İstanbul Üniversitesi SOCRAT
Transkript
İstanbul Üniversitesi SOCRAT
İstanbul Üniversitesi SOCRAT Solar Car Racing Team Yarışma Günlüğü World Solar Challenge 2011 İstanbul Üniversitesi, Avcılar Kampüsü Mühendislik Fak. www.socrat.net Elektrik-Elektronik Müh. Böl. 34320 Avcılar/İstanbul [email protected] SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Avustralya Öncesi SOCRAT projesine başladığımız 2009 senesinde, ekip olarak ilk hedefimiz TÜBİTAK Formula-G yarışlarında yarışacak güneş enerjili bir araç üretmekti. İşe koyulmadan önce, 3 aylık bir araştırma dönemine girmiş ve dünyanın farklı ülkelerinde güneş arabası üreten üniversite/şirket ekiplerinin projelerini internet üzerinden incelemiştik. Yaptığımız tüm araştırmaların ardından o dönemlerde aklımızda dünyanın en prestijli güneş arabaları yarışı olan “World Solar Challenge”’a katılma fikri belirmişti. Fakat bunun için gerekli başarıyı da göstermek zorundaydık. Bu motivasyonla başlayan serüvenimiz, 3 yılın sonunda başlangıçta bizim için hayal olan “World Solar Challenge” ‘da (Bundan sonra WSC olarak anılacaktır) Türkiye’yi temsil etme fırsatını elde etmemize kadar sürmüş ve WSC’de yarışacak olan aracımızın üretimine başlamıştık. Avustralya’ya kadar uzanan süreç içerisinde, elde edilmiş üç Türkiye şampiyonluğu olan ekibimiz, bir sene süren yoğun bir çalışmanın ardından biri WSC diğeri TÜBİTAK Formula-G yarışları’na katılmak üzere iki araç üretmiş, 2011 temmuzunda ise üçüncü Türkiye Şampiyonluğu’nu elde etmiştir. Eylül ayına kadar süren bu çalışmaların ardından, araç ve envanterler hazırlanmış ve tüm malzemeler Avustralya’ya taşınmak üzere sponsorumuz olan Mars Logistics firmasına teslim edilmişti. Uzun uğraşlar sonunda Türkiye ayağı tamamlanan çalışmaların ardından, ekip için gerçek anlamda zorlayıcı bir test olacak Avustralya çalışmaları da başlamış oldu. 2 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Öncü Ekibin Avustralya’ya Varışı ve Lojistik Hazırlıklar WSC’yi Avustralya kıtasının Darwin şehrinden başlayıp Adelaide şehrine kadar uzanan, yaklaşık 3000 km uzunluğundaki Stuart Highway yolu üzerinde geçen zorlu bir yarış olarak tanımlayabiliriz, yarışın hem doğası hem de kuralları gereği yarışacak güneş araçlarının önünde ve arkasında ; güneş aracının güvenliğini sağlayacak, yarış regülasyonlarına katılımcı ekipler tarafından biat edildiğini gözlemleyecek olan organizasyon görevlisini taşıyacak, güneş arabasının enerji yönetiminin gerçekleşmesine imkan sağlayacak, acil durumlarda araca müdahale edecek donanımı ve ekip üyelerini taşıyacak farklı görevlere sahip eskort araçlarına sahip olmak gereklidir, aynı zamanda güneş aracını Avustralya kıtasında yarış öncesinde ve herhangi bir aksilik durumunda yarış sırasında taşıyacak bir kamyona da ihtiyaç duyulmaktadır. Projenin lojistik kısmını oluşturan bu ihtiyaçlar,katılımcı ekiplerin Avustralya’daki çalışmaların büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Proje süresi boyunca gözlemlenen ve planlanan bu ihtiyaçların giderilmesi için Murat’la birlikte 15 Eylül 2011 tarihinde, sponsorumuz olan Havelsan A.Ş tarafından bize sağlanan uçak biletleriyle Avustralya’ya yolculuğumuzu gerçekleştirdik,planlarımıza göre lojistik hazırlıkların tamamlanması ardından ise ekibin geri kalan üyeleri Avustralya’ya geleceklerdi. 17 Eylül’de Adelaide şehrine varışımız ardından, hızlı bir şekilde eskort araçların kiralanması konusundaki girişimlerimizi başlatmıştık, bir yandan farklı bir kültüre adapte olma konusunda sıkıntılar çekerken diğer taraftan da “kağıt üzerinde” bizim için gerçekleştirilmesi basit olan görevlerimizi tamamlamak için uğraşıyorduk. Fakat, tüm ekip üyelerinin aşina olduğu “Parametreler arttıkça problemler kompleks bir hal alır “ savıyla tekrardan yüzleşmiştik, planlarımıza göre, yüklü miktar nakitle Avustralya’ya giriş yapamayacağımızı bildiğimizden, yüksek limiti olan danışmanımıza ait kredi kartıyla alımlarımızı gerçekleştirecektik, fakat bu Avustralya’daki araç kiralama şirketlerinin tüzükleri gereği kabul edemediği bir girişim olmuştu bizim için , tüzüklerine göre araçların kredi kartı sahibi tarafından kiralanması gerektiği söylendi bizlere. Bu gelişmenin ardından tüm planlarımız iptal olmuş ve yeni bir plan oluşturmak için kolları sıvamıştık, ekip olarak varış noktamızı Adelaide olarak seçmemizdeki temel amaç, araç kiralama işlemlerini hallettikten sonra yarış organizatörleriyle görüşecek ve aracın Avustralya’ya vardıktan sonra halka açık yollarda gerçekleşecek testleri için devlet kurumlarından gerekli izinleri alacaktık. Ani gelişen bu durumdan sonra Türkiye’yle görüşüp, Avustralya’da bizim için alımları gerçekleştirecek bir kişiye ulaşmak istedik, gerekli bağlantılar sağlandıktan sonra Türkiye Sidney Başkonsolosluğu’na gitme kararı aldık. Adelaide’da geçen iki gün zarfında henüz bir gelişme sağlayamamış olmak her ne kadar motivasyonumuzu düşüren bir etmen olsa da, projeye duyduğumuz tutku nedeniyle daha çok hırslanmıştık. Yaklaşık 2 saat süren uçak yolculuğun ardından Sidney’e vardık ve durumu Sidney Başkonsolosumuz Sn. Gülseren Çelik’e ilettik, projemizle ilgilenen Sn. Çelik, bizleri Melbourne Türk İşadamları ile buluşturmak için gerekli girişimlere başladı ve görüşmeler sonucunda BlueStar Logistics firması sahiplerinden Sn. Murat Gümüş’le bir randevu ayarladı bizim için. Sidney her ne kadar dışarıdan Türk popülasyonunun yüksek olduğu bir şehir olarak gözükse de, Melbourne Türk işadamlarının daha yoğun olduğu bir bölgeydi. Bir sonraki varış noktamız Melbourne olacaktı. Kat edilen 1000 km’lik yol ardından, Melbourne şehrinde Sn. Murat Gümüş’le görüştük ve sorunlarımızı kendisine ilettik, bizlere çok sıcak ve içten davranan Sn. Gümüş, bizim için alımları yapmayı kabul etti ve eskort araçlarla ilgili sıkıntımızı Sn. Gümüş vasıtasıyla çözdük, aradan geçen iki 3 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ günün ardından güneş aracını taşıyacak kamyon için girişimlere başladık fakat bu sefer de kamyon sürücüsünün ayarlanmasıyla ilgili sıkıntılar yaşamaya başlamıştık, çünkü kamyon sürmeye ehil olan kişiler bir ay boyunca ekiple beraber seyahat edeceğinden bizlerden talep edilen rakamlar da proje bütçesiyle karşılayamayacağımız meblağlardı, aracı römork üzerinde taşımak da seçeneklerimiz arasında en son sırada yer alıyordu. Karşılaştığımız bu yeni sorunu da Sn. Gümüş’le görüşmek üzere BlueStar Logistics firmasına gittik ve tekrardan bizim “Hayat Kurtarma” olarak gördüğümüz bir yardım daha gerçekleştirdi bizler için. Kendisi kamyon sürmeye ehli olan, yurtdışından yeni dönmüş Avustralya’ lı bir Türk işadamı tanımaktaydı, böylece bir ay bizimle yaşayan, alınan başarıda tüm ekip üyeleri kadar katkısı bulunan “Erol Abimiz” Sn. Erol Doğan’ın severek bizlere yardım edeceğini belirtmesiyle de kamyonumuzu kullanacak kişiyi de bulmuş olduk, tüm bu gelişmelerin üstüne, BlueStar Logistics firması kamyonun da taraflarından sağlanacağı belirtti ve Avustralya çalışmalarının ilk parçası olan lojistik sorunu tamamıyla çözüldü. Artık temel ihtiyaçları gidermiş ve Avustralya’da diğer ekiplerden bizi üstün kılacak çalışmalar için gerekli zaman ve motivasyona sahiptik. 