3-4 YAŞ EYLÜL EĞİTİM BÜLTENİ
Transkript
3-4 YAŞ EYLÜL EĞİTİM BÜLTENİ
2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI EYLÜL AYI BÜLTENİMİZ Bu ay doğan öğrencilerimiz; MERT KERİMOĞLUEYLÜL ÖZDEMİRÖYKÜ TEKİNSARPER ÇAĞAN AYDIN DERİNSU ANAOKULU BİR YAŞINDAAAA! 28.09.2016 TARİHİNDE MÜTHİŞ PARTİMİZLE DOĞUM GÜNÜMÜZÜ KUTLAYACAĞIZ. AYIN RENGİ AYIN RAKAMI AYIN KİŞİSİ Sınıf öğretmeni AYIN ÜLKESİ AYIN SPORU Kırmızı Japonya Hangi öğrencinin hangi rakamı tanıdığını anlamak adına çeşitli rakam oyunları oynuyoruz. Rakamları ilişkilendiriyoruz. 1rakamını çeşitli aktivitelerle öğreniyoruz. Sınıf öğretmenimizi tanıyoruz. Adını soyadını Sevdiği yemekleri öğreniyoruz. Çocukluk fotoğraflarını inceliyoruz. Japon kültürünü besleyen ve yücelten en önemli alanlardan bir diğeri de hiç şüphesiz eğitim sistemleri. Japon eğitim sisteminin amacı geleneklerine bağlı, toplumla zıt düşmeyip aynı hedefe ulaşmak için ilerlemeyi görev sayan bireyler yetiştirmektir. Bu anlamda bireyselliği küçümsemesiyle Batı’nın tam zıttı. Japonya’da okur yazarlık oranı %100’e yakındır. Zorunlu eğitim 9 yıl olup bunun ilk 6 yılı ilkokul (Shogakko) son 3 yılı ortaokul (Chugakko) düzeyinde dir. Bunlar gibi daha birçok bilgi ediniyoruz Sumo Güreşi Japonya'da çok eski tarihe dayanan ve birçok adete ve töreye dayanan geleneksel bir güreş türüdür. Japoncadaki sumō, sumafu sözcüğün den gelmektedir ve bu "kendini savunmak" anlamına gelir. Bir Sumo güreşçisine sumōtori' veya "rikişi" denir. Bunlar gibi daha birçok bilgi ediniyoruz AYIN EKOLOJİ KONUSU AYIN MUTFAK ETKİNLİĞİ AYIN DENEYLERİ Kâğıttan Geri Dönüşüm Projeleri Plastikten Geri Dönüşüm Projeleri AYIN HAYVANI AYIN BİTKİSİ İkeabana Çiçeği Japon Gülü Çiçeği Japon Balığı SUSHİ yapıyoruz. Çim Adam Deneyi Buharlaşma Deneyi Camdan Geri Dönüşüm Projeleri yapıyoruz. Toprakta Hava Deneyi Projelerimizi okulumuzun girişinde sergiliyoruz. Çocuklarımızla farklı tatlar deniyoruz. Türk usulü çikolatalı sushilerimiz harika olacak. Şimşek Deneyi Deneyi yapıyoruz. Atası sazan balığıdır, çeşitli sazan balıklarının çaprazlaması ve genlerinin oynanmasıyla ortaya çıkmıştır. Hafızaları 3 saniye değil 5-6 aydır. Bunlar gibi daha birçok bilgi ediniyoruz IKEBANA, kelime anlamıyla çiçekleri canlı tutmak, onlara hayat vermek demektir. Ikebana ya da diğer bir deyişle kadou, geleneksel Japon çiçek düzenleme sanatı olup, en çok bilinen geleneksel Japon sanatlarından biridir. Bunlar gibi daha birçok bilgi ediniyoruz AYIN PARTİSİ AYIN ÇOCUKLARI Okulumu Seviyorum Partisi AYIN MEYVESİ AYIN ŞEKLİ AYIN MESLEĞİ Daire ve üçgen GURME Nedir? Öğreniyoruz. Yemekler ve içecekler konusunda uzmanlık ölçüsünde bilgisi ve gelişmiş beğenisi olan, ağzının tadını bilen kişi, yiyecek içecek uzmanı oluyor Tat deneyleri yapıyoruz. Şeftali ve Üzüm İYİ Kİ DOĞDUN …………………….tarihinde yapılacak olan partiye öğrencimiz sevdiği bir kostümle gelebilir. Şiddet unsuru içermeyen kostümlere yönlendirmeniz rica olunur. Ör: Spider Man vb.. DOĞUM GÜNÜ OLAN