328 yeni pazarlar yeni ufuklar
Transkript
328 yeni pazarlar yeni ufuklar
N "Satıcılar organize oldu, alıcılar nerede?" 6 SAYIISSUE: 75 O R: 1 CA KJ A RY UA TFEBRUARY 2014 U BA Ş - "The sellers have been organised, what about the buyers?" Ömer Burhanoğlu L YI A YE OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı OIB Vice Chairman "Kazan nerede kaynıyorsa, siz o mutfakta olmak zorundasınız" "You should be at where the pot boils" TAŞIT ARAÇLARI YAN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ASSOCIATION OF AUTOMOTIVE PARTS & COMPONENTS MANUFACTURERS Steven Young Bosch Türkiye Temsilcisi ve Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Bosch Turkey Representative and Bosch General Manager Tedarik sanayi artık yeni ürünler icat etmeli “The supplier industry should invent new products" Harun Demir YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR NEW MARKETS NEW HORIZONS TAYSAD, VOLVO Cars'ı ziyaret etti TAYSAD visited VOLVO Cars in Gothenburg üyelerimize üye katıyoruz! 3 2 8 growth is going on TAYSAD DERGİ’DEN FROM TAYSAD MAGAZINE Yeni pazarlar ve ufuklar TAŞIT ARAÇLARI YAN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ASSOCIATION OF AUTOMOTIVE PARTS & COMPONENTS MANUFACTURERS Sahibi Publisher: TAYSAD adına Yönetim Kurulu Başkanı For TAYSAD, Chairman of the Board of Directors Dr. Mehmet Dudaroğlu Sevgi ÖZÇELİK TAYSAD Kurumsal İletişim Uzmanı Yazı İşleri Müdürü Editor in Chief: Sevgi Özçelik Corporate Communication Specialist Yayın Kurulu Editorial Board: Dr. Mehmet Dudaroğlu Alper Kanca Sevgi Özçelik n Dünya genelinde otomotiv sektörü halihazırda büyük bir değişim geçiriyor: Bir tarafta elektrikli araç, karbondioksit salınımının azaltılması, daha az yakıt tüketimi beklentileri ve şoförsüz araç gibi ciddi teknik değişimlere gidiliyor. Diğer tarafta ise uluslararası rekabette gözle görülür bir değişim yaşanıyor. Bütün bu alanlar Türkiye otomotiv sektörü için belirsizlikleri çoğaltırken aynı zamanda yeni fırsatları da içinde barındırıyor. Otomotiv satış vergilerinin milli gelir artış hızının önüne geçmesi, teşvik ve yatırım ortamının yeterince iyileştirilmemiş olması, tedarik sanayinin küresel projelere daha çok dahil olamaması, yeni ürünler ve teknolojilerin geliştirilmesi ihtiyacının sürmesi, Avrupa krizinin etkileri ve aşırı fiyat rekabeti sektörde başlıca sorunlar olacak gibi gözüküyor. Ülkemizde 2014 yılının zor geçeceğinin işaretini ÖTV artışıyla verdi. Yükselen kurlar ve kredi sınırlamaları 2014’te iç pazar satışlarında yüzde 20’lik bir düşüşün yaşanacağı sinyallerini veriyor. Avrupa pazarında beklenen toparlanmayla birlikte küresel üretimde yüzde 3.5 artış bekleyen otomotiv sektörü, can simidi olarak ihracata daha çok sarılması giderek çok daha fazla önem kazanıyor. Otomotiv tedarik sanayi, bu yılın ilk ayındaki 818,3 milyon dolarlık ihracatla otomotiv sektörü dış satımının yüzde 50,3'ünü karşıladı. Böylelikle ilk defa tedarik sanayi ihracatı ana sanayi ihracatını geçmiş oldu. Rakamsal veriler ve küresel otomotiv sektörünün değişimi, tedarik sanayicilerimizi ürünlerini bütün dünyaya sürdürülebilir bir şekilde göndermeleri gerektiğinin bir kere daha bize gösteriyor. Yeni pazarlarda var olmak artık en önemli gündemimiz olmalı.n 4 Ocak January - Şubat February 2014 New markets and horizons n The automotive industry is currently undergoing a major change worldwide: on one hand, there are important technical changes such as electric cars, reducing carbon dioxide emissions, lesser fuel consumption expectations and autonomous cars. On the other hand, there's a noticeable change in the international competitiveness. All of these affairs increase uncertainty, but at the same time new opportunities for Turkish automotive industry. The fact that automobile sale tax will exceed national income growth rate, the insufficient environments of incentives and investments, the incompetence of the supply industry to be included in global projects, the ongoing need of developing new products and technologies and the effects of the crisis in Europe and extreme price rivalry are the main problems that are likely to occur in the industry. Editörler Editorial: Burçin Yeşiltepe [email protected] Yayın Yönetmeni Publishing: Sevgi Özçelik [email protected] Görsel Yönetmen Art Director: İlter Çıtak [email protected] Reklam Advertising: Fırtına Arısoy [email protected] Yönetim Yeri Management Centre: TOSB - TAYSAD Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad. No: 10/1 Şekerpınar - Çayırova 41480 Kocaeli - Türkiye Tel: +90 262 658 98 18 Faks: +90 262 658 98 39 www.taysad.org.tr [email protected] Yapım Production: Mavi Tanıtım ve İletişim Ayrılık Çeşme Sok. No: 122 Yeldeğirmeni 34500 Kadıköy - İstanbul Tel: +90 216 418 59 31 Faks: +90 216 348 95 22 www.mavitanitim.com.tr In our country, the raise in the special consumption tax is a sign that 2014 will be a difficult year. Rising rates and credit restrictions indicate that there will be decline of 20 % in domestic market sales in 2014. The fact that the automotive industry considers exports as a lifesaver gains more importance while expecting a rise of 3,5 % in global production along with recovery in the European market. Automotive supply industry meets 50,3 % of total automotive exports with a sale of $ 818,3 million in the first month of the year. Thus, the supply industry exports exceeded the main industry exports for the first time. Numerical data and the change of the global automotive industry once again show us that our supplier industrialists should sell their products to the entire world in a sustainable way. Tüm yayın hakkı TAYSAD’a ait olup kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Tüm reklamların sorumluluğu reklam veren firmalara, yazılardaki görüşler yazarlarına aittir. TAYSAD Dergi parayla satılmaz. From now on, existing in new markets should be our most important agenda. n Avrupa Otomotiv Yan Sanayicileri Derneği TAYSAD CLEPA üyesidir TAYSAD is a Member of CLEPA Baskı Printed by: Özgün Ofset Tic. Ltd. Şti. Yeşilce Mah. Aytekin Sok. No: 21 Otosanayi 4. Levent-İstanbul Tel: +90 212 280 00 09 Yerel - Türkçe - İngilizce - İlmi İki Ayda Bir Yayımlanır All publishing rights reserved by TAYSAD and the content may be quoted by indicating source. Advertisements are the liability of advertising firms. Opinions are the liability of writer. TAYSAD Magazine is distributed free of charge. CLEPA www.taysad.org.tr İÇİNDEKİLER CONTENT İÇİNDEKİLER Content TAYSAD DERGİ’DEN FROM TAYSAD MAGAZINE YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR TAYSAD'DAN HABERLER TEDARİK SANAYİ NEWS FROM TAYSAD SUPPLY INDUSTRY NEW MARKETS NEW HORIZONS 68 Harun DEMİR: Tedarik sanayi artık yeni ürünler icat etmeli 4 Yeni pazarlar ve ufuklar New markets and horizons 28 "Satıcılar organize oldu, Sevgi ÖZÇELİK alıcılar nerede?" TAYSAD Kurumsal İletişim Uzmanı Corporate Communication Specialist "The sellers have been organised, what about the buyers?" Ömer BURHANOĞLU TAYSAD'DAN MESAJ MESSAGE FROM TAYSAD 8 Ur-Ge Projelerinden daha çok üyemizin faydalanmasını istiyoruz We want more members to get benefit from the Ur-Ge Projects Süheyl BAYBALI TAYSAD Genel Koordinatörü Executive Officer SEKTÖR ANALİZİ SECTOR ANALYSIS 14 Ocak ayında üretim yüzde 10 düştü Automotive industry production declines by 10 % TAYSAD ALMANYA TEMSİLCİLİĞİ TAYSAD GERMANY LIAISON OFFICE 22 Yeni Pazar=Eski Pazar OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı OIB Vice Chairman 36 Ar-Ge'si geliştirilmiş ürünler rekabet avantajı sağlıyor "Products with improved R&D provide a competitive advantage" COMPETITION TAYSAD visited VOLVO Cars in Gothenburg 78 Türkiye rekabette 44. sırada 52 OTAM ÖMÜR DAYANIM – İNOVASYON MERKEZİ Otomotiv yan sanayinin kalbinde açıIdı Turkey is ranked 44th in competitiveness TEKNOLOJİ TECHNOLOGY stratejileri oluşturulmalı 58 2050’yi planlarken vergi baskısına yakalandılar SOSYAL SORUMLULUK "We need to form promotion strategies according to the countries" Getting caught by tax pressure while planning 2050 40 Ülkelere göre tanıtım Mehmet KILAVUZ Başkurt Motor ve Kablo San. A.Ş. Genel Müdürü Baskurt Motor and Cable Industry Inc. General Manager OTOMOTİV SEKTÖRÜ VE İNSANLAR AUTOMOTIVE SECTOR AND PEOPLE Ahmet YILMAZ siz o mutfakta olmak zorundasınız You should be at where the pot boils Steven YOUNG Bosch Türkiye Temsilcisi ve Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Bosch Turkey Representative and Bosch General Manager Ocak January - Şubat February 2014 REKABET ziyaret etti 82 Avitaş Motorsport Canel Otomotiv Genel Müdürü Canel Automotive General Manager 42 Kazan nerede kaynıyorsa, 6 50 TAYSAD, VOLVO Cars'ı OTAM LIFETIME ENDURANCE – INNOVATION CENTER opened in the heart of the automotive supply industry Erdoğan BOLAT New market = Old market TAYSAD Almanya Temsilcisi, exTim GmbH Yönetim Kurulu Başkanı TAYSAD Germany Representative, Chairman of the Board of exTim GmbH Harun Demir: “The supplier industry should invent new products" 62 Tofaş Tedarikçi Bilgi Paylaşım Toplantısı TOFAS Supplier Information Sharing Meeting ve Projeleri Avitas Motorsport and Projects SOCIAL RESPONSIBILITY 86 Bilim Kahramanları Buluşuyor; İnci Akü destekliyor Science Heroes’ Gathering Supported by İnci Akü ÜYELERDEN HABERLER AR-GE RESEARCH AND DEVELOPMENT 64 En başarıIı Ar-Ge merkezleri ödüllendirildi En başarIı Ar-Ge merkezleri ödüllendirildi NEWS FROM MEMBERS 88 Türk yapımı ilk uçak koltuğu uçuşa hazır The first Turkish airplane seat ready to fly 90 CMS, 2013’ü ödüllerle taçlandırdı, hedeflerini yukarı taşıdı CMS crowns 2013 with awards and amplifies targets www.taysad.org.tr TAYSAD’DAN MESAJ MESSAGE FROM TAYSAD Süheyl Baybalı TAYSAD Genel Koordinatörü Executive Officer Ur-Ge Projelerinden daha çok üyemizin faydalanmasını istiyoruz Saygıdeğer Üyelerimiz, 2 014’ün ilk günlerinde yaşadığımız ÖTV zammı ile sektörümüz, bu yıl için hedeflediği rakamları revize etmek zorunda kaldı. O günlerde, TAYSAD olarak, sektörde yaşanabilecek zorlukların ancak ihracatımızı artırarak aşılabileceğini ifade etmiş ve özellikle tedarikçilerimizin yeni pazarlara yönelmesi gerektiğini vurgulamıştık. Ocak 2014 ihracat rakamlarımız açıklandığında ise, tedarik sanayimizin başarısına tanık olduk. Ocak ayında toplam sektör ihracatımız 1,6 milyar USD oldu. Bu rakamın 818 milyon USD’lik kısmı ise tedarik sanayimiz tarafından gerçekleştirildi. Bir önceki yılın aynı dönemine göre %17’lik ihracat artışı sağlayan tedarik sanayicilerimizi kutluyor ve bu başarının sürdürülebilir olmasını diliyoruz. TAYSAD olarak son yıllarda, yurtdışındaki varlığımızı pekiştirecek, üyelerimizin küresel pazarlardaki gücünü artıracak çalışmalarımıza hız verdik. Avrupa ve Asyalı ana sanayi firmalarına yönelik organize ettiğimiz Tedarikçi Günleri’nin yanı sıra, Ekonomi Bakanlığımızın desteğiyle yürütülen Ur-GeProjelerimizi çeşitlendirdik. Bildiğiniz üzere, Ekonomi Bakanlığı 2010 yılından bu yana yürürlükte olan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Projeleri (Ur-Ge) kapsamında, firmalarımızın yurtdışı açılımlarına maddi destek veriyor. Ur-Ge teşvikleri sayesinde, kümelenme anlayışı ve proje yaklaşımı çerçevesinde firmalarımızın proje bazlı eğitim ve/veya danışmanlık, istihdam, yurt 8 Ocak January - Şubat February 2014 dışı pazarlama veya alım heyeti ve bireysel danışmanlık programlarının birbirine bağlı şekilde uygulanabileceği bütünleşik bir destek mekanizması işletiliyor. Bu projelerin toplam bütçesinin %75’i Ekonomi Bakanlığımızca finanse ediliyor. TAYSAD olarak 2010 yılı sonunda resmi başvurusunu yaptığımız ilk Ur-Ge projemiz olan Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm projemizi, 2013 yılı sonunda resmi olarak tamamladık. 10 üye firmamızın yer aldığı projemizde toplam 44 gün süren eğitim, 16 gün süren danışmanlık programlarının ardından, Almanya pazarına yönelik yurtdışı pazarlama programı gerçekleştirildik. Yürütülen tüm çalışmaların sonunda yaptığımız değerlendirmede ayrı bir mutluluğu yaşadık. 10 firmamızın projenin sonunda gösterdiği gelişme bizlere; doğru desteklerin, doğru sektörde, doğru uygulamalarla birleşince nasıl bir ivmelenme sağladığını da bir kez daha gösterdi. TAYSAD olarak son yıllarda, yurtdışındaki varlığımızı pekiştirecek, üyelerimizin küresel pazarlardaki gücünü artıracak çalışmalarımıza hız verdik. Avrupa ve Asyalı ana sanayi firmalarına yönelik organize ettiğimiz Tedarikçi Günleri’nin yanı sıra, Ekonomi Bakanlığımızın desteğiyle yürütülen Ur-GeProjelerimizi çeşitlendirdik. an farklı bir 10 firma ile 2. Grup çalışmalarına devam ediyor. İş Mükemmelliği adını verdiğimiz 3. Projemizde ise 11 firmamız yer alıyor. 2023 Vizyonu ile ortaya konan iddialı ama ulaşılabilir hedefleri yakalayabilmemiz için tüm gücümüzle ihraç pazarlarımızı çeşitlendirmeye ve en önemlisi ihracatımızın katma değerini artırmaya yönelmemiz gerekiyor. gelişim sağladı. TAYSAD olarak, tedarik sanayimizin ihracat potansiyelinin artması ve bunun sürekliliğinin sağlanması için her zaman üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz. Firmalarımızın ise, özellikle Bakanlıklar tarafından sunulmakta olan destek programlarını daha yakından takip etmeleri ve bu fırsatları daha çok faydaya dönüştürmeleri gerekiyor. Ekonomi Bakanlığımızın bütüncül bir anlayışla hizmete sunduğu Ur-Ge teşviklerinden daha çok firmamızın faydalanması için TAYSAD olarak eş zamanlı projeler yürütüyoruz. İlkini tamamladığımız projemiz, şu Otomotiv sektörümüzdeki tüm oyuncuların, gerçekleştirdiği tüm çalışmalarda “sürdürülebilirlik ilkesini” temel alması gerektiğini de tekrar hatırlatarak, saygılarımı sunuyorum.n Firmalarımız proje sonunda, •Toplam Cirolarında %32, •İhracatlarında %17 •İhraç Pazarlarında %34 ve •İstihdamlarında %36’lık www.taysad.org.tr TAYSAD’DAN MESAJ MESSAGE FROM TAYSAD Ur-Ge Teşvikleri / Incentives for Supporting the Development of International Competitiveness (URGE) İhtiyaç Analizi Needs Assessment Eğitim / Danışmanlık Training / Counseling Yurtdışı Pazarlama Foreign Marketing Alım Heyeti Procurement Committee İstihdam Employment Bireysel Danışmanlık Personal Counseling % 75 % 75 % 75 % 75 % 75 % 70 İşbirliği Kuruluşu Cooperation Institution İşbirliği Kuruluşu Cooperation Institution İşbirliği Kuruluşu Cooperation Institution İşbirliği Kuruluşu Cooperation Institution İşbirliği Kuruluşu Cooperation Institution Şirketler Companies Destek Oranı Percentage of Support Desteklenen Kurum Supported Institution Destek Tutarı Incentive Amount 400 bin USD 400 thousand USD 150 bin USD Faaliyet Başına 150 thousand USD Per Activity 100 bin USD 100 thousand USD Emsal Brüt Ücret Sample Gross Wages 50 bin USD 50 thousand USD Faaliyet Süresi / Adedi Activity Period / Quantity Program Süresince (En fazla 36 ay) During the Program (Maximum 36 months) 10 adet 10 adet 2 kişi 2 persons 3 Yıl 3 years Bakanlıkça sunulan diğer destekler için; For the other incentives presented by the Ministry; http://www.ekonomi.gov.tr > Politika Araçları (Policy Tools) > Destek Programları (Incentive Programmes) We want more members to get benefit from the Ur-Ge Projects Distinguished Members, A long with the special consumption tax that we experienced early days in 2014 our sector had to revise target figures for this year. In those days, we as TAYSAD stated that, the only way to overcome the difficulties that might be experienced in the sector is to increase our export and also we especially underlined that our suppliers need to head for new markets. As the export figures for January 2014 were announced, we have witnessed the success of our supply industry. In January our overall sectoral export has realised as 1.6 billion USD. 818 million USD of this figure had been achieved by our supply industry. We congratulate our supply industrialists who achieved 17% export increase comparing to the same period of previous year and also we wish this success to be a sustainable one. We, here in TAYSAD speed up studies which shall solidify our presence abroad as well as enhance our competitive capacity within global market. In addition to the Supplier Days that we organised for European & Asian key industry companies, we also diversified URGE Projects which are being conducted with the sport of Ministry of Economy. As known by you, within the scope of Projects on Supporting the Development of 10 Ocak January - Şubat February 2014 International Competitiveness (URGE) since 2010 Ministry of Economy provides financial support for our companies to expand abroad. Thanks to the URGE incentives, within the scope of aggregation concept and project approach an integrated support mechanism is being run where our companies’ project based training and/or consultancy, employment, abroad marketing or procurement committee and personal consultancy programs can be interdependently implemented. 75% of these projects’ overall budget is being financed by Ministry of Economy. At the end of 2013 we have officially completed the first URGE project, ‘ Transformation on the Way of Global Competition‘, where TAYSAD applied officially at the end of 2010. Following 44-days training and 16days consultancy programmes within our project which 10 member companies had participated we have put into practice our abroad marketing programme intended for German market. Following the outcome assessments that we made at the end of all the studies we have carried out we have experienced yet another joy. Improvement achieved by 10 companies at the end of the project has shown us what kind of momentum is being obtained when accurate support meets with accurate sector along with accurate applications. At the end of the project our companies has achieved • 32% improvement in their overall turnover, • 17% improvement in their export turnover, • 34% improvement in their export markets, • 36% improvement in their employments We, here in TAYSAD conduct concurrent projects in order to enable more companies to benefit from URGE incentives that Ministry of Economy puts into service with an integrated approach. The project of ours which we completed the first one continues 2nd group studies with another set of 10 companies. 11 companies participate within our 3rd project which we named as Business Perfection. In order to reach the ambitious but attainable targets set forth along with 2023 Vision we must diversify export markets full steam ahead and above all we need to head towards for increasing added value of our exports. Here in TAYSAD, we shall always keep our end up to increase the export potential of our supply industry and accordingly to provide its continuity. As for our companies; they need to follow, monitor the incentive programs closely presented by the Ministries and turn those opportunities into benefit in larger scale. www.taysad.org.tr SEKTÖR ANALİZİ SECTOR ANALYSIS A.I.O.S. 232 BMC Ford Otosan 17 0 0 300 17 6.851 6 1 0 0 37 1.459 162 27 0 0 1.470 3 Hyundai Assan 14.120 27 83 1.468 83 Man Türkiye Otokar 27 20 40 8 78 5 204 42 118 68 14 15 3 227 38 160 33 210 35 1.672 68 289 35 18.259 Temsa Global Tofaş 4.829 9 Toyota 13.326 26 11.511 370 63 16.340 13.326 Türk Traktör 100 172 14.120 M. Benz Türk 52.006 5 1.470 Karsan 18.259 Toplam Totals 0 8.610 172 Honda Türkiye Toplam 400 95 Hattat Tarım Oyak Renault % Traktör F. Tractor % Midibüs Midi-Bus % Minibüs Mini-Bus % Otobüs Bus % Kamyonet Pick Up % B. Kamyon M. Truck % K. Kamyon L. Truck % Otomobil Pass. Car Firmalar Companies Otomotiv sanayi firmalarının 2014 yılı Ocak ayı üretimleri Production of Automotive Manufacturers months of January 2014 259 100 1.768 100 18.388 100 485 100 1.537 100 599 100 3.230 95 3.230 3.402 100 78.444 Kaynak: OSD K. Kamyon: AYA 3.5-1.2 Ton, L. Truck: GVW: 3.5-12 Ton, B. Kamyon: AYA 12 Ton’dan Büyük, M. Truck: GVW 12 Ton And Up Ocak ayında üretim yüzde 10 düştü Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından hazırlanan "2014 Ocak Ayı Üretim, Satış, İthalat, İhracat Değerlendirme Raporu" yayımlandı. Rapora göre, 2014 Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre toplam üretim yüzde 10 oranında azaldı. Aynı dönemde otomobil üretimi ise yüzde 30 oranında arttı. 11 oranında azalırken, otomobil ihracatı ise yüzde 28 oranında arttı. Bu yılın ocak ayında toplam otomotiv ihracatı 51 bin 423 olurken, otomobil ihracatı ise 35 bin 925 düzeyinde gerçekleşti. O Toplam pazar yüzde 8 azaldı cak ayında toplam üretim 75 bin ve otomobil üretimi ise 52 bin düzeyinde gerçekleşti. Bu yılın ocak ayında üretim minibüste yüzde 53, kamyonette yüzde 51, küçük kamyonda yüzde 45, otobüste yüzde 38 oranında azalırken, midibüste yüzde 49 ve büyük kamyonda ise yüzde 10 oranında arttı. Ayrıca traktör üretimi de yüzde 13 oranında artarak 3 bin 402 adet oldu. Toplam ihracat yüzde 11 azaldı 2014 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı yüzde 14 Ocak January - Şubat February 2014 Automotive industry production declines by 10 % In January 2014, the total production declined by 10 % in comparison to the same month of the previous year. The total production was 75 thousand units and the automobile production was 52 thousand units. In January 2014, there was a decline of 53 % in the production of minibuses, 51 % in vans, 45 % in small trucks and 38 % in buses while midibus productions increased by 49 % and the large trucks by 10 %. Bu ayda, ticari araç ihracatı ise yüzde 48 azalarak 15 bin 498'e geriledi. Traktör ihracatı ise yüzde 10 oranında arttı ve 864'e yükseldi. 2014 yılı Ocak ayında toplam pazar, 2013 yılı aynı ayına göre yüzde 8 oranında azalarak 34 bin 288 düzeyinde gerçekleşti. Aynı ayda otomobil pazarındaki düşüş yüzde 6 düzeyinde oldu ve pazar 24 bin 368'e geriledi. Bu yılın ocak ayında hafif ticari araç pazarı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14 oranında azaldı ve pazar 8 bin 302 adet düzeyine indi. 2014 yılı Ocak ayında bir önceki yıla göre ağır ticari araç pazarı değişmedi ve pazar 1.618 düzeyinde gerçekleşti. Kamyon pazarı ise geçen yılın ocak ayında göre yüzde 4 oranında artarak 1.115 düzeyine yükselirken, otobüs pazarı ise yüzde 59 oranda azaldı ve 142'ye geriledi. Son 10 yıllık ortalamalara göre toplam pazar yüzde 11,4, otomobil pazarı yüzde 29,8 artarken, hafif ticari araçlar (HTA) pazarı yüzde 17,8 oranında azaldı. Kamyon pazarında 10 yıllık ortalamalara göre yüzde 26,7 azalırken, otobüs pazarı ise yüzde 25,7 oranında artış gösterdi.. n www.taysad.org.tr SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR Toyota, Verso 1.6 D-4D’nin seri üretimine başladı Toyota'nın dizel teknolojisi ve yeni nesil çevreci teknolojiler konusunda BMW ile yaptığı işbirliği anlaşmasında ilk adımı attı. T oyota ile BMW grubu arasında dizel motor tedarik anlaşmasının imzalanmasından 2 yıl sonra, BMW motoru taşıyan ilk Toyota modeli olan Verso 1.6 D-4D, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ tarafından 8 Ocak'tan itibaren üretilmeye başlandı. Böylelikle, Verso modeli, 4 dizel ve 2 benzinli motor olmak üzere daha geniş bir ürün çeşitliliğine ulaştı. Bu proje ile aracın mevcut konforu ve dinamik performansı korunarak, şanzıman ve araç elektroniğinin yeni motor ile kusursuz birleşimi gerçekleştirildi. Verimliliği ve yakıt emisyonunu iyileştirmek amacıyla, motor taşıyıcıları, çift ağırlıklı volan ve debriyaj baskı sistemi, yeni vites kutusu ve duruş-kalkış sistemi gibi parçalar yeniden tasarlandı ve geliştirildi. Sakarya'daki üretim tesislerinde gerçekleşen dizel motorlu Verso'nun hattan çıkış törenine Toyota Motor Europe (TME) Başkan ve CEO'su Didier Leroy, BMW Satış Sonrası Faaliyetleri Yönetimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Dr. Markus Schramm Toyota launches the mass production of Verso 1.6 D-4D Two years after the supply agreement for diesel engines signed by Toyota and BMW Group, Toyota Verso 1.6 D-4D, which is the first Toyota model that carries a BMW engine, has began to be manufactured by Toyota Motor Manufacturing Turkey Inc. by January 8. Thus, the Verso model has reached a wider variety of products including four diesel and two petrol engines. ve Toyota Türkiye Genel Müdür ve CEO'su Orhan Özer ile fabrika çalışanları katıldı. tamamlanması, işbirliğimizin doğru bir karar olduğunun kanıtıdır." dedi. Toyota Motor Europe (TME) Başkan ve CEO'su Didier Leroy, törende yaptığı konuşmada, BMW grubu ile işbirliğinin 2 yıl önce başladığını söyledi. Bu işbirliğinin ilk adımı olan dizel motorlu Verso projesinde, Toyota ve BMW çalışanlarından oluşan 200 kişilik büyük bir ekibin görev aldığını belirten Leroy, "Bu ekibin bütün üyeleri takım ruhu çerçevesinde yüksek verimlilikle çalıştılar. Projenin her aşamasında gösterdikleri adaptif esneklik ve yüksek kalite performansı için tüm Toyota Türkiye çalışanlarına da ayrıca teşekkür ederim. İlk ortak projenin başarıyla Toyota Türkiye Genel Müdür ve CEO'su Orhan Özer de Toyota ve BMW işbirliğinin ilk adımı olan dizel motorlu Verso'nun seri üretimine başlanmasını kutlamak üzere bir araya geldiklerini belirtti. Özer, şunları söyledi: "Toyota Türkiye olarak, bu zorlu projeyi yürütmek üzere seçilen ilk üretim tesisi olmanın gururunu duyuyoruz. Bugün Toyota Motor Manufacturing Turkey'in (TMMT) tarihi açısından önemli günlerden biri olup, Toyota'nın küresel başarısına katkıda bulunmak için gösterdiğimiz çabalar açısından da yeni bir kilometre taşıdır. Geçtiğimiz yıl Haziran ayında üretimine başladığımız Corolla Sedan'ın yanı sıra dizel motorlu yeni Verso'nun da müşteri beklentilerini karşılayarak, Türkiye'de ve diğer pazarlarda global Toyota satışlarını artıracak önemli bir rol üstleneceğine inanıyorum." Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ, Sakarya'da bulunan tesislerinde, Verso serisini üreten tek tesis olmasının yanı sıra haziran ayından bu yana yeni nesil Corolla'yı da üretiyor.n 16 Ocak January - Şubat February 2014 www.taysad.org.tr 25 yılda 77 milyon elektrikli araç satılacak Denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin “FIA Formula E” üzerine hazırlamış olduğu rapora göre, 25 yıl içerisinde FIA Formula E yarışlarının dünya çapında 77 milyon elektrikli araç satışına yol açacak. Otomotiv sektörünün ise bu satıştan 142 milyar Euro ek kaynak elde edeceği ve sektörde 42 bin kişilik istihdam artışı yaşanacağı tahmin ediliyor. U luslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin ‘FIA Formula E’nin global pazar değeri üzerine yapmış olduğu çalışmaya göre, yeni sıfır emisyonlu yarışlar, önümüzdeki 25 sene içerisinde 77 milyon elektrikli aracın satışına katkı sağlayacak. 