SAYI29 - içmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi
Transkript
Sektörel Haberler Giriş İçmimarlar Odası’ndan Haberler TMMOB İçmimarlar Odası Genel Başkanı Levent Tümer 6 37 Nurten Unansal Söyleşisi Resim ve Çizimler - Ferhat Dorkip İçmimar Konuşmaları TMMOB İçmimarlar Odası Haberler Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman Söyleşisi Sarı Dekorasyon-Sait Güleyin Türkiye’de Mobilya Tarihi Notları - 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim ‘MODERNO’ - Y. Mimar Fazıl Aysu - Y. İçmimar Baki Aktar Hazırlayan: Önder Küçükerman 38 42 54 66 74 82 Söyleşi Mimarlık Proje - iki Nesil Birarada 98 Üniversite Tanıtım Yaşar Üniversitesi - İçmimarlık ve Çevre Tasarım Bölümü Başkanı Yard. Doç. Dr. Gülnur Ballice Söyleşisi Portre Ustalarla Buluşmalar Proje Dünyadan Mekan Tasarım Makale Dünyadan Ürün Tasarım Sergi İzlenim Organik Bir Mekan Gezi Mesleki Yayınlar Fuar Takvimi Kültür Sanat 86 102 106 Yrd. Doç. Dr. Rabia K. Doğan, Selçuk Üniversitesi, İçmimarlık ve Çevre Tasarım Bl. Bş. Mekan Tasarımına Gelenek Yenilik ve Dönüşümle Gelen Üçüncü Boyut 109 Özlem Güven Post Modernizm ve Post Modern Mekanlar 113 B. Burak Kaptan, İç mimarlık ya da İçmimarlık Ne Fark Eder! 118 Yrd. Doç. Dr. Deniz Hasırcı, İzmir Ekonomi Üniversitesi, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Başkanı, Liman Kentlerinde Kentsel Kalite ve Mimari Kimlik Arayışları 124 Yrd. Doç. Dr. Emre Ergül, İzmir Ekonomi Üniversitesi, İçmimar Mert Can Uzyıldırım, Doç. Dr. Nurten Unansal, Türkiye’de İçmimarlık Tarihine Bir Bakış 128 140 Sema İşbilir, İstanbul Modern Sanatlar Müzesi, Erol Akyavaş Retrospektif Sergisi Göğe Bakma Durağı, Fulya Nanba, Gezi Bostanı Limonata Downtown 146 150 152 Gökçeada, Bozcaada, Asos 154 162 164 166 Reklam İndeksi Furnishome Ön Kapak İçi Massive Ön Kapak İçi Yanı Emin Kaya Collection 02 Mod Tasarım 03 Royal Halı 07 Turanlar 09 Lineadecor 11 Hüppe 13 Çanakçılar Creavit 15 Hannover Messe 17 Zivella 19 Turkuaz Seramik 21 Agt 23 Tenda Perde 25 Fiberli 27 Blanco Öztiryakiler 29 Pierre Cardin 31 Laodikya 33 Arıtay Mobilya 35 Lighttech Aydınlatma Fuarı 36 Adalılar Mobilya 73 Açs 107 Yıldız Sunta 133 Başaranlar Mermer 135 Klasik Dekor 137 Tavcam 139 Zeyhan 141 Başaran 143 Nevra Yapı 145 Er-Duş Küvet 151 Om İnşaat 153 Gpd 159 Çerçioğlu Sistem Perde 161 Makel 163 Furtex 165 Yüce Marble 167 Durşen 169 Özkul Halı 171 Elifnur Halı 173 Kastamonu Entegre 174 Samur Halı Arka Kapak İçi Özcan Aydınlatma Arka Kapak Türkiye / Sektörel Haber Tasarım Vakfı İstanbul Faruk Malhan önderliğinde kuruldu D ünyada ilk örnekler arasında yer kamuyla paylaşarak uluslararası alacak bir ‘Tasarım Vakfı’ platformlara taşımayı amaçlıyor. İstanbul’da kuruldu. Moda tasarımı, tekstil tasarımı, seramik tasarımı, cam Temel amacı, katma değeri yüksek iş yapma geleneğini tasarımı, grafik tasarım, mimarlık, endüstri yerleştirmek olan Tasarım Vakfı İstanbul, bu ürünleri tasarımı, yeni medya tasarımı gibi bağlamda, konferanslar, atölye çalışmaları, disiplinlerin yanında, ilgili tüm yaratıcı seminerler, eğitsel etkinlikler, hizmet ve eğitim endüstrileri kapsayan Tasarım Vakfı İstanbul sektörlerine ‘yüksek katma değerli’ boyutlar etkinliklerine Eylül 2013’te başlayacak. Tasarım Vakıfı istanbul, tasarım kültürünün Akdeniz üzerinden dünyaya yayıldığı Eski getirmek adına tasarım kültürünü tanıtmayı; yeni birliktelikler için yeni düsu̧ n ̈ ce ve modeller kurgulamayı hedefliyor. 55. Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi’nin Türkiye Pavyonu açıldı çağrışımlarını devralıp; geleceğe taşımayı 28.5.2013 tarihinde Koleksiyon’un desteğiyle V Dünya’yı; sanatını, kültürünü, arka plandaki Tasarım Vakfı İstanbul, ‘İlk Paydaş Toplantısı’nı enedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi’nin Türkiye Pavyonu’nda, Ali hedefliyor. Vakıf, tasarım kültürüne adanmış kar gerçekleştirdi. Toplantıda, akademisyenlerden, Kazma’nın ‘Rezistans’ başlıklı yeni video serisi amacı gütmeye, yaratıcı ekonomileri tasarım STK temsilcilerinden, tasarımcılardan ve yer alıyor. Emre Baykal’ın küratörlüğünde kültürüne, tasarım kültürünü yaratıcı davetlilerden oluşan 35 kişilik bir grup, vakıf gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu, 24 Kasım ekonomilere eklemlendirmek üzere küresel kurulma aşamasındayken, vakfın kapsamı 2013 tarihine kadar sürecek olan Bienali’in ölçekte etkin, çok yüzlü bir merkez olarak alanının ve öncelikli etkinliklerinin neler olması ana mekânlarından biri olan Arsenale'nin kuruldu. Vakıf, yaşadığımız coğrafyaya ve gerektiği ile ilgili konuları tartıştı. Misyonunu Artigliere binasında bulunuyor. Küratör Emre topluma ait tasarım kültürüne ve tarihine sahip paydaş toplantılarından gelecek geribildirimlerle Baykal ve sanatçı Ali Kazma’nın katılımıyla 30 çıkılması adına uygun şekillendirmeyi öngören Mayıs Perşembe günü gerçekleşen açılışta koşulları sağlayacak vakıf, sözkonusu paydaş ‘Rezistans’ uluslararası sanat dünyasına ortamı hazırlamak; toplantılarının yeni tanıtıldı. Ali Kazma, beş kanallı bir video tasarımı, tasarımcıyı, katılımcılarla devamlılığını yerleştirmesi olarak kurguladığı ‘Rezistans’ta, üreteni ve tüketeni ve bu toplantıların bedeni hem kendi kısıtlarından kurtarıp yüceltmek, projeler çıktılarını sosyla medyada özgürleştiren, hem de sınırlayıp kontrol altına geliştirmek ve sonuçlarını paylaşmayı hedefliyor. alan müdahale ve stratejileri inceliyor. 5 Türkiye / Firma Haber Filli Boya’dan, bilimin merkezi Cern’e yolculuk Avrupa’nın ‘en yenilikçi kulubüne’ yeni bir üye daha Ü kemizde renk trendlerinin öncüsü Filli Boya, rengin gerçekte ne olduğunu anlamak ve Y Tarkett’in yenilik geliştirme süreci: çıktı. Tüm dünyada bilimin merkezi olarak kabul gören Avrupa Parçacık Fiziği Laboratuvarı / CERN’de 23 Nisan’da Paris'te A.T. Kearney tarafından edilen yaratıcılık oturumları sayesinde yılda düzenlenen bu çalışmada, rengin oluşumuna dair düzenlenen ‘7. En Yenilikçi Jüri Özel Ödülü’ne 60 yeni konsept oluşturulur). ne varsa masaya yatırıldı. Filli Boya, bu kez bilimin layık görüldü. A.T. Kearney 2004’den beri merkezine yani, İsviçre’nin Cenevre şehrinde inovasyon yönetimindeki en iyi örnekleri danışmanlardan oluşturulan ağ ile teknolojik bulunan, ‘dünyanın oluşumu, maddenin yapısı’ gibi ‘Avrupa’nın En Yenilikçi’ ödülüyle teşvik uzmanlık yönetimi. birçok bilimsel konuya ilişkin araştırmalara imza etmektedir. Almanya, Fransa, İtalya ve atan CERN’ e yaptığı ziyaretle bu yolculuğa devam İngiltere'de verilen ödülün kazananları göre geniş pazar bilgisi (mimarlar, ediyor. ‘Renk ve görme arasında nasıl bir ilişki var? otomatik olarak Avrupa’nın En Yenilikçi tasarımcılar, distribütörler). Gerçekte renkler var mı, yoksa onlar yalnızca Kulübü’ne dâhil olur ve Avrupa tartışma gözümüze yansıyan farklı ışık dalgaları mı?” gibi forumunun üyesi olurlar. Yenilikçilik, sorulara yanıt arandığı bu seyahatte, CERN’de görev Tarkett’in organik büyümesinin temel alan, aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi taşlarından biridir ve eko-inovasyon, 24 uygulama laboratuvarında 120 AR-GE (İTÜ) Fizik bölüm başkanı da olan Türk bilim insanı modüler çözüm ile endüstriyel süreç çalışanı her gün araştırmalarını Kerem Cankoçak, moderatör kimliğiyle Filli Boya’ya liderliğiyle bağlantılıdır. Tarkett’in yenilikçilik sürdürmektedir. Tarkett’in portfolyosunda eşlik etti. Bu yolculukta, laboratuar ortamında renk stratejisi, Cradle to Cradle ve döngüsel 145 adet patent bulundurmaktadır ve ve görme kabiliyeti incelenirken, insana ve evrene ekonomi ilkelerine dayalı olarak, çevresel bunlara her yıl 10-15 adet yeni patent ilave dair birçok bilgi de edinilmeye çalışıldı. stratejinin uygulanmasına katkıda bulunur. edilir. www.tarkett.com.tr nasıl oluştuğunu izlemek için bilimsel bir yolculuğa 6 enilikçi zemin kaplamaları ve spor yüzey çözümlerinde dünya lideri olan Tarkett, - Fikir üretimi ve yönetimi (organize - Tarkett bünyesinden veya - Farklı müşteri kategorisi ihtiyaçlarına - Dış ortaklar ile iletişim (tedarikçiler, üniversiteler, araştırma merkezleri vb). Tarkett’de dünya çapında 11 ülkede ve Türkiye / Firma Haber Samet, Interzum 2013’te Türkiye’yi onurlandırdı D ünyanın en büyük mobilya aksesuar fuarı olan Interzum Fuarı’nda ‘Uluslararası Basın Konseyi’ tarafından ziyaret edilen 15 marka arasında yer alan Türkiye’nin lider mobilya aksesuar markası Samet, inovatif yaklaşımı, yeni ürünleri ve tasarımcı işbirliği ile ön plandaydı. 4 gün süren ve 4.000 ziyaretçiyi ağırlayan Interzum 2013’te Samet, Alman basını için düzenlenen ve Interzum’un trendlerinin anlatıldığı basın gezisi kapsamına alınan 15 uluslararası firma FOTOĞRAFLAR: Cemal Emden Koleksiyon, Alce Elektrik projesiyle güncel iş kültürüne yenilikler sunmayı sürdürüyor Dünyada mobilya aksesuar sektörünün en büyük 5 oyuncusundan biri olan ve 6 ayrı kategoride 45 farklı ürününü sergileyen Y Samet, fuarın en büyük standlarından olan mimari tasarımı Cedetaş Mimarlık tarafından yapılan Alce Elektrik projesini ürünleriyle 510 m2’lik standı ve 3 yeni konsept ürünü ile zenginleştirdi. Pendik’te kurulu fabrika, yönetim ve genel müdürlük yapılarının tamamını içeren dikkat çekti. Tasarımcı Defne Koz’un Samet‘e Alce Elektrik projesi ile Koleksiyon 40 ülkeye ihracat yapan önemli bir kurumun yeni görsel özel tasarladığı 3 ürünüyle katıldığı fuarda, yapısının oluşturulmasına katkı sağlamış oldu. Projenin ofis ve ziyaretçi bölümlerinde kullanılan üst düzey 35 uluslararası basın mensubuna eni felsefe ve modern yaklaşımıyla iş dünyasına artı değerler katan Koleksiyon Mobilya, Dilim oturma grupları, Barbari masa sistemleri, Tristan ofis koltukları gibi Koleksiyon Mobilya öğeleriyle öncelikli olarak çalışanların iletişim ve verimliliğinin arttırılması amaçlanıyor. Alce Elektrik projesi aynı zamanda üretim ile yönetim arasındaki bütünselliği sağlayacak ve şirketin ziyaretçilere tüm şeffaflığıyla kendini sunacağı özgüvenli bir kurguyu içeriyor. 8 arasında tek Türk markası olarak yer aldı. yönelik bir sunum gerçekleştirildi. Türkiye / Firma Haber Furnishome’dan mekanlara derinlik katan aynalar ekorasyonda ayna kullanımı D veya banyolarda kullanılabilecek kare ve mekanların olduğundan daha ferah daire şeklindeki modellerimizi açılış ve geniş görünmesini sağlayan en etkili günlerine özel fırsatlarla Avcılar, Libadiye yöntemlerden biridir. Furnishome, ve Küçükköy mağazalarımızda modern ve klasik birbirinden farklı 100 inceleyebilirsiniz. çeşit yepyeni ithal ayna modelleriyle, Ev, mağaza, ofis, ya da benzeri birçok figürleri, ve daha birçok temayı parçalı ya da tüm mekanların kimliğine yeni bir tarz alana renk katan diğer bir dekorasyon parçasız, 30’luk, 60’lık, 80’lik veya 100’lük, katmayı hedeflemiştir. Konsol üzerine aksesuarı ise yağlı boya tablolardır. onlarca ölçü tipini ithal ederek, tüm kullanabileceğiniz oval veya dikdörtgen Furnishome, kalın kanvas üzerine %100 el dekorasyon severlerin ilgisine sunmaktadır. aynalar, dresuar üzerine koridor, salon yapımı olan manzara, soyut, çeşitli hayvan Avize seçimi mekanların mobilyasını, perdesini, duvar rengini, ve odanın havasını simgeleyen ve bu unsurları öne çıkaran en önemli aksesuarlardan biridir. Furnishome olarak, Led’li aydınlatmalardan, sarkıt ve klasik avizelere, krsital taşlı avizelerden tekli ve cam kollu her renk seçeneği ile (gümüş , altın sarısı, bal ve şeffaf renkleriyle üzeri çiçekli yapraklı desenler ve modern unsurların yer aldığı tasarımlar) yeni ürün yelpazesini genişletmiştir. Kristal camlı avizelerde dikkat etmeniz gereken ise görsellikten daha çok camların kalitesidir. Furnishome olarak taşların kristalize cam olmasına hem görsel olarak hem de daha uzun ömürlü olması açısından özellikle dikkat ettik. 10 Firma Haber / Royal Halı Royal Halı’dan sınırları zorlayan bir koleksiyon Y eniliklerin öncüsü olmaya devam eden Royal Halı fabrikasında gerçekleşen Dağcı, ortak noktanın parmak izi gibi sadece Royal Halı içmimarlara özel projesi lansmanda içmimarlar hem koleksiyonu kişiye özel olması olduğunu söyledi. Custom Design tanıtımlarına başladı. İlk incelediler hem de üretim süreci hakkında olarak İçmimarlar Odası İzmir Şubesi’nden bilgi almak üzere fabrikayı gezdiler. Dünya’da İçmimarlardan tam not gelen bir gruba proje hakkında bilgi verildi. ilk defa Royal Halı tarafından yapılan Ebru Alanlarında birçok projeye imza atmış İçmimarların beğenisini kazanan Custom halınında aralarında bulunduğu Custom içmimarların da bulunduğu grup koleksiyona Design için ‘sınırları zorlayan bir koleksiyon Design koleksiyonu hakkında bilgi veren ilgi göstermekle kalmadı kendi Ebru halılarını olmuş’ yorumu yapıldı. Royal Halı Genel Müdürü Cihan Dağcı, kendileri yaptı. Normal halıların aksine sınırsız renk ve “Custom Design koleksiyonumuz 4 farklı İçmimarlara kendi halılarını kendi desen seçeneği olan ve sadece kişiye özel gruptan oluşuyor. Ebru halının yanı sıra Vale, tasarlamalarına izin verdiği için Custom ürünlerin olduğu Custom Design koleksiyonu Latte ve Benim Royalim halıları da Design koleksiyonunun önemli olduğunu ilk olarak İçmimarlar Odası İzmir Şubesi’nden bulunmakta” dedi. Herbirinin kendine özel söyleyen İçmimarlar Odası Başkanı Dilara Gür gelen bir grup içmimara tanıtıldı. Gaziantep üretim tekniğine sahip olduğunun altını çizen Narinç, “Buraya gelmeden önce Royal Halı’nın standart ürünler sunacağını zannediyordum. Custom Design koleksiyonunu görünce düşüncelerimde yanıldığımı fark ettim. Koleksiyonda her bölgeye hitap eden, projelerimizde çok rahat kullanabileceğimiz modellerin olmasının yanı sıra renk alternatiflerinin ve ebat sınırının olmaması çok iyi ” dedi. İçmimar Filiz Karvas ise en çok Latte ve Benim Royalim kalitelerini beğendiğini söyledi. Karvas, “Daha grafik ve mimari olduğunu düşündüğüm için Latte’yi beğendim. Ama hepsini farklı projelerde kullanabileceğimizi düşünüyorum. Mesela Benim Royalim önümüzü açabilecek, sınırları zorlayacak bir koleksiyon olmuş” diye konuştu. 12 Türkiye / Yeni Ürün Movo ile mutfaklarda çıt çıkmıyor Ş ık ve kullanım kolaylığı sunan fikirleri tek üründe buluşturan Silverline Ankastre, Movo Hareketli Davlumbaz ile herkesi yeni nesil mutfak keyfini yaşamaya davet ediyor. Özel tasarlanmış hareketli ön paneli sayesinde, emiş performansını maksimum düzeye taşıyan Movo Hareketli Davlumbaz, paslanmaz çelik gövdesi ve siyah temperli cam yüzeyi ile dikkat çekiyor. Hem uzaktan kumanda, hem de dokunmatik kontrol paneli sayesinde kolay kullanım imkanı sağlayan Movo, dört kademeli çalışma özelliği ile performansını maksimum seviyeye taşıyor. ww.silverline.com.tr Mutfağınız artık hiç eskimeyecek D inamik tasarımları ve tüketiciye Bosch’tan süper buhar gücünde bir ütü teknolojisiyle, mutfak mobilyalarını ilk osch Ev Aletleri, yeni nesil ütü B günkü renk ve görüntüsüyle koruma modellerinden ilki olan Bosch Sensixx’x altına alıyor. Mutfak mobilyaları TDA5028110’u görücüye çıkardı. Ütü tasarımında kullandığı akıllı detaylar, gövdesi olarak daha ergonomik bir dizayna Zamansız şıklık Brecha estetik çizgiler ve canlı renklerle eramiksan, klasik severlere sunduğu yeni serisi bir tasarımın eseri olan CeraniumGlissée S Kale; uyguladığı Ultra Lake Brecha ile zamansız şıklığı yaşam alanlarına teknolojisiyle, hiçbir yerde görülmeyen tabanı ile fark yaratıyor. Tabanında tam 100 yansıtıyor. Brecha mermer, rölyef ve dekor pürüzsüz lake yüzeylerini mutfaklara adet buhar deliği bulunan ütü, geliştirilmiş kombinasyonu ile klasik görünümü ve zamansız taşıyor. Çoğu zaman kullanıcılarda, renk buhar kanalları ve arttırılmış buhar delikleri sahip olan Bosch Sensixx’x TDA5028110, sayısı arttırılmış buhar delikleri ve yepyeni kullanıcıların hayallerini gerçekleştiren şıklığı yaşam alanlarına taşımak mümkün. Digiart sararması, çizilme ve darbelere karşı sayesinde optimum buhar çıkışı sağlıyor. tekniğiyle üretilen duvar karolarında, 3 boyutlu dayanıksızlık gibi endişeler uyandıran Ceranium Glissée 2800 Watt gücü ve 180gr. rölyef karo üzerine mermer efekti uygulanarak mutfak mobilyası kapakları, Kale’nin şok buhar oluşturulan görsellik, klasik dekoruyla zamansız lake kapak üretim teknolojisi sayesinde çıkışıyla çok şıklığı yakalıyor. Yer karolarında Full Lappato rahat ve uzun ömürlü bir kullanım (parlak) ve Natural (mat) olarak üretilen Brecha, güvencesiyle sunuluyor. eşsiz dokusuyla mekânlara hayat veriyor. www.kale.com.tr ayrıcalıklı. 14 özel çözümleriyle mutfaklara değer katan Kale, uyguladığı Ultra Lake Türkiye / Yeni Ürün Evinizde kat kat rahatlık için ev asansör sistemi: Maisonlift Sıcak yemeklerin sırrı Wolf ısıtma çekmecesinde saklı Ç ok katlı bir eve sahipseniz ve merdiven inip çıkmakta zorluk çekiyorsanız, katlar arasındaki mesafe gözünüzde asansörleri ile çok katlı evi olanlar, şimdi bir kattan diğer kata İ çıkıp inerken güvenli ve rahat bir yolculuk yapabiliyor. Evlerinde mutfakların vazgeçilmezi haline geldi. asansör kurulacak alan olmadığını düşünenlere ise MaisonLift ile bu konudaki en ideal Dünya çapında profesyonel ve amatör çözümü Kleemann sunuyor. MaisonLift, her bina için özel çözümler üretiyor. Binanızda şeflerin tercihi olan Wolf ankastre önceden asansör planlaması yapmış olmanız ya da hidrolik asansör kuyusu bulunması ekipmanlarının en kullanışlı üyesi ısıtma gerekmiyor. Çünkü MaisonLift, asansör için yer ayrılan binalarda olduğu gibi, asansör kuyusu çekmeceleri, şıklığı ile mutfak olmayan binalarda da merdiven boşluğunda ya da bina dışında alüminyum kuyu dekorasyonunu tamamlarken pratikliği ile seçenekleri ile çözüm sağlıyor. Ayrıca kuyu dibi ölçüsünde ve son kat yüksekliğinde sorun de hayatı kolaylaştırıyor. Dokunmatik olan villalarda, iş yerlerinde, çatı dublekslerinde ve diğer tüm binalarda da kullanılabiliyor. kumanda paneli sayesinde hassas ısı şlevselliği sayesinde tüketiciye maksimum büyüyorsa artık çözümü mümkün. Yaşamı kolaylaştıran ev verim sağlayan ankastre ürünler artık kontrolü sağlayabilen ısıtma çekmeceleri, Thea Ultima ile modüler seride üst sınırlara yolculuk E lektrik anahtar ve priz sektörünün lideri VİKO’dan modüler kategorinin üst segmentinde sınırları zarafet ve incelikle çizen yeni bir seri: Thea Ultima… Yenilikçi ürünleriyle sektörde fark yaratan Viko’nun Thea ailesine dahil ettiği en yeni modüler seri Ultima, yaşam alanlarına ve dekorasyon dünyasına kattığı üst seviyede şıklık, konfor ve ayrıcalıkla öne çıkıyor. Cam, Metalik, Ahşap ve Eloxal serilerine sahip olan Thea ULTIMA’da 4 farklı malzeme ile 14 farklı çerçeve rengi alternatifi bulunuyor. 16 hazırlanan yemekleri servis edilecek dakikaya kadar ihtiyaç duyulan koşullarda saklıyor ve üstün hava kontrolü sayesinde yemeklerin tazeliğini koruyarak sıcak tutuyor. Türkiye / Yeni Ürün Modern ve geleneksel stil bir arada V www.idaseramik.com illeroy & Boch’un yeni serisi True Oak, özel seçilmiş meşe ağaçlarından can bularak; benzersiz ve otantik bir gerçek ahşap mobilya tasarımına dönüşüyor. Sade ve yalın tasarımıyla True Oak, geçmişten ilham alarak yeni ve eskiyi, modern ve gelenekseli bir araya getiriyor. Seride kullanılan el işçiliği her İDA Seramik, İstanbul’un güzelliğini mekânlara yansıtıyor detayda ortaya çıkıyor. Özel olgun meşe rengine sahip seri, gelenekselliğin yanı sıra modern teknoloji ile çağdaş bir uyum sağlıyor. sahip, böylece çekmece ses yapmadan İ kapanabiliyor. Havlu askısı gerçek ağaçtan yönelik tasarımlarıyla estetik çözümler üreten İDA Seramik, tarihi kentin yansımalarından ilham yapılıyor ve ince kesilmiş beyaz alüminyum ile alarak yorumladığı İstanbul serisi ile banyolarda benzersiz bir atmosfer yaratıyor. Altın ve platin kaplanıyor, aynalar modern LED‘lerle dekorları, gri ve bej tonlarında mermer dokusunu bire bir yansıtan fonlarıyla sunulan İstanbul aydınlanıyor, yüksek kalite lavabo altı dolapları Yıldızı isimli zemin karolarıyla şehrin güzelliğini banyolara yansıtıyor. Sıcak dokuları sevenler geniş bir saklama alanı sunuyor. için ise İstanbul serisinin duvar karoları, zeminde ahşap desenli Albero ile kombinlenebiliyor. Metal çekmece rayı Soft Closing özelliğine www.villeroy-boch.com DA Seramik, dünyanın en büyüleyici şehrinden ilham alarak tasarladığı İstanbul serisiyle, tüketicilerin özenilesi mekânlar yaratmalarına olanak sağlıyor. Kullanıcıların ihtiyaçlarına Enerji tasarruflu akıllı tasarım İ sviçreli tesisat ve rezervuar markası Geberit, banyolarınıza pratik ve yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor. Yenilikçi koku giderme sistemine sahip Geberit DuoFresh gömme rezervuar sistemi, istenmeyen kötü kokuları klozet içinden emerek, kokudan arındırıyor ve ortama temiz hava salınımı sağlanıyor. Geberit DuoFresh’in enerji tasarruflu koku alma ünitesi, kumanda kapağındaki düğme ile kolayca çalıştırılabiliyor. Klozetin içindeki kötü hava, aktif karbon filtresinde temizleniyor ve ortama yeniden temiz hava veriyor. İster otomatik olarak 10 dakika içinde kapanan, isterseniz de manuel olarak kapatabileceğiniz sistem, temiz hava akışının kontrollü şekilde dağılmasını sağlıyor. 18 Türkiye / Yeni Ürün Evinizdeki en yaratıcı köşe Enza'dan H er büyüklükteki eve, her zevke ve her yaş grubuna hitap eden ürünler sunan Enza, City Plus Köşe Takımı ile konfor ve şıklığı evinize taşımaya devam ediyor. Farklı Sihirli sehpalar koleksiyonu! modülleriyle her büyüklükteki eve kolayca uyum sağlayan City Plus Köşe Takımı, yaklaşık 10 farklı köşe oluşturma imkânı sunuyor. kullanabileceğiniz gibi, ek olarak K alabileceğiniz büyük puf ve sehpalı pufla kreasyonu, taşıdığı yenilikçi izler kadar köşe koltuk keyfinizi genişletebilir, dilerseniz bünyesindeki sihirli sehpaları ile de dikkat tüm modülleri kullanarak koltuğunuzu çekiyor. Geometrinin en dengeli hali olan büyük bir yatak haline de getirebilirsiniz. kareden esinlenilerek tasarlanan ‘Sihirlikare’ Modern ve sade çizgisiyle evinizde fark sehpa serisi, insanoğlunun 8 bin yıllık yaratan köşe takımı, yüksek ayakları ile kolay geçmişinde önce barınaklarda başlayan, daha oleksiyon Mobilya’nın ‘Bizim Evimiz’ teması City Plus Köşe Takımını, ikili ve tekli modülle temizlik imkânı da sunuyor. Modül, kumaş ve renk zenginliğiyle öne çıkan ürünü, farklı form, desenlerdeki kırlentlerle farklılaştırarak kendi tarzınızı da yansıtabilirsiniz. 20 altında kısa bir süre önce sunduğu yeni ev TAÇ Perde evinizin atmosferini değiştecek sonra tapınak ve kentlerde kendini geliştiren kült bir ögeye göndermeler yapmasıyla öne çıkıyor. Koleksiyon Mobilya’nın kurucusu mimar Faruk v tekstili modasına yön veren TAÇ’ın, E Malhan’ın imzasını taşıyan ‘Sihirlikare’ sehpa serisi elegan, romantik, doğa, klasik ve 2 farklı modelden oluşuyor. Seride Sihirlikare I, modern stillere sahip perdeleriyle, üst yüzeyde oluşan karelerin alt düzlemde evinizde tarzınıza uygun bir atmosfer parçalanıp, çapraz olarak bir başka forma yaratabilirsiniz. TAÇ, yaşam alanlarında bağlanmasıyla ön plana çıkıyor. Sihirlikare II ise büyük dokunuşlara imza atmayı üst tabla kaplamasındaki desenlerin bir araya sürdürüyor. TAÇ’ın farklı renk ve desenlere gelmesiyle yeni karelerin oluşmasına ve yeni sahip perde çeşitleri arasından tarzınıza geometrik şekillerin vucüt uygun seçeneklerle, yaz aylarında evinize bulmasına imkan yenilik getirebilirsiniz. sunuyor. Türkiye / Yeni Ürün www.agt.com.tr Hazır mobilya değil, aklınızdaki mobilya! G iyinme odalarından duvar ünitelerine, banyo mobilyasından yatak odası mobilyasına kadar mobilya sektörünü şekillendiren AGT ürünleri ile aklınızdaki mobilyayı mekanlara taşıyın. AGT’nin arge ekibinin geliştirdiği profillerle ile iç mekanlarda çözülemeyecek detay, beğenilmeyecek çözüm kalmayacak. Mekan tasarımcısının kendi özgünlüğünü kaybetmeden rahatlıkla kullanabileceği Design Collection ürünleri ile otel, ofis, ev gibi tüm iç mekanlarda uygulama yapmak mümkün. 300’den fazla renk-ölçü kombinasyonu arasından seçim yapın, 3 katmanlı yüzey çizilme direncinin ayrıcalığını yaşayın ve yüksek kapasiteli seri üretimle işinize hız katın. AGT kapı koleksiyonu, kompozit kasaları ile ıslak hacimlerde, laminat kapı alternatifleriyle toplu mekanlarda kolay kullanıma imkan sağlarken, özenle tasarlanmış modelleri ile kullanıcıların mekanla olan bağını vazgeçilmez kılıyor. 22 Türkiye / Yeni Ürün Çanakkale Seramik’ten banyolara asil bir dokunuş Ç anakkale Seramik, geçmiş dönem porselenlerinden esinlenerek, günümüzün estetik yorumuyla hayata geçirdiği Lady serisi ile, banyolara klasik, lüks ve ışıltılı bir görünüm kazandırıyor. Geleneksel çizgilerden yola çıkarak tasarlanan Lady serisi, çağımızın estetik yorumu ve dinamizmi ile hayat buluyor. Renklerin, sanatsal dekorların, üç boyutlu madalyon parçaların özenle bütünleştiği Lady serisi, feminen bir dokunuş ile yaşam alanlarında yerini alıyor. Kullanılan özel kaplama sırlarla, seramik yüzeyin ekstra parlak olmasının sağlandığı seri; ışığın yansımasıyla pırıl-pırıl, ışıl-ışıl banyolar yaratarak, tüketicinin beğenisini kazanıyor. Aquamarin, kahve, krema ve bej renklerinden oluşan Lady serisi; ayrıca kenar, köşe ve dekorlu duvar karoları ile yer karolarını, 25x25, 25x75 ve 45x45 cm ebatlarıyla yaşam alanlarına taşıyor. Temizliğin imzası, Creavit Beyazı V itrifiyelerin beyazlığı, Creavit’te yeniden yorumlanıyor. Lavabo, klozet ve bidelerde hayat bulan ‘Creavit Beyazı’ ile yıllardır banyolar beyazın en sıcak haliyle parıldıyor. İlhamını kadının incelikli ruhundan alan beyazla banyolarınızın temizliği bütünleşiyor. Diğer beyazlarla karşılaştırıldığında farkını ortaya koyan Creavit ürünlerindeki beyaz tonu, kaliteyle birleşerek ayrışan ve sıcak beyaz olarak adlandırılan bu ton, ıslak M mekanlardaki en önemli konu olan hijyeni ve sağlığı beraberinde karşısına çıktı. ‘Her ev güzeldir’ sloganı ile yeni logosunu getiriyor. Lavabo, klozet ve bidelerde karşımıza çıkan Creavit Beyazı, lanse eden İstikbal, hem marka özelliklerinin hem de gelecek daha fazla hijyen ve daha fazla estetik vaad ediyor. hedeflerinin altını yeni logosu ile çiziyor. yıllardır tercih sebebi olmaya devam ediyor. Kir tutmayan yapısı ile 24 İstikbal’de yeni dönem yeni logo obilya sektörünün lider markası İstikbal, kuruluşunun 57. yılına özel yepyeni bir yüz ile tüketicilerinin Türkiye / Yeni Ürün Mobilyalarınız Caparol’ün ahşap serisi ürünleriyle güzelleşiyor... Bu yaz sarının en moda tonu Marshall Bal Peteği C A korunması ve bakımı için özel olarak geliştirilmiş, diğer ahşap türlerine de uygulanabilen etkisini evinize getirerek, en küçük odanızı bile üstün nitelikli ahşap koruyucudur. Caparol Garten Teaköl, Wax’lı yapısı sayesinde ahşabın genişletiyor. Bu yaz sarının en moda tonu olan suya karşı korunmasını sağlayarak, ömrünü uzatır. Dış hava koşulları sonucu zamanla Marshall Bal Peteği, elit ve minimal dekorasyon eksilen yüzeysel doğal yağların yerine geçerek ahşabı korur ve canlandırır. Kolay tarzıyla döşenmiş evlerle mükemmel uyum uygulanabilme özelliğine sahip olup ahşaba sağlıyor. Marshall 2013 Sarısı olan Keskin Elektrikli penetrasyonu kolaydır. Yüzey üzerinde film Hardal ise dost canlısı, özel ve yatıştırıcı etkiye tabakası oluşturmaz. Ahşabın doğal sahip mekanlar yaratılmasına katkıda bulunuyor. görünümünü bozmadan koruma sağlar. Her ‘Renklendir Hayatı’ sloganı ile insanların hayatına türlü dış cephe ahşap yüzeyler, ahşap bahçe renk katmaya devam eden AkzoNobel Marshall, mobilyaları, bahçe parkeleri, yüzme havuzu uluslararası çapta yürüttüğü araştırmaları kenarları, yer kaplamaları, deniz araçları, sonucunda belirlediği 2013 Teması, Renk Paleti güverteleri ve iskeleler gibi sert ahşaptan ve Renkleri ile hayatı renklendirmeye devam üretilen malzemelerde güvenle kullanılabilir. ediyor. www.marshallboya.com aparol Garten Teaköl (Teak Yağı), özel olarak seçilen doğal yağların karışımı ile üretilen, tik (teak) ve benzeri sert ahşapların Isı yalıtımı yapmanın tam zamanı H avalar ısınıp doğalgaz faturaları düşünce derin bir ‘oh’ çektiyseniz büyük ihtimalle ülkemizdeki yaklaşık 16 milyon yalıtımsız evden birinde oturuyorsunuz. Yazın soğutma amaçlı kullandığınız elektrik, kışın ise doğalgaz faturasını yarı yarıya azaltmak istiyorsanız şimdiden harekete geçmenizi ve binanıza yalıtım yaptırmanızı öneriyoruz. Isı yalıtımı ile binalarda yüzde 50’ye yakın enerji tasarrufu sağlamak mümkün. Isı yalıtımı pazarında 2006 yılından bu yana ‘Klimatherm’ markası ile faaliyet gösteren Dyo, ısı yalıtımı yaptırmayı düşünenlere rehberlik edecek 10 altın öneri hazırladı. Yalıtım yaptırmaya karar verdiğinizde doğru ve uzun ömürlü bir yalıtım uygulaması için bazı kriterlere dikkat etmeniz hem bütçenizi hem binanızı korur. www.klimatherm.com.tr 26 kzoNobel Marshall 2013 Renk Ailesi’nde yer alan sarılar, güneş ışığının en göz alıcı Türkiye / Yeni Ürün Güçlü desenler Banyo ve mutfaklara yeni bir boyut L ot Duvar Kağıdı ve Kumaş, K ithal yeni Monterey koleksiyonu ile Stüdyo 24, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan mutfak ve banyo tasarımlarıyla solo kutluyor. Mercan renginden turkuaza yaşam kavramına yeni bir soluk kazandırıyor. Banyo ve mutfakları sadece duş alınan veya kadar çok farklı renk seçenekleri bu yemek yapılan yer olmaktan çıkaran Stüdyo 24; dinlendiğiniz ve keyif alacağınız yerler olarak koleksiyonda güçlü desenlerle buluşuyor. tanımlıyor. Pop, Cozy ve Modern olarak 3 farklı stilde yaşam alanları sunan Stüdyo 24, kendi Egzotik yapraklar, çizgiler, hayvan yaşam alanlarını daha dikkat çekici kılmak isteyenler için ideal bir tercih oluyor. Ağustos’un enerjisini Amerika’dan onut kavramına yepyeni bir boyut kazandıran Stüdyo 24, Türk-İtalyan mimarların çizgileriyle tasarlanan banyo ve mutfaklarıyla dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilk stüdyo markası figürleri, şal ve geometrik desenler koleksiyonda hem duvar kağıdı hem de aynı desenlere sahip perdelik ve döşemelik kumaşları ile birlikte sunuluyor. 5 m2’lik rulolar halinde satışa sunulan duvar kağıtları silinebilir özellikte olmaları nedeniyle banyo ve mutfak gibi ıslak hacimlerde kullanıma uygun. Garde ile uzun ömürlü ve pürüzsüz yüzeyler www.lot.com.tr 28 P olin Kimya ayrıca kaplama yüzey tarafından renginin solmaması, üretilen Garde, her matlaşmaması ve türlü zeminin üstüne çizilmemesini son kat koruyucu sağlıyor. Mağaza, olarak kullanılan, otel, sinema, hastane çizilmeyi engelleyen, ve otopark pürüzsüz, leke uygulamalarında; tutmayan şeffaf epoksi-üretan esaslı kaplama hızlı, düzgün, dekoratif, kaymaz zemin malzemesi. Epoksi-poliüretan sağlamak için kullanılıyor. Lastik izi tutmama uygulamalarında, son kat olarak Garde özelliği ile açık kapalı otopark ve garajlar, kullanılması kaplamanın ömrünü uzatıyor galeriler ve servis alanlarında tercih ediliyor. Türkiye / Yeni Ürün Ahşabın sıcaklığı Worn Wood ile yayılıyor Yepyeni batarya koleksiyonu: Grandera Ş G hayat arayışıyla ortaya çıkan yeni karoları Batarya koleksiyonunun yeni yıldızı beton ve ahşap gibi doğal malzemelerin Grandera, modern tasarımı zamanın ötesine verdiği huzur duygusunu evlere yansıtıyor. geçen bir estetik ile bir araya getiriyor ve Ahşabın rahatlatan doğal dokusunu evlere ihtişamlı bir nostalji hissi uyandırıyor. taşıyan yeni seri Wooden’ın en dikkat Grandera ne köşeli, ne de yuvarlak olan akıcı çekici karosu ise eskitme görünümlü Worn feminen hatlarını keskin yüzeyler ile Wood. Patine edilmiş ahşap görüntüsüne belirginleşen maskülen kenarlarla sahip yeni porselen karo Worn Wood birleştiriyor. Zarif hatları suyun akışını doğallık, sıcaklık ve samimiyet etkisi veren anımsatıyor. Kumanda kolunun yedi pastel renkleriyle dikkat çekiyor. Eskitme derecelik açısı kişiyi adeta batarya ile görünümüyle son dönemin dikkat çekici etkileşime girmeye teşvik ediyor. ık tasarımlarıyla göz dolduran Seranit’in rahat, yalın ve şeffaf bir rohe özel tasarımlı batarya koleksiyonlarına yepyeni bir seri ekledi. dekorasyon anlayışı olan provence akımını Worn Wood klasik ‘kır evi’ tarzını kusursuz R bir biçimde yansıtıyor. aileler için tasarlanmış olan yenilikçi, yaratıcı ve oyal Philips aydınlatma aracılığıyla Disney'in da çarpıcı bir biçimde gözler önüne seren büyüsüne hayat vermek üzere çocuklar ve eğlenceli bir aydınlatma ürünleri portföyünün hayata geçirildiğini duyurdu. Philips'in aydınlatma alanındaki uzmanlığını Disney'in sevilen karakterleriyle bir araya getiren bu portföy, ışığın gücünden yararlanarak çocuk Disney karakterlerine Philips hayat verecek 30 odalarını çocukların kitap okuyabileceği, oyun oynayabileceği ve uyuyabileceği daha yaratıcı bir yer haline getirecek. Bu gelişme, Philips'in ev aydınlatma deneyimini değiştirme ve dijitalleştirme yolculuğundaki en yeni başarısı olma niteliği taşıyor. Türkiye / Üniversite Haber İEÜ İçmimar adayları ‘Dünya İç Mekanlar Günü’nü Kale ile Kutladı İ zmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar firması Mimar İlişkileri Sorumlusu Ayşe çok keyifli bulduklarını söylediler. Bölüm, ve Tasarım Fakültesi İçmimarlık ve Çevre Çamcı’nın özverili hazırlıkları sayesinde Dünya İç Mekanlar Günü’nün (World Tasarımı Bölümü öğrencileri, Çanakkale’de gerçekleşen gezide öğrenciler standart iç Interiors Day) de geziye denk gelmesiyle, teknik geziye katıldı. mekan malzemeleri olarak gördükleri bu özel günü gezinin ilk akşamında ürünlerin nasıl kapsamlı bir çalışma ve efor kutlamışlardır. İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf sonucunda hazırlandıklarını öğrencilerinden oluşan yaklaşık 40 öğrenci, deneyimleyerek, kendi mesleki mesleğine ve genç meslektaşlarımıza Çanakkale’de bulunan Kale Şirketler Grubu hayatlarında sıkça kullanacakları bu verdiği değerin öneminden bahsederek, gezisine katılarak mesleklerini uygulama ürünler konusunda bilgilenmişlerdir. 1957 her sınıftan öğrencilerin katıldığı bu alanında öğrenme fırsatı bulmuştur. yılında kurulan köklü firma Kale, eğitime gezinin, sınıfların kaynaşması için de iyi bir verdiği önemle tanınmaktadır. fırsat olduğunu, ve meslek eğitimine yeni İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü 32 Hasırcı, Kale firmasının tasarım Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Deniz Hasırcı Fabrikalarda üretimin her aşamasına ve Yarı zamanlı Öğretim Görevlisi Işık Örsel tanık olarak detaylı inceleme fırsatı bulan olanlar arasında güzel paylaşımlar İmir önderliğinde inceleme gezisine öğrenciler, gezinin son günü Truva antik gerçekleştiğini belirtmiştir. İçmimarlık ve katılan öğrenciler, Ar-Ge Birimi, kentini de ziyaret etti. Gezi boyunca görsel Çevre Tasarımı Bölümü ile Kale firması, Kalesinterflex Showroom’u, ve Vitrifiye, ve yazılı olarak bilgileri kaydeden bölüm ileriye yönelik farklı ortaklıklar planlamaya Akrilik-Seramik Fabrikalarını gezmiştir. Kale öğrencileri, geziyi hem çok etkili, hem de devam etmektedir. başlayan öğrenciyle mezun olmak üzere Türkiye / Üniversite Haber İzmir Ekonomi Üniversitesi İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü dönemi kapattı Selin Gülden (İzmir Ekonomi Üniversitesi, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Araştırma Görevlisi) İ zmir Ekonomi Üniversitesi, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü bu yıl da etkinlikler ve sergilerle geçen yoğun bir yılı başarı ile tamamladı. 2012-2013 Akademik Yılı sonunda Dekan Prof. Dr. Ender Yazgan Bulgun koordinatörlüğünde Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından düzenlenen; İçmimarlık ve Çevre Tasarımı, Endüstriyel Tasarım, Tekstil ve Moda Tasarımı, Görsel İletişim Tasarımı ve Mimarlık bölümlerinden mezun olan öğrencilerin bitirme projeleri 17 Haziran 2013 günü dönem sonu ‘Graduation İzmirli mimar Şeref Aldemir ile içmimar Ömür projeler ve standlar öğretim üyeleri tarafından Show’ sergisinde buluştu. İçmimarlık ve Çevre Gürleyen ve içmimar Esat Fişek konuk jüri değerlendirildi ve büyük beğeni topladı. Tasarımı Bölümü’nden 48 öğrenci kendilerine üyeleri olarak katıldı. Mezuniyet jürisinde Öğrencilerin mezuniyet sergisini gezen İzmir verilen 2 m2’lik alanda tasarladıkları, ekolojik öğrencilerin büyük bir özenle hazırladıkları Ekonomi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ve sürdürebilir malzemelerden inşa ettikleri Tunçdan Baltacıoğlu, tüm projeleri tek tek ve mezuniyet projelerini sergiledikleri inceleyerek bilgi aldı ve Bölüm Başkanı Yrd. standlarda, ayrıca bireysel kimlikleri ve Doç. Dr. Deniz Hasırcı ve tüm emeği geçenleri tasarım felsefelerini de yansıttılar. tebrik etti. Öğrencilerin, ailelerin ve öğretim Yrd. Doç. Dr. Markus Wilsing, Öğr. Gör. üyelerinin katıldığı kokteyl ve defileyle Thomas Keogh, Öğr. Gör. Didem Kan Kılıç, yarı sonlanan “Graduation Show” ile başarılı bir yıl zamanlı öğretim elemanları Özge Başağaç, daha geri kalmış oldu. Can Külahçıoğlu, ve araştırma görevlisi Selin Gülden tarafından koordine edilen sürece 34 Bilgi için: Böl. Bşk. Yrd. Doç. Dr. Deniz Hasırcı, Okul yöneticileri Bedri Meriç Günay projesi hakkında bilgi aldı. 0-232-4117106, [email protected] meslek odalarının denetim görevlerini ellerinden alan bu yasaya karşı oda olarak TMMOB ve bağlı meslek odalarına destek olmanın yanı sıra iş güvenliği ve şantiye şefliği konularında içmimarların yok sayılmasına karşı da mücadelemizi sürdüreceğiz. Görünen o ki idareler seviyesinde mesleğimiz halen bir lüks tüketim olarak algılanmakta. Teknik ve hayati boyutu konusunda bilgisizlik hakim. İçmimari proje ve raporlar ile içmimarlar yapı Değerli meslektaşlarım, Y planlama, üretim ve denetim sürecinin ayrılmaz parçalarıdır. Yaptığımız işlerin, ürettiklerimizin, emeklerimizin kalite ve azın sıcağı bir yana, çok daha sıcak gelişmeler birbiri ardına kıymetlerinin yanı sıra gerek kamuoyunu gerekse idarecileri gündeme otururken, aslında uzayan günler olmadık bir eğitmek, bilgilendirmek her meslektaşımızın asli görevidir. hızla geçti. 2013 yazı uzun yıllar çok, konuşulacak çok tartışılacak. Tartışmaya açık olmayan, taraf olunamayan, akılların … Ülkemizdeki durum dünyada da kaygıyla karşılandı. The almayacağı, vicdanların kabul etmeyeceği, kimsenin hesabını International Design Alliance (IDA), 15 Temmuz'da yaptığı veremeyeceği, geri dönülemeyecek tek gerçek, en acı gerçekse; basın açıklamasıyla, 16-17 Kasım'da yapılması planlanan 2013 insanların şiddete maruz kalması, yaralanması, sakatlanması, IDA Congress'in ülkemizde yaşanmakta olan olağanüstü gencecik canların hayatını kaybetmesidir. Askeri, polisi, genci, koşullardan kaynaklı olarak iptal edildiğini bildirdi. 