Halk soygunculuğa HAYIR dedi
Transkript
Halk soygunculuğa HAYIR dedi
Emekcilerin mücadelesi kazanacak AHV/AVS ve IV/AI ’ye zam Başarılı bir Mücadelenin tarihçesi 2 Özelleştirilmeye karşı grev Güvenlik Hizmetinde Toplu İş Sözleşme 3 Dünya Emekci kadınlar günü: 8 Mart 4 Horizonte’de görev değişimi Nr. 2 | mart 2013 | türkçe «Work» Gazetesinin eki olarak yayınlanır | Redaksiyon T +41 31 350 21 11, F +41 31 350 22 11 | [email protected] | www.unia.ch 3 Mart 2013 Halk Oylaması sonuçları Baş Makale Halk soygunculuğa HAYIR dedi 3 mart da seçimlere katılan İsviçre halkının % 67,9 u soygunculuğa hayır dedi. Ayrıca Jura kantonunda asgari ücret uygulaması kabul edildi. Basel şehri, cumartesi günü alış veriş yerlerinin açık olma saatinin uzatılmasını reddetti. Oylama sonuçları gösteriyorki, halk yüzbinlerce emekçinin en düşük ücrete çalıştırılmasını ve bir grup insanın emekcilerin sırtından milyonlar kazanmasını kabul etmiyor. Soygunculuğu yasaklayan insiyatifin kabul edilmesi, Jura kantonunda düşük ücretle çalıştırılmaya karşı çıkılarak asgari ücretin onaylanması, halkın artık eşitsizliğe boyun eğmek istemediğini, eşit bir dağılımı talep ettiğini gösteriyor. Halk artık, büyük hissedarlar, üst düzey şirket yöneticileri (menecer) her yıl milyarları cebe indirirken, emekcilere yaşamlarını bile sürdürmeye yetmeyecek aylık verilmesini kabul etmiyor. Politikacılar halkın verdiği bu sinyali ciddiye alarak, emekcilerin soyulmasına, ezilmesine dur demeli ve zengin bir ülke olan İsviçre’de emecilerin düşük ücrete çalıştırılmasını engellemeli. Düşük ücret skandalı son bulmalı Zenginler, kârlarına kâr katarken, yöneticiler milyonlarca Frankı banka hesaplarına yatırırken, 440.000 emekci 4000 Frankın altında aylık alıyor ve bu aylıkla ailesini geçindirmek zorunda kalıyor. Her yıl tüketim maddelerine zam yapılması, okul vb. için ödenen paraların artması 4000 Frankın altında aylık alan emecilerin yaşamını çekilmez hale getiriyor. Bu gerçeğin karşısında, işveren temsilcilerinin «aylıkları yetmiyorsa, soyal yardıma başvursunlar» demesi, patronların emekcilerin talepleriyle dalga geçtiğini gösteriyor. Şimdi uygulamaya geçmenin zamanı Vasella’nın paraşütünün iplerini halk kesti Soygunculuğu yasaklayan önerinin kabul edilmesi bu alanda atılan önemli bir adım, fakat bu uygulamayla soygunculuk tamamen ortadan kaldırılmamakta. Üst düzey şirket yönetici (menecer) aylıklarına azami bir sınır getirilmesini talep eden genç sosyalistlerin (JUSO) 1:12 insiyatifi astronomik ücretleri engellemek istiyor. Genç sosyalistler, aynı iş yerinde çalışan menecerin aylığı ile işçinin aylığı arasındaki büyük farkı, aza indirgemeyi hedefliyor. Şu an bir ayda bir menecerin kazandığı aylık, en düşük aylığı alan bir işçinin yıllık kazancının 73 katı. Insiyatif bu farkı en fazla 12 kat olarak belirlemek istiyor. Örnek: Aylığı 4000 Frank olan bir işçi, yılda 48.000 Frank kazanıyor. Şu an bir menecerin aylığı bu yıllık gelirin 73 katı, (48.000 x 73) 3 milyon 504 Frank. Genç sosyalistlerin önerisi: 48.000x12 = 576.000 bin. Halk bu insiyatif kabul ederse, bir menecerin kazanacağı en yüksek aylık, bir işçinin kazanacağı en düşük aylığın 12 katı olarak belirlenecek. Muhtemelen, 2013 sonbaharında bu insiyatif halk oylamasına sunulacak. Jura kantonu asgari ücreti kabul etti Neuenburg (Neuchatel) den sonra, Jura kantonunda da asgari ücret uygulaması yasallaştı. Unia’nında aktif olarak desteklediği insiyatif, % 54.2 evet oyuyla kabul edildi. İki kantondaki bu olumlu gelişme emekcilerin taleplerinin hayata geçirilebileceğini gösteriyor. Asgari ücret ödemesinin İsviçre genelinde uygulanmasını öngören sendikaların «4000 Frank asgari ücret» talebi, düşük ücret uygulamasına karşı geliştirilen alternatif bir uygulama. Unia, milletvekillerini bu talebi desteklemeye çağrıyor. Basel alış veriş yerlerinin cumartesi günü açık olma saatinin uzatılmasını kabul etmedi Basel şehri, alış veriş yerlerinin cumartesi günü saat 20 ye kadar açık olmasını reddetti. Aynı