Alevi Dernekleri: Biz Söylemiştik
Transkript
Alevi Dernekleri: Biz Söylemiştik
35 YKR YIL:3 SAYI:671 18 HAZÝRAN 2008 ÇARÞAMBA Alevi Dernekleri: Biz Söylemiþtik Reha Çamuroðlu'nun, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'ýn danýþmanlýðýndan ayrýlmasý Alevi kesimden olumlu tepki aldý. Cem Vakfý Baþkaný Ýzzettin Doðan, Alevi açýlýmýnýn "kandýrmaca" olduðu konusunda Çamuroðlu'nu uyardýðýný bildirerek, "Bu açýlýmý Sayýn Baþbakan'ýn yapamayacaðýný, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý'nýn buna müsaade etmeyeceðini, Diyanet'e de Suudi Arabistan'ýn müsaade etmeyeceðini söylemiþtim. Baþbakan'a yetki verenler Alevi açýlýmýný istemiyorlar" dedi. AKP'deki Alevi milletvekillerinden de istifalar beklediðini belirten Doðan, þöyle konuþtu: HACIBEKTAÞ ECZANESÝ Ecz. Tel: 441 35 62 Ev. Tel: 441 31 75 YEREL YÖNETÝMLERE SOL BAKIÞ Seçimler yaklaþtý.Erken seçim gündemde. Sol’un inandýrýcý olmasý yerel seçimlere nasýl baktýðý ile de ilgili. Yerel seçimlere “soldan bakýþ” a fikri katký oluþturmasý düþüncesi ile gazetemiz de yayýnlanmak üzere yazýlarýnýzý bekliyoruz. Göndermeyi düþündüðünüz yazýlarýnýnýzý Bilgisayar ortamýnda yazmanýz önemli. Yazýlarýnýzý “ [email protected] elektironik postasýna gönderebilirsiniz. "Baþka milletvekillerinin ayrýlmasýný da bekliyorum. Milletvekili arkadaþlar aday olduklarý dönemde Alevi yurttaþlara çýkýp sözler verdiler. Alevi yurttaþlar o sözlerin arkasýnda. Zannediyorum ümidini kesti Çamuroðlu da. Aklý baþýnda bir arkadaþýmýzdýr. Geliþmeyi olumlu bir geliþme olarak 7’DE niteliyorum." Kaim: “Maraþ ve Sivas Katliamlarýnýn mimarlarý yeniden iþ baþýnda!” Kemal Bülbül Madýmak katliamcýlarý iþ baþýnda Köþe yazýsý 5’DE 'Hasret Gültekin(Annesinin mektubu) Köþe yazýsý 5’DE Þakir Þenol www.sakirsenol.ws.tc Eðitim Sen Hacýbektaþ Þube Baþkaný Ali Kaim “Maraþ ve Sivas Katliamlarýnýn Mimarlarýnýn yeniden iþ baþýnda!” olduðunu belirterek ; Sivas Madýmak Otel’de 2 Müdür odasýnda namaz “Nazým Hikmet’e kýlmayana kýrýk not! yapýlanlar Fetullah Hoca’ ya yapýlmamalý” izin Fethullah Gülen’e yakýn olduðunuz söyleniyor... Lise müdürünün, öðrencileri müdür odasýnda namaz kýlmaya zorladýðý iddialarý ortalýðý karýþtýrdý... BURDUR'un Yeþilova Ýlçesi'ndeki çok programlý lisenin müdürü Din Kültürü 2’DE [email protected] Temmuz 1993’te gerçekleþen ve 35 aydýnýn ölümüyle sonuçlanan gerici katliamýn yýldönümünün yaklaþtýðý bugünlerde, gerek Eðitim Sen gerekse diðer demokratik kitle 7’DE Fethullah Hoca’yý tanýrým. Saydýðým bir insan. Onu Ýslam’la ilgilenen bir düþünür, bir filozof olarak görüyorum. Birkaç defa görüþtük, konuþtuk, kendisi geldi. 2’DE Mutfakta ki yangýn Köþe yazýsý Hasan Bayram [email protected] 2’DE Mehmet Ali Yazýcý [email protected] Açýk sözlülük erdemdir Köþe yazýsý Burjuva Demokrasisi Rýza Üretir (1) 6’DA 4’DE 2 18 Haziran 2008 Çarþamba Þakir Þenol www.sakirsenol.ws.tc [email protected] Mutfakta ki yangýn Aslýnda herkesin haberi var bu yangýndan ama kimse oralý olmuyor. Avrupa’nýn en pahalý benzin ve mazotunu insanlarýna reva gören hükümet, zamlarý ben mi yapýyorum diye soruyor. Gübrede, zirai ilaçta, yakýt ve tarýmsal alet ve ekipmanlarda aile çiftçilerine her türlü desteði kaldýran hükümet destekleme alýmlarýna da son vermiþtir. Kýsaca tüm tarým girdi ve çýktýlarý piyasa koþullarýna göre ayarlanmýþtýr. Aile çiftçiliðini bitirmek için adeta ant içen hükümet, piyasanýn kapitalist aktörlerine her türlü desteði vermekte beis görmüyor. Amaç belli, yiyecek ekmeðe içecek suya muhtaç hale getirilmek isteniyor tüm ülke. Topraðýmýzda maraba, iþimizde düþük ücretli köle, ülkenin tümünündü parya olmamýz hedefleniyor herhalde.Ondan sonrasý kolay ellaham. Sývý yað ve pirinçte baþlayan zam furyasý kuru bakliyatý buðdaygilleri ve tüm unlu mamulleri etkiledi. Ülkede en çok üretilen, tüketilen ve israf edilen ekmeðe olaðan üstü zamlar yapýldý. Ekmek elli beþ kuruþ oldu ilimizde. Ekmek kasalarýnýn hijyenine ve ekmeðin taþýnma koþullarýna halen kafa yoran bir yetkili çýkmadý. Üç yüz gramlýk ekmeðin hamur mu, kömür mü olduðuna da bakan yok. TIK YOK. Ülkenin gündemi yoksulluk, pahalýlýk ve iþsizlik olmasý gerekirken; adeta mecliste bir orta oyunu sergilenmekte. Halk ise erkler arasý sürdürülen mücadelede taraf olmaya zorlanmakta; pahalýlýðý, zamlarý, yoksulluðu, yolsuzluðu,savaþý, iþsizliði kanýksar hale getirilmekte. Bu kötü gidiþata dur diyecek güçlü bir siyasi yapýlanmada görülmemekte. Ödepelilerin Trabzon, Antalya, Kocaeli gibi bazý büyük illerde yaptýklarý lokal mitinglerle ise ne sevgili yoksul halkým ne de basýnýmýz ilgilenmekte. Müdür odasýnda namaz kýlmayana kýrýk not! Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Lise müdürünün, öðrencileri müdür odasýnda namaz kýlmaya zorladýðý iddialarý ortalýðý karýþtýrdý... BURDUR'un Yeþilova Ýlçesi'ndeki çok programlý lisenin müdürü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öðretmeni Yusuf Urhan'ýn, öðrencileri müdür odasýnda namaz kýlmaya zorladýðý, doðru kýlamayanlara zayýf sözlü notu verdiði iddia edildi. Urhan hakkýnda bir öðretmen ve bir veli kaymakamlýða þikayet dilekçesi verdi. Okul Müdürü Yusuf Urhan ise iddialarla ilgili olarak, "Benim mevzuat gereði konuþmam yanlýþ olur. Görüþ belirtmek istemiyorum" dedi. Yeþilova Çok Programlý Lisesi öðretmenlerinden Y.Y., okul müdürü olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öðretmeni Yusuf Urhan'ý kaymakamlýða þikayet etti. Y.Y.'nin 18 maddelik þikayet dilekçesinde, Müdür Urhan'ýn, Okul Aile Birliði'nin her öðrenciden topladýðý 15 YTL'lik aidatý ödeyemeyen öðrencileri okula almadýðýný, velilerinin okulda zannettiði köylerden gelen çocuklarýn bir gün boyunca sokaklarda kaldýklarýný öne sürdü. Þikayetçi öðretmenin, din derslerinde öðrencileri sýnýf önünde namaz kýlmaya zorladýðýný da belirttiði Urhan'ýn, arkadaþlarýnýn önünde namaz hareketlerini yapmak istemeyen kýz ve erkek Sevgili yoksul halkým suyun tonunun tüm ülkede en az on lira olunca, abdest almaya, banyo yapmaya, çamaþýr yýkamaya fiyatlar yüzünden elin titremeye baþlayýnca mý tepki gösterecek sokaklara, alanlara çýkacak? Ýçine dahil olmaya çalýþtýðýmýz AB ülkelerinden Fransa’da ki balýkçýdan, Yunanistan’da ki eðitimciden, Ýspanya’da ki kamyoncudan hiç mi ders almazsýn? Örgütlenmeye ve hak aramaya halen sýcak bakmýyor musun? Okulun 11/TM sýnýfý öðrencilerinden F.'nin babasý Ziya Kiper ile D.'nin babasý Yýlmaz Türkoðlu da ayný iddiayý dile getirdi. Öðretmen Y.Y. gibi kaymakamlýða þikayet dilekçesi veren Ziya Kiper, kýzýnýn kendisine ve annesine, "Okul müdürümüz, çoðunuz din dersinde sýnýfta kalacaksýnýz. Eðer sýnýfta, öðrencilerin önünde yanlýþsýz namaz kýlarsanýz, sözlü notundan iyi alýr ve sýnýfý geçersiniz" dediðini öne sürdü. Kiper, müdürün odasýnda namaz kýlmayan öðrencilerin düþük not aldýðýný, namaz kýlanlarýn ise 90- 100 aldýðýný iddia etti. Odada namaz kýlmayan kýzýnýn düþük sözlü notu aldýðý için teþekkürnameyi kaçýrdýðýný iddia eden Kiper, bunun üzerine eþi Hülya Kiper'in yolda karþýlaþtýðý okul müdürüne, "Ne yapmaya çalýþýyorsun. Erkek öðrencilerin önünde kýzýma niye namaz kýldýrmaya kalktýn?" dediðini ve buna karþýlýk Müdür Urhan'ýn "Ne var bunda? Dinimizi öðretiyoruz" karþýlýðýný aldýðýný kaydetti. Diðer veli Yýlmaz Türoðlu da olayý doðruladý. Türkoðlu, ayrýca okula aidat götürmediði için kendi kýzýnýn da bir gün boyunca okula alýnmadýðýný söyledi. DHA - VATAN - 16 Haziran 2008 “Nazým Hikmet’e yapýlanlar Fetullah Hoca’ya yapýlmamalý” Ekmeðin, kuru gýdanýn, sývý yaðýn, doðal gazýn, mazotun, benzinin, kiralarýn artýþýndan sanki bir tek Ödepeliler etkileniyor. Akepe saðlýða, eðitime ve ülkeye zararlý da, anlayanlar inat ediyor anlamamakta. Ama merak etmeyin az kaldý yakýnda tüm su kaynaklarýmýzda devlet eliyle özelleþtirilecek. Hem de uluslar arasý dev þirketlere satýlacak suyumuz. Fiyatý sabit olacak tüm ülkemde. Dünya Su Formu ülkemizde toplanacak 2009’da. Bakalým baþýmýza hangi çoraplarý örecekler? Kullaným suyunun bir tonu ilk aþamada 10 TL olursa þaþmayýn. Ýlimizde köylerdeki binalara da su saati takýlmaya baþlanmýþ. Ýlk aþamada köy idareleri için bir gelir temin edebilir ama sonrasý muamma. Üniversitelerde katký payý ve harçlar ilk çýktýðýnda bir Marlbora sigara fiyatýydý. Þimdi ise haraç haline getirildi. Parasý olanýn okuyacaðý günler ise çok yakýnda. öðrencileri müdür odasýnda namaz kýlmaya zorladýðýný, doðru namaz kýlamayanlara düþük sözlü notu verdiðini iddia etti. manevi olarak savunmuþtur; ‘Cemevleri olmalý’ diye... Bu önemli bir olaydýr. Artý, tartýþmaya açýk bir insan. Ben o açýdan Fethullah Hoca’nýn düþüncelerinden hiçbir zaman çekinmedim. Zaten bizdeki yanlýþ o. Fethullah Hoca ile konuþmak, dost olmak bence bir sakýnca deðil, tam tersine insanlar konuþarak anlaþýr. Onun öcü gibi gösterilmesi yanlýþ. Fethullah Hoca kendi alanýnda bilge bir kiþi. Ben düþüncelerini paylaþmasam da öyle... Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Sizin Fethullah Gülen’e yakýn olduðunuz söyleniyor... Fethullah Hoca’yý tanýrým. Saydýðým bir insan. Onu Ýslam’la ilgilenen bir düþünür, bir filozof olarak görüyorum. Birkaç defa görüþtük, konuþtuk, kendisi geldi. Cemevlerinin yapýmýnda olumlu bir katkýsý vardýr. Hatýrlarsýnýz, yýllar önce ’Camilerin yanýnda cemevleri de yapýlmalý’ diye beyanat vermiþti. Manevi desteðin yanýsýra maddi bir desteði de oldu mu cemevleri yapýmý için? Hayýr. Maddi bir destek yok. Ama ECEVÝT DE SORMUÞTU Fethullah Gülen’in AKP üzerinde etkisi ne sizce? Onu bilmiyorum. Doðrusunu isterseniz 10 yýl önce Fethullah Hoca’nýn gücü neydi? Bunu rahmetli Ecevit de bana sormuþtu. ’Fethullah Hoca’yý nasýl buluyorsunuz?’ diye... ’Fethullah Hoca’nýn düþüncesi açýk ve net. Eðitim yoluyla, demokratik yolla 15-20 yýl içersinde Türkiye’yi bir Müslüman devlet haline dönüþtürmek istiyor. Amacý bu’ dedim. ‘Gerçekten öyle mi düþünüyorsun?’ dedi. ’Evet, ben öyle düþünüyorum, öyle görüyorum’ dedim. Bugün de o konudaki kanaatim deðiþmiþ deðil. 10 yýl geçti. Kendisi deðiþti mi, neler düþünüyor onu bilemiyorum. Ama bence bir Nazým Hikmet’i düþünün... Nazým Hikmet’i sevmeyebilirsiniz, Marksist’ti diye, komünistti diye... Ama Nazým Hikmet’in büyük bir þair olduðunu reddedebilir misiniz? Ne oldu? Yurtdýþýnda öldü. Hâlâ da mezarý getirilemiyor. Türkiye bu tip þeyleri aþmalý. Yani Nazým Hikmet’e yapýlanlar Fethullah Gülen’e yapýlmamalý mý diyorsunuz? Elbette... Fethullah Gülen konusu da, onun Türkiye’ye gelmesi konusu da müsamaha görmeli. Eðer varsa iþlediði suçlar, adil bir þekilde yargýlanmalý. Yani Fethullah Hoca olduðu için deðil, bir insandýr o da ve insan gibi yargýlanmalý... Alevihaber ajansý 18 Haziran 2008 Çarþamba Kaim: “Maraþ ve Sivas Katliamlarýnýn mimarlarý yeniden iþ baþýnda!” sendikalardan BTS’ye ait tabela sökülmüþtür.”dedi. kaim konu ile ilgili olarak þu açýklamalarda bulundu: Provokatif eylem Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Eðitim Sen Hacýbektaþ Þube Baþkaný Ali Kaim “Maraþ ve Sivas Katliamlarýnýn Mimarlarýnýn yeniden iþ baþýnda!” olduðunu belirterek ; Sivas Madýmak Otel’de 2 Temmuz 1993’te gerçekleþen ve 35 aydýnýn ölümüyle sonuçlanan gerici katliamýn yýldönümünün yaklaþtýðý bugünlerde, gerek Eðitim Sen gerekse diðer demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin anma hazýrlýklarý içinde olduðu bir evrede Eðitim -Sen Sivas Þube binasýna 13 Haziran günü sabah saatlerinde provokatif bir eylem gerçekleþtirildiðine dikkat çekti. Kaim ayrýca 2 Temmuz Madýmak katliamýyla ilgili olarak bir tehdit yazýsýnýn býrakýldýðýna vurgu yaparak “Konfederasyonumuz KESK’e baðlý “Sivas Madýmak Otel’de 2 Temmuz 1993’te gerçekleþen ve 35 aydýnýmýzýn ölümüyle sonuçlanan gerici katliamýn yýldönümünün yaklaþtýðý bugünlerde, gerek Eðitim Sen gerekse diðer demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin anma hazýrlýklarý içinde olduðu tüm kamuoyu tarafýndan bilinmektedir. Tam da bu hazýrlýklarýn sürdüðü bir dönemde, sendikamýzýn Sivas þube binasýna 13 Haziran günü sabah saatlerinde provokatif bir eylem gerçekleþtirilmiþ, 2 Temmuz Madýmak katliamýyla ilgili olarak bir tehdit yazýsý býrakýlmýþ ve yine konfederasyonumuz KESK’e baðlý sendikalardan BTS’ye ait tabela sökülmüþtür. Görülen o ki, ülkemizin ve halklarýmýzýn umudu ve aydýnlýk geleceði aydýn, yazar ve sanatçýlarýnda içinde olduðu 35 insanýmýzýn ýrkçý-gerici güçlerce katlediliþinin 15. yýldönümünde ayný odaklar; hâlâ ýrkçý ve gerici politikalarýný sürdürerek halklarýn kardeþçe bir arada yaþamasýný engellemeye çalýþmaktadýrlar. Yaþanan provokatif saldýrý, bu hedefi açýk biçimde kanýtlamaktadýr. Sendikamýzýn ve BTS’nin Sivas þubesinin giriþ kapýsýna asýlan yazýda, 2 Temmuz’un KAYIP ÝLANI Nüfus Cüzdanýmý kaybettim. Madýmak Katliamýný bayram ilan ettiler Ülkeyi gerilim ve çatýþma ortamýna sürüklemek isteyen derin, ýrkçý ve gerici çevrelerin bugün gelinen noktada, Madýmak anmasý yapacak demokratik kitle örgütlerini rahatlýkla tehdit edebildiði, provokasyon sinyali verdiði görülmektedir. Aydýnlarýn diri diri yakýlmasýný savunan bu zihniyet, kendisini son derece rahat hissetmekte ve siyasi ve ideolojik atmosferden cesaret alarak Madýmak katliamýný meþru göstermekte ve ayný katliamlarý vatan ve din adýna yapmaktan kaçýnmayacaklarýný ilan etmektedir. Kaldý ki, Madýmak katliamýný bayram günü ilan eden bu karanlýk odaklarýn, SÝPARÝÞ ÝLE KESÝM YAPILIR Kesilmiþ Kuzu 1 Kg.: 10 YTL. Kamil ÖNTAÞ Ýlicek Köyü Hacýbektaþ-Nevþehir ATKAYA MERMER HALKIMIZA DEVREN SATILIK Danacý Kundura uygun fiyata satýlýktýr. Müraacat: Tel: 0384 441 31 69 MEZAR - MUTFAK ÝÞLERÝ YAPILIR Þahin ATKAYA Tel: 0542 646 05 81- 0546 515 60 04 Sanayi Sitesi F Blok No:2 Hacýbektaþ / NEVÞEHÝR geçmiþte Maraþ’ta katliamlar gerçekleþtiren, Sivas Madýmak katliamýnda parmaðý olan ve son olarak Malatya’daki cinayetlerde imzasý olan güçlerle ayný yerde bulunduklarýný, ayný anlayýþý paylaþtýklarýný da gayet iyi biliyoruz. Ülkeyi ýrkçýlara teslim etmeyeceðiz, Madýmak’ da olacaðýz Bütün bu geliþmelerden sonra, Eðitim Sen olarak kararlýlýðýmýzý bir kere daha ifade etmek istiyoruz. Söz konusu tehdit mesajýný býrakanlar KURBANLIK SATIÞLARIMIZ BAÞLAMIÞTIR Hükümsüzdür. Süleyman Baydýr Müslümanlarýn bayramý olduðu, bu anmayý gerçekleþtirenlerin de “vatan haini” olduklarý ifade edilmiþtir. Öte yandan saldýrýnýn, olaydan bir gün önce yerel gazete Anadolu’da Fikret Ünsal imzasýyla yayýmlanan “2 Temmuz Vurguncularý” adlý yazýnýn ve 2 Temmuz Anma Programý için valiliðe yapýlan baþvurunun hemen ertesine denk gelmesi de son derece manidardýr. SATILIK DAÝRE TOKÝ 1’ci ETAP 1’ci BLOK 5’ci KAT 23 Numaralý Daire satýlýktýr. Hikmet BOZDAÐ Tel: 0543 590 80 81 ve BTS tabelasýný sökenler derhal bulunmalýdýr. Biz, ülkemizi gericiliðe ve ýrkçý-þoven odaklara asla teslim etmeyeceðiz. Her yýl