suriye çerkesleri - Çerkes Araştırmaları
Transkript
suriye çerkesleri - Çerkes Araştırmaları
Rapor No: 130, Kasım 2012 SURİYE ÇERKESLERİ SYRIAN CIRCASSIANS ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi CENTERCenter FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC for Mıddle Eastern Strategıc STUDIES Studıes مركز الشرق األوسط للدراسات االستراتيجية ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ SURİYE ÇERKESLERİ SYRIAN CIRCASSIANS ORSAM Rapor No: 130 Kasım 2012 ISBN: 978-605-4615-26-1 Ankara - TÜRKİYE ORSAM © 2012 Bu raporun içeriğinin telif hakları ORSAM’a ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak makul alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, yeniden yayımlanamaz. Bu raporda yer alan değerlendirmeler yazarına aittir; ORSAM’ın kurumsal görüşünü yansıtmamaktadır. ORSAM STRATEJİK BİLGİ YÖNETİMİ, ÖZGÜR DÜŞÜNCE ÜRETİMİ ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Tarihçe Türkiye’de eksikliği hissedilmeye başlayan Ortadoğu araştırmaları konusunda kamuoyunun ve dış politika çevrelerinin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla, 1 Ocak 2009 tarihinde Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) kurulmuştur. Kısa sürede yapılanan kurum, çalışmalarını Ortadoğu özelinde yoğunlaştırmıştır. Ortadoğu’ya Bakış Ortadoğu’nun iç içe geçmiş birçok sorunu barındırdığı bir gerçektir. Ancak, ne Ortadoğu ne de halkları, olumsuzluklarla özdeşleştirilmiş bir imaja mahkum edilmemelidir. Ortadoğu ülkeleri, halklarından aldıkları güçle ve iç dinamiklerini seferber ederek barışçıl bir kalkınma seferberliği başlatacak potansiyele sahiptir. Bölge halklarının bir arada yaşama iradesine, devletlerin egemenlik halklarına, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine saygı, gerek ülkeler arasında gerek ulusal ölçekte kalıcı barışın ve huzurun temin edilmesinin ön şartıdır. Ortadoğu’daki sorunların kavranmasında adil ve gerçekçi çözümler üzerinde durulması, uzlaşmacı inisiyatifleri cesaretlendirecektir. Sözkonusu çerçevede, Türkiye, yakın çevresinde bölgesel istikrar ve refahın kök salması için yapıcı katkılarını sürdürmelidir. Cepheleşen eksenlere dâhil olmadan, taraflar arasında diyalogun tesisini kolaylaştırmaya devam etmesi, tutarlı ve uzlaştırıcı politikalarıyla sağladığı uluslararası desteği en etkili biçimde değerlendirebilmesi bölge devletlerinin ve halklarının ortak menfaatidir. Bir Düşünce Kuruluşu Olarak ORSAM’ın Çalışmaları ORSAM, Ortadoğu algalımasına uygun olarak, uluslararası politika konularının daha sağlıklı kavranması ve uygun pozisyonların alınabilmesi amacıyla, kamuoyunu ve karar alma mekanizmalarına aydınlatıcı bilgiler sunar. Farklı hareket seçenekleri içeren fikirler üretir. Etkin çözüm önerileri oluşturabilmek için farklı disiplinlerden gelen, alanında yetkin araştırmacıların ve entelektüellerin nitelikli çalışmalarını teşvik eder. ORSAM; bölgesel gelişmeleri ve trendleri titizlikle irdeleyerek ilgililere ulaştırabilen güçlü bir yayım kapasitesine sahiptir. ORSAM, web sitesiyle, aylık Ortadoğu Analiz ve altı aylık Ortadoğu Etütleri dergileriyle, analizleriyle, raporlarıyla ve kitaplarıyla, ulusal ve uluslararası ölçekte Ortadoğu literatürünün gelişimini desteklemektedir. Bölge ülkelerinden devlet adamlarının, bürokratların, akademisyenlerin, stratejistlerin, gazetecilerin, işadamlarının ve STK temsilcilerinin Türkiye’de konuk edilmesini kolaylaştırarak bilgi ve düşüncelerin gerek Türkiye gerek dünya kamuoyuyla paylaşılmasını sağlamaktadır. www.orsam.org.tr Prof. Dr. Anzor Kuşhabiyev Rusya Bilimler Akademisi Kabardey-Balkar Bilim Merkezi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Bilgi Belge Yönetimi Bölümü Yöneticisidir. Doç. Dr. Naima Neflyaşeva Naima Neflyaşeva, Rusya Federasyonu’na bağlı Adıgey Cumhuriyeti’nin başkenti Maykop’ta doğdu. St. Petersburg Devlet Üniversitesi’ni bitirdi. Tarih doçentidir. Moskova’da Rusya Bilimler Akademisi Medeniyet ve Bölgesel Araştırmalar Merkezi’nde çalışıyor. Bilimsel ilgi alanları: Kuzeybatı Kafkasya’da İslam tarihi, Kafkasya›da bugünkü İslam, “Çerkes sorunu”. Rusya Federasyonuve yurtdışı bilimsel yayınlarda yayımlanmış 100›den fazla çalışması var. “Kavkazski Uzel” adlı internet sitesinde “Severnıy Kavkaz skvoz stoletiya” (“Yüzyılların İçinden Kuzey Kafkasya”) blogunu yönetiyor. Murat Topçu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Aynı bölümde doktorasını yapıyor. Rus dili ve edebiyatı; Kafkasya tarihi, etnografyası, dilleri ve siyaseti konularında araştırmaları ve çevirileri bulunuyor. Atlas Dergisi’nde çeşitli makaleri yayınlandı. Yayınlanan çeviri kitaplarından bazıları; “Vatanından Uzaklara Çerkesler”, Editör, Chiviyazıları, İstanbul 2004. “Hedefini Kendi Bulan Nart Tlepş’in Oku” (Öyküler), Asker Hadağatle, KAFDAV, Ankara 2005. “Kafkasya–Dağlı Halkların Göçü ve Kısa Tarihi”, Adolf Berje, Chiviyazıları, İstanbul, 2010. Oytun Orhan Lisans eğitimini Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F. Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamlayan Orhan, yüksek lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde “Kimliğin Suriye’nin Bölgesel Politikalarına Etkisi (1946-2000)” başlıklı tezi vererek tamamlamıştır. Orhan, halen Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora eğitimine devam etmektedir. 1999 – 2009 yılları arasında Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM)’nde Ortadoğu Araştırmaları Masası’nda çalışan Orhan, 2009 yılından bu yana Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM)’nde araştırmacı olarak görevine devam etmektedir. TAKDİM Suriye’de olaylar Mart 2011’den itibaren şiddeti her geçen gün artarak sürüyor. Dünya, Suriye krizine çözüm bulabilmek için çaba sarf ediyor. Ancak, ne yazık ki hiç kimsenin başarı şansı yüksek, araçları belli bir çözüm önerisi mevcut değil. Çatışmanın en önemli boyutlarından biri etnik ve mezhepsel ayrılıklar oluşturmaktadır. Suriye’de istikrarsızlığın uzun zamana ve geniş coğrafyaya yayılması en çok azınlıkları korkutuyor. Azınlıklar, saldırıya açık olduklarını ve kendilerini koruyamayacaklarını düşünüyor. Ayrıca, isyan dalgasının vurduğu Ortadoğu ülkelerinde yaşanan tecrübeler de kaygıları körüklüyor. Bu nedenle, Suriye’deki çatışmada azınlıklar taraf olmamaya özen gösteriyorlar. Suriye’deki gelişmelerden kaygılanan toplumlardan biri de Suriye Çerkesleri. Farklı verilere göre bugün Suriye’de çoğunluğu Şam, Halep ve Humus’ta yaşayan 90 ila 100 bin Çerkes var. Çerkesler 19. yüzyılın ilk yarısında, Büyük Kafkasya Savaşı sonrasında sürgün edilmelerinin ve Çerkeslerin Osmanlı Devleti’nde iskânı sürecinin bir parçası olarak 1860’lı yılların ortasında Suriye’ye geldiler. Bugün Suriye toprakları olan bölgelere Çerkes göçü 1920’lerin başına kadar devam etti. Geçmişte Suriye toplumsal, kültürel ve siyasal yaşamında etkili bir konumda olan Çerkesler bugün de Suriye toplumunun önemli bir parçasıdır. Ancak, son olaylar neticesinde bir kısım Suriyeli Çerkes, Suriye’nin iç savaş sınırına geldiği için tarihi vatanlarına dönüşlerine yardım edilmesi isteğiyle Rusya Federasyonu’na başvuruda bulundular. Suriye Çerkesleri, 2012’nin ilk aylarından itibaren Rusya Federasyonu’nda Kuzeybatı Kafkasya’da bulunan Adıgey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerine; Türkiye’de Hatay’ın Reyhanlı ilçesine ve İstanbul’a; Lübnan’a; Ürdün’e; Birleşik Arap Emirlikleri’nde Dubai’ye yerleşmeye başladılar. Dileriz ki Suriye’deki olaylar en kısa sürede ve en az kayıpla sonlanır. Suriye’nin kadim halklarının geçmişte olduğu gibi gelecekte de barış içinde bir arada yaşaması en önemli dileğimiz. Suriye Çerkesleri de artık bir parçası haline geldikleri ülkelerinden uzun süre ayrılmak zorunda kalmazlar. ORSAM olarak hazırladığımız bu çalışmanın Suriyeli Çerkesler konusunda bir kaynak olmasını ve bu konuda Türkiye’de bir kamuoyu oluşmasına katkı sunmasını diliyoruz. Çalışmanın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hasan Kanbolat ORSAM Başkanı 4 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 İçindekiler Takdim ...........................................................................................................................................................4 Özet ...............................................................................................................................................................7 Giriş ...............................................................................................................................................................8 1. Ortadoğu’da Çerkesler...........................................................................................................................8 2. Suriye Çerkesleri Tarihi ........................................................................................................................9 3. Günümüzde Suriye’de Çerkes Varlığı: Dönüşüm Çağı..................................................................17 4. Suriye’de Halk Ayaklanması ve Çerkesler.........................................................................................18 5. Suriyeli Çerkeslere Yardım Çabaları...................................................................................................20 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 5 ORSAM ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 Hazırlayanlar: Prof. Dr. Anzor Kuşhabiyev Dr. Naima Neflaşeva Murat Topçu Oytun Orhan, ORSAM Ortadoğu Uzmanı ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ SURİYE ÇERKESLERİ Özet Çerkesler Kafkas-Rus Savaşı sırasında ve sonrasında sürgün edilmelerinin ve Osmanlı Devleti’nin iskân politikasının bir sonucu olarak 1860’lı yılların ortasında Suriye’ye geldiler. Osmanlı yönetiminin burada Çerkes yerleşimleri kurmasının birçok amacı vardı. Yerli halka kıyasla daha yüksek tarım tekniğine sahip Çerkeslerle boş toprakları değerlendirdi. Artan bağımsızlık hareketlerine ve İstanbul için sorun olan Dürzilere karşı askeri gelenekleri güçlü olan Çerkeslerden yararlandı. Çerkesler sayesinde Müslümanların Osmanlı Devleti’ndeki nüfusu arttırıldı. Çerkesler yapımı planlanmış olan Hicaz demiryolu güzergâhına yakın yerlere yerleştirilerek demiryolunun güvenliği sağlanmaya çalışıldı. Benzer nedenlerden dolayı, Golan Tepeleri gibi su yataklarının bulunduğu bölgelere Çerkesler yerleştirilerek bu bölgeler güvence altına alındı. Çerkeslerin Suriye’ye yerleşmesi Kuzey Kafkasya’dan doğrudan ve Balkanlar’dan olmak üzere iki aşamada gerçekleşti. 1860 ortalarında Kuzey Kafkasya’dan gelen ilk gruplardan biri Suriye’nin kuzeyine, Maraş sancağına yerleştirildi ve bunlara Ermenilerin yaşadığı Zeytun bölgesini ‘gözetme’ görevi verildi. Daha sonra, 1872 yılında bine yakın Çerkes, Hama ve Humus şehirleri civarına ve Havran Sancağı sınırları içindeki Golan Tepeleri’ne yerleştirildi. Çerkeslerin Kuzey Kafkasya’dan Suriye’ye göçü küçük ölçülerde de olsa 1920’li yılların başına kadar sürdü. Çerkesler yoğun olarak Golan Tepeleri’ne Mavera-i Ürdün’e, Hama, Humus ve Halep kentlerinin yakınlarına yerleştirildiler. Kurdukları Amman, Ceraş, Kuneytra ve Mumbuc köyleri zamanla büyüyerek kentlere dönüştü. Son grup Çerkes göçmeni İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geldi. Bugün Suriye’de çoğunluğu Şam, Halep ve Humus’ta yaşayan 90 ila 100 bin Çerkes vardır. Çerkesler Suriye toplumunun bir parçasıdır. Son zamanlara kadar Çerkeslerin geleneksel uğraşı askeri hizmetti. Hem Osmanlı yönetimi döneminde, hem de Fransız mandası ve ardından bağımsızlık dönemlerinde hükümete geleneksel bağlılıkları Çerkesler hakkında yasalara uyan ve sadık Suriye vatandaşları imajı yarattı. Suriye Çerkesleri arasından başarılı doktorlar, çiftçiler, işadamları, sivil ve askeri bürokratlar, siyasetçiler, bilim insanları, yazarlar ve şairler yetişti. Ancak Çerkesler, Suriye’nin askeri eliti arasında artık yirmi yıl önce sahip oldukları etkiye sahip değiller. Suriye’de yaşanan son olaylar neticesinde istikrarsızlıktan çekinen bazı Suriyeli Çerkesler, Suriye’nin iç savaş sınırına geldiği şu anki durumda tarihi vatanları olan Kuzeybatı Kafkasya’ya dönüşlerine yardım edilmesi isteğiyle Rusya Federasyonu’na başvuruda bulundular. Ancak, Moskova henüz Suriye Çerkesleriyle ilgili bir karar almadı. Çerkesler 2012’nin ilk aylarından itibaren Suriye’yi terk ederek Rusya Federasyonu’nda Adıgey ve Kabardey-Balkar cumhuriyetlerine, Türkiye’de Hatay’ın Reyhanlı ilçesine ve İstanbul’a, Lübnan’a, Ürdün’e, Birleşik Arap Emirlikleri’nde Dubai’ye gitmeye başladılar. ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 7 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM Giriş Suriye’de Mart 2012’den itibaren şiddet her geçen gün artmaktadır. Dünya, Suriye krizine çözüm bulabilmek için çaba sarf ederken hiç kimse başarı şansı yüksek, araçları belli bir çözüm önerisi ile ortaya çıkamamaktadır. Bunun en önemli nedeni, Suriye’deki durumun karmaşıklığı ve Şam yönetimi ile muhalefetin ne toplumsal ne de coğrafi olarak ayrışmamış olmasıdır. Çatışmanın en önemli boyutlarından birini etnik ve mezhepsel ayrılıklar oluşturmaktadır. Suriye’de istikrarsızlığın uzun zamana ve bütün ülkeye yayılması en çok azınlıkları korkutmaktadır. Çünkü azınlıklar, saldırıya açık olduklarını ve kendilerini koruyamayacaklarını düşünmektedir. Ayrıca, isyan dalgasının vurduğu Ortadoğu ülkelerinde yaşanan tecrübeler de bu kaygıları körüklemektedir. Bu nedenle, azınlıklar genel olarak Suriye’deki çatışmada taraf olmamaya özen göstermektedir. Suriye’deki gelişmelerden kaygılanan toplumlardan biri de Suriye Çerkesleridir.1 Bugün Suriye’de çoğunluğu Şam, Halep ve Humus’ta yaşayan 90 ila 100 bin Çerkes bulunmaktadır. Çerkesler, 19. yüzyılın ilk yarısında Kafkas-Rus Savaşı sırasında ve sonrasında sürgün edilmelerinin ve Çerkeslerin Osmanlı Devleti’nde iskânı sürecinin bir parçası olarak 1860’lı yılların ortasında Suriye’ye gelmiştir. Bugün Suriye toprakları olan bölgelere Çerkes göçü 1920’lerin başına kadar devam etmiştir. Geçmişte Suriye toplumsal, kültürel ve siyasal yaşamında etkili bir konumda olan Çerkesler bugün de Suriye toplumunun önemli bir parçasıdır. Ancak, son olaylar Suriyeli Çerkesleri de olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada Suriye olayları tartışılırken fazla gündeme gelmeyen Suriye Çerkeslerini geçmişten günümüze ele almak amaçlanmaktadır. Bu çerçevede çalışmada önce Çerkeslerin Ortadoğu bölgesine ve sonrasında Suriye’ye yerleşme süreci ele 8 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 alınacaktır. Bu kısımda Çerkeslerin Kuzey Kafkasya’dan sürgün süreci, yerleştikleri bölgeler, diğer gruplarla ilişkileri ele alınacaktır. Daha sonraki bölümde Suriye Çerkeslerinin günümüzdeki coğrafi dağılımı, demografik yapısı, ekonomik yaşamları ve kültürleri hakkında bilgi verilecektir. Çalışma Suriye’de yaşanan halk ayaklanmasından Suriye Çerkeslerinin nasıl etkilediğinin ve Çerkeslerin nasıl tutum aldıklarının incelendiği bölümle sonlandırılacaktır. 1. Ortadoğu’da Çerkesler Çerkesler, Kuzeybatı Kafkasya’da en eski zamanlarda ortaya çıkmış, Kuban nehri boyunca ve onun güneyinde Karadeniz sahilinde, Anapa’dan Tuapse’ye kadar Kafkasya Sıradağları’nın kuzeyinde yaşamışlardır. Gerçekten de Çerkes coğrafi adlarına Kuzeybatı Kafkasya ve Azak Denizi’nin bütün sahilinde rastlanmaktadır. Yazılı kaynaklarda Çerkes adına 13. yüzyıldan itibaren rastlanmaktadır. Kafkas-Rus Savaşı sırasında ve sonrasında Çerkeslerin toprakları Çarlık Rusyası tarafından işgal ve kolonize edildi. Bu topraklar, Çarlık Rusyası’nın sonlarına kadar Kuban ve Terek oblastları olarak adlandırıldı. Savaş, 1829 Edirne (Adrianopol) Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti’nin Karadeniz kıyısındaki kalelerini Çarlık Rusyası’na bırakmasıyla başka bir aşamaya taşındı ve Çerkes topraklarının işgalinde Rusya’nın uluslararası alanda hukuki dayanağı oldu. Savaşı kaybeden Çerkesler yurtlarını terk etmeye zorlandı. Sonuçta bir milyondan fazla Çerkes Osmanlı topraklarına yerleşti. Çerkes Memlukları döneminde Mısır’ın hâkimiyeti altında bulunan Suriye’deki garnizonlarda önemli sayıda Çerkes bulunuyordu. Bu Çerkesler varlıklarını Osmanlı Devleti döneminde de sürdürdüler. Ancak, Suriye’de bugün Çerkes diasporasını oluşturanlar 19. yüzyılda, 1864 yılında başlayan büyük sürgünde Suriye’ye gelenlerin torunlarıdır. Çerkesler, Kafkas-Rus Savaşı sonrasında sür- SURİYE ÇERKESLERİ gün edilmelerinin ve Çerkeslerin Osmanlı Devleti’nde iskânı sürecinin bir parçası olarak 1860’lı yılların ortasında Suriye’ye geldiler. Osmanlı Devleti birçok amaç güderek Çerkes yerleşimleri kurdu. Yerli halka kıyasla daha yüksek tarım tekniğine sahip Çerkeslerle boş toprakları değerlendirdi. Arap çiftçi yerleşimlerini Arap göçebelerin baskınlarından korudu. Arapların artan bağımsızlık hareketlerine ve İstanbul için sorun olan Dürzilere karşı askeri gelenekleri güçlü olan Çerkeslerden yararlandı. Çerkesler sayesinde Müslümanların Osmanlı Devleti’ndeki nüfusu arttırıldı. Çerkesler yapımı planlanmış olan Hicaz demiryolu güzergahına yakın yerlere yerleştirilerek demiryolunun güvenliği sağlanmaya çalışıldı. Benzer nedenlerden dolayı, Golan Tepeleri gibi su yataklarının bulunduğu bölgelere Çerkesler yerleştirilerek bu bölgeler güvence altına alındı. Bu dönemde birkaç Çerkes köyü de Filistin’de kuruldu. Yaşam koşullarının ağırlığından, hastalıktan ve açlıktan büyük bir nüfus kaybı yaşandı. Köylerden biri (Keysariya yakınındaki Raba) dağıldı. Geriye günümüzde İsrail sınırları içinde bulunan Kfar-Kama (3000 kişi) ve Reyhaniye (1000 kişi) kaldı. 1920’de Büyük Britanya yeni bir Arap devletini, Ürdün’ü kurduğunda Çerkeslerin bir kısmı emirin hâkimiyeti altına girdi. Halil’deki iki köy (Kfar-Kama ve Reyhaniye) ise manda yönetimi altındaki Filistin’de kaldı ve 1948’de İsrail sınırları içine alındı. Çerkeslerin her zaman hem Araplarla hem Yahudilerle iyi ilişkileri vardı. İsrail’in bağımsızlık savaşı başladığında Yahudilerin tarafında yer aldılar. İsrail Savunma Ordusu’na girdiler ve Halil’de Ürdün lejyonuyla çarpıştılar. ORSAM dahildi. Halep vilayeti bugünkü Suriye’nin kuzeyi ile günümüz Türkiye sınırları içinde bulunan Urfa Sancağı, Antep ve İskenderun kazalarından oluşuyordu. Musul vilayetine bağlı Deyrez-Zor mutasarrıflığına bugünkü Suriye’nin doğusu dahildi. Kudüs Sancağı Filistin’in güneyini, Lübnan Sancağı da bugünkü Lübnan’ın iç dağlık bölgelerini kapsıyordu. Çerkeslerin Suriye’ye yerleşmesi Kuzeybatı Kafkasya’dan karayoluyla doğrudan ve Balkanlar’dan denizyoluyla olmak üzere iki aşamada gerçekleşti. 1864 sonrasında Kuzey Kafkasya’dan gelen ilk gruplardan biri Suriye’nin kuzeyine, Maraş sancağına yerleştirildi ve bunlara Ermenilerin yaşadığı Zeytun bölgesini ‘gözetme’ görevi verildi. Daha sonra 1872’de bine yakın Çerkes, Hama ve Humus şehirleri civarına ve Havran Sancağı sınırları içindeki Golan Tepeleri’ne yerleştirildi.2 1881’de Maraş sancağında 6 köyde 800 Çerkes aile yaşıyordu.3 1865-1866 yıllarında Suriye’nin doğusundaki Rasul-Ayn bölgesine ve Diyarbakır sancağı sınırına, yakınlarındaki Bedevilerin ve Kürtlerin baskınlarını ve talanlarını durdurmaları için küçük gruplar halinde 13.648 Çeçen yerleştirildi. Birçoğu yerel çatışmalarda ve çeşitli hastalıklar yüzünden öldü, bir kısmı da başka bölgelere göç etti. 1880’de Rasul-Ayn çevresinde yaklaşık 5 bin Çeçen kalmıştı.4 2. Suriye Çerkesleri Tarihi 1872 yılında Hama ve Humus şehirleri yakınına ve Havran sancağında bulunan Golan Tepeleri’ne yaklaşık 1000 Çerkes yerleştirildi. Yaşlıların aktardığına göre, önce gemiyle Samsun’a, oradan Uzunyayla’ya (Kayseri-Sivas) gelmişler, daha sonra da Suriye’ye geçmişlerdi. Suriye olarak anılan topraklar o dönemde Osmanlı Devleti’nin Suriye (Şam), Halep ve Beyrut vilayetlerinden, Musul vilayetinin bir kısmından, Kudüs ve Lübnan sancaklarından oluşuyordu. Suriye (Şam) vilayetine bugünkü Suriye ve Lübnan’ın bir kısmı ile Ürdün Çerkeslerin Suriye’ye asıl göç dalgası ise başta Osmanlı Devleti’nin Avrupa-Balkan topraklarından olmak üzere 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan (93 Harbi) sonra başladı. Kuzey Kafkasya’dan toplu sürgün yıllarında çok sayıda Çerkes bugünkü Yugoslavya, Bulgaristan, ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 9 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM Romanya, Kıbrıs ve Girit adalarına yerleştirilmişti. Rus Çarlığı’nın resmi istatistik verilerine göre 1876’da Balkanlar’da 150 binden fazla Çerkes yaşıyordu. Bunlardan 90.000’e yakını Bulgaristan’daydı. Çerkesler bu bölgeye Osmanlı Devleti tarafından Hıristiyan halkların isyanlarıyla mücadele etmek amacıyla yerleştirilmişti. Nisan 1876’da Bulgaristan’da çıkan ayaklanmada ve 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Çerkes süvarileri, Osmanlı ordusunun en iyi birliklerinden biri olarak cephenin en sıcak yerlerine sürülmüştü. Aralık 1876-Ocak 1877’de İstanbul’da yapılan Avrupa Devletleri Konferansı’nda Çerkeslerin Balkanlardan, Osmanlı Devleti’nin Asya vilayetlerine yerleştirilmesi düşüncesi ortaya atıldı. Rus ordusunun saldırıya geçmesiyle Çerkesler köylerini terk ettiler ve Osmanlı ordusunun geri çekilen birlikleriyle birlikte yollara düştüler. Böylece ikinci sürgün başladı. Ağustos 1878’de Filibe’de (Flipopol) toplanan Rus Komutanlığı Konseyi’nin aldığı karara göre, evlerini terk eden bütün Müslüman mültecilere Bulgaristan’a geri dönme hakkı tanınıyordu. Fakat, Çerkesler bundan muaf tutulmuştu. Bu zamana kadar Bulgaristan’ı terk etmeye zaman bulamayan Çerkesler ise “mahalli idarenin tasarrufuyla Bulgar Prensliği sınırları dışına” yerleştirildi. Ayastefanos ve Berlin antlaşmaları kararlarında, Balkanlar’dan göç etmek zorunda kalan Çerkesler sorunu bir kenara bırakılmış, sadece Sultan’ın “sınır garnizonlarında Çerkes birlikleri kullanamayacağı” karara bağlanmıştı. Böylece sürgünler ikinci kez, hem bu devletler hem de Osmanlı Devleti tarafından bundan sonraki yaşamlarını kurmak için her türlü hak ve garantiden mahrum bırakılmıştı. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı bittikten sonra Kuzey Kafkasya’dan sürgün Terek Oblastı, Abhazya ve Dağıstan’daki direnişler nedeniyle iyice arttı. Bu sürgünlerin bir kısmı Suriye ve Filistin’e yollandı. 1878 ilkbaharından başlayarak iki yıl boyunca Suriye kıyılarına düzenli olarak, Balkanlar’dan ve Kuzey Kafkasya’dan gelen Çerkes sürgünlerini taşıyan Osmanlı 10 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 ve Avrupa gemileri yanaştı. Sürgün son derece zor koşullarda gerçekleşiyordu. Sürgünler kıyıya çıktıktan sonra, sürekli yerleşecekleri bir yer verilmesini bekleyerek açık havada yatıp kalkıyorlardı. Binlercesi açlıktan ve bir türlü yakalarını bırakmayan bulaşıcı hastalıklardan öldü.5Osmanlı Hükümeti, Berlin Antlaşması’na göre Balkanlar’dan çıkarılan Çerkesleri Anadolu’ya, Suriye’ye ve Filistin’e yerleştirdi. Çerkes sürgünlerinin bir kısmı Bulgaristan ve Romanya’nın Karadeniz limanlarından gemiye binerek boğazları geçiyor, bir kısmı da karayoluyla Yunanistan’ın Ege kıyılarına ulaşıyor, oradan gemilere binerek Akdeniz’in doğu limanlarına iniyordu. Sonra da karayoluyla Suriye’nin iç kesimlerine geliyorlardı. 1878 ilkbahar başlarında Suriye kıyılarına sürgünleri taşıyan gemiler gelmeye başladı. Fransa başkonsolosunun bildirdiğine göre 1878 Mart başında Beyrut limanına 1000 Çerkes indi.6 Halep’teki Rusya başkonsolosundan İstanbul’daki elçiliğe gönderilen bilgilere göre Mart 1878’de İskenderun’a Kuzey Kafkasya ve Kırım’dan gelen 20 bin göçmen indirilmiş, üçte biri hastalıklardan ve yokluktan ölmüş, kalanlar da ya İstanbul’a dönmüş ya da ne olduklarından haber alınamamıştı.7 Bu Çerkes sürgünler, daha önce Bulgaristan’ın Adliye kazasında yaşayan Abzehlerdi.8 Abzehleri Halep vilayetine yerleştirdiler. Aynı sıralarda yine Balkanlardan gelen bir grup Havran Sancağı’nda Golan Tepeleri’ne yerleştirildi. 1878 Eylül’ünde Suriye’nin değişik limanlarına çıkan Çerkeslerin sayısı 45 bine ulaşmıştı. Onların ve Selanik’ten gelmesi beklenenlerin Nablus çevresine yerleştirilmesi planlanıyordu.9 Şam ve Halep şehir merkezlerine de az sayıda Çerkes yerleşmişti. 1878’de Bulgaristan’dan gelenler tarafından Şam’da bir mahalle kurulmuştu. Çerkesler Suriye’de en yoğun olarak, askeri hat şeklinde Golan Tepeleri’ne yerleştirildiler. Hat, Dürzi bölgelerinin karşısında uzanıyor ve Bedevi kabileleriyle bir tür sınır oluşturu- SURİYE ÇERKESLERİ yordu. 13 köy 4 ila 17 kilometre arayla idare merkezi Kuneytra çevresine yerleştirilmişti. 1877-78 Osmanlı-Rus savaşından sonra Çarlık Rusyası tarafından işgal edilen Batum ve Kars bölgelerinden de Suriye’ye küçük Çerkes grupları gönderildi. Kuzey Kafkasya’dan doğrudan gelen sürgünler de oluyordu. Çerkes sürgününün hızı 1880’lerin başında düşmeye başladı. 