En Değerli Global Markalar
Transkript
NKARA ATENT E-Bülten | Sayı: 17 | Yıl: 2 | 2011 Haziran En Değerli Global Markalar Acaba geleceğin devi olarak ifade edilen Çin, markalaşmanın önemini kavramış durumda mı? İnovasyon ve teknolojiye yatırımla pekiştirilen bunca gelişme ve çabaya rağmen güvenilir bir marka ortaya koyup da tercih edilebilecek mi? MIFFY'NİN ZAFERİ Miffy ve Catthy arasındaki rekabet Japon depremzedelere yardıma dönüştü. TEKRARI İMKANSIZ "Bronze Format" ile müzik parçaları her seferinde farklı çalacak. MİLLİ SONAR Türkiye'de bir çok ilki gerçekleştiren ASELSAN ilk milli sonarı da üretti. Ankara Patent Şehrin Gücünü Arkasına Aldı Ankara Patent'in gücünün arkasındaki etkenler Tasarımcıların ışık oyunları Tasarımcılar hayatımızın her alanında özgün çalışmalarıyla karşımıza çıkıyor. FİKRİ HAKLAR GÜNCEL En Değerli Global Markalar Acaba geleceğin devi olarak ifade edilen Çin, markalaşmanın önemini kavramış durumda mı? İnovasyon ve teknolojiye yatırımla pekiştirilen bunca gelişme ve çabaya rağmen güvenilir bir marka ortaya koyup da tercih edilebilecek mi? AYSU DERİCİOĞLU Ankara Patent İstanbul Bürosu Genel Müdür Yardımcısı En Değerli Global Markalar BrandZ Top 100’ün 5. si yayınlandı. Yapılan değerlendirmelerin ardından marka değerini yükseltmeye dair önemli ipuçları da veren çalışmada ilk 10 şu şekilde: Google IBM Apple Microsoft Cocacola Mc Donald’s Marlboro China Mobile General Electric Vodafone Raporda vurgulanan başarı etkenleri içinde en ön sırada “markalaşmak” yer alıyor. Bir şirketin en önemli değeri olarak ortaya çıkan markaların satışlara etkisi ve şirket hisselerinin değerlerine yansıması; doğru stratejilerle seçilmiş, konumlandırılmış ve başarı ile korunan markaların dünyasında yaşadığımız gerçeğini ortaya koyuyor. İlk 100’e damgasını vuran bu markalar, günümüz dinamiklerine de en hızlı ayak uyduranlar. Raporda belirtildiği gibi; sürdürülebilirlik, sosyal sorumluluk, sağlık, güven ve ürünleri kişiselleştirme üzerine eğilen ve sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanabilen bu markalar tüketiciyi kendine bağlamayı iyi beceriyor. Hindistan ve Meksika bu yıl ilk yüze giren yeni ülkeler olurken; Hindistan bankasıyla Meksika da telekomünikasyon şirketi ile listede yerini buluyor. Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin; finans, telekomünikasyon ve petrol şirketleri ile dikkati çekerken enteresan olan, listede yükselmeye başlayan BRIC ülkelerinin sadece bu sektörlerde yer almaları. Bir istisna olarak Brezilya’nın bira markası görünürken; anlıyoruz ki zaten bira da yükselen trendler arasında. Çünkü genele baktığımızda; bu yıl en çok yükselmeyi gerçekleştiren 20 firma teknoloji, 4 firma finans, 3 firma da bira markası. Bilgi çağında teknoloji her zaman en önde yer alırken, telekomünikasyon şirketlerine ivme kazandıran cep telefonuna duyulan ilgi ve ihtiyacın artması. Krizden etkilenmeyen bankaları 2009 ekonomik krizi yukarılara taşırken, krizden etkilenen tüketiciler de dışarıya çıkmaktansa evlerinde bira içmeyi tercih etmiş görünüyor. Durum böyleyken, akıllara bir dizi soru takılıyor. Acaba geleceğin devi olarak ifade edilen Çin, markalaşmanın önemini kavramış durumda mı? İnovasyon ve teknolojiye 2 | Ay-Pi yatırımla pekiştirilen bunca gelişme ve çabaya rağmen güvenilir bir marka ortaya koyup da tercih edilebilecek mi? Çin malı dendiği zaman akla gelen imajı kırıp bir Apple ya da Coca Cola’nın taşıdığı imajı yakalayabilecek mi? Hadi imajı yakaladı diyelim, güven duyabilecek miyiz? Bir Çin firmasının ürünü için; “kanserojen değildir bu” ya da “bunu yapan işçileri insan haklarını ihlal ederek de çalıştırmıyorlardır” diyebilecek miyiz? Bence çok zor çünkü her şeyi aynı anda elde etmek mümkün değil, hem dünyanın en ucuz üretimini sağlayıp hem de tüketiciyi memnun edecek ürünler ortaya konamaz. “Neredeyse her ürün orada üretiliyor zaten” de diyebiliriz ama bilmek gerekir ki; o ürünleri yaptıran büyük firmalar ciddi denetimler yaparak, kendi ürünlerinin üretimlerini kontrol altında tutuyorlar. Örneğin, o markalara güvendiğimiz için; “Çin’de üretilmiş olsa da Apple kalitesiz bir ürün çıkarmaz” diyoruz. İşte “Apple” bize bu güvenceyi veren. Çin ise gün gelecek bir seçim yapıp, dünyadaki imajını temizleyerek yeniden başlamak için çok radikal değişiklikler yapmak zorunda kalacak. Henüz listeye girememiş olan ülkemizse, markalaşma konusunda sağlam adımlarla ilerliyor. Tanınmış markalarımız yurtdışında da önemli aşamalar kaydetmeye başlamışken, en büyük eksikliğimiz AR-GE çalışmalarına yeteri kadar önem vermememiz