to view the full-text article in PDF format.
Transkript
to view the full-text article in PDF format.
OLGU SUNUMU CASE REPORT Narkolepsili Bir Olgu Sunumu Dr. Murat Doðan, Dr. Cahide Yýlmaz, Dr. Avni Kaya, Prof. Dr. Hüseyin Çaksen Yüzüncü Yýl Üniversitesi, Týp Fakültesi Araþtýrma Hastanesi, Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Ana Bilim Dalý, VAN. Narkolepsi, özellikle gün içinde gelen, karþý konulamaz derecede þiddetli kýsa süreli uyku ataklarýndan oluþan bir tablodur. Narkolepsiye sýklýkla katapleksi de eþlik eder ve narkolepsi-katapleksi sendromu olarak bilinir. çýkan düþme ataklarý þikayetiyle getirildi. Hastanýn ayný dönemde baþlayan çok sevdiði oyunlarý oynarken ortaya çýkan kýsa süreli uyku ataklarýnýn olduðu, uykudan sonra oyun oynamaya devam ettiði öðrenildi. Anamnez alýndýktan sonra narkolepsi tanýsý kondu ve imipramin baþlandý. Tedavinin ikinci ayýnda, semptomlarýnýn kaybolduðu görüldü. Beþ yaþýnda erkek çocuk polikliniðimize bir yýldan beri haftada iki-üç kez yürürken, oynarken ortaya Anahtar Kelimeler: Narkolepsi, düþme ataðý, uyku bozukluðu, nöbet Nobel Med 2009; 5(1): 40-42 ABSTRACT It was learned that the patient had excessive daytime sleepiness while playing, and after these attacks he had continued to play again. After the reevaluation of the history and physical examination, he was diagnosed as narcolepsy. Imipramine treatment was begun. After two months of imipramine treatment, the symptoms were resolved. ÖZET REPORT OF A CASE WITH NARCOLEPSY Narcolepsy is characterized by the excessive daytime sleepiness. In most cases, cataplexy also accompanies to narcolepsy and is called as narcolepsy-cataplexy syndrome. A-5-year-old boy was brought to our hospital due to drop attacks which had occurred two-three times in a week for one year when he was playing. Key Words: Narcolepsy, drop attacks, sleep disturbance, epilepsia Nobel Med 2009; 5(1): 40-42 GÝRÝÞ tiði kabul edilmektedir. Erkek ve kadýn cinsiyette eþit sýklýkta görülmekle birlikte baþlama yaþý çoðunlukla 15-30 yaþ arasýndadýr. Narkolepsi etyolojisi tam olarak bilinmeyen ve tipik olarak katapleksi ve hipnogojik halusinasyonlar, uyku paralizisi gibi diðer REM uyku fenomenlerinin eþlik ettiði aþýrý uyku hali ile karekterize bir tablodur.1 Narkolepsi puberteden önce baþlayabilir ancak 55 yaþýndan sonra baþlamasý çok nadirdir.5, 6 Narkolepsi prevalansýnýn batý ülkelerinde 20-60/100.000 olduðu tahmin edilmektedir.2 Japonya'da en yüksek prevalans mevcut iken, en düþük prevalans Ýsrail'de bildirilmektedir.3, 4 Prevalanstaki bu farklýlýklarýn nedeninin kullanýlan tanýsal kriterlere baðlý olarak deðiþ- Bu çalýþmada bir yýldan beri bayýlma þikayeti olan ve atonik nöbet tanýsý ile antikonvülzan tedavisi baþlanýlan, sonraki takiplerinde narkolepsi-katapleksi tanýsý alan beþ yaþýndaki erkek olgu seyrek görülmesi nedeni ile sunuldu. NOBEL MEDICUS 13 40 | CÝLT: 5, SAYI: 1 tomlar paroksismaldir.1 Narkolepsi, klinik görünüm olarak epilepsi ile benzerlik gösterebilir ve epilepsiden ayrýlmasý zor olabilir.7 VAKA SUNUMU Beþ yaþýnda erkek hasta hastanemiz çocuk nörolojisi polikliniðine bayýlma þikayeti ile getirildi. Anamnezinden hastanýn þikayetlerinin yaklaþýk bir yýldan beri devam ettiði, haftada iki-üç kez yere yýðýlýp kalma þeklinde, yaklaþýk 30 dakika-1 saat kadar devam eden, bilincin korunduðu, gözler açýk halde iken konuþamama ve hareket edememe halinin eþlik ettiði ataklar olduðu öðrenildi. Hastanýn bu ataklar esnasýnda kasýlmasýnýn olmadýðý ve idrar, gaita inkontinansýnýn bulunmadýðý bildirildi. Ataklarýn sinirlenme ve gülme gibi duygulanýmlarý takip ettiði öðrenildi. Ataklardan