarýna, pankreasý uyarýcý ve bu yolla þeker hastalýðýnýn oluþma nedenlerini ortadan kaldýracak ilaçlar olarak; 1) Üç ölçü Karanfil Kökü, birer ölçü Çobanüzümü (Yaban mersini) ve Böðürtlen Yapraðý, üç ölçü Altuni Parmakotu, iki ölçü kurutulmuþ Yeþil Fasulye Kabuðu Bu bitki karýþýmýndan bir çay kaþýðý dolusu, bir fincan kaynar suda haþlanýr ve demlenmesi için üç dakika beklenir. Günlük miktar, bir buçuk-iki litredir. Çobanüzümü yapraklarýnýn etkisi, toplanýþ biçimine göre deðiþir. Bu yapraklar yalnýzca meyvelerin olgunlaþmasýndan önce toplanmalýdýr. Doðru zamanda toplandýklarý takdirde, þeker hastalýðýna kesinlikle iyi geldiði klinik deneylerle kanýtlanmýþtýr. Meyvelerin olgunlaþmasýndan önce toplanan Çobanüzümü yapraklarýnýn içerdiði myrtrillin'in yalnýzca þeker salgýsýný normal düzeye indirmekle kalmayýp, hastalýðý tümüyle iyileþtirebildiði de kanýtlanmýþ bir gerçektir. Bitkinin yapraklarýndaki myrtrillin, haklý olarak "Bitkisel Ýnsülin" olarak tanýmlanmaktadýr. Bitki yapraklarýnýn bu eþsiz gücüne karþýn, onun çayýyla yapýlacak tedavi sýrasýnda doktor kontrolünü ihmal etmemek gerekir. Doktor kontrolü, ne olursa olsun yaptýrýlmalýdýr. Diðer yandan çayý hazýrlamak için bir çay kaþýðý Çobanüzümü bir bardak suda kaynatýlýr gün içinde bir ölçek içilir. Çok uzun süre kullanýlmamalýdýr. 2) Þeker oranýnýn düþürülmesi için Kereviz de önerilebilir. 3) Eski bir halk ilacý da, çið Lahana Suyu veya her gün yenen taze Havuç tur. 4) Ekmeðin üstünde Soðan ve Sarýmsak yemekte þeker oranýný düþürmede yardýmcý olur. 5) Dört yemek kaþýðý dolusu Çobanüzümü yapraðý (Meyveleri olgunlaþmadan toplanacak) iki litre soðuk suya akþamdan koyulup, ertesi sabah bu miktarýn yarýsý kaynatýlýr ve ikinci soðuk yarýsý ile karýþtýrýlýr. Bu sývýdan günde üç fincan içilir. 6) Isýrgan Otu'nun da pankreas üzerinde çok olumlu etkisi vardýr. Kandaki þeker oranýný düþürür. Bu durumda eczanelerden veya ecza depolarýndan (Avrupa Ülkelerinde) alýnacak Isýrgan Otu Özü kullanýlmalýdýr. Bu öz Ülkemizde aktarlarda, büyük marketlerde veya þifalý bitki satan yerlerde bulunabilir. 7) Eðir Kökü tüm pankreas rahatsýzlýklarýna iyi geldiði için, þeker hastalýðýný da iyi edebilir. Bir fincan soðuk suya, bir silme çay kaþýðý Eðir Kökü akþamdan koyulur, sabahleyin hafifçe ýsýtýlýr, süzülür ve her yemekten önce ve sonra birer yudum içilir. Yalnýzca bu altý yudum Eðir Kökü, þeker hastalarýnca rahatlatýcý bulunabilir. 8) Mürver Yapraklarý ve Filizleri de çay olarak þeker hastalýðýna karþý önerilir. Mürver, en eski halk ilaçlarýndan biridir. 