olarak karşımıza çıkıyor. Sanayi ve üniversite işbirliklerini güçlendirerek, kemikleşmiş ve kırılması zor iletişimsizlik duvarlarını yıkmamız ve patent konusuna da ağırlık vererek, dünya dinamiklerine yönelik nokta atışı AR-GE araştırmalarına yönelmemiz markalarımızı çok daha ileriye taşıyacaktır, yeter ki inanalım ve üstüne gidelim. TASARIM DÜNYASI Tasarımcıların ışık oyunları Fermuar Lamba Perdelerden esinlenerek tasarlanmış bu fermuar lamba ile istenilen ışık seviyesinin kontrolü sizde. Modern Gaz Lambası – Oyule Lamp Sergio Silva’nın tarihle teknolojiyi birleştiren bu tasarımı zarafeti ve şıklığıyla birlikte çevre dostu ve enerji tasarruflu ürünlere ilişkin artan talebe de cevap veriyor. Alev almayan parafin yağı ve kısa fitiliyle bu ampuller, tatlı bir loş ışık veriyor. Duvarlara loş bir dokunuş: Torn Lamp Aydınlatmaya yeni bir soluk getiren tasarımcı Bill May, aydınlatmaları zarif dokunuşlarla duvarların içine gizlemiş. Hem duvar köşelerine hem de düz duvarlara monte edilebilen bu lambalar duvarlarınızla aynı renge boyanabiliyor. Rubik Lamba Eric Pautz tarafından tasarlanan Rubik lamba, Rubik küpünden esinlenerek tasarlanmış. 26 adet parçadan oluşan lambada, her bir yüzün döndürülmesi ile 43 farklı renk kombinasyonu elde ediliyor. Çit Aydınlatma : Hurdle Lighting Koreli Lee Suk Woo ve Byeon Dong tarafından tasarlanan lamba hem yatay hem de dikey durabilecek şekilde tasarlanmış. İçerisinde bulunan sensör ise, nasıl yerleştirildiğini tespit ederek ışığı nereden vereceğini ayarlıyor. Kanla Çalışan Lamba Belki de hiçbir zaman yakmayı aklınızdan geçirmeyeceğiz, günümüzün modası vampir filmlerini aratmayan bu lamba kan ile çalışıyor. Kullanmak içinse, üstteki camı kırmanız, ardından içerdiği tableti sıvının içerisine atmanız ve ne yazık ki sonra da kırılan camı kullanarak kanınızı sıvının içine damlatmanız gerekiyor. Artık ışık konusunda o kadar istekli değilsiniz, değil mi? Ay-Pi | 3 AYIN RÖPORTAJI Kobilife Ekonomi ve Sanayi Dergisi’nden Ankara Patent, şehrin gücünü arkasına aldı Müvekkillerin haklarının korunmasında maksimum özenle empati kurarak yapılan yönlendirmelerde maddi motivasyondan ziyade manevi motivasyon ile müşterilere hizmet verilmesi Ankara Patent’in tercih edilmesini sağlayan büyük bir etken. "1964 yılında kurulan Ankara Patent’in Ankara’da konumlanması öncelikle işlemlerinin yapıldığı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Ankara’da olmasından kaynaklanıyor” diyen Ankara Patent Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü M. Kaan Dericioğlu, başkentte yer almanın yapılacak işlemler açısından avantaj kazandırdığını dile getiriyor. Yasaların hazırlanması ve yenilenmesi için gerekli ortamın ve Danıştay ile Yargıtay’ın da Ankara’da olmasının firmalarına avantaj sağladığını anlatan Dericioğlu, Ankara’daki ulaşımın İstanbul kadar sorunlu olmamasının şehirde konumlandırmayı özendirdiğini dile getiriyor. 2010 yılının Şubat ayından bu yana İstanbul’da da ofislerinin bulunduğunu açıklayan Dericioğlu, yaklaşık bir yıldır Ankara’yı İstanbul’da da temsil ettiklerini ifade ediyor. Dünyanın 16 büyük ekonomisinden birine sahip olan Türkiye’nin üretim ve ticaret potansiyelinin de çok yüksek olan bir ülke olduğuna dikkat çeken Dericioğlu, “Bu yöndeki gelişime paralel olarak Türkiye’de, patent, tasarım, marka, coğrafi işaret, internet alan adı gibi konularda da gelişim söz konusudur. Son birkaç yıldan önce yoğunluk yaşanmayan bu alanda da yoğunluk artmaya başlamıştır. 2010 yılında 3 bin 250 yerli ve 5 bin 93 yabancı kaynaklı olmak üzere 8 bin 343 patent başvurusu; 29 bin 467 yerli ve 6 bin 972 yabancı kaynaklı olmak üzere 30 bin 441 tasarım başvurusu; 59 bin 838 yerli ve 11 bin 766 yabancı kaynaklı olmak üzere 71 bin 604 marka 4 | Ay-Pi başvurusu yapılmıştır. Bu sayılar artan yoğunluğu göstermektedir" diyor. Türkiye’de 371 patent ve 714 marka vekili bulunuyor Türk Patent Enstitüsü tarafından açıklanan istatistiklere göre sicillere kayıtlı 371 patent ve 714 marka vekilinin bulunduğuna dikkat çeken Dericioğlu, bu ortamda Ankara Patent’in tercih edilmesinin nedenlerinden bazılarını şöyle açıklıyor: "Deneyimli kadrosu, Türkiye’nin ilk veri tabanlarını da içeren bilgi işlem alt yapısı, başvuru öncesinde ön araştırma yaparak olumsuzların elenmesi, ulaşılabilirliğin kolaylığı, üniversiteler, sivil toplum ve mes- lek örgütleri ile ilişkilerin güçlü olması bazı örneklerdir. Ayrıca müvekkillerin haklarının korunmasında maksimum özenle empati kurarak yapılan yönlendirmelerde maddi motivasyondan ziyade manevi motivasyon ile