ÖĞRENCİLERİN BEBEKLİK FOTOĞRAFLARI VE EŞYALARINI OKULA GÖNDERMENİZ RİCA OLUNUR. ONA ÖZEL BİR KÖŞE OLUŞTURUYORUZ Meyvelerinin faydaları öğreniyoruz sanat etkinlikleri ile pekiştiriyoruz. SANAT ETKİNLİKLERİ □ Kâğıt işleri teknikleriyle üzüm ve şeftali yapıyoruz. □ Okul çantası hazırlıyoruz. □ ‘Hayalimdeki Okul’ maketi yapıyoruz. □ ‘Okulumu Seviyorum Partisi’ için şapka hazırlıyoruz. □ Japonya bayrağı yapıyoruz. □ Ayın mesleği GURME (tatbilir) olduğu için aşçı şapkası yapmayı öğreniyoruz. □ Öğretmenimizin resimlerinden oluşan Ayın kişisi posteri hazırlıyoruz. □ Kâğıttan Geri dönüşüm projesi hazırlıyoruz. □ □ □ □ □ Plastikten geri dönüşüm projesi hazırlıyoruz. Japon gülü yapıyoruz. İkeabana çiçeği yapıyoruz. Sonbahar ile ilgili mobil yapıyoruz. Okulumu Seviyorum Partisi için şapka hazırlıyoruz. □ Camdan geri dönüşüm projesi hazırlıyoruz. □ Atık materyallerle Sumo Güreşçisini tamamlama çalışması yapıyoruz. □ Japonya ile ilgili şeyleri dergilerden bulup keserek ülke panosu oluşturuyoruz. TÜRKÇE DİL ETKİNLİKLERİ VE MÜZİK ETKİNLİKLERİ Okulumu Seviyorum Hikâyesi CEREN O GÜN ÇOK HEYCANLIYDI. İLK KEZ AİLESİNDEN UZAKLAŞACAK, İLK KEZ SEVGİLİ OYUNCAKLARINDAN AYRI KALACAKTI. HİÇ TANIMADIĞI İNSANLARLA BİR ARADA OLACAKTI. BU YÜZDEN BİRAZDA ENDİŞELİYDİ. SABAH ERKENDEN KALKIP ELİNİ YÜZÜNÜ YIKADI. DİŞLERİNİ FIRÇALADI. YENİDEN ODASINA DÖNÜP YATAĞININ ÜZERİNE OTURDU. SEVGİLİ OYUNCAKLARINI TEK TEK KUCAĞINA ALIP ONLARLA VEDALAŞTI."SEVGİLİ TAVŞANCIK, BİR SÜRE AYRI KALACAĞIZ BİLİYORUM ,BENİ ÖZLİYECEKSİNİZ.BENDE SİZİ ÖZLEYECEĞİM AMA ANNEMLE BABAM,OKULA GİTMEMİN YARARLI OLACAĞINI SÖYLÜYOR.BELKİDE ÖYLEDİR".O SIRADA ANNESİNİN SESİNİ DUYDU.KAPISINI TIKLAYIP KENDİSİNİ ÇAĞRIYORDU. CEREN UYANDIĞINI SÖYLEYİNCE , ANNESİ YÜZÜNDEKİ HER ZAMANKİ GÜLÜMSEMEYLE İÇERİ GİRDİ.KIZINA SARILIP SEVGİYLE ÖPTÜ "NE O?OYUNCAKLARINLA MI VEDALAŞIYORSUN?"."EVET ANNECİĞİM ONLARDAN AYRILACAĞIM İÇİN ÇOK ÜZGÜNÜM ONLARDA ÇOK ÜZGÜNLER BAKSANA TAVŞANCIK NASILDA YÜZÜNÜ ASMIŞ..." ANNESİ CEREN'İ ÜZGÜN GÖRÜNCE DAYANAMADI. ONU NEŞELENDİRMEK İÇİN OYUNCAK TAVŞANI KUCAĞINA ALDI."AA,ÖYLE Mİ?SEN ÜZÜLDÜN MÜ TAVŞANCIK?AMA BİLİYOR MUSUN,CEREN OKULA GİDİP YENİ ARKADAŞLAR EDİNECEKYENİ OYUNCAKLAR GÖRECEK YENİ OYUNLAR ÖĞRENECEK.SONRADA GELİP SİZE ONLARI ANLATACAK.BÖYLECE SİZDE YENİ ŞEYLER ÖĞRENMİŞ OLACAKSINIZ .HEP BİRLİKTE DAHA ÇOK EĞLENECEKSİNİZ".SONRADA CERENE DÖNEREK "BAK,TAVŞANCIK ÇOK SEVİNDİ .KEŞKE BENDE ONUN YERİNDE OLSAYDIMDA OKULA GİTSEYDİM"DİYOR DEDİ. ANNESİNİN BU SÖZLERİ CERENİ RAHATLATMIŞTI. HEMEN KALKIP GİYSİLERİNİ GİYDİ ODASINI TOPLAMAYA ÇALIŞAN ANNESİ YARDIM ETTİ. BİRLİKTE AŞAĞI İNDİKLERİNDE, BABASI KAHVALTI MASASINI HAZIRLAMIŞ ONLARI BEKLİYORDU.NEŞE İÇİNDE KAHVALTILARINI YAPTILAR.SONRADA CERENİN SONBAHAR DRAMASI Amaç: Sonbahar kavramını verilen yönergelere uygun bir biçimde bedenini kullanarak kavrayabilme ve gruplaşma sorununu ortadan kaldırma Öğretmen, çocuklara etkinliğe başlamadan önce ‘’ Sonbahar Mevsiminde’’ doğada ve canlılarda ne gibi değişiklikler