9) Karahindiba (Taraxacum officinale): Ýlkbahar baþlangýcýnda kýrlarda ve çayýrlarda yavaþ yavaþ kendilerini göstermeye baþladýklarýnda kökünden kesilen bitki güzelce yýkanýr ve ilk salata olarak hazýrlanýr. Þeker hastalarý ilkbaharda öðle ve akþam olmak üzere bu salatayý her gün yemelidirler. Hindiba'lar çiçeklendiklerinde de, bedendeki þekeri atmak için dört haftalýk kür uygulanmalýdýr. Saplar çiçekleri ile birlikte toplanarak yýkandýktan sonra çiçekler koparýlýr. Günde 10-15 çiçek sapý çið olarak yendiðinde, þeker normal düzeye inecektir. Saplar baþlangýçta acý bir tada sahiptirler ama bu tada zamanla alýþýlýr. 10) Ökse Otu (Viscum alba): Pankreasa karþý çok etkili olduðu için, ökseotu çayý sayesinde, þeker hastalýðýnýn nedeni ortadan kalkar. Ökseotu çayý, bitki geceden soðuk suya koyularak hazýrlanýr. Baþlangýç olarak, üç fincan soðuk suya üç çay kaþýðý bitki kullanýlýr. Birkaç hafta sonra iki fincana ve daha sonra da bir fincana inilir. Þeker hastalýðýna iyi gelen daha baþka sebzelerin çýktýðý ilkbaharda da, bir süre için çay içmeye ara verilir. Ökseotu Ekim baþýndan Aralýk ortasýna kadar ve Mart baþýndan Nisan sonuna kadar þifalýdýr. Bu zamanlar içinde toplanmalýdýr. En þifalý olanlarý meþe ve kavak aðaçlarýnda yetiþenlerdir. Ama çam ve meyve aðaçlarýnda yetiþenleri de þifalýdýr. Yapraklar ve küçük saplar iyice kýyýlýr. Bitkinin beyaz meyveleri kullanýlmamalýdýr. 11) Ýsveç Þurubu da pankreasý çok iyi etkilediði, hatta iyileþtirdiði için, þeker hastalýðýnda da önerilir. Günde üç kere biraz bitki çayýnýn içine bir çay kaþýðý 41 *Orman Mühendisi M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS 1 954 olarak alýnmalýdýr. Þurubun olaðanüstü derin etkisi gözönüne alýnarak, ayda bir kere olmak üzere, pankreas üstünde dört saat süreli bir Ýsveç Þurubu kompresi uygulanmasý önerilir. 12) Yabani Hindiba çiçekleri ve saplarý da þiþmanlýða karþý baþarý ile kullanýlýr. Bu çaydan günde iki fincan içilmelidir. Taze Hýyarýn sýkýlmýþ suyu, kandaki þeker oranýný düþürdüðü için özellikle önerilir. 13) Ýskorçina'da ayný Kuþkonmaz gibi, çok deðerli bir diyet sebzesidir. Çok az karbonhidrat içerdikleri için, her iki sebze de þeker hastalarý için çok deðerli bir diyet besinidir. Ýskorçina, sebze bahçelerinde yetiþtirilir ve yabani cinsleri ile ilgisi yoktur. 14) Þeker hastalarý için Yeþil Pýrasa Yapraðý da çok etkilidir. Yaprak uçlarýna kadar ince kýyýlarak akþamlarý ekmek üstünde yenilmelidir. Öðle yemekleri için Pýrasa Salatasý da önerilebilir. 15) Çok Lezzetli ve Yararlý Bir Ýçki: Yeþil uçlarýna kadar ince kýyýlmýþ 500 gr. Pýrasa yapraðýnýn üstüne 0,7 litre buruk beyaz þarap dökülür ve aðzý kapalý olarak 24 saat bekletilir. Süzüldükten sonra þiþelere doldurulur ve sabah akþam birer yudum içilir. Geriye kalan posa ekmek üstünde yenebilir. 16) Büyücek üç baþ Sarýmsak ezilerek bir þiþeye koyulur ve üstüne konyak doldurulur, 10-14 gün bekletilir. Her gün kahvaltýdan önce bir çay kaþýðý alýnýr. 