1878-1880 yıllarında Suriye’ye yerleşenlerin tam sayısını tespit etmek zordur. Yönetim tarafından kayıtları tutulmadığı gibi büyük bir nüfus da sürgün sırasında ve yerleştikten sonra ölmüştür. Rusya konsoloslarının verilerine göre, anılan dönemde 45 binden fazla Çerkes sürgün edilmiştir. Daha önce gelenlerle birlikte Suriye’deki Çerkeslerin sayısı 70 bine kadar çıkmıştır. Yönetim Çerkeslere miri arazi, yani devlet hazinesinden toprak vermiştir. Dağıtım şu esaslara göre yapılıyordu: Üç kişiden oluşan bir aile 70 dönüm, dört-beş kişilik aile ise 130 dönüm toprak alıyordu. Çerkes aileleri toprakları, daha önce ait oldukları toplumsal sınıftan bağımsız olarak (askerlik hizmeti yapmaları karşılığı) feodal askeri-tımar sistemine göre paylaşıyordu. 1880’lerin sonunda Suriye’ye Çerkes göçü azalsa da hala devam ediyordu. Hem çevrelerindeki aşiretlerle çatışmalar hem de toprakların verimsiz oluşu nedeniyle Çerkesler daha toparlanamamıştı. 1888’de 10 yıllık vergi ve askerlik muafiyeti sona erdi ve bu hala yerleşemeyen göçmenler için ağır bir darbe oldu; ayaklanmaya kadar varan karışıklıklar çıktı. İstanbul Muhacirin Komitesi Suriye’deki makamlara Çerkeslerin yerleştirilmesi için gerekli masrafları komite hesabından karşılama yetkisi vermişti. Fakat,, göçmenlerin yerleşimini düzenlemek, para, tahıl, hayvan, iş aleti sağlamak ve konut yapımında yardımcı olmak için Şam’da bir yardım komitesi hükümetin emriyle ancak 1902 yılında kurulabildi. Verilen paranın ve yardımın azlığı, çorak topraklara yerleştirilmeleri gibi nedenlerle Şam’da kurulan komitenin varlığı da Çerkeslerin sorununu çözemedi. ORSAM Çerkes atlı birlikleri asi Bedevi aşiretlerine karşı ve Dürzi isyanlarının bastırılmasında kullanıldı. 1893 ve 1910 yıllarında Kerake şehrinde çıkan isyanın bastırılmasında etkili oldular. Kendilerine düşmanca davranan farklı etnik topluluklar içinde küçük gruplar halinde yerleştirilmiş Çerkesler için Osmanlı askeri gücünde yer almak bir tür zorunluluktu. Çerkesler yerleştirildikleri bölgelerin ekonomik gelişimine katkıda bulundular. Daha gelişmiş tarım aletleri ve tekerlekli arabalar yapmaya, taş evler ve değirmenler inşa etmeye başladılar. Geleneksel gelişmiştarım tekniklerini geniş ölçüde uyguladılar. Darı ve yulaf gibi yeni bitkiler yetiştirdiler. On yıl boyunca Suriye ve Filistin’de bulunan Rus bilim adamı A. Ruppin bu konuda şunları yazmıştır: “Çerkesler beraberlerinde Kuzey Kafkasya’dan daha gelişmiş tarım aletleri, iki yekpare ağaç tekerlekli ve demir çemberli yük arabasını, yulaf ekimini ve ev aletlerinde büyük bir nizam getirdiler. Ayrıca çalışkandılar. Tarlalarını taşlardan temizlediler. Böylece hemen hepsi varlıklı sayılabilecek bir yaşam düzeyine eriştiler.” İlk günlerden itibaren Osmanlı yönetimi Çerkesleri idari ve askeri hizmete, en başta da polis teşkilatına almaya başladı. Amman’da Çerkeslerden 300 kişilik bir polis süvari birliği oluşturuldu. Başında Mirza Vasfi bulunuyordu. Çerkes polislerden oluşan süvari bölükleri Kuneytra’da, Halep’te, Ceraş ve Kerak’da yerleşmişti.10 Çerkes birliklerine halktan vergi toplamak, ana yolları korumak ve en başta da hükümete boyun eğmeyen Bedevi kabileleriyle mücadele etmek gibi görevler verilmişti. Çerkes birlikleri düzenli ordu kuruluşuna göre organize oluyorlar, ustaca silah kullanan kişilerle takviye ediliyorlar ve silahlı kuvvetlerin en iyi birliklerinden birini oluşturuyorlardı. Polis teşkilatındaki hizmet, düzenli ordudaki hizmetle bir sayılıyordu. Çerkes birlikleri Dürzîlerin ve şehirlilerin isyanlarını bastırmakta kullanılıyordu. Onlar sayesinde Bedevi kabilelerinin tarım bölgelerine baskınları sona erdi ve bu kabilelerin bir kısmı da hükümetin itaati altına sokuldu. ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 11 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM Çerkeslerin Sultan’ın hediyesi olarak aldıkları toprakları Bedeviler, Dürzîler, Kürtler ve Fellah Araplar kendi otlakları sayıyorlardı. Anlaşmazlıkları çözmek için yapılan görüşmeler genellikle başarıya ulaşmadı ve tartışan taraflar silaha sarıldılar. Golan Tepeleri’ne yerleşen Çerkesler daha ilk günlerde oradaki göçebe Bedevi Fadıl kabilesinin saldırısına uğradılar. İlk önce iki taraf arasında silahlı çatışmalar meydana geldi. Bunu, Bedevilerin Çerkes köyü Mansura’ya büyük bir baskın düzenlemeleri izledi. Osmanlı yönetimi bu olaydan yararlandı ve Bedevilerin üzerine tenkil seferi düzenledi. Bu seferin ardından Çerkesler de kan davası geleneğine uyarak göçebelere karşı saldırı düzenlediler. Bedevilerle çatışmalarda Çerkesler savaş yeteneği ve silah bakımından üstünlük sağlıyorlardı. Fakat, sayı olarak onlardan önemli ölçüde geride kalıyorlardı. Üstelik Çerkes köylerinin aynı zamanda iki veya daha fazla aşiretle mücadele etmesi gerekiyordu. Bedevi-Çerkes anlaşmazlıklarında her iki taraf da çeşitli düşmanca eylemlerde bulunuyorlardı. Göçebeler sığırlarını Çerkeslerin tarlalarına sürüyorlar ve ekinlerini çiğnetiyorlardı. Bazen de Çerkesler bu sürülere el koyuyorlar ve su kaynaklarına Bedevileri yaklaştırmıyorlardı. Özellikle arazi anlaşmazlığından kaynaklanan Dürzî-Çerkes çatışması sürekli ve kanlı bir hal almıştı. Dürzîler de Bedeviler gibi eskiden beri Golan Tepeleri’nde hak iddia ediyorlardı. Önceleri Dürzîler keşif hareketleriyle ve Çerkes köylerine ateş etmekle yetiniyorlardı. 1881 yılında Çerkeslere birkaç büyük baskın düzenlediler. Ancak, bu baskınlar Dürziler adına başarısızlıkla sonuçlandı. 600 kişilik Dürzî birliği Mansura köyüne yaptığı baskında bozguna uğradı. Bu olayları Çerkes süvarilerinin Dürzî bölgelerine karşı baskınları izledi. Düşman tarafların barış anlaşmasına vardıkları 1889 yılına kadar kanlı çarpışmalar devam etti. 12 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 1894’de yeni bir çatışma patlak verdi. Buna bir Dürzî grubunun küçük bir koyun sürüsüyle yol alan Çerkes karı ve kocaya saldırması neden oldu. Çatışma sırasında Çerkes kadın öldürüldü. Çerkes geleneklerine göre bir kadının öldürülmesi çok ağır suç sayılıyordu. Fakat,, Çerkes yaşlıları gençlerin intikam almasını yasaklayarak suçluların cezalandırılması talebiyle Kuneytra kaymakamına başvurdular. Meydana gelen olayın incelenmesi için Dürzî şeyhlerine bir heyet gönderdiler. Şeyhler olaydan dolayı üzüntülerini belirttiler ve şeriat kurallarına göre kan bedelini (300 Osmanlı lirası) ödemeye ve teşhis edilmesi durumunda da suçluları vermeye hazır olduklarını bildirdiler. Fakat, bu sadece bir taktikti. Anlaşma gereğince Çerkes temsilcileri teşhis için yola çıktılar. Yolu kesen Dürzîlerin saldırısına uğradılar. Çıkan çatışmada dört Dürzî öldü ve yeniden iki taraf da savaşa hazırlanmaya başladı. Havran’dan Lübnan’ın bütün Dürzî bölgelerine acil yardım çağrısıyla ulaklar salındı. Hasbeyi, Raşeyi ve VadiAcama’dan Dürzîlerin merkezi Mecel-Şems’e doğru müfrezeler yola çıktı. Lübnan’dan para ve silah geldi. Dürzîlerin savaş hazırlığına Lübnan Valisi Naim Paşa müdahale etmek zorunda kaldı ve onun emriyle bu olayla ilgili adli soruşturma açıldı. Kuneytra kaymakamı bir jandarma müfrezesiyle savaş hazırlıklarını durdurmak amacıyla Dürzîlerin yanına gitti. Fakat, esir alındı ve daha önce tutuklanan Dürzîlerin karşılığında serbest bırakıldı. Daha sonra, kaymakam, çevredeki köylerden Çerkes savaşçıların toplandığı Mansur’a geldi. Kaymakam, davayı yasalara göre soruşturacağına kesinlikle söz vererek dağılmalarını istedi. Çerkesler kaymakam’a inandılar ve dağıldılar. 24 Mayıs 1894 günü sabah saat 10’a doğru, yaklaşık 10.000 kişilik Dürzî ordusu Mansur’a yaklaşarak uzaktan ateşe başladı. Evlerin pencerelerinden ve çatılarından da karşı ateş açıldı. Silah seslerine koşup gelen komşu köylerden Çerkeslerin de katıldığı çarpışma 14 saat kadar sürdü. Başlangıçta Dürzîler köyün yanına kadar yaklaştılar ve içine girmeye çalıştılar. Fakat, sayıca üstün olmalarına rağmen Çerkesler tarafından geri püskürtüldüler. Rus SURİYE ÇERKESLERİ konsolosu Balyayev’in bildirdiğine göre, bu çatışmada 88 Dürzî öldü. Çerkeslerin kayıpları ise 44 erkek, 4 kadın, 7 çocuk ölü ve 4 yaralıydı. Aynı günün akşamı olay yerine vilayetin polis teşkilatı amiri Hüsrev Paşa geldi. Her iki tarafın liderlerini toplayarak barış anlaşması yapılmasını teklif etti. Ancak, Çerkes tarafı sadece Dürzîleri suçlu sayarak ve cezalandırılmalarında ısrar ederek bunu kesinlikle reddetti. Polis amiri sadece idari makamlar tarafından tahkikat yapılıncaya kadar hiçbir düşmanca eyleme girişilmeyeceğine dair söz alabildi. Çerkesler adli soruşturmadan adil bir sonuç çıkacağından ümitleri olmadığından İstanbul’a yüksek makamlara, hatta resmi makamlar aracılığıyla bizzat Sultan’a yazı gönderdiler. Yazıda Suriye Vilayeti Valisi Rauf Paşa’yı Dürzîleri gizlice himaye etmekle suçladılar ve değiştirilmesini talep ettiler. Sonuçta vali ve Kuneytra kaymakamı değiştirildi. Yeni vali Osman Nuri Paşa meselenin çabucak halledilmesi hakkında İstanbul’dan gelen emri yerine getirerek kendi başkanlığında Dürzî-Çerkes anlaşmazlığını soruşturacak bir komisyon kurdu. Çerkeslere teklif edilen şartlara göre Dürzîler Mansurlulara 1000 lira ödeyecekler ve özür dileyeceklerdi. Mütakere 9 Ağustos 1894’de yapıldı. Hasbeyi, Raşeyi, Beka-Atı ve Mecel Şems’ten 35 Dürzî şeyhi Mansura’ya geldiler ve özür dilediler. Yapılan anlaşmaya rağmen, iki taraf da yeni bir çatışma çıkacağı beklentisiyle yaşadılar ve buna hazırlanmaya devam ettiler. 1895 sonbaharında yeni bir Dürzî ayaklanması çıktı. Dürzî ayaklanmaları bir yandan ulusal bağımsızlık karakteri taşıyor, diğer yandan da Hıristiyanların katledilmesi, Fellahların yağmalanması gibi haydutluk eylemlerini içeriyordu. Havran’da değişik Dürzî bölgelerinden savaşçılar toplandı ve sayıları 10 bin kişiye ulaştı. Kasım ayına kadar Dürzîlerin baskınları sonucu 9 köy yakıldı ve halktan 100 kişi öldürüldü. Olayların bu şekilde gelişmesi Osmanlı yönetimini isyancıları bastırmak için yeni askeri birlikler kurmasını gerektirdi. Bu ORSAM sıralarda Çerkeslerle Dürzîler arasında, eski düşmanlığı canlandıran ve yeni çarpışmalara neden olan küçük çatışmalar meydana geldi. 19 Kasım 1895 sabahı 3 bin kişilik Dürzî ordusu ikiye ayrılarak Mansura köyüne yöneldi. Bir bölümü Çerkeslerin üzerine saldıracak, diğer bölümü de (Fadıl Kabilesi) yan tarafa sarkacaktı. Çerkes ve Bedevi birliklerinin toplamı 2 bin kişiydi. Başlarında Çerkes ileri gelenlerinden Ançok Ahmet Bey vardı. Müttefik ordu köyden çıktı ve Dürzîlerle savaşa tutuştu. Çarpışmanın en şiddetli anında Ahmet Bey öldü ve Çerkes-Bedevi birlikleri geri çekilmeye başladı. Fakat, o sırada başında Mirza Bey’in bulunduğu Çerkes polis süvari bölüğü yetişti ve Dürzîlere saldırdı. Hemen ardından Beyrut’tan polis birliği yetişti ve o da Dürzîlerin üzerine hücum etti. Dürzîler savaş meydanında 400 ölü bırakarak kaçtılar. Çerkes ve Bedevi birlikleri Dürzîleri kovalayarak Dürzî bölgelerinin içlerine kadar ilerlediler, merkezleri Mecel-Şems’i yakıp yıktılar. Dürzîlere karşı oluşturulan orduya, başında Said Paşa’nın bulunduğu Kürt birlikleri de katıldı. Birleşik ordu hücuma devam etti ve Halos, Harar, Ayne Koniye, Zehitu ve Beka Atu köylerini ateşe verdi. 20 Kasım 1895’de Şam’dan 5’inci Süvari Tümeni komutanı Nuri Paşa komutasında 400 piyade, 200 süvari ve iki dağ topundan oluşan özel görevli bir Osmanlı birliği Havran’a geldi. Onun ardından üç piyade taburuyla, 4’üncü Ordu Komutanı General Memduh Paşa hareket etti. ÇerkesBedevi-Kürt süvarileri de bu birliğe katıldılar. 4 ve 7 Aralık 1895’de Osmanlı kuvvetleriyle Dürzîler arasında isyancıların yenilgiye uğradığı çarpışmalar meydana geldi. Ceza olarak hükümet Dürzî bölgelerinin özerkliğini kaldırdı. Suriye’nin askeri tarihinde Osmanlı hizmetinde bulunan birçok yetenekli Çerkes subayın adı geçer. Bunlardan biri de 20. yüzyılın başında Suriye’de bulunan Mareşal Osman Fevzi Paşa’dır. Suriye Vilayeti polis teşkilatının başında uzun süre Çerkes Hüsrev Paşa bulundu. Abaza Muhammed Bek Marşan 20. yüzyıl başında Halep şehri askeri komutanlığı ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 13 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM makamındaydı. Suriye tarihinde, Amman’da bulunan Çerkes Süvari Birliği’nin komutanı General Mirza Paşa Vasfi ve diğer birçoklarının adı geçmektedir. Şam’daki Rusya konsolos danışmanı Zuyev’in verdiği bilgilere göre, Şubat 1904’de Suriye vilayetinde 36.690 kişiden oluşan 6.065 Çerkes aile yaşıyordu.11 30 ve 40 bin sayılarını veren kaynaklar da vardır. Ancak, en doğru veriler Suriye’de 1920’de Fransız manda rejiminin kurulmasından sonra elde edilenlerdir. Fransız araştırmacı De Proux, 1930’ların ortasında Suriye topraklarında 25 bin civarında Çerkesin yaşadığını düşünmektedir.12 1935 yılında Fransız manda yönetiminin yaptığı nüfus sayımının sonuçları aşağıdaki tabloda yer almaktadır. (Bir ailede 5-8 kişi üzerinden yapılan hesapla, o dönemde Suriye’de yaklaşık 25 bin Çerkes olduğu sonucuna varılabilir): Tablo – 1 Fransız Manda Yönetiminin Yaptığı Sayım Sancak Halep İskenderun Kaza Halep şehri Hanasir köyü Mumbuc köyü Ayn Dahan köyü Bedirge köyü Reyhaniye köyü Yenişehir köyü Harran köyü Salahiya mahallesi Rakka köyü Ras el Ayn köyü Kara köyü Safih köyü Tel Ruman köyü Mireic Eddar köyü Tel Snan köyü Tel Adda köyü Deyl el Acel köyü Cessin köyü Humus Humus şehri 50 Ayn Zat köyü Tel Amri köyü Abu Hamama köyü Asil köyü Deyr Fur köyü Tlil köyü 180 150 30 60 160 50 Hama Humus ORSAM Hane Sayısı 100 100 400 15 35 120 95 60 20 100 70 50 80 10 50 120 60 50 30 Cebel-Sman Mumbuc Azaz Antakya Kırıkhan Deyr-ezZor 14 Yerleşim Yeri Rapor No: 130, Kasım 2012 Etnik Yapı Adige (Kabardey ve Abzeh) Adige (Kabardey) Adige (Abzeh) Adige (Abzeh) Adige (Abzeh) Adige (Abzeh) Adige (Abzeh) Adige (Abzeh) Çeçen Adige (Kabardey), Çeçen Çeçen Çeçen Çeçen Çeçen Adige (Bjeduğ) Adige (Bjeduğ), Abaza Adige (Bjeduğ) Adige (Kabardey) Dağıstanlı (Avar) Dağıstanlı (Avar, Lezgi, Kumuk) Adige (Bjeduğ) Adige (Bjeduğ) Adige (Bjeduğ) Adige (Bjeduğ) Dağıstanlı Adige (Bjeduğ) SURİYE ÇERKESLERİ Şam Şam Kuneytra Havran Alavitı Toplam - ORSAM Muhacirin mahallesi 60 Marj Sultan köyü Boydan köyü Bley köyü Kuneytra şehri Mansura köyü Ayn Zivan Mumsiya köyü Cuveyza köyü Breyka köyü 70 30 150 400 120 150 50 100 150 Bir Acam köyü 70 Surman köyü 120 Koçniya köyü 150 Faham köyü Fazara köyü Hamidiya köyü 13 Ayn Surman köyü Ruhina köyü Sandaniya köyü14 Farac köyü Ceblya köyü Arab el Mülk köyü Sukass köyü - 20 10 30 30 25 10 14 50 20 15 4039 Suriye’ye yerleşen Çerkeslerin sayısı tam olarak bilinmemektedir. 1878–1880 yıllarındaki yer değiştirmeleri sırasında yönetimler tarafından sağlıklı bir istatistik kaydı tutulmamıştır. Çerkeslerin kendi kayıtlarını tutacak durumda olamamaları da nüfus rakamlarını tahmin etmeyi zorlaştırmaktadır. Üstelik Balkanlar’dan ikinci sürgün döneminde Çerkes nüfusu ölümler nedeniyle erimiştir. Şam ve Beyrut’taki Rus konsolosluklarının verilerine göre, 1878–1880 yıllarında Suriye’ye yerleştirilen Çerkeslerin sayısı 40–50 bin arasındaydı. İzzet Aydemir, yaptığı araştırmalara dayanarak, anılan dönemde Suriye’ye 70 bin kadar Çerkesin yerleştiğini kabul etmektedir.15 Suriye’de sağlıklı istatistikî veriler, Mavera-i Adige (Bjeduğ, Kabardey ve Abzeh) Adige (Abzeh) Karaçay ve Balkar Karaçay ve Balkar Adige (Abzeh ve Kabardey) Adige (Bjeduğ ve Abzeh) Adige (Abzeh) Abaza Adige (Abzeh ve Kabardey) Adige (Abzeh) Adige (Bjeduğ, Kabardey ve Abzeh) Adige (Bjeduğ) Adige (Kabardey ve Abzeh), Abaza Adige (Abzeh) Oset Adige (Kabardey) Adige (Kabardey) Adige (Abzeh) Çeçen Oset Adige (Bjeduğ) Adige (Bjeduğ) Adige (Bjeduğ) Ürdün’de 1920’de Fransa ve İngiltere’nin sömürgeci manda yönetiminin kurulmasından sonra elde edilmiştir. 1935’teki sayıma göre Suriye’de 25 bin kişilik nüfusu oluşturan 4.039 Çerkes aile yaşıyordu. Buna göre bir ailenin 5–8 kişiden oluştuğu görülmektedir. Mavera-i Ürdün’deki sekiz Çerkes köyünde aynı dönemde 9 bin kişi yaşıyordu; bunlardan 850’si Çeçendi. Filistin topraklarında (bugünkü İsrail) kurulan iki Çerkes köyünde (Reyhaniye ve Kfar-Kama) 1930’lu yılların başında 900 nüfus sayılmıştı. Şubat 1904’de Şam Valisi Nazım Paşa vergi toplayabilmek için Havran’da sayım yaptırmak istedi. Çerkesler bunu kabul etmedikleri ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 15 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM gibi kendilerine Maan bölgesinde tarıma uygun toprak verilmesini istediler. Nazım Paşa, itaat etmeyen Çerkeslerin Kuzey Kafkasya’ya geri gönderilmesi için Rusya konsolosluğuna başvurdu. Fakat, iki devlet arasında sürgünlerin dönüşünü yasaklayan bir anlaşma olduğu için bundan vazgeçmek zorunda kaldı. Eylül 1905’te görüşmeler için görevlendirilen Çerkes asıllı Hüsrev Paşa uzun ve sert tartışmalardan sonra soydaşlarını itaatsizlikten vazgeçmeleri ve bir süre daha yerlerinde kalmaları için ikna etti.16 Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı hükümeti Suriye’nin Çerkes bölgelerinde de seferberlik ilan etti ve acemi erler cephelerin en sıcak noktalarına gönderildi. Çerkes polis birlikleri askeri komutanlık tarafından Suriye’deki ulaşım yollarının ve yiyecek üslerinin korunmasında kullanıldı. 1916 yılında Mekke Şerifi Hüseyin ve oğlu Faysal İngiltere’nin desteklediği Arap isyanını başlattılar. Osmanlı baskısını üzerlerinde hisseden Suriye Arapları isyanı aktif olarak desteklediler. Bu bölgedeki Çerkes halkı politik olarak zor bir durumda kaldı. Osmanlı Devleti’ne sadık kalmaları, Çerkesleri Osmanlı Devleti’nin askerleri olarak gören Arapların düşmanca hareketlerini arttırdı. Çerkes köylerinin en yaşlıları o zamanlar Araplarla aralarında sürekli meydana gelen silahlı çatışmaları hatırlıyorlar. Şerif Hüseyin’in ordusu Kuzey Suriye’ye geldiğinde, Çerkes kasabası Mumbuc’un yakınında yaşayan Araplar onlardan Mumbuc’un yıkılıp yağma edilmesini istediler. Arap ordusunun yaklaştığını öğrenen Çerkesler, Mumbucluların Arap isyanını desteklemek arzusunda olduklarını bildiren bir heyet gönderdiler. Bu, Çerkeslerin savaş yıllarında Arapların tarafında yer aldığı ilk olaydı. 1920’de Suriye’nin Fransız birlikleri tarafından işgali başlayınca Mumbuclular Araplarla yaptıkları anlaşmaya sadık kalarak Fransızlara karşı silahlı direniş gösterdiler. Fakat, motorize birliklerle yaptıkları savaşı kaybettiler. 16 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 Mavera-i Ürdün’de de Çerkesler İngiliz birliklerine karşı sert direniş gösterdiler. Mart 1918’de General Allenby’nin 6. İngiliz Ordusu’nun baskısıyla Osmanlı birlikleri geri çekildi. Çerkes birlikleri İngilizlerle çarpışmaya girdi. Her iki taraftan verilen büyük kayıplardan sonra sayı ve silahça üstün olan İngilizler kazandılar ve Mavera-i Ürdün’ü işgal ettiler. Nisan 1920’de San Remo’da yapılan konferansta galip Avrupa devletleri Arap topraklarını Osmanlı Devleti’nden kesin olarak kopardılar. Manda sistemine göre Milletler Cemiyeti Irak ve Filistin’i İngiltere’ye verdi. Suriye’nin büyük kısmı Fransa’nın sömürge idaresine geçti. Çerkeslerin Kuzey Kafkasya’dan Suriye’ye gelişi küçük ölçülerde de olsa 1920’li yılların başına kadar sürdü. Çerkesler yoğun olarak Golan Tepeleri’ne Mavera-i Ürdün’e, Hama, Humus ve Halep kentlerinin yakınlarına yerleştiler.17 Kurdukları Amman, Ceraş, Kuneytra ve Mumbuc köyleri zamanla büyüyerek kentlere dönüştü.18 Son grup Çerkes, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geldi. Bunlar çoğunlukla Almanlara esir düşen ve savaştan sonra Kuzey Kafkasya’ya dönmeyen Kızılordu’nun eski askerleri ile 1942’de Kuzey Kafkasya’nın Nazi Almanyası tarafından işgalinde Alman ordusuna alınan gençlerdi. Komşu aşiretlerle çatışmalar, toprağın verimsizliği gibi nedenlerle 1920’lere kadar Çerkes nüfusun yer değiştirmesi devam etti. Bazı gruplar Suriye dışına göç ettiği gibi daha elverişli topraklar arayan bazıları da Suriye içinde yer değiştirdi; küçük yerleşimler büyüklerle birleşti. Örneğin, Şam’da bulaşıcı hastalıkların kurbanı olanlar Kuneytra’daki soydaşlarının yanına yerleştiler. 1920’lerde, Suriye’nin Fransa mandası altında bulunduğu dönemde bazı Çerkesler bu kez iç düzeni sağlayan süvari birlikleri olarak Fransız yönetiminin hizmetindeydiler. Bu dönemde Çerkes aydınları Emin Semguğ önderliğin- SURİYE ÇERKESLERİ de kültürü canlandırma çalışmalarına başladılar. Çoğu Kuneytra bölgesinde bulunan 40 kadar okul açıldı. 1928’de Arapça, Fransızca ve Latin harfleriyle Çerkesçe olarak yayınlanan haftalık “Marc” gazetesi çıkmaya başladı. Fakat, 1936’da Fransız manda yönetimi sona erince Suriye hükümeti okulları, gazeteyi ve açılan yardımlaşma derneğini kapattı. Fransızlar gittikten sonra Çerkesler için durum daha kritik hale geldi. Arap milliyetçileri Çerkesleri Fransız işgalcilerle işbirliği ile suçlayarak Çerkes karşıtı bir kampanya başlattılar. Fransız birliklerinde görev yapanlar ve kültür adamları Suriye’yi terk etmek zorunda kaldılar. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Suriye ve Sovyetler Birliği arasında gelişen iyi ilişkiler sayesinde Suriyeli Çerkesler, Kuzey Kafkasya’da yaşayan soydaşlarıyla ilişkilerini geliştirme imkanı buldular. Özellikle 1960’lar parlak dönemdi. Kafkasya’dan çok sayıda kitap, gazete, dergi, kaset vb. getirildi. Suriyeli Çerkesler genel olarak kültürlerini ve kimliklerini korusalar da az ve dağınık nüfusları, Suriye hükümetinin kültürel haklar konusunda baskıcı olması gibi nedenlerle dil ve kültürlerini kaybetme tehlikesini her zaman hissettiler. Kasım 1947’de Filistin iki devlete bölününce Suriye ve İsrail birlikleri arasında çatışmalar başladı. Çerkesler, daha sonra Ürdün hava kuvvetleri komutanı olan İhsan Şurdum liderliğinde gönüllü birlikler oluşturarak Filistin’de savaşa katıldılar. 1948-49 yıllarında Arap-İsrail savaşına Çerkeslerin gönüllü ve etkili katılımı Araplar ile Çerkesler arasındaki ilişkilerin düzelmesini sağladı. Savaştan sonra Suriye’de art arda meydana gelen askeri darbelerde savaş yeteneği ve disiplini yüksek Çerkes birlikleri etkin rol oynadılar. 1960’ta Suriye Çerkeslerinin nüfusu 38 bine düşmüştü. Haziran 1967’de başlayan Arap-İsrail savaşı Suriye Çerkes toplumunun sosyo-ekonomik ve siyasi durumunda büyük değişikliklere yol açtı. İsrail’in Suriye’ye ilk ve en büyük darbesi Çerkeslerin çoğunun ORSAM yaşadığı Golan Tepeleri’nden geldi. O sırada Kuneytra’da ve çevresindeki köylerde 16 bin Çerkes yaşıyordu.19Kuneytra Suriyeli Çerkeslerin kültürel merkezi sayılıyordu. Uçak ve tankların desteğinde ilerleyen İsrail birlikleri karşısında büyük kayıplar veren Suriye ordusu geri çekilirken Çerkesler umutsuzca direndiler. İsrail birlikleri 9 Haziran 1967’de Kuneytra’yı aldılar; şehri ve çevresindeki Çerkes köylerini tamamen yaktılar. Golan’ı terk etmek zorunda kalan Çerkesler, Suriye Çerkes Yardımlaşma Derneği tarafından Şam’da geçici olarak okullara ve hastanelere yerleştirildiler. Bu dönemde gençlerden bir grup Kuzey Kafkasya’ya dönmek için kampanya başlattı. 3 bin kişi adına SSCB elçiliğine başvuruda bulunuldu. Fakat, Sovyetler Birliği’nin Çerkesleri hemen kabul etme imkânının olmadığı ve isteklerinin daha sonra değerlendirileceği cevabı verildi. Çerkes mültecilerin durumuyla ABD hükümeti ilgilendi. Golan’daki topraklarından vazgeçmeleri karşılığında isteyenlerin ABD’ye, çoğu İkinci Dünya Savaşı mültecisi olan Kuzey Kafkasyalıların yaşadığı New Jersey eyaletinde bulunan Paterson şehrine yerleşmesi teklif edildi. İlk grupta ABD’ye bin kişi yerleşti. Suriyeli Çerkeslerin ABD’ye göçü o zamandan beri devam ediyor. Mültecilerin bir kısmı Ürdün’e, diğer Arap ülkelerine veya Batı Avrupa ülkelerine göç etti. Suriye’de kalanlar ise Şam ve civarına yerleşti. 