`iyi ki olmuş` diyor
Transkript
`iyi ki olmuş` diyor
15 - 30 EYLÜL 2014 \\ www.212haber.com // Yıl:4 Sayı: 61 Fiyatı: 1 ‘TEHLIKENIN Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Başakşehir’de &XPKXUEDüNDQ×5HFHS7D\\LS(UGRùDQ Başakşehir’de Ak Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla’nın kızı Elif Kübra ile Muhammed Mehdi Garip’in nikâh şahitliğini yaptı. Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez bir düğüne katıldı. Î 3 FARKINDAYDIK’ Î16’DA Başakşehir Kaymakamı değişti asansörden 105’inin bittiğini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Zinnuri Eroğlu, “Bu iş için yaklaşık 3,5 milyon TL’lik yatırım yapıldı” dedi. %$û$.û(+ú5 1.Etap Site Yönetimi’nin yürütmüş olduğu asansörler yenileme çalışmasında sona doğru yaklaşıldı. Toplam 71 blokta bulunan 142 FACİA DUYARLILIĞI ARTIRDI Dünya Living Lab’leri (8523($1Network of Living Labs (ENoLL) Federasyonu’na bağlı 250’ye yakın Living Lab’in temsil edildiği Open LivingLab Days 2015 Yaz Okulu etkinlikleri Başakşehir’de yapılacak. Î 13 ú67$1%8/’da 10 işçinin ölümüyle asansör güvenliği yeniden gündeme geldi. Son üç yılda yapılan kontrollerde 107 bin 170 asansörün 82 bin 725’i kırmızı etiket aldı. Bu doğrultuda önlemini 1,5 yıl önceden alan 1. Etap Site Yönetimi, asansörlerinin tamamını yenileyerek TSE standartlarında ‘yeşil etiket’ almayı hedefliyor. 142 ASANSÖRDEN 105’İ BİTTİ .$<0$.$0/$5 vee Vali Yardımcılarıına ilişkin İçişleri Bakanlığı Kararte namesi ile birlikte Başakşehir Kaymakamlığı’na İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin gelirken mevcut Kaymakam Fatih Kocabaş, Balıkesir Vali Yardımcılığına atandı. Î 4 Başakşehir’de buluşacak 1.Etap artık daha güvenli.. Vatandaş şimdi ‘iyi ki olmuş’ diyor BİLAL KELEBEK’İN HABERİ +(5%ú1$'$ 2 asansörün yenileme maliyetinin yaklaşık 50 bin lira olduğunu vurgulayan Eroğlu, “Para talep ettiğimizde vatandaş başlangıç itibariyle Yayaların da hakları var İşçi güvenliğinde El Salvador’la yarışıyoruz 10 işçinin hayatını kaybetmesi, Türkiye’nin iş kazaları ve işçi ölümleri konusundaki ‘kötü şöhretini’ yeniden gündeme getirdi. Uluslararası çalışma örgütü verilerine %2ø$=údú<g1(7ú0$ûbir sosyal sorumluluk projesine daha imza attı. İstanbul’da 81 sitede, site sakinleri tarafından büyük ilgi gören “Suriyeli Çocuklar İçin Sizden de Bir Oyuncak” kampanyasında 70 bin oyuncak toplandı. İçinde bisikletlerden akülü arabalara, minik çalışma masalarından elektronik oyuncaklara kadar çocukların ihtiyacı ve eğlencesi olan bağışlar E tasnif edilerek paketlendi. Î18’D 685ú<(/úçocukların yüzlerine küçük de olsa bir gülücük kondurmak için düzenlenen kampanyada toplanan oyuncakları uğurlama töreni Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşe- $9&,/$5’da üst geçide kam- yon çarpması nedeniyle olan ölümlü kaza ‘yaya haklarının’ önemini bir kez daha ortaya çıkardı. Uluslararası yaya hakları bildirgesine göre yayalar zeminde olmalı. Konu üzerine çalışan Dr. Kevser Üstündağ’a göre Türkiye’de yaya hakkı yeni yeni hesaba katılıyor. Î 8 göre, El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde üçüncü sırada olan Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı ortalaması binin üzerinde. Î 14 Suriyeli çocuklar için 70 bin oyuncak l İİstanbul b l Milletvekili Mill kili nur İİslam, Harun Karaca ve Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın katılımları ile gerçekleştirildi. Bağışlar Gaziantep Kızılay Müdürlüğü’ne teslim edilecek. buna karşı çıkmıştı. Ama bu asansör facialarını duyunca bunun gerekliliği daha fazla anlamış oldular. Şimdi ise iyi ki olmuş diyorlar.” diye konuştu. Yeni transferler İDDİALI! 75$16)(5ú1 son gününde Başakşehirspor’un kadrosuna katılan Mossoro ve Eneramo iddialı konuştu. Nijeryalı forvet Eneramo, “Başakşehir’de çok iyi bir teknik direktör var. Yeni transferlerle burada çok iyi işler başaracağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullanırken geçen sezonu Suudi Arabistan Ligi’nden Al-Ahli takımında geçiren Mossoro da Başakşehir’in projelerinin kendisini heyecanlandırdığını söyledi. Î 7 2 I... Ğ A K O S ÇOCUK ÇOCUK ANNE EZİ... MERK E ANN Sİ... RSİTE E V İ N Ü Ç G Ü N DEM 15 - 30 EYLÜL 2014 İşte Türkiye’nin ilk çocuk sokağı 2&8.62.$ø,Anne Çocuk Merkezi... Anne Üniversitesi... Esenler’de 1 günde 3 ayrı heyecan bir arada yaşandı. Menderes Mahallesi’nde bulunan Çocuk Sokağı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’ın katıldığı coşkulu bir törenle açıldı. Törene; Bakan İslam’ın yanı sıra; İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Osman Aşkın Bak, Sevim Savaşer, Tülay Kaynarca, İstanbul İl Müftüsü Rahmi Yaran, Esenler Kaymakamı Yüksel Ünal, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, AK Parti Esenler İlçe Başkanı Umut Özkan, Esma Biltaci’nin ağabeyi Ammar Biltaci ve çok sayıda vatandaş katıldı. Protokol üyeleri önce Çocuk Sokağı’nda çocuklarla halk arasında “Yağ Satarım Bal Satarım” olarak bilinen unutulmaya yüz tutmuş bu oyunu oynadılar. Çocuklarla eğlence dolu dakikalar geçiren protokol üyeleri, bowling oynayan çocukla- ra eşlik ettiler ve mendil kapmaca oynadılar. Bakan İslam ve beraberindekiler, Çocuk Sokağı’ndaki Esma Biltaci Anne Çocuk Merkezi’ni incelediler. ŞEHRİN İMKÂNLARI ARTTIRILMALI Programın açılış konuşmasını yapan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, “Bir şehirde anneler gülerse, çocuklar gülerse o şehir güler çünkü şehrin geleceği çocuklarda, şehrin inşası da annelerdedir” diyerek söze başladı. “Bir çocuğun kendisini o şehrin ev sahibi olarak görmesi için ilk yapılması gereken şey, şehrin ona sunduğu imkanları arttırmaktır” diyen Göksu, “Eğer şehir sosyal, ekonomik ve kültürel olarak o çocuğu ne kadar kuşatırsa o çocuk da şehri kendi evinin geleceği olarak görür. O şehirde suç olmaz, o şehirde çocuklar özgüvenle büyür, geleceği ait tasarımda bulunabilir” şeklinde konuştu. 450 - 500 ÇOCUK OYNUYOR Çocuğa sunulacak en güzel şeylerden birinin güven içinde oynayabileceği bir sokak olduğunu söyleyen Göksu, “Bir sokak çocuğu olmak var, bir de bir çocuğun bir sokağın çocuğu olması var. Sokak çocuğu olursanız orada farklı bir algıyla karşılaşırsınız ama çocuğun sokağı olursanız daha iyi karşılanırsınız” dedi. Göksu, Çocuk Sokağı’nda günde ortalama 450 - 500 çocuğun oyun oynadıklarını ifade etti. ÇOCUK MAHALLESİ GELİYOR Çocuk Sokağı’nın bir başlangıç olduğunu belirten Göksu, Esenler’de bir Çocuk Mahallesi açacaklarını açıkladı. Göksu, “Bu sokak daha mütekâmil hâle gelecek. Ekim ayından itibaren Allah nasip ederse Çocuk Mahallesi açacağız. Bu mahalleyi trafiğe kapatıyoruz. Her eve bir otopark yaptık. İnsanlar araçlarını otoparka bırakacaklar. Mahalle komple çocuklarımıza ve yaşlıları- www.212haber.com mıza ait olacak” diye konuştu. Göksu, Esenler’i çocuk dostu bir şehir haline getireceklerini sözlerine ekledi. Göksu, Anne Üniversitesi mezunlarını da tebrik ederek yakın zamanda Baba Üniversitesi açacaklarının müjdesini verdi. DİRENİŞ BOŞA GİTMEDİ Programda Mısır’da darbeciler tarafından öldürülen ve Rabia direnişinin sembolü olan 17 yaşındaki Esma Biltaci’nin ağabeyi Ammar Biltaci de bir konuşma yaptı. Esma’nın sürekli başı dik, onurlu bir yaşam sürdüğünü belirten Ammar Biltaci, “Esma çocuklara Kur’an, tecvid, ahlaki eğitimler verirdi” dedi. Ammar Biltaci, konuşmasının sonunda “Esenler’deki bu ortamı gördükten sonra gösterilen direnişin boşa gitmediğini, orada verilen mesajın bu topraklara ulaştığını ve bundan sonraki nesillere de ulaşacağını buruda bizzat tanıklık ederek yaşıyorum” diye konuştu. // Sokak sakinlerinin yüzde 85 gibi yüksek bir oranla destek verdikleri Esenler Çocuk Sokağı Projesi ile Esenlerli çocuklar, güvenli, eğlenceli ve eğitici bir sokağa sahip oldular. Bu sokakta yer alan ve Mısır’daki direnişin sembol ismi Esma Biltaci adına yapılan Anne Çocuk Kampüsü de, Esenlerli anneler ve çocuklar için yeni bir yaşam alanı niteliği taşıyor. G Ü N DEM www.212haber.com 15 - 30 EYLÜL 2014 3 Cumhurbaşkanı Erdoğan Başakşehir’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir’de Ak Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla’nın kızı Elif Kübra ile Muhammed Mehdi Garip’in nikâh şahitliğini yaptı. C P)ZE7>Z7DD,d7W7>7E7 Esenler Aile Yaşam Merkezi (ESAYDAM) ile ÖNDER İHL Mezunları Derneği, imam hatip okullarında ‘İmam Hatip Bilinci’ konulu seminer düzenlemeye başladı. Abdülkerim Buğra Şimşek ‘İmam hatipli olmak aidiyet demektir’ <(1ú eğitim ve öğretim yılında Türkiye’de 850 bin imam hatipli ders başı yaptı. Esenler’de de imam hatip orta okul ve liselerinde okuyacak öğrenci ve velilere yönelik seminerler düzenlenmeye başlandı. Esenler Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü bünyesindeki, Esenler Aile Yaşam Merkezi (ESAYDAM) ile ÖNDER İHL Mezunları Derneği, ilçedeki tüm imam hatip okullarında ‘İmam Hatip Bilinci’ konulu seminerler düzenliyor. Seminerler ile öğrenci ve velilere imam hatip okulunun ve imam hatipli olmanın kazandırdığı farklılıklar anlatıldı. 