17) Aslanpençesi (Alchemilla vulgaris): Aslanpençesi çayýný þeker hastalarý sýk sýk içmelidir. Çayýn Hazýrlanýþý: Bir çay fincaný suda bir çay kaþýðý bitki, yalnýzca haþlanýr ve demlenmesi için kýsa bir süre (3-5 dk) beklenir. Yemekler arasýnda günde 3 fincan içilir. 18) Ceviz Aðacý (Junglans regia): Þeker hastalýðýnda Ceviz yapraðý çayý kullanýlýr. Taze yapraklarý Haziran ortasýnda toplanmalýdýr. Çayýn Hazýrlanýþý: Bir çay kaþýðý suda ince kýyýlmýþ Ceviz yapraðý, çeyrek litre kaynar suda haþlanýr ve demlenmesi için kýsaca (3-5 dk) beklenir. 19) Enginar (Cynera scolymusL.) menekþe renginde çiçekli) Karaciðer yetersizliklerine karþý etkilidir. Ne kadar bol ve çok yenilirse bitkinin etkinliði ve aðýz tadý o kadar artar. 20) Aðaççileði (Rubus ýdaeusL.) taze meyve veya reçel olarak yendiði zaman þeker hastalarýna yardýmcý olur. Karaciðeri rahatlatýr. 21) Elma (Pyrus malus L.) Pembe çiçekli Elma: Karaciðer hastalarýna iyi gelir. Eðer kimyasal maddelerle hiçbir iþlem görmemiþ olduðuna inanýyorsanýz soymadan kabuðuyla yiyin. Yoksa soyarak yenilmelidir. 22) Acý Bakla (Lupinus albus): Þeker hastalarýnda kan þekerlerini azaltýr. Olgun tohumlarý kaynar suda bir müddet tutulurlar. Gevþeyen kabuklar soyulup bakla yenir. Bu baklalardan 10-20 adet yenebilir. 23) Ayçiçeði (Helianthus annuus): Ayçiçek kökleri kan þekerlerini artýrmadýðýndan þeker hastalarýnýn bu kökleri bazý içeceklerinde doðal tatlandýrýcý olarak kullanabilirler. 24) Limonotu-Melisa Otu (Lippia citriodara): Þeker hastalýðýnda kan þekerini düþürmek için içilir. 30 gr. kuru limonotu 1 litre suda kaynatýlýr ve günde 3 bardak içilir. 25) Madýmak (Polygonum cogratum) Þeker hastalarýnda kan þekerini düþürücü etkilere sahiptir. 50 gr. kuru bitki 1 litre suda kaynatýlarak günde 3-4 bardak içilir. 26) Mührüsüleyman=Kurtpençesi (Polygonatum multiflorum): Kan þekerini düþürücü etkiye sahiptir. 30 gr. bitki 1 litre kaynar suda demlenir v e günde 3 bardak içilir. 27) Okaliptüs (Eucalyptus globulus): Þeker hastalýðýnda kan þekerini düþürmek için kullanýlýr. Bu þekilde þeker hastalýðý için kullanýlan ilaçlarýn dozu düþürülebilir. 30 gr. Okaliptüs yapraðý 1 litre kaynar suda 15 dk. demlenir ve bu sývýdan günde 2-3 bardak içilir. 28) Taflan Kocayemiþ (Prunus laurocerasus): Taflan meyvesinden elde edilen tohumlarýn toz haline getirilip sabah akþam 2 çay kaþýðý alýnmasý kan þekerinin düþmesine yardýmcý olur. 29) Çobanüzümü Yapraðý, Fasulye, Keçisedefotu ve Tohumlarý ve nane karýþýmý þeker hastalýðý tedavisinde kullanýlýr. Her birinden 20'er gram karýþtýrýlýr. 