yükselen gelecek zorluklara karşı iyi konumlanmış suudi

Transkript

yükselen gelecek zorluklara karşı iyi konumlanmış suudi
YÜKSELEN GELECEK ZORLUKLARA KARŞI İYİ KONUMLANMIŞ
SUUDİ ARABİSTAN PETROKİMYA SEKTÖRÜ
YÖNETİCİ ÖZETİ











Suudi Arabistan petrokimya sektörü bölgesel olarak sahip olduğu iyi pozisyonunu
devam ettirmekte ve aynı zamanda global olarak da pozitif bir talep görünümü ile
ilerlemektedir.
Son günlerdeki Kuzey Amerika kaya gazı ve petrolünün keşfi, Suudi Arabistan
petrokimya sektörünün yukarı yada aşağı doğru hareketinde etkiye sahip olması
muhtemel gözükmektedir.
Suudi Arabistan yıllık 86.4 milyon ton kapasitesi ile bölgenin en büyük petrokimya
üreticisi olarak lider pozisyonunu devam ettirmektedir.
Dünya etilen kapasitesinin %11’inden sorumlu olan Suudi Arabistan, etilen üretim
kapasitesinin artması ile birlikte Dünya genelinde 3. en büyük üretici konumundadır.
Sadara petrokimya kompleksi kullanılmaya başlandığında Suudi Arabistan petrokimya
endüstrisinin toplam kapasitesinde 2016 yılına kadar büyük bir yükseliş olması
beklenmemektedir.
Suudi Arabistan bankaları iyi bir şekilde sermayeleştirilmiş durumda ve Base 3
kriterlerini uygulamaktadır. Aynı zamanda petrokimya sektöründeki projelere daha
kolay kredi sağlamaktadır.
Diğer yandan, bankalar risklerini mega projeleri desteklerken 906 milyar $ ile ve yasal
banka kredi limiti olan, yasal borçlanma limitini tek bir kişi için sermayenin %25’ini
geçmeyecek şekilde sınırlamıştır.
ECA (Economic Cities Authority), denetim ve satın almaya ağırlık veren kompleks
projeleri finanse ederkenki deneyimi ve esnekliği sayesinde bilinirliğini arttırmıştır.
Sukuk (İslami bono) yükselişte çünkü yapım risklerinin tanımlanmasını, yürütmenin
kesinleştirilmesini, daha sağlıklı bilgilendirme ve denetim süreci sağlamaktadır.
Zorluklar yükselen keşif ücretlerini ve birleşik olmayan gaz üretimini kapsamakta ve
aynı zamanda global oyuncuların petrokimya kapasitesinin artışını da içermektedir. Bu
durum kar marjı üzerinde baskı oluşturmaktadır.
Suudi Arabistan’ın en büyük ithalatçısı olan Çin kömür-olefin ve metil-olefin
teknolojisinde ilerleme kaydetmekte ve bu durumun Suudi Arabistan’dan yapmakta
olduğu ithalatın hızının kesilmesine sebep olabileceği düşülmektedir.
Giriş
Suudi Arabistan petrokimya sektörü bölgesel olarak oldukça iyi bir konumdadır ve küresel
olarak da olumlu bir talep görüntüsü vermektedir. Orta vadede, Suudi üreticilerin,
hammadde maliyet avantajı, sürekli ve güçlü temeller ile çeşitlendirilmiş portföy karmasına
sahip küresel rakiplerine göre daha iyi bir performans göstermesi beklenmektedir.
Her ne kadar karlı ve verimli biçimde işletme için teknoloji başlangıç seviyesinde olsa da
Kuzey Amerika kaya gazı ve petrolünün keşfinin, özellikle Amerika’da, Suudi petrokimya
sektörünü etkileyeceği düşünülmektedir.
1
Global Petrokimya Sektörü
Dünya çapında, petrokimya endüstrisi 4 yapıtaşına ya da nihai ürünleri geliştirmek için yan
ürünlere bağlıdır. Petrokimya kırıcıları 1)etilen gazı 2)propilen 3) bütadien 4) benzen
üretirler. (Tablo 1)
Tablo 1 = “Hafif” ve “Ağır” Petrokimya Yapıtaşları
Hafif Doğal Gaz Yan
Ürünleri
Etilen Gazı
Ağır Sıvı Neft Yan
Ürünleri
Propilen
Bütadien
Benzen
Kaynak: Booz and Company
Söz konusu organik bileşenler, endüstri uzmanları tarafından sırasıyla hafif veya ağır
hammadde olarak tanımlanan doğalgaz ve sıvı neft hammadde yan ürünleridir. Avrupa ve
Asya endüstrilerinin büyük bölümü hammadde olarak neft (ham petrol ara ürünü) esaslıdır.
Amerika ve Orta Doğu ise daha çok ethan ve sıvılaştırılmış petrol gazına (LPG) bağımlı
bulunmaktadır.
En son belirlenen pazar eğilimlerine göre, hafif hammaddenin potansiyel yeni kaynaklarının
oluşumu, söz konusu 4 kimyasal yapıtaşının kullanımını değiştirmekte, hafif hammadde, ağır
olanla yer değiştirmektedir. Bu, esas olarak sadece ABD’de değil, aynı zamanda Basra
Körfezi ve Çin’deki kayagazı keşifleri sonucundaki arz dinamikleri ile hareket etmektedir.
Kayagazı ürünü, etilen gazı açısından zengin olmakta, dolayısı ile neftten elde edilmiş yan
ürünleri, özellikle propilen kullanımını azaltmaktadır. Hafif hammadde çoğunlukla etilen gazı
üretirken, ağır hammadde ise etilen gazı üretimine katkıda bulunmakla birlikte kalan 3’ünü
üretmektedir.
Konvansiyonel Olmayan Petrol/Gaz Kaynakları
ABD Enerji Bilgi Derneği’ne göre (EIA), konvansiyonel olmayan gaz/petrol üretimi,
konvansiyonel kriterleri karşılamayan petrol/gaz üretimi için çatı bir terimdir; (Tablo 2)
Tablo 2: Konvansiyonel Olmayan Gaz Kaynakları
Kaya Gazı
Sıkı Gaz
Kömür Yatağı Metanı
Kil minerali ve özellikle
kuvars ,
kalsit gibi diğer mineral
parçacıklarından oluşmuş,
ince taneli tortullu kayaçlardan
elde edilen doğal gaz türüdür.