4 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Hayati önem taşıyan Lojistik sorunu halledildikten sonra, planlarımızın yolunda gitmesi durumunda gerçekleştirmeye çalışacağımız, Avustralya çöllerinde sağlıklı bir zihne sahip olmamızı sağlayacak Türk yemeklerinin temini için çalışmalara başladık, bu konuyla ilgili PasificGate International yöneticisi ve sahiplerinden değerli büyüğümüz Sn. Kazım Ateş’le tanıştık, projemize ilgi gösteren Sn. Ateş, Avustralya çöllerinde gerçekleşecek yarış sırasında tüketmemiz için, ihtiyacımız olan tüm yiyecek ve içecekleri sağlama sözü verdi. Böylece, kültürel adaptasyon sürecinin doğuracağı muhtemel sorunlardan birinin daha önüne geçmiş ve yarış sırasında ekip üyelerinin bir nebze de olsa kendilerini Türkiye’de hissetmelerini sağlayacaktık. Ekibin Avustralya’ya Varışı ve Yaşanan Gelişmeler Olumlu gelişmeler ardından, ekibin geri kalanını ve aracımızı Melbourne şehrinde başımız dik bir şekilde karşılamaya hazırdık. Artık ekip tüm gücüyle yarışa odaklanacak ve ilk defa katıldığı, böylesine büyük bir organizasyonun altından başarıyla kalkacaktı. Tarih 27 Eylül 2011’i gösterdiğinde, ekibin geri kalanı Melbourne şehrine ulaştı ve 11 kişiden oluşan ekibimiz “Test Aşaması” ‘nın bir an önce başlaması için girişimlere başladı. Aracımızı ve ekipmanlarımızı Melbourne havalimanından teslim aldıktan sonra, BlueStar Logistics aracılığıyla, aracımızı Avustralya’da test edeceğimiz ilk şehir olan Adelaide şehrine naklettik. Bu süreç içerisinde, bir taraftan diğer bir olumlu gelişmeye daha tanıklık etmiş olacaktık. WSC yarışı uzun soluklu bir maraton olmakla beraber, yarışta başarı elde etmek için gerekli en temel unsur yüksek verimlilikli bir güneş aracına sahip olmaktır, kategorize edilirse verimli bir araç ; hafif olmalı, rüzgardan ve lastik sürtünmesinden kaynaklı kayıpları düşük olmalı, elektriksel komponentlerin verimliliği yüksek olmalıdır. Bu maddelerden birkaçına maalesef, ekip olarak müdahale edememekteyiz. Bunlardan bir tanesi ise güneş aracında kullanılan lastiklerdir. WSC’ de ekipler araçlarında kullanacakları lastiklerin mümkün olduğunca “Rolling Resistance” (Yuvarlanma Direnci) değerlerinin düşük olmasını amaçlamakta ve bu doğrultuda ürün temin etmeye çalışmaktadır. Maalesef düşük yuvarlanma direncine sahip lastikler konusunda ekiplerin pek fazla seçeneği de bulunmamaktadır. Bizler için de bu durum proje için zorlayıcı parametrelerden biri olmuştur her zaman. Piyasada bulanabilecek bu lastikler üç farklı firma tarafından üretilmekte olup, WSC 2011 yarış regülasyonları gereği, bu seçenekler bire indirilmiş ve yuvarlanma direnci düşük olan tek bir lastik modeli kullanılabilinmekteydi ekipler tarafından. Sözü geçen lastik modeli, maalesef tüm uğraşlarımıza rağmen proje süresi boyunca üretici firma tarafından bizlere temin edilmemiş ve sadece bazı ekiplere satılmıştır. Bahsi geçen lastik sorunu Avustralya’da da her zaman aklımızı kurcalayan parametrelerden biri olmuştu, elimizde herhangi bir motosiklette görebileceğiniz, yüksek yuvarlanma direncine sahip motosiklet lastikleri vardı ve yaptığımız simülasyonlar sonucu bu lastiklerle yarışta başarı şansımızın çok düşük olduğunu biliyorduk. Aracımızı Melbourne’de karşıladığımız ve Adelaide’e nakil işlemlerini gerçekleştirdiğimiz günlerde, tanıklık ettiğimiz olumlu gelişme lastiklerle ilgiliydi. 5 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Avustralya’daki çalışmalar süresince, bir yandan proje gereksinimlerini karşılarken diğer taraftan Türk toplumuyla olan ilişkilerimizi geliştirmeye, projemizi tanıtmaya önem gösteriyorduk. Bu bağlamda Türkçe yayın yapan iki farklı radyo kanalında söyleşiler gerçekleştirdik, çeşitli yemek ve toplantılara katıldık. Bu etkinliklerden bir tanesinde tanıştığımız Avustralya Dunlop & Goodyear Ar-Ge mühendisi Sn. İlhan Demet’e de lastiklerle ilgili yaşadığımız bu sıkıntıyı ilettik. Kendisi bizi, bu konuyu daha hassas tartışmak ve çözüm üretmek üzere firmasına davet etti. Türkiye’de yaptığımız çalışmalar sırasında, yuvarlanma direnci düşük lastikleri temin edemediğimizden, var olan lastiklerin yuvarlanma direncini düşürmek üzere çalışmalara başlamıştık, “Kontrollü Aşındırma” tekniğini kullanarak bu amacımıza ulaşmayı planlıyorduk, fakat teknik yetersizlikler yüzünden bu amacımıza ulaşamamıştık, İlhan Bey’le yapmış olduğumuz görüşme 6 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ sırasında kendilerinin Ar-Ge laboratuarında yuvarlanma direncini ölçebildikleri ve kontrollü aşındırma yapabilecek makinelerinin olduğunu öğrendik, çok sevindiğimiz bu gelişmenin ardından Avustralya’da ekip olarak, Avustralya Dunlop&Goodyear firması Ar-Ge departmanında çalışmalara başladık. Olumlu sonuç veren çalışmalar sayesinde, nispeten daha düşük yuvarlanma direncine sahip lastiklerimizle aracımızı Adelaide şehrine uğurladık. Fakat hala istediğimiz kadar verimli bir lastiğe sahip değildik ve bu bizim için büyük bir dezavantajdı. Adelaide Testi ve Darwin’e Varış Ekim ayı başında, ekip olarak Adelaide şehrine varmıştık, bir sonraki adım, aracımızı Adelaide’de test etmek olacaktı. “South Australia Department of Transport “ çalışanlarından Sn. David Gunner’la temasa geçtik ve iznin tarafımıza verilmesi için resmi başvuruda bulunduk. Başvurumuzda bir sakınca görülmedi ve aracımızı Adelaide-Port Augusta şehirlerarası yolunda test edebilecektik. Bu test, yarışın da birebir provası olacaktı bizler için, eskort araçlarımız, kamyonumuz, hatta türk yemeklerimiz bile hazırdı bu test için. 1 Ekim sabahı, yarışın Avustralya’daki ilk simülasyonu olacak testimiz için çok erken saatlerde hazırlıklara başladık. Yarışı birebir simüle edebilmek için sabah 8’de yola çıkmak üzere Port Augusta Rd. ‘a vardık, bu yol aynı zamanda yarış rotası üzerindeydi, yani gerçek anlamda yaklaşık 20 gün sonra bu yol üzerinden tekrar geçecektik. Aldığımız izin yaklaşık 200 km’lik bir mesafe için geçerliydi bu da tahmini olarak testimizin 3-3,5 saat süreceği anlamını taşıyordu. Teste başlamadan hemen önce, yol üzerinde Michigan ekibiyle karşılaştık, bu rastlantı bizim için çok heyecan vericiydi çünkü Avustralya’da karşılaştığımız ilk güneş arabası ekibiydi, bu tatlı tesadüfün ardından teste başlamıştık. Test süresi boyunca farklı hızlarda aracın tükettiği enerjilerle ilgili rakamları ve güneşin Avustralya’da bize sağladığı enerjiyi gözlemliyor ve Türkiye’de ulaştığımız test sonuçlarıyla karşılaştırıyorduk, diğer taraftan yoldaki şaşkın gözler bizleri mutlu ediyor, güneş arabalarının sadece Türkiye’de değil dünyanın her köşesinde ilgi ve heyecan uyandırdığını anlıyorduk. 7 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ 200 km’lik parkuru tahmin ettiğimiz süre zarfında herhangi bir aksaklık olmadan tamamlamış, Astay SOCRAT’ı Avustralya’nın kızıl toprağıyla tanıştırmıştık. Oluşturduğumuz takvimden geri kalmamak için tekrardan geri dönüp teste devam etmek yerine, Darwin’e gitme kararı aldık. Başarıyla geçen test sürecinin ardından, yarışacağımız güzergah olan Darwin-Adelaide rotasını tersten takip ederek, çöl üzerindeki doğal koşulları gözlemlemek üzere üç gün süren bir yolculuk gerçekleştirdik,süreç sonunda 3 Ekim 2011 tarihinde aracın teknik kontrollerinin yapılacağı, yaklaşık 15 gün çalışacağımız Hidden Valley yarış pistinde organizasyon tarafınca sağlanan padoğumuza yerleştik. Darwin şehrine varmamız ardından, ilk etapta padoğa tam anlamıyla yerleşme ve atölye ortamını yaratma çalışmalarına başladık, diğer taraftan organizasyon çalışanlarıyla ve diğer ekiplerle iyi ilişkiler geliştirmeyi sürdürmekteydik. Daha önce yaptığımız planlara göre, Darwin bizim için aracımızın tam anlamıyla yarışa hazır olacağı yerdi ve bu bağlamda, hem Hidden Valley pistinde hem de Darwin’de halka açık yollarda testler gerçekleştirecektik. 8 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Darwin Testi Teknik kontroller başlamadan bir an önce aracımızı yeniden test etmeye niyetliydik, on üç günden az bir süremiz kalmıştı ve hala lastik sıkıntımız devam etmekteydi, bu da aracın tükettiği enerjiyi ve dolayısıyla yarış sırasında gerçekleştireceğimiz enerji yönetimini etkilemekteydi. Avustralya eyalet sistemiyle yönetildiği için kuzeydeki testler için ayrı bir izin almak durumundaydık. Bunun için “Department of Lands and Planning “ kurumunda “Vehicle Standards Officer” olarak görev alan Sn. Scott Smith’le iletişime geçtik ve gerekli belgeleri hazırladıktan sonra resmi başvurumuzu yaptık, ertesi gün, aracımızın teknik uyumluluğunu kontrol etmeye gelen görevliler aracımızı onayladı ve Darwin’de test yapmak için gerekli yasal altyapıyı hazırlamış olduk, bu aynı zamanda WSC’ nin teknik kontrollerini de başarıyla geçebileceğimiz anlamını taşıyordu bir bakıma, bu da bizi rahatlatan diğer bir unsur olmuştu. Yetkililerden aldığımız izin doğrultusunda Darwin şehrinde aracımızı kullanabileceğimiz yer Cox Peninsula Rd. ‘idi. Bu yol yaklaşık 80 km uzunluğunda, tropikal ormanların içinden geçen tenha bir yol. Planlarımıza göre bu yol üzerinde 2-3 gün boyunca sabahtan akşama kadar test