Sunay Akın - Simit Sarayı
Transkript
Sunay Akın - Simit Sarayı
SİMİT SARAYI SİMİT SARAYI’NIN ÜCRETSİZ DERGİSİDİR / FREE MAGAZINE OF SIMIT SARAYI NO:26 NİSAN APRIL 2015 BAHARIN ŞIFALI SEBZELERI THERAPEUTIC VEGETABLES OF SPRING TÜRK SINEMASININ GURUR GECESI A NIGHT TO TAKE PRIDE FOR TURKISH CINEMA GELECEĞE HAZIR MISINIZ? ARE YOU READY FOR THE FUTURE? SEA LIFE AKVARYUM’A IKINCI BILET HEDIYE TWO FOR ONE DEAL AT THE SEA LIFE AQUARIUM Biraz oyuncak bolca hayal: Sunay Akın A FEW TOYS AND A TON OF DREAMS: SUNAY AKIN 100. Yılı Çanakkale Savaşı’nın NİSAN 2015 • NO: 26 100TH ANNIVERSARY OF THE DARDANELLES CAMPAIGN 001_KAPAK_SON_1.indd 1 4/22/15 6:28 PM Nisan 2015 ILANLAR REV convert e.pdf 1 12/04/15 23:12 C M Y CM MY CY CMY K 002_SSILAN.indd 72 20/04/15 23:59 ED İ TÖ R ed i to r- i n - c h i ef Teşekkür ederiz! D Thank you! eğerli Simit Sarayı Dostları, Öncelikle sizlere markamıza ve lezzetlerimize gösterdiğiniz ilgi için teşekkür etmek istiyorum. Sizlerin ilgisi ve markamıza verdiğiniz destek ile dünya markası olma vizyonumuz doğrultusunda yurt dışı açılışlarımıza hızla devam ederken, sizlerden gelen beğeniler bizleri hem gururlandırıyor hem de daha da iyisini yapmak için motive ediyor. Yurt dışı mağazalarımızın yanı sıra Türkiye’de de gerek Simit Sarayı gerekse Simit Sarayı Mahalle mağazalarımız ile büyümemizi sürdürüyoruz. Aralık ayında Beylikdüzü’nde hizmete giren Simit Sarayı Mahalle konseptimiz aldığımız olumlu tepkiler sonucu hızla büyümesini sürdürüyor. Mart ayı içerisinde Batman’dan Antalya’ya, Ankara’dan İstanbul’a kadar yurdun dört bir yanında yeni Simit Sarayı Mahalle mağazalarımızı hizmete sunduk. Yıl boyunca yapacağımız açılışlar ile Türkiye’nin dört bir yanında 127 Simit Sarayı Mahalle mağazasına ulaşmayı hedefliyoruz. Bahar mevsiminin bu ilk ayında hepimizi saran yenilenme coşkusuna biz de ortak olmak istedik. Yeni mağazalarımızın yanı sıra lezzetlerimizde de yenilikler yaptık. Ar-Ge departmanımızın titiz çalışmaları sonucu menümüze eklediğimiz yeni lezzetlerimizi beğeneceğinize inanıyoruz. Bahar coşkusunun yıl boyu sizleri kucaklamasını diler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesi ile başta çocuklarımız olmak üzere hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Sevgi ve Saygılarımla ear Friends of Simit Sarayı, To begin with, I would like to thank you for your interest in our brand and delicacies. We go at full throttle to launch new international stores in line with a vision to grow into a globally-known brand thanks to your interest in and support to our brand, and your appreciation both makes us proud and motivates to do better. In addition to the stores abroad, we keep growing with Simit Sarayı stores across Turkey as well as Simit Sarayı Neighborhood concept. Launched in December in Beylikdüzü, the Simit Sarayı Neighboorhood concept rapidly grows as a result of positive reactions it has attracted. In March, we put new Simit Sarayı Neighborhood stores into service across Turkey ranging from Batman and Antalya to Ankara and Istanbul. We intend to mark 127 Simit Sarayı Neighborhood stores across Turkey thanks ot new launches on the horizon throughout the year. We aspire to be a part of the renewal exuberance pervading all around in the first month of spring. We have introduced innovations not only in new stores but also delicacies we serve. We are of the opinion that you will enjoy new savors incorporated into the menu as a result of meticulous efforts exerted by the R&D Department. I hope this spring exuberance will be with all year long, and wish you and particularly kids a happy National Sovereignty and Children’s Day on April 23. Best regards, Abdullah Kavukcu Simit Sarayı İcra Kurulu Başkanı ve CEO Abdullah Kavukcu Head of the Executive Board and CEO of Simit Sarayı D 3 003_EDITOR.indd 3 20/04/15 23:59 İ Ç İ N D EK İ LER C O N T EN T S No • Issue no 26 Nisan • April 2015 3 Editör Editor 108 4 İçindekiler Contents 6 Siz çektiniz biz yayımladık You shot we publish 8 Suudi Arabistan’da büyümeye devam ediyoruz We keep growing in Saudi Arabia 10 Sakarya’da altıncı mağazamız açıldı Our sixth store in Sakarya is opened 14 IBPF 2015’e lezzet kattık We added zest to IBPF 2015 16 Ürünlerimiz kamera karşısında! Our products pose for the camera! 22 Simit Sarayı Mahalle büyüyor Simit Sarayı Neighborhood keeps growing 24 Çanakkale Savaşı’nın 100’üncü yılı The 100th anniversary of the Gallipoli Campaign 40 Türk sinemasının duayenlerine ödül yağdı Connoisseurs of the Turkish cinema overwhelmed with awards 84 52 Unutulmaz şarkıların gizli kahramanı Secret hero of the unforfettable songs 60 12 adımda baharda yenilenin 12 steps to rejuvenate in the spring 64 Futbol ve hayat Football and life 74 Geleceğe hazır mısınız? Are you ready for the future? 84 Bahar sebzelerinin tadını çıkarın Enyof the spring vegetables 90 Biraz oyuncak, bolca hayal... A few toys and a ton of dreams... 100 Takım elbise rehberi The suit guide 108 İstanbul’un ışığının peşine düştük We pursued the light in İstanbul 40 120 Nepal’i keşfedin! Discover Nepal! 130 Teknoloji Technology 134 Mağazalarımızın adresleri Adresses of our stores 136 Astroloji Horoscope 144 Bulmaca Crossword 4 004_005_KUNYE_ICINDEKILER.indd 4 20/04/15 23:59 İMTİYAZ SAHİBİ PUBLISHER İcra Kurulu Başkanı Executive President ABDULLAH KAVUKCU Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu) Managing Editor Mehveş Pekuysal 90 Yapım Production HI’STANBUL PRODÜKSİYON Şifasuyu Yolu Üstü Sok. No: 30 Oksizen Konakları 4/2 Maden Mahallesi, Sarıyer, İstanbul 24 Genel Yayın Yönetmeni Chief Editor Ayhan Bölükbaşı [email protected] Yayın Direktörü Publishing Director Zeynep Kasapoğlu [email protected] Görsel Yönetmen Art Director Çağrı Ece [email protected] Editör Editor Ataman Erkul Fotoğraf Photography Serkan Şentürk Yayın Kurulu Editorial Board Seçil Çiçek, Gülcan Gümüş, Cihangir Önalan, Demet Güleç, Uğur Baykaler, Ece Çamlıca 52 Baskı Printing Uniprint Basım San. Ve Tic. A.Ş. Ömerli Köyü, İstanbul Cad. No: 159 Hadımköy 34455 İstanbul Tel: (0212) 798 28 40 Faks: (0212) 798 20 63 Yönetim Yeri Place of Management Büyükdere Cad. Apa Giz Plaza No: 191 Levent/İstanbul Tel: (0212) 398 03 98 www.simitsarayi.com Yayın Türü Type of Publishing Yerel Süreli Local Periodical Bu dergide yayımlanan tüm yazı ve fotoğrafların hakları Simit Sarayı Yatırım ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Bu yayındaki tipografik hatalardan Simit Sarayı Yatırım ve Tic. A.Ş. sorumlu değildir. Dergide yer alan ürünlerin fiyatlarında haber vermeden değişiklik yapılabilir. Ürünler stoklarla sınırlıdır. All rights pertaining to the articles and photographs published in this magazine are property of Simit Sarayı Yatırım ve Tic. A.Ş. Simit Sarayı Yatırım ve Tic. A.Ş. is not responsible for the typographical errors in this magazine. Prices of the products in this magazine are subject to change without prior notice. Products are limited in stocks. 60 www.simitsarayi.com facebook.com/simitsarayi twitter.com/simitsarayi 5 004_005_KUNYE_ICINDEKILER.indd 5 20/04/15 23:59 I N S TAG R A M I N S TAG R A M Instagram’da Simit Sarayı keyfi İster mağazada, ister yolda... Belki simit, belki sadece bir bardak demli çay... Siz paylaştınız, biz yayınlıyoruz. Sağlık ve mutlulukla, daha nice güzel anlarınıza ortak olmayı dileriz... Simit Sarayı pleasure in Instagram Whether in the store or on the way… It may be a bagel or a glass of strong, brewed tea… You shared and here we are publishing it. We wish to share your many happy moments healthily and happily… 6 006_007_INSTAGRAM.indd 6 20/04/15 23:58 Bu etİketle paylaştığınız fotoğrafların kullanım hakkı Sİmİt Sarayı’na aİt olacaktır. Simit Sarayı ile ilgili fotoğraflarınızı #simitsarayı etiketi ile paylaşın, dergimizde yayınlayalım! Share your photos about Simit Sarayı with #simitsarayı tag and we will publish them in Simit Sarayı Magazin. 7 006_007_INSTAGRAM.indd 7 20/04/15 23:58 H A B ER N E WS Suudi Arabistan’da büyümeye devam ediyoruz Dünya markası olma vizyonuyla yurt dışı açılışlarını tüm hızıyla sürdüren Simit Sarayı, Suudi Arabistan’taki üçüncü mağazasını Cidde Havaalanı’nda hizmete sundu. C idde Havaalanı İç Hatlar Terminali’nde açılan Jeddah Airport Simit Sarayı mağazası her gün 07:00- 24:00 saatleri arası kahvaltı çeşitlerinden simit, börek, kurabiye ve sandviç çeşitlerine, pastalardan dondurma çeşitlerine birbirinden lezzetli Simit Sarayı ürünlerini havalanındaki yolcular ile buluşturacak. Jeddah Airport Simit Sarayı Adres: Cidde Havaalanı İç Hatlar Terminali Suudi Arabistan We keep growing in Saudi Arabia Going at full throttle to launch new international stores, to grow into a globally-known brand, Simit Sarayı opens third store in Saudi Arabia at the Jeddah Airport. L aunched at the domestic terminal, Jeddah Airport Simit Sarayı provides passengers with absolutely delicious Simit Sarayı products ranging from breakfast varieties, simit, pastry, cookies to sandwiches, cake and ice cream varieties on a daily basis from 7 a.m. through 12 a.m. Jeddah Airport Simit Sarayı Address: Jeddah Airport Domestic Terminal Saudi Arabia 8 008_JADDAH.indd 8 20/04/15 23:58 009_CC_ILAN.indd 72 20/04/15 23:57 H A B ER N E WS Sakarya’da altıncı mağazamız açıldı Simit Sarayı, Sakarya’daki lezzet duraklarının sayısını son açılan mağaza ile altıya çıkardı. Sakarya Bulvar Simit Sarayı açıldığı günden beri şehrin yeni buluşma noktalarından biri haline geldi. S imit Sarayı, Cumhuriyet Mahallesi, Adapazarı Üniversitesi, Hendek Güney, Hendek Kuzey ve Serdivan Park AVM mağazalarının ardından altıncı mağazasını 4 Nisan 2015, Cumartesi günü Semerciler Mahallesi’nde, Sakarya Bulvar Simit Sarayı adı ile hizmete sundu. Kahvaltı çeşitleri, simit, börek, kurabiye, sandviç, pasta ve dondurma çeşitleri, sıcak ve soğuk içeceklerinin yer aldığı zengin menüsü ile hizmet veren Sakarya Bulvar Simit Sarayı, her gün 07.00-23.00 saatleri arası keyifli vakit geçirmek isteyenlerin buluşma noktası olacak. Sakarya Bulvar Simit Sarayı Adres: Semerciler Mah. Milli Egemenlik Cad. Akkoç İşhanı no:1/A Adapazarı /Sakarya The sixth store in Sakarya Simit Sarayı increased the number of savory destinations to six, adding another one to the arsenal in Sakarya. Since the inception, Sakarya Bulvar Simit Sarayı has grown into a new rendezvous for the town. I n addition to stores in Cumhuriyet Neighborhood, Adapazarı University, Hendek Güney, Hendek Kuzey and Serdivan Park Shopping Mall , Simit Sarayı launched its sixth store of Sakarya Saturday on April 4, 2015 in Semerciler Neighborhood under the name of Sakarya Bulvar Simit Sarayı. Offering a diversified menu including breakfast varieties, simit, pastry, cookies, sandwiches and ice cream varieties, ice cream varieties, Sakarya Bulvar Simit Sarayı will serve as a rendezvous for those into having a good time from 7 a.m. through 11 p.m. Sakarya Bulvar Simit Sarayı Address: Semerciler Mah. Milli Egemenlik Cad. Akkoç İşhanı no:1/A Adapazarı /Sakarya 10 010_SAKARYA.indd 10 20/04/15 23:57 011_CC_ILAN.indd 72 20/04/15 23:56 H A B ER N E WS Simit Sarayı Viaport yenilendi Simit Sarayı, yeni konsept ve kurumsal kimlik çalışmaları doğrultusunda mağazalarını yenilemeye devam ediyor. R enevasyon çalışmalarının son halkası olarak yenilenen Viaport Simit Sarayı, yeni konsepti ile lezzet tutkunlarıyla buluştu. Müşterilerini alıştıkları lezzetli ve zengin menüsü, uygun fiyatları ve üstün hizmet kalitesi ile ağırlayan Viaport Simit Sarayı, klasik simit ve simit çeşitlerinin yanı sıra açma, poğaça ve pideden börek çeşitlerine, dürümden sandviçe, kurabiyeden pastalara, ızgaralardan makarnaya, dondurma çeşitlerine atıştırmalık, doyumluk ve keyiflik zengin ürün gamı ile her gün 07:0022:00 saatleri arası hizmet veriyor. Viaport Simit Sarayı Adres: Yenişehir Mah. Dedepaşa Cad. ViaPort AVM No:2/3 Viaport Simit Sarayı now renovated Simit Sarayı keeps renovating its stores in line with efforts for a new concept and corporate identity. R enovated as the final round of such efforts, Viaport Simit Sarayı reunites with food aficionados in a new concept. Hosting customers in an accustomedly delicious and diversified menu, affordable prices and top-quality service, Viaport Simit Sarayı offers classic varieties of simit as well as pastry, sandwiches, cookies, cakes, grilled savors, pasta, ice cream varieties, snacks, main courses and elevenses on a daily basis from 7 a.m. through 10 p.m. Viaport Simit Sarayı Address: Yenişehir Mah. Dedepaşa Cad. ViaPort Shopping Mall No:2/3 12 012_VIAPORT.indd 12 21/04/15 00:54 2015-119_MobilDeniz_Cekilis2_20,5x27,5.pdf 013_DENIZBANK.indd 72 1 25.03.2015 10:08 21/04/15 00:09 H A B ER N E WS Simit Sarayı IBPF 2015’e lezzet kattı Simit Sarayı karavanı Boğaziçi Yöneticiler Vakfı, ‘Özgün İyi Yönetim Uygulamaları Forumu’nun dördüncüsüne lezzet kattı. Simit Sarayı adds zest to IBPF 2015 B oğaziçi Yöneticiler Vakfı Özgün İyi Yönetim Uygulamaları Forumu’nun (Inspring Best Practices Forum – IBPF) dördüncüsünü IBPF 2015 adı ile 28 Mart 2015 Cumartesi günü Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katılımları ile yapılan etkinlik Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV) Mütevelli Heyeti Başkanı Haluk Dortluoğlu’nun açılış konuşması ile başladı. Açılış konuşmalarının ardından ‘özel sektör’ ve ‘sivil toplum kuruluşları’ oturumlarıyla devam eden ve yaklaşık 700 kişinin katıldığı IBPF 2015’e Simit Sarayı da ikramları ile lezzet kattı. A Simit Sarayı caravan added zest to the fourth "Inspiring Best Practices Forum" held by Boğaziçi Managers Foundation (BYV). B oğaziçi Managers Foundation organized the fourth Inspiring Best Practices Forum (IBPF) 2015 in Haliç Congress Center on Saturday, March 28, 2015. Attended by the Minister of Science, Industry and Technology Mr. Fikri Işık, the event was inaugurated by the speech of BYV Chairman of the Board of Trustees Mr. Haluk Dortluoğlu. The inaugural speech was followed by sessions on "private sector" and "non-governmental organizations" while Simit Sarayı added zest to IBPF 2015 attended by approximately 700 people. 14 014_IBPF.indd 14 21/04/15 00:08 015_OFCAY.indd 72 21/04/15 00:08 H A B ER N E WS Simit Sarayı lezzetlerine özel fotoğraf çekimi Simit Sarayı, yeni açılan mağazalarında kullanmak üzere ürün görsellerini yeniledi. Birbirinden lezzetli Simit Sarayı ürünleri kamera karşısına geçti… L event Simit Sarayı’nda 18-20 Mart tarihleri boyunca gerçekleştirilen çekimlerde ünlü fotografçı Serkan Tunç, böreklerden pasta çeşitlerine, baton keklerden ekmeklere birbirinden lezzetli Simit Sarayı ve Simit Sarayı Mahalle ürünlerini görüntüledi. Styling’ini Eda İldam’ın yaptığı çekimlerde ayrıca New York Simit Sarayı’nın en beğenilen ürünleri arasında yer alan Simit Burger Menü’nün de fotoğraf çekimi yapıldı. An exclusive photoshoot for Simit Sarayı tastes Simit Sarayı has refreshed product images for newly-launched stores. Incredibly delicious products by Simit Sarayı have posed for cameras. F or the photo-shoot held in Levent's store of Simit Sarayı on March 18-20, well known photographer Serkan Tunç captured incredibly delicious products by Simit Sarayı and Simit Sarayı Mahalle ranging from pastry and cake varieties to bread-cakes, and bread varieties. Styled by Eda İlham, the photo-shoot also featured another shoot for Simit Burger Menu, one of the favorite products of Simit Sarayı store in New York. 16 016_FOTOGRAF_CEKIMI.indd 16 21/04/15 00:08 KAANLAR_MRT.pdf 1 18/01/15 21:01 C M Y CM MY CY CMY K 017_KAANLAR.indd 72 21/04/15 00:07 H A B ER N E WS Sea Life Akvaryum’a ikinci bilet hediye Free second ticket to Sea Life Aquarium Simit Sarayı offers a free admission ticket for Sea Life Aquarium located in Istanbul Forum Shopping Mall for between April 23 and 30, 2015. A s a favorite choice to spend some joyous times, Simit Sarayı keeps making a splash in special offers. Buy a Crispy Hot Dog Menu including one Crispy Hot Dog and one coke ora Puff Sandwich Menu including one puff sandwich and a can of Cappy, get a free entrance to Sea Life Istanbul. The special offer applies to domestic stores. (Except for stores at Atatürk Airport, Sabiha Gökçen Airport, Antalya Airport, TT Arena and CNR stores). Simit Sarayı, 23 Mart – 30 Nisan 2015 tarihleri arasında İstanbul Forum AVM Sea Life Akvaryum’a giriş bileti kazandırıyor. K eyifli vakit geçirmek isteyenlerin ilk tercihi Simit Sarayı, gerçekleştirdiği kampanyalarla ses getirmeye devam ediyor. 23 Mart – 30 Nisan 2015 tarihleri arasında Simit Sarayı’ndan bir adet Çıtır Hot Dog ve Coca-Cola’dan oluşan Çıtır Hot Dog Menü veya bir adet puf sandviç ve Cappy’den oluşan Puf Sandviçli Menü alanlar Sea Life Akvaryum için ikinci bilete ücretsiz sahip oluyor. Kampanya yurt içi mağazalarımızda geçerli. ( Atatürk Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı, Antalya Havalimanı, TT Arena ve CNR mağazaları hariç). 18 018_HEDIYE_BILET.indd 18 21/04/15 00:07 019_OZTASLAR.indd 72 21/04/15 00:07 H A B ER N E WS Üsküdar’ın yeni buluşma noktası Her gün yüksek kalite anlayışı ve geniş ürün yelpazesi ile eşsiz tatlarını lezzet tutkunlarıyla buluşturan Simit Sarayı, Üsküdar mağazasını 31 Mart 2015 Salı günü hizmete sundu. S ıcak renkli dekorasyonu ve konsepti ile misafirlerini evlerindeki gibi rahat hisettiren, zengin menüsü ve uygun fiyatlı ürünleri ile lezzet tutkunlarının vazgeçilmez buluşma noktası olan Üsküdar Simit Sarayı, her gün 06:00-22:00 saatleri arası hizmet veriyor. Eşsiz boğaz manzaralı geniş terası ve 350 metre kare kapalı alanı bulunan Üsküdar Simit Sarayı, ilk günden itibaren semtin en gözde mekânları arasında yerini aldı ve Üsküdar’ın yeni buluşma noktası oldu. Üsküdar Simit Sarayı Adres: Mimar Sinan Mah. Selmani Pak Cad. No:30-1 Üsküdar A new rendezvous in Üsküdar Putting incomparable savors at the disposal of food aficionados in line with a high-quality concept and a wide spectrum of products Simit Sarayı launched a store in Üsküdar on Tuesday, March 31, 2015. A s an indispensable rendezvous for food aficionados thanks to a warm-colored decoration, a concept to make one feel at home, a diversified menu and affordable prices, Üsküdar Simit Sarayi remains in service from 6 a.m. through 10 p.m. Featuring a spacious terrace with a unique Bosphorus view, and a 350 square-meter indoor space, Üsküdar Simit Sarayı has ranked among top hangouts and turned into a new rendezvous in Üsküdar. Üsküdar Simit Sarayı Address: Mimar Sinan Mah. Selmani Pak Cad. No:30-1 Üsküdar 20 020_USKUDAR.indd 20 21/04/15 00:06 Ş EF B İZ D EN FRO M o u r c h ef Zeytinyağlı enginar dolması 6 Kişilik / Süre: 30 dk. Malzemeler 6 adet enginar, 1 su bardağı pirinç, 1 çorba kaşı arpa şehriye, 2 adet limon , 1 su bardağı zeytinyağı, 1 çorba kaşığı un, 3 adet kuru soğan, tuz , karara biber (isteğe göre), dereotu ve maydanoz Hazırlanışı:Temizlenmiş ve iyice yıkanmış enginarları bolca limonla ovup unlayın. Ardından, limonlu ve tuzlu suda 15 dakika bekletin. Bir tencerede küp şeklinde doğradığınız soğanları zeytinyağında kavurun. İki dakika sonra arpa şehriyeyi ekleyip kavurmaya devam edin. Pirinci, doğranmış maydanozu, tuzu ve limonu ilave edip üzerini kapatacak kadar su ekleyin ve kısık ateşte pişirin. Suda bekleyen enginarları geniş bir tencereye alıp oyuk olan kısmına ezmeden hazırladığınız bu pirinçli harcı doldurun. Tencereye su ilave edip enginarı yumuşayana kadar pişirin. Servis yaparken enginarları dereotu ile süsleyin. Tarif: Şef Zafer Nalbaş Stuffed artichoke with olive oil 6 persons Total time: 30 minutes Ingredients 6 artichokes, 1 cup of rice, 1 tablespoon orzo, 2 lemons, 1 cup of olive oil, 1 tablespoon flour, 3 onions, Salt, Black pepper (optional), Dill and parsley Preparation: Rub and flour the cleaned and thoroughlywashed artichokes with plenty of lemon juice. Keep them in water with lemon and salt for 15 minutes. Cook diced onions with olive oil in a pot. Add orzo two minutes later and then keep cooking. Add rice, chopped parsley, salt and lemon juice and put in water enough to cover them all, and simmer over low heat. Put soaked artichokes in a large pot and stuff them in ingredients with rice for caved tops. Add water to the pot and cook the artichokes till they soften. Sprinkle dill on the artichokes right before serving. 21 021_SEF_BIZDEN.indd 21 21/04/15 00:06 H A B ER N E WS Simit Sarayı Mahalle büyüyor! Simit Sarayı Neighborhood keeps growing! Simit Sarayı’nın uygun fiyatlı ürünleri ve zengin menüsünü daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği yeni mağaza konsepti Simit Sarayı Mahalle yeni mağazalarla büyümesini sürdürüyor. İ lk mağazası aralık ayında Beylikdüzü’nde hizmete giren ve büyük beğeni toplayan Simit Sarayı Mahalle, mart ayı boyunca da Türkiye’nin dört bir yanında yeni mağaza açılışlarına devam etti. Batman'ın ritmini değiştiren Batman Park AVM’de 12 Mart’ta gerçekleşen Batman Simit Sarayı Mahalle açılışının ardından Antalya Serik Simit Sarayı Mahalle martta, Ankara Çay Yolu Simit Sarayı Mahalle 26 martta, Antalya Lara Simit Sarayı Mahalle 27 Mart’ta, Kırklareli Lüleburgaz Simit Sarayı Mahalle 11 Nisan’da hizmete girdi. İstanbul’da ise 25 Mart’ta Şerifali Simit Introduced by Simit Sarayı in an effort to disseminate affordable products and a diversified menu across a larger mass, the new store concept named Simit Sarayı Neighborhood keeps growing with new stores. L aunching the first store in Beylikdüzü in December, and attracting a huge interest, Simit Sarayı Neighborhood augmented stores across Turkey throughout March. The launch of Batman Simit Sarayı Neighborhood on March 12 at Batman Park Shopping Mall as a game changer in the town was followed by Antalya 22 022_023_MAHALLE.indd 22 21/04/15 00:04 Serik Simit Sarayı Neighborhood on March 25, Ankara Çayyolu Simit Sarayı Neighborhood on March 26, and Antalya Lara Simit Sarayı Neighborhood on March 27. In Istanbul, the food aficionados were served with Şerifali Simit Sarayı Neighborhood on March 25, Beylikdüzü Beymahall Simit Sarayı Neighborhood on March 27, and Mecidiyeköy Gülbağ Simit Sarayı Neighborhood on March 31. Heading for 127 new stores Developed to offer easily-accessible warm and fresh products at any time of a day, Simit Sarayı Neighborhood was designed by Tarkan Önal Design inspired by the concept of "neighborhood" as the smallest social group to form social relations. Situated on a 70 to 100 square-meter area on streets and avenues away from main drags near large housing estates, shopping malls, subway stations and avenues, Simit Sarayı Neighborhood stores provide food aficionados with easily-accessible warm and fresh products at any time of a day. Bound to keep growing with new stores throughout 2015, Simit Sarayı aims for 127 new stores by the end of the year across Turkey as a part of the Neighborhood concept. Sarayı Mahalle, 27 Mart’ta Beylikdüzü Beymahall Simit Sarayı Mahalle ve 31 Mart’ta Mecidiyeköy Gülbağ Simit Sarayı Mahalle mağazaları lezzet tutkunlarıyla buluştu. 127 yeni mağaza hedefleniyor Günün her saati kolay erişilebilir sıcak ve taze ürünler sunmak için geliştirilen Simit Sarayı Mahalle, sosyal ilişkilerin kurulduğu en küçük sosyal grubu temsil eden 'mahalle' kavramından ilham alınarak Tarkan Önal Design tarafından tasarlandı. Büyük siteler, AVM’ler, metro istasyonları ve caddelere yakın mesafelerdeki ana arterler dışındaki sokak ve caddelerde konumlandırılan 70-100 m² büyüklüğündeki Simit Sarayı Mahalle mağazaları, lezzet tutkunlarına günün her saati kolay erişilebilir sıcak ve taze ürünler sunuyor. 2015 yılı boyunca yeni mağazalarla büyümesi sürdürecek olan Simit Sarayı Mahalle konseptinin yıl sonuna kadar Türkiye’nin dört bir yanında 127 mağazaya ulaşması hedefleniyor. 23 022_023_MAHALLE.indd 23 21/04/15 00:04 TA R İ H H I S TO RY Çanakkale Savaşı’nın 100. Yılı Kendi destanını yazan şehir: Çanakkale 100th anniversary of the Dardanelles Campaign A town making its own history: 24 024_039_CANAKKALE.indd 24 21/04/15 00:36 Bir şehir, nasıl olur da çok ağır savaşlardan geçer ve sonunda düşman askerlerini kendi evladı ilan eder? 100’üncü yılında Çanakkale Savaşı’nı, bu büyük destanı gururla anıyoruz. Özer Sayın How on earth does a town get through extremely arduous wars and declare enemy soldiers her own sons? We proudly remember the Dardanelles Campaign, a great epic for the 100th anniversary. 25 024_039_CANAKKALE.indd 25 21/04/15 00:36 TA R İ H H I S TO RY Ç anakkale, bu toprakların kaydettiği en önemli iki destanın ev sahibi olarak, Anadolu’nun gerçek yüzünü hâlâ yansıtmayı başaran nadir şehirlerimizden biridir. Truva ve Çanakkale Savaşları’na dair destanların bu topraklarda yazılması da tesadüf değildir. Kurulduğundan bu yana doğal, coğrafi ve stratejik önemini koruyan Çanakkale, asırlar boyu farklı milletler tarafından fethedilmek istendi. Çanakkale Muharebeleri, bunun en son ve belki de en kanlı örneğiydi. Bugün Çanakkale, savaşın bütün şiddetine rağmen iki düşman ordudaki askerlerin toprağında koyun koyuna yattığı bir yer olmanın onurunu yaşıyor. Gelibolu, bizim için olduğu gibi, Anzaklar için de neredeyse kutsal bir bölge. Bu anlamda Çanakkale’nin dünyada bir benzeri yoktur. Yapacağınız küçük bir gezi, Çanakkale Savaşları’nın şehre nasıl bir ağırbaşlılık kazandırdığını göstermeye yetecektir. Kahramanların toprağı Çanakkale Boğazı’nı gören bir tepeye çıktığınızda iki kıtanın birbirine bağlanmasına tanıklık edebilirsiniz. İlkçağlarda Hellespontos, yani “küçük Helle’nin boğulduğu deniz” adı verilen Çanakkale; akıntıları, asiliği ve köpüklü sularıyla bilinir. Ve elbette onu ele geçirmek isteyen güçlerin mücadeleleriyle… Antik dönemde bile sık sık kana boyanmıştır Çanakkale: İnsanlar birbirini öldürmüş, ordular bu önemli topraklar için savaşmıştır. Bugün Çanakkale’ye gidip engin maviliğe baktığınızda uygarlığın büyük destanlarının neden burada doğduğunu hissedebilirsiniz. Bu destanların ilki Truva Savaşı, sonuncusu ise Çanakkale Savaşlarıdır. Truva destanı Antik dönemin ünlü yazarı Homeros’un ‘İlyada” adlı eseri, 3 bin yıl önce Çanakkale kıyılarında İşgalci kuvvetlerin kara savaşlarındaki saldırı anlarından biri… One of the moments when occupying forces attack as a part of the ground war... Ç anakkale is one of the rare towns in Turkey with an ability to capture the true colors of the Anatolia as a homeland of two most important epics ever seen on the face of this land. It is not a coincidence that this is where the history for the Trojan War and the Dardanelles Campaign was made. Keeping to loom large in nature, geography and strategy since its foundation, Çanakkale had always been a target for various nations to conquer for centuries. The Dardanelles Campaign was the final and probably the deadliest round of such efforts. At the present time, Çanakkale takes pride in serving as a location where soldiers 26 024_039_CANAKKALE.indd 26 21/04/15 00:36 of two opposing troops lie side by side. Gallipoli is almost a holy land to Anzacs just like it is to Turks. There is no match for Çanakkale in this respect. A short trip will suffice to show what a humble trait the Dardanelles Campaign brought to the town. The land of heroes When you are on top of a hill overseeing the Dardanelles Strait, it will be clear to see how two continents are interlocked. Having been called Hellespontos (Sea of Helle, the daughter of Athamas, who was drowned here) in the Ancient Times, Çanakkale is renowned for currents, rebellion and foamy waters. And the battles of forces to capture it... Mustafa Kemal, askerleri ile birlikte, cephede… Mustafa Kemal on the battlefront with soldiers... gerçekleştirilen efsanevi Truva Savaşı’nı günümüze kadar taşımıştır. Truvalıların vatanlarını savunmasını anlatan efsanenin sonunda, farklı orduları bir araya getirerek şehre saldıran Akhalar zekice bir hileyle kenti ele geçirmeyi başarır. Homeros, düşmanın saldırısına karşı Truvalıların tuttuğu nöbeti tarif eder: “Hepsi de büyük umutlar içinde gecelediler savaş alanında. Öbek öbek ateş yanıyordu. Parlak ayın çevresinde binlerce yıldız, rüzgarsızken duru gökyüzü, nasıl yanarsa ışıl ışıl, bütün doruklar, sivri kayalar ve çayırlar nasıl serilirse göz önüne; gökler yırtılıp da açılır, tekmil yıldızlar görülür.” Binlerce yıl öncesinde süzülüp gelen bu kelimeler Çanakkale’nin güzelliğini eşsiz bir şekilde anlatır. Bu kelimeler aynı zamanda 1915 yılında, bir sonraki gün yapılacak taarruzdan önce siperlerinde nöbet tutan askerlerin ruh halini hissetmemize olanak verir. 27 024_039_CANAKKALE.indd 27 21/04/15 00:36 TA R İ H H I S TO RY Çanakkale destanı Truva’dan yaklaşık olarak 30 asır sonra, günümüzden tam 100 sene önce Çanakkale, uygarlık tarihinin en büyük ve destansı savaşlarından birine daha sahne oldu. Farklı ülkelerin kuvvetlerinden oluşan müttefik devletler kuvvetleriyle Osmanlı ordusu kan, barut ve hastalıkla çevrili bir halde, 240 gün boyunca savaştı. Her iki taraftan da binlerce kişi hayatını kaybetti. Çanakkale Boğazı'nı savunmakla görevlendirilen Beşinci Ordu Cepheye giden askerlerimiz… Turkish soldiers on their way to the frontline... Çanakkale was drenched in blood quite a bit even in the Ancient Times. People killed one another while armies fought for this precious land. You can see why great epics of many civilizations were born here when you take a look at the open blue waters of Çanakkale. The first one was the Trojan War while the final one was the Dardanelles Campaign. The Trojan Epic Çanakkale’de savaşan Hintli askerler. Indian soldiers fighting a battle in the Dardanelles. Authored by Homer, the well-known figure of the Ancient Times, the "Iliad" brings the legendary Trojan War, which took place on the Dardanelles shores 3 thousand years ago, to the present day. Having attacked at the town with a combination of various armies, the Achaeans managed to capture the town pulling a wise trick at the end of the epic that recounts the Trojans defending their lands. Homer describes the guard that the Trojans kept against the foe's attacks: "They all spent the night 28 024_039_CANAKKALE.indd 28 21/04/15 00:36 on the battlefield with great hopes. Blazing fires, one after another. Thousands of stars around the bright Moon, a still sky when it is not windy, sparkling heights with fire, steep rocks and grasslands unfolding while they tear skies down and manifest in all stars." Surviving up to the present day as inherited from thousands of years ago, these words portray the beauty of Çanakkale in an unparalleled fashion. These words help you gain an insight into the state of mind of soldiers on guard in the trenches in 1915 prior to the offensive to be launched the next day. The Dardanelles epic 30 centuries after the Trojan War and exactly 100 years ago, Çanakkale served as a stage for another great and heroic war in the history of civilizations. Having been composed of forces from various countries, the allied powers fought for 240 days against the Ottoman army drenched Gelibolu yarımadasında şehitlerin anısına dikilen anıt… A monument erected in memory of martyrs that fell on the Gallipoli peninsula... Komutanı Liman Von Sanders, hatıralarında şehit sayımızı 218 bin olarak verir. Bu rakamın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı bir yana, Çanakkale cephesine sevk edilen askerlerimizin büyük bir kısmının evine dönemediği açıktır. Peki, nasıl oldu da insana ferahlık veren, havası ve doğasıyla herkesi büyüleyen bu yarımada milyonlarca kişinin katıldığı bu kanlı muharebelere ev sahipliği yaptı? 