Online Available
Transkript
T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Jeodezide Zaman Dizilerinin Dalgacık (Wavelet) Analizi R. Alpay ABBAK DOKTORA Semineri Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Anabilim Dalı KONYA, 2007 İÇİNDEKİLER İçindekiler i Şekil Listesi iii Simge Listesi iv 1 GİRİŞ 1 2 TANIMLAR VE KAVRAMLAR 4 2.1 Zaman Dizileri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4 2.2 Periodiklik, Peryot ve Frekans . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5 2.3 Frekans Bilgisine Neden İhtiyaç Duyulur? . . . . . . . . . . . . . . 6 3 WAVELET (DALGACIK) ANALİZİ 3.1 Fourier Analizine ve Dalgacık Teorisine Giriş . . . . . . . . . . . . 7 8 3.1.1 Dalgacık . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 8 3.1.2 Ölçek ve Zaman Fikri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9 3.1.3 Kısa Zaman Fourier Analizi . . . . . . . . . . . . . . . . . 10 3.2 Dalgacık Analizi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 12 3.3 Dalgacığın Matematiksel Temelleri . . . . . . . . . . . . . . . . . 13 3.3.1 Sürekli Dalgacık Dönüşümü . . . . . . . . . . . . . . . . . 15 3.3.2 Ayrık Dalgacık Dönüşümü . . . . . . . . . . . . . . . . . . 17 3.4 Dalgacık Ölçeği ile Fourier Frekansı Arasındaki İlişki . . . . . . . 17 4 SAYISAL UYGULAMA 18 i 4.1 Monte-Carlo Yöntemi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 18 4.2 Gerçek Verilerle Uygulama . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 21 5 SONUÇ VE ÖNERİLER 25 5.1 Sonuçlar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 25 5.2 Öneriler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 26 Kaynaklar 26 ii ŞEKİL LİSTESİ 3.1 Sinüs dalgası ve bir dalgacık örneği . . . . . . . . . . . . . . . . . 8 3.2 Sinüsoid ve dalgacıkta ölçek faktörü . . . . . . . . . . . . . . . . . 9 3.3 Zaman içerisindeki frekans değişimi . . . . . . . . . . . . . . . . . 10 3.4 Kısa zaman Fourier analizi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 11 3.5 Dalgacık Analizi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 12 3.6 Haar dalgacığı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 14 3.7 PDF’in birinci türevinden oluşan dalgacık . . . . . . . . . . . . . 15 3.8 Meksika şapkası . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 15 3.9 Fourier dönüşümü . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 16 4.1 Test zaman dizisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 18 4.2 Fourier spektrumu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 19 4.3 Dalgacık spekturumu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 20 4.4 Test zaman dizisi (durağan olmayan) . . . . . . . . . . . . . . . . 21 4.5 Fourier spektrumu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 21 4.6 Durağan olmayan dizinin dalgacık spekturumu . . . . . . . . . . . 22 4.7 Antalya mareograf istasyonu 1990 yılı ocak ayı saatlik gözlemleri . 22 4.8 Deneysel gözlemlerin dalgacık spekturumu . . . . . . . . . . . . . 23 4.9 Deneysel gözlemlerin dalgacık Spekturumu . . . . . . . . . . . . . 24 iii SİMGE LİSTESİ dt zaman artışı e doğal sayı f frekans f gözlem vektörü, ayrıca zaman dizisi j kompleks sayı n veri sayısı s ölçek değeri σ standart sapma ω açısal frekans ψ ana dalgacık t zaman τ dalgacığın konumu T peryot W pencere fonksiyonu iv 1. GİRİŞ Jeodezi zamanın bir fonksiyonu olarak yeryüzünün şeklini ve çekim alanını belirlenmesiyle uğraşan bir bilim dalıdır. Söz konusu şekil ve çekim alanı problemini çözebilmek için bazı jeodezik gözlemler yapılır. Açı, kenar, doğrultu, yükseklik farkı, gravite ve yeni nesil uydu teknikleriyle yapılan ölçmeler bu gözlemlere birer örnektir. Söz konusu gözlemlerin hemen hepsi doğada var olan fiziksel kuvvetlerin etkisi altındadır. Bu nedenle ölçülerin içerisinde fiziksel kuvvetlerin etkisi bulunmaktadır. Araştırmacı ve bilim adamları modellemeye çalıştıkları fiziksel gerçeklere ilişkin ölçüleri etkileyen doğa olaylarını ve etkilerini belirlemek ister. Dolayısıyla ölçülerin, bu etkileri çıkaracak biçimde tasarlanmaları gerekir. Bu kapsamda değerlendirilen ölçü gruplarına ilk örnek zaman dizileridir. Zaman dizileri bir rasgele sürecin sonucunda oluşan ardışık gözlemler topluluğudur. Zaman dizilerinde iki çeşit değişken vardır. Bunlar, bağımlı (istenen fiziksel büyüklük) ve bağımsız yani çoğu kez zaman ya da konum olarak gerçekleşen değişkenlerdir. Zaman dizilerinin oluşturulmasındaki temel hedef; gözlenen fiziksel büyüklüğün zaman/konum içerisindeki davranışına bakarak büyüklüğün doğasının anlamak ve elde edilen bulgulardan geleceğe ilişkin kestirimlerde bulunmaktır. Herhangi bir bağımsız (zaman ya da konum) değişkene bağlı olarak gerçekleşen ve zaman dizileri olarak adlandırdığımız ardışık (tekrarlı) gözlemlerin analizi bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Konu istatistiğin önemli alanlarından biri olduğundan yerbilimleri, mühendislik ve ekonomi gibi birbirinden çok farklı disiplinlerde uygulama