11. Modülasyon1
Transkript
11. Modülasyon1 Modülasyon konusuna başlamadan önce sıklıkla kullanılan birkaç kavrama açıklık getirmemiz yararlı olacaktır. 1. Tonalite ve modalite Kapsamı ve derinliği başlı başına bir çalışmanın konusu olabilecek mod kavramı, Batı Müziği teorisinde kısaca belirli bir melodik karakteristikle özdeşleşmiş dizi tipini tanımlar. Kullanımları ve çeşitlilikleri dönem, ülke ve müzik türüne göre değişiklik gösteren modlar, konumuz olan tonal müzikte majör ve minör olmak üzere iki çeşittir. Tonalite ise perde veya akorların belirli bir ilişki, karar ve çekim hiyerarşisi oluşturacak şekilde düzenlendiği müzik sistemidir ve gelişimini tarihsel olarak 1600 ile 1910 yılları arasında yaşamıştır. Tonalitenin sıfat olarak karşılığı ‘tonal’ olup, sadece bu hiyerarşik sisteme sahip olan müzikler için kullanılır. Modal müzik ifadesi ise Batı Müziği tarihinde 1600 öncesi müzikal stili tanımlar. Bu bilgiler ışığında do majör ve do minör tonlarını ele alırsak aşağıdaki saptamalara ulaşırız: • Tonal olarak her ikisi de aynı tonik, subdominant, dominant vs. seslerine sahip olup, bu seslerin işlevleri ve aralarındaki çekim-gerilim-çözülüm ilişkileri farklılık göstermez. Yani her ikisi de aynı tonda, do tonundadır. • Her iki tonun da dizilerinin yapısı ve melodik karakteristiği birbirinden farklıdır. Yani bu iki ton farklı modlardadır. Buna göre tonal müzikte kromatik dizinin her bir sesine karşılık gelen on iki tane ton, ve her tonun da sahip olabileceği iki tane mod vardır. Sıklıkla kullandığımız re majör, sol minör vs. gibi ifadelerin pratik kısaltmalar oldukları bilinmelidir. Re majör ifadesinin açılımı “re tonunda ve majör modda”, sol minör ifadesinin açılımı ise “sol tonunda ve minör modda” olacaktır. 2. Modülasyon ve ton değişimi Tonal çağda üretilmiş neredeyse bütün kompozisyonlar aynı tonda başlar ve biterler. Bazen mod değişimi yapılır, ki bu genellikle minör bir parçanın majör olarak bitmesi 1 Bu bölümün yazımında öncelikli olarak aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır: Stefan Kostka, Dorothy Payne, Byron Almén, Tonal Harmony, 7th Edition, McGraw-Hill, New York 2013. Bruce Benward, Marilyn Saker, Music in Theory and Practice, Volume I, 8th Edition, McGraw-Hill, New York 2009. Kent D. Cleland, Mary Dobrea-Grindahl, Developing Musicianship through Aural Skills, Routledge, New York 2010. Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 1 şeklindedir, fakat yine de tonik sesi aynı kalır. Bu prensip, sonat ve senfoni gibi çok bölümlü eserlerin her bir bölümü için geçerliliğini korur; yani her bölüm belirli bir tonda yazılmıştır. Buna karşın bu içsel bölümler sıklıkla farklı tonlardadır. Bu gibi durumlar için ton değişimi terimini kullanırız, örneğin: “Birinci bölümdeki do majörden, ikinci bölümde fa majöre ton değişimi yapılmıştır.” Modülasyon ise farklı bir olgudur. Modülasyon, tonal merkezin tek bir bölüm içerisinde değiştirilmesidir. Tonal bir eserin aynı tonda başlayıp bitmesine rağmen diğer tonaliteler de genellikle yer yer hissettirilir, hatta kuvvetli bir şekilde öne çıkarılır. Eserin uzunluğu arttıkça, bu gibi durumlar da sıklaşır. 