çoðalarak Madýmak’ta olacaðýz ve ülkemizin yüz aký aydýnlarýmýzýn katledilmesinin hesabýný soracaðýz. Bu amaçla, insan hak ve özgürlüklerinden, eþitlikten, barýþtan ve kardeþlikten yana olan tüm yurttaþlarýmýzý, demokratik kitle örgütlerini ve siyasi partileri 2 Temmuz 2008 Çarþamba günü Madýmak’ta yaþanan katliamý lanetlemeye ve gerici-ýrkçý saldýrý ve tehditler karþýsýnda dimdik ayakta olduðumuzu göstermeye davet ediyoruz.” GEREKLÝ TELEFONLAR Kaymakam Kaymakamlýk Yazý Ýþ. Sos. Yar. ve Day. Özel Ýdare Nüfus Belediye Baþkanlýðý Milli Eðitim Müd. Halk Eðitim Müd. Askerlik Þubesi Kapalý Spor Salonu Devlet Hastanesi Ýlçe Saðlýk Grup Bþk. Tapu Sicil C.Savcýlýðý Adliye Adliye Kütüphane H.B.V Kültür Merkezi Müze Turizm Danýþma Emniyet Amirliði Karakol Amirliði Jandarma Ýlçe Tarým Lise Kýz Meslek Lisesi Mal Müdürlüðü Kadastro Karaburna Belediye Kýzýlaðýl Belediye PTT. T.M.O. Türkiye Ýþ Bankasý Ziraat Bankasý Þoförler Cemiyeti Esnaf Odasý Tarým Kredi Koop. TEDAÞ Çiftci M.K.Baþkanlýðý Rýfat Kartal Huzurevi Sulucakarahöyük Gzts Taþýyýcýlar koop Nevþehir Seyahat Þanal Seyahat Mermerler Seyehat Dergah Taksi Duraðý Terminal Taksi 441 30 09 441 34 10 441 39 77 441 31 01 441 31 02 441 37 44 441 30 16 441 30 48 441 30 10 441 35 20 441 30 15 441 36 32 441 32 49 441 35 38 441 35 38 441 30 18 441 30 19 441 33 94 441 30 22 441 36 87 441 26 97 441 36 66 441 38 08 441 30 20 441 37 74 441 31 08 441 30 56 441 35 37 453 51 30 455 61 29 441 35 55 441 30 11 441 35 07 441 33 26 441 30 74 441 37 42 441 32 76 441 31 42 441 36 80 4413338 441 39 47 441 20 06 441 30 43 441 33 59 441 21 73 441 25 25 441 27 97 18 Haziran 2008 Çarþamba Burjuvazinin, insanlýk için en ideal yönetim þekli olarak ileri sürdüðü ve savunduðu demokrasi, bilindiði gibi burjuva demokrasisidir. Fransa’da ortaya çýkmýþ ve burjuvazinin sýnýf egemenliðinin aracý olarak oturtulduktan sonra yaygýnlaþmýþtýr. Uygulanma biçimi, temsil sistemine dayanýr. Bu sistemin özü, bireyleri, azami olarak siyasetin dýþýnda tutarak toplumu apolitikleþtirmeden baþka bir þey deðildir. Ýnsanlarýn aktif politika içinde olmalarý istenmez. Egemen sýnýflara göre politik insan tehlikeli insandýr. Söz, yetki ve karar hakkýný kullanmak ister. Sürekli sorgulayan ve hesap soran kitleleri yönetmek zorlaþýr. Bundan dolayý, kitleler siyasetin genellikle dýþýnda tutulur ve dört beþ yýlda bir yapýlan seçimlerle toplumun kendi yöneticilerini seçme özgürlüðüne sahip olduðu imajý verilir. Burjuvaziye göre en güzel yönetim biçimi budur ve baþka bir modeli denemeye gerek yoktur. Bu, sözde özgürlüðün iþlevsel olmadýðý artýk anlaþýlmýþtýr. Burjuva demokrasisinin geçerli olduðu ülkelerde siyaset çok kârlý bir sektör halini almýþtýr. Sermaye birikimi yaratmanýn ciddi bir aracý durumuna getirilmiþtir. Parasal olarak karþýlýðý, örneðin milletvekili seçildikten sonra alýnmasý düþünülen büyük ihale ve yatýrýmlara, rüþvete, kara paraya vb. dönüþmüþtür. Parasý olmayan milletvekili seçilemez ve toplumsal kesimler içerisinde temsil ve seçilme hep zengin kesimler arasýndan olur. Bu nedenle, “Egemenlik Kayýtsýz Þartsýz Milletindir” ibaresi safsatadan baþka bir þey deðildir. Ya da büyük sermaye kesimleri, temsilcilerini, kendileriyle iþbirliðine giren diðer sýnýflarýn içerisinden atarlar. Bir tür yetkilendirme iþlemidir bu ve bu iþin finansmanýný da kendileri yaparlar. Ülkemizden örnek verecek olursak, bugün TBMM üyelerinin bir dökümü yapýldýðýnda, halký temsil ettiði iddia edilen milletvekillerinin neredeyse tamamý, orta ve üst sýnýflardan gelmektedir. Ýþadamý, sivil ve askeri bürokrasiden gelenler aðýrlýktadýr. Bunlarýn seçim finansmanýný ayarlayan da güçlü sermaye tekelleridir. Cumhuriyet tarihi boyunca (buna CHP’nin tek parti dönem de dâhil),çalýþanlarýn, iþçi ve emekçilerin Mecliste temsil oraný %3’ü geçmemiþtir. Bazý dönemler, kimi partiler tarafýndan göstermelik olarak denense de, ön seçim ya da aday adayý seçimi diye bir süreç, siyaset kültüründe kabul görmemiþtir. Parti tabanlarýnýn bu konuda hiçbir yetkisi bulunmamaktadýr. Genel baþkanlar ya da parti merkezleri atamalarý yapmýþlardýr. “Seçilecek olanlarýn atanmasý” gibi tuhaf bir durum yaþanýr, hemen hemen her seçim döneminde. Bu ve benzeri nedenlerden dolayý bugün dünyada temsili demokrasi ömrünü tamamlamak üzeredir ve doðrudan demokrasi arayýþlarý kitleler için cazip bir durum haline gelmiþtir. Buna teknolojinin ve kitle iletiþim araçlarýnýn geliþmiþliðinin de büyük bir etkisi vardýr. Kitlelerde, uzaktan ve iletiþim araçlarýyla da olsa merkezlere müdahale etme talepleri geliþmektedir. Demokrasi, son tahlilde bir devlet biçimidir. Devlet ise bir sýnýflý toplum gerçekliðidir ve egemen olan sýnýfýn yönetme aygýtýdýr. Burjuva demokrasisi demek, bir baþka açýdan burjuva devleti demektir. Burjuva demokrasisi en ideal noktasýna temsili demokrasiyle ulaþmýþtýr ve içinde bulunduðumuz dönemde temsili demokrasi, dolayýsýyla burjuva devlet kriz içerisindedir.. Seçme-seçilme hakkýnýn olmasý, pratikte ise insanlarýn kendi iradeleri doðrultusunda bu haklarýný istedikleri gibi kullanamamalarý, bu sistemin “özgürlükçü bir yönetim biçimi” olduðu tezini de sorgular hale getirmiþtir. Sorun, bunun yerine koyulacak olan “doðrudan demokrasi”nin nasýl olacaðý ve hangi araçlarla gerçekleþtirileceði noktasýnda düðümlenmektedir. Son yýllarda yapýlan tartýþmalarda ortaya çýkan sonuçlardan biri de, düþüncenin kontrol altýna alýnmasýnda despotik ve militarist rejimlerden daha çok, sözde özgürlükçü ve halka dayalý yönetimlere ihtiyaç olduðu Burjuva Demokrasisi Rýza Üretir (1) gerçeðidir. Genel görüntü, medya, basýn-yayýn ve kanaat önderleri aracýlýðýyla “her þeyin” konuþulduðu ama hiç bir þeyin konuþulmadýðýdýr. Burada ki amaç sadece, geliþmelerden ve yaþananlardan rahatsýzlýk duyan kesimlere bir rahatlýk vermek ve tansiyonu düþürmektir. Burjuva demokratik toplum, maniplasyon, yanýltma gibi ve bunlara dayalý olarak rýza üretmede çok baþarýlý bir toplum modelidir. Aynen seçim dönemlerinde ki temsil olayýnda olduðu gibi, kitlelerin bilinci, organize alýþkanlýklarý ve kanaatleri, bilerek ve istenerek, en akýlcý yollardan maniple edilir. u, demokratik toplum için son derece önemlidir. Egemenler bunun propagandasýný sistemli olarak, aydýnlara ve önde gelen entelektüellere yaptýrýrlar ve kitleleri politikadan yalýtmaya çalýþýrlar. Örneðin bugün ülkemizde ki burjuva medya ve televizyonlar da 'kanaat önderleri' olarak ortaya çýkarýlanlarýn, bu toplumsal rýzanýn oluþmasý için kullanýlan birer araç olduklarý ve bu görevi severek, isteyerek üstlendikleri ve yerine getirdikleri açýk bir biçimde görülmektedir. Hatta, bu tartýþmalara katýlmanýn ve insanlara yalan söylemenin, ahlâksýzlýk da olsa maddi anlamda bir karþýlýðý da vardýr. Bu model,'razý etme mühendisliði'nin iþini rahat bir biçimde yapma ve kitleleri buna ikna etme serbestliðidir. Bilindiði gibi,”ikna etmek” ,kitleleri her hangi bir konuda kandýrma anlamýna da gelir. Burjuva demokrasisi ile yönetilen demokratik toplumlarda demokrasi adýna yapýlan þudur:'Çoðunluk elini eteðini gerçeklerden çekmeli, bir hayal alemine dalmalýdýr.Fukaralara zenginlik hikâyeleri,baský altýnda tutulanlara özgürlük masallarý,üstelik güçsüz olup,yenik düþmüþ bulunanlara zafer hayalleri satýlmalýdýr.'