Korkmaz Erol suçsuz bulundu
Transkript
Korkmaz Erol suçsuz bulundu
GÖREN ECZANESÝ Ecz. Tel: 441 24 26 Cep Tel: 05558581898 35 YKR YIL:3 SAYI:752 Korkmaz Erol suçsuz bulundu 14 EKÝM 2008 SALI Hasan Bayram Suçsuz bulunan Korkmaz Erol [email protected] DÜNYA RUH SAÐLIÐI GÜNÜ 481.sayýlý 21 Eylül 2007 Cuma günü gazetemizde Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi’nde Evrakta Sahtecilik yapýldýðý iddiasýna yer verilmiþti. Köþa Yazýsý Söz konusu olay gazetemizde “Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi’nde yolsuzluk iddiasý” baþlýðý ile yer almýþ ve kamuoyuna þu þekilde bildirilmiþti: “Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi’de naylon fatura düzenlendiði iddia edildi. Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi ve Akþam Sanat Okulu Müdürlüðü Merkezi’ nde görevli K.E ile H.Þ tarafýndan naylon fatura düzenlendiði iddia edilen söz konusu olay ise, þu þekilde açýða çýktý; Haber : Aydýn Þimþek >>3’DE Aleviler Kendi B a y r a m l a r ý n ý n Unutulmasýndan Endiþeli Selmanpakoðlu Hacýbektaþ etkinliðini Alevilerin elinden aldý, onun elinden de devlet aldý * Selmanpakoðlu Hacýbektaþ etkinliðini Alevilerin elinden aldý, onun elinden de devlet aldý Hacýbektaþ Belediye Baþkaný A.Rýza Salmanpakoðlu Divriði Gazetesi: Hacý Bektaþ þenlikleri daha baþlamadan gazetelerde “Aleviler Hacýbektaþ’da bölündü” yazýlarý çýktý. Aleviler Hacýbektaþ’da gerçekten bölündü mü? Ankara’da sendikalar, meslek odalarý, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri “Yoksulluk, Yolsuzluk, Zamlar ve Hak Kayýplarýna karþý AKP' ye Dur Diyoruz!” mitingine hazýrlanýyor. 18 Ekim’de Kolej Kavþaðýnda gerçekleþtirilecek mitinge AKP’nin yarattýðý yolsuzluk, yoksulluk ve yýkým karþýsýnda mücadele kararlýlðýný yükseltmek üzere tüm Ankaralýlar çaðrýlýyor. >>7’DE Nevþehir'in Hacýbektaþ ilçesine baðlý Karaburna beldesinde 10 yýl atýl kalan ve hayýrsever vatandaþlarýn desteði ile yaptýrýlan ilköðretim okulu binasý ve spor salonunun açýlýþý yapýldý. >>7’DE >>4’DE Ankara'da "AKP'ye Dur Diyoruz" mitingi Avrupa Birliði Raporlarý'na göre Türkiye'de 15 ila 20 milyon Alevi bulunuyor. Ýnançlarýný özgürce yaþayabilmek için yýllardýr mücadele eden bu kesim, 75 milyonluk ülkenin neredeyse 3'te birini oluþtursa da varlýklarý hala resmi makamlarca kabul edilmiþ deðil. Karaburna’da eðitime hayýrsever desteði * Reha Çamuroðlu'ndan "Hacýbektaþ Dostluk ve Barýþ Ödülü" geri istenmelidir. Divriði Gazetesi'nin ABF Genel Baþkaný Ali BALKIZ'la yaptýðý röportaj sadece Alevi Haber Ajansý'nda: Aleviler, Ramazan orucu tutmayýp, bayramýný da kutlamadýklarý halde toplumsal baský nedeniyle süreç içinde bu ayý ve bayramý kýsmen de olsa kabullenmek zorunda kalmýþlar. ABF'den Kenanoðlu, Alevi bayramlarýnýn unutulmasýndan ve genç kuþaklarýn bunlardan bihaber olmasýndan dolayý endiþeli. >>2’DE * Cumhurbaþkanýný alkýþlayanlar Kayseri’den getirilmiþ hemþerileriydi. ABF Genel Baþkaný Ali Balkýz >>2’DE Hasbýhal Topluluðu Semah Gösterisi ile Frankfurt'ta! Türkiye´nin 2008 Frankfurt Kitap Fuarý’na Onur Konuðu olarak katýlým programý kapsamýnda gerçekleþecek etkinliklerden biri de Hasbýhal Topluluðu’nun Semah gösterisi. Türkiye'nin renklerinden birini Frankfurt'a taþýyacak olan etkinlik 16 Ekim akþamý Frankfurt’taki Saalbau Griesheim'da gerçekleþecek. Dünyanýn en büyük yayýncýlýk etkinliði olan Frankfurt Kitap Fuarý´na bu yýl onur konuðu olarak katýlan Türkiye, kültür ve sanatýný tüm boyutlarýyla sunmaya devam ediyor. Haber:Lütfullah Cetin >>3’DE Bektaþi Klasikleriyle (!) Kardeþlik Çaðrýsý ! Diyanet Ýþleri Baþkaný Ali Bardakoðlu, Alevilerin büyük tepki gösterdiði ve "asimilasyon kitaplarý" olarak nitelendirdiði Alevi-Bektaþi klasiklerini (!) yayýnlamayý sürdüreceklerini, 20 kitaptan oluþan serinin 8 kitabýnýn basýldýðýný ve piyasaya sürüldüðünü ifade etti. Bu 8 kitabý Sivas Valiliðine gerçekleþtirdiði ziyarette Sivas Valisi Veysel Dalmaz'a hediye eden Bardakoðlu kardeþlik çaðrýsý yaptý !.. >>6’DA 2 14 EKÝM 2008 SALI Hasan Bayram [email protected] 10 Ekim 2008 Dünya Ruh Saðlýðý Günü,bu günü böyle deðerlendirmeyi uygun görenler herhalde Dünya'nýn bugün içinde bulunduðu günü,o günden öngörerek ilan etmemiþlerdir böylesi bir günü, olsa olsa;ruh saðlýðýnýn,insan saðlýðýndaki yeri ve önemini kamuoyuna daha iyi duyurmak amacýyla yýlda bir günü ruh saðlýðýna ayýrmanýn gerekli olduðunu düþünerek giriþimde bulunmuþlardýr.Bakýnýz ki insanlýðýn kaderine;Tüm Dünya ruh saðlýðýný yitirmekle karþý karþýya. Baþta ABD ve AB olmak üzere,yayýlan küresel ekonomik kriz ilkin çýkýþ yerinde insan ve ruh saðlýðý üzerinde yýpratýcý etkisini göstermiþ,haberlerden hepinizin izlediði gibi,Amerika'da intihar vakalarý þiddetle artmýþ, yaygýnlaþarak devam etmesi de olasýdýr,bir gecede tüm kazançlarýný yitiren insanlar,çýkar yol bulamayýnca,içinde bulunduklarý ruhsal gerginlik ve çýkmazda olma hissiyle böylesi insanlýk dýþý bir giriþimde bulunmaya kalkýþmýþlardýr.Bu durumun sorumlusu olan kapitalist ekonominin CEO' larý, sermayeden paylarýný alarak,tabana kuvvet gemiyi ilk terkeden fareler gibi kaçýþmýþlardýr,ne bekliyordunuz? Kutsal kapitalizm davasýnda yenilgiye uðradýklarý için onurlu Japon insanlarý gibi,kaybetmenin sorumluluðu ve utancý ile harakiri yapmalýrýný mý? Çok beklersiniz,sermayeyi yüklenen daðý aþmýþtýr, kapitalizm yine amacýna ulaþmýþtýr. Kimi ülkelerde de, ekonominin görünümünün iyi olduðu vurgusu yapýlarak,gelmekte olan tusinaminin yaratacaðý tehlikeli durum göz ardý edilmekte,halk "bizi etkilemez" safsatalarý ile uyutulmaktadýr.Tüm Dünya'yý etkilemesi kaçýnýlmaz olan bir küresel krizin,söylemlerle atlatýlacaðýna inanýlan tek ülke de sanýrým bizim güzel ülkemizdir, ekonomiden ve yürütmeden sorumlular,bir masa baþýnda sýra olmuþ,tembihlenmiþ gülümsemelerini takýnarak,"bizim ekonomimiz bu krizden etkilenmeyecek kadar saðlam " söylemini hep bir aðýzdan terennüm etmekte,böyle yaptýklarýnda da gelmekte olan krizin etkilerinin yolunu þaþýrtacaklarýný sanmaktalar ki keþke öyle olsa,bilinen tüm gerçekler, yaþanan tüm deneyimler göstermiþtir ki bu türden krizlerin,kendisini býrakýnýz,dolaylý etkileri bile bizim gibi dýþa baðýmlý ekonomilerde en azýndan gerektiði kadar etkiyi mutlaka yapacaktýr, halký böylesi bir beklentiye sokmamak,krizi önlemekten çok halkýn hazýrlýksýz yakalanmasýna neden olacaktýr, bu bile olaðandan fazla etkilenmenin temel nedenlerinden birisi olacaktýr. Þimdi, halkýmýza hükümet tarafýndan yapýlamayan uyarýlarý yapan uzmanlar, ülkeye ihanetle suçlanacaktýr, zaman kimin haklý olduðunu gösterdiðindeyse,elde avuçta dertten baþka þeyi kalmamýþ olan gariban halkým,ortaya çýkan açýklarýný kapatmak için elinde hiç bir þeyi kalmadýðýndan üzüm ya da (bulabilirse) incir yapraðýyla açýklarýný kapatmak zorunda kalacaktýr.Bu durumda ortaya çýkan manzara;"Ruh saðlýðýnda Dünya'nýn ulaþtýðý baþarýlarda en son aþamalar " diye manþetlere taþýnacaktýr. Tüm konularda; DÜNYA RUH SAÐLIÐI GÜNÜ ekonomide,saðlýkta,eðitimde,enerjide,ulaþý mda,dýþ siyasette,terörle mücadelede...sergilenen vurdumduymazlýk,aymazlýk boyutuna ulaþmýþtýr,bu kadar beceriksizlik ancak eðitimle mümkündür,alýnan eðitim ülkenin yokoluþu içinse,amaca ulaþmak için fazla bir gayrete gerek kalmamýþtýr.