125. Yıl İmam Hatip Ortaokulu ve Oruçreis İmam Hatip Ortaokulu’nda düzenlenen seminerlere konuşmacı olarak katılan ÖNDER Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkerim Buğra Şimşek, önce öğrencilere sonrasında ise velilere imam hatipli olmanın önemini anlattı. VELİLERE 3 T KURALI İmam hatip okullarının büyük bir aile olduğunu belirten Şimşek, “İmam hatipli olmak aidiyet demektir. Bu büyük aileye katılan öğrencilere hoş geldiniz diyorum. İmam hatipli olmanın en önemli yanı, bilerek yaşamaktır. Örneğin adalet kavramını düz lisedeki öğrenci de bilir ancak, imam hatipli Hz. Ömer’in ve Kur’an-ı Kerim’den öğrendiği adaleti hayatında uygulaması daha farklı olacaktır. Velilerimiz çocuklarının imam hatip okuluna gittiği için kenara çekilmemeleri gerekir. 3 T yöntemini çocuklarına uygulamaları başarıyı getirecektir. Takip, takviye ve takdir... İmam hatipli öğrenci helali haramı öğrendi diye velilerimiz çocuklarını boşlamamalıdır. En ufak başarılarında yahut istemediğiniz alışkanlıklarını bıraktığında onu ödüllendirin” şeklinde konuştu. // 80+85%$û.$1,5(&(3 7$<<ú3(5'2ø$1 Ak Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla’nın kızı Elif Kübra ile Muhammed Mehdi Garip’in nikâh şahitliğini yaptı. Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez bir düğüne katıldı. Konistan düğün salonunda gerçekleşen nikah töreninin ardından çıkışta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a vatandaşlar sevgi gösterisinde bulundu.Kendisine ulaşabilenlerle fotoğraf çektirip sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından Kısıklı’daki evine geçti. Nikâh törenine İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İBB Başkanı kadir Topbaş da katıldı. // 4 15 - 30 EYLÜL 2014 www.212haber.com Başakşehir Kaymakamı değişti Kaymakamlar ve Vali Yardımcılarına ilişkin İçişleri Bakanlığı Kararnamesi ile birlikte Başakşehir Kaymakamlığına İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin gelirken mevcut Kaymakam Fatih Kocabaş, Balıkesir Vali Yardımcılığına atandı. B $û$.û(+ú5 Kaymakamlığına İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin geldi. Kaymakamlar ve Vali Yardımcılarına ilişkin İçişleri Bakanlığı Kararnamesi Resmi Gazetede yayımlandı. İstanbul bazında 15 Kaymakamlık ataması gerçekleştirilirken, 9 Vali Yardımcılığı görev değişikliği ve 1 Hukuk Müşavirliği değişimi yapıldı. Başakşehir Kaymakamlığına İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin gelirken mevcut Kaymakam Fatih Kocabaş, Balıkesir Vali Yardımcılığına atandı. KAZIM TEKİN KİMDİR? 1963 yılında Nevşehir ili Avanos ilçesinde doğdu. İlkokulu Avanos Paşalı Köyünde, ortaokul ve liseyi Kayseri’de okudu. Anakara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslar arası İlişkiler bölümünden 1987 yılında mezun oldu. Yüksek Lisans öğrenimini Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde ve Exeter Üniversitesi (İngiltere) Public Administration (Kamu Yönetimi) bölümlerinde tamamladı. 2005 yılında Amerika’da üç haftalık Federal Hükümet ve Eyalet Hükümetleri konulu Ulusla- rarası Liderlik Programına katıldı. Yine aynı yıl Tayvan’da bir ay süreli “Ülke Kalkınması” konulu eğitim programına katıldı. 1989-1992 yılları arasında Kaymakam Adaylığı stajını tamamladı. 1990-1991 de İngiltere’de meslek stajı yaptı. Sırasıyla Adana ili Feke Kaymakamlığı, Elazığ ili Karakoçan Kaymakamlığı, Bitlis Vali Yardımcılığı, Kastamonu ili Tosya Kaymakamlığı, Ankara ili Kazan Kaymakamlığı, Ankara ili Haymana Kaymakamlığı görevlerinde bulundu. // 6 G Ü N DEM 15 - 30 EYLÜL 2014 YETİMLER yolunuzu gözler C ANSUYU Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin Gazze’de sahip çıktığı binlerce yetimden biri olan Şehide Şerin İyad’ın geride bıraktığı kardeşleri ve arkadaşları Türkiyeli hayırseverlerin yardımlarını bekliyor. Şerin, bombardımanın devam ettiği günlerde İsrail uçaklarının attığı bombalar sonucu evinde şehit olmuştu. Şerin İyad’ın şehit olduğu aynı saldırıda halası Nesrin İyad da vurulmuştu. destek vermek isteyen hayırseverlerin asgari 6 ay bu yardımı yapma zorunluluğu bulunuyor. Altı ay yardım yapmaya gücü olmayanların yaptıkları yardımlar da bir havuzda toplanarak 6’şar aylık yardım yapılacak şekilde yetimlere ulaştırılıyor. Projenin detaylarında ise yetimlerin bütün bilgileri hayırseverlere ulaştırılıyor. ÖZ EVLADIMIZI KAYBETTİK 17 Kasım 1996 doğumlu ve 18 yaşında şehit olan Nesrin İyad’ın masraflarını karşılayan Mustafa Nuri Zayıf ise yaptığı değerlendirmede şunları söyledi; “Şehide Şerin İyad ile bizi Cansuyu tanıştırdı. Yetim kızımız, ailemizin bir parçası olmuştu. Ne yazık ki katil İsrail birbirimizden ayırdı. Nasıl bir anne evladını kaybettiğinde üzüldüyse biz de onun gibi üzüldük. Biz biliyoruz ki o şehit oldu. Haberi Cansuyu bize ulaştırdı ve biz o anda efendimizin ve evladlığı Hazreti Zeyd’in Taif ’te müşriklerce taşlanması hadisesini hatırladık. İnşaallah şehide yavrumuzun şefaatine nail oluruz. İslam Birliği’nin kurulmasına vesile olur inşallah.” 90 LİRAYA BİR YETİME SAHİP ÇIKABİLİRSİNİZ Türkiye’deki hayırseverlerin hayata tutunmaya çalışan yetimlere uzatacakları yardım eli Cansuyu aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Cansuyu, projenin sürekli takipçisi oluyor. Bir yetimin bir aylık bütün ihtiyaçları 90 lira karşılığında karşılanabiliyor. Projeye İŞTE VURULAN YETİMLER PƚĞLJĂŶĚĂŶ7ƐƌĂŝů͛ŝŶƐŽŶƐĂůĚŦƌŦůĂƌŦƐŽŶƵĐƵŶĚĂĂŶƐƵLJƵ ,ĞƵůĚƵ͘ ĞǀƵƌ ƟŵĚ ŦĚĂLJĞ ŬƐĂLJ ƨŒŦĕŽ ĞďĂŬ njnjĞ͛Ě ĞƌŶĞŒŝ͛ŶŝŶ'Ă ŶLJĂŒŦŶĚĂ ƵĂLJĂ ŶƺnjϭLJĂƔŦŶĚĂŽůĂŶLJĞƟŵtĞƐĂŵďĞĚZĂďŽ ďŽŵďĂƌĂůĂŶĚŦ͕ϭϲLJĂƔŦŶĚĂŬŝdĂŶƐĞĞŵďƵĂƌĂďŝ͛ŶŝŶĞǀŝŶŝŶ ŶďƵ ƌĂĐĞƫ ĂŬŝ^ŝ ĂƔŦŶĚ Ŧ͕ϵLJ ŬŦƌŦůĚ ůĂŶŵĂƐŦƐŽŶƵĐƵŶĚĂŬŽůůĂƌŦ ĞŝLJLJĞ͕ ^ĂŐĚ ŚŵĞƚ Ɵŵ ĂŬŝLJĞ ĂƔŦŶĚ ͕ϭϴLJ ůĂŶĚŦ ĂƌĂďŝĂŒŦƌLJĂƌĂ ŶĂ ĂLJĂ ĞƟŵ ǀŝŶŝŶǀƵƌƵůŵĂƐŦƐŽŶƵĐƵLJĂƌĂůĂŶĚŦ͕ϭϳLJĂƔŦŶĚĂŬŝLJ ĂŬŝ^ƺŶ^ĂŐĚŝLJLJĞĚĞĂLJŶŦƐĂůĚŦƌŦĚĂLJĂƌĂůĂŶĚŦ͕ŚĞŶƺnjϳLJĂƔŦŶĚ ŝ ŦŶĚĂŬ ϰLJĂƔ ŶĚŦ͕ ĂƌĂůĂ ĚŝƐŝLJ Ƶ͕ŬĞŶ Ěƺnj:ŽŶĚŝLJĂ͛ŶŦŶĞǀŝǀƵƌƵůĚ Ŭŝ ŦĞǀĚĞ ĂĂLJŶ ůĚŦƌŦĚ LJŶŦƐĂ ŬĞŶĂ ŬŦƌŦůŦƌ ŽůůĂƌŦ ͛ŶŦŶŬ tĞĚĂů<ĂĨĂƌŶĂ Ŭŝ ƔŦŶĚĂ Ŧ͘ϮLJĂ ĂůĂŶĚ ϭLJĂƔŦŶĚĂŬŝĞŬĞƌŝLJLJĂů<ĂĨĂƌŶĂĚĂĂŒŦƌLJĂƌ ŝŚĂƌĞŶĞĚĞ KůĂĂůDĂŶĂŝĂ͛ŶŦŶLJĂŶŦƐŦƌĂϭϲLJĂƔŦŶĚĂŬŝzƵƐƵĨů ĂLJĚŦͬͬ͘ ĂƐŦŶĚ ůĞƌĂƌ LJĞƟŵ ĂŶĂŶ LJĂƌĂů ƐŽŶ7ƐƌĂŝůƐĂůĚŦƌŦůĂƌŦŶĚĂĂŒŦƌ www.212haber.com G Ü N DEM www.212haber.com 15 - 30 EYLÜL 2014 7 Yeni transferler İDDİALI! Transferin son gününde Başakşehirspor’un kadrosuna katılan Sezer Öztürk, Mossoro ve Eneramo iddialı konuştu. D İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü’nün, birinci transfer sezonunun son gününde kadrosuna kattığı Sezer Öztürk, Michael Eneramo ve Jose Marcio da Costa’yı (Mossoro) iddialı açıklamalarda bulundu. Lacivert-turunculu kulübün transfer komitesi başkanı Mustafa Saral, futbolcuların kariyerleri hakkında bilgi vererek, şunları kaydetti: “Zaten güçlü bir takım oluşturmuştuk. Yaptığımız bu transferlerle de gücümüze güç kattık. Mossoro, Braga’da oynamıştı. Tecrübeli bir futbolcu. Bu tecrübelerini takımımıza yansıtacağına inanıyoruz. Sezer’i de bütün futbol camiası tanıyor. Yeteneği var ama bugüne kadar şansı yaver gitmedi. Şansının yanında olacağına ve yeteneklerini sahaya yansıtacağına inanıyoruz. Eneramo ise Sivasspor’da çıkış yakaladı ve ardından Beşiktaş’a transfer oldu. Golcü oyuncuyla da bir yıllığına anlaştık.” Esenler hafız yetiştiriyor 0(5.(=ú*(%=(’de bulunan Deva Vakfı bünyesindeki Ulu Camii Kur’an Kursu’nda kayıtlar devam ediyor. Lise 1 öğrencilerinin başvurabileceği eğitim programına göre, Kur’an Kursu’na kaydolan öğrenciler, hem yatılı olarak lise eğitimlerini tamamlayacak hem de hafızlık eğitim alacaklar. Proje ile kursta okuyan öğrencilerin yüksek öğrenimlerini tamamlayana kadar tüm eğitim masraflarını Deva Vakfı karşılayacak. Sadece Esenlerli gençlere sunulan bu fırsatı kaçırmamak için, 444 00 73 nolu telefonu arayabilirsiniz. // SEZER: ESKİ GÜNLERİME DÖNECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM ĞƔŝŬƚĂƔ͛ƚĂŶďŝƌLJŦůůŦŒŦŶĂŬŝƌĂůĂŶĂŶ^ĞnjĞƌPnjƚƺƌŬ͕njŽƌŐƺŶůĞƌŝŶĚĞ7ƐƚĂŶďƵů ĂƔĂŬƔĞŚŝƌ͛ŝŶŬĞŶĚŝƐŝŶĞŬƵĐĂŬĂĕƨŒŦŶŦĂŶůĂƚĂƌĂŬ͕ƔƵŝĨĂĚĞůĞƌŝŬƵůůĂŶĚŦ͗͞'ĞĕĞŶƐĞnjŽŶϭϬĂLJŐŝďŝďŝƌƐƺƌĞŬĂĚƌŽĚŦƔŦŬĂůĚŦŵ͘&ĞŶĞƌďĂŚĕĞ͛ĚĞŶĞƔŝŬƚĂƔ͛Ă ƚƌĂŶƐĨĞƌŽůĚƵŒƵŵĚĂďĞŶŝŵŝĕŝŶďĞŬůĞŵĞĚŝŬďŝƌƔĞLJĚŝ͘,ĂLJĂƩĂŚĞƌnjĂŵĂŶ͕ ŚĞƌƔĞLJLJŽůƵŶĚĂŐŝƚŵŝLJŽƌ͘ĂnjĞŶƔĂŶƐŦŶŦnjŦŶĚĂLJĂŶŦŶĚĂŽůŵĂƐŦŐĞƌĞŬŝLJŽƌ͘ ŽƌĚƵƌƵŵĚĂ7ƐƚĂŶďƵůĂƔĂŬƔĞŚŝƌďĂŶĂŬƵĐĂŒŦŶŦĂĕƨ͘ĂŶĂďŝƌķƌƐĂƚǀĞƌĚŝůĞƌ͘^ĂŚĂĚĂŬŝƉĞƌĨŽƌŵĂŶƐŦŵůĂďĂŶĂǀĞƌŝůĞŶďƵķƌƐĂƨŶŬĂƌƔŦůŦŒŦŶŦǀĞƌŵĞŬŝƐƟLJŽƌƵŵ͘ĞŶŝŵƐŦŬŦŶƨŵƐĂŚĂLJĂĕŦŬĂŶĂŬĂĚĂƌ͘KƌĂLJĂĕŦŬƨŬƚĂŶƐŽŶƌĂĞůŝŵĚĞŶŐĞůĞŶŚĞƌƔĞLJŝLJĂƉƨŒŦŵŦďŝůŝLJŽƌƐƵŶƵnj͘ƵƌĂĚĂLJĞŶŝĚĞŶĞƐŬŝŐƺŶůĞƌŝŵĞĚƂŶĞĐĞŒŝŵŝĚƺƔƺŶƺLJŽƌƵŵ͘LJƌŦĐĂďĚƵůůĂŚǀĐŦŝůĞĕĂůŦƔŵĂLJŦĕŽŬŝƐƟLJŽƌĚƵŵ͘7ůŬƚĞƌĐŝŚŝŵďĚƵůůĂŚŚŽĐĂLJĚŦ͘'ĞůĞŶϱͲϲƚĞŬůŝĨŽůŵĂƐŦŶĂƌĂŒŵĞŶ͕ ďĚƵůůĂŚŚŽĐĂŝůĞĕĂůŦƔŵĂLJŦďĞŬůĞĚŝŵ͘ ƵŶĚĂŶƐŽŶƌĂƵŵĂƌŦŵŚĞƌƔĞLJĚĂŚĂŝLJŝŽůĂĐĂŬ͘͟ MOSSORO: BURAYA ÇOK BÜYÜK BİR HEYECANLA GELDİM ENERAMO: ÇOK İYİ İŞLER BAŞARACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM WŽƌƚĞŬŝnj͛ŝŶƌĂŐĂƚĂŬŦŵŦŶĚĂϲƐĞnjŽŶ ŽLJŶĂĚŦŬƚĂŶƐŽŶƌĂŐĞĕĞŶƐĞnjŽŶƵ^ƵƵĚŝƌĂďŝƐƚĂŶ>ŝŐŝ͛ŶĚĞŶůͲŚůŝƚĂŬŦŵŦŶĚĂŐĞĕŝƌĞŶDŽƐƐŽƌŽĚĂ7ƐƚĂŶďƵů