GeroPaper - İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı
Transkript
GeroPaper - İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı
GeroPaper - No. 4 - Kasım 2015 GeroPaper - No. 4 - Kasım 2015 GeroPaper İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı Copyright 2015: İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı; http://www.itgevakiftr.com Yaşlılık Problemi, Kuşak İlişkileri ve Politikaya Düşen Görevler Prof. Dr. İsmail Tufan Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü Giriş Politika Bugün 60 yaş ve üzeri yaklaşık 10 milyon insanın yaşadığı (TÜİK, 2009) Türkiye’de “yaşlılık problemi” vardır ve bu toplumsal bir problemdir. Bu yüzden çözümünden öncelikle politika sorumludur. Toplumlar kültürün içersine oturtulmuş yapılardır ve kuşak zinciriyle tarihsel süreçte yerini korumaktadır. Gerontoloji, yaşlılık probleminin çözümünde önerileriyle politikayı destekleyebilir, ama çözüm için olanakların yaratılması politikaya bağlıdır. Politika şimdiye kadar bu sorumluluğunu yerine getirmeye çalışsa da, beklenen başarıyı gösteremiştir. Hükümet, yaşlılık problemini noktasal girişimlerle çözmekten yana bir görünüm sunmakta, problemi topyekun bir bütün olarak algılayamamaktadır. 2005 yılında yürürlüğe konulan bakım hizmetlerini organize etmeye çalışan yönetmelik (Evde Bakım Hizmetleri Sunumu Hakkında Yönetmelik) ve 2007 yılında yayınlanan “Ulusal Yaşlılık Eylem Planı” bunu kanıtlamaktadır. Politika conditio humana olduğunu unutmamalıdır. İnsanlar mutluluk istemektedir. Mutluluğun öbür yüzünde kaygı vardır (Schulz-Nieswandt, 2003: 179). Genel olarak bakıldığında yaşlılar mutluluktan çok kaygılarla dolu bir yaşam sürdürmektedir. Hastalık, yoksulluk, bakıma muhtaçlık, yaşlıların temel özellikleridir. Bu yüzden yaşlıalrın çoğu başkalarına bağımlı bir yaşam sürdürmektedir. Toplumun bu şekilde tanımlanması her ne kadar gelişigüzel bir tanım gibi görünse de demografik değişimleri kavramak açısından gayet iyidir. Kültürel doku içersine oturtulan bir yapıdan söz ediyor olması, normlar, değerler ve sosyal beklentilerle bağlantılarına dikkat çekmektedir. Kuşak zincirinden söz etmesi ise aynı anda farklı kuşakların birlikte yaşadıkları toplumu öne çıkarmaktadır. Tarihsel süreçten söz etmesi ise kuşakların birlikte geçen yaşamlarının çerçeve koşullarını ifade etmektedir. Kuşakların bir arada yaşaması bir taraftan ekolojik koşullara, diğer taraftan teknolojik ve ekonomik olanaklara bağlıdır. Ayrıca kuşak ilişkilerini kültür de belirlemektedir. Hukuk ve politika bu koşullar altında oluşmaktadır (Schulz-Nieswandt, 2004; Lang, 2004). Politikanın oluşum koşulları, onun görevlerini tayin etmektedir. Politikanın görevi fırsat eşitliği yaratmak ve bireyler arasındaki adil paylaşımını sağlamaktır (Fachinger & Schmaehl, 2004). Eşit fırsatlar, fırsatların eşit dağıldığı anlamına gelmemektedir. Bunun bir örneğini “sınav skandalı” olayında yaşadık. Sınava girişte eşit fırsat, ama sınavı kazanmada fırsat eşitsizliği vardır. 