teae
Transkript
Sayı:9 Nüsha:10 Aralık 2007 TURUNÇGİLLER Mine HASDEMİR, TEAE T.E.A.E - BAKIŞ TARIMSAL EKONOMİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ 1.Giriş ISSN 1303–8346 Turunçgiller (Narenciye); portakal, limon, mandarin ve altıntop (greyfurt) gibi “Citrus” cinsine ait türleri içermektedir. Zengin bir C vitamini içeriğine sahip olan turunçgil insan sağlığı için son derece önemlidir. Taze olarak tüketiminin yanında; meyve suyu, konsantre, reçel, marmelat olarak çeşitli ürünlere işlenebildiği gibi kabuklarından da esans elde edilebilmektedir. Gelişmiş ülkelerde işlenmiş turunçgil ürünlerinin tüketimi taze tüketimden daha büyük bir artış göstermektedir. Ayrıca modern işleme tesislerinin bulunması, tüketiminin daha kolay olması, nakliye ve depolama koşullarına uygun olması gibi faktörler bu ülkelerde işlenmiş turunçgil ürünlerinin tüketimini de artırmaktadır(1). 2.Dünyada Durum Turunçgil yetiştiriciliği dünyada ve Türkiye’de zaman içerisinde önemli derecede gelişme göstermiştir. Şekil 1: Dünya Turunçgil Üretimi (2005) Limon veLaym 12% Greyfurt ve pomelo 3% Diğer 6% Portakal 57% Mandarin 22% Kaynak: www.fao.org.(24.05.2007) 2005 yılı itibariyle dünya yaş meyve sebze üretiminin yaklaşık %21’ini turunçgiller oluşturmaktadır. Yine aynı yıl itibariyle 3.217 milyon ton olan üretim, 7,5 milyon hektar alanda yapılmaktadır. Diğer yandan üretiminin %56’sını portakal, %22’sini mandarin,%12’sini limon, %3’ünü altıntop ve pomelo, %6’sını ise diğer türler oluşturmaktadır(2). Dünyada portakal üretimi son on yılda % 30 artarak, özellikle işlenmiş portakal ürünlerine yönelme olmuştur(3). 2005 yılı verilerine göre Brezilya 20 milyon ton üretimle birinci sırada, 16 milyon tonluk üretimle Çin ikinci, 10 milyon tonluk üretimle ABD ise üçüncü sırada yer alırken, Türkiye 2,9 milyon tonla dünya turunçgil üretiminde 10. sırada yer almaktadır(4)(2). Turunçgil üretiminde Çin verimin düşük olmasına rağmen, üretim alanı ve üretim miktarındaki artış ile dikkat çekmektedir.Turunçgil, üretim dönemleri itibariyle dünyada birbirini takip ettiğinden yıl boyunca arzı devam edebilen bir ürün grubudur. Yapıan araştırma sonuçlarına göre dünya üretiminin tüketimin üzerinde olması arz fazlalığının oluşmasına neden olmaktadır.Dış ticarette, kolay bozulması ve Turunçgil TEAE uluslar arası rekabetteki katı koşullar nedeni ile ürün en yakın pazarlara yönelmektedir. Ayrıca önemli üretici ülkelerin aynı zamanda AB üyesi olmaları bu ülkelerin turunçgil piyasasında ayrıcalıklı bir konumda yer almalarını sağlamaktadır. Üretimin yoğun olarak yapıldığı Akdeniz Havzası ülkeleri bir araya gelerek 1950 yılında CLAM (Akdeniz Narenciye İrtibat Komitesi)’ı kurmuşlardır. İtalya’da kurulan CLAM’ın merkezi İspanya’nın Madrid şehrindedir. Türkiye bu komiteye 1989 yılında üye olmuştur. Diğer üyeler ise İspanya, Fas, İsrail, Tunus, İtalya, Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, Fransa ve Cezayir’dir. Komite her ay olağan toplantı yaparak narenciye sezonu hakkında istatistik bilgi alışverişinde bulunulmakta, yasal uygulamalar ve pazar şartlarına bağlı sorunlar ile çözüm önerileri üzerinde durmaktadır. 