nucor
Transkript
nucor
ÇELİK SEKTÖRÜNDE FARKLI BİR YÖNETİM FELSEFESİ ÖRNEĞİ; NUCOR... Muammer BİLGİÇ/Temmuz 2013 Yönetim felsefesinin, şirketlerin entelektüel ve maddi varlıkları içinde en hayati unsur olduğu ve şirketlerin performansında sermaye gücünden, teknolojik alt yapıdan, pazar potansiyelinden çok daha belirleyici olduğu iddiası abartılmış bir düşünce olarak değerlendirilebilir. Ancak bu önermenin doğruluğunu destekleyecek bir çok örnek vardır, dünyasının bu anlamda üzerinde en fazla konuşulmaya değer örneğidir. NUCOR batı Kriz dönemlerinin klasik sorusu olan ne yapmalı sorusunun cevaplarından birincisinin yönetim felsefesi üzerine odaklanmak olduğunu düşünmekteyim. Konu tartışmaya çok açıktır, NUCOR örneğinin, Türkiye için uygun bir model olup olmadığına hiç değinmeden, NUCOR’dan yola çıkarak ülkemizdeki hiçbir uygulamayı yorumlamaya girmeden, sadece NUCOR yönetim felsefesinin ana hatlarını uygulama ve sonuçlarıyla birlikte örneklemeye çalışacağım. NUCOR kökleri 1904 lere uzanan bir şirkettir. Başlangıçta askeri araçlar üreten ve kurucusunun adının kısaltılmasından oluşan REO isimli bir otomotiv şirketiyken, ikinci dünya savaşına kadar çalkantılı bir süreçte var olma mücadelesi verir. Bir çok batılı şirket için olduğu gibi, İkinci Dünya savaşı, REO için de kurtarıcı olur ve şirket düze çıkar. Bu dönemde Türk ordusu envanterinde de bol miktarda bulunan ve babalarımızın askerliğinde kullandığı REO askeri kamyonlarla Türkiye’de tanışır. Ancak şirket savaşın getirilerine rağmen uzun süre istikrarlı düzeyini koruyamaz. Şirket giderek otomotivden çelik bağlantı elemanları ve Nükleer tesislere hizmet sektörüne yönelir, ancak buda istenen istikrarı bir türlü getirmez. Süreç içinde şirket ismi REO’dan Nuclear Corporation haline iştigal sahasıyla birlikte dönüşür. 1962 de iflas halindeyken, genç sayılacak metalürji yüksek lisanslı uçak mühendisi Kenneth IVERSON’ın şirkete genel müdür olarak gelmesiyle değişim başlar. 1965 te CEO olarak artık daha yetkili konumdadır. Genç IVERSON, krizden çıkış arayışında daha sonra yönetim felsefesinin en önemli noktalarından biri olacak olan dikey entegrasyon (a) doğrultusunda kararlar almaya başlar. Ana üretim kalemi olan çelik bağlantı elemanlarının hammaddesini üretmek için yatırım kararı ilk önemli adımdır.1968-69 da Darlington South Carolina’da o dönem için ABD çelik sektörünün ana rotası olan Yüksek fırın, ingot döküm rotasının dışına çıkan Elektrik Ark Ocaklı ve Sürekli Döküm Makinalı ilk çelikhanesini devreye alır. Bu seçim o dönem için son derece radikal bir karardır, sürekli döküm makinasının henüz verimli hale gelmediği dönemde, cevher dışı ve sadece hurda ile çalışan, kendisini henüz kanıtlamamış bu prosesin seçimindeki innovative (b) yaklaşımı NUCOR’un başarı yolculuğunda bir çok kez örnekleriyle göreceğiz. IVERSON, 1972 de şirket adını NUCOR olarak değiştirir. 1970 lerin sonuna kadar yeni çelikhanelerle ve nihai ürün kısmında soğuk hadde ve benzer imalatlarda büyüme devam eder, NUCOR ülkenin ilk 20 çelik şirketinden biri olur. Yine NUCOR felsefesinin en önemli unsurlarından olan yüksek karlılık (c) hedefi 1 kendisini gösterir ve klasik çelik üretim rotasının maliyetlerinden çok daha düşük maliyetlerde çelik üreterek fark yaratmaya başlar. Kuşkusuz her şey çok iyi gitmemektedir, 1974 te çelikhanede meydana gelen ve 4 çalışanın öldüğü kaza ve ileride yine bir çok kez meydana gelecek benzerleri NUCOR felsefesinin ana unsurlarından biri olan iş güvenliği (d) konusunu IVERSON’ın en önemli çalışma konularından biri haline getirir. Ölümcül iş kazaları farklı proses seçimine bağlanır ve NUCOR çok fazla eleştirilir. Bu eleştirilerde yine NUCOR’un belirleyici özelliklerinden olan sendikasız çalışma seçimi de etkendir. 