90 4. HARİTA BİLGİSİ VE ORMANCILIKTA HARİTA KULLANIMI 4.1
Transkript
90 4. HARİTA BİLGİSİ VE ORMANCILIKTA HARİTA KULLANIMI 4.1
90 4. HARİTA BİLGİSİ VE ORMANCILIKTA HARİTA KULLANIMI 4.1. Haritacılığın Tarihçesi Tarihin yazı ile başladığı düşünülürse, haritacılığın tarihten de eski bir geçmişi olduğu söylenebilir. Bulunan örnekler yazının keşfinden önce bile ilkel toplumlarda harita çizebilme yeteneğinin gelişmiş olduğunu kanıtlamaktadır. Büyük Okyanus’taki Marshall adalarında yaşamış olan insanların yaptıkları deniz haritaları, bu görüşü kuvvetlendirmektedir. Bu haritalarda, düz çubuklar ile açık deniz, eğri çubuklar ile adalara yaklaşan dalga cephesi ve istiridye kabuklarıyla adalar gösterilmiştir. Şekil ve resim kullanarak tarihi olayların canlandırıldığı Aztekler tarafından yapılan haritalar da ilk örnekler arasındadır. İlkçağ haritacılığının ana örnekleri MÖ 4000 yılında Babil’de bulunan kadastro haritası ve Mısır’daki haritalar olduğu düşünülmektedir. M.Ö. II. Yüzyılın ilk yarısında dünyanın yuvarlaklığını hesaba katılarak ilk kez konik projeksiyon (izdüşümü düzlemi) sistemi kullanılmış, boylam ve enlem daireleri çizilmiştir. Bununla M.Ö. 60 yılında Krates ve M.S. 80 yılında Pomponius Mela tarafından dünya haritaları çizilmiştir. Kağıdın keşfinden sonra M.S. 100’de, Çin’de bölgelerin karelerle gösterilmesi, uzaklıkların kesin olarak belirtilmesi, yükseklik farklarının gösterilmesi ve açıların belirtilmesi başlamıştır. Ortaçağ haritacılığında, batıda o dönemin felsefesine uygun olarak efsanelerin etkisi görülmektedir. Örnek olarak Avusturyalı rahip Beatus'un 778 tarihini taşıyan haritasında cennetin katları açıklanmaktadır. 950 yılında Coğrafyacı Ebu İshak İstikrari geometrik bir dünya haritası çizmiştir. Türk asıllı Biruni'nin XI. Yüzyılın ilk yarısında çizdiği denizler haritası da önemli bir çalışmadır. Kaşgarlı Mahmut'un 1072-1074 yılları arasında yazdığı "Divanı Lügat-üt Türk" adlı eserinde yer alan daire biçimindeki dünya haritası Türk Bilginlerinin yaptığı ilk harita olarak kabul edilmektedir. İdrisi'nin 1154'de Palermo Kralı için çizdiği dünya haritası verdiği ayrıntılar bakımından gelecek dönemin öncü yapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir. Şekil 86. Kaşgarlı Mahmut'un çizdiği dünya haritası Yeniçağların başında, 15. Yüzyılın sonlarına doğru Venedik’te ilk harita baskısı gerçekleştirilmiştir. Önceleri kalıp olarak tahta üzerine kazınan kalıplar kullanılırken daha sonraları bakır levhalar kullanılmaya başlanmıştır. Basılan haritaların renklendirilmesi ise elle yapılmıştır. Dünyayı iki yarım küre biçiminde ilk gösteren Alman denizci Behaim, bu eserini 1492 yılında tamamlamıştır. Mercator, 15.Yüzyılda, kendi adı verilen projeksiyon yöntemini uygulayarak bakır levha üzerine bir harita yapmıştır. 91 Şekil 87. Behaim’in çizdiği dünya haritası Osmanlı haritacılığında, XVI. yüzyılın hemen başında Piri Reis'in haritaları, Akdeniz Bölgesinde uzun zaman hem Osmanlılar hem de batılı haritacılar için önemli bir kaynak olmuştur. Piri Reis’in 1513 yılında ceylan derisi üzerine çizdiği ve halen Topkapı Müzesi’nde bulunan haritası Amerika, Afrika ve Atlas Okyanusu’nu ayrıntılı biçimde gösteren çok değerli bir eserdir. Şekil 88. Piri Reisin Amerika, Afrika ve Atlas Okyanusu’nu ayrıntılı gösteren haritası Ülkenin baştanbaşa bir nirengi ağı ile birleştirilerek haritasının çıkarılması düşüncesini ilk kez Hollandalı Snellius önermiş, uygulaması ise Fransa'da Cassini (1696) tarafından yapılmıştır. 18.-19.yüzyıllar arasında İngilizler, İtalyanlar ve Avusturyalılar da ülkelerinin ayrıntılı haritalarını çıkarmışlardır. 19. yüzyılda haritalarda çizgisel ölçekle beraber oransal ölçekte kullanılmaya başlanmıştır. 20. yüzyılın ilk yarısında geliştirilen fotogrametrik yöntemler haritacılıkta önemli bir dönüm noktası olmuştur. 20. yüzyılın ikinci yarısında, haritacılık, tam otomasyon olanağına kavuşturulmuştur. Son olarak geliştirilen uydu tekniği ve uzaktan algılama yöntemleriyle oldukça yüksek doğruluklu harita yapımı olanaklı hale gelmiştir. 92 4.2. Haritanın Tanımlanması ve Elemanları 4.2.1. Haritanın Tanımlanması Harita, dünya üzerindeki yüzeysel şekiller ve insanlar tarafından yapılan tesislerin kuşbakışı görünümünün istenilen ölçeğe göre küçültülerek özel renk ve işaretlerle bir düzlem üzerinde sistematik gösterimidir. Şekil 89. Bir arazi parçasının perspektif görüntüsü (sol) ve haritası (sağ) Bir harita, temsil ettiği arazinin çizilmiş bir modelidir. Haritaya çizilecek bilgiler genel olarak deniz, göl, akarsu, dağ, tepe mağara vb. doğal şekillerle; yol, baraj, sulama kanalı, çit, duvar, bina vb. yapay tesislerdir. Haritalarda bunların dışında coğrafi koordinat ağı gösterilmektedir. Doğal ve insan eliyle yapılmış ayrıntılar; özel işaretler, çizgiler, renkler ve şekillerle gösterilir. Haritalar, arazideki bütün ayrıntıları göstermeyip bulunacak bilgiler o haritanın ölçeğine ve yapılış amacına bağlı olarak belirlenir. Haritanın amacına bağlı olarak arazide önemli görülmeyen bilgiler haritaya geçirilmeyebilir ya da önemli görülen bazı bilgiler daha belirgin olarak ön plana çıkarılabilir. 4.2.2. Haritanın Elemanları Bir haritada bulunması gereken ana elemanlar haritanın adı, çerçeve, coğrafi yönü, ölçek, harita anahtarı ve enlem-boylam değerleri olarak sıralanabilir. Haritanın adı: Haritanın kullanım amacını belirtmeli, haritayı tanıtacak açıklıkta ve kısa olmalıdır. Çerçeve: Tüm haritalarda, haritası yapılacak alanı sınırlayan bir iç çerçeve ve diğer harita elemanlarını sınırlayan bir dış çerçeve çizilmelidir. Çerçeve bilgileri, pafta bünyesini saran bölüm içinde bulunan bilgilerin bütünüdür. Çerçeve bilgileri; varsa demir yolları ve yol giderleri, pafta köşe koordinatları, komşu pafta adları, boylam başlangıç notu, haritanın gerçek kuzey yönüne konulmasını sağlayan P noktası, grid çizgi ve değerleri, iç çerçeve çizgisinde gratükellerde derece taksimatı için bir siyah ve bir beyaz, gred taksimatı için içi çizgili bölümler, dilim kenarı grid çizgileri ve karşılıklı gridlerin değerleri olarak sıralanabilir. Coğrafik yön ve kuzey işareti, Harita ölçeği, Kesir ya da grafik olmak üzere iki şekilde gösterilir. Kesir ölçek paftanın üst sol köşesi ile alt ortasında “TÜRKİYE” yazısı ile birlikte yazılır. Grafik ölçek ise paftanın alt kenarının ortasında bulunur. 93 Harita anahtarı (Lejand): Yurdumuzda üretilen haritalarda, sağ çerçeve dışında kalan bölgenin pafta üst köşesinden başlayarak belirtilen klasik işaretlerdir. Haritada kullanılan özel işaretlerin ne anlama geldiğini gösteren bölümdür. Her haritanın kullanım amacına göre farklı işaretlerle gösterilirler. Bu işaretler kullanıcıya kolaylık sağlamak ve harita okumalarda belirli bir standart sağlamak için kullanılır. Enlem ve boylam değerleri, Haritalardan elde edebilecekleri ana bilgiler aşağıdaki şekilde sıralanabilir: • Haritada bulunan yeryüzü şekilleri, yerleşim yerleri ve yollar gibi detayların yatay ve düşey konumları, • Haritada yer alan detayların aralarındaki mesafeler, • Haritada belirtilen bitki örtüsü hakkında ayrıntılı bilgi, • Arazi yapısındaki değişimler, • Doğal yeryüzü şekillerinin yükseklikleri, • Kadastro haritalarında mülkiyet unsurları, 4.2.3. Harita Ölçeği Bir yeryüzü parçasının (veya bir cismin) plan, maket veya harita gibi yöntemlerle gösterilmesi için kullanılan büyültme veya küçültme oranına ölçek denir. Diğer bir deyişle, ölçek, harita üzerinde belli iki nokta arasındaki uzunluğun, arazi üzerinde aynı noktalar arasında ölçülen yatay uzunluğa oranıdır. Ölçek, haritaya değer kazandıran önemli bir özelliktir. Ölçeğin sayısal büyüklüğü ait olduğu haritanın araziye uyum oranını belirtir. Ölçek = Haritadaki _ uzunluk HU = Arazideki _ uzunluk AU Ölçeği ifade etmek için kullanılan bu oranda, paydanın değeri ne kadar büyükse ölçek o kadar küçüktür. 1/25.000 ölçekli bir haritada harita üzerindeki 1 cm uzunluk, gerçekte yani arazide 25.000 cm’e karşılık gelir. Şekil 90. Değişik ölçeklerde haritalar Haritaların üretilmesinde ve kullanılmasında önemlidir. Ölçek, haritanın içeriğini, doğruluğunu ve kullanım alanını belirleyen bir ölçüttür. Ölçeğin sayısal büyüklüğü ait olduğu haritanın araziye uyum oranını belirtir. Haritanın ölçeği ne kadar büyük olursa, içeriği de o kadar zengin, doğru, tam ve doğaya yakın olur. Küçük ölçekli haritalarda, büyük ölçekli haritalarda görülen tüm ayrıntılar gösterilemez. 94 Örnek 1: Gerçek uzunluğu 92m. ve plan uzunluğu 4,6cm. olan iki noktanın bulunduğu planın ölçeğini hesaplayınız? M = Haritadaki _ uzunluk 92m 9200cm = = = 2000 Arazideki _ uzunluk 4,6cm 4,6cm 4,6cm 1 = 1: 2000. = 9200cm 2000 Örnek 2: Gerçek alanı 1 ha. ve harita üzerindeki alanı 25 cm2 olduğuna göre haritanın ölçeğini hesaplayınız? M 2= Haritadaki _ alan 1ha 1000.000.000cm 2 = = = 4.000.000 Arazideki _ alan 25cm 2 25cm 2 M 2 = 4.000.000 425cm 2 1 = 2 4.000.000 1.000.000.000cm M = 2.000 Ölçek = 1: 2000 Harita üzerinde yapılacak ölçme ve etütler ancak haritanın ölçeğinin elverdiği oranda gerçeğe yakındır. Harita üzerinden okunan her değer grafik çizim hatası sınırları içinde doğrudur. Yani bir uzunluk bir haritada ± 0,2 mm. hata ile okunabilir. Bu hatanın yeryüzündeki gerçek değeri harita ölçeğinin büyüklüğüne göre değişir. 4.2.3.1. Ölçeğin haritada gösterimi Harita üzerinde ölçek, çizgisel ölçek ya da kesir ölçek olmak üzere iki şekilde gösterilir. Kesir ölçek, haritalardaki küçültme oranını basit kesirle ifade eden ölçek türüdür. 1/25.000, 1/500.000, 1/1.000.000 gibi ifadeler birer kesir ölçektir. Kesir ölçekte, pay ile paydanın birimleri aynı olup uzunluk birimi olarak santimetre (cm) kullanılır. Kesir ölçek paftanın alt kenar ortası ile sol üst kenarında TÜRKİYE yazısıyla beraber yazılır. Hesap yapmada kullanıcılara kolaylık sağlaması ve çizim yapılan kağıdın uzama, kısalma ya da büzülme riskine karşı tedbir olarak çoğunlukla çizgisel ölçek kullanılmaktadır. Haritadaki uzunlukların, gerçek arazi uzunlukları olarak ölçülebildiği, harita üzerinde basılı olarak bulunan ve haritalardaki küçültme oranını gösteren bir cetveldir. Grafik ölçek, genellikle paftanın alt kısmında ortada bulunur ve kullanıcıya mesafe ölçme konusunda büyük kolaylık sağlar. m, km, deniz mili, kara mili, yarda ölçü birimlerine göre gösterilir. Grafik ölçeğinde, sıfır (0) ile gösterilen bir başlangıç noktası ve bu noktanın sağ ve sol yanlarında uzunluk birimlerine göre ilerleyen bölümler vardır. Başlangıç noktasının sağında kalan bölüme ek ölçek adı verilir. 1/25.000 ölçekli bir haritada 0 başlangıç değerinin solunda kalan 4cm’lik bir ek ölçek bulunur. Ek ölçek üzerinde 500m ve 1.000m uzunluklarını gösteren rakamlar bulunur. On eşit parçaya bölünen bu kısımda her bir bölüm100m uzunluğu gösterir. 95 m. 100 50 1000 m 0 Ölçek = 1/ 10.000 m 250 125 2 km 500 0 Ölçek = 1/ 25.000 km 5 4 3 2 20 km 1 1 0 5 10 15 Ölçek = 1/ 250.000 Şekil 91. Değişik ölçeklerde çizgi ölçek örnekleri 4.2.3.2. Çizgisel ölçeğin kullanımı Çizgisel ölçekle harita üzerinde ölçülen bir uzunluğun, gerçekte arazi üzerindeki karşılığını bulmak için istenilen uzunluk haritada bir pergelle ya da düzgün kağıtla ölçülür. Pergel açıklığı bozulmadan pergelin bir ayağı ölçeğin başlangıç noktasına koyularak diğer ayağın çizgisel ölçek üzerinde kestiği yer tespit edilir. Pergel açıklıklarının ölçek taksimatı üzerine tam olarak çakışmadığı durumlarda, pergelin sağ ucu esas ölçek üzerindeki iki tam bölüntü üzerine konularak diğer ucun ek ölçek üzerinde gösterdiği değer ölçülür. Ana ölçekte ve ek ölçekte ölçülen değerlerin toplanması ile gerçek değer bulunur. Çizgisel ölçek üzerinde ölçülen değerin ölçek sayısı ile çarpılması ile arazi üzerindeki yatay uzunluk bulunur. Düzgün kağıt ile ölçülmesinde, kenarı düzgün bir kağıt parçası noktalar arasına yerleştirilip uzaklık kalemle kağıt üzerine çizilir. Daha sonra bu çizgi harita üzerindeki çizgisel ölçeğe tatbik edilerek arazi uzunluğu bulunur. 4.3. Haritaların Sınıflandırılması Karayolu, demiryolu ya da köprü yapımı için en uygun yerlerin belirlenmesi, kent imar planlarının yapılması, arkeoloji, coğrafya gibi birçok alanda yardımcı araç olarak haritalardan yararlanılır. Haritalar yapılış amaçlarına göre, ölçeklerine göre ve tiplerine göre olmak üzere üç ana sınıfa ayrılırlar. 4.3.1. Yapılış amaçlarına göre haritalar ayrılır. Haritalar yapılış amaçlarına göre genel haritalar ve özel haritalar olarak iki sınıfa 1.Genel Haritalar: Dünyanın tümünün ya da bir kısmının yüzeysel yapısını genel olarak gösteren ve ölçeği 1:1.000.000'dan küçük olan haritalardır. Genel haritalar çoğunlukla genel planlama ve öğretim gibi amaçlarla kullanılırlar. Bu haritalar kendi içlerinde topoğrafik, fiziki, siyasi ve duvar haritaları olmak üzere dört gruba ayrılırlar. Topoğrafik Haritalar: Arazinin topoğrafik yapısını gösteren ve ölçeğin büyüklüğüne göre her türlü arazi bilgilerini göstermeyi amaçlayan eşyükselti eğrili haritalardır. Topoğrafik haritaların ölçekleri 1/20.000 ile 1/500.000 arasında değişir. 1/20.000'den büyük ölçekli 96 olanlar kadastro işlerinde ve askeri amaçla kullanılır. Bu haritalardan ölçek, uzunluk, alan ve eğim hesaplamada yararlanılır. Fiziki Haritalar: Yeryüzünün girinti ve çıkıntılarını gösteren orta ya da büyük ölçekli haritalardır. Fiziki haritalar hazırlanırken eş yükselti ve eş derinlik eğrileri geniş aralıklarla geçirilir. Bu aralıklar değişik renklere boyanır. Yükseltiler genellikle yeşil, sarı ve kahverenginin tonları ile derinlikler ise açıktan koyuya doğru mavi rengin tonları ile gösterilir. Siyasi ve İdari Haritalar: Yeryüzünde veya bir kıtada bulunan ülkeleri, bir ülkenin idari bölünüşünü ya da yerleşim merkezlerini gösteren haritalardır. Bu haritalardan uzunluk ve alan bulma işlemlerinde yararlanılır ancak yer şekilleri hakkında bilgi edinilemez. Duvar ve Atlas Haritaları: Dünyanın tümünü, kıtaları veya ülkeleri gösteren eğitim ve öğretim amacına yönelik hazırlanan haritalardır. Bu haritaların ölçekleri 1/100.000'den daha küçüktür. 2. Özel Haritalar: Özel bir kullanım amacına yönelik yapılan haritalardır. Kadastro haritaları: Taşınmaz malların konumlarını, yerlerini ve geometrik durumlarını gösteren haritalardır. Gelişen bilgisayar teknolojisi ile kadastro, üretim ve depolama çalışmalarında, tüm noktaların sayısal olarak bulunması gerekmektedir. Bu yüzden kadastro haritaları ülke geodezi ağına dayalı olmaları ve ülke pafta bölümleme sisteminde bulunmaları gereklidir. Kadastro haritaları kullanıcıya yer kontrol noktalarını, yatay kontrol noktalarını, sıklaştırma noktalarını ve düşey kontrol noktalarını içeren bilgiler sunar. Araziden kullanım haritaları: Bir bölgede arazinin nasıl kullanıldığını gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla ekili-dikili alanlar, çayır ve mera alanları, orman alanları ve kayalık, bataklık gibi kullanılmayan alanlar hakkında bilgi edinilir. Bu haritalarda ayrıca tarım alanlarında yapılan tarımın türü ve tarım ürünleri de gösterilir. Kent haritaları: Bir kentin yerleşim durumunu gösteren ve imar çalışmalarına temel oluşturan haritalardır. Deniz ulaşım haritaları: Deniz ulaşım hizmetlerini düzenleyen, limanlar, su derinlikleri, gemi trafiğini etkileyen engeller, deniz fenerleri ve benzeri konuları geniş ayrıntılarıyla gösteren haritalardır. Hava ulaşım haritaları: Hava ulaşımı konusunda; hava alanları, alanlar arasındaki bağlantı yolları, uçuş tekniği gibi konularda her türlü bilgiyi gösteren haritalardır. Yol haritaları: Yolların özellikleri, uzunlukları, bağlantıları gibi bilgileri gösteren haritalardır. Toprak haritaları: Bir bölgenin toprak özellikleri ve dağılışları hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalardan yetiştirilecek ürünlerin belirlenmesi ve topraklardan daha iyi verim alınabilmesi gibi birçok konuda yararlanılır. Çeşitli bilim haritaları: Astronomik haritalar, jeolojik haritalar, ormancılık haritaları, madencilik haritaları gibi değişik bilim dalları için hazırlanmış haritalardır. Turistik haritalar: Bir kentin ya da ülkenin turistik değerlerini gösteren, turistler için rehberlik ödevini amaçlayan haritalardır. Tematik haritalar: Çoğunlukla tek bir istatistik konuyu işleyen, bu istatistik bilginin o bölge içindeki dağılımını iki ya da üç boyutlu olarak gösteren haritalardır. 4.3.2. Ölçeklerine göre haritalar 1. Büyük ölçekli haritalar: 1:100.000 - 1:1.000 arası ölçeğe sahip haritalardır. Arazinin topoğrafik yapısını ve gerekli ayrıntıları göstermeyi amaçlayan haritalardır. 97 2. Orta ölçekli haritalar: 1:500.000 - 1:100.000 arasında ölçeğe sahip haritalardır. Bu haritalar ayrıntılı planlama haritaları olup memleket haritalarının yapımında ve orta ölçekli plastik kabartma haritalarının yapımında kullanılırlar. 3. Küçük ölçekli haritalar: Genel planlama ve stratejik etütler için kullanılan 1/500.000’den daha küçük ölçekli haritalardır. Coğrafi haritalar, atlas ve duvar haritaları şeklindeki haritalardır. Küçük ölçekli harita Büyük ölçekli harita Orta ölçekli harita Şekil 92. Ölçeklerine göre haritalara örnekler Planlar: 1/2.000 ve 1/500 ölçekli haritalardır. Kadastro planları gibi… Ölçeklerine göre haritalar karşılaştırıldığında büyük ölçeklilerle küçük ölçekliler arasındaki farklar Tablo 20’de verilmiştir. Tablo 20. Büyük ve küçük ölçekli haritalar arasındaki farklar Büyük ölçekli haritalarda Küçük ölçekli haritalarda Ayrıntı fazladır Ayrıntı azdır Dar alanları gösterir Geniş alanları gösterir Bozulma oranı azdır Bozulma oranı fazladır Küçültme oranı azdır Küçültme oranı fazladır Ölçekte payda küçüktür Ölçekte payda büyüktür Eşyükseklik eğrileri arasındaki yükseklik Eşyükseklik eğrileri arasındaki yükseklik farkı azdır farkı fazladır 4.3.3. Tiplerine göre haritalar 4.3.3.1. Topoğrafik haritalar Yeryüzü şekillerini birtakım çizgi, işaret, renk ve simgeler yardımıyla, belirli bir ölçeğe göre küçültülmüş olarak gösteren haritalara topoğrafik haritalar denir. Topoğrafik haritaların ayrıntıları ölçeklerine bağlı olarak değişmektedir. Ölçek seçimi, yapılacak çalışmanın hassasiyet durumuna göre değişir. Topoğrafik haritalar çizgisel ve sayısal olarak ikiye ayrılır. 1. Çizgisel Topoğrafik Haritalar: Yeryüzü üzerindeki kabartı ve girintilerin eş yükselti eğrileriyle, ayrıntıların ise çizgi ve sembollerle gösterildiği haritalardır. 2. Sayısal Topoğrafik Haritalar: Değişik yöntem ve cihazlarla doğrudan sayısal olarak hazırlanan veya mevcut çizgisel haritalardan sayısallaştırıcılar kullanılarak elde edilen haritalardır. Bu haritalar vektör veya raster yapıdaki sayısal verilerin işlenmesi, 98 zenginleştirilmesi veya genelleştirilmesi ile elde edilen ve çeşitli katmanlara ayrılabilen sayısal bilgilerdir. Sayısal haritalar, raster ve vektör olarak iki şekilde tasnif edilir. (a) (b) Sayısal topoğrafik harita Çizgisel topoğrafik harita Şekil 93. Topoğrafik harita tiplerine örnekler Ormancılıkta harita deyince, öncelikle 1/25 000 ölçekli topoğrafik haritalar akla gelir. Bu haritalar, Milli Savunma Bakanlığına bağlı Harita Genel Komutanlığı tarafından üretilmiş gizlilik dereceli haritalardır. Devletin emniyeti ile ilgili bir Milli Savunma sırrı olan bu haritaların amacı dışında kullanılması, aslının veya kopyasının herhangi bir tarzda yetkisi olmayan kimselere verilmesi veya içeriğinin açıklanması, Askeri Ceza kanununun 121 ve Türk Ceza Kanununun 132 ve133’ncü maddelerine göre ağır ceza gerektirir. Türkiye’nin 5557 adet 1/25.000 ölçekli topoğrafik haritası mevcut olup bunun 1000 adedi orman mühendisleri tarafından yapılmıştır. 1968 yılında tamamlanan bu haritalar fotogrametrik yöntemle üretilmişlerdir. Bu tarihten itibaren yenilemesi yapılan topoğrafik haritalar ilgili kurum tarafından sayısal olarak da üretilmektedir. Tablo 21. 1/25.000 ölçekli standart topoğrafik haritaların teknik özellikleri 1. Ürünün Adı Topoğrafik Harita 2. Ürünün Tanımı Havadan Fotogrametri Yöntemi İle Üretilen Standart Topoğrafik Haritalardır. A. Ölçeği 1/25.000 B. Serisi K-816 C. Projeksiyonu Transvers Merkator (Gauss-Kruger) D. Datumu Ed-50 3. Ürünün Özellikleri E. Üretim Tarihi Bögelere Göre Muhtelif F. Ebatları 51x69 Cm. (7,5' X 7,5') G. Doğruluğu Yatay: 5 M. (Ortalama) Düşey: 2,5 M. H. Kaynağı Hava Fotoğrafları 4. Ürünün Üretim Yöntemi Fotogrametrik 5. Ürünün Arşivleme Ortamı Kağıt 6. Ürünün Gizlilik Derecesi Hizmete Özel Topoğrafik haritaların yapımı, Gauss-Kruger Projeksiyon Yöntemi temel alınarak geliştirilmiş UTM projeksiyon yöntemine göre gerçekleştirilmiştir. 7' 30" boyutlarında olan 1/25.000 ölçekli topoğrafik haritalar, ortalama 150km2 (15.000ha) alan kapsamaktadır. Harita üzerinde 4 x 4cm lik ve 100ha’lık bir grid karelaj sistemi mevcuttur. 10m’de bir eş yükselti 99 eğrileri geçirilmiştir. 50 veya 100m’de bir geçen eğriler daha kalın ve koyu renkte çizilmişlerdir. Basılı haritalarda büyük yazılar doğru okunacak şekilde tutulduğunda, ön taraf genel olarak kuzeyi gösterir. Buna ek olarak harita üzerinde yön işareti ok ve harflerle belirtilir. Yönler uluslararası kısaltılmış harflerle; N: North (kuzey), S: South (güney), E: East (doğu), W: West (batı) şeklinde verilmiştir. Ancak ülkemizde yönlerin Türkçe karşılıklarının kısaltılmış şekilleri de (K, G, D, B gibi) kullanılmaktadır. Harita üzerindeki ayrıntıların tanınmasını kolaylaştırmak üzere bunları gerçek görünüşleriyle verebilmek için topoğrafik işaretler değişik renklerle gösterilmiştir. Siyah: Yollar, demiryolları ve bunlara ait yapılar, nirengi ve rakım noktaları, elektrik tesisleri, enerji nakil hatları, yapay yarma ve dolmalar, tepe, sırt gibi doğal ayrıntı isimleri, kamu istifadesine açık tüm tesisler (cami, okul, besihane vb.), kenar bilgilerine ait açıklama yazıları, taşlık ve kayalıklar. Mavi: Su ile ilgili tüm yapay ve doğal ayrıntılar ve bunların isimleri; göl, deniz, su deposu, sarnıç, sulama kanalları, su yolları, çeltik, havuz (bunlara ilaveten 1:250 000 ölçeği için grid çizgileri de mavi gösterilir), dilim kenarı paftaları içinde komşu dilime ait grid çizgileri ve bunlara ait kenar bilgileri, daimi kar altında olan bölgelerin eş yükseklik eğrileri. Yeşil: Orman, çalılık, meyvelik ve bağlık gibi bitki örtüsü içeren yerler. Beyaz veya Gri: Açıklık alanlar. Kırmızı: Yol dolguları, yerleşim yerleri, özel kullanılan binalar gibi ayrıntılar ile dikkat çekici olması bakımından deniz fenerleri, hava alanı işaretleri, haritanın gizlilik dereceleri. Kahverengi: Eş yükseklik eğrileri, eş yükseklik eğri değerleri, şose ve asfalt yollar, kumul vb. (1999 yılından itibaren yapılan haritalarda). 