3. Günümüzde Suriye’de Çerkes Varlığı: Dönüşüm Çağı 20. yüzyılın ikinci yarısında Suriye Çerkesleriu dönüşüme uğradı. Birincisi, yaşam ortamları değişti; Çerkeslerin çoğu iç göç sonucu bugün Şam’da yaşıyor. Şam, bugün “Doğu”nun büyük başkentlerinden biri. 2009 yılı resmi verilerine göre Şam’ın nüfusu 1.771.000 kişi. Ekonomik ve altyapısal olarak başkente bağlı çevredeki yerleşimleri de dahil edersek, 2004 verilerine göre burada 2,4 milyon kişi yaşıyor. Her şehir gibi Şam’da aslında birbirine geçen birkaç Şam’dan oluşuyor. Eski şehir virane ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 17 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM görünümlü sıvasız evlerden oluşan, altyapısı zayıf, unutulmuş kenar mahallelerden oluşuyor. Labirent gibi dar sokaklarında turist olarak dolaşırken veya arabayla geçerken dikkatli olmak gerek. Öteki Şam ise çağdaş mimarisi, pahalı mağazaları, zengin konakları ve çağdaş klinikleriyle kendine yeten idari bir merkez. İşte bu “ikinci Şam” Suriye’nin Çerkes eliti için çekim merkezi oldu. Burada Çerkesler, geleneksel yaşam tarzını tasfiye eden çağdaş şehir yaşamına dahil oldular. Yaşamın daha hızlı ritmi, yeni zaman kavramı ve ona sıkı şekilde uyma gereği, yoğun bilgi alışverişi ve yeni teknolojilere erişim son 20-30 yılda Çerkes toplumunun geleneksel içe kapalılığını kırdı. İçe kapalılığın kırılması Çerkesler arasında iki dilliliğin yaygınlaşmasını sağladı. Bu durum sadece Çerkesçe bilen en yaşlı kuşakta çok yaygın değildi. Şehirli Çerkesler Arapçaya, kısa süre sonra da İngilizceye hakim olmaya başladılar. Kuzeybatı Kafkasya’da Maykop’ta öğrenim gören Suriyeli Çerkesler günlük İngilizceyi problemsiz konuşuyorlar. Çerkesler, son 30 yılda yeni meslekler de edindiler. Bugün sadece orduyla, güvenlikle ve savunma bakanlığıyla bağlantılı yapılarda değil, bilim, kültür, yüksek öğretim ve tıp alanlarında da yer alıyorlar. Son zamanlara kadar Çerkeslerin geleneksel uğraşı askerlikti. Hem Osmanlı yönetimi döneminde, hem de Fransız mandası ve ardından bağımsızlık dönemlerinde devlete geleneksel bağlılıkları Çerkesler hakkında yasalara uyan ve sadık Suriye vatandaşları imajı yarattı. Suriye’deki Çerkes diasporasını araştıran tek Rusyalı araştırmacı olan Anzor Kuşahabiyev, “1990’ların sonlarına doğru ülkenin silahlı kuvvetlerinde etkin 30-35 Çerkes general vardı” diye yazıyor. Ancak, Suriye’de Çerkesleri askeri bir kast olarak nitelemek abartı olur. Aralarında başarılı doktorlar, çiftçiler, bilim insanları, yazarlar ve şairler bulunmaktadır. Çerkesler, Suriye’nin askeri eliti arasında artık 20 yıl önce sahip oldukları etkiye sahip değiller. Çerkeslerin askeri bir sınıf oldukları düşüncesi çok fazla abartılıyor. Bazı analizciler bugün Beşar Esad’ın güvenlik güç- 18 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 lerinde ve ordusunda hiçbir kilit makamda Çerkes olmadığını yazıyor. Böyle ciddi dönüşümler yaşanırken Suriyeli Çerkesler, Kuzey Kafkasya’yı eskisi gibi manevi vatan olarak görüyorlar. Genç Çerkeslerin kimliği ise yeniden üretilen Adığe Habze çevresinde oluşuyor. Suriye Çerkesleri hem 1920’lerde hem de 1960’larda tarihi vatanlarına dönme isteğiyle SSCB’ye dilekçeler göndermişlerdi. Rusya Federasyonu Devlet Arşivi’nde (GARF) bu konuda yazışmalar bulunmaktadır. 1980’lerde ve 1990’larda Suriye Çerkes diasporasıyla ilişkiler bürokratik engeller yüzünden zorlukla yürüyen nominal bir karakter taşıyorken, bugün internet iletişimde sınırları kaldırdı ve internet bütün diaspora ülkelerinde Çerkes bilincinin biçimlenmesine etki eden faktörlerden biri oldu. Suriye Çerkeslerinin Rusya Federasyonu Çerkesleriyle iletişimi sadece kişisel ve akrabalık bağlarıyla gerçekleşmiyor. Aynı zamanda, henüz o kadar aktif olmasa da facebook’ta Adığe-Abhaz grubu “Western Caucasus”taki iletişimle de gelişiyor. 4. Suriye’de Halk Ayaklanması ve Çerkesler Bugün Suriye’de çoğunluğu Şam, Halep ve Humus’ta yaşayan 90 ila 100 bin Çerkes vardır. Çerkesler Suriye toplumunun bir parçası. Birileri, kuşkusuz Esad rejimini destekliyor ve birileri de muhalefet ediyor. Başından beri hükümet karşıtı gösterilere katılan Çerkesler var. İçişleri Bakanlığı yakınındaki gösterilere katılan ve tutuklanan 11 kişiden 5’i Çerkesti. Vali Mirza’nın muhalefetin tarafına geçtiği biliniyor. Şu anda direnişçileri temsil eden başlıca yapı olan “Suriye Ulusal Konseyi”nde bulunan, Suriye’de tanınmış bir İslam alimi olan Şeyh Cevdet Said Tsey Çerkes kökenlidir ve Beşşar Esad’a açıkça muhalefet ediyor. Şeyh Cevdet Said, Suriye’de tanınmış İslam otoritelerinden biri ve bütün İslam dünyasında şiddet karşıtlığıyla tanınıyor. Meslektaşlarıyla birlikte kaleme aldıkları, Esad hükümetinin Suriye vatandaşlarına yönelik şiddet uygulamalarından duydukları kaygıyı dile getirdikleri açık mektubun 20 imzacısından biriydi. SURİYE ÇERKESLERİ Kuzey Kafkasya’dan Suriye’de artan şiddet karşısında ilk olarak Aralık 2011’de tepki geldi. Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Bölgesel Halk Hareketi Çerkes Kongresi, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Medvedev’e çağrıda bulunarak Suriye Çerkes diasporasının Kuzey Kafkasya’ya dönüşü için imkan sağlanmasını istedi.20 Bu talepten kısa bir süre sonra Adıgey Cumhuriyeti Çerkes Kongresi, çatışmaların ortasında kalan Suriye Çerkeslerinin Kuzey Kafkasya’ya transferi için Rusya Federasyonu’nun harekete geçmesini istedi.21Ardından, Suriye Çerkesleri Rusya Federasyonu’nda Kafkasya ile ilgilenen medyanın ilgi odağı oldular. 6 Ocak 2012 itibarıyla yaklaşık 300 kişiden oluşan dört Suriyeli Çerkes grubu, Suriye’nin iç savaş sınırına geldiği günlerde tarihi vatanlarına dönüşlerine yardım edilmesi isteğiyle Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Medvedev’e ve Adigelerin kurucu millet olduğu Kuzey Kafkasya Cumhuriyetlerin başkanlarına (Adıgey Devlet Başkanı Aslan Thakuşinov’a, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Devlet Başkanı Arsen Kanokov’a ve Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Devlet Başkanı Raşid Temrezov’a) başvuruda bulundular. Şubat 2012 içinde Suriye’deki Çerkes toplumu temsilcileri Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’ni ziyaret etti. Temsilciler, Çerkeslerin Suriye’den çıkmak istediklerini ve insanların gelecekten korktuklarını söylediler. Çerkeslerin yönetim ile muhalefet arasında tarafsız kalmaya çalıştığını, Fakat, ülkedeki durumun her geçen gün kötüleştiğini açıkladılar.22 Suriye Çerkeslerinin Rusya Federasyonu makamlarına ve kamuoyuna başvurusu konusunda Rus medyasının yaklaşımı bazı özellikler taşıyor. Birincisi, Rusya Federasyonu’nun saygın medyasında konuyla ilgili yayınların sayısı muhtemel beklentilerin üzerinde. İkincisi, hepsinin ölçülü bir söylemi olduğu fark ediliyor. Verdikleri bilginin doğruluğunu teyit etmeyen haber portallarından yayılan birkaç dezenformasyon girişimi dışında (Kuzeybatı Kafkasya’ya dönen Suriyeli Çerkeslere federal bütçeden ayrılacak 5 milyon Ruble yardım vb.) Rusya Federasyonu medyası genel olarak ölçülü ve ilkelidir. ORSAM Moskova’da Suriye Çerkesleriyle ilgili henüz bir karar alınmadı. Suriye Çerkeslerinin Rusya Federasyonu’na kabul edildikleri takdirde onlara özel haklar tanınacağı düşüncesiyle bu projenin federal bütçeye yük getireceğine, Suriyelilerin çalışmayacağına ve yük olacağına dair şüpheci sesler duyuluyor. Ancak, 1990’lı yıllarda Rusya Federasyonu’na dönen Suriye Çerkeslerinin geri dönüş tecrübesi Adıgey’de ve Kabardey-Balkar’da (Karaçay-Çerkes’e geri dönen hemen hemen hiç kimse yok) bunun hiç de öyle olmadığını gösteriyor. Örneğin, Adıgey’de artık uyumun daha hızlı olabileceği uygun bir ortam var. Geri dönenlerin yeni ortama uyum sağlamalarına yardımcı olmak üzere faaliyet gösteren hem resmi yapılar (Tsentr Adaptatsii Repatriantov), hem de sivil toplum kuruluşları var. Örneğin, uzun zaman önce Türkiye’den dönüş yapan Necdet Hatam Meşfeş ve Suriye’den dönen Yahya Staşbusivil toplum kuruluşlarında aktif olarak çalışıyorlar. Özellikle, Türkiye’den ve Arap ülkelerinden gelen öğrencilere yardım ediyorlar. Milliyetler ve Soydaşlarla İlişkiler Komitesi ile ve Adıgey medyasıyla işbirliği yaparak bu öğrencilerin Türkiye’nin, Ürdün’ün veya Suriye’nin başka bir halkından değil, Adige olduklarını anlatıyorlar. İki yerel üniversitede (Adıgey Devlet Üniversitesi’nde ve Teknoloji Üniversitesi’nde) Suriyeli ve Türkiyeli öğrenciler okuyorlar. Bu öğretim yılında Suriye ve Türkiye’den 55 öğrenci için kontenjan ayrıldı. Rusçayı yabancı dil olarak öğretmek için özel metotlar kullanan öğretmenleri var. Devlet Radyo-Televizyon Kurumu “Adıgeya” Çerkesçe, Arapça ve Türkçe olmak üzere üç dilde yayın yapıyor ve 2009 yılından beri Ürdün’deki Çerkes uydu kanalı Nart TV ile işbirliği içindedir. Kosova tecrübesi çok şey öğretti. 1998 yılında Moskova’nın aktif desteğiyle Kosova Çerkesleri, savaşın sardığı Yugoslavya’dan Adıgey’e getirildi. Kosova Çerkesleri için özel olarak Maykop yakınlarında Mafehabl (Saadet Köyü) adı verilen bir köy kuruldu. İmkânlar ölçüsünde Kosovalılara Kabardey-Balkar Cumhuriyeti hükümeti, Karaçay-Çerkes Cumhu- ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 19 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM riyeti “Merkuriy” firması, Kıyıboyu Şapsığ Adığe Hase, Krasnodar Kray’ı Adığe Hase, ABD Adığe Hase (New Jersey ve Kaliforniya), Ürdün’den Hase, İsrail’de Çerkeslerin yaşadığı Kfar-Kama ve Reyhaniye halkı ve Hamburg Adığe Hase yardım etti. Krasnodar Krayı Valisi N. Kondratenko da “Dönenlere Yardım Vakfı”na 200 bin Ruble katkıda bulundu, İslamey köyünden (Kabardey-Balkar Cumhuriyeti) M. İrugov kendi parasıyla Mafehabl’de cami yaptırdı. Vatana dönüş “Kosovalılar” için kolay olmadı. Bazı yerel görevliler anlayışsız davrandı. Farklı politik ve kültürel çevrelerde 150 yıl yaşamaktan kaynaklanan, özellikle İslama bakışta belirgin olan kültürel farklılıklar dile getirildi. Ancak, Kosovalıların Adıgey’den kısa sürede gideceklerine dair karamsar tahminlerin aksine, Adıgey’e gelen yaklaşık 200 Yugoslavyalı Çerkesten sadece 30 kadarı Almanya’ya ve Türkiye’ye gitti. Kuzeybatı Kafkasya’da vatanında kalan Çerkesler kendilerine yeni iş alanları yarattılar. Rusça öğrendiler, gençler Adıgey Devlet Üniversitesi’nde eğitim aldılar. 1990’lı yıllardan itibaren Türkiyeli, Suriyeli ve Kosovalı Çerkeslerin vatana dönüş tecrübesi gösterdi ki, diaspora Çerkeslerinin Rusya Federasyonu gerçekliğine uyum sağlayamayacakları iddiası doğru değil. Birincisi, Kuzeybatı Kafkasya’ya dönen Çerkesler yasalara uyuyorlar ve kendilerini kabul eden devlete sadık oluyorlar. Uzmanlar tarafından eskiden beri altı çizilen Çerkeslerin bu özellikleri, onların orta ve yeniçağlarda Polonya’da ve Osmanlı Devleti’nde gurbetçi-savaşçı olarak başarılı olmalarını sağladı. Günümüzde ise muhacirlerin torunlarının İsrail, Türkiye ve Suriye güvenlik güçlerine ve ordularına ideal şekilde entegre olmalarını sağlıyor. İkincisi, geri dönenler kimseye yük olmuyorlar. Beraberlerinde Kuzey Kafkasyalı Çerkeslerin henüz sahip olmadığı iş tecrübelerini getiriyorlar. Geri dönenler tarafından açılan diş klinikleri, kuru temizleme, mağazalar, fastfood tipi küçük restoranlar, tavuk eti üretimi yapan küçük tesisler, giysi dikim fabrikaları, yabancı dil öğretim okulları, inşaat firmaları Maykop’ta, Nalçık’ta ve yerleştikleri köylerde istihdam alanları yaratıyor. 20 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 Ancak, Suriye konusunda izlediği politikaya bağlı olarak Rusya Federasyonu, Çerkeslerin Kafkasya’ya dönüşünü resmi olarak desteklemiyor. Gelenlere kesin bir itirazı olmasa da Moskova bu konuda ‘suskunluk’ politikası izliyor ve Kuzeybatı Kafkasya’da bulunan Çerkes cumhuriyetlerine gelen Suriyeli Çerkeslerin sorunları resmi düzeyde ele alınmıyor. Ataları bugünkü Rusya Federasyonu topraklarından çeşitli nedenlerle göç etmiş kişilerin torunlarına ülkeye dönme ve vatandaşlık hakkı sağlayan “ülkedaşlar yasası” Suriyeli Çerkesler için işletilmiyor. Fakat, yerel cumhuriyetlere bunun için tanınmış yıllık kotalar var. Bir süre önce bu kotalar dolunca artırılması için cumhuriyet yönetimlerine inisiyatif tanındı. 5. Suriyeli Çerkeslere Yardım Çabaları Suriye’den Kuzey Kafkasya’ya gelen Suriyeli Çerkeslere yardımı esas olarak sivil toplum örgütleri organize ediyor. Bunların başında da Kabardey-Balkar Toplum Derneği “Perit” geliyor. Son bilgilere göre, 1800 kişi Perit derneğinden davetiye talep etti. Bunlardan 1.250’sinin talebi karşılanabildi, diğerleri bekliyor. Davetiyelerin hazırlanabilmesi için önce talepte bulunanların pasaport kopyaları Arapçadan Rusçaya çevriliyor. Başvuru formları Göçmen Dairesi’nden bir ay sonra çıkıyor. Ancak, her davetiye için 500 ruble (15 dolar) ödemek gerektiği için bürokrasi çilesine ekonomik zorluklar da ekleniyor. Davetiyesi eline geçtiği halde yol parası olmadığı için Suriye’den çıkamayanlar çok. Gelenlerin ise kira ve yemek giderlerinin karşılanması ve kalıcı mekanlara yerleştirilmesi sorunları var. Eylül 2012 itibarıyle Suriye’den Kuzeybatı Kafkasya’ya gelen Çerkeslerin toplam sayısı 420 kişidir. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde 370 kişi bulunuyor. Diğerleri Adıgey Cumhuriyeti’ne gönderildi. Sanatoryum ve otellerde kalıyorlar ve tüm giderleri karşılanıyor. Bunlardan 49 aile, köylerde Perit Derneği tarafından satın alınan evlere yerleşmeyi kabul etti ve kura sonucu 9 aile evlere yerleşti. Evler için iki uygun taksitle ödeme yapmaya başlayacaklar. 5 yıldan önce evden çıkan ve Kafkasya’yı terk edenlerden evleri geri alınacak. SURİYE ÇERKESLERİ ORSAM Oturma izinleri ve vize süresinin uzatılması gibi sorunlar ve ağır işleyen bürokrasiye rağmen çözülmeye başlandı. “Vatana dönen” Çerkeslerin sayısının artması Suriye’de olayların nasıl gelişeceğine ve sonlanacağına, kurulacak yeni düzene ve biraz da yerleştikleri yerlerde yaşamlarını sürdürme olanaklarına bağlıdır. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin başkenti Nalçık’tan İsrail’e yerleşen Çerkes dostu Viktor Lihtman, 6 Ağustos’ta İsrail hükümetine İsrailli Çerkesler ve dünyanın çeşitli ülkelerinden sivil toplum örgütü temsilcilerinin mektubunu ulaştırdı. Mektupta Suriyeli Çerkeslerin İsrail’e kabul edilmesi isteği de yer alıyordu. Türkiye Çerkesleri de Suriye’de yaşayan soydaşlarına yardım için harekete geçtiler. Merkezi Ankara’da bulunan Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) yardım toplanması için kampanya başlattı. KAFFED yetkilileri Suriye’deki Çerkeslerin durumu ve yapılabilecekler konusunda Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovski ile iki kez görüştüler. Görüşmede Suriyeli Çerkeslere Rusya Federasyonu yasalarında var olan ülkedaş yasasının uygulanması, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’ne verilen ve şu anda dolmuş olan 450 kişilik yıllık kotanın arttırılması, Suriye’den Kuzeybatı Kafkasya’ya gitmek isteyenlerden savaş durumunu göz önüne alarak vize istenmemesi, oturum harçlarının alınmaması, Kosova örneğinde olduğu gibi anavatanına dönmek isteyenlerin dönüşünün Rusya Federasyonu tarafından bir an önce sağlanması talepleri iletilmiştir. ABD’deki Çerkeslerin çoğu Suriye kökenlidir ve yoğun olarak New Jersey’de yaşıyorlar. 1967’de İsrail Golan’ı işgal ettiğinde ABD tarafından vatandaşlığa kabul edildiler. ABD’de var olan Çerkes Derneği dışında 2010’da Nasip Foundation’u kurdular. 2012’de bir heyetle New Jersey senatörü (demokrat) Robert Menendes’le görüşerek tehlike altında bulunan Suriye Çerkeslerine insani yardım çağrısında bulundular. Ayrıca, şu anda ABD’de bulunan, Ürdün ve Türkiye’deki kamplarda kalan ve Suriye’de askeri harekat bölgelerinde yaşayan Suriyeli Çerkeslere, ABD’nin sığınma sağlaması istendi. Senatör Menendes 24 saat içinde Beyaz Saraya resmi bir mektup göndererek Barak Obama’dan ABD’de bulunan Suriye vatandaşlarına hemen yardım edilmesini, “Birleşik Devletler’e göç eden Suriye vatandaşlarının geçici koruma statüsü (Temporary Protected Status) alarak ülkede kalabilmelerini” istedi. Obama da senatörün Suriye Çerkesleri için Amerikan koruması isteyen mektubuna olumlu yanıt verdi. Fakat, Suriyeli Çerkeslerden akrabalık ilişkisi kanalıyla gidenler dışında ABD’ye yoğun bir yönelim yoktur. Türkiye’de sivil inisiyatif grupları da sorunu kamuoyuna duyurmaya yönelik faaliyetler yürütüyorlar. Çerkesya Platformu üyeleri 23 Eylül 2012’de Türkiye’de üç ilde (İstanbul, Ankara, Antalya) ve Berlin’de eşzamanlı gösteriler düzenleyerek Rusya Federasyonu büyükelçiliği ve konsoloslukları önünde Suriye Çerkeslerinin vatanlarına dönme hakkının sağlanması talebini dile getirdiler. Ayrıca, yemek ve benzeri organizasyonlarla yardım toplanmaya çalışılıyorlar. Türkiye’deki kamplarda, bilindiği kadarıyla, Suriyeli Çerkes bulunmuyor. Sınıra yakın şehirlerde kiralık ev tutan veya akrabalarının yanına yerleşenler olduğu biliniyor. Özellikle, Çerkeslerin yaşadığı ve Suriyeli Çerkeslerle yakın akrabalık bağlarına sahip olan Hatay’a bağlı Reyhanlı ilçesine gelenler daha fazladır. Reyhanlı Çerkes Derneği Türkiye’ye gelenlere yardım organizasyonu için aktif olarak çalışıyor. Suriye’den alınan son bilgilere göre ise, çoğunluğu kentlerde yaşayan Fakat, köyleriyle de bağlantısı olan Çerkesler, çatışmaların şiddetlendiği yerlerde köylerine sığınıyorlar. Fakat, köyler büyük nüfusu barındırmakta güçlük çekiyor. Genelde muhalif güçler kentlerde olduğu için köyler korumasız ve katliamlar daha ağır oluyor. Fakat, iki tarafın da saldırıları şimdiye kadar doğrudan Çerkesleri hedef almadı. Suriye’de havayoluyla sadece Lübnan’a gidilebiliyor. Ürdün ve Türkiye’ye hava koridoru kapalı. Karayoluyla komşu ülkelere geçmek ise özellikle Türkiye’ye yakın bölgelerde çatışmalar şiddetlendiği için büyük risk taşıyor. ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 21 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM DİPNOTLAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 22 Suriye’de yaşayan ve nüfusları az olan diğer Kafkas halkları da (Abaza, Oset, Çeçen ve Dağıstanlılar) Çerkes olarak adlandırılmaktadır. Suriye’nin güneybatısında bulunan Havran bölgesine 1711 ve 1860 yıllarında Lübnan’dan göç eden Dürzîler yerleşmiştir. Arhiv Vneşney Politiki Rossii (AVPR) (Rusya Dış Politika Arşivi). F. İstanbul Elçiliği. Op. 517 (2). D. 1127. L. 53. AVPR. F. İstanbul Elçiliği. Op. 517 (2). D. 804. L. 18 Avrupalı elçilerin Çerkes sürgününün korkunçluğunu anlatan çok sayıda yayınlanmış ve yayınlanmamış anıları vardır. Aydemir, İzzet, Göç. Kuzey Kafkasyalıların Göç Tarihi. Ankara, 1988, s. 150. AVPR. F. İstanbul’daki Rusya Elçiliği. Op. 517 (2). D. 1125. L. 20. Aynı yerde. Aynı yerde. L. 34, 70. Ceraş ve Kerak bugün Ürdün sınırları içindedir. AVPR. F. Politarhiv. Op. 482. D. 760. L. 18. De Proux. LesTcherkesses. // La France Méditerranéene et Africaine. Paris, 1938. Fasc. 4. P. 46. Hamidiya 1903 yılında Kabardey Çerkesleri tarafından kuruldu. Zamanla terk edildi ve Araplar yerleşti. Sandaniya Çeçenler tarafından kuruldu, fakat sonradan Araplar yerleşti. İzzet Aydemir’in Suriye Çerkesleri ile ilgili bahsi geçen yazısı Kafkasya Kültürel Dergi’de yayınlanmıştır. (Cilt 4, Sayı:15, 1967). AVPR. F. Politarhiv. Op. 482. D. 762. L. 52. Golan Tepeleri’nin 1967’de İsrail tarafından işgal edilmesiyle burada yaşayan Çerkesler Şam’a ve ABD’ye yerleştiler. 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin eyaleti olan bugünkü Suriye ve Ürdün’ün sınırları Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra çizildi. Burada adı geçen aynı bölgeye yerleşmiş köylerden bazıları Ürdün sınırları içinde kaldı. Zakariya Ahmed Vasfi. Ar-rif as-Suri. Şam 1957. s. 480-484. (Suriyeli coğrafyacı Zakariya Ahmed’in verilerine göre 1950’lerin ortasında Kuneytra şehrinde ve çevresindeki 12 köyde 14.161 Çerkes yaşıyordu.) “KÇC Çerkes Kongresi, Suriye Çerkesleri’nin Anayurda Transferi İçin Medvedev’e Çağrıda Bulundu”, www. kafkasevi.com, 6 Aralık 2011. “Çerkes Kongresi Suriye Adigelerinin Transferini İstedi”, www.kafkasevi.com, 4 Ocak 2012. “Suriye Çerkesleri Zor Durumda”, www.kafkasevi.com, 1 Şubat 2012. ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 SURİYE ÇERKESLERİ ORSAM ORSAM RAPORLARI ORSAM Rapor No: 1 Mart 2009 Deniz Haydutluğu ile Mücadele ve Türkiye’nin Konumu: Somali Örneği (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 2 Nisan 2009 60. Yılında Nato ve Türkiye (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 3 Mayıs 2009 Irak’ın Kilit Noktası: Telafer (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 4 Temmuz 2009 2009 Lübnan Seçimleri: Kazananlar, Kaybedenler ve Türkiye (Tr) ORSAM Rapor No: 5 Ağustos 2009 Türkiye-Lübnan İlişkileri: Lübnanlı Dinsel ve Mezhepsel Grupların Türkiye Algılaması (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 6 Kasım 2009 Tuzhurmatu Türkmenleri: Bir Başarı Hikayesi (Tr - Eng - Ar) ORSAM Rapor No: 7 Kasım 2009 Unutulmuş Türkmen Diyarı: Diyala (Tr - Eng - Ar) ORSAM Rapor No: 8 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 1 Aralık 2009 Karadeniz’in Bütünleşmesi İçin Abhazya (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 9 Ocak 2010 Yemen Sorunu: Bölgesel Savaşa Doğru mu? (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 10 Yemen İç Savaşı: İktidar Mücadelesi, Bölgesel Etkiler ve Türkiye ile İlişkiler (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 11 Şubat 2010 Unutulan Türkler: Lübnan’da Türk Varlığı (Tr – Eng – Ar) ORSAM Rapor No: 12 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 2 Şubat 2010 Rusya Federasyonu’nun Bakışı: Irak Faktörünün Türkiye’nin Ortadoğu Politikasına Etkisi (1990-2008) (Tr - Rus) ORSAM Rapor No: 13 Şubat 2010 7 Mart 2010 Irak Seçimleri Öncesi Şii Kökenli Parti ve Seçmenlerin Politik Davranışlarının Analizi (Tr) ORSAM Rapor No: 24 Ocak 2011 Kuveyt Emirliği: Savaş ve Barış Arasındaki El Sabah İktidarı ve Türkiye ile İlişkiler (Tr) ORSAM Rapor No: 14 Şubat 2010 Seçim Öncesi Irak’ta Siyasal Durum ve Seçime İlişkin Beklentiler (Tr) ORSAM Rapor No: 25 Ocak 2011 Hukuki ve Siyasi Yönleriyle Güvenlik Konseyi’nin İran Ambargosu (Tr) ORSAM Rapor No: 15 Mart 2010 Orsam Heyetinin 7 Mart 2010 Irak Seçimlerine İlişkin Gözlem Raporu (Tr) ORSAM Rapor No: 16 Nisan 2010 Oman Sultanlığı: Arap Yarımadasında Geleneksel ile Modernite Arasında Bir Ülke (Tr) ORSAM Rapor No: 17 Nisan 2010 7 Mart 2010 Irak Parlamento Seçim Sonuçlarının ve Yeni Siyasal Denklemin Değerlendirilmesi (Tr) ORSAM Rapor No: 18 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 3 Mayıs 2010 Komşuluktan Stratejik İşbirliğine: Türk-Rus İlişkileri (Tr - Rus) ORSAM Rapor No: 19 Eylül 2010 Türkiye’ye Yönelik Türkmen Göçü ve Türkiye’deki Türkmen Varlığı (Tr) ORSAM Rapor No: 20 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 4 Ekim 2010 Kırgızistan’da Mevcut Durum, İktidar Değişiminin Nedenleri ve Kısa Vadeli Öngörüler (Tr) ORSAM Rapor No: 21 Kasım 2010 Irak’tan Irağa: 2003 Sonrası Irak’tan Komşu Ülkelere ve Türkiye’ye Yönelik Göçler (Tr) ORSAM Rapor No: 22 Ocak 2011 Türkiye-Yemen İlişkileri ve Yemen’deki Türkiye Algısı (Tr – Eng – Ar) ORSAM Rapor No: 23 Ocak 2011 Katar-Irak-Türkiye-Avrupa Doğal Gaz Boru Hattı Projesi Mümkün mü? (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 26 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 5 Şubat 2011 Kırgızistan’da Son Gelişmeler: Dün, Bugün, Yarın (Tr - Rus) ORSAM Rapor No: 27 Şubat 2011 Mısır Devriminin Ayak Sesleri: Bir Devrin Sonu mu? (Tr) ORSAM Rapor No: 28 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 6 Şubat 2011 Uluslararası Deniz Hukukunda Kıyı Devletlerinin Gemilere El Koyma Yetkisinin Sınırları: Gürcistan’ın Karadeniz’de Seyreden Gemilere El Koyması (Tr) ORSAM Rapor No: 35 Mart 2011 Irak’ta Mevcut Siyasi Durum ve Önemli Siyasi Gelişmeler (Tr) ORSAM Rapor No: 36 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 1 Mart 2011 Eu’s Water Framework Directive Implementation in Turkey: The Draft National Implementation Plan (Eng) ORSAM Rapor No: 37 Mart 2011 Tunus Halk Devrimi ve Sonrası (Tr) ORSAM Rapor No: 38 Mart 2011 Libya Savaşı, Uluslararası Müdahale ve Türkiye (Tr) ORSAM Rapor No: 39 Mart 2011 Tarihten Günümüze Libya (Tr) ORSAM Rapor No: 40 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 2 Mart 2011 İklim Değişiminin Güvenlik Boyutu ve Ortadoğu’ya Etkileri (Tr) ORSAM Rapor No: 29 Şubat 2011 Tunus Halk Devrimi ve Türkiye Deneyimi (Tr) ORSAM Rapor No: 41 Mart 2011 Karikatürlerin Dilinden Irak’ı Anlamak-1 (Tr) ORSAM Rapor No: 30 Şubat 2011 Kerkük’te Mülk Anlaşmazlıkları: Saha Araştırmasına Dayalı Bir Çalışma (Tr) ORSAM Rapor No: 42 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 3 Nisan 2011 Nil Nehri Havzasının Hidropolitik Tarihi ve Son Gelişmeler (Tr) ORSAM Rapor No: 31 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 7 Mart 2011 Afganistan ve Pakistan’da Yaşanan Gelişmeler ve Uluslararası Güvenliğe Etkileri (Tr) ORSAM Rapor No: 43 Nisan 2011 Kuzey Irak’ın Sosyal-Siyasal Yapısı ve Kürt Bölgesel Yönetimi’nin Türkiye ile İlişkileri (Tr) ORSAM Rapor No: 32 Mart 2011 Suudi Arabistan’da Şii Muhalefet Sorunu ve Etkileri (Tr) ORSAM Rapor No: 33 Mart 2011 Irak’ta Türkmen Varlığı (Tr) ORSAM Rapor No: 34 Mart 2011 Irak’ta Türkmen Basını (Tr – Ar) ORSAM Rapor No: 44 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 4 Nisan 2011 Meriç Nehri Havzası Su Yönetimi’nde “Uluslararası İşbirliği” Zorunluluğu (Tr) ORSAM Rapor No: 45 Nisan 2011 Suriye’de Demokrasi mi İç Savaş mı? : Toplumsal-Siyasal Yapı, Değişim Senaryoları ve Sürecin Türkiye’ye Etkisi (Tr) ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 23 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM ORSAM Rapor No: 46 Mayıs 2011 Suriye’de İktidar Mücadelesi, Uluslararası Toplumun Tepkisi ve Türkiye’nin Konumu (Tr) ORSAM Rapor No: 47 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 5 Mayıs 2011 Türkiye-Suriye İlişkileri: Sınıraşan Sularda Örnek İşbirliği Olarak Asi Dostluk Barajı (Tr) ORSAM Rapor No: 48 Mayıs 2011 Orsam Söyleşileri - 2 Iraklı Araplar, Azınlıklar ve Akademisyenler-1 (Tr) ORSAM Rapor No: 49 Mayıs 2011 Orsam Söyleşileri - 2 Irak Türkmenleri-1 (Tr) ORSAM Rapor No: 50 Mayıs 2011 Orsam Söyleşileri - 3 Iraklı Kürt Yetkililer, Akademisyenler ve Gazeteciler-1 (Tr) ORSAM Rapor No: 51 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 8 Mayıs 2011 75. Yılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi Karadeniz’in Değişen Jeopolitiği Çerçevesinde (Tr) ORSAM Rapor No: 52 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 9 Mayıs 2011 Afganistan ve Bölgesel Güvenlik (Ortadoğu, Orta ve Güney Asya, Rusya Federasyonu) (Tr - Rus) ORSAM Rapor No: 53 Mayıs 2011 Madagaskar: Bağımsızlığın 50. Yılında Kazanımlar, Kaçan Fırsatlar ve Türkiye ile İlişkiler (Tr) ORSAM Rapor No: 54 Mayıs 2011 Iraklı Grupların Temel Siyasi Sorunlara Bakışı ve Türkiye İle İlişkiler: Saha Araştırmasına Dayalı Bir Çalışma (Tr) ORSAM Rapor No: 55 Haziran 2011 Suriye Muhalefeti’nin Antalya Toplantısı: Sonuçlar, Temel Sorunlara Bakış ve Türkiye’den Beklentiler (Tr) 24 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 ORSAM Rapor No: 56 Haziran 2011 Seçimler ve Ak Parti’nin Tecrübesi (Tr – Ar) ORSAM Rapor No: 68 Eylül 2011 Karikatürlerde Usame Bin Ladin Operasyonu ve Yankıları (Tr) ORSAM Rapor No: 79 Ekim 2011 Yaklaşan Seçim Öncesi Tunus’ta Siyasal Denklemler (Tr) ORSAM Rapor No: 57 Haziran 2011 12 Haziran 2011 Türkiye Genel Seçimlerinin Ortadoğu Ülkelerindeki Yansımaları (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 69 Eylül 2011 Karikatürlerin Dilinden Irak’ı Anlamak - 4 (Tr) ORSAM Rapor No: 80 Ekim 2011 Karikatürlerin Dilinden Irak’ı Anlamak - 5 (Tr) ORSAM Rapor No: 58 Temmuz 2011 Karikatürlerin Dilinden 12 Haziran 2011 Türkiye Genel Seçimlerinin Ortadoğu’daki Yansımaları (Tr) ORSAM Rapor No: 59 Temmuz 2011 Karikatürlerin Dilinden Irak’ı Anlamak - 2 (Tr) ORSAM Rapor No: 60 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 6 Temmuz 2011 Mekong Nehri Suları Üzerinde İşbirliği ve İhtilaf (Tr-Eng) ORSAM Rapor No: 61 Temmuz 2011 Antalya’da 1-2 Haziran 2011 Tarihlerinde Gerçekleşen “Suriye’de Değişim Konferansı” nın Tam Deşifresi (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 62 Ağustos 2011 Karikatürlerin Dilinden Irak’ı Anlamak - 3 (Tr) ORSAM Rapor No: 63 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 7 Ağustos 2011 Görünmez Stratejik Kaynak: Sınıraşan Yeraltı Suları (Tr) ORSAM Rapor No: 64 Ağustos 2011 AK Parti’nin 12 Haziran 2011 Genel Seçimlerindeki Zaferi (Tr – Ar) ORSAM Rapor No: 65 Ağustos 2011 Karikatürlerin Dilinden Arap Baharı - 1 (Tr) ORSAM Rapor No: 66 Ağustos 2011 Karikatürlerin Dilinden Libya İç savaşı ve Uluslararası Müdahale - 1 (Tr) ORSAM Rapor No: 67 Ağustos 2011 Somali: Bir Ulusun Yok Oluşu ve Türkiye’nin İnsani Yardım Girişimi (Tr) ORSAM Rapor No: 70 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 10 Eylül 2011 XXI. Yüzyılda Rusya ve Türkiye’nin İran Politikaları (Tr - Rus) ORSAM Rapor No: 71 Eylül 2011 Gazze Sorunu: İsrail Ablukası, Uluslararası Hukuk, Palmer Raporu ve Türkiye’nin Yaklaşımı (Tr) ORSAM Rapor No: 72 Eylül 2011 Ortadoğu Ülkelerine Dair İstatistikler (Tr) ORSAM Rapor No: 73 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 11 Ekim 2011 Anadolu Etki Alanı (Tr-Eng) ORSAM Rapor No: 74 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 12 Ekim 2011 Ukraine in Regress: The Tymoshenko Trial (Eng) ORSAM Rapor No: 75 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 13 Ekim 2011 Kazaklar ve Kazakistanlılar (Tr) ORSAM Rapor No: 76 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 14 Ekim 2011 İtalya’da Unutulmuş Türk Varlığı: Moena Türkleri (Tr - It) ORSAM Rapor No: 77 Ekim 2011 ABD’nin Çekilmesinin Ardından Irak Politikasının Bölgesel, Küresel Etkileri ve Türkiye’ye Yansımaları (Tr) ORSAM Rapor No: 78 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 8 Ekim 2011 Türkiye’de ve İsrail’de Yapay Sulak Alanlar ile Atıksu Arıtımı ve Atıksuyun Sulama Amaçlı Olarak Tekrar Kullanımı (Tr) ORSAM Rapor No: 81 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 15 Ekim 2011 Büyük Güçlerin Afganistan Politikaları (Tr-Eng) ORSAM Rapor No: 82 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 16 Ekim 2011 Bölge Devletlerinin Perspektifinden Afganistan (Tr-Eng) ORSAM Rapor No: 83 Kasım 2011 Suriye’de Değişimin Ortaya Çıkardığı Toplum: Suriye Türkmenleri (Tr) ORSAM Rapor No: 84 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 9 Kasım 2011 Somali’nin Açlık Felaketi: “Siyasi Kuraklık” mı Yoksa Doğal Afet mi? (Tr-Eng) ORSAM Rapor No: 85 Kasım 2011 Suriye Politik Kültüründe Tarihsel Pragmatizm, Beşar Esad Dönemi Suriye Dış Politikası ve TürkiyeSuriye İlişkileri (Tr) ORSAM Rapor No: 86 Kasım 2011 Geçmişten Günümüze Irak Türkmen Cephesi’nin Yapısı ve İdari Durumu (Tr) ORSAM Report No: 87 Kasım 2011 Turkmen in Iraq and Their Flight: A Demographic Question? (Eng) ORSAM Rapor No: 88 Kasım 2011 Irak’ta Bektaşilik (Türkmenler – Şebekler – Kakailer) (Tr) ORSAM Rapor No: 89 Kasım 2011 Değişim Sürecindeki Fas Monarşisi: Evrim mi? Devrim mi? (Tr) ORSAM Rapor No: 90 Kasım 2011 Arap Dünyasının İstisnai Krallığı: Yerel Aktörler ve Arap-İsrail Uyuşmazlığı Çerçevesinde Ürdün Krallığı’nın Demokratikleşme Deneyimleri (Tr-Eng) SURİYE ÇERKESLERİ ORSAM Rapor No: 91 Aralık 2011 Türkiye ve Arap Birliği’nin Suriye’ye Yaptırım Kararları ve Olası Sonuçları (Tr) ORSAM Rapor No: 92 Aralık 2011 Irak’ta İhtilaflı Bölgelerin Durumu (Tr) ORSAM Report No: 93 ORSAM Water Research Programme Report: 10 December 2011 Turkey and Wfd Harmonization: A Silent, But Significant Process (Eng) ORSAM Rapor No: 94 Aralık 2011 Türkiye-Fransa Krizinde Algının Rolü: Fransızların Türkiye Algısı (Tr) ORSAM Rapor No: 101 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 11 Ocak 2012 Emniyetli İçme Suyu ve Sanitasyon Hakkı (Tr) ORSAM Rapor No: 102 Ocak 2012 Irak Hangi Şartlarda, Nasıl Parçalanabilir?: En Kötüye Hazırlıklı Olmak (Tr – Eng) ORSAM Rapor No: 103 Ocak 2012 Irak’ta Petrol Mücadelesi: Çok Uluslu Şirketler, Uluslararası Anlaşmalar ve Anayasal Tartışmaların Işığında Bir Analiz (Tr) ORSAM Rapor No: 95 Aralık 2012 Karikatürlerle Arap Baharı – 2 (Tr) ORSAM Rapor No: 104 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 12 Şubat 2012 Sınıraşan Akiferler Hukuku Taslak Maddeleri Üzerine Bir Değerlendirme (Tr – Eng) ORSAM Rapor No: 96 Aralık 2011 Karikatürlerin Dilinden Irak’ı Anlamak – 6 (Tr) ORSAM Rapor No: 105 Şubat 2012 Irak Hukuk Mevzuatında Azınlıkların Siyasal Hakları (Tr) ORSAM Rapor No: 97 Ocak 2012 Karikatürlerin Dilinden Irak’ı Anlamak – 7 (Tr) ORSAM Rapor No: 106 Şubat 2012 Irak Hukuk Mevzuatında Azınlıkların Siyasal Hakları (Tr) ORSAM Rapor No: 98 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 17 Ocak 2012 Kırgızistan’da Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Türkiye ile İlişkilerine Etkisi (Tr) ORSAM Rapor No: 107 Şubat 2012 Uluslararası Hukuk ve Irak Anayasası Açısından Azınlıkların İnsan Hakları (Tr) ORSAM Rapor No: 99 Ocak 2012 Türk Siyasal Partilerinin Hatay’daki Suriyeli Sığınmacılar Konusundaki Açıklamaları ve Hatay’daki Siyasi Parti Temsilcileri ile Hareketlerin Suriye Olaylarına Yaklaşımları (Mart-Aralık 2011) (Tr) ORSAM Rapor No: 100 Ocak 2012 Irak İstatistikleri (Tr) ORSAM Rapor No: 108 Şubat 2012 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (EİT) Geleceği (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 109 Şubat 2012 Türkiye’nin Yükselişi ve “Bric” Bölgesi (It) ORSAM Rapor No: 110 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 13 Mart 2012 İran’da Su Kaynakları ve Yönetimi (Tr) ORSAM Rapor No: 111 Mart 2012 Suriye Kürt Muhalefetine Eleştirel Bir Bakış (Tr) ORSAM Rapor No: 112 Mart 2012 İran İslam Cumhuriyetinde Anayasal Sistem ve Siyasi Partiler (Tr) ORSAM Rapor No: 113 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 18 Nisan 2012 Mongolia: A Developing Democracy and a Magnet for Mining (Eng) ORSAM Rapor No: 114 Nisan 2012 Karikatürlerle Suriye Sorununu Anlamak - 8 (Tr) ORSAM Rapor No: 115 Nisan 2012 Suriye’de Güvenli Bölge Tartışmaları: Türkiye Açısından Riskler, Fırsatlar ve Senaryolar (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 116 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 14 Nisan 2012 Fayda Paylaşımı Kavramı, Teorik Altyapısı ve Pratik Yansımaları (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 117 Nisan 2012 Musul’a Yatırım Geleceğe Yatırım Demektir (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 118 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 19 Mayıs 2012 Ukrayna - Türkiye Ticari - Ekonomik Münasebetlerinin Analizi (Tr - Rus) ORSAM Rapor No: 119 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 20 Mayıs 2012 Bölgesel Gelişimin Trend ve Senaryolarının Araştırılmasındaki Araç: Jeopolitik Dinamikler (Tr - Rus) ORSAM Rapor No: 120 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 21 Mayıs 2012 Kazakistan Siyasi Sisteminin Gelişimi: 2012 Parlamento Seçimleri (Tr) ORSAM ORSAM Rapor No: 121 Mayıs 2012 Musul’da Yerel Siyaset ve Irak Siyasetinde Yeni Dinamikler (Saha Çalışması) (Tr - Eng - Ger) ORSAM Rapor No: 122 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 15 Mayıs 2012 Irak’ta Su Kaynakları Yönetimi (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 123 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 22 Haziran 2012 Küresel Göç ve Avrupa Birliği ile Türkiye’nin Göç Politikalarının Gelişimi (Tr) ORSAM Rapor No: 124 Temmuz 2012 Türkiye Afrika’da: Eylem Planının Uygulanması ve Değerlendirme On Beş Yıl Sonra (Tr - Eng - Fr) ORSAM Rapor No: 125 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 23 Temmuz 2012 Rusya’nın Ortadoğu Politikası (Tr) ORSAM Rapor No: 126 ORSAM Su Araştırmaları Programı Rapor No: 16 Temmuz 2012 Yeni Çerçeve Su Kanunu’na Doğru: Su Kanunu Taslağı Üzerine Notlar (Tr) ORSAM Rapor No: 127 Ağustos 2012 Suriye’de Kürt Hareketleri (Tr) ORSAM Rapor No: 128 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 24 Eylül 2012 Günümüz Şartlarında Türkiye - Belarus Ekonomik Münasebetlerinin Gelişimi (Tr - Rus - Eng) ORSAM Rapor No: 129 BLACK SEA INTERNATIONAL Rapor No: 25 Eylül 2012 Belarus-Türkiye: Devletlerarası İşbirliğinin Pozitif Dinamikleri (Tr - Rus - Eng) ORSAM Rapor No: 130 Kasım 2012 Suriye Çerkesleri (Tr - Eng) ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 25 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM AKADEMİK KADRO Hasan Kanbolat Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık Doç. Dr. Hasan Ali Karasar Doç. Dr. Tarık Oğuzlu Doç. Dr. Harun Öztürkler Doç. Dr. Mehmet Şahin Doç. Dr. Özlem Tür Doç. Dr. İlyas Kemaloğlu (Kamalov) Habib Hürmüzlü Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen Yrd. Doç. Dr. Bayram Sinkaya Doç. Dr. Canat Mominkulov Dr. Abdullah Alshamri Dr. Neslihan Kevser Çevik Elmira Cheremisova Dr. Didem Danış Dr. Jale Nur Ece Dr. Yaşar Sarı Dr. Süreyya Yiğit Av. Aslıhan Erbaş Açıkel Pınar Arıkan Volkan Çakır Bilgay Duman Noyan Gürel Selen Tonkuş Oytun Orhan Sercan Doğan Nebahat Tanriverdi Uğur Çil Leyla Melike Koçgündüz Ufuk Döngel Göknil Erbaş Aslı Değirmenci Jubjana Vila Mavjuda Akramova ORSAM Başkanı ODTÜ, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü ORSAM Danışmanı, The Black Sea International Koordinatörü - Bilkent Üniversitesi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - Uluslararası Antalya Üniversitesi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu Ekonomileri - Afyon Kocatepe Üniversitesi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - Gazi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - ODTÜ ORSAM Danışmanı, Avrasya ORSAM Danışmanı, Ortadoğu ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - Ahi Evran Üniversitesi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ORSAM Uzmanı, Avrasya, El Farabi Kazak Milli Üniversitesi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - ORSAM Riyad Temsilcisi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu ORSAM Ortadoğu Danışmanı, St. Petersburg Üniversitesi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - Galatasaray Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü ORSAM Danışmanı, Deniz Emniyeti ve Güvenliği ORSAM Danışmanı, Avrasya - ORSAM Bişkek Temsilcisi, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniv. Ögretim Üyesi ORSAM Danışmanı, Avrasya ORSAM Danışmanı, Enerji - Deniz Hukuku ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü ORSAM Danışmanı, Afrika - ORSAM Antananarivo (Madagaskar) Temsilcisi ORSAM Uzmanı, Ortadoğu ORSAM İzmir Temsilcisi ORSAM Erbil (Irak) Temsilcisi ORSAM Uzmanı, Ortadoğu ORSAM Uzman Yardımcısı, Ortadoğu ORSAM Uzman Yardımcısı, Ortadoğu ORSAM, Ortadoğu ORSAM, Ortadoğu & Projeler ORSAM, Ortadoğu ORSAM, Karadeniz ORSAM, Ortadoğu ORSAM, Ortadoğu ORSAM, Ortadoğu ORSAM Su Araştırmaları Programı Dr. Tuğba Evrim Maden Dr. Seyfi Kılıç Kamil Erdem Güler Çağlayan Arslan ORSAM Su Araştırmaları Programı Hidropolitik Uzmanı ORSAM Su Araştırmaları Programı Hidropolitik Uzmanı ORSAM Su Araştırmaları Programı ORSAM Su Araştırmaları Programı ORSAM DANIŞMA KURULU Dr. İsmet Abdülmecid Prof. Dr. Hayati Aktaş Prof. Dr. Ramazan Daurov Prof. Dr. Vitaly Naumkin Dr. Abdullah Alshamri Hasan Alsancak Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık Prof. Dr. Ahat Andican Prof. Dr. Dorayd A. Noori Prof. Dr. Tayyar Arı Prof. Dr. Ali Arslan Büyükelçi Shaban Murati Başar Ay Hediye Levent Prof. Dr. Mustafa Aydın Doç. Dr. Ersel Aydınlı Yaşar Yakış Patrick Seale Prof. Dr. Hüseyin Bağcı Prof. Aftab Kamal Pasha Itır Bağdadi Prof. Dr. İdris Bal Yrd. Doç. Dr. Ersan Başar Dr. Sami Al Taqi Kemal Beyatlı Barbaros Binicioğlu 26 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 Irak Danıştayı Eski Başkanı ORSAM Trabzon Temsilcisi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Rusya Bilimler Akademisi Doğu Çalışmaları Enstitüsü, Direktör Yardımcısı Rusya Bilimler Akademisi Doğu Çalışmaları Enstitüsü Direktörü ORSAM Danışmanı, Ortadoğu İhlas Holding CEO ORSAM Ortadoğu Danışmanı, ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Devlet Eski Bakanı, İstanbul Üniversitesi Irak’ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Yardımcısı Uludağ Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı İstanbul Üniversitesi, Tarih Bölümü Arnavutluk Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Türkiye Tekstil Sanayii İşveren Sendikası Genel Sekreteri Gazeteci (Suriye) Kadir Has Üniversitesi Rektörü Bilkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı & Fulbright Genel Sekreteri Büyükelçi, Dışişleri Eski Bakanı Ortadoğu ve Suriye Uzmanı ODTÜ, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Hindistan Batı Asya Araştırmaları Merkezi Başkanı İzmir Ekonomi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü TBMM 24. Dönem Milletvekili Karadeniz Teknik Üniversitesi, Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölüm Başkanı Orient Research Center Başkanı Irak Türkmen Basın Konseyi Başkanı Ortadoğu Danışmanı SURİYE ÇERKESLERİ Safarov Sayfullo Sadullaevich Prof. Dr. Ali Birinci Doç. Dr. Mustafa Budak Doç. Dr. Hasan Canpolat E. Hava Orgeral Ergin Celasin Volkan Çakır Doç. Dr. Mitat Çelikpala Çetiner Çetin Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya Doç. Dr. Didem Danış Prof. Dr. Volkan Ediger Prof. Dr. Cezmi Eraslan Prof. Dr. Çağrı Erhan Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen Dr. Amer Hasan Fayyadh Dr. Farhan Ahmad Nizami Av. Aslıhan Erbaş Açıkel Cevat Gök Irak Mete Göknel BOTAŞ Osman Göksel Timur Göksel Prof. Dr. Muhamad Al Hamdani Numan Hazar Habib Hürmüzlü Doç. Dr. Pınar İpek Dr. Tuğrul İsmail Prof. Dr. Alexandr Koleşnikov Doç. Dr. İlyas Kemaloğlu (Kamalov) Doç. Dr. Hasan Ali Karasar Doç. Dr. Şenol Kantarcı Selçuk Karaçay Doç. Dr. Nilüfer Karacasulu Prof. Dr. M. Lütfullah Karaman Doç. Dr. Şaban Kardaş Doç Dr. Elif Hatun Kılıçbeyli Prof. Dr. Aleksandr Knyazev Prof. Dr. Erol Kurubaş Prof. Dr. Talip Küçükcan Arslan Kaya Dr. Hicran Kazancı İzzettin Kerküklü Prof. Dr. Mustafa Kibaroğlu Dr. Max Georg Meier Prof. Dr. Mosa Aziz Prof. Dr. Mahir Nakip Doç. Dr. Tarık Oğuzlu Prof. Dr. Çınar Özen Murat Özçelik Muhammed Nurettin Doç. Dr. Harun Öztürkler Dr. Bahadır Pehlivantürk Prof. Dr. Victor Panin Doç. Dr. Fırat Purtaş Prof. Dr. Suphi Saatçi Doç. Dr. Yaşar Sarı Ersan Sarıkaya Yrd. Doç. Dr. Bayram Sinkaya Doç. Dr. İbrahim Sirkeci Dr. Aleksandr Sotnichenko Zaher Sultan Dr. Irina Svistunova Doç. Dr. Mehmet Şahin Prof. Dr. Türel Yılmaz Şahin Mehmet Şüküroğlu Doç. Dr. Oktay Tanrısever Prof. Dr. Erol Taymaz Prof. Dr. Sabri Tekir Dr. Gönül Tol Doç. Dr. Özlem Tür M. Ragıp Vural Dr. Ermanno Visintainer Dr. Umut Uzer Prof. Dr. Vatanyar Yagya Dr. Süreyya Yiğit ORSAM Tacikistan Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Polis Akademisi Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Milli Savunma Bakanlığı Danışmanı 23. Hava Kuvvetleri Komutanı ORSAM Danışmanı, Afrika Kadir Has Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Gazeteci (Orta Doğu) YÖK Başkanı ORSAM Ortadoğu Danışmanı, Galatasaray Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ekonomi Bölümü Başbakanlık Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Ankara Üniversitesi, Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ORSAM Ortadoğu Danışmanı, Ahi Evran Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Bağdat Üniversitesi, Siyaset Bilimi Fakültesi Dekanı Oxford Üniversitesi İslami Çalışmalar Merkezi Yöneticisi ORSAM Danışmanı, Enerji - Deniz Hukuku El Fırat TV Türkiye Müdürü Eski Genel Müdürü BTC ve NABUCCO Koordinatörü Beyrut Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Irak’ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Emekli Büyükelçi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu Bilkent Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Rusya Federasyonu, Diplomat ORSAM Danışmanı, Avrasya ORSAM Danışmanı, The Black Sea International Koordinatörü Bilkent Üniversitesi Kırıkkale Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Vodofone Genel Müdür Yardımcısı Dokuz Eylül Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Fatih Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Çukurova Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Rus-Slav Üniversitesi (Bişkek) Kırıkkale Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Marmara Üniversitesi, Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü KPMG ,Yeminli Mali Müşavir Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilcisi Kerkük Vakfı Başkanı Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Hanns Seidel Vakfı Proje Müdürü (Bişkek) Al Mosawa Bağdat Üniversitesi Rektörü Erciyes Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi ORSAM Danışmanı, Ortadoğu - Uluslararası Antalya Üniversitesi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Büyükelçi Beyrut Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı ORSAM Ortadoğu Ekonomileri Danışmanı, Afyon Kocatepe Üniversitesi TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Pyatigorsk Üniversitesi (Pyatigorsk, Rusya Federasyonu) Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Kerkük Vakfı Genel Sekreteri ORSAM Danışmanı, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniv. Ögretim Üyesi Türkmeneli TV (Kerkük,Irak) ORSAM Ortadoğu Danışmanı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Regent’s College (Londra, Birleşik Krallık) St. Petersburg Üniversitesi (Rusya Federasyonu) Lübnan Türk Cemiyeti Başkanı Rusya Strateji Araştırmaları Merkezi, Türkiye-Ortadoğu Araştırmaları Masası Uzmanı ORSAM Ortadoğu Danışmanı, Gazi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Gazi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Enerji Uzmanı ODTÜ, Uluslararası İlişkiler Bölümü ODTÜ, Kuzey Kıbrıs Kampusü Rektör Yardımcısı İzmir Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Middle East Institute Türkiye Çalışmaları Direktörü ORSAM Ortadoğu Danışmanı, ODTÜ, Uluslararası İlişkiler Bölümü 2023 Dergisi Yayın Koordinatörü Vox Populi Direktörü (Roma, İtalya) İstanbul Teknik Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri St. Petersburg Şehir Parlamentosu Milletvekili, St. Petersburg Üniversitesi (Rusya Federasyonu) ORSAM Avrasya Danışmanı ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 27 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ ORSAM ORTADOĞU ETÜTLERİ YAYIN KURULU Meliha Benli Altunışık Bülent Aras Tayyar Arı İlker Aytürk Recep Boztemur Katerina Dalacoura F. Gregory Gause Fawaz Gerges Ahmet K. Han Raymond Hinnebusch Rosemary Hollis Bahgat Korany Peter Mandaville Emma Murphy ODTÜ Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Uludağ Üniversitesi Bilkent Üniversitesi ODTÜ Londra Ekonomi Üniversitesi (Birleşik Krallık) Vermont Üniversitesi (ABD) Londra Ekonomi Üniversitesi (Birleşik Krallık) Kadir Has Üniversitesi St. Andrews Üniversitesi (Birleşik Krallık) City Üniversitesi (Birleşik Krallık) Durham Üniversitesi (Birleşik Krallık) George Mason Üniversitesi (ABD) Durham Üniversitesi (Birleşik Krallık) ORTADOĞU ANALİZ YAYIN KURULU Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık Hasan Kanbolat Doç. Dr. Hasan Ali Karasar Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen 28 ORSAM Rapor No: 130, Kasım 2012 ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü ORSAM Başkanı Bilkent Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü ORSAM Danışmanı, Ahi Evran Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Report No: 130, November 2012 SYRIAN CIRCASSIANS SURİYE ÇERKESLERİ CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR Center for Mıddle Eastern StrategıcMERKEZİ Studıes مركز الشرق األوسط للدراسات االستراتيجية ORSAM CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES SYRIAN CIRCASSIANS SURİYE ÇERKESLERİ ORSAM Report No: 130 November 2012 ISBN: 978-605-4615-26-1 Ankara - TURKEY ORSAM © 2012 Content of this report is copyrighted to ORSAM. Except reasonable and partial quotation and exploitation under the Act No. 5846, Law on Intellectual and Artistic Works, via proper citation, may not be used or re-published without prior permission by ORSAM. Assessments expressed in this report reflect only the opinions of its authors and do not represent the instiutional opinion of ORSAM. ORSAM Strategıc Informatıon Management and Indepentdent Thought Productıon center for mıddle eastern strategıc studıes CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES History In Turkey, the shortage of research on the Middle East grew more conspicuous than ever during the early 90’s. Center for Middle Eastern Strategic Studies (ORSAM) was established in January 1, 2009 in order to provide relevant information to the general public and to the foreign policy community. The institute underwent an intensive structuring process, beginning to concentrate exclusively on Middle affairs. Outlook on the Middle Eastern World It is certain that the Middle East harbors a variety of interconnected problems. However, neither the Middle East nor its people ought to be stigmatized by images with negative connotations. Given the strength of their populations, Middle Eastern states possess the potential to activate their inner dynamics in order to begen peaceful mobilizations for development. Respect for people’s willingness to live together, respect for the sovereign right of states and respect for basic human rights and individual freedoms are the prerequisities for assuring peace and tranquility, both domesticalhly and internationally. In this context, Turkey must continue to make constructive contributions to the establishment of regional stability and prosperity in its vicinity. ORSAM’s Think-Tank Research ORSAM, provides the general public and decision-making organizations with enlightening information about international politics in order to promote a healtier understanding of international policy issues and to help them to adopt appropriate positions. In order to present effective solutions, ORSAM supports high quality research by intellectuals and researchers that are competent in a variety of disciplines. ORSAM’s strong publishing capacity türansmits meticulous analyses of regional developments and trends to the interested parties. With its web site, its books, reports, and periodicals, ORSAM supports the development of Middle Eastern literature on a national and international scale. ORSAM supports the development of Middle Eastern literature on a national and international scala. ORSAM facilitates the sharing of knowledge and ideas with the Turkish and international communities by inviting statesmen, bureaucrats, academics, strategicts, businessmen, journalists, and NGO representatives to Turkey. www.orsam.org.tr Prof. Dr. Anzor Kushabiyev He is the Head of the Department of Information and Document Management at the Institute of Social Research within Kabardino-Balkarian Scientific Centre of the Russian Academy of Sciences. Assoc. Prof. Dr. Naima Neflyasheva Naima Neflyasheva was born in Maykop, capital of the Republic of Adygea affiliated to the Russian Federation. Graduated from St. Petersburg State University, Neflyasheva