“Alevi Bektaşi düşünesini tabi ki içine sindiremez” “Alevi Bektaşi
Transkript
“Alevi Bektaşi düşünesini tabi ki içine sindiremez” “Alevi Bektaşi
20 YKR YIL: 1 SAYI: 43 10 ÞUBAT 2006 CUMA Gündeme iliþkin sorularýmýza yanýt veren Hacýbektaþ Esnaf Kefalet Kooperatifi Baþkaný Yüksel Özcan’la yaptýðýmýz görüþmeyi yayýmlýyoruz. GÜNDEM “Alevi Bektaþi düþünesini tabi ki içine sindiremez” “mutaassýp devletin þeri hükümlerine uygun idare edilmesini isteyen bir hareketin içinden gelen bu gurup, Alevi Bektaþi düþüncesini tabi ki içine sindiremez ve Alevi Bektaþi erkeklerimizin baþýna sarýk sarmak, kadýnlarýmýzý ise, çarþafýn içine sokmak isterler. Böyle bir hükumetten ne beklenir. Ortaçaðýn karanlýklarýna Alevi Bektaþi düþüncesini gömmek ister, tabiki güçleri yeterse.” HABERÝ 2. SAYFADA Köksal Kaya - 5079911 “Derslik lazým” Yonca, korunga, silajlýk mýsýr, fið, mürdümük yem bitkilerine doðrudan gelir desteði veriliyor. Alaaddin lambasýný söndürdü gitti, bir yaman karanlýktayýz. HOLLANDA’DAN MEKTUP HABERÝ 3. SAYFADA Kýþ, kar, dökülen kerpiç duvar Biçerdöver sürücü kursu 13 Aðustos Çoban’larý Uður Eroðlu 13 Aðustos 2005 birçok insanda olduðu gibi, benim için de özel ve geleceðe umutla bakmama aracý olacak tarihi bir dönemin baþlangýcý oldu. 6. sayfada Hacýbektaþ Ýlçe Tarým Müdürlüðü Biçer döðer sürücü kursu açýyor. Biçer döðer operatörlüðü kursu için Pazartesi gününe kadar baþ vurulmasý gerektiði belirtildi. Yazý Dizisi Hacýbektaþ Dergâhý Postniþini Veliyettin Ulusoy’la Söyleþtik HABERÝ 2. SAYFADA Ýyodumuz yetersiz HABERÝ 3. SAYFADA Masallar ülkesinden karanlýða… Hasan Kaya HABERÝ 2. SAYFADA Türkiye'de her üç kiþiden biri iyot yetersizliðine baðlý sorunlar yaþýyor. Þehir dýþý: 20 YTL Posta Çeki Hacýbektaþ Ýlçe Saðlýk Grup baþkanlýðý nezaretinde, okullardaki aþýlama kampanyasý devam ediyor. Kredi desteði sürüyor Hacýbektaþ için: 5 YTL Þehir dýþý abone ödemeleri Cumhuriyet Ýlköðretim Okulu Müdürü görüþtük HABERÝ 2. SAYFADA ABONE BEDELLERÝ (aylýk) (kdv dahil) Aþýlama sürüyor Öðrenci derslikler hakkýnda bilgi veren Cumhuriyet Ýlköðretim Okulu Müdürü Nihat Demirci “Ortalama 280 öðrencimiz var. Taþýmalý 100 tane öðrencimiz var. Bu öðrencilerimiz Avuç, Sadýk ve Ýlicek köylerinden gelmektedir.” dedi. GAZETEMÝZE ABONE OLMAK ÝÇÝN Tel: 441 29 16 Ahmet Koçak 2. bölüm 4. sayfada NÖBETÇÝ ECZANE Yitik yýllarý yaþýnda biriktirmiþ bir teyze. Biriken kar damlaya duracak, belki de damlalar eve akacak. Önlemek gerek!.. GÜNEÞ ECZANESÝ Ecz. Tel: 441 29 45 Ev Tel: 441 29 45 2 GÖRÜÞLER Aþýlama sürüyor HACIBEKTAÞ- Hacýbektaþ Ýlçe Saðlýk Grup baþkanlýðý nezaretinde, okullardaki aþýlama kampanyasý devam ediyor. Yapýlan aþýlama kampanyasý ile ilgili görüþtüðümüz, Hacýbektaþ Saðlýk Grup Baþkaný Doktor Ali Cemal Hüsnigil þu bilgileri verdi. “Bakanlýðýn verdiði yýllýk aþýlama periyotu çerçevesinde, aþýlamalara devam ediyoruz. Ýlçemiz ilköðretim okullarýnda bulunan 167 1.ci sýnýf öðrencisine, Kýzamýk aþýsý, 142 8'ci sýnýf öðrencisine de 2'ci doz Hepatit B aþýsý yaptýk, toplam 309 öðrenciyi aþýladýk” dedi. Haziran ayý döneminde 3'cü doz aþýlarýn yapýlacaðýný belirtti. Kredi desteði sürüyor Yonca, korunga, silajlýk mýsýr, fið, mürdümük yem bitkilerine doðrudan gelir desteði veriliyor. HACIBEKTAÞ – Yem bitkilerinin ekimine yönelik doðrudan gelir desteði veriliyor. Yonca, Korunga, Silajlýk mýsýr, Fið, Mürdümük yem bitkilerine doðrudan gelir desteði veriliyor. Doðrudan gelir desteði adý altýnda çiftçilere kredi veriliyor. Yem bitkileri ekiliþine yönelik doðrudan destek kredileri veriliyor. Ayrýca, doðrudan gelir desteði kapsamýnda sertifikalý tohum ve sertifikalý fidan kullanma desteði de devam ediyor. Devlet Üretme Çiftliklerinde ve özel þirketler tarafýndan verilen tohumlarýn sertifikalý olduðu ve üreticilerin sertifikalý tohum almalarýnýn uygun olacaðý bildirildi. Hayvancýlýk yapan üreticiler için, suni tohumlama, süt pirimi, tohumlamadan doðan buzaðýlara verilen destekler verilmektedir. Verilen desteðin bu yýl için miktarýnýn ne kadar olacaðý açýklanmadý. 10 Þubat 2006 Cuma Gündeme iliþkin sorularýmýza yanýt veren Hacýbektaþ Esnaf Kefalet Kooperatifi Baþkaný Yüksel Özcan’la yaptýðýmýz görüþmeyi yayýmlýyoruz. “Alevi Bektaþi düþüncesini tabi ki içine sindiremez” “mutaassýp devletin þeri hükümlerine uygun idare edilmesini isteyen bir hareketin içinden gelen bu gurup, Alevi Bektaþi düþüncesini tabi ki içine sindiremez ve Alevi Bektaþi erkeklerimizin baþýna sarýk sarmak, kadýnlarýmýzý ise, çarþafýn içine sokmak isterler. Böyle bir hükumetten ne beklenir. Ortaçaðýn karanlýklarýna Alevi Bektaþi düþüncesini gömmek ister, tabiki güçleri yeterse.” Baþbakan mal varlýðýný açýklayacaðýný söylemiþti. Baþbakan, yasalarý neden göstererek, hiçbir açýklama yapmadý. Açýk- Þeffaf siyaset konusunda bir fýrsat böylece kaçmýþ oldu. Bu konu ile ilgili ne söylemek istersiniz. Yüksel Özcan: Sayýn baþbakanýn mal varlýðýnýn meblasýnýn büyük olduðunu ve bu mal varlýðýnýn gayri meþru kazanç olduðundan ve kazancýnýn Ýstanbul belediye baþkaný olmasýndan sonra olduðu için açýklama yapmayacaktýr. Çünkü babasýnýn ve kendisinin belediye baþkaný seçilene kadar fazla bir sermaye sahibi olmadýðý için böyle bir riski göze alýp nasýl açýklasýn. Eðer açýklarsa gayri meþru yollardan elde ettiði ortaya çýkar. AB Türkiye Temsilcisi Hans Jörg Kretschmer, Alevi