1 GeroPaper - No. 4 - Kasım 2015 Politika art arda gelen kuşakların bugününü ve gelecekteki kuşakların güvenliğini sağlarken, daha dikkatli ve adil olmalıdır. Türkiye’nin yaşlılık probleminin üstesinden gelebilmesi için sosyal politik girişimlere ihtiyacı vardır. Devlet ihtiyaç sahibi vatandaşlar karşısındaki konumunu gözden geçirmelidir. Toplumsal değer kazançlarını sadece sağlamaya çalışmakla yetinmeyip, bunları daha iyi organize etmelidir. Sosyal politik amaçlı girişimlerin daha efektif olmasını sağlayacak yolları keşfetmeli ve demografik değişimlere kendisini de değiştirmek suretiyle yanıt vermelidir. Kuşak İlişkileri ve Politik Koşullar 2 Toplumların siyasi tarihi incelenirken kuşakların oluşumu ve kuşak ilişkileri önemli bir faktör olarak kabul edilmiştir. Kuşak perspektifi, siyasi tarihin yazılmasında araç olarak kullanılmıştır. Bude`ye (2000) göre kuşak “aşağı yukarı aynı yaşta, bir dizi olaylara yakın ve benzer tecrübelere açık” bireylerden meydana gelmektedir (Bkz. Lüscher & Liegle, 2003: 105). Yaşam süresi uzadıkça bu tanıma uyan, aynı anda birlikte yaşayan kuşakların sayısı çoğalmıştır. Türk toplumunda bugün dört veya beş kuşak bir arada yaşamaktadır (Tufan 2007). Dolayısıyla “kuşak zinciri” kavramı, durumu tasavvur etmeyi sağlamakta, kuşakları içiçe geçmiş zincir halkalarına benzetmektedir. Eğer başarılı sosyal politikalarla farklı kuşakların iyi koşullar altında yaşlanmalarını sağlamak istiyorsak, o zaman sosyal politikalar tasarlanırken kuşakların farklı ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almak yetmez, aynı zamanda “iç içe” geçmiş kuşakların birbirine bağımlı durumları göz önüne alımalıdır. Bu da Gerontolojinin öne çıkardığı “yaşam boyu yaşlanma” olgusunu dikkate almayı zorunlu kılmaktadır. Yaşlanan Toplumda Politik Hedefler Sosyal eşitsizlik, yaşlılığın sorunlardan biridir. Bedensel, sosyal, psikolojik ve ekonomik faktörlere bağlı olan sosyal eşitsizliklerden yaşlıların kurtarılması, politik bir ödevdir. Umutları yok eden, kaygı ve kıskançlığa yol açan sosyal eşitsizlikler, sadece toplum geneli açısından barışı tehdit etmekle kalmamakta, aynı zamanda toplumda yaşlıları ve engellileri marjinal gruplara dönüştürmektedir (Bkz. Hradil 1999). Politika, ömür boyu yaşlanan insana - yaşı ve bedensel özelliklerinden bağımsız olarak –katılım olanakları yaratmalı, soyutlanmayı önleyerek, yaşam memnuniyetini artırmanın yollarını bulmalıdır. Yaşlılıkta bireyin biyolojik, fizyolojik ve fiziksel özelliklerindeki değişimlerin toplumsal anlamlarını kavrayamamış bir politikanın, bunu başarma şansı azdır. Güncel politikalarda yaşlılara yer ayrılmamakta, mevcut politik söylemlerde yaşlılara genellikle yüzeysel şekilde değinilmektedir. Siyasi partiler şimdiye dek toplumsal yaşlanma ile nasıl mücadele edecekleri konusunda bir strateji de ortaya koyabilmiş değillerdir. Toplumsal yaşlanmanın yarattığı ve yaratmaya devam edeceği sorunların üstesinden gelebilmek için akılcı, rasyonel ve insancıl politik programlara ihtiyaç vardır. Bunlarda kuşaklararası ilişkiler dikkate alınmalı, yaşlanma ve yaşlılık arasındaki farka da dikkat edilmelidir. Birincisi ömür boyo devam eden süreçleri ifade ederken, ikincisi bir sosyal kategoridir. İnsan bağımsızlığını korumak için yaşamı boyunca uğraşır. Farklı sebeplerden ortaya çıkan bağımlılıklardan kurtulmak için koşullara uyum sağlamaya çalışır (Martin & Kliegel, 2005, S.36). Yaşlanma sürecinde genellikle sağlık durumu bozulmaktadır. Özellikle ileri yaşlarda, yani 80 yaş ve üzeri yaşam döneminde, kronik hasta ve bakıma muhtaç sayısı Türkiye’de çok yüksektir (Bkz. Tufan 2007). Bunlar bağımlılık ve maddi kayıplarla bağlantılı başka sorunlara yol açmakta, sadece yaşlıyı