2005 yılı dünya ihracat rakamlarına bakıldığında, toplam ihracatın %47’sini portakal, %27’sini mandarin, %14’ünü limon, %8’ini ise altıntop’un oluşturduğu görülmektedir(Tablo 1). Tablo 1. Türler Bazında Dünya Narenciye İhracatı (1000 ton) Portakal Mandarin Limon Greyfurt Diğer Toplam 2000 4.112 1.888 1.159 758 276 8.193 2001 4.237 2.017 1.263 799 229 8.545 2002 4.480 2.305 1.318 782 361 9.246 2003 4.480 2.343 1.302 895 397 9.417 2004 4.317 2.905 1.304 697 410 9.633 2005 4.359 2.530 1.274 716 405 9.284 2005 (%) 47 27 14 8 4 100 Kaynak :www. Ers/usda.gov. (24.05.2007) 2004 yılı itibariyle dünya portakal ihracatında; İspanya Güney Afrika ve ABD, mandarin ihracatında; İspanya, Çin, Türkiye, altıntop ihracatında; ABD, Güney Afrika, Türkiye limon ihracatında ise İspanya, Meksika, Arjantin ve Türkiye ilk sıralarda yer almaktadır. İthalatta ise portakalda; Almanya, Fransa ve Rusya, mandarinde;Almanya, İngiltere, Fransa, altıntopda; Japonya, Fransa ve Hollanda, limonda ise ABD, Rusya Federasyonu, Almanya ilk sıralarda yer almaktadır(1). 3.Türkiye’de Durum Turunçgil ürünlerinde portakal, mandarin, limon, turunç ve greyfurt ülkemizde önemi zaman içinde artan kültür bitkileridir. Başlangıçta Ege ve Akdeniz kıyılarında kurulan bahçelere dikimi yapılan turunçgiller zaman içinde alanını genişleterek Karadeniz ve Marmara kıyılarına yayılmıştır.Yetiştiricilikte tür ve çeşitlere göre değişmekle beraber dekara ortalama Şekil 2:TürkiyeTurunçgil Üretimi (2006) 25-40 ağaç dikilmektedir.Modern üretim koşullarında dekara ağaç sayısı artmakta Altıntop ve son yıllarda daha bilinçli bir şekilde Mandalina Limon 6% yapılmakta ve kapama bahçeler ağırlık 25% 22% kazanmaktadır. 2006 yılı itibariyle Türkiye turuçgil üretiminin %47’sini portakal, %25’inin mandarin, %22’sini limon,%6’sını ise altıntop oluşturmaktadır(4).Üretimde büyük paya sahip olan Akdeniz Bölgesinde üretimin Portakal %70’i Çukurova’da yapılmaktadır. 47% Kaynak:TUİK Çukurova üç alt bölgeye ayrılmıştır. Hatay’dan güneye doğru uzanan alan birinci, Adana ve çevresi ikinci, Mersin’den batıya uzanan alan da üçüncü bölgeyi oluşturmaktadır. 2 Turunçgil TEAE Alanya ve Finike’nin de içinde olduğu üçüncü bölge Antalya yöresi olarak adlandırılmaktadır(1). Tablo 2. Türkiye’de İllere Göre Turunçgil Üretimi (2006) Kapladığ ı Alan (Ha) Toplam Agaç Sayısı (Adet) Meyve Veren Ağaç Sayısı (Adet) Meyve Vermeyen Ağaç Sayısı (Adet) Üretim (Ton) 29.328 7.275.698 6.975.076 300.622 928.552 26.411 7.635.931 7.224.591 411.340 860.779 15.210 4.442.908 4.045.076 397.832 450.504 17.319 5.057.203 4.112.773 944.430 573.213 10.242 2.353.423 2.163.861 189.562 170.308 Adana Mersin Antalya Hatay Muğla Diğer Toplam Üretim % 29 27 14 18 5 13.493 4.977.917 4.515.604 462.313 237.079 7 112.003 31.743.080 29.036.981 2.706.099 3.220.435 100 Kaynak : TUİK Türkiye’de illere göre turunçgil üretimi incelendiğinde %29’unun Adana da ,%27’sının Mersin de, %14’ünün Antalya, %18’inin Hatay ve %5’inin ise Muğla’da gerçekleştiği görülmektedir(Tablo 2).Yetişme alanları itibariyle üretim döneminin çeşit bazında geniş bir zaman dilimine yayılmamış olması ihracat döneminin de kısa olmasına neden olmaktadır.Dünya ticaretinde ise bu süre daha uzun olmaktadır.Bunun için yeni tesis edilecek turunçgil bahçelerinde daha geççi çeşitler tercih edilerek üretim döneminin daha uzun zamana yayılması sağlanmalıdır. Ülkemizde kişi başına yıllık 30 kg. olan tüketimin alternatif kullanım şekilleriyle birlikte gelişmiş ülkelerde olduğu gibi 40kg’a çıkartılması mümkündür.Bu durum gerçekleştiğinde ülkemizin tahmini yıllık tüketimide 2.8 milyon ton’a ulaşmış olacaktır(5). Dış ticarette son üç yılda Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatının yarısının turunçgilden karşılanıyor olması turunçgil üretiminin Türkiye açısından önemini ortaya koymaktadır. Yaş meyve üretiminde üzüm ve elmadan sonra üçüncü sırada yer alan turunçgil, son tarım sayımına göre 104 bin işletmede üretilmektedir (1). Tablo 3.Türkiye Turuçgil ve Toplam Yaş Meyve İhracatı (Miktar:1000 ton-Değer:1000$) Limon Mandarin Portakal Greyfurt Toplam Turuçgil Toplam Yaş Meyve Toplam Yaş Meyve İhracatı İçinde Turuçgil İhracatının Payı(%) 2002 Miktar 239 270 190 112 811 1.023 79 Değer 85.933 86.262 56.490 29.122 257.807 392.000 66 2003 2004 2005 Miktar Değer Miktar Değer Miktar Değer 168 79.807 169 80.063 344 164.093 203 87.532 216 9.559 226 99.533 177 59.021 134 51.573 181 70.571 87 32.560 117 51.975 97 49.475 635 258.920 636 193.170 848 383.672 917 475.000 991 569.000 1.227 680.000 69 55 64 34 69 56 Kaynak: www.igeme.org.tr.(24.05.2007) Tablo 3’de yıllar itibariyle ihracat miktar ve değerindeki değişmeler görülmektedir. 2005 yılı itibariyle toplam 1.227 bin ton olan toplam yaş meyve ihracatının %69’unu turunçgil ihracatı oluşturmaktadır. Toplam turunçgil ihracatının ise %41’ini limon, %27’sini mandarin, %21’ini portakal ve %11’ini ise greyfurt oluşturmaktadır (Tablo 3). Turunçgil ihracatı yapılan en önemli ülkeler Rusya Ukrayna, Suudi Arabistan ve Avrupa Birliği ülkeleridir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılması ve dağılma sonucunda oluşan yeni ülkelerin ekonomilerindeki düzelme ile beraber alım güçlerindeki artış bu ülkelere yapılan turunçgil ihracatının da hızla artmasına neden olmuştur. Son yıllarda turunçgil üreticisi ülkelerin sayısı hem nitelik hem nicelik olarak artması, ihracatçı, dolayısı ile de üreticisini yenilikler ve gelişmelere 3 Turunçgil TEAE duyarlı olma konusunda zorlamaktadır. Türkiye’nin üretimdeki en büyük şansı ise özel iklim ve toprak şartlarına sahip olmasıdır(1). 