1980’ lerin sonu NUCOR için yine çok radikal bir seçime sahne olur. Uzun yuvarlak mamullerde ve buna entegre nihai ürün bağlantı elemanlarında büyüme IVERSON için artık yeterli değildir, çeliğin ana kalemi olan yassı ürünlerde de NUCOR felsefesini başarısını göstermek ister. Bu günlerde, SMS/ Almanya yassı çelik üretiminde çok önemli bir adım olan Compact Strip Casting ( Thin slab ) prosesini içeren döküm makinesi projesini uygulamak için uygun bir partner aramaktadır. İki innovative firma bu devrimsel uygulama için bir araya gelir ve ilk Thin slab döküm makinasını içeren Elektrik Ark Ocaklı Çelik fabrikası Crawfordsville / Indiana’da 1989 da devreye girer. Hatırlatmak isterim, Nucor bu konuda ilk, İtalya’da Arvedi ikinci olurken aynı tarihlerde bir Türk çelik üreticisi de üçüncü olmak üzere yoğun bir çalışma içindeydi, ancak Türkiye için bu yolculuk hedefine ulaşamadan son buldu. Türkiye’nin Thin slab’ la tanışması 1990 lardan çok sonra, ancak 2011 lerde İskenderun’da olabildi. Bu fırsatın kaçmasını, çok hızlı devinen bir dünyada, çelik sektöründe çok hızlı büyüyen bir Türkiye için ne anlama geldiğini yorumsuz olarak not ediyorum. Crawfordsville bir efsanedir, başlangıçta üzerinde çok spekülasyon yapılan, bazı önemli kaliteleri üretemeyen tesis, giderek kendini kanıtlamış ve Çelik üretim teknolojisinde önemli bir kilometre taşını oluşturmuştur. O tarihte konvansiyonel slab üretim maliyetleriyle aralarında 45 usd / tonluk bir farkı yaratmak, NUCOR’u diğerlerinden ayrıştıran önemli bir dönüm noktası olmuştur. Döküm makinesi üstüne vinç halatının kopması nedeniyle düşen potanın yarattığı ölümlü iş kazası, NUCOR’un iş güvenliği mükemmeliyet yolculuğunu pekiştirmesi için yeni bir neden olmuştur. Crawfordsville’in ardından Hickman/ Arkansas tesisi aynı teknolojiyle 1992 de devreye girdi . NUCOR artık sadece uzun ürünlerde değil, yassıda da belirleyici bir oyuncu kimliğine sahip olmuştur. İlk iki Thin Slab tesisini daha sonra bir çok yenisi takip edecektir. Bu süreç içinde alınan veya inşa edilen Texas, Norfolk, Utah, gibi bir çok çelik fabrikasından aynı felsefenin yuvarlak mamul uygulama sahaları olmaları nedeniyle söz etmiyorum. 1990 ları ve yönetim felsefesini biraz açmak faydalı olacak. Yukarıda belirttiğimiz gibi NUCOR, genel rotanın dışına çıkışta hep öncü olmuş, Mini mill, thin slab uygulamalarına önderlik etmiş ve bu seçimlerinde haklı olduğunu kanıtlamıştır. Kuşkusuz sadece innovative teknolojileri seçmek başarı için yeterli değildir. IVERSON’ı ABD iş hayatında farklılaştıran; çalışan motivasyonu ve başarının ödüllendirilmesi (e) uygulamaları daha 1965 lerden beri olgunlaşan bir uygulamadır. NUCOR çalışanları başarıya odaklı bir yönetim içinde çalışırlar, en düşük maliyet ilk hedeftir, en düşük maliyet hedefi teknoloji seçiminde olduğu kadar, özellikle uygulamada kendisini gösterir. 