Yer altında, su geçirmez
kaya, gözeneksiz kum taşı
veya kreç taşı (sıkı kum
olarak bilinir) gibi oldukça
sıkı formasyonlarda tutulan
doğal gaz türüdür.
Kömür yataklarından çıkarılan
doğalgaz formu olup, katı kömürün
anafazında emilmiş ve kömürün iç
gözeneklerini sıvı halde örter
şekilde bulunmaktadır.
Kaynak: ABD Enerji Bilgi Derneği (EIA), Booz and Company
Teknik olarak, dünya çapında elde edilebilir kaya gazı ve gaz kaynaklarının 2013 yılında,
sırasıyla 345 milyar varil ve 7.299 trilyon standart kübik fit olduğu tahmin edilmektedir.
2
Yakın zamanda, daha fazla maden arama verisine sahip olundukça, rezervler, önemli ölçüde
artacağa benzemektedir. (Tablo 3)
Tablo 3: Teknik Olarak Elde Edilebilir Kaya Gazı ve Kaya Gazı Ülkeleri (İlk 10 Ülke,
Milyar Varil ve Trilyon Kübik Fit): 2013
Sıra
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
Ülke
Rusya
ABD
Çin
Arjantin
Libya
Avusturalya
Venezuella
Meksika
Pakistan
Kanada
DÜNYA
TOPLAMI
Kaya Yağı
Sıra
(milyar varil)
75
1
58
2
32
3
27
4
26
5
18
6
13
7
13
8
9
9
9
10
345
Ülke
Çin
Arjantin
Cezayir
ABD
Kanada
Meksika
Avusturalya
Güney Afrika
Rusya
Brezilya
DÜNYA
TOPLAMI
Kaya Gazı
(trilyon kübik fit)
1.115
802
707
665
573
545
437
390
285
245
7.299
Kaynak: ABD Enerji Bilgi Kurumu (EIA)
Her ne kadar 2008 yılı ortalarında 13 $/mmbtu (İngiliz Isı Birimi) olan Birleşik Devletler
doğalgaz fiyatları şu anda 4,29 $/mmbtu’ya düşmüş olsa da, Suudi Aramco’nun
fiyatlandırması olan 0,75 $/mmbtu’ya sabitlenmiş Suudi doğal gaz fiyatları hala önemli
ölçüde düşüktür.
Fakat, bir grup enerji ithalatçısı ülkeyi temsil eden Paris merkezli Uluslararası Enerji Ajansı,
Suudi doğal gaz fiyat çıkmazını denetim altına almıştır. Uluslararası Enerji Ajansı, yeni
yabancı Karan petrol sahasından doğal gaz çıkarım maliyetinin 3.50 $/mmbtu seviyesinde
tahmin edildiğini kaydetmiş iken aynı doğal gaz için yerli satış fiyatı Suudi hükümeti
tarafından bu değerin %20’sine sabitlenmiştir. Daha zorlu olan Arap sahasından doğal gaz
üretim maliyeti ise 5,50 $/mmbtu’dan daha yüksek olacaktır.
Çeşitli faktörler Birleşik Devletlerin kaya gazı gelişimini desteklemektedir. Bunlar serbest
doğal gaz pazarını, geniş kapsamlı boru hattı altyapılarını, özel arazi sahipliği teşviklerini ve
avantajlı mali, düzenleyici çevreleri kapsamaktadır. Sanayi anlayışına göre, Birleşik Devletler
kaya yatakları sadece %1 olan 2000 yılı ile karşılaştırıldığında arzın dörtte birinden fazlasını
sunmaktadır. Son beş yılda, Birleşik Devletler kaya gazı üretimindeki dalgalanma, LPG
arzında keskin bir artışa neden olmuştur. Bu artış Suudi ihracatını düşürebilecek bir etkiye
sahiptir. Birleşik Devletler LPG üretimi -özellikle bütan ve propan- Birleşik Devletler’in daha
rekabetçi hale gelmesini sağlamaktadır.
Suudi Arabistan’da en geniş tanımlanmış kaya gazı deposu Rub Al Kahli’de, büyük Grawar
petrol sahası yakınında bulunmaktadır.
3
Tablo 4: Suudi Arabistan’ın Bilinmeyen Kaynakları, Gelişme Durumu ve Görünümü
Konvansiyonel
Olmayan Kaynaklar
Konvansiyonel
olmayan gazın 600 tcf
(trilyon fit küp)’yi
aştığı tahmin
edilmektedir.
Gelişme Durumu
Görünüm
Birleşmiş Şirketler
2013 yılı itibariyle Suudi
Aramco tarafından
yaklaşık 7 deneme
kuyusu kazılmıştır.
Suudi Arabistan’daki
şiddetli gaz eksiklikleri
ve geniş kaya gazı
kaynakları nedeniyle,
keşif aktiviteleri
yoğunlaşacaktır.
Halliburton, Baker
Hughes ve Schlumberger
konvensiyonel
olmayanlar için yeni
çıkarma teknolojileri
üzerinde çalışacak
araştırma merkezleri
kuruyorlar.
Irak ve Ürdün sınırına
yakın Suudi
Arabistan’ın
Kuzeybatı
bölgesindeki depoların
sığ olması
beklenmektedir.
En geniş tanımlanmış
kaya gazı/sıkı gaz
deposu Rub al
Khali’de, Ghawar
petrol sahası yakınında
bulunmaktadır.
Halliburton ve
Schlumberger
kuzeybatıdaki çöl
bölgesini
araştırmaktadır.
Geniş kapsamlı kaya
gazı üretimi sağlamak
için, gaz fiyatlarını
sabitleme ve kaya gazı
çıkarma konusunda su
tedariki problemleri
çözülmelidir.