müşterilere hizmet verilmesi Ankara Patent’in tercih edilmesini sağlayan büyük bir etkendir. İşlemler bazında yıllık hizmet tarifeleriyle çalışılması, başvuru öncesinde mutlaka ön araştırmaların yapılması, bilgisayar ortamında tüm başvuruların izlenmesi ve bildirilmesi, işlem alanının tüm ülkeler olması sağlanan kolaylıklardan bazılarıdır." Meslek yasası oluşturulmalı Türkiye’de marka vekilliğinin tarihinin 140, patent vekilliğinin tarihinin ise 132 yıl öncesine dayandığını ifade eden Dericioğlu, mesleğin eski olmasına rağmen mesleğe giriş ve disiplin kurallarının belirlendiği bir meslek yasasının bulunmadığını kaydediyor. Bu eksiklik nedeniyle meslekteki disiplinsiz davranışların önlemediğini ve mesleğe zarar verildiğini dile getiren Dericioğlu, sorunun çözümünün meslek yasası ile mümkün olabileceğinin altını çiziyor. Sektördeki çok önemli bir sorunun da Türkiye’de yeni yasal düzenlemelerin hazırlanması ve TBMM’den geçmesinin çok zor olması ile mevcutların yenilenmesinin çok uzun yıllar alması olduğunu aktaran Dericioğlu, sorunların çözümünün kamudaki monolog yerine kamu ve özel sektör diyaloğu ile olacağını dile getiriyor. ANKARA PATENT BLOG Miffy'nin Zaferi AYSU DERİCİOĞLU Ankara Patent İstanbul Bürosu Genel Müdür Yardımcısı Küçük çocukların kalplerine sinsice giren; kıyafet, çanta ve daha pek çok ürün üstünde belirerek aileleri fazlasıyla zor durumda bırakan Hello Kitty bir sıçradı, iki sıçradı derken üçüncüye fırsat kalmadan yakalandı. Hello Kitty’nin ilk sıçrayışı ilk çıkışıyla başlıyor çünkü 1974 yılında hayatımıza giren karakter, 1945 yılından beri hayatımızda olan Musti karakterine fazlasıyla benziyor. Musti’nin yaratıcısı Ray Goosens ise, ya Hello Kitty ile mücadele etmek istemedi ya da gizli bir anlaşma ile durumu kabullendi. Taklip edip, karşılığında hiçbir yaptırım ile karşılaşmayan üstüne üstlük bir de başarı kazanan herkes gibi, Hello Kitty de sıçramaya devam etti ve 1955 yılında Dick Bruna tarafından hayata geçirilen Miffy karakterine fazlasıyla benzeyen Cathy’i, Hello Kitty’nin arkadaşı olarak lanse etti. MUCİDİN SANDIĞI www.patentmuzesi.com Birçok buluşçunun denemelerinden sonra gerçekleştirilen fermuar buluşunun ilk denemeleri 19. yüzyılın ikinci yarısında başladı. Bu yönde ilk buluşu, dikiş makinesini icat eden Elias Howe gerçekleştirmiş ve 1851’de "Otomatik Daimi Elbise Kapatma" başlıklı bir patent almış olsa da; buluşun pazarlamasıyla uğraşmadığından fermuarın buluşçusu olma şansını kaybetti. Kırk yıl sonra, Mr. Whitcomb Judson; Howe’un ürününe benzer olan "Kaygan–Kopça"yı pazarladı. Judson, erkek ve kadın potinlerinin tutturulmasında kullanılan uzun ayakkabı bağlarının yerini alabilecek bu buluşu pazarlayan ilk kişi olmakla fermuarın buluşçusu olarak anılma şansını yakaladı. Fakat onun 1893 paten- Dick Bruna 26 Ağustos 2010 yılında Hello Kitty’nin firması olan Sanrio’ya eser sahibinin haklarına ve marka tescilinden doğan haklara tecavüz davası açtı. Amsterdam Bölgesel Mahkemesi’nin verdiği ve Dick Bruna’nın lehine sonuçlanan karara göre; Sanrio firmasının Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’da tüm ticari faaliyetlerini sonlandırması ve eğer bu koşulları gerçekleştirmez ise gerçekleşene kadar en çok 2 milyon olacak şekilde günde 25.000 dolarlık bir ceza ödemesi öngörülüyordu. Bunun üzerine kararı temyize götüren Sanrio ile Dick Bruna arasındaki savaş gittikçe büyümeye başladığında ise, taraflar davaları bir kenara bırakarak masaya oturdu ve anlaşmaya vardı. Yapılan anlaşma ise gerçekten örnek teşkil edecek şekilde çünkü Sanrio bir daha Catthy’i hiçbir yerde kullanmayacağını ifade ederken, her iki taraf da dava masrafları ile uğraşmak yerine 150.000 Euro’yu 11 Mart 2011 tarihinde Japonya’da gerçekleşen deprem mağdurlarına bağışlamaya karar verdiler. Ayrıca bir centilmenlik anlaşması da yaparak birbirlerinin karakterlerinin benzerlerini yapmaktan da uzak durma konusunda anlaştılar. Kaynak: ipkitten.blogspot.com Fermuarın Mücadele Dolu Hikayesi tinde fermuar kelimesi bulunmuyordu ve buluş karmaşık bir çengel-göz ayakkabı tokasıydı. Birbirine kilitlenen sıralı çengel ve ilmikler, kayıcı bir parça çekilerek açıp kapamaya yarıyordu. Judson, ayakkabılar için kilitleyici veya kilit açıcı mekanizma üzerinde oldukça çalışmasına rağmen; insanlar, giysilerinin üzerinde bir "makine" taşımaya pek de hazır değildi. Judson, Kaygan-Kopça çok az ticari başarı yakaladı. Modern fermuarın tasarımını yapan ise, Kanadalı elektrik mühendisi Gideon Sundback oldu. Judson’un başarısız ticari girişimleri sırasında Colonel Lewis ile