Sunay Akın - Simit Sarayı

Transkript

Sunay Akın - Simit Sarayı
SİMİT SARAYI
SİMİT SARAYI’NIN ÜCRETSİZ DERGİSİDİR / FREE MAGAZINE OF SIMIT SARAYI
NO:26 NİSAN APRIL 2015
BAHARIN ŞIFALI
SEBZELERI
THERAPEUTIC
VEGETABLES OF
SPRING
TÜRK SINEMASININ
GURUR GECESI
A NIGHT TO TAKE
PRIDE FOR TURKISH
CINEMA
GELECEĞE
HAZIR MISINIZ?
ARE YOU READY FOR
THE FUTURE?
SEA LIFE
AKVARYUM’A IKINCI
BILET HEDIYE
TWO FOR ONE DEAL
AT THE SEA LIFE
AQUARIUM
Biraz oyuncak bolca hayal:
Sunay Akın
A FEW TOYS AND A TON
OF DREAMS: SUNAY AKIN
100. Yılı
Çanakkale Savaşı’nın
NİSAN 2015 • NO: 26
100TH ANNIVERSARY OF THE DARDANELLES CAMPAIGN
001_KAPAK_SON_1.indd 1
4/22/15 6:28 PM
Nisan 2015 ILANLAR REV convert e.pdf 1 12/04/15 23:12
C
M
Y
CM
MY
CY
CMY
K
002_SSILAN.indd 72
20/04/15 23:59
ED İ TÖ R
ed i to r- i n - c h i ef
Teşekkür
ederiz!
D
Thank you!
eğerli Simit Sarayı Dostları,
Öncelikle sizlere markamıza ve lezzetlerimize
gösterdiğiniz ilgi için teşekkür etmek
istiyorum. Sizlerin ilgisi ve markamıza
verdiğiniz destek ile dünya markası olma vizyonumuz
doğrultusunda yurt dışı açılışlarımıza hızla devam ederken,
sizlerden gelen beğeniler bizleri hem gururlandırıyor hem
de daha da iyisini yapmak için motive ediyor.
Yurt dışı mağazalarımızın yanı sıra Türkiye’de de
gerek Simit Sarayı gerekse Simit Sarayı Mahalle
mağazalarımız ile büyümemizi sürdürüyoruz. Aralık
ayında Beylikdüzü’nde hizmete giren Simit Sarayı Mahalle
konseptimiz aldığımız olumlu tepkiler sonucu hızla
büyümesini sürdürüyor. Mart ayı içerisinde Batman’dan
Antalya’ya, Ankara’dan İstanbul’a kadar yurdun dört bir
yanında yeni Simit Sarayı Mahalle mağazalarımızı hizmete
sunduk. Yıl boyunca yapacağımız açılışlar ile Türkiye’nin
dört bir yanında 127 Simit Sarayı Mahalle mağazasına
ulaşmayı hedefliyoruz.
Bahar mevsiminin bu ilk ayında hepimizi saran
yenilenme coşkusuna biz de ortak olmak istedik. Yeni
mağazalarımızın yanı sıra lezzetlerimizde de yenilikler
yaptık. Ar-Ge departmanımızın titiz çalışmaları sonucu
menümüze eklediğimiz yeni lezzetlerimizi beğeneceğinize
inanıyoruz.
Bahar coşkusunun yıl boyu sizleri kucaklamasını diler, 23
Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesi ile başta
çocuklarımız olmak üzere hepinizin bayramını en içten
dileklerimle kutlarım.
Sevgi ve Saygılarımla
ear Friends of Simit Sarayı,
To begin with, I would like to thank you for your
interest in our brand and delicacies. We go at full
throttle to launch new international stores in line
with a vision to grow into a globally-known brand thanks to your
interest in and support to our brand, and your appreciation both
makes us proud and motivates to do better.
In addition to the stores abroad, we keep growing with Simit
Sarayı stores across Turkey as well as Simit Sarayı Neighborhood
concept. Launched in December in Beylikdüzü, the Simit Sarayı
Neighboorhood concept rapidly grows as a result of positive
reactions it has attracted. In March, we put new Simit Sarayı
Neighborhood stores into service across Turkey ranging from
Batman and Antalya to Ankara and Istanbul. We intend to mark
127 Simit Sarayı Neighborhood stores across Turkey thanks ot new
launches on the horizon throughout the year.
We aspire to be a part of the renewal exuberance pervading
all around in the first month of spring. We have introduced
innovations not only in new stores but also delicacies we serve.
We are of the opinion that you will enjoy new savors incorporated
into the menu as a result of meticulous efforts exerted by the R&D
Department.
I hope this spring exuberance will be with all year long, and wish
you and particularly kids a happy National Sovereignty and
Children’s Day on April 23.
Best regards,
Abdullah Kavukcu
Simit Sarayı İcra Kurulu Başkanı ve CEO
Abdullah Kavukcu
Head of the Executive Board and CEO of Simit Sarayı
D
3
003_EDITOR.indd 3
20/04/15 23:59
İ Ç İ N D EK İ LER
C O N T EN T S
No • Issue no 26
Nisan • April 2015
3 Editör
Editor
108
4 İçindekiler
Contents
6
Siz çektiniz biz yayımladık
You shot we publish
8
Suudi Arabistan’da büyümeye devam ediyoruz
We keep growing in Saudi Arabia
10 Sakarya’da altıncı mağazamız açıldı
Our sixth store in Sakarya is opened
14
IBPF 2015’e lezzet kattık
We added zest to IBPF 2015
16 Ürünlerimiz kamera karşısında!
Our products pose for the camera!
22 Simit Sarayı Mahalle büyüyor
Simit Sarayı Neighborhood keeps growing
24 Çanakkale Savaşı’nın 100’üncü yılı
The 100th anniversary of the Gallipoli Campaign
40 Türk sinemasının duayenlerine ödül yağdı
Connoisseurs of the Turkish cinema
overwhelmed with awards
84
52 Unutulmaz şarkıların gizli kahramanı
Secret hero of the unforfettable songs
60 12 adımda baharda yenilenin
12 steps to rejuvenate in the spring
64 Futbol ve hayat
Football and life
74 Geleceğe hazır mısınız?
Are you ready for the future?
84 Bahar sebzelerinin tadını çıkarın
Enyof the spring vegetables
90 Biraz oyuncak, bolca hayal...
A few toys and a ton of dreams...
100 Takım elbise rehberi
The suit guide
108 İstanbul’un ışığının peşine düştük
We pursued the light in İstanbul
40
120 Nepal’i keşfedin!
Discover Nepal!
130 Teknoloji
Technology
134 Mağazalarımızın adresleri
Adresses of our stores
136 Astroloji
Horoscope
144 Bulmaca
Crossword
4
004_005_KUNYE_ICINDEKILER.indd 4
20/04/15 23:59
İMTİYAZ SAHİBİ PUBLISHER
İcra Kurulu Başkanı
Executive President
ABDULLAH KAVUKCU
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu)
Managing Editor
Mehveş Pekuysal
90
Yapım Production
HI’STANBUL PRODÜKSİYON
Şifasuyu Yolu Üstü Sok. No: 30
Oksizen Konakları 4/2 Maden Mahallesi,
Sarıyer, İstanbul
24
Genel Yayın Yönetmeni Chief Editor
Ayhan Bölükbaşı [email protected]
Yayın Direktörü Publishing Director
Zeynep Kasapoğlu
[email protected]
Görsel Yönetmen Art Director
Çağrı Ece [email protected]
Editör Editor
Ataman Erkul
Fotoğraf Photography
Serkan Şentürk
Yayın Kurulu Editorial Board
Seçil Çiçek, Gülcan Gümüş, Cihangir
Önalan, Demet Güleç, Uğur Baykaler,
Ece Çamlıca
52
Baskı Printing
Uniprint Basım San. Ve Tic. A.Ş. Ömerli Köyü, İstanbul Cad.
No: 159 Hadımköy 34455 İstanbul
Tel: (0212) 798 28 40 Faks: (0212) 798 20 63
Yönetim Yeri Place of Management
Büyükdere Cad. Apa Giz Plaza No: 191 Levent/İstanbul Tel:
(0212) 398 03 98 www.simitsarayi.com
Yayın Türü Type of Publishing
Yerel Süreli Local Periodical
Bu dergide yayımlanan tüm yazı ve fotoğrafların hakları Simit
Sarayı Yatırım ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Bu yayındaki tipografik
hatalardan Simit Sarayı Yatırım ve Tic. A.Ş. sorumlu değildir.
Dergide yer alan ürünlerin fiyatlarında haber vermeden
değişiklik yapılabilir. Ürünler stoklarla sınırlıdır.
All rights pertaining to the articles and photographs published
in this magazine are property of Simit Sarayı Yatırım ve Tic.
A.Ş. Simit Sarayı Yatırım ve Tic. A.Ş. is not responsible for the
typographical errors in this magazine. Prices of the products
in this magazine are subject to change without prior notice.
Products are limited in stocks.
60
www.simitsarayi.com
facebook.com/simitsarayi
twitter.com/simitsarayi
5
004_005_KUNYE_ICINDEKILER.indd 5
20/04/15 23:59
I N S TAG R A M
I N S TAG R A M
Instagram’da Simit Sarayı keyfi
İster mağazada, ister yolda... Belki simit, belki sadece bir bardak demli çay... Siz paylaştınız,
biz yayınlıyoruz. Sağlık ve mutlulukla, daha nice güzel anlarınıza ortak olmayı dileriz...
Simit Sarayı pleasure in
Instagram
Whether in the store or on the way… It may be a bagel or a glass of
strong, brewed tea… You shared and here we are publishing it. We
wish to share your many happy moments healthily and happily…
6
006_007_INSTAGRAM.indd 6
20/04/15 23:58
Bu etİketle paylaştığınız fotoğrafların kullanım hakkı Sİmİt Sarayı’na aİt olacaktır.
Simit Sarayı ile ilgili
fotoğraflarınızı
#simitsarayı
etiketi ile paylaşın,
dergimizde
yayınlayalım!
Share your photos
about Simit Sarayı
with #simitsarayı tag
and we will publish
them in Simit Sarayı
Magazin.
7
006_007_INSTAGRAM.indd 7
20/04/15 23:58
H A B ER
N E WS
Suudi Arabistan’da
büyümeye devam ediyoruz
Dünya markası olma vizyonuyla yurt
dışı açılışlarını tüm hızıyla sürdüren
Simit Sarayı, Suudi Arabistan’taki
üçüncü mağazasını Cidde Havaalanı’nda
hizmete sundu.
C
idde Havaalanı İç Hatlar Terminali’nde açılan
Jeddah Airport Simit Sarayı mağazası her
gün 07:00- 24:00 saatleri arası kahvaltı
çeşitlerinden simit, börek, kurabiye ve sandviç
çeşitlerine, pastalardan
dondurma çeşitlerine
birbirinden lezzetli
Simit Sarayı ürünlerini
havalanındaki yolcular
ile buluşturacak.
Jeddah Airport Simit
Sarayı
Adres: Cidde Havaalanı
İç Hatlar Terminali Suudi
Arabistan
We keep growing
in Saudi Arabia
Going at full throttle to launch new international
stores, to grow into a globally-known brand,
Simit Sarayı opens third store in Saudi Arabia at
the Jeddah Airport.
L
aunched at the domestic
terminal, Jeddah Airport Simit
Sarayı provides passengers with
absolutely delicious Simit Sarayı
products ranging from breakfast varieties,
simit, pastry, cookies to sandwiches, cake
and ice cream varieties on a daily basis
from 7 a.m. through 12 a.m.
Jeddah Airport Simit Sarayı
Address: Jeddah Airport Domestic Terminal
Saudi Arabia
8
008_JADDAH.indd 8
20/04/15 23:58
009_CC_ILAN.indd 72
20/04/15 23:57
H A B ER
N E WS
Sakarya’da altıncı
mağazamız açıldı
Simit Sarayı, Sakarya’daki lezzet duraklarının sayısını son açılan mağaza ile altıya çıkardı. Sakarya
Bulvar Simit Sarayı açıldığı günden beri şehrin yeni buluşma noktalarından biri haline geldi.
S
imit Sarayı, Cumhuriyet Mahallesi, Adapazarı
Üniversitesi, Hendek Güney, Hendek Kuzey ve
Serdivan Park AVM mağazalarının ardından
altıncı mağazasını 4 Nisan 2015, Cumartesi
günü Semerciler
Mahallesi’nde, Sakarya
Bulvar Simit Sarayı adı ile
hizmete sundu.
Kahvaltı çeşitleri, simit,
börek, kurabiye, sandviç,
pasta ve dondurma
çeşitleri, sıcak ve soğuk
içeceklerinin yer aldığı zengin menüsü ile hizmet veren
Sakarya Bulvar Simit Sarayı, her gün 07.00-23.00
saatleri arası keyifli vakit geçirmek isteyenlerin buluşma
noktası olacak.
Sakarya Bulvar Simit Sarayı
Adres: Semerciler Mah. Milli Egemenlik Cad. Akkoç İşhanı
no:1/A Adapazarı /Sakarya
The sixth store
in Sakarya
Simit Sarayı increased the number of savory
destinations to six, adding another one to the
arsenal in Sakarya. Since the inception, Sakarya
Bulvar Simit Sarayı has grown into a new
rendezvous for the town.
I
n addition to stores in Cumhuriyet
Neighborhood, Adapazarı University,
Hendek Güney, Hendek Kuzey and
Serdivan Park Shopping Mall , Simit
Sarayı launched its sixth store of Sakarya
Saturday on April 4, 2015 in Semerciler
Neighborhood under the name of Sakarya
Bulvar Simit Sarayı.
Offering a diversified menu including
breakfast varieties, simit, pastry, cookies,
sandwiches and ice cream varieties, ice
cream varieties, Sakarya Bulvar Simit
Sarayı will serve as a rendezvous for
those into having a good time from 7 a.m.
through 11 p.m.
Sakarya Bulvar Simit Sarayı
Address: Semerciler Mah. Milli Egemenlik Cad.
Akkoç İşhanı no:1/A Adapazarı /Sakarya
10
010_SAKARYA.indd 10
20/04/15 23:57
011_CC_ILAN.indd 72
20/04/15 23:56
H A B ER
N E WS
Simit Sarayı
Viaport yenilendi
Simit Sarayı, yeni konsept ve kurumsal
kimlik çalışmaları doğrultusunda
mağazalarını yenilemeye devam ediyor.
R
enevasyon çalışmalarının son halkası olarak
yenilenen Viaport Simit Sarayı, yeni konsepti
ile lezzet tutkunlarıyla buluştu. Müşterilerini
alıştıkları lezzetli ve zengin menüsü, uygun
fiyatları ve üstün hizmet kalitesi ile ağırlayan Viaport
Simit Sarayı, klasik simit ve simit çeşitlerinin yanı sıra
açma, poğaça ve pideden börek çeşitlerine, dürümden
sandviçe, kurabiyeden pastalara, ızgaralardan
makarnaya, dondurma çeşitlerine atıştırmalık,
doyumluk ve keyiflik zengin ürün gamı ile her gün 07:0022:00 saatleri arası hizmet veriyor.
Viaport Simit Sarayı
Adres: Yenişehir Mah. Dedepaşa Cad. ViaPort AVM No:2/3
Viaport Simit
Sarayı now
renovated
Simit Sarayı keeps renovating its stores in line with
efforts for a new concept and corporate identity.
R
enovated as the final round
of such efforts, Viaport Simit
Sarayı reunites with food
aficionados in a new concept.
Hosting customers in an accustomedly
delicious and diversified menu, affordable
prices and top-quality service, Viaport
Simit Sarayı offers classic varieties of
simit as well as pastry, sandwiches,
cookies, cakes, grilled savors, pasta, ice
cream varieties, snacks, main courses
and elevenses on a daily basis from 7 a.m.
through 10 p.m.
Viaport Simit Sarayı
Address: Yenişehir Mah. Dedepaşa Cad.
ViaPort Shopping Mall No:2/3
12
012_VIAPORT.indd 12
21/04/15 00:54
2015-119_MobilDeniz_Cekilis2_20,5x27,5.pdf
013_DENIZBANK.indd 72
1
25.03.2015
10:08
21/04/15 00:09
H A B ER
N E WS
Simit Sarayı IBPF
2015’e lezzet kattı
Simit Sarayı karavanı Boğaziçi Yöneticiler Vakfı, ‘Özgün İyi Yönetim Uygulamaları
Forumu’nun dördüncüsüne lezzet kattı.
Simit Sarayı adds
zest to IBPF 2015
B
oğaziçi Yöneticiler Vakfı Özgün İyi Yönetim
Uygulamaları Forumu’nun (Inspring Best
Practices Forum – IBPF) dördüncüsünü IBPF
2015 adı ile 28 Mart 2015 Cumartesi günü
Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi. Bilim,
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın
katılımları ile yapılan etkinlik Boğaziçi
Yöneticiler Vakfı (BYV) Mütevelli
Heyeti Başkanı Haluk Dortluoğlu’nun
açılış konuşması ile başladı. Açılış
konuşmalarının ardından ‘özel
sektör’ ve ‘sivil toplum kuruluşları’
oturumlarıyla devam eden ve yaklaşık
700 kişinin katıldığı IBPF 2015’e Simit
Sarayı da ikramları ile lezzet kattı.
A Simit Sarayı caravan added zest to the fourth
"Inspiring Best Practices Forum" held by Boğaziçi
Managers Foundation (BYV).
B
oğaziçi Managers Foundation
organized the fourth Inspiring
Best Practices Forum (IBPF)
2015 in Haliç Congress Center
on Saturday, March 28, 2015. Attended
by the Minister of Science, Industry
and Technology Mr. Fikri Işık, the event
was inaugurated by the speech of BYV
Chairman of the Board of Trustees
Mr. Haluk Dortluoğlu. The inaugural
speech was followed by sessions on
"private sector" and "non-governmental
organizations" while Simit Sarayı
added zest to IBPF 2015 attended by
approximately 700 people.
14
014_IBPF.indd 14
21/04/15 00:08
015_OFCAY.indd 72
21/04/15 00:08
H A B ER
N E WS
Simit Sarayı
lezzetlerine özel
fotoğraf çekimi
Simit Sarayı, yeni açılan mağazalarında
kullanmak üzere ürün görsellerini yeniledi.
Birbirinden lezzetli Simit Sarayı ürünleri
kamera karşısına geçti…
L
event Simit Sarayı’nda 18-20 Mart tarihleri
boyunca gerçekleştirilen çekimlerde ünlü
fotografçı Serkan Tunç, böreklerden pasta
çeşitlerine, baton keklerden ekmeklere
birbirinden lezzetli Simit Sarayı ve Simit Sarayı
Mahalle ürünlerini görüntüledi. Styling’ini Eda İldam’ın
yaptığı çekimlerde ayrıca New York Simit Sarayı’nın
en beğenilen ürünleri arasında yer alan Simit Burger
Menü’nün de fotoğraf çekimi yapıldı.
An exclusive photoshoot for Simit
Sarayı tastes
Simit Sarayı has refreshed product
images for newly-launched stores.
Incredibly delicious products by
Simit Sarayı have posed for cameras.
F
or the photo-shoot held in
Levent's store of Simit Sarayı
on March 18-20, well known
photographer Serkan Tunç
captured incredibly delicious products by
Simit Sarayı and Simit Sarayı Mahalle
ranging from pastry and cake varieties to
bread-cakes, and bread varieties. Styled by
Eda İlham, the photo-shoot also featured
another shoot for Simit Burger Menu, one
of the favorite products of Simit Sarayı
store in New York.
16
016_FOTOGRAF_CEKIMI.indd 16
21/04/15 00:08
KAANLAR_MRT.pdf 1 18/01/15 21:01
C
M
Y
CM
MY
CY
CMY
K
017_KAANLAR.indd 72
21/04/15 00:07
H A B ER
N E WS
Sea Life Akvaryum’a
ikinci bilet hediye
Free second ticket to
Sea Life Aquarium
Simit Sarayı offers a free admission
ticket for Sea Life Aquarium located
in Istanbul Forum Shopping Mall for
between April 23 and 30, 2015.
A
s a favorite choice to spend some
joyous times, Simit Sarayı keeps
making a splash in special offers.
Buy a Crispy Hot Dog Menu
including one Crispy Hot Dog and one coke
ora Puff Sandwich Menu including one puff
sandwich and a can of Cappy, get a free
entrance to Sea Life Istanbul. The special
offer applies to domestic stores. (Except for
stores at Atatürk Airport, Sabiha Gökçen
Airport, Antalya Airport, TT Arena and
CNR stores).
Simit Sarayı, 23 Mart – 30 Nisan
2015 tarihleri arasında İstanbul
Forum AVM Sea Life Akvaryum’a
giriş bileti kazandırıyor.
K
eyifli vakit geçirmek isteyenlerin
ilk tercihi Simit Sarayı,
gerçekleştirdiği kampanyalarla
ses getirmeye devam ediyor. 23
Mart – 30 Nisan 2015 tarihleri arasında
Simit Sarayı’ndan bir adet Çıtır Hot
Dog ve Coca-Cola’dan oluşan Çıtır Hot
Dog Menü veya bir adet puf sandviç ve
Cappy’den oluşan Puf Sandviçli Menü
alanlar Sea Life Akvaryum için ikinci
bilete ücretsiz sahip oluyor. Kampanya
yurt içi mağazalarımızda geçerli. ( Atatürk
Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı,
Antalya Havalimanı, TT Arena ve CNR mağazaları hariç).
18
018_HEDIYE_BILET.indd 18
21/04/15 00:07
019_OZTASLAR.indd 72
21/04/15 00:07
H A B ER
N E WS
Üsküdar’ın yeni buluşma noktası
Her gün yüksek kalite anlayışı ve geniş
ürün yelpazesi ile eşsiz tatlarını lezzet
tutkunlarıyla buluşturan Simit Sarayı,
Üsküdar mağazasını 31 Mart 2015 Salı günü
hizmete sundu.
S
ıcak renkli dekorasyonu ve konsepti ile
misafirlerini evlerindeki gibi rahat hisettiren,
zengin menüsü ve uygun fiyatlı ürünleri ile
lezzet tutkunlarının vazgeçilmez buluşma
noktası olan Üsküdar Simit Sarayı, her gün 06:00-22:00
saatleri arası hizmet veriyor.
Eşsiz boğaz manzaralı geniş terası ve 350 metre kare
kapalı alanı bulunan
Üsküdar Simit
Sarayı, ilk günden
itibaren semtin en
gözde mekânları
arasında yerini aldı
ve Üsküdar’ın yeni
buluşma noktası
oldu.
Üsküdar Simit Sarayı
Adres: Mimar Sinan
Mah. Selmani Pak Cad.
No:30-1 Üsküdar
A new rendezvous
in Üsküdar
Putting incomparable savors at the disposal of food
aficionados in line with a high-quality concept and a
wide spectrum of products Simit Sarayı launched a
store in Üsküdar on Tuesday, March 31, 2015.
A
s an indispensable rendezvous
for food aficionados thanks to
a warm-colored decoration,
a concept to make one feel at
home, a diversified menu and affordable
prices, Üsküdar Simit Sarayi remains in
service from 6 a.m. through 10 p.m.
Featuring a spacious terrace with a
unique Bosphorus view, and a 350
square-meter indoor space, Üsküdar
Simit Sarayı has ranked among top
hangouts and turned into a new
rendezvous in Üsküdar.
Üsküdar Simit Sarayı
Address: Mimar Sinan Mah. Selmani Pak
Cad. No:30-1 Üsküdar
20
020_USKUDAR.indd 20
21/04/15 00:06
Ş EF B İZ D EN
FRO M o u r c h ef
Zeytinyağlı enginar dolması
6 Kişilik / Süre: 30 dk.
Malzemeler
6 adet enginar, 1 su bardağı pirinç, 1 çorba kaşı arpa şehriye, 2
adet limon , 1 su bardağı zeytinyağı, 1 çorba kaşığı un, 3 adet kuru
soğan, tuz , karara biber (isteğe göre), dereotu ve maydanoz
Hazırlanışı:Temizlenmiş
ve iyice yıkanmış
enginarları bolca limonla
ovup unlayın. Ardından,
limonlu ve tuzlu suda
15 dakika bekletin. Bir
tencerede küp şeklinde
doğradığınız soğanları
zeytinyağında kavurun.
İki dakika sonra arpa
şehriyeyi ekleyip
kavurmaya devam
edin. Pirinci, doğranmış
maydanozu, tuzu ve
limonu ilave edip üzerini
kapatacak kadar su ekleyin
ve kısık ateşte pişirin. Suda
bekleyen enginarları geniş
bir tencereye alıp oyuk
olan kısmına ezmeden
hazırladığınız bu pirinçli
harcı doldurun. Tencereye
su ilave edip enginarı
yumuşayana kadar
pişirin. Servis yaparken
enginarları dereotu ile
süsleyin.
Tarif: Şef Zafer Nalbaş
Stuffed artichoke with olive oil
6 persons
Total time: 30 minutes
Ingredients
6 artichokes, 1 cup of rice, 1 tablespoon
orzo, 2 lemons, 1 cup of olive oil, 1
tablespoon flour, 3 onions, Salt, Black
pepper (optional), Dill and parsley
Preparation: Rub and flour the cleaned and thoroughlywashed artichokes with plenty of lemon juice. Keep them in water
with lemon and salt for 15 minutes. Cook diced onions with olive
oil in a pot. Add orzo two minutes later and then keep cooking.
Add rice, chopped parsley, salt and lemon juice and put in water
enough to cover them all, and simmer over low heat. Put soaked
artichokes in a large pot and stuff them in ingredients with rice
for caved tops. Add water to the pot and cook the artichokes till
they soften. Sprinkle dill on the artichokes right before serving. 21
021_SEF_BIZDEN.indd 21
21/04/15 00:06
H A B ER
N E WS
Simit Sarayı
Mahalle büyüyor!
Simit Sarayı Neighborhood keeps growing!
Simit Sarayı’nın uygun fiyatlı ürünleri ve
zengin menüsünü daha geniş kitlelerle
buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği yeni
mağaza konsepti Simit Sarayı Mahalle yeni
mağazalarla büyümesini sürdürüyor.
İ
lk mağazası aralık ayında Beylikdüzü’nde hizmete
giren ve büyük beğeni toplayan Simit Sarayı
Mahalle, mart ayı boyunca da Türkiye’nin dört
bir yanında yeni mağaza açılışlarına devam etti.
Batman'ın ritmini değiştiren Batman Park AVM’de
12 Mart’ta gerçekleşen Batman Simit Sarayı Mahalle
açılışının ardından Antalya Serik Simit Sarayı Mahalle
martta, Ankara Çay Yolu Simit Sarayı Mahalle 26
martta, Antalya Lara Simit Sarayı Mahalle 27 Mart’ta,
Kırklareli Lüleburgaz Simit Sarayı Mahalle 11 Nisan’da
hizmete girdi. İstanbul’da ise 25 Mart’ta Şerifali Simit
Introduced by Simit Sarayı in an
effort to disseminate affordable
products and a diversified menu
across a larger mass, the new
store concept named Simit Sarayı
Neighborhood keeps growing with
new stores.
L
aunching the first store in
Beylikdüzü in December, and
attracting a huge interest, Simit
Sarayı Neighborhood augmented
stores across Turkey throughout March.
The launch of Batman Simit Sarayı
Neighborhood on March 12 at Batman
Park Shopping Mall as a game changer
in the town was followed by Antalya
22
022_023_MAHALLE.indd 22
21/04/15 00:04
Serik Simit Sarayı Neighborhood on
March 25, Ankara Çayyolu Simit Sarayı
Neighborhood on March 26, and Antalya
Lara Simit Sarayı Neighborhood on
March 27. In Istanbul, the food aficionados
were served with Şerifali Simit Sarayı
Neighborhood on March 25, Beylikdüzü
Beymahall Simit Sarayı Neighborhood on
March 27, and Mecidiyeköy Gülbağ Simit
Sarayı Neighborhood on March 31.
Heading for 127 new stores
Developed to offer easily-accessible warm
and fresh products at any time of a day,
Simit Sarayı Neighborhood was designed
by Tarkan Önal Design inspired by the
concept of "neighborhood" as the smallest
social group to form social relations.
Situated on a 70 to 100 square-meter
area on streets and avenues away from
main drags near large housing estates,
shopping malls, subway stations and
avenues, Simit Sarayı Neighborhood
stores provide food aficionados with
easily-accessible warm and fresh
products at any time of a day.
Bound to keep growing with new stores
throughout 2015, Simit Sarayı aims
for 127 new stores by the end of the
year across Turkey as a part of the
Neighborhood concept.
Sarayı Mahalle, 27 Mart’ta Beylikdüzü Beymahall Simit
Sarayı Mahalle ve 31 Mart’ta Mecidiyeköy Gülbağ Simit
Sarayı Mahalle mağazaları lezzet tutkunlarıyla buluştu.
127 yeni mağaza hedefleniyor
Günün her saati kolay erişilebilir sıcak ve taze ürünler
sunmak için geliştirilen Simit Sarayı Mahalle, sosyal
ilişkilerin kurulduğu en küçük sosyal grubu temsil eden
'mahalle' kavramından ilham alınarak Tarkan Önal
Design tarafından tasarlandı. Büyük siteler, AVM’ler,
metro istasyonları ve caddelere yakın mesafelerdeki ana
arterler dışındaki sokak ve caddelerde konumlandırılan
70-100 m² büyüklüğündeki Simit Sarayı Mahalle
mağazaları, lezzet tutkunlarına günün her saati kolay
erişilebilir sıcak ve taze ürünler sunuyor. 2015 yılı boyunca
yeni mağazalarla büyümesi sürdürecek olan Simit Sarayı
Mahalle konseptinin yıl sonuna kadar Türkiye’nin dört bir
yanında 127 mağazaya ulaşması hedefleniyor.
23
022_023_MAHALLE.indd 23
21/04/15 00:04
TA R İ H
H I S TO RY
Çanakkale Savaşı’nın 100. Yılı
Kendi destanını
yazan şehir:
Çanakkale
100th anniversary of the Dardanelles Campaign
A town making its own history:
24
024_039_CANAKKALE.indd 24
21/04/15 00:36
Bir şehir, nasıl olur da çok ağır savaşlardan
geçer ve sonunda düşman askerlerini kendi
evladı ilan eder? 100’üncü yılında Çanakkale
Savaşı’nı, bu büyük destanı gururla anıyoruz.
Özer Sayın
How on earth does a town get through extremely
arduous wars and declare enemy soldiers her
own sons? We proudly remember the Dardanelles
Campaign, a great epic for the 100th anniversary.
25
024_039_CANAKKALE.indd 25
21/04/15 00:36
TA R İ H
H I S TO RY
Ç
anakkale, bu toprakların kaydettiği en önemli
iki destanın ev sahibi olarak, Anadolu’nun
gerçek yüzünü hâlâ yansıtmayı başaran nadir
şehirlerimizden biridir.
Truva ve Çanakkale Savaşları’na dair
destanların bu topraklarda yazılması da tesadüf
değildir. Kurulduğundan bu yana doğal, coğrafi ve
stratejik önemini koruyan Çanakkale, asırlar boyu farklı
milletler tarafından fethedilmek istendi. Çanakkale
Muharebeleri, bunun en son ve belki de en kanlı
örneğiydi.
Bugün Çanakkale, savaşın bütün şiddetine rağmen iki
düşman ordudaki askerlerin toprağında koyun koyuna
yattığı bir yer olmanın onurunu yaşıyor. Gelibolu, bizim
için olduğu gibi, Anzaklar için de neredeyse kutsal
bir bölge. Bu anlamda Çanakkale’nin dünyada bir
benzeri yoktur. Yapacağınız küçük bir gezi, Çanakkale
Savaşları’nın şehre nasıl bir ağırbaşlılık kazandırdığını
göstermeye yetecektir.
Kahramanların toprağı
Çanakkale Boğazı’nı gören bir tepeye çıktığınızda iki
kıtanın birbirine bağlanmasına tanıklık edebilirsiniz.
İlkçağlarda Hellespontos, yani “küçük Helle’nin
boğulduğu deniz” adı verilen Çanakkale; akıntıları,
asiliği ve köpüklü sularıyla bilinir. Ve elbette onu ele
geçirmek isteyen güçlerin mücadeleleriyle…
Antik dönemde bile sık sık kana boyanmıştır Çanakkale:
İnsanlar birbirini öldürmüş, ordular bu önemli topraklar
için savaşmıştır. Bugün Çanakkale’ye gidip engin
maviliğe baktığınızda uygarlığın büyük destanlarının
neden burada doğduğunu hissedebilirsiniz. Bu
destanların ilki Truva Savaşı, sonuncusu ise Çanakkale
Savaşlarıdır.
Truva destanı
Antik dönemin ünlü yazarı Homeros’un ‘İlyada”
adlı eseri, 3 bin yıl önce Çanakkale kıyılarında
İşgalci
kuvvetlerin
kara
savaşlarındaki
saldırı
anlarından
biri…
One of the
moments
when
occupying
forces attack
as a part of the
ground war...
Ç
anakkale is one of the rare
towns in Turkey with an ability
to capture the true colors of the
Anatolia as a homeland of two
most important epics ever seen
on the face of this land.
It is not a coincidence that this is where
the history for the Trojan War and the
Dardanelles Campaign was made. Keeping
to loom large in nature, geography and
strategy since its foundation, Çanakkale
had always been a target for various
nations to conquer for centuries. The
Dardanelles Campaign was the final and
probably the deadliest round of such
efforts. At the present time, Çanakkale takes pride
in serving as a location where soldiers
26
024_039_CANAKKALE.indd 26
21/04/15 00:36
of two opposing troops lie side by side. Gallipoli is almost a holy land to Anzacs
just like it is to Turks. There is no match
for Çanakkale in this respect. A short trip
will suffice to show what a humble trait
the Dardanelles Campaign brought to the
town.
The land of heroes
When you are on top of a hill overseeing
the Dardanelles Strait, it will be clear to
see how two continents are interlocked.
Having been called Hellespontos (Sea
of Helle, the daughter of Athamas, who
was drowned here) in the Ancient Times,
Çanakkale is renowned for currents,
rebellion and foamy waters. And the
battles of forces to capture it...
Mustafa Kemal,
askerleri
ile birlikte,
cephede…
Mustafa
Kemal on the
battlefront with
soldiers...
gerçekleştirilen efsanevi Truva Savaşı’nı günümüze
kadar taşımıştır. Truvalıların vatanlarını savunmasını
anlatan efsanenin sonunda, farklı orduları bir araya
getirerek şehre saldıran Akhalar zekice bir hileyle kenti
ele geçirmeyi başarır. Homeros, düşmanın saldırısına
karşı Truvalıların tuttuğu nöbeti tarif eder: “Hepsi
de büyük umutlar içinde gecelediler savaş alanında.
Öbek öbek ateş yanıyordu. Parlak ayın çevresinde
binlerce yıldız, rüzgarsızken duru gökyüzü, nasıl
yanarsa ışıl ışıl, bütün doruklar, sivri kayalar ve çayırlar
nasıl serilirse göz önüne; gökler yırtılıp da açılır, tekmil
yıldızlar görülür.” Binlerce yıl öncesinde süzülüp gelen
bu kelimeler Çanakkale’nin güzelliğini eşsiz bir şekilde
anlatır. Bu kelimeler aynı zamanda 1915 yılında, bir
sonraki gün yapılacak taarruzdan önce siperlerinde
nöbet tutan askerlerin ruh halini hissetmemize olanak
verir.