Suudi Aramco kaya gazı
gelişme programını bir
önceki program
üzerinden planlamış,
Birleşik Devletler petrol
sahası şirketleri ilk
üretim için fizibilite
raporu üzerinde çalışmak
üzere yetkilendirilmiştir.
Suudi Petrokimya Sektörü
Suudi Arabistan petrokimya sektörü 3 temel faktör tarafından tanımlanmaktadır. İlk olarak,
Krallık 264 milyar varil işlenmemiş petrol, 279,7 trilyon fit küp (tcf) doğal gaz ve tahminen
600 trilyon fit küp (tcf) konvensiyonel olmayan kaya gazı ile önemli kanıtlanmış hammadde
rezervlerine sahiptir. İkinci olarak, düşük hammadde ve enerji maliyetleri bugüne kadar,
karşılaştırmaya ve dolayısıyla petrokimya üreticileri için rekabetçi avantaja önderlik etmiştir.
Üçüncü olarak, Krallık özellikle gelişmiş endüstriyel şehirlere entegre edilmiş, güçlü,
endüstriyel ve yasal altyapıya sahiptir.
Körfez Petrokimya ve Kimyasal Derneği’ne göre, Körfez İşbirliği Konseyi petrokimyasal
kapasitesi bir önceki yıla göre %5,5 büyüme ile 127,8 milyon tona ulaşmıştır. Toplam
bölgesel kapasitenin %67,6’sını sunarak 86,4 milyon ton kapasite ile Suudi Arabistan
bölgenin en büyük petrokimya üreticisi olarak liderliğini sürdürmektedir. İlave olarak, aynı
periyot boyunca Krallık 6 milyon ton ile üretime liderlik etmiştir.
Suudilerin çoğunluğunun petroldışı ihracatı, petrol kaynaklı plastik üretimi ve inşaat
materyallerini kapsayan petrokimyasallardan oluşmaktadır. Son 5 yılda, Suudilerin
petrokimya endüstrisi %20 büyüme gerçekleştirmiş iken Suudilerin küresel petrokimyasal
ihracatındaki payı %17 olarak tahmin edilmektedir. Sanayi bakımından, Suudi Arabistan’ın
petrokimya ihracatı 2016 yılında 100 milyon tona ulaşmak için ayarlanmıştır.
4
Dahası, Körfez Petrokimya ve Kimyasallar Derneği tahminlerine göre, 2012 yılında küresel
verimli üretim kapasitesi aynı dönemde sadece %2,2 büyürken, Körfez İşbirliği Konseyi’nin
verimli üretim kapasitesi bir önceki yıla göre %10 artış ile 31,4 milyon tona ulaşmıştır. Sektör
büyümesi, sübvanse edilmiş hammaddeye kolay erişim ile desteklenmiştir.
Suudi İstatistik ve Bilgi Merkez Departmanı’na (CDSI) göre, 2012’de Krallığın toplam
kimyasal ihracatı %15 Birleşik Yıllık Büyüme Oranı (CAGR) ile 17,77 milyar $’a ulaşmıştır
(Grafik 1). Aynı yıl için, Suudi Temel Endüstriler Birliği (SABIC)’nin toplam ihracatı hemen
hemen 26milyon metric tona (1 metric ton=1.000 kg) erişmiştir. (Grafik 2)
Grafik 1: S. Arabistan’ın Plastik ve Kimyasal Ürünleri İhracatı (SAR Milyar)
1$ = 3,75 SAR
5
Grafik 2: Suudi Temel Endüstriler Birliği İhracatı (Bin Metrik Ton)
Etilen, petrokimya sektörünün en önemli yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Son yıllarda,
dünya etilen kapasitesindeki büyümeye, yıllık birleşik büyüme haddine şahitlik etmiştir. 2007
– 2012 yılları arasındaki %4’lük büyüme ile 2012 yılında 155,9 milyon tona ulaşmıştır. 2012
yılında dünydaki kapasite eklemesi 2012 yılında kayda geçen eklemelerden çok daha
düşüktür. 2010 yılında 11,4 mn ton/yıl etilen kapasitesi eklenmiştir. Ancak; GCC kapasite
eklemesi 2012 yılında %13 oranında inişe geçmiştir.
GCC kapasite ilavesinin büyük bölümünü 2007-2012 yılları arasında %64’lük bölgesel
kapasite ilavesiyle Suudi Arabistan oluşturmaktadır. 17,5 mn ton/yıl ile Suudi Arabistan
bölgenin en büyük etilen üreticisi konumundadır. %72’lik oranla son beş yıla oranla
bölgedeki etilen kapasitesi 7,7 mn ton/yıl olmuştur. Bu büyük büyüme Suudi Arabistan’ı
etilen üretiminde dünyadaki etilen kapasitesinin %11’ini barındırarak üçüncü sırada yer
almaktadır. (Grafik 3)
6
Grafik 3: 2012 Dünya Etilen Kapasitesi Kullanımı
Etilen global maliyet eğrisi göstermektedir ki; Orta Doğu halen orantılı maliyet avantajını
elinde tutmaktadır. (Grafik 4) Ancak, endüstri analizlerine göre, ABD’deki petrol fiyatları
seviyesi ABD etilen fiyat seviyesi Suudi Arabistan’a kıyaslandığında transfer masrafları ile
birlikte daha makul seviyelere gelmektedir. Suudi Arabistan’da bu rakam ton başına 466$
iken ABD’de 323$ şeklindedir. (Tablo 5)
Grafik 4: 2012 Küresel Nakit Etilen Fiyatları
7
Tablo 5: Etilen Fiyatlaması Ekonomik Maliyet Modeli 2012
A.B.D.
