ankara patent e
Transkript
NKARA ATENT E-Bülten | Sayı: 16 | Yıl: 2 | 2011 Mayıs Avrupa'nın Hayali Ortak Patent Avrupa Birliği’nin 27 üyesinden 25’inin ortak patent üzerinde geliştirilmiş işbirliğine devam kararı almasının ardından Avrupa Komisyonu "ortak patent koruması" için iki tasarı sundu. İLK YAPAY GEN ÖDTÜ'lü bir grup bilim insanı Türkiye'nin ilk yapay genini üretmeyi başardı. VİRÜSLÜ ENERJİ Enerji üretiminde M13 adlı virüsü kullanan bilim insanları saç teli kalınlığında piller için yola çıktı. AB VE İNOVASYON AB, sanayisine yüksek inovasyon potansiyeli olan alanlara yönelmeyi tavsiye ediyor. Markapala Bir ülke, knowhow’ını ve uzmanlığını kaybettiğinde zenginlik yaratabilme kapasitesini ve mali bağımsızlığını da kaybeder…” Güneş topla çevre için Her geçen gün verimi artan güneş enerjisi kendisine yeni kullanım alanları buluyor. AYIN RÖPORTAJI Necdet Kara: MARKAPALA Yeni bir işe girerken, bir şirket kurarken mutlaka yeni, buluşçu bir çabayla başlamalı diye düşünürüm. Bu fikri paylaştığımız yedi ortakla "Hayatın her noktasında yenilikçi olmak, her sektörde, her alanda yenilikler geliştirmek ve yeni çözümler sunmak üzere bir şirket kurduk, ismi "Yeni Fikirler Medya A.Ş." Yeni Fikirler'in ilk projesi bedava fotokopi hizmeti olan FreeKopi oldu. "Sen çektir, ben öderim" sloganıyla hayata başladı "FreeKopi, Bedava Fotokopi". çok yakışıklı ne çirkin üstüne üstlük birçok kez denedim “Necdet” isminin hatırlanırlığı çok düşük, anlayacağınız her şey NORMAL. Yani kalabalıklar arasın- tırmam ve markama çağrışımlar eklemem gerektiği üzerine çalışmaya başladım. Her yıl yenilenen Türk insanı araştırmasını okuyorum o yıl ilk kez bıyıklı erkek sayısı %50’nin altına inmişti, bu yıl aynı araştırmaya göre bıyıklı Reklam sektörünün mutfağında erkekler 30’lar civarına indi. “Parlak “yaratıcı bölümünde” yetiştim. Çok fikir parlak kafada bulunur” diyerek sayıda markanın kampanyasında tasaçlarımı kazıttım ve bıyık bırakmaya sarımcı, yaratıcı yönetmen, art dibaşladım. Sadece kafamın görünmesi rektör vs olarak görev yaptım. Yapve dikkat çekmesi için tek renk siyah mak istediğim tek iş, tek meslek buygiyinmeye başladım. Bıyıklı göründu. Ürettiklerimle de bu meslek beni tümün oluşmaya başlamasıyla şimdi çok onurlandırdı, ödüllendirdi. Ankullanmaya başladığımı logoyu çizkara Üniversitesi İletişim Fakültedim. İnsanlar “Pala”, “Palabıyık” gibi si mezunuyum, o zaman ismi Siyasal hitaplarda bulunmaya başlamıştı ama Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek bu görünümüme aradığım ismi İletiOkulu idi. şim Fakültesi’ndeki öğrencilerim buldu. MARKAPALA… Sınıf kapısında Markayı bir de bizim için tabirkaç kişinin “Markopolo”dan bahnımlar mısınız? settiğini sanmıştım. “Nedir o MarMarka benim için müşterilekopolo? Filmi mi?” diye sorduğumrin zihninde kazandığımız mevzidir. da “Hayır hocam, Markapala diye Markanın sahibi de müşteridir. Onlasizden bahsediyoruz” dediler. Herın algıları, düşünceleri ve markanıza men Markapala ismiyle web sitesi alHer yıl yenilenen Türk insanı araştırmasıverdiği değer, markanızın değeridir. dım ve patent enstitüsüne marka tescili için müracaat ettik. Böylece Marnı okuyorum o yıl ilk kez bıyıklı erkek sayısı Markapala ismi sizi yansıtı%50’nin altına inmişti, bu yıl aynı araştırmaya kapala oldum. Markapala olduğum yor ve bu markayı uzun bir günlerden bu yana hatırlanma konusüre önce gerek dış görünü- göre bıyıklı erkekler 30’lar civarına indi. “Par- sunda hiçbir sıkıntım kalmadı. Zaten münüz olsun gerek markalak fikir parlak kafada bulunur” diyerek saçla- kimlik bizi diğerlerinden ayıran, özpala ismi olsun siz kurgularımı kazıttım ve bıyık bırakmaya başladım. Sa- gün kılan görüntü, duruş, davranış ve mışsınız. Bir fikir tasarlarken iletişim değil mi? dece kafamın görünmesi ve dikkat çekmesi Özgeçmişinizi incelediğimizde birçok başarı hikayesiyle karşılaştık. Bize biraz kariyerinizi nasıl şekillendirdiğinizden bahseder misiniz? nasıl bir süreç izliyorsunuz? Kendinizde bunu yaratırken hangi ipuçlarını kullandınız? için tek renk siyah giyinmeye başladım. Bu tam anlamıyla bireysel markalama öyküsü. Bizim işimiz fark yaratmak… Üründe, isimde, ambalajda, dağıtımda, fiyatta vs vs, bir fark yaratmanız lazım. Fizik olarak; gördüğünüz gibi ortalama bir boyum var, ne kiloluyum ne zayıf, ne iri yarıyım ne ufak tefek, ne 2 | Ay-Pi da kaybolmak için ideal bir tipim vardı. Ama işimiz fark edilmek, görülmek, dikkat çekmek üzerine. Kendi ismimle hizmet vermeye başladığım günlerde bu standart görünüşümün ne kadar aleyhime işlediğimi fark ettim. Kendimi, adımı farklılaş- 1 Nisan itibariyle FreeKopi diye bir projeniz hayata geçti. Bize bu projenin nasıl ortaya çıktığını ve neler yapmayı planladığınızdan bahseder misiniz? Yeni bir işe girerken, bir şirket kurarken mutlaka yeni, buluşçu bir çabayla başlamalı diye düşünürüm. Bu fikri paylaştığımız yedi ortakla “Hayatın her noktasında yenilikçi olmak, her sektörde, her alanda yenilikler geliştirmek ve yeni çözümler sunmak üzere bir şirket kurduk, ismi "Yeni Fikirler Medya A.