Komşum aç yatmayacak
Transkript
\\ www.212haber.com // 15-31 OCAK 2016 Yıl:6 Sayı: 93 Fiyatı: 1 Elektrik kesintileri vatandaşı isyan ettirdi %('$66(69(5 BEDAŞ’ın modernizasyon çalışmaları nedeniyle İstanbul’un birçok ilçesinde elektrik kesintileri yaşanıyor. Özellikle Başakşehir’de bazı sitelerde neredeyse 18 saati bulan kesintiler nedeniyle vatandaş büyük mağduriyet yaşıyor. Sorunun çözümü için Alo 186 Çağrı Merkezi’ni arayan vatandaşlar ise taleplerine cevap alamıyor. hazırlanıyorlar ÇOK MAĞDUR OLDUK HAYATLA BAĞLANTIMIZ KESİLDİ Dilek Tarım Bağımsız yaşama 7$0 saat boyunca elektriksiz kaldık. Hayatla bağlantımız kesildi. Sık sık bu durumla karşı karşıya kalıyoruz. Sürekli BEDAŞ’ı arıyorum ama ‘bir saat sonra gelecek, trafo çalışması var’ gibi sözlerle bizi oyalıyorlar. Her arayana farklı bilgi veriyorlar, bazen de cevapsız bırakıyorlar. Sağlıklı bir bilgi alamıyoruz. Verilen bilgiler hep yanıltıcı bilgiler. Î11’DE (/(.75ï.kesintileri nedeniyle çok mağdur olduk. BEDAŞ’ın buna bir çare bulması gerekiyor. Sürekli kesinti oluyor. Buzdolabındaki her şey çözüldüğü için bakteri üretiyor. Yazın dolaplarımıza doldurduğumuz yiyecekleri kışın rahat rahat yiyeceğiz derken elektrik kesintileriyle mağdur edildik. Bunun dışında elektriğin gidip gelmesi elektronik Selver Karadağ eşyalarımıza zarar veriyor. Komşum aç yatmayacak ȁ.20ĝ80aç yatmayacak’ sloganı ile her gece Kadıköy’den yola çıkan Aşhane aracı gece herkes uyurken, evsizlere sıcak çorba ikram ederek hayat mücadelelerine destek oluyor. İstanbul’da yaklaşık 5 bin evsiz yaşıyor ve bu sayıya Suriyeli misafirler dâhil değil. MUHABİRİMİZ GÖNÜLLÜ OLDU ‘Insanlığın sorunlarıyla Kırık kalbinizi dertlenmeliyiz’ %ï+$'(5ȂLQ öncülüğünde düzenlenen ‘Kariyer Buluşmaları’ kapsamında ÖNDER Genel Başkanvekili Mustafa Canbey, TOKİ Turgut Özal İmam Hatip Ortaokulu öğrencileriyle söyleşi yaptı. Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Canbey, “Ümmete ve insanlığa faydalı nesiller yetiştirmeliyiz” diye konuştu. Î 8 Faciaya ramak kaldı Î 8 +$%(5 muhabiri Merve Kalaycı, yaklaşık 5 aydır her gece belirlenen güzergâhtan geçerek evsizlere sıcak çorba dağıtan Aşhane aracının gönüllülerinden biri oldu ve İstanbul’un uyumayan yanını sizler için kaleme aldı. Î 13 sağlıklı besinlerle onarın Şerit açarak trafik sorunu çözülmez 2006 yılında trafik kazasında kaybettiği kardeşi Suat Ayöz adına kurduğu Trafik Mağdurları Derneği ile mağdurlara yol gösteren Yeşim Ayöz, İstanbul trafiğini ahtapota benzetiyor ve son derece karmaşık bir yapıya sahip olan trafiğin sorumluluğunu bir kurumun üstlenmesi gerektiğini söylüyor. Î 7 GÜNÜMÜZÜN en önemli sorunu haline gelen depresyonun altında sadece ruhsal sebepler olmayabilir, beslenme düzeninin olmaması ve vitaminlerden eksik beslenme de depresyonu tetikliyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Serra Arslan’ın yazısı Î 14 1.257 proje arasından sıyrıldı ,1$5.2/(-ï 2. Türk Dünyası Bilim Olimpiyatları’nda Otomatik Hava Savunma Sistemi adlı projeyle yurt içinden 60 proje ve yurt dışından 40 proje içinde yer alarak finale kaldı. Î 15 %ïĝ5ï %ïĝ5ï+$)ïGençlik ï ï +$)ïï ve Dayanışma Derneği, uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak isteyen çoğunluğu 15 - 25 yaş arasındaki gençlere yardım eli uzatıyor. Dernek Başkanı Ömer Faruk Yazar, “7 yıl boyunca gerek resmi, gerekse fahri çalışmalarımızla 200’ü aşkın genci uyuşturucu batağından kurtardık. Allah’ın izniyle Esenler’de de ilk hedefimiz, öncelikli olarak 100 gencimize ulaşmak. “ diye konuşuyor. Î 2 Interkom sistemi şart %$ĝ$.ĝ(+ï5 5. Etap Toplu Yapı Yönetimi sitelere değer katmaya devam ediyor. Site isimlerinin ışıklı olarak yenilenmesi, plaka okuma sistemi ve araç çıkış kapılarının düzenlenmesi, led sokak aydınlatmaları gibi birçok projeye imza atan Site Yönetimi, interkom sistemini hayata geçirmeyi hedefliyor. Î 5 2 G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 www.212haber.com Bağımsız yaşama hazırlanıyorlar Bişri Hafi Gençlik ve Dayanışma Derneği, uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak isteyen gençlere hem yol gösteriyor hem de manevi boşluklarını gideriyor. Dernekte uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak isteyen, çoğunluğu 15 - 25 yaş arasındaki gençlere yardım eli uzatılıyor yaş arasındaki gençlere yardım eli uzatılıyor. Madde bağımlılığından kurtulmak isteyen gençler bu dernekte yaptıkları faaliyetlerle geleceğe daha umutla bakıyorlar. Her türlü haramın manevi boşluktan kaynaklandığını belirten Dernek Başkanı Ömer Faruk Yazar, "Derneğimizde manevi bir çalışma yapıyoruz. Harama bulaşmak, manevi boşluktan kaynaklanıyor. Gençlere haram ve helâli öğreterek bu boşluğu manen de doldurmaya çalışıyoruz. Bu amaçla onlarla bir yandan sohbet edip dertlerini dinleyip diğer yandan da Kur'an-ı Kerim, ilmihal, siyer dersleri veriyoruz ve çeşitli sosyal aktivitelerde bulunuyoruz" diyor. E SENLER'DE uyuşturucu bağımlılığına karşı mücadele sürüyor. Esenler Belediyesi'nin 2010 yılında hayata geçirdiği ödüllü projesi "% 100 Hayat" ile bugüne kadar yüzde 38 başarı elde edildi. İlçede sivil toplum kuruluşları da, Esenler'de yaşayan ve uyuşturucu çarkına takılan gençlere el uzatıyor. İşte bu kuruluşlardan biri de Esenler Belediyesi ve Yeşilay ile ortak çalışan Bişri Hafi Gençlik ve Dayanışma Derneği. Dernek geçen Haziran ayında, Menderes Mahallesi'nde, "Gençleri Bağımsız Yaşama Hazırlama" sloganıyla açıldı. DİNİ EĞİTİM ALIYORLAR Dernekte uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak isteyen, çoğunluğu 15 - 25 İLK HEDEF 100 GENÇ Esenler'deki gençleri madde bağımlılığından kurtarmak ve manevi boşluklarını doldurmak için çalıştıklarını söyleyen Yazar, "7 yıl boyunca gerek resmi, gerekse fahri çalışmalarımızla 200'ü aşkın genci uyuşturucu batağından kurtardık. Allah'ın izniyle Esenler'de de ilk hedefimiz, öncelikli olarak 100 gencimize ulaşmak. Varsa okullarında, işlerinde, aileleriyle yaşadıkları sıkıntıları gidermek ve kendi geleceklerine birlikte yön vermek" diye konuşuyor. Bişri Hafi Gençlik ve Dayanışma Derneği'ne 0212 562 80 90 ve 0533 123 00 10 telefonlardan ulaşılabilir. 99 bin 161 ağaç kesilmekten kurtarıldı %$Ý&,/$5Belediyesi’nin doğa ve çevreyi korumaya yönelik olarak Mahmutbey Mahallesi’nde inşa ettiği Ambalaj Atığı Toplama ve Ayırma Tesisi birçok atığın geri dönüşümüne katkı sağlıyor. 2015 yılı Mayıs ayında hizmete sunulan tesiste şu ana kadar 10 bin 420 ton malzeme cinslerine göre ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırıldı. Tesiste kapasite itibariyle 5 bin 833 ton kağıt, 1197 ton plastik, 333 ton metal, 2858 ton cam. 199 ton ahşap eşyanın ayıklanması yapıldı. Tesiste, yapılan kağıt geri dönüşümü ile 99 bin 161 ağaç kesilmekten kurtarıldı. Ayrıca plastik atıkların geri dönüşümü ile de 16 bin 758 megawatt enerji kazandırıldı. Metal atıkların geri dönüşümü ile 433 ton hammadde tasarrufu, cam atıkların geri dönüşümü ile de 285 bin 800 litre akaryakıt tasarrufu sağlanmış oldu. Bağcılar’da çevre ve doğal kaynakların değerlendirilmesi için önemli projeleri hizmete sunmaya devam ettiklerinin altını çizen Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, yerel yönetim olarak sürdürülebilir kalkınmayı hedeflediklerini söyledi. // G Ü N DEM www.212haber.com 15-31 OCAK 2016 3 Marmara’da çorba sürprizi Sabahın erken saatlerinde işe gitmek için Marmaray’ı tercih eden vatandaşlar, Zeytinburnu Belediyesi’nin çorba sürpriziyle karşılaştı. Çorbalarını Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın’ın elinden alan vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi. 6 KATLI METRO İSTASYONU ÇÖKTÜ Faciaya ramak kaldı MAHMUTBEY Metro Hattı inşaat çalışmalarında göçük meydana geldi, tam 6 kat komple çöktü, iş makineleri ve harfiyatlar zemine çakıldı, işçiler ölümden kıl payı kurtuldu. Gazete365.com haberine göre Yapımı tamamlandığında saatte tek yönde 70 bin, günde 1 milyon yolcu taşıyacak Mecidiyeköy Mahmutbey Metro istasyon inşaatında göçük yaşandı. İnşaat alanında çalışan onlarca işinin henüz mesaiye başlamaması nedeniyle büyük bir faciadan dönüldü. Mecidiyeköy - Mahmutbey arasını 26 dakikaya, Beşiktaş - Mahmutbey arasını ise 31.5 dakikaya düşürecek olan Kabataş - Beşiktaş - Mecidiyeköy - Mahmutbey Metro Hattı inşaatında ihmal az kalsın can alıyordu. İddiaya göre; Bağcılar Mahmutbey Metro istasyon inşaatında 6 katın beton zeminin çöktü. Olayın; metro istasyon inşaatının en üst katının zemininde bulunan inşaat araçları, harfiyat ve inşaat malzemelerinin fazla yüklenmesi nedeniyle yaşandığı söyleniyor. Büyük faciadan dönülen olayın, sabah 05:00 civarlarında meydana geldiği ve can kaybının yaşanmadığı belirtildi. Olayın sabahın erken saatlerinde, işçilerin henüz işe başlamadığı saatte yaşanması da faciayı kıl payı önledi.// Uysal, gençlerle Buluştu 72.ï Celalettin Ökten AİHL Öğrencileri’nin periyodik olarak düzenlediği “Hayat Okulu – Hayat Rehberleri Gençlerle Buluşuyor” programının konuğu Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal oldu. Programa Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Yılmaz, Okul Müdürü Remzi Tuncer, Kültür ve Sosyal İşler Müdür Basri Akdemir’in yanı sıra öğrenci ve öğretmenler katıldı. Okulun konferans salonunda gençlerle buluşan Uysal, öğrencilik yıllarından, mesleki tecrübelerine, başkanlık görevi boyunca yaşadığı acı-tatlı tüm anılarını öğrencilerle paylaştı.// S $%$+,1erken saatlerinde Anadolu ve Avrupa yakasındaki işlerine gitmek için Kazlıçeşme Marmaray İstasyonu’na gelen vatandaşlar, tahmin etmedikleri bir sürprizle karşılaştı. Mesailerine yetişebilmek için kahvaltı yapamadan evlerinden çıkan yüzlerce kişinin yardımına Zeytinburnu Belediyesi yetişti. Marmaray İstasyonu’nda stant kuran belediye ekipleri, vatandaşlara çorba ikramında bulundu. Soğuk havada ikram edilen Mercimek ve Ezogelin çorbaları, vatandaşların içini ısıttı. İki ayrı stantta yapılan çorba ikramı etkinliğine Zeytinbur- nu Belediye Başkanı Murat Aydın da katıldı. Önce dağıtılan çorbanın tadına bakan Başkan Aydın, daha sonra çorba kazanının başına geçerek işe giden vatandaşlara çorba ikram etti. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, "Soğuk İstanbul sabahında sıcak çorbamızı hemşehrilerimize ikram ediyoruz. Günün koşturmacası içerisinde kahvaltı yapmadan çıkan hemşehrilerimiz çok, onlara sıcak çorba ikramı yapıyoruz. Vatandaşlarımız sağ olsun ilgi gösteriyor. Çok sık olmasa da soğuk havalarda bu ikramı yapıyoruz" şeklinde konuştu. 4 G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 www.212haber.com ‘Spor’a desteğimiz aralıksız devam edecek’ Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ilçede görev yapan Beden Eğitimi Öğretmenleri, Okul İdarecileri ve Spor Akademisyenleri ile düzenlenen bir akşam yemeğinde buluştu. B $ĝ$.ĝ(+ï5 Belediyesi Gençlik ve Spor İşleri Müdürlüğü’nün düzenlediği istişare toplantısına Başakşehir Kaymakamı, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Yılmaz, Belediye Başkan Yardımcısı Yasin Kartoğlu, Medipol Başakşehir Futbol Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve Belediye Meclis Üyesi Kağan Şahin, Genç çlik ve Gençlik Spor İşleri Müdürü Selim Çelebi’nin yanı sıra okul idarecileri, öğretmenler ve çeşitli üniversitelerin spor akademisi öğretim görevlileri katıldı. Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, “Her yıl okullarımıza belediyemizce çeşitli katkılarda bulunuyoruz. Bunu bu yıl da yine okullarımızda, öğrencilerimize, gençlerimize yapa- cağımız sporla ilgili katkılarımızla devam ettireceğiz. Bugün spor ayağı adına neler yapmalıyız ki Başakşehir de hakikaten sporun iyi bir markası oluşsun ve Başakşehir ilçemize olumlu katkılar yapsın. Bu dönem ilk iş olarak her mahalle de bir spor parkı yapalım dedik. Bunun en güzel örneklerinden birini Onurkent yolu üzerinde Başakşehir Spor Parkı olarak faaliyete başlattık. İçerisinde yüzme havuzundan tutunda halı sahasına bisikletinden kaykayına her türlü faydayı sağladık. Şuanda 6 tane daha spor parkımız var. Hedefimiz şudur. Çocuklarımız sporla ilgilenirken önce spor parkından başlayacak. Hobi için, vakitlerini geçirmek için, boş zamanlarında kötü alışkanlık edinmeme adına sağlık adına bu tesisler gençlerimize yol gösterecek. ” dedi. Şirinevler’de ulaşım meydana kaydı ï67$1%8/ Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı sürdürülen “Şirinevler Minibüs Terminali Zeminaltı Otopark İnşaatı” çalışmaları nedeniyle, Şirinevler Minibüs Terminali E-5 Üstgeçidi hizmet dışı bırakıldı. Bu köprüyü kullanan yayaların ulaşımı Şirinevler Meydanı Köprüsü’nden sağlanacak. Yapılan çalışmalar nedeniyle Şirinevler Minibüs Terminali E-5 Üstgeçidi’nin kullanıma kapatılacağı süre zarfında, Şirinevler metro ile metrobüs durakları arasındaki yaya ulaşımı, Şirinevler Meydanı Köprüsü üzerinden devam edecek. // KİM hayırda yarışıyor 6 farklı dilde ağıt tek bir acı için okundu %(</ï.'=Belediyesi, vatan için ailelerini bırakan, canlarından vazgeçen binlerce Sarıkamış şehidini “Hazin Bir Öykü; Sarıkamış Destanı” etkinliğinde andı. Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı birçok noktadan Sarıkamış Harekatı’na katılan askerler ve dönemeyen binlerce şehit için yazılan türküler, ağıtlar 6 farklı dilde seslendirildi. Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde ger- çekleşen programda kemençe, tulum, bağlama gibi sazlar eşliğinde Çerkezce, Lazca, Azerice, Arapça, Bedevice ve Türkçe okunan eserler herkesi hüzne boğdu. Herkesi derinden etkileyen Sarıkamış Ağıdı, Seferberlik ve Eledim Türküsü gibi birçok parça okunurken gözyaşları şehitler için aktı. Ayrıca kum sanatıyla yapılan harekât tasvirleri, etkileyici bir görsellik oluşturdu. // ..(.0(&( Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışından hareketle ilçedeki yüzlerce ihtiyaç sahibine yardım eli uzatıyor. Bu kapsamda, ilçe sakinleri kullanmaktan vazgeçtiği, kullanılabilir durumdaki kıyafetleri Küçükçekmece İyilik Merkezi’ne bağışlıyor. Merkezin giyim mağazasında depolanan kıyafetler, hijyen ve temizliği sağlandıktan sonra ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor.// www.212haber.com G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 5 Interkom sistemi şart Başakşehir 5. Etap Toplu Yapı Yönetimi sitelere değer katmaya devam ediyor. Site isimlerinin ışıklı olarak yenilenmesi, plaka okuma sistemi ve araç çıkış kapılarının düzenlenmesi, led sokak aydınlatmaları gibi birçok projeye imza atan Site Yönetimi, interkom sistemini hayata geçirmeyi hedefliyor. B $ĝ$.ĝ(+ï5 5.Etap Toplu Yapı Yönetimi sitelere değer katmaya devam ediyor. Site isimlerinin ışıklı olarak yenilenmesi, plaka okuma sistemi ve araç çıkış kapılarının düzenlenmesi, led sokak aydınlatmaları gibi birçok projeye imza atan Site Yönetimi, interkom sistemini hayata geçirmeyi hedefliyor. Sitede kurulması planlanan jeneratör sistemi ise henüz araştırma aşamasında. Sitelerde güvenlik anlamında birçok yeniliği faaliyete geçirdiklerini, yaptıkları çalışmalardan verim alabilmek için interkom sisteminin sitede kurulmasının önem arz ettiğinin altını çizen 5. Etap Toplu Yapı Yönetimi Site Yönetim Müdürü Mehmet Akif Demirpolat, “Plaka okuma sistemi, bariyerler ve site çıkış kapılarını yaparak başladığımız çalışmanın verimli hale gelebilmesi için interkom sistemi şart. Sitemize misafir, paket servis, kargo, vs. gelen kişileri site sakinlerimize bildirebilmemiz için interkom sisteminin kurulması gerekiyor. Mevcut sistem sadece blok girişi ile daireyi iletişim haline geçirebiliyor. Bu sistemi sitemize kurduktan sonra site sakinlerimiz gelen misafirini güvenlik noktasında görüntülü bir şekilde tespit edebilecek. İnterkom sisteminin güvenlik anlamında çok önemli bir çalışma olacağına inanıyoruz.” diyor. TÜM DAİRELERE JENERATÖR KURULACAK Bölgede sık sık yaşanan elektrik kesintileri sebebiyle site sakinlerinin mağdur olduğunu, konu ile alakalı defalarca resmi kurumlara müracaat yaptıklarını ve henüz bir neticeye ulaşamadıklarını belirten Demirpolat, “Yönetim kurulumuz konuyu değerlendirerek sitelerimizde bulunan tüm dairelere enerji sağlayacak jeneratör kurulmasına karar verdi. Projenin çizimine başlandı. Diğer resmi müracaatlar tamamlandıktan sonra sakinlerimizle yaptığımız anket sonucu jeneratör kurulumunun yapılıp yapılmayacağına karar vereceğiz.” sözlerine yer veriyor. Madaya’ya Sadakataşı yetişti Sadakataşı Derneği Genel Başkanı Kemal Özdal, kuşatma altındaki Madaya'ya ilk yardımlarının ulaştığını söyledi. Özdal, maddi yardımların, Madaya'daki gönüllüleri vasıtayla bölgeye ulaştığını ve bununla satın alınan gıda ürünlerinin ihtiyaç sahiplerine dağıtıldığını kaydetti. girişine izin verilmiyor, bu ürünler ancak çok yüksek ücretlerle satın alınabiliyor. Nakit yardımları ulaştırdık, onlar pahalı da olsa bu ürünleri aldılar. Çünkü orada artık bir karaborsa durumu var" diye konuştu. 6$'$.$7$ĝ,Derneği Genel Başkanı Kemal Özdal, kuşatma altındaki Madaya'ya ilk yardımlarının ulaştığını söyledi. Özdal, maddi yardımların, Madaya'daki gönüllüleri vasıtayla bölgeye ulaştığını ve bununla satın alınan gıda ürünlerinin ihtiyaç sahiplerine dağıtıldığını kaydetti. Kendilerine acil koduyla çağrılar geldiğini anlatan Özdal, "Bunun üzerine o bölgedeki arkadaşlarımızla iletişime geçtik. İletişim kurmak gerçekten çok zor. Orada tam bir tecrit ve karartma var. Muhasara bütün yönleriyle uygulanıyor. Arkasından kendilerine aracılar vasıtasıyla nakit yardımları ulaştırdık. İçeriye yardım malzemesinin İlk etapta gıda maddelerinin satın alındığını dile getiren Özdal, şu bilgileri verdi. "Gönderilen yardımlarla süt tozu alındı. Süt tozunun şu anda kilogramı 200 dolar. Bunun yanında tuz, bulgur, mercimek gibi maddeler ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Karaborsa inanılmaz boyutlara ulaştı. Maalesef insanların ölmemesi için buna katlanmak zorundayız. BM'nin yaptığı yardımlar göstermelik oldu. Dünya kamuoyunda imajları zedelendi ortaya çıkan görüntülerle, bu olumsuzluğu kurtarmak için göstermelik bir yardımları oldu. Yardım malzemelerinin bir ay yeteceğini söylediler ama oradan gelen bilgiler bunun ancak bir hafta yeteceği yönünde." Kemal Özdal, Suriye'deki faaliyetlerinin devam ettiğini belirterek, her yıl olduğu gibi bu yıl kış kampanyası düzenlediklerini aktardı. Türkmendağı ve Halep'in yoğun saldırı altında olduğunu anlatan Özdal, 24 saat aralıksız şekilde bombardıman yapıldığını söyledi. Özdal, soğuk hava koşullarında dağlarda ve ovalarda yaşamak zorunda kalan insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını ifade etti. // TÜSHAD’da ‘Türkiye’ açılımı! 75.ï<(havacılık sektörünün önemli sivil toplum örgütlerinden olan ve yaptığı çalışmalarla havacılık sektörü çalışanlarının takdirini toplayan Tüm Sivil Havacılar Derneği (TÜSHAD) olağan genel kurulunu dernek üyelerinin yoğun katılımı ile MTTB Genel Merkezi’nde gerçekleştirdi. Genel kurulda, divan kurulu başkanlığına oy birliği ile Hava-İş Sendikası Başkan’ı Ali Kemal Tatlıbal ve divan kurulu üyeliklerine ise THY Satın Alma Başkanı Vural Ursavaş, SunExpress Uçuş Anlaşmaları Müdürü Ali Yaşar Aydoğan ve Avukat Şeniz Uluköklü seçildi. Divan Başkanı Tatlıbal, “TÜSHAD’ın şimdiye kadar yapmış olduğu hizmetler camiamız ve üyeleri açısından çok önemlidir. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın.” dedi. Yapılan kurulda, yeni şube açılması, bir vakıf kurulması, derneğin ismindeki “Tüm” kelimesi yerine “Türkiye” kelimesinin kullanılabilmesi, “kamu yararına dernek” statüsü alınabilmesi için gibi önemli kararlar alınarak ilgili mercilere başvuru yapılması amacıyla yönetim kuruluna yetki verilmesi de görüşülerek oybirliğiyle kabul edildi. Ayrıca kurulda kabul edilen tüzük değişikliği ile “Yüksek İstişare Kurulu” adı altında yeni bir dernek organı oluşturulması, bu kurulun da bugüne kadar yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yapmış üyelerden oluşması, kabul edilen önemli gündem maddelerinden bir diğeri olarak dikkat çekti. Genel kurulda varılan mutabakat neticesinde seçimlere tek liste ile gidildi. Seçimle birlikte TÜSHAD Yönetim ve Denetim Kurulları’nda şu isimler görev aldı: // DENETİM KURULU / ASİL Serdar UYGUR Mustafa DOĞAN Hikmet YILMAZ DENETİM KURULU / YEDEK Mahmut YAYLA Aşkın CANTİMUR Deniz VAR YÖNETİM KURULU / ASİL Mehmet AYTEKİN- Başkan Bilal DENİZ Arif Ali GEZMİŞOĞLU Ömer Önder HABERDAR Ahmet KAYA Can AKGÜN Zekeriya ALP YÖNETİM KURULU / YEDEK Ömer Tayyip ÇALIŞKAN Mikail AKBULUT Melih YILMAZ Abdulbaki KESKİN Abdullah AYDIN 6 G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 www.212haber.com Cemaatsiz cenazeler H $9$62Ý8.. Buz kesen sadece hava değil… Kelimeler bile arka arkaya dizilmekte zorlanıyor. 35 yıllık imam Ahmet Altan, en zor görevlerden birini yerine getirmek üzere. Selâmını verdiği cenaze henüz 2 yaşında. O, ailesiyle birlikte umut yolculuğuna çıkan Suriyeli bir mülteci. Resmi belgede hakkında düşülen not ‘kimliği meçhûl cenin’… 412 ADANIN SESSİZLİĞİ İzmir’in Bayraklı ilçesine bağlı Doğançay Mezarlığı’nda 412 ada ‘kimsesizler mezarlığı’ olarak geçiyor. 32 Suriyeli mültecinin de mezarı burada. Ahmet Altan, 4 buçuk aydır İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğançay Mezarlığı’nda. Türk sularında yolculukları sonlanan Suriyeli mültecilerin cenazelerini defnetmek onların yükümlülüğünde. İmam Altan, yorgun. Sabır ve duaya sığınıyor ama biraz da sitemkâr. Altan, cenazesiyle bir başına… Arkasında namaza duran hiçbir cemaat yok. Dua etmekte zorlanıyor. Zaten, çok fazla da dayanamıyor. Cebinden çıkardığı kâğıt mendille gözyaşlarını siliyor. Duaya geçmeden İmam Altan’ın ağzından tek bir cümle dökülüyor: Çocuk olunca dayanmak çok zor. "Gerçekten çok zor bu işi yapmak. Ama manevi yönü ağır basıyor. Dünya maalesef gözünü kapatmış seyrediyor, çok yazık. Ama ister Hristiyan, ister Musevi, isterse Müslüman olsun insan insandır. İnsana değer vermek lazım. İnsanlar o kadar gaddarlaşmış ki... … Ayak ayak üstüne atmışlar seyrediyorlar. Şu masum yavrunun günahı neydi? 8 cenaze daha var. Onlar da cemaatsiz… Saf tutanlar, sırt verenler de imamlar, mezarlık görevlileri. Haklarında yaşları ve yolculuklarının nerede sonlandığı dışında bir bilgi yok. Cansız bedenleri Çeşme, Didim ve Kuşadası’nda bulundu. Yunanistan’ın Sakız Adası’na geçmeye çalışırken boğularak hayatlarını kaybettiler. 9 Suriyeli mültecinin cenazesi Doğançay Mezarlığı’nda toprağa defnedildi. Mezarlığın 412. adasına… Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitmeye çalışan yolda hayatlarını kaybeden mültecilerin cenazeleri, otopsi yapıldıktan sonra 15 gün morgda bekletiliyor. Bu süre içinde bir yakını tarafından alınmayan cenazeler, DNA örnekleri alındıktan sonra Doğançay Mezarlığı'nda kimsesizler için ayrılan 412 numaralı adaya defnediliyorlar. İmam Ahmet Altan, mezarlıkta yetişkinlerle çocukların ayrı ayrı defnedildiğini söyledi. Kaynak: Al Jazeera ARABA FİYATINA TEDAVÜLDEN KALKMIŞ PARA Bu para kaç para? 10ï60$7 (Eski Para Koleksiyoneri) Volkan Yaşar Berber’in uzun yılların birikimiyle topladığı tarihi nitelikteki para koleksiyonu, İstanbullu meraklılarıyla buluştu. Kağıthane Belediyesi Gültepe Kültür Merkezi’nde sergilenen koleksiyon içerisinde 1839 yılından itibaren günümüze kadar basılmış 200’ü aşkın altın, gümüş ve kağıt banknotlardan oluşan paralar yer aldı. Birbirinden nadide örneklerin yer aldığı para koleksiyonundaki tedavülden kalkmış bazı paralar, eski olmasının yanı sıra fiyatıyla da görenleri hayrete düşürüyor. Dünyada nesinden gravürcü Msr. Mcclain özellikle kendi elleriyle Atatürk’ün portresinin tasarımını yapmıştır. Sergimizin en önem verdiğimiz kıymetli eserlerimizdendir.” diye konuştu. sadece 40 örneğin bulunduğu tahmin edilen ve 1927 yılında basılan Cumhuriyet Dönemi parası ’50 lira’, serginin en kıymetli parçalarından birini oluşturuyor. Sergi sahibi Nümismat Volkan Yaşar Berber, “Görülen bu eser Cumhuriyetin ilk Arapça yazılı Atatürk baskılı olan parası. İngiltere’de basılmış olup halen diri bir paradır. Müzayedelerde 30 bin lira ve üzerinde halen satışa sunulmaktadır. O dönemin Maliye Nazırı Abdülhalik Renda Bey’in imzası öngörülmektedir. Londra’nın kendi darpha- Yaklaşık 25 yıldır para koleksiyonu bulunduğunu belirten Volkan Yaşar Berber, “1839-2009 arası tüm materyal ve banknotlarımızı teşhir etmiş bulunuyoruz. 200’ü aşkın objemiz burada yer almakta. Bunun yanı sıra yabancı devletlerin orijinal, tedavülde olmayan paralarını da burada sergiliyoruz. Yüksek bir katılım var ve bundan memnunuz. Kendilerine mümkün mertebe biz koleksiyonerler olarak kıymetlilere nasıl sahip çıkılabileceği, var olanların nasıl muhafaza edileceği ve kapalı mekanlarda kendilerinin bile tahmin edemeyeceği zenginliklere sahip olduklarını her gelen insanımıza anlatmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. // Kavaklı Mahallesi imar planı askıya çıktı! %(</ï.'= ilçesi Kavaklı mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve Sultanbeyli ilçesinde yürütülmekte olan trampa çalışmalarında kullanılmak üzere Maliye Bakanlığı tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına tahsis edilen mülkiyet Maliye Hazinesine ait 350 parsel nolu taşınmazı kapsayan alana ilişkin hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı tarafından onaylandı. Söz konusu imar planı 13 Ocak 2016’da askıya çıkarılmış olup, 30 günlük bekleme süresi ardından 11 Şubat 2016’da askıdan indirilecek. // Metrobüse alternatif geliyor ï67$1%8/Elektrik Tranvay ve Tünel İşletmeleri(İETT) Genel Müdürlüğü, metrobüse alternatif olarak üç yeni ‘’otobüs hattı’’ açtı. İstanbullular yeni hatlar sayesinde Beylikdüzü- Kazlıçeşme (76K), Mecidiyeköy-Avcılar Metrobüs(76M) ve Mecidiköy-Kadıköy (120M) güzergahlarında metrobüse alternatif olarak otobüsle yolculuk yapabilecek. Toplu ulaşımda İstanbulluların beklentilerini karşılamayı ve daha konforlu yolculuk imkanı sağlamayı amaç edinen İETT, yeni otobüs hatlarını hizmete sundu. Yolcu taleplerini göz önünde bulunduran İETT, yolcuların memnuniyetini karşılamak üzere 76K, 76M ve 120M numaralı hatları sefere koydu. Ne adları ne de cemaatleri var. Umutla çıktıkları yolculuk Çeşme, Didim ve Kuşadası açıklarında son buldu. Hayatını kaybeden 9 Suriyeli mültecinin cenazesi İzmir Bayraklı’daki kimsesizler mezarlığında toprağa verildi. İstanbul’da toplu ulaşımı rahatlatan metrobüse ek olarak yeni otobüs hatlarının hizmete başlamasıyla hem yolcuların alternatif ulaşım seçeneklerinden faydalanması hem de metrobüs yoğunluğunun azalması hedefleniyor. Ayrıca İstanbullular bu sayede bu yeni hatlarda tek biletle seyahat etme imkanı bulacak. // İSPARK kariyer merkezi olacak +(5<,/periyodik olarak sürdürülen eğitim çalışmalarını bu yılda başlatan İSPARK, kurduğu Akademi ile personellerine eğitim veriyor. İSPARK Genel Müdürü Nurettin Korkut, ilk eğitim gününde çalışma arkadaşları ile buluştu. Eğitim sezonunun açılışında konuşan İSPARK Genel Müdürü Nurettin Korkut, “İSPARK bildiğiniz gibi kurulduğu günden buyana eğitim çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Her alanda hizmet çeşitliliğimizi artırmak ve kaliteyi yükseltmek amacıyla projelerimize hızla devam edeceğiz” dedi. Korkut, “Kurduğumuz Akademi ile sadece kendi personelimizi değil Ülkemiz başta olmak üzere farklı ülkelerde de otoparkçılık sektöründe çalışan personellere de eğitim ve sertifika vermeyi hedeflemekteyiz. Bu konuda üniversitelerle işbirliği yapıyoruz” dedi. AKADEMİ İLE OTOPARKÇI YETİŞTİRİLECEK Ülke genelinde otopark şirketi kuran Belediye otopark çalışanlarına eğitim verilecek. Ayrıca danışmanlık verilen farklı Ülkelerde otopark kurum çalışanları da İSPARK akademide eğitilebilecek. Bir meslek kolu haline gelen otoparkçılığın daha kaliteli ve uzmanlık gerektiren bir iş kolu haline getirilmesi içinde gerekli adımlar atıldı. İSPARK Akademi’de personellere İletişim ve Halkla İlişkiler, İş Ahlakı Ve Etik Değerler, Kurum Kültürü, Otomasyon ve Park Teknolojileri Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, İşletme ve Denetim Uygulamaları, Stres Yönetimi, İleri Sürüş ve Park Teknikleri konularında eğitimler veriliyor. // www.212haber.com G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 7 Şerit açarak trafik sorunu çözülmez 2006 yılında trafik kazasında kaybettiği kardeşi Suat Ayöz adına kurduğu Trafik Mağdurları Derneği ile mağdurlara yol gösteren Yeşim Ayöz, İstanbul trafiğini ahtapota benzetiyor ve son derece karmaşık bir yapıya sahip olan trafiğin sorumluluğunu bir kurumun üstlenmesi gerektiğini söylüyor. S MERVE KALAYCI 8$7$<=Trafik Mağdurları Derneği Başkanı Yeşim Ayöz, İstanbul trafiğinin şerit açarak çözülemeyeceğini söylüyor ve ekliyor, “Başkasına saygı göstermiyoruz. Ben yayken yaya haklarım olsun. Ben araçtayken araç haklarım olsun. Ben yolcuyken yolcu haklarım olsun. Sadece ben üstüne gidiyoruz. Benden başka bir şey yok. Kendimize saygı duysak başkasını önemseyeceğiz.” Trafik kazasında 2006 yılında kaybettiği kardeşi Suat Ayöz adına kurduğu Trafik Mağdurları Derneği ile mağdurlara yol gösteren Yeşim Ayöz, İstanbul trafiğini ahtapota benzetiyor ve son derece karmaşık bir yapıya sahip olan trafiğin sorumluluğunu bir kurumun üstlenmesi gerektiğini söylüyor. Son yıllarda hızla artan trafiğin sebebinin insanlar olduğunu vurgulayan Ayöz, “ Elimizden gelse gideceğimiz yere arabayla gireceğiz. Yürümeyi sevmiyoruz. İşi olan ve olmayan herkes trafikte. İstanbul’un yükü çok fazla. Bize büyük sorumluluk düşüyor.”dedi. DERNEK KURMAYA KARDEŞİMDEN SONRA KARAR VERDİM Kardeşi Suat Ayöz’ü, 2006 yılında Bağdat Caddesinde, karşıdan karşıya geçerken araba çarpması sonucu kaybeden Yeşim Ayöz, yakınlarından gördüğü destekten güç aldığını ve yardıma ihtiyacı olan diğer mağdurlara yardım etmek için dernek kurmaya karar verdiğini belirti- yor. Ayöz, “Nisan 2006’da kardeşim Suat Ayöz’ü kaybettim. Bağdat Caddesinde karşıdan karşıya geçerken yaya olarak, çarpıp kaçma sonucu hayatını kaybetti. Derneğe Suat’tan sonra karar verdim. Çevremizde bize çok fazla insan destek oldu. Bizde şimdi başkalarına destek olmaya çalışıyoruz. Suat’ın arkadaşlarıyla kurduk derneği. Mücadelemizde elde ettiğimiz tecrübelerle diğer mağdurlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.”