2011 yaşlısı, bu ülkenin yıllardır kaybettiği binlerce can… yeter! yılından beri tam yetkili üye olduğumuz ve 2011-2013 dönemi Biz inanıyoruz ki; dili, dini, mezhebi, milliyeti, ırkı, rengi, yönetim kurulunda da ülkemizi temsil ettiğimiz IFI’nin cinsiyeti, kılığı, kıyafeti, siyasi görüşü fark etmeksizin kuruluşunun 50. yılını da kutlayacağımız organizasyonun iptal insan hayatı kutsaldır. edilmesi ülkemiz tasarım camiası ile birlikte en çok da bizler Yitirdiğimiz canlar için Allahtan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz. Çin’de, Mısır’da… dünyanın nefes alınan her avuç toprağında insan hayatına kastedenleri, şiddeti uzlaşmaya tercih edenleri en ağır biçimde kınıyoruz. tarafından da üzüntüyle karşılanmıştır. Ancak IFI Genel Kurulu’nun ertelenmesi 50. Yıl kutlamalarında hız kesilmesine neden olmadı. Ülkemizden kareleri de ifiworld.org adresinden takip edebilirsiniz. Tüm bu baskılara ve olumsuzluklara karşın kurumsal ve … kamusal kimliğimizi ve tanınırlığımızı güçlendirmeye devam Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 478 Sayılı Torba Yasa ediyoruz. Yapılacak çok fazla iş, alınacak çok fazla mesafe var. kapsamında yasalaşan İmar ve İş Güvenliği yasalarında Her zaman dile getirdiğimiz çağrımızı yineliyoruz: yapılan değişikliği görüşmek için randevu talebinde MESLEĞİNE SAHİP ÇIK! bulunan TMMOB Yönetim Kurulu’nu 26 Temmuz tarihinde İstanbul Tarabya Köşkü’nde kabul etti. Ancak bu görüşmeye rağmen onaylanan yasaya, gerek sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri, gerekse halkımız tepkisini TMMOB’nin yanında durduğunu göstererek verdi. Kamu alanlarının ve varlıklarının talanına imkan tanıyan, Saygılarımla. Levent Tümer TMMOB İçmimarlar Odası 21. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı İçmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi ISSN 1305-9580 TMMOB İçmimarlar Odası Adına İmtiyaz Sahibi Levent Tümer Yayın Kurulu İçmimar Metin Kaşo, İçmimar Sema İşbilir, Dr. Umut Şumnu Oya Şenyurt, Esra Karataş Editör Esra Karataş Portre Röportaj Dr. Umut Şumnu Esra Karataş Grafik Tasarım Meral Kal Avseren Kapak Fotoğrafı Ferhat Dorkip Reklam Özge Gönültaş Çeviri Bilal Çölgeçen Web www.icmimar.org.tr Yapım ve Yönetim Ajans Paralel Hürriyet Mah. Dr. Cemil Bengü Cd. No: 73/3 Kağıthane 34403 Şişli Tel: 0212 291 39 00 Faks: 0212 296 07 50 Baskı Ada Ofset Matbaacılık Teks. Gıda San. Tic. Ltd. Şti Litros Yolu 2.Matbaacılar Sitesi E Blok No: (ZE2) 1.Kat Topkapı - İST. Telefon: (0212) 567 12 42 - (0212) 567 87 77 E-mail: [email protected] TMMOB İçmimarlar Odası Genel Merkezi Turan Güneş Bulvarı 701. Sk. 18/3 Çankaya Ankara Tel: +90 312 441 05 96 – 97 Faks: 0212 441 05 98 Yayın Türü Yerel Süreli Yayın Uyarı: Derginin her hakkı saklıdır. TMMOB İçmimarlar Odası’nın ücretsiz yayınıdır. Ücret karşılığı satılamaz. Bu dergide yayımlanan her türlü yazı, makale, fotoğraf ve illüstrasyonun, elektronik ortamlarda dahil; alıntı, yayın v e çoğaltma hakkı sadece TMMOB İçmimarlar Odası’na aittir. Dergide yer alan hiçbir yazı-fotoğraf-materyal izinli veya izinsiz çoğaltılamaz, kullanılamaz. Yayımlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına, fotoğrafların sorumluluğu fotoğraflayanlara, ürün tanıtımları ve reklamların sorumluluğu ise reklam verenlere aittir. 37 Söyleşi / Prof. Dr. Nurten Unansal Eğitime gönül vermiş bir akademisyen Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu 19611962 mezunlarından Prof. Dr. Nurten Unansal, yeni kurulan üniversitelerin içmimarlık bölümlerinde, yetişmiş öğretim elemanı ve akademisyen sıkıntısı yaşandığını dile getirdi. Unansal, okullarda yaşanan bu sıkıntıya rağmen, talebinin çok üstünde öğrenci alınması, gereğinden fazla içmimar mezun edilmesi ve alınan eksik eğitimin içmimar kalitesine gölge düşürdüğünü sözlerine ekledi H alen görev yaptığı Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nde eğitim vermeye devam eden Prof. Dr. Nurten Unansal İçmimarlar Odası’na üç dönem başkanlık yapmış bir isim. İçmimarlık mesleğine ciddi emekleri olan Unansal eğitmenliğin kendisi için her zaman çok önemli olduğunu dile getirirken, eğitirken kendimi de eğittim, diyor. İçmimarlık serüveniniz nasıl başladı? Liseden mezun olduğum zaman aklımda mimarlık ve doktorluk vardı. İnsanla doğrudan ilişkisi olan meslekler dikkatimi çekiyordu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kayıt yaptırmak için gittiğimde karşılaştığım, ablamın hukukçu bir arkadaşının etkisiyle fikrimi değiştirdim. Çok uzun bir öğrenim gerektirdiği gerekçesiyle tıp fakültesine kaydımı yaptırmaktan vazgeçtim. İstemeyerek, hukuk fakültesi, fizik gibi bölümlere kaydoldum. Sınavlarda kazandığım halde tercihimi, mimarlık ve güzel sanatlar alanından yana yaptım. Güzel Sanatlar Akademisi’nin mimarlık sınavlarını çok küçük bir farkla kaybettim fakat içmimarlık sınavını kazanmıştım. Ben tercihimi Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek 38 beni yanlarında asistan gibi dolaştırırlardı. eğitime başladım. Okul, Tatbiki Güzel Sanatlar Asistanlığımın ikinci yılında Cevdet Koçak, ders Yüksek Okulu’daki öğrenciler tarafından çok cazip anlatmamı istemişti, dersimi verdikten sonra ‘nasıl anlatılmıştı. Sınıfın tek kız öğrencisi bendim. buldunuz’ diye sormuştum kendisine, ‘sen iyi bir hoca olacaksın’ demişti. Bu açıklama benim için İçmimarlık mesleği nasıl algılanıyordu o hep çok önemli, ilke gibi bir söz olmuştur. zamanlar? Siz neden tercih ettiniz? Ailemizde güzel sanatlara ve resme karşı İki dönem eğitimi karşılaştırdığınızda ne ilgimiz vardı. Babam (subay olmasına rağmen) görüyorsunuz? müzikle ilgiliydi. Keman ve gitar çalar, resim 60’lar için aldığımız eğitim yeterliydi ama o günkü yapardı. Annem de banço çalardı. Ablam ile eğitim bugüne yetmez. Ben eğitim verirken aynı kardeşim resim ve müzikle ilgiliydi. Ben de zamanda kendini eğiten bir hoca oldum. Eğitirken resme çok yatkındım. İçmimarlık mesleği eğittim kendimi, çok çalışarak, araştırarak, ülke bilinen bir meslek değildi. Güzel Sanatlar dışına çıkarak, kitaplar, dergilerle yaşayarak Akademisi’nde içmimarlık eğitimi de zaten kendimi geliştirdim. Hoca olmanın şöyle güzel dekoratif sanatlar olarak geçiyordu. İçmimarlık bugünkü tanımında değildi. Ancak, eğitime Unansal üniversite yıllarındaki bir atölye çalışmasında görülüyor. yanları vardır; ders verirken ve proje yönetirken, hem çok araştırma yapmak, bir nevi çalışmak başladıktan sonra mesleğin çok insani, keyifli, Kadın olmanın zorluğu oldu mu? gerekiyorken, öğrenciden gelen saf fikirleri alıp, zevkli, mimariye çok yakın ve özel bir alan Hayır, olmadı, çok gençtim ama cesaretim vardı. İş işleyip karşınızdakine geri verirsiniz. Bu karşılıklı bir olduğunu anlamış, mutlu olmuştum. sahipleri çok güvenmişlerdi, bilinçli müşterilerdi, alışveriştir eğer iyi kullanırsanız, hem öğrenciyi, meslek alanını biliyorlardı. Ustalarda bana saygı hem de kendinizi yetiştirebilirsiniz. Mezun olunca ne tür işler yaptınız? duyuyorlardı, sözümü dinliyorlardı. Üniversitede Şöyle ki, bizim ilk mezunlarımız, içmimarlık asistanlık yaptığım yıllarda İspanya’da burs İçmimar mezun sayısını nasıl buluyorsunuz? mesleği tanıtımına önemli katkı sağlayan kişiler kazandım ve bir senemi orada geçirdim. Eskiden olsa daha çok içmimar yetiştirilmeli oldular. Ben de mezun olunca büyük işler Söyleşi / Prof. Dr. Nurten Unansal Okulu’ndan yana yaptım ve içmimarlık bölümünde derdim. Ama artık bunu hoş karşılamıyorum. Bir yapmaya başladım, bu benim için bir şanstı. Kısa Hangi hocalardan ders aldınız? sempozyumda daha çok içmimar yetiştirilmesi sürede, küçük büyük mağaza tasarımları, yönetim Bizler, çok önemli Türk ve Alman hocalardan ders için bir önerim olmuştu. Şimdi bu durum geçerli ofis bölümleri, katları uyguladım. Örnek olarak aldık. Onlardan disiplinli çalışmayı öğrendik. değil. İçmimarlık mesleğinin ve eğitiminin kabul Dilberler A.Ş, Çebi A.Ş. mağazaları, Thssen, Maktes, Friedrick Rommel’den içmimarlığı, diğer edilmesiyle çok ilgilendim, benim kadar ilgilenen Üniterm, Gümüşsuyu A.Ş’yi verebilirim. 3 katlı hocalarımdan da hem mesleği, hem de hoca olmamıştır. İçmimarlık eğitimiyle ilgili bir takım inşaat ve mekan tasarımları ilk büyük işlerimdir. olmayı öğrendim. Daha öğrenciliğimde hocalar sorunlar olmuştu. Bu sorunu giderebilmek için, 39 Söyleşi / Prof. Dr. Nurten Unansal Unansal’ın çizimlerinden elimize geçenleri okurlarımızla paylaşmak istedik. yazılar yazdım, raporlar hazırladım, Yüksek Öğretim Kurumu’na gittim, radyolarda konuştum, dergilerde yazılar yazdım. Galiba bu konuda çok görev yaptım, fikir açıklamasının yasak olduğu dönemlerdi... Sonradan fakülteler açılıp bölüm sayısı çoğaldıkça mezun sayısı arttı 40 Modern ve klasik tarzda proje-tasarımlar yapan Unansal’ın çizimlerine klasik bir örnek (üstte). “Ailemizde güzel sanatlara ve resme karşı ilgi vardı. Annem, ablam resimle ilgilenirlerdi. Ben de resme çok yatkındım” diyen Unansal’ın üç kişisel sergisi bulunuyor üniversitelerimiz çok fazla mezun verirken, bu durum bir çıkmaz yaratıyor. İçmimarlar akademisyen olmaktan çok sahaya çıkmayı tercih ediyorlar. Bu da içmimar akademisyen sayısı konusunda ama iyi bir eğitim alındığını söyleyemem. Çünkü sıkıntı yaratıyor. Siz ne dersiniz bu konuda? (hızlı) yetişen hoca yok, daha evvel daha çok Evet, yeni öğretim elemanları yetişiyor ancak bizim hoca yetiştirilseydi belki... Ancak, fazla kado içmimar akademisyen sayımız az ve bundan verilmiyordu. Planlama yetersizdi. Talep olsa da mimarlar yararlanıyor. Akamedisyen olmadığı maliyet büyüklüğü ve ücretlerin artışları arz- halde piyasada çalışan mimarları alıp içmimarlık talebi dengelemiyor. Çok fazla içmimara gerek eğitimi verdiriyorlar.Yetişen elemanlar gerçek yok ki, iş yapamazlar, o kadar iş yok aslında içmimarlık eğitimini yeterince almıyorlar. Zaten piyasada. Bu arada herkes içmimarlık yapmak bizim mimarlar ve içmimarlarla aramızda çok istiyor. Mimarlar, endüstri tasarımcıları, boyacılar, çekişme oluyordu. Mimarlar, içmimarlığa ne gerek dekoratörler, vb. Biraz zevk ve görüş sahibi var, diyorlardı. İçmimarlık için 4 yıllık bir eğitim bile insanlar eğitimli-eğitimsiz bazı insanlar, inşaat yetmezken, kendilerinin aldığı mimarlık eğitiminde ustaları mimarlık yapınca mimarlar, boyacılar, nasıl içmimarlık eğitimi de alıp yapacaklar. Nitekim dekoratörler içmimarlık yapmaya başlıyor. Çünkü alamıyorlar. Ama birtakım tasarım bilgilerine sahip içmimarlık revaçta bir meslek. Zaten oldukları için yapabileceklerini düşünüyorlar. “Ben eğitim verirken aynı zamanda kendini eğiten bir hoca oldum” Kendini bu alanda da yetiştirenler var, Şubesi kurulunca 3. başkanlığını 5-6 yıl kadar ilgili çalışmaları. Bunu söylemek biraz ağır geliyor yapabiliyorlar ama hepsinin doğru yaptığını yaptım. En sorunlu zamanlarda yaptım, ama işler kişisel görüşler etrafında yürüyor, ilkesel söyleyemem çünkü giderek yanlış sonuçlar çünkü Mimarlar Odası, İçmimarlar Odası’nın çerçevede yürümüyor, çünkü mezunlar maddi- alınıyor. Ayrıca, devlet üniversitelerinde yetişen çalışmasını, gelişmesini istemiyorlardı. manevi desteklemiyorlar, diye düşünüyorum. birçok öğretim elemanı başka üniversitelerde Ancak, başkan ve yönetici grupların özverilerle eğitim veriyor. Bu kez çalışma-araştırma zamanı Oda için ne tür çalışmalar yapıyordunuz? çalıştıkları bir gerçek; tüm zorluklara rağmen azalınca devlet üniversitelerindeki eğitimin Bir hayli çalışma yapardık o zamanlar. Her hafta İçmimar Odası’nın deamlılığını sağlamak bir kalitesinde de düşüş yaşanıyor. Kurumlar, eğitim ve toplanır, hukuk danışmanlarımızla raporlar başarıdır. Bu açıklamaları bazı meslektaşlarım öğretim elemanı sayısı ve yeterliliği açısından zorlu hazırlar, savunular, sempozyumlar, tanıtım görüp üzülebilir. Ancak; gerçekleri görüp bir durumla karşı karşıyadırlar. toplantıları yapardık. Üye toplamak için yemekli tartışma fırsatı yaratılmalıdır. Bir kere dergi mezuniyet toplantıları düzenler, etkinlikler çıkardılar, bu çok önemli. Yakın zamanda imza yapardık. Doğrusu biraz şöyle görüyorum Oda ile yetkisinin alınabileceğini düşünüyorum. Bu Oda’nın kuruluşunda görev aldınız mı? Kuruluşunda bulunmakla beraber eğitim meslekten olmayan birçok kişi bu işi yapıyor. görevim çok ağır olduğu için doğrudan Televizyonda ev dekorasyonu gibi ilgili şeyler görev alamadım. Dolaylı olarak devamlı yapılıyor, öyle yanlış şeyler yapılıyor ki, insanlar da temas halindeydim. Ankara’ya kurucularla beğeniyorlar. O insanlar bu işlerden para görüşmek ve fikir alışverişi için çok gittim. kazanıyorlar. Bu kötü örneklerin sergilenmesini Turgut Kaçar, Gürkan Kasımhocaoğlu öncü doğru bulmuyorum. Bir atasözü vardır: Keçinin olmuşlardır. Ankara’da daki arkadaşlar Oda olmadığı yerde koyun kendini Abdurrahman kurulurken çok emek vermişlerdi. İstanbul Söyleşi / Prof. Dr. Nurten Unansal 1991, Unansal Akademi’deki öğrencileriyle birlikte, o öğrencilerin pek çoğu şimdi akademisyen. Unansal kendi tasarladığı koltukla objektiflere poz vermiş. Çelebi sanırmış. Durumumuz böyle 41 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip Ferhat DORKİP Resim ve Çizimler İçmimar H eyecanını özellikle denizden almış temsiller olmalarının ötesinde, Ferhat Dorkip’in eskizlerini öğretici hayat deneyimleri olarak da okumak mümkündür. DTGSYO’da aldığı İçmimari ve Endüstri Tasarımı eğitimleri arasında kurduğu ilişki, suluboya mimarisinde oluşturduğu nüfus etme hali gibi, etkileşim içerisindedir. Üstüste binen katmanların yeni bir anlam kurarken oluşturduğu ifadenin yansımaları, tasarımlarında da görülebilir. Farklı ölçekler arasında eş zamanlı Resim ve Çizimler: Ferhat Dorkip arşivi hareket ederek düşünmesi, tasarımlarında kurguladığı Metin: Selim Sertel Öztürk detaylarda okunabilmektedir. Suluboya ve çizgi-leke temsilleri görünenin ötesinde görünmeyene de atıfta bulunurken, eskizlerinde barındığı felsefeyle geleceğe dair bir yöntem oluşturduğu anlaşılabilir. Bir müddet sonra temsillerin yerine geçilen olma durumundan ayrılıp, kendi gerçekliklerini kurdukları görülebilmektedir. 42 43 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 44 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 45 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 46 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 47 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 48 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 49 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 50 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 51 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 52 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip 53 Çizimler ve Resimler / Ferhat Dorkip Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar İçmimarlık üzerine konuşmalar Katılımcılar: Nilgün Çarkacı, Dilara Gür Söyleşiyi Gerçekleştiren: Zeynep Tuna Ultav Deşifre: Beste Arta, Nevzat Ruhi Eryılmaz, Yeliz Gümüş, İlknur Küçükoğlu, Seray Özbiçer, Ceylan Ülker (Alfabetik) Deşifre Metni Editörleri: Selin Gülden, Hande Atmaca, Zeynep Tuna Ultav Zeynep Tuna Ultav: İçmimarlar Odası konuklarımız, İçmimarlar Odası Genel Merkez 2. Başkanı Sayın Nilgün Çarkacı ve İzmir Şube Başkanı Sayın Dilara Gür. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Kendilerine destek olmak ve cevaplarıyla arzu ettikleri noktada katkıda bulunmak üzere İçmimarlar Odası’nın diğer değerli üyeleri de bizimle burada birlikte. Odanın en eski ve kurucu üyelerinden Sayın Kadir Şengül, varlık nedenleri nedir? Bu anlamda ek olarak size bir iki başlık halinde belirteyim. Tahmin İzmir Şube İkinci Başkanı Sayın Zeynep Edes, İzmir İçmimarlar Odası’nın özellikli amacını nasıl edeceğiniz gibi zaten, odanın amacı, mesleği Şube Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Fatih Zor ve açıklayabiliriz? Merkezin ve şubelerin amaçları yapan kişileri, üyelerini en iyi şekilde Şube Sekreter Üyesi Sayın Burcu Yazgan da nasıl değişir? Amaçlardan söz etmişken, bunu koruyabilmektir. Her odanın amacı da budur. Bir bizlerle birlikteler. Şube Yönetim Kurulu Üyesi belki odanın tarihiyle de ilişkilendirmek istersiniz. üst kuruluşumuz TMMOB, Türkiye Mimar Kendilerine de teşekkür ediyoruz. Evet, siz mi başlamak istersiniz, Nilgün Hoca’m? Mühendis Odaları Birliği’dir. Şimdi ben İçmimarlar Odası’yla olan bu buluşmalar dizisi TMMOB’dan bahsediyordum. Üst kuruluş olarak, bizim için artık gelenekselleşti. Öğrencilerimizin web sitesi var biliyorsunuz. Çok istediğimiz Mühendis Mimar Odalar Birliği’nin 24 odası oda çalışmalarıyla ilgili soruları hiç bitmiyor, o düzende çalıştığını söyleyemeyiz ama orada oda bulunmaktadır. Bir sivil toplum kuruluşudur. yüzden tekrar tekrar buluşuyoruz. amaçları açık seçik anlatılmaktadır. Çeşitli Odamız da bu 24 odadan bir tanesidir. Bir Sorularımızı bazı temel başlıklar altında 54 Nilgün Çarkacı: Şimdi aslında odamızın bir konularla ilgili yönetmeliklerimiz var. Orada da temsilciyle de temsil edilmektedir. Yani yönetim grupladık. Arka arkaya bir grup soru belirtildiği gibi anafikir; mesleğin çıkarlarını kurulu toplantılarında her odadan bir temsilci, yönelteceğim. Öncelikle şunu sormak istiyorum, korumak, üyelerin menfaatlerini korumak gibi odasını temsil eder orada. Şimdi o örgütlerin meslek örgütlerinin amacı nedir, yani ilk başta kabaca çerçevelendirilebilir ama ben şöyle hemen amacı tabii ki genel bir amaç çerçevesinde normları, bilimsel şartlar, aktif sözleşmeler ve DG: Kadir Bey, siz kaç yılında girdiniz okula? tanımlanmıştır; biz de ona bağlı olarak bu tanımı bunlar gibi bütün bilimsel evrakı incelemek ve KŞ: Efendim, ben 1961’de mezun oldum. tabii ki kabul ettik. Şurayı da hızlıca ben okuyayım, bunları geliştirilmesi, değiştirilmesi ya da yeniden NÇ: Hangi okula girdiniz? ama dediğim gibi hem yönetmeliklerimizde hem konulması yönünde önerilerde bulunmak kaba KŞ: ‘58de girdim. Şimdiki Mimar Sinan de web sitesinde bunları bulmamız olası. çerçevesiyle odanın amaçları arasında diyebiliriz. Üniversitesi, o zamanki Devlet Güzel Sanatlar Mühendislik ve mimarlık mesleği genel başlık Ama söylenebilecek en mantıklı şey, üyelerinin Fakültesi. Bitirdikten sonra hocalarımızla böyle bir olarak tanımlanmış ve değişik mühendislik ve mesleki çıkarlarını korumaktır, artık o mesleki odanın lafı bile edilmiyordu, bir dernek vardı. mimarlık disiplinlerini barındırmaktadır. çıkarların içine her türlü şeyi koyabiliriz; ahlaki Tarihçesi böyle başladı. Bir içmimar, bizden daha İçmimarlar Odası, Peyzaj Mimarları Odası, değerleri koyabiliriz, rekabet unsurlarını koyabiliriz. yaşlı, Sacit Bey, Baki Aktar Bey. Bu isimler hiçbir şey Mimarlar Odası, Gemi Mühendisleri Odası gibi Bu anlamda diğer odalardan farkımız yoktur. Diğer ifade etmez sizin için; ancak bizim için çok çeşitlendirebiliriz. Yani mühendislikler ve odaların da amaçları böyledir. Bu, odamızda 14 önemliydi o zaman. Baki Bey’in bir ofisi vardı veya mimarlıklar dediğim genel bir şey, onun için ayrı maddeyle anlatılmıştır. showroom gibiydi çalıştığı yer. Orada toplanmaya mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının ortak gereksinimlerini karşılamak, mesleki etkinliklerini kolaylaştırmak, mesleğin genel Dilara Gür: Yönetmelikleri içeren bir kitapçık hazırladık. Bunu odadan temin edebilirsiniz. NÇ: Evet, yani şöyle söyleyeyim size. Hakikaten çalışırdık. Yer yetmezdi, toplanamazdık. Sonunda, Ankara’ya geçtikten sonra her birimiz bir devlet kurumunda çalışmaya başladık. Toplam 7 kişiyle yararlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, her birini okumanızda yarar var. Mesela bu derneğin yürütülmesi için uğraştık. Merkezin meslek mensuplarının birbiriyle ve halkla olan hizmetlerle ilgili asgari ücret belirlenmesi gibi Ankara’da olması belki bakanlıklarla ilişkimizi ilişkilerinin dürüstlüğünü ve güvenini hâkim maddeler var. Bu ve bunun benzeri sözleşme arttırır diye düşünüyorduk ve dolayısıyla Nilgün kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını esaslarını hazırlamak da görevlerimiz arasında. Hoca’yla oralarda tanıştık. korumak odanın amaçlarındandır. Bunun yanı sıra Meslek onurunu ve üye haklarını korumak, --şimdi NÇ: Sene kaçtı hocam? kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, tabii çağımız gereği-- iletişim araçlarıyla KŞ: 70’li yıllardı. yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, kamuoyunun bilgilendirilmesini sağlamak da NÇ: 70’li yıllar. Evet, zaten 76’da oda oluyoruz; korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi gerekiyor. Çağ değiştikçe buraya da eklenen dernek daha önce, sonra 76’da oda kimliğini değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, maddeler oluyor. Temsilcilikler zaten aynı amaçlar alıyoruz. tarımsal ve sanayi üretimin arttırılmasında çerçevesinde hizmet verir. Merkeze bağlıdırlar. yardımcı görev almak, ülkenin sanatsal ve teknik Kendi etkinliklerini, kendi çalışmalarını sürdürürler. cemiyet idi. O cemiyetle biraz zorlandık. Ankara’yı kalkınmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve Yine tabii ki bütün bu çalışmalar, mesleği bilenleriniz vardır içinizde. Siteler’de artık her taraf etkinliklerde bulunmak, meslek ve çıkarları ile ilgili yüceltmek, onurlandırmak, geliştirmek, tanıtmak dekorasyon kelimesi… Valla terlikçide bile o işlerde resmi makamlar ve öteki kuruluşlar ile adınadır. Dolayısıyla şubelerin amaçlarında da bir isimleri gördükten sonra biz dedik ki bunu işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve önerilerde farklılık yoktur. Özde mesleği yüceltmek ve değiştirelim. İçmimarlık kelimesine geçelim dedik. bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, korumaktır. İçimizde Paris’te okumuş bir içmimar arkadaşımız Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar TMMOB kanunlarında, TMMOB yönetmeliklerinde KŞ: Şimdi önce, dernekten de önce, adı 55 Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar 56 vardı, Mustafa Sökmen. Belki hatırlarsınız, 9 çoğunluk oluştu. O çoğunluk yavaş yavaş gelişti ve olması için bir lisans eğitimi mutlaka gerekiyor. kardeşler, hepsi güzel sanatlarla ilgiliydi tiyatrocu, sonunda bizi aşarak çok güzel seviyeye geldi şu Daha sonra belki kurslarla ilgili bir daha sorularınız balerin, soprano, ondan sonra tenor oldular. O anda bence. Yani gerçekten İzmir Şube de çok olacaktır, onları cevaplarız ayrıca. Eğitim 1925 ailenin bir ferdi de içmimar oldu. güzel çalışıyor. yılında başlıyor. Akademi isimli, şimdiki Mimar NÇ: Sait Sökmen’i bilenler vardır. Onun abisidir Mustafa Sökmen. KŞ:Ve o bize Fransa İçmimarlar Odası’nın yönetmeliği mi diyeyim ona, kuruluşundan itibaren elinde bir broşürle geldi. Bizim Yeni gelişim, kuruluş böyleydi. Çok zor şartlarda Sinan’da. Orada tabii Süsleme Sanatları dalı altında kurduk gerçekten, ancak üye sayısını azaltmak başlıyor, Tezyinat Sanatı gibi bir ismi var. Ondan yerine çoğaltmayı nasıl yaparsınız bilmiyorum. sonra 54’te Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu Mezun olurken kaynaktan üye yapabilmek önemli. kuruluyor, bugünkü adıyla Marmara. Şu anda, NÇ: Bilkentli öğrencilerim bilir. Masa Türkiye’de 47 bölüm; Kıbrıs’ta da 5 üniversitede çalışmalarımız da bu yönde, ama çok zor şartlarda kurduruyordum. İşte katalog, ajanda, neyimiz İçmimarlık Bölümü var. Yani toplamda 52 gibi bir devam etti. Yani neredeyse bir pastanede varsa, oraya odadaki arkadaşımız, yardımcı sayıya ulaşıyoruz. buluşuyorduk. Pastane parasını ödemek için arkadaşımız getirip koyuyordu. O zaman şube ve herkes üçer beşer kuruş vererek ancak çıkıyorduk temsilciliklerimiz yoktu. Ve mezun olacak böyle yeni bir meslek gibi etrafta konuşuluyor veya oradan. Daha sonra bir arkadaşımızın dükkânı öğrencileri, --diploma günü, aileleriyle falan da söyleniyor. Özellikle de son günlerde çok gözde bir diyeyim artık ona; evet, Azmi Koz, orada çalışmaya gelirler, Bilkent’te öyle bir gelenek vardır, sergi meslek gibi anılmakta. Oysa gördüğünüz gibi 1925 başladık, fakat iki üç günden sonra oradan yapılır, diplomalar alınır-- o masada ben yılından beri eğitimi verilmekte. ayrılmak zorunda kaldık. Bakanlıkta bir yer kurduk. yakalıyordum. Açıkçası ben yaptığım şeyi Bir arkadaşımızın, Feridun Helvacıoğlu’nun eşi, söyleyeyim. Hemen bir kayıt, bir katalog hediyesi müsteşarla onun babası iyi ahbapmışlar. Bize ile ilk ön üyelik gibi bir şey yapıyordum. Ondan KŞ: Arkitekt değil mi? yardımcı olsunlar istedik. Bizim oradaki bütün önce de şöyle bir şey yapıyordum; final notlarınızı NÇ: Evet, Arkitekt. Sonradan Arkitekt oldu. 32 derdimiz, özel sektör dışında çalışan okumayacağım, kaydınızı yapın diyordum. Benim DG: Bir şey eklemek istiyorum. İçmimarlık hep NÇ: Şimdi elimde bir belge var benim. 1932 tarihli, Mimar dergisinde şöyle bir haber var. tarihli, dergiden bir sayfada şöyle bir haber var: arkadaşlarımızın herhangi bir kadroya oturabilmesi elimde çok dekont kaldı onu söyleyeyim. Yani Niyazi Bey, Fransa’ya giderek dâhili mimarlık eğitimi için bir yasa çıkması gerekiyordu. Yani bir teknik bankaya gittiler ödediler, daha sonradan o aldı. Akademi’den gitmiş. 1932’de dâhili , evet, ressam olarak çalışmasın da, mesleklerini yapsınlar elimdeki ödendiğine dair dekontlarla hiçbir şekilde dâhili mimarlık eğitimi aldı diye, 1932 kaynaklı bir diye. Yani bu şartlarda kalktık gittik, ricalarda odayla üyelik karşılaştırmasında bulunmadım, yani bilgi bu. Yani, hani adı içmimar değil dâhili mimar bulunmak üzere ama arkadaşımızın o zamanki yerini bulmayan şeyler de oldu. Yani çaba tabii, bu gibi bir bilgi. Neyse, sonra 1975’den sonra 76’da tavrı pek hoş olmadı galiba, kendi babasının benim çabam. Başka okullarda başka arkadaşlarım oda statüsüne geçiyoruz. Oda statüsüne geçen ilk arkadaşı olmasına rağmen. İşte biz hakkımız falan da benzer çabalar sürdürdüler. Dolayısıyla, hani ülkelerden biriyiz. Yani ilginç yanı bu. Birçok diye sol elimiz kalktı herhâlde. Bize buyurun dedi, kaynaktan yakalama fikrini yapmaya çalıştık. Ben ülkeden öndeyiz. Yani ilklerinden biriyiz demek kapıyı gösterdi. Yani bu şartlarla, ama güzel işin tarihçesine devam edeyim; birazcık okullardan daha doğru olacak. Dolayısıyla tüzel kişiliğe sahip sanatlardan arkadaşlarımızın katılmasıyla bir da bahsedeyim. Şimdi tabii ki mesleğin geçerli kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu bir görüşümüz olduğunu söylemek zor. Ama üst kez toplanılırdı. Ve ortalama 17 madde gündem içmimarlık odaları kuruluş örnekleri, Brezilya 80’de kuruluşumuz olan TMMOB’nin meslek ve maddesi olurdu. Sabah 10’dan akşam 5 buçuk, 6’ya kurulmuş, Finlandiya 49’da, Fransa 78’de, Almanya memleket çıkarları doğrultusunda beyan ettiği ya kadar süren toplantılardı. Mimar Selçuk Milar diye 52’de, İtalya 69’da, Hong Kong 92’de, bunu da taraf olduğu noktalarda otomatik olarak odaları birinden bahsediyor, Kadir Bey… eklemek isterim. da taraf gibi davranır. Ama bu konuda odamız biraz ZTU: Nilgün Hoca’m, bu noktada logonun tarihçesinden de bahsedebilir misiniz? NÇ: Önceden tabii birtakım çalışmalar yapıldı, KŞ: Selçuk Milar bizden de yaşlı, rahmetli oldu pasif davranmaktadır. Yani herhangi bir yerde sanırım. Odanın kuruluşunu ona borçluyuz gibi yapılan gösterilere katılım pek sağlanmıyor. Onu geliyor, çünkü Mimarlar Odası bizi başlangıçta söyleyebilirim. kendi bünyesine almak istemiyordu, bunda da değişik görüşler alındı, ama şu anda kullandığımız KŞ: Ama en azından destektir. tabii mesleki çalışmalar var. ‘Biz hepsini yaparız’ logomuzu 2004’te kullanmaya başladık. Levent NÇ:Tabii, tabii, yani öyle bir durum söz konusu anlamında, ‘içmimarlık da bizim işimiz’ diye Tümer’in tasarımıdır. Yani iç mekâna dair uygun bir şey olduğunu düşünüyoruz. Önceden başka çalışmalar da yapıldı ama bir sonuç alamadık, olduğunda taraftır. Yani TMMOB’un çizgisinde. düşünerek hareket ediyorlardı. Selçuk Milar, kendisi KŞ: Bunun içerisinde çevrecilikle de ilgili duruşu içmimarlığı da seven bir mimar. İzmir’deki mimarlar vardır. odası kongresinde ilk gündem maddesi olarak yönetim kurulları anlaşamadı. İstanbul şube ve NÇ: Her şey. ‘içmimarlık da mimarların odasının bir kolu olabilir’ değişik yerlerden gelenler oldu. Sonunda buna KŞ: Esası da odur. diye o maddeyi koydurmuş. O gün konuşulmamış, NÇ:Yani, çünkü TMMOB’da dediğim gibi 24 ama ondan sonraki bütün toplantılarında bu karar verildi. ZTU: Oda Türkiye’nin sosyo-politik gündemiyle oda bulunmaktadır. Ben 4 sene kadar TMMOB madde hep öne çıkmış. İlkinde reddedilmiş, ilgili çalışmalar yapmakta mıdır? Odanın amaçları yönetim kurulu üyeliği de yaptım. Orada ikincisinde reddedilmiş, ama sonunda bu kabul kapsamında geçen bir konu olarak bunu da sizlere gündemin tamamen memleket çıkarları edildi. yöneltmek istedik. doğrultusunda tartışıldığını rahatlıkla NÇ: Şimdi tabii ki yönetim kurulu üyelerinin her birinin kendilerine göre bir politik görüşü vardır Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar olarak 76’da böyle bir statüye geldik. Diğer İkincisi de Süheyl Kırşak diye bir arkadaşımız söyleyebilirim. Vizyonuma da birçok şey kattığını vardı, geçenlerde onun haberini okudum, rahmetli söyleyebilirim. Çünkü gündem, Türkiye olmuş. O da bize, içmimarlara, mimarlar odası mutlaka. Ama genelde biz tam anlamıyla bir politik gündemiydi. Ve o Türkiye gündeminde yer alan olarak son derece yardımcı olan bir arkadaşımızdı. duruş sergileyen bir oda değiliz. Sebebi de aslında mesleklerdi zaten, meslek menfaatleriydi otomatik Huzurlarınızda rahmetle anıyorum. açık, 60 ihtilaliyle 80 ihtilali arasında bir yerlerde olarak. Yani mühendisliği de katabilirsiniz, kurulmuş bir odayız biz. Dolayısıyla o politik mimarlığı da katabilirsiniz. Her tür, maden istiyorum izninizle. Şu anda Türkiye’de toplam kaç çalkantılar sürecinde hani çok da böyle şöyle mühendisliğinden tutun işte dediğimiz gibi gemi içmimar bulunmaktadır? Belki sayılarla biraz dururuz demedik, işte Kadir Bey’in biraz önce söz mühendisleri odası olsun, her türlü gündemde konuşabiliriz, her yıl ne kadar içmimar mezun ettiği gibi, yumruğu gösterince kapıyı göstermişler olan kanun, yasa, benzeri aklınıza ne gelirse, olmaktadır? İstatistiği sizde mevcutsa bu sayının ne size. Böyle bir süreçte kurulan bir oda ve çalışma koşulları, yabancıların dolaşımı… Bütün kadarı odaya üye olmaktadır? Bu sayıyı az gelişmekte olan bir oda olduğu için belirgin politik bunlar konuşuluyordu. TMMOB da ayda bir veya 2 buluyorsanız nedeni ne olarak tanımlarsınız ve bu ZTU: Üyelikle ilgili sorularımıza geçmek 57 Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar Ç durumu iyileştirmek adına ve oda örgütlenmesini şöyle bir şey var mesela, “Oda ne yapıyor?”, yani biz oluyor, ancak o zaman gelip ‘Ben üye olayım’ diye, geliştirmek adına oda ne gibi çalışmalar bir araya gelemezsek tabii ki ne yaptığını ama sadece bunu beklemeyin. Bunu mesleğinize yapmaktadır? Bir de öğrencilerimizden öğrenci öğrenemezsiniz. Oda çok fazla şey yapıyor, bir kere katkı anlamında da bilin. üyeliği ile ilgili bir soru geldi; çoğu öğrenci odayla her şeyden önce haklarınızı korumak için kayıt ilgili yeterli bilgiyi alamadığı için üye olmuyor ya da olmak zorundasınız. Mesela 2008’de SMM çok geç üye oluyor. Böyle bir saptama yapmışlar. yönetmeliği kabul edildi. Bu ne işe yarıyor? Yani Bu konuyla ilgili öğrencileri daha fazla bizim meslek haklarımızla ilgili çok önemli bir şey. bir iş alıp yapıyor, müşterisiyle bir anlaşmazlığa bilgilendirmek ve teşvik etmek için düşünceleriniz Projelerin altına ‘5435 sayılı haklarıyla düşüyor, ancak o zaman oda aklına geliyor. Yani, nelerdir? Üye olmanın avantajları ve dezavantajları korunmaktadır’ diye notlar düşürüyoruz, ama “Benim hakkımı kim korur, oda korur” diye geliyor. nelerdir? Bu öğrencilerimizin cevabını en çok bunu genelde odaya bağlı olmadığınız zaman NÇ: İletişim bilgileri alamazsınız, başkalarını merak ettikleri soru sanırım. Dilerseniz sizden öğrenemiyorsunuz, belki de isminizi bile bulamazsınız, yani üyeyseniz odanın arkanızda başlayalım Dilara Hanım. yazmıyorsunuz. Şimdi tabii sizler öğrencisiniz, desteği budur. Ama bugünden yarına olmuyor ki DG: Şimdi öncelikle 52 üniversitede geliyorlar size? DG:Yani mesela bir içmimar serbest piyasada bunu 1-2 sene sonra göreceksiniz, yaşayacaksınız. bu iş, yani müşteri ilişkilerinizde hakikaten başınıza içmimarlık eğitimi verilmekte ve bunun 28 Ne zaman biz eski üyelere ulaşmaya çalışıyoruz, bir şey geliyor belki, ya da gelmiyor. Sabah Burcu tanesi mezun vermekte, yani sekiz bin civarında İzmir olarak tabii şimdi söylüyorum ben bunu, Hanım’la, müşteri ilişkilerinde odanın üyesi olduğu içmimar olduğunu düşünüyoruz. Üç bin kadarı İzmir’de çok az, şu anda asil üye olarak 251 kişiyiz. gerçeği karşısında müşterinin meslektaşı biraz şu anda odaya kayıtlı. Biz tabii çalışmalara Çünkü eskiden üniversite yoktu. Yani hepimiz daha ciddiye aldığı noktasında bir muhabbetimiz devam ediyoruz şu anda. Bilkent, Hacettepe, Mimar Sinan, oralardan oldu. Aslında bütün üyelerimiz keşke bütün mezunuz, dönenler döndü. Ancak şu anda 198 müşterilerine, kullanıcılara bunu yaygınlaştırsa, o yani. 7 kişi tamamlayamayıp genel kurulumuzu tane öğrenci üyemiz var. Daha da oluyor, şu anda zaman toplumsal bilinci yükseltme görevi de söz yapamıyorduk çoğu kez. Şimdi düşünüyorum da üç mezun vermeyenler var, İzmir Üniversitesi başladı, konusu. Yani meslektaş ahlakı, meslek etiği, bunları bin kişi müthiş bir şey. Çok iyi. 4 üniversite oldu. Gediz var, 5 oldu. Yani biz hepsine gerektiren şeyler, yani mesleğini tanıtmak, KŞ: Çocuklar, 7 kişi toplanamıyorduk, düşünün DG: Şimdi ben de aslında üye sayısının az 58 ZTU: Hukuki konular dediniz, ne gibi örneklerle gidiyoruz, gitmek zorundayız. Hepsine anlatmak yüceltmek, yürütmek, onurunu korumak, bunlar olmasını çok anlayamıyorum, çünkü İzmir’de ve zorundayız, ama hiçbir şey bulamadıysanız, mesleki etiğinin içinde bulunan şeyler, dolayısıyla Ankara’da, İstanbul’da bu odayla ilgili seminerler internetten herhangi bir konuda bilgi alabilirsiniz, üye olan bir kişi, yani böyle bir şeyi yaygınlaştırdığı verilmekte, avantajı nedir, dezavantajı nedir, neden ya da bizi arayabilirsiniz, biz her arayana cevap noktada, “Ya arkadaşım bak, bu işin ehli olan kişiyle kayıt olmanız gerekiyor, bunların hepsi sürekli vermek zorundayız. Özellikle şu gösterdiğim çalışmanın sana şöyle böyle faydaları, hani başına anlatılıyor, ama bence pek okunmuyor ya da bir kitapçıkta, burada her şey detaylı bir şekilde bir şey gelirse odaya git beni şikâyet et” sosyal ağa ihtiyaç var herhalde; web sitesi yakın yazıyor, bunlar web sitesinde de var ayrıca. Bu diyebileceğiniz bir durum oluşuyor. Bu önemli. zamanda daha güzel şekilde girecek hizmete. Yani tamamen mesleğinizle ilgili. Bize eski üyeler ne Hukuki konularda kesinlikle çok önemli. Ben bunu öğrenciler aramıyor diye düşünüyorum. Bir de zaman geliyor? Ne zaman ki hukuki bir problemi yaşamış bir kişiyim, yani müşterimle mahkemelik edenleri örnek gösterebiliyorsunuz. O zaman işiniz merkezde de aynı şey yapılıyor, üniversitelere sorduğu şey fiyat çizelgesi oldu, dolayısıyla çatır çok kolaylaşıyor. Karşı taraf işte, vergisiyse işte karşı gidiyoruz, tanıtıyoruz, web sitesinden olayları çatır da parayı aldık faiziyle. Dolayısıyla, yani ille bir taraf versin, ya da karşılıklı anlaşıyorsanız ödemeyi anlatmaya çalışıyoruz, onun haricinde de şey olması gerekmiyor. Şimdi tabii burada önemli siz yaparsınız diye bir mukavele yaparsınız. Bunu yaptığımızı sırası geldiğinde söyleyeceğim. Yani olan aslında, bir takım kurum ve kuruluşlara, yapamadığınız takdirde başınıza ileride sigorta da %10, olabilirse ne mutlu bize, üye kayıt edip içmimarlık mesleğini tanıtmaya sorumluluğumuz dâhil, bazen çalıştığınız işverenle ilgili problemler etmemenin ötesinde, o kayıt olan kişilerin aidatı var, gereği var. Böyle olduğu zaman o kurum ve çıkabiliyor. Bana göre bu sistemde ilk kayıtla ödememe gibi bir durumu da var, yani odayı zora kuruluşlardan oda üyesi olduğunuza dair belge beraber bunların hepsini teker teker ayıklamak ve sokan, böyle de bir sıkıntımız var onu da dile istiyorlar. Bu çok önemli. Yani faaliyet belgesi bir dayanışma içerisine girmeniz şart. O dayanışma getirmiş olalım. Üye olmanın avantajlarından söz olabilir, başka şey olabilir, Dilara Hanım mesela vize olmayınca zorlaşıyor. Sakın ha, sakın birbirinizi ettik, üye olmamanın dezavantajı da herhangi bir işini kendisi söylesin, basit, sosyal bir durum... kötülemeyin. “Ben ondan daha iyiyim” demeyin. Bu ihtiyacınız oluştuğunda üye değilseniz arkanızda DG: Tabii, tabii evet. Yani vize alırken mesela çok önemli. odanız yok demektir, yani bu kadar basit. yurtdışına gidecekseniz, odadan aldığınız faaliyet NÇ: Meslek ahlakı... belgesi öncelik sağlıyor. Onun dışında artık DG: Meslek ahlakı, evet. Yani o zaman biri üyesi olmamanın, içmimarların ofis açmalarında bir belediyelerde çalışmak isteyenler veya ihalelere diğerine hemen iletiyor ve sizin güvenilir kimse engel olup olmadığını merak ediyorlar. Bu konuyu girmek isteyenler kesinlikle oda faaliyet belgesini olmadığınızı söyleyebiliyor, bu başımıza gelen aydınlatabilir misiniz? koymak zorunda. Onun dışında mesela odamızın bir durum. Bir de üyeliklerin yenilenmesi oluşturduğu --biz İzmir olarak başladık şimdi-- bir konusu. İlk kez üye olduğunuz zaman ödeme da yok. Yani tamamen ahlaka dayalı bir durumdur. kaşemiz var, oda sicil numaranız yazıyor orada, yapmanız gerekmiyor. Sadece güncel Ama maliye bakanlığından falan hatırlıyorum, bazı kayıt numaranız yani. Bununla birlikte tescil etmiş bilgilerinizi ulaştırmanız yeterli, o da bizim size yazılar gelirdi, üyelerimizin kaçta kaçının ofisinin oluyorsunuz bazı şeyleri. Diğer müşteriler veya ulaşabilmemiz için. olduğu sorulurdu, bu belli ki vergi takibi gerektiren kamu kurumlarında “Odaya kayıtlı mısın?” diye ZTU: Peki, Nilgün Hoca’m, öğrencilerimiz oda NÇ:Türkiye’de neye engel var arkadaşlar? Buna Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar Ç olmuş bir kişiyim ve mahkemenin istediği, ilk NÇ: Şimdi üyelik aidatımızı söyleyelim bu arada. bir şeydi, oralardan yardım isteme durumuydu. sorular gelmeye başladı artık. “Evet, ben iş Mezunların odaya kayıt olma oranı, mezuniyet vereceğim ama kayıtlı mısın?”