is Associate Professor of History. She works as a senior scholar at the Center for Civilizational and Regional Studies of the Russian Academy of Sciences in Moscow. Her scientific areas of interest are listed as follows: Islamic History in Northwestern Caucasus, Current Islam in Caucasus, “Circassian problem”. She has more than 100 studies published in the Russian Federation as well as in foreign scientific publications. She runs a blog entitled “Severnıy Kavkaz skvoz stoletiya” (North Caucasus Through Centuries) on a website called “Kavkazski Uzel”. Murat Topçu He graduated from department of Russian Language and Literature, Faculty of Literature, Istanbul University. He is doing his doctorate in the same department. He has carried out studies and translated works on Russian language and literature, Caucasian history, ethnography, languages and politics. His various articles were published in Atlas Magazine. Some of his published translations can be listed as follows: “Vatanından Uzaklara Çerkesler”, Editor, Chiviyazıları, İstanbul 2004. “Hedefini Kendi Bulan Nart Tlepş’in Oku” (Stories), Asker Hadağatle, KAFDAV, Ankara 2005. “Kafkasya–Dağlı Halkların Göçü ve Kısa Tarihi”, Adolf Berje, Chiviyazıları, İstanbul, 2010. Oytun Orhan Completing his undergraduate education in Gazi University F.E.A.S. Department of International Relations, Orhan did his master’s degree in Hacettepe University Department of International Relations by writing his thesis entitled, “Identity’s Effect on Syria’s Regional Policies (1946-2000). Orhan still continues his doctorate studies in Abant İzzet Baysal University, Institute of Social Sciences, Department of International Relations. Working as an expert within the Middle East Research Programme of the Center for Eurasian Strategic Studies (ASAM) between the years 1999-2009, Oytun Orhan has been working as a researcher in the Center for Middle Eastern Strategic Studies (ORSAM) since 2009. PRESENTATION The events in Syria have increasingly been going on since March 2011. The world is striving to find a solution for Syrian crisis. Nevertheless, unfortunately nobody has a solution offer with high chance of success and with definite instruments. Ethnic and sectarian splits constitute one of the most important aspects of the conflict. The extension of the instability in Syria over a long period of time and a wide area scares most the minorities. The minorities think that they are open to attack and that they cannot protect themselves. Besides, the experiences taking place in the Middle Eastern countries hit by the wave of uprising increase the concerns. Therefore, minorities try not to take sides in the conflict taking place in Syria. Another community which is concerned about the developments in Syria is the Syrian Circassians. According to various information, currently there are 90 thousand to 100 thousand Circassians, most of whom live in Damascus, Aleppo and Homs in Syria. Circassians arrived in Syria during the first half of the 19th century as they were exiled in the aftermath of the Great Caucasian War, during the mid-1860s as a part of the settlement process of Circassians in the Ottoman Empire. The Circassian immigration into current Syrian territories continued until the beginning of 1920s. Having an effective position in social, cultural and political life of Syria in the past, Circassians are currently an important component of the Syrian society as well. However, due to the recent developments, certain Syrian Circassians applied for the Russian Federation to help them return to their historical homeland as Syria is on the verge of a civil war. As from early 2012, Syrian Circassians started to settle in the Republics of Adygea, Kabardino-Balkar and KarachayCherkessia located in Northwestern Caucasus in the Russian Federation; in Reyhanlı district of Hatay and İstanbul in Turkey; in Lebanon; in Jordan; and in Dubai in United Arab Emirates. We hope that the conflicts in Syria come to an end with minimum loss as soon as possible. Hopefully the ancient communities of Syria live together in peace also in the future just like in the past. So that Syrian Circassians do not have to leave their country, of which they have become a part, for a long period of time. We hope that this study we prepared as ORSAM be considered as a reference on Syrian Circassians and contribute to the formation of a public opinion on this subject in Turkey. We extend our thanks to those who contributed to preparation of this study. Hasan Kanbolat ORSAM Director 34 ORSAM Report No: 130, November 2012 Contents Presentation...................................................................................................................................................34 Abstract..........................................................................................................................................................37 Introduction ..................................................................................................................................................38 1. Circassians in the Middle East ...........................................................................................................38 2. History of Syrian Circassians ..............................................................................................................39 3. The Current Presence of Circassians in Syria: Transformation Era ..........................................48 4. Popular Uprising in Syria and Circassians ......................................................................................49 5. Aid Efforts for Syrian Circassians ......................................................................................................51 ORSAM Report No: 130, November 2012 35 ORSAM ORSAM Report No: 130, November 2012 By: Prof. Dr. Anzor Kushabiyev Dr. Naima Neflasheva Murat Topçu Oytun Orhan, ORSAM Middle East Specialist ORSAM CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES SYRIAN CIRCASSIANS Abstract Circassians came to Syria in mid-1860s due to the fact that they were exiled during and after the Caucasus-Russian War as well as due to the settlement policy of the Ottoman Empire. The Ottoman administration had several goals in creating Circassian settlements here. The administration made use of the uncultivated lands with Circassians, who had higher agricultural techniques compared to the local people. The Ottoman Empire benefited from Circassians, who had strong military tradition, against the rising independence movements of Druses who posed a problem for İstanbul. The number of Muslim population within the Ottoman Empire increased due to Circassians. Circassians were settled in places near the Hejaz railway route planned to constructed, and thus the security of the railway was strived to be provided. For similar reasons, Circassians were settled in the areas with stream beds such as the Golan Heights, and thus these areas were secured. The settlement of Circassians into Syria took place in two stages: Directly from North Caucasus, and from Balkans. In mid-1860s one of the first groups arriving from North Caucasus were settled in northern Syria, in Marash sanjak, and they were charges with ‘surveilling’ the Zeytun district where Armenians lived. Afterwards, in 1872 approximately a thousand Circassians were settled in the the neighborhood of Hama and Homs, as well as in the Golan Heights within the borders of the Sanjak of Hauran. The Circassian immigration from the North Caucasus into Syria continued until the early 1920s if at a small scale. Circassians were mostly settled in the Golan Heights, Transjordan, Hama, Homs and Aleppo. The villages such as Amman, Jerash, Kuneitra and Mumbuc they created grew bigger and turned into cities in time. The last group of Circassian immigrants arrived after the World War II. Today, there are 90 thousand to 100 thousand Circassians, most of whom live in Damascus, Aleppo and Homs in Syria. The Circassian people are a part of the Syrian society. Until recently the traditional occupation of Circassians was military service. Both during the Ottoman period and French mandate as well as during the independence periods, their traditional loyalty to the government created the image for Circassians that they are law-abiding and loyal Syrian citizens. Successful doctors, farmers, businessmen, civilian and military bureaucrats, politicians, scientists, authors and poets were brought up among Syrian Circassians. They do not have the same influence they had among military elites of Syria two decades ago. Due to the recent developments, certain Syrian Circassians applied for the Russian Federation to help them returning to Northwestern Caucasus, which is their historical homeland, as Syria is on the verge of a civil war. However, Moscow has not taken a decision related to Syrian Circassians yet. As from early 2012, Syrian Circassians started to leave Syria and settle in the Republics of Adygea, Kabardino-Balkar and Karachay-Cherkessia in the Russian Federation; in Reyhanlı district of Hatay and İstanbul in Turkey; in Lebanon; in Jordan; and in Dubai in the United Arab Emirates. ORSAM Report No: 130, November 2012 37 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM Introduction Since March 2012, the violence in Syria has been increasing with each passing day. While the world strives to find a solution for Syrian crisis, nobody can come up with a solution offer with high chance of success and with definite instruments. One of the most important reason is the unsettled situation in Syria and the fact that the Damascus administration and the opposition are all mixed both in social and geographic terms. Ethnic and sectarian splits constitute one of the most important aspects of the conflict. The extension of the instability in Syria over a long period of time and a wide area scares most the minorities. Because the minorities think that they are open to attack and that they cannot protect themselves. Besides, the experiences taking place in the Middle Eastern countries hit by the wave of uprising increase the concerns. Therefore, minorities try not to take sides in the conflict taking place in Syria. Another community which is concerned about the developments in Syria is the Syrian Circassians.1Currently there are 90 thousand to 100 thousand Circassians, most of whom live in Damascus, Aleppo and Homs in Syria. Circassians arrived in Syria during the first half of the 19th century as they were exiled in the aftermath of the Great Caucasian War, during the mid-1860s as a part of the settlement process of Circassians in the Ottoman Empire. The Circassian immigration into current Syrian territories continued until the beginning of 1920s. Having an effective position in social, cultural and political life of Syria in the past, Circassians are currently an important component of the Syrian society as well. However, the recent developments have negatively been affecting Syrian Circassians. In this study, it is aimed to deal with Syrian Circassians from past to present which is not brought to agenda much while discussing the 38 ORSAM Report No: 130, November 2012 events in Syria. Within this framework, first of all the settlement process of Circassians in the Middle East and then in Syria will be dealt with. In this section the exile process of Circassians from North Caucasus, the areas they settled in and their relations with other groups will be discussed. In the following section, there will be information on the current geographical distribution of Syrian Circassians, their demographic structure, economic life and cultures. The study will be concluded with the section where how Syrian Circassians have been affected by the popular uprising in Syria and what kind of attitude Circassians adopted is analyzed. 1. Circassians in the Middle East Circassians came out in Northwestern Caucasus in earliest times, and they lived in along the Kuban river, its southern Black Sea costline on the southern p art, and on northern Caucasus Mountains from Anapa to Tuapse. Actually the Circassian geographic name can be seen all along the coastlines of Northwestern Caucasus and the Sea of Azov. On written sources, Circassian name is seen as of 13th century. During and after the Caucasus-Russia War, Circassian territories were invaded and colonized by the Tsardom of Russia. These territories were called Kuban and Terek oblasts until the end of the Tsardom of Russia. Nevertheless, according to the 1829 Edirne (Adrianopol) Agreement, the war attained another level as the Ottoman Empire left its fortresses on the Black Sea coastline to the Tsardom of Russia, and Russia gained a legal basis on the international arena to invade Circassian territories. Losing the war, Circassians were forced to leave their homeland. As a result, more than a million Circassians settled in Ottoman territories. During the Circassian Mamelukes period, there were considerable amount of Circassians in garrisons in Syria which was under SYRIAN CIRCASSIANS the domination of Egypt. Those Circassians continued their existence during the Ottoman Empire period as well. However, those who formed the Circassian diaspora in Syria today are the descendants of those who came to Syria as a result of the great exile in 19th century, in 1864. Circassians arrived in Syria during mid-1860s as a result of the fact that they were exiled in the aftermath of Caucasus-Russia War and as a part of Circassians’ settlement process in the Ottoman Empire. The Ottoman Empire had several goals in creating Circassian settlements. The administration made use of the uncultivated lands with Circassians, who had higher agricultural techniques compared to the local people. They protected the Arab farmer settlements from the attacks of Arab nomads. The Ottoman Empire benefited from Circassians, who had strong military tradition, against the rising independence movements of Druses who posed a problem for İstanbul. The number of Muslim population within the Ottoman Empire increased due to Circassians. Circassians were settled in places near the Hejaz railway route planned to constructed, and thus the security of the railway was strived to be provided. For similar reasons, Circassians were settled in the areas with stream beds such as the Golan Heights, and thus these areas were secured. During this period, several Circassian villages were formed Palestine. There was a major loss of population due to hard living conditions, diseases and famine. A village (Raba in the neighborhood of Keysariya) was dissolved. Kfar-Kama (3000 people) and Reyhaniye (1000 people), which are currently located in Israel, survived though. In 1920 when the Great Britain established a new Arab State, Jordan, certain Circassians entered under the rule of emirate. Two villages in Halil (Kfar-Kama ve Reyhaniye), on the other hand, remained in Palestine under the mandate government; and were included in the Israeli borders in 1948. Circassians always had a good relationship with both Arabs and ORSAM Jews. When the independence war of Israel broke out, they took sides with Jews. They joined the Israeli Defense Army, and fought against the Jordanian legion in Halil. 2. History of Syrian Circassians The territories known as Syria were then composed of Ottoman Empire’s Syria (Damascus), Aleppo and Beirut provinces, some parts of Mosul province, sanjaks of Jerusalem and Lebanon. The province of Syria (Damascus) included current Syria, some parts of Lebanon and Jordan. The province of Aleppo was composed of current northern Syria, the Sanjak of Urfa, Antep and İskenderun districts which are currently located in Turkey. Current eastern Syria was included in the Deir ez-Zor governorate under the administration of Mosul province. The Sanjak of Jerusalem contained Southern Palestine, and the Sanjak of Lebanon included interior highlands of present Lebanon. The settlement of Circassians into Syria took place in two stages: Directly from Northwestern Caucasus by land, and from Balkans by sea. After 1864, one of the first groups arriving from North Caucasus were settled in northern Syria, in Marash sanjak, and they were charged with ‘surveilling’ the Zeytun district where Armenians lived. Afterwards, in 1872 approximately a thousand Circassians were settled in the the neighborhood of Hama and Homs, as well as in the Golan Heights within the borders of the Sanjak of Hauran.2 In 1881 800 Circassian families lived in 6 villages in the Sanjak of Marash.3 Between 1865 and 1866, 13.648 Chechens were settled in small groups in Rasul-Ayn in eastern Syria and on the borderline of the Sanjak of Diyarbakır, in order to stop the attacks of Bedouins and Kurds in the neighborhood. Most of them were killed in local conflicts and due to various diseases, and some of them immigrated to other regions. In 1880, approximately 5 thousand Chechens remained in the neighborhood of Rasul-Ayn in 1880.4 ORSAM Report No: 130, November 2012 39 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM In 1872, some 1000 Circassians were settled in the Golan Heights within the sanjak of Hauran and n the neighborhood of Hama and Homs. According to what elders say, firstly they arrived in Samsun by ship, then came to Uzunyayla (Kayseri-Sivas) and lastly arrived in Syria. The real migration wave of Circassians to Syria began following the 1877-78 OttomanRussian War (93 War) mainly from European-Balkan territories of the Ottoman Empire. During the period of mass exile from North Caucasus, many Circassians were settled in present Yugoslavia, Bulgaria, Romania, Cyprus and Crete islands. According to official statistical information of the Tsardom of Russia, more than 150 thousand Circassians lived in Balkans in 1876. Some 90.000 of them lived in Bulgaria. Circassians were settled in this area by the Ottoman Empire in order to fight against the insurrections of the Christian people. During the uprising broke out in Bulgaria in 1876 and during the 1877-78 Ottoman-Russian War, Circassian cavalries were sent to the major front lines as they were one of the best troops of the Ottoman army. During the Conference of European States held in İstanbul on December 1876 – January 1877, the idea suggesting that Circassians would be settled in Asian provinces of the Ottoman Empire was put forward. As the Russian army attacked, Circassians left their villages and took to the roads along with the troops of the Ottoman army that withdrew. Thus, the second exile began. According to the decision taken by the Council of Russian Command that convened in Plovdiv (Flipopol) on August 1878, all Muslim refugees who left their homes were entitled to return to Bulgaria. However, Circassians were exempted from this right. Circassians, who could not find time to leave Bulgaria by then, were settled “out of the Principality of Bulgaria at the disposal of the local administration”. In Ayastefanos and Berlin Agreements, the problem of Circassians who had to immi- 40 ORSAM Report No: 130, November 2012 grate from Balkans were put aside, and it was only agreed that “Circassian troops would not be resorted to in border garrisons”. So that, exiles were deprived of all kind of rights and guarantees to make life both by these states and the Ottoman Empire for the second time. After the end of 1877-78 Ottoman-Russian War, insurgencies in Terek Oblast, Abkhazia and Daghistan exiled from North Caucasus increased to a large extent. Some of these exiles were sent to Syria and Palestine. Starting from the spring of 1878, Ottoman and European ships carrying Circassian exiles coming from Balkans and North Caucasus arrived in Syrian coastlines on a regular basis for two years. The exile took place under extremely difficult conditions. After the exiles arrived, they used sleep outdoors waiting to be provided a permanent place to live. Thousands of them died of starvation and contagious diseases.5 In accordance with the Berlin Agreement, the Ottoman government placed Circassians exiled from Balkans in Anatolia, Syria and Palestine. Some of the Circassian exiles got on board from Bulgaria and the Black Sea ports of Romania and passed straits, while some others arrived in Aegean coastlines of Greece by land and got on board to go to eastern ports of Mediterranean. Then they arrived in hinterlands of Syria by land. In early spring of 1878, ships carrying the exiles to Syrian coasts started to arrive. According to the statements of French Consul General, 1000 Circassian arrived in the Port of Beirut in early March 1878.6 On the other hand, according to the information sent by the Russian Consul General in Aleppo to the Embassy in İstanbul; on March 1878, 20 thousand immigrants coming from North Caucasus and Crimea arrived in İskenderun, one third of them died of diseases and famine, and the rest of them either returned to İstanbul or could not be heard of.7 Those Circassian exiles were Abzekhs who used to live SYRIAN CIRCASSIANS in Adliye district of Bulgaria.8 Abzekhs were settled in the province of Aleppo. During the same period, another group coming from Balkans were settled in the Golan Heights in the Sanjak of Hauran. The number of Circassians arriving in various ports of Syria reached 45 thousand by September 1878. Those who were expected to come from Salonica and they were planned to be settled in the neighborhood of Nablus.9 Very few Circassians were placed in city centers of Damascus and Aleppo. A neighborhood was created in Damascus by those who arrived from Bulgaria in 1878. Circassians were mainly settled in the Golan Heights as a military line in Syria. The line extended across the Druse regions and formed a kind of borderline with the Bedouin tribes. 