29 024_039_CANAKKALE.indd 29 21/04/15 00:37 TA R İ H H I S TO RY Türk bataryasının başındaki askerlerimiz. Turkish soldiers by a Turkish artillery battery’s side. Çanakkale’yi ele geçirmek… Britanya’nın Çanakkale Boğazı’nı donanmayla geçerek İstanbul’u alma fikri, Osmanlı’nın henüz savaşa katılmadığı Eylül 1914’te ortaya atılmıştı. Çanakkale saldırısıyla savaşa yön vermek isteyen İngilizlerin hedefinde Ruslara yardım edilmesi ve Türklerin Anadolu’dan sürülmesi de vardı. İkinci Dünya Savaşı’nda İngilizleri kurtaran adam olan Winston Churchill’in geliştirdiği Çanakkale’nin işgal edilmesi fikri hızla olgunlaştı ve 1915’in başında ilk saldırılar gerçekleştirilmeye başladı. Cephe gerisinde de askere mühimmat yetiştirmek için hummalı bir çalışma vardı. A major endeavor in the rear zone to rush ammunition to soldiers. in blood, gunpowder and disease. Thousands of people died for both sides. Having been commissioned to defend the Dardanelles Strait, the Commander of the Ottoman 5th Army Liman Von Sanders reported in his reminiscences that the number of martyrs was 218 thousand. Apart from whether this figure is correct or not, it is a fact that the majority of the Ottoman soldiers dispatched to the Dardanelles front could not return home. So, how did this peninsula making one feel at peace and enchanting everyone in air and nature become a stage for bloody campaigns joined by millions of people? Capturing the Dardanelles... The Great Britain's plan to get through the Dardanelles Strait and capture Istanbul was proposed in September 1914 when the Ottoman Empire was not even a part of the war. Having desired to steer the war thanks to the Dardanelles offensive, the Brits aimed at helping the Soviets out, and driving the Turks out of the Anatolia. 30 024_039_CANAKKALE.indd 30 21/04/15 00:37 Pakmaya_C Pakmaya_CikolataIlan_205x275.indd 1 024_039_CANAKKALE.indd 31 3/25/15 00:37 4:46 PM 21/04/15 TA R İ H H I S TO RY Denizde, karada ve havada Çanakkale Muharebeleri, irili ufaklı çok sayıda savaşa sahne oldu. Karada, denizde ve havada savaşan taraflar 240 gün boyunca birbirlerine ölüm yağdırdı. 18 Mart’taki asıl deniz savaşında hedef, Çanakkale Boğazı'nın sadece 1 mil genişliğindeki en dar noktasıydı. 16 savaş gemilik dev donanma Çanakkale'yi hızla geçebilmek için erken saatlerde bomba yağdırmaya başladı. Aynı şekilde karadaki topçu bataryaları da gemilere ateş etmekteydi. Müttefiklerin komutanı Ian Hamilton anılarında böylesine küçük bir alanda bu kadar çok gemiyi bir arada görmenin şaşkınlığını yaşadığını anlatır. Bir gün boyunca Çanakkale sahili cehenneme döner. Deniz Having been designed by Winston Churchill, the man who saved the Brits in the World War II, the plan to occupy the Dardanelles was rapidly brought to maturity, and the initial attacks were launched in the early 1915. In the sea, land and air The Dardanelles Campaign saw a slew of large and small scale battles. Having fought in the sea, ground and air, the parties fired bullets against one another for 240 days. On March 18, the target of the naval warfare was the narrowest spot of the Dardanelles Strait that was barely 32 024_039_CANAKKALE.indd 32 21/04/15 00:37 Çanakkale Savaşı, bir milletin kendi küllerinden yeniden doğuşunu ifade eder. The Dardanelles Campaign stands for the rise of a nation from ashes. savaşları tam anlamıyla bir satranç oyunu gibi gelişir. Küçük koylar, Nusret mayın gemisinin son anda döşediği mayınlar, Alman uçaklarıyla yapılan keşifler, sahte topçu bataryaları savaşın kaderini belirleyecektir. Nusret Mayın Gemisi Bütün olumsuzluklara ve İtilaf devletlerinin üstün gücüne rağmen 18 Mart’ı, tarihimize altın harflerle yazılacak bir zafere dönüştürmeyi başardık. 18 Mart 1915'te, deniz mayınları ve kıyılardaki Osmanlı topçu bataryalarının isabetli atışları Çanakkale’yi geçilmez kıldı. Nusret mayın gemisinin bir gün önce döşediği mayınlar İngiliz Ocean, Irresistible ve Fransız Bouvet adlı üç zırhlıyı batırdı. Günün sonunda müttefik kuvvetleri deniz harekâtından vazgeçmek zorunda kalacaktı. Kara harekâtı 18 Mart deniz harekâtında çok sayıda gemisini kaybeden müttefik devletler, kısa süre sonra karaya asker 1 mile. A tremendous naval force with 16 battleships began to bombard in the wee hours to get through the Dardanelles Strait at a rapid clip. In the same vein, artillery batteries on the ground fired at the battleships. Ian Hamilton, the commander of the allied forces, recounts (in his reminiscences) his astonishment to see so many battleships in such a small space. The Dardanelles shore turned into a hell for one day. The naval warfare was staged like a chess game up to the hilt. Small coves, mines laid by Nusret in the nick of time, scouting activities by German aircrafts, and false Bugün Çanakkale Boğazı’ndan geçen tüm gemiler bu manzarayı izliyor. All cruisers getting through the Dardanelles Strait oversee this view. çıkarabilmek için hazırlıklara girişti. İngiliz, Fransız ve Anzaklardan oluşan itilaf kuvvetleri, 25 Nisan’da Gelibolu’nun beş farklı noktasına çıkarma yaptı. Böylece aralık ayına kadar sürece olan kanlı kara savaşları başlamış oldu. Bizzat Ian Hamilton tarafından geliştirilen taarruz planına göre müttefik kuvvetler iki ana bölgeye çıkarma yapacaklardı. İngilizler Seddülbahir tarafındaki koylara, Anzaklar ise Kabatepe yakınlarına çıkacaktı. Conkbayırı, Bolayır sahili, Kumkale ve Beşike gibi bölgelere de çıkarma yapıldı. İngiliz ve Fransız kuvvetleri Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde başarılı olamayınca Suvla Koyu'na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle üçüncü bir çıkarma gerçekleştirdi. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay 33 024_039_CANAKKALE.indd 33 21/04/15 00:37 TA R İ H H I S TO RY artillery batteries sealed the fate of the Campaign. Nusret the Minelayer In spite of all adverse circumstances and the superiority of the allied forces, the Ottomans managed to land a victory on March 18 written in letters of gold for the history. On March 18, 1915, the naval mines and the Ottoman army's artillery fires on target made the Dardanelles impassable. The mines laid by Nusret the day before sank HMS Ocean, HMS Irresistible and the French battleship Bouvet At the end of the day, the allied forces had to give up on the naval operation. The ground operation Albay Mustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabildi. Mustafa Kemal, ertesi gün Conk bayırında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirdi. Bu hattaki Anzak birlikleri de geri atıldı. İngiliz ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamadı. Yıl boyunca geliştirdikleri planları başaramayan ve çok sayıda kayıp veren İngiliz, Anzak ve Having lost many battleships as a consequence of the naval operation on March 18, the allied forces soon embarked on preparations to dispatch ground troops on the Gallipoli. Having been composed of British, French and Anzac soldiers, the allied forces initiated five separate landings on the Gallipoli on March 25. This kicked off the bloody ground battles that would last until December. In accordance with the offensive plan personally designed by Ian Hamilton, the allied forces were supposed to land on two main zones. The Brits were planning to land on the coves located in Cape Helles while the Anzacs were supposed to land on Gaba Tepe. The allied forces made landings on the Chunuk Bair, Bulair, Kumkale and Beşike. When the British and French forces failed to come out victorious on Chunuk Bair and Arıburnu shores, they made a third landing on the Suvla Bay in cooperation with new forces on August 6, 1915. However, the counter assault known as the First Battle of Anafartalar mounted under the command of the Staff Colonel Mustafa Kemal on August 9 forced the reserve division of the British Command to the fire line where the division's soldiers barely held on to the shore. Mustafa Kemal launched another counter attack around the Chunuk Bair the day after. This attack repelled the Anzac forces. The general 34 024_039_CANAKKALE.indd 34 21/04/15 00:37 offensives of the British and Anzac forces known as the Second Battle of Anafartalar could not get through the Ottoman defense. Having failed in plans designed throughout the year, and suffered many casualties, the British, Anzac and French forces decided to retreat from the Gallipoli Peninsula in the late 1915. "They have become our sons as well" Beyond any doubt, Gallipoli was a major tragedy for the Anzacs. They claimed and lost lives for lands far away from their homeland and they were not familiar with just because of a cause that had nothing to do with them. Thousands of Anzacs fell along with the Mehmeds. The Anzacs took on a sense of national identity thanks to the Dardanelles Campaign, and turned into a tight-knit Çanakkale bataryaları, düşman gemilerinin geçişine izin vermedi. The Dardanelles artillery batteries blocked off enemy battleships. Fransız kuvvetleri, 1915 yılının sonlarına doğru Gelibolu Yarımadası’nı tahliye etmeye karar verdi. “Onlar artık bizim evlatlarımızdır” Gelibolu, Anzaklar için kuşkusuz çok büyük bir trajediydi. Kendileriyle hiç alakası olmayan bir konu nedeniyle binlerce kilometre uzaklıkta ve hiç bilmedikleri topraklar için can aldılar, can verdiler. Binlercesi bu toprağa, Mehmetçikle yan yana düştü. Anzaklar, Çanakkale Savaşı sayesinde bir ulus kimliğini kazandı ve toplum olarak birbirine kenetlendi. Bu trajedi sayesinde Britanya İmparatorluğu’nun parçası olmaktan bir ulus olmaya doğru yola çıkan Avustralyalıların teselli arayışı, savaşın ardından uzun süre dinmedi. Aradıkları teselli, ironik bir şekilde Çanakkale kahramanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından kaleme alındı. Gelibolu’yu Anzaklara karşı koruyan kuvvetlerin başındaki isim olan Atatürk, cumhurbaşkanlığı yaptığı 1935’te, muharebelerin 20’nci yılı anısına şu sözleri söyledi: 35 024_039_CANAKKALE.indd 35 21/04/15 00:37 TA R İ H H I S TO RY “Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır.” Teknolojik üstünlüğün henüz hüküm sürmediği bu savaşta siperlerin birbirine yakınlığı beş metreye kadar inmiştir. Savaş boyunca çarpışan birlikler zaman zaman yaralıların ve ölülerin toplaması için ateşkes ilan ediyordu. Bu kısa ateşkes anlarında sigara değiş tokuşu yapan ve birbiriyle yardımlaşan iki taraf, ardından savaşmaya geri dönüyordu. Aylarca süren acımasız savaşın neticesinde binlerce insanın hayatını kaybetmesine karşın Çanakkale Muharebeleri taraflar arasında nefret değil dostluk doğurdu. Bu yüzden İşgal kuvvetlerinin geçemediği Çanakkale Boğazı’nın bugünkü hali… The current look of the Dardanelles Strait that occupying forces could not get through... society. Having embarked on turning into a nation and detaching from the British Empire as a result of this tragedy, the Australians had long tried to find solace during the post-war period. The solace they were trying to find was ironically penned by Mustafa Kemal Atatürk, a Dardanelles hero and the founder of the Republic of Turkey. Having led the troops defending Gallipoli against the Anzacs, Atatürk shared his feelings in 1935 for the 20th anniversary of the Campaign: "Those heroes that shed their blood and lost their lives! You are now lying in the soil of a friendly country. Therefore rest in peace. There is no difference between the Johnnies and the Mehmets to us where they lie side by side here in this country of ours. 36 024_039_CANAKKALE.indd 36 21/04/15 00:37 You, the mothers, who sent their sons from faraway countries! Wipe away your tears. Your sons are now lying in our bosom. And they are in peace. After having lost their lives on this land, they have become our sons as well." The trenches were only five meters away from one another in this war where technological superiority had yet to come into play. Having fought against one another during the Campaign, the troops declared a cease fire to collect casualties. Having exchanged cigarettes and helped each other over this short period of truce, both sides were back at fighting against one another. The Dardanelles Campaign led to brotherhood, not hatred between two sides even though thousands of people died as a result of relentless battles that took months. That is why the Dardanelles Campaign is unique. Forgive me, sir... Having been won thanks to the sacrifices of soldiers, the Dardanelles Campaign has survived up to the present in letters and memories. A letter penned by the Sergeant Mehmet for his commander while he was in the hospital shows how the troops came out victorious as a result of the campaign: I lost my right arm. It is okay. I still have my left arm. I can still be of service. What depresses me and prevents me from joining my division is that I still have an open wound. I am sorry for not being able to leave the hospital and partake in the war. Please forgive me, sir.” Çanakkale Muharebelerinin bir benzeri daha yoktur. Komutanım affedin… Askerlerimizin gösterdiği fedakârlıklar sayesinde kazanılan Çanakkale Savaşı, mektuplar ve anılar sayesinde günümüze kadar ulaştı. Mehmet Çavuş'un hastaneden komutanına yazdığı mektup, bu savaşın nasıl kazanıldığını çok iyi ortaya koyuyor: “Sağ kolumu kaybettim. Zararı yok. Sol kolum var. Onunla da pekâlâ iş görebilirim. Beni üzen ve yeniden birliğime katılarak, düşmanla çarpışmama engel olan şey, yaramın henüz kapanmamış olmasıdır. Hastaneden çıkıp, harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz. Affediniz komutanım." Kurtulacağımdan ümidim yok… Kolağası (Ön Yüzbaşı) Bölük Komutanı İstanbullu Mehmet Tevfik, 2 Haziran 1915 günü yaralanıp Çanakkale Askeri Hastanesi'ne kaldırıldı. Ne yazık ki burada hayatını kaybeden Tevfik, can vermeden hemen önce ailesine şu satırlarla seslenmişti: Arıburnu'nda ilk girdiğim müthiş muharebede sağ yanımdan ve pantolonumdan kurşun geçti, hamdolsun kurtuldum. Fakat bundan sonra gireceğim muharebelerden kurtulacağımdan ümidim olmadığından bir hatıra olmak üzere bu satırları yazıyorum…” I do not have any hope to survive... The Senior Captain Mehmet Tevfik from Istanbul was taken to the Çanakkale Military Hospital after he was injured on June 2, 1915. Unfortunately, he lost his life there but penned the following lines for his family right before he passed away: During the first terrible battle I fought at Ariburnu, a bullet grazed my right side and fortunately I dodged the bullet. However, I do not have any hope to survive future in following battles. So, I am writing these lines so you have something to remember me...” 37 024_039_CANAKKALE.indd 37 21/04/15 00:37 TA R İ H H I S TO RY Truva atı Antik dönemdeki Truva savaşının bir at maketinin içine gizlenen askerler sayesinde kazanıldığına inanılır. 10 yıl boyunca devam eden savaşı sona erdirmek isteyen Odysseus’un aklına tahtadan bir at yapma fikri gelir. Akhalılar Truva’yı fethetmekten vazgeçmiş gibi görünüp geride çok büyük bir tahta at bırakırlar. Odysseus ve diğer seçkin komutanlar atın içine gizlenir, diğerleri denize açılıp Bozcaada’nın arkasına saklanırlar. Atın Tanrıça Athena’ya kutsal bir sunak olarak yapıldığına inanan Truvalılar, tahta atı şehrin içine alır. Aynı gece atın içindeki savaşçılar çıkarak şehrin fethedilmesini sağlarlar. Dışarıdaki ordunun da desteğiyle Truva tamamen işgal edilir, yakılıp yıkılır. At maketi Truva’nın sonunu getirmiştir. Homeros’un keşfi Truva atını bir casusluk kavramı olarak Avrupa dillerine kazandırır. The Trojan Horse The Trojan War was reportedly won in the ancient period thanks to the soldiers hidden within a horse model. Having aspired to put an end to the war that lasted for 10 years, Odysseus thought of building a wooden horse. The Achaeans pretended to give up on conquering the city of Troy, and left a giant wooden horse behind. Odysseus and other selected commanders hid within the wooden horse while others pretended to sail away and hide behind Bozcaada. Having believed that the horse was made as a holy offering for the Goddess Athena, the Trojans pulled the horse into their city. That night, the hidden warriors crept out of the horse and conquered the city. With the support of the army outside the walls, the city of Troy was completely occupied and destroyed. The wooden horse wiped Troy off the face of the earth. The discovery of Homer enabled the Trojan horse to be introduced to European languages as a subterfuge. 38 024_039_CANAKKALE.indd 38 21/04/15 00:37 Truva atı… The Trojan Horse... 39 024_039_CANAKKALE.indd 39 21/04/15 00:37 S İ N EM A C I N EM A gurur g Türk sinemasının 40 040_050_ONLAR_ODUL.indd 40 21/04/15 00:33 gecesi Türk Sinemasının 100 yıllık geçmişini taçlandırmak ve kutlamak için düzenlenen En İyi “ON’lar” ödül törenine katılanlar şıklıklarıyla Oscar törenini aratmadı. Töreni sizler için izledik… A night to take pride for Turkish cinema Having taken part in "Top Ten" award ceremony held in an effort to crown and celebrate the 100th anniversary of the Turkish cinema, guests matched their Academy Award counterparts in elegance. We followed the ceremony for you... 41 040_050_ONLAR_ODUL.indd 41 21/04/15 00:33 S İ N EM A C I N EM A H B eyoğlu Belediyesi Başkanlığı ve TÜRSAK Vakfı işbirliğinde, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Başbakanlık Tanıtma Fonunun destekleri ile Türk Sinemasının 100 yıllık geçmişini kutlamak için düzenlenen En İyi “ON’lar” ödül töreni CVK Bosphorus Park Hotel’de yapılan görkemli törenle sahiplerini buldu. Sinema dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan yaklaşık 200 kişilik büyük jüri tarafından belirlenen Türk sinemasının En İyi On’larına ödülleri yine başarılı oyuncular tarafından takdim edildi. Türk sinemasının birçok döneminden film, yönetmen, senaryo ve oyuncunun ödüllendirildiği gecede pek çok genç oyuncuya da ödül verdi. Türk Sinemasının En İyi On’lar Ödül Töreni, Türk sinemasının tüm kuşaklarını bir arada gösteren sahnelerle akıllara kazındı. 200 Kişilik jüri tarafından seçilen 10’ar ödülün yanı sıra En İyi On Drama Film kategorisi için noter huzurunda halk oylaması yapılarak 100 Yılın En İyi Drama Filmi seçildi. Halk oylaması sonucunda birinci olan ‘Selvi Neslişah Alkoçlar, Engin Altan Düzyatan eld in cooperation with Beyoğlu Municipality and TURSAK Foundation and sponsored by the Ministry of Culture and Tourism and the Promotion Fund of the Turkish Prime Ministry in an attempt to celebrate the 100th anniversary of the Turkish cinema, the "TOP TEN" award ceremony was organized in CVK Bosphorus Park Hotel in a glorious fashion. Selected by a grand jury composed of almost 200 people including major figures of the Turkish cinema circle, the Top Ten figures were presented with their awards by high-profile actors and actresses. A spate of young actors/actresses presented awards at the night when many feature films, directors, screenplays and actors/ actresses of various times were granted an award. The Top TEN Award Ceremony was engraved in memories gathering all generations of the Turkish cinema. In addition to 10 awardees selected by a jury of 200 members, a ballot measure was held before a notary public for the Top Drama Feature Films of the past 100 years. Having ranked the first as a result, "The Girl with the Red Scarf"was granted with an award by Beyoğlu Mayor Mr. Ahmet Misbah Demircan and the Chairman of Tursak Foundation Mr. Engin Yiğitgil along with Bergüzar Korel and Selçuk Yöntem. After the award had been presented to the producer of the movie Mr. Atıf Yılmaz, Mr. Cahit Berkay as the composer of the original score and Mr. Çetin Tunca as the cinematographer were invited to the stage. Nebahat Çehre 42 040_050_ONLAR_ODUL.indd 42 21/04/15 00:33 • Zeki Ökten Hülya Avşar Top Ten Directors Awarders: Melisa Sözen - Serkan Keskin • Atıf Yılmaz • Halit Refiğ • Metin Erksan • Nuri Bilge Ceylan • Lütfi Ömer Akad • Şerif Gören • Yavuz Turgul • Yılmaz Güney • Zeki Demirkubuz • Zeki Ökten En İyi On Senaryo Ödül Veren İsimler: Nesrin Cevadzade İlker Kaleli • Masumiyet • Babam Ve Oğlum • Susuz Yaz • Eşkıya • Kış Uykusu • Muhsin Bey • Selvi Boylum Al Yazmalım • Sürü • Yol • Züğürt Ağa Top Ten Screenplays En İyi On Drama Filmi Ödül Veren İsimler: Bergüzar Korel - Selçuk Yöntem • Susuz Yaz • Eşkıya • Selvi Boylum Al Yazmalım • Yol • Sürü • Umut • Masumiyet • Muhsin Bey • Gelin • Bir Zamanlar Anadolu’da Top Ten Drama0 Feature Films Awarders: Bergüzar Korel - Selçuk Yöntem • Dry Summer (Susuz Yaz) • The Bandit (Eşkıya) • The Girl With The Red Scarf (Selvi Boylum Al Yazmalım) • Yol • The Herd (Sürü) • Umut • Masumiyet • Muhsin Bey • Gelin • Once Upon A Time In Anat En İyi On Yönetmen Ödül Veren İsimler: Melisa Sözen - Serkan Keskin • Atıf Yılmaz • Halit Refiğ • Metin Erksan • Nuri Bilge Ceylan • Lütfi Ömer Akad • Şerif Gören • Yavuz Turgul • Yılmaz Güney • Zeki Demirkubuz Awarders: Nesrin Cevadzade - İlker Kaleli • Masumiyet • Babam Ve Oğlum • Dry Summer (Susuz Yaz) • The Bandit (Eşkiya) • Winter0 Sleep • Muhsin Bey • The Girl With The Red Scarf (Selvi Boylum Al Yazmalim) • The Herd (Sürü) • Yol • Züğürt Ağa En İyi On Drama Kadın Oyuncu Ödül Veren İsimler: Farah Zeynep Abdullah - Buğra Gürsoy • Fatma Girik • Filiz Akın • Hülya Avşar • Hülya Koçyiğit • Meltem Cumbul • Müjde Ar • Nebahat Çehre • Zuhal Olcay • Türkan Şoray • Selda Alkor Top Ten Drama Actresses Awarders: Farah Zeynep Abdullah - Buğra Gürsoy • Fatma Girik • Filiz Akın 43 040_050_ONLAR_ODUL.indd 43 21/04/15 00:33 S İ N EM A C I N EM A Boylum Alyazmalım’ filminin ödülünü ise Bergüzar Korel ve Selçuk Yöntem ile birlikte vermek üzere Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve Türsak Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil de sahneye davet edildi. Ödülün, filmin yapımcısı Atıf Yılmaz’a takdim edilmesinin akabinde, filmin unutulmaz müziğine imza atan Cahit Berkay ve görüntü yönetmeni Çetin Tunca da sahneye davet edildi. Cem Yılmaz Ceyda Düvenci ve Yekta Kopan Türk sinemasının 100.yılında Türkiye’nin kültür ve sanat hayatına ölümsüz eserler katmış olan sinemamızın ‘En İyi On Drama Filmi’, ‘’ En iyi On Komedi Filmi’, ‘En İyi On Yönetmen’, ‘En İyi On Drama Kadın Oyuncu’, ‘En İyi On Drama Erkek Oyuncu’, ‘En İyi On Komedi Kadın Oyuncu’, ‘En İyi On Komedi Erkek Oyuncu’, ’En iyi On Görüntü Yönetmeni’, ‘En iyi On Senaryo’, ‘En İyi Onlar Müzik’ ,’Seçici Kurul Özel Ödülleri’ ve ‘En İyi Film’ dalında ödüllerin sahiplerini bulduğu töreni deneyimli sunucu ve yazar Yekta Kopan ile başarılı oyuncu ve sunucu Ceyda Düvenci sundu. Ceyda Düvenci and Yekta Kopan Geceye eşlik eden şarkılar Bu görkemli gecenin performansında ise ENBE orkestrası sahne aldu. Tören de ENBE orkestrasına Bergüzar Korel ‘Fırat’ türküsüyle, Serenay Sarıkaya ise ‘Firuze’, Zafer Algöz ise ‘Dağlar Dağlar’ şarkısıyla eşlik ettiler. Demet Akbağ, Zafer Cika Rewarding the "Top Ten Drama Feature Films", "Top Ten Comedy Feature Films", "Top Ten Directors, "Top Ten Drama Actresses", "Top Ten Drama Actors", "Top Ten Comedy Actresses", "Top Ten Comedy Actors", "Top Ten Cinematographers", "Top Ten Screenplays", "Top Ten Original Scores", "Jury Prizes" and "the Best Feature Film" for the 100th anniversary of the Turkish cinema as immortal works for Turkish culture and art, the ceremony was presented by the savvy host and writer Bergüzar Korel 44 040_050_ONLAR_ODUL.indd 44 21/04/15 00:33 • Hülya Avşar • Hülya Koçyiğit • Meltem Cumbul • Müjde Ar • Nebahat Çehre • Zuhal Olcay • Türkan Şoray • Selda Alkor Melissa Sözen En İyi On Drama Erkek Oyuncu Ödül Veren İsimler: Serenay Sarıkaya • Ayhan Işık • Çetin Tekindor • Fikret Hakan • Fikret Kuşkan • Haluk Bilginer • Kadir İnanır • Tarık Akan • Tuncel Kurtiz • Şener Şen • Yılmaz Güney Top Ten Drama Actors Awarders: Serenay Sarıkaya • Ayhan Işık • Çetin Tekindor • Fikret Hakan • Fikret Kuşkan • Haluk Bilginer • Kadir İnanır • Tarık Akan • Tuncel Kurtiz • Şener Şen • Yılmaz Güney En İyi On Komedi Filmi Ödül Veren İsimler: Hatice Aslan - Barış Kılıç • Hababam Sınıfı • Züğürt Ağa • Vizontele • Eyvah Eyvah • Her Şey Çok Güzel Olacak • Hokkabaz • Kapıcılar Kralı • Arabesk • Turist Ömer • Çiçek Abbas Top Ten Comedy Feature Films Awarders: Hatice Aslan - Barış Kılıç • Hababam Sınıfı • Züğürt Ağa • Vizontele • Eyvah Eyvah • Her Şey Çok Güzel Olacak • Hokkabaz • Kapıcılar Kralı • Arabesk • Turist Ömer 45 040_050_ONLAR_ODUL.indd 45 21/04/15 00:33 S İ N EM A C I N EM A Serkan Keskin Yekta Kopan and the high-profile actress and host Ceyda Düvenci. Accompanying songs for the night ENBE ensemble delivered a performance for the grandiose event. ENBE ensemble was joined in folk songs by Bergüzar Korel for "Fırat", Serenay Sarıkaya for "Firuze", and Zafer Algöz for "Dağlar Dağlar". In addition to ENBE ensemble, the night also saw musical performances of Turkish folk songs by Bergüzar Korel for "Fırat", Serenay Sarıkaya for "Firuze", and Zafer Algöz for "Dağlar Dağlar", an unforgettable track by Barış Manço. The highly-acclaimed performances never ceased to exhilarate the participants. The event was immortalized by Ara Güler ENBE orkestrasının sahne aldığı gecede Bergüzar Korel Fırat türküsünü, Serenay Sarıkaya Firuze isimli şarkıyı, Zafer Algöz ise Barış Manço’nun unutulmaz Dağlar Dağlar isimli parçasını seslendirdi. Büyük alkış alan performanslar, katılımcılara keyif dolu anlar yaşattı. Ara Güler Informed of the award ceremony by the Chairman of TURSAK Foundation Mr. Engin Yiğitgil, the connoisseur photographer Ara Güler partook in the ceremony taking a family photo at the finale of the event. Mr. Güler took a family photo of the awarders and awardees at the finale of the event. The great photographer Ara Güler joined the group to be in front of the lens after having taken a photo representing generations of the one-hundred year-old background of the Turkish cinema. Geceyi Ara Güler ölümsüzleştirdi Türsak Başkanı Engin Yiğitgil ile yaptığı görüşmede ödül töreninden haberdar olan duayen fotoğrafçı Ara Güler, ödül töreninin finalinde çekilecek toplu fotoğrafı çekmekten onur duyacağını belirterek törene katıldı. Güler, finalde tüm ödül alan ve ödül veren isimlerin sahnede toplu fotoğrafını çekti. Usta fotoğrafçı Ara Güler, Türk sinemasının yüzyılını temsil eden kuşakları bir arada fotoğrafladıktan sonra ricaları kırmayarak kendisi de gruba katıldı. Sahne ‘ON’lar’da Ödül töreninde 11 kategoride 110 kişi ödüllendirildi. Nebahat Çehre, Selda Alkor, Fikret Kuşkan, Hülya Avşar, Meltem Cumbul, Fatoş Günay, Ayşe Guruda, Binnur Kaya, Demet Akbağ, Nevra Serezli, Perran Kutman, Yasemin Yalçın, Ata Demirer, Cem Yılmaz, Engin Günaydın, Metin Akpınar, İlyas Salman, İzzet 46 040_050_ONLAR_ODUL.indd 46 21/04/15 00:33 • Çiçek Abbas En İyi On Komedi Kadın Oyuncu Ödül Veren İsimler: Ezgi Mola - Murat Yıldırım • Adile Naşit • Ayşen Gruda • Binnur Kaya • Demet Akbağ • Demet Evgar • Mürüvvet Sim • Nevra Serezli • Perran Kutman • Suna Pekuysal • Yasemin Yalçın Top Ten Comedy Actresses Awarders: Ezgi Mola - Murat Yıldırım • Adile Naşit • Ayşen Gruda • Binnur Kaya • Demet Akbağ • Demet Evgar • Mürüvvet Sim • Nevra Serezli • Perran Kutman • Suna Pekuysal • Yasemin Yalçın • Cahit Berkay • Erkan Oğur • Mazlum Çimen • Malih Kibar • Metin Bükey • Nedfim Otyam • Rahman Altın • Yalçın Tura • Zülfi Livaneli Top Ten Original Scores Awarders: Hülya Avşar - Atademirer • Atilla Özdemiroğlu • Cahit Berkay • Erkan Oğur • Mazlum Çimen • Malih Kibar • Metin Bükey • Nedfim Otyam • Rahman Altın Zafer Algöz Meltem Cumbul En İyi On Komedi Erkek Oyuncu Ödül Veren İsimler: Sinem Kobal - Zafer Algöz • Ata Demirer • Cem Yılmaz • Engin Günaydın • İlyas Salman • Kemal Sunal • Metin Akpınar • Sadri Alışık • Şener Şen • Halit Akçatepe • Zeki Alasya Top Ten Comedy Actors Awarders: Sinem Kobal - Zafer Algöz • Ata Demirer • Cem Yılmaz • Engin Günaydın • İlyas Salman • Kemal Sunal • Metin Akpınar • Sadri Alışık • Şener Şen • Halit Akçatepe • Zeki Alasya En İyi On Müzik Ödül Veren İsimler: Hülya Avşar Atademirer • Atilla Özdemiroğlu 47 040_050_ONLAR_ODUL.indd 47 21/04/15 00:34 S İ N EM A C I N EM A Serenay Sarıkaya Günay, Ediz Hun, Yavuz Turgul, Zeki Demirkubuz gibi isimler ödül almak üzere törendeki yerlerini alırken ödül veren isimler de geceye renk kattı. Farah Zeynep Abdullah, Buğra Gürsoy, Melisa Sözen, Serkan Keskin, Nesrin Cevadzade, İlker Kaleli, Bergüzar Korel, Selçuk Yöntem, Serenay Sarıkaya, Hatice Şendil, Cansel Elçin, Ezgi Mola, Murat Yıldırım, Sinem Kobal, Zafer Algöz, Hatice Aslan, Barış Kılıç, Nihal Yalçın, Engin Altan Düzyatan gibi birbirinden başarılı isimler gecede ‘ON’lar’ ın ödüllerini takdim etti. Bu görkemli gecenin akabinde Türsak Vakfı tarafından hazırlanacak olan prestij kitabı ise Türk sineması adına eşsiz koleksiyonlardaki yerini alacak. The floor is Top Tens' A total of 110 people were granted an award under 11 categories. Nebahat Çehre, Selda Alkor, Fikret Kuşkan, Hülya Avşar, Meltem Cumbul, Fatoş Günay, Ayşe Guruda, Binnur Kaya, Demet Akbağ, Nevra Serezli, Perran Kutman, Yasemin Yalçın, Ata Demirer, Cem Yılmaz, Engin Günaydın, Metin Akpınar, İlyas Salman, İzzet Günay, Ediz Hun, Yavuz Turgul and Zeki Demirkubuz were all among the audience to be awarded while the awarders jazzed it up for the night. Highly accomplished figures such as Farah Zeynep Abdullah, Buğra Gürsoy, Melisa Sözen, Serkan Keskin, Nesrin Cevadzade, İlker Kaleli, Bergüzar Korel, Selçuk Yöntem, Serenay Sarıkaya, Hatice Şendil, Cansel Elçin, Ezgi Mola, Murat Yıldırım, Sinem Kobal, Zafer Algöz, Hatice Aslan, Barış Kılıç, Nihal Yalçın and Engin Altan Düzyatan presented awards to "Top Tens". Following this glorious event, a book of prestige to be published by the TURSAK Foundation will rank among the top unique collections for the Turkish cinema. Highlights... * Making it to the stage for the Best Comedy, the actresses gave an applause when the photos of figures such as Adile Naşit and Suna Pekuysal appeared on the