Birlikleri Federasyonu yetkilileriyle görüþerek “Hükümetin Aleviliði tanýmlamasýnýn inanç özgürlüðü açýsýndan doðru olmadýðýný, her inanç gurubunun kendi inancýný tanýmlama hakký bulunduðunu” belirtti. Siz hükumetin Aleviliði tanýmlamasýný inanç özgürlüðü açýsýndan nasýl deðerlendiriyorsunuz. Yüksel Özcan: Bu hükumetin þuandaki baþbakaný bulunan Erdoðan'ýn baþýnda bulunduðu gurubun kökeni kökten dinci. Necmettin Erbakan'a baþlatmýþ olduðu, mutaassýp devletin þeri hükümlerine uygun idare edilmesini isteyen bir hareketin içinden gelen bu gurup, Alevi Bektaþi düþüncesini tabi ki içine sindiremez ve Alevi Bektaþi erkeklerimizin baþýna sarýk sarmak, kadýnlarýmýzý ise, çarþafýn içine sokmak isterler. Böyle bir hükumetten ne beklenir. Ortaçaðýn karanlýklarýna Alevi Bektaþi düþüncesini gömmek ister, tabiki güçleri yeterse. “ Erbakan'a af”yasasý bu gün Meclis'e getiriliyor. Kayýp milyon davasýnda 2 yýl 4 ay 10 gün hapis cezasýný evinde çekmesine olanak saðlayacak, yasa teklifi Meclis Adalet Komisyonunda görüþülecek. Biçerdöver sürücü kursu Hacýbektaþ Ýlçe Tarým Müdürlüðü Biçer döðer sürücü kursu açýyor. Biçer döðer operatörlüðü kursu için Pazartesi gününe kadar baþ vurulmasý gerektiði belirtildi. HACIBEKTAÞ – Ýlçe Tarým Müdürlüðü tarafýndan biçer döðer sürücü kursu açýlacaðý öðrenildi. Operatör sürücü kursu kapsamýnda yapýlacak olan kursa baþ vurularýn Pazartesi'den önce yapýlmasý gerektiði bildirildi. Genç ve iþsiz olan insanlar için önemli avantajlar saðlayabileceði düþünülen kursun 15 gün süreceði belirtildi. 15 gün kursa katýlan kursiyerlere baþarýlý olmalarý durumunda operatör sürücü sertifikasý verileceði öðrenildi. Operatör olmayý hak eden sürücülerin yaz döneminde iyi bir ücret karþýlýðý iþ bulabilecekleri belirtildi. Yasallaþmasý durumunda, cezasýný evinde çekecek. Kanun hakkýnda neler söyleyebilirsiniz, bu konudaki düþünceleriniz nelerdir? Yüksel Özcan: Erbakan'ýn af konusu ise, geçmiþte Erbakan'a olan borcunu ödemek. Benim için þahsi görüþüm ise, Erbakan' ýn hapis yatmasý deðil, tahakkuk eden borcunun faiziyle birlikte alýnmasýndan yana. Çünkü seksen yaþýndaki Erbaan'ýn hapis yatmasý iç açýcý deðil, ölmeden borcunun tahsilinin yapýlmasý veya öldükten sonra mirasçýlarýndan tahsil edilerek bu tutarlarýn Türkiye Cumhuriyeti'nin Kasasýna girmesidir. GEREKLÝ TELEFONLAR Kaymakam Kaymakamlýk Yazý Ýþ. Sos. Yar. ve Day. Özel Ýdare Nüfus Belediye Baþkaný Milli Eðitim Müd. Halk Eðitim Müd. Askerlik Þubesi Kapalý Spor Salonu Devlet Hastanesi Ýlçe Saðlýk Grup Bþk. Tapu Sicil C.Savcýlýðý Adliye Adliye Kütüphane Müze Turizm Danýþma Emniyet Amirliði Karakol Amirliði Jandarma Ýlçe Tarým Lise Kýz Meslek Lisesi Mal Müdürlüðü Kadastro Karaburna Belediye Kýzýlaðýl Belediye PTT. T.M.O. Ziraat Bankasý Þoförler Cemiyeti Esnaf Odasý Tarým Kredi Koop. TEDAÞ 441 30 09 441 34 10 441 39 77 441 31 01 441 31 02 441 36 51 441 30 15 441 30 48 441 30 10 441 35 20 441 30 15 441 36 32 441 32 49 441 30 18 441 35 38 441 30 18 441 30 19 441 30 22 441 36 87 441 26 97 441 36 66 441 30 52 441 30 20 441 37 74 441 31 08 441 30 56 441 35 37 453 51 30 455 61 29 441 35 55 441 31 42 441 33 26 441 30 74 441 37 42 441 32 76 441 31 42 HABER 10 Þubat 2006 Cuma Ýyodumuz yetersiz Türkiye'de her üç kiþiden biri iyot yetersizliðine baðlý sorunlar yaþýyor. Ýyodun vücutta troid bezi hormonlarýnýn üretilmesine yardýmcý olduðu biliniyor. Vücudun günlük iyot ihtiyacý 150 mikrogram. Bu ihtiyaç yeterli bir beslenmeyle giderilebiliyor. HACIBEKTAÞ- Ýlçe Tarým Müdürlüðü Gýda Mühendisi Aykut Uçallý, “Türkiye'de her üç kiþiden birinin iyot yetersizliðine baðlý sorunlar yaþadýðýný” belirterek, konuyla ilgili olarak þu açýklamalarda bulundu: “Tuz ana maddesi sodyum klorür olan ve ham tuzdan insan tüketimine uygun nitelikte üretilen üründür. Sofra tuzu; doðrudan tüketiciye sunulan ince toz haline getirilmiþ, iyotla zenginleþtirilmiþ, rafine edilmiþ veya edilememiþ tuzdur. Gýda sanayi tuzu; gýda sanayinde kullanýlan iyot içermesi zorunlu olmayan tuzdur. Türkiye'de her üç kiþiden biri iyot yetersizliði ve buna baðlý sorunlardan muzdariptir. Ýyodun vücuttaki temel fonksiyonu, tiroit bezi hormonlarýnýn üretimine yardýmcý olmaktýr. Vücudun günlük ihtiyacý 150 mikrogram kadardýr. Yeterli bir beslenmeyle rahat bir þekilde vücudun iyot ihtiyacý karþýlanabilir. Ýyot; balýk, deniz ürünlerinde, sýðýr yüreðinde, ýspanakta, pirinçte, iyotlu tuzda bulunur. Ýyot yetersizliði tiroit bezlerini etkileyeceði için hipotiroid (guatýr) hastalýðýna yol açar. Ýyot ilave edilen tuz'da iyot kaybýný engelleyecek ambalaj materyali kullanýlmalýdýr. Ýyot güneþ ýþýðýndan olumsuz etkileneceði içi, ambalaj materyali güneþ ýþýðýný geçirmez nitelikte olmalýdýr. Bakkallarda, marketlerde sanayi tuzu satýlmasý yasaktýr. Yemek piþerken veya piþmeden önce atýlan tuzda iyot buharlaþmaktadýr. Yemeðin piþmesine veya servisinde tuz ilavesi bu kaybý önleyecektir. Tuzluklarýn aðzý açýk olmayacak yoksa iyot tuz içerisinden uçmaktadýr. Ýyot, tüketmemesi gereken kiþiler için, iyotsuz tuzlarda mevcuttur. Ve ambalaj büyüklüðü 250 gramý geçmemelidir. Ambalaj üzerinde “iyotsuz sofra tuzu” ibaresi görünür þekilde yer almalýdýr. Ýyotlu tuzlarda, bakanlýðýn belirlediði “ iyotlu tuz sembolü” yer almalýdýr. Tarým ve Köy Ýþleri Bakanlýðý'nýn yayýnlamýþ olduðu, Türk Gýda Kodeksi ve Gýda Sanayi Tuz Tebliði (2004- 44 sayýlý teblið) kapsamýnda tuzda iyot miktarýnýn izlenmesi ve kalitesi ile ilgili izleme aktiviteleri, yemek üretimi yapan iþletmelerde, Hacýbektaþ Ýlçe Tarým Müdürlüðü, Kontrol Þube Müdürlüðü ekiplerince düzenli olarak yapýlmaktadýr. Bu anlamda vatandaþlarýn kullandýklarý, satýn aldýklarý tuz ve diðer bütün gýda maddeleri için, bilinçlenmesi noktasýnda, Hacýbektaþ Ýlçe Tarým Müdürlüðü'nde görevli, gýda kontrolörü mühendisler, her türlü þikayet ve önerilere açýktýr.” 