Konjenital Kistik Adenomatoid Malformasyon: İki Olgu
Transkript
Konjenital Kistik Adenomatoid Malformasyon: İki Olgu
Konjenital Kistik Adenomatoid Malformasyon: İki Olgu Atila TÜRKYILMAZ*, Mahmut SUBAŞI*, Sare ALTAŞ**, Atilla EROĞLU* * Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, ** Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, ERZURUM ÖZET Konjenital kistik adenomatoid malformasyon (KKAM) akciğerin nadir görülen bir gelişim anomalisidir. Olguların %80-85’i solunum sıkıntısı nedeniyle neonatal dönemde veya tekrarlayan solunum yolu infeksiyonları nedeniyle iki yaşın altında görülür. Geç çocukluk çağında ve adültlerde nadirdir. Stocker ve arkadaşları tarafından histolojik özelliklerine göre üç tipe ayrılmış olup, tip 1 en sık görülendir ve en iyi prognoza sahiptir. Tedavide etkilenen kısmın cerrahi olarak çıkarılması, tercihan lobektomi yapılması önerilmektedir. Lobektomi yaptığımız 6 ve 11 yaşlarında tip 1 KKAM’li iki olgu literatür verileri ışığında tartışıldı. ANAHTAR KELİMELER: Konjenital kistik adenomatoid malformasyon, tanı, cerrahi Geliş tarihi: 23 Mart 2007 Düzeltme sonrası kabul tarihi: 14 Kasım 2007 SUMMARY CONGENITAL CYSTIC ADENOMATOID MALFORMATION IN TWO CASES Congenital cystic adenomatoid malformations (CCAM) are rare developmental abnormalities of the lung. In 80-85% of cases, respiratory distress occurs during the neonatal period or it is seen before the age of two years due to respiratory infection. It is rare in adolescents and adults. CCAMs are divided into 3 types based on their histologic characteristics reported by Stocker et al in 1977. Type 1 is seen frequently and it has the best prognosis. Surgical excision of affected part of the lung is recommended, preferentially as lobectomy, in the treatment. Two cases, 6 and 11 years old, with type 1 CCAM that we performed lobectomy were discussed with the review of the literature. KEY WORDS: Congenital cystic adenomatoid malformations, diagnosis, surgery Received: March 23, 2007 Solunum Hastalıkları 2007; 18: 157-161 Accepted after revision: November 14, 2007 157 Türkyılmaz A, Subaşı M, Altaş S, Eroğlu A. GİRİŞ Konjenital kistik adenomatoid malformasyon (KKAM), dördüncü-sekizinci gebelik haftasında bronşiyoalveoler matürasyonun duraklayıp mezenkimal hücrelerin aşırı çoğalması sonucu meydana gelen konjenital hamartamatöz akciğer lezyonudur (1-4). Terminal bronşiyollerin aşırı proliferasyonuyla karakterize içi siliyalı ya da küboidal epitelle döşeli, multipl kistik yapılar ve fonksiyone olmayan solid akciğer dokusundan oluşur. Stocker ve arkadaşları bu anomaliyi klinik ve patolojik açıdan değerlendirerek üç tipe ayırmıştır (5). Tip 1’de tek veya multipl büyük kistler (1-2 cm), tip 2’de orta büyüklükte kistler (0.5-1cm) ve tip 3’te solid form (0.5 cm’nin altında küçük kistler) mevcuttur. OLGULAR Olgu 1 Çocukluğundan beri ateş, öksürük ve balgam çıkarma şikayetleri bulunan ve gelişme geriliği gösteren 11 yaşında bir erkek olgu kliniğimize kistik akciğer hastalığı tanısıyla yatırıldı. Fizik muayenesinde gelişme geriliği ve sol akciğer solunum seslerinde azalma dışında bulgu tespit edilemedi. Hematolojik ve biyokimyasal parametreleri normaldi. Hastanın PA akciğer grafisinde sol orta ve alt zonlarda multipl