2 IVERSON’ın ardından gelen CEO lar döneminde de aynı felsefe devam eder. NUCOR hiçbir kriz döneminde işçi çıkarmaz,(f) ABD çelik sanayiinde ortalama işçilik ücretleri 16-21 usd / saat iken, NUCOR’da bu 10 usd / saat tir. Ancak çok karmaşık ve detaylı bir hesaplama yöntemiyle uygulanan bir üretim primiyle bu ücretler 30 usd / saat lere kadar çıkar. Prim hesaplamasında kusursuz üretim, sürekli değişen üretim hedeflerine uygunluk, tüketim değerlerinde hedefe uygunluk, iş güvenliği performansları, zamansal hedeflere uygunluk, kusurlu ürünün müşteriye gitmeden nerede yakalandığında bağlı olarak değişen parametreler vb. gibi bir çok şeffaf ve tüm çalışanlar tarafından bilinen bir hesaplama yöntemi uygulanır. Primler, çalışan ve yöneticilere aynı oranda uygulanır. İşe 15 dakika geç gelen günlük primini kaybeder, hastalık dahil bir gün gelmeyen haftalık primini kaybeder. CEO ile en alt çalışan arasında sadece 4 kademe vardır. CEO dahil hiç kimse first class uçmaz, CEO kendi kahvesini kendi yapar, park yerinde özel bir yeri yoktur. ABD’de CEO ile en alt çalışan geliri arasında 400 kata varan farklar varken, NUCOR’da bu fark 23 kattır. Çalışan sirkülasyonunun minimum olması ve iş güvenliği temel amaçlardandır. Deneyimin sorunsuz üretim için önemli bir unsur olduğu düşünülür, bu nedenle eğitim ve deneyimi bilgi haline getirme sistematiktir. IVERSON’ının Deneyim eğrisi teorisi işletme fakültelerinde konu edilen bir uygulamadır, birim maliyet birikimli deneyimle düşer olarak formüle edilen bu teori NUCOR yönetim felsefesinin temellerinden biridir. Her şey maliyete odaklıdır. Karar vermede kademe (g) çok azdır ve çalışanlara büyük yetkiler verilmiştir, temel hedef ekonomik çalışmadır, herkes bu hedefe odaklanmıştır. Zaman yönetimi çok önemlidir, çünkü çok az, ancak nitelikli ve yetkili çalışanlarla yönetim çok belirgindir. Kişisel bir deneyimimi aktarmak isterim. Hickman / Arkansas’ta Türkiye’den refrakter ürün satışı için görüşmeye gittiğimde, görüşme, masa üzerine konan ve üzerinde satıcı saati yazan bir kum saatinin çevrilmesiyle başlamıştı, süre, sadece kum saatinin süresi kadardı , her şeyi yaklaşık 15 dakika içinde anlatmam, ikna etmem ve sipariş almam gerekiyordu. Görüştüğüm kişi hem refrakter uygulamasını yönetiyor, hem de satın alma kararlarını veriyordu, sadece lojistik ve diğer işlemler başka birim tarafından yapılıyordu. Karar alma, ve diğer süreçler çok net, güvenilir ve hızlı idi, hiçbir eşantiyon kabul edilmezdi, çünkü çalışan etik kurallarla donatılmış , başka bir niyeti olamayacak kadar hedefe odaklı ve doymuş olurdu. Yıllık raporların kapak sayfasında binlerce çalışanın isminin yazılı olması bir diğer motivasyon ve değer bilme örneğidir. Tartışılan önemli konulardan biri ambalaj atıklarının miktarının fazlalığı ve bunun operasyon maliyetine etkisiydi ve bizden istenen buna çözüm bulmamız, gerekirse atığımızı kendimizin toplamasıydı. Bölüm müdürleri sürekli değişik gruplar için hedefler tespit eder ve sonuca göre bunu ödüllendirir. NUCOR grubu tesisler arasında rekabet kadar yardımlaşma da vardır, çünkü ödül belirleme hesabı içinde grubun genel performansı, borsadaki durumu da kriterdir. Her şey hedeflere odaklı olarak icra edilir, şirketlerden içeri girildiğinde kapıdan başlayarak bu havayı hissetmek mümkündür. Aynı grubun içinde olmalarına rağmen her tesis kendi gelişme ve uygulama seçiminde özgürdür, çelik yapımı için inanılmaz performans değerleri farklı tesislerde, farklı konularda gündeme gelir, üretim hedefi, düşük maliyet, iş güvenliği ve kar temeldir. Tüm bu çalışanla ilgili konular sendikasız gerçekleştirilir. IVERSON baştan beri bu düşüncededir, tesislerin yer seçimi dahil çalışanla ilgili tüm seçimlerde ilk unsurlardan biri sendikasız, ancak mutlu ve tatmin edilmiş çalışan ekibi oluşturmaktır. 