77 milyon elektrikli araç EY’nin tahminlerine göre, 77 milyon elektrikli araç satışının geçekleşmesiyle birlikte otomotiv sektörü 142 milyar avroluk ek kaynak elde edecek ve sektörde 42 bin kişilik istihdam artışı yaşanacak. miktarının atmosfere 4 milyar varil petrol ve 900 bin ton karbon emisyonu tasarrufu sağlanacak kirliliğin azaltılması ve Elektrikli araçların çevresel etkilerine de odaklanan çalışmaya göre, dünya çapında da ayrıca rapordaki satışının yaşanması ile birlikte Japonya’nın 2,5 yıllık tüketimine eşdeğer olan 4 milyar varil petrol tasarrufu elde edileceği ve İtalya’nın 2 yıllık karbon emisyonuna eşdeğer, 900 bin ton karbondioksit yayılmasının önleneceği tahmin ediliyor. Sosyal yaşama olan etkilerine göre, 25 milyar Euro sağlık harcaması tasarrufu yaşanacağı ve şehirlerde yaşam kalitesinde önemli bir iyileşmenin yaşanacağı öngörüler arasında yer aldı.n 77 million electric vehicles will be sold in the following 25 years According to the report on “FIA Formula E” released by the audit and consulting firm EY, FIA Formula E will cause sales of 77 million electric vehicles worldwide in the following 25 years. The automotive industry is expected to have an additional fund of 142 billion euros and a raise of 42 thousand people in employment. www.taysad.org.tr Kasım November - Aralık December 2013 17 SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR Türk Traktör Genel Müdürü Marco Votta Türk Traktör cirosunu yüzde 10 artırdı Türk Traktör Genel Müdürü Marco Votta, Türk Traktör'ün 2013 yılını başarılı bir performansla tamamladığını belirterek, "Pazardaki liderliğimizi yüzde 49 pazar payı ile açık ara sürdürerek, ciromuzu yüzde 10 oranında artırarak 2,2 milyar liraya taşıdık" dedi. T ürk Traktör'ün 2013 yılı finansal sonuçlarını değerlendiren Votta, Türkiye'de 2013 sonu itibarıyla 2 bin 572 çalışan sayısına ulaştıklarını belirterek, önümüzdeki dönemde büyüme stratejilerinin artan bir ivmeyle devam edeceğini aktardı. Sektördeki liderlik pozisyonunu pekiştirmeye devam ettiklerini dile getiren Votta, şunları kaydetti: "Mali açıdan zor geçen yılda kur arttı. İhracatımız ve ekipman (biçerdöver) satışlarıyla ciromuzu artırdık. TürkTraktör olarak pozisyonumuzu korumaya devam ediyoruz. Sergilediğimiz performans yabancı yatırımcılardan da takdir görüyor. Halka açık paylardaki yabancı payımız yüzde 85’e ulaştı. Kış ve bahar aylarındaki bol yağış ayçiçeği ve pamuk dışında hububat, mısır, pirinç, sebze ve meyve hasatlarını olumlu etkiledi. Genel anlamda devlet desteği iyi yöndeydi. Doğrudan ve dolaylı destekte yüzde 17 artış oldu. Bunun dışında Ziraat Bankası aracılığıyla traktör alımlarında verilen destek yüzde 50 seviyesinde devam ediyor. Tüm bu olumlu tablo pazara da olumlu yansıdı. Türk Traktör 60. yılını kutluyor. Türkiye'de traktör piyasasının yarısını temsil ediyoruz, sektörün gelişimini belirlemede önemli bir konumda bulunuyoruz. Geçen yıl 24 bin 624 yurt içi satış rakamına ulaştık. Yurt dışına 14 bin 402 18 Ocak January - Şubat February 2014 Turk Traktor’s turnover increased by 10 % Turk Traktor General Manager Marco Votta stated that they had a succesful performance in 2013 and " We continue our leadership having a share of 49 % in the market and have increased our turnover by 10 % and reached 2.2 billion TL," he said. adet satış yaptığımız yılda üretilen toplam traktör adedi 38 bin 530 olurken, istihdamımız 2 bin 572 düzeyinde gerçekleşti. Ar-Ge bölümümüzde çalışan sayımız 98 kişi oldu. 2013'te toplam 38 bin 530 adet üretimle başarılı bir performans sergiledik. New Holland ve Case IH olmak üzere iki markayla hizmet veren TürkTraktör olarak toplam 39 bin 26 adet traktör satışı gerçekleştirirken, 14 bin 402 traktör ihraç ettik. Pazardaki liderliğimizi yüzde 49 pazar payıyla açık ara sürdürerek, ciromuzu yüzde 10 oranında Türk Traktör Genel Müdürü Marco Votta: "Ar-Ge bölümümüzde çalışan sayımız 98 kişi oldu. 2013'te toplam 38 bin 530 adet üretimle başarılı bir performans sergiledik. New Holland ve Case IH olmak üzere iki markayla hizmet veren Türk Traktör olarak toplam 39 bin 26 adet traktör satışı gerçekleştirirken, 14 bin 402 traktör ihraç ettik. Pazardaki liderliğimizi yüzde 49 pazar payıyla açık ara sürdürerek, ciromuzu yüzde 10 oranında artırarak 2,2 milyar liraya taşıdık." artırarak 2,2 milyar liraya taşıdık. FAVÖK marjımız ise yüzde 16 ile geçen yıla paralel gerçekleşti. Biçerdöver pazarındaki operasyonel etkinliğini artıran TürkTraktör, 2012 yılındaki 432 adetlik biçerdöver satışını yüzde 51 artışla 651 adede yükseltti. TürkTraktör, 2013 yılında imzaladığı anlaşmayla New Holland ve Case marka iş makinalarının da resmi distribütörlüğünü üstlenmişti." Bu yıl traktör satışlarıyla ilgili beklentilerin kendisine sorulması üzerine Votta, "Geçtiğimiz 10 seneye bakınca bu sene çok daha istikrarlı bir piyasa bekliyoruz. Piyasayı bekleyeceğiz, piyasanın zaten yarısını biz oluşturuyoruz. Piyasanın dışında hareket edemeyiz zaten. Bunun yanında seçimler ve kur dalgalanması gibi etkenleri, faiz oranlarını da takip ediyoruz. Bu yıl için piyasayla uyumlu bir trend öngörüyoruz" yorumunu yaptı. Türk Traktör Genel Müdür Yardımcısı Memet İlkan Kamber ise şirketin bu yıl Sakarya'da açılacak fabrikası için 80 milyon dolarlık bir yatırım bütçeleri bulunduğunu, istihdam konusunda 800-1.000 arasında personel düşünceleri bulunduğunu aktardı.n www.taysad.org.tr Hyundai Assan'dan rekor Hyundai Assan, Ocak'taki üretiminin yüzde 87'sine denk gelen 12 bin 425 aracı ihraç ederek, en yüksek Ocak ayı dış satım rakamına ulaştı. H yundai Assan, geçen ay üretim ve ihracatını artırarak, Ocak'taki üretiminin yüzde 87'sine denk gelen 12 bin 425 aracı ihraç etti. Hyundai Assan'ın geçen yıl 200 binin üzerine çıkardığı kapasitenin ardından üretim rakamlarını ikiye katladığı aktarılan açıklamada, fabrikanın geçen ay 14 bin 120 binek araç ürettiği, bu rakamla Türkiye'de en çok binek otomobil imal eden ikinci marka olduğu bildirildi. Hyundai Assan İzmit Fabrikası'nda üretilen yeni i10 ve i20 modellerinin 30'dan fazla Avrupa ülkesine satıldığına işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Son yıllarda ekonomik krizlere bağlı daralmaya rağmen üretim ve ihracat rakamlarını artırarak, zirveye yükselen Hyundai Assan, ocak ayında üretimin yüzde 87'lik bölümü olan 12 bin 425 aracı ihraç ederek, 2002 yılında başladığı ilk ihracattan bu yana en yüksek Ocak ayı rakamına ulaştı. Geçtiğimiz yıl 102 bin adet üretim gerçekleştiren Hyundai Assan, 2014 yılında bu rakamı artırarak 200 bin adet seviyesine taşıyacak. Yeni i10 modelinin üretimiyle Hyundai Assan İzmit Fabrikası'nın bantlarından artık bir saatte 36 adet i10 ve i20 modeli çıkıyor. Ekonomik olarak toparlanma sürecine giren Avrupa pazarlarından gelen yoğun talebi karşılamak için fabrikanın üretim adetlerinin önümüzdeki kısa dönem içinde daha da artırılması planlanıyor. Hyundai, İzmit ve Çek Cumhuriyeti'ndeki fabrikalarıyla Avrupa için yıllık 500 bin adet üretim gerçekleştirirken, 2014 yılında yüzde 3,5 pazar payı hedefliyor." Kapasite artırımıyla yaratılan yeni istihdamla da Türk ekonomisine ek katkı sağlandığına dikkat çekilerek, yeni i10'un üretimi için Türkiye'ye yatırım yapan 4 yeni Koreli yan sanayi üreticisiyle mevcut yan sanayi firma sayısının 30'un üzerine çıktığı vurgulandı.n Records from Hyundai Assan Hyundai Assan has performed the highest exports in January by exporting 12.425 vehicles which corresponds to 87 % of production in January. Hyundai Assan doubled its production by manufacturing over 200 thousand units last year and it's the second best brand in Turkey in manufacturing passenger cars with a production of 14.120 units the previous month. www.taysad.org.tr Kasım November - Aralık December 2013 19 SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR TİM, "İNOVALİG" ile inovasyon şampiyonlarını seçecek TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye'nin ilk inovasyon geliştirme programını hayata geçirdi. Türkiye'nin yaratıcılık potansiyelini katma değere dönüştürmeyi hedefleyen TİM, uluslararası danışmanlık firması AT Kearney işbirliğiyle oluşturulan "İnovalig" projesinde, inovasyon şampiyonlarını belirleyecek. T İM Başkanı Mehmet Büyükekşi, İnovalig'e ilişkin düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, şirketlerin sürdürülebilirlikleri, karlılıkla büyümeleri ve Türkiye'nin geleceği adına inovasyonu çok önemsediklerini söyledi. Tüketicilerin istedikleri yenilikçi ürünleri pazara sunabilmenin, en önemli başarı haline geldiğine değinen Büyükekşi, "Artık dünyada tek başına üretmek hiçbir şey ifade etmiyor; yapılmayanı yapmak ve rakiplerden farklı olmak çok önem kazanıyor. Biz de rekabetçiliğimizi sürdürebilmek, tüm iş süreçlerinde inovasyonu geliştirmek için Türkiye'deki firmalara yol gösterici olmak ve inovasyonu şirketlerimizin tüm 20 Ocak January - Şubat February 2014 TIM to select innovation champions by INOVALIG Turkey Exporters Assembly (TIM) has launched Turkey's first innovation development program. TIM will determine the innovation champions by Inovalig project created in collaboration with the international consulting firm AT Kearney as it aims to transform the creativity potential of Turkey into added value. katmanlarına yaymak istiyoruz" diye konuştu. Türkiye'de inovasyon kültürünün yerleşmesi ve şirketlerin bir inovasyon organizasyonu haline gelmesinin şart olduğunu vurgulayan Büyükekşi, "Türkiye'nin şu an en büyük problemi, cari açık değil inovasyon açığıdır. Cari açık sorunundan katma değerli ürün üreterek, değerli üretim ve ihracat sayesinde kurtulabileceğimize inanıyoruz. Bunun için de konteynerlerimizi yükte hafif pahada ağır mallarla dolduracağız" dedi. İnovalig bir olimpiyat olacak Türkiye'nin ilk inovasyon geliştirme programı İnovalig ile inovasyona değer veren şirketleri yarıştırmayı hedeflediklerini belirten Büyükekşi, "Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasında bu çalışma önemli bir rol oynayacak, şirketlerimizin prestijleri açısından önemli bir yol haritası olacak. Bu girişim, şirketlerimizin organizasyonlarına inovasyon kültürünü yerleştirmeleri için önemli bir fırsat olacak. Ülkemize de ciddi bir fikri sermayeyi aktarmaya çalışacağız. İnovalig çalışması Avrupa'da 17 ülkede uygulanıyor. AT Kearney işbirliğiyle oluşturacağımız İnovalig projesiyle Türkiye'deki firmaların inovasyon karnelerini çıkararak her yıl inovasyon şampiyonlarını belirleyeceğiz" ifadelerini kullandı. Büyükekşi, mümkün olduğu kadar çok firmanın katılmasını istedikleri için İnovalig'te başvuruyla ilgili bir kısıtlama olmadığını ve firmalardan herhangi bir başvuru ücreti talep edilemeyeceğini de dile getirdi. "İnovalig bir futbol müsabakası değil olimpiyat olacak" diyen Büyükekşi, İnovalig'te yer alan firmaların, hem Türkiye hem de Avrupa standartlarında inovasyon karnelerini göreceğini söyledi. Bu proje ile şirketlerin organizasyonlarına ve günlük operasyonlarına inovasyon kültürünü yerleştirmeleri için oldukça önemli bir fırsat sunduklarını aktaran Büyükekşi, "Böylelikle Türkiye'nin yaratıcılık potansiyelini, doğru inovasyon yönetim yetkinlikleriyle katma değere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu projenin Türkiye'nin 2023 stratejik hedeflerine büyük katkı sağlayacağına inanıyor ve tüm firmaları bu yarışma katılmaya davet ediyoruz. Türkiye’de Ar-Ge'nin Ar'ı var, Ge'si yok. İnovalig, bu Ge'yi ortaya çıkaracaktır" değerlendirmesini de yaptı. İnovalig ile Türkiye'nin inovasyon haritasını da çıkartacağız TİM İnovasyon Komite Üyesi Ömer Burhanoğlu da 2023 hedefi için ihtiyaç duyulan sıçramanın dünya standartında inovasyon ile mümkün olacağını vurguladı. TİM İnovasyon Komite Üyesi Ömer Burhanoğlu Burhanoğlu, "İnovalig ile Türkiye'nin inovasyon haritasını da çıkartacağız. Küresel standartlarda bir yarışma düzenliyoruz. Ürünler değil yapılar yarışacak" dedi.n www.taysad.org.tr TAYSAD ALMANYA TEMSİLCİLİĞİ TAYSAD GERMANY LIAISON OFFICE Türkiye’de ürün grupları ve kategoriler bazında küresel rekabet endeksimiz bilinmiyor. Sadece genel olarak rekabetçi olduğumuzu ve genel olarak kazancımızın olduğunu biliyoruz. Ne kadar rekabetçiyiz, tehlikeler nelerdir ve ihracatta değer olarak ne kadar kazandığımızı tam olarak bilmiyoruz. Bu bilinmeyenlerle ihracat stratejisi geliştirmek ya da uygulamak ve yeni pazarlarda faaliyet göstermek tabii ki zor. Yeni Pazar=Eski Pazar AHMET YILMAZ TAYSAD Almanya Temsilcisi, exTim GmbH Yönetim Kurulu Başkanı TAYSAD Germany Representative, Chairman of the Board of exTim GmbH O tomotiv gibi küresel bir sektörde faaliyetlerin de küreselleşmesi kaçınılmazdır. Kararlarınızın, hem yerel hem de küresel şartlara uyumlu olması gerekmektedir. İhracata dayalı büyüme stratejilerinin önemli ayaklarından biri hedef ihraç pazarlarının belirlenmesi ise, bir diğeri de bu pazarların çeşitliliğidir. Ama bunlar kadar önemli olan bir diğer husus ise sürdürülebilir bir ihracat yapılanmasıdır. Özellikle son belirttiğim kriterin, yeni pazarlara yönelimde öncelikle dikkate alınması gereklidir. Türkiye, son 30 yıldır ihracata ivme kazandırma, dolayısı ile yeni ihracat pazarları keşfetme, faaliyet alanlarını artırma konusunda epey önemli mesafeler kat etti. Başlangıçta ‘eline bavulunu alanın’ kendini yurtdışı pazarlarına attığı dönemden - o dönemde pazarlar küresel anlamda bu kadar açık değildi ve pazar bilgileri son derece kısıtlı idi - küresel olanın bilindiği, bir nevi dünyanın diğer ucuna ürün satan bir yapıya dönüşüldü. Türkiye’deki birçok işletme gerek web sayfalarında gerekse de sunumlarında gururla ihracat yapılan ülke sayısını belirtmektedir; 40 ülkeye ihracat, 62 ülkeye ihracat ve benzerleri gibi. Muhtemelen bu ülke sayıları doğrudur, ancak o ülkelere tek seferlik bir ihracat mı yoksa sürekliliği olan bir ihracat mı yapıldığı daha da önemlidir. Özellikle küresel veya bölgesel pazarlarda durağanlık ve kriz yaşandığında, Türkiye’de hemen ‘yeni pazarlar bulmamız gerekiyor’ türünden yüksek sesle ifade edilen bir yaklaşım var, ama ben bu fikre tam katılamıyorum. Tabii ki pazar çeşitliliği veya talebin bulunduğu pazarlara yönelmek, belli riskleri azaltmak ve büyümek için gereklidir. Ancak, bu sizin pazar kaybettiğiniz şartlar altında doğru bir yaklaşım da olmayabilir. Bu kararlara sektörel hatta işletme bazında tek tek inceleme yaparak varılabilir. Kısaca, 30 yıllık ihracat tarihimizde başarı öykülerine, tecrübeye sahip olmamıza rağmen, bu alana yönelik ‘genelleme yaklaşımlar’dan dolayı bir türlü istikrarlı bir yapıya kavuşamıyoruz. 22 Ocak January - Şubat February 2014 Yerleşik bir başka kanı; Avrupa Birliği ülkelerinin ihracatımız içinde önemli bir yere sahip olduğudur. AB dışındaki başka bölgelere ve ülkelere artan ihracatımızdan dolayı toplamda AB’nin oranı yıllar içinde düşmüştür. Buradan AB pazarlarının artık önemli olmadığı www.taysad.org.tr TAYSAD ALMANYA TEMSİLCİLİĞİ TAYSAD GERMANY LIAISON OFFICE biliyoruz. Bu pazarlara egemen firmaların gelecek stratejilerini (büyüme için üretim noktalarını) bildiğimizde bizim için hedef pazarlar da otomatikman ortaya çıkmaktadır. Burada stratejik olarak verilmesi gereken karar, hangi firma ile büyümek. Bunu çok iyi analiz etmek gerekiyor. Örneğin Volkswagen firmasını hedef ihracat yapmak istediğiniz firma olarak seçmiş iseniz, Almanya başta olmak üzere, Çek ve Polonya ve bunun da ötesinde Çin dahil Brezilya, Arjantin, Hindistan, Meksika ve ABD’yi ülke olarak hesaba katmanız gerekecek. İki komşu ülke, Rusya ve İran, daha fazla radara alınmalı ve oralı olunmalıdır. Bu iki ülkeye başta Almanya olmak üzere Avrupalı ülkeler daha fazla heyet düzenlemektedirler. kanısı çıkartılmamalıdır. Tabii ki, bu pazar belli güçlükler yaşıyor ama Türkiye açısından önemi, bana göre, her geçen gün daha da fazla artıyor. Bu bilinmeyenlerle ihracat stratejisi geliştirmek ya da uygulamak ve yeni pazarlarda faaliyet göstermek tabii ki zor. Kısaca, 30 yıllık ihracat tarihimizde başarı öykülerine, tecrübeye sahip olmamıza ragmen, bu alana yönelik ‘genel yaklaşımlar’dan dolayı bir türlü istikrarlı bir yapıya kavuşamıyoruz. Yani genel stratejimizi özel alanlarda, sektörlerde hatta işletme bazında çoğaltamıyoruz. İhracatta yaşadığımız güçlükleri, zayıf yönlerimizi net tespit edip üzerine gitmiyoruz, gidemiyoruz. Otomotiv yan sanayi ihracat pazarları 30 yıllık ihracat tecrübemize dayanarak teşhis yapmamız gerekirse; sürdürülebilir bir ihracat yapılanmasında sorunlar yaşıyoruz. Sürdürülebilirliğin önemli kriterlerinden olan rekabetçiliğimiz, son yıllarda darbe almaya başlamıştır. Ayrıca Türkiye’de ürün grupları ve kategoriler bazında küresel rekabet endeksimiz bilinmiyor. Sadece genel olarak rekabetçi olduğumuzu ve genel olarak kazancımızın olduğunu biliyoruz. Ne kadar rekabetçiyiz, tehlikeler nelerdir ve ihracatta değer olarak ne kadar kazandığımızı tam olarak bilmiyoruz. 24 Ocak January - Şubat February 2014 Tedarik Sanayimiz otomotiv sanayi için gerekli olan ürünleri yüzde 70 oranında ülke içinde üretebiliyor ve bunların büyük bölümünü de ihraç etme potansiyeline sahip. Zaten istatistikler de gösteriyor ki, yan sanayi ürünlerinin toplam otomotiv ihracatı içindeki payı gün geçtikçe artıyor. Peki bu ürünler nereye gidiyor? Yani ihracat pazarımız neresidir? Veya yukarıda genel olarak belirttiğimiz bazı soruları, bu alt sektör grubu analizi için tekrar soralım. Otomotiv yan sanayi ürünlerinde öncelikle bir ayrım yapmak zorundayız; a) OEM pazarlarına yönelik ihracat, b) Yenileme ( Aftermarket ) pazarlarına yönelik ihracat. Bu analizde – özellikle de “a” grubunda işimiz görece kolay, çünkü OEM pazarlarının hangi ülkeler hatta hangi firmalar olduğunu tekil vaziyette Aftermarket ürünleri konusunda pazar çeşitliliği biraz daha farklı. Hangi pazarlarda (ülkelerde) kaç yaşında araçların trafikte olduğu ve bu araçların yedek parça talebindeki eğriler tahmin edilebilir büyüklüktedir, dolayısı ile bu pazarlara yönelik stratejiler geliştirilmelidir. Burada yeri gelmişken bir hususun altını çizmek gerekiyor. Yedek parça konusunda Avrupa’nın doğusu ve batısına hakim yaygın firmaların merkezi satınalma ve tedarik ağları Almanya ve Fransa’da bulunuyor. Tekil olarak bazı ülkelere ihracat yapılabilir ama egemen satınalma ülkeleri yukarıda belirttiklerimdir. Ne yapmalı? Öncelikle, sektörel ve hatta alt ürün gruplarında küresel rekabet endeksimiz çıkartılmalı ve buna uygun olarak rekabetçiliğimizi ve dolayısıyla ihracatımızı tehlikeye sokacak alanlar tespit edilerek, bunları giderici faaliyetlere bir an evvel başlanmalıdır. Aksi takdirde mevcut ihracat pazarlarımızda tehlike çanları duyar olacağız. Çok iyi bildiğimizi iddia ettiğimiz Avrupa pazarlarını ihmal etmemeliyiz. Bu pazarlardaki oranlarımız hala potansiyelimizin altında seyrediyor. İki komşu ülke, Rusya ve İran, daha fazla radara alınmalı ve oralı olunmalıdır. Bu iki ülkeye başta Almanya olmak üzere Avrupalı ülkeler daha fazla heyet düzenlemektedirler.n www.taysad.org.tr TAYSAD ALMANYA TEMSİLCİLİĞİ TAYSAD GERMANY LIAISON OFFICE New market = Old market In Turkey, our global competition index on the basis of categories and product ranges is not known. We only know that we are competitive and have some mark-up in general. We do not know our competitiveness level, what are the threats, what is exactly the added value of exported goods. With these unknowns it is difficult to develop or implement export strategies and take action within new markets. W ithin automotive sector at global extents, globalization of the operations is inevitable. Your conclusions need to be compatible with both local and global conditions. Determination of target export markets, based on growth strategies, is one of the significant steps of export, where as the other one is market diversity. But another important matter as significant as those is sustainability in export. Especially the last measure I mentioned should be primarily taken into consideration, when targeting new markets. In the last 30 years Turkey has came a long way in accelerating export operations and accordingly exploring new export markets, expanding operation fields. A transformation had been achieved from days in the beginning where “anyone” used to rush to export markets, where as markets were not open in the global manner and also market knowledge was extremely limited, to export products to the far end of the world. Many establishments in Turkey proudly indicate on their web pages as well as through their presentations the number of countries they export to; ... exporting to 40 countries and such. Those figures are likely to be accurate, however further more important matter is whether exportation activities to those countries are one-off or on regular basis. When steady state or crisis appears especially within global or local markets, there are out loud approaches in Turkey such as “we need to find new markets”. Surely it is necessary to head for markets where there is diversity or demand in order to decrease certain risks or achieve growth, but I can’t totally agree with such approach. Such movement may be an inaccurate approach under the circumstances that you lose your market share, judgements can be reached by making studies on sectoral or even individually establishment basis. Another fact is that EU countries have a significant place in our export activities. Due to our increasing exports to the regions and countries other than EU, the EU export rate in overall has decreased 26 Ocak January - Şubat February 2014 over the years. Such fact should not be considered as EU market is no longer important. It is obvious that this market is experiencing certain difficulties but from point of Turkey it is still important and as far as I am concerned, its importance is increasing every day. In brief, even though we have many success stories as well as experiences in our 30-year export history, we fail to reach a stable structure because of “generalised approaches” i.e. we cannot apply our general strategy in specific areas & sectors even in establishment base. We don’t – cannot - clearly determine the difficulties that we experience along with our weaknesses and solve them. Should the need arise for an identification based on our 30-year experience; we are experiencing difficulties in sustainable export structuring. Our competiveness which is one of the significant criteria for sustainability has started to take blow in recent years. Furthermore in Turkey, our global competition index on the basis of categories and product ranges is not known. We only know that we are competitive and have some mark-up in general. We do not know our competitiveness level, what are the threats, what is exactly the added value of exported goods. With these unknowns it is difficult to develop or implement export strategies and take action within new markets. AUTOMOTIVE SUPPLY INDUSTRY EXPORT MARKETS Our supply industry has the ability to manufacture products required for automotive at a rate of 70 percent and also has the potential to export majority of those. After all the statistics also shows that supply industry product share within overall automotive exports is increasing every other. Well then, where all those products go? In another word what is our export destination? Or, let’s ask above given questions once more for analysing this subsector group. To begin with we must differentiate the automotive supply industry products; a) Exports to OEM Markets, b) Exports to Independent Aftermarket, Within the framework of this analysis – especially in group “a” our work is relatively easy, that is because we individually know which countries even which companies are the OEM markets. When we know future strategies (manufacturing points for growth) of the companies that are dominant within those markets, our target markets automatically shall be defined. The decision that is to be made strategically is which company to grow with. This needs to be analysed excellently. For example; if you haven chosen Volkswagen as your target company for exportation then you need to take especially Germany, Czechoslovakia and Poland furthermore including China, Brazil, Argentina, India, Mexico and USA into consideration as export countries. When it comes to aftermarket products, market range is slightly different. In those markets (countries) average age of vehicles in the traffic and the demand curves of spare parts are in predictable size, therefore strategies intended for those markets should be developed. On the other hand, certain matter needs to be underlined. Regarding spare parts; central purchasing and supply networks of extensive companies that are dominant within eastern and western regions of Europe are located in Germany and France. Individually exports can be carried out to certain countries but dominant purchasing countries are the ones that I have mentioned above. WHAT IS TO BE DONE? Primarily our sectoral and even subproduct range based global competiveness index should be determined and in accordance with that, areas that would jeopardise our competiveness and exportation should be determined and accordingly actions for removing as such should be taken as soon as possible. Otherwise we shall be hearing alarm bells ringing for our export market. We should not neglect European markets that we claim to know thoroughly. Our rates within those markets are still below our potential. Two neighbouring countries Russia and Iran should be monitored even closely furthermore it is necessary to get local in those countries. European countries especially Germany set more missions to those two countries.n www.taysad.org.tr YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR NEW MARKETS NEW HORIZONS OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Burhanoğlu "Satıcılar organize oldu, alıcılar nerede?" Ar-Ge ve Proje Pazarı etkinliğimize ana ve tedarik sanayi temsilcilerinin yani alıcıların mutlaka gelmelerini istiyoruz. Sektör temsilcilerimizin ilgiyle projelerimizi değerlendirmelerini, eleştirmelerini ve katkıda bulunmalarını bekliyoruz. Ortaya konulan 100 projeden birini seçmek, inovasyon algısına katkı sağlayacaktır. Uludağ Otomotiv Endüstrisi Ihracatçıları Birliği’ni (OİB) 2023 yılı hedeflerine taşıyacak ‘Ar-Ge Proje Pazarı ve Otomotiv Komponent Tasarım Yarışması’nın üçüncüsü için geri sayım başladı. Türkiye’nin 2023 ihracat stratejisi kapsamında inovatif Ar-Ge ve tasarım kültürünü oluşturma ve yaygınlaştırma hedefleri olduğunu aktaran OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Otomotiv Ar-Ge Proje Pazarı ve Tasarım Yarışması Yürütme Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu, yarışma ile amaçlarına adım adım yaklaştıklarını söyledi. 