2 çorba kaþýðý 500 ml. Kaynar suya atýlýr, 20 dk. demlenir. Günde 3-4 fincan içilir. Tüm bu þifalý bitkilerin ve diyet sebzelerinin uygulanmasý sonunda baþarýya ulaþýlabilmesi, ancak gerekli þeker diyetine uyulmasý sonunda gerçekleþebilir. YARARLANILAN KAYNAKLAR: 1- TREBEN, M.; Tanrý'nýn Eczanesinden Saðlýk, (Gesundheit aus der Apotheka Gottes) ÝSBN 975-7787-39-6, Anahtar Kitaplar-1994 2- ASIMGÝL, Dr. A.; Þifalý Bitkiler, ISBN-975-362-085-3, Timaþ Yayýnlarý, Ýstanbul-2003 3- MESSÉGUÉ, M.; Hayat Veren Þifalý Otlar (Mon Herbier De Santé) ISBN 975-325-300-1, AD Yayýncýlýk AD Yayýncýlýk A.Þ., Ýstanbul-1997 4- BAYTOP, Prof. Dr. T.; Türkiye'e Bitkiler ile Tedavi (Geçmiþte ve Bugün ) (Therapy with Medicinal Plants in Turkey (Past and Present) ISBN 975-420-021-1, Nobel Týp Kitabevleri, Ýstanbul1999 5- Tüzün, H. Roto Baský (yayýnlanmamýþ) 42 I M TM OD AS HABERLER Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN 1 954 ADANA ÝLÝNDE 21 MART DÜNYA ORMANCILIK HAFTASI ÇOÞKU ÝLE KUTLANDI TMMOB Orman Mühendisleri Odasý Doðu Akdeniz Þubesi, Türkiye'nin en büyük Sinema Kuruluþu Olan Mars Entertainment Group'un Adana Cinebonus Sinemalarý ve Türkiye'nin baþarýlý Özel Kolejlerinden Gündoðdu Koleji ile birlikte Kuzey yarýkürede ilkbaharýn, güney yarýkürede sonbaharýn baþlangýcý kabul edilen 21 Mart Dünya Ormancýlýk Gününü Adana M1 Alýþveriþ Merkezi'nde bir dizi etkinlikle kutladý. Adana M1 Alýþveriþ Merkezi'ndeki Cinebonus Sinemalarý Ormancýlýk Haftasý dolayýsýyla Orman Mühendisleri Odasý Doðu Akdeniz Þubesizin hazýrladýðý ormanlarýn öneminin ve korunmasýnýn vurgulandýðý ''ormanlarýn korunmasý önce kendimizden'' fragmanlarýyla 14 Marta baþlayýp 3 hafta boyu devam eden sürede yaklaþýk 80 bin sinemasever insanýmýza eriþmeyi baþarmýþtýr. Ayrýca sinema içerisinde bulunan reklam panolarýnda ormanlarýn önemi ve korunmasýyla ilgili afiþlerin gösterime sunulmalarý da ormancýlýk haftasýna ayrý bir güzellik kattý. Etkinlikte bir konuþma yapan TMMOB Orman Mühendisleri Odasý Doðu Akdeniz þube baþkaný Selami TECE; Ýnsan hayatýnýn her aþamasýnda çok büyük bir öneme sahip olan ormanlar, insanlara saðladýklarý ekonomik, ekolojik hizmetler açýsýndan ülke sýnýrlarýný aþan bir deðere sahip olduklarý için dünyanýn, ortak deðerleri içinde en baþta gelenleri arasýnda yer almýþtýr. Ýnsanoðlunun hayatý sürdürebilmesi için havaya ve suya ne kadar ihtiyacý varsa, topraða ve aðaca da o kadar ihtiyacý olduðunu belirterek topraklarýmýzýn erozyonla kaybolmasýný önlemek, gelecek nesillere daha yeþil, daha güzel ve yaþanýlabilir bir Türkiye býrakabilmek için, sadece orman teþkilatý deðil, bütün vatandaþlarýmýzýn, özel ve kamu kuruluþlarýnýn da bir seferberlik ruhu içerisinde ellerlinden gelen her þeyi yapmalarý gerektiðini ifade etti. Cinebonus müdürü Mehmet Özer'de ormancýlýk haftasý dolayýsýyla 14 Marta baþlayýp 3 hafta boyu devam eden sürede