Duygular duygulanmadan ele alınamazlar mı? (Aşk, şefkat vs
Transkript
Duygular duygulanmadan ele alınamazlar mı? (Aşk, şefkat vs
Duygular duygulanmadan ele alınamazlar mı? (Aşk, şefkat vs hakkında) Written by Administrator Sunday, 25 November 2012 16:26 Biraz da aşk hakkında yazayım, değil mi ama? 1/5 Duygular duygulanmadan ele alınamazlar mı? (Aşk, şefkat vs hakkında) Written by Administrator Sunday, 25 November 2012 16:26 “Şefkat, aşk ve muhabbetten çok keskin ve parlak ve ulvî ve nezihtir” şeklinde tespiti, aşkla ilgili tanımlamalar arasında, tabiri caizse, “tek geçerim.” Bu cümlede, düşünür, kendisinin de içinde bulunduğu şefkat meşrebine bir kez daha vurgu yapmaktadır ve bu başlı başına ele alınması gereken, fakat benim boyumu aşan bir konudur. Benim bu tespitte ayrıca hayranlık duyduğum nokta, duyguları ele almakla birlikte, konuya çok teknik bir gözle bakılmış olmasıdır. Duygularla ilgili konulara teknik bir gözle bakılabilmesini önemsiyor olmamın sebebi şudur: Mantıklı bakmak adına duyguların göz ardı edilmesi veya duyguları ele alan insanların onlara kapılmaları yanlışını sıklıkla gözlemliyorum. Hâlbuki “Şefkat, aşk ve muhabbetten çok keskin ve parlak ve ulvî ve nezihtir” ifadesinde, duygular göz ardı edilmemiştir ve fakat bir yandan da onlara uzaktan bakılmış ve net bir şekilde sınıflandırılmışlardır. Duyguları göz ardı etmek veya okuyamamak Hayatta beni en çok gülümseten şeylerden birisi, mantıklı olmak adına duyguları göz ardı etmektir. Duygulara kapılmak yanlış olduğu gibi, onları varlıklarını, makul veya abartılmış etkilerini göz ardı etmek de yanlıştır. Hele aslında çok duygusal davrandıklarını gözlemlediğim kişilerin mantıklı olmaktan söz etmeleri zıtları içinde barındıran bir davranıştır. Duygulara kapılmak Bir de limondan bahsederken ağzı sulanan insanlar gibi, adını telaffuz ettikleri her duyguyla eriyip-giden insanlar var. Meselâ, aşktan söz edince, şiirsel mesajlar döktürmeye başlarlar. Tamam “limon” deyince ağzımız sulanabilir, ama limonun içerdiği vitaminler, mineraller veya insana sağladığı yararlar hakkında da konuşabilmeliyiz! Yani aşk bile, sadece duygusal şiir seanslarının değil, aklı başında bir sohbetin konusu olabilir ve olmalıdır da. Fakat seyirciniz ruhunu yumuşatacak aşk mesajları beklerken, siz onlara aşkı yeniden ve mantıklı bir şekilde tanımlarsanız, paraya “para” demeye devam edersiniz! Babamın bana verdiği ders Babamdan öğrenmiş olduğum şu ders, duyguları göz ardı etmeden ve onlara dikkate almak konusunda ilginç bir örnektir: Küçüklüğümde babam eve geldiği zaman bizlere sarılırdı (hâlâ da öyle yapar); evde misafir bir çocuk varsa onu da ihmal etmez ve ona da sarılırdı. Çünkü bir baba, sadece kendi çocuklarına sarılırsa, misafir çocuk mahzun olabilir ve büyük ihtimalle de 2/5 Duygular duygulanmadan ele alınamazlar mı? (Aşk, şefkat vs hakkında) Written by Administrator Sunday, 25 November 2012 16:26 öyle olur. İşte size duygular konusunda ince bir teknisyenlik! Duyguları teknik olarak ele almak neden önemli? Bir gün bana danışan bir okurumla konuşuyorduk ve kendisiyle evlenmek isteyen birisinden söz etti. Bu konuda bir kararsızlığı vardı. Onu dinledikçe ve bana anlattığı şeylerden yola çıkarak, onun muhatabına acıdığını ve neredeyse bu sebepten dolayı onunla evlenmeyi düşündüğünü anladım. Birisiyle, o sizi çok sevdiği için ve ona “hayır” dediğinizde üzülecek diye evlenilmez kanısındayım ve bu düşüncemi muhatabımla paylaştığım zaman, durumu kavradı ve bana hak verdi. Birisine ısınmak, ona aşık olmak, ondan hoşlanmak, onu arzulamak veya ona merhamet duymak sözlük anlamlarıyla