makale - 1 - Nesibe Aydın Eğitim Kurumları
Transkript
makale - 1 - Nesibe Aydın Eğitim Kurumları
II Sophokles’in yukarıdaki şiirinde öne çıkarmaya çalıştığı şey “özgürlük” tür; özgür insanın yaratıcı gücü ve mücadele azmidir. Özgür insanın, hayatın hangi alanında bulunursa bulunsun, engellenemeyen yaratıcı gücüdür; güçlüklerle durmak bilmeyen kavgasıdır. Hayatı kolaylaştırmak için geliştirdiği akli ve fiziki beceri potansiyelidir. Özgürlüğün, insanı; zihinsel, fiziksel, ruhsal, duygusal gibi varoluşsal temel karakteristikler bütünlüğü içinde insan yapan, gelişip değişmesine ve yetkin bir kişilik olmasına İNSAN VE ÖZGÜRLÜK SORUNSALI zemin oluşturan en etkili dinamik olduğu gerçekli- “Doğada şaşılacak güçler pek çok, ğine vurgu yapıyor şiirinde Sophokles. Ama insandan güçlüsü de yok. Cesurca yol alır insan kükreyen dağlarda, Dolaşır zorlu kış rüzgarlarında. Siz de, bu tatili fırsata dönüştürüp özgür bireyler Her yıl evlek açar pulluğuyla, olarak; derinlerinizde saklı bulanan ve henüz dışa Ölümsüz toprağın bağrında. vurmayan zihinsel, fiziksel, duygusal ve ruhsal tüm Ağlarla avlar hafif kuşları, Ve denizlerde balıkları. güzelliklerinizi ve becerilerinizi ortaya çıkarmaya Uzun yeleli atları o eğitti, çalışın. Tatil o zaman anlamlı olacaktır. O vurdu boyunduruğu güçlü öküze. Aileniz ve tüm sevdikleriniz ile birlikte her şeyi gön- Ne kışın ok gibi soğuk korkutur onu, lünüzce yaşayacağınız bir tatil dileklerimle... Ne de gökten boşalan sağanaklar. Hastalıklara da çareyi buldu, Bir ölümden kaçamaz yoksa. Hüsamettin AYDIN Kurucu Yelden hızlı konuşur, Yelden hızlı düşünür. Kentler kurmuştur barınmak için, Yasalar koymuştur sıra-saygı bilmezlerden korunmak için. Yoksuldur umuttan ama, Zengindir bilgelikte ve sanatta. Sophokles 2 0 0 8 - 2012 4 yıl önce bu zamanlar, tüm okul ekibi olarak inanılmaz bir yoğunluğun içerisindeydik. Eylül ayında başlayacağımız ilk yılımızın tüm hazırlıkları sürmekteydi. Bir yandan kampüs inşaatı sonlandırılıyor, bir yandan öğrenci kayıtları devam ediyor, bir yandan da eğitim-öğretimle ilgili hazırlıklar devam ediyordu. Tüm ekibimiz, haftanın 7 günü, gece gündüz demeden, büyük bir heyecan içerisinde hazırlıkları eksiksiz yapma telaşındaydı. Aradan 4 yıl geçti ve yine bir Haziran ayındayız. İlk yılımızdakinin aynısı bir tempo ve yoğunluğun içerisindeyiz. Yine okul kampüsünde inşaatlar var. Sporcu öğrencilerimiz için yeni bir kapalı spor salonu son aşamasına geldi. Çalışkan öğrencilerimiz için ikinci bir kütüphanenin inşaatına başlanacak. Daha da çalışkan öğrencilerimiz için IB (Uluslaraarası bakalorya) programı son aşamaya getirildi. Seneye yeni başlayacağımız uygulamalar (Çince öğretimi, serbest çalışma saatleri, müzik enstrümanları öğretimi vb.) için hazırlıklar bitmek üzere. Öğretmenlerimiz bir sonraki sene yapacakları çalışmaların altyapısına şimdiden başladılar. Uzmanlarımız ve yöneticilerimiz geçtiğimiz 4 yılda gerçekleştirdiğimiz etkinlik ve uygulamaları masaya yatırıp daha iyisini seneye uygulamak için çalışıyorlar. Nesibe Aydın ailesi olarak 4 yıldır kendimizle yarışıyoruz. Her yılın sonunda, “bu yıl iyi bir yıl geçirdik, seneye daha iyisini yapabiliriz” diyerek mücadelemize devam ediyoruz. Eğitim-öğretim dünyasında mücadele etmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir. Sürekli değişen şartlar altında, ilerleyemezsen geri gidersin. Okulumuz kurulduğundan beri özümüzü kaybetmeden; daha ileriye gitmek, daha yüksek hedefler belirlemek, yeni arayışlar içinde olmak gibi erdemleri hem kendimizde hem de öğrencilerimizde bir kültür haline getirmenin peşindeyiz. 4 yıldır öğrencilerimiz bu kültürü büyük ölçüde kazandılar. Sabah 6.30 gibi güne başlayıp akşam geç saatlere kadar iyi bir eğitim almak ve daha ileriye gidebilmek için saygı duymamız gereken bir mücadele veriyorlar. Bazı öğrencilerimiz bu mücadelede daha öne çıktılar, bazıları gerilere düştüler ancak unutulmamalıdır ki, eğitim-öğretim hayat boyu devam eden bir süreçtir ve sadece okul yılları ile sınırlı değildir. Nesibe Aydın öğrencileri, disiplinli olmanın, hedef belirlemenin, hedef için çalışmanın, hedefe ulaşınca daha yüksekleri hayal etmenin bilinci içerisindeler. Bu bilinç onlara hayat boyu başarılı olmaları için en önemli anahtar olacaktır. Okul olarak öğrencilerimize, bu uzun yolda başarılı olmaları için, bir aile ortamı içerisinde her türlü akademik, kültürel ve sosyal katkıyı üst düzeyde vermeye çalışıyoruz. 4 yıl boyunca eksiklerimiz olmuştur elbette. Ama şundan emin olabilirsiniz ki, Ankara’nın en başarılı, en çalışkan ve en disiplinli öğrencileri bu okulda yetişiyor…. Mirkan AYDIN Yön. Kur. Başkan Yardımcısı 4 ANAOKULU Bir yılın sonuna gelirken… cilerimizle birlikte mezuniyet gösterimiz için branş derslerimizden ve dans dersimizden gösteriler hazırlıyoruz. Bu ay 5 ve 6 yaş grubu öğrencilerimizle birlikte eğitim öğ- Çok yakında 6 yaş öğrencilerimizi, ilköğretim yıllarına retim yılının son ayına giriyoruz. Bu ay içinde çocukları- uğurlayacağız. Onların başarıları ve mutlulukları bizi gu- mızla birlikte bir yıl boyunca çalıştığımız konuları tekrar rurlandırmaya devam edecek. Büyük bir okulun parçası ettik. 5 yaş grubu öğrencilerimizle 6 yaş sınıfına hazırlık olmak ve çok sevdikleri arkadaşları ile eğitim yaşantıları- için rakamlarla (yazma, sayma, eşleştirme) ve etkinlik ki- na devam etmek; onları da çok mutlu edecektir. Her biri- taplarımızla kavramlar üzerine çalıştık. 6 yaş gruplarımız- nin heyecanını paylaşıyor, onları ilköğretim okulumuzun la ilköğretime hazırlık etkinliklerimizi daha da hızlandırdık deneyimli kadrosuna teslim ederken yeni öğrencilerimizi ve çeşitli çalışmalarla onları destekledik. Özellikle temel matematik becerilerine (toplama, çıkarma, rakam yazma, de karşılamaya hazırlanıyoruz. problem çözme) ve ses çalışmalarına (ses tanıma, aynı Bir yıl boyunca bizlere verdiğiniz destekler ve gösterdiği- sesle başlayan, farklı sesle biten, harf yazımı, farklı şekil- niz anlayış için teşekkürler. lerde çizgi çalışmaları) ağırlık verdik. Ayrıca bu ay öğren- Özel Nesibe Aydın Anaokulu DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN İlteriş Kağan Yıldırım Zeynep Ülkü Yılmaz Yiğit Okan Mat FOK FOK FOK 01.05.2006 08.05.2006 08.05.2006 Elif Zehni Yağmur Çolak Demir Gökçen Defne İnci KANGURU KANGURU MARTI YUNUS 02.05.2006 24.05.2006 09.05.2006 16.05.2006 Iltuğ Duru Altuğ Selçukhan Aslan Yiğit Ege Gürlük Görkem Dilbaz SİNCAP SİNCAP YUNUS KANGURU 26.05.2006 06.05.2006 19.05.2006 05.05.2006 Aslı Deniz Akın Ayşenaz Temiz Merve Yücedağ YUNUS KELEBEK KELEBEK 12.05.2006 10.05.2007 20.05.2007 5 kelebekler Öğrencilerimize Sorduk… “Sence büyüdün mü? Büyüdüğünü nasıl anladın?” Ali ALPER: “Evet, çünkü 4 yaşındayken 5’e girdim ondan.” Ata ÇAKIROĞULLARI: “Aynaya bakınca kendimi büyümüş gördüm. Deniz ve Ali gibi. Büyüdüğüm için birinci sınıfa gideceğim.” Ayşe Duru GÜRKAN: “Büyüdüm. Bir sürü yemek yiyince ve uykumu alınca büyüdüğümü hissettim.” Ayşe Naz TEMİZ: “Belki de evet, boyum uzadı.” Deniz TÜZÜNER: “Evet, bir gün doğum günüm kutlanmıştı, annem 6 yaşa geçtiğimi söyledi, öyle anladım.” Derin DALGALI: “Büyüdüm. Bizim evde tartma boyumuz var. 100 kiloyum. Boyumu ölçüyorum ama hangi hayvana geldiğimi bilmiyorum. Ondan anladım.” Efe Eymen ÖZER: “Yemek yediğimde anladım.” Elis KUDAK: “Yemek yediğimde, sebze yediğimde, ıspanak yediğimde anladım. Birazcık karnım ağrıdı sonra geçti.” Gökalp ERTAŞ: “Hı… Hı… Daha akıllı oldum. Uyudum, yemeklerimi iyi yedim ve büyüdüm.” Mehmet Cenkay KARLIKLI: “Evet, kalbim büyüdü, gözlerim büyüdü.” Mehmet Kağan BAYIR: “Evet, doğum günüm olduğunda anladım, sonra 6 yaşıma geçtim.” Merve YÜCEDAĞ: “Evet. Annem bana yazlık elbiseler, etekler giydirdi. Oradan anladım.” Nehir DİNÇER: “Büyüdüm, su içerken anladım. Suyu bitirdim, suyu içerken büyüdüğümü anladım.” Pınar UZUN: “Annem boyumu ölçtü, o zaman anladım. 5 yaşıma geldim, 4,5 yaşındaydım. 5 yaşa girdim ve büyüdüğümü anladım.” Sezen ECEVİT: “Çok uyuduğum ve yemek yediğim için anladım.” Tan MİCOZKADIOĞLU: “Evet, çünkü şuradaki bir dişim birazcık büyümüştü, oradan anladım.” Yağmur AYHAN: “Evet, çünkü aynaya baktığımda hep kendimi büyük görüyorum.” Mayıs Ayında Neler Yaptık? Meaghan Öğretmen ile konuşma Eymir Gölü’nde doyasıya koştuk, zıpla- derslerimiz çok eğlenceli geçiyor. dık, dans ettik ve oyunlar oynadık. 6 Büyük bir özlemle Ata’mızı ziyaret ettik. sincaplar Öğrencilerimize Sorduk… “Sınav ne demektir? Neden yapılır ?” Mehmet Mete KÖKSAL: "Çok yazı yazmak demektir. Çok yazı yazalım diye yapılır." Zeynep AKKAYA: "Dersleri öğrenmek demektir. İnsanlar iyi çalışsın diye yapılır." Ömer COŞKUN: "El yazısı demektir. Bir şeyler öğrenmek için yapılır." Ece ÖZDEMİR: : Ödev yapmak demektir. 1. sınıfa gidince iyi dersler yapmak için." Selçukhan ASLAN: “Geçmiş olsun diliyoruz.” Anıt ESAT: "Atatürk’ün yaşadığı bir şeydir. Gemi gibi bir şeydir." Nehir AKPINAR: "Ne kadar öğrenmişiz diye bakan bir şeydir. Önceki okullarda ne kadar öğrenmişiz diye bakmak için yapılır." Barış ÖZTAN: "Ödevdir. Kâğıttan yapılır." Iltuğ Duru ALTUĞ: "Birinci ve ikinci sınıfta yapılan sayılarla ilgili bir şeydir. Öğrencilerin dersi daha iyi dinlemesi için yapılır." Nisan ARSLAN: "Bir şeyleri bilgisayardan öğrenmek demek. Çocukların ne kadar gelişmiş olduğunu ve çok biliyor mu diye yapılır." Sueda Zeynep POLAT: "Bir şeyi öğrenmek için yapılan dersler demektir. Öğrenmek için yapılır." Ali ARICI: "Zor bir şeydir. Not verilir, puan alınır. Pek çok soru ve bilgiden yapılır." Hazar BÜYÜKERK: Ödevdir. Öğrenmek için yazıyla yapılır." Elif Nehir TAŞDELEN: "Okulda öğrendiklerimiz. Bir şeyleri öğrenmek için yapılır." Nazım Gökcan NAMAL: "Ders gibi bir şeydir. Hafızan kalsın diye yapılır." Lilya ALTUN: "Okulu bitirince bir şeyler veriliyor. Okullar çabuk bitsin diye ve çocuklar okuma yazma öğrensin diye." Mehmet GÖKBERK: “Geçmiş olsun diliyoruz.” Mustafa Bilge DİYADİN: "Dersleri güzel yapmak, çalışmak demektir. Sınavda başarılı olursan öğretmen bir şeyler verir." Mayıs Ayında Neler Yaptık? Okulumuzun mağaralarına gittik. Serbest oyun zamanımızda çok eğlendik. Sanat dersimizde klasik müzik eşliğinde “mandala” etkinliğimizi yaptık. 7 foklar Öğrencilerimize Sorduk… “Yaz tatilinde tek başına kalsan ne yaparsın?” Bartu DOĞAN: Emine Başak ESİN: Can GÜNGÖR: Ceylin ERDEMİR: Çınar Güney GÖKÇE: Ege AYBAR: Hüseyin Demir ÖZDEMİR: Ilgar DOĞRAR: İlteriş Kağan YILDIRIM: Kaan YILMAZ: Nehir AYER: Nehir ÇELENK: Nilsu GENÇ: Öykü AYTEMİZ: Sarp ÇAKMAK: Yiğit Okan MAT: Zeynep KAYA: Zeynep Ülkü YILMAZ: Selin BASAN: “Hiçbir şey yapmadan otururum. Çünkü çok sıkılırım, ne yapacağımı bilmem.” “Usluca dururdum ailem gelene kadar. Usluca oynardım.” “Arkadaşlarımla oynardım. Bisiklet sürerdim.” “Kendi başıma oyun oynardım. Oyuncaklarımı, bebeklerimi çıkartıp evcilik oynardım.” “Hiç kimseye kapıyı açmazdım. Televizyon izlerdim, oyun oynardım.” “Evde oyun oynardım. Satranç oynardım.” “Oyuncaklarımla oynardım. Oyuncaklarımla oynamam bitince kendime hayali anne baba yapardım ve onlarla oynardım.” “Evde oyuncaklarımla oynardım. Annem fasulye yapıp buzdolabına koymuştur. Bende mikrodalgaya koyup ısıtırdım.” “Annemi çok özlediğim için üzülürdüm. Televizyon seyrederdim. Yıkayıp meyve yerdim, sonra da uyurdum.” “Oyuncaklarımla oynardım. Televizyon seyrederdim. Yemek işini de şöyle hallederdim. Annemi arayıp yemek tariflerini alırdım ve yapardım.” “Oyun oynardım. Saklambaç oynardım.” “Televizyon izlerdim. Redakay diye bir çizgi film var onu izlerdim. Oyuncaklarımla oynardım. Ayıcıklarımla oynardım. Sonra da havuza atlardım. Annemin dolaplarını karıştırırdım. Bilgisayarımla oynardım. Kitap okurdum, yatardım.” “Yemeğimi yerdim. Sonra derslerimi çalışırdım. Televizyon izlerdim derslerim bitince.” “Arabalarımla oynarım. Her yeri dağıtırım. Buzdolabından yeni alınmış bir balık alırım mikrodalgaya koyup pişmeden yerim.” “Oyuncak oynayıp, dışarı çıkardım.” “Geçmiş olsun diliyoruz.” “Geçmiş olsun diliyoruz.” “Televizyon izlerdim. Oyun oynardım bebeklerimle.” Mayıs Ayında Neler Yaptık? Havaların ısınmasıyla birlikte artık par- Serbest zamanda pek çok tasarım yaptık. kın tadını çıkartabiliyoruz. 8 Kâğıt makas oynadık. martılar Öğrencilerimize Sorduk… “Birinci sınıfa geçerken anaokulundan neleri yanında götürmek isterdin?” İmge GÖKMEN: "El yazısı etkinliklerimi götürürüm." Kerem ÇATAK: "Beden eğitimi salonundaki minderleri götürmek isterdim." Bade YAZICIOĞLU: "Meral ve Saliha Öğretmen'i götürmek isterdim." Demir BEDİR: "Oyun alanını götürmek isterdim." Ayşe Aslı YILMAZ: "Arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi götürmek isterdim." Eray CİN: "Etkinlikleri ve oyuncakları götürmek isterdim." Duru MİCOZKADIOĞLU: "Öğretmenlerimi götürmek isterdim." Ahmet Kemal KARAOSMANOĞLU: "Oyuncakları ve yapıştırmalarımı götürmek isterdim." İpek SARI: "Hayvan oyuncakları götürmek isterdim." Necati Baybars BAYRAMOĞLU: "Yemekleri götürmek isterdim." Dila İĞREK: "Sınıfımızın ayıcığını götürmek isterdim. Bir de peluş oyuncakları." Onur DOĞAN: "Arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi götürmek isterdim." Şimal BALTACI: "Öğretmenlerimi ve arkadaşlarımı götürmek isterdim." Demir GÖKÇEN: "Öğretmenlerimi götürmek isterdim ama götüremediğimi biliyorum. Zeynep KARA: "Meral Öğretmenimi ve Saliha Öğretmenimi, etkinlikleri bir de fotoğrafları" İsna ERDOĞAN: "Etkinliklerimi götürmek isterdim." Abdullah KANKILIÇ: "Terasımızı götürmek isterdim." Zehra ERGEN: "Oyun parkımızı götürmek isterdim." Mayıs Ayında Neler Yaptık? Evden kitaplarımızı getirdik. Eymir Gölü’ne gittik. Evden getirdiğimiz kitapları göl kenarında okuduk. 