29-38 - Hemşirelik Yüksekokulu
Transkript
29-38 - Hemşirelik Yüksekokulu
Hemşirelerin Uyku Kalitesinin İncelenmesi Yasemin ÜSTÜN*, Şebnem ÇINAR YÜCEL** ÖZET Amaç: Bu araştırma hemşirelerin uyku kalitesi ve uyku kalitesini etkileyen etmenleri incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini, İzmir’de bir üniversite hastanesinin servis ve yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşireler, örneklemini ise, 97 hemşire oluşturdu. Araştırma verileri, Birey Tanıtım Formu ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanılarak toplandı. Verilerin analizi, İki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi, Mann Whitney U ve Kruskal- Wallis testleri kullanılarak yapıldı. Bulgular: Hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalamalarının 5.96±2.90 (min=0, max=21), %50.5’inin ise uyku kalitesinin kötü olduğu saptandı. Hemşirelerin, PUKİ toplam puan ortalamaları ile yaş, medeni durum, çocuk sahibi olma, herhangi bir hastalığı olma, kafein alma, sigara içme durumları, kurumdaki pozisyonları, çalışma yılı arasında anlamlı bir fark bulunmazken (p>0.05), çalışma şekli, gece nöbetlerinin getirdiği zorluklar, vardiya sonunda kendini yorgun hissetmeleri arasında anlamlı bir fark olduğu saptandı (p<0.05). Sonuç: Hemşirelerin uyku kalitesinin kötü olduğu saptandı. Daha genellenebilir sonuçlara varılabilmesi için benzer çalışmaların daha büyük örneklem ve farklı vardiya sistemiyle çalışan hemşirelerle yapılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Uyku kalitesi, Pittsburgh uyku kalitesi indeksi, hemşire, hemşirelik. ABSTRACT The Investigation of Sleep Quality of Nurses Objective: This research was a descriptive study conducted for the purpose of examining sleep quality and factors that affect sleep quality of nurses. Materials and Methods: The research scope consisted of nurses working in the services and intensive care units of a University Hospital in İzmir; however, a total of 97 comprised research sample. The research data were collected by using “Individual Information Form” and “Pittsburgh Sleep Quality Index” (PSQI). Data analysis was performed by using Independent Sample t Test, Mann Whitney U and Kruskal- Wallis Tests. Result: PSQI scores of nurses was found as 5.96±2.90 (min=0, max=21) and 50.5% had poor sleep quality. While there was no significant differences between nurses’ PSQI scores and their age, marital status, having child, having any disease, caffeine intake, cigarette smoking, their positions in institute and years of service (p>0.05), a significant difference was detected with the working way, difficulties resulting from night shifts, feeling tired at the end of shifts (p<0.05). *Uluslararası Katılımlı 12. Ulusal Hemşirelik Kongresi, 20-24 Ekim 2009 Sivas’da Poster Bildiri olarak sunulmuştur. **Yrd.Doç.Dr. Mersin Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Psikiyatri Hemş. ABD ***Öğr.Gör.Gaziantep Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Halk Sağlığı Hemş. ABD 30 Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi, Cilt:4,Sayı:1. 2011 Conclusion: It was found that nurses had poor sleep quality. In order to achieve more generalizable results, similar studies which will be carried out with larger samples and those nurses working on different shift systems can be recommended. Key words: Sleep quality, Pittsburgh sleep quality index, nurse, nursing. GİRİŞ İnsan biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel gereksinimleri olan bir varlıktır. İnsanın fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı bir birey olması, bu temel gereksinimlerin karşılanmasına bağlıdır (Ertekin ve Doğan 1999). Karşılanması gereken temel insan gereksinimlerinden biri olan “uyku” insan yaşamında yeme, nefes alma, boşaltım kadar önemli bir fizyolojik gereksinimdir. Bu nedenle uyku, bireyin yaşam kalitesi ve iyilik durumunu etkileyen, sağlığın önemli bir değişkeni olarak