İndir - TAYSAD
Transkript
İndir - TAYSAD
N L YI A YE 2 SAYIISSUE: 51 O R: 1 CA KJ A RY UA TFEBRUARY 201 UBA 0 Ş - TAŞIT ARAÇLARI YAN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ASSOCIATION OF AUTOMOTIVE PARTS & COMPONENTS MANUFACTURERS > "İşbirliğimiz sektörün küresel başarısına süreklilik kazandırıyor" Our collaborations provides continuity to sector’s global achievements Turgay Durak OSD Yönetim Kurulu Başkanı OSD Chairman of the Board Düşünceden Uygulamaya TAYSAD Ideas to Action > Bayrağı devretme zamanı Handing Over the Flag Ömer Burhanoğlu TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı TAYSAD Chairman of the Board > CLEPA'nın 2010 Avrupa yenileme pazarı öngörüleri Expectations European Automotive Aftermarket in 2010 by CLEPA, European Association of Automotive Suppliers l Kalıp Ulusa i Birliği iler le Üretic D işbirliğiy YSA ve TA P I L A K YASI DOS üyelerimize üye katıyoruz! 2 7 5 6 growth is going on DELTA® yüzeyleri korur. Her zaman daha iyi olan, iyidir! TEKNOLOJİDE LİDER Yenilmez Dörken MKS® çinko lamel sistemleriyle rakiplerinizden önce tanışın! Otomotiv, elektronik, inşaat ve havacılık gibi pek çok farklı sektör için yüksek performanslı yüzey koruma sistemleri alanında yenilikçi ve etkili çözüm: Dörken’in DELTA-MKS® çinko lamel sistemleri... Dörken MKS Sistemleri'nin üstün ürün ve hizmet kalitesine dünyanın her yerinden ulaşabilirsiniz. Kaplama sistemlerimiz hakkında daha ayrıntılı bilgi vermek için sizi bekliyoruz. Türkiye İrtibat Noktası Sanayi Mah. D-130 Yanyol Cad. No: 179 İzmit 41140 Kocaeli Tel: +90 262 335 51 74 Fax: +90 262 335 51 75 www.doerken-mks.com [email protected] Dörken Grup üyesidir TAYSAD DERGİDEN FROM TAYSAD MAGAZINE Dünyayı kim biliyor? Kendini bilen. Who knows earth? The one who knows themselves. Sevgi Özçelik TAYSAD Kurumsal İletişim Uzmanı Corporate Communication Specialist u “Gerçek gücümüzün nerede olduğunu görüp, onlara oynayalım. Gücümüzün olmadığı yerlerde kendimize güç vehmetmeyelim yoksa var olanları da göremiyoruz.. “Ümitsizliğe kapılacak son yerlerden bir tanesi Türkiye. Yabancıları dinleyince iyice böyle olduğunu anlıyorsunuz. Biz kendimize bakamıyoruz, Türkiye’ye Türk gibi bakıyoruz. O sizi hep yanlış yerlere götürüyor. Türkiye’ye dışarıdan gelen biri gibi bakmanız lazım. Yoksa objektif olamıyorsunuz Türkiye hakkında” diyor. Yapı Kredi Bankası Baş Ekonomisti Doç. Dr. Cevdet Akçay’ın Bursa Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda yaptığı konuşmadan alıntı bu cümleler. Yine aynı toplantıda “Yaptıklarımız ve Yapamadıklarımız” ile TAYSAD da kendine bakıyordu. Ömer Burhanoğlu’nun sunumunda 2009 dünya ve Türkiye değerlendirmesi, gelecek öngörüleri yanında TAYSAD’a ilişkin bu satırları da bulacaksınız. Yaptıklarımız ve yapamadıklarımızla bir dönemi daha geride bıraktığımız bu günlerde 2006’dan beri Başkanımız olmasıyla onur ve mutluluk duyduğumuz Ömer Burhanoğlu bu görevini devrediyor. Tüm TAYSAD camiası adına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sağolun Başkanımız; bütün emekleriniz için... Saygılarımla, 4 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr u “We shall see where are we the strongest and play upon this. We shall not exert for the parts we have any strong otherwise we cannot see what we have” “Turkey is one of the least places that should be hopeless. When you listen to foreigners you understand this better. We cannot see ourselves, we assess Turkey as Turks. This took you to wrong directions. You should look with expats’ eyes. Otherwise you cannot be objective about Turkey.” Those sentences belong to Assoc. Prof. Cevdet Akçay, chief economist of Yapı Kredi Bank, who had a speech at Bursa Extended Member Meeting. At the same meeting TAYSAD looked at itself with “What we done and not done”. In Ömer Burhanoğlu’s presentation you will find 2009 evaluations for the World and Turkey, as well future expectations in addition to those TAYSAD evaluation. We are leaving a period behind with what we have done and not done; Ömer Burhanoğlu is leaving his presidency at TAYSAD, which we have been proud of since 2006. We would like to thank him on behalf of TAYSAD and its members. Thank You for all your efforts. Regards, İÇİNDEKİLER CONTENTS TAYSAD DERGİ MAGAZINE Yıl Year: 12 Sayı Issue: 51 Ocak January - Şubat January 2009 Sahibi Publisher: TAYSAD adına Yönetim Kurulu Başkanı For TAYSAD, Chairman of the Board of Directors: Ömer Burhanoğlu Yazı İşleri Müdürü Editor in Chief: Özlem Gülşen Yayın Kurulu Editorial Board: Ömer Burhanoğlu Dr. Mehmet Dudaroğlu Özlem Gülşen Sevgi Özçelik 36 58 İçerik Content: Mavi İçerik Grubu Editör Editor: Işık Yener, [email protected] 4 Yapım Production: Mavi Tanıtım ve İletişim Ayrılık Çeşme Sok. No: 122 Yeldeğirmeni 34500 Kadıköy - İstanbul Tel: +90 216 418 59 31 Faks: +90 216 348 95 22 [email protected] Sevgi Özçelik TAYSAD Kurumsal İletişim Uzmanı Corporate Communication Specialist 8 CLEPA Avrupa Otomotiv Yan Sanayicileri Derneği TAYSAD CLEPA üyesidir TAYSAD is a Member of CLEPA 6 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Doç. Dr. Cevdet Akçay Yapı Kredi Bankası Baş Ekonomisti Dünyayı, Türkiye’yi ve kendimizi bilmek 64 Orhan Sabuncu TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board AJANDA Hermann Butz TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi AGENDA TAYSAD member of the Board 12 SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR 66 18 CLEPA'nın 2010 Avrupa yenileme pazarı öngörüleri Expectations European Automotive Aftermarket in 2010 by CLEPA, European Association of Automotive Suppliers TAYSAD’DAN MESAJ MESSAGE FROM TAYSAD Bayrağı devretme zamanı Handing Over the Flag 70 Wolf Dieter Kurz MBT Direktörler Kurulu Başkanı 72 VERGİ DENETİMİ 74 YALIN ÜRETİM Sektör ve yan sanayi TAYSAD'ın dört yılını değerlendiriyor 76 ÜYELERDEN HABERLER 2009’un Şifreleriyle Geleceğe Yaklaşımlar 82 TAYSAD ÜYELERİ 87 KALIP DOSYASI Ömer Burhanoğlu TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Chairman of the Board, TAYSAD 24 TAYSAD’DAN HABERLER 36 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD Kapak Cover: Mavi Tanıtım Ulusal - Türkçe/İngilizce - İlmi İki Ayda Bir Yayımlanır Tüm yayın hakkı TAYSAD’a ait olup kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Tüm reklamların sorumluluğu reklam veren firmalara, yazılardaki görüşler yazarlarına aittir. TAYSAD Dergi parayla satılmaz. All publishing rights reserved by TAYSAD and the content may be quoted by indicating source. Advertisements are the liability of advertising firms. Opinions are the liability of writer. TAYSAD Magazine is distributed free of charge. 58 Who knows earth? The one who knows themselves. Baskı Printed by: Özgün Ofset Tic. Ltd. Şti. Yeşilce Mah. Aytekin Sok. No: 21 Otosanayi 4. Levent-İstanbul Tel: +90 212 280 00 09 Çeviri Translation: Burçin Yeşiltepe FROM TAYSAD MAGAZINE Dünyayı kim biliyor? Kendini bilen. Reklam Advertisement: Murat Dilicioğlu, [email protected] Fırtına Arısoy, [email protected] Yönetim Yeri Management Centre: TOSB - TAYSAD Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad. No: 10/1 Şekerpınar 41480 Kocaeli - Türkiye Tel: +90 262 658 98 18 Faks: +90 262 658 98 39 www.taysad.org.tr [email protected] TAYSAD DERGİ’DEN TAX AUDITING NEWS FROM TAYSAD LEAN PRODUCTION IDEAS TO ACTION 54 Ömer Burhanoğlu TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Chairman of the Board, TAYSAD NEWS FROM MEMBERS TAYSAD MEMBERS MOUL FILES AJANDA AGENDA Seminer Seminar 19 Ocak January 2010 Turquality Semineri Turquality Seminar Seminer Seminar 2 Şubat February 2010 Türkiye’de yatırım ve işbirlikleri semineri Investment and Collaboration in Turkey JETRO-DEİK işbirliğiyle Düseldorf’ta gerçekleştirilen seminerde Genel Sekreterimiz Özlem Gülşen konuşmacı olarak yer aldı. This seminar, in which Özlem Gülşen was speaker, held in Dusseldort with support of Jetro-Deik. Eğitim Training 4 Şubat February 2010 UİB ve TAYSAD işbirliği ile Bursa’da düzenlenen seminerde, Turquality programı hakkında detaylı bilgi verilmiş, avantajları anlatılmıştır. In the seminar Turquality Program has been elaborated for the participants. Seminar held in Bursa by UIB and TAYSAD. Seminer Seminar 20 Ocak January 2010 İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kültürünün ve Uygulamaları Semineri Implementations of Occupational Health and Safety Culture Seminar 8D Takım Bazlı Problem Çözme 8D Team Based Problem Solving UTAYSİB desteği ile üyemiz Sarıgözoğlu’nun evsahipliğinde Manisa’da yaptığımız eğitime Ege Bölgesi’ndeki üyelerimiz katılım gösterdi. Our members from Aegean Region mostly participated to this training, which was held with support of UTAYSİB and hosted by Sarıgözoğlu in Manisa. Eğitim Training 4-5 Şubat February 2010 OHSAS 18001 Temel Şartlar OHSAS 18001 Basics Derneğimiz üyelerinden Beltan Vibracoustic A.Ş. ve BOSCH A.Ş. destekleri düzenlenen “İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kültürünün ve Uygulamaları” semineri Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde yapıldı. Mesleki sağlık ve iş güvenliği yönetim sistemleri için uluslararası kabul görmüş değerlendirme spesifikasyonu olan OHSAS 18001 hakkında temel bilgiler verilen eğitim UTAYSİB işbirliği ile TAYSAD’da yapıldı. Seminar held at Uludağ Exporters’ Union with supports of TAYSAD Members Beltan Vibracoustic A.Ş. and Bosch A.Ş. The training about OHSAS 18001held at TAYSAD with support of UTAYSİB. Eğitim Training Toplantı Meeting 5 Şubat February 2010 21-22 Ocak January 2010 Kim Haklı? Mühendisler mi Yoksa İşletmeciler mi? Peki “Bütünsellik” Nerede? AB Projesi Kapanış Toplantısı Gerçekleştirildi Closure of EU funded Project Held Who is Right: Engineers or Administrators? So Where is the Integrality? UTAYSİB desteği ile düzenlenen ve Vira Danışmanlık tarafından verilen eğitimde, işletmelerin içinde yer alan “mühendis” kökenli kişilerin, iş ve yaşamdaki bütünselliğine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Beynin işleyişinde ve yaşama yansıtılmasında etken olan “bütünsellik” farklı başlıklar altında ele alınmıştır. This training of Vira Consultancy and UTAYSİB aims engineers to contribute in integrality of business and life. Integrality, which has impact on business and life, handled under different headings in the seminar. 8 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Derneğimizin tarafından yürütülen İŞKUR AB Projesi kapanış toplantısı Çayırova Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim ve Halk Eğitim yetkilileri, İşkur İl ve Gebze Şubesi temsilcilerinin katılımı derneğimizde gerçekleştirildi. A Closure meeting held for our EU funded project at TAYSAD. Çayırova Provincial Sub- Governor, Representatives from Provincial National Education and Public Education; İŞKUR and Gebze Branch participated to the meeting. Eğitim Training Toplantı Meeting 9-10 Şubat February 2010 ISO 16949 KYS Temel Şartlar ISO 16949 KYS Basics UTAYSİB desteğiyle gerçekleştirilen ve InoTec firması eğitmenlerinden Mustafa Aşar tarafından verilen eğitimde TS 16949:2002 Kalite Yönetim Sisteminin temel şartları ele alındı.. TS 16949:2002 Quality Management System’s basics were discussed in this training which was held with the support of UTAYSİB and instructed by Mustafa Asar, one of the trainers of InoTec. Toplantı Meeting 11-12 Şubat February 2010 CLEPA National Directors Toplantısı CLEPA National Directors Meetings CLEPA’nın her yıl gerçekleştirdiği direktörler toplantısı bu yıl TAYSAD evsahipliğinde derneğimizde gerçekleştirildi. CLEPA üyesi TAYSAD eşdeğeri derneklerin üst düzey katılımları ile gerçekleşen toplantısına Genel Sekreterimiz Özlem Gülşen katılmıştır. CLEPA’s annual meeting for Directors held at TAYSAD. On behalf of TAYSAD as a member of CLEPA our Secretary General Özlem Gülşen represented us. Toplantı Meeting 10 Şubat February 2010 ISO Sektor Meclisleri Ortak Toplantısı ISO Sector Assemblies Mutual Meeting Derneğimiz adına Özlem Gülşen ve Cüneyt Kalkan’ın katıldığı ISO Sektör meclislerinin Başbakan Yrd. Ve Devlet Bakanı Ali Babacan’a sunumları toplantısında Kara Taşıtları sektörü adına Sektör Başkan Yardımcısı Ömer Iltan Bilgin sunum yapmıştır. Sector Assemblies of Istanbul Chamber of Industry made presentations for Minister of State Ali Babacan. Ömer İltan Bilgin, Sector Vice President made a presentation on behalf of Land Vehicles Sector and Özlem Gülşen and Cüneyt Kalkan participated to the presentations. Eğitim Training 10-11 Şubat February 2010 Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Eğitimi Training on International Financial Reporting Standards 12 Şubat February 2010 TAYSAD Yönetim ve Denetleme Kurulu’nun OSD’yi ziyareti Visit to OSD from TAYSAD Boards OSD Yönetim Kurulu üyeleri ile yapılan toplantıda 2010 yılı üretim öngörüleri, pazar öngörüleri ve global ekonomik kriz üzerine karşılıklı görüş paylaşımı yapılmıştır. At the meeting with OSD Board Members; 2010 expectations for market, manufacturing and global economic crisis have been discussed. Toplantı Meeting 17 Şubat February 2010 TAYSAD 32. Olağan Genel Kurul Toplantısı TAYSAD 32. General Assembly UFRS hakkında bilgiler aktarılan eğitim, Galatasaray Üniversitesi öğretim görevlisi Prof.Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu tarafından verildi. Eğitim Training 11-12 Şubat February 2010 Profesyonel Satış ve İkna Teknikleri Professional Sales Techniques UTAYSİB desteğiyle derneğimizde gerçekleştirilen ve Özkan Kaymak tarafından verilen eğitimde, işletmedeki yönetici ve temsilcilerin özellikle fark atmak ve rekabetten sıyrılmak için gereken tutum, teknik ve yaratıcılıklarını geliştirebilmeyi ve sonuç olarak “Yüksek ve Kârlı Satış Başarısı” sağlatmak amaçlandı. The training aimed to improve techniques and creativity of the executives and business representatives and enable “High and Profitability of Sales Success”. Training held at TAYSAD with support of UTAYSİB. Derneğimizin 32. Olağan Genel Kurul Toplantısı, TOSB-TAYSAD’daki Konferans Salonumuzda yapılıyor. TAŞIT ARAÇLARI YAN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ASSOCIATION OF AUTOMOTIVE PARTS & COMPONENTS MANUFACTURERS The meeting will be held at TOSB-TAYSAD Conference Hall. TAYSAD 32. OLAĞAN GENEL KURUL Galatasaray University Lecturer Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu informed the participants on IFRS. Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 9 AJANDA AGENDA Eğitim Training 18-19 Şubat February 2010 ISO TS 16949 KYS İç Denetçi ISO TS 16949 KYS Internal Auditor UTAYSİB desteği ile TAYSAD merkezinde yapılacak olan eğitim InoTec eğitmenlerinden Şenay Mutlu tarafından verilecektir. InoTec Trainer Şenay Mutlu will give the training which is supported by UTAYSİB. Seminer Seminar 19 Şubat February 2010 Kocaeli Üniversitesi’nde Yalın Üretim Kültürü Semineri Eğitim Training 23-24 Şubat February 2010 İstatistiksel Proses Kontrol (SPC) Statistical Process Control Konya Sanayi Odası’nda yapılacak olan eğitimde, günlük hayata indirgenmiş SPC örnekleri ile geniş yelpazede kullanım alanlarını tanıtılacak ve ISO/TS 16949:2002 temelinde uygulama alanları anlatılacak. SPC examples for daily processes based on ISO/TS 16949:2002 will be elaborated, as well their implementation areas, at Konya Chamber of Industry. Eğitim Training 24-25 Şubat February 2010 ISO 14001 Temel Şartlar ISO 14001 Basics Lean Culture Seminar at Kocaeli University UTAYSİB desteği ile TAYSAD merkezinde yapılacak olan eğitim InoTec eğitmenlerinden Emel Ayaz tarafından verilecektir. Kocaeli Üniversitesi ve TAYSAD arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında, Yalın Üretim Kültürü hakkında hem öğrencilere hem de öğretim görevlilerine yönelik olarak TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Uran Zaman bir seminer verecektir. Based on the protocol between Kocaeli University and TAYSAD, Lean Production Culture seminar is going to be held by Zafer Uran, TAYSAD Board Member, both for faculty and students. Emel Ayaz from InoTec will be the instructor of the training which is going to be held with UTAYSİB at TAYSAD. Eğitim Training 25-26 Şubat February 2010 Eğitim Training 22-23-24 Şubat February 2010 Teknik Ara Kademe Yöneticilik Sertifika Programı Mid Level Technical Manager Certificate Program Kurumların başarısında katkısı yadsınamayan, ancak iş başından ayrılamadığı için eğitim almakta zorlanan ve eğitim aldığında da sonuçlarını hemen işine yansıtabilecek teknik ara kademe yöneticilere veya yönetici adaylarına özel olarak hazırladığımız Sertifika Programı, UTAYSİB desteği ile TAYSAD’da yapılacaktır. This program prepared for the mid level managers and management trainees, who can not have trainings due to lack of time and who can immediately implement gainings. Program will be held with UTAYSİB at TAYSAD. APQP – PPAP Sertifika Programı APQP – PPAP Certificate Program Inotec tarafından verilecek olan sertifika programı TAYSAD’da gerçekleştirilecek. DTM tarafından da desteklenen eğitime, eğitim bedelinin sadece %30’unu ödeyerek katılabilirsiniz. Eğitim Mart ayında da devam edecektir. The program will be provided by Inotec and held at TAYSAD during March. DTM will support the training and members can participate the training by paying 30 percent of the fee. Eğitim Training 26 Şubat February 2010 Çatışma Yönetimi Conflict Management Çalışanların, aralarında çıkan çatışmaları başarılı bir şekilde yönetebilmelerini ve çözebilmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen eğitimimiz, UTAYSİB desteği ile İzmir’de yapılacaktır The training to solve and manage conflicts between employees will be held in İzmir with support of UTAYSİB. 10 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR Otomotiv sanayi firmalarının 2009 yılı 12 aylık üretimleri Production of automotive manufacturers in the first 12 months of 2009 Firmalar Companies Otomobil Pass. Car % K. Kamyon L. Truck A.I.O.S. 182 % B. Kamyon M. Truck % Kamyonet Pick Up 48 210 % Otobüs Bus % Minibüs Mini-Bus % Midibüs Midi-Bus 0 BMC 1.617 22 936 0 Ford Otosan 1.722 23 160.268 49 % 1.205 613 11 Traktör F. Tractor 18.264 4 Hyundai Assan 48.652 10 Karsan 1 0 3.167 9.074 97 173.456 21 M. Benz Türk 345 5 3.719 50 Otokar 7.690 2 100 1 8.313 2.773 47 6.413 1.544 26 1.544 1.000 0 290 5 1.029 0 711 12 158.911 48 262 2 1.008 38 411 16 2.560 54 Temsa 277.572 263 Tofaş 94.179 18 Toyota 72.264 14 510.931 100 565 48.652 178 277.572 4 18.264 Man Türkiye 31 2.414 253.090 72.264 Türk Traktör Toplam 1.817 565 Honda Türkiye Toplam Totals 46 Hattat Oyak Renault % 843 100 7.403 100 330.044 100 5.931 100 11.829 100 2.624 100 14.296 96 14.296 14.861 100 884.466 Kaynak OSD K. Kamyon: AYA 3.5-1.2 Ton, L. Truck: GVW: 3.5-12 Ton, B. Kamyon: AYA 12 Ton’dan Büyük, M. Truck: GVW 12 Ton And Up Sektöre kısa bir bakış Otomotiv Sanayi Derneği (OSD), 2009 yılında otomotiv üretiminin 869 bin 953 adet olduğunu açıkladı. 2008 yılında üretim 1 milyon 147 bin 110 adet olmuştu. billerde önce yüzde 14 ve sonra yüzde 7 kamyonetlerde ise önce yüzde 8 ve sonra yüzde 6 fiyat indirimi sağladı. Bunun sonucu bu araçlarda talep artarak stokların eritilmesi ve üretimin devamı ile vergi gelirlerinin artışı sağlandı. Daha sonra şirketlerin desteklediği kampanyalar ile talep artışı sürdürüldü. Böylece 2009’da bu araçlarda iç pazar yüzde 23 arttı. uOSD verilerine göre, otomotiv üretimi 2009’da 869 bin 953 adet olurken geçen yıl ihracat 910 bin 270 adetten 628 bin 973 adete geriledi.Otomotiv Sanayi Derneği (OSD), 2009 yılında otomotiv üretiminin 869 bin 953 adet olduğunu açıkladı. 2008 yılında üretim 1 milon 147 bin 110 adet olmuştu. OSD’nin yayınladığı rapora göre, geçen yıl ihracat 910 bin 270 adetten 628 bin 973 adete inerken, pazar 526 bin 544 adetten 574 bin adete çıktı. Raporda yer alan bilgilere göre, 2008 yılının son çeyreğinde ABD’de başlayan finansal kriz, hızla küresel bir nitelik kazandı ve tüm pazarlarda talep düşüklüğü ortaya çıktı. Hurda araç teşviki ile 2005 yılında 785 bine kadar ulaşan toplam iç pazar, daha sonraki daralmalar ve küresel krizin de etkisi ile 2008 yılında 526 bine düştü. 2002’den beri her yıl istikrarlı bir şekilde artan ihracat ile 2008’in ilk 6 ayında yıllık 1,5 milyon üretim hızına ulaşıldı. Küresel kriz nedeniyle, 2008’in ikinci yarısında ihracat sipariş iptalleri ve iç pazar daralması sonucunda 2008 yılı üretimi ancak 1,150 milyon olarak gerçekleşti. 12 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Minibüs, midibüs ile kamyon ve otobüs gibi ağır ticari araçlarda ÖTV değerinin düşük olması, bu araçlarda indirimin etkili olmamasına neden oldu. Bu araçlarda KDV indirimi önerisi ise Hükümetimizce uygun bulunmadı. Ekonomik krizin etkisi ile bu araçların talebi yüzde 34 gibi büyük oranda geriledi. t Krizde hızla artan stokların eritilmesi ve talebin canlandırılması amacı ile Hükümetimizin 15 Mart/16 Haziran tarihleri arasında uyguladığı ÖTV indirimi, daha sonra azalarak 30 Eylül 2009 tarihine kadar devam etti. ÖTV indirimi silindir hacmi 1.600 cc den küçük otomo- Sectoral Overlook According to OSD data, automotive production in 2009 realised as 869.953 units and export fell back to 628.973 units from 910.270 units. Production in 2008 were realised as 1.147.110 units. Based on the report by OSD, market increased to 574.000 units from 526.544 units.t Türkiye hafif ticari araç satışında Avrupa'da 2. sırada Türkiye hafif ticari araç pazarı 2009 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 96 oranında artarak 31 bin 745 adede ulaştı. uOtomotiv Distribütörleri Derneği’nden, Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’nin (ACEA) “Avrupa Hafif Ticari Araç Pazarı-2009 Ocak-Aralık” raporu verilerine dayandırılarak yapılan açıklamada, AB (27) ile AB ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkeleri toplamına göre, 2008 yılı son çeyreğinde küresel krizin etkisiyle aylar itibariyle hafif ticari araç pazarında yaşanan daralmanın 2009 yılı tüm aylar boyunca da devam ettiğine dikkat çekildi. Türkiye hafif ticari araç pazarı, 2009 yılı OcakAralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,4 oranında azalarak 187 bin 307 adet olarak gerçekleşti. t Turkey became the second in Europe in light commercial vehicle sales Turkish light commercial vehicle market grew to 31.745 units at the end of 2009 with a 96 percent increase when compared to the year before.t Avrupa'da ticari araç pazarı yüzde 32 daraldı Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan araç sayısı geçen yıla göre yüzde 2 arttı. uAvrupa Otomobil Üreticileri Birliği’nin Malta ve Kıbrıs Rum kesimi dışındaki 25 AB üyesiyle İzlanda, Norveç ve İsviçre’yi kapsayan verilerine göre, geçen yıl hafif ticari araç pazarı yüzde 30, otobüs pazarı yüzde 19,5, kamyon pazarı yüzde 44 ve ağır vasıta pazarı yüzde 48 daraldı. Yeni ticari araç satışlarında tüm Avrupa ülkelerinde görülen gerileme, Litvanya, Letonya ve İzlanda’da yüzde 80’i, Estonya’da yüzde 70’i, İrlanda ve Bulgaristan’da yüzde 69’ı, Çek Cumhuriyeti’nde yüzde 65’i ve Romanya’da yüzde 60’ı buldu. t Commercial Vehicle market in Europe shrunk According to the data of European Automobile Manufacturers Association, which includes 25 EU member countries with Iceland, Norway and Sweeden, except Malta and Cyprus, showed a 48 percent of shrinking in heavy vehicles market; 44 percent in truck markets; 19,5 percent in bus markets; 30 percent in light commercial vehicle markets.t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 13 SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR MAN Krize karşı başarı gösterdi MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Yürütme Kurulu Başkanı K. Tuncay Bekiroğlu, 44 yıllık tecrübeyle krize karşı gerekli tedbirleri aldıklarını belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bin adet otobüs teslim ederek krize karşı durma başarısı gösterdik” dedi. u MAN Türkiye’nin 2009 performansı ve 2010 beklentilerini açıklayan MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Yürütme Kurulu Başkanı K. Tuncay Bekiroğlu, ürettikleri otobüsleri 41 ülkeye ihraç ettiklerini ifade etti. MAN ticari araçların en önemli üslerinden birinin Türkiye olduğunu kaydeden Bekiroğlu, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yoğun bir şekilde his- sedilen küresem krizden en çok etkilenen sektörün otomotiv olduğunu belirtti. Krizin derinlemesine hissedildiği bir zamanda dünyanın en büyük sıkıştırılmış doğalgazlı (CNG) otobüs filosunu Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne kazandırdıklarını ifade eden Bekiroğlu, “Ekonomik ve çevreci belediye otobüslerini Türkiye’de ilk defa üreten firma olduk. Söz konusu araçlardan bin adetini Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne teslim ederek, krize karşı durma başarısını gösterdik. Kriz sürecinde aldığımız kararlarla iç piyasa müşterilerini ikinci el takas desteği ve özel finansal avantajlar sağlayarak teşvik ettik. Böylece filoların değer kaybetmesinin önüne geçtik ve müşterilerimiz filolarını yeniledi” dedi. Firmalarının kriz ortamında Hollanda’ya 217 adet CNG belediye otobüsü sattığını ifade eden MAN Türkiye A.Ş. Yü- Mitsubishi seminerleri Konya ayağı yapıldı Mitsubishi Corporation Seminerleri’nin Konya ayağı, Konya Ticaret Odası`nın ev sahipliğinde Konya`da gerçekleşti. u KTO Meclis Salonu`nda gerçekleşen seminere KTO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Üzülmez, Japon Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Esenbel, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-Japon İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Mehmet Buldurgan ile Mitsubishi Şirketler Grubu Türkiye sorumluları ve yönetim kurulu üyeleri, iş adamları ve davetliler katıldı. Seminerin açılış konuşmasını yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Üzülmez, 2010 yılının Japon yılı ilan edilmesinin her iki ülke arasında kültürel ve ticari ilişkilerin gelişmesine büyük katkı sağlayacağına ve bu ilişkilerin geleceğe taşınmasına yardımcı olacağına inandığını söyledi. Konya`nın Anadolu`nun önemli ticaret merkezlerinden birisi ol14 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr rütme Kurulu Başkanı Münür Yavuz ise, Yunanistan’a 160 adet Neoplan marka seyahat otobüsü sattıklarını, 2009 yılının son çeyreğinde Abu Dabi`den 150 adet özel servis otobüsü siparişi aldıklarını söyledi. Yavuz, MAN Türkiye’nin üniversitesanayi işbirliğine de büyük önem verdiğini, bu kapsamdaki “2009-2010 yılı MAN Türkiye Sistem Geliştirme Projesi” ile Ankara`da kurulu 6 üniversitenin endüstri mühendisliği son sınıf öğrencileri ile 6 ay ortaklaşa çalışacaklarını kaydetti. 2010 yılında otobüste yüzde 23 pazar payı hedefleyen MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş, kamyon için ise 13 bin adetlik pazar öngörüyor. t Despite the Crisis MAN Achieved Success K. Tuncay Bekiroğlu, Head of Executive Committee of MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş., explained that they have taken necessary precautions against the crisis with their 44 years of experience and said: We have achieved success despite the crisis through delivering 1000 buses to Ankara Metropolitan Municipality. t cari ilişkilerini arttırmak, son dönemde dış ticarette önemli adımlar atan Japonya’nın menfaatine olacaktır. Bölgesinde gücünü giderek arttıran Türkiye ile dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Japonya`nın ortak hareket etmesi iki ülkenin çıkarlarıyla doğru orantılıdır` dedi. Konuşmaların ardından seminere geçildi. Seminerde Japonya’daki sanayi ve ticaretin işleyişi ile Japonya ile nasıl ticari ilişkiler kurulabileceği konusunda katılımcılara bilgiler verildi. t Konya Phase of Mitsubishi Seminars Ended duğunu da dile getiren Hüseyin Üzülmez, “Tarım sanayi, tarım makineleri, imalat, ayakkabı, makine, otomotiv yan sanayi, gıda ve ambalaj sektörlerinde Türkiye`de önemli bir üs haline geldik. Otomotiv yedek parçası konusunda Konya gerçek bir merkez üs haline gelmiştir. Türkiye`de imal edilen taşıtların yüzde 80`inin yedek parçasını Konya üretiyor. AB, Ortadoğu ve Afrika`ya açılan kapı konumundaki Türkiye ile ti- The Seminar held at Assembly Hall of Konya Chamber of Commerce (KTO). Hüseyin Üzülmez, President of KTO; Selçuk Esenbel, President of Japan Studies Association; Mehmet Buldurgan, Member of Executive Board of Foreign Economic Relations Board’s Turkish-Japanese Business Council; representatives of Mitsubishi Turkey and board members, businessmen and invitees attended the seminar. t Temsa, Afrika ve Ortadoğu iklimine uygun otobüs üretti uTemsa`nın Ar-Ge Müdürü İbrahim Eserce, Afrika, Ortadoğu ve Körfez Ülkelerindeki otobüs pazarında pay sahibi olmak amacıyla bölgenin topografik yapısına ve iklim koşullarına uygun, hedef pazardaki otobüs standartlarını sağlayan, rekabet edebilecek bir otobüs tasarımı yaptıklarını bildirdi. t Temsa manufactured bus coherent with Africa and Middle East Climate Temsa Global A.Ş. developed a new bus for inter city transportation which is coherent with climate and geography of African, Middle Eastern and Gulf countries. t Hattat traktör Polonya'ya ihracata başladı Başbakan Erdoğan, en son çıktığı Polonya gezisinde Hattat Holding`in Polonyalı Pol-Mot ile distribütörlük anlaşması yapmasını da sağladı. uŞirketin Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Hattat, “Başbakanımız Erdoğan ve Devlet Bakanımız Zafer Çağlayan aracılığıyla haziranda Pol-Mot ile 5 yıllık distribütörlük anlaşması imzaladık. Bu sayede 150 milyon Euro`luk gelir elde edeceğiz.” dedi. Çerkezköy’deki üretim tesislerinde yapılan ilk sevkiyat için düzenlenen törende konuşan Hattat, “Daha önce Finlandiyalı Valtra’nın A serisini üreterek Avrupa pazarına girmiştik. Şimdi de yüzde 100 yerli traktörümüzü Polonya`ya ihraç ediyoruz.” diye konuştu. Daha önce de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Recep Tayyip Erdoğan, Hannover Fuarı”nda Hattat traktörlerinin üzerinde resim çektirmişti. İbrahim Hattat, bu olayın da yurtdışında işlerinin açılmasını sağladığını aktardı. Firmanın fabrikasında toplam bin 600 kişi istihdam ediliyor. t Hattat Tractor commenced export to Polland Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan enabled a dealership agreement between Hattat Group and Pol-Mot at his latest Polland visit. Hattat Agriculture is going to manufacture 5.000 units of tractors for Pol-Mot. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 15 SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR Fiat'ın dünyadaki en iyi ikinci Ar-Ge merkezi Tofaş Fiat’ın kendi ülkesinden sonra dünyadaki en iyi araştırma ve geliştirme merkezi, Bursa TOFAŞ bünyesindeki Ar-Ge birimi oldu. kezinde bir otomobilin çarpışma dışında tüm testleri yapılabiliyor. Tofaş CEO’su Ali Pandır, merkezin 30 milyon Euro yatırımla kurulduğunu, ağırlığı mühendis olmak üzere 450 kişinin çalıştığını söyledi. “Minicargo projesinin bir kısmı, 19 Şubat’ta pazara sunulacak yeni Doblo’nun ise tamamına yakını bu merkezde geliştirildi.” diyen Pandır, Fiat’ın bu çapta sadece İtalya ve Brezilya’da test merkezleri bulunduğunu ifade etti. Pandır, Bursa’daki merkezin şirket için İtalya’nın ardından ikinci sıraya yerleşebilecek yetkinlikte olduğunu dile getirdi. Tofaş, geçen yıl aldığı dünyanın en iyi Fiat fabrikası ödülünün ardından şirkein en iyi ikinci Ar-Ge merkezi konumunda. t Tofaş is the second best R&D Centre in Fiat u Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde 2012 yılında araştırma geliştirmeye (Ar-Ge) ayırdığı payın milli gelirin yüzde 2’sine ulaşması gerekiyor. Hükümetin bir yıl önce bu amaçla çıkardığı Ar-Ge kanunu 60 merkez kurulmasına imkan ta- nırken, bu merkezlerin 16’sını otomotiv sektörü gerçekleştirdi. Tofaş’ın 3 yıl önce açtığı ve Ar-Ge kanunu ile hız kazanan Bursa’daki birim, İtalya’dan sonra Fiat’ın dünyadaki en iyi ikinci merkezi haline geldi. İlk kez sınırlı sayıda gazeteciye kapılarını açan Tofaş Ar-Ge mer- Clio 4'ü Türkiye`de üretme girişimleri Devlet Bakanı Çağlayan, Renault’ya daha düşük maliyetle üretim yapabileceği Bursa`yı adres olarak gösterdi. u Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, birkaç doların bile ciddi rekabet unsuru olduğu bir ortamda, Renault Grubuna Türkiye’de yatırım yapma tavsiyesinde bulunarak, “Clio 4 konusunda üretimin Türkiye’de yapılması Fransa’nın da lehine olacaktır” dedi. Fransa’da Türkiye Mevsimi etkinlikleri kapsamında İstanbul Ticaret Odası(İTO) ve Paris Ticaret ve Sanayi Odası(CCIP) ev sahipliğinde düzenlenen Orta DoğuOrta Asya-Akdeniz-Afrika Bölgelerarası İş Forumunun açılışında konuşan Çağlayan, bu toplantının sadece 11 ülkenin bir araya gelmesinin ötesinde üç kıtanın birlikte beraber hareket etmesi, ticari ve ekonomik entegrasyonunun sağlanması açısından son derece önemli olduğunu kaydetti. Türkiye`nin otomotiv sektörü küme16 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Tofaş`ın 3 yıl önce açtığı ve Ar-Ge kanunu ile hız kazanan Bursa`daki birim, İtalya`dan sonra Fiat`ın dünyadaki en iyi ikinci merkezi haline geldi. Tofaş Ar-Ge merkezinde bir otomobilin çarpışma dışında tüm testleri yapılabiliyor. 30 milyon Euro yatırımla kurulan merkezde ağırlığı mühendis olmak üzere 450 kişi çalışıyor.t şöyle sürdürdü: “Otomotiv sektörü başta olmak üzere pek çok sektörde rekabet kızışmıştır. Artık büyük balık küçük balığı yutmuyor, hızlı balık küçük balığı yutuyor. Küçük balık olup yem olmak yerine güç birliği yapmanın ve üretimi en rahat yapılabilecek yerlerde yapmanın önemi tartışmasızdır. Renault grubunun özellikle birkaç doların bile ciddi rekabet unsuru olduğu bir ortamda, Türkiye`de yatırım yapmasını tavsiye etmek istiyorum. Son günlerde gündeme gelen Türkiye`de üretimi yapılacak olan Clio 4 konusunda üretimin Türkiye`de yapılması Fransa`nın da lehine olacaktır. Türkiye`de bunu daha ucuza mal edeceksiniz.” dedi. t Initiatives to manufacture Clio 4 in Turkey lenmesinin gerçekleştiği bir ülke olmanın yanı sıra önemli de bir pazar olduğunu ifade eden Çağlayan, sözlerini State Minister Zafer Çağlayan advised Renault to invest in Turkey in such environment that even a few dollars can be a competitive advantage and said: “It will be benefit of France to manufacture Clio4 in Turkey” . t "Otomotiv sektörü ülkenin parlak geleceği" Son günlerde TV’lerde yayınlanan tanıtım ilanlarıyla bir kez daha gündeme gelen OETK, gelecekten umutlu. uOtomotiv endüstrisinin ekonomik krize rağmen 2009 yılında 16.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve 2000 yılından bu yana ülke ihracatı 5 kat artarken otomotiv ihracatının 25 kat yükseldiğini vurgulayan OETK Başkanı Cengiz Kabatepe; “2010 yılına da iyi hazırlandık ve ihracatımızı yılın ilk ayında yüzde 44 oranında arttırdık. Önümüzdeki dönem bizim için maçın ikinci devresi olacak ve Türkiye otomotiv endüstrisi olarak bu maçı alacağız” dedi. Otomotiv endüstrisini iç ve dış kamuoyuna tanıtmak amacıyla 2008 yılında faaliyete geçen ve doğru bilgiyi güçlü bir biçimde kamuoyuna aktarmak prensibiyle hareket eden Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi’ni (OETK), yeni bir TV kampanyasıyla tekrar gündemde. t Automotive Sector is the Bright Future of the Country OETK, Publicity Committee of Automotive Industry, is popular with a new television campaign. The Committee established in 2008 in order to promote the industry in domestic and foreign public and acts with principle of disseminating the accurate information. t Ford Otosan'ın yeni genel müdürü Otay Ford Otosan, üst yönetimde değişikliğe gitti. Üç yıldır şirketin genel müdürlüğünü yürüten Mike Flewitt, Ford Avrupa`da üst düzey bir pozisyona atanırken, Flewitt`ten boşalan koltuğa Ford Otosan Genel Müdür Başyardımcısı Nuri Otay getirildi. u1 Mart 2010`dan itibaren şirketin yeni genel müdürü olarak göreve başlayacak. Otay`ın eski görevini ise Ford Motor Company Strateji Operasyonları, İhracat Operasyonları ve Küresel Büyüme Girişimleri Direktörü Ted Cannis üstlenecek. Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olan Nuri Otay, Ford Otosan’daki kariyerine 1983`te metot mühendisi olarak başladı. Sırasıyla dış satın alma müdürü, İstanbul fabrikası müdürü ve 2001`de Kocaeli Fabrikası`nın ilk fabrika müdürü olarak görev yaptı. 2007-2008’de Ford Avrupa ekibinin üyesi olarak Köln tesisleri direktörü görevinde bulundu. 2009’da ise genel müdür başyardımcısı olarak Ford Otosan’a atanmıştı. t Otay is the new manager of Ford Otosan Ford Otosan has a change in its executive management. Mike Flewitt, General Manager of the company for 3 years, assigned for an executive position in Ford Europe left his position to Nuri Otay, Vice General Manager of Ford Otosan. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 17 TAYSAD’DAN MESAJ MESSAGE FROM TAYSAD Bayrağı devretme zamanı Sanayimizde bir birliktelik, tek seslilik ve güç oluştu. TAYSAD olarak hep sanayiye öncelik veren bir siyasi irade istedik. Sanayimizin ekonomimiz içindeki önemini paydaş derneklerle birlikte her platformda dile getirerek sadece derneğimizin temsil ettiği firmaların sorunlarını değil ortak raporlar ile tüm sanayimizin sorun- Ömer Burhanoğlu TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Chairman of the Board, TAYSAD u 2006 yılında bir manifesto ile başladığım başkanlık görevindeki bayrağı; kendime, sektörümüze ve derneğimize söz verdiğim her hedefi tamamlamanın huzuru içinde yönetimdeki diğer arkadaşlarıma devrediyorum. Hikayenin başına dönecek olursak 2002-2006 yılları arasında TAYSAD Başkan Vekilliği görevimden sonra gelen başkanlık teklifini sizlerin oyuna sunmadan önce derneğimiz için neler yapmamız gerektiğini ve bunu nasıl bir ekiple yapabileceğimi düşünüp bunu da yazılı hale getirip adete bir manifesto gibi genel kurula sunduk. Bu manifesto bizim rehberimiz oldu. Bir de sloganımız olmalıydı, bu sloganın altında tüm sektör toplanmalıydı; hem üyelerimizin ortak çıkarına hem de 18 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr sektörün yararına olmalıydı. Böylelikle kimsenin itiraz edemeyeceği “Projeler Türkiye’ye” sloganı ortaya çıktı. Amacımız küreselleşen otomotiv pazarında Türkiye’nin payını attırmak ve bu paydan da üyelerimizin en üst seviyede yararlanması için küresel oyuncu olma bilincini yerleştirmekti. Sektörün en kalabalık ailesi olarak en fazla işe ihtiyacı olmanın getirdiği zorunluluk ve cesaretle; bir yandan sanayimizi kucaklarken, diğer yandan paydaşları bir araya getirmeye çalıştık. Sanayimizin taleplerinde öncelikli yer alarak TAYSAD’ı sözü dinlenen referans kurum haline getirdik. Her fırsatta ana sanayiden, devletten ve diğer paydaşlardan beklentilerimizi ısrarla en üst makamlara ilettik, kamuoyu yarattık. Yerel yönetimler, Odalar Birliği, sanayi ve ticaret odalarımız, meslek komitelerimiz, İhracatçılar Birliği, DEİK, KSO, OSD, ODD, OYDER, YPG, TREDER, TÜBİTAK, TTGV, OTAM, ülkemizin tek ihtisas organize sanayi bölgesi olan TOSB, üniversiteler ve diğer tüm paydaşlarımızla işbirliklerimizi arttırdık. TAYSAD yönetimine aday olduğumda altı maddelik bir manifestom vardı. Bu dört yıl içerisinde hepsini yerine getirdim. Üyelerimiz başta olmak üzere diğer paydaşlarımız da dönemimizi başarılı buluyorlar; bunun için her birine müteşekkirim. Bu izlenim benim için çok değerlidir ve en büyük hediyedir. larını dile getirdik. Çözüm önerilerini de tek taraflı değil; hep karşılıklı düşünerek sunduk. Sanayimizin sadece bugününü değil, yarınını da düşünerek hareket ettik. 