“Nerede, sicil sayısının %10’u kadar. Mesela bu az. Şimdi, niye tescil bürosu. Yönetmelikte, büro tescil belgesi numaran...” Çünkü bizler, kayıtlı olan herkes, artık mezunlardan az kişi üye oluyor? Bu bizim olmadan ‘içmimarlık yapılamayacak, faaliyet projelerimize sicil numaralarımızı basıyoruz. mesleğin, meslek mensuplarının rehavetinden yapılamayacak’ diye bir şey var. Bunun avantajı, NÇ: Dolayısıyla zihinsel bir olgu oluşuyor. kaynaklanıyor. Yani biraz öyle bir rehavet var, belki özelliği, projeleri tescil edilmiş sayıyor, dolayısıyla DG: Şimdi belki de bir kurnazlık, hırs var DG: Ama bir avantajını söyleyebilirim mesela, mimarlarda yaptırım olmasaydı, yani mesleğin tamamen koruma altına alınmış oluyor üzerlerinde, işverenler için söylüyorum. Oda hani naturasından, tabiatından kaynaklı, projelerinizi. Projenin tescili durumunda, olduğunuzda arkanızda bir destek oluyor. dünyalarımız biraz farklı. Ama oda olarak biz ne biliyorsunuz çalınmalar çok fazla yaşanıyor zaten, Avukatınız var odanızda en azından, sizi temsil yapıyoruz? Dilara Hanım’ın söylediği gibi, ya da sen şimdi yap da ben sonra bir düşüneyim 59 Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar falan, böyle bir şey olamıyor. Yasal yollardan Ankara’nın yönetim kurulu oluşuyor. Buna hepimiz vermiyoruz. Ayda 10 lira civarı bir şey oluyor yani, katılıyoruz. Tüm şubeler ve temsilciler orada oluyor. tescil belgesi. nereye vermiyoruz 10 lirayı ayda, değil mi? Ama Ayrıca tüm üyelerimizin bu genel kurulda söz hakkı öyle üyelerimiz var ki, yüzüne de söyleyeceğim var. İzmir için de aynısı geçerli. Tüm şubeler öğrencilerimizin sorusu var. Burada Nilgün Hoca’m, böyle, “Hadi arkadaşım öde aidatı” dediğimiz seçimlerini yaptıktan sonra en son Ankara’nınki bana çok iyi bir tüyo vermiş oldunuz, “Mezuniyet zaman “İstifa ediyorum” diyor. Bu işi yapmadığımı yapılıyor zaten. Dolayısıyla bizler sizleri ve projesi notlarını anons etmeyeceğim” diyerek, bu ispat etmek zorundasın. Yani 10 lira için beni niye meslektaşlarımızın tamamını temsil ediyoruz. Sizin dersin final yükümlülüğü olarak bunu üzüyorsun, değil mi? Bunlar, şahsımı çok yaralıyor. de yine dediğim gibi İzmir’ de ya da Ankara’da söz düşünebilirim. Bu işe senelerini vermiş bir kişi olarak çok yaralıyor. hakkınız var her zaman için. Bu toplantılara katılma hakkınız var. ZTU: Odanın yapılanmasıyla ilgili NÇ:Yani şimdi bir şey diyeyim mi, ben ilk Bu nedir? Üşengeçlikse buyurun web sitesinde işte zamanlar biraz daha gençtim falan da, çok değil kaydınız, buyurun gayet kolay. Yeterince resim, bir biraz daha gençtim, tabii mesleğe olan tane başvuru formu, hazır dilekçe, nüfus kâğıdı vs. kurulunda aday olunabiliyor. Yani birisi çıkıyor diyor düşkünlüğüm, sevgim, aşkım sebebiyle ‘ne Bu kadar yani. ki, “Ben yönetim kuruluna aday adayıyım”. Onlar yapabilirim’ hırsı oluyor. Ama ben artık hakikaten ZTU: Odanın yapılanmasıyla ilgili NÇ: Araya girebilir miyim? Merkez genel listeleniyor, daha önceden tabii listeler böyle olsun da istemiyorum, açık konuşayım, yani öğrencilerimizin merak ettiği konular bulunmakta. oluşturuluyor, bazı odalarda kulisler dönüyor filan. örgütlülük her zaman için bir güçtür. İlla el kol Yine peş bu konuyla ilgili sorularımızı peş peşe Bizim odamızda pek böyle şeyler yok. Biz uzun havaya kaldırma gereği yok, ama örgütlülük her sıralamak istiyorum. Öncelikle odanın seneler, Kadir Bey de bilir, yönetim kurulunda 7 zaman için bir güçtür ve aksi kısır döngüye neden yapılanmasıyla ilgili bilgi verebilir misiniz? Yönetim kişiyi falan değil, 3 kişiyi bir araya getiremediğimiz olmaktadır. kurulu üyesi, onur kurulu üyesi gibi terimler günler oldu. Yani Allah aşkına gel odada yönet ZTU: Dilara Hanım’a geri dönmek istiyorum. geçiyor. Bunlar kimlerdir, neler yaparlar? Oda organ dediğimiz zaman… Şimdi dediniz ki, “Meslektaşlarımızın bir sorunları seçimleri nasıl gerçekleşir? Oda başkanı ve diğer olduğunda genelde bize geliyorlar”. Şöyle yanlış bir temsilciler ne kadar sürede ve neye nasıl göre şeyi. Yönetim kurulundaydık, yani odadayız, fikir oluşmasın: “Şimdi ihtiyacım olmadığı sürece seçilirler? Toplantılar ne şekilde ve ne sıklıkta çalışıyoruz. Genel kurul yapacağız. Elektrik niye kayıt olayım, sonra olursa düşünürüm”. Bunun olmaktadır? Türkiye’de kaç şube ve temsilcilik Mühendisleri Odası’nın kafeteryasında yapacağız. ahlaki olarak yanlış bir düşünce olmasının yanı sıra bulunmaktadır? 2011’deki yönetmelik değişikliği O dönemde Bergama’da altın çıkarmayla ilgili maddi bir boyutu da var. Geçmişe yönelik aidatları neyi içerir ve neden yapılmıştır? Odanın bir çalışma protestolar var. Bir hanım başta. O aralar, pijamalı ödeme söz konusu oluyor, değil mi? programı var mıdır? Varsa nasıl oluşturulur? Odada bir adamcağız vardı, hatırlanır belki. Köylü, gelirler nelerden oluşur? Bergama’da siyanürle altın çıkarılmasına karşı ve bu DG: Evet aynen öyle, geriye dönük mesleğe ödeme. Bu arada aidat dediğimiz bir yıllık üye 60 NÇ:Yani hiçbir şey değil, günde 10 lirayı nereye hakkınızı kolayca alabilmenizin bir belgesidir büro DG:Tabii ki şubelerimiz ve temsilci kitlemiz var. Ben komik bir hikâye anlatayım, yaşadığım bir kişiler Türkiye’nin çeşitli noktalarında gösteri mezunlar için 132 liradır. Yani aya böldüğünüz Bunlara yine web sitemizden bakabilirsiniz. yapıyorlar. Ama bir hanım var en başta, elinde Türk zaman aslında bilmiyorum sigara içen varsa... Ankara’da 2 yılda bir yapılan genel kurulla birlikte bayrağıyla. Biz de Elektrik Mühendisleri Odası’nda yani başka üyelerimiz de gelir mi diye bekliyoruz temsilciliğimiz var. Çalışmalarını sürdürüyorlar. DG: Bir şey daha eklemek istiyorum. Şimdi önemli kurullarımızdan bir tanesidir. ZTU: Peki, toplantılar ne şekilde ve ne sıklıkta orada. Birdenbire bu hanım ve 5 kişi, 6-7 kişi 10 kişi hepiniz görüyorsunuz yönetim kurulundan derken 15 kişi 20 kişi oldular. Bu mekâna geldiler. arkadaşlarımız da burada. Biz bazı odalar gibi Şimdi çok eminim ben, onun gerisinde şöyle bir değiliz. Zaten sayımız da az olduğu için, tamamen esası hep bizi zorluyor; çünkü meslektaşlarımızın düşünce vardı; “ Aaa, içmimarlar odasının genel gönüllülük esasıyla çalışıyoruz. Yani diğerlerinde birçoğu serbest çalışıyor, onların katılımında bazen kurulu var, sesimizi orada duyurabiliriz çünkü bu olduğu gibi, işte 20 senedir bir başkan devam bir hayli zorluk çekiyoruz ne yazık ki. Onun için GENEL KURUL.” İyi de biz 7 kişiyi toplayamadık, ettiriyor. Bizde öyle değil. Biz sırayla, dönüşümlü istediğimiz kadar faaliyete hız veremiyoruz bazen. onlar oldu 25 kişi. Dağıldık, yapamadık. Olağanüstü olarak, ama evet, ekip aynı ekip, sürekli yeni olmakta? NÇ: Merkez her hafta toplanıyor. Gönüllülük ZTU:Yeni mezun olan kişi odada ne tür Genel Kurul’a falan gittik sonra. Yani şunu arkadaşlar aramıza alıyoruz ki hepsi yeni söylemeye çalışıyorum, biz yönetim kurulunu gelişmelere katılsın, önerilerde bulunsun, hep NÇ: Her türlü görevi alabilir. Yani bir üyedir, oluşturan 7 kişilik arkadaş grubumuzu bir araya beraber bir noktaya getirelim. Ama tamamen meslektaştır, dolayısıyla komisyonlarda yer alabilir. getirip de genel kurul yapamadık. Yani başka da işimiz gücümüz yok da değil bu arada. Bunu da Her şey olabilir, seçim dönemi ise yönetim zaten kimse gelmedi. Bu gösteri yapmak isteyenler söyleyeyim. Sadece unvanımızı korumak adına, kurulunda da görev alabilir. Yani hiç engel yok. bizden kalabalıktı ve şaşırdılar. Çaylarını içip gittiler. diğer mesleklere karşı veya her şeyden önce görevler alabilir? DG: İzmir’deki komisyonları ben söyleyeyim. Bu kadar basit. Dolayısıyla, oda hikâyesinde çok şey TMMOB’a kabul edilmişiz. Kimseye laf düşmez. 76 Öğrenci komisyonumuz var, basın komisyonu, var, biraz acıklı, dramatik aynı zamanda komik yılından beri, hepiniz, en az dört yıl, hatta beş yıl kültür ve etkinlik komisyonumuz var, bununla meseleler var. Genel kurul iki senede bir yapılıyor. okuyorsunuz. Dolayısıyla bunu özellikle belirtmek bağlantılı çalışan sponsorluk komisyonumuz var. Şubelerinki de yapılıyor, merkezin de. Bu genel istedim, unvanımızı korumak adına her şeyden Bir de odalarla ilişkiler komisyonu var, genelde kurulda belli kararlar alındı. Bir tanesinde şube önce. odalarla ilişkileri zaten yönetim kurulundan kurulma yetkisi istenildi mesela. Onu keyfî kuramayız; ama temsilciliği açmak ve kapamak, merkez yönetim kurulunun kararına bağlıdır. ZTU:Yönetim kurulu dışındaki kurullardan da söz etmeniz mümkün mü? NÇ: Mesela onur kurulu beş kişiden oluşuyor. Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar toplandık, yönetim kurulu olarak toplanacağız, arkadaşlarımızla sağlıyoruz. Ama diğerlerine, her komisyonun başında yönetim kurulundan bir arkadaşımız olmakla birlikte öğrenci üyeler dâhil Merkez yönetim kurulu esas 7 kişiden oluşur. 7 Kurul üyesi olabilmesi için meslekte en az on yılını katılabilir, katkıda bulunabilirler. Bunların kişilik de yedeği vardır. Yani 14 kişiliktir. Şubelerde doldurmuş olması gerekiyor. Beş asil, beş yedeği toplantıları çok sık olmuyor açıkçası. Çünkü artık bir de öyle. Şimdi birkaç tane şubemiz var İzmir, var. Denetleme kurulumuz var, denetleme e-posta ortamı ve sosyal ağlar var. Öneriler veya Antalya, Trabzon, İstanbul, şu anda Ankara’da şube kurulunda yine iki asil, iki yedek. Denetleme kurulu toplantı günleri birlikte konuşulup bir şekilde tabii açılma hazırlıkları yapılıyor. 22 Aralık’ta genel kurulu da belli aralıklarla şubelerimizi ve merkezimizi ki yönetime iletilmesi gerekiyor. Yönetimde var Ankara Şubesi’nin, yani bir 5. Şube olacak. denetler. Yani oradaki hesapları --sayman üyenin değerlendirilip tekrar e-posta yöntemiyle Temsilciliğe gelince, Mardin, Eskişehir şahıs sorumluluğunda olmak üzere-- hesapları, girdileri, aktarılıyor. Aslında çok da fiziki olarak zaman temsilciliği, Bodrum, Kocaeli. Yani bu kadar da çıktıları denetler. Denetleme kurulu da hakikaten harcayacağınız bir uğraş değil. Belki bir katkıda 61 Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar bulunabilirsiniz bununla ilgili. ZTU: İsterseniz yeri gelmişken odanın ZTU: Bu eğitime katılmak yeterli oluyor mu? üzerinden belli bir payı odaya bağışlıyor. Çünkü Gelecek sene mezun olacak arkadaşlarımız bu yayınlamakta olduğu İçmimar dergisiyle ilgili bilgi hem ismimiz kullanılıyor hem içeride içmimarlığa eğitime katıldıklarında sertifika alabiliyorlar mı? verebilirsiniz. dair bilgiler aktarılıyor. Olabiliyorsa böyle bir DG: Dergimiz tekrar çıkmaya başladı. 3. Sayıdır. gelirimiz oluyor. Bir de bilirkişilikten çok cüzi bir FZ:Yeterli oluyor. Tabii, alabilirler. Meslekte üç sene odaya kayıtlı olmaları gerekiyor. Bu dergiye özellikle katkıda bulunmanızı istiyoruz. miktar katkı geliyor, bilirkişilik yapan içmimar Sizin derginiz zaten bu. Bu dergi tüm öğrenci arkadaşımız cüzi miktarda odaya katkıda Oradaki problemi tespit etmek için bir deneyimi üyelerin ve asil üyelerin adreslerine ücretsiz olarak bulunuyor. Böyle bir şey yani. Bir şey satamıyoruz, olması gerekmektedir. gitmektedir. Bu derginin kapağını ticari bir kuruluş olmadığımız için ağırlıklı üye tasarlayabilirsiniz, komisyonda görev alabilirsiniz, aidatları diyeyim ve bitireyim. yazılarını yazabilirsiniz. İzmir olarak veya görmek ZTU: Yeri gelmişken kimler bilirkişi olabiliyor, ve NÇ: İyi kötü bir deneyim gerektirmektedir. DG: Bir de sadece anlaşmazlıklar değil, telif hakları ile ilgili her konu ve marka patent. Yani bazılarınız belki tam İçmimarlık değil de daha farklı istediğiniz bir şeyi öneri olarak getirebilirsiniz. Biz oda bununla ilgili eğitim veriyor mu? Arkadaşlar alanlara, obje, mobilya tasarım çalışmaları gibi özellikle her sayıya bir şeyler göndermeye mezun olduğunda olabilirler mi? Ne kadar süre yönlere kayabilir. Dolayısıyla marka patent de içine çalışıyoruz. geçmesi gerekir? Zeynep Hanım, bu seminer ve giriyor. ZTU: Odanın çalışma programından söz edebilir misiniz? NÇ: Yıllık takvimleri belli olan bir çalışma çalışmalara katılmış bir oda üyesi olarak size yöneltelim bu soruları. Zeynep Edes: Geçen sene odamız iki senede ZTU: Farklı bir konuya geçmek istiyorum. İçmimarlar Odası’nın insan kaynakları birimi bulunmakta mı? Öğrencilerimiz mezun olduğunda programı hazırlamaya çalışıyoruz. bir bilirkişi eğitimi vermeye başladı. İzmir’den ben onlara iş imkânı sunmak anlamında ya da iş Temsilciliklerimizden ve şubelerimizden istiyoruz. ve daha önceki başkanımız katıldık. Bilirkişilik anlamında ücretli çalışan içmimar bulma Onlar mümkünse tarihleriyle bize bir çalışma yapmak için sertifikasını almak gerekiyor. konusunda yardımı bulunmakta mı? Ya da staj için programı gönderiyorlar. Bu etkinliklere de merkez olarak katılmaya çalışıyoruz. ZTU: Oda gelirleri nelerden oluşmakta? Bu konuda bilgi verebilir misiniz? ZTU: Peki kimdir? Ne yapar bilirkişi? Ne zaman ihtiyaç duyulur bilirkişiye? ZE: Bilirkişi, içmimarların müşterilerle olan yardımları oluyor mu? NÇ: Ben ilgili bir şey söyleyeyim, Dilara Hanım konu ile ilgili daha kapsamlı bir şeyler sorunlarında, mahkemelik sorunlarda görev alır. söyleyecek diye düşünüyorum. İnsan kaynakları NÇ: Oda gelirleri ağırlıklı üye aidatlarından Siz orada konuyu bildiğiniz, adı üstünde bilirkişi ile ilgili böyle bir şeyleri yok, ama her sene okul oluşuyor, işte sıkıntı da zaten bu noktada başlıyor. olduğunuz için görüş bildirdiğinizde bir bilirkişi süresi bittiğinde bazı firmalar ile stajyer öğrenci Ben şu kadar bir şey söyleyeyim, beş yüz bin lira raporu hazırlamak durumundasınız. isteyip istemedikleri ile ilgili konuşuyoruz. Gelen Fatih Zor: Müşteriyle olan muhtemel öğrencilere de adres bırakmalarını söylüyoruz ki lira alacağımız var üyelerden. Bu kadarını sorunlarda siz orada konuyu bilen bir kişi o firmalarla ilişkilendirebilelim. Böyle bir yardım söylüyorum. Sonrada kavga çıkıyor, icra yolladın olduğunuz için, görüş bildirdiğinizde tarafsız olarak yapabiliyoruz, fakat web sitesinde iş ve işçi diye. Evet, aidat ağırlıklı. Dergi çıkarılırken reklam bilirkişi raporu hazırlamak durumundasınız. bulma kurumu gibi davranma şansımız yok. dediler ama hadi ben keseyim, dört yüz küsur bin 62 alınıyor bu dergiye. Bunu çıkaran firma reklam Bölümü olarak katılıyor. Umarım devam edecek bu, henüz daha, ama diyelim ki piyasaya girdiğinizde mühendislik odalarından biri web sayfasına geleneksel hale geldi ama bu yılki Mayıs ayı tadilat projeleri hazırlanıyor. İşletme ruhsatı almak üyelerine iş imkânı sağlayacak nitelikte bir link etkinliğimiz olarak “Kapılar” projemiz var. Katılmak için hem oda faaliyet belgesine hem projeye koyuyor fakat hükümet buna karşı geldi. isteyen herkes katılabilir. Amaç tamamen şöyle, bir ihtiyaç var. Bu projeyi siz hazırlıyorsanız eğer, bu Hükümet odaların böyle bir imkân soru geliyor ya; İçmimar mı, dış mimar mı, diye ve sizin imzanız ile girecek. Altına da yazacaksınız sağlayamayacağı konusunda odalara engel hâlâ bunu kıramadık. Bu nedenle, içeride kim var firmanızı, adınızı ve imzanızı da atacaksınız. oldu. Haklı olarak sosyal sigortalar kurumu gibi ile başladık biz. Gerisini sizden bekliyoruz. Bununla kurumlara rakip olarak görüldü. Gerisindeki birlikte de Sanatçı İçmimarlar sergisini birleştirmek mantığı bilemiyorum, ama dolayısıyla böyle bir istiyoruz. Onun dışında üniversiteler ile yapı şey yapamıyoruz. Bu hukuken engel bir durum. fuarlarına katılıyoruz. Firmalar ile ilgili fabrika de var. Özellikle son sınıflar için söylüyorum, şu Sayfama böyle bir şey koyayım da öğrencime seyahatlerimiz oluyor. Bunları da biz tüm öğrenci gördüğünüz kitapçık SMM yönetmeliğini de böyle bir iş imkânı sağlayayım diye bir durum ve asil üyelere yolluyoruz ama çok az katılım oluyor. içeriyor. sağlayamıyoruz. Gazeteye de çıktı bu. Aslında çok faydası oluyor, ama herkes çok meşgul DG: İnsan kaynakları birimimiz yok, ama bunu şöyle sağlıyoruz İzmir şube olarak; staj konusunda yardım sağlıyoruz, iş arayanlardan ya da mezunlardan CV’lerini istiyoruz. Bize de firmalar, içmimar arıyoruz, diye taleplerle geliyorlar. herhalde. Tavsiye ediyorum katılmanızı. ZTU: Şimdi dilerseniz, öğrenci arkadaşlarımızın diğer sorularını alalım. Öğrenci: İçmimarların imza yetkisi ile ilgili ne düşünüyorsunuz? ZTU: SMM yönetmeliği ile ilgili açılımdan söz edebilir misiniz? DG: Ayrıca hazırladığımız kitapta o yönetmelik Öğrenci: İçmimarlık sertifika kursları alanlar, onların yetkileri nereye kadar, ne yapabiliyorlar? Bizden farklı olarak. DG: Hiçbir yetkileri yok, Ankara’da odada avukatımız var, bazıları ile davalar sürüyor anladığım kadarıyla. Bazılarının isim değiştirmesi Firmaların insan kaynakları birimi kendileri NÇ: Siz imza yetkisinden ne anlıyorsunuz? istendi ama hiçbiri hiçbir şekilde İçmimar yazamaz görüşmeleri sağlıyorlar. Yakın zamana kadar da FZ: Hep, özellikle mimarların, içmimarların kartına. yerleşmeyen kimse kalmamıştı. Geçen hafta iki kişi üzerinde baskı kurmaya çalıştığı gibi bir söylem var. daha başvurdu ve kabulleri oldu. Bunu düzenli Mesela proje koruma, dendi, mesela bizim böyle insanlar var, dergilerde gazetelerde çıkan yazılarda, yapıyoruz ve takip de ediyoruz. bir hakkımız var ise bu hak gerçekten ne reye bunu odaya bildirdiğinizde, bu insan içmimar kadardır? değildir diye bunu ihbar ettiğinizde bunun ZTU: Odanın etkinlikleri konusu da önemli. Yer yer bahsettik, Dilara Hanım, siz İzmir Şube’nin DG: Şimdi imza yetkisinden ne anlıyoruz FZ: Mesela İçmimar diye bildiğimiz iş yapan araştırması için dava açılıyor. Gazete dava ile ilgili komisyonlarından bahsettiniz. Bu çalışmalarla ilgili gerçekten? Yani mimari anlamda bir imza yetkisi mutlaka özür yazısı yazıyor. İnsanlar bizim biraz bilgi verebilir misiniz? değil bu. Biraz önce de söylediğim telif hakları emeğimizi sömürebiliyor. Bir fikriniz var, çizim DG: Etkinliklerle ilgili şunu söylemek istiyorum. Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar Adını şimdi tam hatırlayamayacağım ama kanununa göre, projenin altına kendi imzanızı yapıyorsunuz, buna vakit ayırıyorsunuz. Bunu Biliyorsunuz, Sektörel Buluşma’mız var, atıyorsunuz. 2008’de kabul edildi, resmi gazetede insanlara sunduğunuz zaman bu fikir çalınabiliyor. dördüncüsünü yaptık bu sene, İzmir Ekonomi de yayımlandı. Hiç kimse diyemez ki, bu projeyi git Çalınmaması için bir büronuzun olması lazım, bir Üniversitesi de İçmimarlık ve Çevre Tasarımı bir mimara imzalat, gel. Yani bunu siz yaşamadınız müşterinizin olması lazım. İçmimarlık mesleğine bir 63 Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar saygınızın olması lazım en başta. İmza yetkisi ile içmimarlık, peyzaj mimarlığı ofislerinde arttırabiliriz, onun peşindeyiz. Tabii ki şu anda alakalı da ne kadar çok birlik olursak mimarlar gibi, çalışabilirler. Öyle bir kurs programı görmeniz beyin fırtınası ile bunu düşünüyoruz. Bazı kişiler bir bakanın karşısına çıktığımızda bakan siz kaç lazım ki yani müşteriyle görüşmek dâhil. tarafından bazı gayri kanuni şeyler öneriliyor, hani kişisiniz diyebiliyor. Onu söyleyen bakan da Dolayısıyla bu konudaki yazışmalarımız hala oluyor ya bir yerlerden üyelik alınıp bir tarafa karşısında bir çoğunluk görmek istiyor. Durum bu, devam ediyor, fakat şimdi bürokratik hikâyeleri yapıştırılıyor öyle öneriler geliyor, böyle bir şey bu yüzden lütfen odaya kayıt olun. biliyorsunuz, efendim teknikten ne anladığınızı tabii ki mümkün olamayacak yani ben filancayım açın diye en son gelen bir mektup, üç dört tane derken haberin olmadan kendini birden falanca de görülmüş durumda biliyorsunuz. Ankara’daki kanala yazı yazmış biri, oradan ona yazmış grubunun içinde buluyorsun, gazeteleri takip bakanlık ziyaretinden sonra da gündeme alınmış oradan ona yazmış en son bizim odaya geldi ve edenler ne dediğimi anlıyordur. Dolayısıyla durumda. Şimdi peyzaj mimarları eklendi, biz de belli şeyleri sorguluyorlar, teknikten neyi vatandaşlık numarasıyla bile bu üyelik kaydı ekleneceğiz. kastediyorsunuz; ee, peki sen teknik resim dersi yapılabilir aslında, hani, sanal, içi boş, ama biz o veriyorsun, yani vermeyi öngörüyorsun da yönde çalışmak istemiyoruz, hakikaten üye bu, yani konut projesinde, bir hastane projesinde, tekniği nasıl sorgularsın? Tabii biz bu mantık sayımızı arttırmak istiyoruz, bunu da böyle son bir hepsi için geçerli, değil mi? arayışıyla bir yere varamayız, istedikleri bilgi olarak söylemiş olayım. DG: İmza yetkisi şu anda Peyzaj Mimarları ile ZTU: Peki bütün ölçekler için geçerli olacak mı NÇ: Kurslarla ilgili meseleyi söyleyeyim önce, Özel şeyler de geliyor, bakın o kurslardan yeniden gözden geçirerek bakanlığa yeniden mezun arkadaşlar aksi gibi de yönetim kurulunda Bakanlığı sertifikalı gibi isimler oluyor, yani yollayacağız. Bütün derdimiz oradaki içmimar yer alan bazı arkadaşların ofislerinde çalışmak kanuni hukukidir diye vurgulamak üzere kelimesinin kaldırılıp, dekorasyon ve teknik bilgi üzere başvuruyorlar. İşin garip yanı bu kursların mutlaka bu özel kursların bir tarafında bunlar gibi bir isim konulması, yani çok düşünmedik mezunları geliyor, içmimarlık ofisine başvuruyor yazıyor, biz de bazı özel kurslara dava açtık, bunun üzerinde de, içmimarlık olmasın fakat ve sadece elinde bir sertifika var. Oldukça engel mesela belli bir süre için internet sitelerini onların da bütün derdi “Meslek sahibi olmaya çalışıyoruz, el verdiğince boş bırakmıyoruz kapattırdık. Baktık ki olmuyor bakanlığa yazı edindiriyoruz” diye vurgulamak, dolayısıyla artık alanı, bilmenizi isterim. yazdık, dedik ki; en azından özel kurslar da var, hukuki bir boyutta mı bitecek bilemiyorum. bakanlığın kursları da var, burada içmimar 64 düzeltmeleri, açılımları ve teknik bilgileri şimdi bu özel kurslarda biliyorsunuz Milli Eğitim Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ile Bizim ilk çıkardığımız leaflet gibi bir şeydi, yani odanın sağa sola, kuaföre, oraya buraya kelimesini çıkarmanız gerekiyor, çünkü konuşma yapıldı seneler önce, yine o seviyede dağıtılacak şekliyle düşünmüştük, içmimarlık ile içmimarlık dört yıllık bir eğitim sonucu elde birileriyle görüşüldüğünde şöyle bir laf oldu, ben ilgili kulağa biraz su kaçırmak gibi ilk yaptığımız edilen bir meslektir; yani iki yüz bilmem kaç onu unutmuyorum, “çoğalın da gelin”, dendi. şey buydu. Katalog hazırladık, ajanda hazırladık, saatlik kurslarla meslek sahibi değil, olsa olsa bir Şöyle de bir durum var haklı olarak, oy potansiyeli ondan sonra bir dizi dergi yapmaya başladık, ara eleman yetişir. Teknik bir eleman yetişir ve olarak görüldüğü için, yani hiç değilse bir on bin fakat bazı yayın firmalarıyla sıkıntılarımız oldu. bu kişiler de --yazıyı da aynen böyle yazdık-- bu olun da öyle gelin, kısaca söyleyeyim bunu, böyle Onlar bizden habersiz ya da odaya yapması kişiler de ancak mimarlık ofislerinde; mimarlık, bir cevap alındı. Şimdi biz üye sayımızı daha nasıl gereken aktarımı yapmadan yayını o şekilde içindeydim. Ulusalda da içindeyim, çizim görebilirsiniz. Bina türleri, metrekare fiyatları, bir de gelmedi, mahkemelik olduk bir kısmıyla, halen standartlarını uzunca bir çalışma süreciyle formül var oraya oturtunca asgari proje ücreti hukuki süreç devam ediyor. En son dergimizden oluşturduk. Fakat daha sonra dedik ki biz bu bedeli çıkıyor. Kadir Bey de söyledi, çok, hakikaten örnekler az önce Dilara Hanım bahsetti, “Senin sadece yazılı şekliyle kalmasın, şekille çok emek verdik, çok çok iyi yerlere henüz Odan, Senin Dergin, Sen Tasarla”. Bu yeni bir örnekleyelim yani şu maddede söylenen gelemedik, ama çok emek verildi, çok çalışmalar konsept, kullanmaya başladık. Dergilerin başında filanca şekilde görüldüğü gibi çizilir ya da yapıldı, mücadele ettik yani TMMOB’da, mimarlar eskizler koyalım dedik, zaman içinde başka yöne tanımlanır gibi bir kitapçık hazırlayalım diye odasının çıkardığı çıkarmak istediği bir gider mi bilemiyorum. Birçok firma bilgileri içinde düşünüyoruz. Bu kitapçığı ilgili bakanlıklara yönetmeliğe karşı durduk, o da mimarlar odasının, yer almakta. Bir öğrenci kurultayı yaptık, onun dağıtalım diyoruz, dolayısıyla hani birazcık SMM yönetmeliğinin beşinci maddesinde, peyzaj ardından öğrenci buluşmaları geldi, ama bir ikinci kulağa su kaçırmak gibi, sonuçta bir standardı mimarları, içmimarlar ve çevre şehircilik kurultayı henüz gerçekleştiremedik. Öğrenci var bu işin. Bu arada Eskişehir Belediyesi ile bölümlerini ilgilendiren bazı konuların hizmet toplantıları, öğrenci buluşmaları adı altında bir eski bir protokolümüz var, orada yapılacak alanının mimarlara ait olduğu noktasında bir şeyler oluyor, burada da olmuştu zaten bilirsiniz o tadilatlarda içmimar aranması konusunda bir düşüncesi vardı, bunun öyle olmaması gerektiği çok verimli oluyor. Orada işte devlet okulu ve protokolümüz var, o protokolü çoğaltmayı noktasında 2003 itibariyle ciddi bir savaş verdik. vakıf üniversiteleri eğitimi karşılaştırıldı, onlar çok istedik, henüz yapamadık. Birçok belediye kolay geliyor, biz zor çıkıyoruz filan gibi. Mühim ile bu gelişmeyi oluşturalım yani içmimarlık içerisindeyiz ama kısır döngü, çoğal da gel, olan o değil tabi, yani tabii ki eğitim çok önemli projelerinde içmimar imzası veyahut da yetkili üye olmuyor, üye oluyor, parasını ödemiyor, ama ondan sonra sizin kendinizin bir işe ne kadar olduğuna dair bir belge istensin dedik, çünkü oda benim için ne yapıyor filan diye böyle gönül verdiğinizle ilgili bir durum görüyorum biliyorsunuz depremlerde, orada burada, dönüp duruyoruz işte. Siz gençlerin de biraz ben açıkçası. birçok nedende yetkin kişilerin orada yer gayretiyle devam edip daha iyi bir noktaya almamasından kaynaklanıyor. En son lavabo gelecek diye umuyorum. Bu noktada, komisyonlarla ve etkinliklerle Devlet kurumlarıyla dediğimiz gibi gayret Logomuzun marka tescilini yaptırdık çünkü ilgili sorunuza geri dönecek olursak, meselesi vardı, mesela bir çocuk öldü Kula’da, merkezdeki bu komisyonlara, öğrenci ilişkileri, Eskişehir’de altını araba galerisi yapacak bir internette baktık ki bazı müteahhit arkadaşlar bilirkişi, uluslararası ilişkiler, ulusal içmimarlık kişinin kolonları kesmesi durumu var, kullanıyor bu logoyu. TV programları, vs., bireysel projeleri ve yarışmalarını da ekleyebiliriz. dolayısıyla belediyelerde bu bilinci çaba çok arkadaşlar. Mesela meclis tartışması Antalya şubemizde bir sergi gerçekleştirdik oluşturmak da görevlerimiz arasında. olurken ben telefon ettiğimi biliyorum, yani orada geçen senelerde, çeşitli vesilelerle fuarlara Asgari proje ücretleri ve fiyatlandırma Detay Haber / İçmimarlık Üzerrine Konuşmalar sürdürme yoluna gittiler. O bizim işimize içmimar olmadığı için bunlar oluyor gibi şeyler, katılım ve sergiler devam ediyor. Merkezde bir komisyonu var, yenisini henüz çıkaramadık. Asgari yani içmimar yollamış oluyorum oraya, dolayısıyla sergi yapıldı, yeterli değil daha çok olmasını proje ücretlerini Bayındırlık bakanlığındaki bazı bireysel çabaların çok kıymeti, çok önemi var. gönül istiyor tabii ki çizim standartlarıyla ilgili tespitler doğrultusunda oluşturuyoruz, bir bir komisyonumuz vardı, ben de bunun formülü var yine web sitemizde bunu ZTU:Tüm katılımcılara çok teşekkür ediyoruz. 65 TMMOB İçmimarlar Odası / Haber İzmir Dünya İçmimarlar Günü’nü kutladı D ünya İçmimarlar Günü, (WID/World Interiors Day), 50. yıldönümünü 25 Mayıs 2013 tarihinde tüm dünyada düzenlenen bir dizi etkinlikle kutladı. Uluslararası İçmimarlar/Tasarımcılar Federasyonu, IFI (International Federation of Interior Architects/Designers) tarafından düzenlenen ve global meslek örgütleri tarafından çeşitli etkinliklerle kutlanan Dünya İçmimarlar Günü, ülkemizde de bir dizi etkinlikle kutlandı. TMMOB İçmimarlar Odası İzmir Şube olarak bizler de, bu önemli günü, Samet A.Ş. ana sponsorluğunda kutladık. Lamp83 A.Ş. ve Mutlusan A.Ş. bu günde bizlere destek vermişlerdir. İzmir Gürel Tower Roof Garden’da 200 kişinin katılımıyla gerçekleşen bu toplantı, meslekteki profesyonelleri ve sektörün ileri gelen yetkililerini bir araya getirdi. Dünya çapındaki disiplinlerin içmimari ile ilgili bakış açılarını keşfetmek, bu alanda daha geniş ve derin bir anlayış yaratmak üzere tasarlanan bugünde, IFI Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Demirbaş bizlerle ve değerli misafirlerimizle bu konu hakkındaki bilgi ve düşüncelerini paylaştı. 66 TMMOB İçmimarlar Odası İzmir Şube TMMOB İçmimarlar Odası / Haber İzmir Şube kabotaj bayramını jüri özel ödülüyle tamamladı T MMOB, ‘Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’ etkinlikleri kapsamında, Gemi Mühendisleri Odası’nın organizasyonuyla, ‘Karton Tekneler’ yarışı düzenledi. Konak Pier'de düzenlenen yarışa, TMMOB 'a bağlı İçmimarlar Odası İzmir Şube üyeleri kartondan yaptığı teknelerle katıldı. Renkli görüntülerin yaşandığı yarışta; birinciliği Gemi Mühendisleri Odası, ikinciliği Şehir Plancıları Odası, üçüncülüğü ise Ziraat Mühendisleri Odası'nın yaptığı karton tekneler aldı. Orman Mühendisleri Odası'nın teknesinin dördüncü, Jeofizik Mühendisleri Odası'nın teknesinin beşinci olduğu yarışmada, İçmimarlar Odası İzmir Şubesi, yarışmaya, tek kadın yarışmacıyla katılım İçmimarlardan Royal Halı’ya tam not göstermesi sebebiyle Jüri Özel Ödülünü aldı. Y eniliklerin öncüsü Royal Halı’nın Gaziantep’teki merkezinde düzenlenen özel lansman programına ilk olarak İçmimarlar Odası İzmir Şubesi katıldı. Dünya’da ilk defa Royal Halı tarafından üretilen ‘Ebru Halı’ ve ‘Custom Design’ koleksiyonunun özel üretim teknikleri, fabrikada yerinde izlendi. Katılımcılar, kendi Ebru halılarını bire bir tasarlama şansı buldular. ‘Parmak izi’ gibi kişiye özel tasarım mottosundan hareketle, halıda ebat ve renk sınırlarının minimize edilmesi, kuşkusuz, projelerde esneklik ve özgür kullanımı da beraberinde getirecektir. Gezi sonrasında 4 farklı konseptten oluşan ‘Custom Design’ koleksiyonu içmimarlardan tam not aldı. 67 TMMOB İçmimarlar Odası İstanbul çSube / Firma Ziyareti İçmimarların Samet buluşması İçmimarlar Odası İzmir Şube İçmimar Filiz Ultav teşekkürü bir borç biliriz. Kendi bünyesinde kurduğu Ar-ge olan bu menteşeye, kapak açılınca ve tasarım ekibiyle, içmimarların daha devreye giren led aydınlatma da S amet Kalıp ve Madeni Eşya San. Tic. nitelikli, estetik ve fonksiyonel ürünler eklenerek foksiyonellik arttırılmış. Çok A.Ş. Artık biz içmimarların yakından tasarlayabilmesi için çalışıyor Samet yenilikçi bir yaklaşımla, Samet yine bu tanıdığı bir firma olmanın yanı sıra markası. Ar-ge bünyesinde içmimarlar, ürün ile sektörde öncülük yapıyor. bildiği ve güvendiği bir marka. tasarımcılar ve mühendisler çalışıyor. Ayrıca, tasarımları bitmek üzere olan Yaptığımız fabrika gezilerinin en düşey katlanır kapak sistemlerini de heyecanlı bölümlerinden biri de ar-ge yakında sektörde göreceğiz sanırım. Samet markası, ürettiği ürünlerin işlerimizin niteliklerini arttırması, gerek estetik ve fonksiyonu birarada sunması, departmanı ziyaretleri oldu. gerek ürün gamını sürekli geliştirmesi İçmimarlar Odası İzmir Şubesi olarak Samet firması ile benim ve yenilemesi açısından içmimarların Defne Koz tarasımları Samet’te başkanlık yaptığım 2010 yılında, güvenilir bir çözüm ortağı. Ar-ge departmanında ziyaretimiz yönetim kurulu başkanı, firma sahibi Mobilya sektörüne, mesleki anlamda 68 derece estetik ve fonksiyonel çözülmüş sırasında, Defne Koz’un Samet markası ve kurucusu Salduray Kızıltan ‘ın sektörümüze yaptığı katkılar, ek olarak için özel olarak tasarladığı neolift şubemizi ziyaret etmesiyle başladı meslek örgütümüz İçmimarlar Odası’na düşey kapak menteşesini görme tanışıklığımız. Böylece yüzde yüz yerli ve biz içmimarlara verdiği destek için şansımız oldu. Alışılmışın tersine, son sermaye ile kurulmuş ve büyümüş bir markanın nasıl bir dünya oyuncusu meslektaş ekibi ile tekrarladık. Gebze ve Bu yıl yaptığımız fabrika ziyaretinde olduğunu öğrenmeye başladık. Hadımköy fabrikalarını gezmek, üretimi yepyeni yeni bir fabrika binasının daha Kuruluşu, ilk işe başlama yılları ve izlemek tüm günümüzü doldurdu. üretime başladığını gördük. Üstelik yeni Samet‘in hikayesi, uzun, çok emekli, fabrikada, yenilikçi ürünler üretiliyor. mücadeleler ve azimle dolu bir hikaye. Hayat dersi niteliğinde bir gezi Yukarıda bahsettiğim Defne Koz’un Samet firmasını kurucusu Saldıray Saldıray Kızıltan üretimi her makinenin ‘Neolift’ menteşesi, yine çok yenilikçi bir Kızıltan’dan ayrı düşünmek mümkün başında durarak tek tek anlattı. Onun ürün olan ‘İmpro Frenli Menteşe’ değil, çünki Saldıray Bey’in çok özel heycanı, enerjisi hepimizi etkiledi. sistemleri, ‘Smart’ ray sistemleri bu yeni emeği, bilgisi, direnci ve çalışma azmi ile Makinelerin başlarındaki ustalara adları fabrikada üretiliyor. 1973 yılında yola başlamış bir firma. ile hitap etmesi, gördüğü ufak tefek İstanbul Sanayii Mahallesi’nde, 70m2 bir hataları dayanamayıp düzeltmesi, işine tamamen yerli imalat olması dolayısıyla atölyede başlayan hikaye, geçen 40 yılın duyduğu heyecan biz içmimarlar için göğsümüzü kabartan bu fabrika gezisi, ardından, kendi sektöründe bir dünya hayat dersi niteliğindeydi. Yoğun fabrika Samet firmasının ve Saldıray Kızıltan’ın oyuncusu olmayı başarmış. Günümüzde gezisi süresince bizlere fabrika müdürü sıcak, içten misafirperverliği bizleri Samet artık dünya pazar lideri beş Kazım Balcı, pazarlama müdürü Pınar evimizde hissettirdi. markadan biri. Utkan, içmimar meslektaşımız proje satış Sektörümüze yaptığı katkılar şefi Şule Altınören, pazarlama sorumlusu Oda’mıza verdiği destekten dolayı Füsun Çeken eşlik ettiler. Samet firmasına teşekkür ederiz. 2010 yılında yaptığımız İstanbul gezisini 2013 Mart ayında farklı bir TMMOB İçmimarlar Odası İstanbul çSube / Firma Ziyareti Samet’in yönetim kurulu başkanı, firma sahibi ve kurucusu Salduray Kızıltan‘ın 2010’yılında İçmimarlar Odası İzmir Şube’yi ziyaretiyle tanıştıklarını söyleyen Filiz Ultav: “Yüzde yüz yerli sermaye ile kurulmuş ve büyümüş bir markanın nasıl bir dünya oyuncusu olduğunu öğrenmeye başladık” dedi Bilgi veren, öğretici, ufuk açıcı ve 69 TMMOB İçmimarlar Odası / Haber ‘Japonya İç Mekanlar Forum’ başlıklı etkinlik Japonya’nın üç kentinde yapıldı “İçmimarlık Eğitimi” konulu sunumlar, Tokyo Doç. Dr. Ö. Osman Demirbaş / IFI Yönetim Kurulu Üyesi I FI Yönetim Kurulu ve Özel Planlama Komitesi 50. Yıl kutlamaları kapsamında, 11-17 Temmuz 2013 tarihleri arasında JID/Japan Interior Designers’ Association-Japonya İçmimarlar Birliği ve JDP/Japan Institude of Design Promotion-Japonya Tasarım Promosyon Enstitüs tarafından düzenlenen ‘Interiors Forum Japan-Japonya İç Mekanlar Forum’ başlıklı bir dizi etkinliğe davetli olarak Japonya’da buluştular. Üç ayrı kentte üç farklı tema üzerinden düzenlenen oturumlarda, IFI Yönetim Kurulu üyeleri konuşmacı ve panelist olarak bulundu. 12 Temmuz tam gün ve 13 Temmuz sabah bölümünde yapılan IFI Yönetim Kurulu toplantısı sonrası 13 Temmuz öğleden sonra ilk forum ‘Forum Tokyo: Design Talk, Interior Design Education-Forum Tokyo: Tasarım Konuşmaları, İçmimarlık Eğitimi’ başlığı altında Tokyo Midtown Liaison Kongre Merkezi’nde yapıldı. Ünlü Japon tasarımcı Kengo Kuma’nın ‘Power of Space-Mekanın Gücü’ başlıklı açılış konuşması ile başlayan oturumda 70 IFI Yönetim Kurulu üyeleri Doç. Dr. Ö. Osman Demirbaş (İzmir Ekonomi Üniversitesi), Doç. Dr. Joanne Cys (University of South Australia) ve Yrd. Doç. Dr. Horace Pan (The Hong Kong Polytechnic University) panelist olarak birer sunum yaptılar. 14 Temmuz 2013’de programın ikinci ayağı olan Forum Kobe, Kobe Kiito Tasarım ve Yaratıcılık Merkezi’nde gerçekleşti. ‘Forum Kobe: Design Talk, Design for an Aging Society-Forum Kobe: Tasarım Konuşmaları, Yaşlı Nüfus için Tasarım’ başlıklı bu oturumunda IFI Yönetim Kurulu üyeleri Iris Dunbar ve Hyunie Cho konuya ilişkin birer sunum yaptılar. Daha sonra konuya ilişkin tüm Yönetim Kurulu Üyeleri’nin katkı ve yorumları ile devam eden oturum, konuk konuşmacı ünlü Japon tasarımcı Yasumichi’nin ‘Design Experience-Tasarım Deneyimi’ başlıklı ‘sunumu ile sona erdi. Bu oturumun arkasından Kobe Belediye Başkanı Tatsou Yada ve IFI Başkanı Shashi Caan’ın katılımı ile gerçekleştirilen imza töreni ile Kobe Kenti tarafından IFI İç Mekanlar Deklarasyonu tanınmış ve kabul edilmiş oldu. 16 Temmuz 2013 günü programın son ayağı olan Forum Nagoya, IdcN/International Design Center Nagoya-Nagoya Uluslararası Tasarım Merkezi binasında ‘Design Talk, Design for Business-Tasarım Konuşmaları, İş Dünyasında Tasarım’ a başlığı altında yapıldı. Konuk konuşmacılar Hiroyuki Niwa ve Shinji Eto’nun ‘Showroom Literacy-Mağaza Bilgisi’ konulu sunumlarının ardında IFI Yönetim Kurulu üyeleri David Hanson ve Titi Ogufere tarafından birer sunum yapıldı. Bu sunumların ardından tüm IFI Yönetim Kurulu’nun katılımı ve yorumlarıyla sürdürülen panelin ardından Nagoya Belediye Başkanı Takashi Kawamura ve IFI Başkanı Shashi Caan’ın katılımı ile gerçekleşen imza töreni ile IFI İç Mekanlar Deklerasyonu Nagoya kenti tarafından da imza ile tanınır hale getirildi. Böylece Dünya’nın dört bir köşesinden bu metni imza altına alan kentler arasına Kobe ve Nagoya’da katılmış oldu. Japon meslektaşlarımızın olağanüstü konukseverliği ve çok başarılı organizasyonlarının ardından tüm IFI Yönetim Kurulu Üyeleri memnuniyetlerini dile getirdiler. Bir hafta süren bu toplantı ve etkinliklere ülkemizden IFI’nin en yeni üyelerinden biri olan Çankaya Üniversitesi İçmimarlık Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. G. Ufuk Demirbaş ile IFI eski başkanlarından Güney Afrika’dan Desmond Laubscher ve Güney Kore’den Young Baek Min’de özel davetli olarak katıldılar. IFI Yönetim Kurulu Üyeleri, Kiito Tasarım ve Yaratıcılık Merkezi, Kobe. arim Rashid ve Neil Cohenin de K www.evdebir.com, Karim Rashid’ den Neil aralarında olduğu dünyaca ünlü Cohen kadar dünyaca ünlü tasarımcıların tasarımcılara ait Evdebir.com’un yeni imzasını taşıyan, sınırlı sayılarda üretilen ve koleksiyonları görücüye çıktı! hiçbir yerde rastlanmamış yeni Ev tekstilinden aksesuara ve mobilyaya kadar uzanan birçok ürün çeşidiyle Türkiye’nin önde gelen online alışveriş sitesi olan koleksiyonlarını düzenlediği davet ile görücüye çıkardı. Online alışverişi bir zevke ve keyife dönüştürmeyi amaçlayan Evdebir.com, Karim Rashid, Neil Cohen, Sean O'Hara gibi dünyaca ünlü tasarımcılara ait sanat ve zevkin bir arada dünya genelinde sınırlı sayılarda üretilen, buluştuğu yeni ürün koleksiyonlarını tanıttığı temin edilmesi zor olan markalı tasarım davete içmimarlar, dekorasyon uzmanları ve ürünlerden oluşan koleksiyonuyla tasarımcılar yoğun ilgi gösterirken, ilk kez farklılaşarak dikkat çekiyor. tanıtılan ürünler konuklar tarafından büyük beğeni topladı. Evdebir.com Yönetim Kurulu Başkanı Evdebir.com Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Karaçanta (ortada) İçmimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Taner Gültekin ve eşi (solda) Reyhan Gültekin’le. Online Alışveriş Sadece ‘Sepete ekle’den ibaret değildir Süreyya Karaçanta’nın ev sahipliğinde 2012’nin son çeyreğinde kurulan gerçekleştirilen davette, TMMOB İçmimarlar Evdebir.com, online alışverişin sadece Odası İstanbul Şube Başkanı İçmimar Taner ‘sepete ekle’den ibaret olmadığı fikrinden Gültekin ve İçmimar eşi Reyhan Gültekin de yola çıkarak; Türkiye'nin ve dünyanın en hazır bulundu. başarılı ve prestijli markalarını bir araya Yaşam alanı olan evlerin, yeni bir tarz ve getirerek tekstilden, aksesuara, mobilyaya stille estetik bir görüntüye kavuşturulması kadar her zevke hitap eden ürünleri, kendi ve kişinin zevkinin gerçek anlamda bünyesinde bulunan tasarım ve dekorasyon yansıtabilmesi için iş kadını Süreyya uzmanlarının yarattığı konseptlerle Karaçanta tarafından kurulan Evdebir.com, tüketicilerin beğenisine sunuyor. TMMOB İçmimarlar Odası İstanbul çSube / Firma Ziyareti Dünyaca ünlü tasarımcıların en yeni koleksiyonları Evdebir.com ile görüceye çıktı! 