görmektedir. Gözlenmiş (deneysel) zaman dizileri, sinyal (signal) ve gürültü (noise) olarak adlandırılan iki unsurdan oluşur. Gürültü kısmı düzenli (sistematik) ve düzenli olmayan olmak üzere iki kısımda incelenir. Sistematik gürültünün genel formu 1 (yapısı/davranışı) bilinir ama büyüklüğü her zaman dizisi için ayrı ayrı hesaplanır. Örneğin zaman dizisinde datum kayıklığının varlığı zaman dizisinin çizilmesiyle farkedilebilir; buna karşın kayıklık miktarı, analiz işlemiyle ortaya çıkarılır. Düzenli olmayan (rasgele) gürültü ise hesapla belirlenemez, ortalama ve varyans değeri sıfıra eşittir. Bu nedenle rasgele gürültü zaman dizisinin bütününde diziye ait momentleri (ortalama değer ve varyans) etkilemez. Analistler bahsedilen gürültü bileşenlerini belirler ve sinyal adı verilen kısmı ortaya çıkarmaya çalışılır. Bir zaman dizisinden sinyali çıkarma işlemi gizli periyodiklik problemi olarak adlandırılır; bunu belirleme işine spektral analiz adı verilir. Zaman dizilerinin analizi söz konusu olduğunda ortalama değerlerin bulunmasına dayanan basit modellerden, değişik frekanslardaki sinyallerin kestirilmesine kadar dayanan geniş bir yelpazeye rastlamak mümkündür. Harmonik, Fourier, Wavelet (dalgacık) analizi ve diğer sayısal filtreler (hareketli ortalama, alçak geçiş ve kalman filtreleri gibi) bunlardan bazılarıdır. Yukarıda sözü geçen her analiz yönteminin avantajları ve dezavantajları vardır. Sinyalde aranan unsurun veya sinyalin karakteristik özelliğine göre analiz yöntemi seçilir. Son yıllarda geliştirilen dalgacık analiz yöntemi araştırmacı ve bilim adamlarınca en etkin yöntem olduğu ifade edilmektedir. Bu çalışmada za- man dizilerinin analizinde kullanılan dalgacık analizi hakkında temel teori ve kavramlar açıklanmaya çalışılacaktır. Teoriyi güçlendirmek ve konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla jeodezi alanından sayısal uygulama örnekleri verilecektir. Literatürde konuyla ilişkili jeodezi alanında yapılmış birçok eser bulunmaktadır. Örneğin kısa ve anlaması basit bir çalışma olarak Baykut vd. (2006)’nin çalışması gösterilir. Çalışmada sürekli (continous) GPS verilerinin analizinde dalgacık metodu uygulanmıştır. Jeofizik alanında yapılmış bir diğer örnek çalışma Torrence ve Compo (1998)’dir. Çalışmada 3 aylık periyotlarla gözlenmiş deniz düzeyi sıcaklıkları analiz edilmiştir. Jeodinamik alanından bir çalışma da Keller (2004)’dir. Yeryuvarının nutasyon hareketinin analizi yapılmış, kutp salınım hareketinin belli zaman aralıklarıyla oluştuğu belirlenmiştir. Bu çalışmada dalgacık analizi yöntemi deniz düzeyi gözlemlerine uygulanmıştır. 2 Bu amaçla Antalya mareograf istasyonuna ait 1990 yılı saatlik verileri kullanılmıştır. Söz konusu veriler aylık gruplar halinde ayrı ayrı analizi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular geleneksel yöntemle karşılaştırılmıştır. Ay’ın ve Güneşin çekim etkisiyle deniz düzeyi gözlemlerinin günlük ve yarı günlük periyodiklikler sergilemesi olağandır. Buna karşın bu yöntemle söz konusu periyodikliklerin yerelleştirilmesi yapılarak yarı günlük hareketlerin bir hafta arayla oluştuğu ortaya çıkarılmıştır. 3 2. TANIMLAR VE KAVRAMLAR Bu çalışmanın esasını zaman dizilerinin dalgacık analizi teşkil etmektedir. Bu bağlamda zaman dizileri nedir? ne işe yarar? özellikleri nelerdir? sorularına cevap verildiği kısım bu bölümde ele alınacaktır. 2.1 Zaman Dizileri Bir fiziksel büyüklüğün bir veya birden çok bağımsız değişkene göre durumunu veren gözlemler topluluğuna zaman dizisi denir. Burada dikkat edilmesi gereken husus gözlemlerin toplanma zamanlarına göre sıralanmasıdır. Bağımsız değişken ne olabilir? Genellikle; zaman bağımsız değişken olarak alınır ve bu yüzden zaman dizileri olarak adlandırılmışlardır. Buna karşın jeodezide konumun bağımsız bir değişken olarak alındığı da sıklıkla görülür. Örneğin gravite (çekim alanı) gözlemleri konuma bağlı olarak elde edilir. Zaman dizilerinin meydana gelişi; Fiziksel olayın takibi için etkilediği büyüklüğün bağımsız değişkene durumunu belirten ardışık gözlemlerle incelenir. Bu gözlemler bir çizime aktarıldığında olayın davranışı hakkında kabaca bir fikir elde edilebilir. Dizideki gözlemler zamana bağlı olarak sürekli (kesintisiz) şekilde gözleniyorsa sürekli (continous) diziler (örn. sismograf verileri), sürekli değil de belli zaman aralıklarında gözleniyorsa ayrık (discrete) diziler adı verilir. Örneğin her 5 dakika aralıklarla bir sıcaklık değerlerinin kaydedilmesi gibi. Sürekli diziler sayısal analize uygun olmadığından ayrık dizileri haline getirilmesi gerekir (sayısallaştırma). Bu temel bilgilerin yanısıra, zaman dizilerinin kullanıcıya sağladığı 4 çeşit fonksiyonel özelliği vardır. Bunlar; tanımlama, açıklama, tahmin ve kontroldur. Kısaca zaman dizileriyle fiziksel büyüklüğün davranışı tanımlanır, diğer değişkenlerle ilişkisi açıklanır, gelecekteki alacağı değerinin tahmini yapılır ve son olarak beklentilerin üzerinde değer alacağında kontrol işleminde kullanılır. 