9 kangurular Öğrencilerimize Sorduk… “Hayat bilgisi dersi nasıl bir derstir?” Alp ÖZDAL: Arda ARAZ: Arda AYDAÇ: Berk ATALAY: Berrak Naz YÜCER: Çağrı Hasan KOÇAK: Ela KILIÇASLAN: Elif ZEHNİ: Görkem DİLBAZ: İdil ÖZTÜRK: Mehmet Emin OKMAN: Metehan MENTEŞ: Nazenin ENSARİOĞLU: Nevin Ceylin ÇELİKEL: Selin YANKIN: Yağmur ÇOLAK: Zeynep Bilge GÜRSOY: Arda Çağan YILMAZ: “Hayatımızı anlatan bir şeydir. Bizim ne olduğumuzu anlatır.” “Hayat dersi bence istediğin şeyleri düşünüp olmasıdır. Sonra film izleyebilir miyiz diye söylersin bugün uygun olursa çok şanslı oluruz.” “Çalışmalarla ilgili bir ders, noktaları birleştirmeyle ilgili bir ders.” “Hayat Bilgisi dersi faaliyet yapmak demektir. Mesela hamurdan trafik işaretleri yapmak Hayat bilgisi dersidir.” “Suyla ilgili bir derstir. Trafik vardır. Trafikte çarpışabilirler.” “Geçmiş olsun diliyoruz.” “Geçmiş olsun diliyoruz.” “Satranç, noktalarla eşleştirmek ve İngilizcenin olduğu bir ders.” “Hayatın düzgün olduğu derstir. Hayatta düzgün olan şeyleri öğreniriz biz bu derste.” “Hayatla ilgili bilgiler Hayat Bilgisi dersinde öğrenilir. Mesela insanların nasıl konuşabildiğini öğreniriz.” “Hayat bilgisi dersi her şeyi anlayan çocuk demektir. Hep ders çalışılır bu derste.” “Hayat Bilgisi dersi, İngilizce dersi gibidir. Çünkü ben İngilizce dersini çok seviyorum.” Hayat Bilgisi dersi, bilgi dersi demektir. Mesela su ile ilgili bilgiler gibi. Yazmayı öğrenmek de hayat bilgisi dersidir. “Hayatımızı öğrendiğimiz bir derstir. Hayatımızı korumayı ve hayatımızı kirletmemeyi öğreniriz.” “Hayat bilgisi dersinde çocuklar bilgi edinir. Mesela orman, su, yağmur gibi bilgileri öğretmenleri öğrencilerine anlatır.” Çalışmaktır. Hayat bilgisi dersi kitap okumaya benzer. “Hayatla ilgili her şeyi öğretmenler bize söyler, bu da ders olur yani hayat bilgisi dersi. Mesela her zaman herkesin her istediği olmaz.” Hayat bilgisi dersi, güzel bir derstir. Mesela birisi birisine çarparsa hemen koşarak kenara çekilebiliriz, kavga edenleri durdurabiliriz, bir de arabaları görürüz, annemizle el ele tutuşarak geçerken arabalara dikkat edip koşabiliriz. Mayıs Ayında Neler Yaptık? Annelerimize bir kez daha sevgilerimizi Hamurla trafik işaretlerini çalıştık. gönderiyoruz… Hep birlikte grup oyunları oynamanın tadını çıkarttık. 10 yunuslar Öğrencilerimize Sorduk… “1. sınıf için yaz tatilinde bir proje hazırlaman istenseydi hangi ders için nasıl bir proje hazırlardın?” Aslı Deniz AKIN: "Sanat dersi için bir kağıt alırdım, onun üzerine bir şeyler - “Sanatı çok seviyorum” yazardım." Ayşe Defne KARAKAŞ: “Geçmiş olsun diliyoruz” Cansu GEMALMAZ: "Sınıf dersi için saat yapardım. Çamurdan saat yapıp iki yanına da ayna koyardım. Güneşte ışıldasın diye." Defne İNCİ: Matematik dersi için 1+2 yazıp üstüne resmini yapardım, altına elektrik yapıp bir hesap makinesi çizerdim." Doğa AÇIKGÖZ: Motor dersi için bir araba maketi yapardım. Rengi siyah, tekerlekleri mişel “michelin”, numarası volkswogen olurdu." Ege YILDIZ: Sanat dersi için el işi kağıdından, örneğin bir kelebek yapardım. Renkli bir kelebek çizerdim, boyardım, keserdim. Bir de dal çizip keserdim ve kelebeği bantla dala yapıştırırdım." Görkem CİHAN: Beden Eğitimi dersi için bir resim çizerdim ve çizemediğim şeyler için gerçek bir şeyler bulup üzerine yapıştırırdım. Spor yaparken yakar top oyunuyla ilgili bir resim yapardım." Gülce Deniz KARA: Şekiller dersi için şekil çizip kağıda yapıştırırdım. Şekillerin ismini söylerdim." Hazar YETİM: Drama dersi için kuklalar giyip bir cadı olurdum ve cadıcılık oyunu oynardım." Kemal Deniz ÖZBEN: "Uzay dersi için güneş sistemiyle ilgili ortaya sarı bir top koyardım, etrafına da gezegenlerin renginde toplar koyardım. Sonra gezegenleri döndürürdüm ve güneş sistemi olurdu." Nur Nehir ÇELİKTEN: "Görsel algı dersi için böyle bir tane bilim adamı alırdım elime, kağıda biraz yazı yazardım, böylece bilimleri anlatırdım. Birazcık da resim çizerdim." Rana ÇİÇEK: "Göster anlat dersi için elektronik bir robot hazırlardım." 11 Tuna ŞAHİN: "Okuma-yazma dersi için benim yerime ödev yapan bir makine yapardım. Bir tane el yapardım, içinde motor olurdu eli hareket ettirirdi, yazıları yazardı." Umut YUMUTURUĞ: Görsel Sanatlar dersi için bir gemi maketi yapardım. Geminin altını sopalardan yapardım, üstünü de taşla doldurup küçük bir boşluğa sopa koyardım ve üçgen bir bayrak asardım. Yiğit Ege GÜRLÜK: "Uzay dersi için güneşle ilgili bir proje yapardım. Bir daire çizip keserdim ve üçgenler çizip etrafına yapıştırırdım. Sonra onun kenarlarını turuncu renge içini de sarı renge boyardım." Yiğit SEVEN: "Normal ders için yani sınıfımla yaptığım ders için bir motor yapardım. Oyuncağımdan bir motor alırdım, babamın işyerinden elektronik bir kart alırdım, onu içine koyardım, sonra çalışırdı." Zeren AKKAYA: "Beden Eğitimi dersi için yüzüp spor yapardım ve onun resmini çizerdim." Zeynep ALTINBAŞ: "Görsel Sanatlar dersi için evdeki atık eşyalardan yeni şeyler yapmak isterdim. Bir kutu ve üçgen kağıttan bir ev yapardım. Onu katlar, boyar ve kenarlarından bantlayıp çatı yapardım." Mayıs Ayında Neler Yaptık? Yaptığımız İngilizce drama çalışmasıyla Trafik işaretleriyle trafik oyunları oynadık. öğrendiklerimizi pekiştirdik. Artık terasta daha çok vakit geçirebiliyoruz… 12 1. sınıf TÜKENEBİLİR KAYNAKLAR, ATATÜRK ve 23 NİSAN hangi özelliklere sahip olunması gerektiğini konuşarak kavramış olduk. Bu ay Hayat Bilgisi derslerimizde beş duyu organımızın ismini ve işlevlerini öğrendik. Resimlerini çizdik ve onları konuşturduk. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusunu hep birlikte yaşadık. Sınıfımızı süslemek için kedi merdiveni yaptık, balon ve bayraklarla sınıfımızı süsledik. Bu günü anlatan, yazılar, şiirler yazdık. Sevgili Atamızın biz çocuklar için söylediği güzel sözlerini araştırdık, bulduk ve öğrendik. Okul ve sınıf panolarımıza astık. Şiirler ezberledik. Atatürk’e, bu günü bizlere armağan ettiği için teşekkür mektubu yazdık. Evimizde kullandığımız tükenebilir kaynakların neler olduğunu, hayatımızdaki yerini ve kaynakları verimli kullanmayı öğrendik. Kaynakların tükenmesi durumunda ne gibi zorluklar yaşayabileceğimizi tartıştık. Kaynaklarla ilgili sunum yaptık. Ayrıca bilinçli tüketici olmanın önemini de anladık. Liderlik kavramının anlamını, Atatürk’ün ülkemize yaptığı hizmetleri ve Atatürk’ün kişilik özelliklerini, lider olmak için KESİRLERİ ÖĞRENDİK Bu ay Matematik derslerimizde toplama ve çıkarma işlemlerini öğrendik. Bu işlemleri yapabileceğimiz problemler kurup onları çözüyoruz. Hayatımızda önemli yer tutan para kavramını öğrendik. Madeni ve kağıt paraları tanıdık. Öğretmenimizin hazırladığı “Haydi Alışverişe” adlı panomuzdan yararlanarak, elimizdeki para ile o mağazadan neler alabileceğimizi, aldıklarımızın kaç lira tuttuğunu hesapladık. Ayrıca paramızı da tasarruflu kullanmamız gerektiğini anladık. Kesirler başlıklı konuda, bütün-yarım kavramları ile ilgili birçok çalışma yaptık. Sayıların da yarısını ve tamamını bulduk. OKUMAYI ve YAZMAYI ÇOK SEVİYORUZ Artık Türkçe derslerimizde ders kitabımızdaki metinleri ve masalları okuyup anlıyoruz, sorularını kolayca yanıtlayabiliyoruz. Hatta öğretmenimizin verdiği kısa metinlerle ilgili sorular çıkarıp arkadaşlarımıza soruyoruz. 5N1K çalışması yapıyoruz. Biz çok sevdik bu işi. Noktalama işaretlerinden nokta, virgül, kesme işareti, soru işareti ve ünlem işaretini cümlenin uygun yerlerine koymayı öğrendik artık. Gönüllü olanlardan öğretmenimizin seçtiği arkadaşlarımızın her biri, bir noktalama işareti oldu ve görevlerini anlattı. Ayrıca bu konu ile ilgili çok güzel bir etkinlik de yaptık: Proje dersinde velilerimize okuma bayramımız için davetiye hazırladık. 13 2. sınıf 3. Sınıfa Hazırız 2. sınıf öğrencilerine bu yıl neler öğrendiğimizi sorduk, bakalım hangi cevapları almışız? 14 MEVSİMLERİ İŞLEDİK, ETKİNLİKLERLE PEKİŞTİRDİK 3. sınıf Dünya’nın hareketlerini ve mevsimlerin nasıl oluştuğunu öğrendik. Öğrendiklerimizi etkinliklerle pekiştirdik. GEOMETRİK ŞEKİLLERİ AÇILIMLARIYA ÖĞRENDİK Geometrik şekilleri işledik, öğrendiklerimizi etkinliklerle pekiştirdik. Geometrik şekillerin açılımlarını bütün haline getirdik. KİTAP OKUMAYA DOYMUYORUZ Kitap okuma saatini iple çektik. Mekânımız bazen sınıf, bazen masal odası bazen de kütüphane oldu, okumaya doyamadık. 15 4. sınıf ZAMAN ZAMAN İÇİNDE… Bu ay 4. sınıflarla zaman konusunu işledik. Kadranlı ve sayısal saatleri okuyup hangi zaman dilimlerini ifade ettiklerini belirledik. Günlük hayattan çeşitli örnek problemler çözdük. Kaçta yatıp kaçta kalktığımızı, ne kadarlık bir zaman diliminde hangi etkinliği yaptığımızı not edip günde kaç dakikamızı ödevlerimize ve ders tekrarlarımıza ayırdığımızı gördük. Artık zamanımızı daha verimli kullanıyoruz. TÜRKÇE SERÜVENİ! Mayıs ayı içinde günlük hayatımızda farkında olmadan ve zor bir yaşantımız olacağını anladık; fakat yaptığımız sürekli kullandığımız “ön adlar, adıllar ve eylemler” konu- drama çalışmalarıyla varlık adları olmadan, onların yerini larını içine alan eğlenceli bir serüven yaşadık. tutan sözcükleri kullanarak anlatmak istediğimizi ifade ettik. Bu sayede günlük yaşantımızda adılları sıkça kullan- İlk durağımızın adı “ADLAR” durağıydı. Bu durakta nele- dığımızı fark ettik. rin niçin ad olduğunu öğrendik. Ad konusunu öğrendikten sonra ikinci durağımız olan “ÖN ADLAR”a geldik. Bu Serüvenimizin son durağı olan “EYLEMLER” durağında durakta varlıkların çeşitli özelliklerini bildiren sözcüklerin ise; kurduğumuz cümleleri anlamlı kılan, cümlelere adeta resimlerini yaparak bu sözcükleri görsellerle ifade ederek bir hayat veren “Eylemler” konusunu işledik. Eylem olma- kalıcı öğrenmeler oluşturduk. Yaptığımız yaratıcı görsel- dan bir tümce olmadığını, eylemlerin de kendi başlarına lerle varlıkların renk, sayı, durum ve biçimini belirtmeye birer tümce olabildiklerini, eylemin bir zamanı ve kişisi çalıştık. olduğunu öğrendik. Bunun yanı sıra bazı eylemlerimizin olumlu bazılarınınsa olumsuz olduğunu oynadığımız hafı- Bu konuyu da öğrendikten sonra sıra üçüncü durak olan za oyunuyla eğlenerek öğrendik. “ADILLAR” durağıydı. Bu durakta ise “Varlıkların adları olmasaydı günlük hayatımız nasıl olurdu?” diye düşündük 16 5. sınıf UYUYAN CANLILAR Sevgili Velilerimiz ve Öğrencilerimiz, Peki, biz dünyamızdaki tüm canlı varlıklarını görebilir miyiz? Şimdi den hepinizin ‘’Evet!’’ dediğini duyar gibiyiz! Bu ay öğrendiğimiz ‘’Canlılar Dünyasını Gezelim, Tanıya- ‘’Ekmeğime Ne Oldu?’’ adlı etkinlikte ise bazı canlıların lım ve Yaşamımızdaki Elektrik’’ konu başlıklarıyla 2011- gözümüzle göremeyeceğimiz kadar küçük olduğunu ve 2012 eğitim ve öğretim yılını tamamlamak üzereyiz. yiyeceklerimizin bozulmasına, yaprakların çürümesine Öğrendiğimiz konuların içerisinde, canlıların ortak özellik- neden olan canlıların mikroskobik canlılar olduğunu göre- lerini işledik. Daha sonra hangi varlıkların canlı, hangileri- rek ve yaşayarak öğrendik. nin cansız olduklarını bu özelliklerine göre ayırt ederek bu ‘’Yaşamımızdaki Elektrik’’ adlı son ünitemizde ise pillerle kavramı daha rahat anladık. Demek ki su canlı bir varlık tanıştık ve devre elemanlarının görevlerinin neler olduğu- değilmiş! nu öğrendik. Sonrasında kendi elektrik devrelerimizi labo- Uyku halinde olan canlı varlıklara uygun şartları sağladık- ratuvar ortamında oluşturduk. tan sonra hep birlikte nasıl canlılık özellikleri gösterdikleri- Bu yıl yapmış olduğumuz etkinlikleri yakından takip ettiği- ni gözlemledik. Bunun için ‘’Tohumdan Fideye’’ etkinliğini niz için teşekkür ederiz. yaparak kuru fasulye, nohut ve mercimek tohumlarımızın nasıl çimlendiğini ve bir bitkiye nasıl dönüştüğünü yakından gözleme şansımız oldu. NELER ÖĞRENDİK NELER? İkinci dönemde tüm hızımızla ilerlemeye devam ediyoruz. Bu konumuzun ardından yönetimimizi ve yöneticilerimi- Bu ay içinde neler yaptık, neler öğrendik merak ediyor zi öğrendik. Merkezi yöneticiler, merkeze bağlı ve yerel musunuz? O zaman sizi merakta bırakmayalım. Bu ay bi- yöneticilerdi konularımız. Bilgilerimizi edindikten sonra lim insanlarını tanımaya ve onların dünyamıza sağladığı "Biz olsak ne yapardık?" diye düşündük ve kendimize katkıları öğrenmeye başladık. Örneğin