5746 sayılı Ar-Ge teşvik yasası, yeni ve büyük yatırımların desteklenmesi hakkında kanun hep bu ortak sinerji sonucunda yaratılmıştır. Burada hükümetimiz yetkilileri de sanayimiz ile empati içinde çalışmışlar ve en faydalı modeli hayata geçirmek için yoğun çaba sarf etmişlerdir. Genel kurul toplantılarımızda da bu birliktelik açıkça görünüyordu. Hükümet, yerel yönetim, paydaş, basın temsilcilerimiz hep bir arada olduk. Sadece üretimle bir yere varamayacağımızı ifade edip muhakkak ArGe’ye önem vermemiz gerektiğini, her zaman sizden daha ucuz üreten olabileceğini ancak know-how’ı olanın nerede üreteceğine karar vereceğini; gücümüzün yettiği kadar söyledik; ısrar ettik ve sonunda sanayimizin de yoğun mesaisi ile 5746 sayılı Ar-Ge yasasını çıkarttık. Ardından yeni ve büyük yatırımların teşviği geldi. Derneğin kurumsal hale getirilmesi ayrı bir devrimdi. Gerçek profesyonel kadro oluşturulması; inisiyatif ve destek verilmesi derneğimizin kalitesini çok yükseltti. Bizim işimiz hizmet; hizmeti de insan kaynağı yaptığına göre en önemli yatırım kadro olmalıydı. Genel sekreterimiz Özlem Hanım ve kadrosu derneğimiz için çok önemli bir kazanç. Sesimizin, düşüncelerimizin duyulmasını sağlamaya çalıştık. Bunun için ka- muoyunda TAYSAD’ın konumlandırma stratejisini yeniden tasarladık, yazılı ve görsel basınla olan iletişimizi arttırdık. Neredeyse her gün gazetelerde demeçlerimiz yayınlandı ve bu demeçlerde adımız Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği olarak değil, sadece TAYSAD olarak kullanıldı. Artık herkes, TAYSAD’ın Taşıt Araçları Yan Sanayiciler Derneği olduğunu biliyor. Böyle bilinir, güvenilir, referans bir dernek haline geldik. Göreve geldiğim yıl yazılı basında yaklaşık 15 haberle yer almışken, 2009 sonunda bu sayı 730’a yükseldi. Karar vericilerin hergün okuduğu tirajı yüksek gazetelerde, ekonomi dünyasının takip ettiği dergilerde, televizyon kanallarında, canlı yayınlarda TAYSAD’ın sesini duyurduk. Yarattığı- mız değerin tanıtılmasını sağladık. Kalitesi ve etkinliği gittikçe artan eğitimlere imza attık. Dergimizin ilerleyen sayfalarında, eğitimlerimizden sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Alper Kanca’nın yazısında göreceksiniz; eğitim adedini ve eğitimlere gelen katılımcı sayısını artırdık, 2009 hedefimiz 1.200 katılımcı iken bu rakam 1.400’lere çıktı. Özellikle kriz döneminde UTAYSİB desteğiyle gerçekleştirdiğimiz eğitimlerimizi her kademeye ulaştırmaya devam ettik. Önemli konularda her zaman öncü olarak bilgilendirme toplantıları düzenledik. Yurtdışından konusunda uzman konuşmacıların katıldığı uluslar arası seminerler, konferanslar düzenledik. Tüm bu yapılanları aidat artışı yap- madan hatta azaltarak görevi aldığımız kasa mevcudu neyse onu eksiltmeden gerçekleştirdik. Üye sayımızı arttırdık; ödeme yapmayan ve etkinliklere hiç katılmayan yaklaşık 25 üyeyi Yönetim ve Genel Kurul kararı ile ayıkladık. Derneğimize faaliyetleri kapsamında dış gelir kaynakları oluşturduk. Raporlama, kıyaslama çalışmaları, ortak satın alma, eğitim, seminer, konferans, fuar, tanıtım kaynaklı gelirlerimizi oluşturduk. Sanayimizi laik olduğu milli sektör haline getirmek için vizyon yarattık; kamu oyunun da dikkatini çektik. Krizde de öncelikli davranarak gerekli bilgilendirmeleri yaptık ve sürekliliğini sağladık. Türkiye’de yatırımı olmayan ana sanayilere tanıtım yaptık, satınalma ofisleri gibi çalıştık. Üyelerimizin satış cirolarının düşük olduğu müşterilere yönelik pazarlama çalışmaları yaptık. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere yönelik farklı stratejiler ile hareket ettik. Kendi markamız olamasa da segment yaratalım dedik, teşviklerde hep öncelik istedik. Bölgesel ve küresel yapıyı dikkate alarak farklı modeller oluşturulması için çalışmalar yaptık. Doğuda Çin modelini ortaya attık. Sanayimizin geleceğinde önemli bir yere sahip olacak olan elektrikli araç konsepti konusunda çalışmalar yaptık. TAYSAD’ın misyonu 30 yıl önce kurulduğu günden beri hiç değişmedi: Üyelerine, birliktelikten aldığı güçle destek vererek, Türk otomotiv sanayini bir bütün olarak geliştirmek ve ülkemizi dünya otomotiv pazarının önde gelen tedarik merkezlerinden birisi yapmak için ortamlar ve koşullar yaratmak. Bu misyonla TAYSAD, gün geçtikçe büyüdü, güçlendi. Bugün “söz sahibi” ve “fikrine başvurulan” bir dernek konumuna geldi. TAYSAD işte bu sinerjinin ürünüdür. Kasım November - Aralık December 2009 www.taysad.org.tr 19 TAYSAD’DAN MESAJ MESSAGE FROM TAYSAD TAYSAD; kendi ihtisas OSB’si olan, Türkiye’nin gayri safi milli hâsılasının yüzde 2,5’u gerçekleştiren; aslında 300 üyesi olmakla beraber temsil ettiği binin üzerinde sanayicisi olan, toplam Türkiye ihracatının yüzde 5’i yapan çok önemli ve tek yan sanayi derneğidir. Temsil ettiği şirketlerin toplam çalışan sayısı 150 bin civarındadır. Türkiye ekonomisine yaklaşık 10 milyar dolarlık iş hacmi katkısında bulunmaktadır. Gelecek yıllarda istihdama olan katkısı artarak devam edecektir. anlayışı ile aranan bir yan sanayi tabanı oluşturan tüm otomotiv gönüllülerini anmak, derleyebileceğimiz anıları kalıcı kılmak üzere hazırladık. TAYSAD, otomotiv trend ivmesinin üstüne çıkmış, söylemleri ve aksiyonları ile paydaşlarını bilgilendirmeye ve farkındalık yaratmaya gayret etmiş, küresel otomotiv fırsat dalgasından sektörümüzü mümkün olduğu kadar fazla yararlandırmaya ve sürekliliği için de doğru konumlandırmaya çalışmıştır. Üyelerinin otomotiv sanayindeki tüm değer zincirine hakim olmalarını, bu değer zincirini küresel olarak yönetmelerini ve küresel karar verici konumuna gelmelerini sağlayacak ortamın yaratılması için stratejiler oluşturma çabasını vermiştir. Benim yönetime geldiğimde altı maddelik bir manifestom vardı ve hepsini yerine getirdim. Üyelerimiz başta olmak üzere diğer paydaşlarımız da dönemimizi başarılı buluyorlar; bunun için her birine müteşekkirim. Bu izlenim benim için çok değerlidir ve en büyük hediyedir. Derneğimizin 30. yılında, 30. Olağan Genel Kurulumuzu, yeni hizmet binamızdaki TOSB Konferans Salonu’nda yapabilmenin sevincini ve gururunu sizlerle birlikte yaşadık. Bu gurur başkanlık dönemimde bana nasip oldu. Bu 30 yıllık gelişimde büyük pay sahibi olan geçmiş dönem başkanlarımız, yönetim, danışma ve destek kurulu üyelerimiz, müteşebbis heyettekiler ve diğer ilgili üyelerimize borcumuz ödenmez. 30. yılımızı kutlamak için bir araya geldiğimiz özel gecenin en güzel sürprizi, hiç kuşkusuz, sizlere armağan ettiğimiz “Yan Yana 30 Yıl” kitabı oldu. Hepimizin emek verdiği bu kitap TAYSAD’ın ve Türk otomotiv yan sanayinin ilk yazılı tarihçesi olma özelliğini taşıyor. “Yan Yana 30 Yıl” kitabını otomotiv sektörünün Türkiye’de lider olmasını sağlayan, dünyaya entegre olmuş, kalitesi ve 20 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Faaliyetlerimizin tamamını burada anlatmak mümkün değil ancak genel kurulumuzda dağıtacağımız kitapta detaylı olarak görebileceksiniz. Ben dört yıl yönetim kurulu başkan vekilliği dört yıl da yönetim kurulu başkanlığı yaptım. Gönüllü yapılan işlerde, motivasyonu yüksek tutabilmek için yeterli bir süredir. Bundan sonrası için başka motivasyonlar gerekir ki benim prensiplerimde bu yok. Artık bayrağı başkalarına devretmek lazım. Bu koltuğa gönül veren başka arkadaşlarımız var. Onların da yapmak istedikleri şeyler var. Biz TAYSAD’ın çıtasını oldukça yükseklere çıkarttık. Bir referans dernek haline geldik. Benim amacım benden sonra başkan olacak kişilere koltuğu rahat bırakmaktı. Onu da başardığımı düşünüyorum. Artık arkam sağlam gönlüm rahat bir şekilde veda mı edebilirim. Benim görevim bundan sonraki süreçte arkadaşlarımıza istedikleri konuda bilgilerimizi aktarmak ve destek olmaktır. Devamlılığı esas alan, müdahalesiz, kulissiz bir genel kurula gidiyoruz. Derneğimize yerleştirmeyi başardığımız samimiyet, gönüllü iş yapanı destekleme, net, açık olma sektörün ortak amacı için uğraşma misyonu gerçek anlamda kültüre dönüştü. TAYSAD’ı TAYSAD yapan bu birliktelik devam ediyor. Önümüzdeki dönem Başkan adayımız Celal Kaya ve ekibine başarılar diliyorum. TAYSAD’ın yükselen çıtasını daha da yukarı çekeceklerine; başarılı bir yeni dönem olacağına içtenlikle inanıyorum. Handing Over the Flag uI have started my presidency with a manifest in 2006 and I am handing over the flag to my other colleagues in the board with the peace of keeping the promise I made to myself, the sector and our association. When we turn back to where the story starts... When I was asked for the Presidency, after my vice chairman position between 2002-2006, I have put my thoughts and need to do’s for the association together, as well as thinking about a team to realise those, I have submitted them just like a manifest to the general assembly. A4 you may see below was our guideline. There must also be a catchphrase, which can gather the sector under; that can be useful for sector and serve for mutual interests of our members. We went on with “Projects to Turkey” which has been owned by everyone. Our aims were to increase Turkey’s share in globalizing automotive market and building consciousness of being a global player among our members to benefit from this share. We have tried to embrace our industry and gather stakeholders with the ne- cessity and courage brought by having to much to do being as the largest family of the sector. We made TAYSAD a reference point by actively participating to demands of the sector. At every opportunity we had, we shared our expectations from main industry, state and stakeholders with the highest authorities and public. We have increased our collaborations with local governments, chambers union, DEİK, chambers of commerce and industry, professional comittees, exporters union, OSD,ODD, OYDER, YPG, TREDER, universities, TUBİTAK, TTGV, OTAM and other stakeholders. Single voice and power established in the industry. Being as TAYSAD we always wanted a political will that prioritise industry. We have expressed the importance of the sector for the economy and not only the problems of our members but also the industry as a whole through mutual reports, at every platform with partner associations. We offered solutions through participatory ways. We have moved thinking about the future. This mutual synergy led to #5746 R&D Incentive Law and law on supporting new and big investments. At TAYSAD, “Projeler Türkiye’ye” sloganı ile yola çıkarak yarattığı işbirliği atmosferi ile hepimizin içinde yaşadığı ve inanılmaz bir dinamizm gösteren otomotiv sanayimize pozitif bir soluk kazandırdı. TAYSAD; farkındalık yaratma, tanıtım yapma, otomotivin önemini ve küresel oyunun kurallarını anlatma, paydaşları uyarma ve işbirliği görevini yerine getirmeye bu yeni dönemde de devam edecektir. Başkanlık dönemim boyunca beni destekleyen, düşüncelerini açıklıkla paylaşan, cesaretlendiren, teşvik eden Yönetim ve Denetleme Kurulu üyelerimize, yedek üyelerimize, eski yönetim-denetleme kurulu üyelerimize, danışma-destek kurulumuza, bize Türkiye’nin tek ihtisas organize sanayi bölgesine sahip olma fırsatını sağlayan TOSB yönetim ve müteşebbis heyet üyelerimize, katılımcı üyethose points also the government officials worked with an empathy for the sector and exerted to realise the most useful model. This synergy could be seen at our general assemblies. Government, local administration, stakeholders and press member, we were all together. We have told every time that we should focus on R&D, we cannot go on with manufacturing only; there will always be cheaper manufacturers and at such point the one with the know-how will decide where to manufacture. We insist on that and finally we made the #5746 law on R&D incentives. Then incentive for new and big investments came. lerimize ve profesyonel kadromuza teşekkür ederim. Görevlerini, sorumluluklarını ve projelerini hakkı ile gerçekleştirip, birçok konuda delegasyonumu kabul eden, bana başarılı bir başkanlık dönemi yapmamı sağlayan iş ortaklarıma ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. Odalar Birliği, Sanayi ve Ticaret odalarımız, Meslek Komitelerimiz, İhracatçılar Birliği, TOSB, DEİK, KSO, OSD, ODD, OYDER, YPG, TREDER, TÜBİTAK, TTGV, OTAM, üniversiteler ve diğer tüm paydaş kurumlarımıza, başkanlarına, yönetimlerine, genel sekreterlerine ve temsilcilerine bizimle yarattıkları değerli sinerji için çok teşekkür ederim. Yerel yönetimlerimize, basın danışmanımız PR Basın’a, dergimizin ve diInstitutionalization of the association was another revolution. Establishing a really professional team; supporting and enabling initatives enhance the quality of the association. Since our business was service; and human resource became most important investment for us. Ms. Özlem Gülşen, our secretary general and her team is an important gaining for our association. We have tried to be visible and hearable. We redesign position of TAYSAD in public and increased our relations with visual and published media. We were on the newspapers almost everyday and our name used as TAYSAD not as Association of Automotive Parts and Components Manufacturers. Because everybody ğer tanıtım materyallerimizin hazırlanmasını sağlayan Mavi Tanıtım ekibine, ortak satınalma yaptığımız, faaliyetlerimize sponsor olan, bizi destekleyen tüm şirketlere her zaman verdikleri destekten dolayı teşekkür ederim. Hükümetimizde sanayimizle doğrudan ilgili başta Sanayi ve Ticaret Bakanlığımıza, Maliye Bakanlığımıza, Ulaştırma Bakanlığımıza, Dış Ticaretten sorumlu Bakanlığımıza, müsteşarlıklarına ve tüm kadrolarına en içten teşekkürlerimi sunarım. Her veda yeni bir başlangıçtır; yeni başlangıçların tüm sanayimize verimli olması dileğiyle. t knows that now. We have became such a well known, reliable and reference association. When I have started my presidency there were 210 news published in media; at the end of 2009 there were 730. We were on the national newspapers with high circulation; magazines read by decision makers; live on television. We tried to make visible the value that we created. We organised efficient and high quality trainings. You will read the article of Mr. Alper Kanca, our board member responsible from the trainings. We have increased the number of articles and number of participants. Our 2009 objective was to reach 1200 people and we ended up with 1400. Especially during the crisis we have tried to extend our trainings to every level with support of UTAYSİB. We held dissemination meetings on important issues; conferences and international seminars with expert speakers. And we did all without any raise in our membership fees and we did not lessen what we got at first. Our members are increased; we have eliminated 25 members,who were not paying their membership fees and participating to any event and activities, upon decision of General Assembly. We made fund-raising and established new incomes through reporting, benchmarking, joint purchasing, trainings, seminars, conferences, fairs and promotion. We have created a vision to make our in- Kasım November - Aralık December 2009 www.taysad.org.tr 21 TAYSAD’DAN MESAJ dustry a national sector; and we draw attention of the public. We have provided necessary information and continuity during the crisis by acting rapidly. We made promotional activities for the main industries that do not have investment in Turkey and worked like purchase offices. We made marketing activities for the customers that our members have low sales number. We acted with different strategies towards developing countries and developed countries. Even we do not have our own brand, we wanted to have a segment and we asked for priority in incentives. We conducted studies to establish different models by taking regional and global structure into consideration. We created China model in the east. We conducted studies on electric cars, which will have an important place in the future of our industry. TAYSAD’s mission have never changed for 30 years: To provide the environment and conditions for developing the Turkish automotive industry as a whole and making Turkey one of the leading supply centers of the global automotive industry, by supporting its members as a collective organization. With this mission TAYSAD strengthen and grew everday. Today it became a captain and reference association. TAYSAD is the product of this synergy. TAYSAD is the one and only supplier association in Turkey, which has its own speciality Organized Industrial Zone, represents more that 1000 industrialists with its 300 members; realises 2,5 percent of Turkey’s GNP and exports 5 percent of Turkey’s total export. The number of the employees of the companies we represent are 150.000. It contribu- MESSAGE FROM TAYSAD tes to Turkish economy with approximately 10 billion dollars of business volume. And its contribution to employment will continue to increase in the future. TAYSAD exerted to raise awareness and inform its stakeholders through actions and sayings, came up automotive trends, avail the sector from global automotive opportunity wave as much as possible and tried to position accurately for its continuity. It has tried to enable its members having whole value chain in automotive industry, managing this value chain and establishing strategies that will make them global decision makers. When I came to the Board, there were six issues on my manifest and I have done them all. Both our members and stakeholders think our period was successful and I appreciate them all. This observation is very valuable for me and it is the greatest gift. We experienced the pride of gathering our 30th General Assembly at our new building TOSB Conference Hall. This pride vouchsafed to me. We cannot thank enough to our previous presidents, members of the executive and support committees, and our other related members, who have their own share in this 30 years long development. There is no doubt “Together 30 Years” book was the most amazing surprise of the night. That book, we all contributed, has an importance as it is the first written history of Turkish automotive supply industry. “Together 30 Years” has been prepared to maintain the memoirs and to remember all the ones who created the base of the supply industry, which is integrated to the world and asked for its quality and approaches. It is not possible to tell about all our activities but you may find them detailed in the book we will distribute at the general assembly. I was vice chairman of TAYSAD for four years and I have been chairman for the last four years. This period is enough for voluntarily works in order to keep motivation up. After a while new motives are needed and my principles do not involve such things. Now it is time to hand over the flag. We have leveled up TAYSAD and made it a reference association. My purpose was to leave presidency in a peaceful way for my followers and I believe I have succeed it. Now I can say good bye peacefully. My aim from now on is to support and share my know how with the newcomers. We are going to a General Assembly without intervention, lobbies. Intimacy, supporting the volunteers, being clear and true, and working for the mutual objective of the sector became our culture. I hope the best for our president candidate Celal Kaya and his team. I believe they will bring TAYSAD to further and this will be a bright new succesful period. TAYSAD brought a new breath to our automotive industry, which shows an amazing dynamism, with collaboration atmosphere that was created with starting “Projects to Turkey” motto. TAYSAD will continue to its awareness raising, promotion, telling the importance of automotive and rules of the game, warning and waking its stakeholders in this new period. I would like to thank past and present members of our Board, Executive Committee, Advisory Committee, Board of Trustees, participatory members for their attitude; effort in achieving this success. I would also like to thank to all stakeholder institutions, their managements and representatives for the synergy created together. I would like to thank to local administrations for their continous support. I also would like to present my sincere thanks to the staff; undersecretaries and ministries of Industry and Commerce, Finance, Logistics and Foreign Commerce. Each farewell is a new start, I wish all new beginnings to be efficient for our industry. t 22 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD Ticari araç üreticileriyle ve yan sanayicinin buluşması İstanbul Comvex Fuarı Türk Otomotiv Sanayi’nin ticari araç segmentindeki yeni ürünlerini tanıttığı ve 3-6 Aralık 2009 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen İSTANBUL COMVEX FUARI sona erdi. Fuarda, 2010 yılında Türkiye ekonomisinin yükünü taşıyacak yeni modellerin tanıtımı gerçekleştirildi. uOtomotiv Sanayi Derneği (OSD), Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ve Ticari Araç İthalatçıları Derneği (TAİD) işbirliğiyle düzenlenen ve Avrasya’nın en büyük ticari araç fuarının açılışı, TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu, OSD Yönetim Kurulu Başkan Turgay Durak, TAİD Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Özbayır ve TÜYAP A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Serdar Yalçın tarafından yapıldı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Durak, ‘’2015 yılı için belirlediğimiz 2 milyon adet üretim, 1,5 milyon adet ihracat, 50 milyar dolarlık ihracat geliri ve 600 bin istihdam hedeflerimize ulaşmak üzere yoğun ve hedef odaklı çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir’’ dedi. Durak, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, halen devam eden küresel krizin olumsuz koşulları ve yapısal tedbirlerin uygulanamaması nedeniyle ticari araç üretiminin önemli ölçüde düştüğü- 24 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr nü ve ve üreticilerin çalışma günlerinin 3’te 2’sinde üretime ara vermek zorunda kaldıklarını hatırlattı. Tüm bu zorluklara rağmen üreticilerin bu fuara katılarak otomotiv sanayinin küresel rekabet gücüne olan inançlarını bir kez daha gösterdiklerini dile getiren Durak, sektörün ihracatının tüm bu zor koşullara rağmen Türkiye ihracatında birinciliğini koruduğunu kaydetti. Durak, 2008 yılının ikinci yarısında küresel kriz nedeniyle oluşan ihracat sipariş iptalleri sonucunda, 2008 ihracatının hedeflerinin altında kaldığını ifade ederek, 2008 yılı ihracatının 910 bin adet araç ve 25 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Son aylardaki önemli düşüşlere ve güç koşullara rağmen Türk otomotiv sanayisinin, 2009 yılı itibariyle ihracat liderliğini sürdürdüğünü vurgulayan Durak, şunları söyledi: ‘’2015 yılı için belirlediğimiz 2 milyon adet üretim, 1,5 milyon adet ihracat, 50 milyar dolarlık ihracat geliri ve 600 bin istihdam hedeflerimize ulaşmak üzere yoğun ve hedef odaklı çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir. Son 11 ayda çalışma günlerinin 3’te 2’sinde üretime ara vermemize rağmen, iş gücünün 3’te 2’sini dışarı bırakmamız gerekirken, bunu yapmadık. Gerek Hükümetin destekleri, sendikaların ve şirketlerin fedakarlıklarıyla istihdam kaybı sadece yüzde 15’te kaldı. Bu sayede genel müdüründen, işçisine kadar kalifiye elemanımızı korumayı başardık. Bu nitelikli güç bizim için önemli bir rekabet avantajı. 2010 yılının ikinci yarısından itibaren dünya ekonomisinde kötümser düşünceler dağılacak, gittikçe talep artacak, elimizde tuttuğumuz bu ekiple artan talepleri karşılayacağız.’’ Ticari Araç İthalatçıları Derneği (TAİD) Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Özbayır da Hükümetin uygulamaya koymuş olduğu ÖTV indirimi uygulamasının bi- ’Bu fuarın adını ‘ZOREX’ diye değiştirmek gerek” nek otomobil ve hafit ticari araç pazarında bir canlılığa neden olduğunu belirterek, ancak bu indirimin ağır ticari araçlarda aynı etkiyi yapmadığını söyledi. Özbayır, krizin başlamasından bu yana bir yıl geçmesine rağmen ağır ticari araçta 6 ton ve üzeri kamyon pazarında kasım ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 46 oranında daralma olduğunu kaydetti. Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu da ağır ticari araç üretim rakamlarının satış rakamlarından çok daha düşük olduğunu bildirerek, şunları kaydetti: ‘’Bu fuar zorda olan sektörün fuarı, bu fuarın adını aslında ‘Zorex’ diye değiştirmek gerektiğini düşünüyorum. Küçük kamyon yüzde 93, büyük kamyon yüzde 77, midibüs yüzde 80 oranında daraldı. Normal yılda bir ayda ürettiğimizi biz 1 senede ürettik. Teşviklerle ilgili Hükümetten gerekli taleplerde bulunduk. Ama bu konuda bir çalışma yok. Bu konuda da bir umut yok. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Başka çaremiz yok. Belki Hükümetin göremediğini biz firmalar görüp pazarı bir şekilde canlandıracağız.’’ İstanbul Comvex Fuarı İstanbul Comvex Fuarı’nda, ticari araç üreticileri ve yedek parça ve aksam sa- Bahadır Özbayır, uluslararası ve yurt içi çekicilere, inşaat kamyonlarına ve dağıtım kamyonlarına bakıldığında, inşaatta yüzde 51 oranında, uluslararası ve yurt içi çekicide yüzde 49 oranında ve dağıtım kamyonlarında yüzde 42 oranında daralma olduğunu ifade etti. Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 25 TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD 41 ülkenin ulusal sanayi derneğinin üye olduğu OICA (Uluslararası Motorlu Araç Üreticileri Birliği) fuar listesinde yer alan İstanbul Comvex Fuarı, küresel krizin etkilerinin azalacağının beklendiği 2010 yılında ekonomiye katkı sağlamayı amaçladı. Fuarda, Rusya, Azerbaycan, İran, Yunanistan, Kosova, Bulgaristan, Suriye, Gürcistan, Makedonya ve Sırbistan’dan gelecek olan ziyaretçilerin Türk şirketleriyle temas kurması hedeflendi. t which will carry the burden of Turkish nayisi alanında faaliyet gösteren firmalar son model araçlarını ve ürünlerini sergilediler. Katılımcı yedek parça ve aksam sanayisi firmalarının ana sanayi firmalarının temsilcileriyle stratejik görüşmeler yapacağı, yeni projelere yönelik iş fırsatlarını değerlendireceği fuara bu yıl 10 ülkeden 78 firma ve firma temsilciliği ile Malezya’dan 19, İsrail’den 3, Mısır’dan 41 ve Bulgaristan’dan 67 kişi katıldı. 26 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr İstanbul Comvex Fair economy in 2010, launched at the fair, İstanbul Comvex held between 3-6 December 2009 at TÜYAP Fair and Congress Centre in İstanbul. The new models, tomotive industry to launch its new pro- which was a platform for the Turkish auducts in commercial vehicle segments. The fair held with collaboration OSD, TAYSAD and TAİD and it was the biggest fair of Eurasia. TAYSAD Chairman Ömer Burhanoğlu, OSD Chairman Turgay Durak, TAİD Chairman Bahadır Özbayır and Serdar Yalçın, Chairman of TÜYAP A.Ş opened the fair.t TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD AB Projesi kapanış toplantısı gerçekleştirildi Alper Kanca Murat Dilicioğlu uDerneğimizin tarafından yürütülen İŞKUR AB Projesi kapanış toplantısı Çayırova Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim ve Halk Eğitim yetkilileri, İşkur İl ve Gebze Şubesi temsilcilerinin katılımı ile 05 Şubat 2010 günü gerçekleştirildi. Kapanış toplantısında açılış konuşmasını gerçekleştiren TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Alper Kanca; Projenin kapanış toplantısının yapıldığı bugünün aslında yeni bir sayfanın da açıldığı bir gün olarak adlandırılmasını, TAYSAD’ın proje dahilinde kurduğu laboratuvarın etkin bir şekilde kullanılmasını amaçladığını ve bu yönde gerekli çalışmaları tamamladığını belirtti. Projeye desteklerini esirgemeyen ku- rum ve kuruluşlar da teşekkürlerini ileten Kanca, TAYSAD’ın bulunduğu bölge için önemli bir fayda kuruluşu olduğunun da altını çizmiştir. Proje Yöneticisi Murat Dilicioğlu da yaptığı konuşmasında proje hakkında detaylı bilgiler vermiştir. Proje ortaklarından Hatice Bayraktar EML Lisesi Müdürü Mehmet Ali Bayık konuşmasında projenin okul ve çevreye olan katkılarından bahsederek böylesine önemli bir projede yer almanın kendileri açısından da önemi üzerine vurgu yapmıştır. Proje Yürütücüsü İŞKUR Kocaeli İl Müdürü Öztekin Kaşukci ise projenin başarısındaki önemli kriterlerden olan devamlılık ilkesine değinmiş ve bölgesel olarak gerçekleştirilen bu projenini İŞ- KUR açısından da önemine vurgu yapmıştır. Kapanış konuşmasını gerçekleştiren Çayırova Kaymakamı A. Selim Parlar’da bölgemizde yer alan ulusal bir Derneğin bölge içerisinde de etkin bir rol oynadığın belirterek, bölgeye fayda sağlamak adına yapılacak her türlü projelerde kendisine bağlı tüm birimler ile destek olacaklarının altını çizmiştir. Törende ayrıca sertifika almaya hak kazanan Bakım Onarım Teknisyenlerine sertifikaları verilmiştir. Projenin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese Derneğimiz adına teşekkürlerimizi sunarız. t Çayırova Kaymakamı A. Selim Parlar 28 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Nitelikli iş gücü ve çözüm girişimleri uBilimsel Teknolojik Devrim olarak adlandırılan ve yetmişli yıllardan sonra hız kazanan olgu, bilimin doğrudan sanayide kullanılması olgusudur. Daha önceki dönemlerde bir bilimsel çalışmanın endüstride kullanılması için on yıllara varan bir sürenin geçmesi gerekiyordu. Günümüzde bu durum ortadan kalkmış ve kıyasıya rekabetin de etkisi ile teknolojik gelişme bilimsel araştırmaların izini sürer hale gelmiştir. TAYSAD ve TÖSYÖV küreselleşmenin bize kabul ettirdiği rekabet ortamı içerisinde etkin bir rol oynamanın olmazsa olmaz kuralının, yukarıda tanımladığımız gelişmeye bağlı olarak, şirketlerin yapılanmasına katkı vermek olduğunun bilincindedirler. Bu bağlamda bir yandan TAYSAD, taşıt araçlarına yan sanayi olma görevini yerine getiren üyelerine destek olmaya çalışırken diğer taraftan TOSYÖV tüm gücü ile KOBİ’leri uluslar arası rekabet hazırlamaya çalışmaktadır. Rekabetçi bir işletme yapısının, bir yandan teknolojik gelişmeye ayak uyduracak malzeme ve yönetim gerektirirken diğer yandan da bu teknolojik makine ekipmanı gerektiği gibi kullanacak düzeyde insan kaynağına gereksinimi vardır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında TAYSAD ve TOSYÖV geçen yıl taşıt araçları yan sanayicilerinin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla ortak bir Avrupa Birliği projesi hazırlamışlardı. AB Destekli Ara eleman Yetiştirme Projesi olarak adlandırdığımız bu proje endüstrimizin ihtiyacı olan Mekatronik teknisyeni yetiştirmeyi hedeflemişti. Seçilen kırk sekiz arkadaşımızın tamamı bu poje kapsamında eğitimlerini tamamlamış şubat ayından itibaren hizmet vermeye hazır hale gelmişlerdir. Eğitimini tamamlayan arkadaşlarımızın çoğunluğu şimdiden iş anlaşmalarını yapmış, yapmamış olanlarda görüşmelerini sürdürmektedir. Bu arkadaşlarımızın katkısı ile sektörümüzün niteliğinin bir üst düzeye çıkacağına inanmaktayız. TAYSAD ve TOSYÖV açısından ele alındığında başarılı olarak tamamlanan bu proje her iki kurumun ortak proje yürütmede hatırı sayılır bir deneyim sahibi olmasına neden olmuştur. Önümüzdeki projelerde de işbirliğinin devamının sanayimize yarar sağlayacağı aşikardır.t Nezih Kuleyin, AB Proje Koordinatörü Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 29 TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD 10 yılda 10 dünya markası yaratmak Uludağ İhracatçı Birlikleri organizasyonu, UTAYSİB, TAYSAD ve DTM işbirliği ile dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan Turquality Semineri düzenlendi. uUİB Seminer Salonu’nda gerçekleştirilen seminere Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ali Rıza Oktay, DTM Uzman Yardımcısı Ayman Ertem Çoban, UİB Koordinatör Başkanı ve UTAYSİB Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Sünneli, Çilek Mobilya Genel Müdürü Muzaffer Çilek, BMC A.Ş. Yurtdışı Satışlar Müdürü İsmail Hakkı Kırkıl ve çok sayıda ihracatçı firma temsilcileri katıldı. Turquality Programı’nın dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olduğunu ifade eden Başkan Sünneli, Turquality’nin günümüzde gittikçe ağırlaşan rekabet koşullarında uluslararası arenada yer almak isteyen şirketleri, daha fazla katma değer ve daha fazla pazar payı anlamına gelen güçlü markalar yaratmaya teşvik ettiğini söyledi. UİB Koordinatör Başkanı ve UTAYSİB Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Sünneli, “Turquality Programı, başarılarını desteklemek için, firmaları bir grup eğitim, danışmanlık ve rehberlik sürecinden geçirmeyi; olimpiyat takımı benzetmesinden yola çıkarak, aralarından potansiyel şampiyonları belirlemek üzere bir grup atlet yetiştirmeyi misyon edinmiştir. Bizler de firmalarımıza Turquality programını tanıtmak, bu program desteğini alan örnek firmalarımızın başarılı çalışmalarını paylaşmak amacıyla bu semineri düzenledik” dedi. Tekstil ve Hazır giyim, Otomotiv, Elektronik, Gıda gibi rekabetçi sektörler açı30 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr sından ihracatta markalaşmanın öneminin gün geçtikçe daha da arttığını dile getiren Sünneli, “Turquality, ülkemizin rekabet avantajını elinde bulundurduğu ve markalaşma potansiyeli olan ürün gruplarına sahip firmaların, üretimlerinden pazarlamalarına, satışlarından satış sonrası hizmetlere kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde yönetsel bilgi birikimi, kurumsallaşma ve gelişimlerini sağlamak suretiyle uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmeleri amacıyla oluşturulmuş destek platformudur. Vizyonunu “10 yılda 10 dünya markası yaratmak” olarak belirleyen Turquality, buna ulaşmak için marka yaratma potansiyeli olan firmaları belirleyerek oluşturulan destek platformu çerçevesinde desteklemeyi hedeflemektedir” şeklinde konuştu. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın devlet yardımları içerisinde en etkili olan desteklerden birinin Turquality programı olduğu ifade eden DTM İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ali Rıza Oktay, “Bu destekten yararlanabilmek için müsteşarlığın belirlemiş olduğu esaslar çerçevesinde firmalardan birtakım beklentiler var. O beklentileri yerine getirebilen firmalar bu programa dahil olabiBMC A.Ş. Yurtdışı Satışlar Müdürü İsmail Hakkı Kırkıl UTAYSİB Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Sünneli liyor. Programa dahil olduktan sonra 5 sene devam eden bir program. Turquality gibi bu tarz desteklerden hala haberdar olmayan, bilmeyen, ulaşamayan ya da ulaşmış olup da bu desteklerden faydalanmanın zor olduğunu düşünen firmalar var. Ancak bu desteklerden yararlanan firmalarımızın markalaşma yolunda önleri çok açık. Özellikle de otomotiv ve yan sanayi firmalarımızın bu konuda biraz daha bilgilendirilmeye ihtiyacı var. O bakımdan firmalara bu tür eğitimleri vermeye devam ediyoruz” dedi. Bilgilendirmelerin ardından DTM Uzman Yardımcısı Ayman Ertem Çoban, firma temsilcilerine Turquality Süreçleri ve Turquality Programı hakkında detaylı bilgiler aktardı. Daha sonra Çilek Mobilya Genel Müdürü Muzaffer Çilek ve BMC A.Ş. Yurtdışı Satışlar Müdürü İsmail Hakkı Kırkıl, Turquality Programı kapsamında elde ettikleri başarı öykülerini anlattı.t Türkiye'de yatırım ve işbirlikleri semineri u JETRO-DEİK işbirliğinde 2 Şubat 2010 tarihinde Düseldorf’ta “Türkiye’de yatırım ve işbirlikleri semineri gerçekleştirildi. TAYSAD Genel Sekreteri Özlem Gülşen’in konuşmacı olarak yer aldığı seminerde Japon firmalarının Türkiye’ye yatırım ve işbirlikleri konusunda bilgilendirmeler yer aldı. Japon Dış Ticaret Teşkilatı (JETRO) İstanbul’un Türkiye ekonomisi ile ilgili bilgilendirmesi, JETRO İstanbul, Genel Müdür Yardımcısı Toshihiro Nakajima tarafından yapıldı. Türkiye’de yatırım ortamı konusunda T.C. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Proje Direktörleri Veyis Toprak ve Ahmeh Cüneyt Selçuk bilgiler verdi. Vestel Dış Ticaret, Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kutlu Türk elektronik sektörü hakkında ve TAYSAD Genel Sekreteri Özlem Gülşen Türk otomotiv yan sanayi konusunda Japon yatırımcılara bir sunum gerçekleştirdi. t TAYSAD Genel Sekreteri Özlem Gülşen, Vestel Dış Ticaret Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kutlu, JETRO İstanbul, Genel Müdür Yardımcısı Toshihiro Nakajima Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 31 TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD TAYSAD ailesi Bursa’da buluştu uBursa Genişletilmiş Üye Toplantısı yılın son günlerinde gerçekleştirildi. “Sektörü ortak paydada toplamayı hedefleyen” TAYSAD bunu bir kez de UİB Salonlarında gerçekleştirdi. Toplantıya ana sanayi temsilcilerinin yanısıra TAYSAD üyesi olmayan firma temsilcilerinin de katılımı gözlendi. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen Bursa Genişletilmiş Üye Toplantısı, 16 Aralık 2009 tarihinde Uludağ İhracatçı Birlikleri Konferans Salonu’nda yapıldı. Toplantı Bursa, İstanbul ve İzmir’den katılan TAYSAD üyelerinin yanısıra, üye olmayan firmalar ile bazı ana sanayi temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleşti. TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu’nun açılış konuşması ve sunumu ile başlayan toplantı; TAYSAD Ege Bölgesi ve Bursa Üye İlişkileri Sorumlusu Temsilcisi Murat Dilicioğlu’nun Derneğin bölgedeki özel faaliyetleri hakkında katılımcıları bilgilendirmesiyle devam etti. Konuşmasında 2009’un sektörel rakamlarını yorumlayan Ömer Burhanoğlu, Türkiye ve dünya değerlendirmelerinin yanısıra ana sanayi-yan sanayi ilişkisinin alacağı yeni biçimleri gündeme getirdi. Konuşmasının başında TAYSAD hedeflerini ana başlıklar halinde yineleyerek: “Sektörü ortak paydada toplamak istiyoruz. Otomotiv sanayisini milli bir sanayi haline getirmek istiyoruz. Tüm bunların sonucunda da küresel otomotiv pazarındaki paYapı Kredi Bankası Baş Ekonomisti Doç. Dr. Cevdet Akçay, TAYSAD Başkanı Ömer Burhanoğlu ve İstanbul Motor Sporları Kulübü Başkanı ve Türkiye Ralli Şampiyonu Volkan Işık 32 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr yımızı arttırmak buradan da yan sanayinin katma değerini yükseltmek istiyoruz” dedi. Ardından konuk konuşmacı olarak Yapı Kredi Bankası Baş Ekonomisti Doç. Dr. Cevdet Akçay ile İstanbul Motor Sporları Kulübü Başkanı ve Türkiye Ralli Şampiyonu Volkan Işık söz aldılar. Doç. Dr. Cevdet Akçay, Türkiye’nin ekonomik durumu ve gelecek öngörüleri hakkındaki bilgilerini paylaşırken; Volkan Işık, takım çalışması ve liderlik ana başlıkları altında katılımcılara farklı bir bakış açısı sundular. Toplantı soru-cevap ve önerilerle sona erdi. Doç. Dr. Cevdet Akçay ve Ömer Burhanoğlu’nun sunumlarıyla ilgili geniş özetleri ilerleyen sayfalarımızda bulabilirsiniz. t TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD TAYSAD Yönetim Kurulu ve Eğitim Komitesi Üyesi Alper Kanca: "Sizlerle Gurur Duyuyoruz" yısını ve eğitim alan çalışan sayısını da arttırdık.2005 yılında 181 katılımcı ile yapılan eğitim faaliyeti bir yıl sonra 4 katdan fazla bir artışla 820’ye ulaştı. Bizim sektörümüzde bu kadar büyük artışlar normal değildir, mutlaka açıklanması gerekir. Bu yazımda başarımızın sebeplerine değinmek istiyorum. Yeni bina… Yeni anlayış Alper Kanca TAYSAD Yönetim Kurulu ve Eğitim Komitesi Üyesi Önce şunu belirtmem gerekiyor. Dernek merkezimizin yıllarca tasarruf amaçlı olarak kaldığımız prefabrik yapılardan, TOSB’daki o modern ve çok işlevli binaya taşınması ile beraber hem imkânlarımız arttı hem de cesaretimiz. Ardından sadece eğitim konularını ele alan bir komite kurmamız eğitim faaliyetlerine ciddi bir ivme kazandırdı. TAYSAD’IN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ EĞİTİM, SEMİNER, KONFERANS GRAFİĞİ 1500 uSon 5 yıl içerisinde TAYSAD’ın eğitim konusundaki performansına baktığımızda bir kaç önemli husus göz çarpıyor. 2005 yılında 7 olan eğitim-seminer sayımızı 2006 yılında 22’ye çıkardık. Yani bir yıl içinde % 300’lük bir artış sağladık. Yıllar ilerledikçe hem gerçekleştirdiğimiz eğitim-seminer sayılarını hem de bu etkinliklerimize katılan firma sa- 1480 1250 1000 820 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 966 750 500 250 0 181 40 2005 TAYSAD Eğitim Komitesi üyeleri; Sevgi Özçelik, Alper Kanca ve Dr. Mehmet Dudaroğlu 34 962 110 2006 169 2007 176 2008 Toplam katılan çalışan sayısı Toplam katılan firma sayısı 242 2009 Başkan Yardımcımız Dr. Mehmet Dudaroğlu ile beraber tek tek her bir seminerin konusunu ele aldık, üyelerimizin beklentilerinin neler olduğunu eğitim şirketlerine detaylıca anlattık. Ülkemizdeki eğitim şirketleri herkese, her sektöre aynı tür eğitimler sunacaklarını zannediyorlardı. Onlara Türk otomotiv yan sanayinin özel ihtiyaçları olduğunu, klasik içeriklerle TAYSAD üyelerine faydalı olunamayacağını anlattık. Üye firmalarımızın yöneticileri ile konuşarak, eğitim sorumlularına bin bir güçlükle ulaşarak onların gereksinimlerini tesbit etmek, Ana Sanayinin artan ve gelişen isteklerini fabrikalarda, üretim bi- rağmen azalmadı, arttı. 