Ülke insanýnýn þu an içinde bulunduðu psikoloji,ruh saðlýðý uzmanlarý tarafýndan incelense; çaresizlik,umutsuzluk,teslimiyet,rejim tehdidi algýlamasý,korku,paranoya,þizofrenik bulgular,manik depresif davranýþ bozukluklarý... gibi uzayýp gidecek bir listeye ulaþýlýr ki içinde bulunduðumuz duruma da uygundur.Televizyonda hazýrlanan gülmecelere bile konu olan þüpheci Türk insaný tiplemesi doðru bir tespittir,ne ile suçlandýðýný bile bilmeden,bu ülkede yýla,ölümlere varan yargýlama beklemeleri yaþanan gerçekliktir,nasýl iyi bir ruh hali beklersiniz bu ülke insanýndan? Demokrasi,bize insanlýðýn ulaþtýðý evrimde bulabildiði en iyi yönetim þekli olarak anlatýldý,bizde buna inandýk,bizim yanýldýðýmýzý ispatlamaya çalýþanlar,yapay yollarla bunu ifade etmeye kalkýyorlar (hatta þu sýralarda yaþanmakta olan krizlerin sebebini de bu yönetim þekline baðlamaya kalkýþýrlarsa þaþýrmamalý) ve bu rejimin yerine neyi vaat ettiklerini nedense açýk ve net olarak söylemeye çekiniyorlar,teklif edecekleri bir rejim var,biz o rejimi de tanýyoruz,hiç zahmet edip, güzel kellenizi tehlikeye atmayýn,gözleriniz yaþararak anlattýðýnýz o rejimi biz çok yakýndan tanýyoruz ve diyoruz ki,önce baþýmý al sonra rejimime el ya da dil uzat, kanlý da olsa,kansýz da olsa ben mücadeleye varým, hedef demokrasiyse ben de hedefim,iþte bu kadar açýk. Kolay mý sandýnýz,bu ulus kanýyla aldýðý baðýmsýzlýðýný birilerine hiç mücadele etmeden teslim edecek, sen savaþçýysan ben de daniskasýyým. Deniz Feneri' nin aydýnlattýðý limanlarda kimin gemilerinin yüklenip boþaltýldýðý ortaya çýkmaya baþladýðýndan beri gerginleþen iç siyaset,yeni aydýnlýklara gebedir,bu þafaklardan yeni günler doðacaða benzer, bu doðumun sancýsýdýr ortalýðý kaplayan velvelelerin sebebi.Her gerçek gündemi,yoktan salvolarla savuþturmayý beceren,bunun dersini almýþlar,yeni boþ atýþlarla, Deniz Feneri' nin aydýnlatmakta olduðu yolsuzluklarý örtme telaþýnda, toplumsal saðlýða, insanlarýn ruh saðlýðýna saldýrmaktadýr, bu numaralarý yutmuyoruz, gerçek gündem; YOLSUZLUK, YOKSULLUK ve REJÝM ile DALAÞTIR, gündemin baþarýsýzlýklarýný SANAL GÜNDEMlerle uyutmaya çalýþanlar, boþ yere kendilerini zeki sanmasýnlar, zeki olan, akýl saðlýðý yerinde olan HALKtýr, hiç bir þeyi alýp yiyemediðimiz gibi, bu numaralarý da yemiyoruz, bu numaralara da karnýmýz tok. Ruh saðlýðý bozuk olanlar da bu halký "anlamaz " sananlardýr. Dünya Ruh Saðlýðý Gün' ünde,daha saðlýklý konulardan söz edeceðimiz günlerin özlemiyle. Bilimin ýþýðý yolumuzu aydýnlatsýn. En içten saygýlarýmla. Aleviler Kendi Bayramlarýnýn Unutulmasýndan Endiþeli Aleviler, Ramazan orucu tutmayýp, bayramýný da kutlamadýklarý halde toplumsal baský nedeniyle süreç içinde bu ayý ve bayramý kýsmen de olsa kabullenmek zorunda kalmýþlar. ABF'den Kenanoðlu, Alevi bayramlarýnýn unutulmasýndan ve genç kuþaklarýn bunlardan bihaber olmasýndan dolayý endiþeli. istemeye." Siz hiç münakaþa ettiðiniz birine bahþiþ verdiniz mi? Aleviler veriyor iþte : "al kardeþ eline saðlýk". Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Aleviler, Ramazan orucu tutmayýp, bayramýný da kutlamadýklarý halde toplumsal baský nedeniyle süreç içinde bu ayý ve bayramý kýsmen de olsa kabullenmek zorunda kalmýþlar. ABF'den Kenanoðlu, Alevi bayramlarýnýn unutulmasýndan ve genç kuþaklarýn bunlardan bihaber olmasýndan dolayý endiþeli. Avrupa Birliði Raporlarý'na göre Türkiye'de 15 ila 20 milyon Alevi bulunuyor. Ýnançlarýný özgürce yaþayabilmek için yýllardýr mücadele eden bu kesim, 75 milyonluk ülkenin neredeyse 3'te birini oluþtursa da varlýklarý hala resmi makamlarca kabul edilmiþ deðil. Sunni Müslüman bayramlarý devletin üst makamlarý tarafýndan kutlanýp, uzun tatillerle süslenirken bu büyük kesimin bayramlarda neler yaptýðýný soran yok. Alevi Bektaþi Federasyonu Genel Baþkan Yardýmcýsý Ali Kenanoðlu, "Ramazanda Alevi Olmak" isimli bir yazýsýnda þu ankedotu aktarýyor: "Benim çocukluðumun geçtiði sokak çoðunlukla Aleviydi. Bizim sokakta inadýna mýydý, yoksa bize mi öyle geliyordu bilemiyorum, ama davul sesi daha çok gürültülü çýkýyordu. Ýstanbul'a ilk taþýndýðým yýl geceleyin davulun sesiyle korkudan yataðýmdan nasýl fýrladýðýmý unutamam. Tabi bir de bizim köyde davulun hiç, yani düðünlerde bile çalýnmadýðýný da düþünürseniz, yaþadýðýmýn kolay bir þey olmadýðýný anlayabilirsiniz. Bizim amcaoðlu bu konularda biraz deli dolu birisiydi, gecenin o saatinde kalkar ve davulcuyla münakaþaya girerdi. Bir keresinde davulcuyu önüne kattýðý gibi aþaðý sokaða kadar kovalamýþtý. Hani haksýz da deðildi, kaç kere de uyarmýþtý: bu sokakta oruç tutan yok bu sokakta davul çalma! diye. Ýlerleyen yýllarda oturduðum bir mahallede ben de kalkýp davulcuya: bir daha bu evin önünde davul çalma! diye münakaþa etmek zorunda kalmýþtým. Bir de Ramazan bittikten sonra kapýya gelmezler mi, aðabey bir ay boyunca geceleri davul çaldýk diyerek para Aleviler, Ramazan orucu tutmayýp, bayramýný da kutlamadýklarý halde toplumsal baský nedeniyle süreç içinde bu ayý ve bayramý kýsmen de olsa kabullenmek zorunda kalmýþlar. Kenanoðlu Ramazan bayramýnýn anlamýný bianet'e yaptýðý açýklamada þöyle özetliyor: "Ramazan orucu Alevilerce kabul görmez. Yani Aleviler Ramazan orucu tutmazlar. Bu sebeple de Ramazan Bayramý ya da þeker bayramý diye bir bayram da bilmezler. Ancak Kentlerde mecburi olarak yaþanýlan komþuluk iliþkileri nedeniyle Sünni komþularla bayramlaþma yapýlmaktadýr. Dýþlanmamak nedeniyle. Fakat Aleviler kendileri böyle bir bayram bilmez ve kutlamazlar." Kenanoðlu, Alevilerin kutladýðý iki büyük bayram olduðunu belirtiyor; bunlardan biri Hýdýrellez ve diðeri de genel kabul gören Kurban Bayramý. Hýdýrellez Bayramý, Hýzýr orucunun bitiminde baþlýyor. Tarih olarak Ocak sonu – Þubat baþýna denk gelen bu bayramda alevi halký en yakýnýnda bulunan kutsal mekanlara ziyarette bulunuyor, lokmalar daðýtýyor. Bir gün süren bayram boyunca akrabalarla bayramlaþýlýp toplu yemekler yenirken, o günün akþamýnda bayram cemi (Hýdýrellez cemi) yapýlýyor, dualar edilip semahlar dönülüyor. Sünni Müslümanlar gibi Aleviler için de kurban kesmek, kutsal bir dini tören. Bu nedenle de Kurban bayramýnda kurbanlar kesiliyor, mezarlýklar ziyaret ediliyor. Kenanoðlu, Kurban bayramýný kutlamakta bir sýkýntý yaþamayan Alevilerin Hýdýrellez bayramýný kentlerde yaþayamadýklarýný belirtiyor; "Çünkü Alevilerin orucu oruç, bayramý da bayram olarak kabul görmüyor. Köylerde ise kutlamalar hala rahatlýkla yapýlýyor." Kenanoðlu, Sünni Müslüman bayramlarý gölgesinde kalan Alevi bayramlarýnýn unutulmasýndan ve genç kuþaklarýn bunlardan bihaber olmasýndan dolayý endiþeli. "Hýdýrelez bayramý ve diðer geleneksel bayramlar kentlerde maalesef yapýlamýyor. Köylerde de yaþlý kuþaðýn bulunmasý nedeniyle kutlanýyor. Böylelikle bayramlarýmýz tamamen unutulmaya yüz tuttu. Alevi genç kuþak böyle bir bayramýn varlýðýndan bile haberdar deðil."