kistik lezyonlar ve mediastende karşıya itilme mevcuttu (Resim 1). Bilgisayarlı toraks tomografisinde sol akciğer alt lobun tamamını tutan mul- tipl kistik lezyonlar, üst lobda volüm azalması ve mediastende karşı tarafa itilme tespit edildi (Resim 2). Konjenital kistik bir patoloji düşünülerek uygulanan sol torakotomide sol alt lobun tamamının kistik yapıda olduğu, torakotomi kesisinden dışarı taştığı ve üst lobun apekste bası altında olduğu gözlendi (Resim 3). Sol alt lobektomi uygulanan olgunun patolojik incelemesinde; en büyüğü 6 x 6 x 5 cm ebatlarında, çok sayıda kist içeren akciğer dokusu tespit edildi. Mikroskopisinde alveol duvarlarında deskuamasyon, yer yer bronşiyal genişlemeler ve psödostratifiye silli epitelle döşeli, gland benzeri görünüme sahip, kistik yapılar izlendi. Bu bulgularla olgu “tip 1 kistik adenomatoid malformasyon” olarak değerlendirildi (Resim 4). Postoperatif herhangi bir sorunu olmayan olgu dokuzuncu günde taburcu edildi. Altı aylık takibinde herhangi bir komplikasyon tespit edilmedi. Olgu 2 Yaklaşık bir yıldan beri tekrarlayan akciğer infeksiyonu hikayesi olan altı yaşında kız çocuğu kistik akciğer hastalığı tanısı ile kliniğimize yatırıldı. Fizik muayenesinde sağ akciğer alt zonlarda solunum seslerinin alınamaması dışında patolojik bulgusu yoktu. PA akciğer grafisinde orta ve alt zonlarda konsolide lezyonu mevcuttu (Resim 5). Toraks tomografisinde sağ akciğer alt lob süperiordan başlayıp posterobazal segmente kadar uzanan ve içinde hava-sıvı seviyeleri bulunan heterojen lezyon tespit edildi (Resim 6). Sağ torakotomide alt lobun büyük bir kısmının harap olduğu tespit edilerek alt lobektomi uygulandı. Patolojik spesmenin tanısı tip 1 KKAM olarak raporlandı. Postoperatif takibinde sorun olmayan olgu sekizinci gün taburcu edildi. TARTIŞMA Resim 1. Birinci olgunun PA akciğer grafisinde sol orta ve alt zonlarda multipl kistik lezyonlar ve mediastende karşıya itilme. 158 KKAM, gestasyonun dördüncü-sekizinci haftalarında fetal akciğer gelişimindeki lokal duraklamadan meydana gelen nadir bir gelişim anomalisidir (14). İlk olarak 1949 yılında Ch’in ve Tang tarafından tarif edilmiştir (5). Lober amfizemden sonra en sık görülen konjenital kistik akciğer hastalığı olup, tüm konjenital akciğer lezyonlarının %25 kadarını oluşturur (6,7). Hastalık %18 oranında başlıca renal ve kardiyak olmak üzere çeşitli konjenital anomalilerle birlikte görülebilir (8). Ayrıca bir çalışmada ekstralober sekestrasyonlu olguların yarısında KKAM tespit edilmiştir (9). Solunum Hastalıkları 2007; 18: 157-161 Konjenital Kistik Adenomatoid Malformasyon: İki Olgu Resim 2. Toraks bilgisayarlı tomografisinde sol akciğer alt lobun tamamını tutan multipl kistik lezyonlar, üst lobda volüm azalması ve mediastende karşı tarafa itilme. Resim 3. Sol alt lobun torakotomi kesisinden dışarıya taşması. Olguların büyük çoğunluğu (%90) hayatın ilk iki yılı içinde tespit edildiğinden daha ileri yaşlarda ve özellikle adültlerde çok az görülür (7,10). Bir olgumuz altı diğer olgumuz 11 yaşındaydı ve her ikisi de oldukça geç tanı almıştı. Solunum Hastalıkları 2007; 18: 157-161 Resim 4. Alveol duvarlarında deskuamasyon, yer yer bronşiyal genişlemeler ve psödostratifiye silli epitelle çevrili, gland benzeri görünüme