2009 sonunda eğitim-seminerlerimize, üye ve üye olmayan 242 firmadan toplam 1480 kişi katılım gösterdi. rimlerinde fiilen yaşayanlardan, hissedenlerden öğrenmek ve bunları derlemek gerekiyordu. Derneğimizde yaklaşık 13 yıldır görev yapan ve her bir üyemizi yakından tanıyan bir Eğitim Sorumlumuzun, Sevgi Hanım’ın da Eğitim Komitesi’nde olması tüm bu zorlukları aşmamıza yardımcı oldu. Önemli konularda her zaman öncü olarak bilgilendirme toplantıları düzenledik. Yurtdışından konusunda uzman konuşmacıların katıldığı uluslararası seminer, konferans ve eğitimler düzenledik. Paydaşlarla güçlü işbirliği Son yıllarda sektördeki birçok paydaşımızı da faaliyetlerimizin içerisine alabilme başarısını gösterdik. 2008 yılında başlayan ve 2009 yılı süresince devam eden kriz ortamında üyelerimizin eğitim bütçelerinde indirime gitmeleri nedeniyle yavaşlamaya başlayan eğitim faaliyetlerimizi canlandırmak üzere UTAYSİB – Uludağ Taşıt Araçları Yan Sanayicileri İhracatçı Birliği ile işbirliği yaptık. 2009 Temmuz ayından yıl sonuna kadar UTAYSİB destekli 31 eğitim ve 2 sertifika programını başarıyla tamamladık. 86 gün süren 33 eğitime, sanayimizden toplam 527 kişi katıldı. Eğitimlerimize ana sanayi firmaları da dahil olmak üzere TAYSAD üyesi olmayan kuruluşların da katılımını sağladık. Eğitimlerimizi yıllık olarak planlayarak, bölgesel olarak yaygınlaştırdık. Önceki yıllarda imkânlarımızdan dolayı sadece dernek merkezimizde yaptığımız eğitimlerimizi artık Kocaeli, İzmir, Bursa ve Konya merkezli yapmaya başladık. Bölgemiz dışında yaptığımız eğitimlerde bizi en çok zorlayan konulardan birisi, eğitimin gerçekleştirileceği yeri belirlemek idi. Bu konuda üyelerimizin desteğini almak bizler için son derece önemliydi. 2009 yılındaki eğitimlerimiz için İzmir’li üyelerimiz Sarıgözoğlu, Norm Cıvata, Ege Fren, Hayes-Lemmerz ihtiyacımız olan her an varlıklarını hissettirdi ve bizlere ev sahipliği yaptı. Konya’da 2009’da ilk kez düzenlemeye başladığımız eğitimler için Konya Sanayi Odası çözüm ortağımız oldu. Eğitimlerimizin kurumsal ve bireysel gelişime katkı sağlamasının yanında üye/paydaş dayanışmasının en güzel örneklerine tanıklık etmesi de bizleri çok mutlu ediyor. TAYSAD Eğitim Komitesi olarak üyelerimize ve paydaş kurumlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Öte yandan, çalıştığımız eğitim kurumlarının Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafın- Buradaki en büyük teşekkürü yine UTAYSİB yönetimi hakkediyor. Onların desteğini bilmek işimizi daha da kolaylıkla yapmamıza imkân sağladı. Sonuç: dan sunulan eğitim teşvikleri bünyesinde akredite edilmesine öncülük ederek üyelerimizin teşvikli eğitimlere katılmasını ve maliyet avantajı kazanmalarını sağladık. Krize rağmen hem katılımcı sayısı arttı hem de eğitim çeşidi Artan eğitim sayımızla birlikte eğitim konularını da çeşitlendirdik. İnsan Kaynakları, Kalite, Finans, Satış-Pazarlama, Kişisel Gelişim ve Teknik konularda farklı içerikler hazırladık. Nitelikli eğitimlerimizi piyasadaki diğer eğitimlere oranla oldukça hesaplı sunduk. Otomotiv sektörü Kıyaslama (Benchmarking) metodunu en fazla kullanan sektör. Firmalarımızda kendimizi rakiplerimizle, işkolumuzdaki diğer kuruluşlarla mukayese ediyoruz. Aynı şeyi Derneğimiz için yaptığımızda yani TAYSAD’ı diğer sektörlerin dernekleri ile karşılaştırdığımızda, sevinerek şunu görüyoruz: TAYSAD eğitim hizmetinde açık ara önde gidiyor. Diğer sektör derneklerinin toplamı kadar eğitim faa- Tüm yan sanayi şirketlerinin inanılmaz derecede küçüldüğü, kısa çalışmaların yapıldığı hatta çalışan sayılarının azaldığı 2009 yılında, TAYSAD eğitimlerine katılanların sayısı, tüm olumsuzluklara liyetini tek başına yapmış olmak bizim için gerçekten büyük bir övünç. Ve TAYSAD Eğitim Komitesi olarak özgüvenle şunu söylüyoruz; ”Ekonomik sıkıntılara rağmen eğitime ara vermediniz. En önemli kaynağımız olan insana yatırım yaptınız, böylece geleceği şekillendirmek konusunda irade gösterdiniz. Üyelerimizle ve çalışanlarıyla gurur duyuyoruz. Katılımınız ve desteğiniz için teşekkür ediyoruz.”t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 35 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION OSD Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Durak: "İşbirliğimiz sektörün küresel başarısına süreklilik kazandırıyor" Turgay Durak Otomotiv Sanayii Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Automotive Manufacturers Association, Chairman of the Board u Elli yıldan bu yana faaliyet gösteren Türk otomotiv sanayinin uluslararası pazarlarlardaki başarısını destekleyen tedarikçi firmalarımızın ülkemizdeki en etkin temsilcisi konumunda bulunan TAYSAD’ın, üyeleri ile birlikte belirlemiş olduğu vizyonu çerçevesinde bugüne kadar elde ettiği başarılar, üretici firmalarımız tarafından gurur verici bir gelişme olarak değerlendirilmekte ve takdir ile karşılanmaktadır. “Daha Fazla Katma Değer Üreterek Avrupa Birliği İçindeki En Rekabetçi Üretim Ve Gelişmiş Bir Ar-Ge Merkezi Olmak” şeklindeki otomotiv sanayi vizyonumuz, stratejik hedefler doğrultusunda OSD ve TAYSAD’ın ortaklığında belirlenmiştir. Bu vizyonun ortaya çıkmasındaki önemli itici güçlerden birisi, uzun vadeli ihracat projelerinin ortak tasarımında yer alabilecek yetkinliğe sahip aksam ve parça sanayinin varlığı olarak değerlendirilmektedir. Bilindiği gibi, ana sanayi ile aksam ve parça sanayi olarak toplam otomotiv ihracatı son beş yılda dört kat artmış, sanayimiz yedincilikten birinciliğe yükselmiştir. 2009 yılı itibariye sanayimizin dış ticaret fazlası, küresel krizdeki zor koşullara rağmen 3,2 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Sanayimizin elde ettiği bu başarıda, yerlileştir36 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr me stratejileri ile tedarikçi firmalarımızın ihracat yeteneklerini geliştirmeleri ve daha yüksek katma değere sahip parça üretimi için yapmış olduğu yatırımlar ile birlikte göstermiş olduğu çabanın önemi büyüktür. Bir aracın tamamına yakın kısmını üretecek alt yapıya ve tasarım yeteneğine sahip aksam ve parça üreten firmalarımızda, 2009 yılında yayımlanan ve sanayimiz için çok önemli olan “Ar-Ge Destekleri Mevzuatı” ile birlikte ana sanayinde olduğu gibi, Sanayi Ar-Ge Merkezleri kurma çalışmaları hız kazanmıştır. Sanayimiz, Türkiye’deki toplam Ar-Ge Merkezi arasında, 16 Merkez ile ilk sırada yer almaktadır. Özellikle tedarikçi firmalarımızın 7 Ar-Ge merkezi- ne sahip olması bundan sonraki ihracat projelerinde ortak tasarım işlevi açısından değerlendirildiğinde sanayimiz için çok önem taşımaktadır. Stratejik ortağımız olan tedarikçi firmalarımızın güçlü tasarım yeteneklerini geliştirmeleri uluslararası rekabetçiliğimizi de artırmaktadır. Türk otomotiv sanayi olarak sahip olduğumuz avantajlara bağlı olarak krizden sonraki dönemde önemli fırsatlar elde edeceğimize inanıyor ve yakın gelecekte, motorlu taşıt aracı üretimimizi 2 milyon adede, ihracatımızı ise 1,5 milyon adede çıkarmayı hedefliyoruz. Bu gelişmeler ile birlikte sanayimizin, AB ve Dünya sıralamasındaki yerini daha da yükselterek Dünya’da toplam taşıt üretiminde ilk on, AB’nde toplam taşıt aracı üretiminde ilk üç ve Ar-Ge’de ilk beş sırada yer almayı amaçlıyoruz. Küresel krizin tüm olumsuz etkileri altında faaliyetlerini sürdürmeye çalışan sanayimizin bu hedefine ulaşmasında, tedarikçi firmalarımızın yatırımlarını kararlılıkla sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır. Diğer taraftan sanayimizin, 2007 yılındaki üretim ve pazar adetlerine tekrar ulaşabilmesinin 3–4 yıl alacağı bilinmektedir. Özellikle bu zorlu süreçte, güçlü ve uzun soluklu stratejik işbirliğinin devamı için ana sanayi ile birlikte aksam ve parça sağlayan firmalarımızın ortak bir proje temelinde yeni yatırım teşvikleri ile desteklenmesi hususu, sanayi olarak Hükümetimizden beklentilerimiz arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Öte yandan bu güne kadar, sanayimiz için stratejik önem taşıyan birçok alanda, OSD ve TAYSAD işbirliği ile başarı ile tamamlanmış birçok proje bulunmaktadır. Yaratacağı katma değer göz önüne alındığında, özellikle “Plastik Enjeksiyon Kalıplarının Yerlileştirilmesi Rekabet Öncesi İşbirliği Projesi”nin sanayimiz için önemine dikkat çekmek istiyor, sanayimizin küresel rekabeti açısından çok değerli olan bu projenin, TAYSAD üyeleri tarafından desteklenerek Derneklerin işbirliği ile başarılı bir biçimde sonuçlandırılmasını diliyorum. “Daha Fazla Katma Değer Üreterek Avrupa Birliği İçindeki En Rekabetçi Üretim Ve Gelişmiş Bir Ar-Ge Merkezi Olmak” şeklindeki otomotiv sanayi vizyonumuz, stratejik hedefler doğrultusunda OSD ve TAYSAD’ın ortaklığında belirlenmiştir. Bu vizyonun ortaya çıkmasındaki önemli itici güçlerden birisi, uzun vadeli ihracat projelerinin ortak tasarımında yer alabilecek yetkinliğe sahip aksam ve parça sanayinin varlığı olarak değerlendirilmektedir. Turgay Durak, Chairman of OSD “Our collaborations provides continuity to sector’s global achievements” u TAYSAD has been the most effective representative of supply companies that support Turkish automotiv industry, which has been operating for 50 years. TAYSAD’s achievements in context of the vision created with members have been considered as proudful by our manufacturers. Our companies manufacture tools and components that can be adequate to manufacture almost whole of a car and design ability. With the publishing of “Incentives for R&D Legislation” studies to establish R&D centres accelerated just like in the main industry. Our industry is the first with its 16 R&D centres among its competitor R&D Centres. Since our suppliers have 7 R&D centres it becomes more important for our industry if it is considered within the context of mutual design function in export projects. Our strategic partners, suppliers, also increase our competitiveness by improving their strong design abilities. Being as Turkish automotiv industry, we believe we will gain more advantages after the crisis and in the near future we aim to increase our motor vehicle manufacturing up to 2 million units and export up to 1,5 million units. With these developments, we aim to level up our industry to top ten in the world and top three in terms of manufacturing; and top five in R&D. Continuity of sustainable investments by our suppliers is important for our industry’s achievement.On the other hand it is known that it will take at least 3 to 4 years to reach 2007 numbers. In this challenging period particularly, our most important expectation from the goverment is supporting main and supply industry with new investment incentives with a mutual project base. There are many projects executed by TAYSAD and OSD together. Considering its added value, I wish the finalization of “Localization of Plastic Injection Moulds – Pre Competition Collaboration Project”, which is very important for our industry, with collaborations of the associations. Our automotive industry vision; “Becoming a developed and the most competitive R&D Centre of EU through producing more added value” has been defined mutually by OSD and TAYSAD in line with strategic objectives. One of the most important motives of that vision is considered as the emerging of a supply industry that has the ability to be a part in designing long termed export projects. The continuity of collaboration between OSD and TAYSAD, being as the efficient NGOs for our sector, is very important in context of our industry’s vision. At this point I would like to emphasize the importance and value of support of TAYSAD at our mutual projects, in terms of global achievements.t Sanayimizi yetkinlikle temsil eden gönüllü sivil toplum kuruluşları olarak OSD ve TAYSAD’ın karşılıklı güvene dayanan işbirliğinin her alanda artarak devam etmesi, sanayi vizyonumuz çerçevesinde çok önemlidir. Bu noktada TAYSAD’ın ortak projelerimizdeki desteğinin, küresel başarılarımızın sürekliliği açısından önemini ve değerini bir kez daha vurgulamak istiyorum.t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 37 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION ODD Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aybar: "Sektöre katkı sağlayacak çalışmaları omuz omuza gerçekleştiriyoruz" İbrahim Aybar Otomotiv Distribütörleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Automotive Distributors Association Chairman of the Board u Türk otomotiv ana ve yan sanayii yıllardır omuz omuza yürüyen iki grubu teşkil etmektedir. Yıllarca beraber başarılara imza atıp, sektörün sıkıntılarına beraberce göğüs gerdiler. Gelişmiş bir otomotiv sanayini yan sanayiden ayrı düşünmek mümkün olmadığı gibi, yan sanayini sadece yerli taşıt araçları imalatçılarına yedek parça ve ekipman sağlayan bir sektör olarak düşünmek mümkün değildir. Sektörün bunun ötesinde birçok ithal araca yedek parça temin eden ve ihracatta küçümsenemeyecek miktarda döviz girdisi sağlayan boyutlarının olduğu da göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Sektörümüzü, ülkemizi zorlu rekabet koşullarına göğüs gerebilmek ve ihracat potansiyelimizi katma değer yaratacak şekilde daha da iyi yerlere taşımak için otomotiv yan sanayinde tasarım ve Ar-Ge çalışmalarına büyük destek verilmelidir. TAYSAD bugün ülkemiz ihracatında önemli bir paya sahip Türk Otomotiv Yan Sanayinin büyük bölümünü temsil eden, kendi organize sanayi bölgesine sahip ve uluslararası platformda kabul görmüş çok değerli bir kardeş kuruluşumuzdur. Yayınladığı raporlar, gerçekleştirdiği projeler, sertifika programları ile gerek üyelerine gerek sektörle ilgili taraflara faydalar sağlamaktadır. Türk otomotiv sanayiini bir bütün olarak geliştirmek ve ülkemizi dünya otomotiv pazarının önde gelen tedarik merkezlerinden birisi yapmak için ortamlar ve koşullar yaratmaktadır. Sektörel Dernekler olarak birlikte sektörümüze katkı sağlayacak bir çok projede omuz omuza çalışmalar yapmakta38 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr yız. Ticarette sınırların ortadan kalktığı günümüz dünya otomotiv sektörü içerisinde rekabet üstünlüğü sağlamak ve daha da önemlisi sahip olunan konumu korumak her geçen gün zorlaşmaktadır. İşte bu zor dönemde ülkemizi dünya otomotiv pazarının önde gelen tedarikçilerinden biri yapmak amacıyla yürütülen çalışmalar, ülkemizin otomotiv sanayisine büyük katkılar sağlamaktadır. TAYSAD üyelerinin sahip olduğu ürün gamının çeşitliliği gerek ülkemizde gerekse yurtdışında üretim yapan ana sanayinin girdi ihtiyaçlarının büyük bölümünü sağlayabilecek niteliktedir. TAYSAD, sayıları ve güçleri her geçen gün artan üyelerinin gelişimine, global bir bakış açısıyla kendilerine yön vermelerine öncülük etmek gibi önemli bir gö- reve sahiptir. Tüm dünya ülkeleriyle beraber bizleri de derinden etkileyen global kriz ne yazık ki iç pazarda, üretimde ve ihracatta hız kesmemize yol açmıştır. Buna rağmen son yıllarda açıklanan üretim ve ihracat sonuçları çok gurur vericidir. Küresel rekabetin bu denli fazla olduğu bir ortamda Türk otomotiv ana ve yan sanayisi her geçen yıl daha büyük başarılara imza atmakta ve projeler geliştirmeye devam etmektedir. Ülkemizin 2009 yılında gerçekleştirdiği 15 milyar doları aşan otomotiv toplam ihracatının 5 milyar doları Yan Sanayimizin eseridir. Yıllar içerisinde karşılaşılan türlü zorluklara rağmen Yan sanayi ihracatının bu değere ulaşmasında emeği geçen TAYSAD’a ve üyelerine bir kez daha teşekkür etmek isterim.t OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Taşar: İbrahim Aybar, Chairman of ODD: "TAYSAD yan sanayiye kılavuzluk yapıyor" tek olmaktadır. Otomotiv yan sanayimiz, otomotiv sanayimizin genel olarak gelişmesi ile birlikte ihracatçı bir özellik kazanarak yıllar içinde büyümüş ve güçlenmiştir. TAYSAD bu süreçte yan sanayi üreticilerine kılavuzluk rolü üstlenmiş ve sektörün başarısında ciddi pay sahibi olmuştur. Önümüzdeki yıllarda TAYSAD’ın yan sanayiyi kucaklayıcı bu öncü rolünü geliştirerek sürdüreceğine inancım tamdır. “We are working together to contribute the sector” uTAYSAD is an invaluable twinning association for us, which has its own organised industrial zone; represents most of Turkish Automotive Supply Industry that has a significant share in Turkey’s export and recognized in many international platforms. Its reports, projects, certificate programs provide many benefits to its members and sector related parties. TAYSAD enables platforms and conditions to develop Turkish automotive industry as a whole and to make Turkey a prominent supply center for global automotive market. We are acting together, being as sectoral associations, in many projects that can contribute our sector. It is getting more difficult day by day to have competitive advantages and save the exact position in this world, in which trade barriers have gone. Projects that are going on to make our country one of the prominent suppliers of global automotive industry at these hard times provide remarkable contributions to our automotive industry. TAYSAD has an important mission as to lead its members in their development and in shaping theirselves with a global point of view. Global crisis, which had a deep impact over us like other countries, unfortunately led us to a downturn in domestic market, manufacturing and export. Despite that results of manufacturing and export in this year is very proudful. In such competitive environment, Turkish main and supply automotive industries keep going on having greater achievements and developing projects. 5 billion dollars of total export, which was approximately 15 billion dollars in 2009, came from the supplier industry. I would like to thank to TAYSAD and its members who have a share in achieving this value despite many challenges.t TAYSAD katma değer zincirinin üretim ucunu temsil ederken de OYDER diğer uçta tüm bu katma değeri müşteri ve pazar ile buluşturmaktadır. Dolayısı ile bu iki sektör derneğimizin OSD ve ODD ile birlikte işbirliği ve iletişim içerisinde hareket etmesi Türk otomotiv sektörünün küresel bağlamda sürdürülebilir rekabetçi bir yapı olarak gelişmesini sağlayacaktır.t Tarık Taşar, Chairman of the Board of OYDER "TAYSAD guides suppliers" Tarık Taşar Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Authorized Automotive Dealers Association Chairman of the Board u TAYSAD otomotiv sektörü içinde ciddi bir misyonu üstlenerek yan sanayi kuruluşlarını bünyesinde bir araya getirmekte ve sektörün bütünsellik içerisinde hareket etmesine des- Taking over a serious responsibility, TAYSAD gathers supplier companies and enables the sector to move in an integrated way. Our supply industry became an exporter, got stronger and grew through improvement of our main industry. At this process, TAYSAD guided the suppliers and received an important share in this achievement. I believe TAYSAD will continue to have such role with improvements in the coming years. TAYSAD represents manufacturing part of added value chain and OYSER meets this value with consumers and market. For that reason; actions of this two sectoral association within collaboration and communication of OSD and ODD will provide developing as a sustainable competitive structure. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 39 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION "TAYSAD kendini yenileyen bir yapıdır" muştur. TAYSAD ile düzenlediğimiz sayısız etkinlik ve organizasyon bulunmaktadır. Bu güzel ilişkinin devamını diler, önümüzdeki dönemde başarılarınızın sürmesini canı gönülden temenni ederim. Otomotiv yan sanayi sektörümüz inovasyon, Ar-Ge, tasarım ve teknoloji alanlarında ülkemize öncülük etmektedir. Kalitesini ve gücünü dünyaya ispatlamıştır. Avrupa standartlarında imalat yapan üye firmaları, günümüzde ülkemiz otomotiv yan sanayi ihracatının yüzde 70’ini gerçekleştirmekte olup, yurtiçi piyasada da OEM’in tedarikçileri konumundadır. Ferit Sünneli Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Uludağ Automotive and Supply Exporters Union (UTAYSİB) Chairman of the Board u Ülkemizin otomotiv yan sanayi sektörünün temsilcisi olan Derneğimiz yaklaşık 32 yıldır sektörümüze hizmet etmektedir. Ulusal kimliğinin yanı sıra uluslararası kurum ve kuruluşlar ile yakın temasta olan Derneğimiz sektörümüzü ülkemizde ve yurtdışında en iyi şekilde temsil etmektedir. Türk otomotiv yan sanayinin en önemli ve yetkin temsilcisi olan Derneğimiz, kendini yineleyen değil, yenileyen bir yapıdadır. Bunun da en güzel göstergesi düzenlediği güncel konulardaki eğitimler, seminerler ve bilgilendirme toplantılarıdır. Bunun yanısıra üyelerinin sorun ve sıkıntılarına çözüm bulmak için kamu nezdindeki girişimleri, yurtiçi ve yurtdışı ticari ilişkileri güçlendirme yönündeki faaliyetleri ve sektörel projeleri ile otomotiv yan sanayimizin önünü açmakta ve gelişimine ciddi katkılarda bulunmaktadır. Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliğimiz ile TAYSAD’ımız her dönem sıkı iş birlikleri içerisinde ol40 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Ulaşılan bu nokta TAYSAD’ın üyeleri, Yönetimi ve çalışanlarının eseridir. t Uludağ Automotive and Supply Exporters Union (UTAYSİB) Chairman of the Board Ferit Sünneli: "TAYSAD is a self perpetuative structure" Our association, representative of our supply industry, has been serving for the sector for 32 years. In addition to its national identity, our association, which has close relations with foreign institutions also represents the sector both in our country and in the international platform. Being as Turkish automotive sector’s the most important and competent association, it is not a repeating structure but a self perpetuative one. The most apparent indicators of this assumption are the trainings, seminars and dissemination meetings organised. In addition it initiate solutions for the members before public; it has activities to strengthen domestic and foreign trade relations and it contributes sector development through sectoral projects. UTAYSİB and TAYSAD always has strong relations and there are many activities we held together. We hope to sustain this relation and wish continuing success for the period before us.t Ali Rıza Oktay Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Undersecretariat of The Prime Ministry for Foreign Trade Head of General Directorate for Exports "TAYSAD'ın bilgi birikimi sektöre ışık tutuyor" u 30 yılı aşkın bir süredir faaliyette bulunan TAYSAD’ın bir sivil toplum kuruluşundan beklenen her türlü faaliyeti fazlasıyla yerine getirdiğini memnunlukla görmekteyiz. Her yıl üye sayısını artırması TAYSAD’a duyulan güven ve ihtiyacında bir göstergesidir. Gerek sektörün geneline gerekse tek tek üyelerine sunmuş olduğu çok geniş yelpazedeki eğitim faaliyetleri ve bu tür faaliyetlere öncülük etmesi, aynı zamanda üye firmaların hem yurt içinde hem de yurt dışında birbirleriyle ve ana sanayi firmalarıyla buluşmaları, yurt içi ve yurt dışındaki sektörle ilgili toplantı ve konferanslara katılımlara öncülük etmesi, önemli alıcıları ülkemize davet ederek firmalarımızla buluşturması ve bu vesileyle ülkemiz potansiyelinin net bir şekilde anlatılması, sektöre ilişkin dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek üye firmalarla ve hatta diğer paydaşlarla paylaşması, çok önemsenmesi gereken faaliyetlerinin bazılarıdır. Yan sanayi firmalarımızın gerek zaman kısıtı gerekse finansal kısıtları nedeniyle tek melini oluşturmakta ve otomotivin, yan sanayi şirketlerinin gerek ana sanayi firmaları, gerekse devletin yetkili makamları nezdinde sesini duyuracak yetkinlik ve saygınlığa kavuşmaları sağlanmaktadır. tek gerçekleştiremeyecekleri birçok faaliyeti TAYSAD izleyip, takip edip, değerlendirmek suretiyle sektörün istifadesine açmaktadır. TAYSAD’ın sektörün genelini ilgilendiren konulardaki sorunları Devlet bürokrasisi nezdinde çözüm önerileriyle birlikte titizlikle takip etmesi de takdir edilecek diğer bir husustur. Yukarıda saydığım ve ve burada yer veremediğim birçok faaliyetiyle TAYSAD’ın örnek bir Sivil Toplum Kuruluşu olduğuna içtenlikle inanıyorum. Öncelikle sektörün neredeyse ülke çapındaki en yetkin temsilcisi olan TAYSAD’ın sektörü hem Türkiye’de hem de yurt dışında çok başarılı bir şekilde temsil ettiğini görüyoruz. TAYSAD’ın sektöre ilişkin bilgi birikimi üye firmalara olduğu kadar biz paydaşlara da çalışmalarımızda ışık tutmaktadır. TAYSAD’ın yapmış olduğu faaliyetlerin ve hazırladığı raporların TAYSAD’ın sektörün genelini ilgilendiren konulardaki sorunları Devlet bürokrasisi nezdinde çözüm önerileriyle birlikte titizlikle takip etmesi de takdir edilecek önemli bir husustur. Sektörün neredeyse ülke çapındaki en yetkin temsilcisi olan TAYSAD’ın sektörü hem Türkiye’de hem de yurt dışında çok başarılı bir şekilde temsil ettiğini görüyoruz. Türkiye’nin öncü sektörü otomotivin görev edinmiş olduğu ekonomik, sosyal ve hatta siyasal misyonlar, tutarlı ortak politikalar geliştirmeyi ve bunları hayata geçirecek bir etki alanı oluşturmayı gerektirmektedir. TAYSAD’ın bu sektöre en önemli katkısı belki de bu politikalara gerekli zemini hazırlamış olmasıdır. TAYSAD’ın biz otomotiv yan sanayi firmalarına en önemli katkılarından biri TOSB’dur. İzzet Kohen A. Raymond Ltd. Şti Genel Müdür General Manager "TAYSAD'ın en büyük katkısı bir organize bölge oluşturmasıdır" u TAYSAD her şeyden önce otomotiv yan sanayi firmaları yöneticilerini bir araya getirerek kolay ve sistemli bir şekilde diyalog kurmaları ve sürdürmelerini sağlama görevini üstlenmiş bir kuruluştur. Bu diyalog doğal olarak meslek kuruluşları içinde gerekli örgütlenmenin de te- Çok uluslu bir otomotiv yan sanayii firması olan A. Raymond Grubu Türkiye projesinin başından beri TAYSAD üyesi olmayı hedeflemiş ve doğal olarak TOSB’a yerleşmiştir. Bölgenin İstanbul’a olduğu kadar birçok otomotiv ana ve yan sanayii fabrikasına yakınlığı da bu seçimde belirleyici bir unsur olmuştur. Yabancı sermayeli şirketimizin kuruluş ve faaliyete başlama safhalarında TOSB yönetiminden ve diğer bölge kurumlarından alınan destekler Grubumuz yöneticilerinin endişelerini bertaraf etmekle kalmamış, Türkiye ile ilgili görüşlerini de olumlu yönde etkilemiştir. TOSB ve TAYSAD’ın düzenlediği ortak satınalma, sağlık merkezi, çevre ve iş güvenliği, ortak eğitim çalışmaları ve daha birçok benzer faaliyetler de bölgede yerleşik firmaların yöneticilerine büyük destek sağlamaktadır. t sektörün Türkiye’de ve dünyada olup bitenlerden ve gelecekte olması muhtemel gelişmelerden çok önceden haberdar olmasına ve gerekli tedbirleri zamanında almasına imkan sağlamaktadır. TAYSAD aynı zamanda üye firmaların dışa açılmalarında, pazar ve müşteri bulmalarında, üretim verimliliklerini artırmalarında, hepsinden önemlisi sektörün geleceğine ilişkin olarak firmalarımızı önceden bilgilendirerek, tedbir almalarına, vizyon oluşturmalarına ve bu çerçevede geleceğe hazır olmalarına katkı sağlamaktadır. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 41 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION "300'e yakın işletmenin sesi olabilmek" u Geçmişi 30 yıla dayanan ve bu zamana kadar bütün yönetimi ile özveriyle uğraşılan ve çözülen misyonlar meyvelerini vermeye başladı. Türk Otomotiv yan sanayinin tek ve en yetkin temsilcisi oldu. Dünya basınında Global ve Sektörel gelişmeleri takip ederek işini ne kadar hassas ve özverili yaptığı görülmektedir. Faruk Ertan Ertanlar Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdür General Manager "TAYSAD gurur kaynağımız" u TAYSAD bugün Türk otomotiv sanayisi ile özdeşleşmiş hepimizin gurur kaynağı bir kurumdur. Artık TAYSAD’ı görsel ve yazılı basında görmekte olup Bakanlıklar nezdinde sektörel olarak fikirlerinin alınması,sıkıntılarının bildirilmesi ile ne kadar büyük bir kurum olduğu ve sektöre öncülük ettiği görülmektedir; bunda hiç şüphe yok ki Başkan Ömer Burhanoğlu’nun ve çok değerli çalışma arkadaşlarının rolleri çok büyüktür. Bugün Geldiği noktada işletmelerimizin en değerli varlığı olan yöneticilerimize ve işçilerimize verilen eğitimle- TAYSAD otomotiv sektörünün genel sorunları ve sektörün tanıtımının kamuoyuyla paylaşımını, üyelerinin haklarını koruma, bilgilendirme, uyarma görevlerini başarı ile yaptığını düşünüyorum. 42 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Arkpres Emniyet Kemeri San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Chairman of the Board rin yapılan ortak satınalma faaliyetlerinin, yeni pazar araştırmalarının, kurumlarla beşeri ilişkilerinin kuvvetli olmasıyla 300’e yakın işletmenin sesi olup sektörel analizleri ile bizlere yön vermektedir.t u TAYSAD sektörel bir dernek olarak çok başarılı bir dönemi geride bıraktığını düşünüyorum. Türk otomotiv sektörünü başta Türk kamuoyuna, devlete ve hükümete anlatmak manasında yapılan çalışmaların; sektörümüzün sorunlarını anlatmada başarılı olduğu artık herkes tarafından kabul ediliyor. Türk Otomotiv endüstrisinin bugün ihracatta lider ve ekonomimizde lokomotif sektör olmasında, yan sanayi firmalarının TAYSAD liderliğinde uzun yıllar boyunca yaptığı çalışmalar ve uğraşların büyük katkısı olmuştur. Bugün baktığımızda Avrupa’da Otomotiv sanayinin üretimlerini, Türkiye ve Doğu Avrupa’ya kaydırma eğiliminde olduğunu görüyoruz. Yine aynı şekilde uzakdoğu firmalarının da Avrupa pazarına açılabilmek için Türkiye’yi üretim üssü olarak gördüklerini görüyoruz. İşte bu trende uygun olarak yan sanayimizinde önünün açık olduğunu düşünebiliriz. Bu konuda çatı örgütümüz TAYSAD’ın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aktif olarak çalışmalar yapacağına ve sektörün gelişmesinde çok önemli roller alacağını düşünüyorum.t Yusuf Ziya Kasım ÖTV indirimi ve “Kısa Çalışma Ödeneği” gibi geç geldiği halde bile 2009’u kolaylaştıran kararlar da, TAYSAD’ın sektörümüz anlatmakta çok önemli bir rol üstlendiği açıktır. Hakan Doğu Valeo Otomotiv Sistemleri End. A.Ş. Türkiye Direktör Director of Turkey Valeo "Sektörümüzü iyi anlatıyor" Gelişmişliğin en önemli parametrelerinden bir organize olabilme kabiliyetidir. Bu çerçevede Türk otomotiv yan sanayisinin, sadece Türkiyede diğer sektörlere ışık tutması bırakın, bu modelin dünyada otomotivde söz sahibi ülkelere bile iyi bir model teşekkül ettiğini düşünüyorum. Bu tipte organize olmuş bir otomotiv yan sanayi alt yapısının, yatırımları Türkiyeye çekmede çok önemli bir parametre olarak değerlendirmek gerekir.t "Nitelikli eğitim çalışmaları sektöre katkı sağlıyor" Doruk Aydın Ege Soğutmacılık Kli. Soğuk Hava Tes. İhr. İth. San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdür General Manager "Ortak satınalma projeleri çok olumlu bir gelişme" u Önümüzdeki gerçeği unutmamız lazım. Yan sanayi olmadan Türkiye’nin bu üretim ve ihracat rakamlarına ulaşmasını mümkün görmüyorum. Ana sanayiler projelerini Türkiye’ye kuvvetli bir yan sanayi yapısı olduğu için getirebiliyorlar. Bu noktada yan sanayinin destek ve güç alacağı bir birliktelik olması gerekiyor. Karşılaştığı sıkıntılara çözüm noktasında ona bir çözüm ortağı gerekiyor. Bu ortaklığı şu an TAYSAD mükemmel bir şekilde götürüyor. Yan sanayinin hem Dünya’daki gelişmeler hem de Türkiye’deki gelişmeler hakkında çok hızlı bilgi edinmesi gerekiyor. İşte bu noktada bilgiler TAYSAD tarafından çok hızlı biçimde konsolide edilip mail ortamında sanayiciye ivedilikle ulaştırılıyor. Dünya çok hızlı ilerliyor ve bizim bu ilerlemeye aynı hızla ayak uydurmamız gerekiyor ve bu bilgilendirmeler son derece büyük önem kazanıyor. Web sitesinden günün ihtiyaçlarına cevap verecek düzeyde her türlü sektörel bilgiye ulaşılabiliyor. u Rekabet gücü, esneklik, termin ve otomotiv kültürü avantajlarını ortaya koyan ülkemiz bölgesel pazarlar ve öncelikli olarak Avrupa pazarı için üretim üssü konumu yolundadır. Sektörümüzün ihracat kalemleri sıralamasındaki lider konumu stratejik önemini ve yıllar içindeki gelişimini en açık şekilde yansıtmaktadır. Otomotiv üretimi rekabetçi ve yüksek standartlardaki tedarikçi performansıyla daha hızlı gelişmekte ve diğer üretim bölgeleriyle aramızdaki farkı yaratmaktadır. Ana sanayimizle yerel yan sanayiiyi birleştiren, aynı hedefe doğru eşgüdüm yaratmayı hedefleyen TAYSAD, yan sanayiilerimiz için sektördeki gelişmeleri, trendleri, iyi uygulama modellerini derlemekte ve bizlere başarı ile ak- tarmaktadır. TAYSAD bizlerin günlük operasyonal aktivitelerin yoğunluğunda istediğimiz kadar zaman ayıramadığımız sektördeki gelişmeleri yakından takip etmemize destek oluyor, gelişmelerden dinamik olarak haberdar olmak önemli bir katma değer. Bunun yanında benchmark çalışmalarıyla kendimizi relatif olarak ölçümlememiz sağlaması yine TAYSAD’ın başarılı çalışmaları arasında nitelendirilebilir. Ortak satınalma çalışmaları kapsamında indirekt alımlarımızda referans oluşturması, sektörel iletişim ağı, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda bilgilendirme ve gerekli desteklerin sağlanması TAYSAD’ın yan sanayilere sağladığı diğer olanaklar olarak sıralanabilir. TAYSAD son zamanlarda artırdığı nitelikli eğitim çalışmalarıyla ve uluslararası potansiyel müşterilerle ilişkileri geliştirmede sağladığı organizasyon becerisi sektörümüzde gelişim ve büyüme çalışmalarımıza katkısını artırmaktadır.t Yan sanayi hızla ilerliyen bu ortamda kendisini sürekli yenilemesi, son teknikleri öğrenmesi gerekiyor. Verilen eğitim ve seminerler bizlerin bir çıta yukarıya hareket etmemizi sağlıyor. Ortak satınalma projelerini de çok olumlu buluyorum. Uygulama alanları genişletilerek bu aktivitelerin devam etmesi gerekiyor. Devir maliyetlerin son derece önemli olduğu dönem. Bunuda ancak büyük güç ve büyük alımlarla düşürebiliriz. İşte bu güç ve görev şu an TAYSAD’da. Yeni iş, yeni proje ve yeni müşteri: Fuarlar, tanıtımlar, heyet ziyaretleri ve müşteri temasları konusunda da ciddi girişimler gerekiyor. Bilgilendirmeler ve projelerle bize yol gösteriyorlar. Yeni iş yaratmanın ne kadar güç olduğunu düşünürsek, bu temasları son derece anlamlı ve olumlu buluyorum. Özellikle 2009 yılında, kriz esnasında devlet nezlinde çok ciddi temaslar yaparak sektörün sorunlarına çözüm bulma anlamında bizlere ciddi destek verdiler. Ayrıca sanayici alehine her türlü problemi ciddi biçimde ele alarak çözüm üretmeye çalıştılar. Sanayide sorunlar bitmez ,üretim oldukça sorunlar olmaya devam edecek. Burada ortak hareket etme ve güç an- Tuna Arıncı Grammer A.Ş. Genel Müdür General Manager lamında biz yan sanayicilerin kendini geliştirme ve teknolojiye ayak uydurmasında TAYSAD önemli bir rol oynuyor.Bu sorumluluk bilinci ile bugüne kadar da yapılabileceklerini bizlere sundular ve sunmaya devam ediyorlar. Bizler desteklerinden ve harcadıkları emekten dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 43 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION rin gerçekleştirdiği yatırımlar ve projelerinden daha fazla söz etmeliyiz. Bilgi akışının fazla olduğu firmalar değil de tüm üyelerimiz bu kapsama alınmalı. Gücümüzü, ortak menfaatlerimizin iyileştirilmesi doğrultusunda tüm üyeler olarak birlikte hareket edemediğimiz için her alanda yeterince kullanamıyoruz. Üyeler ve TAYSAD arasındaki iletişim ve bilgi alışverişi daha da iyileştirilmeli, bir çok üyemizden haber alamıyoruz. Derneğimizin hedefleri daha etkin ve ölçülebilir hedefler olmalı, durum değerlendirmesi daha sıklıkla ve daha fazla üye katılımlarıyla çok sesli yapılabilir. Mahir Tarım Murat Ticaret Genel Müdür Yardımcısı Deputy General Manager "Ortak sorunlara ortak çözümler üretmeli" u Dergimiz giderek kurumsal bir kimliği büründü. Üyelere ziyaretler, üye kuruluşları üretim tesislerinde ziyaret ederek onlarla ilgili faaliyet ve gelişmelere daha da fazla yer verilmeli. Üyele- BRIC ve ABD gibi çok hızla gelişen fakat üyelerimizin satışlarının düşük olduğu ülkelere müşteri ziyaretleri organize edilmeli. Ayrıca önümüzdeki dönem içinde değerlendirilebilecek önerilerimizi de sizlere ifade etmek isterim. Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya ve Meksika (ABD’ye ihracat için) gibi ülkelerde otomotiv sanayi hızla gelişiyor. Üyelerimizin bu ülkelerle ticaret hacmi lojistik sorunlardan dolayı oldukça düşüktür. Bu ülkelerde bazı ürünler için ihracat şansı yoktur, bu nedenle bu alanlarda birbirimiz ile rekabet etmemekteyiz. Büyümenin bir koşulu bu pazarlardan pay almayı gerekli kılıyor. Tek tek bu ül- "Kıyaslama çalışmaları otomotiv sektörüne önemli bir katkı"" Reha Akçakaya Trakya Cam San. A.