4.3.3.2. Planimetrik haritalar Arazinin yalnızca yatay durumlarını gösteren haritalardır. Yeryüzü şekillerinin ölçülebilir şekilde bulunmaması ile topografik haritalardan ayrılır. Yatay düzlem üzerindeki ayrıntıların konumu sadece x, y değerleri ile hesaplanan haritalardır. Şekil 94. Planimetrik harita 100 4.3.3.3. Plastik kabartma haritalar Bir topoğrafik haritanın, özel plastik tabakalar üzerine basılması ve bu plastik tabakaların üç boyutlu arazi modeli şekline getirilmiş alçı veya sentetik bir kalıp üzerine ısıtılarak vakumlanması ile elde edilen üç boyutlu haritadır. Bu tür haritalarda genellikle düşey ölçek yatay ölçeğe göre daha büyüktür. 4.3.3.4. Piktomap (PICTOMAP) haritalar Photographic Image Conversion by Tonal Masking Procedures (fotoğrafların değişik renk tonu ile maskelenmesi tarzı) kelimelerinin baş harflerinden oluşmuş kısaltmadır. Renkli ve çizgili standart fotoğraf üzerine eş yükselti eğrileri, harita işaretleri ve yer adları eklenmek suretiyle elde edilirler. 4.3.3.5. Hidrografik haritalar Denizin derinliği, su dibinin şekli ve seyir için gerekli olan denizdeki her türlü yapı ve ayrıntıyı gösteren deniz haritalarıdır. Hidrografik Haritalar PICTOMAP Haritalar Plastik Kabartma Haritalar Şekil 95. Plastik kabartma, PICTOMAP ve Hidrografik harita örnekleri 4.3.3.6. Hava fotoğrafları Bunlar araziyi tahlil ve yol planlamaya yardımcı olmak için harita tamamlayıcısı veya harita yerine kullanılabilirler. 101 Şekil 96. Hava fotoğrafı ve uydu görüntüsü 4.3.3.7. Ortofoto haritalar Perspektif resimlerdeki eğikliği ve arazi yükseklik farklarından oluşan görüntü kaymalarının giderilmesi ile elde edilmiş, belli bir ölçeği olan fotoğrafik görüntüye ortofoto denir. Orotofotoların üzerine kartoğrafik bilgilerin (Kenar bilgileri, gridler, eş yükseklik eğrileri, isimler vb.) eklenmesi sonucu oluşan haritaya Ortofoto Harita denir. Şekil 97. Ortofoto harita 4.3.4. Ormancılıkta kullanılan haritalar Ormancılık faaliyetleri genel olarak meşcere denen küçük orman birimlerinde gerçekleştirilir. Ana ormancılık faaliyetleri; kesim, bölmeden çıkarma ve taşıma aşamalarından oluşan odun hammaddesi üretimi çalışmaları, silvikültürel müdahaleler, amenajman uygulamaları, orman yollarının planlanması ve inşası ile orman kadastrosu şeklinde sıralanabilir. Bu faaliyetlerin hepsi meşcere bazında ele alınarak gerçekleştirilir. Bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde kullanılan ana haritalar, meşcere tipleri haritası, bakım ve gençleştirme haritası, yaş ve çap sınıfları haritaları, bonitet haritası, orman kadastrosu haritası ve yol haritalarıdır. 102 Orman Kadastro Haritaları: Orman kadastro haritaları, devlet ormanlarının kadastrosunu ve bu ormanları içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malın ve diğer ormanların devlet ormanları ile müşterek sınırlarını gösterir. Orman kadastro haritaları 1/5000 ölçekli olup bazı hallerde 1/10.000 olarak da hazırlanabilir. Bu haritalar 50 x 70 cm ebatlarında kesilmiş harita muşambaları, astrolon ve polyester tabanlı aydınger gibi altlıklar üzerine yapılır. Orman sınır noktaları ve hatları bu altlıklar üzerine işlenir. Bu haritalarda devlet ormanları yeşil, Tarım alanları sarı ve orman rejimi dışına çıkarılan alanlar kırmızı renkle gösterilirler. Mevcut orman kadastro haritaları üzerine 3302 sayılı kanunun 2/b uygulamasına göre eklemeler ve düzeltmeler yapılır. Orman kadastro çalışmaları 5403 sayılı kanuna göre yapılmakta olup genel kadastro çalışmaları ile birleştirilmiştir. Şekil 98. Orman kadastro haritası Orman Amenajman Haritaları: Üzerinde eşyükselti eğrileri bulunmayan, okunabilir halde, olabildiğince az fakat gerekli bilgi içerecek biçimde düzenlenmiş haritalardır. Bunun üzerine iç taksimat şebekesine esas oluşturan, bölme taksimatının yapılabilmesini sağlayacak sırt, dere ve yollar yer alır. Tepelere, dere ve sırtlara isim verilmesine dikkat edilir. Uygulayıcının ormanda yerini bulabilmesi yönünden önem taşımaktadır. Plan ünitesi dışında da, 500 m kadar olan bantta yukarıda değinilen bilgiler haritada yer almalıdır. Yerleşim yerleri, küçük mera, mahalle, lokal yer, yayla, pınar vb. diğer isimler haritada gösterilir. Bu harita düzenlendikten sonra meşçere tipleri sınırları da buna geçirilir. Uygulamada kullanılan meşçere haritası, bonited haritası, yaş ve çap sınıfları haritaları aynı haritadan yaralanılarak düzenlenir ve kendi özel renkleri ile boyanır. Şekil 99. Meşcere Tipleri Haritası 103 Orman Yolları Haritaları: Orman yol ağı planı haritaları 1/25 000 ölçekli eşyükselti eğrili meşcere haritaları üzerinde hazırlanırlar. Planlama birimi kabul edilen Orman İşletme Şefliği bölme numaraları, meşcere tipleri, orman deposu, fidanlık yerleri, yerleşim birimleri ve diğer ulaşım tesisleri bilgileri bu haritalara eklenir. Yollara ilişkin olarak yolun kod numaraları, eğim değerleri ve taşıma yönleri bilgileri harita üzerinde belirtilir. Şekil 100. Orman Yolları Haritası Arazi Krokileri: Bir bölgenin veya arazi parçasının ön çizimleridir. Şekil 101. Arazi krokisi örneği 4.4. Harita Yapım Teknikleri Harita yapım çalışmaları, arazi bilgilerinin ya da detay bilgilerinin toplanması, kartografik çalışmalar ve orijinal haritanın hazırlanışı aşamalarından oluşur. Haritalar hazırlanırken öncelikle yer kürenin modellenmesi gereklidir. Bu yapılırken yer kürenin geometrik şekli Jeoid veya Elipsoid model olarak kabul edilir. Farklı sistemlerde farklı kabuller kullanılabilmektedir. Sonra modelin Datum yani model ölçüm yöntemi 104 belirlenir. Model üzerinde konumların belirlenmesi için geliştirilen koordinat sistemine karar verilir. Harita ve ölçekli krokiler 2 boyutlu olarak çizilirken araziden elde edilen veriler 3 boyutludur. Haritaların oluşturulması için alınan ölçüler geliştirilmiş özel projeksiyon sistemleri ile 2 boyuta indirilmesi gereklidir. Bu aşamaların sonunda önceden saptanan amaca, ölçeğe ve yönteme göre orijinal haritaların bir bütün olarak tamamlanması amaçlanır. Kartoğrafik değerlendirme konuları; haritaların çizileceği altılıkların, pafta büyüklüklerinin irdelenmesi ve çizime hazır duruma getirilmesi, arazi bilgilerinin gösterim biçimlerinin irdelenmesi ve çizim teknikleridir. 4.4.1. Jeodezik çalışmalar İnsanlığın tüm yaşamını sürdürdüğü dünyayı tanıma arzusu yaradılışından beri süregelmektedir. Jeodezi, yeryuvarının şekil, boyut ve gravite (yer çekimi) alanı ile zamana bağlı değişimlerinin 3 boyutlu bir koordinat sisteminde tanımlanmasını amaçlayan bir bilim dalıdır. Bütün jeodezik çalışmaların en somut sonucu farklı ölçekteki topoğrafik haritalardır. Sözcüğün etimolojik anlamı arazi ölçme ve sınır belirlemektir. Jeodezinin ödevi ise tümde ve detayda yerin şeklini belirlemektir. 1880 yılında Friedrich Robert Helmert (1843-1917)'in bugün de geçerli olan tanımına göre, jeodezi, yeryüzünün ölçümü ve şeklinin belirlenmesi ile uğraşan bir bilim dalıdır. Bir şehrin küçük bir bölgesi referans yüzeyi olarak yatay bir düzlem üzerine izdüşürülebilir. Eğer caddeler, binalar ya da işaretli arazi noktaları gibi önemli objeler ölçülür ve bu objelerin X, Y, Z koordinatları hesaplanıp referans yüzeyi üzerine dik açılı projeksiyonu yapılırsa gerçeğinin düzlem şekli olan harita elde edilir. X ve Y koordinatları objenin konumunu, Z koordinatı ise objenin yüksekliğini tanımlar. Projeksiyonda arazi yükseklikleri alışılmış tarzda eş yükseklik eğrileri ile gösterilir. Büyük bir alanın haritası yapılırken yer eğriliği etkisi nedeniyle yatay düzlem yerine eğrisel bir referans düzlemi gerekir. Yerin deniz yüzeyi ile aynı düzeye getirildiği düşünüldüğünde kutuplarda bir basıklık, ekvatorda ise bir şişkinlik olduğu görüleceği için küre yüzeyi bunun için uygun değildir. Bu yerin şeklinin küre olmadığını aksine a (büyük yarı ekseni) ve b (küçük yarı ekseni) gibi iki yarı ekseniyle belirlenen bir “dönel elipsoit” olduğunu göstermektedir. Dönel elipsoit, bir elipsin küçük ekseni etrafında dönmesiyle meydana gelen yüzeydir. Şekil 102. Dönel elipsoit Jeodezinin çalışma tarzını kesinlikle etkileyen bir problem de yerin şekliyle olan ilişkisidir. Konum için referans yüzeyi olarak, elipsoit uygun olmasına karşın, yükseklikler yatay ve düşey kavramlara bağlıdır. Bu nedenle yerin gravite alanı ile bağlantılı bir referans yüzeyi gereklidir. 105 Yer küresinin durgun yüzeye sahip deniz ve okyanusların kıtaların altından geçen ve kapalı bir yüzey olarak tanımlanan şekline jeoid denir. Elipsoid ise yer yüzeyinin matematiksel model yüzeyine verilen addır. Deniz yüzeyinin, rüzgarsız bir gündeki gibi hiçbir şeyden etkilenmediği düzgün bir hali düşünülürse, yüzeyin her noktası çekül doğrultusuna, başka bir deyişle kütlesel çekim kuvveti ve yer dönmesinin oluşturduğu merkezkaç kuvvetinin bileşkesi olarak tanımlanan yerçekimi (gravite) kuvvetine diktir. Jeoid olarak adlandırılan, kıtaların altından geçtiği düşünülen bu ideal deniz yüzeyi, yüksekliklerin hesabı için özel bir referans yüzeyi olarak alınır. Yeryüzündeki bir noktanın yüksekliği (ortometrik yükseklik), jeoid ve yeryüzü noktası arasındaki çekül doğrultusu boyunca olan uzunluktur. Her iki referans yüzeyi elipsoit ve jeoidden; elipsoid; yerin şeklini iyi bir yaklaşımla göstermesine rağmen, jeoid için gravitenin dikkate alınması gerekmektedir. Yeryüzünün ölçümü ve şeklinin belirlenmesi çözüm yolu şöyledir. İlk önce yer ölçmesi ile yer elipsoidi ve jeoidi belirlenir, sonra da uygulamalı jeodeziyle yeryüzündeki detay ölçme ve hesaplarının kartoğrafik değerlendirilmesi sonucunda harita elde edilir. Jeoid Jeoid Yükseklik Şekil 103. Geometrik ve fiziksel yüzeyler 4.4.1.1. Türkiye’de jeodezik çalışmalar Türkiye'de jeodezik çalışmalara bilinen üç nirengi ağının kurulmasıyla başlanmıştır. Ülke nirengi ağları, jeodezik çalışmalar ve araştırmalarda amaç olmayıp birer araçtır. Bu nedenle jeodezik ağların tanım, amaç, kapsam ve hizmet alanları çok iyi belirlenmelidir. Ülke nirengi ağlarının amaçları, o ülkede yürütülecek askeri, ekonomik ve toplumsal faaliyetler başta olmak üzere, ülke kalkınmasında her türlü plan ve projelere doğrudan veya dolaylı yoldan yardımcı olmak diye tanımlanabilir. Ülke nirengi ağına ihtiyaç duyulan faaliyetler: • • • • • • • • • • • • Ülke temel haritalarının yapımı ve güncelleştirilmesi, Ulusal savunma, Her türlü kadastro, İmar uygulamaları, Belediye Hizmetleri, Arazi düzenlemesi, Arazi kullanımının denetimi, Arazi bilgi sistemi, Kentsel ve kırsal alan planlamaları, Doğal kaynakların envanteri, Yeryuvarının geometrik biçimi ve büyüklüğünün belirlenmesi, Yeryuvarının gravite alanının belirlenmesi, 106 • Yapay uydu yörünge analizleri, • Petrol, maden ve cevher arama ve çıkarma, • Yer dinamiği parametrelerinin belirlenmesi, • Depremlerin önceden kestirilmesi, • Sulama-kurutma, • Enerji nakli, • Karayolu, demiryolu vb. yol yapımı, • Su getirme-götürme, • Sanat yapılarının yapım ve denetimi, • Endüstri tesislerinin montajı ve denetimi, • Çevre koruma ve düzenleme şeklinde sıralanabilir. Bu faaliyetler kendi içlerinde farklı ağ yapılarına ihtiyaç göstermektedir. Bu nedenle, ülke temel jeodezik ağ uygulamaları; yatay kontrol (Nirengi) ağları, düşey kontrol (Nivelman) ağları ve gravite (Yer Çekimi) ağları olarak karşımıza çıkmaktadır. 4.4.1.1.1. Türkiye ulusal nirengi ağı 1910 yılında başlanmış olan ve 1942 yılında Meşedağ noktası başlangıç seçilerek 1953 yılında bitirilen I. derece nirengi ağı ortalama 180 km uzunluğunda 66 zincir ve 27 poligondan oluşmuştur. Ayrıca 1944-1946 yılları arasında köşegenli dörtgenlerle kurulan bu zincirler daha sonra iş hızında %25 artma sağladığı gerekçesi ile kenarları 25-35 km olan üçgen zincirlere dönüştürülmüştür. Doğrultu ölçmelerine çekül sapmaları bileşenlerinden dolayı alanların dışında her türlü indirgeme, elipsoit yüksekliği yerine ortometrik yükseklikler alınarak yapılmıştır. Bazların yani koordinatları bilinen iki nokta arasındaki kenar ölçümlerin indirgemelerinde de elipsoid yüksekliği yerine ortometrik yükseklikler kullanılmıştır. Noktaların koordinatlarının hesaplanmasında dolaylı ölçüler dengelemesi kullanılmıştır. Ülke nirengi ağının II. Derece noktaları, I. derece zincir arasında ve poligonlar ortasındaki boşlukları doldurmak amacı ile oluşturulan, birbirleri ile komşuluk bağlantıları sağlanmış yüzey ağları yapısındaki II. Derece I. basamak noktaları ile I. derece içindeki boşlukları doldurmak ve sıklaştırmak amacıyla kurulan II. Derece 2. Basamak noktalarından oluşmaktadır. III. Derece noktalar ise I., II. ya da kendilerinden önce belirlenmiş III. Derece noktalara dayalı olarak nokta dengelemesi yöntemi ile hesaplanmıştır. Türkiye Yatay Kontrol (Nirengi) Ağının değerlendirilmesinde HAYFORD 1910 elipsoidi kullanılmıştır. Hayford Elipsoidinin konumlandırılması, yönlendirilmesi ve başlangıç noktası seçiminde Türkiye’de iki sistem uygulanmıştır; Ulusal Datum ve Avrupa 1950 Datumu. 4.4.1.1.2. Türkiye ulusal nivelman ağı Türkiye'de ülke nivelman ağı oluşturma çalışmalarına 1934 yılında başlanmıştır. 1953 yılında kabul edilen nivelman yönetmeliğine göre ülke nivelman ağı I., II., ve III. Derece biçiminde üç sınıfa ayrılmıştır. Ölçüler, Wild N3 ve 1988'den itibaren Zeiss Ni 002 nivoları ile invar miralar kullanılarak yapılmıştır. 1965 yılında nivelman ağı dengelemesine başlanmış ancak bu hesaplamalarda yer çekimi ölçülerinin önemi anlaşıldığından 1966 yılından itibaren geometrik nivelman noktaları üzerinde gravite ölçülerinin yapılmasına başlanmıştır. 107 4.4.1.1.3. Türkiye ulusal gravite ağı Türkiye'de ilk gravite çalışması Fransa'dan getirilen DEFFORGES'in 1896'da Eskişehir ve Bakırköy'ü sarkaçla ölçtüğü mutlak gravite ile başlamıştır. Türkiye'de genel anlamda gravite çalışmalarına 1956 da gravite ağı yapımı ile başlandı. 24 noktadan oluşan I. derece gravite ağı 1956-58 yılları arasında kurulmuştur. II. Derece gravite istasyonları, I. ve II. Derece nivelman geçkilerinde 5-10km aralıklarla alınmıştır. III. ve IV. Derece noktaları (5400 nokta) her 1:25 000 ölçekli paftada 6-10 nokta olacak şekilde alınmıştır. Bu geçkilerin dışındaki noktaların yükseklikleri nivelman veya trigonometrik yöntemle +10 cm incelikle hesaplanmıştır. I. derece gravite ağı 1958 de dengelenmiştir. 4.4.1.2. Lokal ve global referans Datum, herhangi bir noktanın yatay ve düşey konumunu tanımlamak için başlangıç alınan referans yüzeyidir. Datum, yerin şeklini ve boyutunu tanımlayan bir referans sistemi olup harita üretiminde kısaca “BAŞLANGIÇ” anlamına gelmektedir. Datum, yatay ve düşey datum olmak üzere ikiye ayrılır. Koordinatlar için referans alınan başlangıç yüzeyi “yatay datum”, yükseklikler için referans alınan başlangıç yüzeyi ise “düşey datum” olarak isimlendirilir. Her haritanın alt bölümünde yatay ve düşey datumlar ile ilgili açıklama bulunur. Bir datum; elipsoit, enlem-boylam koordinatları ve fiziksel bir orijin ile tanımlanır. Şekil 104. Referans elipsoitler ve parametreleri Tablo 22. Referans datum ve parametreleri Elipsoid Büyük-Yarı Eksen Clarke 1986 6378206,4 İnternational 6378388,0 GRS 80 6378137,0 WGS 84 6378137,0 Basıklık 294,9786982 297,0 289,257222101 298,257223563 Tablo 23. En yaygın kullanılan datum ve parametreleri Datum Alan Başlangıç Başlangıç Nok. Elipsoidi Koordinatları NAD 27 Kuzey Amerika Kansas, Meades 39 13 26.686 N Clarke 1866 Ranch 98 32 30.506 W ED 50 Avrupa, Orta Doğu, Postdam, Helmert 52 22 51.4456 N İnternational Kuzey Afrika Tower 13 03 58.9283 E 108 WGS 84 ITRF Global Global Yer kütle merkezi Yer kütle merkezi WGS 84 GRS 80 Harita üzerinde noktalar enlem, boylam veya UTM (Universal Transvers Merkator) projeksiyonunda sağa değer, yukarı değer ile bir koordinat sisteminde (yatay datum) tanımlanır. Ülkeler haritalarını üretmek amacıyla genellikle kendi koşullarına uygun bir yatay datum oluşturur. Ülkemizde üretilen 1 / 25.000, 1 / 50.000, 1 / 100.000 ve 1 / 250.000 ölçekli haritaların yatay datumu Avrupa Datumu 1950 (European Datum 1950: ED50)'dir. Harita üzerindeki noktaların yükseklikleri ise ortalama deniz seviyesi başlangıç yüzeyi (düşey datum)'ne göre tanımlıdır. Küresel Konumlama Sistemi (GPS) “Dünya Jeodezik Sistemi 1984” (WGS84) datumunda koordinat üretmektedir. 1990-1994 yılları arasında yapılan NATO Coğrafya Konferanslarında NATO ülkelerinin haritalarını; WGS84 datumunda üretmeleri talep edilmiştir. Harita Genel Komutanlığınca tüm Türkiye için üretimleri tamamlanmış olan haritalar, Hayford Elipsoidini kullanan “Avrupa Datumu 1950” (ED50)’de üretilmişlerdir. GPS alıcıları ile ölçülen koordinatlar (enlem, boylam veya sağa değer, yukarı değer) için yatay datum Dünya Jeodezik Sistemi 1984 (World Geodetic System 1984: WGS84) olmasına karşılık yükseklik olarak Elipsoid yüksekliği ölçülebilmektedir. Elipsoid yüksekliği için düşey datum WGS84 elipsoidi, kot için düşey datum ise ortalama deniz seviyesidir. WGS84 düşey datumu ED50'de üretilen haritaların düşey datumu ile aynı olmadığından, GPS alıcısı ile bulunan yükseklik ile harita üzerindeki nokta yüksekliği farklı olup, bu farklar Türkiye'nin değişik bölgelerinde farklı değerler almaktadır. Haritadan alınacak koordinat ve yüksekliğin GPS ile bulunan koordinat ve yükseklik değeri ile uyumlu hale getirilmesi için ED50 datumundaki koordinat ve yükseklik değerleri ile GPS ile bulunan WGS84 datumundaki koordinat ve yükseklikler arasında dönüşüm yapılması gerekir. Konum belirlemek için kullanılan el GPS alıcıları yatay datum ve düşey datum olanaklarına sahip olarak üretilmektedir. GPS alıcılarının menüsüne girilerek ölçü ile bulunan koordinatlar WGS84 veya ED50'de enlem - boylam veya sağa değer - yukarı değer olarak bulunabilir. Ayrıca Ortalama Deniz Seviyesi (Mean Sea Level - MSL veya Altitude) seçeneği ile de doğrudan harita üzerindeki yüksekliği ölçülebilir. Aynı yerin farklı datumlar referans alınarak üretilen haritaları arasında datum uyuşumsuzluğu meydana gelecektir. Harita kenar bilgileri içinde, haritaların yatay ve düşey datum bilgiler ile ED50'den WGS84'e koordinat dönüşüm bilgileri yer almaktadır. Şekil 105. Datum uyuşmazlığı 109 Şekil 106. ED50'den WGS84'e dönüşüm bilgileri (sol) ve haritanın datum bilgileri (sağ) 4.4.2. Koordinat sistemleri Arazi veya harita üzerindeki bir noktanın dünya üzerindeki yerinin kabul edilen bir başlangıç sistemine göre enlem ve boylam eksenleri ile yaptığı açı cinsinden ya da bu eksenlere uzaklığının metre cinsinden belirtildiği sistemlere denir. Bu sistemde noktanın yerini belirlemeye yarayan elemanlara da koordinat denir. Yer yüzeyi üzerindeki noktaların birbirlerine göre olan konumlarının belli bir sistemde tanımlanması gerekir. Dünya üzerindeki her hangi bir noktanın yeri, enlem ve boylam değerleri ile belirtilir. Yerin dönme eksenin yer yuvarlağını deldiği noktalara yerin kutupları, yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzleme ekvator düzlemi ve ekvator düzlemi ile yer yuvarlağının ara kesitine ise ekvator denir. Ekvator düzlemine paralel düzlemlerin yerküre yüzeyi ile oluşturdukları çizgiler ‘paralel daire’ olarak isimlendirilir. Paralel daireleri kuzey ve güneyde 1° aralıklı 90'ar tane olmak üzere toplam 180 tanedir. Ekvatordan kutuplara doğru (kuzeye ya da güneye) gidildikçe paralel daire çapları küçülür. Ekvatora dik olan ve kutuplarda birleşen dairelere meridyen denir. Yerin dönme ekseninden geçen düzlemlere meridyen düzlemleri, bu meridyen düzlemleri ile yer yuvarlağının ara kesitine ise meridyen veya boylam dairesi denir. Meridyenler 1° aralıklı 180 doğu ve 180 batı meridyeni olmak üzere toplam 360 tanedir. Londra'da Greenwich'teki gözlem evinden geçen meridyen, başlangıç meridyenidir. Ekvatora koşut düzlemlerin yer yuvarlağı ile arakesitlerine koşut veya enlem daireleri ve bir noktadan geçen paralel dairesinin ekvatora olan uzaklığına o noktanın enlemi denir. Bir noktadan geçen meridyen dairesinin başlangıç meridyeni düzlemi ile arasındaki açıya ise o noktanın boylamı denir. 110 Şekil 107. Paralel dairesi ve meridyen yayı Bir koordinat sistemini tanımlamak için; başlangıç noktasını (origin), dönüklüğünü (orientation) ve birimini (units) tanımlamak gerekir. Koordinatların kullanım alanları; • Yeryüzünde bir noktanın ya da bir bölgenin yerinin tarifinde, • Harita üzerinde bir noktanın yerini belirtmekte, • Koordinatları hesaplanmış noktaları haritaya geçirmekte, • Koordinatları belli noktalar arasındaki kenar uzunluğu ve bu kenarın kuzeyden olan açıklığını (istikamet açısını) hesaplamakta, • İki nokta arasındaki yerel saat farkının hesaplanmasında, şeklinde sıralanabilir. Coğrafi koordinat sistemleri (Enlem-Boylam), dik koordinat sistemi (Y, X), kutupsal koordinat sistemleri ve uzaysal koordinat sistemleri olmak üzere 4 çeşit koordinat sistemi vardır. Ormancılık çalışmalarında en yaygın olarak kullanılan koordinat sistemleri Coğrafi ve Dik Koordinat sistemleridir. 4.4.2.1. Coğrafi koordinat sistemi Bir noktanın dünya üzerindeki yerinin o noktanın eksenlerle yaptığı açılar kullanılarak belirlendiği sisteme Coğrafi Koordinat Sistemi denir. Coğrafi koordinat sisteminin eksenleri ekvator dairesi ile Greenwich'den geçen boylam dairesidir. 