kurduğu Universal Fastener Company için çalışmaya başlamasının ardından uzun uğraşlardan sonra 1913’te sonuca ulaştı ve 1917’de Ayrılabilir Tutturucu’nun (Separable Fastener) patentini aldı. Ayrıca, Sunback yeni ürün için üretim makinesini de yaptı. Ay-Pi | 5 BULUŞLAR GEÇİDİ Girişimcilik kültüründe sınıfta kaldık Türkiye, BBC’nin yaptığı girişimcilik kültürü anketinde sondan üçüncü sıraya yerleşerek girişimciliğin en az desteklendiği ülkeler arasında yer aldı. 24 ülkede, 24 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen girişimcilik kültürü anketine göre girişimciliğin en az desteklendiği ülkeler arasında Türkiye ile birlikte Rusya, İtalya, Mısır ve Kolombiya’da yerlerini alırken; girişimciliğin en çok desteklendiği ülke Endonezya olup, bu ülkeyi ABD, Kanada, Hindistan ve Avustralya takip etti. Anket çerçevesinde katılımcılara yöneltilen dört soru: • Kendi işlerini kurmanın ne kadar zor olduğunu düşündükleri • Ülkede girişimciliğe değer verilip verilmediği • Yaratıcılığa verilen önemin ne olduğu • Kişilerin fikirlerini ne ölçüde gerçekleştirebildiği yönündeydi. Araştırmaya Türkiye’den katılanların yüzde 24’ü, ülkesinde yaratıcılığa önem verildiğini düşünürken, bu oran anketteki diğer bütün ülkelerin altında kaldı. Yaratıcılığa önem verildiğini yüzde 26 oranında düşünen Ruslar ise sondan ikinci ülke olarak listede, Türkiye’nin bir üstünde yer aldı. Yaratıcılığın desteklendiğini düşünenlerin oranı Endonezya için yüzde 85, ABD ve Çin için ise yüzde 75 çıktı. Türk ve İtalyan katılımcıların üçte ikisinin, fikirlerini uygulamaya geçirmekte engellerle karşılaştıklarını düşündükleri ortaya çıkarken, bu ko- nuda en iyimser olanlar İngilizler ve Almanlar oldu. Ancak araştırma, girişimciliğin desteklendiği bir ortamın Almanya, İngiltere ve Fransa’da güçlü bir yaratıcılığa dönüşmediğine işaret etti. Bu ülkelerde kendi işini kurma fikrine sahip olanların çoğunlukla azınlıklardan geldiği belirtildi. Türkiye’de ise kendi işini kurmayı düşünenlerin oranı yüzde 51 çıktı. Kaynak: HaberPan Alternatif enerji aydan gelecek Bir Japon şirketi Ay'ı güneş panelleriyle kaplı dev bir disko topuna çevirmeyi planlıyor. Kulağa bilimkurgu filmlerini andıran bir senaryo gibi gelse de, Shimizu adlı şirket Ay yüzeyini güneş panelleriyle kaplayarak dünyadaki tüm enerji ihtiyacını bu şekilde karşılamayı öneriyor ve Japonlar bu projeye imza atmaya hazırlanıyor. Daily Mail'in haberine göre, şimdilik ne zaman başlanacağı ve ne ka6 | Ay-Pi dar sürede bitirileceğinin planlandığı açıklanmayan projede; yerleştirilen güneş panellerinin bakımının robotlar tarafından yapılması düşünülürken, enerjiyi lazer veya mikrodalga yoluyla Dünya'daki istasyonlara taşıyarak 13 bin teravatlık sürekli bir kaynak yaratılması hedefleniyor. ntvmsnbc.com kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. İlk milli sonar üretildi Amerika Birleşik Devletleri merkezli askeri yayıncılık kuruluşu Defense News dergisi tarafından hazırlanan listeye göre 100 küresel savunma sanayi şirketi içinde yer alan Aselsan; Türkiye’nin • Elektronik harp cihazları alanında kendi öz tasarımını yapan ilk 10 ülke • Frekans atlamalı VHF/FM Kriptolu telsiz sistemleri alanında kendi tasarımını ve üretimini yapan en başarılı ilk 4 ülke • Kestirme cihazları alanındaki ilk 4 ülke • GSM cep telefonu alanında cihaz geliştirmiş bulunan ilk 9 ülke arasında yer almasını sağlarken Türkiye’de sektöründe ar-ge’ye en çok pay ayıran kuruluş. Bu günlerde ise, uluslararası savunma pazarındaki etkinliği ve pazar payını artırmak üzere çalışmalarına devam ederken, 36 ülkeye direkt satışın yanı sıra, teknoloji ihraç ederek ortak üretim çalışmaları da yapıyor. Son olarak askeri elektronik ve haberleşme konusunda Türkiye'nin gereksinimlerini özgün olarak imal eden ASELSAN, Türkiye'nin ilk sonarını da üretti. Denizaltıların korkulu rüyası torpidoları uzaklaştırmak için kullanılan karıştırıcı ve aldatıcıların temel teknolojisini oluşturan ve ''kulaç'' ismi verilen sonar, denizlerin derinliklerini ölç- Oyunlardaki güvenlik açığına 'Türk' çözümü Dünya genelinde online oyunlarda her yıl yüz binlerce kişinin zarara uğramasına neden olan hacker saldırılarına karşı Türkiye'den gelen çözüm projesi, dünyada yapımcı firmalar yerine bireysel kullanıcıların güvenliğini düşünen ilk proje. Güvenlik yazılımları geliştiren Arf Teknoloji Şirketi tarafından yazılan program, kullanıcının hesap bilgileri ve oyun içi yatırımlarının çalınmasının önüne geçiyor. Online ve offline oyunlarda yapımcı firmaları korumaya yönelik bazı yazılımlar olmasına karşın, bireysel