olduğuna dair genel bilgiler verir çocuklarla konuşur ve etkinliğe geçer. OKULUNA GİTMEK İÇİN YOLA ÇIKTILAR.OKULA GELDİKLERİNDE CERENİN HEYCANI DAHADA ARTMIŞTI KENDİSİ GİBİ ONLARCAÇOCUK,ANNELERİNİN BABALARININ ELLERİNİ TUTMUŞ ZİLİN ÇALMASINI,TÖRENİN BAŞLAMASINI BEKLİYORDU. ONLARDA OKUL BAHÇESİNE GİRİP BİR KÖŞEDE BEKLEMEYE BAŞLADILAR.CEREN,YAKINLARINDA DURAN BİRKAÇ ÇOCUKLA GÖZ GÖZE GELDİ.ONLARINDA KENDİSİ GİBİ ÇEKİNGEN VE HEYECANLI OLDUĞUNU GÖZLEDİ"DEMEK Kİ ONLARDA BENİM GİBİ BURAYA İLK KEZ GELİYORLAR"DİYE DÜŞÜNDÜ.AZ SONRA TATLI BİR MELODİ YÜKSELDİ OKULUN BAŞLAMA SİZİ ÇALIYORDU.BÜTÜN ANNE VE BABALAR ,ÇOCUKLARIYLA BİRLİKTE SIRAYA GEÇTİLER. CEREN AZ ÖNCE GÖZ GÖZE GELDİĞİ ÇOCUKLARDAN BAZILARININ KENSİ GRUBUNDA OLDUĞUNU GÖRÜNCE ÇOK SEVİNDİ.ONLARDAN BİRİYLE DE HEMEN TANIŞTI "MERHABA,BENİM ADIM CEREN...""BENİM ADIM DA ECEM.SENİ TANIDIĞIMA ÇOK SEVİNDİM,CEREN.BİRBİRİMİZDEN HİÇ AYRILMAYALIM,OLUR MU?" "TAMAM,HİÇ AYRILMAYALIM ECEM" O SIRADA YANLARINA GÜLER YÜZLÜ,GENÇ BİR BAYAN GELDİ.EĞİLİP İKİSİNİDE OKŞADI:"AH NE GÜZEL !HEMEN KAYNAŞMIŞSINIZ.BENİM ADIM,SEVİL...ÖĞRETMENİNİZİM".İKİSİDE SEVMİŞLERDİ BU GÜLER YÜZLÜ ÖĞRETMENİ.ONLARDA KENDİLERİNİ TANITTILAR.ÖĞRETMENLERİNİN ELLERİNDEN TUTUP SINIFA DOĞRU YÜRÜRKEN CEREN DAYANAMAYIP SORDU "ÖĞRETMENİM TAVŞANCIK'IDA BURAYA GETİREBİLİR MİYİM?" "ELBETTE AMA BURADADA ÇOK GÜZEL OYUNCAKLAR VAR"."OLSUN... BEN YİNE DE TAVŞANCIĞIMI GETİRİP ONLARLA TANIŞTIRMAK İSTİYORUM"."ÇOK İYİ DÜŞÜNMÜŞSÜN.İSTEDİĞİN ZAMAN GETİREBİLİRSİN".OKUL KAPISINDAN İÇERİ GİRERKEN ,CEREN DÖNÜP ANNESİYLE BABASINA EL SALLADI"HOŞCAKAL ANNE HOŞÇAKAL BABA!"SONRA DÖNÜP OKUL TABELASINA BAKTI "MERHABA SEVGİLİ OKULUM!" koyarak çamuru alma hareketi yapıp üzerine sürme hareketi yaparlar ve sonra zıplayarak yağmur damlalarını tutma hareketi yaparlar) _Çocuklar şimdi hepimiz ağacın dallarındaki yapraklarız ama hepimiz sıkı tutunalım her an düşebiliriz. Rüzgar çıktı savruluyoruz huuuuuuuuuuuu, ağaçtan ayrıldık etrafa her yere dağıldık rüzgar çok şiddetli esiyor.(çocuklar birleşerek el ele tutuşur ağacın yaprakları olur Öğretmenin yönergesiyle çocuklar el ele tutuşarak halka olurlar. Öğretmen çocuklara: ‘Şimdi Sonbaharın Resmini çizeceğiz hep beraber’ ’der ve etkinliğe başlar. Öğretmen ortaya geçerek söz ve hareketlerle gerekli yönergeleri veriri ve çocuklar onu takip ederek canlandırmaya başlarlar. Öğretmen: _Evet, çocuklar hepimiz bulut olup gökyüzünde gezinelim ve el ele tutuşarak birbirimizi bulalım ve gökyüzünden aşağıya inelim der.(çocuklar kollarını açarak serbest bir şekilde dolaşırlar ve el ele tutuşup daire olarak birleşip yere çökerler) _Hadi şimdi şimşek olup yanıp sönelim ve gök gürültüsü olup güm güm diye gürleyelim ve yağmur yağdıralım. Her birimimiz yağmur damlası olduk şimdi yeryüzüne akıyoruz şıp şıp ve dolu olduk daha hızlı yağıyoruz.