şeklinde konuştu. ADALETİN BANA BORCU VAR Adaletin kendisine borcu olduğunu söyleyen Ayöz her şeyin göz önünde olduğu bir zamanda hakim taktirinin yanlış sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Ayöz,“İhmal sonucu kasten adam öldürmeyle dava açıldı. Çünkü çarpıp kaçtı. Üç günde alkol kandan gidiyor. Alkollü olup olmadığı belli değildi. Genelde bizde sanık koruması var. Giden gitmiş kalanı koruyalım mantığı bizde de işledi. İhmal sonucu kasten adam öldürmede hakim taktiri var ne yazık ki. 2 yıl 6 ay ceza aldı. Yargıtay onaylamaz diye düşündüm ama onayladı. AİHM’e(Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) başvurdum. İç hukuk meselesi olduğu gerekçesiyle geri geldi. Bütün dünyada bırakıp kaçma ikinci derece cinayet olarak kabul edilir ama bizde hakim taktirine bırakılıyor. Hakim taktir ettiği taktirde böyle sonuç çıkıyor. Bana göre hakim taktiri diye bir şeyin 21. Yüzyılda, her şey bu kadar göz önündeyken söz konusu olmaması gerekiyor. 9 yıl sonra AYM’ye başvurmaya hazırlanıyorum. Çünkü bu adaletin bana borcu var.”diye konuştu. DERNEK OLARAK YOL GÖSTERİCİLİK YAPIYORUZ Suat Ayöz Trafik Mağdurları Derneği olarak trafik mağdurlarına ihtiyaç duydukları nokta da yardımcı olduklarını ifade eden Ayöz, sözlerine şunları ekledi: “ Biz yol göstericilik yapıyoruz. Dava takip etmiyoruz. Mağdurun neye ihtiyacı varsa o konuda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kendi çevremizden avukat temin ediyoruz ama zaten ceza davalarında Adalet Bakanlığı, hukuk davalarında baro direk ücretsiz avukat tahsis ediyor. Evi var. Arabası var. Bana ücretsiz avukat verebilir misiniz diyor. Veremeyiz. Çünkü öbür tarafta hakikaten ihtiyacı olan çok fazla insan var. Ya da sadece sigortadan para almak için uğraşıyorlar. Ben 9 senedir bu işin içindeyim. Bir avuç insanız. Bir elin parmaklarını geçmiyor. Gönüllülük esaslı çalışıyoruz. Dernek 5. Etap Toplu Yapı Yönetimi’nden ‘Kültür Gezisi’ (7$3Toplu Yapı Yönetimi Kültürel ve Sosyal İlişkiler Komisyonu ‘Kültür Gezisi’ düzenlendi. Geziye yönetim kurulu üyeleri ve site sakinleri katıldı. ‘Kültür Gezisi’ne katılanlar, İstiklal Marşı yazarı Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un kabrini ziyaretin ardından Eyüp Sultan Camii ve Eyüp Sultan Türbesine ziyarette bulundular. Manevi havanın hakim olduğu gezide katılımcılar, kültür gezilerinin devamını dileyerek evlerine döndüler.// olarak trafiğe dikkat çekmek amacıyla faaliyetlerimiz oldu. Her ay bir sokağı trafiğe kapattık. 2010’a kadar sürdü. Trafik mağdurları yol haritası diye bir kitabımız var. Aralıklı olarak onu çıkarıyoruz. Şimdi yeni yasalar ile birlikte revize ediliyor.” İNSAN ODAKLI OLMAMIZ GEREKİYOR İstanbul trafiğinin çözümü noktasında, insan odaklı bakış açısının yattığını söyleyen Ayöz, trafiği rahatlatmak için birlikte alınacak tedbirlerin işe yarayacağının altını çiziyor. Ayöz, “Trafik sigortası değişti. Yeni hazırlanan sigorta ile de araçlara hak tanındı. İnsanlara değil. Bu işin, sistemin çözülmesi için insanların değerli olduğu bir adalet sistemi olması lazım. İnsan odaklı olmamız gerekiyor. İnsan odaklı olduğumuz zaman çok daha kolay çözüm bulacağız. Şerit açarak trafikte sorun çözülmüyor. O şerit hemen doluyor. Sabah köprüden geçerken ben araba kullanmıyorum çünkü arabayı bırakıp gitmek geliyor içimden. Sabah 6.30’da trafik kilit Kadıköy’den karşıya geçerken. Bakıyorsun tek tek insanlar. Tek başlarına geçiyor. Şirketler bu taraftan uygun bir güzergâhtaysa motorla geçirebilir. Bir servisler var, otobüsler var, taksiler var, bu kadar yükü nasıl kaldırsın. Gün içinde de gittiğimiz yerin önüne kadar park etmemiz gerekiyor. Yürüme alışkanlığımız yok. Yürümeyi sevmiyoruz. Başkasına saygı göstermiyoruz. Aman ben gideyim. Ben yayken yaya haklarım olsun. Ben araçtayken araç haklarım olsun. Ben yolcuyken yolcu haklarım olsun. Sadece ben üstüne gidiyoruz benden başka bir şey yok. Kendimize saygı duysak başkasını önemseyeceğiz.”diye konuştu. 8 G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 www.212haber.com ‘İMAM HATİP’Lİ ÖĞRENCİLERLE BİR ARAYA GELEN ÖNDER GENEL BAŞKANVEKİLİ MUSTAFA CANBEY: M. BAYRAM AYAZ ‘İnsanlığın sorunlarıyla dertlenmeliyiz’ BİHADER’in öncülüğünde düzenlenen ‘Kariyer Buluşmaları’ kapsamında ÖNDER Genel Başkanvekili Mustafa Canbey, TOKİ Turgut Özal İmam Hatip Ortaokulu öğrencileriyle söyleşi yaptı. Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Canbey, “Ümmete ve insanlığa faydalı nesiller yetiştirmeliyiz ” diye konuştu. HACER TÜRKEL ‘KARİYER BULUŞMALARI’ BULUŞTURDU İMAM HATİP ÖĞRENCİSİ FARKLI 1993 yılında Balıkesir İmam Hatip Lisesi’nden mezun olan Mustafa Canbey, kolay şartlarda okumadığını ve bugünün imkânlarının çok daha iyi olduğunu kaydederek, öğrencilik hayatından örnekler verdi. Kendisinin öğrencilik yıllarının kolay olmadığını buna rağmen başarılı bir öğrencilik dönemi geçirdiğini ifade eden Canbey, “Sizler bu anlamda çok şanslısınız. Her türlü imkânınız var. Bununla birlikte İmam Hatipte okumak insana çok önemli değerler katıyor. İçinde bulunduğunuz imkanların ve okuduğunuz okulun değerini bilin” dedi. İmam Hatipliler olarak 1990’lı yıllarda birtakım zorluklar yaşadıklarını, bugün Yerliler ve yerleşenler Eskiden mahalle delileri vardı. Henüz psikoloji damgası yememișlerdi. Bu nedenle mahallede kabul görür ve herkes onlarla șakalașırdı. Her biri tuhaf takıntısıyla dikkat çekerdi. Kimse nerede barındıklarını, açlığı ve tokluğu merak etmezdi. 'Onları azıklandıran var' kanaati yaygındı. Göçmenlerin denizde yașadıkları dram, bana mahalle delilerini hatırlattı. Mahallenin delileri gibi gözönünde fakat kimsenin el uzatmadığı yurtsuzlar! Görünce ilgilenilen bir haber, bazen kıyıya vuran cesetlerle artan ilgi. Başakşehir İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği (BİHADER)’nin öncülüğünde düzenlenen ‘Kariyer Buluşmaları’ kapsamında Basın İlan Kurumu Genel Müdür Yardımcısı, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda ÖNDER Genel Başkanvekili olan Mustafa Canbey, TOKİ Turgut Özal İmam Hatip Ortaokulu öğrencileriyle söyleşi yaptı. Söyleşiye BİHADER Başkanı Kamber Çal, ERNE Medya Genel Koordinatörü Necmettin Çakmak, ÖNDER yöneticileri, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kariyerin, insanın sosyal hayatında, iş yaşamında, yaşadığı toplumda var olabilmesi için mutlaka dikkat edilmesi gereken önemli bir olgu olduğuna dikkat çeken Canbey, öğrencilere daha kariyer sürecinin başında olduklarını hatırlatarak, “Önümüzdeki dönemde bilinçli bir insan, şuurlu bir Müslüman ve bu toplumun bir bireyi olarak hem kendi hayatınızı yönlendireceksiniz, süreçlerinizi yöneteceksiniz hem de bu topluma, ümmete ve insanlığa hizmet edeceksiniz inşallah. Zaten şu anda bu bilinçle eğitim alıyorsunuz” ifadelerini kullandı. [email protected] twitter.com/mubaay Küresel mahallenin haber kaynaklarında deniz faciları gündemden düșmüyor. Fotograflara bakarsanız plastik botlara iğne atsan yere düșmez. Hepsinin üzerinde telefon var fakat kimse selfie çekmiyor. Herbirinin bir hikayesi var: ayrılık, açlık, çaresizlik, belirsizlik ve burunlarının dibinde ölüm. Serin sularda nefessiz kalma ihtimali gözleri ufuktan alıyor. An sarkacında hayatla ölüm arasında gidip geliyorlar. bütün o zorlukların bereketiyle İmam Hatiplerin ülkenin her yerinde itibarlı kurumlar haline geldiğini belirten Mustafa Canbey, “En büyük itibarlarından biri de bu ülkenin Cumhurbaşkanının İmam Hatipli olması. Başbakan yardımcılarımız da dâhil olmak üzere bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İmam Hatipli 85 milletvekilimiz var. Vatanına-milletine hizmet edecek, bilinçli şuurlu nesiller yetiştirmeye devam etmeliyiz. Bu memleket bizim, bu topraklar bizim. Kimseye ayrımcılık yapmadan bin yıldır olduğu gibi bundan sonra da birlik ve beraberlik içerisinde, kardeşlik içerisinde yaşamalıyız. Bu toprakların barış ve huzur adası olması için mücadele etmeliyiz ” şeklinde konuştu. ama asıl iş bundan sonra başlıyor. Sizlerin bu başarıların üzerine yeni başarılar koymanız gerekiyor. Bunun için önümüzdeki süreçlerde sizlerin bu ülkenin bir bireyi olarak iyi bir Müslüman olarak yetişmeniz, dünyadaki Müslümanların derdiyle, insanlığın sorunlarıyla dertlenmeniz önemli. O yüzden kendinizi çok iyi yetiştirmeniz, kendinize değer vermeniz lazım. Özgüveni yüksek bireyler olmanız gerek. Her biriniz çok değerlisiniz. Bu değeri bilerek özgüvenle hareket edeceksiniz, kendinizi geliştireceksiniz, yetiştireceksiniz ve inşallah bu toplumun en eğitimli, en donanımlı insanları arasında olacaksınız.” Yurtsuzlar onlar! Dünyanın geriye kalanının yașamadıkları bir sorun. Yurtlarını dar edenler var. Oralara yerleșmeye çalıșan otoriter güçler. Hedef istila etmeden dünyanın tamamına yerleșmek. Yönetimlere, ekonomiye, kültüre ve özellikle din anlayıșına! Onlara sorarsanız barıș için yerleșiyorlar, kötülüğü önlemek için. Kümesleri tilkiden korumak için kurtların köylere inmesi gibi. Sonuçta ölenler hep korunanlar oluyor. Kızılderili yerliler, Wietnam'ın yerlileri, Japon yerliler ve son dönem bizim yerliler. Bağdat yerlileri, Șam, Kahire, Musul yerlileri. Yurdunda barıș içinde yașarken zorba yerleșimcilerle karșılașanlar. At izinin it izine karıștırma taktiği yürürlükte. Adı İvan olan, Yusuf'u Ömer'den korumak için yurda yerleșiyor. Bu arada George çoktan yerlilerin yurdunda yerleșerek, onları kendisi hariç herkesten koruyor. Sonuçta ölümlerin adresi hep aynı coğrafyada. ÖZGÜVENİ YÜKS EK BİREYLER OLMANIZ GEREK Adı Halep, Musul, Süleymaniye veya bir baska ezan okunan șehir. Salalar ezandan çok okunuyor bu yurtlarda. Sivil toplum kuruluşları olarak öğrencilere destek vermeye çalıştıklarını kaydeden Canbey şunları kaydetti: “Zamanında bunun mücadelesi verildi, ciddi çalışmalar yapıldı, emek verilip başarılar elde edildi ALANINIZIN UZMANI OLACAKSINIZ Öğrencilere, en az bir Doğu, bir de Batı dili öğrenmeleri gerektiği tavsiyesinde bulunan Mustafa Canbey, “Sadece dil bilmek de yetmiyor; kendi alanınızın uzmanı olacaksınız. Doktor olacaksanız o alanda başarılı olacaksınız, mühendis olacaksanız o alanda başarılı olacaksınız. Bu da yetmez; aynı zamanda sosyal bir insan olacaksınız. İnsanlarla iletişim kurabilen, insanlarla iyi anlaşabilen, girdiği ortamlarda öne çıkabilen, çok rahat söz alabilen, konuşabilen, soru sorabilen, sorgulayabilen bir insan olmanız lazım. Kendi içinize kapanmayacaksınız, arkadaşlarınızla sohbet edeceksiniz, spor etkinliklerine katılacaksınız, birlikte sivil toplum kuruluşlarına gideceksiniz, ileriki dönemlerde siyasetle ilgileneceksiniz, topluma faydalı olmaya çalışacaksınız. Böylece sosyal yönünüz de gelişmiş olacak” sözlerine yer verdi. ÖĞRENCİLERE DESTEK AMAÇLI Konferans sonrasında BİHADER Başkanı Kamber Çal, Mustafa Canbey’e divit dolma kalem hediye ederken Okul Müdürü Ramazan Ayan da çiçek takdim etti. Program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Kariyer Buluşmaları ile lise öğrencilere üniversite tercihlerinde ve meslek seçimlerinde yardımcı olmak, ufuk açmak, ortaokul öğrencilerini İmam Hatip liselerini tercih etmeleri konusunda teşvik etmek ve en önemlisi şuurlu ‘İmam Hatipli’ olma bilincini oluşturmak hedefleniyor.// Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı onlar oynayacak &80+85%$ĝ.$1, Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatını konu alan, yönetmenliğini Hüdaverdi Yavuz’un yaptığı ve çekimleri Kıbrıs’ta başlayacak olan “Reis” filminin oyuncuları, basına tanıtıldı. 1930’lu yıllardan başlayarak 1997 yılına kadar geçen dönemi anlatacak olan filmde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı oynayacak oyuncu Reha Beyoğlu 200 oyuncu arasından seçildi. Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ı ise oyuncu Özlem Balcı canlandıracak. Çekimlerinin yapılacağı platolar ve kostümler için ise şuana kadar 4 milyon dolar para harcandı. 1965 Kasımpaşa çekimleri için Kıbrıs’ta dev platolar yapıldı. Film 1933’te yaşanan gerçek bir olayla başlayacak ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukluk dönemi ile belediye başkanlığına uzanan hayat hikâyesi beyaz perdeye yansıtılacak. Recep Tayyip Erdoğan’ın 2 farklı döneminin anlatılacağı film için çok sayıda oyuncu ile görüşüldü. Filmde kullanılmak üzere yaklaşık 300 kostüm dikildi. Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukluğunu Batuhan Güler (6) ile Işık Yıldız (12) babası Ahmet Kaptan’ı ise Ercan Demirel canlandıracak.// G Ü N DEM www.212haber.com 15-31 OCAK 2016 9 ‘Oncü Imam Hatip’ olacağız İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlemiş olduğu “Öncü İmam Hatip Lisesi” ve “Öncü İmam Hatip Ortaokulu” projesi kapsamında yarışmaya katılan Sultan Abdülhamit İmam Hatip Ortaokulu, kaliteli öğretmen ekibiyle birçok projeyi hayata geçirdi. 2 HACER TÜRKEL <,/,1'$eğitim-öğretim hayatına başlayan Sultan Abdülhamit İmam Hatip Ortaokulu, idareciyle beraber 41 öğretmen kadrosu ve 813 öğrencisiyle eğitim vermeye devam ediyor. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlemiş olduğu “Öncü İmam Hatip Lisesi” ve “Öncü İmam Hatip Ortaokulu” projesi kapsamında yarışmaya katılan Sultan Abdülhamit İmam Hatip Ortaokulu kaliteli öğretmen ekibiyle, “Öğrenci Yazar Buluşması”, “Anne-kız Sabah Namazındayız”, “7 öğrenci 7 kitap”, “Çay Bizden Sohbet Sizden”, “Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var” gibi birçok projeyi hayata geçirdi. Projeleriyle ‘Öncü İmam Hatip’ olmayı hedefleyen okul, yarışmaları ikinci dönemde de sürdürmeye hazırlanıyor. BİRÇOK PROJE HAYATA GEÇMİŞ DURUMDA Yarışmaya katılmalarının esas sebebini okulun kadrosunun genç, dinamik ve çalışma azminin yerinde olmasına bağlayan Sultan Abdülhamit İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Sedat Ayer, “Öğretmen arkadaşlarla oluşturmuş olduğumuz bu halka içerisinde okulda birçok çalışma yürütüyoruz. Şu an sadece ana sınıfında 4 proje, İmam Hatip bölümünde ise 11 proje hayata geçmiş durumda. Öncü İmam Hatip olabilme adına şartnameyi yerine getirmek için gayret ediyoruz. Bu konuda da öğretmen arkadaşlarımız hakikaten çok gayretliler.” diyor. Birincil amaçlarının ülkenin yarını olan geçlerin kaliteli bir eğitim alması olduğunu belirten Ayer, “Bu nedenle okul olarak çocuklarımıza eğitim öğretimin yanı sıra milli, dini, ahlakî değerlerimizi öğretiyoruz. Onların topluma yararlı, iyiliksever bireyler olması için öğrencilerimizle etkinlikler yapıyoruz. Sosyal sorumluluk kazanabilecekleri, kendilerini kişisel olarak geliştirebilecekleri sosyal, sportif ve sanatsal etkinlikleri ihmal etmiyoruz.” şeklinde konuşuyor. çay ikramında bulunduklarını ve muhabbet ettiklerini söyleyen Ayer şunları kaydediyor: “Bu görüşmelerde ders notu, öğrenci durum ve davranışları konuşulmuyor. Projenin esas özü, öğrencilerin birbirini tanıdığı gibi velilerin de birbirini tanıması; çünkü birbirini tanıyan velilerin sınıf sorunlarının çözümünde bize daha fazla faydalı olacağına inanıyoruz. Öte yandan çocuğunun sıra arkadaşını, kiminle oturduğunu bilen veli grubu olduğu zaman, öğrenciler de ona göre davranacaklardır ve sınıf içerisinde şiddet vs. gibi istenmeyen davranışlar azalacak. Bunun gibi birçok projemiz mevcut. En önemlisi iyi bir ekibimiz var. İnşallah Haziran ayında ‘Öncü İmam Hatip’ olacağız.” BU PROJEYLE İSTENMEYEN DAVRANIŞLAR AZALACAK “Çay Bizden Sohbet Sizden” projesi kapsamında velileri okula davet edip “Sanatçı Öğrenci Buluşması” etkinliği kapsamında Mustafa Demirci’yi okulumuza davet ettik. “Öğrenci Yazar Buluşması” etkinliği kapsamında Seca Öztürk’ü öğrencilerimizle bir araya getirdik. Öğrencilerimiz sportif alanlarda birçok başarıya imza attılar. “Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var” projesine katıldık ve bu projede 13 yetimin kardeşi olduk. Büyüklerimize sevgi ve saygı gösterilmesinin önemini anlamak amacıyla Huzurevi’ni ziyaret ettik. Öğrenciler arasında rekabet ve motivasyonu artırmak amacıyla bilgi yarışması düzenledik. Okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla “7 öğrenci 7 kitap” projesine katıldık. Mevlid Kandili’ni Halkalı İbadullah Camii’nde kutladık. “Anne-Kız Sabah Namazındayız” etkinliği kapsamında öğretmen-öğrenci- veli birlikte namaz kıldık. Geleceğin liderlerini yetiştirme hedefiyle 6. ve 7. sınıflar arasında münazara etkinliği düzenledik. Kitap sevgisini aşılamak, yazarlarla birebir görüşebilmek amacıyla TÜYAP Kitap Fuarını gezdik. 8. sınıf öğrencilerimize yönelik rehberlik amaçlı lise tanıtım gezileri düzenledik. “Çay Bizden Sohbet Sizden “diyerek velilerimizle sınıf sınıf sohbet ortamı oluşturduk. 10 15-31 OCAK 2016 G Ü N DEM www.212haber.com Boğazın altından otomobille geçmeye bir yıl kaldı AVRASYA Tüneli Projesi İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi kapsamında Sarayburnu- Kazlıçeşme, Kazlıçeşme-Göztepe arasında başlatılan çalışmalar bütün hızıyla sürüyor. 3 400 yıllık 52-(1ï1 5.4 kilometrelik bölümü deniz tabanı altına özel bir bir teknoloji ile inşa edilen otomobıllerin geçeceği 2'şer şeritli ve iki katlı tünelden oluşuyor. Avrupa ve Asya yakalarında 9.2 kilometrelik güzergahta ise yol genişletme ve yenileme çalışmaları yapılıyor. Bu amaçla bir süre önce trafik düzenlemesi yapılan Sarayburnu-Kazlıçeşme hattında da çalışmalar devam ediyor. Fatih, Sahil Kennedy caddesinde yapılan çalışmalarda yollar genişletilip, yenilenirken araç alt geçitleri ve yaya üst geçişleri inşa edildiği belirtildi. Havadan görüntülediğimiz bu bölge dev bir şantiyeye dönmüş durumda. Trafik düzenlemesi ile kapatılan bölümlerde çalışmaların hızla sürdüğü bazı bölgelerde yolların ve bağlantı tünellerinin ortaya çıkmaya başladığı görüldü. Dar’ül Hadis Medresesi restore edildi Osmanlı Padişahı 1. Ahmed tarafından Sultanahmet Külliyesi’nin bir parçası olarak 1617’de yaptırılan 400 yıllık Dar’ül Hadis Medresesi’nin 2.5 yıl süren restorasyonu tamamlandı. BU YIL SONU AÇILMASINA ÇALIŞILIYOR 260$1/, Padişahı 1. Ahmed tarafından Sultanahmet Külliyesi’nin bir parçası olarak 1617’de yaptırılan 400 yıllık Dar’ül Hadis Medresesi’nin 2.5 yıl süren restorasyonu tamamlandı. İstanbul Sultanahmet Vakfı (ISVA) Başkanı Ismail Hakkı Tavman, Sultanahmet Meydanı’nın Türkiye’nin vitrini olduğunu söyledi. 1 milyar 245 milyon dolar yatırım bedelli projeyi tamamlayacak firmalar tüneli 29 yıl boyunca işletecek. 55 ayda bitmesi hedeflenen projenin 2017 yılının ilk 6 ayı içinde bitirilmesi planlanıyordu. Ancak proje inşaatının beklenenden daha hızlı yürümesi ve İstanbul trafiğini rahatlaması açısından 2016 yılının sonlarına yetiştirilmesi için çalışmalara hız verildiği belirtildi. Projenin İstanbul’da trafiğin çok yoğun olduğu güzergâhta yolculuk süresi 100 dakikadan 15 dakikaya kadar indireceği belirtiliyor. 7,5 büyüklüğünde bir depremde zarar görmeyecek şekilde plananan tünelden araç geçiş ücretleri açılış yılında tek yönde otomobiller için ilk yıl KDV hariç 4 Dolar olması planlanıyor. “Sultanahmet Kültür Vadisi” denilen bölgenin her yerinden tarihi eser fışkırdığını, Islam medeniyetinin izlerinin görüldüğünü dile getiren Tavman, Sultanahmet Dar’ül Hadis Medresesi’nin, Sultan 1. Ahmed Han’ın yaptırdığı külliyenin bir parçası olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Böyle bir yerde Dar’ül Hadis, 300 sene faaliyet göstermiş ve 1924’te medreselerin kapatılma sürecinde kapılarını kapatmış. O günden bu güne 400 yıldır ayakta. Burası o kadar tahrip olmuş, bozulmuştu ki. Yaklaşık 2.5 yıl boyunca her türlü titizliği göstererek medreseyi restore ettik” dedi. Tavman, Sultanahmet’e yılda yaklaşık 10 milyon Müslüman ve gayrimüslimin geldiğini ifade ederek, Sultanahmet Camii’nin de günde yaklaşık 50 bin ziyaretçisi olduğunu söyledi.// Zeytinburnulu gençler, Sualtı Arama ve Kurtarma eğitimi alıyor =(<7ï1%8518 Belediyesi tarafından açılan “Sualtı Arama ve Kurtarma” kursuna katılan gençler teorik eğitimlerini tamamladı. Teorik eğitimlerin ardından pratik eğitime geçen gençler, Tozkoparan Yüzme Havuzu’nda, Sualtı Arama ve Kurtarma Eğitmeni Muhammet Ali Eyüpoğlu’ndan ders aldı. İlk defa pratik olarak Sualtı Arama ve Kurtarma Eğitimi alan gençler, bu alanda eğitimlerini tamamlayarak, gönüllü Sualtı Arama ve Kurtarma personeli olmayı hedefliyor. Su Altı Arama ve Kurtarma Eğitmeni Muhammet Ali Eyüpoğlu, "Mahalle Afet Gönüllüleri’nden kurulu arkadaşlara Zeytinburnu Belediyesi’nin başlatmış olduğu tüplü dalış eğitimini veriyoruz. Arkadaşlarımız şu anda yolun henüz başında yani şimdilik malzeme tanıtımı, su altı dünyasındaki canlıların tanıtımı ve suyun içinde bu işi nasıl yapabileceklerini öğreniyorlar. Eğer bu işi profesyonel anlamda yapmayı düşünürlerse de o zaman profesyonel eğitimlerine girecekler ve kendi seviyelerini ileri seviyelere getirerek eğitim alacaklar. Özellikle Zeytinburnu ilçesi deniz kenarı olduğu için sel baskını gibi herhangi bir doğal afette bu arkadaşlarımızdan yardım alabileceklerdir." diye konuştu. Gençlerin eğitimlere gönüllü olarak katıldığını belirten Zeytinburnu Belediyesi Sivil Savunma Uzmanı Cihad Lale Şahin, "Bugün dalış eğitimlerinin ilk temel dersi. Arkadaşlarımız teorik eğitimlerini tamamladılar ve burada havuzumuzda ilk uygulamalarını gerçekleştiriyorlar. Burada maske tahliye, regilatör at ve bul gibi alanlarda teorikte öğrendiklerini uyguluyorlar. Belediyemiz burada gönüllüleri teşvik etmek ve onları desteklemek amacıyla böyle bir eğitim başlattı. Sonuçta bu arkadaşlarımız ileride gönüllü sualtı arama ve kurtarma timi olacaklar" ifadelerini kullandı.// G Ü N DEM www.212haber.com 15-31 OCAK 2016 11 BEDAŞ ses ver! BEDAŞ’ın modernizasyon çalışmaları nedeniyle İstanbul’un birçok ilçesinde elektrik kesintileri yaşanıyor. Özellikle Başakşehir’de bazı sitelerde neredeyse 18 saati bulan kesintiler nedeniyle vatandaş büyük mağduriyet yaşıyor. Sorunun çözümü için Alo 186 Çağrı Merkezi’ni arayan vatandaşlar ise taleplerine cevap alamıyor. ‘EN KÖTÜ ŞEY SÜREKLİ ÜŞÜMEK’ Elektrik kesintileri Yeni Yüzyıl gazetesine de haber oldu. 1. Etap’ta bazı vatandaşların evlerine konuk olan gazete muhabirinin izlenimleri şöyl: “ Karanlık ve soğuğun kol gezdiği semtlerdeki ilk durağımız Başakşehir. Semtin 1’inci etabında oturan Salih Yılmaz’ın evine konuk olduk. Yılmaz ailesinin oturduğu daire, dışardan bakıldığında lüks bir sitede. Ancak burada elektrik kesintileri, son bir yıldan bu yana düzenli olarak sürüyor. Bazen akşamları 5 saat elektrik olmuyor. Salih Yılmaz’ın Cahit Zarifoğlu İlkokulu’na giden 9 yaşındaki oğlu Ahmet karanlıktan önceleri çok korkmuş ancak sonra alışmış. “En kötü şey, sürekli üşümek” diyen küçük Ahmet, “Onun dışında mum ışığına da alıştım. Derslerimden geri kalmak istemiyorum. Çünkü en büyük hayalim doktor olmak. Mum ışığında bile olsa derslerime çalışır doktor olurum ben” diye konuşuyor. HACER TÜRKEL B tam olarak bilmiyorlar. Kimisi yatırım çalışmaları, kimisi otomasyon sistemi vs. diyor. BEDAŞ’ın özelleşmesiyle çok daha kaliteli hizmet bekliyorduk ama hantal, iletişimi problemli bir hizmet görüyoruz. Biz bunun artık düzelmesini istiyoruz. Düzelme olmadığı taktirde gerekirse çevredeki insanları taşımalı olarak BEDAŞ’a taşıyarak protesto düzenleyeceğiz.” sözlerine yer veriyor. ('$ĝȂ,1modernizasyon çalışmaları nedeniyle gün yok ki ‘İstanbul’un birçok ilçesinde elektrik kesintisi yaşanacak’ haberlerine rastlamış olmayalım. Özellikle Başakşehir’de yaşanan uzun süreli kesintiler nedeniyle vatandaş büyük mağduriyet yaşıyor. Bazı sitelerde neredeyse 18 saati bulan kesintiler hem buzdolapları ve derin donduruculardaki yiyeceklerin çözülüp bozulmasına hem de elektriğin gidip gelmesiyle birlikte elektrikli ev aletlerinin yanmasına neden oluyor. Kesintinin kış aylarında olması sebebiyle sitelerde yaşayan sakinler soğukla da mücadele etmek zorunda kalıyor. Sorunun çözümü için Alo 186 Çağrı Merkezi’ni arayan vatandaşlar ise ya taleplerine cevap alamıyor ya da yanlış bilgilendiriliyor. Başakşehir’in birçok mahallesinde yaklaşık 6 aydır planlı-plansız elektrik kesintileri olduğunu, bunun son zamanlarda daha da arttığını belirten 1. Etap Site Yönetim Müdürü Nusret Tezcan, BEDAŞ’ın sitesindeki kesinti planına bakarak sakinlere mesaj attıklarını; fakat BEDAŞ’ın kendi planına uymadığını ve verilen saatte değil de başka zaman diliminde kesinti yaptıklarını söylüyor. HAYATLA BAĞLANTIMIZ KESİLDİ 16 SAAT ELEKTRİKSİZ KALIYORUZ Tezcan, kesintilerin hayatı tamamen yaşanmaz hale getirdiğini, enerji gidip gelmeleri sebebiyle de kat sakinlerinin elektronik eşyalarının bozulduğunu kaydediyor. Geçtiğimiz günlerde 1. Etap’ta saat 22’de kesilen elektriğin ertesi gün saat 14’te geldiğini aktaran Nusret Tezcan, “Vatandaş yaklaşık 16 saat elekt- GÜNLÜK İŞLERİMİZİ YAPAMAZ OLDUK Duygu Yayla Daha öncesinde de elektrikler kesiliyordu ama özellikle son zamanlarda bu durumu çok abarttılar. Günlük işlerimizi yapamaz olduk. En son kesinti 15 saat sürdü. Bu konuda çok mağdur olduk. Hem iletişim anlamında hem de günlük yaşantımızda sıkıntı yaşıyoruz. BEDAŞ’ı aradığımız zaman bir saat sonra gelecek diyerek bizi oyalıyorlar. Dilek Tarım riksiz kalıyor. Diyaliz ve astım hastası sakinlerimiz var. Bunların makinelere bağlanması gerekiyor. Bununla ilgili bir imza kampanyası başlattık. 3 bin 4 kat malikinden imza topladık. Bu kampanya tamamlandığında imzalı metinleri bölge Milletvekillerine teslim edeceğiz. Bununla beraber bir heyet oluşturarak bu problemi Ankara’ya kadar taşıyacağız. Artık hayatımızı karanlığa çeviren elektrik kesilme olaylarının sona ermesini istiyoruz.” diyor. BEDAŞ’ın açıklamalarını tatmin edici bulmadıklarını ifade eden Tezcan, “Orada çalışanlar da kesintinin sebebini ÇOK ACİL ÇÖZÜM BULUNMALI Osman Bulut Elektrik kesintilerinden çok muzdaribiz. Ben en üst katta oturuyorum ve elektrik olmadığı zaman bu yaşta dokuz kat çıkmak zorunda kalıyorum. Diğer yandan buzdolaplarımızda etlerimiz var ve onlar çözüldüğü zaman bozuluyor. Uzun süre elektrik gelmiyor. 186’yı aradığımızda şu saatte gelecek diyorlar ama o saatte gelmiyor. Tekrar arıyoruz başka bir saat veriyorlar ama yine o saatte gelmiyor. Verilen hizmetten hiç memnun değiliz ve bu konuda şikâyetçiyiz. Bu duruma çok acil çözüm bulunmasını istiyoruz. 2. Etap Sitesi de kesintilerden muzdarip Sık sık elektrik kesintisi yaşayan sitelerden biri de 2. Etap sitesi. Bununla ilgili Site Yönetimi imza kampanyası başlattı. 