Ş." Yeni Fikirler'in ilk projesi bedava fotokopi hizmeti olan FreeKopi oldu. "Sen çektir, ben öderim" sloganıyla hayata başladı "FreeKopi, Bedava Fotokopi." Şimdilik Türkiye genelinde 80 fotokopi noktasında hizmete başladı. Bu projeyle öğrencilerin üzerinden fotokopinin yükünü kaldırmaya başladık. Birinci yıl için bir milyon kişinin Freekopi’ye katılmasını hedefliyoruz. Bu projeyle ilgili ileriye yönelik planlarınız nedir? Öncelikle FreeKopi projesinin daha ileri bir adımı olacak ki, bu projeyle reklam veren istediği profildeki kişiyle iletişim kurabilecek. Bunun dışında, bedava konseptli bir kaç proje daha geliştiriyoruz. Fakat önceliğimiz FreeKopi. İnternette FreeKopi ismi yayılmakta ve birçok haber görüyoruz. Bizim de merak ettiğimiz bir konu bedava fotokopinin suiistimal edilebilirliği üzerine. Sizin bu konuda bir endişeniz ya da bir önleminiz var mı? Bedava konsepti üzerine bir hayli kafa yoruyoruz. Bedava söz konusu olunca insanların kafasına israf geliyor. FreeKopi’yi kullananların davranışına baktığımızda son derece sorumlu olduklarını görüyoruz. Şöyle ki, ilk kez sistemi kullananlara 200 adet kota tanıyoruz yani mesaj atan herkes 200 adet fotokopiyi hemen çektirebilir. Fakat insanlar ihtiyacı kadar fotokopi çektiriyor; 16 adet, 32 adet, 50 adet gibi. Ayrıca sistemi ne kadar çok kullanırsa kişinin kotasını artırıyoruz. Kim, nereden, kaç adet FreeKopi çektirmiş hepsi sistemimizde kayıtlı. Şu an’a kadar kötü niyetli kullanımla karşılaşmadık. Marka denilince aklınıza gelen 3 isim verebilir misiniz Türkiye ve yurtdışından olmak üzere? Sizce onlar başarılarını neye borçlu? Yerli markalardan Efes bira bir mucizedir, pazarlama dersidir. Biranın ta- Herkes, yaşadığı yerde bir şeyler yapmalıdır. Bir ülke, knowhow’ını ve uzmanlığını kaybettiğinde zenginlik yaratabilme kapasitesini ve mali bağımsızlığını da kaybeder…” dından başlayarak pazardaki her şeyi değiştirdi. Biranın hangi kapağın altında olduğunu unutmamak üzere öğrendik. Ayrıca başta Rusya olmak üzere dış ülkelerde başarısı da kayda değer. Çilek’in genç mobilyası konusunda pazarı bölmesi ve güçlü kimliğiyle yürüttüğü kampanyalar çok başarılı. Türk ismiyle anılan çok az maddeden biri olan RAKI’ya karşı yıllarca haksızlık yapılmış olmasına rağmen Yeni Rakı’ın yaptığı atak çok başarılı. Artık yabancılara satılmış olsa da “Konuşmayı, muhabbete çeviren Türk mucizesi” her zaman büyüklüğünü gösteriyor. Çevre ülkelerde yaygın olarak izlenen Türk Kanalları ve dizileri nedeniyle markalarımızın bu bölgelerde gelişme şansı artmaya başladı. Şehir markası olarak Rusların zihninde Antalya markası çok farklı. Yabancı marka olarak; Swatch’un markalaşma mücadelesi, yaratım süreci beni çok etkiledi. Japon dijital saatlerinin dünya pazarlarını işgal ettiği yıllarda, bu sürece meydan okuyarak İsviçre saatlerinin kaderini değiştirmesi çok heyecan verici… Kitlesel, ucuz üretim için tüm dünyanın uzak doğuya yöneldiği bir dünya, İsviçre’de hem uygun fiyatlı hem de yüksek kaliteli ürünler yaratması çok etkileyici ve bu mucizeyi anlatma şekli ise başlı başına yol gösterici “Biz üretimimize İsviçre’de gerçekleştiriyoruz hem de sekreterimize, Malezya’da ya da Tayland’daki bir mühendisten daha fazla maaş ödeyerek... Hepimiz, dünya piyasasında rekabet eden küresel şirketleriz. Fakat, bu içinde yaşadığımız topluma karşı sorumluluğumuz olmadığı anlamına gelmez… Herkes, yaşadığı yerde bir şeyler yapmalıdır. Bir ülke, knowhow’ını ve uzmanlığını kaybettiğinde zenginlik yaratabilme kapasitesini ve mali bağımsızlığını da kaybeder…” Adidas’ın “İmkansız diye bir şey yoktur” kampanyasını çok beğendim hatta Muhammed Ali’li reklamlarını saklarım ve mesleğe yeni girenlere okuturum. Blackberry ve iPhone’un mücadelesini ilgiyle izliyorum. Bir marka yaratırken fikirlerinizle insanlara yardımcı oluyorsunuz. Fakat bir markayı sürdürmek de en az yaratmak kadar zordur. Bu konuda nasıl yönlendirmeleriniz oluyor? Marka yaratmak ne kadar bilinç, sabır ve dikkat istiyorsa, onu korumak da o kadar bilinç, sabır ve dikkat istiyor. Markayı yerleştiği konumdan başka yerlere sürüklemek, markayı farklı alanlara doğru genişletmek, marka iletişimindeki özü