71 TMMOB İçmimarlar Odası / Haber “2013 IDA Congress İstanbul” İptal Edildi T he International Design Alliance olduğumuz ve 2011-2013 dönemi (IDA), 15 Temmuz'da yaptığı basın yönetim kurulunda da ülkemizi temsil açıklamasıyla, 16-17 Kasım'da ettiğimiz IFI’nin kuruluşunun 50. yılını yapılması planlanan 2013 IDA da kutlayacağımız organizasyonun Congress'in Ülkemizde yaşanmakta iptal edilmesi ülkemiz tasarım camiası olan olağanüstü koşullardan kaynaklı ile birlikte en çok da bizler tarafından olarak iptal edildiğini bildirdi. Bunun da üzüntüyle karşılanmıştır. yanı sıra 15 Kasım'daki Education & yaptığı açıklamayla üzüntülerini dile gerçekleştirilmesi planlanan fuar ve getirirken aynı zamanda ülkemiz sergi etkinlikleri ile IDA paydaşları olan içmimarlarının ve halkının yanında International Council of Societies of olduğu mesajını verdi. En kısa Industrial Design (Icsid), International zamanda huzurun sağlanmasını Council of Communication Design dileyen IFI genel kurulun (Icograda) ve International Federation ertelenmesinin çalışmaları of Interior Architects/Designers (IFI) aksatmayacağını vurguladı. İki yılda bir gerçekleşen ve dünyada IFI Genel Kurulunun yeniden organize edilmesi çalışmaları devam sayılı tasarım organizasyonlarından etmektedir. Güncel bilgiler tarafımıza sayılan IDA Kongresi 2013 için adaylık ulaştığında üyelerimiz ile sürecinden başlayan çalışmaların, paylaşacağız. odamızın da paydaş olduğu organizasyon komitesinin emeklerinin Saygılarımızla. boşa çıkması doğal olarak büyük hayal kırıklığına sebep oldu. 2011 yılından beri tam yetkili üye 72 Dönemimiz boyunca mesleklerini icra etmediklerine dair belgeleri tarafımıza ulaştıran aşağıda isimleri ve sicil numaraları yer alan üyelerimizin istifaları yönetim kurulumuz tarafından alınan kararlar ile kabul edilerek üye kayıtları silinmiştir. ADI SOYADI SİCİL NO IFI Sekreteryası 18 Temmuz’da Research Conference, genel Kurulları da iptal edildi. TMMOB İçmimarlar Odası’ndan ayrılanlar TMMOB İçmimarlar Odası 21. Dönem Yönetim Kurulu Alper İrfan BAY, 308 Aysu HELVACIOĞLU SİNMAN 333 Sabiha Yelda SARIÇETİN 361 Canan GÜNGÖR 419 Murat Oğuz PİZAN 545 Nalân KAYA 600 Ercan SAPMAZ 624 Özlem ÇÖREKÇİ 680 Zeynep BAŞOĞLU 705 Barış YANIK 763 Gülin GÜLDERBAKİ DAVUTOĞLU 1073 Canhat DANIŞOĞLU 1150 Noyan ULUSOY 1158 Ayşegül BİNGÜL 1197 Haluk TOZKOPARAN 1508 Melike ERTAN 1526 Samih Burak SAVCIN 1700 Kadir SEFİL 1918 Portre / Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman Söyleyecek sözü hiç bitmeyen bir içmimar Meslek yaşamında 50. yılını geride bırakan Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman çalışmaya, çalışırken eğitmeye ve bildiklerini aktarmaya devam ediyor. İsminin yanına ‘içmimar’ unvanını yazdıran ilk kişi olduğunu söyleyen Küçükerman, Ankara’da içmimarlar derneği kurma çalışmalarının bu olaydan sonra başladığını dile getirdi Y üksek İçmimar Gözen Küçükerman meslek yaşamına 1963’te Sümerbank’ta başladı. İsmi her ne kadar ‘fukaralık ve eskimişliği’ çağrıştırsa da, Sümerbank’ın Ulus’taki genel müdürlük binasını görünceye Gözen Küçükerman, 2001 yılından bu yana CNR Expo’da, özel ‘Projeler Servisi’ kurulması, fuar standları, VIP mekanları, konferans salonları ve benzeri alanlarda mesleki çalışmalarını sürdürüyor. kadar sürdü bu fikrin yanılgısı. Sümerbank’ta İçmimarlığa yöneliminiz nasıl oldu? Akademisi’nin, ortaokul çıkışlı öğrencilerin kimliğinden, dekorasyon uygulamalarına, sears O yılların Akademisi nasıldı? alındığı son yıl idi. Biz liseden sonra 3 yıllık mağazaları uzmanlarıyla yapılan çok katlı mağaza Kandilli kız Lisesi’nden mezun oldum. Önce eğitim almak üzere okula girdik. İkinci yıla dekorasyon proje ve uygulamalarından, tarihi yakın akrabam ve rol modelim hala kızımın kadar aldığımız eğitim, biraz fazla sanatsal, Sümerbank binalarının restorasyonununa kadar etkisiyle eczacılık fakültesine girdim. Hiç teknik bir alt yapı oluşturmayan, daha çok pek çok mesleki deneyim sağladı Küçükerman’a. hoşlanmadım. Profesör Halet Çambel arkeolog çizim ve boyamaya dayalı bir eğitimdi. Bir Türkiye’nin ilk lisanslı Kadın Basket Takımı olan olarak aile dostumuzdu. Beni hep mağaza dekorasyonunun, bir banka Modaspor’da oynayan Küçükerman’ın, ‘Sek Sek yönlendiriyordu. Ve İstanbul Devlet Güzel çalışmasının sadece bir çizim ve boyama Arkadaşım Hadriyanus, ‘Bir İç Pilavın 40 Yılı’, ‘Adı Sanatlar Akademisi Dekoratif Sanatlar olamayacağını, ince detayların, genel işletme Unutulmuş Kadınlar’ isimli kitapları bulunuyor. Bölümü’ne başladım. O yıl Güzel Sanatlar ve çalışma şemalarının, mobilya, yer ve duvar geçirdiği 25 yıl, 465 mağazanın yeni kurum 74 görmeden karar vermemek gerektiğini mali yapısının ciddiyetle hesaplanması hatırlatınca doğru Ulus’a yollandım. Bütün alanı kucaklıyor gibi duran grenli gerektiğini sonradan öğrendik. granit kaplı merdivenler yukarıya doğru Okulun üçüncü yılını bitirdiğimizde bize bir sürpriz yapıldı. Yeni organizasyona göre yükseliyor, sonra geniş bir sahanlık yapıp, ya 4 yıl, ya da 5 yıl okuyacaktık. Ve mesleki giriş kapısının önünde bitiyordu. Pırıl pırıl unvanımız ‘Yüksek İçmimar’ olacaktı. pirinç kapılar, Ulus’un tozu, kiri, kargaşası Sevindiğimi hatırlıyorum. Böyle bir okulda iki yıl daha okumak çok güzel bir şeydi. Yeni yılda bizi Mimarlık Fakültesi’nin hocaları eğitecekti. İnce yapı, perspektif, malzeme bilgisi, çizim ve boyama yerine defalarca çizilen proje eskizleri ve her mekan için yapılan teknik analiz dosyaları. Her şey başka, farklı ve inanılmaz zevkliydi, doyurucuydu. Prof. Utarit İzgi, Hamdi Şensoy, 1900 Sultanhamam Oroz Di Back Mağazası “...çalışmanın sadece bir çizim ve boyama olamayacağını, ince detayların, genel işletme ve çalışma şemalarının, mobilya, yer ve duvar malzemelerinin de ayrı ayrı düşünülmesi, işin mali yapısının ciddiyetle hesaplanması gerektiğini sonradan öğrendik” içinde öyle tepeden bakıyordu ki şaşırtıcıydı. Hele önünde uzayan koyu kırmızı yol halısı... Sessiz ve çok kibar görevliler, bazı telefonlar ve ben birden bire 1934-35 yıllarının görkemli insanı dehşet etkileyen Bauhaus mimari yapının ortasında buldum kendimi. Döneminin mimarisinin en öne önemli örneklerinden olan bu bina beni işe almıştı! Mimari ofiste çalışan, hepsi Teknik Mehmet Ali Handan, Muhlis Türkmen, gibi Üniversite’li mimar mühendis arkadaşlarımla hocaları tanıdıkça dünyamız çok değişiyor, hemen kaynaştım. Ancak yaptığımız iş zenginleşiyordu. onlardan çok benim işimdi. Mağazalar, ofisler, Portre / Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman malzemelerinin de ayrı ayrı düşünülmesi, işin lojmanlar, lokantalar, deniz kenarı yazlık Okulu bitince içmimarlık yapabildiniz mi? kampları, misafirheneler, fuarlar. Akademiyi 1963 yılında bitirdim. Hocam Utarit Devamlı seyahatler ve buna bağlı olarak İzgi’nin, ince yapı asistanı olma teklifini hiç eksilen harcırah gelirleri, arkadaşlarımla düşünmeden, bir an önce çalışmaya başlamak tatsızlık nedeni olmaya başlamıştı. En üzere Ankara’ya gittim. Sümerbank genel önemlisi, personel şubesi benim mesleğimi müdürlüğünde çalışabileceğimi öğrendiğimde sorup duruyor, benim verdiğim içmimar şaşırdığımı, sümerbank’ın fukaralık, eskimişlik tanımının devlette karşılığının olmadığını çağrıştırdığını, benim orada ne işimin olacağını bildiriyordu. Yazışmalar tam bir buçuk yıl söylediğimi hatırlıyorum. sürdü. Akademi belgeler verip ısrar ediyor, Arkadaşım sümerbank’ın Ulus’taki 1935 yıllarında yapılmış genel müdürlük binasını devlet ağırdan alıyordu. 1962, Gözen Coşkun Güzel Sanatlar Akademisi İçmimarlık öğrencisi. Arkadaşım her ay olduğu gibi aylığını 75 Portre / Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman bölüp bölüp masanın üstüne koyuyor: ...Bu Uçkun’un, bu kira, bu borçlar, derken birden bire bana döndü, kardeşim sen iç pilav mısın, iç mimar mısın, nesin. Bütün harcırahı sen alıyorsun. Yeter artık be diye gürledi... Gerçekten onlardan iç pilav değil içmimar olmayı, rasyonel düşünceyi, birim fiyat analizi, keşif, metraj, kesin hesap, geçici kabul yapmayı öğrendim. Ama anneannem mesleğimden kazandığım paradan hiç memnun değildi. “Bu devletin hiç aklı yok, koltuğun kanepenin yerini değiştiriyosun diye bu para ödenir mi. Vay, vay...” diye döğünüyordu. Sümerbank’ta içmimarlık yapmak nasıl bir deneyim oldu sizin için? Sümerbank Genel Müdürlüğü’ndeki çalışmalarım 1930-35 yıllarında yapılmış en mükemmel binalarda geçti. Bu kadar zengin 1963 Sümerbank Ankara “Turgut Özal ile birlikte ülkede gerçek bir değişim oldu. İçmimarlık malzemelerinin bu derece bollaşması, beraberinde yepyeni uygulamalar ve detayları getirdi” malzemelerinin bu derece bollaşması, beraberinde yepyeni uygulamalar ve detayları getirdi. Dergiler, dış dünyanın her imkanıyla yaşamımıza girmesi, mimarideki yeni konsptler, bizleri de bu değişime detayın, malzemenin, mimarlık ve dekorasyonun en elit yapılarında bulunmak projesi, 466 mağazanın yenilenme, taşınma, uymaya ve kendimizi geliştirmeye zorladı. çok uyarıcı bir şeydi. İstanbul Eminönü’nde lojman ve arşiv planlanması, yenii lokantalar, Bu dönemde çocuk kreasyonu için ‘Oroz Di Back’, Beyoğlu’nda ‘Sümerhan 2’, lojmanlar, ofisler, banka şubelerinin yapılması senede iki kez Paris’e fuara gitmek, kuru çiçek Karaköy’de ‘Deutsce Bank’ binalarının ve ilk defa Amerikan “Sears Mağazaları” arajmanını keşfetmek, hediyelik ve ithal güçlendirilmesi, mağazaya dönüştürülmesi ve teknik heyetiyle yapılan çok katlı mağaza kumaş ile dekorasyon yapan bir mağazada renovasyonlarının yaptırılması büyük şansım çalışmaları dahil edilebilir. çalışmak gibi yeni yaşam anlayışının oldu. Bu çalışmalardaki gerçeklik nedeniyle, 76 gerçek bir değişim oldu. İçmimarlık imkânlarını denedim. Turing Otomobil Kurumu Genel Müdürü Özal dönemiyle birlikte Türkiye’de Çelik Gülersoy’un yazdığı teşekkür yazısı hala ithalat bolluğu yaşandı. Bu dönem sizi meslek değildi. Bu dönemde Eminönü’nde çok önemlidir benim için. Buna Türkiye’de ilk ve içmimarları nasıl etkiledi? Şişli’ye taşınmaya başlayan tekstilcileri, kez yapılan bir mağaza standardizayon 1980’li yıllarda Turgut Özal ile birlikte ülkede %25’inin mağaza içmimarlık projelerini Ancak içmimarlık işi, hala kabul gören bir 1965 Gözen Coşkun İzmir Fuarı Sümerbank pavyonunda. çizdiğim halde, çok azı bu parayı hak ettiğimi “anneannem mesleğimden kazandığım paradan hiç memnun değildi. ‘Bu devletin hiç aklı yok, koltuğun kanepenin yerini değiştiriyosun diye bu para ödenir mi. Vay, vay...’ diye döğünüyordu...” düşünerek ödedi diyebilirim. Bu mesleği, ev hanımı da, mağaza sahibi de, hatta Anadolu’daki bir otel sahibi bile bizden iyi biliyordu çünkü! Bu anlayışın hala kısmen sürdüğünü kim inkar edebilir ki! En sonunda Sümerbank İnşaat ve Emlak Müdürü iken emekli olduktan sonra aynı hızla çalışmaya devam ediyorum. Sümerbank o yılların ekol mağazalarındandı. İstanbul Levent’te üç katlı, Antalya’da orman içinde denizden 100 metre yukarıda olmak üzere ithalatın bütün imkânlarını kullanarak Portre / Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman 1966 Sultanhamam Sümerbank Pazarlama Müessesesi dış görünüş. rezidanslar yapmak işin en güzel yanıydı. Aynı turizm projesi için İstanbul Pendik Tersanesi’nde yaptırılan ‘Naturline’ yatının çizdirilmesi, uygulanması, iç düzen keyifle yaptığım bir ekip çalışmasıydı. Antalya Çamyuva’da o yıllar için gerçekten yepyeni bir konseptte, ekolojik yaşam malzemelerinin seçimi, en ince detayına kadar yapının takibi, işimin gereği oldu. Ev dekorasyonu, mutfak, banyo, çok severek Sümerbank’tan emekli olduktan sonra şartlarında işletilecek ‘Naturland’ projesinin yaptığım işler değildi. Ama çok yaptığımı ne tür işler yaptınız? ‘Aqua, Country, Forest Otellerinin’, Ağaç söylemeliyim. Kadınlarla çalışmak zordur, hele Önceleri dört beş yıl müteahhitlik, sonra Evleri’nin, tüm mobilyaların, aydınlatma kocasının imkanı büyümüş kadınlarla çalışmak mağazacılık, sonra büyük bir hastanede elemanlarının, çizimleri, ihaleleri ve çok daha zordur. Sanıyorum kadınlar kendilerini tasarım danışmanlığı ve 1994 yılında uygulamalarında birinci derecede yetklili fazlaca geliştirmiyor. İçmimarlık ise, herkesin başlayan otel mimari ve içmimarisi işi en olarak çalıştım. Otelin sahibi için Ankara’da, yakından bildiği bir iş zaten! 77 Portre / Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman 1990, Sümerbank Beyoğlu Sümerhan iç ve dış görünüş. CNR nasıl bir deneyim oluyor sizin için? organizma olan fuar şirketinde özel Tasarım öğretti. Bir de bizdeki Köy Enstitüleri’nden Sonra 2000 yılında çok kısa zamanda bitirilmesi Bürosu olan ‘Design Studio’ oluşturulması için gelen teknikerler... istenen bir lokanta-kokteyl salonu için CNR bir çok mimar, içmimar ve endüstri Fuarcılık A.Ş.’ye davet edildim. Ben işkolik ve tasarımcının, fuar standı tasarımı alanında Ortaköylü. Mimar Sinan’ın bir hamamının konservatif birisiyim galiba. Başladığım yerden eğitilmesi, ortak projeler... Çok özel yerli ve arkası boydan boya Oktay Usta’nın ayrılamıyorum kolay kolay. O gün bu gündür ulsulararası tasarımcıların çizdiği trend atölyesiydi. Biraz genişletmesini önerdiğimde, önce 85.000 metrekare fuar alanı içinde ofisler, alanlarının uygulanma, detaylandırma ve “... Gözen hanım, bunu bari siz söylemeyin. lokantalar, simultane seminer-konferans yorumları. Genç, yaratıcı ve kısa sürede sonuç Buraya elimi dokunduramam, burası Sinan’ın salonları, VIP odaları, yönetim, personel ve alınan bir çalışma CNR’daki. Çok tatmin edici. yaptığı hamam...” derdi. giriş takları, otopark düzenlemeleri, billboardlar, Hangi ustalarla çalıştınız? diğer uçtan mobilyanın çıktığı ilk atölyeyi raketler ve 85 adet WC’nin renovasyonu, kubikıl Özellikle 1970’li yıllarda Ermeni, Rum, kuran kişidir. O dönemin içmimarlğına çok bölmeli hale getirilmesi... Canlı, yaşayan bir Balkan göçmeni ustalar beni çok etkiledi, hâkim birisiydi. Orhan Cahit Uygur, bir uçtan kalasın girip, misafir girişleri, fast-food’lar, 36 metre açıklıklı 78 Marangoz Oktay Yaman vardı mesela, Naturland’da Çiçek Evleri, Sera Evleri, Başaklı Fırınların ferforjelerini başından sonuna kadar heykeltıraş Sevgi ve Hayri Karay’lar yaptı. O günlerdeki pirinç döküm yazılar, kromajlı tekstil askılıkları, kuyumcu vitrini malzemeleri, dondurma kaşıkları, ilk ve tek yapan Sarıcı Hazreos Reisyan. Neden ustabaşını Türklerden almıyorsun diye sorduğumda, “... Ben 60 yaşındayım, hala öğrenmeye çalışıyorum Ahmet, Mehmet iki senede öğrenip dükkan açıyor Gözen Hanım...” diye sitem etmişti. Portre / Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman “En genci 140 yıllık binalarımızın sıhhi tesisatını eksiksiz malzeme bularak yapan Andonaki Daniska’yı, ülkeyi terk ederden soyan kişileri nasıl lanetlemeyim ki! Onlar bambaşka ustalardı” En genci 140 yıllık binalarımızın sıhhi tesisatını eksiksiz malzeme bularak yapan Andonaki Daniska’yı, ülkeyi terk ederden soyan kişileri nasıl lanetlemeyim ki! Onlar bambaşka ustalardı. Türkiye’de teknik eleman eksikliği kendini hala gösteriyor... Ülkede teknik eleman pek az maalesef. Eğitim eksikliği, sadece işi yapacak ustadan değil, kendini ifade edecek bir el yazısı 79 Portre / Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman 1995 Naturline, yat tasarımı iç mekan. yazamayan meslek adamlarından başlıyor. Özel bir eğitim söz konusu olmayınca, ustasından el alıyor, o da yetmiyor. En çok gözlemekten hoşlandığım çalışanlar, Almanya’da, Fransa’da çatı tamiri, elektrik onarımı, parke taşı döşeyenlerdir. Çünkü o işi yapanlar hiç tretuvarda yürümeden, 1995 Naturland. 1995 Naturland. “Şimdiki minimalist yaklaşımı beğeniyorum. Aslında az, çoktur diyen birisiyim ama, hala 100 metrekare sosyal konuta sığamayan ülke insanlarıyız. Benim için fonksiyon, süslemeden önce gelir. Biraz kuru ve sade de olsa” Türkiye’de kadın olduğum için mesleğimi yapmakta hiç zorlanmadım. Buna Anadolu da dahildir. Ancak zaman zaman bir otelde tek başına kalma konusu sorun olurdu. Önder Bey’le mesleki alışverişiniz oldu mu? Önder, meslek olarak her zaman arkamda oraya parke taşı yerleştirenden farklı. Kendi kullandığı alt yapıyı yapıyor çünkü. Kadın olmanın zorluğu oldu mu? Hangi hocalardan eğitim aldınız? durdu. Ben ona uygulayacağı işler için Akademinin ilk yıllarında Hayati Görkey, eleman verdim, o bana bilgi verdi. Piyasada Dekorasyon anlayışı da değişti artık... Sadun Ersin, Sabri Berkel, Sadi Öziş, Ünal devamlı çalıştığım için ekibimin olması 1980’ler evlerimizdeki eski klasik Demirarslan’dan dersler aldık, projeler yaptık. Önder’e yardımcı oldu. O ise yazma ve mobilyaları, koltukları, kanepeleri atıp, Bu dönem daha çok sanat ağırlıklıydı. yayın konusunda beni hep yüreklendirmiş, Domus dergisindeki benzerlerini aldık. desteklemiştir. Farklıydı, sadeydi, ama rahat değildi. Şimdiki minimalist yaklaşımı Son yıllarda beğendiğiniz içmimarlar beğeniyorum. Aslında az, çoktur diyen kimler? birisiyim ama, hala 100 metrekare sosyal Türkiye’de içmimarlık yapan ve beğendiğim, konuta sığamayan ülke insanlarıyız. takibe çalıştığım birçok meslektaşım var. Benim için fonksiyon, süslemeden önce gelir. Biraz kuru ve sade de olsa. 80 Gözen Küçükerman, geçtiğimiz günlerde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi’nden 50. yıl plaketini aldı. Özellikle büyük şirketler ve çok sık değişen lokantalar konusunda şık mekânlar yapıyorlar. Portre / Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman “Akademinin ilk yıllarında Hayati Görkey, Sadun Ersin, Sabri Berkel, Sadi Öziş, Ünal Demirarslan’dan dersler aldık, projeler yaptık. Bu dönem daha çok sanat ağırlıklıydı” Mimarlar içmimarlık yapabilir mi sizce? Mimarlar içmimarlık yapabilir. Tersi çok zor, çünkü kapsamlı bir eğitim alıyorlar, meslek örgütleri çok daha geniş. Buna ek olarak kişisel yeteneği de varsa bu mesleği yapabilir. Bu geniş bir iş alanı, birlikte yapılması çok daha iyi sonuçlar veriyor bence. İçmimarlar Odası’yla ilişkileriniz oldu mu? Benim 50 yıllık meslek hayatıma göre İçmimarlar Odası epey yeni. Bu ünvanın Ankara’da kabulünden sonra, bir dernek CNR çizim 1. kurulması için çalışmalar yapıldığını hatırlıyorum. CNR’de kurdukları İçmimarlar Odası standlarına uğrayıp, bu ünvanın, nasıl devlet bürokrasisinde yer aldığının öyküsünü anlatmak istedim, ancak çok ilgilenen olmadı. Ne de olsa herkes bu unvanı kolayca kullanıyordu. Benim bir buçuk yıllık emeğimi nereden hatırlasınlar?!! 81 Ustalarla Buluşmalar / Sarı Dekorasyon - Sait Güleyin Sait Güleyin: Teminatımız yaptığımız iştir Sarı Dekorasyon’un sahibi Sait Güleyin projeli işlerde çalışıyor. Kendi deyimiyle pek çok sanayici, işadamı ve sanatçının işlerini yapan Güleyin, sarının polülerliğini her daim koruyacağı görüşünde İ çmimarlık mesleğini besleyen ana kanallardan biri olarak gördüğümüz, farklı alanlarda iş yapan ustalarla görüşmelerimiz devam ediyor. Tükenmekte olmayan fakat adına sıkça rastladığımız bu meslek gruplarıyla görüşmesek bir şeyler eksik kalacaktı sanki... İç mekan tasarımında sıklıkla rastladığımız, modası hiç geçmeyen pirinç malzemeden yapılan sarı işlerinin usta ismi Sait Güleyin, Sarı Dekorasyon’un sahibi. 40 yıldır sarıcılık yapan Güleyin, sarıya ilgili aklınıza gelebilecek her şeyi çalışıyoruz diyor ve ekliyor: Sarıya ilgi hiç bitmez. Mesleğe ne zaman ve nasıl başladınız? 1958 yılı Ocak ayının 18’inde Ustam Hayrettin Eloğlu’nun yanında işe başladım. Daha önce ağabeyimle birlikte yanıdır. Kirli bir iştir; tozu, toprağı bol bir Hatta 18 yaşımda, işlerin sürekli bana polisarcılık yapardık. Ustam da bizim iştir, ben sevmemiştim. kalması beni öyle bunaltmıştı ki, askere müşterimizdi. Sonra ben ağabeyimden ayrılıp sarıcılık yapmaya karar verdim. 82 gitmek istedim. Yaşım küçük olduğu için Kaç yıl çalıştınız Hayrettin Eloğlu’yla? başvurum kabul edilmedi, hatta sırf bu 15 yıl kadar, 1970’e kadar çalıştım. 1973’te yüzden, yaşımı büyütebilmek için, Neden polisarcılığı bırakıp sarıcılığa kendi atölyemi açtım. Ustamın yanına mahkemeye bile başvurdum. Düşünün yöneldiniz? çırak olarak girdim ama kısa sürede usta o kadar yoğun çalışıyordum ki, askere Polisarcılık, sarıcılığın bir üst kademesi, oldum. Emin olun, ustam belli bir süre gitmeyi kurtuluş olarak görüyordum, parlatılan kısmıdır. Polisarcılık, işin en pis sonra çalışmaz oldu, hep ben çalışırdım. o kadar bunalmıştım anlayacağınız. Hayır, daha önce Osmanbey’deydim, sonra buraya geldim. Bir ara eski dükkanımı mağaza olarak kullandım ama yürütemedik. Mimarın sorduğu teknik sorulara cevap verebilen bir tezgahtar koymam gerekiyordu işin başına fakat işi bilen adama da atölyede ihtiyaç duyuyordum. Mecburen kapattım orayı. Sarıyı ne tür metaryalle, ne tür işlerde kullanıyorsunuz? Metal üzerine her şeyi çalışabiliriz. Koltuk, sandalye, sehpa, karyola işleri yapıyoruz. Sarı olan her şeyi yapıyoruz. Demir makinelerimizi bozduğu için demir çalışmıyoruz. En son yaptığımız otelde sırf bakır çalıştık. Sarı ile ilgili aklınıza ne gelirse çalışıyoruz. Harf, logo, “Sarı bir dönem moda olup geçiyor ama farklı tonlarda tekrar geliyor. Antik sarı oluyor, okside oluyor, farklı bir sarı elde ediyoruz.” Ustalarla Buluşmalar / Sarı Dekorasyon - Sait Güleyin Hep bu dükkanda mı çalıştınız? amblem, aksesuar... olarak sarıdandı. Biz de kapı kolu döverek yapardı. Sarı ise dövmeye Pirinç pahallı bir ürün vs. işler yapardık. Özal dönemiyle gelmez, hasas malzemedir. Demire hiçbir olmasına rağmen yine de birlikte ithalat serbest bırakılınca şey olmaz. Demir ustası demiri istediği yoğun olarak kullanılıyor mu? malzeme bolluğu yaşandı. Biz de kadar döverek şekil verebilir. Evet, pirinç pahallı olmasına rağmen çok böylece butik çalışmaya yöneldik. kullanılan bir malzeme. Mimarlarla iş yapıyoruz. Tüm işlerimiz Hangi mimarlarla çalıştınız? proje ağırlıklıdır. Kullandığımız kalıpları Çok değerli mimarlarla çalıştım. Sarı Dekorasyon olarak ağırlıklı olarak kendimiz yaparız. Önce demirden kalıbı Abdurrahman Hancı, Mehmet Tataroğlu, ne tür projeler yapıyorsunuz? çıkarır, sonra kalıbın üzerine sıcak pek çok isim vardı. Şu an çalıştığım Bilirsiniz, eskiden kapı kolları ağırlıklı vururuz. Eskiden demir ustası demiri mimarların yüzde 80’i Abdurrahman 83 Ustalarla Buluşmalar / Sarı Dekorasyon - Sait Güleyin Hancı’nın yanında yetişmiş insanlar. Canan Çakmak, İpek Koray... Eski mimarlarla yeni mimarlar arasında ne tür farklılıklar görüyorsunuz? O dönemki mimarlar ustalarına daha çok sahip çıkıyordu sanki. O zaman müşteri, benim tanıdığım var bu işleri oraya yaptırabilirim, dediğinde mimarlar karşı çıkarlardı. Bir mimar, işi kendi ustasına yaptıramazsa işi almazdı. Abdurrahman Hancı benim için bunu yapmıştır. Çok tanınmış bir ismi ‘olursa Sait usta’yla yaparım olmazsa işi almam’ demiştir. Benden teminat mektubu bile almazlardı. Bir otel işi aldık, yakın zamanda onu yapacağız. Benden Nihat Çelik bir logo uygulaması üzerinde çalışıyor. Yukarıdaki resimde Sarı Dekorasyonun yaptığı işlerden örnekler görülüyor. teminat mektubu istediler. Bir esnafın Doğrudur... Benim dükkancılığım güzel, temiz iş yapmasını 40 sene oldu. Tam 40 senedir Recep Külcü: Benim 10 senem doldu. istiyorsanız teminat hiçbir işimi geciktirmedim, yalan Kadir Demirdaş: Ben 6 yıldır mektubu istemezsiniz. söylemedim. Bu da karşı taraf için Bizim teminatımız yaptığımız iştir. yeterli güvence anlamına geldi. işleri yapıyordum, 5 yıldır buradayım. çalışıyorum. Nihat Çelik: En yenisi benim, iki sene oldu burada çalışmaya başlayalı. Türkiye’de teknik insan yetişmediğine Atölyede kaç kişi çalışıyor, sizleri de dair çok şikayet dile getiriliyor. tanıyabilir miyiz? En genci sensin, kaç yaşındasın, ‘niye Teminat mektubu belki bu durumun Ben de dahil 4-5 kişi çalışıyoruz. bulaştım bu işlere’ diyor musun? bir sonucudur... 84 Ayhan Karaçor: Daha önce de bu N. Çelik: 23 yaşındayım ben, daha önce Ustalarla Buluşmalar / Sarı Dekorasyon - Sait Güleyin ağabeyim burada çalışıyordu, yerini bana bıraktı. Seviyorum işimi. Sait Usta: Geleceğin ustası olacak Nihat. Söz veriyorum, bakın görün. Bize yardımcı olsun diye kendi çabasıyla gitti AutoCad öğrendi. Çünkü bizim işimiz AutoCad’le, her türlü plan proje geliyor. Nihat bu işleri kolaylaştırmak için AutoCad öğrendi. Çocuklarınız mesleğinizle ilgisi oldu mu? Onlar ne iş yapıyorlar? İki oğlum var ikisini de buraya sokmadım. Biz okumadık, onlar okusunlar istedim. İkisi de ekonometri okudu. Kendi işleri ile ilgileniyorlar. Teknoloji eskiye göre işlerinizi rahatlatmıştır biraz değil mi? Yaptığımız işleri lazerle kesiyoruz artık. Eskiden biz bunları elde, kıl testeresinde keserdik. Şimdi makinede bir dakikada kesebiliyoruz. Çok kolaylaştı işlerimiz. Sarı Dekorasyon çalışanları hep birlikte (en üstte). Ekibin yaptığı işlerden örnekler (üstte). çok mağaza yaptık. Zorlu’nun sarıya ilgi hiç bitmiyor. Sarıyı doğulular Gerçekleştirdiğiniz projelerden örnek Zinrirlikuyu’daki binalarının bir tanesi seviyor. Biz Türkmenistan’a iş yaptık her verebilir misiniz? otel olacak, oranın sarı işlerini aldık. yer sarıydı. Asansör içi, kapıları, kolları Benim müşterilerimin hepsi kalbur üstü Sarının modası Türkiye’de bitmiyor. her yeri sarı istediler. Şimdi antik sarı insanlar, isimlerini vermem doğru olmaz. çalışıyoruz mesela. “Sarı bir dönem moda Fakat şöyle söyleyebilirim. İstinyepark’ta, Niye bitmiyor? olup geçiyor ama farklı tonlarda tekrar Kanyon’da, Akmerkez’de, Bakırköy’de, ilk Lahmacun zenginleri geliyor, sarı geliyor. Antik sarı oluyor, okside oluyor, açılan AVM’lerden biri vardı, orada pek karyola, sarı masa istiyor, bu yüzden farklı bir sarı elde ediyoruz.” 85 Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno TÜRKİYE’DE MOBİLYA TARİHİ NOTLARI 1940’lı yıllarda mobilya meselesi ve öncü bir girişim ‘MODERNO’ Y. Mimar FAZIL AYSU – Y. İçmimar BAKİ AKTAR Prof. Önder KÜÇÜKERMAN Haliç Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü Başkanı The International Committee for The Conservation of Industrial Heritage - TICCIH Türkiye Muhabiri 1 insanlar kullanacakları mekânların mobilyalarını zorlukla sağlıyordu. Aslına bakılırsa 1939 yılında II. Dünya Savaşı’nın başlaması ile bitişi başında da İstanbul’daki Moderno şirketi geliyordu. 940’lı yıllarda Türkiye’deki mobilya sanayii ve dönemin içmimarlık tasarımları hakkında pek fazla bilgi yoktur. arasındaki 1945 yıllarında Türkiye’de büyük sıkışıklıklar yaşanmıştı. Bu ‘Moderno’ Şirketi’nin kurucusu olan Yüksek Mimar Fazıl Aksu ile durum 1945 yılından sonra biraz rahatlamaya başlamıştı. Türkiye 1999 yılında yaptığım bir söyleşi, hem o günlerdeki içmimarlık ve açısından gelişimin habercisi olan bu yıllarda, ülkede hala kaynaklar mobilya üretimi çalışmalarını bir ölçüde aydınlatıyor, hem de bu yazının sınırlıydı, malzeme sınırlıydı ve sonuçta tabii ortada bir mobilya sanayii temelini oluşturuyor. Kendisi şu anda 101 yaşındadır. de yoktu. Hatta bir bakıma ev bile yoktu. Bu yokluklar içinde de, 86 Ama yine de mobilya konusunda girişimler yapılmıştı. Bunların İşte bu yazıda, bugünkü genç kuşakların pek tanımadığı, ama 1948- konusunda çok ciddi üretimleriyle bir tür simge olan ‘Moderno’ şirketi çok kalın çizgilerle anlatılmaktadır. Fazıl Aysu, Baki Aktar ve yardımcıları, 1940’lı yılların deyişiyle, ‘Çarşı işi’ mobilya yapmıyordu. Hatta aslına bakılırsa ülkedeki yokluklar göz önüne alınırsa, böylesine öncü nitelikte bir üretim yaparken, bir tür ‘kahraman’ tasarımcı ve üretici gibiydiler. Şimdi de bu ilginç ekibin yaptıklarını kalın çizgilerle de olsa görebilmek için, Türkiye’deki mobilya tasarımı tarihinin bu ilginç değişim dönemine, yani 80 yıl öncesine dönelim. 1931: Fazıl Aysu’nun Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrencilik yılları ‘Moderno’ şirketinin kurucusu Yüksek Mimar Fazıl Aysu ile 1999 yılında yaptığım konuşmada, öğrencilik yıllarındaki Güzel Sanatlar Akademisi ve mobilya çalışmaları konusundaki yaşadıklarını şöyle özetlemişti: … 1931 yılında Akademi’nin Mimarlık Bölümü'ne girmek üzere 30 kişi başvurmuş, sınavı 8 kişi kazanmıştı. Giriş sınavında önce antik bir eserin resmini yaptırırlardı. Daha sonra da değişik sorular soruyorlardı. Mesela benden Süleymaniye Camisi planını çizmemi istediler. Onu çizemeyeceğimi, ama istenirse Beyoğlu’ndaki bir sinemanın planını çizebileceğimi söyledim. Güldüler ve kabul ettiler. Ben de Saray Sineması’nın planını çizmiştim. Aslında bu sınavda öğrenci adaylarının mimari açıdan bir Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno 1966 yılları arasında Türkiye’de mobilya tasarımı ve üretimi birikimi olup olmadığını ölçen bir eleme yapıyorlardı. Ya da içinde bulunulan mekânın, ölçüleri, yüksekliği sorulurdu. Kısacası adayların bu işe yeteneğinin, 87 Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno birikiminin olup olmadığını inceliyorlardı. Hatta bazen adayları tek tek içeri alıp, bazen 1 saat süren sınav yapıyorlardı… … Sonuçta Mimarlık Bölümü sınavını kazanıp Akademi’ye girdiğim zaman, hocamız Ernst Egli, asistanımız ise Sedat Hakkı Eldem idi. Türkiye’de o sırada ‘mimari büro’ diye bir şey yoktu. Akademi’deki hocaların kendi atölyelerinde büroları vardı. Öğrenci olduğumuz için bizim de işe ihtiyacımız vardı. Nitekim ben de Sedad Hakkı Eldem’in bürosunda çalışmıştım. Elim çok iyi değildi, fakat plan düzenlemelerim iyi olduğu için, yapılacak işi iyi sistemleştirebiliyordum. O yüzden mimarlığın yanı sıra, içmimarlık da bana çok yakın geliyordu… … Bu nedenle, öğrencilik hayatımda mobilya tasarımı ile ilgim başlamıştı. Çünkü Akademi’deki büroda çalışan mimar Tarık Bey 1930: Akademi’deki Avusturyalı Mimar bilgilerde çok yararlanırdık. Kendisi Fransızca bana o zaman ‘pianta’ dedikleri, mobilyaların Philip Ginther’den mobilya dersleri da bildiği için kolay anlaşabiliyorduk. ve ustaya verilen 1/1 ölçekli çizimlerini 1930’lu yıllarda, Akademi’deki ‘Dâhili Mimari Yaklaşık üç yıl derslerini takip ettik… yaptırırdı. Bir mobilyanın 1/1 ölçekli olarak Şubesi Şefi’ olan Avusturyalı mimar Philip ahşap geçmeleri ve teknik bağlantıları çizilirdi. Ginther aynı zamanda Mimarlık Şubesi’ne de 1933: Yıldız Sarayı’ndaki Şale Köşkü için Bir süre bu ‘pianta’ işiyle meşgul oldum… ders veriyordu. Fazıl Aysu, o yıllarda mimarlık ‘Tefriş Projesi Müsabakası’ eğitimi içinde etkili olan ‘dâhili mimari’ 1933 yılında, Türkiye’de mobilya tasarımı çalışmalarını şöyle özetliyor: açısından önemli sayılabilecek bir olay … 1936 yılında Akademi’den mezun oldum. Diploma projem, Beyazıt’ta bir ‘İnkılap Müzesi’ olarak belirlenmişti. Projemin perspektifini ben çizmiştim, ama … Öğrencilik yıllarında, Mösyö Ginther’den mobilya dersleri alırdık. Ginther ressam Mahmut Cuda boyamıştı. Onun için, mimarlık yanı sıra içmimarlık da yapıyordu. 88 yaşanmıştı. Ünlü ‘Balkan Konferansı’ İstanbul’da düzenlenecekti, ama buna uygun bir salon bulunamamıştı. Bunun üzerine perspektifin altında ‘Boyayan Mahmut Hem ince yapı ve doğrama, hem de ‘dâhili Türkiye’de ilk kez bir ‘Dâhili Mimari Ve Mobilya Cuda’ yazmıştık… mimari’ hocamızdı. Oradan aldığımız Yarışması’ düzenlenmişti. Bu yarışmanın bulundu. Fakat Ginther yabancı olduğu için ona ödül verilmedi. Birincilik ödülü, hocamız Nazımi Yaver’e, buna karşılık projenin uygulanması ise bize verildi. Binanın bütün salonlarını teker teker etüt ettik ve her odaya uygun mobilyalar çizdik ve yapılmasını sağladık. Bütün bu mobilyalar Perşembe Pazarı’ndaki atölyelerde dönemin usta mobilyacısı ‘Kalinikos’ ile bir başka Rum usta tarafından yapılmıştı. Türkiye’de bir yarışma ile mobilya resminin çizilmesi ilk kez böyle başlamıştı… 1934: Yalova Termal Oteli mobilyaları Fazıl Aysu’nun mobilya tasarımı ile ilgisi, kendisini bu alandaki önemli projelerin içine itiyordu. Örneğin, 1934 yılında Sedat Hakkı Eldem ve Mehmet Ali Handan tarafından sonucunu Arkitekt Dergisi 1934 yılında tutularak” birinci seçilmiştir. 2. ‘mükâfat’ da yine tasarlanan Yalova Termal Oteli bunların dönemin diliyle aynen şöyle duyurmuştu: Akademi'nin “Tezyini San'atlar Muallimi” arasındaydı. Fazıl Aysu, içinde yer aldığı bu Ginther'e verilmiştir… önemli projeyi kısaca şöyle özetliyor: … 1933 yılında İstanbul'da yapılan Balkan Konferansı için Milli Saraylar Müdüriyeti Bu projeler o yılların proje tekniği olan … Sedad Hakkı Eldem Bey ile Yalova tarafından Yıldız Sarayı “Merasim Dairesi’nin kurşun kalemle çizilmiş ve ‘ozalit’ kopya Termal Oteli proje yarışmasında çalıştım. Sedat Bu Amaçla Düzenlenmesi İçin Tefriş Projesi İşi’ olduklarından, Arkitekt dergisi “… Hakkı Bey’in kazandığı bu yarışmada otelin proje müsabakasına konmuştur. Bu yarışmaya Neşrettiğimiz resimleri bizi ve okuyucularımızı ‘mobilyeleme’ işini birlikte yaptık. Sonra da 6 eser katılmıştır. (Ernst) Egli, Halil, Sezai, Samih tatmin edecek nefasette yaptırılamadığı için” inşaatında, özellikle iç düzenlemesinde, ve S. Refik Beylerden oluşan jüri heyeti de üzüntü belirtilerek yayımlanmıştı. mobilyaların tasarlanmasında ve ayrıntıların “san'at ve teknik kıymeti haiz iki eser intihap Bu önemli olayın tam ortasında etmiştir”. Bunlardan Mimarlık Şubesi’nin bulunmuş olan Fazıl Aysu da o günlerdeki İçmimari Muallimi Mimar Nazımi Yaver’in çalışmaları şöyle anlatıyor: projesi “san'at kıymeti itibarile çok üstün … Ginther ve bir başka arkadaşla birlikte biz Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno de bu konkura katıldık. Projemiz en iyisi çizilmesinde çalıştım… Aslında dönemin önemli bir tasarımı olan bu proje, o yılların değişimini gösteren bir kimlik taşıyordu. 89 Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno 90 Fazıl Aysu: ‘Florya Köşkü’nde çalışırken, Atatürk geldiği zaman çekinir ve ortalıktan kaçardık. Oradaki bütün ahşap işlerini ve mobilyalarını ben yaptırmıştım. Türkiye’de bir bina için, ilk kez özel mobilya çizimi böyle başladı…’ zaman çekinir ve ortalıktan kaçardık. Oradaki bütün ahşap işlerini ve mobilyalarını ben yaptırmıştım. Türkiye’de bir bina için, ilk kez özel mobilya çizimi böyle başladı… Bugün T.B.M.M. Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na ait olan Florya Deniz 1935: Florya Atatürk Deniz Köşkü’ndeki mobilyalara bu gözle bakılırsa, gelişiyor ve hemen sonra da ‘resmi birer yasa Köşkü’ndeki mobilyalar bunların gerçekten döneminin çağdaş ve yönetmelik’ biçimini alıyordu. Fazıl Aysu, hem mimar olması ve hem de ürünleri olduğu görülür. Ayrıca hem tasarım, mobilya konusuna yakınlığı nedeniyle, değişik hem de teknik uygulama yönünden çok durumdu. Aynı konu Türkiye’de de gündeme projelerin içinde yer alıyordu. Nitekim 1935 özenli oldukları görülür. gelmiştir. Nitekim Zeki Sayar, 1938 yılında yılında İstanbul’da yapılan Florya Köşkü de bu Bu konu, mimarlık için de yeni bir Avrupa’daki uygulamaları açıklayan ve bu projelerin arasındaydı. Fazıl Aysu o günlerdeki 1938: ‘Harp Mimarisi’ açıdan önem taşıyan bir yazısında dönemin mobilya yapımı çalışmalarını şöyle özetliyor: Avrupa’daki mimarların birkaç yıldan beri diliyle şu bilgileri ortaya koymuştu. …1935 yılında, Florya’daki köşkün üzerinde çalıştığı bir konu, Birinci Dünya ... Halen Fransa’nın büyük şehirlerinde, inşaatını mimar Seyfi Arkan’a verdiler. Seyfi Savaşı’nın ufukta belirmeye başladığı yüzlerce mimar pasif korunma inşaatıyla Bey, konuya ilgim nedeniyle mobilya işini 1938 yılında birdenbire önem kazanmıştı: meşguldür. Yalnız Paris Belediyesi’nin bu bana bıraktı. O zaman 23 yaşındaydım. O ‘Harp Mimarisi’... işlerinde 120 mimarın çalıştırılmakta Çünkü savaş olasılığı her gün artıyordu. olduğunu biliyoruz. Almanya’da ise Polonya mobilyacıların merkeziydi. Köşkteki Savaş teknolojisindeki yenilikler, uçakların Harbi başlamadan evvel sivil halk için bütün mobilyaları atölyesi Karaköy’de bulunan gelişimi, çeşitli bombalar, cephede olduğu sığınaklar inşa edilmiş vaziyette idi. İngiltere ‘Kifiyodis’ isimli mobilya ustası yapmıştı… kadar sivil halkın oturduğu şehirlerde de ‘pasif portatif ve çelik sığınak usullerini kabul ettiği Florya Köşkü’nde çalışırken, Atatürk geldiği koruma’ kuralları, önceleri birer kavram olarak için bu işi ihmal etmiştir. Türkiye, harp harici tarihlerde Karaköy’deki Perşembe Pazarı karşı dünyaca alınan pasif korunma tedbirleri ve usullerinden kendini müstağni addedemez. Devletçe alınan tedbirler de bunu göstermektedir... Yazı bu konuda ayrıntılara girerek devam etmekte ve Almanya’da geliştirilmiş bulunan sığınak inşaatı hakkında kurallar ve öneriler “1940’lı yıllarda, Türkiye’de eski deyişiyle ‘dâhili mimari’ alanında ‘mobilyelendirmek’ diye bir tanımlama biçimi ortaya çıkmaya başlamıştı. Bu yeni tanım, o tarihlerde küçük atölyelerdeki ustalar arasında da yaygınlaşmıştı” açıklamaktadır. Böylece hava hücumlarına 1948: Yeni bir konu önem kazanıyor: ‘Mobilya meselesi’ 1940’lı yıllarda Türkiye’de mobilya konusunun gündeme geldiği günlerde mimarlar ve ‘dekoratörler’ ile küçük mobilya üreticilerinin arasında bir gerilim ortaya başlamıştı. Küçük üreticilerin büyük bir kısmı ‘marangoz’ atölyeleri biçimindeydi. Bir kısmı Osmanlı döneminin mobilya ustalarının çıraklığından karşı alınacak mimari önlemler, Türkiye’nin mimari” alanında “mobilyelendirmek” diye bir yetişmiş kişilerdi. Türkiye’de bu konuda gündeminde yerini bulmuştur. Artık gaz tanımlama biçimi ortaya çıkmaya başlamıştı. öğretimin yeni başlaması nedeniyle bu engelleri, sığınak, imdat çıkışları, gaz geçirmez Bu yeni tanım, o tarihlerde küçük üretim alanı bir bakıma sahipsizdi. kapı ve pencere, mermi geçirmez kapı, atölyelerdeki ustalar arasında da dehlizler, yeni apartman inşaatlarında, ev ve yaygınlaşmıştı. Fazıl Aysu, 1940’lı yıllarda yayımlanan bir yazı, dönemin anlatımıyla bu işyerlerinde, sanayi binalarında sığınacak mobilya ihtiyacının nasıl karşılandığını aynen durumu çok güzel özetliyor. kimselerin adedi, özel sığınaklar, şöyle anlatıyor: havalandırma, “... Kunduraların zehrini … 1940’lı yıllarda ‘mobilye almak’, bir 1948 yılında ‘Mobilya Meselesi’ başlığıyla … Evlerimizde mobilya meselesini mühimsememiz lazımdır. Son yıllarda bizde gidermeye mahsus sandık (mutlaka lazımdır), mobilyecinin dükkânına gidip hazır mobilye mobilya, hiç meşgul olunmamış bir konu susuz ve kovalı ‘aptes hane mahalli’, ‘sıhhiye seçmek demekti. O tarihte en iyi mobilyeler halinde durmaktadır. Son yirmi yıldan beri mahalli’, zehir gideren maddelere mahsus Meşrutiyet Caddesi’nde satılırdı. ‘Pera Palas’ın mobilyacılığımız, kayda değer bir inkişaf kaplar, lavabo, içme suyu fıçısı ve maşrapa, zil yanında birkaç iyi mobilyacı vardı. ‘Çirikotis’ ve gösterememiştir. İstanbul’da mobilya imal veya telefon, el lambası, gaz maskesi gibi ‘Psalty’ bunların en iyileriydi. Daha ucuz eden bir kaç mütevazi atölyeden ve küçük kavramlar mimarlıkta ve günlük hayatta mobilya ise, ‘Çarşı’da, yani Kapalıçarşı’da’ şahsi teşebbüslerden başka bir faaliyet yoktur. kullanılmaya başlamış olan yeni gerçeklerdir.” yapılırdı. Kısacası 1940’lı yılların Türkiye’sine Başka memleketlerde bir sanat değeri ve Kısacası, Türkiye’de artık mimarlar, gelinceye kadar, henüz bir evi, ya da herhangi hususiyeti taşıyan mobilyaları imal eden ileride gelebilecek bir savaşın gerçekleriyle bir mahalli özel olarak ‘donatmak ve atölyeler bulunduğu gibi, halk için seri de karşı karşıyaydı. mobilyelemek’ diye bir kavram pek yaygın mobilyalar yapan bir endüstri yaratılmıştır. değildi. Hâlbuki bu konuda öğrenim görmüş Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno bir memleket olmakla beraber, her ihtimale Son senelerde ‘furunlanmış’ kerestenin ve 1940’lı yıllarda yeni bir kavram: olan bizler ise, daha yeni bir çalışma kalıplanmış ‘kontr-plak’ın, mobilyanın geniş ‘Mobilyelemek’ yapıyorduk. Bir ‘mahalli bütünüyle bir sanayi haline getirilmesine çok yardımı 1940’lı yıllarda, Türkiye’de eski deyişiyle “dâhili mobilyeliyorduk’… olmuştur. Mobilya endüstrisi artık ağacı, 91 Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno estetiğin ve tekniğin bütün icaplarına ‘ram 1948: Güzel Sanatlar Akademisi yangını ve Aktar’ın bu işte çok büyük katkısı ve yardımı ederek’ kullanmakta ve zamanımızın Fazıl Aysu tarafından onarımı olmuştur. Böylece bu mobilya tasarımı ve yaşayışına uygun mobilyalar vücuda 1948 yılında Güzel Sanatlar Akademisi üretimi işine başlamış olduk… getirilmesine imkân vermektedir… bütünüyle yanmış ve geriye bir tek taş duvarlar kalmıştı. Binanın onarımı da Fazıl 1950: Yine ‘mobilya meselesi’ Aalto’nun yeni tasarımları belirtilerek, Yazıda Marcel Breuer, Charles Eames, Alvar Aysu tarafından yapılmıştı. Kendisi o günleri 1950’li yılların Türkiye’sinde ‘mobilya’ ‘demonte’ edilebilen ve taşımada kolaylık şöyle özetliyor: üretiminin sanayileşmemesinden ötürü sağlayan yeni mobilyalar tanıtılıyor ve şöyle devam ediliyordu: “… Seri halde imal edilmiş ve bir kaç sorunlar yaşanıyordu. Aslında o tarihlerde ucuz konut ve mobilya üretimi, birçok ülkenin olmamıştı. Mimarlar Birliği olarak bir sorunu olarak ortaya çıkıyordu. Nitekim dakikada kurulabilen masanın işçiliği çok Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye gittik. Kendisi 1950’lerin Türkiye’sinde yayımlanan bir yazı şu basitleştirilmiştir…” gibi yorumlarla, bu hükümete ileteceğini söyledi ve ihaleye görüşleri öne sürüyordu: yeni konu tartışılmaya başlanmıştı. Buna çıkarıldı. Sonuçta Akademi’nin yeniden ek olarak, mimarlığın o gün için yeni yapımı işini, %33 kırarak 500 bin liraya almış, de tamamen bakir bir haldedir. karşılaşılan gerçekleri de şöyle önce yıkıp sonra kısa sürede ve büyük bir Memleketimizde rahat, sağlam ve zevkli tanımlanıyordu: özenle kaba inşaatını tamamlamıştım… mobilya yapılamıyor… Senelerce evvel … Bilhassa küçük evler için fazla yer … Mesken davası gibi, mobilya meselesi getirilmiş olan, bugün kıymettar bir eşya gibi işgal etmeyen, aynı zamanda bir kaç işi 1948: İçmimar Baki Aktar ie birlikte elden ele geçen, eski İngiliz, Fransız gören mobilya parçaları üzerinde ‘Moderno’nun başlangıcı mobilyaları, hem mahdut, hem pahalı kreasyonlara ve denemelere tesadüf O yıllarda Güzel Sanatlar Akademisi’nin ‘Dâhili satılıyor. Büyük halk tabakasının mobilya edilmektedir. Katlanan ve toplanan şekilde Mimari Şubesi’ mezunu genç bir ‘Dâhili ihtiyacını karşılamak için ne yapılması yapılan masalar ve kitaplıklar, karyolalar bu Mimar’ olan Baki Aktar’ın Fazıl Aysu ile bir gerektiğini düşünmek ve ona göre tedbir meyandadır. Bu ‘demontabl’ araya gelmesi, ‘Moderno’nun kurulmasını almak gerekmektedir. Hâlbuki bu konu ile mobilyalardaki hususiyetler, nakilde sağlamıştı. Fazıl Aysu o günlerde yaşananları bugüne kadar hiç kimse uğraşmamıştır… kolaylık, evin içinde fazla yer işgal şöyle anlatıyor: Mobilyacılar ekseriya başka memleketlerden etmemek, montajın herkes tarafından … 1948 yılında Baki Aktar ve kardeşim getirdikleri kataloglardakilerin taklitlerini yapılabilmesi, güzellik, ucuzluk Fahir Aysu ile bir mobilya atölyesi kurmak yapmakla meşguldürler. Mobilya ile uğraşan prensiplerine dayanmaktadır… üzere Cihangir’de küçük bir atölye satın aldık dekoratörlerimiz ise henüz hiç denecek kadar ve birlikte mobilya yapmaya başladık. 1949 azdır. Büyük mobilya fabrikalarımız yoktur. karşılaşılmaya başlanan bu yeni mobilya yılında Cumhuriyet Caddesi’ndeki binada bu Mobilyacılarımız ekseriya küçük atölyelerde düşüncesinin önemi ortaya çıkıyordu. işi büyütmek için teşebbüse geçtim. Baki çalışan küçük sermaye sahipleridir. Mevcut bir Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 92 … Kendi okuduğum mektebi yapmak benim için çok önemliydi. Pek fazla ilgilenen kaç mobilya fabrikası ise, ancak zengin tabakaya iş yapmakla meşguldür… Yukarıdaki yazıda, 1950’li yılların Türkiye’sinin mobilya konusundaki sıkıntılı durumu tam olarak özetlendikten sonra, dış ülkelerde uygulanmış bulunan örnekler hakkında bilgiler de veriliyordu. Örneğin İsviçre’de halk için ekonomik konut ve mobilya üretimi, 1948 yılında Fransa hükümetinin halkın mobilya ihtiyacının çözümlenmesi amacına yönelik olarak yeni ‘Fransız mobilyası’ yaratılması için kanun ve kararnameler yayımlaması gibi örnek uygulamalar açıklanıyor ve şöyle bir öneri yapılıyordu: atölyelerine kredi teminidir. Mali bir İstanbul, İzmir Fuarlarında mobilya bölümleri … Mobilya imalatını rasyonel bir şekle müessesenin İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük açmak, ödüller vermek gibi öneriler vardır. sokmak için devlete düşen vazifeler olmalıdır. şehirlerdeki mobilya atölyelerine kredi vermesi, Aslında yazıda üzerinde durulan bütün bu Akla ilk gelen, mobilya malzemesi ithalinde hem imalatı genişletir, hem fiyatları ucuzlatır. konular, aslında günlük olarak karşılaşılan kolaylık sağlanmasıdır. ‘Bina Teşvik Kanunu”nda, Üçüncü tedbir, kötü katalogları kopya eden sorunların bir parçasıydı. Çünkü o tarihlerde inşaat kerestesine yapıldığı gibi, mesela mobilya sanatkârlarına rehberlik edecek Türkiye’de ‘ucuz ev’ yapımı için yarışmalar mobilya imaline yarayan, bilhassa fırınlanmış dekoratörlerini, mobilya yaratıcılarını iş başına açılmakta, projeler hazırlanmaktaydı. keresteyi, kaplamaları, mobilya ‘furnitürlerini’, getirmektir… madeni hırdavat malzemesini gümrükten muaf Ayrıca bunlara ek olarak, sanayi tutmaktır. İkinci tedbir, küçük sermayeli mobilya sergilerinde yeni ürünlere önem vermek, Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno “...O yıllarda Güzel Sanatlar Akademisi’nin ‘Dâhili Mimari Şubesi’ mezunu genç bir ‘Dâhili Mimar’ olan Baki Aktar’ın Fazıl Aysu ile bir araya gelmesi, ‘Moderno’nun kurulmasını sağlamıştı” 1952: ‘Moderno’ şirketinin kuruluşu İşte yukarıdaki yazıda ortaya konulan sıkışık 93 Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno ortamda, ‘Moderno’ 1952 yılında güzel mükâfatlardan birisini verdi: Çünkü İstanbul’da Cumhuriyet Caddesi’nde “Bu imkânlarla bu sonuçları alabildiğiniz kurulmuştu. Fazıl Aysu o günlerdeki için sizi tebrik etmek gerekir” demişti… amaçlarını şöyle anlatıyor: … Amacımız mobilya yapıp satmaktı. arasındaki kontrplağı Eyüp’teki ‘Kelebek Fakat o sırada mobilyalarını yaptığımız Fabrikası’ üretiyordu. Biz en iyi kalitede Sandoz şirketinin sahibi Fuat Bey, bir gün kontrplak istediğimizde, onlar zaten çok birkaç saatliğine bazı konuları danışmak büyük olan talebi bile karşılayamadıklarını için Baki Aktar Beyi istedi. Ne yapacağını söylüyorlardı. Kontrplaktan sonra sorduğum zaman, evine kâğıt kaplatmak ‘Kontrtabla’ çıktı. Bu yeni malzeme bir istediğini ve bu konuda fikir almak bakıma bizi kurtarmıştı. istediğini söyledi. Bu hizmet karşılığında bize 100 lira ödediler. Ve Baki ile “… Demek ‘Moderno’ vitrininde her hafta ki fikir verilerek para kazanılıyormuş…” yeni bir ürün diye düşündük ve ondan sonra bu yönde çalışmaya başladık. İlk kez, “bir fikir vererek” bina dekorasyonu yapmıştık. Ondan sonraki yıllarda, birçok önemli binanın dekorasyonunu ve mobilyelemesi işini yaptık… Fazıl Aysu “...Ürettiğimiz mobilyalar, kendi büromuzda çizilirdi. İçmimar Erkan Yolaç, Nuri Doğan gibi birçok Akademili bizimle çalışmıştı. Biz Türkiye’de mobilyanın nasıl yapıldığını kısa zamanda öğrendik” 1950’li yıllarda Türkiye’de mimari Sonuçta, ‘Moderno’ şirketinde mobilya tasarımı çalışmaları başlamıştı. Hatta dönemin bu yeni mağazasının bir vitrini, o yıllarda, mobilya tasarımıyla ilgilenen çok az sayıdaki kişiler için bir tür çağdaşlığın sergisi gibi olmuştu. Bu yenilikleri izlemek isteyenlerin buluşma yeriydi. Fazıl Aysu bu alandaki gelişmeler, büyük bir mobilya yapıldığını kısa zamanda öğrendik. Ancak açığı ortaya çıkarmaya başlamıştı. Mobilya yurt dışına gidip gelişmiş örnekleri görmek üretiminin endüstrileşmesi gerektiği gerekiyordu. Avrupa’ya gidip çok mobilya Her hafta yeni bir mobilye yapar ve o ortaya çıkmıştı. Ancak bu iş nasıl fabrikası gezdikten sonra Baki Aktar’a, vitrinde sergilerdik. Bir hafta çok işimiz yapılacaktı. Bu konuda ‘Moderno’nun bizim mobilya üretiminin taş devrinde vardı, vitrini değiştiremedik. Hatta bir hafta rolünü Fazıl Aysu şöyle tanımlıyor: olduğumuzu söylemiştim... Avrupa’daki bir hanımefendi gelip “… Vitrininiz bu … Ürettiğimiz mobilyalar, kendi 94 … Kullandığımız malzemeler konuyu kısaca şöyle özetliyor: … Moderno’da özel bir vitrinimiz vardı. fabrikaların imkânları çok ilerdeydi. Hatta o hafta değişmedi. Bütün zevkimiz bu. Niçin büromuzda çizilirdi. İçmimar Erkan Yolaç, sırada Fenster ve Türen isimli iki kitabı olan değiştirmediniz?..” diye sormuştu. Ondan Nuri Doğan gibi birçok Akademili bizimle bir yazar Türkiye’ye gelmişti. Bizim atölyeyi sonra biz vitrinimizi her hafta değiştirmeye çalışmıştı. Biz Türkiye’de mobilyanın nasıl de gezdi. Ve bana hayatımda aldığım en büyük özen gösterdik… mobilyaları ve bir sanat galerisi olarak ‘Moderno’ ‘Moderno’nun bir başka önemli işlevi de o tarihlerdeki tasarıma ve üretime ilgi duyan sanatçılara sağlamış olduğu çeşitli desteklerdi. Örneğin Akademi’nin genç hocaları Fazıl Aysu “… birkaç gayrimüslim ustamız vardı, ama biz de Türk ustaları da yetiştiriyorduk. Çünkü bizim atölyede ‘götürü usulü’ çalışma yoktu. O nedenle ustalarımızı, ‘Moderno’da yetişmiş’ diye hemen alıyorlardı. heykeltıraşlar İlhan Koman, Şadi Çalık ve Sadi değildi. O nedenle “hem spor, hem de sergi için tek bir bina yapılabilir mi ?” diye sordu. Önceden yaptırılmış olan projenin çok pahalı olduğunu ve bu iş için 1,5 milyon liraları bulunduğunu söyledi. 2.5 milyon lira sağlanırsa, bu binayı yapabileceğimi ve İtalyan mimarlarla birlikte çalışabileceğimizi söyledim. 4-5 bin kişi alabilecek bir proje için İtalya’da Öziş, madeni mobilya tasarımı yapmak seramik sergisini düzenlemiştik. Celal Esat ‘Vietti Violi’ye telgraf çekildi. Bir ay sonra büyük istiyorlardı. Moderno olarak kendileriyle bir Arseven’in ve Mahmut Cuda’nın da bir projeyle geldi. Ben de burada bir proje anlaşma yaparak, onlara demir işleme aletleri, sergilerini yapmıştık… hazırlamıştım. Sonuçta bizimki daha uygun malzeme ve çalışma yeri sağlanmıştı. bulundu. Böylece ‘Spor ve Sergi Sarayı’ ortaya 1949: Stadyumlar ve sergi binaları çıkmıştı… Ben bu binanın yapımını 2,5 milyon madeni mobilyalar biçimlendirilmeye 1940’lı yıllarda Türkiye’de büyük stadyumlar ve liraya tamamlamıştım… Geçen gün başlamıştır. Fazıl Aysu Bey bu dönemdeki sergi binalarına ihtiyaç duyulmaya başlamıştı. Nişantaşı’ndan Kadıköy’e gidip geldim. Yol Böylece sanatçılar eliyle ilk olarak çalışmayı şöyle aktarıyor: … Birkaç gayrimüslim ustamız vardı, ama İstanbul’da İnönü Stadyumu’nu İtalyan mimar Vietti Violi ve mimar Şinasi Şahingiray parası olarak 2,5 milyon lira verdim… … Daha sonra ‘velodron’ olarak Ali Sami biz de Türk ustaları da yetiştiriyorduk. Çünkü ile birlikte yapmış olan Fazıl Aysu, bu büyük Yen Stadyumunu ve bir kısım tribünleri de bizim atölyede ‘götürü usulü’ çalışma yoktu. O projelerin yapımını şöyle anlatıyor: yaptık… Fakat çok yoğunlaşan işlerim nedenle ustalarımızı, ‘Moderno’da yetişmiş’ … O yıllarda Türkiye’de iş yapmak genel dolayısıyla bu projeyle pek fazla diye hemen alıyorlardı. O yıllarda, Türkiye’de iyi olarak çok zordu. Önce işi her yönüyle ‘ortaya ilgilenemedim. Sonuçta proje değişerek son ve doğru mobilya üretimini uygulayarak biz koymak’ gerekiyordu. Bir gün İstanbul Valisi bilinen duruma geldi… öğrettik denilebilir. Ama bütün bunlara Lütfi Kırdar bana telefon etti. İstanbul için … Moderno’da 40 kişilik doğrama rağmen, bence biz mobilyacılığın hala taş ‘Prost’ tarafından hazırlanmış ‘Spor ve Sergi atölyemiz vardı. Örneğin, Spor ve Sergi devrinde gibiydik… Sarayı’ projesinin kaça mal olabileceğini sordu. Sarayı’nı yaparken, oturma yerleri … Moderno’nun bir diğer özelliği de 7-8 milyon lira olabileceğini tahmin ettim. yapılacaktı. İstanbul’da hiç kimse, kısa süre sanatçıların eserlerini sergileyebilecekleri Kendi heyetinin de aynı tahmini yaptığını içinde bu oturma yerlerini yapmayı göze bir sanat galerisi olarak da kullanılmasıydı. söyledi. İki gün sonra ‘Beden Terbiyesi İdaresi’ alamadı. Dolmabahçe Stadını yapıyorduk. O tarihte Türkiye’de yalnız İstanbul’daki maddi kaynağının bulunmadığı için spor Vali ile görüştük, Dolmabahçe Stadı’nın Maya Galerisi vardı. Fakat biz de galeri binası yapamadığını söyledi. Belediye de içinde bir atölye kurduk ve burada bütün olarak çalışıyorduk. Mesela Sadi Diren'in bir yapamıyordu. Çünkü mevzuat buna uygun mobilya üretimi işini tamamladık. Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno Akademili heykeltıraşların madeni 95 Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno … Daha sonra, ‘Spor ve Sergi Sarayı’ karşısında ‘İstanbul Sergisi’ açılmıştı. Şimdi tiyatro olan bina, bu sergi için yapılmış Sümerbank pavyonuydu. Yanındaki Etibank pavyonunu da yapmıştım… Bu arada Dağcılık, Tenis ve Eskrim Binasını da yapmıştım… Harbiye’deki Başak Sigorta binasında Utarit İzgi’yle çalışmıştık. Ben binanın müteahhidiydim… … 1940’lı yıllarda Türkiye’de otel motel gibi binalar yapılacağı zaman, hazır mobilyalar alınır ve sadece yerine konulurdu… en az 50 takım mobilya kesiyordu. Daha az … Ankara’da İş Bankası’nın merasim ‘Moderno’daki tasarım ve 91 günde sipariş sayıdaki sipariş uygun olmuyordu. Normal salonlarını yapmıştık. Bu mekânlar, bütünüyle teslimi düzeni olarak ise 100-200 takım kesiliyordu. Biz ise özel ölçülerine göre yapılmıştı, mobilyaları da, ‘Moderno’nun çalışma düzeni hakkındaki Moderno’da ise aşağı yukarı 8-10 takım yine yerine göre özel olarak çizilip yapılmıştı. bilgileri yine Fazıl Aysu’dan şöyle alabiliyoruz: uygulayabiliyorduk. Örneğin İş Bankası’nın bir resim koleksiyonu … Moderno’nun son yıllarında sigortasını … Baki Aktar’ın bu konuda çok iyi ödediğimiz 84 kişilik kadromuz vardı. Ayrıca çalışmaları vardı. Bizim ‘küçük koltuk’ tabloları değerlendirmemi istedi. Ben de işi büyüttüğümüz sıralarda, Şişli, Bomonti’de dediğimiz bir fabrikasyon koltuğumuzu, Baki yaptığım ahşap duvar lambrilerini, hepsini bir atölye açmıştık. O sıralarda taşeron olarak Bey’le tam 11 kez yeniden yaparak elde ayrı ayrı değerlendirecek biçimde bizimle çalışan 40 kadar atölye vardı. Günde 6 etmiştik. Ölçülerini, eğimlerini değiştirdik. En projelendirmiştim… sipariş alıyorduk. 91 günlük bir sipariş teslimi sonunda yaptığımız koltuk peynir ekmek gibi … Bir evin ‘dekore edilmesi’ de hemen süresi veriyor ve tam gününde de teslim satılmaya başladı… Döşemeli mobilyalarda, hemen bizim dönemlerimizde başlamıştı. Biz ediyorduk. Eğer 7. bir sipariş gelirse, onu 92. ‘Dunlopillo’ da ilk kez bizde kullanılmıştı. de bütünüyle böyle çalışıyorduk. “ -Falanca günde teslim edebiliyorduk… Bizden sonra Güngör Mobilya da kullanmaya ailenin evini siz yapmışsınız, bizim evi de başladı… İlk kez ‘yatağa dönüşebilen karyola’ yapar mısınız ?” gibi sorularla sık sık Fakat para kazanmıyorduk. Çünkü maliyet yaptığımızda, birkaç bina ötedeki bir karşılaşıyorduk. Bu gibi durumlarda evin muhasebemiz yoktu. Ancak geçiniyorduk. dükkândan gelip bir tane satın aldılar ve tamamını projelendirip mobilyalarına kadar Düşünün, günde 6 takım satan bir müessese aynen kopya ederek üretmeye başladılar. Bu her şeyi bir bütün olarak yapıyorduk. ancak kendini geçindirebiliyordu… kopya işi büyük bir sorundu. Yapılan her iyi … Çok büyük miktarlarda iş yapıyorduk. … Bir ara piyasaya çıkan ‘Formika’nın Türkiye’deki temsilcisi, beni Avrupa’daki 96 Aysu “... İlk kez ‘yatağa dönüşebilen karyola’ yaptığımızda, birkaç bina ötedeki bir dükkândan gelip bir tane satın aldılar ve aynen kopya ederek üretmeye başladılar. Bu kopya işi büyük bir sorundu” şey, kötü biçimde kopya ediliyordu… … Birçok önemli müessesenin iç vardı. Dönemin Umum Müdürü, benden bu … Biz ülkenin en sıkışık ve fakir olduğu yıllarında çalışmıştık. Şimdiki imkânların hiçbiri yoktu. Ama buna rağmen, mobilye fabrikasına tanıştırdı. Böylece birkaç fabrikayı dekorasyonlarını yaptık. Ayazpaşa’daki Philips yapmaktan ziyade, ‘mekânların gezdik ve fabrikasyon mobilyayı tanıdım. Merkez Binası mobilyaları, Tünel’de Transtürk mobilyelendirilmesi’ konusunda Örneğin, Milano’daki bir fabrika her üründen şirketinin binasını ve mobilyalarını yapmıştık. çalışıyorduk. Tek tek ölçü alarak, satabiliyorsunuz? Diye sorduk. Adam, “- Ben ve üretimini yapıp işi tamamladık. bütün olarak iş tamamlanıyordu. Büyük bir sizi tanıyorum. Sizin yaptığınız iş başka” Dönemine göre çok ileri bir projeydi… montaj çalışması gerekiyordu. Halıdan, demişti… Gerçekten, bizim yaptığımız döşemeden başlıyorduk. Çeşitli lamba mobilyalar, teknik yönden tamdı. Üretimde 1966: ‘Moderno’nun son günleri tasarımlarımız da vardı… hiçbir şeyden kaçınmıyorduk. O yıllarda bu … Moderno’yu 1948 yılında kurup işe özelliğimizi herkes biliyordu. Bu açıdan, başlamıştık ve 1966 yılına kadar kesintisiz … Adana’da Sakıp Sabancı’nın babası Ömer Ağa’nın evini düzenlemiştik. O Moderno Şirketi sonrakilere bir örnek olmuştu. çalıştık. Baki Aktar bu işi büyütmek istiyordu. yıllarda Adana’da böyle bir adet pek yoktu. Ama aradan geçen süre içinde, bu yapılan Ve büyüttük de. Ancak işi büyütünce bir takım Ama Ömer Ağa bu konulara karşı çok çok önemli işler unutulmaya başladı… aksaklıklar çıkmaya başladı. Ben de mimar olduğum için, daha çok mimari çalışmalara ilgiliydi. Onun binasının tamamının mobilyelerini bütünüyle yapmıştık. … Ben aslında maketçi olarak tanınırdım. İlk 1955: Cumhurbaşkanlığı yatı Umur’un ağırlık vermiştim. Çünkü o yıllarda büyük mobilyaları binalar yapıyordum. profesyonel maketleri ben yapmıştım… Bizim 1950’li yıllarda, Türkiye’de özel bir mekânı Sonunda ayrıldık ve ‘Moderno’ kapandı… dönemimizde, en tanınmış mobilyacı Psalti idi. döşemek zor bir işti. Hele bir Cumhurbaşkanlığı Böylece, 1948 yılında başlayan ve 1966 Çirikotis de o dönemin mühim bir yatının döşenmesi ise çok zor bir işti. 1955 yılına kadar çok ciddi bir tasarım ve üretim mobilyacısıydı. ‘Haraççılar’ ise Beyoğlu’ndaki yılında Cumhurbaşkanlığı yatı ‘Umur’ düzeni kurmuş olan ‘Moderno’ artık Türk mağazalarında işin ticaretini yaparlardı. ‘Baker’ mekânlarını tasarlamak ve donatmak görevi, mobilya ve içmimarlık tarihinin geçmişte ise Türkiye’deki ilk büyük mağazalardandı ve Akademi hocası Hayati Görkey’e verilmişti. kalmış parlak bir sayfası olmuştu. ayrıca mobilya bölümü de vardı… Kendisi de bu önemli iş için asistanı Sadun Ersin … O yıllarda bir ürün kataloğu gibi şeyleri ve Nuri Doğan ile birlikte bir ekip oluşturmuştu. yaptırmak çok zordu. Sadece gazete ilanları Tabii ki, böyle özel bir mobilya da öncelikle veriyorduk. Özellikle Hürriyet Gazetesi’ne ilan ‘Moderno’ atölyelerinde yapılabiliyordu. Fazıl verirdik… O tarihlerde gazetelere Aysu bu olayı şöyle özetliyor: ‘mobilyelenmiş evler’ yapıyorduk. Gazeteler de bu evleri okuyucuya hediye olarak veriyordu… … Yaptığımız yatak odalarından bir … Hayati Görkey’in yaptığı, Cumhurbaşkanlığı ‘Umur’ yatı işine bizim de katkımız olmuştu. Bizden yat için tanesini 7 bin liraya satıyorduk. Hâlbuki tasarımlanan mobilyalarının teknik İstanbul’da Rıza Paşa yokuşundaki bir çizimlerinin yapılması ve bunların üretilmesi mobilyacı 2 bin liraya yatak odası satıyordu. Bir istenmişti. Ölçüler alındı ve yerine göre gün Baki Aktar ile birlikte gidip kendimizi birçok çizimler yapıldı. Hayati Görkey Bey ile tanıttık. Siz bunu 2 bin liraya nasıl beraber o mobilyaların projelerini çizdirdik KAYNAKLAR Fazıl Aysu ile söyleşi, 1999, Nişantaşı, İstanbul Yıldız Sarayı Tefriş Projesi, ARKİTEKT, s. 8-11, 1934, İstanbul Fazıl Aysu ile söyleşi, 1999, Nişantaşı, İstanbul Fazıl Aysu ile söyleşi, 1999, Nişantaşı, İstanbul SAYAR, Zeki, Harp Mimarisi, ARKİTEKT, s. 275- 288, 1938, İstanbul Fazıl Aysu ile söyleşi, 1999, Nişantaşı, İstanbul Mobilya Meselesi, ARKİTEKT, s. 173-177, 1948, İstanbul Evde Dikiş ve Ütü Köşesi, ARKİTEKT, s. 244, 1948 SAYAR, Zeki, Mobilya Meselesi, ARKİTEKT, s. 61-64, 1950, İstanbul Fazıl Aysu ile söyleşi, 1999, Nişantaşı, İstanbul Fazıl Aysu ile söyleşi, 1999, Nişantaşı, İstanbul Fazıl Aysu ile söyleşi, 1999, Nişantaşı, İstanbul Proje / 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim Moderno doğramasıyla, duvar kaplamasıyla bir 97 Söyleşi / Mimarlık Proje İki nesil bir arada 1974 yılından beri içmimarlık alanında faaliyet gösteren ‘Mimarlık Proje’ aldığı taze kanla yoluna devam ediyor M ehmet Tataroğlu, Ömer Bortaçina ve Mesut İşcan tarafından 1974 yılında ‘Mimarlık Proje’ adıyla kurulan şirket, geleneğin farkındalığıyla çağdaşı aramak mottosuyla yola çıkmış. Genel tasarım anlayışlarını, doğru tekniklerle, genel beğenilerin bir adım ötesinde özgün fikirler yaratabilmek ve bunları hayata bir uyum içinde geçirebilmek, olarak açıklayan firma, Mimari Proje’yle son beş yıldır yollarını ayıran Mehmet Tataroğlu (solda), şirketin kurucu isimlerinden Ömer Bortaçina (sağda) ve 2005 yılında şirkete dahil olan Bortaçina’nın kızı Gönül Bortaçina’yla yaptığımız sohbet döneme ilişkin önemli bilgiler verdi. geniş bir proje arşivine sahip. Mimarlık Proje, Tataroğlu, kitaplarını Ali Teoman mahlasıyla Bölümü’nden 2013 yılında mezun oldum. kurulduğu günden itibaren özel konutlardan, yazan, mimar Ali Tataroğlu’nun babası. Hiç Babam mimar, ablam endüstri ürünleri çiftlik evlerine, restorasyon projelerinden, ofis mimarlık yapmayan, geçtiğimiz yıllarda tasarımcısı olduğu için evde sürekli tasarım ve binalarına kadar çeşitli dallarda hizmet vermiş. kaybettiğimiz, bilinç akışı tekniğiyle kaleme aldığı içmimarlıkla ilgili konuşmalar oluyordu, refleks Babalarının izinden giden Gönül Bortaçina ve kitaplarıyla tanınan “mimarlık ve edebiyat ciddi olarak güzel sanatlara yöneldim. Marmara Can İşcan, şirkette içmimar olarak yeni bir soluk meslekler ve ben ikisini birden yapamayacağım Üniversitesi’ni birincilikle kazanmıştım ancak katıyorlar. İçmimar dergi çalışmalarına için romancılığı seçtim” diyen Ali Teoman’ı da tercihimi Mimar Sinan Güzel Sanatlar başladığımız ilk günlerden itibaren adına sık sık anmadan geçmeyelim istedik... Fakültesi’nden yana yaptım. rastlıyoruz. Son beş yıldır mesleği bırakan İçmimarlığa yöneliminiz nasıl oldu? Babanızın mimar olması sizin mesleğe Tataroğlu’nun bizi şaşırtan ve mutlu eden diğer Gönül Bortaçina: Mimar Sinan Güzel Sanatlar yaklaşımınızı nasıl etkiledi? özelliğini ise daha sonra öğreniyoruz. Mehmet Fakültesi İçmimarlık ve Çevre Tasarım G. Bortaçina: Deneyimi konusunda bana çok rastladığımız Mehmet Tataroğlu’na burada 98 Mehmet Tataroğlu: Bütün mesleklerde, Odalarda kendine statü vermeye çalışan projelendirme alanında onun deneyimlerinden bütün sanat dallarında yeni ve ayrıkı olan insanlar oturdukları yerleri beğenmediler, faydalandım. Aramızda kaçınılmaz olarak kendini kabul ettiremiyor, kıymeti daha onlara dert anlatmaya çalıştık. Yöneticiler çatışmalar olsa da ortak bir dil tutturabildik. sonra anlaşılıyor. bize, “her şey sizin üstünüze kalacak. Dünyadaki yenilikleri nasıl takip ediyorsunuz? Her iki dönemi karşılaştırdığınızda ne tür de, mimarların böyle istediğini söyleyeceğiz” G. Bortaçina: Çok düzenli olmasa da yurt dışı farklılıklar görüyorsunuz? dediler. Çok sıkıntı çektik, ofise uygun fuarları takip etmeye çalışıyorum. İnternetten Ö. Bortaçina: Bizim mezun olduğumuz mobilya yok, üretim yapılmamış. Bir takım yenilikleri takip etmek çok mümkün. Tasarım yıllarda ne kapı kolu, ne fayans hiçbir şey askı aletleri yaptık, masa tiplerini değiştirdik. blogları var bu anlamda oldukça zenginler. yoktu. Yurt dışına giden arkadaşlarımızdan Herkesin ismini masasına yazacaksınız, biz sipariş eder, onların bavulunda getirdiği Mehmet Bey sizin döneminizde ne tür Sizin için tasarım süreci nasıl işliyor? malzemeler kullanırdık. Ofis mobilyası sıkıntılar yaşanıyordu? G. Bortaçina: Biz de babalarımızdan aldığımız yoktu mesela. Koç Grubu, ‘Bürokur’ adı M. Tataroğlu: Mesleğimize yardımcı hiçbir şey bu ayağı devam ettiriyoruz. Konut ve ofis ağırlıklı altında bir firma kurmuştu. İlk ofis yoktu. Malzemeyi kendimiz yaratırdık. Yıkıcıları çalışıyoruz. Biz yeni nesil olarak farklı alanlara mobilyası onlar getirmişti. ‘Knoll’ markasını dolaşır, kapılarda kullanılan renkli camları toplar yönelmedik. Olabildiğince yeni tasarımları ithal ederlerdi. Onlara da masa, sandalye vitraylarda kulanırdık. Yıkıcılardan bulduğumuz müşteriye sunmaya çalışıyoruz. çizimleri yaptığımız oldu. eski kapı kolları, topuzlar, aksesuarların kopyasını Ömer Bortaçina: Öncelikle müşteriye ‘nasıl bir evde oturmak istiyorsunuz?’ diye soruyoruz. G. Bortaçina: Ofis mobilyası bulmak çok zormuş, prototipler yaptırılırmış önce. Beğendikleri mekan tasarımlarını, objeleri yaptırırdık sarıcılara. Döküm yapılan ürünler sağlıksız oluyordu, fenni dökümler değildi, basit kum kalıplara dökülen malzemelerdi. dergilerden kesip bize getirmelerini istiyoruz. Mimarların içmimarlık yapmasını nasıl Aldığımız bu verilerle, onlara yaşamak karşılıyorsunuz? istedikleri alanın bir sentezini sunuyoruz. G. Bortaçina: Kesin ayrımlar olmamalı, mimarlık ve M. Tataroğlu: Ermeni Usta’mız vardı Gülbenk G. Bortaçina: Sentezini sunalım derken, alıp ürünü değiştirip yeniden yapmak gibi Hangi ustalarla çalışıyordunuz? içmimarlık içiçe meslekler, hatta birbirlerinden Usta, sıradan pencere kolları yapardı. Tek model besleniyorlar. Dolayısıyla ben negatif bakmıyorum. kapı kolu, tek tür fayans, tek tip lavabonun ancak küçüğü, ortası, büyüğü vardı. Renkli fayans düşünmeyin. Tarzlarını anlamaya çalışıyoruz. Ev ve ofis ağırlıklı çalıştığınızı söylediniz. kullanmak istersek, müşterilerimiz yurt dışından yeni bir şeyler tasarlamasını istedim. Yaptığı Ofislerdeki değişim süreci nasıl gerçekleşti? gelirken bavulunda renkli fayans taşırlardı. çalışma sonucunda jön ve yeni bir tasarım Ö. Bortaçina: 1990’lardan sonra açık ofislere elde etmesine rağmen, müşterinin beğenileri dönmeye başladı. ‘Halk Sigorta’nın ofis aksesuarları, kulp ve mimari hırdavat işlerini doğrultusunda olmadığı için kabul görmedi. işlerini almıştık. Başlarda sıkıntılar oldu. yapan çok az yer vardı. Karaköy Necati Bey Ö. Bortaçina: Bir müşterim için Gönül’den Söyleşi / Mimarlık Proje büyük katkıları oldu. Hem saha, hem Ö. Bortaçina: İlk kapı kolları, giyotin pencere 99 Söyleşi / Mimarlık Proje Caddesi’nde bulunan Özenliler, merhum Cahit merhum Simin Hanımı ve Bezek Seramik’ten Oya Boğazkesen Yolu’nda birkaç tane İtalyan, ve Kaya Bey’in mirasını 3. nesil devam ettiriyor. Koçanı sevgi ile anmamız lazım. Ceneveziler vardı. 19. asırda Topkapı Sarayı, Ayrıca Rumeli Caddesi’ndeki bir sokakta 100 M. Tataroğlu: Kemal Cınbız vardır Çırağan Sarayı’nın yapımı için gelmiş ve bir bulunan, merhum Hayrettin Usta, Bronz Tophane’de, onun ustasıyla çalıştık biz, daha gitmemişlerdi. Bunların çocukları da Dekorasyon bunlardan birkaçıydı. Şu anda Garabet Usta. Daha sonraları, ‘ben de iş kaynadı gitti buralarda, başka işler yaptılar. Bronz Dekorasyon yok ama Hayrettin Usta’nın kalmadı, bıraktım bu işleri deyip’ beni Benim zamanımda Tophane’de bir kaç yanında yetişmiş, Sait Guleyin Sarı Dekorasyon Kemal Cınbız’ın yerine götürdü. O zamanlar Cenevizi atölye vardı. Rum usta vardı, olarak işlerini devam ettiriyor. Hayrettin Usta’yı Mumhane Sokağı’nda küçük bir atölyesi Yordan Usta, şimdi çalışmıyor o da, yazmasanız ayıp olur. Bunların dışında 4 nesildir vardı. Garabet Usta bütün kalıplarını, alet Kuledibi’ne gitti. Tophane, Boğazkesen’den soğuk ve sıcak demir ustası olarak çalışan, edavatını, hepsini Kemal Cınbız’a bıraktı. Tünel başına kadar marangoz ve iskeletçi soyadı kanunda Özdemir soyadını alan Özcan Cınbız, Boğazkesen Yolu’ndaki tütün dükkanlarıyla doluydu. 1960’lara kadar ve Gürcan ustalar var. Hala nitelikli işler depolarını kiraladı. Uzun yıllar çalıştık Pisalti vardı. Mehmet Yaşar Aksoy’la çok yaptırmak isteyenler bu ustalarlan çalışırlarsa, onunla. Kemal Usta bu işin son kalan çalıştım. Mehmet Yaşar’ın Abdurrahman ustalık ve beyefendilik nedir görebilirler. Bizi ustasıdır. Klasik çalışırdı ama daha modern Hancı’yla ben tanıştırmıştıım, daha sonra fayanskapusundan kurtaran Karga Çömlek’ten işler geldiğinde onları da yapardı. çok yoğun çalıştılar. istedim. Çıkardığı fiyatlar o kadar ucuzdu ki, mimar, içmimar gibi çalışıyorlarmış değil mi? “niye böyle yaptın? bu kadar ucuz olmaz” M. Tataroğlu: Mimar, dekoratör diye birşey dedim. “E olur, biz bu kadara yapıyoruz” yoktu, vardı da pek geçer akçe değildi. dedi. Ben onun verdiği fiyatı 3’e, 4’e Okullarda da içmimari ve dekoratör bölümü katladım. İstanbul Rum Patriği’nin yoktu. Bizim gibi mimarlar içmimarlık da kayınbiraderiydi. Arnavutköy sırtlarında yapıyorlardı. İş yaptıracak kişi Avrupa’dan bir ahşap bir konak vardı, patriğin kışlık sarayı. dergi bulur, alçıcıya gider ‘kartonpiyerler İhtiyacı yoktu, alışkanlıktan gidiyordu, kağıt böyle olsun, kapılar şöyle olsun’ derlerdi. kokusu, talaşın kokusu olmazsa yaşayamam Panayot Usta gibi birtakım adamlar vardı, dedi. Son büyük işimiz Kumkapı’daki Ermeni İtalyanca ‘piyanta’ denir, ‘piyanta’ çizerlerdi. Patrikhanesi oldu. Orada da Metin Kaşo’yla Bu masanın kesitini, detaylarını çizerlerdi, çok güzel işler yaptık. Hareketli mobilyaların bizim işimizi yapıyorlardı ancak bizim bir kısmını Kaşo yaptı. yöntemlerimizle değil de daha basit Ö. Bortaçina: Soruları hep siz sordunuz yöntemlerle yapıyorlardı. Patron kağıtlarına bende size bir soru sorayım. Mimarlara ‘niye masanın kesitlerini çıkarıyordu. Marangozun içmimarlık yapıyorsunuz?’ diye soru bunu imal etmesi için kesip profillerini yöneltiliyor da, popüler ev hanımlarına ‘niye gösteriyordu. Hayri Usta atölyesinin üstünde içmimarcılık oynuyorsunuz?’ diye bir soru bir oda vermişti Panayot Usta’ya, Kumbaracı neden sormuyorsunuz? Cevabı içmimarlar Yokuşu’ndaki bütün atölyeler, modellerini adına yada kızım adına ben vereyim. Evet ona çizdirirlerdi. Hayri Usta ile Panayot yan maalesef içmimarlık yapıyorlar ‘bir perde’ ve yana tezgahlarda rende atmışlar. Sonradan ‘duvar boyası’ rengi belirlemekle içmimar bu Panayot Usta’ya biz de iş yaptırdık. olunur zannediyorlar. Bir müddet evvel bir Intercontinantal Otel’in mobilyalarının çiftlik yapmıştık içinin perdesini yapan ihalesini alan firmaya danışmanlık hanım iç dekorasyonu yaptığını yapıyorduk. Otelde kullanılmak üzere anlatıyormuş. İşin vahimi yakın zamanda seçilen mobilyaları imalata hazır hale yapımını bitirdiğimiz Beykoz’daki bir yalıyı, getiriyorduk. Panayot Usta’cığım bunları şu popüler dergilerin birinde 4 sayfa olarak yapar mısın? dedim, 30-40 tane kalem vardı, yayınlatan ve ben yaptım diyebilen, eski ev yaparım dedi. Ben kurşun kalemimle kese eşyası satan dükkan sahipleri var. Bence kağıtlarına yaparım dedi. Fiyat çıkarmasını onlarlada bir röportaj lazım. Söyleşi / Mimarlık Proje Anladığım kadarıyla o zamanki ustalar Mehmet Tataroğlu firmanın 2. kuşak çalışanlarından Gönül Bortaçina ve Can İşcan’la birlikte. ‘Abdurrahman Hancı mesleğe itibar getirmiştir’ ABDURRAHMAN HANCI içmimarlığa bir itibar getirmiştir, tıpkı Sedat Hakkı Eldem’in mimarlığa getirdiği saygınlık gibi. Abdurrahman Bey modernden gayrı çalışmazdı. Tek bir kapı modeli vardı, ömrü boyunca hep o kapıyı yaptı. Hiçbir zaman müşterilerinin önünde el pence divan durmadı. Bugün artık fazlalıkların hepsi atılır, bir şey ne kadar sadeyse o kadar güzeldir, o zaman çağdaş olabiliriz. Bugün geçer akçesi de budur. Abdurrahman Bey bunu yapmıştır. Ben yapamadım. Neden? Para kazanmam gerekiyordu. Şunu şöyle istiyorum diyen birine cevap vermeye, uyum sağlamaya çalışıyordum, çünkü kiramı verecek kimsem yoktu. Ben müşteriyi kaçırmamaya gayret ettim, o da mesleğim açısından hatalı oldu. Vasatın üstünde kaldık ama zirveye çıkamadık... Belki de o yüzden. Marifetli olduk, takdir de, para da kazandık ama daha yukarılarda durabilmek vardı, öyle olmadı. Bir müşteriyi yenmek lazım, bir de o işi yenmek lazım. Onu kabul ettirenlerin hepsinin böyle bir kabadayılık lüksü var, ben hiç bulamadım... 101 Üniversite Tanıtım / Yaşar Üniversitesi Yaşar Üniversitesi ‘Hayatı sorgulayan, öğrendiklerini hayata geçirebilen öğrenciler yetiştirmek istiyoruz’ Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gülnur Ballice çevresine duyarlı, öğrendikleri bilgileri hayatına uygulayabilen, öğrenciler yetiştirmeyi istediklerini söyledi. Ballice, öğrencilerin tasarım alanında yenilikçi, çağdaş ve özgün bir yaklaşıma sahip olmaları gerektiğini dile getirdi Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Lisans eğitimimi 1991 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nde tamamladım. Fakülte 1992 yılında Mimarlık Fakültesi olarak yeniden yapılandırıldı. Yüksek lisans eğitimimi ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde Mimarlık Anabilim Dalında 1995 yılında tamamladım. Eğitimim sırasında mimari proje, peyzaj, içmimari proje alanlarında hizmet veren firmalarda çalışarak uygulama alanında da yer aldım. İzmir’e döndükten sonra yaklaşık 10 yıl farklı firmalarda proje ve uygulama elemanı olarak çalışıp, 2006 yılında D.E.Ü. Mimarlık Fakültesi Bina Bilgisi programında doktoramı tamamladım. 2005 yılından bu güne gelen süreçte 102 CAD/CAM ve Üretim Teknolojileri dersi ile ve estetik olarak tasarlanmasıyla ilgilidir. entegre edilerek öğrencilerin tasarladıkları Dolayısıyla, estetik ve ev dekorasyonundan ürünlerin prototiplerini bilgisayar teknolojisi çok daha fazlasını içermektedir. ile üretmeleri hedeflenmektedir. İçmimarlık Bir içmimar tasarımın temelinde rengi, Yüksek Lisans programında ise “Adaptive deseni, dokuyu, ışığı, enerjiyi ve boşluğu Reuse and Technology ” (Yapılarda İşlevsel yaratıcı ve etkin bir biçimde kullanır. Mutluluk Dönüşüm ve Teknoloji) ve “Design and veren renklerin kullanımı, iyi tasarlanmış Culture” (Tasarım ve Kültür) olarak iki alt başlık mobilyalar ve ışık ile boşluğun akıllıca oluşturulmuştur. Öğrenciler ilgi duydukları kullanımı gibi kriterlerin tümü yaşadığımız alana göre seçmeli dersleri alarak proje ve tez çevre hakkındaki düşüncelerimiz ve o çalışmalarını tamamlayacaklardır. çevrede hissettiğimiz duygularımız üzerinde gerçekten farklılık yaratabilir. İyi bir iç mekân tasarımı, sadece daha iyi Üniversite olarak nasıl bir öğrenci profili oluşturmak istiyorsunuz? görünen ve fonksiyonel olan mekânlar Öğrencilerin öncelikle hayatı sorgulayan, Yaşar Üniversitesi İçmimarlık ve Çevre yaratmakla kalmaz aynı zamanda insanın ruh öğrendikleri bilgileri hayatına uygulayabilen, Tasarımı Bölümü’nde öğretim üyesi ve 2006 hali ve morali üzerinde de önemli bir etkiye gündemi takip eden, çevresine duyarlı ve yılından itibaren de bölüm başkanlığı sahip olabilir. Okullar ve hastaneler gibi daha gelecekte ülkenin gelişiminde birer birey görevimi sürdürmekteyim. hijyenik olması gereken ve her gün olarak rol alacaklarının bilincinde olan kullanımda olan kamu alanları yaratıcı iç bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz. Yaşar Üniversitesi’nin içmimarlığa mekan tasarımından daha fazla içmimarlık Bunun yanı sıra tasarım alanında yenilikçi, yaklaşımını, bakış açısını nasıl tanımlarsınız? hizmetinden yararlanabilir. çağdaş ve özgün yaklaşımlarda bulunmaları, Üniversitemizde içmimarlığın, iç mekânlar için Üniversite Tanıtım / Yaşar Üniversitesi ur Ballice Yrd. Doç. Dr. Güln her türlü binanın iç mekânlarının fonksiyonel dünyadaki gelişmeleri yakından takip yaratıcı tasarım çözümleri bulurken aynı Bölüm olarak önünüze koyduğunuz ederek ulusal ve uluslararası platformlarda zamanda kullanıcıların sağlığını, güvenliğini, hedefler nelerdir? söz sahibi olmaları da mesleki anlamda rahatını ve kendini iyi hissetmesini sağlayan 2013-2014 eğitim yılından itibaren lisans ve başarı elde etmelerini sağlayacaktır. ve sürdürülebilir bir tutumla yaşam kalitelerini yüksek lisans programlarımız yenilenecektir. arttıran bir sorumluluğu olduğunu Bu kapsamda stüdyo derslerinin yapı, Kaç öğrenciniz ve öğretim üyeniz var? düşünmekteyiz. İçmimarlık, konutlar, kamu mobilya tasarımı, bilgisayar ve diğer teorik İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nde binaları ve mağazalar, restoranlar, sosyal derslerle bütünleşik olarak yapılması lisansta 280, yüksek lisansta 17 olmak üzere mekânlar, ofisler gibi ticari binaları da içeren planlanmaktadır. Mobilya tasarımı dersi toplam 297 öğrencimiz bulunmaktadır. 