2000 yılında limonda 100$/ton, portakal ve mandarinde 80$/ton, greyfurtta 72 $/ton olarak uygulanan ihracat teşvik primleri her yıl düşerek 2004 yılında limonda 42 $/ton, portakal ve mandarinde 35 $/ton, greyfurtta 30 $/ton’a gerilemiştir. Ancak 2005 yılında limon’da 50 $/ton’a, portakal-mandarin ve greyfurtta ise 40$/ton’a ihracat primi artırılmıştır (6). Türkiye turunçgil ithalatı yok denecek kadar az olup 2005 yılı itibariyle 72 bin ton ithalat yapılmış olup bunun tamamına yakını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yapılmıştır. Turunçgil ürünleri, dalından koparıldığı anda tüketime hazır ürünlerdir. Çabuk bozulabilir nitelikteki bu ürünleri, tüketicinin istediği tazelik, biçim ve zamanda, istediği yerde hazır bulundurmak gerekir. Bu tür ürünlerin tüketiciye ulaştırılmasında ambalajlama, depolama faaliyetleri ile ürünün pazarlanması oldukça önemlidir(5). 4.Genel Değerlendirme Halen yapılan üretim 2 milyon ton olarak kabul edilirse, gelecek 15 yıl içinde bu rakamın 4 milyon ton’a ulaşacağı tahmin edilmektedir(7).Yıllar itibariyle artan turunçgil üretiminin ülke içinde ve ihracatta en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Üretimde girdi maliyetlerinin düşürülerek, sanayi ve sofra tipi üretim dengelenmeli, bunlara paralel üretici birlikleri desteklenmelidir. Çeşitliliğin artırılması, kimyasal madde kullanımında çevreye ve insan sağlığına dost iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, Akdeniz Meyve Sineği’nin kontrol altına alınması hem ülke içerisinde hem de dünya pazarı dikkate alındığında ihracatta önemli katkı sağlayacaktır. Yaş meyve ve sebzede ürün kaybını azaltmak için hasat sonrası ürünün depolama imkânlarının ve şartlarının da iyileştirilmesi gerekmektedir. Kaynaklar 1. Yaş Sebze, Meyve ve Kesme Çiçek İle Narenciye Üretimindeki ve İhracatındaki Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan(10.81.234.286) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Raporu,2006. 2. www.fao.org 3. www.batem.gov.tr 4. Türkiye İstatistik Kurumu Basılmamış Veri 5. www.ito.org.tr 6. www.zmo.org.tr 7. www.gidasanayii.com 8. www.igeme.gov.tr TARIMSAL EKONOMİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Kampüsü 1. Kapı Eskişehir Yolu 9. Km 06530 Lodumlu/Ankara Tel:0.312.287 58 07 Faks:0.312.287 54 58 Web: http://www.aeri.org.tr e-mail :[email protected] 4
Benzer belgeler
Turunçgil beyazsineği (Dialeurodes citri)
rengini kaybederek sararır ve hafif solar. Taze sürgün ve
yapraklarda soluk ve kırmızımtrak mor lekeler meydana
getirir.
Zarar
görmüş
portakal
meyvelerinin üzeri
siyahımsı
mor,
limonlarda
ise
gümüş...
Turunçgil Kitabı
(Stubborn) (Spiroplasma citri Saglio et al.) ............................ 86
TURUNÇGİL GÖÇÜREN HASTALIĞI (Tristeza) .............. 89
TURUNÇGİL BAHÇELERİNDE YABANCI OTLAR ........ 91
Turunçgiller Durum Ve Tahmin 27 Ocak
Türkiye turuçgil üretiminin %47’sini
portakal, %25’inin mandarin, %22’sini
limon,%6’sını
ise
altıntop
oluşturmaktadır(4).Üretimde büyük paya
sahip olan Akdeniz Bölgesinde üretimin
Portakal
%70’i Çu...
Turunçgiller Durum – Tahmin TEAE YÖNETİCİ ÖZETİ
Turunçgiller (Narenciye); portakal, limon, mandarin ve altıntop (greyfurt) gibi
“Citrus” cinsine ait türleri içermektedir. Zengin bir C vitamini içeriğine sahip
olan turunçgil insan sağlığı için so...