yapacak ve son hazırlıklarımızı tamamlayacaktık. Adelaide testinde olduğu gibi kaldığımız otelden 50 km uzaklıkta bulunan testin başlayacağı yere sabah saatlerinde varmış ve sabah 8’de testimize başlamak üzere tüm hazırlıkları gerçekleştirmiştik. Teste her zaman olduğu gibi büyük bir heyecan ve neşeyle başladık, araç üzerinde farklı stratejiler deniyor ve bunun sonuçlarını gözlemliyorduk, diğer taraftan Serdar da güneş aracı içerisinde Darwin ’in tropikal iklimine ayak uydurmaya çalışıyordu, gerçek anlamda zorlayıcı bir test olmuştu bu Serdar için. 9 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Test süresince yol üzerinde bir kaç güneş arabası ekibi görmüştük, bunlardan biri Belçika temsilcisi Umicore ekibi idi. Gerçekten araçlarıyla ve ekip disiplinleriyle bu sene de yarışın favorileri arasında olacakları çok açıktı, bizler de SOCRAT ekibi olarak, her ne kadar yarışa ilk kez katılmış olsak da bu yarışı ne kadar ciddiye aldığımızı ve yapabileceğimizin en iyisini elde etmek için ne kadar uğraştığımızı göstermek istiyorduk. Nitekim katıldığımız ilk sene Dünya 8. olarak bundan daha önemlisi yıllarca bu projeyle ilgilenen çok tecrübeli ekiplerin ve kişilerin takdirlerini toplayarak bunu ispatlamış olduk. Tabii ki güneş arabası projesi, dinamikleri bakımından içerisinde riskler barındıran bir proje, bu riskler hem maddi hem hayati olabilmekte ve beraberinde heyecan ve büyük bir sorumluluk getirmektedir. Darwin testinde, aracı ve pilotumuzu tehlike altına sokabilecek bir riske girmiştik, testin son saatlerine yaklaşırken ani bir yağmur baş göstermişti. Normalde bu durumda aracı bir an önce kamyona yükleyip testi tamamlamak en olağan karar olacaktı bizler için, fakat aynı tablonun yarış sırasında gerçekleşmesi mümkün değildi, 3000 km kat edecek bir araç yağmurda, karda, fırtınada gidebilecek şekilde tasarlanmış olmalıydı, daha açık bir ifadeyle yarışta hiç bir suretle aracımız durmamalıydı. İstanbul’da, yarış sırasında yağmur yağması ihtimali göz önünde bulundurulmuş ve aracın yağmura karşı elektriksel izolasyonu yapılmıştı, fakat bunu test etme imkanımız olmamıştı. Bu sebeple Darwin’de yağmur altında takım olarak “Devam ! “ kararı almıştık. Astay SOCRAT ‘ı yağmur altında ilk defa gözlemliyorduk ve herhangi bir sorunla karşılaşmamıştık. Yaklaşık yarım saat süren yağmur testi sonrası testi tamamlama kararı aldık ve aracı yol kenarına çekmesi için Serdar’a talimat verdik. Serdar aracı yol kenarına çektiğinde bir güneş gözesi üstünde bir ışıma başladığını fark ettik, evet, güneş gözelerinden biri yanmaya başlamıştı. 10 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Tolga hızlı bir şekilde aracın acil durum düğmesine basarak elektriksel donanımların bağlantılarını ayırdı ve Serdar bu sırada araçtan dışarı çıktı, fakat güneş gözesi üzerindeki ışıma hala devam etmekteydi bunun sebebi ise güneş panellerinin hala enerji üretiyor olmasıydı. Güneş panellerini örtmemiz gerektiğini biliyorduk fakat bunun için gerekli ekipman, aracı taşıyan kamyondaydı ve kamyon da bizim bulunduğumuz noktadan yaklaşık 20 km uzaklıktaydı. Tüm ekip yağmur altında kıyafetlerimizi çıkararak panellerin üstünü örtmeyi ve ışımayı durdurmayı başardık, hocalarımız dahil herkes yarı çıplaktı ! yoldan geçen insanlar şaşkınlıkla bizi izlerken,biz halimize katıla katıla gülüyorduk.Bir taraftan yaşanan burukluk diğer taraftan muhteşem bir eğlence. Avustralya’da en çok eğlendiğimiz gün bugün olmalıydı... Kamyonun olay yerine intikali sonrası aracı kamyona yükleyip, padoğumuza geri dönmüştük ve hala yapacak çok işimizin olduğunu, “artık hazırız” rahatlığına hiçbir zaman bürünmememiz gerektiğini bir kez daha anlamıştık. 11 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Her ne kadar Darwin testinde büyük bir aksaklık yaşamış olsak da , bu bizim için demotive edici olmamıştı, tam aksine, bu konu üzerinde yapacağımız çalışmalar bizi yarışta bir adım öne götürebilirdi, çünkü yarış sırasında yağmur yağmayacağını kimse iddia edemezdi. Hemen hazırlıklara başlayıp ekip olarak, yaklaşık altı saatimizi alan uzun bir toplantı gerçekleştirdik, güneş panellerini tamamen söküp tekrardan bir izolasyona girişmek büyük bir riskti, fakat diğer yöntemlerle de panel altına sızan yağmur suyunu kurutabileceğimiz ve izalosyonu bu şekilde yapıp yapamayacağımız da şüpheliydi. Her zaman yarış yerine, “ anı ” riske sokmayı tercih eden bir ekip olarak, güneş panellerini tamamen söküp alanı kuruttuktan sonra, tekrardan yerleştirecek ve su izolasyonunu çok dikkatli bir şekilde tekrardan yapacaktık. Bu süreç içerisinde güneş panellerine zarar verebilirdik. Bir yandan çalışmalarımız devam ederken diğer bir taraftan da zarar gören güneş panelini tarafımıza temin eden Gochermann firması sahibi Sn. Hans Gochermann’la, sorunun kaynağı konusunda teknik bir toplantı gerçekleştirdik, fakat toplantı sonunda hala arızanın tam olarak ne şekilde gerçekleştiğini belirleyemedik ve bu konuyu yarış sonrası araştırmaya karar verdik. Ekip üyelerinin uykularından vazgeçerek büyük bir fedakarlıkla gerçekleştirmiş oldukları çalışmaların ardından yağmura karşı izolasyonu yapılmış ve yağmur altında sürüş yapabileceğimiz aracımızı hazır hale getirmiştik. Aracımız yarış sırasında iki gün boyunca yağmur altında gidecek, ve diğer ekipler için dezavantaj olan bu durum bize bir avantaj sağlayacaktı. Avustralya maceramızdaki sıradaki hedef, “test daha çok test” idi, ve bunu gerçekleştirmek için aracımız da koşullar da hazırdı. Bizler açısından çok yoğun geçen günler devam etmekteydi ve artık yoğun olmaktan en çok zevk aldığımız zamanları oluşturan testlere kavuşmuştuk. Fakat bu sevinç çok fazla sürmeyecek ve günlerimizi alacak, bizi uykusuz bırakacak, aracımızla ilgili büyük bir talihsizlik yaşayacaktık. 12 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Hidden Valley’de Yaşanan Kaza ve Teknik Kontrol Süreci 10 Ekim ; SOCRAT ekibi üyelerinin hayatı boyunca unutamayacağı günlerden biri, Murat’la beraber Melbourne’ de olmamız sebebiyle birebir tanık olamadığımız fakat ekibin geri kalan üyeleriyle aynı psikolojik travmayı yaşadığımız gün. Esat ekibin başına gelen bu talihsiz olayı şu şekilde anlatıyor ; “ “Yarışa artık hazırız” Astay SOCRAT eksiksiz ve ekip tamamen yarışa odaklı. Sıralama turları öncesi aracı pistte test etmek ve pilotun pisti öğrenmesi; geriye sadece bu eksikleri tamamlamak vardı. 10 Ekim gününün bir önceki günden tek farkının aracı pistte görmek olduğunu zannetmek, sanırım Avustralya’da başıma gelen en büyük hayal kırıklığını ve korkuyu yaşamama sebep oldu. Serdar arkasında eskort araçla piste çıktı. Pisti ezberlemesi ve aracın pistteki performansını görmesi için bir tur, ardından en iyi turu atma çabası. Start düzlüğünden Astay geçerken herkesin yüzündeki gururu gördüm. Takla atmak mı? Aklımızın ucunda bile yok! Padokta en iyi turu görmek için bekliyoruz. Serdar çok hızlı ama tehlike yok. Astay kazanın olduğu virajın başında göründü, viraja girince görüş alanımızdan çıktı. Biraz ileride aracın tekrar görüş alanımıza girmesini beklerken, bembeyaz bir şey gördüm. O bembeyaz şeyin aracımız olduğunu bildiğim halde pistte tekrar Astay’ı aramaya başladım. Anlamsız çaba, birkaç saniye çaresiz bir bakışma oldu sonra aklıma Serdar geldi. Orçun’la piste atladık hiç düşünmeden, kısa boylu biriyim, yüksek çitleri nasıl atladığımı bilmiyorum. Koşarken telsizimi düşürmüşüm, her şey hallolduktan sonra telsizi aramaya gittiğimizde o çitlerden atlamanın zorluğunu ilk kez yaşadım. Serdar iyiydi ama insanoğlu hep kötü olayların bir son olduğunu düşünür, “artık yarış bitmişti!” Arabayı tekerleklerinin üstüne kaldırdık, hiç kimsenin yüzündeki ifade anlamlı değil ama hasar ne olursa olsun tamir olurdu. Yeter ki ekip olmayı başarmış insanlar bir arada olsun. Şundan eminim ekip olmayı başardığımızın en büyük göstergesiydi bu durum. Aracın durumu şaşılacak derecede iyiydi. Birkaç panel hasarlı, salıncak kütüğü yamulmuş sol desteklerin hepsi çatlamış ve kanopi paramparça olmuştu. Araç hala gidebilir durumdaydı. 