27
024_039_CANAKKALE.indd 27
21/04/15 00:36
TA R İ H
H I S TO RY
Çanakkale destanı
Truva’dan yaklaşık olarak 30 asır sonra, günümüzden
tam 100 sene önce Çanakkale, uygarlık tarihinin en
büyük ve destansı savaşlarından birine daha sahne
oldu. Farklı ülkelerin kuvvetlerinden oluşan müttefik
devletler kuvvetleriyle Osmanlı ordusu kan, barut ve
hastalıkla çevrili bir halde, 240 gün boyunca savaştı. Her
iki taraftan da binlerce kişi hayatını kaybetti. Çanakkale
Boğazı'nı savunmakla görevlendirilen Beşinci Ordu
Cepheye giden
askerlerimiz…
Turkish soldiers
on their way to
the frontline...
Çanakkale was drenched in blood quite
a bit even in the Ancient Times. People
killed one another while armies fought for
this precious land. You can see why great
epics of many civilizations were born here
when you take a look at the open blue
waters of Çanakkale. The first one was
the Trojan War while the final one was the
Dardanelles Campaign.
The Trojan Epic
Çanakkale’de
savaşan Hintli
askerler.
Indian soldiers
fighting a
battle in the
Dardanelles.
Authored by Homer, the well-known figure
of the Ancient Times, the "Iliad" brings the
legendary Trojan War, which took place on
the Dardanelles shores 3 thousand years
ago, to the present day. Having attacked
at the town with a combination of various
armies, the Achaeans managed to capture
the town pulling a wise trick at the end
of the epic that recounts the Trojans
defending their lands. Homer describes
the guard that the Trojans kept against
the foe's attacks: "They all spent the night
28
024_039_CANAKKALE.indd 28
21/04/15 00:36
on the battlefield with great hopes. Blazing
fires, one after another. Thousands of
stars around the bright Moon, a still sky
when it is not windy, sparkling heights
with fire, steep rocks and grasslands
unfolding while they tear skies down and
manifest in all stars." Surviving up to the
present day as inherited from thousands
of years ago, these words portray the
beauty of Çanakkale in an unparalleled
fashion. These words help you gain an
insight into the state of mind of soldiers on
guard in the trenches in 1915 prior to the
offensive to be launched the next day.
The Dardanelles epic
30 centuries after the Trojan War and
exactly 100 years ago, Çanakkale served
as a stage for another great and heroic
war in the history of civilizations. Having
been composed of forces from various
countries, the allied powers fought for 240
days against the Ottoman army drenched
Gelibolu
yarımadasında
şehitlerin
anısına dikilen
anıt…
A monument
erected in
memory
of martyrs
that fell on
the Gallipoli
peninsula...
Komutanı Liman Von Sanders, hatıralarında şehit
sayımızı 218 bin olarak verir. Bu rakamın gerçeği yansıtıp
yansıtmadığı bir yana, Çanakkale cephesine sevk edilen
askerlerimizin büyük bir kısmının evine dönemediği
açıktır. Peki, nasıl oldu da insana ferahlık veren, havası
ve doğasıyla herkesi büyüleyen bu yarımada milyonlarca
kişinin katıldığı bu kanlı muharebelere ev sahipliği yaptı?
29
024_039_CANAKKALE.indd 29
21/04/15 00:37
TA R İ H
H I S TO RY
Türk bataryasının başındaki askerlerimiz.
Turkish soldiers by a Turkish artillery
battery’s side.
Çanakkale’yi ele geçirmek…
Britanya’nın Çanakkale Boğazı’nı donanmayla
geçerek İstanbul’u alma fikri, Osmanlı’nın henüz
savaşa katılmadığı Eylül 1914’te ortaya atılmıştı.
Çanakkale saldırısıyla savaşa yön vermek isteyen
İngilizlerin hedefinde Ruslara yardım edilmesi ve
Türklerin Anadolu’dan sürülmesi de vardı. İkinci Dünya
Savaşı’nda İngilizleri kurtaran adam olan Winston
Churchill’in geliştirdiği Çanakkale’nin işgal edilmesi
fikri hızla olgunlaştı ve 1915’in başında ilk saldırılar
gerçekleştirilmeye başladı.
Cephe gerisinde
de askere
mühimmat
yetiştirmek için
hummalı bir
çalışma vardı.
A major
endeavor in the
rear zone to rush
ammunition to
soldiers.
in blood, gunpowder and disease.
Thousands of people died for both sides.
Having been commissioned to defend the
Dardanelles Strait, the Commander of the
Ottoman 5th Army Liman Von Sanders
reported in his reminiscences that the
number of martyrs was 218 thousand. Apart from whether this figure is correct
or not, it is a fact that the majority of
the Ottoman soldiers dispatched to the
Dardanelles front could not return home.
So, how did this peninsula making one
feel at peace and enchanting everyone in
air and nature become a stage for bloody
campaigns joined by millions of people?
Capturing the Dardanelles...
The Great Britain's plan to get through the
Dardanelles Strait and capture Istanbul
was proposed in September 1914 when the
Ottoman Empire was not even a part of
the war. Having desired to steer the war
thanks to the Dardanelles offensive, the
Brits aimed at helping the Soviets out,
and driving the Turks out of the Anatolia.
30
024_039_CANAKKALE.indd 30
21/04/15 00:37
Pakmaya_C
Pakmaya_CikolataIlan_205x275.indd
1
024_039_CANAKKALE.indd 31
3/25/15 00:37
4:46 PM
21/04/15
TA R İ H
H I S TO RY
Denizde, karada ve havada
Çanakkale Muharebeleri, irili ufaklı çok sayıda savaşa
sahne oldu. Karada, denizde ve havada savaşan
taraflar 240 gün boyunca birbirlerine ölüm yağdırdı.
18 Mart’taki asıl deniz savaşında hedef, Çanakkale
Boğazı'nın sadece 1 mil genişliğindeki en dar noktasıydı.
16 savaş gemilik dev donanma Çanakkale'yi hızla
geçebilmek için erken saatlerde bomba yağdırmaya
başladı. Aynı şekilde karadaki topçu bataryaları da
gemilere ateş etmekteydi.
Müttefiklerin komutanı Ian Hamilton anılarında
böylesine küçük bir alanda bu kadar çok gemiyi bir
arada görmenin şaşkınlığını yaşadığını anlatır. Bir gün
boyunca Çanakkale sahili cehenneme döner. Deniz
Having been designed by Winston
Churchill, the man who saved the Brits
in the World War II, the plan to occupy
the Dardanelles was rapidly brought to
maturity, and the initial attacks were
launched in the early 1915.
In the sea, land and air
The Dardanelles Campaign saw a slew
of large and small scale battles. Having
fought in the sea, ground and air, the
parties fired bullets against one another
for 240 days. On March 18, the target of
the naval warfare was the narrowest spot
of the Dardanelles Strait that was barely
32
024_039_CANAKKALE.indd 32
21/04/15 00:37
Çanakkale
Savaşı, bir
milletin kendi
küllerinden
yeniden
doğuşunu ifade
eder.
The Dardanelles
Campaign
stands for the
rise of a nation
from ashes.
savaşları tam anlamıyla bir satranç oyunu gibi gelişir.
Küçük koylar, Nusret mayın gemisinin son anda döşediği
mayınlar, Alman uçaklarıyla yapılan keşifler, sahte
topçu bataryaları savaşın kaderini belirleyecektir.
Nusret Mayın Gemisi
Bütün olumsuzluklara ve İtilaf devletlerinin üstün
gücüne rağmen 18 Mart’ı, tarihimize altın harflerle
yazılacak bir zafere dönüştürmeyi başardık. 18 Mart
1915'te, deniz mayınları ve kıyılardaki Osmanlı topçu
bataryalarının isabetli atışları Çanakkale’yi geçilmez
kıldı. Nusret mayın gemisinin bir gün önce döşediği
mayınlar İngiliz Ocean, Irresistible ve Fransız Bouvet adlı
üç zırhlıyı batırdı. Günün sonunda müttefik kuvvetleri
deniz harekâtından vazgeçmek zorunda kalacaktı.
Kara harekâtı
18 Mart deniz harekâtında çok sayıda gemisini kaybeden
müttefik devletler, kısa süre sonra karaya asker
1 mile. A tremendous naval force with 16
battleships began to bombard in the wee
hours to get through the Dardanelles
Strait at a rapid clip. In the same vein,
artillery batteries on the ground fired at
the battleships.
Ian Hamilton, the commander of the allied
forces, recounts (in his reminiscences) his
astonishment to see so many battleships
in such a small space. The Dardanelles
shore turned into a hell for one day. The
naval warfare was staged like a chess
game up to the hilt. Small coves, mines
laid by Nusret in the nick of time, scouting
activities by German aircrafts, and false
Bugün
Çanakkale
Boğazı’ndan
geçen tüm
gemiler bu
manzarayı
izliyor.
All cruisers
getting through
the Dardanelles
Strait oversee
this view.
çıkarabilmek için hazırlıklara girişti. İngiliz, Fransız
ve Anzaklardan oluşan itilaf kuvvetleri, 25 Nisan’da
Gelibolu’nun beş farklı noktasına çıkarma yaptı. Böylece
aralık ayına kadar sürece olan kanlı kara savaşları
başlamış oldu.
Bizzat Ian Hamilton tarafından geliştirilen taarruz
planına göre müttefik kuvvetler iki ana bölgeye çıkarma
yapacaklardı. İngilizler Seddülbahir tarafındaki
koylara, Anzaklar ise Kabatepe yakınlarına çıkacaktı.
Conkbayırı, Bolayır sahili, Kumkale ve Beşike gibi
bölgelere de çıkarma yapıldı.
İngiliz ve Fransız kuvvetleri Seddülbahir ve Arıburnu
sahillerinde başarılı olamayınca Suvla Koyu'na 6
Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle üçüncü bir
çıkarma gerçekleştirdi. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay
33
024_039_CANAKKALE.indd 33
21/04/15 00:37
TA R İ H
H I S TO RY
artillery batteries sealed the fate of the
Campaign.
Nusret the Minelayer
In spite of all adverse circumstances and
the superiority of the allied forces, the
Ottomans managed to land a victory on
March 18 written in letters of gold for the
history. On March 18, 1915, the naval mines
and the Ottoman army's artillery fires on
target made the Dardanelles impassable.
The mines laid by Nusret the day before
sank HMS Ocean, HMS Irresistible and the
French battleship Bouvet At the end of the
day, the allied forces had to give up on the
naval operation.
The ground operation
Albay Mustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi
olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı
ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı
ancak başarabildi. Mustafa Kemal, ertesi gün Conk
bayırında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirdi. Bu
hattaki Anzak birlikleri de geri atıldı. İngiliz ve Anzak
kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak
bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını
aşamadı. Yıl boyunca geliştirdikleri planları
başaramayan ve çok sayıda kayıp veren İngiliz, Anzak ve
Having lost many battleships as a
consequence of the naval operation
on March 18, the allied forces soon
embarked on preparations to dispatch
ground troops on the Gallipoli. Having
been composed of British, French and
Anzac soldiers, the allied forces initiated
five separate landings on the Gallipoli
on March 25. This kicked off the bloody
ground battles that would last until
December.
In accordance with the offensive plan
personally designed by Ian Hamilton, the
allied forces were supposed to land on two
main zones. The Brits were planning to
land on the coves located in Cape Helles
while the Anzacs were supposed to land on
Gaba Tepe. The allied forces made landings
on the Chunuk Bair, Bulair, Kumkale and
Beşike.
When the British and French forces failed
to come out victorious on Chunuk Bair
and Arıburnu shores, they made a third
landing on the Suvla Bay in cooperation
with new forces on August 6, 1915.
However, the counter assault known as
the First Battle of Anafartalar mounted
under the command of the Staff Colonel
Mustafa Kemal on August 9 forced the
reserve division of the British Command
to the fire line where the division's soldiers
barely held on to the shore. Mustafa Kemal
launched another counter attack around
the Chunuk Bair the day after. This attack
repelled the Anzac forces. The general
34
024_039_CANAKKALE.indd 34
21/04/15 00:37
offensives of the British and Anzac forces
known as the Second Battle of Anafartalar
could not get through the Ottoman
defense. Having failed in plans designed
throughout the year, and suffered many
casualties, the British, Anzac and French
forces decided to retreat from the Gallipoli
Peninsula in the late 1915.
"They have become
our sons as well"
Beyond any doubt, Gallipoli was a major
tragedy for the Anzacs. They claimed and
lost lives for lands far away from their
homeland and they were not familiar with
just because of a cause that had nothing
to do with them. Thousands of Anzacs fell
along with the Mehmeds.
The Anzacs took on a sense of national
identity thanks to the Dardanelles
Campaign, and turned into a tight-knit
Çanakkale
bataryaları,
düşman
gemilerinin
geçişine izin
vermedi.
The
Dardanelles
artillery
batteries
blocked
off enemy
battleships.
Fransız kuvvetleri, 1915 yılının sonlarına doğru Gelibolu
Yarımadası’nı tahliye etmeye karar verdi.
“Onlar artık bizim evlatlarımızdır”
Gelibolu, Anzaklar için kuşkusuz çok büyük bir
trajediydi. Kendileriyle hiç alakası olmayan bir
konu nedeniyle binlerce kilometre uzaklıkta ve hiç
bilmedikleri topraklar için can aldılar, can verdiler.
Binlercesi bu toprağa, Mehmetçikle yan yana düştü.
Anzaklar, Çanakkale Savaşı sayesinde bir ulus
kimliğini kazandı ve toplum olarak birbirine kenetlendi.
Bu trajedi sayesinde Britanya İmparatorluğu’nun
parçası olmaktan bir ulus olmaya doğru yola çıkan
Avustralyalıların teselli arayışı, savaşın ardından uzun
süre dinmedi. Aradıkları teselli, ironik bir şekilde
Çanakkale kahramanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin
kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından kaleme
alındı. Gelibolu’yu Anzaklara karşı koruyan kuvvetlerin
başındaki isim olan Atatürk, cumhurbaşkanlığı yaptığı
1935’te, muharebelerin 20’nci yılı anısına şu sözleri
söyledi:
35
024_039_CANAKKALE.indd 35
21/04/15 00:37
TA R İ H
H I S TO RY
“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken
kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız.
Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle
yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan
evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı
dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur
içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar,
bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim
evlâtlarımız olmuşlardır.”
Teknolojik üstünlüğün henüz hüküm sürmediği bu
savaşta siperlerin birbirine yakınlığı beş metreye kadar
inmiştir. Savaş boyunca çarpışan birlikler zaman
zaman yaralıların ve ölülerin toplaması için ateşkes
ilan ediyordu. Bu kısa ateşkes anlarında sigara değiş
tokuşu yapan ve birbiriyle yardımlaşan iki taraf,
ardından savaşmaya geri dönüyordu. Aylarca süren
acımasız savaşın neticesinde binlerce insanın hayatını
kaybetmesine karşın Çanakkale Muharebeleri taraflar
arasında nefret değil dostluk doğurdu. Bu yüzden
İşgal
kuvvetlerinin
geçemediği
Çanakkale
Boğazı’nın
bugünkü hali…
The current
look of the
Dardanelles
Strait that
occupying
forces could
not get
through...
society. Having embarked on turning into
a nation and detaching from the British
Empire as a result of this tragedy, the
Australians had long tried to find solace
during the post-war period. The solace
they were trying to find was ironically
penned by Mustafa Kemal Atatürk, a
Dardanelles hero and the founder of the
Republic of Turkey. Having led the troops
defending Gallipoli against the Anzacs,
Atatürk shared his feelings in 1935 for the
20th anniversary of the Campaign:
"Those heroes that shed their blood and
lost their lives! You are now lying in the
soil of a friendly country. Therefore rest in
peace. There is no difference between the
Johnnies and the Mehmets to us where
they lie side by side here in this country of
ours.
36
024_039_CANAKKALE.indd 36
21/04/15 00:37
You, the mothers, who sent their sons
from faraway countries! Wipe away
your tears. Your sons are now lying in
our bosom. And they are in peace. After
having lost their lives on this land, they
have become our sons as well."
The trenches were only five meters away
from one another in this war where
technological superiority had yet to come
into play. Having fought against one
another during the Campaign, the troops
declared a cease fire to collect casualties. Having exchanged cigarettes and helped
each other over this short period of truce,
both sides were back at fighting against
one another. The Dardanelles Campaign
led to brotherhood, not hatred between
two sides even though thousands of people
died as a result of relentless battles that
took months. That is why the Dardanelles
Campaign is unique.
Forgive me, sir...
Having been won thanks to the sacrifices
of soldiers, the Dardanelles Campaign has
survived up to the present in letters and
memories. A letter penned by the Sergeant
Mehmet for his commander while he was
in the hospital shows how the troops came
out victorious as a result of the campaign:
I lost my right arm. It is okay. I still have
my left arm. I can still be of service. What
depresses me and prevents me from
joining my division is that I still have an
open wound. I am sorry for not being able
to leave the hospital and partake in the
war. Please forgive me, sir.”
Çanakkale Muharebelerinin bir benzeri daha yoktur.
Komutanım affedin…
Askerlerimizin gösterdiği fedakârlıklar sayesinde
kazanılan Çanakkale Savaşı, mektuplar ve anılar
sayesinde günümüze kadar ulaştı. Mehmet Çavuş'un
hastaneden komutanına yazdığı mektup, bu savaşın
nasıl kazanıldığını çok iyi ortaya koyuyor: “Sağ kolumu
kaybettim. Zararı yok. Sol kolum var. Onunla da pekâlâ
iş görebilirim. Beni üzen ve yeniden birliğime katılarak,
düşmanla çarpışmama engel olan şey, yaramın henüz
kapanmamış olmasıdır. Hastaneden çıkıp, harbe
iştirak edemediğim için beni mazur görünüz. Affediniz
komutanım."
Kurtulacağımdan ümidim yok…
Kolağası (Ön Yüzbaşı) Bölük Komutanı İstanbullu
Mehmet Tevfik, 2 Haziran 1915 günü yaralanıp
Çanakkale Askeri Hastanesi'ne kaldırıldı. Ne yazık ki
burada hayatını kaybeden Tevfik, can vermeden hemen
önce ailesine şu satırlarla seslenmişti: Arıburnu'nda
ilk girdiğim müthiş muharebede sağ yanımdan ve
pantolonumdan kurşun geçti, hamdolsun kurtuldum.
Fakat bundan sonra gireceğim muharebelerden
kurtulacağımdan ümidim olmadığından bir hatıra
olmak üzere bu satırları yazıyorum…”
I do not have any
hope to survive...
The Senior Captain Mehmet Tevfik from
Istanbul was taken to the Çanakkale
Military Hospital after he was injured on
June 2, 1915. Unfortunately, he lost his life
there but penned the following lines for
his family right before he passed away:
During the first terrible battle I fought
at Ariburnu, a bullet grazed my right
side and fortunately I dodged the bullet.
However, I do not have any hope to survive
future in following battles. So, I am writing
these lines so you have something to
remember me...”
37
024_039_CANAKKALE.indd 37
21/04/15 00:37
TA R İ H
H I S TO RY
Truva atı
Antik dönemdeki Truva savaşının bir
at maketinin içine gizlenen askerler
sayesinde kazanıldığına inanılır. 10
yıl boyunca devam eden savaşı sona
erdirmek isteyen Odysseus’un aklına
tahtadan bir at yapma fikri gelir. Akhalılar
Truva’yı fethetmekten vazgeçmiş gibi
görünüp geride çok büyük bir tahta at
bırakırlar. Odysseus ve diğer seçkin
komutanlar atın içine gizlenir, diğerleri
denize açılıp Bozcaada’nın arkasına
saklanırlar. Atın Tanrıça Athena’ya kutsal
bir sunak olarak yapıldığına inanan
Truvalılar, tahta atı şehrin içine alır. Aynı
gece atın içindeki savaşçılar çıkarak
şehrin fethedilmesini sağlarlar. Dışarıdaki
ordunun da desteğiyle Truva tamamen
işgal edilir, yakılıp yıkılır. At maketi
Truva’nın sonunu getirmiştir. Homeros’un
keşfi Truva atını bir casusluk kavramı
olarak Avrupa dillerine kazandırır.
The Trojan Horse
The Trojan War was reportedly won in the
ancient period thanks to the soldiers hidden
within a horse model. Having aspired to put
an end to the war that lasted for 10 years,
Odysseus thought of building a wooden
horse. The Achaeans pretended to give up on
conquering the city of Troy, and left a giant
wooden horse behind. Odysseus and other
selected commanders hid within the wooden
horse while others pretended to sail away and
hide behind Bozcaada. Having believed that
the horse was made as a holy offering for the
Goddess Athena, the Trojans pulled the horse
into their city. That night, the hidden warriors
crept out of the horse and conquered the city.
With the support of the army outside the walls,
the city of Troy was completely occupied and
destroyed. The wooden horse wiped Troy off
the face of the earth. The discovery of Homer
enabled the Trojan horse to be introduced to
European languages as a subterfuge.
38
024_039_CANAKKALE.indd 38
21/04/15 00:37
Truva atı…
The Trojan Horse...
39
024_039_CANAKKALE.indd 39
21/04/15 00:37
S İ N EM A
C I N EM A
gurur g
Türk sinemasının
40
040_050_ONLAR_ODUL.indd 40
21/04/15 00:33
gecesi
Türk Sinemasının 100 yıllık geçmişini taçlandırmak ve kutlamak için
düzenlenen En İyi “ON’lar” ödül törenine katılanlar şıklıklarıyla Oscar
törenini aratmadı. Töreni sizler için izledik…
A night to take pride
for Turkish cinema
Having taken part in "Top Ten" award ceremony held in
an effort to crown and celebrate the 100th anniversary of
the Turkish cinema, guests matched their Academy Award
counterparts in elegance. We followed the ceremony for you...
41
040_050_ONLAR_ODUL.indd 41
21/04/15 00:33
S İ N EM A
C I N EM A
H
B
eyoğlu Belediyesi Başkanlığı ve TÜRSAK Vakfı
işbirliğinde, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı
ve Başbakanlık Tanıtma Fonunun destekleri
ile Türk Sinemasının 100 yıllık geçmişini
kutlamak için düzenlenen En İyi “ON’lar” ödül töreni
CVK Bosphorus Park Hotel’de yapılan görkemli törenle
sahiplerini buldu.
Sinema dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan
yaklaşık 200 kişilik büyük jüri tarafından belirlenen
Türk sinemasının En İyi On’larına ödülleri yine başarılı
oyuncular tarafından takdim edildi. Türk sinemasının
birçok döneminden film, yönetmen, senaryo ve
oyuncunun ödüllendirildiği gecede pek çok genç
oyuncuya da ödül verdi. Türk Sinemasının En İyi On’lar
Ödül Töreni, Türk sinemasının tüm kuşaklarını bir
arada gösteren sahnelerle akıllara kazındı.
200 Kişilik jüri tarafından seçilen 10’ar ödülün yanı sıra
En İyi On Drama Film kategorisi için noter huzurunda
halk oylaması yapılarak 100 Yılın En İyi Drama Filmi
seçildi. Halk oylaması sonucunda birinci olan ‘Selvi
Neslişah
Alkoçlar, Engin
Altan Düzyatan
eld in cooperation with Beyoğlu
Municipality and TURSAK
Foundation and sponsored by
the Ministry of Culture and
Tourism and the Promotion Fund of the
Turkish Prime Ministry in an attempt
to celebrate the 100th anniversary of
the Turkish cinema, the "TOP TEN"
award ceremony was organized in
CVK Bosphorus Park Hotel in a glorious
fashion.
Selected by a grand jury composed of
almost 200 people including major figures
of the Turkish cinema circle, the Top Ten
figures were presented with their awards
by high-profile actors and actresses. A
spate of young actors/actresses presented
awards at the night when many feature
films, directors, screenplays and actors/
actresses of various times were granted
an award. The Top TEN Award Ceremony
was engraved in memories gathering all
generations of the Turkish cinema.
In addition to 10 awardees selected by a
jury of 200 members, a ballot measure
was held before a notary public for the
Top Drama Feature Films of the past
100 years. Having ranked the first as a
result, "The Girl with the Red Scarf"was
granted with an award by Beyoğlu Mayor
Mr. Ahmet Misbah Demircan and the
Chairman of Tursak Foundation Mr. Engin
Yiğitgil along with Bergüzar Korel and
Selçuk Yöntem. After the award had been
presented to the producer of the movie
Mr. Atıf Yılmaz, Mr. Cahit Berkay as the
composer of the original score and Mr.
Çetin Tunca as the cinematographer were
invited to the stage.
Nebahat Çehre
42
040_050_ONLAR_ODUL.indd 42
21/04/15 00:33
• Zeki Ökten
Hülya Avşar
Top Ten Directors
Awarders: Melisa Sözen - Serkan Keskin
• Atıf Yılmaz
• Halit Refiğ
• Metin Erksan
• Nuri Bilge Ceylan
• Lütfi Ömer Akad
• Şerif Gören
• Yavuz Turgul
• Yılmaz Güney
• Zeki Demirkubuz
• Zeki Ökten
En İyi On Senaryo
Ödül Veren İsimler: Nesrin Cevadzade İlker Kaleli
• Masumiyet
• Babam Ve Oğlum
• Susuz Yaz
• Eşkıya
• Kış Uykusu
• Muhsin Bey
• Selvi Boylum Al Yazmalım
• Sürü
• Yol
• Züğürt Ağa
Top Ten Screenplays
En İyi On Drama Filmi
Ödül Veren İsimler: Bergüzar Korel - Selçuk
Yöntem
• Susuz Yaz
• Eşkıya
• Selvi Boylum Al Yazmalım
• Yol
• Sürü
• Umut
• Masumiyet
• Muhsin Bey
• Gelin
• Bir Zamanlar Anadolu’da
Top Ten Drama0 Feature
Films
Awarders: Bergüzar Korel - Selçuk Yöntem
• Dry Summer (Susuz Yaz)
• The Bandit (Eşkıya)
• The Girl With The Red Scarf (Selvi
Boylum Al Yazmalım)
• Yol
• The Herd (Sürü)
• Umut
• Masumiyet
• Muhsin Bey
• Gelin
• Once Upon A Time In Anat
En İyi On Yönetmen
Ödül Veren İsimler: Melisa Sözen - Serkan
Keskin
• Atıf Yılmaz
• Halit Refiğ
• Metin Erksan
• Nuri Bilge Ceylan
• Lütfi Ömer Akad
• Şerif Gören
• Yavuz Turgul
• Yılmaz Güney
• Zeki Demirkubuz
Awarders: Nesrin Cevadzade - İlker Kaleli
• Masumiyet
• Babam Ve Oğlum
• Dry Summer (Susuz Yaz)
• The Bandit (Eşkiya)
• Winter0 Sleep
• Muhsin Bey
• The Girl With The Red Scarf (Selvi
Boylum Al Yazmalim)
• The Herd (Sürü)
• Yol
• Züğürt Ağa
En İyi On Drama
Kadın Oyuncu
Ödül Veren İsimler: Farah Zeynep
Abdullah - Buğra Gürsoy
• Fatma Girik
• Filiz Akın
• Hülya Avşar
• Hülya Koçyiğit
• Meltem Cumbul
• Müjde Ar
• Nebahat Çehre
• Zuhal Olcay
• Türkan Şoray
• Selda Alkor
Top Ten Drama Actresses
Awarders: Farah Zeynep Abdullah - Buğra
Gürsoy
• Fatma Girik
• Filiz Akın
43
040_050_ONLAR_ODUL.indd 43
21/04/15 00:33
S İ N EM A
C I N EM A
Boylum Alyazmalım’ filminin ödülünü ise Bergüzar
Korel ve Selçuk Yöntem ile birlikte vermek üzere
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve
Türsak Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil de sahneye davet
edildi. Ödülün, filmin yapımcısı Atıf Yılmaz’a takdim
edilmesinin akabinde, filmin unutulmaz müziğine imza
atan Cahit Berkay ve görüntü yönetmeni Çetin Tunca da
sahneye davet edildi.
Cem Yılmaz
Ceyda Düvenci ve Yekta Kopan
Türk sinemasının 100.yılında Türkiye’nin kültür ve sanat
hayatına ölümsüz eserler katmış olan sinemamızın
‘En İyi On Drama Filmi’, ‘’ En iyi On Komedi Filmi’, ‘En
İyi On Yönetmen’, ‘En İyi On Drama Kadın Oyuncu’,
‘En İyi On Drama Erkek Oyuncu’, ‘En İyi On Komedi
Kadın Oyuncu’, ‘En İyi On Komedi Erkek Oyuncu’, ’En
iyi On Görüntü Yönetmeni’, ‘En iyi On Senaryo’, ‘En İyi
Onlar Müzik’ ,’Seçici Kurul Özel Ödülleri’ ve ‘En İyi Film’
dalında ödüllerin sahiplerini bulduğu töreni deneyimli
sunucu ve yazar Yekta Kopan ile başarılı oyuncu ve
sunucu Ceyda Düvenci sundu.
Ceyda Düvenci and Yekta Kopan
Geceye eşlik eden şarkılar
Bu görkemli gecenin performansında ise ENBE
orkestrası sahne aldu. Tören de ENBE orkestrasına
Bergüzar Korel ‘Fırat’ türküsüyle, Serenay Sarıkaya ise
‘Firuze’, Zafer Algöz ise ‘Dağlar Dağlar’ şarkısıyla eşlik
ettiler.
Demet Akbağ,
Zafer Cika
Rewarding the "Top Ten Drama Feature
Films", "Top Ten Comedy Feature Films",
"Top Ten Directors, "Top Ten Drama
Actresses", "Top Ten Drama Actors", "Top
Ten Comedy Actresses", "Top Ten Comedy
Actors", "Top Ten Cinematographers",
"Top Ten Screenplays", "Top Ten Original
Scores", "Jury Prizes" and "the Best
Feature Film" for the 100th anniversary of
the Turkish cinema as immortal works for
Turkish culture and art, the ceremony was
presented by the savvy host and writer
Bergüzar Korel
44
040_050_ONLAR_ODUL.indd 44
21/04/15 00:33
• Hülya Avşar
• Hülya Koçyiğit
• Meltem Cumbul
• Müjde Ar
• Nebahat Çehre
• Zuhal Olcay
• Türkan Şoray
• Selda Alkor
Melissa Sözen
En İyi On Drama
Erkek Oyuncu
Ödül Veren İsimler: Serenay Sarıkaya
• Ayhan Işık
• Çetin Tekindor
• Fikret Hakan
• Fikret Kuşkan
• Haluk Bilginer
• Kadir İnanır
• Tarık Akan
• Tuncel Kurtiz
• Şener Şen
• Yılmaz Güney
Top Ten Drama Actors
Awarders: Serenay Sarıkaya
• Ayhan Işık
• Çetin Tekindor
• Fikret Hakan
• Fikret Kuşkan
• Haluk Bilginer
• Kadir İnanır
• Tarık Akan
• Tuncel Kurtiz
• Şener Şen
• Yılmaz Güney
En İyi On Komedi Filmi
Ödül Veren İsimler: Hatice Aslan - Barış
Kılıç
• Hababam Sınıfı
• Züğürt Ağa
• Vizontele
• Eyvah Eyvah
• Her Şey Çok Güzel Olacak
• Hokkabaz
• Kapıcılar Kralı
• Arabesk
• Turist Ömer
• Çiçek Abbas
Top Ten Comedy
Feature Films
Awarders: Hatice Aslan - Barış Kılıç
• Hababam Sınıfı
• Züğürt Ağa
• Vizontele
• Eyvah Eyvah
• Her Şey Çok Güzel Olacak
• Hokkabaz
• Kapıcılar Kralı
• Arabesk
• Turist Ömer
45
040_050_ONLAR_ODUL.indd 45
21/04/15 00:33
S İ N EM A
C I N EM A
Serkan Keskin
Yekta Kopan and the high-profile actress
and host Ceyda Düvenci.
Accompanying songs
for the night
ENBE ensemble delivered a performance
for the grandiose event. ENBE ensemble
was joined in folk songs by Bergüzar Korel
for "Fırat", Serenay Sarıkaya for "Firuze",
and Zafer Algöz for "Dağlar Dağlar".
In addition to ENBE ensemble, the night
also saw musical performances of
Turkish folk songs by Bergüzar Korel for
"Fırat", Serenay Sarıkaya for "Firuze",
and Zafer Algöz for "Dağlar Dağlar", an
unforgettable track by Barış Manço. The
highly-acclaimed performances never
ceased to exhilarate the participants.
The event was immortalized
by Ara Güler
ENBE orkestrasının sahne aldığı gecede Bergüzar Korel
Fırat türküsünü, Serenay Sarıkaya Firuze isimli şarkıyı,
Zafer Algöz ise Barış Manço’nun unutulmaz Dağlar
Dağlar isimli parçasını seslendirdi. Büyük alkış alan
performanslar, katılımcılara keyif dolu anlar yaşattı.
Ara Güler
Informed of the award ceremony by
the Chairman of TURSAK Foundation
Mr. Engin Yiğitgil, the connoisseur
photographer Ara Güler partook in the
ceremony taking a family photo at the
finale of the event. Mr. Güler took a family
photo of the awarders and awardees
at the finale of the event. The great
photographer Ara Güler joined the group
to be in front of the lens after having taken
a photo representing generations of the
one-hundred year-old background of the
Turkish cinema.
Geceyi Ara Güler ölümsüzleştirdi
Türsak Başkanı Engin Yiğitgil ile yaptığı görüşmede
ödül töreninden haberdar olan duayen fotoğrafçı Ara
Güler, ödül töreninin finalinde çekilecek toplu fotoğrafı
çekmekten onur duyacağını belirterek törene katıldı.
Güler, finalde tüm ödül alan ve ödül veren isimlerin
sahnede toplu fotoğrafını çekti. Usta fotoğrafçı Ara
Güler, Türk sinemasının yüzyılını temsil eden kuşakları
bir arada fotoğrafladıktan sonra ricaları kırmayarak
kendisi de gruba katıldı.
Sahne ‘ON’lar’da
Ödül töreninde 11 kategoride 110 kişi ödüllendirildi.
Nebahat Çehre, Selda Alkor, Fikret Kuşkan, Hülya
Avşar, Meltem Cumbul, Fatoş Günay, Ayşe Guruda,
Binnur Kaya, Demet Akbağ, Nevra Serezli, Perran
Kutman, Yasemin Yalçın, Ata Demirer, Cem Yılmaz,
Engin Günaydın, Metin Akpınar, İlyas Salman, İzzet
46
040_050_ONLAR_ODUL.indd 46
21/04/15 00:33
• Çiçek Abbas
En İyi On Komedi
Kadın Oyuncu
Ödül Veren İsimler: Ezgi Mola - Murat
Yıldırım
• Adile Naşit
• Ayşen Gruda
• Binnur Kaya
• Demet Akbağ
• Demet Evgar
• Mürüvvet Sim
• Nevra Serezli
• Perran Kutman
• Suna Pekuysal
• Yasemin Yalçın
Top Ten Comedy Actresses
Awarders: Ezgi Mola - Murat Yıldırım
• Adile Naşit
• Ayşen Gruda
• Binnur Kaya
• Demet Akbağ
• Demet Evgar
• Mürüvvet Sim
• Nevra Serezli
• Perran Kutman
• Suna Pekuysal
• Yasemin Yalçın
• Cahit Berkay
• Erkan Oğur
• Mazlum Çimen
• Malih Kibar
• Metin Bükey
• Nedfim Otyam
• Rahman Altın
• Yalçın Tura
• Zülfi Livaneli
Top Ten Original Scores
Awarders: Hülya Avşar - Atademirer
• Atilla Özdemiroğlu
• Cahit Berkay
• Erkan Oğur
• Mazlum Çimen
• Malih Kibar
• Metin Bükey
• Nedfim Otyam
• Rahman Altın
Zafer Algöz
Meltem Cumbul
En İyi On Komedi
Erkek Oyuncu
Ödül Veren İsimler: Sinem Kobal - Zafer
Algöz
• Ata Demirer
• Cem Yılmaz
• Engin Günaydın
• İlyas Salman
• Kemal Sunal
• Metin Akpınar
• Sadri Alışık
• Şener Şen
• Halit Akçatepe
• Zeki Alasya
Top Ten Comedy Actors
Awarders: Sinem Kobal - Zafer Algöz
• Ata Demirer
• Cem Yılmaz
• Engin Günaydın
• İlyas Salman
• Kemal Sunal
• Metin Akpınar
• Sadri Alışık
• Şener Şen
• Halit Akçatepe
• Zeki Alasya
En İyi On Müzik
Ödül Veren İsimler: Hülya Avşar Atademirer
• Atilla Özdemiroğlu
47
040_050_ONLAR_ODUL.indd 47
21/04/15 00:34
S İ N EM A
C I N EM A
Serenay
Sarıkaya
Günay, Ediz Hun, Yavuz Turgul, Zeki Demirkubuz gibi
isimler ödül almak üzere törendeki yerlerini alırken ödül
veren isimler de geceye renk kattı.