görülmektedir. Uyku bedenin dinlenmesini, beyin işlevlerinin güçlenmesini, düzenlenmesini ve onarılmasını sağlayarak, bireyi yeni güne hazırlarken, uyku düzeninde ve kalitesindeki bir değişiklik günlük yaşam aktivitelerini etkiler. Bu değişikliğin uzun süre devam etmesi beden ve ruh sağlığının bozulmasına neden olabilir (Engin ve Özgür 2004; Ertekin ve Doğan 1999). Uykunun, toplam uyku süresi, uyku latensi, uyku düzeni gibi farklı yönleri bulunmaktadır. Bunlardan biri de uyku kalitesidir. Uyku kalitesi bireyin uyandıktan sonra kendini zinde, formda ve yeni bir güne hazır hissetmesidir. Uyku kalitesi; uyku latensi, uyku süresi ve bir gecedeki uyanma sayısı gibi uykunun niceliksel yönlerini içerdiği gibi; uykunun derinliği ve dinlendiriciliği gibi öznel yönlerini de içerir. Uyku kalitesi iki temel nedenden dolayı önemlidir. Birincisi uyku kalitesi ile ilgili yakınmaların yaygın olmasıdır. Yapılan çalışmalar erişkin bireylerin %15-35’inde uykuya dalma ve uykuyu sürdürme güçlüğü gibi uyku kalitesini ilgilendiren bozuklukların olduğunu göstermektedir. İkincisi ise, kötü uyku kalitesinin birçok tıbbi hastalığın belirtisi olabileceğidir (Ağargün, Kara ve Anlar 1996). Gece, vardiyalı ya da düzensiz saatlerde çalışma uyku kalitesini ve süresini azaltır (Ertekin ve Doğan 1999). Hemşireler, çalışma hayatları boyunca gece mesaisi, değişen mesai saatleri ile çalışan birkaç profesyonel gruptan birini oluşturmaktadır. Gece vardiyasında çalışmak gündüz uyumak demektir ve bu da uykuyu hem niteliksel hem niceliksel olarak etkiler. Değişen mesai saatleri ile çalışmak sağlığı iki yönden etkilemektedir. Birincisi özellikle uyku ve sindirim açısından bedenin biyolojik ritmini karşılamaz, ikincisi aile hayatını ve sosyal yaşamı bozar. Literatüre göre gece uykusunda 1,3 ile 1,5 saatlik kısalma ertesi günkü uyanıklığı %32 oranında azaltmaktadır (Karagözoğlu ve Bingöl 2008). Karagözoğlu ve Bingöl (2008), Engin ve Özgür (2004)’ün hemşireler ile yaptığı çalışmalarda, gece vardiyasından sonraki gündüz uykusunun kalitesinin kötü olduğu saptanmıştır. Vardiyalı çalışmaya bağlı uyku kalitesindeki bozulma iş performansını olumsuz yönde etkileyebilir. Hemşirelik mesleğinde çalışma saatlerinin sürekli değişmesi mesleki bir stresör olarak uyku kalitesinin kötüleşmesine neden olmaktadır. Brugne (1994), hemşirelerde gece çalışmanın sirkadiyen ritim ve uyku kalitesine etkisini incelediği çalışmasında, gece çalışmanın insanların çalışması için uygun olmadığı, gece çalışanların genellikle 02-04 saatleri arasında dikkatsizlik nedeniyle zorluk çektikleri periyodik uyku ve dinlenme sürelerinin (öğle zamanı gibi) gece çalışmanın olumsuz etkilerini azalttığını bulmuştur. Literatürde, Türkiye’de hemşirelerin uyku kalitesi ve düzenini inceleyen üç çalışmaya rastlanırken (Çalıyurt ve ark. 1998, Karagözoğlu ve Bingöl 2008, Özgür ve Engin 2004), dünyada ise konuyla ilgili yapılan birçok çalışmaya rastlanmıştır (Axelsson, Akerstedt, Kecklund ve Lowden 2004; Brugne 1994; Chan 2009; Clissold, Smith ve Acutt 2001; Da Rocha ve De Martino 2010; Laybak, Lava, Turek ve Zee 2002; Lumley, Roehrs, Asker, Zarick ve Roth 1987; Kunert, King ve Kolkhorst 2007; Ruggiero 2003; Saito ve Sasaki 1998; Shcao, Chou, Yeh ve Tzeng 2010, Vidacek, Rodosevic, Kaliterna ve Prizmic 1990, Watanebe, Akamatsu, Furui, Tomita ve Kobayashi 2004; Zverev ve Misiri 2009; Yang, Zhao ve Lan 2008). Hemşirelerin Uyku Kalitesinin İncelenmesi…31 Sonuç olarak, insanlara sağlık hizmeti götüren hemşirelerin fiziksel ve ruhsal olarak tam bir iyilik halinde olmaları ve bu iyilik halinin korunmasına gereken önemin verilmesi kaçınılmazdır. Hemşirelerin doğal biyolojik ritimlerine uymayan çalışma biçimlerini sürdürmek zorunda olmaları bir stresör olarak uyku kalitelerini etkileyebileceği ve bunun hemşirelerin işlerinden aldıkları doyuma da yansıyacağı düşünülmektedir (Baltaş 1995). AMAÇ Bu çalışma, İzmir’de bir üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin uyku kalitesi ve uyku kalitesini etkileyen etmenleri incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Bu çalışmada aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır; 1. Hemşirelerin uyku kalitesi ne durumdadır? 