13 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ O pistte çok araç takla attı, ama hiçbiri padoğa, pilotu içinde ve tekerleklerinin üstünde girmedi. Bu cümleyi yıllardır WSC yarışlarına tanıklık eden organizasyon çalışanı söylemişti bize. “ Diğer taraftan Murat 10 Ekimi şu şekilde değerlendiriyor ; “Sertel ile Melbourne'deki sponsorlarımızla görüşmeye gitmemiz gerekiyordu. Ekip ve aracımızla vedalaştıktan sonra Melbourne'e uçtuk. Oradaki işlerimizi halletmiştik ve Darwin'e dönmek için uçağa binmeye hazırlanıyorduk. Ekipten bir telefon geldi, Sertel'i aramışlardı. Kısa bir konuşmanın ardından Sertel'in yüzündeki ifade kötü bir şeylerin olduğunun habercisiydi, halbuki yaşanılan onca olumsuzluğa rağmen her şey yolunda gidiyordu, ne olabilirdi ki ? Araç pistte takla atmıştı, Serdar' ın durumu iyi ama araç hasar almıştı. Aklımda canlandıramıyordum, nasıl olabilirdi? Neden? ... Aktarmalı aldığımız bilet dolayısıyla Darwin' e varmamıza beş saat vardı. Koskoca beş saat, araç ne haldeydi, takım ne haldeydi, Serdar' ın durumu nasıldı, acaba bize her şeyi anlatmamışlar mıydı, daha kötüsü de var mıydı ? Uçaktan indik ve bizi Esat karşıladı, hemen piste döndük. Koşa koşa ekibin yanına gittik, hiç bir şey olmamış gibi herkes harıl harıl çalışıyordu, işlerin çoğu bitmişti ve bize görüşmenin nasıl geçtiğini sordular. Aklımdaki manzara bu değildi, şaka mı yapmışlardı. Hayır değil. SOCRAT Ekibi, büyüklüğünü, ekip olmanın gerekliliklerini iyi anlamış ve başarılı bir ekip olduğunu tüm takımlara kanıtlamıştı. Kaza akabinde hemen bir toplantı ve durum analizi yapılmış, daha sonra iş bölümüne gidilerek sorunları çözmeye başlamışlardı. Aracın takla atmasının nedeni, “check list” sorunuydu. Normal şartlar altında pilot araca binmeden önce araçta her şey kontrol edilirdi, defalarca ve defalarca. Ancak bu sefer öyle olmamıştı, ekibin aracı hemen test etmesi gerekiyordu ve check list'i yapacak vakit yoktu. Sorun kapalı kalmış bir amortisördü. Ekipteki herkes check list'in bir kez daha önemini anlamıştı ve çöl gecelerinde uykusuz kalma pahasına bir daha böyle bir hata yapılmayacaktı.” Kaza sonrası ortaya çıkan hasarın tamiri büyük fedakarlıklarla iki gün içerisinde gerçekleşmişti, sadece tamiri mümkün olmayan, güneş panellerinin bir kısmında oluşan hasarlar dışında aracın kaza geçirmiş olduğunu anlamak mümkün değildi. Fakat yine de bu kaza, yarışta güneşten elde edeceğimiz enerjide bir miktar kayba neden olmuş ve ekip bu dezavantajı göz önünde bulundurarak çalışmalarına devam etmişti. 14 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Çok yoğun geçen Darwin serüveni, teknik kontrollerin de başlamasıyla da hızını kaybetmeden devam ediyordu, yaşadığımız aksaklıklar yüzünden kaybettiğimiz testsiz geçen günlerimizi telafi etmek adına, bir an önce teknik kontrollerden başarıyla geçip, aracımızı pistte test etmeye başlamak istiyorduk ve bu bağlamda organizasyona teknik kontrollerin başladığı ilk gün, sabah erken saatte orda olmak istediğimizi belirttik ve aracımızı son bir kez daha regülasyonlarla karşılaştırıp teknik kontrollere hazır hale getirdik. 15 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ 12 Ekim 2011 sabahı, teknik kontrollerin gerçekleştirileceği Foskey Pavilion’da yerimizi aldık, yaklaşık 4 saat süren teknik kontrollerin ardından bir iki ufak eksiklik dışında aracımız teknik kontrolleri başarıyla geçti. Kontrol sürecinde aracımız, statik ve dinamik olmak üzere iki farklı aşamada test edildi ayrıca pilotlarımız 80 kg’ dan daha hafif olduğu için yarış kuralları gereği,gerekli balans ağırlıkları tarafımıza teslim edildi. Teknik kontroller sırasında üç sene öncesinde internet üzerinden takip ettiğimiz, Japonya’ya gözlemlemeye gittiğimiz, dünyanın en başarılı güneş arabası ekiplerinin üyelerinin ve teknik kontrolleri gerçekleştiren organizasyon görevlilerinin aracımıza ve bize 16 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ karşı göstermiş oldukları yoğun ilgili bizleri çok mutlu etmişti, yarış öncesinde iyi bir iş çıkarttığımızı düşünmeye başlamıştık, bu da ekibi motive eden bir unsur olmuştu, çünkü bu bizim ilk uluslararası yarışımızdı ve başarılı ekiplere nazaran çok tecrübesizdik. 17 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Sıralama Turları ve Yarış Öncesi Gelişmeler Takvim 15 Ekim’e gelmişti, bunun anlamı ise yarışa kaçıncı sırada başlayacağımızı kararlaştıracak olan “Sıralama Turları” yarışının başlayacak olmasıydı. Yaşadığımız talihsizlikten dolayı içinde bulunduğumuz psikoloji nedeniyle ve yarıştan bir gün önce aracı riske atmamak için, yaptığımız toplantılar sonucu, sıralama turunu, çok vasat bir şekilde tamamlayıp, yarışa 22. Sıradan başlamaya hak kazandık. Tur zamanımız 2 dakika 46 saniye idi. Yarışın başlamasına 12 saatten daha az bir süre kala çok olumlu bir gelişme yaşamıştık. Bochum üniversitesiyle gerçekleştirdiğimiz ikili iyi ilişkiler sonucu, proje yöneticileri Sn. Tim Skerra’nın yardımlarıyla, daha önce temin edemediğiz düşük yuvarlanma katsayısına sahip, lastikleri üretici firmadan satın alabilmiştik. Son anda yaşanılan bu gelişme ekip için büyük bir kazanım olmuştu. Çünkü SOCRAT artık rakipleriyle eşit şartlarda yarışabilecekti... Yarış Öncesi Tanımlamalar ve Görev Paylaşımları Yarışta görev paylaşımımız şu şekilde olmuştu ; Mobil Araç : Esat, Faruk Ön Eskort Araç : Murat, Gökhan, Ertunç, Orçun Güneş Aracı : Serdar Arka Eskort Araç : Sertel, Tolga, Erkan Hoca, Koray Hoca Kamyon : Erol Abi Mobil Aracın Görevleri Mobil Araç, SOCRAT konvoyunun en önünde yer alan araç olmakla beraber temel görevleri Esat’ın deyimiyle şöyleydi ; “ şey; Adelaide’den Darwin’e Stuart Highway üzerinden giderken çölün bana öğrettiği iki Çölde başınıza her şey gelebilir ve çölde tamamen yalnızsınız. Yarış kurallarında yazar, Güneş aracı ortada olacak şekilde bu araca iki adet araç eskortluk etmek mecburiyetindedir. Peki, bu gerçekten güvenliği maksimum ölçüde sağlar mı? Belki, ama yeterli değil. Ortalama 90km/h hızla hareket halinde yanınızdan geçen 4 römorklu bir araç(road train) sizi önce yolun dışına ardından da kendi şeridine çeker. Bazen de geniş araçlarla karşılaşırsınız ki bunlar iki şeritli yolun tamamını kullanırlar ve onların yanınızdan geçip gitmesi için yolun kenarına yani toprak ya da çakıllı yola çıkmanız gerekir. Bir diğer husus ise bilinenin aksine yarış güzergâhı üzerinde doğal yaşamın kısıtlı olduğu. Özellikle gündüzleri yol üzerinde birçok canlı ya da ölü hayvan mevcuttur ki bunlar 18 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ bukalemundan tutun da angusa; bin bir çeşit kuştan kanguruya kadar çeşitlilik gösterir. Bazen yolunuzun üzerinde at sürüsü ya da yolun kenarında, her an yola çıkacakmış gibi duran hayvanlarla karşılaşırsınız. Bazen de yolun tam ortasında başka bir araç tarafından ezilen hayvanları görürsünüz. Yarış aracını ve eskortları yavaşlatıcı bu gibi durumları arttırabiliriz. Problem şu, bu durumları önceden fark edip hızınızı gerekiyorsa düşürmeniz gerekir ki bunu da fren kullanmadan yapmanız enerji verimliliği açısından şarttır. Mobil araç burada devreye girer. Güneş aracının seyrini etkileyecek durumları ortadan kaldırmaya çalışır. En öndeki eskort aracının en az 2 km önünde, yol durumunu, rüzgar hızını ve yönünü, karşıdan gelen büyük tonajlı ya da geniş araçları, kavşakları, keskin virajları tren yolu kesişimlerini, hız sınırlarını ve kontrol noktalarını arka ekibe rapor eder. Böylelikle güneş aracı fren kullanmadan, tamamen lastik ve hava sürtünmeleriyle yavaşlar. Yol üzerindeki ölü hayvanları temizleyip yolun akışını sağlamakta eskort aracın görevidir. Yarış başlangıcında mobil araç ve ekibi; aracın start yerinin toplanması, start verilirken yolun güvenliği gibi hususlarda ekip arkadaşlarına yardımcı olur. Yarış bitiminde ise kamp noktası seçimini yapar. Kamp yeri önemlidir. Güneşten maksimum düzeyde yararlanabilmeniz için çevresinde ağaçlar olmamalı, zemin düzgün olmalıdır. Şöyle ki, yarış ekibiyle mesafesini açarak uygun kamp noktası arar. O anki hızınızla kaç dakikada duracağınız bellidir. Güneş aracının o anki konumunun kamp noktasına uzaklığını belirler ve size en yakın yada en kullanışlı kamp noktasına saat 17:00 ile 17:10 arasında minimum ölçüde frenleme yaparak varmanızı sağlar.” Ön Eskort Aracın Görevleri Ön Eskort Araç, Güneş aracının hemen önünde yer alan araç olmakla beraber temel görevi Murat’ın deyimiyle şu şekildeydi ; “Bu araç yarış kuralları gereği konvoyda bulunması zorunlu olan bir araçtır. Güneş aracının önünden seyretmek ve yol durumuna göre 200-500 metre mesafe aralığını koruması gerekmektedir. Bu aracın görevleri arasında; ekibi yarış kuralları gereği doğru güzergaha yönlendirmek, yol durumuyla ilgili bilgiler vermek, trafik akışını kontrol etmek ve bununla ilgili direktiflerde bulunmak, sollama sırasında karşı takımdan sollama izni almak, sollama sırasında karşı şeridi kontrol etmek başlıca görevleri arasındadır. Bunların yanı sıra ikincil görevleri; güneş aracında meydana gelebilecek herhangi bir mekanik arıza durumunda ihtiyaç duyulan mekanik ekipman ve kişileri taşımak. 