proteinler
Transkript
proteinler
PROTEİNLER Prof. Dr. Muhsin KONUK % 50-55 C % 6-8 H %15-18 N PROTEİN % 20-23 O % 0-4 S veya P 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. Protoplazmanın yapısal bileşenidirler. Enzim olarak görev yaparlar. Besin maddelerinde bulunan proteinler, hücresel proteinlerin sentezi için gerekli yapıtaşları olan a. asitlerin kaynağını oluştururlar. Organik ve inorganik bir çok maddenin taşınmasında rol oynarlar. Bazı proteinler veya peptitler hormon olarak iş görmektedir Karmaşık proteinler şeklinde düzenlenerek antikorları oluştururlar. Nükleik asitlerle birlikte virüsleri oluştururlar. Primer Yapı Amino asitlerin polipeptit zinciri üzerinde nitel ve nicel sıralanışlarını, protein molekülünün bir veya daha fazla sayıda polipeptit zincirinden oluşup oluşmadığı hakkında bilgi veren yapıdır. İnsülinin yapısı İnsülinin yapısı ilk olarak Frederick Sanger tarafından ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışma sayesinde 1958 yılında Nobel Ödülü verilmiştir. Sekonder Yapı Peptid zincirlerinin bu sekonder yapıları Pauling ve arkadaşları tarafından X ışınları yardımı ile ortaya konulmuştur. İkincil yapıyı zincirdeki karbonil grubu ile imido grupları arasında oluşan hidrojen bağları oluşturur. Zayıf hidrojen bağları bir polipeptit zincirinin içinde oluştuğu gibi komşu polipeptit zincirleri arasında da oluşabilir. İkincil yapılar α-heliks yada β-pilili tabaka şeklinde olabilir. α-Heliks α-Helikste zayıf hidrojen bağı, bir peptit bağındaki elektronegatif azot atomuna bağlı H atomu ile bu peptit bağından sonraki dördüncü amino asidin karbonil grubunun oksijen atomu arsında oluşmaktadır. Bir peptit zincirinin α-heliks oluşturabilmesi için ya sadece L-formunda a.asitleri veya sadece Dformunda a.asitleri içermesi gerekir. Saç, kıl, tüy, yün, boynuz, tırnak, deri ve kuştüyü gibi α-keratinlere dahil proteinler genellikle soldan sağa dönüşlü α-heliks düzenlemesi gösterirler. Hidrojen Bağı Bağı Hidrojen Bağı Bağı •Alfa heliks yapısına yünde, saçlarda ve kasların miyozininde rastlanır, özellikle keratinde tesbit edilmiştir. •Ayrıca fibrinojen, fibrin ve sentetik polipeptidlerde bu yapı mevcuttur. Sol elli Sağ Sağ elli L amino asitler soldan sağ sağa ve sağ sağdan sola doğ doğru kı kıvrı vrılan heliksler meydana gelebilir. Soldan sağ sağa doğ doğru dö dönüşlü heliks, heliks, sağ sağdan sola dö dönüşlü helikse gö göre daha kararlı kararlıdır. β-pilili konfigürasyonu Antiparalel β-pilili konfigürasyonu Paralel β-pilili konfigürasyonu Karışık β-pilili konfigürasyonu Beta-pilili konfigürasyonu ise ipek lifi gibi gerilmiş protein moleküllerinde görülmektedir. α – heliks ısı ve nemin etkisiyle βpilili tabakaya dönüşebilir. BAŞ BAŞLICA BAŞ BAŞLICA Tersiyer Yapı İkinci yapıyı oluşturan alfa ve beta konfigürasyonlar üst üste katlanır ve yumak şeklinde sarılırlarsa elipsoid bir yapı gösterirler ki bu proteinlerin tersiyer yapılarıdır. Bu durum ise ancak yan zincirlerin reaksiyona girmesi ile mümkündür. Bu etkileşimler zayıf hidrojen bağları, kovalent bağlar, tuz