4 Zaman dizisi bir çizime aktarıldığında fiziksel büyüklüğün davranışı hakkında kabaca fikir elde edilir demiştik. Böylece analiz esnasında zaman dizisinin hangi unsurlardan oluştuğu ne gibi bileşenler içerdiği hakkında öngörüde bulunabilir. Bu varsayımdan hareketle uygun bir analiz yöntemi seçilir. Bu seçim aranan bileşenin özelliğine göre de değişir. Örneğin dizideki trendin doğrusal olduğu ve bunun değeri belirlenmek isteniyorsa y = ax + b şeklinde bir matematiksel model öngörülür ve buradaki a ve b bilinmeyenleri istenen incelikte belirlenir. Trendin doğrusal değil de eğri şeklinde olduğu öngörülürse uygun bir polinomla verilere yaklaşılmaya çalışılır. Benzer şekilde, dizinin içindeki görültüleri ayrıştırmak ve temel bileşenleri daha iyi fark etmek için hareketli ortalama (moving average) tekniği kullanılabilir. Böylece veriler yumuşatılır. Bir başka yöntem; eğer dizileri oluşturan bileşenler periyodik ise spektral analiz yöntemiyle söz konusu bileşenler belirlenir. 2.2 Periodiklik, Peryot ve Frekans Önceki başlıkta periyodik bileşenler diye bir kavramdan bahsedildi. Kavramı biraz daha açmak gerekirse, öncelikle periyodiklik ifadesini ele alalım. Belli zaman aralıklarında tekrar eden sürece periyodiklik, bu tür fonksiyonlara periyodik fonksiyonlar denir. Sinüs ve kosinüs gibi trigonometrik fonksiyonlar birer periyodik fonksiyonlardır. Örneğin sinüs fonksiyonu kendini 2π de bir tekrar eder. Bu tekrarlama süresine ”periyot” adı verilir ve genellikle ”T ” ile gösterilir. Fonksiyonun her tekrarında bir dalga oluşur. Teorik olarak her dalganın birbirine eş değer olması beklenir. Ama uygulamada hatalar nedeniyle bir önceki dalga ile bir sonraki dalga birbirine benzemez. Dalganın iki üst geçişi arasındaki zaman aralığına periyot demiştik. Peryodun tersi ”salınım hızı” olarak da bilinen frekansı verir. Bu geçen dalga sayısıdır ve ”f ” ile sembolize edilir. 5 2.3 Frekans Bilgisine Neden İhtiyaç Duyulur? Frekans kavramı araştırmacılar için çok önemlidir. Çünkü çoğu araştırmacı bir dizinin veya fonksiyonun içinde birden fazla görülen periyodik bileşenleri ayrı ayrı öğrenmek ister. Bir fonksiyonun frekans bilgisi ne işimize yarar? Bunu güncel hayattan bir örnekle açıklamaya çalışalım. Bir insanın kalp grafiğini (EKG: Elektro Kardiyo-Grafik) gözönünde bulunduralım. Bu grafik kalp atışlarının zamana bağlı değişimini gösterir. Bir kardiyolog sağlıklı bir insanda olması gereken grafiğin şeklini iyi bilir. Önemli sayılabilecek bir sapma olduğunda hastada bir sağlık problemi bulunduğu ortaya çıkar. Zaman dizisine bakarak sağlık problemini bir çırpıda açıkça görülmesi mümkün değildir. Bu nedenle zaman alanındaki grafiğin kardiyologlar tarafından frekans alanına dönüştürülmesi onun daha iyi anlaşılabilmesi açısından önemlidir. Çünkü frekans alanı dizinin içerdiği sinyaller veya başka bir deyişlegözlenen doğa olayının davranışı ve bu davranışa neden olan fiziksel kuvvetler hakkında daha kolay bilgi edinmemize yardımcı olur. Frekans alanının, önemi nedeniyle zaman alanını söz konusu alana dönüştüren matematiksel araçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu işlemi geçekleştirecek birçok analiz yöntemi vardır. Wigner dağılımı, Fourier, Hilbert ve Radon dönüşümü bunlardan sadece birkaçıdır (Qiao, 2005). Başta Fourier dönüşümü en bilinen ve sık kullanılan yöntemdir. Son zamanlarda (son 20 yıl içerisinde) popüleritesini arttıran yeni yöntem ise dalgacık (wavelet) analizidir. Bir sonraki bölümde dalgacık analizi hakkında tanımlamalar ve açıklamalar yapılacaktır. 6 3. WAVELET (DALGACIK) ANALİZİ Dalgacık analizi kullanım olarak oldukça yeni olmasına karşın, temelleri 1805 yılında Joseph Baptiste Fourier tarafından atılmıştır. Fourier’in çalışmasının temelini oluşturan frekans analizi konusunun sonraları hem önemli hem de etkili bir yöntem olduğu ispatlanmıştır. Uygulamada günümüzde sıkça karşımıza çıkmaktadır. Sadece frekans analizinin yeterli olmadığı kanaatine varılarak, frekans analizinden ölçek analizine geçiş yapılmıştır. Çünkü ölçülen ortalama dalgalanmaların farklı ölçeklerdeki analizleri gürültüye daha az duyarlı olduğu açıkça görülmüştür. Yani zaman dizilerinin geneline ilişkin kararlar vermek yerine bölgesel ölçekte oluşan küçük dalgalanmaların önemli olabileceği gündeme gelmiştir. Dolayısıyla kullanıcılar için dalgacık analizi seçenek olmuştur. Şimdiki kullanımıyla ”dalgacık” sözü ilk kez Alfred Haar’ın (1909) doktora tezinin ekler kısmında kullanılmıştır. Paul Levy, Brownian hareketini (parçacıkların raslantısal hareketini) modelleyerek dalgacık teorisine katkı sağlamıştır (1930–1950). Levy, parçaçıkların raslantısal hareketini Haar’ın ölçek değişkenli temel fonsiyonlarının (Haar dalgacığı) Fourier temel fonksiyonlarına oranla daha iyi modellediğini ispat etmiştir. Dalgacık teorisinin esasları hakkındaki ayrıntılar ilk defa Jean Morlet ve Alex Grossmann yönetimindeki Marsilya Teorik Fizik Merkezi çalışma grubu tarafından 1985 yılında ortaya atılmıştır. Dalgacık analizi yöntemleri Yves Meyer ve meslaktaşları tarafından geliştirildi. Ana algoritma Mallat (1988)’ın çalışmasına dayanmaktadır. Bundan sonra dalgacık analizi konusunun uluslararası bir yön kazandığı görülür. Özellikle Daubechies, Coifman ve Wickherhouser adlı araştırmacılar önemli çalışmalarıyla konuya ivme kazandırmışlar. Bu aşamadan sonra dünya literatüründe sıkça duyulmaya başlandı (1988–1989). 