19 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Araçta bulunan kişilerin görevleri; Murat; Ön Eskort aracı kullanmak, arka eskort araç ve güneş aracı ile sağlıklı iletişim kurmak. Gökhan; Ön Eskort aracı şoförüne komitenin verdiği kitap doğrultusunda güzergah ve hız limit bilgisi vermek, güneş aracına gerektiğinde mekanik müdahalede bulunmak. Ertunç; Yedek pilot, güneş aracına gerektiğinde mekanik müdahalede bulunmak, mobil araç ile iletişimde olmak. Orçun; güneş aracını gözlemlemek, araca gerektiğinde mekanik müdahalede bulunmak. ” Arka Eskort Aracın Görevleri Arka Eskort aracı güneş aracının hemen arkasında yer alan araç olmakla beraber bu araç yarış gözlemcisini (observer) de taşıdığından güneş aracıyla olan mesafesinin belirli bir seviyede tutulması zorunlu olan bir araçtır. Temel olarak bu aracın yarış sırasındaki görevi; Telemetriden gelen anlık bilgileri yorumlamak ve pilota seyir hızı ile ilgili direktifleri vermek, trafik akışını sürekli kontrol ederek özellikle konvoyu sollamaya kalkan araçlar hakkında pilotu bilgilendirmek, konvoyu sollamak isteyen diğer ekiplerin telsiz çağrılarını yanıtlamak, güneş aracında yaşanacak herhangi bir elektriksel arıza durumunda araca müdahele etmek ve bununla ilgili gerekli elektronik ekipmanları bulundurmak olarak nitelendirilebilir. Araçtaki görev dağılımı ise; Sertel; Arka eskort aracı kullanmak, yarış gözlemcisiyle iletişim halinde olmak, trafik akışını kontrol etmek. Tolga; Telemetri sistemi üzerinden anlık olarak verileri takip etmek, Erkan Hoca ve Koray Hoca’yla birlikte sürüş stratejisini belirlemek, elektronik arıza durumunda araca müdahelede bulunmak. 20 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ World Solar Challenge Birinci Gün Ve tüm emeklerin karşılığını bulacağı ana tanıklık etme vakti gelmişti, yarış sabah 8.30’da başlayacaktı ve Hükümet Binası önünde aracımız için ayrılmış özel alana saat 05.30 civarında yerleşmiştik. Gerçekleşecek seremoni sonrasında ise yarışa “start” verilecek ve 22. Sırada yarışa başlayacaktık. Serdar ise yarış sabahını şu sözlerle ifade ediyor; “Saat sabah 5.00 sularıydı sanırım.Bütün ekip açız, ne olacağına dair merak içindeyiz. Herkes güneş arabasını ve diğer arabaları yerleştirmek için çaba içerisinde. Ben de elimden geldiğince soğuk kanlılıkla gerekenleri yapıp yola eksiksiz çıkmak için uğraşıyorum. Besin değeri düşük ama peynirli bir atıştırmalık kahvaltıdan sonra arabaya bindim. Artık sıramı beklerken bana yapabilecek tek bir şey kalmıştı ben de onu yaptım.Dua ettim bol bol, bütün sistemlerimizi ve aracın son durumunu şöyle bir aklımdan geçirdim.” Ekip olarak son hazırlıkları ve konuşmaları yaptıktan sonra araçlarımıza geçtik ve Serdar’ın çıkışını yapmasını beklemeye başladık. Yarış kuralları gereği güneş arabası tek başına yola çıkacak, daha önceden farklı yerlerde konumlandırılan eskort araçlar da, organizasyon tarafından belirlenen bir kavşak üzerinde güneş aracıyla konvoyu oluşturacaktı. Bu işlemin başarılı olması hayati öneme sahipti, çünkü başarısız bir girişim yarışa tekrardan başlamanızı zorunlu kılıyordu. İlk hareketi gerçekleştirecek olan Murat bu heyecanlı süreci şu şekilde anlatmakta; “ Yarış başlamıştı ve sıra Astay SOCRAT’daydı. Ancak benim önümde sırasını karıştırmış takımların ön eskort araçları duruyordu. ASTAY geliyordu ve yolun kesişim noktasından önce onu yakalamam gerekiyordu. Hemen karşı şeride geçerek, görevlilerin itirazına rağmen gaza bastım. Çünkü eğer aracı yakalayamazsak yarışa sonuncu başlayacaktık. Neyse ki ASTAY'ı yakaladık ve yola koyulduk. “ Bu olumlu gelişmenin akabinde artık hedefimiz, bir an önce Darwin trafiğinden sıyrılıp daha rahat hareket edebileceğimiz şehir çıkışına bir an önce varmaktı.Zor da olsa bu amacımıza ulaşmış, fakat bir takım tehlikeler de atlatmıştık. Serdar; “Şehir içerisinde hafif karmaşık yollarda Murat’ın kullandığı öncü aracın plakasından gözümü hiç ayırmayarak devam ettim yola. Sayısını sayamayacak kadar meşgul olduğum bir çok kırmızı ışık gördüm. Kulağımdaki kararsızlıklarla savaşırken şehirden hep birlikte çıktık. Bir çok güneş arabasını ve konvoyları çok yüksek enerjiler harcayarak geçtik. Artık yarış başladı bir düzene oturttuk diyordum ki… Şerit değiştirmek konusunda kulağıma gelen bir hata canımla beni birbirinden ayırıyordu. Ta ki Murat avazı çıktığı kadar bağırıp şeridimi korumamı ısrar edene kadar.Sert bir manevrayla kendimi karşı şeritte buldum.Yanımdan hızla bir otomobil geçmişti.Bu vakadan sonra gözleri daha açık bir SOCRAT ilk kontrol noktası Katherine ulaştı. “ 21 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ İlk gün hedefimiz yaklaşık 633 km yol kat ederek ikinci kontrol noktası olan Dunmarra’ya ulaşmaktı, Darwin trafiğinde ve önümüzdeki ekipleri sollarken harcadığımız zaman kaybı göze alındığında bu hedefimize ulaşamayacaktık.Ortalama hızımız 85 km/saat idi. Kontrol noktalarında ekipler yarış kuralları gereği 30 dakika beklemek zorunda, bu sırada ekip üyeleri ihtiyaçlarını giderirken bir yandan araç şarj olmaya devam etmektedir.Biz de ilk kontrol noktamız olan Katherine’e ulaşmıştık, fakat organizasyon görevlilerinin bizim kontrol alanı girişine geldiğimiz sırada bize yapmış oldukları “Devam Et ! “ işareti yüzünden girişi kaçırmış ve dört dakika zaman kaybetmiştik. Hatanın anlaşılması ardından 26 dakikalık bir bekleme süresine karar kılındı ve 26 dakikanın ardından tekrardan yola çıktık. Hedef hızımız tekrardan 85 km/sa olarak belirlendi ve 17.30’a kadar bu hızı koruyarak ilk günü tamamladık.Dunmarra kontrol noktasına 100 km uzaklıktaydık. İlk iş olan güneş panellerini güneşe doğrulttuktan sonra kamp alanına yerleşmeye başladık, ilk gün gayet olumluydu bizim için. 22. Sıradan 10. Sıraya yükselmiştik ve iyi sayılabilecek bir mesafe kat etmiştik. 22 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ World Solar Challenge İkinci Gün WSC’nin ikinci günü, gün sonu sürprizi dışında çok olağan geçmişti.Artık yarış atmosferine uyum sağlamış ve heyecanımızı yenmiştik. İkinci gün Gökhan ve Serdar’ın deyimleriyle şu şekilde gelişmişti. Gökhan; “İkinci gün saat sabah 04:30’da kalkıp, bir yandan kahvaltı için hazırlık yaparken diğer yandan aracın üst kabuğunu çıkarıp sabah güneşinden faydalanmayı umuyorduk. Saatlerimiz 08:00’i gösterdiğinde tekrardan yola koyulmuştuk, ilk gün yaptığımız sollamalardan dolayı bataryamızdaki enerjinin ciddi bir kısmını harcamıştık. Bu sebepten bugünkü seyir hızımız 75 km/sa idi. Yaklaşık 1.5 saat sonra Dunmarra kontrol noktasına girmiştik, Umicore ile aramızda gerçekten az bir zaman farkı vardı. Dunmarra’ dan çıktıktan sonra yol üzerinde mazgallar başlamıştı, fakat daha önceden aracın durumunu mazgallar üzerinde test ettiğimiz için korkmuyorduk. Yolumuza devam ederken, Tayvan ekibinin mazgaldan hemen sonra sağ tarafta durduğunu gördük. Saatlerimiz 15:15’ i gösterdiğinde Tennant Creek kontrol noktasına girmiştik. Oraya gittiğimizde gördük ki ilk üç ekip hariç herkes oradaydı ve bize yarışın orman yangınlarından dolayı durdurulduğunu söylediler. Bu gelişme biz de dahil tüm ekipleri gayet iyi etkilemişti, zaten gün boyunca yangınlar dolayısıyla oluşan karabulutlardan güneşten beklediğimiz enerjiyi alamıyorduk. İkinci günün sonunda 9. Sıradaydık, önümüzde Umicore vardı ve aramızdaki farkı açmaya başlamıştı, arkamızda ise Team Okinawa vardı. Hava kararıncaya kadar güneşi en verimli kullanabileceğimiz yerde şarjımıza devam ederken, çadırlarımızı kurabileceğimiz uygun bir alan arıyorduk. Hava karardıktan sonra kamp alanımıza geçip aracın kontrollerini yaptıktan sonra, yemeklerimizi yiyip, Thuraya’ nın bize sağladığı uydu telefonları ile Türkiye görüşmelerimizi gerçekleştiriyorduk.” Serdar; “Sabahın ilk ışıklarından önce her yer karanlık, yarım daire şeklinde bir aydınlık var, belli oradan güneş doğacak.