S.Arabistan
Güncel
Geçmiş
0,75
3
12,5
USD/ton
USD/ton
USD/ton
483
1
483
0
483
148
1,29
190
2
192
615
1,29
793
2
795
100
964
2,98
2874
2
2876
USD/ton
USD/ton
USD/ton
276
149
99
153
109
167
431
454
167
1565
235
172
Toplam Etilen Maliyeti
USD/ton
455
Tipik Etilen Marjı
%2,5
Etilen Transfer Bedeli
USD/ton
466
Kaynak: PWC, CMAI, Topline Analytics, Alembic Analysis
316
985
1717
323
1009
1760
Hammadde Maliyetleri
Doğalgaz Maliyetleri
Ham Petrol Maliyetleri
Denkleştirme
1 Ton Etilen için Oran
Etan Hammadde Maliyetleri
Katalizör+Diğerleri
Diğer Maliyetler
Yan Ürün Kredileri
Altyapı
Direk Maliyetleri
USD/mmbtu
USD/bbl
USD/ton
Asya
Petrokimya Projeleri
MEED projelerine göre, 87 petrokimya proje sözleşme ödülleri 2020 yılına kadar
tamamlanacaktır. Bütün projeler araştırma, ana sözleşme ihalesi, FEED, yürütme, bekleme ve
iptal olarak kategorilenmektedir. Yürütme kategorisi bu saftada %55’lik pay almaktadır.
(Grafik 5)
Grafik 5: Petrokimyasal Projelerin Proje Durumuna ve Değerine Göre Dağılımları
8
Bu projelerin çoğunluğu Al-Jubail’de olup; toplamda 38 tanedir. Ayrıca, sözleşmelerin
tiplerini yaklaşık %70’i mühendislik, tedarik ve inşaat olup (EPC); bunu mühendislik, tedarik,
inşaat ve yönetim takip etmektedir (EPCM). (Grafik 6)
Grafik 5: Petrokimyasal Projelerin Kontrat Türüne Göre Dağılımları
Mevcut en büyük petrokimya projesi ise Sadara kompleksidir. Sadara Kimya Şirketi, Saudi
Aramco ve Dow Kimya ortak girşimidir. Şirket performans ve katma değer katan kimyasallar
üretmekte olup; enerjide, ulaşımda, inşaatta, elektrik ve eloktronik sektörlerinde kullanılan
plastikler üretmektedir. 2016 yılında faaliyete geçmesi beklenen ve üretim aşamasında her
sene 26 işlem ünitesinden meydana gelen 3mn metrik tondan oluşan, on esas ürün ailesinin
kimyevi ürünler üretilmesi beklenmektedir.
Sadara projesindeki müteahhit katılımının yaklaşık %85’lik bölümü inşaat masrafları
sabitlenerek ve Saudi Aramco ve Dow Kimyasalları işbirliği gerçekleştikten sonra olmuştur.
Bu durum proje ile ilgili sponsorların risk faktörünü kontrol etmelerine imkan sağlamaktadır.
Müteahhit teşviği stopaj teşvik ödemeleri karşılıklı olarak beklentileri karşıladığında
sunulmaktadır.
Suudi petrokimya endüstrisinin 2016 yılına kadar çok büyük bir gelişme göstermesi
beklenmemektedir. Sadara kompleksi işletmeye açıldığında, büyük ses getirerek yıllık 1.5mn
ton (tpa) etilen ve 400.000tpa propilen gazı, 350.000tpa az yoğunlukta polietilen (LPDE)
üretecektir. Buna ek olarak, PetroRabigh’in ikinci fazında 1,2mn tpa etilen kapasitesi
eklenerek; polimer ve aromatik tesisler, 600.000tpa polietilen (PE), 400.000tpa benzin ve
850.000tpa paraksilen (PX) eklenmektedir. 2014 yılının birinci çeyreğinde gerçekleşen
9
önemli gelişmelerden biri Arabian Industrial Fibre Company’s (Ibn Rushd) yeni 420.000tpa
polietilen üretmektedir.
Bir başka proje ise, Nisan 2014’ün başında Suudi Aramco’ya bağlı Saudi Aramco Products
Trading Company (ATC) PetroRabigh’den ilk kimyevi ürün çıkartması yapmıştır. Bu
kapsamda polietilen, yüksek yoğunlukta polietilen (HDPE), doğrusal az yoğunlukta polietilen
(LLDPE) ve monoetilen glikol (MEG) içermektedir. ATC bu yeni ürünleri müşteri
portföyünü satmakla sorumlu olup, dağıtım ağını genişletmektedir.
Petrokimya Finansal Yapısı
Petrokimya sektörü belirli sayıdaki yatırımcı, yerli ve uluslararası oyunculardan
yararlanmaktadır. Krediler, hükümet finansal desteği, sermaye piyasasına erişim ve aynı
zamanda ihracat kredi ajansları (ECAs) kullanılan çeşitli finansal uygulamalardır. İlaveten,
SABIC gibi firmalar uzun dönemli senetler sunmaktadır.
Banka kredisi en sık kullanılan finansal çözümdür. Suudi bankalar güçlü kapitallere sahip ve
en düşük Basel 3 uygulamaları ile petrokimya sektöründeki fırmalara kolaylık sağlamaktadır.
Yerel bankalar finansman sağlama konusunda hem dolar hem de yerel para birimlerinde
kolaylık sağlamaktadır. Bunun yanında, petrokimya sektöründeki mega projeler bankaların
borç verme konusunda iştahını kapartarak, anahtar teslim sözleşmeler için toptan para
vermektedirler (LSTK). LSTK kontratları bankaların en sevdiği kontrat tipi olup tek bir
muhatabın olması bankaların riski minimalize etmesini sağlamaktadır. Buna karşılık mega
projelerin komplike haline gelmesi projelere olan ilgileri azaltırken, projenin idare edilmesini
zorlaştırmaktadır.
Büyük projelere fon temini konusunda kredi riskini azaltmak adına SAR3-4bn aralığında
sınırlandırmaktadır. İhtiyacı olanlara ölçülebilir oranda kredi vermek üzere yapılan
yaptırımlarda borç alana limit maksimum %25 oranında olabilmektedir. Hiçbir müşterini hak
iddia edemediği çok müşterili projelerde ticari kredi temini için birkaç banka birlikte
çalışmaktadır. Uzun vadeli kredilerin doğası gereği aktif-pasif vade uyuşmazlığı meydana
gelmektedir. Buna bağlı olarak bankalar uzun vadeli kredileri kısa vadeli kaynaklarla vererek;
likidite riskini artırmaktadır.