2. Hemşirelerin genel özelliklerinin uyku kalitesine etkisi var mıdır? 3. Hemşirelerin mesleki özelliklerinin uyku kalitesine etkisi var mıdır? GEREÇ VE YÖNTEM Araştırmanın evrenini, Ocak- Nisan 2010 tarihleri arasında İzmir’de bir üniversite hastanesinin Nöroloji, Beyin ve Sinir Cerrahisi, Kalp Damar Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı ve Çocuk Hastanesi servis ve yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşireler (N=231) oluşturdu. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş olup, hemşirelerin tamamının örnekleme alınması planlanmıştır. Ancak araştırma soruları, çalışmaya katılmayı reddetme, raporlu yada izinli olma gibi nedenlerle 134 hemşireye uygulanamadığından, araştırma araştırmaya katılmayı kabul eden 97 hemşire ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, hemşireler ile ilgili tanıtıcı bilgilere ilişkin “Birey Tanıtım Formu” ve uyku kalitesini ölçmek amacıyla “Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ)” kullanılarak toplandı. Veriler, çalışmaya katılacak hemşirelere çalışma ile ilgili gerekli açıklamalar yapılarak ve sözel izinleri alındıktan sonra, yüz yüze görüşme tekniği ile toplandı. PUKİ, Buysse ve ark. (1989) tarafından geliştirilmiş ve yeterli iç tutarlılığa (Cronbach’s alfa= 0.80), test-tekrar test güvenilirliğine ve geçerliliğe sahip olduğu gösterilmiştir. Ülkemizde PUKİ'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması Ağargün ve ark. (1996) (Cronbach’s alfa= 0.80) tarafından yapılmıştır. Bu çalışmada ölçeğin Cronbach’s alfa değeri 0.79 olarak bulundu. PUKİ, bir aylık bir zaman aralığındaki uyku kalitesi ve bozukluğunu değerlendiren bir öz bildirim ölçeğidir. PUKİ, 7 bileşenden oluşmaktadır: öznel uyku kalitesi (bileşen 1), uyku latensi (bileşen 2), uyku süresi (bileşen 3), alışılmış uyku etkinliği (bileşen 4), uyku bozukluğu (bileşen 5), uyku ilacı kullanımı (bileşen 6) ve gündüz işlev bozukluğu (bileşen 7). Yedi bileşen puanının toplamı toplam PUKİ puanını verir. Her birinin yanıtı belirti sıklığına göre 0-3 arasında puanlanır. Toplam puan 0-21 arasında bir değere sahiptir. Yüksek değerler uyku kalitesinin kötü, uyku bozukluğu seviyesinin yüksek olduğunu gösterir. Toplam puanın 5’in üzerinde olması klinik olarak uyku kalitesinin kötü olduğunu gösterir (Ağargün ve ark. 1996). Araştırma etik ilkelere uyularak yürütüldü. Araştırmanın yürütülmesi için; araştırmanın yürütüldüğü üniversite hastanesi ve Hemşirelik Yüksekokulu Bilimsel Etik Kurul’undan yazılı izin, araştırmaya katılan tüm hemşirelerden sözel onam alındı. Araştırma verilerinin analizi, SPSS 16.0 bilgisayar programında, sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi, Kruskal Wallis, Mann Whitney U testi kullanılarak yapıldı. 32 Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi, Cilt:4,Sayı:1. 2011 BULGULAR VE TARTIŞMA Hemşirelerin uyku kalitesini incelemek amacıyla yapılan bu araştırmanın bulgularına göre; hemşirelerin, %40.2’sinin 20-29 yaş grubunda, yaş ortalamasının 32.75±7.20 (En az=22, En fazla=49), %61.9’unun evli, %45.4’ünün çocuğunun olduğu, çocuğu olan hemşirelerin %4.1’inin 1-11 aylık, çocuğunun olduğu bulundu. Hemşirelerin %33’nün sigara kullandığı, %93.8’inin kafein tükettiği saptandı. Hemşirelerin kurumdaki pozisyonu incelendiğinde, hemşirelerin %52.6’sının servis hemşiresi, %45.4’ünün 0-5 yıldır çalıştığı, %74.2 sinin gece-gündüz değişen vardiya sisteminde çalıştığı saptandı. Araştırma kapsamına alınan hemşirelerin %59.9’unun gece nöbetlerinin yaşantılarını olumsuz yönde etkilediği, %83.5’inin vardiya sonunda kendini yorgun hissettiği saptandı. Tablo 1. Hemşirelerin PUKİ Toplam Puan Ortalamalarının Dağılımı UYKU KALİTESİ (n=97) X±SS