3 Cumhuriyet Ýlköðretim Okulu Müdürü Nihat Demirci ile görüþtük, sorunlarýný dinledik “Derslik lazým” HACIBEKTAÞ- Öðrenci derslikler hakkýnda bilgi veren Cumhuriyet Ýlköðretim Okulu Müdürü Nihat Demirci “Ortalama 280 öðrencimiz var. Taþýmalý 100 tane öðrencimiz var. Bu öðrencilerimiz Avuç, Sadýk ve Ýlicek köylerinden gelmektedir.” dedi. Öðrenci sýnýf daðýlýmý hakkýnda Demirci þu açýklamada bulundu; “Okulumuzda bir tane ana sýnýfýmýz, iki tane altýncý sýnýf, bir tane yedinci sýnýf, iki tane sekizinci sýnýf olmak üzere toplam onbir sýnýfýmýz var. Onikinci sýnýfýmýz bilgi teknoloji sýnýfýdýr. Bu sýnýfta onaltý adet bilgisayar bulunmaktadýr.” Okulda yaþadýklarý sýkýntýlarýnda olduðunu söyleyen Demirci “Sýkýntýlarýmýzda var. Örneðin, 5. sýnýfýmýzda 42 öðrencimiz var. Bu sýnýfýmýzýn bölünmesi ve öðrenci sayýsýnýn azaltýlmasý gerekiyor. Dersliðimiz yok. Diðer sýnýflarda öðrenci sayýmýz normal. 22- 24 öðrenci var. Öðretmen odamýz dar, bir odada öðretmen odasý için gereklidir. Bakanlýk okulumuza projeksiyon, tv, video, tepegöz gibi ders araçlarý verdi. Bu araçlarý kullanmak istediðimizde dersliklere taþýmak zorunda kalýyoruz. Bu araçlar için ayrý bir derlik gerekiyor. Gösterim odasý olarak düzenleyebileceðimiz bir dersliðe ihtiyacýmýz var. Kütüphanemiz yok. . 100 taþýmalý öðrencimiz var. Boþ zamanlarýnda, kütüphanede okumak araþtýrmak ve ders çalýþmak için onlara güzel bir ortam kurmalýyýz. Bunun için kütüphane odasýna ihtiyaç var. Beden eðitimi derslerinde öðrencilerimizin soyunabileceði soyunma odasýna ihtiyacýmýz var. Okulumuzun sorunlarýný Ýl Genel Meclisi Üyeleri geldiler dinlediler. Onlara durumu anlattýk. Yardýmcý olacaklarýný söyleyip, gittiler. Durumun sonucunu da umutla bekliyoruz. Umarým sorunumuza bir çözüm bulunur. Ayrýca bu konuda Okul Aile Birliði'mizde özverili çalýþmalar yapýyor.” dedi. Kendisini üzen ve sýkýntýya sokan bir soruna da deðinen Demirci “ Okulumuz açýsýndan beni üzen sýkýntýlý bir durum var. Okulumuzun yakýnýn da oturan vatandaþlarýmýz dahil, bir çok öðrenci velisi çocuklarýný ilçemizin baþka okullarýna kayýt ettiriyorlar. Bu durum bizi üzüyor. Okulun baþarý durumuna bir bakýlmasýný öneriyorum. Geçen yýl, bizim okuldan 5 çocuk Anadolu Liselerine girmeye hak kazandý. Okulumuzda okuyan çocuklar hepimizin çocuklarýdýr. Bu coðrafyanýn insanýdýr. Yanlýþ deðerlendirilmesin. Yanlýþ düþünenleri utandýracaðýz. Bize yardýmcý olan herkese teþekkür ediyorum” dedi. 4 ARAÞTIRMA Büyük keþiflerin, birden içe doðuþ þeklinde fýþkýrdýðýný hatýrlarsak, dediðimizin doðruluðunu kanýtlamýþ oluruz. Þaire ilham gelmesi gibi’ Kendi mütevazi hayatýnýzda da en saðlam kararlarýn, en umulmadýk eserlerin böyle meydana geldiðini görmüyor musunuz’ Cüz’i aklýn sanat eseri yaratmamasý da bundan deðil mi’ Þüphesiz yukarýda dediðimiz gibi akýl en büyük lütuf. Ama esas kaynaktan (Tanrý) uzak tutulduðu ve kiþilik sevdasýna, ‘ben’ iddiasýna sebep olduðu, yani gönülle baðý kesildiði oranda vesvese kutusudur. Ve tersine, gönüle yol verdiði oranda da katre-umman birleþiminde kapýyý açan sadýk hizmetkâr olur. Yanlýþ anlaþýlmamasý için vurgulamamýz gerek; cüz’i aklýn rolü büyük. Þaþýrtsa, benlik sarhoþu olsa bile rolü büyük; iç âlemimizi alacaya bulayan, tek hakikat rengini, pirizmanýn binbir noktasýndan yansýyan çeþitli renklere dönüþtüren, aradýðýmýzý kaybettirip sonra bulmamýza imkan saðlayan, varoluþu dinamik kýlan cüz’i akýldan baþkasý deðildir. Þu ilahi dengeye çok dikkat etmek gerek; kararýnda kullanýlan her þey bizi hakikat varlýðýyla ayný gayeyi paylaþtýrmaya götürür, karardan ayrýlýp eski tabirle ifrada düþmek ise sapýklýða vardýrýr. Azgýn inkârcýyla azgýn sofu, aklýný her þey zanneden kurnazla, aklý kullanmaya hiç yanaþmayan softa, aykýrý yollara koþar görünseler de ayný hedefi paylaþýrlar. Azgýn inkârcýyla azgýn sofu, aklýný her þey zanneden kurnazla, aklý kullanmaya yanaþmayan softa, aykýrý yollara koþar görünseler de ayný hedefi paylaþýrlar Alevi-Bektaþi inancýnýn temelinin Hz. Ali ve Hacý Bektaþ Veli’nin deðeri ölçülemez kiþiliklerine baðlý olmasý, Hacý Bektaþ Veli’nin Hz. Ali soyuna baðlý olduðu inancý, hatta isim deðiþtirmiþ Hz. Ali olduðuna olan itikat ve inanç, temelde birbirinden farký olmayan Alevilik ve Bektaþiliði ayrýlmaz bir þekilde birleþtirmiþtir. Hacý Bektaþ Veli her þeyden önce bir Ýslam mutasavvýfýdýr. Kiþiyi daha kapsamlý, daha özgür bir düþünce ve inanç sistemine de ulaþtýrabilen tasavvuf, Hacý Bektaþ Veli felsefesinde kiþisel yöneliþler ve zevkler olmaktan çýkarak toplumun huzur ve mutluluðuna yönelik bir biçim almýþtýr. Tasavvuf, genel hatalarýyla daha geniþ, daha kapsamlý ve daha özgür bir düþünce sistemini de özünde barýndýrýr. Ýþte bu özellik Hacý Bektaþ Veli’yi tasavvuftan toplum için yararlanma yoluna itmiþtir. Hacý Bektaþ Veli düþüncesinde, ilk gördüðümüz þey insan ve insan