Mega projeleri finanse etmek çoklu kaynakları finanse eden düzenlemeler trendini
oluşturmaktadır. Buna banka finansmanı, ECA’lar kullanımı ve sermaye piyasaları tıklamaları
dahildir. ECAs’ın farkedilir oranda büyümesinin sebepleri finans alanındaki esnekliği ve
tecrübesiyle kompleks yapıdaki projelerde girift yapısı sayesinde durum tespiti yaparak işe
alım süreci güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. ECA’lar Ekonomik İşbirliği ve Gelişim
Kurumu’na (OECD) bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Ancak ECA’ların da belirli
kısıtlamaları vardır. ECA’lar kontrat değerinin en fazla %85’ini finanse etmekte olup, kredi
süresini ortalama 7,25 yıl olarak belirlemektedir. OECD’nın sıkı denetimde olup; kontratlarda
herhangi bir ihmale izin verilmemektedir.
Sektördeki önceki projelerde SABIC üyeliği olan Yanbul National Petrochemical Company
(Yansab)’ın borç oranı 70:30 şeklindedir. Buna ek olarak, Sipchem firmasının Jubail’de asetil
kökü ve mega olefin kompleksleri bulunmakta olup; 533 milyon$ İslam çalışma fonundan beş
farklı yerel banka tarafından finase edilmektedir. 2011 yılı ortalarında Sipchem faizsiz
10
menkul kıymet kullanımı SAIBOR’dan %1,75 artışla fiyatlandırmaktadır. Aynı dönemde,
Saudi Aramco Toplam Arıtma ve Petrokimya Şirketi (SATORP), Saudi Aramco ve Total
S.A. of France firmaları ortak girişimi 6 aylık dönemde %0,95 sukuk uygulamıştır. Bunun
yanı sıra, National ChevronPhillips Firması (NCP), Suudi Endüstriyel Yatırım Grubu (SIIG)
ve Arap ChevronPhillps Petrokimya Şirketi ortak girişimi borç/özkaynak oranı 53:47
şeklindedir.
Sukuk ihracı inşaat iznindeki düzenlemeler, kesin yürütmeler, sağlam açıklamalar ve durum
tespiti süreci ile artış göstermektedir. 2013 yılının Nisan ayında 2 milyar $ kredi sukuk ihracı
sayesinde Sadara için artmıştır. İslami senedin 15 yıl 9 ay süresi olup; dört senet düzenleyici
tahvili tahmini 500 milyon $ olarak yayınlamaktadır. Bunlar Alinma Bank, Bank Albilad,
Riyadh Bank ve Deutsche Bank’dir. Bu durum projesi 12,5 milyar $ tutar ile Orta Doğu’nun
en büyük proje finansmanı yapmaktadır. İngiltere İhracat Finansı (UKEF)’in belirttiğine göre;
İngiltere firmalarına 700 bin $ ile Suudi Arabistan’daki firmaların Sadara Projesinde
yarışmasını garantilemektedir. Finansal destekler İngiliz ihracatçıları yaklaşık 18,9 milyar $
petrokimya işletmeleri ile anahtar teslim sözleşme yapma konusunda cesaretlendirmektedir.
2013 yılının sonunda Sadara ana finansman değerini Jubail endüstri şehri II’deki inşaat ve
petrokimya kompleksi yaklaşık 40 milyar $ olarak tamamlamıştır. Sadara ayrıca bazı ihracat
kredi acentaları ile anlaşma imzalamış, ilave fonlar için ticari bankalar ve Suudi Arabistan
Yerel Yatırım Fonu ile anlaşmalar imzalamıştır. 2012 yılının sonlarına doğru ABD İhracatİthalat Bankası (Ex-Im Bank) Sadara için borç kapasitesini tarihindeki en yüksek rakama
çıkararak 5 milyar $ yapmıştır. Projenin bitmesi halinde dünyadaki tek aşamada biten en
büyük komplesi olma özelliğine sahip ve bölgedeki ilk petrol hammadde sıvı rafinesi
olacaktır.
2014 yılının Haziran ayı sonlarında Petrochem(320 milyon $ borç sukuku ile tamamlamıştır.
Beş yıllık ömrü olan İslami senet altı ayda SAIBORA %1,7’lik artış göstermiştir.
2012 yılının Haziran ayında, Saudi Aramco ve Çin Petrokimya Kuruluşu (Sinopec) ortak
girişim ile Yanbu Aramco Sinopec Rafineri Şirketini (YASREF) oluşturmuş ve %62,5’lik
iştirak hissesi ile ortaklık payını %37,5 olarak belirlemiştir. Bu proje Sinopec’in ilk
uluslararası ek üretim yatırımıdır. Tesis 2014’ün Eylül ayında 400.000 b/d geri dönüş
rafinerisi ile ilk saf ürünlerini ticari nakliye ile 2014 yılının son çeyreğinde
gerçekleştirecektir.
Saudi Aramco ve Sumitomo Kimya tarafından sahip olunan PetroRabigh’deki büyüme 32
milyar $ olarak beklenmektedir. 2013 yılındaki bazı bakım aksiliklerden ötürü petrokimya
kompleksinde enerji kesintisi olmuştur. Rabigh II’deki inşaat fonu hem Sumitomo ve Aramco
yaklaşık 1 milyar $ (100 milyar JPY) ortaya koyarak, kalanı proje finansmanından
gelmektedir.
Petrokimya Sektörünün Görünümü ve Gelecek Dönemdeki Zorluklar
Suudi petrokimya sektörü pek çok zorluk ile karşı karşıyadır. Suudi üreticiler petrokimya
sektöründe karşılıklı avantajlar üretirken, ortaya çıkan yeni trendler birtakım zorlukları da
beraberinde getirmektedir.
11
1. Kısa ve Orta Vadeli Zorluklar
A. Etan Yetmezliği
Krallık’taki Suudi Aramco tarafından devam eden ve yeni yapılacak olan projeler de göz
önünde bulundurulduğunda etan kapasitesinin azaldığı ve erimeye başladığı görülmektedir.
