Makaleler
Transkript
Makaleler
Kadriye Zaim Kütüphanesi Yansı Dergisi Makaleler BİLGİYE ERİŞIMDE YENİ DÜNYA Dinçer Azapcı [email protected] “Teknoloji bir güçtür. Tüm toplumu etkilediği gibi kütüphaneleri ve onların kullanıcılarını da etkilemeye devam edecektir. Kütüphanecilerin vazgeçilmezliği bu değişime sağladıkları uyuma bağlıdır.” Nazan Ö. UÇAK 21. yüzyılda yaşanan gelişmeler doğrultusunda, geçmişte uygulanan bilgiye erişim metodları değişikliğe uğramış, teknoloji tabanlı yeni metodlar kullanılmaya başlanmıştır. Bilgisayar tabanlı yeni metodlar “KütüpUzay” (Halman, 1995) kavramının altını doldurur biçimde doğrudan inovasyona dayalı, yazılım dehalarının ve alanda uzman kütüphanecilerin çabaları sonucu ortaya çıkmıştır. Kütüphane denildiğinde aklımıza kitap kokan müzelerin gelmesi normaldir. Üzerine yoğunlaşılması gereken asıl konu ise kütüphanenin ne işe yaradığıdır. Kütüphaneler; bilginin üretilip depolandığı, saklandığı ve tekrar kullanıma sunulduğu (Alav, Orhan) merkezler ise; günümüzde bilginin üretilip, depolanıp, saklandığı birçok ortam -daha çok elektronik ortam- kütüphanenin ta kendisidir. Yani kütüphaneye gitmek için fiziksel bir yapının içine girmemiz gerekmiyor. Dempsey’in 2006 yılında yayımlanmış olan makalesinde belirtmiş olduğu “dikey silo” kavramından daha yatay bir hizmet içeriğine doğru yol alınmaktadır. Dempsey, dikey silo kavramı ile her kütüphanenin kendine yetecek kadar kaynak depolamaktan ziyade, ağların yardımıyla, bilgi merkezleri arasındaki işbirliğinin önemi üzerinde durmaktadır. Kütüphaneler “Açık Arşivler girişimi Metadata harmanlama protokolü” ve “Google Örümcekleri” gibi servis sağlayıcılar ile sınırı olmayan bir bilgi havuzunun parçası haline gelmişlerdir. Böylelikle kütüphaneler sadece tuğla ve harçtan ibaret değil, mekandan bağımsız olarak, büyük bilgi havuzlarını besleyen merkezlere dönüşmektedir. Servis sağlayıcıların genel mantığı Web’deki (Veri Sağlayıcı) metadataları (Üst Veri) toplayıp belirli bir formatta kullanıcı için harmanlamaya dayanır. Hizmetlerin ve içeriğin harmanlanması işlemi ağ üzerindeki kişisel faaliyetlerin ayrılmaz bir parçasına dönüşmüştür (Dempsey, 2006). İşte bu kişisel faaliyetler, “yeni kütüphaneciler” in iş tanımı içerisinde yer almaktadır. Dağınık haldeki web’i tarama misyonuyla kurulmuş olan google, çeşitli hizmetlerle (Google Scholar, Google Books, YouTube…) hayatımızı sarmış durumda. Aynı arayüzden isterseniz tam metin akademik yayınlara ulaşabilirken, isterseniz video izleyebileceğiniz dev video arşivine ulaşabilirsiniz. Kullanıcı araştırma istatistiklerine göre kullanıcıların %89’u araştırmalarını arama motorlarından, sadece %2’si kütüphane web siteleri üzerinden gerçekleştirmektedir. Bu bakımdan kütüphanelerin de hizmetlerini hızla ağa taşımaları bir zorunluluk haline gelmiştir (Tonta, 2006). Kütüphaneler bu zorunluluğa uyum sağlarken metadata kavramı iş tanımlarımızın içinde yerini almıştır. Metadata kavramını açıklamak üzere bir dizi tanım yapılmış olup, en basit ve sıkca kullanılan tanım “veri hakkında veri/bilgi” (data about data) şeklinde karşımıza çıkmaktadır (Küçük , 2001). Genel olarak metadata web’in geniş coğrafyası içinde kaybolmamak veya doğru yolu bulmak amacıyla kullanılmakta olan standart olarak tanımlanmıştır. Sayı 40 - Ocak 2016 7 Kadriye Zaim Kütüphanesi Yansı Dergisi Makaleler M.Emin Küçük ve Umut Al “Metadata Kavramı” başlıklı