sevgisidir. Ýnanç, insaný yüceltmenin, sevmenin ve saymanýn bir aracý olarak ele alýnmýþtýr. Böyle olunca da inanç tüm insanlara mutluluk daðýtacaktýr. Bu mutluluðun daðýtýcýsý Alevi Bektaþi inancýna göre kâmil insandýr. Kâmil insan ise hakikat kapýsýna ulaþmýþ velilerdir. Bu makama ulaþmanýn yolu, her ‘yüksek huyu’ almak ve her ‘alçak huyu’ býrakmak þeklinde özetlenebilir. Burada kastedilen yüksek huy tanrýsaldýr. Alevi-Bektaþi inancýna göre insandaki tanrýsal taraftýr. Hakk’ýn âdemde mevcut olmasýdýr. Bunun yanýnda ‘alçak huy’ olarak adlandýrýlan kýsým, insanýn nefsi, yani þeytani kýsmýdýr. Bu düþünceye göre insan aklýný kullanarak, þeytani kýsmýný ne kadar atarsa, kendinde mevcut olan tanrýsal kýsmýna o kadar yaklaþýr ve sonuçta 09 Þubat 2006 Perþembe Hacýbektaþ Dergâhý Postniþini Veliyettin Ulusoy’la Söyleþtik 2 Hakikat’a ulaþýr. Hakikat’a ulaþmak, bir katrenin, ummana ulaþmasý ve ummanda kaybolmasýdýr. Bu gerçeði anlamak için gerekli olan ‘gönül gözü’ veya duyularüstü idrak ancak dört kapýdan geçen velilere ve kâmillere ait bir özelliktir. Fransýz düþünür ve matematikçisi Pascal buna; ‘Sonsuzu yakalayan idrak’, diyor. Hacý Bektaþ Veli Dergâhý’nýn AleviBektaþi tarihindeki önemini ve iþlevini anlatýr mýsýnýz? Bugün ayný iþlevini yerine getirebiliyor mu? Getiremiyorsa nedenleri nelerdir? Farklýlýklarý hangi koþullar yaratmýþtýr? Kalender Celebi Olayý Dergâh açýsýndan ne gibi sonuçlar doðurmuþtur? Hacý Bektaþ Veli’den, Kalender Çelebi’ye kadarki zaman diliminde Anadolu ve Balkanlardaki Alevi-Bektaþi toplum yapýlanmasý þu þekildedir. Baþta Hacý Bektaþ Veli Dergâhý, Dergâh’a baðlý dede ocaklarý, dede ocaklarýna baðlý talipler. Dedenin tayini, azli, görev yeri ve görev daðýtýmý Hacý Bektaþ Veli Dergâhý’ndan yapýlýyordu. Dergâh’tan alýnan icazetle (izin belgesi) dedeler görev yerlerine gidiyor, ellerindeki icazetleri taliplerine gösterdikten sonra göreve baþlayabiliyorlardý. Yani dedeleri kontrol eden bir iþlevi vardý Hacý Bektaþ Veli Dergâhý’nýn. Ayrýca dedelerin yetiþtirilmeleri yine Dergâh’a aitti. Dedeler sadece dini yönden deðil, hukuk, ziraat, madencilik ve tarým gibi alanlarda da bilgi sahibiydiler. Toplumun sosyal, ekonomik ve dinsel ihtiyaçlarýný karþýlayabilecek düzeydeydiler. Yakýn zamana kadar Alevi-Bektaþi köylerinin mahkemelik bir iþi olduðu görülmemiþtir. Problemler daha büyümeden dedeler kanalýyla çözülmüþtür. Dedeler, Ahmet Koçak toplumun öðretmeni, doktoru, danýþmaný ve dini lideri olmuþlardýr. Sonuç olarak Hacý Bektaþ Veli Dergâhý dedeleri, dedeler talipleri arýtmýþlardýr. ‘El ele, el Hakk’a’ deyimi de buradan kaynaklanýyor. Bu düzen Kalender Çelebi dönemine kadar sorunsuz devam ediyor. Olayý daha iyi anlayabilmek için Kalender Çelebi dönemini biraz açýklamamýz gerekiyor. Bu konuda Ali Celalettin Ulusoy’un ‘Hünkâr Hacý Bektaþ Veli ve Alevi- Bektaþi Yolu’ adlý kitabýna baþvuralým: Balým Sultan’ýn ölümü üzerine Hacý Bektaþ Veli postuna kardeþi Kalender Çelebi geçiyor (1476-1528). 39 yaþýnda postniþin olan Kalender Çelebi kültürlü ve þair tabiatlýdýr. Postniþinliðinin ilk 11 yýlýnda sessiz bir hayat geçiren Kalender Çelebi’yi, 1527’de Kanuni Sultan Süleyman’a karþý büyük bir ayaklanma hareketinin baþýnda görüyoruz. Çok þiddetli biçimde patlak veren ve hýzla yayýlan bu ayaklanma, Saray’ý telaþa düþürüyor. Osmanlý Devleti’nin en güçlü hükümdarý Kanuni Süleyman, Sadrazam Ýbrahim Paþa’yý büyük bir orduyla isyancýlarýn üstüne gönderiyor. Karaman, Sivas ve Dulkadir vilâyetleri askerleriyle de güçlendirilen Ýbrahim Paþa’nýn ordusu ilk karþýlaþmada darmadaðýn oluyor. Kalender Çelebi isyaný, Osmanlý yazarlarýnýn çoðunun iddiasýnýn tersine, ekonomik nedenlere dayanýyordu. Kanuni Süleyman tahta geçtiði zaman, para darlýðýna bir çare bulmak üzere arazi yazýlmasýný yenilemiþti. Bu iþlem keyfi tutumlarla sürdürülüyor, itiraz edenlere cezalar veriliyordu. Týmarlý sipahilerin ve köylülerin zararlý çýktýðý bu arazi yazýmý, ülke çapýnda geniþ olaylar çýkmasýna neden oldu. Ayaklanmanýn tabanýný Bozok, Sivas, Maraþ, Adana, Tarsus köylü Türkmenleri oluþturmakla beraber, ayaklanmaya bir o kadar da Alevi- Bektaþi olmayan sipahi ve köylü katýlmýþtý. Bozgun üzerine Sadrazam Ýbrahim Paþa, Kalender Çelebi safýnda bulunan týmarlý sipahilerle gizli iliþki kurdu, hepsinin arazisini geri vermeyi kabul etti ve onlarý köylü-Türkmen isyancýlardan ayýrmayý baþardý. Böylece ikinci karþýlaþmada Kalender Çelebi ordusu bozuldu ve kendisi de öldürüldü. Osmanlý tarihinde en büyük köylü ayaklanmasý olan Kalender Çelebi kýyamý bu biçimde sonuçlandýktan sonra köylü bir daha uzun süre baþkaldýramayacak þekilde ezildi. Kalender Çelebi ayaklanmasýnýn tarihsel nedenlerinden biri de Yavuz Selim’in Anadolu’nun çoðu Türkmen halkýna karþý giriþtiði kanlý kovuþturma hareketidir.Bu yöntem, yatýþtýrma saðlamak þöyle dursun, yýkýcýlýk ve soygun olaylarýný doðal hale getiren sürekli karýþýklýklar yaratmýþtýr. Ölümünden sonra Kalender Çelebi, büyük kardeþi Balým Sultan’ýn türbesinde topraða verilmiþtir. Kalender Çelebi isyanýndan sonra Alevi-Bektaþi toplumunun içine ikilik sokmak ve Hacý Bektaþ Veli soyunun etkinliðini yok etmek amacýyla, Hünkâr’ýn mücerret (evlenmemiþ) olduðu söylentisi çýkarýlýyor. Bundan önceki üç asýrda yok böyle bir düþünce; ama Alevi-Bektaþi toplumunun, Hünkâr soyu çevresindeki güçlü birliði Osmanlý’yý