İlk defa sabah güneşinde aracımızı şarj edeceğiz. Kabuk tutucu, kabuk, araba hazır, güneş bekleniyor. Yanıma gözlemci geldi, bugün de sen mi süreceksin dedi, evet dedim, tabi kendisi bunu benim gibi normal değil şaşkınlıkla karşıladı. İki saati bulmadan Dunmarra’daydık. Öğlen vakti oldu artık yüzümün yanmaya başladığını hissediyordum.Safety (Esat) yüzüme güneş kremi sürülmesi kararını henüz almamıştı. İşin iyi yanı sabah güneşin tam solumdan doğup akşam tam sağımdan batmasıydı böylece sol ve sağ yanağım eşit yanıyordu. 23 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ LCD ekranda dönen veriler yol arkadaşım olmuşlardı. Anlımdan ve burnumdan akan terlerin burnuma tutunmasını engellediği damla model gözlüğüm ise bir diğer arkadaşımdı.(Gözlük Ertunç’un TÜBİTAK 2011’den bana hediyesidir)(Fakat kendisini daha sonra bir kontrol noktasında tuvalete giderken bir yere bıraktım.Meğersem bıraktığım yer road train in uzun kasasıymış.Tesadüf ki tuvaletten gelmemi beklemeyen road train gözlüğümle beraber gitti.) Öğleden sonra Tennant Creek’e vardık. Sürpriz! İlk 3 hariç önümüzdeki herkes bizi burada bekliyor. Kendimize önce şarj edecek güzel güneş alan bir yer sonra da bir kamp yeri aramaya başladık. “ İkinci gün sonunda ise varılan nokta Tennant Creek alınan mesafe ise 988 km olmuştu.Yarış toplamda 3 saat 52 dakika durdurulmuştu. 24 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ World Solar Challenge Üçüncü Gün Yarışın durdurulması sebebiyle Tennant Creek’ten sabah 10.30’da yola çıktık. Son kontrol noktasında uzun süre beklediğimiz için bataryamızı doldurmuş ve yarışa yeniden başlıyorduk.Yola çıktıktan yaklaşık 3-4 dakika sonra, telemetri üzerinde iki mppt’nin çıkış göstermediğini, yani güneşten enerji alamadığımızı fark etmiştik.Yarışa başlamadan yarım saat önce tüm kontrolleri yapmış olmamıza rağmen böyle bir sorunla karşılaşmak bizleri şaşırtmıştı. Aracı uygun bir yerde kenara çekip gerekli güvenlik önlemlerini aldıktan sonra Tolga ve Koray Hoca duruma müdahale etmeye başladılar. Diğer taraftan Serdar da soğukkanlılığını koruyup, diğerlerine gerekli alet edevatları getirmeleri konusunda direktiflerde bulunuyordu.Arızayı tespit etmemiz 15 dakika sürmüştü, çünkü sorun daha önce hiç kullanmadığımız teknik kontroller sonrası kullanmaya mecbur tutulduğumuz kontaktörlerden kaynaklanmaktaydı.Elektriksel olmaktan çok mekanik sayılabilecek bir eleman olan kontaktörün iletkenleri arasına maalesef çöl kumu kaçmış ve bu da yarış süresince ilk ve son defa aracı kenara çekmemize sebebiyet vermişti.Kontaktörü değiştirmiş ve toplamda 20 dakika kaybetmiştik. Beklenmedik bir arızadan kaynaklı zaman kaybından sonra tekrar yola koyulmuştuk.Diğer taraftan da aldığımız meteorolojik verilere göre güzergah üstünde uzun bir mesafe boyunca buluta maruz kalacaktık.Bu durumdan kurtulmak için ortalama hızımızı 85 km/sa olarak belirleyip yangın sonrası değiştirilen yeni kontrol noktasına Barrow Creek’in 100 km ilerisine oradan da Alice Springs’e doğru yol aldık. Üçüncü günün sonunda Alice Springs’e 30 km kala günü tamamlamış ve yarış boyunca aldığımız toplam yol 1470 km olmuştu. 25 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ World Solar Challenge Dördüncü Gün Yarışın dördüncü günü geldiğinde, yorgunluk ekip üyeleri üstünde etkilerini göstermeye başlamıştı.Çünkü, her sabah 04.30’da uyanan ekip üyeleri, hiç bir zaman gece 12’den önce yatamıyor, hatta zaman zaman çadırlara girmek gece 1-2’i dahi buluyordu.Bu da olası hataların gerçekleşebileceğinin sinyalini veriyordu. Dördüncü gün içerisinde, tüm yarış süresince aracı kullanan Serdar’ın içinde bulunduğu durum şu şekildeydi; “Artık yorgunluktan çok sevdiğim mekanik takım üyeleriyle gün sonu araç kontrollerine katılamıyordum.Gün içinde yaşadığım bazı olayları paylaşıp, araç üzerinde yapmam gereken birkaç detayı yaptıktan sonra önümüzdeki günü arkadaşlarımın teknik kontrollerine emanet edip yatıyordum. Sabah olduğunda ise kabuğun güneşlenmesi safhasında değil kahvaltı yapmama yetecek süre kalacak şekilde uyandırılıyordum. Dayanılmaz sıcak, dümdüz yollar, çevredeki değişmeyen görüntü hepsi uykumu getirmek için ellerinden geleni yaptılar. Göz kapaklarımın ağırlıkları her arttığında telsizden bir orçut!(Orçun) çağrısı gönderdim. Bu dakikadan sonra Orçun bana anlatacak uzun ve bir sürü kafa karıştırıcı şey bulup mutlaka uykumu kaçırabilmeyi başardı. Kontrol noktalarına girişte öncü araç üyelerinden Faruk' un benim önümden koşarak yolu bana gösterme çabaları her kontrol noktasında beni neşelendiriyordu. Gün içinde Alice Springs ve Kulgera kontol noktalarını geçtik. Üçüncü gün arkamıza takılan Stanford tüm gün bizi yakın mesafeden takip etti ve kontrol noktalarına ardı ardına girişlerimiz bizim tam olarak bu yarıştan keyif almamızı sağladı.” Gökhan dördüncü günü şu şekilde özetliyordu; “Bulutlardan kaçmak için hızlı gitmemize rağmen, bulutlar halen tam tepemizdeydi. Bataryamızdaki enerjiden harcıyorduk geçtiğimiz günkü gibi. Bugünkü seyir hızımızı değiştirmeden 85 km/sa ile devam etmeye karar vermiştik. Stanford ekibi bizimle aynı hızla arkamızdan devam ediyorlardı. Gün boyunca ara ara bulutlardan kurtulan güneş bizi mutlu ediyordu, fakat bu mutluluk maksimum 30 dakika sürüyordu. Gün içinde Alice Springs kontrol noktasına girdiğimizde Stanford ekibi ile aramızda yaklaşık olarak 22 dakika vardı. Gittikçe farkı kapatıyorlardı, bundan sonraki kontrol noktası olan Kulgera’ da gördük ki Stanford farkı iyice kapatmış aramızdaki fark 5 dakikaya inmişti. Fakat biliyorduk ki bataryalarındaki enerjinin durumu bizden pek farklı değildi. Bugün için amacımız sabah ve akşam güneşinden iyi derecede faydalanabileceğimiz bir park alanının yakınlarında durmaktı. Bu amaçla mobil aracımızı uygun bir park yeri bulması için göndermiştik. En sonunda uygun bir yer bulup durduk. Üst kabuğu güneşe çevirip az da olsa enerji almaya çalışıyorduk, umudumuz sabah güneşin parlak bir şekilde doğmasıydı.” 26 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Dördüncü gün içerisinde ayrıca ilginç bir olay da yaşamıştık.Bu olay ön eskort aracın polis tarafından durdurulmasıydı. Murat; “Alice Springs'den çıktıktan 5 km sonra bizim şeridimizden bize doğru bir polis aracının geldiğini fark ettik, sirenleri yanıyordu ve kenara çekmemizi hararetli bir şekilde bağırarak söylüyordu. Kenara çektik, yarışın bizim için artık bittiğini düşündüm şok olmuştum tarifi imkansız bir hayal kırıklığı yaşadım, yoldayken bir trafik hatası yaptık diye düşündüm. Çünkü polisler sizi böyle bir şeyden dolayı durdurursa yarıştan eleniyordunuz. Fakat bizi durdurma nedenleri bu değildi bunu karşıdan bir tırın dorsesine yüklenmiş prefabrik bir evi görünce anladım. Ev tüm yolu kaplıyordu ve polisin bizi durdurma amacı buydu. Orçun araçtan inmiş evin fotoğrafını çekiyordu. Tır geçtikten hemen sonra kapı açık olmasına rağmen gaza bastım, Orçun araç dışındaydı ve koşarak araca binmeye çalışırken kamerasını düşürdü, ancak zaten kaybettiğimiz iki dakikayı daha fazla uzatamazdık, çünkü Stanford ekibi 10 dakika gerimizdeydi. Orçun araca atladı ve yola devam ettik. Ancak yaşadığım hayal kırıklığı ve heyecanın etkisini üstümden henüz atamamıştım. Aracı iyi bir şekilde kullanamadığımı ve konsantre olamadığımı fark ettim.Gerçek anlamda yorgunluk işimi düzgün yapmama engel oluyordu.” Dördüncü günün sonunda SOCRAT 9. Sıradaki yerini korurken, yaklaşık 2000 km’lik yol katetmiş ve pilinin büyük bir bölümünü tüketmişti.Beşinci gün bol güneşli bir gün olmalıydı. World Solar Challenge