158 sayfadan oluşan, 2 bin 900 kişinin imzaladığı dilekçeler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Başakşehir Kaymakamlığı’na, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı ve Başakşehir İlçe Başkanlığı’na iletilecek. 2. Etap’ta son günlerde düzensiz olarak gece ve gündüz sık sık meydana gelen elektrik arızalarından site sakinleri olumsuz etkileniyor. Elektrik arızaları esnasında, binaların yüksek katlı olması, asansörlerin arıza esnasında çalışmaması yaşlı ve çocuklu aileleri zor durumda bırakıyor. Elektrikli ev aletlerinde sık sık meydana gelen arızalar, güvenlikle ilgili güvenlik kameralarının çalışmaması gibi konularda 2. Etap Toplu Yapı Yönetimi’ne, BEDAŞ hakkında çok fazla şikâyet geliyor. Site Yönetimi elektrik arızalarını BEDAŞ’a mail, telefon vb. şekilde iletilmesine rağmen halen bir çözüm üretilmiş değil. Son mağdur biziz. Tam 15 saat boyunca elektriksiz kaldık. Hayatla bağlantımız kesildi. Sık sık bu durumla karşı karşıya kalıyoruz. Sürekli BEDAŞ’ı arıyorum ama bir saat sonra gelecek, trafo çalışması var gibi sözlerle bizi oyalıyorlar. Her arayana farklı bilgi veriyorlar, bazen de cevapsız bırakıyorlar. Sağlıklı bir bilgi alamıyoruz. Verilen bilgiler hep yanıltıcı bilgiler. ELEKTRONİK EŞYALARIMIZ ZARAR GÖRÜYOR Selver Karadağ Elektrik kesintileri nedeniyle çok mağdur olduk. BEDAŞ’ın buna bir çare bulması gerekiyor. Sürekli kesinti oluyor. Geçen gün 18 saat elektriksiz kaldık. Buzdolabındaki her şey çözüldüğü için bakteri üretiyor. Yazın dolaplarımıza doldurduğumuz yiyecekleri kışın rahat rahat yiyeceğiz derken elektrik kesintileriyle mağdur edildik. Bunun dışında elektriğin gidip gelmesi elektronik eşyalarımıza zarar veriyor. BEDAŞ bu zararı karşılayabilecek mi? Öte yandan çocuklarımız sürekli asansörlerde kalıyor, korkuyorlar. Bu durum da psikolojilerini etkiliyor. KESİNTİ BU KADAR UZUN SÜRE OLMAMALI Fatih İlhan İlçemizde elektrik sıkıntısı sık sık yaşanmaya başlandı. 13 saat elektriksiz kaldığımız zamanlar oluyor. Burası büyük bir şehir. Her şey elektrikle çalışıyor. Elektrikler kesildiği zaman neredeyse hayat durma noktasına geliyor. Kesinti bu kadar uzun süre olmamalı. Derin dondurucudaki yiyeceklerimiz bile çözülüyor. Öte yandan elektrikler geldiği zaman da elektrikli ev aletlerimizi yakıyor. BEDAŞ’ın bu konuda biraz daha dikkatli çalışması ve olacak kesintileri bize planlı bir şekilde bildirip bizi mağdur etmemesi gerekirdi. 12 G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 de șiddetli bir geçimsizlik olsa dahi, boșanmadan önce aynı evde kalırlar ki, kalpleri tekrar birbirine ısınıp barıșsınlar. Terörist erkekler rahip erkekler Tam aksine ‘’Gözden uzak olan, kalpten de ırak olur’’ hesabı erkek evden uzaklaștırılınca sevgi husumeti dönüșür. Barıșma umudu iyice çıkmaza girer. Erkeğin ümüğünü sıkmaya yeltenmiș bir kadından daha tehlikelisi yoktur. EMİN BATUR [email protected] • Kadın bu șartlarda boșanır mı? • Akılsız mı ki, boșansın. Millet olarak ‘’Vur!’’ deyince öldürürüz ya… Aileyi koruma kanunu adı altında çıkarılan 6248 no.lu kanun da iște o hesap. RAHİP ERKEKLER Kadınlar bazı maganda erkekler tarafından mağdur ediliyor diye öyle bir kanun çıkarıldı ki… Aman Allah’ım! Șimdi de rahip erkekler sınıfına bir bakalım. Sanki bütün erkekler mağarada yașayan birer terörist… Kadın șikâyetçi olup erkeğini kapı dıșarı etti ya… Bu evden uzaklaștırma bazen 1-2 seneyi bulabilir. Öyle șeyler duyuyorum ki, inanasım gelmiyor. EVDEN UZAKLAŞTIRMA REZALETİ Erkek bu eziyete katlanamayıp izzeti nefsini kırarak, çocuklarının önünde evine süklüm püklüm döndüyse ne ala… Aile hayatı devam eder. Nasıl edecekse artık… Malum yeni Avrupai kanunlarımıza göre; Artık onun evde bir vazodan farkı yoktur. Artık bir erkeğin karısına ‘Höt!’ demesi bile suç… Aksi halde sürgünü devam eder… Süresi de belli değil. Erkeğin kadını dövmesinden bahsetmiyorum; dövme ihtimalinizin olması bile sizi en az 3 ay evden uzaklaștırmaya yeter. Peki, erkek boșanmak istese eșini boșanabilir mi? Üstelik bu üç ay bittiğinde, kadın isterse yeni bir üç ay daha ekleyebilir. Ne mümkün… Peki, evden uzaklaștırılan erkeğin hali ne durumda? Kanunda erkeğin barınma, giyinme temizlenme ile ilgili herhangi bir hükmü yok. Hayır! Çocuklarını ayda bir gün görebilir. Nasıl bir gün? Haftada 6 saat ayda bir gün eder. Her hafta Pazar saat 12.00-18.00 arası görebilirsin. O saate herhangi bir ișin varsa, geçmiș olsun. O hafta çocuklarını göremeden geçirirsin. Ha șunu da unutmayalım. İpe un sermede kadınların üstüne yoktur. ‘’Çocuğun dersi var, bugün ateși yükselmiș, ödevi var…’’ vb. bahanelerle erkeğe her hafta çocuğu göstermek istemedikten sonra göstermez zaten. Bu arada Bir-iki kere karakola gidip: ‘’Erkeğin halini beğenmiyorum, sokağımıza (Erkeğin kendi evinin önüne kadar gitmesi yasak) çocukları görmeye geldiğinde, ev tarafına dik dik baktığını gördüm’’ dese, evin erkeğine tekrar tekrar uzaklaștırma cezası verdirebilir. Yani kadın erkeği 1 yıl, hatta razı olup boșanıncaya kadar eve sokmaya bilir. Bu arada evin tüm masrafları erkeğin sırtında... Üstelik erkek dıșarda kaldığı için bütçeye yeni bir ek de gelmiș ama kadının kendi masraflarından hiçbir șey Ve boșanıyorlar. Ailelerin hem dünyası hem de ahireti berbat oluyor. Evli kaldıkları süre sadece 2 ay… NAMUS Evli kaldıkları süre 2 ay ama nafaka ömür boyu. Kadın evlenmediği sürece o nafakayı alır. Bizim namus anlayıșımız Avrupa’nınkine benzemez. Boșanma süreci devam ederken kadının süslenip gezmesi Avrupa’da normal karșılanabilir. Bizim erkeğimiz boșanmadığı sürece böyle șeyleri kabullenemez. Boșandıktan sonra bile hakkı olmadığı halde kabullenmeyenler var. Nerede kaldı henüz boșanmamıș, evinde oturan nafakasını yiyen karısının, istediği gibi süslenip çıkıp gezmesine hangi Türk erkeği müsamaha eder. Peki, bu para helal mi? Hayır! Ama İslamcısı Laiki fark etmez çatır çatır bu parayı yiyiyor. ASLINDA KADINLAR MAĞDUR EDİLİYOR Zaten ilk durușmaya çıkmanızın süresi ortalama 1 yıldır. Ortalama 4-5 yıl süren boșanma süreleri, beraberinde bu satırlara sığmayacak bir sürü problem getiriyor. Azıcık paraya tamah eden kadınlar ömür aile mutluluğundan mahrum kalıyor. ALMANYA Bir kısmı ölüme varan șiddete maruz kalıyor. Almanya’da bu iș o kadar çığırından çıkmıș ki.. Kadının karakola gidip ‘’Eșim bana șiddet uyguluyor’’ demesine bile gerek yok. Çocuklarını babasız büyütmek zorunda kalıyor. Tabii Bașka? Yani Ancak kısa sürede geçinemeyeceklerini anlayıp boșanmaya karar veriyorlar. Biz de ise Bütün bu süre içinde erkek rahip hayatı yașamak zorunda. Erkek, uzaklaștırılmıș olduğu evine 100 metreden fazla yaklașamaz. Ailesiyle barıșmaya giden erkeklerin öldürme ve arkasından intihar haberleri ile dolu. Gençliğin verdiği hızla tanıștığı bir hanımla hemen evleniyor. 10 yıl süren boșanma davaları var. ‘’Delillerin toplanmasına.. șahitlerin dinlenmesine.. 6 ay sonraya talikine.. falan. Nasıl? Gazetelerde Görüldüğü gibi kadınların hakkı korunacak diye erkekler mağdur edilirken, uzun vadede kadınlar mağdur ediliyor. Hayır! ‘’O artık potansiyel bir terörist’’ tir demeye getiriyor kanun. İsmi ben de mahfuz genç bir arkadaștan bahsettiler. Kadın istemediği sürece erkeğin boșanma șansı ilk 4-5 yıl için mümkün değil. Ve ilk durușmaya çıktığınızda malumdur ki, hiçbir șey olmuyor Ne hali varsa görsün demiyor. Mağdur erkeklerle ilgili o kadar çok șey duyuyorum ki… Kaldı ki, Avrupa’da boșanma süreleri bizim gibi bu kadar uzun süreli değildir. Eșler boșanır herkes yoluna bakar. ‘’Ne hali varsa görsün..’’ mü diyor? Yani. TERÖRİST ERKEK MAĞDUR ERKEKLER Örnek olarak bir tanesini zikretmek istiyorum. Çalıșırsa nafaka da kesileceğinden, (bunu demeye gerek yok) tabii ki, çalıșmaz. Buraya kadar erkeğin terörist halini gördük. Bizim sözümüz evden uzaklaștırılmayı cana minnet bilen erkeklere değil. Bu tür çapkınlarla sapkınlar, hele maddi problemi de yoksa evden uzaklaștırma onlar için bulunmaz bir fırsattır. Biz kahir ekseriyetten bahsediyoruz. Kadının bir telefonu yeterlidir. Anında erkek kapı dıșarı ediliyormuș. Babanın evladına bile tahammül etmediği bu ülkede haliyle kimse böyle bir cezayı göze alamıyor. Bunun ne kadar büyük ahlaki problemlere yol açacağını artık söylemeye gerek yok. Yani çevrede itibarı olan, helal ve haram sınırlarına dikkat eden mazbut erkeklerden bahsediyorum. Peki, • Evlenebilir mi? • Hele bir denesin de.. görür dünyanın kaç bucak olduğunu. Mal taksiminde sırtındaki ceketiyle kalır. Ne olacak o zaman? AİLE CİNAYETLERİ Erkekler ihkak-ı hak yoluna gidiyor. Yani kendi adaletini kendi icra etmeye… Bu durumda ortaya müessif aile cinayetleri çıkıyor. Bütün bunlar kocadan alacağı nafaka ve mal mülk için değer mi? Adil bir çözüm getirilmediği için kadınların hakkı korunuyor görünse de aslında kadınlar mağdur ediliyor. ONLAR SİZİN EŞLERİNİZ BABALARINIZ KOCALARINIZ! POTANSİYEL SUÇLU: ERKEK Kanun koyucu yukarıda saydığım Türk örf ve adetlerini dikkate almadığı gibi, erkeği potansiyel suçlu görerek hükmü ona göre koymuș. Hâlbuki Mahkemeler katillere bile ceza verirken, tahrik, küfür vb. kıșkırtıcı sebepleri dikkate alarak, ceza indirimine gider. BU KADINLARA VERİLEN BİR HAK DEĞİL Evden uzaklaștırma meselesinde ise mahkeme tamamen kadının beyanını dikkate alarak hüküm veriyor. Kadının beyanı yeterlidir. [email protected] Eğitim’e dair… Eğitimin geçtiğimiz yıllara göre gündemde daha fazla yer bulmaya bașladığı günümüzde, belki de bu görüșün ilk kez ortaya çıktığı günden bugüne kadar devam eden, değerler dizisi sorunu da yeniden çok konușulmaya bașlandı. “Eğitim alanında yapılacak olan iyileștirme hareketlerinde Batı mı örnek alınmalı yoksa Doğu mu?” Bu değerler dizisi genel olarak iki taraf arasında cereyan etmekte: Birinci taraf Batı’yı sorunların tamamını kusursuz çözümleyici olarak gören, kör bir hayranlıkla, akıl almaz bir önkabullenmeye sahip olan insanlardan olușmakta. İkinci tarafta ise tembelliğin ve özgüvensizliğin olușturduğu zayıflığa sahip ve maalesef așırı gelenekçiliğin olușturduğu tepkisellikle “Batılı hiçbir șeyin ișe yaramayacağını” düșünenlerin olușturduğu taraf. Șahsi kanaatim her iki tarafın da içinde önemli yanlıșlar barındırdığıdır. Bu konuyla ilgili esaslı bir çözümlemeye varabilmek ise hiç de zor değildir. Kendimize esin kaynağı olarak İslam Bilim ve Medeniyeti’nin en görkemli dönemini vücuda getiren Abbasileri almamızı öneriyorum sizlere. Abbasiler döneminde bașlatılan tercüme hareketleriyle İlkçağ’da kaleme alınan Yunan, Helen ve Roma bașta olmak üzere birçok Batı temelli bilimsel eserin, kurulan tercüme heyetleriyle, Arapçaya çevirisi gerçekleștirilmiști. Bunun hemen ardından müthiș İslami bakıș açısıyla Batılı düșünceler sentezlenmiș ve yüzlerce yıl devam edecek ve Batı’yı adeta “Ortaçağ Karanlığı” adını alacak șekilde geride bırakacak “Altın Çağ” bașlamıștı. Bu doğrultuda eğitimde yapılacak hamleler için benzer bir yol izleyebiliriz diye düșünüyorum: Eğitim hamlemizi gerçekleștirirken Batı’yı elimizin tersiyle itmeyecek onların birikim ve tecrübelerinden faydalanacağız. Bunu yaparken de ne olursa olsun ayağımızı kendi coğrafyamıza basacağız ve değișimi kendi milli ve manevi değerlerimizden, özellikle bilimi ve gelișmeyi koșulsuz șartsız her koșulda destekleyen, İslami esaslardan uzaklașmadan gerçekleștireceğiz. Selametle… Titanik filminin çok trajik bir sahnesi vardır. Gemiden filikalara bindirilerek denize indirilen kadınlar ve bir kısım zengin erkekler biraz açıldıktan sonra geminin korkunç bir șekilde batıșını seyrederler. HELE BİR DENE DE GÖR! Bu kadar uzun süren boșanma davalarında, erkek ne yer ne içer nasıl temizlenir beșeri hayatını nasıl idame ettirir vb. sorulara her hangi bir cevap yoktur. YUSUF YALÇIN Evden uzaklaștırmada ise; eksilmez. Tam aksine türlü yollarla (Site yönetim gideri, internet parası, çocuklara harçlık vb. ile) artırmaya bakar. Kötü bir huyumuz var. www.212haber.com Bu sırada can havliyle gemiden kurtulup filikalara doğru yüzen erkekler bağırarak yardım ister. Filikalardan biri, daha birçok kișiyi alacak kadar boștur. Ancak Kimse onları kurtarmak için her hangi bir harekette bulunmaz. Çünkü Düșündüklerinden fazla kiși filikaya yüklenirse batma tehlikesi vardır. Bu sırada asil bir kadın, diğer kadınlara bağırır: • Asılın küreklere! Asılın diyorum size. Geride bıraktıklarınız sizin kocalarınız… Evet Kapı dıșarı ettiğiniz; sizin kocanız, babanız, eșiniz. www.212haber.com İMTİYAZ SAHİBİ Erne Gazetecilik ve Matbaacılık Ltd. Şti. GENEL MÜDÜR Halil Gölve GENEL KOORDİNATÖR Erol Çakır YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Abidin Koçoğlu YAYIN DANIŞMANI Necmettin Çakmak Emre Ustaosmanoğlu Metin Öztürk HUKUK DANIŞMANLARI Av. Adem Yıldırım Av. Ömer Geyik GÖRSEL YÖNETMEN Ümit Atıcı BÖLGESEL SÜRELİ YAYIN Hiç dikkatinizi çekiyor mu? Eskiden 10 yılda 20 yılda meydana gelen cinayetler artık neredeyse günlük ișlenmeye bașlandı. Eh piyasada erkeğinin burnunu sürtmek için alesta bekleyen kadın da az değil. Daha önce borç, alacak-verecek, tarla, kız kaçırma vb. sebeplerle meydana gelen cinayetler, șimdi çok daha feci bir șekilde aile içinde meydan gelmeye bașladı. Eline fırsat geçtiğinde erkeğini kapı dıșarı etmeyi ‘’Hakk’’ görüyor. Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez Mah. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No: 11/A41 Yenibosna-Bahçelievler/İSTANBUL Tel: (212) 454 30 00 İSLAMDAKİ HÜKÜM Gazetemiz basın ve meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Hâlbuki dinimizin buyruğu: Eșler arasında boșanmaya yol açacak derece- Adres: Deposite AVM A-1 Blok Kat: 3 No: 304 Başakşehir/İstanbul • Telefon: (0 212) 486 39 36 Web: www.212haber.com • e-mail: [email protected] Yayınlanan köşe yazılarından yazarları sorumludur. Reklamların sorumluluğu reklam verene aittir. GAZETEMİZ ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILMAKTADIR G Ü N DEM www.212haber.com Komsum 15-31 OCAK 2016 HAYDİ SİZLERDE BU YÜRÜYÜŞE KATILIN aç yatmayacak 13 ADEM YILDIRIM [email protected] facebook.com/adem.yildirim.395 twitter.com/avademyildirim Akademisyenler Bildirisi, Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi Akademisyen bildirisi olarak gündemi ișgal eden bildiri her yönüyle fecaat niteliğinde. Önce bir defa dili problemli, uslup problemli amaç problemli. Nerden bakarsanız bakın kabul edilecek bir tarafı olmayan bir bildiri. Kendilerine akademisyen diyen ve sırf bu ünvanlarının karșılığında devletten maaș alan, bu insanlar adeta kendi maaș aldığı devleti uluslararası alanlarda suçlu çıkarmak için kendilerince güya suç tasnii yapma gayesindeler. Tarafsız bir gözle, bașlığı olmadan ve altında yazılan akademisyenlerin imzası olmadan, yazılan bu bildiriyi okuyan kiși acaba bu bildiriyi kim yazmıș diye düșündüğünde; vereceği cevap açıktır. Bu bildiriyi yazsa yazsa ‘PKK yazmıștır’ diyecektir. İște kendine aydın diyen veya akademisyen bu zevatlara bașta devlet yetkilileri olmak üzere tüm toplumun karșı çıkmasının sebebi budur. Daha sonra ‘biz bildiriyi okumadan imzaladık’ diye açıklama yapan bazı akademisyenlerin özür niteliğindeki açıklamaları ise adeta özrü kabahatinden büyük niteliğinde olan bir açıklamadır. İnsanın ‘okusaydınız adam olurdunuz’ demekten bașka diyecek bir sözü kalmıyor. ‘Komşum aç yatmayacak’ sloganı ile her gece Kadıköy’den yola çıkan Aşhane aracı gece herkes uyurken, evsizlere sıcak çorba ikram ederek hayat mücadelelerine destek oluyor. İstanbul’da yaklaşık 5 bin evsiz yaşıyor ve bu sayıya Suriyeli misafirler dâhil değil. 'EKMEĞİ ÇOK ALALIM MERVE KALAYCI , 67$1%8/Ȃ'$ yaklaşık 5 bin evsiz yaşıyor ve bu sayıya Suriyeli misafirler dahil değil. Sokakta yaşamak zorunda kalan ihtiyaç sahipleri için kendi imkânlarıyla Aşhane’ye çevirdiği araç ile sıcak çorba dağıtan Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mahmut Karaman, vicdanları ihale etmek yerine bizzat yardım etmekten yana olduğunu ifade ediyor. Yaklaşık 5 aydır her gece belirlenen güzergâhtan geçerek evsizlere sıcak çorba dağıtan Aşhane aracının gönüllülerinden biri olduk ve İstanbul’un uyumayan yanını gördük. İSTANBUL GECE UYUMUYOR Kadıköy- Hasanpaşa Cami’nin aşevinde pişirilen çorba, araçtaki yerini aldıktan sonra düzenli olarak takip edilen güzergâhta yola koyulduk. İlk durak Harem. Her gün aşhane aracını bekleyen evsizlerden bir çocuğun gün içinde hiçbir şey yemediği ve akşama kadar çorba beklediğini duyuyoruz. Bir kadın elinde tuttuğu tabakları uzatarak dün gece, kandil yoğunluğu sebebiyle araç gelmediği için geceyi camide geçirdiğini, evde 2 kız çocuğunun onu beklediğini anlatıyor. Herkes evinde, sıcak yatağında iken sokaklarda bir battaniye ile bir bardak sıcak çorba ile yaşama tutunmaya çalışan insanların mücadelesine şahit olduk. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözüyle harekete geçen Mahmut Karaman, “Komşum aç yatmayacak” yazısını yazdırdığı aracı ile aç yatanlara çorba ikram etmeye başlamış. SORUN YEREL, ÇÖZÜMDE YEREL OLMALI Kadıköy, Harem, Üsküdar, Zeytinburnu, Eyüp, Saraçhane, Vatan Caddesi, Aksaray duraklarına sırasıyla uğrayarak çorba ikram ettiğimiz evsizlerin her birinin farklı, acı ve etkileyici hikâyeleri var. Zeytinburnu’nda köprü altında yaşayan bir grup Afgan, getirdikleri plastik şişelere de çorba doldurulmasını istiyor. Sabah kahvaltıda içeceklerini söylüyorlar. Sürekli yeni insanların katıldığı bu grup uygun zamanı bekleyerek deniz yolu ile gitme hayali kuranlardan. Son zamanlarda gündemi meşgul eden mülteci felaketlerinin ilk durağını gördük. Sokak hayvanları ile köprü altını, battaniyesini paylaşan Afganlar Aşhane’nin dağıttığı çorba ile karınlarını doyuruyor. Dil bilmeyen bu insanlarla gönül diliyle anlaşıyoruz. Minnet dolu gözlerle bakıyorlar. Aracın 1000 kişilik çorba kapasitesine rağmen henüz 500 kişiye ulaşan Karaman,“İstanbul’da yaklaşık 5 bin evsiz vardı. Suriyelilerle beraber bu rakam son 3 yılda 10 bini buldu. Bir sorun ile ilgili geliştirilecek çözüm TOK TUTUYOR' GAZETEMİZ MUHABİRİ GÖNÜLLÜ OLDU 212 Haber muhabiri Merve Kalaycı, yaklaşık 5 aydır her gece belirlenen güzergâhtan geçerek evsizlere sıcak çorba dağıtan Aşhane aracının gönüllülerinden biri oldu ve İstanbul’un uyumayan yanını sizler için kaleme aldı. önerisi sorunun doğasına uygun olmalı. İstanbul gibi büyük bir metropole yayılmış 10 bin kişiye merkezi bir organizasyon ile hitap edilemez. Sorun yerinde çözülmeli. Sorun siyasi veya bürokratik bir sorun değil, sorun toplumsal ve yerel. O zaman çözüm de sivil ve yerel olmalı" dedi. VİCDAN HAVALE EDİLEMEZ Sadece bir gece de tanıdığımız evsiz ve dinlediğimiz hayat hikâyesi ağır geldi. İstanbul büyük şehir… Derdi de, sevinci de, mutluluğu, mutsuzluğu da büyük şehir. Yardımın bizzat yapılması gerektiğine söyleyen Karaman, “Dernek ve vakıflar iyiliğin ihale edildiği yer- lerdir. Bu yüzden karşıyım. Eğer bir evsize, aça, sokakta kalmışa yardım etmek isteyen varsa bunu bir kuruma para vererek değil, direkt gidip kendisi yapmalı. Vicdan ihale edilemez.”şeklinde konuştu. Gece 9’da başlayan yolculuğumuz araçtaki çorba bitince Aksaray durağında saat 3’te son buldu. Son olarak herkesi yardıma çağıran Mahmut Karaman: “Olan biten her şeyden hepimiz sorumluyuz. Sokakta üşüyenin de, karnı aç olanın da vebali hepimizin üzerinde. Mensubu olduğumuz toplum, içinde binlerce güzellik barındıran bir toplumdur. Yiğit düştüğü yerden kalkacak ve yürüyecek! Haydi sizler de bu yürüyüşe katılın. Bir evsiz elinizden bir bardak çorba içsin ve içtiği çorba içimizi ısıtsın.”diye konuştu. Aşhane’ye çevirdiği araç ile sıcak çorba dağıtan Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mahmut Karaman, vicdanları ihale etmek yerine bizzat yardım etmekten yana olduğunu ifade ediyor. Aşhane aracı ile uğradığımız duraklarda evsizlerin aracı beklediğini görüyoruz. Geç kaldınız, dün geceden beri hiçbir şey yemedik sözleri arasında hızlı hızlı sıcak çorbayı bardaklara dolduruyoruz. Karaman toplumun duyarsızlığını şu sözlerle dile getiriyor: "Mesela akademisyenlerimiz sınıflarda eski Yunandan günümüze kadar yaşayan bütün filozofların etik anlayışlarını anlatırlar. Ama kendi kültürel gelenekleri içinde geliştirilmiş hiç bir çözüm tekniğini bilmezler. Aynı şekilde ders anlattığı sınıfta kaç öğrencinin bursa ihtiyacı olduğunu ya da o gün aç olup olmadığını bilmez, hatta bilse de umurunda olmaz. Cami imamlarımız da her gün sevgi, şefkat, merhamet dininden bahsederler, ama cami avlusuna bir evsiz yatmaya kalkışsın onu kovarlar. Toplum her sorunu siyaset ya da para ile çözeceğini sanıyor. Oysa toplumsal sorunlar toplum tarafından çözülür. Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir sözünü her gün tekrar eden insanların aç yatan komşularına belediyelerin gıda yardımı vermesini hangi gelir düzeyi ya da siyaset anlayışı çözebilir ki..."Sokaklarda, banklarda, harabelerde uyuyan evsizleri ziyaret ediyoruz. Bardaklara doldurulan çorbalar, karton kutular içine yerleştirilerek uyuyan evsizlerin yanına bırakılıyor. Bazıları ikişer üçer tane içiyor. Kimi yanında olmayan arkadaşı için alıyor. Bardaklar hızla boşalıyor. Çorbanın yanında ekmekte ikram ediliyor. Ekmeği çok alalım tok tutuyor diyenler var. Madde bağımlısı olanlar var aralarında ama kendimizi güvende hissetmediğimiz bir an dahi olmuyor. Karaman bu konuyu şöyle değerlendiriyor: “Bu tür önyargılar kendi vicdansızlığımızı meşrulaştırmak için kullandığımız yargılar. Onlar bu şekilde doğmadılar. Düzenin vahşi ekonomik çarklarına ayak uyduramadıkları için bu hale düştüler. Evsizlerin sadece küçük bir kısmı madde bağımlısı. Ev-aile hayatı olanlardan da madde bağımlısı insanlar var, arada bir fark yok.” // Peki, ne yapmalı devletin bunca yıl emek verdiği ve yetiștirdiği, ilim ve bilimden bașka hizmet beklemediği bu insanlara. Tabi ki devlet bir terör örgütünün düșüncesi gibi yazılan bu bildiriye bu terör örgütüne nasıl bir yasal ișlem yapması gerekiyorsa öyle davranmalıdır. Bu akademisyenler açıkça Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen așağılayarak terör örgütü propagandası yapmıștır. Bunun karșılığı yasal olarak sorulmalıdır. Yeni Anayasa 2011 seçimlerinden bu tarafa yeni anayasa için bașlayan ve bir ileri iki geri devam eden bir süreç var. Bu yaklașımla yeni bir anayasayı yapmamız zor görünüyor. Benim düșüncem madem 82 darbe anayasasından farklı ve bağımsız yeni bir anayasa yapacağız, bu yeni anayasayı 82 darbe anayasasının usul ve metotlarına göre değil, toplumsal uzlașıyı merkez alan yeni bir usul ve medotla yapalım diyorum. Peki, bu nasıl olacak? Mevcut meclis çalıșmalarını sürdürürken, yeni bir anayasa yapımı için bir karar alır. Bu karara göre öncelikle yeni anayasa yapmak için toplumun her kesiminden olușacak bir meclis olușumuna karar verilir. Yeni anayasa olușturmak için olușturulan bu meclisin yaklașık 250-300 üyesi olur. Her bir meclis üyesi dar bölge seçim sistemiyle seçilerek yeni anayasa yapımı için meclis görevine bașlar. Bu yeni anayasa yapımı için olușturulan meclis görevinin süresi 1 yıl ile en çok 2 yıl gibi bir süreyle sınırlı olabilir. Yeni Anayasa Meclisinin görevi yeni anayasa yapımını tamamladığında veya tamamlayamadığında kendiliğinden son bulur. Bunun haricindeki yöntemler mevcut anayasanın 175.maddesindeki usulle yapılacak yöntemdir. Bu usulle yeni bir anayasanın yapılacağı ihtimalini edinilen tecrübe ve muhalefet partilerinin yaklașımı çerçevesinde maalesef çok zayıf görmekteyim. Bașkanlık Türkiye'de bașkanlık, maalesef bir sistem olarak değil ‘Cumhurbașkanı Recep Tayyip Erdoğan bașkan olsun mu olmasın mı?’ zaviyesinden tartıșılmaktadır. Tabi tartıșma bu zaviyeden olunca temelde bașkanlık sistemini savunan birçok akademisyenler ve insanlar bile ideolojik kaygılar yüzünden karșı duruș sergileyebiliyorlar. Bașkanlık sistemi için örnek olarak gösterilen sistemlere baktığımızda Amerika modeli, Meksika modeli, Șili modeli gibi modeller gösterilmektedir. Eğer bașkanlık sitemi bu devletlerin isimleriyle anılıyorsa neden biz Türkiye modeli diye bir bașkanlık sistemi yapmayalım. Esasen bugün fiili bir bașkanlık uygulamasından bahsedebiliriz. Türkiye siyasi tarihine bakıldığında Atatürk dönemi dâhil olmak üzere fiili bașkanlık dönemine benzeyen iktidarlar olmuștur. Atatürk, Menderes, Özal, Erdoğan iktidarları buna bariz örneklerdir. Bu dönemlerin ortak özelliği ise bu dönemlerde her türlü reformlar olmuș, ülke ekonomik, sosyal, siyasal ve birçok alanda hızla ilerleme kat etmiștir. Peki, neden bu dönemde bunlar oldu da diğer iktidar dönemlerinde olmadı. Çünkü bu dönemlerin ortak özelliği güçlü ve tek bașına iktidarlar olmasıdır. Madem kendi tecrübemizle bu faydayı görebiliyorsak neden bașkanlık sistemine karșı çıkıyoruz bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. 14 G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 www.212haber.com Mutsuzluğunuzun nedeni vücudunuzdaki eksik vitaminler olabilir MUSTAFA TEZCAN [email protected] KIRIK KALBİNİZİ SAĞLIKLI BESİNLERLE ONARIN Karne, Tatil ve Ödev Diyet Uzmanı Serra ARSLAN Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bir çok besin öğesinin doğrudan depresyon ile ilișkisi olduğunu söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Serra Arslan, șu önerilerde bulundu: • Günümüz yașam koșullarının geleceğe dair kaygıyı arttırması, stresli günlük yașam ile insanlarda depresyon görülme sıklığı gün geçtikçe arttırıyor. Depresyondaki bireylerin iyileșme süreçlerinde yapılan çalıșmalarda psikiyatrik desteğin yanı sıra diyet kalitesinin de son derece önemli olduğu vurgulanıyor. YEDİKLERİNİZ DEPRESYON RİSKİ TAȘIMASIN • Diyetin içeriği ve yetersiz beslenme, beyin fonksiyonlarını olumsuz etkilemekle birlikte depresyon için de risk olușturmaktadır. Beyindeki serotonin (mutluluk hormonu) seviyesinin, ruh hali üzerine etkili olduğu ve serotonin seviyesindeki düșüșlerin bazı bireylerde depresyona ve intihara neden olabileceğine dikkat çekilmektedir. Depresyondaki bireylerin beslenmeleri ve besin seçimlerinin yetersiz olduğu görülmektedir. • Kandaki düșük kolesterol seviyeleri kalp hastalığı riskini azaltırken; beyindeki serotonin seviyelerini de azaltır ve duygu durumu üzerine ters etki yapar! Depresyonda sık rastlanılan beslenme sorunları: • Vücut ağırlığı değișimi: Genellikle depresyondaki bireylerde isteksizlik duygusu hakim olduğundan besin alımı da bu dönemde güçleșir, yemek tercihleri yanlıș yapılır ve yemek yemeyi hak etmedikleri düșünülür. Bu sebeple ağırlık kaybı görülür. Bir grup hastada da dengesiz besin alımı ve karbonhidrata fazlasıyla düșkünlük vücut ağırlığı artıșına sebep olabilir. Yüksek karbonhidrat alımının beyindeki serotonin üretimini arttırdığından stres altındaki bireylerin ve depresif bireylerin karbonhidrata ilgisi bu șekilde açıklanabilir. • Konstipasyon (Kabızlık) : Az yemek yemek ve az su içmek, hareketsizlik ve kullanılan antidepresan ilaçlar konstipasyona yol açabilmektedir. Konstipasyon sıkıntısı yașayan bireylerin yiyeceklerini bağırsak hareketlerini arttıracak șekilde düzenlemeleri (pișmiș sebzeler, meyveler -özellikle elma, armut, nar, ananas- , tam buğday ve çavdar unu, kefir, zeytinyağı) ve ağırlıkları bașına 30 ml. su tüketmeleri gerekmektedir. • Dehidratasyon (Sıvı kaybı) : Besin ve sıvı alımının azalması, bireylerde susuzluk hissinin kaybına sebep olarak ciddi dehidratasyona neden olabilmektedir. Günümüzün en önemli sorunu haline gelen depresyonun altında sadece ruhsal sebepler olmayabilir, beslenme düzeninin olmaması ve vitaminlerden eksik beslenme de depresyonu tetikliyor. Beyindeki mutluluk hormonu olan serotonin düzeyinin beslenme ile doğrudan alakası olduğunu söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Serra Arslan; “Omega 3 ve B vitaminlerinden zengin bir beslenme düzeni ile vücudunuzdaki serotonin düzeyini yükseltebilir, duygu durumlarınızı daha sağlıklı bir hale getirebilirsiniz • Serum vitamin düzeyleri : Depresif bireylerin serum riboflavin, folik asit, B12 vitamini, çinko ve D vitamini düzeyleri düșüktür. DEPRESYONUN ETKİLERİNİ AZALTMAK İÇİN SAĞLIKLI BESLENİN • Depresyonda görülen yetersiz ve dengesiz beslenme, așırı karbonhidrat alımı, yetersiz sıvı alımı, kabızlık, vitamin-mineral dengesizlikleri, ilaçlardan