111 Şekil 108. Küresel koordinat sistemi Yerküre üzerindeki herhangi bir noktanın enlemini, ilgili noktayı yerkürenin merkez noktası ile birleştirdiği düşünülen doğrultunun ekvator düzlemi ile yaptığı açı tanımlamaktadır. Enlem değeri, (j) harfi ile gösterilir ve (fi) olarak okunmaktadır. Derece birimini gösterirken uluslararası kabul görmüş (°) işareti kullanılmaktadır. Yerküre üzerinde küresel coğrafi koordinatları bilinmek istenen nokta kuzey yarı kürede ise enlemin (+) pozitif, güney yarı kürede ise (-) negatif değer aldığı kabul edilmiştir. Bu durumda kuzey kutup noktasının enlemi +90°, güney kutup noktasının ise -90° olacaktır. Buna karşın tam ekvator dairesi üzerindeki yer noktalarının enlemi ise 0° dir. Doğu Boylamları Kuzey Batı Boylamları 2 3 1:80o - 60o B 20o - 40o D 4 Güney 1 2:140o - 120o D 3:180o - 140o B 4:120o - 140o D 40o - 60o K 20o - 40o G 20o - 40o G Şekil 109. Coğrafi koordinat sitemi Türkiye topraklarının tamamı kuzey yarı kürede yer aldığından her noktasında enlem pozitif değere sahiptir. Örneğin İstanbul’da Sultanahmet Meydanı civarındaki bir noktanın enlemi 41° civarındadır. Yerküre üzerinde herhangi bir noktadan geçen meridyenin ve başlangıç meridyeninin herhangi bir paralel daire ile kesişme noktalarının, ilgili paralel dairenin merkezi ile birleştirildiği varsayılır. Paralel daire merkezlerinin yerkürenin dönme ekseni üzerinde olacakları açıktır. Böylece oluşan doğrular arasında kalan açı ise, ilgili noktanın ‘boylamı’ olarak adlandırılmıştır. Boylam değeri genellikle (l) harfi ile gösterilir ve lamda olarak okunur. Aynı meridyen üzerindeki tüm noktalar şüphesiz aynı boylam değerine sahiptirler. 112 Derece, en çok kullanılan açı birimlerinden biri olup alt birimleri dakika ve saniyedir. 1° = 60', 1' = 60 "dir (1 ° = 60' = 3600"). Coğrafi koordinat sisteminde bir noktanın koordinatı, 43° 24' 56" (43 derece, 24 dakika, 56 saniye). 1/25000’lik paftalarda; 1 derece dakikası enlemde 73,5mm ve boylamda 57,5mm dir. Topoğrafik haritada koordinatını bulmak istediğimiz noktadan enleme ve boylama dikler çıkılır. Çıkılan diklerin kendisine en yakın dakika işaretinden cm olarak mesafesi ölçülür ve yukarıdaki katsayılar kullanılarak dakika cinsinden değeri bulunur. X ekseninde kendisine soldan en yakın, Y ekseninde kendisine alttan en yakın dakika değeri üzerine eklenerek noktanın coğrafi koordinatı bulunur. Örnek: 1:25000 ölçekli topoğrafik haritada A noktasının en yakın enleme mesafesi 22mm ve en yakın boylama 25mm olduğuna göre bu A noktasının coğrafi koordinatlarını hesaplayınız? 25mm boylam 0 26 46 26 B / // 0 / 39 21 18 22mm enlem // A E A noktasının 1 derece dakikası enlemde 73,5 mm olduğuna göre, Enlem = ( 22 ) * 60' ' = 17.90 dir. 73.5 1 derece dakikası boylamda 57,5 mm olduğuna göre, Boylam = ( 25 ) * 60' ' = 26.10 dir. Bu durumda: 57.5 A noktasının Enlemi = 39° 21’ 00’’ + 18’’ = 39° 21’ 18” dir. A noktasının Boylamı = 26° 46’ 00’’ + 26’’ = 22° 46’ 26” dir. 4.4.2.2. Dik koordinat sistemi 113 Bir noktanın dünya üzerindeki yeri, eksenlere ya da başlangıç noktasına uzaklığı m cinsinden belirlendiği sisteme Dik Koordinat Sistemi denir. Dik koordinat sistemine, GaussKruger Koordinatlar, Grid Koordinatları veya Memleket Koordinatları adı da verilir. Dik Koordinat Sisteminde harita gridlere bölünmüştür. • • • • 1/25000 ölçekli haritalarda grid aralığı 1000 m. (1 km. 4 cm.) 1/50000 ölçekli haritalarda grid aralığı 1000 m. (1 km. 2 cm.) 1/100000 ölçekli haritalarda grid aralığı 5000 m. (5 km. 5 cm.) 1/250000 ölçekli haritalarda grid aralığı 10000 m. (10 km. 4 cm.) Koordinatı bulunacak noktadan kendisine soldan (batıdan) en yakın y eksenine ve alttan (güneyden) en yakın x eksenine dikler çıkılır. Bu diklerin grid eksenlerine olan mesafeleri mm. cinsinden ölçülür. 1/25000 ölçekli haritalarda grid aralığı (x ve y eksenleri) 1000 m.= 40 mm. olduğundan hareketle 1mm. = 25m.dir. Buna göre ölçülen aralığın haritadaki uzunluğu hesaplanır ve y değeri için kendisine en yakın sol (batı), x değeri için kendisine en yakın alt (güney) grid koordinat değerleri üzerine eklenerek noktanın dik koordinatı bulunur. Örnek: Aşağıda verilen 1:25000 ölçekli topografik haritada gösterilen yatay ve dikey doğruların kesişim noktasının (A) dik koordinatlarını hesaplayınız. Dik Koordinatı bulunacak A noktasının en yakın Y ve X eksenine mesafesi; Y = 21 mm ve X = 11 mm olarak ölçülmüştür. 1:25000 ölçekli haritada 21 mm olan Y uzunluğunun arazideki gerçek uzunluğu; Y = 21x25000/1000 = 525 m’dir. Haritadaki uzunluğu 11 mm olan X uzunluğunun arazideki gerçek uzunluğu ise; X = 11x25000/1000 = 275 m’dir. A noktasının X koordinatı = 4356000 + 275 = 4356275 m’dir. A noktasının Y koordinatı = 480000 + 525 = 480525 m’dir. 114 Y 80 525 43 56 275 4 A X Şekil 110. Dik koordinatların hesaplanması 4.4.3. Harita projeksiyon sistemleri Dünya haritalarını en az hata ile çizmek için geliştirilen yöntemlere projeksiyon (iz düşüm) denir. Harita projeksiyonu, eğri yüzeylerin belli bir ölçek dahilinde matematiksel ve geometrik yöntemlerle harita düzlemine geçirilmesidir. Dünya üzerinde herhangi bir şekli haritaya geçirirken oluşan bozulmaları en aza indirgeyen sistemler ise projeksiyon sistemleridir. Harita projeksiyonunda, yeryüzü bilgileri doğrudan doğruya düzleme geçirilmeyebilir. Harita projeksiyonunda kullanılan düzlem ya da düzleme dönüşebilen diğer yardımcı yüzeylere “Projeksiyon Yüzeyi” denir. Dünya üzerinde bulunan ve harita yapımına konu olan bilgiler arasında uzunluk, alan ve şekil bakımından daima bir ilişki vardır. Bu bilgiler bir projeksiyon yüzeyine geçirildiğinde aralarında bulunan ilişkiler orijinal yüzeydeki gibi kalmaz, bazı değişmeler olur. Projeksiyonda ortaya çıkan değişme ve bozulmalara “Deformasyon (Bozulma)” denir. Deformasyon, projeksiyon yüzeyine, projeksiyon şekline ve projeksiyon merkezinin yerine göre değişir En çok kullanılan projeksiyon sistemleri; Merkator, Gauss-Kruger, Universal Transversal Merkator (UTM), Universal Polar Siteografik (UPS) ve Lambert Konform Konik. Ormancılıkta en çok kullanılan 1/25.000 ölçekli haritaların yapımında UTM projeksiyon sistemi kullanılmıştır. Bu sistemde dünya bir silindirin açılımı şeklinde çizilmektedir. 4.4.3.1. UTM (Universal Transversal, Mercator) projeksiyonu UTM projeksiyonu Gauss-Kruger projeksiyonu esas alınarak geliştirilmiştir. “Konform Transversal Silindirik Projeksiyon” adıyla da bilinen Gauss-Kruger projeksiyonu, kürenin bir başlangıç meridyenine teğet olan silindire izdüşümüdür. Bu projeksiyon, açı 115 koruyan bir izdüşüm sistemi olup, silindir ekseni dünyanın dönme eksenine diktir veya belli bir açı yapar. Silindirin teğet olduğu dilim orta meridyeni boyunca uzunluk deformasyonu yoktur. Dilim orta meridyeninden uzaklaştıkça gittikçe artan deformasyonlar oluşur. Şekil 111. Transversal merkator (sol) ve eğik transversal merkator (sağ) projeksiyonu UTM projeksiyon sisteminin başlıca özelliği açıların ve dilim orta meridyeni uzunluğunun doğru oluşudur. Orta meridyen ve ekvator doğru olarak izdüşürülür. UTM projeksiyonunda, 180° meridyeninden başlamak üzere dünya, 6° derecelik boylam aralıklı 60 dilime ayrılmıştır. Dilimler 1’den başlamak ve doğuya doğru artan sırada 60’a kadar numaralanmıştır. Her bir dilim bir projeksiyon sistemini belirtir. Silindir dilimin orta meridyeni boyunca dünyaya teğet geçirilir. Böylece bir dilimin 3° sağı ve 3° solu aynı bir dilim içinde yer alır. Türkiye toprakları dilim orta meridyeni 27°, 33°, 39° ve 45° olan dilimlerde bulunmaktadır ve bu dilimlerin numaraları 35, 36, 37 ve 38'dir. Bu dilimler 1:25000 ve daha küçük ölçekli haritaların yapımı için esas alınır. Daha büyük ölçekli (Örneğin 1:5000) haritaların yapımı için ise dilim genişlikleri 3° alınır. Böylece Türkiye için 27°, 30°, 33°, 36°, 39°, 42° ve 45° dilim orta meridyenleri büyük ölçekli harita yapımında kullanılmaktadır. Türkiye'de harita üretim yetkisi Harita Genel Komutanlığında olan 1:25.000, 1:50.000, 1:100.000 ve 1:250.000 ölçekli topografik haritalar UTM projeksiyonu kullanılarak üretilir. UTM projeksiyonunda bir dilime 84° kuzey paraleliyle 80° güney paraleli arasında kalan bölgelerin projeksiyonu yapılır (Şekil 84). 84° kuzey paraleli ve kuzey kutbu ile 80° güney paraleli ve güney kutbu arasında kalan kutup bölgelerinin haritaları ise “Universal Polar Stereografik (UPS) Projeksiyon” sistemine göre yapılır. UTM projeksiyon sisteminde silindirin teğet olduğu meridyen (dilim orta meridyeni) X ekseni ve ekvator da Y eksenidir. İkisinin kesişimi başlangıç noktasını temsil eder. UTM projeksiyon sisteminde orta meridyende deformasyon yoktur. Bu durumda, X değerleri dünyadaki uzunluklara eşittir. Ancak, Y değerleri ise dünyadaki uzunluklardan biraz daha uzundur. UTM projeksiyonunda uzunlukların anormal büyümesini (aşırı deformasyonları) önlemek amacıyla X ve Y koordinat değerleri küçültme faktörü denen 0.9996 değeri ile çarpılarak kullanılır. Dilim orta meridyeninin solundaki X değerini eksi değerden kurtarmak için küçültme faktörü ile küçültülen X değerine 500000 metre değeri eklenir. Y değerleri kuzey yarım kürede pozitif olduğu için herhangi bir sabit değer eklenmez, ancak güney yarım küre için küçültme faktörü ile küçültülen y değerine 10 000 000 metre eklenir. Bu şekilde elde edilen koordinatlara SAĞA değer (Y) ve YUKARI değerler (X) denir. Uzunluk birimi metredir. UTM Koordinat sisteminin çalışma prensibi; 116 1000 m = 1 km A 1000 m = 1 km Şekil 112. UTM’de yatay ve dikey grid çizgileri Topografik haritadaki A noktasının UTM koordinatı:10 S 0559741, 4282182 10 S, UTM numaralama (10) ve harf sistemindeki (S) zonu temsil etmektedir. 0559741 değeri A noktasının sağ değerini (doğu-batı) metre cinsinden göstermektedir. 4282182 değeri A noktasının yukarı değerini (kuzey-güney) metre cinsinden göstermektedir. 8°’lik Dilimler UTM Numaralama Sistemi UTM Harf Sistemi 6°’lik Dilimler Başlangıç Meridyeni Şekil 113. 10 S UTM Projeksiyon zonu 117 4.4.3.2. Küçük ölçekli haritalarda projeksiyon Büyük bir bölgenin küçük ölçekli (ölçekleri 1:1 000 000 dan daha küçük olan haritalar) haritası yapılması gerektiğinde yeryuvarının biçiminin küre olarak alınması kesinlikle yeterlidir. Küçük ölçekli haritalarda küre ile elipsoit arasındaki büyüklük farkı haritaya yansımadığından yerin biçimi küre alınmaktadır. Yerküre üzerindeki büyük bölgelerin küçük ölçekli haritalarının yapılmasında kartografik projeksiyon kullanılır. Küresel coğrafi koordinatlara bağlı olarak matematiksel bağlantılar yardımıyla harita yüzeyinde ilgili noktaların konumlarının belirlenmesine ‘kartografik projeksiyon’ adı verilmektedir. Harita yüzeyler, ya da ‘projeksiyon yüzeyleri’ olarak anılan bu yüzeyler yırtılmalar olmadan bir düzleme açılımı yapılabilen yüzeylerdir. Bu yüzeyler çoğu kez, silindir, koni ve düzlemin kendisidir. Bir bölgeye ait aynı ölçekli de olsa farklı kartografik projeksiyonlara göre harita yapılırsa farklı büyüklükte haritalar elde edilir. Bunun temel nedeni, küre üzerinde herhangi bir nokta ile küre üzerindeki diğer noktalar arasındaki uzaklığın aynı değerde (ölçek faktörü kadar küçülerek) gösterilememesidir. Şüphesiz bir noktadan itibaren belli doğrultularda haritadaki uzunluğun küredeki uzunluğa eşit olmasını sağlayan projeksiyon yöntemleri de vardır. Örneğin yalnızca kuzey-güney yönündeki küre uzunluklarının haritada aynı kalması, ya da yalnızca doğu-batı doğrultusunda küredeki uzunlukların haritada aynı kalması gibi. Bunlardan birincisine ‘meridyen boyları koruyan’ projeksiyonlar denilmektedir. Benzer biçimde harita edilen bölgenin alanının değişmeden (yalnızca ölçeğin etkisi çerçevesinde) aktarıldığı projeksiyonlar da vardır. Bu tür kartografik projeksiyonlara ise ‘alan koruyan’ projeksiyonlar adı verilmektedir. Alan koruyan projeksiyonlarda tüm uzunluklar korunamayacağından harita yapılan bölge kuzey güney yönünde daralıyorsa, doğu-batı doğrultusunda genişlemek durumundadır (haritadaki alan eşitliğini temin etmek üzere). Örneğin Merkator projeksiyonuna göre yapılmış tek parça bir Türkiye haritasında, ülkenin en güneybatı ve en kuzeybatı noktası arasındaki kuş uçuşu uzaklık yaklaşık 1.3 katı büyük haritaya aktarılır. Bu değer gerçekte 1697 km iken, haritadan 2187 km alınacaktır. Aynı projeksiyonda ise Türkiye’nin alanı yerküre üzerindeki gerçek değerinden yaklaşık 2 misli büyük gözükecektir. Bunun nedeni bu projeksiyon yönteminin coğrafi amaçlar için değil, navigasyon amaçlı olarak (açı koruyan projeksiyonlar) geliştirilmiş olmasıdır. Buna karşın coğrafyacılar alan koruyan projeksiyonlara göre yapılmış haritaları tercih ederler. Atlaslarda da bu tür projeksiyonların kullanılması önerilir. Bunu nedeni projeksiyon kavramını bilmeyen vatandaşların ülkelerin, karaların denizlerin büyüklüklerini haritadan karşılaştırırken yanlış bilgi sahibi olmalarını önlemektir. Bu nedenlerle küçük ölçekli haritalardan büyüklük elde etmek, ancak küçük ölçekli bir haritanın yapılmasında zorunlu olarak kullanılan kartografik projeksiyonların matematik esaslarını bilen uzmanlar tarafından gerçekleştirilebilir. Buna karşın sade vatandaş haritadan değer alırken şüpheci davranmak zorundadır. Aşağıda değişik projeksiyonlarda yeryuvarının tümünü aynı ölçekte gösteren üç değişik harita görülmektedir. Örnek olarak seçilen projeksiyonlar ve özellikleri aşağıdaki gibidir: Eckert IV Projeksiyonu: Alan koruyan bir projeksiyondur. Ancak önemli sayılabilecek şekil bozulmaları söz konusudur. Merkator Projeksiyonu: Alan koruma özelliği yoktur. Bu nedenle kıtaların birbirine göre alansal oranları önemli ölçüde bozulmuştur. Mollweide Projeksiyonu: Alan koruma özelliğine sahip bu projeksiyonda yeryuvarının küreselliğinin hissedilmesi mümkündür. Robinson Projeksiyonu: Alan koruma özelliği olmamasına rağmen ana karaların birbirine oranları çok fazla bozulmamıştır. 118 Eckert IV projeksiyonu Merkator Projeksiyonu Mollweide Projeksiyonu (Alan koruyan) Robinson Projeksiyonu Şekil 114. Projeksiyon sistemleri 4.4.4. Pafta bölümlemesi Bir haritanın çizimi için kullanılan kağıt ve benzeri altlıklar çoğunlukla standart boyutlardadır. Harita alanının büyüklüğü ve çizim ölçeğinin değerine göre, bir alanın haritası, tek bir harita altlığına sığmayabilir. Bu durumda o bölgenin haritası, ayrı ayrı altlıkların yan yana getirilmesiyle tamamlanmış olur. Jeodezide, tek bir altlığa çizilmiş birim haritaya Pafta adı verilir. Paftaların sayısı birden fazla olunca, karışıklığı önlemek ve paftaların komşu paftalarla ilişkisini kurmak amacı ile haritası yapılacak alan için uygun bir pafta bölümlemesine gerek duyulur. Pafta bölümlemesinde her bir paftanın tanıtma işareti yahut ismi ile yeryüzünde kaplayacağı alan belirtilir. Bu isimlendirmeye Pafta İndeksi adı verilir. Haritalarda pafta bölümlemesi, genellikle coğrafi koordinatlara göre yapılır. Yeryüzü paralel ve meridyen yayları ile parçalara ayrılmıştır. Bu parçaların büyüklükleri seçilecek paralel ve meridyen yaylarının değerlerine göre, dakika aralıklarına karşılık gelen çok küçük alanlar olabileceği gibi, birkaç derecelik aralıklara karşılık gelen büyük alanlar da olabilir. Haritanın ölçeğine ve altlığın boyutlarına göre seçilecek uygun aralıklı paralel ve meridyenlerin sınırladığı alanlar bir paftaya girecek alanı belirtir. Paralel ve meridyen yayları paftanın kenar çizgilerini oluşturur. Paftalar, içinde bulunan en büyük kentin ismi, bir numara, bir harf ya da harf ve numaranın birlikte kullanımı ile tanımlanır. Uluslararası standartlara göre ülkelerin gerek ulusal, gerekse uluslararası temel haritaları genellikle UTM projeksiyonunda yapılmaktadır. Türkiye'nin temel haritaları UTM projeksiyon ilkelerine göre yapılmış olduğundan, bu sistemdeki pafta bölümlemesi incelenecektir. UTM projeksiyonunda yeryüzü başlangıç meridyeninden (Greenwhich) başlayarak 6o boylam aralıklı 60 dilime ayrılmıştır. Bunlara "grid dilimi" adı verilir. Her bir grid dilimi başlangıç meridyeninden doğuya doğru 31, 32, 33, .... numaraları ile, batıya doğru da 30, 29, 28, ... numaraları ile numaralanmıştır. Türkiye 35-38 numaralı doğu dilimleri arasında yer almaktadır. Ekvatordan başlayarak 80o kuzey ve 80o güney paralel dairelerine kadar 8o enlem aralıklı kuşaklar meydana getirilmiştir. Bu kuşaklar da kuzeye doğru N, P, Q, ..; güneye doğru 119 M, L, K, .. harfleri ile isimlendirilmişlerdir. 6o aralıklı meridyen ve 8o aralıklı paralel dairelerin oluşturduğu bu küçük coğrafi alanlara "Grid Bölgesi" denir. Bir grid bölgesi, bulunduğu grid diliminin numarası ve bulunduğu enlem kuşağının harfi ile isimlendirilir (61S gibi). Uluslararası indeks 1/1.000.000, 1/500.000 ve 1/250.000 ölçekleri kapsar. Bu ölçeklerdeki haritaların grid bölge boyutları ve adlandırılmaları Tablo 24’te verilmiştir. Tablo 24. Küçük ölçekli haritaların grid coğrafi koordinatlara göre pafta bölümlemesi Pafta Boyutları Ölçek Pafta İsmi Boylam Enlem o 1/1.000.000 En büyük kentin ismi 6 4o 1/500.000 En büyük kentin ismi 3o 2o 1/250.000 En büyük kentin ismi 1o 30'- 4 o 1o 1/250.000'den büyük ölçeklerin pafta bölümlemeleri ulusal olup, her ülke kendine uyan bir bölümleme yaparak indekslerini oluşturmuşlardır. 1/250.000 ve daha büyük ölçekli paftaların bölümlenmesi Şekil 110’da gösterilmiştir. 120 Şekil 115. 1/250.000’den büyük ölçekli pafta bölümlemesi 1/250.000 ölçekli paftanın altıya bölünmesiyle boyutları 30' x 30' olan 1/100.000 ölçekli paftalar elde edilir. Paftaları isimlendirmek için, herhangi bir meridyenden başlayarak doğuya doğru her 30' lık boylam aralığına 1 den itibaren numara verilir. Ayrıca herhangi bir paralelden başlayarak, örneğin güneye doğru her 30' lık enlem aralığında A'dan itibaren bir harf verilir. Oluşturulan bu karelaj içinde 1/100.000 ölçekli pafta, hangi karelaja rastlıyorsa, bulunduğu enlem aralığının harfi ve boylam aralığının numarası ile isimlendirilir. Paftanın isminin başında, içinde bulunduğu 1/250.000 ölçekli paftanın ismi de yer alır. TRABZONC29 gibi Türkiye’de, 24o - 48o doğu meridyenleri arası 30' lık bölümlere ayrılmış, batıda 11 numaradan başlanarak doğuda 59’a kadar numaralandırılmış, 44o kuzey enleminden güneye doğru 36o kuzey enlemine kadar 30' enlem aralıkları yapılmış ve A’dan P’ye kadar harflendirilmiştir. 1/100.000 ölçekli paftanın dörde bölünmesiyle 15' x 15' boyutlarında 1/50.000 ölçekli paftalar elde edilir. Her pafta, sol üst köşedeki paftadan başlanarak saat ibresi yönünde sırayla a, b, c, d harflerinden birini alır ve içinde bulunduğu 1/100.000 ölçekli paftanın ismiyle birlikte isimlendirilir. (İZMİR-L20-b). 1/50.000 ölçekli pafta dörde bölünerek 7’30”x7’30” boyutlarında 1/25.000 ölçekli paftalar elde edilir. Her pafta, sol üst köşedeki paftadan başlanarak saat ibresi yönünde sırayla 1, 2, 3, 4 rakamlarıyla numaralanır ve içinde bulunduğu 1/50.000 ölçekli paftanın ismiyle birlikte isimlendirilir. (İZMİR-L20-b1). Buraya kadar pafta bölümlemeleri 6° dilim esaslarına göre yapılmıştır. 1/10.000 ve 1/5.000 ölçekli haritalarda ise 3' dilim ilkelerine göre geliştirilen değiştirilmiş UTM projeksiyonunda yapılmaktadır. Pafta bölümlemesi, 1/50.000 ölçekli pafta her iki yönde 3' aralıklı 25 eşit parçaya bölünerek yapılmaktadır. Ortaya çıkan pafta 1/10.000 ölçekli olup, boyutları 3'x3' dır. Bu paftalar 01'den başlayarak 25'e kadar numaralanır. Paftanın ismi, içinde bulunduğu 1/50.000 ölçekli paftanın ismine göre isimlendirilir. TRABZON-C29-c-25 gibi. 1/10.000 ölçekli pafta dörde bölünerek 1/5.000 ölçekli pafta elde edilir. Bunların boyutları 1'30" x 1'30" dır. Her pafta, sol üst köşedeki paftadan başlanarak saat ibresi yönünde sırayla a, b, c, d harfleri verilerek ve içinde bulundukları 1/10.000 ölçekli paftaların isimleri ile birlikte isimlendirilirler. Coğrafi koordinatlara göre pafta bölümlemesi 1/5.000 ölçekli haritalarda son bulmaktadır. 1/5.000 ölçekli haritalarda son bulan coğrafi koordinatlara göre pafta bölümlemesi akışına göre devam edilmek istenirse 1/2.500 ölçeğine geçilmesi beklenir. Ancak pafta boyutu değiştirilerek 1/2.000 ölçeğine geçilir. 1/2.000 ölçekten büyük ölçekli haritaların coğrafi koordinatlara göre pafta bölümlemesi Tablo 25’te verilmiştir. Tablo 25. 1/2000’den büyük ölçekli haritaların coğrafi koordinatlara göre pafta bölümlemesi Pafta Boyutları Ölçek Pafta İsmi Boylam Enlem 1/100.000 URFA- G26 30' 30' 1/50.000 URFA-G26-a 15' 15' 1/25.000 URFA-G26-a1 7'30" 7'30" 1/10.000 URFA-G26-a-01 3' 3' 1/5.000 URFA-G26-a-01b 1'30" 1'30" 121 4.5. Topoğrafik Haritalarda Eş Yükseklik Eğrilerinin Özellikleri Deniz seviyesinden itibaren eşit aralıklarla üst üste sıralandığı varsayılan yatay düzlemlerin, yeryüzü kabartılarını kesme çizgilerinin yatay düzlem üzerindeki izdüşümlerine Eş Yükselti Eğrisi (münhani-kontur-izohips) denir. Diğer bir anlamda paralel yüzeyler ile arazi arızalarının kesişme varsayımı ile oluşacak ara kesitin harita düzlemi üzerindeki izdüşümüdür. Yeryüzünün en ayrıntılı ve hassas tanımlaması eşyükselti eğrilerinin (münhanilerin) kullanımı ile sağlanabilmektedir. Yeryüzünün veya bir parçasının morfolojik (şekilsel) yapısının belli bir ölçek içinde eş yükseklik eğrileri yardımıyla yatay düzlem üzerinde gösterilmesiyle elde edilen haritalara topoğrafik haritalar denir. Şekil 116. Eş yükselti eğrileri ile yeryüzü şekillerinin gösterimi Bu yöntemle üretilen haritalardan yatay doğrultu ölçülerinin yanında yüksekliklerle ilgili ölçüler de alınabilmektedir. Bu özellik sayesinde üç boyutlu koordinat tespitleri, yüzey eğim hesapları, görüş analizleri ve arazideki her türlü insan-silah etkinlikleri önceden planlanarak gerçekleştirilebilmektedir. Şekil 117. Arazi şekillerinin eş yükselti eğrileri ile gösterimine örnekler 122 Eşyükseklik eğrilerinin birbirlerine göre durumları değişik arazi şekillerini ifade etmektedir. 1. Bir eş yükseklik eğrisi üzerindeki bütün noktalar deniz seviyesinden aynı yüksekliktedir. 