(çocuklar çömelik vaziyetten ayağa kalkarak şıp şıp diyerek zıplamaya başlarlar dolu olduğunda ise daha hızlı zıplayarak ayaklarını çok ses çıkartacak şekilde yere vurular) _Şuan topraktayız toprağın mis gibi kokusu geliyor burnumuza hadi koklayalım hep beraber ve yerden çamur alıp üzerimize her yerimize sürelim. Üstümüz kirlendi şimdi napıcaz? O zaman yağmur yağmaya devam etsin üzerimize ve yağmurda yıkanalım şırıl şırıl. Ve damlaları tutmaya çalışalım(her çocuk yere uzanma hareketi yapar ellerini yana Canları candan tatlı -okul, öğrencilerBaşlatır o heceden Çıkarır hep yüceden Çok oğlu kızı var Nede tatlı sözü var -öğretmen'yaz' derim yazar, 'çiz' derim çizer Resim yapmayı Çok çok sever ve birbirinden ayrılırlar)Kimimiz çamura battı, kimimiz ezildi kimimizi de rüzgar çok uzaklara götürdü.(her çocuk çeşitli öykünmeler yapar) _ Evet, çocuklar şimdi hepimiz birer kuşuz cik cik cik ve uzaklara göç edeceğiz takip edin beni.(tüm çocuklar öğretmenin yönergesiyle öğretmeni takip ederek arkasında tek sıra olurlar ve uçma hareketi yapılarak uzaklaşılır)Etkinlik sonunda öğretmen çocuklarla etkinlik hakkında konuşur ve etkinlik sırasında neler hissettiklerine dair her birinin fikirlerini alır. Bulutlar kucaklaştı, Şıpır şıpır damladı, Yeryüzü ıslandı. (Yağmur) Ben giderim, o gider Başımda gölge eder. (Şemsiye) Binyaprak bin çiçek -kitapBir kovanda bin arı Bini çalışkan arı Balları baldan tatlı Sapından tutarsın İçini doldurursun Renk renk ellerde Okula taşırsın (okul çantası) Hem arkadaştır Tatlıdır sesi -kalemAğaç değil yaprağı var Güneş değil ışık saçar -kitapBen yazarım o siler -silgiBiz ayrılmaz ikiliyiz Ben açarım sen yazarsın -kalemtıraş, kalem- OKUL YOLU ŞARKISI Okul yolu düz gider Çocuklar bayram eder Öğretmenler olmasa Emekler boşa gider Okul yolu taş olur Çalışanlar baş olur Tembel tembel gezme hiç İki gözün yaş olur Hem anne-babadır İçimizden en bilgilisi (öğretmen Kutu kutu odalar İçinde ne güzel Oyuncaklar kitaplar Oyun oynar Şarkı söylerler Öğretmenler çocuklar (okul) ANAOKULU ÇOCUKLARI ŞARKISI Biz anaokulu çocuklarıyız Hem çalışır hem oynarız Öğretmeni candan dinler Neler öğretir, o bize neler Kâğıt, kalem silgi, defter Bizi ancak onlar adam eder Öğretmeni candan dinler Neler öğretir o bize neler OYUN ETKİNLİKLERİ UYUM HAFTASI GÜNAYDIN OYUNUMUZ Saatim çaldı bip bip bip Yüzümü yıkadım şap şup şup Dişimi fırçaladım faş fuş fuş Kahvaltı yaptım ham hum hum La-la-la-la-la-la Servisim geldi düt düt düt Okula gidiyoruz hop hop hop Arkadaşımla kih kih kih Hostes dedi ki şşşt şşşt şşşt La-la-la-la-la-la Okula geldik hey hey hey Servisten indik rap rap rap Sınıfın kapısı tak tak tak Herkese birden günaydın La-la-la-la-la-la ÖĞRETMEN SEVGİSİ – TANIŞMA Oyun: Öğretmen çocukların dolabına önceden şeker, çikolata vs. sürpriz hediyeler koyar sınıfa gelen çocuk ismini söyleyip dolabındaki hediyeyi alıp yerine oturur. Bütün çocuklar aynı şekilde devam eder. Örnek: sınıfa çocuk sayısı kadar balon asılır. İçerisine v.s. konulur. Her gelen çocuk adını söyleyip 1 balon patlatır. Şekerini alıp yerine oturur. Okulun ilk günü hediyeleşme: okulun ilk günü her