(N.Chomsky) Ýçinden geçtiðimiz süreçte, çarpýk bir burjuva demokrasisine sahip olan ülkemizde, yaþananlarý bu çerçevede deðerlendirmek gerekiyor. Yukarýdan aþaðý geliþtirilen çarpýk demokrasi denemesi rýza üretmeye ve kitleleri telkin etmeye çalýþýyor. Ancak, sistemin sakatlýðý rýza biçimlerine de yansýyor. Bundan dolayý, örneðin, “ulusalcý güçler”,”kýzýl elma ittifaký” gibi bir araya geliþler bizleri fazla þaþýrtmamalýdýr. Bu tür kümeleþmeler ve bir araya geliþler, yukarýdan aþaðýya geliþtirilmeye çalýþýlan çarpýk burjuva demokrasisinin resmi rýza üretme biçimlerinden baþka bir þey deðildir. Sürekli dillendirilen, “saðcýlýk”, “solculuk” kalmadý, “bütün toplum bir arada duruyor” tezi bunlarýn baþýnda gelmektedir. “Toplumsal rýza üretme” sisteminin iþlevini yerine getirmesi için yýðýnla iþ yapýlmaktadýr. Kültürden sanata, edebiyattan spora birçok alanda iþlevsel bir mekanizma kurulmuþ durumdadýr. Kitlelerin köþelerine çekilmeleri ve sessiz kalmalarý için her türlü araç (baský araçlarý da dahil) kullanýlmaktadýr. Chomsky, bu iþ görmeyi þu þekilde ifade ediyor:”Hedeflerinden biri salalar ve cahillerdir. Bunlar deliklerinde tutulmalý, anlayabilecekleri kadar basitleþtirilmiþ martavallarla uyutulmalýdýr... izole edilmelidir. En ideali, bunlarýn her birini ve tek baþýna olmak üzere TV ekranýnýn karþýsýna oturtmak, spor müsabakalarýný, Brezilya dizilerini seyrettirmektir. Organize olmalarýna izin verilmemelidir. Bir araya gelirlerse nelere sahip olabileceklerini düþünmeye fýrsatlarý olmamalýdýr.” Toplumsal rýzayý kabul etmeyen ve telkinlere kanmayanlara ise neler yapýldýðý, özellikle bizim gibi yeni-sömürge ülkelerde çok net bir þekilde bilinmektedir. ÝNSANLIÐIN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ MARKSÝZÝMDE YATIYOR Çoðumuz tanýk olmuþuzdur; egemen ideolojilerin ve emperyalist-kapitalist dünyanýn sözcüleri her yýl istisnasýz en az bir defa marksizmin, dolayýsýyla sosyalizmin insanlýðýn sorunlarýna bir çözüm getir(e)mediðini, öldüðünü ve tarihin derinliklerine gömüldüðünü ilân ederler. Bu ilân ediþle ilgili açýklamalara, sermaye tekellerinin yayýn organlarýnda, televizyonlarda, gazetelerde geniþçe yer verilir. Baþka bir dünyanýn olamayacaðý/ kurulamayacaðýna dair uzun erimli saldýrý ve karalama kampanyalarý düzenlenir. Böylelikle, kapitalist düzeni acýmasýzca eleþtiren, çeliþkilerini gözler önüne seren ve insanlýða alternatif olarak kendi sýnýfsýz-sömürüsüz toplum modelini sunan marksizmi “öldürmüþ olma” nýn rahatlýðýyla yeni bir kampanya dönemini beklerler. Bir kez “ölen” bir þeyin dirilme ihtimali olmadýðýna göre neden, dönem dönem buna ihtiyaç duyulur? Anlamak kolaydýr; çünkü, insanlýðýn önünde biriken sýkýntý ve sorunlarýn tek çözüm yolu, dün olduðu gibi bugün de marksizmde yatmaktadýr ve sosyalizm, kapitalist düzenin tek alternatifi olmaya devam etmektedir. Ekonomik, toplumsal ve siyasal yapýda ortaya çýkan krizlerin nihai olarak aþýlmasý, marksizmin çözümlerini beklemektedir. Sorun, bu çözümlerin oluþturulmasýnda, geçmiþ deneyimlerde göz önüne alýnarak teorik çerçevenin kurulmasý ve bugünün analizlerinin doðru biçimde yapýlmasýnda düðümlenmektedir. Ardýndan da,ülke ve dünyayý doðru kavrayan ve hedeflerini net bir þekilde ortaya koyan politik bir programa ihtiyaç duyulacaktýr.Bu yüzden,tekrardan marksizmin okunmasý,kavranmasý ve insanlýðýn yaþadýðý sorunlara, örgütlü bir yapý ekseninde, enerji kaynaðý hiç bitmeyen bir fener gibi tutulmasý gerekmektedir. Ýnsanlýk tarihi incelendiðinde, kriz dönemleri ayný zamanda, sonraki dönemlerin kararlarýný da içinde barýndýrdýðý görülür. Daha doðru bir deyiþle, insanlýk deðerleri mücadelesinde yaþanan kriz dönemleri ayný zamanda karar dönemleridir. Bu dönemlerde oluþturulan kararlar, tarihi ileriye taþýyan doðru kararlar olabileceði gibi, insanlýðý yýkýma ve toptan yok olmaya sürükleyecek yanlýþ kararlar da olabilmektedir. Örneðin, Hitler Faþizminin ortaya çýkýþý ve yükseliþi Alman halkýnýn yanlýþ kararýdýr ve çok büyük acýlara malolmuþken, diðer yandan, 1917 Ekim Devrimi ise Çarlýk Rusya’sýnda yaþayan halklarýn doðru bir kararýdýr ve insanlýk hazinesine çok önemli deðerler katmýþtýr. Dünya da bugün, kapitalizm çok ciddi bir kriz içerisindedir. Bu krizden kapitalist yöntemlerle kurtulma alternatiflerinin sayýsý her geçen gün biraz daha azalmaktadýr. Ýçinden geçtiðimiz dönem de alýnacak kararlar, bütün bir insanlýðýn geleceðini tayin edebilir. Krizlerin derinleþtiði ve sorunlarýn karmaþýklaþtýðý dönemlerde marksizmin yol göstericiliðine duyulan ihtiyaç daha da artar. Marksizm, insanlýðýn bütün sorunlarýna eðildiði gibi, daha karmaþýk problemlerin çözümünü kendine konu edindiði ölçüde de, somuta indirgenme ve giderek geliþtirilme olgusu aðýrlýk kazanýr. Hayatýn canlý pratiði içinde, doðru bir yöntem dahilinde müdahale edilen sorunlar ve geliþtirilen çözümler, marksizmin geliþmesine katkýda bulunurken; insanlýðýn kurtuluþ sürecini hýzlandýrýr ve özgür bir dünya kurma seçeneðini de güçlendirir. Diðer taraftan, yanlýþ yöntemler üzerine kurulan bir pratik, bilim yolundan sapmanýn önünü açarken, marksist dünya görüþüne ve dolyýsýyla da sosyalizme büyük zararlar verir. Marksizm, ona düþman olanlarýn ileri sürdüðü gibi, olay ve olgulara dair hazýr çözümler içeren bir reçeteler yýðýný deðildir. Kapitalizmin ideologlarýnýn iddia ettikleri þekilde, modasý geçmiþ ve tarihin çöplüðüne atýlmýþ düþünceler yýðýný da deðildir. Bilimsel yönteme dayalý olarak “somutun somut tahlili” marksizimin en temel ilkesidir. Devam edecek 18 Haziran 2008 Çarþamba Kemal Bülbül Madýmak katliamcýlarý iþ baþýnda 2 Temmuz 1993 günü Sivas'ta tekbir getirerek aydýn ve sanatçýlarýmýza saldýran besleme güruh yine iþ baþýnda. Bilime, sanata ve insanlýða düþman katil güruh bu kez Eðitim-Sen Sivas þube binasýna saldýrarak kendini gösterdi. Yýllardýr korku salmak ve katliam yaparak toplumu susturmaktan baþka bir amaç taþýmayan güçler 2 Temmuz'un 15. yýlý öncesinde 2 Temmuzu kendileri için "bayram" ilan etme cürretinde bulundular. Eðitim - Sen'in bulunduðu binaya gece giren ve sendikanýn kapýsýna "2 Temmuz Müslümanlarýn bayramý, kahrolsun Hrant Dink, kahrolsun Aziz Nesin." yazanlar kimlerdir? 2 Temmuz öncesinde yeni bir katliam organizasyonunun planýný yapanlarý Ýçiþleri Bakanlýðý, Sivas Valiliði ve Emniyet Müdürlüðü derhal ortaya çýkarmalýdýr. Eðitim - Sen Sivas Þubesi'ne yapýlan bu saldýrý "münferit bir olay" olarak geçiþtirilemeyecek kadar önemlidir. 2 Temmuz 1993'te organize edilen katliam da bu tür sözlü ve yazýlý saldýrý ve kýþkýrtmalarla baþlamýþtý. Katliamý organize eden güçler elini kolunu sallayarak Sivas caddelerinde dolaþmýþ ve televizyonlarýn canlý yayýlarýnda tekbir getirerek katliamý adeta "naklen" yapmýþlardý. O gün aydýn ve sanatçýlarýmýza, Pir Sultan Abdal Kültür Derneði üyelerine ve 12 yaþýndaki Koray Kaya'mýzýn yakýlmasýna seyirci kalan, destek sunan güç, bu gün Eðitim - Sen Sivas Þubesi'nin kapýsýna bu yazýyý kimin yazdýðýndan haberdardýr. Yaþanan olayý küçümsemek, geçiþtirmek veya yaþanmamýþ gibi görmezden gelmek yeni saldýrýlar planlayanlara cesaret verecektir. Bir kere daha Ýçiþleri Bakannýný ve Sivas Valisini bu saldýrýyý yapanlarý ortaya çýkarmaya ve 2 Temmuz Þehitlerimizi anabilmemiz için gerekli ortamý saðlamaya davet ediyoruz. PÝR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEÐÝ GENEL SEKRETERÝ 'Hasret Gültekin(Annesinin mektubu) Sevgili Oðul ! Gazeteciler randevu isteyince önce korktum ;ola ki senden 'rahmetli' diye söz ederler. Meðer bugün Anneler Günü'ymüþ. Hani , hep ünlü bir iþadamýnýn, ya da milletin anasýný aðlatan bir politikacýnýn annesini seçerler ya , bu kez yarýþýn kulvarýný deðiþtirmiþler. Bu yýl Sivas'ta yobazlarýn yaktýðý tüm çocuklarýn analarýný seçmiþler "Yýlýn Annesi" . Hasret'im biliyor musun? Sana sormadan bunlarý anlattým diye bana kýzmadýn ya? En sevdiðin arkadaþlarýndan Kadir'le Ali Rýza çok ýsrar ettiler. Dayanamadým konuþtum. Bak Oðul! Sana sormadan bir iþ daha yaptým. 