değil, aynı zamanda ailesini de etkilemektedir (BMFSFJ, 2001). Politika, sağlık sektörü ve sağlık sistemini gözden geçirmeli, yaşlanan insana ve yaşlanan topluma göre yeniden düzenlemelidir. Bu bağlamda hem sosyal güvenlik sistemine “bakım sigortasının” eklenmesi gerekir, hem de gerontolojik rehabilitasyonlara ağırlık verilmelidir. Copyright 2015: İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı; http://www.itgevakiftr.com GeroPaper - No. 4 - Kasım 2015 Gerontolojinin önerilerini göz ardı etmeyen sağlık politikaları yaşlılıkta bağımsız yeni kuşakların oluşmasına katkı sağlayabilir. Bu yüzden sosyal bakım sigortası ve gerontolojik rehabilitasyonlar, sağlık sisteminin birer parçası olarak tanımlanmalıdır (Gerontolojik rehabilitasyonlar hakkında bilgi için bkz. Fischer & Greß‑Heister 1994). Yaşlanma sürecinde elde edilen beceri, yetenek, kimlik gibi bireye saygınlık ve özgüven kazandıran niteliklerin korumasına yardımcı olan, yaşlıyı toplumun tüm alanlarında “eş partner” olarak kabul eden ve bunu toplumda yaygın bir görüşe dönüştürecek politik çerçevelere ihtiyaç vardır. Yaşlı bakımevleri ve huzurevleri daha iyi denetlenmeli, yeni bir denetim sistemine geçilmelidir. Kâğıt üzerinde güzel duran yasalar ve yönetmeliklerle, bakıma muhtaç yaşlıları şiddet, ihmal ve suiistimalden kurtarmak mümkün değildir. Denetim sistemi ve yasaları iyi işleyen ülkelerde bile bakıma muhtaç yaşlıların şiddet kurbanı olmaları tam olarak önlenemezken, Türkiye’de iyi işlemediği bilinen denetim siteminin yaşlılara yönelik şiddeti önleyebildiğini kabul etmemiz akla ve mantığa uygun görünmemektedir (Yaşlılara yönelik şiddet konusu hakkında bilgi için bkz. Hansson & Carpenter, 1994, Petzold & Müller, 2005a, Petzold & Müller, 2005b). Politika, soysal elementlerle ve toplumla ilişkilerini daha iyi analiz etmeli (Mayntz 1966: 2415), sosyal ilişki ve sosyal kurumların temellerini (Schäffers, 1995) sağlamlaştırmalıdır. Sonuç Yaşlanan toplumumuzun yaşlılık problemine bağlı olarak sosyal giderleri çoğalacaktır (Badelt & Österle, 2001). Yaşlanan topluma uygun sosyal politikaların öngördüğü koşulların yaratılmasında “ucuz” olması temel hedef olmamalıdır. Politika doğru kararlar almalı, finansal ve insan kaynakları efektif şekilde kullanılmalıdır. Bunun koşullar yaratmalı ve yaşlılık politikalarında Gerontoloji ile işbirliği yapılmalıdır (SchulzNieswandt, 2006). Kaynakça Badelt, C. & Österle, A. Grundzüge der Sozialpolitik. Sozialpolitik in Österreich. 2. Aufl., Wien: Manzsche, (2001). Bude, Generationen im 20. Jahrhundert. Historische Einschnitte, ideologische Kehrtwendungen, inere Widersprüche, Merkur 54, 567-579, (2000) Bundesministerium für Familie, Seniorenü, Frauen und Jugend (Ed.) (2001): Das Altern der Gesellschaft als globale Herausforderung. Deutsche Impulse, Band 201. Stuttgart, Berlin, Köln. Fachinger, U. & Schmaehl, W. Ökonomische Sicherung im Alter von heutigen und künftigen Generationen, (S. 535-5549), A. Kruse & M. Martin (Eds.), (2004). Fischer, B. & Greß‑Heister, M. Rehabilitation, Prävention und Gesundheitsfürsorge im Alter. Karlsruhe: Braun Fachverlage, (1994). Hansson, R.O. & Carpenter, B.N. Relationships in old age: Coping with the challenge of transition. New York: Guilford, (1994). Hradil, S. Soziale Ungleichheit in Deutschland. 