103 Üniversite Tanıtım / Yaşar Üniversitesi Öğretim üyesi sayımız ise kadrolu 28, yarı zamanlı 25 olmak üzere toplam 53’tür. Diğer içmimarlık bölümleriyle ilişkileriniz ne düzeyde, ortak projeler üretebiliyor musunuz? 2012 yılı Mayıs ayında İçmimarlık Bölüm Başkanları toplantısının dördüncüsünü Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirdik. Bu toplantıda birçok içmimarlık bölüm başkanı ile tanışma ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunma imkânımız oldu. Eğitim, akreditasyon, akademik yükselme, içmimarlık mesleğinin sorunları gibi farklı konularda çalışmak üzere komisyonlar oluşturuldu. Yaşar Üniversitesi, İzmir Ekonomi ‘Öğrencilerimize staj, mezunlarımıza en uygun iş imkânlarını sağlamada da İçmimarlar Odası ile iletişim içindeyiz.’ Üniversitesi, Gediz Üniversitesi ve Kadir Has tüm öğrencilerimizle, pek çok ortak çalışmanın önemine mutlaka değinilmesine çalışmaları, ortak araştırma projesi oluşturma, çalışmalarda bulunduğumuz gibi ayrı olanak sağlıyoruz. ortak sergi ve sempozyum düzenleme sürdürdüğümüz çalışmalarda da birbirimize her konusunda çalışmak üzere görev aldı. Bu zaman destek olmaktan mutluluk duyuyoruz. kapsamda yıl içerisinde ‘Talking Interiors’ İçmimarlar Odası tarafından düzenlenen Üniversitesi’nden oluşan komisyon, yayın uygun iş imkânlarını sağlamada da İçmimarlar Odası ile iletişim içindeyiz. etkinliği kapsamında farklı konuşmacılar davet 3. ve 4. Sektörel Buluşma’da biz de Yaşar edildi. Bu kapsamda devam edecek etkinliklerin Üniversitesi olarak standımızda öğrencilerimizin bizim de Öğretim Görevlimiz Ceren Polat ve sonunda konuşmaların bir araya getirilerek bir çalışmalarıyla yer aldık. Basın komisyonundan Araştırma Görevlimiz yayın oluşturulması planlanmaktadır. 104 Öğrencilerimize staj, mezunlarımıza en Her yıl bölümümüze yeni başlayan İzmir Şube Yönetim kurul üyelerinden ve Didem Dönmez ’in de içinde bulunduğu öğrencilerin Oda’ya kayıtlarını danışman gelecek yıl gerçekleştirilmesi planlanan “Kapılar” Üniversitenizin İçmimarlar Odası’na Hocaları tarafından gerçekleştirilmesine özen projesi ile de öğrencilerimizin çalışmaların bakışı nasıl, birlikte yürüttüğünüz gösteriyor ve Yeni Öğretim Yılı açılış törenimizde sergilenecek olmasının heyecanı içindeyiz. çalışmalar var mı? kimlik kartlarını İzmir Şube Başkanı tarafından İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü olarak, öğrencilerimize sunarken, kısa bir konuşma ile panel ve fuar/firma gezilerinde de ortak gerek İçmimar Öğretim Görevlilerimizle gerekse de İçmimarların Oda’ya katkıları ve ortak çalışmalarımız olmuştur ve devam edecektir. Tek tek İsmini sayamadığımız pek çok sergi, bilgi verebilir misiniz? Öğrenci projelerini vermeye 2. sınıftan başlıyoruz. 3-4 sınıf projelerinin de yoğun bir şekilde uygulandığını söylemek mümkün. Örneklerini şöyle sıralayabiliriz; 3. sınıf proje konuları: 2012-2013 Güz Dönemi: İzmir Fuar Alanı’nda Yaşar Üniversitesiİçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrenci projelerinden örnekler. bulunan‘İzmir Sanat’merkezinin yerine‘Youth Center’ INAR 320 İç Mekan Tasarımı: İzmir Fuar Alanı içerisinde bulunan‘İzmir Sanat’merkezinin yerine ‘Food and Nutrition Center’’ 2012-2013 Bahar Dönemi: INAR 310 İç Mekan Tasarımı III: Yeni yapılan İzmir Adnan Menderes Havaalanı içerisinde belirlenen bir alana‘Banka ve Kredi Kartı Firmaları için Lounge’ Üniversite Tanıtım / Yaşar Üniversitesi Öğrencileriniz ile yaptığınız projeler hakkında 2011-2012 Güz Dönemi: INAR 310 İç Mekan Tasarımı III: Konak Pierde‘Kültür Sanat Merkezi’ 2011-2012 Bahar Dönemi: INAR 310 İç Mekan durulmaktadır. Kurumsal kimlik gibi bütüncül bir çerçevesinde öğrencilerden, yerel özellikleri göz başlık altında farklı tasarım disiplinlerin bir arada önünde tutarak, günümüz ihtiyaçlarına yanıt veren Tasarımı III: Dalyan Otelin beach bölümü,‘Beach Club’ çalışması ya da farklı disiplinlere ait görülen INAR 320 İç Mekan Tasarımı IV: İzmir Arena düzenlemeler yapmaları beklenmektedir. Halihazırda yöntemlerin bir arada kullanılması gerektiği fikrinden da butik olarak kullanılan yapının, kullanıcı profilinin eğlence merkezi binasına‘Sinema Kulübü’ hareketle, öğrencilerden belirledikleri firmalar için incelenmesi, çevre koşullarının analizi ve tüm bunlar 4. sınıf proje konuları: oluşturdukları çerçeve içinde yalnızca mekânı ve göz önünde tutularak daha nitelikli yaşama INAR 420 İç Mekan Tasarımı V yaşantıyı değil, logosu, renkleri gibi firmayı temsil alanlarının oluşturulması öncelikli istenendir. (2012-2013 Bahar Yarıyılı) eden görsel unsurları da düzenlemeleri INAR 420 - İç Mekan Tasarımı VI dersi kapsamında beklenmektedir. Seçilen firmaların İzmir Yönetim 2012-2013 bahar yarıyılında ‘Design of Corporate Identity” başlığı altında yapılacak çalışma ile’ kurumsal kimlik’ olgusu ve mekân tasarımı ilişkisi Ofisleri bu belirlenen çerçevede tasarlanacaktır. INAR 410 İç Mekan Tasarımı V (2012-2013 Güz Yarıyılı) INAR 410 - İç Mekân Tasarımı V dersi sorgulanmaktadır. Ticari faaliyet gösteren firmalar için kapsamında 2012-2013 güz yarıyılında Muğla- İçmimarlık Yüksek Lisans programında ise ders aşamasında öğrencilerimiz seçmeli derslerin yanı sıra iki dönem boyunca zorunlu iç mekân proje dersi almaktadır. Geçtiğimiz yıllarda seçilen proje konularından ve/veya proje dersi kapsamında öğrencilerimizin pek kurgulanan ya da yaratılan kimlikler ve bunun bir Dalyan’da Butik Otel projesi hazırlanmıştır. Bağlam ve çok yarışma projesine katılmış ve projelerini parçası olarak şekillenen iç mekân üzerinde turizm olguları üzerinden şekillenen proje hayata geçirme şansı yakalamıştır. 105 Dünyadan / Mekan Tasarım Tasarımını David Ho’nun yaptığı Qihoo 360 şirketinin merkez ofisi. kat yüksekliğindeki açık alanda radyal kapsül biçimindeki ‘Geleceğin Çarpıştıcısı’nın tasarımını yaptı. Burası çalışanlara bir beyin fırtınası mekanı temin ederek daha yaratıcı Evrenin gizemi bu mekanda çözülecek fikirler ortaya koymalarına yardımcı olacaktır. E dg Corporation şirketinden David Ho, 2012 yılında tasarıma başlamaya hazır oturan bu Beijing’de (Pekin) Qihoo 360 şirketinin olduğunda Cenevre’de dünyanın en büyük ‘Geleceğin merkez ofisinin tasarımını yaptı. yeraltı parçacık hızlandırıcısı Large Hadron Çarpıştırıcısı’ Collider-LHC (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) kamış levha Hadron Çarpıştırıcısı’ ile 360’ın ‘yıkıcı yenilikçi’ Higgs bosonu’nu (Higgs) keşfetmişti. Adını bir kullanılarak şirket kültürünü birleştirerek tasarımını fizikçiden alan Higgs Bozonu standart inşa gerçekleştirdiği Oihoo 360 Teknoloji Limited modelde henüz keşfedilmeyen son edilmiştir. Şirketi’nin yeni merkezi. Çin’de bulut temelli elementer parçacıktır. Büyük patlamayla (Big Kamış levha, iç İnternet ve mobil güvenlik ürünleri Bang) meydana gelen evrenin gizemini dekorasyonla servislerinde kişi bazı hesapla bir numaralı çözmenin temel anahtarı, Higgs bozonunu sağlıklı bir ofis ortamı ve şirket olan 360 için geleceğin ofisini bulmaktır. Bu yöndeki haberlerden ilham alan sürdürülebilir bir yapı keşfetmeye çalışın. iResearch’a göre 2012 David Ho, yıkıcı yenilikçi şirket kültürünü meydana getirmek için Mart sonu itibariyle 411 milyon aylık aktif çarpıştırıcı kavramıyla birleştirerek tasarımını yenilikçi bir çözüm internet kullanıcısı vardır. yaptı. Bu konsepte uygun olarak 6. katta iki yaratmaya aracılık İşte, Tasarım Müdürü David Ho’nun, ‘Büyük 106 Bambu döşeme üzerine Dünyadan / Mekan Tasarım eden yenilenebilir bir tarımsal yan üründür. ayrılmıştır. Çalışanların çok iyi 2010 Şangay Dünya Fuarı Pavyonu’nda bakımlı olmaları şirket kültürünü kullanılan ana malzeme de aynıdır. yansıtmaktadır. Düşük karbon içeren, sağlıklı ve çevre Tasarımcılar, toplantı alanının dostu yapısal özellik taşıyan bu kamış levha, ortasında üç yuvarlak açık toplantı sıcak presleme işlemi yardımıyla odası yerleştirmişlerdir. Onları formaldehitsiz yapıştırıcı kullanılarak %100 oluşturduğu şekil, Qihoo 360’ın süper buğday samanı üzerine logosusunun bir metafordur. oturtulmuştur. ‘Sıfır ahşap’ içeriği doğal ışıktan en çok yararlanmaları azaltmaya yardım ettiği gibi, soluduğumuz için çalışma alanları pencere havanın kalitesi üzerinde daha pozitif etkide boyunca yerleştirilmiştir. Her katta bulunurlar. personel arasındaki karşılıklı etkilişime ilham ‘Yeşil Mekan’ ile çalışma mekanını bir araya Bir tırmanma duvarı ve dev bir şişirilebilir vermek ve etkilişimi artırmak amacıyla ana getirmiyor, aynı zamanda Qihoo 360 kale, diğer tabanı yüksek açık alana monte dolaşım hattının ve çekirdek alanının şirketlerinin kullanıcı deneyimlerini kültürel edilmiştir. Burası özellikle ofisi ziyaret eden yakınına herkese açık bir büfe konmuştur. olarak 360’ın yeni merkez ofisi ‘personelinin personelin ailelerinin dinlenmeleri için 108 Çalışanların manzaradan ve olduğundan bu ürünler, ormansızlaşmayı David Ho’nun konsept tasarımı, sadece deneyimine’ aktarıyor. G donatı tasarlanmıştır (2). Endüstriyel tasarım, bir ürünün tamamının veya bir makinalaşma ve seri üretime karşı çıkılsa da, Kırmızı parçasının çizgi, şekil, renk, biçim, doku, Ev ile endüstriyel tasarımın ilk örnekleri verilmiş malzemenin esnekliği veya süslemesi gibi insan oldu. Tüketimin hızla olduğu günümüzde, yenilik duyuları ile algılanabilen çeşitli unsur veya kavramı içerisinde mekansal arayışlarda bulunmak özelliklerin oluşturduğu görünüm olarak ve iç mekanlara endüstriyel tasarım ürünleri ile tanımlanmaktadır (1). farklı kimlikler kazandırmak kaçınılmazdır. ünümüzde endüstriyel tasarım hayatın Rabia KÖSE DOĞAN ayrılmaz bir parçası haline gelmektedir. Geçmişten günümüze bakıldığı zaman,19.yüzyılın sonlarına doğru İngiltere’de ortaya çıkan Arts and Crafts akımı ile Philip Webb, Kırmızı Ev (Red House)’i tasarlamıştır. Evin kullanıcısı akımın Arts and Crafts akımı ile sanayileşme, İç mekana yansıyan endüstriyel tasarım örnekleri 3 grup altında incelenebilir: 1. Geleneksel öğelerin yeniden yorumlanması ile yapılan tasarımlar öncülerinden olan William Morris’dir. 1860 yılında 2. Özgün ve yeni tasarımlar inşa edilen ev, sivri çatısı, gotik kemerli pencereleri ve 3. Dönüşümsel tasarımlar kapıları, çitle çevrili bahçesiyle ortaçağ yapılarını anımsatmaktadır. Mobilyalar, 1861'de Morris'in 1. Geleneksel öğelerin yeniden yorumlanması atölyesinde üretilmiştir. Günlük kullanımlı ile yapılan tasarımlar: mobilyaların üretiminde estetik kaygılar ve bu İspanya’daki Endülüs uygarlığı ve onu temsil eden konuda bilinçlenme Morris sayesinde olmuştur. efsanevi Elhamra Sarayı’ndan esinlenerek dijital Atölyede günlük yaşamda kullanılabilecek her türlü teknolojiyle tasarlanan üç boyutlu ve dokulu seramikler ve bu seramiklerle döşenmiş banyolar, geleneksel öğelerin, günümüz mekanlarına taşınmasına örnektir (3). Kültürel mirasın birikimleri ile oluşan donatı ölçeğinde verilebilecek en iyi örneklerden biri, eski Şekil 1. 2. Red House cephe görünüşü ve kat plan şeması. sedirlere özlem duyularak tasarlanan oturma Makale / Mekan Tasarımına Gelenek Yenilik ve Dönüşümle Gelen Üçüncü Boyut Mekan tasarımına gelenek yenilik ve dönüşümle gelen üçüncü boyut 109 Makale / Mekan Tasarımına Gelenek Yenilik ve Dönüşümle Gelen Üçüncü Boyut 110 sahip olan mağaza, 2009 yılının en iyi mekan tasarımı ödülünü almıştır. Siyah-beyaz renklerin kullanıldığı tasarımda, İznik motiflerine, Kütahya çinilerine ve süslemelerine mekan Şekil 3. 4. Elhamra Sarayı motifleriyle tasarlanan banyolar. Şekil 9. 10. Marcel Wanders tasarımlı oturma birimi ve vazo. ölçeğinde yer verilmiştir (6). Z&F Design tarafından Londra’da tasarlanan birimleridir. Farklı renklerde seri olarak üretilen oturma birimleri, bir çok mekan için uygun bir Şekil 11. Villa Moda AVM plan şeması. çözümdür (4). Ünlü tasarımcı Marcel Wanders‘ın, sedirleri Marcel Chintamani Restorant 2007 yılının en iyi iç Wanders mekan tasarım ödülünü almıştır. Geleneksel tarafından Osmanlı motiflerinden yola çıkılan tasarımda Bahreyn’de kadife koltuklar, uzun perdeler, varaklı ayna ve anımsatan oturma birimleri mevcuttur. Mekan tasarlanan Villa Moda AVM, 2008 yılının Haziran aydınlatma elemanları, kurnadan oluşan ve donatı tasarımında sınırları zorlayan ayında tamamlanmıştır. 1050 m²’lik bir alana lavabolar, duvar panoları ve Chintamani motifi tasarımcı geleneksel öğeleri yeni bir yorumla iç önemli yer turmaktadır (7). mekan tasarımlarında kullanmaktadır. Dantel kumaşları polimer esaslı bir sprey ile 2. Özgün ve yeni tasarımlar: sertleştirip, koltuk ya da abajur gibi günlük Madrid’de bulunan kullanılan nesnelere dönüştürmektedir (5). Puerta América Hotel'in her katı farklı mimar Şekil 5. Aziz Sarıyer tasarımlı oturma birimi. tarafından tasarlanmıştır. Alışılagelmiş konaklama Şekil 12. 13. 14. Villa Moda AVM iç mekan görünüşleri. anlayışından uzak Şekil 18. Puerta América Hotel'in cephe görünüşü. hizmet veren otele gelen konuklar, mevcut oda tasarımlarına ait fotoğraflar arasından kalacakları odayı seçmektedir. Avangard mimarinin en iyi örneği olarak kabul edilen 11 katlı otelin 16 farklı tasarımcısı arasında Şekil 7. 8. Marcel Wanders tasarımlı oturma birimi. Şekil 15. 16. 17. Chintamani Restorant iç mekan görünüşleri. Şekil 19. 20. Zaha Hadid’in oda tasarımları. Şekil 28. Animi Causa tasarımı ergonomik donatı. Metal konstrüksiyon üzerine sarılan iplerle oluşturulan sehpa tasarımının aralarına yerleştirilen objelerle alışılageldik anlayıştan farklı olarak kullanılmaktadır. Başka bir tasarımda ise 120 elastik toptan oluşan çok amaçlı donatı, kullanıcının oturma, dinlenme, uyuma gibi farklı isteklerine yanıt vermektedir. Şekil 21. 22. World Lounge plan ve kesit şeması. Farklı renk alternatifleriyle üretilen ürün, farklı Zaha Hadid, Ron Arad, Mark Newson, David yaş gruplarının kullanımına da olanak Chipperfield da bulunmaktadır (8). sağlamaktadır (10). Renkli tasarımcı Karim Rashid’in İstanbul 3. Dönüşümsel tasarımlar: Atatürk Havalimanı’nda Dış Hatlar Terminali için tasarlamış olduğu World Lounge Bekleme Salonu, mekan tasarımı ve endüstriyel tasarım ve davet edici bir mekan tasarlanmıştır (9). Endüstriyel tasarımın donatı ölçeğinde Günümüzde hızla gelişen ve değişen dünyada, insan ve toplum ihtiyaçlarının karşılanması, açısından önemli yer tutmaktadır. Bekleme verilebilecek en iyi örneklerinden biri olan kaynak kullanımlarının azalması, yaşanabilir bir salonu; kendi içinde giriş, bilgisayar alanları, Animi Causa tasarım ekibinin obje ve beden dünya çabası ile karşımıza dönüşüm kavramı dinlenme ve oturma birimleri, yemek alanları, ergonomisine uyumlu donatı tasarımlarıdır. çıkmaktadır. Doğal kaynakların hızla tüketilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının buluşma alanları ve bireysel kullanıma ait alanlara ayrılmaktadır. Dinamik tasarımı ile alışılmış dinlenme salonu görüntüsünün dışında olan tasarımda, tek bir mekan kavramı yerine, geniş bir alanın Şekil 27. Animi Causa tasarımı ergonomik sehpa. azalması bize atık kullanımının önemini vurgulamaktadır. Japon mimar Shigeru Ban’ın Kobe depremi sonrasında güçlendirilmiş kağıt, karton ve etrafında farklı renk, doku, form ve işlevlerde mukavva kullanarak yapmış olduğu konutlar farklı mekanlar oluşturularak sıradanlıktan uzak atık kullanımı, çevre kirliliği ve geri dönüşüm Makale / Mekan Tasarımına Gelenek Yenilik ve Dönüşümle Gelen Üçüncü Boyut Şekil 23. 24. 25. 26. World Lounge iç mekan görünüşleri. 111 Makale / Mekan Tasarımına Gelenek Yenilik ve Dönüşümle Gelen Üçüncü Boyut 112 Paper Chair (Kağıt Sandalye) adı verilen Şekil 29. 30. Karton yapıların görünüşü. açısından önemli yer ve farklı mekanlar sunmaktadır. çevre dostu sandalye %100 geri dönüşümlü KAYNAKLAR: malzemeler ile üretilmiştir. Geri dönüşümlü (1) http://www.avrupapatent.com/marka.php?tescili= malzemeler olarak bilinen un bazlı yapıştırıcılar endustriyeltasarimnedir kalıba yerleştirilerek şekil verilmiş, daha sonra (2) http://www.hayaltasarimcisi.com/htf/index.php?topic=71.0 ince ince kesilen eski gazeteler sandalye (3)http://www.konuthaberleri.com/bien-seramik-elhamra- üzerine preslenerek oturma birimine sarayinin-ihtisamini-evlerinize-getiriyor-8725.htm dönüştürülmüştür (13). (4) http://www.biaile.com/detail.asp?id=1950 Atık materyal tasarımına ilgi duyanların (5)http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/03/milano- tutmaktadır. Kolayca çalışmaları sonucu atık kağıt, cam şişe ve tasarim-ve-birkac-dusunce/ taşınabilen, plastik şişelerden farklı alternatiflere sahip (6) http://desmena.com/?p=1359 saklanabilen ve aydınlatma elemanları üretilmektedir (14). (7) http://courture.webactiv.co.uk/pages/level2/Chintamani.asp yerinde üretilebilen Endüstriyel tasarımın sadece yeni ürün (8) http://www.booked.net/tr/hotel/silken-puerta-america- bir malzeme olan üretiminde değil atık malzeme kullanımında madrid-39078 kağıt tüpler, hızla inşaa edilen ekonomik bir (9) http://mimarca-lemardogan.blogspot.com/ malzemedir. Masa, sandalye gibi donatı (10) http://www.bornrich.com/entry/feel-seating-system/ üretiminde de kullanılmaktadır (11). (11) http://www.dezeen.com/2008/04/02/paper-tea-house-by- Genç tasarımcılar Anders Johnsson ve shigeru-ban/ Petter Thorne’nin mezuniyet projesinin bir (12)http://www.evime.com/2011/06/anders-johnsson-ve- parçası olarak atık ahşap parçalarından oturma birimi tasarladılar. Tasarım son derece özgün ve dikkat çekicidir. Kullanılan atık materyallerden petter-thorne-ile-ilgi-ceken-sandalyeler/ Şekil 33. 34. 35. Atık materyalle aydınlatma elemanı tasarımları. (13)http://yapihaberleri.blogspot.com/2012/03/geridonusumlu-kagttan-yaplma-sandalye.html dolayı üretilen hiç bir oturma birimi bir (14) http://v3.arkitera.com/h37843-dogal-malzemelerle- diğerine benzememektedir (12). yaratici-fikirler-.html da etkili bir yol olacağı görülmektedir. Sonuç olarak, hızla değişen ve gelişen tasarım dünyasında endüstriyel tasarım ve üretim gelenek, yenilik ve yeniliğe bağlı olarak Şekil 29. 30. Karton yapıların görünüşü. dönüşümsel tasarımlar donatı ve iç mekanları şekillendirmekte, kullanıcıya estetik, ilgi çekici ğer geçmişten gelen stilleri çağdaş olan ve resmileştirilen şekilleri ve alanları güncelleştirmeler ile birleştirmeyi tam aksi yöndeki bir estetikle yer seviyorsanız, post-modern akım tam size göre... değiştirmiştir: üsluplar çarpışır, kendi için Post-Modernizm; minimalizmden uzak durmak, biçim anlayışı ortaya çıkar ve tanıdık bile isteye dekoratif yüzeyler ve tasarımlar üslup ve alanlara bakmanın yeni yapmak, geçmişe atıfta bulunmak gibi kendi biçimleri fazlalaşır. Özlem GÜVEN kurallarına uyan alternatif bir akım olarak günümüzün en çok rağbet gören akımıdır. Post-modern dönem olarak da nitelendirilen Modern sonrası dönemin bilim anlayışında, bilim adamlarına göre bugünün bilimsel gerçekliklerinin bir zamanlar geçerli olan ve Newton fiziğinin de temel aldığı tekilci görüşe İtalyan Mimar Pietro Ferruccio Laviani tarafından tasarlanmış bir mobilya grubu. dayalı bilim anlayışı kapsamında açıklanması olanaksızdır. Bugün söz konusu gerçekliklerin tekilci görüşün Nedir bu Post Modern? aksine, sonradan Einstein’ın ‘İzafiyet Post-modern (Modern sonrası) mimari ilk Teorisi’ kapsamında ortaya attığı dünya örneklerinin 1960'lerde başladığı olaylarının çok yönlü (çok bilinmeyenli) varsayıldığı ve günümüz mimarisinde de görüş perspektifinden değerlendirilmesi etkisini sürdüren uluslararası bir üsluptur. bir gereklilik halini almıştır. Mimarlıkla post-modernitenin habercisi, Modernizm “uluslararası stil” ya da genellikle modernizmin sahip olduğu “fonksiyonalizm” gibi alternatif isimlerle de uluslararası üslubun biçimciliğine bir ifade edilmiş bir ekoldür. Bu ekol genel yanıt olarak "nüktenin, süslemenin ve olarak dünya mimarlığında tek tipleşmeyi göndermenin" geri dönüşüdür. ya da tek bir mimari kimliği dünyanın her Pek çok kültürel hareket gibi, post- Makale / Post Modernizm ve Post Modern Mekanlar Post Modernizm ve Post Modern mekanlar E coğrafyasında mevcut olan her kültür ve modernizmin en fazla dillendirilen ve çevre koşulu için egemen kılmayı görünür olan fikirleri mimaride hedeflemiştir. Ne var ki söz konusu ekolün gözlemlenebilir. Modernizmin işlevsel hedeflediği bu amaçların 1970’lerden bu 113 Makale / Post Modernizm ve Post Modern Mekanlar yana dünya mimarlık dizininde geçerliliğini Tarihi modernistler tarafından konulan kesin tamamen yitirdiği görülmüştür. Mevcut • II.Dünya savaşından sonra modernite kuralların bir reddidir ve inşa makale Modernizm’in dünyada yaygın kavramı her alanda sorgulanmaya tekniklerinin, açılarının ve üslupsal olarak kabul gördüğü dönemlerdeki başladı. • Batı merkezli olan, bilim, göndermelerin bolluğunu tercih eder. etkinliği ile bu etkinliğini 1970’ler düşünce ve yaşam tarzını mutlak sonrasında yitirme nedenlerini ve bugün rasyonel ve evrensel olarak kabul eden Özellikleri dünyada büyük kabul gören modern modernitenin temel direkleri İkinci • Yapılar karmaşık, çatışan biçim ve sonrası dönemin farklı mimarlık ekollerinin Dünya Savaşı’nda yaşanan hüsranlarla anlamlar yansıtır. • Modernitenin ihmal modernist ideolojiye göre farklılıklarını ve sallanmaya başladı. • Diğer alanlarda ettiği estetik çeşitlilik yapılarda mimarideki yeni yaklaşım perspektiflerini olduğu gibi mimaride de modernitenin görülmeye başlar. açıklamayı amaçlar. tarih dışı, sosyal bağlamları hiçe sayan, • Moderniteye has tekdüze, renksiz ve işlevselliği temel alan pragmatik tutumu ruhsuz yapıların yerini çoğullu, çok 1950’lerde post-modern bir hassasiyetin anlamlı, çeşitli dekoratif ve süsleme doğmasına yol açtı. • Post-modern anlayışı olan, ironik anlamlar taşıyan ve mimari kuramsal olarak 1950’lere sosyal bağlama uyumlu binalar almıştır. dayansa da asıl yaklaşım 1970’lerde Robert Venturi, Vanna Evi, Philadelphia, 1964. şekillenmeye başladı.• Modern mimari tarihten(zamandan) ve bağlamdan kopardığı mekan anlayışını çoklu tarih ve sosyal bağlamda çoklu anlamlar katarak yeniden tanımlamaya başladı. Modernist mimarlar post-modern Mimar Charles Moore’un en önemli eserlerinden biri olan Piazza d’Italia. Postmodernizmin önde gelen mimarlarından olan Moore, eklektik, renkli ve şaşırtıcı bir üslupla özelikle büyük ölçekli yapılar ve kentsel kompleksler üzerinde çalışmıştır. New Orleans’ta Antik Çağ biçimlerini kullanarak ilginç bir kurgu yarattığı İtalya Meydanı’dır (Piazza d’Italia; 1975-78). Postmodernizmin en iyi örneklerinden sayılan bu meydan, kentin İtalyan kesiminin merkezi haline gelmiştir. Moore İtalya’yı New Orleans’ta kurarken, yarattığı mimari çağrışımlarla da asıl İtalya’nın orada olmadığını hicvetmiştir. 114 Mimar Eren Yorulmazer tarafından tasarlanan, RitzCarlton Evi Mekan örgütlenmesinde ‘heterojenlik’ esas alınmıştır. Eski objelerle, yeni mekanlar yaratılmıştır. binaları kaba ve cici biciyle süslü binalar Önceki üsluplarla kurulan ilişki olarak görürler. Post-modern mimarlar Halkın bunları pek dost canlısı da modern alanları ruhsuz ve kişiliksiz görmediğini iddia eden ve modern olarak nitelendirir. Bu fikir ayrılığı amaçlar işlevselciliği sıkıcı bulan bazı mimarların söz konusu olduğunda da kendini modern işlevselcilikten yüz çevirmeye gösterir: Modernizm süslemenin başlamasıyla birlikte, 20. yüzyılın son yoksunluğu kadar malzemenin çeyreğinde yeni trendler ortaya çıkmaya minimalist ve yerinde kullanımıyla başladı. Bu mimarlar geriye baktılar, dikkati çekerken, post-modernizm erken çeşitli binaların geçmişte kalan bulunması hoş karşılanmıyordu, öyle ki "çeşitliliğe ve iletişime ilişkin varolan tasarımları yaratmak üzere bir araya kimi durumlarda sanki tüm bina tek ihtiyaçları karşılamasına" yönelik getirdiler, hatta bazen bunu uyumsuz parçaymış gibiydi. Buna en doğrudan amaçlara ışık tutmaktadır. Burada Venturi bütünler oluşturarak yaptılar. Bu yeni örnek Minoru Yamasaki'nin Dünya Ticaret kamuya bir anlam iletmenin önemini yaklaşımın canlı bir örneği modern Merkezi binalarıydı. vurgular. Post-modernistler genelde bu öncesi tasarımlardaki sütunların ve diğer iletişimi binalar aracılığıyla kurmaya bileşenlerin (ancak neoklasikçi mimaride Post-Modernizmin iç mekana çalışır ve bu iletişim anlamın doğrudan yapıldığı gibi aynen alınarak değil) post- yansıması aktarılması amacını gütmez. modern mimariye uygulanmasıydı. Mimar Robert Venturi bu hareketin Modernizm’de bir tasarım özelliği olarak başını çekenlerdendir. Modernizm’in modernizm, binanın bağlamına, tarihine sütunlar dirsekler gibi teknolojik araçlarla işlevselciliğinden kopuşu, Robert ve müşterinin gerekliliklerine bir yer değiştiriyordu veya tamamen duvar Venturi'nin Mies van der Rohe'nin ünlü duyarlılık geliştirmiştir. Post-modernist perdelerinin arkasına gizleniyordu. düsturu "Az, çoktur" (less is more) sözünü mimarlar kentteki binaların ve Sütunun geri dönüşü teknolojik bir nükteli bir şekilde uyarlamasında da çevrelerindeki alanların gerekliliklerini gereklilik olmaktan ziyade estetik bir görülüyordu: "Az, sıkıcıdır" (less is bore). tasarım süreci boyunca gözönünde tercihti. Modernist dönemdeki yüksek Post-modernler’in geri kalanıyla birlikte bulundurur. Örneğin Frank Gehry'nin binalar monolitiktiler, baştan aşağıya süslemeyi geri getirmeye çalıştı çünkü Venedik Plaj Evi'nde çevredeki evlerin kadar çeşitli tasarımların aynı bina içinde onu gerekli görüyordu. Bunu ‘Mimarlıkta renkleri de parlak bir tonu vardır. Yerel Karmaşıklık ve Çelişki’ adlı kitabında ve duyarlılıklar kimi Post-modern binalarda Modernizm eleştirisini şöyle diyerek açık seçiktir. Sahip olduğu çeşitlilikle birlikte post- Makale / Post Modernizm ve Post Modern Mekanlar bölümlerine baktılar ve onları yeni bina açıklıyordu: Mimarlar (binalardaki dekoratif bileşenlerden) şikâyet edebilir veya onları görmezden gelmeye çalışabilirler hatta onları ortadan kaldırmaya çalışabilirler ama onlar İkiz Kuleler olarak adlandırılan merkezin yapımına 1960 yılında başlanmış ve ilk kiracısı 1970 yılında Kuzey kuleye taşınmış, bundan iki yıl sonra ikinci kiracı Güney kuleye taşınmıştır. New York'taki Dünya Ticaret Merkezi 1973'te inşa edildikten sonra Manhattan'ın çehresini değiştiren dünya'nın en yüksek ikiz kuleleri oldu. ABD'nin New York kentinde Manhattan semtinde bulunan ve 11 Eylül 2001 terör saldırılarında yıkılan ticaret merkezi. kaybolmayacaktır. Uzun bir süre için bile kaybolmayacaklar çünkü mimarların ne onları yok etme gücü vardır (ne de yerine ne koyacaklarını bilirler). ‘Mimarlıkta Karmaşıklık ve Çelişki’ adlı kitap, süsün ve dekoratif bileşenlerin Frank O Gehry’nin Venedik Plaj Evi, California, 1984. 115 Makale / Post Modernizm ve Post Modern Mekanlar “(Ben) gençken büyük mimarları diğerlerinden ayırmanın en güvenilir yolu çalışmalarının tutarlılığı ve orijinalliğiydi… Artık iş böyle değildir. Modern ustaların gücü tutarlılıkta iken, bizimki farklılıktadır.” Robert Venturi Post-Modern iç mekanlarda renkli ve karmaşık bir yerleşim hakimdir. İç mekanlarda kullanılan donatılar sadelikten oldukça uzaktır. Postmodernizm mimaride içmimariden daha etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Dışta kullanılan tarihi çağrıştıran kolonlar iç Post-Modern tasarımlar yapan, mimar Robert A.M Stern tasarımı merdiven holü. mekanlarda da kendini hissettirmektedir. alıntıların kullanıldığı geçmişe yolculuk Bunun yanın sıra içte kullanılan yapabilen mekan kimliğini taşımaktadır. mobilyalar ve eşyalar yeniyi ve eskiyi bir İç mekanlarda abartılı bir yerleşim söz arada bize sunmaktadır. Kolonlarla iç konusu olduğundan masraflı bir akım mekanlarda da tarihe göndermeler olarak kendini göstermektedir. İç devam etmektedir. Post-Modernizm iç mekanlara girildiğinde oldukça gösterişli mekanlarda bir karmaşa ve bir şeylerin ve iddialı olduğu hissini uyandırmaktadır. fazlalık olduğu hissini uyandırmaktadır. Bunun nedeni Post Modern’in tüm farklı İç mekanlar kendini düzensiz, karmaşık ve parçalı biçimde göstermektedir. İç mekanlarda kullanılan grup ve kültürlerin tek bir yaratıda birleşebileceğini savunmasıdır. Post-modern tasarlanan mekanlarda her öğe kendini ispatlama çabasındadır. Post-modern iç mekanlar, geçmişe kucak açmış, onu almış ve şimdiye yani bugüne uyarlamış bir biçimi yansıtmaktadır. Kısacası; geçmişle bugünün kesiştiği iç mekanlar post-modern tarzla karşımıza çıkmaktadır. Tarihin farklı dönemlerinden 116 (Sol) Charles Moore kütüphane tasarımı, bu tanıdık süsleme detayının ebadı büyütülerek hem raflardaki farklı yüksekliklere ulaşmak ve klasik bir mimari öğenin yeniden takdimi olarak post modern tarzı geçmiş ile kucaklıyor. (Sağ) Charles Moore kolon tasarımı. Mekan içindeki kolonları, Yunan mimarisindeki kolon başlığına göndermede bulunarak, farklı oran ve malzeme ile yeniden tasarlamış, hem görsel hem de fonksiyona çevirdiği bir öğe haline getirmiştir. İtalyan Mimar Pietro Ferruccio Laviani tarafından tasarlanmış bir mobilya grubu. Mimar Robert A.M Stern tasarımı hotel lobisi. Post-modern ya da Modern sonrası dönem olarak tanımladığımız döneme damgasını vuran ve mimariye ilişkin pek çok alanda gerçekleştirilen gelişmeleri dikkate alan ekollerin, gelişmiş pek çok Fransız içmimar Jacques Grange’ın tasarladığı post-modern ev. dünya ülkesinde günümüz mimarisi için vazgeçilmezliği açıkça görülmektedir. Kaynak : -Tasarım dergisi, "Modernizmin Mimaride Etkinliğini Yitirme Süreci Ve Post-Modern Görüş Perspektifi", 1980’lerde mimar Jan Van Den Berghe, Mechelen-Brussels yakınlarında müthiş bir noktada kendi evini inşa etmişti. Post-modern piramit ev, 70’ler ve 80’ler için bir ifade biçimidir. Mekân, strüktür ve programdan oluşan mimari sistemin imgesel anlam taşıyan 3 boyutlu heykelsi dekor içerikli biçime dönüşümü rahatlıkla izlenebilir. kullanılan sınır öğeleri mekan içinde varlığını net olarak ortaya koymaktadır. Post-modern iç mekanlar abartılı ve Dr.Saim Nalkaya, 2012 - www.wikipedia.org, - www.belgeler.com - Lyotard, Postmodern Durum, Çev. Ahmet Çiğdem, Ankara, 1989. Makale / Post Modernizm ve Post Modern Mekanlar görülmektedir. Bu çerçevede bugün eklektik bir tarz da döşendiğinden sınırlayıcıların da abartılı olması kaçınılmazdır. Sonuç: 1970’ler sonrasında dünyanın gelişmiş ülkelerinde önemini tamamen yitirdiği gözlenen Modernizm yerine, PostModerniz’in hem dünyada hem de ülkemizde mimari etkinliğini halen sürdürmekte olduğu açıkça 117 1 Burak KAPTAN Makale / İç mimarlık ya da İçmimarlık Ne Fark Eder! İç mimarlık ya da İçmimarlık ne fark eder! Sorunsal kabul edilen içmimarlık terimi tartışılmaktadır. Bu kavramlarının esleğin kuramsal ve sektörel M tartışıldığı konuşmalarda içmimarlık, iç gelişimi, geleceği ve tasarım, iç mekan tasarımı gibi birçok yapılandırılmasıyla ilgili her konu, kavramın yanında içmimarlık teriminin TMMOB İçmimarlar Odası’nın (İÇMO) ilgi ayrı ya da birleşik yazılması da bu alanı ve yükümlülükleri içindedir. İÇMO, tartışmaların konusu olmaktadır. meslektaşlarının onurlu bir biçimde Mesleğimizin adı olan “İçmimarlık” ya mesleklerini yapmasını sağlayacak da “İç mimarlık” teriminin yazım farklılığı, çalışma ortamlarını düzenlemeye belki üzerinde durulması gerekmeyen çalışırken, çoğu zaman farklı sorunları da bir konu olarak düşünülebilir. Hatta bu ele almaktadır. Bu sorunlar içinde tür bir tartışma komik! olarak bile İÇMİMARLIK terimi de bulunmaktadır. değerlendirilebilir. Belki de bu konu Temel olarak, içmimarlıkla ilgili her üzerine kitaplar dahi yazılabilir. Bu konu, mesleğini iyi yapan, mesleği için tartışmadaki temel sorun bir zihniyet endişe duyan ve en önemlisi bunu bir yaklaşımıdır. Yani, içmimarlığı nerede ve yaşam biçimi olarak kabul eden nasıl gördüğünüzle ilgilidir. Bu yaklaşım, meslektaşlarımız için, duyarlılıkla neyi, nasıl yaptığınızla ilgili olan bir bakış yaklaşılması ve meslek adına doğruların açısıdır. Bir entelektüel kimliğin ve en aynı duyarlılıkla korunması gereken bir önemlisi bir farkındalığın ortaya yaklaşımı hak etmektedir. Bu nedenle konması nedeniyle, küçük bir detay olsa içmimarlık terim olarak da olsa arkasında büyük anlamlar taşımaktadır. duyarlılıkla bakılması gereken bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya’da olduğu kadar ülkemizde de 118 Terim olarak İçmimarlık/İç mimarlık İçmimarlık ya da iç mimarlık terimi içmimarlığın kurumsallaşma sürecinde arasındaki ince ve çoğu zaman dikkate yaşanan interior design ile interior alınmayan sınır için, öncelikle, Türk Dil architecture terimleri arasındaki ikilem Kurumu’nun (TDK) yazım kılavuzundaki yolundaki söylentilerdir. Kulaktan kulağa terimler ayrı yazılır: alt kurul, alt yazı; üst tanımları hatırlamakta yarar yayılmasına karşın, böyle bir değişiklik kat, üst küme; ana bilim dalı, ana dili; ön bulunmaktadır. yapılmamıştır. TDK’ndeki görüşme söz, ön yargı; art damak, art niyet; arka yapılan yetkili, konuyla ilgili olarak plan, arka teker; yan cümle, yan etki; karşı kavramı karşılamak için iki veya daha çok “birleşik sözcükler için yapılan tanımın ve görüş, karşı oy; iç sa¬vaş, iç tüzük; dış borç, sözcüğün Türkçenin söz kalıplarına uygun kuralların hem internet sayfasında hem dış hat; orta kulak, orta oyunu; büyük belirli yollarla bir araya getirilmesi ile de yazım kılavuzunda bulunabileceğini dalga, büyük defter; küçük harf, küçük kurulmuş söz birliği. Bunların benzetme belirtmektedir. Dolayısıyla birleşik parmak; sağ açık, sağ bek; sol açık, sol bek; yolu ile ilk anlamlarını kaybetmiş olanları sözcüklerle ilgili geçmişteki kural bugün peşin fikir, peşin hüküm; bir gözeli, bir ile birleştirme sırasında ses düşmesine için hala geçerlidir (TDK özel görüşme, hücreli; iki anlamlı, iki eşeyli; tek eşli, tek uğrayanları ve iki fiil birleşimine 23 Kasım 2012). hücreli; çok düzlemli, çok hücreli; çift TDK birleşik sözcük için; yeni bir dayananları bitişik, diğerleri genellikle ayrı Buna karşın, içmimarlık/içmimar ayaklılar, çift kanatlılar vb yazılır (BTS, 2013). Örneğin renk adları sözcükleri TDK’nun son yazım olarak: balköpüğü, camgöbeği, devetüyü, rehberinde ayrı olarak yazılmaktadır. mesleğimizin adı “iç mimarlık” olarak fildişi, gülkurusu, kavuniçi, narçiçeği, Sözlüklerde de aynı durum geçerlidir. yazılmalıdır! Tabii eğer içmimarlık ördekbaşı, tavşankanı, turnagözü, vb. gibi İÇMO’nın TDK ile yaptığı yazışma ve sözcüklerini oluşturan her sözcüğü ayrı birçok sözcük birleşik yazılmaktadır. görüş istemi sonucunda, bu kurum ayrı ve olduğu gibi içerikleriyle Buna ek olarak başsavcı, başyazar, tarafından, 11 Mayıs 2007 tarih ve değerlendiriyorsak. Yani içi iç, mimarlığı aşçıbaşı, dalgakıran, demirkapan, B.02.1.KDT.5.02.10.00.343/1649 sayılı mimarlık olarak kabul edip içmimarlığın gökdelen gibi birleşik sözcüklerde de yazısında “Yazım Kılavuzunun Birleşik mimarlığın bir alt uygulama alanı olarak gerçek anlam ile birleşik anlamlar sözcüklerin yazılışı başlıklı bölümün “Ayrı kabul ediyorsak. birbirinden farklı olarak yeralmaktadır. Yazılan Birleşik Sözcükler” başlığının 20. Bu tanımda birleşik sözcüğü oluşturan TDK’nun ilgili maddesine göre Bu tür bir yaklaşım çoğunlukla Maddesi”ne atıfta bulunularak içmimarlık hakkında yaratılan ve meslek her iki sözcüğün biraraya gelmesiyle içmimarlığın ayrı yazılması gerektiği alanlarında olduğu gibi toplumun birlikte varolan anlamlarından farklı tek belirtilmiştir. (Bu madde kurumun geneline de yayılmış olan mimarlıkla bir anlamın üretilmiş olması internet sayfasında 10. Madde olarak ilişkilendirilen yanlış bir düşüncenin gerekmektedir. Bu konuya vurgu bulunmaktadır.) sonucudur. Eğer içmimarlık ayrı yazılırsa, yaparken bir yanlış anlamayı da burada 10. Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, Makale / İç mimarlık ya da İçmimarlık Ne Fark Eder! birleşik sözcükler için hazırladığı yani iç mimarlık terimi kabul edilecek değerlendirmekte yarar bulunmaktadır. iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, olursa; o zaman mimarlığın dışı, ortası, O da son yıllarda, bütün birleşik bir, iki, tek, çok, çift sözlerinin başa üstü, altı, sağı ve solu olması gerekir. (Bu sözcüklerin ayrı yazılmaya başlandığı getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve yaklaşım biraz zorlamadır. Ama neden 119 Makale / İç mimarlık ya da İçmimarlık Ne Fark Eder! olmasın?) Oysa, terim üzerinde analitik İçmimarlığı ayrı yazıldığı biçimde kabul ad olarak “mimar yapıların planını yapıp edilip ve bir çıkarımda bulunulacak değerlendirilmesindeki yaklaşımı daha bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse”, olunursa; Belirli ölçü ve kurallara göre doğru bir biçimde ortaya koyabilecektir. mimarlık ise “mimar olma durumu, yapının içinin planını yapıp bunların Öncelikle iç, TDK sözlüğünde: ad mimarın işi ve mesleği ve yapı sanatı” gerçekleştirilmesi, yapı içi sanatı olarak olarak ele alındığında, “Herhangi bir olarak aktarılmaktadır (TDK, 2013). birleştirilebilir. durumun, cismin veya alanın sınırları Yorum yapmadan mimarlık, yapıların arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı”, planını yapıp bunların gerçekleşmesi, yeraldığı biçimiyle tanımlamak “Oyuk şeylerin boşluğu”, “Cisimlerin yapı sanatı olarak tanımlanmıştır. Ancak gerekmektedir. Buna göre iç mimarlık; yüzeyleri arasında kalan her nokta”, bu tanımı yetersiz olarak kabul edecek ve “Nesnelerin veya kimselerin arasında meslekten bir kişinin görüşüne bakımından ele alıp insanın fiziksel ve bulunan nesne veya kimse, ara”, “Ten ile dış başvuracak olursak Doğan Hasol’un ruhsal özelliklerine uygun olarak giysiler arası”, “Kabuğu olan veya dışı mimarlık terimleri sözlüğüne bakmakta tasarlama, dekoratörlük” (TDK 2013). kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde yarar olacaktır. Mimarlık, “insanların kabuğun sardığı bölüm”, “Akıl, gönül, irade yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, 4 İçmimarlığı da her üç sözlükte 1. “Bir yapıyı, kullanım ve estetik 2. “Bir binanın iç bitirme ve donatım işlerini yapma sanatı” (Hasol, 1995). gibi insanın manevi varlığını oluşturan dinlenme, çalışma, eğlenme gibi şeylerden herhangi biri”, “Bir ülke, şehir, eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak doğrultusunda tasarlanıp uygulamalar topluluk vb.nde olan veya yapılan” ve üzere gerekli mekanları, işlevsel yapılması ile işlevsel ve düzeyli hale “Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et gereksinimleri ekonomik ve teknik getirilmesi, insanların mobilya ve mekan ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması olanakları bağdaştırarak estetik ilişkileri kurulması işlevi ve bu işleri ve yoğrulmasıyla meydana getirilen yaratıcılıkla inşa etme sanatı; … yapıları başarabilecek olan içmimarın uğraşı alanı karışım” olarak tanımlanmaktadır (TDK ve fiziksel çevreyi tasarlama ve inşa etme ve yapısal iç mekanın örgütlenip düzenli 2013). Eğer iç sıfat olarak kullanılacak ise; sanat ve bilimi; yapı sanatı…” (Hasol hale getirilmesi eylemi” (Gör, 1997) olarak “Somut kavramlarda iki veya ikiden çok 1995) olarak tanımlanmaktadır. tanımlanmaktadır. şeyde merkeze daha yakın olan”, “İnsanın 120 İkinci sözcük olan mimarlık için TDK, bir çözümleme, bu iki sözcüğün birarada Işık Gör, mimarlık için “belirli ölçü ve 3. “Yapıların iç mekanlarının proje Bu sözlüksel yaklaşımlar sonucunda manevi varlığıyla ilgili olan” ve mecazi kurallara göre yapı yapma sanatı” olarak şu değerlendirme yapılabilir. “Mimarlık anlamda “Muhteva” olarak tanımlarken mimarı, “tasarlayarak her ile iç mimarlık” benzer mesleklerdir. değerlendirilmektedir. İç sözcüğü çok çeşit yapıların planlarını çizip bunların Hatta birbirini tamamlayan, hatta geniş bir anlam yelpazesine sahiptir, kurulmasını kontrol eden, mimarlık eğitimi birbirini izleyen birçok özelliği ancak sözcüğü ilk anlamıyla kullanmakta görmüş kimse” olarak tanımlamaktadır bulunmaktadır. Buna ek olarak, anlam olarak yarar bulunmaktadır. (Gör 1997:126). sözlüklerdeki tanımlar sonucunda organizasyonu, benzeri süreli tasarım mekanı biçimlendirmektedir. Yani, bir iç uygulama alanlarının içiçe geçtiği bir uygulamaları, süreli kurulumlarla gerekli mekanın içmimar tarafından anlayışın varolduğu düşünülebilecektir. aksesuar ve ortam gereksinimlerinin tasarlanabilmesi için kaynak olarak tasarlanması ve uygulanmasını; 11. kullanacağı en önemli veri kullanıcının İçmimarlık başlığında kara, deniz ve hava taşıt kimliği, kültürü, niteliği, istek ve Oysa durum tamamen farklıdır. araçlarının iç mekan düzenlemelerini; 12. beğenileridir. İçmimarlık ne dekorasyonla başlığında set ve sahne dekorlarını, özdeşleştirilebilir, ne donatım işleriyle, ne tasarım ve hizmet alanı olarak bina 70-100 yıla yakın (özel durumlar de sadece mimari binaların iç belirlenmiştir. Bu yönetmelik ve dışında) bir süre ayakta kalırken, boşluklarının bitim işleriyle ilgilidir. Daha yönetmelikte yeralan maddeler, içmimarlıkta özel mülkiyete ait daire ya geniş bir anlama ve kapsama sahiptir. içmimarlığın yasal olarak proje çizerek da iç mekanlar daha kısa süre varlıklarını Dolayısıyla “mimarlık ile içmimarlık” imza atabilecekleri uygulama sürdürmektedir. Örneğin işletmenin meslekleri arasında temel kavramlardan, alanlarını yasal olarak çalışma süresi, malzemenin ömrü, tasarım anlayışına, müşteri/kullanıcı tanımlamaktadır. Dolayısıyla içmimarlık teknolojik değişimler, değişen toplumsal profilinden hizmet sunumuna kadar mesleğinin uygulama alanları, sadece değerlerle birlikte atmosfer ve beğeni derin farklılıklar bulunmaktadır. mimari bina içinde taşıyıcı sistemin özellikleri, her mekanın 70-100 yıllık olanaklı kıldığı boşlukları oluşturan sınırlı süreler içinde defalarca tasarlanmasını ve ve tanımlı mekanlar değildir. işlev değiştirmesini gerektirmektedir. Uygulama alanları yasalarla tanımlanmış olan içmimarlık, bu alanların bulunduğu ve tanımlandığı İkinci önemli fark, mimarlık mesleği, Önemli bir diğer fark ise; mimaride Dolayısıyla iç mekanlar, her kullanıcı TMMOB İçmimarlar Odası’nın “Serbest binanın kullanıcılarının niteliğini (bazen de aynı kullanıcı) için farklı görsel İçmimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ortalama bir sosyo ekonomik ve kültürel ve estetik değerlerle tasarlanmaktadır. ve Mesleki Denetim Yönetmeliği” resmi düzey belirleyerek yapılandırırken, Burada yaşanılan dönemin kültürel ve gazetede yayınlayarak uygulamaya içmimarlıkta bina içinde bulunan her estetik değerleriyle zaman, yine almıştır. Mimari bina içinde yeralan mülkiyete ait mekan, kullanıcısı için içmimarın kaynak olarak kullanacağı mekanların tasarlanması ve bunun gibi birçok kez tasarlanabilmektedir. Bu verileri sağlayacaktır. daha birçok bilinen uygulama alanlarının önemli fark içinde mülkiyet sahibi kişi, dışında, bazı uygulama alanlarının da aile, kullanıcı ya da ticari işletme yaş, ayırımların belki de en belirginleri, içmimarların uğraş konuları olduğu cinsiyet, kültür, meslek, toplum içindeki mimaride kullanılan malzemelerde, bu görülecektir. İlgili olarak yönetmeliği 6. statüsü, iş alanı, ticari kimliğiyle değer malzemelerle ilgili detaylarda, bu maddesinin 10. başlığında fuar stantları oluştururken algısı, beğenisi, kurum detayların niteliği ve çeşitliliğinde ve sergi düzenleme ile sergi alanlarının kimliği ve en önemlisi istekleriyle iç gözlemlenebilmektedir. Ayrıca eğitimde, Makale / İç mimarlık ya da İçmimarlık Ne Fark Eder! mesleklerin birbirine çok yakın, Mimari ve içmimarlık arasındaki 121 Makale / İç mimarlık ya da İçmimarlık Ne Fark Eder! 122 uygulamada, tarihi gelişimde ve gerçekleştirilmiştir. Mesleğin ortaya 2003). İnsan istek, beğeni ve mesleklerin kurumsallaşmasında, çıktığı ilk yıllarda iç dekorasyon olarak gereksinimlerini, tasarımı için kaynak müşteri portföyünde ve özellikle müşteri anılan mesleğimiz, zaman içinde interior olarak kullanan içmimar, hizmet gelir düzeyinde farklılıklar önemli design ve interior architecture adını sunacağı kişi ya da kullanıcıları; mekanda değişimler göstermektedir. Buna ek almış ülkemizde ise bu ayırım olmaksızın huzurlu ve konforlu bir biçimde olarak, her iki mesleğin moda önce “dahili tezyinat” ve “iç dekorasyon” yaşamalarına olanak sağlamak kavramlarıyla olan ilişkileri, tasarımcı- kavramları kullanılmış son olarak da amacındadır. Tasarlanan iç mekan hem müşteri ilişkileri, tasarımcı ve uygulama “içmimarlık” terimine geçilmiştir. Bu özdeksel hem de tinsel değerlerle birlikte yapan firma ve kişilerle olan iletişim ve süreç içinde dekorasyon, mesleğin özel bir bütün oluştururken kişiye özel, özgün ilişkilerde farklılıklar hemen göze bir uygulama alanı olarak zaman zaman bir iç mekan sunmaktadır. Kısaca, çarpmaktadır. tasarımı destekleyen bir yöntem olarak insanlar için, insanlar tarafından üretilecek kullanılmıştır. Ancak “dekorasyon eşittir değerlerin, bu kişilerin yaşamlarına gerektiren kısaca eğitim ile içmimarlık” yakıştırması, bilgisizce yönelik, onların daha iyi, daha doğru ve kazanılabilecek olgulardır. 21. yüzyılın yapılan bir değerlendirme olarak daha güzel yaşamalarını sağlayacak sürdürülebilir eğitim modeline uygun kabul edilmelidir. ortamların oluşturulması amacıyla Bunların hepsi farklı bilgi ve nitelik olarak deneyimlerle ve bu bilginin Her meslekte olduğu gibi içmimarlık üretilmesi gerekliliği vurgulanmaktadır. gelişimi sürekli canlı tutulmaktadır. mesleğinin de kendine özgü bilgi Yapılan her çalışma ister pratik ister Dolayısıyla, “Mesleğin Gerektirdiği Eğitim birikimi bulunmaktadır. Eğitim düşünsel olsun tanımlanmış bir kişi için ve ile Donanmış Olma” özelliği içinde zorunludur. Ama yeterli değildir. Eğitimi o kişinin yaşamına yönelik yapılmaktadır. mimarlık ve içmimarlık mutlaka iş deneyimleriyle güçlendirmek (başkalaştırılmamış içmimarlık eğitim ve her zaman yeni bilgiyi, yeni yazılan bir terimdir. Çünkü bu terimin modelleri hariç) eğitimlerinin farklılığı da yöntemleri ve yeni teknikleri izlemek arkasında bir mesleği oluşturan ve göz ardı edilmemelidir. gerekmektedir. Bu bilgiler mesleği diğer önemli kavramları biraraya getiren bir mesleklerden farklı kılan özel değerlerdir. anlayış vardır. Bu anlayış, aşağıdaki Sonuç İçmimarlık terim olarak birleşik Özellikle 20. yüzyılın ikinci çeyreğinden yazıldığında işte bu değerler bütünüyle biçimde somutlaştırılabilir: İçmimarlık, insanların gereksinimlerini başlayarak tasarım kavramının ortaya kavramlaşmaktadır. Bu değerler içinde karşılamak amacıyla belirlenmiş mekanların çıkması, onun bir buluş yöntemi olarak içmimarlık, tanımlı alanlar, tanımlı işlevler pratik, estetik ve sembolik işlev açılarından ele kullanılmaya başlanmasıyla, hem ve en önemlisi, birey temeline indirgenecek alan, insanların fiziksel ve ruhsal özellikleri ve mesleğin adı değişmiş hem de uygulama nitelikte tanımlı kullanıcı gereksinim ve eylemlerine uygun olarak iç mekanları açısından daha özgün ve özel üretimler isteklerine karşılık aramaktadır (Kaptan, tasarlayan bir meslek alanıdır (Kaçar, 1998). Sonuç olarak, içmimarlık birleşik aynı başlıklı bölümü temel alınarak derlenmiştir. 2) Öğretim Üyesi, Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi İçmimarlık Bölümü, Eskişehir. 3) Birleşik sözcükler: Açıkgöz, başıbozuk, dedikodu, gecekondu, kaptıkaçtı, Akdeniz, Kızılırmak, Uludağ, birçok, birkaç, birtakım, herhangi, hiçbir, cumartesi, kaynana (<kayın ana), sütlaç (sütlü aş), sapasağlam, derin derin (düşünmek) diri diri (yakmak); yarım yamalak (iş); alay etmek, kabul etmek, yok olmak, emretmek, seyretmek, eyvah, hayhay vb. Yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, birleşik sözcüğün birleşik ad, birleşik fiil, birleşik sıfat, birleşik zarf, birleşik ünlem gibi türleri vardır (BTS, 2013). 4) http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_ content&view=article&id=221:Ayri-Yazilan-BirlesikKelimeler&catid=50:yazm-kurallar&Itemid=132 5) 16 Eylül 2008 Salı gün ve 26999 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış TMMOB İçmimarlar Odası yönetmeliğidir. Kaynakça - BTS. (2013). Temmuz 2012-2013 tarihleri arasında Türk Dil Kurumu-Büyük Türkçe Sözlük: http://tdkterim.gov.tr/bts/ adresinden alındı - Gör, I. (1997). İçmimarlık Kavram ve Terimleri Sözlüğü. İstanbul: M.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi İçmimarlık Yayınları 1. - Hasol, D. (1995). Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü (6 b.). İstanbul: Yapı Endüstri Merkezi Yayınları. - IFI. (1997). Looking Toward The Millenium. USA: Atalink Projects Ltd. - Kaçar, H. T. (1998). İçmimarlık ve Ülkemizdeki Yeri. Anadolu Sanat Dergisi(8), 55-63. - Kaptan, B. B. (2003). 20. Yüzyıldaki Toplumsal Değişimler Paralelinde İç Mekan Tasarımı Eğitiminin Gelişimi. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları: 1516. - Veitch, R.M. (1992). “Education.” ASIDProfessional Practice Manual. New York: Whitney Library of Design ed. J.A.A. Thompson, s:27-29. Makale / İç mimarlık ya da İçmimarlık Ne Fark Eder! 1) Bu çalışma yazarın Kültür ve İçmimarlık adlı kitabının 123 Makale / Liman Kentlerinde Kentsel Kalite ve Mimari Kimlik Arayışları 124 Liman kentlerinde kentsel kalite ve mimari kimlik arayışları Gazi Üniversitesi - Mimarlık Bölümü Koordinasyonu, İzmir Ekonomi Üniversitesi İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Evsahipliğinde Dr. Fulya Özmen (Gazi Üniversitesi, Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi), Bengi Su Ertürkmen (Gazi Üniversitesi, Mimarlık Bölümü Araş. Gör.), Yrd. Doç. Dr. Deniz Hasırcı (İzmir Ekonomi Üniversitesi, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı), Şebnem Aslan (İzmir Ekonomi Üniversitesi, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Öğrencisi) WUQ-PORT (European Workshops on E Hayat Boyu Öğrenme Programı dâhilinde Urban Quality/Architectural Identity 15 günlük bir atölye çalışmasıdır. Söz koordinatörlüğünde ve İzmir Ekonomi in Port Cities) Avrupa Birliği Eğitim ve konusu çalışma üç yıl süre ile farklı alan Üniversitesi İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Gençlik Programları Başkanlığı Erasmus çalışmalarıyla İzmir’de Bölümü ev sahipliğinde 24 Haziran 2013 Yoğun Programları (IP) ile desteklenen, gerçekleştirilmektedir. - 5 Temmuz 2013 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü etkinlikte, farklı ülkelerden University of L’Aquila (İtalya) 9 öğretim akademisyenler ve öğrenciler de yer üyesi ve 17 öğrenci ile atölye Kamusal Alanı Tekrar Düşünmek” almaktadır. Çalışmada yer alan ortak çalışmalarına katılmışlardır. Açılan 6 temalarını içeren çalışmaya Avrupa’nın kurumlar, Gdansk University of atölyede Gazi Üniversitesi ve İzmir çeşitli şehirlerinden yedi farklı Technology (Polonya), West Pomerian Ekonomi Üniversitesi öğrencileri ve üniversiteden 90 öğrenci ve University of Technology Szczecin öğretim üyeleri de stüdyo yürütücüsü ve akademisyen katılmıştır. On gün süren (Polonya), Bochum University of Applied eleştirmen olarak yer almışlardır. çalışma; seminerler, sunumlar, teknik Science (Almanya), Lusofona University Toplamda yaklaşık 60 öğrenci ve 30 geziler, mimari tasarım atölyeleri ve of Humanity and Technology (Portekiz), kadar öğretim üyesi ile 90 kişi katkıda “Sağlıklı Şehirler, Sağlıklı Çevreler, sosyal - kültürel aktiviteler olmak üzere iki temel aktivite planından oluşmaktadır. Proje koordinatörlüğü, Gazi bulunmuştur. Eğitimin ilk günü İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yazgan Üniversitesi Mimarlık Bölümü Bulgun, Gazi Üniversitesi Mimarlık Öğretim Görevlisi Dr. Fulya Özmen Bölümü öğretim görevlisi ve ve ev sahibi kurum koordinatörlüğü EWUQ proje koordinatörü Dr. İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Fulya Özmen ve İEÜ İçmimarlık ve Başkanı Yrd. Doç. Dr. Deniz Hasırcı Çevre Tasarımı bölüm başkanı Yrd. tarafından yürütülmekte olan Doç. Dr. Deniz Hasırcı tarafından Makale / Liman Kentlerinde Kentsel Kalite ve Mimari Kimlik Arayışları İzmir’de gerçekleştirilmiştir. 125 Makale / Liman Kentlerinde Kentsel Kalite ve Mimari Kimlik Arayışları 126 yapılan açılış konuşmalarıyla başlamıştır. İEÜ yarı-zamanlı öğretim görevlisi Özge Başağaç’ın “The 8000 Year History of İzmir” başlıklı sunumunun ardından Prof. Dr. Ayşen Savaş “The Global Exhibitions Local Dispositions” başlıklı sunumuyla ana konuşmacı olarak yer almıştır. Sunumların bitiminde vakit kaybetmeden arazi analizi için teknik geziye gidilmiştir. Öğrenciler ve akademisyenler İnciraltı EXPO alanına düzenlenen teknik gezide, proje tasarlamak üzere kendilerine ayrılan alanları gezmiş, fotoğraflamış ve tasarımları için gerekli bilgileri edinmiştir. Dördüncü gün, Pedro Ressano Garcia, Haftasonu gezisinde dinlendikten Gezinin hemen ertesi günü, altı ayrı grup “Transformation of Lisbon Waterfront” sonra ikinci haftaya hızlı bir başlangıç halinde çalışan öğrenciler birlikte başlıklı bir sunum gerçekleştirmiştir. yapılmıştır. İkinci haftanın ilk günü çalıştıkları akademisyenin öncülüğünde Beşinci gün, stüdyo çalışmaları Polonya stüdyo çalışmalarıyla geçmiştir. Ertesi topladıkları bilgileri belirlenen Gdansk Üniversitesi’nden Zbigniew günü İEÜ yarı-zamanlı öğretim görevlisi platformlara aktarmışlardır. Bu Paszkowski’nin “Waterfront Possibilities” Can Külahçıoğlu “Transition from bağlamda, kimi gruplar araziyle ilgili adlı sunumuyla desteklenmiştir. Eğitimin Vernacular Architectura to Modern hislerini üç boyutlu maketler halinde ilk haftası böylece tamamlanmış olmuş Architecture in Port-Cities” başlıklı ifade ederken kimi gruplar bölgeye dair ve katılımcılar 29 Haziran Cumartesi sunumunu gerçekleştirmiştir. Bunu araştırmalarını sürdürerek tasarımlarına sabahı Selçuk’a doğru yola çıkmış, takiben stüdyo çalışmaları hızla devam zemin hazırlamışlardır. Meryem Ana ve Efes Harabelerini ederken, sekizinci gün Italya L’Aquila Araştırmalar, tespitler ve gezdikten sonra, dinlenmek ve Üniversitesi’nden Romolo Continenza yorumlamalarla birkaç gün süren arazi konaklamak üzere akşamüstü Didim’e tarafından, eğitimin son sunumu olan analizinin ardından, her grup muhtemel doğru yol almışlardır. Ertesi gün “Bugnara, From Reconstruction Plan to projelerine dair beyin fırtınalarına Didim’den ayrılarak, Apollon ve Milet the Projects for Improving the Quality of başlamış, eskizler yapmış ve alt Harabelerini gezmiş ve İzmir’e doğru the Urban Spaces” adlı sunum konseptlerini oluşturmuşlardır. tekrar yola çıkmışlardır. gerçekleştirilmiştir. İkinci haftayı da bu tamamlayan gruplar ertesi günü yapılacak final sunumu için son hazırlıkları tamamlamışlardır. Çalışmanın 2013 yılı uygulamasında İnciraltı EXPO alanı ele alınarak ‘Sağlıklı Kentler, Sağlıklı Çevreler, Kamusal Alanın Yeniden Düzenlenmesi’ bağlamlarında yeni önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı Hasırcı, öğrencilerin projelerinde çevreye duyarlı, insan-odaklı, sürdürülebilir ve yaratıcı sonuçlar ortaya çıkardıklarını ve uluslararası bu tür projelerin hem öğrenci, Hasırcı ayrıca, bölüm öğretim elemanları gerçekleşen sergi açılışında, projenin çok hem de öğretim elemanlarının ve öğrencilerinin evsahibi görevlerini başarılı sonuçlar ortaya çıkarttığını vizyonlarını çok geliştirdiklerini sorumlulukla yerine getirdiklerini söylemiştir. İzmir Ekonomi belirtmiştir. “İçmimarlık ve Çevre Tasarımı” belirtmiş, proje koordinatörü Özmen ve Üniversitesi’nin evsahipliği ve sağladığı ve “Mimarlık” öğrencilerinin birlikte Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü imkânlar için teşekkürlerini belirtmiştir. çalışarak farklı ölçeklerde çalışmanın da Öğretim Görevlisi Dr. Mediha Gültek’e bu Sergi açılışında tüm katılımcılara zenginliklerini keşfettiklerini söylemiştir. ortaklığın ilk adımlarını attıkları için sertifikaları dağıtılmıştır, coşkulu bir teşekkürlerini sunmuştur. Güzel Sanatlar kutlama yaşanmıştır. Üniversite üst ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Ender yönetimi projeyi her anlamda Yazgan Bulgun ile birlikte tüm katılımcı desteklemiştir, gerçekleşmesi yönünde öğretim elemanları Erasmus ve diğer büyük katkı koymuşlardır. Çalışma farklı işbirliklerine yönelik bir toplantı açılardan da değişik işbirliklerinin gerçekleştirerek, yeni anlaşmalar geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. imzalama olasılığını değerlendirmişlerdir. Çalışma hakkında ayrıntılı bilgi Toplantı çok olumlu sonuçlar doğurmuş, http://www.ewuq-port.web.tr/ ve yeni anlaşmalar imzalanmıştır. http://ic.fadf.ieu.edu.tr/tr adreslerinden Özmen, iki haftanın sonucunda Makale / Liman Kentlerinde Kentsel Kalite ve Mimari Kimlik Arayışları sunumlar ve stüdyo çalışmalarıyla edinilebilinir. 127 Nurten UNANSAL Makale / Türkiye’de İçmimarlık Tarihine Bir Bakış Türkiye’de içmimarlık tarihine bir bakış - I 1 (resim) çalışmalarım da yer alır. yılı) yüksek öğrenim yaşamımla gelişimi, içmimarlık haklarının başlayan içmimarlık serüvenim; sağlanması, savunulması konularında (öğrenci, asistan, yeterlik, doktora yapılan çalışmalarda önderlik yaparak, çalışmaları, Doç., Prof.’lük, akademisyen bu süreçte, kuruluşunda da yer aldığım görevlerim, toplam 16 yılı aşkın bölüm İçmimarlar Odası Marmara Şubesi başkanlığı ve yöneticilik Başkanlığı görevlerimle (1986-1992 deneyimlerimle de) geniş bir yılları arasında 6 yıl gibi, zorlu bir zaman perspektifte değerlendirilebilir. diliminde) İstanbul - Ankara 958 yılında (Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun 2. eğitim Bu serüvende; kurum içi, kurum dışı etkinliklerle gelişen deneyimlerim öğretim programlarında ve eğitim çalışmalarıyla meslektaşlarıma destek ve güç verdim. Bu kazanımlarımla; DTGSY kapsamında araştırmaya dayalı ve çağın Okulu’ndan ve MÜGS Fakültesi’ne gereklerine uygun sağladığım yenilikler, uzanan süreçten itibaren içmimarlık eğitimi, mesleğin varlığı ve (kuruluşundan-günümüze) gelişim ve gelişimine ilişkin savunma ve oluşumları bir içmimar ve akademisyen mücadalem, yetiştirdiğim, başarılarıyla olarak anlatmaya çalışacağım. övünç duyduğum öğrencilerim, halen 128 Bu arada; mesleğin toplumsal Bu açıklamalarımla; (yıl-yıl, gün-gün) bölümde görevli ve diğer üniversitelerde gelişme ve değişimlerin tanığı olmam de görev alan, (öğrenciliklerinden, sebebiyle (bir nevi içmimarlık tarihini akademisyenliklerine kadar yetiştirdiğim yaşayan ve oluşumunda oldukça büyük ve gelişmelerinde önderlik yaptığım bir rolü olan kimliğimle) açıklanmayan içmimar, öğretim elemanları) ayrıntıları, dönemler ve bölümler olarak, eğitimciliğim yanı sıra kişisel araştırma, gerçeklere dayalı dile getirmek proje tasarım uygulama ve sanatsal gereğine inanmaktayım. (topluma, sosyal-sanatsal-yaşamsal yararlılığı nedeniyle) içmimarlığa olan mesleki sevgi, öğrenci sevgisi, eğitime olan inanç ve idealist düşüncelerle sergilediğim ilkeli duruş gücü ile yaşamış olmanın getirdiği değerli bir yaşam feslefesi göstergesi olduğu gerçeği vardır. (1963-2013’e 50 yıl.) Giriş Ülkemizde genel ve sanat eğitiminde batı ile işbirliği Ülkemizde, batı eğitim sistemleri, yüksek öğretim kurumlarına nasıl, ne zaman girmişti? İncelediğimizde görüyoruz ki; Nurten Unansal, hocası Friedrick Rommel ve resim bölümünden ressam Mustafa Pilevneli. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, ülkelerarası iletişimde; pek çok alanda ülkemizde çalışmayı seçtikleri Mektebi olan) Güzel Sanatlar olduğu gibi, eğitim alanında da batıya gerçeği de vardır.) Akademisi’nde (Fransa ve İtalya ile de açılımda (Fransa, Almanya, Avusturya, Bu bağlamda; örneğin, İstanbul sanatçı-ressam transferlerinde İtalya gibi Avrupa ülkelerinde) karşılıklı Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi izlediğimiz gibi, DTGS Okulu için sanat - anlaşmalar doğrultusunda, araştırma- gibi eğitim kurumlarında, Türk tasarım bağlamında (Almanya ile de program geliştirme amacıyla, yabancı eğitimcilerle sorumlulukları paylaşan öğretim elemanları transferlerini bir olgu öğretim elemanlarının kendi istekleri ile yabancı öğretim elemanları, kurumların olarak görüyoruz. transferi ve eğitime katılımlarıyla gelişme aşamalarında görevlerini (örneğin: Hukuk, iktisat, tıp, mühendislik, tamamlayarak birer birer ayrılmışlar, teknikde de) ülkemize gelen yabancı mimarlık ve güzel sanatlar alanlarında) yerlerini görev paylaştıkları ve yetişen öğretim elemanları gibi (gerek eğitim işbirliği sağlandığı bilinmektedir. (Bu Türk öğretim elemanlarına bırakmışlardır. almak gerekse öğretimde yer almak noktada; bazı yabancı akademisyen ve Ülkelerarası iletişimde aynı yöntem Makale / Türkiye’de İçmimarlık Tarihine Bir Bakış Bu sürecin içinde; insan sevgisi, Bu arada, pekçok alanda, (sanat ve üzere) Türk öğretim görevlisi ve uzmanların, savaş ve sonrası yaşam güzel sanatlar alanında da gelişmiştir. İlk uzmanların yabancı uzmanlarla karşılıklı sorunları nedeniyle, bir nevi kaçarak, örneğini, (kuruluş adı: Sanayi-i Nefise transferlerine de tanık olunmuştu. 129 Makale / Türkiye’de İçmimarlık Tarihine Bir Bakış Tatbiki Güzel Sanatlar eğitimi ilk kuruluş çalışmaları ve içmimarlık Bu çalışmalarda; Tatbiki Güzel Sanatlar yaşama kazandırdıkları irdelenmiştir. Bu bağlamda; sanatta, yalınlık, Güzel Sanat ve Tasarım alanlarında, Okulu için ilk çalışmalar; Avrupa’ya işlevsellik ile endüstriyel değerlerin tasarım çalışmaları ve uygulamaları ile eğitimlerini geliştirmek üzere önem kazandığı bir dönem olan yaşam ve ülke endüstrisine katılacak, gönderilen, Gazi Eğitim Enstitüsü Bauhaus’a yön verenlerden Mimar Walter yaratıcı, araştırmacı bireyler yetiştirmeyi Öğretim Elemanları, Hakkı İzet, Hayrullah Gropius, Mimar Ludwig Mies van der amaçlayan, TGSY Okulu’nun Örs, Sait Yada, Ferit Apa, Hakkı Uludağ ile Rohe gibi çok sayıda sanatçı-tasarımcı kuruluşunda; TC Milli Eğitim Bakanlığı o yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki mimarları önemle anmak gerekir ki; bu Mesleki Teknik Yüksek Öğretim Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü (sonra mimarların yapı tasarımları, iç mekan Müsteşarlığı’nın inceleme ve girişimleri müsteşar) göreviyle Ferit Saner’in tasarımlarında (içmimarlıkta) yeni başlangıçta yer almış, ülkemizde salt araştırmaları da yol gösterici olmuştur. yaşamsal anlaşıya getirdikleri yenilikler güzel sanat eğitimi yanında (Türk-Alman Bu araştırma çalışmaları sürerken, izlenmeye değer tasarım örnekleridir. ortak görüşü ile) sanatta teknik bilgi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Mimar beceri birikiminin de sağlanacağı bir Doç. Dr. Sabri Oran, Bauhaus Okulu Almanya’da sanatçı ve dizanyer eğitim kurumu örneğinin olması fikri ilkelerini inceleme çalışmaları ile sürece (tasarımcı) eğitiminde çağdaş yöntemler benimsenmiştir. katılmıştır. Bu incelemelerde; 1920’lerde uygulanmış olan Bauhaus Okulu’nu iyi kurulmuş olan Bauhaus Okulu eğitimini tanıyan ve eğitimde yer almış olup, tasarım eğitimine temel oluşturan de (Mimarlık-içmimarlık-Mobilya başka ülkelerde benzeri okulların ‘Bauhaus’ Okulu ilkeleri ile eğitim Tasarımı gibi) çağdaş uygulamalarda kurulmalarında görev alan uzman Bu araştırmalarda, Almanya’da sanat- 130 sistemleri incelemeleri esas alınmıştır. Bu noktada; 1920-1930 yılları arasında donatıyı da içeren) güzel sanat öğretimi Schneck’le iletişime geçilmiştir. temel ilkesi benimsenerek özde bir, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Doç. ancak uygulamada farklı iki sistem sunan Dr. Sabri Oran, Prof. Schneck’e (Prof. güzel sanatlar eğitimleri veren iki kurum Schneck’in hocası olan Prof. Paul Bonatz olarak, sanatçı-tasarımcı yetiştirmeyi aracılığı ile 1954 yılında iletişim sağlamış) amaçlayarak ülkemiz yaşamına önemli bu tür bir okulun ülkemizde açılması hizmet sunmuşlardır. konusunda fikrini almak ve kuruluşuna katılması ve danışmanlık yapması TGSY Okulu’nda içmimarlık eğitimi talebinde bulunmuştur. Böylece, Kuruluşunda 5 bölüm olarak (Mobilya ve ‘Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu’ adıyla İçmimarlık, tekstil, grafik, seramik, kurulacak olan yeni sanat kurumunun dekoratif resim adlarıyla) programlanan ilk adımı atılmıştır. kurumda, içmimarlık-tasarım eğitimi (Not: Bu iletişimde; Bonatz, Schneck ve Oran’ın Stuttgart Teknik Üniversitesi’nde öğretim görmeleri ve öğretimde görev almaları da büyük etken olmuştur.) Prof. Paul Bonatz Cumhuriyet serüveni de başlamıştı. Prof. Dr. İng. Adolf Gustav Schneck. Okulun kurucu önderi olan Prof. Dr. Adolf Schneck’in ve kuruluşunda rolü öncü çalışmaları, Türk eğitimci ve olan ilk okul müdürünün İstanbul Teknik bürokratlarının da 1954’lerde başlayan Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Prof. Türkiyesi’nde 1943 yılında Milli Eğitim girişimleri ve çalışmalarıyla 1957 yılında Dr. Sabri Oran’ın da mimar olmaları; Bakanlığı Teknik Öğretim tamamlanarak. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulun bünyesinde 5 bölümden biri olan Müsteşarlığı’nda yapı bürosu kararı ile ‘Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu’ İçmimarlık Bölümü’nün kurumda özelliği danışmanlığı, 1946 yılında, İstanbul olarak açılmış, eğitime başlamıştır. ve kapsamı ile öncelikli eğitim alanı Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Alman eğitimci, Stuttgart Akademisi Böylece 1883 yılında kurulan Güzel Sanatlar Akademisi (Sanai-i Nefise Makale / Türkiye’de İçmimarlık Tarihine Bir Bakış eğitimci Prof. Dr. İng. Adoif Güstav olduğunun önemli bir göstergesidir. Esasen, Bauhaus, mimarlık paralelinde Mektebi)’nde 1930-1936’larda yeni (genç bir tasarım alanı olan) içmimarlık öğretim üyesi Prof. Dr. İng. Adolf Gustav atılımlarla, Fransız ekolü yönünde alanında da başlamış yeni bir sanat- Schneck’in (mimar-mühendis-mobilya yürütülen güzel sanatlar eğitiminden tasarım akımıdır. tasarımcısı-teorisyen) Türkiye’ye yaptığı sonra, 1957’den itibaren yeni bir bakış gezilerinde olumlu izlenimleri açısıyla (güzel sanatlar, tasarım ve çok sayıda yabancı uzman (Alman, doğrultusunda bu tür bir eğitim kurumu endüstri bağlantısında, Alman ekolü Avusturyalı vb) öğretim elemanları ile açılmasının yararlı olacağı konusundaki yönüde, öğretim-eğitimde, teknik sürdürülen içmimarlık eğitiminde önemli İlk yıllarda, Türk eğitimcilerle birlikte 131 Makale / Türkiye’de İçmimarlık Tarihine Bir Bakış çalışma süreleri ile ilgili olguları, değişen ülke koşullarının eğitim politikasına etkilerini, sistem değişikliklerinin yansımalarını, sorunlu yıllar olarak izlenecek müdcadeleci (ve fakat başarılı) dönemleri, kurumun ortak eğitim politikalarındaki arayış-duraksama ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İçmimarlık Bölümü yıl sonu sergi kataloglarından ve öğrenci çalışmalarından örnekler. 1960’lı yılların sonu. yenilikleri, (yakın yıllarda, ülkülerarası ortak eğitim politikaları uygulaması gereği oluşan değişiklikleri, açılan çok sayıdaki üniversitelerdeki yeni içmimarlık bir ilke de (tüm diğer bölümlerde de yaparak, yurt içi ve yurt dışı araştırma bölümlerinin eğitim sistemlerindeki olduğu gibi) mezunlardan seçilen çalışmaları ile bilgisini pekiştiren, farklılık ile yansımalarını da) bir asistan-eğitmen kadronun lisansüstü, yeterlilik-doktora çalışmaları içmimarlık tarihçesi olarak anlatacağım. yetiştirilmesinde atılan adım olmuştur. yaparak eğitime katılan kadrodan Yazımın diğer bölümlerinde yapacağım oluşmaktadır. açıklamalarda; doğrudan, birebir, Bu yolda başlayan girişimle bugün eğitimi gelişerek sürdürülen bölümlerde 132 Bir sonraki yazılarımda; kuruluşundan ‘gerçekler’ olduğu gibi, idealist olduğu gibi; içmimarlık bölümünde de bugüne İçmimarlık Bölümü öğretim- görüşlerime dayalı (bireysel çabalarım ve kendi kurumundan mezun olup, eğitimini, programları ile değişim ve deneylerimle gözlemlerimi içeren) alanında sanat-tasarım-proje çalışmaları gelişim aşamalarını, eğitim kadrolarını, ‘yorumlarım’ da yer alacaktır. Dünyadan / Mekan Tasarım Easton, Maryland’da Tred Avon River Evi’nin tasarımı Mimar Robert M. Gurney, tarafından yapıldı. Duyumsal bir deneyim sunan ev tasarımı M aryland’ın doğu sahilinde Talbot ilinde Evi kuşatan çelik sütunlar kafesi, mekanı module pitoresk özellikler taşıyan bölgenin manzarasını bulunan Easton, 1710 yılında kuruldu. edip değiştirmektedir. Üstü kapalı balkonlar iç görmeye izin verecek şekilde detaylandırılmış Çakıllı araba yolu ve etrafı çitle çevrili park etme mekanları dışa doğru uzatarak değişen ışıklama ve minimal tarzda döşenmiştir. Ev, Elmas Nokta alanından yükselen bu yeni ev, manzara ve manzaralara sahip geniş bir dış yaşam alanı olarak bilinen, nehrin görüntüsünü kesintisiz üzerinde asılı gibi duran üç cam köprüyle yaratıyor. Ana oturma grubu eksenine paralel bir bir şekilde birleştiren yerde inanılmaz güzel bu birbirine bağlanan üç yekpare blok olarak ortaya hatta bulunan yüzme havuzuna nazır olan manzarayı yaşamak ve keyfini sürmek için çıkmıştır. 36 feet yüksekliğindeki orta kısım, camkafesli veranda, nehir manzarasının keyfini bir araç olarak tasarlandı. geneli itibariyle pencere düzeninden yoksundur, çıkarmak için ek bir mekan sağlıyor. Isıl kütle sadece girinti yapan 10 feet yüksekliğindeki giriş temin etmek için jeotermal bir mekanik sistem, kapısı ve dar yan lambalarla kesintiye uğruyor. güneş tüpleri, hidronik zemin ısıtma ve beton Zıtlık oluşturan batı blokunda bir garaj ve ek bir zemin tabakayla birlikte balkonların üzerindeki servis alanı mevcuttur ve yer seviyesinden büyük saçaklar, ısı kaybını önlüyor ve fosil yakıta yüksekte duran doğu blokunda temel yaşam bağlılığı asgariye indiriyor. Gelecekte beklenen alanları bulunmaktadır. sele karşı korunmak için bütün Baştan yekpare ve sade bir yapı olarak sunulan ev, panaromik nehir manzarasına sahip, ışık dolu ve etrafı camla çevrili 124 feet uzunluğunda bir yaşam alanını ortaya koyuyor. 134 ev, yer seviyesinden yukarı yükseltilmiştir. Ev, esas olarak duyumsal bir deneyim sağlamak amacıyla Dünyadan / Mekan Tasarım yaratmak için, açık çelik yapıdan, beton zeminden ve doğal ışığı bol alan 5,475 foot karelik açık çerçeveli mekandan yararlandı. Sonuç, insanda rahatlama hissi Tasarımı Boora Arcihtects firması tarafından yapılan Fine Design Group Ofisi. yaratan, çatı katına benzeyen açık ofis ortamıdır. Açık mekan içindeki temel unsurlar, farklı program bölgelerini tanımlamaktadır. ‘Ambar’, mekanın batı ucuna doğru uzanan 3 çatallı bir odadır ve iki ofis ve ajansın konferans salonunu barındırmaktadır. Ambarın karmaşık şekli, yapının dış tarafında yer alan farklı program İşyerinde ortak çalışmaya yatkın mekanlar yaratmak B oora Architects firması, Portland’da (Oregon) Fine Design Group’u için ofis yenileme çalışmasını tamamladı. Fine Design Group için hazırlanan bu yeni çalışma ortamı, yaratıcı ajans enerjisini ve ortak çalışmaya yatkın doğasını somut olarak gözler önüne seriyor. Boora Arctitects, yeni bir mekan 136 alanları için olanak yaratmaktadır. Takım çalıma alanları, mutfağa ve açık çalışma odalarına bakarken bilardo alanının bir tarafı kapalı yapılmıştır. Dünyadan / Mekan Tasarım Üzerine yazı yazılabilir manyetik bir atıştırmalık yiyecekleri tutuyor ve yüzeyle kaplanan duvarlar, beyin fırtınası geleneksel kasap tezgahına benzeyen ve not yapıştırma alanı olarak blok, mekanı tamamlıyor. kullanılmaktadır. İnsanların içinde rahatça kaplama bir kitaplık tasarladı. Kitaplıkta oturmalarına izin verecek büyüklükte eklektik olarak seçilmiş muhtelif kitaplar olan mutfak, personelin toplanma ve nesneler bulunuyor. Kitaplık, işlevsel noktası ve grubun ev sahipliği yaptığı olarak printer/kopyalama bölümünü çeşitli etkinlikler için kullanılan bir gözlerden saklıyor, laptop kullanıcıları merkezdir. Bir açık, bir koyu renk olarak için ilk temas noktası temin ediyor ve dizilen geleneksel örüntüye sahip, sırlı dinlenme salonunu çevreliyor. Heath Ceramics ürünü fayanslar, 138 Ofisin doğu ucunda Boora, ceviz Mekanı bölmek ve görsel mahremiyet duvardan tabana sürekli renk alanıyla sağlamak için çalışma yerleriyle mekanı tanımlamaktadır. Havada yüzer dinlenme salonu arasına perde gibi duran raflar, tabakları ve sağlıklı çekilebilir. Dünyadan / Ürün Tasarım Erik Remmers imzalı Level Kahve Sephaları İ şte, oyuncu ve dost karakterli bir kahve sephası... Yuvarlak olarak biçimlendirilen sehpa ayakları, sehpanın üst kısmının kenarlarında düzleşiyor ve üst tarafta tamamen dümdüz oluyor. Sehpa ayaklarında ahşabın ve parlak renklerin oluşturduğu kombinasyon, şaşırtıcı bir görünüm yaratıyor ve iç mekanlarda iyi bir etki bırakıyor. Level sephaların farklı büyüklükleri olduğundan dolayı dileğidiniz her boyda montajını yapabilirsiniz ve bakışları kendinde toplayan hoş bir eşyadır. 40 - 70 cm çap ve 25 – 45 cm boy çeşitleri olan Level sephalar, yekpare meşeden ve toz boya ile kaplanıp cilalanan çelik ayaklardan yapılmıştır. Düşünmek ve dinlenmek için bire bir bir koltuk tasarımı M ike&Maaike, Haworth Kolleksiyonu için pencere kasalı koltuk tasarladı. Hem özel, hem de kamusal mekanlar için uygun olan pencere kasalı koltuk, bekleme salonlarının, havaalanları veya yoğun ve kalabalık ev ortamlarının kargaşasından uzaklaşmak için rahat bir sığınak olarak tasarlanmıştır. Mimari unsurları (duvar ve tavan) alıp bir koltuğa uygulamak suretiyle kendi benzersiz görünümüyle bütünleşen oda içinde bir oda yaratarak alt mimari mekan fikrini keşfetmemizi sağlıyor. Ofis mekanları, açık planlara dönüştüğü için kaçmak, düşünmek, Beton ağırlığında benzersiz bir sehpa dinlenmek için bir yer olması önemlidir. Pencere kasalı koltukta otururken S oluşturularak oturma eylemi çok algılı bir deneyim haline getiriliyor. ouda grubu olarak da tanınan tasarımcı Isaac Friedman-Heiman, Shaun Kasperbauer ve Luft Tanaka, Kreten sephaları hazırladı. Kreten sephalar, düzgün, sınai organik sephalar hazırlamak için, en sık kullanılan gündelik malzemelere hayat veren beton kalıplama işleminin bir sonucudur. Her sehpa, cam elyafla takviye edilmiş betonla doldurulan kauçuklaştırılmış bir dokuda yapılmaktadır. Malzemenin dokusununun gücüyle bağlantılı olarak betonun ağırlığı, her sephanın benzersiz bir form almasını sağlıyor. 140 ortamın gürültüsü, gerçekten izole edilerek ve yeni bir görsel perspektif Dünyadan / Ürün Tasarım Kolektif bir masa çalışması Sehpaya camın aydınlık ve saydam yorumu M erkezi Londra’da bulunan TILT tasarım stüdyosu, Yaprak Masayı hazırladı. Yaprak Masa, kollektif çalışma amacıyla tasarlanmıştır. Esnek çalışmaya uyum asarımcı Dan Yeffet, bir zemin ve T sağlayabilecek, yüksek yoğunluklu çalışmayı masa lambası olan Deniz Feneri’ni kolaylaştırabilecek bir masaya ihtiyaç vardı. Bu masa, tek yarattı. Ünlü ‘pile up’ (üst üste nesneleri bir masa gibi tek başına ayakta duramaz, kendi kendini yığma) oyunu, bu zemin ve masa destekleyip ayakta durması için birbirlerine bağlanması lambasına esin kaynağı olmuş mudur, gerekir. Yapraklar küçük, orta, büyük olmak üzere üç acaba? Deniz Feneri lambası, nesnenin farklı boyutta bulunabiliyor. Her yaprak, temel taşıyıcı bir büyüklük ve renk bileşimini belirlemek ve birim tarafından desteklenmiştir ve bir mil mekanizması camdan bir yapı meydana getirmek üzere aracılığıyla birbirine bağlanmaktadır. Bu eksen etrafında birbiri üstüne geçen tek tek cam birimlerle yaprakların 270 derece dönebilmesi, onlara, kolay inşa edilmiştir. Lamba, malzemenin hareket etme ve yüksek uyum kabiliyeti sağlamıştır. yapısal bütünlüğüne meydan okuyup ona teste tabi tutan elle cam üfleme tekniğiyle yapıldığı için cam yapının harika saydamlığı ve aydınlığı korunmuştur. Colin Selig tarafından hazırlanan Koltuk Heykeller S an Fransisko’nun Körfez Bölgesinde yaşayan sanatçı Colin Selig, kullanılmış propan tanklarından yararlanarak koltuk ve heykeler yapmaktadır. Hurdaya atılan propan tanklarının yeniden değerlendirilmesi suretiyle yapılan bu bank ve koltuklar, rahat ve dayanıklı olmalarının yanı sıra malzeme içeriği itibariyle %99.9 yeniden dönüştürülebilir niteliktedir. Çevreci sanatçı Colin Selig tarafından yaratılan bu patentli tasarımlar, estetik, teknik ve yenilikçi niteliklerinden dolayı pek çok ödül kazanmıştır. Çeşitli boy ve büyüklükte olanları mevcut olan, ama her biri benzersiz olan bu ürünler, sanatçı tarafından el zanaatkarlığı kullanılarak yapılmışlardır. 