screen. Nesrin Cavadzade Geceden önemli notlar… * En İyi Komedi Kadın Oyuncu ödülünü almak üzere sahneye çıkan isimler ekranda ayrılan Adile Naşit, Suna Pekuysal gibi isimlerin görsellerinin görülüp, isimlerinin okunduğu an ekrana dönüp onları alkışladı. * Perran Kutman’la Ayşe Guruda’nın sahnede bol bol şakalaşması salondaki konuklara keyifli anlar yaşattı. * Perran Kutman, yayından kaldırılan iki dizisinin olduğunu… İki dizisinin de yayından kaldırılmasından sonra onurunun kırıldığını söyledi ve ödülünü havaya kaldırarak bu ödülü almaktan büyük onur 48 040_050_ONLAR_ODUL.indd 48 21/04/15 00:34 Zeynep Farah Abdullah • Yalçın Tura • Zülfi Livaneli En İyi On Görüntü Yönetmeni Ödül Verenler: Hatice Şendil - Cansel Elçin • Ali Uğur • Aytekin Çakmakçı • Çetin Tunca • Ertunç Şenkay • Gani Turanlı • Gökhan Tiryaki • İlhan Arakon • Kriton İlyadis • Soykut Turan • Uğur İçbak Top Ten Cinematographers Awarders: Hatice Şendil - Cansel Elçin • Ali Uğur • Aytekin Çakmakçı • Çetin Tunca • Ertunç Şenkay • Gani Turanlı • Gökhan Tiryaki • İlhan Arakon • Kriton İlyadis • Soykut Turan • Uğur İçbak Seçici Kurul Saygı Ödülleri Ödül Veren İsimler: Engin Altan Düzyatan - Nihal Yalçın • Ömer Kavur • Münir Özkul • Erol Taş • Öztürk Serengil • Ekrem Bora • Cüneyt Arkın • Memduh Ün • Safa Önal • Erol Günaydın • Yılmaz Atadeniz • Türker İnanoğlu • İzzet Günay • Ediz Hun Jury Tribute Awards AWARDERS: Engin Altan Düzyatan Nihal Yalçın • Ömer Kavur • Münir Özkul • Erol Taş • Öztürk Serengil • Ekrem Bora • Cüneyt Arkın • Memduh Ün • Safa Önal • Erol Günaydın • Yılmaz Atadeniz • Türker İnanoğlu • İzzet Günay • Ediz Hun 49 040_050_ONLAR_ODUL.indd 49 21/04/15 00:34 S İ N EM A C I N EM A Sinem Kobal duyduğunu belirtti. * Gecenin sunucusu Ceyda Düvenci, En İyi On Drama filmi kategorisinde ödül vermek üzere sahneye çağırdıkları iki uzun boylu oyuncunun arasında kalan Yekta Kopan; “Ben de ne zaman bunu yapacaksın diye bekliyordum” diye espri yaptı. * En İyi On Komedi filmi kategorisinde Necati Akpınar adına ödül almak üzere için sahneye çıkan Cem Yılmaz, “Gördüğünüz gibi 10 kategoride ödül alan üç filmde ben oynamışım. Filminizin ödül almasını istiyorsanız, ne yapmanız gerektiği belli” diyerek espri yaptı. * Cem Yılmaz ve Hülya Avşar’ın yaptıkları dans büyük alkış aldı. * Enbe Orkestrası’nın ‘Happy’ adlı şarkıyı çalmasıyla konuklar dans etmeye başladı. Gecenin sunucusu Ceyda Düvenci, Serenay Sarıkaya’yı sahneye alıp dans ederken, kendilerine bir süre sonra Hülya Avşar da katıldı. * En İyi On Komedi Kadın Oyuncu kategorisinde ödül alan Ayşe Guruda, telif haklarını konusunu gündeme getirdi. * Nebahat Çehre, aldığı ‘En İyi On Drama Kadın Oyuncu’ ödülünü kadınlara armağan etti. * The bantering between Perran Kutman and Ayşe Guruda exhilarated the audience in the hall. * Perran Kutman noted that two of her TV shows were canceled, and thus she felt abased, and she was honored to receive the award as she put it up in the air. * The host Ceyda Düvenci cracked a joke when Yekta Kopan found himself between two pretty tall actors when they were invited to the stage to present awards for the Best Drama Feature Films: “I was wondering when you would do that". * Taking the stage to receive an award on behalf of Necati Akpınar for the Best Comedy Feature Films, Cem Yılmaz pulled a joke: “As you can see, I starred in three feature films awarded under 10 categories. If you would like your film to receive some awards, you know what to do". * Cem Yılmaz and Hülya Avşar received an ovation for their dancing moves. * The guests wasted no time to start dancing when Enbe Ensemble played "Happy". The host Ceyda Düvenci had taken Serenary Sarıkaya to the stage for dancing before they were joined by Hülya Avşar after a while. * Granted with an award for the Best Comedy Actress, Ayşe Guruda raised a question about copyrights. * Nebahat Çehre accepted the award for the "Best Drama Actress" for all women. Yasemin Yalçın 50 040_050_ONLAR_ODUL.indd 50 21/04/15 00:34 051_TAKIS.indd 72 21/04/15 00:27 PORTRE PORTRAIT Türkülerin efendisi Sadi Yaver Ataman The master of folk songs Neşemizi, hüznümüzü, özlemimizi, coşkumuzu, acımızı türkülerle dile getirdik, türkülerle sevindik yüzyıllardır. Türküler bizi atalarımıza bağlayan köprü oldu. Huzurlarınızda Türkülerin efendisi Sadi Yaver Ataman ve onun hayat verdiği türkülerin hikâyesi... Ataman Erkul T ürkülerde kimi zaman bir annenin feryadı, kim zaman bir aşığın hüznü ya da sevinci, bazen bir bülbülün ötüşü bazen de Çanakkale’ye Yemen’e giden askerlerin hasreti çınlar... Zamanla isimleri bilinen saz şairlerinin söyledikleri türküler de giderek halka mâl olur ve bunlar da We have expressed joy, sorrow, longing, euphoria and grief through folk songs for centuries. Folks songs have served as a bridge that connects us to ancestors. Here is Sadi Yaver Ataman a.k.a the master of folk songs, and the story of folk songs he personally brought to life... Ataman Erkul F olk songs echo the cry of a mother, sorrow or joy of a lover, chirping of a nightingale, and sometimes the longing of soldiers on their way to the Dardanelles or Yemen... Folk songs voiced by renowned bards turn into a public property, and tend to be anonymized in time. Those, who lose their heart to folk songs just when they are about to sink into oblivion, go from one village to another to put them on the map again. One of those heroic figures was Sadi Yaver Ataman. Ataman was a state artist (an honorary title), a folklore expert, a field researcher, an art performer but above all a man of affection with a dedicated life for folk songs from 1906 when he was born to the bitter end. His grandson Ataman Erkul 52 052_059_SADI_ATAMAN.indd 52 21/04/15 00:27 Sadi Yaver Ataman olmasaydı, bugün bildiğimiz pek çok türkünün belki de adını bile duymayacaktık. If it was not for Sadi Yaver Ataman, many folk songs we are familiar with would not even be heard of. 53 052_059_SADI_ATAMAN.indd 53 21/04/15 00:27 PORTRE PORTRAIT anonimleşme eğilimine girerler. Unutulmaya yüz tuttuğu anlarda türküye gönül verenler, köy köy gezerek onların yeniden söylenmesini sağlarlar. İşte o kahramanlardan biri de Sadi Yaver Ataman’dı. Ataman bir devlet sanatçısı, folklor uzmanı, saha araştırmacısı, sanat uygulayıcısı ama en önemlisi 1906 yılında dünyaya geldiği günden son nefesine kadar kendini türkülere adamış bir gönül adamıydı. Bugün hepimizin diline pelesenk olan türküleri unutulmaktan kurtaran bu ustaya dair anıları, bugün onu sevgiyle anan torunu Ataman Erkul bize anlattı... Yat borusu insanı müziğe davet eder mi? Sadi Ataman’ın musiki sevdasını başlatan, evlerinin karşısındaki askeri birlikten gelen kalk-karavana ve yat boruları oldu. O nedenle ilk çaldığı enstrüman da boru oldu. Ancak bu sevdası küçük Sadi’nin başını belaya sokacaktı. Taşköprülü Hamza adında bir aşığın tarifiyle bir boru yaptıran Sadi Ataman, Hamza'dan öğrendiklerini gizli gizli talim etmeye başladı. Bir gece el ayak çekilince bahçeye çıkıp olanca hışımla son öğrendiği havayı çalınca şehir birden ayaklandı, yangın tulumbası kapıya dayandı, Sadi’nin babası recounted memories about the master who managed to prevent legendary folk songs from sinking into oblivion.. How on earth does a bugle call steer someone into music? The bugle calls of military troops right across his house ignited Sadi Ataman's passion for music. That is why the first instrument he played was a bugle. However, this passion put him in trouble when he was a kid. Having a bugle made in line with the description of a bard named Taşköprülü Hamza, Sadi Ataman began to stealthily practice what he learned from Hamza. When he played the most recent melody with all his might in the dead of the night, the whole town woke up and a fire engine turned up at the door while his father rushed to the garden along with firemen, and broke the bugle of the junior into pieces. It turned out what Hamza taught him as a melody was a "fire bugle", a siren blown in case of fire. Having dedicated his mind to bağlama (a traditional stringed instrument) following the event, Sadi Yaver Ataman originally made a scratchy type of bağlama in pumpkin, and played what he learned in coffee houses where bards used to gather. His investigative aspect manifested itself in the secondary school. Regardless of his age, Sadi Ataman used to go from one village to another, compose folk songs of elders and played them on his bağlama. He even disguised as a woman wearing a chador to partake in weddings and penned folk songs voiced by women. He quit his training for dentistry Having studied for high school in Istanbul, Sadi Yaver graduated from Istiklal High School, and interrupted his training due to his passion about music even though he was enrolled in the Department of Dentistry, Istanbul University. After then, he managed to qualify for admission to the Beylerbeyi Music Academy and then the Istanbul University State Conservatory formerly known as "Darül Elhan". He graduated from the conservatory in 1930. Then, he qualified for the Music Teaching School earning a certificate of 54 052_059_SADI_ATAMAN.indd 54 21/04/15 00:27 achievement for a competence exam. He served as a public servant as of 1931. Folk songs turned into immortal pieces thanks to gramophone records Entrusted as an executive for Folk Music broadcasts in Ankara State Radio between 1938 and 1940, Sadi Yaman began to make a name for himself thanks to his radio shows. He released his very first gramophone records by Odeon over the same period of time. Folk songs now turned into immortal pieces thanks to gramophone records. He lost his 30 Turkish Lira, which was a pretty significant amount back in the day, on way to his parents' home as he had thought "it would not be right to make money Ataman, Odeon Şirketi'nden ilk taş plakları yayınlayan isim. Ataman is a figure who released the very first gramophone records by Odeon. da tulumbayla birlikte bahçeye koşanlar arasındaydı ve küçük çocuğun elinden kaptığı boruyu tek hamlede parçaladı. Meğer Hamza'nın öğrettiği hava 'Yangın borusu' yani yangın olunca çalınan bir sirenmiş. Bu olaydan sonra bağlamaya bağlanan Sadi Yaver Ataman, önce bal kabağından derme çatma bir bağlama yapıp aşık kahvelerinde öğrendiklerini çalmaya başladı. Ortaokula giderken , araştırmacılık tarafı ortaya çıktı. Sadi Ataman, küçücük yaşına bakmadan köy köy gezer, yaşlıların türkülerini yazar, bağlamasıyla çalardı. Çarşaf giyip kadınlar arasında yapılan düğün eğlencelerine gizlice girdiği ve kadınların söylediği türküleri kaleme aldığı bile oldu. Diş hekimliği eğitimini yarıda bıraktı Lise tahsili için İstanbul'a gelen Sadi Yaver, Ataman İstiklal Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği fakültesine kaydolsa da musikiye olan tutkusu nedeniyle eğitimini yarıda bırakarak Beylerbeyi Müsiki Cemiyetine ve ardından eski adı ‘Darül 55 052_059_SADI_ATAMAN.indd 55 21/04/15 00:27 PORTRE PORTRAIT Elhan’ olan İstanbul Konservatuarı’na girdi. 1930 yılında buradan mezun oldu. Sonra da Musiki Muallim Mektebi ehliyet sınavını başarı belgesi alarak kazandı. 1931'den itibaren de devlet hizmetine girdi. Türküler taş plakta ölümsüzleşti 1938-40 yılları arasında Ankara Radyosu Halk Müziği yayınları yöneticiliğine getirilen Sadi Yaman, yaptığı programlarla adını duyurmaya başladı. Aynı yıllarda Odeon Şirketi'nden ilk taş plakları yayınlandı. Türküler artık taş plaklarda ölümsüzleşmişti. O dönemin parasıyla yüksek bir meblağ olan 30 TL'yi “Bu işlerden para kazanılmaz” diyen ailesine götürürken yolda kaybetti ama tutkusu hiç bitmedi... Ataman’ın hazırladığı ‘Bu Toprağın Sesi’ programı onun çok geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. Produced by Ataman, the show named “Bu Toprağın Sesi” (the Voice of This Land) brought him to prominence to a wide extent. off folk songs", but his passion never ran out... His first destination was Safranbolu Sadi Yaver Ataman embarked on his early surveys in Safranbolu currently regarded as an open-air museum in Turkey. Released in 1930, his book titled "Safranbolu Düğünleri" (Weddings in Safranbolu) was of importance as one of the early local surveys for folk music studies initiated during the Republican Period. In addition to particular field surveys carried out through his own means, he was furnished with an opportunity to work across various parts of the Anatolia thanks to his field surveys performed when he was a Cultural and Art Adviser for the Yapi Kredi General Directorate. He brought in hundreds of folk songs, melodies and folk dances to the Turkish folklore. Many well-known folk songs such as “Leblebi Koydum Tasa”, “Kızılcıklar Oldu mu?”, “Karadır Kaşların” and “Aman Avcı Vurma Beni” are covered by modern 56 052_059_SADI_ATAMAN.indd 56 21/04/15 00:27 day singers gaining recognition of new generations thanks to field surveys of Sadi Yaver Ataman. He met Atatürk, as well. Sadi Yaver Ataman took part in live broadcasts around 1927-1928 under the name of Mehmet Sadi along with Tamburacı Osman Pehlivan for the Istanbul State Radio airing in the upstairs of the Grand Post Office in Sirkeci, Istanbul. Over the same span of time, Tamburacı Osman Pehlivan enabled him to meet Atatürk in the Dolmabahçe Palace. Atatürk must have been so impressed with his command over bağlama as a young man and his performance of a folk melody called "Açkapı" that he took a close interest in him and took his bağlama away and said to guests: "Here, gentlemen. A nation expresses her culture in the heart of this little bağlama" honoring Sadi Yaver Ataman. When he appeared before Atatürk years later, Atatürk remembered him and even the folk song he sang back in the day... He took office as a Mayor Having quit on the Ankara State Radio in 1939, Sadi Yaver Ataman was elected as the Mayor of Karabük in 1940 as an independent candidate, and took office as the very first mayor of Karabük. Appointed as a sub-district governor for Beyazit, Istanbul, Sadi Yaver Ataman established "Memleket Havaları Ses ve Saz Birliği" (Tune and Bağlama Ensemble for Hometown Folk Music) and served as an executive of this ensemble for years in the Istanbul State Radio. In 1952, he was appointed as the "Chief of Folklore Performance Ensemble". His efforts for these two ensembles marked a new epoch for the performance of Turkish folk music. Having gone counter to those who believed "there was no room for polyphony in Turkish folk music", he performed polyphonic folk songs and evoked admiration while he became a prominent figure known by the entire country thanks to both his radio shows and service as a conductor. Innovations in Turkish folk music introduced by Ataman İlk durağı Safranbolu oldu Sadi Yaver Ataman ilk araştırmalarına bugün Türkiye’nin açık hava müzesi olarak kabul edilen Safranbolu'dan başladı. 1930'da yayınladığı ‘Safranbolu Düğünleri’ adlı kitap, Cumhuriyet döneminde başlayan halk müziği çalışmaları için de ilk bölge araştırmalarından biri olarak tarihi önem taşıdı. Şahsi imkânlarıyla yaptığı özel saha araştırmaları yanında özellikle Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdürlüğü Kültür ve Sanat Müşaviri olduğu yıllarda yaptığı saha araştırmaları ile de Anadolu'nun pek çok yöresinde çalışma imkânı buldu. Yüzlerce türkü, ezgi ve halk oyunlarını Türk folkloruna kazandırdı. “Leblebi Koydum Tasa”, “Kızılcıklar Oldu mu?”, “Karadır Kaşların”, “Aman Avcı Vurma Beni” gibi birçok tanınmış türkü Sadi Yaver Ataman'ın saha araştırmaları sayesinde günümüz sanatçıları tarafından 57 052_059_SADI_ATAMAN.indd 57 21/04/15 00:27 PORTRE PORTRAIT ‘cover’lanmakta ve yeni nesillerce de bilinmektedir. Atatürk’le de tanıştı Sadi Yaver Ataman, 1927-1928 yıllarında İstanbul Sirkeci'deki Büyük Postane'nin üst katında yayına başlayan İstanbul Radyosu’nda, Mehmet Sadi adıyla Tamburacı Osman Pehlivan'la birlikte canlı yayınlara katıldı. Aynı yıllarda Tamburacı Osman Pehlivan onu Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk'ün huzuruna çıkarttı. Gencecik bir delikanlının bağlamaya hâkimiyeti ve söylediği ‘Açkapı’ oyun havası Atatürk'ün dikkatini çekmiş olmalı ki kendisiyle yakından ilgilenip sorular sordu ve elinden bağlamasını alarak sofradaki konuklara dönüp “İşte efendiler, bu gördüğünüz küçük sazın bağrında bir milletin kültürü dile geliyor” diyerek Sadi Yaver Ataman'ı taltif etti. Yıllar sonra tekrar Atatürk'ün huzuruna çıktığında Atatürk, kendisini ve hatta söylediği türküyü bile hatırladı... Belediye başkanlığı yaptı 1939 yılında Ankara Radyosu’ndan ayrılan Sadi Yaver Ataman, 1940'da bağımsız olarak Karabük Belediye Başkanlığı’na seçildi ve Karabük'ün ilk belediye başkanı olarak göreve başladı. 1948 yılında İstanbul Beyazıt Bucak müdürlüğüne tayin edilen Sadi Yaver Ataman ‘Memleket Havaları Ses ve Saz Birliği’ni kurarak İstanbul Radyosu’nda uzun yıllar bu topluluğun yönetici ve şefliğini yaptı. 1952’de ise ‘Folklor Tatbikat Topluluğu Şefliği’ne getirildi. Bu iki toplulukta yaptığı çalışmalar, Türk halk müziği icrasında çığır açtı. “Türk halk müziğinde çok seslilik olmaz” diyenlere karşı çok sesli olarak icra ettirdiği türküler hayranlık ve ilgi uyandırırken, Sadi Yaver Ataman gerek radyo programları gerekse şef olarak tüm Türkiye'nin tanıdığı şöhretli bir isim oldu. Ataman'ın Türk halk müziğinde yaptığı yenilikler, şef olarak sahnede alışılagelmişin üzerindeki performansıyla yerli ve yabancı basında kendisinden övgüyle söz edilmesini ve şöhretinin yurt dışına taşmasını sağladı. Buhranlı yılları müzikle geride bıraktı 27 Mayıs 1960 ihtilalinde dönemin Menderes hükümetinde Sanayi Bakanı olan ortanca kardeşi Sebati Ataman'ın Yassıada’ya gönderilmesi Sadi Yaver Ataman'ın yıllarını verdiği çalışmalarından ve enabled him to be spoken highly of by domestic and international press and helped him expand overseas thanks to his unorthodox performance as a conductor on the stage. Music helped him get over depressing years The fact that his brother Sebati Ataman, who was the Minister of Industry for Menderes' government back then, had been dispatched to Yassıada upon the military coup on May 27, 1960 resulted in his removal from his works and services he carried out for years. Having refused to be discouraged by such injustices, Sadi Yaver worked as a freelancer for a while, and traveled around every inch of the Anatolia to perform concerts along with his ensemble across Turkey. In 1963, he was re-appointed as a member of the Folklore Review and Compilation Board for the Istanbul Municipality Conservatory. Ataman bir dönem Karabük Belediye Başkanlığı da yaptı. Ataman took office as a Mayor of Karabük back in the day. A radio show featuring Aşık Veysel Sadi Yaver Ataman managed to be engraved in memories particularly thanks to his own radio show aired in 1967. Having recounted folk songs with true stories and his memories while collecting them and then performed them with his ensemble, 58 052_059_SADI_ATAMAN.indd 58 21/04/15 00:27 Ataman’ın Türk halk müziğinde yaptığı yenilikler, yabancı basında kendisinden övgüyle söz edilmesini ve şöhretinin yurt dışına taşmasını sağladı. Innovations in Turkish folk music introduced by Ataman enabled him to be spoken highly of by international press and helped him expand overseas. he received major figures of Turkish Folk Music including Aşık Veysel for his radio show titled "Bu Toprağın Sesi" (the Voice of This Land). Recounting stories of folk songs as a part of the show attracted a lot of music enthusiasts around radio sets, and the show morphed into a phenomenon everyone was talking about just like today's highly-rated TV shows. Thanks to Turkish Radios, his radio show was aired for years helping him recount thousands of heroes and stories behind folk songs, meet with an audience of millions and place them on records. Three years before his death, Sadi Yaver Ataman was deemed worthy to be entitled as "state artist" in 1991 at the discretion of the former President Turgut Özal and the Grand National Assembly of Turkey. görevlerinden alınması sonucunu doğurdu. Yapılan haksızlıklar karşısında yılmayan Sadi Yaver, bir süre serbest çalıştı, Anadolu'yu karış karış gezerek ülkemizin her köşesinde korosuyla birlikte konserler verdi. Nitekim 1963 yılında, İstanbul Belediye Konservatuarı Folkor İnceleme ve Derleme Kurulu Üyeliği’ne tekrar atandı. Aşık Veysel’le radyo programı Sadi Yaver Ataman, özellikle 1967 yılında hazırladığı radyo programı ile hafızalarda yer etti. Türküleri gerçek öyküleriyle, onları derlerken yaşadığı anılarla anlattığı, sonrasında ise korosuyla canlı olarak icra ettiği ‘Bu Toprağın Sesi’ programına aralarında Aşık Veysel’in de bulunduğu Türk Halk Müziği’nin önemli isimleri de konuk oldu. Programda türkülerin hikâyelerinin anlatılması 7'den 70'e bir çok müzikseveri radyo başında tuttu ve şimdinin çok izlenen TV programları gibi herkesin sokakta konuştuğu bir fenomen radyo programı halini aldı. Yıllarca devam eden bu radyo programıyla binlerce türkü hikâyeleri ve kahramanlarıyla Türkiye Radyoları aracığıyla milyonlarla buluştu ve kayıt altına alındı. Sadi Yaver Ataman 1991 yılında ölümünden üç yıl önce Turgut Özal'ın ve Meclis’in takdiriyle devlet sanatçısı unvanıyla ödüllendirildi. Ataman’ın en meşhur derlemelerinden bazıları Leblebi Koydum Tasa Düriyemin Güğümleri Kalaylı Aman Avcı Vurma Beni (Müzzeyyen Senar’ın seslendirdiği türkü) Salına Salına Suya Gidersin Kızılcıklar Oldu Mu (Zeki Müren’in seslendirdiği türkü) Karadır Kaşların Aç Kapıyı Ben Geldim Some of the best-known collections by Ataman Leblebi Koydum Tasa Düriyemin Güğümleri Kalaylı Aman Avcı Vurma Beni (a folk song voiced by Müzzeyyen Senar) Salına Salına Suya Gidersin Kızılcıklar Oldu Mu (a folk song voiced by Zeki Müren) Karadır Kaşların Aç Kapıyı Ben Geldim 59 052_059_SADI_ATAMAN.indd 59 21/04/15 00:27 DİYET DIET Diyetisyen Güzin Çaltı Yener Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi Dietitian Güzin Çaltı Yener Kadıköy Florence Nightingale Hospital 12 adımda baharda yenilenin Bahar dönemi gibi kış döneminin rehavetinden kurtulup kendimizle tekrar ilgilenmemiz gerektiğini hatırladığımız önemli bir dönemde sağlıklı beslenmeye daha fazla önem vermelisiniz. Bahar aylarının başlamasıyla birlikte vücudun bazı vitamin ve mineral ihtiyaçları artıyor ve yine hormonlarda bazı değişiklikler görülebiliyor. Vücudun su tutması ve tüm bu değişim ve faaliyetlere bağlı görülen yorgunluklar da yine baharda oluşabilen şikâyetler... 12 beslenme adımıyla baharda yenilenmenizi sağlayacak önerilerim var. Refresh yourself in 12 steps You should attach more importance to health nutrition over an important period of time where we remember to take care of ourselves , getting rid of lethargy during spring and wintertime. With spring months kick in, body requires more and more vitamins and minerals while hormones go through some changes. Water retention and fatigue resulting from such changes and activities rank among complaints that emerge during springtime... Here are suggestions to refresh yourself for springtime in 12 nutritional steps. 60 060_063_BAHAR_DIYETI.indd 60 21/04/15 00:23 61 060_063_BAHAR_DIYETI.indd 61 21/04/15 00:23 DİYET DIET 1. Metabolizmanız hızlanıyor: Bahar yorgunluğu hissine rağmen metabolizmanızın doğa gibi canlandığını ve hızlandığını unutmayın! 2. Porsiyon kontrolleri başlasın: Porsiyon kontrolünü sağlayın, az ama sık besin tüketin… 3. Yiyecek seçimlerinizi çeşitlendirin: Her öğünde tüm besin gruplarından bir yiyeceği bulundurmayı ihmal etmeyin. 4. Ödemlerden kurtulun: Bu dönemde oluşabilecek ödemleri atmanın yolu da yine doğanın bize sunduklarında saklı; yeşil erik ve kirazı diyetinizden eksik etmeyin… Bol sıvı almaya özen gösterin. 5. Posaya dikkat: Diyetinizin posa kalitesini yükseltin ve artan sebze meyve seçeneklerinizi avantaja dönüştürüp diyetinize eklemeyi atlamayın. 6. Ekmek seçimi: Glisemik indeksi düşük besinleri tercih edin ve tam buğday unundan tam tahıllı ekmekleri tüketin. 7. Canınız tatlı mı çekiyor: Canınız tatlı istediğinde 1. Your metabolism accelerates: In spite of spring fatigue, remember that metabolism revives and accelerates just like nature does! 2. May portion control begin: Pay attention to portions, and consume little foods in a frequent fashion... 3. Diversify what you eat: For each meal, make sure to eat something from each food group 4. Get rid of edema: The way to rid of edema that is likely to emerge over this period of time is what nature offers for us: Make sure to include greengage and cherry in your diet...And plenty of liquid. 5. Pay attention to pulp: Improve pulp quality of your diet and remember to add it to your diet, turning vegetable leftovers into an advantage. 6. Choice of bread: Opt for foods with low glycemic index and consume whole grain bread made in whole wheat flour. 7. Craving for desserts? When you crave for desserts, go for ice cream with 2 to 3 or frozens rather than desserts with sweetened juice. 8. Feeling energetic early in the morning: You may very well start a day feeling energetic if you have a sandwich made in whole grain bread or a cup of ayran with grain simit. 9. Beware of salt: Limit the amount of salt intake and go for natural and unprocessed salt. 10. The effect of vitamin D: Remember to renew your stores of vitamin D as the sun shows up, and make sure to incorporate 62 060_063_BAHAR_DIYETI.indd 62 21/04/15 00:23 calcium-rich foods into your diet such as 2-3 cups of milk, yogurt, kephir and ayran. 11. A cure for fatigue: For relaxing verbal tea varieties such as lemon balm or chamomile tea at night to rid of fatigue. 12. It is time to go outdoors: In addition to well-balanced nutrition, make use of seashores, parks and outdoors for spots and doing exercise. ağır şerbetli tatlılar yerine 2-3 top dondurma ya da frozen gibi hafif tatlarla kendinizi şımartabilirsiniz. 8. Güne zinde başlamak için: Tam tahıllı ekmekten yapılmış bir sandviç veya tahıllı simidin yanında içeceğiniz ayranla güne zinde başlayabilirsiniz. 9. Tuza dikkat: Tuz tüketim miktarını sınırlayıp doğal tuz kullanın. 10. D vitamininin gücü: Güneşin kendini göstermesiyle birlikte D vitamini depolarımızı yenileyeceğimizi unutmayarak kalsiyumdan zengin olan günlük 2-3 bardak süt, yoğurt, kefir ve ayran gibi besinlere de mutlaka diyetinizde yer verin. 11. Yorgunluğa bire bir: Yorgunluğunuzu gidermek için akşamları melisa çayı, papatya çayı gibi rahatlatıcı bitki çaylarını tercih edin. 12. Açık havaya çıkma vakti geldi: Doğru beslenme düzeninin yanında parkları, sahilleri ve açık alanları spor ve egzersiz yaparak değerlendirin. 63 060_063_BAHAR_DIYETI.indd 63 21/04/15 00:23 Fİ K İ R IDEA 64 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 64 21/04/15 00:21 İnce Beyaz Hat: Futbol/Hayat İncecik, bembeyaz bir çizgi üzerinde ilerlemektir hayattaki yolculuğumuzun maksadı: Ya içindeyizdir bu çizginin, ya da dışında! Peki ya futboldaki amacımız nedir? Çizginin öteki tarafına geçmek. Seyit Göktepe A Thin White Line: Football/Life Walking on a thin and white line is the purpose for our journey in life: We are either in or out that line! How about the purpose in football? Going beyond the line. Seyit Göktepe 65 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 65 21/04/15 00:21 Fİ K İ R IDEA D oğduk. Evet. Bu, maçın başlama düdüğü. Rakibimiz kim? Zaman. Devamlı akıyor. Kalesine gol atmamız lazım. Elinden ne koparırsak kâr. Sahaya kaç kişi çıktık? Kalecilerden başlayalım: Annemiz-babamız. Ne olursa olsun, bütün atakları onların arkamızda olduğunu bilerek karşılayacağız. Sistemimiz belli mi? 4-4-2 mi oynayacağız? 3-5-2 mi? Bunu da zaman belirleyecek. Ne yani taktiği rakibe göre mi belirleyeceğiz? Elbette. Bazen düşeceğiz; faul kazanacağız. Bazen de ayağımızın yanlışlıkla takılmasıyla bir rakibimizin yeri ‘öpmesine’ yol açacağız. Bunların hepsi hayatın içinde var. Futbolun içinde de var. Bu faulleri yaparken kırmamaya, dökmemeye çalışacağız. Ayak kırmamaya özen gösterdiğimiz kadar kalp kırmamaya da özen göstereceğiz. Çünkü kalbe yönelik sert bir hamlenin bedelini hiçbir serbest atış karşılayamayacaktır maalesef. Defans hattımızı okuldan, orta sahamızı işyerimizden, forvet hattımızı ‘aşk’tan seçeceğiz. Ve galibiyeti getirecek, başımıza zafer tacını takacak sistemin bu üç unsur arasındaki ahenk ile doğru orantılı olduğunu aklımızdan asla çıkarmayacağız. Okul-iş-aşk. Okul, defanstan topu başarıyla çıkarmamızı; iş, topu orta sahadan forvet hattına başarıyla aktarmamızı, aldığımız eğitim sayesinde iyi bir gelir elde etmemizi, aşk ise, bu iki unsur üzerine geliştirdiğimiz atağın mutlulukla, başarıyla noktalanması adına gol atmamızı sağlayacak ‘muhteşem üçlü’nün vazgeçilmez unsurları olacaktır. Kalecilerimiz ailemiz Hal böyleyken, ailemiz, yani ki ‘kalecilerimiz’, annemiz- babamızkardeşimiz ne olacak bu durumda? Onları bu sistemin içinde saymayacak mıyız, haklarını teslim etmeyecek miyiz? Bilinen bir gerçektir ve görülür: Kalecilerin arkasında yalnızca ağlar vardır. Takımın golüne, içerideki on futbolcu bir yumak haline gelip sevinirken, onlar kendilerine ayrılmış alan içerisinde en fazla zıplar, yumruklarını sevinçle kaldırıp taraftarlara döner, takım arkadaşları arasına karışıp karışmamak arasında bocalarken oyunun yeniden başlamasıyla bir anda kalakalırlar. W e were born. Yes. That is the kick-off whistle of the game. Who is our rival? Time. It keeps going. We need to score in its goal. As many as we can. How many of us did step on the pitch? Let's begin with goalkeepers: Our parents. No matter what, we return attacks bearing in mind they are behind us. Is our formation established? 4-4-2? Or 3-5-2? Time will tell. So are we supposed to set our tactics depending on who we are up against? For sure. We will tumble down and draw fouls every now and then. And sometimes, we will stumble and cause our opponent to "lick the dust". Life has it all in itself. So does football. We will try to avoid smashing and injuring while causing such fouls. We will take pains not to break any leg as much as any heart. It is because no free kick can substitute for a hard foul on one's heart. We will choose defenders among schools we studied for, midfielders among the office we work for, and strikers among "the lovers" we fall for. We will always keep in mind that the system to secure a win and crown us with a victory is directly proportionate to the harmony among these three components. Schoolwork-love. The school helps us clear the ball off the goal box while the work ensures to pass it on from midfielders to strikers, and love constitutes an integral part of "the magnificent trio" to help us score a goal that would let the attack built on the first two components result in felicity and success. 