ĂƔĂŬƔĞŚŝƌ͛ŝŶƉƌŽũĞůĞƌŝŶŝŶŬĞŶĚŝƐŝŶŝ ŚĞLJĞĐĂŶůĂŶĚŦƌĚŦŒŦŶŦƐƂLJůĞĚŝ͘ 'ĞĕĞŶƐĞnjŽŶƵ<ĂƌĚĞŵŝƌ <ĂƌĂďƺŬƐƉŽƌ͛ĚĂŬŝƌĂůŦŬŽůĂƌĂŬŐĞĕŝƌĞŶEŝũĞƌLJĂůŦĨŽƌǀĞƚŶĞƌĂŵŽŝƐĞůĂĐŝǀĞƌƚͲƚƵƌƵŶĐƵůƵŬƵůƺďĞƚƌĂŶƐĨĞƌŽůĚƵŒƵŝĕŝŶŵƵƚůƵůƵŒƵŶƵĚŝůĞŐĞƟƌĞƌĞŬ͕ ͞dƺƌŬŝLJĞ͛LJĞŐĞůĚŝŒŝŵĚĞŶďĞƌŝďŝƌĕŽŬ ƚĂŬŦŵĚĂŽLJŶĂĚŦŵ͘ŶƐŽŶĞƔŝŬƚĂƔ͛Ă ƚƌĂŶƐĨĞƌŽůĚƵŵǀĞŽƌĂĚĂŶĚĂ<ĂƌĚĞŵŝƌ <ĂƌĂďƺŬƐƉŽƌ͛ĂŬŝƌĂůĂŶĚŦŵ͘ƵƌĂĚĂŶĂůĚŦŒŦŵƚĞŬůŝĨďĞŶŝĕŽŬŵƵƚůƵĞƫ͘7ƐƚĂŶďƵůĂƔĂŬƔĞŚŝƌ͛ĚĞĕŽŬŝLJŝďŝƌƚĞŬŶŝŬĚŝƌĞŬƚƂƌǀĂƌ͘zĞŶŝƚƌĂŶƐĨĞƌůĞƌůĞďƵƌĂĚĂ ĕŽŬŝLJŝŝƔůĞƌďĂƔĂƌĂĐĂŒŦŵŦnjŦĚƺƔƺŶƺLJŽƌƵŵ͘͟ŝĨĂĚĞůĞƌŝŶŝŬƵůůĂŶĚŦ͘ ϮϬϭϮͲϮϬϭϯƐĞnjŽŶƵŶĚĂh&bĂŵƉŝLJŽŶůĂƌ>ŝŐŝŐƌƵƉůĂƌŦŶĚĂƌĂŐĂ͛LJůĂ 'ĂůĂƚĂƐĂƌĂLJ͛ĂŬĂƌƔŦŵƺĐĂĚĞůĞĞĚĞŶǀĞ ƐĂƌŦͲŬŦƌŵŦnjŦůŦƚĂŬŦŵĂŐŽůĚĞĂƚĂŶƌĞnjŝůLJĂůŦĨƵƚďŽůĐƵ͕ƚƌĂŶƐĨĞƌŚĂŬŬŦŶĚĂ͕͞zĞŶŝďŝƌŬƵůƺƉ͕LJĞŶŝďŝƌLJƂŶĞƟŵǀĞLJĞŶŝƉƌŽũĞůĞƌǀĂƌ͘ƵŬƵůƺƉƚĞŶƚĞŬůŝĨŐĞůĚŝŒŝŶĚĞĕŽŬŚĞLJĞĐĂŶůĂŶĚŦŵ͘ĂŶĂƉƌŽũĞůĞƌŝŶŝ͕ĚƺƔƺŶĐĞůĞƌŝŶŝĂŶůĂƴůĂƌ͘ƵƌĂLJĂŐĞůŝƌŬĞŶĕŽŬĨĂnjůĂƚĞƌĞĚĚƺƚĞƚŵĞĚŝŵ͘,ŽĐĂĚĂƚĂŬŦŵŦŶŚĞĚĞŇĞƌŝŶŝǀĞ ŶĞLJĂƉŵĂŬŝƐƚĞĚŝŒŝŶŝĂŶůĂƴ͘ƵŶĚĂŶ ĚŽůĂLJŦďƵƌĂLJĂĕŽŬďƺLJƺŬďŝƌŚĞLJĞĐĂŶůĂ ŐĞůĚŝŵ͘ƵƌĂĚĂƚĂŬŦŵĂƌŬĂĚĂƔůĂƌŦŵůĂ ĕŽŬďƺLJƺŬďĂƔĂƌŦůĂƌĂŝŵnjĂĂƚĂĐĂŒŦŵŦnjŦ ĚƺƔƺŶƺLJŽƌƵŵ͘͟ĚŝLJĞŬŽŶƵƔƚƵ͘ 7ƐƚĂŶďƵůůƵůĂƌĂŵƺũĚĞ Üçüncü bir tünel daha geliyor ú67$1%8/’da trafiğin yoğun olduğu Beyoğlu, Kağıthane ve Beşiktaş bölgesinde halen faaliyette olan Kağıthane ve Dolmabahçe Tünellerinin yanına üçüncü bir tünel daha geliyor. Yapımı devam eden Kasımpaşa-Sütlüce tünelinde inceleme yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, “Sütlüce-Kasımpaşa Tüneli, İstanbul için hayati önemde bir proje. Unkapanı, Eminönü, Taksim’den çevre yoluna ulaşmak isteyen vatandaşlarımız bu tünel sayesinde rahatlayacak” dedi. ŶĞƌĂŵŽ͕ĞƔŝŬƚĂƔ͛ƚĂŬĞŶĚŝƐŝŶŝŐƂƐƚĞƌĞĐĞŬƔĂŶƐŦďƵůĂŵĂĚŦŒŦŶŦƐĂǀƵŶĂƌĂŬ͕͞ŽŬŝLJŝďŝƌŽLJƵŶĐƵŽůĂďŝůŝƌƐŝŶŝnjĂŵĂƐŝnjĞŬĞŶĚŝŶŝnjŝŬĂŶŦƚůĂLJĂĐĂŒŦŶŦnjƔĂŶƐ ŐĞůŵĞnjƐĞďƵŶƵŐƂƐƚĞƌĞŵĞnjƐŝŶŝnj͘ĞŶ ĚĞŚĞƌnjĂŵĂŶĕĂůŦƔŵĂLJĂĚĞǀĂŵĞƫŵ͘ ƵƌĂĚĂŬĂůŝƚĞŵŝŐƂƐƚĞƌĞĐĞŒŝŵĞŝŶĂŶŦLJŽƌƵŵ͟ƔĞŬůŝŶĚĞŬŽŶƵƔƚƵͬͬ͘ 6,5 KM’LİK YENİ YOL Tünelin oldukça zor ve teknolojik açıdan da zahmetli bir proje olduğunu söyleyen Bakan Elvan, “Bir gidiş, bir geliş olmak üzere iki tüpümüz var. Uzunlukları 1.200 metrenin üzerinde. Bağlantı yollarını da eklersek, tünelle birlikte 6,5 km’lik bir çalışmayı bitirmiş olacağız” diye konuştu. MART 2015’TE AÇILACAK Hedef bölgesel amatör lig! BU SEZON İstanbul Süper Amatör Küme’de mücadele verecek olan Bağcılarspor, İzmit’in Kartepe ilçesindeki Green Park Oteli’ndeki kampını başarıyla tamamladı. Kondisyon ve taktik çalışması yapan Bağcılarspor’un hedefi ise Bölgesel Amatör Lig’e çıkmak. İstanbul Süper Amatör Küme’nin güçlü ekiplerinden olan Bağcılarspor, yeni sezon hazırlıklarını İzmit Kartepe Green Park Oteli tesislerinde yaptı. Kondisyon ağırlıklı çalışan 22 kişilik ekip yeni sezona iddialı başlıyor. 2014-2015 sezonu Bölgesel Amatör Lig’ine çıkmak için mücadele veren Bağcılarspor, yeni sezon hazırlıkları sırasında her gün iki idman yaptı. Kondisyon ve taktik ağırlıklı çalışan ekip, Kartepe’nin spor yapmaya elverişli ikliminden de yeterince faydalandı. Antrenör Hakan Çimen yönetiminde 10 günlük kampı başarıyla tamamlayan ekip, yeni sezonda başarılı sonuçlar alma sözü verdiler. AMATÖR Her iki tünelde de çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirten Bakan Elvan, “Aralık itibariyle hazır hale gelmiş olacak. Ancak elektro-mekanik işlerin yapılması için 3 aylık süremiz olacak” dedi. Bakan Elvan, Kasımpaşa-Sütlüce Tüneli’ni Mart 2015 itibariyle trafiğe açmayı planladıklarını da açıkladı. // SPORCULARIMIZI DESTEKLİYORUZ ^ƉŽƌƵŶŐĞůŝƔŵĞƐŝŶĞ ďƺLJƺŬƂŶĞŵǀĞƌĚŝŬůĞƌŝŶŝŝĨĂĚĞĞĚĞŶĂŒĐŦůĂƌĞůĞĚŝLJĞĂƔŬĂŶŦ >ŽŬŵĂŶĂŒŦƌŦĐŦ͕ƔƵŶůĂƌŦƐƂLJůĞĚŝ͗͞ŝƌĚƂŶĞŵĂŒĐŦůĂƌŵĂƚƂƌ ^ƉŽƌ<ƵůƺƉůĞƌŝŝƌůŝŒŝ ĂƔŬĂŶůŦŒŦŐƂƌĞǀŝŶĚĞ ĚĞďƵůƵŶĚƵŵ͘ŵĂƚƂƌ ƐƉŽƌŐĞŶĕŶĞƐŝůůĞƌŝŶ LJĞƟƔŵĞƐŝŶĚĞƂŶĞŵůŝďŝƌƉĂLJĂƐĂŚŝƉƟƌ͘ ŵĂƚƂƌƐƉŽƌĐƵůĂƌŦŵŦnjĂĚĞƐƚĞŬǀĞƌŝLJŽƌƵnj͘ ĂŒĐŦůĂƌƐƉŽƌĚĂďƵ ĂŶůĂŵĚĂƂŶĞŵůŝďŝƌ ŐƂƌĞǀŝLJĞƌŝŶĞŐĞƟƌŵĞŬƚĞĚŝƌ͘zĞŶŝƐĞnjŽŶĂ ŝLJŝŚĂnjŦƌůĂŶĚŦůĂƌ͘ ĂƔĂƌŦůŦƐŽŶƵĕůĂƌĂůĂĐĂŬůĂƌŦŶĂŝŶĂŶŦLJŽƌƵŵ͘ zĞŶŝƐĞnjŽŶĚĂďƺƚƺŶ ŬƵůƺƉůĞƌŝŵŝnjĞǀĞƐƉŽƌĐƵůĂƌŦŵŦnjĂďĂƔĂƌŦůĂƌ ĚŝůŝLJŽƌƵŵͬͬ͘͟ İMTİYAZ SAHİBİ Erne Gazetecilik ve Matbaacılık Ltd. Şti. GENEL MÜDÜR Halil Gölve GENEL KOORDİNATÖR Erol Çakır YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Abidin Koçoğlu YAYIN DANIŞMANLARI Necmettin Çakmak Metin Öztürk HUKUK DANIŞMANLARI Av. Adem Yıldırım Av. Ömer Geyik GÖRSEL YÖNETMEN Enis Ak www.212haber.com BÖLGESEL SÜRELİ YAYIN Adres: Deposite AVM A-1 Blok Kat: 3 No: 304 Başakşehir/İstanbul Telefon: (0 212) 486 39 36 Web: www.212haber.com e-mail: [email protected] Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez Mah. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No: 11/ A41 Yenibosna-Bahçelievler/İSTANBUL Tel: (212) 454 30 00 Gazetemiz basın ve meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Yayınlanan köşe yazılarından yazarları sorumludur. Reklamların sorumluluğu reklam verene aittir. GAZETEMİZ ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILMAKTADIR 8 G Ü N DEM 15 - 30 EYLÜL 2014 www.212haber.com Yayaların da hakları var KALDIRIMLARIN EN AZ 130 SANTİM OLMASI GEREKİYOR bĞŚŝƌƂůŐĞWůĂŶůĂŵĂĐŦƐŦmƐƚƺŶĚĂŒ͕LJĂLJĂůĂƌŦŶĂůƚǀĞƺƐƚŐĞĕŝƚůĞƌĞnjŽƌůĂŶĂŵĂLJĂĐĂŒŦŶŦ͕ŬĂůĚŦƌŦŵůĂƌŦŶĞŶĂnjϭϯϬƐĂŶƟŵ ŽůŵĂƐŦŐĞƌĞŬƟŒŝŶŝĂŶůĂƴ͘dŦƉŬŦŝŶƐĂŶŚĂŬůĂƌŦĞǀƌĞŶƐĞůďŝůĚŝƌŐĞƐŝŐŝďŝLJĂLJĂŚĂŬůĂƌŦďŝůĚŝƌŐĞƐŝŽůĚƵŒƵŶƵĚĂǀƵƌŐƵůĂĚŦ͘ H (3ú0ú=ú1 ‘önce yaya sonra şoför’ olduğunu anımsatan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden Dr. Kevser Üstündağ ile Türkiye’de yeni yeni gelişmeye başlayan ‘yaya hakkı’ kavramı üzerine konuştuk. Şehir Bölge Planlamacısı ve ‘Sokak Bizim’ derneği kurucusu Üstündağ, yayaların alt ve üst geçitlere zorlanamayacağını, kaldırımların en az 130 santim olması gerektiğini anlattı. Tıpkı insan hakları evrensel bildirgesi gibi yaya hakları bildirgesi olduğunu da vurguladı. dartlar belirleniyor, planlama yapılıyor. Yedi tepeli İstanbul’da nasıl olacak bu? Bir kenti yayayı merkeze alarak planlarsanız bu tip krizlerle girmezsiniz. Bir kenti çocuklar ve engelliler için planlarsanız, yayalar için de gerçekten cennet olur. Ama, “Aaa, biz yayayı unuttuk. Araçlı yolculuklara yönlendirdik şimdi bunlara yol yapalım. Bir de otobüs yolu yapalım ama yayayı alt üst geçitlerden geçirelim” demekle olmaz tabii. Bizde yaya üzerine yeni yeni sayımlar yapılmaya başlandı. Yayalar yeni yeni fark ediliyor. Trafik ışıkları mesela. Kaç arabayı ne kadar bekleteceğinizi ve bunun etkilerini hesaplıyorsunuz ama kaç kişinin oradan geçeceğini göz ardı ediyorsunuz. Mesela Beşiktaş’ta, 75 saniye yaya bekler ve 25 saniyede geçer. Planlamanın merkezinde araç var yani, yaya değil. PLANLAMANIN MERKEZİNDE YAYA YOK ARAÇ VAR Dr. Kevser Üstündağ ‘İnsanı merkez alan bir planlamayla İstanbul’da bile yaya haklarına saygılı alanlar oluşturulabilir’, diye düşünen Üstündağ’ın Al Jazeera’ya anlattıkları şöyle: Yaya hakları nedir, somut örneklerle anlatır mısınız? Yaya haklarının temeli, yayanın yürüdüğü yolun güvenli ve emniyetli olmasıdır. Hem kazalara karşı korumalı olmalı, hem de soygun, saldırı gibi durumlara karşı da korumalı olmalı. Bir de yayanın sürekliliği olmalı. Yürürken karşısına öyle duvar, alt geçit üst geçit, refüj gibi erişimi engelleyici kısıtlamalarla karşılaşmamalı. Mesela yürürken, kaldırıma park etmiş arabayla yolu kesilmemeli. Kaldırım en az 130 santim genişliğinde olmalı. Bir insanın omuz hizası 60 santim. İki insanın birbirlerini rahatsız etmeden, birbirine değemeden yan yana geçebileceği alan da en az 130 santim. Araç trafiği düzenlenirken, şeritlerin belli bir genişliği var, çünkü arabaların boyutları belli ama kaldırım planlanırken bu yapılmıyor. Ayrıca yayanın konforu da, yaya haklarının bir parçası. Bütün bunlar da aslında kent haklarının savunulması demek. Ama biz yaya olduğumuzu, yaya olarak yürümenin zor olduğunu ancak arabadan inince fark ediyoruz. Ya da kriz anlarında, ciddi bir sis olduğunda, kar yağdığında, fırtına nedeniyle köprü trafiği kapandığında. Bu gibi durumlarda hatırladığımız bir şey yaya hakkı. Yayanın konforu ne demek? Mesela iklim şartlarına karşı da yayanın korunması gerek. Sıcaksa, yayaların yürüyeceği alanların ağaçlıklı yol kenarlarına yapılması, yağmura karşı pasajlı geçitler yapılması gibi. Yürümenin de bir standartı var. Büyükada büyüklüğünde Alışveriş merkezleri var. Oralarda yayaların konforlu bir biçimde yürümesi için stan- 3 Eylül’de İstanbul Avcılar’da damperi açık bir tanker yaya üst geçidine çarptı. Bir kişi öldü 2 kişi yaralandı. Oysa yaya hakları yayaların alt ve üst geçitlere zorlanamayacağını söylüyor. Bu kazayı, yaya hakları açısından değerlendirir misiniz? Üst geçidin orada yapılma nedenini konuşmak gerek. Toplu taşım sistemini bir parçası olarak yapılıyor. Siz toplu taşımı yaya için yapıyorsunuz, araç için değil. O yüzden de yayayı toplu taşım durağına güvenli götürmek zorundasınız. Eğer siz bir karayolunda yaya götürüyorsanız, projenin bütününde bir hata yapmışsınız demektir. Yayanın oraya çıkıp inmesinden de öte, bir toplu taşım sistemine entegre edecek biçimde güvenli aksınız olmazsa, toplu taşımı verimli çalıştırmıyorsunuz