2. Her eş yüksekti eğrisi kendi üzerine kapanır. Haritanın kenarında kesilse bile komşu haritada devam eder ve kapanır. 3. Kapanan bir eş yüksekti eğrisi, tepe veya çukuru gösterir. Tepe ve çukuru ayırt etmek için çukur merkezini gösterecek şekilde ok konur. 123 4. Eş yükselti eğrileri çatallaşmaz ve birbirini kesmezler. 5. Yer yüzeyinin eğimi arttıkça (dikleştikçe) eş yükselti eğrileri de birbirlerine daha yakın olarak geçerler. 6. Düzgün (eş-uniform) eğimli arazide eş yükselti eğrilerinin aralıkları eşittir. 124 7. Üstü yassı ve yuvarlak tepelerde eş yükselti eğrileri tepeye doğru ve eteklerde, ortaya yakın yerlere nazaran daha aralıklıdır. 8. Bir vadiyi takip eden eş yükselti eğrisi vadinin bir kenarı boyunca yukarı çıkar, sonra dönüş yaparak vadi tabanından geçer, vadinin diğer kenarından aşağı doğru iner. Vadi yamacındaki eş yükselti eğrileri yamaç eğim doğrultusuna dik bir yol izlerler. 9. Bir sırttan geçen eş yükselti eğrisi, sırtın bir kenarını takip ederek gelir, su bölümü hattından döner ve sırtın diğer kenarı boyunca geri gider. 125 10. Akarsu kaynağında su yatağı dik olduğundan eş yükselti eğrileri daha sık, akarsu büyüyüp kollar aldıkça eğim azalacağından, eş yükseklik eğrileri daha seyrek geçer. 11. Eş yükselti eğrisi akarsularda V harfi şeklinde geçerler. Harfin sivri ucu akarsuyun kaynağını gösterir. 126 12. Birbirine paralel iki dereden hangisi daha derin (rakımı az) ise aynı rakamlı eş yükselti eğrisi derin olan derede daha ileri gider. 13. Eş yükselti eğrileri sağrı ve sırtlarda U harfi şeklinde geçer. U harfinin kapalı kısmı sağrı veya sırtın etek kısmını, açık tarafı da tepe istikametini gösterir. 14. Eş yükselti eğrileri geniş sağrı ve sırtlarda yayvan ve küt, sivri sağrı ve sırtlarda ise dar kavisli şekilde geçerler. 127 15. Deniz dibi derinliklerini göstermek için yine eş yükselti eğrileri kullanılır. Bu eş yükselti eğrilerine derinlik eş yükselti (İzobat) eğrileri denir. 4.5.1. Eş yükseklik eğrilerinin çeşitleri 1. İnce Eş Yükselti Eğrisi (Ara Münhani): Her haritanın ölçeğine göre belli aralıklarla çizilen eş yükselti eğrisidir (Topoğrafik haritalarda 0,1 mm çizgi kalınlığındadır.) 2. Kalın Eş Yükselti Eğrisi (Ana Münhani-Gösterge Münhanisi): Her ince dört eş yükselti eğrilerinden sonra gelen, üzerine genelde eş yükselti değeri yazılan ve diğerlerine nazaran daha kalın çizilerek rakım okumasını kolaylaştıran eş yükselti tipidir. (Topoğrafik haritalarda 0,2mm çizgi kalınlığındadır). 3. Yardımcı (Ara) Eş Yükselti Eğrisi: Eşyükselti eğrilerinin ara uzaklıkları araziyi belirtmek için yeterli olmadığında, eğriler arasından geçirilen eğrilere “Yardımcı Eşyükselti Eğrileri” denir. Kesikli çizgi şeklinde gösterilir. Topoğrafik haritalarda çizgi kalınlığı 0,1mm'dir. Şekil 118. Eş yükseklik eğrisi tipleri Yardımcı eş yükselti eğrilerinin kullanılma amaçları: a. İki ince eş yükselti eğrisi arasındaki arazinin normal seyrine uymayan şekil değişikliklerini göstermek b. Düzgün eğimli yükselen sırtlarda ani eğim değişikliğini göstermek için, c. Boyun şeklinin belirlenmesi 128 d. Ova ve düzlüklerde seyrek geçen münhaniler arasındaki yükseklik farkını göstermek ve arazi yapısını daha ayrıntılı belirleyebilmektir. Şekil 119. Yardımcı eş yükselti eğrilerinin kullanıldığı yerler 4.5.2. Arazi Şekilleri 4.5.2.1. Çukurluklar ÇATAK (DERECİK): Yağmur sularının akışı ile yamaçlarda oluşmuş yarıntılardır. Şekil 120. Çatak (Derecik) DERE: Birden fazla çatağın birleşmesiyle meydana gelen akarsulardır. Doğada mevsime göre kuru dere veya sulu dere olarak oluşur. 129 Şekil 121. Dere ÇAY: Derelerin birleşmesi ile meydana gelen akarsulardır ve genellikle suludurlar. Şekil 122. Çay IRMAK VE NEHİR: Birden fazla çayın birleşmesi ile meydana gelen büyük akarsulardır. Nehir ırmağa nazaran daha büyük olan akarsudur. 130 Şekil 123. Irmak ve nehir TALVEG: Akarsu yatağının akıntı istikametinde en derin yerlerinden geçtiği varsayılan hattır. Bu hat suyun tabanından geçer. Şekil 124. Talveg GÖL: Çukurları dolduran ve bazen bir yöne akıntısı olan durgun su birikintileridir. Şekil 125. Göl KOKURDAN: Bulunduğu yere göre derinlik gösteren ve dışarıya akıntısı olmayan çanak şeklindeki doğal susuz çukurlardır. Haritalarda çukurun merkezine doğru bir ok koymak suretiyle belirtilir. Genellikle volkanik arazide bulunurlar. 131 Şekil 126. Kokurdan VADİ: Akarsuların parçalanma, ufalama, aşındırma, eritme ve taşıma etkileri ile meydana gelmiş devamlı inişi bulunan çukurlardır. Şekil 127. Vadi HAVZA: Genel anlamda çevresel dağlar veya sıradağlarla çevrili, çevre sınırları içinde kalan alanın yağış ve akışlarını toplayan tekne şeklindeki büyük çukurlardır. Havzanın akarsular için de özel bir tanımlaması vardır. Buna göre; bir akarsuyun yağış ve akışlarla beslenmesini sağlayan alanın sınırları o akarsuyun havzasıdır. Genel tanımlamada belirlenen havzalar, açık ve kapalı olarak iki gruba ayrılmaktadır. 1. Açık Havza: Suları akarsu yatakları ile boşalan havzalardır. 2. Kapalı Havza: Çevresindeki yüksekliklerle sınırlandırılmış alanın yağış ve akışlarını, yamaçlardan yüzeysel akışla ve vadilerde akarsularla toplamakla birlikte; dışarıya akışı olmayan büyük tekne şeklindeki çukurluklardır. Toplanan sular kapalı havza içinde göl veya bataklık oluşturabildiği gibi, buharlaşma ve yeraltına sızmanın yağışlarla karşılanamadığı kapalı havzalarda ise göl veya bataklık gibi oluşumlarla karşılaşılmaz. 132 Şekil 128. Havza 4.5.2.2. Yükseklikler SAĞRI: İki derecik arasında meydana gelmiş yayvan arazi kabartısıdır. Sağrılar da sırtlar gibi, izdüşüm görüntülerine göre yayvan, yuvarlak, sivri özellikler gösterir. Şekil 129. Sağrı SIRT: Dış etkenler muntazam bir tepeyi aşındırarak üzerinde gittikçe gelişen dere yataklarının oluşmasına sebep olurlar. Böylece oluşan iki dere arasındaki uzunlamasına arazi kabartılarına sırt denir. 133 Şekil 130. Sırt TEPE: Çevresindeki alçak yerlere nazaran yükseklik gösteren ve her yöne eğilim veren arazi kabartısıdır. Şekil 131. Tepe HÖYÜK: Tarih boyunca savaşlar, depremler ve ölümlerle ilgili insan yapısı yıkıntı veya kalıntıların zamanla üstlerinin örtülmesi sonucu meydana gelmiş kabartılardır. Şekil 132. Höyük YAMAÇ: Değişik arazi şekillerine göre çeşitlidir. Sağrılarda ve sırtlarda su bölümü çizgisi ile dere ve derecik arasındaki eğimli kısım, kabartılarda su bölümü çizgisinin iki tarafında kalan eğik yüzeylerdir. 134 Şekil 133. Yamaç BOYUN: Dağlık yerlerde, doruk boylarında yer yer görünen çukurluklardır. Su bölümü çizgisi üzerinde bulunurlar. Geçitten farkı yaz kış ulaşım imkanı vermesidir. Şekil 134. Boyun GEDİK: Dar ve derin boyunlara denir. Şekil 135. Gedik GEÇİT: Gediklerden daha derin ve iki yanı sarp olan uzun boyunlara denir. 135 Şekil 136. Geçit BEL: İki dağın iki tepesi arasında geçit veren çukur yere denir. Şekil 137. Bel DAĞ: Üzerinde her türlü arazi şekillerini bulunduran yüksek ve geniş alanları kapsayan arazi kabartılarıdır. Şekil 138. Dağ BOĞAZ: İki eğik yüzey arasına sıkışmış uzun geçitlere denir. 136 Şekil 139. Boğaz BİRİKİNTİ KONİSİ: Dağların düzlüklerle birleştiği yerlerde akarsuların sürüklediği kum, çakıl ve kil gibi süprüntülerin vadi eteklerinde birikmesiyle oluşan yelpaze şeklindeki birikintilerdir. Şekil 140. Birikinti konisi UÇURUM: Düşey ve düşeye yakın eğimi gösterir. Arazi dikleştikçe eş yükselti eğrileri birbirine yakınlaşırlar ve birbirine teğet olurlarsa arazi uçurum durumundadır. Şekil 141. Uçurum ŞÜT: Düşey ya da düşeye yakın eğimli yerlerdir ve eş yükselti eğrileri taramalarla belirtilir. 137 Şekil 142. Şüt ÇÖKÜNTÜ: Kapalı bir poligon şeklindeki Şüt’lerdir. Eş yükselti eğrileri taramalarla gösterilir. Şekil 143. Çöküntü SU DAĞITMA VE TOPLAMA ÇİZGİSİ: Sırt ve sağrı gibi arazi kabartılarının en yüksek yerlerinden geçen çizgidir. Bir sırtta, eş yükselti eğrilerinin dönüş noktalarını birleştiren çizgiye “Su Dağıtma Çizgisi” denir. Yağmur suları bu çizgi boyunca ikiye ayrılır. Bir vadide, eş yükselti eğrilerinin dönüş noktalarını birleştiren çizgiye ise “Su Toplama Çizgisi” denir. Yağmur suları vadide bu çizgi boyunca toplanıp akar. Eş yükselti eğrileri bu çizgileri dik olarak keser. Bu çizgilerin arasındaki alana yamaç denir. Su Dağıtma Çizgisi 8 8 5 6 7 6 7 5 Su Dağıtma Su Toplama Çizgisi Çizgisi Şekil 144. Su dağıtma çizgisi ve su toplam çizgisi DORUK ÇİZGİSİ: Bir dağ kütlesinde doruklardan ve boyunlardan geçtiği düşünülen su bölümü çizgisidir. 138 Şekil 145. Doruk çizgisi 4.5.2.3. Düzlükler OVA: Bulunduğu yerde çevresine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonlarla örtülü, akarsu eğimlerinin az ve derine gömülememiş olduğu, geniş veya dar düzlükler ile hafif dalgalı, yer yer tepeleri de bünyesinde bulunduran yeryüzü parçasıdır. Şekil 146. Ova PLATO: Dağlar üzerinde meydana gelmiş, akarsularca derince yarılmış ve parçalanmış, fakat üzerinde düzlüklerin (masa duruşlu düzlükler) belirgin olduğu arazilere denir. Bu kavramın halk dilindeki karşılığı yayladır. 139 Şekil 147. Plato SEKİ (TERAS): Vadi yamaçlarındaki dar ancak kabaca akarsulara paralel olarak uzanan, bazen akarsulara doğru hafifçe eğimli düzlüklerdir. Şekil 148. Seki TABAKA DÜZLÜKLERİ: Bunlar arazinin her yerinde bulunabilecek büyük ve küçük tortul tabaka düzlükleridir. Sert ve yumuşak tortul tabakaların üst üste istiflendiği arazilerin bazik lavların yayılma alanlarının veya volkanik kökenli olan tüf tabakalarının bulunduğu sahaların zamanla akarsular tarafından yarılarak aşındırılması ile meydana gelirler. Şekil 149. Tabaka düzlükleri 140 4.5.2.4. Diğer arazi şekillileri DIŞBÜKEY VE İÇBÜKEY: Eş yükselti eğrileri tepede birbirinden uzak ve aşağıda birbirine yakınsa, eş yükselti eğrileri “dışbükey” bir eğimi gösterir (Şekil 149). Eş yükselti eğrileri tepede birbirine yakın ve aşağıda birbirinden uzaksa, eş yükselti eğrileri “içbükey” bir eğimi gösterir. Dışbükey yapı İçbükey yapı Şekil 150. Dışbükey ve İçbükey arazi şekilleri DOLGU VE YARMA: Arazinin belli bir genişlik ve yükseklikte doldurulması veya kazılması sonucu ortaya çıkan arazi şeklidir. Kazı Kazı Dolduru Dolduru Şekil 151. Dolgu ve yarma (Kazı-Dolduru) 4.5.3. Harita tasarlama ve çizimi 4.5.3.1. Özel işaretler Haritaya geçirilen yeryüzü noktalarının ve bilgilerinin büyük bir kısmı "Özel İşaret" adı verilen sembollerle gösterilir. Özel işaretler, haritanın türüne ve ölçeğine göre değişik biçimlerde düzenlenmiştir. Haritanın ölçeği küçültüldüğünde, haritada görülmeyecek kadar küçülen bilgiler özel işaretler sayesinde görülebilmektedir. Örneğin 5m. genişliğindeki bir yolun 1/25.000 ölçekli bir haritada 0,1mm. genişliğinde bir çizgi ile gösterilmesi gerekecektir. Harita ölçeği küçüldükçe gösterim güçlüğü daha da artacaktır. 141 Şekil 152. 1/25 000 ölçekli topoğrafik haritalardaki özel işaretler 4.5.3.2. Harita kenar bilgileri Pafta bünyesini çevreleyen iç çerçeve çizgisi, dış çerçeve çizgisi ve bu çizgiler arasında kalan bölüme kitabe denir. Şekil 153. Harita kitabesi 142 Pafta adı ve numarası, paftanın üst kenarının ortasında gösterilir (Elbistan K-37). Pafta numarası ayrıca sağ üst ve sağ alt kenardaki tanıtım panosunda da gösterilir. Ayrıca bütün paftalar bir seri numarası ile belirtilir. Seri numarası; aynı ölçekte, aynı pafta bölümlemesine göre yapılmış benzer haritaları tanımlamaya yarayan sayı veya harf gruplarıdır. Haritanın sağ üst ve sağ alt kitabe dışı boşluğunda tanıtım panosunda yazılır (Seri: K-816) 143 Şekil 154. Haritalarda kitabe bilgileri 4.5.3.3. Harita yazıları Haritaları isimlendirilmesi, haritaya çizilen detayların tanımlanması açısından çok önemlidir. Harita yazıları; elle, yazı şablonlarıyla ya da önceden basılmış harflerin harita üzerine yapıştırılması yoluyla yazılır. Harita yazıları, haritanın ölçeğine ve türüne göre değişik karakter ve büyüklüktedirler. Çok büyük ölçekli haritalarda yazı türlerinin ve yüksekliklerinin bütün ayrıntıları özel işaret listesinde verilir. Küçük ölçekli haritalarda ise türleri ile yükseklikleri önceden saptanmış ve yazılar standart biçime getirilmiştir. Çok küçük ölçekli coğrafya ve atlas haritalarında ise yazı tipleri standart olup büyüklük için kesin bir tanımlama yoktur. Bu haritalarda genel ilke; yazı konunun içine yazılıyorsa büyük kitap harfleri ile dışına yazılıyorsa ilk harf büyük olmak üzere küçük kitap harfleri ile yazılır. Örneğin bir göl ismi, gölün sınırları içine yazılıyorsa büyük, dışına yazılıyorsa küçük kitap harfleriyle yazılır. Yazı türleri de konulara göre şöyle saptanmıştır: • • • • Başlık yazıları; klasik bazlı yazı ile Deniz ve göl isimleri; yatık yazı ile Akarsular; italik yazı ile Diğer yazılar ise; dik yazı karakteri ile yazılır. Haritalarda yazıların okunuş yönüne uygun biçimde yazılmaları gerekir. Buna göre yazı yönleri aşağıdan yukarıya, soldan sağa, sol aşağıdan sağ yukarıya ya da sol yukarıdan sağ aşağıya doğru olmalıdır. Verilen ilkelere ters yöne yazılacak yazılar okumayı güçleştirir ve haritayı kullanacak kimseyi yorar. 4.5.3.4. Harita yönü Harita yönlerinden temel kuzey istikametleri anlaşılmalıdır. Herhangi bir noktayı belirlemek, yerini tanımlamak için ortak bir başlangıç değerine gereksinim vardır. Aynı şekilde bir istikameti tanımlamak için ise bir açı birimine, başlangıç notasına veya müracaat noktasına ihtiyaç vardır. Açı birimi için üç ana başlangıç yönü vardır. Herhangi bir doğrultunun iki yönü olup bu iki yön arasında 180o lik bir açı vardır. Yönün tanımlanması veya ölçülebilmesi için bir başlangıcın kabul edilmesi gerekir. Kuzey 144 oku 0o veya 360o başlangıç oku olarak alınır ve yön değerleri açı ile ölçülür. Yön açısı kuzey oku ile herhangi bir AB yön oku (gözetlenen yön) arasında kalan yatay düzlemdeki açıdır Yön açısı (α) kuzeyden itibaren saat yelkovanı yönünde 0o den 360o ye kadar değerler alır. Buna göre α = 0o veya 360o kuzey; α = 90o doğu; α = 180o güney ve α = 270o batı yönlerine karşılık gelir. Gerçek Kuzey (Coğrafi Kuzey; CN): Yerküre üzerinde bulunan bir noktayı kuzey kutup noktasına birleştiren doğru üzerinde bulunan ve kuzey kutup noktasına yönelik olan okun gösterdiği yöndür. 1/25 000 ölçekli haritalarda gerçek kuzey, sağ alt köşede üzerine bir yıldız konularak gösterilir. Grid Kuzey (Harita Kuzeyi, GN): Harita üzerindeki grid çizgilerinin gösterdiği doğrultudur. Elipsoit şeklindeki dünyada boylam daireleri birbirlerine enlem daireleri gibi paralel değildir. Çeşitli boylam daireleri üzerinde bulunan noktaları birleştiren doğruların iki ucundaki gerçek kuzey istikametleri de birbirlerine paralel değildir. Fakat haritalardaki grid çizgileri, birbirine paralel olarak çizilirler. Başlangıç boylamlarından doğuya ve batıya doğru gidildikçe gerçek kuzey ile grid kuzeyi arasında meydana gelen açıya yaklaşma açısı denir. Topoğrafik haritalardaki dere, sırt, tepe, taşlık, kayalık gibi araziler eş yükselti eğrileri ile gösterilmektedir. Belirli bir noktadan başka bir noktaya giderken genellikle pusula kullanılmaktadır. Pusulanın kuzeyi manyetik kuzeydir. Harita kuzeyi ise grid kuzeyi olduğuna göre arasındaki farkın hesaplanması gerekir. Manyetik Kuzey (Pusula Kuzeyi, MN): Arazi üzerinde belirli herhangi bir noktadan manyetik kutba yönelen doğrultudur. Serbest bırakılan pusula ibresinin çevre manyetik alanlarından herhangi bir etkiye uğramadan gösterdiği istikamettir. Manyetik kuzey, 1/25.000 ölçekli haritaların sağ alt köşesinde yer alır ve yarım ok ile tanımlanır. Şekil 155. Haritada kuzey işaretleri Yeryüzünde herhangi bir bölgedeki grid kuzeyi ile manyetik kuzey arasındaki sapma açısına iğne sapması; grid kuzeyi ile coğrafik kuzey arasındaki açıya boylam açınımı; coğrafik kuzey ile manyetik kuzey arasındaki açıya da denklinasyon adı verilmektedir. 145 Harita üzerinde manyetik kuzeyi bulmak Haritanın kuzey kenarında sağ üst köşeye yakın, derece taksimatlı sapma göstergesi yer alır. Grid kuzeyi ile magnetik kuzey arasındaki ilgili yıl için hesaplanan açı değeri bu göstergeden bakılarak işaretlenir. Haritanın güney kenarı üzerinde yer alan P noktası ile birleştirilir. Çizilen bu doğru, o yıldaki magnetik kuzey hattı olup, pusulanın kuzey göstergesinin çizilen bu doğrultuda olduğu kabul edilir ve bu sayede istenilen noktaların yerlerini bulabilmek mümkün olur. Örnek: Bir haritanın sağ alt köşesinde grid kuzeyi ile manyetik kuzey arasında 4 00’lık bir manyetik sapma olduğu ve 1955 yılı için ortalama 2 dakikalık artı yıllık değişim miktarı olduğu verilmiştir. 2000 yılına kadar olan değişimi hesaplayınız? o (2000 − 1955) * 2 = 90 ’=1o 30’ 2000 yılındaki değişim için bu miktara haritada verilen manyetik sapma eklenir; 4o00’ + 1o30’= 5o30’ elde edilir. Paftanın sağ üst köşesindeki sapma göstergesi üzerinden 5o30’ noktası, güney kenarı üzerindeki P noktası ile birleştirilerek; 2000 yılındaki yıldaki manyetik kuzey hattı çalışmakta olduğumuz haritamızda belirlenmiş olur. Pusulanın gösterdiği kuzey artık bu yöndedir. Eğer ulaşılmak istenilen nokta ile harita üzerindeki belirgin nokta arasında grid kuzeyi esas alınarak belirlenen açıklık açısı değeri 141o30’ olarak ölçülmüş ise, 141o30’ - 5o30’ = 136o00’ lık Arazideki belirgin noktadan itibaren pusula kullanılarak ulaşılmak istenilen noktaya doğru bu açı doğrultusunda gidilirse ulaşılabilir. 146 4.6. Harita Üzerinde Ölçmeler Harita üzerinde bulunan yeryüzü bilgileri arasındaki uzunluk, açı, alan vb. büyüklükler grafik yöntemler kullanılarak ölçülüp hesaplanabilir. Yol geçkisinin saptanması, sulamakurutma ağının genel etüdü, inşaat alanlarının etüdü ve benzeri incelemeler için düzeç eğrili haritalardan yararlanılır. Bu yararlanmanın temeli arazinin topoğrafik yapısının düzeç eğrili haritalar yardımıyla belirtilebilmesidir. Ayrıca, eşyükselti eğrili haritadan yararlanarak, iki nokta arasındaki arazi profili hakkında, haritanın istenen bir kesimindeki ya da tümündeki ortalama eğim hakkında, ek arazi ölçmesi yapmadan bilgi edinmek mümkündür. Harita üzerinde ölçme yapılmasında oluşabilecek hatalar: • Harita projeksiyonlarındaki deformasyonlar: Bu deformasyonlar özellikle çizim ölçeğinin küçüklüğüne ve ölçmelerin genişliğine bağlı olarak önem kazanacak etkiler yaparlar. • Harita çizimindeki presizyon: Bu presizyon topoğrafik ölçmelere, kağıtta işaretlemeye, çizimin ve genelleştirmenin doğruluğuna bağlıdır. • Çizim kağıdının büzülmesi: Çizimde eğer çizgisel veya geometrik ölçek var ise, bunlar da aynı büzülmeye uğrayacağından, herhangi bir düzeltmeye gerek kalmadan ölçüler kıymetlendirilir. 4.6.1. Uzunluk ölçümü Harita üzerinde ölçülen tüm uzunluklar yatay veya harita düzlemindeki uzunluklardır. İki nokta arasındaki gerçek uzunluğun bulunması gerekirse noktalar arasındaki yükseklik farkını da dikkate almak gerekir. Engebeli bir arazideki A ve B noktaları arasındaki gerçek uzunluk "s", harita düzlemi üzerindeki "S" uzunluğundan daha büyüktür. Harita üzerinde uzunluk ölçülmesi istendiğinde hassas bölümlü bir cetvel kullanılarak uzunluğun iki uç noktası arasındaki uzaklığı okunur. Bu değer harita ölçeğine göre değiştirilir ve projeksiyonunun türüne göre uzunluk deformasyonu ölçülen uzunluğa uygulanarak kenarın gerçek değeri bulunur. A s Arazi Yüzeyi α Harita Yüzeyi B S Şekil 156. Arazi ve harita yüzeyi üzerindeki uzunluklar s: İki nokta arasındaki haritada ölçülen uzaklık, M: ölçeğin paydası olmak üzere iki nokta arasındaki gerçek yatay uzaklık (L), L = L’ x M şeklinde hesaplanır. Yahut da noktaların coğrafi koordinatları bulunur ve yatay uzunluk (L); L2 = (x A -x B )2 + (y A -y B )2 formülünden hesaplanır. 147 Bazı durumlarda bu iki nokta arasındaki eğik uzunluk istenebilir. O takdirde iki noktanın yükseklik farkı (h) = H A -H B şeklinde bulunur ve l eğik uzunluğu; l2 = L2 + h2 bağıntısından hesaplanır. Eğik uzunluk ile yatay uzunluk arasındaki fark göründüğü kadar büyük değildir. Aralarındaki yükseklik farkı 200 m. olan iki nokta arasındaki topoğrafik (yatay) uzunluk 1000m. ise buna tekabül eden gerçek (eğik) uzunluk 1019,8m. dir. Gerçek uzunluğa bazı hallerde kuş uçuşu uzunluk da denir. İki nokta arası, sivri uçlu bir pergel ile de ölçülebilir. Haritadan pergel yardımı ile ölçülecek uzunluk çizgisel ölçek yardımıyla gerçek değerine dönüştürülür. Elde bir pergel yoksa aynı AB uzunluğu bir kağıt şerit ve çizgisel ölçek ile de ölçülebilir. Harita üzerinde düz uzunluklar ender hallerde bulunur. Akarsular, yollar, sınırlar, şekiller vb. eğri veya kırıklık gösteren çizgiler şeklindedir. Bunların ölçülmesi farklı metotlar kullanılarak yapılabilir. Kırık harita uzun1uğu bölümlere ayrılır ve her bölüm uzunluk doğrusal kabul edilir. Pergelin iki ucu, çizgisel (veya geometrik) ölçekten, açılabilecek en ufak aralık kadar açılır. Sabit tutulan bu açıklık, ölçülecek uzunluğun üzerinde, pergelin iki ucu ile uygulanır. Her pergel adımı sayılır ve bu sayı pergel arasının sabit açıklık değeri ile çarpılarak gerçek uzunluk bulunur Harita üzerindeki düz uzunlukları herhangi bir cetvelle ölçmek mümkündür. Yatay arazi uzunluğu, harita üzerinde ölçülen uzunluğun ölçek sayısı ile çarpılmasıyla bulunur. Ayrıca çeşitli ölçeklere göre düzenlenmiş ölçekli cetveller mevcuttur. Bu cetveller genellikle üçgen prizma biçiminde olup prizmanın her yüzü iki farklı ölçeğe göre düzenlenmiştir. Arazi uzunluğu belirlenecek haritanın ölçeğine göre cetvelin uygun ölçekli bölümü seçilerek ölçülecek uzunluğa tatbik edilir ve doğrudan arazi uzunluğu bulunmuş olur. Harita üzerindeki uzunluklar, çoğu zaman harita üzerindeki grid koordinat kareleri yardımıyla da tahmin edilebilir. Bu durumda dikkat edilmesi gereken, haritanın ölçeğine göre kare çizgileri aralıklarının değiştiğidir. 