şekilde kanton Zürich, Luzern, St. Gallen ve Cenevre’de alış veriş yerlerinin açık olma saatinin uzatılmasına hayır dedi. Bu gelişmeler, halkın çalısanların sağlığına patronların kârından daha fazla önem verdiğini ve şu anki uygulamadan memnun olduğunu gösteriyor. Unia bakanlar kurulundan ve parlamentodan halkın bu isteğine saygı göstermesini, pazar günü açık olan iş yeri sayısının arttırılmasını talep eden Abate’nin önergesini ve alış veriş merkezlerinin açık olma saatinin İsviçre genelinde uzatılmasını isteyen Lomardi’nin önergesini reddetmesini istiyor. / Aurora García Sevgili okuyucular 5260. Ayda ortalama 6000 Frank – İsviçre’de aylık ortalaması-kazanan bir işçinin 5260 yıl çalışması gerekiyorki, Novartis meneceri Vasella’nın aylık maaşı 420.000.000 Frankı kazanabilsin. Vasella’nın astronomik aylığı İsviçre’de büyük tepkilere yol açtı, ve şaşkınlığa neden oldu: Acaba Vaselle ve onun gibi astronomik aylık alan kişiler, hangi işi yapıyor, hangi hizmeti veriyor ve neden onların aylığı ile bir işçinin aylı arasında büyük bir uçurum oluşuyor? Finans sermayesinin güç kazanması,ultra-liberalizmin güçlenmesi ve politikayı rehin alması sonucu bu tür uygulamalar yagınlaşıyor. Avrupa’nın güneyinde yer alan ülkeler bu problemi ve bunun halkın yaşamındaki etkisini çok iyi biliyor: Menecerler ve bankalar için para bulmada sorun yaşanmazken, emeçiler en yüksek vergiyi ödemek zorunda kalıyor ve emekcilerin yaşantısını zorlaştıracak «tassaruf» tedbirleri alınıyor. Politikacılar sürekli aynı nakaratı tekrarlıyor; sosyal devletin giderleri çok, bu nedenle sağlık, eğitim ve sosyal sigortalar alanında kısıtlamaya gitmemiz gerekir, fakat finans dünyası soyguncularının aylıklarına dokunmuyor. Bunların amacı, sosyal devleti yok etmek. Bu uygulamalar sonucu yoksulluk yaygınlaşırken, Vasella gibilerinin aylıkları sürekli artıyor. Bu uygulamalara tepki gösteren İsviçre halkı 3 Mart’da soygunculuğu durdurmak isteyen insiyatifi kabul etti. Bu uygulamayla hasta olan sistemin sadece ateşi düşürülmüş oldu. Ultra-liberalizim hastalığı hala ekonomiye zarar vermeye devam ediyor. Biz emekcilerin bu hastalığı yok etmek için mücadele etmesi gerekir. Marília Mendes Sendika göçmenler sekreteri, Yayın kurulu üyesi horizonte Kısa haberler 2013 de Sosyal Sigortalar ödemelerinde yapılan değişiklikler Vatandaşlık hakkı sertleştiriliyor Yaşlılık sigortası, ikinci ve üçüncü kasa (sütun), aile yardımı vb. sosyal sigortalar kapsamında yapılan ödemelerde yeni düzenleme yapıldı. Emeklilik (AHV/AVS) ve Malulen emeklilik (IV/AI) e zam sigorta yasası kapsamında tanınan bir hastanede yapılması gerekmekte. Ayrıca malulen emekli olan kişiler yardıma muhtaçlık tazminatını alma hakkına sahip. Yardıma çok ihtiyacı olan kişilere 1872 Frank, orta derecede yardıma ihtiyacı olanlara 1170 Frank ve en az yardıma ihtiyacı olanlara ise 468 Frank ödenmekte. AHV/AVS-Emeklilik Ocak 2013 den itibaren emekli maaşlarına zam yapıldı. En düşük emekli aylığı 1170 Frank, en yüksek emekli aylığı 2340 Frank olarak belirlendi. Evli emeklilere ödenen aylık yeni düzenlemeye göre 3510 Franktır. İkinci Kasa (Sütun), Mesleki Emeklilik Sigortası Yeni belirlemeye göre, çalışarak yılda en az 21.060 frank kazanan her şahıs Mesleki Emeklilik Sigortas’ına kayıt yaptırmak zorunda. Yardıma muhtaçlık tazminatınada zam yapıldı Parlamento, Bakanlar Kurulu’nun İsviçre vatandaşlığına geçiş koşullarını sertleştirme önerisini dahada sertleştirdi. 