skrotal duvar - Prof. Dr. Mustafa Seçil
Transkript
skrotal duvar - Prof. Dr. Mustafa Seçil
SKROTAL TÜMÖRLERDE ULTRASONOGRAFİ TURKRAD 2008 OTURUM 29 Prof. Dr. Mustafa SEÇİL Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İZMİR SPERMATİK KORD TÜMÖR VE DİĞER LEZYONLARI Spermatik kord kisti – Prosesus vajinalisin hem internal inguinal halka hem de testisin süperiorunda kapanması durumunda ortaya çıkan, kord boyunca füziform uzanan kapalı bir sıvı koleksiyon alanından oluşan özel bir hidrosel formudur. En sık benign lezyon spermatik kord lipomatozisi, en sık benign tümör lipomdur. Malign tümörler ise sarkomlardır. Tümü oldukça nadir karşılaşılan lezyonlardır. Ultrasonografi Bulguları • Lipomatoziste kord kalın ve yağ ekojenitesinde izlenir. • Lipomlar kitlesel form oluşturan yağ ekojenitesinde kitlelerdir. • Sarkomlar heterojen iç yapıda yüksek vaskülariteye sahip, nadir görülen lezyonlardır. Resim 2. Spermatik kord lipomatozisi – Uzun eksen panoramik görüntüde spermatik kordonda diffüz yağlanma ve kalınlık artışı Resim 3. Spermatik kord leiomyosarkomu – Uzun eksen panoramik görüntüde solid, birkaç alanda kistik bileşeni bulunan heterojen içyapıda kitle Resim 1. Spermatik kordon kisti –Uzun eksen görüntüde inmemiş testis ve bunun hemen kranialindeki spermatik kordon kisti. Resim 4 Spermatik kord leiomyosarkomu – Transvers görüntüde solid, birkaç alanda kistik bileşeni bulunan heterojen iç yapıda kitle EPİDİDİM EPİDİDİM TÜMÖR LEZYONLARI VE DİĞER Epididim Kistleri ve Spermatosel – Epididim kisti interstisyumunda oluşan seröz sıvı içeren, spermatosel ise eferent duktusların kistik genişlemesi sonucu oluşan spermatozoa ve proteinöz sıvı içeren lezyonlardır. Sık görülen bu lezyonların US birbirinden ayrımı mümkün değildir. Basit Kist – Homojen sıvı içerikli, tedavi ya da izlem gerektirmeyen lezyonlardır. US’da, 2mm-2cm arasında çapa sahip, algılanabilen bir duvarı olmayan, tümüyle anekoik yapı olarak izlenirler. Epididim Tümörleri – Epididim tümörleri oldukça nadirdir. En sık tümör benign özellikteki adenomatoid tümördür. Bunu leiomyomlar izlemektedir. Papiller kistadenom von Hippel-Lindau sendromunda görülen intramural solid bileşeni olan kistik nitelikli nadir bir tümördür. Resim 8. Basit kist Resim 6. Epididim kisti – Uzun eksen panoramik görüntüde epididim baş kesiminde anekoik yapıda kist Epidermoid Kist – Germ hücre kökenli, keratin içeren kistik yapıda benign tümörlerdir. US’da “soğan halkaları” görünümü adı verilen, hiperekoik ve hipoekoik katmanlardan oluşan görünüm tipik olarak kabul edilmektedir. Ancak bunun dışında merkezi hiperekoik, periferinde halosu bulunan target lezyon; periferal kalsifikasyonu bulunan keskin sınırlı lezyon; ekojenik bir halkası olan solid lezyon şeklinde görülebildiği tanımlanmıştır. Lezyon içerisinde damar bulunmadığından Doppler US’da kodlanma izlenmez. Resim 7. Epididim, adenomatoid tümör – Testis komşuluğunda solid iç yapıda homojen, vaskülaritesi bulunmayan lezyon (ok). TESTİS Resim 9. Epidermoid kist – Soğan zarına benzer, iç içe ekojen halkalar şeklindeki tipik görünüm BENİGN TESTİS LEZYONLARI Sıklıkla