4.6.2. Açı ölçümü Harita üzerinde yatay açı ölçülmesi için açının kenarlarını oluşturan doğrultuların ölçülüp projeksiyona göre bu doğrultulara uygulanacak redüksiyonların hesaplanması gerekir. Açıklık açısı bir iletki ile ölçülebilirken düşey açılar dolaylı olarak belirtilebilir. İki komşu nokta arasında yatay uzunluk (L) ve yükseklik farkı Δ ( h) hesaplandıktan sonra eğim açısı (α) şu şeklinde hesaplanabilir: Δh = h A - h B tg α = ∆h L 4.6.3. Koordinatların belirlenmesi Büyük ve orta ölçekli haritalarda jeodezik koordinatların, küçük ölçekli haritalarda ise çoğu kez coğrafi koordinatların ölçülmesi ve taşınması söz konusu olur. Seçilen bir nokta bir boylam ile bir enlemin kesişme noktası ise koordinatları o enlem ile boylamın değerlerini alır. Eğer nokta iki enlem ya da iki boylam arasında kalırsa koordinatları enterpolasyonla bulunur. 4.6.4. Nokta kotlarının belirlenmesi Harita üzerindeki bulunan bir noktanın, denizden olan yüksekliğini bulmak için, ortalama deniz seviyesi ile bu nokta arasındaki farkın belirlenmesi gerekir. Bu fark değeri, 148 harita üzerindeki noktanın rakımını gösterir. Rakımı bulunacak nokta, eşyükseltilerin üzerinde yer almış ise eşyükseltilerin değer artışı ve alçalışı göz önüne alınarak rakım bulunur. Harita üzerindeki bir noktanın kotu, o noktanın arasında kaldığı iki eşyükselti eğrisi arasında lineer enterpolasyon ile bulunur. Örnek: Yükseklikleri 1010m ve 1020m olan iki eşyükselti eğrisi arasında kalan bir A noktasının yüksekliğini bulunuz? A noktasının 1010m yükseklikteki eşyükselti eğrisine uzaklığı 4mm iken 1020m yükseklikteki eşyükselti eğrisine mesafesi 14mm’dir. 10 m. lik eşyükselti farkı X m. lik X= “ “ 18 mm 4 mm ise olur. (10 * 4) = 40 = 2.2 m 18 18 Netice olarak, N noktasının rakımı; 1010 + 2.2 = 1012.2 m 4.6.5. Eğim ölçümü Eğimi belirlenmek istenen alanın eşyükselti eğrili haritasında en yüksek ve en düşük yükseltisi okunur. Bu yükseltilerin farkı alınarak kot farkı (h) hesaplanır. Alanın iki ucu arasındaki mesafe (l) cetvelle ölçülür ve harita ölçeğine göre arazi uzunluğuna çevrilir. Bulunan kot farkının iki nokta arasındaki yatay uzunluğa bölünmesi ile eğim yüzde oranı veya açı oranı olarak hesaplanır. Haritalarda eşyükselti eğrileri paftanın her yerinde aynı aralıkta değildir. Bu nedenle eğim hesabında muhtelif eğimlerle karşılaşırız. Eşyükselti eğrileri arasındaki mesafeler birbirlerine eşit uzaklıkta ise arazide düzgün bir eğimden söz edilir. Eşyükselti arasındaki uzaklıklar farklı ise böyle arazilerde çeşitli eğimler vardır ve eğim hesaplamalarında bunların ortalaması alınır. Bunun gibi çeşitli eğimlerin bulunduğu noktalar arasındaki gerçek eğimi bulmak istersek, bu eğimlerin hepsini ayrı ayrı hesaplamak gerekir. Ortalama eğimi hesaplanacak arazide, çok sayıda kesit alınarak her birinin eğim değeri hesaplanabilir. Alınan kesitler alındıkları arazinin eğimini karakterize edecek uzunlukta alınmalıdır ve her kesitin parçacıkları farklı eğimde ve uzunlukta olduklarından ortalama eğimin ağırlıklı ortalama ile hesaplanması gerekir. Arazide alınan kesitlerde her kesit kenarının uzunluğu sırayla S 1 , S 2, S 3, ………., S n bu parçalara ait eğimler % olarak e 1 , e 2 , e 3 ,……., e n ise; e ort = (e1 * S1 + e2 * S 2 + ......... + en * Sn ) (S1 + S 2 + ...... + Sn ) biçiminde hesaplanılır. 4.6.6. Alan hesabı Harita üzerinde alan hesaplamasında genellikle şeffaf milimetrik bölümlü kareler ağı, noktalı saydam şablon ya da planimetre aleti gibi metotlar kullanılır. Harita üzerindeki alan geometrik şekillere benzer ise parselin alanı; üçgen, kare, dikdörtgen, yamuk vb. düzgün şekillere bölünür. Bölünen şekillerin alanları ayrı ayrı hesaplanarak toplandığında istenilen şeklin alanı bulunmuş olunur. Harita üzerinde kenarları eğri çizgilerden oluşan düzensiz şekillerin alanlarının ölçülmesinde büyük oranda planimetre kullanılır. Planimetreler kutupsal 149 ve dijital olmak üzere iki çeşit olup hassasiyeti yüksek durumlarda dijital planimetreler kullanılır.. Haritanın yapımında genellikle deniz seviyesindeki uzunluklar esas alındığında haritalardan elde edilen uzunluk ve alan büyüklüklerinin de bu düzeyde olacağı açıktır. Ölçülen kenar ve alanın bölgenin bulunduğu yükseltideki değerleri istenirse; L = L 0 *(1+ H ) R F= F 0 *(1+2* H ) bağıntıları ile hesaplanır. Burada; R H: kenarın yahut alanın ortalama yüksekliğini, L 0 ve F 0 : deniz seviyesindeki uzunluk ve alanı, L ve F: ortalama H yüksekliğindeki uzunluk ve alanı göstermektedir. 4.6.7. Hacim hesabı Herhangi bir doğal gölün, baraj yapılacak bir vadinin veya arazideki tepe şeklindeki bir çıkıntının hacmi düzeç eğrili haritadan yararlanarak hesaplanabilir. Enkesitlerde alan hesabına benzemekte olup kullanılan bağıntılar burada da geçerlidir. Yalnız, enkesit alanlarının yerini, eşyükseklik eğrilerinin çevrelediği alanlar (A), enkesitler arasındaki uzaklığın yerini ise eşyükseklik eğrileri arasındaki yükseklik farkları (h) almıştır. Eğrilerin çevrelediği alanlar planimetre aleti ile bulunmaktadır. Düzeç eğrinin içinde kalan ve birinciden h kadar küçük değerli ikinci düzeç eğrinin o bölge içinde çevrelediği A 2 alanı da haritadan hesaplanır. Aynı biçimde düzeç eğrilerin sınırladığı diğer alanlar da bulunur. A + An A1 + A2 A2 + A3 + +……..+ n −1 ) 2 2 2 A1 V= h*( +A 2 +A 3 +……..+A n-1 +A n ) formülü ile hesaplanır. 2 V = h*( Burada; V: hacim A 1 : en yüksek değerli düzeç eğrinin kapladığı alan, A n: en düşük değerli düzeç eğrinin kapladığı alan. İki eş yükseklik eğrisi arasındaki hacim, (h) eğriler arasındaki yükseklik farkını göstermek üzere; V= F1 + F 2 * h bağıntısı ile bulunur. 2 150 5. COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ (CBS) Coğrafi bilgi sistemleri, dünya üzerinde karmaşık sosyal, ekonomik ve çevresel v.b. sorunların çözümüne yönelik büyük hacimli coğrafi verilerin; depolanması, işlenmesi, mekansal analiz ve sorgulamalar ve buna bağlı olarak çok çeşitli görüntüleme işlemlerini yapabilmek için geliştirilmiş donanım, yazılım ve yöntemler sistemidir. Coğrafi Bilgi Sistemi; coğrafya, bilgi, coğrafi bilgi, sistem ve bilgi sistemi kavramlarından oluşur. Coğrafya; yeryüzünde herhangi bir bölgenin, fiziksel ve beşeri (insanla ilgili) özelliklerinin bütünüdür. Bilgi kavramı; "objektif gerçeğin belli bir kısmına ait ifadeler" olarak tanımlanmaktadır. Objektif gerçek olarak "köprü" alınırsa, bu köprünün "yüksekliğine" ilişkin "20m." ifadesi bilgidir. Bilginin temsil biçimi veri olarak adlandırılmaktadır. Örneğin, bir binanın alanı hakkındaki bilgiyi temsil eden "1000" sayısı bir veridir. Harita üzerinde araz üzerindeki tel çitin konumunu gösteren “bir çizgi“ bilgiyi temsil eden bir veridir. Türkiye'nin coğrafyası denildiğinde, Türkiye'nin yeryüzünde kapladığı bölgenin fiziksel ve beşeri özelliklerinin bütünü anlaşılmaktadır. Coğrafi veri; coğrafi bilginin bilgisayar ortamında temsil ediliş biçimidir. Veriler nokta, çizgi, veya alanlar şeklinde “vektör” yapıda temsil edilerek depolanabileceği gibi hücreler şeklinde “raster” yapıda da temsil edilebilmektedir. Sistem; belli bir işlevi yerine getirmeyi amaçlayan bileşenlerin bütünüdür. Örneğin; üretim sistemi gibi. Bilgi Sistemi; "haberleşme ile bilginin bir kişiden başka bir kişiye iletilmesinde kullanılan araçtır“. CBS'nin temel amacı; bilgisayar destekli harita üretimi, konumsal veri tabanı yönetimi ve kartografik modellendirme olarak üç gruptan oluşan işlevsel alanlarda konumsal verilerin işlenmesidir. Bilgisayar destekli harita üretimi (otomatik kartografya) ile çeşitli harita ürünleri elde edilmektedir. Bu işlemler genellikle sayısal harita bilgilerinin toplanması ve sunulmasından oluşmaktadır. Gerek günlük yaşamda gerekse çeşitli hizmet, yönetim ve karar organlarında ihtiyaç duyulan bilgilerin içerisinde konuma bağlı bilgiler önemli bir yer tutmaktadır. Bilgisayar yazılım ve donanımlarında meydana gelen gelişmeler sonucu ortaya çıkan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) günümüzde birçok alanda kullanım olanağı bulmuştur. Harita, plan gibi ortamlar üzerinde yol, nehir, bina vb. dünya varlıklarına ait grafik gösterimler ile çeşitli basılı materyal ve formlar üzerinde yer alan nüfus sayımı, hava sıcaklığı, seçim oy yüzdeleri, vb. varlık ve olaylar hakkındaki rakamlar ve yazılar, konuma bağlı olduklarından coğrafi bilgi niteliğindedir. Yeryüzünün en önemli doğal kaynaklarından biri olan ormanların işletilmesi, planlanması ve yönetimini konu alan ormancılık ise coğrafi bilgi sistemlerinin en önemli uygulama alanlarından birini oluşturmaktadır. Günümüzde coğrafi bilgiler, grafik ve grafik olmayan (öznitelik) bilgiler olarak ikiye ayrılır. Grafik bilgiler için Bilgisayar Destekli Tasarım Sistemleri kullanılırken grafik olmayan bilgiler için Veri Tabanı Yönetim Sistemlerinden yararlanılmıştır. Bu tür sistemler, coğrafi bilgilerin toplanması, depolanması, işlenmesi ve sunulmasında tatmin edici sonuçlar verirken; bu bilgilerin analizinde yetersiz kalmıştır. Bu nedenle kullanıcıların konuma dayalı kararlar vermelerine yardımcı olma amacını tam olarak karşılayamamıştır. Bunun sonucu olarak grafik ve grafik olmayan verileri ve bu veriler arasındaki mantıksal ve topolojik 151 ilişkileri bütünleşik olarak işleyebilme ve böylece konuma dayalı analizleri gerçekleştirme olanağına sahip “Coğrafi Bilgi Sistemi” (CBS) teknolojisi geliştirilmiştir. Şekil 157. Coğrafi bilgi sisteminde veri tipleri Sayısal harita, çeşitli kaynaklardan toplanan; nokta, çizgi ve alan verilerinin ne olduğunu belirten, renk ve sembol bilgilerinin depolanmasıyla oluşturulan kütüklerdir. Genel olarak bilgisayar destekli sayısal haritalarda bulunan bütün olanaklar CBS’lerde de bulunur. Ancak temel yaklaşım açısından CBS’lerde sayısal haritalara göre birçok başka özellik daha bulunur. Bu farklılıklar; içerik zenginliği, gelişmiş veri yapısı olanakları, gelişmiş analiz dönüşüm ve sorgulama olanakları şeklinde sıralanabilir. 5.1. Coğrafi Bilgi Sistemlerinin Bileşenleri CBS'nin kurulması ve işletilmesi için temel hammadde “veriler”dir. Sistemin toplam maliyetinin yaklaşık %75’ini verilerin elde edilmesi, disipline edilmesi ve depolanması oluşturmaktadır. CBS’nin kurulum aşamasında sistem analizi çalışmalarıyla eşzamanlı olarak donanım-yazılımın temini, kalifiye personel istihdamı ve eğitimi çalışmaları kademeli bir şekilde yürütülmelidir. CBS’nin donanım, yazılım, veri, yöntem ve insan olmak üzere 5 temel bileşeni vardır. Şekil 158. CBS bileşenleri 152 5.1.1. Donanım (Hardware) CBS'nin işlemesini mümkün kılan bilgisayar ve buna bağlı yan ürünlerin bütünüdür. Yan donanımlar; yazıcı, çizici (plotter), tarayıcı, sayısallaştırıcı (digitizer), veri kayıt üniteleri (data collector) gibi bilgi teknolojisi araçlarıdır. Günümüzde, merkezileştirilmiş bilgisayar sistemlerinden masaüstü bilgisayarlara, kişisel bilgisayarlardan ağ (network) donanımlı bilgisayar sistemlerine kadar çok değişik donanımlar mevcuttur 5.1.2. Yazılım (Software) Coğrafik bilgileri depolamak, analiz etmek ve görüntülemek gibi ihtiyaç ve fonksiyonları kullanıcıya sağlamak üzere, yüksek düzeyli programlama dilleriyle gerçekleştirilen algoritmalardır. Yazılımların pek çoğu ticari amaçlı olup üniversite ve araştırma kurumlarınca yapılan eğitim ve araştırmaya yönelik olanları da mevcuttur. En popüler CBS yazılımları; Arc/Info, ERDAS Imagine, Intergraph, MapInfo, Idrisi, Grass vb. CBS yazılımında olması gereken temel unsurlar; - Coğrafik veri/bilgi girişi ve işlemi için gerekli araçlar, - Veri tabanı yönetim sistemi, - Konumsal sorgulama, analiz ve görüntüleme - Ek donanımlar ile olan bağlantılar için ara-yüz desteği, şeklinde sıralanabilir. 5.1.3. Veri (Data) Grafik yapıdaki coğrafik veriler ile tanımlayıcı nitelikteki öznitelik verileri gerekli kaynaklardan toplanır ya da satın alınır. CBS konumsal veriyi diğer veri kaynaklarıyla birleştirebilir. Böylece birçok kurum ve kuruluşa ait veriler organize edilerek konumsal veriler bütünleştirilebilir. Veri, CBS için temel öğe olup elde edilmesi en zor bileşendir. 5.1.4. Yöntem CBS'nin kurumlar içerisindeki birimler veya kurumlar arasındaki konumsal bilgi akışının verimli bir şekilde sağlanabilmesi için gerekli kuralların yani metotların geliştirilerek uygulanıyor olması gerekir. Konuma dayalı verilerin elde edilerek kullanıcı talebine göre üretilmesi ve sunulması mutlaka belli standartlar yani kurallar çerçevesinde gerçekleşir. Genellikle standartların tespiti şeklinde olan bu uygulamalar bir bakıma kurumun yapısal organizasyonu ile doğrudan ilgilidir 5.1.5. İnsan CBS kullanıcıları, sistemleri tasarlayan ve koruyan uzman teknisyenler ve günlük işlerindeki performanslarını artırmak için bu sistemleri kullanan kişilerden oluşan geniş bir kitledir. CBS'nin gelişmesi; kullanıcıların ona sahip çıkmalarına ve konuma bağlı her türlü analiz için CBS'yi kullanma yeteneklerini artırmalarıyla mümkün olabilecektir. 5.2. Coğrafi veri yapıları Coğrafi Veriler, bilgisayarda depolama tekniği açısından vektör ve raster (tarama) olmak üzere iki ayrı yapıdadır. 153 Vektör veri yapısında; nokta detaylar, koordinat çiftleri; çizgi detaylar, çizgi üzerindeki noktalar zinciri ile; alan detaylar ise, alanı çevreleyen çizgiler ile temsil edilirler. Raster (tarama) veri yapısında ise tüm detay türleri, koordinatları (satır ve sütun numaraları) bilinen resim elemanları (pikseller) ile temsil edilirler. Şekil 159. CBS veri yapıları Bir harita paftasının kapladığı alan, raster veri yapısında N x M'lik bir grid ağından oluşur. Grid ağı içerisinde yer alan her bir hücre (piksel), harita üzerinde ayırt edilebilen en küçük elemanı temsil eder. Nokta detaylar tek bir grid hücresi ile; çizgi detaylar, üzerindeki grid hücreleri ile; alan detaylar ise, bu alanı kaplayan grid hücreleri ile temsil edilirler. Her bir piksel tek bir değer içerir. Pikselin minimum linear boyutuna “çözünürlük” denir. Piksel boyutları küçüldükçe çözünürlük artar ve veri depolama hacmi oldukça büyümektedir. Raster veri yapısı kullanılarak temsil edilen coğrafi varlıklara ilişkin küçük grafik özellikler kaybolur. Piksel boyutları büyüdükçe veri kaybı artar. Bindirme (overlay), alan hesabı, yakınlık analizi vb. fonksiyonlar raster veri yapılarında zor iken, vektör veri yapısında kolaydır. Vektör veri yapısı gerçek dünyayı iyi yansıtır, ancak karmaşıktır. Her iki tür yapıdaki verilerin birbirine dönüşümü mümkündür. 5.3. Ormancılık Alanında CBS Uygulamaları Ormancılıkta yapılan tüm faaliyetler planlara dayalı olarak gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle ormancılıktaki en önemli coğrafi bilgi altlıkları haritalar ve planlardır. Orman Envanteri: Doğal gençleştirmenin başarısının tespit etmek için önceden kesilmiş meşcerelerin konumunu ve dağılımını gösteren haritalar 154 Şekil 160. CBS ortamında orman envanter haritası Orman Koruma ve Yangın Yönetimi: Geniş alanları kaplayan orman alanlar için yangın, böcek zararları, mantar zararları ve erozyon kontrol çalışmaları için haritaların geliştirilmesi, Şekil 161. Türkiye ormanlarında yangın risk haritası Yetişme ortamı envanteri: Yetişme ortamını etkileyen faktörlerin -iklim, toprak örtüsü, vejetasyon- haritalanması Yaban Hayatı: Özellikle nesli tükenmekte olan hayvanların yaşam alanlarını belirleyerek haritalandırılması Ayrıca orman yönetim planlaması, orman ulaşım tesisleri planlaması, üretim ve taşıma planlaması ve orman kadastrosu yer alır. Bunların dışında; eğim-bakı hesapları, peyzaj planlaması, milli parklar, arazi örtüsü ve toprak haritaları gibi çalışmalarda da CBS yaygın olarak kullanılmaktadır. 5.4. CBS Ortamında Sayısal Haritaların Hazırlanması ve Kullanılması Orman mühendisliğinde gerek planlama ve gerekse projelendirme çalışmalarında arazi ve araziye dayalı veriler kullanılmaktadır. Genel olarak bütün orman mühendisliği uygulamaları 1/25000 ölçekli Standart Topoğrafik Haritalar esas altlık kabul edilerek plan ve projelendirilir. Bu açıdan bakıldığında orman mühendisliği harita üzerinde başlar denilebilir. Bu nedenle ormancılıkta harita kullanımı son derece önemlidir. 155 Sayısal haritalar, çeşitli kaynaklardan toplanan; nokta, çizgi ve alan verilerinin ne olduğunu belirten renk ve sembol bilgilerinin depolanmasıyla oluşturulan kütüklerdir. Günümüzde, bilgisayar ve yazılım teknolojisinde ulaşılan seviyeye paralel olarak artık bütün plan ve proje çalışmalarında CBS ve önemli bileşeni olan sayısal haritalar kullanılmaktadır. Sayısal haritalar, basılı kağıt haritalar CBS araçları kullanılarak sayısal hale getirilebildiği gibi doğrudan arazi ölçümleri ile elde edilen verilerin CBS de yapılandırılması ile de elde edilebilir. Bunların dışında yine çağımızın önemli bir veri elde etme aracı olan uzaktan algılama yöntemi ile elde edilen uygu görüntülerinin işlenmesi ile de oluşturulabilir. 5.4.1. Standart topoğrafik haritaların sayısallaştırılması Basılı haritaların CBS ortamında tanımlanması ve kullanıma hazır hale getirilmesi için öncelikle haritaların taranarak resim formatına dönüştürülmesi gereklidir. Bunun için büyük boyutlu renkli tarayıcılar kullanılmaktadır. Tarama çözünürlükleri kullanım amacına göre tercih edilebilir. Özellikle mülkiyete konu çalışmalarda yüksek çözünürlükler tercih edilmesi gerekirken, diğer planlama çalışmalarında düşük çözünürlükler yeterli olmaktadır. Tarama işlemi ile resim haline dönüştürülen haritalar coğrafi bilgi sistemleri içerisinde raster formatı ile isimlendirilirler ve kullanılırlar. Resim formatı Windows işletim sisteminde “.tif” veya “.jpg” uzantılı olabilirler. Resim formatındaki haritanın koordinat değerleri girilerek sayısal halde kullanımı için dönüşüm yapılması gereklidir. Netcad yazılımında raster harita resimlerinin dönüşümlerinin yapılması için Raster/Register (2 nokta) işlemi kullanılır. Dönüşüm işlemi, en az dört nokta verilerek, pafta köşe koordinatlarını ekrandaki pafta pindeksinden okutarak ya da koordinatsız olarak yapılan 1-1 dönüşüm yöntemleri olmak üzere 3 değişik şekilde yapılabilmektedir. Bu ders kapsamında en az dört nokta girilerek yapılan dönüşüm işlemi anlatılacaktır. Bu amaçla kullanılacak noktalar, harita üzerinde bulunan ve koordinatları bilinen (paftaların köşe koordinatları, gridler, poligon ya da nirengi noktaları) noktalar olarak seçilebilir. Yazılımda Raster/Register işlemine girilerek buradan Raster Yükle arayüzü ile tarayıcıdan (scanner) taranmış olan (.tif formatı) pafta bilgisayarda bulunarak yüklenir. 156 Şekil 162. Netcad programında raster harita ekleme Yükleme işlemi sırasında haritanın grafik ekranda ekleneceği alan öncelikle sol alt köşe ve sonrasında sağ üst köşe olarak işaretlenmesi gereklidir. Bu işaretlemeden sonra çıkan, mesajda hayır seçeneği tıklanmalıdır. Paftanın eklenmesinden sonra noktaların koordinat değerlerini tanımlamak için Raster/Raster Dönüştür işlemi uygulanarak Şekil 156’daki iletişim arayüzü açılır. Şekil 163. Raster/Raster dönüştür işlemi arayüzü Raster Dönüştür arayüzünde Dönüşüm Yöntemi hanesinde Affine Dönüşümü, Enterpolasyon Yöntemi bölümünde ise Bilineer yöntemleri seçilir. 157 Şekil 164. Raster/Raster dönüşüm ve enterpolasyon yöntem seçme arayüzü Daha sonra, noktalar bölümünde farenin sağ tuşu tıklanarak çıkan menüden Nokta Ekle komutu seçilir. Harita üzerindeki koordinatı bilen nokta üzerine zoom yaparak yeteri kadar hassasiyet sağlanıncaya kadar büyültme uygulanır ve nokta işaretlenir. İşaretlemeden sonra boşluk tuşuna tıklanarak çıkan menüden xyz seçilir; Şekil 165. Koordinat hesaplama arayüzü arkasından değişen menüde işaretlenen noktanın, pafta kenarında yer alan UTM koordinatları Sağa değer (Y) ve yukarı değer (X) olarak girilir. Z değeri yükseklik değeridir. Bilinen yükseklik değerleri girilebilir. + Şekil 166. Raster haritaya dönüşüm noktası ekleme İlk nokta değerinin girilmesinden sonra paftanın ekrandan kaydığı görülür. Tekrar ekrana çağırmak için Daha sonra sırası ile paftanın yaklaşık olarak 4 köşe noktalarına yakın bölümlerindeki grid noktaları kullanılarak tanımlama tamamlanır. Görüntü / Tümünü Gör 158 komutları uygulanır ve ikinci nokta üzerine gidilerek önceki aşamada yapılan işlemler tekrarlanarak koordinat tanımlaması yapılır. En az 4 nokta tanımlaması yaptıktan sonra Raster Dönüştür menüsü tıklanarak girilen nokta değerleri ile ortalama hata değerleri bilgileri kontrol edilir. Şekil 167. Koordinat dönüşüm noktası kontrolü Pafta üzerindeki noktaların gerçek koordinat değerleri verildikten sonra bunların dönüşüm işlemi öncesinde ortalama hata oranlarının raporu alınır. Bu rapor doğrultusunda yeni nokta eklenir ya da çıkartılır. Dönüşümde hata oranı paftanın ölçeğine göre belirlenir. Hata hesaplamasının en kolay yöntemi: Hata = Göz Yanılması * Ölçek (Göz yanılması değeri 0.2mm’dir.) Buna göre 1/25000 ölçekli standart topoğrafik haritada hata değeri: Hata = 0,2 * 25000 = 5000mm, 5m’ dir. 159 Hesaplanan ortalama hata değerinin 5m’nin altında olmasına dikkat edilmelidir. Eğer daha yüksek bir hata değeri varsa, bu haritanın taranması veya resmin ekrana tam olarak dik yerleştirilememesinden kaynaklanabilir. Bu durumda hata Hata Y ve Hata X değerleri kontrol edilerek belirlenen hata miktarına göre Harita Koordinatları ikinci işlem olarak düzeltilir. Hata değerlendirmesinden sonra, Dönüştür kutucuğu tıklanarak resim formatındaki harita Netcad raster haline yani koordinat değerli sayısal harita haline “.dre” uzantısı ile dönüştürülür. Bilgi olarak dönüşüm hata oranı verilir. Daha sonra değişiklik onayı istenir. Burada haritanın kayıt yeri seçilerek Tamam kutucuğu tıklanır. İşlem tamamlandıktan sonra, Raster/Raster Yöneticisinden, raster üzerine sağ fare tıklaması ile açılan menüden Özellikler seçilerek Projeksiyon tanımlaması yapılır. Burada tanımsız olarak görülen projeksiyon kutucuğunun sonunda yer alan “…” kısmı tıklanarak tanımlama yapılır. 