Farah Zeynep Abdullah, Buğra Gürsoy, Melisa Sözen,
Serkan Keskin, Nesrin Cevadzade, İlker Kaleli, Bergüzar
Korel, Selçuk Yöntem, Serenay Sarıkaya, Hatice Şendil,
Cansel Elçin, Ezgi Mola, Murat Yıldırım, Sinem Kobal,
Zafer Algöz, Hatice Aslan, Barış Kılıç, Nihal Yalçın,
Engin Altan Düzyatan gibi birbirinden başarılı isimler
gecede ‘ON’lar’ ın ödüllerini takdim etti.
Bu görkemli gecenin akabinde Türsak Vakfı tarafından
hazırlanacak olan prestij kitabı ise Türk sineması adına
eşsiz koleksiyonlardaki yerini alacak.
The floor is Top Tens'
A total of 110 people were granted an
award under 11 categories. Nebahat
Çehre, Selda Alkor, Fikret Kuşkan, Hülya
Avşar, Meltem Cumbul, Fatoş Günay,
Ayşe Guruda, Binnur Kaya, Demet Akbağ,
Nevra Serezli, Perran Kutman, Yasemin
Yalçın, Ata Demirer, Cem Yılmaz, Engin
Günaydın, Metin Akpınar, İlyas Salman,
İzzet Günay, Ediz Hun, Yavuz Turgul
and Zeki Demirkubuz were all among
the audience to be awarded while the
awarders jazzed it up for the night.
Highly accomplished figures such as
Farah Zeynep Abdullah, Buğra Gürsoy,
Melisa Sözen, Serkan Keskin, Nesrin
Cevadzade, İlker Kaleli, Bergüzar Korel,
Selçuk Yöntem, Serenay Sarıkaya, Hatice
Şendil, Cansel Elçin, Ezgi Mola, Murat
Yıldırım, Sinem Kobal, Zafer Algöz, Hatice
Aslan, Barış Kılıç, Nihal Yalçın and Engin
Altan Düzyatan presented awards to "Top
Tens".
Following this glorious event, a book of
prestige to be published by the TURSAK
Foundation will rank among the top
unique collections for the Turkish cinema.
Highlights...
* Making it to the stage for the Best
Comedy, the actresses gave an applause
when the photos of figures such as Adile
Naşit and Suna Pekuysal appeared on the
screen.
Nesrin
Cavadzade
Geceden önemli notlar…
* En İyi Komedi Kadın Oyuncu ödülünü almak üzere
sahneye çıkan isimler ekranda ayrılan Adile Naşit, Suna
Pekuysal gibi isimlerin görsellerinin görülüp, isimlerinin
okunduğu an ekrana dönüp onları alkışladı.
* Perran Kutman’la Ayşe Guruda’nın sahnede bol bol
şakalaşması salondaki konuklara keyifli anlar yaşattı.
* Perran Kutman, yayından kaldırılan iki dizisinin
olduğunu… İki dizisinin de yayından kaldırılmasından
sonra onurunun kırıldığını söyledi ve ödülünü
havaya kaldırarak bu ödülü almaktan büyük onur
48
040_050_ONLAR_ODUL.indd 48
21/04/15 00:34
Zeynep Farah Abdullah
• Yalçın Tura
• Zülfi Livaneli
En İyi On Görüntü Yönetmeni
Ödül Verenler: Hatice Şendil - Cansel Elçin
• Ali Uğur
• Aytekin Çakmakçı
• Çetin Tunca
• Ertunç Şenkay
• Gani Turanlı
• Gökhan Tiryaki
• İlhan Arakon
• Kriton İlyadis
• Soykut Turan
• Uğur İçbak
Top Ten Cinematographers
Awarders: Hatice Şendil - Cansel Elçin
• Ali Uğur
• Aytekin Çakmakçı
• Çetin Tunca
• Ertunç Şenkay
• Gani Turanlı
• Gökhan Tiryaki
• İlhan Arakon
• Kriton İlyadis
• Soykut Turan
• Uğur İçbak
Seçici Kurul Saygı Ödülleri
Ödül Veren İsimler: Engin Altan Düzyatan
- Nihal Yalçın
• Ömer Kavur
• Münir Özkul
• Erol Taş
• Öztürk Serengil
• Ekrem Bora
• Cüneyt Arkın
• Memduh Ün
• Safa Önal
• Erol Günaydın
• Yılmaz Atadeniz
• Türker İnanoğlu
• İzzet Günay
• Ediz Hun
Jury Tribute Awards
AWARDERS: Engin Altan Düzyatan Nihal Yalçın
• Ömer Kavur
• Münir Özkul
• Erol Taş
• Öztürk Serengil
• Ekrem Bora
• Cüneyt Arkın
• Memduh Ün
• Safa Önal
• Erol Günaydın
• Yılmaz Atadeniz
• Türker İnanoğlu
• İzzet Günay
• Ediz Hun
49
040_050_ONLAR_ODUL.indd 49
21/04/15 00:34
S İ N EM A
C I N EM A
Sinem Kobal
duyduğunu belirtti.
* Gecenin sunucusu Ceyda Düvenci, En İyi On Drama
filmi kategorisinde ödül vermek üzere sahneye
çağırdıkları iki uzun boylu oyuncunun arasında kalan
Yekta Kopan; “Ben de ne zaman bunu yapacaksın diye
bekliyordum” diye espri yaptı.
* En İyi On Komedi filmi kategorisinde Necati Akpınar
adına ödül almak üzere için sahneye çıkan Cem Yılmaz,
“Gördüğünüz gibi 10 kategoride ödül alan üç filmde ben
oynamışım. Filminizin ödül almasını istiyorsanız, ne
yapmanız gerektiği belli” diyerek espri yaptı.
* Cem Yılmaz ve Hülya Avşar’ın yaptıkları dans büyük
alkış aldı.
* Enbe Orkestrası’nın ‘Happy’ adlı şarkıyı çalmasıyla
konuklar dans etmeye başladı. Gecenin sunucusu Ceyda
Düvenci, Serenay Sarıkaya’yı sahneye alıp dans ederken,
kendilerine bir süre sonra Hülya Avşar da katıldı.
* En İyi On Komedi Kadın Oyuncu kategorisinde ödül
alan Ayşe Guruda, telif haklarını konusunu gündeme
getirdi.
* Nebahat Çehre, aldığı ‘En İyi On Drama Kadın Oyuncu’
ödülünü kadınlara armağan etti.
* The bantering between Perran Kutman
and Ayşe Guruda exhilarated the audience
in the hall.
* Perran Kutman noted that two of her
TV shows were canceled, and thus she felt
abased, and she was honored to receive
the award as she put it up in the air.
* The host Ceyda Düvenci cracked a joke
when Yekta Kopan found himself between
two pretty tall actors when they were
invited to the stage to present awards
for the Best Drama Feature Films: “I was
wondering when you would do that".
* Taking the stage to receive an award
on behalf of Necati Akpınar for the Best
Comedy Feature Films, Cem Yılmaz pulled
a joke: “As you can see, I starred in three
feature films awarded under 10 categories.
If you would like your film to receive some
awards, you know what to do".
* Cem Yılmaz and Hülya Avşar received an
ovation for their dancing moves.
* The guests wasted no time to start
dancing when Enbe Ensemble played
"Happy". The host Ceyda Düvenci had
taken Serenary Sarıkaya to the stage for
dancing before they were joined by Hülya
Avşar after a while.
* Granted with an award for the Best
Comedy Actress, Ayşe Guruda raised a
question about copyrights.
* Nebahat Çehre accepted the award for
the "Best Drama Actress" for all women.
Yasemin Yalçın
50
040_050_ONLAR_ODUL.indd 50
21/04/15 00:34
051_TAKIS.indd 72
21/04/15 00:27
PORTRE
PORTRAIT
Türkülerin efendisi
Sadi Yaver
Ataman
The master of folk songs
Neşemizi, hüznümüzü, özlemimizi,
coşkumuzu, acımızı türkülerle dile
getirdik, türkülerle sevindik yüzyıllardır.
Türküler bizi atalarımıza bağlayan köprü
oldu. Huzurlarınızda Türkülerin efendisi
Sadi Yaver Ataman ve onun hayat verdiği
türkülerin hikâyesi... Ataman Erkul
T
ürkülerde kimi zaman bir annenin feryadı,
kim zaman bir aşığın hüznü ya da sevinci,
bazen bir bülbülün ötüşü bazen de
Çanakkale’ye Yemen’e giden askerlerin
hasreti çınlar...
Zamanla isimleri bilinen saz şairlerinin söyledikleri
türküler de giderek halka mâl olur ve bunlar da
We have expressed joy, sorrow,
longing, euphoria and grief through
folk songs for centuries. Folks
songs have served as a bridge that
connects us to ancestors. Here is
Sadi Yaver Ataman a.k.a the master
of folk songs, and the story of folk
songs he personally brought to life...
Ataman Erkul
F
olk songs echo the cry of a mother,
sorrow or joy of a lover, chirping of
a nightingale, and sometimes the
longing of soldiers on their way to
the Dardanelles or Yemen...
Folk songs voiced by renowned bards
turn into a public property, and tend to
be anonymized in time. Those, who lose
their heart to folk songs just when they
are about to sink into oblivion, go from one
village to another to put them on the map
again. One of those heroic figures was Sadi
Yaver Ataman. Ataman was a state artist
(an honorary title), a folklore expert, a field
researcher, an art performer but above all
a man of affection with a dedicated life for
folk songs from 1906 when he was born to
the bitter end. His grandson Ataman Erkul
52
052_059_SADI_ATAMAN.indd 52
21/04/15 00:27
Sadi Yaver Ataman olmasaydı,
bugün bildiğimiz pek çok türkünün
belki de adını bile duymayacaktık.
If it was not for Sadi Yaver Ataman,
many folk songs we are familiar
with would not even be heard of.
53
052_059_SADI_ATAMAN.indd 53
21/04/15 00:27
PORTRE
PORTRAIT
anonimleşme eğilimine girerler. Unutulmaya yüz
tuttuğu anlarda türküye gönül verenler, köy köy
gezerek onların yeniden söylenmesini sağlarlar. İşte o
kahramanlardan biri de Sadi Yaver Ataman’dı. Ataman
bir devlet sanatçısı, folklor uzmanı, saha araştırmacısı,
sanat uygulayıcısı ama en önemlisi 1906 yılında dünyaya
geldiği günden son nefesine kadar kendini türkülere
adamış bir gönül adamıydı. Bugün hepimizin diline
pelesenk olan türküleri
unutulmaktan kurtaran
bu ustaya dair anıları,
bugün onu sevgiyle anan
torunu Ataman Erkul
bize anlattı...
Yat borusu insanı
müziğe davet eder mi?
Sadi Ataman’ın musiki
sevdasını başlatan,
evlerinin karşısındaki
askeri birlikten gelen
kalk-karavana ve yat
boruları oldu. O nedenle
ilk çaldığı enstrüman
da boru oldu. Ancak bu
sevdası küçük Sadi’nin
başını belaya sokacaktı.
Taşköprülü Hamza
adında bir aşığın tarifiyle
bir boru yaptıran Sadi
Ataman, Hamza'dan
öğrendiklerini gizli gizli
talim etmeye başladı.
Bir gece el ayak çekilince
bahçeye çıkıp olanca
hışımla son öğrendiği
havayı çalınca şehir
birden ayaklandı,
yangın tulumbası kapıya
dayandı, Sadi’nin babası
recounted memories about the master
who managed to prevent legendary folk
songs from sinking into oblivion..
How on earth does a bugle call steer
someone into music?
The bugle calls of military troops right
across his house ignited Sadi Ataman's
passion for music. That is why the first
instrument he played was a bugle.
However, this passion put him in trouble
when he was a kid. Having a bugle made
in line with the description of a bard
named Taşköprülü Hamza, Sadi Ataman
began to stealthily practice what he
learned from Hamza. When he played
the most recent melody with all his might
in the dead of the night, the whole town
woke up and a fire engine turned up at the
door while his father rushed to the garden
along with firemen, and broke the bugle of
the junior into pieces. It turned out what
Hamza taught him as a melody was a "fire
bugle", a siren blown in case of fire.
Having dedicated his mind to bağlama (a
traditional stringed instrument) following
the event, Sadi Yaver Ataman originally
made a scratchy type of bağlama in
pumpkin, and played what he learned in
coffee houses where bards used to gather.
His investigative aspect manifested itself
in the secondary school. Regardless of his
age, Sadi Ataman used to go from one
village to another, compose folk songs of
elders and played them on his bağlama.
He even disguised as a woman wearing
a chador to partake in weddings and
penned folk songs voiced by women.
He quit his training
for dentistry
Having studied for high school in Istanbul,
Sadi Yaver graduated from Istiklal High
School, and interrupted his training due
to his passion about music even though
he was enrolled in the Department of
Dentistry, Istanbul University. After then,
he managed to qualify for admission to
the Beylerbeyi Music Academy and then
the Istanbul University State Conservatory
formerly known as "Darül Elhan". He
graduated from the conservatory in
1930. Then, he qualified for the Music
Teaching School earning a certificate of
54
052_059_SADI_ATAMAN.indd 54
21/04/15 00:27
achievement for a competence exam. He
served as a public servant as of 1931.
Folk songs turned into
immortal pieces thanks to
gramophone records
Entrusted as an executive for Folk
Music broadcasts in Ankara State Radio
between 1938 and 1940, Sadi Yaman began
to make a name for himself thanks to
his radio shows. He released his very
first gramophone records by
Odeon over the same period of
time. Folk songs now turned
into immortal pieces thanks
to gramophone records.
He lost his 30 Turkish
Lira, which was a pretty
significant amount back in
the day, on way to his parents'
home as he had thought "it
would not be right to make money
Ataman, Odeon
Şirketi'nden
ilk taş plakları
yayınlayan isim.
Ataman is a
figure who
released the very
first gramophone
records by
Odeon.
da tulumbayla birlikte bahçeye koşanlar arasındaydı
ve küçük çocuğun elinden kaptığı boruyu tek hamlede
parçaladı. Meğer Hamza'nın öğrettiği hava 'Yangın
borusu' yani yangın olunca çalınan bir sirenmiş.
Bu olaydan sonra bağlamaya bağlanan Sadi Yaver
Ataman, önce bal kabağından derme çatma bir
bağlama yapıp aşık kahvelerinde öğrendiklerini çalmaya
başladı. Ortaokula giderken , araştırmacılık tarafı
ortaya çıktı. Sadi Ataman, küçücük yaşına bakmadan
köy köy gezer, yaşlıların türkülerini yazar, bağlamasıyla
çalardı. Çarşaf giyip kadınlar arasında yapılan düğün
eğlencelerine gizlice girdiği ve kadınların söylediği
türküleri kaleme aldığı bile oldu.
Diş hekimliği eğitimini
yarıda bıraktı
Lise tahsili için İstanbul'a gelen Sadi
Yaver, Ataman İstiklal Lisesi’ni bitirdikten
sonra İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği
fakültesine kaydolsa da musikiye olan tutkusu
nedeniyle eğitimini yarıda bırakarak Beylerbeyi
Müsiki Cemiyetine ve ardından eski adı ‘Darül
55
052_059_SADI_ATAMAN.indd 55
21/04/15 00:27
PORTRE
PORTRAIT
Elhan’ olan İstanbul Konservatuarı’na girdi. 1930 yılında
buradan mezun oldu. Sonra da Musiki Muallim Mektebi
ehliyet sınavını başarı belgesi alarak kazandı. 1931'den
itibaren de devlet hizmetine girdi.
Türküler taş plakta ölümsüzleşti
1938-40 yılları arasında Ankara Radyosu Halk Müziği
yayınları yöneticiliğine getirilen Sadi Yaman, yaptığı
programlarla adını duyurmaya başladı. Aynı yıllarda
Odeon Şirketi'nden ilk taş plakları yayınlandı. Türküler
artık taş plaklarda ölümsüzleşmişti. O dönemin
parasıyla yüksek bir meblağ olan 30 TL'yi “Bu işlerden
para kazanılmaz” diyen ailesine götürürken yolda
kaybetti ama tutkusu hiç bitmedi...
Ataman’ın
hazırladığı
‘Bu Toprağın
Sesi’ programı
onun çok geniş
kitlelerce
tanınmasını
sağladı.
Produced by
Ataman, the
show named
“Bu Toprağın
Sesi” (the Voice
of This Land)
brought him to
prominence to a
wide extent.
off folk songs", but his passion never ran
out...
His first destination
was Safranbolu
Sadi Yaver Ataman embarked on his
early surveys in Safranbolu currently
regarded as an open-air museum in
Turkey. Released in 1930, his book titled
"Safranbolu Düğünleri" (Weddings in
Safranbolu) was of importance as one
of the early local surveys for folk music
studies initiated during the Republican
Period.
In addition to particular field surveys
carried out through his own means, he
was furnished with an opportunity to
work across various parts of the Anatolia
thanks to his field surveys performed
when he was a Cultural and Art Adviser
for the Yapi Kredi General Directorate.
He brought in hundreds of folk songs,
melodies and folk dances to the Turkish
folklore. Many well-known folk songs such
as “Leblebi Koydum Tasa”, “Kızılcıklar
Oldu mu?”, “Karadır Kaşların” and “Aman
Avcı Vurma Beni” are covered by modern
56
052_059_SADI_ATAMAN.indd 56
21/04/15 00:27
day singers gaining recognition of new
generations thanks to field surveys of Sadi
Yaver Ataman.
He met Atatürk, as well.
Sadi Yaver Ataman took part in live
broadcasts around 1927-1928 under
the name of Mehmet Sadi along with
Tamburacı Osman Pehlivan for the
Istanbul State Radio airing in the upstairs
of the Grand Post Office in Sirkeci, Istanbul.
Over the same span of time, Tamburacı
Osman Pehlivan enabled him to meet
Atatürk in the Dolmabahçe Palace. Atatürk
must have been so impressed with his
command over bağlama as a young man
and his performance of a folk melody
called "Açkapı" that he took a close interest
in him and took his bağlama away and
said to guests: "Here, gentlemen. A nation
expresses her culture in the heart of
this little bağlama" honoring Sadi Yaver
Ataman. When he appeared before
Atatürk years later, Atatürk remembered
him and even the folk song he sang back in
the day...
He took office as a Mayor
Having quit on the Ankara State Radio
in 1939, Sadi Yaver Ataman was elected
as the Mayor of Karabük in 1940 as an
independent candidate, and took office
as the very first mayor of Karabük.
Appointed as a sub-district governor
for Beyazit, Istanbul, Sadi Yaver Ataman
established "Memleket Havaları Ses ve
Saz Birliği" (Tune and Bağlama Ensemble
for Hometown Folk Music) and served as
an executive of this ensemble for years
in the Istanbul State Radio. In 1952, he
was appointed as the "Chief of Folklore
Performance Ensemble". His efforts for
these two ensembles marked a new
epoch for the performance of Turkish
folk music. Having gone counter to
those who believed "there was no room
for polyphony in Turkish folk music", he
performed polyphonic folk songs and
evoked admiration while he became a
prominent figure known by the entire
country thanks to both his radio shows
and service as a conductor. Innovations in
Turkish folk music introduced by Ataman
İlk durağı Safranbolu oldu
Sadi Yaver Ataman ilk araştırmalarına bugün
Türkiye’nin açık hava müzesi olarak kabul edilen
Safranbolu'dan başladı. 1930'da yayınladığı ‘Safranbolu
Düğünleri’ adlı kitap, Cumhuriyet döneminde
başlayan halk müziği çalışmaları için de ilk bölge
araştırmalarından biri olarak tarihi önem taşıdı.
Şahsi imkânlarıyla yaptığı özel saha araştırmaları
yanında özellikle Yapı ve Kredi Bankası Genel
Müdürlüğü Kültür ve Sanat Müşaviri olduğu yıllarda
yaptığı saha araştırmaları ile de Anadolu'nun pek
çok yöresinde çalışma imkânı buldu. Yüzlerce türkü,
ezgi ve halk oyunlarını Türk folkloruna kazandırdı.
“Leblebi Koydum Tasa”, “Kızılcıklar Oldu mu?”,
“Karadır Kaşların”, “Aman Avcı Vurma Beni” gibi
birçok tanınmış türkü Sadi Yaver Ataman'ın saha
araştırmaları sayesinde günümüz sanatçıları tarafından
57
052_059_SADI_ATAMAN.indd 57
21/04/15 00:27
PORTRE
PORTRAIT
‘cover’lanmakta ve yeni nesillerce de bilinmektedir.
Atatürk’le de tanıştı
Sadi Yaver Ataman, 1927-1928 yıllarında İstanbul
Sirkeci'deki Büyük Postane'nin üst katında yayına
başlayan İstanbul Radyosu’nda, Mehmet Sadi adıyla
Tamburacı Osman Pehlivan'la birlikte canlı yayınlara
katıldı. Aynı yıllarda Tamburacı Osman Pehlivan onu
Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk'ün huzuruna çıkarttı.
Gencecik bir delikanlının bağlamaya hâkimiyeti ve
söylediği ‘Açkapı’ oyun havası Atatürk'ün dikkatini
çekmiş olmalı ki kendisiyle yakından ilgilenip sorular
sordu ve elinden bağlamasını alarak sofradaki
konuklara dönüp “İşte efendiler, bu gördüğünüz küçük
sazın bağrında bir milletin kültürü dile geliyor” diyerek
Sadi Yaver Ataman'ı taltif etti. Yıllar sonra tekrar
Atatürk'ün huzuruna çıktığında Atatürk, kendisini ve
hatta söylediği türküyü bile hatırladı...
Belediye başkanlığı yaptı
1939 yılında Ankara Radyosu’ndan ayrılan Sadi Yaver
Ataman, 1940'da bağımsız olarak Karabük Belediye
Başkanlığı’na seçildi ve Karabük'ün ilk belediye başkanı
olarak göreve başladı. 1948 yılında İstanbul Beyazıt
Bucak müdürlüğüne tayin edilen Sadi Yaver Ataman
‘Memleket Havaları Ses ve Saz Birliği’ni kurarak
İstanbul Radyosu’nda uzun yıllar bu topluluğun yönetici
ve şefliğini yaptı. 1952’de ise
‘Folklor Tatbikat Topluluğu
Şefliği’ne getirildi. Bu iki
toplulukta yaptığı çalışmalar,
Türk halk müziği icrasında
çığır açtı. “Türk halk müziğinde
çok seslilik olmaz” diyenlere
karşı çok sesli olarak icra
ettirdiği türküler hayranlık
ve ilgi uyandırırken, Sadi
Yaver Ataman gerek radyo
programları gerekse şef olarak
tüm Türkiye'nin tanıdığı
şöhretli bir isim oldu. Ataman'ın
Türk halk müziğinde yaptığı
yenilikler, şef olarak sahnede
alışılagelmişin üzerindeki
performansıyla yerli ve
yabancı basında kendisinden övgüyle söz edilmesini ve
şöhretinin yurt dışına taşmasını sağladı.
Buhranlı yılları müzikle geride bıraktı
27 Mayıs 1960 ihtilalinde dönemin Menderes
hükümetinde Sanayi Bakanı olan ortanca kardeşi
Sebati Ataman'ın Yassıada’ya gönderilmesi Sadi
Yaver Ataman'ın yıllarını verdiği çalışmalarından ve
enabled him to be spoken highly of by
domestic and international press and
helped him expand overseas thanks to his
unorthodox performance as a conductor
on the stage.
Music helped him get over
depressing years
The fact that his brother Sebati Ataman,
who was the Minister of Industry for
Menderes' government back then, had
been dispatched to Yassıada upon the
military coup on May 27, 1960 resulted in
his removal from his works and services
he carried out for years. Having refused
to be discouraged by such injustices, Sadi
Yaver worked as a freelancer for a while,
and traveled around every inch of the
Anatolia to perform concerts along with
his ensemble across Turkey. In 1963, he was
re-appointed as a member of the Folklore
Review and Compilation Board for the
Istanbul Municipality Conservatory.
Ataman bir
dönem Karabük
Belediye
Başkanlığı da
yaptı.
Ataman took
office as a Mayor
of Karabük back
in the day.
A radio show
featuring Aşık Veysel
Sadi Yaver Ataman managed to be
engraved in memories particularly thanks
to his own radio show aired in 1967. Having
recounted folk songs with true stories and
his memories while collecting them and
then performed them with his ensemble,
58
052_059_SADI_ATAMAN.indd 58
21/04/15 00:27
Ataman’ın Türk
halk müziğinde
yaptığı yenilikler,
yabancı basında
kendisinden
övgüyle söz
edilmesini ve
şöhretinin yurt
dışına taşmasını
sağladı.
Innovations
in Turkish folk
music introduced
by Ataman
enabled him to be
spoken highly of
by international
press and helped
him expand
overseas.
he received major figures of Turkish Folk
Music including Aşık Veysel for his radio
show titled "Bu Toprağın Sesi" (the Voice
of This Land). Recounting stories of folk
songs as a part of the show attracted a
lot of music enthusiasts around radio
sets, and the show morphed into a
phenomenon everyone was talking about
just like today's highly-rated TV shows.
Thanks to Turkish Radios, his radio show
was aired for years helping him recount
thousands of heroes and stories behind
folk songs, meet with an audience of
millions and place them on records.
Three years before his death, Sadi Yaver
Ataman was deemed worthy to be
entitled as "state artist" in 1991 at the
discretion of the former President Turgut
Özal and the Grand National Assembly
of Turkey.
görevlerinden alınması sonucunu doğurdu. Yapılan
haksızlıklar karşısında yılmayan Sadi Yaver, bir süre
serbest çalıştı, Anadolu'yu karış karış gezerek ülkemizin
her köşesinde korosuyla birlikte konserler verdi. Nitekim
1963 yılında, İstanbul Belediye Konservatuarı Folkor
İnceleme ve Derleme Kurulu Üyeliği’ne tekrar atandı. Aşık Veysel’le radyo programı
Sadi Yaver Ataman, özellikle 1967 yılında hazırladığı
radyo programı ile hafızalarda yer etti. Türküleri
gerçek öyküleriyle, onları derlerken yaşadığı anılarla
anlattığı, sonrasında ise korosuyla canlı olarak icra
ettiği ‘Bu Toprağın Sesi’ programına aralarında
Aşık Veysel’in de bulunduğu Türk Halk Müziği’nin
önemli isimleri de konuk oldu. Programda türkülerin
hikâyelerinin anlatılması 7'den 70'e bir çok müzikseveri
radyo başında tuttu ve şimdinin çok izlenen TV
programları gibi herkesin sokakta konuştuğu bir
fenomen radyo programı halini aldı. Yıllarca devam
eden bu radyo programıyla binlerce türkü hikâyeleri
ve kahramanlarıyla Türkiye Radyoları aracığıyla
milyonlarla buluştu ve kayıt altına alındı.
Sadi Yaver Ataman 1991 yılında ölümünden üç yıl önce
Turgut Özal'ın ve Meclis’in takdiriyle devlet sanatçısı
unvanıyla ödüllendirildi.
Ataman’ın en meşhur
derlemelerinden bazıları
Leblebi Koydum Tasa
Düriyemin Güğümleri Kalaylı
Aman Avcı Vurma Beni (Müzzeyyen Senar’ın
seslendirdiği türkü)
Salına Salına Suya Gidersin
Kızılcıklar Oldu Mu (Zeki Müren’in seslendirdiği türkü)
Karadır Kaşların
Aç Kapıyı Ben Geldim
Some of the best-known
collections by Ataman
Leblebi Koydum Tasa
Düriyemin Güğümleri Kalaylı
Aman Avcı Vurma Beni (a folk song
voiced by Müzzeyyen Senar)
Salına Salına Suya Gidersin
Kızılcıklar Oldu Mu (a folk song voiced by
Zeki Müren)
Karadır Kaşların
Aç Kapıyı Ben Geldim
59
052_059_SADI_ATAMAN.indd 59
21/04/15 00:27
DİYET
DIET
Diyetisyen Güzin Çaltı Yener
Kadıköy Florence
Nightingale Hastanesi
Dietitian Güzin Çaltı Yener
Kadıköy Florence
Nightingale Hospital
12
adımda baharda yenilenin
Bahar dönemi gibi kış döneminin rehavetinden kurtulup kendimizle
tekrar ilgilenmemiz gerektiğini hatırladığımız önemli bir dönemde sağlıklı
beslenmeye daha fazla önem vermelisiniz. Bahar aylarının başlamasıyla birlikte
vücudun bazı vitamin ve mineral ihtiyaçları artıyor ve yine hormonlarda
bazı değişiklikler görülebiliyor. Vücudun su tutması ve tüm bu değişim ve
faaliyetlere bağlı görülen yorgunluklar da yine baharda oluşabilen şikâyetler...
12 beslenme adımıyla baharda yenilenmenizi sağlayacak önerilerim var.
Refresh yourself in 12 steps
You should attach more importance to health nutrition over an important period of
time where we remember to take care of ourselves , getting rid of lethargy during
spring and wintertime. With spring months kick in, body requires more and more
vitamins and minerals while hormones go through some changes. Water retention
and fatigue resulting from such changes and activities rank among complaints that
emerge during springtime... Here are suggestions to refresh yourself for springtime
in 12 nutritional steps.
60
060_063_BAHAR_DIYETI.indd 60
21/04/15 00:23
61
060_063_BAHAR_DIYETI.indd 61
21/04/15 00:23
DİYET
DIET
1. Metabolizmanız hızlanıyor: Bahar yorgunluğu
hissine rağmen metabolizmanızın doğa gibi
canlandığını ve hızlandığını unutmayın!
2. Porsiyon kontrolleri başlasın: Porsiyon
kontrolünü sağlayın, az ama sık besin tüketin…
3. Yiyecek seçimlerinizi çeşitlendirin: Her öğünde
tüm besin gruplarından bir yiyeceği bulundurmayı
ihmal etmeyin.
4. Ödemlerden kurtulun: Bu dönemde oluşabilecek
ödemleri atmanın yolu da yine doğanın bize
sunduklarında saklı; yeşil erik ve kirazı diyetinizden
eksik etmeyin… Bol sıvı almaya özen gösterin.
5. Posaya dikkat: Diyetinizin posa kalitesini yükseltin
ve artan sebze meyve seçeneklerinizi avantaja
dönüştürüp diyetinize eklemeyi atlamayın.
6. Ekmek seçimi: Glisemik indeksi düşük besinleri
tercih edin ve tam buğday unundan tam tahıllı
ekmekleri tüketin.
7. Canınız tatlı mı çekiyor: Canınız tatlı istediğinde
1. Your metabolism accelerates: In
spite of spring fatigue, remember that
metabolism revives and accelerates just
like nature does!
2. May portion control begin: Pay
attention to portions, and consume little
foods in a frequent fashion...
3. Diversify what you eat: For each meal,
make sure to eat something from each
food group
4. Get rid of edema: The way to rid of
edema that is likely to emerge over this
period of time is what nature offers for
us: Make sure to include greengage and
cherry in your diet...And plenty of liquid.
5. Pay attention to pulp: Improve pulp
quality of your diet and remember to add
it to your diet, turning vegetable leftovers
into an advantage.
6. Choice of bread: Opt for foods with low
glycemic index and consume whole grain
bread made in whole wheat flour.
7. Craving for desserts? When you crave
for desserts, go for ice cream with 2 to
3 or frozens rather than desserts with
sweetened juice.
8. Feeling energetic early in the morning:
You may very well start a day feeling
energetic if you have a sandwich made in
whole grain bread or a cup of ayran with
grain simit.
9. Beware of salt: Limit the amount of salt
intake and go for natural and unprocessed
salt.
10. The effect of vitamin D: Remember to
renew your stores of vitamin D as the sun
shows up, and make sure to incorporate
62
060_063_BAHAR_DIYETI.indd 62
21/04/15 00:23
calcium-rich foods into your diet such as
2-3 cups of milk, yogurt, kephir and ayran.
11. A cure for fatigue: For relaxing verbal
tea varieties such as lemon balm or
chamomile tea at night to rid of fatigue.
12. It is time to go outdoors: In addition
to well-balanced nutrition, make use of
seashores, parks and outdoors for spots
and doing exercise.
ağır şerbetli tatlılar yerine 2-3 top dondurma ya da
frozen gibi hafif tatlarla kendinizi şımartabilirsiniz.
8. Güne zinde başlamak için: Tam tahıllı
ekmekten yapılmış bir sandviç veya tahıllı
simidin yanında içeceğiniz ayranla güne zinde
başlayabilirsiniz.
9. Tuza dikkat: Tuz tüketim miktarını sınırlayıp
doğal tuz kullanın.
10. D vitamininin gücü: Güneşin kendini
göstermesiyle birlikte D vitamini depolarımızı
yenileyeceğimizi unutmayarak kalsiyumdan zengin
olan günlük 2-3 bardak süt, yoğurt, kefir ve ayran gibi
besinlere de mutlaka diyetinizde yer verin.
11. Yorgunluğa bire bir: Yorgunluğunuzu
gidermek için akşamları melisa çayı, papatya çayı gibi
rahatlatıcı bitki çaylarını tercih edin.
12. Açık havaya çıkma vakti geldi: Doğru
beslenme düzeninin yanında parkları, sahilleri ve açık
alanları spor ve egzersiz yaparak değerlendirin.
63
060_063_BAHAR_DIYETI.indd 63
21/04/15 00:23
Fİ K İ R
IDEA
64
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 64
21/04/15 00:21
İnce Beyaz Hat:
Futbol/Hayat
İncecik, bembeyaz bir çizgi üzerinde ilerlemektir hayattaki yolculuğumuzun
maksadı: Ya içindeyizdir bu çizginin, ya da dışında! Peki ya futboldaki amacımız
nedir? Çizginin öteki tarafına geçmek. Seyit Göktepe
A Thin White Line: Football/Life
Walking on a thin and white line is the purpose for our journey in life: We are either in or out
that line! How about the purpose in football? Going beyond the line. Seyit Göktepe
65
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 65
21/04/15 00:21
Fİ K İ R
IDEA
D
oğduk. Evet. Bu, maçın başlama düdüğü.
Rakibimiz kim? Zaman. Devamlı akıyor.
Kalesine gol atmamız lazım. Elinden ne
koparırsak kâr. Sahaya kaç kişi çıktık?
Kalecilerden başlayalım: Annemiz-babamız. Ne olursa
olsun, bütün atakları onların arkamızda olduğunu
bilerek karşılayacağız. Sistemimiz belli mi? 4-4-2 mi
oynayacağız? 3-5-2 mi? Bunu da zaman belirleyecek.
Ne yani taktiği rakibe göre mi belirleyeceğiz?