13 Mart’da parlamentoda çogunluğun aldıgı kararlar: Vatandaşlığa başvurmada belirleyici olan, İsviçre’de ikamet etme süresi 12 yıldan 10 yıla indirildi. Bundesrat’ın önerdiği 8 yıllık süreyi çoğunluk, FDP, SVP, CVP, BDP, Yeşil Liberaller retetti. Vatandaşlık başvurusu için C oturumuna sahip olma koşulu getirildi. F ve B oturmuna sahip olan göçmenler vatandaşlığa başvuramayacaklar. Değişikliklerden olumsuz etkilenecek diğer bir kesim de gençler. Bugünkü uygulamaya göre 10 ve 20 yaş arası İsviçre’de yaşayan gençlerin, İsviçre’deki ikametgah süresi vatandaşlıkta çifte sayılıyor. Yeni düzenlemeyle bu durum kaldırılacak. Yetişkinler için belirlenen süre gençler içinde geçerli olacak. Komisyon, vatandaşlığa başvuracak olan göçmenlerin, dili bilmesini, sözlü ve yazılı olarak kendisini en iyi şekilde ifade etmesini zorunlu kılıyor. Bakanlar Kurulunun önerdiği «iyi konuşma» önerisi çoğunluk tarafından rettedildi. Vatandaşlığa başvurmak isteyen kişiye çalışma zorunluluğu getirildi. Sadece entegre olan göçmenlere İsviçre vatandaşlığına geçiş hakkı öngörülüyor. Göreceli bir kavram olan, her kişi tarafından farklı olarak yorumlanan, entagrasyon terimi, vatandaşlığa geçişde sihirli bir kelime olarak yer almaya devam ediyor. Parlamentonun aldığı kararlar, tartışılmak üzere eyalet konseyine (Ständerat, Conseil des Etats) sevk edildi. Burs insiyatifi: Unia karşı öneriyi reddediyor İsviçre’de yüksek öğretim alanında hak eşitliği yok. Bursların çok düşük olması ve kantonlar arasındaki büyük farklılıklar bu eşitsizliği kamçılıyor. Bu uygulamayı İsviçre Öğrenci Derneği kaldırmak istiyor. Derneğin önerisine karşı çıkan insiyatif ise bursun artırılmasını öngörmediği gibi eşitsizliğe karşıda herhangi bir cözüm önerisi getirmiyor. Bu nedele, Unia, İsviçre Öğrenci Derneği’nin insiyatifini destekliyor. 2 Nr. 2 | mart 2013 | türkçe Bu yardım günlük yaşamını sürdürebilmek için yardıma ihtiyaç duyan emeklilere ödenmekte. Önemli: Bu ödeme otomatik olarak yapılmadığı için, başvurunun ikamet edilen kantondaki IV /AI müdürlüğüne yapılması gerekiyor. Yardıma çok ihtiyacı olan emeklilere, en düşük emekli aylığının % 80’ni ödeniyor, yani 936 Frank. Orta derecede yardıma ihtiyacı olan emeklilere en düşük emekli aylığının yarısı 585 Frank ve en az yardıma ihtiyaç duyan emeklilere ise en düşük emekli aylığının yüzde 20’si 234 frank ödeniyor. AHV/AVS -Asgari emekli primi Aynı şekilde, çalışmayan ve serbest iş yapıp yılda 9400 frankın altında Aile yardımı Yaşlılar halkları için mücadeleye devam ediyor geliri olan kişilerin ödediği emekli priminede zam yapıldı. Yeni uygulamada asgari prim 480 Frank, azami prim miktar ise asgari primin 50 kat fazlası 24 000 frank olarak belirlendi. İsviçre’de oturan ve çalışan her şahıs sigortalıdır. Eğer kişi çalışıyorsa 17 yaşını tamamladıktan sonra, çalışmıyorsa 20 yaşını tamamladıktan sonra prim ödeme zorunluluğu başlar. Prim ödeme zorunluluğu emekli yaşına kadar sürer. Çalışmayan kişiler prim tutarının tümünü kendisinin karşılaması gerekir. Sosyal yardım alanların primi, sosyal yardım veren kurum tarafından ödenir. Emeklilik yaşı bayanlarda 64, erkeklerde ise 65 olarak belirlenmiştir. IV/AI – Malulen emeklilik ve ek yardım En düşük aylık (tam Emeklilik) 1170 Frank, en yüksek emekli maaşı ise 2340 Frank olarak belirlendi. Malulen emekli olup 20 yaşının altında olan ve doğum özürlülüğünden dolayı hastanede tedavi gören kişinin tedavi parasının yüzde 80’nini IV/ AI (Malulen Emekli Sandığı), yüzde yirmisini ise kişinin ikamet ettiği kanton üstlenmekte. Bu yardımın alınabilmesi için tedavinin, hastalık Yeni belirlemeyle serbest iş sahibi kişilerde (ziraat alanında çalışanlar hariç) aile yardımı almaya hak kazandı. Bütün serbest iş sahipleri yasaya tabi kılındı. Bu yardımdan yararlanabilmek için Aile Yardım Kasası’na kayıt yaptırılması gerekiyor. Kasa (Sütun) 3a Üçüncü Kasa (3 a) olarak adlandırılan özel sigortalar için öngörülen azami vergi indirimi artırıldı. İkinci kasada (Mesleki Emeklilik Sigortası) sigortalı olan kişi için belirlenen miktar 6739 frank (önceden 6682 idi). İkinci kasada kayıtlı olmayan kişiler ise 33.696 frank (önceden 33.408 idi) vergiden düşürebiliyor. / Aurora García Yapı İşkolunda erken emekliliğin (FAR) yıllık tarihçesi Başarılı bir Mücadelenin tarihçesi Yapı İşkolunda çalışanların erken emekli olma talebinin kabul edilmesinin üzerinden 10 yıl geçti. Bu başarının ardından bir çok iş sektöründe, erken emekli olma talebi kabul edilmeye başladı. Sendikanın erken emekliliği talep ettiğinde, patronlar „bu kesinlikle mümkün değil“ dediler. Fakat Yapı İşkolu işçilerinin sendikayla birlikte yürüttüğü mücadele sonucu, erken emeklilik talebi kabul edildi ve 10 yıldır yürürlükte. Bu başarının kısa bir bilançosu: 1 temmuz 2003 de kurulan vakıf 10 500 inşaat işçisininin, 60 yaşında emekli olmasını sağladı. 