değiştirmek, marka değerlerini görmezden gelmek, güncel eğilimlere prim vermek… Marka çok sayıda tehlike ve tehditle karşı karşıya kalabilir ki maalesef bu tehlikelerin büyük bir bölümü rakiplerden değil şirket içinden gelir. Markalaşma sürecinde fikri haklarınızı koruma stratejilerinizden biraz bahsedebilir misiniz? Aslında işin en önemli bölümü bu. Markayı isim aşamasından hatta çoğu zaman konumlandırma aşamasından itibaren tescil edilebilecek şekilde yaratmak çok önemli. Yoksa marka yatırımları korunamaz boşa gidebilir ya da başka hukuki sorunlar da ortaya çıkabilir. Çalışmalarımızda isim, logo, konumlandırmayı belirten sözcükler varsa sosyal sorumluluk çalışmaları ve onlara ait logo ve çağrışımları içeren tüm çalışmaların koruma altına alınması çok önemli çünkü gelecekte bunlarla ilgili farklı yatırım fırsatları doğabilir. Ay-Pi | 3 TASARIM DÜNYASI Güneş topla çevre için... 3 adet güneş pilli panellerden oluşan bisiklet 396 vat saati pil elde edip, depolayabiliyor. Bu bisikleti taşımak istediğinizde, katlandığında bir bavulun içerisinde muhafaza edilebilecek kadar küçük hale gelmektedir. “Soft rocker” adlı güneş enerjili şezlong sayesinde dinlenerek, küçük elektronik eşyalarınızı şarj etme fırsatı bulabiliyorsunuz. Güneş enerjisini depolaması sayesinde ise güneş batsa bile elektronikleriniz şarj olmaya devam ediyor. Kazanılan güneş enerjisiyle şezlongun içini de ışıklandırabiliyorsunuz. Cinema Solare, İsviçre’de 4 yıl süren çalışmalar sonucunda geliştirilmiş bir mini solar açık hava sineması. İzleyicilerin kendi sandalye ve yastıklarını getirdikleri sinema hizmet vermeye 2007 yılında başlamış. Umeox firmasının “Apollo” olarak duyurduğu telefon güneş enerjisiyle çalışıyor. 1 saat güneş enerjisiyle şarj olması 16 dakika boyunca konuşmanızı sağlayabiliyor. Üretici firma 2,5 saatlik şarjın günlük kullanımı sağlayacağını düşünüyor. Gün ışığının daha etkili olmasına rağmen telefon ortamdaki suni ışıkla da şarj olabiliyor. Güneş enerjisiyle çalışan sokak lambaları projesi Kamboçya’nın imajını ve marka değerini geliştirmek ve yükseltmek için iki grubun yaptığı anlaşmanın bir getirisi olup, turistlerin güvenli bir şekilde dolaşmalarına da olanak sağlanmış olunuyor. LG firmasının bu solar kiliması dış ünitesi üzerindeki solar hücre modülleri sayesinde saatte 70 vat’lık güç üretiyor ve büyük oranda enerji tasarrufu sağlıyor. designboom.com kaynağındaki haberler esas alınarak düzenlenmiştir. 4 | Ay-Pi FİKRİ HAKLAR GÜNCEL Avrupa'nın hayali "Ortak Patent" şekilleniyor AYSU DERİCİOĞLU S ırasıyla 1993 ve 2001 yıllarında hayata geçirilen “Topluluk Markası” ve “Topluluk Tasarımı” kavramlarını, “Topluluk Patenti” kavramı tüm çabalara rağmen bir türlü takip edememişti. Mart ayında, Avrupa Birliği’nin 27 üyesinden 25’inin ortak patent üzerinde geliştirilmiş işbirliğine devam kararı almasının ardından; 13 Nisan 2011 tarihinde Avrupa Komisyonu 70li yıllardan bu yana tartışılan fakat uzlaşılamaya varılamayan “ortak patent koruması” için iki tasarı sundu. Geçen yıl Paris’te düzenlenen AIPPI Konferansında çeşitli Avrupa ülkelerinin hâkimleri tarafından dile getirilen ve bu proje bizim hayalimiz diye vurgulanan bu kavramın gerçekleşmeye çok yakın olması, bu tasarılara gösterilecek yaklaşımlara bağlı görülüyor çünkü özellikle kullanılacak diller açısından büyük bir anlaşmazlık söz konusu. Yıllardır süre gelen hayal, işte bu dil anlaşmazlığı yüzünden bir türlü hayata geçirilememiş olduğundan; komisyon çözüm olarak “isteğe bağlı ortak patent” kavramını öneriyor ve seçimi buluş yapana bırakıyor. Mevcut sistemin karmaşık ve çeviri masrafları nedeniyle de çok pahalı olması Avrupa Konseyi tarafından inovasyonun önünde büyük bir engel olarak görülürken, eğer tasarı hayata geçebilirse Avrupa’da patent harcamalarında %80 oranında bir düşüş sağlanacağı ve inovasyonun önünün de açılacağı vurgulanıyor. Etken bir fikri haklar yönetimi olmadan inovasyon, inovasyon olmadan da ekonomik kalkınmanın oluşamayacağını söyleyen komisyon uzlaşmaya varılamayan İtalya ve İspanya’nın katılımını da umut ettiklerini belirtiyor. İtalya ve İspanya ise duruşunda kararlı olmasının yanı sıra kurulacak olan Topluluk Patent Mahkemesine de karşı çıkıyor ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmayı planlıyor. Birinci tasarının önerisi; EPO tarafından verilen patent belgesinin (eğer buluş sahibi istiyorsa) 25 ülkede birden geçerli olabilmesiyken, İkinci tasarı ortak patentin çeviri düzenlemelerini içeriyor ve İngilizce – Almanca – Fransızca olan eski sistemin devam etmesini öneriyor. Manuel bir çeviri ihtiyacına ise, yakın