Global PUKİ Puanı 5.96±2.90 Öznel Uyku Kalitesi 1.39±0.63 Uyku Latensi 1.09±0.88 Uyku Süresi 1.11±0.95 Alışılmış Uyku Etkinliği 0.31±0.74 Uyku Bozukluğu 1.11±0.47 Uyku İlacı 0.08±0.34 Gündüz İşlev Bozukluğu 0.85±0.88 Araştırmaya katılan hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalamaları 5.96±2.90 (En az=0, En fazla=21), %50.5’inin uyku kalitesinin kötü olduğu bulundu. PUKİ alt bileşenleri puan ortalamaları (En az=0, En fazla=3) incelendiğinde; Bileşen 1 (Öznel Uyku Kalitesi) için 1.39±0.63, Bileşen 2 (Uyku Latensi) 1.09±0.88, Bileşen 3 (Uyku Süresi) 1.11±0.95, Bileşen 4 (Alışılmış Uyku Etkinliği) 0.31±0.74, Bileşen 5 (Uyku Bozukluğu) 1.11±0.47, Bileşen 6 (Uyku İlacı Kullanımı) 0.08±0.34, Bileşen 7 (Gündüz Uyku İşlev Bozukluğu) puan ortalamasının 0.85±0.88 olduğu saptandı (Tablo 1). Ülkemizde, Karagözoğlu ve Bingöl (2008)’ün hemşirelerin uyku kalitesi ve iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelediği çalışmada, hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalaması 7.28±3.56 bulunurken, Çalıyurt ve ark. (1998), uyku uyanıklık düzenini etkileyen iş ve çalışma gruplarında uyku kalitesini inceledikleri çalışmalarında, 6.60±2.69 olarak bulmuşlardır. Yang ve ark. (2008), servis hemşirelerinde yorgunluğun uyku kalitesine etkisini inceledikleri çalışmada; hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalamasını 7.31±3.45, Shcao ve ark. (2010), Tayvan’da 435 hemşire ile yaptıkları araştırmada; hemşirelerin %57’sinin uyku kalitesinin kötü olduğunu, Zverev ve Misiri (2009), gece vardiyalı çalışmanın uyku kalitesini olumsuz etkilediğini ve gece vardiyasının etkilerinin ertesi günde yorgunluğa neden olduğunu belirmişlerdir. Chan (2009), Hong Kong’da, hemşirelerin %70’ten fazlasının uyku kalitesinin kötü olduğunu, De rocha ve De Martino (2010), farklı vardiyalarda çalışan hemşirelerin stres ve uyku kalitesini inceledikleri çalışmalarında, hemşirelerin gündüz vardiyasında daha stresli ve uyku kalitelerinin kötü olduğunu saptamışlardır. Kunert ve ark. (2007), gündüz vardiyasında çalışan hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalamalarını 5.8±2.7, gece vardiyasında çalışan hemşirelerin ise 7.4±2.6 olarak bulmuşlardır. Gece vardiyasında çalışan hemşirelerin uyku kalitelerinin daha kötü olduğu saptanmıştır. Kunert ve ark.’nın gündüz vardiyasında çalışan hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalamaları bizim çalışmamız sonucuyla benzerlik göstermektedir. Hemşirelerin Uyku Kalitesinin İncelenmesi…33 Çalışmamızda, hemşirelerin yarıya yakınının uyku kalitesinin iyi olduğu görülmektedir. Hemşirelerin uyku kalitelerinin iyi olmasının nedeninin, araştırma örneklemini oluşturan hemşirelerin yaşlarının genç olması (yaş ortalaması= 32.75±7.20), çoğunluğunun bekar (%61.9), evli olan hemşirelerin çoğunluğunun (%65.9) 4 yaş ve üzeri yaşlarda daha az bakım yükü gerektiren çocuklarının olması, %52.6’sının servis hemşiresi olarak çalışmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Tablo 2: Hemşirelerin Genel Özelliklerinin PUKİ Toplam Puan Ortalamalarına Göre Dağılımı Sayı Yüzde Hemşirelerin Genel Özellikleri PUKİ Toplam Puan Ortalamaları X±SS (n=97) Yaş 20-29 39 40.2 6.25±3.11 30-39 36 37.1 6.08±2.75 40-49 22 22.7 5.27±2.76 *KW=1.42, p=0.49 Evli 60 61.9 6.06±2.74 Bekar/dul/boşanmış 37 38.1 5.18±3.17 Çocuk yok 53 54.6 5.79±2.87 Çocuk Sahibi 1-11 aylık 4 4.1 8.50±4.93 Olma Durumu 1-3 yaş 11 29.9 6.27±2.32 4 yaş ve üzeri 29 11.3 5.82±2.81 Medeni Durumu **t=0.40, p=0.68 *KW=1.495, p=0.47 Fiziksel veya Ruhsal Sağlık sorunu olan 16 16.5 6.31±3.30 Rahatsızlık Olma Sağlık sorunu olmayan 81 83.5 5.90±2.83 Durumu ***U=5000, Z=-1.125, p=0.53 Kafein Alma Alan 91 93.8 6.08±3.20 Durumu Almayan 6 6.2 5.95±2.87 ***U=11291, Z=-0.813, p=0.41 Sigara İçme Durmu İçen 32 33 6.18±3.23 İçmeyen 65 65 5.86±2.74 **t=0.490, p=0.429 *Kruskal Wallis Testi, ** İki Ortalama Arasındaki Farkın Önemlilik Testi *** Mann Whitney U Testi