ve dolayısıyla teknik olarak farklı kavramlardır. Yani mesela elma ve armut birer meyve olsalar da, farklı türde meyvelerdirler. Manavdan elma istediğiniz zaman, elinde elma olmadığı için size armut vermeye kalkması ve sizin armut değil elma almış gibi davranmanız, çok tuhaftır. Bunun gibi, sizden aşkınızı bekleyen birisine sadece şefkatinizi sunmanız, onun da bunu aşk diye kabul etmesi, sizinle evlenmeye kalkması ve sizin de buna izin vermeniz de o denli tuhaftır! Ülkemizde durum nasıl? Duygu okur-yazarlığı, ülkemizde eğitim sisteminin öğretmediği, zaten öğretmek de istemediği ve öğretmek istese de yeterli donanımlara olmadığı konulardan birisidir. Dolayısıyla kişiler kendilerini ve özellikle duygularını okuyamıyorlar ve okusalar da verileri doğru değerlendiremiyorlar. Duygu okur-yazarlığının ve duygu teknisyenliğinin yolu, söz gelimi, dünya klasiklerini, Risale-i Nur Külliyatı gibi eserleri okumaktan, dikkatle seçilmiş filmleri seyretmekten ve şiir okumaktan geçer. İnsanlar hakkında yapılmış olan araştırmaların da birikiminizi şekillendirmek konusunda büyük faydası vardır. Duygularınızı keşfetmenizin yararları Kıskançlık, gıpta, aşk, şefkat, şehvet, öfke vs gibi duygularınızı okuyabilmek, onları birbirleriyle 3/5 Duygular duygulanmadan ele alınamazlar mı? (Aşk, şefkat vs hakkında) Written by Administrator Sunday, 25 November 2012 16:26 karıştırmanızı ve kendinizi kandırmanızı engeller. Onları kontrol etmeniz daha kolay olur. Evet duygularınız bahane değillerdir. Birisine kızmanız, ona bağırmanızı, birisine aşık olmanız, size “hayır” dediğinde onu öldürmenizi (!) gerektirmez. Elbette mesela bir erkek yeri geldiği zaman öfkelenmelidir ve bunu belli de etmelidir! Fakat öfkesinin esiri olamaz! Hayatı devam ettirmek için sadece duygularımızın bize ilham verdiği şeyleri yapmak yetseydi, insana Kutsal Kitaplar gönderilmez veya meclisler yasalar yapmazlardı. Kadınlar güzel olduklarına hissetmek için, farkına varmadan teşhirci, erkekler de sevdiklerini kıskanma sebebiyle veya koruma içgüdüsüyle katil olurlardı! Mesela aşkından veya özleminden ağlayan hiç kimseyi ayıplamam! Allah kolaylık versin derim! Ama meselâ sevdiği kadın kendisine “hayır” dediği için ona hayatı dar etmek, tam bir sapkınlıktır! Öyle birisi için Allah terapisini versin derim! Savaş ŞENEL İngilizce Öğretmeni-Eğitim Danışmanı & İletişim ve Yazarlık Koçu [email protected] [email protected] Bu yazıma eşlik eden melodiler: “Sezenler Olmuş” Ümmüşen-Yeni Türkü, “Ave Maria” Schubert Konuyla ilgili kitap önerim: “Şeker Portakalı” José Mauro De Vasconcelos Bu yazıyla ilgili kaynak önerim: Mektubat, Sekizinci Mektup (Şefkat ve aşka dair), Bediüzzaman Said Nursî Bu yazıyla ilgili dizi film önerim: “Pay it Forward” (2000) 4/5 Duygular duygulanmadan ele alınamazlar mı? (Aşk, şefkat vs hakkında) Written by Administrator Sunday, 25 November 2012 16:26 5/5
Benzer belgeler
Nasıl kıydınız da, öğrenmiş olduğunuz bir yabancı dili unuttunuz?
Nasıl kıydınız da, öğrenmiş olduğunuz bir yabancı dili unuttunuz?
Written by Administrator
Sunday, 06 May 2012 00:50
İngilizce-Yabancı dil öğrenenler tuhaf insanlar mıdırlar?
uygulanabilecek yararlı yöntemler vardır. Öncelikle kaliteli bir danışmanlık sistemi olan bir
dersaneye gitmeli veya özel ders almalısınız. Size sadece İngilizce öğretmekle kalmayacak,
aynı zamanda...
İngilizce öğretmenleri anadillerini yani Türkçe`yi sevemezler mi?
Bir ara Rusya’da yabancı bir ülkede İngilizce kursu açmak isteyen ve bu konuda benden
öneriler rica eden bir grup arkadaşa, kitaplıklarına Rusça ederler de koymalarını önermiştim.
Rus çocuklarının,...