60 yaşında erken emekli olan işçiler yasada belirlenen emekli yaşından-65 erkekler, 64 bayanlar-önce emekli oldukları için, aylıkları, ortalama 4352 Frank olarak 5 yıl boyunca–bayanlarda 4 Sadece yapı işkolunda erken emeklilik uygulanmıyor. Bazı sektörlerde de erken emekliliği kabul ettiler. Bu sektrölerin listesi: n Industrie de la construction VD (CRP) (Baugewerbe Waadt) n GAV (Toplu iş sözleşmesi) Gerüstbau n Retabat (Bau und Plattenleger Wallis) n KAV Holcim n CCRAMB – Bâtiment/Métallurgie Genève (Metallbau/Elektrogewerbe İnşaat işçileri mücadele etti =60 yaşında emeklik hakkını kazandı yıl- Erken Emeklilik Vakfı tarafından ödemekte. Pansiyon parası güvence altında Vakıf toplam 88.372 işçiyi çalıştıran 7055 iş yerine bağlı olarak çalışmasını yürütmekte. Vakıf’a ilk 10 yılda tam 2,5 milyar Frank (yüzde 5 i aylıklardan yapılan kensinti, bunun yüzde 4 ünü işveren ödüyor, yüzde 1 işçi den kesiliyor) ödendi. Vakıfa yapılan bu ödemeler ve paranın iyi değerlendirlmesi sayesinde pensiyon kasasının yapacağı ödemeler güvence altında. Pansiyon kasanın ödemeleri Genf) n Uhren und Mikroindustrie Deutsch schweiz – PREVHOR n GAV IBA-Gruppe Aarau (Industrielle Betriebe Aarau/ Stromwerke) n Papierindustrie Schweiz (Papier- und Zellstoffindustrie) n MPS Micro Precision Systems, Biel/ Bonfol (Uhrenindustrie) n Vorruhestandmodell (VRM) Dach und Wand karşılaması için belirlenen karşılama oranı yüzde 100 iken, bu oran Erken Emeklilil Vakfı’nda yüzde 120,8. Bu olumlu gelişmeden dolayı, inşaat patronları «bu kesinlikle mümkün değil» sözünün kendilerine hatırlatılmasından hoşlanmıyorlar. / Aurora García n LGAV für das Schweizerische Schlosn Marmor und Granitgewerbe n Retaval (Sanitär-installationen/ Spengler, Heizung/Lüftung, Metallbau, Elektro-Installationen Wallis) n Isoliergewerbe (ohne GE, VD, VS) n GAV Autogewerbe Wallis n CCRA (RESOR), Second Oeuvre Romandie (Ausbaugewerbe Romandie) n Carrosseriegewerbe CH ser-, Metallbau-, Landmaschinen-, Schmiede- und Stahlbaugewerbe n MÉTAL VAUD: Serrurerie et construction métallique, d’isolation et de calorifugeage canton de VD (Metallbranche Waadt) n Elektro- und TelekommunikationsInstallationsgewerbe der Schweiz n GAV Coop n L-GAV Gastgewerbe horizonte 3 Nr. 2 | mart 2013 | türkçe Sağlık alanında özelleştirme Özelleştirme dalgası İsviçre hastanelerini sardı Röportaj Kasım 2012 den beri 22 işçi La Providence hastenesinin özelleştirilmesine karşı mücadele ediyor. Bu sınıf mücadelesi, hastanelerin özelleştirilmesinin çalışanlar ve hastalar için olumsuz sonuçlar yarattığını gösteriyor. La Providence hastanesi kısa bir süre önce, özel klinik Genolier’e devredildi. Bu uygulamanın hemen ardından, işten çıkartmalar başladı, bazı işler hastane dışında bir firmaya verildi ve toplu iş sözleşmesi feshedildi. La Providence hastanesi halka hizmet veren Neuenburg (Neuchatel) hastaneler ağı içerisinde hizmet veriyor ve bu nedele devlet yardımı alıyor. Bu hastaneler «Santé 21» olarak adlandırılan toplu iş sözleşmesine göre hareket etmek zorundalar. Ancak Grenolie toplu işsözleşmesini istemiyor, fakat devlet yardımınada evet diyor. Neuenburg kanton yönetimi ise bu istisnai uygulamayı kabul ediyor. Bu uygulamayı tek kabul etmeyen, hastane çalışanları. Toplu iş sözleşmesinin rafa kaldırılmasına karşı çıkan 22 işçi greve gitti. Greve giden bu işçilere hemen çıkış verildi. İş çıkışlarına karşı dava açıldı ve dava henüz sonuçlanmadı. Hastanelerin finanse edilmesinde yeni düzenleme: Hastanelerin üzerindeki baskı La Providence hastanesinde yaşananlar, özelleştirmenin gerçek yüzünü gösteriyor. Yaklaşık bir yıldır hastaneler «Fallpauschale» (hasta başına ödenen sabit hastalık