Elbette. Bazen düşeceğiz; faul kazanacağız. Bazen
de ayağımızın yanlışlıkla takılmasıyla bir rakibimizin
yeri ‘öpmesine’ yol açacağız. Bunların hepsi hayatın
içinde var. Futbolun içinde de var. Bu faulleri yaparken
kırmamaya, dökmemeye çalışacağız. Ayak kırmamaya
özen gösterdiğimiz kadar kalp kırmamaya da özen
göstereceğiz. Çünkü kalbe yönelik sert bir hamlenin
bedelini hiçbir serbest atış karşılayamayacaktır
maalesef. Defans hattımızı okuldan, orta sahamızı
işyerimizden, forvet hattımızı ‘aşk’tan seçeceğiz. Ve
galibiyeti getirecek, başımıza zafer tacını takacak
sistemin bu üç unsur arasındaki ahenk ile
doğru orantılı olduğunu aklımızdan asla
çıkarmayacağız. Okul-iş-aşk. Okul,
defanstan topu başarıyla çıkarmamızı;
iş, topu orta sahadan forvet hattına
başarıyla aktarmamızı, aldığımız
eğitim sayesinde iyi bir gelir elde
etmemizi, aşk ise, bu iki unsur üzerine
geliştirdiğimiz atağın mutlulukla,
başarıyla noktalanması adına gol
atmamızı sağlayacak ‘muhteşem
üçlü’nün vazgeçilmez unsurları
olacaktır.
Kalecilerimiz ailemiz
Hal böyleyken, ailemiz, yani ki
‘kalecilerimiz’, annemiz- babamızkardeşimiz ne olacak bu durumda?
Onları bu sistemin içinde saymayacak
mıyız, haklarını teslim etmeyecek
miyiz? Bilinen bir gerçektir ve
görülür: Kalecilerin arkasında
yalnızca ağlar vardır. Takımın
golüne, içerideki on futbolcu bir
yumak haline gelip sevinirken,
onlar kendilerine ayrılmış
alan içerisinde en fazla zıplar,
yumruklarını sevinçle kaldırıp
taraftarlara döner, takım
arkadaşları arasına karışıp
karışmamak arasında bocalarken
oyunun yeniden başlamasıyla
bir anda kalakalırlar.
W
e were born. Yes. That is the
kick-off whistle of the game.
Who is our rival? Time. It
keeps going. We need to
score in its goal. As many as we can. How
many of us did step on the pitch? Let's
begin with goalkeepers: Our parents.
No matter what, we return attacks
bearing in mind they are behind us. Is our
formation established? 4-4-2? Or 3-5-2?
Time will tell. So are we supposed to set
our tactics depending on who we are up
against? For sure. We will tumble down
and draw fouls every now and then. And
sometimes, we will stumble and cause our
opponent to "lick the dust". Life has it all in
itself. So does football. We will try to avoid
smashing and injuring while causing such
fouls. We will take pains not to break any
leg as much as any heart. It is because
no free kick can substitute for a hard foul
on one's heart. We will choose defenders
among schools we studied for, midfielders
among the office we work for, and strikers
among "the lovers" we fall for. We will
always keep in mind that the system to
secure a win and crown us with a victory
is directly proportionate to the harmony
among these three components. Schoolwork-love. The school helps us clear
the ball off the goal box while the work
ensures to pass it on from midfielders
to strikers, and love constitutes
an integral part of "the
magnificent trio" to help us
score a goal that would
let the attack
built on the first
two components
result in felicity
and success.
66
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 66
21/04/15 00:21
Parents are our goalkeepers
That being the case, how about
our parents and siblings a.k.a "our
goalkeepers"? How come we do not
incorporate them into the system and
give them credit? It is a fact: Only nets are
behind goalkeepers. While the remaining
ten players rejoice when they score a
goal, goalkeepers jump for joy within the
boundaries of the goal box, pump their
fist and turn to fans at best and stop dead
in their tracks when the game restarts
as they hesitate about whether to join
their teammates for celebration. That
is certainly not the case for everyone
though. However, that is usually what
happens: They are remembered for goals
they concede, not for saves. While they
know it very well, they never express
this fact as they do not want to cause an
irreparable foul by breaking one's heart:
A goal is scored and conceded as a team.
That is to say it is not a goalkeeper but a
whole team that concedes a goal.
45+2… When those two unrecordedunread extra minutes are added, and
Herkes için geçerli değil bu elbette. Ama genelde
böyledir: Kurtardıklarıyla değil, yedikleri gollerle anılır
onlar. Halbuki çok iyi bildikleri halde, kalp kırıp telafisiz
bir faule yol açmak istemediklerinden şu gerçeği asla
dile getirmezler: Gol; takım halinde atılır, takım halinde
yenilir. Yani, golü yiyen tek başına kaleci değil, bütün
takımdır!
45+2… Evet, yazılmamış-okunmamış kabul edilen süre
iki dakika olarak belirlendiğine ve ismi hiç geçmese de
yüceliğine gönülden inandığımız hakem ilk yarının son
düdüğünü çalmak üzere olduğuna göre, toparlanmalı,
daha etkili bir dil, daha etkili bir söz için güç toplamak
üzere odamıza-kafamızın içine dönmeliyiz… Sizler de bu
arada çayınızdan bir yudum alır, çıtır çıtır simidinizden
bir lokma koparırsınız…
İkinci yarıya taktik ve kelime-cümle değişikliği
yapmadan başladığımı bildirmek isterim. Bunda
oynanan oyundan duyduğum memnuniyet kadar
ipuçlarını ilk yarıda verdiğim bazı durumların devamını
da başarıyla getirebilmem adına hayır olduğunu
düşünmemin payı var mutlaka.
Biraz da destek lütfen!
Buna ihtiyacım var. Zira bir duvar gibi çarpıp
dönüyorum beyaz A4’ün kapı gibi defansından. Üstelik
sözcüklerin sayısı arttıkça, yani ki, benim oyuncularım,
67
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 67
21/04/15 00:21
Fİ K İ R
IDEA
takım arkadaşlarım çoğaldıkça daha bir daralıyor
yazının alanı. Besbelli ki sözü uzatmakla ben kendimi
kendi ellerimle uzaklaştırıyorum golden. Ah, eskilerin
sözünü dinlemeli, sözün azını ama özünü demeliydim.
Nerede!.. Ben de topu kaptığım gibi hücuma kalktım,
yazı ustalarımın, o büyük kalecilerimin öğretisinden
uzaklaştım ve ne denli uç noktaya varırsam o denli
kazanmış olurum diyerek öz’den koptum da koptum. Bu
durumda, rakibim zaman’ın atağının ofsayt gerekçesiyle
kesildiği şu dakikada, serbest atışı kullanacak
oyuncunun topun başına gelmesini beklediğim şu
saniyelerde bütün ustalarımın, ailemin ve hayatımda
maruz kaldığım atakları karşılayıp savuşturmakta
bana destek olmuş bütün ‘kaleci’ arkadaşlarımın beni
bağışlamalarını, hücuma kalkıp gol ararken o en zayıf
anlarımda yanımda olanları aklımdan çıkarıvermenin
bedelini bir şekilde ödemiş bulunduğumu bilmelerini
isterim. Kulakları çınlasın; çok maç kazandım, çok
maçta beraberliği son anda kurtardım sayelerinde.
İncecik bir çizgi – demiştim, evet, hatırlıyorum. Hayat,
incecik bir çizgi. Hep birlikte düşünelim efendim:
Hayatta bütün amacınız o çizginin bir milim kadar
the referee the supremacy of whom we
put our trust in even though he is never
mentioned blows the final whistle for
the first half, we need to pull ourselves
together and return to the locker roomour mind to pick ourselves up in an effort
to showcase a more effective course and
words...In the meantime, you take a sip of
your tea and a bite of crusty simits...
I get to start the second half with no
change in tactics and course/words. This
has to do with the satisfaction about the
game as well as my reasoning to sustain
some of what I saw in the first half for
which I gave a hint.
And a little bit of support, please!
I need it. It is because I keep rebounding
off the paper like an airtight defensive
line. As the number of words or - in this
case - of players and teammates increases,
the size of the article shrinks. It is obvious
that I move further away from any goal
as I keep beating around the bush. I should
have followed elders' advice and kept it in a
nutshell. If only! The moment I had the ball,
I went into attack mode and diverged from
principles of those great goalkeepers/
wordsmiths, and lost my identity as I
thought the further I get, the more I would
win. At this moment when my opponent's
68
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 68
21/04/15 00:21
attack of time is intercepted by an offside,
and I wait for the opponent to take the free
kick, I would like all my masters, family
and all "the goalkeepers" that have put
their support behind me to weather all the
ötesine topun tamamını geçirmek ve gol elde etmek.
Topun tamamını!.. Kuralları var bu oyunun. Ama
içimizden bazılarımız isyankâr, kural tanımıyor. Yine
de şunu söylememe izin verin: Bir alanda yeniliğe imza
atmanın yolu, o alandaki bütün geleneği bilmekten
geçer. İşte, efendim, kimimiz kurallara sıkı sıkı bağlı,
kimimiz yenilik peşinde, tek bir amaç uğruna top
sürüyoruz/ter döküyoruz/hayat sürüyoruz: Gol atmak!
Topun tamamını çizginin öbür tarafına geçirmek! Öyle
bir 90 dakika ki, bir anı bir anını tutmuyor. Öndesiniz,
hayatta her şey sizin istediğiniz gibi gidiyor, rüzgârı
arkanıza almışsınız, esiyor da esiyorsunuz; rakibiniz
iyice geri çekilmiş, korkmuş; eminsiniz galibiyetten,
hayat da, servet de, imkân da sizin… Coştukça
69
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 69
21/04/15 00:22
Fİ K İ R
IDEA
coşuyorsunuz… Sonra hooop! Bu coşkunluk içerisinde
oyuncularınızdan biri kırmızı kart görüyor, oyun dışı
kalıyor! Bir eksik, mücadeleye devam ediyorsunuz.
Rakip bir korner atışı kazanıyor, gelen ortaya kendi
oyuncularınızdan, o en güvendiğiniz isimlerden biri
–uzaklaştırayım derken- dokunuveriyor, o da ne, kendi
kalenize gol atıyorsunuz. Durum berabere. Nerede kaldı
zafer şarkıları söylediğiniz dakikalar, nerede kaldı rakibi
ezmekle şanınıza şan kattığınız anlar! Nerede kaldı
taraftarınızın şampiyonluk şarkıları! Bütün mutluluk,
bütün zafer – kendi oyuncunuz eliyle hem de –gitti
gider… Bir telaştır başlar o zaman ki, off… Çok fena.
Mağlup oynayan beraberliği yakalamıştır ya, geriden
geldiği, beraberliği yakalamanın ne zor olduğunu bildiği
için daha temkinli oynayacaktır, şımarmayacaktır
asla… Kaldı ki, dünya malında mülkünde gözü olmayan
insanlar gibidir o takım. Beraberlik iyi sonuçtur onun
için. Bir puan almak, ligde kalması adına yetecektir belki
de ona… Defans yapar; savunur kendini…
Çıkaracağımız dersler
Hayat bize bir futbol
müsabakasının içindeki o beş
dakikalık kesitte öyle bir ders
vermiştir ki, akıldan çıkmaz
kolay kolay: 1: Altta kaldım
diye yerinme, üste çıktım diye
sevinme. 2. Elindeki imkânı
bol bulup da şımarma
3. Her şeyin her
zaman iyi ve senin
istediğin yönde
attacks I have been subject to in my life to
forgive me and want them to know that
I have paid the price for forgetting about
those who have been with me even at
my worst as I have been too busy looking
for a chance to score. Their ears must
be burning as I won a lot of games and
managed to escape with a draw at the last
minute thanks to them.
A thin line, I had said. Yes, I remember.
Life is a thin line. Let's give it a
thought all together: All you want
in life is to make sure the whole
ball is one inch into the goal line
70
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 70
21/04/15 00:22
and score a goal. The whole ball!... This
game comes with rules. Yet, some of us are
rebellious ignoring all the rules. Let me tell
you this though: The way to do something
new in anything is to be knowledgeable
with all the traditions in it. Some of us
strictly follow the rules whereas some
others are after something new, and we
keep dribbling the ball/making efforts/
leading a life with one single purpose in
mind: Score a goal! To make sure the the
whole ball is one inch into the goal line!
It is such a 90 minute that no moment
is alike. You are ahead and things go
gideceğini düşünme. 4. Arkadaşlarını iyi seç. İyi seç ve
defansını sağlama al ki, ondan ötürü yiyeceğin golle
neye uğradığını şaşırmayasın. 5. Son düdük çalmadan
maç bitmeyeceği gibi, bir eksilmenin de, bir arkadaşı
incitip kaybetmenin de yenilgide payı büyüktür.
Unutmayalım ki, hayat bir takım oyunudur. 6. Rakibini
asla küçümseme. 7. Galip oynadığın sırada, mağlup
takımın taraftarının çektiği üzüntüyü de unutma ki
sevinçte abartıya kaçmayasın! Onlar attığında aynı
üzüntüyü sen de duyacaksın- unutma! 8. Her zaman
galibiyet için mücadele et ama beraberlik de yetiyorsa
gözünü karartıp ille üç puan diyerek riske girme, tevazu
sahibi ol ve elindekiyle yetinmesini bil. 9. Okul-iş-aşk
üçlüsünün ‘gol’ için asla yetmediğinin, kendi aklınla ve
71
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 71
21/04/15 00:22
Fİ K İ R
IDEA
the way you want them to go and the
momentum is on your side and you just
keep rolling while your opponent retreats
to a considerable extent, feels frightened,
and you are positive about the win as
you have life, wealth and opportunities
by your side...Enthusiasm runs through
your veins...And then bang! One of your
players is shown a red card in the midst of
all the enthusiasm, and sent off! You keep
fighting with one man out. The opponent
side is awarded with a corner kick, and one
of the players you put most trust in scores
an own goal as he tries to weather the
cross. It is a draw now. All those minutes
you have sung for glory are gone along
with those when your team has become
more and more glorious sweeping away
the opponent. Chants of your fans for
championship disappear into thin air! All
that happiness and glory are gone due
to your players serving the victory to the
opponent on a silver platter...Then panic
manifests itself...That's the worst. The
defeated side equalizes it and plays in a
cautious way as it knows how hard it is
to equalize, and therefore it never makes
light of it...Besides, that side is like people
with no eye on earthly pleasures. A draw
is good for that side. Getting one point will
probably suffice to avoid relegation...So, it
plays defensively...
Lessons to be learned
kendi ruhunla kendi stratejini belirlemediğin müddetçe
bir sarmal içinde dönenip duracağının farkında ol.
Golü bu üçlüyle atabilirsin ama bu üçlüyle yersin de
aynı zamanda… 10. Futbolun da tıpkı bir yazı gibi çoğu
zaman kurmaca bir dünyanın ‘yapay’ gerçeği olduğunu
göz önünde bulundurup zamanın ve hayatın tadını
çıkarmayı sakın unutma!
90+3…
Efendim, nereden başladık nerelere geldik… Başlarken
maksadımız ne idi, oyun bizi nerelere getirdi! Bir şarkı
söylemeye, bir yazı ile karşılıklı mücadeleye girişmeye
kalktığım ve sizleri de taraftarlarım olarak görmekten
büyük mutluluk duyduğum bu 90 dakika boyunca –
kiminize çok daha kısa gelmiş olabilir, ki bu mümkündür,
Life teaches us such a lesson in a fiveminute span of a football game that it
never slips your mind: 1. Do not grieve over
being defeated or rejoice when you come
out on top. 2. Do not get spoiled for opulent
resources you are provided with. 3. Do not
think everything will always be okay and
the way you want it to be. 4. Be careful
about whom you make friends with. Be
careful and make sure your defense is on
the safe side so that you would not get
caught off guard when you concede a
goal. 5. Just as a game is never over until
the final whistle is blown, a man out or
hurting a mate plays a major role in a
defeat. Remember that life is a team effort.
6. Never underestimate your opponent.
7. When you lead in the game, remember
the sorrow felt by the opponent side's
72
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 72
21/04/15 00:22
fans so that you would not go too far for
rejoicing! Remember! You will feel the same
when they score a goal. 8. Always fight to
win but do not risk it by dicing for three
points when a draw suffices. Be humble
and content yourself with what you have.
9. Keep in mind that the trio of schoolwork-love does not suffice for a "goal" in
life. Otherwise you'll go into a vicious cycle
unless you set a strategy in line with your
own mind and spirit. You may score a goal
with the help of this trio yet you'll concede
one as well... 10. Bear in mind football is an
"artificial" fact of a fictional world just like
an article is, and remember to enjoy life!
90+3…
See where we began and ended up with...
The original purpose of ours is nowhere
to be found! Over 90 minutes - it may be
short to some of you even though it stands
for the time of heart and mind - when I
have tried to sing a song, gone up against
a fight with an article and taken pleasure
in having you as my fans, I have stumbled
every now and then, shot the ball, and
protested for a penalty kick, and made it to
the box but failed to make that ball cross
the goal line...Just then, I have come to the
end of the game as I have gone between the
life-football-goal trio. Is this what life is like?
You embark on a journey with a purpose
in mind just like the course of a game you
can not simply forecast... While you embark
on a journey with a purpose in mind, you
end up where the ball tosses you around
and your opponent corners you...Is that the
case? Maybe...
The final whistle is blown. I know that I
have no words worthy lingering in your
mind Even during the additional time of
this game. My fight against the A4 paper
results in a draw. The article is content with
one point. So am I...One point is good when
you are away. Now on to the second leg of
the matchup a.k.a the next week when I get
to read this article at home...I expect you
all to follow the suit...With all your crusty
simits and glasses of tea...
A final question for myself: Like swapping
jerseys at the end of a game:
It looks much like football...When is the
second leg of this life?
bununla birlikte burada kalbin ve aklın zamanından
söz etmekte olduğumuzu izninizle belirtmek isterimbazen düştüm, bazen kaleye şut çektim, bazen penaltı
itirazlarında bulundum, bazen kaleye kadar indim de
topun tamamını çizginin o milim ötesine iteleyemedim…
Hayat-futbol-gol derken maçın sonuna geldim. Tam
da böyle midir hayat? Bir amaç üzere yola çıkarsınız
da, tıpkı bir maçın baştan asla kestirilemeyen seyri
gibi, evet... Bir amaç üzere yola çıkarsınız da sonra top
sizi nereye savurursa, rakip sizi nereye zorlarsa oraya
yönelirsiniz… Öyle midir? Belki de…
Son düdük çaldı efendim. Uzatmalarda da dikkate
değecek, aklınızda yer edecek bir cümle sarf
edemedim – farkındayım. A4 ile mücadelem golsüz
berabere noktalandı. Yazı da bir puana razı. Ben
de… Deplasmanda bir puan iyidir. Şimdi sıra, maçın
rövanşında, işte bu yazıyla bir de kendi evimde
karşılaşacağım önümüzdeki hafta… Hepinizi
bekliyorum oraya da… Sıcacık simitlerinizle ve
çaylarınızla…
Son bir soru kendime: Maç sonunda forma değiştirir gibi
kelimelerle:
Hani futbolla çok benzeşiyorlar ya…
Bu hayatın rövanşı ne
zaman acaba?
73
064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 73
21/04/15 00:22
B İ Lİ M
S C I EN C E
Geleceğe ve beraberinde
getireceklerine hazır mısınız?
Yaptığı gelecek tahminleri doğru çıkan sayılı fütüristten biri olan Dr. Michio Kaku’ya göre
insanoğlu yeni bir çağın eşiğinde. ABD’li bilim adamı, bizleri nanoteknoloji ve bioteknoloji
karışımından meydana gelecek yepyeni bir dalganın beklediğini söylüyor. Özer Sayın
Are you ready for the future
and what it will bring about?
As one of the very few futurists with future predictions on target, Dr. Michio Kaku
suggests that mankind is on the cusp of a new era. The American scientist notes that a
brand new wave awaits us as a combination of nanotechnology and biotechnology.
‘O
lanaksızın Fiziği’ ve ‘Geleceğin Fiziği’
gibi çok satan kitaplarındaki gelecek
yaklaşımıyla herkesi şaşırtan Japon
bilim insanı, insanoğlunun kendini
geleceğe hazırlaması gerektiğini söylüyor. Bilimkurgu
ile fütürizmin birbirine karıştırıldığını belirten Michio
Kaku’nun bilimsel veriler ışığında geliştirdiği gelecek
tahminlerini derledik.
Sırada yapay zekâ var
Modern hayata dair zenginlikler, geçtiğimiz iki asır
boyunca dalgalar halinde geldi. Bu dalgaların ilki buhar
gücüydü. 1850’li yıllarda buhar gücünün kullanılması
inanılmaz bir endüstriyel devrime yol açtı. Buhar gücü,
A
stounding everyone thanks
to his future predictions in
his bestseller books such as
“Physics of the Impossible” and
“Physics of the Future”, the scientist of
Japanese descent says mankind has to
brace himself for the future. We collected
future predictions in line with scientific
data by Michio Kaku pointing to the
intertwinement of sci-fi and futurism.
Now it’s time for
artificial intelligence
Opulence for modern life has spread in
74
074_083_FUTURIZM.indd 74
21/04/15 00:13
Gelecekte sizi nelerin beklediğini
biliyor musunuz? Bunlardan
biri yapay zekâ… Ancak bilimsel
ilerlemeler yapay zekâyla sınırlı değil.
Do you know what awaits you in
the future? One of them is artificial
intelligence...However, scientific
advances are not confined to
artificial intelligence.
75
074_083_FUTURIZM.indd 75
21/04/15 00:13
B İ Lİ M
S C I EN C E
kapitalizmin attığı ilk önemli adımdı.
İkinci dalga, fizikçilerin icat ettiği elektriğin ve
ardından petrolün kullanıma başlanmasıydı. Bu
dalga, topluma daha büyük bir zenginlik getirdi. 1925
yılından itibaren bu atılım hızlandı ve günümüze kadar
ulaşmamızı sağladı. Üçüncü bilimsel atılım dalgası ise
bilgisayarlar... 1960’lı yıllardan itibaren hayata geçirilen
uzay programı, bilgisayarların geliştirilmesi, lazerin
icadıyla kendini gösteren üçüncü dalganın zirvesi
2008 yılıydı.
Peki, dördüncü dalga ne olacak? Buhar, elektrik ve
bilgisayarların ardından ne gelecek? Her şeyi yeniden
değiştirecek bu dalga ne olacak? Dördüncü dalga,
bana kalırsa bioteknoloji, nanoteknoloji ve yapay
zekânın birleşiminden ortaya çıkacak.
waves for the past two centuries. The first
one was steam power. Put into service in
1850s, the steam power led to an incredible
industrial evolution. The steam power
was the first major step taken by the
capitalism.
The second wave was electricity invented
by physicists, and oil for use. This wave
brought about a greater opulence for
societies. This breakthrough accelerated
by 1925 and survived up to the present
day. And the third scientific wave is
computers... Manifesting itself thanks to
space projects, computers and laser that
were all put into practice around 1960s,
76
074_083_FUTURIZM.indd 76
21/04/15 00:13
Tıpkı elektrikte
olduğu gibi;
bilgisayarlar
görmediğimiz
ve nerede
olduğunu
bilmediğimiz
bir olguya
dönüşecek.
Bilgisayarlar
her yerde ve
aynı zamanda
hiçbir yerde
olacak.
Just like for
electricity,
computers
will turn into a
phenomenon
that is invisible
and somewhere
we do not know
of. Computers
will be both
everywhere
and nowhere.
the third wave climaxed in 2008.
So, how about the fourth wave? What’s
next following the steam, electricity
and computers? What is it to reshuffle
everything? The fourth wave will manifest
itself in a combination of biotechnology,
nanotechnology and artificial intelligence.
Computers will be invisible.
American astronauts landed on the Moon
with the help of a computer in 1969. Since
then, the importance of computers has
boomed. Capabilities of computers have
improved while their size has shrunken.
Today’s smart phones are more capable
Gelecekte
takacağınız bir
lens sayesinde
yeni tanıştığınız
birine dair
bütün bilgiler
gözümüzün
önüne gelecek.
Yine lensiniz
sayesinde
sadece göz
kırparak bir
etkinliğin
biletini
alabileceksiniz.
All the
information
about someone
you have just
met will be
displayed right
in front of your
eyes thanks to
a simple lens.
In the similar
vein, blinking
through lenses
will buy you
a ticket for an
event.
Bilgisayarlar görünmez olacak
1969 yılında ABD’li astronotlar bilgisayarın da
yardımıyla aya ulaştı. O tarihten itibaren bilgisayarların
önemi giderek arttı. Bilgisayarların yetenekleri
gelişirken boyutları da küçüldü. Bugün kullandığımız
akıllı telefon, ay programının gerçekleştiği tarihlerde
NASA’nın bütün bilgisayarlarından daha güçlü. Her 18
ayda bir bilgisayarların gücü ikiye katlanıyor. Gelecekte
ise bilgisayarların gözden kaybolduğuna tanıklık
edeceğiz. Tıpkı elektrikte olduğu gibi; bilgisayarlar
görmediğimiz ve nerede olduğunu bilmediğimiz bir
olguya dönüşecek. Bilgisayarlar her yerde ve aynı
zamanda hiçbir yerde olacak. Hayatımızı çepeçevre
saracaklar ama biz onları göremeyeceğiz. Belki
bilgisayar kavramı bile gündelik dilin kullanımından
çıkacak. Bugün İngilizcede elektrik kelimesi nadiren
kullanılır. Zaman içinde internet kelimesi de ortadan
kalkabilir.
Göz kırparak bilet alacağız
Akıllı lensler sayesinde bilgiye kolaylıkla ulaşılabilecek.
Bu lensler sayesinde doktorlar ameliyatları çok daha
kolay gerçekleştirecek. Yeni tanıştığınız birine dair
bütün bilgiler gözümüzün önüne gelecek. Lensimiz
sayesinde sadece göz kırparak bir etkinliğin biletini
alabileceksiniz.
77
074_083_FUTURIZM.indd 77
21/04/15 00:13
B İ Lİ M
S C I EN C E
Elektronik kâğıtlar
Bilgisayarlar çok daha esnek hale gelecek. Normal
kâğıtlarla aynı fiyattaki elektronik kâğıtlar kullanıma
girecek. Akıllı duvar kâğıtları üretilecek. Etrafınızı
saran esnek ve akıllı duvar kâğıtlarıyla sağlık hizmeti
alabilecek, yapay zekâyla oluşturulmuş doktorunuza
muayene olabileceksiniz.
Geçmişte bazı fütüristler insanların
birbirleriyle görüşmekten kaçacaklarını, şehirlerden
uzaklaşacağını ve
küçük topluluklar
haline yaşayacağını
söylüyordu. Oysa facebook gösterdi ki,
sosyalleşmenin şekli
değişse de varlığından vazgeçilemiyor.
Some futurists used
to suggest that
people would avoid
any contact with
one another, get
free from urban sites and lead a life in
small communities.
However, Facebook
has proved that one
can not simply give
up on socialization
even though its
mode undergoes
changes.
than all computers of NASA used for
landing on the Moon. A computer’s
capability is doubled every 18 months. The
future will offer invisible computers. Just
like for electricity, computers will turn
into a phenomenon that is invisible and
somewhere we do not know of. Computers
will be both everywhere and nowhere.
They will surround us whereas we will not
be able to see them. Perhaps, the concept
of computers will be no longer in use for
colloquial speech. The word electricity is
rarely used in English. The word internet
may fall into disuse in time.
There will be times when
we buy tickets by blinking.
Smart lenses will provide us with easy
access to information. Such lenses
will make it pretty easy for doctors to
perform surgeries. All the information
about someone you have just met will
be displayed right in front of your eyes.
78
074_083_FUTURIZM.indd 78
21/04/15 00:14
Dr. Michio Kaku kimdir?
Japonya göçmeni bir çiftin çocuğu
olarak Kaliforniya’da dünyaya geldi.
Harvard Üniversitesi Fizik Bölümü’nden
1968’de mezun olduktan sonra City
College of New York’ta teorik fizik
alanında profesör unvanı kazandı.
Akademik kariyeri boyunca süper
sicim teorisi, süper simetri, hadronik
fizik gibi sıra dışı konularda makaleler yayınladı. ‘Einstein
Sonrası’, ‘Olanaksızın Fiziği’, ‘Geleceğin Fiziği’ gibi kitapları
milyonlar tarafından okunan Kaku’nun hazırladığı televizyon
programları da büyük ilgi görüyor. Kaku’nun kitapları
dünyada Türkçe dâhil pek çok dile çevrilmiş durumda. Kitaplar
sizin de ilginizi çekecektir.
Blinking through lenses will buy you a
ticket for an event.
Direnmeyin, sörfçü gibi davranın
Electronic papers
Bugün herkes teknolojik gelişimin karşısında
durulamayacağını kabul ediyor. Kurumların yapması
gereken, bilimsel ve teknolojik dalgalardan birer sörfçü
gibi faydalanmasıdır. Dalgalarla birlikte hareket
etmelisiniz, aksi takdirde üstünde durduğunuz
sörften aşağıya düşüverirsiniz. Toplum
dijitalleştikçe dalgayı yönetip hedeflerine
ulaşanlar kazanacak.
Computers will be a lot more flexible.
Valued at the same price with regular
ones, electronic papers will be put into
service. Smart wallpapers will be in
manufactured. You will have access to
healthcare services thanks to flexible
and smart wallpapers around you and
be examined by your doctor made in
artificial intelligence.
Sosyalleşme biçimlerimiz
değişecek
Don’t resist. Act like a surfer
Everyone acknowledges the fact
that nothing can stop technological
developments. Organizations need
to capitalize on scientific and
technological waves just like a surfer.
You need to act in harmony with
waves. Otherwise, you are likely
to fall off the surfboard. Those
who are able to steer waves
will be victorious as societies are
digitalized.
The modes of socialization
will undergo a change.
Future predictions do not always hit the
mark. I think the possibility of predictions
contrary to human emotions and habits
is very unlikely to prove to be right. Some
futurists used to suggest that people
would avoid any contact with one another,
get free from urban sites and lead a life
in small communities. We have found out
socialization remains to be important
in spite of ever-advancing technologies
Gelecek öngörüleri her zaman
karşılığını bulmaz. İnsani duygular
ve alışkanlıkların tersi yöndeki
öngörülerin doğru çıkma ihtimali
bence oldukça düşük. Geçmişte
bazı fütüristler insanların birbirleriyle
görüşmekten kaçacaklarını, şehirlerden
uzaklaşacağını ve küçük topluluklar haline
yaşayacağını söylüyordu. Gelişen teknolojilere
Geleceğe dair
öngörülerden
biri de sağlık
alanında
robotlardan
daha çok
faydalanılacağı
yönünde…
One of
the future
projections is
about putting
robots more
into use in
healthcare...
79
074_083_FUTURIZM.indd 79
21/04/15 00:14
B İ Lİ M
S C I EN C E
ve modern yaşamın getirdiği bütün alışkanlıklara
rağmen sosyalleşmenin bizim için önemini koruduğunu
gördük. Yüzbinlerce yıl önceki atalarımız gibi birlikte
yaşamaktan hoşlanıyoruz. Geçmişte kamp ateşinin
etrafında bir araya gelen insanlar yemeklerini yer ve
sohbet ederek sosyalleşirdi. Facebook günümüzün
kamp ateşidir. İnsanoğlu köken itibarıyla avcı olmaya
programlanmıştır dolayısıyla diğer insanlara bakmayı
sever. Teknoloji geliştikçe sosyalleşme ihtiyacımız
ortadan kalkmayacak, sadece biçim değiştirecek.
Fizik, geleceğin anahtarıdır
Fizikçi olmak istiyordum, öte yandan bilimkurgunun
gelecek öngörülerinden de çok etkilenmiştim. Sonra
fizik ile fütürizm arasında bir benzerlik olduğunu hatta
iki alanın birbiriyle aynı şey olduğunu gördüm. Geleceği
anlamak istiyorsanız öncelikle fiziği öğrenmelisiniz.
Fizik, 20’nci yüzyılı ortaya çıkaran bilimdir. Televizyon,
bilgisayar, uzay programı ve lazer gibi geçtiğimiz
yüzyılın en önemli buluşlarının arkasında fizik bilimi
bulunmaktadır.
Fütürizm ve bilimkurgu
İnsanlar bana uçan arabaların nerede olduğunu veya
gezegenler arası yolculukların neden hâlâ başlamadığını
soruyor. Oysa bu öngörüleri biz bilim adamları değil,
Bilimkurgu ile
futurizm arasında önemli
bir fark var.
Bilimkurguya
göre çoktan
uçan arabaları
kullanmalıydık.
Bunu bir de biliminsanlarına
sorun, uçan bir
araba yapmanın ne kadar
zor olduğunu en
iyi onlar anlatacaktır.
There is a significant difference between
science-fiction
and futurism.
Science-fiction
suggests that
we should have
already put
flying cars into
service. Ask
scientists about
it and they will
tell you how
hard it is to
manufacture a
flying car.
Who is
Dr. Michio Kaku?
He was born in California to a Japanese
immigrant couple. Upon graduation from the
Department of Physics, Harvard University,
in 1968, he assumed the title of a professor in
theoretical physics in City College of New York.
Throughout his academic life, he released
articles in extraordinary topics such as super
string theory, super symmetry and hadronic
physics. With books read by millions such as
“Beyond Einstein”, “Physics of the Impossible”
and “Physics of the Future”, he has attracted a
huge interest in his own television shows. The
books by Mr. Kaku have been translated into
a spate of languages including Turkish. His
books will attract your interest, too.
80
074_083_FUTURIZM.indd 80
21/04/15 00:14
and all the habits introduced by modern
lifestyles. We like to live together in
harmony just like our ancestors did
centuries ago. Having gathered around
a camp fire in the past, people used to
socialize through eating and chatting.
Facebook serves as the camp fire of
çizerler ve bilimkurgu yazarları ortaya atmıştır.
‘Fütürizm’ kavramının kamuoyundaki yansıması,
genellikle yazar ve çizerlerin anlattıklarıyla sınırlı
kalıyor. Çizerler sürekli gelecekten söz edip eserlerinde
bu hayalleri anlatıyor. Oysa ben bir fizikçiyim ve biz
geleceği, laboratuvarda oluştururuz. Uçan araba
yapmanın ne kadar zor olduğunu, bilim adamları çok iyi
bilir.
Fizikçiler ve mucitler
Fizikçileri birer mucit olarak görebiliriz. Televizyon,
radyo, mikro dalga, lazer ve internetin ortaya
çıkmasını fizikçiler sağladı. Yine uzay programını da
biz icat ettik. Modern dünyada ulusların elde ettiği
zenginliğin temelini, bilimsel araştırmalar oluşturuyor.
Bugün zenginlik olarak tanımladığımız ve hayatımızı
kolaylaştıran unsurların tamamı, bilimsel araştırmalar
81
074_083_FUTURIZM.indd 81
21/04/15 00:14
B İ Lİ M
S C I EN C E
sonucu ortaya çıkan teknoloji sayesinde üretildi.
Sanal doktorlar
Dijital teknolojilerin yoğun biçimde kullanılabileceği
alanlardan biri de sağlık hizmetleri olacak. Bu alanda
beklenen gelişmelerden bazıları şu şekilde:
modern times. Mankind is originally
programmed to be a hunter, and thus into
looking at other people. As technologies
advance, the need to socialize will not die
out but shape into a different form.
Physics is the key to the future.
I wanted to be a physicist whereas I was
pretty impressed by future predictions
offered by science-fiction Then, I found out
physics and futurism offer a similarity
and even basically serve as the same
thing. You need to be knowledgeable with
physics before gaining an insight into the
future. Physics is a science born in the 20th
century. Physics lies behind all the major
inventions of the past century such as
television, computer, space projects and
laser.
82
074_083_FUTURIZM.indd 82
21/04/15 00:14
Futurism and science-fiction
People ask me about why mankind still
lacks of flying cars or interplanetary travels.
Such projections, however, were offered
by cartoonists and sci-fi writers, not by
scientists. The public repercussion of the
concept of “futurism” is usually confined
to recounts of writers and cartoonists.
Cartoonists always tell about future and
recount dreams in their works. However,
I am a physicist and I build the future in a
laboratory. Scientists know how hard it is to
manufacture a flying car.