160 Şekil 168. Sayısal haritada projeksiyon tanımlaması Standart Topoğrafik Haritalar (UTM) Universal Transvers Merkator 60 ve Datum olarak da EUROPEAN 1950 değerlerinde üretildiklerinden bu değerlerin seçilmesi gereklidir. Ekran yenilenerek harita kullanımına geçilebilir. Dilim No tıklandığında ise çıkan Türkiye haritasında paftanın ait olduğu kare işaretlenerek bu değer ve Dilim Orta Meridyeni belirlenir. Şekil 169. Sayısal haritada projeksiyon parametreleri penceresi 161 Bundan sonra uygula komutu kullanılarak projeksiyon tanımlama işlemleri tamamlanır. Tanımlama tamamlandıktan sonra sayısal haldeki harita kullanıma hazır hale gelmiş olur. Şekil 170. Sayısal haritada detay koordinatlarının belirlenmesi Koordinatları verilerek yapılan dönüşümle elde edilen haritada kursor hareket ettirildikçe yazılımın üst kısmında bulunan Koordinat Panelindeki Y ve X değerlerinin değiştiği ve kursorun bulunduğu noktanın koordinat değerlerini gösterdiği görülür. Bu bölümde haritanın o andaki büyültme veya küçültme durumuna (ekrandaki görünüme göre) göre haritanın ölçeğinde görülebilir. İstenen ölçek bu bölüme tıklanarak anında değiştirilebilir ve ekran görüntüsü bu ölçeğe göre yeniden otomatik olarak düzenlenebilir. 162 Şekil 171. Sayısal haritada ölçek belirlenmesi 5.4.2. CBS ortamında sayısal topoğrafik haritaların kullanılması Sayısal haritalar üzerinde, araziden elde edilen detayların işaretlenmesi ve noktaların birleştirilmesi ile elde edilen detay uzunlukların belirlenmesi, kapalı alanların yüz ölçüm hesaplanmaları, yükseklik modelleri ile eğim ve hacim hesaplamaları vb. işlemlerin yapılması klasik baskı haritalara göre çok yüksek hassasiyetle gerçekleştirilmesi mümkündür. CBS yazılımları ile her türlü haritanın başlık, özel işaretler ve boyama işlemleri kolaylıkla yapılabilmektedir. Sayısal olarak hazırlanan bu haritaların basım işlemleri ise harita çizicileri sayesinde dakikalar ile ifade edilebilen sürelerde gerçekleşmektedir. Haritaların çoğaltılması ise sınırsız sayıda orijinal kopya şeklinde gerçekleştirilmektedir. CBS yazılımlarında alan ölçümleri, program tarafından otomatik olarak yapılmakta olup hata oluşmamaktadır. Bütün hesaplamalar koordinat geometrisi ile yapılmaktadır. Bu değerler, her haritanın öznitelik bilgilerinin kayıt edildiği tablolarda yer alır. Değerlerin toplanması veya sorgulanması yine programın fonksiyonlarından olan istatistik modülü aracılığı ile yapılmaktadır. CBS ortamında kullanılan haritalar aşağıdaki ana başlıklarda toplanabilir: • Kadastral amaçlı haritalar • Hizmet amaçlı haritalar (gaz, su, atık su, elektrik, telefon, kablolu yayın vb) • Sosyo-ekonomik amaçlı haritalar (nüfus, altyapı, yerleşim, iş dağılımı, öğretim, tarım vb konularda ilgili istatistiklerden türetilen haritalar) • Çevre amaçlı haritalar (bitki örtüsü, toprak, hidroloji, jeoloji, orman vb) • Diğer haritalar (su kirliliği, hava ve toprak kirliliği gibi kaynakların kullanımı veya özellikle yanlış kullanımı ile ilişkili haritalar) Kadastro ve hizmet amaçlı haritalar genellikle büyük ölçeklidirler. Coğrafi konumsal analizde ise genellikle küçük ölçekli haritalar kullanılır. CBS ortamında konumsal veri ile çalışırken “Ne?, Nerede?, Ne zaman?” gibi üç temel sorgulama türü ile karşılaşılır: 5.4.3. Sayısal yükseklik modeli ve sayısal arazi modeli Sayısal yükseklik modeli (SYM), yeryüzü topoğrafyasını en sade şekilde X, Y planimetrik ve Z yükseklik değeriyle üç boyutlu olarak ifade eden modeldir. Bir SAM, topoğrafya üzerindeki bina, bitki örtüsü, orman v.b. farklı yükseklik değerlerine sahip detayları içerirken SYM’ler bu detayları tümden elemine ederek yalnızca çıplak yeryüzünü yansıtan modeli sunarlar. Tüm bu özellikleriyle SYM’ler yeryüzü topoğrafyasını en basit şekilde yansıtan en genel ve yaygın model olarak tanımlanmaktadırlar. (SAM) (SYM) 163 Şekil 172. Aynı bölgeye ait SAM ve SYM görüntüleri Günümüzde SYM’ler, özellikle mühendislik, coğrafi bilgi sistemleri, doğal kaynakların yönetimi, proje planlama çalışmaları gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Ormancılıktaki kullanım alanları ise arazi tanımlaması, nokta yükseklikleri, eğim, mesafe sorgulamaları, hidrolojik etmenlerin modellenmesi, kartoğrafya, orman yangınları, sel yönetimi, erozyon kontrolü, orman yolları için yer seçimi şeklinde sıralanabilir. 5.5. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Küresel Konum Belirleme Sistemi (GPS) Uygulamaları GPS'in coğrafi verilerin koordinat tespitindeki başarısı, CBS için veri toplamada ön plana çıkmaktadır. Doğal kaynaklar coğrafik olarak dağıldığından GPS ile CBS veri tabanına veri girişi bağımsız olarak arazide kullanılabildiğinden kolaylık sağlamaktadır. Nispeten ucuz olan GPS alıcıları doğru veri elde edilmesi ve özellikle konumsal hataların düzeltilmesinde farklılıkların giderilmesi gibi özellikleri bulunduğundan coğrafik objelerde etkili bir şekilde kullanılabilir. Çeşitli gerçek zaman farklılık düzeltici alıcıları sayesinde kullanıcılar arazide çok hassas olan 1 ile 15 m arasında değişen doğrulukta ölçüm yapılabilmektedir. Mobil hesaplamalardaki ilerlemeler, arazide çalışan personele doğrudan masa üstü bilgisayarlardaki gibi veri elde etme, analiz ve karar desteği gibi çalışma gücü vermektedir. Veri girişi yapan donanımlar arazide çalışma gücü, ergonomi ve etkinliği geliştirmektedir. Bu teknolojilerin entegrasyonu veri toplama etkinliği gibi arazi verilerinin doğruluğu ve kalitesini de büyük ölçüde artıracak potansiyele sahiptir. Bu durum özellikle temel anlamda verilerin depolanması ve analizini CBS ye taşımış olan birçok orman kaynakları yönetim organizasyonları için doğrudur. 164 6. ORMAN KADASTROSU VE TEKNİĞİ Kadastro, taşınmaz mallarla ilişkili olan ve bu ilişkilerin hem miktarını hem de karakterini içeren yasal bir kayıt olarak tanımlanır. Ülkemizde kadastro faaliyetleri 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na göre yürütülür. Bu kanuna göre kadastro; “memleketin kadastral topoğrafik haritalarına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek ve bu suretle Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü tapu sicilini kurmak” olarak tanımlanır. Kadastro; sınırlandırma, tespit, ölçüm/hesaplama ve tescil gibi aşamalardan oluşur. Sınırlandırma; çekişmesiz sınırların arazide gösterilmesidir. Tespit faaliyeti; konu olan arazinin malikinin veya maliklerinin belirlenmesidir. Ölçü, hesap ve çizim işleri; parselin ölçülmesi ve ölçülen değerlerden sayısal veya çizgisel bilgiler üretilmesidir. Tescil faaliyeti; parselin hak sahibi veya sahipleri adına tapuya kaydedilmesidir. Kadastroya konu olan taşınmaz malların sınıflandırılması Şekil 173’te verilmiştir. Şekil 173. Taşınmaz malların sınıflandırılması akış şeması Orman kadastrosu, çalışma birimi (Köy/Belde) içinde bulunan ormanların, hukuki ve geometrik durumları ile bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her türlü taşınmaz malların ve diğer ormanların, Devlet Ormanları ile müşterek hudutlarını tespit ederek, haritalarının ve dosyalarının düzenlenmesi, sınırları kesinleşen ormanların tapuya tescillerinin yapılmasıdır. 165 6.1. Kadastronun Tarihi Gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra 1925 yılında 658 Sayılı yasa ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne bağlı bir “Kadastro” örgütü kurularak çalışmalara başlamıştır. Çalışmalar, Türk haritacılık tarihinde modern kadastronun kurucusu olarak bilinen Halit Ziya Türkkan (1866-1966)’ın yönetiminde başlatılmıştır. Gerekli personelin yetiştirilmesi amacıyla, o tarihlerde, yüksek dereceli bir Kadastro Okulu açılarak öğretime başlamıştır. Kadastro hizmetleri, tekniğin sağladığı araç ve gereçlerle, günümüzde büyük bir hızla sürdürülmektedir. İl, ilçe, belde ve köylerin değişik ölçekli kadastro planlarının yanı sıra, diğer kuruluşların proje çalışmalarında kullanılan, 1/5000 ölçekli değiştirilmiş UTM projeksiyon sisteminde ve fotogrametrik yöntemle topoğrafik ve Topoğrafik-KadastralStandart haritaların üretimi de 1950 yılından beri devam etmektedir. Bu haritalar, Harita Genel Komutanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün ortak çalışmaları ile yürütülmektedir. 1974 yılına kadar kadastro ve kent durum haritaları ayrı Teknik Yönetmeliklere göre yapılmaktaydı. 1974 tarihinde yürürlüğe giren ve zaman zaman değişikliğe uğrayan Teknik Yönetmelikle haritaların yapımında standart birliği sağlanmış, büyük ölçekli haritalar, belirtilen tarihten beri aynı standartlarda üretilmeye başlanmıştır. 1856 Tarihli Orman Kanunnamesi Ormanlarla ilgili hukuki kuralların yer aldığı ilk kanundur. Bu kanuna göre; Miri (Devlet) Ormanları, Eşhas (Şahıs) Uhdesindeki Ormanlar, Vakıf Ormanları ve Cibali Mubaha Ormanları (hiç kimsenin mülkiyeti altında olmayan; köy ve kasabalara ait) olarak ayrıma tabi tutulmuştur. Gerek Miri Ormanlarında, gerekse Cibali Mubaha da kimseye tapu verilmeyeceği, özel mülkiyete konu olamayacağı hükme bağlanmış ve bu hüküm, bu güne kadar hiçbir yasal düzenlemede değişmemiştir. 1870 Tarihli Orman Nizamnamesi Ormanlarla ilgili ilk toplu mevzuattır. Padişah iradesiyle yürürlüğe girdiği için kanun hükmündedir. Bununla Cibali Mubaha Ormanları da Devlet ormanlarına katılmıştır. Devlet Ormanlarının, zilyetlik (zaman aşımı) yoluyla mülk edinilemeyeceği hükmüne bağlanmıştır. Uymayanların cezalandırılacağı kuralı getirilmiştir. 1917 Tarihli Devlet Ormanlarının Usulü İdaresi Fenniyeleri Hakkında Kanun Bu kanunda ormanların idaresi ve tahdidi ile ilgili hükümler yer almışsa da uygulama imkanı olmamıştır. 1920 Tarihli Baltalık Kanunu Köylülere sınırlı ölçüde bazı baltalıkların verilmesine ait hükümler getirmişse de kanunun yürürlük süresi çok kısa olduğundan uygulama imkanı olmamıştır. 1924 Tarihli Türkiye’de Mevcut Bilumum Ormanların Fenni Usulü İdare ve İşletilmeleri Hakkında Kanun Bu kanun 1917 tarihli kanunu yürürlükten kaldırmıştır. 1934 Tarihli 2644 Sayılı Tapulama Kanunu Devlet Ormanlarını ve bu ormanlar içerisindeki orman içi açıklıklarının el değiştirme ve özel mülkiyete geçme yollarını kapatmış, tapu verilmesini yasaklamıştır. 166 1937 Tarihli 33l6 Sayılı Orman Kanunu Cumhuriyet döneminin, ormanlarla ilgili toplu mevzuat içeren ilk orman kanunudur. Bu kanunun 1.inci maddesi ile ormanların tanımı yapılmıştır. Madde 1 – Bu kanunun tatbikinde, kendi kendine yetişmiş veya emekle yetiştirilmiş olup da herhangi bir çeşit orman hasılatı veren ağaç ve ağaççıkların toplu halleri yerler ile beraber orman sayılır. Sazlıklar ve muhitin tabiati itibariyle koru ve baltalık yapılamayan veya step florası ile örtülü yerler, her çeşit dikenlik ve fundalıklarla parklar ve ormanlara bitişik olmayan beş hektardan az sahipli arazi üzerindeki ağaçlar ve ağaççıklar ormandan sayılmaz Hükmünü getirmiştir. İlk orman dışına çıkarma işlemi de bu kanunla getirilmiştir. Madde 2 – Bulundukları mevki ve vaziyet ve haiz oldukları hususiyet noktasından halkın, memleketin sıhhat, selamet ve menfaatine yarayacak olup da birinci madde şümulüne giremeyecek olan muayyen ağaçlı sahalar İcra Vekilleri Heyeti Kararıyla belli edilerek Buralardaki ağaç katiyatı Orman İdaresinin iznine tabi tutulabilir. Hükmü bulunmaktadır. Bu orman dışına çıkarma yetkisi 1744 sayılı kanunla orman kadastro komisyonlarına devredilmiştir Ormanların tahdidine, Bu kanunun beşinci maddesinde yer verilmiş ve bu kanunun yürürlüğe girdiği 1937 yılından itibaren büyük işletmelerimizin ve ormanlarımız Orman Tahditlerinin yapılmasına başlanmıştır. Yalnız Devlet ormanlarının tahdidinin yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu durum, 4785 Sayılı Kanunun kabul edildiği 13.07.1945 tarihine kadar devam etmiştir. Aynı madde ile orman tahdit komisyonlarının kurulacağı ve orman tahdidini de bu komisyonlar tarafından yapılacağı hükme bağlanmıştır. 13.07.1945 Tarihli ve 4785 Sayılı Kanun (Devletleştirme Kanunu) Madde 1 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte var olan gerçek veya tüzel kişilere, vakıflara ve köy, belediye, özel idare kamu tüzel kişiliklerine ilişkin bütün ormanlar bu kanun gereğince devletleştirilmiştir. Bu ormanlar hiçbir işlem ve bildirime lüzum olmaksızın Devlete geçer. Hükmünü getirmiştir. Madde 12 – 3116 Sayılı Kanunun birinci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Bu kanunun uygulamasında kendi kendine yetişmiş veya emekle yetiştirilmiş olup da her hangi bir çeşit orman hasılatı veren ağaç ve ağaççıkların toplu halleri yerleriyle beraber orman sayılır. a) Sazlıklar b) Yöresinin özelliği yüzünden orman sayılamayan yerler, c) Her çeşit dikenlikler ve fundalıklar, d) Parklar, orman sayılmazlar. Bu hükümlere göre bir yerin orman sayılıp sayılmayacağını Tarım Bakanlığı belli eder. Hükmünü getirmiştir. Buradan da anlaşılacağı gibi; 3116 Sayılı Kanunda belirtilen “beş hektara kadar sahipli ağaçlık alanların orman sayılmayacağı” hükmü kaldırılmış ve yüzölçümüne bakılmaksızın tüm ağaçlık alanlar devletleştirilmiştir. Ancak, 4785 Sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile de; a) Devlet Ormanlarının ve ya bu kanunla devletleştirilen ormanların içinde veya bitişiğinde bulunmak şartıyla 3116 sayılı Orman Kanunundaki ödevlere ve izinlere dayanılarak ekim veya dikim yoluyla emek harcanıp yetiştirilmiş ormanlar, b) Sahipli Fıstık Çamı, Palamut Meşesi ve aşısız Kestane Ormanları, c) Devlet ormanları ve kanunla devletleştirilen ormanların içinde olmayan topraklarda ekim ve dikim yoluyla özel emekle yetiştirilmiş Kavak, Söğüt, Kızılağaç, Akasya, Okaliptus ve Servi ormanları, 167 d) Devlet Ormanlarına veya bu kanunla devletleştirilen ormanlara bitişik olmadığı ve çevresinin güzelliğini sağladığı Çevre ve Orman Bakanlığınca belli edilecek olan köy, belediye, özel idare, kamu tüzel kişiliklerine ait ormanlar (layıkıyla korunup bakılmak şartıyla), Devletleşme kapsamı dışında bırakılmıştır. Madde 5 – Devletleştirilen ormanların sahipleri bu kanunun yürürlüğe girmesinden başlayarak en geç bir yıl içinde ihtiyaca Salih mülk edinme belgeleri ve vergi kayıtlarıyla birlikte ve iş ilgililer arasında ihtilaflı bir durumda ise, mahkemede incelenmekte olduğuna dair alacakları belgeleriyle ormanlarının bağlı bulundukları Devlet Orman İşletme Müdürlüğüne veya o yeri mülkiye üstüne başvurmak zorundadırlar. Bir yıl içinde bu ödevi yerine getirmeyenler, devletleştirilen ormanın karşılığını almak hakkını kaybederler. Madde 4 – Bu kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden başlayarak altı ay içinde ormanların bağlı bulundukları Devlet Orman İşletmesi Müdürlüklerinden yazı ile sahipleri istedikleri takdirde devletleştirilen ormanlardaki yapı ve tesislerini orman idaresi satın almak zorundadır. Hükümleri bulunmaktadır. Orman Tahdit Komisyonları 13.07.1945 tarihine kadar yalnızca Devlet Ormanlarının tahdidini yaparken, bu kanunla tüm ormanlar devletleştirildiği için, tüm ormanların tahditlerinin yapılmasın başlanılmıştır. Bazı ormanların tahdidine 4785 Sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce başlanmış ve bu kanun yürürlüğe girdikten sonra bitirilmiştir. Buna rağmen, tahdit tutanaklarında, 4785 Sayılı Kanundan bahsedilmediğinden yalnızca Devlet ormanlarının tahdidi yapılmış olarak düşünülmektedir. 4785 Sayılı Kanunla 13.07.1945 tarihi itibariyle var olan tüm ormanlar hiçbir bildirime gerek olmaksızın devletleştirildiğinden, devletleştirme esasları halen yürürlüktedir 1950 Tarihli 5653 Sayılı Kanun Bu kanunla, 3116 Sayılı Orman Kanunu’nun birçok maddesi değiştirilmiştir. Ancak mülkiyet yönünden en önemli değişiklik ormanın tanımına ilişkin1.inci madde değişikliğidir. Madde 1 - kendi kendine yetişmiş veya emekle yetiştirilmiş olup herhangi bir çeşit orman hasılatı veren ağaç ve ağaççıkların toplu halleri yerleriyle birlikte orman sayılır. Ancak; a) Her Çeşit Dikenlikler, b) Parklarla şehir, kasaba ve köy mezarlıklarındaki ağaçlıklar, c) Sahipli her çeşit ziraat arazisi içinde emekle yetiştirilen ve tabii olarak ormanlarda yetişmeyen kavak, okaliptüs, söğüt, akasya gibi ağaçlar, d) Ormanların dışındaki sahipli arazide ve bunların kenarlarında bulunan dağınık veya yüz ölçümü üç hektarı geçmeyen ve devlet ormanlarına mesafesi en az üç kilometre olan grup halindeki her nevi ağaç ve ağaççıklar, e) Maki cinsinden her türlü ağaççıklarla örtülü yerler, Orman sayılmaz. Bu kanunun 43.üncü maddesi gereğince muhafaza ormanı mahiyetini taşıdığı veya devamlı orman hasılatı verdiği Tarım Bakanlığınca fennen belirtilecek olan makilerle örtülü sahalar yukarıdaki (e) fıkrası hükmünün dışındadır. Hükmünü getirmiştir. 1950 Tarihli 5658 Sayılı Kanun (iade kanununu) Bu kanunla, 4785 Sayılı Kanuna göre; devletleştirilmiş ormanlardan, Devlet Ormanları içinde olmayan ve etrafı tarla, bağ, bahçe, gibi kültür arazisi, özel orman, şehir, kasaba ve köy merası ve Orman Kanununun birinci maddesine göre orman sayılmayan yerlerle çevrili olmak şartıyla Devlet Ormanlarından tamamen ayrılmış bulunan köy, Belediye Tüzel Kişiliklerine ve gerçek kişilere ait ormanlar; sahipleri veya mirasçıları istedikleri takdirde geri verilir hükmü getirilmiştir. İade ile ilgili hüküm halen yürürlüktedir. 168 4785 Sayılı Kanunla devletleştirilen ormanlar için, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde müracaat edilir ise bedellerinin alınabileceği, bu kanunun 5. maddesinde hükme bağlanmıştır. Şayet bu müracaat geçirilmiş ise 5658 Sayılı Kanunla, bu müracaat hakkı yine aynı sürede (bir yıl) olmak üzere ikinci defa tanınmıştır. Bu bir yıllık süreler devletleştirilen ormanların bedellerinin alınması ile ilgilidir ve iade talebini sınırlayan bir süre değildir. 5658 Sayılı Kanun’un 1. inci maddesine göre geri vermenin (iadenin) şartları şunlardır; 1- Devlet Ormanı içinde olmamak, 2- Etrafının tamamen; a) Tarla, bağ, bahçe gibi kültür arazisi, b) Özel orman, c) Orman kanununun 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerle çevrili bulunmak, 3- Devlet ormanlarından tamamen ayrılmış bulunmak, Devletleşmiş ormanlardan bu şartları kapsayanlar istedikleri takdirde sahiplerine geri verilir. Geri verme iki şekilde olmaktadır; 1-Devletleşme karşılığı ödenmemiş ormanlar, bir işleme tabi olmaksızın sahiplerine intikal eder, sahibinin rızası yoksa geri verme mümkün değildir. 2-Devletleşme bedeli kısmen veya tamamen ödenmiş bulunan ormanların geri verilmesi için ödenen Devletleştirme bedelinin geri alınması gerekir. Sonuç olarak bir iade işleminin yapılabilmesi için; 1-Talep konusu ağaçlık sahanın 4785 Sayılı Kanunun 1.inci maddesi gereğince devletleştirilen ormanlardan olması, 2- 4785 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce geçerli bir mülkiyet belgesi ile sahipli bulunması ve bu mülkiyet belgesinin miktar ve sınırları itibariyle bu sahaya uyması, 3-Ağaçlık sahanın Devlet ormanlarına bitişik olmayıp, etrafının tamamen 5658 Sayılı Kanunun 1.inci maddesinde açıklanan ayırıcı unsurlarla çevrili olması, gerekmektedir. 1970 tarih ve 1255 sayılı Yasa 1961 tarihli T.C. Anayasa’sının 131.inci maddesi bu kanunla değiştirilmiş ve 22.04.1970 tarihinde 13478 sayılı R.G. ile yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Değişik 131. inci maddenin beşinci fıkrasında ”Anayasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan topraklarla, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir daraltma yapılamaz. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.”hükmü getirilmiştir. Bu değişiklikle, Orman sınırları dışına çıkarma uygulamalarına imkan tanınmıştır. 1974 tarihli 1744 sayılı Yasa ile de uygulamalara başlanılmıştır. 1956 Tarihli 6831 Sayılı Orman Kanunu Halen yürürlükte bulunan Orman Kanunu’dur. 1744, 2896, 3302, 3373, 4999, 5177, 5192 sayılı kanunlarla birçok maddesi değiştirilmiştir. Hatta bazı maddeleri bu kanunlarla birçok kez değişikliğe uğramıştır. 28.06.1966 Tarihli 766 Sayılı Tapulama Kanunu Bu kanunla; kadastro programına alınan Köy ve Beldelerde sadece özel mülkiyete konu olan taşınmazların kadastrosunun yapılması yoluna gidilmiştir. Bu kanunun 2. maddesinde, Orman Yasası uyarınca orman sayılan yerlerin Tapulamaya tabi tutulamayacağı 169 hükmü bulunmaktadır. Bu sebeple TKGM tarafından orman alanları da dahil olmak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmazların ölçme ve tescil işlemleri yapılmamış, tapulama harici olarak bırakılmıştır. Bu kanun, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 09/10/1987 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. 20.06.1973 Tarihli 1744 Sayılı Kanun Bu kanunla, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun orman kadastrosu ile ilgili 2.-7.-8.-9.10.-11.-12. Maddeleri değiştirilmiştir. Orman Tahdit Komisyonları yerine Orman Kadastro Komisyonları kurulmuş ve kuruluşları yenilenmiştir. 2. maddede yapılan değişiklikle, 15.10.1961 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmiş orman alanları tapulu ise sahipleri adına, tapulu değilse Maliye Hazinesi adına orman sınırları dışına çıkarılmaya başlanmıştır. 23.09.1983 Tarihli 2896 Sayılı Kanun Bu kanunla, 6831 sayılı orman kanununun orman kadastrosu ile ilgili maddeleri yeniden değiştirilmiştir. Orman kadastro komisyonlarının kuruluşlarında değişikliğe gidilmiş, kadastro ekipleri kaldırılmış, komisyonların çalışma şekil ve esasları ile itiraz usulleri yeniden düzenlenmiştir. Adliye mahkemelerinde itiraz davası açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinde, 1982 Anayasa’sına dayanılarak, 2/B uygulaması ile 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetme durumu göz önüne alınmıştır. Ancak, orman sınırı dışarısına çıkarma işleminde” orman bütünlüğünü bozmama, toprak ve su rejimine zarar vermeme” şartları aranmaktadır. Ayrıca, 2/A Uygulaması ile orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen, aksine, tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar bulunan yerlerin gerektiğinde orman içi köyler halkının yerleştirilmesi maksadıyla orman sınırları dışına çıkarılabileceği hükmü getirilmiştir. 05.06.1986 Tarihli 3302 Sayılı Kanun Bu kanunla, 6831 Sayılı orman Kanunu’nun orman kadastrosu ile ilgili 2.