parası) Yönetim Kurulu üyesi ve göçmenler bölümü sorumlusu Rita Schiavi Greve giden işçiler halkın büyük desteğini aldı diye adlandırılan yöntemle finanse ediliyor. Hastaneler gidelerine göre değil, tedavi ettikleri hastaya göre devletten maddi yardım alıyor. Her teşhisin, her ameliyatın ne kadara mal olacağı, kısacası maliyeti önceden belirleniyor ve bu belirlemeye göre devlet hastaneye ödeme yapıyor. Eğer bir ameliyatın maliyeti öngörülenden daha fazla ise, hastane bu farkı kendisi ödemek zorunda kalıyor. Fakat öngörülen maliyetten daha az ise hastane bu durumda kâr etmiş oluyor. Bu uygulama çerçevesinde her hastane, hastaları az maliyete tedavi etmeye çalışıyor. Bu nedenle, hastanelerin hizmetlerinde kısıtlamaya gidiliyor ve bir çok hastane maddi sıkıntı yaşıyor. Bu durum Genolier gibi özel hastaneler grubu içinde yer alan hastanelerin işine geliyor. Özel hastaneler maddi sıkıntı yaşayan kamu hastanelerini kısa bir süre içersisinde devralarak etki alanını genişletiyor. Kötü iş koşulları ve birinci-ikinci sınıf tedavi uygulamasınamı geçiliyor? Bu yeni uygulama nedeniyle sağlık hizmetlerinin kalitesi düşüyor. Hastaların tedavi süresi, çok kısa tutularak , eve gönderiliyor, çünkü hastanın masraflarının düşük tutulması gerekiyor. Hastaneler, özel sigortası olan zengin hastaları tercih ediyor. Bu uygulamadan sadece hastalar değil, çalışanlarda büyük zarar görüyor: Uzun çalışma saatleri, gece ve hafta sonu mesai üceretlerinin düşürülmesi, belli bölümlerin başka firmalara devredilmesi vb uygulamalarla çalışanların haklarnda el konuyor. Çalışanların masraflarının azaltılması ve «esnek» olması isteniyor. Bu uygulamalar nedeniyle, hasta bakıcılık mesleğini yapmak ve bu alanda çalışmak isteyen kişilerin sayısıda azalıyor. / Aurora García Güvenlik Hizmetinde Toplu İş Sözleşmesi Güvenlik sektöründe çalışan emekçilerin konferansı 12 şubat da güvenlik sektöründe çalışanların ilk konferansı Bern’de Unia merkez binasında yapıldı. Bu konferans toplu iş sözleşme görüşmelerinin olduğu bir süreçte gerçekleştirildi. Konferansda, güvenlik sektöründe yıllardır çalışma yürüten Valérie Boillat veda etti. Gelecek konferans 4 haziran da yapılacak. Serbest dolaşım hakkı Serbest dolaşıma sınırlama Ventilklausel (clause de sauvegarde), Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerden İsviçre’ye gelen kişilerin, İsviçre’de ikamet etmesini ve çalısmasını belirleyen kontenjan sistemi. Bu sistem AB’ne 2004 yılında üye olan 8 ülke (AB-8) için; Polanya, Macaristan, çek çumhuriyeti, Slovenya, Slovakya, Estonya, Litvanya ve Letonya uygulanmakta. Bakanlar Kurulu şimdi AB üyesi diğer 17 ülke (AB-17) içinde geçerli kılmak istiyor. Unia Yönetim Kurulu üyesi ve göçmenler bölümü sorumlusu Rita Schiavi bu konu hakkındaki sorularımızı cevapladı. Ventilklausel’ın uygulanması AB ülkelerinden gelen göçmenleri nasıl etkiler? B oturumu (AB-17 ülke vatandaşları) ve L oturumunun (AB-8 vatandaşları) verilmesinde kontenjan uygulanacak. Eğer kontenjan dolmuş ise ve iş verenler iş gücüne ihtiyaç duyarsa, İsviçre’ye komşu ülkerden gelen «sınır işçi» leri yada kısa süreli oturuma müsadesine sahip olan kişileri işe alacak. Yada işverenler, işlerini yabancı firmalara verecek. İş alan yabancı firmalar İsviçre’ye gönderilen işçileri çalıştırabilecek. Bu uygulama özellikle sanayi sektöründe gerçekleşiyor. Kontenjan sistemi kapsamında göçmenler sadece kısa süreli işlerde çalışabilecek. Bakanlar Kurulu, serbest dolaşım uygulamasının İsviçre ekonomisi için önemli olduğunu vurgulamasına rağmen neden sınırlamak istiyor? Bakanlar Kurulu bu uygulamayla seçmenlerin tepkisini yatıştırmak istiyor. 