Buna ilaveten, Suudi Arabistan yeni etilen üretim tesisleri etan-butan karışımına yönelirken
daha yüksek fiyatlı etilen ve diğer hammadde kimyasallara bel bağlamaktadır. Bu nedenle,
hammadde politikası likit hammaddeye yönelirken neft gibi maliyeti yüksek ama kar marjı az
olan ürünlere yönelinmektedir.
Diğer bir çözüm ise; birleşik olmayan gazların verimliliğini arttırarak, Karan, Arabiyah ve
Hasbah (her biri 1.8 bn cf/d) gibi yükselen gelişmeleri ön plana çıkarmaktır.
B. Üretim Maliyetleri ve Kar Marjında Azalma
Suudi gaz üretiminin büyük çoğunluğu petrol kuyularından oluşmakta olup, birleşik gaz
olarak bilinmektedir. Büyük üretim rakamlarına rağmen Suudi Arabistan dünyada gaz
üretiminde dördüncü sırada olmasına rağmen, yerel pazarın ihtiyacını hali hazırda olan üretim
ile karşılayamamaktadır. Suudi Arabistan 1981 yılında birleşik gaz üretimine başlamış olup,
doğal gazın bugünkü fiyatı $0,75/mmbtu’dur. Ekonomik olarak bu rakam uygun olmamakla
birlikte, gerçek üretim maliyeti $2-3/mmbtu’dur.
Sonuç olarak, Suudi Arabistan petrokimya sektöründeki kar marjını dar boğaza sokan iki esas
faktör bulunmaktadır: (1) yerel pazarın hareketi ve birleşik olmayan gazlardaki fiyat artış ve
doğal gaz üretimine olan alternativi (2) uluslararası olarak ABD’deki canlı pazar ve
ihracattaki güçlenme sıvılaşan gazlara yönlendirmektedir.
Buna karşılık, Suudi Arabistan akdi olmayan sondaj programı iki yıl önce başlamıştır. Suudi
Aramco’ya göre; günlük 200 milyon küp fit (cfd) üretilmesi ve 2018 yılına kadar akdi
olmayan gaz ile yeni fosfat projesi ve elektrik santrali temin edilmesi planlanmaktadır. Model
Saudi Arabian Mining Co. (Maaden) tarafından sahiplenilmiştir. Waad Al Shimal isimli yeni
endüstri şehrinde kurulacak olan 2016 yılında başlanması düşünülmektedir.
C. Teknik Personel ve AR&GE Kapasitesi
Petrokimya değer zincirini teknoloji kullanımı ile geliştirmeye ve üretimi arttırmak iyi
eğitimli çalışanlar ile mümkün olmaktadır. Hali hazırda Krallık’taki düşük fiyatlı üreticiler
hammadde avantajlarından, toptan sevkiyat ve ürün yönetimi organizasyonundan
yararlanmaktadır. Zamanla bu organizasyonlar yeni pazarlar oluşturmaya, müşteri servisi,
teknik gelişim, ürün performansı farklılığı, kompleks lojistik operasyonlar ve efektif pazarlar
yaratma alanlarında yaratıcı stratejiler geliştirmeye yönelmelidirler.
Saudi Aramco Enerji Girişimi (SAEV) 2012 yılının ortalarında yeni girişimlere ve büyük
gelişim gösteren firmalara yatırım yapmaya başalamıştır. Saudi Aramco teknolojinin stratejik
önem taşıdığı ve birleşik olmayan petrol/gaz endüstrisindeki gelişimde aktif rol oynadığını
önermektedir.
12
D. Gelecek Açılımlar ve Küresel Dinamikler
Asya, ABD ve Ortadoğu’daki yeni kapasitelerin, üreticilerin kar marjlarındaki baskıyı
arttıracağı öngörülmektedir. Krallık’ın en büyük petrokimya ithalatçısı olan Çin, kömür olefin
(CTO) ve metanol olefin (MTO) teknolojilerindeki potansiyel petrokimya kapasitelerini
arttırıyor, bu durum Krallık’tan ithalat talebini azaltabilir. CTO için oluşan ticari ölçekli
canlılık (yaklaşık 10 USD/ton) yerli petrokimya endüstrisini ve tedarik talep dinamiklerini de
önemli ölçüde etkileyecektir. Eğer Çin'in planları önümüzdeki 5-8 yıl içinde gerçekleşirse, ek
polietilenin 10mn metrik tonu beklenilen geliri getirecek ve bu durum Çin ürününün açığını
azaltacak ve ek üretim petrokimya pazarında küresel tedarik fiyatlarındaki baskıyı arttıracak.
Bu, Irak'taki yeniden üretilen kıymetli gaz sektörü ile, özellikle etilen kapasitesi ile
birleştiğinde, Suudi üreticilerini etkileyecek. 2013 yılı Aralık ayında, Korean Hanwha
Chemical firması, Irak’ta etan, doğal benzin ve petrokimya ürünleri üretimi için kullanılacak
bir etilen yapı üretim tesisi kurulması için Irak Hükümeti ile sözleşme imzaladı. Yatırımın 40
milyar USD’ye ulaşacağı tahmin ediliyor ve 1mn ton kapasiteli bir etan ve doğal gaz
ayrıştırma tesisi inşa edilmesi planlanıyor.
Buna ek olarak, ABD’nin İran'a yaptırımlarının gevşemesinden sonrası, küresel piyasalar ek
arz ummaktadır. Önümüzdeki iki yıl içinde, büyük projeler, Güney İran'da Kavian Petrokimyasal tarafından işletilen bir 2mn ton/yıllık etilen tesisini ve Batı İran’da Kürdistan
Petrokimya’nın sahip olduğu bir 312.000 ton/yıllık PE ünitesini içermektedir. 2015 yılı
sonunda, İran'ın Ulusal Petrokimya Şirketi (NPC), İran'da petrokimya üretim kapasitesini
100mn ton/yıla artırmayı öngörmektedir. Bu nedenle, daha fazla PE kaynağı büyük olasılıkla
önemli Avrupa ve Asya pazarlarına ihraç edilecek.