makalesinde metadata-katalog kaydı farklılığını şu şekilde özetlemektedir; “Kütüphanecilerin uzun yıllardır araştırdığı ve kullandığı, büyük hacimli bilginin düzenlenmesi ve erişimi tekniklerinin, kütüphanecilik mesleği dışındaki meslek gruplarının konuya daha yoğun ilgi göstermesi ve geleneksel kütüphane teknik ve yöntemlerini kendi meslek jargon içerisinde isimlendirmesinin yanısıra metadata kavramının bibliografik tanımlamayla birlikte erişim, haklar, kullanım, format, orjinalliğini belirleme (authentication) ve güvenlik gibi dijital dünyaya ilişkin unsurları da içermesidir.” Bu tanımlamadan yola çıkarak depolama ve düzenleme işlevi bulunan kütüphanecilik mesleki tekniklerinin geliştirilerek şu an internet tabanlı sayfaların da düzenlenmesi işlemlerinde kullanıldığını söyleyebiliriz. Yukardaki örneklerle varılmak istenen nokta; kütüphanelerin önemini yitirmediği, yalnızca şekil ve binadan bağımsız olarak hizmetlerinin bir kısmının gündelik yaşamımızın tam merkezine girmiş olmasıdır. Bu anlatılanlar ışığında akıllara şu soru gelmektedir: Kütüphane Binaları Ne Olacak? Kütüphanelerin yaşamımızın merkezinde yer alabilmeleri için çağa uyum sağlamaları gerekmektedir. Içinde bulunduğumuz “Bilgi Çağı”, “Dijital Çağ” kütüphaneleri mekandan bağımsız olarak, kullanıcıyı bilgiye daha kolay ulaştıran merkezler olarak düşündürmektedir. Aboneliği gerçekleştirilen yayınlara kampüs dışından erişim uygulamaları, kütüphaneler tarafından oluşturulan açık erişim bilgi depolarını örnek olarak verebiliriz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2015 yılında yayınlamış olduğu 2014 istatistiklerine göre Türkiye’de üniversite kütüphanelerinin sayısı 2013’ e göre %4.9 arttı. Genele baktığımızda ise halk kütüphaneleri ve okul kütüphaneleri sayısında büyük bir düşüş gözlenmektedir (TÜİK Kütüphane İstatistikleri, 2015). Sayılardaki azalmanın çok çeşitli nedenleri olabilir (Bütçe, Bina, Kaynak, Kullanıcı…) fakat asıl nedenin kütüphanelerin değişime ayak uyduramamaları olduğu düşünülmektedir. Araştırma kütüphanelerinin sayılarının artmak zorunda kalması gerçeği, hem yeni kurulan üniversitelerin varlığı hem de kütüphanelerin format değiştirerek akademik yapılara dönüşmesi zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Kütüphanecilik mesleğinin gittikçe format değiştirmesi elbette ki binlerce hatta on binlerce kitabı bulunan kütüphanelerimizin değerini azaltmayacak. Bir yandan web ortamındaki hizmetlerin ve gündelik yaşamın merkezine inerken, diğer yandan da kütüphanelerdeki basılı materyalin korunması, ödünç verilmesi, kataloglanması işlemleri devam edecektir. Kütüphaneler, bilgisayar tabanlı otomasyon sistemlerine bıraktığı teknik hizmetler enerjisini doğrudan kullanıcı odaklı araştırma hizmetlerine aktararak yapılan bilimsel araştırmaların bir parçası haline gelecektir. Meslek olarak sanal ortamdaki etkinliğimiz artarken binalarımız da şekil değiştirmekte ve günümüz ihtiyaçlarına yönelik olarak yeniden tasarlanmaktadır. Katı, şekilci kuralların ve mekanların yerini kullanımı ve araştırmayı artırıcı, teşvik edici ortamlar almaktadır. Bu ortamlar modern teknolojik altyapısı, materyal zenginliği, grup çalışmasına olanak tanıyan ferah ortamları, sergi salonları, teknoloji laboratuvarlarıyla sadece “ders çalışılan ortam” olmaktan uzaklaşmaktadır. Üzerine bir de araştırma yöntemlerine vakıf uzman kütüphanecilerin doğru referansları