zamanda devreye girecek olan yüksek kaliteli bilgisayar destekli tercümeler sayesinde gerek duyulmayacağı belirtiyor. Bilgisayar destekli tercümelerin tamamıyla kullanıma hazır hale gelmesine kadar ise, geçiş dönemi için alınabilecek önlemler sunuluyor. Bu süre boyunca başvuru istenilen dilde yapılabilecekken, çeviri masrafları telafi edilecek ve belge alındıktan sonra istemler diğer iki dile de çevrilecek. EPO’nun bazı ekstra görevler üstlenmesi de önerilerin arasında yer alırken, EPO bu ek görevleri yerine getireceğini ve böylelikle tasarının yürürlüğe girmesi ile birlikte tüm hazırlıklarını tamamlamış ve alt yapısını kurmuş olacağını belirtiyor. Patent masraflarını düşürme amaçlı çalışmalardan biri de 2008 yılında imzalanan Londra Anlaşması. Bu anlaşma uyarınca da; İngilizce veya Almanya veya Fransızca’nın resmi dil olduğu ülkelerde, bir çeviri yapılma gerekliliğinin olmaması. Resmi dili bu üç dilden biri olmayan ülkeler, bu üç dilden birini seçip sadece ona çevrilmesini talep edebilecekler ayrıca dilerlerse istemlerin kendi resmi dillerine çevrilmesini de isteyebilecekler. Ayrıca bir uyuşmazlık durumunda dilerlerse uyuşmazlığa konu olan patent belgesinin kendi resmi dillerine çevrilmesini talep edecekler. Bu anlaşma da aynı tartışmaları beraberinde getiriyor ve EPO tarafından benimsenen üç dilin hakimiyeti pek çok ülke tarafından sorgulanıyor. Kaynaklar: europa.eu, epo.org documents.epo.org KANADA YEŞİL TEKNOLOJİ İÇİN KOLLARI SIVADI Kanada hükümeti, kamu yararına olan bilim ve teknolojik öncelikleri ön plana taşıyabilmek adına, Kanada Patent Kanunları’nda değişiklikle, yeşil teknolojilerle ilgili patent başvurularının incelemelerinin hızlandırılmasına olanak veriyor. Mart 2011’de yürürlüğe giren uygulama sayesinde, devlete herhangi bir ek ücret ödemeden patent yetkilileri yeşil teknolojiyle ilgili patent başvurusu takibini kolaylaştırıyor ve takibin hızlandırılması sağlanabiliyor. Yeşil teknoloji içerikli patent başvurusunun incelemelerini hızlandırabilmek için ise tek gereken, başvurunun doğal yaşamı ve kaynakları korumaya yardımcı teknolojilerle ilgili olduğunu belirtmek. Avustralya, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve Amerika da uygulanan bu yöntemler yeşil teknolojiye verilen önemi açıkça ortaya koyuyor. Ay-Pi | 5 BULUŞLAR GEÇİDİ Virüs destekli solar paneller MIT üniversitesinin araştırmacıları daha efektif solar paneller inşa edebilmek için virüsleri devreye soktular. En ince ve en güçlü iki boyutlu materyal olarak bilinen ve geçen yılın Nobel Fizik Ödülü’nün yıldızı olan karbon bileşiği “grafen” yapraklarına sarılı karbon nanotüpler, foto- voltaik hücrelerin etkinliğini arttırıyor fakat bazı komplikasyonlar ortaya çıkarıyordu. Bu komplikasyonları çözmek adına yürütülen araştırmalar sonucunda, araştırmacılar M13 isim- Laboratuarda insan kalbi üretebilmek adına gün sayılıyor Amerika Birleşik Devletleri’nde, Minnesota Üniversitesi’nde, laboratuar ortamında, insan kalbi üretebilmek adına çalışmalar yapılıyor. Ölmüş kişilerden alınan kalpler, kas hücrelerinden arındırılıyor ve “hayalet kalp” olarak adlandırılan sert iskelete canlı kök hücreler enjekte ediliyor. Bu işlem sonrasında iskelete yapışan hücreler kalp hücrelerine dönüşmeye başlıyor. Şimdilik büyümekte olan bu kalpler henüz atmaya başlamamış olsa da üniversitenin rejeneratif tıp uzmanlarından Doris Taylor, günün birinde kalp nakli ameliyatlarında kullanabilecekleri organlar üreteceklerini düşünüyor. Bu çalışmada başarı sağlandıktan sonra ise; karaciğer, akciğer ve böbrek gibi organların üretilmesi planlanıyor. ntvmsnbc.com kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. 6 | Ay-Pi li virüste var olan peptidlerin karbon nanotüpleri güçlü bir şekilde bir arada tuttuğunu keşfettiler. Karbon nano-tüplerin daha düzgün hizalanmasını ve elektronları daha etkili biçimde toplamasını sağlayan M13 adlı virüslerin kullanımı, solar panellerin enerji dönüşümüne önceki tekniğe oranla 3’te bir oranında verimlilik de kazandırıyor. Virüsler ayrıca nanotüpleri suda çözünür kıldığı için, güneşten elektrik üretmek adına kullanılan fotovoltaik hücreler ile oda sıcaklığında kolaylıkla birleşerek imalat masrafları da düşürüyor. Araştırmacılar bu verimliliği daha da arttıracaklarını söylüyorlar ve hatta bu aralar virüsleri saç teli kadar ince piller üretebilmek adına da çalıştırıyorlar. popsci.com kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. ODTÜ’lüler yapay gen üretti ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Mahinur Akkaya ve ODTÜ Genetik Mühendisi Burak Yılmaz ile birlikte ODTÜ’lü bir grup