Physicists and inventors
Physicists can be regarded as an inventor.
It was physicists who enabled to bring
television, radio, microwave, laser and
internet into life. Physicists also invented
space programs. The opulence enjoyed by
modern world’s societies is based on scientific
researches. All of the components we call
opulence that facilitates whatever we do have
been manufactured thanks to technologies
stemming from scientific researches.
Virtual doctors
Healthcare services will be another realm for
intensive use of digital technologies. Some of
the anticipated developments in this realm
include
• robotic surgery procedures and digital
doctors running on artificial intelligence
as ground-breaking innovations in health.
Simple household devices will be able to
detect tumors 10 years beforehand.
• Surgeries will be performed by robots in the
future
• Digital technologies will put an end to
mortalities due to organ failures. 3D printers
will be equipped to produce new organs. You
will have a new liver or a heart produced out
of your own cells.
• Your brain and computers will be
connected. That is how fully paralyzed
patients will be provided with new body parts
• A component of brain called hippocampus
plays a major role in memory and spatial
navigation. We will be able to connect to
hippocampus and save our memories on it.
This will revive memories of those who do
not remember anything as they suffer from
Alzheimer.
• Ameliyat robotları, yapay zekâyla çalışan dijital
doktorlar gibi yenilikler sağlık alanında bir çığır açacak.
Evde kullanılabilecek basit cihazlarla tümörler 10 yıl
öncesinden tespit edilebilecek.
• Gelecekte ameliyatları robotlar yapacak.
• Dijital teknolojiler organ yetmezliğinden ölümlerin
önüne geçilmesini sağlayacak. 3D yazıcılar yardımıyla
yeni organlar üretilebilecek. Kendi hücrelerinizden yeni
bir ciğer veya kalp ürettirebileceksiniz.
• Beyinle bilgisayar arasında bağ kurulabilecek. Bu
sayede tamamen felç olmuş insanlara deva olacak vücut
parçaları üretilebilecek.
• Beynimizin hippocampus olarak adlandırılan
bölümünün hafıza ve yön bulmada önemli bir rolü
bulunuyor. Hippocampus bölümüne bağlanarak
anılarımızı kaydedebileceğiz. Bu sayede Alzheimer
hastalığı nedeniyle hiçbir şey hatırlamayan insanların
anıları yeniden canlandırılabilecek.
83
074_083_FUTURIZM.indd 83
21/04/15 00:14
S AĞ LI K
H E A LT H
Baharın
şifalı
sebzeleri
İlkbahar yüzünü yağmurlarla birlikte
göstermeye başladı. Tabii sıcaklıkların
artmasıyla birlikte manavlarda, pazarlarda
değişik sebze ve meyvelerle karşılaşmaya
başladık. Peki bu mevsimde hangi sebzeleri daha
fazla tüketmeliyiz? İşte şifa kokan sebzeler.
84
084_089_SEBZELER.indd 84
21/04/15 00:10
Ece Günay Akkuş
İstanbul Florence Nightingale
Hastanesi, Beslenme ve
Fitoterapi Uzmanı / İstanbul
Florence Nightingale Hospital,
Dietitian and Phytotherapist
Therapeutic
vegetables of spring
Spring has burst into sight along with rainfalls. Greengrocers have begun
to displays various types of vegetables and fruits on markets as the
temperature tends to increase. So, what vegetables do we need to consume
more during this season? Here are some therapeutic vegetables.
85
084_089_SEBZELER.indd 85
21/04/15 00:10
S AĞ LI K
H E A LT H
M
inerallerin kraliçesi pırasa
100 gr pırasada 83 gr su, 1.5 gr protein,
14 gr karbonhidrat ve eser miktarda
yağ bulunur. Vitamin ve mineral
bakımından zengin bir sebzedir. VitA, VitB6, folik asit,
VitC, VitK, demir ve magnezyum içerir. Kalorisi düşük,
lif içeriği yüksek olduğu için uzun süre tokluk hissi verir.
Sindirim siteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur.
İçeriğinde buluna folik asit sayesinde gebelikte yaşanma
ihtimali olan erken doğum ve düşük riskine karşı
koruyucu etki gösterir. Kuvvetli bir antioksidan olduğu
için yaşlanmayı geciktirir.
Pırasa, kanserle savaşta da etkilidir. Kanserli hücrelerin
büyümesini engeller. İçerisinde bulunan flavanoidler
sayesinde serbest radikallere karşı vücudun savunma
T
he queen of minerals: Leek
100 grams of leek contain 83
grams of water, 1.5 grams
of protein, 14 grams of
carbohydrate and a trace amount of oil.
It is opulent in vitamin and minerals. It
contains VitA, VitB6, folic acid, VitC, VitK,
iron and magnesium. It ensures feeling of
satiety since it is low in calorie and high
in fiber content. It helps to facilitate the
regular functioning of the digestive system.
Thanks to folic acid in content, it serves to
protect from any risk of premature birth
and miscarriage that are probable to take
place for pregnant ones. It has an anti-aging
86
084_089_SEBZELER.indd 86
21/04/15 00:10
effect as a potent antioxidant.
Leek is quite effective in fight against
cancer. It stops cancerous cells from
growing. Containing flavonoids,
it strengthens a body's defense
mechanism against free radicals
Studies report that leek, onion and
garlic offer an anti-hypertensive effect.
It is one of most common vegetables for
weight-loss diets.
The eternal comrade
of liver: Artichoke
As a tubercular vegetable with thick
leaves serving as a source of vitamin
mekanizmasını kuvvetlendirir. Çalışmalar, sarımsak,
soğan ve pırasanın kan basıncını düşürücü etkisi
olduğunu göstermektedir. Zayıflama diyetlerinde en çok
tercih edilen sebzelerden birisidir.
Karaciğerin daimi dostu enginar
Mineral içeriği
yönünden zengin olan pırasa
serbest radikallere karşı vücudun savunma
mekanizmasını
kuvvetlendirmesi sebebiyle
bir kanser
savaşçısı olarak
da biliniyor.
Featuring a
high content of
mineral, leek
is known to be
an anti-cancer
nutrient as it
strengthens a
body’s defense
mechanism
against free
radicals.
Yumru şeklinde, kalın yaprakları olan vitamin ve
mineral deposu bir sebze olan enginar, özellikle bu
mevsimde yaygın olarak bulunur. Karaciğerde biriken
toksik maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır.
Karaciğer problemlerinde iyileşme süresini hızlandırır.
İçeriğinde kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor gibi
önemli mineralleri barındırır. Kan şekerini dengeler,
bağırsakları çalıştırır, zihinsel ve bedensel yorgunluğa
iyi gelir.
Taşa karşı bakla
Kuru bakla, taze baklaya göre daha besleyicidir. B1, B2,
B6 ve K vitaminin yanı sıra magnezyum, potasyum,
kalsiyum ve demir içerir. Lif içeriği yüksektir. Belli
miktar protein ihtiyacını karşılamak için et tüketmeyen
kişilerin fayda görebileceği bir besindir. Bağırsak
parazitlerini düşürür, idrar yollarını temizler. Kötü
kolesterolü düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önler.
Kadınlarda regl öncesi tüketildiğinde adetin kolay
gelmesine yardımcı olur. Bakla, böbreklerden taş ve kum
dökmeye yardımcıdır.
Kolesterolü dengeleyici bezelye
Bezelye iyi bir folik asit ve K vitamini kaynağıdır. Demir,
87
084_089_SEBZELER.indd 87
21/04/15 00:10
S AĞ LI K
H E A LT H
Karaciğer de biriken toksik
maddelerin vücuttan
atılmasını kolaylaştıran bir
besin olan enginar, zihinsel
ve bedensel yorgunluğu da
iyi gelir.
Facilitating to rid of toxic
agents accumulated in liver,
artichoke does good for
mental and physical fatigue.
manganez, bakır, çinko ve kalsiyum içerir. Kemik
sağlığının korunmasına yardım eder. Sindirim sistemini
çalıştırır, prebiyotik etkisi vardır. Kalp ve damar sağlığını
korur. Çocuklar için besleyici ve ideal bir besindir,
enerji verir, içeriğinde bulunan vitamin ve mineraller
sayesinde bağışıklığı kuvvetlendirir. Bezelye yemeğine
eklenen havuç, patates ve soğan da hem lezzetine hem
de şifasına şifa katar.
Şifa deposu kırmızı pancar
Karbonhidrat içeriği yüksek
olduğu için özellikle kilo
problemi ve şeker
problemi olan kişilerin
dikkatli
tüketmesi
gereken bir
and mineral, artichoke is commonly
available on the market during this season
in particular. It facilitates to remove
toxic agents accumulated in liver out of
body. It accelerates the recovery process
for liver disorders. The content includes
significant minerals such as calcium,
magnesium, potassium and phosphorus. It
balances blood glucose, activates intestine
functioning, and helps for mental and
physical fatigue.
Against kidney stones: Bean
Broad bean is more nutritious than fresh
bean. It contains vitamin B1, B2, B6 and K
vitamin as well as magnesium, potassium,
calcium and iron. It is opulent in fiber
content. It is a nutrient vegetarians can
benefit from to satisfy protein needs to
a certain extent. It reduces enterozoa
and cleans urinary tracts. It lowers bad
cholesterol. It thwarts blood clotting. When
premenstrually consumed, it facilitates
88
084_089_SEBZELER.indd 88
21/04/15 00:10
menstruation. Bean helps to rid of kidney
stones.
Balancing cholesterol: Pea
Pea is a good source of folic acid and
vitamin K. It contains iron, manganese,
copper, zinc and calcium. It helps to
protect bone health. It activates the
digestive system and offers a prebiotic
affect It protects cardiovascular health.
It is a nutritious and an ideal food for kids
as it injects energy, and strengthens the
immune system thanks to the content of
vitamins and minerals. Added to a pea
meal, carrots, potatoes and onions provide
both zest and cure.
A source of cure: Red beet
Containing a high amount of
carbohydrates, it is a vegetables to be
carefully consumed by people suffering
from weight-related problems and
diabetes in particular. In addition, it is an
absolute source of cure. Available in all
colored vegetables and fruits, it is opulent
in antioxidants and an anti-carcinogenic
nutrient. In addition, it is recommended
for iron deficiency problems that are quite
common particularly in women since it
contains a high amount of iron.
With a high content of fiber, it facilitates
the digestive functioning and activates
intestines. Consumed prior to doing
exercise in particular, the red beet juice
improves one's stamina and activity
tolerance. It enhances immunity against
environmental stress. It provides vigor
and fitness. It helps to rid of toxic agents
accumulated in blood and liver and offers
a detoxification effect.
Sindirim sistemi
için faydalı
bir besin olan
bezelye kalp ve
damar sağlığını
koruması
sebebiyle de son
derece değerli...
Offering a
therapeutic
effect for the
digestive system,
pea is extremely
valuable
to protect
cardiovascular
health.
sebzedir. Bunun yanında tam da bir şifa deposudur.
Tüm renkli sebze ve meyvelerde olduğu gibi antioksidan
içeriği yüksek ve anti-kansorejen bir besindir. Aynı
zamanda demir içeriği yüksek olduğundan özellikle
kadınlarda sıklıkla görülen demir eksikliği probleminde
tüketilmesi tavsiye edilir.
Lif oranı yüksek olduğu için sindirim sistemi
rahatsızlıklarında hazmı kolaylaştırır, bağırsakları
çalıştırır. Özellikle spor öncesi tüketilen pancar suyu,
kişinin aktiviteye dayanıklılığını ve toleransını artırır.
Çevresel strese karşı vücudumuzun bağışıklığını
kuvvetlendirir. Vücuda dinçlik ve zindelik getirir. Kanda
ve karaciğerde biriken toksik maddelerin vücuttan
atılmasını kolaylaştırarak vücutta detoks etkisi gösterir.
89
084_089_SEBZELER.indd 89
21/04/15 00:10
M ÜZ E
M U S EU M
Biraz
oyuncak
bolca hayal…
Şair, yazar, gazeteci, tiyatro oyuncusu, araştırmacı ve her şeyden önce
bir simitsever Sunay Akın'la, üç kuşağı bir arada eğlendirebilen tek yer,
hepimizi çocukluğumuza götüren İstanbul Oyuncak Müzesi’ni konuştuk.
90
090_099_SUNAY_AKIN.indd 90
21/04/15 01:00
A few toys and a
ton of dreams...
We sat down with Sunay Akın, who is a poet, writer,
journalist, stage actor and simit aficionado first and
foremost, to talk over Istanbul Toy Museum that takes
us on a journey back to childhood as a rendezvous to
gather three generations.
91
090_099_SUNAY_AKIN.indd 91
21/04/15 01:00
M ÜZ E
M U S EU M
I
İ
stanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında
şair/yazar Sunay Akın tarafından kurulan
Türkiye’nin ilk oyuncak müzesi... İstanbul’un
Göztepe semtinde ailesine ait bir köşkü müzeye
dönüştüren Akın, 1700’lü yıllardan günümüze
oyuncak tarihinin en gözde örneklerini İstanbul’a
kazandırmış durumda. Sunay Akın, kitaplarının ve
gösterilerinin gelirleriyle, 1990 yılından başlayarak
pek çok ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan
ve açık arttırmalardan oyuncak tarihinin en değerli
eserlerini toplamayı başardı. Röportajımıza geçmeden
önce Sunay Akın’la ilgili bir bilgi daha verelim… Meğer
Akın’ın oyuncak tutkusu kadar simit tutkusu da varmış.
Günde en az iki simit yiyen bu yaşam insanı New York
5. Cadde’deki şubemizin de müdavimiymiş. İstanbul
Oyuncak Müzesi ziyaretimiz sırasında usta yazar ve şair
stanbul Toy Museum is the very first
toy museum of Turkey established by
the writer/poet Sunay Akın on April
23, 2005. Having morphed a family
mansion into a museum in Göztepe,
Istanbul, Mr. Akın provides Istanbul with
the most popular epitomes of toy history
ranging from 1700s to the present day.
Thanks to his income generated from
sales of his books and shows, Sunay
Akın has managed to collect the most
precious pieces of toy history from
collectors, antiquarians, and auctions
in many countries around the world.
Before proceeding with the interview,
let us provide you with a note about
Sunay Akın...It has turned out Mr. Akın is
passionate about simit as much as he is
about toys. Having at least two simits a
day, he is a regular for the branch located
on the 5th Avenue in New York. We held an
interview with the great writer and poet
during a visit in Istanbul Toy Museum, and
gave an ear to what he had to say about
the museum which is the apple of his eye...
Let's begin with the background of
Istanbul Toy Museum you are the founder
of. Then we would like to hear the story
behind the origin of this idea.
Istanbul Toy Museum was launched
on April 23, 2005. So, it is a ten-year old
museum. It was awarded as the "Best of
Its Kind in the World" by the European
Museum Academy in 2012. We established
a union in Istanbul for small-scale toy
museums launched for almost 50 years
around Europe in 2012. Thus, Istanbul was
declared as the capital of toys in the entire
world thanks to Istanbul Toy Museum. As
for the origin of the Toy Museum, I was
invited for Nuremberg, Germany about 25
92
090_099_SUNAY_AKIN.indd 92
21/04/15 01:00
years ago. I happened to see a brochure
of Nuremberg Toy Museum in the lobby
of the hotel I stayed in. I had never been to
a toy museum before. I told myself that "I
would go there in the morning and take
a look." I originally thought that it would
take only a few hours but it took until
the evening hours. A German officer
came up to me and said they were about
to close. I spent an entire day in the toy
museum. And I realized
that what really
matters is dreams.
The truth follows the
footsteps of dreams. Then, I toured all the
toy museums across Europe. I envied them
so much that I questioned why Turkey had
no such museum to offer. In Turkey, toys
were regarded as something to keep a kid
busy with. Like "give a toy to a kid so he/
she would not get in your way". However,
what you give a kid as a toy is what you
promise for the future of mankind. For
instance, the space room of the museum
features space-related toys the very
ile söyleşi yaptık ve göz bebeği olan müzeyi kendisinden
dinledik...
Kurucusu olduğunuz İstanbul Oyuncak Müzesi’nin
tarihçesiyle söyleşimize başlayalım. Sonra da bu
fikrin doğuş hikâyesini sizden dinlemek isteriz.
İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 tarihinde
açıldı. Yani on yaşında bir müze. 2012 yılında Avrupa
Müze Akademisi tarafından ‘dünyadaki en iyi örnek’
olarak ödüllendirildi. Biz yaklaşık 50 yıldır Avrupa’nın
değişik yerlerinde açılan küçük oyuncak müzelerinin
birliğini 2012 yılında İstanbul’da
kurduk. Böylece İstanbul Oyuncak
Müzesi sayesinde İstanbul tüm
dünyadaki oyuncakların başkenti
ilan edildi. Oyuncak Müzesi fikrinin nereden çıktığına
gelince, yaklaşık 25 yıl önce Almanya’nın Nürnberg
kentine davetliydim. Kaldığım otelin lobisinde elime
Nürnberg Oyuncak Müzesi broşürü geçti. O güne
kadar hiç oyuncak müzesi görmemiştim. “Sabah
gidip gezerim” dedim. Birkaç saatte çıkarım diye
düşünmüştüm ama akşam oldu. Alman görevli
yanıma geldi ve kapatacaklarını söyledi. Bütün günüm
oyuncak müzesinde geçmişti. Şunu gördüm, asıl
olan hayallerdir. Gerçek, hayallerin ayak izini takip
eder. Sonra Avrupa’daki bütün oyuncak müzelerini
93
090_099_SUNAY_AKIN.indd 93
21/04/15 01:00
M ÜZ E
M U S EU M
gezdim. Gezerken gıpta ettim ve benim ülkemde
neden olmadığını düşündüm. Bizim ülkemizde
oyuncak çocuğu oyalayan bir şey olarak görülüyordu.
Yani “çocuğa oyuncak verelim de ayak altında
dolaşmasın”. Oysa çocuğun önüne oyuncak diye ne
koyuyorsan insanlığın geleceğini vaat edersin. Mesela
uzay odamızda, uzay oyuncakları var ve ilk uzay
oyuncaklarını 20’li yıllarda Amerikalılar yaptı. Peki Ay’a
ilk kim gitti? Amerikalılar. Rastlantı mı sizce? Birinin
bunu ülkemizde anlatması gerekiyordu. Ne mutlu bana
ki, ben kitaplarımdan, sahne oyunlarımdan ne kadar
birikimim varsa onunla bu müzeyi ülkeme, İstanbul’a
kazandırdım.
first of which were made by Americans in
1920s. And who walked on the Moon first?
Americans. Is it a coincidence? Somebody
had to tell about it in Turkey. Fortunately,
I invested what I earned from sales of
my books, stage plays in this museum,
Istanbul and Turkey.
The Museum features beautiful toys
inherited from 1800s. So how did you pick
up those toys?
To begin with, I would like to note that
none of the toys displayed here is a
toy that you can see on the market. I
bought each and every one of them
from exclusive collections and houses of
collectors. I paid a visit to their houses as
if I was going to ask their father for their
hand in marriage. It is not an easy task to
purchase a toy that has been preserved
for years and put in the most precious
corner of people's houses. And you have to
be pretty knowledgeable with the history
of toys. Just like works by Osman Hamdi,
Picasso and Bedri Rahmi Eyüpoğlu are
hung in a painting museum; the toy
museum offers major works of the toy
94
090_099_SUNAY_AKIN.indd 94
21/04/15 01:01
95
090_099_SUNAY_AKIN.indd 95
21/04/15 01:01
M ÜZ E
M U S EU M
history. Do not be mistaken by thinking
that people donate never-played toys for
the museum. That is definitely not the
case. You can keep your toys to yourself.
It is because they are precious for the toy
history whereas they are no museum
material. I studied and learned about
the toy history before purchasing any
toy. I read all the books collected from
libraries and bibliopoles. And I found
out that the toys made by the very first
toy factory established following the
industrial revolution are invaluable. Such
as Lehman, Günter, Flaschman, Arnold...
Each one of them is like a signature of
a painter. Most of them are nowhere to
be found or quite rare. Every toy is not a
museum material. They are nowhere to be
found in Turkey either since these brands
never made it to Turkey.
All these toys are like your own kids but
which ones would be your top five?
You are right. Each enshrines in my heart.
For example, a baby house of the Victorian
era or a toy of Charlie Chaplin with no
other copy. It is the toy he personally
played with and now presented to
Istanbul. In addition, the museum features
a toy of Mona Lisa with no other copy as
well. It was made in 1954 and we have it.
But you know I think the top five precious
toys would have to be the ones everyone
first grabbed and touched. And there
are some toys that capture the Turkish
culture displayed on the ground floor even
though they are not significant in terms
of the toy history. You know plastic cars
that we used to mount wires for when we
were kids. We have them too. I would count
them among top five.
Is there any toy that you would like to have
for the museum?
Lehman has a tin-made toy. It is compose
of a woman and a man. You set it up and
they walk a dog. I have not seen it yet. So, it
needs to be put up for sale by a collector.
It is a 120-year old toy. I would like to
invite everyone to meet their childhood
here. You'll come here grabbing the
hand of your kid but the other hand
you'll grab as you walk out will be
of your childhood.
96
090_099_SUNAY_AKIN.indd 96
21/04/15 01:01
Müzede 1800’lü yıllardan kalma çok güzel
oyuncaklar görebiliyoruz. Bu oyuncakları nasıl
seçtiniz?
Öncelikle şunun bilinmesini isterim, burada
sergilenen oyuncakların hiç biri marketlerde satılan
oyuncaklar değil. Her birini özel koleksiyonlardan,
koleksiyonerlerin evlerinden aldım. Kızlarını istemeye
gider gibi gittim o evlere. İnsanların yıllarca sakladığı,
evlerinin en özel yerlerine koydukları bir oyuncağı
satın almak inanın hiç kolay değil. Bir de oyuncağın
tarihini çok iyi bilmeniz gerekiyor. Bir resim müzesine
nasıl ki Osman Hamdi’nin, Picasso’nun, Bedri Rahmi
Eyüboğlu’nun eserleri asılıyorsa, oyuncak müzesine
de oyuncak tarihinin önemli eserleri konur. Şöyle bir
yanılgıya düşülmesin; insanlar evlerinde oynamadıkları
oyuncakları gelip buraya bağışlıyor. Kesinlikle böyle
değil. Sizin oyuncaklarınız sizde kalsın. Çünkü onlar
oyuncak tarihi için önemli, müzelik eserler değil.
Oyuncakların tarihini hiçbir oyuncak almadan önce
çalıştım öğrendim. Kütüphanelerden, sahaflardan
topladığım oyuncak tarihi kitaplarını okudum.
Gördüm ki, sanayi devrimi sonrası kurulan ilk oyuncak
fabrikasının ürettiği oyuncaklar çok değerli. Örneğin
Lehman, Günter, Flaschman, Arnold gibi... Bunların
her biri bir ressamın imzası gibidir. Bunların çoğu zaten
yok ya da çok az. Her oyuncak müzelik değil. Bizim
ülkemizde de hiç yok çünkü bu markaların hiç biri bize
gelmemiş.
Tüm bu oyuncaklar sizin çocuğunuz gibi, ama ilk
beşe hangilerini alırsınız?
Haklısınız her birinin yeri ayrı, ama mesela Victoria
dönemi bebek evi ya da Charlie Chaplin’e ait sadece
bir tane üretilmiş Şarlo oyuncağı var. Bizzat
kendisinin oynadığı, işte onu kazandırdık
İstanbul’a. Ayrıca Mona Lisa’nın oyuncağı da
dünyada sadece bir tane yapıldı. 1954 yılında
yapıldı ve o da bizde. Ama biliyor musunuz,
bence herkesin ilk eline aldığı, ilk dokunduğu
kendi oyuncakları ilk beşe giren en değerli
oyuncaklardır. Bir de oyuncak tarihi
açısından önemli olmasa da bizim
kültürümüzü yansıtan oyuncaklar
giriş katımızda sergileniyor. Hani
çocukluğumuzda tel taktığımız
plastik arabalar var ya, işte onlar
da var orada, ilk beşe onu da
alalım derim.
Hayalinizde, müzeye
getirmek istediğiniz bir
oyuncak var mı?
Lehman’ın teneke bir oyuncağı
var, bir kadın bir erkek, kuruyorsun
köpek gezdiriyorlar, henüz görmedim
97
090_099_SUNAY_AKIN.indd 97
21/04/15 01:01
M ÜZ E
M U S EU M
bir koleksiyonerin satışa çıkarması lazım. 120 yıllık bir
oyuncak. Ben herkesi buraya kendi çocukluğuna
davet ediyorum. Buraya çocuğunuzun elini
tutarak gireceksiniz ama çıkarken diğer
elinizin tuttuğu kendi çocukluğunuz olacak.
Uygarlık tarihi ve oyuncak
İstanbul Oyuncak Müzesi, uygarlık
tarihini daha eğlenceli, daha akılda
kalıcı bir öğrenme yöntemi ile
ziyaretçilere sunuyor. Örneğin,
uzay oyuncaklarının sergilendiği
bölümde Ay’a ulaşma çabası, tren
oyuncakları bölümünde ise Sanayi
Devrimi oyuncakların diliyle anlatılıyor.
Müzenin dekoru da bu düşünceyle
sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan
tarafından tasarlanmış. İstanbul
Oyuncak Müzesi, bir şair tarafından
açılmış olması ve bir sahne tasarım
sanatçısı tarafından tasarlanmış olması
özelliği ile de dünyada bir ilki teşkil ediyor.
The civilization history and toy
Istanbul Toy Museum offers a more
entertaining and an easily-remembered
learning method for the civilization
history. For instance, the section for space
toys recounts the effort to get to the
Moon while the one for trains outlines the
Industrial Revolution from the perspective
of toys. In line with this perspective, the
museum is decorated by Ayhan Doğan,
a stage designer. Istanbul Toy Museum is
unique as it was established by a poet and
decorated by a stage designer.
I had the same!
One of major characteristics
of Istanbul Toy Museum is the
fact that it embraces all family
members. It is a museum where three
generations can spend time and share
happiness. Grandmothers/grandfathers
and parents go on a journey in a time
98
090_099_SUNAY_AKIN.indd 98
21/04/15 01:01
Bundan bende de vardı!
machine en route to their childhood
and enjoy recounting their times to one
another. The corridors of the Toy Museum
echo with "I had the same!" remarks and
recounts of childhood memories.
The capital of toy museums
Thanks to the Museum, a gap is filled
regarding toy museums with a major
importance in European countries, and
Istanbul Toy Museum ranks among the
top of its kind around the world. Held by
Istanbul Toy Museum in November 2012
as the first of its kind, TOYCO-2012 Istanbul
(the Union of European Toy and Children
Museums) was organized for the first time
in Turkey. This paved the way for Istanbul
Toy Museum to lead the establishment of
the union of toy and children museums,
and helped Istanbul to be titled as "the
capital of toy museums".
İstanbul Oyuncak Müzesi’nin en önemli özelliklerinden
biri de aileyi bütün üyeleri ile kucaklaması. Müze,
bu özelliğiyle üç kuşağın bir arada zaman
geçirebileceği ve ortak mutluluğu
paylaşabileceği bir mekân. Nine/dede,
anne/baba çocuklarla birlikte bir zaman
makinesinde çocukluklarına doğru yola çıkarken,
birbirlerine kendi dönemlerini anlatmanın keyfini
çıkartırlar. Oyuncak müzesinin koridorları ‘’Bundan
bende de vardı!’’ cümlesi ile başlayan ve çocukluk
hatıralarının anlatıldığı sesler ile yankılanmaktadır.
Oyuncak müzelerinin başkenti
İstanbul Oyuncak Müzesi ile birlikte Avrupa ülkelerinde
büyük öneme sahip olan oyuncak müzeleri konusunda
Türkiye’deki boşluk tamamladı ve İstanbul Oyuncak
Müzesi dünyadaki örnekleri arasında önemli bir yere
sahip oldu. 2012 yılının kasım ayında İstanbul Oyuncak
Müzesi tarafından gerçekleştirilen ve dünyada bir
ilk olan TOYCO-2012 İstanbul (Avrupa Oyuncak ve
Çocuk Müzeleri Birliği) buluşması ilk kez Türkiye’de
gerçekleştirildi. Bu sayede İstanbul Oyuncak Müzesi
dünyada çocuk ve oyuncak müzeleri birliği kurulması
konusunda öncü oldu, İstanbul’a ‘oyuncak müzelerinin
başkenti’ unvanını kazandırdı.
99
090_099_SUNAY_AKIN.indd 99
21/04/15 01:01
STİL
S T Y LE
10 0
100_106_GUNES_TULGA.indd 100
21/04/15 00:52
Takım elbise
seçme kılavuzu
Nerede hangi takım elbise giyilir? Üzerinize uyan bir takım elbise nasıl olmalıdır?
Takım elbise seçerken dikkat etmeniz gereken noktalar neler? Beyler, bu soruların
yanıtları için sizleri yazımızı okumaya davet ediyoruz.
A guide for the
perfect suit
What suit to wear and where? How is a fitting suit supposed
to be? What do you have to be careful about for choosing a
suit? Gentlemen, we would like to invite you to take a look
this article for all the answers.
Güneş Tulga
ile Tasarım
Dünyası
[email protected]
www.gunestulga.com
101
100_106_GUNES_TULGA.indd 101
21/04/15 00:52
STİL
S T Y LE
W
e are a whole. We feel happy
and at peace when inner
and external balance is in
harmony. You know what
they say: "His/her beauty on the inside
is reflected on the outside, too". That is
absolutely true. I would not want to bore
you with a cliche such as "beauty is only
skin deep" whereas any outfit you have
just bought contains a lot of messages
about you. If you would like to give right
messages, then I would suggest that you
begin with fixtures in your wardrobe. Men
in particular like to emphasize that they
are not into shopping and do not care
about how to dress. That is why they break
out in a cold sweat when they need to buy
some "fixtures". No need to panic at once
but do not refrain from spending time,
effort and money for your image. It is an
investment in your future. Here are some
tips and basic rules for the perfect suit:
A) What is your primal goal?
İ
nsan bir bütündür, iç ve dış dengesi uyum içinde
olduğu zaman kendini mutlu ve huzurlu hisseder.
Hani derler ya "İçi dışına yansımış" diye, bu kesinlikle
doğrudur. "Önemli olan iç güzelliktir" gibi kalıp
cümlelerle içinizi daraltmak istemem, lakin ister
inanın ister inanamayın, yeni edindiğiniz her kıyafet,
bünyesinde sizinle ilgili pek çok mesaj barındırır. Doğru
mesajlar vermek istiyorsanız, işe elbise dolabınızdaki
demirbaşlardan başlamanızı tavsiye ederim. Özellikle
erkekler alışverişi sevmediklerini ve giyinmeyi
umursamadıklarını vurgulamayı pek severler. Bu
yüzden bir 'Demirbaş' edinmeleri gerektiğinde hemen
soğuk terler dökerler. Hemen paniğe kapılmanıza gerek
yok ama imajınız için zaman, çaba ve para harcamaktan
kaçınmayın. Çünkü geleceğinize yatırım yapıyorsunuz.
İşte karşınızda doğru takım elbise seçme ipuçları ve bir
takım elbisenin ABC' si:
I would recommend you to study a little bit
before resorting to a sales representatives
in a store. Go to your wardrobe and design
a roadmap. Decide on a color scheme
that fits you or ask for help. Decide on
your budget and what brands to go
for and make a research. Make it clear
about for what purpose you would like
to buy a suit. For office? For a wedding
or a formal occasion? Or dinner, cocktail,
entertainment-related activities? You have
to make a decision.
-For business:
If it is for business, you need to check the
dress code of the company you work for.
10 2
100_106_GUNES_TULGA.indd 102
21/04/15 00:52
Do not embark on it before checking such
criteria that depend on what industry you
work in.
- Formal:
If it is for a formal occasion, then make
sure to remain within the boundaries
of classic cuts. Men usually go for mono
collar, classic regular cut suits. You would
be good to go for formal occasions with a
buttoned-up shirt and a tie.
- For night/ Dinner/ Entertainment:
If you choose to wear your suit without
a tie and an unbuttoned shirt collar, you
would turn yourself into a laid-back one
for dinner. However, I recommend you to
make a little research about where you
will have the dinner before you get too laid
back. Tie is a must for some restaurants
and venues. Social media and websites
offer hints about it. (I strongly suggest
you read comments by website visitors in
particular)
Size çok iyi
gidecek bir
renk, kumaş ve
kalıp mutlaka
var. Bunun için
zaman ayırmalı
ve bol bol deneme
yapmalısınız.
There is always
a color, fabric
and pattern that
perfectly fits you.
You need to spare
time and try on
many suits for
the one.
A) İlk hedefiniz nedir?
Mağazaya gidip kendinizi satış temsilcisinin ellerine
teslim etmeden önce biraz ders çalışmanızı tavsiye
ederim. Elbise dolabınıza gidin ve bir yol haritası
oluşturun. Size uygun renk düzenine karar verin
veya bir bilene sorun. Bütçenize karar verin ve hangi
markalarla çalışabileceğinizi saptayın, araştırma
yapın. Öncellikle takım elbisenizi hangi amaçla almak
istediğiniz konusunda netleşmelisiniz. Ofis için mi?
Nikah, düğün gibi resmi ortamlar için mi? Ya da akşam
yemeği, kokteyl, eğlence gibi etkinlikler için mi? karar
vermelisiniz.
-İş için:
Takım elbiseyi iş için giyinecekseniz, iş yerinizin giyim
kodlarını gözden geçirmelisiniz. Sektörlere göre değişen
bu kriterleri kontrol etmeden yola çıkmayın.
-Resmi:
Resmi yerlerde giymek için alıyorsanız, klasik kesimlerin
dışına fazla çıkmayın. Mono yaka, klasik düz kesim
takım elbiseler, erkeklerin çoğunlukla tercih ettiği bir
türdür. Düğmeleri tamamen iliklenmiş bir gömlek ve
kravat ile anında resmi ortamlara uygun hale gelirsiniz.
103
100_106_GUNES_TULGA.indd 103
21/04/15 00:52
STİL
S T Y LE
- Hava kararınca/ Yemek/ Eğlence:
Takım elbisenizi kravatsız ve gömlek yakasının
düğmeleri açık kullanırsanız, akşam yemeği için
rahat bir insan haline dönüşürsünüz. Lakin, fazla
rahatlamadan önce gidilecek yer ile ilgili ön araştırma
yapmanızı tavsiye ederim. Bazı mekânlarda kravat
olmazsa olmazdır. Sosyal medya ve internet sayfaları
bu konuda ipucu barındırır. (Özellikle ziyaretçi
yorumlarını okumanızı tavsiye ederim.)
B) Size uygun bir kalıp
mutlaka vardır:
Takım elbiseler erkeğin elbise dolabının
temel taşı olduğu için, kesimi ve
deseni ile ikinci deriniz gibi olmalı,
vücudunuza tamamen oturmalı. İyi
dikilmiş size uygun bir takım elbise
bedeninizi daha uzun, daha ince
ve daha yapılı gösterebilir. Beden
ölçünüzü öğrenin, nelerin uygun
olduğunu, fiyat alternatiflerini,
tercih ettiğiniz stili, renkleri,
uygun markaları saptayın, zaman
ayırın ve sabırlı olun. Mağazaların
satış danışmanlarından yardım alın,
bedeninize uygun kalıplar konusunda
B) There is definitely a suit
pattern that fits you:
As suits serve as cornerstones of a man's
wardrobe, they must be like your second
skin and a close-fit in cut and design. A
tailor-made suit makes you look taller,
thinner and well-built. Find out your
body size and determine what fits, price
alternatives, your style, colors, favorite
brands, spare some time and be
patient. Ask sales assistants for
help and let them inform you of
patterns that fit your body. Request
them to clarify terms you do not
understand. Try on every model
until you find the perfect pattern.