3. Modülasyon ve tonikleştirme Terminolojide farklı şekillerde adlandırılan tonikleştirme2, kısaca, tonun herhangi bir derecesinin kısa bir süre için, o dereceye ait dominant akorunun kullanılması yoluyla öne çıkarılmasıdır. Aşağıdaki örnekte tonun ii. derecesi, vii˚/ii (ikinin yedisi) ve V/ii (ikinin beşi) akorlarının kullanımı ile iki ölçü süresince tonikleştirilmiştir: F. Schubert, La Majör Piyano Sonatı, D. 664, Op. 120, 1. Bölüm Modülasyon ve tonikleştirme arasında kesin bir sınır çizmek her zaman kolay değildir. Bu durum kişiler arasında görüş ayrılıkları oluşmasına neden olabilir. Örneğin aşağıdaki kesitin sonunda do majöre modülasyon mu yapılmıştır yoksa la minör tonu içerisinde III. derece tonikleştirilmiş midir? Başka bir ifadeyle, do majör akoru tonik akoru olarak mı yoksa la minörün III. derece akoru olarak mı duyulur? Burada söz konusu olan doğru veya yanlış değil, dinleyicilerin farklı yorumlarıdır. 2 İng. tonicization. Türkçede bu amaçla sıklıkla yönelme terimi kullanılmaktadır. Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 2 L. v. Beethoven, 7. Senfoni, Op. 92, 2. Bölüm (F. Liszt’in piyano transkripsiyonu) Modülasyon ile ifade edilen tonal merkezin değişiminde, perde ve akorların hiyerarşik düzeni yeni bir tonik etrafında yeniden şekillenir. Bu yeni düzende kimi akorlar eski güçlerini yitirirken, kimileri güçlenir. Bir tonun, tonikleştirme olarak değil de yeni tonal merkez olarak algılanmasında en önemli faktör hiç kuşkusuz ki zamandır; ne kadar uzun süre bir tonu duyarsak, artık o tonun içinde olduğumuza da o denli ikna oluruz. Buna tabii ki yeni tonda kadansta duyurulan I64–V (kadans 64’lısı) ya da V/V akoru da katkıda bulunur. 4. Ton ilişkileri Eğer iki ton farklı isimlendiriliyor fakat aynı duyuluyorsa, bunlar anarmonik olarak eşdeğer tonlar olarak adlandırılırlar. Do# majör ve reb majör anarmonik olarak eşdeğer tonlardır. Eğer besteci herhangi bir nedenden ötürü böylesi tonlar arasında geçiş yapıyorsa, duyulan tonik sesi aynı kaldığı için bir modülasyon söz konusu olmaz. Eğer bir majör ve minör ton aynı tonik sesine sahipse bunlar paralel tonlar olarak isimlendirilir. Do majörün paralel tonu do minördür. Burada da tonik sesi aynı kaldığı için böylesi tonlar arasındaki geçişleri de modülasyon olarak nitelemiyoruz. Bunun yerine mod değişimi ifadesini kullanırız. Eğer bir majör ve minör ton aynı donanımı paylaşıyorlarsa, bunlar ilgili tonlar olarak adlandırılırlar. Do majörün ilgili minörü la minördür. Modülasyon ifadesi bu durumda uygundur, çünkü bu gibi tonlar arasında yapılan geçişte tonik sesi değişir. Tonal müzikteki modülasyonların büyük bir kısmı yakın ilişkili tonlar arasındadır. Yakın ilişkili tonlar, donanımlarında bir diyez ya da bir bemolden fazla fark olmayan tonlardır. Hem majör hem de minör tonlar bu tanıma dahil olduğundan her bir tonun beş tane yakın ilişkili tonu olacaktır. Örneğin bu durum do majör için aşağıdaki gibidir: 1b 0# , 0b 1# fa majör do majör sol majör re minör la minör mi minör Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 3 Bir başka deyişle, bir tonun yakın ilişkili tonları, o tonun tonik, subdominant ve dominant tonları ile bunların ilgili tonlarıdır.3 Do minör tonu için bu durum aşağıdaki olacaktır: Subdominant Tonik Dominant fa minör do minör sol minör lab majör mib majör sib majör Yakın ilişkileri saptamada kullanılabilecek üçüncü bir