(SÇ/EÜ) Alevilikte kutsal günler ve anma günleri Muharrem Orucu: 10 Ekim 680 de Ali'nin oðlu ve Hz.Muhammed'in torunu Hüseyin ile ailesi ve takipçileri (toplam 72 kiþi) Kerbela'da öldürüldüler. Aleviler bu olayý anmak için, her yýl Muharrem Ayýnda 12 gün oruç tutarak yas tutarlar. Aleviler Muharrem orucu ile Hüseyin`in þahsýnda Ehlibeyt'e baðlýlýklarýný dile getirirler ve ayný zamanda zalimin zulmü olarak nitelendirdikleri bu olayý lanetlerler. Aþure Günü Hýzýr Orucu Hz. Hüseyin'in katledilmesi(Kerbela Olayý) 21 Mart-Hz. Ali'nin doðum günü ve Newroz Gadýrhum 5–6 Mayýs: Hýdýrellez 6–7 Haziran: Abdal Musa Anma Törenleri 2 Temmuz-Sivas Katliamýnýn yýldönümü 16–18 Aðustos: Hacý Bektaþ-ý Veli'yi anma törenleri Alevi haber Ajansý 14 EKÝM 2008 SALI Bu durumun ise; Hacýbektaþ Ýlçe Milli Eðitim Müdürü ile Karaburna Belediye Baþkaný Yusuf Koçak ‘ýn yapmýþ olduðu tesadüfi konuþmada açýða çýktýðý öðrenildi. Söz konusu faturayý ise; Karaburna Belediye Baþkaný Yusuf Koçak Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü’ne getirtti. Yapýlan incelemede fatura seri ve no’su ayný olan koçanlarda farklý farklý miktarlarýn Hasbýhal Topluluðu Semah Gösterisi ile Frankfurt'ta! Sulucakarahöyük/Frankfurt/ALMANYA Lütfullah Cetin Türkiye´nin 2008 Frankfurt Kitap Fuarý’na Onur Konuðu olarak katýlým programý kapsamýnda gerçekleþecek etkinliklerden biri de Hasbýhal Topluluðu’nun Semah gösterisi. Türkiye'nin renklerinden birini Frankfurt'a taþýyacak olan etkinlik 16 Ekim akþamý Frankfurt’taki Saalbau Griesheim'da gerçekleþecek. Dünyanýn en büyük yayýncýlýk etkinliði olan Frankfurt Kitap Fuarý´na bu yýl onur konuðu olarak katýlan Türkiye, kültür ve sanatýný tüm boyutlarýyla sunmaya devam ediyor. Fuar süresince dünya yayýncýlýk sektörünün kalbinin attýðý Frankfurt kenti, edebiyatýn yaný sýra müzikten, tiyatroya, dans gösterilerinden, film gösterimlerine kadar Türkiye´ye dair pek çok Ýhale Kayýt Numarasý*2 :2008/163703 Dertli Divani, Ulaþ Özdemir, Mustafa Kýlçýk, Feyzullah Ürer ve Murtaza Salper´in yaný sýra, yaþamlarýný Bektaþi inanýþýna adamýþ kiþilerin oluþturduðu Hasbýhal Topluluðu, 2005 yýlýnda kuruldu. Görece yeni bir topluluk olmasýna karþýn kýsa sürede büyük üne kavuþan topluluk, pek çok festivale katýldý. Alevi-Bektaþi inancýnda, gönülden birbirine baðlý olanlarýn karþýlýklý yaptýðý muhabbet ve paylaþtýklarý bütün ahlaki ve kültürel deðerler anlamýna gelen “Hasbýhal” sözünü isminde taþýyan Alevi-Bektaþi müzik ve dans topluluðunun Semah gösterisi geleneksel Hacý Bektaþi Veli öðretisinden besleniyor. 441 30 12 / 0384 441 31 08 Yer: Saalbau Griesheim Tarih: 16 Ekim 2008 Saat: 20:00 Fýrýn ------>MERKEZ Kýz Öðrenci Yurdu Otel Ýnþaatý razisi mpus A site Ka Üniver AÞ EÞT --B ------<--- 587m2 Hüseyin Sümen’in evi m2 634 e sit m2 609 m2 0 61 r ve ni Ü Erkek Öðr.Yurdu SATILIK ARSALAR Çep: 0535 764 26 72 Tel: 0384 441 32 65 SATILIK TARLA 250 dekar8 parça tarla satýlýktýr. Müracat: Hasan Danacý Tel: 0384 441 31 62 DÜZELTME ÝLANI1 HACIBEKTAÞ KIZ MESLEK LÝSESÝ etkinliðe ev sahipliði yapýyor. Bu kapsamda Ulusal Yürütme Komitesi desteðiyle gerçekleþecek olan Hasbýhal Topluluðu Semah Gösterisi 16 Ekim akþamý Alevi-Bektaþi kültürünü Frankfurt'a taþýyacak. Alevi-Bektaþi inanýþýnda özel bir yere sahip olan saz baþta olmak üzere geleneksel enstrümanlarla icra edilen semah esnasýnda sað el avuç içi gökyüzüne, sol el avuçiçi yere çevriliyor. Dairesel dans evrende gezegenlerin hareketlerini ve yaþamýn sonsuz döngüsünü sembolize ediyor. KIRÞEHÝR<------------>HACIBEKTAÞ 638m2 Söz konusu olay gazetemizde “Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi’nde yolsuzluk iddiasý” baþlýðý ile yer almýþ ve kamuoyuna þu þekilde bildirilmiþti: “Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi’de naylon fatura düzenlendiði iddia edildi. Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi ve Akþam Sanat Okulu Müdürlüðü Merkezi’ nde görevli K.E ile H.Þ tarafýndan naylon fatura düzenlendiði iddia edilen söz konusu olay ise, þu þekilde açýða çýktý; Karaburna Belediyesi’nin Hacý Bektaþ Veli’nin özlü sözlerinin bulunduðu 576 adet kalemlik Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi ve Akþam Sanat Okulu Müdürlüðü Merkezi Petrol 2 617m Sulucakarahöyük /HACIBEKTAÞ 481.sayýlý 21 Eylül 2007 Cuma günü gazetemizde Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi’nde Evrakta Sahtecilik yapýldýðý iddiasýna yer verilmiþti. Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi ve Akþam Sanat Okulu Müdürlüðü Merkezi’ nin Döner Sermaye Ýþletmesi, yapýlan iþ karþýlýðý Karaburana Belediyesi’ ne 576 kalemliði tanesi 1.27 Ykrþ ‘tan toplam 731.YTL 52 Ykrþ fatura etti. Yüzde 18 KDV tutarý ile (132 YTL. 48 Krþ) toplam 864.00 YTL’ lik fatura Karaburna belediyesi’ne verildi. Halk Eðitim Merkezi Döner Sermaye Saymanlýðý adýna H.Þ fatura tutarýný Karaburna Belediyesi’nden aldý. Ýþlerin iyi olmadýðý ve yapýlan iþlerle ancak çalýþanlarýn maaþlarýnýn ödendiði iddia edilen Hacýbektaþ Halk Eðitim Merkezi’nde Karaburna Belediye Baþkaný Yusuf Koçak’ýn ayrýca misafirlerine özel olarak üç adet isimlik yaptýrmasý karþýlýðýnda ise; verilmesi gereken 70 YTL karþýlýðý faturanýn kendisine verilmediði öðrenildi. 864.00 YTL’lik 2005/ Seri A, 020168 no’lu faturanýn ise; Nevþehir Halk Eðitim Merkezi Döner Sermaye Saymanlýðý adýna H.Þ. tarafýndan Karaburna Belediyesi’ne 09/08/ 2006 tarihinde verildi. Karaburna Belediyesine verilen 864 YTL’lik 2005/seri A, 020168 nolu faturanýn alt koçanýna ise; Karaburna Belediye Baþkaný Yusuf Koçak’a ayrýca fatura edilmesi gereken 70 YTL’nin yazýldýðý belirtildi. 643m2 Suçsuz bulunan Korkmaz Erol yazýldýðý görüldü. Karaburna Belediyesine verilen faturanýn üst koçanýna 864 YTL, alt koçanýna ise; 75 YTL kesilmiþ olduðu yetkililerce öðrenildi. Karaburna Belediye Baþkaný Yusuf Koçak’ýn Hacýbektaþ Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü’nün hukuki iþlemlerin baþlatýlmasý yönündeki taleplerini takiben ise; Hacýbektaþ Mal Müdürlüðü’nün resmi yazýyla Karaburna Belediyesi’nden gerekli bilgi ve evraklarý talep ettiði öðrenildi. Gelen bilgiler ise; idari soruþturmanýn baþladýðý yönünde.” Korkmaz Erol suçsuz bulundu Evrakta sahtecilik ve görevi kötüye kullanmaktan hakkýnda dava açýlan Halk Eðitim Merkezi Müdürlüðünü o dönem yapan Korkmaz Erol ve yine suçun iþlendiði tarihte Döner sermaye Saymaný olan Harun Þimþek hakkýnda Hacýbektaþ Cumhuriyet Baþsavcýlýðý soruþturma baþlatmýþtý. Yapýlan soruþturmada savcýlýk Korkmaz Erol için hakkýnda “kamu davasý açmaya yeterli delil ve þüphe bulunmadýðýna” karar verdi. Savcýlýðýn Korkmaz Erol hakkýnda vermiþ olduðu karar ise þu þekilde: “ Her nekadar þüpheli hakkýnda evrakta sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarýndan soruþturma yapýlmýþ ise de ,dosyada tanýk olarak dinlenen diðer þüpheli Harun’un beyanlarý deðerlendirildiðinde kamu davasý açmaya yeterli her türlü þüpheden uzak kesin ve inandýrýcý delil elde edilmediðinden kamu adýna “ Kovuþturulmaya yer olmadýðýna” karar verildi. Evrakta sahtecilik ve görevi kötüye kullanma davasý ile hakkýnda iddianame düzenlenen Harun Þimþek’in dava dosyasýnýn ise, Aðýr Ceza Mahkemesi’ne gönderildiði ve yargý sürecinin devam ettiði öðrenildi. 