eklendiğinde kütüphaneler, akademik araştırmaların tam merkezinde bulunan akademik kurumlara dönüşmektedir. Halihazırda bu misyonu üstlenmeye başlamış üniversite kütüphanelerinin web sayfalarını incelerken dikkatimi çeken bir takım etkinlik başlığı şu şekildedir: Bunlar; • • • • • Araştırma yöntemlerinin kullanımları üzerine çalıştaylar, Veri görselleştirme, veri madenciliği, metinlerin normalizasyonu üzerine atölye çalışmaları, Araştırmalar için veri yönetimi atölye çalışmaları, Veri yönetimi ve paylaşımı seminerleri, Açık arşiv çalışmaları. Yukarıda örneklendirdiğim çalışmaların sonuçları gerek kütüphane sayfalarından gerekse kütüphane blog sayfalarından kullanıcılarla paylaşılmaktadır. Bu paylaşımlar araştırmaya giden yolda yol gösterici çalışmalar olmasının yanı sıra doğrudan kütüphanelerin tasarladığı akademik çalışmalardır. 8 Sayı 40 - Ocak 2016 Sonuç olarak; günümüzde kütüphaneler ne kadar çok bilgi kaynağına sahip olurlarsa olsunlar, kullanıcıya daha verimli hizmetler sunsalar da, bütün bunları gelişmekte olan bilgi teknolojileri ile birleştirmedikleri takdirde ayakta kalmakta zorlanacaklardır. Kütüphane kurumları, bilgi ile insanı buluşturan aracı bir yapı olmaktan ziyade bilgiyi üreten veya üretilmesi sürecine doğrudan ön ayak olan bir yapıya doğru evrilirken, ana konumuz “Bilgi Bilimi” üzerinden hareketle kurulabilecek disiplinler arası araştırma mecralarında merkez görevi üstlenebilecektir. Yani elektronik dünyanın veri sağlayıcıları, bilimsel deneylerin merkezi ve kurumların ARGE üsleri haline gelecektir. Kaynakça ALAV, Orhan, Zeliha Alav, İzzet Kara, Yeşim Kara, “Elektronik Kütüphanelerin Eğitimdeki Yeri ve Önemi”, http://ab.org.tr/ab03/sunum/14.doc Erişim Tarihi: 28.03.2014 Dempsey, L. (2006 February). The (digital) library environment: Ten years after. Ariadne, No. 46. Çevrimiçi. 30 Temmuz 2015 tarihinde http://www.ariadne.ac.uk/issue46/dempsey/ adresinden erişildi. Halman, T. (1995). “Babil’den ‘Kütüp-Uzay’a.” Türk Kütüphaneciliği, 9(4), 377-385. Küçük, M. ve U. Al. (2001). “Metadata kavramı” Bilgi Dünyası, 2 (2): 169-187 05 Ağustos 2015 tarihinde http://yunus.hacettepe.edu.tr/~umutal/publications/conceptofmetadata.pdf adresinden erişildi. Tonta, Y. (2009), Dijital Yerliler, Sosyal Ağlar ve Kütüphanelerin Geleceği, Türk Kütüphaneciliği 23 (4), 742 – 768. Tonta, Y. (2007). Kütüphaneler sanal güzergâhlara mı dönüşüyor? A. Üstün ve Ü. Konya (Eds.), I. Uluslararası Bilgi Hizmetleri Sempozyumu: İletişim, 25-26 Mayıs 2006, İstanbul (Bildiriler) içinde (s. 353-366). İstanbul: Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi. 28 Haziran 2015 tarihinde http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/yayinlar/tonta-istanbul-mayis-2006-bildiri.pdf adresinden erişildi. Türkiye İstatistik Kurumu (2015). Kütüphane İstatistikleri, 2014. 10 Ağustos 2015 tarihinde http://www.tuik. gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=21506 adresinden erişildi. Uçak, N. (1995). Kütüphaneleri etkileyen teknolojik yenilikler ve geleceğin kütüphaneleri. Türk Kütüphaneciliği, 44(1): 49-55. Sayı 40 - Ocak 2016 9 Kadriye Zaim Kütüphanesi Yansı Dergisi Makaleler
Benzer belgeler
BİLGİ TOPLUMUNDA KÜTÜPHANELER VE ABD`DEKİ URBANA
sayfalarından kullanıcılarla paylaşılmaktadır. Bu paylaşımlar araştırmaya giden yolda yol gösterici çalışmalar
olmasının yanı sıra doğrudan kütüphanelerin tasarladığı akademik çalışmalardır.