ne zaman önce baþladýðý tam olarak bilinmiyordu. Bu durumun hastanýn aktivitelerini belirgin þekilde etkilediði, oyunun bölünmesine neden olan, gün içerisinde karþý konulamaz 15-20 dakika kadar devam eden uyku ataklarý olduðu öðrenildi. Hastanýn gün içerisinde sürekli baþýný öne ve yana doðru eðik bir pozisyonda tuttuðu, sürekli uykulu bir þekilde yürüdüðü ve oyun oynarken yoruldum diyerek yere uzanýp uyuduðu belirtildi. Öz geçmiþinde özellik yoktu, aþýlarýnýn tam olduðu, yaklaþýk olarak sekiz aylýk iken oturduðu, 18 aylýk iken yürüdüðü öðrenildi, ancak konuþmaya ne zaman baþladýðý bilinmiyordu. Anne-baba II. dereceden akraba idi. Hastamýz sekizinci çocuktu ve diðer kardeþleri sað ve saðlýklý idi. Bir erkek kardeþinin bir yaþýnda bilinmeyen bir neden ile öldüðü öðrenildi. Narkolepsi, performans, öðrenme kapasitesi, evlilik ve seksüel iliþkiler dahil olmak üzere kiþiler arasý iliþkileri olumsuz yönde etkilemektedir.8-10 Çocuklarda ve adolesanlarda narkolepsi öz güven kaybý, eðitimde baþarýsýzlýk ile iliþkilidir.11 Çoðu hastada bu iki semptom birlikte görülürken bazý hastalarda semptomlardan bir tanesi daha baskýn olarak görülebilir. Semptomun þiddeti yýllar içinde sabit kalmakla birlikte ufak dalgalanmalar görülebilir. Uyku hali diðer hastalýklarla daha çok baðlantýlý olan ve narkolepsi için daha az spesifik olan yorgunluk þikayetinden ayýrt edilmelidir.11 Hastalar gün içerisinde saat baþý uyuklasalar bile 24 saatlik total uyku miktarýnda çok hafif bir artma görülmektedir.11 Bulanýk ve çift görme uykulu hal ile iliþkilidir. Uyku ataklarý yemek sonrasý ortaya çýkabildiði gibi, aktif çalýþma sýrasýnda da geliþebilmektedir.12 Gazete okuma, araba yolculuðu, televizyon izleme gibi sýkýcý pasif aktiviteler ataklar için tetikleyici faktörler olmaktadýr. Hastalýk ilk olarak 1877 yýlýnda Westphal tarafýndan "Eigenartige mit Einschlafen verbundene Anfälle (Uyumaya baðlý özgün nöbetler)." þeklinde tanýmlanmýþtýr. Tanýmlanan hastalarda bilincin korunduðu, ani kas tonus kaybý, uyku ataklarý ve gece uykusunun bozulmasý gibi þikayetler belirtilmiþ. Daha sonra bu hastalar narkolepsi olarak taný almýþlardýr.13 Katapleksi ikinci semptom olarak görülecekse, karþý konulamaz uyku ataklarýnýn (EDS) baþlamasýndan ortalama olarak 6 yýl sonra ortaya çýkar. Birkaç dekat sonra katapleksi ve uyku paralizisi azalýr ve bazý hastalarda tamamen kaybolabilir.14 EDS, narkolepsinin en önemli semptomudur. Klinikte iki farklý þekilde görülmektedir. Hastalar ya gün içerisinde sürekli uyuma ihtiyacý hissetme, uykulu halde gezme ya da karþý konulmaz uyku ataklarýnýn mevcudiyeti ile kliniðe baþvurmaktadýr.11 Bizim vakamýzda katapleksi, hipersomni tablosu vardý, hipnogojik halüsinasyon ve uyku paralizisi yoktu. Fizik muayenesinde özellikle mezokardiyak odakta 1-2/6 þiddetinde sistolik üfürüm dýþýnda özellik yoktu. Hemogram, karaciðer, böbrek fonksiyon testleri, serum elektrolitleri, tam idrar analizi, protrombin zamaný, parsiyel tromboplastin zamaný, tiroid hormon düzeyleri, B12 vitamini, folat düzeyleri, beyin magnetik rezonans görüntülemesi ve elektro-ensefalogram incelemesi normaldi. Hastaya, atonik nöbet tanýsý ile antiepileptik tedavi baþlandý. Ancak takiplerde antiepileptik tedaviye cevap alýnmadýðý görüldü. Tekrar deðerlendirilen hasta, daha ileri inceleme için çocuk servisine yatýrýldý. Yakýn izlemlerinde hastanýn gün içerisindeki karþý konulmaz derecede uyku ataklarý ve katapleksi ataklarý olduðu tespit edildi. Antiepileptik tedavisi kesilen hastaya imipramin tedavisi baþlandý. Hastanýn tedavisi baþlandýktan bir ay sonraki poliklinik kontrolünde þikayetlerinin belirgin