çocuk bir hediye ile gelir. Öğretmenin belirlediği bir arkadaşına verir. Ve çocuklar arasında kaynaşma sağlanır. (çocuk ve veli okul açılmadan önceki hafta öğretmen ile tanışmak için toplantı yapılabilir.) * Veli ve çocuk öğretmen ile tanışmaya geldiğinde öğretmen veliye gizlice çocuk için küçük hediye verir. Veli eve gittiğinde çocuğun yastığının altına koyar. Veli bu hediyeyi öğretmenin gönderdi diyerek çocuğun öğretmene ısınması sağlanabilir. * Veli çocuğa sende öğretmenin için bir resim yapabilirsin diyebilir. Çocuk resmi okulun ilk günü getirip öğretmene hediye edebilir. Resimler panoda sergilenebilir. Öğretmenin Kendini Tanıtması ve Çocuğa sınıfının İsminin Öğretilmesi Şiir: Yüzün güzel kalbin sıcak Açtın bana hemen kucak Bir annemde sensin benim Benim canım öğretmenim Şiir: Benim adım Ayşe, Ayşe Çokbilmiş (Çocuk adını ve soyadını söyler) 6 Yaşındayım Tomurcuklar sınıfındayım. ARTIK YAŞINDAYIM 3 yaş benmerkezcilik ve inatçılık özelliklerinin görüldüğü zorlu bir dönemdir. 3 yaştaki çocukların en sevdikleri kelimelerin "hayır", "ben", "ben yapacağım" olduğu görülebilir. İnatçı ve kararlı tutumları, isteklerine "hayır" dendiğinde geçirilen öfke nöbetleri ve ağlama krizleri hep bu dönemin karakteristik özellikleridir. Genelde 2,5–3 yaş civarındaki tüm çocuklarda bu davranışların zaman zaman gözlenmesi çok doğaldır. Yine bu yaş grubundaki çocuklar, okula başlayarak birey olma yolunda çok ciddi bir adım atmış olurlar. Artık onlarında kendilerine ait bir dünyaları vardır. Buna paralel olarak gittikçe daha çok sosyalleşir, zihinsel olarak gelişir ve kelime hazineleri hızla gelişir. Bu yaş grubu "paralel oyun" denilen dönemdedir. Yani birbirleriyle oyun kurmaktan çok, oyuncağa yönelik oyunlar oynarlar. Diğer arkadaşları ile ancak elindeki oyuncak alındığında ilişki kurarlar. Zaman zaman paylaşma konusunda yaşadıkları zorlukları arkadaşlarına fiziksel zarar verme boyutuna da taşıyabilirler (vurma, bağırma, ısırma vb.). Aslında 2,5–3 yaş grubunda, bu tür durumlarda yaşanan doğal tepkilerdir. Bu döneme, "Özgürlüğe karşı birinci atılım", "Birinci kaprisler çağı", "Egosantrik dönem", "3 yaş bunalım dönemi" gibi isimlerde verilmektedir. Çocuk, ego´sunu, yani benliğini bu dönemde keşfeder. Bu keşfin iyi olmadığı, başarılı atlatılamadığı durumlarda halkın egoist dediği, bencil bir tip ortaya çıkması çok doğaldır. Ortaya çıkan daha sonra giderilebilmesi ancak uzman yardımlarıyla o devrede veya daha sonraki ay ve yıllarda derinlemesine çalışılarak mümkün olabilmektedir. 