Ş. Otomotiv Camları Başkan Yardımcısı Director Automotive Glass 44 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr uTürk otomotiv sanayii kendi vizyonu ve çabası ile bugün sektörün hemen tüm alanlarında entegre olmuştur. Avrupa’nın beşinci büyük otomotiv ülkesi olmanın yanı sıra ülkemizin de en büyük ihracatçı sektörü konumuna tırmanmıştır. Bugün Türkiye kavramdan seri üretime kadar tüm otomotiv süreçlerine sahip hale geldiyse bunun ardında yatan en önemli sebeplerden biri güçlü bir yan sanayiinin varlığıdır. Türk insanının yüksek eğitim seviyesi ve ba- kelere gitmek, buralarda yatırım yapmak çok riskli, fakat bu pazarlar ise çok büyük. Üyeler olarak bizler ortak hareket edebilirsek, hatta bu çok ortaklı bir katılım ile bir şirket kurulması bile olabilir. Her üyenin Ar-Ge faaliyeti Türkiye’de kendi üretim üssünde olmak suretiyle kurulacak ortak şirketin yönetim ve yatırım konusunda ülke hükümeti ve müşterileri için tanıtım aracı olması, kuruluş faaliyetlerinde destek olması, profesyonel ve yerel faaliyetleri yürütmesi, üyelerin ortak ya da kiralanabilecek bir arazide bireysel yatırım yapması, satış faaliyetlerini her üye kendi başına yapması gibi faaliyetler ortak olarak yürütülebilir. Bu şekilde hem düşük maliyetlerle ve riski paylaşarak bu ülkelerde hızla yatırım yapabiliriz. Bu pazarlarda bir alt yapı oluşturabilir, hem de profesyonel yönetim ile başarı şansımızı yükseltebiliriz. Bu pazarlara hızla girebilme fırsatını yakalayabiliriz. Ayrıca bu pazarlardanda ortak satınalma faaliyeti de yürütülebilir. Konu ile ilgili detay çalışma istenirse bunu bir vaka çalışması olarak derneğimiz çatısı altında bir araya gelerek sunumlarla değerlendirebiliriz. Bu önerimiz, içinden geçtiğimiz bu zorlu dönemlerde üzerinde çalışılması gereken önemli bir konu olarak değerlendirilmelidir.t şarma azmi hem uluslararası büyük ana sanayiini bu ülkeye çekmiş, hem de rekabetçi bir yan sanayi oluşumunu mayalamıştır. TAYSAD otuz yılı aşkın geçmişi ve yan sanayi içindeki yüksek temsil oranıyla bu gelişmenin odak noktasında yer alıyor. TAYSAD’ın son yıllarda aktivitesini ve etkinliğini giderek arttırmakta olduğunu gözlemliyoruz. TAYSAD’ı sektörün sesi olarak değerlendirmek yanlış olmaz. Bu yönüyle TAYSAD ana sanayi firmalarının, OSD’nin, devletin ve uluslararası kuruluşların da direkt muhatabı olarak sektörü temsil etmekte, bu bağlamda sektöre öncülük etmektedir. Yan sanayi geçmiş ve geleceğe ilişkin gelişmeleri esas olarak TAYSAD’dan edinmektedir. Türkiye’nin elektrikli araç üssü haline gelmek üzere ulusal bir iddia ortaya koymasında da TAYSAD önemli bir rol üstlenebilir, üstlenecektir. F. Cengiz Başokutan ğu, gerekirse bürokrasiye sorunlarımızın anlatılabildiği önemli bir platform olarak görüyorum. Şirketlerimizde işimiz gereği bir çok sektörle yakın ilişkilerimiz bulunmaktadır. Türkiye’de TAYSAD’ın üyelerine yarattığı katma değeri sektörlerine hizmet veren bir çok dernekte görmek mümkün değildir. Elbette yapılanları yeterli görmemek daha iyiyi hedeflemek gerekir. Sektöre hizmet veren sanayiciler olarak derneğimize iyi ve kötü günlerde destek vermemiz gerektiğine de inanmaktayım. Ayrıca TAYSAD Derneğinin daha fazla tabana yayılması gerektiğine inanmaktayım. Cengiz Makina Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Chairman of the Board "Yeni pazarların oluşumunu sağlıyor" u 30 yılını doldurmuş bir sivil toplum kuruluşu olan TAYSAD, otomobil sektörünün Türkiye’de bir lider olmasını sağlayarak sektörün dünyaya tanıtılmasında da öncülüğünü sürdürmektedir. Otomotiv yan sanayicilerinin dünya pazarlarında yer alabilmesi için seminer ve eğitimler düzenleyerek yan sanayicilerimizin bu pazara uyum sağlamalarına katkıda bulunmaktadır. Ayrıca dünya otomotiv ana sanayileri ile Türk yan sanayicilerini bir araya getirip karşılıklı ikili görüşmeler tertipleyerek, yeni pazarların oluşumuna imkan sağlamaktadır. TOSB gibi gözde bir organize sanayi bölgesinin kurulmasına da öncü olarak, otomotiv yan sanayicilerini bir çatı altında toplayarak Türkiye’de br ilke imza atmış olmasından dolayı, TAYSAD’ın kurulmasında adı geçen tüm yöneticilere, şu anda aramızda bulunmayan rahmetli kurucularımıza teşekkürü bir borç bilirim. t A. Naci Faydasıçok Hasçelik San. ve Tic. A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Chairman of Executive Board "Üyelere katma değer yaratıyor" u TAYSAD’ı Otomotiv yan sanayi sektörüne emek verenlerin buluştuğu, sorunların ve çözüm önerilerinin sunuldu- TAYSAD sektör içi ve sektör dışı önemli bir iletişim platformu olmanın yanı sıra yapmış olduğu faaliyetlerle hepimizin işlerini kolaylaştırmaktadır. Örneğin biz Hasçelik ailesi olarak eğitimlerinin sıkı takipçisiyiz. Maliyetlerimizi ucuzlatacak yönde satın alma faaliyetlerinde yapılan çalışmalardan memnunuz. TAYSAD’ın kendini diğer sektör dernekleriyle bir yandan iletişimini kesmeden, onlara kıyasla kendini farklı konumlandırma ve daha fazla öne çıkma konularında faaliyetlerini arttırarak devam ettirmesi gerektiğini düşünüyorum.t 2009 krizinin yönetilmesinde TAYSAD üzerine düşen görevi fazlasıyla yaptı, yapmaya da devam ediyor. Biz Trakya Cam olarak stratejik planlarımız için gereken sektörel verileri mutlaka TAYSAD ile paylaşıyoruz. Türk yan sanayiinin Avrupa ve Rusya ana sanayiine tedarikçi olmasına da TAYSAD önemli katkıda bulunuyor. Biz de bu çalışmalardan Alman ve Rusya ana sanayii özelindeki bazı çalışmalara katıldık ve çok yararlandık. TAYSAD’ın eğitim faaliyeti uluslararası standartları benimseyip direkt ihracatçı olmak isteyen bütün firmalar için güvenilir ve ekonomik bir kaynak oluşturuyor. Kıyaslama çalışması da sektöre çok önemli bir katkıdır.t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 45 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION nı toplayıp çubuklar döktürerek tornalayıp yedek parça üreten; n Aşınmış krank millerinin yurt dışına gönderilip taşlanması işlemini ülke içinde yapma başarısını, aşınmış kısımları kaynakla doldurup taşlayarak kullanılır hale getiren; n Kuvve-i Muharrike Kanunu nedeniyle işyerinde ancak belediyelerin izin verdiği sayıda kurulu güç bulundurmasını, kayış-kasnak düzeneği ile delip parça işleme tezgahlarını çalıştıran; Ünal Türkmen Cevher Döküm San. A.Ş. Başkan Danışmanı "TAYSAD ne ifade ediyor?" u TAYSAD: nEğe ile parça işleyen, “mala pafta” ile diş çeken, otomobil tamircilerine bu yöntemlerle tamir parçaları yapan; n Hurda demir dışı metallerin talaşları- n Hiç bir otomobil parçasının yurt dışından getirilmesine izin verilmeyen yıllarda bile parçasızlıktan yürütülebilinmeyen araç bırakmayan; n Otomotiv sanayinin ülkemizde montaj üretimi yapmağa başladığı süreçte ana sanayiye parça üretmeye başlayan ve bunun için her türlü olanağı kullanmaktan çekinmeyen; n Üretimlerini yalnızca yerli ana sanayiye değil yurt dışındaki ana sanayiye ve ikinci pazara satarak ihracatımızda pay sahibi olan; n Ama bireysel cabaları ile tüm olumsuzlukları aşarak bu işleri yürüten bireyleri, bir çatı altında toplayıp varlığını kanıtlayan bir birlik oluşturmasını sağlayan dernektir. "TAYSAD, sektörün rekabetçi yapısına destek sağlıyor" Erdal Elbay Maysan Mando A.Ş. Genel Müdür General Manager 46 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr uOtomotiv sanayi bugün gelinen noktada Türkiye’nin lokomotif sektörü olmayı başarmıştır. Bu denli önemli bir sektörün devlet nezdinde ve uluslararası arenada başarıyla temsil edilebilmesi ve tek ses, tek vücut olarak gücünü pekiştirmesi için TAYSAD gibi çatı organizasyona ihtiyacı olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Gelişen teknoloji ve iletişim araçları sonucunda küresel bir köy haline gelen dünyamızda Türk otomotiv sanayini global üreticilere tanıtmak, yerini pekiştirmek ve Türk sanayicisini global fırsatlardan haberdar etmek konusunda üstlendiği misyonu son derece önemli buluyoruz. Türk otomotiv ana Bu Aşamaya gelirken: n Çabaların birleştirilmesinde; n Derneğimizin sesini, ülke yönetim basamaklarına kararlılıkla ve inandırıcılıkla anlatmakta; n Sanayimizin önemini her oluşumda, her düzeyde üstlenmekte; n Bireysel çabalarla sağlanamayacak olanakları; eğitimle, toplantılarla, gezilerle, tanıtım sergileri ile, yerli ve yabancı danışmanlarla, basınla ve ortaya çıkabilen her durumda değerlendirmekte; n Üyelerinin daha verimli çalışmasında rolü olan toplu alımlarda öncülük etmekte; n Ana Sanayi ile Yan Sanayinin durumunu, geleceğini, atılacak adımları birlikte tartışarak yönlendirmekte; n Etkinliklerini yalnız Ülkemizde değil, Avrupadaki eş kuruluşlarla birleştirmekte n Üyelerarası iletişim, bilgilendirme, açıklama konularında düzenleme noktasını üstlenmekte; Birlikteliği, sorunları ve çözümlerini ortak görüş olarak irdelemekte; önderlik görevini yüklenmiş, yürütmüş ve yürütmeye devam etmektedir.t ve yan sanayinin uluslararası standartlara gelmesinde sağladığı katkılar da bir diğer gerçektir. TAYSAD’ın gün geçtikçe proje sayısı ve etkinlik açısından güçlendiğini gözlemleyebiliyoruz. Dileğimiz artan ivme ile TAYSAD’ın faaliyetlerini ve etkinlik alanını genişletmesidir. Sektörde 40 yılını doldurmuş bir şirket olan Türkiye’nin amortisör markası Maysan Mando olarak TAYSAD ile yakın işbirliğimize önem veriyor ve imkanlar dahilinde sunduğu projelerin içerisinde yer almaya çalışıyoruz. Ayrıca sektörün rekabetçi yapısına destek sağlanması adına, maliyetlerin düşürülmesi (hammadde temini, vergi yükü, istihdamın işveren üzerindeki payları vb.) konularında vereceği mücadelede Maysan Mando olarak her zaman yanında olacağımızı da söylemek istiyoruz. t DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION uBir ülkedeki sivil toplum örgütlerinin sayısı ve gücü, o ülkenin toplum sağlığı ve demokrasi seviyesinin aynasıdır. Sayıca çokluk her ne kadar önemli bir gösterge olsa da, kurumların ne kadar etkili olduğu esas belirleyici olanıdır. Sivil toplum örgütlerinin en önemli görevi, devlet birimleri, iktidar ve diğer sivil insiyatiflerle yakın çalışarak uyarıcı, bilgilendirici ve yönlendirici olmaktır. Yani pek fark edilmese de, sivil toplum örgütlerinin üstlendikleri sorumluluklar son derece önemlidir. A. Kerem Alptemoçin TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board "TAYSAD her zaman en doğru yönetim kurulunu göreve getiriyor" 48 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Her kurumda olduğu gibi, sivil toplum kuruluşlarında da başarı, hedef birliği yapmış, vizyon sahibi yönetim kurullarıyla, istekli ve deneyimli profesyonel kadroların beraber çalışması sonucu yakalanabilir. Bu iki unsur bir araya geldikten sonra, disiplinli bir çalışma doğal olarak başarıyı getirecektir. Bu anlamda derneğimiz, kurulduğu günden bu yana, gerekli olan kadroları her zaman kurabilmiş ve kendisinden beklenenleri yapmaya özen göstermiş, ender kurumlardan biridir. Benim de, 2006 yılından bu yana, yönetim kurulu üyesi olarak yer aldığım dönemde, Kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilişkilerimiz güçlendirildi ayrıca sektörümüzün diğer dernekleriyle iş birliğimiz geliştirildi. Üye sayımız artırıldı ve üyelerimizin faydalanacağı hizmet seçenekleri çoğaltıldı. Kriz öncesinde, kriz devam ederken ve halen etkin rol alınarak derneğimizin kamuoyundaki bilinirliği arttırıldı. Ben, bahis konusu olan dönemin TAYSAD’a yakışır şekilde tamamlandığını düşünüyorum. Şu anda yeni bir döneme giriyoruz. Yaklaşmakta olan seçimli kongremizde, yönetim kurulunda değişiklikler olacak ama TAYSAD her zaman olduğu en doğru yönetim kurulunu seçecek. Türkiye’nin göz bebeği olan sektörümüzde, bir sivil toplum örgütü olarak üstlendiği sorumlulukları layıki ile yerine getirecek. Hem sektörümüze hem de üyelerine faydalı çalışmalar yapmaya devam edecektir. Ben de bu vesile ile, dört sene boyunca birlikte çalıştığım Sayın Başkanım Ömer Burhanoğlu’na, Başkan yardımcılarıma ve Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarıma ayrıca tüm profosyonel ekibe gösterdikleri başarılı çalışmalardan dolayı teşekkür ediyor, yeni oluşacak yönetim kuruluna en samimi duygularımla başarılar diliyorum.t "Bayrağı devir alırken" uTAYSAD Başkanı Ömer Burhanoğlu ile dernekteki çalışmalarım 2002 yılında başladı. Yönetim Kurulu üyesi olarak o dönem seçimi birlikte kazanarak göreve geldik. O yıllarda başkanlığımızı yürüten Ömer İltan Bilgin'in bana vermiş olduğu görevlerden bir tanesi fuarlar konusuydu. Aynı görevleri 2006-2009 döneminde de üstlendim. 2002 yılından bugüne gelinceye kadar üç dönemdir Başkan Yardımcılığı görevini üstlendim. Ömer Burhanoğlu, 2006 yılından itibaren üstlenmiş olduğu dernek başkanlığı görevinde; ortaya koyduğu hedeflerin tamamını yerine getirdi. Bu hedefleri gerçekleştirirken en büyük katkısı derneğimizin profesyonel kadrosunun geliştirilmesine oldu. Sağlam bir altyapı kuruldu. Derneğimizin, ülkemizde ve yurt dışında bilinirliği Ömer Burhanoğlu başkanlığı dö- Orhan Sabuncu TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board "Hedeflerimizi gerçekleştirdik" neminde giderek arttı. TAYSAD’ın medyada daha fazla yer alması derneğimize sağladığı katkıları hep birlikte yaşadık. Yönetim Kurulumuz ve Başkan Ömer Burhanoğlu başarılı bir dönemi yürüttü. Bu dönem Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleriyle, Başkan Yardımcısı olarak çalışmaktan mutluluk duydum. Derneğimizde ortak hareket etme kültürü geliştirildi. Yeni seçim döneminde TAYSAD Başkanlığı görevini Ömer Burhanoğlu’ndan devir alıyorum. Başkanımız Ömer Bey, bana ve yeni yönetime, gelecek döneme hiçbir problem bırakmayan, bütün sorunları çözülmüş bir dernek yönetimi devrediyor. Şahsım ve diğer Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarım adına kendisine teşekkür ediyorum. Ömer Bey, TAYSAD’a çok değerli kazanımlar sağladı. Yeni dönem Ömer Burhanoğlu, TAYSAD’ın Danışma Kurulu’nda yer alarak, katkılarını bize sunacak. Önümüzdeki uzun yıllar içerisinde de görüşleriyle, katılımcı ve yeni fikirleriyle derneğimizi destekleyecek. 2010-2012 döne- Celal Kaya TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı minde de Danışma Kurulu üyesi olarak bana ve Yönetim Kurulu’na destek verecek. Bu dönemde de elbirliğiyle derneğimizi daha da üst seviyelere birlikte çıkartacağız. t uTAYSAD Yönetim Kurulu üyeliği görevine geleli tam dört yıl oldu. Ömer Burhanoğlu ile birlikte göreve talip olduk. Başarılı çalışmalar yürüttük. Şimdi ise görevi devrediyoruz. Ömer bey, TAYSAD Danışma Kurulu üyeliği görevine geliyor. Ben yeni Yönetim Kurulu’nda görev alacak arkadaşlarıma görevi bırakıyorum. hedef ülkemizde üretimin 1,5 - 2 milyonlara çıkması gerekliliğiydi. Yaşadığımız krizin etkisiyle bu hedefe ulaşmak biraz gecikmiş olsa bile bir iki yıl gibi ötelenerek bu hedef tutacak. “Projeler Türkiye’ye” hedefindeki amaç otomotiv pastasının büyümesi yan sanayinin bu pastadan pay almasıydı. Biraz gecikmeli de olsa bu hedef gerçekleşecek. 2006-2009 döneminde göreve gelirken bazı hedefler ortaya koyduk. O gün belki ulaşılması zor gibi gözüken hedeflerdi, buna rağmen derneğimizi daha ileriye taşımak için bu hedefleri belirledik. Geçen dört yıl içerisinde bu hedeflerin tamamına yakınını gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum. Görevi devir alacak yönetimin bu hedefleri ve vardığımız yeri daha iyi bir noktaya getireceğinden eminim. Diğer hedeflerimizden bir tanesi, TAYSAD’ı daha kurumsal bir yapıya kavuşturmak ve daha da profesyonel yönetilmesini sağlamaktı. Bu konuda da çok büyük iyileştirmeler yapıldı. Organizasyon güçlendirildi. Yetkinliği yüksek kişiler derneğimizde istihdam edildi. Şu anda TAYSAD’ın kurumsal yapısı olması gereken noktaya ulaşmıştır. Hedeflerimizden en önemlisi “Projeler Türkiye’ye” idi. İnsan üstü gayretler sarfedildi. Gerek bazı yeni oyuncuların gelmesi, gerekse de mevcut üretimin artması sonucu Türkiyedeki araç üretim sayısı bir milyon adedi geçti. 2015 hedefi de ortaya koymuştuk. Bu Önemli görevlerimizden bir tanesi de bu süre içerisinde TAYSAD’ın otomotiv sektörü içinde etkinliğinin giderek artırılmasıydı. Sektörel diğer dernekler ile ilişkilerin etkinliği artırıldı. Devletle olan ilişkilerde ciddi gelişmeler oldu. Yıllar önce hatırlıyorum, devlet organizasyonunda en alt kademedeki bir memura ulaşmak konusunda bile çok zorOcak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 49 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION lanırken; şimdi yapılan girişimler, geliştirilen iletişim sayesinde sektörümüzü ilgilendiren en üst kademeye kadar rahatlıkla ulaşmaktayız. Derdimizi anlatıp, sektörün sıkıntılarını anlatabiliyoruz. Çözüm önerilerimizi iletiyoruz. Bunların bir çoğu devlet tarafından dikkate alınıyor. Bu da derneğimiz açısından önemli ve büyük bir aşamadır. SAD Yönetim Kurulu’nda görev aldım. 2006-2009 döneminde önemli görevleri yerine getirdik. Bu dönem TAYSAD’ın da bir dönüşüm dönemine rastladı. Tarihin o dönem bizlere sunduğu fırsatları iyi değerlendirdik. Dernek binamız yenilendi, bu faaliyetlerimize katkıda bulundu. Otomotiv sektörünün ülke ekonomisi içindeki yerinin güçlenmesi, ihracatın artması, TAYSAD Yönetim Kurulu olarak faaliyetlerimizin etkinliğini güçlendirerek, zenginleştirdi. Bütün bunların ötesinde bu dönemin ve Yönetim Kurulu’nun başarısı, TAYSAD’ın başkanının başarısın da da geçiyordu. Yeni fikirlere açık, yeni fikirler üreten, üretilmiş fikirleri kolaylıkla kabul edebilen, bir başkasının fikir üretmesini destekleyen bir Yönetim Kurulu Başkanımız oldu. 2006-2009 döneminde güzel bir ekip çalışması yürüttük. Yönetim Kurulu olarak gerçekleştirilen toplantılara katılım hep tam düzeyde gerçekleşti. Hepimizin hedefleri vardı ve bu hedeflerin çoğunu gerçekleştirdik. Ömer Burhanoğlu bir başkan olarak Yönetim Kurulu’nu iyi yönlendirdi. Yeni dönemde ben Yönetim Kurulu yedek üyesi, Ömer Bey ise Danışma Kurulu görevini yürütecek. Yine değişik görevleri üstlenerek derneğimize katkı sağlayamaya çalışacağız. Ömer Burhanoğlu, TAYSAD Yönetim ve Denetleme Kurulu ve profesyonel ekiple çalışmaktan çok memnun oldum.t Otomotiv sektöründe biz hep müşterimiz tarafından kıyaslanmaya zorlanıyoruz. Şirketimizi başka kuruluşlar veya rakiplerimizle mukayese ediyoruz. Böyle bakarak 2006-2009 dönemi TAYSAD yönetimini ve Başkanımızı kıyasladığımda, çok ciddi başarılar görüyorum. Ömer Başkandan çok şey öğrendiğimi düşünüyorum. Ömer Burhanoğlu’nun yaratıcı fikirlerinden ve heyecanından hepimiz yararlandık. Birlikte ciddi bir etkileşim içinde olduk. Yönetim Kurulumuz iyi bir takım oldu. Bu takımın içerisinde her bir üyenin ayrı ayrı özellikleri vardı, herkes rengini yansıttı. Geriye dönüp baktığımda çok verimli ve heyecanlı yıllar geçtiğini düşünüyorum. Yönetim Kurulu toplantılarına hep yeni bir şeyler söylemenin arzusuyla katıldım.t Behçet M. Türen Alper Kanca TAYSAD 2008-2009 Dönemi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board "Verimli ve heyecanlı bir dört yılın ardından" uÖmer Burhanoğlu ve TAYSAD Yönetim, Denetleme Kurulu ve profesyonel kadromuzla çok güzel bir dönem yaşadık. Benim açımdan önemli ve katkısı yüksek bir tecrübe oldu. İlk kez TAY50 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr uGeçmişte, sivil toplum örgütlernden birisinin başkanlığını yapmış biri olarak, STÖ’lerin özellikle profesyonel kadro oluşumu ve sesini duyurma konusunda ne tür sıkıntılarla karşı karşıya olduklarını bizzat yaşadım. TAYSAD, Ömer Burhanoğlu başkanlığı dönemindeki yönetim kurulu ile birlikte önemli mesafeler katetti. Gerek Dr. Mehmet Dudaroğlu TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı "TAYSAD, iyi bir noktaya doğru taşındı" u2002 yılında TAYSAD’daki serüvenimize, Ömer Burhanoğlu ile birlikte başladık. Geriye dönüp baktığımda çok şeyi gerçekleştirdiğimizi görüyorum. Ekip çalışmasında, Ömer Bey yönetiminde profesyonel kadronun sektörün değişik oyuncularından oluşması, gerekse karar vericilerle olan ilişkilerde gelinen nokta takdire şayandır. Öte yandan, TAYSAD yönetim kurulunun uyum içerisinde her türlü görüşün değerlendirildiği bir ortamda çalışması da hedeflenen işlerin gerçekleşmesinde görev alanlar için, büyük bir motivasyon kaynağı olmuştur. İç çekişme sorunu yaşamayan TAYSAD’ın önü açıktır. Büyüyen ve gelişen Türk otomotiv sektörü ile beraber sanayinin en önemli referans sivil toplum örgütü olmaya devam edecektir. 2006-2009 dönemi TAYSAD yönetim ve denetleme kurulu üye ve başkanlarına verilen emekler için şükranlarımı sunuyorum. Değerli görüş ve destekleriyle sektöre ışık tutmaya devam etmelerini diliyorum. t çok iyi yerlere geldik. TAYSAD’ın bugüne kadar yapmak istediği, özellikle kurumsallaşma gibi yapmak ve gerçekleştirmek istediği hedefleri birlikte gerçekleştirdik. Hedeflerimizden bazıları; TAYSAD’ın kurumsallaşması, bilinirliğinin artırılması, paydaşlar ile iletişimin çok güçlü hale gelmesiydi. Ayrıca, derneğin kendi ayakları üzerinde durabilmesini gerçekleştirdik. TAYSAD’ı kamuoyunda bilinir, bürokraside kabul görür, paydaşlarıyla ise işbirliğini güçlendirmiş bir hale getirdik. Her birisi, hedeflerle tariflendiği gibi, kendileri lider olan Yönetim ve Denetleme Kurulu üyelerinin de bu modelde, TAYSAD adına yakışanı yaparak görevleri yerine getirdiği için yönetim ekibi arkadaşlarımı; Bu anlayışımıza ayak uydurma gayreti içinde bizlerle çalışan TAYSAD profesyonel kadrosunu tebrik etmek gerekir diye öngörüyorum. Dört önemli unsurun tüm yönetim ve denetim kurulu üyeleri tarafından farklı kelimeler ile vurgulandığını tespit ettim. Bunlar; bağımsız yönetim kurulu üyeleri, takım oyunu, güven ve motivasyon. Üye sayımızı hedeflemiş olduğumuz rakamın üzerine çıkarttık. Bunların her biri yönetime gelirken ortaya koyduğumuz hedeflerdi. Bu hedeflerin dışında da çok iyi çalışan bir ekip olduk. TAYSAD’ı, ortaya koyduğu hedefler açısından değerlendirdiğimde, belirlediğimiz faaliyet ve etkinlikleri gerçekleştirmiş, hedeflerimiz tutmuş diyebiliyorum. Çok güzel başlamış olduğumuz çalışmalar, yürüttüğümüz görevler ile TAYSAD’ı iyi bir noktaya taşıdığımızı görüyorum. Bundan sonra da daha iyi yerlere getirmeyi amaçlıyoruz. Ömer Burhanoğlu, yeni dönemde Danışma Kurulu’nda yer alacak, her zaman gönül birliği içerisinde olacağız. Ömer Burhanoğlu’na TAYSAD’a yapmış olduğu katkılardan ötürü teşekkür ediyorum. t Süheyl Baybalı TAYSAD Denetleme Kurulu Üyesi "TAYSAD, örnek bir model oldu" uÖncelikle; Türkiye’de çok bilinen tariflere sığmayan, olağan dışı ve cesaretli yönetim modeli ile değişimi başlattığı için TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu’nu; Bu unsurların sadece TAYSAD yönetim kurulu için geçerli olmadığını, aslında başka şirketlerdeki yönetim kurulları tarafından örnek alınması gerektiğini, TAYSAD’ın son dört yılındaki başarının da bu unsurları doğru kullanmasından kaynaklandığını son dönemde yapmakta olduğum araştırmalar ile tespit etmiş durumdayım. AB ve ABD’ deki şirketlerde özellikle bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sayısının artması ile yönetim modellerinin daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Önümüzdeki dönemde de başarılarımızın devamını diliyorum.t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 51 DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA TAYSAD IDEAS TO ACTION Mustafa Alaca TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board "Saygın, nitelikli ve konusunda uzman" uTAYSAD’ın bazı ana sanayi firmaları nezdinde ‘parçacılar topluluğu’ndan daha farklı bir boyuta taşınmasında, Ömer Burhanoğlu’nun katkısını, derneğimiz üyelerinin unutmaması gerekir. 2006-2009 dönemi Yönetim Kurulu görevi süresinin bir çok aşamasında, profesyonel alt yapının oluşumunu solumak ve yaşamak son iki dönemin en heyecan verici değişimiydi. Yönetim Kurulu olarak en önemli göstergenin, bu faaliyeti yürütürken aldığımız haz olduğuna inanıyorum. Bunun da her zaman sözlerle ifade edilmesinin zor olduğu görüşündeyim. Özetle; Ömer Başkan’ın yaptıkları, yapılanlar, inandığı, inandıkları etrafında oluşan vizyonun; bu vizyona bizler Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımızın katılıp gitmesi, bütün bunların gerisinde saygın, nitelikli ve konusunda uzman bir TAYSAD’ın oluşumunda gösterdiği inanca, azime ve bu ortamda yer alma fırsatını bana sağladığı için yürekten teşekkür ediyorum. t İsmail Turfanda TAYSAD Denetleme Kurulu Başkanı "Derneğimiz sınıf atladı" Mustafa Alaca nelleşmemiz ve olabilecek en iyi kadro ile kurumsallaşmamız takip etti. Medya, devlet ve diğer sektör dernekleri ile olan, özellikle Ömer Burhanoğlu’nun ilişkileri, hepimize ve TAYSAD üyelerine ciddi katkılar sağladı. Bu dönem yapılanları teker teker aktarmak satırlara yetmeyecek. Ömer Burhanoğlu’ndan beklentimiz TAYSAD’a olan katkısını Danışma Kurulu üyesi olarak devam ettirmesidir.t Esin Elif Uçar TAYSAD Denetleme Kurulu Üyesi "Büyük bir sinerji yarattık" u2008 yılından bugüne TAYSAD Denetim Kurulu üyesi olarak görev yapıyorum. Genç bir kadın ve ikinci kuşak yönetici olarak, bu kurulda yer almaktan, TAYSAD’da çalışmaktan mutluluk 52 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr ve onur duydum. Yönetim Kurulu başkanının yönlendirmesinin etkisi ve katkısıyla çok şey öğrendim. Dernek yönetimi, sektörümüze nasıl katkı sağlanır gibi konularda iyi örnekler yaşadım. Sektörün nasıl geliştirilebileceği, gönüllü olarak dernek çalışmasına katkı sağlamayı, özel işlerimizi bir kenara bırakıp, dernek ve üyeler için çalışmayı, başkalarına faydalı olmanın katkısını yaşadım. 2008’den bu yana içinde bulunduğum dönemde derneğimizde olumlu çalışmalara, büyük başarılara imza atıldı. Faaliyetlerimizi geliştirdik, derneğimizin tanınmasında büyük etkilerimiz oldu. TAYSAD profesyonel kadrosuyla beraber yarattığımız sinerji ile bu çalışmaları yürüttük. Ömer Burhanoğlu’nun başkanlığı devretmesini üzüntü ile karşıladım. Başkanımızdan çok şey öğrendim, bizleri iyi yönlendirip farklı boyutlarda bakmayı kazandırdı. t Zafer Uran Zaman TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board "Yarattığımız katma değer" uBaşkan Ömer Burhanoğlu’na, hem Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri hem de TAYSAD mensupları olarak; Derneğimize yaptığı katkılardan dolayı teşekkür ederiz. 2006-2009 yönetim döneminde TAYSAD, açıkcası sınıf atlamıştır. TAYSAD’ı belki de Ömer Burhanoğlu öncesi ve sonrası olarak sınıflandırmak hiç de abartılı bir ifade olmayacaktır. İlk farklılık yeni döneme yeni bir vizyon ve slogan ile çıkmamız oldu. Bunu profesyo- Esin Elif Uçar İsmail Turfanda u2006 yılında Ömer Burhanoğlu’nun daveti üzerine, TAYSAD Yönetim Kurulu adayı olarak, seçildim. Bu görevi seve seve kabul ettim. TAYSAD gibi bir sivil toplum kuruluşunda Yönetim Kurulu üyesi olarak yer almak o gün için de ve yıllar sonra bugün de mutluluk verici. İş yaşamındaki yoğunluğumuz ve tempo- olan üye sayımızın artırılmasında, ortaya koyduğumuz hedeflere ulaştığımızı düşünüyorum. Küresel krizi yaşamasaydık, bugün TAYSAD, 300 üyeye ulaşacaktı. Fakat bundan sonra yeni yönetimle beraber sayımız 300’e ulaşacak. Ailemiz büyüyecek. t muz içinde TAYSAD çalışmalarına katılmak benim için kıvanç verici. İnsanın doğasında vardır, yaşamı boyunca bir katma değer yaratmak ister. Yaşamın her aşamasında yarattığınız katma değer, hem topluma, hem ailenize hem çevrenize ve iş yaşamınıza bir artı değer olarak yansıyor. Geçmişinize baktığınızda bununla övünürsünüz. TAYSAD içerisinde karşılık beklemeden, bir katma değer yarattığımızı düşünüyoruz. Bu da beni mutlu ediyor. Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Sadece ülkemizin değil, dünyanında da buna ihtiyacı var. Belki on beş, yirmi yıl sonrasında dünyayı sivil toplum kuruluşlarının yönetmeye başlayacağına inanıyorum. Şu an böyle bir yapının içerisinde, öncüller içerisinde olmaktan, TAYSAD Yönetim ve Denetleme Kurulu üyeleri, TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu ile birlikte bir katma değer yarattığımız için çok mutluyum. t Doğan Gülaydın TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board "Üye sayımız artıyor" Yıllardır, TAYSAD için Yönetim ve Denetleme Kurulu üyeleri ve Başkanı, hep birlikte omuz omuza gönül birliği içerisinde katkıda bulunmaya çalıştık. 2006 yılında Ömer Burhanoğlu ile bir ekip olarak göreve talip olduk. Yıl- Zafer Uran Zaman Neslihan Küçükoğlu TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board Doğan Gülaydın lar önce, İzmir’de manifestomuzu oluşturup, ekip olarak TAYSAD için ortaya koyduğumuz hedefler için kararlılığımızı ortaya koymayı ifade etmiştik. Başkanımızın planlı yaklaşımlarıyla güzel faaliyetler ve etkinlikler yapıldığını, hedeflerimize ulaştığımızı düşünüyorum. İyi bir profesyonelleşme sürecine girdik, sağlam kadrolar yaratmaya çalıştık. Hem ana sanayimiz, hem devlet, hem de toplum nezdinde sözü muteber bir dernek olarak anılmaya ve daha da yer bulmaya başladık. Bu gelişimde Ömer Burhanoğlu’nun kişisel çabaları hayli etkili olmuştur. Ana sanayiye, aynı gemide olduğumuzu hissettirmiş, onların kaptan köşkünde biz yan sanayicilerin makina dairesinde olduğunu göstermiştir. Şu an sektörün iki güzide kuruluşu OSD ve TAYSAD çok başarılı faaliyetler yürütüyoruz. Bu başkanın vizyonunun katkısıyla gerçekleşti. Hedeflerimize baktığımda, benim Yönetim Kurulu üyesi olarak görevlerimden "Kadın girişimcileri destekledi" uTAYSAD serüvenim, 2008 yılında ben Viyana’dayken, Ömer Burhanoğlu bir telefon görüşmesiyle beni göreve davet etmesiyle başladı. Kadın girişimci ve yönetici olarak bu iki yıl süresince çok özel tecrübeler elde etti. Görev dönemim ülkemizin ve sektörün yaşadığı küresel krize denk geldi. Yönetim ve Denetle Kurulumuz ve Başkanımız ile birlikte bu zorlukların üstesinden gelebilmeyi, takım ruhuyla bu zorlukları aşma gayretimizin bana katkısı büyük oldu.t Abdullah Saner TAYSAD Yönetim Kurulu Yedek Üyesi "Ortaya çıkan performans" uSivil toplum kuruluşu örgütlenmelerinin zayıf olduğu ülkemizde, Ömer Burhanoğlu gibi bir başkan ve Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarımızla birlikte görevi yürüttüm. Bunu otomotiv sektörü için büyük bir şans olarak görüyorum. Ömer Burhanoğlu, TAYSAD’ın çıtasını yükselti. Geçmiş göstergelere bugünden bakarsak; dört yıldır gerek üye sayımız, gerek TAYSAD’ın basında yer alma etkinliği, gerekse mali gücü gibi bütün performanslarımız olumlu bir gelişme göstermiştir.t Neslihan Küçükoğlu Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 53 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS 2009’un Şifreleriyle Geleceğe Yaklaşımlar ment hem ÖTV’nin düşük olması hem de KDV açısından mahsup edilebiliyor olmasından dolayı krizden en az etkilenen segmentlerden biri oldu. Eksi yüzde 34 gibi bir düşmeyle yılı kapatacak gözüküyor. Esas kötü olduğumuz kısım ticari araçlarda, özellikle küçük kamyonda çok kötü durumdayız. Nerdeyse geçmiş senelerdeki aylık üretim, bu yıl yıllık üretim şekline geldi. Yüzde 91 gibi bir düşüş görüyoruz. Bunu aynı şekilde minibüs ve midibüs izliyor. Bu segmentte iyi olan, ağır vasıtada iyi olan, otobüs var. Yüzde 22 gibi, nerdeyse otomobil gibi, düşüşü çok kötü olmayan, özellikle Mercedes’in hem Avrupa’da hem de Türkiye’de üretimini artırması, satışların iyi gitmesi bu sektörü topladı. 4 bin araç civarında sadece Mercedes üretti. Bütün toplama baktığımızda otomotivde yüzde 30 gibi bir düşüş görüyoruz. Tüm sektörlere baktığımızda ise en fazla etkilenen otomotiv sanayi gibi gözüküyor. Ömer Burhanoğlu TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Chairman of the Board, TAYSAD u2009’a Kısa Bir Bakış Son zamanlarda ÖTV’nin desteği, biraz da gelen kampanyalarla yurtiçi satışların artması, yurt dışında da hala süren hurda teşviği, özellikle çevreci araçlara teşvikler ve küçük araçlara olan teşviklerden dolayı ivmelenen otomotiv sanayi ile yıl sonuna doğru başlarda yüzde 50’lerde başladığımız eksiği yüzde 23 gibi bir oranla toparlamış gözüküyoruz. Verilerde kamyonet diye geçen, hafif ticari araç dediğimiz seg54 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr İhracata gelince; bizi toparlayan, daha stabil halde götüren ihracat rakamları ama geçmiş yıllara oranla tabii önemli düşüşler var. Yüzde 40 civarında düşüş seyrediyor. Fakat önümüzdeki yıl bu teşviklerin sürdürüleceği gözüküyor. Yüzde 5 civarında bir ihracat artışı öngörüyor otomotiv sanayi. Özellikle medyada ‘ÖTV ithalata yaradı’ biçiminde çok ciddi tartışmalar var ama geçmiş yıllara baktığımızda ve hatta, Nisan’dan sonra olan kısma baktığımızda ithal oranının çok da yüksek olmadığını, son dönemlerde ise neredeyse eşitlendiğini yüzde 50, yüzde 50’ye geldiğini görüyoruz. O kadar korkulacak bir durum yok. Doğal olarak, tabii biz belli segmentler üretiyoruz, muhakkak değişim olacak. Yani bir şeyler gelecek ve bir şeyler gidecek. Bundan çok fazla korkmaya gerek yok, yeter ki biz ürettiğimizi fazla üretelim ve ihraç edelim. Asıl önemlisi yüzde 80’lerde olan ve yüzde 85’lere tırmanan ihracatımızı devam ettirelim. Yaptıklarımız ve Yapamadıklarımız ÖTV’yi zaten biliyorsunuz, ancak biz hurda ve KDV indirimi ile özellikle ticari araçta çok ısrarcı olduk. Çünkü ÖTV’nin fazla olmadığı bu segmentde ÖTV indiriminin bir hareket yaratmayacağını biliyorduk, defalarca anlattık ama maalesef başarılı olamadık. Ticari araç yüzde 90’lara varan kötü düşüşler gösterdi. Önümüzdeki dönemler için bizim önerimiz aracın yaşına bakılmaksızın sadece hurda olarak teslim edilmesi ve bunun karşılığında da KDV’siz araç alınması. Yani kimsenin cebinden bir şey çıkmayacak. Devlet olarak tek feragat edilecek şey zaten satılmayıp KDV’sini almadığınız bir şeyin KDV’sini almamak. Çevreye zararlı olan, trafiğe problem çıkartan, tehlike potansiyeli yüksek araçlardan kurtulmanın yanında bir dolu yan faktörlerden özellikle sosyal sigortalardan, fabrikalar çalıştığı için kazancınız yüksek olacak. Artı satış sonrası hizmetler, gelir vergisi, yani alacakla vereceği mukayese ettiğinizde müthiş bir karınız oluşuyor. Bunları anlattık, hatta bununla ilgili bir simülasyon da yaptık. Fakat şu ana kadar maalesef ikna edemedik. Diğer yandan finansman konusunda, kredi garanti fonunda ciddi ilerleme kaydedildi. Pratiğe de dönüşüyor ve bu konuda da başvurular değerlendirilmeye başlandı. Faizler zaten düştü. Zamanında çok istediğimiz bir şey, geç olsa da oluştu. KOBİ’lere cansuyu zaten yapılmıştı. Biz uzun vadeli mevduatlar özendirilsin istiyoruz. Borçların yeniden yapılandırılması için devlet bankalarının devreye girmesini istiyorduk ve bu konuda bir şey yapamadık. Yatırım finans faizlerinin düşürülmesi konusunda da çok ciddi, kayda değer bir şey olmadı ama bankaların artık çaresi kalmadığı için yavaş yavaş bu konuda açıldıklarını görüyoruz. Bunun yanında özel sanayi fonunun yaratılmasını istiyorduk. Ve muhakkak şu KKDF’den kurtulmak ki faizlerin bu kadar düştüğü bir dönemde vadeli itha- latın yüzde 3 gibi ciddi bir finansmanla yapılması son derece anlamsız. Ama bunda da başarılı olamadık. Ar-Ge yatırımı konusunda biliyorsunuz Ar-Ge teşviği çıktı ve eli kulağında, şimdi de yatırım teşviği çıkıyor. Yan sanayi oranı çok yüksekti onu 5 milyon TL’ye kadar düşürdük ve bu oranda yatırım yapan herkes yatırım indiriminden yararlanacak. Diğer yandan çevre koruma yatırımlarının özendirilmesini istiyoruz çünkü artık dünya bu konuya çok önem veriyor. Ve esas üzerinde durduğumuz şey yeni nesil araçlara, özellikle elektrikli araçlara, hibrit araçlara yatırım yapanların bu konuda özendirilmesi. Hatta bu araçların bir müddet vergisiz satılması, bunların alt yapısına devletin teşvik vermesi konusunda taleplerimiz var. Umuyoruz bunlardan da sonuç alacağız, olumlu gidiyor. TÜBİTAK-TEYDEB projeleri ise kabul oluyor ama daha pratik hale getirilmesini istiyoruz. Çalışanlarla ilgili hepimizi kurtaran ve Avrupa’da da çok işe yarayan, bizim de çok işimize yarayan kısa çalışma ödeneği uygulamadaydı. Hepimiz bundan çok iyi bir şekilde yararlandık ve işçilerimizi tutma şansımız oldu. Yüzde 50’ye düşen üretimler karşısında, yaptığımız araştırmaya göre, sadece yüzde 15 oranında işçi azaltılması oldu. Burada da kısa çalışma ödeneğinin çok büyük faydasını gördük. İşveren payı yüzde 5 azaltıldı. Ama biz yine de kriz döneminde sosyal sigortalar ve muhtasar ödemelerinin ertelenmesini istemiştik ve vergilerin azaltılmasını. Yatırım indirimine bağlantılı olarak, çalışan sayısına bağlı vergi indirimleri istemiştik. Bir Öngörü: “2008’i 2012’de Yakalarız” Gelecekle ilgili biz, TAYSAD olarak, neler düşünüyoruz? Biz hemen sıçrayıp 2010 ve 2011’de 2008’i yakalayamayacağımızı ancak aynı rakamlara 2012 civarında tekrar ulaşacağımızı düşünüyoruz. 2008’de bir milyon 300 bin adet bekliyorduk. 2009’da artık 1 milyon 500 binleri geçip, 2010 ve 2011’de 2 milyona doğru gideriz diye düşünüyorduk. Biz yüzde 25’lerden, yüzde 30’lardan bahsediyoruz ama 2008’e göre bahsediyoruz. Hedeflediğimiz rakama göre oldukça uzaktayız. Bizim hazırlıklarımız yatırımlarımız insan gücümüz hep bir buçuk-iki milyon adede göre hazırlanıyordu. Ana sanayimiz gelip bize diyordu ki: “Hazır mısınız? Biz yarın iki milyon adet Pazar Fiyatından İşbirliği Anlayışına... Pazar fiyatını sıkı tutan GM ve Ford eksi seviyede, iyi bir duruma geçememişler. Diğer şirketler artı seviyelerde ama bazıları daha iyi... Mesela Toyota ve Honda biraz daha iyi seviyedeler... En son yurt dışında bir toplantıda söylediler, Ford ciddi derecede politika değiştiriyormuş ve pazar fiyatından iş birliğine doğru gidiş gösteriyormuş. BMW’de tam tersi, aslında işbirliği tarafına çok yakın olan firmalardan, pazar fiyatına doğru gidiyor. Mercedes işbirliği anlayışında ve onu daha da geliştirmek istiyor. Honda ve Toyota her zaman olduğu gibi stabil. Uzun vadeli stratejiler yaptıkları için çok fazla bir oynama göstermiyorlar, işbirliği anlayışındalar. Karları da zaten diğerlerine göre daha yüksek. Ki Toyota bu kriz döneminde hep böyle uzun vadeli davranıp çok fazla esnek olmadığı için ciddi kayıplara uğradı. Yine de işbirliği anlayışından, yan sanayide işbirliği anlayışından, vazgeçmiyor. üreteceğiz, bizi yarı yolda bırakmayın. Şimdiden yatırımlarınızı yapın”, “Yapabilecek misiniz? Sizde bu enerji, bu istek var mı” diyorlardı. Biz de yapıyorduk. Yani bunlara hazırlandık ve biraz da bu yüzden sıkıntı çekiyoruz. Tabii bütün bunların finansmanını sağlamak ve nakit akışını düzenlemek bize ciddi sıkıntılar veriyor. Ama şu çizdiğim biraz pesimist tablo, umarız daha iyisi olur. Benim önerim (kendi şirketimde de onu yapıyorum) 2012’ye kadar muhakkak bütçelerin yapılması ve biraz temkinli davranılması. Dünyada Neler Oluyor? Dünyada son 2 yıl içerisinde iflas istemine giren pek çok büyük otomobil tedarikçisi, bildik tanıdık şirketler var. Tabii bunlar küresel krizin etkilerinden ama aynı zamanda sorgulamak lazım doğru bir iş modeli içerisindeler miydi yoksa yanlış bir iş modeline destek olarak mı kriz çıktı da bu duruma düştüler? 80’li yıllarda nasıldık biz? Artı maliyet felsefemiz vardı. Maliyet üzerine kar koyuyorduk ve satıyorduk. Kazançlı te- darikçiler vardı ve 80’li yıllarda hepimiz çok iyi paralar kazandık. 90’lı yıllara gelince sisteme uygun büyüklükte yan sanayiler arandı. Ve pazar fiyatı yavaş yavaş oluşmaya başladı. Özellikle GM bunu destekledi, tedarikçilerin üzerinde artan baskılar oluştu. Başka rakipler oluştu. Dış kaynaklar devreye girmeye başladı. Ve 2000’li yıllarda artık çok iyi kominikasyon olduğu için bir takım ihaleler açılmaya başladı internet üzerinden.. Alıcı profillerinde değişiklik oldu. Teknik satın almacılar, entel yöneticilere dönüşmeye başladı. 