sahip kistik yapılar (HE x100). Genellikle unilateral bir lobda olup nadiren multiloberdir (4). Stocker ve arkadaşları bu anomaliyi klinik ve patolojik açıdan değerlendirerek üç tipe 159 Türkyılmaz A, Subaşı M, Altaş S, Eroğlu A. altındadır. Bu olgular ölü doğum, prematürite, anazarka ödem ve polihidroamnios ile birlikte sık görülüp en kötü prognoza sahiptir. Yenidoğan olgularda kitle etkisi, pulmoner kompresyon veya hipoplaziye bağlı olarak solunum sıkıntısı mevcuttur. Özellikle hava hapsinin çok olduğu durumlarda semptomlar oldukça şiddetlidir. Daha büyük yaştaki olgularda ise rekürren ve persistan pnömoniler görülebilir. Bizim her iki olgumuzda rekürren pnömoni ve ilk olgumuzda gelişme geriliği mevcuttu. Resim 5. İkinci olgunun PA akciğer grafisinde sağda orta ve alt zonlarda konsolide lezyon. Resim 6. İkinci olgunun toraks bilgisayarlı tomografisinde sağ akciğer alt lob süperiordan başlayıp posterobazal segmente kadar uzanan ve içinde hava-sıvı seviyeleri bulunan heterojen lezyon. ayırmıştır (5). Tip 1 lezyonlar tek veya multipl sayıda, 1-2 cm ve daha büyük boyutlardadır. Doğumdan sonra ortaya çıkar ve ölü doğum, anazarka ödem, polihidroamnios ve eşlik eden anomali genellikle yoktur. En sık görülen tipi olup en iyi prognoza sahiptir. Bizim olgularımız da bu sınıflamaya göre tip 1 kistik patolojiye sahipti. Tip 2 lezyonlar genellikle ölü doğum ve prematürite ile birlikte görülür. Anazarka ödem, polihidroamnios ve eşlik eden anomaliler çok sıktır. Kistler genellikle 1 cm’nin altında ve çok sayıda olup prognozu kötüdür. Tip 3’te ise akciğer solid kitle şeklinde ve kistik lezyonlar çok az olup genellikle 0.5 cm’nin 160 KKAM’li olgularda tanı için direkt akciğer grafileri ve toraks tomografisi genellikle yeterlidir. Direkt radyografide boyutları küçükten büyüğe değişen ve mediastinal şift yapabilen multipl kistler görülür. Ancak hayatın ilk dönemlerinde bu kistlerin içi sıvı dolu olduğundan homojen dens görünümler olabilir. Bu sıvılar bronşiyal, lenfatik ve dolaşım sistemi tarafından emilerek kistler radyolusen hale gelirler. Kist içinde hava hapsi olması da kistlerin hızla büyüyüp mediasteni itmesiyle sonuçlanır. Tomografide lezyonların yaygınlığı, kistik ve konsolide alanlar veya başka yapısal anomaliler de belirlenebilir. Buna rağmen KKAM olarak değerlendirilen olguların yaklaşık %25’i başka kistik hastalıklardır (10). Bu olguların ayırıcı tanısında konjenital lober amfizem, pulmoner sekestrasyon, konjenital diyafragmatik herni, bronkojenik kist ve interstisyel amfizem gibi kistik akciğer hastalıkları düşünülmelidir. Son yıllarda prenatal tanı için ultrasonografi (USG) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) kullanımı da artmıştır. Özellikle prenatal USG ile en iyi değerlendirme 16-32. haftalar arasında yapılır (3). Böyle olgularda birlikte bulunabilen polihidroamnios, hidrops, pulmoner hipoplazi ve mediastinal şift de USG ile tespit edilebilir. KKAM’nin tedavisi tanı zamanına göre değişmektedir. Prenatal tanı konan olgular seri USG’ler ile takip edilerek doğum beklenir. Takip anında fetusun ve annenin hayatını tehdit edecek bir durum geliştiğinde fetal cerrahi uygulanır (9). Kistik akciğer lezyonları asemptomatik kalabileceği gibi bazen de rezorbe olabilirler. Eğer