28 Ocak January - Şubat February 2014 www.taysad.org.tr O İB olarak elbirliğiyle katma değerli ürünler üretmek üzere bir çabamız var. Sektörde; tasarım, araştırmageliştirme, inovasyon, teknoparklar ve üniversite işbirlikleri gibi önemli konular en üst seviyede ilgi görerek teşvik ediliyor. Ar-Ge ve Proje Pazarı etkinliğiyle tasarım ve geliştirme algısını yaymaya çalışmaktayız. Ayrıca bu etkinliğimizle öğrencilerin, akademisyenlerin ve profesyonellerin projelerini ödüllendiriyoruz. Projemizin benzer yarışmalardan farklı olarak yüksek ödülleri var. Bu durum otomotivin ülkemizde bir numaları sektör olmasından kaynaklanmaktadır. En kaliteli projelerin ortaya çıkması için ödüllerimizle destek olmayı sürdüreceğiz. Ar-Ge ve Pazarı’nın iki yılda katettiği yol büyük bir başarıya ulaşarak; öğrenciler, akademisyenler ve profesyonellere yayılmak konusunda önemli bir noktaya geldi. Fakat hala gelen projeler konusunda sıkıntılarımız bulunuyor. Bu sıkıntılar ülkemizdeki inovasyon algısıyla birebir doğrudan orantılıdır. Bir dönem ihracat furyası oldu, sektör olarak ihracat yapmayı öğrendik. Kalite furyası oldu, kaliteli ürün üretmeyi öğrendik. Artık şimdi inovasyon ve Ar-Ge çalışmaları hız kazandı. Ama daha herkes yolun başında. Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarında giderek kalitenin artacağını ve büyük bir yayılım sağlanacağını düşünüyorum. “Satıcılar organize oldu, alıcılar nerede?” Ar-Ge ve Proje Pazarı etkinliğimize ana ve tedarik sanayi temsilcilerinin yani alıcıların mutlaka gelmelerini istiyoruz. Sektör temsilcilerimizin ilgiyle projelerimizi değerlendirmeleri, eleştirmeleri ve katkıda bulunmaları son derece önemlidir. Bu yüzden ortaya konulan 100 projeden birini seçmek, inovasyon algısına katkı sağlayacaktır. Sektörün göstereceği ilgi, bundan sonra hem satıcı kalitesinin artmasına yol açacak, hem de alıcıların katkılarını geliştirecektir. Projelerimizin seçiminde oldukça titiz davranıyoruz. TAYSAD üyelerinin ve ana sanayinin Ar-Ge Merkezlerinin müdürleri projelerin ilk elemesini yapacaklar. Bu durum projelerimizin kalitesini daha da artıracaktır. Sanayicilerimiz, basın mensupları, duayenlerimiz ve dernek başkanlarımızdan oluşan jürimiz son elemeyi yaparak ödül sürecini belirlemiş olacaklar. Bu yıl geçen yıldan farklı olarak son elemeler yüz yüze gerçekleştirilecektir. Finale kalan yarışmacılar jüriye birebir projelerini aktarma fırsatını bulacaklar. Önce Projelerimizin sayısını artırdık, şimdi bu projeleri sıkı bir şekilde değerlendiriyoruz. Bütün bunların karşılığında ise alıcıları bekliyoruz. www.taysad.org.tr Ar-Ge Proje Pazarı ve Otomotiv Komponent Tasarım Yarışması nedir? İki etkinliğin birbirinden farkı nedir? O tomotiv sektöründe 3.“ArGe Proje Pazarı”, akademik ve bilimsel araştırma faaliyeti yürüten üniversite, araştırma merkezi, firmalar ve sektörde çalışan profesyonellere ait projelerin sanayiye kazandırılmasını amaçlamaktadır. Proje Pazarı etkinliği, esasen etkinliğin gerçekleştirileceği fuaye alanındaki panolara yerleştirilen “Proje Öneri Posterleri” başında, araştırmacıların ve akademisyenlerin sanayicilerle birebir görüşmelerine imkan verecek şekilde organize edilmektedir. Ar-Ge Proje Pazarında, hali hazırda projelerin sunulması yerine, sektörün ihtiyaçları doğrultusunda, yapılması istenen Ar-Ge projesi alanları belirlenerek, önceden akademisyenlere ilan edilmektedir. Proje sunan başarılı araştırmacı ve akademisyenlerden ilk 3’e girenler ödüllendirilmektedir. Ar-Ge Proje Pazarı için ilk 3’e girenlerden 1.’50 bin, 2.’ 30 bin, 3. ise 20 bin Türk Lirası ve ayrıca 2 proje sahibi Ar-Ge Özel Ödülü olarak 10 binerTürk Lirası para ödülünün sahibi olacak. Etkinlik ödül töreni, sergi ve sunumları 17-18 Nisan 2014 tarihlerinde Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. “Tasarım Yarışması” ise, ülkemiz otomotiv endüstrisinde katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesi, endüstriyel tasarım etkinliklerinin yaygınlaştırılması ve özendirilmesi, bu sektörlerin ihracata yönelik rekabet gücünün artırılması için, söz konusu sektörlerde yenilikçi projeleri ortaya çıkarma ve destekleme amacıyla düzenlenmektedir. Katılımcılardan özgün ve yenilikçi projelerin geliştirilmesinin beklendiği “Otomotiv Tasarım Yarışması” komponent bazında; Ergonomi, Yenilenebilir Enerji - Çevre, Emniyet, Mekanik Fonksiyonellik olmak üzere 4 kategoride katılıma açıktır. “Otomotiv Tasarım Yarışması”, üniversitelerin ilgili fakültelerinde okuyan lisans öğrencilerinin yarıştığı öğrenci katılımının yanı sıra, değerli bir fikri olan ve katılım kriterlerini karşılayan herkese serbest katılımda yarışma imkânı sunmuştur. Bu dört kategoride, serbest katılım ve üniversite öğ- rencileri için ayrı ödüllendirmeler yapılacaktır. Her kategoriden ilk 3’e giren; 1.’ler 10 bin, 2.’ler 6 bin, 3.’ler 3 bin Türk Lirası ile ödüllendirilecektir. Yine her kategoride 2 bin Türk Lirası mansiyon ödülü de sahiplerini bulacaktır. Tasarım Yarışması’nda ayrıca 5 bin TL değerinde Jüri Özel Ödülü de verilecek. Bunun yanı sıra, Otomotiv Komponent Tasarım Yarışması’nda dereceye giren ve T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın uygun gördüğü tasarımcılar Bakanlığın desteğiyle 2 yıl süresince yurtdışı eğitimi kazanacak. Bu yıl üçüncüsünü gerçekleştireceğiniz Ar-Ge Proje Pazarı ve Otomotiv Komponent Tasarım Yarışması fikri nereden çıktı? Bu etkinlikler ile tam olarak hedefiniz nedir? Bu yıl üçüncüsünü düzenleyeceğimiz ve her yıl içeriğini geliştirerek uluslararası arenada markalaştırmak istediğimiz, “Türkiye Otomotiv Sektöründe Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışmaları” otomotiv sektöründe otomotiv Ar-Ge’si ve komponenti alanında düzenlenen ilk ve tek etkinliktir. Bu etkinliklerin bizler için öncelikli amacı 2023 ihracat stratejisi kapsamında ülkemizde inovatif Ar-Ge ve tasarım kültürünü oluşturmak ve yaygınlaştırmaktır. Ayrıca otomotiv endüstrisinin ihracattaki tek temsilcisi Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) olarak İhracatta üzerimize düşen göreve istinaden katma değeri artırmaktır. Bunun yanı sıra, yeni tasarımcıların yetiştirilmesini teşvik etmek, üniversite ve sanayi işbirliğini güçlendirmek, özgün ve yaratıcı fikirleri olan tasarımcıları destekleyerek projelerinin dünya pazarlarına sunulmasına katkı sağlamaktır. Her yıl yarışmaların içeriklerini güçlendirerek markalaştıracağınızdan söz ettiniz. Bu yıl nasıl bir çalışma izliyorsunuz? Etkinliklerimiz her yıl devam etmesi sebebiyle gerek sektör gerekse akademik çevrede isim yapmıştır. Etkinliklerimiz web sayfaları, sosyal medya aracılığıyla sektörde yankı bulan bir etkinlik olduğunu göstermiştir. İlk yıl ana çatısını oluşturduğumuz yarışmaların iki yıldır içeriğini geliştirmek daha kolay oldu bizler için. Bu yıl “Parçaları Buluşturan Pazar” ve “Tasarım Yo- Ocak January - Şubat February 2014 29 YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR NEW MARKETS NEW HORIZONS luna Çık, Yolun Açık” temaları ile düzenleyeceğimiz etkinliğin amacını ve hedeflerini öğrenci ve akademisyenlere anlatabilmek için üniversitelerde düzenlediğimiz tanıtım toplantıları kapsamında gerçekleştirdiğimiz ziyaretlere, bine yakın üniversite öğrencisi katıldı. Sadece ülkeleri değil, markaları da takip etmek gerekiyor Birebir tanıtımların yanı sıra, tüm tanıtım kanallarını entegre bir şekilde daha güçlü kullanıyoruz. Organizasyon ve tanıtım alanında bu proje için çalışan kapsamlı ve işinde uzman bir ekibimiz var. Bizler de hazırlık ve tanıtım sürecinin her ayağında faal olarak yer alıyoruz. cak ayında ilk defa tedarik sanayi ihracatı ana sanayi ihracatını geçti. Bu bizim artık ihracat olarak bütün dünyaya yayılmamız anlamına da geliyor. Parçalarımızı gönderebileceğimiz yere kadar ulaştırmamız gerekiyor. ğini çizmesi gerekiyor. Artık değişen sadece dünya değil. Aynı zamanda dünya otomotiv markaları da değişiyor. Özellikle bazı markaların büyümesini, küreselleşmesini dikkate alarak yeni bir pozisyon almak önemli hale geliyor. Hem yatırım yapmak açısından hem de yedek parça satışı açısından yeni bir pazar olarak Rusya öne çıkıyor. Bunun yanı sıra İran’ın önemli bir açılım olacağını düşünüyorum. İran’ın para transferini regüle edecek bir yöntem bulunduğu takdirde sanayimiz için önemli bir pazar olacaktır. Irak, Almanya’dan sonraki en büyük ihracat pazarımız. 10 ayrı sektörde en büyük ihracat yaptığımız ikinci ülke iken, otomotivin payı çok düşüktür. Göstergeler sektör olarak Irak’ı mercek altına alarak değerlendirmemiz gerektiğini ortaya koyuyor. Artık araç tipleri de değişiyor, bunları da göz önüne almak başka bir dikkat noktası olmalıdır. Tedarik sanayicileri, hangi araç tiplerinin revaçta olduğunu takip ederek, yeni nesilde neler olması gerektiğini şimdiden göz önüne almalılar. Hangi markaların ön plana çıktığını ve hangi bölgelere yöneldiğini de izlemeleri gerekiyor. Yarışma süresince yurt içinden ve yurt dışından alanında önemli ve büyük adımlar atmış birçok konuşmacıyı da ağırlayacağız. Bunların yanı sıra tüm otomotiv tutkunlarına, tasarımdan üretime kadar vizyon ve Ar-Ge Proje Pazarı ve Tasarım Yarışması Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ekonomi Bakanlığı desteğinde gerçekleştirilmektedir. Etkinlik bu yıl 17-18 Nisan 2014 tarihlerinde, Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. yeni bakış açısı katacağını düşündüğümüz sürpriz isimlere de yer vereceğiz. Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışmasına kimler katılabilir? Ar-Ge proje pazarı, bir projesi olan ve sanayiyle buluşmak isteyen üniversitelerdeki öğretim görevlilerini, yüksek lisans ve doktora öğrencilerini, araştırmacıları, Ar-Ge faaliyeti yürüten firmalar ve çalışanlarını, araştırma kurumlarını ve sektörde çalışan tüm profesyonelleri hedeflemektedir. Proje pazarına bireysel katılımdan farklı olarak, bir kişinin ekip lideri olarak bildirilmesi suretiyle ekip katılımı da sağlanabiliyor. Tasarım Yarışması ise, serbest katılım ve öğrenci olmak üzere iki ayrı kategoride, üniversite öğrencileri, profesyonel çevreleri içine alan, fikir sahibi herkesi kapsamaktadır. Yarışmanın öğrenci kategorisi: T.C. vatandaşı olan, yurtiçinde ve yurtdışında eğitim veren üniversitelerin Otomotiv ile ilgili 2 yıllık ön lisans programları ile Mühendislik Fakülteleri ve Endüstriyel Ta- 30 Ocak January - Şubat February 2014 O İran ve Rusya’nın yakınımızda olarak önemli bir pazar olduğunu düşünüyorum. Amerikan ekonomisindeki iyileşme otomotiv sektörüne de yansıyor. Bu açıdan tedarik sanayiciler olarak Amerika pazarını da gündemimize almamız gerekiyor. Ayrıca Güney Afrika parlayan bir yıldız olarak sektöre ışık tutabilir. Tedarik sanayicilerinin artık sadece ülkelere değil, markalara da bakarak gelece- Bu yıl bizim otomotiv pazarımız daralıyor. Şu anda ihracattan dolayı üretimde bir daralma yaşanmıyor. Ocak, Şubat ve Mart ayları bütçe doğrultusunda gidiyor, fakat Nisan ve Mayıs aylarını şu an göremiyoruz. Fakat iç pazarın daralması mutlaka üretime de yansıyacaktır. Şu an da pazarda yüzde 7 civarında bir daralma var. Bunun kısa bir zamanda toparlanmayacağı da gözüküyor. Üretime yansıyacak etkiyi azaltmak ve şu an iyileşme eğilimi gösteren Amerika ve Avrupa pazarlarından pay alabilmek için ihracata daha çok önem vermeliyiz. Tedarik sanayicilerinin yeni ufuklarda çok daha büyük şansı var. sarım bölümlerinin 4 yıllık lisans programında okuyan öğrencilere açıktır. maye desteği, girişimcilik ve diğer des- Yarışmanın serbest katılım kategorisi: T.C vatandaşı olan, 18 yaşını doldurmuş, otomotiv komponent tasarımı konusunda ilgisi bulunan herkese açıktır. je Pazarı etkinliğinde stand açarak destek Öğrenciler başta olmak üzere yarışmalara katılacaklar açısından nasıl bir değerlendirme yapabilirsiniz? zamanda sektörümüzde ar-ge’ye, girişim- Bu yarışmalar ile aslında doğrudan sanayiye ulaşılamadığını, projesini endüstrileştiremediğini düşünen öğrencilere, akademisyenlere, otomotiv sektörü ile ilgilenenlere tam olarak istedikleri ortamı sağlıyoruz. Kurumlar da bu vesileyle, sanayi ve akademik Ar-Ge desteklerinin yanı sıra genç girişimciler için tekno-girişim ser- tek programlarının tanıtımı için, Ar-Ge Proprogramlarını katılımcılara sunabiliyor. Bizler, T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın desteği ile düzenlediğimiz bu yarışmalar ile aynı ciliğe, sürdürülebilir katma değerlere destek olmak isteyeceklere de öncülük yapmak istiyoruz. Gerçekleştirilen yarışmalar ile hem uluslararası pazarlarda yer bulabilecek ürünler üretilmesi, hem de yarışmacıların tasarımcı kimliğinin güçlenmesini hedefliyoruz. Bu etkinlik, sektörel motivasyon, işbirliği ve dayanışmaya katkı sağlayabileceği gibi, otomotiv sektörü ihracatının artırılmasına da katkı sağlayacaktır. www.taysad.org.tr YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR NEW MARKETS NEW HORIZONS Yarışmanın tanıtımı kapsamında, 2013 yılında 23 üniversiteye 29 kez ziyaret yapılarak, yarışma anlatılmış, bu sene de 17 üniversiteye ziyaret gerçekleştirilmiş olup, 7 üniversite daha ziyaret planında bulunmaktadır. Hem sektörde konusunda başarılı tasarımcılar ve hem de konuk konuşmacıların katılımı ile öğrencilerin bilgilendirilmesi sağlanmış, böylelikle katılımcı sektör temsilcileri ile öğrencilerin buluşması gerçekleştirilmiştir. Projenin göstergeleri Ömer Burhanoğlu ‘3. Geleneksel Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışması’ ile otomotive gönül verenlerle sanayicileri buluşturmayı da hedeflediklerinin altını çizerek: “Yarışma ile ülkemiz ve otomotiv endüstrimiz adına sektörümüze daha nitelikli, daha çevreci, daha güvenli, daha kaliteli, katma değeri daha yüksek ürünler sunmayı öngörüyoruz. Dünyada söz sahibi olabilmek için küresel otomotiv endüstrisinde de ön sıralarda olmamız gerekiyor. Tüm çalışmalarımız bunun için. Etkinliğimizle sanayi üniversite işbirliğine zemin hazırlıyor ve tasarımın, inovasyonun geniş alanlara yayılmasına katkıda bulunuyoruz.” dedi. 2012 yılında, etkinliğe bin kişi, 2013 yılında ise 2 bin kişi katılmıştır. 2012 Proje Pazarı ödül töreninde ilk üçe giren toplam 12 kişiye 76 bin TL, tasarım yarışmasında profesyonel ve öğrenci dallarında ayrı ayrı olmak üzere 32 kişiye 152 bin TL olmak üzere toplam 228 bin TL ödül verilmiştir. 2013 Proje Pazarı ödül töreninde; İlk üçe girenlere ve ek olarak iki Ar-Ge Özel Ödülü olmak üzere toplam 5 proje sahibine 120 bin TL; Tasarım yarışmasında; Öğrenci ve Serbest dalda, Jüri özel ödülü ile birlikte, toplam 33 ödül sahipleri ile buluşmuştur. Tasarım yarışmasında proje sahipleri toplam 173 bin TL para ödülü ile ödüllendirilmiştir. 2013 yılında toplam 293 bin TL ödül verilmiştir. Sergilenen Proje sayısı 2012 Yılında sergi alanında 38 adedi Proje Pazarına ait olan toplam 71 proje sergilenOTOMOTİV AR-GE PROJE PAZARI 2014 Birinci 50.000 TL İkinci 30.000 TL Üçüncü 20.000 TL Ar-Ge Özel Ödülü 10.000 TL Toplam Ödül 120.000 TL miş, proje yarışmasında dereceye girenler ile sergilenmeye layık görülen eserler de iki günlük etkinlik boyunca ziyaretçileriyle buluşmuştur. 2013 Yılında sergi alanında 138 adedi Proje Pazarına ait olan toplam 171 proje sergilenmiş ve iki günlük etkinlik boyunca ziyaretçileriyle buluşmuştur. İlk iki yılda toplam 242 proje sergilenmiştir. TASARIM YARIŞMASI TOPLAM 168.000 TL / SERBEST KATILIM TOPLAM 84.000 TL 1.’lik Ödülü 2.’lik Ödülü 3.’lik Ödülü Mansiyon Ergonomi 10.000 TL 6.000 TL 3.000 TL 2.000 TL Yenilenebilir Enerji, Çevre 10.000 TL 6.000 TL 3.000 TL 2.000 TL Emniyet 10.000 TL 6.000 TL 3.000 TL 2.000 TL Mekanik/Fonksiyonellik 10.000 TL 6.000 TL 3.000 TL 2.000 TL 1.’lik Ödülü 2.’lik Ödülü 3.’lik Ödülü Mansiyon Ergonomi 10.000 TL 6.000 TL 3.000 TL 2.000 TL Yenilenebilir Enerji, Çevre 10.000 TL 6.000 TL 3.000 TL 2.000 TL Emniyet 10.000 TL 6.000 TL 3.000 TL 2.000 TL Mekanik/Fonksiyonellik 10.000 TL 6.000 TL 3.000 TL 2.000 TL ÖĞRENCİ KATILIM - TOPLAM 84.000 TL 32 Ocak January - Şubat February 2014 Ödül kazananlar ve projesi hayata geçenler Biz özellikle ödül kazanan proje sahipleri ile belirli aralıklarla görüşmeler yapıyoruz. Kendileri genel olarak yarışma ile vizyoner kimlikler kazandıklarını iletmekteler. İçlerinden bazı projeler hali hazırda sektör ile işbirliği çalışması içinde ve yine bazı proje sahipleri çeşitli kurumlara destek başvurusunda bulunduklarını ifade etmekteler. Bir tasarımcımız kendi şirketini kurduğunu, birkaç proje sahibi de projelerinin hayata geçtiği bilgisini bize ilettiler. Bunlar sevindirici ve bir o kadar da bizi gelecek organizasyonlar için motive edici unsurlar. İlerleyen yıllarda etkinliklerimiz geleneksel olarak devam ettikçe, projeler ile ilgili daha somut verilere ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Temennimiz; bugünün önde gelen sektör mensupları ile geleceğin sektör çalışanlarının buluşması ve bu yarışmaların genç tasarımcılara ışık tutması, vizyon kazandırması ve nihayetinde ülkemizde inovatif Ar-Ge ve tasarım kültürünün sürekliliğinin sağlanması.n www.taysad.org.tr YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR NEW MARKETS NEW HORIZONS OIB Vice Chairman Ömer Burhanoğlu "The sellers have been organised, what about the buyers?" We'd like the representatives of automotive and supply industry, I mean the buyers, to attend our R&D and Project Market event. We expect them to assess, criticise and provide contribution to our projects. Selecting a project over 100 projects that are presented will contribute to the perception of innovation. What is the R&D Project Market and Automotive Component Design Competiton? What is difference between these two events? T he 3rd R&D Project Market means bringing in new projects to the automotive industry. The event aims at universities, research centres, companies and sector professionals that conduct scientific and academic activities. Project Market event is mainly organised in the way that allows the researchers and academics to meet the industrialists under the “Project Proposal Posters” that are placed on the boards in the fair area. R&D Project Market is announced to the academics by determining the area of R&D projects in line with the needs of the industry, instead of presenting completed projects. Top three most successful entrants are awarded. The awards 34 Ocak January - Şubat February 2014 of R&D Project Market are 50.000 TL for the 1st place, 30.000 TL for the 2nd place and 20.000 TL for the 3rd place and also 10.000 TL for each of two winners of the R&D Special Award. The award ceremony, exhibition and presentations of the event will be held in Bursa Merinos Ataturk Congress and Culture Center on 1718 April, 2014. “The Design Contest” is organised to uncover innovative projects and support them in order to develop the products with high added value in the automotive industry, spread and encourage industrial design events and increase the competitiveness of these industries on exports. “Automotive Design Competition” is open to participation in four categories that include ergonomics, renewable energy-environment, safety and mechanical functionality in terms of components and the participants are expected to develop unique and innovative projects. “Automotive Design Competition” offers a free attendance to undergraduate students who study in relevant faculties as well as anyone who has a valuable idea and meet the criteria. The participants will be awarded in these four categories separately for free participation and university students. In each category the awards will be 10.000 TL for the 1st places, 6.000 TL for the 2nd places and 3.000 TL for the 3rd places as well as 2.000 TL will be awarded to honourable mention winners in each category. Also, 5.000 TL will be given as Special Jury Prize in the design contest. In addition, the award winners and the designers who are found appropriate by the Ministry of Economy will gain a two year education abroad with the support of the ministry. Where does the idea of R&D Project Market and Automotive Component Design Contest come from? What exactly is your goal with these events? This year, we organise “The 3rd Turkey Automotive Industry R&D Project Market and Component Design Competition” by improving its content each year and branding it in the international arena and it’s the first and only event in the area of automotive R&D and components in the industry. By organising these events, we aim to create and spread an innovative R&D and design culture in our country in the frame of 2023 exports strategy. In addition, as the only representative of the automotive industry exports, Uludag Automotive Industry Exporters Union (OIB), our mission is to increase added value as well as encourage the training of new designers, strengthen the cooperation between universities and the industry and contribute to the presentation of the projects of designers who have original and creative ideas by supporting them.n www.taysad.org.tr YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR NEW MARKETS NEW HORIZONS Canel Otomotiv Genel Müdürü Erdoğan Bolat: Ar-Ge'si geliştirilmiş ürünler rekabet avantajı sağlıyor Canel Otomotiv Genel Müdürü Erdoğan Bolat, Çin ve Hindistan pazarlarına yatırım yapmadan ürün ve hizmet satabilmenin zorluğuna dikkat çekti. Tedarik sanayicilerinin yakın gelecekte daha yoğun olarak bu bölgelerde yatırım yapmayı ciddi olarak gündemlerine alacaklarını düşündüğünü söyledi. Yurtdışındaki yatırımlarınız hakkında kısa bir bilgi alabilir miyiz? Y urtdışına ilk açılımımız 2011 yılı içerisinde Almanya’nın Wuppertal şehrinde faaliyete soktuğumuz lojistik merkezimizle oldu. Bu açılımı aslında 2015 yılında devreye girecek Almanya’daki OEM projelerimizde, problem anında burada bulanacak emniyet stoku ile anında hattı besleyebilmek ve sonraki projelerimizde lojistik maliyetlerimizi düşürmek amacıyla hayata geçirmiştik. Daha sonra bu merkezi Almanya ve komşu ülkelerde kendimize ait ürünlerin pazarlama faaliyetlerinde de kullanmaya başladık. Bu girişimin ardından yurtdışında üretime yönelik ilk doğrudan yatırımız olan CMTG Automotive LLC’yi, 2012 yılında Rusya’nın Nizhny Novgorod şehrinde hayata geçirdik. CMTG Automotive, ağırlıklı olarak Canel Otomotiv’in ürün grubunda Rusya’da yerleşik yerli ve yabancı OEM’lerin parça ihtiyacını doğrudan karşılamak için kurulmuş bir firmadır. Yaklaşık 1,5 yıldır faaliyette olan firmamız şu anda ağırlıklı olarak Rus OEM’lere üretim yapmaktadır. Avrupalı OEM’lerle yürüttüğümüz projeleri de 2015 yılı sonuna kadar devreye almayı hedeflemekteyiz. 2014 yılına kadar yarı mamulleri Türkiye’den CKD olarak gönder- 36 Ocak January - Şubat February 2014 dik ve Rusya’da montajını yaptık. Ancak bu yıldan itibaren hedefimiz Türkiye’den CKD gönderimini azaltarak, hem yerli kaynakları kullanarak rekabet gücümüzü arttırmak hem de montaj dışında diğer üretim yetkinliklerini firmamıza kazandırarak aranılan bir firma olma durumumuzu perçinlemektir. Yeni ihraç pazarlarında yer almak için öncelikleriniz neler oldu? Canel Otomotiv OEM firmalarına, kendi ürün sistemi ve markasıyla veya co-design olarak hizmet veren bir firmadır. OEM firmalarının yerleşik bulunduğu pazarlara bakarsak öne çıkan coğrafya Avrupa başta olmak üzere Çin, Rusya, İran, Kuzey ve Güney Amerika’dır. Avrupa pazarında bir çok Türk firması gibi biz de varız. Ancak bu pazarda gerek yüksek kalite beklentisi, gerekse rekabet koşullarının gelişmiş olması nedeniyle sürdürülebilir bir ihracatın özellikle maliyet açısından her geçen gün giderek zorlaştığını görüyoruz. Eğer herkesin yapabildiği ürünlerde rekabet etmeye devam edersek Avrupalı OEM’ler de Türkiye’yi Cost Competitive Country olarak görmeye devam edecekler. Bu sebeple biz, Ar-Ge sonrası çıkmış katma değeri yüksek veya ileri teknoloji ile üretilmiş ürünlere ağırlık vermeliyiz. Canel Otomotiv 2006 yılından beri bir plan dahilinde hem Ar-Ge sonucu hem de teknolojiye yatırım yaparak ortaya çıkardığı nitelikli ürünleriyle öne çıkmayı başarmıştır. Eski ihraç pazarımız olan Avrupa’da bu strateji ile büyümeyi hedefliyoruz. Rusya ve Çin gibi ülkelerdeki OEM’lerin hattını sorunsuz besleyebilmek, stok ve lojistik maliyetleri yüksek coğrafyalara açılmak için o coğrafyada bulunmak gerektiğine inanıyoruz. Rusya’daki yatırımımızın sebebi de budur aslında. Te- www.taysad.org.tr YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR NEW MARKETS NEW HORIZONS darik sanayicilerimizin bu konudaki tutuculuğunu bir kenara bırakıp, gerek TAYSAD gerek UIB gerekse ilgili Bakanlıklarca düzenlenen sektörel ticaret heyeti organizasyonlarına katılmalarının, iş ve yatırım fırsatlarını değerlendirmelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Biz de yatırım kararımızı böyle organizasyonlara katılarak yaklaşık 2 yıllık bir fizibilite sonucu verdik. müşteriye entegre süreçlerle ihracatımızı Eğer kendi sisteminize ve markanıza sahip bir ürününüz varsa ki Canel Otomotiv olarak bu tip ürünlerimiz var, o zaman var olan üretim lokasyonunuzdan ihracat yapma şansınız artmaktadır. Bu durumda Kuzey-Güney Afrika, İran ve şartlara göre Orta Doğu, gelecek vadeden pazarlar olarak gözümüze çarpmaktadır. Özellikle İstanbul’da yapılan fuarlar buradaki müşterilerle buluşmak için en uygun platformalar haline gelmiştir. Ayrıca bu bölgelerde güçlü olan ve farklı ürün satan firmaların, yine bu pazarlara mal ve hizmet satmaya çalışan firmalara destek vermesi ve işbirliği içinde olması hem ucuz hem de en hızlı yoldur. Bizim de bu tip işbirliklerimiz var. TAYSAD’ın ve ilgili kurumların bu konu üzerinde çalışma yapmalarını da öneriyoruz. Çin ve Hindistan pazarlarına yatırım yapmadan mal ve hizmet satmak çok zor. Dolayısıyla tedarik sanayicilerinin yakın gelecekte daha yoğun olarak bu bölgelerde yatırım yapmayı ciddi olarak gündemlerine alacaklarını düşünüyorum. dan baktığınızda külfeti de artmış durum- İhracatınızı çeşitlendirmek için hangi yoları izlediniz? Biz ürünlerimiz ve süreçlerimiz üzerine odaklandık. Sonuçta müşterinin istediği meta ürün, bu ürünün sorunsuz araca takılması ise süreçlerinizin doğru çalışmasına bağlı. Bu nedenle, pazarın ihtiyaçlarını ve müşterilerin beklentilerini iyi anlamak lazım. Sizin sunacağınızı ürünün piyasadaki rakiplerden bir farkının olması lazım. Bu ürünün ortaya çıkması için de Ar-Ge yapmak lazım. Bizim Ar-Ge organizasyonumuzun, izlemiş olduğumuz ürün stratejisi çerçevesinde çok verimli sonuçlar ürettiğini düşünüyorum. Bunun için 7-8 yıllık yoğun bir emek verdik ve üst yönetim olarak kaynak kullandırıp, sabır gösterdik. Umuyorum ki bunun meyvelerini bu yıldan itibaren toplamaya başlayacağız. Ayrıca test kabiliyetlerimizi çok rahatlıkla söyleyebilirim ki rakiplerimizin üzerine çıkardık ve tasarımdan doğrulamaya, üretimden lojistiğe kadar tüm süreçlerimizle müşteri beklentilerine cevap verebilir hale geldik. Kısaca söylemek gerekirse yeni ürünler ve 38 Ocak January - Şubat February 2014 çeşitlendirmeyi başardık. Tedarik sanayicileri yeni ihracat rotaları yaratmak için size göre neler yapmalı? Eskiden olduğu gibi fuarlar yine bir yol. Ancak artık eski popülaritesini ve etkinliğini kaybettiğini düşünüyorum. Maliyeti açısında. Bu sebeple çok iyi seçilmiş, şirketlerin stratejilerine uygun ihtisas fuarlarına katılmak daha faydalı diye düşünüyorum. İnternetten satış, her şirketin ürün grubu ve stok tutma stratejisi açısından uygun gö- rünmeyebilse de kurumsal internet sitenizin içeriği ve arandığınızda bulunabilme oranınız çok önemli bir konu. Daha önce bahsettiğim ticaret heyetlerine katılmaya çalışmak ve ihracat pazarlarındaki ticari hayatı anlamaya gayret etmek, sonunda da ürün veya pazarlama stratejisi geliştirmek ve uygulamak uzun vadeli ama geleceği oluşturmak adına bir başka önemli alternatif. Son olarak yeni gireceğiniz pazarı iyi tanıyan, müşteri veya dağıtım ağına sahip güvenilir firmalarla, karşılıklı kazanma prensibi üzerine yapılacak işbirlikleri en hızlı ve en düşük maliyetli yol olarak durmaktadır. n Canel Automotive General Manager, Erdogan Bolat: "Products with improved R&D provide a competitive advantage" Can we get a brief information about your investments abroad? from assembly by lowering the release of CKD from Turkey. O Which routes have you followed to diversify your exports? ur first expance was the logistics center we launched in Wuppertal, Germany in 2011. In fact, we took this step in order to feed the line instantly in case of a problem in our OEM projects in Germany which will be launched in 2015 and lower the logistics costs in future projects. Later on, we began to use this center in marketing operations of our products in Germany and neighbouring countries. Following this attempt, we launched our first direct investment abroad, CMTG Automotive LLC in Nizhny Novgorod, Russia in 2012. CMTG Automotive was established under the product group of Canel Automotive, mainly to directly meet the needs of components of both domestic and foreign OEMs in Russia. Our firm is active for nearly 1,5 years and mainly manufacturing for Russian OEMs. We also aim to actualise the projects that we cooperate with the European OEMs by the end of 2015. Until 2014, we’ve sent seni-finished products as CKD from Turkey and assembled them in Russia. However, as of this year, our aim is to increase our competitiveness using domestic resources as well as to emphasise our situation as a desired company providing it production capabilities apart We focus on our products and processes. After all, the demand of the customers about the products depends on the proper operation of the process where this product is installed in the vehicle smoothly. Therefore, we need to understand the needs of the market and the expectations of our customers very well. The product you put in the market should have a difference from the rivals. You need to operate R&D in order to create a product. I think, our R&D operations create very efficient results in the context of the product strategy that we follow. We’ve given an intense effort for 7-8 years, spent resources and shown patience as management for this result. I hope that we’ll begin to collect the fruit of our efforts from this year. In addition, very confidently I can say that we’ve risen our testing abilities much above our rivals and we’ve come to the point that we can meet the customer expectations in all our processes such as design, validation, production and logistics. Briefly speaking, we’ve managed to diversify our exports with new products and the integration process with our customers.n www.taysad.org.tr www.taysad.org.tr Ocak January - Şubat February 2014 39 YENİ PAZARLAR YENİ UFUKLAR NEW MARKETS NEW HORIZONS Başkurt Motor ve Kablo San. A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Kılavuz: Ülkelere göre tanıtım stratejileri oluşturulmalı Başkurt Motor Genel Müdürü Mehmet Kılavuz, belli bir ülkede müşteri sayısını artırmak veya yeni bir pazara girmek için o pazara uygun ürünler geliştirmek yerine mevcut ürünlerini sunma yolunu izlediklerini söyledi. Yeni ihraç pazarlarında yer almak için öncelikleriniz neler oldu? İ hraç pazarlarını belirlerken, öncelikle hedef ülkenin ekonomik durumunu ve satılacak ürünlerin hedef ülke pazarına uyumunu göz önüne alıyoruz. Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler neticesinde ihraç pazarları genelde Avrupa ülkeleri oluyor. Yük ve insan taşımasında kullanılan araçlara ürünler geliştirip sattığımız için hedef ülke standartlarına uyum adetsel sıkıntıdan dolayı önemli bir engel teşkil ediyor. Standartlar açısından bakıldığında Avrupa ülkeleri bizim için özel çalışma gerektirmeyen pazarlar olarak karşımıza çıkıyor. İhracatınızı çeşitlendirmek için hangi yoları izlediniz? Belli bir ülkede müşteri sayısını artırmak veya yeni bir pazara girmek için o pazara uygun ürünler geliştirmek yerine mevcut ürünlerimizi sunma yolunu izliyoruz. Bu şekilde daha rekabetçi fiyatlar ile pazarda derinlik kazanmaya çalışıyoruz. Bu her zaman başarılı sonuç vermese de, başarısız olunduğunda fazla bir kaybınız da olmuyor. Özetle muhafazakar bir pazar genişletme politikamız var. 40 Ocak January - Şubat February 2014 Yeni bir pazarda bölgesel bir iş ortağı ile çalışmaları planlamak ve yürütmek birçok açıdan kolaylık sağlıyor. Tedarik sanayicileri yeni ihracat rotaları yaratmak için size göre neler yapmalı? Yıllar önce Türk mallarına kuşku ile yaklaşan müşteriler artık Türk mallarını tercih ediyorlar. Bu hepimiz için çok önemsenmesi gereken bir durum. Bu hepimize önemli bir sorumluluk da yüklüyor. Sanayiciler olarak bu algının kötü yönde değişmemesi, tam tersi iyi yönde hızla yukarıya taşınması için çaba göstermeliyiz. Yeni pazarlara girmek için doğru tanıtım kanallarını kullanmak gerekiyor ve bu her ülkeye göre farklılık gösteriyor. Bu nedenle öncelikle ülkeye göre tanıtım stratejilerini oluşturmak önemli bir ilk adım. Ürün kalitesi ,güvenilirliği ve fiyat ilişkisi ülkeye göre değişkenlik gösterse bile bizler kalite ve güvenilirlikten asla taviz vermemeliyiz. n Baskurt Motor and Cable Industry Inc. General Manager Mehmet Kılavuz: "We need to form promotion strategies according to the countries" We prefer to present our current products instead of increasing the number of customers in a certain country or developing suitable products for a market to enter. This way, we try to gain depth in the market with more competitive prices. Even though, it doesn’t give successful results all the time, there isn’t much loss when you fail. You need to use the correct promotional channels to enter a new market and it differs in every country. Therefore, it’s essential to take a step in forming promotion strategies according to each country. We shouldn’t compromise from quality and reliability even though quality, reliability and price relationship differ in each country. www.taysad.org.tr OTOMOTİV SEKTÖRÜ VE İNSANLAR AUTOMOTIVE SECTOR AND PEOPLE Bosch Türkiye Temsilcisi ve Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Steven Young: Kazan nerede kaynıyorsa, siz o mutfakta olmak zorundasınız Steven Young, “Bosch’u Bosch yapan yedi değerimiz var” diyor ve bu değerleri; gelecek ve sonuç odaklılık, sorumluluk, girişim ve kararlılık, açıklık ve güven, adalet, güvenilirlik ve kültürel çeşitlilik olarak sıralıyor. 42 Ocak January - Şubat February 2014 www.taysad.org.tr Bosch Türkiye Temsilcisi Steven Young, Avustralya’nın Wollongong Üniversitesi’ndeki mühendislik fakültesinden mezun olduktan sonra, Sydney Teknoloji Üniversitesi’nde ve ardından Avustralya Yöneticilik Enstitüsü’nde eğitimine devam etmiştir. Young’ın Avustralya Deakin Üniversitesi’nden ‘Yönetim’ alanında lisansüstü derecesi de bulunmaktadır. Steven Young, 1988 yılında Sydney Avustralya Mannesmann’da özel proje mühendisi olarak başladığı kariyerini, 1994 yılına kadar aynı şirkette, Almanya dâhil, çeşitli pozisyonlarda üstlendiği görevlerle sürdürdü. 1994 yılında Mannesman Rexroth’un Almanya’daki merkezinde göreve başlayan Young, 1995 yılında yine aynı şirket bünyesinde Türkiye’ye Genel Müdür olarak transfer oldu. 2001 yılında Bosch ve Rexroth birleşmesinin ardından Bosch Rexroth Sanayi Otomasyon A.Ş Genel Müdürü olarak yeni yapılanmada görevini devam ettirdi. 1 Temmuz 2011 tarihi itibarıyla ise halen sürdürmekte olduğu Bosch Türkiye Temsilciliği ve Bosch Sanayi ve Tic AŞ Genel Müdürlüğü görevine atandı. Türkiye’de AKDER (Akışkan Gücü Derneği), ENOSAD (Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği), TAYSAD (Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği), MİB (Makine İmalatçıları Birliği), İSO, İTO ve Kocaeli Sanayi Odası üyesi; YASED (Yabancı Yatırımcılar Derneği), AHK (Türk Alman Sanayi ve Ticaret Odası) ve Alman Lisesi yönetim kurulu üyesi olan Young; İngilizce, Türkçe ve Almanca biliyor. Steven Young, evli ve 2 çocuk babasıdır. Gücümüzü çalışanlarımızdan alıyoruz Annesi Türk, babası Avustralyalı olan Steven Young 30 yaşına kadar Avustralya'nın Sydney şehrinde yaşadı. Yetişme çağlarında hem Avustralya hem de Türk kültürüyle büyüdüğünü aktaran Young, Türkçeyi bildiğini fakat bugünkü kadar konuşamadığını dile getirdi. 1995 yılında Türkiye'ye gelişiyle birlikte, bugün, dilin bütün kıvraklığına sahip olacak kadar Türkçe konuşuyor. Türkiye'de ayrıca evlilik hayatına da adım atan Steven Young, Türkiye için 'artık burası bizim evimiz' diyor. www.taysad.org.tr B izim işimiz teknoloji olduğu için insanın değeri her zaman önemli bir unsurdur. Bosch’ta çalışanlarımızla iç içe geçmiş bir aile gibiyiz. Bosch’un temel değerleri dünyanın her yerindeki operasyonlarında aynı şekilde hayata geçirilmiş durumdadır. Yedi temel değerimizden birini ‘çok kültürlülük’ oluşturmakta. Bulunduğumuz ülkelerin kültürel farklılıklarına ve özelliklerine yakın olmaya çalışıyoruz. Şirketimizin ve çalışanlarımızın bütünleşmesi bizim için çok önemlidir. Bu yüzden biz gücümüzü çalışanlarımızdan alıyoruz. Kadınlar bizim ilgi odağımızın temelini oluşturuyor. Kadın çalışanları şirketimizde istihdam etmeye özen gösteriyor, kariyer yapmalarını destekliyoruz. Bosch Türkiye olarak kadın istihdamı konusunda sektörün üst sıralarında bulunmakla beraber, dünyada da Bosch’un ortalamasının üstünde yer alıyoruz. Ancak önümüzde alınacak daha uzun bir yol olduğunu da biliyoruz. İş hayatının çeşitliliği bana büyük bir zenginlik katıyor Hayatta karşılaşılacak sınırların, insanın kendi kendine koyduğu sınırlar olduğunu düşünüyorum. İnsanın hayatta hangi noktaya geleceği hep kendisiyle ilgilidir. Bu anlamda ben 12 yaşından itibaren çalışmaya başladım. Okul döneminde babam bana belirli bir miktar harçlık veriyordu. Bu harçlık çok fazla değildi. Bu miktarın üzerinde bir yaşam tarzı sürdürme düşüncesi beni 12 yaşında çalış- ma hayatına doğru yönlendirdi. Hayatta; dizginlerin benim elimde olması prensibi benim için çok önemli oldu. Küçük yaşlardan itibaren yapmadığım iş kalmadığını söyleyebilirim. Hazır yemek restorantlarından tutun, benzin istasyonlarına kadar her türlü iş ortamında çalıştığım gibi bir ara kendi şirketimi de kurdum. Üretimden pazarlama alanına kadar her türden işi yaptım. Bütün bunlar bana geniş bir yelpazeye hitap etme becerisini kazandırdı. İş hayatımdaki çeşitlilik hala bugün benim için çok önemli. Küçük yaşta çalışmak bana hayatta sorumluluk almayı öğretti. Çalışıp para kazanmak bir marifet değildir. Onu nasıl harcağıdınız ve değerlendirdiğiniz her zaman önem taşır. Otomotiv teknolojisinin gelişimi bakış açımı zenginleştirdi Üniversite hayatım Avustralya’nın Wollongong Üniversitesi’nde mühendislik okumakla başladı. Daha sonra Sydney Teknoloji Üniversitesi ve Avustralya Yöneticilik Enstitüsü’nde eğitimime devam ederek Deakin Üniversitesi’nde ‘Yönetim’ alanında MBA yaptım. Mühendislik tezimi hazırlarken Avustralya’daki Mannesmann şirketi bana sponsor oldu. Yıl sona ermeden bana iş teklifinde bulundular. Şirket, proje mühendisi olarak çalışırken beni Almanya’ya gönderdi. Dünyayı görmek anlamında bu, tabii ki benim için çok faydalı oldu. Almanya’daki otomotiv teknolojisinin gelişimini izleme fırsatı buldum. Almanya’da bir buçuk yıl çalıştıktan sonra Avustralya’ya dönerek 26 yaşında 33 milyon marklık bir projenin yönetimini üstlendim. Elbette Avustralya çok güzel bir ülke. Yılda yüzde 2-2,5 arası bir büyüme gerçekleşiyor. Ama bu durumun benim için yeterli olmadığını biliyordum. Projenin bitişinden sonra Avrupa’da kariyerimi devam ettirmek istediğimi şirket yönetimine bildirdim. Türkiye’de dönemin Mannesmann Rexroth olarak adlandırılan şirketinde 29 yaşında çalışmaya başladım. 30 yaşında ise Mannesmann Rexroth’un genel müdürlüğü görevini üstlendim. Şirketin üç yıllık programını bir yılda gerçekleştirdik. Dönemin ortamı da elbette çok önemliydi. Yıllık enflasyon; Avustralya’da yüzde 1.5’lar seviyesindeyken, 1994 krizi sonrası Türkiye’de yüzde 150’ler civarındaydı. Bu durum benim için bir anlamda pratikte en faydalı üniversiteydi. Bu koşullar altında firmayı büyüttük. Değişimi takip eden, uyum sağlayan ve uygulayabilenler, yarının liderleri olacak Türkiye’ye 95 yılında geldim. Müthiş bir ortamdı. Enflasyon yüzde 100’ün üstündeydi. Herkes bankacıydı. Repo diye bir şey vardı. Finans piyasalarını herkes yakından takip ediyordu. Hızlı değişim vardı, kırılganlık çok yüksekti, risk bulutları üzeri- Ocak January - Şubat February 2014 43 OTOMOTİV SEKTÖRÜ VE İNSANLAR AUTOMOTIVE SECTOR AND PEOPLE mizdeydi ama çok keyifliydi. Ben, otomatik pilot kullanmak yerine, fırtınalarla mücadele etmeyi seven bir insanım. Türkiye iyi bir yol aldı, ama daha gitmesi gereken yol var. Bu değişimi iyi yönetmek gerekir. Kriz, değişimi yönetemeyenler için, kaçınılmaz bir sonuçtur. Değişimi iyi yönetirseniz, krize girmezsiniz. Dünya bir köy oldu artık; bunun bir güç olduğunu bilmek gerekiyor. Değişimi takip eden, uyum sağlayan ve uygulayabilenler, yarının liderleri olacak. Kriz yılında iki büyük yatırım Bosch’un Mannesmann’ın sanayi ve telekomünikasyon birimlerini satın almasının ardından 2001 yılında Türkiye’de bu iki firmanın birleşmesinde görev alarak genel müdürlük görevini yürütmeye başladım. 2005 yılı hem kariyerimde hem de şirkette bir kilometre taşıdır. O yıl, Bursa’da 30 bin metrekarelik bir alanda ilk üretim tesisimizi kurduk. 2008 yılında Bursa’daki yatırımımızın üç kat büyüğünü gerçekleştirdik. Bu yatırım 90 bin met- sökerek kendi aracıma takardım. Ayrıca lastikleri çok aşındırıyordum. Lastikçilerde, kurumsal araçların erkenden ikinci ele dönüşen lastiklerini satın alırdım. Hala bir ömrü olan bu lastikleri tanesi 10 dolardan temin ederek kullanıyordum. Hatta yılda üç kez lastik değiştirdiğimi de biliyorum. Otomobil insan hayatının bir parçasıdır. Benim akramların Cumartesi akşamları kız arkadaşlarını sinemaya götürürken otobüse binerlerdi. Ben ise otomobilimle götürürdüm. Bu durum benim için önemli bir ayrıcalıktı. Ve bu fırsatı kendim yarattım. Teknoloji, araçları mekanik bir ürün olmaktan çıkartıyor Araç teknolojileri artık çok hızlı gelişiyor. Bu durum muazzam bir motivasyon ve daha iyisini yapma isteği uyandırıyor. Günümüzde bu hız artık daha artıyor. İnternetin, hayatın her alanında yer almasıyla birlikte iletişim ve elektroniğin sunduğu imkanlar, aracı mekanik bir ürün olmaktan çıkar- Otomotivin geleceği: Otomotivde Asya’dan muazzam bir talep yükselecek. Şu anda geleneksel üretim yapan Avrupalı firmalar, Asya bölgesindeki firmaların 2020 yılına kadar katedeceği büyümenin çok çok altında kalacaklar. Otomotivde talepler Avrupa’da sınırlı kalacak. Esas büyümenin Asya bölgesinde olacağını söyleyebilirim. Asya’nın lokomotifi ise Çin olacaktır. rekare üzerine yapıldı ve dünyada en büyük yatırım oldu. Aynı zamanda İstanbul’da merkez ve satış olmak üzere organizasyona giderken sistem mühendisliği ve üretim anlamında dört kat büyüdük. Türkiye 2008 krizini yaşarken biz iki büyük yatırımı gerçekleştirmiş olduk. 2011 yılında Almanya, Türkiye’deki muhtelif Bosch yerleşkelerini bir grup haline getirmek için çalışmalara başladı. 2011 yılının Temmuz ayında Bosch Türkiye Temsilcisi ve Bosch Sanayi Ticaret A.Ş’nin Genel Müdürü görevine getirildim. Her gün ilk günkü heyecanla işimizi yapıyoruz. İmkanlar sınırlı olduğunda daha yaratıcı olunuyor Her zaman otomobillere hayran oldum. Ehliyetime sahip olmadan önce ilk otomobilimi satın almıştım. Çalışarak kazandığım parayla sahip olduğum bu otomobil 960 dolar değerindeydi ve 1968 model yerli bir araçtı. Bu otomobili, sınırlı olan bütçemle kendim tamir ediyordum. İnsan, imkanları sınırlı olduğunda daha yaratıcı oluyor. 1968 model aracımın bir çok parçasını sürekli değiştirmek zorundaydım. Hurdacılarda bulduğum parçaları 44 Ocak January - Şubat February 2014 tıyor, bir robot haline dönüştürüyor. Sektör sürücüsüz otomobillerin gelişimi yolunda ilerliyor. Teknolojinin bu anlamdaki gelişimi beni çok motive ediyor. Yaşam için teknoloji Bosch bir vakıf firmasıdır aslında. Aile fertleri yönetimde yoktur. Şirketi, profesyoneller yönetir. Sloganımız, ‘Yaşam için teknoloji’. Teknoloji üretir ve geliştiririz. Geçtiğimiz sene ciromuzun yüzde 9.1’ini Ar-Ge’ye ayırdık. Bosch’un ürettiği teknolojinin hedefi, daha kaliteli, konforlu, ekonomik ve çevreye duyarlı bir hayat sağlamak. Bir diğer hedefimiz, müşterimize yakın olmak. Yaklaşık 150 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Bosch 1886’da kuruldu. 1902’de buji sayesinde otomotivde devrim yaptı. 1920’lerde 40 ülkede faaliyet gösteriyordu. Türkiye’deki faaliyetlerimize 1910 yılında başladık. Dünyaya teknoloji yaymakta, ülkelerin sanayileşmesinde ve kalkınmasında Bosch’un büyük katkısı vardır. Bugün otomotiv teknolojileri, sanayi teknolojileri, dayanıklı tüketim malları ile enerji ve bina teknolojileri olmak üzere dört iş sahasında faaliyet gösteriyoruz. BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE STEVEN YOUNG Güne Nasıl Başlar? Pozitif enerjiyle Hangi Sporları Yapar? Yürüyüş ve golf Düzenli Takip Ettiği Yayınlar? Ulusal yayınlar ve Der Spiegel, Time, Newsweek, Financial Times, Focus gibi yabancı yayınlar En Sevdiği Yemek? Türk mutfağını genel olarak çok seviyorum. Bu nedenle bu soruda çok zorlandım. Ama İskender kebabın yeri ayrı… En Sevdiği Şehir? İstanbul ve Sidney Sevdiği 3 Özelliği? İleri görüşlülük, ikna etme yeteneği, pozitif olmak İş Hayatında En Çok Kızdığı Durum? Samimiyetsizlik Hangi Tür Müzikleri Dinler? Rock ve pop müzik. 60, 80 ve 90’lar Son Okuduğu Kitap? Warren Buffett, The Snowball Son İzlediği Film? Paronoia Ailesiyle/ Arkadaşlarıyla Yapmaktan Hoşlandığı Şeyler? Bahçede barbekü yapmak Tatillerini Nerede Geçirir? Yılda iki kez yaz tatili yapacak şekilde deniz kenarı Kullandığı Otomobil? BMW En Sevdiği Söz Hayatta karşılaştığın sınırlar, kendi kendine koyduğun sınırlardır. www.taysad.org.tr OTOMOTİV SEKTÖRÜ VE İNSANLAR AUTOMOTIVE SECTOR AND PEOPLE Satışların yüzde 9’u Ar-Ge’ye Dünya genelinde iş günü başına 19 patent başvurumuz var. Türkiye’de 3 tane devlet tasdikli Ar-Ge merkezimiz var. 310 kişinin çalıştığı bu merkezler, beyaz eşya için Çerkezköy’de; otomotiv için Bursa’da ve ısı teknolojileri için Manisa’da faaliyet gösteriyor. Bu merkezler için toplamda 110 milyon euro yatırım yaptık. Türkiye için Ar-Ge yapıyoruz. Bunun yanı sıra, son iki yıldır dünya için Ar-Ge yapıyoruz. Türkiye’de ürettiğimiz Ar-Ge’yi, içlerinde Almanya, Fransa ve Japonya gibi otomotiv devlerinin bulunduğu 8 ülkeye ihraç ediyoruz. Sanayi Bakanlığı, TÜBİTAK ve üniversitelerle işbirliğimiz var. Know-how’umuzu Türkiye’de paylaşıyoruz. Bir örnek vermek gerekirse; dizel enkesiyon sistemleri üretiyoruz. Dizel teknolojisini öyle bir noktaya getirdik ki, egzozdan çıkacak hava 2015’te saf havanın özelliklerine ulaşacak. Otomotiv teknolojilerinde eğilimler 2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyar kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Bu artışta aslan payını orta sınıfın gelişmesi oluşturacak. Orta sınıfın gelişmesi bir çok insanın şu anda sahip olmadığı satın alma gücüne ulaşması anlamına geliyor. Bu yüzden gelecekte taleplerde ciddi bir artış beklentisi öngörülüyor. Özellikle bu talepler gelişmekte olan ülkelerden gelecek. Gelecek öngörüleri yaparken Afrika kıtasını ihmal etmemek gerekiyor. Afrika büyük bir potansiyeli barındırıyor. Bugün Afrika’da satın alma gücüne sahip 300 milyon insan bulunuyor. Gelecekte otomotivin nasıl şekilleneceğine bakarken bazı analizleri dikkate almak gerekiyor. 2030 yılında hafif ticari araç pazarının yüzde 68’inin gelişmekte olan ülkelerde gelişeceği öngürülüyor. Çevreci araçların gelişimi dünya otomotivinin gündeminde 2050 yılında araçların yüzde 50’si içten yanmalı motorlarla donatılacak. Elektrikli araçlar konusunda ise sektör oldukça yoğun çalışıyor. Şu anda dünyada ana eğilimleri belirleyen üç ana konu bulunuyor. Bunlardan birisi elektrifikasyon, ikincisi connectivity (ağa bağlılık) ve diğeri otonom sürüştür. Artık gerek Avrupa’da gerekse dünyada karbondioksit salınım seviyeleri giderek baskı altına alınıyor. Araçların içten yanmalı motorlardan elektrikli sisteme geçmesi kaçınılmaz bir gerçek. Bu durum ciddi bir şekilde dünya otomotivinin gündeminde yer alıyor. Bosch, her yıl 400 milyon Euro bütçesini e-mobility’e ayırıyor. Teknolojinin gelişimiyle artık interneti araçların içine konumlandırıyoruz. Bundan sonra üreteceğimiz her parçanın içinde bir ‘IP’ numarası olacak. Araç diğer araçlarla ve kontrol merkeziyle iletişim kurabilecek hale gelecek. Bu gelişim otonom sürüş için de çok önemli. İnsan hayatında araçlar, ar- 46 Ocak January - Şubat February 2014 tık bir ağ üzerinde yönetilerek evimiz ve diğer aletlerimizle iletişime geçebilen bir hale gelecek. Dolayısıyla Bosch olarak işin hem software hem de hardware tarafında yer alıyoruz. Steven Young, TAYSAD Kurumsal İletişim Uzmanı Sevgi Özçelik'in sorularını yanıtladı. Pazar neredeyse üretim de orada gelişecek Otomobillerin bir kıtada üretilip, beş on bin kilometre yol katederek başka kıtalara götürülmesi dönemi artık sona erdi. Otomotivde rekabet o kadar yoğun bir hale geldi ki, bu tip maliyetler artık tolere edilemiyor. Pazar nerede yoğunsa üretim orada gerçekleşecek. Doğrudan ürüne katma değer sağlamayan masrafların en aza indirilmesi önemli bir konu. Bu durum bizim için de geçerli. Bosch olarak Rusya’ya yoğun yatırımlar yapıyoruz. Çünkü bu ülkenin OEM pazarı bir artış eğilimi gösteriyor. Aslında dünyada otomotiv ana sanayi nerede üretim yapıyorsa, biz de orada, müşterilerimize en yakın yerdeyiz. Aynı şekilde kendi tedarikçilerimizin de bize yakın olmalarını istiyoruz. Onların bize sunduğu ürün ve Kazan nerede kaynıyorsa, siz o mutfakta olmak zorundasınız Bosch 1898 yılında ilk patentini buji ile aldı. 1920’lerde ise 40 değişik ülkede faaliyet gösterir hale geldi. Türkiye’de ise 1910 yılında faaliyetlerine başladı. Şu an geldiğimiz noktada 150 ülkeye yayılmış durumdayız. Bu 150 ülke, dünyanın küresel GSYH’sinin yüzde 97’sini oluşturuyor. Teknolojik inovasyon, ürün çeşitliliği ve küreselleşme Bosch’u Bosch yapmıştır. 150 ülkedeki faaliyetlerimizde Bosch firmasının ruhunu, kültürünü ve aile kurallarını görebilirsiniz. Firma olarak farklı ülkelerde yılda 2.200 adede yaklaşan personel rotasyonu yapıyoruz. İşte bütün bunlar bizi küresel bir marka haline getiriyor. www.taysad.org.tr Tedarik sanayinin gelişimi için sadece iç pazara odaklanmak yetersiz kalacaktır. Tedarik sanayinin bugüne kadar oluşturduğu bilgi birikimini ve gücünü küresel pazarlara taşımamız gerekiyor. hizmetlerin yarattığı maliyet avantajını göz önüne alıyoruz. Bu durum hem maliyet açısından hem de ürün geliştirme açısından faydalı. Tedarik zincirinde değer yaratmayı ve bunu paylaşmayı da ayrıca önemsiyoruz. tur. Tedarik sanayicilerimize masalarından dünya haritasını eksik etmemelerini tavsiye ediyorum. Dünyayı bölgelendirerek oralara yayılmaları gerekiyor. Türk tedarik sanayicileri yaptığı işte çok yetkin hale geldi ve dünya hala büyük bir pazar. Rusya ya da Amerika’ya Türkiye’den ihracat yapılabilir. Ama bunun bir maliyeti bulunuyor. Tedarik sanayicisi eğer bir know-how’a, belli bir müşteri portföyüne sahipse demek ki iyi bir iş yapıyordur. Bu sürdürülebilir iş biçimini müşterilere yakın noktalarda daha fazla çoğaltmak gereklilik haline geliyor. Bu durum aynı zamanda Türkiye’nin küresel şirketler yaratmasına da ön ayak olabilir. Otomotiv dünyası da artık bunu istemektedir. Öncelikle yakın bir bölgeden yayılmaya başlamak gerekiyor. Orada deneyerek, yetkinliğimizi giderek genişletmek ve kazanılan tecrübeyi biraz daha uzak bölgelere taşıyarak kademe kademe büyümek mümkün. Türk tedarik sanayisinin bu atılımı yapacak güce sahip olduğunu biliyorum. Dünya büyük bir pazar Alman tedarik sanayicilerinin bir çoğu aile şirketidir. Alman otomotiv sanayisi ile büyüyüp geliştikleri için çok fazla sınırları dışına çıkmazlar. Nitekim kitlesel olarak da bu pazar bir olgunluğa varmıştır. Bu anlamda Türk şirketleri için bir fırsat doğmuş- İhracatımız Avrupa ağırlıklı, ama Japonya, ABD gibi ülkelere de Türkiye’den ihracat yapıyoruz. Bizi başarılı kılan özellikler; tesislerimizin dünya çapında rekabetçi olması, çalışanlarımız ve ürünlerimizin altyapısı olarak sıralanabilir. Almanya’dan en üst düzey ürünleri biz alıyoruz. Bursa fabrikamız, Bosch’un uluslararası üretim ağında çok saygın bir yere sahip. 2014 neler getirecek? 2007 yılında Türkiye’deki araç üretimi toplamda 1.1 milyon adede ulaşmıştı. 