2 626m tarafýndan yapýldý. Dedebað Korkmaz Erol suçsuz bulundu 1- Ýdarenin a) Adresi : Hacýbektaþ/NEVÞEHÝR b) Telefon ve Faks Numarasý : 0384 c) Elektronik Posta Adresi (varsa) : 2- Ýhale Konusu Hizmet Alýmýnýn a) Adý ::Parasýz yatýlý öðrencilerin giyim malzemesi alýmý (140’er adet polar, 140 adet etek, 207 adet süveter, 222 adet badi, 222 adet külotlu çorap, 222 adet gömlek ) b) Ýhale Tarih/Saat : 20.10.2008-14.00 3- Düzeltmeye Konu Ýlanýn Yayýmlandýðý Tarihi 13.10.2008 4- Düzeltilen Madde ve/veya Maddeler :3.maddenin b) bendindeki Ýhalenin yapýlacaðý tarih ve saat 20.10.2008 saat:14.00 olarak yeniden düzenlenmiþtir. GEREKLÝ TELEFONLAR Kaymakam Kaymakamlýk Yazý Ýþ. Sos. Yar. ve Day. Özel Ýdare Nüfus Belediye Baþkanlýðý Milli Eðitim Müd. Halk Eðitim Müd. Askerlik Þubesi Kapalý Spor Salonu Devlet Hastanesi Ýlçe Saðlýk Grup Bþk. Tapu Sicil C.Savcýlýðý Adliye Adliye Kütüphane H.B.V Kültür Merkezi Müze Turizm Danýþma Emniyet Amirliði Karakol Amirliði Jandarma Ýlçe Tarým Lise Kýz Meslek Lisesi Mal Müdürlüðü Kadastro Karaburna Belediye Kýzýlaðýl Belediye PTT. T.M.O. Türkiye Ýþ Bankasý Ziraat Bankasý Þoförler Cemiyeti Esnaf Odasý Tarým Kredi Koop. TEDAÞ Çiftci M.K.Baþkanlýðý Rýfat Kartal Huzurevi Sulucakarahöyük Gzts Taþýyýcýlar koop Nevþehir Seyahat Þanal Seyahat Mermerler Seyehat Dergah Taksi Duraðý Terminal Taksi 441 30 09 441 34 10 441 39 77 441 31 01 441 31 02 441 37 44 441 30 16 441 30 48 441 30 10 441 35 20 441 30 15 441 36 32 441 32 49 441 35 38 441 35 38 441 30 18 441 30 19 441 33 94 441 30 22 441 36 87 441 26 97 441 36 66 441 38 08 441 30 20 441 37 74 441 31 08 441 30 56 441 35 37 453 51 30 455 61 29 441 35 55 441 30 11 441 35 07 441 33 26 441 30 74 441 37 42 441 32 76 441 31 42 441 36 80 4413338 441 39 47 441 20 06 441 30 43 441 33 59 441 21 73 441 25 25 441 27 97 ARAÞTIRMA 14 EKÝM 2008 SALI * Selmanpakoðlu Hacýbektaþ etkinliðini Alevilerin elinden aldý, onun elinden de devlet aldý * Selmanpakoðlu Hacýbektaþ etkinliðini Alevilerin elinden aldý, onun elinden de devlet aldý * Cumhurbaþkanýný alkýþlayanlar Kayseri’den getirilmiþ hemþerileriydi. * Reha Çamuroðlu'ndan "Hacýbektaþ Dostluk ve Barýþ Ödülü" geri istenmelidir. Divriði Gazetesi'nin Ali BALKIZ ile Röportajý Divriði Gazetesi'nin ABF Genel Baþkaný Ali BALKIZ'la yaptýðý röportaj sadece Alevi Haber Ajansý'nda: Divriði Gazetesi: Hacý Bektaþ þenlikleri daha baþlamadan gazetelerde “Aleviler Hacýbektaþ’da bölündü” yazýlarý çýktý. Aleviler Hacýbektaþ’da gerçekten bölündü mü? Ali BALKIZ: Aleviler Hacýbektaþ’da bölünmediler. Alevi örgütleri kendi aralarýnda birlik içerisinde oldular. Hacýbektaþ belediye baþkaný Selmanpakoðlu Alevi örgütlerini karþýsýna aldý. Eðer belediye baþkanýnýn bir Alevi örgütünün tarafý olarak kabul ederseniz bu doðru olabilir. O bir siyasetçidir. ABF Genel Baþkaný Kendilerinin Aleviliðe bir hizmeti, bir söylemi, bir kitlesi, bir etrafý Ali Balkýz yoktur. Sadece bir belediye baþkanýdýr. Divriði Gazetesi: Hacý Bektaþ belediyesi Hacý Bektaþ Veli etkinliklerinde neden bu kadar yetki sahibi. Belediye baþkaný Alevi federasyonlarý ve Alevi kurumlarýný neden karþýsýna alýyor? Ali BALKIZ: 1963 yýlýndan bugüne dergahýn müze olarak kullanýlmaya baþlandýðý günden bu yana 16 - 17 Aðustos tarihinde Aleviler Hünkar Hacý Bektaþ-ý Veliyi anma etkinlikleri düzenlerler. Baþlangýçta Hacýbektaþ Kaymakamlýðý ve Nevþehir Valiliði bu etkinliklerde doðrudan söz sahipleri idiler. Giderek bu etkinlikler sivilleþti, Hacýbektaþ Turizm Derneði'nin katkýlarýyla yapýlýr hale geldi. Sonraki yýllarda Hacýbektaþ Belediyesi ve Hacýbektaþ Turizm Derneði'nin birliktelikleriyle yapýlýr oldu. Önceki belediye baþkaný Mustafa Özcivan baþkanlýðýnýn 10 yýlýnýn son 7 yýlýnda bu etkinlikler Alevi örgütlerinin de organizasyona katýlýmý ile yapýlýrdý. Hem belediye hem de Alevi Bektaþi örgütleri yurtiçi ve yurtdýþý bütün örgütler birlikte yapýyorlardý. Etkinliklerden 6 ay öncesinden Belediye baþkaný Alevi örgütlerini davet ediyor, heyetler toplanýyor, bu heyetler o yýlki Hacýbektaþ etkinliðinin ana temasýný belirliyor ve o ana temaya göre hangi panel yapýlacak, hangi panelistler konuþacak, hangi bilim adamlarý, hangi edebiyatçýlar hangi konularý iþleyecekler, tiyatro gösterileri, fotoðraf sergileri, konserler bütün bunlar ortak belirlenirdi. Yine o yýlki dostluk ve barýþ ödülünün kime verileceði aday ve jüri ortak belirlenirdi. Bu ortak kurumlarýn kaleme aldýklarý ortak metin þenliklerin açýlýþýna katýlan Cumhurbaþkaný, bakanlarýn, milletvekillerinin, Nevþehir valisinin, kültür bakanýnýn karþýsýnda çekinmeden okunurdu. Alevilerin talepleri dile getirilirdi. Bu bir kazanýmdý. Bu belediye baþkaný bunu da kaldýrdý. "Ne konuþacaksanýz bana söyleyin ben konuþayým" demeye baþladý. Alevi - Bektaþi örgütlerini hep dýþarýda tuttu. Bir anlamda Hacý Bektaþ þenliklerini resmileþtirdi, kendi tekeline aldý, içeriðini bozdu. Türk-Ýslam sentezine uygun bir yapý haline getirdi. Ona göre paneller ve panelistler belirledi. Dostluk ve Barýþ Ödülünü kendi kafasýna göre vermeye baþladý. Ödül yönetmeliðini hiçe saydý. Nerede Türk-islamcý, Ergenekoncu, Aleviliðin özünü bozan varsa, Aleviliði sunnileþtirici yazarlarýn kitaplarýna bakarak, onlarý bedava daðýtarak herþeyin altýný üstüne getirdi. Onun bu tutumunu biz Alevi örgütleri olarak daha ilk yýlýnda protesto ettik. Biz gitmeyince gördük ki Hacýbektaþ þenlikleri kan kaybediyor, zayýflýyor. Daha sonra bu þenliklere katýldýk. ABF olarak etkinlik düzenlemeye baþladýk. Divriði Gazetesi: Hacý Bektaþ belediye baþkaný Selmanpakoðlu’na, ABF ve örgütlerinin belediye ile ortak etkinlik yapabileceði önerisini götürdünüz mü? Ali BALKIZ: Ben bu yýl baþkaný olduðum ABF olarak belediye baþkanýna telefon açtým. Biz Hacýbektaþ etkinliklerine katýlmak istiyoruz, þu þu iþleri yapmak istiyoruz diyecektik fakat Selmanpakoðlu telefonlarýmýza çýkmadý. Daha sonra bu arzularýmýzý bir faksla baþkana ulaþtýrdýk ama bir yanýt alamadýk. Bizde kendi programýmýzý kendimiz oluþturduk. Bu programýmýzý yaparken mevcut programa alternatif bir þenlik þeklinde düþünmedik. Federasyonumuz daha önceki yýllarda yapýldýðý gibi Alevi Bektaþi örgüt temsilcilerinin katýldýðý bir toplantý yaptýk. Bu toplantýmýza 400 temsilci katýldý. O toplantýlarda Alevi hareketi temsilcilerinin geçen yýlýný deðerlendirdik. Önümüzdeki yýl neler yapmalýyýz. Hangi sorunlarýmýzý nasýl aþarýz gibi planlamalar yaptýk. Ayný günün akþamýnda dergahýn iç avlusunda "Aleviler ve yerel seçimler" paneli