3 2002 de iki büyük adım daha atılır, ilki, sorunlu olan Birmingham Steel grubunun 4 çelik fabrikasının 615 MUSD nakitle alınması, ikincisi ise Thin slab’ın doğduğu yerde Crawfordsville’de ilk Castrip teknolojisini içeren, paslanmaz dahil tüm yassı ürünleri inanılmaz kompakt bir hat içinde üreten tesisin devreye alınmasıdır. Castrip tesisinin ilk dökümünün pota refrakterinin Türkiye’den gitmesi de bizler için ilginç bir nottur. Bu noktada innovative teknolojiler için bir paragraf açmak gerekiyor. İlk mini mill lerden biriyle başlayan yolculuk 80 lerin sonunda thin slab, 2002 de Castrip ile devam etmiştir. Tüm bu yolculukta, proses süresinin ve hat uzunluğunun azaltılmasına yönelik belirgin hedef dikkat çekicidir. En düşük maliyet, en kısa proses, en az enerji tüketimi, en yüksek kalite, en yüksek iş güvenliği , en yüksek malzeme verimliği, karar vermede en kısa yol hep temel alınmıştır. Bu hedeflerle; eğer dikey entegrasyon nihai ürün yönünde bir adımı gerektiriyorsa bu yönde, hammadde yönünde bir adımı gerektiriyorsa bu yönde adımlar atılmıştır. Klasik Cevher rotasından ilk çıkanlardan olmasına rağmen, koşullar ve ürün cinsinin gerektirmesi nedeniyle hurdaya alternatif hammadde üretimi arayışları da 90 ların sonu ve 2000 lerin başlarında yoğunlaşmıştır. Trinidad Tobago’da yine bir ilk olan Iron Carbide projesi gündeme gelmiştir. DRI üretim teknolojisinden farklı ve çok daha iddialı bu yeni devrimsel ürünle Ark ocağında enjekte edilebilecek, yüksek metalik demir ve karbon içerikli hammadde; verimlilik, ürün kalitesi, enerji tüketimi açısından NUCOR’a Thin slab’ta gösterdiği başarıyı tekrar edecek bir proje olarak başladı, ancak 65 M USD harcamanın ardından durduruldu. Üzerinde çok fazla çalışmadan yola çıkıldığı düşünülen bu projedeki başarısızlık NUCOR’u durdurmadı, ister adına doğrudan çelik üretimi (h) deyin, ister alternatif hammadde ve teknoloji arayışı deyin, bu sonsuz arayış ve gelişme süreci diğer uygulamalarla devam etti. Nu iron projesi 2007 de tekrar canlandırıldı ve limitli de olsa üretime başladı. NUCOR, ardından; Rio Tinto, Mitsubishi ve Shougang steel ortaklığıyla Hismelt adlı toz demir cevherinden direkt, tek ünitede çelik üretmeyi hedefleyen prosesin Avustralya’daki ilk ticari uygulamasına katıldı. Yaklaşık 800 M USD tutarındaki proje hala gelişme aşamasındadır, ancak kesin olan şudur ki , doğrudan çelik üretimi yolculuğunda, ister bu proje, ister diğerleri olsun pay ve söz sahibi olmak şirketlerin gelecekteki pozisyonunu belirleyecektir. NUCOR, artan pik demir ihtiyacını karşılamak için VALE ile Brezilya’da pik demir üretimi projesinde ortak olmuştur. 2007 lerde NUCOR üretimini durdurmuş olan ve ABD’deki nadir DRI tesislerinden olan AIR tesisini söküp Trinidad’a taşıdı ve 2 Milyon Ton / yıl kapasitesiyle DRI üretmeye başladı, konsept ucuz lokal doğal gaz ve ucuz Brezilya cevherine dayanmaktaydı. Hurdanın en büyük kaynağı bir ülkede, her kalite hurdayı bulabileceği halde, tümüyle Ark Ocaklı proses uygulayan bir şirketin milyarca doları DRI ve alternatifleri için harcaması her halde yorumsuz olarak altı çizilmesi gereken bir olgudur. NUCOR’un hammaddeye doğru dikey entegrasyon yolculuğunda tek hedef DRI & Pik değildir, 2007’de 1.44 Milyar usd ödeyerek David Joseph hurda şirketi satın alınmıştır. 