yöntem de, tonun kendi içinde barındırdığı ve diyatonik akorlar olarak adlandırılan 5’li akorlardan sadece majör ve minör olanların düşünülmesidir düşünülmesidir4. Bu durum aşağıda do majör ve do minör için canlandırılmıştır5: Hepsi aynı sonucu veren bu üç yöntemden arzu edilen kullanılabilir. Anarmonik, paralel, ilgili ve yakın ilişkili tonların dışında kalan bütün ton ilişkileri uzak ilişkili olarak adlandırılır. Modülasyonlarda uzak ilişkili tonlar arasında sıklıkla ortak tonlar vasıtasıyla belirli ilişkiler kurulur; örneğin re majör do majörde beşin beşi (V/V), mib majör de do majörün paralel tonunun ilgili majörüdür. 3 Minör tonlarda dominant tonu da minör olarak alınmalıdır. 4 Minör tonlar için doğal minör dizisi alınacaktır. Eksik beşli akoru bir ton ismi vermediğinden göz önünde bulundurulmaz. 5 Büyük harfle başlayan tonlar majör tonları, küçük harfle başlayan tonlar ise minör tonları ifade eder. Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 4 Modülasyon yöntemleri Birçok modülasyon yöntemi olmasına karşın iki modülasyon tipi, kullanımlarındaki yaygınlık ve sağladıkları akıcı geçiş nedeniyle öne çıkmaktadır. Bunları sırasıyla ele alalım: 1. Diyatonik modülasyon (ortak akor modülasyonu) Diyatonik6 modülasyonda, çıkış ve varış tonlarının her ikisinde de bulunan bir akor tonlar arasındaki geçişi sağlar. Bu ortak akor, hiçbir değişime uğramadan tonlar arasındaki bağlantı noktası olarak işlev görür. Örneğin sib majör ve fa majör tonlarını ele alalım. Aşağıda da görüldüğü gibi bu iki ton arasında dört tane ortak akor vardır: Minör tonda kullanılabilecek akorlar, minör dizinin 6. ve 7. seslerindeki değişkenlik nedeniyle teoride çok daha çeşitlidir. Ancak yaygın kullanımda, III. derece hariç armonik minör dizisi baz alınabilir; III. derece istisnai olarak doğal minör dizisinden alınır. Aşağıda bu kez sib majör ile do minör tonları karşılaştırılmıştır: 6 Dizisel olarak üç çeşit ilişkiden söz ederiz: Diyatonik, kromatik ve anarmonik. Diyatonik, fa ve solb gibi nota isimleri ve duyuluşları farklı olan iki notayı ifade eder. Kromatik ise fa ve fa# gibi nota isimleri (sonlarına eklenen arızalar göz önüne alınmadığında) aynı fakat duyuluşları farklı olan notaları tanımlar. fa# ve solb gibi yazılışları farklı fakat duyuluşları aynı olan notalar ise anarmonik olarak adlandırılır. Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 5 Bu iki ton arasındaki ortak akor sayısı ikidir. O halde, sib majörden do minöre ortak akor yöntemiyle modülasyon yapılırken iki seçeneğimiz vardır. İlk önce bağlantı akoru olarak sib majörün ii. derece akorunu kullanalım: Yukarıdaki örnekte, sib majörde I ve V akorlarının ardından kırık bir ilerleyişle vi. dereceye ulaşılmıştır. Genellikle asıl kadansı ertelemek amacıyla kullanılan bu yapıdan sonra beklentimiz ii6–V–I ile aynı tonda karara varılmasıdır. Bunun yerine sib majörün ii6 akorunu gitmek istediğimiz do minörün i6 akoru olarak kabul edip bu noktadan sonraki armonik ilerleyişi bu yeni tonda kurguluyor ve ii (veya herhangi bir dominant öncesi fonksiyon), V ve I yapısı ile do minör tonunda karara varıyoruz. Şimdi aynı geçişi bu sefer sib majörün IV. derece akorunu bağlantı akoru olarak kullanarak yapalım: Burada doğal bir ilerleyişle ulaşılan sib majörün