2014 yılında, ABD, başlama tarihleri 2017/2018 planlanan, sekiz tanesi ABD Körfez
Kıyısı’nda, iki tanesi de kuzeydoğu ABD‘de olacak şekilde toplam on yeni etan üretim tesisi
(etan krakeri) planladığımı açıkladı. ICIS’e göre, bu yaklaşık 12,5 milyon ton/yıl etilen üretim
hacmini temsil eder. Bu greenfield projelere (sermaye arayışı içinde olan ve sadece fikir
aşamasındaki yatırım projeleri) ek olarak, önümüzdeki iki yıl içinde mevcut krakerlerde, 1,5
milyon ton etilen üretim hacmi tutarında öngörülen 10 açılım planlanmaktadır. Mühendis ve
inşaat emekçilerinin de dahil olmak üzere kaynak kısıtlamalarından bahsedilirken, eğer bu her
iki yörünge paralel bir şekilde hareket ederse , bu durumda ABD, 41 milyon/yıl tona ulaşması
için mevcut üretim kapasitesine büyük olasılıkla 52% ekleyecektir.
Gazın, Ortadoğu üreticileri için olumlu fiyatlanması- yönetmelikler nedeniyle-devam ettiği
sürece, bu yörüngede devam edeceklerdir. Kuveyt’te, Equate, 2015 için tamamlama seti ile
birlikte olan etilen üretiminin yanı sıra, onun 825.000 tpa yüksek yoğunluklu PE/doğrusal
düşük yoğunluklu PE salıncak tesisi ve 550.000 tpa MEG birimi cihazından yeniden yatırım
için araştırma yapıyor. Ek kapasite hala belirsiz. Buna ek olarak, Kuveyt Olefins III
kompleksi 2017 yılına ertelendi. PE neredeyse 1,6 mntpa’ya ulaşacak şekilde ikiye
katlanırken, bu projenin, Kuveyt’in etilen üretim kapasitesini 3,1 mntpa’ya arttıracağı
beklenmektedir. BAE’de, Bourouge merkezinin bu yıl daha fazla kapasite ekleyeceği
beklenmektedir. Katar Muntajat’ın, 2018’de başlamak üzere, Ras Laffan Endüstri Şehrinde
(RLIC) kapasiteyi arttıracağı umulmaktadır. Aynı yıl boyunca, Umman Petrol Rafinerileri ve
Petrol Sanayi Şirketinin (Orpic) Sohar’da üretimini artıracağı beklenmektedir.
13
Üretim Kapasitesi
Şirket
Bourouge
Orpic
Muntajat
Ürün
Mevki
PP
LDPE
960.000 ton/yıl
350.000 ton/yıl
PE
PP
Benzen
Etilen
PP
LLDPE
Bütadien
838.000 ton/yıl
215.000 ton/yıl
46.000 ton/yıl
1,4 milyon ton/yıl
760.000 ton/yıl
430.000 ton/yıl
83.000 ton/yıl
Öngörülen Başlama
Tarihi
Abu Dhabi
2014 ortası ya da sonu
Sohar
2018
Ras Laffan
2018
Kaynak: ICIS
Sonuç olarak; küresel piyasaların, çevrimiçi olabilmek için, önemli üretim kapasiteleri ile
daha rekabetçi hale gelmeleri muhtemeldir. Bu durum orta vadede, Suudi petrokimya
üreticilerini etkileyecek kar marjlarının baskı altında olmasına neden olacaktır.
E. Avrupa Birliği (AB) Piyasa Ticari İlişkiler ve Dünya Ticaret Örgütü
Dünya Ticaret Örgütü altındaki AB Genelleştirilmiş Tercihler Sisteminin 2013 yılı sonunda
süresi dolacaktır. Bu durum, Avrupa’da Suudi petrokimya ithalat vergilerinde %3’den %6,5’a
bir artış olmasını etkileyecektir; bu da Suudi propana-dayalı sanayii daha az rekabetçi
kılabilir. Oysa ki, bugüne kadar fiyatlarda herhangi bir değişiklik olmadığı görünüyor, ama
tarifelerinde artış tehdidi devam ediyor ve bu da Suudi üreticileri endişelendiriyor.
Bununla birlikte, 2013 sonunda DTÖ'nün Bali paketinin bir parçası olarak onaylanan Ticareti
Kolaylaştırma Anlaşması’nın (Trade Facilitation Agreement-TFA), bu baskının birazını
hafifletmesi muhtemeldir. TFA bürokratik işlemlerin azaltılması ile gümrük verimliliğini ve
gelir tahsilatını artırmak için üye ülkeler arasında bağlayıcı taahhütler oluşturur. Bu durum
bütün Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) petrokimya ihracatın maliyetini azaltmak için harekete
geçecek, dolayısıyla sınırlar arasında mal akışını kolaylaştıracak ve uluslararası taşımalarda
gecikmeleri kesecektir. Oysa ki, Bali Paketinin DTÖ Genel Konseyinde onanamaya Haziran
2014’te hazır olacağı için, GCC petrokimyalarının önündeki ihracat engelleri sadece yılın 2.
Yarısında kolaylaştırılabilir.
2. Uzun-Vadeli Zorluklar
A. Su Kıtlığı
Süregelen önemli sıkıntılardan biri, petrokimya endüstrisindeki çıkarma, üretim ve soğutma
amaçları için su kıtlığıdır. GPCA’nın Performans Metrik Raporuna göre, GCC petrokimya
sanayii büyük miktarlarda su tüketmektedir. Bununla birlikte, sektörün sürdürülebilirlik
hedeflerinden biri süreci işlemleri için tatlı su kullanımını azaltmak ve bunun yerine geri
dönüşümlü veya soğuk deniz suyu kullanmaktır.
Bu kaygıları gidermek için, sanayi devi SABIC tatlı su kullanımını en aza indiren ve
faaliyetlerinde büyük bir su yüzdesinin geri dönüşümüne olanak sağlayan bir su yönetim
sistemi uygulamaktadır. Bu strateji, 2011-2012 döneminde, bir milyon metreküp tatlı su
tasarrufunu sağlamıştır.