7 3.1 Fourier Analizine ve Dalgacık Teorisine Giriş Zaman dizilerinin analizinde en iyi bilinen ve en çok kullanılan Fourier Tekniğidir. Fourier analizi, bir sinyalin farklı frekanslarını hesaplar. Diğer bir bakış açısıyla; bir sinyali zaman tabanlıdan frekans tabanlı hale dönüştürür. Fourier analiziyle bir zaman dizisini meydana getiren frekans bileşenlerinin belirlenmesine karşın dezavantajlara da sahiptir. Frekans alanına dönüşüm sırasında zaman bilgisi yok olur. Yani bir sinyalin Fourier dönüşümüne baktığımızda özel bir olayın nerede gerçekleştiğine dair bir şey söylemek mümkün olmaz. Eğer sinyalin karakteristik özelliği zaman boyunca değişmez ise (yani sinyal durağan ise) bu dezavantaj önemli değildir. Buna karşın çoğu sinyal önemli sayılabilecek durağansızlıklar veya geçici özellikler (eğim, ansızın değişim, kırılma ve olayların başlangıç ve bitişlerini) içerir. Bu beklenmedik özellikler belki de sinyalin en can alıcı kısımlarını oluşturmaktadır. Fourier analiz bunları belirlemeye elverişli değildir. Bu nedenle söz konusu kullanılacak analiz yönteminin zaman dizisindeki durağansızlıklara duyarlı olması gerekir. Dalgacık yöntemi bu konuda Fourier tekniğine seçenek olabilir. ... ... Şekil 3.1: Sinüs dalgası ve bir dalgacık örneği 3.1.1 Dalgacık Kelime anlamıdan yola çıkılarak kabaca tanımlamak gerekirse dalgacık; dalganın küçüğü anlamına gelmektedir. Bir dalgacık, sınırlı zamanda etkili dalga biçimidir. 8 Örneğin Fourier analizinin temelini oluşturan sinüs dalgasını düşünelim. Sinisoidlerin belli bir sınırı yoktur. −∞’dan +∞’a kadar uzanan aralıkta sürekli olarak kendini tekrar eder durur. Ayrıca sinisoidlerin hem yumuşak geçişleri vardır hem de predikte edilebilirler. Buna karşın dalgacıklar düzensiz ve asimetrik özellik eğilimindedir (Şekil 3.1). Fourier analizde sinyal, sinüs fonksiyonunun farklı frekansları cinsinden ifade edilebilirken, dalgacık analizinde ise durum biraz farklıdır. Sinyal, ana dalgacığın belirli bir ölçekte ve zamanda bir miktar kaydırılmasıyla elde edilebilir. 3.1.2 Ölçek ve Zaman Fikri Dalgacık analizi bir sinyale zaman ve ölçek perspektifinden bakmayı sağlar. Ölçek, yerel düzenlilik hakkında fikir sunarken, zaman dalgacığın oluşum anını ifade eder. 1 f (t) = sin(t) → s = 1 0 −1 f (t) = ψ(t) → s = 1 π 2 π 3π 2 2π 1 f (t) = sin(2t) → s = 0 −1 f (t) = ψ(2t) → s = π 2 π 3π 2 1 2 2π 1 f (t) = sin(4t) → s = 0 −1 f (t) = ψ(4t) → s = π 2 π 3π 2 1 2 1 4 1 4 2π Şekil 3.2: Sinüsoid ve dalgacıkta ölçek faktörü Ölçekleme işlemi, bir fonksiyonu yatay eksen boyunca belli bir oranda sündürmek 9 ya da büzmektir. Ölçek faktörü s ile sembolize edilir. Şekil 3.2 de sinüs ve dalgacık fonksiyonunda ölçek faktörünün etkisi yer almaktadır. Kısaca, ölçek faktörü küçüldükçe dalgacık aynı oranda sıkıştırılır. Dalgacık analizinde önemli bir unsur ise meydana gelen ani değişimlerin belirleyen zamandır. Kırılma anı, kenar tespiti ve kısa zaman oluşumlarının izlenmesi dalgacık analizinin amaçlarındandır. 2 1 0 −1 −2 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Şekil 3.3: Zaman içerisindeki frekans değişimi Şekil 3.3 de görüldüğü üzere zaman, ilerledikçe sinyalin frekansında değişimler olabilir. Yani sinyal belli zamanlarda farklı frekanslar içermektedir. Bu durumda sinyalin yapısının durağan olmadığı ortaya çıkar. Bu tip sinyallerin analizinde frekans değişimlerinin yerinin de tespit edilmesi gerekir. Klasik analiz yöntemlerinde genellikle sinyalin içinde bulundurduğu frekans bileşenleri belirlenir. Bu bileşenler sinyalin tümünde bulunduğu varsayılır. Bu varsayım her zaman doğru değildir. Şekil 3.3’deki sinyal bunun en güzel örneğidir. Öyle bir matematiksel araç olmalıdır ki; sinyalin her anında oluşan değişimleri izleyebilsin. 3.1.3 Kısa Zaman Fourier Analizi Fourier analizinin zamanlama eksikliğini gidermek için, Gabor (1946) sinyali zaman alanında küçük bölümler (pencereleme) halinde analiz edebileceği fikrini 10 ortaya atmış ve başarıyla uygulamıştır. Genlik Genlik Pencere Zaman Zaman Şekil 3.4: Kısa zaman Fourier analizi Kısa zaman Fourier Analizi bir sinyalin zaman ve frekans görünüşü arasında uzlaşmasını sağlar. Yani sinyalin ne zaman ve hangi frekansla oluştuğu hakkında bilgi verir. Fakat bu bilgiler sınırlı doğrulukla elde edilir. pencerenin boyutuyla ilgilidir (Şekil 3.4). Çünkü doğruluk Pencere boyutu büyükse frekans çözünürlüğü iyi, pencere boyutu küçükse frekans çözünürülüğü düşük olur (Lee vd., 1999). Yöntem, zaman sinyali f (t) ve bir yaklaşık zaman penceresi w(t) ile çarpılmasıyla klasik