Hemşirelerin, yaşa göre PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (p>0.05). Ancak, 20-29 yaş grubu hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir (Tablo 2). Bu durumun, bu yaş grubundaki hemşirelerin iş yükünün fazla olması, gece nöbetlerinin daha sık ve çocuklarının yaşlarının küçük olmasından kaynaklandığı düşünülebilir. Karagözoğlu ve Bingöl (2008) çalışmalarında, 35 yaş ve üzeri hemşirelerin uyku kalitesinin daha iyi olduğunu ve yaşa göre PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın 34 Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi, Cilt:4,Sayı:1. 2011 olmadığını belirlemişlerdir (p>0.05). Çalıyurt ve ark. (1998), hemşirelerin yaş ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olmadığını saptamışlardır (p>0.05). Engin ve Özgür (2004), yoğun bakım hemşirelerinin uyku düzen özelliklerinin iş doyumu ile ilişkisini incelediği çalışmalarında; hemşirelerin yaş grupları ile uyku düzen özellikleri arasında anlamlı bir farkın olmadığını belirlemişlerdir (p>0.05). Saito ve Sasaki (1998), Japon hemşirelerle yaptığı çalışmada, yaşın artması ile uyku uyuma ihtiyacının azaldığı, uyku sürelerinin kısaldığını saptamışlardır. Bu sonuçlar çalışmamız bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Hemşirelerin medeni durumlarına göre PUKİ toplam puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05) (Tablo 2). Ancak, evli olan hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalamalarının bekar, dul ve boşanmış olan hemşirelere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu sonucun, evli olan hemşirelerin evdeki sorumlulukları ve çocuk sahibi olma durumlarından kaynaklandığı düşünülebilir. Karagözoğlu ve Bingöl (2008)’ün çalışmasında, evlilerin uyku kalitesinin bekarlara göre daha iyi olduğu görülmekle beraber, hemşirelerin medeni durumları ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasındaki fark anlamsız bulunmuştur. Watanabe ve ark. (2004)’nın bir Japon hastanesinde vardiyalı çalışan 12 bekâr, 18’i evli ve çocuklu hemşireler ile yaptıkları çalışmada, vardiya değişiminin uykuya etkisinin evlilerde bekârlara göre daha az olduğu bulunmuştur. Diğer taraftan, Vidacek ve ark. (1990)’nın çalışmasında, evli kadınların gece vardiyasından sonra bekarlara göre anlamlı derecede daha kısa süre uyudukları saptanmıştır. Hemşirelerin çocuk sahibi olma durumları ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olmadığı saptandı (p>0.05). Araştırmaya katılan 1-11 aylık çocuğu olan hemşirelerin uyku kalitelerinin kötü olduğu, hemşirelerin çocuklarının yaşı büyüdükçe uyku kalitesinin daha iyi olduğu görülmektedir (Tablo 2). Çocuk yaşının büyümesinin bakım yükünü azalttığı ve bu durumda hemşirelerin uyku kalitesinin arttığı düşünülmekle birlikte istatistiksel olarak aradaki fark anlamsız bulundu (p>0.05). Clissold ve ark. (2001), çocuk bakım yüküne sahip olmayan hemşirelerin uyku kalitelerinin daha iyi olduğunu saptamışlardır. Karagözoğlu ve Bingöl (2008), vardiyalı çalışan hemşirelerde çocuk yaşının önemli olduğunu, 0-3 yaş grubu çocuğu olanların uyku düzenlerinin bozulduğunu, uykularının daha sık bölündüğünü ve uyku kalitesinin kötüleştiğini belirtmişlerdir. Hemşirelerin fiziksel veya ruhsal bir rahatsızlığının olma durumu ile PUKİ toplam puan ortalaması arasında anlamlı bir fark olmadığı saptandı (p>0.05) (Tablo2). Ruggiero (2003)’nun yoğun bakım hemşireleri ile yaptığı araştırmada, hemşirelerin %23’ünün kronik depresyonla karşı karşıya olduğu bulunmuştur. Laybak ve ark. (2002)’nın vardiyalı çalışan kadınlar ile yaptıkları araştırmada, kadınların %53’ünün menstürasyon değişiklikleri yaşadıklarını saptamıştır. Karagözoğlu ve Bingöl (2008), fiziksel hastalığı olan hemşirelerin uyku kalitesinin daha kötü olduğunu, çalışmamız bulgusunun aksine hemşirelerin fiziksel bir hastalığının bulunma durumu ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğunu belirlemişlerdir. Kafein pek çok gıda