siz bulaşık maki- bakanlıklar oluşturduk. Birbirinden anlamlı ve birbirinden nesinin mucidini biliyor musunuz? Ya da Madam Curie’yi, özel çalışmaları olan bakanlıklarımız çıktı ortaya… Şim- Macellan’ı, Newton’u, Gazi Yaşargil’i tanıyor musunuz? diki ünitemizde ülkeleri ve ülkelerin ekonomik faaliyetlerini Evet! Biz bu bilim insanlarını tanıyoruz artık. öğreniyoruz. Bakalım neler yapacağız? Bekleyip görelim. Görüşmek üzere… 17 6. sınıf ÜÇ BOYUTLU ÇALIŞTIK Bu ay derslerimize cisimlerin yüzlerini tanıyıp üç boyutlu Olasılık konusunda yine gruplara bölünerek hep birlikte oyunlar tasarladık. Çalışma sonunda kendimizi ve grup arkadaşlarımızı değerlendirdik. algı düzeyimizi artırmakla başladık. Tabi her zaman yaptığımız gibi kalıcı öğrenmeler sağlamak adına, öğrendikle- Tablo ve grafik konusunda gazete, dergi ve internetten yararlanarak kendi tablolarımızı yaptık ve arkadaşlarımızın aktif şekilde çözebilmesi için kat panolarımızda sergiledik. rimizi gündelik hayatımızla ilişkilendirmeyi unutmadık. En yakın çevremizle ilişki kurmak için belirlediğimiz zaman aralığında okulumuzdaki cisimlerin isimlerini en çok yazan grubu seçtik. Yazılanları hep birlikte değerlendirirken çok eğlendik. TÜRKÇE DİL BİLGİSİ ETKİNLİĞİ ÖRNEKLERİMİZ 6. sınıflarımızda mayıs ayında, dil bilgisi konularından lamaktı. Biz, öğretmenleri olarak onlara yalnızca konuyu “Sözcüğün Yapısı, Sıfatlar ve Zamirler” konularını işledik. söyledik geri kalanı öğrencilerimizin yaratıcılığına kaldı. Konunun tüm detaylarını öğrencilerimizin etkin katılımıy- Öğrendikleri bu konuları kendi çizgileriyle hem pekiştirdi- la anlattık. Sonra da öğrendiklerini çizmelerini istedik. ler hem de yaratıcılıklarıyla bizleri şaşırttılar. Amacımız derste öğrendiklerinde kalıcı öğrenmeyi sağ- 18 GEZDİK, GÖRDÜK, ANLATTIK Bulutsuz bir gecede başımızı gökyüzüne çevirdiğimizde bize göz kırpan binlerce yıldız görürüz. Gökyüzünde gördüğümüz bu nesnelerin hepsi yıldız mı acaba? Ya çıplak gözle göremediklerimiz? Uzayın derinliklerinde neler var? Milyarca yıldızdan oluşan galaksilerden hepsi bizim galaksimiz Samanyolu gibi sarmal kollara sahip mi? Yıldızlar enerjilerini nereden alıyor, enerjisi tükenince ne oluyor? Güneş sistemi dışında başka gezegenler var mı? Bu gezegenlerde yaşam var mı? 7. sınıf Birçok sorumuzun cevabını "Güneş Sistemi ve Ötesi" ünitesini işlerken bulduk. Neler neler öğrenmedik ki… • Yıldızlar da doğar, yaşar ve ölür. • Güneşi bir portakal büyüklüğünde düşünürsek Dünya sadece iri bir kum tanesi kadar. • Evrende Samanyolu gibi milyarca galaksi var ve her galakside milyarlarca yıldız. • Güneş Sistemindeki tek yıldız Güneş. Güneş Sistemi'ne en yakın yıldız Proxima Centauri ise sadece 4.24 ışık yılı (40 113 792 000 000 km) uzaklıkta… • Işık bir saniyede 300 000 km yol alıyor. Işığın bir yılda aldığı yol 1 ışık yılı (9.5 trilyon km) olarak kabul ediliyor. Ve daha nicesi… Öğrendiğimiz her bilgi bize yeni bir ufuk açtı ve bizde yeni meraklar uyandırdı. Merak etmeye, araştırmaya ve öğrenmeye devam… İşte bu ünitede sınıf içi çalışmalarımızdan birkaç kare: “Benim özel bir yeteneğim yok Yalnızca tutkulu bir meraklıyım ” Albert Einstein ZAMAN İÇİNDE BİLİM "Zaman İçinde Bilim" ünitesi kapsamında, 7-A sınıfı öğrencileri ile oluşturduğumuz gruplar, icatlar ve mucitleri konusunda üç boyutlu materyallerle sunumlar hazırladılar. Yaptıkları slaytta mum, tekerlek, yazı ve mürekkep icatlarının tarihsel süreçte ortaya çıkışını anlattıktan sonra icatların günümüzde kullanımı ve gelişimine yönelik tartışma grupları oluşturdular. Dersin sonunda etkin oldukları konularda kalıcı öğrenme gerçekleşti. 19 8. sınıf AKIL OYUNLARI OYNADIK 13-14 Mayıs 2012 tarihlerinde okulumuz Matematik Olimpiyatları Kulübü öğrencileri, öğretmenleri Pınar Atik eşliğinde Antalya’da dokuzuncusu düzenlenen Ulusal Zeka Oyunları yarışmasına katıldı. Matematiğin bir yaşam felsefesi olduğu anlayışıyla hareket eden beyin takımımız, farklı bir atmosferin içine girmenin hem mutluluğunu hem de heyecanını yaşadılar. Türkiye’nin çeşitli okullarından 81 öğrencinin katıldığı yarışmada öğrencimiz Ayşe Sena Açıkalın altıncı olurken diğer öğrencilerimiz de okulumuzu en iyi şekilde temsil etmişlerdir. Öğrencilerimizi yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. ATATÜRK VE TÜRK DİLİ Bu ay Türkçe derslerimizde 8. sınıflarımızdan "Atatürk’ün anlatan sözlerinin anlamlarını duyumsatmaktı. İşte bu ka- Türk Diline Verdiği Önem"i araştırmalarını ve bu araştır- zanımlar doğrultusunda hazırladılar afişlerini. Bizler de ma sonuçlarını afiş haline getirmelerini istedik. Bu çalış- bu güzel çalışmaların unutulup gitmesini engellemek için mayı yaptırmaktaki amacımız öğrencilerimizde dil bilinci Türkçe zümremizin koridor duvarında bu çalışmalardan oluşturmak, onların ana dilimize bakışlarını farklılaştırmak kalıcı bir pano hazırladık. Herkesi bu güzel panoyu incele- ve Ata’mızın, dilimizi korumanın ulus olmaktaki önemini meye davet ediyor, birkaç fotoğrafı sizlerle paylaşıyoruz. 20 ANKARA-GÖLBAŞI-MOGAN GÖLÜ 9. sınıf Yöremizde okulumuza gelirken yakınından geçtiğimiz, kuruduğu görülür. Bu nedenle önceki yıllarda su seviye- okulumuzda iken uzaktan maviliğini izleyebildiğimiz bir göl sini yeterli düzeyde tutabilmek için kanallarla Kızılırmak var. Bu göl, Ankara’nın diğer birçok yerindeki park alan- nehrinden buraya su aktarılmıştır. larında olduğu gibi, suni yani sonradan yaratılmış bir göl Bir yandan kuraklık öte yandan kirlilik gölün geleceğini değil. Doğal şartlarda oluşan ve doğal kaynaklarla bes- etkilemektedir. 2012 kış dönemi aşırı yağışlar nedeniyle lenen ve doğal hayatı barındıran bu göl. İstanbul, İzmir kuraklık sıkıntısı bir ölçüde giderilmiş olmasına rağmen veya Antalya gibi denize kıyısı olmayan Ankara’nın kendi kirlilik hızla devam etmektedir. Çünkü kirliliğin çözümü çapında bir sayfiye yeridir. mümkün değildir. Kirlilik, asıl olarak çevredeki yerleşim Bir zamanlar bu bölgede, bir köyde yaşayan “Monza” ve yerlerinin atıklarından öte gölün kendi doğal yapısından “Ganey” adında iki genç, birbirlerine aşık olurlar. Ama, her kaynaklanmaktadır. Çünkü göl, köklü su bitkilerinin yaşa- iki gencin ailesi de bu sevgiye karşı çıkar. Bunun üzeri- masına çok uygun şartlar sağlamaktadır. Su dip bitkilerin- ne, iki genç evlerinden kaçar ve birbirlerinden habersiz, de büyük artış gözlenmekte ve bu yüzden göl tam bir su iki ayrı tepeye çıkarlar. Bu tepelerin üzerinde, 8-10 yıl hiç çayırı haline gelerek kirlenmektedir. durmadan ağlarlar. Gözyaşları, tepelerden inip şimdiki gö- Gölün dikine uzunluğu 5.5 km'dir. Çevresinin uzunluğu ise lün yatağında birikir ve göl oluşur. Monza ve Ganey’in göz 14 km'dir. pınarları kurur ve kör olurlar. Göldeki doğal hayat, gerek kuşlar ve gerekse balıklar ile Mogan ismi, Monza ve Ganey isimlerinden gelir. sürmektedir. Evet, elbette bu söylenenler, yani uzun yıllar ağlama ve Göl kıyılarında büyük bölümü, genişliği 100 metreye ka- gözyaşlarından göl oluşumu, sizlere bilimsel gelmeyecek- dar ulaşan sazlıklar tarım alanlarından göle ulaşan suların tir. Ancak unutmayın ki uzun yıllar boyunca kulaktan kula- doğal arıtımını yaparlar. Ancak bu sazlık bölgeler aynı za- ğa aktarılan efsaneler, gerçekle tam olarak bağdaşmasa manda önemli kuş türlerinin beslenme, üreme ve barınma da Anadolu halk kültürünün önemli bir özelliğidir ve her alanıdır. yörede bazen aşırı ölçüde abartılı ama yine de inanılan, Dünya kuşları koruma kurulunca geliştirilen bilimsel veri- değişik efsaneler söz konusu olabilmektedir. lere göre Türkiye’deki 184 önemli kuş alanından bir tanesi Şimdi, gelelim gölün oluşumunun bilimsel açıklamasına: de burasıdır. Özellikle göl kıyısındaki sazlık alanları üre- Göl, yapılan araştırmalara göre muhtemelen 1900’lü yıl- me ve yaşam alanı olarak seçen bu kuş türleri nedeniyle larda tektonik olaylar sonucu meydana gelen bir göçük 1990 yılında bölge, Bakanlar Kurulu tarafından “Özel Çev- içinde oluşmuştur. Tektonik olaylar derken bunların, yer re Koruma” bölgesi olarak ilan edilmiş ve koruma altına kabuğunun büyük ölçekli hareketleri olduğunu hatırlaya- alınmıştır. Ülkemizdeki 13 çevre koruma alanından birisi- lım. Evet, yer kabuğunun büyük ölçekli hareketleri sonu- dir. Çünkü göl, barındırdığı bitki ve hayan türlerinin çeşitli- cundaki çökme sonucu oluşan Mogan Gölü bir alüvyon liği, nadir ve nesli tükenme tehlikesi altındaki kuş türlerinin set gölü olarak sınıflandırılır. bulunması gibi nedenlerden dolayı önem kazanmaktadır. 1900’lü yılların başında tektonik çukurdaki su birikimi ile Ülkemizde yaşadığı düşünülen 456 kuş türünden 201 kuş oluşan göl, görüldüğü gibi pek uzun yıllara dayalı geçmi- türü farklı dönemlerde burada konaklamaktadırlar. Yani şe sahip değildir. Ancak tarihi süreç içinde sürekli olarak burada dikkatli gözler 201 farklı kuş türünü görebilirler. küçülmekte, derinliği azalmakta, kirliliği artmakta ve sığ- Özellikle dikkuyruk ve paspaş ördeğinin dünyadaki en laşmaktadır. Günümüzde ortalama derinlik 3-5 metre ara- önemli üreme ve yaşam alanlarından birisidir. sındadır. Suyu hafif tuzludur. Gölün su girdisi, yani gölü Gölde yaşayan balık türleri: turna, pullu sazan, kadife, besleyen su kaynakları, yağmur ve kar sularıyla genellikle yayın, gümüş ve kerevit. Gölde yaşayan turna balıkları, yazın kuruyan derelerdir. Hatta gölün büyük kısmı, yazın genelde avcı balıklardır. Ancak son yıllarda gölde, turna 21 balıklarının sayısının azalması nedeniyle sazan balıkları- tepesindeki lazer ile gölün yüzeyi aydınlatılıyor. Bu arada nın sayısında hızla artış görülmüştür. Sazan balıkları, tatlı gölün hemen ortasına yakın bölümdeki “fıskiye” de dikkat suların bulanık olan yerlerinde yaşamayı tercih ederler. çekiyor. Açık bulunduğunda, suyun yüksekliği 50 metreye Mogan Gölü'nün dibinin çamurla kaplı olması nedeniyle kadar çıkabiliyor ve güzel bir görüntü oluşturuyor. göl bulanıktır. Son yıllarda hava sıcaklıklarının artması ve Kapıdan ücret ödeyerek girilebilen bu bölgede özellikle güneş ışınlarının gölün dibine kadar ulaşmaması, göldeki hafta sonları ve tatil günlerinde aşırı kalabalık olsa da sazan balıklarını rahatsız etmiş ve güneş ışınlarını fazla diğer günlerde sessiz sakin ve güzel zaman geçirebil- alan sazan balıkları, kendilerine yaşamsal hayat alanı ya- mek mümkündür. Öte yandan her ne kadar, biraz önce ratmak için dip çamurunu bulandırmaya ve bunun sonu- belirttiğim gibi, eskiden burası bataklık, sazlık ve kötü bir cunda zaman zaman gölün renginin bulanıklaşarak yeşil bölge iken, yapılaşarak bu hale getirilince bölgenin doğal bir renge dönüşmesine neden olmaktadırlar. yapısının da bozulduğu bir gerçektir. Ama sonuçta, doğal Tüm bunların yanında 2 Temmuz 2005 tarihinde açılmış yapıya müdahale edildiğinde doğa bunu asla kabullenme- 602 bin metre karelik bir alanda kurulu rekreasyon alanı mekte ve doğal sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. var. Kurulu bulunduğu alan bakımından, Avrupa’nın en Mogan Gölü'nden 7 - 8 km uzaklıkta bir başka göl daha büyük rekreasyon alanıdır. Rekreasyon: yenilenme, ye- var. “Eymir Gölü” olarak isimlendirilen bu doğal göl, arada- niden yaratılma veya yeniden yapılanma anlamına gel- ki su kanalları ile Mogan Gölü'nden beslenmektedir. Çün- mektedir. Rekreasyon alanları insanların sağlıklı gelişimi, kü Mogan Gölü, Eymir Gölü'ne göre 3 metre daha yüksek sosyalleşmesi, diğer insanlarla kültürel ve sosyal ilişkiler rakımdadır ve su akımı, bu yüzden Mogan Gölü'nden, Ey- kurularak toplumsal dayanışmanın ve bütünleşmenin sağ- mir Gölü'ne yönelmektedir ve Orta Doğu Teknik Üniver- lanabilmesi için belediyeler tarafından yapılır. sitesinin özel arazisinde bulunduğu için halkın ziyaretine Mogan Gölü'nün kıyısında, eskiden bataklık ve sazlık olan açık değildir. Eymir Gölü yalnızca ODTÜ personeli tarafın- bölgede belediye tarafından yapılan rekreasyon alanında dan kullanılmaktadır. asma köprüler, marina adası, ahşap kıyı yürüyüş ve koşu Gerek Mogan Gölü ve gerekse Eymir Gölü: Ankara’nın yolları, kafeteryalar, çocuk oyun alanları, ahşap masalar şehir merkezine en yakın doğal sayfiye ve mesire alanları ve mangal yakma yerleri bulunan günübirlik piknik alan- olarak önem kazanmaktadır. Bu doğal kaynakların, aynı ları, spor alanları, açık hava sineması ve hatta bir deniz zamanda birçok kuş ve balık türüne ev sahipliği yaptığını feneri bulunuyor. Göl kıyısındaki ahşap yürüyüş yolunun da unutmadan korunarak gelecek nesillere aktarılması, uzunluğu 4 km'dir. Bu yol üzerinde 3 seyir terası ve 400 bugünkü neslin en büyük görevidir. oturma bankı var. Günübirlik piknik alanlarında ise aynı anda 200 ailenin yararlanabileceği bir sistem kurulmuştur. 