kullanıcılara yönelik programların bulunmazken, "temiz kutu" teknolojisi ile herhangi bir bilgisayar zararlısının ulaşamayacağı güvenilir bir alan oluşturarak oyunlar bu güvenilir alanda çalıştırılıyor. Yurtdışında da yoğun ilgi gören bu programın ardından şirket çalışanları şimdi banka müşterilerinin kişi- sel hesaplarına yönelik yeni bir yazılım geliştirmeye de başlayarak; bankaların yanı sıra elektrik-enerji istasyonları ve nükleer santraller gibi önemli yapıların bilgi ağlarının da korunmasını amaçlıyorlar. teknikgundem.com kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. mek için de kullanılıyorken, önemli teknolojik üstünlüklere de sahip ve gerektiğinde deniz dibinin haritasını da çıkabiliyor. haberturk.com ekonomi kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. ADANALI GENÇ BULUŞÇU DÜNYA İKİNCİSİ OLDU İnternet ortamındaki herhangi bir web sayfası veya eğitim CD'si üzerinden sanal olarak mikroskopla görüntü incelenmesine imkan sağladı, dünya ikinciliğini kaptı. Teknoloji ve Tasarım Merkezi Derneği ile Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nce bu yıl 7.'si organize edilen; 'Uluslararası Bilişim Olimpiyatları' tamamlandı. 29 ülkeden 2 bin 810 öğrencinin 2 bin 632 projeyle katıldığı yarışmada Adana Gündoğdu Koleji Fen Lisesi öğrencisi Selin Akpınar, hazırlamış olduğu; 'Mobil Mikroskop' adlı projesiyle dünya ikinciliğini elde etti. Bir web sayfası ve eğitim CD'si üzerinde sanal olarak bir mikroskopta görüntü incelenmesini mümkün hale getiren proje sayesinde dünyanın her yerindeki öğrenciler mikroskobu öğrenebilecek. Ay-Pi | 7 BULUŞLAR GEÇİDİ Yaraların iyileşmesini hızlandıran gümüş nano parçacıklar Wisconsin-Madison Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, deri yaralarını daha hızlı iyileştiren nano-teknolojik gümüş yara bandı üzerinde çalışıyorlar çünkü gümüşün anti-bakteriyel kalitesi hakkında bilgi sahibi olmalarına rağmen; yüksek konsantrasyondaki gümüşün, zehirleyici etkisi nedeniyle uygun dozu ayarlamada sorunlar var. Araştırmacı ekip, gümüş nanoparçacıklarının aşırı doza veya hücre ölümlerine sebep olmadan deri üzerinde yayılmasını şimdilik sağlamış gibi görünüyor olsa da henüz sadece kadavra derisi üzerinde yapılan testler tamamlanmış. Şimdi ise, fare ve domuzlar üzerinde deneyler yaparak tedavinin canlı bir deride işe yarayıp yaramadığı test ediliyor. Bilim adamlarının bu araştırma sırasında kullandıkları teknik ise şaşırtıcı çünkü mürekkebin ultra ince katmanlarda yayılmasını sağlayan tekniği kullanmışlar ve çok katmanlı polielektrolit kaplamayı gümüş nano-parçacık dizileriyle karıştırarak yaraların üzerinde kullanılan bantların üzerine yerleştirmişler. Kaynak www.infoniac.com Gürültü ve Hareketten Elektrik Üretimi Bilim adamları piezo- elektrik teknolojisi ile gürültü veya vücut hareketlerinden elektrik üretebilme çalışmalarına yoğunlaştılar. Sharjah Amerikan Üniversitesi’nden bir grup öğrenci, piezo-elektrik teknolojisi ile gürültüden elektrik üretebilen bir cihaz geliştirerek Institute for Engineering and Technology (IET) kurumundan prestij ödülü aldılar. Öğrencilerin henüz deneme aşamasında olan cihazlarının şaşırtıcı özelliklerinden biri insanların duyamadığı ses dalgalarını dahi elektriğe dönüştürebilmesi. Basit hareketler, ayak sesleri veya stadyum gürültüsü gibi her türlü sesi elektriğe dönüştürebilen bu teknoloji pek çok alanda enerji üretimine katkı sağlayacak nitelikte. Mesela; cihaz, yoldan geçen araçların mekanik titreşimlerini ve ses dalgalarını yakalayabilmek adına hız engellerine yerleştirilebilir ve ardından trafik ışıklarında kullanılabilir. Cihazın daha küçük versiyonları ise, cep telefonları veya MP3 çalarlar için taşınabilir güç kitleri olarak kullanılabilir. Aynı teknoloji üzerinde çalışma yapan İngiliz bilim adamlarının amacı ise askerlerin yürüyüşlerinden ve bacak hareketlerinden elektrik üretebilmek ve bu sayede sırt çantalarında ağır bataryalar taşıma ihtiyaçlarını ortadan kaldırmak. Kaynak: www.infoniac.com 8 | Ay-Pi Ekonomik "Yardımcı Robot" Nesiller öncesinden beri gelecekle ilgili kurgularda yer alan ve ev işlerini üstlenen robotlar, birçok gelecek hayali gibi henüz tam olarak gerçekleştirilememişken, RoboDynamics, Jetgillerin her ihtiyacını karşılayan Rosie adlı robotunun sağladığı konfora biraz daha yakınlaşmamızı sağlayan ev robotunu sunmayı planlıyor. RoboDynamics’teki araştırmacılar Luna ismi verilen robotla, iPhone’nun cep telefonlarında yaptığı devrimi ev işi robotlarında gerçekleştirmeyi umuyorlar. Söylenilenlerin çoğu oldukça heyecan verici, ancak