66 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 66 21/04/15 00:21 Parents are our goalkeepers That being the case, how about our parents and siblings a.k.a "our goalkeepers"? How come we do not incorporate them into the system and give them credit? It is a fact: Only nets are behind goalkeepers. While the remaining ten players rejoice when they score a goal, goalkeepers jump for joy within the boundaries of the goal box, pump their fist and turn to fans at best and stop dead in their tracks when the game restarts as they hesitate about whether to join their teammates for celebration. That is certainly not the case for everyone though. However, that is usually what happens: They are remembered for goals they concede, not for saves. While they know it very well, they never express this fact as they do not want to cause an irreparable foul by breaking one's heart: A goal is scored and conceded as a team. That is to say it is not a goalkeeper but a whole team that concedes a goal. 45+2… When those two unrecordedunread extra minutes are added, and Herkes için geçerli değil bu elbette. Ama genelde böyledir: Kurtardıklarıyla değil, yedikleri gollerle anılır onlar. Halbuki çok iyi bildikleri halde, kalp kırıp telafisiz bir faule yol açmak istemediklerinden şu gerçeği asla dile getirmezler: Gol; takım halinde atılır, takım halinde yenilir. Yani, golü yiyen tek başına kaleci değil, bütün takımdır! 45+2… Evet, yazılmamış-okunmamış kabul edilen süre iki dakika olarak belirlendiğine ve ismi hiç geçmese de yüceliğine gönülden inandığımız hakem ilk yarının son düdüğünü çalmak üzere olduğuna göre, toparlanmalı, daha etkili bir dil, daha etkili bir söz için güç toplamak üzere odamıza-kafamızın içine dönmeliyiz… Sizler de bu arada çayınızdan bir yudum alır, çıtır çıtır simidinizden bir lokma koparırsınız… İkinci yarıya taktik ve kelime-cümle değişikliği yapmadan başladığımı bildirmek isterim. Bunda oynanan oyundan duyduğum memnuniyet kadar ipuçlarını ilk yarıda verdiğim bazı durumların devamını da başarıyla getirebilmem adına hayır olduğunu düşünmemin payı var mutlaka. Biraz da destek lütfen! Buna ihtiyacım var. Zira bir duvar gibi çarpıp dönüyorum beyaz A4’ün kapı gibi defansından. Üstelik sözcüklerin sayısı arttıkça, yani ki, benim oyuncularım, 67 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 67 21/04/15 00:21 Fİ K İ R IDEA takım arkadaşlarım çoğaldıkça daha bir daralıyor yazının alanı. Besbelli ki sözü uzatmakla ben kendimi kendi ellerimle uzaklaştırıyorum golden. Ah, eskilerin sözünü dinlemeli, sözün azını ama özünü demeliydim. Nerede!.. Ben de topu kaptığım gibi hücuma kalktım, yazı ustalarımın, o büyük kalecilerimin öğretisinden uzaklaştım ve ne denli uç noktaya varırsam o denli kazanmış olurum diyerek öz’den koptum da koptum. Bu durumda, rakibim zaman’ın atağının ofsayt gerekçesiyle kesildiği şu dakikada, serbest atışı kullanacak oyuncunun topun başına gelmesini beklediğim şu saniyelerde bütün ustalarımın, ailemin ve hayatımda maruz kaldığım atakları karşılayıp savuşturmakta bana destek olmuş bütün ‘kaleci’ arkadaşlarımın beni bağışlamalarını, hücuma kalkıp gol ararken o en zayıf anlarımda yanımda olanları aklımdan çıkarıvermenin bedelini bir şekilde ödemiş bulunduğumu bilmelerini isterim. Kulakları çınlasın; çok maç kazandım, çok maçta beraberliği son anda kurtardım sayelerinde. İncecik bir çizgi – demiştim, evet, hatırlıyorum. Hayat, incecik bir çizgi. Hep birlikte düşünelim efendim: Hayatta bütün amacınız o çizginin bir milim kadar the referee the supremacy of whom we put our trust in even though he is never mentioned blows the final whistle for the first half, we need to pull ourselves together and return to the locker roomour mind to pick ourselves up in an effort to showcase a more effective course and words...In the meantime, you take a sip of your tea and a bite of crusty simits... I get to start the second half with no change in tactics and course/words. This has to do with the satisfaction about the game as well as my reasoning to sustain some of what I saw in the first half for which I gave a hint. And a little bit of support, please! I need it. It is because I keep rebounding off the paper like an airtight defensive line. As the number of words or - in this case - of players and teammates increases, the size of the article shrinks. It is obvious that I move further away from any goal as I keep beating around the bush. I should have followed elders' advice and kept it in a nutshell. If only! The moment I had the ball, I went into attack mode and diverged from principles of those great goalkeepers/ wordsmiths, and lost my identity as I thought the further I get, the more I would win. At this moment when my opponent's 68 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 68 21/04/15 00:21 attack of time is intercepted by an offside, and I wait for the opponent to take the free kick, I would like all my masters, family and all "the goalkeepers" that have put their support behind me to weather all the ötesine topun tamamını geçirmek ve gol elde etmek. Topun tamamını!.. Kuralları var bu oyunun. Ama içimizden bazılarımız isyankâr, kural tanımıyor. Yine de şunu söylememe izin verin: Bir alanda yeniliğe imza atmanın yolu, o alandaki bütün geleneği bilmekten geçer. İşte, efendim, kimimiz kurallara sıkı sıkı bağlı, kimimiz yenilik peşinde, tek bir amaç uğruna top sürüyoruz/ter döküyoruz/hayat sürüyoruz: Gol atmak! Topun tamamını çizginin öbür tarafına geçirmek! Öyle bir 90 dakika ki, bir anı bir anını tutmuyor. Öndesiniz, hayatta her şey sizin istediğiniz gibi gidiyor, rüzgârı arkanıza almışsınız, esiyor da esiyorsunuz; rakibiniz iyice geri çekilmiş, korkmuş; eminsiniz galibiyetten, hayat da, servet de, imkân da sizin… Coştukça 69 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 69 21/04/15 00:22 Fİ K İ R IDEA coşuyorsunuz… Sonra hooop! Bu coşkunluk içerisinde oyuncularınızdan biri kırmızı kart görüyor, oyun dışı kalıyor! Bir eksik, mücadeleye devam ediyorsunuz. Rakip bir korner atışı kazanıyor, gelen ortaya kendi oyuncularınızdan, o en güvendiğiniz isimlerden biri –uzaklaştırayım derken- dokunuveriyor, o da ne, kendi kalenize gol atıyorsunuz. Durum berabere. Nerede kaldı zafer şarkıları söylediğiniz dakikalar, nerede kaldı rakibi ezmekle şanınıza şan kattığınız anlar! Nerede kaldı taraftarınızın şampiyonluk şarkıları! Bütün mutluluk, bütün zafer – kendi oyuncunuz eliyle hem de –gitti gider… Bir telaştır başlar o zaman ki, off… Çok fena. Mağlup oynayan beraberliği yakalamıştır ya, geriden geldiği, beraberliği yakalamanın ne zor olduğunu bildiği için daha temkinli oynayacaktır, şımarmayacaktır asla… Kaldı ki, dünya malında mülkünde gözü olmayan insanlar gibidir o takım. Beraberlik iyi sonuçtur onun için. Bir puan almak, ligde kalması adına yetecektir belki de ona… Defans yapar; savunur kendini… Çıkaracağımız dersler Hayat bize bir futbol müsabakasının içindeki o beş dakikalık kesitte öyle bir ders vermiştir ki, akıldan çıkmaz kolay kolay: 1: Altta kaldım diye yerinme, üste çıktım diye sevinme. 2. Elindeki imkânı bol bulup da şımarma 3. Her şeyin her zaman iyi ve senin istediğin yönde attacks I have been subject to in my life to forgive me and want them to know that I have paid the price for forgetting about those who have been with me even at my worst as I have been too busy looking for a chance to score. Their ears must be burning as I won a lot of games and managed to escape with a draw at the last minute thanks to them. A thin line, I had said. Yes, I remember. Life is a thin line. Let's give it a thought all together: All you want in life is to make sure the whole ball is one inch into the goal line 70 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 70 21/04/15 00:22 and score a goal. The whole ball!... This game comes with rules. Yet, some of us are rebellious ignoring all the rules. Let me tell you this though: The way to do something new in anything is to be knowledgeable with all the traditions in it. Some of us strictly follow the rules whereas some others are after something new, and we keep dribbling the ball/making efforts/ leading a life with one single purpose in mind: Score a goal! To make sure the the whole ball is one inch into the goal line! It is such a 90 minute that no moment is alike. You are ahead and things go gideceğini düşünme. 4. Arkadaşlarını iyi seç. İyi seç ve defansını sağlama al ki, ondan ötürü yiyeceğin golle neye uğradığını şaşırmayasın. 5. Son düdük çalmadan maç bitmeyeceği gibi, bir eksilmenin de, bir arkadaşı incitip kaybetmenin de yenilgide payı büyüktür. Unutmayalım ki, hayat bir takım oyunudur. 6. Rakibini asla küçümseme. 7. Galip oynadığın sırada, mağlup takımın taraftarının çektiği üzüntüyü de unutma ki sevinçte abartıya kaçmayasın! Onlar attığında aynı üzüntüyü sen de duyacaksın- unutma! 8. Her zaman galibiyet için mücadele et ama beraberlik de yetiyorsa gözünü karartıp ille üç puan diyerek riske girme, tevazu sahibi ol ve elindekiyle yetinmesini bil. 9. Okul-iş-aşk üçlüsünün ‘gol’ için asla yetmediğinin, kendi aklınla ve 71 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 71 21/04/15 00:22 Fİ K İ R IDEA the way you want them to go and the momentum is on your side and you just keep rolling while your opponent retreats to a considerable extent, feels frightened, and you are positive about the win as you have life, wealth and opportunities by your side...Enthusiasm runs through your veins...And then bang! One of your players is shown a red card in the midst of all the enthusiasm, and sent off! You keep fighting with one man out. The opponent side is awarded with a corner kick, and one of the players you put most trust in scores an own goal as he tries to weather the cross. It is a draw now. All those minutes you have sung for glory are gone along with those when your team has become more and more glorious sweeping away the opponent. Chants of your fans for championship disappear into thin air! All that happiness and glory are gone due to your players serving the victory to the opponent on a silver platter...Then panic manifests itself...That's the worst. The defeated side equalizes it and plays in a cautious way as it knows how hard it is to equalize, and therefore it never makes light of it...Besides, that side is like people with no eye on earthly pleasures. A draw is good for that side. Getting one point will probably suffice to avoid relegation...So, it plays defensively... Lessons to be learned kendi ruhunla kendi stratejini belirlemediğin müddetçe bir sarmal içinde dönenip duracağının farkında ol. Golü bu üçlüyle atabilirsin ama bu üçlüyle yersin de aynı zamanda… 10. Futbolun da tıpkı bir yazı gibi çoğu zaman kurmaca bir dünyanın ‘yapay’ gerçeği olduğunu göz önünde bulundurup zamanın ve hayatın tadını çıkarmayı sakın unutma! 90+3… Efendim, nereden başladık nerelere geldik… Başlarken maksadımız ne idi, oyun bizi nerelere getirdi! Bir şarkı söylemeye, bir yazı ile karşılıklı mücadeleye girişmeye kalktığım ve sizleri de taraftarlarım olarak görmekten büyük mutluluk duyduğum bu 90 dakika boyunca – kiminize çok daha kısa gelmiş olabilir, ki bu mümkündür, Life teaches us such a lesson in a fiveminute span of a football game that it never slips your mind: 1. Do not grieve over being defeated or rejoice when you come out on top. 2. Do not get spoiled for opulent resources you are provided with. 3. Do not think everything will always be okay and the way you want it to be. 4. Be careful about whom you make friends with. Be careful and make sure your defense is on the safe side so that you would not get caught off guard when you concede a goal. 5. Just as a game is never over until the final whistle is blown, a man out or hurting a mate plays a major role in a defeat. Remember that life is a team effort. 6. Never underestimate your opponent. 7. When you lead in the game, remember the sorrow felt by the opponent side's 72 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 72 21/04/15 00:22 fans so that you would not go too far for rejoicing! Remember! You will feel the same when they score a goal. 8. Always fight to win but do not risk it by dicing for three points when a draw suffices. Be humble and content yourself with what you have. 9. Keep in mind that the trio of schoolwork-love does not suffice for a "goal" in life. Otherwise you'll go into a vicious cycle unless you set a strategy in line with your own mind and spirit. You may score a goal with the help of this trio yet you'll concede one as well... 10. Bear in mind football is an "artificial" fact of a fictional world just like an article is, and remember to enjoy life! 90+3… See where we began and ended up with... The original purpose of ours is nowhere to be found! Over 90 minutes - it may be short to some of you even though it stands for the time of heart and mind - when I have tried to sing a song, gone up against a fight with an article and taken pleasure in having you as my fans, I have stumbled every now and then, shot the ball, and protested for a penalty kick, and made it to the box but failed to make that ball cross the goal line...Just then, I have come to the end of the game as I have gone between the life-football-goal trio. Is this what life is like? You embark on a journey with a purpose in mind just like the course of a game you can not simply forecast... While you embark on a journey with a purpose in mind, you end up where the ball tosses you around and your opponent corners you...Is that the case? Maybe... The final whistle is blown. I know that I have no words worthy lingering in your mind Even during the additional time of this game. My fight against the A4 paper results in a draw. The article is content with one point. So am I...One point is good when you are away. Now on to the second leg of the matchup a.k.a the next week when I get to read this article at home...I expect you all to follow the suit...With all your crusty simits and glasses of tea... A final question for myself: Like swapping jerseys at the end of a game: It looks much like football...When is the second leg of this life? bununla birlikte burada kalbin ve aklın zamanından söz etmekte olduğumuzu izninizle belirtmek isterimbazen düştüm, bazen kaleye şut çektim, bazen penaltı itirazlarında bulundum, bazen kaleye kadar indim de topun tamamını çizginin o milim ötesine iteleyemedim… Hayat-futbol-gol derken maçın sonuna geldim. Tam da böyle midir hayat? Bir amaç üzere yola çıkarsınız da, tıpkı bir maçın baştan asla kestirilemeyen seyri gibi, evet... Bir amaç üzere yola çıkarsınız da sonra top sizi nereye savurursa, rakip sizi nereye zorlarsa oraya yönelirsiniz… Öyle midir? Belki de… Son düdük çaldı efendim. Uzatmalarda da dikkate değecek, aklınızda yer edecek bir cümle sarf edemedim – farkındayım. A4 ile mücadelem golsüz berabere noktalandı. Yazı da bir puana razı. Ben de… Deplasmanda bir puan iyidir. Şimdi sıra, maçın rövanşında, işte bu yazıyla bir de kendi evimde karşılaşacağım önümüzdeki hafta… Hepinizi bekliyorum oraya da… Sıcacık simitlerinizle ve çaylarınızla… Son bir soru kendime: Maç sonunda forma değiştirir gibi kelimelerle: Hani futbolla çok benzeşiyorlar ya… Bu hayatın rövanşı ne zaman acaba? 73 064_073_FUTBOL_HAYAT.indd 73 21/04/15 00:22 B İ Lİ M S C I EN C E Geleceğe ve beraberinde getireceklerine hazır mısınız? Yaptığı gelecek tahminleri doğru çıkan sayılı fütüristten biri olan Dr. Michio Kaku’ya göre insanoğlu yeni bir çağın eşiğinde. ABD’li bilim adamı, bizleri nanoteknoloji ve bioteknoloji karışımından meydana gelecek yepyeni bir dalganın beklediğini söylüyor. Özer Sayın Are you ready for the future and what it will bring about? As one of the very few futurists with future predictions on target, Dr. Michio Kaku suggests that mankind is on the cusp of a new era. The American scientist notes that a brand new wave awaits us as a combination of nanotechnology and biotechnology. ‘O lanaksızın Fiziği’ ve ‘Geleceğin Fiziği’ gibi çok satan kitaplarındaki gelecek yaklaşımıyla herkesi şaşırtan Japon bilim insanı, insanoğlunun kendini geleceğe hazırlaması gerektiğini söylüyor. Bilimkurgu ile fütürizmin birbirine karıştırıldığını belirten Michio Kaku’nun bilimsel veriler ışığında geliştirdiği gelecek tahminlerini derledik. Sırada yapay zekâ var Modern hayata dair zenginlikler, geçtiğimiz iki asır boyunca dalgalar halinde geldi. Bu dalgaların ilki buhar gücüydü. 1850’li yıllarda buhar gücünün kullanılması inanılmaz bir endüstriyel devrime yol açtı. Buhar gücü, A stounding everyone thanks to his future predictions in his bestseller books such as “Physics of the Impossible” and “Physics of the Future”, the scientist of Japanese descent says mankind has to brace himself for the future. We collected future predictions in line with scientific data by Michio Kaku pointing to the intertwinement of sci-fi and futurism. Now it’s time for artificial intelligence Opulence for modern life has spread in 74 074_083_FUTURIZM.indd 74 21/04/15 00:13 Gelecekte sizi nelerin beklediğini biliyor musunuz? Bunlardan biri yapay zekâ… Ancak bilimsel ilerlemeler yapay zekâyla sınırlı değil. Do you know what awaits you in the future? One of them is artificial intelligence...However, scientific advances are not confined to artificial intelligence. 75 074_083_FUTURIZM.indd 75 21/04/15 00:13 B İ Lİ M S C I EN C E kapitalizmin attığı ilk önemli adımdı. İkinci dalga, fizikçilerin icat ettiği elektriğin ve ardından petrolün kullanıma başlanmasıydı. Bu dalga, topluma daha büyük bir zenginlik getirdi. 1925 yılından itibaren bu atılım hızlandı ve günümüze kadar ulaşmamızı sağladı. Üçüncü bilimsel atılım dalgası ise bilgisayarlar... 1960’lı yıllardan itibaren hayata geçirilen uzay programı, bilgisayarların geliştirilmesi, lazerin icadıyla kendini gösteren üçüncü dalganın zirvesi 2008 yılıydı. Peki, dördüncü dalga ne olacak? Buhar, elektrik ve bilgisayarların ardından ne gelecek? Her şeyi yeniden değiştirecek bu dalga ne olacak? Dördüncü dalga, bana kalırsa bioteknoloji, nanoteknoloji ve yapay zekânın birleşiminden ortaya çıkacak. waves for the past two centuries. The first one was steam power. Put into service in 1850s, the steam power led to an incredible industrial evolution. The steam power was the first major step taken by the capitalism. The second wave was electricity invented by physicists, and oil for use. This wave brought about a greater opulence for societies. This breakthrough accelerated by 1925 and survived up to the present day. And the third scientific wave is computers... Manifesting itself thanks to space projects, computers and laser that were all put into practice around 1960s, 76 074_083_FUTURIZM.indd 76 21/04/15 00:13 Tıpkı elektrikte olduğu gibi; bilgisayarlar görmediğimiz ve nerede olduğunu bilmediğimiz bir olguya dönüşecek. Bilgisayarlar her yerde ve aynı zamanda hiçbir yerde olacak. Just like for electricity, computers will turn into a phenomenon that is invisible and somewhere we do not know of. Computers will be both everywhere and nowhere. the third wave climaxed in 2008. So, how about the fourth wave? What’s next following the steam, electricity and computers? What is it to reshuffle everything? The fourth wave will manifest itself in a combination of biotechnology, nanotechnology and artificial intelligence. Computers will be invisible. American astronauts landed on the Moon with the help of a computer in 1969. Since then, the importance of computers has boomed. Capabilities of computers have improved while their size has shrunken. Today’s smart phones are more capable Gelecekte takacağınız bir lens sayesinde yeni tanıştığınız birine dair bütün bilgiler gözümüzün önüne gelecek. Yine lensiniz sayesinde sadece göz kırparak bir etkinliğin biletini alabileceksiniz. All the information about someone you have just met will be displayed right in front of your eyes thanks to a simple lens. In the similar vein, blinking through lenses will buy you a ticket for an event. Bilgisayarlar görünmez olacak 1969 yılında ABD’li astronotlar bilgisayarın da yardımıyla aya ulaştı. O tarihten itibaren bilgisayarların önemi giderek arttı. Bilgisayarların yetenekleri gelişirken boyutları da küçüldü. Bugün kullandığımız akıllı telefon, ay programının gerçekleştiği tarihlerde NASA’nın bütün bilgisayarlarından daha güçlü. Her 18 ayda bir bilgisayarların gücü ikiye katlanıyor. Gelecekte ise bilgisayarların gözden kaybolduğuna tanıklık edeceğiz. Tıpkı elektrikte olduğu gibi; bilgisayarlar görmediğimiz ve nerede olduğunu bilmediğimiz bir olguya dönüşecek. Bilgisayarlar her yerde ve aynı zamanda hiçbir yerde olacak. Hayatımızı çepeçevre saracaklar ama biz onları göremeyeceğiz. Belki bilgisayar kavramı bile gündelik dilin kullanımından çıkacak. Bugün İngilizcede elektrik kelimesi nadiren kullanılır. Zaman içinde internet kelimesi de ortadan kalkabilir. Göz kırparak bilet alacağız Akıllı lensler sayesinde bilgiye kolaylıkla ulaşılabilecek. Bu lensler sayesinde doktorlar ameliyatları çok daha kolay gerçekleştirecek. Yeni tanıştığınız birine dair bütün bilgiler gözümüzün önüne gelecek. Lensimiz sayesinde sadece göz kırparak bir etkinliğin biletini alabileceksiniz. 77 074_083_FUTURIZM.indd 77 21/04/15 00:13 B İ Lİ M S C I EN C E Elektronik kâğıtlar Bilgisayarlar çok daha esnek hale gelecek. Normal kâğıtlarla aynı fiyattaki elektronik kâğıtlar kullanıma girecek. Akıllı duvar kâğıtları üretilecek. Etrafınızı saran esnek ve akıllı duvar kâğıtlarıyla sağlık hizmeti alabilecek, yapay zekâyla oluşturulmuş doktorunuza muayene olabileceksiniz. Geçmişte bazı fütüristler insanların birbirleriyle görüşmekten kaçacaklarını, şehirlerden uzaklaşacağını ve küçük topluluklar haline yaşayacağını söylüyordu. Oysa facebook gösterdi ki, sosyalleşmenin şekli değişse de varlığından vazgeçilemiyor. Some futurists used to suggest that people would avoid any contact with one another, get free from urban sites and lead a life in small communities. However, Facebook has proved that one can not simply give up on socialization even though its mode undergoes changes. than all computers of NASA used for landing on the Moon. A computer’s capability is doubled every 18 months. The future will offer invisible computers. Just like for electricity, computers will turn into a phenomenon that is invisible and somewhere we do not know of. Computers will be both everywhere and nowhere. They will surround us whereas we will not be able to see them. Perhaps, the concept of computers will be no longer in use for colloquial speech. The word electricity is rarely used in English. The word internet may fall into disuse in time. There will be times when we buy tickets by blinking. Smart lenses will provide us with easy access to information. Such lenses will make it pretty easy for doctors to perform surgeries. All the information about someone you have just met will be displayed right in front of your eyes. 78 074_083_FUTURIZM.indd 78 21/04/15 00:14 Dr. Michio Kaku kimdir? Japonya göçmeni bir çiftin çocuğu olarak Kaliforniya’da dünyaya geldi. Harvard Üniversitesi Fizik Bölümü’nden 1968’de mezun olduktan sonra City College of New York’ta teorik fizik alanında profesör unvanı kazandı. Akademik kariyeri boyunca süper sicim teorisi, süper simetri, hadronik fizik gibi sıra dışı konularda makaleler yayınladı. ‘Einstein Sonrası’, ‘Olanaksızın Fiziği’, ‘Geleceğin Fiziği’ gibi kitapları milyonlar tarafından okunan Kaku’nun hazırladığı televizyon programları da büyük ilgi görüyor. Kaku’nun kitapları dünyada Türkçe dâhil pek çok dile çevrilmiş durumda. Kitaplar sizin de ilginizi çekecektir. Blinking through lenses will buy you a ticket for an event. Direnmeyin, sörfçü gibi davranın Electronic papers Bugün herkes teknolojik gelişimin karşısında durulamayacağını kabul ediyor. Kurumların yapması gereken, bilimsel ve teknolojik dalgalardan birer sörfçü gibi faydalanmasıdır. Dalgalarla birlikte hareket etmelisiniz, aksi takdirde üstünde durduğunuz sörften aşağıya düşüverirsiniz. Toplum dijitalleştikçe dalgayı yönetip hedeflerine ulaşanlar kazanacak. Computers will be a lot more flexible. Valued at the same price with regular ones, electronic papers will be put into service. Smart wallpapers will be in manufactured. You will have access to healthcare services thanks to flexible and smart wallpapers around you and be examined by your doctor made in artificial intelligence. Sosyalleşme biçimlerimiz değişecek Don’t resist. Act like a surfer Everyone acknowledges the fact that nothing can stop technological developments. Organizations need to capitalize on scientific and technological waves just like a surfer. You need to act in harmony with waves. Otherwise, you are likely to fall off the surfboard. Those who are able to steer waves will be victorious as societies are digitalized. The modes of socialization will undergo a change. Future predictions do not always hit the mark. I think the possibility of predictions contrary to human emotions and habits is very unlikely to prove to be right. Some futurists used to suggest that people would avoid any contact with one another, get free from urban sites and lead a life in small communities. We have found out socialization remains to be important in spite of ever-advancing technologies Gelecek öngörüleri her zaman karşılığını bulmaz. İnsani duygular ve alışkanlıkların tersi yöndeki öngörülerin doğru çıkma ihtimali bence oldukça düşük. Geçmişte bazı fütüristler insanların birbirleriyle görüşmekten kaçacaklarını, şehirlerden uzaklaşacağını ve küçük topluluklar haline yaşayacağını söylüyordu. Gelişen teknolojilere Geleceğe dair öngörülerden biri de sağlık alanında robotlardan daha çok faydalanılacağı yönünde… One of the future projections is about putting robots more into use in healthcare... 79 074_083_FUTURIZM.indd 79 21/04/15 00:14 B İ Lİ M S C I EN C E ve modern yaşamın getirdiği bütün alışkanlıklara rağmen sosyalleşmenin bizim için önemini koruduğunu gördük. Yüzbinlerce yıl önceki atalarımız gibi birlikte yaşamaktan hoşlanıyoruz. Geçmişte kamp ateşinin etrafında bir araya gelen insanlar yemeklerini yer ve sohbet ederek sosyalleşirdi. Facebook günümüzün kamp ateşidir. İnsanoğlu köken itibarıyla avcı olmaya programlanmıştır dolayısıyla diğer insanlara bakmayı sever. Teknoloji geliştikçe sosyalleşme ihtiyacımız ortadan kalkmayacak, sadece biçim değiştirecek. Fizik, geleceğin anahtarıdır Fizikçi olmak istiyordum, öte yandan bilimkurgunun gelecek öngörülerinden de çok etkilenmiştim. Sonra fizik ile fütürizm arasında bir benzerlik olduğunu hatta iki alanın birbiriyle aynı şey olduğunu gördüm. Geleceği anlamak istiyorsanız öncelikle fiziği öğrenmelisiniz. Fizik, 20’nci yüzyılı ortaya çıkaran bilimdir. Televizyon, bilgisayar, uzay programı ve lazer gibi geçtiğimiz yüzyılın en önemli buluşlarının arkasında fizik bilimi bulunmaktadır. Fütürizm ve bilimkurgu İnsanlar bana uçan arabaların nerede olduğunu veya gezegenler arası yolculukların neden hâlâ başlamadığını soruyor. Oysa bu öngörüleri biz bilim adamları değil, Bilimkurgu ile futurizm arasında önemli bir fark var. Bilimkurguya göre çoktan uçan arabaları kullanmalıydık. Bunu bir de biliminsanlarına sorun, uçan bir araba yapmanın ne kadar zor olduğunu en iyi onlar anlatacaktır. There is a significant difference between science-fiction and futurism. Science-fiction suggests that we should have already put flying cars into service. Ask scientists about it and they will tell you how hard it is to manufacture a flying car. Who is Dr. Michio Kaku? He was born in California to a Japanese immigrant couple. Upon graduation from the Department of Physics, Harvard University, in 1968, he assumed the title of a professor in theoretical physics in City College of New York. Throughout his academic life, he released articles in extraordinary topics such as super string theory, super symmetry and hadronic physics. With books read by millions such as “Beyond Einstein”, “Physics of the Impossible” and “Physics of the Future”, he has attracted a huge interest in his own television shows. The books by Mr. Kaku have been translated into a spate of languages including Turkish. His books will attract your interest, too. 80 074_083_FUTURIZM.indd 80 21/04/15 00:14 and all the habits introduced by modern lifestyles. We like to live together in harmony just like our ancestors did centuries ago. Having gathered around a camp fire in the past, people used to socialize through eating and chatting. Facebook serves as the camp fire of çizerler ve bilimkurgu yazarları ortaya atmıştır. ‘Fütürizm’ kavramının kamuoyundaki yansıması, genellikle yazar ve çizerlerin anlattıklarıyla sınırlı kalıyor. Çizerler sürekli gelecekten söz edip eserlerinde bu hayalleri anlatıyor. Oysa ben bir fizikçiyim ve biz geleceği, laboratuvarda oluştururuz. Uçan araba yapmanın ne kadar zor olduğunu, bilim adamları çok iyi bilir. Fizikçiler ve mucitler Fizikçileri birer mucit olarak görebiliriz. Televizyon, radyo, mikro dalga, lazer ve internetin ortaya çıkmasını fizikçiler sağladı. Yine uzay programını da biz icat ettik. Modern dünyada ulusların elde ettiği zenginliğin temelini, bilimsel araştırmalar oluşturuyor. Bugün zenginlik olarak tanımladığımız ve hayatımızı kolaylaştıran unsurların tamamı, bilimsel araştırmalar 81 074_083_FUTURIZM.indd 81 21/04/15 00:14 B İ Lİ M S C I EN C E sonucu ortaya çıkan teknoloji sayesinde üretildi. Sanal doktorlar Dijital teknolojilerin yoğun biçimde kullanılabileceği alanlardan biri de sağlık hizmetleri olacak. Bu alanda beklenen gelişmelerden bazıları şu şekilde: modern times. Mankind is originally programmed to be a hunter, and thus into looking at other people. As technologies advance, the need to socialize will not die out but shape into a different form. Physics is the key to the future. I wanted to be a physicist whereas I was pretty impressed by future predictions offered by science-fiction Then, I found out physics and futurism offer a similarity and even basically serve as the same thing. You need to be knowledgeable with physics before gaining an insight into the future. Physics is a science born in the 20th century. Physics lies behind all the major inventions of the past century such as television, computer, space projects and laser. 