200 piknik masası, barbekü ve 50 çeşme var. Kıyıdaki de- Derya MERAL niz feneri ise 25 metre yüksekliğindedir. Balkonundan, gö- Lise Müdür Yardımcısı lün tüm güzellikleri izlenebiliyor. Akşamları deniz fenerinin 22 10. sınıf 19 MAYIS: DÖNÜM NOKTASI Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı tarihte Yıldırım Mustafa Kemal, anılan fikirlerin hiçbirinde isabet görme- Orduları Grup Komutanlığı’na atanan Mustafa Kemal, miştir. Çünkü Osmanlı Devleti artık tükenmiştir. Memleket kısa bir süre sonra bu görevinden ayrılmış ve 13 Kasım tamamen parçalanmıştır. Bu durum karşısında O, şu ka- 1918'de İstanbul’a gelmişti. O gün deniz ortasında de- rara varmıştı: "Milli egemenliğe dayanan kayıtsız şartsız mirlemiş düşman donanmasını gördüğü zaman yaverine bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak!" söylediği söz: "Geldikleri gibi giderler!" olmuştu. İşte, Mustafa Kemal bu kararın hayata geçirmek için Osmanlı Devleti’nin bütünüyle tükendiği bu dönemde, hal- İstanbul’dan ayrılıp, milletin içine girmek ve orada çalış- ka kurtuluş için önerilen üç yolu yine Mustafa Kemal şöyle mak üzere Anadolu’ya gitmeye karar vermiştir. 16 Ma- özetlemiştir: yıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan hareket etmiş ve 19 Mayıs‘ta Samsun’a çıkmıştır. Türk ulusunun 1. İngiltere’nin himayesini istemek yeniden doğduğunu müjdeleyen bu yolculuk, Türkiye 2. Amerikan mandasını istemek Cumhuriyeti’nin kuruluşuna bir başlangıç ve Türklerin ha- 3. Bölgesel kurtuluş yolları aramak yatında bir dönüm noktası olmuştur. İNGİLİZCE ŞİİR DİNLETİSİ 23 Mayıs 2012'de İngilizce Öğretmeni Huriye Yeniçeri Türk şairlerinden şiirler melodi ve slâytlar eşliğinde sunul- rehberliğinde 10. sınıflar Advanced grubu ile gelenek- muş ve çok büyük beğeni toplamıştır. Gösteri 10/F sınıfı sel İngilizce Şiir dinletisinin ilki gerçekleştirilmiştir. Okul öğrencilerinin İngilizce projesi olan ve okuldan toplam 75 orkestrasının da eşlik ettiği gösteride Can Yücel, Orhan öğrenci ve öğretmenin katıldığı bir video klibin gösterimi Veli Kanık, Cahit Sıtkı Tarancı, Nazım Hikmet gibi ünlü ile sona ermiştir. 23 Lise Görsel Sanatlar Resim Sergisi Etkinliği 11. sınıf Okulumuz lise yıl sonu etkinliklerine yoğun bir şekilde de- zaman harcayarak yaptığı çalışmalar izleyenler tarafın- vam ediyor. Lise öğrencilerimizin bir yıl boyunca Görsel dan çok profesyonel bulundu ve geleceğin ressamları teb- Sanatlar dersinde ve resim kulübünde yaptığı tüm ça- rik edildi. Toplam 85 farklı eserin yer aldığı sergide, her lışmalar mayıs ayı içerisinde Lise (Alt) atriumda gerçek- bir ressam adayımız farklı temalar ve tekniklerle yaptıkları leştirdiğimiz karma resim sergisi ile izleyicilerle buluştu eserleri ziyaretçilerimize tanıttı . ve büyük beğeni topladı. Açılışımızı kokteylli yaptığımız Çıktıkları bu yolda tüm öğrencilerimizin başarılarının ar- sergimizde, velilerimizin ve öğrencilerimizin de katılımı ile tarak devam etmesini diliyor, gösterdikleri azim, sabır ve son derece sanat kokan, sanatı hissettiğimiz dakikalar ya- içtenliklerinden ötürü hepsini tebrik ediyorum. şadık. Tüm çalışmalar görülmeye değerdi. Sanatla iç içe bir yaşam geçirmelerini diliyorum. Açılış konuşmasını lise okul müdürümüz Necati Yankın’ın Kamuran MİYANYEDİ yaptığı sergimizde, her bir öğrencimizin büyük emek ve Görsel Sanatlar Öğretmeni 24 Dershane Planınız, bir yıl içinse pirinç ekin; on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl içinse insan eğitin. (Hvana Che) Nesibe Aydın Kurumları hep bu felsefe ile öğrencilerinin eğitim - öğretimlerine destek verdi ve onların güzel başarılara imza atmasını sağladı. Okulumuzda 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının kut- oldu. Önce sınav, sonra piknik. Sınavı bitiren öğrenciler lanmasının ardından, aynı gün okul bahçesinde dershane konferans salonunda bir soluklanma fırsatı buldular. öğrencilerimiz tarafından, kuzu çevirme ve mangal eşli- YGS'de dereceye giren öğrencilerimiz alkışlar arasında ğinde, bir piknik düzenlendi. ödüllerini Nesibe Hoca’nın ellerinden alırken, onları yetiş- Adet olduğu üzere, Nesibe Hocamız hiç o kadar kalaba- tiren zümre başkanlarımız ve öğretmenlerimiz de plaket lığı bulur da sınavsız gönderir mi? Artık bu da bir klasik ve karanfillerini kurum yöneticilerimizden aldılar. Nesibe Hocamız, o gün çok gururlu ve çoşkuluydu. Nesibe Aydın yine geleneksel toplu başarısını gerçekleştirdi. Bu başarıda emeği geçen öğretmenlerimiz de unutulmadı. 25 Dershane Uğur Uğuz'un sempatik konuşması hepimizin içini ısıttı. Öğrencilerimize, LYS öncesi iyi bir motivasyon sağlandı. Dershanemizin koordine ettiği ve Uğur Hoca’nın “aman Akşam, otobüsleri doldurup evlerimize dönerken, herke- bir aksilik olmasın!” endişesiyle rüyalarına giren bu etkin- sin yüreğinde Nesibe Aydın ailesinin ne kadar büyük oldu- liğimiz kırmızı karanfiller, köpük baloncukları ve konfetiler ğunu bir kez daha hissetmenin sıcaklığı vardı. sahnede uçuştu. Bu coşkulu sunumun sonunda mangal Aksamadan başlayıp bitirdiğimiz bu güzel günün organi- ve kuzu çevirmeden gelen kokular gençlerimizi, neredey- zasyonunda emeği geçen gerek okul gerek dershane ça- se Survivor’daki yarışmacılar kadar acıktırmıştı. lışanlarımıza teşekkürler. Kim ne derse desin, piknik, o denli keyifliydi ki, “ip atlarken Sevgilerimizle, düşenlerin, uçurtma uçururken çarpışanların” bile hiçbir Bülent UĞUZ yerleri acımadı. Halkla İlişkiler Müdürü Her yıl olduğu gibi geleneksel kuzu çevirme şenliği çoşkuyla başladı. Öğrencilerimiz doyasıya karınlarını doyurdular. 26 Dershane Sen; Yemekten sonra okulumuzun bahçesinde önce dinlendiler, Uzun ve yorucu bir çalışma süreci sonunda, daha yeterli bir seviyeye geldin ve kendine inancın daha fazla arttı... Bu yoğun süreç içerisinde; Geceni gündüzüne katarak çalışıp, uykusuz kaldın; hayattaki her şeyden koparak, sadece ve sadece hedefine odaklandın. içten ve dıştan gelen her türlü olumsuz etkenlerden dolayı kimi zaman belki; inancın azaldı, motivasyonun düştü. Fakat yılmadın, pes etmedin ve vazgeçmedin. Daha bir azimle, daha bir gayretle Sonra gönüllerince eğlendiler. hızını bir kat daha arttırdın. Bu yolda devam etme kararlılığını göstererek Bütün zorlu engelleri aşıp, bugüne kadar gelmeyi başardın. Bu nedenle, kendine inanıyor ve kendini takdir ediyor olmalısın. Şimdi kendini daha rahat, daha sakin, daha konsantre, daha güçlü, daha başarılı ve kendinden daha emin, hissediyorsun. Kendine daha fazla güveniyorsun. Nesibe Hocamız öğrencileriyle çalışırken de eğlenirken de hep birlikte Başarıya şimdi daha yakınsın. Bunu hissediyorsun ... Bunu biliyorsun ve bu başarıyı hak ediyorsun. Çünkü sen yeterlisin, değerlisin ve başarılı olmaya lâyıksın Ve elinden gelenin en iyisini yapacaksın! (Lütfen şimdi bunları kendine yüksek söyle ve ilk olarak ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPACAĞIM demekle başla... Neslihan AYDIN ERAŞ Tuğba YAĞCI Rehberlik Birimi 27 Bütün öğretmen ve öğrencilerimiz birlikteliğin sıcaklığını yaşayarak, keyifli bir gün geçirdiler. REHBERLİK BİRİMİ BÜYÜME YOLCULUĞU Doğduğumuzdan beri her gün bü- Hepiniz bu süreci yaşayacaksınız ve dönemde neden önemli olduğunu, yüyoruz; ancak bedensel olarak çok bu değişimlere alışmak için de yeterli neden fast- food gibi hazır yiyecek- daha hızlı büyüyüp değiştiğimiz özel zamanınız olacak. ler yerine sağlıklı yiyecekleri tercih bir zaman aralığı var. Bu dönem, çocukluktan yetişkinliğe geçmeye başladığımız ergenlik dönemidir. Mayıs ayı içerisinde kız ve erkek öğrencilerime ayrı ayrı sunumlar hazırlayarak bu özel zaman aralığında Birçoğunuz bedeninizde bazı deği- yaşayacakları fiziksel, duygusal, zi- şikliklerin olduğunu gözlemliyor ola- hinsel ve sosyal değişikliklerin neler bilirsiniz ya da henüz bu değişiklikler olacağını sizde gerçekleşmemiş olabilir. Çünkü Sunumda, kilo artışımızın çocukluk her çocuk bu süreci aynı yaşama- dönemimize göre neden daha hızlı maktadır. Biliyorum, birçoğunuz hızlı olacağından, bir şekilde büyümeyi ve çevrenizde- görünür değişikliklerin neler olacağı- ki yetişkinlerin dünyasındaki yerinizi nı, hijyenimize neden dikkat etmemiz almayı istiyorsunuz. Merak etmeyin! gerektiğinden spor yapmamızın bu beraberce öğrenmiştik. vücudumuzda 28 gözle etmemiz gerektiğini daha ayrıntılı öğrenme fırsatı bulmuştuk. Bu eğitimde Fen Bilgisi öğretmenlerimiz Verda Katlav ve Coşkun Çiğdem de değerli katkılarıyla bizimle beraberdiler. Mine GENÇER Psikolog / Rehber Öğretmen MODERN FOREIGN LANGUAGE İNGİLİZCE Bir Anneler Günü'nü daha geride bıraktık. Bizler de An- Dear Mum, Thank you for neler Günü'nü sevgi dolu mesajlarla kutladık tüm 3. sı- Cooking my food – Bertan Kaan KAYA nıflarımızla birlikte. Öğrencilerimiz annelerine ödevlerine yardımcı oldukları, onlarla oyun oynadıkları, onlara do- Helping me with my school work – Arzı MAMBET ğum günü pastası aldıkları, sinemaya gittikleri, yemekle- Playing games with me – Mina ÇORUH rini hazırladıkları ve bu zamana kadar onlar için yaptıkları herşey için teşekkür ettiler. Öğrencilerimizin bu teşekkür listesinden bazılarını sizlere sunuyoruz. Bu arada tüm annelerin Anneler Günü’nü tüm içtenliğimizle kutluyoruz. 6. sınıflar A kuru öğrencileri olarak işlediğimiz “Citizens” konusu ile ilgili olarak 27 Nisan 2012 Cuma günü bir alan gezisi düzenleyip Minasera Alışveriş Merkezi ve Panora Alışveriş Merkezi’ne gittik. Şehir hayatı, insanlar, ihtiyaçları ve ekonomi gibi anahtar kelimelerin yönlendirmesi ile alışveriş merkezi müdürü Sn. Yalım Kaynak ile İngilizce bir görüşme yaptık. Bir saat süren bu karşılıklı sohbette, Sn. Yalım Kaynak'a merak ettiğimiz konularla ilgili sorular yönelttik, notlar aldık, fotoğraflar çektik. Daha sonra gittiğimiz Panora Alışveriş Merkezi’ni bir önceki ziyaretimizden farklı olarak bu sefer daha profesyonel olarak inceledik. Gezimizin sonunda alışveriş merkezi içerisinde oynadığımız “Treasure Hunt” oyununda da bize İngilizce olarak verilen 10 yönergeyi en kısa sürede yerine getirmeye çalıştık. Oldukça keyifli vakit geçirdiğimiz bu günün ardından elde ettiğimiz veriler eşliğinde bir proje çalışması yapacağız. Ekin ÖZBEK İngilizce Öğretmeni 29 MODERN FOREIGN LANGUAGE SEÇMELİ YABANCI DİLLER GÜNÜ Bu yıl ilkini düzenlediğimiz Seçmeli Yabancı Diller Günü'nü coşkuyla okulumuzun her alanında kutladık. Atriumda Alman-Fransız mutfağına özgü yiyeceklerin satışını yaparak ‘Her Okul Özeldir’ projesine biz de katkı sağlamış olduk. Aynı zamanda atriumda bulunan atölyelere de öğrencilerimiz büyük ilgi gösterdi. O günün anısına hazırlanan maketlerle fotoğraf çekimleri yaparken çok eğlendik. Öğle yemeği menüsünü günün temasına uygun olarak Alman-Fransız mutfağından seçilen yemeklerden oluşturduk. Konferans salonumuzda öğleden sonra öğrencilerimize, akşam saatlerinde ise velilerimize öğrencilerimizin büyük coşku ve özveriyle hazırladıkları sunduk. Bu güzel günü hazırlarken bize yardımcı olan; okul yöneticilerimize, kampüs müdürlüğümüze, sanat koordinatörlüğümüze, müzik öğretmenimiz Aysun Niş’e, resim Öğretmenimiz Esra Yücel Salkın’a, Kamuran Miyanyedi’ye, sunucularımız Elif Benan Aydın ve İrem Naz Timur'a dans grubumuzu çalıştıran lise öğrencimiz Başak Dayıoğlu’na, elektrik teknisyenimiz Hasan Bey’e, sahne arkasında bize yardımcı olan tüm çalışanlarımıza, sonsuz teşekkürler… Son olarak; bizi bu önemli günümüzde yalnız bırakmayan, her türlü desteğini eksik etmeyen saygıdeğer velilerimize teşekkürlerimizi sunarız. 