demektir. Yayanın erişemediği toplu taşım da kente hizmet vermiyor demektir. İnsan hakları evrensel bildirgesi var, yaya hakları için de böyle kabul gören uluslararası belge var mı? Var. Yaya Hakları İçin Avrupa Kentsel Şartlar Bildirgesi. Dört temel unsuru var: Kent sokakları yayalarındır; Kentler, sosyal arenalardır ve bu arenalar yayalar tarafından kullanılır, Araçlı yolculuklar en aza indirgenerek toplu taşım kullanılmalardır ve yaya hakları savunulmalıdır. Yaya hakkı kavramı nasıl gelişti? Araçlar için bazı kurallar çıktıktan sonra şoförler abandone oldular. Onlara denildi ki, “Sen önüne çıkana dikkat et, senin güvenli gidebilmen için biz önünü çıkan engelleri kaldıracağız.” Onların da algıları azaldı. Makineye geçmeden önce, faytonlarla ulaşım sağlanırken yaya algısı daha kuvvetliydi mesela. Araçlar çoğaldıktan sonra yayalar insan olmaktan çıktı araçların önünden kaçmaya çalışan, bilgisayar oyunlarında ‘ıskaladık’ denilen şeylere dönüştü. İnsan olmaktan çıktılar. Kent sokakta başlıyor, sokakta sosyal birliktelik var ama araçlar sokağı işgal edince bu sosyal iletişimden de yoksun kalıyorsunuz. Bütün bunlar da yayayı dışarıda bırakıyor, ötekileştiriyor ve araçlara karşı her zaman kendini savunur hale getiriyor. Fakat kentler kocaman. Her şeyi nasıl yaya merkezli yapacağız? Tabii ki arabalı yolculuklar yapacağız. Ama yayanın dokunabileceği tarihi dokuya bile katlı kavşak koyuyorsanız o kentte yirmi yılda otuz yılda bile yayaya dönemezsiniz. Kenti hormonlamışsınız demektir. Organik ulaşım diye tanımladığım bir şey var. Birkaç ayağı var bunun. Birincisi organlarımıza dayandığımız ulaşım sistemi. İkincisi biz zaten organik dokusu olan eski dokusu olan kentlerle varız. O organik dokulardan uzaklaştıkça kentler canavarlaşıyor yani hormon alıyor. Kentlerin sağlıklı yaşaması için de insanı temel alan ulaşıma ihtiyacı var. Hormonsuz ulaşıma. Ama bizde bütün şehirler büyüyünce İstanbul olacağım diyor. Oysa sağlıklı yaşama potansiyelini artırabilmek için yayaya önem vermek gerekiyor. Trafik ışıkları olmamalı mesela. Yüz yüze göz göze süren ilişkiler olmalı. Yaya ile sürücü göz göze gele- Avcılar’da üst geçid kamyon çarpması e deniyle olan ölüm nekaza ‘yaya haklarınlü önemini bir kez da ın’ ortaya çıkardı. Ulu ha lararası yaya hakla sbildirgesine göre y rı yalar zeminde olmaKonu üzerine çalış alı. Dr. Kevser Üstünd an göre Türkiye’de yayağ’a hakkı yeni yeni he a saba katılıyor. bilecek şekilde harekete etmeli. Sinop’ta trafik ışığı yok mesela. Sinop’ta trafik ışığı olmamasına biz özeniyoruz ama Sinop gurur duymuyor bununla. ‘Yeterince aracımız yok,’ diyen insanlar da var ama sürücüler ve yayalar birbirine saygılı. Araçlı trafikte de insanlar birbirlerine yaya gibi davranıyor. Hız 40’ın üzerine çıkmıyor. Dünyanın dikkate aldığı kıstaslar da bunlar zaten. Şoförle göz göze gelip trafik ışığının olmadığı yerlerde sağladığımız çözümler. Dünya bunu model olarak karşımıza çıkartıyor. ‘ARABALAR OLMADAN BİZİM SOKAK NE GÜZELMİŞ’ İyi de İstanbul da trafik ışıklarını kaldırmak bir kâbus olabilir! Bütün düşünmeyin. İstanbul’da araçsız adalar var. Büyükada büyüklüğünde mahalleler var. Özellikli güzel mahallerimiz var. Bu alanları tanımlayabiliriz. “Şu alan içine araçlı girerseniz çıkışınız 20 dakika. Çünkü içeride trafik levhası yok. Çocuk var, karşınıza oyun alanı çıkabilir. İsterseniz gidin. İstemezseniz işte transit yolunuz”. Bunun illa kentin özel bir yeri olmasına gerek de yok. Kentin içinde rahatlama noktaları. Bunu bazı ülkeler yapıyor. Burada önemli olan sizin niyetiniz. Türkiye de yaya hakkı kavramı hangi aşamada? 2001 yılında doktora tezime başladığımda naif bulunmuştu. Konusu insan öncelikli ulaşımdı. Sonra Konya’da bisiklet yolları ile ilgili detaylı bir çalışma çıktı. İlk bisiklet planı olan şehirdir Konya. Bisiklet geleneği olan bir kent çünkü. Ama otuzar ellişer metrelik otobanlar yapınca yaya ve bisiklet güvenliğinden söz etmek zor. Fakat zamanla sempozyumlar yapıldı, farkındalık artmaya başladı. Genç arkadaşlarımla birlikte belediyelerle işbirliği içinde, sokakları bir gün olsa kapatmaya başladık. Sokağı kapatıp, bir arabanın park etmesi için gerekli olan 2,5 metreye 5 metrelik alanda kaç çocuk oyun oynanabiliyor, kaç kişi spor yapabiliyor gi- bi farkındalık yaratmaya çalıştık. O “Arabalar olmadan bizim sokak ne güzelmiş” demeye başladılar insanlar. Fakat tabii, yayanın lobi olma şansı yok. Ama aracın lobi olma şansı yüksek. Araçlı yolculuklar çok büyük bir ekonomi kaynağı çünkü. Trafik kültürümüzün toplumsal boyutu eksik. Oysa kapımızın önü kamusal alan oraya park edecek araç bizi ilgilendirilmeli. Yaya bilinci nasıl gelişir? Tüketici hakları da yoktu yakın bir zamana kadar. Benzer bir durum var burada. Ulaşımı ben mi çözeceğim, diyecek kadar mütevazı olmamalı insanlar. Herkes önce yaya sonra şoför olduğunu anlamalı. Herkes üzerine düşüne yapmalı, sigortacısından avukatına kadar. Herkesin ben de bir şey yapabilirim demesi gerek. Kapısının önündeki kaldırımın işgal edilmemesi gerek örneğin. Buna ortak çözüm geliştirmekle başlayabilir. Ayaklarımız yokmuş gibi davranmaktan vazgeçebiliriz. Çocuklarımızı okula servisle gönderebiliriz. Batı ülkelerinde park hakkı diye bir kavram gelişiyor. Toplu taşıma gelince aracını bırak, park et, metroya bin git, hakkı bu. Bunların olabilmesi içinse yan yana geleceğiz. Mahalleli olarak çözeceğiz. Eskiden mahalleli kendi sorunlarını ortak çözebiliyordu. Çünkü mekânı sokaktı. Mekân sokak değil ev olduktan sonra yaya hakları savunuculuğu da gelişir. Buna ‘belediye baksın’ değil, belediyeden talep etmek gerek. Bunu da yan yana gelerek bulabiliriz, eski geleneklerimizi unutmadan, bunu ‘buralarda dutluktu, ne güzel yürürdük buralarda’ nostaljisine kapılmadan, gelişmenin bir ivmesi olarak görerek. Umutlusunuz yani? Planlamada 20 yıl hedefi vardır. Ben de kent içinde ulaşım alternatifleri konusunu çalışmaya başlayalı yirmi yıl olmak üzere. Yirminci yılda kendimi kutlayacağım. Çünkü çok daha fazla kişi bu sorunu konuşuyor. Çok daha fazla belediye konuya duyarlı. Biz daha ekme aşamasındayız. Biçmek için zaman gerekiyor. // <ĂLJŶĂŬ͗ů:ĂnjĞĞƌĂ www.212haber.com G Ü N DEM 15 - 30 EYLÜL 2014 9 30 ülke ve 40 bölgede kurbanlar kesilecek ELİ M I D YAR BAN KUR LERİ L BEDE LENDİ BELİR Yardımeli Uluslararası İnsani Yardım Derneği bu yılki Kurban organizasyonunu yurt içindeki Kurban çalışmaları ile birlikte 30 ülke ve 40 bölgede geçekleştirecek. 8 yıldır Kurban organizasyonu gerçekleştiren Yardımeli’nin bu bayram belirlemiş olduğu kurban bedeli ise üç farklı kategoride olacak. Y $5',0(/úUluslararası İnsani Yardım Derneği bu yılki Kurban organizasyonunu yurt içindeki Kurban çalışmaları ile birlikte 30 ülke ve 40 bölgede geçekleştirecek. Dünyanın birçok bölgesinde Kurban organizasyonları ile milyonlarca yoksul ve yetimin yanında olan Uluslararası İnsani Yardım Derneği Yardımeli bu yıl yine farklı coğrafyalarda umut olacak. Gözleri yollarda bekleyen İslam dünyasının mazlumları için harekete geçen Yardımeli Derneği 2014 Kurban çalışmalarını 30 ülke ve 40 bölgede gerçekleştiriyor. 8 yıldır Kurban organizasyonu gerçekleştiren Yardımeli’nin bu bayram belirlemiş olduğu kurban bedeli ise üç farklı kategoride olacak. ÜLKE ÜLKE KUBAN FİYATLARI BELİRLENDİ Kurbanların bağışlandığı ülke ve bölgenin şartlarına göre bölge belirlenen kurbanlık ücretleri Türki Cumhuriyetler, Asya ve Afrika ülkeleri için 350 TL, Balkanlar için 500 TL ile Türkiye, Filistin-Gazze, Suriye, Irak ve Mısır için 650 TL olarak belirlendi. Vekâlet yoluyla kurbanlarını Yardımeli Derneğine bağışlamak isteyen hayırseverler, kurban çalışmaları için belirlenen ülkeler arasında dilediğinde kurbanını kestirip ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak. Yeryüzünün yoksul coğrafyalarında öksüz, yetim ve mağdur bırakılmış mazlumlarla buluşmak için hayırseverlerin bir birleriyle yarışacağı Kurban organizasyonları ile bir pay kurban etinden ziyade yüz binlerce yaralı gönül şifa bulacak kardeşlik iklimleri ile umutlar yeniden yeşerecek. SADECE KURBAN GİTMİYOR 30 ÜLKE VE 40 BÖLGEDE KURBANLAR KESİLECEK Yardımeli Uluslararası İnsani Yardım Derneği Anadolu’dan Balkanlara, Asya’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Kafkaslara on binlerce ihtiyaç sahiplerine, öksüz ve yetimlere ulaşacak. Yardımeli’nin gönüllü ekipleri gittikleri bölgelerde ve ülkelerde kestikleri kurbanları birinci elden ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak. Yardımeli, ‘Hayırlarda yarışın’ ilkesiyle; bu kurban bayramında da öksüz, yetim ve mazlumların gözyaşlarını tatlı bir tebessümle silmeyi, kırık gönüllerini imar etmeyi, hayır medeniyetimizin ihya ve inşasına katkı yapmayı bir fırsat bilerek hayır severlerin kurbanlarını birinci elden ulaştıracak. <ƵƌďĂŶǀĞƐŝůĞƐŝLJůĞLJĂƌĂůŦŐƂŶƺ ůůĞƌĞŵŝƐĂĮƌŽůĂƌĂŬƐĞůĂŵ͕ƐĞǀŐŝ ǀĞƵŵƵƚůĂLJĞƌLJƺnjƺŶĞĚĂŒŦůĂĐĂŬzĂƌ ĚŦŵĞůŝĞŬŝƉůĞƌŝŐŝƫŬůĞƌŝďƂůŐĞůĞ ƌĚĞ ŝŶƐĂŶůĂƌŦŶƚĞŵĞůƐŽƌƵŶůĂƌŦŶŦƚĞƐ Ɖŝƚ ĞĚĞƌĞŬĕĞƔŝƚůŝƉƌŽũĞůĞƌůĞĚĞƐƚĞŬ ŽůĂĐĂŬ͘KŬƵů͕ŚĂƐƚĂŶĞ͕ĐĂŵŝ͕ŵĞƐĐ ŝƚ͕ƐƵ ŬƵLJƵůĂƌŦŝůĞLJĞƟŵŚĂŶĞŐŝďŝďŝƌ ĕŽŬ ĂůĂŶĚĂƉƌŽũĞůĞƌŚĂLJĂƚĂŐĞĕŝƌŝůĞƌĞ Ŭ ŵƵŚƚĂĕůĂƌŦŶĚĂŚĂƌĂŚĂƚŚĂLJĂƚůĂƌ ŦŶŦ ŝĚĂŵĞĞƫƌŵĞůĞƌŝƐĂŒůĂŶĂĐĂŬͬ͘ ͬ www.212haber.com G Ü N DEM 15 - 30 EYLÜL 2014 İNŞAATTAN TOPRAĞA Mecidiyeköy’de, Ali Sami Yen Stadı’nın arazisine yapılan an gökdelen inşaatında, inşaatında asansörün düşmesi sonucu hayatını kaybeden 10 işçi memleketlerinde toprağa verildi. 