korkutuyor. O yýl, 1552 yýlý, Dergâh’a Sersem Ali Baba adýnda biri ‘Dede-Baba’ unvanýyla oturuyor, evlenmemiþ derviþler yerleþtiriliyor, hatta Nekþibendi þeyhleri yollanýyor. Bu tarihe kadar Hacý Bektaþ Veli Dergâhý’nda mücerret (evlenmemiþ) derviþ, dedebaba diye bir þeyler yoktur. Bu olaydan sonra ‘Hacý Bektaþ Veli evliydi, deðildi’ tartýþmalarý, zaman zaman alevlenerek günümüze kadar sürmüþtür. Hatta Anadolu’da bazý ocaklarda. Hacý Bektaþ Veli’nin evlenmemiþ olduðu fikrini kendi çýkarlarý açýsýndan veya Osmanlý’nýn etkisiyle benimsemiþlerdir. (SÜRECEK) BÝLÝM -KÜLTÜR - SANAT 10 Þubat 2006 Cuma Masallar ülkesinden karanlýða… Hasan Kaya Alaaddin lambasýný söndürdü gitti, bir yaman karanlýktayýz. Uçan halýlara ne oldu, uzayýp giden kervanlar, “açýl susam açýl” dendiðinde açýlan kapýlar, inilen cennet yurtlar uçsuz bucaksýz zenginlikler ülkesine ne oldu… Hurmanýn bal tadýnda, sözün can deðerinde olduðu, komþunun aç kalmadýðý, tokun yalnýz yatmadýðý akþamlara ne oldu… Kimin çocuðu bu açlar, bu öfkesine yenilmiþ kara tenli delikanlýlar. Yüreðini kor, gözünü kör etmiþ bu delikanlýlar kimin çocuklarý… Bu kara çarþaflý, kara bahtlý kadýnlar, bu kýzlar kimin kýzlarý... Leyla’nýn güzelliðine ne oldu Beni Düþün Öyleyse Seni ölüme isyan ederken sevdim Kuþlarýn cývýltýlarýnda Çocuklarýn þekere bakýþlarýnda Sonu olmayan þiirde sevdim seni Mavzerin gölgesinde Çöllerin kuru hýrçýn kumlarýnda Yýldýzlarýn gizemli güzelliðinde Yoksulluðun umutsuzluðun içinde sevdim seni Beni açmazlýðýn yalnýzlýðýn ellerinden al Yaþlanmadan yýkýlmadan Ölüpte bir köþeye atýlmadan Beni düþün Nihat Akcan peygamberler ülkesinde. Döndü talihi, karakalem, karakýþ yolunu çizdi yazgýsý, masallar ülkesinden geçtik karanlýklara mý düþtük… Güneþin deðip yaktýðý bir miskinlik var kum tanesinde, savrulur þimdi kendi rüzgârýnda çöl olur. Oysa en güzel masallarýn ülkesinde en güzel aþklar yaþanýr, en güzel türküler eþliðinde ipek urbalar içinde en güzel danslar edilirdi… Ellerini vurup topraða güneþle kalkan, demiri tavýnda döven, seven ve yaratan ellerin hüneriydi günler, yatýlan huzurlu akþamlar… Kýrk gün kýrk geceydi her þenlik, her düðün, kurulan her dernek. Davullar kýrka kýrk vururdu. Fermanlar, kutsal yazýtlar deðildi, yol gösteren akýldý, gün deðildi dönen, aydýnlýða düþen geceydi. Kan deðildi dökülen, alýn teriydi topraða deðen bereket olan… Basra’dan gelen turnalar, yukarý Mezopotamya da eðlenirdi. Baðdat’ýn kapýsýnda bin bir nakýþ kitaplar koltuðunun altýnda kaç bilge dolanýrdý dar sokak aralarýnda, meydanlarda kaç þair þiir okudu sayan olmadý, bileni yok. Gün deðmiþ alnýna sabah olmuþ ak libaslý Ýbn-i Sina bir yanda, Rüþd, Haldun, Cebir, El-Hallac. Ömer Hayyam’ýn elinden içtiðimiz bir bardak þaraba sattýk cenneti, yýktýk karanlýðýn kalelerini. Basra, Baðdat yolu ince kum… Susmaz Fýrat hiç, Munzur’dan Harran’a Dicle’den ayrý… Koþun haber verin, demir 1 Soldan Saða: 1) Bir kumaþ türü – Þart takýsý. 2) Açýklama olarak, açýklayarak – Sav. 3) Semer – Orta Doðu'da bir yarým ada. 4) Halen, süregelen – Zorba hükümdar. 5) Kötü, kem. 6) Bir sayý – Fen bilimlerinden biri. 7) Üretim yapýlan küçük iþletme – Ýnce örtü. 8) Lak ile cilalanmýþ – Alkollü bir içecek. 9) Ünlü ve adýna tiyatro oyunu yazýlmýþ Fransýz oyuncu. 10) Sinema yapýtlarýnýn toplanýp saklandýðý yer. 11) Tunus'un plakasý – Güzel kokulu bir süs bitkisi. 12) Hamile kadýnlarýn taþýdýðý can sayýsý – Duman kiri. 1 2 3 4 5 6 Yukarýdan Aþaðýya: 1) Sömürgeci ekonomik sistemi savunan, uygulayan. 2) Anlam 7 – Ýspanya'da Bask bölgesinin baðýmsýzlýðý 8 mücadelesini veren örgüt – Kayýn birader. 3) Bir kayak merkezimiz. 4) Duyuru – 9 Ekli eklenmiþ. 5) Evcil geyik – (Tersi) Müslüman ibadet yeri. 6) Manganezin 10 simgesi - Erkek keçi – Bir mutfak gereci. 7) Yemek tepsisi, sofra – Nazýr. 8) (Tersi) 11 Sigara güdüðü – Ayý evi. 9) Sözlü övme – Fendeki açýklýk – Boru sesi. 10) Namaz 12 çaðrýsý – Mesafe – Adale. 2 kalkanlarý kýlýçlarý atlýlar geliyor Moðol ilinden. Yakmaya yýkmaya saraylarý, evleri, kütüphaneleri, talan etmeye… Haçlýlar geliyor talana, aç çakal, aç kurt, yanýyor ayak bastýklarý toprak. Sürülmüþ tarlalar, ambarlardaki sarý buðday, bal hurmalar. Ýnce nakýþ tezgâhlarda ipek halý, göz nuru kumaþlar talanda… Canlar düþtü bir biri ardýna, kan deðdi topraða… Yedi baþlý ejderhalar yenmiþ bu topraðýn çocuklarý, kavgadan kaçmadýlar, ihanetlere yenildiler… Bak, þimdi esmer teninde bir yalnýzlýk kýrbacý þaklar, öfkesi canlý bombadýr, yanar yüreði. Gözün kör olsun kara donlu Gazali. Fermanlarýn, kutsal yazýtlarýn kara harflerinde yolumuzu kaybettik. Aklýn çýkmazýnda kaldý kervanýmýz, gitmez bir adým öteye katarýmýz… Kardeþtik, Semerkant yolunda, yoldaþ. Kudüs’te yan yana, omzumuz deðerdi döndükçe. Her yolun bir süreni, her daðýn bir bileni olur tufandan bu yana. Nemrut’tan kalkan alaca þahin kanadýnda tüydük, düþtük sulara destanýmýzý yazdýk… Anadolu’da sürülmüþ tarlalar boyu gelinciktik, söðüt gölgesinde Bedrettin’ce kuru bir azýðý üleþtik. Dosttuk kurda kuþa, suya inen ceylana. Henüz yanmamýþtý ormanlarýmýz, yeþildik. Sabahýn alaca ayazýnda ateþi çaldýrdýk, ocaklar söndü, kaynayýp piþemedik. Pirin elinde kuru bir dal, köçeði aymaz yollarda kaldýk. Yýl içinden aylar geçti, ay içinden günler, çok þey deðiþti doðan güneþin, dönen ayýn altýnda. Kendimize küstük, düþmanla barýþtýk ve þimdi karanlýðýmýza yakýyoruz gömleklerimizi; içinde kül olmuþ sönen bedenlerimiz… 3 4 5 6 7 8 9 10 "Çalýþan Gazeteciler Bayramý" 1900. Dünya Þampiyonu, Pehlivan Kara Ahmet, "Þampiyonlar Þampiyonu" ünvanýný aldý. 1920. Milletler Cemiyeti kuruldu. Amerika Birleþik Devletleri cemiyete katýlmadý 1921. 