30 MODERN FOREIGN LANGUAGE GEZİ ANILARIMIZ Bizler seyahat etmeyi seven Nesibe Aydın Okullarının küçük gezginleriyiz. Bu sayıda gezi anılarımızı sizlerle paylaşacağız. Umarız resimlerimizi incelerken bizim kadar sizler de keyif alırsınız. Paris çok güzel bir şehirmiş. Eyfel kulesini çok beğendim. Orada anne ve babamla fotoğraf çektirdik. Oranın yakında bulanan akvaryumu inceledik, çok eğlenceliydi. Tekrar gitmek isterim. Arda GÜRCAN 2-A Aralık ayında annem ve babamla Hamburg’a uçtuk. Hamburg kanallar üzerinde kurulu harika bir liman şehri. Gittiğimizde noel zamanıydı ve sokaklar ışıl ışıl süslenmişti. Tek kötü tarafı sürekli yağmur yağıyor olması. Yine de tatilin tadını fazlasıyla çıkardım. En kısa zamanda tekrar gitmek istiyorum. Zeynep COŞKUN 4-C Bence Paris’e gitmeyenler mutlaka gitsinler. Oraya teyzemi ziyaret etmek için ailemle birlikte şubat tatilinde gitmiştim, çok eğlendim ve siz de giderseniz eğer çok eğleneceğinizi düşünüyorum. Meleknaz DİLSİZ 2-A Fransa’ya giderseniz ünlü Louvre Müzesi'ne bayılacaksınız. Sadece Paris değil Fransa’da da çok fazla gezilecek eğlenceli yerler var. Ben çok eğlendim ve beğendim. Size de gitmenizi tavsiye ediyorum. Sıla KAYA 3-D 31 İnsanlar Paris’e eğlenmek için gider. Siz de eğlenmek isterseniz Paris’teki Disney Land’e mutlaka gidin. Biz Disney Land'da Karayip Korsanları'na, oyuncak hikâyesine, korkunç hızlı trene bindik. Paris sokaklarında çok fazla sanatçı var, resminizi çizdirebilirsiniz benim gibi. Oranın yemekleri biraz güzel diyebilirim. Erkin AŞAN 3-C Paris çok güzel bir yer. Orada yaşayanlar çok şanslı. Eyfel Kulesi'nin en üst bölümüne çıkıp manzarayı izlerken düşecekmiş gibi oluyorsunuz ama çok eğlenceli. Oraya uçakla 6 ya da 7 saatte gidebilirsiniz. Nerdeyse dünyanın 7 harikasından 6'sı orada; çünkü 6 harika yer gezdim ve çok beğendim. Bence siz de mutlaka görün. Atakan DÖĞER 4-C Paris’e gidince bir sürü tarihi bina gördüm. Disney Land çok eğlenceli bir yer. Eminim siz de çok seveceksiniz. Eyfel Kulesi bir sürü demirden yapılmış. Bence oraya çıkıp manzaraya bakmalısınız. Çok güzel bir yer. Sude EKER 3-B Fransa’nın Lyon şehrini ziyaret etmek için gittiğimde Mini Museum ‘u, sokak şarkıcılarını, ünlü lokantalarını, krepçilerini gördük. “ONLY LYON” yazısında fotoğraf çektirdik. Sokaklarda çok değişik şeyler vardı.Bir daha gitmek isterim, gitmeyenlere de gitmelerini tavsiye ederim. Lyon’da tortilla, krep, donut ve parmesan yedik. Hepsi çok lezzetliydi. Müthiş bir tatildi. Ada SAYAL 3-A 32 BEDEN EĞİTİMİ BAŞARILARIMIZ DEVAM EDİYOR Okulumuz basketbol Yıldız Kız Takımı Ankara ilinde düzenlenen okullar arası basketbol turnuvasında Ankara birincisi olarak Antalya'da düzenlenen Türkiye final müsabakalarına katılmaya hak kazanarak Türkiye 16 takım arasına girme başarısını göstermiştir. Bu turnuvada okulumuzu en iyi şekilde temsil etmişlerdir. Bu turnuvada ilk iki sırayı alıp Ankara ilinde düzenlenen Türkiye Yarı Final Grup Müsabakalarına katılmaya hak kazanarak Türkiye on altı takım arasına girme başarısını göstermiştir. Bu turnuvada okulumuzu en iyi şekilde temsil etmişlerdir. Bu başarıların yanı sıra okulumuzda öğrencilerimizin boş zamanlarını iyi değerlendirebilmeleri, rekabet ortamını yaşamaları kazananı tebrik etmeyi, kaybetmeyi kabullenebilmeyi, takım ruhunu, yardımlaşmayı, dayanışmayı yaşayarak öğrenebilmeleri adına sınıflar arası bu turnuvalar düzenlenmiştir. Sonuçlanan yakan top turnuvasında 6/F sınıfı, 8. sınıflar futbol turnuvasında 8/B sınıfı birinci olmuştur. Lise ve 6-7. Okulumuz Yıldız Erkek Yüzme Takımı Ankara ilinde dü- sınıfların futbol turnuvaları devam etmektedir. Akabinde zenlenen okullar arası yüzme müsabakalarında Ankara ili ise basketbol ve masa tenisi turnuvaları da düzenlenecek- birincisi olarak Marmaris'te düzenlenecek olan Türkiye fi- tir. Bununla beraber okulumuzda bir ilk olan 6. 7. ve 8. nal grubu yarışmasına katılmaya hak kazanmıştır. Bu ya- sınıflar arası kızlar futbol turnuvası da başlamıştır. rışmalar sonucunda Yıldız Erkekler 4x100 metre karışık bayrak ve 4x200 metre serbest bayrak yarışmalarında Türkiye beşincisi olmuşlardır. Genel klasmanda ise takımımız Türkiye sekizincisi olarak okulumuzu en iyi şekilde temsil etmişlerdir. Okulumuz basketbol küçük kız takımı Ankara ilinde düzenlenen okullar arası basketbol turnuvasında Ankara ili üçüncüsü olarak Osmaniye ilinde düzenlenen Türkiye Birinci Grup Müsabakalarına katılamaya hak kazanmıştır. 33 PROJELERİMİZ HER OKUL ÖZELDİR Okulumuz sadece Ankara değil il dışında da projeler üretmekte eğitim için sosyal sorumluluk projeleri yapmaktadır. la okulumuzu her alanda gururla temsil eden İlköğretim Özel Nesibe Aydın İlköğretim Okulu Okul Aile Birliği, Ne- mizi iletiyoruz. Okul Aile Birliği Başkanımız Sayın Alkın Toptaş’a ve değerli okul aile birliği üyelerine, ayrıca özverili çalışmalarından ve desteklerinden dolayı değerli ailelerimize ve öğrencilerimize, başta İngilizce öğretmenimiz Esra Kaynak olmak üzere tüm öğretmenlerimize sonsuz teşekkürleri- sibe Aydın Okulları ailesini gururla temsil etmekte, değerli ailelerimizin yaptığı yardımları ihtiyaç sahibi yerlere ulaşSüleyman DÜNDAR tırmaktadır. İlköğretim Müdür Yrd. Bu yıl Uşak-Eşme/Güllü Belde’sinde Güllü İlköğretim Okulu’na tam teşekküllü bir kütüphane ve bir de halı saha kazandırdık. Toplam maliyeti 75.000 TL olan bütçenin 15 bin TL’sini Güllü İlköğretim Okulu öğrencileri-aileleri ve çevre köylerdeki eğitim gönüllüleri karşıladı. Geri kalan 60 bin TL’lik miktar ise Özel Nesibe Aydın İlköğretim Okul Aile Birliğimizin yardım politikası çerçevesinde okulumuzda öğrencilerimizin ve ailelerinin yoğun gayretleriyle okulumuzda yapılan kermes kazançlarıyla da desteklenerek karşılanmaktadır. Sadece kendi okulumuzun değil her okulun özel olduğuna-olması gerektiğine olan inancımızla yaptığı çalışmalar- 34 PROJELERİMİZ SOSYAL SORUMLULUK KULÜBÜ'NÜN EN ÖZEL PROJESİ "YARINLARIMIZ" 2011-2012 eğitim-öğretim yılının başladığı ilk günden beri konulabilmesi için bir duvara yerden tavana kadar gömme Nesibe Aydın Anadolu Lisesi öğrencilerinin büyük bir öz- dolap yaptırıldı. Tavan onarılarak su akması engellendi. veri ile yürüttüğü Sosyal Sorumluluk Kulübü’nün en özel Duvarlara 5 kat alçı yaptırıldı. Tüm çatlaklar ve pürüzler projesi olan “Yarınlarımız Projesi”ni başarıyla sonlandır- kapatıldıktan sonra anti-bakteriyel boya ile boyandı. Oda- manın haklı gururunu yaşıyoruz. Projemiz kapsamında ya bağlı bulunan ancak kullanılmayan bir depo temizlenip Keçiören’de bulunan Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı alçı ve boyası yapıldıktan sonra yeni bir kapı taktırılarak Atatürk Çocuk Yuvası’nda yaşayan 0-3 yaş grubu 60 be- aktif kullanılır bir oda haline getirildi. Odadaki tüm korniş- beğin bulunduğu binadaki 80 m2’lik oyun odasını baştan ler yenilendi. Yeni perde ve güneşlik diktirildi ve takıldı. yarattık. 1. dönem yuvaya yapığımız ziyarette gördük ki Odada çocukların oturabilecekleri yer minderleri diktirildi. kapıdan pencereye, yerden tavana, perdeden dolaba her Son olarak anaokulumuzda yaptığımız 2. el oyuncak top- bir yanı bakım isteyen bu odada yapılacak çok iş vardı. lama kampanyası ile elde ettiğimiz oyuncakları paketleye- Ziyaretimiz sonrasında yaptığımız kulüp toplantısında oy rek yuvadaki çocukla hediye ettik. birliği ile odayı baştan yaratmak üzere bir karar aldık ve Bugün en büyüğü 3 yaşında olan kimsesiz bebekler ya- bu hedefimize ulaşabilmek için 8 ay boyunca canla başla rınlarımızdır diyerek yola çıktığımız projemizi başarıyla çalıştık. Yıl boyunca yaptığımız kermeslerle ve yılbaşında yürütmenin ve sonlandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. yaptığımız hediye çekilişi ile gelir elde ettik ve kazandı- 2012-2013 eğitim-öğretim yılında yepyeni sosyal sorum- ğımız her kuruşu Atatürk Çocuk Yuvası’nın iyileştirilme- luluk ve toplumsal duyarlılık projeleri ile aktivitelerimize si ve güzelleştirilmesi, dahası bebekler için daha sağlıklı devam edeceğiz. bir yaşam alanı yaratılması için harcadık. Şimdi sabırla ve özveriyle yürüttüğümüz çalışmalarımızın meyvelerini 2011-2012 eğitim-öğretim yılı boyunca ‘Yarınlarımız’ adlı toplama zamanıdır. 8 ay boyunca yapılan çalışmalar so- projemize destek veren tüm yöneticilerimize, öğretmen- nucu önce kapı ve pencereler sökülerek yerlerine yenileri lerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve kulüp danışman yaptırılıp montajı sağlandı. Odanın ferah gözükmesi için öğretmenimiz Çiğdem Genç’e teşekkürlerimiz sunarız. akçaağaç kullanıldı. Tüm ısıtma tesisatı için kalorifer ka- Sosyal Sorumluluk Kulübü Öğrencileri patmaları yine aynı ahşaptan yaptırıldı. Çeşitli eşyaların 35 KİTAP EDİTÖRLERİMİZ 36 KİTAP EDİTÖRLERİMİZ 37 ŞAİRLERİMİZ 38 KULÜPLERİMİZDEN HABERLER ASTRONOMİ Astronomi kulübünde, özellikle çocukların ve gençlerin il- öğrencilerin hayal güçlerini zorlayacak teorik astrofiziğin gisini çok çeken gökbilim ve uzay içerikli birçok belgesel son araştırma konularından olan paralel evrenler teorisi gösterimi ve pek çok sunum yapıldı. Öğrencilerin birçok ve gizemini hala koruyan karanlık madde/karanlık enerji, alanda yeni bilgiler öğrenmesi sağlanmış, akıllarındaki Dünya dışı akıllı yaşam arayışı ve öte gezegenler ve bu- soruları da cevaplanmıştır. Bu çerçevede, evrende ne nun yanında sahte bilim kabul edilen astrolojiye ve burç- gibi gökcisimlerinin olduğu, yıldızların yapıları, oluşumu, lara neden inanılmaması gerektiğine ilişkin birçok sunum enerji kaynakları ve evrimi, kara delikler, süpernovalar ve gösterim yapılmıştır. Böylelikle öğrencilerin bilmedikleri pulsarlar, beyaz cüceler, gezegenlerin yapıları ve oluş- bilgiler aktarılırken yanlış bildikleri bilgiler ise düzeltilmiştir. ma teorileri, uydumuz Ay ve yıldızımız Güneş’in yakından İbrahim ÖZAVCI ayrıntılı incelenmesi, Güneş saati yapımı ve uygulaması, Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü BANDO 2011 – 2012 Eğitim – Öğretim yılında kurulan Bando toplu- Öğrencilerimizle yapılan anketlerde, kulüplerini kendi is- luğumuz ilk gösterilerini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda tekleriyle seçmiş ve memnuniyetlerini belirtmişlerdir. Bir sunmuşlardır. çok öğrencimizin ebeveynleri de eğitim hayatlarında bando topluluklarında görev almış, Türk ve dünya yarışmala- Ritm duygusunu kavrayarak grup olma disiplinini eğlene- rına katılmışlardır. Çok iyi müzik kulağına ve ritm duygu- rek öğrenmek için kendi istekleriyle seçtikleri bando ku- suna sahip öğrencilerimiz yaptıkları çalışmaları, yıl sonu lübünde eğitim – öğretim yılı sonuna kadar, takım çalış- "Müzik Gecesi"nde açılış konseriyle sergileyeceklerdir. ması, iletişim, motivasyon, arkadaşlık, liderlik gibi önemli vasıflar kazanmış ve eğlenerek öğrenmişlerdir. Kulak ve Dilek ÇIKINTAŞ ritm duygusu çok iyi olan öğrencilerle kurulan topluluğu- Müzik Öğretmeni muz her hafta kulüp saatlerinde çalışmışlardır. 6. ve 7. sınıflardan oluşan topluluğumuz iç enerjilerini ortaya çıkarmış, hatta ders yoğunluğundan arınmış ve öğrenmişlerdir. 39 EKO OKULLAR ÇALIŞTAYIN ARDINDAN Özel Nesibe Aydın Okulları, TÜRÇEV’e bağlı olan Eko- lüm ise; çalıştaya katılan öğrencilerin sorularının yanıtlan- Okullar Programına 2008 yılında katılmıştır. İlk iki yıl, “Katı masıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca okul Eko-Tim’de görevli Atıklar ve Geri Dönüşüm” konusu işlenmiş, okulumuz öğrenciler konuya uygun hazırladıkları drama gösterisini eko-etiket denilen “YEŞİL BAYRAK” ile ödüllendirilmiştir. sunuldu ve katılan okulların öğrencileriyle de üç ayrı ko- Üçüncü ve dördüncü yıllarımızda yine aynı konu üzerinde nuda çalışma atölyeleri kuruldu. ve buna ek olarak "Yaşam Kaynağımız Su ve Su Kirlili- Doğa Kültürü Derneği Başkanı, Sayın Erdal GÜLÖZ otu- ği" başlığı altında da çalışmalarımız devam etmekte olup rumu yönetmiş, Sayın İrem CİVAN TÜRÇEV Ulusal Ko- birçok çalışmamız da tamamlanmış durumdadır. Yeni dö- ordinatör Yardımcısı, Eko-Okullar Programında işlenen nemde gösterdiğimiz performansın ilgili birimlerce değer- konular hakkında bilgi vermiş, Sayın Nebahat KARASU, lendirilerek yine “YEŞİL BAYRAK” ile ödüllendirilmesi en Sayın İsmet YASAL; “Çöp” ve “Su “ konularında, diğer büyük hedefimizdir. konuşmacımız Sayın Emine DÖĞER, “İklim Değişikliği” Her yıl mutlaka birden fazla çevre projesini ele alarak konularında katılan öğrencilere konularını sunmuşlardır. çeşitli konularda öğrencilerimizi bilinçlendiriyor ve bilgi- ikinci bölümde ise katılımcılar değerli konuşmacılara soru- lendiriyoruz. Bu yıl Eko-Okullar Programında işlediğimiz lar sormuşlardır. Okulumuz adına huzurlarınızda hepsine konuların daha anlaşılır olması ve farkındalığın artırılabil- ayrı ayrı teşekkür ederiz. Kendileriyle yeniden katkılarını mesi amacıyla “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONULU ÇOCUK paylaşacağımız oluşumlarda bir araya gelmek dileğiyle. ÇALIŞTAYI” düzenledik. Saygılarımla, Başta TÜRÇEV olmak üzere, Doğa Kültürü Derneği ve Ankara Eko-Okullarının (20 okul katılmıştır) bu çalışmaya Y. Sevengül ÇAPAR katılmasıyla 12 Nisan 2012 Perşembe günü 09-00/15-00 Eko Okullar Koordinatör Öğretmeni saatleri arasında çalıştayımızı gerçekleştirdik. Çalıştay programımız iki bölümden oluştu. I. bölüm STK’ların konularla ilgili uzmanlarının sunumlarıyla, II. bö- 40 MAKALE - 1 BİRAZ FİZİK, Japonya’ya atılan bombaların neticesinde bugün bile do- BİRAZ KİMYA, dejenere olmuş hücreler ile beraber, sağlığını kaybetmiş ğan çocuklar kanser ile uğraşmakta olup, binlerce farklı tip bir toplum meydana getirilmiştir. Bitkilerin yapılarının bo- BİRAZ BİYOLOJİ zulduğu bu kentler, o günleri unutmamak için her yıl yaptıkları törenler ile o günlere lanetler okumaktadır. Ama işin IŞIMALAR VE İNSAN BİYOLOJİSİ ilginç tarafı, atom bombası olarak adlandırılan bu tahribat Büyük bilginlerden birisi olan madam Curie ve eşi yap- faktörü, bu günkü yapılan bombaların yanında oyuncak mış oldukları çalışmalar neticesinde Radyum elementinin gibi kalmaktadır. değişik enerji düzlemlerinde ışımalar yaptığını tespit etmişlerdir. Bu iki bilim insanı , fizik bilimine büyük katkılar sağlayacak çalışmalar içerisinde bulunmuşlar, ancak kendi sağlıklarının bozulacağını düşünememişlerdir. Radyasyon kelimesinin kanser ve dejenere olmuş hücre kelimeleri ile eşlendiğini o yıllarda tespit edememiş olan bilim tarihi, bu konuda çalışan insanların zararlar görmesini önleyememiştir. Ancak bu iki bilginin yapmış oldukları çalışmaların meyveleri daha sonraki yıllarda toplanmış ve bu gelişmeler esnasında tıp bilimi de bu tip radyasyon yayan maddelerin dejenere olmuş hücrelere