Effect of Non-invasive Ventilation in ARDS due to Severe
Transkript
Effect of Non-invasive Ventilation in ARDS due to Severe
Case Report (Olgu Sunumu) DOI : 10.15197/sabad.4.1.06 Göğüs Hast Yoğun Bak Derg 2014;1(1):31-34 J Chest Dis Crit Care Med 2014;1(1):31-34 Effect of Non-invasive Ventilation in ARDS due to Severe Mycoplasma Pneumoniae İrfan Uçgun, Fatih Demircan ABSTRACT Acute respiratory distress syndrome (ARDS) due to community acquired atypical pneumonia is extremely unusual. In this report, we describe a previously healthy young woman, who 22 years old and does not have another diseases, developed ARDS related to Mycoplasma Pneumoniae infection and treated with effective antibiotic treatment and non-invasive mechanical ventilation (NIMV) successfully. In this report, we presented a unusual case of severe ARDS due to severe community acquired pneumonia and successfully treated with NIMV. Key words: Community acquired pneumonia, ARDS, mycoplasma pneumonia, non-invasive ventilation Şiddetli Mikoplazma Pnömonisine Bağlı ARDS Olgusu ve Non-İnvaziv Ventilasyon’un Etkinliği Toplum kökenli atipik pnömoniye bağlı akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) gelişmesi oldukça nadirdir. Bizim hastamız 22 yaşında daha öncesinde sağlıklı, ek hastalığı olmayan, hızlı seyirli mikoplazma pnömoni enfeksiyonuna bağlı ARDS gelişmiş, sonrasında başarılı bir noninvaziv mekanik ventilasyon uygulaması ve antibiyotik tedavisi ile sekelsiz iyileşmesi olan bir olgudur. Atipik bir etken nedeniyle gelişen toplum kökenli şiddetli pnömoninin ARDS’ye neden olması ve sonrasında uygulanan non-invaziv mekanik ventilasyon desteğinin başarısı nedeniyle hasta sunuldu. Anahtar Kelimeler: Toplumda kazanılmış pnömoni, ARDS, mikoplazma pnömoni, non-invaziv ventilasyon GİRİŞ Toplumda gelişen pnömoni (TGP) tüm dünyada hastane başvuruları, tedavi maliyetleri, iş günü kayıpları ve ölümlerin önemli bir kısmından sorumludur. Amerika Birleşik Devletlerinde yılda yaklaşık 5,6 milyon kişide TGP oluştuğu ve bunların 1,1 milyonunun hastanede yatarak tedavisinin gerektiği bilinmektedir (1). TGP olgularının önemli bir kısmında etken saptanamaz. Hastanede yatırılarak tedavi edilen hastaların yaklaşık %60’nda bakteriler etkendir. Streptokokus Pnömoni sıklık olarak en önde gelen patojen iken, olguların yaklaşık %25’nde atipik etkenler (Mikoplazma Pnömoni, Klamidya Pnömoni, Lejyonella Pnömoni ve virüsler) sorumludur. Rutin tanı yöntemlerinin kullanıldığı geriye dönük çalışmalar Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Eskişehir Received:29.06.2012, Accepted: 07.08.2012 dikkate alındığında ülkemizde etiyolojik ajan saptama oranının ortalama %22-36 arasında olduğu bilinmektedir. Hayatı tehdit eden şiddetli bir atipik pnömoni oldukça nadir bir kliniktir, ARDS veya çoklu organ yetmezliği gelişmesi ise çok daha nadir bir durumdur (2). Bizim olgumuz toplum kökenli atipik pnömoniye bağlı akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) gelişen, non-invaziv mekanik ventilasyon uygulanan, ciddi takipnesi ve solunum güçlüğü olan ve yoğun bakım ünitesi (YBÜ)’nde takip edilen yirmi iki yaşındaki genç hastadır. Atipik bir etken nedeniyle gelişen toplum kökenli şiddetli pnömoninin ARDS’ye neden olması ve sonrasında uygulanan NIMV desteğinin başarısı nedeniyle hastanın sunulması düşünüldü. İletişim Yazarı: Dr. İrfan Uçgun Eskişehir Osmangazi Ün. Tıp Fak. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, 26040 Meşelik, Eskişehir, E-mail: [email protected] Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Dergisi 2014; 1 (1): 31-34 1 ARDS’de noninvaziv ventilasyon Olgu Yirmi iki yaşında bayan hasta, Aralık 2010 tarihinde hastanemiz acil servisine şiddetli solunum sıkıntısı nedeniyle getirildi. Beş gündür ateş, öksürük, yeşil renkli balgam çıkarma, vücut kas-eklem ağrıları ve ishal yakınmaları olan hastanın bilinci açık, kooperasyonu tam idi. Bu şikayetlerle daha önce başvurduğu sağlık kuruluşunda ekspektoran ilaç ve ikinci kuşak sefalosporin tedavisi verilmiş, şikayetlerinin gerilememesi üzerine hastanemiz acil servisine başvuran hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 100/60 mmHg, nabzı 140/dk ve solunum sayısı 40/dk idi. Yardımcı solunum kaslarının solunuma katıldığı görüldü, akciğer oskültasyonunda orta ve alt zonlarda iki taraflı belirgin kaba raller duyuldu. Kardiyovasküler sistem muayenesinde sinüs taşikardisi dışında normal kardiyak muayene bulguları saptandı. Öyküsünde herhangi bir ek hastalığının olmadığı öğrenildi. Laboratuar testlerinde Hb 9.8 g/dl, beyaz küre 17100/mm3, trombosit 192000, CRP 19.7 mg/dl, INR 1.30, BUN 27 mg/dl, AST 150 U/L, ALT 39 U/L, LDH 2597 U/L, fibrinojen 394 olarak ölçüldü. Arter kan gazlarında pH 7.45, PaO2 41 mmHg, PaCO2 22 mmHg, oksijen satürasyonu %72, HCO3 15 mmol/L ve BE -6.3 idi. Akciğer grafisinde bilateral multilober infiltrasyonları gözlendi (Resim 1). Arteriyel kan gazında derin hipoksemisi nedeniyle hasta göğüs hastalıkları YBÜ’ne pnömoni ve ARDS tanıları ile yatırıldı. Hastanın derin hipoksemisinin varlığı ve ciddi solunum zorluğu nedeniyle non-invaziv mekanik ventilasyon (NIMV) desteği başlanıldı. Basınç desteği (PSV) 16 cmH2O, PEEP 7 cmH2O, FiO2 %80 olarak ayarlandı. CURB 65 (kon- Resim 2. Hastanın HRCT kesiti 32 Journal of Chest Diseases and Critical Care 2014; 1 (1): 31-34 Resim 1. Hastanın P-A akciğer grafisinde iki taraflı multilober infiltrasyonlar füzyon, üre, solunum sayısı, kan basıncı ve 65 yaş) skoru 3, Pnömoni ağırlık indeksi (PSI) skoru 82 ve PIRO skoru 3 olarak hesaplandı. Seftriakson, klaritromisin, hidrasyon ve düşük moleküler ağırlıklı heparin başlandı. Ateşi olan hastadan kan kültürü, influenza şüphesi nedeniyle nazofarengeal sürüntü örneği, idrarda leigonella antijeni, kanda mikoplazma ve klamidya antijeni bakılması için örnekler alındı. Yatışının ikinci gününde radyolojik progresyon saptanması üzerine seftriakson kesilerek yerine imipenem başlandı ve klaritromisin devam edildi, yüksek çözünürlüklü tomografi (HRCT) çekildi (Resim 2). Non-invaziv mekanik ventilasyon desteğinden ayrılmayı uzun süreli tolere edemediğinden gün içinde aralıklı