yaptýk. Hacýbektaþ yerel seçimlerinde neler yapmalýyýzý da tartýþtýk konuþtuk. Sonraki günde Türkiye’den ve yurt dýþýndan gelen 500 gencimizin katýlýmýyla “Alevi gençler serçeþmede buluþuyor” baþlýðý altýnda bir forum yaptýk. Bu forumda gençler Alevi Bektaþi örgütlerine nasýl katký verirleri tartýþtýlar. Bu örgütlerin onlardan neler beklediklerini tartýþtýlar. Bunun sonucunda bir sonuç bildirgesi oluþtu. Divriði Gazetesi: Siz etkinlerin baþladýðý yani 1.gününde Alevi - Bektaþi örgütleri olarak ayrý bir yürüyüþ koluyla etkinlik alanýna geldiniz deðil mi? Ali BALKIZ: Alevi Bektaþi Federasyonu olarak kitlemizi, Hacýbektaþ lisesinin önüne topladýk meydana buradan bir yürüyüþlü gittik. Zorunlu din dersi kaldýrýlsýn talebini içeren ABF pankartý arkasýnda yürümeye baþladýk. Üç kez polis barýkatý kuruldu önümüze ve biz bu polis barikatýný üç kez aþtýk. Polis meydana girmemizi engellemek istedi. Biz meydana girdiðimizde konuþmalar yapýlýyordu. Sloganlar attýk, alkýþlar falan derken bizim meydana giriþimiz meydaný dalgalandýrdý. Protokol ve basýn dalgalandý. Polis müdürü önümüze durdu daðýlmamýzý susmamýzý istedi. Daha sonra Abdullah Gül kürsüye geldi konuþmak için. Gençlerimiz Atatürk posterlerini havaya kaldýrarak “Siz buraya yakýþmýyorsunuz sayýn Gül” sloganlarý attýlar. Gül’ü protesto ederek oradan ayrýldýk. Divriði Gazetesi: Etkinlikten bir gün önce Cumhurbaþkanlýðý yetkilileri ile Selmanpakoðlu arasýnda bir görüþme olmuþ, bu doðru mu? Ali BALKIZ: Evet bir gün önce Cumhurbaþkanlýðý protokol dairesi yetkilileri gelmiþler Hacý Bektaþ’ta Selmanpakoðlu ile görüþmüþler. “Yarýn Cumhurbaþkanýmýz buraya gelecek protokoldaki yerini alýþýndan, oradan ayrýlýncaya kadar geçecek süreyi biz kendimiz idare edeceðiz” demiþler. Bizim sunucularýmýz Cumhurbaþkanýný sunacak filan þartýný koþmuþlar. Cumhurbaþkaný protokoldaki oturduðu koltuðun 10 -15 kiþi saðýna soluna kendi adamlarýný oturttular. Protokole katýlan diðer insanlarla yan yana gelmemiþ oldu haliyle Selmanpakoðlu Hacýbektaþ etkinliðini Alevilerin elinden aldý, onun elinden de devlet aldý tabi. Selmanpakoðlu’nun, Seyfi Oktay’ýn konuþmasýný merak ettiler, konuþma süresini merak ettiler, Selmanpakoðlu ve Seyfi Oktay konuþurlarken Cumhurbaþkanlýðý korumalarý parmaklarýyla iþaret ederek kýsa kes iþaretleri yaptýlar. Seyfi Oktay 15-20 dakika konuþacakken Alevi sorunlarýna deðinecekken konuþmasýna izin vermediler. Seyfi Oktay’da "ben bu koþul altýnda konuþma yapmayacaðým" dedi kürsüden indi. Soru soran gazetecilerede “Bu Faþistliktir” dedi. Daha önceki þenliklerde Ahmet Necdet Sezer ve Süleyman Demirel gelmiþlerdi. Hacý Bektaþ’a onlar böyle kuþatýcý bir güvenlik duvarý örmemiþlerdi halkla aralarýna. Belli ki Abdullah Gül bir protesto ile karþýlanacaðýný biliyordu ve korkuyordi ki sunucularýný bile kendileri belirlediler. Abdullah Gül kürsüye çýkýp konuþtuðunda protesto edenler Alevilerdi. Onu alkýþlayanlar ise Kayseri’den getirilmiþ Gül’ün hemþerileriydi. Bu sene cumhurbaþkanlýðý Hacý Bektaþ’da bir senaryo yazdý ve onu oynadý. Bütün bunlarýn sorumlusu Ali Rýza Selmanpakoðlu’dur. Divriði Gazetesi: Peki bundan sonra ne olacak Hacýbektaþ ta? Eski kurumsal iþlevine dönemez mi Hacýbektaþ etkinlikleri? Ali BALKIZ: 2009 yýlýnda yapýlacak yerel seçimlerde Hacýbektaþ’ýn kýymetini bilen, Hacýbektaþ’ý Serçeþme kabul eden Alevi örgütleri ile birlikte çalýþacak gönüllülerin dostu bir belediye baþkaný seçmelidir Hacýbektaþ’lýlar. Bu beladan hem kendileri kurtulmalýdýr hem de Alevi Bektaþileri kurtarmalýdýr. Ýlk iþ bu. Hacýbektaþ Kültür Derneði var, DKÖ’leri, sendikalar, belediye, Suluca Karahöyük Gazetesi ABF’nu ve diðer Alevi Bektaþi örgütleri Hünkarý anmayý birlikte koordine etmelidir. Bu etkinlik belediyenin tekeline býrakýlmamalýdýr. Divriði Gazetesi: Peki Ali Rýza Selmanpakoðlu neden cumhurbaþkanlýðýnýn ve Hacýbektaþ Belediye Baþkaný A.Rýza Salmanpakoðlu devlet protokolünün emrine hapsetti Hacýbektaþ þenliklerini dersiniz? Ali BALKIZ: Þimdi ki belediye baþkanýnýn ADD’nin üyesi yöneticisi, kongre delegesi olduðunu, eski emekli generallerin Ergenekon kapsamýnda yargýlanýyor oluþu, kendisinin de general emeklisi olmasýndan dolayý bu operasyonlarýn kendisine de mi ulaþýyor olacaðýný hesap ederek kendisini cumhurbaþkanýna yakýnlaþtýrarak bir koruma zýrhý mý kuracaktý acaba. Bunlar tabi bir olasýlýk. Ama bu etkinliklere daha önceki cumhurbaþkanlarý da katýldý. Demirel ve Sezer’de cumhurbaþkanlýklarý süresince birer kez geldiler Hacýbektaþ’a. Geliþleri de hiç Gül’ün geliþi gibi olmadý gayet sade ve sessiz oldu.Gül bu daveti niye kaçýrmadý peki. AKP’nin Alevi açýlýmý ve Muharrem orucu iftarý projesi suya düþtü. AKP’nin anayasa mahkemesindeki kapatýlma davasý henüz sonuçlanmýþtý. AKP’nin laikliðe karþý giriþimin odaðý olduðu gerçeði 11 yargýç tarafýndan karara baðlanmýþtý. AKP Alevilere bir mesaj vermek istedi. Divriði Gazetesi: Daha önceleri hiç rastlamamýþtýk, bu yýl Hacýbektaþ’da Onuncu Yýl Marþý hep çaldý. Cumhuriyet mitinglerinde bu marþý çok duyduk. Bu Onuncu Yýl Marþýnýn benzerliðinin dýþýnda, katýlanlarda da benzerlik varmýydý? Ali BALKIZ: Biz Kaç Kiþiyiz Platformu'nun sözcüsü Tuncay Özkan’nýn da orada olmasý onun bir panelde konuþturulmasý biraz ilginç doðrusu. Selmanpakoðlu’nun baðýmsýz belediye baþkanlýðýna, ÝP meclis üyeleriyle seçilmesi bir kaza idi. Bugün ona oy veren Hacýbektaþ seçmeni, beþ yýldýr olup bitenleri gördüler, yaþadýlar. Hacý Bektaþ seçmeni artýk ona oy verecek seçmen deðildir. Hacý Bektaþ halký yüzyýllardýr o dergahýn bekçisidir. Geçmiþde de bugün de Hacý Bektaþ halký ilerici düþüncenin, aydýnlanmanýn hep yanýnda olmuþlardýr. Deneyimlidirler, akýllýdýrlar bu þirin ilçemizde solda tek adayla bölünmeden bu iþin üstesinden geleceklerdir. Hacýbektaþ halký önümüzdeki yerel seçimlerde büyük bir hataya asla düþmeyecektir. Buna inanýyorum. Devam edecek 14 EKÝM 2008 SALI Sovyetlerin mekanizmalarý Rusya ve Sovyetler Birliði üzerine çalýþan en ünlü entelektüellerden biri olan Moshe Levin, “Soyuz” (Birlik) tarihini biyografik boyutta ele alan ayrýntýlý çalýþmasý; “Sovyet Yüzyýlý” kitabýnda geçmiþin süregelen etkisinin göstergelerini birçok arþiv belgesine dayanarak ortaya koymaya çalýþýyor. Ülkenin ulusal kimlik sorunu Rus vatandaþlarýnýn zihnini meþgul etmekte ve bu tartýþmada SSCB’ye iliþkin farklý tutum ve anlayýþlar ortaya çýkarmaktadýr “Sovyet Sistemi Neydi?” Bu soruyu yanýtlamaya geçmeden önce yazar bizi bir konu da uyarýyor; SSCB düþünülürken sýk sýk düþünülen- hala düþünülmekte olan- iki hatanýn düzeltilmesi gerekiyor. Bunlardan birincisi, anti-komünizmi bir SSCB incelemesi saymaktýr. Birincisinin sonucu olan ikinci hata ise Sovyet olgusunun, baþýndan sonuna kadar dev bir Gulag oluþturmuþçasýna “Stalinize” etmektir. Beyaz Arif Akbaþ Konuyla ilgili bir baþka düþünür olan Boris Kagarlitski’den [“Düþünen Sazlýk”“Rusya’da Kapitalizm Neden Tutmadý?”] farklý olarak Moshe daðýlma sonrasý durumu ve öncesini