Fourier tekniğiden türetilir. Böylece sinyal kullanıcının tercihine bağlı büyüklükteki zaman penceresiyle adım adım analiz edilmiş olur. Kayan pencerenin yerleştirilmesi zaman boyutunun ekler ve zaman değişkenli frekans analizini gerçekleştirir. Böylece standart Fourier analizinden farklı olarak aşağıdaki eşitlik elde edilir. F (τ, ω) = Z +∞ −∞ f (t) w(t − τ )e−jω t dt. (3.1) Yöntemin zaman ve frekans bilgileri arasında uzlaşı sağlaması faydalı iken, dezavantajı seçtiğimiz özel pencere tüm frekanslar için aynı olmasıdır. Diğer bir deyişle KZFD’de yüksek ve alçak frekans bileşenleri için pencere fonksiyonu genişliğinin değiştirilmesi mümkün değildir. Sadece farklı pencere fonksiyonu genişlikleri ile KZFD birkaç kez tekrarlanarak sinyalin birkaç zaman-frekans gösterimi elde edilebilir. Fakat bu tarz bir analiz hem zaman kaybı hem de gereksiz işlemlere sebep olduğundan kullanışlı değildir. 11 Dolayısıyla çoğu sinyal daha fazla esnek bir yaklaşım ister. Böylece pencerelerin boyutu daha doğru zaman veya frekans bileşenini belirlemek için değişmelidir. Bu nedenle yöntem ihtiyacı tam anlamıyla sağlayamamış ve başka bir yönteme gereksinim duyulmuştur. 3.2 Dalgacık Analizi Dalgacık analizi değişken boyutlu bölgelerde pencereleme tekniğidir. Ayrıca hem uzun zaman aralığında alçak frekans bilgisini hem de kısa zaman aralığında yüksek frekans bilgilerini belirlememize yardımcı olur. Yani bir bakışta hem ormanı hem Ölçek Genlik de ağaçları görmektir (Graps, 2006). Zaman Zaman Şekil 3.5: Dalgacık Analizi Dalgacık analizi; kısa zaman Fourier analizinin aksine zaman-frekans alanını değil, zaman-ölçek alanını kullanır (Şekil 3.5). Şekilde görüldüğü üzere analiz sonucu tek boyutlu bir çizgi değil, alanlar oluşur. Dalgacık analizi ne iş yapar? Dalgacık analizinin en önemli avantajı yerel analizi yapabilmesidir. Yani büyük sinyali küçük alanda analiz edebilmesidir. Örneğin küçük bir süreksizlik noktası olan bir sinüs sinyalini düşünelim. Böylesi bir sinyal gerçek hayatta deneysel olarak kolayca bulmak mümkündür. Bu sinyalin Fourier analizi sonucunda elde edilen spektral bileşenlerin çizimi ilginç birşey ifade etmez. Çünkü karşımıza sinyali temsil eden düz bir spektrum (2 zirve) çıkar. Buna karşın dalgacık analizi sonucunda elde edilen spektral bileşenlerin çizimi zaman 12 içerisindeki süreksizliğin kesin yerini gösterir. İşte dalgacık analizi boşluklu, eğimli, kırılma noktalı, süreksizlik noktası bulunan sinyallerin analizinde kullanılan uygun bir analiz yöntemidir. Bunların yanı sıra geleneksel yöntemlere göre karşılaştırıldığında dalgacık analizi yardımıyla bir sinyali sıkıştırma (compression) veya arındırma (de-noising) işlemi sinyalin orjinalini bozmadan kolayca yapılabilir (Misiti vd., 2004). 3.3 Dalgacığın Matematiksel Temelleri Kısa zaman Fourier analizinde bir pencere fonksiyonu bulunurken, dalgacık analizinde bir dalgacık (ψ(x)) fonksiyonu kullanılmaktadır. Söz konusu dal- gacık fonksiyonu ölçeklendirilip ve zaman alanında kaydırılarak analiz işlemi gerçekleştirilir. Bu durumda, öncelikle dalgacığın matematiksel tanımını yapalım ve çeşitleri hakkında bilgi edinelim. Dalgacık nitelik yönünden ele alınacak olunursa, öncelikle aşağıdaki iki şartı sağlayan bir gerçek değerli fonksiyon ψ(x) olması gerekir (Percival ve Walden, 2002): • ψ’nin integrali sıfırdır: Z ∞ ψ(x)dx = 0 (3.2a) −∞ • ψ’nin karesinin integrali bire eşittir: Z ∞ ψ 2 (x)dx = 1 (3.2b) −∞ Yukarıdaki eşitlikleri sağlayan her ψ(x) fonksiyonu dalgacık olarak adlandırılır. Örneğin en basit anlamda yukarıdaki eşitliği sağlayan en temel dalgacık fonsiyonu 13 Haar dalgacığı olarak bilinmektedir. Bu dalgacığın matematiksel gösterimi, √ −1/ 2, −1 < x ≤ 0; √ (H) ψ (x) ≡ 1/ 2, 0 < x ≤ 1; 0, aksi takdirde. (3.3) şeklindedir. Şekil 3.6 söz konusu dalgacığın grafiğini ifade etmektedir. 2 1 0 −1 −2 −3 −2 −1 0 1 2 3 Şekil 3.6: Haar dalgacığı Başka bir dalgacık örneği vermek gerekirse, Gauss’un çan eğrisi olarak adlandırdığımız olasılık yoğunluk fonksiyonunu (PDF: Probability Density Function) düşünelim. Fonksiyon 2 2 e−x /2σ φ(x) = √ 2πσ 2 (3.4) eşitliğiyle gösterilir. Bunun birinci türevi bir dalgacığı ifade eder. Yeni oluşan fonksiyon, ψ (f dG) (x) = √ 2 2xe−x /2σ σ 3/2 π 1/4 2 (3.5) halini alır. Bu ifadenin grafik gösterimi Şekil 3.7’de yer almaktadır. Daha sonra elde edilen birinci türevin bir kez daha türevi alındığında oluşan yeni fonksiyon Meksika şapkası (mexican hat) olarak da bilinen yeni bir dalgacığı meydana getirir (Şekil 3.8). ψ (M H) 2(1 − x2 /σ 2 )e−x √ (x) = π 1/4 3σ 14 2 /2σ 2 (3.6) 2 1 0 −1 −2 −3 −2 −1 0 1 2 3 Şekil 3.7: PDF’in birinci türevinden oluşan dalgacık 2 1 0 −1 −2 −3 −2 −1 0 1 2 3 Şekil 3.8: Meksika şapkası Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı üzere birbirinden farklı dalgacık fonksiyonlarıyla karşılaşmak söz konusu olacaktır. Her bir dalgacık fonksiyonun değişik kullanım alanları mevcuttur. Kullanım alanı analiz yapılacak dizinin karakteristik özelliğine göre değişir. 