2014 yılında oylamaya sunulacak olan iki insiyatif var (Ecopo ve SVP/EDU nun göç insiyatifi). Bu iki insiyatif yürürlükte olan göçmen politikasını eleştirerek yeni uygulamalara geçilmesini talep ediyor. Her iki insiyatifin çoğunluk tarafından kabul edilme tehlikesi var. Bakanlar Kurulunun Ventilklausel’ı aktifleştirerek iki insiyatife karşı mücadele etmek istemesi yanlış bir yöntem. Unia ve İsviçre Sendiklar Birliğinin bu konudaki tavrı nedir? Biz bu uygulamanın hiçbir şey getirmeyeceğini bir yıl önce söyledik. İşverenler işgücüne ihtiyaç duyduğu taktirde Ventilklausel’e rağmen AB ülkelerinden gelen işçileri çalıştırmak için bir yol bulacaktır. Bu durumda işçilerin en kötü şartlarda çalıştırılma tehlikesi büyük. Aynı zamanda yüksek kalifiye eleman bulmada sıkıntı yaşanacak. Çünkü yüksek kalifiye eleman süresiz iş anlaşması şartıyla İsviçre’ye geliyor. Serbest Dolaşım anlaşmasının geleceğini nasıl değerlendiriyorsun? 12 şubat salı günü, güvenlik sektöründe çalışan emekçiler biraraya geldi. Bir buçuk saat süren konferansa işverenler kurumu VSSU’da katılarak, toplu iş sözleşmesinde öngördükleri değişiklikleri sundu. Sendika aktivistleri, sendika delegeleri iş verenin önerilerini eleştirerek, kendi taleplerini dile getirdiler. Toplu iş sözleşmesinin uygulanması öne çıkan en önemli talepti. Valérie Boillat veda etti Güvenlik emekcileri taleplerini tartıştı İş saati Tartışmalarda gündeme gelen diğer bir konuda, iş saatlerinin düzenli olarak yazılması zorunluluğu ve buna bağlı olarak kontrolün yapılması oldu. Bu tartışmaların ardından VSSU, iş saatlerinin yazılmasının bir kurala bağlanması gerektiğini kabul etti. VSSU’nun sunduğu ABC- Modeli, toplu sözleşme görüşmelerinin temelini oluşturuyor ve delegeler bu önerilerden hangisinin kendilerine uygun oldugunu 4 haziran da yapılacak olan ikinci görüşmede belirleyecekler. Görüşmelere katılacak delegasyon ve başkanlık seçimi Toplu iş sözleşme görüşmelerine katılacak olan delegeler seçildi. Delegelerin isimleri: Adrienne Herrmann, Daniele Hunziker, Pascal Marsegan, Dominik Ritzmann, Thomas Bensik. Delegeler eş başkanlığa, Adrienne Herrmann (yeni) ve Daniele Hunziker’i (eski). Adrienne Havaalanı-emniyeti bölümünde çalışmakta ve yıllardır güvenlik alanında çalışan işçilerin çalışma koşullarını iyileştirmek için mücadele etmekte. / Aurora García AB’ne bu yaz üye olacak olan Hırvatistan’a serbest dolaşım hakkının tanınmasını İsviçre halkı kabul etmeyecek. Şimdiye kadar alınan tedbirlerin iyileştirilmesi, özellikle ortaklaşa ve zincirleme sorumluluğun* (Solidarhaftung) uygulanması gerekiyor. Ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk parlamentoda kabul edildi, fakat işverenler bunun uygulanmaması için her türlü yola başvuruyor. Sanayi kolunda kurulan küçük taşeron firmalar, işçileri çok düşük ücrete çalıştırarak, aylıkları düşürmeye çalışıyor İşçi ücretlerinin bilinçli olarak düşürülmesine karşı alınan tedbirlerin titizlikle uygulanması şart. / Aurora García * Solidarhaftung: Ortaklaşa ve Zincirleme Sorumluluk: «Birden fazla kişiler birlikte bir zarara neden olmuşlarsa, sorumluluk derecelerine bakılmaksızın ve eylemlerinin türü yönünden bir ayrım yapılmaksızın, zarar görene karşı, her biri ayrı ayrı zararın tamamından ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olurlar.» horizonte Coop-Toplu İş Sözleşme Röportaj Toplu İş Sözleşme görüşmeleri (TİS) başladı Coop çalışanlarının Toplu İş Sözleşmesi bu yıl sona eriyor. Bu nedenle görüşmelere ilkbaharda başlanacak. 2014 yılında yeni TIS yürülüğe girecek ve Coop TIS’in 100 yılını kutlayacak. Unia Delegeleri branş konferansında imza toplayarak esnek çalışma yerine, işçileri koruma ve daha iyi bir TIS talebini dile getirdiler. Aynur Kükcü (sol) Nuray Demirci (orta) Leyla Çalışkan (sağ) «Kadınların bilinçlenmesi ve örgütlenerek kendi hakları için mücadele etmesinde Unia sendikası önemli bir rol oynamakta» 8 Mart dünya emekci kadınlar günü Isviçrede kutlandı. 8 Mart kutlamalarından önce Unia üyesi Aynur kukcu, Nuray Demirci ve Leyla Çalışkan ile 8 Mart ve Isviçredeki kadınların konumunu ele alan bir röpörtaj yaptık. Sizce 8 Mart neden kutlanıyor? Aynur: Ben 8 Martın anlamını bir kaç gün önce, bu röpörtaja hazırlanırken öğrendim. 8 mart kadınlar günün çıkış noktasının acı bir olaya dayanıyor. 