ormanlarýn öneminin ve korunmasýnýn vurgulandýðý "ormanlarýn korunmasý önce kendimizden'' fragmanlarýyla yaklaþýk 80 bin sinemasever insanlarýmýza eriþmeyi hedeflediklerini vurgulamýþtýr. Adana'nýn en köklü özel okullarýnda Gündoðdu Koleji Öðrencilerinin yapmýþ olduðu orman ve doða konulu resimlerin sergilendiði etkinlikte Gündoðdu Koleji lise müdürü Hakan Gediktaþ'da içinde bulunduðumuz yüzyýlýn orman ve doða yüzyýlý olmasý gerektiðini belirti. Gediktaþ gençlerin mutlaka aðaç orman ve doða sevgisiyle büyümeleri ve gelecekte ülkemizi ve tüm dünyayý bekleyen küresel iklim deðiþiklikleri ve çölleþme gibi tehlikelere karþý bilinçlendirilmesi gerektiðini ifade etti. Daha sonra aðaç ve ormanlarýmýzýn daha çok sevdirilmesi için 21 Mart günü Cinebonus önünde daðýtýlan fidanlarda vatandaþlar tarafýndan büyük ilgiyle karþýlanmýþtýr. Orman Mühendisleri Odasý Doðu Akdeniz Þubesi sekreteri Ayhan Küyük tarafýndan Ormancýlýk haftasý münasebeti ile Gündoðdu Koleji Öðrencilerine erozyon ve ormanlarýn önemi konulu bir konferans verilmiþtir. Doðu Akdeniz Þube Basýn ve Halkla Ýliþkiler Bürosu DENÝZLÝ ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜÐÜNE BAÐLI ÇAMELÝ ORMAN ÝÞLETME MÜDÜRLÜÐÜ ORMANLARI, BAYAN MÜDÝRE'MÝZE EMANET Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesinden 1988'de mezun olan Orman Mühendisi Nurcan KAYA; Malatya Toprak Muhafaza Proje Müdürlüðü emrinde Mühendis olarak göreve baþlamýþ; Gölhisar Orman Ýþletme Müdürlüðünde, Aðaçlandýrma Þefi ve Tefenni Orman Ýþletme Þefi olarak, daha sonra Gölhisar Orman Ýþletme Müdürlüðünde, Müdür Yardýmcýsý olarak görev yapmýþtýr. Orman Genel Müdürlüðünde ilk bayan müdür yardýmcýsý da olan Nurcan KAYA 07.01.2008 tarihinde Çameli Orman Ýþletme Müdürü olarak bir ilke daha imza atmýþ; Türkiye ormancýlýðýnda ilk bayan Orman Ýþletme Müdürü de olmuþtur. Çameli Orman Ýþletme Müdiremize baþarýlar diliyoruz. 43 M Ý ER Ý MO B OR MÜHEND SL AN I TM OD AS HABERLER 1 954 ORMANCILAR YEÞÝL GECEDE EÐLENDÝ… Vali Yiðenoðlu'na ormancýlýk çalýþmalarýna verdiði destekten dolayý Orman Bölge Müdürü Ýbrahim Aydýn teþekkür plaketi verdi. Orman Mühendisleri Odasý Denizli Þube Baþkaný Mustafa Kallimci, gecenin açýlýþ konuþmasýný yaptý. Kallimci, orman çalýþanlarýnýn yoðun iþ temposuyla geçen bir yýlýn yorgunluðunu yeþil gecede attýklarýný söyledi. Orman Bölge Müdürü Ýbrahim Aydýn, yeþil gecenin orman çalýþanlarý için çok anlamlý bir gece olduðunu belirterek, "Yeþil gece orman teþkilatý tarafýndan yýllardýr geleneksel olarak düzenlediðimiz bir gece. Orman Haftasý kutlamalarý çerçevesinde gerçekleþtirdiðimiz bu gecede, çalýþanlarýmýz eþleriyle birlikte yoðun iþ temposunun yorgunluðunu atýyorlar ve eðleniyorlar. Bizler böyle gecelerde çalýþanlarýmýzýn