3.3.1 Sürekli Dalgacık Dönüşümü Matematiksel olarak Fourier analiz süreci Fourier dönüşümüyle gösterilir. F (ω) = Z ∞ f (t)e−jωt dt (3.7) −∞ (3.7) eşitliği f (t) sinyalinin bir kompleks üstel ile çarpılıp toplanmasıyla elde edilir. Dönüşümün amacı işte bu Fourier katsayılarını hesaplamaktır. Böylece bir sinyal, Fourier dönüşümü yardımıyla bileşenlerine ayrılır. Her bileşenin ayrı 15 genliği ve frekansı vardır. Bu işlemi Şekil 3.9’da grafik olarak gösterilmektedir. Fourier ... Transform Şekil 3.9: Fourier dönüşümü Benzer şekilde Sürekli Dalgacık Dönüşümü (SDD), dalgacık fonksiyonunun (ψ) kaydırılıp bir ölçekle çarpıldıktan sonra zaman alanı boyunca toplanmasıdır. Bunun matematiksel ifadesi, 1 SDD(τ, s) = p |s| Z ∞ f (t)ψ( −∞ t−τ )dt s (3.8) biçindedir. Buradaki s ölçek ve τ konumu ifade etmektedir. SDD’nin sonucunda ölçek ve konum fonksiyonu olan birçok dalgacık katsayıları C elde edilir. SDD’nin algoritmasının açıklamak istersek, bu işlem 5 adımda tanımlanır. Bunlar; 1. bir dalgacık al ve orijinal sinyalin başlangıç bölümüyle karşılaştır, 2. dalgacık ile sinyal arasındaki korelasyon katsayısı C’yi hesapla, katsayı ne kadar büyükse benzerlik te o kadar fazla olacaktır, 3. dalgacığı bir miktar sağa kaydır, adım 1 ve 2’yi tüm sinyali kaplayana kadar tekrarla, 4. dalgacığı ölçeklendir ve 1., 2. ve 3. adımları tekrarla, 5. tüm ölçekler için 1 ila 4 nolu adımları tekrarla. 16 Bu işlemleri yaptıktan sonra sinyalin farklı bölgelerinde farklı ölçeklerde katsayılar elde edilir. Bu katsayılar orijinal sinyalin regresyon sonuçlarını gösterir. Elde edilen katsayılar nasıl gösterilmeli ki; kolayca yorumlanabilsin. Bunun için; x → zaman, y → ölçek ve xy → C’nin büyüklüğüne göre renklendirme yapılarak grafiğe aktarılmalıdır. 3.3.2 Ayrık Dalgacık Dönüşümü Eğer olası tüm ölçek aralığında dalgacık analizi yapılırsa çok büyük veri yığınları oluşur. Bunlardan kaçınmak için analist belirli ölçek grupları tespit eder ve bu aralıkta analizleri yapar. Çoğunlukla en pratik ve kullanışlı yol, ölçek ve konum değerleri ikinin kuvveti olacak şekilde seçilmesidir. İşte söz konusu işleme Ayrık Dalgacık Dönüşümü (ADD) adı verilir. Matematiksel kuram olarak SDD’den hiç bir fark yoktur. Sadece hesap sınırı dizinin zaman alanına, ölçek ve konum değerleri de analistin tercihine bağlıdır. 3.4 Dalgacık Ölçeği ile Fourier Frekansı Arasındaki İlişki Fourier analizi, bir sinyali farklı frekanslardaki bileşenlerine ayırırken, dalgacık analizi işlemi farklı ölçeklerde gerçekleştimektedir. Amaç sinyalin içerisindeki gizli periyodikliğin belirlenmesi olduğundan, bu durumda ölçek ile frekans arasında bir ilişki kurmak gerekir. Bu ilişki s = 1 f dir. Frekansla ölçek arasında ters orantı olmakla birlikte, Fourier periyodu dalgacık ölçeğine eşit değil, denktir. Yani ana dalgacığın tipi değiştiğinde periyotla ölçek arasındaki oran da değişir. Örneğin Morlet dalgacığının ölçeği Fourier periyoduna hemen hemen eşitken, Meksikalı şapkasında ölçek Fourier periyodunun 1/4 katıdır (Torrence ve Compo, 1998). Bu nedenle analiz işleminden önce ölçek-periyot ilişkisi iyi bilinmelidir. 17 4. SAYISAL UYGULAMA Önceki bölümde anlatılan dalgacık teorisini daha iyi anlaşılması için sayısal uygulamaların yapılması daha faydalı olacaktır. Öncelikle analiz işlemi, bileşenleri bilinen test dizisinde yapılarak metodun kullanılabilirliği test edilecektir. 4.1 Monte-Carlo Yöntemi 6 Genlik (m) 5 4 3 2 1 0 0 1 2 3 4 5 6 Zaman (sn) 7 8 9 10 Şekil 4.1: Test zaman dizisi Matematiksel dönüşümler ham sinyallerde belirlenemeyen detaylı bilgileri elde etmek için kullanılır. Bu amaçla aşağıdaki uygulama Fourier ile dalgacık yönteminin karşılaştırmaları yapılarak elde edilecektir. Pratikte daha çok zaman alanında sinyaller bulunur. Yani zamanın bir fonksiyonu olarak ölçülmüş bir sinyal söz konusudur. Böylesi bir gösterim çoğu kez sinyalin içinde bulunan gizli periyodiklikleri göstermeye yetmez. Bu nedenle sinyal zaman alanından frekans alanına dönüştürülmesi daha uygun olur. 18 Örneğin 8, 4, 2 ve 1 Hertz (saniyedeki devir sayısı) frekansları olan bir sinyali düşünelim. Bu sinyalin periyotları sırasıyla 0.125, 0.25, 0.5 ve 1 dir (f = 1/T ). Söz konusu sinyalin zaman alanındaki gösterimi Şekil 4.1’de verilmiştir. Matematiksel ifadesi, f (t) = cos( 2π 2π 2π 2π t) + cos( t) + cos( t) + cos( t) 0.125 0.25 0.5 1 şeklindedir. Spektral yoğunluk (×105 ) Sinyalin Fourier dönüşümüyle elde edilen spekturumu Şekil 4.2 de verilmiştir. 