1858 de çoğunluğu kadın olan 129 kişi bir fabrikada yanarak ölüyor ve bu kadınların anısına 1910 da, Kopenhag da 8 Martı dünya kadınlar günü olarak kutlama kararı alınıyor. 8 Martın tarihçesini ögrenmem içimde bir burukluk yarattı. Unia sendikası işyerimizde kadınlara kırmızı gül dağıtınca, ben çok güzel bir gün olarak düşünüyordum. Nuray: ABD nin New York kentinde, işçiler 12 saatlik çalışma gününe ve elverişsiz çalışma koşullarına karşı çıkarak gösteri düzenlediler. Kadınlarda bu gösteride aktif olarak yer aldı. Bu nedenle ben 8 martı, kadınların baş kaldırdığı bir gün olarak değerelendiriyorum. Leyla: Ben 8 Martı emekçi kadınlar günü, kadınların kendi haklarını almak için mücadele ettikleri bir gün olarak değerlendiriyorum. Bugünde hala bir çok sorun yaşanıyor, kreş, iş vb. Bizlerde kendi sorunlarımıza sahip çıkmalıyız. Bence 8 mart güzel bir gün, kadınların baş kaldırısını ve birlikteliğini sebolize ediyor. Peki İsviçrede kadınlar kendi hakları için birlikte hareket edebiliyormu? Nuray: İsviçreli kadınların meslekleri var, toplum içinde belirli bir statüye sahipler. Göçmen kadınların ise sorunları çok. Bu nedele göçmen ve yerli kadınların biraraya gelme koşulları fazla yok. Aynur: 26 senedir aynı fabrikada çalışıyorum, bu çalışma süresi boyunca hem İsviçreli, hemde göçmen kadınların bir çok sorun yaşadığını gördüm. Mobbing, cinsel taciz vb. Buna rağmen kadınlar kendi talepleri için biraraya gelemiyor, var olan haklarımızı bile talep edemiyoruz. Özellikle biz göçmenler çok çekingen davranıyoruz. Leyla: Haklarını arayan mücadele eden kadınlarda var. Kadınlar mücadele etmiyor dersek yanılmış oluruz. Kısa bir süre önce Neuchatel ’de sağlık görevlileri greve gitti, bunların arasında kadın emekçilerde bulunmakta. İsviçreli ve göçmen kadınlar biraraya gelerek mücadele ettiler. Bence emekçi insanların sorunları aynı, ve bu sorunlar temelinde biraraya gelebiliyorlar. İsviçre’de kadınlar erkeklere oranla % 20 daha az ücret alıyor, yeterli kreş olmadığı için çalışamıyor, kadınlar arasında işsizlik oranı daha fazla, sizce bu sorunlara karşı ne yapılabilir? Nuray: İsviçre’de imza toplanarak kadınların sorunları dile getirilebilir. Örneğin Abzocker (Soygunculuk)a karşı çıkan inisiyatifi sadece bir kişinin çabasıyla gündeme geldi ve halkın büyük desteğini aldı. Bizler neden böyle bir çalışmanın içerisine girmeyelim? 4 Nr. 2 | mart 2013 | türkçe Aynur: Bizim kadınlarımızın çoğu bu ülkede konuşulan dili bilmiyor, bu nedenle hakkını arayamıyor. Dil bilen insan kendine daha fazla güvenir, hakkını öğrenmek için çabalar. Birde iş kaybetme korkusu var. Nuray:Kadınların bilinçlendirilmesi için Unia sendikası daha fazla çalışma yürütmeli. Kadınların potansiyeli çok, fakat bilinç düzeyleri çok geri. Kadınlar, özellikle ilk kuşak aile içinde ve toplumda baskı altında tutuldu, öne çıkan kadınların gelişmesi engellendi. Aynur: Kadınında bu konuda eksiklikleri var. Artık eskisi gibi değil, toplum bizlere birçok olanak sunuyor, bu olanakları kullanarak kendimizi geliştirebiliriz. Yeni nesil meslek yapıyor, dil biliyor, çalışıyor. Nuray: Evet doğru, fakat çevresinde, dünyada olan bir çok şeyden haberi yok, politik olarak kendisini yeteri kadar geliştirmiyor, sadece kariyer yapmakla yetiniyor. Bunu ben politik cahillik olarak adlandırıyorum. Leyla: Unia sendikası, kendi üyelerine yönelik değişik kurslar düzenliyor, onları bilgilendirmeye çalışıyor ve iş yerlerinde kadınların sorunlarıyla ilgileniyor. Bizler de Unian’nın çalışmalarının içinde yer alabilir, çevremizdeki kadınları bu aktivitelere katılmaya teşvik edebiliriz. Kadınların bilinçlenmesi ve örgütlenerek kendi hakları için mücadele etmesinde Unia sendikası önemli bir rol oynamakta. Aynur kükcü, 46 yaşında, Scintilla (Bosch) fabrikasında 26 senedir montajcı olarak çalışıyor, iki çocuk annesi, 13 yıldır Unia üyesi. Nuray Demirci, 36 yaşında, Partner Pack firmasında büro elemanı olarak çalışıyor, üç çocuk annesi, evli, 4 aydır Unia üyesi. Leyla Çalışkan, 40 yaşında, aşçı yardımcısı, 2 aydır işsiz , iki çocuk annesi, 4 senedir Unia üyesi 8 Mart’ın Tarihçesi 8 Mart 1858 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı. 26–27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1858 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın dünya emekci kadınlar günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Son on yılda Coop’un geliri, kârı (% 43) arttı. Bu süreçde esnek zaman modeline göre çalışmak zorunda kalan emekciler üzerindeki baskıda arttı. Bu uygulamalara karşı çıkan emekciler TIS kapsamına alınması gereken taleplerini belirlediler: 1.