maddesinde bulunmakla birlikte, en fazla bulunduğu madde kahvedir. Kafeinin uyku kalitesini etkilediğini, uykuya dalmayı zorlaştırdığını ve uykunun bölünmesine neden olduğunu gösteren pek çok çalışma bulunmaktadır (Lumley ve ark. 1987; Shcao ve ark. 2010). Kafein içeren çay, kahve gibi içeceklerin özellikle gece çalışmalarında uyku kalitesini kötüleştirdiği ve performansı artırıcı etkisi nedeniyle vardiyalı çalışanlarda kullanımı daha fazla olduğu bildirilmektedir (Walsh ve ark. 1990; Lumley 1987). Buna karşın, hemşirelerin kafein alma durumu ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olmadığı saptandı (p>0.05) (Tablo 2). Hemşirelerin sigara içme durumları ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olmadığı saptandı (p>0.05) (Tablo 2). Çalıyurt’un (1998), sigara, çay, kahve gibi kafein içeren maddelerin uyku kalitesine etkilerini incelediği çalışmasında; çay, kahve ve sigara kullanımı ile PUKİ toplam puan ortalaması arasında anlamlı bir farkın olmadığı, bu uyarıcıların uyku kalitesini etkilemediği saptamıştır. Bu sonuç bizim çalışmamızı destekler niteliktedir. Hemşirelerin Uyku Kalitesinin İncelenmesi…35 Tablo 3: Hemşirelerin Mesleki Özelliklerinin PUKİ Toplam Puan Ortalamalarına Göre Dağılımı PUKİ Toplam Puan MESLEKİ ÖZELLİKLERİ SAYI YÜZDE Ortalamaları X±SS (başhemşire, sorumlu hemşire) 10 10.3 3.80±1.75 Servis hemşiresi 51 52.6 5.78±2.70 Yoğun bakım hemşiresi 36 37.1 6.88±3.11 0-5 yıl 44 45.4 6.00±2.69 6-9 yıl 14 14.4 7.35±3.95 10 yıl ve üzeri 39 40.2 5.43±2.59 (n=97) Yönetici hemşire Kurumdaki Pozisyon * KW=9.49, p =0.09 Çalışma Yılı * KW = 2.207, p= 0.33 Çalışma Şekli Sürekli gündüz (8-16) 18 18.6 4.85±2.19 Sürekli gece (Nöbet) (16-8) 7 7.2 4.05±2.36 Gece ve gündüz değişen vardiya 72 74.2 6.55±2.87 sistemi (8-16, 16-8) * KW= 12.579, p= 0.02 Gece Nöbetlerinin Evet 76 78.4 6.38±2.75 Yaşantıya Zorluk Hayır 21 21.6 4.47±3.01 Getirme Durumu ** U=468.00, Z= - 2.91, p= 0.04 Vardiya Sonunda Evet 81 83.5 6.35±2.79 Kendini Yorgun Hayır 16 16.5 4.00±2.68 Hissetme U= 309.00, Z= - 3.317, p= 0.01 *Kruskal Wallis Testi, ** Mann Whitney U Testi Hemşirelerin kurumdaki pozisyonu ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı saptanmıştır (p>0.05). Ancak, yönetici hemşirelerin uyku kalitesinin yoğun bakımda çalışan hemşirelere göre daha iyi olduğu görülmektedir (Tablo 3). Yönetici hemşirelerin uyku kalitelerinin iyi olma nedeninin, vardiya şeklinde çalışmamaları ve bedensel olarak daha az yorulmalarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Tablo 3’de görüldüğü gibi 10 yıl ve üstü çalışan hemşirelerin uyku kalitelerinin daha iyi olmasına karşın, hemşirelerin çalışma yılları ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olmadığı saptanmıştır (p>0.05) (Tablo 3). Bu sonuç, 10 yıl ve üstü çalışan hemşirelerin gece nöbetlerinin az olması, meslek yaşamında yeni olan hemşirelerin ise çoğunlukla gece nöbet 36 Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi, Cilt:4,Sayı:1. 2011 tutmalarının ve yoğun bakım gibi daha yoğun servislerde çalışmalarının uyku kalitelerini olumsuz yönde etkileyebileceğini düşündürmektedir. Hemşirelerin çalışma şekillerine göre PUKİ toplam puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olduğu (p<0.05), sürekli gündüz (8-16) ve sürekli gece (16-8) çalışan hemşirelerin uyku kalitelerinin iyi, gece ve gündüz değişen vardiya sistemi (8-16, 16-8) ile çalışan hemşirelerin ise uyku kalitelerinin daha kötü olduğu saptandı (Tablo 3). Sürekli gündüz ve sürekli gece çalışan hemşirelerin vardiya sistemiyle çalışan hemşirelere göre uyku kalitelerinin daha iyi olması dikkat çekici bir bulgudur. Bunun nedeninin, hemşirelerin gece ya da gündüz çalışmasından çok vardiyaların ayarlanması ile ilgili olduğu düşünülmektedir. İyi düzenlenmeyen vardiyaların, sirkadiyen ritim bozulmasına neden olarak vardiya sistemiyle çalışan hemşirelerin uyku kalitesini kötüleştirdiği düşünülmektedir. Karagözoğlu ve Bingöl (2008), çalışma şekli ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğunu saptamış, bu farkın gece ve gündüz değişen vardiya sisteminden kaynaklandığını belirtmişlerdir. Axelsson ve ark. (2004), hemşirelerin sirkadiyen ritimlerinin değişmesiyle birlikte artan uyku problemleri, uyku bölünmeleri ve uyku değişimleri nedeniyle dönüşümlü vardiyada çalışmanın uyku kalitesini olumsuz yönde etkilediğini belirtmişlerdir. Bu sonuç çalışma bulgumuzla benzerlik göstermektedir. 