genç bilim insanı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 100 bin liralık “Tekno girişim desteği” ile Türkiye’nin ilk, şirketini kurarak “yapay gen” üretmeyi başardı. Herhangi bir organizmaya ihtiyaç duymadan sadece sekans bilgisiyle üretilen ve pek çok alanda fayda sağlayabilecek “yapan gen”in kolları; kanser tedavisinden, aşı üretimine, endüstriyel atıkların temizlenmesinden, enerji üretimine kadar uzanıyor. Yapay canlının ilk adımı olan “Yapay Gen”in genetik veri tabanlarında bulunan DNA dizilimlerini laboratuar yöntemleri ile fiziksel hale dönüştürülüyor ve bu teknoloji sayesinde canlıların DNA’larını çıkarmadan istenilen genlerin üretilebilmesinin de yolu açılıyor. Bu teknoloji sayesinde, ayrıca; artık ışıldayan bitkiler, istenilen kokuyu veren yada havanın sıcaklığını ölçen çiçekler yapılabilecekken petrol yada biyodizel üreten mikroorganizmalar da üretilebilecek. gundem.milliyet.com.tr kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. Schrödinger’in kedisi ışınlandı Avustralyalı ve Japon bilim insanları ışığı dalga paketleri halinde ışınlamayı başararak kuantum iletişim ve bilişimde devrim yarattılar. Science dergisinde çıkan makaleye göre Tokyo Üniversitesi’nden araştırmacılar bir ilki gerçekleştirerek karmaşık bir kuantum bilgi setini bir noktadan diğerine ışınlayabildiklerini belirttiler. Bilim insanlarına göre artık iletişim ağlarında büyük hacimlerde bilgi alışverişini yüksek hızda ve yüksek kalitede yapmak mümkün olacak. Canberra’daki Mühendislik ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi’nden Profesör Elanor Huntington’a göre ışınlanma – kuantum bilginin bir noktadan diğerine ‘klasik‘ iletişim yöntemleriyle aktarılması – en temel kuantum iletişim tekniklerinin başında geliyor. Huntington bunun için iki şeye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor: “İlki bildiğimiz fiber optik internet kablosu veya bakır kablolarla sağlanan bağlantı; diğeriyse gönderici ve alıcı arasında geçmişte herhangi bir zamanda ortak kullanılmış bir kaynak: Biz buna karışıklık diyoruz.” ntvmsnbc.com kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. Araba çiziklerine son Bilim insanları, otomobil boyalarını ve dolayısıyla çizikleri tarihten silecek bir çalışmaya imza attı. Amerikalı ve İsviçreli bilim insanlarının yaptığı araştırma sonucunda, otomobillerde kullanılan plastik boyaların silinen veya çizilen yerlerinin, ultraviyole ışınlara tutulduğunda aktive olarak kendi kendisini onarması sağlandı. Geliştirilen yöntemle, arabaların herhangi bir bölgesine aldığı ufak darbe veya çizikler nedeniyle baştan aşağı boyanmasına gerek kalmayacak. Üretilen yeni madde, bilinen plastik boyaların içeriğinden farklı olarak, metal atomlardan oluşturulan uzun zincirlerin, yapısal kütlelerle bileşimiyle elde edildi. cumhuriyet.com.tr kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. Ay-Pi | 7 BULUŞLAR GEÇİDİ ODTÜ, pahalı olduğu için tercih edilmeyen güneş panellerine alternatif teknoloji üretti ODTÜ, Türkiye’de pahalı olması nedeniyle yaygın kullanılamayan güneş panellerinden daha ucuza elektrik üretiminin yolunu açıyor. ODTÜ Güneş Enerjileri Araştırma Merkezinde (GÜNAM) prototip çalışmalarından olumlu sonuçlar alınan teknoloji ile enerji elde etmek için kullanılan pahalı yarıiletken malzemeler büyük oranda azaltılıyor. ODTÜ GÜNAM Müdürü Prof. Dr. Raşit Turan ile doktora öğrencisi Özgür Selimoğlu’nun birlikte tasarladıları yeni yoğunlaştırma sisteminde, pahalı fotovoltaiklerin kullanımı azaltılırken, yerine daha ucuz olan cam ve mercek gibi malzemeler kullanılıyor. Dünya genelindeki ‘’yoğunlaştırılmış güneş enerjisi’’ çalışmaları arasında ayırt edici üstünlükle- ri olduğu belirtilen yeni çalışmanın patent alma hazırlıkları da devam ediyor. Prototip sürecinin ardından ürünü ortaya çıkararak üretim aşamasına geçmeyi uman GÜNAM araştırmacıları, daha önce de Türkiye’nin ilk yerli güneş panelinin üretimini gerçekleştirmişti. ekonomi.haberturk.com kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. AYNI DİLİ KONUŞALIM © [ing. Copyright] [alm. Urheberrecht] [fr. Droit d’auteur] Bir eser koruması olduğunu belirten işaret Açık Yayın [ing. Open broadcast] [alm. Öffentliche sendung] [fr. Diffusion ouverte] Herkes tarafından serbestçe ulaşılabilen radyo veya televiyon veya internet gibi ortamlarda yapılan yayın Adın Belirtilmesi Hakkı [ing. Right to indicate the name] [alm. Recht auf angabe des namens] [fr. Droit d’indication du nom de l’auteur] Eser sahibinin kendi adının veya kendi belirleyeceği takma bir adın belirtilmesi yetkisine sahip olduğu manevi hak Kaynak: Fikri Haklar Sözlüğü, 2. Cilt, Eserler 8 | Ay-Pi Adın Belirtilmesi Salahiyeti [ing. Authority to indicate the name] [alm. Berechtigung zur angabe des namens] [fr. Autorité d’indication du nom de l’auteur] bkz. adın belirtilmesi hakkı T Ü R K S A N AY İ C İ V E İ Ş A D A M L A R I D E R N E Ğ İ FİKRİ HAKLAR SÖZLÜĞÜ 2 Adsız Eserler [ing. Anonymous works] [alm. Anonyme werke] [fr. Oeuvres anonymes] Eser sahibinin belirtilmediği eserler Aleniyet [ing. Publicity] [alm. Publizität des werkes] [fr. Mise à la disposition du public] Eserin topluma açık olması ESERLER M. Kaan DERİCİOĞLU ANKARA PATENT BLOG FİKRİ HAKLAR EĞİTİMİ TESPİTLER, ÖNERİLER, SON GELİŞMELER Devletin temel yol gösterici dokümanları olan, Kalkınma Planı raporlarında da bu konu sıklıkla incelenmiş. Örneğin 7. Kalkınma Planında (Fikri ve Sınai Haklar ÖİK Raporunda) fikri mülkiyet hukuku dersleri seçmeli ders olduğu ve bu alaneleceğin mühendislerinin, yönetida eğitim görmüş ve uzmanlaşmış kişiler tarafından verilmeci adaylarının ve hatta hukukçularıdiği, ders için ayrılan sürenin haftada bir saat olduğu, ders kinın “fikir ürünü nedir, nasıl korunur?” taplarının sadece yürürlükteki kanunların yorumlamasını içersoruları ile karşılaşamadan mezun olduklarını biliyor muydumekte olduğu ve yüksek öğrenim dışında, temel eğitim düzenuz? yinde de yetersiz olduğu tespiti yapılmış ve hukuk fakülteleEvet, bu sorular ile başlayan engin fikri haklar konusu, rinde temel ders olarak okutulması gerekliliği, yüksek lisans ne yazık ki öğrencinin kişisel ilgisine bırakılmış durumda. Bilprogramları dahil eğitim ve öğretimin tüm aşamalarında yer ginin en değerli hazine kabul edildiği günümüzde, fikir ürüverilmesi gerekliliğine değinilmiş. nünün korunması konusunda karşıMulti disipliner bir bilim dalı özelliği gösteren Aynı tespit ve öneriler, ilerleyen laştığı acı tecrübeler sonucunda bilfikri haklar hukukunun, hangi enstitü adı yıllardaki kalkınma planlarında da gi sahibi olan şirket yöneticilerimiz, altında, hangi bölüm ve bilim dalı içerisinde yer almaya devam etmiş. tasarımcılarımız ve mühendislerideğerlendirileceği pek çok kez tartışılmış; miz aslında yalnızca kendi özgün fiKısacası eksiklikler belli; bu tartışmalar kimi zaman Fikri Haklar kir ürünlerini koruyamamakla kalEnstitüsü olarak başlı başına bir yapı kurgusu Öncelikle, üniversitelerin humıyor; korunamayan fikir ürünleönerisi ile kimi zaman ise, özellikle hukuk kuk fakültelerinde fikri haklar huri, özgün ürünler ortaya koyma yokuku temel ders programlarına fakültelerinde bir takım yapılanmalar ile lundaki motivasyonu da azaltarak alınmalı. Türkiye’nin sosyoekonomik gelişiçözüme kavuşturulmaya çalışılmış. Temel bilimler ve mühendismini olumsuz yönde etkiliyor. lik fakültelerinde ve hatta günümüzün yöneticilerini yetiştiMulti disipliner bir bilim dalı özelliği gösteren fikri hakren işletme fakültelerinin özellikle MBA programlarında fikri lar hukukunun, hangi enstitü adı altında, hangi bölüm ve bihaklara geniş yer verilmeli. lim dalı içerisinde değerlendirileceği pek çok kez tartışılmış; Fikri haklar hukuku, hukuk fakültelerinde bağımsız bir bu tartışmalar kimi zaman Fikri Haklar Enstitüsü olarak başana bilim olmalı. lı başına bir yapı kurgusu önerisi ile kimi zaman ise, özellikFikir ürününün değerini algılayan, yaratıcılığı teşvik eden le hukuk fakültelerinde bir takım yapılanmalar ile çözüme kave bir başkasının ürününü taklit etmek yerine sürekli gelişen vuşturulmaya çalışılmış. Oysa hukuk fakültelerinde bile zove üreten bir toplum için, yalnızca üniversitelerde değil, ilköğrunlu ders olmayan bu konu, multi disipliner özelliği sebebi retimden itibaren tüm eğitime yayılmış bir bilinç yerleşmeli. ile; bir tasarımcı, bir mühendis veya bir işletmeci için de son Türk Patent Enstitüsü’nün fikri haklar eğitimi ile ilgili derece önemli. Henüz bir anabilim dalı olmamasına rağmen, yürütmekte olduğu çalışmalarına ek olarak, fikri haklar seküniversitelerin bir kısmında seçmeli, bir kısmında ise zorunlu törü çalışanları da konuya aktif olarak destek vermeli. Anders olarak okutulan fikri haklar hukuku dersinin müfredata kara Patent Bürosu Genel Müdürü ve kurucu ortağı Sayın girmesi konusu ise gün geçtikçe ivme kazanırken; TPE, EPO, M. Kaan Dericioğlu tarafından hazırlanan ve 2010 yılınWIPO gibi kuruluşlar da bu konuda pek çok eğitim düzenda TUSIAD tarafından yayınlanan sekiz ciltlik Fikri Hakliyor. lar Sözlüğü, 2009 yılında 4. Baskıya ulaşan İstanbul SanaTürkiye’de ilk kez 1940 yılında, Ankara Üniversitesi Huyi Odası tarafından yayınlanan Fikri Haklar Kılavuzu, tarakuk Fakültesinde, seçimlik