2013 yılı ise yaklaşık aynı rakamla kapandı. Aradan geçen yaklaşık yedi yıla rağmen Türkiye pazarı aynı yerde durmaktadır. Dünyadaki diğer ülkelerle kıyaslandığında bu durum bir gerilemeyi ifade etmektedir. Otomotiv sektörü olarak, öncelikle aynı noktada sabit kalan üretim adetlerimizi ve bunu nasıl aşacağımızı sorgulamamız gerekiyor. Bu durum bir açıdan Türkiye’de otomotiv sektörünün büyütülmesi anlamına da geliyor. Öte yandan tedarik sanayinin geliştirilmesi de bir başka önemli konu. Tedarik sanayinin gelişimi için sadece iç pazara odaklanmak yetersiz kalacaktır. Tedarik sanayinin bugüne kadar oluşturduğu bilgi birikimini ve gücünü küresel pazarlara taşımamız gerekiyor. Şu an Türkiye’de 147 tane Ar-Ge Merkezi bulunuyor. Bunun büyük bir bölümünü otomotiv sektörü oluşturuyor. Dünyada hızla değişen teknolojiye tedarik sanayi olarak ayak uydurmak artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Tasarım mühendisliği farklılaşmak için fırsat sunuyor Ar-Ge çalışmaları teşviklerle desteklenmektedir, fakat tasarım mühendisliği konusu eksik bırakılmıştır. Mevcut bir ürünü yeniden tasarlanmak için Ar-Ge çalışmasına pek de gerek duyulmuyor artık. Bu ürünü pazara uyumlu hale getirebilmek için tasarım mühendisliğine ihtiyaç var. Ar-Ge ile üretimin arasındaki halkanın da teşvikler kapsamının altına girmesi gerekiyor. Tasarım mühendisliğinin geliştirilmesi, tedarik sanayinin kendisini dünyada farklılaştırmasının da yolunu açacaktır. Sadece üretim yapmak yeterli değil, üretilen ürünü tasarlayabilir hale gelmek gerekiyor. Gerçekte müşterinin beklentisini de bu yöndedir. Gelecekte sadece ürünler arasındaki rekabeti değil, iş modelleri arasındaki rekabeti konuşuyor olacağız. Tedarik sanayicilerinin bir ürünü tasarlayıp, prototipini oluşturarak onu bir paket halinde müşterilerine sunmaları, onlara vazgeçilmez bir avantaj sağlayacaktır. Katma değer zincirini güçlü ve zengin bir hale getirmek farklılaşmayı da beraberinde getirecektir.n www.taysad.org.tr Ocak January - Şubat February 2014 47 OTOMOTİV SEKTÖRÜ VE İNSANLAR AUTOMOTIVE SECTOR AND PEOPLE Bosch Turkey Representative and Bosch Industry and Trade Inc. General Manager, Steven Young: "You should be at where the pot boils" Saying that "There are seven values that makes us Bosch" Steven Young aligns them as future and result orientation, responsibility, entrepreneurship and determination, openness and trust, justice, reliability and cultural diversity. We take our strength from our staff S ince our business is about technology, the human value is always an important factor. At Bosch, we are like a family with our employees. The core values of Bosch are practised in the same way in the operations all over the world. One of our seven values is multiculturalism. We try to be close to the cultural differences and characteristics of the countries where we operate. The integration of our company and the employees is very important to us. That’s why we take our strength from our staff. We put a great emphasis on the women employment and we encourage women to lead a career. As Bosch Turkey in respect to the women employment we are among the top companies in the sector, as well as in the world. But we’re aware that we still have a long way to go. The diversity of business life grants me great prosperity I believe, the limits that we encounter in life are self-imposed limits of people. The point which a person will reach in his life is always about himself. In this sense, I started to work at the age of 12. During school, my father was giving me a certain amount of money, but it was not much. The thought of being have to move on living with this amount led me into the working life at 12. The principle of having control of my own life was very important to me. I can say that there’s no job that I haven’t done since young ages. I worked under several conditions such as fast-food restaurants and gas stations as I’ve tried every kind of business and even founded my own company. I’ve done all types of business from production to marketing. All these jobs allowed me to have the ability to appeal a wide range. The diversity of business life is still very important to me. Starting to work 48 Ocak January - Şubat February 2014 at a young age taught me to take responsibility in life. Working and making money is not a skill. It’s important how you evaluate and spend it. Two major investments in the year of crisis I became the general manager in 2001 after Bosch purchased Mannesmann’s industrial and telecommunication units and took part in merging these two companies in Turkey. The year 2005 was a milestone both for the company and my career. That year, we established our first production facility in Bursa in an area of 30 thousand square meters. In 2008, we had a performance of three times bigger than our investment in Bursa. This investment was made on 90 thousand square meters and it was the largest investment in the world. At the same time, we grew four times bigger in terms of system engineering and production while organising in Istanbul as center and sales. We performed two large investments while Turkey was experiencing the crisis in 2008. In 2011, Germany launched studies to form a group of various Bosch units in Turkey. In July 2011, I was promoted as Bosch Turkey Representative and Bosch Industry and Trade Inc. General Manager. Every day, I do my job with the excitement like on the first day. Technology for life In fact, Bosch is a foundation firm. There are no family members in the management. The company is managed by professionals. Our slogan is “Technology for life”. We produce and develop technology. Last year, we spared 9.1 % of our turnover to R&D. The aim of the technology developed by Bosch is to provide a better quality, comfortable, affordable and environmentally friendly life. Another goal we have is to be close to our customers. We operate in approximately 150 countries. Bosch was founded in 1886. In 1902, we made a revolution in automotive by inventing the spark plug. In 1920s, Bosch was operating in 40 countries. We launched our operations in Turkey in 1910. Bosch has a great contribution to the world in technology, industrialisation and development. Today, we operate in four business fields including automotive and industrial technologies, energy and construction technologies and durable consumer goods. 9 % of sales on R&D We have 19 patent applications per working day across the world. In Turkey, we have 3 units of R&D centers certified by the state. 310 people work in these centers where we operate for white goods in Cerkezkoy, for automotive in Bursa and for heating technologies in Manisa. We invested 110 million euros in total for these centers. We operate R&D for Turkey and the past two years for the rest of the world. We export R&D that we produce in Turkey to 8 countries that include automotive leaders such as Germany, France and Japan. We cooperate with the Ministry of Industry, TUBITAK and universities. We share our know-how in Turkey. To give an example, we manufacture diesel injection systems. We have brought diesel technology to such a point that the exhaust will reach the features of pure air by the year 2015. The world is a huge market Most of the German supplier industry companies are family companies. They don’t grow beyond boundaries much since they grow and develop in German automotive industry. Indeed, this market has massively reached maturity. In this sense, there’s an opportunity arisen for the Turkish companies. I suggest our suppliers to have a world map on their desks. They need to divide the world into regions and spread accordingly. The Turkish suppliers have become very competent in their work and the world is still a huge market. First of all, we need to start to expand from nearby regions. It’s possible to grow gradually moving from one to another region by increasing our competence and experiences. I believe that Turkish supply industry has the power to take this step.n www.taysad.org.tr TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD TAYSAD, VOLVO Cars'ı ziyaret etti TAYSAD’ın, VOLVO Cars ile 2013 yılında başlattığı temasların neticesinde, 29-30 Ocak 2014 tarihlerinde T.C. Ekonomi Bakanlığı destekli Sektörel Ticaret Heyeti kapsamında, 20 firma ile VOLVO Cars’a ziyarette bulunuldu. 2 gün süren ziyarete katılan firmalar VOLVO’yu tanımanın yanında, satın alma grubuyla yaptıkları görüşmelerde firmanın satın alma ağına dâhil olacak adımları attılar. Volvo Nasıl Kuruldu? İ sveç’in, Göteborg şehrinde 1927 yılında, SKF markasının bilye üreticisi olarak kurulan VOLVO, binek araç, TIR, otobüs, iş makinesi, deniz motoru ve endüstriyel motorlar üretiyor. VOLVO kelime anlamı ile Latince "I roll" anlamına geliyor. VOLVO Grup olarak faaliyet gösteren firma, sağlamlık ve güvenlik ile pazarda ön plan çıkmış, uluslararası bir marka konumunda bulunuyor. Grup firmalarından, VOLVO Cars ise 1999'da İsveçli VOLVO Group tarafından Ford Motor Company'ye, ardından 2010 yılında Çin'li Geely'ye satılan, sadece binek araç ve SUV üreten bir otomobil markası olarak hizmet veriyor. Sektörel Ticaret Heyeti Nasıl Belirlendi? Eylül 2013’de Volvo Cars ile TAYSAD arasında başlayan görüşmelerde VOLVO, TAYSAD tarafından heyet için ön başvuru yapan 30’a yakın üye firmayı inceledikten sonra katılımcıları belirledi. Görüşmeler 50 Ocak January - Şubat February 2014 için mevcut maksimum ziyaretçi alanı kapasitesi ve öncelikli tedarik konularını değerlendiren VOLVO, yirmi firmayı ziyaret için davet etti. VOLVO Cars Başkan Yardımcısı ve Satın Alma Bölümü Direktörü Martin Liden’in de şahsen önem verdiği ziyaret, VOLVO Cars firması ile tüm aşamaları ortak çalışılarak planlandı. Firmanın satın alma grubunun, 2013 yılı tedarik stratejileri açılımlarından ötürü ziyaret, büyük ilgi gördü. Volvo Cars Üst Düzey Katılım Gösterdi Ziyaretin ilk gününe, VOLVO Bölüm müdürlerinin katılımıyla, VOLVO’yu, TAYSAD’ı ve katılımcı firma sunumlarını içeren açılış oturumu ile başlandı. Bu açılışı, Volvo satın alma bölümünden yetkililerin, gün boyu katılımcılarla birebir görüşmeler yaparak bilgi aldığı bölüm izledi. VOLVO Cars Satın Alma Direktörü Martin Liden, TAYSAD Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu ve T.C. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ali Rıza Oktay ile birlikte tüm firmaların masalarını tek tek ziyaret ederek bilgiler aldı, bölüm yetkililerini firmalara yönlendirdi. Fabrika Ziyaretinde Çalışan Odaklı Uygulamalar İkinci gün ise heyet katılımcıları 2 grup halinde VOLVO Cars üretim tesislerini ve montaj hatlarını gezdi. 7 farklı araç türünün, tek bir hatta muazzam bir zaman planı ile montajının yapıldığı hatlarda, en çok dikkati çeken, Volvo çalışanlarının firmada birinci öncelik kabul edilerek uygulamaya alınan montaj hattı tasarımları oldu. İnovatif uygulama ve çalışmaların ziyaretçiler tarafından da rahatlıkla gözlemlenebildiği süreci katılımcılar, yetkililerden bilgiler alarak yerinde yaşadı. Montaj hatlarında daha az yorucu tahta zemin seçimleri, araç kapılarının hattın en sonunda araçlara takılarak işletim kolaylığı sağlanması, yürüyen bantların çalışanları da dâhil edecek şekilde araç ile hareket eden hatlar yapısında oluşturulması göze çarpan bazı inovatif uygulamalardı. VOLVO firmasının çalışan odaklı www.taysad.org.tr bakış açısı çerçevesinde, çalışanları arasında kadın ve erkek oranlarını % 50 – 50 olarak uyguladığı da gözlemlendi. VOLVO’nun, çalıştığı ya da tedarik zincirine dâhil edeceği firmalarda sosyal, çevresel uygulamaları ve bu süreçlere dâhil alt detayları, incelediği biliniyor. VOLVO Sosyal Sorumluluk bölümünden sorumlu yetkililerin heyet ziyaretinde, firmaların sosyal sorumluluk çalışmaları hakkında sorular sorması, bu incelemenin bir parçası oldu. Katılımcı Firmaların Görüşü Köklü bir geçmişe sahip VOLVO Grup bünyesinde yer alan, VOLVO Cars’a yapılan ziyarette katılımcılar, firmanın ciddiyet ve özenle kendileriyle ilgilenmiş olmasından memnunluk duyduklarını aktardı. VOLVO yetkililerinin, ziyaret öncesi gönderilen katılımcı firma bilgilerini incelemiş ve hedef odaklı olarak kendileri ile görüştüklerini, üretim gamları hakkında sorular sorduklarını belirttiler. Üretim adetleri bakımından dünya standardına göre VOLVO firmasında farklar olsa da, firmanın prensipli ve açık bir birlikte çalışma stratejisi ortaya koyması, katılımcılar tarafından ilgi gördü ve takdir edildi. 2 gün süren ziyarette, Türkiye’de tedarik sanayinin global anlamda ana sanayi ağına katılım gücü ve yetisini görmek, herkesi cesaretlendirdi.n Yazan: Sercan DUYGAN TAYSAD visited VOLVO Cars in Gothenburg As a result of the contact that began with Volvo Cars in 2013, TAYSAD and 20 companies visited Volvo Cars as Sectoral Board of Trade supported by Ministry of Economy on 29-30 January 2014. During these two days of visit, the companies had the chance to meet Volvo and took steps that would include them in the purchasing network of the firm during the talks with the purchasing group. www.taysad.org.tr Ocak January - Şubat February 2014 51 TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD OTAM ÖMÜR DAYANIM – İNOVASYON MERKEZİ Otomotiv yan sanayinin kalbinde açıIdı T ürk otomotiv sanayisinin mekanik test konusundaki dışa bağımlılığını önemli ölçüde azaltacak ve yerli geliştirilip üretilen ürünlerde katma değer artışı sağlamak açısından umut ışığı olacak OTAM Ömür Dayanım – İnovasyon Merkezi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katıldığı törenle TOSB – Otomotiv Yan sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyetlerine başladı. Bakan Işık, açılış töreninde yaptığı konuşmada, sanayicilerin ülkenin kahramanları olduğunu belirterek, Türkiye'nin dünyaya örnek modellerinden birinin organize sanayi bölgeleri olduğuna dikkat çekti. Işık ayrıca, "Taşıt araçlarıyla ilgili bizim artık geldiğimiz noktada daha fazla pazar payını artırmak için, AR-GE ve inovasyona yatırım yapmamız gerekiyor" dedi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye'nin bu gidişatını en iyi özetleyen otomotiv Üniversite-Sanayi işbirliğinin en somut örneklerine imza atmak, otomotiv sektörünün küresel pazarlardaki rekabetçiliğini artırmak ve üretim öncesi Ar-Ge, test ve sertifikasyon çalışmalarını gerçekleştirmek amacıyla kurulan Otomotiv Teknolojilerini Araştırma Geliştirme Merkezi (OTAM), 3 milyon lira değerinde bir yatırımla, Ömür Dayanım – İnovasyon Merkezi’ni hayata geçirdi. Bu merkez aynı zamanda Otomotiv Yan Sanayi İhtisas Bölgesi’nde araç ve alt sistem parça testlerine yönelik kurulan ilk bağımsız test merkezi olma özelliğini de taşıyor. yan sanayi sektörü. Diyorlar ki otomotiv sektöründe ithalat ve ihracat dengeli. Hayır öyle değil. Biz hazır otomobil alımında ithal bağımlısıyız. Her 100 otomobilden 78'ini ithal ediyoruz. Ama otomotiv yan sanayisinde net ihracatçıyız. İçinde bulunduğumuz OSB de en önemli ihracat merkezlerimizden birisi. Türkiye'nin geldiği teknoloji düzeyinden daha ileri bir teknolojiyi bize kimse lütfetmez. Bu teknolojiyi ancak kendimiz geliştirebiliriz. Otomotivde ve diğer alanlarda Türkiye yaklaşık 2 milyar dolar dışarıya test için ücret ödüyor. Bu yüksek bir rakam. Bu rakamın gerek iş gücü kaybı açısından, gerekse Türkiye'nin cari açığına verdiği etki açısından mutlaka aşağı çekilmesi gerekiyor. Bunu da ancak kendi test merkezlerimizi kendimizin oluşturmasıyla başarabiliriz." İstanbul Teknik Üniversitesi Vakfı, OSD (Otomotiv Sanayi Derneği), TAYSAD (Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği) ve OİB (Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği) iştiraki olan OTAM A.Ş. tarafından hayata geçirilen Ömür Dayanım – İnovasyon Merkezi, Türkiye’nin yıllardır yurt dışında yapılan bazı ‘otomotiv sistem testlerinin’ artık en son teknolojiyle Türkiye’de yapılmasını sağlayacak. Yaklaşık 1 dönümlük alan üzerine oturan ve bölgenin araç ve alt sistem parça testlerine yönelik ilk bağımsız test merkezi olma özelliğine sahip bu tesiste, ağırlığı yan sanayiye hizmet edecek şekilde, mekanik dayanım ve ömür testleri gerçekleştirilecek. OTAM Ömür Dayanım – İnovasyon Merkezi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katıldığı törenle TOSB – Otomotiv Yan sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyetlerine başladı. 52 Ocak January - Şubat February 2014 Otomotiv üretim ve yan sanayisinde Avrupa’nın söz sahibi ülkelerinden biri olan Türkiye’nin, üretimini yaptığı modellerdeki mekanik sistemleri, tesis yetersizliği nedeniyle büyük oranda yurt dışında test etmek zorunda kaldığını www.taysad.org.tr İstanbul Teknik Üniversitesi Vakfı, OSD (Otomotiv Sanayi Derneği), TAYSAD (Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği) ve OİB (Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği) iştiraki olan OTAM A.Ş. tarafından hayata geçirilen Ömür Dayanım – İnovasyon Merkezi, Türkiye’nin yıllardır yurt dışında yapılan bazı ‘otomotiv sistem testlerinin’ artık en son teknolojiyle Türkiye’de yapılmasını sağlayacak. belirten OTAM Genel Müdürü Volkan Bayraktar, “Türkiye’nin yıllardır yüklü miktarlarda paralar ödeyerek yurtdışında gerçekleştirdiği ‘otomotiv sistem testleri’ artık en son teknolojiyle Türkiye’de yapma zamanı geldi” dedi. Bayraktar, yatırımla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Türkiye’de üretim yapan yerli-yabancı bütün şirketler, mekanik ömürdayanım testlerini bugüne kadar büyük oranda yurtdışındaki merkezlerde gerçekleştiriyordu. Ar-Ge’si ve üretimi Türkiye’de gerçekleştirilen bir aracın www.taysad.org.tr direksiyon sistemi, test için Avrupa’ya gönderiliyor, bu da yerli sermayenin yurtdışına çıkmasına neden oluyordu. OTAM olarak gerçekleştirdiğimiz bu yatırımla, mekanik dayanım ve ömür testlerinin tamamen Türkiye’de yapılabilir hale gelmesine gayret gösteriyoruz. Bu konuda üzerimize düşenin en iyisini yaptık ve Türkiye’nin otomotiv test sistemleri konusunda dışa bağımlılığını azaltacak merkezimizi faaliyete hazır hale getirdik. Ancak daha kat etmemiz gereken uzun bir yol var. Özellikle Doğu Marmara Bölgesi’nin, Ocak January - Şubat February 2014 53 TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD rekabetçi bir otomotiv yan sanayi yapısına ve KOBİ kümelerine sahip olabilmesi için bu firmaları destekleyecek şekilde biz de altyapımızı çeşitli test sistemleriyle geliştirmeye devam edeceğiz.” Test sistemleri üretip ihraç edecek Yazılım programlarından sistem tasarımına kadar tamamen yerli mühendislikle Türkiye’de geliştirilip üretilen bu test ekipmanları sayesinde önemli bir tecrübe edindiklerini de anlatan Volkan Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Avrupa’da rakibimiz olan bir kaç farklı bağımsız test şirketi bulunuyor. Dünyada ise bu testleri gerçekleştiren şirket sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Ancak bunlardan OTAM Genel Müdürü Volkan Bayraktar, “Türkiye’de üretim yapan yerli-yabancı bütün şirketler, mekanik ömür-dayanım testlerini bugüne kadar büyük oranda yurtdışındaki merkezlerde gerçekleştiriyordu. Ar-Ge’si ve üretimi Türkiye’de gerçekleştirilen bir aracın direksiyon sistemi, test için Avrupa’ya gönderiliyor, bu da yerli sermayenin yurtdışına çıkmasına neden oluyordu. OTAM olarak gerçekleştirdiğimiz bu yatırımla, mekanik dayanım ve ömür testlerinin tamamen Türkiye’de yapılabilir hale gelmesine gayret gösteriyoruz” dedi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Türkiye’nin gidişatını özetleyen, örneklendiren sektör, otomotiv yan sanayi sektörümüz. Diyorlar ki ‘otomotiv sektöründe ithalat ve ihracat dengeli’. Hayır, öyle değil. Biz hazır otomobil alımında ithal bağımlısıyız. Her 100 otomotivden 78’ini ithal ediyoruz ama otomotiv yan sanayisinde net ihracatçıyız ama ihracatımızın katma değerini arttırmak durumundayız. Artık daha fazla nitelikli üretim yapıp, daha fazla ihracat ve daha fazla karlılık getirmek durumundayız. Bunun da yolu hiç kuşkusuz araştırma, geliştirme ve inovasyondan geçiyor. Bu noktada Türkiye’de çok güzel gelişmeler var. Artık teknokentler OSB’lerimizin içinde de kuruluyor. Artık üniversitelerimiz sanayicimizin ayağına gelmeye başladı. O eskiden burnundan kıl aldırmayan üniversite anlayışı yerini ‘Evet, biz de bu ülkenin kalkınmasında, gelişmesinde, ilerlemesinde sorumluluk almalıyız’ anlayışına bıraktı. Bu, çok sevindirici” dedi. OTAM Genel Müdürü Volkan Bayraktar Ömür Dayanım - İnovasyon Merkezi'nin açılışına Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Alper Kanca, TAYSAD Genel Koordinatörü Süheyl Baybalı, OİB Başkanı Orhan Sabuncu, OSD Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer Tofaş CEO'su Kamil Başaran, TOSB Başkanı Yunus Çiftçi, TAYSAD Geçmiş dönem başkanları Ahmet Arkan, Ömer İltan Bilgin ve Celal Kaya katıldılar. hiç birisi kullandıkları test ekipmanlarını kendisi üretmiyor. Biz hem bu sistemleri üreterek hem de testlerini gerçekleştirerek rakiplerimizden ayrışıyoruz. 2010 yılından itibaren sistemli bir şekilde yürüttüğümüz stratejik planlama ve uygulama süreçlerimiz sonucunda edindiğimiz özgün mühendislik gücümüzle, farklı araç alt sistemleri için özgün test sistemlerini geliştirebilir halde geldik. 2013 yılı itibari ile OTAM markalı test sistemlerimizin pazarda aktif olarak satışına başladık. Bu konuda ciddi bir taleple karşı karşıyayız. Biz de artık OTAM olarak test sistemleri üretip, pazara sunan bir sistem entegratörü üretici haline geldik. Önümüzdeki dönemde en büyük hedeflerimizden bir tanesi de test sistemleri üretip ihraç etmek” diye konuştu. Yerli markaya giden yol yerli test sisteminden geçer Ömür Dayanım - İnovasyon Merkezi’nde, otomotiv endüstrisinde en karmaşık yapılardan biri olarak kabul edilen direksiyon sisteminin, her türlü dayanıklılık testinin gerçekleştirilebildiğini söyleyen Volkan Bayraktar, “Sadece bugünün araçlarında kullanılan hidrolik direksiyonlar için değil, elektrikli destek sistemli araç direksiyonları için de her türlü dayanıklılık ve karakterizasyon testini burada gerçekleştireceğiz” diye konuştu. Küresel yerli markaya giden yolun, yenilikçi ve rekabetçi araç alt sistem ve komponentleri geliştirip üretmekten geçtiğini Volkan Bayraktar, “Bu unsura sahip olmak için kazanılması gereken en kritik yetenek ise yan sanayi firmalarının 54 Ocak January - Şubat February 2014 www.taysad.org.tr OTAM Ömür Dayanım İnovasyon Merkezi’nin açılışına katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Otomotivde ve diğer alanlarda Türkiye yaklaşık 2 milyar dolar dışarıya test için ücret ödüyor. Bu yüksek bir rakam. Bu rakamın gerek iş gücü kaybı açısından, gerekse Türkiye’nin cari açığına verdiği etki açısından mutlaka aşağı çekilmesi gerekiyor. Bunu da ancak kendi test merkezlerimizi kendimizin oluşturmasıyla başarabiliriz” dedi. özgün tasarımlarını hızlı, yerinde ve etkin bir şekilde test edebilecek yerli test merkezleri oluşturmaktır. Ancak böyle bir model ile ürettiğimiz ürünler üzerindeki yerli özgün katma değerimizi yaratabilir ve toplam kârlılığımızı artırabiliriz” dedi. sektörlere de hizmet Otomotivin dışına da çıkacak raylı sistemler konusunda Otomotiv sektörünün dışında, 2012 yılından itibaren savunma sanayisine de hizmet vermeye başladıklarını anlatan Volkan Bayraktar, şunları söyledi: “Farklı ve test faaliyetleri verecek şekilde test sistemlerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönem hedeflerimiz içerisinde raylı sistemler de yer alıyor. Biz bu konun Türkiye’de çok ciddi bir potansiyeli olduğu inancındayız. Özellikle Türkiye’de mühendislik sürdüren pek çok ekip ile temas içerisindeyiz. Bu konudaki gelişmelere elimizden geldiği ölçüde destek vermeye gayret gösteriyoruz.”n OTAM LIFETIME ENDURANCE – INNOVATION CENTER opened in the heart of the automotive supply industry Being established with the aim of taking solid steps in university-industry cooperation, increasing competitiveness of the automotive industry in global market and conducting pre-production R&D, certification studies and tests, Automotive Technologies Research and Development Center (OTAM) put Lifetime Endurance - Innovation Center with an investment amounted 3 million TL. The Center started its operations in TOSB-Automotive Supply Industry Specialised Organised Industrial Zone at a ceremony, which was participated by the Minister of Science, Industry and Technology, Fikri Isik. The Lifetime Endurance-Innovation Center will decrease the Turkish Automotive Industry’s dependency in terms of mechanical testings and will be a hope in increasing added value for the locally developed and produced products. www.taysad.org.tr Ocak January - Şubat February 2014 55 V. TAYSAD AFTERMARKET KONFERANSI RE GI NO STER KA W ! Y YA DIN PT IZI IRI N Vth ANNUAL TAYSAD AFTERMARKET CONFERENCE 29 May 2014 Vth AFTERMARKET Green Park Hotel - Pendik/ISTANBUL CONFERENCE FOR THE LATEST NEWS ON THE SECTOR AFTERMARKET SEKTÖRÜNDEKİ SON YENİLİKLERİ TAKİP ETMEK İÇİN DOĞRU ADRES International experts and executives are coming together with high profile attendees from the Industry. BOOK YOUR SEAT! Konferansta, uluslararası uzman ve yöneticiler, sektördeki üst düzey katılıumcılarla biraraya gelecek. SİZDE YERİNİZİ AYIRTINIZ! ODAK KONU/ FOCUS THEME • A Global View of the Industry • Internet & Mobility Concepts at Automotive Aftermarket • Megatrend Concept & Future Perspectives Konferansın bu yıl odaklanacağı ana konular; • Sektöre Global Bakış • Otomotiv Aftermarkette İnternet ve Mobilite Konseptleri • Megatrend Konsepti ve Gelecek Perspektifleri Supporters / Destekleyen Kuruluşlar Host & Organizer TAŞIT ARAÇLARI YAN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ASSOCIATION OF AUTOMOTIVE PARTS & COMPONENTS MANUFACTURERS ÖZEL SAYI TAYSAD ÜYELERİ FİRMA TANITIM BÖLÜMÜ TAYSAD üyeleri için ayrılan bölümde İngilizce firma tanıtımları yer alacaktır. Kuruluş logosu ve iletişim bilgilerinin yer aldığı tanıtım bölümünde 200 kelimelik tanıtım metni kullanılacaktır. Her TAYSAD üyesi için ayrılan 1/2 dergi sayfasının tanıtım bedeli 500.- TL + KDV’dir. Tanıtım bölümü dışında yer almak isteyen üyelerimiz için iki sayfalık röportaj bedeli ise 1.500.- TL + KDV’dir. TAYSAD Dergi üye ilan fiyatları bu sayımız için de geçerlidir. Ayrıca ilan vermek isteyen üyelerimiz için reklam fiyatlarımız yandaki gibidir. Son ilan verme tarihi 24 Mart 2014 ÖZEL SAYI IAUTOMECHANİKA İSTANBUL 10-13 NİSAN 2014 TÜRK OTOMOTİV SANAYİNİ TAYSAD DERGİ İLE ULUSLARARASI PLATFORMLARA TAŞIYORUZ TAYSAD Dergi’nin Mart-Nisan 2014 sayısı Automechanika İstanbul Fuarı'nda sektörün hedef kitlesine ulaştırılacak. Reklam Fiyatları Sayfa 1 Sayı(TL) 6 Sayılık Anlaşmada birim fiyat Ön Kapak İçi 3.500.- TL 3.000.- TL Üçüncü Sayfa 3.000.- TL 2.500.- TL Tercihli Sayfa 1.750.- TL 1.250.- TL 800.- TL 600.- TL İç Sayfa Fiyatlarımıza KDV eklenecektir. TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD 2050’yi planlarken vergi baskısına yakalandılar T ürkiye’nin ihracat şampiyonu otomotiv sektörünün omurgasını oluşturan yan sanayi, vizyonunu 2050’ye yönlendirdi. 2014 yılının ilk üye toplantısını İstanbul’da gerçekleştiren ve geleceğin teknolojilerini tartışmak üzere biraraya gelen Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) üyelerinin gündeminde, ÖTV ile gelen vergi baskısı vardı. Vergilerin kademeli olarak düşürülüp iç piyasanın rahatlatılmasını bekledikleri bir dönemde gelen yeni vergilere işaret eden TAYSAD Başkanı Dudaroğlu, “Otomotiv sektörümüz; gücünü iç pazarından almaktadır. Baskı altında tutulan bir iç pazara, yeni yabancı yatırımların gelmesini beklemek ‘hayalcilik’ olacaktır” dedi. TAYSAD üyelerini 2050 projeksiyonuna göre üretime yönlendiriyor. Sektör, uluslararası rekabet gücünü yakalayacak gelecek planı yaparken, iç piyasada ÖTV ile gelen şoku yaşıyor. TAYSAD Başkanı Dudaroğlu, “Otomotiv sektörümüz; gücünü iç pazarından almaktadır. Baskı altında tutulan bir iç pazara, yeni yabancı yatırımların gelmesini beklemek ‘hayalcilik’ olacaktır.” dedi. Sadece küresel pazarlardaki iş hacimlerini artırarak 2023 hedeflerine ulaşmanın zorluğuna dikkat çeken Dudaroğlu, önümüzdeki günlerin eskilerinden daha zorlu geçeceğini vurgulayarak şöyle devam etti; “2023 hedeflerimize yalnızca dış pazardaki değil, iç pazardaki ölçeğimizi de büyüterek ulaşabiliriz. Bu nedenle sektörümüzün, 2023 yolunda sistematik olarak desteklenmesi için yerli araç kullanımını özendirecek yeni düzen- TAYSAD Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu lemelerin yapılmasını, vergi yüklerinin kademeli olarak düşürülmesini ve dolayısıyla iç pazarımızın güçlendirilmesini arzu ediyoruz.” Topyekün Ar-Ge seferberliği başlatmalı Küresel anlamda geleceğe hazırlandıklarını, bunun için Türkiye’de toplam 147 Ar-Ge merkezinin 47 adedinin üyeleri tarafından kurulduğunu hatırlatan Dudaroğlu, “2023 hedeflerine ulaşabilmek için ‘Güçlü Sanayi, Güçlü Marka’ sloganıyla çalışıyoruz. Sektörel olarak en fazla Ar-Ge merkezine sahibiz. Amacımız, üniversiTAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Alper Kanca te sanayi işbirliğiyle topyekün Ar-Ge seferberliği başlatmak ve yapılan başarılı çalışmaları ihraç etmek” diye konuştu. 