2005 yılında düşük maliyetli ülkeler çoğalarak devreye girdiler, ve onlar da teknolojilerini arttırmaya başlayarak bu rekabetin içine dahil oldular. Dolayısıyla aşırı tasarruf hedefleri istendi, amortisman yoluyla yatırımların geri ödenmesi başlandı. Bir sonraki işleri alabilmek için alınan işlerden indirim istenmeye başlandı. Bunların üzerine küresel finans problemleri ve ekonomik kriz gelince işte bu kaçınılmaz sistem hatası oluşup birçok şirket sıkıntıya girdi. Şimdi baktığımızda burada ana sonuçlar nedir? Tedarikçiler fiOcak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 55 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS nansal sıkıntıda bir kere... Tedarikçilerin o yıllardır istenen mühendislik birimleri artık yeterince kullanılmıyor çünkü herkeste fazla kapasiteler oluştu. Bunlar ciddi maliyetleri olan bölümler ama yeterince kullanılmayan bölümler. Aynı şekilde üretimde sınırlı kapasite kullanımları başladı çünkü bütün bu talepler yanında dünyada ciddi bir kapasite fazlalığı oluştu. Bu kapasite fazlalığı ise eninde sonunda kaçınılmaz konsolidasyonları getirecek. Bazıları hem ana sanayi olarak, hem yan sanayi olarak birleşmek, kapasitelerini birleştirmek durumunda kalacaklar, kaldılar da... saymama gerek yok. Ama yeni ülkeler hem bizim için bir tehdit, hem de ciddi bir potansiyel... Bizler de oraya gidebiliriz. Bizi sıkıştıran bu kadar kapasite fazlası olmasına rağmen pazarı canlandırmak için uğraşan OEM’lere karşı bu yeni projelerde yer alabiliriz. Bu da potansiyel yeni bir fırsat... Tabii yeni teknolojiler çıkıyor çünkü yeni nesil araçlar olacak, dünya değişecek. Bu bizim bildiğimiz yanmalı motorlardan çok farklı olarak elektrik ve hibrit motorlar bununla bağlantılı olarak farklı aktarma organları ve farklı hafif metallerin kullanılması, plastik oranının artması söz konusu. Şimdiden yatırım yaparsak yeni teknolojilerle kendimize fırsatlar sağlayabiliriz. Ve küçük tedarikçileri konsolide edip belli, büyük çaptaki yan sanayicilere bağlamak üzerine kurulu politikalar bize yeni fırsatlar çıkaracak, onları bir araya getirip kendimize daha büyük potansiyel sağlama şansımız olacak. Bunlar da bizim yeni fırsatlarımız. Yan Sanayii İçin Risk Faktörleri ve Potansiyel Fırsatlar Şimdi geldiğimiz durumda özellikle bu küresel tedarikçiler için, OEM’le geniş çapta çalışan küresel tedarikçiler için, söylüyorum geldiğimiz durumda hem risk faktörleri var hem potansiyel fırsatlar var. Risk fakörleri neler, tabii ki kısıtlı finansman var. Bütün dünyada da böyle, şirketimizde de böyle. Fiyat tabanlı seçimler var, fiyat çok önemli rol oynuyor artık yan sanayi seçiminde. İyileştirme programları var sürekli geliyorlar oditler yapıyorlar sinerji programları uyguluyorlar, sürekli nereden, ne kısarız programları var. Ve kapasite fazlasıyla doymuş pazarlarda ulusal rekabetler için hem yeni, çok sayıda proje üretiliyor ve bunlara yatırım yapılması bekleniyor, hem de bunlar için yeni yan sanayiciler ortaya çıkıyor. Özellikle Uzak Doğu’dan bu tür risk faktörleri var ama potansiyel fırsatlar da var. Bunlar neler? Otomotiv artık bölge değiştiriyor yani doğuya doğru gidiyor. Bizde bu konuda aslında iyi bir potansiyeliz çünkü doğuya giderken ilk durak, doğudan batıya giderken de en yakın son durak... Bunu kullanmamız lazım ama yeni ülkelerin çıkacağı muhakkak, yani artık hepiniz biliyorsunuz Çin’i, Hindistan’ı, Rusya’yı 56 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Ne Yapmalı? Şimdi bizim ne yapmamız lazım? Kendi pozisyonumuzu belirlememiz lazım OEM’e karşı. Bir kere anahtar tedarikçi miyiz? Bunu iyi anlamamız, pozisyonumuzu iyi belirlememiz lazım. Burada olabilmek için küresel tedarikçi olmanız lazım. Tüm bölgelerde, tüm markalarla çalışmanız lazım, uzun süreli ilişki gerekiyor. Ortak gelişim projelerinde olmanız lazım, kritik bir takım kategorilerde ortak yatırım yapabiliyor olmanız lazım, dış kaynak için ilk seçenek siz oluyorsunuz bu durumda. Bizler belki daha çok, yani Türkiye’deki lokal yan sanayicilerden bahsediyorum, Tier 1 olarak bölgesel tedarikçi olabiliriz. Burada da anahtar tedarikçiye benzer yaklaşım içinde , o anlayış içinde olmamız lazım... Ana sanayi ile muhakkak sınırlı ortak gelişim rolümüz olması lazım. Ve anahtar tedarikçileri için fiyat rekabet- leri, özellikle dış kaynak anlaşmalarında ön plana geçmemiz lazım. Onlardan daha iyi olmamız lazım. Bir de tabii yerel tedarikçiler var bunların şansı belki daha da fazla, yani küresel rekabete girmeden yerel tedarikçi oluyor. Ülke içerisinde kendisi güçlü, tekniği, fiyat yapısı, organizasyonu güçlü ama bölgesel olarak çalışabiliyor. Dış kaynakta sınırlı rol oynayabiliyor ama içeride çok kuvvetli... Yerel tedarikçi modelini benimsemiş oluyor, böyle bir rolde miyiz buna bakmak lazım. Ya da hiç birini yapamıyorsak emtia üreticileri dediğimiz ortak geliştirme kabiliyeti olmayan, sadece fiyata dayalı çalışabilen, diğerlerine alt yüklenici olarak davranabilen model. Bu çizdiğimiz modellerden bir tanesini benimseyip onun üzerine konsantre olup gelişimimizi yukarıya doğru çıkartmaya çalışmamız lazım. Sonuç; Ne yapmamız lazım? Maliyet indirimi evet, fakat sadece fiyat indirimi değil, fiyat rekabeti tabii ki yapacağız ancak toplam maliyet dikkate alınmalı. Fiyat rekabeti yaparken özellikle hammadde konusuna çok dikkat edilmeli. Muhakkak bazı kurallara bağlamalı. Tabii ki ortak yatırım yapmamız lazım ama, OEM’le risk ve fırsatlar paylaşım ortaklığına dayalı bir iş planı olması lazım. Tasarım maliyetlerimizin özellikle kalıp yatırımlarımızın çok uzun sürede geri ödemelerinde yani ya doğru bir finansal kaynak bulmak lazım ya da bu konuda farklı çözümlere gidip OEM’i ikna etmek lazım. Ortak gelişim evet ama uzun süreli ilişkiye dayalı bir ortak gelişim... Tedarik zinciri konsolidasyonuna da maruz kalacağız büyük bir ihtimalle ama bunun için muhakkak somut iş taahhütleri almamız lazım. Küreselleşme yine öyle, sizden bunlar istenebilir. Büyüdüğünüz takdirde muhakkak bizimle beraber şuraya geleceksiniz veya şuradaki birime gideceksiniz ve Kore’de de bu işleri yapacaksınız denilebilir. Ama bunun için de iş taahhütleri alarak yürümeniz lazım. Ve bütün bunları yapamıyorsak birileriyle bizi evlendirebilirler. İşbirliğine götürtebilirler, bunlar lisans da olabilir, ortak yatırım da olabilir veya komple sizin satın almanız da olabilir. Orta ve uzun vadeli bir bakış açısıyla muhakkak iyi bir değerlendirme yapıp ona göre evet dememiz lazım. Benim kısaca hem günümüzde geldiğimiz rakamlar itibari ile hem de ilerde olabilecek senaryolar itibari ile anlatmak istediklerim bunlar.t 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS Dünyayı, Türkiye’yi ve kendimizi bilmek uBirkaç önemli şeyin Türkiye’de çok kötü yapıldığı kanaatindeyim. Birincisi veri okumayı pek fazla bilmiyoruz. Basın bir kenara, kurumlarda bile çıkan verilerin doğru filtrelerden geçirilip anlatılmadığını görüyoruz. Bunun büyük sakıncaları var çünkü yanlış kamuoyu oluşuyor. Sadece kamuoyu oluşmuyor. Siz, işin içindeki insanlar bile iyiye, doğru gittiğine dair birşeyler hissederken birden durumun kötüye gittiğine dair bir haber çıkıyor. Mesela siz Bursa’da iyiye giderken kötüye giden bir haber duyuyorsunuz. Ya da siz kötüye gittiğini hissediyorsunuz, kendi işiniz, sektörünüz etrafında ve birden iyiye gittiğine dair bir haber çıkıyor, şaşırabiliyorsunuz. Aslında şaşırmamak lazım. Çünkü muhtemelen yanlış okumalar geliyor size. Bazen de sektör içerisinden yanlış okumalar gelebilir yalnız...Herkes kendi sektörünü, kendi şirketini ülke ekonomisi gibi görür. Sizin iş kötüye gidiyorsa ülke de kötüye gidiyor diyebiliyorsunuz. Fakat öyle değildir her zaman. Dolayısıyla o ayrımları çok dikkatli ve iyi yapmak lazım. Şimdi ‘Türkiye ekonomisi ne durumda’ diye sorduğunuz zaman, buna tek başına Türkiye üzerinden cevap vermek mümkün değil. Neden değil, çünkü dünyaya çok en- 58 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr tegre bir ekonomi Türkiye... Bu entegrasyonun getirdiği sadece ekonomik sonuçlar yok sosyal ve siyasi bazı sonuçlar da var. Bu Türkiye’nin işlerini bir anlamda çok kolaylaştırabiliyor, bazen de zorlaştırıyor. Ne zaman zorlaştırıyor? Bağlı olduğunuz global sistem sıkıntıya girdiği zaman işiniz çok zorlaşıyor. Global sistemde işler iyiye gittiği zaman, sizin işinizin de ciddi şekilde önü açılıp gidiyor. Dünya sistemi tökezlemeden sizin tek başına tökezlemeniz çok zorlaşıyor. ‘Türkiye’nin bundan sonra kendi başına, kendi ekonomik krizini yaşaması mümkün müdür?’ derseniz bence mümkün değildir. Yani dünyada her şey güllük gülistanlıkken Türkiye’de bir ekonomik kriz olması bence artık mümkün değil. O devir geride kaldı. Ama Türkiye Yapı Kredi Bankası Baş Ekonomisti Doç. Dr. Cevdet Akçay kendi krizini siyaset üzerinden zorlaya zorlaya yaratabilir. Normal (buradaki normalin tanımını sonra yaparım) bir siyasi sistemde, gelişmiş Türkiye ekonomisinin kendi ekonomik krizini yaratması mümkün değildir. Yalnız buraya bir çekince koyun hemen ki son dönemlerde bunu yaşıyoruz. Dünyadan bağımsız olarak, gidişatta bir sakatlık görüyorum ben Türkiye ekonomisinde... Büyüme hızımız, toplam faktör verimliliği yaratma anlamında sınırlara gelmiş gözüküyoruz. Bundan sonrası Türkiye için zorlaşıyor. Ve Türkiye’nin normalleşmesi itibariyle bazı şeyler daha tehlikeli hale gelecek. Türkiye ekonomik olarak normalleştiği, normal ekonomik parametreleri- ne ulaştığı anda TL’nin ne olacağını pek fazla bilemeyeceksiniz. Size herkes normal muamelesi yapacak ve normal bir ülkenin parası da dört tane kötü veriden sonra yüzde 8 değer kaybeder ve kalır o... Bir yere de gitmez. Ama normalleşen bir ülkenin parası altı tane kötü data gelse, herkes hala sizin normalleşmenize oynuyorsa, paranıza hiç bir şey olmaz, değerli gitmeye devam eder. Biraz paradoksal gözüküyor. Daha normal bile değilsin paran hala değerleniyor. Normalleştin iyi bir şey ama paran değer kaybediyor. Normal ülkelerin bazı göstergeleri, artık çok veri alındığı için, onlardaki bozulmalar daha ciddiye alınır. Yani detaylar önemli hale gelmeye başlar. Normal bir ülkede büyük resim önemlidir, detaylar önemli hale gelmeye başlar. Dolayısıyla beş tane kötü gelen veri normalleşen bir ekonomide detaydır, önemli değildir. Ama normal bir ekonomide 5 tane kötü veri detaydır ama çok önemli bir şey haline gelir. Bu benim kendi kafamda kurduğum bir şey ama testine de baktım değişik ülkelerde, tutuyor hakikaten... Mesela Avrupa Birliği yakınsaması var, ülkeler AB’ye girmeden önce paraları çok daha fazla kuvvetleniyor. Ama girdikten sonra artık normal bir ülke muamelesi görüyorsunuz. Artık daha sağlam olduğunuz için paranızın değer kaybetme ihtimali artıyor. Türkiye bence iktisaden çok normalleşti. Milli gelirde krizle beraber çok ciddi düşüş var. Bu arada dünyanın her yerinde var. Yüzde 5-5.5 daralma dünyada artık bugün için standart bir daralma zaten. Bu resim, birinci resim... Dolar - TL paritesi ile ilgili bankada yapmış olduğumuz bir çalışma var. Çok sofistike istatistiki bir yöntem bu.. Markov Rejim Değişimi modeli... Rejimden kastımız da şu: Herhangi bir değişkende o kadar kuvvetli düzeyler oluyor ki, o düzeylere biz o sistem içinde, rejim diyoruz. Baktığımızda 2003 senesinden beri TL/dolarda iki tane rejim bulduk. Bir tanesi 1,31’ler bir tanesi 1,52’ler... İkisi dışındaki her rakama, bu iki rejim etrafındaki rahatsızlıklar gibi bakılabilir. 1,19’lara geldik mesela onlar aslında 1,31 rejimi etrafındaki rahatsızlıklar. 1,70’ler gördük, 1.82’ler gördük, onlar da 1,52 etrafındaki rahatsızlıklar. Ama oralarda hiç kalmıyor. Döviz kurunda bayağı bir istikrar gördük ve bence Türk Lirası nihayet rüştünü ispat etti. Bugün TL hakkında en kuşkulu insanlar bile ‘ne olursa olsun galiba TL’ye pek de bir şey olmuyor’ fikrine alıştılar. İki resmi birleştirin milli gelir aşağı geldi, döviz kurunda bayağı bir istikrar/kararlılık var... Diğer resim, üçüncü resim faizlerin, hem Merkez Bankası hem de bono faizlerinin nasıl aşağı geldiğini hatırlayın. Korkunç bir aşağı geliş var. Şimdi üç resmi birleştirelim. Bu resmi daha evvel ne zaman gördünüz Türkiye’de? Hiç görmediniz. Krize girdiğimiz zaman milli gelir aşağı evet, döviz kuru uçup gidiyor, onu tutacağım diye faizler yukarı... Yani kriz resmi Türkiye’de budur. O resim artık Türkiye’de yok, bir daha “Nereye gideceksek önce olduğumuz yeri anlamak çok önemli. Türkiye’nin en büyük problemi bu. Yabancı ülkelerde bazı konferanslara katılıyorum. Hiç bu tür problemleri yaşamıyorum, Çünkü teşhis konusunda bir farklılığımız olmuyor yani o ülkede o ana kadar ne olduğu neyin nasıl geliştiği ve mevcut durum konusunda hiçbir fikir ayrılığı olmuyor.” da olmayacak demeyelim ama çok çok zor. Ama bu normalleşme çok kuvvetli bir normalleşme. Ben hala başka bir risk arıyorum ki çünkü bu Türkiye’nin büyük bir avantajıdır, dezavantaja dönerse risk olacak. O da siyasi normalleşme. Bu kriz başlamadan evvel bana deseydiniz ki: ‘Muazzam bir finansal kriz geliyor. Bana öyle hayali bir ülke tasvir et ki bu ülke böyle bir krizden minimum hasarla çıksın. Yok böyle bir ülke ama sen yine de bir tasvir et’. Tasvire şöyle baş- lardım. Ekonomi bir kere büyük olsun. Küçük ekonomi olma çünkü yanarsın. Çeşitlenmiş olsun yani Avusturya’ya benzemesin. Çikolata var, kayak var başka bir şey yok. Finansal sektörü mümkün olduğu kadar cüce kalmış olsun. Çünkü büyük finansal sektör büyük tehdittir böyle bir krizde. O finansal sektörde finansal enstrümanlar gelişmiş olmasın, sistemde sekuritizasyon olmuş olmasın, yani banka verdiği krediyi kredi olarak tutsun. O kredi üzerinden yeni varlıklar yaratıp 1001 tane varlık yaratmış olmasın. Hane halkları mümkünse borçlu olmasın, şirketleri mümkünse pek fazla leverage kullanan şirketler olmasın. Böyle hayali bir yer... Türkiye’yi tasvir ettim size. Bu ülke tasviri Türkiye’dir. Normal zamanlarda dezavantajı olan şeyler finansal sisteminiz güdük, finansal enstrümanlar gelişmemiş, hane halklarınız ortalığı canlandırmıyorlar fazla, finansal sistem çok fazla finansal aracılık yapamıyor vs. Bu normal zamanlar için kötü reçete. Kriz içinse en iyi reçete. Türkiye’nin buradan minumum hasarla çıkması aslında hakikaten mümkün idi. Çıktı mı? Çıkmadı. Niye çıkmadı? Anlatması biraz uzun ama, bir yerde bırakırsam da haksızlık oluyor. Nereye gideceksek önce olduğumuz yeri anlamak çok önemli. Türkiye’nin en büyük problemi bu. Yabancı ülkelerde bazı konferanslara katılıyorum mesela orda hiç bu tür problemleri yaşamıyorum, Türklerle yaşadığım problemleri... Çünkü teşhis konusunda bir farklılığımız olmuyor yani o ülkede o ana kadar ne olduğu, neyin nasıl geliştiği ve mevcut durum konusunda hiçbir fikir ayrılığı olmuyor. Ama ne olacağı konusunda feci olabiliyor. Türkiye’de her konuştuğumda ne olduğu konusunda büyük fikir ayrılıkları var. mevcut durum tesbitinde buluşamıyoruz zaten. Buluşamadığımız zaman da, ileriye dair ne söyleyeceğimiz konusunda buluşmamız zaten hiç mümkün değil. O şans tamamen ortadan kalkıyor. Benim teşhisim şu. Her ülke üç kanaldan etkileniyor. Kuzey Kore hariç, bir miktar Küba hariç ki Küba bile artık nerdeyse devreye girmiş bir vaziyette. Sadece Kuzey Kore kaldı. Her ülke Amerika, Bolivya, Ruanda, Türkiye, Macaristan hiç farketmez üç kanaldan etkileniyorsunuz. Bu üç kanal da şu: Bir ticaret kanalı, iki finans kanalı, üç expectation dediğimiz beklentiler kanalı... Bu üç kanalı bir şekilde büyüme ile birebir ilişOcak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 59 60 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS kilendiriyorsunuz. Yani ne kadar çok ticaret yapabiliyorsanız, ne kadar çok finansman bulabiliyorsanız içerden, dışardan ve beklentileri ne kadar iyi yönetiyorsanız büyümeniz o kadar yüksek oluyor. Bunlardaki kötü gidişatlar da sizin büyümenizi etkiliyor. Enteresan nokta şu ki iki tane kanal ilk başta söylediğim yani ticaret ve finans kanalı Kuzey Kore hariç dünyanın her yerinde hiçbir hükümetin kontrolünde değil. Amerika’nın da değil, Bolivya’nın da değil, Türkiye’nin de değil. Bunların ne olacağına, ticaretin, finansmanın ne olacağına dünya karar veriyor. Siz karar veremiyorsunuz. Orada dümen dünyada. Yani globalizasyon dediğimiz şey bu aslında bana sorarsınız. Dümeni gönüllü olarak bırakmış olmanız. Bırakmadığınız takdirde tek yanaşacağınız yer Kuzey Kore. Birazcık İran’a benzersiniz, biraz da Küba’ya...Çokca Kuzey Kore’ye ama bu dünyanın global sisteminin bir parçası olamazsınız. Türkiye seçimi çoktan yapmış vaziyette. Ben global sistemin bir parçasıyım diyor. O zaman ticaret ve finansman sizin kontrolünüzde değil zaten. Bir tek beklentiler sizin kontrolünüzde. Dünyanın en iyi siyaset adamları beklentileri en iyi kontrol eden adamlar. Bizden daha iyi yapmış olan Amerika, orada da büyük kavgalar kopuyor. Obama daha işler kötüye gitmeden, bakın işler daha kötüye gidecek diyor. Önce daha kötüye gidecek sonra düzeleceğiz, hazır olun diyor. Bizde ne deniyor? Merak etmeyin sağlamız deniyor. Ne olduğunu iyi anlayan insanların tepede olduğunu bilmek , altta olan bizler için en büyük güvencedir. Çünkü yukarıdan gelen doğru sinyalle biz aslında hareketlerimizi ayarlarız ve onların sonuç verdiğini görürsek yukarıya daha da güveniriz. AKP iktidarı devraldıktan sonra bence çok iyi iş götürdüler. Herkes diyor ki ‘dünya çok uygundu da ondan iyi götürdüler’. Dünya daha evvel de çok uygun oldu, daha evvel de dünyada bizim push (itici) dediğimiz faktör vardı hiç Türkiye’den pull (çekici) faktörü çıkmadı. İlk defa çekici faktör çıktı. Özelleştirme, mali disiplin gibi bunların hepsi ciddi atılım yaptırdı bu ekonomiye ve Türkiye’nin çehresi değişti. Bir kere bunu kabul etmek lazım. Türkiye’nin çehresinin altı sene içinde değiştiğini kabul etmeniz lazım. O değişmeden sonra, nasıl götürüldüğüne baktığınız zaman bence hatalar yapıldı. Birinci en önemli hata da budur. Üçüncü kanalı iyi götüremedik, beklenti kanalını... Sebebi ben hep şunu söylerim sokaktaki insanın aklını, sıradan bir insanın aklını, sakın hor görmeyin. Aslında çok akıllılar. Ben eğitimlilerde daha fazla problem görüyorum. O eğitimsiz diye bakılan insanlar aslında bütün mevzuları, demokratik sistemle ilgili, ekonomiyle ilgili bütün rahatsızlıkları çok derin analizlere girmeden temiz, rahat görebiliyorlar. Bence en büyük hata, Başbakan önce merak etmeyin bir şey olmayacak dedi, sonra baktı ki biraz oluyor teğet geçecek dedi, baktı ki deldi geçti ilk biz çıkacağız dedi. Baktı ki ilk biz çıkmamışız, en derin girmişiz, Singapur’dan sonra, ileriye yönelik şöyle böyle olacağız dedi. Haksızlık etmek istemiyorum ama bu çok kötü bir yönetim tarzı. Ben olsam iki sayfalık Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr “Krizin büyüklüğünü muhtemelen size anlatma şansım yok, yani finans sektöründe idiyseniz anlama şansınız vardı ve anlayınca da dudaklarınız uçuklamaması mümkün değil. Eğer sektör dışında iseniz inanın anlama şansınız yok krizin büyüklüğünü. O kadar acayip bir şey bu”. çok temiz, düzgün, basit bir raporu yurda sesleniş olarak okurdum. Dünya çok ciddi bir krizde ve bu krizin ne nitelikte olduğunun fena halde farkındayız. Demin size Türkiye’yi tasvir ettim, bu krizden hasarsız çıkmak yok çünkü. Bunun literatürdeki adı muson yağmuru cinsi kriz. İki bulaşma krizleri var, üç spekülatif krizler var. Muson yağmuru merkezde bir şey olunca çıkan krizler. Onun için herkes ıslanıyor. Ya paçaya kadar, ya kalçaya kadar ya da gırtlağa kadar ama ıslanmamak mümkün değil herkes ıslanacak. Bu o tür bir kriz, nerede oldu? Dünyanın merkezinde Amerika’da oldu. Niye dünyanın merkezi Amerika? derseniz onu da söyleyeyim: Amerika’da bir kredi piyasası var, onun içinde emlak kredisi piyasası var, onun da içinde düşük kaliteli olan subprime denilen piya- sa var. Bu kriz nerde çıktı? Subprime’da çıktı. Kim krize girdi? Bütün dünya. Bana böyle başka bir ülke gösterin, yok böyle başka bir ülke ve uzun süre de olmayacak. Merkez Amerika’dan falan da çıkmayacak. Orası hala merkez olmaya devam edecek. Finansal anlamda bu kesin. Böyle birileri ıslanacak ey Türk milleti! Biz paçaya kadar ama göreceksiniz dize kadar ve gırtlağa kadar gidenler olacak. Gelişmekte olan piyasalar, yani bizlere bir şey olursa en başta onlar batacaklar. Örneğin İsviçre... Öyle bir ülke var ki milli gelirinin yüzde 85’i bankacılıkta. Onun da yüzde 75’i ülke dışında... 12 tane IMF programının 10’unu açan ülkeler.. Şimdi orası mı daha sakat yoksa Türkiye mi daha sakat? Ülke Avusturya. Dört sene evvel her yurdum insanı Avusturya’ya muhtemelen imrenerek bakabilirdi. Bugün bir Türk’ün Avusturya’ya kesinlikle imrenerek bakmaması lazım. Bizden daha kötü durumdalar. Uzun süre de düzeltemeyecekler, bu öyle bir kriz. Uzun süreli etkileri çok fazla... Yunanistan’a bakın, bundan yedi sekiz ay evvel altı aylık borçlanamıyordu, TC hazinesi beş yıllık borçlanırken. Parasının Drahmi olduğunu düşünün, tepe taklak giderdi. Bu ülkeleri şu anda euro kurtarıyor. Paraları euro olmasa büyük sıkıntı içerisindeler. Benim krizler hakkında en sevdiğim şey röntgeninizi falan değil, emarınızı çekiyor. Ne var, ne yok böyle çıkıyor ortaya. İyi zamanlarda saklarsınız, kriz zamanında saklayamazsınız. Bugün Türkiye’nin bir Macaristan olmadığı ortaya çıktı. Olumlu anlamda söylüyorum. Bundan bir sene önce hangi Türk’ü çevirseniz ‘Tabii ki Macaristan.. baksana Türkiye’den zaten bir şey olmaz’ derdi, bin bir tane kötü şey sayardı size Türkiye hakkında. Öyle ol- madığı ortaya çıktı. Bunları süperiz diye söylemiyorum, biz de tepe taklak gittik. Ciddi kaçmış bir şans var. Önümüzde fırsatlar var mı, bir dolu değil ama var bir miktar. Bazılarında hiç yok. Bizde bir miktar var. Avantajımız ne? Örneğin ihracata dayalı büyümek...İhracat çok iyi bir şey ama ihracata dayalı büyümeye yaslanmak kötü bir şey. Ancak ihracatta Kore’ye Çin’e dönmeye kalkmayın, çünkü kontrol edemediğiniz kanallar. Size darbesini vurduğu anda hiçbir şey yapamazsınız. Onun için ihracat çok önemli. Ama esas önemli olan ihtiyacı olan ithalatı yapabilmek. Bunun için ihracata ihtiyaç var. Dolayısıyla iç talep, içerdeki tüketim ve yatırım harcamalarını sakın hor görmeyin. Canlı bir iç ekonomi çok önemli bir şeydir. Ve kuvvetli bir ihracat sektörü ki ihtiyacım olan ithalatı yapabileyim. Tüketim malı üretmekle büyünür. Türkiye’nin milli geliri Bursa’dan bir araba çıkarsa artar. Ondan sonra o araba galeriye gider, ondan sonra da komisyon alırsın. Asıl gelir, araba fabrikadan çıktığı zaman kazanırsın. O araba stokda mı kalmış, satılmış mı, altı taksitle mi, yirmi dört taksitle mi, peşin mi hiç fark etmez. Tabii satışlar arttığı zaman ordan bir çarpan etkisiyle daha da fazla artıyor... Ama esas gelir arabanın fabrikadan çıkmasında. Buna böyle bakmanız lazım. Bunu da anlamıyor mesela Türkiye. Üretim çok iyi ama tüketim çok kötü, hayır tüketim iyi ama sizi büyütmez. Çok az büyütür, üretimdir asıl sizi büyüten. İthalat ve ihracatta da aynı şey var. ihracat iyidir, ithalat kötüdür. Yanlış.. Çünkü malı üretmişim, fabrikamdan çıkmış, tüketmiyorum güzelim malı elin yabancısına satıyorum. Nesi iyi bunun? Çünkü onun karşılığı daha fazla istediğim ya da benim mukayeseli avantajımın olmadığı bir malı alacağım ben. Yani ithalat kötü bir şey değil. İthalat iyi bir şeydir. Çünkü üretmenin size maliyetli olduğu, (euro maliyeti değil) mukayeseli avantaj anlamında maliyetli olan şeyleri bir şekilde üretmezsiniz ve dışarıdan alırsınız. Japonya uçak yapıyor mu, yapmıyor. Japonya uçak yapsa, Airbus’ı yapsa euro maliyet bazında Avrupa’dan daha ucuza getirir mi? getirir. Peki neden yapmıyor Japonlar Aırbus’ı? Çünkü fırsat maliyeti yüksek, euro maliyeti değil. Onu yaptığı anda vazgeçeceği şey Avrupalının vazgeçe- ceğinden çok daha fazla. Öyle olduğu için bir anlamı yok. Elektronik mamulümü üretirim ordan kazandığım ile alırım ben uçağı diyor. Yoksa teknolojisi var, bilgi birikimi var her şeyi var ama yapmıyor. Böyle bakmak lazım meseleye. Bunlar yerleşmeden Türkiye’de ekonomi konuşmak zaten çok zor. Bu kriz çok tarihi bir fırsat yarattı Türkiye’ye. İki tane rejim vardı 1,31 “Tüketim malı üretmekle büyünür. Türkiye’nin milli geliri Bursa’dan bir araba çıkarsa artar. Ondan sonra o araba galeriye gider, ondan sonra da komisyon alırsın. Asıl gelir, araba fabrikadan çıktığı zaman kazanırsın. O araba stokda mı kalmış, satılmış mı, altı taksitle mi, yirmi dört taksitle mi, peşin mi hiç fark etmez.” ve 1,52.. Size bahsettiğim o döviz kuru rejimini rahatsız etmeden, faizleri aşağı getirme şansını verdi bize...Kura da bir şey olmadı.. Ve insanların kura olan inancını da sarsmamanız lazım. Eğer krizde TL 80’e fırlasaydı, 76’larda kalsaydı bugün çok tehlikeli bir durumdu. Belki ihracatçılar sevinecekti, muazzam bi avantaj yakaladım diye ama o avantaj çok yanıltıcı... Çünkü istikrarı olmayan bir parayla ticaret yapmanız mümkün hale gelmeyecekti. Onun için kurda istikrarı yakalamak herkesin en arzu ettiği şey olmalı. Artı en büyük derdimizin bence enflasyon olması lazım. İhracatçının da enflasyon olması lazım. Kurdan ziyade enflasyon olması lazım. Şu resim de değişecek bakın hep ihracatın katkısından bahsediliyor büyümeye, ihracatın katkısından bahsedilmez. Net ihracatın katkısından bahsedilir. Yani y = c dediğimiz denklemde “c” özel tüketim + ‘’ ı ’’ özel yatırım + ‘’g’’ kamu harcamaları + eks eksi ‘’m’’ parantez içinde tek bir terim diye bakarız. İhracat tek başına değil, ihracat eksi ithalatın büyümeye katkısına bakarsınız. Ve Türkiye’de net ihracat dediğimiz kalemin büyümeye katkısı sadece kriz zamanında Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 61 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS pozitifdir. Normal zamanlarda negatifdir, yani özel tüketim mallarının üretimi katkı yapar, yatırım malları üretimi katkı yapar vs. net ihracat da çalar hep Türkiye’de büyümeden. Bu kötü bir şey değil. Çünkü bu ne yapıyor size nihayette bir dış açık yaratıyor. O dış açık sürdürülebilir, finanse edilebilir, korkutmayan düzeylerde olursa aslında iyi bir şeydir. Şöyle bakın: Sürekli bankadan kredi alıp büyüyen ve hiçbir geri ödeme problemi olmayan şirket gibisiniz. Ülkeyi öyle tasvir edersiniz. Dış açığı olan bir ülke bunu rahat finanse edebiliyorsa, sürdürülebilirlik konusunda herhangi bir tehlike yoksa ortalıkta, aynen o benzetmeyi yapabilirsiniz. Sürekli kredi alıyorsunuz yüzde 6 faizle sürekli yüzde 10 getiriniz var. Net 4 karınız var. Bu mümkün olduğu kadar sürsün ister misiniz tabii ki istersiniz. Ülkeye de, insana da, şirkete de aynı şekilde bakmak lazım. Biz onu da öyle yapmıyoruz çünkü nosyonlar da kafalarda biraz karışık. A şirketinin şu kadar borcu var denildiğinde ‘eyvah battı adamlar’ diyorsunuz. Aynı rakam A şirketi bankadan şu kadar kredi almış yürüyor dediğiniz zaman ‘helal olsun gidiyor adamlar’ diyorsunuz. Borç kredi demektir. Ama Türkçede borç dediğinizde kötüdür, kredi denildiği zaman büyüme anlamına geldiği için iyidir. İkisi de aynı şey aslında. Yani bazı takıntılardan daha kelime bazında bile kurtulamıyoruz. odaklan. Ekonomiye değil canına odaklandı çok uzun bir süre. Ve ben biliyorum ki o kapatma davasında vs. fena halde kapatılacaklarına inandılar. Kapatılmadı ama öyle hazırdılar ki kapatılmaya bir tokat yemiş psikolojisine girdiler. Ekimde çıkan AB ilerleme raporunu okuyan var mı? 94 sayfalık bir rapor. Galiba Türkiye’de tek okuyan benim. Herkes okumadan konuşuyor hakkında. Çünkü orada okuduklarını birazcık söylemeye kalksalar ortalık birbirine girer Türkiye’de. İlk defa bu kadar olumlu bir rapor çıkıyor Türkiye hakkında. Son bir sene içinde yapılan reformlarla ilgili AB muazzam memnun... Biz ne istedik hükümetten, ekonomiye O psikoloji ile ekonomik performansa odaklanmak zordu ama yapmak zorundasınız. Onun için de ne yapacaksınız? Birazcık akil bişeyler duyup sağ- “Biz kendimize bakamıyoruz, Türkiye’ye Türk gibi bakıyoruz. O sizi hep yanlış yerlere götürüyor. Türkiye ye dışarıdan gelen biri gibi bakmanız lazım. Yoksa objektif olamıyorsunuz Türkiye hakkında. O yüzden herkesin biraz aklı selimlen Türkiye’ye bakmasında büyük fayda var.” dan soldan devreye sokmaya çalışacaksınız. Problem, üstüne gelindikçe içine kapanan bir tane yapı var. Halbuki açılmaya muhtaç olan bir yapıdan bahsediyoruz biz. İçine kapanmaya değil. Ve bu kilitlenme Türkiye’nin başına bence bu ekonomik kilitlenmeyi soktu. Mevzu budur. Yoksa şöyle düşünün, hükümet şimdiye kadar neler gerçekleştirdiğinin, başardığının farkında olsa finans sektörüne saldıracağına bence ‘ben Türkiye de ilk defa reel sektörü ve finans sektörü aynı bota bindirdim. Bizim zamanımızda oldu bu. Eski Türkiye’yi silin aklınızdan. Eski Türkiye’de reel sektör 35 reel faizlerle uğraşırken bankacılıkta adamlar muazzam paralar kazanıyordu. O devir bitti. O Türkiye yıkıldı.’ demesi lazım. Bugünün Türkiyesinde finans sektörü batarsa, reel sektör batar. Reel batarsa, finans batar. Ya beraber kazanacağız, ya beraber kaybedeceğiz. Birinin batıp öbürünün ayakta kalması bu Türkiye’de mümkün değildir. Sebebi normalleşti ekonomi. Dünyanın her ülkesi gibidir şu anda Türkiye. Şimdi motorlu kara taşıtları ile ilgili rakamlara bakalım. Aylık üretim cinsinden üretim kaybına, alt sektörlerin krize çıkış ve çıkış zamanlarına bakıyoruz. Krize girmeden önceki büyüme trendleri ile krizden çıkıştakilere bakıyoruz. Ve kriz öncesi uzun vadeli trendin eğimi ne kadar yüksekse siz o kadar hızlı giden bir sektörsünüz. Ortalama aylık üretim kaybına baktığımızda sizinki çok sağlam 38, en yükseklerden birisiniz. Kriz öncesi uzun vadeli trend eğimi de yine yük- 62 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr sek. Aslanlar gibi giden sektörlerden bir tanesiymiş ve dolasıyla krize de sağlam giriyorsunuz. Ondan sonra potansiyel krizden çıkış trendi, ama ne kadar dipledi iseniz tabi o kadar hızlı gibi gözüktüğü için ona da bir casting yapıyoruz biz.. Düzeltilmiş krizden çıkış trend eğimi.. Bir hisse senetçi olsam, bana hangi sektörlere gireceğinizi sorsanız buraya bakarım. Krizden çıkışta düzeltilmiş eğim ne kadar hızlıysa o sektöre yatırım yapmakta fayda var gibi gözükür. Potansiyel ve cari üretim farkına baktığınızda siz fazla yükseklerden bir tanesi değilsiniz, krizden çıkış zamanınız nispeten daha erken teşviklerden dolayı vs. Dolayısıyla cari ile potansiyel üretim farklı. Sizin sektörle ilgili bir de; taşıt kredileri. Konut tarafında hareketlenme var ama taşıt tarafında hareket göremiyoruz. Aşağı inen faizleri, inen fiyatları vs. insanlar konut için bir fırsat olarak görebiliyor ama araba için, taşıt için hala böyle bir talep doğmuyor. En kötü giden kredi sektörü taşıttır. Yani, nominal bazda her ay krediler azalıyor. Geri dönüş var ama yeni krediler açılmıyor. Kredi artışının milli gelire oranı... yani ne kadar açılmış bu ülkeler krize girerken... Baktığınızda yine medyan bir ülke Türkiye. Son bir şey kredi mevduat oranları, yine ortalarda Türkiye..Baktığınızda yine kötü uçtan ziyade iyi uca yakın. ‘Türkiye çok kötü, çok fena krize girdi’ tespitlerinin tek başına anlamı yok. Dünyada nerede durduğunuz ve bu durulan yerden daha iyisi olabilir miydi sorularına yanıt vermek önemli. ‘Fırsat ne var’ diye sorarsanız Türkiye siyasi düzeltmesini yapabilirse yani istikrarı yakalarsa bölgede çok önemli fırsatlar var. Her sektör için var. Ben kriz öncesinde, yabancı/yerli yatırım projelerinin listesini gördüm. Büyük bir dosya, sırf Güneydoğu için... İnanılmaz yatırım projeleri ve hepsi krizden dolayı durdu. Şimdi subprime dursa bile, bu yatırımlar yine duracak Türkiye’de ortalık birbirine girdiği için. Oraya nisbi bir huzur ve istikrar getirdiğimiz zaman o bölgeye Türkiye’nin Çin’i gibi bakabilirsiniz. Muazzam bir potansiyel var. Kendi bankama aynı şeyi söylüyorum gidelim Batman’ın, Şırnak’ın falancasındaki yerde açalım banka şubemizi, 2-3 yıl kar etmeyelim ama insanların gördüğü ilk banka olalım. İlk bizi görsünler, banka diye bizi bilsinler. Hem riskleri, hem potansiyelleri görelim. Gerçek gücümüzün nerede olduğunu görüp, onlara oynayalım. Gücümüzün olmadığı yerlerde kendimize güç vehmetmeyelim, yoksa olanları da göremiyoruz.. Bence bir uyanmadan geçiyor Türkiye.. Bayağı bir sallanıyoruz sonu hayırlı olur umarım. İlk defa Türkiye’nin burada üstlenilmiş olduğu rol, hiç kimsenin çıkarına aykırı düşmüyor. AB, Amerika, Nato ve dahi Rusya... Rusya bile bu krizde tek başına gezemeyeceğini anladı bölgede. Rusya bir enerji politikasını çeşitlendiriyor Türkiye üzerinden. Çünkü onlar da anladı ki tek başına bunu burada götürmen mümkün değil. Dolayısıyla herkes bir normalleşiyor. İsrail de normalleşecek. Onlarda çok normal değiller. İran da normalleşecek. Türkiye de normalleşmeye çalışıyor. Ve bu ülkede bu ülkenin hepsinin biraz daha normal hale geldiği bir ortam düşünün. En avantajlı konumlarda olanlar da bence teknoloji satacak olan İsrail, tabii yapabilirse bunu, büyük handikapları var bölge anlamında ama yapabilirse büyük bir avantaj- “Her kararınızın bir maliyeti var. Bunu anlıyorsanız, ekonomiden anlıyorsunuz demeksiniz. Ben şurayı yükselticem dediğiniz anda biliyor olmanız lazımki başka bir yeri düşüreceksiniz. Yoksa olmayacaksa öyle bir şey o karar değil zaten. Yürü git yani orada durma bile. Karar bu demek. Maliyet hesaplarını doğru yapabilmek.” dır. Kendi yapamazsa benim üzerimden yapar. Üzerinden yapacağı ilk ülke de Türkiye’dir bu arada. Çok garip, çok enterasan fırsatlar var. Bunların hiç birini kısa vadede size satış malzemesi olarak sunmak mümkün değil. Çünkü orta uzun vadede bunların hepsi büyük satış malzemesi. Yani, ümitsizliğe kapılınacak son yerlerden bir tanesi Türkiye. Yabancıları dinleyince iyice böyle olduğunu anlıyorsunuz. Biz kendimize bakamıyoruz, Türkiye’ye Türk gibi bakıyoruz. O sizi hep yanlış yerlere götürüyor. Türkiye’ye dışarıdan gelen biri gibi bakmanız lazım. Yoksa objektif olamıyorsunuz Türkiye hakkında. O yüzden herkesin biraz aklı selimlen Türkiye’ye bakmasında büyük fayda var. Riskler var, her sektör için var, onu da söyleyeyim bu arada size. Rekabet çok ciddi dünyada... Türkiye’nin toplam faktör üretkenliğini arttırmadan tek şansı vardır, muazzam bir sermaye girişinin olması. Bu olmazsa tek şansı faktör verimliliğini arttırmaktır. Emeğin de, sermayenin de. Aksi taktirde tıkanacağız. Bu çok aşikar. Şimdi Türkiye kendi başına bir tasarruf artışını yapabilecek konumda değil. Çünkü sermaye stoğunuzun artması için yatırım lazım, yatırım için tasarruf lazım, tasarruf yapacak insan, tasarruf yapacak şirket lazım. Her kararınızın bir maliyeti var. Bunu anlıyorsanız, ekonomiden anlıyorsunuz demeksiniz. Ben şurayı yükselticem dediğiniz anda biliyor olmanız lazımki başka bir yeri düşüreceksiniz. Yoksa olmayacaksa öyle bir şey o karar değil zaten. Yürü git yani orada durma bile. Karar bu demek. Maliyet hesaplarını doğru yapabilmek. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 63 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS "Riskler fırsata çevrilebilir" sata dönüştüreceğine inanıyorum. Bu sektörün ulaştığı yüksek işgücü verimliliği, eriştiği yüksek kalite seviyesi neticesi rekabetçi bir yapıda olması bunun bir göstergesidir. 2015 yılındaki 2 milyon adet üretim,1,5 milyon adet ihracat ve 50 milyar dolar ihracat geliri hala ulaşılabilir bir hedeftir. Orhan Sabuncu TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board u2008 yılı ortalarında ülkemizi de etkilemeye başlayan global ekonomik kriz, ağırlıklı olarak ihracata dayalı otomotiv sektörünü de derin bir şekilde etkilemiştir. Ancak 2009 yılında yapılan ÖTV indirimleri bu krizin bir nebze de olsa hafiflemesine yardımcı olmuştur. 2009 yılında en az 1.300.000 araç üretilmesi beklenirken kriz nedeni ile üretim 870.000 adette kalmıştır. Krizler risklerle birlikte fırsatları da beraberinde getirir. Ülkenin daha önce geçirdiği krizlerden elde ettiği tecrübe ve dayanıklılık ve gerekse ÖTV gibi alınan tedbirler neticesi krizin etkileri ticari araç üretimi hariç asgari derecede tutulmaya çalışılmıştır. 2010 yılında alınacak finansal tedbirlerle gerekli destekler sağlanmalıdır. Türk otomotiv sektörünün bu krizi fır- "2010, 2009'dan daha iyi olacak" Hermann Butz TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi TAYSAD member of the Board 64 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr u”Korkunç Yıl” olarak tabir edebileceğimiz, zor bir yıl, 2009, geride kaldı. Hepimiz önemli ölçüde belirsizlikler yaşadık. Kaynakları düzenlemeye yönelik esneklik ve hız hepimizin gündeminin tepesine oturdu. İyi ki 2009’un akışında büyük resim değişmeye ve gözle görülür şekilde iyileşme göstermeye başladı. 2009’un ikinci yarısından itibaren gelişen bu olumlu trendin hala devam ettiği ve bu ivmenin korunacağı aşikar. 2010 için ilk sinyaller daha olumlu ve 2010’un aslında 2009’dan iyi geçeceği- Ülkemizdeki otomotiv sanayiinin kalıcı olabilmesi için ; n Sektör bu rekabetçi yapısını sürdürmelidir. n İç Pazar güçlenmeli bunun için araç üzerinden alınan ÖTV ve KDV oranları AB seviyesine bir plan dahilinde hızla çekilmelidir. n Ar-Ge teşvikleri devam etmeli ve yan sanayiininde daha fazla faydalanacağı şekle göre yeniden belirlenmelidir. n Türkiyenin yeni nesil araçların (elektrikli-hibrid) üretim merkezi olması için Ar-Ge teşvikleri daha özendirici olmalıdır. n Girdi fiatları rekabetçi değerlere indirilmelidir.t ni gösteren nedenler var. Bununla birlikte hala dikkatli olmalıyız. Otomotiv piyasasındaki belirsizlikler devam ediyor ve pazarlar eski büyüklüklerine dönmeden iyileşmeye devam edecek. Bu süregelen belirsizliğie rağmen 2010 büyüme fırsatları getirecek. Bu fırsatlardan faydalanmak için motivasyonu fazla insanlara ve yenilikçi ürünlere ihtiyaç var. İnsana ve Ar-Ge’ye yapılan yatırımlara devam etmemiz lazım aksi takdirde bir duraklamaya gireriz ve iş öngörülerimizi tamamen yokederiz. Sonuç olarak 2010, 2009’dan daha iyi bir yıl olacak ve büyüme getirecek yeni fırsatlar sağlayacak. Yine de belirsizlikler de devam edeceği için başarıları korumak için kanıtlanmış önlemler almaya, geleceğe yönelik yatırımlara da devam etmek gerekiyor. 2010’da hepimizin iyi bır yıl geçireceğine inancım tam ve herkese başarı ve refah dolu bir 2010 diliyorum. t 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS CLEPA'nın 2010 Avrupa yenileme pazarı öngörüleri u Tüm endüstriler gibi otomotiv de eşi görülmemiş bu krizle yüzleşedursun; Avrupa otomotiv yenileme pazarı, Avrupa otomotiv sanayisinde neredeyse güvenli liman atfedilen OEM ile kıyaslandığında, 2009’u kayıpsız kapattı ve 2010 içinde de bu durumu koruyacağını düşünüyoruz. Bununla birlikte Avrupa yenileme pazarı uluslararasılaşma, konsolidasyonlar ve yeni teknolojiler gibi pek çok unsurla büyük bir değişime giriyor. Sektör üzerinde önemli bir etkisi olan bilgisayar otomasyonları güçlü şekilde ilerlerken, araçları tekerlekli bilgisayarlar haline getiriyor. Pazarın Hacimi ve Yapısal Gelişim Avrupa’daki yenileme pazarına ilişkin öngörüleri paylaşmak için bu pazara ilişkin temel unsurları incelemek gerek; kriz zamanında dahi arabaların olduğu bu pazar, tamir gereklilikleri ve bu pazarın korunması gerekecek. ACEA’nın 2007 yılında sunduğu verilere göre Avrupa’da bulunan 265 milyon aracın ortalama yaşının 8,5 olduğunu görüyoruz. Bu araçların üçte biri 5 yaşından küçük; üçte biri 5 ila 10 yaş arasında; son üçte birlik kısmı ise 10 yaşından büyük... Bu pazara milyar Euro’luk perspektiften ve de bu aşamanın evriminden bakacak olursak da Avrupa yenileme pazarında büyüme olacağını kesinlikle görebiliriz ancak bu noktada Batı ile Doğu Avrupa arasında bir ayrım yapmak gerekiyor. A.T Kearney ve Supplier Business verileri gösteriyor ki Avrupa’daki yenileme pazarı 2009’da 165 Milyar Avrupa Otomotiv Yan Sanayicileri Derneği, CLEPA, üyeleri otomotiv parçaları, sistemleri ve modülleri üreten ve dünyanın önde gelen 77 yan sanayi firması, 27 ulusal dernek ve birlik ile Avrupa sektörel birliklerinden oluşuyor. Merkezi Brüksel’de bulunan CLEPA; üyeleri aracılığıyla 3000’den fazla şirketi ve üç milyondan fazla çalışanı temsil ediyor ve Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği kurumları ve diğer benzer organizasyonlar (ACEA, JAMA, MEMA gibi) tarafından ulusal işbirliği ortağı olarak tanınıyor. CLEPA Euro’dan 2020’de 230 Milyar Euro’ya ulaşacak bir pazar. Bu rakamlara işçilik ve KDV’nin eklendiği müşteri fiyatlarını yansıtıyor. Batı Avrupa’da aynı dönemdeki büyüme 145 Milyar Euro’dan 164 Milyar Euro’ya ulaşacakken esas büyümenin Doğu Avrupa’da olacağı düşünülüyor. Çalışmaya göre 2020’de 20 Milyar Euro’dan 66 Milyar Euro’ya varan bir büyüme olacağı sonucu ortaya çıkıyor ki bu da yıllık yüzde 10,5 oranında bir büyümeye tekabül ediyor. Bu rakamlarla Avrupa yenileme pazarının büyüdüğü ve gelecek on yılda bu büyümenin devam edeceği sonuçlarına varıyoruz. 66 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Krizin etkisi Yukarıda bahsedilen uzun vadeli vizyon kriz öncesinde oluşturulmuştu, dolayısıyla krizin etkilerini de görebilmek için CLEPA olarak A.T. Kearney ile birlikte “1. CLEPA Avrupa Aftermarket Konferansı” hazırlığında bir anket çalışması yürüttük. Otomotiv yenileme pazarında güçlü oyuncuların büyük bölümünün yer aldığı bu anket aynı zamanda tedarikçileri ve distribütörleri de kapsadı. Bazı kilit oyuncularla derinlemesine görüşmeleri de içeren anketin amacı krizin Avrupa yenileme pazarı üzerinde yaratacağı kısa ve uzun vadeli etkileri araştırmaktı. Bu yaklaşım sayesin- n Küçük araçlara eğilimin artması beklenmektedir. Ankete katılanlar Avrupa'daki yenileme pazarının krizden ortalama biçimde etkileneceğini ve tam düzelmenin üç yıldan sonra gerçekleşeceğini düşünüyorlar. Participants expect a moderate hit on the European after-market due to the crisis and a full recovery after 3 years n Düşük maliyetli parça talebi artmaktadır. Aftermarket development Short-term (<12 months) Mid-term (12-36 months) n Participants expect a further downturn in 2010 and growing markets only in 1236 months n Western Europe shows a very inhomogeneous picture from "north to south" n Eastern Europe is stronger hit by the crisis but is also expected to show more momentum in the recovery +0,5 to +1,5% Western Europe -0,5% to 0% - 1,0 to -2,5% 3,5-5,5% Eastern Europe 0 to +0,5% -2,5 to -4,0% de bu anketin Avrupa yenileme pazarının bugunkü ve gelecekteki durumunu yansıttığını söyleyebiliyoruz. Çeyrek Dönem Barometresi Avrupa yenileme pazarının gelişimine ilişkin bize fikir verebilecek diğer bir kaynak ise CLEPA, 4 uluslararası satın alma grubunun (ADI, ATR, Group Auto Union ve Temot International) yeni oluşturduğu sektör barometresi olabilir. Bu ortak sektör barometresi çeyrek dönemlerde tüm büyük Avrupa yenileme pazarının tedarikçileri ve distribütörleri arasında satış ve diğer sektör gelişmelerine ilişkin verileri bir araya getiriyor. Kasım 2009 yapılan ilk anket katılımcıların 2010’un ilk çeyreğine ilişkin öngörülerini sordu. Satış beklentileri konusunda katılımcıların yüzde75’i artış öngörürken, yüzde25’i düşüş olacağını ifade erttiler. Katılımcıların büyük kısmı yüzde 0 ila 10 arasında bir artış öngörüyor. Diğer bir anket başlığı ise yenileme pazarının toplam gücünün değerlendirilmesine ilişkindi. Bu bölümde sadece yüzde17’lik bir düşüş öngörülürken, büyük çoğunluk (yüzde46) durumun aynı olacağını, yüzde37 ise artış öngörüyor.t rın Bağımsız yenileme pazarı değer zinciri içindeki küresel kaynak kullanımı ve birleşmelerin kriz nedeniyle kilit stratejiler olarak hızlanacağından emin olduğunu gördük. Özetlemek gerekirse: n Avrupa yenileme pazarı önümüzdeki 12 ayda ortalama bir düşüş yaşayacaktır. n Yenileme pazarının tamamen iyileşmesinin bugünden itibaren en az 36 ay sürmesi beklenmektedir. , Development of Sales -expectations for the next quarter Satış Gelişmeleri - Gelecek Çeyrek Dönem Beklentileri 40% 36% 30% 27% 26% 23% 26% 26% 20% 18% 18% 14% 10% 7% 9% 15% 14% 11% 7% 11% 9% 3% > +10% +10 to +20% +5 to +10% Supplier 0 to -5+ 0 to -5% Overall -5 to - -10% -10 to -20% 0% <-20% Ankete katılanlar Avrupa yenileme pazarının krizden aşırı etkileneceğini düşünmüyorlar ve tam düzelmenin üç yıldan önce olmasını beklemiyorlar. 