C) Find out your body
size and let the drop do
the talking:
There are two size for men's
suits. One displays the width and
is known as the body size. (For
instance 48/ 50/ 52/ 54). The other
size is the "DROP" system that many
men are unaware of and it displays
10 4
100_106_GUNES_TULGA.indd 104
21/04/15 00:53
the length. Ready-made sizes divide people
into groups depending on their physical
features. These groups are called Drop.
The Drop size is divided into groups as 4/
6/ 8.
4 drop: For short and overweight types
6 drop: Middle-sized ones with normal
weight
8 drop: Thin and tall types
D) Camouflage your
shortcomings:
A perfectly-chosen suit minimizes your
shortcomings. For instance:
Straight line suits make short ones look
taller. Offering an advantage for short
ones, such lines turn into a disadvantage
for tall ones. If your height is above the
average, then cross-striped and plaid suits
would make you look better. I recommend
you to avoid plaid suits in case you are
bulky. In addition, double-breasted jackets
make you look bulkier. Slim-fit models that
fit your body and waist gently would make
you look thinner. It goes without saying
that one can elaborate on such tips and
deliver particular analyses for each body
size.
D) Have a suit made?
Or buying one?
A tailor-made suit is a fine alternative
when you are unable to find something
among standard ones in line with your
favorite fabric, pattern, color o model.
Having a suit made is a personal choice
and dependent on your budget. You should
go for it in case you want an original
suit that fits your body and no one has.
If you are to buy a ready-made suit, you
should make sure to avoid too many
modifications for jacket and trousers. It
is okay to do so for arm's and trouser legs
whereas any move by a tailor will ruin the
originality of a suit in case shoulders and
waist do not fit.
E) Do not neglect
cleaning and maintenance:
You can wear it for years as long as you
take good care of it. Make sure not to
wear the same suit in two consecutive
days. Hang up your suit on a wooden
Baktınız bir
türlü olmuyor,
öyleyse
kendiniz için
bir takım elbise
diktirebilirsiniz.
If it does not
work, then you
should have a
suit made for
yourself.
sizi bilgilendirmelerini isteyin. Anlamadığınız terimleri
açıklamalarını rica edin. Size uygun kalıbı bulana dek
sabırla uygun her modeli deneyin.
C) Beden ölçünüzü
öğrenin, droplar konuşsun:
Erkek takım elbisesinde iki ölçü vardır. Biri eni gösterir
ve beden ölçüsü olarak bilinir. (Örneğin 48/ 50/ 52/
54) Diğer ölçü ise, çoğu erkeğin pek bilmediği 'DROP'
sistemidir ve boy uzunluğunu gösterir. Hazır giyimde
ölçüler insanların fiziki yapılarına göre gruplara
ayrılmıştır. Bu gruplara Drop adı verilmiştir. Drop ölçüsü
genelde 4/ 6/ 8 olarak gruplara ayrılmıştır.
4 drop: Kısa boylu kilolular için
6 drop: Orta boy normal kilo için
8 drop: Zayıf ve uzun boylular için
105
100_106_GUNES_TULGA.indd 105
21/04/15 00:53
STİL
S T Y LE
D) Problemlerinizi kamufle edin:
Doğru seçilmiş bir takım elbise ile kusurlarınızı aza
indirebilirsiniz. Örneğin, kısa boyluları boyuna düz
çizgili takımlar, olduğundan daha uzun gösterir. Lakin
kısa boylular için avantajlı bu çizgiler, uzun boylularda
dezavantaja dönüşebilir. Boyunuz ortalamanın
üstünde ise, enine çizgiler ve ekose desenler daha iyi bir
görünüm sağlar. İri bir vücudunuz varsa ekose desenli
takımlardan kesinlikle uzak durun derim. Ayrıca
kruvaze ceketler de sizi olduğunuzdan daha iri gösterir.
Fit kesim, bedeninizi sıyıran ve belinize hafifçe oturan
modeller ile daha ince görünebilirsiniz.
hanger and make sure to empty your
pockets. Brush it once in a while. Spare
enough space for each item. Make
sure it does not wrinkle. Leave some
space between hangers to allow for air
circulation. Air your suits out before
hanging them in your wardrobe. In case
your woolen suit is stained, it would suffice
to have it dry cleaned once a season. Do
not exaggerate it. Do not let your suit
wear out and keep it out of constant touch
with chemicals. Have it dry cleaned to
avoid color differences between tops and
trousers. Always keep your suits clean,
ironed and neat. A suit ready to go in your
wardrobe would make you less stressful in
the morning. See you around :)
D) Diktirmek mi? Satın almak mı?
Kişiye özel dikim, standart takımlar arasında istediğiniz
kumaş, desen, renk ve modelde takım bulamadığınızda
faydalı bir alternatiftir. Takım elbise diktirmek kişisel bir
tercihtir ve bütçenizle ilgilidir. Kimsede olmayan, orjinal
ve bedeninize uygun bir takım istiyorsanız, özel dikimi
düşünmelisiniz. Hazır bir takım elbise alıyorsanız, ceket
ve pantolonda fazla tadilata gerek olmamasına dikkat
etmelisiniz. Kol ve paça boyu yaptırmakta sorun yoktur
ama omuz ve bel bölgesi bedene oturmazsa, terzinin
yapacağı her müdahale takımın orijinalliğini bozacaktır.
E) Temizlik ve bakım
İki gün üst üste aynı takımı giymemeye gayret
edin. Takımı tahta askılara özenli bir şekilde asın,
cepleri boşaltmayı unutmayın. Arada elbise fırçası
ile bakım yapın. Her şeye yeterince yer ayırın. Kırışıp
buruşmasın. Askılar arasında havalanma olabilmesi
için boşluk bırakın. Takım elbiseleri dolaba asmadan
önce açık havada havalandırın. Yünlü takımınızda
leke varsa sezonda bir kez kuru temizlemeye vermek
yeterlidir, abartmayın. Takım elbiselerin alt ve üst renk
farklılığının önüne geçmek için beraber kuru temizliğe
gönderin. Takımlarınızı her zaman temiz, ütülü ve
düzenli tutun. Yine görüşelim :)
10 6
100_106_GUNES_TULGA.indd 106
21/04/15 00:53
Eris_ilan(205x275mm)_P2_ET_baskı copy.pdf
1
2/26/15
4:52 PM
C
M
Y
CM
MY
CY
CMY
K
107_ERIS.indd 72
21/04/15 00:50
Ş EH İ R
CITY
Galata Kulesi ve İstanbul...
Galata Tower and İstanbul...
10 8
108_119_ISTANBUL.indd 108
21/04/15 00:50
İstanbul’un
ışığı nedir?
Zor ama yanıtlaması zevkli bir soru. Biz yine de bu soruyu
işin uzmanlarına; Gürol ve Rana Baroncelli’ye sorduk. Tabii
İstanbul’la ilgili başka sorularımız da oldu.
What is the starlight
of Istanbul?
It is a question difficult yet fun to answer. We posed the question to
Gürol and Rana Baroncelli who are equal to the task. It goes without
saying that we asked some other questions about Istanbul, too.
109
108_119_ISTANBUL.indd 109
21/04/15 00:50
Ş EH İ R
CITY
D
ünyada benzeri olmayan büyüleyici bir
güzellik… Romantik doğa tutkunlarına
İstanbul’un rengini sorduğumuzda hiç
düşünmeden erguvan dediler. Sosyolojik
olarak bakanlar çok renkliliği savundu ve mozaik tasviri
en doğrusudur yanıtını verdi. Bu güzel şehri tuvallerinde
canlandıran sanatçılara göreyse Boğaz’ın maviliği, gün
batarken beliren bakır ışıltısı ya da gökyüzünün pusudur
İstanbul’un rengi. Bu kadar farklı renkleri barındıran
imparatorluk şehrini daha iyi anlamak için bu soruyu iki
uzmana sorduk. Çizdikleri her mimari yapıya imzalarını
atacak kadar işlerine tutkuyla bağlı Gürol ve Rana
Baroncelli ile İstanbul üzerine konuştuk.
Mimari bir gözle baktığınızda İstanbul’u nasıl
görüyorsunuz?
Rana: Aslında iki İstanbul var diyebiliriz. Biri tarihi,
eski İstanbul, diğeri Boğaz’la tanımlayabileceğimiz
romantik İstanbul. Bunların güzelliği tartışılmaz. Bir
bakış açısı bunlar çok güzel, yeter bozulmasın diyor, bir
bakış açısı da bunlardan hiç yararlanmadan yenilikler
istiyor. Farklılığın neyle yaratılacağı çok önemli, başka
bir hikâye yazılması gerekir. Bize gelen taleplerin çoğu
zaman bu bakış açısıyla derinliği olamıyor. Biz diyoruz
ki her projenin söyleyeceği bir şey olmalı. Projenin
yapılacağı yer çok önemli, hocalarımızın öğrettiği
en önemli şey, önce paftalarca inceleme yapmak
gerektiğidir, parsel nerede, arkasında ne var?
Gürol: Benim üstadım Aldrosi’nin ‘Şehir Mimarlığı’
Gürol ve Rana
Borancelli
Gürol and Rana
Borancelli
I
t is a mesmerizing beauty nowhere
else to be found around the world...
The immediate answer was judas
trees when we asked romantic nature
enthusiasts about the color of Istanbul.
Those with a sociological perspective
stood by diversity and suggested that the
mosaic portrayal would be the best of all.
It is the Bosphorus blue, the copper-color
glow in the sunset or the haze of the sky
to painters bringing this beautiful city
into life on a canvas. We asked the same
question to two experts to gain a better
insight into this imperial city with so much
diversity. We sat down with Gürol and
Rana Baroncelli to talk over Istanbul as
they are quite passionate about what they
do to put their individual stamps on each
and every architectural structure they
design.
What would you say about Istanbul from
an architectural perspective?
Rana: In fact, there are two sides for
Istanbul we can talk about. One is the
ancient Istanbul while the other one is the
romantic Istanbul that we can associate
with the Bosphorus. Their beauty is
undeniable. From one perspective, this is
1 10
108_119_ISTANBUL.indd 110
21/04/15 00:50
Rana Baroncelli
ODTÜ mimarlıktan mezun olduktan sonra, mimarlığın farklı
bakış açılarını tanımakla çok ilintili olduğuna inandığım için
İstanbul’a geldim. İTÜ’de bilişim üzerine yüksek lisans yaptım
hemen ardından da iş hayatına atıldım.
Rana Baroncelli
Having graduated from the Department of
Architecture in the Middle East Technical
University, I found myself in Istanbul since I
have sincerely believed that architecture is
about getting to+ know various perspectives.
I studied for a master degree in IT in Istanbul
Technical University, and immediately
embarked on business life.
beautiful and the town can not afford to
be deformed whereas another perspective
calls for innovations without benefiting
from any of this beauty. It is important to
know what you make a difference with,
and you need to write a different story.
Most of the requests do not have such a
depth from this perspective. We tell them
each project must have a message to
deliver. The place of the project is crucial.
The most important lesson we learned
from our masters is to make an analysis
for weeks and find out about the location
of a parcel and what lies behind.
Gürol: The book about urban architecture
by my master Aldrosi frequently tells
about a concept named “the identity
of a place”. We have to deliver varying
projects in Istanbul, Cyprus or Ankara
since they all must have a unique identity.
I define Istanbul as a Noah’s pudding. It
incorporates salty ones and sweets and
allows for good things every now and
then. The itching palm is what destroys
this city. That is why the identity is
deformed. The itching palm not only
deforms the outlook of Istanbul but also
ruins everything including micro-climate,
lands and water while high-rise buildings
lead to particular winds aloft.
What do you think about the population of
Istanbul? Do you think it can handle this
large population?
kitabında, devamlı bahsettiği bir kavram vardı, o da
“yerin kimliği” kavramı. İstanbul’da, Kıbrıs’ta Ankara’da
başka yapı yapmalıyız, her şehrin bir kimliği olmalı. Ben
İstanbul’u aşure olarak tanımlıyorum. Tuzlusu da var
tatlısı da, arada güzel şeyler oluyor. Bu şehri mahveden
rant. O yüzden kimliği de bozuluyor. Rant kavgası
İstanbul’un sadece görünümünü bozmuyor üstelik,
mikroklimasını, toprağını, suyunu her şeyini bozuyor,
yüksek binalar ayrı bir yüksek rüzgâr oluşturuyor.
İstanbul nüfusunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu
kadar kalabalığı kaldırabilir mi?
Gürol: Kapasitenin çok üstündeyiz. İzmit’le birleşti,
Edirne tarafı da aynı şekilde.
Peki böylesi büyük bir coğrafyada siz yeni yapılar
tasarlarken İstanbul’un hangi özelliklerinden
yararlanıyorsunuz?
Rana: Tüm bu karmaşada biz de İstanbul’un ışığı
kavramına ulaştık. İstanbul’da eski neye gönderme
yapılacağı çok şaibeli, “İstanbul’un başka hangi değerleri
111
108_119_ISTANBUL.indd 111
21/04/15 00:50
Ş EH İ R
CITY
Eminönü...
112
108_119_ISTANBUL.indd 112
21/04/15 00:50
Gürol: It is way above the limits. It has
integrated with Izmit as well as Edirne.
So, what aspects of Istanbul do you
benefit from to design new structures
across such a large site?
Rana: We have found out the starlight of
Istanbul within this complete shambles.
What ancient component to refer to
is quite controversial in Istanbul. The
starlight came into play when we held
discussion with a crackerjack over what
other values Istanbul can offer. The
starlight of Istanbul is a lot like New York’s.
In that both cities feature a starlight that
can gracefully highlight vibrant colors. It
is safe to say that from a photographer’s
perspective.
Gürol: The light matters a lot in
architecture. In fact, you design with
shadow in the daytime, and with light at
night. There are such works that you love
them at night since it is designed with light
whereas you do not feel the same in the
daytime. There might be exact opposite
cases, too. Istanbul has a brighter light to
offer than Paris and London.
Rana: Istanbul offers a light you can
thrust details to the forefront while
var” sorusunu araştırırken bu konunun uzmanı bir
arkadaşımızla ışığı meselesi gündeme geldi. İstanbul’un
ışığı New York’un ışığına çok benziyor. Öyle ki; canlı
renklerin çok güzel altını çizebilen bir ışık var her iki
şehirde de. Fotoğrafçı gözüyle bakıldığında bunu tespit
edebilirsiniz.
Gürol: Işık, mimaride çok önemlidir, hatta gündüz
gölgeyle, gece ise ışıkla tasarlarsınız. Bazı eserler
vardır ki, gece daha çok beğeniriz çünkü ışıkta dizayn
edilmiştir, gündüz ise beğenmeyiz. Tabii tam tersi de
olabilir. İstanbul ışığı Paris ve Londra’ya göre daha
kuvvetli.
Rana: Projenin genelini nötr tutup detayları ön plana
çıkarabileceğiniz bir ışık var İstanbul’da . Londra’da
bunun olması çok olası değil. İstanbul’un gün batımı çok
özel, projelerde kullanıldığında çok etkili olur. Boğaz’ı
çok özel yapan nedenlerden biri de gün doğumu ve
günbatımındaki ışığı ve ışığın yarattığı renkler mesela.
Gürol: İstanbul, dört mevsimi yaşayabildiğimiz dünya
üzerindeki çok özel şehirlerden bir tanesi... İstanbul ile
Londra arasındaki en önemli
fark kliması ve o yoğunluk
filtreleme yapıyor. Çok yoğun
bir ışık getiriyor, fotoğraf için
mükemmel, mimari için o kadar
da güzel bir ışık değil bence.
Belli ışık yoğunlukları, insanın
ruh halini bile belirleyebilir.
113
108_119_ISTANBUL.indd 113
21/04/15 00:50
Ş EH İ R
CITY
114
108_119_ISTANBUL.indd 114
21/04/15 00:50
Ortaköy...
115
108_119_ISTANBUL.indd 115
21/04/15 00:51
Ş EH İ R
CITY
keeping the overall project neutral. This is
not very likely when it comes to London.
Istanbul offers a highly special sunset that
would be quite effective when put into use
for projects. One of the reasons why the
Bosphorus is so special is the light and
colors created by the light at the time of
sunrise and sunset.
Gürol: Istanbul is one of the world’s rare
locations where one can experience
four seasons. The primary difference
between Istanbul and London is climate
that allows for some filtering. It brings
in highly intensive light which is perfect
for photography yet not that ideal for
architecture in my opinion. A particular
light intensity is even likely to define
Gürol Baroncelli
Bursa’da ilk orta ve liseyi okuduktan sonra yanlış tercih
yüzünden Boğaziçi bilgisayar yerine Bursa’da matematik
mühendisliğine girdim. Ardından üniversiteyi okumaya
İtalya’ya gittim. Cenova’da bir süre asistanlık yaptım, mimarlık
yeterlilik imtihanını verdim. İtalya’da mimar olabilmek
için beş yıl okumak gerekiyor. Ardından yazılı ve sözlü tez
yazıyorsunuz ve buna rağmen hâlâ sadece mimarlık mezunu
oluyorsunuz ama mimar olmuyorsunuz. Beş senenin
ardından 6 ay bir mimarın yanında staj yapıyorsunuz
ardından tekrar sınava giriyorsunuz ki mezunların sadece
yüzde 6’sı bu sınava girebiliyor. Girenlerin de sadece yüzde 20’si
sınavdan başarıyla çıkıyor. İtalya’da mimarlar odası Adalet
Bakanlığı’na bağlı. Mimar, hakim statüsünde ve hükümet
adına şehir için çalışıyor. Ev sahibi olmak herkesin hakkı
olduğundan, böyle olduğu için de gecekondular bile hukuk
sistemine bağlı oluyor. Zaten sistem böyle işlediği için de yasa
dışı bir yerleşim mümkün olmuyor.
İstanbul’da sizi mutlu eden bu renkleri mimaride
kullandığınızda çok özel eserler tasarlayabilirsiniz.
Mesela Bodrum çok farklıdır. Bodrum’da kullandığınız
maviyi burada kullandığınızda aynı efekti elde
edemezsiniz. Her yerin kendi rengi vardır ve renk bizim
için çok önemlidir.
İstanbul’un rengi sizce nedir?
Gürol: Bence İstanbul’un rengi güzel bir bordo diyebilirim.
Boğazdaki yalılarda görebileceğimiz kiremit rengi. Renk
bence çok önemli, insan tiplerini davranışlarını bile
etkiliyor. Mesela yapılan bir istatistiğe göre maviyi seven
kadınlar kırmızıyı sevmezmiş. Gri nötrdür, o yüzden iş
adamı griyi tercih eder, risk almaz. Mimaride gri, üzerine
başka bir şey kullanmak için kullanılır.
Rana: Yerel giysilerimiz çok renkliyken hangi noktada
renk kullanma becerimizi kaybettik araştırmak lazım.
Folklorik giysilerde, halılarda, seramikte, kilimlerde
Kız Kulesi...
Maiden’s Tower...
116
108_119_ISTANBUL.indd 116
21/04/15 00:51
one’s mood. You can deliver pretty
special designs when you put in colors
that make you happy in architecture.
For instance, Bodrum is a whole another
story. You can not simply create the
same impression with blue color in
Istanbul as you do in Bodrum. Each city
has its own color and it matters a lot to
us.
What do you think is the color of
Istanbul?
Gürol: I think it is claret red. The brick
color you get to see on Bosphorus
mansions. The color matters a lot and
even affects your behaviors. Studies
report that women who like blue color
are not into red. Gray is neutral. That is
kullandığımız renkler neden günlük hayatta yok? Bu
durum aslında sosyolojik bir araştırma konusu olmalı.
Renklerle birlikte toplumun neşesi, özü de kayboluyor
bence.
Mimaride zaman algısı nedir?
Gürol: Küçük bir şehre gittiğiniz zaman, zaman daha
yavaş akıyor. Mimaride bu zaman algısını İstanbul’a
yaşatmanın çabası var. Öncelikle ses yalıtımı yapılması
gerekiyor. Ardından yeşil hissinin uyandırılması,
ışığın doğru gelmesi, evde mutlaka kişiyi rahatlatacak
unsurlar yaratılması gerekiyor çünkü huzur, zamanı
yavaşlatan en önemli unsur.
Büyükşehir insanının beklentisi nedir?
Rana: Kendine zaman kaldığı hissi büyükşehir insanının
en önemli beklentisi. Biz mimar olarak evde geçirilen boş
zamanları yönlendirebiliriz. Tabii biz sadece seçenek
sunuyoruz kullanmak sana kalmış.
1 17
108_119_ISTANBUL.indd 117
21/04/15 00:51
Ş EH İ R
CITY
Gürol Baroncelli
Having studied for elementary, secondary and
high schools in Bursa, I opted for mathematics
engineering in Bursa instead of computer
engineering in Boğaziçi University. Then, I
went to Italy to study in a college. I worked as
an assistant in Genoa for a while and passed
the proficiency test for architecture. You have
to study for five years to become an architect
in Italy. Then, you have to write up an oral
and a written thesis, and that only suffices to
be a graduate of architecture but that does
not make you an architect. After 5 years, you
basically work as an intern to an architect
for 6 months, and then you pass another
test which only 6 percent of graduates are
allowed to take. Only 20 percent of those
qualified for the test get to succeed in the test.
The chamber of architects is affiliated to the
Ministry of Justice in Italy. An architect acts
as a judge and works for the city on behalf of
the government. Since everyone has a right
to own a home, even shanty houses are in
line with the law. So, no illegal settlement is
possible when the system works like that.
why a businessman opts for gray and
avoids taking a risk. In architecture,
gray is put into use to avoid having to
put something on it.
Rana: Turkish folk clothing is
multicolored whereas we need to
question at what point we let go the skill
to make use of colors. How come we
do not get to see colors of folk clothing,
carpets, ceramics and rugs in daily life?
This should be a subject for a sociological
study. The joy and essence of a society
tend to perish along with colors.
What is the time perception in
architecture?
Gürol: Time goes slower in a small
town. The architecture makes an
effort to make sure Istanbul enjoys the
same. First of all, sound insulation is a
must. Then, it is imperative to arouse
a feeling for green, perfect light angles
and components to ease your mind at
home as peace is the primary factor
that slows time down. This is certainly
psychological. Time probably goes slow
when you are not happy but we talk
about ease. Home must be somewhere
you truly feel at peace.
118
108_119_ISTANBUL.indd 118
21/04/15 00:51
108_119_ISTANBUL.indd 119
21/04/15 00:51
S E YA H AT
T R AV EL
Kendinizi kâşif gibi
hissedeceğiniz
rüya şehir
Nepal
A dream town where
you feel like an explorer
Tarihi Patan şehri…
The ancient town of Patan...
120
120_129_NEPAL.indd 120
21/04/15 00:48
Gezgin Yazar İhsan Önder, Himalayalar’ın eteklerindeki
kurulmuş olan güzel şehir Nepal’e yaptığı gezinin hikâyesini
okuyucularıyla paylaşıyor. Nepal’in başkenti Katmandu’ya
uzanan bu yolculuk, bütçesi ve zamanı kısıtlı olanlara ilham
verecek. Bu soluksuz macerada Nepal’i keşfetmeye hazır mısınız?
The globetrotter-author İhsan Önder shares the story of his trip to
the beautiful country of Nepal situated on foothills of the Himalayas.
Stretching through Katmandu, the capital town of Nepal, this journey
is an inspiration for those with a limited budget and time. Are you
ready to explore Nepal on a thrilling journey?
121
120_129_NEPAL.indd 121
21/04/15 00:49
S E YA H AT
N
T R AV EL
epal, yaklaşık 30 milyon nüfusuyla görkemli
Himalayalar’ın eteklerinde kurulmuş,
dünyadaki üçgen şekilli bayraklı tek ülke.
Her ne kadar Budizm’in doğduğu topraklar
olsa da halkının yüzde 80’i Hindu. Yakın zaman önce çok
partili sisteme geçen Nepal, kişi başına düşen 240 dolarlık
gelirle dünyanın en fakir ülkelerinden biri. Yeryüzündeki
sayıları 14’ü bulan, 8 bin metrenin üzerinde yüksekliğe
sahip dağların sekizi bu ülkede. Bu da dağcılığa gönül
vermiş herkes için Nepal’i ve özellikle Katmandu’yu
cazibesini sürekli koruyan bir rüya ülkesi haline getiriyor.
Sadece Everest’e ev sahipliği yapıyor olmak bile Nepal’i
özel kılıyor. Katmandu’da şehir gezgini de olabilirsiniz;
aksiyonu bol doğa sporlarını da yapabilirsiniz. Özellikle
turistik Tamel bölgesinde, zamanınıza ve bütçenize göre
şekillendirebileceğiniz onlarca alternatif sunan turizm
acenteleri hizmet veriyor.
Dağcılık dışında, dağ yürüyüşü, rafting, yamaç paraşütü,
safari, kaya tırmanışı, dağ bisikleti ve kalbiniz yeterince
dayanıklıysa bungee jumping, size unutamayacağınız
deneyimler yaşatıyor. 2000 yılı aşkın bir geçmişe sahip
Budizmin
kurucusu
Sidarta
Guatama.
Sidarta
Guatama,
the founder
of Buddhism.
W
ith a population of around
30 million people, Nepal is
the world’s only country
with a triangle-shaped flag
and located on foothills of the august
Himalayas. 80 percent of the population
is Hindu whereas it is known to be the
birthplace of Buddhism. Having recently
transitioned into the multi-party system,
Nepal is one of the world’s poorest countries
with 240 dollars for per capita income.
Eight of 14 mountains with the height over
8 thousand meters are located in this
country. This makes Nepal and Katmandu
in particular a dreamland that remains
to be attraction for mountaineering
enthusiasts. The mere fact that it is home to
the Mount Everest makes Nepal special. You
may as well explore the town of Katmandu,
and engage in outdoor sports with a lot
of action. The touristic district of Thamel
122
120_129_NEPAL.indd 122
21/04/15 00:49
offers tens of alternatives for tourism
agencies providing services in line with your
time and budget.
In addition to mountaineering,
unforgettable experiences await you in
hiking, rafting, paragliding, safari, rock
climbing, mountain biking, and bungee
jumping if your heart is resilient enough.
With a background dating back to
2000 years ago, the town is one of three
ancient settlements along with Patan and
Bhaktapur. A trip planning for a few days
or a week may need to be put into action
in order to experience the ancient fabric of
three towns with a walking distance from
one another.
Let’s go back to square one for the
adventure in Katmandu. Katmandu
offers access by air and road. I opted for
a challenging yet a joyous path. A 33hour road trip including a stay over night
starting from the town of Varanasi, and
what I saw throughout the trip worked
wonders for my eyes and soul. The final
destination of the trip kicked off with a Jeep
and then continued with Tata midibuses
in Sonoli, the border town between two
countries was Katmandu. Each and every
foreigner paying a visit to Katmandu ends
up in Thamel at first. It is a Turkish version
of Tarlabaşı and Tahtakale for the Blue
Mosque. Thamel offers everything you
look for. They range from luxurious and
affordable hotels, traditional restaurants to
gift shops, outdoor stores, massage parlors,
bars, night clubs and so on.
The town of love
and peace: Katmandu
Before having moved on to Pokhara,
another beautiful town of Nepal, I had a
few days to spend in Katmandu. I set my
eyes on one of the hotels scattered across
narrow streets of Thamel. It was not bad
at all. I was with a British guy named Paul
that I met in Sonoli. I left my bags and took
a shower before pounding the streets to
explore Thamel. Fortunately we decided on
a club in no time. It was dark inside with a
Nepalese band playing rock music. Right
by the next table was a group of men and
women in their 60s. A closer gander made
it clear that they were flower children of
Patanlı
çocuklar...
Kids in
Patan...
şehir, Katmandu vadisinde yer alan, Patan ve Bhaktapur
ile birlikte üç tarihi yerleşim yerinden biri. Birbirine
neredeyse yürüme mesafesinde olan bu üç şehrin tarihi
dokusuna dokunmak için birkaç günden başlayıp bir
haftaya kadar uzanan bir gezi planlaması yapılabilir.
Şimdi en başa dönelim, Katmandu macerasının en başına.
Katmandu’ya havayolu veya karayoluyla gelebilirsiniz. Ben
zor ama keyifli yolu tercih ettim. Hindistan’ın Varanasi
şehrinden başlayıp, içinde bir gece konaklamanın da
olduğu yaklaşık 33 saatlik kara yolculuğu, yol boyunca
tanık olduklarım, gözlerime ve ruhuma çok iyi geldi. Jeep
ile başlayıp iki ülkenin sınır kasabası Sonoli’den itibaren
Tata midibüslerle devam eden yolculuğun son durağı
Katmandu oldu. Katmandu’ya gelen her yabancı soluğu
önce Tamel’de alıyor. Bizim Sultanahmet’in Tarlabaşı ile
Tahtakale versiyonu diyebiliriz. Tamel’de ne ararsanız
bulmak mümkün. Lüksünden hesaplısına oteller,
esnaf lokantaları, hediyelik eşya dükkânları, outdoor
mağazaları, masaj salonları, barlar, gece kulüpleri ve daha
neler neler.
Aşk ve barış kenti: Katmandu
Nepal’in bir başka güzel şehri Pokara’ya geçmeden önce
Katmandu’da geçirecek birkaç günüm var. Tamel’in dar
sokaklarına dağılmış bir dolu otelden gözümü kestirdiğim
birine giriyorum, fena değil. Sonoli’de tanıştığım İngiliz
Paul de benimle. Çantaları bırakıp kısa bir duşun
ardından Tamel’i keşfetmek için sokaklardayız. Neyse,
çok geçmeden birinde karar kılıyoruz. İçerisi karanlık,
sahnede Nepalli bir grup rock parçaları çalıyor. Hemen
yan masada 60’lı yaşlarda kadınlı erkekli bir grup. Biraz
dikkatli bakınca 68 kuşağının çiçek çocukları oldukları,
buraya nostalji rüzgarıyla geldikleri belli oluyor. Herkes
Nepalli grubu, bense onları seyrettim çaktırmadan. 40
yıl önceki hallerini düşündüm. Acaba o zaman Katmandu
123
120_129_NEPAL.indd 123
21/04/15 00:49
S E YA H AT
T R AV EL
Tarihi Patan
şehri…
The ancient
town of Patan...
nasıl bir yerdi? Çiçek çocukları için anlamı neydi? Ben
o günlere yetişemedim ama yetişen biri yazar Mehmet
Yaşin, Katmandu’yu gençlik yıllarının aşk ve barış kenti
olarak tanımlıyor. Bu şehrin Türklerin bilgi dağarcığına
girmesi 70’li yıllara rastlıyor. Sultanahmet’ten kalkan
rengârenk otobüsler, Nasuh Mahruki’nin deyimiyle,
Taksim’e gider gibi yolcu toplaya toplaya, Katmandu’ya
kadar upuzun, macera dolu bir yolculuğa çıkarmış.
Hippileri, Katmandu’ya en çok ne çekerdi bilmiyorum.
Dünya barışı bahanesiydi de, aşkı mı arıyordu Batılılar bu
uzak masal ülkesinde?
Zamanda yolculuğa çıkmış gibi
Sabah ilk iş, eli yüzü daha düzgün bir otel bulmak oldu.
‘68 brought here by a wind of nostalgia.
Everyone was watching the Nepalese band
whereas I was prying them under the radar.
I thought about what they were like 40
years ago. How did Katmandu look back
then? What did it mean for flower children?
I was too young back then but Mehmet
Yaşin, who was old enough at the time,
defines Katmandu as a capital of love and
peace for his youth. The town came to the
attention of Turks back in 70s. Party-colored
buses departing from the shadow of the
Blue Mosque had picked up passengers as if
they were on their way to Taksim in Nasuh
124
120_129_NEPAL.indd 124
21/04/15 00:49
Katmandu’da
halk pazarı…
An open-air
market in
Katmandu...
Mahruki’s words, and embarked on an
adventurous journey. I am not sure what
attracted hippies into Katmandu. Was the
global peace just an excuse for the Western
people to look for love in this far dreamland?
Just like a travel in time.
First thing in the morning, I found a more
decent hotel. The next destination was
Happy Home Guest House. I followed the
guide book looking around and asking
for directions from locals and concluded
the first outing in ninety minutes. It was
absolutely perfect. The outing offered not
only a chance to sightsee Buddhist temples
Yeni adresimiz Happy Home Guest House. Bakına bakına
rehber kitabı takip ederek, bazen de yerel halka sorarak
ilkini bir buçuk saatte tamamladım. Tek kelimeyle
mükemmeldi. Gezinin, irili ufaklı bir dolu Budist tapınağı
görmenin yanında halk pazarının tam ortasında kalmak
gibi hoş sürprizleri de oldu. Arka sokaklara dalmak paha
biçilmez bir deneyim. Kendimi zamanda yolculuğa çıkmış
bir kâşif gibi hissediyorum. Yalnız bir kâşif… Zaman
durmuş, sadece ben varım. Her sokak başında yeni bir
deneyim. Tam birine alışmaya çalışırken az öncekini
unutturan yeni bir tanesi. Usta ellerden çıkmış, gerçek
zanaat ürünü stupalar, hararetli bir sohbete dalmış iki
sevimli rahip, üzerine sinekler yapışmış etleri derme
çatma mahalle dükkânında satmaya çalışan kasap,
kulağımda patlayan motosiklet egzozu, zihnimde zaman
ve mekân kavramını bulanıklaştırıyor.
Küçük nefes alma anlarında bol bol fotoğraf çekiyorum.
Yürüyüş Tamel’in güneyinden başlıyor. Aslında Tamel ile
şehrin önemli simgelerinden Durbar Square arasındaki
en iyi rota demek yanlış olmaz. Nepali dilinde saray
anlamına gelen Durbar, şehrin sarayının bulunduğu
meydana adını veriyor. Her şehirde bir saray olduğunu
düşünürsek her şehirde bir Durbar Meydanı olduğunu
söyleyebiliriz. Ben geldiğimde fazla kalabalık değildi.
Meydandaki Budist stupası ve Hindu tapınağı, birbirlerine
yüzyıllardır göz kırpıyor.
UNESCO tarafından 1979 yılında kültür mirası listesine
alınmış olan meydanda bir başka görülmesi gereken yer
hiç şüphesiz 12. yüzyılda yapılmış, dünyanın en eski ahşap
binası Kasthamandap. Büyük törenlerden önce halkın
dinlenmesi için inşa edilen bina, daha sonra bir tapınağa
dönüştürülmüş. Hayranlık uyandıracak zarif ahşap
125
120_129_NEPAL.indd 125
21/04/15 00:49
S E YA H AT
T R AV EL
işçiliğinde, bu toprağın insanlarının sanatsal gücünü
görmek, ince ruhunu hissetmek mümkün.
“Güzel Şehir” Patan’dayız
Takip eden gün rotamız, Katmandu vadisinin ikinci
büyük şehri Patan oldu. Topu topu 3-5 dolara taksiyle
veya minibüsle de gidebilirsiniz ama tavsiyem, bizim
yaptığımız gibi yürüyerek gitmek olacak. Toplam süre
bazen dolambaçlı yollardan, bazen yokuş yukarı olmak
üzere 2-3 saati buluyor ama inanın buna fazlasıyla
değiyor. Sanskritçe adı güzel şehir. Adına yakışır bir
etki bırakıyor üzerimizde. Newari mimarisinin en güzel
örneklerinin bulunduğu Patan’ı hakkıyla gezmek için
bir tam günü ayırmak gerekiyor. Şehrin dört bir yanında
yükselen anıtların Budist İmparator Ashoka tarafından
250 yıllarında dikildiği biliniyor. Patan’da gerçek anlamda
inşaat patlaması ise 16. ve 18. yüzyıllar arasında yaşanmış.
Hayranlıkla seyrettiğimiz eserlerin birçoğu bu döneme
ait. Newariler’in çok önemli sanatçı ve mimarlar yetiştirip,
Budizmin
kurucusu
Sidarta
Guatama.