24 saat hizmetin gerekli olduğu hemşirelik mesleğinde vardiya düzeninde çalışmanın, özellikle eş ve anne gibi ilave sorumlulukları olan hemşirelerin yaşantılarını olumsuz yönde etkilediği dolayısıyla uyku kalitesini kötüleştirdiği düşünülebilir. Gece nöbetinin getirdiği zorlukları yaşayan hemşirelerin uyku kalitelerinin olumsuz yönde etkilendiği ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirledi. (p<0.05) (Tablo 3). Çalışmamız bulgusuyla paralel olarak, Karagözoğlu ve Bingöl (2008), gece nöbetinin getirdiği zorlukları yaşayan hemşirelerin uyku kalitelerinin olumsuz yönde etkilendiğini ifade etmişlerdir (p<0.05). Araştırma bulgularımız ışığında, gece ve gündüz değişen vardiya sistemiyle çalışarak, bedensel ve zihinsel olarak yorulan ve gece nöbetinin getirdiği zorlukları yaşayan hemşirelerin uyku kalitelerinin olumsuz yönde etkilendiği düşünülebilir. Hemşirelerin vardiya sonunda kendilerini yorgun hissetmeleri ile PUKİ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu bulundu (p<0.05). Vardiya sonunda kendini yorgun hisseden hemşirelerin uyku kalitesinin kötü olduğu belirlendi (Tablo 3). Karagözoğlu ve Bingöl (2008), vardiya sonunda kendini yorgun hisseden hemşirelerin uyku kalitelerini daha kötü olduğunu saptarken, hemşirelerin vardiya sonunda kendilerini yorgun hissetmeleri ile PUKİ toplam puan arasındaki farkın anlamsız olduğunu bulmuştur (p>0.05). Uyku kalitesini oluşturan bileşenlerden biri de gün içi işlev bozukluğudur. Gün içi işlev bozukluğu kişinin gün içinde aktivitelerini yerine getirirken kendini yorgun hissetmesidir. Bu nedenle vardiya sonunda kendini yorgun hisseden hemşirelerin uyku kalitelerinin kötü olması beklenen bir sonuçtur. YAZARIN YORUMU VE KULLANIM ALANI Hemşirelerin yaş ortalamasının 32.75±7.20, %61.9’unun bekar olduğu, evli olan hemşirelerin %65.9’unun çocuk yaşının 4 yaş ve üzeri olduğu, %52.9’unun servis, %37.1’inin yoğun bakım hemşiresi olarak çalıştığı belirlendi. Hemşirelerin PUKİ toplam puan ortalamaları 5.96±2.90, %50.5’inin uyku kalitesinin kötü olduğu bulundu. Literatürde, yaşın artmasıyla uyku kalitesini kötüleştiğini gösteren çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Araştırmanın örneklemini oluşturan hemşirelerin genç yetişkin yaş grubundaki hemşirelerin oluşturması, evli olan hemşirelerin çoğunluğunun (%65.9) çocuk yaşının 4 yaş ve üzeri olması nedeniyle bakım yükünün ağır olmaması, yarısından fazlasının (%52.9) servis hemşiresi olarak çalışması nedeniyle iş yükünün yoğun bakım hemşireleri kadar fazla olmamasının araştırmamıza katılan hemşirelerin uyku kalitelerinin kötü olmamasının nedenleri arasında olabileceği düşünülmektedir. Araştırma bulgularımız doğrultusunda, daha genellenebilir sonuçlara varılabilmesi için benzer çalışmaların daha büyük örneklem ve farklı vardiya sistemiyle çalışan hemşirelerle yapılması, uyku kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri en az düzeyde tutabilmek için vardiya sistemi ile çalışan hemşirelerin çalışma saatlerinin daha özenli olarak ayarlanması önerilmektedir. Hemşirelerin Uyku Kalitesinin İncelenmesi…37 KAYNAKLAR Ağargün MY, Kara H, Anlar Ö (1996). Pittsburgh uyku kalitesi indeksi’nin geçerliliği ve güvenirliliği. Türk Psikiyatri Dergisi 7(2): 107-115. Axelsson J, Akerstedt T, Kecklund G, Lowden A (2004). Tolerance to shift work-how does it relate to sleep and wakefulness? İnt Arch Occup Enviran Health, 77(4): 121-129. Baltaş A, Baltaş Z (1995). Stres ve başa çıkma yolları. 