14
2013 Haziran ayında, Suudi Arabistan’ın önde gelen su ve elektrik hizmet operatörü olan
Marafiq, Fransız Veolia Water ile Suusi Arabistan’ın en büyük osmoz deniz suyu arıtma
tesisinin tasarımı, inşaası ve işletmesi için sözleşme imzalamıştır. Bu sözleşme ile, Veolia
Water tesis tasarım ve kurulumu gelirlerinde 1.163 milyon SAR (310 milyon USD),
sözleşmenin 20 yıla uzatılması seçeneği ile 10 yıllık işletme gelirlerinde ise 345 milyon SAR
(92 milyon USD) kazanç elde etmiştir. 178.000 m3/gün kapasiteli bu yeni tesis Sadara
petrokimya tesisini tedarik edecek ve tesisin iki soğutma kulelerinde kazan besleme suyu
olarak kullanılacaktır. Tesis, 2015 Haziran ayında devreye girecektir.
Bununla birlikte, Krallığın yaptığı gelişmelere rağmen, mevcut eden ve süregelen susuzluğun
projeleri geciktirmek veya maliyet yapısını olumsuz olarak etkilemesi muhtemeldir.
B. Kaya Gazı Dinamikleri
Teknolojik gelişmeler gaz sondajlarının ticari açıdan canlandığını ifade ederken, yaklaşık
2.000 TCF’lik önemli bir mevduat ortaya koyan ABD kaya gazının keşfi ABD’li üreticilerin
orta vadede maliyet eğrisini aşağı doğru hareket ettireceğini ileri sürmektedir.
Buna ek olarak, dünyanın en büyük konvansiyonel olmayan gaz rezervlerinin sahibi olan Çin,
2015 yılına kadar 6,5 milyar metreküp kaya gazı üretimi hedeflediğinden, üretim paylaşımı
anlaşmaları imzalamış ve sondaj tezgahlarına karar vermiştir. Bundan başka, tahminen %9 ve
%15 teknik olarak geri kazanılabilir kaya petrolü ve gazı ile, Çin’in rezervleri bir sorun teşkil
etmektedir. Ülkenin kaya gazı bazlı petrokimya girişimleri ticari açıdan henüz uygun ve
maliyet açısından rekabetçi hale gelmişken, bu durum her şeye rağmen Suudi Arabistan
petrokimya pazarı için sorun teşkil etmektedir.
Ucuz doğal gaz sıvı (Natural gas liquids_NGLs) bolluğu Suudi petrokimya sanayiini daha az
rekabetçi hale getirebilir. Bu durum; etilenin küresel sanayi maliyet eğrisinin 2008 sonrası
düşeceği görev ve değer zincirinde daha fazla yatırım teşvik eden küresel etan üretim bolluğu
ve kolaylığından nedeniyle olmuştur.
SONUÇ
Orta-uzun vadede, Suudi petro-kimya üreticileri için marjları dört ana faktörler nedeniyle
baskılara tanık olması muhtemeldir: (1) ilişkisi olmayan gaz ile kaya gazı uluslararası
ortalama fiyatı arasındaki farkın kapanması, (2) BAE, Umman, Çin ve ABD dahil olmak
üzere bölgesel ve dişğer bölgelerden yeniden elde edilmiş ve ek üretim kapasitesi bu
petrokimya projelerini Suudi piyasanın direk rakipleri haline getirmesi, (3) etan besleme stoğu
azlığı ve (4) ilişkili olmayan gazın sondajı ve geliştirilmesindeki artan maliyetler. ABD’deki
besleme stoğu bolluğu, SABIC’in ABD pazarına ilgisini dile getirmesi gibi, Suudi firmaları
çoktan görmüş durumda. Bu durum, girdi fiyatlarında bir etki yapacaktır ve sonuç olarak
besleme stok durumunu değiştirmesi gelecekteki Orta Doğu petrokimya yatırımlarını
etkileyecektir. Bu durumun, sektörün gelişmiş ve gelişmekte olan pazarlarda emsallerine karşı
edinmiş olduğu bazı mutlak maliyet avantajlarını aşındırması olağandır.
Bu zorluklara karşı hem tampon olacak hem de çözüm sağlayacak çeşitli önlemler
alınmalıdır. Bunlar gelişmiş altyapı kalkınmasını ve sürekli araştırma ve geliştirmeyi
içermektedir. Daha ileriye gidecek olursak, Suudi üreticiler için küresel oyuncularla stratejik
15
ortaklık fırsatları, daha sofistike ürünlerin türevlerine yatırımı ve çeşitliliği hızlandıracaktır ve
Suudi petrokimya üreticilerinin akıntı yönünde ilerlemelerine imkan verecektir. Suudi
oyuncuların henüz özel ürün pazarlarına erişimleri olmadığı için, gelecek satınalmalar için
daha cazip hale gelecek Asya, Avrupa ve ABD gibi daha olgun pazarlardaki dağıtıcılar
aracılığıyla pazar erişim manevrası yapmaya ihtiyaçları vardır.
Proje finansmanı açısından, Suudi petrokimya endüstrisi ticari bankalardan, İslami
bonolardan ve ihracat kredi ajanslarından kar kaynağı sağlamaya devam ediyor. Yıllar boyu,
özkaynak finansman yapılarındaki borç, %50 ile %70 arasındaki borçlu sektör oyuncuları
arasında çeşitlenmiştir. Süre gelen Sadara Petrokimya Tesisi, ABD Exim Bank dahil, Sukuk
hariç, bir dizi çeşitli kaynaklardan başarıyla finansmanı kapatmaya muktedir olmuştur.
Petrochem ayrıca yakın zamanlarda 1,2 milyar SAR’lık (320 milyon USD) ve 6 aylık
SAIBOR+%1,7 fiyatlı sukuk fonunu ilk kez tamamlamıştır.
Sektöründeki zorluklar Suudi petrokimya sektöründe dinamikleri etkileyecek olsa da, onun
temelleri, tahmin dönemi boyunca sağlam kalır. Yüksek değerli ara ve türev ürünlerin üretim
kapasitesine olumlu bir kayma tarafından desteklenen güçlü alt yapı ile Krallık, küresel bir
petrokimya oyuncusu olarak iyi durumunu muhafaza edecektir.
16