asıl şaşırtıcı olan ilk sürümün 2011 yılının ortasında 3000 $’a yakın bir fiyatla piyasaya sunulmasının ardından robot fiyatlarının 1000 $ civarına düşürülmesinin hedeflenmesi. Peki bu robot gerçekten neler yapabilir? Bu kısım tam olarak net değilken Luna’nın yaratıcısı olan şirkete göre, geliştiricilerin kendi uygulamalarını yükleyebileceği ve bu sayede Luna’nın kullanışlılığını sonsuz ölçüde artırabilen açık bir platformu bulunacak. Mevcut ve gelecekteki uygulamaları göz önüne alındığında etkileyici bir kullanım sunan iPhone gibi, Luna da gelecekte ev işlerinde daha da hoş imkanlar sağlayacak. Kaynak: gajitz.com Müzikte inovasyon: 'Bronze Format' Kayıt edilmiş müziğe yeni bir soluk getiren "bronze format" ile artık her dinleyişinizde farklılaşan şarkılar hayatımıza giriyor. Böylelikle artık sabit bir formata sahip olmayan, sürekli değişen hatta bestecinin şarkıya zaman içerisinde yeni tınılar eklemesine de olanak veren bir platform oluşuyor. Lexxx tarafından geliştirilen bu yeni müzik anlayışı için "bronze player" ve bu formata uygun olarak kayıt edilmiş müzik parçaları gerekiyor. Şu an için sade- ce Mac marka bilgisayarlara yüklenebilen program yakında tüm diğer bilgisayarlar ve iPhone ve iPad’e uyarlanacakken sadece Gwilym Gold’un Flesh Freeze parçası bu yönde hazırlanmış. Şarkının ana teması ve ana öğelerini aynı tutan onun dışındaki bölümlerini ise her dinleyişte değiştiren bu program bir DJ gibi şarkının farklı versiyonlarını çalıyor. Aynı versiyonu bir daha dinlemeniz ise mümkün değil. www.nme.com kaynağındaki haber esas alınarak düzenlenmiştir. BİLGİ BANKASI | www.ankarapatent.com Coğrafi İşaret Coğrafi işaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleriyle kökenin bulunduğu bir yöre,alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işarettir. Üretim yerinden kaynaklanan özel durumdan dolayı "menşe adı" ve "mahreç işareti" olarak iki ayrı şekilde tanımlanmaktadır. Ülkemiz, coğrafi işarete konu yüzlerle ifade edilebilecek ürün çeşidine sahiptir. Bu çeşitlilik,insan faktörü de eklenince kültür değerlerimizi de ortaya koymaktadır. Bu değerlerin özelliğini kaybettirmeden devam etmesini sağlamak yasal koruma ile mümkündür. Coğrafi işarete konu değerlerin korunması için gerekli yasal ortam mevcuttur. AYNI DİLİ KONUŞALIM Coğrafi İşaret Tescil Belgesi [ing. Geographical indication registration certificate] [alm. Amtliche eintragungsbescheinigung] [fr. Certificat d’enregistrement] Coğrafi işaretinin ilgili yasal düzenleme hükümlerine göre tescilli olduğunu gösteren ve tescile ilişkin bilgileri içeren belge. Coğrafi Kaynak [ing. Geographical origin] [alm. Geographischer ursprung] [fr. Origine géographique] Ürünün karakterini belirleyen ülke, bölge veya özellikli coğrafi yer. Coğrafi İşaretin Kullanımı [ing. Use of the geographical indication] [alm. Benutzung der geographischen angabe] [fr. Exploitation d’une indication géographique] Coğrafi işaret sicilinde belirtilen bölgede ve belirtilen özelliklere uygun olarak coğrafi işaretin kullanımı. Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname [ing. Decree-Law pertaining to the protection of geographical indications] [alm. Dekret über den Schutz der geographischen angaben] [fr. Décret-loi relatif à la protection des indications géographiques] 08.06.1995 tarihli 4113 sayılı kanunun verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu’nca 24.06.1995 tarihinde kararlaştırılan ve 27.06.1995 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren, 555 sayılı coğrafi işaretlerin korunması hakkındaki yasal düzenleme. DOOR Veri Tabanı [ing. DOOR database] [alm. DOOR-datenbank] [fr. DOOR-base de donnée] Avrupa Birliği’nin PDO, PGI veya TSG programları kapsamında tescil ettiği veya tescil için başvuruları yapılan ürün adlarını içeren, kayıtlarda çevrimiçi araştırma ve yalnız Avrupa Birliği dışındaki üreticiler tarafından çevrimiçi başvuru ve itiraz yapılabilen veri tabanı. E-BACCHUS Veri Tabanı [ing. E-Bacchus database] [alm. E-Bacchus-datenbank] [fr. E-Bacchus-Base de donnée] Avrupa Birliği üyeleri veya üçüncü ülkelerde üretilen şaraplar için Avrupa Birliği’nde korunan coğrafi işaretleri içeren veri tabanı Ay-Pi | 9 ANKARA PATENT GÜNDEM Şirketlerde Fikri Haklar Yönetimi GÖKÇEN UZER ÇENGELCİ Danışman Şirketlerde fikri haklar yönetimi, çoğu zaman fiyat listeleri karşılaştırılarak seçilen bir vekil ve şirket içindeki bilgi akışını sağlamada görevli bir personel kanalı ile gerçekleştiriliyor. Bu bilgi akışının büyük ölçekli şirketlerde hukuk müşavirliklerince, diğer pek çok firmada