ve tüm gece boyunca non-invaziv mekanik ventilasyon desteği verildi. Anemisi nedeniyle eritrosit süspansiyonu replasmanı yapıldı. Kortizol düzeyi çalışıldı. Kortizol düzeyi 9 mmol/L olarak geldi ve adrenal yetmezlik kabul edilerek 1mg/kg IV metil prednizolon başlandı. Radyolojik takibinde akciğer infiltrasyonlarında gerileme izlendi. İdrarda leigonella ve nazofaringeal örnekten çalışılan H1N1 influenza PCR sonucu negatif geldi. Serumda çalışılan mikoplazma IgM ve IgG antikorları pozitif saptandı. Kan kültürlerinde üreme olmadı. Takibinde trombositopenisi ve anemisi olması nedeniyle dahiliye bölümüne konsülte edildi. Periferik yaymada aglutine eritrositler, anizositoz, poikilositoz, kalem Uçgun İ, Demircan F. için serolojik metotlarla tanı doğrulandı. Hastanın atipik enfeksiyonlarda sık görülen akciğer dışı bulguları, soğuk aglutininlerinin yüksek olması ve atipik etkenlere etkili klaritromisin ile hızlı radyolojik ve klinik düzelmenin görülmesi tanıyı desteklemektedir. Benzer çalışmalarda da kullanılan tanı yöntemi aynıdır (3). Resim 3. Hastanın P-A akciğer grafisinde tedavisinin 10.günündeki düzelme hücresi, nötrofillerde toksik granülasyon ve vakuolizasyon görüldü. Soğuk aglutinin titrasyonu 1/256 gibi yüksek bir değerde pozitif bulundu. Hasta noninvaziv mekanik ventilasyon desteğinden ayrılmayı tolere edebilir hale gelip, hipoksemisi gerilediğinde PEEP-FiO2 değerleri yavaş yavaş azaltılarak hasta non-invaziv mekanik ventilasyon desteğinden ayrıldı. Hasta yatışının 10. gününde klinik ve radyolojik düzelmesinin olması üzerine serviste takip edilmeye başlandı (Resim 3). Etken olarak mikoplazma tespit edildikten sonra imipenem tedavisi kesildi ve IV klaritromisin tedavisine devam edildi. İkinci hafta sonunda genel durumu stabilleşen ve oksijen ihtiyacı kalmayan hastanın tedavisi 21 güne tamamlandı. Adrenal yetmezliği nedeniyle başlanılan metil prednizolon tedavisi azaltıldı, ev tedavisi düzenlenen hasta kontrole gelmek üzere taburcu edildi. Tartışma Biz bu çalışmada 22 yaşında, hızlı seyirli Mikoplazma Pnömoni enfeksiyonuna bağlı gelişen ARDS olgusu ve uygulanan non-invaziv mekanik ventilasyonun başarısını sunduk. Bu olguda birkaç gün içinde hızla yayılan iki taraflı infiltrasyon ve ciddi hipoksemi nedeniyle ARDS tablosu hakimdi. Tanıda atipik etkenlerin kültürde üretilmesi veya direk olarak mikroorganizmanın gösterilmesi güç olduğu Mikoplazma pnömonileri, TGP’lerde sık etken olarak görülmesine karşın, bu olguda olduğu gibi hızlı seyirli pnömoni tablosu ve ARDS gelişmesi çok nadirdir. Son 20 yıldaki literatüre bakıldığında böyle atipik bir enfeksiyona bağlı şiddetli ARDS olgusu sayısı yaklaşık 10-15 adet kadardır (3-5). Bu olgunun özelliği, hastanın NIMV ile başarılı bir şekilde solunum yetmezliğinin desteklenerek endotrakeal entübasyon ve invaziv mekanik ventilasyon komplikasyonlarından korunmuş olması ve tedavi sonrası hastanın tam bir iyileşme ile taburcusudur. Bu olgu, öncesinde tamamen sağlıklı, herhangi bir ek hastalığı olmayan, hastalık öncesi herhangi bir uzak doğu ülkesi seyahati veya