82 074_083_FUTURIZM.indd 82 21/04/15 00:14 Futurism and science-fiction People ask me about why mankind still lacks of flying cars or interplanetary travels. Such projections, however, were offered by cartoonists and sci-fi writers, not by scientists. The public repercussion of the concept of “futurism” is usually confined to recounts of writers and cartoonists. Cartoonists always tell about future and recount dreams in their works. However, I am a physicist and I build the future in a laboratory. Scientists know how hard it is to manufacture a flying car. Physicists and inventors Physicists can be regarded as an inventor. It was physicists who enabled to bring television, radio, microwave, laser and internet into life. Physicists also invented space programs. The opulence enjoyed by modern world’s societies is based on scientific researches. All of the components we call opulence that facilitates whatever we do have been manufactured thanks to technologies stemming from scientific researches. Virtual doctors Healthcare services will be another realm for intensive use of digital technologies. Some of the anticipated developments in this realm include • robotic surgery procedures and digital doctors running on artificial intelligence as ground-breaking innovations in health. Simple household devices will be able to detect tumors 10 years beforehand. • Surgeries will be performed by robots in the future • Digital technologies will put an end to mortalities due to organ failures. 3D printers will be equipped to produce new organs. You will have a new liver or a heart produced out of your own cells. • Your brain and computers will be connected. That is how fully paralyzed patients will be provided with new body parts • A component of brain called hippocampus plays a major role in memory and spatial navigation. We will be able to connect to hippocampus and save our memories on it. This will revive memories of those who do not remember anything as they suffer from Alzheimer. • Ameliyat robotları, yapay zekâyla çalışan dijital doktorlar gibi yenilikler sağlık alanında bir çığır açacak. Evde kullanılabilecek basit cihazlarla tümörler 10 yıl öncesinden tespit edilebilecek. • Gelecekte ameliyatları robotlar yapacak. • Dijital teknolojiler organ yetmezliğinden ölümlerin önüne geçilmesini sağlayacak. 3D yazıcılar yardımıyla yeni organlar üretilebilecek. Kendi hücrelerinizden yeni bir ciğer veya kalp ürettirebileceksiniz. • Beyinle bilgisayar arasında bağ kurulabilecek. Bu sayede tamamen felç olmuş insanlara deva olacak vücut parçaları üretilebilecek. • Beynimizin hippocampus olarak adlandırılan bölümünün hafıza ve yön bulmada önemli bir rolü bulunuyor. Hippocampus bölümüne bağlanarak anılarımızı kaydedebileceğiz. Bu sayede Alzheimer hastalığı nedeniyle hiçbir şey hatırlamayan insanların anıları yeniden canlandırılabilecek. 83 074_083_FUTURIZM.indd 83 21/04/15 00:14 S AĞ LI K H E A LT H Baharın şifalı sebzeleri İlkbahar yüzünü yağmurlarla birlikte göstermeye başladı. Tabii sıcaklıkların artmasıyla birlikte manavlarda, pazarlarda değişik sebze ve meyvelerle karşılaşmaya başladık. Peki bu mevsimde hangi sebzeleri daha fazla tüketmeliyiz? İşte şifa kokan sebzeler. 84 084_089_SEBZELER.indd 84 21/04/15 00:10 Ece Günay Akkuş İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, Beslenme ve Fitoterapi Uzmanı / İstanbul Florence Nightingale Hospital, Dietitian and Phytotherapist Therapeutic vegetables of spring Spring has burst into sight along with rainfalls. Greengrocers have begun to displays various types of vegetables and fruits on markets as the temperature tends to increase. So, what vegetables do we need to consume more during this season? Here are some therapeutic vegetables. 85 084_089_SEBZELER.indd 85 21/04/15 00:10 S AĞ LI K H E A LT H M inerallerin kraliçesi pırasa 100 gr pırasada 83 gr su, 1.5 gr protein, 14 gr karbonhidrat ve eser miktarda yağ bulunur. Vitamin ve mineral bakımından zengin bir sebzedir. VitA, VitB6, folik asit, VitC, VitK, demir ve magnezyum içerir. Kalorisi düşük, lif içeriği yüksek olduğu için uzun süre tokluk hissi verir. Sindirim siteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. İçeriğinde buluna folik asit sayesinde gebelikte yaşanma ihtimali olan erken doğum ve düşük riskine karşı koruyucu etki gösterir. Kuvvetli bir antioksidan olduğu için yaşlanmayı geciktirir. Pırasa, kanserle savaşta da etkilidir. Kanserli hücrelerin büyümesini engeller. İçerisinde bulunan flavanoidler sayesinde serbest radikallere karşı vücudun savunma T he queen of minerals: Leek 100 grams of leek contain 83 grams of water, 1.5 grams of protein, 14 grams of carbohydrate and a trace amount of oil. It is opulent in vitamin and minerals. It contains VitA, VitB6, folic acid, VitC, VitK, iron and magnesium. It ensures feeling of satiety since it is low in calorie and high in fiber content. It helps to facilitate the regular functioning of the digestive system. Thanks to folic acid in content, it serves to protect from any risk of premature birth and miscarriage that are probable to take place for pregnant ones. It has an anti-aging 86 084_089_SEBZELER.indd 86 21/04/15 00:10 effect as a potent antioxidant. Leek is quite effective in fight against cancer. It stops cancerous cells from growing. Containing flavonoids, it strengthens a body's defense mechanism against free radicals Studies report that leek, onion and garlic offer an anti-hypertensive effect. It is one of most common vegetables for weight-loss diets. The eternal comrade of liver: Artichoke As a tubercular vegetable with thick leaves serving as a source of vitamin mekanizmasını kuvvetlendirir. Çalışmalar, sarımsak, soğan ve pırasanın kan basıncını düşürücü etkisi olduğunu göstermektedir. Zayıflama diyetlerinde en çok tercih edilen sebzelerden birisidir. Karaciğerin daimi dostu enginar Mineral içeriği yönünden zengin olan pırasa serbest radikallere karşı vücudun savunma mekanizmasını kuvvetlendirmesi sebebiyle bir kanser savaşçısı olarak da biliniyor. Featuring a high content of mineral, leek is known to be an anti-cancer nutrient as it strengthens a body’s defense mechanism against free radicals. Yumru şeklinde, kalın yaprakları olan vitamin ve mineral deposu bir sebze olan enginar, özellikle bu mevsimde yaygın olarak bulunur. Karaciğerde biriken toksik maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Karaciğer problemlerinde iyileşme süresini hızlandırır. İçeriğinde kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor gibi önemli mineralleri barındırır. Kan şekerini dengeler, bağırsakları çalıştırır, zihinsel ve bedensel yorgunluğa iyi gelir. Taşa karşı bakla Kuru bakla, taze baklaya göre daha besleyicidir. B1, B2, B6 ve K vitaminin yanı sıra magnezyum, potasyum, kalsiyum ve demir içerir. Lif içeriği yüksektir. Belli miktar protein ihtiyacını karşılamak için et tüketmeyen kişilerin fayda görebileceği bir besindir. Bağırsak parazitlerini düşürür, idrar yollarını temizler. Kötü kolesterolü düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önler. Kadınlarda regl öncesi tüketildiğinde adetin kolay gelmesine yardımcı olur. Bakla, böbreklerden taş ve kum dökmeye yardımcıdır. Kolesterolü dengeleyici bezelye Bezelye iyi bir folik asit ve K vitamini kaynağıdır. Demir, 87 084_089_SEBZELER.indd 87 21/04/15 00:10 S AĞ LI K H E A LT H Karaciğer de biriken toksik maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştıran bir besin olan enginar, zihinsel ve bedensel yorgunluğu da iyi gelir. Facilitating to rid of toxic agents accumulated in liver, artichoke does good for mental and physical fatigue. manganez, bakır, çinko ve kalsiyum içerir. Kemik sağlığının korunmasına yardım eder. Sindirim sistemini çalıştırır, prebiyotik etkisi vardır. Kalp ve damar sağlığını korur. Çocuklar için besleyici ve ideal bir besindir, enerji verir, içeriğinde bulunan vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklığı kuvvetlendirir. Bezelye yemeğine eklenen havuç, patates ve soğan da hem lezzetine hem de şifasına şifa katar. Şifa deposu kırmızı pancar Karbonhidrat içeriği yüksek olduğu için özellikle kilo problemi ve şeker problemi olan kişilerin dikkatli tüketmesi gereken bir and mineral, artichoke is commonly available on the market during this season in particular. It facilitates to remove toxic agents accumulated in liver out of body. It accelerates the recovery process for liver disorders. The content includes significant minerals such as calcium, magnesium, potassium and phosphorus. It balances blood glucose, activates intestine functioning, and helps for mental and physical fatigue. Against kidney stones: Bean Broad bean is more nutritious than fresh bean. It contains vitamin B1, B2, B6 and K vitamin as well as magnesium, potassium, calcium and iron. It is opulent in fiber content. It is a nutrient vegetarians can benefit from to satisfy protein needs to a certain extent. It reduces enterozoa and cleans urinary tracts. It lowers bad cholesterol. It thwarts blood clotting. When premenstrually consumed, it facilitates 88 084_089_SEBZELER.indd 88 21/04/15 00:10 menstruation. Bean helps to rid of kidney stones. Balancing cholesterol: Pea Pea is a good source of folic acid and vitamin K. It contains iron, manganese, copper, zinc and calcium. It helps to protect bone health. It activates the digestive system and offers a prebiotic affect It protects cardiovascular health. It is a nutritious and an ideal food for kids as it injects energy, and strengthens the immune system thanks to the content of vitamins and minerals. Added to a pea meal, carrots, potatoes and onions provide both zest and cure. A source of cure: Red beet Containing a high amount of carbohydrates, it is a vegetables to be carefully consumed by people suffering from weight-related problems and diabetes in particular. In addition, it is an absolute source of cure. Available in all colored vegetables and fruits, it is opulent in antioxidants and an anti-carcinogenic nutrient. In addition, it is recommended for iron deficiency problems that are quite common particularly in women since it contains a high amount of iron. With a high content of fiber, it facilitates the digestive functioning and activates intestines. Consumed prior to doing exercise in particular, the red beet juice improves one's stamina and activity tolerance. It enhances immunity against environmental stress. It provides vigor and fitness. It helps to rid of toxic agents accumulated in blood and liver and offers a detoxification effect. Sindirim sistemi için faydalı bir besin olan bezelye kalp ve damar sağlığını koruması sebebiyle de son derece değerli... Offering a therapeutic effect for the digestive system, pea is extremely valuable to protect cardiovascular health. sebzedir. Bunun yanında tam da bir şifa deposudur. Tüm renkli sebze ve meyvelerde olduğu gibi antioksidan içeriği yüksek ve anti-kansorejen bir besindir. Aynı zamanda demir içeriği yüksek olduğundan özellikle kadınlarda sıklıkla görülen demir eksikliği probleminde tüketilmesi tavsiye edilir. Lif oranı yüksek olduğu için sindirim sistemi rahatsızlıklarında hazmı kolaylaştırır, bağırsakları çalıştırır. Özellikle spor öncesi tüketilen pancar suyu, kişinin aktiviteye dayanıklılığını ve toleransını artırır. Çevresel strese karşı vücudumuzun bağışıklığını kuvvetlendirir. Vücuda dinçlik ve zindelik getirir. Kanda ve karaciğerde biriken toksik maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırarak vücutta detoks etkisi gösterir. 89 084_089_SEBZELER.indd 89 21/04/15 00:10 M ÜZ E M U S EU M Biraz oyuncak bolca hayal… Şair, yazar, gazeteci, tiyatro oyuncusu, araştırmacı ve her şeyden önce bir simitsever Sunay Akın'la, üç kuşağı bir arada eğlendirebilen tek yer, hepimizi çocukluğumuza götüren İstanbul Oyuncak Müzesi’ni konuştuk. 90 090_099_SUNAY_AKIN.indd 90 21/04/15 01:00 A few toys and a ton of dreams... We sat down with Sunay Akın, who is a poet, writer, journalist, stage actor and simit aficionado first and foremost, to talk over Istanbul Toy Museum that takes us on a journey back to childhood as a rendezvous to gather three generations. 91 090_099_SUNAY_AKIN.indd 91 21/04/15 01:00 M ÜZ E M U S EU M I İ stanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında şair/yazar Sunay Akın tarafından kurulan Türkiye’nin ilk oyuncak müzesi... İstanbul’un Göztepe semtinde ailesine ait bir köşkü müzeye dönüştüren Akın, 1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örneklerini İstanbul’a kazandırmış durumda. Sunay Akın, kitaplarının ve gösterilerinin gelirleriyle, 1990 yılından başlayarak pek çok ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan oyuncak tarihinin en değerli eserlerini toplamayı başardı. Röportajımıza geçmeden önce Sunay Akın’la ilgili bir bilgi daha verelim… Meğer Akın’ın oyuncak tutkusu kadar simit tutkusu da varmış. Günde en az iki simit yiyen bu yaşam insanı New York 5. Cadde’deki şubemizin de müdavimiymiş. İstanbul Oyuncak Müzesi ziyaretimiz sırasında usta yazar ve şair stanbul Toy Museum is the very first toy museum of Turkey established by the writer/poet Sunay Akın on April 23, 2005. Having morphed a family mansion into a museum in Göztepe, Istanbul, Mr. Akın provides Istanbul with the most popular epitomes of toy history ranging from 1700s to the present day. Thanks to his income generated from sales of his books and shows, Sunay Akın has managed to collect the most precious pieces of toy history from collectors, antiquarians, and auctions in many countries around the world. Before proceeding with the interview, let us provide you with a note about Sunay Akın...It has turned out Mr. Akın is passionate about simit as much as he is about toys. Having at least two simits a day, he is a regular for the branch located on the 5th Avenue in New York. We held an interview with the great writer and poet during a visit in Istanbul Toy Museum, and gave an ear to what he had to say about the museum which is the apple of his eye... Let's begin with the background of Istanbul Toy Museum you are the founder of. Then we would like to hear the story behind the origin of this idea. Istanbul Toy Museum was launched on April 23, 2005. So, it is a ten-year old museum. It was awarded as the "Best of Its Kind in the World" by the European Museum Academy in 2012. We established a union in Istanbul for small-scale toy museums launched for almost 50 years around Europe in 2012. Thus, Istanbul was declared as the capital of toys in the entire world thanks to Istanbul Toy Museum. As for the origin of the Toy Museum, I was invited for Nuremberg, Germany about 25 92 090_099_SUNAY_AKIN.indd 92 21/04/15 01:00 years ago. I happened to see a brochure of Nuremberg Toy Museum in the lobby of the hotel I stayed in. I had never been to a toy museum before. I told myself that "I would go there in the morning and take a look." I originally thought that it would take only a few hours but it took until the evening hours. A German officer came up to me and said they were about to close. I spent an entire day in the toy museum. And I realized that what really matters is dreams. The truth follows the footsteps of dreams. Then, I toured all the toy museums across Europe. I envied them so much that I questioned why Turkey had no such museum to offer. In Turkey, toys were regarded as something to keep a kid busy with. Like "give a toy to a kid so he/ she would not get in your way". However, what you give a kid as a toy is what you promise for the future of mankind. For instance, the space room of the museum features space-related toys the very ile söyleşi yaptık ve göz bebeği olan müzeyi kendisinden dinledik... Kurucusu olduğunuz İstanbul Oyuncak Müzesi’nin tarihçesiyle söyleşimize başlayalım. Sonra da bu fikrin doğuş hikâyesini sizden dinlemek isteriz. İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 tarihinde açıldı. Yani on yaşında bir müze. 2012 yılında Avrupa Müze Akademisi tarafından ‘dünyadaki en iyi örnek’ olarak ödüllendirildi. Biz yaklaşık 50 yıldır Avrupa’nın değişik yerlerinde açılan küçük oyuncak müzelerinin birliğini 2012 yılında İstanbul’da kurduk. Böylece İstanbul Oyuncak Müzesi sayesinde İstanbul tüm dünyadaki oyuncakların başkenti ilan edildi. Oyuncak Müzesi fikrinin nereden çıktığına gelince, yaklaşık 25 yıl önce Almanya’nın Nürnberg kentine davetliydim. Kaldığım otelin lobisinde elime Nürnberg Oyuncak Müzesi broşürü geçti. O güne kadar hiç oyuncak müzesi görmemiştim. “Sabah gidip gezerim” dedim. Birkaç saatte çıkarım diye düşünmüştüm ama akşam oldu. Alman görevli yanıma geldi ve kapatacaklarını söyledi. Bütün günüm oyuncak müzesinde geçmişti. Şunu gördüm, asıl olan hayallerdir. Gerçek, hayallerin ayak izini takip eder. Sonra Avrupa’daki bütün oyuncak müzelerini 93 090_099_SUNAY_AKIN.indd 93 21/04/15 01:00 M ÜZ E M U S EU M gezdim. Gezerken gıpta ettim ve benim ülkemde neden olmadığını düşündüm. Bizim ülkemizde oyuncak çocuğu oyalayan bir şey olarak görülüyordu. Yani “çocuğa oyuncak verelim de ayak altında dolaşmasın”. Oysa çocuğun önüne oyuncak diye ne koyuyorsan insanlığın geleceğini vaat edersin. Mesela uzay odamızda, uzay oyuncakları var ve ilk uzay oyuncaklarını 20’li yıllarda Amerikalılar yaptı. Peki Ay’a ilk kim gitti? Amerikalılar. Rastlantı mı sizce? Birinin bunu ülkemizde anlatması gerekiyordu. Ne mutlu bana ki, ben kitaplarımdan, sahne oyunlarımdan ne kadar birikimim varsa onunla bu müzeyi ülkeme, İstanbul’a kazandırdım. first of which were made by Americans in 1920s. And who walked on the Moon first? Americans. Is it a coincidence? Somebody had to tell about it in Turkey. Fortunately, I invested what I earned from sales of my books, stage plays in this museum, Istanbul and Turkey. The Museum features beautiful toys inherited from 1800s. So how did you pick up those toys? To begin with, I would like to note that none of the toys displayed here is a toy that you can see on the market. I bought each and every one of them from exclusive collections and houses of collectors. I paid a visit to their houses as if I was going to ask their father for their hand in marriage. It is not an easy task to purchase a toy that has been preserved for years and put in the most precious corner of people's houses. And you have to be pretty knowledgeable with the history of toys. Just like works by Osman Hamdi, Picasso and Bedri Rahmi Eyüpoğlu are hung in a painting museum; the toy museum offers major works of the toy 94 090_099_SUNAY_AKIN.indd 94 21/04/15 01:01 95 090_099_SUNAY_AKIN.indd 95 21/04/15 01:01 M ÜZ E M U S EU M history. Do not be mistaken by thinking that people donate never-played toys for the museum. That is definitely not the case. You can keep your toys to yourself. It is because they are precious for the toy history whereas they are no museum material. I studied and learned about the toy history before purchasing any toy. I read all the books collected from libraries and bibliopoles. And I found out that the toys made by the very first toy factory established following the industrial revolution are invaluable. Such as Lehman, Günter, Flaschman, Arnold... Each one of them is like a signature of a painter. Most of them are nowhere to be found or quite rare. Every toy is not a museum material. They are nowhere to be found in Turkey either since these brands never made it to Turkey. All these toys are like your own kids but which ones would be your top five? You are right. Each enshrines in my heart. For example, a baby house of the Victorian era or a toy of Charlie Chaplin with no other copy. It is the toy he personally played with and now presented to Istanbul. In addition, the museum features a toy of Mona Lisa with no other copy as well. It was made in 1954 and we have it. But you know I think the top five precious toys would have to be the ones everyone first grabbed and touched. And there are some toys that capture the Turkish culture displayed on the ground floor even though they are not significant in terms of the toy history. You know plastic cars that we used to mount wires for when we were kids. We have them too. I would count them among top five. Is there any toy that you would like to have for the museum? Lehman has a tin-made toy. It is compose of a woman and a man. You set it up and they walk a dog. I have not seen it yet. So, it needs to be put up for sale by a collector. It is a 120-year old toy. I would like to invite everyone to meet their childhood here. You'll come here grabbing the hand of your kid but the other hand you'll grab as you walk out will be of your childhood. 96 090_099_SUNAY_AKIN.indd 96 21/04/15 01:01 Müzede 1800’lü yıllardan kalma çok güzel oyuncaklar görebiliyoruz. Bu oyuncakları nasıl seçtiniz? Öncelikle şunun bilinmesini isterim, burada sergilenen oyuncakların hiç biri marketlerde satılan oyuncaklar değil. Her birini özel koleksiyonlardan, koleksiyonerlerin evlerinden aldım. Kızlarını istemeye gider gibi gittim o evlere. İnsanların yıllarca sakladığı, evlerinin en özel yerlerine koydukları bir oyuncağı satın almak inanın hiç kolay değil. Bir de oyuncağın tarihini çok iyi bilmeniz gerekiyor. Bir resim müzesine nasıl ki Osman Hamdi’nin, Picasso’nun, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserleri asılıyorsa, oyuncak müzesine de oyuncak tarihinin önemli eserleri konur. Şöyle bir yanılgıya düşülmesin; insanlar evlerinde oynamadıkları oyuncakları gelip buraya bağışlıyor. Kesinlikle böyle değil. Sizin oyuncaklarınız sizde kalsın. Çünkü onlar oyuncak tarihi için önemli, müzelik eserler değil. Oyuncakların tarihini hiçbir oyuncak almadan önce çalıştım öğrendim. Kütüphanelerden, sahaflardan topladığım oyuncak tarihi kitaplarını okudum. Gördüm ki, sanayi devrimi sonrası kurulan ilk oyuncak fabrikasının ürettiği oyuncaklar çok değerli. Örneğin Lehman, Günter, Flaschman, Arnold gibi... Bunların her biri bir ressamın imzası gibidir. Bunların çoğu zaten yok ya da çok az. Her oyuncak müzelik değil. Bizim ülkemizde de hiç yok çünkü bu markaların hiç biri bize gelmemiş. Tüm bu oyuncaklar sizin çocuğunuz gibi, ama ilk beşe hangilerini alırsınız? Haklısınız her birinin yeri ayrı, ama mesela Victoria dönemi bebek evi ya da Charlie Chaplin’e ait sadece bir tane üretilmiş Şarlo oyuncağı var. Bizzat kendisinin oynadığı, işte onu kazandırdık İstanbul’a. Ayrıca Mona Lisa’nın oyuncağı da dünyada sadece bir tane yapıldı. 1954 yılında yapıldı ve o da bizde. Ama biliyor musunuz, bence herkesin ilk eline aldığı, ilk dokunduğu kendi oyuncakları ilk beşe giren en değerli oyuncaklardır. Bir de oyuncak tarihi açısından önemli olmasa da bizim kültürümüzü yansıtan oyuncaklar giriş katımızda sergileniyor. Hani çocukluğumuzda tel taktığımız plastik arabalar var ya, işte onlar da var orada, ilk beşe onu da alalım derim. Hayalinizde, müzeye getirmek istediğiniz bir oyuncak var mı? Lehman’ın teneke bir oyuncağı var, bir kadın bir erkek, kuruyorsun köpek gezdiriyorlar, henüz görmedim 97 090_099_SUNAY_AKIN.indd 97 21/04/15 01:01 M ÜZ E M U S EU M bir koleksiyonerin satışa çıkarması lazım. 120 yıllık bir oyuncak. Ben herkesi buraya kendi çocukluğuna davet ediyorum. Buraya çocuğunuzun elini tutarak gireceksiniz ama çıkarken diğer elinizin tuttuğu kendi çocukluğunuz olacak. Uygarlık tarihi ve oyuncak İstanbul Oyuncak Müzesi, uygarlık tarihini daha eğlenceli, daha akılda kalıcı bir öğrenme yöntemi ile ziyaretçilere sunuyor. Örneğin, uzay oyuncaklarının sergilendiği bölümde Ay’a ulaşma çabası, tren oyuncakları bölümünde ise Sanayi Devrimi oyuncakların diliyle anlatılıyor. Müzenin dekoru da bu düşünceyle sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan tarafından tasarlanmış. İstanbul Oyuncak Müzesi, bir şair tarafından açılmış olması ve bir sahne tasarım sanatçısı tarafından tasarlanmış olması özelliği ile de dünyada bir ilki teşkil ediyor. The civilization history and toy Istanbul Toy Museum offers a more entertaining and an easily-remembered learning method for the civilization history. For instance, the section for space toys recounts the effort to get to the Moon while the one for trains outlines the Industrial Revolution from the perspective of toys. In line with this perspective, the museum is decorated by Ayhan Doğan, a stage designer. Istanbul Toy Museum is unique as it was established by a poet and decorated by a stage designer. I had the same! One of major characteristics of Istanbul Toy Museum is the fact that it embraces all family members. It is a museum where three generations can spend time and share happiness. Grandmothers/grandfathers and parents go on a journey in a time 98 090_099_SUNAY_AKIN.indd 98 21/04/15 01:01 Bundan bende de vardı! machine en route to their childhood and enjoy recounting their times to one another. The corridors of the Toy Museum echo with "I had the same!" remarks and recounts of childhood memories. The capital of toy museums Thanks to the Museum, a gap is filled regarding toy museums with a major importance in European countries, and Istanbul Toy Museum ranks among the top of its kind around the world. Held by Istanbul Toy Museum in November 2012 as the first of its kind, TOYCO-2012 Istanbul (the Union of European Toy and Children Museums) was organized for the first time in Turkey. This paved the way for Istanbul Toy Museum to lead the establishment of the union of toy and children museums, and helped Istanbul to be titled as "the capital of toy museums". İstanbul Oyuncak Müzesi’nin en önemli özelliklerinden biri de aileyi bütün üyeleri ile kucaklaması. Müze, bu özelliğiyle üç kuşağın bir arada zaman geçirebileceği ve ortak mutluluğu paylaşabileceği bir mekân. Nine/dede, anne/baba çocuklarla birlikte bir zaman makinesinde çocukluklarına doğru yola çıkarken, birbirlerine kendi dönemlerini anlatmanın keyfini çıkartırlar. Oyuncak müzesinin koridorları ‘’Bundan bende de vardı!’’ cümlesi ile başlayan ve çocukluk hatıralarının anlatıldığı sesler ile yankılanmaktadır. Oyuncak müzelerinin başkenti İstanbul Oyuncak Müzesi ile birlikte Avrupa ülkelerinde büyük öneme sahip olan oyuncak müzeleri konusunda Türkiye’deki boşluk tamamladı ve İstanbul Oyuncak Müzesi dünyadaki örnekleri arasında önemli bir yere sahip oldu. 2012 yılının kasım ayında İstanbul Oyuncak Müzesi tarafından gerçekleştirilen ve dünyada bir ilk olan TOYCO-2012 İstanbul (Avrupa Oyuncak ve Çocuk Müzeleri Birliği) buluşması ilk kez Türkiye’de gerçekleştirildi. Bu sayede İstanbul Oyuncak Müzesi dünyada çocuk ve oyuncak müzeleri birliği kurulması konusunda öncü oldu, İstanbul’a ‘oyuncak müzelerinin başkenti’ unvanını kazandırdı. 99 090_099_SUNAY_AKIN.indd 99 21/04/15 01:01 STİL S T Y LE 10 0 100_106_GUNES_TULGA.indd 100 21/04/15 00:52 Takım elbise seçme kılavuzu Nerede hangi takım elbise giyilir? Üzerinize uyan bir takım elbise nasıl olmalıdır? Takım elbise seçerken dikkat etmeniz gereken noktalar neler? Beyler, bu soruların yanıtları için sizleri yazımızı okumaya davet ediyoruz. A guide for the perfect suit What suit to wear and where? How is a fitting suit supposed to be? What do you have to be careful about for choosing a suit? Gentlemen, we would like to invite you to take a look this article for all the answers. Güneş Tulga ile Tasarım Dünyası [email protected] www.gunestulga.com 101 100_106_GUNES_TULGA.indd 101 21/04/15 00:52 STİL S T Y LE W e are a whole. We feel happy and at peace when inner and external balance is in harmony. You know what they say: "His/her beauty on the inside is reflected on the outside, too". That is absolutely true. I would not want to bore you with a cliche such as "beauty is only skin deep" whereas any outfit you have just bought contains a lot of messages about you. If you would like to give right messages, then I would suggest that you begin with fixtures in your wardrobe. Men in particular like to emphasize that they are not into shopping and do not care about how to dress. That is why they break out in a cold sweat when they need to buy some "fixtures". No need to panic at once but do not refrain from spending time, effort and money for your image. It is an investment in your future. Here are some tips and basic rules for the perfect suit: A) What is your primal goal? İ nsan bir bütündür, iç ve dış dengesi uyum içinde olduğu zaman kendini mutlu ve huzurlu hisseder. Hani derler ya "İçi dışına yansımış" diye, bu kesinlikle doğrudur. "Önemli olan iç güzelliktir" gibi kalıp cümlelerle içinizi daraltmak istemem, lakin ister inanın ister inanamayın, yeni edindiğiniz her kıyafet, bünyesinde sizinle ilgili pek çok mesaj barındırır. Doğru mesajlar vermek istiyorsanız, işe elbise dolabınızdaki demirbaşlardan başlamanızı tavsiye ederim. Özellikle erkekler alışverişi sevmediklerini ve giyinmeyi umursamadıklarını vurgulamayı pek severler. Bu yüzden bir 'Demirbaş' edinmeleri gerektiğinde hemen soğuk terler dökerler. Hemen paniğe kapılmanıza gerek yok ama imajınız için zaman, çaba ve para harcamaktan kaçınmayın. Çünkü geleceğinize yatırım yapıyorsunuz. İşte karşınızda doğru takım elbise seçme ipuçları ve bir takım elbisenin ABC' si: I would recommend you to study a little bit before resorting to a sales representatives in a store. Go to your wardrobe and design a roadmap. Decide on a color scheme that fits you or ask for help. Decide on your budget and what brands to go for and make a research. Make it clear about for what purpose you would like to buy a suit. For office? For a wedding or a formal occasion? Or dinner, cocktail, entertainment-related activities? You have to make a decision. -For business: If it is for business, you need to check the dress code of the company you work for. 10 2 100_106_GUNES_TULGA.indd 102 21/04/15 00:52 Do not embark on it before checking such criteria that depend on what industry you work in. - Formal: If it is for a formal occasion, then make sure to remain within the boundaries of classic cuts. Men usually go for mono collar, classic regular cut suits. You would be good to go for formal occasions with a buttoned-up shirt and a tie. - For night/ Dinner/ Entertainment: If you choose to wear your suit without a tie and an unbuttoned shirt collar, you would turn yourself into a laid-back one for dinner. However, I recommend you to make a little research about where you will have the dinner before you get too laid back. Tie is a must for some restaurants and venues. Social media and websites offer hints about it. (I strongly suggest you read comments by website visitors in particular) Size çok iyi gidecek bir renk, kumaş ve kalıp mutlaka var. Bunun için zaman ayırmalı ve bol bol deneme yapmalısınız. There is always a color, fabric and pattern that perfectly fits you. You need to spare time and try on many suits for the one. A) İlk hedefiniz nedir? Mağazaya gidip kendinizi satış temsilcisinin ellerine teslim etmeden önce biraz ders çalışmanızı tavsiye ederim. Elbise dolabınıza gidin ve bir yol haritası oluşturun. Size uygun renk düzenine karar verin veya bir bilene sorun. Bütçenize karar verin ve hangi markalarla çalışabileceğinizi saptayın, araştırma yapın. Öncellikle takım elbisenizi hangi amaçla almak istediğiniz konusunda netleşmelisiniz. Ofis için mi? Nikah, düğün gibi resmi ortamlar için mi? Ya da akşam yemeği, kokteyl, eğlence gibi etkinlikler için mi? karar vermelisiniz. -İş için: Takım elbiseyi iş için giyinecekseniz, iş yerinizin giyim kodlarını gözden geçirmelisiniz. Sektörlere göre değişen bu kriterleri kontrol etmeden yola çıkmayın. -Resmi: Resmi yerlerde giymek için alıyorsanız, klasik kesimlerin dışına fazla çıkmayın. Mono yaka, klasik düz kesim takım elbiseler, erkeklerin çoğunlukla tercih ettiği bir türdür. Düğmeleri tamamen iliklenmiş bir gömlek ve kravat ile anında resmi ortamlara uygun hale gelirsiniz. 