58 Ocak January - Şubat February 2014 www.taysad.org.tr TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD 2050’de 160 milyon araç üretilecek Bosch Türkiye CEO’su Steven Young da TAYSAD üyelerine 2050 yılına kadar uzanan otomotiv endüstrisindeki küresel trendleri anlattı. Buna göre 2050 yılında dünyada 160 milyon araç üretimi öngörülürken, bunların yüzde 50’sinin konvansiyonel araç olacağı tahmin ediliyor. Bugün dünyada yaklaşık 80 milyon konvansiyonel araç üretildiği düşünüldüğünde gelecekte bir o kadar da elektrikli veya farklı yakıtlarla çalışan araçlar olacak. Asya bölgesinde otomotive muazzam talep olacak. Bu bölgeye yönelerek fırsatlar yakalanabilecek. E-Mobilite ile Google Car ve Tesla Model araç örnekleri yaygın kullanılacak. Buna göre araçlar yaygın şekilde sürücüsüz güvenli bir şekilde yol alabilecek. Dolayısıyla TAYSAD üyelerinin de yeni teknolojilere odaklanması gerektiğinin altı çizildi. n TİM Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu Otomotiv endüstrisine katma değer sağlayacak nitelikli ürünler kazandırmak isteyen “3. Geleneksel Otomotiv Komponent Tasarım Yarışması“ ve “3. Geleneksel Otomotiv Ar-Ge Proje Pazarı“ etkinliğinin tanıtım turu devam ediyor. TİM Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı ve OİB Başkan Yardımcısı Ömer Burhanoğlu, TAYSAD’ın İstanbul üye toplantısında sektör temsilcilerini yarışmaya katılmaya davet etti. Dudaroğlu, 2013 yılında 21.3 milyar dolarlık otomotiv ihracatının yüzde 43’ünün tedarik sanayi tarafından yapıldığını hatırlatarak, 2014 yılında da araç üretiminin bir milyon 200 bin adedi bulacağını, ihracatın ise 21.5 milyar dolar seviyesinde olacağını öngördüklerini aktardı. Otomotiv de dünyada ilk 10’a girmeli Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu da Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak istiyorsa, otomotiv endüstrisinin de ilk 10 içinde olması gerektiğini söyledi. Bunun için Ar-Ge, tasarım ve inovasyonun önemine değinen Burhanoğlu, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği olarak 3. kez ‘Ar-Ge Proje Pazarı ve Tasarım Yarışması’ düzenleyeceklerini hatırlattı. Burhanoğlu, “Ar-Ge merkezlerimizi canlı tutmak için ciddi projelere ihtiyacımız var. Yarışmamız bunun için önem taşıyor ve çok değerli projeler ortaya çıkıyor. Bunları hayata geçirmeye çalışıyoruz” diye konuştu. 60 Ocak January - Şubat February 2014 Bosch Türkiye CEO’su Steven Young Getting caught by tax pressure while planning 2050 Being the spine of Turkey's exports champion automotive industry, the supply industry has focused on the year 2050. Automotive Components Manufacturers' Association (TAYSAD) members held their first meeting in 2014 in Istanbul in order to discuss their current and future technologies and tax pressure caused by Special Consumption Tax (OTV) was on their agenda. TAYSAD President Dudaroglu pointed out the new taxes in this period where they expected a relief in the domestic market with a gradual decrease of the taxes and he said, “Our automotive industry takes its strength from its domestic market. It would be 'unrealistic' to expect new foreign investments in a domestic market which is under tax pressure.” www.taysad.org.tr TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD Tofaş Tedarikçi Bilgi Paylaşım Toplantısı Türk otomotiv sektörünün öncü firması Tofaş’ın her yıl düzenlediği, Tedarikçi Bilgi Paylaşım Toplantısı Bursa’da yapıldı. Bu yıl, “Birlikte Büyüyoruz” ana temasıyla gerçekleştirilen toplantıya, Tofaş’ın işbirliği içerisinde olduğu tedarikçi firmalardan yaklaşık 350 katılımcı, 120 Tofaş çalışanının yanı sıra TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu, yönetim kurulu üyeleri ve Genel Koordinatör Süheyl Baybalı katıldı. F iat Group Purchasing CEO’su Scott Garberding’in davetli konuşmacı olarak katıldığı toplantıda; Tofaş CEO’su Kamil Başaran, Satınalma Direktörü Yüksel Öztürk, Endüstriyel Operasyonlar Direktörü Akın Aydemir ile Fiat İş Birimi Direktörü Okan Baş da konuşmalarıyla yer aldı. Toplantıda, otomotiv sektörünün gelişimi ve global pazarlar hakkında bilgiler aktarılırken, Tofaş’ın yeni ürün projeleriyle birlikte, sektördeki maliyet rekabetçiliği ve Tofaş’ın tedarikçi gelişimine verdiği önem üzerinde duruldu. Tofaş ve yan sanayi işbirliğindeki başarılara vurgu yapan ve beklentilerini aktaran Tofaş CEO’su Kamil Başaran; “Otomotiv; ana sanayisi, tedarikçileri, bayisi ve diğer 62 Ocak January - Şubat February 2014 tüm alanlarıyla bir değerler zinciri. Bu zincirin her bir halkasının birlikte büyüyüp gelişmesi çok önemli… Bu gelişim sürecinde ve küresel sektörün zorlu rekabet ortamında bizleri, Ar-Ge yetkinliklerimiz öne çıkaracak. Tedarikçilerimiz, bilgi birikimi ve yatırımlarıyla, dünyanın başlıca üreticileri için ürün tasarlayıp üreterek küresel çapta konumunu güçlendirdi, bu başarıyla gurur duyuyoruz. Tofaş olarak yan sanayimizle çıktığımız gelişim yolculuğunda başarılarımızı daha ileriye taşımak için güçlü ve rekabetçi tedarikçilerimizle omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Tedarikçi Bilgi Paylaşım Toplantısı, işbirliği yapılan firmalara, 3 büyük dalda verilen ödül töreniyle sona erdi. n Ödül Alan Kuruluşlar: Kalite ve Performans Ödülü Beyçelik, Bosch, Continental, Martur, Norm Civata, ÜksÜçler Kelepçe Performans – Yedek Parça Ödülü Kale Balata, Opet Fuchs Performans – Endirekt Malzeme Ödülü DHL Express, Tepe Güvenlik Teknik Öneri SuPer Ödülü Yazaki İşbirliği Geliştirme Ödülü – Direkt Malzeme A-Plas, Aka, Arıkan, Autoliv, Dytech, Henkel TOFAS Supplier Information Sharing Meeting Supplier Information Sharing Meeting, which is organised by Turkish automotive industry's leading company TOFAS every year, was held in Bursa. This year, with the main theme “Growing Together”, the meeting hosted 350 participants that TAYSAD has cooperation with and 120 TOFAS employees as well as TAYSAD Chairman Dr. Mehmet Dudaroglu and General Coordinator Suheyl Baybali. www.taysad.org.tr AR-GE RESEARCH AND DEVELOPMENT Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "2012 yılında ülkemizde Ar-Ge harcamaları 13,5 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın da 3,5 milyarlık kısmını özel sektör gerçekleştiriyor. 2023 yılında, Ar-Ge harcamasının 60 milyar dolar olmasını bekliyoruz. Ancak bu yeterli değil. Bunun da en az 40 milyarlık dolarlık kısmını da özel sektörün yapmasını arzu ediyoruz" diye konuştu. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık En başarıIı Ar-Ge merkezleri ödüllendirildi Kocaeli'nde Ar-Ge Merkezleri Performans Değerlendirmesi ve Teknoloji Transfer Ofisleri ile İşbirliği Çalıştayı'nda, en başarılı Ar-Ge merkezleri ödüllendirildi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2008 yılından itibaren desteklediği 17 firmanın ödüllendirildiği çalıştayda otomotiv tedarik sanayinde ödül TAYSAD üyesi Farplas Oto Yedek Parçaları İml. İht. İhr. A.Ş.'nin oldu. B ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kocaeli’de düzenlenen Ar-Ge Merkezleri Performans Değerlendirmesi ve Teknoloji Transfer Ofisleri ile İşbirliği Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin çok iyi kurgulanması gerektiğini anlatarak, ülke olarak bilgi temelli bir ekonomiye hazırlanmaları gerektiğini söyledi. da Türkiye’de sevindirici gelişmeler yaşıyoruz. 2012 yılında ülkemizde Ar-Ge harcamaları 13,5 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın da 3,5 milyarlık kısmını özel sektör gerçekleştiriyor. 2023 yılında, Ar-Ge harcamasının 60 milyar dolar olmasını bekliyoruz. Ancak bu yeterli değil. Bununda en az 40 milyarlık dolarlık kısmını da özel sektörün yapmasını arzu ediyoruz” diye konuştu. “Başkası bilgiyi üretsin, biz burada onun lisansıyla üretim yapalım” düşüncesinin ülkeyi en fazla bugün olduğumuz seviyeye taşıyabildiğini ifade eden Işık, şu anda montaja dayalı üretimin ülkeyi taşıyabileceği sınıra ulaşıldığını kaydetti. Sanayi firmalarının Ar-Ge birimlerinin olduğuna işaret eden Işık, bunların kurumsal kimlik kazanmalarını arzu ettiklerini kaydetti. Işık, bu sınırı aşma yolunun, üretime bilgi enjekte etmekten geçtiğini dile getirerek, “Ar-Ge bilinci ve yaygınlığı konusun- 64 Ocak January - Şubat February 2014 Bakan Işık, bu amaçla 2008 yılında Ar-Ge Kanunu’nu çıkardıklarına dikkati çekerek, bu kanunla 50 ve üzeri Ar-Ge personeli istihdam eden firmalara Ar-Ge Merkezi Belgesi vermeye başladıklarını anlattı. “Eğer orta gelir tuzağını aşacaksak, 2023 hedeflerini yakalayacaksak ve Türkiye olarak sürdürebilir bir büyüme ve kalıcı bir refah artışı sağlayacaksak bugün itibariyle yapmamız gereken en önemli yatırım alanı Ar-Ge ve inovasyondur” Dünyada inanılmaz bir yarış ve rekabetin olduğunu ifade eden Işık, “Sürdürülebilir bir büyüme için de dünyanın üzerinde mutabık kaldığı kavram Ar-Ge ve inovasyondur” diye konuştu. Işık, Türkiye’de bu noktada önemli gelişmeler katedildiğini dile getirerek, “Biraz geç kalmışlığımız var ama dünyada Ar-Ge ve innovasyon ilk dillendirildiğinde bu sürecin gelişmeye başladığı dönemde bu konulara çok fazla ilgi duymadık. Ama bugün geldiğimiz noktada tam da ‘orta gelir tu- The Most Succesfull R&D Centers are awarded The most successfull R&D Centers are awarded in Kocaeli at R&D Centers’ PErformance Evaluation and Technology Transfer Offices’ Cooperation Workshop. TAYSAD member FARPLAS awarded as the 1st runner up in automotive supply industry. www.taysad.org.tr AR-GE RESEARCH AND DEVELOPMENT zağı’ olarak ifade ettiğimiz seviyede artık Ar-Ge ve inovasyonun gerek şirketlerimiz gerekse ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Eğer orta gelir tuzağını aşacaksak, 2023 hedeflerini yakalayacaksak ve Türkiye olarak sürdürebilir bir büyüme ve kalıcı bir refah artışı sağlayacaksak bugün itibariyle yapmamız gereken en önemli yatırım alanı Ar-Ge ve inovasyondur. Çok şükür Türkiye’de bu anlamda bir bilinç oluşması çok önemli. Bu iktidar olarak işimizi kolaylaştırıyor. Bu adımları hızlı şekilde hazırlıyoruz” şeklinde konuştu. Önemli bir müjdeyi katılımcılarla paylaşmak istediğini belirten ışık, şunları kaydetti: “Daha önce Ar-Ge merkezlerinde çalışan personelin gelir vergisi stopajı 2023’e kadar uzatılmıştı. Ar-Ge merkezlerimizde çalışanlarımızın sigorta primlerini işveren payının yüzde 50’sini biz 5 yıl süreyle 2008’de çıkardığımız kanunla destekleme kararı almıştık. Bildiğimiz kadarıyla 16 firma bugün itibariyle bu 5 yıllık süreyi doldurdu ve bu yüzde 50’lilik dilimden faydalanmamaya başladı. Biz de bu sistemin güçlenmesini istiyoruz. Ar-Ge merkezlerinde çalışan personel sayımızın zaten kendi açısından oluşan sigorta priminin tamamı 2023’e kadar devlet olarak biz karşılıyoruz. İş veren payının yüzde 50’sini yaptığımız görüşmelerle 2023 yılına kadar devlet olarak biz karşılamaya devam edeceğiz” Bu endeks sonuçlarına göre, Ar-Ge merkezlerinin kendilerini geliştireceklerini umut ettiklerini belirten Işık, “Hangi Ar-Ge merkezinin hangi sırada olmasını belirlemeyi arzu etmiyoruz. İyileri ödüllendirelim. En iyileri ortaya koyalım, onları ödüllendirelim, onların da bu başarı hikayelerini sizlerle paylaşalım. Bu merkezler arasında tatlı bir yarışı başlatalım. Bütün hedefimiz bu” ifadesini kullandı. 69 firmanın Ar-Ge merkezi performans endeks puanını hesapladık Bakan Işık, Ar-Ge merkezlerinin genel performansı açısından 3. sıradaki firmanın Roketsan Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş, 2’incinin Kordsa Global Endüstriyel İplik ve Kord Bezi Sanayi ve Ticaret A.Ş, birinci firmanın da Aselsan A.Ş. olduğunu söyledi. Bakan Işık, 2012 yılını baz alarak en az 2 yıl faaliyet gösteren 69 firmanın Ar-Ge merkezi performans endeks puanını hesapladıklarını dile getirerek, bu hesapta birçok veriyi değerlendirdiklerini kaydetti. Sektörel bazda ise en başarılı bulunan ve ödül alan Ar-Ge Merkezleri şöyle: “Savunma sanayi’ alanında en başarılı Ar-Ge merkezi, 1. sıradaki şirketimiz Aselsan A.Ş, ‘tekstil’ alanında alanında en başarılı Ar-Ge 66 Ocak January - Şubat February 2014 merkezi 2. sıradaki şirketimiz Kordsa Global Endüstriyel İplik ve Kord Bezi Sanayi ve Ticaret A.Ş, ‘elektronik’ alanında en iyi performans gösteren ArGe merkezimiz Vestel Elektronik A.Ş, ‘dayanıklı tüketim malları’ en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Arçelik A.Ş, ‘otomotiv’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş, ‘havacılık’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Tusaş Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş, ‘makina ve teçhizat imalatı’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Bosch Termo Teknik Sanayi ve Ticaret A.Ş, ‘bilgisayar ve iletişim teknolojileri’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Airties Kablosuz İletişim Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş, ‘otomotiv yan sanayisi’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Farplas Oto Yedek Parçaları İmalatı ve İthalatı A.Ş, ‘kimya’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Dyo Boya Fabrikaları Sanayi ve Ticaret A.Ş, ‘ilaç’ sanayisi alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Zentiva Sağlık Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, ‘cam ve seramik’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Eczacıbaşı Yapı Gereçleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, ‘telekomünikasyon’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz Netaş Telekomünikasyon A.Ş, ‘yazılım’ alanında en iyi performans gösteren Ar-Ge merkezimiz C/S Enformasyon Teknolojileri Ltd. Şti.” n www.taysad.org.tr TEDARİK SANAYİ SUPPLY INDUSTRY İş hayatını Tedarikçi Geliştirme Yöneticisi olarak sürdüren Harun Demir, Türk otomotiv tedarik sanayinin geldiği noktaya değinerek, "Batı Avrupa otomotiv sanayisine ihtiyacı olmadan bugünlere gelen tedarikçiler artık kendi başlarına rahatlıkla ayakta durabilmektedirler" dedi. Doğu Avrupa ülkelerinin tamamının, Batı Avrupalı OEM’lerin nabzı ile attığını söylemenin pek yanlış olmadığına dikkat çeken Harun Demir, Türkiye’nin kendisine, Doğu Avrupa’dan ziyade Batı Avrupa’yı rakip görmesi gerektiğine dikkat çekti. Harun Demir: Tedarik sanayi artık yeni ürünler icat etmeli Türkiye sanayisi teknoloji birikimi, yüksek kalitesi ve güçlü sanayicileriyle, kademe atlama noktasındadır. Yeni konsept ve tasarım yarışmalarına katılarak, bu büyük pastadan pay alabilmek için iyi bir klavuza ihtiyaçları var. Yani kısaca, doğru kişilerle, doğru zamanda, doğru masada oturmak gerekiyor. 68 Ocak Januray - Şubat February 2014 Türkiye’yi, Avrupalıların rakip gördüğü ülkelerle kıyasladığınızda, ne tür özelliklerimiz ön planda, neleri iyileştirmemiz lazım? T ürkiye’nin kendisine rakip gördüğü ülkeleri belirlemesi ve rakiplerini iyi tanıyarak, ileriye dönük adımları atması gerektiğini düşünüyorum. Avrupa toprakları üzerindeki ülkeleri ikiye ayırabiliriz: Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi Batı Avrupa ülkeleri ki bu ülkeler sanayileşmiş ve kendi otomotiv markalarını tasarlayabilen ve piyasaya sürebilen ülkelerdir. Bu ülkelerin, tedarikçiler açısından Türkiye ile maliyet temelli rekabet etme şansı son derece az. Doğu Avrupa ülkelerindeki tedarikçiler ise, Batı Avrupa’nın imalat atölyeleri olarak tanımlanabilir. 90’lı yılların başında Perestroyka ile birlikte eski Sovyet hegamonyasından kurtulan Doğu Avrupa ülkeleri, Batı Avrupa ülkelerindeki sanayicileri ülkelerine çekmek için birçok teşvik vererek, buradaki yerel iş gücünden faydalanma yoluna gitti. 90’ların sonunda pik noktasına ulaşan bu girişim, 2000’lerden sonra azalmaya başladı. www.taysad.org.tr Bu girişimi Batı’nın, “build to print” adı verilen ürün kopyalaması veya imalatı için bu bölgedeki teşvik ve uygun iş gücünden faydalanma politikası olarak da tanımlayabiliriz. Batı, tasarım alt yapısı ve “know how”´u olmayan bu ülkelere otomotiv sanayi teknolojisini götürmeyi ne düşünmüş ne de planlamıştır. Ayrıca bu bölgeye, “Global Player” dediğimiz büyük şirketlerin imalat üssü de diyebiliriz. Doğu Avrupa Ülkelerindeki ortalama ücretler (Kaynak: ILO Küresel Ücretler Veri Tabanı) Ülke Bugün bu ülkelerdeki en büyük sorun; bölgelerindeki Global Player şirketlerde yetişen kaliteli elemanlarının, Batı Avrupa’ya kaçmasından dolayı yetişmiş insan kaynağının bulunamamasıdır. Haliyle bu durum, istenilen randımanın ve uzun vadeli verimliliğin alınmamasını doğurmaktadır. Buralara yatırım yapan sanayicilerin de genelde yerli sanayicisi ve sermayecisi olmadığı için alternatif ülkelere kayma ya da aşağıdaki grafikteki gibi geriye dönüşlere yönelme söz konusu olmaktadır. Sermayeyi ve yatırımları ırmak gibi düşünebiliriz. Nerede kolay ve engelsiz yol var ise, su oraya doğru yolunu yapar ve kendine yol açar. 90’lı yıllarda Doğu Avrupa’ya olan yatırımları, Çin ve Güney Amerika izledi. Rota artık Hindistan’ı; Orta ve Güney Asya’yı gösteriyor. Para Birimi 2006 14.000 16.100 17.000 18.000 19.000 20.000 15.000 20.000 25.000 30.000 30.000 32.500 Azerbeycan Manat Belarus Belarus Ruble’si Bosna Hersek BAM 30 50 75 75 85 85 165.220 188.360 220.080 229.700 4000.000 925.5250 - - - - - - Bulgaristan Euro 82 92 112 123 123 - Hırvatistan Kuna 2.170 2.298 2.747 2.814 2.814 2.814 Kıbrıs Kıbrıs Pound’u - - 743 791 835 855 Çek Cumhuriyeti Euro 279,2 278,6 335 309 311 329 Estonya Euro 192 230 278 278 278 279 Gürcistan Lari 20,0 20 20 20 20 20 Yunanistan Euro 710 768 794 863 863 877 Macaristan Forint 62.500 65.500 69.000 71.500 73.500 78.000 Kazakistan Tenge 9.200 9.752 12.025 13.717 14.952 15.999 Kırgızistan Soms 100 340 340 340 500 690 Letonya Lats 90 120 160 180 180 200 Litvanya Euro 174 203 232 232 232 232 - - - - - - - - - - - - Lei Sırbistan Dinar 8.493 11.007 13.520 15.080 16.467 17.680 Slovakya Euro 252 269 269 296 308 314 512 522 567 589 734 748 20 20 60 60 80 80 531 585 639 693 761 837,0 Slovenya Euro Tacikistan Somoni Türkiye Türk Lirası Türkmenistan Özbekistan Sum 1 1 1 1 1 1 12.420 15.525 25.040 37.680 45.215 62.920 Türk otomotiv tedarik sanayi, bu günlere Batı Avrupa otomotiv ana sanayisine ihtiyacı olmadan geldi ve kendi başına rahatlıkla ayakta durabiliyor. Diğer Doğu Avrupa ülkelerinin tamamının, Batı Avrupalı OEM’lerin nabzı ile attığını söylemek pek yanlış olmaz. Bu açıdan Metal ve Elektronik sanayi İmalat sanayi % 27 % 25 Şirketlerin ortalamaları % 19 % 19 % 12 %4 %0 1995 %6 %6 %4 %3 %3 %3 %2 1997 1999 2001 2003 2006 2009 %9 %7 %3 %3 Güncel planlama İmalatı Modernleştirme Araştırması, Fraunhofer ISI Enstitüsü www.taysad.org.tr 2011 Leks Ülke dışına çıkış Ülkeye geri dönüş % 17 2010 Drams Moldova % 26 2009 Arnavutluk Sanayi Şirketleri Hareketleri % 30 2008 Ermenistan Makedonya Oysa, Türkiye’de tam tersi bir durum var. Her ne kadar Türkiye’de de büyük Tier 1 şirketleri faaliyette olsa da, çoğu tedarikçimiz yerli sermayelidir. Bu açıdan, buradaki sanayi yatırımlarının başka bölgelere kayma ihtimali de az. 2007 ben, Türkiye’nin kendisine, Doğu Avrupa’dan ziyade Batı Avrupa’yı rakip görmesi gerektiği kanaatindeyim. Türkiye bugün özellikle otomotiv sanayinde bir çağ atlama eşiğinde; artık “build to print” anlayışını geride bırakıp, kendi tasarımını ve ürünlerini geliştirmeli, yeni ürünler icat etmelidir. Batı Avrupa’ya yetişebilmemiz için öncelikle bazı konulara iyi bakmamız lazım. Ben bu konuda, Lean Management, Project Management, Product Management, Change Management, Supplier Chain gibi genel literatürde kullanılan terimlerden ziyade çok basit herkesin bir şeyler göz önünde bulundurabileceği ve anlayabileceği terimleri kullanmak istiyorum. “Der einfachste Weg ist der beste Weg” (The simple the best). Türkiye’deki çalışma düzenimizi, iş anlayışımızı, zihniyetimizi biraz daha profesyonelleştirmemiz lazım. Batı Avrupa’da, doğal bir yolla uygulanmakta olan şu unsurlarda mutlaka iyileşme kaydetmemiz gerekiyor. Ocak Januray - Şubat February 2014 69 TEDARİK SANAYİ SUPPLY INDUSTRY •Verilen sözün tutulması veya tutabileceğiniz sözün verilmesi, •Toplantılara zamanında gelinmesi, zamanında iş teslimi, sevkiyat, ödeme ve benzerleri gibi. •İletişimin müşterinin ana dilinde olması ya da çok iyi yabancı dile sahip olunması, •Müşterileri iyi tanıma, •Uzmanlık alanına odaklanarak, gerektiğinde “üzgünüz, biz bu ürünü yapamayız” denilebilmesi, •Modern tasarım sistemlerinin ve felsefesinin tüm Ar-Ge ve tasarım bölümlerindeki çalışanlarca uygulanması, •Şirket hedeflerinin ve kalite unsurlarının, güvenlik görevlisinden en üst yönetime kadar tüm çalışanlarca benimsenmesi. Otomotiv sektöründe, alınan sertifikalar gereği gibi uygulanmadığı sürece, oldukça pahalı ve duvara asılan kağıt parçasından başka bir şey ifade etmeyecektir. Bundan dolayı biz, otomotiv ana sanayi firmaları olarak, sertifikaya uyumu ön koşul olarak dikkate alıyoruz. Herhangi bir tedarikçiye iş vermeden önce, yaptığımız firma denetimlerinde, mevcut sertifikalara ne kadar uyulduğunu değerlendiriyoruz. Bu sertifikaların gerçek içeriklerini tam anlamıyla uygulayan firmalarla yola devam ediyoruz. Avrupa’da otomotiv sanayiinde çalışan Türkler bizim için fırsat mı? Onlarla işbirliğini nasıl artırmak lazım? Tersine beyin göçünü nasıl gerçekleştirebiliriz? Avrupadaki Türkler, Türkiye’nin zaten hep yanında olmuştur. İlk jenerasyon, ileride Türkiye’ye dönme düşüncesiyle, neredeyse tüm birikimlerini bu yönde yapmıştır. AB ülkelerinde yaklaşık 5,2 milyon Türk yaşıyor. Yani bugün Almanya’da nerden baksanız yaklaşık 3,3 milyon Türk’ün yaşadığını söyleyebiliriz. Türkiye’nin, Avrupa’dan beyin göçüne ihtiyacı var. Bunu gerçekleştirebilmek için Türk firmalarımızın öncelikle çalışma ortamlarında değişiklik yapması, çalışma atmosferlerini sosyalleştirmeleri gerekiyor. Çalışanlar arasındaki mertebenin kaldırılması lazım. Üstalt algısından ziyade takım anlayışının yerleştirilmesi ve sorumlulukların ön 70 Ocak Januray - Şubat February 2014 plana çıkarılması gerekiyor. Biz Türkler, iş hayatımızda bir Avrupalıya göre çok daha duygusal davranıyoruz. Bir Türk çalışana, “hadi aslanım, sen başarırsın işi, aşarsın bu engeli” demeniz, inanın ona verdiğiniz maaştan çok daha motive edicidir. Bu demek değildir ki, Türkiye’ye gelecek mühendisler, teknisyenler, ustalar, işçiler çok düşük rakamlara gelir. Ancak öncelikle, tersine göçü istenen çalışanların sosyal ihtiyaçlarını göz önüne alarak hazırlık yapmak gerekir. İnsanları birer eleman olarak görmek yerine, tüm önyargılardan kaçınıp bireyleri kariyerlerinde ve işlerinde desteklemek önemlidir. Yurtdışı piyasalarına açılmak isteyen şirketler, ise alacakları Ar-Ge, pazarlama, lojistik veya kalite personelinde mutlaka yabancı dil seviyesinin ne derecede olduğuna dikkat etmelidir. Bu durumda hangi ülke ya da bölgeye hizmet verilecekse, o ülkenin-bölgenin ve müşterinin diline uygun görevlendirmeler yapılması azımsanmayacak avantajlar sağlayacaktır. Her ne kadar yurtdışında yetişen insanların yabancı dil seviyeleri iyi de olsa, sadece belli bir süre orada ikamet etmeleri nedeniyle dillerinin iyi olduğu hükmüne peşinen varılmamalıdır. Çok önemli unsurlardan birisi de istihdam edilecek personelin uzmanlık seviyesinin değerlendirilmesidir. Örneğin; bizim Istanbul ofisimiz için yayınlamış olduğumuz ilana müracaat edenlerin yarısı Avrupa'dan daha önce Türkiye‘ye dönmüş, yıllardır burada çalışmakta olan profillerdi. Ancak yaptığımız mülakatlarda, yurtdışından geri dönüş sonrası yabancı dillerini kullanma fırsatı bulamayanların bu konuda sıkıntı çektiğine şahit olduk. Bazları ise, mühendis olmalarına rağmen burada mühendislik nosyonları dışında daha çok tercüman olarak görev yapmıştı. Çin‘in Jiangsu Province Eyaletinde büyük bir endüstri parkının açılışına davet edilmiştim. Orada yatırım yapmış Türk şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin konuşmaları dikkatimi çekmişti. Konuşma yapan yöneticilerin İngilizceleri o kadar kötüydü ki, önlerinde yazılı bulunan metni okumakta dahi sıkıntı yaşıyorlardı. Tabii ki bunu heyecanlı olmalarına bağlamak da mümkün fakat emin olun Avrupa'da yetismis herhangi bir yönetici, sunumunu hem İngilizce hem de ikinci bir dilde fevkalade gerçekleştirebilirdi. Yurt dışında yetişen herkes orda büyümesinden dolayı ister istemez yabancı dili yan ürün olarak öğreniyor. Dil eğitimi icin herhangi bir ekstra zaman ve masrafa gerek kalmıyor. Aynı zamanda yabancı ülkelerde çift kültürlü yetişiyorsunuz. Bunun da ayrıca avantajları var tabii ki. Çift kültürlü ve çift dilli yetişen kişiler gittikleri başka üçüncü bir ülkede çok rahat kendini adapte www.taysad.org.tr TEDARİK SANAYİ SUPPLY INDUSTRY ederek o ülkeye entegre olabiliyor. Ortama iyi adapte oldukları gibi aynı zamanda da işlerinde daha verimli ve basarılı olduklarını söyleyebilirim. Bu sadece Türkler için değil, tüm ırklar için geçerli. Türkiye‘ye getirmek istenilen insanların sadece mesleki değil aynı zamanda ailevi durumlarını da göz önünde bulundurarak sosyal tüm ayrıntıları değerlendirip, zemin hazırlamak lazım. Ben Çin’e gitmem için teklif aldığımda, şirketimin hazırlamış olduğu sosyal tablo gerçekten muhteşemdi; ailem için gerekli olabilecek herşey düşünülmüştü. Çocuklarım için Alman okulu bulunmuş, tüm ailem için yerel dil ve ihtiyaca göre İngilizce kursları ayarlanmış, taşınmam için gerekli olan tüm nakliye, gümrük işlemleri yapılmış, emlakçı dahi organize edilmişti. Bu benim şirketimin Expat’lar için uyguladığı bir prosedürdü. Burada söylemek istediğim, şirketlerimizin buraya getirmek istedikleri insanların ihtiyaçlarını analiz edip ona göre tekliflerini sunmalarıdır. Avrupalı OEM’lerle temas ederken Türkiye’den bir tedarikçi nelere dikkat etmeli? Öncelikle OEM’lerdeki doğru kişiler bulunmalı, bu kişilere kendi anadillerinde şirketin tanıtımı yapılmalı ve özellikle pazarlama ve Ar-Ge bölümlerindeki çalışanların yabancı dil hakimiyetinin üst seviyede olması gereklidir Özellikle yeni tasarlanacak ürün grupları için, her OEM kapısının önünde bir resident mühendisinin veya mühendislik firmasının bulunmasını bekler. Burada amaç, her ürünün tasarım süresince takip edilmesi ve yapılacak olan haftalık toplantılarda tedarikçilerin de temsil edilmesidir. Avrupa’da bu tür işleri ve servisleri sunan bir çok firma var. Bunlardan bazıları maalesef ne OEM’lerin prosedürlerinden ne de ürünlerden habersiz, tedarikçilere tutulamayacak sözler vermekteler. Temsilcilik ya da resident mühendisliği hizmeti veren kurumlarla yapılacak işbirliklerini uzun vadeli olarak ele almak, söz konusu firmaları performanslarına göre değerlendirmek, referanslarını teyit etmek, tecrübelerini iyi değerlendirmek gerekiyor. Bu konuda, danışmanlık, mühendislik, kalite, lojistik hizmetlerine 72 Ocak Januray - Şubat February 2014 Türk tedarik sanayi potansiyelinin farkında mı? Çok değişik kişilerle, sanayicilerle görüşüyorum ve tecrübelerim bana diyor ki; Türk tedarikçilerini potansiyelinin farkında değil. Orta Asya kültüründen üzerimizde kalan aşırı alçak