13 villages were settled around the headquarter Kuneytra ranging from 4 to 17 km intervals. Small groups of Circassians were sent from Batum and Kars, which were invaded by the Tsardom of Russia following the 1877-78 Ottoman-Russian war, to Syria. Also there were exiles directly arriving from North Caucasus. The Circassian exile started to decline in early 1880s. It is difficult to detect the accurate number of those who settled in Syria between the years 1878-1880. The authority did not record the numbers, and furthermore the majority of population died during the exile and after they settled in the area. According to the information provided by the Consul of Russia, more than 45 thousand Circassians were exiled in the aforesaid period. Along with those who arrived beforehand, the number of Circassians in Syria reached some 70 thousand. The administration granted demesne land, in other words from the state treasury, to Circassians. The distribution was made according to the following principles: a family with three people was granted with 70 decares of land, while a family with four-five people was granted with 130 decares of land. The Circas- ORSAM sian families shared the lands according to feudal military-manorial system, independently of their former social class (in return for their military service). In late 1880s, the Circassian immigration into Syria still continued in less amounts though. Both due to the conflicts with the neighboring tribes and also due to the infertile lands, Circassians could not have pulled themselves together. Exemption from ten years of tax and military service ended in 1888, and immigrants who could not settle yet received a severe blow by this situation; and it was followed by disorders that reach uprisings. İstanbul Migration Committee gave the authorization to the authorities in Syria to meet the necessary expenses for the settlement of Circassians from the committee account. Nevertheless, it was only in 1902 that an aid committee was created in Damascus by order of the government in order to organize the settlement of immigrants, to finance, to provide crop, animal and instruments, as well as to help with house constructions. Due the reasons such as the insufficiency of money and aid, their settlement in arid lands, the presence of the committee in Damascus could not solve the problem of Circassians either. Circassian cavalcades were used against rebellious Bedouin tribes and in suppressing Druse insurgencies. They were effective in suppressing the uprising that broke out in Kerake in 1893 and 1910. It was an obligation for Circassians, who were settled in small groups among different ethnic groups acting hostile against them, to take part in the Ottoman military force. Circassians contributed to the economic development of the regions they were settled in. They started to produce more developed agricultural implements and wheeled vehicles, and build stone houses and mills. They implemented developed traditional agricultural techniques to a large extent. They grew new plants such as millet and oat. Living in ORSAM Report No: 130, November 2012 41 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM Syria and Palestine for a decade, the Russian scientist A. Ruppin wrote those on this subject: “Circassians brought along more developed agricultural implements, two massive wooden wheeled and iron hooped wagons, oat planting as well as a great order in household appliances from North Caucasus. Besides they were hardworking. They cleaned their fields from stones. So that almost all of them reached a standard of living that might be considered as wealthy.” From the very beginning, the Ottoman administration started to recruit Circassians to administrative and military services, mainly to the police department. A cavalry troop of 300 Circassians was created in Amman. Mirza Vasfi was the head of the troop. The cavalry troops consisting of the Circassian police were deployed in Kuneytra, Aleppo, Jerash and Kerak.10 The Circassian troops were charged with collecting taxes from the people, protecting main roads and most importantly fighting against the Bedouin tribes which did not bow to the government. The Circassian troops were organized in accordance with the regular army system, they were reinforced by those who skillfully use weapon, and constituted one of the best troops of the armed forces. The service in police department was considered equal to the service in the regular army. Circassian troops were used to suppress the insurgencies of Druses and city-dwellers. The assaults of Bedouin tribes against agricultural areas were prevented and some of these tribes entered under the rule of government thanks to the Circassian troops. Bedouins, Druses, Kurds and Fellah Arabs considered the territories, which Circassians accepted as a present from Sultan, as their own fields. The negotiations carried out to solve the conflicts did not succeed and the parties who were in disagreement took up arms. Circassians, who settled in the Golan Heights, were attacked by the nomad Bedouin Fadl 42 ORSAM Report No: 130, November 2012 tribe in the area on their very first day. First of all armed conflicts took place between the two parties. Then it was followed by a major raid carried out by Bedouins against Mansoura, a Circassian village. The Ottoman administration took advantage of this situation and organized a banishment expedition on Bedouins. Following this expedition, Circassians followed the tradition of blood revenge, and organized counterattack against the nomads. In their conflicts against Bedouins, Circassians had the edge over them in terms of war skills and weapons. However, they fell behind Bedouins in number to a great extent. Moreover, Circassian villages had to fight against two or more tribes at the same time. In Bedouin-Circassian conflicts, both parties showed various hostile actions against one another. Immigrants let their cattle out in the fields of Circassians, and made them destroy their crops. Sometimes Circassians confiscated those herds of cattle and prevented Bedouins from approaching water resources. Especially the Druse-Circassian conflict caused by the land conflict became continuous and bloody. Similar to Bedouins, Druses had been staking claim on the Golan Heights since old times. In the beginning, Druses were satisfied with their reconnaissance actions and with opening fire against the Circassian villages. In 1881, they carried out a major raid against Circassians. Nevertheless, Druses failed in these raids. The Druse troop of 600 people were defeated as a result of their raid against the Mansoura village. It was followed by the raids of Circassian troops against the Druse regions. Bloody conflicts continued until 1889 when those two parties reached a peace agreement. In 1894, a new conflict broke out. It was caused by the attack of a Druse group along with a sheep herd against a Circassian couple. During the conflict a Circassian woman was killed. According to the Circassian traditions, murdering a woman was considered as SYRIAN CIRCASSIANS a felony. However, Circassian elders forbade the young people to take a revenge and they applied for the district governor of Kuneytra to punish the criminals. They sent a delegation to Druse sheikhs to investigate the aforesaid event. Sheikhs expressed their apologies for the event and they stated they were ready to pay the blood money (300 Ottoman liras) in accordance with the sharia law and to surrender the criminals if they are identified. But it was only a tactic. In accordance with the agreement, Circassian representatives set out to identify the criminals. They were attacked by Druses who intercepted them. In the conflict four Druses were killed and the two parties started preparations for a war again. Messengers were sent from Hauran to all Druse regions of Lebanon with a call for an immediate aid. Detachments set out from Hasbeyi, Rasheyi and Vadi-Acama to the Majdal Shams, the center of Druses. Money and weapons were provided by Lebanon. The Governor of Lebanon Naim Pasha had to intervene in the war preparations of Druses and a legal investigation opened regarding this event with his order. The district governor of Kuneytra went to Druses in order to stop preparations for war along with a gendarmerie detachment. But he was captured and was released in exchange for Druses who had been imprisoned. Then the district governor came to Mansour where Circassian warriors were gathered from the neighboring villages. The district governor asked them to disperse by promising that he would absolutely investigate the case in the eye of law. Circassians believed in the district governor and they dispersed. On 24th May 1894, towards 10 a.m., a Druse army of some 10.000 people opened fire against Mansour. And there was a counterattack from the windows and roofs of the houses. The clash, in which Circassians from neighboring villages joined as they heard the gunshots, lasted for approximately 14 hours. First of all Druses approached near the village, and tried to enter in. Nevertheless, they were repelled by Circassians despite the fact that they outnumbered. According to Balyayev, ORSAM the Consul of Russia, 88 Druses were killed in this conflict. As for the loss of Circassians, on the other hand, 44 men, 4 women, 7 children were killed and 4 people got wounded. In the evening of the same day Husrev Pasha, Head of the police department of the province, arrived in the crime scene. He gathered the leaders of the both parties and proposed a peace settlement. However, Circassians considered only Druses guilty and refused to reach an agreement by insisting on their punishment. The police commander could only get a promise that there would be no hostile action until a administrative authorities investigate the case. As Circassians were not hopeful about a fair outcome from the investigation, they reached Sultan by sending him a message via official authorities. In their message, they accused the Rauf Pasha, Governor of Syrian Province, of secretly protecting Druses and demanded a change in his position. And as a result, the governor and the district governor of Kuneytra were unseated. The new governor Osman Nuri Pasha set up a commission to investigate the Druse-Circassian conflict under his own presidency by following the orders coming from İstanbul to solve the problem as soon as possible. According to the conditions suggested to Circassians, Druses would pay 1000 liras to Mansourians and apologize. Truce was signed on 9 August 1894. 35 Druse sheikhs came from Hasbeyi, Rashei, Beka-Atı and Majdal Shams to Mansoura and apologized. Despite the agreement reached, both parties lived with the expectation of a new conflict and continued to get prepared for this. In autumn of 1895, a new Druse uprising broke out. The Druse uprisings both carried the characteristics of national independence, and also involved banditry actions such as killing Christians and plundering Fellahs. In Hauran warriors gathered from different Druse regions, and they reached 10 thousand people. 9 villages were destroyed and 100 civil people were killed as a result of the Druse at- ORSAM Report No: 130, November 2012 43 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM tacks by November. This situation led the Ottoman administration to create new military units to suppress the insurgents. During the same period, small-scale conflicts, which led to the revival of the old hostility and to new clashes, took place between Circassians and Druses. In the morning of 19 November 1895, a Druse army of 3 thousand people were split in two and headed towards the Mansoura village. One of the groups would attack against Circassians, and the other half (Fadl Tribe) would go to the other side. The total number of Circassian and Bedouin troops was 2 thousand people. A Circassian prominent figure Anchok Ahmad Bey was the head of the army. The allied army went out of the village and fought against Druses. In the thick of the battle, Ahmad Bey was killed, and CircassianBedouin troops started to withdraw. Nevertheless, at that point Circassian police cavalry troop headed by Mirza Bey arrived and attacked against Druses. Right afterwards, a police group came from Beirut and they attacked against Druses as well. Druses ran away by leaving 400 losses behind. Circassian and Bedouin troops chased the Druses and advanced through the Druse regions and devastated Majdal Shams. Kurdish troops joined the army which was headed by Said Pasha and was created against Druses. The united army carried on their attacks and set the Halos, Harar, Ayne, Koniye, Zehitu and Beka Atu villages on fire. On 20 November 1895, an Ottoman troop of 400 infantries, 200 cavalries and two artilleries headed by the 5th Cavalry Divison commander Nuri Pasha came from Damascus to Hauran. Then the 4th Army Commander General Memduh Pasha along with his three infantry battalions mobilized. 44 ORSAM Report No: 130, November 2012 Circassian-Bedouin-Kurdish cavalries also joined this troop. On 4 and 7 December 1896, clashes took place between Ottoman forces and Druses, and the insurgents were defeated at the end. The government removed the autonomy of Druse areas as a punishment. In military history of Syria, there are many skillful Circassian officers who served within the Ottoman army. One of them is Marshal Osman Fevzi Pasha in Syria in early 20th century. Circassian Husrev Pasha was the Head of police department in Syrian Province for a long time. Abkhasian Muhammad Bek Marshan was the military commander in Aleppo province in early 20th century. General Mirza Pasha Vasfi, commander of Circassian Cavalry Troop in Amman, and many others are mentioned in the Syrian history. According to the information provided by Zuyev, Deputy Consul General of Russia in Damascus, there were 6.065 Circassian families composed of 36.690 people lived in the province of Syria on February 1904.11 There are other sources claiming this figure to be 30 thousand and 40 thousand. However, the most accurate information was provided after the establishment of the French mandate regime in Syria in 1920. The French researcher De Proux believes that approximately 25 thousand Circassians lived in Syrian territories in mid-1930s.12 The results of the census taken by the French Mandate regime in 1935 are listed on the following table. (It might be concluded that at that period there were approximately 25 thousand Circassians living in Syria, considering that a family was composed of 5-8 people: SYRIAN CIRCASSIANS ORSAM Table – 1 The Census Taken by French Mandate Regime Number of Households Aleppo 100 Jebel-Sman Hanasir village 100 Aleppo Mumbuc Mumbuc village 400 Azaz Ayn Dahan village 15 Antakya Bedirge village 35 Kırıkhan Reyhaniye village 120 İskenderun Yenişehir village 95 Harran village 60 Salahiya district 20 Rakka village 100 Ras el Ayn village 70 Deir-ez-Zor Kara village 50 Safih village 80 Tel Ruman village 10 Mireic Eddar village 50 Tel Snan village 120 Hama Tel Adda village 60 Deyl el Acel village 50 Cessin village 30 Humus Homs village 50 Ayn Zat village 180 Tel Amri village 150 Abu Hamama village 30 Homs Asil village 60 Deyr Fur village 160 Tlil village 50 Damascus Muhacirin district 60 Marj Sultan village 70 Damascus Boydan village 30 Bley village 150 Kuneytra Kuneytra 400 Mansoura village 120 Ayn Zivan 150 Mumsiya village 50 Cuveyza village 100 Breyka village 150 Sanjak District Hauran Alavitı Total - Settlement Bir Acam village 70 Surman village 120 Kochniya village 150 Faham village Fazara village Hamidiya village13 Ayn Surman village Ruhina village Sandaniya village14 Farac village Ceblya village Arab el Mülk village Sukass village - 20 10 30 30 25 10 14 50 20 15 4039 Ethnic Structure Adygea (Kabardino and Abzekh) Adygea (Kabardino) Adygea (Abzekh) Adygea (Abzekh) Adygea (Abzekh) Adygea (Abzekh) Adygea (Abzekh) Adygea (Abzekh) Chechen Adygea (Kabardino), Chechen Chechen Chechen Chechen Chechen Adygea (Bzhedug) Adygea (Bzhedug), Abaza Adygea (Bzhedug) Adygea (Kabardey) Daghistan (Avar) Daghistan (Avar, Lezgi, Kumuk) Adygea (Bzhedug) Adygea (Bzhedug) Adygea (Bzhedug) Adygea (Bzhedug) Daghistan Adygea (Bzhedug) Adygea (Bzhedug, Kabardino and Abzekh) Adygea (Abzekh) Karachay and Balkarian Karachay and Balkarian Adygea (Abzekh and Kabardey) Adygea (Bzhedug and Abzekh) Adygea (Abzekh) Abaza Adygea (Abzekh and Kabardino) Adygea (Abzekh) Adygea (Bzhedug, Kabardino and Abzekh) Adygea (Bzhedug) Adygea (Kabardino and Abzekh), Abaza Adygea (Abzekh) Ossettian Adygea (Kabardino) Adygea (Kabardino) Adygea (Abzekh) Chechen Ossettian Adygea (Bzhedug) Adygea (Bzhedug) Adygea (Bzhedug) ORSAM Report No: 130, November 2012 45 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM The accurate number of Circassians who settled in Syria is not known. The authorities could not record the accurate statistics during the migration in 1878-1880. The fact that Circassians could not keep their own records makes it difficult to estimate the population. Besides, the Circassian population declined due to various deaths during the period of second exile from Balkans. According to the information provided by the Consulates of Russia in Damascus and Beirut, the number of Circassians who were settled in Syria between 1878-1880 ranged from 40 thousand to 50 thousand. Based on the research he carried out, İzzet Aydemir considers that in the aforesaid period some 70 thousand Circassians settled in Syria.15 The accurate statistical information in Syria could only be obtained after the establishment of colonist mandate regimes of France and Britain in Transjordan in 1920. According to the census taken in 1935, 4.039 Circassian families with the population of 25 thousand people lived in Syria. Accordingly, it is seen that a family was composed of 5-8 people. During the same period, 9 thousand people lived in eight Circassian villages in Transjordan; 850 of them were Chechen. According to the census, 900 people lived in two Circassian villages (Reyhaniye and KfarKama) created in Palestinian territories (present Israel) in early 1930s. In February 1904, Damascus Governor Nazım Pasha wanted to take a census in Hauran in order to collect tax. However, Circassians did not accept this; and they also demanded cultivated lands in Maan region. Nazım Pasha asked the Consulate of Russia to send the disobedient Circassians back to North Caucasus. Nevertheless, he had to give up on this as the agreement signed between the two states prohibited repatriation of exiles. Circassian Husrev Pasha, who was assigned for the talks on September 1905, convinced his cognates to give up on their disobedience and to stay still for a little longer after long and hard talks.16 46 ORSAM Report No: 130, November 2012 During the years of World War I, the Ottoman Empire declared mobilization in Circassian districts of Syria, and basic privates were sent to the areas where the battle was thick. Military command assigned Circassian police troops to protect the routes and food bases in Syria. In 1916, the Sharif of Mecca Hussein and his son Faisal initiated the Arab revolt supported by the Britain in 1916. Feeling the Ottoman pressure on themselves, Syrian Arabs actively supported the revolt. The Circassian people in this area had hard times in political terms. Their loyalty to the Ottoman Empire increased the hostile actions of Arabs, who considered Circassians as the soldiers of Ottoman State. The elders of Circassian villages remember the armed conflicts that constantly took place with Arabs. When the army of Sharif Hussein arrived in Northern Syria, Arabs who lived in the neighborhood of Circassian town Mumbuc asked them to destroy Mumbuc. Hearing of the approaching Arab army, Circassians sent a delegate declaring that local people of Mumbuc wanted to support the Arab revolt. This was the first event that Circassians took sides with Arabs during the years of war. In 1920 when the French troops started to invade Syria, people of Mumbuc adhered to the agreement they had signed with Arabs and fought against the French troops. But they failed in the war where they fought against motorized units. In Transjordan, Circassians fought hard against the British troops. On March 1918, the Ottoman troops withdrew due to the pressure of the General Allenby’s 6th British Army. Circassian troops clashed with the British troops. After the big losses on both parties, the British, who had an advantage both in number and in terms of weapon, won; and they invaded Transjordan. During the conference held in San Remo on April 1920, the victorious European states took the Arab territories from the Ottoman SYRIAN CIRCASSIANS Empire for good. According to the mandate system, the League of Nations gave Iraq and Palestine back to Britain. The majority of Syria enterd under the rule of colonist regime of France. Despite in small numbers, Circassians’ immigration from North Caucasus to Syria cıntinued until the early 1920s. Circassians mostly settled in the Golan Heights, Transjordan, in the neighborhoods of Hama, Homs and Aleppo.17 The Amman, Jerash, Kuneytra and Mumbuc villages they created grew bigger and turned into cities.18 The last group of Circassians arrived in the aftermath of the World War II. This group was mostly composed of the former soldiers of the Red Army who were captured by the Germans and did not return to North Caucasus, and the young men who joined the German army in the invasion of North Caucasus by Nazi Germany in 1942. The mmigration continued until 1920s due to the reasons such as conflicts with neighboring tribes and the infertility of lands. While some groups immigrated from Syria, some others who were in the search of more fertile lands migrated within Syria; small settlements combined with the bigger ones. For instance, those who were the victims of contagious diseases in Damascus settled along with their cognates in Kuneytra. In 1920s, when Syria was under the French mandate, some Circassians served for the French administration as cavalry troops maintaining internal order. In this period, Circassian intellectuals started to strive for the revival of their culture under the leadership of Emin Semguğ. Approximately 40 schools were opened mostly in Kuneytra region. The weekly newspaper “Marc” started to be published in Arabic, French and in Circassian with Roman letters in 1928. Nevertheless, in 1936 when the French mandate government came to an end, the Syrian government closed the schools, the newspaper ORSAM and the benefit society. After the French left, it became more critical for Circassians. Arab nationalists accused Circassians of cooperating with French occupants and launched an anti-Circassian campaign. Those who served in French troops and intellectuals had to leave Syria. After the World War II, thanks to the good relations developed between Syria and the Soviet Union, Syrian Circassians found the opportunity to develop relations with their cognates living in North Caucasus. Particularly 1960s was a bright era. Large amount of books, newspapers, magazines, cassettes etc. were brought from Caucasus. Although Syrian Circassians preserved their cultures and identities in general, they always felt the threat of losing their language and cultures for various reasons such as their limited and dispersed population, and the Syrian government’s being oppressive about cultural rights. On November 1947, when Palestine was split into two states, conflicts broke out between Syrian and Israeli troops. Afterwards, Circassians formed voluntary troops led by İhsan Shurdum, who later became the Commander of the Royal Jordanian Air Force, and joined the war in Palestine. Between 1948-49, the voluntary and effective participation of Circassians in the Arab-Israeli war positively affected the relationship between Arabs and Circassians. With high discipline and war skills, Circassian troops played an effective role in consecutive military coups in Syria taking place in the aftermath of the war. In 1960, the population of Syrian Circassians declined to 38 thousand people. The Arab-Israeli war that broke out on June 1967 caused to major changes in socio-economic and political situation of the Syrian Circassian society. The first and most severe blow Syria received by Israel came from the Golan Heights where the majority of Circassians lived. During the same period 16 thousand Circassians lived in ORSAM Report No: 130, November 2012 47 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM Kuneytra and villages in the neighborhood.19 Kuneytra was considered as the cultural center of Syrian Circassians. While the Syrian army, which gave great losses in the face of Israeli troops, progressing with the support of jets and tanks, withdrew; Circassian resisted hopelessly. The Israeli troops invaded Kuneytra on 9 June 1967; they totally destroyed the city and he neighboring Circassian villages. Circassians, who had to leave Golan, were temporarily placed in schools and hospitals in Damascus by the Syrian Circassian Benefit Society. In this period, a group of young people launched a campaign to return to North Caucasus. The USSR embassy received applications on behalf of 3 thousand people. However, response to these applications was that the Soviet Union could not immediately accept Circassians, and that their requests would be assessed later on. 3. The Current Presence of Circassians in Syria: Transformation Era Damascus is 1.771.000 people. Including the neighboring settlements affiliated to the capital in economic and infrastructural terms, 2,4 million people live here based on the figures in 2004. Like any other city, Damascus is actually composed of several Damascus’ within itself. The old city is composed of forgotten ghettos with weak infrastructure and with peeled off houses. It is necessary to watch out while wandering around the labyrinthian alleys as a tourist or while driving a car. The other Damascus, on the other hand, is a selfsufficient administrative center with its contemporary architecture, expensive stores, wealthy residences, and modern clinics. The “second Damascus” has become a center of attraction for the Circassian elites in Syria. Here, Circassians found themselves in a modern city life refining the traditional life style. More dynamic rhythm of life, new concept of time and the necessity of keeping up with it, intense exchange of information, and access to new technologies have put an end to the traditional self-enclosed structure of the Circassian society for the last 20-30 years. Bilingualism has become widespread among Circassians as a result of this situation. I was not that common among the old generation who only knows Circassian. Circassians, who live in the cities, started to have a command of Arabic and right afterwards of English. Studying in Maykop in Northwestern Caucasus, Syrian Circassians speak daily English without problem. Circassians have acquired new professions for the last three decades. Today, they do not only work in the institutions related to army, security and ministry of defense; they also work in scientific, cultural, higher education and medical fields. In the second half of the 20th century, Syrian Circassians underwent a transformation. First of all, the environment where they live has changed; Most of the Circassians currently live in Damascus due to the internal migration. Today, Damascus is one of the largest capitals of the “East”. According to the official figures of 2009, the population of The traditional profession of Circassians was military service until recently. Both during the Ottoman period and French mandate as well as during the independence periods, their traditional loyalty to the government created the image for Circassians that they are law-abiding and loyal Syrian citizens. Anzor Kushabiyev, who is the only Russian researcher carry- The U.S. government handled the situation of Circassian refugees. In return for their giving up on the territories in the Golan Heights, it was proposed to those who wanted, to settle in the U.S., in Paterson city located in the State of New Jersey where mostly North Caucasian people who were World War II refugees lived. In the first group a thousand people ettled in the U.S. The immigration of Syrian Circassians in the U.S. has been continuing since then. Some of the refugees immigrated to Jordan, to other Arab states, or to West European countries. Those who stayed in Syria, on the other hand, settled in Damascus and in the neighborhood. 