ve neticede Atom bombasında asıl tahrip kızıl ötesi dalgalar ile olmak- kansere yol açtığını tespit etmesi uzun sürmemiştir. ta, günümüzde yapılan nötron bombalarında ise tahrip Big-bang ile oluşan evren düzleminde yerini alan Dünya tamamen canlıları yok etme esasına dayalı olmaktadır. gezegeninde, radyoaktif maddeler de yavaş yavaş yarı- Kızıl ötesi ışınlar ile hem canlılar ve hem de cansızlar yok lanma ömürlerini tamamlamaya başlamış ve bugün hangi edilirken, nötron bombalarından elde edilen nötrinolar ile tipini elinize alırsanız alın, sizi tehdit eden ışın demeti hali- sadece canlılar hedeflenmektedir. ne gelmişlerdir. Bu yarılanma ömrü nedeniyle, Dünya’nın soğumasını bile önleyen bu maddeler, hem dengeyi , hem 20. yy içerisinde ilk yarıda fark edilemeyen yıldızlar ve de dengesizliği beraberinde getirmektedir. Dünya’nın ka- enerji şekilleri, radyo teleskoplarının keşfi sonucu büyük buğu üzerinde bulunan bu maddeler, yarılanma ömürlerini oranda aydınlatılmıştır. Bizim yıldızımız olan Güneş ise tamamladıkça, Dünya’nın kabuğunu ısıtarak soğumasını en büyük araştırma modelini oluşturmuştur. Özellikle son önlemektedir. Ama, aynı zamanda birer tehdit unsuru gibi yıllarda yaşanan ozon tabakasının delinmesi sonucu Dün- hareket eden bu maddeler, yarılanma ömrünü tamamla- yamıza ulaşan mor ötesi ışınlar, olayın boyutlarını bize ha- dıkça etrafa insan için en tehlikeli ışınları salarlar. Bunlar ber vermiştir. Güneşten gelen tek tip dalgaların görünen içerisinde, yüksüz tanecikler olan nötronlar ise en tehlikeli dalgalar olmadığı ve bunun yanı sıra gözle görülemeyen ışınlar olarak ele alınabilir. Girişimi yüksek olan bu ışı- kızıl ötesi dalgalar ve mor ötesi dalgaların da yer aldığı malar, kontrolün sağlandığı nükleer santraller sayesinde ifadesi, kloro-floro-karbon gazlarının ozon tabakasını del- enerji dönüşümüne uğramakta ve elektrik enerjisine çev- diğinin tespiti ile daha büyük önem kazanmıştır. Çünkü rilmektedir. Ama Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan gelen ışınların başta cilt kanserine ve yanıklar ile beraber birer megatonluk (bin ton) atom bombası örneğinde oldu- oluşan hasarlı hücrelere neden oldukları tespit edilmiştir. ğu gibi büyük tahriplere de neden olabilmektedir. Bu ışınların yüzyıllar boyu Güneşten geldiği, ancak ozon tabakasının delinmesinin kısa bir zaman diliminde gerçek41 MAKALE - 1 leştiği; daha önce Dünya’ya ulaşamayan bu dalgaların, Gelişmiş ülkelerde radyo istasyonlarında çalışan kişilerin ozon tabakasının delinmesi ile beraber Dünya’ya ulaştığı bir gün çalışırlarsa iki gün dinlendirildikleri bilinen gerçek- tespitler içerisinde yer almıştır. lerden bir tanesidir. Bunun nedeni ise elektromanyetik spektrumda yer alan radyo dalgalarının özellikle başta İşin ilginç bir yönü de, güneşten gelen dalgalardan daha kısırlık olmak üzere diğer genetik bozukluklara neden ol- tehlikeli boyutları olan dalgaların, dev yıldızlardan, süper- duğunun tespit edilmesidir. Gelişmiş ülkelerde fazla yo- novalardan ve nötron yıldızlarından geldiği de bulgular ğun ilgi görmeyen ve daha bilinçli kullanılan cep telefonu arasındadır. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Isaac sistemlerinin de özellikle beyin ve kulak sağlığı açısından Asimov, bu dalgaların insanın mutasyonlar yaşamasına tehlikeli boyutlara varan bir sistemler bütünü olduğu tespit ve netice itibarı ile de, kanser ve kısırlık başta olmak üze- edilmiştir. Tam olarak kafanın kulak kısmına yerleştirilen re bir çok olumsuz etkilerin yaşanabileceğini belirtmiştir. telefonlar, manyetik etkiden dolayı uykusuzluklara ve sinir Özellikle bu yıldızlardan gelen gama ışınlarının, insan deformelerine neden olmaktadır. sağlığı için büyük tehdit oluşturduğu, bütün uzmanlar tarafından kabul görmektedir. “Light Amplificationen Simulten Emilsionen Radionen” ifadesi ile ifade edilen ve açılmış şekli olarak da “uyarılma İnsanların kendi ürettiği ve insan sağlığı ile doğrudan iliş- sonucu meydana gelen ışın ” olarak tanımlanan “Laser” ki kuran dalga tiplerine örnek olarak da radyo yayınlarını, sistemleri de bir ışıma boyutu olup, iyi kullanımı olduğu televizyon yayınlarını, telsizleri ve cep telefonlarını verebi- gibi insanı etkileyen tarzı ile de dikkat çekmektedir. Doğ- liriz ki bu ürünlerin yaşamımıza ne denli girdiği hepimiz rudan ölümcül etkiye sahip olan ve bu nedenle de bir çok tarafından bilinen ve acı bir gerçektir. araştırmaya neden olan laserin yanı sıra, gözle görülemeyen ancak benzer özelliklere de sahip olan “maser” de ayrı bir örnek olarak verilebilir. Böylesine ağır ve sorumluluk isteyen çalışmaların insanlığa yarar getirmesi dileklerimizle… Kaynak: • Lütfü ŞAHİN Nesibe Aydın Dershanesi Mehmet AYDAÇ Fizik Zümre Başkanı Nilüfer DEMİREL Kimya Zümre Başkanı Feride KULA Biyoloji Zümre Başkanı 42 MAKALE - 2 Başarılı Bir kimlik Duygusu Geliştirme Yolunda Psikolojik İhtiyaçlar Yaşamın ilk dönemlerinin ve özellikle ilk yedi yılın bireyin gelişiminin temellerini oluşturduğunu kabul edecek olursak, çocuğun gelişimini sağlıklı bir şekilde desteklemek üzere hem biz öğretmenlere hem de siz anne-babalara pek çok görev düşmektedir. Erikson'un psikososyal gelişim dönemleri dikkate alındığında çocuklar, bir kişi olarak kendisine güçlü bir şekilde inanma duygusunun başladığı ve kim olduklarının, yapabileceklerinin ve başarabileceklerinin neler olduğunu keşfetmeye başladıkları bir dönemden, öğrenmeye hazırlandıkları, hayatlarında başarı ve çalışmaya karşı belirli tutumlar geliştirdikleri ve bunlarla bağlantılı olarak kendilerine yönelik belirli sıfatlar (başarılı, çalışkan...) atfettikleri bir döneme geçiş yapmaktadırlar. Çocuk bu dönemde ya yaptığı şeyler sonucunda kazandığı takdirler, övgüler ve ödüller sonucunda başarılı olma duygusu geliştirecek ya da geçmişteki girişimciliklerinin engellenmesi veya deneyimlediği başarısızlıklar sonucu suçluluk ve yetersizlik duygularına maruz kalacaktır. Bu dönemde anne ve babaların özellikle çocukların fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandıklarını görmekteyiz. Çocukların gündelik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik anne ve babaların tutum ve davranışlarını yakından gözlemlediğimizde dikkat çeken en temel unsur çoğu zaman çocuğun ihtiyaçlarını ifade etmeden önce bunların anne ve babalar tarafından giderilmeye çalışılması olmuştur. Pek çok ebeveyn koruma içgüdüsü içerisinde çocuklarından önce hareket ederek her şeyi onlara hazır hale getirmekte ve farkında olmadan çocuklarının gelişim görevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmelerine engel olmaktadırlar. Çocuklarının kendi ihtiyaçlarını gidermeye yönelik becerilerinin gelişmesini geciktirmektedirler. Psikiyatrist William Glasser’ın, öne sürdüğü görüşler doğrultusunda okul öncesi dönemden itibaren çocukların yaşam becerilerini geliştirmek için çeşitli psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasının gerekliliğini savunmaktadır. Bunlardan ilki “Ait Olma İhtiyacı”dır. Bu doğrultuda özellikle bebeklik ve erken çocukluk dönemi başta olmak üzere çocuğa sevildiğini, ailenizin bir üyesi olduğu için gurur ve mutluluk duyduğunuzu ifade edin. Belirli konularda karar alma süreçlerine onu dâhil ederek, işbirliği kurarak aile yaşantınızın bir parçası olduğunu hissettirin. Sevme ve sevilme gereksinimi, kendimizin ve başkalarının değerli olduğunu hissetme gereksinimidir. 43 MAKALE - 2 Bir diğer ihtiyaç olan “Güç İhtiyacı”nın giderilebilmesi için çocuğa başarabildikleri ve başaramayabilecekleri konusunda farkındalık kazandırmak, başkalarıyla kıyaslamadan kişisel becerilerini geliştirmeye yönelik fırsatlar sunmak ve değerli olduğunu hissettirmek gereklidir. Bu doğrultuda çocuk edindiği başarılar sonucunda güçlü yönlerini ortaya koyar, kendisine ilişkin gerçekçi ve olumlu bir benlik algısı geliştirir. “Özgürlük İhtiyacı” çocuğun karar verme ve planlama yapma becerileriyle ilişkili olup, kendisiyle ilgili konularda seçim yapabilmesi, aldığı kararların sorumluluğunu taşıyabilmesi ve isteklerini ifade edebilmesiyle gelişmektedir. Bu durum çocuğun sınırsız biçimde isteklerinin yerine getirilmesi olarak anlaşılmaması gerekmektedir. “Eğlence İhtiyacı” oyun oynarken, bir şeyler üretirken veya öğrenirken aldığımız haz ve basit zevklere karşılık gelmektedir. Oynamayı durduğumuz gün öğrenmeyi de durduruz. Dolayısıyla çocuğun oyun kurmasına, çeşitli hobiler edinmesine, akranlarıyla birlikte işbirliği içerisinde bir şeyler üretebilmesine olanak sağlamalıyız. Öğrenmekten zevk alan bireyler yetiştirmeyi hedeflemeliyiz. “Hayatta kalma” ise bizim en temel ihtiyacımız olup, hayatımızı devam ettirmek üzere fizyolojik gereksinimlerimizin karşılanması anlamına gelmektedir. Tüm bu ihtiyaçların hem okul hem de aile tarafından tutarlı bir şekilde karşılanabilmesi sonucunda çocuk kendisini güçlü hisseder ve başarılı bir kimlik duygusu geliştir. Çocuklarının fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak yönünde çok titiz davranan anne ve babaların sözü geçen psikolojik ihtiyaçlarında giderilmesi konusunda hassasiyet göstermeleri topluma sağlıklı bireyler kazandırmak yönünde önemli adımlar atılmasını sağlayacaktır. Nilay EVİRGEN Anaokulu Eğitim Uzmanı Kaynak: • William Glaser, Kişisel Özgürlüğün Psikolojisi, Hayat Yayınları, 1999 • William Glaser, Seçim Teorisi, Hayat Yayınları, 2003 44 OKUL AİLE BİRLİĞİ Değerli velilerimiz, Birkaç konuyu sizlerle paylaşmak istedik: Ankara birincisi olan Kız takımımıza tüm velilerimiz adına başarılarını destekleme amaçlı T-Shirt ve şort yaptırdık. Takım kaptanımızın mesajı “Herkese çok teşekkür ediyoruz, sizlere layık olmaya çalışacağız” idi. Tekrar tebrik ediyor, şampiyonlukların devamının diliyoruz. Yine Halı Saha destek kampanyasıyla ilgili 1-5. sınıflar salı ve perşembe günleri, 6-7-8’ler pazartesi, çarşamba ve cuma günleri okulumuzda yiyecek stantları kurmaktadırlar. Bu günlerde evden malzeme göndererek destek olmak isteyen velilerimiz ve öğrencilerimiz Md.Yrd. Süleyman Dündar’a ulaşabilirler. Okulumuzda bir ilk olarak tüm OAB’lerin ortak kampanyasında, velilerimizden gelen eşyaların tasnifini yaparak Hasanoğlan’da oturan ve gerçekten yardıma çok ihtiyacı olan aileye bir öğretmenimiz ve 4 öğrencimizin katılımıyla teslim edilmiştir. Yeterli miktarda yiyecek, kıyafet, temizlik eşyası ve kırtasiye yerine ulaştırılmıştır. Fakat hepimizin ortak görüşü "taşıma suyla değirmen dönmeyeceği" ve bu ailenin evlatlarını bir şekilde, o zor yaşam şartlarını düzelterek toplumumuza kazandırmak gerektiği idi. Emekleri için bugün gelerek bu organizasyonun gerçeklemesinde yardım eden tüm velilerimize, işi dolayısıyla bizlerle olamayan ancak manevi desteklerini esirgemeyen tüm Okul Aile Birliği üyelerine, yardımlarından dolayı okul yönetimimize teşekkür ederiz. Nesibe Aydın Okulları Okul Aile Birlikleri 45 AYIN BİLİM İNSANI Marie CurIe (1867-1934) Varşova doğumlu kimyacı Marie Curie, radyoaktivite konusundaki çalışmalarda bir öncüydü ve Nobel ödülünü iki kez kazanan ilk kadın oldu. Polonya asıllı bilim kadını Maria Sklodowska ya da Fransa'da yaptığı evlilik sonrası, dünyada bilinen adıyla Marie Curie'ye kadar tüm bilim insanları arasında hiç kimse zorluklara göğüs germek zorunda kalmadı ve kimse onun kadar ağır bir bedel ödemeye mecbur bırakılmadı. Buluşları, sonunda yaşamına mal oldu. Radyoloji biliminin kurucusu Madam Curie, 7 Kasım 1867'de Polonya’nın başkenti Varşova’da doğdu. Kendi halinde yoksul bir ailenin kızıydı. Küçük yaşta kardeşlerinin eğitimi için çalışmak zorunda kaldı. Bu dönemde gördüğü kötü muamele Madam Curie’nin öğrenme ve yükselme azmini kamçıladı. Fransa’daki Sorbonne Üniversitesi’nin, kadınların ilmî çalışmalarını teşvik eden ve masraflar için çalışma alanı da sağlayan birkaç üniversiteden biri olduğunu duymuştu. Derhal kararını verdi. Paris’e gidecekti. Elindeki birkaç kuruşu yol parası olarak kullanan Madam Curie, 23 yaşında Sorbonne Üniversitesi Fen Fakültesi’ne kaydoldu. Bütün gücüyle çalışmaya koyulduğu için pek arkadaşı olmadı. İçine kapanık biriydi. Üniversitede geçirdi- adını verdiler. 1898 yılının sonlarında Curie’ler radyum ği dört yıl süresince çocuk bakıcılığı yaparak geçimini zar olarak adlandırdıkları, çok daha aktif elementi yeter mik- zor sağladı. Çatı katındaki bir odada küçük penceresinden tarda elde edebildiler. sadece gökyüzü görünüyordu. Soğuk okul gecelerinde tir Tonlarca cevheri dört yıl boyunca defalarca saflaştırarak tir titremesine rağmen kalemi zor tutan elleriyle matematik ve kendi birikimlerini de bu iş için sarfederek, 0,1 gram problemleri çözüyordu. Ama hiçbir zaman azmini ve coş- radyum elde etmeyi başardılar. 