ise muhasebe müdürü, pazarlama müdürü veya şirket avukatları aracılığı ile sağlanıyor. Şüphesiz bilgi akışını sağlayan personel zamanla, süreçlere ilişkin pek çok bilgi edinebiliyor. Ancak esas problem, personelin bir sebeple işten ayrılmasıyla başlıyor ve tüm süreç aksıyor. Bunun en önemli nedeni, işverenin diğer pek çok sorumluluğu sebebi ile fikri haklara ilişkin kararları zamanında alamaması, bir başka deyişle işveren ile baş başa kalan vekilin talimat almakta zorlanması. Bu süreç içerisinde fikri hakların yönetimi beklemede kalıyor. İşten ayrılan personel yerine atanan yeni personelin konuya hâkimiyeti de çoğu zaman yeterli olmuyor, telafi olarak vekilden güncel durum raporları isteniyor. Vekil ile sıklıkla tekrarlanan görüşmeler sonucunda benzer bir bilgi akışı yeniden sağlanmaya çalışılıyor, ta ki o personel de işten ayrılana dek… Tekrar yaşanan personel değişiklikleri ile de aynı süreç baştan başlıyor. Peki, etkin bir fikri haklar yönetimi nasıl olmalı? Öncelikle, diğer tüm başarılı yönetimlerde de tespit edilebildiği gibi, yönetsel karar mekanizmalarını belirleyen çerçeve kuralları oluşturarak, bir başka deyişle fikri haklar yönetimini kurumsallaştırarak. İmkânlar el veriyor ise,bu konuda en uygun çözüm; bir fikri haklar kurulu oluşturmak. Ancak, bu yönde bir imkân yok ise fik10 | Ay-Pi ri haklar sorumlusu pozisyonunu kurgulamak gerekli. Bugün fikri haklar yönetiminin önemini kavrayan pek çok firmada; pazarlama, hukuk veya muhasebe bölümlerinden bağımsız fikri haklar bölümü yer alıyor. İkinci adım olarak, fikri haklara ilişkin genel kuralların yazılı olarak belirlenmesi gerekiyor. Bu kapsamda fikri haklar kurulu oluşumu, görevleri veya fikri haklar sorumlusunun görevleri, ar-ge faaliyetleri olan şirketler için buluş yönetmeliği, gizlilik sözleşmeleri, buluş bildirim formları, buluş sahibi veya tasarım sahibi ile imzalanması gereken sözleşmeler yazılı olarak oluşturulması gerekli başlıca belgelerden. Fikri haklar yönetiminin oluşturulması ve işletilmesi süreci, her şirketin kendine has özellikleri ve sektörel farklılıkları dikkate alınarak kurgulanması gerekiyor. Bu kurgu, bizim tarafımızdan pek çok kez oluşturulmuş, yine sürecin işletilmesi de eğitimlerimiz ile desteklenebiliyor. Yazılı kuralların oluşturulması kadar, şirket bünyesinde fikri haklar kültürünün yerleştirilmesi de son derece önemli. Fikri haklar sorumlusunun, şirket içerisinde fikir ürünü doğabilecek tüm süreçlerden haberdar olması ve şirket çalışanlarının da fikri haklara ilişkin farkındalığının yaratılması gerekiyor. Tescil edilecek fikir ürünün tespiti ve bu tespitin doğru zamanda yapılabilmesi bilinci, başta fikri haklar sorumlusu olmak üzere tüm şirket personelinin eğitimi ile de sağlanmalı. Özetle, strateji ve politikaların uygulanmasını ve denetimini sağlamak bakımından şirketler bünyesinde “fikri haklar birimi” oluşturulması ile sorumluların belirlenmesi ve atanması, atanan personele “fikri haklar eğitimi” sağlanması, gerekli yazılı kuralların belirlenmesi gerekiyor. Böylece şirketlerde oluşturulacak fikri haklar birimlerince, fikri haklar alanında yürütülecek faaliyetlerin nasıl yapılacağı başta olmak üzere fikri haklara ilişkin rakiplerin faaliyetlerinin nasıl izleneceğine, haksız rekabet yaratacak faaliyetlerden nasıl kaçınılacağına ve haksız rekabet yapanlarla nasıl mücadele edileceğine ilişkin de bir kültür oluşabilir. Kaynak: www.kaandericioglu.com ULUSAL ULUSALİNOVASYON İNOVASYONGİRİŞİMİ GİRİŞİMİ AB İnovasyon Birliği ve Rekabetçilik Raporu T Ü R K İ Y E Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan İnovasyon Birliği Rekabetçilik Raporu 2011 sürümünün Türkiye bölümünden özetler Ar-Ge Yoğunluğunun Artırılmasına İlişkin İlerleme Türkiye’nin Ar-Ge yoğunluğu alanındaki performansını ortaya koyan güncel verilere göre; 2009 sonu B Ö L Ü M Ü itibariyle Ar-Ge/GSYİH oranı %0.85 olup, 2000 yılı ile karşılaştırıldığında önemli bir artışı işaret etmektedir. 2000 ile 2009 yılları arasındaki dönemde Ar-Ge’ye yapılan gayrisafi yurtiçi harcama yılda ortalama %10.1’lik bir artışı ortaya koymaktadır. Bu oran Avrupa’da dördüncü sıradaki en yüksek artışı temsil etmektedir. Türkiye’nin Ar-Ge yoğunluğu AB ortalamasının oldukça altında olmasına rağmen, Türkiye’nin ilerlemesinin poAy-Pi | 11 zitif yakalayan ülke kategorisinde olduğunu belirtmek mümkündür. 