Sidarta
Guatama,
the founder
of Buddhism.
with miscellaneous sizes but also nice
surprises such as finding myself in the
heart of an open-air market. Plunging into
the back streets was priceless. I felt like an
explorer traveling in time. A lone explorer...
Time stopped and it was no one but me. A
brand new experience in each street corner.
A new one manifested itself to forget the
previous one just when I tried to get used to
it. Ingenious and handcrafted stupas, two
cute priests in a vibrant chat, a butcher in
a makeshift neighborhood store with meat
clung by flies, a motorbike exhaust bursting
in my ear blur time and space in my mind.
I took plenty of photos at the time I could
catch a break. I went for a walk starting
from the southern side of Thamel. In fact,
it was the best route between Thamel and
the Durbar Square , one of the town’s major
symbols. Standing for palace in Nepalese,
Durbar names the square where the palace
is situated. Given the fact that each city is
home to a palace, it is safe to say that each
town has a Durbar Square to offer. It was
not much crowded when I arrived. Located
around the square, a Buddhist stupa and
a Hindu temple have been winking at each
other for centuries.
Included in the UNESCO’s cultural heritage
list in 1979, the square is home to another
sightseeing in Kasthamandap, the world’s
oldest wooden building erected in the 12th
century. Built for people to rest prior to
major ceremonies, the building was then
morphed into a temple. The awe-inspiring
and elegant woodworking of the temple
is a clear sign for the artistic influence of
indigenous people, and their subtlety.
We are in Patan the
“Beautiful Town”
On the following day, we took a trip to
Patan, the second largest town of the
Katmandu valley. You can arrive in the
town for only 3 to 5 dollars by a cab or a
minibus but I suggest you to go on foot just
like we did. It takes a total of 2 to 3 hours
including roundabouts and uphills but it is
absolutely worth it. It stands for beautiful
town in Sanskrit. It made an impression
worthy of the name. Offering the finest
epitomes of the Newari architecture,
Patan requires an entire day to thoroughly
126
120_129_NEPAL.indd 126
21/04/15 00:49
Maymun
Tapınağı’ndaki
dua
çemberleri…
Circles of
prayer in
the Monkey
Temple...
tour around. Rising across the town,
monuments are known to be built around
250 at the behest of Ashoka, the Buddhist
Emperor. Patan had its share of the
construction boom between the 16th and
the 18th century. Many of the awe-inspiring
buildings are products of this time frame.
The Newari community is known to have
produced major artists and architects
leaving their marks in history. I specifically
recommend to plunge into the back streets
of Patan after fleeing the Palace Square
abound in tourists.
Maymun
Tapınağı…
The Monkey
Temple...
dünya sanat tarihine geçecek eserler kazandırdıkları
biliniyor. Patan’ın turist kaynayan Saray Meydanı’ndan
kaçıp arka sokaklara dalmak özellikle tavsiye olunur.
Maymun Tapınağı
Katmandu’daki son gezi rotamız, şehre dört kilometre
mesafedeki Maymun Tapınağı oldu. Şehre hâkim dik
bir tepede kurulan tapınağa 350 basamakla çıkılıyor.
Tepeyi çevreleyen sık orman, maymunların yaşam alanı.
İsmini de tahmin edileceği üzere bu maymunlardan
almış. Tamel’den buraya yine yürüyerek ama bu defa epey
kaybolarak geldik. Oldukça geniş basamaklara sağlı sollu
dilenciler, satıcılar sıralanmış. Fotoğraf makinemizle
cennete düşmüş gibiyiz. Her köşe o kadar renkli ki! 75
rupi ödeyerek ziyaret edebileceğiniz tapınak, Nepal’in
tüm sembollerinin görülebileceği eşsiz bir yer. Daha
fazla sevaba gireceklerine inandıkları için Budistler,
onca yorgunluğu göze alarak tapınağa merdivenle
çıkmayı tercih ediyor. Batı yönünden arabayla çıkmak
da mümkün. Son basamağı attığımızda bacaklarımızda
derman kalmamıştı. 2000 yıl önce yapılmış tapınak,
Katmandu vadisinin etkileyici manzarasını çıplak gözle
görebileceğiniz en güzel noktalardan biri. Meydandaki
Overlooking Katmandu
off the Monkey Temple...
The final destination in Katmandu was the
Monkey Temple with a four-km distance
from the town. Situated on a steep hill
overlooking the town, the temple has
an access of a stairway with 350 steps.
Surrounding the hill, the dense forest is a
natural habitat for monkeys. As you can
guess, it is named after these monkeys.
We went on foot starting from Thamel to
arrive in here but got lost many times for
a change. Extremely large steps are laden
with beggars and peddlers. It was like a
heaven where we could take photos. Each
corner is so picturesque! With an entrance
fee for 75 rupees, the temple is a unique
location incorporating all the symbols of
Nepal. Believing in acquiring more merits in
their god’s sight, Buddhists take the trouble
of getting exhausted and opt for stairways
to arrive in the temple. The west side offers
an opportunity for access by vehicles. I was
worn to the bone when I left behind the final
step. Built 2000 years ago, the temple is one
of the finest spots to enjoy the impressive
view of the Katmandu valley with the naked
eye. On top of the white-painted and gold127
120_129_NEPAL.indd 127
21/04/15 00:49
S E YA H AT
T R AV EL
büyük beyaz boyalı, altın kubbeli, üzerinde dua bayrakları
sallanan stupanın üzerinde Buda’nın gören gözleri
resmedilmiş. Otantik havayı soluyorum adım adım.
Çevrelerine aldırış etmeden ibadet eden yetişkin ve çocuk
Budist rahipler, turistlerin olduğu kadar yerli halkın da ilgi
odağı. Tapınakta en çok onların fotoğrafı çekiliyor.
Özellikle tapınağı gezmek için gelmiş Budist aileleri, dua
çemberlerini çevirirken veya mum yakarken seyretmek çok
ilginç. Hepsi dinsel ritüel esnasında kendilerinden geçiyor.
Dua çemberlerini çevirirken bir taraftan da Om Mani
Padme Hum mantrasını tekrarlıyorlar. Tercümesi aşağı
yukarı şöyle bir şey: “Nilüfer çiçeğinin içindeki mücevher.”
plated stupa with waving flags of prayer is a
portrayal of the Buddha’s eyes. Authenticity
is everywhere. Praying without paying no
mind to people around, adult and young
Buddhist monks are in the spotlight for
both domestic and international tourists.
They are the most photographed people of
all in the temple.
It was quite interesting to see Buddhist
families paying a visit to the temple to form
a circle of prayer or light candles. They all
lost themselves during a religious ritual.
128
120_129_NEPAL.indd 128
21/04/15 00:49
Nilüfer, Budizm’de sonsuz aydınlanmayı ve saflığı
simgeleyen kutsal çiçek. Bu cümle her tekrar edildiğinde,
kişinin merhamet, sevgi kavramlarına konsantre olduğu
ve diğer bütün olumlu duyguları tüm kalbinde hissettiği
düşünülür. İnanılan o ki, dua tekerlekleri döndükçe
üzerinde yazılı Buda öğretileri, dualar, mantralar ve bu
olumlu duygular tüm evrene yayılacak.
Macera dolu seyahatin
sırrı bu kitapta!
Yazar İhsan Önder, Hindistan ve Nepal’e yaptığı 18 günlük
gezinin hikâyesini okuyucularıyla paylaşıyor. İstanbul’dan
Delhi’ye oradan da kara yoluyla Nepal’in başkenti Katmandu’ya
uzanan yolculuk, bütçesi ve zamanı kısıtlı olanlara ilham
verecek. İki bölümden oluşan kitap, yol hikâyesi ile başlıyor.
Günlük şeklinde tutulmuş notlarda seyahatin İstanbul’dan
başlayıp iki yabancı kültürde devam edip İstanbul’da biten tüm
süreçleri akıcı bir üslupla yansıtılıyor. Kitabın ikinci bölümü,
bölgeye seyahat edecek olan gezginlerin ihtiyaç duyacakları
tüm bilgileri içeriyor. Ülke mutfaklarından çanta hazırlığına,
konaklamadan iklim şartlarına, harcamadan Hindistan
ve Nepal’deki dünya kültür mirası
eserlerine kadar birçok yararlı ve
pratik bilgi bu rehber bölümde yer
alıyor. Han Yayınları’nın gezi kitapları
serisinden yayınlanan HindistaNepal;
bildik ülkelerden sıkılan, alternatif
coğrafyaları keşfetmeyi sevenler
için referans bir kitap olma özelliği
taşıyor. Detaylı bilgiye www.
hindistanepal.com adresinden
ulaşabilirsiniz.
The secret behind the
adventurous journey is
featured in this book!
They form a circle of prayer on one hand, and
repeat Om Mani Padme Hum mantra on
the other. It is roughly translated as follows:
“The pearl within lotus.” Lotus is a sacred
flower as a token of eternal enlightenment
and purity. According to what they believe,
every time this phrase is repeated, they focus
on compassion and love, and feel all positive
feelings in your heart. As wheels of prayer
revolve, all these positive feelings including
Buddha’s teachings, prayers and mantras
spread across the whole universe.
The author İhsan Önder shares the recounts of his 18-day
trip to India and Nepal with his readers. Stretching from
Istanbul and Delhi through the capital town of Katmandu,
Nepa, this road trip will inspire those with a limited budget
and time. Composed of two chapters, the book begins
with a road story. In a flowing style, the chronicled notes
portray a journey kicked off in Istanbul, proceeded with
two foreign cultures and concluded back in Istanbul. The
second chapter of the book covers all the information
required for explorers to pay a visit those two countries. It
includes many useful and practical information ranging
from local cuisines, packing up, accommodation to climatic
conditions, expenses, and world heritage sites in India and
Nepal. Released by Han Publications for the series of travel
books, HindistaNepal is a reference for those bored of known
countries and keen on exploring alternative locations. For
more information: www.hindistanepal.com
129
120_129_NEPAL.indd 129
21/04/15 00:49
T EK N O LOJ İ
T EC H N O LO GY
QHD’ye terfi etmeye ne dersiniz?
Philips monitörlerinin marka lisans ortağı MMD,
Philips UltraWide ekran ürün grubunun yeni
üyesi ile karşınızda. Büyüleyici bir görüntüleme
deneyimini garantileyen 34 inçlik yeni BDM3470UP
ekran, grafik ve görüntüleri canlandırmak için Quad
HD çözünürlük sunuyor. UltraWide panoramik
masaüstü ise parlak fikirleri yönetebileceğiniz geniş
bir alan sağlıyor ve zengin ayrıntılara sahip netlikle
birkaç pencere yan yana kolayca görüntülenebiliyor.
How about getting promoted to QHD?
Serving as a partner of brand licensing for screens by Philips, MMD is
now on the market with the newest member of the Philips UltraWide
screen product line. Securing a stunning experience of viewing, the 34inch new BDM3470UP screen offers a Quad HD resolution to enliven
graphics and images. The UltraWide panoramic desktop provides a
large space to command bright ideas, and effortlessly display several
adjoining windows with high definition and opulent details.
Elektrik dalgalanmalarından korkmayın
Onca para verdiğiniz elektronik ürünlerinizin elektrik kesintilerinde başına bir şey
gelmesini ister misiniz? O halde FSP akım korumalı priz tam size göre! FSP Akım korumalı
prizler, elektronik cihazları voltaj dalgalanmasına ve yıldırım düşmesine karşı korumakla
kalmıyor aynı zamanda cihazların açılıp kapanması sırasında oluşabilecek elektriksel
dengesizliklerden doğan kümülatif ve kalıcı hasarlara da engel oluyor.
Do not fear electromagnetic waves
You would not like an electronic device you purchase for a fortune to go bad due to a power
cut, right? Then, FSP current-protected power plugs are just for you! FSP current-protected
power plugs not only protect electronic devices from any fluctuation in voltage and lightning
stroke but also block cumulative and permanent damages stemming from electrical
instability that is likely to occur when you turn on or off a device.
130
130_133_TEKNOLOJI.indd 130
21/04/15 00:47
Oyunseverler için oyun yeniden başlıyor
Lenovo, üstün performans sunan Y serisi dizüstü bilgisayarlarıyla,
özellikle bilgisayar oyunu tutkunlarının yüzünü güldürüyor. Lenovo
Y serisi dizüstü bilgisayarlar, Ultra HD ekranları, güçlü grafik
işlemcileri ve özel ses sistemleri sayesinde oyunseverlerin hayalindeki
bilgisayar olarak dikkat çekiyor. Ultra HD ekranın sunduğu kusursuz
görüntü kalitesiyle film, oyun ve resimlerin adeta hayat bulduğu
Lenovo Y50, JBL® stereo hoparlörleri sayesinde müzik dinlerken,
oyun oynarken veya video seyrederken canlı ve benzersiz
ses deneyiminin keyfini sunuyor.
The game restarts for game
enthusiasts
Lenovo puts a smile on gamers in particular thanks
to a Y-series laptop offering an outstanding performance. A
Lenovo Y-series laptop stands out in an Ultra HD screen, a powerful
graphics processing unit and a distinctive audio system that each and every
gamer dreams of. Springing movies, games and pictures into life with seamless
image quality provided by an Ultra HD screen, Lenovo Y50, offers a vibrant and an
unparalled audio experience to listen to music, play games or watch videos thanks
to JBL® stereo speakers.
Dünyaya farklı bir açıdan bakın!
Giyilebilir teknoloji alanında hızlı gelişimini sürdürmek isteyen Quadro
güneş gözlüğü formundaki Akıllı Gözlüklerini nisan ayında satışa
sunacağını duyurdu. 13 Nisan’da satışına başlanacak olan Quadro Akıllı
gözlükler ile 15MP’e kadar fotoğraf çekebilecek, 1080P formatında
video kaydedebilecek ve bunları yaparken müzik dinleyebileceksiniz.
Bluetooth ve Wi-Fi bağlantı seçeneklerine sahip Quadro akıllı gözlüklerle
gözlüğünüzdeki görüntüyü telefonunuz üzerinde Live Stream takip
etmek, ya da görüşmelerinizi gözlüğünüzle yapmanız mümkün olacak.
Take a look at the
world from a different
perspective!
Aspiring to sustain its rapid growth
in wearable technologies, Quadro
has announced to release Smart
Sunglasses in April. To be put in
the market on April 13, Quadro
Smart Sunglasses allow to take a
photo for up to 15MP, record a video
in a 1080P format, and listen to
music in the meantime. Featuring
Bluetooth and Wi-Fi options,
Quadro smart glasses provide you
with an opportunity to follow what
is on your glasses as a Live Stream
or make calls with the help of your
glasses.
131
130_133_TEKNOLOJI.indd 131
21/04/15 00:47
T EK N O LOJ İ
T EC H N O LO GY
Acer’a iF Tasarım Ödülü
Acer, C205 LED projektörü ile Almanya iF Tasarım ödülünü
kazandı. Kablosuz projeksiyon özelliklerine de sahip olan bu
ultra hafif ve taşınabilir projektör 53 ülkeden 5000 başvuru
arasından seçildi ve ses/görüntü kategorisinde ödül sahibi
oldu. Dahili pil tasarımı sayesinde aynı zamanda kablosuz
olarak da kullanılabilen C205, Acer Power Bank aracılığıyla
projeksiyonunun çalışma süresi 7 saate kadar çıkabiliyor.
An iF Design Award for Acer
Acer won a German iF Design award thanks to C205 LED
projectors. Featuring a wireless option, this ultra light and
portable projector was selected among 5000 submissions
from 53 countries, and awarded for the audio/visual
category. Offering a wireless option thanks to a built-in
battery design, C205 is able to increase the operating time
of the projection up to 7 hours with Acer Power Bank.
Zor şartlara dayanıklı enerji kaynağı
Küçük bir robotu andıran farklı tasarımı, cebe dahi sığan boyutu, su-toz ve
darbeye dayanıklılığı ile TOCHI mobil şarj üniteleri dikkatleri üzerine çekiyor.
Aynı zamanda sabit fener ışığı ve lazer pointer işlevleriyle de hayatınızı
kolaylaştıran TOCHI 5200 mAh gücünde. TOCHI ile her zaman her yerde
telefon, tablet, dizüstü bilgisayar ve uyumlu diğer tüm teknoloji ürünlerinizi
şarj edebilirsiniz. İkili çıkış, geniş uyumluluk, eş zamanlı şarj edebilme, hızlı ve
güçlü şarj kapasitesi özellikleri ile TOCHI’yi yanınızdan ayıramayacaksınız.
An energy source resistant to adverse conditions
TOCHI mobile charging units stand out in a distinctive design reminding of a
little robot, with a size that fits into a pocket, and resistance to water-dust and
impact. Facilitating your life as it also serves as a fixed light and a laser pointer,
TOCHI features 5200 mAh of power. TOCHI allows to charge all mobile phones,
tablet PCs, laptops and other compatible technological devices anywhere at any
time. Two outlets, a large compatibility feature, simultaneous charging, fast
and powerful charging capacity make TOCHI a tool you can not live without.
132
130_133_TEKNOLOJI.indd 132
21/04/15 00:47
OKI’den kişiye özel baskı
OKI, piyasaya sunduğu sektörde bir ilk olan
toner bazlı çözümleriyle sadece beyaz kağıda
baskı bağımlılığına son veriyor. Yazıcılar,
doğrudan ve transfer medyalar aracılığıyla farklı
yüzeylere renkli ve beyaz baskı yapılmasını
sağlıyor. Siyah ve renkli yüzeylere beyaz baskı
yapma özelliği ile çok ekonomik ve etkili sonuçlar
yaratan çözüm, benzer baskıları yaparken
geçmişte izlenen karmaşık, uzmanlık isteyen
süreci de kısaltıyor.
A tailor-made printing by OKI
OKI puts an end to the dependency on white
paper thanks to toner-based solutions breaking
new ground in the industry. OKI printers allow
colorful and white printing on various surfaces
through direct means and transfer media
tools. Offering highly economical and effective
results thanks to white printing on black and
colorful surfaces, this solution also shortens the
sophisticated process that requires expertise for
a similar type of printing.
Tag Heuer akıllı saat üretecek
TAG Heuer, Google ve Intel, gücünü Android Wear ve Intel
teknolojisinden alan bir İsviçre akıllı saati piyasaya sürmek
üzere işbirliğine gittiklerini duyurdu. İsviçreli saat yapımcıları ile
Silikon Vadisi arasında yeni bir işbirliği döneminin başladığını
gösteren anlaşma, her bir şirketin lüks saat yapımı, yazılım
ve donanım konusundaki tecrübelerini bir araya getiriyor.
Tag Hauiger’in yeni saatinin piyasaya sürülmesiyle
beraber şık bir teknolojik saate sahip olabileceksiniz.
Tag Heuer to manufacture smart
watches
TAG Heuer, Google and Intel have announced
that they cooperate to release a Swiss smart
watch drawing its strength from Android Wear
and Intel technology. Pointing to the beginning
of a new era for cooperation between Swiss
watch manufacturers and the Silicon Valley, the
agreement assembles experience and know-how of
each company in luxurious watch manufacturing,
software and hardware. Tag Heuer will provide you
with a stylish technological watch upon its release.
133
130_133_TEKNOLOJI.indd 133
21/04/15 00:47
S İ M İ T S A R AY I V E M A H A LLE A D R ES LER İ
Adapazarı
Adapazarı Simit Sarayı Cumhuriyet Mh. Çark Cd.
No: 6 Adapazarı, Sakarya
Adapazarı Üniversitesi Simit Sarayı Sakarya Ünv.
Kantin Simit Sarayı Esentepe Kampüsü SerdivanAdapazarı-Sakarya
Hendek Güney Simit Sarayı Tem Yolu, 157. Km,
Otoyol Hizmet Tesisi, Parkshop
Hendek Kuzey Simit Sarayı Tem 157. Km Otoyol
Hizmetleri tesisi. Parkshop
* Serdivan Park AVM Simit Sarayı Arabacı Alanı
Mah., Mehmet Akif Ersoy Cad.
ADIYAMAN
* Adıyaman Simit Sarayı Hacı Ömer Mah., No: 212
ANKARA
*Ulus Simit Sarayı Ulus İşhanı, B Blok No: 1 Altındağ
*Ankara Opet Simit Sarayı Eti Mah., Celal Bayar
Bulvarı, 45, Maltepe
*Gölbaşı Simit Sarayı Bahçelievler Mah., 28584. Sok.
No: 3/E Gazi Üniversitesi Karşısı
*Karanfil Simit Sarayı Karanfil Sok. No: 24/C Kızılay
*Sıhhiye Simit Sarayı Cihan Sok., No: 1/C-1/D
*Optimum Simit Sarayı Eryaman Ayaş Yolu No:93
(Yakında)
ANTALYA
Havaalanı Simit Sarayı Havalımanı İçi, 2. Dış Hatlar
Terminali Zemin Kat, No: 150
Havaalanı Bite To Go Simit Saray Havalimanı içi 2.
Dış Hatlar Terminali Zemin Kat, No: 50
*Lara Simit Sarayı İsmet Gökhan Cad., Kayacan
Apt., No: 115/2 Lara-Antalya
*Güllük Simit Sarayı Anafartalar Güllük Cad.,
Cennet Apt., No: 14/3 Antalya
Üçkapılar Simit Sarayı Sinan Mah., Atatürk Cad.,
No: 11/A Uçar İşhanı
*Alanya Simit Sarayı Şekerhane Mah. Atatürk Cd. No:13
*Alanya Mahmutlar Simit Sarayı Hacı Ömer Mah.
Atatürk Bulvarı No:212 Alanya
Manavgat Simit Sarayı Aşağı Pazarcı mah.
Fevzipaşa cad. No:3 Manavgat/Antalya (Yakında)
BİLECİK
Bilecik Simit Sarayı Gazipaşa Atatürk Bul. 32/1-2
BURSA
Anatolium AVM Simit Sarayı Yeni Yalova
Yolu 12. km No 487-165/166 Osmangazi Bursa
İmam Aslan Simit Sarayı İmam Aslan
Tesisleri, Yeni Yalova Yolu 5. Km. Gemlik
*Nilüfer Simit Sarayı İhsaniye Mah. Şehit
Zeki Burak Okay Cd. No: 14/A Nilüfer
Kent Meydanı Simit Sarayı Uluyol Kıbrıs
Şehitleri Cad., No:145 Osmangazi
*Kent Meydanı AVM Simit Sarayı
Kıbrıs Şehitleri Cad., No: 64 1B-01 Osmangazi
* Fomara Simit Sarayı Aktar Hüssam Mah.,
Fevzi Çakmak Cad., No: 29 Osmangazi
Opet Simit Sarayı
Yeni Yalova Yolu, 13. Km No: 34 Ovaakça
* Setbaşı Simit Sarayı Selçuk Hatun Mah.,
Atatürk Cad., Kaya Apt., No:1 Setbaşı
ÇANAKKALE
Çanakkale Simit Sarayı
Cevatpaşa Mh. Kayserili Ahmetpaşa Cd. No:23/a
Merkez/Çanakkale
ÇORUM
*Çorum Simit Sarayı Gazi Cad., No: 31/B
DİYARBAKIR
Diyarbakır Forum AVM Simit Sarayı Fabrika Mh.
Elazığ Caddesi 21120 Diyarbakır/Yenişehir (Yakında)
EDİRNE
Edirne Simit Sarayı Talatpaşa Asfaltı, No: 134
S I M I T S A R AY I A N D N EI G H B O U R H O O D A D D R ES S
ESKİŞEHİR
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Simit Sarayı
Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Kampüs İçi,
GAZİANTEP
*Gaziantep Forum Simit Sarayı Yaprak Mah.
İstasyon Cad. No:76
GÜMÜŞHANE
*Gümüşhane Simit Sarayı Karşıyaka Mah.
Osmanbey Cd. No:9 Merkez
ISPARTA
*Isparta Simit Sarayı Buğday Cad., No: 34
Iyaş Park Simit Sarayı Süleyman Demirel Bulvarı
Iyaş Park Avm (Yakında)
İSTANBUL
*Aksaray Simit Sarayı Millet Cad., Tanburi Cemil
Çıkmazı Sok., No: 4/A Fatih-Aksaray
*Atatürk Havalimanı 1 Simit Sarayı
Dış Hatlar Terminali, 34149, Yeşilköy
*Atatürk Havalimanı 2 Simit Sarayı
Dış Hatlar Terminali, 34149, Yeşilköy
Atatürk Havalimanı 3 Simit Sarayı
Dış Hatlar Terminali, 34149, Yeşilköy.
Atatürk Havalimanı 4 Simit Sarayı
İç Hatlar Geliş, 34149, Yeşilköy
Atatürk Havalimanı 5 Simit Sarayı
Dış Hatlar Terminali 34149, Yeşilköy
Atatürk Havalimanı 6 Simit Sarayı
Dış Hatlar Terminali 34149, Yeşilköy
Bağcılar Simit Sarayı Çarşı Cad., No: 6/A Bağcılar
Bahariye Simit Sarayı Osmanağa Mah., Bahariye
Cad., No: 18 Kadıköy
Beşiktaş Simit Sarayı Sinanpaşa Mh. Köyiçi Cd.
No:25 Beşiktaş (Yakında)
Beşyüz Evler Simit Sarayı Hürriyet Mahallesi, Eski
Edirne Asfaltı, No: 178 Küçükköy-G.O.P
*Beycity Simit Sarayı Merkez Adres: Batıköy Mah.
M. Kemal Bulvarı D Blok No: 9/3-4-5-6
Mğz: Cumhuriyet Mağazası, Atatürk Bulvarı No: 18
Beylikdüzü
Beykent Simit Sarayı Beykent Siteleri, Beykent
Üniversitesi Kampüs İçi. B.Çekmece
Beykent Ayazağa Simit Sarayı Ayazağa Mah.,
Beykent Üniversitesi Kampüsü G-23 Sokak, No: 74
Carousel AVM Simit Sarayı Zeytinlik Mah. Halit Ziya
Uşaklıgil Cad. Carousel AVM Kat: 2 NO: 1 Bakırköy
Cennet Simit Sarayı İstanbul Cennet Mah., Hürriyet
Cad., No: 53/C K.Çekmece
Cevahir AVM Simit Sarayı Meşturiyet Mah.,
Büyükdere Cad., Cevahir Avm., 87/A, Şişli
*CNR Simit Sarayı CNR Fuar Merkezi, Hall-4-6-7-8,
34149 Yeşilköy
*Çapa Simit Sarayı Millet Cad., No: 159 Fatih
Çayırbaşı Simit Sarayı Rasimpaşa Mah., Rıhtım
Cad., No: 58/A Kadıköy
Dudullu Simit Sarayı Asyapark AVM Zemin Kat,
Dükkan 44-45. Ümraniye
Esenyurt Simit Sarayı Merkez Mah., 19 Mayıs
Bulvarı, Esenyurt İş Merkezi., No: 2
Etiler Simit Sarayı Nispetiye Cad., No: 144
Eyüp Simit Sarayı İslambey Mah., Kalenderhane
Cad., No: 3334065 Eyüp
*Fatih Simit Sarayı Akşemsettin Mh. Fevzipaşa Cd. No:121
*Forum İstanbul Bayrampaşa Simit Sarayı
Kocatepe Mahallesi, Paşa Caddesi 34045
* Güneşli Park Simit Sarayı Güneşli Mah., Koçman
Cad., Güneşli Park AVM, No: 39/E
Hasanpaşa Simit Sarayı Hasanpaşa Mah.,
Kurbağalıdere Cad., No: 14/B Kadıköy
Hisarüstü Simit Sarayı Nispetiye Cad., 6. Sok., No:
21. Rumelihisarüstü-Sarıyer
İncirli Simit Sarayı Ömür Plaza Önü, Şair Orhan Veli
Sok., No: 22 Daire 3 İncirli-Merter
İstiklal Simit Sarayı Katip Mustafa Çelebi Mah.,
İstiklal Cad., No: 3 Beyoğlu
Kadıköy Simit Sarayı Söğütlüçeşme Cad., No: 10
Kartal M1 Simit Sarayı Orta Mahalle Yalnız Selvi
Cad., No: 58/A Kartal-Yakacık
*Kartal Bankalar Simit Sarayı Bankalar Cad. No:80
Kartal-İstanbul
Koçtaş-Beylikdüzü Simit Sarayı Sakarya Cad., E5
Üzeri Yan Yol, Beylikdüzü
Kozyatağı Simit Sarayı Eski Üsküdar Yolu, Topçu
İbrahim Sok., No: 2/1 Ataşehir
*Küçükköy Simit Sarayı Yeni Mh. Cengiz Topel Cd.
205 B 1 Küçükköy
*Kuştepe Simit Sarayı İnönü Cad., No: 28 Şişli
* Levent Anıt Simit Sarayı Büyükdere Cad. No: 148
Levent, İstanbul
4. Levent Simit Sarayı Eski Büyük Dere Cad., Cem
Sultan Sok., No: 2/A Kağıthane
Maltepe Simit Sarayı Feyzullah Mah., Bağdat Cad.,
No: 104/15. Maltepe
Marmara Park Simit Sarayı Güzelyurt Mah. 1.
Cadde, Esenyurt-İstanbul
*Maslak Simit Sarayı Ahi Evren Cad., Nazmi Akbacı
Ticaret Merkezi, No: 208-209-210 Maslak
* Merkez Efendi Simit Sarayı Seyitnizam Mahallesi,
Balıkçı Çırpıcı Yolu No: 70 2 Etap- Zeytinburnu
Mecidiyeköy Meydan 1 Simit Sarayı
Büyükdere Cad., No: 48
Mecidiyeköy Meydan 3 Simit Sarayı
Büyükdere Cad., No: 58/2
Mecidiyeköy Meydan 4 Simit Sarayı
Büyükdere Cad., No: 26/A
*Mecidiyeköy Stadyum Simit Sarayı
Büyükdere Cd. No:61 Şişli
Merter Simit Sarayı Şair Ahmet Kutsi Tecer Cad.,
Aras Apt., No: 5/C Merter
Metrocity Simit Sarayı Esentepe Mah. Büyükdere
Caddesi, No: 171B/2 Levent
Optimum Simit Sarayı Optimum Outlet ve Eğlence
Merkezi, E5 Üzeri, 1. Kat, No: 32 Göztepe
Osmanbey Simit Sarayı Halaskargazi Cad., No:
114/D Osmanbey-Şişli
Pendik Sahil Simit Sarayı Doğu Mah., Ankara Cad.,
No: 136 Pendik
*Pendik Marina Simit Sarayı Batı Mah. Sahil yolu
Marintürk İstanbul Cityport Tic. Merkezi E blok Alt
kat 20-21 Pendik
*Plato Simit Sarayı Plato AVM, Fatih Bulvarı, Emir
Cad., No: 3-97 Sultanbeyli
Profilo Avm Simit Sarayı Gülbahar Mah., Profilo
AVM Yolu, No: 311 Mecidiyeköy
Rıhtım Simit Sarayı Osmanağa Mah., Rıhtım Cad.,
No: 16 Kadıköy
Sabiha Gökçen Dış Hatlar Simit Sarayı Sabiha Gökçen
Uluslararası Hava Limanı, Dış Hatlar Tarafı Dl. 500
Sabiha Gökçen İç Hatlar Simit Sarayı Sabiha
Gökçen Uluslararası Hava Limanı İç Hatlar, Gelen
Yolcu Katı, Al 302 ve Al1606
*Sahrayıcedid Simit Sarayı Sahrayıcedid Mah.
Mengi sk. No/26 Kozyatağı Kadıköy/İstanbul
Salacak Simit Sarayı İskele Cad., No: 14 Üsküdar
Sanayi Mahallesi Simit Sarayı Yeşilce Mah., Eski
Büyükdere Cad., No: 59 4. Levent
Sirkeci Simit Sarayı Ankara Cad., No: 215 Fatih
*Söğütlüçeşme Simit Sarayı Hasanpaşa Mah.
Mahmut Baba Sk. No:1 , Söğütlüçeşme, Kadıköy
Sultangazi Simit Sarayı Cebeci Mah., 1. Cebeci Cad.,
No: 21 Sultangazi
134
134_135_MAGAZA_ADRES.indd 134
21/04/15 00:46
MALATYA
* Malatya Park AVM Simit Sarayı İnönü Mah. İnönü
Cad. No: 192/Z55
MANİSA
Salihli Simit Sarayı Kurudere Cad., No: 4
MERSİN
* Mersin Forum Simit Sarayı Güvenenler Mah., 20.
Cad., Forum AVM A BL. NO: 1 Yenişehir
NEVŞEHİR
*Nevşehir Simit Sarayı 2000 Evler Mah. Zübeyde
Hanım Cad. No: 143
SAMSUN
*Terminal Simit Sarayı Hafif Raylı Sistem
Üniversite Son Durağı. Atakum
*Vefa AVM Simit Sarayı Orta Mah. Kızılay Cad. NO:
48/12 Çarşamba
*Samsun Piazza Simit Sarayı Çarşamba Cad., No:
52 Z-53 Eski Otogar Mevkii, Canik
Şanlıurfa
* Şanlıurfa Piazza Simit Sarayı 11 Nisan Fuar
Caddesi Piazza AVM içi, zemin kat.
* Şanlıurfa Cadde Simit Sarayı Bamyasuyu Mah.,
148. Sok., Palmiye Apt., No: 3, Merkez
TEKİRDAĞ
Çorlu Simit Sarayı Kazimiye Mah., Omurtak Cad.,
Yeni Park Karşısı, No: 164/A
VAN
Van Simit Sarayı Cumhuriyet Cad., No: 72
*Van Erciş Simit Sarayı Vanyolu cad. Devlet Hast.
Karşısı Burak Apt. Zemin Kat Erciş
YALOVA Yalova Simit Sarayı Yali Cad., No: 41/a
SİMİT SARAYI MAHALLE MAĞAZALARI
Ankara Çayyol u Simit Sarayı Mahalle Prof. Dr.
Ahmet Taner Kışlalı Mn. 2864 Sk. No: 34/A Çankaya
Akkoza Simit Sarayı Mahalle
Koza Mah. 1655 Sk. M1 Apt. No: 2D/96 Esenyurt
Batman Park Mahalle Simit Sarayı Kültür Mh.
Turgut Özal BulvarıBatman Plark AVM Merkez
Beylikdüzü Simit Sarayı Mahalle Cumhuriyet
Mahallesi , Hürriyet Cd. No:15 Esenyurt
Beylikdüzü Beymahalll Simit Sarayı Mahalle
Cumhuriyet Mh. 1988 Sk. Beymahall No:7/89
Beylikdüzü
Gülbağ Simit Sarayı Mahalle Mecidiyeköy Mh.
Selahattin Pınar Cd. Gülbağ-İstanbul
Küçükbakkalköy Simit Sarayı Mahalle
İçerenköy Mah. Kayışdağı Cad. No:60 62A
Küçükbakkalköy Ataşehir/İstanbul
Lara Simit Sarayı Mahalle
Tekelioğlu Cd., Astur Ceylan Sitesi D Blok No: 82
Muratpaşa, Antalya (Yakında)
Nevşehir Simit Sarayı Mahalle Yeni mahalle yeni
kayseri caddesi no:9 /D Nevşehir
Serik Simit Sarayı Mahalle Orta Mh. Atatürk Cad.
1033 sk. Ahmet Özpınar İş merk. No :6 Serik –Antalya
Siirt Simit Sarayı Mahalle Hükümet Cd. No:92
SiirtPark Avm Merkez/Siirt (Yakında)
Şerifali Simit Sarayı Mahalle
Mehmet Akif Mahallesi Elalmış Caddesi No: 32/C
ABD
*New York 5. Cadde Simit Sarayı 435 Fifth
Avenue New York NY 10016.