-7.-8.-9.-10. ve 11. maddeleri değiştirilmiştir. 2. maddede orman sınırları dışına çıkarma esasları yeniden düzenlenmiştir. Su ve toprak rejimine zarar vermeme ve orman bütünlüğünü bozmama şartları kaldırılmıştır. Orman Kadastro Komisyonlarının kuruluşları yeniden değiştirilmiş, orman kadastrosu ile ilgili çalışma şekli ve itiraz usulleri yeniden düzenlenmiştir. Orman kadastro dosyalarının “Şekli ve Hukuki Noksanlıklarının İncelenmesi”, valilik Onayı ile yürürlüğe girmesi gibi hükümler getirilmiştir. Orman İşletme Müdürlüklerinin aktif dava açma yetkisi ellerinden alınmıştır. 22.05.1987 Tarihli 3373 Sayılı Kanun Bu kanunla 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 1f-g-2-7-8-9-10-11-12. maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Bu kanun’un 1.inci maddesi F bendinde “orman sınırları içinde veya bitişiğinde geçerli tapu kaydına…” ifadesinden “geçerli” kelimesi çıkarılmıştır. G bendinde ise; “Devlet ormanlarına bitişik olmayan, geçerli tapu ile sahipli arazi üzerindeki yüzölçümü üç hektardan yukarı bulunmayan her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler” ifadesi “orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler” şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca, her hangi bir nedenle unutulan ormanların sınırlandırılması hükmü 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesinden çıkarılmıştır. 09.10.1987 Tarihli 3402 Sayılı Kadastro Kanunu Bu kanun ile ormanlarla ilgili yeni hükümler getirilmiştir. Kanunun 4. maddesinde “Kadastro Çalışma Alanı sınırları içerisinde orman bulunduğu takdirde, durumun Orman Genel Müdürlüğü’ne bildirileceği, 2 aylık süre içerisinde 6831 Sayılı orman Kanunu hükümlerine göre orman sınırlaması ve orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin orman 170 kadastro komisyonlarınca tespiti ve haritasına işlenmesi ile tutanaklarıyla birlikte kadastro ekiplerine teslim edileceği, ölçü ve ilan işlerinin kadastro ekiplerince yapılacağı, bu şekilde yapılan çalışmalar sonunda da orman kadastro işlemlerinin ikmal edilmiş sayılacağı” hükme bağlanmıştır. Bu kanuna göre, orman kadastrosu arazi kadastrosuyla ayni zamanda yapıldığından çalışmalara itiraz süresi 30 günlük hak düşürücü süredir. Gerek 6831 Sayılı Orman Kanunu, gerekse 3402 Sayılı Kadastro Kanununda belirtildiği üzere, tapulu taşınmazlarda dava açma süresi 10 yıl olarak hükme bağlanmıştır. Bu süre de hak düşürücü süredir. Bu kanun uygulamalarının sonucunda Orman İşletme Müdürlüklerinin aktif dava açma yetkileri bulunmaktadır. 18.11.2003 Tarih 4999 Sayılı, Orman Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Bu kanunla, 6831 Sayılı orman Kanunu’nun 1.-2.-7.-9.-10.-11.-12. Maddeleri değiştirilmiştir. Orman içinde ve bitişiğinde tapulu, diğer yerlerde her türlü tasarruf belgesi ile sahipli arazilerde ki Kızılağaç ve Aşılı Kestanelikler orman sayılmamıştır. Ancak bu değişiklik Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. 2. Maddenin uygulanamayacağı alanlar genişletilmiş, tabiat parkları ve tabiatı koruma alanlarında da bu niteliklerinin devamı süresince orman dışına çıkarma işlemi yapılamayacağı hükmü getirilmiştir. 7. Madde de yapılan değişiklikle; Evvelce sınırlaması yapılmış yerlerde her hangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış ormanların sınırlanmasına imkan sağlanmıştır. Hükmi şahsiyeti Haiz Amme Müesseselerine ait ormanlarda 2/B uygulamalarının sahiplerinin müracaatı üzerine bedeli karşılığında yapılacağı, Kadastro Komisyonunun,arazi çalışmalarının atama merkezleri dışında yapılması halinde arazi tazminatı yerine yurtiçi gündeliği ödeneceği hükümleri getirilmiştir. 9. Maddede yapılan değişiklikle; Evvelce sınırlaması yapılan yerlerde vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan fenni hataların orman kadastro komisyonlarınca düzeltilmesine imkan sağlanmıştır. Ayrıca, “kadastrosu yapılan ormanların sınır noktaları sabit taş ve beton kazıklarla tespit edilir. Tespit edilen sınır noktalarının tahrip edilmesi veya yerlerinin değiştirilmesi yasaktır” hükmü getirilmiştir. Kadastro ve diğer ormancılık hizmetleri için gerekli hava fotoğrafları ve haritaların Orman Genel Müdürlüğünce yapılması veya yaptırılması imkanı sağlanmıştır. 10. Maddede yapılan değişiklikle; Orman kadastro haritalarının yapılması, ölçme, hesap, tersimat ve aplikasyon işleminde sorumluluk harita mühendislerine verilmiştir. 11. Maddede yapılan değişiklikle; Orman kadastrosunun 6 aylık ilan süresi içerisinde Orman İşletme Müdürlüklerine aktif olarak dava açma yetkisi tanınmıştır. Hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında hasımın Orman Genel Müdürlüğü, 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında hasmın Çevre ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasmın; Gerçek ve tüzel kişiler ile Çevre ve Orman Bakanlığı olacağı hükümleri getirilmiştir. Uygulamalar ile orman sınırları dışına çıkarılan (2. madde, 2/A ve 2/B) fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerlerin, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceği ve orman vasfıyla tescil edileceği de hükme bağlanmıştır. Bu maddede de “sınır noktaları ile ölçü işinde kullanılan tüm noktalardaki taş, beton kazık ve diğer işaretler Orman Genel Müdürlüğünce korunur. Noktaların tahribatı veya yerlerinin değiştirilmesi yasaktır.” Hükmü getirilmiştir. 171 12. Maddeye bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkrada “Orman kadastrosu ve 2. madde uygulamaları yapılıp kesinleşmiş ormanlarda, gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurun ve kuruluşlarınca orman sınırlarının arazi üzerine aplikesi talepleri her yıl Orman Genel Müdürlüğünün teklifi ve Çevre ve Orman Bakanlığının onayı ile belirlenen tarifeler üzerinden ücreti karşılığı yapılır” hükmü getirilmiştir. 2006 yılında bu hizmetler karşılığı tahsil edilecek bedeller, Orman Genel Müdürlüğünün 06.02.2006 tarih ve 286 sayılı emirleri ekindeki 03.02.2006 tarih ve 6 sayılı Orman Bakanlığı olurlarında belirtilmiştir. 03.03.2005 Tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı, Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Bu Kanunla değiştirilen, Kadastro Kanunu’nun değişik 3. maddesi ile “Kadastro Hizmetlerinin ihale yolu ile yaptırılabileceği, 2 ya da 1 kadastro teknisyeni ile kadastro ekibi kurulabileceği” hükmü getirilmiştir. Orman kadastro komisyonlarının, önceki yıllarda hem 6831 sayılı Orman Kanunu ve bu kanunun bazı maddelerini değiştiren 3302 ve 3373 Sayılı Kanuna göre orman kadastrosu hem de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi uyarınca orman sınırlarının tespiti ve orman sınırları dışına çıkarma işlemi yapılmaktayken, 2005 yılında 3402 sayılı kanunda değişiklikler yapılmış ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesiyle “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak, bu çalışmalarda kadastro ekibine, Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya orman mühendisi ile Tarım Müdürlüklerince görevlendirilecek bir ziraat yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren yedi gün içerisinde iştirak ettirilmesi zorunludur. Bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar re’sen devam ettirilir. Ormanla ilgili yapılan itirazların incelenmesinde kadastro komisyonuna da itiraza konu tespitlerde görev almayan Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatınca görevlendirilecek bir orman yüksek mühendisi veya orman mühendisi ile tarım müdürlüklerince görevlendirilecek bir ziraat yüksek mühendisi veya ziraat mühendisi iştirak ettirilmesi zorunludur. Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmı ilana alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır. Orman Kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur” hükmü getirilmiştir. Değişik 22. maddesi ile evvelce kadastrosu yapılan yerlerde yapılacak işlemler düzenlenmiştir. Değişik 41. maddesi ile hataların düzeltilmesi işlemlerinin ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Kadastro Kanunu’na eklenen Geçici 7. madde ile de “6831 Sayılı orman Kanunu’na göre başlanılan orman kadastrosunun, bu kanun hükümlerine göre orman kadastro komisyonlarınca sonuçlandırılacağı” hükmü getirilmiştir. 6.2. Orman Kadastrosunun Hukuki Dayanağı Orman kadastrosu ile ilgili hükümler, 6831 sayılı orman kanununun 7., 8. ve 9. maddelerinde yer almaktadır. (Değişik: 5/6/1986 - 3302/2 md.) (Değişik birinci fıkra: 5/11/2003 - 4999/3 md.) Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde (2/A ve 2/B) uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş 172 yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır. Orman Kadastrosu Komisyonları (6831/7) (Ek fıkra: 5/11/2003 - 4999/3 md.) Orman kadastro komisyonlarınca ormanların kadastrosu ve devlet ormanlarında yapılacak 2.B bendi uygulamaları resen, 2(A) bendi uygulamaları müracaatın değerlendirilmesi ve Bakanlığın onayı ile bedelsiz olarak, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ve hususi ormanlarda 2(B) bendi uygulamaları ise bu ormanların sahiplerinin müracaatı üzerine bedeli karşılığında yapılır. Orman kadastro komisyonları, Çevre ve Orman İşleri Bakanlığınca atanacak bir orman yüksek mühendisi veya orman mühendisinin başkanlığında, bir orman yüksek mühendisi, orman mühendisi veya bunların bulunmaması halinde orman teknikeri, bir ziraat yüksek mühendisi veya ziraat mühendisi veya bunların bulunmaması halinde ziraat teknisyeni, Mahalli ziraat odalarınca bildirilecek bir temsilci ile beldelerde belediye encümenince, köylerde köy muhtarlığınca bildirilecek bir temsilci olmak üzere bir başkan ve dört üyeden teşekkül eder. Orman Kadastro Bölgelerinin Belirlenmesi (6831/8) (Değişik: 5/6/1986 - 3302/3) Orman kadastrosunun ve bu Kanunun 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin yapılacağı il ve ilçeler, Çevre ve Orman Bakanlığınca belirlenir. Kadastro çalışmalarının yapılacağı yerler en az bir ay önce radyo ve diğer yayın araçları ile ilan olunur. Orman kadastrosu ve sınırları dışına çıkarma işlerine ait arazi çalışmalarının başlama tarihi ise, orman kadastro komisyonu tarafından en az 15 gün önceden çalışacak belde ve köylerle bunlara bitişik belde ve köylerin uygun yerlerine asılarak ilan edilir. İlan işlemlerine ait usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Orman Sınırlarının Belirlenmesi (6831/9) (Değişik: 23/9/1983 - 2896/5 md.) İlan işleri tamamlanan belde ve köylerde kadastrosu yapılacak ormanların sınırları komisyonlarca, arazi üzerinde belirlenir, ölçülür, varsa hava fotoğraflarına işaretlenir ve bu işlemler tutanakla tevsik edilir. Bu tutanak; sınırlandırılan ormanların işletme şeklini, ihtiva ettikleri ağaç türlerini, mülkiyet ve diğer ayni hakları, sınırda bulunan taşınmaz malların cinsini, maliklerinin ve işgal edenlerin ad ve soyadını, gösterilen veya verilen belgelerin tarih, numara ve nitelikleri ile ilgililer tarafından yapılan itirazları kapsayacak şekilde düzenlenir. Tutanaklar (6831/9) (Değişik üçüncü fıkra: 5/6/1986 - 3302/4 md.) Tutanaklar, orman kadastrosu ve bu Kanunun 2(B) bendinin uygulamalarında her belde ve köy için, (A) bendinin uygulamasında ise bir veya birden fazla köy ve belde veya ilçe hudutları içinde kalan bütün köyler için tutulur ve tutanak defterine yazılır. Bu tutanaklar komisyon başkanı, üyeler, bilirkişiler ve hazır bulundukları takdirde orman içinde veya bitişiğinde taşınmaz mal sahibi olanlar ile kullananlar veya kanuni mümessilleri veya vekilleri tarafından imza edilir. 6.3. Orman Kadastrosu Uygulamaları Kadastrosu çalışmaları sınırlandırma, tespitte bulunma, ölçü ve hesaplamaların yapılması ile tescil faaliyetleri olmak üzere 4 aşamadan oluşur. Sınırlandırma, çekişmesiz 173 sınırlarının arazide gösterilmesidir. Tespit faaliyeti konu olan arazinin malikinin veya maliklerinin belirlenmesidir. Ölçü, hesap, çizim işleri; parselin ölçülmesi ve ölçülen değerlerden sayısal veya çizgisel bilgiler üretilmesidir. Son aşama olan tescil faaliyeti ise parselin, hak sahibi veya sahipleri adına tapuya kaydedilmesidir. Orman kadastrosu çalışmalarında öncelikle arazinin orman olup olmadığı belirlenir. Orman olan araziler için ise devlet ormanı mı özel orman mı olduğuna karar verilir. Bir yerin orman olması için, 6831 sayılı orman kanununda belirtilen tanıma uyması ve yasada yapılan değişikliklerle tanım dışına çıkartılmış alanlardan olmaması gerekir. Bir yerin devlet ormanı olabilmesi için ise sahipsiz arazilerde doğal olarak yetişmiş orman olması, 4785 sayılı yasa ile devletleştirilen, 5658 sayılı yasa ile iade edilmeyen arazilerden olması ya da devlet ve kamu kurumlarınca ağaçlandırılan alanlardan olması gerekir. Bir yerin orman olup olmadığını belirlemeye yönelik incelemelerin, Orman yüksek mühendisi veya Orman mühendisi bilirkişiler tarafından yapılması şarttır. Tespit yapılacak alanda hiç orman tahdidi yapılmamışsa ve o yerin mülkiyetine yönelik bir belge yoksa o yerin orman olup olmadığı 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Kanunlar ve 6831 Sayılı Kanunun 1.’inci Maddesi çerçevesinde uzman teknik elemanlarca bilgi ve belgeler (Memleket haritaları, amenajman planları, hava fotoğrafları vs.) ile arazi bulguları esas alınarak tespit yapılacaktır. Tespit yapılacak alanda hiç orman tahdidi yapılmamış olmakla birlikte mülkiyete yönelik tapu kaydı var ise, bu durumda tapu kaydının tarihine bakılacak, tarihin 4785 Sayılı Kanunun Yürürlük tarihi olan 13.07.1945 tarihinden önceye ait olması halinde, bu yerin 4785 Sayılı Kanunla devletleştirilen yerlerden, 5658 Sayılı Kanunla da iadeye tabi yerlerden olup olmadığı araştırılacaktır. Yerin 4785 Sayılı kanunla devletleştirilen yerlerden olduğunun ve 5658 Sayılı Kanunla iadeye tabi yerlerden olmadığının tespiti halinde tapunun hukuki değerini kaybettiği kabul edilecektir. Bu yerin iadeye tabi yerlerden olması halinde ise, bu yerle ilgili tapu yeniden hukuki değerine kavuşacak, ihtilaflarda geçerli belge olarak kabulü gerekecektir. Tahdit görmeyen devlet ormanlarına bitişik yerlere ait kayıtlar miktarlarına göre geçerlidir. Fazlalık miktarın orman olduğunun kabulü gerekir. Zira bu sınır değişebilir ve orman aleyhine genişletilmeye elverişli bir sınırdır. Tespiti yapılacak yerin ormana bitişik makilik ve fundalık alan olduğu anlaşılırsa “ Funda ve Makilik sahaların tespitine ait talimat” ın 6 ve 9’ uncu Maddelerinde belirtildiği gibi, toprağın erozyona tabi olup olmadığı, böyle bir tehlikenin bulunup bunmadığı, toprağın sığlığı ve vasfı, kayma tehlikesi bulunup bulunmadığı, meylin % 12 den fazla olup olmadığı, hususları incelenecek, inceleme; yalnız makilik ve fundalık sahaya inhisar ettirilmeyerek çevresinin de erozyon ve sel zararı yönünden jeolojik, klimatolojik, topoğrafik ve edafik faktörleri de göz önünde bulundurularak toprak muhafaza karakteri taşımadığı belirlenecektir. Bu bilgiler ışığında yerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı tespit edilecektir. Tahdit 4785 Sayılı Kanunun Yürürlük tarihi olan 13.07.1945 tarihi öncesinde 3116 Sayılı Kanun uyarınca yapılmışsa ve sonradan kesinleşmiş yeni bir tahdit işlemi yapılmamışsa, 3116 Sayılı Kanun sadece devlet ormanların kadastrosuna yönelik olup, 4785 Sayılı kanunla özel mülkiyete konu yerlerde orman sayıldığından çalışma alanının tüm orman alanını kapsadığından bahsedilemez. Çünkü 3116 Sayılı Kanun uyarınca sahipli yerler orman dışında tutulmuştur. Bu durumda, bir yerin orman olup olmadığının tespitinde orman tahdit harita ve tutanaklarının tatbiki ile yetinilmeyecek, 4785 Sayılı ve 5658 Sayılı Kanunlar uygulamaları ile 6831 Sayılı Kanunun 1. Maddesindeki orman tarifi çerçevesinde yukarda belirtilen ayırt edici hususlar gözetilerek inceleme yapılacaktır. 4785 Sayılı Kanunla devletleştirilme yapılıp yapılmadığının tespitinde arz üzerinde mevcut ağaçların yada kesilmiş ise ve varsa kütüklerinin yaşları da esas alınmalıdır. 174 Yapılan orman tahdit çalışmaları sonucunda tahdit kesinleşmiş ve o yer orman sınırları içerisinde yer almışsa, varsa o yere ait tapu kaydı hukuki geçerliliğini yitirir. O yer orman alanı olarak belirlenmiş olur. Bu yerlerin sonradan tahdit kapsamı dışarısına çıkarılmaları önceki tapu kaydına hukuki geçerlilik tanımaz; bu yerler hazine adına tescil edilir. 1744 Sayılı Kanunun yürürlük tarihinde 2. Madde çalışmaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin eski tapu sahipleri adına tescilleri mümkün iken, bu hüküm 2896 Sayılı Kanun uygulamasında yürürlükten kaldırılmıştır. Orman Kadastrosu kesinleşen yerlere sınır teşkil eden arazilerin geçeli kayıtlarındaki miktar fazlası yerler 20 yıl nizasız ve fasılasız malik gibi, zilyetlikle kazanılabilir. İtilaflı alanın orman tahdit alanı dışında kalmakla birlikte, kendiliğinden ağaçlanmış hazine arazisi olması durumunda da, 6831 Sayılı kanunun 1. Maddesinde belirtilen özellikler bulunmakta ise bu yer ormanlık alanı olduğu kabul edilmelidir. Çünkü ormanların mülkiyeti zaten hazineye aittir ve belirtilen yer 1. Maddede belirtilen orman tarifi kapsamına girmekte, istisnalar kapsamına ise girmemektedir. 2896 ve 3302 Sayılı Kanun Uygulamalarında herhangi bir nedenle orman tahdit sınırları dışında bırakılan yerlerde, yeniden orman tahdidi çalışması yapılabilmesi imkanı var iken, 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3373 Sayılı kanunla bu imkan ortadan kaldırılmıştır. Ancak 4999 Sayılı Kanunla değiştirilen 6831 Sayılı Kanunun 7. Maddesine göre; evvelce sınırlaması yapılmış olup ta herhangi bir nedenle kalmış ormanların orman kadastrosunun yapılabileceği hükmü yeniden getirilmiştir. Bu hükme göre yapılacak çalışmalar ikinci kadastro sayılamaz. Orman kadastro çalışmaları ilanla başlayıp ilanla sonuçlanmaktadır. Çalışma yapılacak köy veya belde ile komşu köylere arazi çalışmasına başlanılmadan en az 15 gün önce çalışma yapılacağına dair ilanlar verilir. Bu ilanda; Komisyonun hangi köy ve beldede çalışma yapacağı, ormanların içinde veya bitişiğindeki taşınmazların sahiplerinin veya kanuni temsilcilerinin veya vekillerinin hazır bulunmaları, hazır bulunmadıkları takdirde çalışmalara yokluklarında devam edileceği belirtilir. Ayrıca ilgili İşletme Müdürlüğü ile illerde defterdarlık, ilçelerde mal müdürlüklerine çalışmaya başlanılmadan en az 15 gün önce çalışma yapılacağı bir yazıyla bildirilir(Yönetmelik Madde:19) .15 günlük ilan süresi dolmadan arazi çalışmasına başlanılamaz. Bilindiği üzere; Orman Kadastro Komisyonları Bakanlıkça atanan başkan ve iki üye ile Ziraat Odası Başkanlığınca görevlendirilecek bir temsilci üye ve köylerde köy muhtarlığı beldelerde belediye başkanlığınca görevlendirilecek temsilci üye olmak üzere 5 kişiden kurulmaktadır. Komisyonun kanuni kuruluşunun tamamlanması için birer yazıyla ilgili Ziraat Odası Başkanlığı ile köylerde köy muhtarlığı, beldelerde belediye başkanlığından temsilci üyeleri görevlendirilmesi talebinde bulunulur (Yönetmelik Madde:6). Yine köylerde köy muhtarlığı beldelerde belediye başkanlığından, yüz kızartıcı bir suçtan ceza almamış 40 yaşından büyük ve mahalli özelliklerini, taşınmaz malların eski ve yeni sahiplerini, taşınmaz malların bulunduğu yerlerin mahalli adlarını bilen kişilerden olmak üzere bir asil bir yedek bilirkişi isminin bildirilmesi talep edilir (Yönetmelik Madde:7). Çalışma yapılacak köy veya beldenin bağlı bulunduğu il valiliği ile ilçe kaymakamlığına yazılacak birer yazı ile yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verilir. Orman Kadastro Komisyonlarınca arazi çalışmalarına başlanılmadan önce; 1. İlgili Orman İşletme Müdürlüklerinden çalışma alanlarıyla ilgili olarak, a) Yürürlükten kaldırılan, 3116 sayılı Orman Kanununun geçici 1 nci maddesine göre kamulaştırılmış bulunan ormanlara ait bilgileri, b) 4785 sayılı Kanunla devletleştirilen ormanlara ait bilgi ve belgeleri, c) 6831 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre orman rejimine alınmış yerlere ait bilgi ve belgelerini, 175 ç) 6831 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (B) bendine göre, devlet ormanı olarak ağaçlandırılan ve ağaçlandırılacak yerlere ait bilgi ve belgeleri, d) 6831 sayılı Kanunun 23 ve 24 üncü maddelerine göre muhafazaya ayrılmış veya kamulaştırılmış yerlere ait bilgi ve belgeleri, e) 6831 sayılı Kanunun 1744 ve 2896 sayılı kanunlarla değişik 2.