3 yaş civarındaki çocuklar artık kendi öz bakımlarını karşılayabilecek birçok beceriye sahiptirler. Eğer fırsat verilirse yemek yemek, giyinmek soyunmak, temizlik gibi birçok ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilirler. Başkalarına isteklerini belirtecek ve sosyal ilişki kurabilecek dil gelişimi düzeyine sahiptirler. Kendilerine söylenenleri, yönergeleri dinleyebilecek ve anlayabilecek yeterliliktedirler. Diğer çocuklarla oynayabilecek sabrı ve işbirliğini gösterebilecek olgunluktadırlar. Yani bu yaş çocuğun sosyal bir grubun parçası olmaya en hazır olduğu yaştır. Çocuklar genellikle 3 yaşlarında yuvaya gidebilecek olgunluğa erişirler. Anneye olan bağımlılığın yerini kendine güven almaya başlar. Henüz tam anlamıyla anneden ayrışmamış da olsa verilecek desteğe bağlı olarak çocuk ilk kez anneden kopup uzunca bir süre başka bir sosyal ortamda kalabilecek olgunluğa erişmiştir. 3 yaş önemli bir geçiş sürecidir. Bu dönemde “ben ve başkaları” kavramı gelişir. İhtiyaçlarını geciktirmeyi öğrenir. Paylaşmayı ve grupla oynamayı ve basit kurallara uymayı bu yaşta başarabilir. Bu dönemde ailenin tavrı çok önemlidir. Bu birey olmaya geçiş sürecinde çocuğun bazı taleplerini karşılarken bir parça geciktirmek, paylaşabildiğinde ve kurala uyduğunda ödüllendirmek çocuğun ben merkezcilikten kurtulmasında etkili olacaktır. Birçok oyunu ve aktiviteyi sürdürebilecek sabrı olan 3 yaş çocuğu yine de hala bir sorumluluğu uyarısız sonuna kadar sürdüremeyebilir. 3 yaşını dolduran çocuklar hem fiziksel hem de zihinsel özellikleri bakımından oldukça gelişmiş durumdadır. Hareket koordinasyonları çok artmıştır. Bedenlerini yetişkinlerin yapabildikleri birçok için rahatlıkla kullanabilirler. El becerileri oldukça gelişmiştir. Kalem kullanmaya, çizgiler çizmeye başlarlar. Dış dünyaya ve olgulara ilişkin sorular sorarlar ve çok meraklıdırlar. Sosyal anlamda çok gelişmiştirler. Başka çocuklarla bir arada olmaktan keyif duyarlar. Kendi isteklerinin yerine getirilmesi konusunda ısrarcı olduğunda grup tarafından kabul görmediğini fark etmeye başlar. Onlarla birlikte olmak için zaman zaman onların isteklerine de cevap vermesi gerektiğini öğrenir. Özellikle bu dönemde çocuk çevresindeki yetişkinlerin sorun çözme biçimlerini taklit eder. Yani bir problem çıktığında anne ve babası saldırgan davranıyorsa çocuk da benzer durumlarda saldırgan davranmayı öğrenir. Saldırganlık çok küçük yaşlardan beri öğrenilen bir tutum olmakla birlikte özellikle bu yaşlarda taklit çok fazla görülür. Anne-babaların özellikle bu dönemde çocuğun sosyal yönünü geliştirecek bir tavır içinde olmaları önemlidir. Ayrıca zihinsel gelişimi için çocukların sorularına uygun ve doğru yanıtlar bulmaları, öğrenme isteklerinin kırılmaması açısından önem taşımaktadır. Ayrıca bu dönemde çocukların çok hareketlenirler ve tehlikelere maruz kalma olasılıkları da artar. Kazaların en fazla rastlandığı yaş 4 yaş civarıdır. Bu nedenle de anne babaların çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Burada çocuğu hem korumak hem de birçok şeyi denemesine fırsat vermek oldukça zor bir ayaradır. Genellikle çocuğun güvenliği ön planda tutulmaktadır. Oysa çocuğun yaşam deneyimiyle öğreneceği şeylerin de hem zihinsel, hem fiziksel hem de duygusal gelişim açısından önemi çok büyüktür. 3 Yaş Çocuğuna Yaklaşım Nasıl Olmalı? 