2010’a dair genel olarak artan bir gerileme beklenirken; pazarların yeniden büyümesinin 12 ila 36 ay süreceği beklentisi var. Doğu Avrupa krizden daha fazla etkilendi ancak daha hızlı iyileşme göstermesi bekleniyor. Anketin, piyasadaki farklı oyunculara ilişkin bölümü krizden en çok Orijinal Malzeme Üreticileri, parça tedarikçileri ve satıcılarının etkilendiğini gösteriyor. Bu durum, söz konusu kitlenin orijinal malzeme işine bağımlı olmasıyla açıklanabilir. Araç satılmazsa, araç satan ve üreticilere parça sağlayan firmalar doğal olarak daha az satış yaparlar. Bağımsız yenileme pazarı işinde kazananlar ise tamamen hizmet ve tamir işine odaklananlar... Daha önce bahsettiğimiz gibi hali hazırda ortada olan araçlar var ve bunların her daim bakım ve tamire ihtiyaçları var. Dahası bağımsız yenileme pazarı kanalının 2010 yılında kriz nedeniyle daha fazla Pazar payına sahip olacağını düşünüyoruz. Tüketici bilincinin artan maliyetleri, bağımsız yenileme pazarı leasing yoluyla firmalara/filolara verdiği tamir hizmeti trendi, hurda fonlamalarına karşın yaşlanan mevcut araçlar gibi nedenler bu durumu açıklıyor. Dahası katılımcıla- n Bağımsız yenileme pazarının kanalının krizden faydalanması beklenmektedir. (Pazar payında yüzde 2 ila 2,5 artış ) Long-term (>36 months) Warehouse Distributor All developments compared to the corresponding quarter 12 months ago Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 67 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS Expectations European Automotive Aftermarket in 2010 by CLEPA, European Association of Automotive Suppliers uThe industry as a whole and the automotive industry in particular is facing an unprecedented crisis. However, the aftermarket business remained in 2009; in comparison to the Original Equipment business more or less a safe harbour within the automotive industry in Europe and for 2010 we can expect that it will maintain this position. Still, the European automotive aftermarket is undergoing major changes due to internationalisation, consolidations and new technologies. Computerisation is strongly advancing, making cars “computers on wheels” which has a big impact on this business. car park we can say that more or les one third of the cars is less then 5 years old, one third between 5 and 10 years old and the last third is older than 10 years. Evolution of size and structure To give an overview about the expectations of the European Automotive Aftermarket in 2010 it is important to consider first the key elements of this market. Even in a crisis the base will always be the existing car park and the need to repair and maintain this car park. Regarding the structure of the European car park, figures from ACEA in 2007 mention 265 Million Vehicles in Europe with an average age of 8, 5 years. Within the If we look to the size in billion Euros and the evolution of this size it is clear that there will be an increase in the size of the European aftermarket. However it is important to make a distinction between Western and Eastern Europe. Following figures from A.T. Kearney and Supplier Business the whole European aftermar- Aftermarket Overall Strength: Development Yenileme Pazarının gücü: Gelişme Supplier Expectation Next Quarter Last Quarter Overall 46 % 29 % 73 % 27 % 25 % 36 % 38 % 38 % 24 % 17 % 64 % 46 % 9% 30 % 19 % 27 % 51 % decrease same increase All developments compared to the corresponding quarter 12 months ago 68 Warehouse Distributor Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr ket will grow from 165 billion Euros in 2009 to 230 in 2020. These are consumer prices including labour and VAT. Western Europe will grow from 145 to 164 billion Euros but more important is the expected growth in Eastern Europe. The study shows an increase from 20 to 66 Billion Euros in 2020. This means an average growth rate of 10, 5 % per year. From this figures we can conclude that the European Aftermarket is growing and expected to grow the next decade. Crisis impact on the European Aftermarket The above mentioned long term vision was established before the crisis and to verify the impact of the crisis CLEPA conducted together with A.T. Kearney in preparation of the “First CLEPA Automotive Aftermarket Conference” in November 2009 a survey amongst most major players in the automotive aftermarket; which are Original Equipment Manufacturers, suppliers and wholesale distributors. This survey was combined with in-dept interviews of some key players. The aim was to investigate what the short and long-term impact of the crisis on the European aftermarket will be. This approach gives us the possibility to say that this survey is representative for the current and future European aftermarket business. CLEPA is the European Association of Automotive Suppliers. 77 of the world’s most prominent suppliers for car parts, systems and modules and 27 National trade associations and European sector associations are members of CLEPA, representing more than 3,000 companies, employing more than three million people and covering all products and services within the automotive supply chain. Based in Brussels, Belgium, CLEPA is recognized as the natural discussion partner by the European Institutions, United Nations and fellow associations (ACEA, JAMA, MEMA, etc). Participants expect a moderate hit on the European aftermarket due to the crisis and a full recovery only after 3 years. In general we expect a further downturn in 2010 and growing markets only in 12 to 36 months. Eastern Europe is stronger hit by the crisis but is also expected to show more momentum in the recovery. Regarding the different players in the aftermarket the survey showed that Original Equipment Manufacturers, parts suppliers and the car dealers are hit the most by the crisis. This can be easily explained by their dependence of the Original Equipment business. If no cars are sold, com- panies selling cars and delivering parts to the vehicle manufacturers will consequently sell less. “Winners” can be found in Independent Aftermarket businesses which purely focus on service & repair. As already mentioned the basis is the existing car park which always needs maintenance and repair. Furthermore we expect the Independent Aftermarket channel to gain market share in 2010 due to the crises. The reasons are the increased cost consciousness of consumers, the trend of Independent Aftermarket repair by leasing companies/fleets and the aging car park, despite the scrapping schemes. Furthermore we saw that participants are convinced that global sourcing and consolidations within the Independent Aftermarket value chain will accelerate as being a key competitive strategy due to the crisis. We can summarize in following points: n The European aftermarket is expected to moderately decline in the next 12 months n A full recovery of the aftermarket is expected to take more than 36 months from now n Especially the trend towards smaller cars is accelerated n Demand for low cost parts specifications is increasing n The Independent Aftermarket channel is clearly expected to benefit from the crisis (+2 to 2,5% market share) Quarterly Barometer Another source which could give us an idea about the evolution of the European aftermarket in 2010 is a newly established business barometer by CLEPA, and the 4 international buying groups, which are ADI, ATR, Group Auto Union and Temot International. This joint business barometer gathers on quarterly base information on the sales and other business developments amongst all major European aftermarket suppliers and wholesale distributors. The first survey was in December 2009 and asks about the expectations for the first quarter of 2010. Concerning the sales expectations for the next quarter 75% of the respondents reacted that their sales will grow, consequently 25% expects a decline. The majority of respondents which expect an increase in the next quarter speak of an increase of 0 to 10%. Another survey topic is the assessment of the overall strength of the aftermarket. Here only 17% aspect a decrease, the majority thinks the strength of the aftermarket will remain (46%). 37 % of the respondents speak of an increase.t YILDIZ İNSAN KAYNAKLARI LİMİTED ŞİRKETİ İşkur Özel İstihdam Bürosu No:146 İstihdamda Sorunsuz Çözümlerimizle Yanınızdayız Temizlik Elemanları Villa Bekçisi Bahçıvanlar Aşçılar Hemşireler Hasta Bakıcılar Servis Şoförü Dadı ve Çocuk Bakıcısı YILDIZ İNSAN KAYNAKLARI LİMİTED ŞİRKETİ Kuşdili Cad. Karadut Sk. Doyrancı Apt. No: 39 (31) K:3 D:7 Altıyol Kadıköy İstanbul 34714 Tel : 0 216 414 77 81 - 82 Faks : 0 216 541 99 39 [email protected] www.yildizinsankaynaklari.com Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 69 2010 ÖNGÖRÜLERİ 2010 EXPECTATIONS MBT Direktörler Kurulu Başkanı Wolf Dieter Kurz: "2010'da küçük bir otomotiv piyasası bekliyoruz" u Mercedes Benz Türk’ün 2009 yılı değerlendirmesi ve 2010 yılı hedeflerinin açıklandığı basın toplantısında konuşan Wolf Dieter Kurz, Mercedes Benz Türk’ün, Türkiye’de 42. yılını doldurduğunu söyledi. Türkiye’deki Aksaray ve Hoşdere fabrikalarında bugüne kadar bugüne 56 bin 500 otobüs, 120 bin kamyon üretildiğini, 650 milyon Euro yatırım yapıldığı bilgisini veren Kurz, şirkette 4 bin kişinin çalıştığını kaydetti. Şirketin, 2008’de ihracatçı firmalar arasında 13. sırada yer aldıklarını hatırlatan Kurz, ayrıca 2009’da 2 bin 450 otobüs, 980 kamyon ihracat edildiğini, yine kriz yılı olan 2009’da 35 milyon Euro yatırım yapıldığını hatırlattı. Mercedes Benz Türk, krizde 2.775 otobüs, 3.720 kamyon üretti Mercedes-Benz Türk’ün 2009`da 2 bin 775 adet otobüs ve 3 bin 720 adet kamyon üretirken, düşen satış rakamlarına karşın her iki ürün grubunda da pazar liderliğini sürdürdüğünü belirten Kurz, şehirlerarası otobüste pazardan yüzde 65.2’lik pay alarak en fazla tercih edilen marka olduklarını belirtti. Batı Avrupa başta olmak üzere yurtdışı pazarlarına 2 bin 350 adetlik otobüs ihraca70 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr tı gerçekleştirdiklerini açıklayan Kurz, 2009 yılında yüzde 41 oranında daralan 6 ton ve üzeri kamyon pazarında 5 bin 230 adetlik satış gerçekleştirdiklerini, bu sayede pazar paylarını yüzde 33.5`e çıkarmayı başardıklarını söyledi. Kurz, toplam 980 kamyon ihracatı gerçekleştirilen Fransa ve Almanya’nın önemli ihracat pazarları olduğu bilgisini verdi. ÖTV ve KDV gibi vergilerin geçici olarak azaltılması, satışların canlanmasında önemli olabilir. Hurda indirimi yapılabilir. Ek destekler olmazsa, Mercedes Benz Türk satışlarının 2009 ile aynı seviyede gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bunun dışında kısa çalışma ödeneği uygulamasının sürmesi ile işsizlik artışının devam etmesi önlenebilir” dedi. Şirket olarak pazardaki daralmaya ve krizin olumsuz etkilerine rağmen, tüm ürün gruplarında pazar paylarını arttırmayı başardıklarını dile getiren Kurz, bu süreçte yeni teknolojilere, yalın süreçlere, insan kaynağına, Ar-Ge çalışmalarına yatırım yapıldığını açıkladı. 2009 kriz yılında kısa çalışma ödeneğinin kendileri için önemli olduğunu dile getiren Kurz, “Mercedes Benz Türk, 2009 yılından alnının akıyla çıkabildi” dedi. Mercedes-Benz Türk Pazarlama ve Satış Direktörü Süer Sülün, 2009’da kamyon pazarında yaklaşık yüzde 40’lık bir daralma olduğunu belirterek, “Bu düşüş acılı bir durum ve kolay başedilebilecek bir durum değil” ifadelerini kullandı. Orta ve büyük sınıf otobüste son 20 yılın en yüksek Pazar payına ulaştıkları bilgisin veren Sülün, ancak satış adetlerinin hacimsel olarak düşük olduğunu hatırlattı. 2010’da otomotiv küçülecek 2010 yılında Türkiye’deki otomotiv pazarında bir iyileşme beklemediklerini açıklayan Kurz, “2010 yılında, 2009’a göre biraz daha küçük bir otomotiv piyasası bekliyoruz” dedi. Otobüs ve kamyonda beklentilerinin, bu yıl da değişmeyeceğini, binek otomobillerle ilgili satışın canlanması için hükümet tarafından ilave önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Kurz, “2010 yılında 2010’da yatırım bütçesi 35 milyon Euro Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Wolf Dieter Kurz, ihracat pazarları açısından Batı Avrupa ülkelerinden ziyade, Türkiye’nin etrafındaki komşu ülkelerde çok büyük hareket olduğunu belirterek, “Bizim beklentimiz, büyümenin özellikle Türkiye`nin koşu ülkelerinden olacağı yönünde. Batı Avrupa’daki durumun stabil olacağını düşünüyoruz” dedi. Mercedes Benz Türk`ün, 2010 yılı yatırım planına ilişkin olarak Kurz, 2009 yılında 35 milyon Euro yatırım yaptıklarını hatırlatarak, “Toplamda aynı rakamları 2010’da da yatırım olarak ayırmayı düşünüyoruz. Yatırımları daha çok Aksaray`da yapacağız. Aksaray için daha uzun süreli yatırım planlarımız var” dedi. Ar-Ge merkezleriyle ilgili bir başka soruya Kurz, “Ar Ge merkezimizde çalışan sayımızı 180 kişiden, 220 kişiye çıkarttık. Türkiye’deki Ar-Ge merkezinin amacı, Türkiye ürünleri geliştirmek” dedi.t VERGİ DENETİMİ TAX AUDITING Kamu denetçileri tarafından yapılan vergi denetimi rumda denetçi ile denetlenen firmanın denetimden önce denetim ilkeleri konusunda karara varmaları gerekir. Denetlenmekte olan bilginin kabul edilen ölçütlerle uygunluk içinde olup olmadığının belirlenmesi için denetçi tarafından nesnel olarak elde edilerek değerlenen bilgi olarak tanımlanabilir. Kanıt, müşterinin sözlü beyanı, üçüncü kişilerle yazışmaları, denetçi tarafından yapılan gözlem ve soruşturmalar gibi çeşitli şekillerde olabilir. Önemli olan denetim amacının gerektirdiği nitelikte ve miktarda kanıt toplanmasıdır. Gerekli kanıtların türünün ve miktarının belirlenmesi ve bilginin, kabul edilmiş ölçütlere uygun olup olmadığının değerlenmesi denetimin önemli bir bölümüdür. Dr. Halil Yürüdü Ata Uluslararası Bağımsız Denetim A.Ş. Vergi Ortağı u Genel anlamda denetim, sunulan bilgi ile kabul edilen ölçütler arasındaki uygunluğun derecesinin belirlenmesi ve raporlanması için bilgi hakkında kanıt toplanması, değerlendirilmesi ve sonuçların ilgili kullanıcılara iletilmesidir. Denetim bağımsız bir uzman tarafından yapılmalıdır. Denetimin yapılabilmesi için beyan edilmiş bilginin varlığı ve bu bilgilerin karşılaştırılabileceği önceden belirlenmiş ölçütlerin olması gerekir. Bilginin denetlenmesi için gerekli ölçütler, denetlenen bilginin türüne göre değişir. Bir denetim firması tarafından yapılan finansal tablo denetiminde ölçüt Genel Kabul Görmüş Muhasebe ilkeleri iken, maliye tarafından yapılan vergi denetiminde ölçüt vergi yasaları ve düzenlemeleridir. Verimlilik denetimi gibi daha öznel konularda yapılan denetimlerde ölçüt oluşturmak daha zordur. Bu du72 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Denetçinin Konumuna Göre Denetim Türleri Denetçi bilginin doğru ve güvenilir olup olmadığını araştıran kişidir. Konumlarına göre bağımsız denetçi (dış denetçi), iç denetçi ve kamu denetçisi olarak üçe ayrılmaktadır. Denetim işini yapan denetçilerin türleri ve denetçinin konumuna göre denetim türleri şu şekilde sınıflandırılabilir; l Bağımsız Denetçi ve Dış denetim l İç denetçi ve İç denetim l Kamu denetçisi ve Kamusal Denetim Bağımsız Denetçi ve Dış Denetim Bağımsız denetçiler herhangi bir işletmeye bağlı olmaksızın, denetim işini bir serbest meslek icrası olarak yerine getiren uzmanlardır. Denetim işini bir denetim firmasına bağlı olarak veya kendi adlarına yapabilirler. Denetlenen işletmeler, bağımsız denetçinin müşterisidir. Bağımsız denetçiler hem müşterilerine hem de topluma karşı sorumluluk taşırlar. Denetlenen işletmeler denetçinin ücretini ödemekle birlikte, denetçinin denetlediği işletmenin elemanı olmaması nedeniyle, her bir müşteri bakımından denetçinin müşteriden ba- ğımsız olduğu kabul edilir. Bu nedenle işletmeden bağımsız bir uzman tarafından yapılan denetim, bağımsız denetim veya denetçinin işletme dışından olması nedeniyle dış denetim olarak isimlendirilir. En geniş uygulama alanı finansal tabloların denetimidir. Bu yazımızda kamu denetçileri tarafından yapılan vergi denetimi üzerinde durulacaktır. İç Denetçi ve İç Denetim İç denetçiler özel veya kamu kuruluşlarında, o kuruluşun bir elemanı sıfatıyla ücretli olarak çalışan denetim uzmanlarıdır. Bu uzmanlar tarafından yönetim adına yapılan denetim, iç denetim olarak isimlendirilmektedir. Büyük işletmelerde iç denetim işlevi doğrudan yönetim kuruluna bağlı bir bölüm tarafından yerine getirilirken, küçük işletmelerde bir veya birkaç denetim çalışanı tarafından gerçekleştirilir. Kamu Denetçisi ve Kamusal Denetim Devlete bağlı denetçiler tarafından, kamu kurumlarının veya özel sektöre ait kurumların kanunlara, yönetmeliklere, politikalara ve yordamlara uyup uymadıklarının araştırılması amacıyla yapılan denetimdir. Kamu denetçileri devlet kurum ve kuruluşlarında faaliyet denetimi ve uygunluk denetimi, özel sektör kuruluşlarında ise vergi denetimi yapabilirler. Vergi incelemesi ile neyin amaçlandığı, Vergi Usul Kanunu’nun 134 üncü maddesinde belirtilmiştir. Buna göre ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilmiştir. Buna göre bu işlem, mükellefin ödediği verginin defter, hesap, kayıt ve belgeler ile gerekli olduğunda yapılacak fiili envanter ve dışsal diğer araştırmalardan elde edilecek bulguların uygunluğunun incelenmesi ve doğruluğunun saptanmasıdır. Vergi incelemesi, beyanların ve öden- mesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla yükümlülerin kayıt ve belgeleri ile mevcutları üzerinden yapılan derinlemesine bir araştırmadır. Kapsam Açısından İncelemeleri 4 Ana Grupta Toplamak Mümkün Olabilmektedir. Tam İncelemeler: Bütün vergi inceleme safhalarını ve matrah unsurlarını kapsayacak ve yükümlünün tabi olduğu bir vergi karşısındaki durumunu bir vergilendirme dönemi bazında tespit etmeye yönelik olarak yapılan vergi incelemeleridir. Kısa İncelemeler: Vergi matrahını oluşturan unsurlardan yalnız biri veya birkaçında yapılan vergi incelemeleridir. Sınırlı İncelemeler: Vergi matrahını oluşturan unsurlardan biri veya birkaçına ilişkin olarak belirli konularda yapılan vergi incelemeleridir. Karşıt İncelemeler: Direkt olarak defterleri istenen mükellefi ilgilendirmeyen incelemelerdir. Bu inceleme genellikle bir şirket incelenirken bu incelenen şirkete mal satan veya bu firmadan mal alan şirketlerin incelenmesi anlamına gelmektedir. Vergi İncelemesine Tabi Tutulmuş Olan Şirketlerin Devamlı Suretle Sordukları Bir Soru Vardır! “Neden Bizim Şirketimiz İnceleniyor?” Şirketler var olduğu müddetçe ve devletlerin şirketlerin karlarından vergi almaya devam ettiği müddetçe şirketler vergi idarelerince inceleneceği açıktır. Ancak şirket sayısının fazla olması ve kamu denetçilerinin sayısının da belirli sayılarda olması nedeni ile şirketlerin incelenme oranları oldukça düşük olmaktadır. Buda şirketlerin belirli teknikler ile vergi denetimine seçiliyor olmasına sebep olmaktadır. Aşağıdaki hususlar şirketlerin incelenmesindeki neden olarak sıralanabilir. l Bağlı bulunulan vergi dairesindeki matrah büyüklüğüne göre yapılan rutin matrah incelemeleri l Tüm yıl boyunca Katma Değer Vergisi beyanname üzerinde ödenecek olarak çıkmaması ve sürekli katma değer vergisi alacağının doğması, l Elektronik ortamda verilen vergi matrahlarının belirli analizlerine tabi tutulması nedeni ile seçilmesi , l Kasa hesabının, ödemeler ve tahsilatlar da banka ödemelerinin yerine tercih edilmesi, l Ortaklar cari hesabı ile ilgili hareketler, l Şirketin vergisel riskini bilenler tarafından ihbar edilmesi, l Vergi İdaresi tarafından sektörel incelemelerin yapılması. Karlılık oranının sektörel beklentiye uygun olmaması, l Karşıt inceleme nedeniyle, l Kod Listelerine Girilmesi (sahte belge kullananların ve düzenleyenlerin yer aldığı liste), l Ba ve Bs formlarının alımı ve satımı yapılan firmaların formları ile örtüşmemesi, l Vergi matrahlarının ve vergi bildirimlerinin (Beyannamelerin) elektronik ortamda zaman zaman verilmesinin unutulması, hatalar yapılması veya düzeltme beyanları, l Sürekli zarar edilmesi, l Vergi idaresi tarafından şirketlere gönderilen yazılı veya sözlü sorularda yeterli açıklamaların yapılamaması, l Yapılan harcama ve giderlerin vergi Dr. Halil Yürüdü; Muhasebe Denetim alanından doktora derecesine sahip olup Ata Uluslararası Bağımsız Denetim Anonim Şirketinde vergi ortağı olarak çalışmaktadır. Ata Denetim ve Danışmanlık Grubu, bağımsız denetim, vergi, kurumsal finansman ve yönetim danışmanlığı disiplinlerinde kamu ve özel sektör kurumlarına anahtar teslimi uluslararası standartlarda hizmet vermek hedefi çerçevesinde örgütlenmiştir. Yönetim kadromuz, yurt içinde ve yurt dışında kendi alanlarında söz sahibi ve yıllara dayalı hizmet sunmuş bir ekipten oluşmaktadır. Ata Uluslararası Bağımsız Denetim Anonim Şirketi yaklaşık 93 ülkede, 740’ın üzerinde ofiste çalışmakta olan yaklaşık 20,200 personeli ile dünyanın belli başlı muhasebe, denetim, vergi ve yönetim danışmanlığı hizmeti sunan uluslararası firmalarından birisi olan KRESTON International’ın üyesidir. kanunlar açısından kabul edilmeyen kısımlarının yüksekliği, Yargıya İntikal Etmiş İnceleme Nedenleri Şirketler zaman zaman çeşitli nedenler ile vergi incelemesine tabi olmaktadır. Ancak bu incelemelerin sonuçlarına göre şirketler ile vergi idaresi dava aşamasına gelmektedir. Bu incelemelere konu olan dava dosyaları incelendiğinde aşağıdaki başlıklarda toplamak mümkün olabilmektedir. 1. Vergi Usul Kanunu’nda belirlenmiş değerleme standartlarına uyulmaması, 2. Amortisman ve enflasyon muhasebesi uygulamaları 3. Katma Değer Vergisi Kanunu’nda belirlenen istisna hükümlerinin yanlış değerlendirilmesi ve uygulanması 4. Şirket giderlerinin hasılatlara oranla daha fazla artması 5. Tevkifat uygulamalarında yapılan yanlışlıklar, 6. Yıllara sari inşaat ve onarma işlerinde maliyet ve hasılatın işin bitirildiği dönemde sonuç hesaplarına intikal ettirilmemesi, 7. Vergi Kanunlarında belirlenen muafiyet ve istisna uygulamalarındaki şartlara uyulmaması, 8. Vergi İdaresince tespit edilen kayıt dışı hasılat 9. Emsallerine göre düşük bedelli satış 10. Randıman incelemeleri sonucu bulunan farklar 11. Sahte ve yanıltıcı belge kullanmak 12. Grup şirketlerinden herhangi birinin zarar eden şirket olarak kullanılması ve bu zararın diğer şirketlere taşınması, 13. Envanter farklılıkları 14. Belge tahrifatları 15. Arızi gelirlerin gizlemek Yazımızda özetlemeye çalıştığımız kamu denetimlerinin nihayi amacının vergi matrahının, Vergi Kanunlarında belirtildiği şekilde hesap edilmesine yönelik olduğunu ancak bu denetimin sonunca vergi denetmeni tarafından yazılan raporun nihai olmadığını hatırlamak gerekmektedir. Yazılan rapora bağlı kesilen cezaların ödeme, uzlaşma, dava açma gibi seçenekleri bulunmaktadır. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 73 YALIN ÜRETİM LEAN PRODUCTION Verimliliğin Şifresi l “Finansal göstergelerimiz iyi, genel toplamda karlıyız.” dediler; detaylara ulaşamadık, hangi müşteriden kar, hangisinden zarar ettiğimizi anlayamadık. Hep denilenleri yaptık ancak yinede istediğimiz sonucu alamadık, verimli olamadık. Çünkü araştırmadık, gelişmeleri takip etmedik ve yeniliklere açık olmadık. Dünya genelinde insanları üç gruba ayırıyorlar: Birinci grup: Oldukça azınlık ve küçük bir topluluktur. Tüm gelişmeleri, yenilikleri onlar yapıyor. Hayatımıza giren ve bize fayda sağlayan her yeni sistemde, teknolojide onların imzası bulunuyor. Lütfi Apilioğulları Lean Ofis, Kurucu / Yönetim ve Uygulama Danışmanı Operasyon Yönetim & Altı Sigma u Bize hep bir şeyler söylendi ve bizler de peşinen kabul ettik, uyguladık. Tıpkı üretim operasyonlarında olduğu gibi, İkinci grup: Birinci gruptan biraz daha geniş bir topluluk ki her ne kadar gelişmelere yön vermeseler de en azından teknolojiyi, gelişmeleri sürekli takip ediyor, sorguluyor, daha önceleri yaptıklarını yeni sistemler ile kıyaslıyor ve iyi olanı uygulamaya çalışıyor. l “Bu müşteri çok önemli; sakın üretimde hata olmasın.” dediler; kaliteyi hat sonuna koyduğumuz personel ile sağlamaya çalıştık, ama yinede hatasız ürün gönderemedik. l “Eğitime ayıracak bütçe yok.” dediler; eğitime, gelişime yeterince önem vermedik, çalışanlarımızın kapasitelerinden faydalanamadık ve umutsuz, hedefsiz insanlar topluluğu oluşturduk. 74 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Biz acaba hangi gruba aitiz? Küresel ekonomik krizin etkileri kolay geçecek gibi gözükmüyor. Hatta bazı uzmanlar artık hiç bir şeyin eskisi gibi olamayacağını ve bu şekilde yaşamaya kendimizi hazırlamamız gerektiğini bile belirtiyorlar. En geçmişin tükenmeyecek sandığımız kaynak bolluklarından yakın geçmişin kısıtlı kaynak imkânlarına ve buradan da geleceğin olmayan kaynak yokluğuna doğru yol aldığımız şu dönemde tüm işletmelerin en öncelikli konusu kaynakların daha etkin kullanılması yani Verimli olabilmek. Özetle; daha çoğu daha az ile yapabilmek. (more and more with less and less) OPERASYONEL MÜKEMMELLİK l “Makine boş durmasın, çalışsın, üret.” dediler; hep ürettik ve stokları şişirdik. l Proseste problem olduğu zaman, “sakın makineyi durdurma, hataları sonra düzeltiriz, şimdi üretim yapmalıyız.” dediler; hep ürettik ve hatalı ürünleri çöpe attık. Üçüncü grup: Birinci ve ikinci grup ile kıyaslanamayacak ölçüde muazzam bir kalabalığın oluşturduğu topluluk. Ne Dünya’da olan bitenden haberleri var nede gelişmeleri takip ediyorlar. Sadece onlara ne öğretilmiş ise onunla yetiniyorlar. Yeni Ürün Geliştirme Yalın Tedarik Zinciri Kalite Entegrasyonu Fiyat / Karlılık Üretim Zamanı İlk Seferde Doğru (Value) (Speed) (Capability) INNOVATION YALIN 6 SİGMA YALIN DÖNÜŞÜM Peki, nedir acaba verimliliğin şifresi? Verimli olabilmek için neleri yapmak ve neleri yapmamak gerekiyor? DELTA MKS DELTA® yüzeyleri korur. Bu soruların cevabını bulabilmek için öncelikle içinde bulunduğumuz üçüncü gruptan araştırma yapan, sorgulayan ve yeniliklere açık olan ikinci gruba doğru geçiş yapmalıyız. İkinci gruba geçtik. Artık araştırıyoruz, sorguluyoruz ve bize öğretilenler ile yeni gördüklerimizi kıyaslıyoruz. Kimler neler yapmışlar, nasıl gelişmişler ve nasıl mükemmel bir üretici (World Class Manufacturer) olmuşlar, bunları incelediğimizde yaptığımız birçok şeyin doğru olmadığını, yaptıklarımızı aslında yapmamamız gerektiğini ve bunların verimsizliğimizin en önemli sebepleri olduğunu öğreniyoruz. Bize öğretilmeyen çekme sistemini, üretimde akışın sağlanması gerekliliğini, duruş kültürünü, sürekli iyileştirme felsefesini ve daha birçok aslında yeni olmayan ve uzun yıllardır var olan şeyleri yeni öğreniyoruz. Evet, artık biliyoruz. Verimliliğin şifresi yalın olmak… Bir başka ifade ile “Yalın düşünmek, yalın üretmek ve yalın insanlar yetiştirmek”. Tıpkı Toyota’nın yıllar önce yapmaya başladığı ve halen devam ettirdiği gibi. Üreticiler olarak “World Class Manufacturer” olma yolunda alınacak epey bir yolumuz var. Yapmakta olduğumuz çalışmalardan edindiğimiz deneyimler bize nerede olmamamız veya neleri yapmamamız gerektiğini son derece net bir şekilde göstermektedir. Operasyonel mükemmellik (Operational Excellence) anlamında; Sadece kendi sektöründe değil “genel proses endüstrisinde” örnek gösterilen bir fabrika olabilmek kanımca doğru stratejiler ile beraber doğru adımların atılması halinde uzak bir hedef değildir. Bunun için; l Operasyonel süreçler ve prosedürler mükemmel tasarlanmalıdır. (World Class Operating System and procedures in all plants) l Çalışanlar için gelişim programları uygulanmalıdır.(Development program for our employees - Skilled & Educated People) l Performansa dayalı yönetim modeliniz olmalıdır.(Performance based management System -Management by objectives) Ancak bu sayede hem biz hem de ülkemiz kazanabilir.t Korozyona karşı mücadelede en etkin ürünleri sunmanın yolu yenilikçi fikirlerden geçer. uMerkezi Almanya Herdecke’de bulunan Dörken MKS, 30 yıldır mikro tabakalı korozyondan koruma sistemleri geliştirip üretmektedir. Yüksek performanslı bir korozyon koruması, fazlasıyla ince bir tabakadan oluşmasına rağmen, zorlu şartlara ve karmaşık teknik özelliklere uyum sağlayacak dayanıma sahip olmalıdır. Bu anlamda, özellikle detaylı ve hassas Ar-Ge ve üretim aşamaları gerektirir. Dörken MKS, geliştirdiği her yeni ürünün etkin, verimli, doğayla uyumlu, kısacası daima daha iyi olmasını hedeflemektedir. Bu amaçla, üretim sürecinin hiçbir aşamasında krom, kadmiyum ve kurşun gibi ağır metaller kullanılmaz. Faaliyet alanının her aşamasında, 30 yıllık tecrübe ve bilgi birikimini yenilikçilik ruhuyla bütünleştirmeyi başaran Dörken MKS, her zaman daha hesaplı, daha hızlı ve daha büyük kolaylık sağlayan ürün ve hizmetleri sunmak için yeni çözümler geliştirme çalışmalarını aralıksız yürütmektedir. Dörken MKS Sistemleri, DELTA-MKS® markasıyla ürettiği yüksek kalite ve performansa sahip yüzey koruma sistemlerini, otomotiv, elektronik, inşaat ve havacılık sektörlerinin hizmetine sunmaktadır. The most effective means of fighting corrosion: Innovative ideas. Dörken has been developing microlayer corrosion protection systems in Herdecke for 30 years. And as such high-performance corrosion protection has to withstand enormous stresses and complex specifications despite each layer being extremely thin, this is just as complicated as it sounds – particularly in development and production. As we develop every new product, we therefore ask ourselves: Is it efficient? Is it environmentally compatible? Quite simply: Is it better? So that our products can be used free of concern, we have, for example, always consistently avoided the use in their production of any heavy metals, such as chromium, cadmium or lead. Years of experience and the spirit of innovation unite in our operation, and we are continually working on new solutions designed above all to make onward processing simpler, cheaper and quicker for our customers. Under the brand name DELTA-MKS®, Dörken MKS Systems produces and configures extremely effective surface protection for the automotive, wind, electrical, construction and aviation industries. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 75 ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı'nda Bayrak Değişimi İnci Holding’in temelleri 1952 yılında Cevdet İnci tarafından atıldı. 2003 yılında Cevdet İnci yönetimi devrederken başkanlığı Emel Önal Özkaya’ya emanet etti. Halen İnci Holding başkanlık görevi Yönetim Kurulunun kendi içinden seçtiği başkan tarafından yürütülmektedir. 2007 yılında, Yönetim Kurulu Başkanlığını Emel Önal Özkaya’dan devralan Şerife İnci Eren, 3 yıldır sürdürdüğü başkanlık görevini Meral İnci Zaim’e devretti. Meral İnci Zaim Yönetim Kurulu Başkanı, İnci Holding Meral Zaim Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü bitirdikten sonra, kişisel liderlik ve zaman yönetimi, aile şirketlerinde yönetim ve kurumsallaşma, maliyet muhasebesi, lojistik sistemleri, yönetim bilgi sistemleri ve ERP (kurumsal kaynak planlaması) sistemleri alanlarında birçok proje yürüttü. Meral İnci Zaim 1979’da iş hayatına grup şirketlerinden Jantaş’ta başladı. Grup şirketlerinde çeşitli yönetim kademelerinde görev aldı. 1980’den bu yana İnci Holding yönetim kurulu üyesi olan Zaim, Aralık 2009’dan itibaren İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı seçilmiştir. Zaim ayrıca, İnci Akü, HL-Jantaş, HL-İnci, İncitaş, Cimak, ISM şirketlerinde ve Zaim A.Ş.’de yönetim kurulu üyesidir. 76 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr u 23 Aralık Çarşamba günü İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılan “Yeni Yıla Merhaba” gecesinde gerçekleşen devir teslim töreninde görevini Meral İnci Zaim’e devreden Şerife İnci Eren, “Bu görevi Meral İnci Zaim’e devrederken büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Kurucumuz Cevdet İnci’nin sorumluluk anlayışı, sağduyusu ve vizyonunun hepimize yansıyan iş yapma modellerimiz sayesinde Grubumuz şirketleri Türkiye ve bölgemiz ekonomisinin gücü olma yolunda çalışmalarına devam ediyor. İnanıyorum ki; yöneticilik sadece geçmişin devamlılığını sağlamak değil, geleceğin yeni değerlerle yaratılmasıdır. Bizler bugüne kadar yarattığımız değerlerin gelecekte daha da ilerilere taşınması için inşa edilen sistemin yöneticileri olduk. Bu doğrultuda 2009’da yönetici ekibimizle birlikte zorlukları aşarken, bir taraftan da geleceğimizi planladık. 100 de 1000 olarak sloganlaştırdığımız 2023 vizyonumuzda, dünyanın ilk 1000’inde olmayı hedefledik, bu heyecanlı yolculukta bayrak değişimi zamanı geldi” dedi. Devir teslim töreni sonrasında sözü alan Meral İnci Zaim, “ Bizler, İnci ailesi olarak bize bırakılan bir emaneti koruyup geliştirmeyi, geleceğe ise başarıyla bırakma sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluğu şerefle üç yıldır taşıyan Şerife İnci Eren’e ve önceki yönetime huzurlarınızda teşekkür ediyorum.” dedi. Zaim konuşmasının devamında “Grup olarak ekonominin zor dönemle- rinde şirketlerimizi ayakta tutmayı öğrendik. Dünya standartlarında ve etik ilkelere uygun olarak yaptığımız işlerle, hedeflerimize ulaşıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılına doğru başarı çıtamızı daha da yükselttik. Ülkemize, çalışanlarımıza, kurumumuza olan güven, bu başarı için çok önemli. Biz biliyoruz ki, ancak çalışanlarımızla ortak bir vizyonu paylaştığımızda böyle bir başarıya imza atabiliriz. Değerlerimiz, kültürümüz, çalışanlarımızın bilgi birikimi ve iş deneyiminden kaynaklanan birikim ve iddialı vizyonumuzun azmiyle bu sorumluluğun altından başarıyla kalkacağız. Biz Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konum, kültürel miras ve dinamik insan gücünden güç alan bir topluluk olarak, ülkemizde ve uluslararası alanda rolümüzü gün geçtikçe daha etkin hale getiriyoruz. Bu başarıda payı olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. t ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS Tirsan şaftları Dakar 2010 Rallisi'nde yarıştı u Paris – Dakar rallisi, 1979’da başlayan ve 10 bin kilometrelik çok zorlu bir parkurda koşulan, dünyanın en zorlu yarışıdır. Hem araçların, hem de ekiplerin sınırlarını zorladığı için katılan ekipler ve araçları en zorlu şartlara göre hazırlanmaktadırlar. Geleneksel olarak Paris – Dakar arasındaki yarış, son yıllarda teröre karşı önlem amacıyla Arjantin – Şili bölgesinde yapılıyor. Marka olmuş ismini devam ettirerek Dakar rallisi olarak anılıyor. Parkur değişmiş olmasıyla birlikte, yarışın zorluğu aynı kalmıştır. Bu sene Dakar 2010 olarak 2 Ocak 2010 tarihinde başlayan yarışlar, 16 Ocak 2010 tarihinde sona erdi. Toplam 9 bin km katedilen yarışta, 140 araba, 161 motorsiklet, 29 özel yapım araç ve dünyanın önde gelen tüm markalarına ait 53 kamyon yarıştı. ri versiyonları, bu ülkenin tüm yükünü çekmekte ve dayanıklılıkları sebebi ile tercih edilmektedir. Bu sebeple de bu yarışı yıllardır ön sıralarda bitirmeleri doğaldır. Yarışının kamyon klasmanında Rus Tatar Kamaz Master takımı birinci ve ikinci sıraları kazanırken, aynı takımın servis aracı dahi beşinci sırayı almayı başarmıştır. Rusya’nın engin ovaları, dağları ve Sibirya’sında çok zorlu yol koşullarında çalışan bu kamyonların tica- Rusya’nın en büyük kamyon fabrikası Kamaz’ın araçlarının tüm şaftlarını sağlayan Tirsan Kardan firması, Kamaz Master takımı ile şaft tedariği konusunda da anlaştı. Yüksek teknoloji ürünü kamyon şaftlarını Kamaz ile Rus pazarına tanıtan Tirsan Kardan, Kamaz Mas- Yaylalı Günay Çemaş'a danışman oldu Çemaş, sektörün duayen ismi Yaylalı Günay'ı Yönetim Kurulu Danışmanlığı'na getirdi. Koç Holding bünyesindeki Döktaş'ın Finlandiyalılar'a satışına kadar uzun süre Döktaş Genel Müdürlük koltuğunda oturan Günay, halen Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği'nin de Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı sürdürüyor. u Çemaş döküm, sektörün duayen ismi Yaylalı Günay’ın danışmanlığında verimliliğini ve karlılığını artıracak. Çimento sanayisinin öğütücü eleman, otomotiv ve beyaz eşya sanayilerinin de döküm parça ihtiyaçlarına hitap eden ürün gamıyla Türkiye’nin yanı sıra Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da da yaygınlaşan Çemaş, 78 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Yaylalı Günay’ın danışmanlığında rekabetçi gücünü artırmayı ve 2009 yılında 25.000 tona arttırdığı kapasitesini tam olarak kullanmayı hedefliyor. Halen Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği’nin (TÜDÖKSAD) Yönetim Kurulu Başkanı olan Günay, son olarak Koç Holding’e bağlı Döktaşın Genel Müdürlüğü’nü üstlenmişti. t ter takımı ile de işbirliğine başlayarak, ürünlerinin kalitesini dünyanın en zorlu yarışında, en kuvvetli takım ile sınama imkanına kavuştu. Bu anlaşma neticesinde Tirsan şaftlı ilk yarışını Türkmenistan rallisinde koşan Kamaz takımı, yarışı bitirebilen tek kamyon firması oldu. Dakar 2010 ise yine Tirsan şaftlarının şampiyonluğu ile sonuçlandı. Tirsan Kardan şirketinin Genel Müdürü Nuri Ünver, “Müşterimizin bize ve ürünlerimize duyduğu güvenin bundan daha yalın ve kesin ifadesi olamaz, tüm arkadaşlarımı ve Kamaz takımını kutluyorum.” diyerek düşüncelerini dile getirdi. Bu tür etkinliklerde yarışmanın teknolojik gelişime büyük katkı sağladığını ifade eden Ünver, “Bir sonraki yarışta umarız bir Türk takımını destekleme imkanına kavuşuruz,” dedi. t Tırsan axles raced at Dakar 2010 Rally Tırsan Kardan, which provides all axles of the vehicles in Russia’s biggest truck factory, Kamaz, made an agreement with Kamaz Master Team on supplying axle. Tirsan Kardan promoted its high quality axles to Russian market through Kamaz and it has had the opportunity to test its products at the world’s most challenging race.t ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS Yiğit Akü'den yeni nesil akıllı akü u Bu yıl içinde 2 fabrika birden açarak krizde büyümeyi başaran Yiğit Akü, ileri teknoloji üretimleri ve Ar-Ge çalışmaları sonucunda dünya pazarında da bir ilke daha imza atarak Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk ve tek “akıllı akü”sünü geliştirdi. Yeni nesil “Akıllı Akü Elektro“, üzerinde bulunan mikro işlemcili chip ve “durum göstergesi” sayesinde hem aküyü hem de aracın şarj sistemini kontrol altında tutuyor. Buna göre bir araç sahibi, aracının şarj sisteminde ortaya çıkan sorununun nereden kaynaklandığını, akıllı aküye bakarak öğrenebiliyor. Patentini Yiğit Akü’nün elinde bulundurduğu akıllı akü şimdiden Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 45 ülkeden sipariş almış durumda. Konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, uzun süredir üzerinde çalıştıkları “yeni nesil” aküleri Akıllı Akü’nün tamamen kullanıcıyı koruyan ve kullanım ömrünü uzatan bir temel üzerine geliştirildiğine dikkat çeken Yiğit Akü Genel Müdürü Hulki Büyükkalender, bu yeni ürünün tüketicilerin yanı sıra hem akü satıcılarına, hem de akü ve otomotiv servislerine büyük kolaylık ve rahatlık sağladığını söyledi. 