7. Aufl., Leske + Budrich: Opladen, (1999). Yaşam memnuniyeti ve yaşam koşulları arasındaki ilişkilerin gevşek olması bir sürpriz yaratmıştır. Aslında memnun olmamak için o kadar sebep vardır ki, buna rağmen insanlar kendi durumlarını “iyi” olarak görüyorlar (Schulz – Nieswandt, 2006, 39). Bu çelişki politikanın hedeflerini değiştirmemelidir. İnsanlar, içinde yaşadıkları koşullar ne kadar kötü olursa olsun, bunlara uyum sağlayabiliyor ve sonunda kendilerini mutlu “zannediyorlar” diye, yaşlanan toplumun ve birlikte yaşayan kuşakların ihtiyaçlarını asgari düzeyde karşılamanın yeterli geleceği sonucuna varılmamalıdır. Lang, F. Soziiale Einbindung und Generativitaet, (S. 362-373), A. Kruse & M. Martin (Eds.), (2004). Lüscher, K. & Liegle, L. Generationenbeziehungen in Familie und Gesellschaft, Konstanz: UVK, (2003). Martin, M & Kliegel, M. (Ed.) (2005): Psychologische Grundlagen der Gerontologie. Grundriss Gerontologie, Band 3. Kohlhammer: Stuttgart. Mayntz, R. Sozialstruktur, Evangelische Staatslexikon. Stuttgart, Berlin, (1966). Copyright 2015: İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı; http://www.itgevakiftr.com 3 GeroPaper - No. 4 - Kasım 2015 Petzold, H. G. & Müller, L. Supervision in der Altenarbeit, Pflege und Gerontotherapie – Brisante Themen, Konzepte, Praxis: Integrative Perspektiven. Paderborn: Junfermann, (2005a). Petzold, H.G. & Müller, L. Der permanente Skandal – gefährliche Pflege, sozialtoxische Kontexte, maligner Burnout. Verletzte Menschenwürde dehumanisierende Heimsituationen – in Tirol und überall. Eine sozialwissenschaftliche und supervisorische Felderkundung. H.G. Petzold& L. Müller, L. (Ed.), Supervision in der Altenarbeit, Pflege und Gerontotherapie – Brisante Themen, Konzepte, Praxis: Integrative Perspektiven. Paderborn: Junfermann, (2005b). Pp.: 28-117. Schäffers, B. Sozialstruktur (S.302-305). B. Schäffers (ed.), Grundbegriffe der Soziologie.4. Aufl. Opladen, (1995). Schulz – Nieswandt, F. Sozialpolitik und Alter. Stuttgart: Kohlhammer, (2006). 4 Schulz-Nieswandt, F. Politische Herausforderungen des Alters, (S. 550-560), A. Kruse & M. Martin (Eds.), (2004). Schulz-Nieswandt, F. Strukturelemente einer Ethnologie der medizinisch-pflegerischen Behandlungs- und Versorgungspraxis. Weiden-Regensburg: Eurotrans Verlag, (2003). T.C. Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ankara, (2009). T.C. Sağlık Bakanlığı Evde Bakım Hizmetleri Sunumu Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete 10.03.2005, Sayı: 25751. Tufan, İ. Birinci Türkiye Yaşlılık Raporu. Antalya: GeroYay, (2007). Copyright 2015: İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı; http://www.itgevakiftr.com
Benzer belgeler
geropaperitg-no8-kasim2015 - İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı
Martin, M & Kliegel, M. (Ed.) (2005): Psychologische Grundlagen
der Gerontologie. Grundriss Gerontologie, Band 3. Kohlhammer:
Stuttgart.
Mann, J. A. (1982). Geheimnisse der Lebensverlängerung. Sphi...
Diyaloğa Çağrı
iyi koşullar altında yaşlanmalarını sağlamak istiyorsak, o zaman sosyal politikalar tasarlanırken
kuşakların farklı ihtiyaçlarını ve beklentilerini
dikkate almak yetmez, aynı zamanda “iç içe”
geçmi...
GeroPaper - İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı
İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı
Copyright 2015: İsmail Tufan Gerontoloji Vakfı; http://www.itgevakiftr.com