0 (&ú'ú<(.g<’deki asansör faciasında ölen Tahir Kara, Hıdır Ali Genç, İsmail Sarıtaş, Bilal Bal, Cengiz Tatoğlu, Murat Usta, Menderes Meşe, Vahdet Biçer, Ferdi Kara ve Cengiz Bilgi için memleketlerinde cenaze törenleri yapıldı. 7h5.ú<(%ú/ú06(/9(7(.12/2-ú.$5$û7,50$.85808(TÜBİTAK) öncülüğünde geliştirilen 41 milyon lira bütçeli Milli Rüzgar Enerji Sistemleri Geliştirilmesi ve Prototip Türbin Üretimi (MİLRES) Projesi kapsamında ilk türbin kasım ayında İstanbul’da elektrik üretmeye başlayacak. KİM BUNUN SORUMLUSU? DÜĞÜN BORCU İÇİN ÇALIŞIYORDU 10 işçiden Sivaslı 23 yaşındaki Menderes Meşe, memleketi Sivas’ta gözyaşları içinde toprağa verildi. Meşe, geçen 18 Ocak günü vefat eden, annesi Emine Meşe’nin yanına dualar eşiğinde defnedildi. Ağabeyi Rasim Meşe ise, annesinin mezar tahtasına sarılarak “Kardeşimi sana emanet ediyorum” dedi. Menderes Meşe’nin 2 hafta önce ağabeyi Rasim Meşe’nin düğününü yaptığı ve kredi borcunu ödemek için tekrar inşaata çalışmak için döndüğü ifade edildi. YAN YANA TOĞRAĞA VERİLDİLER 7ƔĕŝůĞƌĚĞŶϭϵLJĂƔŦŶĚĂŬŝ&ĞƌĚŝ<ĂƌĂŝůĞĂŒĂďĞLJŝϮϱLJĂƔŦŶĚĂŬŝdĂŚŝƌ<ĂƌĂ͕ŵĞŵůĞŬĞƚůĞƌŝ'ƺŵƺƔŚĂŶĞ͛ŶŝŶbŝƌĂŶŝůĕĞƐŝzĞƔŝůďƺŬĞůĚĞƐŝ<ŽŶĂŬůŦDĂŚĂůůĞƐŝ͛ŶĚĞƚŽƉƌĂŒĂǀĞƌŝůĚŝ͘'ĂnjĞƚĞĐŝůĞƌĞLJĂƉƨŒŦĂĕŦŬůĂŵĂĚĂĕŽĐƵŬůĂƌŦŶŦŶƔĞŚŝƚŽůĚƵŒƵŶƵƐƂLJůĞLJĞŶDŝƚŚĂƚ<ĂƌĂ͕͞ŽƐƚůĂƌƐĂŒŽůƐƵŶ͘ϰŽŒůƵŵĚĂŚĂǀĂƌ͕ ůůĂŚ͛ĂĨĞĚĂŽůƐƵŶ͘^ĂLJŦŶ ĂƔďĂŬĂŶŦŵĂĐŦůĂƌŦŵŦĚŝŶĚŝƌĚŝ͘,ĞƌŬĞƐĚĞƐƚĞŬŽůĚƵ͕ ĂĐŦůĂƌŦŵŦĂnjĂůƴůĂƌ͘ĂůŦƔŵĂLJĂĚĞǀĂŵĞĚĞĐĞŒŝŵ͘ŽĐƵŬůĂƌŦŵĂ͕ĂŝůĞŵĞďĂŬŵĂŵ ůĂnjŦŵ͘LJĂŬƚĂ͕ĚŝŬĚƵƌŵĂŵ ŐĞƌĞŬŝLJŽƌ͘PůĞŶůĞƌĞƂƌŶĞŬ ŽůĚƵŵ͕ŬĂůĂŶůĂƌĂĚĂƂƌŶĞŬ ŽůŵĂŵůĂnjŦŵ͟ĚĞĚŝͬͬ͘ DÜNYA LİVİNG LAB’LERİ BAŞAKŞEHİR’DE BULUŞACAK ENoLL (European Network of Living Labs) Federasyonu’na bağlı 250’ye yakın Living Lab’in temsil edildiği Open LivingLab Days 2014 Yaz Okulu etkinlikleri Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da 2-5 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirildi. %$û$.û(+ú5/ú9ú1*/$%’in de yürütme kurulundan oluşan bir heyetle temsil edildiği organizasyonda, Başakşehir Belediyesi’nin Living Lab Open LivingLab Days 2015 Yaz Okulu Vizyonunun yanı sıra bugüne kadar gerçekleştirilen etkinlikler ile İnovasyon ve Teknoloji merkezinde geliştirilmiş olan ürünler hakkında bilgiler verdi. de aktif rol aldı. Organizasyonun son gününde ise ENoLL 8. Dalga kapsamında kabul edilen 25 yeni Living-Lab üyesi tanıtıldı. Organizasyonunda salon etkinliklerine paralel olarak dört gün boyunca üye Living Lab’ler, ENoLL Genel Kurulu ile görüşmeler gerçekleştirme ve Amsterdam bölgesinde yer alan Living Lab ve inovasyon merkezlerini ziyaret etme fırsatı buldu. DÜNYA LİVİNG LAB’LARI OPEN LİVİNGLAB TANITILDI DAYS 2015 YAZ OKULU 4 gün süren organizasyon, Living BAŞAKŞEHİR’DE Lab’ler hakkında yapılmış olan OLACAK akademik çalışmaların paylaşıldığı Araştırma Günü etkinlikleri ile başladı ve aktif Living-Lab’lerin faaliyetlerinin tanıtımı ile devam etti. Başakşehir Living-Lab’ın tanıtıldığı programda çalışma büyük ilgi gördü. Etkinliğin 2. ve 3. günlerinde ‘İnovasyon Günleri’ adı altında düzenlenen Çalıştaylarda; Akıllı Şehir Akıllı Vatandaş, Bir Hizmet Olarak Living Lab, Sağlıklı Yaşam, Sosyal İnovasyon temaları ile katılımcılarla bilgi paylaşımı gerçekleştirildi. 2.ve 3. gün etkinliklerinde Başakşehir Living-Lab ekibi de iki Çalıştayın hazırlanmasında ve yönetilmesin- Organizasyon sonunda bir sonraki Open LivingLab Days 2015 Yaz Okulu etkinliklerinin düzenleneceği yer olarak Başakşehir belirlendi. Tayvan ve Kanada ülkelerinden de aday şehirlerin bulunduğu organizasyon için ENoLL Federasyonu Başkanı Jarmo Eskelinen, ‘Living Lab başvuru sürecinden bugüne kadar yapmış olduğu faaliyetler ve Living Lab’ler ağına kattığı farklılıktan ötürü Başakşehir’in bu organizasyona ev sahipliği yapmasına karar verdiklerini’, açıkladı. Organizasyonun 2015 yılının Eylül ayında yapılması planlanıyor. // Y YERLİ RÜZGAR TÜRBİNİ İSTANBUL’DA DÖNECEK TÜBİTAK öncülüğünde geliştirilen 41 milyon lira bütçeli MİLRES Projesi kapsamında ilk türbin kasım ayında İstanbul’da elektrik üretmeye başlayacak. Zonguldak’ta toprağa verilen Cengiz Tatoğlu’nun babası emekli madenci 56 yaşındaki Selim Tatoğlu, cenazenin ardından taziyeleri kabul etti. Selim Tatoğlu, oğlunun 1999’de kendisinin de emekli olduğu Türkiye Taşkömürü Kurumu’na girmek için başvurduğunu, ancak sınavı kazanamayınca çalışmak için İstanbul’a gittiğini söyledi. En son 2 gün önce oğluyla telefonda konuştuklarını anlatan Selim Tatoğlu, “Kurban Bayramı’nda izine gelemeyeceğini söyledi. Ben de ‘Üzülme oğlum, arabaya atlar biz geliriz’ dedim. Daha sonra annesiyle 40-45 dakika kadar konuştu” dedi. Hayatını kaybeden işçilerden 28 yaşındaki Vahdet Biçer de Manisa’nın Akhisar İlçesi’nde gözyaşları arasında toprağa verildi. Annesi Ayşe Biçer “Şehittir benim oğlum inşallah, ben yandım başka anneler yanmasın, kim bunun sorumlusu? Bu asansörler bir ay öncesi söylenmiş neden bakmadılar?” diyerek sorumlulara tepki gösterdi. Cenaze namazı sonrasında fenalaşan Ayşe Biçer’e sağlık ekipleri müdahale etti. 13 Rüzgâr enerjisi sistemlerinin yerli imkanlarla geliştirilmesi amacıyla 2011 yılında başlatılan MİLRES Projesi’nde sona yaklaşıldı. Projede Sabancı Üniversitesi sistemin mekanik kısmını, TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsü jeneratör ve elektrik sistemlerini, havacılık endüstrisinden TAI kanat kısmını, İstanbul Ulaşım AŞ, güç elektroniği kısmını, İstanbul Teknik Üniversitesi ise rüzgar analizleri ve kule tasarımını gerçekleştirdi. MİLRES için ayrıca 9 üniversite ve kurumdan yaklaşık 100 araştırmacı çalıştı. Sistem için gerekli parçaların üretilmesinde de yerli sanayi kuruluşları projeye destek verdi. Elektronik kontrol sistemleri ve yazılımlar dışında kanat, göbek, hub, dişli kutusu, jeneratör, konvertor, kule ve nasel gibi tüm parçalar Türkiye’de üretildi. Projede, yüzde 80’den fazla yerlilik oranı sağlandı. Bilim, Sanayi Teknoloji Bakanlığı’na bağlı çalışan TÜBİTAK’ın desteğiyle başlatılan MİLRES Projesi’nde rüzgar enerjisinin yerli sistemlerle üretilmesi için ilk prototip türbin, kasım ayında İstanbul’da kurulacak. DÖVİZ DIŞARI GİTMEYECEK İlk aşaması 3 yıllık çalışma sonunda geliştirilen türbin, İstanbul Terkos Gölü kıyısına yerleştirilecek. Alt yapısı tamamlanan türbinin kule kısmının kasım ayında dikilmesi planlanıyor. Sistem 500 kilovatsaat elektrik üretecek. Milli türbinin üreteceği elektriği, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi kullanacak. Deneme amaçlı kullanılacak rüzgar türbininin başarıyla çalışmasının ardından projenin ikinci aşamasında 2,5 megavatlık türbin geliştirilecek. TÜBİTAK tarafından ilk aşaması için 11 milyon lira kaynak ayrılan projenin, İkinci aşamasına da 30 milyon liralık destek sağlanacak. MİLRES ile 20 yılda 15 milyar dolarlık kaynağın yurt dışına çıkması önlenecek. Üretilecek türbinler yurt dışına da ihraç edilerek enerji harcamaları gelir-gider dengesi iyileştirilecek. // 6ú0$<(øú7ú0 .8580/$5, zĂLJ͘7ŶƔ͘^ĂŶ͘ǀĞ dŝĐ͘>ƚĚ͘bƟ͛͘ŶĞ ait A016764 ŶƵŵĂƌĂůŦ ĨĂƚƵƌĂŵŦnj ŬĂLJŦƉƨƌ͘ ,m<mD^mmZ 14 G Ü N DEM 15 - 30 EYLÜL 2014 www.212haber.com İŞÇİ GÜVENLİĞİNDE EL SALVADOR VE CEZAYİR’LE YARIŞIYORUZ Mecidiyeköy’deki rezidans inşaatında asansörün 32. kattan zemine çakılması sonucu 10 işçinin hayatını kaybetmesi, Türkiye’nin iş kazaları ve işçi ölümleri konusundaki ‘kötü şöhretini’ yeniden gündeme getirdi. D Mecidiyeköy’deki rezidans inşaatında asansörün 32. kattan zemine çakılması sonucu 10 işçinin hayatını kaybetmesi, Türkiye’nin iş kazaları ve işçi ölümleri konusundaki ‘kötü şöhretini’ yeniden gündeme getirdi. Türkiye, 100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi dünyada ise üçüncü sırada. Uluslararası çalışma örgütü verilerine göre, El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde üçüncü sırada olan Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı ortalaması binin üzerinde. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her gün 172 iş kazası meydana geliyor. Bu kazalar her gün ortalama 4 işçinin hayatına mal olurken, 6 işçi ise sürekli iş göremez hale geliyor. Çalışma hayatındaki bu olumsuz tablo, Türkiye’nin Avrupa’da iş kazaları ve işçi ölümlerinde 1. sıradaki yerini korumasına da neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2014’ün ilk sekiz ayında en az 1280 işçi yaşamını yitirdi. 