1. Ýnönü Zaferi; Albay Ýsmet Bey komutasýnda Türk ordusu, Yunan ordusu ile, Ýnönü'de karþý karþýya geldiler. Yunan ordusu yenildi. 1926. Heyet-i Fesadiye davasý sonuçlandý. Aslýnda üç ayrý dava söz konusuydu. Çerkes Ethem'in Kuva-yý Seyyaresi'nin Bolþevik Taburu Komutaný Ýsmail Hakký Bey; boþandýðý eþini öldürten Miralay Osman; Kürt isyanýyla birlikte Ankara muhitinde bir isyan hareketi giriþtiði gerekçesiyle Kýrþehir Milletvekili Rýza Bey idama mahkûm oldu. 1940. Pierre Louys'in Afrodit adlý kitabýyla ilgili davaya baþlandý. Kitap müstehcenlikle suçlanýyordu. 1944. Nuri Demirað'ýn fabrikasýnda üretilen yolcu uçaðýnýn uçuþ tecrübesi Yeþilköy'de yapýldý. 1945. Anayasa dilinde yeni Türkçe kelimelerin kullanýlmasý kabul edildi. 1947. Demokrat Parti 1. Kongresi'nde "Hürriyet Misaký" kabul edildi. Raporda Anayasa'ya aykýrý yasalarýn kaldýrýlmasý, Anayasa'nýn tam olarak uygulanmasý, yeni seçim yasasý hazýrlanmasý ve cumhurbaþkanlýðý ile parti genel baþkanlýðýnýn birbirinden ayrýlmasý isteniyordu. 1961. Basýn çalýþanlarýyla ilgili 212 sayýlý kanunun yürürlüðe girdi. Bu yasayý protesto eden gazete sahipleri 3 gün süreyle gazete çýkarmama kararý aldýlar. 1968. Ankara'da Dördüncü Sanayi Kongresi toplandý. Kongre'de "yabancý sermaye" konusu tartýþýldý. 1971. 500'ü aþkýn mülki amir hükümeti protesto için eylem kararý aldý. Baþbakan Süleyman Demirel bu nedenle bir genelge 5 yayýmladý. "Direniþe geçen memurlar suç iþliyor" dedi. 1972. Askeri Yargýtay Deniz Gezmiþ, Yusuf Aslan ve Hüseyin Ýnan'ýn idamýný onayladý. 1978. Baþbakan Bülent Ecevit "Ekonomide ve devlet yapýsýnda bir enkaz devralmýþ durumdayýz" dedi. 1984. Alpaslan Türkeþ'in tahliye istemi 21. kez reddedildi 1985. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu'nda (TRT) "aný, devrim, özgürlük, ulus" gibi 205 sözcüðün kullanýlmasý yasaklandý. Bu sözcüklerin "Türkçe'nin yapý ve iþleyiþine ters düþtüðü" ileri sürüldü. 1988.Yurtdýþýnda basýlan 440 yayýnýn ülkeye girmesi yasaklandý. 1992."32. Gün" programý, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Yönetim Kurulu tarafýndan yayýndan kaldýrýldý. Yapýmcý Mehmet Ali Birand'la anlaþma feshedildi. 1999. Susurluk davasý kapsamýnda da aranan Haluk Kýrcý yakalandý. Haluk Kýrcý Ankara Bahçelievler'de 7 Türkiye Ýþçi Partisi (TÝP) üyesi gencin öldürülmesiyle ilgili davada 7 kez idam cezasý almýþtý. Bugün Doðanlar: 1913. 1969-89 arasýnda Çekoslovakya lideri olan Slovak Komünist Gustav Husak. 1945. 1960'lardan bu yana rock ve pop dünyasýný sürükleyen eserleri seslendiren ve besteleyen Ýngiliz þarkýcý ve besteci Rod Stewart. Bugün Ölenler: 1905. Paris Komünü'nün önde gelen kadýn militanlarýndan anarþist Louise Michel. 1945. Yazar Osman Cemal Kargýlý. 1959. Eski Ýçiþleri Bakaný Þükrü Kaya. 1968. Kurtuluþ Savaþý komutanlarýndan Ali Fuat Cebesoy. Bianet.org 6 Telgraf resmen tarih oldu Ýlk Mors aðýný kuran ABD’li Western Union þirketi, internetin hýzýna dayanamayan telgraf bölümünü kapattý. Amerikan Ýç Savaþý’ndan bu yana, Mors alfabesinden mesajlarý müþterilerine yetiþtiren Western Union telgraf bölümünü kapattý. (SESONLÝNE) En yoðun döneminde 14 bin bisikletli kuryesi bulunan þirket 1970’lerden bu yana telgraf bölümünü kapamaya hazýrlanýyordu. Ve sonuçta Þubat baþýnda telgraf sessizce hizmetten kaldýrýldý. ABD’nin en büyük haberleþme þirketlerinden Western Union sözcüsü, telgrafýn kaldýrýlmasýnýn þirketin haberleþme sektöründen çekilmesi stratejisinin bir parçasý olduðunu ifade etti. Çeþitli ülkelerde devlete baðlý haberleþme þirketleri telgraf servislerini teker teker kaldýrýrken, Western Union ilk kez kendisinin baþlattýðý servisi sonlandýrmaya uzun süre direnmiþti. Bir zamanlar milyonlarca çekilen telgraftan 2005 yýlýnda sadece 20 bin adet atýlmýþtý. Western Union telgrafýn elle daðýtýmýný 1970’lerde kaldýrmýþtý. Telgrafýn kaldýrýlmasý Western Union’un kurumsal stratejisi dýþýnda, internet ve cep telefonu gibi kablosuz iletiþim araçlarýnýn 19’uncu yüzyýl teknolojilerini artýk ‘antika’ kýldýðýnýn gözden kaçmaz bir kanýtý. Ýlk mesaj 1844'te Tarihin ilk telgraf mesajýný Samuel Morse 1844 yýlýnda ABD’nin baþkenti Washington’dan Baltimore’a geçmiþti. Western Union, Amerika kýtasýný boydan boya kateden ilk telgraf hattýný 1861’de inþa etmiþti. Morse’un icadý yýllar içinde geliþti ve 20’inci yüzyýlýn baþýnda temel iletiþim aracý halini almýþtý. Ýnternet ve cep telefonu gibi kablosuz iletiþim araçlarýndan sonra, bisikletli kuryelerle taþýnan telegraf artýk filmlerle kaldý. Mors alfabesiyle yazýlan metinlerde kullanýcýlar sözcük baþýna ücret ödediklerinden mesajlarýný olabildiðince kýsa tutuyordu. Metinlerde cümleyi bitirirken nokta atmak ek ücrete tabiyken, ‘stop’ sözcüðü ücretsizdi. Sonuçta akýcý tonda süregiden metinler, pratikte nokta iþlevi gören ‘stop’larla kesiliyordu. Ýþte, kovboy filmlerinde sýkça rastlanan ve telgrafla özdeþleþen ‘stop’larla süslü kesik cümleler iþte böyle bir mecburiyetin sonucuydu. Telgraf yine de ölmedi...Stop... Ýsviçre kökenli Unitel Telegram Services þirketi 44 ülkede telgraf hizmeti vermeye devam ediyor. Þirket halen ayda binlerce telgraf iletiyor. Çoðunlukla telgrafýn nostaljik yanýný kullanmak isteyen kiþi ve kurumlar önemli duyurular için Mors alfabesine baþvuruyor. Devlet baþkanlarý arasýndaki iletiþim de telgrafla yapýlýyor. 