Çalışlanları esnek çalışma uygulamasından korumak için, mesai, eksik saat ve uzun çalışma süresinin kısıtlanması (örn: kontrol saat sisteminin tekrar uygulamaya konulması). 2.Asgari ücreti arttırarak herkese adil ücret ödenmesi. Ücret belirlenmesinde, çalışanların tecrübelerinin Toplu İş Sözleşme mücadelesi devam ediyor dikatte alınması ve eşit ücret uygulanmasına geçilmesi. 3.Daha iyi bir TIS için, görüşmelere katılan sendika üyesi işçi temsilcilerinin, işverenle aynı hakka ve yetkiye sahip olması. Böylece kabul edilen yeni TIS’in bütün Coop şubelerinde uygulanması garanti altına alınmıs olacak. Taleplerinin işveren tarafından ciddiye alınarak uygulamaya geçmesini isteyen emekçiler, topladıkları imzalarla birlikte bir mektubu işverenleri Coop’a teslim ettiler. / Aurora García Portre Emine Sarıaslan İletişim adresi: [email protected] Değerli Horizonte okuyucuları Şubat ayından itibaren Horizonte’nin türkçe sayısını çıkarma sorumluluğunu üstlendim. Emekcilerin sesi olan Horizonte gazetesinde çalışmak benim için onurlu bir görev. Bu görevi layıkiyle yerine getirmeye çalışacağım. Sizlerle bu güne kadar yapılan toplantılarda karşılaştım, aynı talepler için birlikte yürüdük, işçilerin emekçilerin haklarına yapılan saldırılara karşı çıkarak gücümüzü birleştirdik. İsviçre’ye ayak bastıktan çok kısa bir süre sonra, SMUV sendikasına üye olarak sendikal mücadelenin içinde yer aldım. 14 Haziran 1991 yılında yapılan İsviçre kadın grevinde Basel Kiosk AG işçisi kadınlarla birlikte yürüyüş düzenledim. Sendikal mücadele benim yaşamımın bir parçası oldu ve olmayada devam ediyor. Sendikalar her ulustan işçiyi, kadını, erkeği, yaşlıyı, genci biraraya getiren bir kurum. Bu kurum çatısı altnda mücadele ederek haklarımızın kısıtlanmasını engeller, yeni haklar elde edebiliriz. İsviçre’de sosyal danışmanlık fakültesini bitirdim. Okul sonrası değişik alanlarda çalıştım, şu an Horizonte’deki görevimin yanı sıra göçmenlere yönelik proje çalışmaları yürüten bir kurumda çalışıyorum. Aynı zamanda Unia Ulusal Göçmenler Komisyonu eş başkanı ve FIMM’in (Forum Integration für Migranten und Migratinnen) başkanı olarak poltik çalışmamı sürdürüyorum. Değerli okuyuclar, Horizonte gazetesi, sadece masa başında yazılan bir gazete değil. Horizonte, sizlerinde katkılarıyla zenginleşen bir gazete. İşyerinizdeki,bölgenizdeki gelişmeleri bizlerle paylaşmaya devam ederseniz, gazetemizin gelişmesine katkıda bulunmuş olursunuz. Birlikte çalışmak umuduyla, sizlere iyi okumalar diliyorum! / Emine Sarıaslan Impressum: Beilage zu den Gewerkschaftszeitungen work, area, Événe ment syndical | Herausgeber Verlagsesellschaft work AG, Zürich, Chefredak tion: Marie-José Kuhn; Événement syndical SA, Lausanne, Chefredaktion: Sylviane Herranz; Edizioni Sociali SA, Lugano, Chefredaktion: Claudio Carrer | Redaktionskommission A. García, D. Filipovic, E. Sariaslan, M. Martín, M. Mendes, O. Osmani | Sprachverantwortlich Emine Sariaslan | Layout C. Lonati, Unia | Druck Ringier Print, Adligenswil | Adresse Unia Redaktion «Horizonte», Weltpoststrasse 20, 3000 Bern 15, [email protected] / Emine Sarıaslan www.unia.ch
Benzer belgeler
Aylıklarımızı koruyalım, yabancı düşmanlığına hayır
durumu sayılarla ifade etemek gerkirse, çalışanların % 60 ı asgari ücret
uygulamasının olmadığı iş yerinde
çalışıyor ve aylıkları korunamıyor. İşveren ekonomik krizi vb. bahane ederek aylıkları düş...