IV. derece akoru, varış tonumuz do minörün III. derece akoru olarak kabul edilmiştir. Bu noktadan sonra yapılan tek şey, beşliler çemberi ilerleyişine uygun olarak do minör tonunda karara varmaktır. Özetle, bu modülasyon yönteminde hangi akorun bağlantı akoru olarak kullanılacağına karar verdikten sonra dikkat etmemiz gereken tek şey, bu bağlantı akoruna doğal bir ilerleyişle gelerek, yeni tonda bu akordan çıkışla yine doğal bir ilerleyişle karara ulaşmaktır. Aşağıda sol majörden fa majöre başarılı kabul edilemeyecek bir modülasyon canlandırılmıştır: Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 6 Bu modülasyon başarısızdır, çünkü geçiş çok anidir. Özellikle V veya vii˚ akorları bağlantı akoru olarak kullanıldığında bu hataya kolaylıkla düşülebilir. Burada V–I kararının birkaç akorla geciktirilmesi bu sorunu çözecektir. Bunun için en iyi yollar kırık bir ilerleyiş ve kadans dört-altılısının kullanımıdır. Aşağıda bunların her ikisi birden kullanılarak tonlar arasındaki geçiş çok daha pürüzsüz bir şekilde gerçekleştirilmiştir: Repertuarda sayısız örneği bulunabilecek bu yaygın modülasyon yöntemi aşağıdaki ünlü kesitte do# minörden mi majöre geçiş yapmak için kullanılmıştır: L. v. Beethoven, 14. Piyano Sonatı, Op. 27, No. 2, 1. Bölüm Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 7 Aşağıdaki örnekte ise aynı yöntem ile mi minörden oldukça uzak ilişkili bir tona, re# minöre geçiş yapılmıştır: F. Schubert, Auf dem Flusse, Op. 89, No. 2 2. Kromatik modülasyon (altere edilmiş ortak akor modülasyonu) Bir başka modülasyon yöntemi olan kromatik modülasyon, çıkış tonuna ait bir akorun altere edilmesiyle, yani seslerinden birinin kromatik olarak değiştirilmesi ile varış akorunun bir derecesi haline getirilmesi yoluyla gerçekleştirilir. Aşağıdaki örneği inceleyelim: Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 8 Yukarıdaki örnekte sol majörden re majöre geçiş yapılmıştır. Bu geçişte yer alan akorlar incelendiğinde, her iki tonda da bulunan ortak bir akor kullanılmadığı görülecektir; 2. ölçünün sonundaki la minör akorunun içerdiği do§ nedeniyle varış tonu olan re majörde, 3. ölçüdeki la dominant 7’li akorunun da içerdiği do# nedeniyle çıkış tonu olan Sol majörde yeri yoktur. Burada sol majörün ii. derece akorunun 3’lüsü kromatik olarak yükseltilerek re majör tonunun V. derecesi haline getirilmiştir. Şimdi de bu modülasyonu ters yönde, yani re majörden sol majöre, yine kromatik modülasyon yöntemiyle yapalım. Bu sefer kromatik değişim çıkıcı değil inici olacaktır: Bu tür örnekler çoğaltıldığı zaman görülecektir ki, kromatik olarak değiştirilen ses çoğu zaman ya ilk örnekte olduğu gibi yükseltilerek varış tonunun yeden sesi (bu sesi içeren akor da varış tonunun V ya da vii˚ akoru olacaktır), ya da ikinci örnekte olduğu gibi alçaltılarak varış tonunun 4. derece sesi (bu sesi içeren akor da varış tonunun V7 ya da vii˚ akoru olacaktır) haline gelecektir. Aşağıdaki örnekte bunların ikisi de bulunabilir, fakat bu örnekte söz konusu olanın modülasyon değil tonikleştirme olduğunu hatırlatalım: “Combe Martin” (Koral Melodi) Yukarıda bahsettiğimiz kadar yaygın olmasa da, ses veya seslerinin kromatik değişimi ile akor varış tonunun bir başka derecesi haline de