3 yaşındaki çocuk elinden gelse dünyayı keşfetmeye çalışır. Kırılabilecek şeyleri kırmaya, kalemlerle bir yerleri çizmeye ihtiyacı vardır. Buna göre bir oda veya köşe hazırlanması evde çocuk için faydalı olur. Çocuğu bütün bunlarda tecrübe sahibi olmasında kontrolümüz dahilinde serbest bırakmalıyız. Çocuk bu çağda (2,5–4 yaş) çevreden ve aileden çözülerek daha özgürlükçü bir tavır benimser. Amaç ileride tek başına hayatını yaşayabilecek hale gelmesidir. Bunun ilk sınavı bu dönemde verilmektedir. Bu dönemin bir diğer adı da "ilk karşı koyma bunalım dönemi"dir. Bu nedenle çocuk kendisine vasilik edenlere karşı koymadan rahat edemez. Bunun da sebebi şudur: O kendi kuvvetini tanıyacaktır. Kendi öz kuvvetini deneyecektir. Kendini kabul ettirmeye çalışacaktır. Daha ileriki yıllarda geçireceği, ikinci bunalım dönemi için güç toplayacaktır. Sosyal benliği keşfetme buhranı, bunun için daha şimdiden kendisine cemiyette bir yer temin etme sancılarını halledebilmek için zeminler hazırlamakla meşguldür. Anne ve babanın çocuğun eğitiminde aynı paralelde olmaları ciddi bir sorundur. Yani aynı bilgileri birlikte bilmeli ve uygulamalıdırlar. Görüş ayrılıkları varsa bunlar uygun şekillerde biran önce ortaya konulup giderilmelidir yoksa bundan sadece anne baba değil çocuk da çok örselenecektir. Çocuğun psiko-sosyal özellikleri ve başarılı bir uyumun esasları konusunda anne ve babanın fikir birliği içerisinde olmaları, aile ve çocuk mutluluğu açısından aşılması gereken ilk aşamadır. Çocuğun normal gelişimi açısından gürültü etmesi bir gereksinimdir. Fazla sessiz çocuklar, çok hareketli çocuklardan daha çok endişe uyandırmalıdır. Rehberlik her şeyden önce sevgi, tolerans, otorite, sabır ve inanma işidir. Çocuğa anne ve babasından istediği psiko-sosyal hakları sevgi vb. verildiği zaman, ondan da bazı şeyler istemek ve almak daha kolaylaşır. Örneğin otoritemize itaati gibi. Nitekim gerçek sevgi ve tolerans görmüş çocuklar anne ve babalarının otoritelerini daha rahatlıkla kabul ederler ve onlara itaat ederler. Çocuk üzülüyor, ağlıyor diye onun iyiliği için ondan beklediğimiz işleri yapmıyorsa, söz tutmuyorsa, bu istediklerimden vazgeçmek, çocuğun işlerini ağlayarak yaptırabileceğine dair onda bir kanı oluşmasına sebep olur. Bu nedenle çocuktan bir şeyler isterken bunların istenebilecek şeyler olup olmadığı konusunda önce iyi karar verip ondan sonra kararlı olarak onu uygulamamızda büyük yararlar vardır. Örneğin bu dönem bunalımı içerisinde olan çocuğun televizyon seyredip seyretmemesi konusunda verilmiş ciddi ve tutarlı karar alınmalı ve istikrarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Birbirini çelişkiye düşüren davranışlar çocuğu da, aileyi de mutsuzluğa götürür. Çocuğu eğitenlerin bir süre sonra çocuk karşısında etkisiz hale gelmeleri bundandır. Yetişkinler, çocuğun akrabaları ve diğer sosyal çevre bireyleri, çocuğu yola getirmek veya ona karşı yeterince etkili olabilmek için ne kadar araya girerlerse, çocuğun karşı koyma tepkileri de o nispette çok şiddetli