48 ORSAM Report No: 130, November 2012 SYRIAN CIRCASSIANS ing on studies on Circassian diaspora in Syria, states that “There were 30-35 effective Circassian generals in armed forces of the country towards the end of 1990s”. But it would be an exaggeration to define Syrian Circassians as a military class. There are successful doctors, farmers, businessmen, civilian and military bureaucrats, politicians, scientists, authors and poets among Syrian Circassians. They do not have the same influence they had among military elites of Syria two decades ago. The idea suggesting that Circassians are a military class is too exaggerated. Certain analysts write that currently there is no Circassian in security forces of Assad and in key positions within army. While such severe transformations take place, Syrian Circassians consider North Caucasus as moral homeland like before. On the other hand, the identity of young Circassians belong to the neighborhood of Adyge-Habze which was recreated. Both in 1920s and 1960s, Syrian Circassians sent petitions to the USSR in order to return to their historical homelands. There are correspondences on this subject in the State Archive of the Russian Federation (GARF). While the relations with Syrian Circassian diaspora had a nominal character with hardships due to the bureaucratic obstacles, today internet has removed the borders in communication and has become one of the factors affecting formation of Circassian consciousness in all diaspora countries. The communication of Syrian Circassians with Circassians in the Russian Federation is not only limited with personal and affinity relationships. In addition to this, the Adyge-Abkhaz group on facebook is developing through the communication in “Western Caucasus”, it is not that active though. 4. Popular Uprising in Syria and Circassians Today, there are 90 thousand to 100 thousand Circassians, most of whom live in Damascus, Aleppo and Homs in Syria. The Circassian people are a part of the Syrian society. Of course, some of them support the Assad ORSAM regime, while other oppose to it. Some Circassians have been taking part in the antigovernment demonstrations since the beginning. 5 of 11 people, who participated in the demonstrations near the Ministry of Interior and were arrested, were Circassians. It is known that Governor Mirza has sided with the opposition. Sheikh Jawdat Said Tsey, who is a member of the “Syrian National Council” that is currently the main group representing the insurgents and who is also a well-known Islamic scholar in Syria, is Circassian and has been explicitly opposing to Bashar Assad. Sheikh Jawdat Said Tsey is one of the prominent Islamic authorities in Syria and he is known for his opposition to violence across the Islamic world. He was one of the 20 signatories of the open letter which they wrote with their colleagues and where they expressed their concern about the violent actions of the Assad government against the Syrian people. North Caucasus showed its first reaction to the increasing violence in Syria on December 2011. The Circassian Congress of KarachayCherkess Republic Regional Popular Movement called for the President of Russian Federation Medvedev to provide an opportunity for Syrian Circassian diaspora to return to North Caucasus.20 Immediately after this demand, the Circassian Congress of the Adygea Republic demanded the Russian Federation to take an action for the transfer of Syrian Circassians, who were in the middle of the conflict, to North Caucasus.21 Then, Syrian Circassians became the center of attention of the media which dealt with Caucasus in the Russian Federation. As from 6 January 2012, four Syrian Circassian groups of approximately 300 people applied to the President of Russian Federation Medvedev and to the presidents of North Caucasus Republics (to the President of Adygea Aslan Thakushinov, President of Kabardino-Balkaria Arsen Kanokov and to President of the Republic of Karachayevo-Cherkessia Rashid Temrezov), where Adygeas are the founding nation, to help them return to their historical homelands during ORSAM Report No: 130, November 2012 49 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM the period when Syria is on the verge of a civil war. On February 2012, the representatives of Circassian community in Syria paid a visit to the Republic of Kabardino-Balkaria. The representatives stated that Circassians wanted to go out from Syria, and that the people are scared of the future. They said Circassians have been trying to stay neutral between the regime and the opposition, but that the situation in the country is getting worse with each passing day.22 There are certain characteristics about the approach of Russian media towards the application of Syrian Circassians to the Russian Federation and to the public opinion. First of all, it has been observed that the well-respected media of the Russian Federation has more publications on the subject than expected. Secondly, the moderate discourse of all of them grabs the attention. Except for several attempts of disinformation from news portals that did not verify the accuracy of the information they had given, (such as; 5 million Ruble aid from the federal budget for Syrian Circassians returning to Northwestern Caucasus etc.) the media of Russian Federation is moderate and principled in general terms. Moscow has not made a decision on Syrian Circassians yet. Suspicious voices are all around suggesting that in case Syrian Circassians are accepted in the Russian Federation this project would place a burden on the federal budget, Syrians would not work and they would be a burden considering they will be accorded special rights. However, the experience of Syrian Circassians returning to the Russian Federation in 1990s shows that this was certainly not the situation in KabardinoBalkar and in Adygea (almost nobody returned to Karachay-Cherkessia). For example, there is an ideal environment in Adygea where adaptation could be faster. There are both official institutions (Tsentr Adaptatsii Repatriantov) and non-governmental organizations operating to help returnees with adapting themselves to the new environ- 50 ORSAM Report No: 130, November 2012 ment. For instance, Nejdet Hatam Meshfesh who returned from Turkey long time ago, and Yahya Staş who returned from Syria actively work in the aforesaid non-governmental organizations. They especially help the students arriving from Turkey and the Arab countries. They tell in cooperation with the Committee on Relations with Nationalities and Cognatesand with the Adygea media that these students are not from the other people of Turkey, Jordan or Syria; but Adygea. Students from Syria and Turkey study in two local universities (Adygea State University and Technological University). A quota for 55 students from Syria and Turkey was allocated in this academic year. They have professors using special methods to teach Russian as a foreign language. The State Radio and Television Corporation broadcasts in three languages such as “Adygea” Circassian, Arabic and Turkish; and it has been in cooperation with the Circassian satellite channel Nart TV in Jordan since 2009. The Kosovo experience taught a lot. In 1998, Kosovo Circassians were brought from Yugoslavia, which was surrounded by war, to Adygea with the active support of Moscow. A village called Mafehabl (Felicity Village) was created in the neighborhood of Maykop for Kosovo Circassians. Within the bounds of possibility, Kosovo Circassians were supported by the government of KabardinoBalkar Republic, “Merkuriy” company of the Karachay-Cherkessia Republic, Shapsugsky Adygea Hase, Adygea Hase of Krasnodar Krai, the U.S. Adygea Hase (New Jersey and California), Hase from Jordan, Kfar-Kama where Circassians live in Israel and Reyhaniye people, and Hamburg Adygea Hase. N. Kondratenko, Governor of Krasnodar Krai, also provided financial assistance of 200 thousand Ruble for the Foundation of Support for Returnees; while M. Irugov from Islamey village (Kabardino-Balkar Republic) built a mosque in Mafehabl with his own money. Returning to homeland was not easy for “Kosovans”. Certain local authorities acted intolerantly. Cultural differences, especially in terms of outlook on Islam, caused by having lived in SYRIAN CIRCASSIANS ORSAM different political and cultural environment for 150 years were mentioned. However, contrary to the pessimist expectations regarding Kosovans would leave soon, only 30 Yugoslavian Circassians went to Germany and Turkey among approximately 200 of them arriving in Adygea. the descendants of those who immigrated from the territories of the current Russian Federation for various reasons. However, local republics have annual quotas for this. The republics were given initiatives to increase the quotas when they reached the full capacity some time ago. Circassians, who remained in their country in Northwestern Caucasus, created new employment opportunities for themselves. They learned Russian, and the young people studied at Adygea State University. As of 1990s, the returning experience of Circassians from Turkey, Syria and Kosovo to their homeland showed that those argued diaspora Circassians could not adapt themselves into the reality of Russian Federation are wrong. First of all, Circassians returning to Northwestern Caucasus respect law and stay loyal to the state accepting themselves. These characteristics of Circassians highlighted by specialists since before led them to be successful as expat-warrior in Poland and the Ottoman Empire during the middle and modern ages. Today, this characteristic help the descendants of refugees to ideally integrate into the Israeli, Turkish and Syrian security forces and armies. Secondly, the returnees are not a burden to anyone. They bring along work experiences that North Caucasian Circassians do not have yet. The dental clinics, dry cleaning, stores, fast-food restaurants, small facilities producing chicken, clothe manufacturing factories, foreign language schools, construction companies opened by returnees create employment opportunities in Maykop, Nalchik and the villages they settled in. 5. Aid Efforts For Syrian Circassians Nevertheless, the Russian Federation has not been officially supporting the return of Circassians in parallel with its Syrian policy. Even though the government does not firmly opposes to returnees, Moscow pursues a policy of ‘silence’ on this subject and the problems of Syrian Circassians in Northwestern Caucasus arriving in Circassian republics are not dealt with at an official level. The “compatriots law” which accords the right to return their homeland and citizenship right does not work for Mainly, the aid for Syrian Circassians coming from Syria to North Caucasus has been organized by the non-governmental organizations. Kabardino-Balkarian Community Foundation “Perit” comes first among these organizations. According to the information recently obtained, 1800 people requested invitation from the Perit foundation. Only 1.250 of these requests could be met, while others still wait. In order to prepare the invitations, firstly the passport copies of those who made request are translated from Arabic to Russian. Application forms come from the Immigration Office a month later. However, as it is required to pay 500 ruble (15 dollars) for each invitation, economic difficulties add to the bureaucratic problems. There are many of those who cannot leave Syria due to the lack of travel allowance even if they receive invitation. Those who arrive, on the other hand, face problems such as rent and food expenses as and finding permanent place to live. As of September 2012, the number of Circassians coming from Syria to Northwestern Caucasus are 420 people. There are 370 people in Kabardino-Balkar Republic. Others were sent to the Adygea Republic. They stay in sanatoriums and hotels, and all their expenses are covered. 49 families among those accepted to settle in the houses purchased by the Perit Foundation in villages. They will pay it in two installments. The houses of those who left Caucasus 5 years ago by leaving their houses behind will be taken back. The problems such as residence permit and extending the visa started to be solved despite the heavy-going bureaucracy. The increase ORSAM Report No: 130, November 2012 51 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM in the number of Circassians “returning to homeland” depends on how the events in Syria develop and come to an end, as well as on the new order and how they proceed their life in their new settlements. Also Circassians in Turkey have mobilized to help Circassians living in Syria. The Federation of Caucasian Associations (KAFFED) based in Ankara launched a campaign for charity collection. KAFFED officials talked to Russian Ambassador to Ankara Vladimir Ivanovsky twice on the situation of Circassians in Syria and on what could be done. The demands mentioned during the talk can be listed as follows: The implementation of compatriots law within the constitution of the Russian Federation for Syrian Circassians; increasing the annual quota of 450 people which was granted to the Kabardino-Balkar Republic and which is currently full; not requesting visa from those who want to go to Northwestern Caucasus from Syria considering the state of war; the Russian Federation to let those who want to return to their homeland like in Kosovo example as soon as possible. In Turkey, civilian initiative groups also carry out activities to announce the problem to the public opinion. On 23 September 2012, members of the Circassian Platform announced the demands of Syrian Circassians to return to their homeland in front of the Embassy and Consulates of Russian Federation by staging simultaneous demonstrations in three cities in Turkey (İstanbul, Ankara, Antalya) and in Berlin. Besides they have been striving to collect charity through dinner organizations etc. There is no Syrian Circassians in the camps in Turkey. It is known that some of them rented houses in cities near the borderline or stay with their relatives. Especially those who arrive in Reyhanlı district of Hatay, where Circassians live, with close relationship with Syrian Circassians are relatively more. Reyhanlı Circassian Foundation actively work for aid organization for those coming to Turkey. 52 ORSAM Report No: 130, November 2012 Circassian friendly Viktor Lihtman who settled in Israel from Nalchik, the capital of the Kabardino-Balkar Republic, brought the letter of Israeli Circassians and representatives of non-governmental organizations from various countries to the Israeli government on August 6th. The demand of Syrian Circassians to be accepted in Israel was also mentioned in the aforesaid letter. Most of the Circassians in the U.S. are Syrian and they mostly live in New Jersey. In 1967 when Israel invaded Golan, they were given the U.S. citizenship. They established the Nasip Foundation in 2010, aside from the Circassian Foundation which already existed in the U.S. In 2012, along with a delegation, they talked to New Jersey Senator (democrat) Robert Menendes, and called for a humanitarian aid for the Syrian Circassians under threat. In addition to this, they demanded the U.S. to provide shelter for Syrian Circassians in the U.S., in Jordanian and Turkish camps, and who live in military operation areas in Syria. Senator Menendes sent an official letter to the White House within 24 hours and demanded Barack Obama to help Syrian citizens in the U.S. as soon as possible, and “to let Syrian citizens who immigrated to the United States stay in the country by granting them a temporary protected status. Obama positively responded to the Senator’s letter demanding the U.S. protection for Syrian Circassians. However, there is not many people coming to the U.S. except for those who left through affinity relationship from Syrian Circassians. According to the recent information obtained from Syria, Circassians who mostly live in cities but also are related to villages take shelter in their villages when the conflicts get worse. Nevertheless, villages can no more absorb the dense population. As generally the opposition forces are in cities, villages are defenseless and massacres are more severe. However, the attacks of neither side have directly targeted Circassians. In Syria, people can only go to Lebanon by air. The air corridors of Jordan and Turkey are closed. It is quite risky to go to neighboring countries by land, as the conflicts have increased in the areas especially near Turkey. SYRIAN CIRCASSIANS ORSAM ENDNOTES 1 Other Caucasian people (Abkhaza, Ossettian, Chechen and Daghistani) who live in Syria with few population are also called Circassian 2 Druses who immigrated from Lebanon in 1711 and 1860 settled in Hauran in southwestern Syria 3 Arhiv Vneşney Politiki Rossii (AVPR) (Rusya Dış Politika Arşivi). F. İstanbul Elçiliği. Op. 517 (2). D. 1127. L. 53. 4 AVPR. F. İstanbul Elçiliği. Op. 517 (2). D. 804. L. 18 5 European ambassadors have lots of published and unpublished memoirs telling the awfulness of the Circassian exile. 6 Aydemir, İzzet, Göç. Kuzey Kafkasyalıların Göç Tarihi. Ankara, 1988, p. 150. 7 AVPR. F. İstanbul’daki Rusya Elçiliği. Op. 517 (2). D. 1125. L. 20. 8Ibid. 9 Ibid. L. 34, 70. 10 Jerash and Kerak are currently located within the borders of Jordan. 11 AVPR. F. Politarhiv. Op. 482. D. 760. L. 18. 12 De Proux. LesTcherkesses. // La France Méditerranéene et Africaine. Paris, 1938. Fasc. 4. P. 46. 13 Hamidiya was established by Kabardino Circassians n 1903. It was abandoned in time and Arabs settled in the area. 14 Sandaniya was established by Chechens, but then Arabs settled here. 15 The article of İzzet Aydemir regarding the Syrian Circassians was published on Kafkasya Kültürel Dergi (Vol. 4, Issue:15, 1967). 16 AVPR. F. Politarhiv. Op. 482. D. 762. L. 52. 17 When the Golan Heights were invaded by Israel in 1967, Circassians living here settled in Damascus and the U.S. 18 The borders of present Syria and Jordan which was the province of the Ottoman Empire in the 19th century was defined after the World War I. Some of the villages in the aforesaid area are located within Jordan. 19 Zakariya Ahmed Vasfi. Ar-rif as-Suri. Daamscus 1957. p. 480-484. (According to the information obtained from Syrian geographer Zakariya Ahmed, 14.161 Circassians lived in Kuneytra and in 12 neighboring villages in mid-1950s.) 20 “KÇC Çerkes Kongresi, Suriye Çerkesleri’nin Anayurda Transferi İçin Medvedev’e Çağrıda Bulundu”, www. kafkasevi.com, 6 December 2011. 21 “Çerkes Kongresi Suriye Adigelerinin Transferini İstedi”, www.kafkasevi.com, 4 January 2012. 22 “Suriye Çerkesleri Zor Durumda”, www.kafkasevi.com, 1 February 2012. ORSAM Report No: 130, November 2012 53 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM ORSAM REPORTS ORSAM Report No: 1 March 2009 The Struggle Against Piracy: The Somalia Case and Turkey’s Position (Tr - Eng) ORSAM Report No: 2 April 2009 60 Years of Alliance: NATO and Turkey (Tr - Eng) ORSAM Report No: 3 May 2009 Iraq’s Pivotal Point: Talafar (Tr - Eng) ORSAM Report No: 4 July 2009 2009 Lübnan Seçimleri: Kazananlar, Kaybedenler ve Türkiye (Tr) ORSAM Report No: 5 August 2009 Turkey-Lebanon Relations: Perceptions of Turkey Among the Religious and Sectarian Factions in Lebanon (Tr - Eng) ORSAM Report No: 6 November 2009 The Tuzhurmatu Turkmens: A Success Story (Tr - Eng - Ar) ORSAM Report No: 7 November 2009 The Forgotten Turkmen Land: Diyala (Tr - Eng - Ar) ORSAM Report No: 8 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 1 December 2009 Abkhazia for the Integration of the Black Sea (Tr - Eng) ORSAM Report No: 9 January 2010 The Yemen Issue: A Step Toward Regional War? (Tr - Eng) ORSAM Report No: 10 January 2010 Civil War in Yemen: The Power Struggle, Regional Influences and Relations With Turkey (Tr - Eng) ORSAM Report No: 11 February 2010 The Forgotten Turks: Turkmens of Lebanon (Tr – Eng – Ar) ORSAM Report No: 12 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 2 February 2010 Russian Perspective: The Influence of the Factor of Iraq on Turkey’s Middle East Policies (1990-2008) (Tr - Rus) 54 ORSAM Report No: 130, November 2012 ORSAM Report No: 13 February 2010 7 March 2010 Irak Seçimleri Öncesi Şii Kökenli Parti ve Seçmenlerin Politik Davranışlarının Analizi (Tr) ORSAM Report No: 24 January 2011 The State of Kuwait: Relations with Turkey, War and Peace and the Al-Sabah Government in Between (Tr) ORSAM Report No: 14 February 2010 Seçim Öncesi Irak’ta Siyasal Durum ve Seçime İlişkin Beklentiler (Tr) ORSAM Report No: 25 January 2011 Embargo on Iran by the Security Council in Legal and Political Aspects (Tr) ORSAM Report No: 15 March 2010 Orsam Heyetinin 7 March 2010 Irak Seçimlerine İlişkin Gözlem Raporu (Tr) ORSAM Report No: 16 April 2010 Sultanate of Oman: An Arab State Between Tradition and Modernity in the Arabian Peninsula (Tr) ORSAM Report No: 17 April 2010 Evaluation of Iraqi Parliamentary Elections of March 7, 2010 and the New Political Equation (Tr) ORSAM Report No: 18 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 3 May 2010 Turkish-Russian Relations: From Neighborhood to Strategic Cooperation (Tr - Rus) ORSAM Report No: 19 September 2010 Turkmens’ Migration Towards Turkey and Turkmen Population in Turkey (Tr) ORSAM Report No: 20 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 4 October 2010 Current Situation in Kyrgzstan, the Reasons of Change in Government and Short Term Foresights (Tr) ORSAM Report No: 21 November 2010 Away From Iraq: Post 2003 Iraqi Migration to Neighboring Countries and to Turkey (Tr – Eng) ORSAM Report No: 22 January 2011 Turkey-Yemen Relations and the Perception of Turkey in Yemen (Tr – Eng – Ar) ORSAM Report No: 23 January 2011 Is the Qatar-Iraq-Turkey-Europe Natural Gas Pipeline Project Feasible? (Tr - Eng) ORSAM Report No: 26 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 5 February 2011 The Recent Developments in Kyrgyzstan: Past, Present and Future (Tr - Rus) ORSAM Report No: 27 February 2011 The Steps of the Egyptian Revolution: Is That the End of an Era? (Tr) ORSAM Report No: 28 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 6 February 2011 The Limits of Power in Distraining on Ships by a Coast State on the International Law of the Sea -Georgia’s Distraining on the Ships Navigating Around the Black Sea(Tr) ORSAM Report No: 29 February 2011 Tunisia, Popular Revolution and Turkey’s Exprience (Tr) ORSAM Report No: 30 February 2011 Property Disagreements in Kirkuk: A Study Based on the Field Search (Tr) ORSAM Report No: 31 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 7 March 2011 The Developments in Afghanistan and Pakistan and Their Effects on International Security (Tr) ORSAM Report No: 32 March 2011 Shiite Opposition Question in Saudi Arabia and Its Impacts (Tr) ORSAM Report No: 33 March 2011 Turkmen Existence in Iraq (Tr) ORSAM Report No: 34 March 2011 Turkmen Press in Iraq (Tr – Ar) ORSAM Report No: 35 March 2011 Current Situation and Important Political Developments in Iraq (Tr) ORSAM Report No: 36 ORSAM Water Research Programme Report No: 1 March 2011 Eu’s Water Framework Directive Implementation in Turkey: The Draft National Implementation Plan (Eng) ORSAM Report No: 37 March 2011 Popular Revolt in Tunisia and Its Aftermath (Tr) ORSAM Report No: 38 March 2011 Libyan