2013’te 1235 olan işçi ölümleri bu yıl henüz yılın ilk 9 ayında geçen yılı geçerek 1280’e ulaşmış durumda. Ayda ortalama bin işçinin hayatını kaybettiği göz önüne alınırsa bu rakamın yılsonunda 1600’e kadar çıkabileceği öngörülüyor. Son beş yılda iş kazalarına bağlı olarak hayatını kaybeden işçi sayısı 6 bin 428 oldu. 2000-2014 yılları arasında hayatını kaybeden işçi sayısı 15 binin üzerinde. Türkiye’nin iş güvenliği ve işçi sağlığı karnesi alarm veriyor. Şişli’de meydana gelen asansör kazasının ardından gündeme gelen işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerindeki tartışmalar, çalışma hayatındaki ‘kara tabloyu’ gözler önüne serdi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre ölümle sonuçlanan iş kazası oranları bazı ülkelerde önemli ölçüde geriletildi. Türkiye’de “ölümle sonuçlanan iş kazası” oranları ‘100 binde 20,5’ iken bu oran Norveç, İsveç, İsviçre ve Danimarka gibi ülkelerde ‘100 binde 2’ oranının altına geriledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre, 2002 yılında 72 bin iş kazası yaşanırken, 2003’te bu rakam 76 bine, 2004’te 83 bine yükseldi. Yıllar içinde iş kazaları benzer seyir izlerken, 2011 yılında iş kazası sayısı 69 bin olarak görülüyor. İş kazalarında hayatı- ‘YILDIZLAR ALTINDA SİNEMA KEYFİ’ Türkiye, 100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi dünyada ise üçüncü sırada. Uluslararası çalışma örgütü verilerine göre, El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde üçüncü sırada olan Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı ortalaması binin üzerinde. GÖKDELENLER İŞÇİLERİN MEZARLARI ÜZERİNDE YÜKSELİYOR Taşeron işçi sistemine karşı çıkan ve işçi ölümleri için düzenli raporlar tutan Taşerona ve İşçi Ölümlerine Son Platformu da Mecidiyeköy’de yaşanan kaza sonrası bir açıklama yaptı. “Her bir dairesi milyon dolarlara daha temel atılırken satılan rezidanslar, gökdelenler işçilerin mezarları üzerinde yükselmeye devam ediyor.” denilen açıklamada, 10 işçinin ‘rant ekonomisi uğruna’ kaybedildiği vurgulandı. Açıklamada, “Binaların lüks görüntüsünün en ufak detayı için çok büyük paralar harcanırken, işçilerin hayatı değersiz görülüyor, iş güvenliği için gerekli tedbirler küçük hesaplar yapılarak ihmal ediliyor.” ifadeleri kullanıldı. Soma’da 301 nı kaybeden kişi sayısına bakıldığında ise tablo daha da korkunç bir hal alıyor. 2002 yılında 872 kişi iş kazalarından hayatını kaybederken, bu rakam yıllar içinde büyük bir artış göstererek, 2011 yılına gelindiğinde 1.700’e yükseliyor. 2012’de 744 kişi iş kazalarında can verirken, 2013 yılında ise bu rakam 1.235’e yükseldi. madencinin hayatını kaybettiği kazanın hatırlatıldığı açıklamada şöyle denildi: “Her gün ortalama 4 işçi işyerlerinde hayatını kaybederken, hatta Soma’da 301 kardeşimiz birden hayatını kaybetmişken hiç bir adım atılmadığında, önlemler alınmadığında, sorumlular yargılanmadığında bugün yine işçiler bunun bedelini canlarıyla ödemek zorunda kalıyor. Ölümlerde doğrudan veya dolaylı sorumluluğu olan hiç kimsenin peşini bırakmayacağız.” İNŞAAT BİR ÖNCE BİTSİN DİYE GÜVENLİKTEN TAVİZ VERİLİYOR Aksiyon İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu (Aksiyon İş) genel Başkanı Vedat Öztürk, işverenlerin başladıkları projeleri bir önce bitsin diye güvenlikten taviz verdiğini belirtti. Öztürk, “Maalesef firmalar, deyim yerindeyse bir önce pazara mal ulaştır- 8 AYDA 1270 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2014 yılının ilk sekiz ayında en az bin 270 işçi yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren işçilerin 325’i maden, 227’si inşaat, 162’si tarım ve 92’si taşımacılık mak için, belli şeylerden taviz veriyor. Güvenlikten, çalışma saatlerinden, denetimlerden. İşin doğası diyorlar ya, maalesef ‘işin doğası’ denecekse burada denmeli. Daha çok para, daha kısa sürede nasıl kazanılır bunun doğasından bahsetmek gerekir.” dedi. İş planında, inşaatların zamanından önce bitirilmesinin risk anlamına geldiğini belirten Vedat Öztürk, “İş planında üç yılda dört yılda bitirilecek denilen projeler bakıyorsunuz iki yılda bitiyor. Zamanından evvel bitireceğim derseniz birtakım şeylerden taviz verirsiniz. Çalışma saatlerini arttırırsınız. İnsan yorulduğu gibi malzeme ve materyaller de yorulur. Asansör, kullanılan malzemeler de zamanla çok çalışmaya bağlı olarak arızalanıyor. Bir an önce işi yetiştireceğim diye örneğin asansöre 7 yüz kilo değil de bin kilo yükleniyor. Bu zorlamaların neticesi de ne yazık ki kazadır.” değerlendirmesini yaptı. Türkiye’de en fazla işçi ölümü ve iş kazalarının üçte biri inşaat sektöründe meydana geliyor. Tüm iş kazalarının yüzde 1,6’sı ölümle sonuçlanırken inşaat sektöründeki iş kazalarının yüzde 4,7’si ölümle sonuçlanıyor. İnşaat sektörünü taşımacılık, madencilik ve metal sektörleri takip ediyor. Gökdelen inşaatlarında yüksekten düşerek hayatını kaybeden işçi sayısı korkunç boyutlara ulaştı. Son yıllarda birbiri ardına yükselen lüks konut projelerinde hayatını kaybeden işçi sayısı, bu yılın ilk sekiz ayında 120’nin üzerine çıkmış durumda. // işkolunda çalışıyordu. Hayatını kaybedenlerin 1024’ü işçi, kamu çalışanı/memur statüsünde çalışan ücretlilerden, 99’u çiftçilerden, küçük toprak sahiplerinden ve kendi hesabına çalışanlardan, esnaflardan oluşuyor. Özellikle inşaat iş kolunda ölen işçilerin büyük çoğunluğunun sigortasız veya taşeron olması dikkatlerden kaçmıyor. NOSTALJİ DOLU BİR GECE Başakşehir Belediyesi tarafından organize edilen ‘Yıldızlar altında sinema keyfi’ Kayaşehir, Ticaret Meslek Lisesi Bahçesi ve Toki Fenertepe Ortaokulu’ndaki film gösterimleriyle başladı. Etkinliğin ilk gününde Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Hatice Demiralay ve Nurettin Ertemel de katılarak filmi vatandaşlarla birlikte izledi. EN FAZLA ÖLÜM İNŞAAT SEKTÖRÜNDE .$<$û(+ú5 ve Fenertepe bölgesinde kurulan platformlarda gerçekleşen gösterimlerin ilk gününe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Türk ve Dünya sinemasının seçkin örneklerinin sunulacağı gösterimler boyunca katılımcılar sinemanın büyülü dünyasını açık havada patlamış mısır, gazoz nostaljisi ile yaşıyor. Vatandaşların ücretsiz olarak katılabildiği gösterimlerin ilk gününde Kayaşehir Ticaret Meslek Lisesi Bahçesi’nde ‘Zor Hedef Fare’ isimli film gösterimi yer alırken, Toki Fenertepe Ortaokulu’nda ise klasik bir Western olan ‘İyi, Kötü, Çirkin’ izleyicilerin beğenisine sunuldu. Etkinliğin gösterim noktaları, gösterim sayıları ise vatandaşların ulaşım imkanları göz önüne alınarak belirlendi. Aynı anda iki farklı noktada devam edecek olan etkinlikte gösterimler vatandaşlardan gelen ta lepler doğrultusunda artırılacak. GAZOZ, PATLAMIŞ MISIR, ÇOCUKLAR İÇİN OYUNLAR Etkinlik, haftada 5 gün; Çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günleri yapılacak. Gösterimler öncesinde ise çocuklar içinde palyaço gösterileri, oyunlar yer aldı. ‘ÇOCUKLUĞUMDAKİ YAZLIK SİNEMALARIN TADINDA’ Arslan Türkyılmaz: “Çok güzel bir etkinlik. Ben en son 25 sene önce sinemaya gitmiştim. Tekrar eski günleri hatırladık. Belediyemize ve Başkanımıza çok teşekkür ediyorum.” Mithat Yılmaz: “En son 3 sene önce sinemaya gitmiştim. Çocukluğumda 6 tane yazlık sinema vardı, onlara giderdik. Ben o zamanların özlemini duydum geldim. Çocukluğumdaki yazlık sinemanın tadında olmuş. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.” Ahmet Çaltınoğlu: “Sinemaya gitmeyeli yıllar oldu. Çok güzel bir etkinlik. Belediyemize şükranlarımızı sunuyoruz. Bu tür etkinliklerin devamını diliyorum.” Yasemin Çaltınoğlu: “Çocukluğumuzda her akşam açık hava sinemasına giderdik. Çok güzel bir etkinlik.” Halime Yeşil: “Çocukluğumuzda açık hava sinemalarına gidiyorduk. Çocuklarımında benim çocukluğumun güzelliğini burada yaşasın istedim.” Burak Göğdemir: “14 yaşındayım. Anne babamdan duymulştum açık hava sinemasını, şimdi bende görmüş oldum. Çok güzelmiş.” Mehmet Yıldırım: “Kızımla geldim. Belediyemize çok teşekkür ediyorum. Ben yazlık sinema dönemine yetişemedim, ama ortam çok güzel.” // www.212haber.com A DV E RT O R İA L 15 - 30 EYLÜL 2014 15 YETİŞTİRECEĞİZ’ İstanbul’daki karma eğitim kurumlarında eğitim gören kız öğrencilere yeni bir tercih şansı daha sunuluyor. Eğitimci Seher Başer’in girişimleriyle kurulan Valide Sultan Anadolu Kız Lisesi, bu sene ilk öğrencileriyle eğitim hayatına başlıyor. ú STANBUL’daki karma eğitim kurumlarında eğitim gören kız öğrencilere yeni bir tercih şansı daha sunuluyor. Eğitimci Seher Başer’in girişimleriyle kurulan Valide Sultan Anadolu Kız Lisesi, bu sene ilk öğrencileriyle eğitim hayatına başlıyor. İşletmeci kökenli bulunan Seher Başer; basım-yayın, dershanecilik hizmetlerinin peşinden eğitim camiasına öncelikle kurduğu akşam liseleri ile girdi. Önceki yıl, Bağcılar Özel Başer Anadolu Sağlık Meslek Lisesi’ni eğitim dünyasına kazandıran Başer, Valide Sultan Kız Koleji’nin kurum hikâyesinden itibaren kayıt devrinde velilere cihet verecek konularla ilgili sorularımızı cevaplandırdı. Kız koleji (lisesi) kurma düşüncesi nasıl doğdu? S. Başer: Dünyada ve Türkiye’de karma eğitim kullanılan okullarda yaşanan