142 Dünyadan / Ürün Tasarım Masaya kelebek dokunuşu Dinlenmenin iki sembolü bu üründe buluştu: hamak ve küvet T asarım stüdyosu Splinter Works, karbon daha da artırılmıştır. Kelimenin tam anlamıyla elyaftan yapılan ve hamak gibi asılan bir banyo yapma deneyimini asma yontu düzeyine banyo küveti olan Vessel’i yarattı. Splinter yükseltmek suretiyle banyo konsepti, Works’un kurucu ortaklarından Miles Hartwell, sanatkarane bir dinlenme için derin düşüncelere Haziran 2013 tarihinde tasarladıkları banyo dalınan bir mabet olarak yeniden icat edildi. küvetiyle ilgili şunları söyledi: “Bir hamak ile bir ngelo Tomaiuolo, üretici Tonin Casa firması için Kelebek Masa’yı tasarladı. Mermer, ahşap ve cam banyo küvetinden, yani dinlenmenin iki ilginç Vessel, duvardan duvara asılmakta ve yerle seçenekleri mevcut olan masanın üst sembolünün şekilleri arasındaki sinerjinin temas etmemektedir. Üzeri kapatılabilen veya kısmı, ısıl işlemle bükülen kontraplaktan çarpıcılığından ilham alarak insanlara açık bırakılan paslanmaz çelikten bağlantı yapılmış ve karaceviz, kara meşe veya gerçek dünyadan hayal kelepçeleriyle sabit hale getirilmiştir. lakeli beyaz renkle cilalanmış bir tabanla dünyasına kaçmaları için Banyo, yerde dik duran bir musluk desteklenmektedir. kesin bir araç sağladık.” kullanılarak doldurulmakta ve kullanılan Bir hamakta her şeyi bir su, küvetin altındaki tapayla döşeme Masa tabanının cüretkar tasarımı, camın ve mermerin klasikliğiyle yana bırakmanın huzur verici süzgecine bırakılmaktadır. harmanlanıyor ve deneyimi, sıcak bir banyoda suya Banyonun planı elverişli değilse ebedi bir tasarımla gömülmenin mutluluğuyla birleştirilerek keyif duygusu 144 Duş kabini olmayan banyolar için tasarlanan A küvete bir boşaltma borusu da monte edilebilmektedir. masayı ortaya çıkarıyor. Sergi İzlenim / Erol Akyavaş Retrospektif Sergisi Sema İŞBİLİR Erol Akyavaş’ın yarım yüzyıllık sanatsal birikiminden bir seçki 146 İstanbul Modern, “Erol Akyavaş- Retrospektif” sergisiyle sanatçının 1950’li yıllarda başlayan ve 1990’lı yılların sonuna uzanan yarım yüzyıllık sanatsal birikiminden kapsamlı bir seçki sunuyor Finansbank’ın katkılarıyla 29 Mayıs - 25 Ağustos 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern Süreli Sergiler Salonu’nda yer alan sergi, 290 yapıttan oluşan bir seçkiyi içeriyor. Sergi, Erol Akyavaş’ın Doğu-Batı sanat ve kültür dünyası arasında kurduğu kendine özgü sentezi, tuval üzerindeki zaman içinde dönüşüm geçiren perspektif ve mimari düzenlemelerini, insan figürünü merkez aldığı bilinçaltı arayışlarını ve son döneminde dünyanın farklı kültürleri ile giriştiği hesaplaşmaları geniş bir çeşitlilik içinde bir araya getiriyor. Sergi, hem Doğulu hem Batılı olmanın yarattığı ikilemle, kendi geleneği, İslam sanatı ve kültürü ile Batı sanatı, kültürü ve düşüncesi arasında özgün bir sentez yaratan Erol Akyavaş’ın, 40 yılı aşkın süredir ürettiği yapıtlardan oluşan heyecan verici serüvenini Sergiyle ilgili basın toplantısı, İstanbul Modern Şef Küratörü ve sergi küratörü Levent Çalıkoğlu, Erol Akyavaş’ın eşi Ilona Akyavaş, İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı ve sponsor firmaların temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. aşklarını, heyecanlarını, mutluluklarını, varoluşsal bir aşk, bilinmeyene karşı duyulan korkularını, zaaflarını, sevgi ve dostluklarını sonsuz bir merak ve ait hissettiği kutsalı cinselliği, inancı ile yaşayan bir varlık temsil ediyor. İnsan olmak için katedilen sanata dönüştürme arzusu olduğunu ifade olduğunu, sanatın merkezinde aslında yolculuğu, öncesi ve sonrasındaki dünyanın etti. Çalıkoğlu, yepyeni bir yaklaşımla kendine kendisi olduğunu gösterdiğini dile getiren gizemlerini ve nefes almak için verdiğimiz özgü bir sentez oluşturan Erol Akyavaş’ın İstanbul Modern Şef Küratörü ve sergi emeği görselleştiriyor .” büyük bir iştah ve heyecanla kendinden önce izleme olanağı sağlıyor. Erol Akyavaş’ın hayalleri, korkuları, küratörü Levent Çalıkoğlu sergi için şunları Levent Çalıkoğlu, Erol Akyavaş’ın zengin Sergi İzlenim / Erol Akyavaş Retrospektif Sergisi I lona Akyavaş himayesinde ve resim sanatının dışarıda tuttuğuna inandığı söyledi: “Tüm görsel, sembolik, kutsal, bir anlatı ve inanç geleneği içinden geçen ‘yeni bir dünyayı’ kişisel çalışma alanı olarak dışavurumcu referanslarına karşılık derin ve farklı bir görsel dünya kurguladığını kabul ettiğini söyledi: “Onun sentezinin ana Akyavaş’ın sanatı, üreticisinin nefes aldığı vurgulayarak, sanatçıyı çağdaşlarından ayıran aksı Batılı anlamda bir resmin sınırlarıyla zaman dilimi içersinde tecrübe ettiği bu ‘öte dünya arayışı’nın merkezinde düşünmek değil, Doğu’nun gizemli ve daha 147 Sergi İzlenim / Erol Akyavaş Retrospektif Sergisi önce görselleştirilmemiş bilgi ve kültürüyle hesaplaşmaktır. Doğu coğrafyasının kendisini minyatür yüzeylerinde dışavuran dünya ve perspektif algısını, insan ve tanrı arasındaki karmaşık bağı, menkıbelerin kimi zaman şiirsel ve hüzünlü kimi zaman da hayal gücünü kışkırtan zengin anlatılarını, kutsal Kabe’nin karanlık dikdörtgenini benzersiz bir görsel yaratıcılıkla sanatına davet eder.” Akyavaş gölgelerle ve ışığın resim yüzeyindeki etkisiyle şaşırtıcı algı oyunları yaratır, kuş bakışı yeni perspektifler sunar. Yoğun bir desen uygulamasının görüldüğü “Kafalar” serisinde çizginin tekrarıyla meydana gelen figürler, yaratık ve demon başlarını çağrıştıran yalnız, kesik kafalar görülür. Suratlarına geçirilmiş kancalar ve iplerle yönetilen, anlaşılması güç hikayelerin anlatıcılarını oluştururlar. “Erol Akyavaş-Retrospektif” sergisi boyunca İstanbul Modern’de sergiye paralel eğitim programları düzenleniyor. İstanbul Modern Eğitim Bölümü, Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla çocuklar, gençler ve aileler için “Sanat Labirenti” başlıklı özel bir program tasarladı. İstanbul Modern Kütüphane’de, Erol Akyavaş’a ve sanatına yönelik yayınlar yer alıyor. İstanbul Modern Mağaza’da, sergi kataloğunun yanı sıra sanatçının çalışmalarından esinlenen hediyelik eşyalar bulunuyor. 148 Sergi İzlenim / Göğe Bakma Durağı ‘Bu evleri atla bu evleri de bunları da... GÖĞE BAKALIM’ İ stanbul Modern’in, The Museum of Modern Art (MoMA) ve MoMA PS1 işbirliğiyle, Garanti Bankası, Polimeks ve VitrA eş sponsorluğunda gerçekleştirdiği YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı’nın ilk geçici yapısı ‘Göğe Bakma Durağı’ müzenin bahçesinde ziyarete açıldı. SO? Mimarlık ve Fikriyat’ın tasarlayıp MoMA/MoMA PS1 işbirliğiyle gerçekleşen YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı’nın ilk projesi müzenin bahçesinde ziyaretçilerini bekliyor alanında ise YAP: Yeni Mimarlık Programı’nın 15 yıllık tarihçesi ile 2013 yılında MoMA PS1, CONSTRUCTO, MAXXI ve İstanbul Modern tarafından programa davet edilen toplam 20 finalistin projeleri, uluslararası bir sergiyle izleyiciyle buluşuyor. Küratörlüğünü Çelenk Bafra ve Pelin Derviş’in üstlendiği sergide projelerle ilgili video, fotoğraf ve maketlerin uyguladığı ‘Göğe Bakma Durağı’, 20 Ekim yanı sıra “Göğe Bakma Durağı”nın yapım 2013 tarihleri arasında her yaştan ziyaretçiyi süreciyle ilgili hazırlanan video görülebilir. ücretsiz olarak müze bahçesine bekliyor. Bu Sevince Bayrak ve Oral Göktaş’tan oluşan alan ayrıca Temmuz ayında itibaren İstanbul SO? Mimarlık ve Fikriyat’ın tasarladığı YAP Modern’in düzenleyeceği etkinlikler için İstanbul Modern’in ilk projesi ‘Göğe Bakma kullanılacak. Durağı’, adını Turgut Uyar’ın aynı adlı şiirinden İstanbul Modern’in kısa süreli sergi alıyor. (Dünyanın En Güzel Arabistanı) 149 Sağlık / Gezi Bostanı Biz Büyüdük ve Kirlendi Dünya Hazırlayan: Fulya NANBA [email protected] GEZİ BOSTANI “Ben doğayı korumak istemiyorum. Ben doğanın korunmaya ihtiyacı olmadığı bir dünya yaratmak istiyorum.” kurdular. Mizahı elden bırakmayıp en çok biber fidesi ektiler. Gezi Parkı Bostanı’na ekilenler boy veremedi ama direniş bitmedi. Gezi Bostanı’nın amacı bütün parklara yayılması ve Yedikule Bostanları Koruma Girişimi: şehir içinde gıda ormanları kurulmasıdır. Kaynaklara göre 1500 yıldır kentsel tarım alanı Sabır işidir bostan yapmak. Tohumun C Bostanlardan Haberler olan, 20 milyon insanın yaşadığı İstanbul’da fideye, fidana dönüşmesini beklemek. gıda sağlamanın belki de en büyük kaynağı Azimle bekleyip, bakıp büyüttükten sonra olan bostanların park ve rekreasyon inşaatı oşku dolu bir merhaba. meyvesini yemekse tarifi imkansız mutluluk altında kalmaması için konuya dikkat çekmek Gezi Parkı’nda neler oldu gördünüz mü? yaşatır insana. isteyen girişimi web sitelerinden takib edebilir, Yaşayıp hissedebilen şanslılardan oldunuz mu? Bir ağacı sevmekle başladı her şey. Ağaçları koruyalım derken, mimarinin, tarihin, saygının, Şimdi başka bostanları yaşatabiliriz. Yenilerini oluşturabiliriz çabalarımızla. destek olabilirsiniz. http://yedikulebostanlari.tumblr.com/ Haydi hayatımıza, özgürlüklerimize, adaletin, özgürlüğün koruyucuları oluverdik yiyeceğimize sahip çıkmak için hep uyanık, Kuzguncuk Bostanı: bildiğiniz üzre üzerine hep birlikte. Birleşerek, omuz omuza. hep tetikte olalım. Ne yiyorsak oyuz, kendimizi yapılmak istenen inşaat projesine direniyor. çocuklarımızı kendimiz olabilmekten yoksun Kuzguncuk halkına ve bostan direnişçilerine bırakmayalım. katılmak, haber almak, destek olmak isterseniz Gezi ruhu bize başka bir dünyanın mümkün olduğunu çok güçlü bir coşkuyla gösterdi. Ve eylemciler Gezi’de, tam da ağaçların Saygıyla, ekolojiyle kalın. web siteleri: http://www.kahramanbostan.org/ kesildiği noktada, Taksim’de betona inat imece usulü bir bostan kurdular. Gerçek olmayan bir Roma Bostanı: Cihangir Parkında kuruldu. düzene karşı çıkarken gerçek yiyeceğe ulaşma Pek çok sebze, meyve ektiler fakat bazen iş yolunun kendi yiyeceğimizi üretmek olduğunu aletlerine ve iş gücüne ihtiyaç duyuyorlar. unutmadılar. Onlara katılmak isterseniz facebooktan Kısıtlı sulama imkanları nedeniyle serum şişeleri içinde damlama sulama sistemleri 150 Cihangir Parkı profilinden takip edebilirsiniz. https://www.facebook.com/cihangirparki Bir Mekan / Limonata Downtown Limonata Downtown’ın yeni mağazası Akaretler’de açıldı L imonata yeni şubesini Akaretlerde ekose kumaşlar, çini yer karoları... Sıraevler’de açtı. Akaretler Sıraevler’de Gazi-Bilal Ateş kardeşler, Limonata hizmete giren Limonata Downtown, akşam Downtown menüsüne yeni lezzetler yemekleri, lounge ve bar olarak da hizmet eklemişler. Menüde bir Limonata klasiği olan verecek. Gazi-Bilal kardeşlerin klasik Limonata çıtır karides ön planda. Bunun yanı sıra; menüsüne ekledikleri yeni tadları içeren akşam Ayşekadın tempura, sarmısaklı çıtır puf pide ile servisi saat 18.00‘den itibaren sunulan burrata, fırında çıtır somon, kaymaklı başlıyor. Mykonos, İbiza, Londra, Lübnan kadayıfı mekanın Newyork gibi dünyanın ünlü eğlence merkezlerini coşturan ünlü DJ’ler, mekanı şenlendirmeye adaylar. Limonata Downtown’ın 152 gözde speciallerinden. Limonata Downtown’ın dekorasyonu Ali Türker imzasını taşıyor. Mekanın önemli özeliklerinden biri de Birliği’ konsepti uygulamış. Neşeli istediğiniz taze meyveden bir müzik eşliğinde etrafınızdaki limonata hazırlatabilmeniz. dekoru Çapamarka ile sayısız objeleri izlemeden edemiyorsunuz. Salatalıklı, karpuzlu, yeşil projeye imza atan Ali Türker imzasını taşıyor. Sandalyeler, koltuklar, lambalar her elmalı, çilekli, ananaslı, Uluslararası İç Dizayn Birliği'nin (IIDA) biri ayrı bir telden çalsa da mekanı naneli ve hatta limonatalı tarafından düzenlen ‘Interior Design şenlendiren müziğe eşlik ediyorlar. Beyaz votka... Afiyet olsun. Competition 2014'te yer alacak tasarımı için şemsiyeler, öbür yanda keten perdeler... Türker ‘Harmony within Contrast / Zıtların Bavullar, kitaplar, sepetler, tahta paneller, Adres: Akaretler Sıraevler No:40-42-46 Beşiktaş/İstanbul Tel: 0212 219 65 30-31 Gezi / Gökçeada e y e r Ne im? el d i G ‘Imroz’a bir kez geldin, sevgili olacaksın!’ K abatepe’den bindiğiniz feribot sizi Gökçeada (Imroz)’ya selamlaşıyoruz. Ertesi gün, adalı olma haline büründüğümüz o ilk ulaştırırken, kabara kabara limana vuran hırçın dalgaları görecek, sabah; yolumuza çıkan siyah giyimli, siyah başörtülü teyzeyi küçük bu ıssız adaya neden geldiğinizi soracaksınız kendinize. Hele adanın bir selamla geçmeye yelteniyoruz, şehirli refleksiyle... O ise yakalayıp meydanına geldiğinizde, özelliği olmayan bir balıkçı kasabasında yanaklarımızdan öpüyor bizi,‘adaya ilk geldin, buraya sevgili olduğunuzu düşüneceksiniz. Karar vermekte acele etmeyin deriz. olacaksın’diyor. Evet, Gökçeada’ya ilk gelişimizdi ve oradan ayrılırken; Adaya gelmeden önce bize önerildiği gibi, Tepeköy’de konaklamak Tepeköy’ü, Yorgo Barba’nın‘Müslüman mahallesinde salyangoz istiyoruz. Hava yavaş yavaş kararırken, adanın merkezinden tepelere satılmaz’diyerek ikram ettiği salyangozu, kilisenin papazıyla doğru kıvrıla kıvrıla ilerliyoruz, hanidiyse hiç ışık yok, karşılaşacağımız yaptığımız sirtakiyi, Yunanistanlı konuklara okudumuz Can Yücel şiiri manzaradan tamamen habersiziz. Uzaktan köyün silik ışıklarını üzerine Barba Yorgo’nun eşi Eleni’nin yanımıza gelip,‘Can Yücel siz görmeye başlıyoruz. Köy meydanına ulaştığımızda, sokaklara tahta misiniz, memnun oldum’deyişini ve fakat bizim maalesf Can Yücel masa ve sandalyelerini atmış Barba Yorgo’nun olamadığımızı... Kaleköy’de içtiğimiz ayranı, Ada’nın en güzel kızı olan tavernasında buluyoruz kendimizi. Köyün Madam’ın Dibek Kahvesi’ni,‘Rum bakkal amcanın’dükkanın bir orta yerinde, sıcak bir hoşgeldinle bize köşesinde rakısını yudumladığını, Dereköy’deki bin yıllık gösterilen masadaki yerimizi alıyoruz. çamaşırhaneyi, kahvede tavla oynayan kadınlı-erkekli köyün Sanki her gün oraya gelirmiş gibi... Köy n tavernası sakinleri ve bizim gibi birkaç konukla u ’n o rg o Y Barba 154 yaşlılarını, Kürt ve Laz köylerini unutmuyoruz. Evet, Imroz’a bir kez gidin sevgili olacaksınız... Esra Karataş ıllık in y b i k e de köy’ rhan Dere çamaşı Gezi / Bozcaada Şarabı tatlı, rüzgarı bol Bozcaada... A nadolu’nun bir köyüyle, Yunan adalarının üzümüyle bu üzümden üretilen şarapın tadına karışımından oluşmuş bir adadayız; batıda bakmadan giderseniz pişman olursunuz. hala Tenedos olarak bilinen Bozcaada burası... Mavi, pembe, yeşil boyalı sandalyelerle bezeli Her sokaktan, her duvardan fışkıran zakkumları, kafeleri, masaları pütükare örtülerle çiçekleri, erguvanları görünce sıkı sıkıya renklendirilmiş lokantalarında, kahvelerin en bağlanacaksınız adaya. Adanın, badana boyalı güzelini içebilir, deniz ürünlerinin en lezzetlisini taştan yapılmış Rum evleriyle, ahşap cumbalı burada tadabilirsiniz. Güneşin batışını seyretmek Türk evlerinin iç içe isterseniz, Batı Burnu ve Polente Feneri’ne olması, onu daha da gitmenizi önereceğiz. Rüzgarı bol bu adada cazip kılıyor. Türkiye’nin 3. aksine koylar çok sakin olur. Hava lodosa dönerse büyük adası ünvanına Tuzburnu, Habbeli’nin, poyraza dönerse sahip olan Bozcaada Ayazma’nın suları sakindir. Denize bildiğiniz gibi şaraplarıyla girmek isterseniz bu sakin ünlü. Özel çavuş koylarda kulaç atabilirsiniz. 155 Gezi / Asos Nereyi Gezelim? Antik Asos şehri uğrak yeriniz olacak A yvacık ilçesine bağılı Behramkale köyü, Midilli Adası'na bakan Asos Antik Kenti'nin bulunduğu tepenin arka yakasında yer alıyor. Asos Antik kentinin tarihçesi M.Ö. 6.yy'a kadar gidiyor. Zamanında kent, yüzünü denize dönmüş ve denize teraslarla iniliyormuş. Osmanlıların yerleşmesinden sonra yerleşim ters istikamette gelişme göstermiş ve Behramkale köyü ortaya çıkmış. Köy antik kent surları içinde 156 yer alması ile dikkat çekiyor. Köy içinde Asos mimarisinin taş işçiliğinin güzel örneklerini görmek mümkündür. Tarihi dokusunu koruyan sokaklarda dolaşması keyifli. Dilerseniz köy içindeki ponsiyon, otellerde konaklayabilirsiniz. Asos Antik Kenti ören yeri girişi en tepede bulunuyor. Buraya taşla kaplı bir yokuşu yürüyerek varılıyor. Bu kapıdan girince Athena Tapınağı'na ulaşıyorsunuz. Merkezinin yanı sıra, köyün alt kısmında bulunan liman bölgesinde de otel, motel ve restoranlar, tarihi binalarda köye gelenlere hizmet veriyor. Agora, Amfi Tiyatro, Ören Yeri Girişi, Surlar, Athena Tapınağı, Nekrapol hepsi görülmeye değer ender yerler. Ayrıca 14. yy’da 1. Murat Hüdavendigar tarafından inşa edilen, Tuzla Çayı üzerine kurulmuş Hüdavendigar Köprüsü’nun üzerinden yürüme keyfini kaçırmayın deriz. Gökçeada, Bozcaada ve Asos üçgeni tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle tam bir cennet. Tatilini hamakta uyuyarak geçirmeyi sevmeyenler için sınırsız etkinlik seçeneklerine birkaç örnek... Gökçeada, Türkiye'nin ilk ve tek sualtı milli parkına sahip. Gökçeada Dalış Merkezi, doğa severleri ve su sporları tutkunlarını bir araya getiriyor. Kaleköy Liman'dan kalkan teknelerle gelen yolculara, adanın önemli bölgelerinde dalış yaptırılıyor. ı, şelale, la tepeköyalt Tekne turlarıy illiparkı, aros, sualtı m m ar m , u rn u kaşkaval pirinçb , yelkenkaya, ar al ar ağ m y, maviko oy, batıklar, ları), güzelcek ebilirsiniz. (peynir kayalık ını ziyaret ed ar yl ko u rn u kafakos b Ne Yapalım? Gezi / Gökçeada - Bozcaada Adalı olmanın keyfini bunları yaparak çıkarabilirsiniz Bozcaada’da bulunan Ayazma Plajı’nda; Jet ski, su kayağı, sürat teknesiyle çekilen banana muz, kano, deniz bisikleti, sörf bisikleti kiralayabilir ayrıca başlangıç ve ileri seviyelerde sörf dersleri alabilirsiniz. Bozcaada bisiklet kullanmak için ideal bir yer. Anayollardan sapılan toprak yollar, sizi keşfe çıkaracak rotalar… Adayı bilen profesyonel bir bisikletçi eşliğinde, grup halinde ilerleyerek günbatımını seyretmek üzere Batı Burnu'na varılıyor. Bozcaadaya yakış an en güzel aktivitelerden biri de şarap dersleri almak olacaktır. 2 saat süren dersler de şarapla ilgili bilinm esi gereken temel bilgiler aktarılıyor. Şarap eğitimi daha bilinçli şarap tüke tmek isteyenlerin ilgisine açık... 157 Gezi / Bozcaada - Sandal Sandal Restoran Nerede Yiyelim? S Sandal Restoran Rum birebir bir mekan Sandal Mahallesi'nin araç trafiğine kapalı restoranlar bölgesinde. restoranlarında en çok tercih edilen Eski bir Rum Kahvehanesi'nden aslına yemek balık ve tabi hemen öncesinde servis edilen sadık kalınarak restore eden Sandal Ege mezeleri. Balık yemeyi tercih etmiyorsanız Restoran, on yılı aşkın bir süredir Ege şayet, adaya özgü geleneksel yemekleri mutfağına özgü meze ve yemekleriyle denemenizi tavsiye ederiz. misafirlerine hizmet veriyor. 2011 yılında hizmete sokulan Sandal 158 Restoran. Bozcaada Eğer adada geçirebileceğiniz iki akşamınız varsa birisini Bozcaada balık restoranlarına, diğerini ise Evleri'yle dileyen misafirler burada ara sokaklarda bulunan yöresel lezzet konaklayabiliyorlar. Bozcaada Rum restoranlarına ayırmanız en doğru mahallesinin sıcaklığını yaşamak için seçenek olacaktır. Gezi / Bozcaada Bozcaada’da tarihi bir mekan: Kuşlu Konak 1 853 yılında inşa edilen Kuşlu Konak adını üst köşesinde yer alan heykelcikten alıyor. Tarihi konak adanın en iyi korunmuş Kış aylarında da açık olan otelin alt kat yapılarından. Adanın ilk oteli bu bina Panayot Sarı oturma ve yemek salonunda soğuk tarafından 50'li yıllarda açılmış. Odalara günlerde keyifli olabilecek şömine, verilen isimler, farklı zamanlarda binada meraklıları için sanat ve uygarlıklarla ilgili kitaplar bulunan bir kütüphane ve bina yaşamış veya sahibi olmuş kişilerden olması ada için bulunmaz fırsat. Üstelik iskeleli sahiplerinin özel koleksiyonuna ait bazı eski plaj hemen otelin önünde, yürüme Beykoz cam ve Osmanlı porselen örnekleri konumda bulunuyor. Dışarıya da hizmet mesafesinde. Kuşlu Konak özel teknesi ise sergilenen bir bölüm mevcut. veren kafe-restoran kısmı yaz günleri gün talebe göre denize açılmaya hazır. Ayrıca boyunca keyifle vakit geçirebileceğiniz bir otelin ince düşüncesinin göstergelerinden biri www.kuslukonak.com ortama sahip. Otelin kendine ait bir plajının de otelin önüne konan bisikletler. Tel: 0532 789 66 51 alınmış. Kuşlu Konak deniz ve kale manzaralı bir 160 Ner kala ede lım Mesleki Yayın / Kitap Mesleki Yayınlar ÇAĞDAŞ BAR VE RESTORAN TASARIMINDA DETAYLAR İÇ MEKAN TASARIMINDA Sanat Tasarımı ve Sergileme Detail in Contemporary Bar and Restaurant Design İÇ MEKAN TASARIM TEMELLERİ DİZİSİ’nin ikinci kitabı olan Sanat Tasarımı ve Sergileme, Çağdaş Bar ve Restoran sergi tasarımcısının yaratıcı bir uygulamacı Tasarımında Detaylar isimli kitapta olarak, sergi tasarımı disiplini kanalıyla nasıl çok sayıda uluslararası proje yer alıyor daha iyi bir iletişim kurabileceği konusuna ve her proje için betimsel bir metin, renkli fotoğraflar, zemin planları, altbölümler ve yapı ile dekoratif detaylar bulunuyor. Kitapla birlikte Konu: İçmimarlık Yazar: Drew Plunkett, Olga Reid Yayınevi: Laurence King Publishing, 192 sf. Konu : Mimarlık ve Peyzaj Yazar: Pam Locker temalı eğlence programlarını, dünya sergilerini, Çeviren: Sezen Haskatar Yayınevi: Literatür Yayıncılık müze galerilerini, ziyaretçi merkezlerini, tarihi 184 sf. fuarların gelişimini, marka deneyimlerini, bonus olarak verilen CD’de, kitapta evleri ve peyzajda yapılan sanatsal basılı olan tüm çizimler yer almaktadır. yerleştirmeleri ele almaktadır. İÇ MEKAN TASARIMINDA Mağaza Tasarımı İÇ MEKAN TASARIM TEMELLERİ DİZİSİ, farklı Konu: Genel İçmimari ve Dekorasyon Yazar: Lynne Mesher Çevirmen : Feyza Akder Yayınevi: Literatür Yayıncılık 184 sf. 162 odaklanmıştır. Bu geniş kapsamlı terim ticari BİNA KORUMASINDA YAPISAL TASARIM Structural Design in Building Conservation BİR BİNA yapısal olarak sağlam değilse layıkıyla tip mekânların, iç mekân tasarım ilkelerini inceleyen korunamaz. Bu nedenle mimarlar, mühendisler ve başlıklar sunar. Serinin ilk kitabı olan Mağaza koruma uzmanları, bir koruma projesini başarıyla Tasarımı, okuyucuyu perakende mekânında bir tamamlamak için yapının tarihi kökleri, malzemeleri ve gezintiye çıkarır. Bu yolculuk, tasarım konseptinin teknolojisi konusunda uygun bir bilgilenmeye ihtiyaç başlangıç noktasını, marka ve kimlik konuları olarak duyarlar. Kitap, tasarım sorunlarını ve teknik seçimleri düzenlenmesi arasındaki ilişkinin incelendiği Yazar: Dimitris Theodossopoulos Dili: İngilizce ele alıyor ve bunların, bir koruma projesinde planlama Yayınevi: Routledge ve mimari çıktılarla nasıl bütünleştirildiklerini 280 sf. kitapta, belli bir kullanıcı çevresinin mekânı nasıl gösteriyor. Bugünkü koruma teknolojisiyle teoriyi bir algıladığını ortaya çıkararak iç mekân tasarımına araya getirerek mimari anlatımda yapısal detaylar ve derinlikli bir yaklaşım sunar. strateji olanaklarını tartışıyor. ele alır. İç mekân ve onun bağlam, konum ve Fuar Takvimi Fuar Takvimi Yurt içi fuarlar Yatak, Banyo, Mutfak Tekstilleri İstanbul Yatak, Banyo, Mutfak Tekstilleri Fuarı Ülke - Şehir : Türkiye - Tüyap Fuar Tarihleri : 26.9.2013 - 29.9.2013 Organizatör : Tüyap Web : www.tuyap.com.tr Döşemelik Kumaş İstanbul Döşemelik Kumaş Fuarı Ülke - Şehir : Türkiye - Tüyap Fuar Tarihleri : 26.9.2013 - 29.9.2013 Organizatör : Tüyap Web : www.tuyap.com.tr İstanbul Tasarım Haftası Yerli Yabancı Firma ve şahısların Tasarım Ürünlerinin Sergilenmesi Ülke - Şehir : Türkiye - Küçük Çiftlik Park Maçka Fuar Tarihleri : 26.09.2013 - 30.09.2013 Organizatör : IDF Fuarcılık Web : www.istanbuldesignweek.com Email : [email protected] 164 Yurt dışı fuarlar FURNITURE Guangzhou & Sangay Guangzhou ve Sangay Uluslararası Mobilya Fuarları Ülke - Şehir : Çin Guangzhou & Sangay Fuar Tarihleri : 7.9.2013 - 15.9.2013 Organizatör : CIFF & CMP Web : www.ciff-gz.com www.furniture-china.cn IFEX Iran Ev ve Ofis Mobilyaları İç Tasarım & Dekorasyon Fuarı Ülke - Şehir : İran - Tebriz Fuar Tarihleri : 1.07.2013 - 5.7.2013 Organizatör : Tebriz Fair Web : www.tabrizfair.ir Comfortex Mobilya dekorasyon, Halı, Zemin ve Kaplama Fuarı Ülke - Şehir : Almanya - Leipzig Fuar Tarihleri : 14.9.2013 - 16.9.2013 Organizatör : Leipziger Messe Web : www.comfortex.de INTERMOB 2013 16. Uluslararası Mobilya Yan Sanayii, Aksesuarları Orman Ürünleri ve Ahşap Teknolojisi Ülke - Şehir : Türkiye - İstanbul Fuar Tarihleri : 5.10.2013 - 9.10.2013 Organizatör : Tüyap İST Web : www.tuyap.com.tr Domotex Russia Halı ve Zemin kaplama Fuarı Ülke - Şehir : Rusya- Moskova Fuar Tarihleri : 25.9.2013 - 27.9.2013 Organizatör : Deutsche Messe Web : www.domotex-russia.com Domotex Middle East 2013 Yer Döşemeleri, Halı ve Dokuma Makineleri, Teknolojileri Fuari Ülke - Şehir : Türkiye- IFM Yeşilköy Fuar Tarihleri : 7.11.2013 - 10.11.2013 Organizatör : Hannover Messe Web : www.domotex-middle-east.com The Furniture & Home Accessories Mobilya ve Ev Aksesuarları Fuari Ülke - Şehir : İrlanda - Dublin Fuar Tarihleri : 6.10.2013 - 8.10.2013 Organizatör : Irish Services Web : http://www.irishfurniturefair.com/ Ortadoğu Mobilya 2013 5. Mobilya ve Dekorasyon Fuarı Ülke - Şehir : Türkiye - Diyarbakır Fuar Tarihleri : 14.11.2013 - 17.11.2013 Organizatör : Tüyap Diyarbakır Web : www.tuyap.com.tr Intercasa Mobilya ve Aydınlatma Fuarı Ülke - Şehir : Portekiz - Lizbon Fuar Tarihleri : 5.10.2013 - 13.10.2013 Organizatör : Grupo AIP Web : www.intercasa.fil.pt Kültür Sanat / Tiyatro Başka bir tarihin çocukları metinlere, Reha Özcan, Sermet Yeşil, Şebnem Sönmez ve Serkan Altıntaş can veriyor. Gezerken’in dört kısa oyunu yaklaşık 15’er dakikadan oluşuyor. İlk oyun ‘Tesadüf ya da değil’, 32 yaşında daha önce hiç eyleme katılmamış Mehmet Abdullah’ın gözlemlerini anlatıyor. İkinci oyun ‘Kağıtçının Köpeği Kıtmir’ bir köpeğin gözünden yaşananları aktarıyor seyircisine. Üçüncü oyun ‘Boşluğu Doldurmak’ 1 Mayıs 1977 deki İşçi Bayramı sırasında yaşananlar üzerinden günümüze taşıyor, ‘başka bir tarihin gençleri’ne umutla bakıyor. Son oyun ise ‘TOMA’nın Uyanışı’; pet şişeden su fışkırtan TOMA düşünüyor, sorguluyor ve aktarıyor gözlemlerini. Oyunun dekoru da ışığı da ‘doğa’dan. Tesadüf ya da Değil Yazan: Cem Uslu Oynayan: Serkan Altıntaş Kağıtçı’nın Köpeği Kıtmir Yazan: Mirza Metin Oynayan: Sermet Yeşil Boşluğu Doldurmak Yazan: Özen Yula Oynayan: Reha Özcan TOMA’nın Uyanışı Yazan:Yiğit Sertdemir Oynayan: Şebnem Sönmez 166 Sevda ŞANLI Gezi Parkı’nın orta yerinde, seyircinin yorumlarıyla oyuna katıldığı, bol bol ayıs ayının son günleri, Taksim Gezi Parkı’na iş M alkışladığı, güldüğü bir ortamda makineleri geliyor, ‘yayalaştırma projesi’ nedeniyle sahneleniyor. Işığı güneşten, kostümünü ağaçları yerinden sökmek üzere. Gezi Parkı’ndan sesler günlük kıyafetlerden, dekoru parkın bir yükseliyor, bedenler iş makinelerine siper ediliyor, Türkiye köşesine kurulmuş sahneden, ayaklı tarihinin en barışçıl direnişinin hikayesi böyle başlıyor. mikrofondan oluşuyor. Gezi’de nöbet için çadırlar kurulduğu sırada ‘orantısız Gezerken, farklı parklarda belki de güce’ karşı ‘orantısız zeka’ yeşeriyor ağaçların arasından. meydanlarda hepimizin bildiği, şahit Usta kalemler; Özen Yula, Yiğit Sertdemir, Mirza Metin ve olduğu yaşanmışlıkları anlatmaya devam Cem Uslu ‘twitter’dan sözleşip, Kumbaracı50’de bir masa edecek. Hikayelerine yeni (umarız güzel) etrafında buluşup, direnişin dört farklı yaşanmışlığını hikayeler ekleyerek. Parklara iyi bakın yazıyor, adını da ‘Gezerken’ koyuyorlar. Yazdıkları orada ‘Gezerken’i görebilirsiniz, kimbilir… Direniş’in Top 5’i Kültür Sanat / Müzik da ‘Entarisi Ala Benziyor’ türküsünün sözleri, ‘Gaz maskesi ala benziyor, biber gazı bala benziyor’a dönüşüyor. Çapulcular oldu mu? ise Edirne Keşan yöresine ait olan ‘Kızılcıklar Oldu Mu?’ türküsünün çapulcu versiyonu. İkinci sırada direnişin çıkardığı en yaratıcı şarkılardan biri var. Sting’in meşhur şarkılarından biri olan ‘Every Breath You Take’in adeta yeniden yazıldığı hali, şarkının ismiyse; ‘We’ll be Watching You’ (seni izliyor olacağız). Şarkıda özellikle ‘polisin tutumuna’ atıf var. Ve listemizin bir numarasında ünlü müzikal ‘Sefiller’in şarkılarından biri var. Seslendirenler; Çapulcular Korosu. ‘Do Sevda ŞANLI D irenişler müziksiz olmazdı elbet. İngilizce olarak seslendirilmiş, Türkçe Müzik kanallarından alışageldiğimiz çevirisi yapılırken özüne de sadık tabirle biz de direnişin ‘Top 5’ini yapalım kalınmış, ama aynı zamanda direnişi de dedik. İşte hepsi birbirinden yaratıcı, yansıtan sözlerle harmanlanmış. ‘İşte ‘orantısız zeka’ ürünü Top 5’imiz: Beşinci sırada direnişin ilk günlerinde 168 You Hear the People Sing’, Türkçe ve tekmelerin hasına; Eyvallah!” Dördüncü sırayı, Başbakan’ın ‘3-5 Çapulcu’nun Sesi’şarkısının, Sefiller’in son çevrimi filmde yer alan Russell Duman grubunun ortaya çıkan şarkısı çapulcu’ sözünden ilham alan, LMFO Crowe’ın bile ilgisini çektiğini ve ‘Eyvallah’ var. Herkes ‘iki günde nasıl da grubunun müziği eşliğinde dillere uluslararası basında da kendisine yer yaptılar şarkıyı’ diye düşünürken grup pelesenk olan ‘Everday I’m Chappuling’ bulduğunu ekleyelim. üyeleri şarkıyı çok önceden alıyor. Hareketli, kıpır kıpır olan şarkı, yaz kaydettiklerini açıkladı. Ne de olsa bir mevsiminin hitlerinden olmaya aday. sığamayacak birçok güzel şarkı var, senedir ‘biberinden, gazından’ nasibini Üçüncü sırayı iki türkü paylaşıyor. hepsini sosyal medya mecralarında alan bir ülke tablosu vardı. Ne diyordu Boğaziçi Caz Korosu’nun düzenlemesini şarkı? “Biberine gazına, copuna sopasına, yapıp seslendirdiği; ‘Çapulcu musun Vay Vay’ Aslında listeye ve sayfamıza bulabilir, kendi listenizi oluşturabilirsiniz. Keyifli dinlemeler. Kültür Sanat / Kitap Esra KARATAŞ “Sen şehir insanısın, bu sebeple dişlerin zamanla körelir burada. Çünkü insanoğlu dişlerini kendi benzerinde biler” Hulki Dede Yeni çıkan kitaplar varoluşsal sorgulamasının bir tezahürüdür. Hulki Heba Dede’nin, “İnsan içindeki canavarı öldürürse çöle dönüşür” sözleri aynı zamanda kitabın yola çıkış H asan Ali Toptaş, yedi yıl aradan sonra yazdığı dünyanın acısını içinde noktası olarak kabul edilebilir. İnsan kendini romanına seçtiği ‘Heba’ ismiyle canımızı ne hisseden biridir. Ziya, yenilemek için, savaşmak küsmek, barışmak vicdanın sesidir bir bakıma. zorundadır. Cevval Dayı’nın küslüğü abartışını, kadar acıtacağının haberini muştuluyor. Kitap bittiğinde siz de Ziya gibi, şaşkın bir şekilde kitabın Askerlik eleştirisinin “Zannederim o, dünyaya kız kardeşinde küstü” arkasından bakakalıyorsunuz. Her ne kadar kitabı yapıldığı ‘Sınır’ bölümünde, sözleriyle açıklayan Hulki Dede’nin bu sözleri, bir okuduğunuzda kurgu kendini ele verse de, 17 ay boyunca Suriye sınır şiir gibi asılı kalır zihnimizde. yazarın kullandığı dil ve karakterlerinin albenisi, boylarına bakarak, hiç okurun kitaba ilgisini canlı kılıyor. tanımadığı insanlara Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaşar Kemal, ağlayacak kadar hassastır. Heba Yazar: Hasan Ali Toptaş İletişim Yay., 308 s. Yedi bölümden oluşan ‘Heba’nın bölüm geçişleri, bir rüyadan başka bir rüyaya uyanır gibi bağlanıyor birbirine. (Kitap, bir yönetmen için çok Fakir Baykurt kitaplarından aşina olduğumuz ‘köy’ Fakat vicdan sahibi olmanın yaşamda bir karşılığı ve ‘köylü’ halleri Hasan Ali Toptaş’ta daha olmadığını, Ziya gibi şaşarak görürüz biz de. varoluşsal bir düzlemde yer buluyor kendine. Resul’ün dediği gibi “Gerçek fazlasıyla yaşamın getirdiği bir tesadüfler zinciri gibi hissedildiğinde insana her vakit gerçek değilmiş görünse de; barıştan, iyilikten ve güzellikten yana gibi gelir” bunda şaşıracak bir şey yoktur. ne varsa, hastalıklı’ ve ‘vicdansız’ zihniyetlere, ‘heba’ Adının anlamı gibi aydınlık bir hayatı olmayan, kahramanımız Ziya, çocukluğunda öldürdüğü serçenin acısını omuzlarında yıllarca taşıyan, Y Yazar: Mahir Ünsal Eriş İletişim Yay.,128s. ine yaz akşamları. Yaralı tekneler, küflü sesler. Erdek’te çay bahçeleri, bıkkın orkestra, tatsız garsonlar… Uykusunda ağlayan adamlar, pişmanlar, yorgunlar. Para için mırın kırın, laf dokunduran konuşmalar. Nerede bu Türkan Şoray? Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, “iyi olalım be ne olur” diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor. Kitap, gazoza doğru çocuklaşan hikâyelerle çağlıyor, zamana dokunuyor. Eriş, hüzünlü mağlupların iyimser yazarı olmaya devam ediyor. (Tanıtım Yazısı) heyecan verici bir seçenek olabilir.) Bir kaybediş kitabı olan katipta bu, kaybediş Köyün bilge yaşlılarından Hulki Dede ve Olduğu Kadar Güzeldik 170 Cevval Dayı, dünyayı tanımlamalarıyla yazarın edildiğini görürüz, ‘Heba’da... Bilge Karasu’dan Jean ve Gino’ya Mektuplar (1964-1994) B ilge Karasu’nun 1964 -1994 yılları arasında dostları Jean Nicolas ve Gino Harsh’a gönderdiği, bazen elle bazen de daktiloyla yazdığı Fransızca mektuplarından oluşan kitap Fransızca ve Türkçe hazırlanmış. Karasu, binlerce mektup yazdı. Yazın, sanat, kültür alanındaki dostlarına gönlünü, zihnini Yazar: Bilge Karasu açtı. Kültür-sanatın her dalına coşkuyla, tutkuyla Hazırlayan: Alain Mascarou sarılmıştı. İşte o nedenle, anlatılarıyla, denemeleriyle Çeviri: Simlâ Ongan yetinmeden, mektuplarını da bu gözle okumalı. Yapı Kredi Yay., 399 s. Kültür Sanat / Sinema SİNEMA TARİHİNE ADINI YAZDIRAN FİLMLER Büyük Diktatör / The Great Dictator ‘Nefret geçer, diktatörler ölür...’ Esra KARATAŞ “Üzgünüm ama ben bir imparator olmak istemiyorum. Bu benim işim değil. Kimseyi yönetmek ya da fethetmek de istemiyorum. “ C It Happened in Saint Tropez haplin’, 20. yy’la damgasını vuran faşist diktatörlere verdiği bir yanıttır ‘Büyük Diktatör’. Sessizliğini bozmak için tercih ettiği 1940 yapımı film, ‘Büyük Yönetmen’in ilk sesli Napoloni'nin (Mussolini) Avusturya'yı kendisinden önce filmidir. Yukarıdaki alıntı Chaplin filmin sonunda yaptığı dört işgal ettiğini duyunca deliye döner. Fakat onu çileden dakikalık konuşmadan alınmıştır. Esasen bu konuşma insan çıkaraca başka bir gelişme olacaktır. Sınırdaki bir karşıklık olma yolunda adım atmak isteyen herkese okutulmalı, sonucu, Hynkel’le çok benzeyen Berber askerler tarafından üzerinde konuşulmalıdır. Chaplin bu konşumasıyla ‘insanın ordunun başına geçirilir. Ölüm korkusuyla bir süre için insan olma’ koşullarının altına kalın kırmızı bir çizgi çeker. diktatör rolünü oynamak zorunda kalan berberden, Chaplin’i bu filmde iki karaktere can verirken görürüz. Avusturya işgaline dair bir konuşma yapması beklenir. Biri dönemin büyük diktatörü Adolf Hitler'in parodisi olan Büyük bir cesaret örneği gösteren Berber’in o meşhur Adenoid Hynkel, diğeri ise Yahudi bir berberdir. I. Dünya konuşması diktatörlerin güdümündeki halkların nasıl bir Savaşı'nda geçirdiği uçak kazasında hafızasını kaybeden koyuna dönüştüğünü gösterir. İyilik, güzellik ve kardeşlikten berber, yıllarca hastanede yatmış ve değişen dünya bahseden diktatörü sorgusuz sualsiz alkışlayan bu kitle, şartlarından habersiz bir şekilde çıkmıştır. Yahudilere karşı aslında büyük diktatörleri Hynkel’i alkışladıklarını savaş başlatan Faşist Adenoid Hynkel yönetimi, Yahudi zannediyolardı:”Askerler! Zorbalara itaat etmeyin. Onlar sizi mallarına el koyma ve Avusturya'yı, Hynkel’e kalırsa tüm dünyayı, işgal etmenin planlarını yapar. Etkileyici konuşmalarıyla kalabalıkları etkilemeye devam eden Hynkel, Bacteria (İtalya) ülkesinin diktatörü Benzino 172 Tüm filmlerinin yazanı, yöneteni ve başrol oyuncusu olan Chaplin’e filmde Paulette Goddard, Jack Oakie, Hermann Goering eşlik ediyor. Yönetmen: Danièle Thompson Senaryo: Danièle-Christopher Thompson Oyuncular:Kad Merad, Monica Belluci, Eric Elmosnino, Valerie Bonneton Gösterim Tarihi:30 Ağustos 2013 R. I. P. D. Ölümsüz Polisler Yönetmen: Robert Schwentke eziyor; düşüncelerinizi, hislerinizi ve hareketlerinizi planlıyor, sizi Senaryo: Matt Manfredi, Phil Hay, Peter M. Lenkov koyun yerine koyuyorlar. Sizi aç bırakıp, hayvan terbiye eder Oyuncular:Jeff Bridges, Ryan Reynolds, Mary L.Parker, Kevin Bacon gibi şartlandırıp topun ağzına sürüyorlar. İnsanlıktan çıkmış, Gösterim Tarihi: 6 Eylül 2013 beyni ve kalbi makineleşmiş kişilere teslim olmayın...“
Benzer belgeler
SAYI32 - içmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi
Nurten Unansal Söyleşisi
Resim ve Çizimler - Ferhat Dorkip
İçmimar Konuşmaları
TMMOB İçmimarlar Odası Haberler
Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman Söyleşisi
Sarı Dekorasyon-Sait Güleyin
Türkiye’de Mobi...
SAYI38 - içmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi
eni felsefe ve modern yaklaşımıyla iş dünyasına artı değerler katan Koleksiyon Mobilya,
SAYI34 - içmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi
Prof. Dr. Nurten Unansal, Türkiye’de İçmimarlık Tarihine Bir Bakış-VI
SAYI41 - içmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi
tasarımı ve projesi firma bünyesindeki mimarlar tarafından dizayn
edilen Ayakkabı Dünyası genel merkez ofisi, özel tasarım ürünler
ile aydınlatıldı. Firma, genel merkezinin aydınlatmasını,
aydınlat...
SAYI36 - içmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi
TMMOB İçmimarlar Odası Haberler
Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman Söyleşisi
Sarı Dekorasyon-Sait Güleyin
Türkiye’de Mobilya Tarihi Notları - 1940’lı Yıllarda Mobilya Meselesi ve Öncü Bir Girişim
‘MOD...
SAYI30 - içmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi
Araş. Gör. Oylum Dikmen Bir Konferans Deneyimi: EDRA44 PROVIDENCE, USA
SAYI39 - içmimari, tasarım ve yaşam kültürü dergisi
Yüksek İçmimar Gözen Küçükerman Söyleşisi