2009 yılında özel sektörün Ar-Ge harcamalarındaki artış oranı ise %6.1’dir. 2011-2016 dönemi için hazırlanmış olan Ulusal Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Stratejisi Aralık 2010 döneminde, sekretaryası TÜBİTAK tarafından yapılan Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu’nun kararı ile kabul edilmiştir. Stratejinin odaklandığı alanlar arasında bilim, teknoloji ve inovasyon alanında insan kaynağının yetiştirilmesi, araştırma sonuçlarının ürün ve hizmetlere dönüştürülmesi, disiplinler arası araştırmanın geliştirilmesi, KOBİ’lerin rolünün altının çizilmesi, Ar-Ge altyapısı ve uluslararası işbirliğidir. Bu tarz yatay unsurların yanı sıra; otomotiv, makina ve üretim teknolojileri, bilişim, enerji, su, gıda, güvenlik ve uzay konuları da odak alanları arasında belirlenmiştir. Bu paralelde, stratejinin özellikle odaklanılan Türkiye’nin Ar-Ge profilinin AB ortalamasına göre daha zayıf olduğu görülür. Türkiye’nin göreli güçlü olduğu belirgin alanlardan biri bilimsel üretimindeki pozisyonudur. Türkiye’de üretilen bilimsel yayınlarının %6.9’luk bir bölümü, dünya çapında en çok atıf alan bilimsel yayınların %10’luk dilimi içinde bulunmaktadır. Türkiye’nin araştırma ve inovasyon sisteminde- 2000 ile 2008 yılları arasındaki dönem irdelendiğinde Türkiye’nin kamu sektöründe yapılan araştırmaların özel sektöre transferi sürecinde 2000 ile 2008 arasındaki dönemde başarılı olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu konuya ilişkin gösterge olarak; kamu sektörü tarafından Ar-Ge’ye yapılan harcamaların özel sektör tarafından sağlanan finansmanının gayrisafi yurtiçi hasılaya olan oranı (% olarak) dikkate alınır. Aşağıdaki radar grafik Türkiye, Türkiye’nin dahil olduğu referans ülkeler (Bulgaristan, Romanya, Hırvatistan, Polonya), AB ve ABD ile çeşitli bilimsel performans göstergeleri ışığında bir karşılaştırma sunmaktadır. Karşılaştırma yapabilmek için 2000 ile 2009 yılları arasında ortalama yıllık büyüme (%) oranı kullanılmaktadır. Avrupa Araştırma Alanına Katılım, Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği alanlarla, aşağıdan-yukarıya araştırma (bottom-up research) arasında bir dengenin korunması hedefine işaret ettiği görülmektedir. Aşağıdaki grafik Türkiye ve AB arasında Ar-Ge yoğunluğu bağlamında bir karşılaştırma yapmaktadır. Araştırma ve İnovasyon Performansı Özellikle yeni doktora mezunu ve patent alma çalışmaları alanındaki göstergeler dikkate alındığında 12 | Ay-Pi ki gelişmelere dair göstergeler bulunmakla birlikte, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması ve sağlık gibi toplumsal sorunların çözümüne dair patent çalışmaları geliştirilmesi gereken alanlar arasında irdelenmektedir. Özellikle araştırma ve inovasyon alanında insan kaynağı kriteri temelinde bir değerlendirme yapıldığında; sanayi yapısı ve bilgi kapasitesi açısından karşılaştırılabilir ülkeler arasında Türkiye daha yüksek oranda iyileştirme kaydetmeyi başarmıştır. Türkiye, Avrupa bilimsel ortak yayın ağ yapıları içinde mütevazı ölçeklerde faaliyet göstermektedir. Ortak patent alma performansı dikkate alındığında teknolojik işbirliği ağları içinde Türkiye’nin marjinal bir pozisyonu olduğu anlaşılır. Türkiye’nin bilimsel işbirliği yaptığı ülkelerin ağırlıklı büyük ölçekli Avrupa ülkeleri (İtalya, Fransa, İngiltere ve Almanya) olduğu görülmektedir. Teknolojik işbirliği ile farklılık izlenen durum ise ortak yayınlar alanıdır. Türkiye’nin ortak yayınlar konusunda neredeyse tüm AB Üyesi ülkelerle çalışmalar yaptığı sonucuna ulaşılmaktadır. Kaynak: Innovation Union Competitiveness Report 2011 Edition, European Commission Resarch and Innovation
Benzer belgeler
ankara patent e
Teknoloji ve Tasarım Merkezi Derneği ile Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nce bu yıl 7.'si organize edilen; 'Uluslararası Bilişim
Olimpiyatları' tamamlandı. 29 ülkeden 2 ...
e-bülten - Ankara Patent
dokusundaki farklı fonksiyonları
üstlenmişler. Kök hücrelerin
bağırsak dokusuna dönüşmesinin ise yirmi sekiz gün kadar
sürdüğü gözlemlenmiş.
www.cumhuriyet.com.tr kaynağındaki haber esas alınarak ...
ankara patent e
Bilim Kurulu kararıyla yeniden belirlendi.
Ayrıca, yurt dışında
çalışmalarına devam etmekte olan Türk araştırmacıların Türkiye’ye dönmelerini teşvik
amacıyla uygulamaya konulan ve beyin göçünü ters...
e-bülten - Ankara Patent
işleri yaptım. Ertesi yıl üniversiteyi kazanmama ve Hacettepe Üniversitesi’nde
öğrenime başlamama rağmen, çalışmayı bırakmadım. Tüm üniversite
eğitimi süresince çok değerli tecrübeler
edindim ve bu...
FİKRİ HAKLAR Ders Notları
Maddesel varlıkların şirket varlık değerlerindeki payı 1982-1992 döneminde maddesel
olmayan varlıklarla yer değiştirmiştir. Maddesel varlıklar yaklaşık 25 yıllık bir dönemde
önemini yitirmiş ve mad...