daha sosyolojik bir düzlemde inceliyor. Geçmiþe ait olmasý ölçüsünde, farklý farklý kaynaklardan gelen çeþitli yorumlar bir gerçeði yansýtmaktadýr: SSCB 20. Yüzyýlýn çok önemli bir parçasýdýr ve öyle kalacaktýr. Ve SSCB’nin en doðal mirasçýsý olan Rusya Federasyon’u hala satranç tahtasýnda güçlü bir oyuncu olarak tarih sahnesinde yeniden yerini almýþtýr. RUSYA’NIN HARÝTALANDIRILMASI Sovyet sisteminin görece kýsa tarihinde, Lenin sonrasý, otuzlu yýllarýn çok özel bir yeri vardýr. Ýlki bu dönem, Birinci Dünya Savaþý’nýn ve 1918-1921 arasýndaki Ýç Savaþ’ýn yaralarýný henüz tam olarak saramamýþ bir ülkeyi sarsan çok güçlü bir drama sahne olduðu için. Diðeri, yirmili yýllardaki yeni ekonomi politikasý ülkeyi fiziksel “biyolojik” ve siyasi bakýmdan asgari bir kalýmlýlýk düzeyine getirmeyi baþarsa da, ufukta beliren iç ve dýþ sorunlarla baþ edebilecek duruma getirmediði için. Sovyet sisteminin sosyo ekonomik mekanizmasýný ileriki yýllarda uygulama Bu süreç yeni bir devlet mekanizmasýnýn kurulmasýyla sonuçlandý. Troçki gibi bazý aydýnlar bunu devlet köleciliðinin yeni bir biçimi olarak gördüler. Ve devrim bazý çocuklarýný ötekileþtirebildi böylece. Stalin imgesine dayalý yeni Sovyet rejimi yine de ikinci dünya savaþýndaki zaferi sayesinde ülkeyi kurtaran ve uluslarasý planda büyük etki yaratan bir konum elde edebildi. Moshe, tamda bu noktada bazý bulgulara ulaþýyor; BÜROKRATÝK SEMBOLÝZM “Anlaþýldýðý üzere, tarih bir yandan Stalin rejimini iþlemez hale getirirken, bir yandan da Sovyet tarihinin bir sonraki bölümüne geçilmesine imkân veren faktörleri ve aktörleri hazýrlýyordu.” Ayrýca sözü geçen dönemde tartýþma yaratan diðer bir hususta özerkleþme veya federasyon konusunda oluyor. Kültürel özerkliði yekten reddetme noktasýndan bu özerkliðin teritoryal “Rusya’nýn haritalandýrýlmasý” ve diðer boyutlarýný tanýma noktasýna geliniyor. Moshe, bir ayrýntýnýn altýný çiziyor; Lenin dýþýndaki bu aydýnlardan hiçbirinin eceliyle ölmediðini belirtiyor. Lenin’in söyleminin daha felsefi ve tahamülen ötekine karþý daha sabýrlý olduðu söylenebilir. Stalinizmin savý, Rusya’nýn mesihvari rolüne dayalý bir geniþlemenin ürünü olan “süper devlet” anlayýþýnýn ifadesinden baþka bir þey deðildi. Aslýnda bu görüþün külliyen yanlýþ olmadýðýný da belirtmeliyim, milletlerin etnik unsura dayalý devletçikler olarak soyuzda yeralmasý bir takým sakýncalar doðuruyordu çünkü. Burada yeni olan, Stalin’in, artýk Sovyet devletinin çýkarlarýna zarar veren milliyetçi bir sapma olarak sunduðu Lenin’in görüþlerine karþý koyarken kendi politikasýnýn “Rus üstü” (sverkhrusskost) boyutunda ýsrar etmesiydi. Moshe, kitabýn kalan kýsmýnda parti ve aygýtý, toplumsal hareketlilik, kolektivizasyonun etkisi, yasallýk (rejimin hukuki boyutu), Stalin nasýl yönetiyordu, NKVD’nin sanayi imparatorluðu gibi konularý tartýþýyor. 1960’tan sonraki dönem de ise, yeni bir modelden yeni bir açmaza doðru, Sovyet sisteminin mekanizmasýndaki dönüþüm Kruþçev, Kosigin ve Andropov’un politik görüþleri baðlamýnda inceleniyor. Son bölüm kitabýn baþlýðýyla ayný adý taþýmakla birlikte bize tarihsel baðlamda, Rusya hakkýndaki, þu soruyu soruyor: Sovyetler Birliði’nde tanýk olduðumuz, ekonomide devlet mülkiyeti ve ekonomik ve siyasi yaþamýn bürokratikleþmesiydi. Sanýrým bu sistemin en büyük açmazý Lenin’de bir keresinde belirttiði gibi rejimin devrimci yeniliklerine raðmen, pek çok Çarlýk kurumunun doðrudan mirasçýsý olduðu gerçeðiyle alakalýydý. Mutlak merkeziyetçi bürokratik yönetim sembolik manada Kremlin Meydaný’nýn (Kremlina Ploþad) Kýzýl Meydan (Krasnaya Ploþad) olmasýyla deðiþmiyordu. Günümüz Rusya’sý biraz da bu söyleme dayanarak: Geçmiþini arayan bir ülke sanýrým. Birgün 14 EKÝM 2008 SALI Bektaþi Klasikleriyle (!) Kardeþlik Çaðrýsý ! Rab'bim dünyayý cennet olarak yaratmýþ bize vermiþ, nimetlerini vermiþ. Ýnsanoðlu aslýnda paylaþmayý, sevmeyi bilse bu dünyada cennet gibi yaþarýz. Ama kendi elimizle birbirimizin boðazýný sýkýyoruz, dünyayý huzursuz hale getiriyoruz. Ama bizim tarihimiz hep bu güzellikleri sergiledi, medeniyet sembolü oldu. Sivas, Kayseri, Mardin bunun örneði.'' -MÝSYONERLÝK FAALÝYETLERÝ Ali Bardakoðlu, burada bir gazetecinin Türkiye'deki misyonerlik çalýþmalarý nasýl deðerlendirdiðini, bu konuda yaptýklarý çalýþmalarý sormasý üzerine, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý bünyesinde sözleþmeli personel ile birlikte 103 bin personelleri bulunduðunu belirtti. 103 bin Diyanet personelinin bulunduðu bir ülkede yurt dýþýndan gelmiþ misyonelerin faaliyetinden þikayet etmek yerine, kendi görevlerini en iyi þekilde yerine getirme gayreti içerisinde olduklarýný ifade eden Bardakoðlu, þunlarý kaydetti: Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Diyanet Ýþleri Baþkaný Ali Bardakoðlu, Alevilerin büyük tepki gösterdiði ve "asimilasyon kitaplarý" olarak nitelendirdiði Alevi-Bektaþi klasiklerini (!) yayýnlamayý sürdüreceklerini, 20 kitaptan oluþan serinin 8 kitabýnýn basýldýðýný ve piyasaya sürüldüðünü ifade etti. Bu 8 kitabý Sivas Valiliðine gerçekleþtirdiði ziyarette Sivas Valisi Veysel Dalmaz'a hediye eden Bardakoðlu kardeþlik çaðrýsý yaptý !.. Diyanet: Devir kardeþlik devridir Diyanet Ýþleri Baþkaný Ali Bardakoðlu, ''Aramýza fitne ateþi yakmak isteyenlere bizim milletimizin birliði beraberliði en güzel cevabý verecektir. Onun için devir kardeþlik devridir'' dedi. Bazý temaslarda bulunmak ve toplantýlara katýlmak üzere Sivas'a gelen Bardakoðlu, Sivas Valisi Veysel Dalmaz'ý makamýnda ziyaret etti. Bardakoðlu, Sivas'a bugüne kadar gelememiþ olmanýn mahcubiyetini yaþadýðýný belirterek ''Sivas bizim bütün tarihimizi, insan sevgimizi, birliðimizi, dirliðimizi, huzurumuzu resmeden önemli bir þehrimiz'' dedi. Bugünlerde birliðe, beraberliðe büyük ihtiyaç olduðunu ifade eden Bardakoðlu, ''Bizim milletimizin tarihinde hep birlik vardýr, insan sevgisi vardýr. Ýnancý, dindarlýðý, hayat tarzý, etnik kökeni ne olursa olsun, insaný insan olduðu için sevebilme vardýr. Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý olarak, Cumhuriyetimizin temel kurumu olarak herkesin diyaneti olma çabasý içerisindeyiz. Herkese eþit mesafede, eþit yakýnlýkta durmayý, hem insanÝ hem dini hem ahlaki bir görev sayýyoruz'' diye konuþtu. Diyarbakýr'da dün yaþanan terör saldýrýsýna da deðinen Ali Bardakoðlu, bu olayýn ardýndan yüreklerin daðlandýðýný belirterek, þunlarý söyledi: ''Allah bütün þehitlerimizin kabirlerini nur, mekanlarýný cennet eylesin. Onlarýn üzerimizdeki haklarýný bizim helal ettirmemiz lazým. Bizim onlara haklarýmýzý helal etmemizden ziyade onlarýn haklarýný helal etmesi, onun için de bizim onlara layýk olmamýz gerekiyor. Onlarýn bize býraktýðý birlik mesajýný, beraberlik mesajýný iyi algýlamamýz gerekiyor.'' Vali Dalmaz'a Hakkari Aktütün Sýnýr Bölüðünde þehit düþen Bahattin Erturhan için baþsaðlýðý dileyen Bardakoðlu, bu acýlarýn tekrar yaþanmamasý dileðinde bulundu. Diyanet Ýþleri Baþkaný Ali Bardakoðlu, þunlarý kaydetti: ''Aramýzda fitne ateþi yakmak isteyenlere bizim milletimizin birliði beraberliði en güzel cevabý verecektir. Onun için devir kardeþlik devridir. Devir, birbirimizi sevme, birbirimize sarýlma, birbirimizin kusurlarýný öne çýkarma deðil, birbirimizin kusurunu örterek, eksikliðini tamamlayarak, ayný ülkede eskiden olduðu gibi birlik, dirlik kardeþçe yaþayabilme devridir. Yüce ''Doðru, bizim birliðimize, dirliðimize, huzurumuza, kültürümüze, bizi birbirimize baðlayan manevi baðlara karþý bir art niyet varsa onun karþýsýnda uyanýk olmak zorundayýz. Ama bu uyanýklýðýn önemli parçasý kendi görevimizi yapmak teþkil eder. Biz kendi iþimizi en iyi þekilde yapabilirsek, insanýmýza sahip çýkabilirsek, çocuklarýmýzý zamanýnda ve doðru þekilde milli manevi deðerlerimizle eðitebilirsek Güney Kore'den veya Kuzey, Güney Amerika'dan gelmiþ insanlarýn aramýzda faaliyet göstermesinden þikayetçi olacak noktadan uzaklaþýrýz. En önemli olan kendi boþluklarýmýzý doldurmamýz.'' Diyanet Ýþleri Baþkaný Bardakoðlu'nu Sivas'ta görmekten duyduðu memnuniyeti dile getiren Vali Dalmaz da ''Ülkemizde de gerçekten bizim gelenek ve göreneklerimizle, Orta Asya'dan çýkýþýmýzla bize þekil veren, ruh veren belli baþlý manevi köklerimiz var. Bu konuda gösterdiðiniz hassasiyet de beni memnun etti. Sivas da Türkiye'de bu mozaiði oluþturan yerlerden birisi'' dedi. Vali Dalmaz daha sonra Bardakoðlu'na, çift baþlý kartal armalý plaket, hayat aðacý flamasý ile Valiliðin kültür yayýnlarýndan armaðan etti. Bardakoðlu da Vali Dalmaz'a Diyanet Ýþleri Baþkanlýðýnýn en son çýkan yayýnlarýndan armaðan etti. Bardakoðlu, bu yayýnlarýn arasýnda yer alan ''Din, Bilim, Uygarlýk ve Atatürk'' adlý kitabý hediye ederken ''Atatürk'ün din, diyanet bilim ile ilgili görüþlerinin yer aldýðý kitap. Özellik din ve diyanetle ilgili görüþlerinin bilinmesinde günümüzde büyük ihtiyaç var'' dedi. Ali Bardakoðlu ayrýca, 8 Alevi Bektaþi klasiði yayýmladýklarýný, bu klasiklerin sayýsýnýn 20'yi bulacaðýný belirterek, ''Böylece istiyoruz ki kendi öz kültürümüz olan Aleviliði, Bektaþi kültürünü, Bektaþi inancýný en iyi þekliyle insanýmýz bilsin, din görevlilerimiz bilsin ve ülkemizde birlik, beraberlik, kardeþlik, karþýlýklý sevgi ve saygý egemen olsun. Çünkü insanlar birbirini tanýdýkça karþýlýklý sevgi, saygý artacaktýr'' dedi. Bardakoðlu, 8 klasikten oluþan eseri de Vali Dalmaz'a hediye etti. HABER7 - AA - 14 EKÝM 2008 SALI Karaburna’da eðitime hayýrsever desteði Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ "Köy olmasý gündeme gelen bir kasaba da böyle örnek bir eðitim yuvasýnýn açýlýyor olmasý bizleri de mutlu etti. Öte yandan bu þirin beldemizde açýlan kapalý spor salonu gençlerimizin spora yönlendirilmesi açýsýndan oldukça önemli" diye konuþtu. Ýl Milli Eðitim Müdürü Harun Fatsa: Nevþehir'in Türkiye genelinde model bir eðitim þehri olmasýnýn hedeflendiðine de iþaret eden Ýl Milli Eðitim Müdürü Harun Fatsa da, "Nevþehir olarak son yýllarda eðitim alanýnda elde edilen baþarýlar ile Türkiye genelinde ilimizin model bir il olmasýný hedefliyoruz. Bu yöndeki çalýþmalarýmýz iþte bu tür modern eðitim yuvalarý ile de daha mümkün bir hale gelecek" dedi. Nevþehir Valisi Asým Hacýmustafaoðlu: Nevþehir'de son 2 yýlda Türkiye geneli sýnavlarýnda Türkiye derecelerinin yakalandýðýna dikkat çeken Nevþehir Valisi Asým Hacýmustafaoðlu, "Bu güzel ilköðretim okulunun Karaburna kasabasýna kazandýran hayýrseverlere de teþekkür ediyorum. Son yýllarda Nevþehir'de baþta milli eðitim ve saðlýk olmak üzere, ulaþýmda, alt yapý da Nevþehir il merkezi ilçe, belde ve köylerin bayýndýrlýk ve imarýnda çok büyük hizmetler yapýldý. Yapýlan hizmetlerin semereleri peþ peþe alýnmaya baþlandý. Milli eðitime yapýlan yatýrýmlar geçtiðimiz 2 yýl içerisinde mahsullerini vermeye baþladý. Çeþitli sýnavlarda Türkiye genelinde çok güzel baþarýlar alýndý. Karaburna kasabasý da bu güzel hizmetlerin kazandýrýldýðý beldelerimizden. Eðitime yapýlan hizmetler mahsullerini veriyor. Nevþehir Üniversitesi’ne ayrýca beþ yeni bina yapýlaçak. Karaburna Ýlköðretim Okulu’nun yapýmýna destek veren ve katký sunan yardýmsever vatandaþlarýmýza teþekkür ederim" þeklinde konuþtu. Nevþehir'in Hacýbektaþ ilçesine baðlý Karaburna beldesinde 10 yýl atýl kalan ve hayýrsever vatandaþlarýn desteði ile yaptýrýlan ilköðretim okulu binasý ve spor salonunun açýlýþý yapýldý. Açýlýþ sebebiyle Karaburna beldesinde düzenlenen törene, Nevþehir Valisi M. Asým Hacýmustafaoðlu, Hacýbektaþ Kaymakamý Mustafa Eldivan ,Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Kemal ErsoyHacýbektaþ belediye Meclis Üyeleri Cemil Zengin, Erol Ünlüyut, Hacýbektaþ belediye Baþkaný A.rýza Salmanpakoðlu, AKP Ýl Genel Meclis Üyesi Þenay Gök , AKP Genel Sekreteri Abdulkadir Baþ, Hacýbektaþ Jandarma Karnizon Komutaný Yüzbaþý Recep Cansu'nun yaný sýra, Ýl Özel Ýdaresi Genel Sekreteri Abdülkadir Tatar, Bayýndýrlýk ve Ýskan Ýl Müdürü Ýbrahim Ünver, Ýl Milli Eðitim Müdürü Harun Fatsa, Gençlik Spor Ýl Müdür Vekili Nafiz Köksal, AK Parti Ýl Baþkaný Ersan Erkut, bazý belediye baþkanlarý ile çok sayýda kasaba halký katýldý. Sunuculuðunu Karaburna Ýlköðretim Okulu Türkçe Öðretmeni Serdal Saðlamtun tarafýndan yapýlan açýlýþ töreni Hacýbektaþ Kýz Meslek Lisesi Halk Oyunlarý ekibinin halk oyunlarý gösterileri ile baþladý. Karaburna Belediye Baþkaný Yusuf Koçak: Nevþehir Belediyesi Mehteran ekibinin etkinliklerinin yer aldýðý açýlýþ programýnda konuþan Karaburna Belediye Baþkaný Yusuf Koçak, 1998 yýlýnda hayýrsever Ýbrahim ve Lütfiye Çetin'in desteði ile temelleri atýlarak yapýmýna baþlanan ancak daha sonra yaþanan maddi sýkýntýlar sebebiyle 10 yýl süreyle atýl bir halde kalan ilköðretim okulu binasýnýn tamamlanarak hizmete açýlabilmesi için hayýrsever vatandaþlarýn 26 bin YTL destekte bulunduðunu ve okulun devlet tarafýndan toplam 150 bin YTL'ye tamamlanarak hizmete açýldýðýný söyledi. Koçak, ilköðretim okulunun yaný sýra kasaba gençlerinin boþ vakitlerini spor yaparak deðerlendirmeleri için Gençlik Spor Genel Müdürlüðü'nün de iþbirliði ile 160 bin YTL harcanarak beldelerine yapýlan 400 kiþilik spor salonunun sadece Karaburna kasabasý için deðil civar yerleþim merkezleri içinde büyük bir ihtiyaca cevap verdiðini belirtti. Koçak; slogan Atatürkçülüðü yapýlmamasýna da vurgu yaparak “ Atatürkçü olmak baðýrýp Konuþmalarýn ardýndan Karaburna Ýlköðretim Okulu'nun tamamlanmasýna fayda saðlayan 26 hayýrsevere teþekkür plaketleri törene katýlan protokol tarafýndan verildi. Ardýndan okulun açýlýþý, protokol üyeleri tarafýndan yapýldý. çaðýrmakla, yakaya Atatürk rozeti takmakla, slogan atmakla olmuyor. Atatürkçülük her insanýn bulunduðu yerde iþ yapmasý ile olunur”dedi. Hacýbektaþ Ýlçe Kaymakamý Mustafa Eldivan: Karaburna kasabasýndaki Ýlköðretim okulunun açýlmasýyla Hacýbektaþ ilçesi genelinde okullaþma oranýnýn arttýðýna dikkat çeken Hacýbektaþ Ýlçe Kaymakamý Mustafa Eldivan, Karaburna Ýlköðretim Okulu Müdürü Alpaslan Çýnký Karaburna kasabasýna yeni yapýlan okul hakkýnda bilgi aldýðýmýz okul Müdürü Alpaslan Çýnký okulun 3 katlý, 15 derslik, 350 öðrenci kapasiteli, 13 öðretmenin görev yaptýðýný belirtti. Çýnký ayrýca; okul için devletin 170 bin YTL, yardýmsever vatandaþlarýn ise; 200 bin YTL katký sunduðunu söyledi. Ankara'da "AKP'ye Dur Diyoruz" mitingi Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Ankara’da sendikalar, meslek odalarý, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri “Yoksulluk, Yolsuzluk, Zamlar ve Hak Kayýplarýna karþý AKP' ye Dur Diyoruz!” mitingine hazýrlanýyor. 