2010 hedefi 500 adet Dünyanın en ileri teknolojisi kullanılarak ciddi bir Ar-Ge yatırımı ile üretilen Akıllı Akü’nün tüm patentlerini ellerinde bulundurduklarını kaydeden Büyükkalender 2010 yılında 500 bin adet üretim hedeflediklerini belirtti. Açıklamasında bu yeni ürün hakkında bilgi veren Büyükkalender, ürünün özelliklerini şu şekilde sıraladı: “Akıllı akü, gece ya da gündüz herhangi bir zaman diliminde aracınızın şarj sistemiyle ilgili onlarca soruya yanıt veren bir ürün. Örneğin akü almaya gittiniz; Acaba stokta uzun süre kaldı mı? Şarjı yeterli mi? Üretim hatası var mı? Bu sorulara tüketici anında yanıt buluyor ve akıllı akü sizi alımda koruyor. Ya da, bir kış sabahı kalktınız 80 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Yiğit Akü’nün yeni nesil aküsü akıllı akü, aracın şarj ssteminindeki arızanın nereden kaynaklandığını sürücüye rapor ediyor. Bu sayede aracında şarj problemi yaşayan bir tüketici zaman ve para kaybetmeden aracın arızasını giderebiliyor. aracınıza bindiniz fakat araç çalışmadı. Çok sayıda soru ortaya çıkıyor: Acaba Araçtan mı, Akü den mi?, Akücüye mi gitmek lazım, Araç servisini mi çağırmak lazım. Acaba akü sadece deşarj mı oldu, şarj edilse normal duruma gelir mi? Yoksa yeni akü mü almak gerekecek?, Garantiye girer mi? Girmez mi? İşte akıllı akü onlarca senaryoda ortaya çıkan onlarca sorunun yanıtını veriyor ve akü üzerinde bulunan ışıklar size ne yapılması gerektiğini anlatıyor.” Erken uyarı sistemi Ürün üzerinde “erken uyarı” sisteminin de bulunduğunu anlatan Büyükkalender, akünün üzerindeki sarı ışığın devreye girmesi ile olası seyahatler öncesinde “yolda kalmadan” potansiyel problemleri engelleme olanağının bulunduğuna yer verdi. Büyükkalender, şarj problemlerinin sanılanın aksine sadece aküden değil, aracın şarj sisteminden kaynaklanabileceğine, akıllı akünün bu sorunları da rahatlıkla okuyarak araç sahibine bildirebildiğine dikkat çekti. Araçta şarj sistemi hatası var ve bu sorun giderilmediği takdirde boşu boşuna yeni akü alınsa bile, bir süre son- ra ya yolda kalınacağını yada akünün ömrünün kısalacağını, bunun da zaman ve para kaybı anlamına geldiğini anlatan Büyükkalender, ürünün bu yönüyle “ekonomik”, diğer bir yönüyle de “ekolojik” olduğunu söyledi. Sürücü teşvik kapsamında Akıllı Akü’nün yüzde 100 geri toplama sistemi ile bütünleştirildiğini, herhangi bir bayiye getirilen akünün özel araçlarla toplanıp, tekrar kurşuna çevrildiğini ifade eden Büyükkalender “Ayrıca Kullanıcıların çevreye duyarlılığını özendirmek için, kullanılmış aküyü geri getiren müşteriye, yeni aküde iskonto uyguluyoruz yada isterse belirli miktar ücret ödeyerek teşvik kapsamına alıyoruz” dedi. Üzerindeki özel hologramı, izleme kodu ve çip sayesinde akünün garanti bilgilerinin, fatura, garanti belgesi ya da herhangi bir başka belge istenmeksizin akıllı akü üzerinden okunabildiğini ve sürücülerin garanti kapsamına ilişkin hiçbir endişelerinin bulunmadığını da sözlerine ekleyen Büyükkalender, yeni nesil akülerinin Yiğit Akü’yü Pazar liderliğine taşıyacağını söyledi. t New Generation Smart Batteries of Yiğit Battery Co New Generation Smart Battery of Yiğit Battery Co. reports the driver where the failure arise from in the car’s charging system. So any consumer who experiences charging problems can fix the problem without loss of time and money.t Beyçelik-Gestamp "Ar-Ge Merkezi Belgesi" aldı TAYSAD üyesi Beyçelik Gestamp Kalıp ve Oto Yan Sanayi AŞ`nin bünyesinde kurduğu Ar-Ge birimi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesi`ni almaya hak kazanarak Bursa’nın dört Ar-Ge merkezinden biri oldu. u Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 bin metre kare kapalı alan içerisinde yer alan ve Türkiye’nin önde gelen kalıp fabrikalarından Beyçelik Gestamp Kalıp ve Oto Yan Sanayi A.Ş.’nin bünyesinde kurduğu Ar-Ge birimi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesini almaya hak kazanarak Bursa’nın dört Ar-Ge merkezinden biri oldu. Beyçelik Gestamp’dan yapılan açıklamada, otomotiv sektöründe hızla artan rekabet koşulları nedeniyle ucuz, sağlam ve çevreci araçlar üretmek için teknoloji alanında yeni yatırımlar ve geliştirmeler yapıldığı belirtildi. Açıklamada, BeyçelikGestamp’ın pazardaki yerini koruması ve geliştirmesi için kalıp tasarımında daha hızlı çözümler elde etmesi, yeni üretim teknolojilerine ağırlık vermesi ve yeni nesil malzemelerin işlenebilmesi konusunda uzmanlığını ileri seviyelere taşıması gerekliliğine dikkat çekildi. Beyçelik Gestamp’ın hedefleri doğrultusunda insana yatırım yapan, yenilikçi ve teknolojiyi takip eden bir firma olma özelliğini, bir adım daha ileriye taşıyarak 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 31 Temmuz 2008 tarih ve 26953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği “ hükümleri çerçevesinde ArGe Merkezi unvanı aldığı vurgulandı. Otomotiv Yan Sanayi Sac Şekillendirme ve Kalıpçılık alanında Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezi olan Beyçelik Gestamp’ın , 70’i aşkın uzman kadrosuyla farklı disiplinleri bir arada bulundurarak 2012 yılına kadar minimum 12 yeni buluş ve geliştirme konusunda faaliyetlerini tamamlamayı hedeflediğine dikkat çekilirken, üreten, geliştiren ve sürekli keşfeden bilimsel temele dayalı çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada devam edileceği ifade edildi. t Beyçelik-Gestamp received “R&D Centre Certification” TAYSAD member Beyçelik – Gestamp received “R&D Centre Certification” of Ministry of Industry and Commerce and became one of four R&D centres in Bursa.t Beyçelik-Gestamp'a OSD'den ödül Beyçelik Gestamp, Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) tarafından 2009 yılı yan sanayi firması seçildi. Beyçelik Gestamp, 19 Mart 2010 tarihinde İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenecek törende ödülünü alacak. Award from OSD to Beyçelik-Gestamp Automotive Manufacturers’ Association has announced Beyçelik – Gestamp as “Supplier of 2009”. Beyçelik – Gestamp will receive its prize with a ceremony that will be held at İstanbul Chamber of Commerce on 19 of March 2010.t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 81 TAYSAD ÜYELERİ 82 TAYSAD MEMBERS Firma Adı Telefon Faks Ana Sayfa 1 A RAYMOND BAĞLANTI ELEMANLARI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6581058 +90 262 6581073 http://www.araymond.com 2 AKA OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2703300 +90 224 2703301 http://www.akaoto.com.tr 3 AKÇELİK DEMİR ÇELİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 3767432 +90 232 3280746 http://www.akcelik.com.tr 4 AKIM METAL SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 5931990 +90 216 5931999 http://www.akimmetal.com.tr 5 AKKARDAN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7446630 +90 262 7441873 http://www.akkardan.com 6 AKTAŞ HAVA SÜSPANSİYON SİSTEMLERİ A.Ş. +90 224 5248571 +90 224 2612330 http://www.aktasgroup.com 7 AKYIL OTOMOTİV YEDEK PARÇA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 6219865 +90 216 6219866 http://www.akyilotomotiv.com.tr 8 ALBA KALIP VE OTOM. MAK. İML. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 4999585 +90 216 4999584 http://www.albakalip.com.tr 9 ALKAN OTOMOTİV PARÇALARI ÜRETİM SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6788600 +90 262 6588601 http://www.kanca.com.tr 10 ANADOLU RULMAN İMALAT SAN. VE TİC. A.Ş. +90 380 7355154 +90 380 7355177 http://www.anadolurulman.com.tr 11 ANSEL METAL İMALAT SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 3785104 +90 216 3785068 http://www.ansel.com.tr 12 ANT KALIP SAN. TİC. A.Ş. +90 216 5932430 +90 216 5932435 http://www.antkalip.com 13 A-PLAS PLASTİK VE LASTİK SANAYİ +90 224 2610550 +90 224 2610554 http://www.a-plas.com.tr 14 ARCELORMİTTAL İSTANBUL PASLANMAZ ÇELİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7512914 +90 262 7512923 http://www.uginox.com.tr 15 AREVA T&D ENERJİ ENDÜSTRİSİ A.Ş. +90 262 6483300 +90 262 6412036 http://www.areva-td.com 16 ARFESAN ARKAN FREN ELEMANLARI SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7510269 +90 262 7510189 http://www.arfesan.com.tr 17 ARGEN OTOMOTİV MÜHENDİSLİĞİ ÖZEL ARAÇ İML. SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 3941725 +90 216 3941511 http://www.argen.com.tr 18 ARIKAN KRİKO VE MAK. SAN. TİC. A.Ş. +90 222 2360770 +90 222 2360774 http://www.arikankriko.com.tr 19 ARKPRES EMNİYET KEMERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 3495490 +90 262 3493793 http://www.arkpres.com 20 ARMETAL MAKİNA METAL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6445704 +90 262 6445703 http://www.armetal.com.tr 21 ARPEK ARKAN PARÇA ALÜMİNYUM ENJ. VE KALIP SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6589744 +90 262 6589749 http://www.arpek.com.tr 22 ASAŞ FİLTRE SAN. VE TİC. A.Ş. +90 326 4561560 +90 326 4561023 http://www.asasfilter.com 23 ASİL ÇELİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2806100 +90 224 2806200 http://www.asilcelik.com.tr 24 ASSAN HANİL OTOMOTİV OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 3176800 +90 262 3651814 http://www.assanhanil.com.tr 25 ASV SAN. VE TİC. KOLL. ŞTİ. +90 212 8867387 +90 212 8867396 http://www.asv.com.tr 26 ATAY MAKİNA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6581919 +90 262 6582000 http://www.ataymakina.com 27 ATAYLAR MAKİNA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 212 6890233 +90 212 6890215 http://www.ataylar.com 28 AUTOLIV CANKOR OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6484600 +90 262 6484601 http://www.autoliv.com 29 AYDINLAR YEDEK PARÇA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 332 2390151 +90 332 2390154 http://www.aydchassis.com 30 AYGERSAN AYDINLATMA GEREÇLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 312 8154561 +90 312 8154220 http://www.bayraktarlar.com 31 AYHAN METAL PRES DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7512194 +90 262 7512198 http://www.ayhanmetal.com.tr 32 B PLAS BURSA PLASTİK METAL İNŞ. VE TUR. SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2610900 +90 224 2610918 http://www.bplas.com.tr 33 BANDO KAYIŞ SANAYİ VE TİCARET (TÜRKİYE) A.Ş. +90 262 6771120 +90 262 6771128 http://www.kaleoto.com.tr 34 BANT BORU SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6774700 +90 262 7514637 http://www.bantboru.com 35 BASKI DEVRE SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 3901036 +90 216 3544941 http://www.baskidevre.com.tr 36 BELDESAN OTOMOTİV YAN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 3234130 +90 212 3230695 http:// 37 BELKA KAUÇUK ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 4111500 +90 224 4111503 http://www.belka.com.tr 38 BELTAN VIBRACOUSTIC TİTREŞİM ELEMANLARI SAN. A.Ş. +90 224 2707102 +90 224 2431436 http://www.beltan.com.tr 39 BEMAG MAKİNA ELEKTRİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7510160 +90 262 7510163 http://www.bemag.com.tr 40 BEŞEL BİJON MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 4162887 +90 216 4108589 http://www.besel.net 41 BEŞER BALATACILIK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 4781801 +90 232 4781778 http://www.beser.com.tr 42 BEYÇELİK GESTAMP KALIP VE OTO YAN SAN. PAZ. VE TİC. A.Ş. +90 224 2700600 +90 224 2415200 http://www.beycelik.com.tr 43 BİLEN EGZOST SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 3645959 +90 216 3643662 http://www.bilenegzost.com 44 BİRİNCİ OTOMOTİV SAN. A.Ş. +90 216 4661990 +90 216 3647401 http://www.birinciotomotiv.com.tr 45 BORÇELİK ÇELİK SAN. TİC. A.Ş. +90 224 2804000 +90 224 5190130 http://www.borcelik.com 46 BORUSAN MANNESMANN BORU SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 3935800 +90 212 2936960 http://www.borusanmannesmann.com 47 BOSAL MİMAYSAN METAL İŞLEME SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7514425 +90 262 7514434 http://www.bosal-mimaysan.com 48 BOSCH FREN SİSTEMLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2610500 +90 224 2610510 http://www.bosch.com.tr 49 BOSCH REXROTH OTOMASYON SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6760000 +90 262 6760101 http://www.boschrexroth.com.tr 50 BOSCH SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2192500 +90 224 2192502 http://www.bosch.com.tr 51 BOSİM SAÇ İŞLETME MERKEZİ LTD. ŞTİ. +90 216 5970450 +90 216 3960456 http://www.bostemboru.com 52 CENGİZ MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6581220 +90 262 6581228 http://www.cengizmakine.com.tr 53 CEVHER DÖKÜM SAN. A.Ş. +90 232 4781000 +90 232 4781010 http://www.cevherdokum.com.tr 54 CHEMETALL SANAYİ KİMYASALLARI TİC. VE SAN. A.Ş. +90 262 6774900 +90 262 6774950 http://www.chemetall.com 55 CHEP KONTEYNER VE PALET LTD. ŞTİ. +90 216 5377730 +90 216 5377737 http://www.chep.com 56 CMS JANT VE MAKİNA SAN. A.Ş. +90 232 3991000 +90 232 3991010 http://www.cms.com.tr 57 COMPONENTA DÖKÜMCÜLÜK TİC. VE SAN. A.Ş. +90 224 5734263 +90 224 5734273 http://www.componenta.com 58 COŞKUNÖZ METAL FORM MAKİNA END. VE TİC. A.Ş. +90 224 2800100 +90 224 2431146 http://www.coskunoz.com.tr 59 CPS OTOMOTİV TEKSTİL SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6581800 +90 262 6581807 http://www.c-p-s.com.tr 60 CPS PRESSFORM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6581800 +90 262 6581807 http://www.c-p-s.com.tr 61 CRH OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6581160 +90 262 6581163 http://www.crh-group.com/ 62 ÇAĞATAY KABLO SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 212 7388484 90 212 7388487 http://www.cagataykablo.com 63 ÇAVUŞOĞLU MAKİNA VE OTOM. YAN SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 7591564 +90 262 7591566 http:// 64 ÇELİKEL ALÜMİNYUM DÖKÜM İML. SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 3111442 +90 216 3111067 http://www.celikel.com 65 ÇETİNPRES OTO YAN SAN. A.Ş. +90 216 3771041 +90 216 3771043 http://www.cetinpres.com 66 ÇİFTEL ELEKTROMEKANİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6581810 +90 262 6581029 http://www.ciftel-ltd.com 67 ÇİMSATAŞ ÇUKUROVA İNŞ. MAK. SAN. VE TİC. A.Ş. +90 324 2218400 +90 324 2218404 http://www.cimsatas.com 68 ÇORLU OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 282 6514393 +90 282 6515524 http://www.corluotomotiv.com 69 DELPHI OTOMOTİV SİSTEMLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 4887200 +90 232 4887205 http://www.delphi.com Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Firma Adı Telefon Faks Ana Sayfa 70 DENET CIVATA SAN. A.Ş. +90 212 5676748 +90 212 4800800 http://www.denetcivata.com 71 DENSO OTOMOTİV PARÇALARI SAN. A.Ş. +90 262 6795700 +90 262 6795757 http://www.denso.com.tr 72 DESTAŞ DİJİTAL ELEKTRONİK SAN. VE TİCARET A.Ş. +90 216 3785703 +90 216 5950811 http://www.destas.com.tr 73 DİTAŞ DOĞAN YEDEK PARÇA İMALAT VE TEKNİK A.Ş +90 216 5457000 +90 216 5451373 http://www.ditas.com.tr 74 DOĞAN LASTİKÇİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7512550 +90 262 7510570 http://www.teknokaucuk.com 75 DOSTEL MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7510230 +90 262 7510288 http://www.dostelmakina.com 76 DOW TÜRKİYE KİMYA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 7546800 +90 262 7548801 http://www.dow.com 77 DÖKSAN BASINÇLI DÖKÜM VE MAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6582910 +90 262 6582669 http://www.doksandokum.com 78 DÖNMEZ DEBRİYAJ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 3768766 +90 232 3768999 http://www.donmezdebriyaj.com.tr 79 DURDEN PLASTİK ÜRÜNLER VE YAPIŞKAN FİLM TİC. VE SAN. A.Ş. +90 262 6582771 +90 262 6582772 http://dourdin.fr 80 DYTECH DYNAMIC FLUID TECNOLOGIES S.P.A +90 262 3736660 +90 262 3736077 http://www.dayco.com 81 ECS ELEKTRİK ENJ. VE KABLO SİS. SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 4111015 +90 224 4111017 http://www.ecselektrik.com 82 EGE ENDÜSTRİ VE TİC. A.Ş. +90 232 4911400 +90 232 4911515 http://www.egeendustri.com.tr 83 EGE FREN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 3973600 +90 232 4790208 http://www.egefren.com.tr 84 EGE SOĞUTMACILIK KLİ. SOĞ. HAVA TES. İHR. İTH. SAN VE TİC AŞ +90 232 8333764 +90 232 8333755 http://www.safkar.com.tr 85 EGEBANT ZIMPARA VE POLİSAJ MALZ. SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6791313 +90 262 6791300 http://www.egebant.com.tr 86 EKU FREN KAMPANA VE DÖKÜM SAN. A.Ş. +90 262 6581010 +90 262 6581000 http://www.eku.com.tr 87 ELATEK KAUÇUK PLASTİK VE KİMYEVİ MADDELER SAN. LTD. ŞTİ. +90 224 2611230 +90 224 2611300 http://www.elatek.com.tr 88 ELBA BASINÇLI DÖKÜM SAN. A.Ş. +90 236 2330600 +90 236 2330602 http://www.elba.com.tr 89 EMAS ELEKTROTEKNİK MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 5492252 +90 212 5492580 http://www.emasas.com.tr 90 EMEK KALIP APARAT VE MAK. SAN. A.Ş. +90 262 6589984 +90 262 6589986 http://www.emekkalip.com.tr 91 ERDEMİR ÇELİK SERVİS MERKEZİ SA. VE TİC. A.Ş. +90 262 6792727 +90 262 6792709 http://www.erdemir-csm.com.tr 92 EREĞLİ DİLME SAN. VE TİC. A.Ş. +90 372 3181020 +90 372 3180902 http://www.ereglidilme.com 93 ERKURT TEKSTİL VE YALITIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2610023 +90 224 2610015 http://www.erkurt.com 94 ERLER DIŞ TİC. A.Ş. +90 216 5733858 +90 216 5733857 http://www.impa-imalat.com.tr 95 ERMETAL OTOMOTİV VE EŞYA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2802000 +90 224 2610971 http://www.ermetal.com 96 ERSAN KAUÇUK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 3042444 +90 216 3042471 http://www.ersankaucuk.com 97 ERSEL AĞIR MAKİNE SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6581340 +90 262 6580527 http://www.ersel.com 98 ERTANLAR MAKİNA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 222 2360553 +90 222 2360555 http://www.ertanlar.com 99 ESTAŞ EKSANTRİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 346 2181220 +90 346 2181231 http://www.estas.com.tr 100 FARBA OTOMOTİV AYDINLATMA VE PLASTİK FABRİKALARI A.Ş. +90 212 2564960 +90 212 2561043 http://www.farba.com 101 FARHYM OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 312 3980254 +90 312 3980258 http://www.farhym.com 102 FARLAS OTOMOTİV PAZARLAMA A.Ş. +90 212 2385454 +90 212 2382627 http://www.bayraktarlar.com 103 FARPLAS OTO YEDEK PARÇALARI İML. İTH. İHR. A.Ş. +90 262 6796500 +90 262 6796553 http://www.farplas.com 104 FAURECIA POLİFLEKS OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 4594020 +90 216 4594026 http://www.faurecia.com 105 FEDERAL MOGUL İZMİT PİSTON VE PİM ÜRETİM TESİSLERİ A.Ş. +90 262 2260820 +90 262 2262405 http://www.federalmogul.com 106 FEDERAL MOGUL PİSTON SEGMAN GÖMLEK ÜRETİM TES. A.Ş. +90 212 2926313 +90 212 2926268 http://www.federalmogul.com 107 FERRO DÖKÜM SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. +90 262 6534260 +90 262 6531852 http://www.ferrodokum.com.tr 108 FICOSA INTERNATIONAL OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 4111450 +90 224 4111458 http://www.ficosa.com 109 FİGES FİZİK VE GEOMETRİDE BİLGİSAYAR SİM. HİZ. TİC. A.Ş. +90 224 2808525 +90 224 2808532 http://www.figes.com.tr 110 FİLKAR OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET A.Ş. +90 332 2390761 +90 332 2390764 http://www.filkar.com.tr 111 FKK GÜNEY OTO LASTİK TAKOZ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 362 2668090 +90 362 2668094 http://www.fkk.com.tr 112 FONTANA PİETRO KALIP SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 5931837 +90 216 5931892 http://www.fontana-group.com 113 GALSAN PLASTİK VE KALIP SAN. A.Ş. +90 262 6777575 +90 262 7512775 http://www.galsan.com 114 GATES POWERTRAIN PLASTİK METAL VE MAKİNE SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 232 2580078 +90 232 2522011 http://www.gates.com 115 GKN ESKİŞEHİR OTOMOTİV ÜRÜNLERİ ÜRETİM VE SATIŞ A.Ş. +90 222 2362505 +90 222 2362509 http://www.gkndriveline.com 116 GRAMMER KOLTUK SİSTEMLERİ A.Ş. +90 224 2193000 +90 224 2197737 http://www.grammer.com 117 GREEN CHEMICALS KİM. MAD. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 4565175 +90 216 4565169 http://www.green-chemicals.com 118 GTB KABLO SİSTEMLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6776200 +90 262 6776258 http://www.gtbotomotiv.com 119 GÜÇLÜ PRES MAK. SAN. TİC. A.Ş. +90 262 6580343 +90 262 6580344 http://www.guclupres.com.tr 120 GÜNGÖR OTOMOBİL YAN. SAN. A.Ş. +90 262 7511856 +90 262 7510532 http://www.gungorotomobil.com.tr 121 GÜRSETAŞ DÖKÜM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6583001 +90 262 6583011 http://www.ersen.com 122 GÜVEN OTOMOTİV PARÇALARI ÜRETİM SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6788600 +90 262 6588601 http://www.kanca.com.tr 123 HANİL CF OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 3496279 +90 262 3496285 http://www.hanilcf.com.tr 124 HASÇELİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 4444140 +90 216 5930890 http://www.hascelik.com 125 HAYES LEMMERZ JANTAŞ JANT SAN. VE TİC. A.Ş. +90 236 2334329 +90 236 2334330 http://www.jantas.com.tr 126 HEKİMOĞLU DÖKÜM SAN. NAK. VE TİC. A.Ş. +90 462 3255042 +90 462 3255044 http://www.karceliktas.com.tr 127 HEMA ENDÜSTRİ A.Ş. +90 282 7581040 +90 282 7581071 http://www.hemaendustri.com 128 HIZLANLAR OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6536140 +90 262 6536141 http://www.hizlanlar.com 129 HİPAK HİDROLİK MAKİNE SAN. A.Ş. +90 212 5496901 +90 212 5496907 http://www.hipak.com.tr 130 HP PELZER PİMSA OTOMOTİV A.Ş. +90 262 6489300 +90 262 6589140 http://www.pelzerpimsa.com.tr 131 ISE OTOMOTİV GELİŞTİRME SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 382 2159450 +90 382 2159459 http://www.ise-automotive.com 132 ISILSAN MAKİNA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. +90 264 2767670 +90 264 2758794 http://www.isilsan.net 133 ISTAŞ İZMİR ISIL İŞLEM SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 8770300 +90 232 8770301 http://www.istasas.com.tr 134 İLERİ MEKANİK MAKİNA KALIP İMALAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 4138206 +90 216 4138210 http://www.ilerigroup.com 135 İNCİ AKÜ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 236 2332510 +90 236 2332513 http://www.inciaku.com 136 İNELLİ PLASTİK TEKSTİL OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 3767500 +90 232 3767113 http://www.inelli.com.tr 137 infoTRON ELEKTRİK VE BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ ÜRETİM VE TİC. A.Ş. +90 216 6510955 +90 216 6510954 http://www.infotron.com.tr 138 İNTER KAUÇUK VE EVA LTD. ŞTİ. +90 212 5151247 +90 212 5151292 http://www.intereva.com.tr Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 83 TAYSAD ÜYELERİ 84 TAYSAD MEMBERS Firma Telefon Faks Ana Sayfa 139 İS-KA İSTANBUL KABLO SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 6136655 +90 212 5763697 http://www.iska.com.tr 140 İZELTAŞ EL ALETLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 4721375 +90 232 4721378 http://www.izeltas.com.tr 141 KALE BALATA OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7440386 +90 262 7440389 http://www.kalebalata.com 142 KALE OTO RADYATÖR SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7441852 +90 262 7441275 http://www.kaleoto.com.tr 143 KALIPYANSAN STANDART KALIP ELEMANLARI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 3781212 +90 216 3782780 http://www.kalipyansan.com 144 KANCA EL ALETLERİ DÖVME ÇELİK VE MAK. SAN. A.Ş. +90 262 6788600 +90 262 6788601 http://www.kanca.com.tr 145 KARAT GÜÇ SİSTEMLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6776200 +90 262 6776248 http://www.deltaguc.com 146 KARDEŞ ELEKTRİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 6249204 +90 212 6243392 http://www.kardeselektrik.com.tr 147 KAYNAK TEKNİĞİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6797800 +90 262 6797700 http://www.askaynak.com.tr 148 KERİM ÇELİK MAMULLERİ İMALAT VE TİC. A.Ş. +90 216 5813000 +90 216 5813045 http://www.kerimcelik.com 149 KFI KARTAL FCMP OTOMOTİV SAN. TİC. A.Ş. +90 236 3131251 +90 236 3131651 http://www.kfi.com.tr 150 KONEKS PİSTON GÖMLEK İMALAT SAN. TİC. A.Ş. +90 332 2390800 +90 332 2390615 http://koneks.com.tr 151 KORMAS ELEKTRİKLİ MOTOR SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 6601011 +90 216 6601044 http://www.kormas.com 152 KORMETAL SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 6946000 +90 212 5095508 http://www.kormetal.com 153 KROS OTOMOTİV SAN. TİC. A.Ş. +90 274 2662500 +90 274 2662469 http:///krosotomotiv.com.tr 154 KTC KALİBRE BORU KESME SAN. LTD. ŞTİ. +90 262 3166600 +90 262 3350792 http://www.kalibreboru.com.tr 155 LASPAR KAUÇUK YEDEK PARÇA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 224 2806900 +90 224 4842597 http://www.las-par.com 156 LUCAS ELEKTRİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 264 2768750 +90 264 2752891 http://www.lucaselektrik.com 157 MAGNA OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET A.Ş. +90 262 3156875 +90 2623156879 http://www.magna.com 158 MAHLE FİLTRE SİSTEMLERİ A.Ş. +90 262 7515301 +90 262 7515310 http://www.mahle.com 159 MAHLE MOPİSAN YEDEK PARÇA SAN. TİC. A.Ş. +90 232 2518694 +90 232 2518695 160 MAJOR SKT OTO DONANIM A.Ş. +90 224 2805400 +90 224 2805444 http://www.majorskt.com 161 MAKERSAN MAKİNA OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 7512505 +90 262 7513580 http://www.makersan.com 162 MAKO ELEKTRİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2195600 +90 224 2195681 http://www.mako.com.tr 163 MAKTEL MAKİNE VE TEL SAN. A.Ş. +90 216 5614580 +90 216 3118388 http://www.maktel.com.tr 164 MAPA CİVATA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6580700 +90 262 6580690 http://www.mapaclutch.com 165 MA-PA FREN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6580700 +90 262 6580690 http://www.mapaclutch.com 166 MA-PA MAKİNA PARÇALARI ENDÜSTRİSİ A.Ş. +90 262 6580700 +90 262 6580690 http://www.mapaclutch.com 167 MARTUR SÜNGER VE KOLTUK A.Ş. +90 212 3460585 +90 212 3460576 http://www.martur.com.tr 168 MATAY OTOMOTİV YAN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 4833550 +90 224 4833564 http://www.matay.com.tr 169 MAYSAN MANDO OTOMOTİV PARÇALARI SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2431350 +90 224 2435902 http://www.maysanmando.com 170 MEBANT İZOLASYON VE BANT SAN. LTD. ŞTİ. +90 232 4336071 +90 232 4572073 http://www.mebant.com.tr 171 MECAPLAST OTOMOTİV ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6580478 +90 262 6580487 http://www.mecaplastgroup.com 172 MEKRA LANG OTOMOTİV YAN SANAYİ A.Ş. +90 312 6401216 +90 312 6401225 http://mekra-turkey.com 173 MESA MAKİNA DÖKÜM GIDA SAN. TİC. A.Ş. +90 332 2391872 +90 332 2391876 http://www.mesamakina.com.tr 174 MURAT TİC. KABLO SAN. A.Ş. +90 262 6796700 +90 262 6580210 http://www.muratticaret.com 175 MUTLU AKÜ VE MALZ. SAN. A.Ş. +90 216 3041590 +90 216 3041869 http://www.mutlu.com.tr 176 MUTLU PLASTİK VE AMBALAJ SAN. A.Ş. +90 212 5504582 +90 212 6513039 http://www.mutluplastik.com.tr 177 NEŞE PLASTİK TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. +90 262 6581090 +90 262 6581096 http://www.neseplastik.com 178 NET CİVATA VE VİDA SAN. A.Ş. +90 212 6989170 +90 212 6989178 http://www.netcivata.com 179 NORM CİVATA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 3767610 +90 232 3767613 http://www.normcivata.com 180 NSK SINAİ MAMÜLLER İMALAT VE TİC. A.Ş. +90 224 6761219 +90 224 6621240 http://www.nskgroup.com.tr 181 NURSAN ELEKTRİK DONANIM SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 8559300 +90 212 8559304 http://www.nursanelektrik.com 182 NURSAN OTOMOTİV KABLO SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 8559300 +90 212 8559304 http://www.nursanotomotiv.com 183 OLGUNÇELİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 236 2330444 +90 236 2331305 http://www.olguncelik.com.tr 184 OLİMPİA OTO CAMLARI SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6463878 +90 262 6463882 http://www.olimpia.com.tr 185 OMTAŞ OTOMOTİV TRANSMİSYON AKSAMI SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6555544 +90 262 6555401 http://www.omtas.com.tr 186 OPAŞ OTOMOTİV PLATİNLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 6429050 +90 212 5579097 http://www.opasauto.com 187 OPSAN ORİJİNAL SAC PARÇA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 7514105 +90 262 7514125 http://www.opsan.com.tr 188 ORSAN TİCARİ ARAÇ SİSTEMLERİ LTD. ŞTİ. +90 282 6818400 +90 282 6818414 http://www.orsantr.com 189 ORSAN YEDEK PARÇA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 282 6818400 +90 282 6818414 http://www.orsantr.com 190 ORTADOĞU RULMAN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 312 2898900 +90 312 2846253 http://www.ors.com.tr 191 OTOPARSAN OTOMOTİV PARÇA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 212 8580143 +90 212 8580146 http://www.otoparsan.com 192 OT-SA OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 5962785 +90 216 3964420 http://www.ot-sa.com 193 ÖNAYSAN METAL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 5282600 +90 216 4204889 http://www.onaysan.com.tr 194 ÖZEN PRES MAKİNA VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6581200 +90 262 6581209 http://www.ozenpres.com 195 ÖZKAR OTOMOTİV PARÇALARI İMALAT SAN. A.Ş. +90 262 6580338 +90 262 6580340 http://www.ozkarotomotiv.com 196 ÖZLER PLASTİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 4566666 +90 212 4566697 http://www.ozlerplastik.com 197 PAKSAN MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 5505700 +90 212 5505528 http://www.paksan.com.tr 198 PARSAN MAKİNA PARÇALARI SAN. A.Ş. +90 216 4931266 +90 216 4931280 http://www.parsan.com 199 PİMSA ADLER OTOMOTİV A.Ş. +90 262 6582778 +90 262 6582786 http://www.pimsaadler.com.tr 200 PİMSA POLİÜRETAN İMALAT SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 3641080 +90 216 3641117 http://www.pimsa.com.tr 201 PUNTAŞ MAKİNA VE YEDEK PARÇA SAN. +90 212 8750403 +90 212 8750460 http://www.puntasmakina.com 202 RAPRO KİMYA TURİZM BİLİŞİM SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 4497978 +90 232 4597960 http://rapro.com.tr 203 RİETER ERKURT OTOMOTİV YAN SAN VE TİC. A.Ş. +90 224 4832729 +90 224 4832727 204 RÖZMAŞ ÇELİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. +90 262 7510826 +90 262 7511314 http://www.rcstr.com 205 RÖZMAŞ METAL SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6771000 +90 262 6771009 http://www.rcstr.com 206 SA-BA ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER İML. VE TİC. A.Ş. +90 216 5931955 +90 216 5931440 http://www.sa-ba.com.tr 207 SADIK OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 2785811 +90 212 3245356 http://www.sadikotomotiv.com Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Balık FARKIMIZ: HİZMET KALİTEMİZ: ÖZENLİ DEKORASYON TOPLANTI VE BARKOVİZYON SALONUMUZ ÇARŞAMBA, CUMA VE CUMARTESİ AKŞAMLARI PİYANO EŞLİĞİNDE MÜZİKLİ YEMEK DODO MARİN BALIK RESTAURANT Ankara Mercan, Çınarlı Sokak No: 54 Tuzla - İstanbul Tel: 0 216 582 07 07 - 446 87 39 Faks: 0 216 582 09 90 www.dodobalik.com TAYSAD ÜYELERİ 86 TAYSAD MEMBERS Firma Telefon Faks Ana Sayfa 208 SANGO OTOMOTİV ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6796100 +90 262 6796161 http://www.sango-sti.com 209 SANİFOAM SÜNGER SAN. VE TİC. A.Ş. +90 282 7252725 +90 282 7252716 http://www.sanifoam.com.tr 210 SAN-PAR KALIPÇILIK PARÇA İMALATI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 216 3072400 +90 216 3075015 http:// 211 SARIGÖZOĞLU HİDROLİK MAKİNA VE KALIP SAN. TİC. A.Ş. +90 236 2337050 +90 236 2337047 http://www.sarigozoglu.com.tr 212 SEKİSO OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6580539 +90 262 6580540 http://www.sekiso.com.tr 213 SEL METAL OTOMOTİV VE MAKİNA İMALAT SANAYİ +90 262 7511315 +90 262 7512228 http://www.selmetal.com 214 SENTEZ OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 232 4359410 +90 232 4359497 http://www.sentezotomotiv.com 215 SERVET MADENİ EŞYA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 212 7361886 +90 212 7361891 http://www.servetmadeni.com 216 SIGARTH METAL İŞLEME SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6582601 +90 262 6582605 http://www.sigarth.com 217 SIZMAZ CONTA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 2192113 +90 212 4854146 http:// 218 SİKA YAPI KİMYASALLARI A.Ş. +90 216 5810600 +90 216 5810699 http://www.sika.com 219 SİSAN SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6582680 +90 262 6582699 http://www.sisansanayi.com 220 SİSMAK OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 3280255 +90 232 3280262 http://www.sismak.com 221 SİSTEM TEKNİK SANAYİ FIRINLARI A.Ş. +90 262 6582914 +90 262 6581819 http://www.sistemteknik.com 222 SKT YEDEK PARÇA MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2434100 +90 224 2431424 http://www.skt.com.tr 223 SOM CİVATA SOMUN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 312 2671467 +90 312 2671068 http://www.somas.com.tr 224 STANDARD PROFİL OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 3133100 +90 212 2321936 http://www.standardprofil.com 225 STANDART YAY SAN. KOLL. ŞTİ. +90 212 5495986 +90 212 5495990 http://www.standardyay.com 226 SUPAR SUPAP VE PARÇA SAN. TİC. A.Ş. +90 332 2482394 +90 332 2487521 http://www.supar.com 227 SUPSAN MOTOR SUPAPLARI SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 3363200 +90 212 5927268 http://www.supsan.com.tr 228 SÜPERPAR OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 8770212 +90 232 8770217 http://www.superpar.com 229 ŞAHİN MOTOR YATAKLARI SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6533361 +90 262 6533101 http://www.sahin.com.tr 230 ŞESAN YEDEK PARÇA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6580035 +90 262 6580312 http://www.sesan-semak.com 231 TAKOSAN OTOMOBİL GÖSTERGELERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 5541525 +90 212 6425297 http://www.takosan.com.tr 232 TANATAR KALIP PRES İŞLERİ SANAYİ VE TİCARET LTD ŞTİ. +90 222 2360970 +90 222 2360969 http://www.tanatarkalip.com.tr 233 TAYSAN OTO YAN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2433516 +90 224 2433515 http://www.erkurtholding.com 234 TEFAŞ KİMYASAL VE SERAMİK KAPLAMA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6580220 +90 262 6588202 http://www.tefas.com.tr 235 TEKERSAN JANT SAN. A.Ş. +90 216 4745715 +90 216 4745697 http://www.tekersan.com.tr 236 TEKİŞ TEKNİK EROZYON KALIP SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6580404 +90 262 6580413 http://www.tekiskalip.com.tr 237 TEKLAS KAUÇUK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6484400 +90 262 6417963 http://www.teklas.com.tr 238 TEKNOFOAM İZOLASYON SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 5170956 +90 216 5170957 http://www.teknofoam.com 239 TELFORM KELEPÇE VE YAY SAN. TİC. A.Ş. +90 216 3933585 +90 216 3932612 http://www.telform.com.tr 240 TEMEL CONTA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 4835409 +90 232 4259269 http://www.temelconta.com.tr 241 TERBAY MAKİNA ENDÜSTRİ VE TİCARET A.Ş. +90 232 4782525 +90 232 4782526 http://www.terbay.com.tr 242 THYSSENKRUPP OTOMOTİV PARÇALARI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6582607 +90 262 6447528 http://www.thyssenkrupp.com 243 TI OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 224 4110110 +90 224 4110111 http://www.tiautomotive.com 244 TI OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. / GEBZE +90 262 6784800 +90 262 6784890 http://www.tiautomotive.com 245 TIR-SAN TREYLER SAN. VE TİC. NAKLİYAT A.Ş. +90 216 5640200 +90 216 3118097 http://www.tirsan.com 246 TİRSAN KARDAN A.Ş. +90 232 4636161 +90 232 4225332 http://www.tirsankardan.com.tr 247 TKG OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2807900 +90 224 4823934 http://www.tkg.com.tr 248 TOKSAN YEDEK PARÇA İMALAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 224 4111950 +90 224 4111959 http://www.toksanotomotiv.com 249 TOPÇESAN TOPBAŞ ÇELİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2612555 +90 224 2610137 http://rapro.com.tr 250 TOYOTA TSUSHO EUROPE S.A. - İSTANBUL ŞUBESİ +90 262 6588400 +90 262 6580284 http://www.toyota-tsusho.com 251 TOYOTETSU OTOMOTİV PARÇ. ÜRETİM VE TİC. A.Ş. +90 262 6588710 +90 262 6588717 http://www.toyetsu.com.tr 252 TOZMETAL TİC. VE SAN. A.Ş. +90 212 8805660 +90 212 8806147 http://www.tozmetal.com 253 TRAKYA CAM SAN. A.Ş. +90 212 3503366 +90 212 3504366 http://www.sisecam.com 254 TRİGO ÇÖZÜM SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 2874093 +90 212 2874094 http://www.trigo-sas.com.tr 255 TUĞBAY OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 312 4409700 +90 312 4387667 http://www.adogan.com 256 UÇAR METAL MAKİNE OTOMOTİV PARÇA SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6556018 +90 262 6555915 http://www.ucar.com.tr 257 ULUS METAL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. +90 262 6771021 +90 262 6771025 http://www.ulusmetal.com.tr 258 USO OTOMOTİV SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 3641090 +90 216 3646547 http://www.uso.gen.tr 259 UZEL OTOMOTİV SİSTEMLERİ A.Ş. +90 262 6787000 +90 262 6589193 http://www.uzelautomotive.com 260 ÜNKAL OTOMOTİV SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. +90 212 5503804 +90 212 5503851 http://www.unkal.com.tr 261 ÜNÜVAR ELEKTRONİK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 4205000 +90 216 4156507 http://www.unuvar.com 262 VALEO OTOMOTİV SİSTEMLERİ END. A.Ş. +90 224 2700400 +90 224 2610055 http://www.valeo.com 263 VAN PRES DÖKÜM KROMAJ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2431458 +90 224 2431460 http://www.vanpres.com.tr 264 VERİTAS OTOMOTİV SAN. LTD. ŞTİ. +90 282 7264762 +90 282 7251847 http://www.veritas-ag.de 265 VOLAN DİŞLİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 282 7461213 +90 282 7461217 http://www.volandisli.com 266 YAYSAN TEKNİK YAY SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2434200 +90 224 2431532 http://www.yaysanteknik.com.tr 267 YAZAKİ OTOMOTİV YAN SAN. VE TİC. A.Ş. +90 224 2701000 +90 224 5248999 http://www.yazaki-europe.com 268 YEMENİCİ OTOMOTİV VE PARÇALARI SAN. VE TİC. A.Ş. +90 262 6432122 +90 262 6412836 http://www.yemenici.com 269 YENMAK MOTOR GÖMLEK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 332 2489276 +90 332 2484855 http://www.yenmak.com.tr 270 YILDIZ KALIP SAN. VE TİC. A.Ş. +90 212 7711515 +90 212 7712898 http://www.yildizkalip.com 271 YİĞİT AKÜ MALZEMELERİ NAKLİYAT SAN. VE TİC. A.Ş. +90 312 2670280 +90 312 2670861 http://www.yigitbattery.com 272 YOĞURTÇUOĞLU KAUÇUK PARÇA SANAYİ +90 224 4823002 +90 224 4823001 http://www.omrubber.com 273 ZATEL PRES DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 3951302 +90 216 3950112 http://www.zatel.com.tr 274 ZF LEMFÖRDER AKS MODÜLLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. +90 232 3981307 +90 232 3981391 http://www.zf.com 275 ZF TÜRK SAN. VE TİC. A.Ş. +90 216 5920750 +90 212 5920764 http://www.zf-group.de Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr ULUSAL KALIP ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ VE TAYSAD İŞBİRLİĞİYLE KALIP DOSYASI KALIP DOSYASI UKUB Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Özoğul: "Kalıp sanayi zorluklar ve engellere rağmen olanakları çok yüksek bir sektördür" Bugün itibariyle mesleğe gönül vermiş 114 üyemiz bulunmaktadır. Üyemiz olan kalıp üreticilerimizin tasarım, makine, ekipman, analiz yazılımları, ölçme ve değerleme imkanları açısından rekabet güçleri oldukça yüksektir. Bu tecrübe ve sermaye gücüne nispeten ucuz olan nitelikli iş gücünü, esnekliği, hızlı ve doğru reaksiyon gösterme kabiliyetini, iletişim kolaylığını ve lojistik açıdan Türkiye’nin konumunu eklediğinizde Türkiye kalıpçılık endüstrisi bir cazibe merkezi haline gelmektedir. UKUB’un en önemli görevi, teknik kabiliyet ve teknoloji açısından, gelişmiş Avrupa firmaları ile boy ölçüşen Türkiye kalıpçılık endüstrisinin özellikle Avrupa ülkeleri için bir cazibe merkezi olduğunu anlatmak ve Avrupalı üreticileri Türkiye’ye çekmektir. Şamil Özoğul Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Chairman of the 4th Board of Tool Manufacturers’ Association of Turkey u Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği sektöre hangi açılımlar ve hedefler sunuyor? Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği, 2002 yılında Bakanlar Kurulu’nun 2002/4457 sayılı kararıyla, kalıpçılığın, tüm üretim sanayi için öneminden yola çıkarak Türkiye’deki kalıp endüstrisine hizmet veren kurum ve kişileri tek çatı altında toplamak, bu kurum ve kişileri yurtiçinde ve yurtdışında temsil etmek, kalıp üretim teknolojileri alanında çalışmalar yapmak, uygulama ve araştırma merkezleri kurarak dünya ile rekabet edebilecek ortamı sağlamak amacıyla Bursa’da kuruldu. 