ders olarak programa alınan “Fifımızca Fikri Haklar Eğitimine sunulan aktif destekten yalkir Hakları Dersi” bir dönem ticaret profesörü E. Hirsch taranızca birkaçı. fından daha sonra da medeni hukuk kürsüsü tarafından verilBöylelikle, Türkiye’de kalkınmanın önünü açabilmek için miş. 1997 yılında ise, Ankara Üniversitesi Fikri ve Sınaî Hakfikri haklar eğitimi yerleştirilip yaygınlaştırılmalı. lar Araştırma Uygulama Merkezi kurulmuş. Kısaca FİSAUM Kaynakça: olarak anılan merkezin kurulması önemli bir adım olsa da, bu “IP Management @ Universities” Istanbul, April 14 to 15, 2011, Albert adım fikri haklar alanında doktora yapmak isteyen bir öğrenLong Hall, BOGAZICI UNIVERSITY , Türkiye’de FM Eğitimi TPE Perscinin yine ticaret hukuku ana bilim dalında eğitim görmesi pektifi, Salih BEKTAŞ, Patent Dairesi Başkanı, Türk Patent Enstitüsü, gerekliliğini ortadan kaldıramamış. Bir başka deyişle; bu büwww.ipconference.boun.edu.tr/downloads/Panel2_SalihBektas.ppt http://ekutup.dpt.gov.tr/hukuk/oik438/ yük adım dahi, anılan bilim dalının özel uzmanlık alanı olarak http://ekutup.dpt.gov.tr/hukuk/oik521.pdf kabul edilmesini sağlayamamış. GÖKÇEN UZER ÇENGELCİ G http://fisaum.ankara.edu.tr/?bil=bil_icerik&icerik_id=120 Ay-Pi | 9 ULUSAL İNOVASYON GİRİŞİMİ AB Sanayi Politikası ve İnovasyon Kavramına Olan Yaklaşımları A New Industrial Innovation Policy Bölümünden Alıntılar Avrupa sanayisinin ürünleri ve hizmetleri mevcut durumdan çok daha hızlı bir biçimde geliştirme ve ticarileştirme ihtiyacı sözkonusudur. Yeni sanayi stratejisinin bu hedefe dönük bir yapıda olması gerekir. Avrupa firmalarının piyasada öncü olmasını sağlamak gerekmektedir. Avrupa İnovasyon Ulusu (Innovation Nation Initiative) adlı amiral gemisi özelliği barındıran girişimi, AB için bir model yaratma çerçevesine sahiptir. AB üyesi ülkelerde eğitimin daha iyi bir biçimde koordine edilmesine, aynı zamanda Ar-Ge ve inovasyon alanında da eşgüdüm içinde çalışılmasına; bilim, teknoloji ve inovasyon alanında AB ve dünyanın diğer ülkeleri ile işbirliğinde; toplumsal sorunlara daha genel bir yaklaşımın geliştirilmesi; mali kaynaklara ve girişim sermayesine ulaşımın 10 | Ay-Pi geliştirilmesi ve rekabetçiliği ve toplumsal sorunlara daha uygun bir odaklanmanın geliştirilmesi gündemdedir. Yeni gelişen teknolojilerde Avrupa’nın araştırma gücünü hızla geliştirme ve piyasaya sunma ihtiyacı hissedilmektedir. Bu bağlamda belirlenen anahtar teknolojiler arasında endüstriyel biyoteknoloji, nanoteknoloji, ileri malzemeler, fotonik, mikro ve nano elektronik ve ileri üretim sistemleri sı- ralanmaktadır. Bu teknolojilerin önümüzdeki 10 yıl süresince yeni süreçler, yeni ürünler ve hizmetler ve yeni sanayi kollarının gelişiminde önemli bir temel yapı sunabileceği savunulmaktadır. Avrupa’nın gelişmiş araştırma altyapısı ile birlikte, bu teknolojilerin Avrupa sanayisi tarafından, KOBİ’ler de dahil olmak üzere uygulama alanı içine alınmasının yararları sözkonusudur. İç piyasa için zamanında yapılan kanun ve mevzuat düzenlemeleri, daha hızlı bir biçimde standartların geliştirilmesi, tüketicilerin ihtiyaçlarına erkenden yanıt verilebilmesi, ‘ticaret öncesi kamu satın alma’ süreçlerinin yenilikçi ürün ve hizmetlerin geliştirildiği bir Avrupa Tek Pazarına yararları olacaktır. Ortak Teknoloji İnisiyatifleri adlı yapılanma, yüksek inovasyon potansiyeli taşıyan alanlarda ileri araş- tırmalar yapmaya odaklanmaktadır. Kriz sonrası yapılanmayı hızlandırmak amacıyla Avrupa Komisyonu, üç alanda çalışmak üzere Özel Sektör-Kamu Sektörü Ortaklığı (Public-Private Partnership) başlatmıştır. Bu alanlar; • Gelecek için Fabrikalar-Üretim Tesisleri • Yeşil Arabalar • Enerji Etkin Binalar-Yapılar Avrupa Teknoloji ve İnovasyon Enstitüsü’nün Bilgi ve İnovasyon Toplulukları, AB düzeyinde tüm inovasyon değer zincirine dönük çalışmaları bütünleştirmektedir. Değer zinciri üzerinde eğitimden araştırmanın ticarileşmesine kadar alanları kapsayacak biçimde çalışmalarını devam ettirmektedir. Özellikle; inovasyonu destekleyecek olan rol modelleri geliştirmek ve bu modellerin güçlü bir biçimde yönetişimini sağlamaya odaklanmaktalar. Dijital Gündem (Digital Agenda) Avrupa 2020 çalışmasında da belirtildiği gibi; gelecek dönemlerde rekabet gücü için kritik bir bileşen olduğu kabul edilen bilişim teknolojileri, kaynak optimizasyonu (eniyileme) ve inovasyonun kendisinin önemli alanlar olduğunun altı çizilmektedir. Örnek uygulamalar arasında elektronik ortamda faturalama (e-invoicing) gösterilmektedir. Etkin bir inovasyon politikası için sektörel inovasyon politikalarına gereksinim duyulmakta ve gelecek