getirilebilir: Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 9 F. Schubert, Der Wegweiser, Op. 89, No. 20 Yakın ilişkili tonalara yapılan kromatik modülasyonda aşağıdaki tablodan yardım alınabilir: Majör Tonlarda Gidilmek istenen derece Kromatik olarak değiştirilecek dizi derecesi Varış tonundaki derece akoru ii dizinin 1. derecesi yükseltilir V ya da vii˚ iii dizinin 2. derecesi yükseltilir V ya da vii˚ IV dizinin 7. derecesi alçaltılır V ya da vii˚ V dizinin 4. derecesi yükseltilir V ya da vii˚ vi dizinin 5. derecesi yükseltilir V ya da vii˚ (ilgili minör) Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 10 Minör Tonlarda Gidilmek istenen derece Kromatik olarak değiştirilecek dizi derecesi Varış tonundaki derece akoru III dizinin 7. derecesi alçaltılır V dizinin 2. derecesi alçaltılır iv (ilgili majör) iv ve / veya dizinin 3. derecesi yükseltilir V ya da vii˚ v dizinin 6. derecesi yükseltilir ii (minör dominant) ve / veya dizinin 4. derecesi yükseltilir V ya da vii˚ VI dizinin 2. derecesi alçaltılır V7 ya da vii˚ VII dizinin 6. derecesi yükseltilir V ya da vii˚ (doğal minördeki majör VII. derece akoru; örneğin do minör tonunda sib majör akoru) Parti yönetiminde dikkat edilmesi gerekenler Şifreli bas çalışmalarında modülasyonlar, rakamların önüne veya arkasına konan arızalar ile ifade edilirler7: Şan armonizasyonunda ise ezginin gidişatı ve kullanılan arızalar göz önünde bulundurularak modülasyonlar belirlenir. 7 Önünde veya arkasında herhangi bir rakam olmaksızın tek başına duran bir arıza akorun üçlüsü için geçerlidir. Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 11 Modülasyonların armoni çalışmalarında uygulanmasında aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir: 1. Tüm kromatik değişimler aynı partide gerçekleşmelidir: Bu kuralın tek istisnası kromatik değişimi üstlenen partinin bas partisi olmasıdır: 2. Kromatik olarak değişime uğrayacak sesi kanlanmasından kaçınılmalıdır: Bu sesin katlanmasının kaçınılmaz olduğu durumlarda: Armoni Notları 11 • Katlanan ses ilk ses ise, bu ses ters hareket ile terkedilmelidir: • Katlanan ses ikinci ses ise, bu sese ters hareket ile gelinmelidir: © Oğuz Usman 12 3. Kromatik değişimden sonra aynı yönde devam edilmelidir: Bununla birlikte kromatik olarak değiştirilen sesin bir sonraki akorda da bulunması durumunda bu ses yerinde kalır ya da anarmonik olarak değiştirilir: Armoni Notları 11 © Oğuz Usman 13
Benzer belgeler
16. Dominant fonksiyonu taşımayan 7`li akorlar1
ifadesinin açılımı “re tonunda ve majör modda”, sol minör ifadesinin açılımı ise “sol
tonunda ve minör modda” olacaktır.
Mod ve mod duyumu sağlayacak akor
Yukarıdaki örnekte sol majörden re majöre geçiş yapılmıştır. Bu geçişte yer alan akorlar
incelendiğinde, her iki tonda da bulunan ortak bir akor kullanılmadığı görülecektir; 2.
ölçünün sonundaki l...
Tam Metin - SED - Sanat Eğitimi Dergisi
göstergelerindendir. Daha açılış kısmındaki kromatik yürüyüş (Fa diyez, Sol, La
bemol) dikkat çekicidir. Ardından farklı modülasyon teknikleriyle eser, uzak
tonalitelere doğru yol alır. Bu modülasy...
Armoni Notları 12: Yürüyüşler
2. Armonik yürüyüş: İki veya daha fazla akordan oluşan bir modelin, içinde
bulunulan tonun farklı bir derecesi üzerinde veya yeni bir tona aktarılmış
olarak tekrar edilmesidir.