Beşinci Gün Artık yarışın son günlerine yaklaşıyorduk fakat doğal koşullar bizi daha da zorlamaya başlamıştı. Beşinci gün içerisinde neredeyse güneş’i hiç görememiş, kritik seviyelere yaklaşan bataryamızı artık bizler için yarışın sonunun yaklaştığının habercisiydi.Fakat vazgeçemezdik 3000 km’lik mesafeyi tamamlamalıydık. Sabah güneşi bataryamızı kritik seviyeden bir nebze olsun uzaklaştırsa da etkili bir sürüş gerçekleştirebilecek enerjiye bir türlü sahip olamıyorduk.Gün içinde çeşitli hızlarla (85,65,45,25 km/sa) yolumuza devam ettik.Bir sonraki kontrol noktası Coober Pedy’e vardık ve Avustralya ekibi Sunswift’le karşılaştık. Aramızda 20 dakika gibi bir fark vardı bu da yarıştan kopmadığımızı, tüm ekiplerin hava şartlarından kötü etkilendiğini gösteriyordu. Her ne kadar bu rastlantı bizleri mutlu etse de, enerjimizin gitgide tükeniyor olması gerçeği aklımızda yarışı tamamlayabilecek miyiz sorusunun oluşmasına neden oluyordu. Elimizdeki meteoroloji verilerine baktığımızda, Glendambo’da güneşe kavuşacağımız anlaşılıyordu.Hedef hızımız 85 km/sa idi ve Glendambo’ya mümkün olduğunca hızlı varmalıydık.Yol boyunca tüm takımda, Glendembo’da güneşi göreceğimize dair inanç çok kuvvetliydi. Sürekli olarak herkes birbirini motive ediyordu bu konu hakkında. 27 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Glendambo’ya vardığımızda herkes hayal kırıklığı yaşamıştı, güneşi görmeyi umut ederken, tam da tersine şiddetli bir yağmur ve fırtına baş göstermişti nüfusu 30 olan bu kasabada.Her şey bitmiş olabilirdi, herkes suskundu... Serdar bugünü şöyle dile getiriyor ; “Avustralya çöllerinin yağmura ev sahipliği yaptığı gün. Dün akşamdan bulut gelecek haberleri aklımızda çıktık yola Coober Pedy’yi geçtik. Doğrusu yağmurda güneş arabası sürmek zevkliydi. Ama bataryamızın neşesi gitgide düşüyordu. Yağmurdan kurtulma umuduyla moralleri bozmadan ilerlemek için bu günün kod adını “Harika!” koyduk. Glendambo’ dan tek istediğimiz birazcık güneşti. Fakat alamadık. 4 gündür ilk defa 6-7 kişi arabaya daha fazla güneş aldırmak için arabayı sırtlamamış, birbirini motive etmeye çalışmamıştı. Açıkçası bir burukluk oldu. Bitmiş bataryamızla 25 km/sa hızla şansımızı zorlamaya başladık. Benim için en hızlı biten gün olmuştu. Yağmurun izler bıraktığı panelleri Gökhan o akşam sağlam bir bakıma alıp bir sonraki gün güneş alabilme umuduyla parıl parıl yaptı.” Glendambo’yu gün sonunda 50 km kadar geçebilmiştik. Beşinci günün sonunda kat ettiğimiz toplam yol 2480 km olmuş, sıralamada ise halen 9.’luğu koruyorduk. Bize en yakın ekip ise 30 km arkamızdaki Stanford idi. 28 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ World Solar Challenge Altıncı Gün Altıncı gün yarışın, belki de SOCRAT projesinin en durgun günü olarak nitelendirilebilir.Tüm gün boyunca 25 km/sa hız ve uykulu gözler. Gökhan; “Her gün olduğu gibi bugün de sabah 05:00 gibi kalkıp kaldığımız noktaya geri dönmüştük. Fakat havada güneş olmadığı için yapacak bir şey bulamıyorduk. Biz de panelleri havanın en aydınlık olduğu yöne çevirip 20-30 W civarında enerji almaya çalışıyorduk. Yarış halen bitmemişti bizim için. Sıralamada 9. olduğumuzu biliyorduk ve bunu Stanford ekibine kaptırmak istemiyorduk. Bugün her gün yaptığımız gibi 08:00’ da yola çıkmadık, yanımıza gelen WSC’ nin kontrol aracı arkadan Stanford ekibinin yola devam ettiğini söyleyince, hemen aracımızı hazırlayıp 2 dakika sonra yola çıkmıştık. Yolumuza 25 km/sa hızla devam ediyorduk. Bugün hiç kontrol noktası geçememiştik. Gün boyunca 25 km/sa hızla yolumuza devam ettik, Port Augusta’ ya 100 km kala saatler 17:00’ ı gösterdiğinde durmuştuk. Biz durmadan önce ve durduktan sonra Stanford da dahil tüm ekipler araçlarını kamyona yükleyip Adelaide’ a doğru yola çıkmışlardı. Bir nebze de olsa içimiz rahatlamıştı. Bu saatten sonra bu batarya gerilimi ile yarışı tamamlayamayacağımızı biliyorduk. Gene de yapabileceğimiz kadar solar distance(güneş enerjisiyle gidilen toplam yol) yapmaya çalışıyorduk.” Serdar; “Yarış bitmedi. Henüz devam eden bir yarışın içinde, olmayan güneş ve olmayan bataryayla 25 km/sa hızla bıkmadan tüm gün gittik. Yolda başka şeylerle meşgul olacak çok vaktim oldu. Galiba en çok şarkıyı bu gün söyledim. Beni takip eden Sertel’i yan aynalarımdan en çok bugün izledim. Muhtemelen Tolga’nın telemetrisinin dibe vurmuş batarya gerilimlerini en uzun süre gösterdiği gün oldu. Herhangi bir kontrol noktasından geçemediğimiz için maalesef balık kraker yeme vaktim olmamıştı. Erol abi günün kahramanı oldu. Bana yiyecek bir şeyler ayarlayıp çok kısa bir durmayla hemen bana yemeğimi verdi. 25 km/sa hız, gri hava, araba kullanırken yemek yiyen ben ve aklımda yarın yarışın son günü neler olacak sorusu.” Altıncı günün sonunda 2620 km yol kat etmiş, 9. olmayı garantilemiştik.Hava raporları ertesi gün güneşli güzel bir gün olacağını söylüyordu. Bize düşen de son saniyeye kadar yarışa devam etmekti. 29 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ World Solar Challenge Yedinci Gün Yarışın son günü çok güzel, güneşli bir havaya uyandık, hepimizin içinde bir keşke! Bir gün önce görsek bu güneşi ne olurdu sanki ! Her ne kadar yarışa 3 saat 52 dakika ara verilmiş olsa da, yarış süresi uzatılmamıştı ve saat 11.00’de resmi olarak yarış bitecekti. Bu da üç saat kadar aracı sürebileceğimiz anlamını taşıyordu. 2-3 saat daha süremiz olsa, bu güneş altında yarışı tamamlayabilirdik. Fakat organizasyon bu hususta çok katıydı. Yola çıktığımız andan itibaren, nereye kadar gidebileceğimizi merak ediyorduk. Ortalama hızımız 80,85,90 km/sa arası değişmekteydi, yaklaşık bir saat yirmi dakika gibi bir sürede Port Augusta’ya vardık ve 20 gün önce aracımızı test ettiğimiz yol üzerinde, halen yarışa devam etmekteydik. Port Augusta yarışın resmi bitiş yerinden 300 km uzaklıktaydı fakat tüm ekipler ve WSC tarafından Avustralya kıtasının bittiği yer olarak tanımlanırdı. Yani Avustralya kıtasını bir ucundan diğer ucuna güneş enerjisiyle geçmeyi başarmıştık. Yarım saatlik zorunlu mola ardından, geriye kalan yarım saat boyunca zaman zaman 100 km/sa’e yaklaşan hızımızla saatin 11.00’e gelmesini bekledik ve saat 11.00’de aracımızı kenara çekerek WSC serüvenini tamamladık. 30 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Yarışın son gününü Serdar şöyle değerlendirilmişti; “Yarış, macera, aksiyon, entrika hepsi saat 11.00 da bitecekti.Dün akşamdan üst kabuk ve çamurluklar bu sefer günlük şeffaf ya da sarı bantla değil.Türk bayrağı kırmızısı, kırmızı bantla bantlandı. Yer yer 90 km yi bulan hızlarla Port Augusta’yı geçtik. Yarıştaki son saatlerimi geçirdiğim aklımda dönüp durdu.Arabadan ayrılmak istemedim. Yahu ben yarın ne yapacağım dedim kendime. Ortaya çıkardığımız araba bizim emeklerimizin karşılığı gurur kaynağımız her şeyimizdi. Saat 11.00 oldu. Kenara çektik. 7 gündür içinde şekilden şekile girdiğim, şarkı söylediğim, güldüğüm, heyecanlandığım, sinirlendiğim, terlediğim, sıkıntıdan kendimle konuştuğum, su içmenin bin bir zahmet olduğu, arada kafama taş atan, benim bir parçam olduğunu hissettiğim arabanın kanopisi açıldı. İndim. SOCRAT ekibi birbirine sarıldı, birbirini tebrik etti. WSC’11 de SOCRAT 2765. km de yarışı bitirdi.” Kat ettiğimiz toplam yol 2765 kilometre olmuştu ve bildiğimiz kadarıyla hala yarışta 9.’yduk.Artık aracımızı kamyona yükleme vakti gelmişti, her ne kadar kendimize aracı yarış boyunca kamyona yüklemeyeceğiz sözünü vermiş olsak da bizden kaynaklanmayan sebeplerden ötürü tutamadığımız bu söz, bizde çok fazla hayal kırıklığına sebebiyet vermedi. Adelaide doğru yola koyulmuştuk artık. Mobil Aracın Yarış Değerlendirmesi Yarış süresi boyunca, başarının elde edilmesinde katkısı çok büyük olan mobil araçtaki ekip üyeleri ekibin geri kalanından farklı bir süreç yaşamaktaydılar. Esat’a göre bu yedi günün özeti şu şekilde açıklanabilirdi; “Checklist Curcunası; “Tutku şüphenin panzehiridir.” Belki bundandır Astay’a bu kadar inanmamız. Olumsuzluklara hazırlıklı olmaya çalıştık hep, hep kötü senaryolar yazdım kafamda. Çözümler üretmeye çabaladım. Çoğu kez arkadaşlarım bu duruma kızdı, iyi düşünmemi söyledi ama benim kadar onların da kötüyü düşündüklerini biliyorum. Ankara denemesi, ya da Hexagon Studio’daki ufak kazalarımız, Darwin’deki ufak yangın, aracımızın takla atması... Bu kazaların ya da talihsizliklerin hiçbiri bizi yıldırmadı, aksine işimize daha da sarılmamızı sağladı. 