40 20 0 0 0.125 0.250 0.375 0.500 0.625 0.750 0.875 1.000 Periyot Şekil 4.2: Fourier spektrumu Yine aynı sinyalin dalgacık dönüşümüyle elde edilen spektrumu Şekil 4.3’te verilmiştir. Şekil dikkatlice incelenirse, başlangıçta öngürülen periyotların bulunduğu bölgeler koyu renkle çevrilmiş beyaz alanlar olarak karşımıza çıkar. Bu demek oluyor ki; zaman dizisinin söz konusu kısımlarında periyodikler var ve zaman alanı boyunca aynı yoğunlukta kalmaktadır. Şimdi ise zaman dizisinin durağan olmadığını varsayalım. Yani zaman alanı boyunca değişen frekanslar içerdiğini kabul edelim. Bu durumun matematiksel gösterimi, 19 Test Datasinin Dalgacik Güç Spekturumu 0.03125 0.0625 Peryot 0.125 0.25 0.5 1 2 0 5 10 15 20 Zaman 25 30 35 40 Şekil 4.3: Dalgacık spekturumu f (t) = 2π cos( 0.125 t), 0 < t ≤ 10; cos( 2π t), 10 < t ≤ 20; 0.250 2π t), 20 < t ≤ 30; cos( 0.500 cos( 2π t), 30 < t ≤ 40; 1.000 şeklinde olacaktır. Elde edilen zaman dizisinin grafiği Şekil 4.4’te görülmektedir. İkinci tip zaman dizisinin Fourier spekturum grafiği Şekil 4.5’de verilmiştir. Önceki Fourier spektrumuyla benzer görüntü elde edilmiştir yine 4 tane zirve (peak) ve zaman bilgisi yok! Buna karşın aynı dizinin dalgacık spekturumu Şekil 4.6 de gösterilmektedir. 20 Genlik 1 0 −1 −2 0 10 20 Zaman 30 40 Spektral yoğunluk (×105 ) Şekil 4.4: Test zaman dizisi (durağan olmayan) 40 20 0 0 0.125 0.250 0.375 0.500 0.625 0.750 0.875 1.000 Periyot Şekil 4.5: Fourier spektrumu 4.2 Gerçek Verilerle Uygulama Uygulama için Antalya mareograf istasyonunun 1990 yılına ait saatlik deniz düzeyi gözlemleri seçilmiştir. Bu gözlemler istasyonun analog kayıt ürettiği döneme ait olduğundan, Harita Genel Komutanlığınca kaba hataları düzeltildikten sonra sayısallaştırılarak analize uygun hale dönüştürülmüştür (HGK, 1991). Örnek olarak ocak ayı saatlik gözlemleri Şekil 4.7’de görülmektedir. Analiz işlemi için Matlab programlama dilinde yazılmış kodlardan faydanılmıştır (bak.Torrence ve Compo (1998)). Analiz işlemine başlamadan önce bazı 21 Test Datasinin Dalgacik Güç Spekturumu 0.03125 0.0625 Peryot 0.125 0.25 0.5 1 2 0 5 10 15 20 Zaman 25 30 35 40 Şekil 4.6: Durağan olmayan dizinin dalgacık spekturumu Deniz düzeyi (m) 1.25 1.00 0.75 0 168 336 504 Zaman (saat) 672 Şekil 4.7: Antalya mareograf istasyonu 1990 yılı ocak ayı saatlik gözlemleri parametrelerin programa girilmesi gerekir. (mother wavelet) tipinin seçilmesidir. 22 Bunların başında ana dalgacığın Literatürde sayısız dalgacık türüne rastlanır. Bunlardan en çok bilinen ve kullanılan Haar, Meksikalı şapkası, Daubechies ve Morlet’tir. Dalgacığın seçimi daha çok verinin karakteristik özelliğine ve analistin tercihine bağlıdır. Ocak Gözlemlerinin Dalgacik Güç Spekturumu 4 Peryot 8 16 32 64 128 256 0 100 200 300 400 Zaman (saat) 500 600 700 Şekil 4.8: Deneysel gözlemlerin dalgacık spekturumu Morlet dalgacığı karmaşık sayıları içermesi nedeniyle hem genlik hem de faz bileşenini aynı anda tespit edebilir (Lau ve Weng, 1995). Ayrıca bu dalgacık ani değişimler yapmayan yumuşak geçişleri olan zaman dizilerinde daha iyi sonuç verir. Uygulamada kullanılan zaman dizileri bu tipe uyan davranış gösterir. Dolayısıyla bu çalışmada Morlet dalgacık tipi kullanılmıştır. Diğer girilmesi gereken parametre ölçek değerinin artış miktarıdır. Bu değer ne kadar küçük olursa olası periyotlar ayrıntılı bir şekilde incelenmiş olur. Uygulamada 0.05 olarak alınmıştır. Bu değerden küçük olması işlem hızını düşürmekten başka bir işe yaramayacaktır. Ayrıca veri toplama aralığının belirtilmesi gerekmektedir. Burada saatlik veriler girilmiş, dolayısıyla 1 alınmıştır. Antalya mareograf istasyonuna ait 1990 yılı saatlik gözlemleri aylık gruplara 23 bölünmesiyle analize başlanmıştır. Daha sonra her grup ayrı ayrı analiz edilmiştir. Analiz sonucu elde edilen grafiklere örnek olarak Şekil 4.8 ve 4.9 verilebilir. Subat Gözlemlerinin Dalgacik Güç Spekturumu 4 Peryot 8 16 32 64 128 256 0 100 200 300 400 Zaman (saat) 500 600 Şekil 4.9: Deneysel gözlemlerin dalgacık Spekturumu Şekiller dikkatlice incelendiğinde, duşey eksende 12–13 düzeylerinde (siyah renkle çevirili alan) periyodiklik olduğu açıkça görülmektedir. Deniz düzeyi gözlemleri ayın ve güneşin çekim etkisiyle yarı günlük periyodiklikler göstermesi olağandır. Diğer klasik yöntemle yapılmış çalışmalarda da benzer sonuçlar bulunmuştur (Abbak, 2005). Ancak bu analizde ise ek olarak periyodikliğin yerelleştirilmesi yapılmıştır. Grafiğe yeniden göz atılırsa, birer hafta aralıklarla periyodiklik oluşmaktadır. İşte bu çalışmayı diğerlerinden ayıran en önemli özellik budur. 24 5. SONUÇ VE ÖNERİLER 5.1 Sonuçlar Bu çalışmada zaman dizilerinin analizinde kullanılan dalgacık yöntemi tartışılmıştır. Dalgacık analizi hakkında temel teori ve kavramlar anlatılmıştır. Teoriyi daha da güçlendirmek için önce test verileriyle analiz yapılmış ve yöntemin kullanılabilirliği hakkında bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Daha sonra deneysel bir zaman dizisi olarak deniz düzeyi gözlemleri seçilmiştir. Söz konusu verilerin analizi sonucunda dalgacıkların etkin bir analiz metodu olduğu kanaatine varılmıştır. Şimdiye kadar ki yapılan çalışmaların aksine farklı bir perspektif yakalanmıştır. Analizle birlikte bu yöntemin geleneksel yönteminlere göre üstün yönlerinin olduğu fark edilmiştir. Bunlardan en önemlisi; durağan olmayan verilerin analizine kolayca uygulanabilmesidir. Zaten deneysel verilerin hemen hepsi durağanlığı bozan bileşenler (trend, ani