15. Basım. İstanbul: Remzi Kitabevi, 29-30. Brugne JF (1994). Effects of night work on circadion rhythms and sleep. Prof. Nurse, Oct; 10(1): 2528. Buysse DJ, Charles F, Reynolds CF, Mak TH, Berman SR, Kupfer DJ (1989). The pittsburg sleep quality index: A new intrument for psychiatric practice and research. Psychiatry Research, 28(7): 193213. Chan MF (2009). “Factors associated with perceived sleep quality of nurses working on rotating shifts. Journal Clinical Nursing June, 18(2): 285-93. Clissold G, Smith P, Acutt B (2001). The impact of unwaged domestic work on the duration and timing of sleep of female nurses working full-time on rotating 3-shift rosters. J Hum Ergol Tokyo, 30(1–2):345–9. Da Rocha MC, De Martino MM (2010). Stress and sleep quality of nurses working different hospital” Rev ESC Enferm USP, 44(2): 280-6. Çalıyurt O, Tuğlu C, Abay E (1998). Uyku uyanıklık düzenini etkileyen iş ve çalışma gruplarında uyku kalitesi. 34. Ulusal Psikiyatri Kongresi. Çeşme, 226. Engin E, Özgür G (2004). Yoğun bakım hemşirelerinin uyku düzen özelliklerinin iş doyumu ile ilişkisi. Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 20(2): 45-55. Ertekin Ş, Doğan O (1999). Hastanede yatan hastalarda uyku kalitesinin değerlendirilmesi. VII. Ulusal Hemşirelik Kongresi Kitabı). Erzurum, 222-227. Karagözoğlu S, Bingöl N (2008). Sleep quality and job satisfaction of turkish nurses. Nursing Outlook, November- December; 56(6):298-307. Kunert K, King ML, Kolkhorst FW (2007). Fatigue and sleep quality in nurses. Journal Psychos Ocial Nursing and Mental Healty Services, August, 45(8): 30-7. Laybak S, Lava S, Turek F, Zee P (2002). Effects of shiftwork on sleep and mensturual function in nurses. Health Care Women İnt. September-november, 23(6-7): 703-14. Lumley M, Roehrs T, Asker D, Zorick F, Roth T (1987). Ethanol and coffeine effects on daytime sleepness. Alertness Sleep, 10(4): 306-312. Ruggiero JS (2003). Correlates of fatique in critical care nurses, Research in Nursing & Health, 26(2): 434-444. Saito Y, Sasaki T (1998). How japanese hospital nurses take naps between a day shift a night shift when they work the two shifts consecutivelty. Sangyo Eiseigaku Zasshi, May; 40(3): 67-74. Shcao MF, Chou YC, Yeh MY, Tzeng WC (2010). Sleep quality and quality of life in female shift working nurses. Journal Advanced Nursing, July; 66(7): 1565-72. Vidacek S, Radosevic-Vidacek B, Kaliterna L, Prizmic Z (1990). The productivity of female shift workers. Arh Hig Rada Toksikol, 41(4): 339-45. 38 Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi, Cilt:4,Sayı:1. 2011 Watanabe M, Akamatsu Y, Furui H, Tomita T, Watanabe T, Kobayashi F (2004). Effects of changing shift schedules from a half-day to a half-day shift before a night shift on physical actives and sleep patterns of single nurses and married nurses with children. Ind Health, 42(1): 34-40. Walsh JK, Muehlback MJ, Humm TM, Dickins QS, Sugerman JL (1990). Effect of caffeine on physiological sleep tendency and ability to sustain wakefulness at night. Psychopharmacology, 101(6): 271-273. Yang Y, Zhao RY, Lan MJ (2008). Effect of sleep quality on day cycle fatigue in ward nurses. Zhonghua Lao Dong Wei Sheng Zhi Ye Bing Za Zhi, June, 26(6): 360. Zverev YP, Misiri HE (2009). Perceived effects of rotating shift work on nurses sleep quality and duration. Malawi Medical Journal, 21(1): 19-21. İletişim adresi: Ydr. Doc. Dr. Şebnem ÇINAR YÜCEL Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Hemşirelik Esasları Anabilim Dalı, 35100, Bornova, İzmir. Tel : (0232) 3881103-187 Faks : (0232) 3886374 e-posta: [email protected]
Benzer belgeler
Hemşirelerin Kullanıma Hazır Enjektörlerle Subkutan Yolla Heparin
Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini, İzmir’de bir üniversite hastanesinin servis ve yoğun bakım
ünitelerinde çalışan hemşireler, örneklemini ise, 97 hemşire oluşturdu. Araştırma verileri, Birey
...