103 100_106_GUNES_TULGA.indd 103 21/04/15 00:52 STİL S T Y LE - Hava kararınca/ Yemek/ Eğlence: Takım elbisenizi kravatsız ve gömlek yakasının düğmeleri açık kullanırsanız, akşam yemeği için rahat bir insan haline dönüşürsünüz. Lakin, fazla rahatlamadan önce gidilecek yer ile ilgili ön araştırma yapmanızı tavsiye ederim. Bazı mekânlarda kravat olmazsa olmazdır. Sosyal medya ve internet sayfaları bu konuda ipucu barındırır. (Özellikle ziyaretçi yorumlarını okumanızı tavsiye ederim.) B) Size uygun bir kalıp mutlaka vardır: Takım elbiseler erkeğin elbise dolabının temel taşı olduğu için, kesimi ve deseni ile ikinci deriniz gibi olmalı, vücudunuza tamamen oturmalı. İyi dikilmiş size uygun bir takım elbise bedeninizi daha uzun, daha ince ve daha yapılı gösterebilir. Beden ölçünüzü öğrenin, nelerin uygun olduğunu, fiyat alternatiflerini, tercih ettiğiniz stili, renkleri, uygun markaları saptayın, zaman ayırın ve sabırlı olun. Mağazaların satış danışmanlarından yardım alın, bedeninize uygun kalıplar konusunda B) There is definitely a suit pattern that fits you: As suits serve as cornerstones of a man's wardrobe, they must be like your second skin and a close-fit in cut and design. A tailor-made suit makes you look taller, thinner and well-built. Find out your body size and determine what fits, price alternatives, your style, colors, favorite brands, spare some time and be patient. Ask sales assistants for help and let them inform you of patterns that fit your body. Request them to clarify terms you do not understand. Try on every model until you find the perfect pattern. C) Find out your body size and let the drop do the talking: There are two size for men's suits. One displays the width and is known as the body size. (For instance 48/ 50/ 52/ 54). The other size is the "DROP" system that many men are unaware of and it displays 10 4 100_106_GUNES_TULGA.indd 104 21/04/15 00:53 the length. Ready-made sizes divide people into groups depending on their physical features. These groups are called Drop. The Drop size is divided into groups as 4/ 6/ 8. 4 drop: For short and overweight types 6 drop: Middle-sized ones with normal weight 8 drop: Thin and tall types D) Camouflage your shortcomings: A perfectly-chosen suit minimizes your shortcomings. For instance: Straight line suits make short ones look taller. Offering an advantage for short ones, such lines turn into a disadvantage for tall ones. If your height is above the average, then cross-striped and plaid suits would make you look better. I recommend you to avoid plaid suits in case you are bulky. In addition, double-breasted jackets make you look bulkier. Slim-fit models that fit your body and waist gently would make you look thinner. It goes without saying that one can elaborate on such tips and deliver particular analyses for each body size. D) Have a suit made? Or buying one? A tailor-made suit is a fine alternative when you are unable to find something among standard ones in line with your favorite fabric, pattern, color o model. Having a suit made is a personal choice and dependent on your budget. You should go for it in case you want an original suit that fits your body and no one has. If you are to buy a ready-made suit, you should make sure to avoid too many modifications for jacket and trousers. It is okay to do so for arm's and trouser legs whereas any move by a tailor will ruin the originality of a suit in case shoulders and waist do not fit. E) Do not neglect cleaning and maintenance: You can wear it for years as long as you take good care of it. Make sure not to wear the same suit in two consecutive days. Hang up your suit on a wooden Baktınız bir türlü olmuyor, öyleyse kendiniz için bir takım elbise diktirebilirsiniz. If it does not work, then you should have a suit made for yourself. sizi bilgilendirmelerini isteyin. Anlamadığınız terimleri açıklamalarını rica edin. Size uygun kalıbı bulana dek sabırla uygun her modeli deneyin. C) Beden ölçünüzü öğrenin, droplar konuşsun: Erkek takım elbisesinde iki ölçü vardır. Biri eni gösterir ve beden ölçüsü olarak bilinir. (Örneğin 48/ 50/ 52/ 54) Diğer ölçü ise, çoğu erkeğin pek bilmediği 'DROP' sistemidir ve boy uzunluğunu gösterir. Hazır giyimde ölçüler insanların fiziki yapılarına göre gruplara ayrılmıştır. Bu gruplara Drop adı verilmiştir. Drop ölçüsü genelde 4/ 6/ 8 olarak gruplara ayrılmıştır. 4 drop: Kısa boylu kilolular için 6 drop: Orta boy normal kilo için 8 drop: Zayıf ve uzun boylular için 105 100_106_GUNES_TULGA.indd 105 21/04/15 00:53 STİL S T Y LE D) Problemlerinizi kamufle edin: Doğru seçilmiş bir takım elbise ile kusurlarınızı aza indirebilirsiniz. Örneğin, kısa boyluları boyuna düz çizgili takımlar, olduğundan daha uzun gösterir. Lakin kısa boylular için avantajlı bu çizgiler, uzun boylularda dezavantaja dönüşebilir. Boyunuz ortalamanın üstünde ise, enine çizgiler ve ekose desenler daha iyi bir görünüm sağlar. İri bir vücudunuz varsa ekose desenli takımlardan kesinlikle uzak durun derim. Ayrıca kruvaze ceketler de sizi olduğunuzdan daha iri gösterir. Fit kesim, bedeninizi sıyıran ve belinize hafifçe oturan modeller ile daha ince görünebilirsiniz. hanger and make sure to empty your pockets. Brush it once in a while. Spare enough space for each item. Make sure it does not wrinkle. Leave some space between hangers to allow for air circulation. Air your suits out before hanging them in your wardrobe. In case your woolen suit is stained, it would suffice to have it dry cleaned once a season. Do not exaggerate it. Do not let your suit wear out and keep it out of constant touch with chemicals. Have it dry cleaned to avoid color differences between tops and trousers. Always keep your suits clean, ironed and neat. A suit ready to go in your wardrobe would make you less stressful in the morning. See you around :) D) Diktirmek mi? Satın almak mı? Kişiye özel dikim, standart takımlar arasında istediğiniz kumaş, desen, renk ve modelde takım bulamadığınızda faydalı bir alternatiftir. Takım elbise diktirmek kişisel bir tercihtir ve bütçenizle ilgilidir. Kimsede olmayan, orjinal ve bedeninize uygun bir takım istiyorsanız, özel dikimi düşünmelisiniz. Hazır bir takım elbise alıyorsanız, ceket ve pantolonda fazla tadilata gerek olmamasına dikkat etmelisiniz. Kol ve paça boyu yaptırmakta sorun yoktur ama omuz ve bel bölgesi bedene oturmazsa, terzinin yapacağı her müdahale takımın orijinalliğini bozacaktır. E) Temizlik ve bakım İki gün üst üste aynı takımı giymemeye gayret edin. Takımı tahta askılara özenli bir şekilde asın, cepleri boşaltmayı unutmayın. Arada elbise fırçası ile bakım yapın. Her şeye yeterince yer ayırın. Kırışıp buruşmasın. Askılar arasında havalanma olabilmesi için boşluk bırakın. Takım elbiseleri dolaba asmadan önce açık havada havalandırın. Yünlü takımınızda leke varsa sezonda bir kez kuru temizlemeye vermek yeterlidir, abartmayın. Takım elbiselerin alt ve üst renk farklılığının önüne geçmek için beraber kuru temizliğe gönderin. Takımlarınızı her zaman temiz, ütülü ve düzenli tutun. Yine görüşelim :) 10 6 100_106_GUNES_TULGA.indd 106 21/04/15 00:53 Eris_ilan(205x275mm)_P2_ET_baskı copy.pdf 1 2/26/15 4:52 PM C M Y CM MY CY CMY K 107_ERIS.indd 72 21/04/15 00:50 Ş EH İ R CITY Galata Kulesi ve İstanbul... Galata Tower and İstanbul... 10 8 108_119_ISTANBUL.indd 108 21/04/15 00:50 İstanbul’un ışığı nedir? Zor ama yanıtlaması zevkli bir soru. Biz yine de bu soruyu işin uzmanlarına; Gürol ve Rana Baroncelli’ye sorduk. Tabii İstanbul’la ilgili başka sorularımız da oldu. What is the starlight of Istanbul? It is a question difficult yet fun to answer. We posed the question to Gürol and Rana Baroncelli who are equal to the task. It goes without saying that we asked some other questions about Istanbul, too. 109 108_119_ISTANBUL.indd 109 21/04/15 00:50 Ş EH İ R CITY D ünyada benzeri olmayan büyüleyici bir güzellik… Romantik doğa tutkunlarına İstanbul’un rengini sorduğumuzda hiç düşünmeden erguvan dediler. Sosyolojik olarak bakanlar çok renkliliği savundu ve mozaik tasviri en doğrusudur yanıtını verdi. Bu güzel şehri tuvallerinde canlandıran sanatçılara göreyse Boğaz’ın maviliği, gün batarken beliren bakır ışıltısı ya da gökyüzünün pusudur İstanbul’un rengi. Bu kadar farklı renkleri barındıran imparatorluk şehrini daha iyi anlamak için bu soruyu iki uzmana sorduk. Çizdikleri her mimari yapıya imzalarını atacak kadar işlerine tutkuyla bağlı Gürol ve Rana Baroncelli ile İstanbul üzerine konuştuk. Mimari bir gözle baktığınızda İstanbul’u nasıl görüyorsunuz? Rana: Aslında iki İstanbul var diyebiliriz. Biri tarihi, eski İstanbul, diğeri Boğaz’la tanımlayabileceğimiz romantik İstanbul. Bunların güzelliği tartışılmaz. Bir bakış açısı bunlar çok güzel, yeter bozulmasın diyor, bir bakış açısı da bunlardan hiç yararlanmadan yenilikler istiyor. Farklılığın neyle yaratılacağı çok önemli, başka bir hikâye yazılması gerekir. Bize gelen taleplerin çoğu zaman bu bakış açısıyla derinliği olamıyor. Biz diyoruz ki her projenin söyleyeceği bir şey olmalı. Projenin yapılacağı yer çok önemli, hocalarımızın öğrettiği en önemli şey, önce paftalarca inceleme yapmak gerektiğidir, parsel nerede, arkasında ne var? Gürol: Benim üstadım Aldrosi’nin ‘Şehir Mimarlığı’ Gürol ve Rana Borancelli Gürol and Rana Borancelli I t is a mesmerizing beauty nowhere else to be found around the world... The immediate answer was judas trees when we asked romantic nature enthusiasts about the color of Istanbul. Those with a sociological perspective stood by diversity and suggested that the mosaic portrayal would be the best of all. It is the Bosphorus blue, the copper-color glow in the sunset or the haze of the sky to painters bringing this beautiful city into life on a canvas. We asked the same question to two experts to gain a better insight into this imperial city with so much diversity. We sat down with Gürol and Rana Baroncelli to talk over Istanbul as they are quite passionate about what they do to put their individual stamps on each and every architectural structure they design. What would you say about Istanbul from an architectural perspective? Rana: In fact, there are two sides for Istanbul we can talk about. One is the ancient Istanbul while the other one is the romantic Istanbul that we can associate with the Bosphorus. Their beauty is undeniable. From one perspective, this is 1 10 108_119_ISTANBUL.indd 110 21/04/15 00:50 Rana Baroncelli ODTÜ mimarlıktan mezun olduktan sonra, mimarlığın farklı bakış açılarını tanımakla çok ilintili olduğuna inandığım için İstanbul’a geldim. İTÜ’de bilişim üzerine yüksek lisans yaptım hemen ardından da iş hayatına atıldım. Rana Baroncelli Having graduated from the Department of Architecture in the Middle East Technical University, I found myself in Istanbul since I have sincerely believed that architecture is about getting to+ know various perspectives. I studied for a master degree in IT in Istanbul Technical University, and immediately embarked on business life. beautiful and the town can not afford to be deformed whereas another perspective calls for innovations without benefiting from any of this beauty. It is important to know what you make a difference with, and you need to write a different story. Most of the requests do not have such a depth from this perspective. We tell them each project must have a message to deliver. The place of the project is crucial. The most important lesson we learned from our masters is to make an analysis for weeks and find out about the location of a parcel and what lies behind. Gürol: The book about urban architecture by my master Aldrosi frequently tells about a concept named “the identity of a place”. We have to deliver varying projects in Istanbul, Cyprus or Ankara since they all must have a unique identity. I define Istanbul as a Noah’s pudding. It incorporates salty ones and sweets and allows for good things every now and then. The itching palm is what destroys this city. That is why the identity is deformed. The itching palm not only deforms the outlook of Istanbul but also ruins everything including micro-climate, lands and water while high-rise buildings lead to particular winds aloft. What do you think about the population of Istanbul? Do you think it can handle this large population? kitabında, devamlı bahsettiği bir kavram vardı, o da “yerin kimliği” kavramı. İstanbul’da, Kıbrıs’ta Ankara’da başka yapı yapmalıyız, her şehrin bir kimliği olmalı. Ben İstanbul’u aşure olarak tanımlıyorum. Tuzlusu da var tatlısı da, arada güzel şeyler oluyor. Bu şehri mahveden rant. O yüzden kimliği de bozuluyor. Rant kavgası İstanbul’un sadece görünümünü bozmuyor üstelik, mikroklimasını, toprağını, suyunu her şeyini bozuyor, yüksek binalar ayrı bir yüksek rüzgâr oluşturuyor. İstanbul nüfusunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kadar kalabalığı kaldırabilir mi? Gürol: Kapasitenin çok üstündeyiz. İzmit’le birleşti, Edirne tarafı da aynı şekilde. Peki böylesi büyük bir coğrafyada siz yeni yapılar tasarlarken İstanbul’un hangi özelliklerinden yararlanıyorsunuz? Rana: Tüm bu karmaşada biz de İstanbul’un ışığı kavramına ulaştık. İstanbul’da eski neye gönderme yapılacağı çok şaibeli, “İstanbul’un başka hangi değerleri 111 108_119_ISTANBUL.indd 111 21/04/15 00:50 Ş EH İ R CITY Eminönü... 112 108_119_ISTANBUL.indd 112 21/04/15 00:50 Gürol: It is way above the limits. It has integrated with Izmit as well as Edirne. So, what aspects of Istanbul do you benefit from to design new structures across such a large site? Rana: We have found out the starlight of Istanbul within this complete shambles. What ancient component to refer to is quite controversial in Istanbul. The starlight came into play when we held discussion with a crackerjack over what other values Istanbul can offer. The starlight of Istanbul is a lot like New York’s. In that both cities feature a starlight that can gracefully highlight vibrant colors. It is safe to say that from a photographer’s perspective. Gürol: The light matters a lot in architecture. In fact, you design with shadow in the daytime, and with light at night. There are such works that you love them at night since it is designed with light whereas you do not feel the same in the daytime. There might be exact opposite cases, too. Istanbul has a brighter light to offer than Paris and London. Rana: Istanbul offers a light you can thrust details to the forefront while var” sorusunu araştırırken bu konunun uzmanı bir arkadaşımızla ışığı meselesi gündeme geldi. İstanbul’un ışığı New York’un ışığına çok benziyor. Öyle ki; canlı renklerin çok güzel altını çizebilen bir ışık var her iki şehirde de. Fotoğrafçı gözüyle bakıldığında bunu tespit edebilirsiniz. Gürol: Işık, mimaride çok önemlidir, hatta gündüz gölgeyle, gece ise ışıkla tasarlarsınız. Bazı eserler vardır ki, gece daha çok beğeniriz çünkü ışıkta dizayn edilmiştir, gündüz ise beğenmeyiz. Tabii tam tersi de olabilir. İstanbul ışığı Paris ve Londra’ya göre daha kuvvetli. Rana: Projenin genelini nötr tutup detayları ön plana çıkarabileceğiniz bir ışık var İstanbul’da . Londra’da bunun olması çok olası değil. İstanbul’un gün batımı çok özel, projelerde kullanıldığında çok etkili olur. Boğaz’ı çok özel yapan nedenlerden biri de gün doğumu ve günbatımındaki ışığı ve ışığın yarattığı renkler mesela. Gürol: İstanbul, dört mevsimi yaşayabildiğimiz dünya üzerindeki çok özel şehirlerden bir tanesi... İstanbul ile Londra arasındaki en önemli fark kliması ve o yoğunluk filtreleme yapıyor. Çok yoğun bir ışık getiriyor, fotoğraf için mükemmel, mimari için o kadar da güzel bir ışık değil bence. Belli ışık yoğunlukları, insanın ruh halini bile belirleyebilir. 113 108_119_ISTANBUL.indd 113 21/04/15 00:50 Ş EH İ R CITY 114 108_119_ISTANBUL.indd 114 21/04/15 00:50 Ortaköy... 115 108_119_ISTANBUL.indd 115 21/04/15 00:51 Ş EH İ R CITY keeping the overall project neutral. This is not very likely when it comes to London. Istanbul offers a highly special sunset that would be quite effective when put into use for projects. One of the reasons why the Bosphorus is so special is the light and colors created by the light at the time of sunrise and sunset. Gürol: Istanbul is one of the world’s rare locations where one can experience four seasons. The primary difference between Istanbul and London is climate that allows for some filtering. It brings in highly intensive light which is perfect for photography yet not that ideal for architecture in my opinion. A particular light intensity is even likely to define Gürol Baroncelli Bursa’da ilk orta ve liseyi okuduktan sonra yanlış tercih yüzünden Boğaziçi bilgisayar yerine Bursa’da matematik mühendisliğine girdim. Ardından üniversiteyi okumaya İtalya’ya gittim. Cenova’da bir süre asistanlık yaptım, mimarlık yeterlilik imtihanını verdim. İtalya’da mimar olabilmek için beş yıl okumak gerekiyor. Ardından yazılı ve sözlü tez yazıyorsunuz ve buna rağmen hâlâ sadece mimarlık mezunu oluyorsunuz ama mimar olmuyorsunuz. Beş senenin ardından 6 ay bir mimarın yanında staj yapıyorsunuz ardından tekrar sınava giriyorsunuz ki mezunların sadece yüzde 6’sı bu sınava girebiliyor. Girenlerin de sadece yüzde 20’si sınavdan başarıyla çıkıyor. İtalya’da mimarlar odası Adalet Bakanlığı’na bağlı. Mimar, hakim statüsünde ve hükümet adına şehir için çalışıyor. Ev sahibi olmak herkesin hakkı olduğundan, böyle olduğu için de gecekondular bile hukuk sistemine bağlı oluyor. Zaten sistem böyle işlediği için de yasa dışı bir yerleşim mümkün olmuyor. İstanbul’da sizi mutlu eden bu renkleri mimaride kullandığınızda çok özel eserler tasarlayabilirsiniz. Mesela Bodrum çok farklıdır. Bodrum’da kullandığınız maviyi burada kullandığınızda aynı efekti elde edemezsiniz. Her yerin kendi rengi vardır ve renk bizim için çok önemlidir. İstanbul’un rengi sizce nedir? Gürol: Bence İstanbul’un rengi güzel bir bordo diyebilirim. Boğazdaki yalılarda görebileceğimiz kiremit rengi. Renk bence çok önemli, insan tiplerini davranışlarını bile etkiliyor. Mesela yapılan bir istatistiğe göre maviyi seven kadınlar kırmızıyı sevmezmiş. Gri nötrdür, o yüzden iş adamı griyi tercih eder, risk almaz. Mimaride gri, üzerine başka bir şey kullanmak için kullanılır. Rana: Yerel giysilerimiz çok renkliyken hangi noktada renk kullanma becerimizi kaybettik araştırmak lazım. Folklorik giysilerde, halılarda, seramikte, kilimlerde Kız Kulesi... Maiden’s Tower... 116 108_119_ISTANBUL.indd 116 21/04/15 00:51 one’s mood. You can deliver pretty special designs when you put in colors that make you happy in architecture. For instance, Bodrum is a whole another story. You can not simply create the same impression with blue color in Istanbul as you do in Bodrum. Each city has its own color and it matters a lot to us. What do you think is the color of Istanbul? Gürol: I think it is claret red. The brick color you get to see on Bosphorus mansions. The color matters a lot and even affects your behaviors. Studies report that women who like blue color are not into red. Gray is neutral. That is kullandığımız renkler neden günlük hayatta yok? Bu durum aslında sosyolojik bir araştırma konusu olmalı. Renklerle birlikte toplumun neşesi, özü de kayboluyor bence. Mimaride zaman algısı nedir? Gürol: Küçük bir şehre gittiğiniz zaman, zaman daha yavaş akıyor. Mimaride bu zaman algısını İstanbul’a yaşatmanın çabası var. Öncelikle ses yalıtımı yapılması gerekiyor. Ardından yeşil hissinin uyandırılması, ışığın doğru gelmesi, evde mutlaka kişiyi rahatlatacak unsurlar yaratılması gerekiyor çünkü huzur, zamanı yavaşlatan en önemli unsur. Büyükşehir insanının beklentisi nedir? Rana: Kendine zaman kaldığı hissi büyükşehir insanının en önemli beklentisi. Biz mimar olarak evde geçirilen boş zamanları yönlendirebiliriz. Tabii biz sadece seçenek sunuyoruz kullanmak sana kalmış. 1 17 108_119_ISTANBUL.indd 117 21/04/15 00:51 Ş EH İ R CITY Gürol Baroncelli Having studied for elementary, secondary and high schools in Bursa, I opted for mathematics engineering in Bursa instead of computer engineering in Boğaziçi University. Then, I went to Italy to study in a college. I worked as an assistant in Genoa for a while and passed the proficiency test for architecture. You have to study for five years to become an architect in Italy. Then, you have to write up an oral and a written thesis, and that only suffices to be a graduate of architecture but that does not make you an architect. After 5 years, you basically work as an intern to an architect for 6 months, and then you pass another test which only 6 percent of graduates are allowed to take. Only 20 percent of those qualified for the test get to succeed in the test. The chamber of architects is affiliated to the Ministry of Justice in Italy. An architect acts as a judge and works for the city on behalf of the government. Since everyone has a right to own a home, even shanty houses are in line with the law. So, no illegal settlement is possible when the system works like that. why a businessman opts for gray and avoids taking a risk. In architecture, gray is put into use to avoid having to put something on it. Rana: Turkish folk clothing is multicolored whereas we need to question at what point we let go the skill to make use of colors. How come we do not get to see colors of folk clothing, carpets, ceramics and rugs in daily life? This should be a subject for a sociological study. The joy and essence of a society tend to perish along with colors. What is the time perception in architecture? Gürol: Time goes slower in a small town. The architecture makes an effort to make sure Istanbul enjoys the same. First of all, sound insulation is a must. Then, it is imperative to arouse a feeling for green, perfect light angles and components to ease your mind at home as peace is the primary factor that slows time down. This is certainly psychological. Time probably goes slow when you are not happy but we talk about ease. Home must be somewhere you truly feel at peace. 118 108_119_ISTANBUL.indd 118 21/04/15 00:51 108_119_ISTANBUL.indd 119 21/04/15 00:51 S E YA H AT T R AV EL Kendinizi kâşif gibi hissedeceğiniz rüya şehir Nepal A dream town where you feel like an explorer Tarihi Patan şehri… The ancient town of Patan... 120 120_129_NEPAL.indd 120 21/04/15 00:48 Gezgin Yazar İhsan Önder, Himalayalar’ın eteklerindeki kurulmuş olan güzel şehir Nepal’e yaptığı gezinin hikâyesini okuyucularıyla paylaşıyor. Nepal’in başkenti Katmandu’ya uzanan bu yolculuk, bütçesi ve zamanı kısıtlı olanlara ilham verecek. Bu soluksuz macerada Nepal’i keşfetmeye hazır mısınız? The globetrotter-author İhsan Önder shares the story of his trip to the beautiful country of Nepal situated on foothills of the Himalayas. Stretching through Katmandu, the capital town of Nepal, this journey is an inspiration for those with a limited budget and time. Are you ready to explore Nepal on a thrilling journey? 121 120_129_NEPAL.indd 121 21/04/15 00:49 S E YA H AT N T R AV EL epal, yaklaşık 30 milyon nüfusuyla görkemli Himalayalar’ın eteklerinde kurulmuş, dünyadaki üçgen şekilli bayraklı tek ülke. Her ne kadar Budizm’in doğduğu topraklar olsa da halkının yüzde 80’i Hindu. Yakın zaman önce çok partili sisteme geçen Nepal, kişi başına düşen 240 dolarlık gelirle dünyanın en fakir ülkelerinden biri. Yeryüzündeki sayıları 14’ü bulan, 8 bin metrenin üzerinde yüksekliğe sahip dağların sekizi bu ülkede. Bu da dağcılığa gönül vermiş herkes için Nepal’i ve özellikle Katmandu’yu cazibesini sürekli koruyan bir rüya ülkesi haline getiriyor. Sadece Everest’e ev sahipliği yapıyor olmak bile Nepal’i özel kılıyor. Katmandu’da şehir gezgini de olabilirsiniz; aksiyonu bol doğa sporlarını da yapabilirsiniz. Özellikle turistik Tamel bölgesinde, zamanınıza ve bütçenize göre şekillendirebileceğiniz onlarca alternatif sunan turizm acenteleri hizmet veriyor. Dağcılık dışında, dağ yürüyüşü, rafting, yamaç paraşütü, safari, kaya tırmanışı, dağ bisikleti ve kalbiniz yeterince dayanıklıysa bungee jumping, size unutamayacağınız deneyimler yaşatıyor. 2000 yılı aşkın bir geçmişe sahip Budizmin kurucusu Sidarta Guatama. Sidarta Guatama, the founder of Buddhism. W ith a population of around 30 million people, Nepal is the world’s only country with a triangle-shaped flag and located on foothills of the august Himalayas. 80 percent of the population is Hindu whereas it is known to be the birthplace of Buddhism. Having recently transitioned into the multi-party system, Nepal is one of the world’s poorest countries with 240 dollars for per capita income. Eight of 14 mountains with the height over 8 thousand meters are located in this country. This makes Nepal and Katmandu in particular a dreamland that remains to be attraction for mountaineering enthusiasts. The mere fact that it is home to the Mount Everest makes Nepal special. You may as well explore the town of Katmandu, and engage in outdoor sports with a lot of action. The touristic district of Thamel 122 120_129_NEPAL.indd 122 21/04/15 00:49 offers tens of alternatives for tourism agencies providing services in line with your time and budget. In addition to mountaineering, unforgettable experiences await you in hiking, rafting, paragliding, safari, rock climbing, mountain biking, and bungee jumping if your heart is resilient enough. With a background dating back to 2000 years ago, the town is one of three ancient settlements along with Patan and Bhaktapur. A trip planning for a few days or a week may need to be put into action in order to experience the ancient fabric of three towns with a walking distance from one another. Let’s go back to square one for the adventure in Katmandu. Katmandu offers access by air and road. I opted for a challenging yet a joyous path. A 33hour road trip including a stay over night starting from the town of Varanasi, and what I saw throughout the trip worked wonders for my eyes and soul. The final destination of the trip kicked off with a Jeep and then continued with Tata midibuses in Sonoli, the border town between two countries was Katmandu. Each and every foreigner paying a visit to Katmandu ends up in Thamel at first. It is a Turkish version of Tarlabaşı and Tahtakale for the Blue Mosque. Thamel offers everything you look for. They range from luxurious and affordable hotels, traditional restaurants to gift shops, outdoor stores, massage parlors, bars, night clubs and so on. The town of love and peace: Katmandu Before having moved on to Pokhara, another beautiful town of Nepal, I had a few days to spend in Katmandu. I set my eyes on one of the hotels scattered across narrow streets of Thamel. It was not bad at all. I was with a British guy named Paul that I met in Sonoli. I left my bags and took a shower before pounding the streets to explore Thamel. Fortunately we decided on a club in no time. It was dark inside with a Nepalese band playing rock music. Right by the next table was a group of men and women in their 60s. A closer gander made it clear that they were flower children of Patanlı çocuklar... Kids in Patan... şehir, Katmandu vadisinde yer alan, Patan ve Bhaktapur ile birlikte üç tarihi yerleşim yerinden biri. Birbirine neredeyse yürüme mesafesinde olan bu üç şehrin tarihi dokusuna dokunmak için birkaç günden başlayıp bir haftaya kadar uzanan bir gezi planlaması yapılabilir. Şimdi en başa dönelim, Katmandu macerasının en başına. Katmandu’ya havayolu veya karayoluyla gelebilirsiniz. Ben zor ama keyifli yolu tercih ettim. Hindistan’ın Varanasi şehrinden başlayıp, içinde bir gece konaklamanın da olduğu yaklaşık 33 saatlik kara yolculuğu, yol boyunca tanık olduklarım, gözlerime ve ruhuma çok iyi geldi. Jeep ile başlayıp iki ülkenin sınır kasabası Sonoli’den itibaren Tata midibüslerle devam eden yolculuğun son durağı Katmandu oldu. Katmandu’ya gelen her yabancı soluğu önce Tamel’de alıyor. Bizim Sultanahmet’in Tarlabaşı ile Tahtakale versiyonu diyebiliriz. Tamel’de ne ararsanız bulmak mümkün. Lüksünden hesaplısına oteller, esnaf lokantaları, hediyelik eşya dükkânları, outdoor mağazaları, masaj salonları, barlar, gece kulüpleri ve daha neler neler. Aşk ve barış kenti: Katmandu Nepal’in bir başka güzel şehri Pokara’ya geçmeden önce Katmandu’da geçirecek birkaç günüm var. Tamel’in dar sokaklarına dağılmış bir dolu otelden gözümü kestirdiğim birine giriyorum, fena değil. Sonoli’de tanıştığım İngiliz Paul de benimle. Çantaları bırakıp kısa bir duşun ardından Tamel’i keşfetmek için sokaklardayız. Neyse, çok geçmeden birinde karar kılıyoruz. İçerisi karanlık, sahnede Nepalli bir grup rock parçaları çalıyor. Hemen yan masada 60’lı yaşlarda kadınlı erkekli bir grup. Biraz dikkatli bakınca 68 kuşağının çiçek çocukları oldukları, buraya nostalji rüzgarıyla geldikleri belli oluyor. Herkes Nepalli grubu, bense onları seyrettim çaktırmadan. 