dönemler için sektörlerin inovasyon potansiyellerini iyi algılamak gerekmektedir. Bunun ötesinde sektörler arasında işbirliğinin geliştirilmesi işletmelerde inovasyonu ve yaratıcılığı daha da fazla artırabilir. Yeni fikirlerin ve iş modellerinin geliştirilmesinde uygun iklim koşullarının sağlanabilmesi için sektörler arasında çalışabilecek yeni mekanizmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Kümeler ve ağyapılar-şebekelernetworkler sanayi kesiminin rekabet gücünü, kaynakların ve uzmanlıkların biraraya gelmelerini sağlayarak, işletmeler arasında işbirliğini destekleyerek; işletmelerin, kamu otoritelerinin ve üniversitelerin işbirliklerini destekleyerek inovasyon sürecini kolaylaştırmakta ve kaynakların ve uzmanlık alanlarının daha etkin kullanımı yoluyla rekabet gücünün artmasına katkıda bulunmaktadır. AB’nin bölgesel politikaları ve Çerçeve Programları bölgelere ‘akıllı uzmanlaşma stratejileri’ geliştirmelerini desteklemektedir. Gerek geleneksel, gerekse de yenilikçi küme yapıların daha küresel ölçekte rekabet edebilirliklerini sağlamak üzere yapılanmalarına ihtiyaç görülmektedir. Avrupa Komisyonu; rekabetçi anahtar teknolojiler inisiyatifi başlatacaktır; ileri üretim teknolojileri konusunda araştırma, geliştirme ve inovasyonu destekleyecektir. Geleceğin fabrikaları-üretim tesisleri girişimini destekleyecektir. Bu girişim, AB’nin sanayi yapısını modernleştirmeyi hedeflemekte, enerji etkinliği, iklim değişikliği ve kaynak kısıtı gibi toplumsal sorunların da çözümüne katkıda bulunacaktır. Yüksek öğretim ve iş dünyasını barındıran kurumları bir araya getirmek üzere girişimleri destekleyecektir. Bu alanda örneğin sanayi kesiminde ileri düzede bilişim teknolojileri kullanıcılarına odak alan ‘e-skills’ inisiyatifini destekleyecektir. Aynı zamanda üniversite ve iş dünyası arasında yapılanan Bilgi Ortaklıkları-Knowledge Alliances girişimine Üniversiteler-İş Dünyası Forumunu destekleyerek katkıda bulunacaktır. Tekstil ve konfeksiyon sektörü için kullanıcı ihtiyaçlarına göre şekillenmiş tasarım temelli yeni iş yönetimi kavramlarının geliştirilmesi ve beraberinde üretim teknolojilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Kaynak: An Integrated Industrail Policy for the Globalization Era Putting Competitiveness and Sustainability at Center Stage 2010 ANKARA PATENT GÜNDEM Ankara Patent’in Yeni Kadrosu Marka eski bölüm yöneticisi Melike Şenol ve patent eski teknik birim yöneticisi Zeliha Özsoy şirketimizden ayrılmışlardır. Bilkent Üniversitesi Bankacılık ve Finans Bölümü mezunu, Marka ve Patent Vekili olan ve 2006 yılından bu yana titiz ve özen- li çalışması ile Yurt Dışına Marka Birim Yöneticiliği görevi yapan Gonca Adalı Başmakçı; Marka Bölüm Yöneticiliği pozisyonunda çalışma hayatına devam edecektir. 2002 yılında Ankara Patent ailesine katılan Topnur Arısoy disiplinli çalışması ile dikkatleri üzerine çekerek, Yurt Dışına Marka Birim Yöneticiliği pozisyonuna getirilmiştir. Fizik Mühendisliği Bölümü mezunu olan ve 2007 yılında getirildiği Patent Müşteri Temsilcisi görevinde herkese örnek olan nitelikleriyle kendini gösteren Altan Altun ise, Patent Teknik Birim Yöneticisi olarak başarıyla çalışmalarına devam edecektir. Gonca Adalı Başmakçı, Topnur Arısoy ve Altan Altun’a yeni görevlerinde başarılar diliyoruz. Ay-Pi | 11
Benzer belgeler
En Değerli Global Markalar
ırasıyla 1993 ve 2001 yıllarında hayata geçirilen “Topluluk Markası” ve “Topluluk Tasarımı” kavramlarını, “Topluluk Patenti”
kavramı tüm çabalara rağmen bir türlü takip edememişti.
Mart ayında, Avr...
e-bülten - Ankara Patent
İnternette FreeKopi ismi yayılmakta ve birçok haber görüyoruz. Bizim de merak ettiğimiz
bir konu bedava fotokopinin
suiistimal edilebilirliği üzerine.
Sizin bu konuda bir endişeniz
ya da bir önlemi...
e-bülten - Ankara Patent
LG firmasının bu solar kiliması dış ünitesi üzerindeki
solar hücre modülleri sayesinde saatte 70 vat’lık güç
üretiyor ve büyük oranda enerji tasarrufu sağlıyor.
designboom.com kaynağındaki haberler...
ankara patent e
ırasıyla 1993 ve 2001 yıllarında hayata geçirilen “Topluluk Markası” ve “Topluluk Tasarımı” kavramlarını, “Topluluk Patenti”
kavramı tüm çabalara rağmen bir türlü takip edememişti.
Mart ayında, Avr...
e-bülten - Ankara Patent
güneş enerjisiyle çalışıyor. 1 saat güneş enerjisiyle şarj
olması 16 dakika boyunca konuşmanızı sağlayabiliyor.
Üretici firma 2,5 saatlik şarjın günlük kullanımı sağlayacağını düşünüyor. Gün ışığın...
FİKRİ HAKLAR Ders Notları
Açıklanmamış Bilgiler/ Ticaret Sırları
Entegre devrelerin topografyaları
İnternet Alan Adları
Sözleşmeler