lezyon neonatal dönemde solunum sıkıntısına sebep olmuşsa acilen cerrahi uygulanmalıdır. Ancak daha geç başvuran ve asemptomatik olan olgularda kesin olarak tanı koymak, ileride gelişebilecek rekürren Solunum Hastalıkları 2007; 18: 157-161 Konjenital Kistik Adenomatoid Malformasyon: İki Olgu infeksiyonları önlemek ve malignite riskini bertaraf etmek için önerilen tedavi cerrahidir (8). Cerrahide seçilecek tedavi lobektomi olup, multilober tutulum mevcutsa parankim koruyucu metodlar tercih edilebilir. Cerrahide geç çocukluk ve adült döneminde yakalanan vakalarda yapışıklıklar nedeniyle teknik zorluklar yaşanabilir (1). Bizim olgularımızda önemli derecede yapışıklık yoktu. Eğer preoperatif tanıda pulmoner sekestrasyon ekarte edilmemişse rezeksiyon anında sistemik dolaşımdan kanlanma olabileceğinden dikkatli diseksiyon yapılmalıdır. Cerrahi tedavi sonrası prognoz mükemmeldir. 5. Oh BJ, Lee JS, Kim JS, et al Congenital cystic adenomatoid malformation of the lung in adults: Clinical and CT evaluation of seven patients. Respirology 2006;11:496-501. Sık tekrarlayan pulmoner infeksiyon ve kistik akciğer lezyonu bulunan olguların ayırıcı tanısında KKAM’yi düşünmeliyiz. İnfeksiyonların önüne geçmek, malignite riskini ortadan kaldırmak, kesin tanı ve tedavi için cerrahi tedavi uygulanmalıdır. 9. Conran RM, Stocker JT. Extralobar sequestration with frequently associated congenital cystic adenomatoid malformation, type 2: Report of 50 cases. Pediatr Dev Pathol 1999;2:454-63. KAYNAKLAR 1. Soysal Ö, Aydın A, Turhan O ve ark. Konjenital kistik adenomatoid malformasyon konjenitaf kistik adenomatoid malformasyon. Van Tıp Dergisi 1997;4:177-9. 2. Gürsoy S, Yaldız S, Usluer O ve ark. Erişkin yaşa ulaşmış akciğerin konjenital kistik adenomatoid malformasyonu. Archives of Lung 2004;5:147-49. 3. Sağol S, Akercan F, Göl M, Özyürek ŞE. Konjenital kistik adenomatoid malformasyon: İki olgu. Turkiye Klinikleri. J Gynecol Obst 2002;12:162-4. 6. Aziz BD, Langer JC, Tuuha SE, et al. Perinatally diagnosed asymptomatic congenital cystic adenomatoid malformation: To resect or not? J Pediatr Surg 2004;39: 329-34. 7. Wilson RD, Hedrick HL, Liechty KW, et al. Cystic adenomatoid malformation of the lung: Review of genetics, prenatal diagnosis, and in utero treatment. Am J Med Genet A 2006;140:151-5. 8. Dahabreha J, Zisisa C, Vassilioub M, Arnogiannakic N. Congenital cystic adenomatoid malformation in an adult presenting as lung abscess. Eur J Cardio-Thorac Surg 2000;18:720-3. 10. Parikh D, Samuel M. Congenital cystic lung lesions: Is surgical Resection essential? Pediatr Pulmonol 2005; 40:533-7. Yazışma Adresi Atila TÜRKYILMAZ Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı 25240 ERZURUM e-mail: [email protected] 4. Lerullo AM, Ganapathy R, Crowley S, et al Thilaganathan. Neonatal outcome of antenatally diagnosed congenital cystic adenomatoid malformations. Ultrasound Obstet Gynecol 2005;26:150-3. Solunum Hastalıkları 2007; 18: 157-161 161
Benzer belgeler
Yenidoğan Akciğer Hastalıklarında ve Diğer Konjenital Akciğer
solid akciğer dokusundan oluşur. Stocker ve arkadaşları bu anomaliyi klinik ve patolojik açıdan değerlendirerek üç tipe ayırmıştır (5). Tip 1’de tek veya multipl büyük kistler (1-2 cm), tip 2’de or...