40 yıl önceki hallerini düşündüm. Acaba o zaman Katmandu 123 120_129_NEPAL.indd 123 21/04/15 00:49 S E YA H AT T R AV EL Tarihi Patan şehri… The ancient town of Patan... nasıl bir yerdi? Çiçek çocukları için anlamı neydi? Ben o günlere yetişemedim ama yetişen biri yazar Mehmet Yaşin, Katmandu’yu gençlik yıllarının aşk ve barış kenti olarak tanımlıyor. Bu şehrin Türklerin bilgi dağarcığına girmesi 70’li yıllara rastlıyor. Sultanahmet’ten kalkan rengârenk otobüsler, Nasuh Mahruki’nin deyimiyle, Taksim’e gider gibi yolcu toplaya toplaya, Katmandu’ya kadar upuzun, macera dolu bir yolculuğa çıkarmış. Hippileri, Katmandu’ya en çok ne çekerdi bilmiyorum. Dünya barışı bahanesiydi de, aşkı mı arıyordu Batılılar bu uzak masal ülkesinde? Zamanda yolculuğa çıkmış gibi Sabah ilk iş, eli yüzü daha düzgün bir otel bulmak oldu. ‘68 brought here by a wind of nostalgia. Everyone was watching the Nepalese band whereas I was prying them under the radar. I thought about what they were like 40 years ago. How did Katmandu look back then? What did it mean for flower children? I was too young back then but Mehmet Yaşin, who was old enough at the time, defines Katmandu as a capital of love and peace for his youth. The town came to the attention of Turks back in 70s. Party-colored buses departing from the shadow of the Blue Mosque had picked up passengers as if they were on their way to Taksim in Nasuh 124 120_129_NEPAL.indd 124 21/04/15 00:49 Katmandu’da halk pazarı… An open-air market in Katmandu... Mahruki’s words, and embarked on an adventurous journey. I am not sure what attracted hippies into Katmandu. Was the global peace just an excuse for the Western people to look for love in this far dreamland? Just like a travel in time. First thing in the morning, I found a more decent hotel. The next destination was Happy Home Guest House. I followed the guide book looking around and asking for directions from locals and concluded the first outing in ninety minutes. It was absolutely perfect. The outing offered not only a chance to sightsee Buddhist temples Yeni adresimiz Happy Home Guest House. Bakına bakına rehber kitabı takip ederek, bazen de yerel halka sorarak ilkini bir buçuk saatte tamamladım. Tek kelimeyle mükemmeldi. Gezinin, irili ufaklı bir dolu Budist tapınağı görmenin yanında halk pazarının tam ortasında kalmak gibi hoş sürprizleri de oldu. Arka sokaklara dalmak paha biçilmez bir deneyim. Kendimi zamanda yolculuğa çıkmış bir kâşif gibi hissediyorum. Yalnız bir kâşif… Zaman durmuş, sadece ben varım. Her sokak başında yeni bir deneyim. Tam birine alışmaya çalışırken az öncekini unutturan yeni bir tanesi. Usta ellerden çıkmış, gerçek zanaat ürünü stupalar, hararetli bir sohbete dalmış iki sevimli rahip, üzerine sinekler yapışmış etleri derme çatma mahalle dükkânında satmaya çalışan kasap, kulağımda patlayan motosiklet egzozu, zihnimde zaman ve mekân kavramını bulanıklaştırıyor. Küçük nefes alma anlarında bol bol fotoğraf çekiyorum. Yürüyüş Tamel’in güneyinden başlıyor. Aslında Tamel ile şehrin önemli simgelerinden Durbar Square arasındaki en iyi rota demek yanlış olmaz. Nepali dilinde saray anlamına gelen Durbar, şehrin sarayının bulunduğu meydana adını veriyor. Her şehirde bir saray olduğunu düşünürsek her şehirde bir Durbar Meydanı olduğunu söyleyebiliriz. Ben geldiğimde fazla kalabalık değildi. Meydandaki Budist stupası ve Hindu tapınağı, birbirlerine yüzyıllardır göz kırpıyor. UNESCO tarafından 1979 yılında kültür mirası listesine alınmış olan meydanda bir başka görülmesi gereken yer hiç şüphesiz 12. yüzyılda yapılmış, dünyanın en eski ahşap binası Kasthamandap. Büyük törenlerden önce halkın dinlenmesi için inşa edilen bina, daha sonra bir tapınağa dönüştürülmüş. Hayranlık uyandıracak zarif ahşap 125 120_129_NEPAL.indd 125 21/04/15 00:49 S E YA H AT T R AV EL işçiliğinde, bu toprağın insanlarının sanatsal gücünü görmek, ince ruhunu hissetmek mümkün. “Güzel Şehir” Patan’dayız Takip eden gün rotamız, Katmandu vadisinin ikinci büyük şehri Patan oldu. Topu topu 3-5 dolara taksiyle veya minibüsle de gidebilirsiniz ama tavsiyem, bizim yaptığımız gibi yürüyerek gitmek olacak. Toplam süre bazen dolambaçlı yollardan, bazen yokuş yukarı olmak üzere 2-3 saati buluyor ama inanın buna fazlasıyla değiyor. Sanskritçe adı güzel şehir. Adına yakışır bir etki bırakıyor üzerimizde. Newari mimarisinin en güzel örneklerinin bulunduğu Patan’ı hakkıyla gezmek için bir tam günü ayırmak gerekiyor. Şehrin dört bir yanında yükselen anıtların Budist İmparator Ashoka tarafından 250 yıllarında dikildiği biliniyor. Patan’da gerçek anlamda inşaat patlaması ise 16. ve 18. yüzyıllar arasında yaşanmış. Hayranlıkla seyrettiğimiz eserlerin birçoğu bu döneme ait. Newariler’in çok önemli sanatçı ve mimarlar yetiştirip, Budizmin kurucusu Sidarta Guatama. Sidarta Guatama, the founder of Buddhism. with miscellaneous sizes but also nice surprises such as finding myself in the heart of an open-air market. Plunging into the back streets was priceless. I felt like an explorer traveling in time. A lone explorer... Time stopped and it was no one but me. A brand new experience in each street corner. A new one manifested itself to forget the previous one just when I tried to get used to it. Ingenious and handcrafted stupas, two cute priests in a vibrant chat, a butcher in a makeshift neighborhood store with meat clung by flies, a motorbike exhaust bursting in my ear blur time and space in my mind. I took plenty of photos at the time I could catch a break. I went for a walk starting from the southern side of Thamel. In fact, it was the best route between Thamel and the Durbar Square , one of the town’s major symbols. Standing for palace in Nepalese, Durbar names the square where the palace is situated. Given the fact that each city is home to a palace, it is safe to say that each town has a Durbar Square to offer. It was not much crowded when I arrived. Located around the square, a Buddhist stupa and a Hindu temple have been winking at each other for centuries. Included in the UNESCO’s cultural heritage list in 1979, the square is home to another sightseeing in Kasthamandap, the world’s oldest wooden building erected in the 12th century. Built for people to rest prior to major ceremonies, the building was then morphed into a temple. The awe-inspiring and elegant woodworking of the temple is a clear sign for the artistic influence of indigenous people, and their subtlety. We are in Patan the “Beautiful Town” On the following day, we took a trip to Patan, the second largest town of the Katmandu valley. You can arrive in the town for only 3 to 5 dollars by a cab or a minibus but I suggest you to go on foot just like we did. It takes a total of 2 to 3 hours including roundabouts and uphills but it is absolutely worth it. It stands for beautiful town in Sanskrit. It made an impression worthy of the name. Offering the finest epitomes of the Newari architecture, Patan requires an entire day to thoroughly 126 120_129_NEPAL.indd 126 21/04/15 00:49 Maymun Tapınağı’ndaki dua çemberleri… Circles of prayer in the Monkey Temple... tour around. Rising across the town, monuments are known to be built around 250 at the behest of Ashoka, the Buddhist Emperor. Patan had its share of the construction boom between the 16th and the 18th century. Many of the awe-inspiring buildings are products of this time frame. The Newari community is known to have produced major artists and architects leaving their marks in history. I specifically recommend to plunge into the back streets of Patan after fleeing the Palace Square abound in tourists. Maymun Tapınağı… The Monkey Temple... dünya sanat tarihine geçecek eserler kazandırdıkları biliniyor. Patan’ın turist kaynayan Saray Meydanı’ndan kaçıp arka sokaklara dalmak özellikle tavsiye olunur. Maymun Tapınağı Katmandu’daki son gezi rotamız, şehre dört kilometre mesafedeki Maymun Tapınağı oldu. Şehre hâkim dik bir tepede kurulan tapınağa 350 basamakla çıkılıyor. Tepeyi çevreleyen sık orman, maymunların yaşam alanı. İsmini de tahmin edileceği üzere bu maymunlardan almış. Tamel’den buraya yine yürüyerek ama bu defa epey kaybolarak geldik. Oldukça geniş basamaklara sağlı sollu dilenciler, satıcılar sıralanmış. Fotoğraf makinemizle cennete düşmüş gibiyiz. Her köşe o kadar renkli ki! 75 rupi ödeyerek ziyaret edebileceğiniz tapınak, Nepal’in tüm sembollerinin görülebileceği eşsiz bir yer. Daha fazla sevaba gireceklerine inandıkları için Budistler, onca yorgunluğu göze alarak tapınağa merdivenle çıkmayı tercih ediyor. Batı yönünden arabayla çıkmak da mümkün. Son basamağı attığımızda bacaklarımızda derman kalmamıştı. 2000 yıl önce yapılmış tapınak, Katmandu vadisinin etkileyici manzarasını çıplak gözle görebileceğiniz en güzel noktalardan biri. Meydandaki Overlooking Katmandu off the Monkey Temple... The final destination in Katmandu was the Monkey Temple with a four-km distance from the town. Situated on a steep hill overlooking the town, the temple has an access of a stairway with 350 steps. Surrounding the hill, the dense forest is a natural habitat for monkeys. As you can guess, it is named after these monkeys. We went on foot starting from Thamel to arrive in here but got lost many times for a change. Extremely large steps are laden with beggars and peddlers. It was like a heaven where we could take photos. Each corner is so picturesque! With an entrance fee for 75 rupees, the temple is a unique location incorporating all the symbols of Nepal. Believing in acquiring more merits in their god’s sight, Buddhists take the trouble of getting exhausted and opt for stairways to arrive in the temple. The west side offers an opportunity for access by vehicles. I was worn to the bone when I left behind the final step. Built 2000 years ago, the temple is one of the finest spots to enjoy the impressive view of the Katmandu valley with the naked eye. On top of the white-painted and gold127 120_129_NEPAL.indd 127 21/04/15 00:49 S E YA H AT T R AV EL büyük beyaz boyalı, altın kubbeli, üzerinde dua bayrakları sallanan stupanın üzerinde Buda’nın gören gözleri resmedilmiş. Otantik havayı soluyorum adım adım. Çevrelerine aldırış etmeden ibadet eden yetişkin ve çocuk Budist rahipler, turistlerin olduğu kadar yerli halkın da ilgi odağı. Tapınakta en çok onların fotoğrafı çekiliyor. Özellikle tapınağı gezmek için gelmiş Budist aileleri, dua çemberlerini çevirirken veya mum yakarken seyretmek çok ilginç. Hepsi dinsel ritüel esnasında kendilerinden geçiyor. Dua çemberlerini çevirirken bir taraftan da Om Mani Padme Hum mantrasını tekrarlıyorlar. Tercümesi aşağı yukarı şöyle bir şey: “Nilüfer çiçeğinin içindeki mücevher.” plated stupa with waving flags of prayer is a portrayal of the Buddha’s eyes. Authenticity is everywhere. Praying without paying no mind to people around, adult and young Buddhist monks are in the spotlight for both domestic and international tourists. They are the most photographed people of all in the temple. It was quite interesting to see Buddhist families paying a visit to the temple to form a circle of prayer or light candles. They all lost themselves during a religious ritual. 128 120_129_NEPAL.indd 128 21/04/15 00:49 Nilüfer, Budizm’de sonsuz aydınlanmayı ve saflığı simgeleyen kutsal çiçek. Bu cümle her tekrar edildiğinde, kişinin merhamet, sevgi kavramlarına konsantre olduğu ve diğer bütün olumlu duyguları tüm kalbinde hissettiği düşünülür. İnanılan o ki, dua tekerlekleri döndükçe üzerinde yazılı Buda öğretileri, dualar, mantralar ve bu olumlu duygular tüm evrene yayılacak. Macera dolu seyahatin sırrı bu kitapta! Yazar İhsan Önder, Hindistan ve Nepal’e yaptığı 18 günlük gezinin hikâyesini okuyucularıyla paylaşıyor. İstanbul’dan Delhi’ye oradan da kara yoluyla Nepal’in başkenti Katmandu’ya uzanan yolculuk, bütçesi ve zamanı kısıtlı olanlara ilham verecek. İki bölümden oluşan kitap, yol hikâyesi ile başlıyor. Günlük şeklinde tutulmuş notlarda seyahatin İstanbul’dan başlayıp iki yabancı kültürde devam edip İstanbul’da biten tüm süreçleri akıcı bir üslupla yansıtılıyor. Kitabın ikinci bölümü, bölgeye seyahat edecek olan gezginlerin ihtiyaç duyacakları tüm bilgileri içeriyor. Ülke mutfaklarından çanta hazırlığına, konaklamadan iklim şartlarına, harcamadan Hindistan ve Nepal’deki dünya kültür mirası eserlerine kadar birçok yararlı ve pratik bilgi bu rehber bölümde yer alıyor. Han Yayınları’nın gezi kitapları serisinden yayınlanan HindistaNepal; bildik ülkelerden sıkılan, alternatif coğrafyaları keşfetmeyi sevenler için referans bir kitap olma özelliği taşıyor. Detaylı bilgiye www. hindistanepal.com adresinden ulaşabilirsiniz. The secret behind the adventurous journey is featured in this book! They form a circle of prayer on one hand, and repeat Om Mani Padme Hum mantra on the other. It is roughly translated as follows: “The pearl within lotus.” Lotus is a sacred flower as a token of eternal enlightenment and purity. According to what they believe, every time this phrase is repeated, they focus on compassion and love, and feel all positive feelings in your heart. As wheels of prayer revolve, all these positive feelings including Buddha’s teachings, prayers and mantras spread across the whole universe. The author İhsan Önder shares the recounts of his 18-day trip to India and Nepal with his readers. Stretching from Istanbul and Delhi through the capital town of Katmandu, Nepa, this road trip will inspire those with a limited budget and time. Composed of two chapters, the book begins with a road story. In a flowing style, the chronicled notes portray a journey kicked off in Istanbul, proceeded with two foreign cultures and concluded back in Istanbul. The second chapter of the book covers all the information required for explorers to pay a visit those two countries. It includes many useful and practical information ranging from local cuisines, packing up, accommodation to climatic conditions, expenses, and world heritage sites in India and Nepal. Released by Han Publications for the series of travel books, HindistaNepal is a reference for those bored of known countries and keen on exploring alternative locations. For more information: www.hindistanepal.com 129 120_129_NEPAL.indd 129 21/04/15 00:49 T EK N O LOJ İ T EC H N O LO GY QHD’ye terfi etmeye ne dersiniz? Philips monitörlerinin marka lisans ortağı MMD, Philips UltraWide ekran ürün grubunun yeni üyesi ile karşınızda. Büyüleyici bir görüntüleme deneyimini garantileyen 34 inçlik yeni BDM3470UP ekran, grafik ve görüntüleri canlandırmak için Quad HD çözünürlük sunuyor. UltraWide panoramik masaüstü ise parlak fikirleri yönetebileceğiniz geniş bir alan sağlıyor ve zengin ayrıntılara sahip netlikle birkaç pencere yan yana kolayca görüntülenebiliyor. How about getting promoted to QHD? Serving as a partner of brand licensing for screens by Philips, MMD is now on the market with the newest member of the Philips UltraWide screen product line. Securing a stunning experience of viewing, the 34inch new BDM3470UP screen offers a Quad HD resolution to enliven graphics and images. The UltraWide panoramic desktop provides a large space to command bright ideas, and effortlessly display several adjoining windows with high definition and opulent details. Elektrik dalgalanmalarından korkmayın Onca para verdiğiniz elektronik ürünlerinizin elektrik kesintilerinde başına bir şey gelmesini ister misiniz? O halde FSP akım korumalı priz tam size göre! FSP Akım korumalı prizler, elektronik cihazları voltaj dalgalanmasına ve yıldırım düşmesine karşı korumakla kalmıyor aynı zamanda cihazların açılıp kapanması sırasında oluşabilecek elektriksel dengesizliklerden doğan kümülatif ve kalıcı hasarlara da engel oluyor. Do not fear electromagnetic waves You would not like an electronic device you purchase for a fortune to go bad due to a power cut, right? Then, FSP current-protected power plugs are just for you! FSP current-protected power plugs not only protect electronic devices from any fluctuation in voltage and lightning stroke but also block cumulative and permanent damages stemming from electrical instability that is likely to occur when you turn on or off a device. 130 130_133_TEKNOLOJI.indd 130 21/04/15 00:47 Oyunseverler için oyun yeniden başlıyor Lenovo, üstün performans sunan Y serisi dizüstü bilgisayarlarıyla, özellikle bilgisayar oyunu tutkunlarının yüzünü güldürüyor. Lenovo Y serisi dizüstü bilgisayarlar, Ultra HD ekranları, güçlü grafik işlemcileri ve özel ses sistemleri sayesinde oyunseverlerin hayalindeki bilgisayar olarak dikkat çekiyor. Ultra HD ekranın sunduğu kusursuz görüntü kalitesiyle film, oyun ve resimlerin adeta hayat bulduğu Lenovo Y50, JBL® stereo hoparlörleri sayesinde müzik dinlerken, oyun oynarken veya video seyrederken canlı ve benzersiz ses deneyiminin keyfini sunuyor. The game restarts for game enthusiasts Lenovo puts a smile on gamers in particular thanks to a Y-series laptop offering an outstanding performance. A Lenovo Y-series laptop stands out in an Ultra HD screen, a powerful graphics processing unit and a distinctive audio system that each and every gamer dreams of. Springing movies, games and pictures into life with seamless image quality provided by an Ultra HD screen, Lenovo Y50, offers a vibrant and an unparalled audio experience to listen to music, play games or watch videos thanks to JBL® stereo speakers. Dünyaya farklı bir açıdan bakın! Giyilebilir teknoloji alanında hızlı gelişimini sürdürmek isteyen Quadro güneş gözlüğü formundaki Akıllı Gözlüklerini nisan ayında satışa sunacağını duyurdu. 13 Nisan’da satışına başlanacak olan Quadro Akıllı gözlükler ile 15MP’e kadar fotoğraf çekebilecek, 1080P formatında video kaydedebilecek ve bunları yaparken müzik dinleyebileceksiniz. Bluetooth ve Wi-Fi bağlantı seçeneklerine sahip Quadro akıllı gözlüklerle gözlüğünüzdeki görüntüyü telefonunuz üzerinde Live Stream takip etmek, ya da görüşmelerinizi gözlüğünüzle yapmanız mümkün olacak. Take a look at the world from a different perspective! Aspiring to sustain its rapid growth in wearable technologies, Quadro has announced to release Smart Sunglasses in April. To be put in the market on April 13, Quadro Smart Sunglasses allow to take a photo for up to 15MP, record a video in a 1080P format, and listen to music in the meantime. Featuring Bluetooth and Wi-Fi options, Quadro smart glasses provide you with an opportunity to follow what is on your glasses as a Live Stream or make calls with the help of your glasses. 131 130_133_TEKNOLOJI.indd 131 21/04/15 00:47 T EK N O LOJ İ T EC H N O LO GY Acer’a iF Tasarım Ödülü Acer, C205 LED projektörü ile Almanya iF Tasarım ödülünü kazandı. Kablosuz projeksiyon özelliklerine de sahip olan bu ultra hafif ve taşınabilir projektör 53 ülkeden 5000 başvuru arasından seçildi ve ses/görüntü kategorisinde ödül sahibi oldu. Dahili pil tasarımı sayesinde aynı zamanda kablosuz olarak da kullanılabilen C205, Acer Power Bank aracılığıyla projeksiyonunun çalışma süresi 7 saate kadar çıkabiliyor. An iF Design Award for Acer Acer won a German iF Design award thanks to C205 LED projectors. Featuring a wireless option, this ultra light and portable projector was selected among 5000 submissions from 53 countries, and awarded for the audio/visual category. Offering a wireless option thanks to a built-in battery design, C205 is able to increase the operating time of the projection up to 7 hours with Acer Power Bank. Zor şartlara dayanıklı enerji kaynağı Küçük bir robotu andıran farklı tasarımı, cebe dahi sığan boyutu, su-toz ve darbeye dayanıklılığı ile TOCHI mobil şarj üniteleri dikkatleri üzerine çekiyor. Aynı zamanda sabit fener ışığı ve lazer pointer işlevleriyle de hayatınızı kolaylaştıran TOCHI 5200 mAh gücünde. TOCHI ile her zaman her yerde telefon, tablet, dizüstü bilgisayar ve uyumlu diğer tüm teknoloji ürünlerinizi şarj edebilirsiniz. İkili çıkış, geniş uyumluluk, eş zamanlı şarj edebilme, hızlı ve güçlü şarj kapasitesi özellikleri ile TOCHI’yi yanınızdan ayıramayacaksınız. An energy source resistant to adverse conditions TOCHI mobile charging units stand out in a distinctive design reminding of a little robot, with a size that fits into a pocket, and resistance to water-dust and impact. Facilitating your life as it also serves as a fixed light and a laser pointer, TOCHI features 5200 mAh of power. TOCHI allows to charge all mobile phones, tablet PCs, laptops and other compatible technological devices anywhere at any time. Two outlets, a large compatibility feature, simultaneous charging, fast and powerful charging capacity make TOCHI a tool you can not live without. 132 130_133_TEKNOLOJI.indd 132 21/04/15 00:47 OKI’den kişiye özel baskı OKI, piyasaya sunduğu sektörde bir ilk olan toner bazlı çözümleriyle sadece beyaz kağıda baskı bağımlılığına son veriyor. Yazıcılar, doğrudan ve transfer medyalar aracılığıyla farklı yüzeylere renkli ve beyaz baskı yapılmasını sağlıyor. Siyah ve renkli yüzeylere beyaz baskı yapma özelliği ile çok ekonomik ve etkili sonuçlar yaratan çözüm, benzer baskıları yaparken geçmişte izlenen karmaşık, uzmanlık isteyen süreci de kısaltıyor. A tailor-made printing by OKI OKI puts an end to the dependency on white paper thanks to toner-based solutions breaking new ground in the industry. OKI printers allow colorful and white printing on various surfaces through direct means and transfer media tools. Offering highly economical and effective results thanks to white printing on black and colorful surfaces, this solution also shortens the sophisticated process that requires expertise for a similar type of printing. Tag Heuer akıllı saat üretecek TAG Heuer, Google ve Intel, gücünü Android Wear ve Intel teknolojisinden alan bir İsviçre akıllı saati piyasaya sürmek üzere işbirliğine gittiklerini duyurdu. İsviçreli saat yapımcıları ile Silikon Vadisi arasında yeni bir işbirliği döneminin başladığını gösteren anlaşma, her bir şirketin lüks saat yapımı, yazılım ve donanım konusundaki tecrübelerini bir araya getiriyor. Tag Hauiger’in yeni saatinin piyasaya sürülmesiyle beraber şık bir teknolojik saate sahip olabileceksiniz. Tag Heuer to manufacture smart watches TAG Heuer, Google and Intel have announced that they cooperate to release a Swiss smart watch drawing its strength from Android Wear and Intel technology. Pointing to the beginning of a new era for cooperation between Swiss watch manufacturers and the Silicon Valley, the agreement assembles experience and know-how of each company in luxurious watch manufacturing, software and hardware. Tag Heuer will provide you with a stylish technological watch upon its release. 133 130_133_TEKNOLOJI.indd 133 21/04/15 00:47 S İ M İ T S A R AY I V E M A H A LLE A D R ES LER İ Adapazarı Adapazarı Simit Sarayı Cumhuriyet Mh. Çark Cd. No: 6 Adapazarı, Sakarya Adapazarı Üniversitesi Simit Sarayı Sakarya Ünv. Kantin Simit Sarayı Esentepe Kampüsü SerdivanAdapazarı-Sakarya Hendek Güney Simit Sarayı Tem Yolu, 157. Km, Otoyol Hizmet Tesisi, Parkshop Hendek Kuzey Simit Sarayı Tem 157. Km Otoyol Hizmetleri tesisi. Parkshop * Serdivan Park AVM Simit Sarayı Arabacı Alanı Mah., Mehmet Akif Ersoy Cad. ADIYAMAN * Adıyaman Simit Sarayı Hacı Ömer Mah., No: 212 ANKARA *Ulus Simit Sarayı Ulus İşhanı, B Blok No: 1 Altındağ *Ankara Opet Simit Sarayı Eti Mah., Celal Bayar Bulvarı, 45, Maltepe *Gölbaşı Simit Sarayı Bahçelievler Mah., 28584. Sok. No: 3/E Gazi Üniversitesi Karşısı *Karanfil Simit Sarayı Karanfil Sok. No: 24/C Kızılay *Sıhhiye Simit Sarayı Cihan Sok., No: 1/C-1/D *Optimum Simit Sarayı Eryaman Ayaş Yolu No:93 (Yakında) ANTALYA Havaalanı Simit Sarayı Havalımanı İçi, 2. Dış Hatlar Terminali Zemin Kat, No: 150 Havaalanı Bite To Go Simit Saray Havalimanı içi 2. Dış Hatlar Terminali Zemin Kat, No: 50 *Lara Simit Sarayı İsmet Gökhan Cad., Kayacan Apt., No: 115/2 Lara-Antalya *Güllük Simit Sarayı Anafartalar Güllük Cad., Cennet Apt., No: 14/3 Antalya Üçkapılar Simit Sarayı Sinan Mah., Atatürk Cad., No: 11/A Uçar İşhanı *Alanya Simit Sarayı Şekerhane Mah. Atatürk Cd. No:13 *Alanya Mahmutlar Simit Sarayı Hacı Ömer Mah. Atatürk Bulvarı No:212 Alanya Manavgat Simit Sarayı Aşağı Pazarcı mah. Fevzipaşa cad. No:3 Manavgat/Antalya (Yakında) BİLECİK Bilecik Simit Sarayı Gazipaşa Atatürk Bul. 32/1-2 BURSA Anatolium AVM Simit Sarayı Yeni Yalova Yolu 12. km No 487-165/166 Osmangazi Bursa İmam Aslan Simit Sarayı İmam Aslan Tesisleri, Yeni Yalova Yolu 5. Km. Gemlik *Nilüfer Simit Sarayı İhsaniye Mah. Şehit Zeki Burak Okay Cd. No: 14/A Nilüfer Kent Meydanı Simit Sarayı Uluyol Kıbrıs Şehitleri Cad., No:145 Osmangazi *Kent Meydanı AVM Simit Sarayı Kıbrıs Şehitleri Cad., No: 64 1B-01 Osmangazi * Fomara Simit Sarayı Aktar Hüssam Mah., Fevzi Çakmak Cad., No: 29 Osmangazi Opet Simit Sarayı Yeni Yalova Yolu, 13. Km No: 34 Ovaakça * Setbaşı Simit Sarayı Selçuk Hatun Mah., Atatürk Cad., Kaya Apt., No:1 Setbaşı ÇANAKKALE Çanakkale Simit Sarayı Cevatpaşa Mh. Kayserili Ahmetpaşa Cd. No:23/a Merkez/Çanakkale ÇORUM *Çorum Simit Sarayı Gazi Cad., No: 31/B DİYARBAKIR Diyarbakır Forum AVM Simit Sarayı Fabrika Mh. Elazığ Caddesi 21120 Diyarbakır/Yenişehir (Yakında) EDİRNE Edirne Simit Sarayı Talatpaşa Asfaltı, No: 134 S I M I T S A R AY I A N D N EI G H B O U R H O O D A D D R ES S ESKİŞEHİR Eskişehir Anadolu Üniversitesi Simit Sarayı Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Kampüs İçi, GAZİANTEP *Gaziantep Forum Simit Sarayı Yaprak Mah. İstasyon Cad. No:76 GÜMÜŞHANE *Gümüşhane Simit Sarayı Karşıyaka Mah. Osmanbey Cd. No:9 Merkez ISPARTA *Isparta Simit Sarayı Buğday Cad., No: 34 Iyaş Park Simit Sarayı Süleyman Demirel Bulvarı Iyaş Park Avm (Yakında) İSTANBUL *Aksaray Simit Sarayı Millet Cad., Tanburi Cemil Çıkmazı Sok., No: 4/A Fatih-Aksaray *Atatürk Havalimanı 1 Simit Sarayı Dış Hatlar Terminali, 34149, Yeşilköy *Atatürk Havalimanı 2 Simit Sarayı Dış Hatlar Terminali, 34149, Yeşilköy Atatürk Havalimanı 3 Simit Sarayı Dış Hatlar Terminali, 34149, Yeşilköy. Atatürk Havalimanı 4 Simit Sarayı İç Hatlar Geliş, 34149, Yeşilköy Atatürk Havalimanı 5 Simit Sarayı Dış Hatlar Terminali 34149, Yeşilköy Atatürk Havalimanı 6 Simit Sarayı Dış Hatlar Terminali 34149, Yeşilköy Bağcılar Simit Sarayı Çarşı Cad., No: 6/A Bağcılar Bahariye Simit Sarayı Osmanağa Mah., Bahariye Cad., No: 18 Kadıköy Beşiktaş Simit Sarayı Sinanpaşa Mh. Köyiçi Cd. No:25 Beşiktaş (Yakında) Beşyüz Evler Simit Sarayı Hürriyet Mahallesi, Eski Edirne Asfaltı, No: 178 Küçükköy-G.O.P *Beycity Simit Sarayı Merkez Adres: Batıköy Mah. M. Kemal Bulvarı D Blok No: 9/3-4-5-6 Mğz: Cumhuriyet Mağazası, Atatürk Bulvarı No: 18 Beylikdüzü Beykent Simit Sarayı Beykent Siteleri, Beykent Üniversitesi Kampüs İçi. B.Çekmece Beykent Ayazağa Simit Sarayı Ayazağa Mah., Beykent Üniversitesi Kampüsü G-23 Sokak, No: 74 Carousel AVM Simit Sarayı Zeytinlik Mah. Halit Ziya Uşaklıgil Cad. Carousel AVM Kat: 2 NO: 1 Bakırköy Cennet Simit Sarayı İstanbul Cennet Mah., Hürriyet Cad., No: 53/C K.Çekmece Cevahir AVM Simit Sarayı Meşturiyet Mah., Büyükdere Cad., Cevahir Avm., 87/A, Şişli *CNR Simit Sarayı CNR Fuar Merkezi, Hall-4-6-7-8, 34149 Yeşilköy *Çapa Simit Sarayı Millet Cad., No: 159 Fatih Çayırbaşı Simit Sarayı Rasimpaşa Mah., Rıhtım Cad., No: 58/A Kadıköy Dudullu Simit Sarayı Asyapark AVM Zemin Kat, Dükkan 44-45. Ümraniye Esenyurt Simit Sarayı Merkez Mah., 19 Mayıs Bulvarı, Esenyurt İş Merkezi., No: 2 Etiler Simit Sarayı Nispetiye Cad., No: 144 Eyüp Simit Sarayı İslambey Mah., Kalenderhane Cad., No: 3334065 Eyüp *Fatih Simit Sarayı Akşemsettin Mh. Fevzipaşa Cd. No:121 *Forum İstanbul Bayrampaşa Simit Sarayı Kocatepe Mahallesi, Paşa Caddesi 34045 * Güneşli Park Simit Sarayı Güneşli Mah., Koçman Cad., Güneşli Park AVM, No: 39/E Hasanpaşa Simit Sarayı Hasanpaşa Mah., Kurbağalıdere Cad., No: 14/B Kadıköy Hisarüstü Simit Sarayı Nispetiye Cad., 6. Sok., No: 21. Rumelihisarüstü-Sarıyer İncirli Simit Sarayı Ömür Plaza Önü, Şair Orhan Veli Sok., No: 22 Daire 3 İncirli-Merter İstiklal Simit Sarayı Katip Mustafa Çelebi Mah., İstiklal Cad., No: 3 Beyoğlu Kadıköy Simit Sarayı Söğütlüçeşme Cad., No: 10 Kartal M1 Simit Sarayı Orta Mahalle Yalnız Selvi Cad., No: 58/A Kartal-Yakacık *Kartal Bankalar Simit Sarayı Bankalar Cad. No:80 Kartal-İstanbul Koçtaş-Beylikdüzü Simit Sarayı Sakarya Cad., E5 Üzeri Yan Yol, Beylikdüzü Kozyatağı Simit Sarayı Eski Üsküdar Yolu, Topçu İbrahim Sok., No: 2/1 Ataşehir *Küçükköy Simit Sarayı Yeni Mh. Cengiz Topel Cd. 205 B 1 Küçükköy *Kuştepe Simit Sarayı İnönü Cad., No: 28 Şişli * Levent Anıt Simit Sarayı Büyükdere Cad. No: 148 Levent, İstanbul 4. Levent Simit Sarayı Eski Büyük Dere Cad., Cem Sultan Sok., No: 2/A Kağıthane Maltepe Simit Sarayı Feyzullah Mah., Bağdat Cad., No: 104/15. Maltepe Marmara Park Simit Sarayı Güzelyurt Mah. 1. Cadde, Esenyurt-İstanbul *Maslak Simit Sarayı Ahi Evren Cad., Nazmi Akbacı Ticaret Merkezi, No: 208-209-210 Maslak * Merkez Efendi Simit Sarayı Seyitnizam Mahallesi, Balıkçı Çırpıcı Yolu No: 70 2 Etap- Zeytinburnu Mecidiyeköy Meydan 1 Simit Sarayı Büyükdere Cad., No: 48 Mecidiyeköy Meydan 3 Simit Sarayı Büyükdere Cad., No: 58/2 Mecidiyeköy Meydan 4 Simit Sarayı Büyükdere Cad., No: 26/A *Mecidiyeköy Stadyum Simit Sarayı Büyükdere Cd. No:61 Şişli Merter Simit Sarayı Şair Ahmet Kutsi Tecer Cad., Aras Apt., No: 5/C Merter Metrocity Simit Sarayı Esentepe Mah. Büyükdere Caddesi, No: 171B/2 Levent Optimum Simit Sarayı Optimum Outlet ve Eğlence Merkezi, E5 Üzeri, 1. Kat, No: 32 Göztepe Osmanbey Simit Sarayı Halaskargazi Cad., No: 114/D Osmanbey-Şişli Pendik Sahil Simit Sarayı Doğu Mah., Ankara Cad., No: 136 Pendik *Pendik Marina Simit Sarayı Batı Mah. Sahil yolu Marintürk İstanbul Cityport Tic. Merkezi E blok Alt kat 20-21 Pendik *Plato Simit Sarayı Plato AVM, Fatih Bulvarı, Emir Cad., No: 3-97 Sultanbeyli Profilo Avm Simit Sarayı Gülbahar Mah., Profilo AVM Yolu, No: 311 Mecidiyeköy Rıhtım Simit Sarayı Osmanağa Mah., Rıhtım Cad., No: 16 Kadıköy Sabiha Gökçen Dış Hatlar Simit Sarayı Sabiha Gökçen Uluslararası Hava Limanı, Dış Hatlar Tarafı Dl. 500 Sabiha Gökçen İç Hatlar Simit Sarayı Sabiha Gökçen Uluslararası Hava Limanı İç Hatlar, Gelen Yolcu Katı, Al 302 ve Al1606 *Sahrayıcedid Simit Sarayı Sahrayıcedid Mah. Mengi sk. No/26 Kozyatağı Kadıköy/İstanbul Salacak Simit Sarayı İskele Cad., No: 14 Üsküdar Sanayi Mahallesi Simit Sarayı Yeşilce Mah., Eski Büyükdere Cad., No: 59 4. Levent Sirkeci Simit Sarayı Ankara Cad., No: 215 Fatih *Söğütlüçeşme Simit Sarayı Hasanpaşa Mah. Mahmut Baba Sk. No:1 , Söğütlüçeşme, Kadıköy Sultangazi Simit Sarayı Cebeci Mah., 1. Cebeci Cad., No: 21 Sultangazi 134 134_135_MAGAZA_ADRES.indd 134 21/04/15 00:46 MALATYA * Malatya Park AVM Simit Sarayı İnönü Mah. İnönü Cad. No: 192/Z55 MANİSA Salihli Simit Sarayı Kurudere Cad., No: 4 MERSİN * Mersin Forum Simit Sarayı Güvenenler Mah., 20. Cad., Forum AVM A BL. NO: 1 Yenişehir NEVŞEHİR *Nevşehir Simit Sarayı 2000 Evler Mah. Zübeyde Hanım Cad. No: 143 SAMSUN *Terminal Simit Sarayı Hafif Raylı Sistem Üniversite Son Durağı. Atakum *Vefa AVM Simit Sarayı Orta Mah. Kızılay Cad. NO: 48/12 Çarşamba *Samsun Piazza Simit Sarayı Çarşamba Cad., No: 52 Z-53 Eski Otogar Mevkii, Canik Şanlıurfa * Şanlıurfa Piazza Simit Sarayı 11 Nisan Fuar Caddesi Piazza AVM içi, zemin kat. * Şanlıurfa Cadde Simit Sarayı Bamyasuyu Mah., 148. Sok., Palmiye Apt., No: 3, Merkez TEKİRDAĞ Çorlu Simit Sarayı Kazimiye Mah., Omurtak Cad., Yeni Park Karşısı, No: 164/A VAN Van Simit Sarayı Cumhuriyet Cad., No: 72 *Van Erciş Simit Sarayı Vanyolu cad. Devlet Hast. Karşısı Burak Apt. Zemin Kat Erciş YALOVA Yalova Simit Sarayı Yali Cad., No: 41/a