bağları, iyonik bağları, Van der Walls çekim ve itim gücü ile sağlanmaktadır. Proteinlerin bu üçüncü yapısı globüler veya oval bir protein molekülünde olduğu kadar, saç gibi lifsel bir yapı gösteren bir proteinde de görülebilir. Sekonder yapı Tersiyer yapı S-S bağları (disülfür köprüleri): Kovalent ve çok kuvvetli bağlardır. Sistin birimlerinin neden olduğu bağlardır Hidrojen bağı Çok kuvvetli değildir, ancak protein molekülü içerisinde çok bulunması dolayısı ile etkili özellik kazanır. Oksijen hidrojeni kendine çeker. Böylece ortada bir köprü oluşur. İyon bağı (tuz köprüsü, elektrostatik bağ) Proteinlerdeki COOH grupları yüklerini NH2 gruplarına vererek COOH grubu anyon, NH2 grubu katyon haline geçer. COO- ve NH3+ grupları Kulon Kanuna göre birbirini çeker. NH3+ COO- COO- NH3+ Hidrofob bağ (apolar bağ, Van der Waals bağı): Valin, Lösin gibi apolar gruplar bulunduran amino asitler bu grupları arasındaki Van der Waals bağlarıyla çekmeleri sonucu oluşan bağ tipidir. CH I CH2 I S I S I CH2 I CH C II O H I N N I I I H I I I O II C R I CH CH I R HN CH I (CH2)4 I NH3+ I COOI CH2 I CH CH I CH H3C H3C CH C II O CH3 CH3 Kuaterner Yapı Benzer özelliklere sahip alt üniteler salkım benzeri, topluluklar oluşturarak dördüncü yapıya neden olurlar. Bu yapı proteinin polimerizasyonunu yansıtan bir olaydır. Molekül ağırlığı 50.000 Da’dan büyük proteinler kuaterner yapıya sahiptirler. Fosforilaz-A dört alt üniteye sahip, dördüncül yapıyı sergileyen bir proteindir. Bu tür yapılarda alt üniteler kovalan olmayan güçler ile birleşmişlerdir. Hemoglobin, serüloplazmin, trozinaz gibi globüler proteinler bu sınıfa dahil olurlar. ÖZET OLARAK Proteinlerin temel işlevlerine göre aşağıdaki biçimde sınıflandırılırlar: Fonksiyon Protein (örnekler) Katalitik rol Enzimler Kontraksiyon Aktin, Miyozin Gen regülasyonu Histonlar, Repressör protein Hormonal rol İnsülin Korunma Fibrin, immunoglobulinler, İnterferon Düzenleyici rol Kalmodulin Yapısal rol Kollagen, Elastin, Keratinler Transport Albumin (bilirubini, yağ asitlerini vb), Hemoglobin (oksijen ve karbondioksidi), Lipoproteinler (lipitleri), Transferrin (demiri) Proteinlerin Sınıflandırılması I Basit Proteinler Albuminler II Bileşik Proteinler Globulinler Mukoproteinler Gluteinler Glikoproteinler Prolaminler Lipoproteinler Nükleoproteinler III Protein türevleri Proteazlar Koagule proteinler Peptonlar Skleroproteinler Kromoproteinler (albuminoidler) Histonlar Metalloproteinler Fosfoproteinler Türev proteinler Proteinlerin intramoleküler değişikliği veya hidrolizi sonucu meydana gelen ve farklı fizikokimyasal özellikler gösteren proteinler veya bunların parçalanma ürünleridir. Denatüre ve koagüle proteinler türev proteinler sınıfına dahildir. Denatü Denatüre olmuş olmuş ısı yada asit Pıhtı htılaş laşmış ısı yada asit
Benzer belgeler
07 Proteinler - mustafaaltinisik.org.uk
Hidrofobik etkileşimler gerçek bağ değildirler; elektron paylaşımı yoktur. Hidrofobik
etkileşimler, proteinlerin iç kısımlarının kararlı olarak devamlılığının sağlanmasında rol
oynar.
Proteinlerin ...