gönüllülük ve Batıya olan hayranlığımız, bizi teknolojide komplekslere sokuyor diye düşünüyorum. Batıyı ve teknolojilerini gözümüzde büyütüyoruz. Bu durumu tabii ki tek taraflı ele almamak gerekiyor. Keza OEM’ler özellikle yeni tasarlanması gereken ürünleri genelde belli başlı büyük küresel oyuncularla birlikte tasarlıyor. Olaya mantıklı baktığımızda, OEM’ler haklı; şimdiye kadar güvendikleri, uzun süredir birlikte çalıştığı şirketlere iş veriyorlar. Bu konuda OEM’ler çok konservatif düşünceye sahip ve verdikleri işi başarabileceğine inandıkları tedarikçilerle yönelmeyi tercih ediyorlar. Ancak, bizim de kafamızı kuma gömmememiz lazım. Çağımızda bu tür konservatif düşünce yapısına aslında yer yok. Her ne kadar OEM’lerin özellikle Ar-Ge ve kalite bölümlerinde, potansiyel tedarikçilere olan güvenleri az da olsa, yeni tedarikçilerle çalışmaların artırılması gerekiyor. Aksi taktirde monopolistler ve “Global Player”lar çoğalır, tüm otomotiv sanayindeki fiyatları bu birkaç firmanın belirlemesine yol açılır. Bu durumda olmamak için ve şimdiye kadar bu yönde kurulmuş zincirleri kırmak için gereken prosedür ve adımlar OEM’ler tarafından atılmış durumda. Türk tedarik firmaları kendilerine ve tecrübelerine güvenerek, OEM’lerden bu yeni tasarlanması gereken işleri kapabilmenin yollarını aramalıdır. Tedarik sanayi, bir ülkenin aynasıdır. Tedarik sanayi firmaları, ihracat performansını seri bir şekilde geliştirebilecek, ana sanayi firmalarına göre daha az sermaye ve yatırımla işlerini sürdürebilecek durumdadır. OEM firmaları bulundukları ya da yatırım yaptıkları ülkelere, kendi tedarikçilerini de götürüyor, ilgili bölgelere yatırım yapmaya yönlendiriyor. Bu açılardan, tedarikçiler bir ülke için, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için oldukça önemlidir. guruplari hariç, aşağı yukarı tüm parçalar, kendi belirledikleri ürün tarifeleri ve SOP için gerekli kilometre taşları bildirilerek, tedarikçilerden temin ediliyor. OEM’lerin kendi Ar-Ge’lerindeki tasarım bölümleri daha çok proje mühendisliği görevi ile ilgileniyor. Tedarikçiler nomine edildikten sonra, ürünlerin tasarlanması, Ar-Ge çalışmalarıyla birlikte yürütülerek geliştiriliyor. Bu açıdan baktığımızda tedarikçiler, Türkiye’ye yeni teknolojileri getirebilecek mükemmel bir zemin oluşturuyor. Mesela Audi, BMW, Mercedes son derece güzel araçlar ve teknolojiler geliştirerek araçlarını piyasaya sürüyor. Bu araçlardaki ürünleri, dünyanın dört bir yanından tedarik ediyorlar. Şimdilik Türkiye, daha çok “build to print” yani hazır teknik resimlere göre parça imal ediyor olsa da, yeni teknolojileri de bu arada öğreniyor. Bizimle çalışmaya başlayan, neredeyse tüm tedarikçiler için diyebilirim ki, VW gurubuna ürün vermeye başladıktan sonra tüm prosedürleri, imalat teknolojileri, kalite anlayışları ve ürün tasarımı gibi birçok konuda büyük tecrübe kazandılar. Bugün genel olarak tüm OEM’ler tasarım işlerini tedarikçilerine ya da mühendislik firmalarına devretmiş durumdadır. Bazı işlerini tedarikçilere yada mühendislik ofislerine “Outsource” etmiş durumdalar. Bazı “Core Competences” ana ürün Türk tedarik sanayicileri, bu bilgi birikimini iyi idrak edip, ileri teknolojileri kullanarak yeni ürün tasarımını ve bunların patentini almayı başarabilir. Bunun için stratejik hedeflerini bu yöne odaklayıp, OEM’lerdeki bu tip projeleri ağırlık veren ve tecrübeli kişileri ya da kuruluşları seçmek çok önemlidir. Ben şahsen, denetim yaptığım tedarik firmalarına, büyük Alman mühendislik şirketlerini tavsiye ediyordum. Ancak son yıllarda, Avrupa’da faaliyet gösteren ve bu tür hizmetleri verebilen Türk kökenli mühendislik ve danışmanlık firmaları oluştu. Bu firmaları da göz önünde bulundurmalarını tavsiye ediyorum. Tedarik sanayi nasıl bir bilgi birikimi oluşturuyor? Oluşturduğu bu bilgi birikimini nasıl değerlendirmeli? www.taysad.org.tr TEDARİK SANAYİ SUPPLY INDUSTRY almaya çalışmalıdırlar. Türkiye sanayisi teknoloji birikimi, yüksek kalitesi ve güçlü sanayicileriyle, kademe atlama noktasındadır. Yeni konsept ve tasarım yarışmalarına katılarak, bu büyük pastadan pay alabilmek için iyi bir klavuza ihtiyaçları var. Yani kısaca, doğru kişilerle, doğru zamanda, doğru masada oturmak gerekiyor. Batının ve ülkemizin iş felsefesi üzerine neler söyleyebilirsiniz? Otomotiv iş dünyasında size göre hangi kurallar geçerli? Eğitim sistemimiz ve kültür yapımızdaki farklılıkların dışında, iş felsefemiz açısından Batı ile aramızda fazla bir fark yok. Ne yazık ki Türk eğitim sistemi, okullarda verilen bilgileri sorgulamadan kabul eden bireyler yetiştirmek üzerine kurgulanmıştır. Bu durum Almanya’da çok farklı; Almanya’da bir öğrenci sınavdan sonra, cevap kağıdını öğretmeninden geri alarak inceler ve neyi hatalı yaptığını görerek birşeyler öğrenmeye çalışır. Türkiye'deki öğrenciler, öğretmeninden sınav kağıdını geri istese, bu, sanki öğretmene güvenmiyormuş gibi algılanır. Avrupa’da okullarda düşünen ve önlerine koyulanları aynen kabul etmeyen, sorgulayan bireyler yetiştiriliyor. Şimdi diyeceksiniz ki “bunun iş felsefesi ile ne ilgisi var?” Her şeyde olduğu gibi burada da çocukken aldığımız eğitim tüm hayatımızı etkiliyor. En basit ve bariz örneklerden birisiyle açıklayayım: FMEA’yı hepimiz biliyoruz. Özellikle Türkiye’de ve Çin’de FMEA’ların RPN/RPZ değerleri çok düşük çıkar ve herhangi bir aksiyona gerek duyulmaz. Bu ülkelerde bireyler sorgulamadan kabullenmeyi öğrenmiştir. Bu nedenle FMEA’da kimse parmağını kaldırıp, “ bu neden böyle, niye bu değer bu kadar düşük?” demez. Hele bir de kendi müdürü aynı toplantıda ise bu grup çalışmasından verimli bir sonuç alma şansınız olmaz. alamadığınız dönemlerin yaşanması muhtemeldir. Otomotiv iş dünyasında da diğer piyasalardaki kurallar geçerli. Otomotivde dikkate alınması gereken bir sürü kanuni ve özel şartnamenin yanı sıra seri imalat ve adetlerin çok fazla olmasından dolayı ürünlerin piyasaya çıkmadan önce bir ya da iki yıl, ürün grubuna göre bazen daha uzun, süren testlerin ve onay süreçlerinin bilinmesi gerekiyor. OEM’lerden hemen ödeme beklemek de yanlış olur. Bazen iki, bazen daha da uzun yıllar sonra ürün onayı alamadığınız projelerin iptal edilmesi, dolayısıyla harcadığınız parayı Otomotivde her şeyden önce dürüst ve sözünün eri olmak lazım. Tutamayacağınız sözü vermemelisiniz. Verilen vaatleri yerine getirmek son derece önemli. OEM’lerle, özellikle Ar-Ge sürecinden itibaren sıkı bir iletişim içinde olmalı ve çözemediğiniz herhangi bir problemi zamanında iletmelisiniz. Tabii ki iletilen problem ile birlikte çözüm önerilerinizi de sunmayı ihmal etmemelisiniz. Dokümantasyona önem vermelisiniz; tecrübeli bir çalışanınızın işten ayrılması durumunda, oluşan tecrübenin ve bilginin firmada kalacağından emin olmalısınız. Harun Demir 1968 yılında Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde 9 çocuklu ailenin 8’inci çocuğu olarak doğdu. Altı yaşında ailesi ile birlikte Almanya’ya giden Harun Demir, eğitim hayatını burada tamamladı. Makine Mühendisi olarak mezun olduktan sonra, 1994 yılında başladığı iş hayatını, gerek Alman gerekse Türkiye bağlantılı çeşitli firmalarda devam ettirdi. 2002 yılında Audi AG’de Tedarikçi Geliştirme Müdürü olarak çalışmaya başladı. 3 yıl süren bu görevinin ardından yine 3 yıl süreyle, VW Group Çin’de Asya ve Doğu Avrupa Tedarikçi Geliştirme görevini devraldı. 2008-2010 yıllarında ise Audi AG’de Çin Proje Müdürü oldu. 2010 yılı Haziran ayından bu yana Audi Macaristan’da Doğu Avrupa Tedarikçi Geliştirme Müdürü olarak görev yapıyor. Tedarikçi geliştirmeye adanan hayatında iş dışında, B lisansıyla futbol antrenörlüğü yapıyor. Golf, seyahat etmek ve otomobiller ilgi alanlarını oluşturuyor. Evli ve 3 çocuğu olan Harun Demir, ana dilleri olan Almanca ve Türkçenin dışında, iyi seviyede İngilizce ve başlangıç seviyesinde Fransızca ve Çince bilmektedir. 74 Ocak Januray - Şubat February 2014 Otomotivde ne yapmalı, ne yapmamalı? Size göre yeni iş fırsatları nelerdir ve yeni pazarlar, yeni rotalar nereler olmalıdır? Yeni fırsatlar konusunda TAYSAD ve OİB’in güzel çalışmaları var. Özellikle “build top rint” ürünlerden ziyade yeni tasarım ürünlere yönelerek şirketlerimizde bulunan Ar-Ge merkezlerini geliştirmemiz lazım. Tabii ki şu anda Türkler, Çin piyasasına geç de olsa atak yapıyorlar ama oradaki fırsatlar bence en az 20 yıl daha sürer ve eminim burada potansiyel fırsatları hala mevcut. Bunun yanı sıra Hindistan, Güney Amerika ve Rusya, Türk tedarikçileri için enteresan imkanlar doğurabilir. Ancak bu ülkelerin hükümetlerinin verdiği bölgesel avantajları iyi incelemek gerekir.n www.taysad.org.tr VDA QMC’den önemli bilgilendirme! Değerli Otomotiv Sektörü Sanayicilerimiz, Otomotiv Endüstrisi Derneği (VDA) bünyesinde Alman Otomotiv üreticileri ve onların tedarikçileri beraberce organize olmuşlardır. Kalite Yönetim Merkezi (QMC) VDA bünyesindeki teknik birimlerden birisidir. QMC’nin gelişimi ve hedefleri Alman Otomotiv Endüstrisinin kalite süreçleri ile ilgili en üst mercii olan Kalite Yönetimi Yönetim Kurulu (QMA) tarafından idare edilmektedir. QMA bünyesinde tüm otomobil üreticileri ile belirli sayıdaki tedarikçilerin en üst kalite yöneticileri ile VDA tarafından bir üst seviye yönetici tarafından temsil edilmektedirler. QMA kalite standartlarını belirler ve bunları geliştirir. QMA kendini, global Otomotiv Endüstrisinin içerisinde harmonize edilmiş kalite stratejileri ve metotları hazırlamak ve devreye almak için ortak bir platform olarak görmektedir. VDA-QMC’nin Eğitim ve Gelişim programlarının en önemli avantajı, çalışma grupları tarafından hazırlanan ve VDA-Kitapları üzerinden branşlara özel formda yayımlanan kalite yönetim eğitimleri çalışma gruplarındaki kalifiye eğitmenlerden Otomotiv Endüstrisi çalışanlarına aktarılmaktadır. Almanya dışında da global Otomotiv Endüstrisine VMDA-QMC eğitimlerini ilgili dillerde, yerel uzmanlar tarafından başarılı bir şekilde sunabilmek adına, VDA-QMC Lisans ortaklıkları dünya çapında bir network oluşturmuştur. Türkiye pazarında VDA-QMC merkezi Ankara’da bulunan, MBT Danışmanlık firması tarafından temsil edilmekte. MBT Danışmanlık olarak; uluslararası Otomotiv Endüstirisindeki uzun yılların getirdiği tecrübemiz ile kişisel ihtiyaçlarınıza yönelik danışmanlık hizmetleri sunmaktayız. Bu danışmanlık hizmetlerini başarılı bir şekilde devreye alabilmek için ve kalite seviyelerini global gereksinimlerin seviyesine getirebilmek için, VDA-QMC eğitimlerini Türkçe olarak vermekteyiz. Eğitimlerimizi kurum içi veya açık eğitim olarak sunmaktayız. MBT Danışmanlığın verdiği VDA-QMC eğitimlerine katılımınız ile VDA-QMC onaylı ve dolayısı ile de dünya çapında geçerli sertifika ve/veya kimlikler edinebilirsiniz. Bizleri www.mbtdanismanlik.com web sayfamızda ziyaret edebilir ve ihtiyaçlarınızı [email protected] mail adresimize bildirebilirsiniz. Otomotiv Üreticilerinin tedarikçilerinde önem verdikleri VDA 6.3 Modül E – Haftalık Ürün Ömür Döngüsü Süreç Denetçisi eğitimini 14.04.2014 – 18.04.2014 tarihleri arasında TAYSAD Eğitim salonlarında düzenleyeceğiz. Sizleri de bu eğitimimize davet etmek isteriz. Eğitim sonundaki sınavlarda başarılı olan katılımcılara VDA-QMC onaylı sertifika ve denetçi kimliği ile VDA-QMC veri tabanına kayıt imkanı sunuyoruz. TEDARİK SANAYİ SUPPLY INDUSTRY Harun Demir: “The supplier industry should invent new products" Turkish industrial technology is at the point of a level jump with its experience, high quality and strong industrialists. It needs a good guide in order to get a share of this big cake by participating new concept and design contests. So in short, we need to sit at the right table with right people at the right time. What should the Turkish suppliers pay attention to while getting in contact with European OEMs? T hey have to find the right contacts at OEMs and the company presentations to these contacts should be in their own language. R&D employees should have fluency in foreign languages. Every OEM expects to have a resident engineer or an engineering firm in front of their gate, especially for the new product groups to be designed. Here, the purpose is following each product during design process and presentation of the suppliers in weekly meetings. In Europe, there are many companies which offer this service. However, unfortunately some of them are unaware of OEM procedures or products; they make promises to the suppliers which they can't keep. What needs to be done is to consider cooperation with institutions which have representation or resident engineering services, evaluate these companies according to their performances, confirm references and utilise their experiences. In this regard, it's essential to chose experienced individuals or companies that focus on consulting, engineering, quality and logistics. What kind of knowledge and experience does supply industry 76 Ocak Januray - Şubat February 2014 generate? How should this experience be utilised? Supply industry is the mirror of a country. Supplier companies are capable of improving the export performance rapidly and sustaining their business with less investments and capital in comparison to automotive companies. OEM companies bring their own suppliers to the countries they are or they invest and lead them to invest in these regions. Therefore, suppliers are very important for developing countries such as Turkey. Today, in general, the OEMs assign their suppliers and engineering firms to design. They “outsource” some of their works to suppliers and engineering firms. Except some core competency main product groups, more or less all the components are provided from the suppliers with product price lists and milestones that are necessary for SOP they determine. The design departments in the R&D of OEMs mostly operate as project engineering. After suppliers are nominated, the product design is developed along with R&D studies. The suppliers allow Turkey to develop new technologies. For example, Audi, BMW and Mercedes develop extremely nice cars and technologies and put them in the market. They provide the components of these cars from all over the world. Even though, for now, Turkey manufactures parts according to “build to print”, which means readymade technical drawings, learns new technologies in the meantime. For almost all the supplier we work with I can say that they gained great experience in subjects such as all procedures, manufacturing technologies, quality perception and product design, after they started to supply VW Group. What should or shouldn't be done in the automotive industry? In your opinion, what are the new business opportunities and what should be the new markets and routes? In automotive industry, first, you should be honest and a man of his word. You shouldn't promise something that you can't do. It's very important to fulfill what you promised. You should be constantly in touch with OEMs, especially from the R&D process and report any kind of problem that you cannot solve in time. Of course, you shouldn't disregard to offer your suggestions along with the reported problem. You should pay attention to documentation; in case an experienced employee resigns, you should ensure that the experience and knowledge remain in the company. TAYSAD and OIB have nice works on new opportunities. We need to develop our R&D centers by focusing on new design products rather than build top rint products. Currently, Turks take initiative in the Chinese market, albeit late, but the opportunities there would last at least another 20 years and I believe there are still potential opportunities there. In addition, India, South America and Russia may lead to interesting opportunities for the Turkish suppliers. However, the regional advantages given by the governments of these countries should be examined thoroughly.n www.taysad.org.tr REKABET COMPETITION Türkiye'nin Küresel Rekabet Düzeyi 2013-2014 raporu yayınlandı Türkiye rekabette 44. sırada Türkiye'nin Küresel Rekabet Düzeyi Raporu'nda Türkiye'nin, özellikle kadınların işgücüne katılımı ve işgücünün esnekliği alanlarındaki problemleri çözülebilirse, ciddi bir sıçrama yapabileceği belirtiliyor. S ektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) ve TÜSİAD Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu (REF) tarafından 2009 yılından bu yana yayınlanan Türkiye'nin Küresel Rekabet Düzeyi 2013-2014 raporunun lansman toplantısı 30 Ocak 2014 tarihinde TÜSİAD Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. TAYSAD'dan Kurumsal İletişim Uzmanı Sevgi Özçelik'in de katıldığı toplantıda Türkiye'nin rekabet gücü ele alındı. Sektörel dernek yönetimlerinin yüksek katılımları ile gerçekleşen lansman toplantısının açılış konuşması; SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Sefa Targıt ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz tarafından gerçekleştirildi. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Yönetim Kurulu Başkanı Sefa Targıt yaptığı konuşmasında; gerek Dünya Ekonomik Forumu Küresel Rekabetçilik Endeksi gerek diğer endekslerin, 3 tür veri üzerinden ülkelerin rekabet gücünü ortaya koyduğunu belirterek, "Birinci tür veriler, milli gelir, ihracat rakamları, okullaşma oranları gibi ekonomik ve sosyal alanda doğrudan rakamsal veriye dayanan niceliksel göstergeler. İkinci tür veriler, PISA testleri, kredi notları gibi niteliksel özellikler taşıyan analitik veriler, üçüncü kategori ise algıya dayanan niteliksel veriler" dedi. 78 Ocak January - Şubat February 2014 Raporun önceki raporlardan bir farkı olduğunu dile getiren Targıt, rapora 3 ayrı ek bölüm koyduklarını kaydetti. Targıt, bunlardan bir tanesinin Dünya Ekonomik Forumu dışındaki endeksler olduğunu aktararak, yöntemler ve modeller değişse de Türkiye'nin endekslerdeki başarısının değişmediğini görme şansını yakaladıklarını ifade etti. Türkiye'nin 2008 krizinden sınırlı etkiyle çıktığını, hatta 2012 yılındaki raporda 16 sıra birden yükseldiğini hatırlatan Targıt, 2014 yılında, hem dünyada hem Türkiye'de yokuşun dik olacağının görüldüğünü, ancak SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Sefa Targıt Türkiye, WEF’in “Küresel Rekabetçilik Raporu”nda 2012-2013 yılları arasında 144 ülke arasında 43. sırada yer alırken, 20132014 yılları arasında ise 148 ülke arasında 44. oldu. Türkiye rapora göre, Küresel Rekabetçilik Endeksi’ni (KRE) oluşturan 12 bileşenden sadece ikisinde, “emek piyasalarının etkinliği” ve “makroekonomik istikrar”da ortalamanın altında kaldı. Türkiye'de üretim yapanların zekası ve çalışkanlığının bu yokuşu aşacağına inandığını kaydetti. Rekabet konusunun niçin bu kadar üzerinde durduklarına da değinen Targıt; Rekabet Kavramının bilimsel tanımlarının ötesinde bizim için çok önemli bir anlamı var. Rekabet kavramını özümsemiş bir birey ister ulusal ekonomi ile isterse de sadece kendi profesyonel uzmanlık alanı ile ilgilensin, dünyanın sadece kendisinden ibaret olmadığının farkındadır. Rakiplerinin kim olduğunu tespit etmeye çalışır, kendi başarısını rakipleri ile kıyaslayarak ortaya koyar. Rakiplerini izler ve hangi kimin daha avantajlı olduğunu anlamaya çalışır.” dedi. Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz ise, Dünya Ekonomik Forumu'nun Küresel Rekabet Gücü Raporu'nda kullanılan Küresel www.taysad.org.tr REKABET COMPETITION Son 2 yılda Küresel Rekabet Endeksi Bileşenlerinde Türkiye’nin Konumu 2012-2013 raporu (144 ülke arasında) 2013-2014 raporu (148 ülke arasında) Kurumsal Yapı 64 56 Altyapı 51 49 Makroekonomik İstikrar 55 76 Sağlık ve İlköğretim 63 59 Yüksek Öğretim ve İşbaşında Eğitim 74 65 Ürün Piyasalarının Etkinliği 38 43 Emek Piyasalarının Etkinliği 124 130 Finansal Piyasaların Gelişmişliği 44 51 Teknolojik Altyapı 53 58 Pazar Büyüklüğü 15 16 İş Dünyasının Gelişmişlik Düzeyi 47 43 İnovasyon 55 50 Rekabetçilik Endeksi'nde Türkiye'nin yerinin makro ekonomik istikrar, mikro ekonomik reform sürecinin iç içe yürümesi gerektiği yönünde ifade edildiğini vurguladı. Yılmaz ayrıca; “SEDEFED’in çalışmalarının katılımcı bir toplum, katılımcı bir demokrasi, katılımcı yöntemlerle ülke kararlarına yardım edebilmek, etki edebilmek bakımından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sektör dernekleri ekonominin, sektörel alanda en uzman kurumlarıdır. Gerçekten Türkiye’de sektör derneklerinin birikiminde, çok az sektör uzmanı kurum vardır. O bakımdan bu uzman kurumların biraraya gelerek Türkiye ekonomisi için görüş oluşturmaları çok değerli ve katılımcı demokrasi açısından da vazgeçilemez bir ihtiyaçtır. Türk iş dünyasının sektör dernekleri vasıtasıyla bu örnek davranış içerisinde olacağından, SEDEFED örgütlenmesinin genişleyip, Türkiye, bir yıl önceki raporda inovasyon göstergesinde 55. sırada yer alırken, 2013-2014 raporunda 50. sırada yer almıştır. Bir önceki yıl, ilk 5 firma İsviçre, Finlandiya, İsrail, İsveç ve Japonya iken, bu yılki raporda sıralama Finlandiya, İsviçre, İsrail, Almanya ve Japonya şeklinde değişiklik göstermiştir. 80 Ocak January - Şubat February 2014 Raporda, Türkiye ile kişi başına düşen milli gelir esasına göre aynı grupta bulunan ülkelerin değerlerinin ortalamaları alındığında, Türkiye’nin pazar büyüklüğünde dikkati çekici bir yüksekliğin göze çarptığı belirtildi. Bunun yanı sıra Türkiye’nin “iş dünyasının gelişmişlik düzeyi” ve “inovasyon” bileşenlerinde hem sırasını, hem de puanını yükseltmekle kalmadığı, içinde bulunduğu ülke ortalamalarının da üzerine çıkmayı başardığı vurgulandı. Turkey is ranked 44th in competitiveness Federation of Industrial Associations (SEDEFED) and Turkish Industrialists' and Businessmen's Association (TUSIAD) Sabanci University Competitiveness Forum (REF) have launched 2013-2014 Turkey's Global Competitiveness Level Report which has been published since 2009. The report includes the findings in Global Competitiveness Report which is annually published by WEF. According to this report, Turkey is ranked 43rd among 144 countries in 20122013 and 44th among 148 countries in 2013-2014. Turkey remains below avarage in labour market efficiency and macroeconomic stability which are the two components of twelve that constitute the global competitiveness index (KRE). Turkey is over the average in the other components which are corporate structure, infrastructure, health and primary education, higher education and on-the-job training, product market efficiency, financial market sophistication, technological infrastructure, market size, the development level of business world and innovation. Türk iş dünyasına ilişkin görüşleri, önerileri gündeme getireceğinden hiç şüphem yok. Açılış konuşmalarının ardından rapor yazarı Sabancı Üniversitesi Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Füsun Ulengin rapor sunumlarını gerçekleştirdiler. Prof.Dr. Füsun Ulengin Türkiye’nin Küresel Rekabet Gücü Raporu 20132014’ün sonuçlarını detaylı olarak ülke karşılaştırmaları ile birlikte sunumunu yaptı. Prof.Dr. Füsun Ülengin’in rapor sunumunun ardından Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ moderatörlüğünde bir rapor tartışma paneli gerçekleştirildi. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz Panel oturumunda; Yönetim Danışmanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tülin Seçen, Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Oğuz Duman, TÜSİAD Sektörel Politikalar ve Sektörel Kuruluşlar ile İlişkiler Komisyonu Başkanı Sedat Şükrü Ünlütürk değerli görüşlerini aktardılar.n www.taysad.org.tr TEKNOLOJİ TECHNOLOGY Avitaş Motorsport ve Projeleri 2008 yılı sonunda Avitaş bünyesinde, Avitaş Motorsport İş Birimi kurularak kendi markaları ile özgün yarış otomobillerinin tasarımına ve üretimine başlandı. Bugüne kadar 5 farklı model otomobil tasarlayıp, üreten Avitaş Motorsport'un hikayesini Halid Avdagiç anlatıyor. Halid AVDAGİÇ Makina Mühendisi Avitaş Motorsport Direktörü İ nsanoğlunun son 500 yılda, Rönesans ile de tetiklenen bir endüstriyel hikayesi var. Rönesans sonrası batıda düşünce biçiminin, dünyayı ve fiziki çevreyi algılama şeklinin değişmiş olması yep yeni bir sosyo ekonomik anlayışa sebep olmuştur. Tekerleğin icadından otomobile ulaşmamız 3.000 yıllık bir serüven. Ama insanoğ- 82 Ocak January - Şubat February 2014 lunun otomobili yapabilmesi son yüzyılın hikayesidir. Hızla gelişen teknoloji, insanı her an endüstriye karşı duruşunu güncellemeye muhtaç bırakmaktadır. Bu sebepten ötürü bizim de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek, önemli bir misyonumuz oldu. Avitaş’ın geçmişi 1969 yılına dayanmaktadır. Şirketimiz, Mercedes-Benz, Renault, Isuzu, Karsan ve Ford gibi otomotiv ana sanayi kuruluşlarına kompozit plastik ürün tasarımı ve parça üretimi yapmaktadır. Avitaş, sahip olduğu entelektüel sermaye sayesinde, müşterilerine “Full Service Supplier” olarak hizmet vermektedir. 2008 yılı sonunda Avitaş bünyesinde, Avitaş Motorsport iş birimini kurduk. Sonrasında ise kendi markamız ile özgün yarış otomobillerinin tasarımına ve üretimine başladık. Bugüne kadar 5 farklı model otomobil tasarlanmış ve üretilmiştir. İlk proje, müşteri talebi doğrultusunda tasarlanıp üretilen Volkicar projesi oldu. Ardından Avitaş Motorsport’un heyecanı, bilgileri, birikimleri çerçevesinde; sermayesini ve enerjisini deneysel bir projede yoğunlaştırıldı. Bu bağlamda yarış dünyasının en önemli sahnelerinden biri olan Birmingan’daki Autosport fuarında yer almaya karar verildi. Yapılan çalışmalar sunucunda 2011 ocak ayında Control 1 ile Autosport fuarına katılım sağlandı. Birmingham’daki yoğun ilgiden, özgün yarış otomobili fikrinin isabetli bir karar olduğunu gördük. Bunun sonucunda da pazarlama konusunda hizmet almak üzere anlaştığımız İngilizlerle, İngiltere RalliKros Şampiyonasında, Super National Kategorisinde yarışabilecek yep yeni bir yarış otomobili olan Control 2 üzerinde çalışmaya karar verdik. 2011 döneminde ayrıca, Tübitak tarafından desteklenen elektrikli otomobil projemiz Control E’nin de prototipini ürettik ve yol testlerini tamamladık. İngilizlerin yoğun talebi üzerine, space frame şasili ve kompozit plastik göv- www.taysad.org.tr TEKNOLOJİ TECHNOLOGY deli özgün tasarımımızın, popüler görsellikte olması gündeme geldi. Bunun üzerine Ford’un Dünya Rallikross Takımı OMSE ile iş birliği yaptık. Bu da bizi Fiesta görünümlü Control 2 yapmaya taşıdı. Bu sefer 2012 Autosport fuarına, İngiltere RalliKros Şampiyonası için tasarlayıp ürettiğimiz arkadan motorlu, arkadan iter, 255 beygir gücündeki Control 2 ile katılarak, dünyada kış uykusunda yatan fikirler için ilk kapıyı aralamış olduk. Edinilen tecrübeler ve ilişkiler çerçevesinde Mayıs 2012’de OMSE ve Avitaş Motorsport, uzun vadeli bir işbirliği konusunda mutabakata vardı. O günden sonra Control 4’ü oluşturmak için uykusuz geceler başladı. Önce otomobilin özelliklerini tanımladı. Ardından mühendislik ve tasarım çalışmaları ile tüm simülasyonları içeren süreçleri dijital ortamda tamamlarak, ilk iki prototip otomobil üretildi. Arkadan motorlu, dört çeker, 320 beygir gücündeki Control 4’ün ilk testlerini Ekim 2012’de İstanbul’da yapıldı. Hedeflerimiz doğrultusunda önce 2013 Amerika Global RallyCross Şampiyonasına 12 otomobil ile katıldık. Bu konseptin Amerika’da ki olumlu yansımaları sayesinde proje ortağımız OMSE’nin memleketinden, 2014 İsveç RalliKros Şampiyonası için davet aldık. Bu süreçler sırasında bizleri her zaman destekleyen TOSFED’in izni ile Türkiye’de ki yarışlarda da start almaya başladık. Bugüne kadar ürettiğimiz ve bir çoğunu ihraç ettiğimiz 23 adet yarış otomobiliyle Amerika, İsveç, İngiltere ve Türkiye’de ki yarışlarda yer aldık. 