10 Þubat 2006 Cuma 13 Aðustos 2005 birçok insanda olduðu gibi, benim için de özel ve geleceðe umutla bakmama aracý olacak tarihi bir dönemin baþlangýcý oldu. Bu baþlangýç, Hacýbektaþ'lýlar projesi için ta baþýndan beri içinde olup, onu çok kýsa bir sürede ileri götürüp Hacýbektaþ insanýnýn özelinde ve inanýyorum ki tüm Türkiye'de ve yurt dýþýnda yaþayan Alevi, demokrat ve ilerici insanlarýn da zamanla geleceklerinin umudu yönünde bir kývýlcým olacaktýr. Hacýbektaþ adý milyonlar için, bilindiði gibi bir aydýnlýk, bir umut, kültür, felsefe ve yaþam biçimidir. Ýnsanlarýn birbirine hoþgörü, sevgi, sýcaklýk ve güzelliklerle baktýðý, yakýnlaþtýðý, baðlandýðý ve örgütlendikleri bir inançtýr, yaþam biçimidir. Ta Selçuklulardan baþlayýp, Osmanlý ile devam eden ve hatta günümüz Türkiye Cumhuriyetinde de, Alevilerin karþýlaþtýklarý her türlü asimilasyon, katliam, soy kýrým ve yoketme politikalarýna raðmen, Pir Sultan olarak, kimi zaman Seyh Bedrettin olarak, Yunus, Nesimi, Nazim, Veysel, Mahzuni olarak ayakta kalýp varlýðýný sürdürmüþ bir gelenek ve direniþtir bu. En son örneklerinden olan 12 Eylül'e raðmen yaþamakta Hacýbektaþ geleneði inadýna. Ve sonrasý oluþan tüm iktidarlarýn ýrkçý, ayrýmcý, faþist politikalarýna raðmen inadýna yaþamakta AleviBektaþilik. AKP'nin %34'luk azýnlýk Ýktidarý ile, %66'lýk HOLLANDA’DAN MEKTUP 13 Aðustos Çoban’larý Uður Eroðlu çoðunluðun haklarýný gasp etme çabalarýna raðmen yaþamakta, Diyanete raðmen yaþamakta. Her türlü sosyal – Kültürel yozlaþmanýn yaþadýðý ve insanlarýmýzýn kendi kimliðini, kültürünü, tarihini unutmaya yüz tuttuklarý, kendi insani deðerlerini yitirmeye baþladýklarý bir dönemde 13 Aðustos, ne mutlu ki Hacýbektaþ'ta gerçekleþti. Buna önder olan, örgütleyen, yaþayan yaþatan herkese yeniden teþekkür etmek istiyorum. Ben bir Hacýbektaþ'lý olarak, ömrümün çoðunda (24 yýl) Türkiye dýþýnda olsam da, geçmiþimizi, yaþanan güzellikleri, acýsýný, tatlýsýný, zorluklarýný unutmuþ ve doðup büyüdüðüm yerden tabii ki uzaklaþmýþ deðilim. Sizlerin Hacýbektaþ'ta ve diðer tüm insanlarýn Türkiye genelinde yaþadýðýmýz acýlarý, zorluklarý, baskýlarý, yozlaþtýrýp kültürel yok edilme politikalarýný, aynen yaþadým, hissettim. Hepimiz bir biçimi ile bedeller ödedik ve halende ödemekteyiz. Yeniden her Hacýbektaþ'a geliþimde, onlarý gördükçe, duydukça kahroldum bir þey yapmamaktan sizler gibi. Her þeye raðmen, gene güzel günlerin geleceðini umutla, özlemle bekledim. Çünkü Hacýbektaþ'ta ve tüm Türkiye'de yaþanan oluþan güzel þeylerin, umutlarýn bitmediðini, bitmeyeceðini her defasýnda insanlarýmýzýn bakýþlarýndan, ifadelerinden, bizlere yaklaþýmýndan anladým. Bizler Hacý Bektaþ, Pir Sultan, Bedrettin geleneðinin devamý olmuþtuk çünkü. Bu, yýllarca birbirini görmeyen insanlarýn ne kadar birbirine yakýn, ayný þeyleri yaþayýp hissettiklerinin, özlemlerinin göstergesiydi benim için ve bu çok çok önemliydi. Kuþaklar arasý kopukluk olsa da, yenisi ile eskilerin ne kadar birbirine yakýn olduklarýný gördüm 13 Aðustos'ta. Farklarýmýza raðmen ayný havayý soluyup, ayný dili konuþabildiðimizi ve birbirini hiç tanýmamýþ ta olsak ne kadar çok birbirimizi özlediðimizi gördüm. Yeniden kendi kültürel, politik, sosyal ve tarihi mirasýmýza sahiplendiðimizi, umutla sarýldýðýmýzý ve en önemliside içtenlik, samimilik gördüm. Bu oluþum artýk benim ve çocuðum için, somut ve geçmiþte yaþadýðýmýz, yükseltmeye çalýþtýðýmýz deðerlerimiz ile yeniden baðýmýzýn kurulmasý için atýlan çok önemli bir adýmdý. Yani benim için artýk, çok farklý deðer ve yargýlarla, kültürel büyüyen çocuðuma “BAK BÖYLE ÝDÝK ve BÖYLE OLMALIYIZ.” diyebileceðim somut bir adýmdýr 13 Aðustos 2005 HACIBEKTAÞ. Bugün hepimize çok önemli görevler düþmekte. Bu anlamda kendi çocuklarýmýza, yaþadýðýmýz tarihsel politik, kültürel deðerlerimiz ve mirasýmýzdan olumlu þeyler býrakmak ve bunu yaþatmak istiyorsak, aramýzdaki kiþisel kavgalarýmýzý, kaprislerimizi, olumsuzluklarýmýzý býrakmalý, 13 Aðustos ýþýðýný, Hacýbektaþ aydýnlýðý, felsefesi, Pir Sultan, Bedrettin geleneði ve kendi deðerlerimiz olarak geleceðimizi yeniden kurmalýyýz. Tüm farklarýmýza raðmen insanlarýmýzýn, ýrkçý, faþist, þeriatçý, dinci olmadýktan sonra bizim insanýmýzdýr. Bu bizim demokrasimiz, bizim rengimiz, zenginliðimiz olmalý ve bunu gereðince yaþamalý, yaþatmalýyýz. Baþka bir Hacýbektaþ ve Türkiye yok çünkü. Burada bir arkadaþ'a da teþekkür ederek, onun sözleri ile “13 Aðustos Çoban” larý sizleri seviyoruz. Seveceðiz.Yolunuz, yolumuz açýk olsun. Sahibi: Hacýbektaþlýlar A.Þ. adýna Naci Özçelik Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü: Aydýn Þimþek Genel Yayýn Yönetmeni: Osman Çoban Yönetim Yeri: Hacý Bektaþ Veli Sevgi Yolu, Karayalçýn Parký Giriþi, Sol Kapý Kat: 1 Hacýbektaþ/ Nevþehir Tel-Faks: 0384 441 39 47 E-mail:[email protected] Þirket e-mail: [email protected] E-groups: [email protected] Web: www.hacibektaslilar.com Baský: Hacýbektaþlýlar A.