asemptomatiktir, rastlantısal olarak ya da skrotumda ele gelen kitle nedeniyle değerlendirme sırasında saptanırlar. SKROTAL TÜMÖRLERDE US – Prof .Dr. Mustafa SEÇİL www.mustafasecil.com 2 Rete Testisin Tübüler Ektazisi – Eferent duktusların tıkanmasına bağlı ortaya çıkan ileri yaşlarda görülen benign bir durumdur. Mediastinum testisten başlayarak rete testis boyunca perifere doğru incelerek devam eden anekoik, Doppler US’da kodlanması olayan tübüler yapılar olarak izlenir. Resim 50. Rete testisin tübüler ektazisi lezyonlar olarak görülür. Vaskülariteleri değişken olmakla birlikte çoğunlukla testise göre daha vaskülerdirler. İnceleme Notu • US bakısı ile testis tümörlerinin mediastinum, epididim ve skrotal duvar tutuluşu açısından değerlendirilmesi gereklidir. • Testisin lenfatik drenajı testiküler arter ve vene eşlik etmektedir. Sağ testis tümörü saptanan hastalarda sağ renal ven düzeyinde vena kava çevresinin solda tümör saptanan hastalarda ise sol renal ven düzeyinin lenfadenopati açısından değerlendirilmesi gereklidir. • Epididim invazyonunda internal iliak zincir, skrotum duvar invazyonunda inguinal zincirde lenfadenopati bakısı gereklidir. MALİGN TESTİS TÜMÖRLERİ Tüm malignitelerin %1’ini oluşturmakla birlikte erkekte 15-34 yaş aralığında en sık görülen malign tümörlerdir. Başvuru yakınmaları skrotal dolgunluk, ya da ağırlık hissi ve ele gelen kitledir. Parakaval alanda, mediastinal hatta boyunda lenfadenopati ya da retroperitoneal kitle ile bir arada başvuru hiç de az değildir. Bu nedenle parakaval alanda, retroperitoneal bölgede kitle saptanan erkek hastalarda testis bakısı mutlaka yapılmalıdır. Ultrasonografi Bulguları • • • • Genel olarak seminomlar hipoekoik, homojen, kısmen belirsiz sınırlı, vaskülaritesi yüksek tümörlerdir. Çok odaklı olabilirler. Non-seminomatöz germ hücreli tümörler ve mikst tip tümörler hipoekoik, belirsiz sınırlı heterojen ve yüksek vaskülaritede tümörlerdir. Kistik/nekrotik alan içerebilirler. Non-germ hücreli tümörler hipoekoik homojen, düşük vaskülaritede, genellikle küçük boyutta tümörlerdir. Testise metastaz, testisin lenfoma ve lösemi tutulumları çoğunlukla bilateral ve multipl, hipoekoik, homojen SKROTAL TÜMÖRLERDE US – Prof .Dr. Mustafa SEÇİL Resim 61 Seminom – Uzun eksen panoramik görüntüde testisin bütününü kaplayarak testiste büyümeye neden olmuş, solid homojen yapıda kitle Resim 72. Mikst germ hücreli tümör – Kistik alanlar içeren ancak ağırlıklı olarak solid yapıda, heterojen kitle www.mustafasecil.com 3 Resim 83. Testis tümörü, epididim invazyonu (ok) Resim 104. Lenfoma – retiküler paternde hipoekoik, infiltratif çok sayıda odak ve artmış vaskülarite alanları Kaynak Seçil M. Temel Ultrasonografi ve Doppler 1. Basım 2008 Resim 94. Leydig hücreli tümör www.mustafasecil.com SKROTAL TÜMÖRLERDE US – Prof .Dr. Mustafa SEÇİL www.mustafasecil.com 4
Benzer belgeler
PDF ( 37 )
2mm-2cm arasında çapa sahip, algılanabilen
bir duvarı olmayan, tümüyle anekoik yapı
olarak izlenirler.
Testiküler Epidermoid Kist
2mm-2cm arasında çapa sahip, algılanabilen
bir duvarı olmayan, tümüyle anekoik yapı
olarak izlenirler.