2 Temmuz'dan bu yana açamadýðým odana da girmelerine izin verdim. Ben bakamadým sýrtýmý döndüm , kardeþin Güler'le Kadir gezdirdiler odaný. Biliyorum sen odana el sürülmesine hatta toplanmasýna bile kýzardýn. Ben görmedim, ama el sürmediler hiçbir þeyine. Kitaplarýna ve resimlerine bakmýþlar sadece, rahat ol. Fotoðrafta çektiler Hasret'im. Sen gittin gideli üzerimden çýkarmadýðým siyah elbiselerimle 'iyi çýkmam' dediysem de dinlemediler. Bana kýr çiçekleri getirmiþler Anneler Günü diye. Sivas'ta senin yanýnda olan, hani mýzýka çalýp eðlendirdiðin çocuklar var ya, onlarýn analarý adýna da kabul ettim. Serkan Doðan'ýn, Huriye'nin ,Yeþim'in, Muammer'in, Ýnci' nin, þu ufak oðlanýn adý neydi? 11 yaþýndaydý hani. Hah hatýrladým Koray iþte. Onun da anasýyým ben bugün. Hepsinin anasýyým. Madýmak Otel' inde kim varsa Asaf' ýn , Nesim' inin, Muhlis' le Leyla' nýn , adýný hatýrlayamadýðým diðerlerinin. Sen kýzmazsýn biliyorum oðul. Paylaþmayý seversin. Ana Sevgisinide paylaþýrsýn. Hasret yavrum , Anneler Günü' nü kutlamazdýk deðil mi biz? Yanlýþ hatýrlamýyorum, kutlamazdýk. Geçen yýl hariç, oda yine senin muzurluðundan. A oðul, a çocuk, bana çamaþýr makinesi alacaksýn diye, çok kýzdýðýn Parti' nin gecesine çýkmaya deðer miydi? Baban ayýn baþýnda nasýlsa alacaktý. Eskisini de tamir ettirirdik ne olacak. Bir süre daha idare ederdik. Kim bilir sana nasýl zul gelmiþtir o gece çalýp söylemek. Anneler Günü'nü bahane edip o parayla çamaþýr makinesi almanýz için Güler'e gizlice vermiþsin parayý. Caným oðlum, Senin gibi þelpeyle güzel baðlama çalan biri hala çýkmadý. Sen 'Rüzgarýn Kanatlarý' na' binip gittikten sonra türkülerin dilden dile dolaþtý. Bütün sanatçýlar senin türkülerini okuyor. Ama çok bozuluyorum biliyor musun? Birçoðu bu türkülerin sana ait olduðunu söylemiyor. Bazý büyük baðlama ustalarý da senin müziklerini alýp kendileri bulmuþ gibi çalýyorlar. Deli Derviþ'i senin gibi çalan yok hala. Sivas'a gitmeden önce 'Enel Hak' adýnda yeni çalýþmalar yapýyordun. Yarým kaldý diye üzülme. Arkadaþlarýn o kaseti býraktýðýn kadarýyla seni sevenlere ulaþtýracaklar. Senin þair yönünü bilmeyenler de yakýndan tanýyacaklar. Çünkü arkadaþlarýn senin adýný sonsuza dek taþýyacak bir kültür merkezi kuruyor. Sinema , Tiyatro, Müzik, Edebiyat ve Folklor alanýnda araþtýrmalar ve çalýþmalar yapacaklar. þiirlerini de bir kitapta topluyorlar. Haberin var mý bilmem ? Ankara DGM de görülen Sivas Davasý'ný basýna kapattýlar. Ýyice unutturmak istiyorlar herhalde. Baþkalarýnýn hafýzasýndan silebilirler Madýmak Oteli'nde olanlarý. Peki ya benim yüreðimden, ya diðer çocuklarýn analarýnýn yüreðinden nasýl söküp atacaklar? Gazeteye niye konuþtum biliyor musun? Mahkeme o kara yobazlara ne ceza verir bilmem, halkýn vicdanýnda bir kez daha mahkum olsunlar istedim. Þimdilik Hoþça kal yavrum. Annen Hace Gültekin. ********************** VE DÜNYA ALIÞKANLIKDAN DEÐÝL, SEVGÝ ve MUTLULUKTAN DÖNSÜN DÝYOR. HEPÝNÝZÝ YÜREÐÝNÝZDEN ÖPÜYORUM.... HASRET GÜLTEKÝN kizilbasforum.com 18 Haziran 2008 Çarþamba Hasan Bayram Domatese kimyasal ilaç takibi Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ [email protected] Açýk sözlülük erdemdir Gazeteci- yazar, program yapýmcýsý Sayýn Fatih Altaylý' nýn son programýnýn konuklarý genç kýzlarýmýz,bize büyük bir gerçeði görme fýrsatý verdi. Bu gerçek toplumun çoðu kesimleri tarafýndan bilinmekte,gerekli uyarýlar da býkmaksýzýn yapýlmaktaydý, fakat yine toplumun bazý kesimleri, bu uyarýlarý ön yargý olarak algýlamakta,yaklaþan tehlikeyi,ciddiye almamakta ýsrarcý davranmaktaydý,"dinci" kesimin bu denli abartýlacak bir seviyede aþýrýya kaçamayacaklarý, bazý talepleri karþýlandýðýnda orada kalacaklarý söyleniyordu, bu umursamaz kesim tarafýndan. Ben onlara aymazlar diyorum, safdilliðin bu kadarý aymazlýk olsa gerek. Programýn konuklarýnýn görüþleri, hedefleri Milli Görüþ çýkýþlý olup, tarihsel kökenleri; padiþahlýðýn ve hilafetin kaldýrýlmasýyla baþlayan devrimlere dayanýr, henüz final yapýlmamýþtýr,and içilmiþ, zaman ve kiþiler deðiþmiþ, fakat mücadele,"cihat" sonuçlanmamýþtýr, bugün sonuca dünden daha yakýn bir pozisyonda olanlar,rövanþýn alýnacaðý günü iple çekmektedirler, ip bulamadýklarý yerlerde, ip atarak, neye destek verdiklerini tam olarak kavrayamamýþ çevreler tarafýndan da desteklenmektedirler. Televizyon aracý ile evimize konuk olan güzel kýzlarýmýz, olanca masumiyetleri ile, kendilerine verilen eðitimin, onlara kazandýrdýðý deðerleri tam ve doðru olarak anlatmýþlardýr,bu nedenle dürüst davranmýþlardýr, dürüstlük de erdemdir, açýksözlü davranmýþlardýr,bu da en önemli erdemlerdendir, oysa onlarýn aðababasý olan ABD ikametli þahýs;"zafere ulaþacaðýmýz son ana kadar, sessiz ve derinden,tüm çalýþmalarýmýzda takiyye yaparak ve rejimle çatýþmadan iþleri yürüteceðiz" taktiðini vermiþtir.Verilen bu taktiðin hiçbir erdem taþýmadýðý, ahlak dýþý olduðu kolayca söylenebilir. Öyleyse bu programa çýkan kýzlarýmýz ne yapmýþtýr? Sadece, sadece gerçeði söylemiþlerdir, iþte tam da bu nedenle büyük bir erdemlilik göstermiþlerdir. Lakin,dava deþifre edilmiþ,gerçekler ortaya dökülmüþ, davaya ihanet suçu iþlenmiþtir. Devam eden bir dava hakkýnda görüþ bildirmenin suç olduðu dönemde, býrakýnýz dava hakkýnda beynat vermeyi, Hukuk Sistemini tümden hedef alan söylemler içerisine giren, davanýn ayný zamanda tarafý da olan iktidar çevreleri aðýza alýnmayacak sözler ve þeytani yöntemlerle,satýn aldýklarý medya ile birlikte,Türk Silahlý Kuvvetleri'ni de iþin içine katýp bir taþla iki kuþ vurma hevesinde görünmektedir. Bazý çevreler olaylarý, þu hale gelmiþ ortamda bile siyasi iktidarý elde bulundurma, yaðmalama, hortumlama gibi sýradan gerekçelere baðlamaktalar.Temel hata budur, televizyon programýnda dile gelen, kýzlarýmýzýn açýklamalarý doðru olandýr,o nedenle Sayýn Fatih Altaylý ertesi gün kaleme aldýðý yazýsýnda "ilk defa dehþete kapýldýðýný, gelecekle ilgili ciddi endiþeler duyduðunu" açýklamaktadýr,yani o güne kadar Bayýmýz aymamýþtýr,kendisine "Günaydýn" diyor,tüm aymazlarý da ayný þekilde uyanmaya davet ediyoruz. Kýzlarýmýz büyük bir uyanýþýn mümessili olarak tarihteki yerlerini alacaklardýr,bugüne kadar iktidarýn hedefleri konusunda endiþe duymayanlarýn da bundan sonra ne denli duyarlý olmasý gerektiði bu vesile ile ortaya çýkmýþtýr. Tamamen doðrudur, kýzlarýmýzýn aldýðý eðitim; Atatürk'ü "Deccal" ilan eder, Cumhuriyet; O'nun halkýmýza yüklediði çok aðýr bir yüktür,Laiklik ise,Ýslama uygulanan "Büyük Zulüm", Hukuk Devleti; Laik Cumhuriyet'in "Zilleti" , Türk Ordusu; býrak korumasýn milleti,Millet; gereksiz bir kavramdýr,"Ümmet" daha münasip, birlik ve beraberliði de ancak bu ümmet kavramý saðlayacaktýr, çünkü; hepimiz" Müslümanýz Elhamdülillah ".Verilen eðitim bu olunca gelmesi arzu edilen rejime ramak kalmýþtýr, þu kýzlarýmýz saf- saf dile getirmese beklentileri, beyler saman altýndan