1903 yılında Curie’ler, kusunu yitirmedi. A.H.Becquerel ile birlikte radyoaktif maddeler ile yaptık- Madam Curie, 1835’de Fransız kimyacı 35 yaşındaki Pi- ları çalışmalardan ötürü Nobel Fizik ödülünü kazandılar. erre Curie ile evlendi. Evlendikten sonra mum ışıklarının Nobel Ödülünden sonra Curie’lerin durumu biraz düzeldi. aydınlattığı izbe bir han odasında yıllarca barındılar. Pi- Pierre, 1904’de nihayet Sorbonne’da profesörlüğe kabul erre Curie, o tarihlerde piezoelektriği keşfeden bilim ada- edildi. mı olarak tanınıyordu. Marie Curie, piezoelektrik özelliği Tıp dünyasında Radyumla birlikte devrim yaşandı. Zira olan maddeleri kullanarak, radyoaktif maddelerin aktifli- radyumun minicik bir parçası dahi kanser ve deri tedavi- ğini ölçmek suretiyle uranyum ve toryum elementlerinin lerinde kullanılan, milyarlarca enerji kütlesini içinde barın- radyoaktif yapıda olduklarını gösterdi. 1898 yılında Marie dıran korkunç bir güçtü. Bu buluş sayesinde Bayan Curie ve kocası uranyumun içerdiği yeni bir radyoaktif element dünyanın en meşhur kadını oldu. Ama o şımarmadı, aşırı keşfettiler. Bu yeni elemente madam Curie’nin ülkesinin mutluluk duymadı. 46 Bay ve Bayan Curie, isteseler radyumun patentini yüz- 1921’de dünya kadınları adına Amerikan kadınları şükran- binlerce dolara satıp her zeresinden ömürlerinin sonuna larını sunmak amacıyla bu bilim kadınına maaş bağladı. kadar pay alabileceklerdi. Çünkü dünyanın her tarafından Ancak o, maaşın yönünü Polonya’daki bir hastaneye çe- radyum istekleri geliyor, bunun yapımını da Curie’lerden virdi. İnsanlık adına yaptığı araştırmalar Madam Curie’yi başkası bilmiyordu. Ama Madam Curie buluştan beş ku- sağlık açısından yıpratmıştı. Marie Curie de radyum teh- ruş kabul etmediği gibi tarihe geçecek şu sözleri haykırdı: likesini fazlasıyla yaşamaya başladı. Testler, şiddetli bir “Bunlar benim insanlık adına yaptığım buluşlardır. Zer- kansızlığı, yani anemiyi işaret ediyordu. Uzun yıllar üze- resinden menfaat sağlasam, bu benim bilimsel, manevî rinde çalıştığı radyum nedeniyle kan kanserine yakalan- şahsiyetimi zedeler. Hastalık tedavisinde kullanılan bir mıştı ve çok geçmeden 4 Haziran 1934'te hayata gözlerini maddeden faydalanarak zengin olmak istemem.” yumdu. Yıllar süren mücadelesinin izleri ellerine de yansımıştı, parmakları nasırlarla ve radyasyon yanıklarıyla İlerleyen zamanlarda kocasını kaybeden Madam Curie, doluydu. Savaşımla geçen bilimsel kariyerinde, binlerce ona verdiği sözü tutarak, iki çocuğuyla birlikte ailenin tüm kişinin hayatını kurtaran Curie, yine kendi adını verdiği sorumluluğunu üzerine aldı. Sorbonne Üniversitesi’nde, maddenin kurbanı olmuştu. kocasının ölümüyle boşalan kürsüyü Marie Curie devraldı. Madam Marie Curie, 5 Kasım 1906’daki ilk dersini sadece Bütün araştırmalarını insanlık adına yapan Bayan Curie, öğrencilere değil, meşhur ilk kadın fizikçiyi görmek isteyen menfaate dayalı hiçbir onur nişanını kabul etmedi veya et- kalabalık halk topluluğuna ve dünya basınına verdi. tiyse de gelirini tamamen kimsesizlere, çaresizlere bağışladı. Maddî çıkara dayalı patent tekliflerini de geri çevirdi. Sorbonne Üniversitesi’nde profesörlüğe yükselen Bayan Meşhur Fizikçi Einstein, gün gelecek onunla ilgili şöyle Curie, burada fizik ve kimya dersleri verdi. Bu, o dönem diyecekti: “Şöhretin yozlaştıramadığı tek kişi”. Fransa’sı için zor bir kariyerdi aslında. Çünkü Avrupa’nın birçok kentinde kadınlar üniversiteye kabul edilmiyordu. Bayan Curie, bu engeli de aşarak zoru başardı. Fransa İlimler Akademisi, "Fizik Profesörü" unvanına rağmen Madam Curie’nin üyeliğini kadın olduğu için onaylamayıp http://egitimedair.net/index.php/bilim-insanlar%C4%B1/196-marie- geri çevirdi. Tam bu tarihte, yani 1911’de Curie, ikinci defa Kaynak: kimya dalında Nobel Ödülüne layık görüldü. Bir kadın ola1. Bilimin Öncüleri, Mustafa Uluçayı Özyürek. rak Madam Curie’nin üstün başarısı dünya kadınlarını da etkiledi. 2. Pierre ve Marie Curie, Meşhur Bilginler, Doğan Kardeş. 47 AYIN SANATÇISI ŞEKER AHMET PAŞA O, Resim Sanatının Bu Topraklarda Yeşermesinde Büyük Rol Oynamış Bir Sanatçı ŞEKER AHMET PAŞA Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi'nde açılan ve çeşitli müze ve kurum koleksiyonlarından derlenen Şeker Ahmet Paşa sergisini (ve kitabını) gördükten sonra, resim sanatının bu topraklarda da yeşermesinde büyük rol oynamış bir sanatçıyla biraz olsun tanışmış sayabilirim kendimi… Öncesi malum: Karanlık kalan kimi noktalara karşın, biyografisinde yazılanlar...Tıbbiye'de eğitim görmesi, resme olan yeteneğinin fark edilmesi üzerine Sultan Abdülaziz tarafından 1864'te Paris'e gönderilmesi, Paris'te, dönemin önde gelen akademik ressamlarından Boulanger ve Gerome atölyelerinde çalışması, 869 ve 1870 yıllarında Paris salonunda resimlerinin sergilenmesi, dönüşünde Tıbbıye'de resim öğretmenliğine tayin edilmesi, 30 yıl süreyle saray yaverliği yaparak Dolmabahçe Sarayı'nda bir resim koleksiyonu oluşturulmasını sağlaması, 1870'lerin başında İstanbul'daki ilk resim sergilerini düzenlemesi... Kısacası Şeker Ahmet Paşa, yaşadığı dönemin ölçütleri içinde sanat adına yapılabilecek ne varsa yapmış bir adam. Osmanlı'nın son dönemindeki modernleşme çabalarının simgesel figürlerinden biri olarak hatırladığımız bir 'şahsiyet', evet ama, bu sergiyle ilk kez resimlerinden yola çıkarak onu 'görmek', gerçekte kimdi, nasıl biriydi gibi sorulara ansiklopedik bilgilerin ötesinde yanıtlar aramak mümkün. TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı'nın son yıllarda düzenlediği tarihsel sergilerin yeni bir örneği olan Şeker Ahmet Paşa Sergisi, ilk kez bir araya getirilen ve hatta ilk kez görülen kimi resimlerle, erken dönem Türk resminin büyük ustalarından birini mercek altına alması bir yana, Türkiye'de ressamlığın başlangıç öyküsüne dair ipuçlarıyla da gerçekten görülmeye değer bir nitelik taşıyor. ŞEKER AHMET PAŞA'NIN HAYATI eğitiminden geçtikten sonra Paris Genel Sanatlar Okulu (Ecole Des Beaux Arts)’na kabul edilir. Bu okulda Gusta- Gerçek adı Ahmet Ali olan Şeker Ahmet Paşa, 1841 yı- ve Boulanger (1824- 1884) ile Jean - Leon Gerome (1824 lında Üsküdar’da doğmuştur. İlköğretiminin ardından - 1904)'un öğrencisi olmuştur. Paris’te açılan önemli sergi- İdadi’ye kaydolmuş ve resme olan ilgisi ve becerisi sebebi lere katılarak bu sergilerde başarılar elde etmiş ve önemli ile resim öğretmenine yardımcı atanmıştır. 1855 yılında yankılar uyandırmıştır. Tıbbiye mektebine girmiş ancak doktorluğun ona göre olmadığına karar vererek Harbiye mektebine geçmiştir. Abdülaziz’in 1867 yılındaki Avrupa gezisinde padişah tarafından verilen Dolmabahçe ve Çırağan sarayları için Okulunu bitiren Şeker Ahmet Paşa, kendisi de bir ressam resim alma görevi ile Türkiye’de ilk koleksiyon oluşturma olan Sultan Abdülaziz tarafından 1861 – 1862 yılında işini de o başlatmıştır. Pariste’ki Mekteb-i Osmani’ye gönderilir. Burada uyum 48 1867, 1869, 1870 yıllarında Paris resim salonlarında bazı yağlıboya çalışmalarını ve Abdülaziz’in karakalem bir portresini sergileyerek mezun olur. Paris’teki başarılı eğitiminden dolayı okul müdürü tarafından Roma’ya gönderilir. 1871 yılında ise Paris’teki diğer Türk sanatçılarla birlikte İstanbul’a döner. Yüzbaşı rütbesiyle Tıbbiye Mektebine atanır, aynı zamanda saray yaveri olur. Bu görevleri dışındaki zamanlarında sanat çalışmalarını sürdürür. Genç ressamlarla dostluk kurar. Resim ile ilgili bilgilerini onlarla paylaşıp destek olur. Bu yıllarda Beyazıt Zeyrek Kaptan-ı Derya İbrahim Paşa Mektebine resim öğretmeni olarak atanır. Gösterdiği başarılar sonucunda 1876’da binbaşı, 1877’de yarbay, 1880’de albay, 1885’te tuğgeneral, 1890’da korgeneral olur ve kendisine mabeyn ressamı unvanı verilir. 1896’da yabancı misafirleri ağırlama işleriyle ilgilenen Yabancı Konuklar Teşrifatçısı-Protokol Sorumlusu- görevini de üstlenir. Şeker Ahmet Paşa, ilki 1873’te ikincisi 1875 yılında olmak üzere Türkiye’de ilk karma sergileri açarak ülkemizde bu alanda öncülük yapmıştır. Şeker Ahmet Paşa, Türk resminin natural çizgideki sanatçılarındandır. Renk zenginliği ve gördüğünü doğadaki gerçekliği ile verme kaygısı onu bu tür doğa lirizmi diye adlandırabileceğimiz üsluba yaklaştırmıştır. Teknik yeterliliğine rağmen insan figürlerinden kaçınan sanatçı daha çok natürmort konularına yönelmiştir. 1907 yılında kalp krizinden ölen sanatçı Eyüp Sultan’daki Sokullu Mehmet Paşa Türbesi civarına gömülmüştür. BAŞLICA ESERLERİ Karpuz Dilimli ve Üzümlü Natürmort, Ağaçlar Arasında Karaca, Manolya ve Meyveler, Talim Yapan Erler, Manzara, Tepe Üzerindeki Kale. KAYNAKÇA Radikal gazetesi, Güvemli, Z., 1975, Şeker Ahmet Paşa, Türkiyemiz Dergisi, Ak Yayınları, sayı 16, s .38-43 T.C. Kültür Bakanlığı Sanat Eserleri, Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türkiye'de Resim. Esra YÜCEL SALKIN Görsel Sanatlar Öğretmeni 49 AYIN SPORCUSU A BAYAN MİLLİ TAKIMIMIZ OLİMPİYATLARDA A Bayan Milli Takımımız, yılların özlemini Ankara´da dindirdi. na inanıyorum. Geçen sene Avrupa Üçüncüsü olduk, bu 2012 Londra Olimpiyatları Avrupa Kıta Elemeleri'ne ev ve teknik ekipteki çalışma arkadaşlarıma bana bu zaferi sahibi olarak katılan takımımız, tüm maçlarını alnının yaşattıkları için teker teker teşekkür ediyorum" dedi. teriyle kazanarak birinci oldu ve 2012 Londra Olimpiyat Başarımız takım ruhunda saklı. sene Londra´ya gidiyoruz. Türk voleybolu, her geçen yıl bir önceki yıla göre daha başarılı sonuçlar alıyor. Takıma Oyunları'na katılan takımlar arasına girdi; bir rüyayı ger- Milli Takım smaçörü Neslihan Darnel: "Olimpiyatlar her çekleştirdi. sporcu gibi benim de rüyalarımı süslüyordu. Bunu ger- Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabı- çekleştirdiğimiz için çok mutluyum. Geçtiğimiz senelerde yık, "Olimpiyatlara katılmak bizim gerçekleştirmek istediği- olimpiyatlara katılmanın kıyısından dönmüştük. Ama çok miz en önemli hedeflerimizden biriydi. Bize bu mutluluğu çalışarak hayatımızdan fedakarlık ederek ve inanarak yaşatan kızlarımızla gurur duyuyorum. Fakat işimiz daha Türkiye´yi voleybolda ilk kez olimpiyatlarda temsil etme yeni başlıyor. Ben, Londra´da yine ilklere imza atacağımı- hakkını elde ettik. Ben, turnuva öncesi: Rakiplerimizi daha zı düşünüyorum. Kızlarımız bu başarılarıyla Türk sporuna önce yenmiştik, yapmamız gereken onları bir kez daha yeni bir soluk getirmiştir. Umarım Bayan Basketbol Milli yenmek olacaktır. demiştim. Bunu başardığımız için çok Takımımız da olimpiyatlarda bayrağımızı dalgalandırır." dedi. mutluyum. Diğer takımlarla aramızdaki en büyük fark ta- Milli Takım Teknik Direktörü Marco Motta, "Dünyanın en kım ruhu. Biz, takım olarak ruhumuzu sahaya yansıtıyo- önemli ülkelerini yenerek Olimpiyatlara katıldığımız için ruz, geriye düşsek bile yılmadan mücadele ediyoruz ve çok mutluyum. Biz bu başarıyı kolay kazanmadık. Kızları- sonucunda başarılı oluyoruz. Artık hedefimiz olimpiyatlar- mız ve teknik ekibimiz büyük bir uyum içerisinde fedakârca da derece elde etmek olacak." dedi. çalışarak bu zaferi elde ettik. Bazı sporcularımız sakat Kaynak: Türkiye Voleybol Federasyonu sakat mücadele ettiler. Azim, kararlılık, fedakârlık başarıyı getirdi. Bu takımın olimpiyatlarda çok şey yapacağı50 TARİHİMİZDEN KESİTLER SEFER-İ HÜMAYUN Osmanlı Ordusu Nasıl Sefere Çıkardı? Osmanlı Devleti kısa zamanda büyük bir imparatorluğa dönüşmüştür. Fakat bu başarının nasıl sağlandığını daha iyi kavrayabilmek için on binler, hatta yüz binlerle ifade edilen Osmanlı ordularının aylarca sürecek seferlere nasıl hazırlandıklarını, yüzlerce kilometrelik mesafelere nasıl ulaştıklarını bilmek gerekir. lojistik malzemenin depolandığı menzil denilen ambarlar oluşturulurdu. Sefer Anadolu yönünde ise birlikler, padişahın otağının da kurulduğu Üsküdar veya Gebze’de, Rumeli tarafında ise Davut Paşa civarında toplanırdı. İstanbul’un fethinden sonra çıkılan seferlerde padişahın veya sefere kumanda edecek sadrazamın öncelikle Eyüp Sultan Türbesi’ni ziyaret etmeleri gelenek haline gelmişti. Osmanlı ordusunun sefere çıkışı çok görkemli bir askeri törenle başlardı. Rengarenk kıyafetler içindeki tören alayı, töreni seyre gelen halk için de gurur ve moral kaynağı olurdu. Seferin yapılacağı düşman topraklarına yaklaşıldığında Osmanlı’nın bir devlete savaş ilan etmesinin ilk aşaması, savaş divanı toplanır; uygulanacak olan savaş taktiği be- padişahın teklifi ve Divanıhümayun’da savaş kararı alın- lirlenirdi. Düşman üzerine ilk olarak akıncılar veya Kırım masıyla başlardı. Bunun için yapılacak divan toplantısına, Tatarları gönderilirdi. Akıncıların yapacağı tahribatın ve görüşleri alınmak üzere üst düzey askeri yetkililer ile Şey- oluşturacağı paniğin ardından asıl birliklerin taarruzu baş- hülislam da katılırdı. Şeyhülislam’ın da fetvasıyla savaş lardı. Osmanlı ordusu merkez, sağ kol ve sol kol olmak kararının alınmasından sonra eyaletlerin, sancak ve kaza- üzere üç koldan saldırıya geçerdi. Padişah ve sadrazam ların yöneticilerine emirler gönderilerek savaşa katılacak merkezde bulunurdu. tımarlı sipahilerin hazır olması, sefer güzergahı üzerinde Görülüyor ki, Osmanlı ordusu