þekilde düzeldiði görüldü. Halen hasta poliklinik takiplerinin üçüncü ayýnda, tedavisi devam etmekte olup, þikayetlerinin tamamen düzeldiði gözlenmiþtir. Sýk olarak gözlenen tetikleyici etmenler gülme, kýzgýnlýk, planlanmayan veya beklenmeyen bir hadiseye tanýk olma veya görüþmeler, eðlenmiþ hissi gibi durumlardýr.15 Hipnogojik halüsinasyonlar uyku ve uyanýklýk arasýnda ve uykuya dalarken görülen rüya gibi canlý hadiselerdir. Uyanýrken benzer hadiseler görülürse "hipnopompik halüsinasyonlar" terimi kullanýlmaktadýr.11 Bizim hastamýzda da gülme ya da stresle olan katepleksi tablosu mevcuttu. Vizüel görüntüler predominant olmasýna olmasýna raðmen, iþitsel ve taktil komponentler de sýklýkla mevcuttur, fakat koku ve tat özellikli komponentler oldukça na- TARTIÞMA Narkolepsinin etyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Kataplekside duygulanýmýn aktive ettiði ani kas tonusu kaybý mevcuttur. Hastalarda genellikle standart fiziksel ve mental incelemeler normaldir. Klinik sempNOBEL MEDICUS 13 | Narkolepsili Bir Olgu Sunumu CÝLT: 5, SAYI: 1 41 dirdir.16 Uyku paralizisi uykunun baþlangýcý veya uyanma esnasýnda hareket edememe halidir. Hastalar subjektif olarak uyanýk ve bilinçlidirler. Uyku paralizileri narkolepsi olmaksýzýn da kiþilerde görülebilir ve genel populasyonda %30 veya daha fazla oranda görülmektedir ve bazý ailelerde kümelenmekle birlikte uykusuzluk ile iliþkilidir.17 Hastalar atak esnasýnda özellikle ilk sefer ise genellikle korkarlar. Genelde paralizilere eþlik eden hipnogojik halüsinasyonlarla birlikte anksiyete belirgin þekilde yoðunlaþýr.18 Duysal stimulasyonlar paraliziyi sona erdirebilir.11 Taný genellikle klinik olarak konulmaktadýr, bununla birlikte polisomnografik olarak da desteklenmesi gerekmektedir. Human lökosit antijen tiplendirmesinde DQB1*0602 veya DR2 pozitifliði gösterilebilir. Ayrýca tanýda DQB1*0602 veya DR2 pozitifliði ile birlikte hypokretin eksikliðinin tespiti de önemlidir.19, 20 ralizilerinden ayýrt edilmelidir. Vakamýzda da baþlangýçta atonik nöbet tanýsý düþünülmüþtü, ancak tekrar deðerlendirildiðinde narkolepsi tanýsý konuldu. Tedavi farmakolojik ve nonfarmakolojik olarak ayrýlmaktadýr. Nonfarmakolojik tedavide düzenli ve programlý bir yaþam kuraldýr. Yataða hep ayný saatte gitme ve sabah hep ayný saatte uyanmak gerekir.21 Karbonhidratlardan zengin gýdalar tüketilmemelidir.22 Farmakolojik tedavide özellikle EDS'de stimülanlar (dextroamphetamine, methamphetamine, pemoline, methylphenidate, mazindol) ve monoamin oksidaz inhibitörleri kullanýlmaktadýr.23 Katapleksiyi düzeltmede, hipnogojik halüsinasyonlarý ve uyku paralizilerini azaltmada en etkili ilaç trisiklik antideprasanlardýr. Bununla birlikte serotonin ve norepinefrin reuptake inhibitörleride kullanýlabilir (imipramine, protriptyline, ve clomipramine).24 Literatürle uyumlu olarak hastamýzýn tedavisinde imipramin oldukça iyi sonuç verdi. Bizim vakamýzda taný klinik olarak kondu, polisomnografik deðerlendirme yapýlamadý. Ayýrýcý tanýda uyku apnesi, idiopatik hipersomni, rekürren hipersomni, ilaç intoksikasyonu, organik nörolojik hastalýklar (talamik infarkt, ensefalopati, vb.), depresyon, izole katapleksi yapan nedenlerden, senkop, atonik nöbetlerden, kabus ve gece teröründen, familyal uyku pa- SONUÇ Sonuç olarak, narkolepsi nadir de olsa oyun çocukluðu döneminde de görülebilir, bu nedenle akýlda tutulmasý gerekir. ÝLETÝÞÝM ÝÇÝN: Dr. Avni KAYA, Yüzüncü Yýl Üniversitesi, Týp Fakültesi, Araþtýrma Hastanesi, Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Servisi/VAN [email protected] GÖNDERÝLDÝGÝ TARÝH: 13 / 06 / 2008 KABUL TARÝHÝ: 28 / 07 / 2008 KAYNAKLAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Westphal C. Eigenthümliche mit Einschlafen verbundene Anfälle. Arch Psychiat Nervenkr 1877; 7: 631-635. 