SARS, H1N1 enfeksiyonu bulaşma öyküsü olmayan genç bir hastadır. Böyle hastalarla ilgili ülkemiz epidemiyolojik verilerinde önemli eksiklik vardır. Hastamızın YB takibi gereken ağır bir pnömonisinin varlığına rağmen, psödomonas veya diğer dirençli enfeksiyonlar için risk faktörünün olmaması gibi nedenlerden dolayı ikili geniş spektrumlu antibiyotik başlanması düşünülmedi. Hastaya antipsödomonal olmayan üçüncü kuşak sefalosporin ve makrolid grubu antibiyotik tedavisi başlandı (5). Toplumda gelişen pnömoniler yüksek mortalite ve morbidite nedenidir. TGP’in yıllık insidansı Avrupa ülkelerinde %0,5-1,1 olarak bildirilmiştir. Pnömoni ABD ve İngiltere’de enfeksiyona bağlı ölümler arasında birinci sırada yer almaktadır. Ayaktan tedavi edilen hastalarda mortalite daha az iken hastanede ve özellikle yoğun bakım ünitesinde tedavi edilenlerde mortalite daha fazladır. Ülkemizde alt solunum yolu hastalıklarına bağlı ölümler beşinci sırada yer almaktadır. Ülkemizde son yıllarda gerçekleştirilen Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet Etkinlik Projesi final raporuna göre hane halkı araştırmasında hekim tanısı konulmuş ilk yirmi akut ve kronik hastalıklar arasında pnömoniler %1,15 sıklık ile 15. sırada yer almıştır (6). Mikoplazma pnömonileri genelde hafif bir klinik ile seyrettiği için %2 gibi düşük bir kısmında hastaneye yatış gerekir ve bunların da yaklaşık %0.5Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Dergisi 2014; 1 (1): 31-34 33 ARDS’de noninvaziv ventilasyon 10.9’unda mekanik ventilasyon desteğine ihtiyaç duyulur (7,8). TGP’lerin yaklaşık %10’unda YB yatış endikasyonu olmaktadır. TGP’de solunum yetmezliği gelişmesi en önemli YB endikasyonu olmakla birlikte, YBÜ’nde yatış endikasyonları konusunda Amerika toraks derneği ve infeksiyon hastalıkları derneğinin (ATS-IDSA) pnömoni rehberindeki majör ve minör kriterler daha fazla kullanılmaktadır. Major kriterler invaziv mekanik ventilasyon gereği veya vasopressör gerektiren septik şok varlığıdır. Minör ölçütler ise; solunum sayısının dakikada otuzun üzerinde olması, PaO2/FiO2 oranının 250’nin altında olması, multilober infiltrasyon, konfüzyon-oryantasyon bozukluğu, üremi (BUN≥20 mg/ dl), lökopeni (lökosit<4000 /mm3), trombositopeni (trombosit<100000 mm3), hipotermi (vücut ısısı<360C), sıvı desteğine rağmen devam eden hipotansiyon olarak belirlenmiştir. Majör ölçütler YBÜ’ne kabul için kesin ölçütlerdir. Üç minör ölçütü taşıyan TGP olgularının YBÜ’nde veya yüksek düzey monitörizasyon ünitesinde takibi gerekir. Mikoplazma pnömonisi, genellikle iyi huylu ve kendi kendine de düzelebilen bir enfeksiyon olmasına karşın, bu olgu, sağlıklı, genç insanlarda dahi hayatı tehdit eden ağır formlarının olabileceğini bize göstermektedir. ARDS olgularında atipik bir pnömoni kliniği varlığında, atipik etkenlerin de ARDS’ye neden olabileceğinin gözönünde bulundurulması gerekir. Mekanik ventilasyon desteği gerektiğinde ise hastanın kliniği NIMV için uygunsa mutlaka denenmelidir (9). Bu olgu sunumunda olduğu gibi hastanın şuuru açık ve NIMV’a uyum varsa entübasyondan