götürseler Cumhuriyeti,"Ne enayi bir rejim þu Cumhuriyet,hiç bir rejim yoktur ki kendisini kullandýrarak, baþka bir rejimi ortaya çýkarsýn, biz demokrasiyi kullanarak, hiç de savaþmadan,tereyaðýndan kýl çeker gibi kaydýrývereceðiz Cumhuriyeti halkýn elinden ve arzu ettiðimiz rejimi kuracaðýz cillop gibi". Derken... olmadý be kýzlar, aðabeylerin, amcalarýn düþlerini serdiniz orta yere, bu kadar da açýksözlülük... Pes yani, erdemlilik yakýþýyor mu size? Bir kez daha tekrar ediyorum,"Kutsal Amaç" halkýmýz tarafýndan bilinmektedir, þu anda kendini hedefte gören, tedirgin olan; kiþi, kurum ve kuruluþlar bilmelidirler ki, halklarý her zaman onlarýn yanýndadýr, içinde bulunduklarý sýkýntýyý paylaþmaktadýr, þimdi onlarýn direnme, ayakta durma çabalarý, yarýn saygý ile anýlacaktýr. Kolay kabullenilecek, sineye çekilecek þeyler deðildir onlara yapýlanlar, Anayasal çerçeveden çýkmadan, yasal süreç tamamlanmadan söylenecek her þey yanlýþ anlaþýlmaya uygundur.Yine de son söz söylenmemiþtir. Hep birlikte sabýr ve metanet göstererek, geleceðe umutla bakacaðýmýz kararlarýn çýkmasýný beklemeliyiz. Çýkacak kararýn,"Kutsal Amacý" ortaya koyacaðý gün yakýndýr. Bu açýksözlülüðü,erdemi halkýmýz beklemektedir. Bilimin ýþýðý yolumuzu aydýnlatsýn. Saygýlarýmla. Ankara Tarým Ýl Müdürlüðü, domates üretiminde kimyasal ilaç kullanýmýný takip için proje baþlattý. Proje kapsamýnda 400 domates ve üreticisine defter daðýtýlýrken, denetimi tarým danýþmanlarý ve il müdürlüðü elemanlarý yapýyor. Görünüþü, tadý ve lezzetiyle ünlü Ayaþ domatesine kimyasal ilaç takibi baþlatýldý. Ankaralý tüketiciler, artýk Ayaþ domatesini kimyasal ilaç kalýntýsý endiþesi duymadan yiyebilecek. Tarým Ýl Müdürlüðü yetkililerinden edinilen bilgiye göre, domates üretimi sýrasýnda kimyasal ilaç kullanýmýnýn kontrolü amacýyla, Ankara’da 400 üreticiye "kimyasal ilaç takip defteri" daðýtýldý. Çiftçilerin domates üretimi sýrasýnda hangi tarihlerde hangi kimyasallarý kullandýðý, bu deftere yazýlacak. Uygulamanýn kontrolünü ise köylerde görevli tarým danýþmanlarý ile Tarým Ýl Müdürlüðü ekipleri yapacak. Tarým Ýl Müdürü Mustafa Ýslamoðlu, Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý’nýn, bitkisel üretimde zirai mücadele ilaçlarýnýn kontrolü amacýyla geçen yýl pilot proje baþlattýðýný, bu yýl projenin kapsamýnýn geniþletildiðini belirtti. Ýslamoðlu, þunlarý anlattý: Takip domateste "Proje kapsamýnda her il, kendi yöresindeki spesifik ürünlerde kimyasal ilaç takip projesi baþlattý. Biz de takip amacýyla domatesi seçtik. Domates üretiminin yoðun olarak yapýldýðý Güdül, Nallýhan, Ayaþ, Beypazarý ve Kalecik’te 400 çiftçiye kayýt defteri daðýtýldý. Çiftçilerin, domates üretiminde kullandýklarý her türlü kimyasal bu defterde yazýlacak. Kontrolünü de tarým danýþmanlarý ve il müdürlüðü ekipleri yapacak. Tüketim aþamasýnda yapýlan denetimlerde ise domateste limitlerin üzerinde kalýntý belirlenirse, ilgili üreticiye ulaþmak mümkün olacak. Tüketicinin, yediði gýdanýn hangi þartlarda üretildiðini bilmesi gerekir. Biz, tüketicinin endiþe etmeden gýda tüketmesini saðlamaya çalýþýyoruz. Sadece ihraç edilen ürünler için deðil, yurtiçinde tüketilecek ürünlerde de tüketicilerin endiþelerini gidermek zorundayýz." Akkaya Köyü Muhtarý ve ayný zamanda köydeki en büyük domates üreticilerinden biri olan Mustafa Uður, köyde 89 üreticinin ortalama 4-5 bin dekar alanda domates ürettiðini söyledi. Dekardan 5-9 ton arasýnda domates aldýklarýný, ortalama verimin 8 ton civarýnda olduðunu anlatan Uður, þu bilgiyi verdi: "Mevsiminde Ankara Hali’nin domates ihtiyacýnýn yüzde 80-85’ini biz karþýlýyoruz. Domates ekimi için Ayaþ ve Güdül’den de toprak kiralýyoruz. Üretim 30 bin tonun üzerinde. Geçen yýl kuraklýk nedeniyle domates üretimi azaldý, kilosunu 80-90 kuruþa sattýk. Bu nedenle bu yýl üretim alanlarýný geniþlettik. Ben 80 dekardan 100 dekara çýkardým. Bundan dolayý domates üretiminde artýþ bekliyoruz. 36 bin ton olur. Ýnþallah kilosunu 50 kuruþa satabiliriz." AA MUCU YERALTI TEKÝNDÜÐÜN SALONU Siz Deðerli Halkýmýzýn Orijinal Ayaþ domatesi yok DOMATES yanýnda havuç, soðan gibi sebzeler de ürettiklerini anlatan Akkaya Köyü Muhtarý Mustafa Uður, artýk Ankaralýlar tarafýndan bilinen orijinal Ayaþ domatesinin üretilmediðini açýkladý. Bu domatesin tohumunun orijinalliðinin kalmadýðýný, ince kabuklu, sulu domatesin pazarlama açýsýndan dayanýklý olmamasý nedeniyle alýcýlar tarafýndan tercih edilmediðini, ancak yerli tüketiciler tarafýndan arandýðýný anlatan Uður, "Artýk, Antalya’da hangi domates tohumu, fidesi , burada da ayný tohum ve fide kullanýlýyor. Ancak, Ayaþ’ýn toprak, su ve iklim özellikleri ile lezzet ve görüntüde fark ortaya çýkýyor. Tüketici tarafýndan tercih ediliyor" dedi. Adres:TEKÝN TÝCARET Ýkinci Pazar Yeri - MUCUR Tel:0.386 812 56 62 TEKÝN TÝCARET & KURUYEMÝÞ Üretimde artýþ bekliyoruz Düðün,Niþan,Sünnet,Mevlüt,Cenaze Toplantýlarýnýzda Masa Sandalye Çadýr ve Tüm Düðün Malzemeleri Kiraya Verilir. Ayrýca Alkol kuruyemiþ Çeþitlerimizle Hizmetinizdeyiz. Ramazan TEKÝN ve Oðullarý Merkez:2.Pazar Yeri MUCUR/KIRÞEHÝR Tel:812 56 62 Gsm:0532 394 88 85 Þube:Karaburna Yolu Üzeri Cafer Baðýþ Apt. Altý Hacýbektaþ/NEVÞEHÝR YAÞAM PÝDE RESTORAN HALKIMIZIN HÝZMETÝNE AÇILMIÞTIR Uygun Fiyalarýmýzla, tüm halkýmýzýn damak zevkine hitap etmek prensibimizdir. Pide çeþitleriý, tava çeþitleri, çorba çeþitleri ve sulu yemek, çeþitlerimizle Halkýmýzýn hizmetindedir . Ýþyerlerine Paket servisimiz vardýr. Adres: Eski Pazar yeri Ýþ Bankasý yaný Hacýbektaþ Tel:0384 441 30 38 7 18 Haziran 2008 Çarþamba Alevi Dernekleri: Biz Söylemiþtik "Baþka milletvekillerinin ayrýlmasýný da bekliyorum. Milletvekili arkadaþlar aday olduklarý dönemde Alevi yurttaþlara çýkýp sözler verdiler. Alevi yurttaþlar o sözlerin arkasýnda. Zannediyorum ümidini kesti Çamuroðlu da. Aklý baþýnda bir arkadaþýmýzdýr. Geliþmeyi olumlu bir geliþme olarak niteliyorum." Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Reha Çamuroðlu'nun, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'ýn danýþmanlýðýndan ayrýlmasý Alevi kesimden olumlu tepki aldý. Cem Vakfý Baþkaný Ýzzettin Doðan, Alevi açýlýmýnýn "kandýrmaca" olduðu konusunda Çamuroðlu'nu uyardýðýný bildirerek, "Bu açýlýmý Sayýn Baþbakan'ýn yapamayacaðýný, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý'nýn buna müsaade etmeyeceðini, Diyanet'e de Suudi Arabistan'ýn müsaade etmeyeceðini söylemiþtim. Baþbakan'a yetki verenler Alevi açýlýmýný istemiyorlar" dedi. AKP'deki Alevi milletvekillerinden de istifalar beklediðini belirten Doðan, þöyle konuþtu: 'Gitti, gördü, döndü' Alevi Bektaþi Federasyonu Baþkaný Ali Balkýz da "Gitti, gördü, döndü. Böyle bir sonuca ulaþacaðý belliydi" dedi. Çamuroðlu gibi düþünenlerin AKP'nin gerçek yüzünü gördüðünü kaydeden Balkýz, "AKP kendine demokrasi istiyor. Ýnanç özgürlüðü, kendi arzuladýðý Türkiye'ye ulaþmasý için bir maske. Reha eliyle baþaramadýysa, bunu kimse baþaramaz" diye konuþtu. Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Baþkaný Fevzi Gümüþ ise AKP'nin Alevi açýlýmý giriþiminin samimi olmadýðý konusunda Çamuroðlu'nu uyardýklarýný belirterek, "AKP'nin niyetini açýkça görmüþ olmalý" dedi. Fevzi Gümüþ, Reha Çamuroðlu'nun Sivas katliamýnýn gerçekleþtiði Madýmak Oteli'nin kebapçý olmasýndan da büyük rahatsýzlýk duyduðu, istifa nedenleri arasýnda bunun da olduðu yönünde duyumlar bulunduðunu kaydetti. Milliyet CHP'de Seçim Havasý Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ CHP lideri Baykal: "AKP kapatýlýrsa erken seçim kaçýnýlmaz olacak. " CHP lideri Baykal'ýn MYK toplantýsýnda 'AKP kapatýlýrsa erken seçim kaçýnýlmaz olacak. Seçim her an olacakmýþ gibi hazýr olun' dediði öðrenildi. CHP'li Özyürek de, 'Seçim olursa sonbaharda olur. Çalýþmalarýmýz bu ihtimal çerçevesinde olacak' diye konuþtu Üniversitelerde türbana serbestlik öngören anayasa deðiþikliðinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi ve AKP'nin kapatýlmasý istemiyle açýlan dava bitene kadar TBMM'nin çalýþtýrýlmasýna karar verilmesi üzerine baþlayan siyasi hareketlilik sonrasý CHP erken çifte seçim için çalýþmalara baþlama kararý aldý. Genel Baþkan Deniz Baykal, önceki gün yapýlan MYK toplantýsýnda AKP'nin kapatýlmasý olasýlýðý bulunduðunu anýmsattý. Edinilen bilgilere göre Baykal þöyle konuþtu: "Eðer kapatma kararý verilirse Meclis'ten bir erken genel seçim kararý çýkmasý kaçýnýlmaz olur. Bu durumda erken seçimin 2009'daki yerel seçimle birleþtirilmesi de güçlü olasýlýk. Seçime her an olacakmýþ gibi hazýr olun. Bizim bu olasýlýðý düþünerek yaz boyunca örgütlerimizi çalýþtýrýp seçime hazýr hale getirmemiz gerek. Genel merkez olarak bütün planlamamýzý bunun üzerine kuracaðýz." CHP Genel Saymaný Mustafa Özyürek de MYK çýkýþýnda, "Olasý erken genel seçim için alarm verildi mi?" sorusuna þu yanýtý verdi: "Büyük ihtimalle erken genel seçim gündemde. Bu karar alýnýrsa yerel seçimlerle birlikte yapýlýr. CHP bu ihtimali de gözeterek çalýþma yapacaktýr, yapmaktadýr. Olursa sonbahar gibi görünüyor. Özel bir programýmýz yok, Genel Baþkan'ýn hafta sonu çalýþmalarý sürecek, bu kapsamda 18 Haziran'da Antalya'da olacak." Öte yandan erken genel seçimin yerel seçimlerle birleþtirilmesi olasýlýðý üzerine belediye baþkaný adaylarýnýn belirlenmesi çalýþmalarýna da hýz verilecek. Baykal nisandaki kurultay sonrasý, yerel seçimde adaylarý belirleme kriter ve sürecini þu þekilde tanýmlamýþtý: "Adaylar için araþtýracaðýz, nabýz yoklayacaðýz, vatandaþýn düþüncesini deðerlendireceðiz, gerekirse önceden eðilim yoklamasý yapacaðýz. Seçim kazanabilecek adaylarý bulacaðýz. Geçmiþteki gibi seçim sürecinin son 20 gününde adaylarý belirlemeyeceðiz. Aylar öncesinden belirleyip açýklayacaðýmýz adaylarýmýza gerekli çalýþma zamaný tanýyacaðýz." Ucuza Telefon Görüþmesi Vücut Tek, Karne Çift Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Eðitim yýlýnýn sone ermesi nedeniyle okula gelen Türkoðlu Kaymakamý Gazi Levent Kurtoðlu'dan karnelerini alan ikizlerden Ayþe doktor, Sema ise hemþire olmak istediðini belirtti. Kaymakam Kurtoðlu, "Bu çocuklarýmýz geçen yýla kadar evlerinden bile dýþarý çýkamazken bugün diðer arkadaþlarýndan hiç bir farklarýnýn olmadýðýný gördük. Bu bizleri de çok mutlu oldu. Dersleri de baþarýlý. Ýnþallah devamý gelir" diye konuþtu. Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Türkoðlu Ýlçesi'nde yaþayan siyam ikizleri 8 yaþýndaki Sema ve Ayþe Tanrýkulu, karne sevinci yaþadý. KAHRAMANMARAÞ'ýn Türkoðlu Ýlçesi'nde yaþayan siyam ikizleri 8 yaþýndaki Sema ve Ayþe Tanrýkulu, karne sevinci yaþadý. Üçüncü sýnýfa geçen ikizlerden Ayþe doktor, Sema ise hemþire olmak istiyor. Merkeze 50 kilometre uzaklýktaki Kýrmaya Köyü'nde yaþayan siyam ikizleri Sema ve Ayþe, Kahramanmaraþ Valiliði ve Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü'nün katkýlarýyla evlerinde özel sýnýf oluþturulmasýnýn ardýndan eðitim gördü. Siyam ikizlerine ders vermekle görevlendirilen Kýrmakaya Köyü Ýlköðretim Okulu öðretmenlerinden Suat Güneþ her gün okuldan eve gelerek Sema ve Ayþe ile yakýndan ilgilendi. Bir dönem evlerinde eðitim gören siyam ikizleri 2007-2008 eðitim döneminde arkadaþlarý ile birlikte okula gitmenin sevincini yaþadý. Bedenlerinden yapýþýk olmalarý nedeniyle her ikisinin de kollarý ve kafalarý ayrý olan siyam ikizleri sadece 2 ayaklarýnýn bulunmasý nedeniyle hareket etmekte güçlük çekiyor. Öðretmenleri Suat Güneþ, Ayþe ve Sema'nýn okuldaki bir çok çocuktan daha zeki olduðunu ve çok çabuk öðrendiklerini söyledi. Yunus ve Hatice Tanrýkulu çiftinin ilk çocuklarý olarak 2000 yýlýnda dünyaya gelen siyam ikizleri, ailenin maddi durumunun yetersiz olmasý nedeniyle doðumun gerçekleþtirildiði Adana Çukurova Üniversitesi Balcalý Týp Fakültesi Hastanesi'nde uzun bir süre kalmýþ, bakým masraflarý ise hastane tarafýndan karþýlanmýþtý. Daha sonraki çocuklarý normal olarak doðan Tanrýkulu çiftinin isteði üzerine yapýþýk kardeþler, Kýrmakaya Köyü'ne getirilmiþti. Bu arada týp uzmanlarý, siyam ikizleri kardeþlerinin þu aþamada ayrýlmalarýnýn mümkün olmadýðýna karar vermiþti. Ucuzara sistemi, ziyaretçilerine yüzde 80'e varan indirimler saðlýyor. Telefonla konuþmadan önce bakýlmasý gereken tek kaynak: Ucuzara.com Son altý ay içinde televizyonlarda birbiri ardýna reklamlarýný gördüðümüz VOIP hizmetleri ve çeþitli tarifelere her geçen gün yenisi eklenirken, artýk tüm seçenekleri tek kaynaktan, yani ucuzara'dan takip edebileceðiz. Sadece bilinçlendirerek, ziyaretçilerine yüzde 80'e varan indirimlerle konuþma fýrsatý saðlayan ucuzara.com, yurtiçi, yurtdýþý ve cep telefonu konuþmalarý yapmadan önce kontrol edilmesi gereken, sürekli güncel ilk ve tek kaynak olarak yayýnýna baþladý. „Paran cebinde kalsýn" sloganýyla yayýnýna baþlayan ucuzara, tüm VOIP servislerinin, Türk Telekom'un ve GSM operatörlerinin yurtiçi ve uluslararasý görüþmeler için uyguladýklarý ücretleri, kullanýcýlarýna kolay kullanýlabilen bir arabirim üzerinden, son derece hýzlý bir þekilde sunuyor. ucuzara'yý ziyaret eden kullanýcýlar ana sayfada hemen arayacaklarý ülkeyi seçip, tüm tarife seçeneklerini ucuzdan pahalýya doðru sýralanmýþ þekilde görebiliyorlar. Buna ek olarak, sitede Türkiye'de yeni yeni kullanýlmaya baþlanan ön numara sistemi ile ilgili tüm sorulara yanýt bulmak mümkün. VOIP hizmetlerinin yýllardýr kullanýldýðý Almanya, Amerika gibi ülkelerde, ucuzara.com benzeri örnekler kullanýcýlar arasýnda yaygýn olarak tanýnýyor ve kullanýlýyor. Türkiye'de ise son altý aydýr reklamlarýný televizyonda görmeye baþladýðýmýz ön numaralar henüz çok yeni bir servis. Hýzla çoðalan servisleri ve deðiþebilen tarifeleri takip edebilmek gittikçe zorlaþýrken, ucuzara.com sayesinde Türkiye'deki internet kullanýcýlarý için bu bir sorun olmayacak. ucuzara'nýn tek bir týk ile ulaþýlabilen bu hizmeti ile bireysel veya kurumsal kullanýcýlar faturalarýný kontrol altýnda tutabilecek ve uzun vadede sitenin büyük faydasýný görecekler. ucuzara.com Alevi Aydýn ve Sanatçýlarýndan SivilDemokratik Anayasa Çaðrýsý vebali altýndadýr. Peþ peþe gelen yargý muhtýralarýnýn ardýndan Anayasa Mahkemesi’nin kararý, büyük çoðunlukla iktidarda bulunan hükümeti de, meclisi de bir “görüntü” haline getirmiþ, aslýnda sistemin temel sorunu olan demokratikleþme ve statükoculukta ýsrar probleminin olanca açýklýðýyla ortaya çýkmasýna neden olmuþtur. Sorunun “laikliðin korunmasý” olduðuna inanmýyoruz. Çünkü bizler çok iyi biliyoruz ki, “tehlikede” olduðuna inanmamýz istenen ve bunun için ülke ve toplumun karþýtlaþmasý, kutuplaþmasý saðlanmak istenen bir “laiklik” sorunu gerçekte yoktur. Çünkü Türkiye’deki sistem laik deðildir. Alevilerin varlýðýnýn dahi tanýnmadýðý, istemlerinin görmezden gelindiði, Baþbakanlýða baðlý Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý eliyle insanlarýmýzýn inançlarýnýn “kumanda” edilmek istendiði bir sisteme gerçek manada “laik” denemez. Çünkü laiklik; yasalarla güvence altýna alýnmýþ bir düþünce, inanç ve vicdan özgürlüðünden, devletin bütün inançlara eþit mesafede olmasýndan ve kimsenin inanç ve ibadetine müdahale edilmemesinden ayrý düþünülemez. Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ (Alevi Haber Ajansý) Aralarýnda Ferhat Tunç, Nilüfer Akbal, Nesimi ADAY, Haydar IÞIK, Umur HOZATLI, Doðan MUNZUROÐLU, Hasan SAÐLAM, Cafer SOLGUN ve Cemal TAÞ'ýnda bulunduðu Alevi aydýn ve sanatçýlarý bugün yayýnladýklarý bir bildiri ile "Sivil ve Demokratik bir Anayasa" Çaðrýsý yaptýlar. Açýklama þu þekilde; YASAKSIZ, KOÞULSUZ DEMOKRASÝ, SÝVÝL VE DEMOKRATÝK ANAYASA… Anayasa Mahkemesi’nin üniversitelerdeki türban/baþörtüsü yasaðýný kaldýran düzenlemeyi “esastan” bozarak iptal etmesi, uzun süredir ciddi bir týkanma yaþayan sistemin demokratik bir reformasyona tabi tutulmasýný, daha fazla kaçýnýlamaz bir zorunluluk haline getirmiþtir. Anayasa Mahkemesi’nin kararý, sistemin, kamuoyunun demokrasi istem ve beklentilerine verdiði “ültimatom” içeriðinde bir “mesaj” niteliðindedir. Bu nedenle sorunu tek baþýna “türban sorunu” olarak görmek ciddi bir yanýlgýdýr. Sorun, sistemin, deðiþim-dönüþüm ihtiyacýna karþý sistemin gösterdiði muhafazakar, statükocu bir dirençle karþý karþýya olmamýzdýr… “Derin” çetelerle baðlantýlarý açýða çýkmýþ “kaos çýkarma” amaçlý provokasyonlar, Kürt sorununda çözümsüzlük ve inkar zihniyetinde ýsrar, Alevilerin ve bir bütün olarak kamuoyunun demokratik istem ve beklentilerinin görmezden gelinmesi, toplumun yapay “laik-anti-laik” kutuplara bölünmek istenmesi ve milliyetçilik; “belirli” güç odaklarýnýn özlemi içerisinde olduklarý Türkiye tablosu hakkýnda yeterince fikir vermektedir. Buna karþýlýk AKP hükümeti, adeta “can derdine” düþmüþ bir parti görünümü içerisindedir. Kendisini “derin” güçlere beðendirmek pahasýna, Kürt sorununda yeni bir þiddet ve çatýþma döneminin baþlamasýna neden olan politikalarýn ve Türkiye’nin hiçbir temel sorununu çözme iradesi gösterememenin Yýllarca toplumumuzu inançlarý, etnik ve kültürel deðerleriyle birbirine “karþýt” hale getirenlerin, birbirine karþý konumlandýranlarýn, bu yöndeki hesap ve beklentilerini bozmak zorundayýz. Çünkü söz konusu olan ortak geleceðimizdir Yasaklardan, “ama”lardan arýndýrýlmýþ sivildemokratik bir anayasa, Kürt sorunu baþta olmak üzere ülkemizin temel sorunlarýnýn çözümünün güvencesi olacak, din ve vicdan özgürlüðünü ve diðer temel hak ve özgürlükleri sistemin varlýk gerekçesi haline getirecek, gerçek bir laiklik ve demokrasi düzeyine ulaþmamýzýn önünü açacaktýr. Bizler aþaðýda imzasý bulunan hayatýn çeþitli alanlarýndan Alevi yurttaþlar olarak, rejimin, varlýðýný ve misyonunu “tartýþýlýr” hale getirdiði TBMM’den bir an dahi zaman yitirmeden bir sivil-demokratik anayasa giriþimi baþlatmasýný, bir “kurucu meclis” gibi çalýþarak kamuoyunun desteðini arkasýnda bulacaðý bir demokrasi seferberliðine öncülük etmesini istiyoruz. Tarih ve kamu vicdaný karþýsýnda “suçlu” olmamak için… Nesimi ADAY, þair-yazar Sinan AKÇÝÇEK, yönetmen Nilüfer AKBAL, sanatçý Hüseyin AYRILMAZ, sendikacý Ali BARAN, sanatçý Barlas BEYAZTAÞ, gazeteci Mehmet BÝDAV, proje danýþmaný Emirali ÇELEBÝ, DTP PM Üyesi Ýlhan DÖÐÜÞ, Yüzleþme Derneði Gn. Sekreteri Serdar ERDOÐAN, Ziraat Mühendisi Haydar IÞIK, yazar Umur HOZATLI, yazar-yönetmen Deniz KARAKAÞ, eðitmen Doðan MUNZUROÐLU, yazar Hasan SAÐLAM, sanatçý Cafer SOLGUN, Yüzleþme Derneði Baþkaný-yazar Cemal TAÞ, araþtýrmacý-yazar Ferhat TUNÇ, sanatçý-yazar Handan ÜNAL, öðrenci ALEVÝ HABER AJANSI 17 Haziran 2008 Alevi köyüne cami yapýlmasýna tepki Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Malatya’nýn Akçadað ilçesine baðlý Kürecik nahiyesinin Alevi köylerinden olan Kasýmuþaðý’na cami temeli atýlmasý köylülerin tepkisiyle karþýlandý. Malatya merkeze 70 kilometre uzaklýkta olan Kasýmuþaðý köyü, Kürecik nahiyesinin yaklaþýk 200 nüfuslu köylerinden biri. Kýþýn 15 civarýnda ailenin yaþadýðý, yazýn ise nüfusun 300’e kadar çýktýðý köyde herhangi bir ibadethane bulunmuyor. Yolu ve kanalizasyonu olmayan, her yýl temmuz ayý baþýndan itibaren sularýn da kesik olduðu köyde, hiçbir köylü cami yapýlmasýný istemiyor. “YAPILACAKSA CEMEVI YAPILSIN” Malatya Yenigün’e konuþan köylülerden Musa Güven, Alevi olduðunu, camiye ihtiyaçlarýnýn olmadýðýný belirtirken, “Kasýmuþaðý bir Alevi köyü olarak bilinir. Bizim bugüne kadar camimiz yoktu, hiç ihtiyaç da duymadýk. Ancak köye cami temeli atýldý. Bunu anlayabilmiþ deðiliz. Eðer yapýlacaksa köyümüze cemevi yapýlmasý gerekir” diye konuþtu. Musa Güven, köyde birkaç tane Sünni ailenin yaþadýðýný, onlarýn da cami yapýlmasýný istemediðini ifade ederken, “Köyümüzde sadece birkaç kiþi Cuma günleri namaz kýlýyor. Ama onlar da cami yapýlmasýný istemiyor. Köyümüzün daha önemli sorunlarý var. Önce onlar çözülmelidir” dedi. olduðunu belirterek, “Ben Sünni olduðum halde köyümüze cami yapýlmasýný istemiyorum. 3 kýzým Alevilerle evlendi. Biz burada kardeþçe, hiçbir sorun yaþamadan bir arada hayatýmýzý sürdürüyoruz. Bugüne kadar cami diye bir sorunumuz olmadý. Yolumuz yok, kanalizasyonumuz yok. 10 gün sonra köyde içecek su bulamayacaðýz, çevre mezralardan kovalarla su getirmeye baþlayacaðýz. Tüm bu sorunlar dururken, köyümüze cami yapýlmasý çok garip bir durum. Sadece muhtarýmýz Þemsi Narin cami yapýlmasýný istiyor. Tüm köylüler olarak muhtara karþýyýz. Muhtar kendisi de Alevi olduðu halde neden cami yaptýrmak için uðraþtýðýný anlayabilmiþ deðiliz” diye konuþtu. MÜFTÜLÜKTEN CAMIYE DESTEK Konu ile ilgili görüþtüðümüz Malatya Müftü Yardýmcýsý Ünal Tan ise caminin müftülüðün desteðiyle yapýldýðýný belirterek, “Kasýmuþaðý köyüne yapýlacak olan cami Diyanet’in cami programýna alýndý. Köy muhtarý ve Akçadað ilçe müftümüz bize baþvurarak caminin temelini kendi imkanlarýyla atmak istediklerini söylediler ve temel attýlar” dedi. Köylülerden Bekir Canyurt ise Sünni Tan, köye yapýlacak cami için Diyanet’in varsa kitap gelirleri ve hac gelirleriyle bir miktar yardýmcý olunacaðýný kaydederken, Diyanet’in bu cami için ayrýca bir fon da ayýrdýðýný vurguladý. Aleviler TR SATILIK DAÝRE ÝNÞAAT ÝÞLERÝNÝZDE KOLAYLIK! YOL YOK, SU YOK, KANALIZASYON YOK! TOKÝ, 1. Etap, 2. Kat daire satýlýktýr. (Güneydoðu Cephe) Hayrettin Ünsal TEL: 0 384. 441 26 06 Çep: 0 542 772 74 49 KAYIP ÝLANI Hacýbektaþ Nüfus Müdürlüðü’nden aldýðým Nüfus Cüzdanýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Dursun Sapmaz Elektiriksiz çalýþma imkaný ile bilimum beton, mozaik, iþleri ve kaya kýrma, kuyu acma iþlerinizde gerekli donaným ile iþlerinizi kolaylaþtýralým. 7 deðiþik boydan hilti, jeneratör, Karot Makinasý, 20 mm’den 200 mm’ye kadar tozsuz beton delme makinalarý kiraya verilir.. Mehmet Güldiken Cep: 0 537 39 83 728 Ev : 0 384 814 40 19 Altýnyazý (Aflak) Köyü
Benzer belgeler
SAYI 148
Yani Nazým Hikmet’e yapýlanlar
Fethullah Gülen’e yapýlmamalý mý
diyorsunuz?
Elbette... Fethullah Gülen konusu da,
onun Türkiye’ye gelmesi konusu da
müsamaha görmeli. Eðer varsa iþlediði
suçlar, adi...
Demokrat Parti Adaylarının Ziyareti
olduðumuzu göstermeye davet ediyoruz.”
GEREKLÝ TELEFONLAR
Kaymakam
Kaymakamlýk Yazý Ýþ.
Sos. Yar. ve Day.
Özel Ýdare
Nüfus
Belediye Baþkanlýðý
Milli Eðitim Müd.
Halk Eðitim Müd.
Askerlik Þubesi
Kap...