14 VanDijk JG, Lammers GJ, Blansjaar BA. Isolated cataplexy of more than 40 years'duration. Br J Psychiatry 1991;159: 719-721. 15 Lammers GJ, Overeem S, Tijssen MA, van Dijk JG. Effects of startle and laughter in cataplectic subjects: a neurophysiological study between attacks. Clin Neurophysiol 2000; 111: 1276-1281. 16 Howland RH. Sleep-onset rapid eye movement periods in neuropsychiatric disorders: implications for the pathophysiology of psychosis. J Nerv Ment Dis 1997; 185: 730-738. 17 Dahlitz M, Parkes JD. Sleep paralysis. Lancet 1993; 341: 406-407. 18 Parkes D. Sleep, its disorders. Philadelphia: WB Saunders,1985. 19 Guilleminault C, Phillips R, Dement WC. A syndrome of hypersomnia with automatic behavior. Electroencephalogr Clin Neurophysiol 1975; 38: 403 -413. 20 Rogers AE, Rosenberg RS. Tests of memory in narcoleptics. Sleep 1990; 13: 42-52. 21 Rogers AE, Aldrich MS. The effect of regularly scheduled naps on sleep attacks andexcessive daytime sleepiness associated with narcolepsy. Nurs Res 1993; 42: 111 -117. 22 Bruck D, Armstrong S, Coleman G. Sleepiness after glucose in narcolepsy. J Sleep Res 1994; 3: 171-179. 23 American Sleep Disorders Association. The clinical use of the multiple sleep latency test. Sleep 1992; 15: 268-276. 24 Mourtazaev M. Clinical and physiological analysis and treatment of narcolepsy and idiopathic hypersomnia. Doctoralthesis. Moscow 1982. International classification of sleep disorders. Diagnostic and coding manual,revised. Rochester, MN: American Sleep Disorders, 1997. Dement WC, Carskadon M, Ley R. The prevalence of narcolepsy II. In: Chase MH, Stern WC, Walter PL, eds. Sleep Research. Los Angeles: Brain Information Service, Brain Research Institute, 1973: 147. Honda Y. Census of narcolepsy, cataplexy and sleep life among teenagers in Fujisawa city. Sleep Res 1979; 8: 191. Lavie P, Peled R. Narcolepsy is a rare disease in Israel. Sleep 1987; 10: 608-609. Kumral K, Özdamar N. Nöroloji-Nöroþiriirji. Ýzmir, Ege Üniversitesi Basýmevi, 1992: 315. Roth B. Narcolepsy and hypersomnia. Basel: S. Karger, 1980. Tatlý B, Aydýnlý N, Çalýþkan M, Özmen M. Non epileptik paroksismal olaylar: Olgu sunumlarý ile derleme. Türk Pediatri Arþivi 2004; 39: 58-64. Broughton R, Ghanem Q, Hishikawa Y, et al. Life effects of narcolepsy: relationships to geographic origin (North American, Asian or European) and to other patient and illness variables. Can J Neurol Sci 1983; 10: 100- 104. Goswami M. The influence of clinical symptoms on quality of life in patients with narcolepsy. Neurology 1998; 50: 31-36. Yavuz MS, Aþýrdizer M. Boþanma davasýna konu olan bir narkolepsi olgusu. Klinik Adli Týp 2001; 1: 43-48. Overeem S, Mignot E, GertvanDijk J, Lammers GJ. Narcolepsy: Clinical features, new pathophysiologic insights, and future perspectives (Review Articles) 2001; 18: 78-105. Turgut N. Narkolepsi-Katapleksi Sendromu. Trakya Üniversitesi Týp Fakültesi Dergisi 2003; 20: 47-53. NOBEL MEDICUS 13 42 | CÝLT: 5, SAYI: 1
Benzer belgeler
Katapleksi
20 Rogers AE, Rosenberg RS. Tests of memory in narcoleptics.
Sleep 1990; 13: 42-52.
21 Rogers AE, Aldrich MS. The effect of regularly scheduled naps
on sleep attacks andexcessive daytime sleepiness...
Narkolepsi - CERRAHPAŞA ÖĞRENCİ BİLİMSEL DERGİSİ
Sýk olarak gözlenen tetikleyici etmenler gülme, kýzgýnlýk, planlanmayan veya beklenmeyen bir hadiseye
tanýk olma veya görüþmeler, eðlenmiþ hissi gibi durumlardýr.15 Hipnogojik halüsinasyonlar uyku ...