31 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Diğer araçlarımızda olduğu gibi, Astay’a da pilot binmeden önce hep bir checklist uygulandı. Ben ve kimi zaman Sertel, kimi zaman Orçun elimizdeki listeye harfi harfine uyarak aracı kontrol ettik. Kimi zaman kontrol sırasını kaçırırdım, en son bakılacak şeye ilk bakardım ve bazen de listeye kontrol edilmiştir işareti koymazdım. İşimi savsakladığımdan değil, listeye uzanıp kalemle tik atmanın zorluğundan. Curcuna diyorum, çünkü bunu kim fark ederse, tüm listeyi tekrardan gözden geçirmemi isterdi. Anlamsızdı! Yaptığım işe güvenirim. Yine de çoğunluğun kararı gereği her şey sil baştan… Glendambo’nun 5 km ilerisinde fırtına yüzünden durduğumuz günün ertesi, sabah 6 gibi. Havada güneşten eser yok. Öyle ki neresi doğu neresi batı o bile belli değil. Aracı tırdan indirdik ama bir şarj problemi vardı, zaten çok az enerji depolamamız gerekirken biz hiç alamıyorduk. Bir yandan da yağmur yağmaya başlamıştı. Üst kabuğu açtık ve Tolga problemi çözdüğünde güneş bulutların arasından kendini göstermeye başlamıştı. İşte sorun çözüldü. Güneş mi? O bir gün boyunca hiç görünmeyecekti. Herkes gergin, Stanford’la aramızda 30 kilometrelik mesafe vardı. Kim fark etti hatırlamıyorum, motor kablolarından biri tekerleğe sürtmüş ve izolasyonu sıyrılmıştı. Hava yağmurlu ve açık kablolar! Checklist’te yazan bir şeyi gözümden kaçırmıştım, ufak bir dalgınlık belki yarışı bitiremememize neden olabilirdi. Çok stresli bir dönemde böyle bir hatanın olması iyice keyfimizi kaçırmıştı. Canlısını görmeden ölüsünü görmek; Filmlerde mi gördüm, belgesellerde mi hiç hatırlamıyorum. Güneş aracıyla aramızda 2-3 kilometre var. Faruk yanımda ve ön eskortla iletişim halindeyiz. Yolun kenarında irice bir kanguru, sola çektik arabayı ve eldivenlerimiz elimizde, yolun kenarına doğru sürükledik hayvanı. O an bunu ilk ve son kez yapmak istedim. Ne yazık ki son değildi. Kaç sürüngeni yoldan çektik hatırlamıyorum. Bazı kanguru ölülerine koku yüzünden yaklaşmakta zorlandık, maskenin faydasız olduğu zamanlar… 32 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Kuşlar yağmurda asfalttan su içer; Yarışın bir bölümünde hep yağmur bizimleydi. Susuz kalan hayvanlar ki özellikle kuşlar asfalt yüzeyinde biriken suyu içmek için sürüler halinde asfalta konuyor kana kana su içme gayesi güderken araçların gazabına uğruyordu. Koyu renk asfaltta kuşları görmek gerçekten çok zor. Telsizde Serdar’ı duyunca korkuyorum; Bunu çok kişi bilmez, güneş aracıyla mesafem fazla olduğundan Serdar’ın konuşmaları bana kadar ulaşmazdı. Mesafe 3-4 kilometrenin altına düştüğünde ise parazit halinde gelirdi. Aracın gürültüsü, asfaltın sesi ve serdarın sesini duyurmak için bağırarak konuşması beni hep telaşlandırırdı. Acaba bir problem mi var? Geri dönüp yardım etmeliyim!... Biz kontrol noktası kaçırdık; İlk gün. İlk kontrol noktası. Güneş aracından 15 dakika kadar önce kontrol noktasına geldik. Faruk aracın üzerinde duracağı brandayı hazırlarken ben de yolun kenarına doğru çıktım. Navigasyon aleti hatalı çalışıyordu, ön eskorta bize verilen kitapçığı kontrol ederek gelmelerini söyledim. Araba uzaktan göründü, yaklaştı, yavaşladı ve kontrol noktasına girmeden devam etti. Girişi geçtikten 100 metre ileride durdu. Çaresizliğimi kimse hayal edemez. Suç kimdeydi? Ben mi göstermedim kendimi? Beni mi görmediler? Yoksa navigasyonu mu kullanıyorlardı? Organizasyon yetkilileri bizimkilere devam et işareti yapmış ve onlar da giriş ileridedir diye düşünerek devam etmişler. Daha sonra aracı geri getirmek için kullandığımız zamanı geri verdiler ve 30 dakika durmamız gereken kontrol noktasında 26 dakika durduktan sonra tekrar yarışa başladık. Kamp ateşi yalanmış; Kamp yerleri; ortada kocaman ateş, gitar çalan ve şarkı söyleyen insanlar... Belki genel kanı budur fakat SOCRAT’a fazlasıyla uzak. Saat 17.00’i gösterdiğinde aracı ivedilikle güneşlendirmeye alırız. Erol Abimiz yemeği hazırlarken Checklist yapılır, paneller silinir. Yemek hazır olduğunda tüm işler bırakılır ve yemek yenir ardından tekrar işlere devam edilirdi. Çadır kurma faslı uzar, yatma saati gecikirdi. Nihayetinde çadırlar kurulup uyku tulumları hazırlandığında araba yarın için hazırdır.” 33 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Sergi ve Ödül Töreni Adelaide’e vardığımızda, yarışın temsili bitiş noktası olan Victoria Square’e sırada bekleyen çok fazla güneş arabası olduğundan SOCRAT’ın alınmayacağı, bir sonraki gün sabah alınabileceği söylenmişti bizlere. Bu durum tüm malzemelerimizi toparlayıp, İstanbul’a dönecekleri şekilde paketleyebilme şansı tanımıştı bizlere. İşlerimizi hallettik ve sonunda iyi bir uyku için otelimize döndük. Tarih 23 Ekim Pazar günüydü. Adelaide oldukça güneşliydi ve Adelaide sakinleri güzel bir Pazar günü geçiriyorlardı. Bizler de aracımızla beraber temsili bitiş noktasına giriş yapmış ve ilk dokuz takımın araçlarının sergilendiği özel bir çadırda yerimizi almıştık.Bu çadır halk tarafından oldukça ilgi gören bir çadırdı ve çadırda altı ülke bayrağı bulunmaktaydı.Japonya, Hollanda, Amerika, Avustralya, Belçika ve Türkiye. Bizim için çok gurur verici bir andı bu, çünkü yarışa katıldığımız ilk sene en iyilerin yanında yer alıyorduk. İlerleyen vakitlere doğru, çadırı ziyarete gelen farklı uluslardan kişilere ve Avustralya halkına, aracımızı keyifli sohbetler eşliğinde tanıttık, bir yandan da diğer ekipleri ziyaret edip onların yarış tecrübelerini dinliyorduk. 34 SOCRAT EKİBİ WORLD SOLAR CHALLENGE GÜNLÜĞÜ Akşam ödül töreni ile gün devam edip ödül töreni sonrası da World Solar Challenge 2011 resmi olarak bitecek ve World Solar Challenge 2013 filizlenmeye başlayacaktı. Ödül töreni, yarış videoları ve gösterilerle çok eğlenceli geçmiş ve ödüller sahiplerine verilmişti. SOCRAT ekibi olarak, her ne kadar “The Best New Comer” (En iyi yeni katılımcı) ödülünü, beklesek de organizasyon bizi bu ödüle layık görmedi. Azıcık da olsa bizi üzen bu durumu, Umicore ekibinin yarış sırasında değiştirmek zorunda kaldığı pil paketi yüzünden 10. Sıraya düşmesiyle, bizim 8. Sıraya yükselmemiz nispeten dağıttı. Resmi Sonuçlara göre sıralama şu şekilde olmuştu; 1-Tokai University 2-Nuon Solar Team 3-University of Michigan 4-Ashiya University 5-Solar Team Twente 6-Sunswift UNSW Solar Team 7-Aurora Solar Team 8-SOCRAT Istanbul University 9-Apollo Solar Team 10-Umicore Solar Team Aynı zamanda WSC’de yarışan diğer Türk katılımcılar, arkadaşlarımız, Sakarya Üniversitesi Saguar2’yle 14. , Anadolu Üniversitesi SunAnatolia ile 23. Sırada yarışı tamamladılar. Türk ekiplerinin tamamının göstermiş olduğu bu başarı ilerleyen senelerde ilk sıralarda birden fazla Türk takımının yer alacağının bir göstergesidir bizler için. Böylesine heyecan dolu üç yılın sonunda, hayal olarak başlayan bu süreci değerlendirdiğimizde, projenin elde ettiği başarı kadar, başarının kendisinin elde edilmesindeki temel faktörler de bir kez daha doğruluğunu ispatlamış oldu. Başarıyı elde etmek için, onu arzulamak, odaklanmak, çalışmak, çalışmak ve çalışmak yeterliydi. SOCRAT ekibi olarak tüm bu süreç boyunca, bizlerden desteklerini esirgemeyen tüzel ve özel kişilere, ailelerimize ve hocalarımıza teşekkürü bir borç biliriz. Türkiye’nin geleceğinin meşalesini bir nebze de olsa taşımanın verdiği mutluluğu hiç bir şeye değişmeyiz. Nice güzel başarılara ... 35
Benzer belgeler
Solaris Binası`nın Ziyaretçileri Var. Video Haberleri
Öncü Ekibin Avustralya’ya Varışı ve Lojistik Hazırlıklar
WSC’yi Avustralya kıtasının Darwin şehrinden başlayıp Adelaide şehrine kadar uzanan,
yaklaşık 3000 km uzunluğundaki Stuart Highway yolu üzer...
TÜRKİYE ENDURO ATV ŞAMPİYONASI
Öncü Ekibin Avustralya’ya Varışı ve Lojistik Hazırlıklar
WSC’yi Avustralya kıtasının Darwin şehrinden başlayıp Adelaide şehrine kadar uzanan,
yaklaşık 3000 km uzunluğundaki Stuart Highway yolu üzer...