18 Ekim’de Kolej Kavþaðýnda gerçekleþtirilecek mitinge AKP’nin yarattýðý yolsuzluk, yoksulluk ve yýkým karþýsýnda mücadele kararlýlðýný yükseltmek üzere tüm Ankaralýlar çaðrýlýyor. 18 Ekim Cumartesi günü saat:12.00'de Toros Sokak'ta toplanýlarak Miting alaný olan Kolej Kavþaðýna yürünülecek olan eylemi TMMOB ÝKK, Kesk Ankara Þubeler Platformu, Türk Ýþ Açýklamada; “Yaþadýðýmýz yoksulluðun ve sefaletin son bulmasý, haklarýmýzýn gasp edilmesinin durdurulmasý, herkesin barýþ içinde insanca yaþadýðý, baðýmsýz, demokratik ve özgür bir Türkiye'nin kurulmasý ancak bizlerin birlikte ve karalýlýkla mücadelesine baðlýdýr.” denilerek 18 Ekim’de AKP’ye dur Diyen herkes mitinge çaðrýldý. Þubeleri, DÝSK Bölge Temsilciliði, Ankara Tabip Odasý, Pir Sultan Abdal Kültür Derneði, Devrimci 78'liler Federasyonu, Halkevleri, CHP, DTP, DSP, EMEP, ÖDP, SDP,SHP ve TKP Ankara Ýl Örgütleri ortak düzenliyor. Mitinge katýlýmcý kurumlar tarafýndan hazýrlanan ortak çaðrý metninde; AKP’nin iktidarý boyunca zamlarla yoksulluðu ve yýkýmý derinleþtirdiði, halký güvencesizleþtirdiði ve geleceksizleþtirdiði, yoksullarý cemaatlere kanalize ederek sadakacý ve piyasacý bir toplum yaratmaya çalýþtýðý belirtildi. Çaðrý metninde AKP’nin yolsuzluklarýna da dikkat çekilerek deniz feneri soygunu, Þaban Diþli ve Dengir Fýrat hakkýndaki iddialar da Tarih: 18 Ekim 2008 Cumartesi Toplanma saat: 12.00 Toplanma yeri: Toros Sokak Miting alaný: Kolej Kavþaðý hatýrlatýldý. AKP’nin kirli iþlerinin aklanýp paklanamayacak boyutlara ulaþtýðý vurgulandý. Karþý AKP’ ye dur diyelim! Sendika.org – 9 Ekim 2008 Castro: Obama’nýn yaþamasý mucize Avusturyalý faþist lider Haider öldü! Küba lideri Fidel Castro, ABD baþkanlýk yarýþýnda öne çýkan Demokrat Parti'li Barack Obama’nýn öldürülmemesini ‘mucize’ olarak deðerlendirdi HAVANA - Küba lideri Fidel Castro, ABD baþkanlýk seçiminin Demokrat Parti adayý Barack Obama’nýn, Martin Luther King gibi suikasta kurban gitmemesinin "mucize" olduðunu savundu. Castro, resmi internet sitesi cubadebate.cu’da yayýnlanan yazýsýnda, ABD’de köklü bir ýrkçýlýk bulunduðunu, milyonlarca beyazýn, ’beyaz’ diye tabir edilen Beyaz Saray’ý siyahi bir kiþinin eþi ve çocuklarýyla iþgal etmesi düþüncesiyle uzlaþamayacaklarýný iddia etti. Fidel Castro, demokrat adayýn, geçmiþ yýllarda eþitlik ve adalet rüyalarýný dile getiren Martin Luther King ve Malcolm X’in akýbetini paylaþmamasýnýn mucize olduðunu yazdý. Cumhuriyetçi John McCain’in West Point askeri akademisinde aldýðý kötü notlarý ve ekonomi konularýndaki yetersizliðini vurgulayan Fidel Castro, Obama’nýn Cumhuriyetçi rakibi John McCain’den daha zeki olduðunu belirtti. (aa) AK Parti protestosuna müdahale Ýstanbul’da metro istasyonu çýkýþýnda AK Parti’yi protesto için toplanan gurubun yürümesine izin vermeyen polis, 34 kiþiyi gözaltýna aldý ÝSTANBUL Mecidiyeköy Metro Ýstasyonu çýkýþýnda toplanan “Halkevleri” üyesi bir grup, hükümeti protesto amacýyla bir basýn açýklamasý yaptýktan sonra AK Parti Ýstanbul Ýl Baþkanlýðý binasýna yürümek istedi. Polisin yürüyüþe izin verilemeyeceðini bildirmesi üzerine grup, bu durumu protesto amacýyla oturma eylemi baþlattý. Polis, daðýlmalarý yönündeki uyarýya raðmen eylemi sürdüren grubu çember içine alarak müdahale etti. Olayla ilgili olarak 34 kiþi gözaltýna alýndý. NTV-MSNBC [Sesonline] Avrupa'nýn da yakýndan izlediði aþýrý saðcý, faþist lider Joerg Haider öldü. Avusturyalý faþist Joerg Haider'in bugün meydana gelen trafik kazasý sonucu öldüðü bildirildi. Avusturya bu trafik kazasýný konuþuyor... 1999'daki seçimde yüzde 27 oy alarak hükümete katýlan Haider, Adolf Hitler'in "çalýþma örgütlenmesini" benimsemesinden ötürü Avrupa Birliði'nin þimþeklerini çekince, hükümetten ayrýlmak zorunda kalmýþtý... Avusturya ulusal haber ajansý APA, polis yetkililerine dayanarak verdiði haberde, ülkenin güneyindeki Klagenfurt kenti yakýnýnda meydana gelen kazada Haider'in aracýnýn birkaç takla attýðý belirtildi. Haberde, Haider'in göðsünden ve baþýndan aldýðý ciddi yaralar sonucu öldüðü kaydedildi. OTOMOBÝLDE YALNIZDI Avusturyalý ýrkçý-faþist lider Jörg Haider'in, sabaha karþý öldüðü trafik kazasýnda kullandýðý otomobilde yalnýz olduðu bildirildi. Avusturya ulusal haber ajansý APA ve Reuters'ýn polisten verdiði bilgiye göre, ülkenin güneyinde Klagenfurt kenti yakýnýnda meydana gelen kazada 58 yaþýndaki Haider'in aracý birkaç takla attý. Avusturya'nýn ýrkçý "Özgürlük Partisi" Genel Baþkaný Haider, göðsünden ve baþýndan aldýðý yaralar nedeniyle öldü. Avusturya'nýn aþýrý saðcý Gelecek Ýttifaký'nýn lideri olan Haider, Carihthia Valisi'ydi. 1999'daki seçimde yüzde 27 oy alarak hükümete katýlan Haider, Adolf Hitler'in "çalýþma örgütlenmesini" benimsemesinden ötürü Avrupa Birliði'nin þimþeklerini çekince, hükümetten ayrýlmak zorunda kaldý. Yahudi düþmanlýðýyla da tanýnan Haider, uzun zamandýr sloganlarýný yumuþatmýþtý. Haider, 2002'de Baðdat'a giderek Saddam Hüseyin'le de görüþmüþtü... Sesonline Darbeyi öven Baþsavcý yaþ haddinden emekli oldu 1967’de baþlamýþ kanun sözcülüðü, tetkik hakimliði yaptýktan sonra 1992’de Danýþtay üyeliðine 2001 yýlýnda ise Danýþtay Baþkanvekilliði’ne son olarak 14 Eylül 2006’da Danýþtay Baþsavcýlýðý’na seçilmiþti. Çölaþan geçen yýl bir panelde yaptýðý konuþmada 27 mayýs darbesini olumladýðý açýklamalarý nedeniyle [Sesonline] ANKARA- 27 Mayýs darbesine yaptýðý övgü nedeniyle tartýþýlan Danýþtay Baþsavcýsý Tansel Çölaþan yaþ haddinden emekliye ayrýldý. Tansel Çölaþan'ýn açýklamalarýndan ötürü kendisi hakkýnda bir 'disiplin kovuþturmasý' baþlatýlýp, baþlatýlmayacaðý merak konusu olmuþ, yapýlan 'suç duyurularý'na raðmen hiçbir soruþturma acýlmamýþtý. Çölaþan’ýn yerine yapýlacak seçime þimdilik dört aday var. Tansel Çölaþan, Danýþtay’daki görevine tartýþýlmýþtý. Çölaþan’ýn emekliye ayrýlmasý nedeniyle boþalan Danýþtay Baþsavcýlýðý için gelecek günlerde seçim yapýlacak. Seçim için aday olarak Danýþtay 1. Dairesi Baþkaný Yýlmaz Çimen, 4.Daire Baþkaný Engin Kumrulu, 7.Daire Baþkaný Turgut Candan ve 13. Daire Baþkaný Faruk Öztürk’ün isimleri geçiyor. Sesonline
Benzer belgeler
Anma törenleri 3. gün programı
Aþure Günü
Hýzýr Orucu
Hz. Hüseyin'in katledilmesi(Kerbela Olayý)
21 Mart-Hz. Ali'nin doðum günü ve Newroz
Gadýrhum
5–6 Mayýs: Hýdýrellez
6–7 Haziran: Abdal Musa Anma Törenleri
2 Temmuz-Sivas Katli...