kaçınmalıdır. Ciddi TGP tanımı için ATS kriterlerinden farklı olarak CURB-65 ve Pnömoni şiddet indeksi (PSI) de sık kullanılmaktadır. CURB-65 skoru daha çok hastanın evde veya hastanede tedavisinin yapılmasının gerektiğinin belirlenmesinde kullanışlı iken, PSI skoru ise hastalığın ağırlığının belirlenmesi ve mortalite riskinin tayininde önemli kabul edilmektedir. YB takibi gereken toplum kökenli pnömoni mortalitesi %29-55’dir (1). Eşlik eden hastalıkların varlığı, SARS, H1N1 gibi salgın viral enfeksiyonlar, kemoterapi ve benzeri immün düşkün yapan ilaçların kullanımındaki artma, yaşam süresi beklentisinin uzaması gibi nedenlerle bu sıklığın daha da arttığı düşünülmektedir. Şiddetli TGP tedavisinde, antimikrobiyal ilaç tedavisinin dışında, sıvı desteği, solunum yetmezliğinin tedavisi ve adrenal fonksiyonlarda azalma varsa sistemik kortikosteroid desteği gerekir. Ayrıca bu hastaların %60-90’ında mekanik ventilasyon ihtiyacı olur. NIMV uygulaması, invaziv mekanik ventilasyon ihtiyacını yaklaşık %25 oranında azaltır. Ancak ciddi hipoksemisi olan ağır ARDS olgularında invaziv ventilasyona geçiş kararında gecikme olmamasına çok dikkat etmek gerekir. ATS – IDSA rehberinde de bilateral yaygın infiltrasyonu olan ciddi ARDS gelişmiş TGP olgularında acil entübasyon gerekmeyen durumlarda, dikkatli bir şekilde NIMV’un uygulanabileceği önerisi mevcuttur (1). 34 Journal of Chest Diseases and Critical Care 2014; 1 (1): 31-34 KAYNAKLAR 1. Mandell LA, Wunderink RG, Anzueto A., et al. Infectious Diseases Society of America / American Thoracic Society concensus guidelines on the management of CAP in adults. CID; 2007; 44: S27-72. 2. Chan E, Welsh CH, Fulminant Mycoplasma pneumoniae pneumonia. West J Med 1995; 162: 133-42. 3. Chian CF, Chang FY. Acute respiratory distress syndrome in Mycoplasma pneumonia: a case report and review. J Microbiol Immunol Infect 1999; 32: 52-6. 4. Chaudhry R, Tabassum I, Kapoor L. Et al. A fulminant case of acute respiratory distress syndrome associated with Mycoplasma Pneumoniae infection. J Pathol Microbiol. 2010; 53: 555-7. 5. Lo SC, Wear DJ, Green SL, et al. Adult respiratory distress syndrome with or without systemic diseases associated with infections due to Mycoplasma fermentants. Clin Infect Dis 1993; 17: S259-63. 6. TC Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı, Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet Etkililik Projesi Final Raporu. 2004; 7. Radisic M, Torn A, Gutierrez H, et al. Severe acute lung injury caused by Mycoplasma pneumoniae: Potential role for streroid pulses in treatment. Clin Infect Dis 2000; 31: 1507-11. 8. Marrie TJ. Mycoplasma pneumonia pneumonia requiring hospitalization, with emphasis on infection in the elderly. Arch Intern Med 1993; 153: 488-94. 9. Ucgun I, Yildirim H, Metintas M, Ak G. The efficacy of non-invasive positive pressure ventilation in ARDS: a controlled cohord study. Tuberk Toraks 2010; 58: 16-24.
Benzer belgeler
akut bronşit akut bronşit akut bronşit akut bronşit
Kan gazı ( dispne, KOAH, bilinç değişikliği, siyanozda