ALMANYA
Berlin Simit Sarayı Karl-Marx strasse 82 (Yakında)
Frankfurt Simit Sarayı Kaiserstrasse 44 Frankfurt
am main, GPRS: 50°06’32.3”N 8°40’11.4”E
* Düsseldorf Simit Sarayı Worringerstraße 142
40210 Düsseldorf , GPRS: 51°13’18.2”N 6°47’40.4”E
* Mannheim Simit Sarayı Kurpfalzstraße R1, 1 68161
Mannheim.
* Köln Venloer Simit Sarayı Venloer Strasse 280, Köln
GPRS: 50°56’53.2”N 6°55’15.8”E
DUBAİ Dubai Simit Sarayı (Yakında)
BELÇİKA * Antwerpen Simit Sarayı de Keyserlei 1315 2018 Antwerpen, GPRS: 51°13’03.9”N 4°25’01.6”E
HOLLANDA
*Amsterdam Simit Sarayı Kinkerstraat 224 1053 EM
Amsterdam, GPRS: 52°21’56.2”N 4°51’58.3”E
Amsterdam Simit Sarayı Doppermarkt Yakında
Amsterdam Dam Meydanı Simit Sarayı
Nieuwendijk 224 1012 MX
* Amsterdam Arena Simit Sarayı Bijmerplein 1006 ‘/
1102 ML Amsterdam
*Den Haag Simit Sarayı Hobbemaplein 99 2526 JD
Den Haag , GPRS: 52°04’02.9”N 4°17’53.1”E
*Den Haag Simit Sarayı Gedemtegracht 88, 2512 KB
Den Haag, GPRS: 52°04’37.6”N 4°18’56.1”E
*Deventer Simit Sarayı Pikeursbaan, 78 A, 7411 GW
Deventer, GPRS: 52°15’12.5”N 6°09’50.6”E
Lijnbaan Simit Sarayı Lijnbaan 119A 3012 EN
Rotterdam, GPRS: 51°55’09.5”N 4°28’37.0”E
* Beijerlandselaan Simit Sarayı Beijerlandselaan 42-44
3074 EK Rotterdam, GPRS: 51°53’46.2”N 4°30’46.6”E
* Meent Simit Sarayı Meent 15A 3011 JA Rotterdam,
GPRS: 51°55’26.6”N 4°29’08.6”E
Eindhoven Simit Sarayı Nieuw straat 23 Eindhoven
(Yakında)
Utrecht Simit Sarayı Vredeburg 150-151 (Yakında)
Almere Simit Sarayı Almere Central Station(Yakında)
IRAK Irak Simit Sarayı (Yakında)
İNGİLTERE
Londra Oxford Street Simit Sarayı West One
Shopping Centre 381 Oxford Street, London
Londra Bond Street Simit Sarayı Bont Street Metro
İstasyonu Gırısı/ Londra
Piccadilly Circus Simit Sarayı 1 Piccadilly Circus
The London Pavillion Unit 10/11 Piccadilly W1J ODA
(Yakında)
İSVEÇ İsveç Simit Sarayı Mall of Scandinavia (Yakında)
KIBRIS
*Gazi Magusa Simit Sarayı Doğu Akdeniz
Üniversitesi, GPRS: 35.1447414, 33.9092411
Girne Amerikan Üniversitesi Simit Sarayı Girne
Amerikan Üniversitesi Karmi Kampüsü
Girne Liman Simit Sarayı Kyrenia north Girne
Ercan Havalimanı Simit Sarayı Kıbrıs Ercan
Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali
KATAR Katar Simit Sarayı (Yakında)
KUVEYT
Kuveyt E-Mall Simit Sarayı Beirut Street E-Mall
Al Safat Tower No 14 Kuwait City, Kuwait
MISIR
* New Cairo Simit Sarayı Al Salam Axis, Awal Al
Qahera Al Gadida, Mobil Station, New Cairo,
SUUDİ ARABİSTAN
Mekke Simit Sarayı Abraj Al Bait Center, Zam Zam
Tower, Haram Holy City Of Makkah, Mekke,
GPRS: 21°25’09.2”N 39°49’32.4”E
Zam Zam Tower Simit Sarayı Makkah Zam Zam
Tower (Promod)
Hilton Mall Simit Sarayı Makkah Hilton Mall (Yakında)
Makkah Mall Simit Sarayı Makkah Mall (Yakında)
Medine Al Noor Mall Simit Sarayı Suudi Arabistan, Medine
Medine Airport Simit Sarayı Prince Muhammed Bin
Abdulaziz Havaalanı Departure 3
Arab Mall Simit Sarayı Al Nuzhah Street Mall of
Arabia Cidde, Suudi Arabistan (Yakında)
Jeddah Airport Simit Sarayı Al Nuzhah Street Mall
of Arabia Cidde/ Suudi Arabistan
ÜRDÜN Ürdün Simit Sarayı (Yakında)
* Mutfak Konseptli Mağazalarımız
Sultançiftliği Simit Sarayı 50. Yıl Mah., Eski Edirne
Asfaltı, Burda Market Bitişiği
Şirinevler Simit Sarayı Şirinevler Mah., Yaman İş
Merkezi, No: 2 B. Evler
Taksim Simit Sarayı Şehit Muhtar Mah., Yeni
Tarlabaşı Cad., No: 6 Taksim
*Taksim Meydan Simit Sarayı Sıraselviler Cad.,
No: 1 Beyoğlu
Taşdelen Simit Sarayı Sultançiftliği Mah., Turgut
Özal Bulvarı, No: 127/1 Çekmeköy
TT Arena Simit Sarayı 1 Huzur Mah., TT Arena
Stadı, K8 Kapı Girişi, Giriş Kat Aslantepe
TT Arena Simit Sarayı 2 Huzur Mah., TT Arena
Stadı K8 Kapı Girişi 4. Kat
TT Arena Simit Sarayı 3 Huzur Mah., TT Arena
Stadı K8 Kapı Girişi 4. Kat
TT Arena Simit Sarayı 4 (Dış Alan) Huzur Mah., TT
Arena Stadı Aslanlı Yol
TT Arena Simit Sarayı 5 Huzur Mah., TT Arena
Stadı, K8 Kapı Girişi, Giriş Kat Aslantepe
TT Arena Simit Sarayı 6 Huzur Mah., TT Arena
Stadı, K8 Kapı Girişi 4. Kat Aslantepe
Ulusoy Ataşehir Simit Sarayı Kayışdağı Mahallesi
Dudullu Yolu Caddesi No:40 Ataşehir
Ulusoy İkitelli Simit Sarayı Basın Ekspres Yolu,
Cemal Ulusoy Cad., Ulusoy Yazahanesi, İkitelli
* Üsküdar Simit Sarayı
Mimar Sinan Mh. Selmani Pak Cd. No: 30-1 Üsküdar
* Vialand Simit Sarayı Yeşilpınar Mahallesi, Girne
Caddesi, Vialand AVM, Yeşilpınar, Eyüp
Vialand Temapark Simit Sarayı Yeşilpınar Mahallesi,
Girne Caddesi, Vialand AVM, Yeşilpınar, Eyüp
Via Port Simit Sarayı Yenişehir Mah., Dedepaşa
Cad., Viaport AVM, No:2/3 Kurtköy
*Via Port Meydan Simit Sarayı Yenişehir Mah. Dedepaşa
Cad. No:19. Via Port AVM Gençlik Meydanı – Pendik
White Hill AVM Simit Sarayı Karadolap Mh.
Atatürk Cd. No: 13 D: 22 Yeşilpınar-Eyüp
Yenibosna Koçtaş Simit Sarayı Koçtaş AVM
* Yenikapı Simit Sarayı Aksaray Mustafa
Kemalpaşa Cad., No: 56 Fatih
*Zeytinburnu Simit Sarayı 58. Bulvar No: 112
212 AVM Simit Sarayı Mahmutbey Merkez Mah.,
Taşocağı Cad., No: 5 K: 2 Bağcılar-İkitelli
İZMİR
Folkart Towers Simit Sarayı Adalet Mah. Mana
Bulv. No:37 35530 İzmir
Seferihisar Simit Sarayı Kuşadası Cad., No: 79
İzmir Optimum Simit Sarayı Akçay Cad., No: 101,
Optimum Outlet AVM. Gaziemir
Alsancak Simit Sarayı Kültür Mh. Gül Sokak.
* Konak Simit Sarayı Akdeniz Mh. Gazi Blv. Konak
KARABÜK
* Safranbolu Simit Sarayı : Atatürk Mah. Eğitimciler
Caddesi No:3 Safranbolu
KAYSERİ
* Kayseri Simit Sarayı Selimiye Mah., O. Kavuncu
Blv., BYZ Garage AVM, Z33, Melikgazi
KOCAELİ
Gebze Simit Sarayı
Hacı Halil Mah., Hükümet Cad., No: 100. Gebze
Gölcük Simit Sarayı Merkez Mah., Cumhuriyet
Cad., Anıt Park İçi, No: 8. Gölcük
İzmit N City Avm Simit Sarayı Karabaş Mah.,
Oramiral Salim Dervişoğlu Cad. No:102
KONYA
Selçuklu Simit Sarayı Alaadin Bulvarı, No:13
KÜTAHYA
Kütahya Simit Sarayı Servi Mah., Mithatpaşa Cad.,
Çarşı Hilton AVM, Sitesi B/1-15
135
134_135_MAGAZA_ADRES.indd 135
21/04/15 00:46
A S T RO LOJ İ
A S T RO LO GY
Martın etkileri nisanda
da devam ediyor
İletişim Uzmanı / Astrolog
Seda Önal
Communications
Specialist / Astrologist
Seda Önal
G
eçen ayki güneş tutulması etkilerinin yaşama
geçtiği bir ay var önümüzde... Bir de 4 Nisan
tarihinde, Terazi burcunda yılın ilk ay
tutulması meydana geliyor. Ardı ardına gelen
iki tutulma ile dünya genelinde de değişimler meydana
gelecektir. Var olan tüm düzenlerde veya liderlerde,
çalışma şekil ve koşullarında ya da ekonomik dengelerde
bozulmalar olabilir. Değişime hazır olmalı ve kabul
etmeliyiz. 11 Nisan’da ileri seyrine geçecek olan Aslan
burcundaki Jüpiter ile maddi anlamda oluşan sıkıntıların
hafiflemeye başlayacağını söyleyebilirim. Yatırımcılar
için ay sonu daha uygun olacaktır. Ayrıca, Satürn (retro)
süreci başladı. Bu dönemde hastalıkları ciddiye almalıyız.
Her türlü işimizi düzenlerken, temkinli hareket etmeliyiz.
Elbette bu uzun bir zaman aralığı olduğundan, mümkün
olduğunca ve herkesi sabırla alttan almanızı tavsiye
edebilirim. Çok hızlı geçecek bir yıl olduğunu yeni yılda da
March remains
to be influential
in April, too.
T
he last month’s solar eclipse
seems to be brought into life for
this month as well.. And on April
4, the first lunar eclipse of the
year takes place in Libra. Two consecutive
eclipses will lead to changes around the
world. This may upset all systems or
leaders, working methods an conditions
or economic balances. We need to brace
ourselves for changes and welcome them. It is safe to say that financial troubles will
be relieved as Jupiter bolts forward in Leo
on April 11. The end of the month is a better
time for investors. In addition, Saturn starts
to retrograde. We have to take diseases
seriously over this period of time. We need
to be cautious while putting everything in
order. Since it is a long time, I suggest you
patiently keep on the right side of everyone
as much as you can. I have told you this
year would be over before you know it. Now,
the steps taken for a change bring about
results. Never assume they are adverse. It
is what’s best for you or the sustainability
of the routine. No problem as long as you
try to be happy and have some patience no
matter what. Time will fly by this year..
Aries and rising Aries
D
ear Aries and rising Aries,
the last month’s solar
eclipse will lead to shifts in your
subconscious and perspective
on life. The effects may cause swings in
your behaviors and changes in decisions
136
136_143_ASTROLOJI.indd 136
21/04/15 00:45
based on your ego in particular. You’ll get
stronger. Your subconscious will be a scene
for some awakenings. The fact that Jupiter
turns direct (forward) on April 11 will
provide you with positive angles, and you
will be able to make significant investments
you have long been waiting for such as
buying a land, a house or a car. The first
week of April may be stressful. You may feel
like everyone giving you a hard time. The
full moon to take place in Libra on April 4
may bring about major developments in
your 8th house of inheritance and alimony. Your court cases will come to a conclusion.
Positive days: April 17-18.
Taurus and rising Taurus
D
ear Taurus and rising
Taurus, I told you
the last month’s solar
eclipse might lead to
some financial troubles. The lunar
eclipse to arise in Libra on April 4
may cause changes in working
conditions or responsibilities.
You will feel more energetic
since Mars enters your sign
on April 1. These changes,
however, may make you a bit
more aggressive with the
looming effect of Mars. You
may wonder “how
come you will
be energetic
while under
such an
influence”
whereas
you will be
strong and
get through
all the changes.
Just make sure you
do not hurt people
around you. Once
Mercury enters your
sign on April 15, you
will be wiser, resultoriented and quicker
in action. Positive
days: April 19-20.
belirtmiştim. Şimdi ise artık değişim için atılan adımlar
sonuçları önümüze getiriyor. Sakın bu değişimlerin
kötü olduğunu düşünmeyin. Sizin için veya düzenin
devamı için hayırlı olan gerçekleşecektir. Siz her zaman,
koşullar ne olursa olsun, mutlu olmaya çalışırsanız ve
sabır gösterirseniz, problem kalmaz. Dediğim gibi bu yıl,
zaman çok hızlıca geçecek...
Genel olarak, sizin için değişim yılı olduğunu düşünürsek,
bu ay net kararlar vereceğiniz bir ay olacak. Ayın 20’sine
kadar çalışanlarınız veya çalışma arkadaşlarınızla
gerginlikler yaşayabilirsiniz. Etrafınızı uyarmak isterken
çok dikkatli olun, pişman olacağınız cümleler kurmayın.
Kişisel gelişim faaliyetleri ile ilgilenirseniz kendinizi
daha iyi hissedersiniz. 5 Mart’ta Başak burcundaki
dolunay ile iş ve para yaşamınızda gelişmeler olacak
ve maddi açıdan destek göreceksiniz. 20 Mart’
ta burcunuzda güneş tutulması meydana
geliyor. Dolayısıyla sosyal yaşantıda kendinizi
değiştirmek için çaba gösterebilirsiniz. Bu
dönemde partneriniz ile de restleşmeler
yaşayabilirsiniz. Sabrınızı zorlayacak ve
değişimler yaşayacağınız bir ay olacağa
benzer. En iyisi değişime izin verin. Olumlu
günler: 1, 27, 28 Mart.
Koç ve yükselen Koç
S
evgili Koç ve yükselen
Koçlar; geçtiğimiz ay
oluşan güneş tutulması ile
bilinçaltınızda ve hayata
bakışınızda değişimler oluşacak. Bu
ay bunun etkileri ile davranışlarınızda
değişimler olabilir, özellikle egonuzdan
kaynaklı kararlarınız değişebilir.
Güçleneceksiniz. Bilinçaltınızda
bazı uyanışlar meydana gelecek.
Jüpiter’in 11 Nisan’da düz
seyrine başlaması size olumlu
açı yapacak, uzun zamandan
beri almayı düşündüğünüz
arsa, ev, araba gibi değerli
yatırımları yapabileceksiniz.
Nisan ayının sadece ilk
haftası stresli geçebilir.
Herkes üzerinize geliyor
hissine kapılabilirsiniz. 4
Nisan’daki Terazi burcunda
yaşanacak olan dolunay, 8’inci
eviniz olan miras ve nafaka
konularında önemli gelişmeler
gösterebilir. Mahkemede olan
davalarınız çözümlenecektir.
Olumlu günleriniz: 17-18 Nisan.
137
136_143_ASTROLOJI.indd 137
21/04/15 00:45
A S T RO LOJ İ
A S T RO LO GY
Boğa ve yükselen Boğa
S
evgili Boğa ve yükselen Boğa burçları,
geçtiğimiz ay oluşan güneş tutulması
ile maddi anlamda bazı zorluklar karşınıza
çıkabilir demiştim. Şimdi de 4 Nisan’da
Terazi burcundaki ay tutulması ile iş koşullarınızda
değişim veya sorumluluklarınızda artışlar olabilir. 1
Nisan’da Mars gezegeni burcunuza geçtiği için kendinizi
daha enerjik hissedeceksiniz. Ancak bu değişimler
Mars’ın etkisiyle sizi biraz da agresif yapabilir. “Bu
kadar etki altında kalıp da nasıl enerjik olabilirim?”
diye düşünebilirsiniz ancak, güçlü olacaksınız ve tüm
değişimleri atlatabileceksiniz. Sadece etrafınızdakileri
kırmamaya özen gösterin. 15 Nisan’da Merkür burcunuza
geçtiğinde daha akılcı olabilecek, sonuç odaklı ve hızlı
davranabileceksiniz. Olumlu günler: 19-20 Nisan.
İkizler ve yükselen İkizler
S
evgili İkizler ve yükselen İkizler
burçları, geçtiğimiz ay oluşan Güneş
tutulması iş yaşamınızda değişimlere
veya atılımlara sebep olabilir demiştim.
4 Nisan’da Terazi burcundaki ay tutulması ile sosyal
çevrenizde ve arkadaşlıklarınız da sürtüşmeler meydana
gelebilir. Mümkün olduğunca alttan almaya ve herkese
Gemini and rising Gemini
D
ear Gemini and rising
Gemini, I told you the last
month’s solar eclipse would
likely to lead to changes or
breakthroughs in business life. The lunar
eclipse to arise in Libra on April 4 is likely
to cause tensions in your social circle or
with friends. You will thrive as long as
you try to keep on the right side of them
as much as you can and remain tolerant
to everyone. Jupiter stops retrograding
on April 11. It is time to make a move for
projects you have been putting off for
financial reasons. However, keep in mind
sudden changes in your house of career
and do not make major investments for
this month. Positive days: April 21-22-23.
Cancer and rising Cancer
D
ear Cancer and rising
Cancer, the last month’s
solar eclipse took place
in your house of morale,
abroad, travel and higher education. You
138
136_143_ASTROLOJI.indd 138
21/04/15 00:45
will go through changes as its effects loom
in April. Your emotions will get stronger
and you will be more interested in being
more knowledgeable with sciences such
as astrology. Or you are likely to attend a
course you have long been putting off or go
on a journey. The lunar eclipse to arise in
Libra on April 4 will clarify things such as
home, family elders or settling. Dreams you
have long been expecting will come true. You need to take positive steps to boost your
relations. Your financial troubles will be
relieved once Jupiter turns forward on April
11. Positive days: April 24-25.
Leo and rising Leo
D
ear Leo and rising Leo, I
told you the last month’s
solar eclipse would likely to
affect your or relatives’ state
of health. It remains in effect for April, too.
You should not neglect your check-ups.
The lunar eclipse to arise in Libra on April
4 points to the solution of problems with
siblings if any or close relatives. You may
go on a trip. Positive repercussions come
into play for educational subjects. Jupiter
turns direct on April 11, and your financial
troubles will be relieved. The first 10 days
of the month are troublesome whereas it
suddenly calms down after then. Positive
days: April 25-26.
karşı hoşgörü ile yaklaşmaya çalışırsanız, kazanan siz
olacaksınız. Jüpiter gerilemesi 11 Nisan’da sona eriyor.
Maddi açıdan uzun zamandır ertelediğiniz projeler için
artık harekete geçebilirsiniz. Ancak kariyer evinizdeki
ani değişimleri unutmayın ve yatırımlarınızı bu ay ciddi
boyutlarda gerçekleştirmeyin. Olumlu günler: 21-22-23
Nisan.
Yengeç ve yükselen Yengeç
S
evgili Yengeç ve yükselen Yengeç
burçları, geçtiğimiz ay oluşan Güneş
tutulması sizin maneviyat, yurtdışı,
seyahatler ve yüksek öğrenimi temsil eden
evinizde gerçekleşti. Nisan ayında bu etkiler ile ilgili
değişimler yaşayacaksınız. Hisleriniz kuvvetlenecek,
astroloji gibi bilimler ile ilgili daha fazla bilgi edinmek
isteyeceksiniz. Ya da uzun zamandır ertelediğiniz bir
kursa katılabilir veya seyahati gerçekleştirebilirsiniz.
Virgo and rising Virgo
D
ear Leo and rising Leo, I
told you the last month’s
solar eclipse would likely to
rake up the past. It remains in
effect for April, too. Past and deferred issues
will come to a conclusion. Your healthrelated problems may remain intact. The
following month is smoother for you. Don’t
delay your check-ups. The lunar eclipse to
arise in Libra on April 4 will pave the way
for solutions to some hitches if any about
partnership and marriage. Relations with
your kids may deteriorate. Make sure to
show them affection. Taking an interest in
creativity and art will be soothing for your
soul. The fact that Jupiter turns forward on
April 11 will relieve you in financial terms.
Positive days: March 29-30
139
136_143_ASTROLOJI.indd 139
21/04/15 00:46
A S T RO LOJ İ
A S T RO LO GY
Libra and rising Libra
D
4 Nisan’da Terazi burcunda meydana gelecek ay
tutulması ile ev, aile büyükleri veya yerleşim gibi konular
netleşecek, uzun zamandan beri beklediğiniz hayalleriniz
gerçek olacaktır. İlişkilerinizi güçlendirmek için olumlu
adımlar atmalısınız. 11 Nisanda Jüpiter ileri gitmeye
başladığınızda, maddi sıkıntılarınız hafifleyecektir.
Olumlu günler: 24-25 Nisan.
Aslan ve yükselen Aslan
S
evgili Aslan ve yükselen Aslan burçları
geçtiğimiz ay oluşan güneş tutulması
sizin veya yakınlarınızın sağlık durumunu
etkileyecek demiştim. Nisan ayında bu
etki devam ediyor. Kontrollerinizi aksatmamalısınız.
4 Nisan’da Terazi burcunda oluşacak ay tutulması
varsa kardeşlerinizin, yoksa yakın akrabalarınız ile
ilgili sorunların artık çözüme ulaşacağını gösteriyor.
Yolculuklar yapabilirsiniz. eğitim konularında da olumlu
etkiler söz konusu olacak. 11 Nisan tarihinde Jüpiter düz
seyrine başlıyor ve maddi beklentileriniz konusunda
rahatlıyorsunuz. Ayın ilk 10 günlük dönemi sıkıntılı, ancak
sanki sonrasında sular birden durulacak. Olumlu günler:
25-26 Nisan.
ear Libra and rising Libra,
I told you the last month’s
solar eclipse would likely to
affect you in love affairs. A
committed relationship if any may come to
an end. Wait for this negative energy to be
weathered. Give yourself another chance for
your loved one in the forthcoming month.
Due to the angles, you may not be able to
make up to her/him no matter what you
do. The lunar eclipse to arise in your sign on
April 4 will unfortunately lead to adverse
changes in marriage and partnership.
Spare time for yourself, do exercise and
go for meditation to get over this period
of time. Love and put trust in yourself to
begin with. Jupiter turns direct on April 11.
Financial troubles will be relieved. Positive
days: April 4-5.
Scorpio and rising Scorpio
D
ear Scorpio and rising
Scorpio, I told you the
last month’s solar eclipse
would affect you in relations
with parents, siblings, nephews/nieces
or residence. The effects remain to hover
around this month, too.
The lunar eclipse to arise in Libra on April
4 will make you want to be rather on your
own. Some hidden facts may be revealed.
You are likely to want to go away and
get free from everyone and everything.
Remember they are all repercussions
of the eclipse and do not blame them on
someone or yourself. Everything will go
smoothly as long as you strike a balance
for communication with people around
Başak ve yükselen Başak
S
evgili Başak ve yükselen Başak burçları,
geçtiğimiz ay oluşan güneş tutulması
geçmiş ile ilgili sorunları gündeme
getirecek demiştim. Nisan ayında bu etkiler
devam edecektir. Geçmişten gelen ve ertelediğiniz
konular sonuca ulaşacaktır. Sağlık sıkıntılarınız
devam ediyor olabilir. Önümüzdeki ay daha rahat
bir ay olacaktır sizin için. Kontrollerinizi aksatmayın
140
136_143_ASTROLOJI.indd 140
21/04/15 00:46
you, and try to keep calm. Jupiter to turn
forward on April 11 will relieve you in
financial terms. Positive days: April 6-7-8.
Sagittarius and rising
Sagittarius
D
ear Sagittarius and rising
Sagittarius, I told you
the last month’s solar eclipse
would cause changes in career
or at home leading to some renovations or
moving. You start to put them into effect
this month. It is certainly not possible for
everyone to move. So, it may require to
relocate furnitures at home. You may have
to buy a new one for broken goods. The
lunar eclipse to arise in Libra on April 4 may
put you in trouble for relations with friends.
Some of your friends may turn against you.
Make sure to remain impartial as much as
possible. This period of time is likely to bring
about changes in social circle. You may
meet new people thanks to your profession.
Jupiter to turn forward on April 11 will
relieve us all in financial terms. Positive
days: April 9-10.
lütfen. 4 Nisan’da Terazi burcundaki ay tutulması ile
ortaklık ve evlilik konularında bazı aksaklıklar varsa
bunları çözümlemeniz kolay olacaktır. Çocuklarınız
ile iletişiminiz bozulabilir. Sevginizi onlardan eksik
etmeyin. Yaratıcılık ve sanatla ilgilenmek ruhunuz
için dinlendirici olacaktır. 11 Nisan’da İleri gidecek
olan Jüpiter ile maddi konularda rahatlayacağınız bir
döneme giriyorsunuz. Olumlu günler: 29-30 Mart.
Terazi ve yükselen Terazi
S
evgili Terazi ve yükselen Terazi
burçları, geçtiğimiz ay yaşadığımız
güneş tutulması sizi, aşk hayatınız ile ilgili
konularda etkileyecek demiştim. Varsa
ciddi bir ilişkinin sonlanması gerçekleşebilir. Bu ay da
devam edecek bu sürecinizde sabırla kötü enerjilerin
geçmesini bekleyin. Önümüzdeki ay sevdiğiniz için bir
şans daha verin kendinize. Şu an bu kötü açılar ile ne
yapsanız yaranamayabilirsiniz. 4 Nisan’da burcunuzda
bir de ay tutulması meydana geldiğinden, maalesef
evlilik, ortaklık konularında değişimler yaşayacaksınız.
Siz de bu süreci kendiniz ile ilgilenerek, diyet, spor,
meditasyon yaparak sabırla atlatın. Önce kendinizi sevin
ve güvenin. 11 Nisan’da Jüpiter gezegeni düz seyrine
başlıyor. Maddi konulardaki aksilikler hafifliyor. Olumlu
günler: 4-5 Nisan.
141
136_143_ASTROLOJI.indd 141
21/04/15 00:46
A S T RO LOJ İ
A S T RO LO GY
Akrep ve yükselen Akrep
S
evgili Akrep ve yükselen Akrep
burçları, geçtiğimiz ay yaşadığımız
güneş tutulması sizi, ebeveynleriniz ile
ilgili konularda, kardeşiniz, yeğenlerinizle
ilgili konularda veya yerleşim yerinizle ilgili konularda
etkileyecek demiştim. Bu ay bu etkileri yaşamaya devam
edeceksiniz.
4 Nisan’da Terazi burcunda yaşanacak ay tutulması
sebebiyle kendinizi daha yalnız kalma ihtiyacında
hissedeceksiniz. Bazı gizli kalmış gerçekler ortaya
çıkabilir. Uzaklara gitme, herkesten ve her şeyden
kurtulma isteği yaşayabilirsiniz. Ancak bunların
tamamen tutulma etkileri olduğunu bilin ve kimseyi
ya da kendinizi suçlamayın. Siz etrafınız ile iletişiminizi
dengelerseniz ve sakin olmaya çalışırsanız her şey rahatça
geçebilir. 11 Nisan’da ileri gitmeye başlayacak Jüpiter
sayesinde maddi konularda rahatlıyorsunuz. Olumlu
günler: 6-7-8 Nisan.
Yay ve yükselen Yay
S
evgili Yay ve yükselen Yay burçları,
geçtiğimiz ay yaşadığımız güneş
tutulması etkisiyle, mesleki veya yaşam
alanınızla ilgili konularda değişimler
yaşayabilir, tadilatlar yapabilir veya taşınabilirsiniz
demiştim. Bu ay bunları hayata geçirmeye başlıyorsunuz.
Elbette herkesin taşınması mümkün değil, bu değişim
sizin için evinizdeki bir eşyayı değiştirmek de olabilir.
Bozulan eşyanızın yenisini alabilirsiniz. 4 Nisan’da
Terazi burcundaki ay tutulması ise arkadaşlıklarınız ile
ilgili konularda sıkıntı yaratabilir. Bazı dostlarınız artık
düşmanınız olabilir. Mümkün olduğunca tarafsız kalmaya
dikkat edin. Bu dönem size sosyal çevre adına değişimler
getirebilir. İşiniz sebebiyle yeni kişilerle tanışabilirsiniz. 11
Nisan’da ileri gitmeye başlayan Jüpiter ile hepimiz maddi
anlamda rahatlıyoruz. Olumlu günler: 9-10 Nisan.
Oğlak ve yükselen Oğlak
S
evgili Oğlak ve yükselen Oğlak burçları,
geçtiğimiz ay yaşadığımız güneş
tutulması sizin yenilenmenizi sağlayacak;
ruhen ve bedenen yenileneceksiniz
demiştim. Bu ay da bu etkiler devam edecek. Artık
geçmişe bağımlı halden çıkacak, bir hayatınızın olduğunu
fark edecek, adeta yeniden doğacaksınız. 4 Nisan’daki
Terazi burcundaki ay tutulması etkisiyle kariyerinize
yönelik konular gündeme gelecektir. Kendinize ait
bir iş kurma planlarınız var ise hayata geçirebilir veya
bu dönemde terfi edebilirsiniz. Hukuksal problemler
karşınıza çıkabilir. Evrak konularında tedbiri elden
bırakmayın. Ev yaşamınızda bazı zorluklar yaşanmış
Capricorn and rising
Capricorn
D
ear Libra and rising Libra,
I told you the last month’s
solar eclipse would likely
to mentally and physically
regenerate you. It remains in effect for this
month, too. You will no longer rely on the
past, and realize you have a life to live and
feel to be reborn. The lunar eclipse to arise
in Libra on April 4 will bring up careerrelated issues. If you have been planning
to start a business for yourself, that may
come true or you may be promoted. You
are likely to face legal problems. Do not err
on the side of caution about paper works.
You may have dealt with some problems
in domestic life. You have retired into your
shell for a while and wanted to get free
from everyone. However, you will return to
self with the eclipses taking effect. Jupiter to
142
136_143_ASTROLOJI.indd 142
21/04/15 00:46
turn forward on April 11 will relieve you in
financial terms. Positive days: April 11-12.
Aquarius and rising
Aquarius
D
ear Aquarius and rising
Aquarius, I told you the
last month’s solar eclipse
would likely to make great
financial opportunities fall into your lap.
They remain to be in effect for this month,
too. New business opportunities or financial
resources are on the horizon. In case you
are married, your partner will be provided
with financial opportunities you would
benefit from, as well. You may have to
deal with health-related problems of your
relatives and things may bother you. The
lunar eclipse to arise in Libra on April 4 is
likely to lead to developments in alimony,
inheritance or court cases. You may have a
dispute with business partners that would
end up in court. Pay attention to what steps
to take over this period of time. You are now
at a time when you attract attention of your
loved one. You will be relieved in financial
terms since Jupiter turns direct on April 11. Positive days: April 13-14.
Pisces and rising Pisces
D
ear Pisces and rising
Pisces, the last month’s
solar eclipse has caused some
dramatic changes for you.
You will experience changes almost in
everything. Your behaviors and mentality
will undergo a change to begin with. I
talked about it the past month. This cycle
covers a year-long process for you. You will
slowly experience changes of any nature
for a year. Your circle, communication,
hobbies and emotions all undergo changes.
Your reactions and even where you live
may change. Welcome them in calm and
patience. Make sure not to hurt anyone over
this period of time. The lunar eclipse to arise
in Libra on April 4 will pave the way for
you to take on projects you can make use
of your skills for. Financial resources may
be troublesome. Jupiter turns direct on
April 11, and you will be relieved in financial
terms. Positive days: April 15-16. olabilir. Bir süredir içinize kapanmış bir ruh halindeydiniz
ve herkesten uzaklaşma isteğindeydiniz. Ancak
tutulmaların etkisi ile kendinizi bulacaksınız. 11 Nisan’da
Jüpiter’in ileri gitmeye başlaması ile maddi anlamda
rahatlayacaksınız. Olumlu günler: 11-12 Nisan.
KOVA ve yükselen Kova
S
evgili Kova ve yükselen Kova burçları,
geçtiğimiz ay yaşadığımız Güneş
tutulması etkisi ile maddi konularda çok
büyük şansların ayağınıza geleceğini
söylemiştim. Bu ay da bu etkiler devam edecek, yeni işler
ya da maddi kaynaklar oluşacaktır. Evliyseniz eşinizin
maddi olanakları olacak, dolayısı ile siz de bundan
faydalanacaksınız. Yakınlarınızın sağlık sorunları ile
ilgilenmek zorunda kalabilir, canınızı sıkacak durumlar
yaşayabilirsiniz. 4 Nisan’da Terazi burcundaki ay
tutulması ile nafaka, miras gibi, mahkemelik durumlar
yaşanabilir. İş ortaklarınız ile mahkemelik olabilirsiniz. Bu
tarihlerde adımlarınızı dikkatli atmalısınız. Sevdiğinizden
ilgi gördüğünüz bir döneme girdiniz. 11 Nisan’da Jüpiter
gezegeni tekrar düz seyre geçtiğinden, maddi açıdan
rahatlıyorsunuz. Olumlu günler: 13-14 Nisan.
Balık ve yükselen Balık
S
evgili Balık ve yükselen Balık burçları,
geçtiğimiz ay burcunuzda yaşadığınız
güneş tutulması etkisi ile sizler köklü
değişimleri yaşıyorsunuz. Hemen her alanda
değişimler yaşayacaksınız. Öncelikle davranışlarınız ve
düşünce yapınızda değişimler olacaktır. Geçtiğimiz ay
bundan bahsetmiştik. Sizin için bu döngü bir yıllık süreci
kapsıyor. Bu yıl boyunca, yavaşça her türlü değişimi
hissedeceksiniz. Çevreniz, iletişiminiz, hobileriniz,
duygularınız değişiyor. Verdiğiniz tepkiler, yaşadığınız
yer bile değişebilir. Sakince, sabırla değişimleri kabul
edin. Bu süreçte kimseyi kırmamaya özen gösterin. 4
Nisan’da, Terazi burcunda ay tutulması meydana gelecek
ve becerilerinizi kullanacağınız projelere adım atmanızı
sağlayacak. Maddi kaynaklarda sıkıntı olabilir. 11 Nisan’da
Jüpiter düz seyre başlıyor ve maddi olarak destek
göreceksiniz. Olumlu günler:15-16 Nisan.
143
136_143_ASTROLOJI.indd 143
21/04/15 00:46
S U D O KU
SUDOKU kolay / easy
1
2
1
2
3
4
3
4
144
144_146_SUDOKU.indd 144
21/04/15 00:38
SUDOKU ORTA / Moderate
1
2
1
2
3
4
3
4
145
144_146_SUDOKU.indd 145
21/04/15 00:38
S U D O KU
SUDOKU zor / difficult
1
2
1
2
3
4
3
4
146
144_146_SUDOKU.indd 146
21/04/15 00:38
Nisan 2015 ILANLAR REV convert e.pdf 2 12/04/15 23:12
C
M
Y
CM
MY
CY
CMY
K
147_SSILAN.indd 72
21/04/15 00:38
Nisan 2015 ILANLAR REV convert e.pdf 3 12/04/15 23:12
C
M
Y
CM
MY
CY
CMY
K
148_SSILAN.indd 72
21/04/15 00:38