2014 hedefimiz 26 adet daha yarış otomobili üreterek, Sadece Control 4’lerin yarışabileceği RX Lites kategorisinde Dünya Rallikros Şampiyonasının yarışlarında start almak. Bu konuda Dünya Rallikros Şampiyonasının organizatörü IMG ile geçtiğimiz Ocak ayı içinde uzun vadeli bir anlaşma imzaladık. Bu yıl 12 ayrı ülkede düzenlenecek olan Dünya Rallikros Şampiyonasının 11. yarışı 11-12 Ekim’de Intercity İstanbul Park’ta düzenlenecek. Sizlere kendi hikayemizi anlattıktan sonra bir de neden Rallikros yarışları üzerinde odaklandığımızdan bahsetmek istiyorum: Rallikros yarışları dünyada ilk defa, uzun vadeli anlaşmalar sayesinde GRC, IMG ve STCC gibi profesyonel organizasyon şirketlerinin yönetiminde yükselen bir trend yakaladı. Bunun en önemli nedeni yarışların genç nüfusa yatkınlığı.Günümüz dünyasında pek çok günlük otomobil, güncel yarış otomobillerine göre daha teknolojik ve hızlı. Bu nedenle yarış otomobilleri, seyircinin yarışlara ilgisini çekebilmeli ve katılımını sağlamalı. Yaklaşık 1 km uzunluğundaki asfalt ve toprak zeminli pistlerde, 4-5 dakika süren ve gün içinde her bir kategori için antrenman, sıralama, 4 ayrı Heat yarışı, yarı final ve final yarışlarından oluşan 30 farklı yarış ile çoklu start alan otomobillerin kıyasıya mücadelesi, seyirci tarafından kesintisiz takip edilebilmektedir. Seyircinin piste yakın olması ve pit alanlarının seyirciye açık olması, seyirci ile sporcu arasında daha sıcak bir ortam oluşmasını sağlamaktadır. Veriler, önümüzdeki 5 yıl içinde Dünya Rallikros Şampiyonasının Formula1’den sonra en çok seyredilen otomobil sporu olacağını gösteriyor. Faaliyetlerimiz ile teknolojiyi kullanan bir toplumdan, teknolojiyi üreten ve kullanan bir toplum olma onuruna katkı verdiğimizi düşünüyorum. Yurtdışında edindiğimiz tecrübelerimizi TOSFED´in desteği ile otomobil sporlarındaki paydaşlarımıza, TAYSAD´ın desteği ile de otomotiv sanayindeki paydaşlarımıza aktarmak istiyoruz. Zira kendi otomobilini üretmeyi hedefleyen Türkiye´nin bu hedefe otomobil sporları ve otomobil sporları sanayisinin desteklenmesi ile çok daha kısa sürede ulaşabileceğine inanıyorum. Yazımı Avitaş Motorspot’un manifestosu ile tamamlamak istiyorum: “Bizce Endüstrinin tüm alanlarında, teknik konulara ilgi gösteren; yani teknoloji için yanıp tutuşan, araştırma ve geliştirme isteği olan ve üstlenecek yeni zorlu görevlerin peşinden koşabilecek gençlere ihtiyacı var. Dünyada birçok genç için otomobile ve otomobil yarışlarına duyulan ilgi, teknik alanda kariyer yapmaya açılan bir kapıdır. Gençlerin bu ilgisi, araştırma ve yeni teknik çözümler bulma yeteneğini teşvik eden bir okul görevi görmelidir. Hepsinden önemlisi; otomobile ilgi duyan gençler, otomobil sporlarında teknisyen ve pilot olarak başarılı olabilmek için tolerans ve referansa duyulan ihtiyacı öğrenirler.” Bu öğreti; gençlerde ayırt edici özelliklerin oluşmasına katkı sağlarken, Endüstrinin tüm paydaşlarına da bir alt yapı oluşturabilecektir.n 84 Ocak January - Şubat February 2014 www.taysad.org.tr KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK CORPORATE SOCIAL RESPONSIBILITY Bilim Kahramanları Buluşuyor; İnci Akü destekliyor Gençlerin bilime olan tutkularına destek veren İnci Akü, “Bilim Kahramanları Buluşuyor Projesi”ne üye ve sponsor oldu. İ nci Akü, FIRST (Foundation for Inspiration and Recognition of Science and Technology) Vakfı ve LEGO firmasının ortak çalışmasından doğan ve uluslararası platformda düzenlenen “Bilim Kahramanları Buluşuyor Projesi” ne üye ve sponsor oldu. İnci Akü Pazarlama Müdürü Damla Arkan, “Bilim Kahramanları Buluşuyor Projesi, teknoloji ve inovasyonu gençlerimizle buluşturmak ve bu alanda yapılan çalışmaları yüreklendirmek için önemli bir platform yaratıyor. Sektörün ilk Ar-Ge merkezine sahip kuruluşu olarak biz, gençlerin bilime olan ilgisini artırmak ve tutkuları desteklemekten sevinç duyuyoruz. İzmir’de düzenlenen turnuvada jüri üyesi olarak da görev almamın ardından yeni sezonda projenin üye ve sponsoru olduk. Bugüne kadar toplam 55 patent, endüstriyel tasarım ve faydalı modeli olan kurumumuz, sektörün gelişmesi ve teknoloji liderliğini sürdürebilmek için Ar-Ge yatırımlarını sürekli arttırıyor. Türkiye’nin geleceği için çocukların bilimin önemini küçük yaşlardan kavraması çok önemli, Bilim Kahramanları Buluşuyor Projesi bu bakış açısı için bir zemin ve fırsat oluşturuyor” dedi. 2013-2014 sezonunda dünyada 70 ülkeden 9-16 yaş arası 200 bin çocuğun katılımının 86 Ocak January - Şubat February 2014 Bilim Kahramanları Buluşuyor Projesi, 1998 yılında ABD'de uygulanmaya başlanan ve 2001 yılında 5 ülkeye yayılan, 2011 yılında ise 62 ülkede başlanan organizasyon 10 yıldır Türkiye’de düzenleniyor. Science Heroes’ Gathering Supported by İnci Akü İnci Akü became a member and sponsor of the international Project “Science Heroes Gets Together”, which has been organised with the cooperation of FIRST (Foundation for Inspiration and Recognition of Science and Technology and the LEGO. beklendiği projede çocuklar 4-10 kişi arası takımlar kurarak her yıl dünyanın gündemine ait farklı bir tema üzerinde araştırma yapıp, çözüm üretip, paylaşıp, özgüven inşa ediyor. Turnuvalara katılan çocuklar dünyadaki yaşıtlarıyla bu tarz çalışmalara çözüm bularak dünya vatandaşı olma yolunda adım atıyor. 1998 yılında ABD'de uygulanmaya başlanan ve 2001 yılında 5 ülkeye yayılan, 2011 yılında ise 62 ülkede başlanan organizasyon 10 yıldır Türkiye’de düzenleniyor. Geçen sezon 5 takımın patent başvurusu yaptığı projede amaç yeni sezonda en iyi takımlar içinde en az 1 takımın “melek yatırımcı” bulabilmesi, yani iyi fikirlerin seçilerek fikirden üretime doğru olan sürecin finansmanının kurgulanabilmesi. İlk ve orta öğretimde eğitim alan takımların patent başvurusu yapmasını, en iyi fikirler için bir gezici sergi düzenleyerek öncelikle turnuva yapılan illerde farkındalığın artırılması, programın ilham verici özelliğini öne çıkararak Türk halkının sahiplenmesi için TV programlarında çocukların projelerinin gündeme gelmesini sağlamak da projenin amaçları arasında yer alıyor. Bilim Kahramanları Buluşuyor etkinliğinin 2018 hedefi, Türkiye çapında toplamda 30 bin gencin ve 5 bin gönüllünün bu projenin parçası olması ve bu kanalla kardeş, veli, gönüllü, öğretmen ve sponsorlardan oluşan toplam 150 bin kişinin projeyi duyması. Projenin ikinci ayağında ise, bilimin toplumun odak noktası haline gelebilmesi için 38 yaş altı genç bilim insanına ödül düzenleniyor; “Bilimin Kahramanları Gecesi” ismi ile düzenlenen törende Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanları ödüllendiriliyor. n www.taysad.org.tr ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS Türk yapımı ilk uçak koltuğu uçuşa hazır Türk Hava Yolları, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. ve Assan Hanil ortaklığında kurulan Turkish Seats Industries (TSI), tasarımı Türk mühendisler tarafından yapılan ilk yerli uçak koltuğunu üretti. T ürkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları, hayata geçirdiği birçok yenilik ve gelişimi yolcularının beğeni ve kullanımına sunmaya devam ediyor. Türkiye’nin dünya genelindeki marka elçiliği misyonunu etkin bir şekilde yerine getiren Türk Hava Yolları, özellikle son on yılda elde ettiği büyüme rakamları, gerçekleştirdiği büyük çaplı yatırım ve başarılarla küresel havacılık sektöründeki öncü konumunu günbegün pekiştiriyor. “Dünyanın En İyi Havayolu Şirketi” olma hedefi doğrultusunda süreklilikle uygulamaya geçirdiği inovatif yaklaşımlarla gelişim sürecini aralıksız sürdürüyor. Türk Hava Yolları, büyük bir girişimle Türk Sivil Havacılık tarihinde bir ilke daha imza attı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. Yılı; 2023 vizyonu doğrultusunda açıklanan ‘yüzde yüz Türk uçağı üretimi’ hedefi kapsamında, Türk Hava Yolları, Türk Hava Yolları Teknik The first Turkish airplane seat ready to fly In the frame of "hundred percent Turkish aircraft production" goal described as in 2023 vision, Aircraft Seats Industry and Trade Inc. which is established with an investment of $ 5 million by Assan Hanil partnership between Turkish Airlines, Turkish Airlines Technical Inc., Kibar Holding and South Korean Hanil E-HWA, has manufactured the first domestic design aircraft seat. Hamdi Topçu, Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil, TSI Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. İsmail Demir, TSI Genel Müdürü Fahri Bayır, Hanil E-HWA Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yang Seok RYU, Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar ve Assan Hanil Genel Müdürü Okan Gedik katıldı. A.Ş. ve Kibar Holding’in Güney Koreli Hanil E-HWA ile mevcut işbirliğinin bir iştiraki olan Assan Hanil ortaklığında 5 milyon dolarlık bir yatırımla kurulan Uçak Koltuk Üretimi Sanayii ve Ticaret A.Ş. (Turkish Seats Industries – TSI), ilk yerli tasarım uçak koltuğunu üretti. Türk Hava Yolları’nın ev sahipliğinde, Atatürk Havalimanı 2. Hangar’da gerçekleşen, TSI tasarımı uçak koltuklarının ilk kez monte edildiği Boeing B737-800 tipi uçağın tanıtım toplantısına, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı 88 Ocak January - Şubat February 2014 İlk yerli uçak koltuklarının tanıtım toplantısında konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Koltuk deyip geçmeyin. Çok ciddi sertifikasyon isteyen bir emektir. Bu çok önemli bir adım. Kendi uçağımızın üretimi için bir yerden başlamak gerekiyor” dedi. Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, “TSI’ın temel vizyonu; uçak yolcu koltuğu sektöründe konfor, estetik, güvenlik ve lojistik konularında en iyi çözümleri sunmak. Bu iştirakimiz ilk meyvesini verdi. İlk üretiminin montajının gerçekleştirildiği uçağı bugün sizlere sunmak bizim için büyük bir gurur.” dedi. 2011 Eylül ayında İzmit'te kurulan tesislerde koltuk www.taysad.org.tr tasarımına başlayan şirket, uçak koltuklarının otomasyon ve yazılım dâhil konsept geliştirme ve tasarlama aşamalarının tamamını Türkiye’de gerçekleştirdi. TSI, yaklaşık üç yıldır titizlikle sürdürülen çalışmalar sonucu uçakta yolcu memnuniyetini direkt etkileyen koltuk kaleminde seri üretime geçti. İlk aşamada Boeing 737800 ve hemen ardından Airbus A319-320 ve 321 tipi uçaklarda ekonomik ömrünü tamamlayan koltuklar, ergonomisi, yolculara sunduğu konforlu seyahat alanı ile müşteri memnuniyetine hitap edecek yerli tasarımlarla yenilenecek. Yıllık 10 bin koltuk kapasiteli üretim hattının 2024 yılında 50 bin adede çıkarılması planlanıyor. TSI Genel Müdürü Fahri Bayır, kalitesinin yanı sıra ince tasarımı ve hafifliği ile dikkat çeken yerli uçak koltuklarının hızlı teslimatı ile sektöre iddialı bir giriş yapacağını ifade ediyor. İlk etapta sadece filodaki uçakları yenileyecek şirket, Boeing ve Airbus ile sürdürülen görüşmeler neticesinde yakın gelecekte fabrika çıkışlı uçaklara da yerli koltukları monte etmeyi hedefliyor. Anlaşma ile dünyanın önde gelen uçak imalatçıları Boeing ve Airbus'a yerli koltuk ihracatına da başlanmış olacak. Şirketin bu hamlesiyle 2024'te pazar payının yüzde 10'a yükseltilmesi hedefleniyor. Benzersiz Otomasyon TSI, dünyanın en hızlı üretim bandına sahip otomasyon sisteminde sıfır hata prensibi ve teknolojisi ile üretimini sürdürüyor. Komplike bir teknik altyapıya sahip uçak koltuğunun tüm montaj aşamaları gelişmiş teknolojilerle takip ediliyor. Bilgisayar otomasyon sistemi sıfır hata ile ürünün ortaya çıkmasını sağlıyor. Kurulan otomasyon sistemi ile dünyada tek olan TSI (Turkish Seats Industries), üretim hızı ile rakipleri ile arasındaki farkı belirginleştirmeyi hedefliyor.n www.taysad.org.tr Elektrikli otomobiller yeni nesil bataryalarla yaygınlaşacak Robert Bosch GmbH, Kyoto merkezli GS Yuasa International Ltd. ve Tokyo merkezli Mitsubishi Corporation, ortak girişimle yeni bir şirket kurdu. Merkezi Almanya’nın Stuttgart şehrinde bulunan Lithium Energy and Power GmbH & Co. KG adlı şirket, yeni nesil lityum-iyon pil teknolojisi geliştirecek. B osch, GS Yuasa International ve Mitsubishi Corporation ortaklığında kurulan Lithium Energy and Power GmbH & Co. KG, elektrikli araçların yaygın kullanımı için ihtiyaç duyulan yeni nesil pil teknolojisinin gelişimini sağlayacak. Lityum-iyon pillerin etkinliğini artırarak elektrikli araç pillerinin kapasitesini iki katına çıkarmak amacıyla kurulan şirket, pil teknolojisinin gelişiminde büyük bir adım atacak.Daha verimli pillerin geliştirilmesiyle önümüzdeki on yıl içinde elektrikli araçların kapsama alanı genişleyerek başarılı bir kitle ürünü haline gelecek. Tüketiciler için de; şarj edilebilir pillerin boyutlarının küçülmesi sayesinde Electric cars will spread with the new generation batteries Robert Bosch GmbH, Kyoto based GS Yuasa International Ltd. and Tokyo based Mitsubishi Corporation have founded a new consociate company. Located in Stuttgart, Germany, Lithium Energy and Power GmbH & Co. will be developing new generation lithium-ion battery technologies. araçların fiyatı daha uygun olacak. Ortak girişimde her şirketin kendi yetkinlikleri doğrultusunda özel çalışmaları olacak Bosch, gerçekleştirecekleri ortak faaliyetleri eksiksiz elektromobilite bileşenleri portföyü ile destekleyecek. Bosch, pil yönetim sistemleri alanındaki yetkinliğiyle, sistemlerin izlenmesi ve kontrolünün yanında, bunların taşıtlara entegre edilmesinde de uzmanlaşacak. Otomotiv ve otomotiv dışı lityum-iyon pil hücreleri alanında köklü bir üretici olan GS Yuasa, güçlü bir mühendislik ekibine ve yüksek otomasyon düzeyinin yanı sıra modern üretim hatlarına sahip bulunuyor. GS Yuasa ortak girişimde, yüksek yoğunluğu sayesinde menzili uzatan lityum-iyon pil hücrelerinin imalatında uzun yıllar boyunca elde ettiği deneyiminin yanı sıra, malzeme sistemleri ve elektrokimyadaki uzmanlığı ile yer alacak. Entegre bir küresel ticari şirket olarak, küresel satış ağı ve deneyimiyle girişime katılan Mitsubishi Corporation ise, çalışmaları daha da ilerilere taşımak amacıyla, ham maddeleri, yarı mamül ürünler ile pazarlamayı içine alan katma değerli küresel zincirler oluşturulmasındaki gücünü de kullanacak.n Ocak January - Şubat February 2014 89 ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS CMS, 2013’ü ödüllerle taçlandırdı, hedeflerini yukarı taşıdı Alüminyum jant üreticisi CMS, hedeflerini yukarı taşıyor. 2013 yılında gerçekleştirdiği çalışmaların karşılığını aldığı ödüllerle taçlandıran CMS, son olarak Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) 2013 İhracatın Yıldızları Ödülleri’nde sektöründe birinciliğe layık görüldü. A lüminyum jant sektöründe Türkiye'nin ve Avrupa’nın da önde gelen firmalarından biri olan CMS, 2013 yılındaki çalışmalarının karşılığını almaya devam ediyor. EİB’nin her yıl düzenlendiği İhracatın Yıldızları Ödülleri’nde kendi sektöründe birinciliğe layık görülen CMS, 2014 ve daha sonrası için de hedeflerini revize etti. Merkezi İzmir’de bulunan ve halen Frankfurt, Münih, Paris, Torino, Barselona ve Moskova’daki iletişim ofisleriyle başta Avrupa olmak üzere dünyanın önemli otomobil üreticilerine ürün tedarik eden CMS, hedeflerini daha yukarılara çıkmak olarak belirledi. CMS crowns 2013 with awards and amplifies targets Aluminum wheel manufacturer CMS amplifies their targets. Crowned their hard work in 2013 with awards, CMS has taken the first place in Stars of Exports Awards 2013 organised by Aegean Exporters' Associations (EIB). Elde edilen başarıların sürekliliğinin ve hedeflerin de bu paralelde daha yukarılarda olmasının önemini belirten CMS Yönetim Kurulu Başkanı Berat Ösen, “Kazandığımız her başarı, bizleri geleceğe yönelik hedeflerimiz için daha da motive ediyor” dedi. 2014 atılım yılımız olacak Halen, Pınarbaşı’ndaki 32 bin 170m2, Çiğli’deki 30 bin 830 m2 ve Gaziemir’deki 103 bin 700m2 olmak üzere, toplam 166 bin 700m2’lik alanda, 2 bin 522 kişilik istihdamla hizmet veren CMS’nin CMS Yönetim Kurulu Başkanı Berat Ösen Ocak January - Şubat February 2014 gerçekleştirdik. Bu yatırımlar son 8 yılda önemli bir gelişim içinde bulunduğuna dikkat çeken Yönetim Kurulu Başkanı Berat Ösen “2014 yılı, atılım yılımız olacak” dedi. neticesinde de 2014 yılında Hedef Avrupa’nın ilk iki jant üreticisinden biri olmak Çiğli yılda 2,5 milyon adet ve 2013 yılında 7 milyon 561 bin adetlik bir üretim gerçekleştirdiklerini söyleyen Ösen, “2014 yılında bu rakamı 8 milyon 417 bin adete çıkaracağız. Gerçekleştirmeyi planladığımız 42,6 milyon Euro da dahil olmak üzere, geride bıraktığımız 8 yıl zarfında 186 90 milyon Euro’luk bir yatırım 336 milyon Euro gibi bir ciro beklentimiz var. Üretim tesislerimizin kapasiteleri; Pınarbaşı yılda 3 milyon adet, Gaziemir de yılda 4 milyon adet olmak üzere, yıllık 9,5 milyon adet üretim kapasitesine sahip CMS’nin hedefinin de, çalışmaları gibi büyük olması gerektiğine inanıyoruz. Biz CMS’yi çok kısa bir zamanda Avrupa’nın ilk iki büyük jant üreticisinden biri konumuna ulaştıracağız” dedi.n www.taysad.org.tr ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS İhracatın en parlak yıldızı Demisaş, emin adımlarla ilerliyor İhracattaki başarısı her sene tescillenen Demisaş, 2013 yılında gerçekleştirdiği ihracat rakamları ile bir kez daha İMMİB’in yıldızlarından biri oldu. İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri’nin (İMMİB) geleneksel olarak her yıl düzenlediği İhracatın Yıldızları Ödülleri kapsamında, Demisaş Demir Çelik Döküm Mamül kategorisi birincisi oldu. T ürkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 30'unu gerçekleştiren altı birliği bünyesinde toplayan İMMİB, bu başarıya imza atan yıldız şirketlerini ödüllendirdi. İMMİB'in geleneksel hale getirdiği ve bu yıl yedincisi düzenlenen ödül gecesinde, Türkiye'nin 2013 yılında gerçekleştirdiği ihracatta en çok paya sahip şirketlere, 56 kategoride toplam 168 ödül verildi. Demisaş adına ödülü Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’den Demisaş Genel Müdürü Hakan Yaşar aldı. Demisaş Genel Müdürü Hakan Yaşar İMMİB Koordinatör Başkanı Tahsin Öztiryaki'nin açılış konuşmasıyla başlayan Ödül Töreni’nde, Demisaş adına ödülü Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’den alan Demisaş Genel Müdürü Hakan Yaşar konuya ilişkin olarak şöyle konuştu: “Demisaş olarak sürekli gelişim ve ilerlemenin arayışı içerisindeyiz. Hem ulusal, hem de uluslararası arenada güçlenmek hedefiyle pazar araştırmaları yapıyor, hizmet verdiğimiz sektörleri çeşitlendirmek amacıyla fizibilite çalışmaları gerçekleştiriyor ve dünyadaki yenilikleri takip ediyoruz. İhracat ağırlıklı bir portföyün de sonucu olarak rekabeti sadece yurt içinde değil, tüm dünya çapındaki rakiplerimiz ile birlikte değerlendiriyoruz. Sektöre yeni soluklar getirmeye ve sektörün gelişmesi, derinleşmesi için farklı alanlarda çalışmalar üretmeye çalışıyoruz, üniversitelerle işbirlikleri halinde projeler yürütüyoruz, ilgili meslek odalarının karar mekanizmalarında aktif rol 92 Ocak January - Şubat February 2014 The brightest star of exports, Demisas moves on confidently Once again, Demisas was one of the stars of Istanbul Mineral and Metals Exporters' Union (IMMIB) with their successful exports they performed in 2013. Demisas Iron & Steel has taken the first place in mold products category in the traditional IMMIB Stars of Exports Awards organised every year. alıyoruz. Bütün bu çabalarımızın bir sonucu olarak da uluslararası pazardaki konumumuzu her geçen gün daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu anlamda ürettiğimiz parçalara katma değer kazandırmak amacıyla 2012 yılında başlattığımız talaşlı imalat yatırımımıza ve su sistemleri ile ağır vasıta sektörlerinde yakaladığımız büyümeye paralel olarak, 2013 yılında ihracat rakamlarımızı önemli ölçüde artırdık. Hedefimiz 2014 yılında bu büyümeyi artırmak ve Türkiye’nin ihracat hedeflerine daha büyük katkılarda bulunmak.”n www.taysad.org.tr ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS Mercedes’in motoru Türk supabı ile çalışacak Supsan, Porsche, Ferrari ve BMW’den sonra Mercedes’i de müşteri portföyüne kattı. Denetimlerden tam not alan Supsan, Alman otomobil şirketinin supap alımı yaptığı dünyanın önde gelen firmalarından biri olmaya hak kazandı. B orusan Holding şirketlerinden, supap üreticisi Supsan, Alman otomobil endüstrisinin öncülerinden Mercedes’i de, portföyüne katmayı başardı. Bugüne kadar başta Porsche, Aston Martin, Ferrari ve BMW olmak üzere dünyaca ünlü otomobil firmaları için supap üreten Supsan, Mercedes ekibi tarafından yürütülen denetimlerden de tam not alarak, Alman otomobil endüstrisinin önde gelen şirketlerinden birinin daha tedarikçisi olmaya hak kazandı. Yılda ortalama 10 milyon adet supap üretim kapasitesine sahip olan Supsan, bu gelişme neticesinde Mercedes’in supap Bir Borusan Holding kuruluşu olan Supsan üretimlerini 1970 tarihinden itibaren Eaton SRL lisansı ile yapıyor. Supsan, İstanbul Halkalı’daki fabrikasında her türlü içten yanmalı motor supabı üretimi yapıyor. Bayileri kanalıyla ayrıca gayd, baga, tırnak takım conta, eksantrik mili, supap fincanı, motor yatağı, supap lastiği, supap şimi ve silindir kapak dağıtıyor. Binek ve hafif ticari araçlar, traktör, ağır vasıta ve deniz taşıtları motorları olmak üzere geniş bir yelpaze için ürün sunuyor. 94 Ocak January - Şubat February 2014 Supsan Genel Müdürü Salih Alson ürettirdiği dünyanın önde gelen firmalarından biri oldu. İlk siparişlerin önümüzdeki aylarda teslim edileceği belirtilirken, belirlenen motorlar için toplam satış rakamı için milyon adetler hedefleniyor. Kriterlerin tamamına yeşil ışık yakıldı Mercedes’i müşteri portföylerine katmak için 3 yıldır yoğun bir çalışma içerisine girdiklerini belirten Supsan Genel Müdürü Salih Alson, “Ciddi bir hazırlık süreci yaşadık. Özellikle hatlarımızın tamamını yeniledik. Denetim neticesinde de kriterlerin tamamında başarılı bulunduk. Böylece diğer global müşterilerimiz gibi Mercedes’in de Supsan ürünlerini tercih etmesiyle kalitemiz bir kez daha tescillenmiş oldu. Biz artık tüm Mercedes motorlarına supap verebilme hakkını elde etmiş olduk” dedi. 10 milyon adet üretim kapasitesi Üretici firmalarının denetimlerinin oldukça zor olduğunu ifade eden Salih Mercedes engines to run with Turkish engine valves One of Borusan Holding companies, valve manufacturer Supsan, has managed to add to its portfolio one of the leaders of the automotive industry, Mercedes. Supsan has qualified to become a supplier for Mercedes following its experience and high grades in manufacturing for Porsche, Aston Martin, Ferrari and BMW.. Alson, Eaton SRL lisansı ile satış yaptıklarını belirterek, “İtalya, Fransa, Almanya ve ABD başta olmak üzere Rusya, Hollanda ve çevre ülkelere ihracat gerçekleştiriyoruz. Yıllık 10 milyon adedi bulan üretim kapasitemiz ile Türkiye’nin en büyük supap üreticisi konumundayız” dedi. Supsan’ın butik çalışan bir firma olduğunu söyleyen Salih Alson, 130 adet makinanın bulunduğu tesiste üretilen supapların 40 farklı işlemden geçtiğine dikkat çekti.n www.taysad.org.tr ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS Tezmaksan Open House, eşsiz yeniliklerle donatılmış tezgâhlarını Türk sanayicisi ile buluşturdu T ezmaksan Makine'nin yıllardır geleneksel olarak düzenlediği Open House günlerinin ilki bu yıl 31 Ocak tarihinde Bayrampaşa Merkez showroomunda gerçekleşti. Yoğun ilgi görmesi nedeniyle 1 Şubat Cumartesi günü öğlen 14.00'e kadar uzatılan Open House da, Yenasoft, Seco Tools, System 3R, Renishaw ve Petrofer işbirliği ile ziyaretçiler yepyeni demo kesimlerinin yapıldığı, özel teknolojiler ile tanıştı. Kullandıkları teknolojiler ile bir ilki gerçekleştirilen ve Open House etkinliğinde; • Tubular linear motor teknolojisi ile donanımlandırılmış MITSUBI0SHI MV serisi, • Dikey ve yatay kombinasyonlu işleme merkezi TOPWELL TW-400HW • Tornalama, 5 yüzeyde delik delme, kılavuz çekme ve frezeleme işlemi yapan, kompakt işleme merkezi BROTHER M140X1 modeli sergilendi. Bu önemli ve yeni teknolojik özelliklere sahip tezgahların yanı sıra, Tezmaksan Makinanın makinanın geniş ürün yelpazesinden; İtalyan menşeli BIGLIA B650Y Torna; her iki 96 Ocak January - Şubat February 2014 Tezmaksan Open House introduced their benches equipped with unique innovations to the Turkish industrialists Open House Event, which Tezmaksan Machinery traditionally organises throughout these years, was held in Bayrampasa Center Showroom on 31st January, 2014. Due to the intense interest, it was extended until 1st February, Saturday at 14:00, the visitors met the new technologies in Open House where new demo segments are made by the cooperation of Yenasoft, Seco Tools, System 3R, Renishaw and Petrofer. yüzü aynı anda işleme özelliği ile Y eksen özelliği ve dolayısıyla yan yüzeylerde yüksek frezeleme kabiliyeti açısından , avantajlar sağlayan GOODWAY SW-20 Kayar Otomat modeli, BROTHER TC-S2DN-0 Tapping Center; 3 eksen Lineer Kızak yapısı, Yüksek Torklu Spindle Motoru ile GOODWAY GV500 Dik Torna; Yüksek hızlı ve torklu servo taret, titreşim ve ısınmadan uzak, yüksek hızda işlemeye uygun mekanik yapısı, yüksek rijitlikteki gövde ve sağlam ana eksen yapısı ile SAMSUNG PL 30 Torna Tezgahı sergilendi. Çeşitli demo kesimlerinin yapıldığı Open House’da dikkat çeken tezgâhlardan biri ise; hem tornalama hem de frezeleme işlemlerini aynı makinada yapma imkânı sunan BROTHER M140X1 idi. Bu modelde parça tek bağlamada işlenebildiği için kayıp zaman azaltılarak, işleme hassasiyeti ve doğruluk payı arttırılmıştır. 2000 dev /dak maximum hıza sahip builtin DD motorlu ve +5, -95 derece arası açı yapabilen tabla ile tornalama işlemleri, 5 yüzey delme ve frezeleme işlemleri yapabilmektedir. Özellikle otomotiv sektöründe bazı parçaların gerektirdiği hassasiyetleri, tek bağlamada 5 yüzeyi işleyebilme yeteneği sayesinde oldukça üst düzeyde karşılayabilen bu makina alternatör kapağı, marş motoru gövdesi, klima bloğu, piston (oval tornalama gerektirmeyen) vb. parçalarda yüksek performansı ile şimdiden bir çok imalatçının gözdesi olmayı başarmış durumdadır.n www.taysad.org.tr
Benzer belgeler
İndir - TAYSAD
Tüm yayın hakkı TAYSAD’a ait olup kaynak
gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Tüm
reklamların sorumluluğu reklam veren
firmalara, yazılardaki görüşler yazarlarına
aittir. TAYSAD Dergi parayla ...