yanýnda geçmiþ yýllarda teþkilatýmýzda görev yapmýþ emekli büyüklerimizi unutmayýz. Yýl boyu özellikle yaz aylarýnda orman yangýnlarýna karþý fedakarca mücadele eden personelime kutluyorum" dedi. Gecenin onur konuðu Muðla Valisi Lütfi Yiðenoðlu, orman varlýðý bakýmýndan Türkiye'nin en zengin ili olan Muðla ilinde bölge müdürlüðü çalýþanlarýnýn ormanlarý koruma konusunda verdikleri mücadeleyi kutladý. Orman Haftasý deðiþik etkinliklerle kutlanýyor. Muðla Orman Bölge Müdürlüðü ve Orman Mühendisleri Odasý, 21 Mart Dünya Ormancýlýk Günü nedeniyle Marmaris’de "Yeþil Gece" düzenledi. Her yýl Orman Haftasýnda geleneksel olarak düzenlenen yeþil gecede ormancýlar gönüllerince eðlendi. Marmaris’te 22 Mart Cumartesi akþamý düzenlenen geceye Muðla Valisi, Ula Kaymakamý, Ýl Emniyet Müdürü, Orman Bölge Müdürü, Gençlik Spor Ýl Müdürü, Orman Ýþletme Müdürleri, Orman Ýþletme Þefleri ve orman çalýþanlarý eþleriyle birlikte katýldý. ÇAM KESE BÖCEÐÝ PROJESÝ ÝLE BÝRÝNCÝ OLDULAR Eskiþehir Tepebaþý Anadolu Lisesi öðrencileri Oðuzhan ÜSTÜNDAÐ ve Ýsmail Cem ÇELEBÝÖREN'in projesi birinci olarak altýn madalya aldý. 6. Çevre Olimpiyatý INEPO' elemelerinde 45 ilden 134 projeyi geride býrakarak birinci olan gençlere tebrik yaðýyor. Kýzýlçam ve bazý meyve aðaçlarýna zarar veren Çam Kese Böceði ve Kýrmýzý Orman Karýncalarý ile ilgili bir araþtýrma yapan öðrencilere baþýndan beri destek veren Eskiþehir Orman Bölge Müdürlüðü adýna Sýtký Küçüköz’de birer plaket verdi. Akdeniz iklim kuþaðýnda bulunan Orman Bölge Müdürlüklerimizce hazýrlanan laboratuvar ortamlarýnda Çam Kese Böceði ie mücadelede yiyicilerin üretilmesi hýzla yayýlýrken, Kýrmýzý Orman Karýncasýnýn usulüne uygun taþýnmalarý da artýk hýzla yaygýnlaþmakta olduðunu vurgulayan Sýtký Küçüköz öðrencileri kutlayarak, "iki üniversitesi olan Eskiþehir’de lise öðrencilerinin bu projeyi seçmeleri bizi mutlu etmiþtir. Yaptýklarý bu çalýþma için kendilerini kutluyorum" dedi. Öðrencilerde bu konuyu tesadüfen seçtiklerini ve sonrasýnda bilgi ve belge toplama aþamasýnda Orman Teþkilatýnýn kendilerine destek olduðunu ifade ettiler. Öðrenciler 1-4 Haziran tarihlerinde Ýstanbul'da yapýlacak olan Çevre Olimpiyatlarýnda 35 ülke içinde Türkiye'yi temsil edecekler. 44
Benzer belgeler
orm muh2008_2_ENSON_YENI_SAYFALAR.qxp
YAYIN KOÞULLARI
Dergimizde yayýnlanmasý istenen yazýlar bilgisayarda yazýlmalý, daha önce baþka bir yerde basýlýp, yayýnlanmamýþ
olmalýdýr. Ýmzalý bir dilekçe ekinde kaðýda yazýlý olarak, ayrýca el...
orm muh2006_4.qxd - Orman Mühendisleri Odası
Yönetim Yerine posta ile gönderilmelidir. Yazýlar 7 sayfayý
(A4) geçmemelidir. 7 sayfayý aþan yazýlarýn birbirini izleyen
sayýlarda yayýmlanabileceði düþünülerek bölümlere ayrýlmalýdýr. Fotoðraflar...