hiçbir şeyi tesadüflere bırak- bulunan yol ve köprülerin temizlenip onarılması istenirdi. mamıştır. İşte Osmanlı’nın koca bir imparatorluğa dönüş- Sefer sırasında yaşanabilecek en önemli sorunlardan biri mesinin ve düşmanları karşısındaki üstünlüğünü yüzlerce de; on binlerce askerin, sefer sırasında gereksinim duya- yıl boyunca devam ettirmesinin en önemli nedenlerinden cağı silah, cephane, giyim-kuşam, yiyecek ve içecek gibi biri de budur. lojistik ihtiyaçlarının karşılanmasıydı. Bu nedenle sefer Olcay GÖKTEPE yolu üzerindeki belli noktalarda, ordunun ihtiyaç duyacağı 51 Sosyal Bilgiler Öğretmeni OKUL TAKIMLARIMIZ Küçük Erkek Voleybol Takımı Lise Kız Voleybol Takımı Yıldız Erkek Voleybol Takımı Genç Erkek Futbol Takımı Küçük Erkek Basketbol Takımı Genç Erkek Basketbol Takımı 52 Yıldız Kız Voleybol Takımı Küçük Erkek Futbol Takımı Tekvando Takımı Küçük Kız Basketbol Takımı Yıldız Kız Basketbol Takımı Küçük Yıldız Erkek-Kız Yüzme Takımı 53 Genç Erkek Yüzme Takımı Yıldız Erkek Futbol Takımı 54 ENGLISH CLUB Dear Readers, First of all, I want to thank everybody who has helped us preparing the English Club Magazine during the two terms. As the club writers, Bertan Aydoğan, Zeynep Demirci and Fulya Kırtunç, we tried to catch your attention using the general topics, such as science, places, articles, fashion, film reviews and music top ten lists. I am happy to announce that we have received absolutely fine repatriations from you and I especially want to thank Pınar Nerse, Meliha Pehlivan, Nil Arıbaş, Gülseren Ceylan and Huriye Yeniçeri for their help. We will be happy if you continue on reading the magazine the following year. Not only have we experienced so much, but also we have learned how it works to be in this staff and we are expected to be writing more and more. Pınar Nerse, who made this magazine possible to be published, has struggled so much for us. Thanks again, you have made us, us. Special Thanks to Burcu Ağca, Bora Senger, Koray Polat, Erten Gökçe and Aliye Erdem Bertan AYDOĞAN A Member of ECM PARIS Paris is the head of barge and ship navigation on the Seine and is the fourth most important port in France. The Loire, Rhine, Rhone, Meuse and Scheldt rivers can be reached by canals connecting with the Seine. Paris is also a major rail, highway, and air transportation hub. Three international airports, Orly, Roissy and le Bourget, serve the city. The city's subway system, the métro, was opened in 1900.Paris has been building its transportation system throughout history and continuous improvements are on-going. The Syndicat des transports d'Île-de-France , formerly Syndicat des transports parisiens oversees the transit network in the region.Paris offers a bike sharing system called Vélib' with more than 20,000 public bicycles distributed at 1,450 parking stations, which can be rented for short and medium distances including one way trips. Paris is the capital of France and it is the largest city on the France land. The city of Paris, within its administrative limits, largely unchanged since 1860, has an estimated population of 2,211,297 but the Paris metropolitan area has a population of 12,089,098, and is one of the most populated metropolitan areas in Europe. Paris was the largest city in the Western world for about 1,000 years, prior to the 19th century, and the largest in the entire world between the 16th and 19th centuries. Paris is today one of the world's leading business and cultural centers, and its influences in politics, education, entertainment, media, fashion, science, and the arts all contribute to its status as one of the world's major global cities. It hosts the headquarters of many international organizations such as UNESCO, the OECD, the International Chamber of Commerce or the European Space Agency. Paris is considered one of the greenest and most liveable cities in Europe. It is also one of the most expensive. 55 ENGLISH CLUB RESIDENT EVIL Resident Evil is a game which is based on the survival horror theme. It has been played since 1996 with the starting game Resident Evil 1. Since then, the game series has branched out to include action games, and has sold 49 million units as of March 2012. The first game is at the Arklay Mountains with two people who try to survive from the Mansion, Jill Valentine and Chris Redfield. It was a critical and commercial success, leading to the production of two sequels, Resident Evil 2 in 1998 and Resident Evil 3: Nemesis in 1999, both have been available for the PlayStation. Capcom is the company which has created the game and it involves zombies and boss fights. Resident Evil 2 and 3: Nemesis are both being played in the Raccoon City and some close places. Resident Evil 4 is at a village, Leon S. Chris Redfield Kennedy, who is working for Umbrella, is looking for the President’s girl, who has been kidnapped some time ago. Resident Evil 5 is based on relationships and actions, Chris Redfield is looking for his old friend Jill Valentine and he finds her but that’s not that easy to be survived. Sheva Alomar helps him during the war time. I highly recommend the Resident Evil 3: Nemesis due to its live selection mode. The thing is that you can change the scenario with the selections that you make and the ammunition system is different than the others such as combining two of the ammo powders and making another one. In March 2011, Capcom revealed the third-person shooter Resident Evil: Operation Raccoon City, which is developed by Slant Six Games for the PlayStation 3, Xbox 360 and Microsoft Windows and released in March 2012. Resident Evil 6 has been confirmed by Capcom. Jill Vanetine 56 ENGLISH CLUB FASHİON Rihanna decided to wear a black dress with some good-looking slashes from everywhere of the dress. She was blonde because she was about to finish the shots of You Da One. Her high heels were far higher than the others. Her makeup was not so bad. Jessie J was wearing a gray and shiny dress and her hair was extremely bad. It was like it used to be and some people thought that she would have changed it. Her makeup was really smooth. BEST DRESSES OF THE NIGHT (Rihanna, Jessie J, Adele, Katy Perry) 57 ENGLISH CLUB RIHANNA WHERE HAVE YOU BEEN and HIDDEN MESSAGES The opening scene, we see her as an alligator lurking about in a dark swamp. There are a lot of people that believe her transformation into the human Rihanna is a symbol of animalistic shape shifting. Since I am not an expert on this, I'll just leave it at that and you can research further if you really want to find out. Next, we see her highlighting only one eye as usual. I mean, what Rihanna video would be complete without it? Then she goes on to do some sort of tribal dance with a group of men. You can see in the background both the crescent moon and OF COURSE, a pyramid. It's almost becoming laughable. Like really? Another pyramid? Could you make it any more obvious? The crescent moon is a symbol associated with the Indian/Hindu iconography, specifically within Tantric Hinduism. An example of that is Shiva. The crescent, symbolizing the re-birth or regenerative aspect of the Moon, is symbolic of feminine power and womanhood. We'll see examples of that coming up. Notice her Shiva-like pants Next the video cuts to her dancing in a room with a bunch of women. The room has a reddish-orangish, fire-colored warmth to it, possibly symbolizing hell. In this scene, we can see quite a few things present. The first example is the black skull hidden within the lace pattern of her shirt: The most obvious slap in your face comes with the dancers actually forming an eye with their hands! Sheesh! They're really just puttin' it all right out there for you to see. They form one eye with Rihanna in the center as the pupil. Just to make sure that you KNOW it's an eye... they actually make it blink. When I saw this for the first time, my jaw dropped. 58 ENGLISH CLUB Ice Age: Continental Drift Ice Age: Continental Drift, also known as Ice Age 4, is an Taking place a few years after the events of Dawn of the upcoming American 3-D computer-animated action-co- Dinosaurs. Scrat's pursuit of the acorn has world-changing medy film directed by Steve Martino and Mike Thurmeier, consequences, forcing Manny, Sid and Diego on an ad- starring the voices of Ray Romano, John Leguizamo,Denis venture, where Sid reunites with his long lost family, Di- Leary, Queen Latifah, Seann William Scott, Josh Peck, ego finds his love interest, Shira, and they meet a gang Keke Palmer, Peter Dinklage, Aziz Ansari, Drake, Wanda of pirates determined to stop them from returning home. Sykes, Nicki Minaj, Heather Morris with Chris Wedge and Ice Age: Continental Drift will be released on July 13, Jennifer Lopez. 2012. It is the fourth installment of the Ice Age series, being produced by Blue Sky Studios and distributed by 20th Century Fox, and the first one not to be directed by Carlos Saldanha. 59 SANAT AKADEMİSİ ZARİF ADIMLAR - KLASİK BALE Bale kelimesi İtalyancadan türemiştir. Bu sanat dalı dans, mimik, müzik ve dekor sanatları ile birleştirilerek çok zengin bir gösteri haline getirilebilir. Görsel sanatların en pırıltılısı olan bale, özellikle küçük kız öğrencilerin düşlerini süsleyen büyülü bir dünyadır. Disiplinli, özverili, algılamadaki gelişimin temellerini atan, alabildiğine renkli ve zevkli uzun bir süreçtir bale eğitimi… Bale, kuralları belli akademik dans tekniğinin, başka sanatsal öğelerle de birleştirilerek bir sahne gösterisi oluşturulacak biçimde sunulmasıdır. Bir gösteri sanatı olarak genellikle müzik eşliğinde, dekor ve sahne giysileriyle sunulan son derece titiz bir dans türüdür. Dans, müzik ve tasarımla dramatik bir öykü anlatılabilir ya da hiçbir öykü olmadan yalnızca müziğin dans aracılığıyla yorumlanarak sunumu yapılabilir. Bugün her kıtada ve çoğu ülkede bale toplulukları ve bale okulları vardır. Klasik müzik yerine popüler müzikten yararlanılarak çeşitli bale eserleri yapılmaktadır. 19 Haziran’da bütün sanat dallarımızın karma şekilde hazırlandığı yılsonu temsilimizde yaşları küçük ama büyük yürekleriyle sahne alacak sanatçı adaylarımızın heyecanını ve keyfini Cüneyt Gökçer sahnesinde sizlerle paylaşmak dileğiyle… Sevgiyle, Sanem Davran Sanat Akademisi Kurucu Temsilcisi 60 EVOS MATBACILIK Adres: İstanbul Yolu 7. km Necdet Evliyagil Cad. LARA EĞİTİM MATBAA YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞTİ Ağaç Metal Kooperatifi 27. Cadde 1435. Sok. No: 30 İvogsan–Yenimahalle/ANKARA Tel: 0312 395 83 42 • Faks: 395 83 41 No: 24 Batıkent / Ankara Telefon: +90 312 278 49 61 - 278 08 24 Faks: +90 312 278 49 62 SEDAT BEY TURİZM Ziyabey Cad. 13. Sk. No: 14/5 Balgat / ANKARA Tel: 312 220 35 25 – 26 – 27 İvedik Organize Sanayi 1354.Cadde Fax: 312 220 35 28 (Eski 21. Cadde) No: 111 Yenimahalle/ANKARA info@sedatbeyturizm. com Tel: 312. 395 36 75 KARACAOĞLU SİGORTA Akay Caddesi 21/4 Çankaya / ANKARA Tel: 0312 425 23 18 ÇETİN EMEÇ ŞUBESİ Ceyhun Atuf Kansu Cad. No 116/C Balgat 06520 Tel: 312- 473 18 85 • Faks: 312- 473 21 45 YKB ÇETİN EMEÇ ŞUBESİ LARA KIRTASİYE Turan Güneş Bul. 596. Sok. 40/1 Oran / ANKARA KADAK Özel Güvenlik Hizm. Tic. Ltd. Şti. Menekşe-1 Sokak No:3/8-9 Kızılay/ANKARA Tel: 0312 418 07 85 Faks: 0312 418 07 95 kadakguvenlik@hotmail. com GÖÇEROĞLU TİCARET Ankara Cad. 213 S. 2/17 Gölbaşı/ANKARA Tel: (312) 484 14 69 Ceyhun Atıf Kansu Cad. No: 78-78 / A 06520 Balgat/ANKARA Tel: 0 (312) 286-1886 Faks: 0 (312) 458-4865 DERSHANE KANTİN RAFET İNCE Hatay Sok. No: 22 Kızılay/ANKARA Tel: 0312. 425 7357 AÇS MOBİLYA Samsun Yolu 27. Km Hasanoğlan - ANKARA Tel: 0312 866 18 88 (pbx) Faks: 866 18 00 İvedik Organize Sanayi 1354.Cadde (Eski 21. Cadde) No: 111 Yenimahalle/ANKARA Tel: 312. 395 36 75 PAPİRÜS REKLAM Cinnah Caddesi Kuloğlu Sokak 11/ 4 Çankaya/ ANKARA BAŞAK GROUPAMA Tel: (312) 440 95 96 Fax: (312) 440 00 11 www. papirusreklam. com MERT KIRTASİYE Cihan Sokak No: 13/B Sıhhiye / ANKARA Tel/Faks: (312) 230 70 30 – 230 75 30 – 230 27 91 Gaziosmanpaşa Mah. Cad. 06830 Telefon:(312) 4852224 • Gölbaşı/ANKARA GAMZE TEMİZLİK G. O. P. Mahallesi 212. Sokak Ankara İş Merkezi YILDIZ TİCARİ ŞUBESİ Hilal Mah. Hollanda Cad. No:10 6705 Çankaya / Ankara Tel: 0 (312) 440-3465 Faks: 0 (312) 440-3134 No: 1/A Gölbaşı/ANKARA Tel: 3124843477 • Fax: 03124843477
Benzer belgeler
Önsöz / Giriş - Yordam Kitap
için hazırlıklar bitmek üzere. Öğretmenlerimiz bir sonraki sene yapacakları çalışmaların altyapısına şimdiden başladılar. Uzmanlarımız ve yöneticilerimiz geçtiğimiz 4 yılda gerçekleştirdiğimiz etki...
3. sınıf - Nesibe Aydın Eğitim Kurumları
kayıtları devam ediyor, bir yandan da eğitim-öğretimle
ilgili hazırlıklar devam ediyordu. Tüm ekibimiz, haftanın
7 günü, gece gündüz demeden, büyük bir heyecan içerisinde hazırlıkları eksiksiz yapm...