büyük tango devrimcisi astor piazzolla
Transkript
büyük tango devrimcisi astor piazzolla
1950-54 yılları arasında tango anlayışından farklı bir konsepte bir dizi eser besteler. Yine bir beste yarışmasında kazandığı bir ödül olan,Nadia Boulanger ile Paris’te çalışması için verilen burs nedeniyle Paris’e gider. Nadia Boulanger ile yaptığı müzik çalışmaları onda yeni ufuklar açar, hocası onu ikna eder, müzik olarak tangoda ve bandoneonda karar kılar.Fransa’da, Paris Opera Orkestrası eşliğinde Adios Nonino’nun atası olan Nonino’nun da içinde olduğu 14 beste üretir ve kaydeder. Bandoneonu bir ayağını sandalyeye koyarak ayakta çalmaya başlar. (herkes oturarak çalarmış) Arjantin’e dönüşünde; iki bandoneon, iki keman, çift bas, çello, piyano ve elektronik gitar klasik tangodan ayrılan yenilikçi eser ve yorumlar üreteceği bir gurup ve yaylılardan oluşan bir orkestra kurar. Bu orkestranın solisti ve dansçıları yoktur. Müziğinin devrimci yapısı, düzenlemeleri, besteleri, orkestrası, klasik tangocuların nefret odağı haline gelir. Bu onu yıldırmaz, ama işin içine medyada girince orkestralarını dağıtıp New York’a aranjör olarak çalışmaya gider. 1958-1960 yılarında hiç mutlu değildir, jazz tango deneyimi hüsranla sonuçlanır. Tekrar Arjantin’e döner ve tangoda duyguları en iyi ifade eden bir düzenleme olduğunu düşündüğü beşlisini kurar. (bandoneon, keman, bas, piyano ve elektronik gitar) 1963’te Paul Klecky şefliğinde “Tres Tangos Sinfonicos”un galasını gerçekleştirir ve 1965’te en önemli iki plağını çıkarır: 1965 Mayısında beşli ile verdiği bir konser sırasında çaldığı eserlerden oluşan Piazzolla at the Philarmonic Hall Newyork, diğeri ise Jorge Luis Borges ile olan arkadaşlığının ürünü olan tarihi önem taşıyan “El Tango”. Borges“ Tres Tangos Sinfonicos”un prömiyerininde prodüktörlüğünü yapar. 1968’de Maria de Buenos Operasını birlikte bestelediği şair Horacio Ferrer ile kapsamlı bir çalışmaya başlar. Karısında ayrılıp ünlü şarkıcı Amelita Baltar ile flört etmeye başlar, bu yeni ilham perisi, tango şarkılarını getirir. 70’li yıllar Piazzola’nın yıldızının tüm dünya üzerinde, en yukarıdan parladığı yıllardır. 1971’e gelindiğinde “Concierto para quinteto” ile gönülleri fetheder. 1972 daha da başarılıdır; Conjunto 9’u kurar. Tango ruhunun da ötesine gitmek gibi bir arzusu vardır. “Buenos Aires Şehrinin Çağdaş Müziği”nde bu sınırları zorlar. Tristezas de un Doble A, bandoneonu ile bütünleşmenin ilhamı ile aynı yönde zorlamalar sonucu ortaya çıkar. 1975 senesine gelindiğinde “Balada para mimuerte” ve “Libertango” üretilmiştir. Ustası Troilo’nun ölümü ile 1975 te çok sarsılır ve “Suite Troileana”da bu üzüntüyü notalarla ifade eder. 1979 yenilikçilik ve yaratıcılık açısından zirveye taşındığı yıldır. Gerry Mulligan, Garry Burton gibi sanatçıları yanına alır. Farklı köklere sahip sanatçılar ile sanatını ve yeteneğini bütünleştirir. Beşlisi ile New York Central Park’ta unutulmaz bir resital sunar. Piazollabu zaman diliminde Avrupa, Latin Amerika, Japonya ve Kuzey Amerika ‘da çok sayıda unutulmaz konserler verdi. 1984’te şarkıcı Milva ile Bouffes du Nord’da ve Viyana’da sahneye çıktı. 1986’da jeneriklerini bestelediği “El Exilio De Gardel” filmiyle Sezar ödülüne layık görüldü. 1982 yılında çello ve piyano için bestelediği “Le Grand Tango” prömiyerini 1990 yılında New Orleans ‘ta yaptı. Piazzolla, 1989’un sonlarına doğru grubunu dağıttı ve 1990 Ağustos ayında kalp krizi geçirene kadar Paris’te solo ve yaylı sazlarla devam etti. Yaklaşık 2 yıl bu önemli kalp krizinden kaynaklanan problemlere katlandıktan sonra 4 Temmuz 1992’de Buenos Aires’te hayata veda etti. Astor Piazzolla yaşamının sonlandığı 1992 kadar tangonun en büyük üstadı olarak tanındı ve yaşadı. Yüzlerce kayıt, konser, albüm, plağı dünya müzik tarihinin bu büyük Arjantin temsilcisi tarafından unutulmazları olarak yer almıştır. Bu gün yaratığı müzik “Tango Nuevo” adıyla anılmakta ve pek çok müzisyeni kapsamaktadır. Tango tarihine baktığımızda ondan daha devrimci ve daha yaratıcı bir müzik adamını bulmamız mümkün değil. Tangoya adanmış bir yaşam bu gün bizim yaşamımızı da renklendirmekte ve karşımızda nefis figürlerle dönen bir çifti hayal edebilmek için müziğin sesini biraz açıp gözlerimizi kapatmamız yeterli olmaktadır. Hadi tango dinleyelim ama Piazzolla’dan….. Kim dans etmek ister…. Hekimce Bakış 99
Benzer belgeler
Tangoda Kadın Şarkıcılar
Tania, Sofía Bozán ve Ada Falcón geldiler. Hepsi birçok kayıt yaptı ve 1930lar’a
gelindiğinde, Carlos Gardel gibi, filmlerde rol almaya başladılar. Bu da onlara
şöhret ve para getirdi. Maizani ise ...
GSM 175-ARJANTİN TANGO TARİHİ
Bandoneonist, şef, besteci,
Francisco Canaro Kemancı, orkestra şefi, besteci
Lakabı: Pirincho (Anavatanı Güney Amerika olan bir tür guguk
kuşu),
Mariano Mores Müzisyen, besteci ve orkestra şefi
Tam...