Þ. Matbaasý Bala Mah. Bektaþ Efendi Sk. No: 38 Tel-Faks: 0384 441 29 16 Pazar günleri yayýnlanmaz. Yayýn Türü: Yerel Süreli Yayýn Karanlýk madde aydýnlýða çýkýyor Gökbilimciler, ilk kez karanlýk maddenin fiziksel yapýsý hakkýnda somut bilgilere ulaþtý. Evrene hakim olan, fakat günümüz teleskop teknolojisiyle görülemeyen bu garip cisim, modern bilimin en büyük sýrlarýndan biri olarak kabul ediliyor. Karanlýk madde hakkýnda bilinen çok az þeyden biri, varlýðýnýn kesinliði. Fakat Cambridge Üniversitesi Astronomi Enstitüsü'nden bir ekip sonunda, uzayý dolduran bu maddenin kapladýðý yer olarak limitlerini ve 'sýcaklýðýný' ölçmeyi baþardý. ''Karanlýk maddenin ne olduðu konusunda elimizdeki ilk ipucu bu'' diyor araþtýrma ekibinin baþkaný profesör Gerry Gilmore: ''Aslýna bakarsanýz ilk kez karanlýk maddenin fiziðiyle ilgilenebiliyoruz.'' Iþýk ve radyasyon yaymýyor Bilim, yýldýzlarý, gezegenleri ve insanlarý oluþturan sýradan madde olarak tanýmlanan baryonik madde hakkýnda detaylý bilgiye sahip, fakat kozmosu oluþturan ana maddenin anlaþýlmasýnda þu ana dek büyük güçlükler yaþadý. Gökbilimciler, karanlýk maddeyi keþfedemiyor, çünkü karanlýk madde ýþýk ya da radyasyon yaymýyor. Buna raðmen varlýðý, galaksilerin dönmesiyle açýklanabilir. Çünkü yýldýzlar, görünmeyen bir cismin çekim kuvveti olmasa dönüþ hýzlarý nedeniyle savrulabilir. Araþtýrmalar, karanlýk maddenin, tüm kozmik cisimlerin yüzde 95'ini oluþturduðunu gösteriyor. Þimdi Cambridge ekibi, Samanyolu'nun eteklerindeki 12 cüce galaksi üzerine yaptýklarý çalýþmalarla detaylý bilgiye sahip. Sýradan maddeden 400 kat fazla Dünyanýn en büyük teleksoplarýný kullanan ekip, galaksiler üzerinde karanlýk maddenin etkilerinin izini bularak ve aðýrlýðýný kesin olarak hesaplayarak galaksilerin üç boyutlu haritalarýný çýkardý. 7 bin farklý ölçüm yapan araþtýrmacýlar, galaksilerin, sahip olduklarý sýradan maddeden 400 kat daha fazla karanlýk madde içerdiklerini buldu. Gilmore, ''bulduðumuz karanlýk madde daðýlýmý þimdiye kadar bildiklerimizle tamamen farklýlýk gösteriyor'' diyor. 'Sihirli hacim' ''Karanlýk madde, Güneþ'in kütlesinin 30 milyon katýna denk gelen bir 'sihirli hacim'e sahip. 300 parsec'lik (bir parsec, 3.261 ýþýk yýlý uzunluða eþit) bir hacimden daha küçüðe sýkýþtýrýlamaz gibi görünüyor... ''Bu, karanlýk madde partiküllerinin hareket hýzýný gösteriyor (saatte 9 kilometre), çünkü daha küçük bir daha küçük bir dereceye küçültülmek için fazla hýzlýlar. Bunlar, varlýðýnýn kabulünden sonra karanlýk madde hakkýnda bulabildiðimiz tek bilgiler.'' Bu hýz büyük bir sürpriz. Var olan teori, karanlýk madde partiküllerinin soðuk ve saniyede birkaç milimetre hareket edebildiðini savunuyor. Fakat gözlemler partiküllerin kozmik terminolojiye göre oldukça sýcak olduðunu ispatlýyor (yaklaþýk 10 bin derece). Yanlýþ yerde aradýlar Portsmouth Üniversitesi'nin Kozmoloji ve Çekim Enstitüsü'nden profesör Bob Nichol, Cambrigde Üniversitesi'ndeki meslekdaþlarýnýn araþtýrmasýný 'görkemli' olarak tanýmlýyor: ''Bu sýcaklýk gerçekse, bu esrarengiz partiküller üzerine araþtýrmalara ve galaksiler ve yýldýz kümelerinin geçirdikleri evrim hakkýndaki düþüncelerimize büyük etkileri olacak demektir. Herhalde bilim, þimdiye dek karanlýk maddeyi yanlýþ yerde arýyordu... ''Karanlýk maddenin sandýðýmýzdan daha sýcak olmasý, daha küçük galaksilerin oluþmasýný zorlaþtýrýr ama daha büyük yapýlarýn oluþmasýný da kolaylaþtýrýr. Bu sonuç, çok daha fazla araþtýrma yapmamýzý gerektirecek.'' (SESONLINE) HAVA DURUMU Karla karýþýk yaðmur En Yüksek 0C 6 En Düþük 0C 0 Rüzgar Hýzý 6,56 km/s Rüzgar Yönü D.-G.Batý Nem 86 % Çið Noktasý -1 0C Alevi Bektaþi Federasyonu: 'Saldýrý inanç özgürlüðüne yapýlmýþtýr' Alevi Bektaþi Federasyonu Genel Sekreteri Fevzi Gümüþ, Trabzon'daki Santa Maria Katolik Kilisesi'nin papazýnýn öldürülmesini, "düþünce ve inanç özgürlüðüne" yapýlmýþ bir saldýrý olduðunu belirtirken, saldýrýnýn üzüntü verici olduðunu bildirdi. Alevi Bektaþi Federasyonu Genel Sekreteri Fevzi Gümüþ, Trabzon'daki Santa Maria Katolik Kilisesi'nin papazýnýn öldürülmesini "düþünce ve inanç özgürlüðüne" yapýlmýþ bir saldýrý olduðunu belirterek, söz konusu olayý kýnadý. Gümüþ, yaptýðý açýklamada, “Trabzon'daki Santa Maria Katolik Kilisesi'nin papazý, Ýtalyan vatandaþý 61 yaþýndaki Andrea Sentore’nin, kilisenin içinde bir fanatik tarafýndan tabancayla vurularak öldürülmesi olayýný üzüntü ile öðrenmiþ bulunuyoruz. Santa Maria Katolik Kilisesi'nin papazýna yapýlan bu saldýrýyý kýnýyor ve bu saldýrýyý ülkemizin çok kültürlü, çok inançlý bir toplum yapýsýna yapýlmýþ bir saldýrý olarak görüyoruz. Ülkemiz binlerce yýllýk kültür ve inanç dokusu ile bir zenginlik arz etmektedir. Týpký Aleviler gibi Hýristiyanlarda bu zenginliðin önemli ve vazgeçilmez bir parçasýdýr. Ülkemizin önemli zenginliðini karatmak isteyen güçler, dün olduðu gibi bu günde amaçlarýna ulaþamayacaklardýr. Bu düþüncelerle Santa Maria Katolik Kilisesi'nin papazýna yapýlmýþ bulunan saldýrýyý nefretle kýnýyor, tüm yurttaþlarýmýzý saðduyulu davranmaya ve demokratik güçlerini, ülkemizin kültürel ve inançsal zenginliðine yönelmiþ bu türden karanlýk güçlerin saldýrýlarýna karþý uyanýk olmaya ve tepki göstermeye davet ediyoruz.”
Benzer belgeler
hacıbektaşlılık böyle bir şey!..
seksen yaþýndaki Erbaan'ýn hapis
yatmasý iç açýcý deðil, ölmeden
borcunun tahsilinin yapýlmasý veya
öldükten sonra mirasçýlarýndan tahsil
edilerek bu tutarlarýn Türkiye
Cumhuriyeti'nin Kasasýna gir...