4 Kendine yeterlilik (i) ve dikey entegrasyon konuları NUCOR yönetim felsefesinin diğer unsurlarıdır. Bu prensibin devamı olarak New Orleans’ta montajı devam eden bir diğer proje de ilginçtir. 2.5 Milyon ton / yıl kapasiteli DRI üretim tesisi ve ikinci faz olarak devreye girecek olan Yüksek fırından elden edilecek pik demir le NUCOR’un hammadde yeterliliği üzerindeki kontrolünü artacaktır. NUCOR, DRI kullanımıyla Yüksek fırına göre 84 usd / ton daha düşük maliyet hedeflemektedir. Lütfen Thin slab devrimindeki 45 usd / ton farkı da hatırlayınız, her şey daha düşük maliyet için . NUCOR, daha birkaç yıl önce doğal gaz fiyatları daha ucuz diye DRI tesisini ABD den söküp Trinidad’a taşırken, şimdi artık ticari olarak uygulanabilir teknolojilerin mevcut olduğu Shale Gas’ın getireceği avantajı görerek 2.5 Milyon tonluk yeni DRI tesisini New Orleans’a kurmaktadır. Artan DRI üretim kapasitesi yeni bir dikey entagrasyon konusunu gündeme getirmiş ve NUCOR Shale gas üretiminde gelecek görmüş, ihtiyacını bu kaynaklardan ekonomik olarak temin amacıyla 3 yılda 543 M USD lik bir katkıyla ülkenin en büyük shale gas arama projelerinden birine ortak olmuştur. Shale gas kullanımıyla DRI üretiminde 240 USD / Ton maliyetli DRI üretmek hedeftir, hurdayla arasındaki maliyet farkına dikkatinizi çekerim. Bu süreç içinde gündeme gelen şirket birleşmeleri, yeni tesislerin devreye alınması, teknik ve ticari başarı öyküleri ana konumuz olmadığı için değinilmemektedir. 2012 sonu itibarıyla 19.4 Milyar USD/ yıl lık satış geliri, 854 MUSD lik EBITDA’sıyla , 27 milyon tonun üzerinde kapasite, 60 dolayında şirket, 200 den fazla tesis ve 22 000 çalışanla ABD nin en büyük çelik üreticisi olarak , NUCOR gelişimini sürdürmektedir. Uzun bir yazının sonunda sadece maddelediğim yönetim felsefesi unsurlarını yine yorumsuz tekrar edip özetlemek gerekirse. a) b) c) d) e) f) g) h) Dikey entegrasyon, İnnovative teknoloji seçimi, Yüksek karlılık , düşük maliyet, İş güvenliği ve emniyeti , Çalışan motivasyonu ve başarının ödüllendirilmesi & prim sistemi, Hiçbir kriz döneminde işçi çıkarılmaması, devamlılık ve deneyim birikimi temeldir. Karar vermede kademe sayısı çok azdır, çalışanlar büyük yetkilerle donatılmıştır. Doğrudan & kompakt çelik üretimi prosesleri konusunda Ar Ge ve yeni proje uygulamaları, i) Hammadde de kendine yeterlilik, Maddelerinin altı çizilebilir. NUCOR örneği, dikkate alınmaya değer bir yönetim felsefesi örneğidir. Bizim koşullarımız farklı demek yerine, temel unsurları irdelemeyi öneririm. Son olarak NUCOR tesislerinde sık rastlanan bir takım sloganları çekebilir diye sizinle paylaşmak isterim. ilginizi 5 First we will be best and then we will be first. ( Önce en iyi olacağız, ardından birinci) Küçük şeyleri düşünerek büyüdük. Nereye gideceğini bilmeyen yelkenliye hiçbir rüzgar fayda getirmez. Bazıları başarılı olmanın rüyasını görürken biz erken kalktık ve başardık. Bilgi çelikten güçlüdür. 6
Benzer belgeler
BEKARLIK HALA SULTANLIK MI? MART 2015 / Muammer BİLGİÇ
Sumitomo birleşmesi vb. yüzlerce irili ufaklı birleşme veya satın alma operasyonları son
10 yıl içinde gerçekleşti.
Tüm sektör analistlerinin birleştiği ortak görüş açık bir konsolidasyon sürecinin...