–2/B madde uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlere ait bilgi ve belgeleri, f) Orman yetiştirilmek üzere kamulaştırılmış yerlere ait bilgi ve belgeleri, g) Tüzel kişiliğe sahip ve gerçek kişilere ait ormanlara ait bilgi ve belgeleri, h) Mülkiyet anlaşmazlığının orman sayılıp sayılmama yönünden tetkik ve hâlli mahkemeye intikâl etmiş yerlere ait kesinleşme şerhi bulunan mahkeme kararları, bilirkişi raporları, harita ve krokileri kapsayan bilgi ve belgeleri, ı) Millî park alanları, tabiat parkları ve tabiatı koruma alanlarına ait bilgi ve belgeleri, i) Ormanlarda 6831 sayılı Kanunun 17 nci maddesi kapsamına giren açma, işgâl ve yerleşmeler için açılmış davalarla, kesinleşmiş olanlara ait suç tutanakları, kesinleşme şerhi bulunan mahkeme kararları, bilirkişi raporları, harita ve krokileri kapsayan bilgi ve belgeleri, j) 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ile bu Kanunu değiştiren 6777 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre devlet ormanlarında imar ve hak sahiplerine tahsis ve temlik amacı ile yetkili heyetlerce tespit, tefrik ve parselasyonu yapılmış ise bu işe ait kroki, harita ve tutanakları, k) 5653 sayılı Kanunun 1 nci maddesinin (e) bendi uygulamalarını gösterir, makilik ve orman sahalarının tespitine ait yönetmelik ile 6831 sayılı Kanununun 1inci maddesinin (j) bendi uygulamasını gösteren funda ve makilik sahaların tespitine ait talimatname, gereğince yapılmış tespit ve tefrik ve parselasyon işlerine ait harita ve tutanakları, l) 5658 sayılı Kanun kapsamında iade edilen ormanlara ait harita ve tutanakları, m) 6831 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi ile aynı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik geçici 1 inci maddesine göre yapılmış bildiri, gerekçeli mütalâa, tutanak ve arza uygulanabilecek nitelikteki harita ve krokileri, n) Yangın görmüş sahalara ait belge harita veya krokileri, o) İzin veya irtifak hakkı verilmiş sahalara ait bilgi ve belgeleri, p) 4342 sayılı Mera Kanunu çalışmalarına ait bilgi ve belgeleri, (Yönetmelik Madde:20) 2. Orman kadastrosu yapılacak yerlerin daha önce tapulaması yapılmış ise orman sınırına mücavir taşınmazlara ait kadastro pafta örnekleri, gerekli diğer bilgi ve belgeler Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden,(Yönetmelik Madde:21) 3. Belde ve köy sınırlarına ait belgelerin tasdikli örneği ile belde ve köylere bağlı mahalle adlarını gösterir tasdikli liste örneği, mera alanları ile ilgili bilgi ve belgeler mülki amirlikler kanalı ile ilgili kurumlardan, (Yönetmelik Madde:22) Birer yazı ile talep edilir. Orman İşletme Müdürlükleri; Orman Kadastro Komisyonlarınca istenen bilgi ve belgeleri en geç bir ay içinde Komisyonlara bildirmekle görevli ve sorumludurlar. Komisyon başkanlıklarınca süresinde verilmeyen, eksik veya yetersiz verilen bilgi ve belgeler için tekrar talepte bulunulur. Ayrıca durum bölge müdürlüğüne bildirilerek çalışmalara başlanılır. Komisyonca istenen bilgi ve belgeleri vermeyenler veya eksik verenler hakkında genel hükümlere göre işlem yapılır. Çalışacağı köy ya da belde ile ilgili bilgi ve belgelerini toplayan Orman Kadastro Komisyonu başkanı köy veya belde temsilci üyesi ile ziraat odası temsilci üyesini ve bilirkişileri çalışmaya başlanılacak tarihi belirtir bir yazı ile göreve davet eder. Çalışmaya başlanılacağı tarihte, köy ya da belde ile ilgili olarak temin edilen tüm bilgi ve belgeler ile altlık harita, hava fotoğrafı vb. belgelerle çalışma yapılacak yerleşim birimine gelinir. 176 Komisyonun yasal kuruluşu sağlanmak suretiyle “İşe başlama tutanağı” tanzim edilerek arazi çalışmalarına başlanır. İşe başlama tutanağında; çalışma yapılacak belde veya köyün daha önce yapılmış orman tahdit veya kadastrosu ve tapulama çalışmaları gibi mülkiyetle ilgili konularda açıklama yapıldıktan sonra hukuki kuruluşun ve katılımın tam olduğu, ilanların ve ilgili birimlere bildirimlerin yapıldığı açıklanarak orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına başlamada hukuki ve idari bir engel bulunmadığı belirtilir.(Talimat Madde:19) İşe başlama tutanağının tanziminden sonra orman kadastrosuna başlanır. Ormanın kuzeybatı köşesinden başlanmak ve kırıklara OS numarası tesis etmek ve birbirini takip eden numaralar vermek suretiyle çalışmaya devam edilir. Bu çalışmalarla ilgili olarak da sınırlandırma tutanakları düzenlenir. Bu tutanakların günlük olarak mürekkepli kalemle okunaklı ve düzgün bir şekilde arazide düzenlenip imzalanması gerekir. Bu tutanaklarda; çalışmaya katılan başkan ve üyelerin ad ve soyadları, çalışmaya başlanan yerin mahalli adı, hava fotoğraflarının kolon, film ve fotoğraf numaraları ve bunları kullananların adları, kullanılan ölçü aletinin cinsi, markası, numarası ve aleti kullananların adları, sınır noktasının cinsi, yerleri, orman sınırının gidiş yönü ve şekli, sınırlandırılan ormanın işletme şekli, ihtiva ettiği ağaç türleri, mülkiyet ve diğer ayni hakları, orman sınırında bulunan taşınmaz malların cinsi, maliklerinin adı ve soyadı, ölü ise varislerinin adı ve soyadı, gösterilen veya verilen belgelerin tarih ve numarası ve kısaca nitelikleri ile belgelerin ve ileri sürülen iddiaların ret veya kabul sebepleri açık olarak yazılır. Günlük çalışma sonunda tesis edilen orman sınır noktaları ve bu noktaları birleştiren orman sınır hatları detaylı tarifle tereddüde mahal bırakmayacak şekilde karara bağlanır. Bu karar komisyon başkan ve üyeleri ile bilirkişiler ve hazır bulunanlarca imzalanır (Talimat Madde:20). Bu şekilde çalışmaya devam edilir ve ormanın dış sınırlaması bitirildikten sonra iç parsellere geçilir. İç parseller dahil bir ormanın sınırlandırması bitirilmeden diğer ormana geçilmez. Köy veya beldedeki bütün ormanların sınırlandırması tamamlandıktan sonra, 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesine göre 31.12.1981 tarihinde önce orman niteliğini kaybetmiş yerlerin tespitine başlanır. 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin kırıklarına da OS noktaları tesis edilir ve bu noktalara 2001 başlanarak müteselsilen numaralar verilir. Bu çalışmalar tutanaklarla sabit hale getirilir. Bu tutanaklarda; çalışmaya katılan başkan ve üyelerin ad ve soyadları, çalışmaya başlanan yerin mahalli adı, ormanın adı, hava fotoğraflarının kolon, film ve fotoğraf numaraları ve bunları kullananların adları, kullanılan ölçü aletinin cinsi, markası, numarası ve aleti kullananların adları, sınır noktasının cinsi, yerleri, gidiş yönü, orman niteliğini kaybeden yerin niteliği ve işgalcisinin adı-soyadı açıkça yazılır. 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığına dair karar yazılarak orman sınır tutanağında olduğu gibi komisyon başkan ve üyeleri ile bilirkişiler ve hazır bulunanlarca imzalanır. Bu şekilde, köy veya beldedeki bütün ormanların sınırlandırması ile orman niteliğini kaybetmiş yerlerin orman sınırları dışına çıkarma işlemi tamamlandıktan sonra işi bitirme tutanağı tanzim edilerek köy veya beldedeki arazi çalışmaları tamamlanır. Arazi çalışmalarından sonra büro çalışmalarına geçilir ve büro çalışmalarında; arazide yapılan ölçüye göre hasep işi bitip, orman sınır noktalarının ülke koordinat sistemine dayalı koordinatları hesaplanarak haritalarına aktarılır ve bu suretle orman kadastro haritaları oluşturulur. Yine orman sınır noktası koordinatlarına göre orman alanları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin alanları hesaplanarak alanlar cetveli düzenlenir. Arazide tutulan tutanakların suretleri hazırlanır. Bu şekilde hazırlanan orman kadastro dosyası şekli ve hukuki inceleme için Orman Bölge Müdürlüğüne gönderilir. Orman Bölge Müdürlüğünce şekli ve hukuki inceleme için 3 177 kişiden teşekkül bir heyet kurulur. Ayrıca bu heyete ilgili İşletmesinden de mutlaka bir kişi iştirak ettirilir. Bu heyet yapılan orman kadastro çalışmalarını şekli ve hukuki yönden inceler. Bu incelemenin mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekir. Şekli ve hukuki noksanlık varsa gerekçelerini yazmak ve belgelerini de eklemek suretiyle olması gereken yasal orman sınırını da belirtir bir tutanak düzenlenir. Şekli ve hukuki bir noksanlık yoksa bulunmadığına dair bir tutanak düzenlenir. Bu tutanaklar bir yazıyla ilgili Orman Kadastro Komisyonuna intikal ettirilir. Orman Bölge Müdürlüğünce kurulan heyet tarafından tanzim edilen ve Komisyona intikal ettirilen tutanak ve eklerine göre Orman Kadastro Komisyonunca yapılan incelemelerde; belge ve gerekçelerin karar değişikliğini icap ettirmesi halinde evvelce alınmış olan karar iptal edilerek, yeni yapılan düzeltme şekline uygun olarak Komisyonca yeni karar alınır. Tutanaktaki belge ve gerekçelerin önceden alınan komisyon kararında değişiklik yapılmasını gerektirmemesi halinde, durum düzenlenecek tutanakta gerekçeleriyle birlikte açıklanır. Orman Bölge Müdürlüğünce kurulan heyet tarafından tanzim edilen tutanaktaki belge ve gerekçelere uyulup düzeltme yapılması ya da belge ve gerekçelerin uygun görülmeyip düzeltme yapılmaması halinde de Orman Bölge Müdürlüğünce aynı yerde ikince defa şekli ve hukuki düzeltme talebinde bulunulamaz. Şekli ve hukuki incelemelerin, varsa düzeltmelerin yapılması sonrasında Komisyonca sonuçlandırma tutanağı düzenlenir. Düzeltilmiş olan orman kadastro dosyası bütün ek ve belgeleriyle birlikte iki nüsha olarak Orman Bölge Müdürlüğüne gönderilir. Orman Bölge Müdürlüğünce, dosyalardan bir nüshası onay için ilgili Valiliğe gönderilir. Valilik onayı alınan dosya, onay yazısıyla birlikte askı ilanı için tekrar Orman Kadastro Komisyonuna intikal ettirilir. Valilikçe onaylanan orman kadastro çalışmasına ait tutanak suretleri haritaları ile birlikte Orman Kadastro Komisyonunca ilgili köy veya beldenin uygun bir yerine asılmak suretiyle ilan edilir. Bu ilanda; a) Belde ve köy çalışma alanı hudutları içindeki ormanların sınırlamasının ve 2/B madde uygulamasının bitirildiği, b) Çalışmaların ilgili valilikçe hangi tarihte onaylanarak yürürlüğe girdiği, c) Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine Çevre ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin itiraz edebilecekleri, d) Altı ay içinde itiraz davası açılmadığı takdirde komisyon kararlarının kesinleşeceği ve bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, ilk defa orman kadastro çalışmaları yapılan belde veya köylerde tapulu gayrimenkullerin orman sınırları içerisinde kalması halinde tapu sahiplerinin 10 yıllık süre içerisinde dava açabilecekleri, e) Hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında hasmın Orman Genel Müdürlüğü, orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında ise hasmın Çevre ve Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü, Çevre ve Orman Bakanlığınca açılacak davalarda ise hasmın uygulama sonucunda lehine hak doğmuş gerçek ve tüzel kişiler olduğu, Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasmın, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler ile Çevre ve Orman Bakanlığı olduğu, f) Bu ilânın ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmünde olduğu, Açıkça belirtilir. 178 Bu ilândan sonra; tutanak örnekleri ve haritalar ile ilânı tevsik eden belgeleri ihtiva eden dosya komisyonca Orman Bölge Müdürlüğüne, İşletme Müdürlüğüne ve illerde Defterdarlık ilçelerde Mal Müdürlüklerine, aynı gün birer yazı ile elden teslim edilir. Askı tarihi beldelerde belediye encümeninin, köylerde ihtiyâr heyetlerinin tasdik edecekleri belgelerle; ilgili Orman İşletmesine ve illerde Defterdarlık ilçelerde Mal Müdürlüklerine, teslim edildiğine dair tebliğ yazısının 2’nci nüshasına alındı şerhi verilmek suretiyle tevsik olunur. Bu belgeler komisyon dosyasında saklanır. Orman kadastro komisyonları sınırlamasını ve 2/B madde uygulamasını tamamlayıp belde ve köylerde ilân ettikleri dosyaların bir adedini Genel Müdürlüğe gönderir. İlan süresi 6 ay olup, bu süre içerisinde bu çalışmalara karşı itirazı olan özel ve tüzel kişilerce kadastro mahkemesine itiraz davası açılabilir. Orman Bölge Müdürlüğünce kurulan şekli ve hukuki noksanlıkları inceleme heyetince tanzim tutanaktaki gerekçelerin ve eki belgelerin uygun görülmeyip düzeltme yapılmaması halinde, Komisyonun aldığı karar uygun görülmez ise 6 aylık bu ilan süresi içerisinde, şekli ve hukuki inceleme heyetince düzenlenen gerekçeli rapor doğrultusunda Komisyon kararının iptali için Orman Bölge Müdürlüğünce de yargıya itirazla dava açılabilir. 6 aylık askı ilan süresi hak düşürücü süre olup, bu süre içerisinde dava açılmaz ise çalışmalar kesinleşir. Ancak tapulu gayri menkuller için tapu sahiplerinin on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur. 6.4. Orman Kadastro Haritalarının Düzenlenmesi Orman kadastro komisyonları, önceki yıllarda hem 6831 sayılı Orman Kanunu ve bu kanunun bazı maddelerini değiştiren 3302 ve 3373 Sayılı Kanuna göre orman kadastrosu hem de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi uyarınca orman sınırlarının tespiti ve orman sınırları dışına çıkarma işlemi yapmaktayken, 2005 yılında 3402 sayılı kanunda değişiklikler yapılmış ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun, 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesiyle “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Hükmünün getirilmesi ile artık ayrı bir kadastro haritası yapılmasına son verilmiştir. Bu yeni düzenleme ile genel kadastro haritaları aynı zamanda orman kadastrosu haritaları olarak da kullanıma girmiştir. Geçmişte orman kadastrosu haritaları 1/25.000 ölçekli Standart Topoğrafik Haritalardan üretilen 1/10.000 ölçekli haritalar olarak düzenlenmekte idi. Bu haritalarda orman sınırları ile özel ve tüzel kişiliklere ait mülkiyetlerin sınırları Orman Sınır Noktaları ile belirlenen hatlar ile birbirinden ayrılmaktadır. Genel kadastro çalışmalarında üretilen 1/2.000 ölçekli kadastro haritaları ile bu haritalar, gerek harita teknik özellikleri ve gerekse de ölçekleri itibarıyla uyum sorunu oluşturduğu için birçok itilaf oluşmuştur. Günümüzde uygulanmakta olan 5304 sayılı kanun ile bu uyum sorunları aşılmış ve harita üretimi ve tescil işlemleri Kadastro Müdürlüğüne devredilmiştir. Şekil 168’de, 5304 sayılı kadastro kanununa göre yapılmış bir kadastro haritası görülmektedir. 179 139 1 OS 125 ORMAN OS 124 OS 117 OS 118 OS 119 OS 123 OS 120 OS 122 OS 121 Şekil 174. Kadastro haritası Kadastro haritasında özel ve tüzel kişiliklere ait araziler ile devlete ait ormanlar birlikte ölçülüp, malikler parsel üzerlerine yazılmaktadırlar. Devlete ait ormanlar, çalışma alanındaki (köy ve belediye sınırları) farklı ada numaralarının 1 nolu parseli olarak haritalandırılırlar. Yukarıdaki haritada köy arazisinin 139 adasındaki 1 numaralı parselinin “orman” alanı olarak ölçümü ve haritalandırılması görülmektedir. 1 nolu parsele komşu parsel numaraları ve malikleri de belirtilmiştir. Orman arazisi ile özel mülkiyet alanları arasında ise orman sınırlarını gösteren “OS 121” sınır noktaları tespit edilerek zemine işaretlenir. Kadastro krokisi yukarıdaki haritada standart topoğrafik harita üzerinde gösterilmiştir. Sınırların belirlenmesinde, bu haritaların yanında, eski tarihli hava fotoğrafları ile meşcere haritaları ve zemindeki fiili durum da dikkate alınmaktadır. Orman Genel Müdürlüğü 6831 sayılı orman kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışarısına çıkarılan alanların ölçümü ve tescil işlerine devam etmektedir. Aşağıdaki harita 2/B uygulaması gereğince üretilen haritalara örnektir. 180 Şekil 175. Orman kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarma haritası Şekil 176. GPS verilerinin değerlendirilmesi 181 Gerekli düzeltmelerin yapılmasından sonra bu veriler CBS yazılımlarında kullanılabilmesi için DXF (Data Exchage Format) formatına kayıt yapılır. Günümüzdeki birçok CBS yazılımı kendi içerisinde de doğrudan GPS den veri alabilmektedirler. Verilerin CBS yazılımına aktarılmasından sonra istenen hesaplama ya da planlama işlemleri doğrultusunda birçok analiz gerçekleştirilebilir. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS-GIS) ve Küresel Konum Belirleme Sistemi (GPS) ile birlikte, ölçek değiştirme, haritaların güncelleştirilmesi, koordinat değerlerinin atanması, alan ölçümleri gibi ayrıntılar hatasız, kolay ve süratle yapılabilmektedir. Ayrıca boyama, özel işaretler, küçültme-büyültme ve çoğaltma gibi teknik ayrıntılar da hızla ve kolaylıkla yapılabilir. KAYNAKLAR 1. Acar, H.H., Gümüş, S., “Değişik Amaçlı Orman Haritaları Yapımı Ve Sorgulamalarında Coğrafi Bilgi Sistemleri Uygulamaları”, Kafkas Üniversitesi Artvin Orman Fakültesi Dergisi, Cilt 1 (1), 34-44 s., 2000. 2. Acar, H.H., Gümüş, S., “Orman Yol Ağı Planlanmasında Teknik Bilgi ve Haritaların Coğrafi Bilgi Sistemleri Yoluyla Belirlenmesi”, Cumhuriyetimizin 75. Yılında Ormancılığımız Sempozyumu, “Bildiri Kitabı”, 442-450 s., İstanbul, Türkiye, Ekim 1998. 3. Acar, H.H., Gümüş, S., Turan, S., Akgündüz, E., “Orman Kadastrosu Haritaları Üretiminde GIS ve GPS Kombinasyonu Uygulaması”, Doğu Karadeniz Bölgesinde Kadastro ve Mülkiyet Sorunları Sempozyumu, “Bildiriler”, 127-134 s., Trabzon, Türkiye, Ekim 1999. 4. Acar, H.H., Gumus, S., Yoshimura, T., Gandeseca, S., Topalak, Ö., Eroglu, H., Eker, M., Aricak, B., “GPS/GIS usage on Forest Boundary Points Surveying and Mapping”, International Symposium on Geographic Information System, Proceedings GIS 2002, 1-6 pp., Istanbul, Turkey, September 2002. 5. Acar, H.H., Yavuz, A., Eroğlu, H., Doğu Karadeniz Bölgesinde Orman Kadastrosu Çalışmaları, Doğu Karadeniz Bölgesinde Kadastro ve Mülkiyet Sorunları Sempozyumu, “Bildiriler”, 219-228 s., Trabzon, Türkiye, Ekim 1999. 6. Akay, A., Harita ve Kadastro Ders Notu, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, 2010. 7. Anonim, Ölçme teknikleri ders notu, www.gencharitaci.net 8. Arıcak, B., Çalışkan, E., Gümüş, S., Acar, H.H., “Orman Yollarının Uzaktan Algılama ve CBS ile Planlanmasının Değerlendirilmesi”, TMMOB Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi, “Kongre Bildiri Kitabı”, 6 s., Trabzon, 2007. 9. Aydın, Ö., 2000, Mühendislik Ölçmeleri, Yıldız Teknik Üniversitesi Basım Yayın Merkezi, YTU.İN.DN-2000.0552, İstanbul. 10. Aydın, Ö., Erkaya, H., Deformasyon Ölçmeleri Ders Notları. 11. Aygül, E., Barajlarda Jeodezik Deformasyon Ölçmeleri ve Analizi, Doçentlik Tezi, 1982, İstanbul. 12. Balcı, İ, 1998; Harita ve Kadastro, SDÜ, Basılmamış Ders Notu, Isparta. 13. Bayoğlu, S., Tokmanoğlu, T., Orman Mühendisliği El Kitabı, T.C. Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü, Sıra No: 57, Seri No:11 , Ankara. 14. Bayrak, T., Ölçme Bilgisi Ders Notu, Gümüşhane Üniversitesi. 15. Bertold Witte, Huber Schmidt, Vermessungkunde und Grundlagen der Statik für Bauwesen, 1989, Aachen. 183 16. Büyükcangaz, H., Yaslıoğlu, E., Ölçme Bilgisi Ders Notları, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi, www20.uludag.edu.tr/~tys 17. Durgut, H., Harita Bilgisi, Harita Genel Komutanlığı, Ankara. 18. Erdaş, O., Gümüş, S., “Orman Yol Geçkilerinin Belirlenmesinde Coğrafi Bilgi Sistemlerinden Yararlanma İmkanları Üzerine Bir Araştırma”, TÜBİTAK, Türk Tarım ve Ormancılık Dergisi, Cilt 24, 611-619 s., 2000. 19. Erdin, K., 1991, Peyzaj Mimarlığında Ölçme Bilgisi, İÜ yayınları, No:3650, İstanbul. 20. Erkaya, H., 2006, Yükseklik Ölçmeleri, Ders Notları, İstanbul, 84s. 21. Erkaya, H., Ölçme Bilgisi Ders Notları, Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Böl. http://www.olcme.yildiz.edu.tr/web/content/EgitimOgretim.php?Bolum=21 22. ESRI., Undestanding GIS, John Wiley & Sons, Inc, New York, 1993. 23. ESRI., Arc/Info User's Guides 24. Gülal, E., Alet Bilgisi Ders Notu. 25. Gürdal, m.A., 2004, Sayısal Nivoların Teknolojisi ve Tarihsel Gelişimi, Harita Dergisi, 131, 20-33. 26. Horzum, T.F., 1999, Ölçme Bilgisi, Akdeniz Üniversitesi, Antalya. 27. İnal, C., Erdi, A., Yıldız, F., Topografya (Ölçme Bilgisi), 2001, Nobel Yayın Dağıtım, ISBN 9944-77-035-3, 6. Baskı, Ankara, 266s. 28. Koç, A., Ormancılıkta Coğrafi Bilgi Sistemi, ARC/INFO ERDAS kullanıcıları toplantısı, 1995, Ankara. 29. Koç, A., Konusal orman haritalarının üretilmesi ve güncelleştirilmesinde orman bilgi sisteminin sunduğu olanaklar, ARC/INFO ERDAS kullanıcıları toplantısı, 1995, Ankara. 30. Koç, İ., Ölçme Bilgisi I, 1998, Gökhan Matbaası, İstanbul. 31. Maraş, H., Sayısal Arazi Modellerinde kullanılan matematik modeller ve kişisel bilgisayarlarda örnek uygulamalar, CBS 94 1. Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemleri Sempozyumu, bildiriler kitabı, s:228- 246, 18 - 20 Ekim 1994, Trabzon. 32. Netcad, 2008, GIS&CAD Uygulamaları, netcad kampus eğitim kitapları serisi 1, Başak Matbaacılık, Ankara 33. Özbenli, E., Tüdeş, T., 1989, Ölçme Bilgisi (Pratik Jeodezi), KTÜ, No: 87, Trabzon 34. Özerman, U, Topoğrafya Ders Notları, İTÜ, 2007. 35. Özgen, G.M., Topografya (Ölçme Bilgisi), 1990, İTÜ İnşaat Fakültesi, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü, İstanbul. 184 36. Öztürk, E., 1987, Dengeleme Hesabı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Basımevi, Trabzon. 37. Şahiner, Ş., Sayısal fotogrametri yöntemleri ile sayısal orman haritaları ve coğrafi veri tabanının oluşturulması, Orman bakanlığı dergisi, yıl 1993, sayı 20, Ankara. 38. Şentürk, N., Ormancılık Çalışmalarında Altlık Harita Gereksinimi, İ.Ü. Orman Fakültesi Dergisi, Seri B, Cilt 38, Sayı 3, 1988, İstanbul. 39. Songu, C., Ölçme Bilgisi I-II, 1981, Birsen Yayınevi, İSTANBUL 40. Soykan, B., Ormancılıkta Foto Yorumlama, Karadeniz Üniversitesi Orman Fakültesi, 1986, Trabzon. 41. Taştan, H., Bank. E., Coğrafi Bilgi Sistemlerinde konuma bağlı analizler, CBS 94 1. Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemleri Sempozyumu, bildiriler kitabı, s:33- 52, 18 - 20 Ekim 1994, Trabzon. 42. Tokmanoğlu, T., Türkiye ormanlarının 1/25 000 ölçekli haritaları nasıl yapıldı?, Jeodezi Bülteni, s: 203 - 206, 1974. 43. Tüdeş, T., Aplikasyon, KTÜ Yayın No: 105, 1979, Trabzon 44. Tüdeş, T., Baraj Deformasyonlarının Jeodezik ve Fotogrametrik Metodlarla Ölçülmesi ve Keban Barajı Örneği, 1982, Trabzon 45. Tüdeş, T., BIYIK, C., 1994, Kadastro Bilgisi, Karadeniz Teknik Üniversitesi Basımevi, No: 174, Trabzon. 46. TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, 1989, Büyük Ölçekli Haritaların Yapım Yönetmeliği, İstanbul 47. Karayolları Aplikasyon İşleri Teknik Şartnamesi Taslağı, Y.Ü., İstanbul 48. Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği,15 Temmuz 2005 tarih 25876 sayılı resmi gazete. 49. Yol Etüt Proje Mühendislik Hizmetleri Teknik Şartnamesi Taslağı, İTÜ, İstanbul. 50. Yoshimura, T., Gandeseca, S., Gümüş, S., Acar, H.H., “Maçka Yöresi Ormanlarında Global Position System (GPS) Konum Verilerinin Doğruluk Değerlendirilmesi”, II. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi, “Bildiriler Kitabı I. Cilt”, 62-69 s., Artvin, Türkiye, Mayıs 2002. 51. Yavuz, A., Ölçme Bilgisi Ders Notları, Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi 52. Yanar, R.,1997, Sayısal Nivolar, Harita Dergisi, 117, 29-41.
Benzer belgeler
Harita bilgisi
harita okumalarda belirli bir standart sağlamak için kullanılır.
Enlem ve boylam değerleri,
Haritalardan elde edebilecekleri ana bilgiler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
• Haritada bulunan yeryüzü...