sorunlarla ilgili yapılan bir araştırmayı inceledim, İstanbul’daki eğitimci dostlarımız bu konu için karşılaştıkları sorunları anlattılar. Bu tip kurumlarda çok sayıda kız öğrencinin eğitim öğretim faaliyetlerini sıhhatli yürütemedikleri, sıkıntılarla karşılaştıklarını gözlemledim ve harekete geçtim. Çalışmalarımıza velilerden kocaman destek geldi. Bu da doğru bir iş yaptığımız sonucunu doğurdu. Neden önceliğiniz kızlar? S. Başer: Okul çağındaki kızlarımızın daha duygulu ve korunmaya muhtaç olduklarını düşünüyorum. Bu günün genç kızları yarının anneleri olacak. Aileye ve topluma cihet verici ati nesiller, annelerin ellerinde büyüyüp yücelecek. Bu nedenden kızlarımızın iyi yetişmelerine ciddiyet veriyorum. Onlar, memleketimiz ve milletimiz için kocaman ciddiyet arz ediyor. Valide Sultan Kız Koleji’ni diğerlerinden ayrılan bir kaç özelliğini sıralar mısınız? S. Başer: -Anadolu Lisesi programı uygulanacak ve öğrencilerimize yaparak yaşayarak öğrenecekleri teknoloji destekli bir öğrenme ortamlarının sunulacak olması, -Hazırlık sınıfı olması, iyi yabancı lisan eğitimi verilecek olması, -Deneyimli ve özverili bir eğitim öğretim kadrosu, -Öğrencilere ve velilere rehberlik edecek bir emek programının uygulanması, ve hijyen kuralları dikkate alınarak hazırlanıp verilecektir. Kayıtların peşinden talebe kabul edecek misiniz? S. Başer: Başka okullara kayıt yaptırmış ya da yerleştirildiği okuldan memnun kalmayan öğrenciler tasdiknameleri ile sene içinde okulumuza kayıt yaptırabilirler. -Temel ahlaki değerlere, görgü kurallarına, insan haklarına ciddiyet vermesi ve mezunlarına bir hanımefendi kimliği kazandırma gayretinin mevcut olması. Eğitim kurumunuz nerede hizmet verecek? S. Başer: Bakırköy Meydanı’ndan 5 dakikalık yürüme mesafesinde bulunan okulumuz, İstanbul Caddesi Reyhan Sokak’ta faaliyete geçti. Kayıt devrinde aradığınız şartlar neler? S. Başer: Hazırlık ve lise 1 sınıfı öğrencilerinde kayıt için 8.sınıf mezunu olma şartı aranıyor. Ara sınıflarda ise geldikleri okulda disiplin problemi yaşamamış olmaları önceliklerimiz arasında. Okuldaki belirgin başlı donatılarınız neler? S. Başer: Tam donanımlı sınıflarımız, akıllı tahta sistemlerimiz, tablet uygulamalarıyla desteklenen içeriklerimiz, fen laboratuvarlarımız, spor ve sanat faaliyet salonlarımız, hariç çevreden soyutlanmış bahçemiz, mescidimiz, kantinimiz mevcuttur. Müfredat nasıl olacak? Eğitimcilerin profili hakkında kısa bilgi verir misiniz? S. Başer: Öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlemiş bulunduğu ortaöğretim kurumlarında uygulanması gereken müfredatı uygulayacağız. Öğrencilerimize üniversiteye hazırlık sürecinde, dershaneye ve hususi derse gereksinim duymadan dersi derste öğrenebilecekleri etüt sistemimiz olacak. Burada farkı ortaya çıkaracak bulunan hazırlık sınıfı, ikinci yabancı dilin de kullanılabilir kurda öğretilmesini sağlayacak seçmeli derslerdir. Öğretmenlerimiz ise üniversitelerin öğretmenlik bölümlerinden mezun olup, yüksek lisans düzeyinde güncel bilgilere sahip, teknolojiyi eğitim öğretim ortamlarında kullanabilen ve sahalarında deneyimli tıpkı sürede hususi eğitim sektöründe başarıları ile tanınan plan ödüllü eğitimci ve yöneticilerden oluşuyor. Hazırlık sınıfı vs olacak mı? S. Başer: Hazırlık sınıfımız bulunmaktadır. İyi bir yabancı lisan eğitimi için ciddi bir destek sağlayacaktır. Ancak öğrencilerimize uygulayacağımız muafiyet sınavı ile hazırlık sınıfını geçebilecek öğrencilerimiz 9. Sınıftan öğrenime başlayacaklardır. Okul ve derslik mevcutları ne olacak? S. Başer: Okulumuzun talebe kontenjanı 380 kişidir. Sınıf mevcudumuz 20-24 şahıs içinde planlandı. Sunulacak sosyal yönlü imkânları sıralar mısınız? S. Başer: Öğrencilerimiz, periyodik şekilde düzenlenecek seminerlerle kamuoyunda gündemde bulunan kariyer sahibi insanlarla görüşme, düşünce alışverişinde bulunma imkânına sahip olacaklar. Gelenekselden moderne pek fazla fazla sanat etkinlikleriyle ( tezhip, ebru, minyatür, hat, yağlıboya) menfaatlerini geliştirebilecekler. Serbest saatlerinde sosyal mesuliyet projeleri üretebilecekler. Ulusal ve uluslararası plan yarışma- larına katılımlarını da teşvik edeceğiz. Bir aile, kızını sebep sizin kurumunuza göndermeli? S. Başer: Öncelikle menfi hariç koşullardan soyutlanmış, güvenli bir eğitim öğretim ortamımız bulunuyor. Kızlarımıza bir lise programının beraberinde ana ahlaki değerleri, görgü kurallarını, nezaket ölçülerini ve muhtelif becerileri kazandıracağız. Bunlar sözde değil öğretmenlerimizin uyguladığı programlar ile yaşam bulacak. Öğrencilerimizin aile ve cemiyet bünyesinde davranışlarındaki gelişimini velilerimiz de gözlemleyip paylaşacaklar. Velilere nasıl ulaştınız? S. Başer: Velilere birebir ulaşmaya çalıştık. Onlara mektup yazdık. Girişimlerimizi broşür dağıtımı ve billboard reklamları ile destekledik. En tesirli reklamın görüp yaşayarak olacağını biliyoruz. İlk adımda kız öğrenciler için böyle bir eğitim kurumunun ana bir gereksinim bulunduğu düşüncesiyle devinim ettiğimiz için gördüğümüz alaka zaman geçtikçe referansa dönüşüyor. Öğrencilerin barınma- yemek - ulaşım bu şeklinde gereksinimleri meselesi için destekleriniz olacak mı? S. Başer: Pansiyonumuz şu an için yok. Öğrencilerimizin başka eğitim kurumlarında bulunduğu bu şeklinde servislerle evlerden alınıp ve akşam gene evlerine götürülmesi planlanıyor.Ancak şehir dışından ve yurt dışından yoğun bir talep aldığımız için bu konuyla ilgili planlama sürecindeyiz. Yemek gereksinimi ise okulumuzun yemekhanesinde sağlık Kurumuzun İdare yapısı meselesi için da bilgi verir misiniz? S. Başer: Kurumumuz muhafazakâr fakat herhangi bir yapıya mensup olmayan bir İdare yapısına sahiptir. Milli manevi değerlere sahip bir İdare anlayışımız var. Herhangi bir cemaat tarikat vs bu şeklinde bağlantılarımız da yok. Hür düşünceye açık, demokrat muhafazakâr insanlarız. Siyaseti de eğitimin dışında yakalamak olmazsa olmazlarımız içinde yer alıyor. Bakırköy dışında şubeleriniz mevcut mı? S. Başer: Valide Sultan Kız Koleji sadece Bakırköy’de bulunmaktadır. Ayrıca Yenibosna ve Güneşli’de akşam liseleri, Güneşli’de Anadolu Sağlık Meslek Lisesi faaliyetlerini yürütmektedir. TOEG yerleştirmelerinden memnun kalmayan velilere bir mesajınız var mı? S. Başer: Öğrencilerimizin hayata atılmadan öncelikle mühim bulunan istek ettiği bir üniversitede tahsil görmesidir. İyi bir lise eğitimi onları hayallerine ulaştıracaktır. Umut ediyorum ki biz yerleştirmelerinden memnun kalmayan öğrencilerin öncelikli tercihi olacağız. Hepsine lise yaşamlarında muvaffakiyetli çalışmalar diliyorum. BU BURSLAR KAÇMAZ PŒƌĞŶĐŝůĞƌŝŶďĂƔĂƌŦůĂƌŦŶŦŶƂĚƺůůĞŶP ĚŝƌŝůŵĞƐŝŐĞƌĞŬƟŒŝŶŝŝnjĂŚĞĚĞŶĂƔĞƌ͕͚͛ĂƔĂƌŦůŦĕŽĐƵŬůĂƌŦŵŦnjŦĚĂŚĂŝLJŝ LJĞƌůĞƌĞƚĂƔŦŵĂŬďŝnjůĞƌĞŐƵƌƵƌǀĞƌĞĐĞŬƟƌ͘dK'ƐŦŶĂǀŦŶĚĂLJƺnjĚĞϭ͛ůŝŬ ĚŝůŝŵĚĞLJĞƌƐĂŚĂƂŒƌĞŶĐŝůĞƌŝŵŝnjĞ LJƺnjĚĞϭϬϬďƵƌƐ͕LJƺnjĚĞϱ͛ůŝŬĚŝůŝŵĚĞLJĞƌĂůĂŶůĂƌĂLJƺnjĚĞϳϱ͕LJƺnjĚĞ ϭϬ͛ůƵŬĚŝůŝŵĚĞLJĞƌĂůĂŶůĂƌĂŝƐĞLJƺnjĚĞϱϬƚĂŚƐŝůďƵƌƐƵǀĞƌŝLJŽƌƵnj͘ƵƌƐůĂƌŦŵŦnjŵĞnjƵŶŽůĂŶĂŬĂĚĂƌ͕ĞŒŝƟŵ ƚĂŬǀŝŵŝŶĞďĂŒůŦƔĞŬŝůĚĞĚĞǀĂŵĞĚĞĐĞŬƟƌ͛͛ŵĞƐĂũŦǀĞƌŝLJŽƌͬͬ͘ Seher Başer ‘GELECEĞİN ANNELERİNİ 16 G Ü N DEM 15 - 30 EYLÜL 2014 www.212haber.com Vatandaş şimdi ‘iyi ki olmuş’ diyor 1.ETAP $57,.'$+$ *h9(1/ú Başakşehir 1.Etap Site Yönetimi’nin yürütmüş olduğu asansörler yenileme çalışmasında sona doğru yaklaşıldı. Toplam 71 blokta bulunan 142 asansörden 105’inin bittiğini, aralık ayına kadar ise tamamının yenileceğini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Zinnuri Eroğlu, “Bu iş için yaklaşık 3,5 milyon TL’lik yatırım yapıldı” dedi. M BİLAL KELEBEK İSTESEYDİK 6 AYDA BU İŞİ BİTİRİRDİK (&ú'ú<(.g< eski Ali Sami Yen Stadyumu’nun bulunduğu alanda yapımı halen devam eden rezidans inşaatında, işçilerin bulunduğu asansör, 32’nci kattan zemine düşmüş ve denetim konusunda eksikliklerin olduğu ortaya çıkmıştı. TSE ise son üç yılda 125 bin 860 asansörün periyodik muayenesini gerçekleştirdiği raporda yüzde 77,2’sine denk gelen 82 bin 725 asansöre kullanılamaz anlamına gelen ‘kırmızı etiket’ verdi. Bu doğrultuda önlemini 1,5 yıl önceden alan 1. Etap Site Yönetimi, aralık ayına kadar asansörlerinin tamamını yenileyerek TSE standartlarında ‘yeşil etiket’ almayı hedefliyor. TEHLİKENİN FARKINDAYDIK Asansörlerin can ve mal güvenliği açısınaç dan son derece önem önemli olduğunu söyleyen Site S Yönetim Kurulu BaşkaB nı Zinnuri Eroğlu, Eroğlu devletin bu konuda yönetdeğişikliğine melik değişikliğ giderek gerekli gerek önlemleri almaya al çalıştığını beçalıştığı lirtti. E Eroğlu konuşmakonu sına şöyle devam etti; “Zaett ten devlet bunu bildiği için diğ bu konuyla ilgili yönetmelik değişikliği yaptı. Eski asansörlerin mutlaka yenilenerek TSE standartlarına getirilmesi şartını koydu. Her belediye TSE ile anlaştı ve bunun sıkı bir kontrolü başladı. Bu kontrol başladığı için yaklaşık 17 yıllık olan 1. Etap asansörlerini revize etmemiz gerektiğini biliyorduk. Zaten yönetime gelir gelmez çalışmalara başladık” diye konuştu. BU İŞİN ZORLUĞUNA RAZI OLDUK Toplam 78 bloktan oluşan 1.Etap’ta 71 bloğun asansörlerini yenilemek için kat sakinlerinden onay aldıklarını kaydeden Eroğlu, “Bu sürece vatandaşın büyük katkı sağlaması gerekiyordu. Burada bulunan 3 bin 4 daireden para toplamak çok zor. Biz tabi bu işin zorluğuna razı olduk çünkü hem kanunen hem de can güvenliğimiz açısından yapılması gerekiyordu. Uzun araştırmalar sonucunda bunun ihalesini gerçekleştirdik ve işi bugüne kadar getirdik. 