değişim, kırılma noktası vs.) içermektedir. Klasik yöntemlerde ise zaman dizisi durağan olmasa da analiz esnasında durağanmış gibi kabul edilir. Bu durum ise analizin objektifliği açısından doğru bir tutum değildir. Her yöntemde olduğu gibi hiç şüphesiz bu yöntemin de eksik kaldığı noktalar vardır. Yöntemde verilerin arasında kısa boşlukların olması veya eşit aralıklı olmaması durumunda enterpolasyonla ilgili kısımların doldurulması gerekir. Aksi takdirde algoritma gereği doğru bir analiz yapılması mümkün değildir. Hızlı Fourier analizinde olduğu gibi veri sayısı ikinin kuvveti kadar sayıda (N = 2n ) olması gerekir. Olmadığı takdirde analiz yapılması için veriler en yakın ikinin kuvvetine kadar sıfır ile doldurulur. Bu suni bir müdahele anlamına gelmektedir. Dalgacık analiz sonucunda elde edilen grafikler incelendiğinde, periyodiklikler nicelik olarak belirlenir. Yani test dizisinin analizi sonucu Şekil 4.3’te görüldüğü 25 üzere ”1” frekansının olduğu bölgelerde periyodiklik bulunması gerekirken, bu değer 0.9 ila 1.1 arasında olabilir. Bu durum analistin istemeyeceği bir belirsizliktir. Benzer şekilde veriler farklı ölçü kaynaklarından elde edilebilir ve dolayısıyla farklı ağırlıkta veriler oluşur. Bu durumda yöntemin yapabileceği hiç birşey yoktur. Ağırlık unsurunu gözardı etmek zorunda kalınır. 5.2 Öneriler Atmosferik ve jeolojik koşullar nedeniyle frekansında ani değişimler gösteren deneysel zaman dizilerin analizinde bu yöntemin kullanılması sonuçların yorumlanmasını kolaylaştırmaktadır. Dolayısıyla yer bilimleriyle uğraşan araştırmacılara bu yöntemi kullanması tavsiye edilebilir. Analiz işlemi sırasında ölçek değişim miktarı olması gerektiği düzeyde belirlenmelidir. Çok küçük olması işlem hızının yavaşlatırken, çok büyük olması da frekansın çözünürlüğünü düşürmektedir. Bir boyutlu fonksiyonun (örn. zaman dizisi) dalgacık dönüşümü sonucunda iki boyutlu fonksiyon, iki boyutlu fonksiyonun (örn. görüntü) dalgacık dönüşümü sonucunda dört boyutlu fonksiyon ortaya çıkar(Valens, 1999). Günümüz teknolojisiyle dört boyutlu fonksiyonu elde eden analizi yapmak çok zor değildir. Bu nedenle ileriki çalışmalarda gravite haritalarının analizide kullanılacak etkin bir yöntem olarak karşımıza çıkacaktır. 26 KAYNAKLAR Abbak, R. A. (2005). Deniz düzeyi gözlemlerinin en küçük karelerle spektral analizi. Master’s thesis, Selçuk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya. Baykut, S., Akgül, T., ve Ergintav, S. (2006). Modeling and Analysis of Noise Characteristics of GPS Data. In IEEE 14th Signal Processing and Applications Conference, Antalya, Turkey, 17-19 April 2006. Graps, A. (2006). Introduction to wavelets. World Wide Web, http://www. amara.com. HGK (1991). Erdek, Menteş İzmir, Bodrum ve Antalya Mareograf İstasyonları 1990 yılı Saatlik Deniz Seviyesi Değerleri. Harita Genel Komutanlığı, Ankara. Keller, W. (2004). Wavelets in Geodesy and Geodynamics. Walter de Gruyter GmbH & Co., 1st edition. Lau, K. M. ve Weng, H. (1995). Climate Signal Dedection Using Wavelet Transform: How to Make a Time Series Sing. Bulletin of the American Meteorological Society, Volume: 76:pages:2391–2402. Lee, J. J., Lee, S. M., Kim, I. Y., Min, H. K., ve Hong, H. S. (1999). Comparison between Short Time Fourier and Wavelet Transform for Feature Extraction of Heart Sound. IEEE TENCON, Volume: 102:18–55. Misiti, M., Misiti, Y., Oppenheim, G., ve Poggi, J. M. (2004). User’s Guide on Wavelet Toolbox 4 for MATLAB. Matworks Incoorperation. Percival, D. B. ve Walden, A. T. (2002). Wavelet Methods for Time Series Analysis. Cambridge University Press, second edition. Qiao, F. (2005). Introduction to Wavelet: A Tutorial. In Workshop on Wavelet Application in Transportation Engineering,January 09, 2005. Torrence, C. ve Compo, G. P. (1998). A Pratical Guide to Wavelet Analysis. Bulletin of the American Meteorological Society, Volume: 79:pages:61–79. Valens, C. (1999). A Really Friendly User Guide to Wavelet. World Wide Web, http://www.cs.unm.edu/~ williams/cs530/arfgtw.pdf. 27
Benzer belgeler
Bölüm 1 - Nesin Matematik Köyü
Tüm insanların beş’e ortak bir anlam vermeleri, herhalde ancak beş’in bizden
bağımsız bir biçimde var olmasıyla olabilir.
Kaldı ki, beş kavramı birbiriyle hiç ilişkisi olmamış uygarlıklar ...
gama fonks˙ıyonu
olur. Bu eşitlik Weierstrass çarpım formülüdür.
Yukarıda {Cn } dizisinin limiti olarak
tanımladığımız γ ’nın ne büyüklükte bir sayı
olduğu hakkında biraz fikir verelim. Her şeyden
önce ...
VER˙IM E˘GR˙IS˙I ANAL˙IZ ARACI
diğer sabit getirili enstrümanlarda kendi risk-getiri profiline uygun seçeneklerde
pozisyon almasını, aynı vadede ama daha yüksek ya da düşük getirili yatırım
sepeti hazırlamasını mümkün k...
Türkiye`de Deprem Tekrarlanma Zamanının Tahmini ve Neotektonik
dikkate alması nedeniyle sismik riskin olasılıksal yöntemlerle tahmini daha uygundur [1]. Sismik tehlikenin tahmininde kullanılan ilk modeller depremlerin zaman
ve yer bakımından bağımsız oldukla...