SİMİT SARAYI MAHALLE MAĞAZALARI Ankara Çayyol u Simit Sarayı Mahalle Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mn. 2864 Sk. No: 34/A Çankaya Akkoza Simit Sarayı Mahalle Koza Mah. 1655 Sk. M1 Apt. No: 2D/96 Esenyurt Batman Park Mahalle Simit Sarayı Kültür Mh. Turgut Özal BulvarıBatman Plark AVM Merkez Beylikdüzü Simit Sarayı Mahalle Cumhuriyet Mahallesi , Hürriyet Cd. No:15 Esenyurt Beylikdüzü Beymahalll Simit Sarayı Mahalle Cumhuriyet Mh. 1988 Sk. Beymahall No:7/89 Beylikdüzü Gülbağ Simit Sarayı Mahalle Mecidiyeköy Mh. Selahattin Pınar Cd. Gülbağ-İstanbul Küçükbakkalköy Simit Sarayı Mahalle İçerenköy Mah. Kayışdağı Cad. No:60 62A Küçükbakkalköy Ataşehir/İstanbul Lara Simit Sarayı Mahalle Tekelioğlu Cd., Astur Ceylan Sitesi D Blok No: 82 Muratpaşa, Antalya (Yakında) Nevşehir Simit Sarayı Mahalle Yeni mahalle yeni kayseri caddesi no:9 /D Nevşehir Serik Simit Sarayı Mahalle Orta Mh. Atatürk Cad. 1033 sk. Ahmet Özpınar İş merk. No :6 Serik –Antalya Siirt Simit Sarayı Mahalle Hükümet Cd. No:92 SiirtPark Avm Merkez/Siirt (Yakında) Şerifali Simit Sarayı Mahalle Mehmet Akif Mahallesi Elalmış Caddesi No: 32/C ABD *New York 5. Cadde Simit Sarayı 435 Fifth Avenue New York NY 10016. ALMANYA Berlin Simit Sarayı Karl-Marx strasse 82 (Yakında) Frankfurt Simit Sarayı Kaiserstrasse 44 Frankfurt am main, GPRS: 50°06’32.3”N 8°40’11.4”E * Düsseldorf Simit Sarayı Worringerstraße 142 40210 Düsseldorf , GPRS: 51°13’18.2”N 6°47’40.4”E * Mannheim Simit Sarayı Kurpfalzstraße R1, 1 68161 Mannheim. * Köln Venloer Simit Sarayı Venloer Strasse 280, Köln GPRS: 50°56’53.2”N 6°55’15.8”E DUBAİ Dubai Simit Sarayı (Yakında) BELÇİKA * Antwerpen Simit Sarayı de Keyserlei 1315 2018 Antwerpen, GPRS: 51°13’03.9”N 4°25’01.6”E HOLLANDA *Amsterdam Simit Sarayı Kinkerstraat 224 1053 EM Amsterdam, GPRS: 52°21’56.2”N 4°51’58.3”E Amsterdam Simit Sarayı Doppermarkt Yakında Amsterdam Dam Meydanı Simit Sarayı Nieuwendijk 224 1012 MX * Amsterdam Arena Simit Sarayı Bijmerplein 1006 ‘/ 1102 ML Amsterdam *Den Haag Simit Sarayı Hobbemaplein 99 2526 JD Den Haag , GPRS: 52°04’02.9”N 4°17’53.1”E *Den Haag Simit Sarayı Gedemtegracht 88, 2512 KB Den Haag, GPRS: 52°04’37.6”N 4°18’56.1”E *Deventer Simit Sarayı Pikeursbaan, 78 A, 7411 GW Deventer, GPRS: 52°15’12.5”N 6°09’50.6”E Lijnbaan Simit Sarayı Lijnbaan 119A 3012 EN Rotterdam, GPRS: 51°55’09.5”N 4°28’37.0”E * Beijerlandselaan Simit Sarayı Beijerlandselaan 42-44 3074 EK Rotterdam, GPRS: 51°53’46.2”N 4°30’46.6”E * Meent Simit Sarayı Meent 15A 3011 JA Rotterdam, GPRS: 51°55’26.6”N 4°29’08.6”E Eindhoven Simit Sarayı Nieuw straat 23 Eindhoven (Yakında) Utrecht Simit Sarayı Vredeburg 150-151 (Yakında) Almere Simit Sarayı Almere Central Station(Yakında) IRAK Irak Simit Sarayı (Yakında) İNGİLTERE Londra Oxford Street Simit Sarayı West One Shopping Centre 381 Oxford Street, London Londra Bond Street Simit Sarayı Bont Street Metro İstasyonu Gırısı/ Londra Piccadilly Circus Simit Sarayı 1 Piccadilly Circus The London Pavillion Unit 10/11 Piccadilly W1J ODA (Yakında) İSVEÇ İsveç Simit Sarayı Mall of Scandinavia (Yakında) KIBRIS *Gazi Magusa Simit Sarayı Doğu Akdeniz Üniversitesi, GPRS: 35.1447414, 33.9092411 Girne Amerikan Üniversitesi Simit Sarayı Girne Amerikan Üniversitesi Karmi Kampüsü Girne Liman Simit Sarayı Kyrenia north Girne Ercan Havalimanı Simit Sarayı Kıbrıs Ercan Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali KATAR Katar Simit Sarayı (Yakında) KUVEYT Kuveyt E-Mall Simit Sarayı Beirut Street E-Mall Al Safat Tower No 14 Kuwait City, Kuwait MISIR * New Cairo Simit Sarayı Al Salam Axis, Awal Al Qahera Al Gadida, Mobil Station, New Cairo, SUUDİ ARABİSTAN Mekke Simit Sarayı Abraj Al Bait Center, Zam Zam Tower, Haram Holy City Of Makkah, Mekke, GPRS: 21°25’09.2”N 39°49’32.4”E Zam Zam Tower Simit Sarayı Makkah Zam Zam Tower (Promod) Hilton Mall Simit Sarayı Makkah Hilton Mall (Yakında) Makkah Mall Simit Sarayı Makkah Mall (Yakında) Medine Al Noor Mall Simit Sarayı Suudi Arabistan, Medine Medine Airport Simit Sarayı Prince Muhammed Bin Abdulaziz Havaalanı Departure 3 Arab Mall Simit Sarayı Al Nuzhah Street Mall of Arabia Cidde, Suudi Arabistan (Yakında) Jeddah Airport Simit Sarayı Al Nuzhah Street Mall of Arabia Cidde/ Suudi Arabistan ÜRDÜN Ürdün Simit Sarayı (Yakında) * Mutfak Konseptli Mağazalarımız Sultançiftliği Simit Sarayı 50. Yıl Mah., Eski Edirne Asfaltı, Burda Market Bitişiği Şirinevler Simit Sarayı Şirinevler Mah., Yaman İş Merkezi, No: 2 B. Evler Taksim Simit Sarayı Şehit Muhtar Mah., Yeni Tarlabaşı Cad., No: 6 Taksim *Taksim Meydan Simit Sarayı Sıraselviler Cad., No: 1 Beyoğlu Taşdelen Simit Sarayı Sultançiftliği Mah., Turgut Özal Bulvarı, No: 127/1 Çekmeköy TT Arena Simit Sarayı 1 Huzur Mah., TT Arena Stadı, K8 Kapı Girişi, Giriş Kat Aslantepe TT Arena Simit Sarayı 2 Huzur Mah., TT Arena Stadı K8 Kapı Girişi 4. Kat TT Arena Simit Sarayı 3 Huzur Mah., TT Arena Stadı K8 Kapı Girişi 4. Kat TT Arena Simit Sarayı 4 (Dış Alan) Huzur Mah., TT Arena Stadı Aslanlı Yol TT Arena Simit Sarayı 5 Huzur Mah., TT Arena Stadı, K8 Kapı Girişi, Giriş Kat Aslantepe TT Arena Simit Sarayı 6 Huzur Mah., TT Arena Stadı, K8 Kapı Girişi 4. Kat Aslantepe Ulusoy Ataşehir Simit Sarayı Kayışdağı Mahallesi Dudullu Yolu Caddesi No:40 Ataşehir Ulusoy İkitelli Simit Sarayı Basın Ekspres Yolu, Cemal Ulusoy Cad., Ulusoy Yazahanesi, İkitelli * Üsküdar Simit Sarayı Mimar Sinan Mh. Selmani Pak Cd. No: 30-1 Üsküdar * Vialand Simit Sarayı Yeşilpınar Mahallesi, Girne Caddesi, Vialand AVM, Yeşilpınar, Eyüp Vialand Temapark Simit Sarayı Yeşilpınar Mahallesi, Girne Caddesi, Vialand AVM, Yeşilpınar, Eyüp Via Port Simit Sarayı Yenişehir Mah., Dedepaşa Cad., Viaport AVM, No:2/3 Kurtköy *Via Port Meydan Simit Sarayı Yenişehir Mah. Dedepaşa Cad. No:19. Via Port AVM Gençlik Meydanı – Pendik White Hill AVM Simit Sarayı Karadolap Mh. Atatürk Cd. No: 13 D: 22 Yeşilpınar-Eyüp Yenibosna Koçtaş Simit Sarayı Koçtaş AVM * Yenikapı Simit Sarayı Aksaray Mustafa Kemalpaşa Cad., No: 56 Fatih *Zeytinburnu Simit Sarayı 58. Bulvar No: 112 212 AVM Simit Sarayı Mahmutbey Merkez Mah., Taşocağı Cad., No: 5 K: 2 Bağcılar-İkitelli İZMİR Folkart Towers Simit Sarayı Adalet Mah. Mana Bulv. No:37 35530 İzmir Seferihisar Simit Sarayı Kuşadası Cad., No: 79 İzmir Optimum Simit Sarayı Akçay Cad., No: 101, Optimum Outlet AVM. Gaziemir Alsancak Simit Sarayı Kültür Mh. Gül Sokak. * Konak Simit Sarayı Akdeniz Mh. Gazi Blv. Konak KARABÜK * Safranbolu Simit Sarayı : Atatürk Mah. Eğitimciler Caddesi No:3 Safranbolu KAYSERİ * Kayseri Simit Sarayı Selimiye Mah., O. Kavuncu Blv., BYZ Garage AVM, Z33, Melikgazi KOCAELİ Gebze Simit Sarayı Hacı Halil Mah., Hükümet Cad., No: 100. Gebze Gölcük Simit Sarayı Merkez Mah., Cumhuriyet Cad., Anıt Park İçi, No: 8. Gölcük İzmit N City Avm Simit Sarayı Karabaş Mah., Oramiral Salim Dervişoğlu Cad. No:102 KONYA Selçuklu Simit Sarayı Alaadin Bulvarı, No:13 KÜTAHYA Kütahya Simit Sarayı Servi Mah., Mithatpaşa Cad., Çarşı Hilton AVM, Sitesi B/1-15 135 134_135_MAGAZA_ADRES.indd 135 21/04/15 00:46 A S T RO LOJ İ A S T RO LO GY Martın etkileri nisanda da devam ediyor İletişim Uzmanı / Astrolog Seda Önal Communications Specialist / Astrologist Seda Önal G eçen ayki güneş tutulması etkilerinin yaşama geçtiği bir ay var önümüzde... Bir de 4 Nisan tarihinde, Terazi burcunda yılın ilk ay tutulması meydana geliyor. Ardı ardına gelen iki tutulma ile dünya genelinde de değişimler meydana gelecektir. Var olan tüm düzenlerde veya liderlerde, çalışma şekil ve koşullarında ya da ekonomik dengelerde bozulmalar olabilir. Değişime hazır olmalı ve kabul etmeliyiz. 11 Nisan’da ileri seyrine geçecek olan Aslan burcundaki Jüpiter ile maddi anlamda oluşan sıkıntıların hafiflemeye başlayacağını söyleyebilirim. Yatırımcılar için ay sonu daha uygun olacaktır. Ayrıca, Satürn (retro) süreci başladı. Bu dönemde hastalıkları ciddiye almalıyız. Her türlü işimizi düzenlerken, temkinli hareket etmeliyiz. Elbette bu uzun bir zaman aralığı olduğundan, mümkün olduğunca ve herkesi sabırla alttan almanızı tavsiye edebilirim. Çok hızlı geçecek bir yıl olduğunu yeni yılda da March remains to be influential in April, too. T he last month’s solar eclipse seems to be brought into life for this month as well.. And on April 4, the first lunar eclipse of the year takes place in Libra. Two consecutive eclipses will lead to changes around the world. This may upset all systems or leaders, working methods an conditions or economic balances. We need to brace ourselves for changes and welcome them. It is safe to say that financial troubles will be relieved as Jupiter bolts forward in Leo on April 11. The end of the month is a better time for investors. In addition, Saturn starts to retrograde. We have to take diseases seriously over this period of time. We need to be cautious while putting everything in order. Since it is a long time, I suggest you patiently keep on the right side of everyone as much as you can. I have told you this year would be over before you know it. Now, the steps taken for a change bring about results. Never assume they are adverse. It is what’s best for you or the sustainability of the routine. No problem as long as you try to be happy and have some patience no matter what. Time will fly by this year.. Aries and rising Aries D ear Aries and rising Aries, the last month’s solar eclipse will lead to shifts in your subconscious and perspective on life. The effects may cause swings in your behaviors and changes in decisions 136 136_143_ASTROLOJI.indd 136 21/04/15 00:45 based on your ego in particular. You’ll get stronger. Your subconscious will be a scene for some awakenings. The fact that Jupiter turns direct (forward) on April 11 will provide you with positive angles, and you will be able to make significant investments you have long been waiting for such as buying a land, a house or a car. The first week of April may be stressful. You may feel like everyone giving you a hard time. The full moon to take place in Libra on April 4 may bring about major developments in your 8th house of inheritance and alimony. Your court cases will come to a conclusion. Positive days: April 17-18. Taurus and rising Taurus D ear Taurus and rising Taurus, I told you the last month’s solar eclipse might lead to some financial troubles. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 may cause changes in working conditions or responsibilities. You will feel more energetic since Mars enters your sign on April 1. These changes, however, may make you a bit more aggressive with the looming effect of Mars. You may wonder “how come you will be energetic while under such an influence” whereas you will be strong and get through all the changes. Just make sure you do not hurt people around you. Once Mercury enters your sign on April 15, you will be wiser, resultoriented and quicker in action. Positive days: April 19-20. belirtmiştim. Şimdi ise artık değişim için atılan adımlar sonuçları önümüze getiriyor. Sakın bu değişimlerin kötü olduğunu düşünmeyin. Sizin için veya düzenin devamı için hayırlı olan gerçekleşecektir. Siz her zaman, koşullar ne olursa olsun, mutlu olmaya çalışırsanız ve sabır gösterirseniz, problem kalmaz. Dediğim gibi bu yıl, zaman çok hızlıca geçecek... Genel olarak, sizin için değişim yılı olduğunu düşünürsek, bu ay net kararlar vereceğiniz bir ay olacak. Ayın 20’sine kadar çalışanlarınız veya çalışma arkadaşlarınızla gerginlikler yaşayabilirsiniz. Etrafınızı uyarmak isterken çok dikkatli olun, pişman olacağınız cümleler kurmayın. Kişisel gelişim faaliyetleri ile ilgilenirseniz kendinizi daha iyi hissedersiniz. 5 Mart’ta Başak burcundaki dolunay ile iş ve para yaşamınızda gelişmeler olacak ve maddi açıdan destek göreceksiniz. 20 Mart’ ta burcunuzda güneş tutulması meydana geliyor. Dolayısıyla sosyal yaşantıda kendinizi değiştirmek için çaba gösterebilirsiniz. Bu dönemde partneriniz ile de restleşmeler yaşayabilirsiniz. Sabrınızı zorlayacak ve değişimler yaşayacağınız bir ay olacağa benzer. En iyisi değişime izin verin. Olumlu günler: 1, 27, 28 Mart. Koç ve yükselen Koç S evgili Koç ve yükselen Koçlar; geçtiğimiz ay oluşan güneş tutulması ile bilinçaltınızda ve hayata bakışınızda değişimler oluşacak. Bu ay bunun etkileri ile davranışlarınızda değişimler olabilir, özellikle egonuzdan kaynaklı kararlarınız değişebilir. Güçleneceksiniz. Bilinçaltınızda bazı uyanışlar meydana gelecek. Jüpiter’in 11 Nisan’da düz seyrine başlaması size olumlu açı yapacak, uzun zamandan beri almayı düşündüğünüz arsa, ev, araba gibi değerli yatırımları yapabileceksiniz. Nisan ayının sadece ilk haftası stresli geçebilir. Herkes üzerinize geliyor hissine kapılabilirsiniz. 4 Nisan’daki Terazi burcunda yaşanacak olan dolunay, 8’inci eviniz olan miras ve nafaka konularında önemli gelişmeler gösterebilir. Mahkemede olan davalarınız çözümlenecektir. Olumlu günleriniz: 17-18 Nisan. 137 136_143_ASTROLOJI.indd 137 21/04/15 00:45 A S T RO LOJ İ A S T RO LO GY Boğa ve yükselen Boğa S evgili Boğa ve yükselen Boğa burçları, geçtiğimiz ay oluşan güneş tutulması ile maddi anlamda bazı zorluklar karşınıza çıkabilir demiştim. Şimdi de 4 Nisan’da Terazi burcundaki ay tutulması ile iş koşullarınızda değişim veya sorumluluklarınızda artışlar olabilir. 1 Nisan’da Mars gezegeni burcunuza geçtiği için kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz. Ancak bu değişimler Mars’ın etkisiyle sizi biraz da agresif yapabilir. “Bu kadar etki altında kalıp da nasıl enerjik olabilirim?” diye düşünebilirsiniz ancak, güçlü olacaksınız ve tüm değişimleri atlatabileceksiniz. Sadece etrafınızdakileri kırmamaya özen gösterin. 15 Nisan’da Merkür burcunuza geçtiğinde daha akılcı olabilecek, sonuç odaklı ve hızlı davranabileceksiniz. Olumlu günler: 19-20 Nisan. İkizler ve yükselen İkizler S evgili İkizler ve yükselen İkizler burçları, geçtiğimiz ay oluşan Güneş tutulması iş yaşamınızda değişimlere veya atılımlara sebep olabilir demiştim. 4 Nisan’da Terazi burcundaki ay tutulması ile sosyal çevrenizde ve arkadaşlıklarınız da sürtüşmeler meydana gelebilir. Mümkün olduğunca alttan almaya ve herkese Gemini and rising Gemini D ear Gemini and rising Gemini, I told you the last month’s solar eclipse would likely to lead to changes or breakthroughs in business life. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 is likely to cause tensions in your social circle or with friends. You will thrive as long as you try to keep on the right side of them as much as you can and remain tolerant to everyone. Jupiter stops retrograding on April 11. It is time to make a move for projects you have been putting off for financial reasons. However, keep in mind sudden changes in your house of career and do not make major investments for this month. Positive days: April 21-22-23. Cancer and rising Cancer D ear Cancer and rising Cancer, the last month’s solar eclipse took place in your house of morale, abroad, travel and higher education. You 138 136_143_ASTROLOJI.indd 138 21/04/15 00:45 will go through changes as its effects loom in April. Your emotions will get stronger and you will be more interested in being more knowledgeable with sciences such as astrology. Or you are likely to attend a course you have long been putting off or go on a journey. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 will clarify things such as home, family elders or settling. Dreams you have long been expecting will come true. You need to take positive steps to boost your relations. Your financial troubles will be relieved once Jupiter turns forward on April 11. Positive days: April 24-25. Leo and rising Leo D ear Leo and rising Leo, I told you the last month’s solar eclipse would likely to affect your or relatives’ state of health. It remains in effect for April, too. You should not neglect your check-ups. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 points to the solution of problems with siblings if any or close relatives. You may go on a trip. Positive repercussions come into play for educational subjects. Jupiter turns direct on April 11, and your financial troubles will be relieved. The first 10 days of the month are troublesome whereas it suddenly calms down after then. Positive days: April 25-26. karşı hoşgörü ile yaklaşmaya çalışırsanız, kazanan siz olacaksınız. Jüpiter gerilemesi 11 Nisan’da sona eriyor. Maddi açıdan uzun zamandır ertelediğiniz projeler için artık harekete geçebilirsiniz. Ancak kariyer evinizdeki ani değişimleri unutmayın ve yatırımlarınızı bu ay ciddi boyutlarda gerçekleştirmeyin. Olumlu günler: 21-22-23 Nisan. Yengeç ve yükselen Yengeç S evgili Yengeç ve yükselen Yengeç burçları, geçtiğimiz ay oluşan Güneş tutulması sizin maneviyat, yurtdışı, seyahatler ve yüksek öğrenimi temsil eden evinizde gerçekleşti. Nisan ayında bu etkiler ile ilgili değişimler yaşayacaksınız. Hisleriniz kuvvetlenecek, astroloji gibi bilimler ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyeceksiniz. Ya da uzun zamandır ertelediğiniz bir kursa katılabilir veya seyahati gerçekleştirebilirsiniz. Virgo and rising Virgo D ear Leo and rising Leo, I told you the last month’s solar eclipse would likely to rake up the past. It remains in effect for April, too. Past and deferred issues will come to a conclusion. Your healthrelated problems may remain intact. The following month is smoother for you. Don’t delay your check-ups. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 will pave the way for solutions to some hitches if any about partnership and marriage. Relations with your kids may deteriorate. Make sure to show them affection. Taking an interest in creativity and art will be soothing for your soul. The fact that Jupiter turns forward on April 11 will relieve you in financial terms. Positive days: March 29-30 139 136_143_ASTROLOJI.indd 139 21/04/15 00:46 A S T RO LOJ İ A S T RO LO GY Libra and rising Libra D 4 Nisan’da Terazi burcunda meydana gelecek ay tutulması ile ev, aile büyükleri veya yerleşim gibi konular netleşecek, uzun zamandan beri beklediğiniz hayalleriniz gerçek olacaktır. İlişkilerinizi güçlendirmek için olumlu adımlar atmalısınız. 11 Nisanda Jüpiter ileri gitmeye başladığınızda, maddi sıkıntılarınız hafifleyecektir. Olumlu günler: 24-25 Nisan. Aslan ve yükselen Aslan S evgili Aslan ve yükselen Aslan burçları geçtiğimiz ay oluşan güneş tutulması sizin veya yakınlarınızın sağlık durumunu etkileyecek demiştim. Nisan ayında bu etki devam ediyor. Kontrollerinizi aksatmamalısınız. 4 Nisan’da Terazi burcunda oluşacak ay tutulması varsa kardeşlerinizin, yoksa yakın akrabalarınız ile ilgili sorunların artık çözüme ulaşacağını gösteriyor. Yolculuklar yapabilirsiniz. eğitim konularında da olumlu etkiler söz konusu olacak. 11 Nisan tarihinde Jüpiter düz seyrine başlıyor ve maddi beklentileriniz konusunda rahatlıyorsunuz. Ayın ilk 10 günlük dönemi sıkıntılı, ancak sanki sonrasında sular birden durulacak. Olumlu günler: 25-26 Nisan. ear Libra and rising Libra, I told you the last month’s solar eclipse would likely to affect you in love affairs. A committed relationship if any may come to an end. Wait for this negative energy to be weathered. Give yourself another chance for your loved one in the forthcoming month. Due to the angles, you may not be able to make up to her/him no matter what you do. The lunar eclipse to arise in your sign on April 4 will unfortunately lead to adverse changes in marriage and partnership. Spare time for yourself, do exercise and go for meditation to get over this period of time. Love and put trust in yourself to begin with. Jupiter turns direct on April 11. Financial troubles will be relieved. Positive days: April 4-5. Scorpio and rising Scorpio D ear Scorpio and rising Scorpio, I told you the last month’s solar eclipse would affect you in relations with parents, siblings, nephews/nieces or residence. The effects remain to hover around this month, too. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 will make you want to be rather on your own. Some hidden facts may be revealed. You are likely to want to go away and get free from everyone and everything. Remember they are all repercussions of the eclipse and do not blame them on someone or yourself. Everything will go smoothly as long as you strike a balance for communication with people around Başak ve yükselen Başak S evgili Başak ve yükselen Başak burçları, geçtiğimiz ay oluşan güneş tutulması geçmiş ile ilgili sorunları gündeme getirecek demiştim. Nisan ayında bu etkiler devam edecektir. Geçmişten gelen ve ertelediğiniz konular sonuca ulaşacaktır. Sağlık sıkıntılarınız devam ediyor olabilir. Önümüzdeki ay daha rahat bir ay olacaktır sizin için. Kontrollerinizi aksatmayın 140 136_143_ASTROLOJI.indd 140 21/04/15 00:46 you, and try to keep calm. Jupiter to turn forward on April 11 will relieve you in financial terms. Positive days: April 6-7-8. Sagittarius and rising Sagittarius D ear Sagittarius and rising Sagittarius, I told you the last month’s solar eclipse would cause changes in career or at home leading to some renovations or moving. You start to put them into effect this month. It is certainly not possible for everyone to move. So, it may require to relocate furnitures at home. You may have to buy a new one for broken goods. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 may put you in trouble for relations with friends. Some of your friends may turn against you. Make sure to remain impartial as much as possible. This period of time is likely to bring about changes in social circle. You may meet new people thanks to your profession. Jupiter to turn forward on April 11 will relieve us all in financial terms. Positive days: April 9-10. lütfen. 4 Nisan’da Terazi burcundaki ay tutulması ile ortaklık ve evlilik konularında bazı aksaklıklar varsa bunları çözümlemeniz kolay olacaktır. Çocuklarınız ile iletişiminiz bozulabilir. Sevginizi onlardan eksik etmeyin. Yaratıcılık ve sanatla ilgilenmek ruhunuz için dinlendirici olacaktır. 11 Nisan’da İleri gidecek olan Jüpiter ile maddi konularda rahatlayacağınız bir döneme giriyorsunuz. Olumlu günler: 29-30 Mart. Terazi ve yükselen Terazi S evgili Terazi ve yükselen Terazi burçları, geçtiğimiz ay yaşadığımız güneş tutulması sizi, aşk hayatınız ile ilgili konularda etkileyecek demiştim. Varsa ciddi bir ilişkinin sonlanması gerçekleşebilir. Bu ay da devam edecek bu sürecinizde sabırla kötü enerjilerin geçmesini bekleyin. Önümüzdeki ay sevdiğiniz için bir şans daha verin kendinize. Şu an bu kötü açılar ile ne yapsanız yaranamayabilirsiniz. 4 Nisan’da burcunuzda bir de ay tutulması meydana geldiğinden, maalesef evlilik, ortaklık konularında değişimler yaşayacaksınız. Siz de bu süreci kendiniz ile ilgilenerek, diyet, spor, meditasyon yaparak sabırla atlatın. Önce kendinizi sevin ve güvenin. 11 Nisan’da Jüpiter gezegeni düz seyrine başlıyor. Maddi konulardaki aksilikler hafifliyor. Olumlu günler: 4-5 Nisan. 141 136_143_ASTROLOJI.indd 141 21/04/15 00:46 A S T RO LOJ İ A S T RO LO GY Akrep ve yükselen Akrep S evgili Akrep ve yükselen Akrep burçları, geçtiğimiz ay yaşadığımız güneş tutulması sizi, ebeveynleriniz ile ilgili konularda, kardeşiniz, yeğenlerinizle ilgili konularda veya yerleşim yerinizle ilgili konularda etkileyecek demiştim. Bu ay bu etkileri yaşamaya devam edeceksiniz. 4 Nisan’da Terazi burcunda yaşanacak ay tutulması sebebiyle kendinizi daha yalnız kalma ihtiyacında hissedeceksiniz. Bazı gizli kalmış gerçekler ortaya çıkabilir. Uzaklara gitme, herkesten ve her şeyden kurtulma isteği yaşayabilirsiniz. Ancak bunların tamamen tutulma etkileri olduğunu bilin ve kimseyi ya da kendinizi suçlamayın. Siz etrafınız ile iletişiminizi dengelerseniz ve sakin olmaya çalışırsanız her şey rahatça geçebilir. 11 Nisan’da ileri gitmeye başlayacak Jüpiter sayesinde maddi konularda rahatlıyorsunuz. Olumlu günler: 6-7-8 Nisan. Yay ve yükselen Yay S evgili Yay ve yükselen Yay burçları, geçtiğimiz ay yaşadığımız güneş tutulması etkisiyle, mesleki veya yaşam alanınızla ilgili konularda değişimler yaşayabilir, tadilatlar yapabilir veya taşınabilirsiniz demiştim. Bu ay bunları hayata geçirmeye başlıyorsunuz. Elbette herkesin taşınması mümkün değil, bu değişim sizin için evinizdeki bir eşyayı değiştirmek de olabilir. Bozulan eşyanızın yenisini alabilirsiniz. 4 Nisan’da Terazi burcundaki ay tutulması ise arkadaşlıklarınız ile ilgili konularda sıkıntı yaratabilir. Bazı dostlarınız artık düşmanınız olabilir. Mümkün olduğunca tarafsız kalmaya dikkat edin. Bu dönem size sosyal çevre adına değişimler getirebilir. İşiniz sebebiyle yeni kişilerle tanışabilirsiniz. 11 Nisan’da ileri gitmeye başlayan Jüpiter ile hepimiz maddi anlamda rahatlıyoruz. Olumlu günler: 9-10 Nisan. Oğlak ve yükselen Oğlak S evgili Oğlak ve yükselen Oğlak burçları, geçtiğimiz ay yaşadığımız güneş tutulması sizin yenilenmenizi sağlayacak; ruhen ve bedenen yenileneceksiniz demiştim. Bu ay da bu etkiler devam edecek. Artık geçmişe bağımlı halden çıkacak, bir hayatınızın olduğunu fark edecek, adeta yeniden doğacaksınız. 4 Nisan’daki Terazi burcundaki ay tutulması etkisiyle kariyerinize yönelik konular gündeme gelecektir. Kendinize ait bir iş kurma planlarınız var ise hayata geçirebilir veya bu dönemde terfi edebilirsiniz. Hukuksal problemler karşınıza çıkabilir. Evrak konularında tedbiri elden bırakmayın. Ev yaşamınızda bazı zorluklar yaşanmış Capricorn and rising Capricorn D ear Libra and rising Libra, I told you the last month’s solar eclipse would likely to mentally and physically regenerate you. It remains in effect for this month, too. You will no longer rely on the past, and realize you have a life to live and feel to be reborn. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 will bring up careerrelated issues. If you have been planning to start a business for yourself, that may come true or you may be promoted. You are likely to face legal problems. Do not err on the side of caution about paper works. You may have dealt with some problems in domestic life. You have retired into your shell for a while and wanted to get free from everyone. However, you will return to self with the eclipses taking effect. Jupiter to 142 136_143_ASTROLOJI.indd 142 21/04/15 00:46 turn forward on April 11 will relieve you in financial terms. Positive days: April 11-12. Aquarius and rising Aquarius D ear Aquarius and rising Aquarius, I told you the last month’s solar eclipse would likely to make great financial opportunities fall into your lap. They remain to be in effect for this month, too. New business opportunities or financial resources are on the horizon. In case you are married, your partner will be provided with financial opportunities you would benefit from, as well. You may have to deal with health-related problems of your relatives and things may bother you. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 is likely to lead to developments in alimony, inheritance or court cases. You may have a dispute with business partners that would end up in court. Pay attention to what steps to take over this period of time. You are now at a time when you attract attention of your loved one. You will be relieved in financial terms since Jupiter turns direct on April 11. Positive days: April 13-14. Pisces and rising Pisces D ear Pisces and rising Pisces, the last month’s solar eclipse has caused some dramatic changes for you. You will experience changes almost in everything. Your behaviors and mentality will undergo a change to begin with. I talked about it the past month. This cycle covers a year-long process for you. You will slowly experience changes of any nature for a year. Your circle, communication, hobbies and emotions all undergo changes. Your reactions and even where you live may change. Welcome them in calm and patience. Make sure not to hurt anyone over this period of time. The lunar eclipse to arise in Libra on April 4 will pave the way for you to take on projects you can make use of your skills for. Financial resources may be troublesome. Jupiter turns direct on April 11, and you will be relieved in financial terms. Positive days: April 15-16. olabilir. Bir süredir içinize kapanmış bir ruh halindeydiniz ve herkesten uzaklaşma isteğindeydiniz. Ancak tutulmaların etkisi ile kendinizi bulacaksınız. 11 Nisan’da Jüpiter’in ileri gitmeye başlaması ile maddi anlamda rahatlayacaksınız. Olumlu günler: 11-12 Nisan. KOVA ve yükselen Kova S evgili Kova ve yükselen Kova burçları, geçtiğimiz ay yaşadığımız Güneş tutulması etkisi ile maddi konularda çok büyük şansların ayağınıza geleceğini söylemiştim. Bu ay da bu etkiler devam edecek, yeni işler ya da maddi kaynaklar oluşacaktır. Evliyseniz eşinizin maddi olanakları olacak, dolayısı ile siz de bundan faydalanacaksınız. Yakınlarınızın sağlık sorunları ile ilgilenmek zorunda kalabilir, canınızı sıkacak durumlar yaşayabilirsiniz. 4 Nisan’da Terazi burcundaki ay tutulması ile nafaka, miras gibi, mahkemelik durumlar yaşanabilir. İş ortaklarınız ile mahkemelik olabilirsiniz. Bu tarihlerde adımlarınızı dikkatli atmalısınız. Sevdiğinizden ilgi gördüğünüz bir döneme girdiniz. 11 Nisan’da Jüpiter gezegeni tekrar düz seyre geçtiğinden, maddi açıdan rahatlıyorsunuz. Olumlu günler: 13-14 Nisan. Balık ve yükselen Balık S evgili Balık ve yükselen Balık burçları, geçtiğimiz ay burcunuzda yaşadığınız güneş tutulması etkisi ile sizler köklü değişimleri yaşıyorsunuz. Hemen her alanda değişimler yaşayacaksınız. Öncelikle davranışlarınız ve düşünce yapınızda değişimler olacaktır. Geçtiğimiz ay bundan bahsetmiştik. Sizin için bu döngü bir yıllık süreci kapsıyor. Bu yıl boyunca, yavaşça her türlü değişimi hissedeceksiniz. Çevreniz, iletişiminiz, hobileriniz, duygularınız değişiyor. Verdiğiniz tepkiler, yaşadığınız yer bile değişebilir. Sakince, sabırla değişimleri kabul edin. Bu süreçte kimseyi kırmamaya özen gösterin. 4 Nisan’da, Terazi burcunda ay tutulması meydana gelecek ve becerilerinizi kullanacağınız projelere adım atmanızı sağlayacak. Maddi kaynaklarda sıkıntı olabilir. 11 Nisan’da Jüpiter düz seyre başlıyor ve maddi olarak destek göreceksiniz. Olumlu günler:15-16 Nisan. 143 136_143_ASTROLOJI.indd 143 21/04/15 00:46 S U D O KU SUDOKU kolay / easy 1 2 1 2 3 4 3 4 144 144_146_SUDOKU.indd 144 21/04/15 00:38 SUDOKU ORTA / Moderate 1 2 1 2 3 4 3 4 145 144_146_SUDOKU.indd 145 21/04/15 00:38 S U D O KU SUDOKU zor / difficult 1 2 1 2 3 4 3 4 146 144_146_SUDOKU.indd 146 21/04/15 00:38 Nisan 2015 ILANLAR REV convert e.pdf 2 12/04/15 23:12 C M Y CM MY CY CMY K 147_SSILAN.indd 72 21/04/15 00:38 Nisan 2015 ILANLAR REV convert e.pdf 3 12/04/15 23:12 C M Y CM MY CY CMY K 148_SSILAN.indd 72 21/04/15 00:38