olur. Çocuğun kaprisleri giderek artar. Anne-baba burada esastır. Diğer sosyal çevre bireyleri annebabanın otoritesini çocuk üzerinde sarsacak davranışlardan sakınmalıdırlar. Çocuğun kaprisleri karşısında yapılabilecek en iyi hareket tarzı, çocuğun tehlikesizce yapabileceği şeyleri yapmasına izin vermek, öte yandan da kaprislerini görmezlikten gelmektir. Suçları karşısında veya yapması lazım gelen işlerinde sarsılmaz bir sesle ve sakinlikle onu eğitmek gerekir. ARTIK YAŞINDAYIM 3 yaş dolana kadar ay ay aktardık ancak artık bebeğiniz bebek olmaktan çıkmaya hazır ve 4 yaşına girdi bile. Bu yüzden onu artık çocuk olarak çağırmanın vakti geldi de geçiyor diyebiliriz. 4 yaş çocuk gelişimi hakkında bilmeniz gereken her şeyi sizler için araştırdık ve değerlendirdik. 3 yaş öncesi dönemin aksine 4 yaşına giren ve bilhassa onu doldurmak üzere olan çocuklar, eskisi gibi her şeyin kendi istedikleri gibi olması talebine bir son verirler ve başkalarının da kendi istedikleri şeyler olduğunu idrak etmeye başlarlar. Dolayısıyla bir şeyi yapamayacağını ve ona sahip olamayacağını belirtecek olursanız bu konuda biraz daha anlayışlı olması muhtemel diyebiliriz. Artık sosyal hayatta da biraz daha hareketli olacaktır. Her ne kadar bu yaşlarda kızlı erkekli bir arkadaş grubundan hoşlansa da, okul dönemine girdiği zaman genel anlamda sadece kendi cinsini arkadaş olarak belleyecektir. Henüz cinsiyetler konusunda yeni yeni bilinç kazanan çocuklar, bu dönemde kendi cinslerini daha tanıdık geldiği için tercih edebiliyorlar. Merdivenlere ve ağaçlara çıkabilen, bisiklet sürebilen, koşabilen ve kolayca yürüyebilen çocuğunuz, bu dönemde biraz da enerjik bir yapı sergileyecektir. Dolayısıyla fazla hareketli olması nedeniyle siz de biraz yorulabilirsiniz. Top oynama, tek ayaküstünde durma, yerden bir şeyler alma gibi motor becerilerde ise giderek daha da kusursuz hale gelecektir. Ancak bunların hepsinin olmasının 4. yaşın dolmasına yakın olabileceğini de unutmamalı ve ona biraz zaman tanımalısınız. Ana motor becerilerin yanında ince motor becerileri konusunda da gelişim gösteren çocuğunuz, gözlerini ayrı ayrı kapatıp açabilir, ufak oyuncaklarla başarılı bir şekilde oynayabilir, boyama kitabını yardım almadan boyayabilir, hatta harfleri bile taklit ederek kâğıda çizebilir. Soyut kavramlar konusunda da gelişim gösteren çocuğunuz, bir resim yapmadan önce resimde neyi çizeceğini de hayal edip söyleyebilir. Konuşma becerisinin de bu dönemde artması, artık yetişkinler gibi cümleler kurmasını sağlayabilir ve dilbilgisi olarak doğru tümcelerle karşınıza çıkar. Ancak bu dönemde çok fazla soru sorması ve meraklı olması biraz başınızı ağrıtabilir. DERİNSU AİLESİ MUTLU BAYRAMLAR DİLER
Benzer belgeler
1.Sınıfta karşılaşılabilecek problemler
dünyaya ve olgulara ilişkin sorular sorarlar ve çok meraklıdırlar. Sosyal anlamda çok gelişmiştirler. Başka çocuklarla bir arada olmaktan keyif duyarlar. Kendi
isteklerinin yerine getirilmesi konus...