War, International Intervention and Turkey (Tr) ORSAM Report No: 39 March 2011 From Past to Present Libya (Tr) ORSAM Report No: 40 ORSAM Water Research Programme Report No: 2 March 2011 Climate Change From a Security Perspective and Its Effects on Middle East (Tr) ORSAM Report No: 41 March 2011 Understanding Iraq Through Cartoons - 1 (Tr) ORSAM Report No: 42 ORSAM Water Research Programme Report No: 3 April 2011 Hydropolitical History of Nile River Basin and Recent Developments (Tr) ORSAM Report No: 43 April 2011 Social-Political Structure of the Northern Iraq and Kurdish Regional Goverment’s Relations with Turkey (Tr) ORSAM Report No: 44 ORSAM Water Research Programme Report No: 4 April 2011 The Obligation of “International Cooperation” in Meriç (MaritzaEvros) Basin Water Management (Tr) SYRIAN CIRCASSIANS ORSAM Report No: 45 April 2011 Syria Towards Democracy or Civil War?: Social and Political Structure, Prospects For Change and Its Impacts on Turkey (Tr) ORSAM Report No: 46 May 2011 Power Struggle in Syria, Reaction of the International Community and Turkey’s Position (Tr) ORSAM Report No: 47 ORSAM Water Research Programme Report No: 5 May 2011 Turkey-Syria Relations: Asi (Orontes) Friendship Dam As An Example Of Cooperation In Transboundary Waters (Tr) ORSAM Report No: 48 May 2011 Orsam Interviews - 1 Iraqi Arabs, Minorities & Academics - 1 (Tr) ORSAM Report No: 49 May 2011 Orsam Interviews - 2 Iraqi Turkmens - 1 (Tr) ORSAM Report No: 50 May 2011 ORSAM Interviews - 3 Iraqi Kurdish Officials, Academics & Journalists - 1 (Tr) ORSAM Report No: 51 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 8 May 2011 The 75th Anniversary of Montreaux Convention Regarding the Regime of Turkish Straits (In the Framework of the Changing Geopolitics of the Black Sea) (Tr) ORSAM Report No: 52 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 9 May 2011 Afghanistan and Regional Security (Middle East, Central and South Asia, Russian Federation) (Tr - Rus) ORSAM Report No: 53 May 2011 Madagascar: Gains, Missing Opportunities, and Relations with Turkey in the 50th Year of Independence (Tr) ORSAM Report No: 54 May 2011 Iraqi Groups’ Approach Towards Main Political Problems and Relations With Turkey: A Study Based On Field Research (Tr) ORSAM Report No: 55 June 2011 Antalya Conference of Syrian Opposition: Results, Outlook on Basic Problems and Expectations from Turkey (Tr) ORSAM Report No: 56 June 2011 Elections and Experience of Justice and Development Party (Tr – Ar) ORSAM Report No: 67 August 2011 Somalia: A Nation’s Peril and Turkey’s Humanitarian Aid (Tr) ORSAM Report No: 68 September 2011 The Operaton Against Osama Bin Laden and Its Reflections in Cartoons (Tr) ORSAM ORSAM Report No: 78 ORSAM Water Research Programme Report No: 8 October 2011 Constructed Wetlands and ReUse of Waste Water for the Irrigation in Turkey and Israel (Tr) ORSAM Report No: 79 October 2011 The Political Balance in PreElection Period in Tunisia (Tr) ORSAM Report No: 57 June 2011 Reflections Of 12 June 2011 Turkey Parliamentary Elections in the Middle Eastern Countries (Tr - Eng) ORSAM Report No: 69 September 2011 Understanding Iraq Through Cartoons - 4 (Tr) ORSAM Report No: 80 October 2011 Understanding Iraq Through Cartoons - 5 (Tr) ORSAM Report No: 58 July 2011 Reflections of 12 June 2011 Turkey Parliamentary Elections in the Middle East Through Cartoons (Tr) ORSAM Report No: 70 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 10 September 2011 Russia’s and Turkey’s Iran Policies in the XXI. Century (Tr - Rus) ORSAM Report No: 81 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 15 October 2011 Great Power Politics on Afghanistan (Tr-Eng) ORSAM Report No: 59 July 2011 Understanding Iraq Through Cartoons - 2 (Tr) ORSAM Report No: 60 ORSAM Water Research Programme Report No: 6 July 2011 Cooperation and Conflict on the Mekong River Waters (Tr-Eng) ORSAM Report No: 61 July 2011 The Complete Decipher of the “Chance in Syria Conference”, Carried Out in Antalya Between June 1-2 2011 (Tr - Eng) ORSAM Report No: 62 August 2011 Understanding Iraq Through Cartoons - 3 (Tr) ORSAM Report No: 63 ORSAM Water Research Programme Report No: 7 August 2011 The Invisible Strategic Resource: Transboundary Ground Waters (Tr) ORSAM Report No: 64 August 2011 Victory of Justice and Development Party in 12 June 2011 Turkey’s General Elections (Tr – Ar) ORSAM Report No: 65 August 2011 Arab Spring Through Cartoons –1 (Tr) ORSAM Report No: 66 August 2011 Civil War in Libya and International Intervention Through Cartoons - 1 (Tr) ORSAM Report No: 71 September 2011 Gaza Problem: Israel’s Blocade, International Law, Palmer Report and Turkey’s Approach (Tr) ORSAM Report No: 82 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 16 October 2011 Afghanistan in the Perspective of Neighboring Countries (Tr-Eng) ORSAM Report No: 72 September 2011 Statistics of the Middle Eastern Countries (Tr) ORSAM Report No: 83 November 2011 The Community Brought up to Agenda upon the Transition in Syria: The Turkmens of Syria (Tr) ORSAM Report No: 73 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 11 October 2011 Anatolian Sphere of Influence (Tr-Eng) ORSAM Report No: 84 ORSAM Water Research Programme Report No: 9 November 2011 Somalia’s Catastrophic Famine: Political Drought or Natural One? (Tr-Eng) ORSAM Report No: 74 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 12 October 2011 Ukraine in Regress: The Tymoshenko Trial (Eng) ORSAM Report No: 85 November 2011 Historical Pragmatism in Syrian Political Culture, Syrian Foreign Policy Under Bashar Al-Assad and Turkish-Syrian Relations (Tr) ORSAM Report No: 75 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 13 October 2011 Kazaks and Kazakistanis (Tr - Rus) ORSAM Report No: 76 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 14 October 2011 The Forgotten Turks in Italy: Moena Turks (Tr - It) ORSAM Report No: 77 October 2011 The Regional and Global Effects of the Us Post-Withdrawal Policy Towards Iraq and Its Reflections on Turkey (Tr) ORSAM Report No: 86 November 2011 From Past to Present: The Iraqi Turkmen Front’s Structure and Administration (Tr) ORSAM Report No: 87 November 2011 Turkmen in Iraq and Their Flight: A Demographic Question? (Eng) ORSAM Report No: 88 November 2011 Bektashism in Iraq (Turkmens – Shabaks – Kakais) (Tr) ORSAM Report No: 89 November 2011 Morocco Monarchy in Transformation Process: Evolution or Revolution? (Tr) ORSAM Report No: 130, November 2012 55 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM ORSAM Report No: 90 November 2011 The Efforts of Democratization in the Hashemite Kingdom of Jordan Within the Context of Local Actors and Regional Challenges (Tr-Eng) ORSAM Report No: 101 ORSAM Water Research Programme Report No: 11 January 2012 Right to Safe Drinking Water and Sanitation (Tr) ORSAM Report No: 91 December 2011 The Arab League’s and Turkey’s Decisions to Impose Sanction Against Syria, and Possible Consequences (Tr) ORSAM Report No: 102 January 2012 How and Under What Circumstances Could Iraq Be Split Up? Being Ready for the Worst (Tr – Eng) ORSAM Report No: 92 December 2011 Current Situation of Disputed Areas in Iraq (Tr) ORSAM Report No: 93 ORSAM Water Research Programme Report: 10 December 2011 Turkey and Wfd Harmonization: A Silent, But Significant Process (Eng) ORSAM Report No: 94 December 2011 The Role of Perception in TurkeyFrance Crisis: French Perception on Turkey (Tr) ORSAM Report No: 95 December 2012 Arab Spring Through Cartoons –2 (Tr) ORSAM Report No: 96 December 2011 Understanding Iraq Through Cartoons – 6 (Tr) ORSAM Report No: 97 January 2012 Understanding Iraq Through Cartoons – 7 (Tr) ORSAM Report No: 98 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 17 January 2012 Presidential Election in Kyrgyzstan and Its Effects on Kyrgyzstan-Turkey Relations (Tr) ORSAM Report No: 99 January 2012 Turkish Political Parties’ Statements on Syrian Refugees in Hatay, and Approaches of Political Party Representatives and Movements in Hatay Towards Syrian Developments (March-December 2011) (Tr) ORSAM Report No: 100 January 2012 Statistics of Iraq (Tr) 56 ORSAM Report No: 130, November 2012 ORSAM Report No: 103 January 2012 The Struggle for Oil in Iraq: An Analysis in the Light of MultiNational Companies, International Contracts and Constitutional Debates (Tr) ORSAM Report No: 104 ORSAM Water Research Programme Report No: 12 February 2012 An Evaluation on the Draft Articles on the Law of Transboundary Aquifers (Tr – Eng) ORSAM Report No: 105 February 2012 Political Rights of Minorities in Iraqi Legislation (Tr) ORSAM Report No: 106 February 2012 Social Rights of Minorities in Iraqi Legislation (Tr) ORSAM Report No: 107 February 2012 Human Rights of Minorities in Terms of International Law And Iraqi Constitution (Tr) ORSAM Report No: 108 February 2012 The Future of the Economic Cooperation Organization (ECO) (Tr - Eng) ORSAM Report No: 109 February 2012 The Missing Letter: The Rise of Turkey and the “Bric” Area (It) ORSAM Report No: 110 ORSAM Water Research Programme Report No: 13 March 2012 Water Resources and Management in Iran (Tr) ORSAM Report No: 111 March 2012 A Critical Look at the Syrian Kurdish Opposition (Tr) ORSAM Report No: 112 March 2012 Constitutional System and Political Parties in Islamic Republic of Iran (Tr) ORSAM Report No: 113 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 18 April 2012 Mongolia: A Developing Democracy and a Magnet for Mining (Eng) ORSAM Report No: 114 April 2012 Understanding the Syrian Problem Through Comics - 8 (Tr) ORSAM Report No: 115 April 2012 Arguments on Safe Havens in Syria: Risks, Opportunities and Scenarios for Turkey (Tr - Eng) ORSAM Report No: 116 ORSAM Water Research Programme Report No: 14 April 2012 The Concept of “Benefit-Sharing”, Its Theoretical Background and Practical Reflections (Tr - Eng) ORSAM Report No: 117 April 2012 Invest to Mosul Invest to Future (Tr - Eng) ORSAM Report No: 118 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 19 May 2012 The Analysis of Trade-Economic Relations Between Ukraine and Turkey (Tr - Rus) ORSAM Report No: 119 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 20 May 2012 Geopolitical Dynamics as an Instrument of Investigation of Trends and Scenariouse of Regional Development (Tr - Rus) ORSAM Report No: 120 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 21 May 2012 Development of Political System in Kazakhstan: 2012 Parliamentary Elections (Tr) ORSAM Report No: 121 May 2012 New Dynamics in Local and Iraqi Politics in Mosul (Field Study) (Tr - Eng - Ger) ORSAM Bericht Nr. 121 Mai 2012 Kommunalpolitik in Mosul und Neue Dynamiken in Der Irakischen Politik (Feldarbeit) (Ger) ORSAM Report No: 122 ORSAM Water Research Programme Report No: 15 May 2012 Water Resources Management in Iraq (Tr - Eng) ORSAM Report No: 123 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 22 June 2012 Global Migration and Development of Migration Policies of Turkey and European Union (Tr) ORSAM Report No: 124 July 2012 Turkey in Africa: The Implementation of the Action Plan and an Evaluation After Fifteen Years (Tr - Eng - Fr) ORSAM Rapport No 124 Juillet 2012 La Turquie en Afrique: Un Bilan de la Mise en Oeuvre du Plan D’action Quinze Ans Apres (Tr - Eng - Fr) ORSAM Report No: 125 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 23 July 2012 Middle East Policy of Russia (Tr - Eng) ORSAM Report No: 126 ORSAM Water Research Programme Report No: 16 July 2012 Towards the New Water Framework Directive: Notes on Water Draft Law (Tr) ORSAM Report No: 127 August 2012 Kurdish Movements in Syria (Tr - Eng) ORSAM Report No: 128 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 24 September 2012 The Development of Belarus Turkey Economic Cooperation in Modern Conditions (Tr - Rus - Eng) ORSAM Report No: 129 BLACK SEA INTERNATIONAL Report No: 25 September 2012 Belarus-Turkey: Positive Dynamics of Intergovernmental Cooperation (Tr - Rus - Eng) ORSAM Report No: 130 November 2012 Syrian Circassians (Tr - Eng) SYRIAN CIRCASSIANS ORSAM ORSAM AKADEMİC STAFF Hasan Kanbolat ORSAM Director Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık METU, Director of Institute of Social Sciences Assoc. Prof. Dr. Hasan Ali Karasar ORSAM Advisor, ORSAM Eurasian Strategies Coordinator - Bilkent University Assoc.Prof.Dr. Tarık Oğuzlu ORSAM Advisor, Middle East - Antalya International University Assoc. Prof. Dr. Harun Öztürkler ORSAM Advisor, Middle East Economies - Afyon Kocatepe University, Department of Economics Assoc. Prof. Dr. Mehmet Şahin ORSAM Advisor, Middle East - Gazi University, Department of IR Assoc. Prof. Dr. Özlem Tür ORSAM Advisor, Middle East - METU, Department of IR Habib Hürmüzlü ORSAM Advisor, Middle East Asst. Prof. Dr. Serhat Erkmen ORSAM Advisor, Middle East - Ahi Evran University, Department of IR Asst. Prof. Dr. Canat Mominkulov ORSAM Researcher, Eurasia, Al Farabi Kazakh National University Dr. Abdullah Alshamri ORSAM Advisor, Middle East - ORSAM Riyadh Represantative Dr. Neslihan Kevser Çevik ORSAM Advisor, Middle East Elmira Cheremisova ORSAM Advisor, Middle East - St. Petersburg University Dr. Didem Danış ORSAM Advisor, Middle East - Galatasaray University, Department of Sociology Dr. Jale Nur Ece ORSAM Advisor, Maritime Safety and Security Assoc. Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu (Kamalov) ORSAM Advisor, Eurasia Dr. Yaşar Sarı ORSAM Advisor, Eurasia - ORSAM Bishkek Represantative, Kyrgyzstan-Turkey Manas University Dr. Bayram Sinkaya ORSAM Advisor, Middle East - Yıldırım Beyazıt University Department of International Relations Dr. Süreyya Yiğit ORSAM Advisor, Eurasia Att. Aslıhan Erbaş Açıkel ORSAM Advisor, Energy - Maritime Law Pınar Arıkan ORSAM Advisor, Middle East - METU Department of International Relations Fazıl Ahmet Burget ORSAM Advisor, Middle East - Afghanistan Volkan Çakır ORSAM Advisor, Africa - ORSAM Antananarivo (Madagascar) Representative Bilgay Duman ORSAM Researcher, Middle East Noyan Gürel ORSAM İzmir Represatative Selen Tonkuş Kareem ORSAM Erbil (Iraq) Represantative Oytun Orhan ORSAM Researcher, Middle East Sercan Doğan ORSAM Research Assistant, Middle East Nebahat Tanriverdi ORSAM Research Assistant, Middle East Uğur Çil ORSAM, Middle East Leyla Melike Koçgündüz ORSAM, Middle East & Projects Ufuk Döngel ORSAM, Ortadoğu Göknil Erbaş ORSAM, Black Sea Aslı Değirmenci ORSAM, Middle East Jubjana Vila ORSAM, Middle East Mavjuda Akramova ORSAM, Middle East ORSAM Water Research Programme Dr. Tuğba Evrim Maden Dr. Seyfi Kılıç Kamil Erdem Güler Çağlayan Arslan ORSAM Water Research Programme Hydropolitics Researcher ORSAM Water Research Programme Hydropolitics Researcher ORSAM Water Research Programme ORSAM Water Research Programme ORSAM ADVISORY BOARD Dr. Ismet Abdulmecid Former President of Iraqi Council of State Prof. Dr. Hayati Aktaş Karadeniz Technical University, Head of Department of International Relations Prof. Dr. Ramazan Daurov Assistant Director, Russian Academy of Sciences Institute of Oriental Studies Dr. Abdullah Alshamri ORSAM Advisor, Middle East - ORSAM Riyadh Represantative Prof. Dr. Vitaly Naumkin Director, Russian Academy of Sciences Institute of Oriental Studies Hasan Alsancak İhlas Holding CEO Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık ORSAM Advisor Middle East, METU Director of Institute of Social Sciences Prof. Dr. Ahat Andican Former Minister & Istanbul University Prof. Dorayd A. Noori Vice-Undersecretary in Iraq’s Embassy in Ankara Prof. Dr. Tayyar Arı Uludağ University, Head of Department of International Relations Prof. Dr. Ali Arslan Istanbul University, Department of History Dr. Farhan Ahmad Nizami The Director of Centre for İslamic Studies at Oxford University Başar Ay General Secretary, Turkish Textile Employers’ Association Prof. Aftab Kamal Pasha The Director of The Centre for West Asian Studies in India Prof. Dr. Mustafa Aydın President of Kadir Has University Ambassador Shaban Murati Albanian Institute for International Studies Dr. Ersel Aydınlı Vice-President of Bilkent University, Fulbright Executive Director Safarov Sayfullo Sadullaevich Strategic Research Center Under The President of Tajikistan Mohamed Noureddine Specialist in Turkish Affairs, Prof. at Lebanese University - History Prof. Dr. Hüseyin Bağcı METU, Head of Department of International Relations Itır Bağdadi İzmir Economy University, Department of International Relations and European Union Prof. Dr. İdris Bal Member of Parliament in the 24th Legislative Term of Grand National Assembly of Turkey Assist.Prof. Dr. Ersan Başar Karadeniz Techinical University, Maritime Transportation and Management Engineering Kemal Beyatlı Head of Iraqi Turkman Press Council ORSAM Report No: 130, November 2012 57 CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES ORSAM Yaşar Yakış Ambassador, Former Minister of Foreign Affairs Barbaros Binicioğlu ORSAM Advisor, Middle Eastern Economies Prof. Dr. Ali Birinci Polis Akademisi Patrick Seale Well-Known Middle East and Syria Specialist Assoc. Prof. Dr. Mustafa Budak Deputy Director General in Prime Ministerial State Archives Assoc. Prof. Dr. Hasan Canpolat Turkish Ministry of Defense Advisor Ret. (Air) Gen. Ergin Celasin 23rd Commander of Air Forces Dr. Sami Al Taqi General Manager of Orient Research Center Assoc. Prof. Dr. Mitat Çelikpala Kadir Has University, Head of Deparment of International Relations Çetiner Çetin Journalist, Iraq Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya President of The Council of Higher Education Assoc. Prof. Dr Didem Danış ORSAM Advisor, Immigration Studies & Iraqi Refugees, Galatasaray University, Department of Sociology Prof. Dr. Volkan Ediger İzmir Economy University, Department of Economics Prof. Dr. Cezmi Eraslan President of Atatürk Research Center, Istanbul University, Department of History Prof. Dr. Çağrı Erhan Ankara University, Faculty of Political Science, Department of IR & Director ATAUM Asst. Prof. Dr. Serhat Erkmen ORSAM Middle East Advisor, Ahi Evran University, Head of the Department of International Relations Dr. Amer Hasan Fayyadh Baghdad University, Dean of Political Sciences Faculty (Iraq) Att. Aslıhan Erbaş Açıkel ORSAM Advisor, Energy-Maritime Law Cevat Gök Manager of Iraq El FIRAT TV - Turkey Mete Göknel Former Director of Petroleum Pipeline Corporation (BOTAŞ) Osman Göksel BTC & NABUCCO Coordinator Timur Göksel Beirut American University (Lebanon) Prof. Muhamad Al Hamdani Cultural Undersecretary in Iraq’s Embassy in Ankara Numan Hazar Retired Ambassador Habib Hürmüzlü ORSAM Middle East Advisor Assoc. Prof. Dr. Pınar İpek Bilkent University, Department of International Relations Dr. Tuğrul İsmail TOBB University of Economics & Technology, Department of International Relations Assoc. Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu (Kamalov) ORSAM Eurasia Advisor Assoc. Prof. Dr. Hasan Ali Karasar Bilkent University, Department of International Relations Assoc.Prof.Dr. Şenol Kantarcı Kırıkkale University, Department of International Relations Selçuk Karaçay Deputy Director, Vodafone (Turkey) Assoc. Prof. Dr. Nilüfer Karacasulu Dokuz Eylül University, Department of International Relations Prof.Dr. M. Lütfullah Karaman Fatih University, Head of the Department of International Relations Assoc. Prof. Dr. Şaban Kardaş TOBB Economy and Technology University, Department of International Relations Assoc. Prof. Dr. Elif Hatun Kılıçbeyli Çukurova University, Head of the Department of International Relations Prof. Dr. Aleksandr Knyazev Kyrgyz Slavic University (Bishkek) Prof. Dr. Erol Kurubaş Kırıkkale University, Head of the Department of International Relations Prof. Dr. Talip Küçükcan Director of Marmara University, Institute of Middle East Studies Arslan Kaya KPMG, Sworn-in Certified Financial Accountant Dr. Hicran Kazancı Iraqi Turkman Front Turkey Representative İzzettin Kerküklü President of Kirkuk Foundation Prof. Dr. Mustafa Kibaroğlu Okan University, Head of Department of International Relations Prof. Dr. Alexandr Koleşnikov Diplomat Dr. Max Georg Meier Hanns Seidel Foundation, Projects Director (Bishkek) Prof.Dr. Mosa Aziz Al-Mosawa President of Baghdad University (Iraq) Prof. Dr. Mahir Nakip Erciyes University, Faculty of Economic and Administrative Sciences Assoc.Prof.Dr. Tarık Oğuzlu ORSAM Advisor,Middle East-Antalya International University Hediye levent Journalist, Syria Prof.Dr. Çınar Özen Ankara University, Faculty of Political Science, Department of International Relations Murat Özçelik Ambassador Assoc. Prof. Harun Öztürkler ORSAM Middle East Economies Advisor, Afyon Kocatepe University, Department of Economics Dr. Bahadır Pehlivantürk TOBB Economy and Technology University, Department of International Relations Prof. Dr. Victor Panin Pyatigorsk University (Pyatigorsk, Russian Federation) Assoc.Prof.Dr. Fırat Purtaş Gazi University Department of International Relations, Deputy Secretary General of TÜRKSOY Prof. Suphi Saatçi Secretary-General of Kirkuk Foundation Assoc. Prof. Dr. Yaşar Sarı ORSAM Advisor, Eurasia - Kyrgyzstan-Turkey Manas University Ersan Sarıkaya Türkmeneli TV (Kirkuk, Iraq) Dr. Bayram Sinkaya ORSAM Middle East Advisor, Atatürk University Assoc.Prof.Dr. İbrahim Sirkeci Reader in Demography and Marketing Regent’s College, (London, UK) Dr. Aleksandr Sotnichenko St. Petersburg University (Russian Federation) Semir Yorulmaz Journalist, Egypt Zaher Sultan President of Lebanon Turkish Association Dr. Irina Svistunova Russia Strategic Research Center, Turkey-Middle East Studies Expert (Russian Federation) Asst. Prof. Dr. Mehmet Şahin ORSAM Advisor, Middle East, Gazi University, Department of International Relations Prof. Dr. Türel Yılmaz Şahin Gazi University, Department of International Relations Mehmet Şüküroğlu Energy Expert Assoc. Prof. Dr. Oktay Tanrısever METU, Department of International Relations Prof. Erol Taymaz Vice President of the METU North Cyprus Campus (TRNC) Prof. Sabri Tekir Dean of İzmir University, Faculty of Economics and Administrative Sciences Dr. Gönül Tol Director of Middle East Institute Turkish Studies (USA) Asst. Prof. Dr. Özlem Tür ORSAM Advisor, Middle East, METU, Department of International Relations M. Ragıp Vural General Coordinator of 2023 (Magazine) Dr. Ermanno Visintainer Director of Vox Populi (Rome,Italy) Dr. Umut Uzer Istanbul Technical University, Humanities and Social Sciences Prof. Dr. Vatanyar Yagya St. Petersburg City Council Member, St. Petersburg University (Russian Federation) Dr. Süreyya Yiğit ORSAM Eurasia Advisor 58 ORSAM Report No: 130, November 2012 SYRIAN CIRCASSIANS ORSAM EDITIORIAL BOARD OF MIDDLE EAST STUDIES Meliha Altunışık Bülent Aras Tayyar Arı İlker Aytürk Recep Boztemur Katerina Dalacoura F. Gregory Gause Fawaz Gerges Ahmet K. Han Raymond Hinnebusch Rosemary Holiis Bahgat Korany Peter Mandaville Emma Murphy Middle East Technical University (Turkey) Ministry of Turkish Foreign Affairs, Head of Center for Strategic Strategic Research Uludağ University (Turkey) Bilkent University (Turkey) Middle East Technical University (Turkey) London School of Economics (UK) Vermont University (USA) London School of Economics (UK) Kadir Has University (Turkey) St. Andrews University (UK) City University (UK) Durham University (UK) George Mason University (USA) Durham University (UK) MIDDLE EAST ANALYSIS EDITORIAL BOARD Prof. Dr. Meliha Altunışık Hasan Kanbolat Assoc. Prof. Dr. Hasan Ali Karasar Asst. Prof. Dr. Serhat Erkmen Middle East Technical University , Director of Institute of Social Sciences ORSAM Director Bilkent University, Department of International Relations ORSAM Middle East Advisor, Ahi Evran University, Head of Department of International Relations ORSAM Report No: 130, November 2012 59 ORSAM Mithatpaşa Caddesi 46/6 Kızılay-ANKARA Tel: 0 (312) 430 26 09 Fax: 0 (312) 430 39 48 www.orsam.org.tr, [email protected]
Benzer belgeler
SUR YE`DE G VENL B LGE TARTI MALARI
halkları, olumsuzluklarla özdeşleştirilmiş bir imaja mahkum edilmemelidir. Ortadoğu ülkeleri,
halklarından aldıkları güçle ve iç dinamiklerini seferber ederek barışçıl bir kalkınma seferberliği baş...
Musul ve Anbar Yerel Se imleri … Se im ncesi Siyasi Durum ve Se
halkları, olumsuzluklarla özdeşleştirilmiş bir imaja mahkum edilmemelidir. Ortadoğu ülkeleri,
halklarından aldıkları güçle ve iç dinamiklerini seferber ederek barışçıl bir kalkınma seferberliği baş...
Tr - ALNAP
halkları, olumsuzluklarla özdeşleştirilmiş bir imaja mahkum edilmemelidir. Ortadoğu ülkeleri,
halklarından aldıkları güçle ve iç dinamiklerini seferber ederek barışçıl bir kalkınma seferberliği baş...