78 asansörlü blokta bulunan temsilcilerden onay alıp bizi yetkilendirmeleri gerekiyordu ve 78 bloktan 71 blok bizi bu konuda yetkilendirdi. Bizde 71 bloğun asansörünü yapmaya başladık. Kalan 7 blokta ise bazı nedenlerden dolayı imza toplanılamadı” ifadelerini kullandı. ÖDEME KONUSUNDA ÖNCEDEN TEDBİRİMİZİ ALIYORUZ Eroğlu, ödeme konusunda bir sıkıntı yaşanmadığını söyleyerek bunun kendilerinin sağlamış olduğu kolaylıktan kaynaklandığının altını çizdi. Eroğlu konuşmasının devamında şunları söyledi; “Biz ödeme konusunda gerekli kolaylıkları gösterince onlarda durumlarına göre ödemelerini yaptılar ve yapıyorlar. Ama bu işin sonunda ortaya çıkacak. Başlangıçta 3 bin 4 daire ödeme yapıyordu bunların 2 bin tanesinin taksit süresi bitti. Biz bu paralarla ödeme yapıyorduk geriye kalanlardan yarısı ödemesini aksatan komşular ise sıkıntılar yaşanacak. Biz bunun yaşanacağını önce- den düşündüğümüz için küçük asansörleri bitip büyük asansörlerde hiç ödeme yapmayanları avukata verdik. Böylece sona kalan ödeme yapmayan kişilerden, mahkeme 2-3 ay sürse bile paranın tamamını peşin alma durumumuz olacak” APARTMAN BİR GEMİ GİBİDİR Şehirleşme ve apartman kültürünün en büyük zaafı sahip çıkmamak olduğuna değinen Eroğlu, 1. katta oturanla 10. katta oturan arasında hiçbir bir farkın olmadığını, çatı nasıl herkesin ise asansörlerinde aynı şekilde herkesin olduğunun altını çizdi. İnsanların sadece girip çıktıkları evi kendilerinin bildiğini bunun yanlış bir düşünce olduğunu belirten Eroğlu, “Yaşamış oldukları yeri komple düşünemiyorlar. Halbuki bu bir gemi gibidir. En alt kademedeki yolcu gemiyi delip su almak istese üsttekiler buna müsaade etmez. Apartmanda aslında bunun gibidir. Asansörle moloz indiriyorlar, içerisine vitrinler, kapılar sokulmaya çalışılıyor bunlar son derece yanlış. Ama bu olumsuzluklar bireyseldir. Bizim beklentimiz vatandaşların duyarlı olmasıdır” dedi. // Şuana kadar 71 bloğun küçük asansörlerini 35 bloğunda büyük asansörlerini tamamladıklarını vurgulayan Eroğlu, her ay 10 ile 12 arasında asansörün bittiğini belirtti. 31 Aralıkta yönetim olarak görev süresinin bittiğini kaydeden Eroğlu konuşmasına şöyle devam etti; “31 Aralıkta görev süremiz bitiyor ve bu tarihe kadar bütün asansörleri TSE standartların üzerinde revize etmiş olup yeşil etiketlerimizi alacağız. İstenilseydi ihaleyi iki firmaya verip revize işlemini hızlı bitirilebilirdik. Fakat komşularımızın ödeme noktasında rahat olmaları için bu işlemi zamana yaydık. Vatandaşların uzun süren yapım konusunda bize sitem etmeleri gerekir. Sonuçta biz onları düşünerek bu yolu seçtik. Çünkü herkesin şartı bir değil.” YEŞİL ETİKET TSE STANDARTLARINDA TSE’nin asansör denetimlerini 3 kategoride değerlendirdiğine değinen Eroğlu, “Kırmızı asansör kullanılamaz anlamına geliyor ve belediyeye yetkililerinin hemen gelip o asansörü kapatması lazım. Sarı etiket ise bit takım TSE standartlarının altında fakat can güvenliği açısından tehlikeli değil anlamına geliyor. Bu etiket verildiği za- man size süre veriliyor ve o tarihe kadar eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. Yeşil etiket ise asansörün can ve mal güvenliği açısından son derece kullanışlı, hiçbir tehlikesi yoktur anlamına geliyor” şeklinde konuştu. Her binada bir büyük ve bir küçük olmak üzere 2 asansörün yenileme maliyetinin yaklaşık 50 bin lira olduğuna vurgulayan Eroğlu, “Toplamda 3,5 milyonluk bir yatırım yapılmış oldu. Para talep ettiğimizde vatandaş başlangıç itibariyle buna karşı çıkmıştı. Buda nereden çıktı, biz asansörleri kullanıyorduk, çalışıyordu, gerekli miydi? şeklinde serzenişler oldu. Ama bu asansör facialarını duyunca bunun gerekliliği daha fazla anlamış oldular. Şimdi ise iyi ki olmuş diyorlar” diye konuştu. Asansörlerin takılması aşamasında bir havuz hesabı oluşturduklarını vurgulayan Eroğlu, en çok ödemeyi hangi blok yaptıysa ona göre yenileme çalışmasında o bloğa öncelik sağladıklarını kaydetti. 18 G Ü N DEM 15 - 30 EYLÜL 2014 www.212haber.com ‘Kendisi küçük, anlamı 70 BiN OYUNCAK BÜYÜK BİR KAMPANYA’ SURİYELİ ÇOCUKLAR İÇİN İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden Boğaziçi Yönetim A.Ş. tarafından Suriyeli çocuklar için toplanan 70 bin oyuncak, Başakşehir’de düzenlenen törenle Suriye’ye gönderildi. Kampanyayı, Türk Kızılay’ı da destekliyor. ú 67$1%8/%h<h.û(+ú5%(/('ú<(6ú şirketlerinden Boğaziçi Yönetim A.Ş. tarafından Suriyeli çocuklar için toplanan 70 bin oyuncak, Başakşehir’de düzenlenen törenle Suriye’ye gönderildi. Kampanyayı, Türk Kızılay’ı da destekliyor. Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın da katıldığı “Suriyeli Çocuklar İçin Sizden De Bir Oyuncak” kampanyası uğurlama töreni Boğaziçi Yönetim A.Ş Genel Müdürlük Binası Bahçesi’nde düzenlendi. Törene; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Ak Parti 3. Bölge Milletvekili Harun Karaca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanı Cemal Özdemir, Kızılay Genel Müdürü Dr. Mehmet Güllüoğlu, Boğaziçi Yönetim A.Ş Genel Müdürü İlhan Aydın Kartal ve çok sayıda davetli katıldı. Kampanya kapsamında toplanan 70 bin oyuncağın uğurlama töreninde konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, “Kendisi küçük anlamı büyük bir kampanya. Biz acınızı paylaşıyoruz diyen bir kampanya. Savaşın getirdiği büyük travmalara merhem olmaya çalışan biricik bir ülke Türkiye. Suriye yanı başımızda büyük acılar yaşayan bir ülke. Bu bölgeye yardım anlamında ülke olarak kendimizi yalnız hissediyoruz.” dedi. Suriye’deki çocuklara yönelik yaşanan acıların sayısal verilerini de açıklayan Bakan İslam, Bakanlık tarafından başlatılacak yeni kampanyayı anlattı: “10 binin üzerinde Suriyeli çocuk çatışmalarda hayatını kaybetti. Bu yıl çeşitli ülkelere sığınan Suriyeli çocuk sayısı 1.300 bin civarında. 10 binin üzerindeki çocuk ise refakatçisi olmayarak sınırları geçmiştir. Biz hem çocuklara hem yetişkinlere yardım etmeye çalışıyoruz. Suriye asıllı iş adamları ile birlikte yeni bir çalışma başlatıyoruz. İlk etapta refakatsiz 500 çocuğun barınmasını sağlamaya çalışacağız. Türkiye’de refakatsiz Suriyeli çocuk kalmasın istiyoruz.” ‘SEVGİMİZİN SURİYE’YE KÖPRÜ OLMASINI İSTİYORUZ’ Gönderilen oyuncaklar sayesinde sevgimizin Suriye’ye köprü olmasını istiyoruz, diyerek konuşmasına başlayan Ak Parti 3. Bölge Milletvekili Harun Karaca: “ Buradan gönderdiğimiz oyuncaklar onların dertlerine deva olmayacak ama oradaki çocuklar Türkiye’deki kardeşlerinin yanlarında olduğunu bilecek. Dünya’nın her yerinden göç almışız, biz burada kardeşçe dostça yaşamak zorundayız.” dedi. Kampanya ile duyarlılığı artırmak istedik diyen Boğaziçi Yönetim A.Ş Genel Müdürü İlhan Aydın Kartal, “Kampanya için sitelerimizdeki vatandaşlarımız çok duyarlı davrandı. Bizlerde bu işe insanların daha duyarlı olması için kampanyayı düzenledik.” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanı Cemal Özdemir ise yaptığı konuşmada, Boğaziçi Konut A.Ş’nin Üniversitelerde site yönetimi ile ilgili bölüm kurulması için çalışıldığı bilgisini paylaştı. Kızılay Yetkilisi İsmail Hakkı Turunç, ‘Türk toplumu olarak dünya üzerinde ne kadar sıkıntı varsa Kızılay ve devletimizin diğer kurumlarıyla yer alıyoruz. İslam coğrafyasının yardım beklentisi hep Türkiye’den’ dedi. 70 BİN OYUNCAK TOPLANDI “Suriyeli Çocuklar İçin Sizden De Bir Oyuncak” kampanyası uğurlama töreninde Boğaziçi Yönetim A.Ş Hizmet Binası bahçe çitlerine ‘Sadece Çocuklar Alabilir’ sloganıyla asılan 500 minik oyuncak ilçe çocukları tarafından alındı. “Suriyeli Çocuklar İçin Sizden De Bir Oyuncak” kampanyası için İstanbul’da 81 site sakini katkıda bulundu. İçinde bisikletlerden akülü arabalara minik çalışma masalarından okul çanta- larına kadar oyuncakların yer aldığı koliler Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Ak Parti 3. Bölge Milletvekili Harun Karaca, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın katılımıyla sembolik olarak Tır’a yüklenerek Başakşehir’den Gaziantep’e yolcu edildi. Kampanya kapsamında toplanan 70.000 oyuncak Gaziantep Kızılay Genel Müdürlüğüne teslim edilecek. Oradan da Türkiye’deki Suriye Kamplarında ki çocuklara dağıtılacak. //
Benzer belgeler
`Hiçbir öğrencimiz açıkta kalmayacak` Makro-Akyapı yeni
Programda Mısır’da darbeciler tarafından öldürülen ve Rabia direnişinin sembolü olan 17 yaşındaki Esma Biltaci’nin ağabeyi Ammar Biltaci de bir konuşma yaptı. Esma’nın sürekli başı dik, onurlu bir ...