88 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Uluslararası firmaların Türkiye kalıpçılık endüstrisine ilgilerini arttırmak için diğer ülke birlikleri ve ISTMA(International Tooling and Machining Association) ile güçlü ilişkiler kurduk ve kendileri ile sürekli iletişim halindeyiz. Yurt dışı ve yurt içi fuar organizasyonları ile bir- likte yoğun tanıtım faaliyetleri gerçekleştirerek, kalıp tedariki konusunda Türkiye’nin Avrupa’ya ne kadar “YAKIN” olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Kalıp sektörü hangi diğer sektörlere tedarik sağlıyor? Kalıpsız üretim olmaz... Üretimin neredeyse her alanında kalıba ihtiyaç vardır. Otomotiv, beyaz eşya ve ambalaj başta olmak üzere, elektronik, elektrik, aydınlatma, telekomünikasyon, savunma ve silah sanayi, tarım, tekstil, ayakkabı, oyuncak gibi sektörlerin tümünde yoğun olarak kalıp kullanılarak üretim yapılmaktadır. Dünya genelinde üretilen tüm kalıpların yaklaşık yüzde 70’i otomotiv endüstrisinde kullanılmaktadır. Yüzde 10 beyaz eşya, yüzde 20 diğer tüm sektörler olarak oranlanabilir. Doğrudan kalıp üreten firmalar haricinde bu firmalara destek veren tasarım ofisleri, CAD/CAM, MRP/ERP yazılım firmaları, takım çeliği, ısıl işlem, yüzey kaplama, desen, model, kesici ta- kım, takım tutucu, kesme yağları, fason işlem tedarikçileri gibi firmaları da hesaba kattığımızda yaklaşık olarak 10 bin firma bu alanda faaliyet göstermektedir. Yarattığı toplam istihdam ise 150 bin kişi civarındadır. Kalıbın en yoğun kullanıldığı sektörler otomotiv, beyaz eşya ve ambalaj sektörleridir. Doğal olarak kalıpçılar da bu sektörlerin faaliyet gösterdiği illerimizde yoğunlaşmıştır. Otomotiv kalıpçıları Bursa, İstanbul, Kocaeli, beyaz eşya kalıpçıları İstanbul, Bolu, Manisa, İzmir, Eskişehir, ambalaj kalıpçıları, İstanbul gibi illerimizde yoğunlaşmışlardır. Dünyadaki kalıp sektörüne baktığımızda Türkiye’nin yeri nedir? Sektörün küresel rekabet ortamında avantajları ve dezavantajları nelerdir? Yurtdışında kalıpçılar, ana sanayi ile işbirliği içerisinde, devletin sağladığı türlü teşvikler ve Ar-Ge destekleri ile kalıp üretmekte ve gelişime yönelik yeni yatırım yapabilmektedirler. Portekiz, İtalya, İspanya, Güney Kore gibi birçok ülkede kalıp sektörü milli sektör olarak ilan edilmiş olup devlet tarafından doğrudan desteklenmektedir. Kalıp sektörünün küresel krizin etkisiyle yaşadığı sorunlar neler? 2009 yılının ilk yarısında, Türkiye ekonomisi yaklaşık yüzde 15 gibi rekor bir oranda küçülmüş, ihracatımız yüzde 30 düşmüş, işsizlik oranı yüzde 13’e yük- çılık sektörünü derinden etkilemesinin asıl nedeni de hem dış hem iç talepteki bu daralmadır. Tüm yıkıcılıklarına rağmen, kriz dönemlerinin, bir taraftan da, sistemin aksaklıklarını görmeye ve iyileştirici düzenlemelere gitmeye olanak tanıyan fırsat dönemleri olduğunu unutmamalıyız. Daha önce yaşanan krizlerden edindiği tecrübe ile, sanayimiz süratle kendini onarım sürecine girmiştir. Ancak bu onarım sürecinin tamamlanabilmesi ve krizin en az hasarla atlatılması, özel sektörün güvenini kazanmış, güçlü, tutarlı ve kararlı bir siyasi irade gerektirmektedir. Avrupa ülkelerinde neredeyse üç yıl önce kendini hissettirmeye başlamış olan kriz, maliyetleri her geçen gün artan bu ülkeleri arayış içerisine itmiştir. Önceleri çözümü uzaklarda, Çin gibi düşük maliyetli ülkelerde arayan Avrupalı firmalar yaşadıkları kalite, termin, iletişim ve ulaşım sorunları nedeniyle daha yakın ülkelerde arayışa devam etmişlerdir. Bu ülkeler de Doğu Avrupa ülkeleri ve Türkiye’dir. Bu noktada kalite-fiyat performansı yüksek, ulaşım ve iletişim problemi olmayan Türk firmalarının bu değişimden faydalanacakları kesindir. Özellikle işçilik katma değerinin çok yüksek olduğu kalıpçılık endüstrisi gibi sektörlerin avantajı diğer sektörlerden fazladır. Türkiye’ de kalıpçılık merdiven altı anlayıştan sıyrılıp, kalıp üreticisi kurumsal firmaların önderliğinde sürekli gelişen bir endüstri haline gelmiştir. Kalıp sektörümüzün belirli firmalar bazında standartları dünyada söz sahibi Avrupa veya Kore, Japonya gibi Uzakdoğulu birçok kalıp üreticisinden yüksektir. Bunun en önemli sebebi ülkemizin 2000’ li yıllarda otomotiv sanayinin hızla ve gelişerek büyümesi ile ortaya çıkan kaliteli ürün ve nihayetinde kaliteli kalıp talebini karşılamak üzere yapılan güncel yatırımlardır. Türkiye Kalıpçılık Endüstrisi’ni daha yukarılara çıkarmak için ana sanayinin, yan sanayinin ve devletin kalıpçılarımıza güvenmesi ve ulusal kalıpçılığı desteklemesi gereklidir. selerek işsiz vatandaş sayısı 4 milyona ulaşmıştır. Elbette, üretimin ilk aşaması olan kalıp, diğer sektörlerin küresel anlamda yavaşlamasından etkilenmiştir. Özellikle otomotiv sektöründeki gerileme, otomotiv sektörüne hizmet veren kalıpçıları zor durumda bırakmıştır. Genel talep düşüşü ambalajdan tutun beyaz eşyaya kadar tüm pazarları daraltmıştır. Üretim sanayimizin başı çeken sektörü olan otomotiv, üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini ihraç etmektedir. 2009 ilk çeyreğine baktığımızda dış piyasalardaki krize bağlı talep düşüşü yüzde 25, iç piyasada ise satışların büyük oranda banka taşıt kredileriyle yapılıyor olmasından dolayı yüzde 60 civarındadır. İşte krizin üretim sanayini ve haliyle kalıp- Makro ekonomiyi ve siyaseti bir yana bırakırsak, mikro ekonomik ölçekte, işletmelerin kendileri için doğru stratejiler belirlemesi, kriz sürecinde ayakta kalmaları bakımından hayati önem taşımaktadır. Kalıp üreticileri olarak bizlerin de bu durgun dönemde, katma değeri en yüksek sektörlerden biri olan kalıpçılığımızı geliştirmek ve verimliliği yükseltmek için yapılması gerekenleri düşünmemiz, iyileştirme, araştırma ve geliştirme çalışmalarına yoğunlaşmamız en doğru yaklaşım olacaktır. Türkiye’de kalıp sektörü ne durumdadır? Ülkemiz sanayisinde genel girdi maliyetleri Avrupa’ya kıyasla çok yüksektir. Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 89 KALIP DOSYASI Girdi maliyetlerinin yüksek oluşu sadece kalıpçılığın değil ülkemiz üretim sanayinin genel sorunudur. Türkiye ilginç bir ülke. Dünyanın sayılı otomotiv üretim merkezlerinden bir haline gelmişiz, ürettiğimizin yüzde70’ ini ihraç ediyoruz fakat diğer yandan bakıyorsunuz otomotiv ihtiyacımızın yüzde 80’ ini ithalat ile sağlıyoruz. Kalıp tedarikinde de durum aynı. İç piyasa ihtiyacını büyük oranda bizden karşılamıyor ama biz BMW, Mercedes, Porsche gibi dünya devlerine kalıp satıyoruz. Hem de hangi şartlarda: l Avrupa’nın en pahalı elektriğini kullanarak, l Avrupa’nın en pahalı akaryakıtını kullanarak, l Kriz döneminde düşürülene kadar yüzde18 KDV ile yapılan makinateçhizat yatırımlarıyla, l Yerli sanayimize ne fayda sağladığı belli olmayan yüzde 3 KKDF ile, sanayi yağlarına uygulanan neredeyse 1 TL/kg ÖTV ile. Krizin en ağır yaşandığı bir dönemde yapılan ÖTV uygulaması ile bir varil sanayi yağının fiyatı 200 TL yükseltilmiştir. Bir başka deyişle hükümet bir varil yağdan 200 TL daha fazla vergi almaya başlamıştır. Açıklanana göre krize karşı önlem olarak düşürülen ÖTV ve KDV indiriminden devletin uğradığı vergi kaybı 900 milyon TL’ dir. Sanayi yağlarına 2009 ilk aylarında konulan ÖTV ile maliyenin kasasına girecek vergi ise en az 1 milyar TL’ dir. Krize özel fonlanmış destekler ve teşvikler son dönemde ıstırabımızı dindirse de uzun vadede Türkiye üretim sanayinin köklü vergi reformlarına ve yatırımı teşvik edecek uygulamalara ve nitelikli işgücü ihtiyacını karşılamaya yönelik teknik eğitim reformlarına gereksinimi vardır. Biz bu işe gönül koyduk, yüreğimizi koyduk. Reel sektör olarak bugüne kadar üzerimize düşeni yaptık, halen yapmaya gayret ediyoruz ve köklü çözüm önerileri içerisinde bizden istenecek her türlü özveride bulunmaya ve işbirliğine de hazırız. Sonuç itibariyle dünyanın en yüksek finansman ve işletme maliyetlerine rağ90 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr men Türkiye Kalıpçılık Endüstrisi gelişmektedir. Para ticareti ile dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan yüksek kazançların elde edildiği bir ülkede yüksek yatırım ve işletme maliyetleri rağmen üretim yapmaya devam ediyoruz ve gücümüzün yettiği yere kadar da devam edeceğiz. Yatırım ve işletme maliyetlerinin çok yüksek olması, ülkemizin konumunun, insanımızın yaratıcılık, değişen şartlara çok hızlı uyum sağlayabilme, iletişim kabiliyeti gibi farklılık yaratan, değer katan ve rekabet gücü sağlayan özelliklerinin avantajını ortadan kaldırmaktadır. Yatırım yapıp istihdam yaratacak, katma değer yaratarak ülkemiz ekonomisine katkıda bulunacak sanayi yatırımları bu ve benzeri uygulamalarla zora sokulmakta, sanayicimizin şevkini kırmaktadır. Otomotiv ve kalıp sektörü arasındaki ilişki ve işbirlikleri nasıldır? 2000’li yıllarda otomotiv sanayinin hızla ve gelişerek büyümesi ile ortaya çıkan kaliteli ürün ve nihayetinde kaliteli kalıp ihtiyacı ve yurtdışından temin edilen kalıpların bakım ihtiyacı ülkemiz kalıp endüstrisinin de hızlı bir şekilde büyümesine sebep olmuştur. Özellikle son 5 yılda, otomotiv sanayi açısından Türkiye’ nin önemli bir küresel tedarikçi konumuna gelmesi ile, otomotiv alt tedarikçileri de hem fiyat hem kalite açısından uluslar arası standartlara uygun ürün ve hizmet tedarik etme durumunda kalmışlardır. Türkiye kalıpçılık endüstrisinin gelişmesi de bu problemin ortaya çıkması ile başlamıştır. Amaca uygun kalıp ihtiyacının karşılanamama problemi değişim ihtiyacını ortaya çıkarmış, değişim ihtiyacı da gelişimi te- “Despite its difficulties and challenges, moulding industry has many opportunities” uCan you please give us information on Tool Manufacturers’ Association of Turkey (UKUB)? What kind of objectives do you provide for the sector? Based on the decision number 2002/4457 of Council of Ministers in 2002, UKUB established in Bursa in order to gather institutions and manufacturers operate in moulding industry; to represent those in national and international platforms; to conduct studies on mould manufacturing techniques, and to provide the appropriate environment that can compete with the world by establishing implementation and research centres. We have now 114 members, which have significant competitive powers in terms of design, machinery, equipment, analysis software, measurement and assessment opportunities. Qualified and cheap labour force, despite the experience and capital power, flexibility, quick and correct responding skill, easy communication and Turkey’s location in terms of logistics make Turkey a centre of attraction for moulding industry. The most important task of UKUB is po- sitioning Turkey as a centre of attraction and attract European manufacturers to Turkey, of which’s moulding industry can compete with powerful European companies in terms of technical skills and technology. We have established strong relations and communication lines with ISTMA (International Tooling and Machining Association) and other country unions to increase the interest of international companies. We are trying to tell how Turkey is “NEAR” to Europe in case of moulding supply by holding promotional activities and participating to foreign and domestic fairs. Where is Turkey in the map of global moulding sector? What are the advantages and disadvantages in global competition environment? The crisis that started to be perceived in European countries three years ago, led those countries, of which’s costs increased day by day, to different quests. Initially they have looked for the solution in far away in countries with lower costs like China but as they started to experience problems with quality, timing, com- tiklemiştir. Bu süreçte, kalıpçılarımızın, büyük oranda kendi imkanları ile, nitelikli insana, tezgaha ve yazılıma yaptığı yatırımlar sayesinde sektörde olumlu gelişmeler olmuştur. Eskiden sadece yurtdışından alınan kalıplar, artık ülkemizde yapılıp yurtdışına satılır hale gelmiştir. Ne mutlu bizlere ki uluslararası otomotiv markalarının onaylı tedarikçi listelerinde birbirleri ile rekabet eden birden fazla Türk kalıp firması görülebilmektedir. Kalıpçılarımız artık merdiven altından çıkmış, organize sanayi bölgelerinde bulunan fabrikalara taşınmaktadırlar. Ancak Türkiye’deki kalıp imalatçıları yüksek yatırım maliyetleri nedeniyle iş ölçeklerini genel olarak küçük-orta ebatlı kalıpların üretimine yönelik olarak belirlediklerinden özellikle büyük ebatlı parçaların kalıpları yapılamamakta, halen yurtdışından tedarik edilmektedir. Burada dikkatinizi çekeceğim önemli bir konu var. Bugün Türkiye’nin önde gelen 10 kalıpçısına bakacak olursanız kapa- sitelerinin ortalama yüzde 60’ını yurtdışına yaptıklar kalıplar doldurmaktadır ve daha da önemlisi yurtdışı müşterilerinin bir kısmı da Avrupa’lı kalıpçılardır. Evet, kalıpçılarımız rekabetçi kalite ve fiyatları ile yurtdışına kalıp ihrac etmekte ancak yerli ana sanayi kalıplarını büyük oranda halen yurtdışından tedarik etmektedirler. Büyük ölçekli kalıplar da dahil ana sanayimizin ihtiyaç duyduğu tüm kalıpları Türkiye’de imal etme potansiyeline sahibiz. Eksiklerimiz vardır, yaşadığımız zorluklar vardır, engeller vardır, imkansızlığımız yoktur. Ana sanayi ile işbirliği yapılması ve devletin belli konularda sağlayacağı destekler ile ülkemiz çok kısa sürede yüz milyonlarca dolar ithalat tasarrufu, yüz milyonlarca dolar ihracat artışı sağlayacaktır.t the development of the need of change. During this process, many positive developments emerged in the sector with the investments on human resources, machinery and software. munication and logistics this time they have came closer for solution. Those are the Eastern European Countries and Turkey. At this point, Turkish companies with high quality – price performances, no communication and transportation problems will benefit from this wind of change. The advantages of industries like moulding, as because especially the labour has a high added value, are more than other sectors. The moulding became a continuously improving industry with the leadership of the institutional moulding manufacturers. The standards of moulding sector – based on some institutional companies- are higher than most of any other mould manufacturers in Europe, Korea, Japan and Far East countries. The reason behind this fact is that our automotive industry rapidly developed in 2000’s and there have been many investments to respond increasing high quality moulding demand. To strengthen the industry, main industry, supply industry and the government should trust and support us. Foreign moulding manufacturers can invest for development and manufacture through state incentives and R&D sup- ports with collaboration of the main industry. Moulding announced as a national sector in many countries like Portugal, Italy, Spain and South Korea and they are getting state incentives. How about the relations and collaborations between moulding sector and automotive? 2000’s of automotive industry led us to grow rapidly. Especially in the last five years, Turkey became a global supplier for automotive industry and automotive suppliers had to provide service and product in international standards. This also led growth of the sector. Since the need for proper moulding could not be met, a need for change occurred and triggered Once we were importing them, next we were exporting. It is a proud that we can now see many Turkish companies in the approved supplier lists. Our manufacturers left their small business and moved to organized industrial zones. However due to high investment costs mould manufacturers in Turkey define their work scales mostly on small and mid size mould manufacturing. As a result of that big size tools cannot be manufactured in Turkey and still they are being imported from foreign countries. An important point I want to emphasize is 60 percent of the production of 10 biggest mould manufacturers in Turkey is for export and even more most of their customers are European companies. Yes our manufacturers export with their competitive prices and quality, but domestic main industry still imports from foreign countries. We have the potential to product what our main industry need, including big size moulds. We may have challenges, weaknesses but we do not have impossibilities. Incentives and supports of the state, with collaboration of main industry will provide saving from hundreds of million dollar amounted import costs and increase in export. t Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 91 KALIP DOSYASI Çelik Metal San. ve Tic. Ltd. Şti. Yeni merkezimiz ile hizmetinizdeyiz maktadır.Günümüz Rekabet koşullarında; Müşteri beklentilerini gerek Kalite ve gerekse Maliyetler açısından en yetkin şekilde karşılama hedefi Çelik Metal olarak faaliyet anlayışımızın merkezindedir. Özellikle Kalıp İmalat Sektörümüzün günümüzde geldiği kayda değer seviye ve beklentilerine uyumlu hizmet gerekliliği; yatırımlarımızı yönlendiren en önemli etken olmuştur.Artan İş hacmimize paralel olarak gerek Personel yatırımlarımız ve gerekse Teçhizat-Tezgah yatırımlarımızı; Kendi Mülkümüz olan yeni Merkez ve Stok sahamızda hayata geçirmiş bulunmaktayız. Recep Çelik Çelik Metal San. ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdür u Kalıp ve Makine İmalat sektörüne yaklaşık 30 yıllık tecrübesi ile hizmet vermekte olan Firma’mız; son yıllarda hayata geçirdiği atılımların en önemli son halkasını da hizmet zincirine ilave etmiştir, kıvançlıyız. Firmamız Başta Plastik Kalıp Çelikleri olmak üzere; Takım Çelikleri ve diğer Grup Çelik Malzemelerin İthalat ve Arzında Kalıp İmalat Sektörümüzün Öncü Kuruluşları arasındadır. Alman BUDERUS Takım Çelikleri’nin Türkiye Genel Distribütörü olan Çelik Metal; Geniş Ürün Yelpazesi, Yüksek seviyelerdeki stok imkanları ve konularında tecrübeli personeli ile hizmet vermektedir. Gerek yurtiçi Stoklarımız ve gerekse güçlü Partnerimizin(Buderus Edelsthal) Yurtdışı Stok imkanları; Müşterilerimizin Kalite ve Hizmet beklentilerini en iyi şekilde karşılama imkanını Firma’mız açısından mümkün kıl94 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Tek Merkezden etkin ve hızlı hizmet vermek ve artan İş hacmimizi en iyi şekilde hayata geçirmek için; yaklaşık 20 ay önce temelini attığımız Yeni Merkez Binamız Ocak 2010 tarihinde hizmete girmiştir.İstanbul Kıraç’ta Toplam 2.400 Metrekare alandaki Yeni Tesisimiz; mevcut hizmet imkanlarımıza önemli katkı sunacaktır.İlave Teçhizat ve tezgah yatırımlarımız ile kesim Ölçülerinde Tüm talepleri karşılama kabiliyetine sahibiz.Yeni devreye aldıklarımızla birlikte toplam 16 Kesim Tezgahı ile sektörümüze hizmet vermekteyiz. Gerekli Fiziki yatırımlara ilaveten artan hizmet hacmimizin gereği olarak; alanında tecrübeli personel takviyelerimizi de gerçekleştirmiş bulunmaktayız.Özellikle Takım Çeliklerinde kaydedilen gelişmeleri ve bununla ilgili mevcut talepleri yakinen takip eden teknik kadromuz; Sektörümüzün ihtiyaç duyacağı her tür teknik konuda (Malzeme seçimi, Kalıplık Çeliklerdeki yeni Çeşitler, Isıl İşlem hizmetleri, Alternatif Malzeme önerileri vb) gereken desteği vermektedir.Konusunda Tecrübeli üç Metalurji Mühendisi kadromuz ile Firmam’mız; müşterilerimizin çözüm ortağıdır. Firmamız bu günlere; en iyi şekilde hizmet vermeye çalıştığımız müşterilerimizin bizlere olan Güveni ile gelmiştir. Bu güvene layık olmak ve bu sorumluluğun idraki ile hareket etmek tüm çalışanlarımızın öncelikli vazifesidir.t ÇELİK METAL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Akçaburgaz Mah. 26. Sok. No:23 Esenyurt/İSTANBUL Tel: 0212 886 45 45 (pbx) l Faks: 0212 886 23 13 l www.celikmetal.com.tr Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 95 KALIP DOSYASI Delta Kalıp Elemanları A.Ş. u Delta Kalıp Elemanları A.Ş. olarak Plastik ve metal kalıplarında kullanılan merkezleme elemanlarını üretiyoruz. Şirketimiz 1993 yılında Genel Müdürümüz Remzi Sakaoğlu tarafından kurulmuştur. Kısa süre içerisinde 3 bayi ile satış ağını kurmaya başlamıştır. 1996 yılında 15 çalışanı ve 6 bayisi ile 40 bin adet yıllık üretim kapasitesine çıkmayı başarmıştır. 1998 yılında yapmış olduğu yeni yatırımlar ile kalitesini artırmış ve kapasitesini 100 bin adet/yıla çıkartmıştır. 2000 yılında bayi sayısını 10’a yıllık üretim miktarını da 180.000 adete çıkarmış ve standart kalıp elemanları kullanımını yaygınlaştırmak için yurtiçi fuarlara katılmış ve Türkiye’de bir marka olmuştur. 2002 yılında 40’a yakın çalışanı ile Kartal/ Soğanlık’taki 2500 m2‘lik kendi binasına taşınmış, bayi sayısını 15’e üretim kapasitesini ise 300.000 adete çıkartmıştır. 2003 yılında ISO 9000 kalite belgesi almış ve 20 bayi ile tüm yurtta ürünlerini pazarlayabilir konuma gelmiştir. 2006 yılında ise 1700 çeşit ürünü, 50’yi aşkın çalışanı, 40’a yakın yüksek teknolojili makine parkı ile yıllık 550.000 üretim kapasitesine ulaşmış ve ortadoğudan sonra Avrupa ülkelerine de ihracat yapar duruma gelmiştir. 2007 yılında Hata ürün oranı 0,0001 gibi çok küçük bir değerle kalitesini bir kez daha kanıtlamıştır. 2008 yılında 25 Bayi, 80’e yakın çalışan, 50’den fazla ileri teknolojik makine parkı, %70’lik yurtiçi pazar payı, 700 bin adet yıllık üretim kapasitesine ulaşmıştır. 2009 yılının ortalarında ise, Delta yatırımlarına devam edip ürün segmentine 9 yeni model daha katarak stoğunda 3154 çeşit ürünü ile Türkiye’de liderliğini sürdürmektedir. Takdir edersiniz ki Delta Kalıp’ın ürün çeşitliliği çok geniş, bu yüzden yeni ve ilgi çeken ürünlerimiz hakkında kısaca açıklama yapalım. Delta Kalıp’ın bütün çeşitlerine www.deltakalip.com adresinden hem pdf katalogumuza, hemde katı modellerimizin tamamına ulaşılabilir. Kesme ve form kalıp setlerinde merkezleme elemanı olarak kullanılan ve üretimden kaldırılan D04 ve D06 modelleri yerine; çift tarafında diş bulunan, tolerans ve yüzey pürüzsüzlüğü ile de öne çıkan D00 kullanıcıların memnuniyetiyle karşılandı. 96 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr D00 D01 Plastik ve metal enjeksiyon kalıplarında hem merkezleme elemanı hemde eğik maça pimi olarak kullanılan D01 modeli kullanıcılardan gelen yoğun istek üzerine yağ kanalsız D01D modeli olarak Delta Kalıp’ın ürün çeşitleri arasına girdi. Plastik ve metal enjeksiyon kalıplarında kullanılan D03-D21-D40 Delta Kalıp’ın stokları arasında. Bu ürünle kullanıcılar hem alt plakadan üst plakaya kadar sabit- D21 D22B D40 D25 D01D D03 dan iki ayrı seçim yapmaların zahmetinden kurtarıyor. Yeni yatırımlarından biri olan savurma istasyonu ile Delta Kalıp kesme ve form kalıplarında kullanılan D25 ve D26 modellerini yeni ölçüleriyle 2008 Nisan’dan itibaren satışı yapılmaktadır. Bu modelin Ø80’e kadar olan ürün gamındaki bütün çeşitler çakma yöntemi ile değil savurma sistemi ile üretilmektedir. Yeni D25 D08 D27 D09 D60 leyebilecek hemde destek plakası ile bağlantı plakalarını merkezleyebilecekler. ve D26’larda tamamen Avrupa standartlarında olduğu da küçük bir not. Plastik ve metal enjeksiyon kalıplarının itici plakalarında ve prograsif sac kalıplarının ara plakalarında yardımcı merkezleme elemanı olarak kullanılan D08-D09 modeli düşük yüzey pürüzlülüğü ile göze çarpıyor. Eski ürün segmentlerini sürekli ihtiyaçlara göre yenileyen Delta, D27 ve D28 modellerinde Avrupa standartlarını kullanarak Kasım 2008’den itibaren değişik plaka kalınlıklarına göre çeşitlendirerek ürün segmentini genişletti. Dakikadaki baskı hızı 200’ün üstündeki kullanımlarda, laminasyon preslerinde kullanılan ürünler, çeşitliliği arttırılarak raflardaki yerlerini aldı. Bu bilyalı çözümü yeni D00 kolonlar ve D60 bilyalı kafeslerle takım olarak çalışıyor. D22B adıyla satışa sunulan plastik ve metal enjeksiyon kalıpları için üretilen Delta Kalıp’ın yeni ürünü bütün ölçüleri ile Avrupa standartlarında üretiliyor. Paket içeriğinde hem burç hem de bilyalı kafesi ile takım gelen ürünün kullanıcılar tarafın- D30 D32 Yeniliklerin öncüsü Delta Kalıp bir ilki D33 D70 D71 D10 D30.01 daha gerçekleştirerek kullanıcıları yağlama derdinden kurtaran ürünleriyle çözüm ortağı olmaya devam ediyor. Kesme ve form kalıplarında kullanılan yeni D32 ve D33 sinterli burçları Türkiye kalıp dünyasında yeni bir sayfa açtı. İçindeki grafitlerin kaygan bir yüzey oluşturduğu, yağlanmaya ihtiyaç duymayan bu burçların başka önemli bir özelliği de sarma riski olmaması. Kasım 2008 kataloğunda bağlamada büyük kolaylık sağlayan, maliyeti düşüren D70 döküm blokları ve D10 pimlerini sektöre kazandırdı. Mayıs 2009 kataloğunda da farklı bağlama merkezi standartlarındaki ürünü D71’i fuarda kullanıcıları ile buluşturdu. Hem D70 hemde D71 ister tek tek isterse takım halinde temin edilebiliyor. D30.02 D80.01 D12 D80.02 D12.01 D12.02 Delta müşterilerinin çağrılarını bir kez daha karşılayarak Mayıs 2009 katalogunda D30.01 ve D30.02 grafitli burç, D80.01 ve D80.02 grafitli plaka ve D88 düz kam çeşitlerine de yer verdi. Mayıs 2009 katalogunda Delta yeni bir ürün grubunu daha kullanıcılarına sundu. Tamamı Peugeot standartlarında olan ürünleri hızlı bir biçimde stoklarına kazandırdı. Bu grubun içinde D12 AFNOR Kolon, D12.01 tutucu flanş ve D12.02 halkası yer almaktadır. Bu ürünlerin karşı takımı niteliğinde D30.03 grafitli burç ve D30.03.01 tutucu flanşta Peugeot standartları grubunun içinde yer almaktadır. Peugeot standartlarından bir diğeri olan grafitli sürtünme plakası D80.03’te Mayıs 2009 katalogunun içinde yer almaktadır.t D30.03.01 D80.03 D88 Ocak 2010 kataloğunda ise Delta Kalıp 13 yeni ürünü ile kullanıcıların karşısına çıkmaya hazırlanmaktadır. Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 97 KALIP DOSYASI Güçsan Plastik Kalıp Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. u Güçsan 1967 yılında kalıp imalatı ile sanayi sektöründe yer almaya başlamıştır. Firma sahibi Zihni Özcan, Yavuz Kalıp, Özen Kalıp, Norm Kalıp adında firmalar kurarak plastik enjeksiyon kalıpları üretmiştir. Ardından, 1976 yılında plastik enjeksiyon imalatını da bünyesinde icra etmeye başlayan Güçsan, 2003 yılından bu yana Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesinde faaliyetlerine devam etmektedir. yüzde90 oranında otomotiv sanayine çalışmakta olan Güçsan Plastik , bu oranın yüzde75’ini ise, direkt OEM ana sanayilerine yaptığı satış oluşturmaktadır. Ciro oranlarına göre müşteri sıralamasına bakıldığında, yüzde60 oranda Toyota, yüzde13 oranda ise Ford Otosan ilk iki sırayı paylaşmaktadır. Diğer OEM müşterileri ise, Otoyol, Otokar, MAN, Mercedes, Honda’dır. Bunun yanısıra, Tofaş ve Renault firmalarına da indirekt olarak üretim yapılmaktadır. Otomotiv sektörü dışında yüzde10 oranında bir üretim payı bulunmaktadır. Isıtma sistemleri ve elektronik sanayi otomotiv dışındaki alanı oluşturmaktadır. Güçsan’ın şu an kapasite kullanımı oranında yaklaşık yüzde 70 seviyesindedir. Global ekonomik küçülmeye bağlı olarak, bu oranda geçen seneye oranla yüzde30’lara varan bir düşme görülmüştür. Daha önce de belirtildiği üzere, Güçsan Plastik plastik parça üretiminin yanısıra, aynı zamanda plastik kalıp imalatı yapmaktadır. Şu an 500m² ve 700m² alana sahip iki kalıphanesi bulunmaktadır. Parça imalatında ise 10500 metrekare kapalı, 9500 metrekare de açık ve boş alana sahiptir. Güçsan Plastik’te çalışan sayısına bakıldığında, 27 kişisi beyaz yaka, 103’ü mavi yaka olmak üzere toplam 130 personel çalışmaktadır. 13 Mühendis görev yapmaktadır. Toplam 7 departmana sahiptir. Ürünler çoğunlukla, binek ve ticari araçlarda iç trim, dış trim şasi alt par98 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr çaları ve motor parçalarıdır. Bunlar sis farı çerçevesi, tampon tutucuları, koltuk kızak kapakları, ayak basma yerleri, kol dayama yerleri, kapı kolları, araç içerisindeki plastik kapaklar, dübeller, gaz pedallarının plastik aksamları, hoparlör kapakları, havalandırmalar, ısıtma ve soğutma sistemlerinde kullanılan parçaları ve pompaların fanları gibi çok çeşitlidir. 2009 yılı itibariyle 5,5 milyon Euro civarında bir ciro gerçekleştirilmiştir. Cironun üçte birini kalıp, üçte ikisi de parça satışlarından oluşmaktadır. Direkt ihracat payı yüzde5’dir. Fakat, müşteriler aracılığı ile gerçekleştirilen yurt dışı satışlarında ise ihracat payı yüzde40’ları geçmektedir. Örneğin, Toyota’nın Türkiye, İngiltere, Fransa, Japonya ve Güney Afrika lokasyonlarına parça gönderilmektedir. Güçsan Plastik, sade bir kalıp imalatından daha çok, müşerilerine, kalıp tasarımında iyi bir proje yönetimi ve ortak tasarımı imkanları da sunmaktadır. Toplamda 3 ton ağırlığa kadar kalıpları basabilmektedir. Yılda 70 adet kalıp üretimi kapasitesine sahip olan firmada geniş bir laboratuar imkanı mevcuttur. 13 test ekipmanı bulunmaktadır. Toplamda 27 makine olmak üzere genç bir makine parkuruna sahiptir. Güçsan kalıp imalatındaki kalitesi ve deneyimleri ile yetinmeyip, müşteri spesifikasyonlarına ve gereklerine adaptasyonu ile ihtiyaçları karşılamadaki isabetliliği sayesinde, kalıpçılık sektöründe edindiği başarı ve kalıcı prestijin haklı gururunu yaşamaktadır. Firmanın önemli bir özelliği de, müşterilerini, teknik öneri ve co-design çalışmaları ile yönlendirerek, daha başarılı sonuçların ortaya çıkmasında gösterdiği performanstır. Firma, kalıp imalatı ile birlikte paralelinde yürüttüğü proaktif proje yönetimi anlayışı ile de fark yaratmaktadır. Sürekli gelişimi ve yenilikçiliği hedef edinen kadrosu ile müşteri istek ve taleplerini karşılamada başarılı bir çizgiye sa- hiptir. Modern makine parkuru ve güncel yazılımlar ile desteklediği deneyim ve uzmanlığını Gebze ve Ümraniye’deki kalıphanelerinde, kaliteli kalıp imalatlarına dönüştürmektedir. Güçsan, son 7 senede yaptığı yatırımlarla da hızlı bir büyüme grafiği sergilemiştir. 2003 yılında GEPOSB’a taşınması ile başlayan maratonda, yeni kalıphane yatırımları, CAD/CAM ve ERP yatırımları önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca, ISO/TS 16949 ve Q1 , ISO 14001 ve OHSAS 18001 sertifikalarının da alınması ile başarılı bir grafik izlenmeye devam etmiştir. Güçsan birden çok alanda gösterdiği başarılarını aldığı ödüllerle de taçlandırmaktadır. 2009 yılı performansına dayalı olarak Toyota’nın dünya çapında verdiği “Regional Contribution Award” Ödülünü almaya hak kazanmıştır. Ayrıca, Toyota Avrupa tedarikçileri arasında 2008 yılı tedarik performansı alanında en iyi tedarikçi ödülüne ve Proje Yönetimi konusunda ise yine aynı yılda ve aynı tedarikçiler arasında ikincilik ödülüne layık görülmüştür. 2004 yılında ise, yine Toyota Avrupa çapında tedarik performansı alanında ikincilik ödülüne sahiptir. Güçsan, bu büyüme ve ilerleme çizgisinde, ileriye yönelik hedeflerini gerçekleştirmek için tüm değerleri ile çaba göstermektedir. Müşteri memnuniyetini sağlarken, toplumsal sorumluluklarının da bilincinde olan Güçsan’ın yakın gelecek için en önemli hedefleri, R&D Departmanın resmen oluşturulması, yeni proses merkezleri, barkod sistemine geçiş ve yeni projelerin eklenmesi ile kapasite artışını karşılayabilmek amacıyla ikinci üretim merkezinin inşa edilmesi olarak özetlenebilir.t KALIP DOSYASI SCHMOLZ + BICKENBACH Çelik A.Ş. si ile 4000’den fazla standart sevkiyat ürünü ve hemen hemen sınırsız sayıda ölçülerde çelik üreten firmamız, müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını tek kaynaktan karşılayabiliyor. Varolan işleme merkezi ve ısıl işlem tesislerimiz ile müşterilerimize entegre çözümler üretiyoruz. u Yüksek kaliteli çelikler konusunda uzman olan SCHMOLZ + BICKENBACH Grubu, sektöründe dünya çapındaki liderler arasında yer almaktadır. Özel çelikler konusunda üretim – işleme – dağıtım ve servis hizmetlerini, müşterilerine özel çözümler sunarak gerçekleştirmeyi hedeflemiştir. Sadece çelik üreten bir firmanın çok daha ötesinde olduğumuz konusunda iddialıyız ve bu iddiamızı gerçekleştirebilecek kapasitedeyiz. Müşterilerimizin yoğun rekabet ortamında fark yaratıp başarıyı yakalayabilecekleri ihtiyaçlarını, göz önünde bulundurarak, müşterilerimize yüksek kaliteli çelikler konusunda entegre çözümler üretiyoruz. Bizi sunmuş olduğumuz hizmetlerle farklı kılan ve bizi biz yapan en büyük değerimiz sahip olduğumuz kaliteli İnsan Kaynağımızdır. Dünyada 11.000’e yakın çalışanı ve yıllık 4 milyar Euro cirosu ile, müşterilerimizin yanındayız. Misyonumuz, tek kaynaktan sunduğumuz ve yüksek teknoloji ile gerçekleştirdiğimiz kaliteli üretim, işleme, dağıtım ve servis hizmetlerimiz ile müşterilemizin her zaman yanında bulunmaktır. Global pazarlarda özellikle uzun paslanmaz çelikler ile takım çelikleri konusunda dünya lideri olan SCHMOLZ + BICKENBACH diğer ürünlerde de liderler arasında yerini almıştır. Nerede olursanız olun, ne ihtiyacınız varsa; sizin için, size özel çözümler üretmek bize ilerlediğimiz yolda yol gösteren prensibimizdir. Schmolz + Bickenbach Türkiye Gebze/ Kocaelinde 25 binm2 arsa üzerinde, 14 bin m2 kapalı alanda 85 kişilik kadro ile takım çelikleri, parlak çelik ve paslanmaz çelik ürünleriyle üretim, işleme, ışıl işlem ve teknik destek hizmetleri sunmaktadır. Yılda 40 binton soğuk çekim kapasite- Belirlenmiş amaçlarınız için ihtiyacınız olan özel çelikleri; mükemmel kalitede, tek kaynaktan, sahip olduğumuz 150 yıllık tutku, bilgi birikimi ve deneyimimiz ile siz müşterilerimiz için üretiyoruz. Güvenilir kalite standartları çerçevesinde en modern test ve dokumantasyon sistemlerini kullanarak hizmetnizdeyiz.t Schmolz+Bickenbach Çelik A.Ş.’de üretim üm çelik çeşitlerimiz Gebze fabrikamızda üretilmekte ve işlenmektedir. Burada üretim ve işlemeden lojistiğe kadar olan tüm ihtiyaçlarınızı karşılamaktayız. Sizin avantajınız, sipariş anından teslimata kadar olan süreçlerde tek kişi tarafından tüm sorularınıza yanıt bulmanızdır. İster standart ister özel amaçlar için tasarlanmış çeşitli ölçülere sahip çelik ürünleri olsun, her ürün, özel isteklerinize göre üretilip montaja hazır halde teslim edilir. Ürün paletimizde takım çelikleri, özel çelikler, paslanmaz çelikler, asitlenmez veya ısıya dayanaklı çelikler bulunmaktadır. Ürünler tüm karışımlarda, kalitede ve ölçümlerde mevcuttur ve her amaç için uygundur. Isıl İşlem: Isıl İşlem Tesisimiz, 2007 yılının Ekim ayında, Gebze fabrikamızda hizmete girmiştir. Tesisimizde 2 adet sertleştirme, 2 adet temperleme 100 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr ve 1 adet nitrürleme olmak üzere toplam 5 tane SCHMETZ marka vakum fırını ve AICHELIN marka yıkama ünitesi bulunmaktadır. Yaptığımız İşlemler: Sertleştirme, Temperleme, Derin Soğutma, Nitrürleme, Nitrokarbürleme, Oksidasyon, Gerilim Giderme Tavlaması, Yumuşatma Tavlaması, Normalizasyon. Tesisimizde bulunan 5 adet vakum fırınının hepsi Schmetz marka olup, ısıl işlem teknolojisinin en son olanaklarını sizlere sunmaktadır. KALIP DOSYASI 102 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr KALIP DOSYASI Yıldız Kalıp A.Ş. yonda üretilmesi) hem kalıp maliyetlerini çok düşürmüş hem de prosesin hızlanarak üretim adetlerini en az 4 kat arttırmıştır. Bu başarı, Yıldız Kalıp’ın tarihinde bir mihenk taşı olmuş ve bugün Otomotiv ve Beyaz Eşya Endüstrisi’ne saç metal şekillendirme kalıpları ve saç parça üreten Yıldız Kalıp’ın her çalışanının çalışma felsefesi haline gelmiştir. u Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Cemil YILDIZ tarafından 1969 yılında kurulan Yıldız Kalıp, İstanbul Topkapı’da başladığı sac metal şekillendirme kalıpları ve saç parça üretimine, 1979 Avcılar-Firuzköy’de ki 8.000 m2’ye kurulu fabrikasında devam etmiş ve üetimini 2004 yılı sonunda İstanbul / Hadımköy Organize Sanayi Bölgesinde 75.000 m2’lik fabrika arazisine kurduğu modern fabrika binasına taşımıştır. Son 8 yılda cirosunu 9 kat arttıran Yıldız Kalıp, 2008 yılında Türkiye’nin en büyük 2. 500 üreticisi arasında 311. sırayı almıştır. Müşterisine verdiği güvenin ve hızlı gelişimin bir meyvesi olan bu büyük başarı, Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Cemil Yıldız’ın, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürümüz Sayın Hakan Yıldız’ın ve Yönetim Kurulu üyelerimiz Sayın Altan Yıldız’ın ve Sayın Nurdil Yıldız’ın ileri görüşleri ve yüksek hedefler felsefesi sayesinde gerçekleşmiştir. Ekonomik Kriz’in tüm dünyada derin yaralar ve sarsıntılar oluşturduğu 2009 senesinde, Yıldız Kalıp atılım ve yatırımlarına devam etmiş, hem 20.000 m2 kapalı alanını, 45.000 m2’ye çıkarmış hem de üretimini ve kalitesini mükemmelleştirme, hassaslaştırma ve hızlandırmak için 5-Eksenli CNC, optik ölçme cihazı, yeni robotlu pres hattı ve robotlu punta kaynak hatları projelerini başarıyla sonuçlandırmıştır. 2008 ve 2009 yılında Yıldız Kalıp ArGe’si tarafından tasarlanarak, tamamı yine Yıldız Kalıp imalatı olan 1 adet 2.250 ton, 1 adet 2.000 ton, 1adet 400 ton alıştırma ve 2 adet 400 ton hidro- 1971 yılında, Kurucumuz Cemil Yıldız Bey’in AUER firmasına yapmış olduğu Set Üstü Ocak Tablası Kalıplarının Operasyon Azaltma Çalışması sonucunda (Üretimin 4 operasyondan tek operasyona indirilerek, parçanın tek operas- lik presler ve gelecek düşünülerek büyük boyutlu ve hareketli tablalar yardımıyla Yıldız Kalıp, daha önce yurtdışında basılan birçok büyük şasi parçasının artık yurdumuzda üretilmesini de gerçekleştirmiştir. Bu yeni projelerin gerçekleştirilmesiyle, Dünya otomotiv devlerinin ürettiği araçların dış yüzey saç aksam kalıplarını işleyebilecek kapasiteye erişen Yıldız 104 Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr Volkswagen, Porsche ve BMW, Opel, Laepple, ThyssenKrupp, Voestalpine gibi üreticilere direkt veya endirekt hizmet vermekte olup, kalitesini ISO 9001, ISO/TS 16949, BS OHSAS 18001, Ford Q1 ve ISO 14001 gibi kalite sistemleriyle devamlı güncel ve en üst düzeyde tutarak, müşterilerinden aldığı takdiri onlardan gelen yeni projelerle tasdik ettirmektedir. Kalıp, yine 2009 yılının içinde, yaptığı yatırımın meyvalarını toplayarak, Porsche, Volkswagen, BMW ve Daimler gibi Otomobil üreticilerinin araçlarında kullanılacak hassas parçaların kalıplarının siparişlerini almıştır. Gelişen teknolojinin devamlı takipçisi olan Yıldız Kalıp, 2008 yılından beri yurtiçinde TÜBİTAK ile yurtdışında ise Otomotiv üretici ve tedarikçileriyle ortak projeler geliştirmektedir. Teknolojisini bir adım daha ileriye götürmenin, geleceğini daha da sağlamlaştıracağının bilinciyle, Yıldız Kalıp, 2010 yılı için de yeni pres ve üretim metodları ile ilgili projeleri planına almış olup, bu projeleri gerçekleştirerek hem dövizin yurt içinde kalmasını sağlamak hem de ar- tık bir Türk firmasının da kendi Ar-Ge ve üretim imkanlarıyla yüksek teknolojili sistemleri dizayn edip, üretebileceğini göstermek amacındadır. 300 çalışanıyla geleceğe umutla bakan Yıldız Kalıp, geleceğin yatırımlarını yaparak, sağlam yönetimi, 50 mühendisten oluşan Ar-Ge kadrosu ile gelişen dünyanın benimsediği yeni teknolojileri takip ederek, geleceğe emin adımlarla yürümektedir.t Günümüzde yüksek kalitenin ve güvenilirliğin artık bir standart olduğunu çok iyi bilen ve bunu bir çalışma mentalitesine dönüştürmüş olan Yıldız Kalıp, yine 2009 yılı içinde yaptığı Optik Ölçüm Cihazı yatırımıyla bu felsefesini bir kere daha kanıtlamış ve hem üretim esnasında ölçüm yapabilerek hem de her üretim prosesini kontrol ederek, zaman kayıplarını asgariye indirerek iç ve dış ppm’lerini mükemmel duruma getirmiştir. Bugün yurt içinde Ford Otosan, Mercedes Benz Türk, Isuzu gibi büyük Otomotiv üreticilerine ve BSH, Alarko gibi beyaz eşya üreticilerine kalıp ve saç parça üretimi konusunda hizmet veren Yıldız Kalıp, yurtdışında Daimler Evobus, Ocak January - Şubat February 2010 www.taysad.org.tr 105
Benzer belgeler
328 yeni pazarlar yeni ufuklar
Mavi Tanıtım
Ulusal - Türkçe/İngilizce - İlmi İki Ayda Bir Yayımlanır
Tüm yayın hakkı TAYSAD’a ait olup
kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Tüm reklamların
sorumluluğu reklam veren fir...