kaynaklanan iștah değișiklikleri gibi beslenme ile ilgili sorunların çözümü bireysel olarak beslenme desteğinin sağlanması ile mümkündür. • Kendisini halsiz ve depresif hisseden bireylerin öncelikle kan tetkikleriyle vitamin-mineral düzeylerine (Folik asit, çinko, B12 vitamini, D vitamini, B vitaminleri) baktırmaları ve sonuçlarıyla birlikte önce bir hekime daha sonra da yașamına özgü beslenme programının düzenlenmesi için beslenme uzmanına bașvurmaları gerekmektedir. BESİNLERİN GİZLİ DİLİ: Beslenmedeki birçok besin öğesinin depresyon ile ilișkili olduğu kanıtlanmıștır. Bu besin öğeleri ; • BALIK TÜKETİMİNİ SINIRLAMAYIN: Omega-3; diyetin beyin gelișimini sağlayan omega-3 yağ asitleri açısından yetersiz olması serotonin salınımı ve alımında sorunlara yol açarak depresyon riskini arttırmaktadır. Birçok toplumda balık tüketimi sınırlı olduğundan depresyon sıklığında artıș gözlenmektedir. Her gün 1.5-2.0 gr EPA içeren omega-3 yağ asidi desteğinin kullanılmasının depresyondaki insanlarda duygu durumunun iyileștirilmesinde etkili olduğu görülmüștür. Omega-3’ün besinsel kaynakları; keten tohumu, ceviz, zeytinyağı, palamut, lüfer, hamsi, levrek,barbunya,alabalık • UYKUSUZ GEZENLERE FOLİK ASİT: Depresif belirtiler, folik asit eksikliğinin en yaygın belirtilerindendir. Depresif hastalar, diğer bireylere göre daha düșük serum folik asit seviyelerine sahiptirler. Folik asitten eksik beslenmeden sonra bireylerde uykusuzluk, huzursuzluk, isteksizlik gibi belirtiler ortaya çıkmıș ve folik asit takviyesinden sonra belirtiler kaybolmuștur. Serum folik asit seviyeleri düșük olan hastaların depresif belirtileri daha șiddetli ve tedaviye olan yanıtları daha azdır. Tedavilerine folik asit eklenen depresif kișilerin ruhsal durumlarının düzeldiği ve toplumsal ișlevlerini geri kazandıkları belirlenmiștir. Depresyonlu hastalarla yapılan bir çalıșmada, tek bașına folik asidin depresyonu iyileștirdiği gözlemlenmiștir. Folik asit takviyesi tabletlerle alınabileceği gibi besinsel olarak da kaynakları mevcuttur : kurubaklagiller, yeșil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz,susam. • KADINLARI MUTSUZ EDEN VİTAMİN EKSİKLİĞİ: B vitaminlerinin beyindeki serotonin hormonuna (mutluluk hormonu) direkt etkisiyle depresyonla ilișkili olduğu kanıtlanmıștır.Düșük B vitamini seviyeleri hiperhomosisteinemiye yol açmakta ve homosistein seviyesi kanda yükseldikçe depresyon görülme sıklığı artmaktadır. B12 vitamini özellikle kadınlarda düșük gözlenirken bu vitamini içeren besinler ; dana karaciğeri, dana-kuzu-koyun-keçi eti, midye, istavrit, barbun, hamsi, palamut, alabalık, yumurta. • KABAK ÇEKİRDEĞİ İLE STRESİ AZALTIN: Çinko yetersizliği olan bireylerde depresyonun daha sık görüldüğü ve tedavi gören depresyondaki bireylerde de tedaviye yanıtın daha az olduğu görülmüștür. Çinkonun besinsel kaynakları ; maya, kabak çekirdeği, buğday-yulaf-çavdar unu, susam, ceviz, dana –sığır-keçi eti. Geleceğin robot mühendisleri T-Rex’i Uretti =(<7ï1%8518 1'$ öğrenim gören bir grup öğrenci, geleceğin bilim adamları olabilmek için kolları sıvadı. Zeytinburnu Belediyesi bünyesindeki Veliefendi Bilgi Evi'nde geçtiğimiz aylarda başlatılan robot yapım atölyesine katılan minik mucitler, çeşitli materyallerle robot yapmayı öğreniyor. 21'inci yüzyılın becerileri olarak tanımlanan ve eleştirel düşünmenin yanı sıra problem çözme, iş birliği sağlama gibi becerileri bünyesinde barındıran eğitimler, kursa katılan öğrencilerin gelişimine de katkı sağlıyor. 8-12 yaş arası çocukların katıldığı kurs, eğitimlerini İstanbul Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Burak Şişman koordinatörlüğünde gerçekleştiriyor. Eğitimde öncelikle robot yapım aşamasında kullanılan materyaller öğrencilere tanıtılarak, öğrencilerin materyalleri tanıması sağlanıyor. Sonraki aşamalarda öğrencilere, grup halinde çalışabilme bilincini aşılamak adına beraber çalışmalar yaptırılıyor. Robot yapım eğitimi ise toplamda 5 aşamadan oluşuyor. Atölye çalışmaları tamamlandığında ise öğrencilerden tamamen kendi hayal ürünleri olan bir robot tasarımı yapmaları isteniyor. // 1. Eğitim ve öğretim döneminin sonuna geldiğimiz șu günlerde, öğrencileri karne ve tatil merakı, öğretmenleri karne telașesi ve tatil heyecanı sardı. Öğretmenlerin hangi sınıfa ne ödev vereyim arayıșı varken öğrenciler inșallah ödev olmaz modunda, veliler ise çocukların tatili boș geçirme riskine karșı tedbir alma çabasındalar. Sanırım kısaca özetledim. Not ve puanların olduğu bir karne çocuğun gerçekten seviye ve durumunu, gelișimini tam olarak göstermez, gösteremez. Sadece bilgi veren bir araçtır. Aslında karneye yüklediğimiz anlam, karneye bakıșımızı da etkiliyor. Belki biraz bu anlam üzerinde dursak iyi olacak. Öğretmen bakıșı; not ve puanlar öğrenciyi motive edecek bir araçtır. Tehdit ve korku amacı için kullanılacak bir silah değildir. Öğrenciler ne kadar öğrenmiș değil de, ne kadar öğretebilmișim gibi bir yorum olabilir. Öğrenci bakıșı; öğretmenin konuyu anlattıktan sonra, kim ne kadar dinlemiș, not tutmuș, çalıșmıș, tekrar etmiș bunun hakkında fikir veren bir araç. Veli bakıșı; derste ișlenen bir konu ile ilgili öğrencinin ne kadar gayret ettiğini, ne kadar ciddiye aldığını, ne kadar çalıștığını gösteren bir araç. Öğrencinin zekâsı ve kapasitesi hakkında fikir vermez. Karne ile beraber bir tatil süreci bașlıyor. Milli eğitim böyle bir tatil öngörmüș. Karneyi alan her öğrencinin hakkı var. Karnenin içeriği tatili hak etmiș ya da etmemiș gibi bir sonuca götürmüyor. Karneden ders çıkarıp tatil değerlendirilebilir, bir fırsata dönüșebilir. Çocuklara daha çok etkili vakit ayırmak için, farklı aktivitelerle beraber zaman geçirmek için bir fırsat. Uyumak, dinlenmek, bilgisayar, cep telefonu ve TV’de vakit harcamak için değil. Farklı yerlere, fuar, organizasyonlara katılıp gezip öğrenmek, yenilenmek için bir fırsat olabilir. Bu tatil yeni kararlar almak, 2. Döneme yeni bir bașlangıç yapmak için zihinsel bir dönüșüm açısından da bir fırsata dönüștürülebilir. Tatil için mutlaka ödev verilecekse, araștırma ödevi olabilir, öğrencinin gelișimi için düșünmeyi gerektiren bir ödev olabilir. Sadece 1. Dönem konularının tekrarını gerektiren bir ödev sıkıcı ve yorucu olabilir. Uygulama gerektiren bir proje ödevi mesela, öğrenciyi hem heyecanlandırıp hem de öğrenmeye sevk edebilir. Bir deney düzeneği kurmak, bir makine yapmak gibi… Karneye, tatile ve ödevlere; veli, öğrenci ve öğretmen olarak nasıl bir mana yüklersek ona göre neticeler alırız. Değil mi? G Ü N DEM www.212haber.com 15-31 OCAK 2016 15 500 kişiyle başladı 40 bine ulaştı Bağcılar’da 500 öğrenciyle hizmete sunulan Bilgi Evleri Projesi 2016 yılına 40 bin öğrenciyle girdi. İlçenin değişik mahallelerinde hizmet veren 16 Bilgi Evi’nde branş derslerinin yanı sıra 52 farklı kulüpte kurslar düzenleniyor. B $Ý&,/$5Belediyesi tarafından 2008 yılından bu yana hizmete sunulan Bilgi Evleri’ne ilgi her geçen gün artıyor. Öğrenciler branş dersinin yan ısıra, zeka ve yeteneklerini geliştiren 52 farklı kulüpteki kurslardan faydalanıyor. Bağcılar’da Bilgi Evleri projesi 2008 yılında ilk olarak Kazım Karabekir Bilgi Evi’nin hizmete sunulmasıyla başladı. İlçe sakinlerinin yoğun ilgi göstermesiyle Bilgi Evleri sayısı da artırıldı. Bağcılar Belediyesi 2015 yılına kadar inşa ettiği 16 Bilgi Evi’ni hizmete sundu. İlk olarak 500 öğrenciyle başlayan Bilgi Evleri şu an 40 bin öğrenci sayısına ulaştı. Türkçe, İngilizce, Fen, Sosyal Bilgiler, Bilgisayar gibi branş dersleri verilen Bilgi Evleri şu an ise 52 kulübe ulaştı. 40 bine yakın öğrenci branş derslerinin yanı sıra satranç, resim, badminton, müzik, mehteran, masa tenisi, halk oyunları, skeç ve folklor gibi dallarda verilen kurslardan da faydalanabiliyor. Kurslar her gün saat 09.00’da başlıyor saat 17.15’de sona eriyor. “SAĞLIKLI VE HUZURLU BİR ORTAM SUNUYORUZ” Bilgi Evleri’nin önemli bir hizmeti yerine getirdiğine dikkat çeken Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, çocukların her geçen gün gelişen teknolojiye ayak uydurması gerektiğini belirtti. Geçmişte üniversitelerde eğitim gören öğrencilere bile yeterli teknik malzemelerin ve imkanların sunulamadığını belirten Çağırıcı, şimdi artık her alanda öğrencilerin değişik imkanlara kavuştuğunu söyledi. Çağırıcı, “Bağcılar Belediyesi olarak Bilgi Evlerimize her türlü gerekli imkanları sunuyoruz. Çocuklarımız okullarının dışındaki vakitlerini kabiliyetlerini ve zekalarını geliştirecek aktivitelere katılarak değerlendiriyor. Okullarında gördükleri derslere ilaveten sayısal ve sözel branş derslerini alan çocuklarımız bunun yanı sıra sanat, kültür ve edebiyat alanında da uzman öğretmenlerimiz eşliğinde değişik kurslar görüyor. Güvenli ve sağlıklı ortamda kurs görerek hoşca vakit geçiren yavrularımız velilerin de sevinç kaynağı oluyor.” İlçede 180 bine yakın öğrencinin eğitim gördüğünü de ifade eden Çağırıcı, 22 mahalleye Bilgi Evi inşa edeceklerini kaydetti. Öykü Yarışması’na rekor sayıda katılım *(/(&(Ýï1 yazarlarını Türkiye’ye kazandırmayı amaçlayan Zeytinburnu Belediyesi Bilgi Evleri’nin düzenlediği Öykü Yarışması’na rekor sayıda katılım sağlandı. Öykü dünyasına yeni yazarlar kazandırmayı hedefleyen Zeytinburnu Belediyesi Bilgi Evleri’nin, düzenlediği ikinci öykü yarışmasına rekor düzeyde katılım sağlandı. On yıldır kitap okuma yarışmaları, okuma saatleri ve gençlerle baş başa sohbetleri gibi etkinliklerle çocuklara okuma sevgisini kazandırmayı amaçlayan bilgi evlerinin, bu yıl ikincisini gerçekleştirdiği geleneksel öykü yarışmasına bin 300 yazar başvuruda bulundu. yazma yarışmasının ödül töreni 20 Şubat Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Edebiyat dünyasına yeni eserler kazandırırken, okuma ve yazma konusunda da belli bir farkındalık oluşturmayı amaçlayan bilgi evlerinin ikincisini gerçekleştirdiği öykü Üç grupta değerlendirilecek olan eserlerin birincilerine 5 bin, ikincilerine 3 bin, üçüncülerine ise 2 bin TL para ödülü verilirken ayrıca her grupta dereceye giren eserle- rin haricinde ilk beş eser sahibi de mansiyon ödülü olarak 500 TL ile ödüllendirilecek. Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek olan görkemli bir ödül töreni ile ödüllerine kavuşacak olan genç yazarlar, para ödülünün yanı sıra eserlerini kitaba dönüştürme fırsatını da yakalayacak.// 1.257 proje arasından sıyrılarak finalde yerini aldı ,1$5.2/(-ï 2. Türk Dünyası Bilim Olimpiyatları’na bilgisayar öğretmeni Serdar Avcı danışmanlığında öğrencilerden Sinan Tepe’nin hazırlamış olduğu Otomatik Hava Savunma Sistemi adlı projeyle katıldı. Yurt içi ve yurt dışından başvuran 1.257 proje arasında, jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucu seçilen, yurt içinden 60 proje ve yurt dışından 40 proje içinde yer alarak proje finale kaldı. Milli Eğitim Bakanlığı, Eskişehir Valiliği ve Türk Dünyası Vakfı tarafından ortaklaşa düzenlenen 2. Türk Dünyası Bilim Olimpiyatları'nın açılışını Milli Eğitim Bakanımız Nabi Avcı yaptı. Atatürk spor Salonu’nda düzenlenen açılışa katılan Bakan Avcı, 2. Türk Dünyası Bilim Olimpiyatları’na katılan öğretmenleri ve öğrencileri kutladı. Türk dünyasından ve Balkanlardan 12 ülkenin katılımıyla olimpiyat düzenlendiğini belirten Bakan Avcı, "Türk Dünyası Bilim Olimpiyatı’nı hayata geçiren Eskişehir Valiliğimize ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Derneğimize teşekkürlerini ifade etti. // 16 G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 www.212haber.com Filistin’e milli forma Eğitim Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başakşehir İlçe Temsilciliği spora destek vermek amacıyla Kudüs’teki öğrencilere Türkiye forması ve eşofmanı gönderdi. MERVE KALAYCI E MUSTAFA SABRİ BEȘER [email protected] facebook.com/msbeser twitter.com/msbeser ..şişşştttt O’nun Cehennemi Var! …en çok kimi seviyorsun say bakalım yumurcak, …Hz. Muhammed’i! Bu cevap kısa bir șașkınlık yașatsa da bende merak ile soruma devam ettim. …Sonra? …Melekleri …Sonra? …annemi babamı amca! …bir daha baștan bașlayalım mı? Ama bu sefer sıralamaya dikkat et olur mu? Ýï7ï0 Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başakşehir İlçe Temsilciliği spora destek vermek amacıyla Kudüs’teki öğrencilere Türkiye forması ve eşofmanı gönderdi. Soruma, çenesini göğsüne değdirecek kadar kafasını așağı yukarı sallayarak onay verdi. …evet, en çok kimi seviyorsun bakalım? Kudüs’teki STK’lar ile iletişime geçen Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Şube Temsilciliği, forması olmayan sporculara 30 adet Türkiye forması ve 30 adet de eşofman takımı gönderdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “One Minute” çıkışından sonra Filistin halkının Türkiye’ye olan ilgisi ve sevgisinin arttığına değinen Eğitim Bir-Sen 1 No’lu Şube Başakşehir İlçe Temsilcisi Tuncay İncebacak, öğrencilerin formaya ihtiyacı olduğunu duyunca sendika olarak destek verme kararı aldıklarını söyledi. …Hz. Muhammed’i! Ve devamındaki cevaplar hep aynı. Bu sorgulama üç beș kez daha baștan bașlayarak yinelendi. …yumurcak en çok sevilmesi gerekenler listesinin ilk sırasındakini unutmuyor musun acaba? (iki elleri dua eder gibi omuzlarına doğru çekerek avuç içleri yukarıda) …Hz. Muhammed dedim ya amca töbe töööbe ya. KUDÜS’E MİLLİ FORMA Filistinli gençlerin ve çocukların Türkiye ile ilgili spor faaliyetleri yaptıklarını ve kıyafetlerinin olmadığını öğrendikten sonra destek olma kararı alan Eğitim BirSen, Filistin’e farklı yardımlarda bulunmak içinde çalışmalar yürütüyor. İncebacak, “30 adet Türkiye forması, 30 adet de Türkiye eşofmanı gönderdik. Üyelerimizden sürekli Kudüs’e gidip gelen arkadaşlarımız var. Oradaki STK’lar ile de bağlantılı olarak zaman zaman yardım götüren, fikir alışverişinde bulunan arkadaşlarımız. Başakşehir temsilciliğimizce temin edilen Milli formalar üyemiz Hümeyra Demir tarafından Kudüs’te Alluqluq adlı STK temsilcilerine gönderildi.”dedi. …Allah! En çok sevilmesi gereken evvela Allah değil mi yavrum? Aldığım yanıt beni de bütün herkesi de șok etmiști. Hem de buz kesilecek șekilde șok etmiști! SPOR TOPLUMLARI BİRLEŞTİRME DE ÇOK GÜÇLÜ BİR ETKEN Filistin halkının Türkiye’ye olan ilgisini şu sözlerle anlatan İncebacak, “Özellikle ‘one minute’ çıkışından sonra özel bir ilgisi var Filistinli kardeşlerimizin. Ben gittiğimde de bizzat gördüm ve yaşadım. Balkonlardan sizi gördükleri zaman anlıyorlar. Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan diye bağırıyor- lardı. İnip aşağıya, bize sarılıyorlardı. Türkiye’ye çok özel bir ilgi olduğunu biliyoruz. Zaman zaman farklı şeyler yapacağız. Bazen maddi yardımlar olacak. Daha farklı ne olabilir, arkadaşlarımızla istişare ediyoruz toplantılarda. Spor toplumları birleştirme de çok güçlü bir etken.”şeklinde konuştu. ‘Beni Galatasaray’dan Hamza hoca gönderdi’ Galatasaray’ın eski milli futbolcusu Gökhan Zan, oyunculuk döneminde kendisini takımdan o dönemki Teknik Direktör olan Hamza Hamzaoğlu’nun gönderdiğini söyledi. Hamzaoğlu’nun, yüzüne söylediği ile yaptıklarının farklı olduğunu savunan Zan, “Kendisine, ‘takımın ağabeylerinden birisiyim, Forma şansı verirseniz, ne yapmam gerekirse her zaman yanınızdayım’, dedim. Hakkımdaki düşüncelerini söylememi istedim. Bana, sezon sonuna kadar takımda olacağımı söyledi. %$Ý&,/$5 Belediyesi tarafından Bağcılar Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Kültür Merkezi’nde düzenlenen Spor Söyleşisi’nin bu ayki konuğu Galatasaraylı eski milli futbolcu Gökhan Zan ile gazeteci Hasan Tankaya oldu. Spor Spikeri Yasin Dallı’nın moderatörlüğünü yaptığı programda anılarını paylaşan Zan, geçen sezonu 3 kupayla kazanan Galatasaray’ın bu başarının üzerine bir şey koyamadığını belirtti. Zan, ancak bu sezon başında planlamada yanlışlıklar yapıldığını belirtti. Fenerbahçe’nin iyi bir ekibe sahip olduğunu da belirten Zan, yeni transferlerle psikolojik olarak üstünlüğü eline geçirdiğini kaydetti. Zan, Teknik Direktör Vitor Pereria’ya güçlü bir kadroya sahip takım teslim edildiğini söyleyen Zan, “Fenerbahçe, şu an ligin en başarılı takımlarından biri. Volkan, Caner gibi başarılı milli oyuncular ile Alves, Nani ve Diego gibi ARDA TURAN’DAN ALTINTEPSİLİ GENÇ OYUNCUYA: Avrupa’nın önemli isimlerini kadrosunda barındırıyor. Van Persie bile yedek kalıyor.” dedi. MELO TAKIMI ATEŞLİYORDU İtalya’nın İnter takımına transfer olan Galatasaray’ın eski oyuncusu Melo ile ilgili değerlendirmede de bulunan Zan, “Her ne kadar hoca Hamza Hamzaoğlu sezon başında Melo’nun gitmesini istese de o takıma dinamizm katıyordu. Taraftar ve camiasıyla özdeşleşmiş bir oyuncuydu.” dedi. Melo’nun takım için gereken her şeyi yapan, hırslı ve savaşçı bir oyuncu olduğunu belirten Zan, kaybetmeyi sevmeyen taraftarı coşturan oyuncu olduğunu söyledi. Her maçta takımı ateşleyen Melo’nun eksikliğinin görüldüğünü savunan Zan, “Onun insanlığından çok takımı için neler yaptığının daha önemlidir.” dedi. Galatasaray’ın eski hocası Hamza Hamzaoğlu ile ilgili önemli iddialarda bulunan Zan, “Beni takımdan Hamzaoğlu gönderdi” dedi. Hamzaoğlu’nun, yüzüne söylediği ile yaptıklarının farklı olduğunu savunan Zan, şunları söyledi: “Beni takımdan gönderdi. Yüzüme söyledikleri ile yaptığı farklı şeyler vardı. Ben herkese saygı duyuyorum. Son altı ayda çok formdaydım. Yüz yüze görüştük. ‘Oynamaya hazırım. Sözleşmemin bitmesine 6 ay var. Takımın ağabeylerinden birisiyim, Forma şansı verirseniz, ne yapmam gerekirse her zaman yanınızdayım’, dedim. Hakkımdaki düşüncelerini söylememi istedim. Bana, sezon sonuna kadar takımda olacağımı söyledi. Beşiktaş maçı öncesi kampa girdik. Hamza Hoca, futbolcu sayısının fazla olmasından yakınıyordu. Yedi futbolcuyu gönderdi. 23 kişilik kadroda ismim vardı. Beşiktaş maçında galip geldik. Ancak, tanımadığım numaradan beni aradı. Takımda düşünmediğini söyledi. Mukavelem devam ediyordu. İki aydır birlikte çalıştık. Ona, ‘ ‘hocam bu sizin fikriniz mi’?” diye sordum. O da, ‘evet benim fikrim’ dedi. Koray’ı oynatacağını söyledi. Ancak ikimiz içinde sözünü tutmadı.” YÜZÜME FARKLI ARKAMDAN FARKLI DAVRANDI Hamzaoğlu’nun mütevazi ve beyefendi bir kişiliğe sahip olduğunu anlatan Zan, niçin yüzüne başka arkasından başka davrandığını, kendisini yanılttığını sorduğunda ise Zan, “Bunu duymuş olmayayım, böyle bir şey değilim’, dedi. Antrenmana gittim, elini sıktım, ancak o günkü Hamza Hoca o değildi, ancak önceki Gökhan ne ise şimdiki de odur.” şeklinde konuştu. Hasan Tankaya da Galatasaray’ın kısa sürede ekonomik sıkıntıyı atlatacağına inandığını belirtti.// ‘Hayal edilemeyeni yap’ 6(=21başında La Liga ekibi Barcelona'ya transfer olan milli futbolcu Arda Turan, Espanyol ile ilk maçının ardından, Nike’ın desteği ile Türkiye’den Barcelona’ya ziyaretine giden Altıntepsili genç futbolcu Melih Macun’u evinde ağırladı. Altıntepsi’de forma giyen 17 yaşındaki Melih Macun, 12 yaşında Altıntepsi’de futbol hayatına başlayan ve bugün dünyanın en büyük kulüplerinden biri olan Barcelona’da forma giyen Arda Turan ile buluşmanın heyeca- nını yaşarken ünlü futbolcudan tavsiyeler aldı. İnsanın mutlaka hayallerinin olması gerektiğine vurgu yapan Arda Turan, genç oyuncuya her zaman hayallerinin peşinden koşmasını, çok çalışmasını ve asla umutsuzluğa kapılmamasını söyledi. Turan, “Eğer yetenekliysen ve çalışıyorsan bir şekilde hayallerin gerçekleşir” dedi. Arda Turan’ı Camp Nou’da izlemenin ve sonrasında bir araya gelmenin gurur ve heyecanını yaşayan Melih Macun ise duy- gularını şöyle ifade etti: “Ben Arda abiyi gördüğüm zaman, o sahaya ilk çıkışında çok gururlandım. Tüylerim ürperdi. Ben de onun gibi, Türkiye’nin gururu olmak için çabalayacağım. Her şeyimi vereceğim. Arda abiyi karşımda görünce çok duygulandım. Şu an çok mutluyum. Arda abi gibi bir insanla, onun gibi iyi ve ahlaklı bir futbolcuyla tanıştığım için çok mutluyum. Tüm Bayrampaşa ve tüm Türkiye olarak Arda abiyle gurur duyuyoruz.”// …șișșșttt amca! O’nun Cehennemi var…!!!” Bu hikâyeyi Müslüman aileler tarafından uzun yıllardır okunan ve çok sevilen bir yazar abimizden dinlemiștim. Ve bu konuyu kalemim nispetince yazayım istedim. Cehennem… Hayalimizde canlanan dev bir ateș yığını… Kükreyen, çatırdayan bir ateș yığını… İnsan korktuğunu sevebilir mi sorusunu sormak gerekiyor öncelikle. İnsan sevdiğinden korkar mı? Korktuğunu sevebilir mi? Sevgi ve korku birbiriyle fazlasıyla ilintili olsa da toplum olarak bazı kavramları yanlıș anlamaya, anlatmaya ve öğretmeye meyilliyiz. Cehennem ayetleri ile korkmamız ve yanlıșa meyletmemiz istenmemektedir sadece. Bunun öncesinde yaradanın bizi bu dünyada var kılmasının beraberinde bizden istediği kulluğu ve karșılığında rızasını vereceğini ön bilgi olarak tutalım zihnimizde. Cehennem onun gazabının yanında anlamsızdır. Cehennem bir yaratıktır çünkü oysa rabbimizin gazabının eși benzeri yoktur. Rabbimizi gazaplandıracak hal ve hareketlerin neticesinde cehennem esasında hafifletilmiș bir cezadır esas korkulması gereken onun bizden razı olması ,bizi beğenmemesi,bizden hoșnut olmamasıdır.bu ayrıntı çok büyük bir fark olușturmaktadır ki saygı içeren bu korku ile herhangi bir küçük hata neticesinde bizi cezalandıracak Allah tasavvurundan çok farklıdır. Allahı cehennem ile birlikte hatıra getirme alıșkanlığı küçüklüğümüzden itibaren bize verilen öğretimlerin neticesinde husule geldi. Cehennem denilince bize kızan ve ceza vermek için en küçük anımızı kollayan bir görüntü olușmaktadır. Ki belki de en büyük yanlıș da buradadır. Hâlbuki o bize, günahlarımıza pișmanlık duyarak onun önünde af dilememizden hoșnut olduğunu ve samimî isek bizleri af edeceğini müjdelemiyor mu? Tezat değil mi? Esasında buradan çıkaracağımız sonuç rabbimizin merhametinin ne denli çok olduğudur. Bizi sevmese bizim yanlıșlarımızı neden bağıșlasın? Allah müminlere ancak ve ancak kendisinden korkmasını emreder. Emirdir bu. Korku duymak zorundadır lâkin bunun șekli ve içeriği yine hz peygamberin ki gibi olmak zorundadır. 18 G Ü N DEM 15-31 OCAK 2016 www.212haber.com TEOG Türkiye birincisi Hendek İHL’li +(1'(. ï1 eğitim tarihinde bir ilk yaşandı ve Türkiye genelinde 1 Milyon 174 Bin 247 öğrencinin katıldığı TEOG ilk dönem sınavlarında, soruların tamamını doğru cevaplayan Hendek İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Rabia Nisa Kalkan Türkiye 1'incisi oldu. Kalkan, Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Yabancı Dil ile Din kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden sorulan toplam 120 sorunun tamamını doğru cevapladı. // İmam Hatipler ve sessizliğe nankörlüğümüz! büründü 32 yıl sonra ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, "Nankörlüğümüz" başlığı altında kaleme aldığı yazısında İmam Hatip okullarının dününü, bugününü ve yarınını ele aldı. Bekiroğlu yazısında, "Yarın keşke 1 öğrencimiz daha olsaydı diyeceğiz ama iş işten geçmiş olacak... Toprakla yüzleştiğimizde ise nankörlüğümüz sorgu sebebimiz olacak.." ifadelerine yer verdi. İşte o yazı... HALİT BEKİROĞLU DÜN; 2 Şubat zulmü ile imam hatip öğrencisi 60.000'e kadar düşmüştü. O günlerde nice gönül insanı aşkla kapı kapı dolaşmış, en ücra köylere ulaş28 mış, yeter ki okullar öğrencisiz kalıp da kapanmasın diye kaşına gözüne bakmadan, akademik başarısına bakmadan, haylazlığına bakmadan m yyalvar-yakar öğrenci toplamıştı... BUGÜN; Kiminin kaşını-gözünü beğenmiyoruz, Kiminin ahlakını beğenmiyoruz, Kiminin akademik başarısını beğenmiyoruz, Kiminin maneviyatını/kıyafetini/şeklini beğenmiyoruz, Beğenmiyor da beğenmiyoruz... "Seçkincilik" hastalığına kapılmışçasına, geldiğimiz yeri unutmuşçasına, öğrencilik dönemimizde benzer arızalarımız yokmuşçasına öğrencilerimizin kıymetini gözardı ediyoruz... D Dün "birileri" tarafından beğenilmeyen imam hatipli öğrencilerimiz bugün çok farklı alanlarda öncülük yapıyorlar. Bugün beğenmediğimiz öğrencilerimiz ise yarın çok daha geniş yelpazede önderlik yapacaklar. Onları dışlayan/tüketen/harcayan yerde olmak yerine, onlara emek veren/ ö kkatkıda bulunan/hizmet eden konumda olmaya çabalayalım... EZ CÜMLE; Dün "birileri" tarafından beğenilmeyen imam hatipli öğrencilerimiz bugün çok farklı alanlarda öncülük yapıyorlar. Bugün beğenmediğimiz öğrencilerimiz ise yarın çok daha geniş yelpazede önderlik yapacaklar. Onları dışlayan/tüketen/harcayan yerde olmak yerine, onlara emek veren/katkıda bulunan/hizmet eden konumda olmaya çabalayalım... VİCDANSIZLAR Mezar paramı çaldı Güngören’de sağlık görevlisi oluklarını söyleyen 2 kadın, tek başına yaşayan 80 yaşındaki yaşlı Nevin Özdirektör'ün evine girdikten sonra, dövüp parasını çaldılar. Tek başına yaşayan ve yürümekte zorluk çeken 80 yaşındaki Nevin Özdirektör bir senedir evde bakım hizmeti alıyordu. Özdirektör'ün bu hizmeti aldığını bilen 2 kadın, kendilerini sağlık personeli olarak tanıtıp içeri girdi. İçeri giren iki kadın önce telefon görüşmesi yapıp sonra pencereden dışarıyı kolaçan etti. Ardından yaşlı kadının boğazına sarılıp, para istediler. Kısa süren arbedenin ardından bayılan Özdirektör'ün mezar almak için biriktirdiği 2 bin 200 TL parası ve çok sayıda ziynet eşyası çalındı. Arbede esnasında bayılan Nevin Özdirektör, uyandığında etrafın dağınık ve vücudunda darp izlerinin olduğunu görünce önce oğluna ardından polise haber verdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali 1955 yılında Eski Sebze Halinin yanına (bugünkü Ticaret Üniversitesi ile Unkapanı Köprüsü arasına) kurulmuş, 1965 yılında Azapkapı’ya taşınmış ve oradan da 29 Eylül 1983 tarihinde Kumkapı’ya taşınmıştı. Burada 32 yıl İstanbul’a hizmet ettikten sonra kapatılarak Gürpınar’da yeni yapılan hal binasına taşınmıştı.// GÖREVLİYİZ DEDİLER, DÖVÜP PARASINI ÇALDILAR vicdansızlar (9'(tek başına yaşayan 80 yaşındaki Nevin Özdirektör kendilerini sağlık görevlisi olarak tanıtan 2 kişi tarafından darp edilip soyuldu. Hırsızlar, yaşlı kadının mezar satın almak için biriktirdiği 2 bin 200 TL parasını çaldı. Olay, Güngören Tozkoparan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, kendilerini evde bakım yapan sağlık görevlisi olarak tanıtan 2 kişi yürümekte bile zorluk çeken 80 yaşındaki Nevin Özdirektör'ü darp ederek parasını aldı. Günün ilk ışıklarıyla birlikte yanaşan balıkçı tekneleri ile hareketlenen, yapılan balık mezatlarıyla seslerin eksik olmadığı Balık halinin önündeki limanda bugünlerde balıkçı teknelerinin yerine artık yük gemileri duruyor. Avrasya tünel şantiyesiyle ilgili bölgede yapılan çalışmaların içinde kalan eski binanın ne olacağına önümüzdeki günlerde karar verilecek. Kumkapı’da bulunan su ürünleri hali, inşaatına devam edilen Avrasya Tüp Geçit projesi şantiyesi içinde kalması ve fiziki ve teknik olarak artık ihtiyacı karşılamaması nedeniyle kapatılarak Gürpınar’daki yeni binasına taşınmıştı. 32 yıl hizmet verdikten sonra kapatılan Eski Balık Hali bugünlerde derin bir sessizliğe bürünmüş durumda. Eskiden gün doğarken gelen balıkçı tekneleri ile limanı dolan, balık kasalarını indiren işçilerin, yapılan balık mezatlarında alıcıların teklif sesleriyle çınlayan binada bugünlerde sadece martılara kalmış durumunda. Avrasya tüneli şantiyesi içinde kalan binanın nasıl değerlendirileceğine ise önümüzdeki günlerde karar verileceği öğrenildi. Sayı 1.200.000'i 1 200 000'i aştı ama öğrenci öğren beğenmiyoruz! YARIN; ï67$1%8/ȂD32 yıl hizmet verdikten sonra geçtiğimiz aylarda kapatılan ve Gürpınar’a taşınan Kumkapı İstanbul Balık Hali binası bugünlerde sessizliğe büründü. Kendilerini sağlık görevlisi olarak tanıtan kişileri içeri aldığını belirten Nevin Özdirektör, "Benim sadece ayağıma krem sürülmesi gerektiğini anlattım. Biz sana yardım ederiz ama karnımız aç dediler. Dışarıyı kolaçan edip telefonla konuştular ve kahvaltılarını yaptılar. Beni yatağıma yatırdı ve krem sürerken boynuma sarıldı. Debelendim bağırmaya başladım sonrasını hatırlamıyorum. Beni öldürmek istediler, canımı zor kurtardım. Bu olay saat 11.00'de oldu. Ben bayılmışım, kendime geldiğim zaman saat 18.00'di. Ayıldığım gibi oğluma ve emniyete haber verdim. Bunlar da vicdan ve ahlak yok. 2 bin 200 Türk Lira mezar paramı çaldı vicdansızlar. Kendime Konya'dan mezar alacaktım" ifadelerini kullandı. Olayın ardından polis evde parmak izi incelemesi yapıp, geniş çaplı soruşturma başlattı.// Ülkü Ocakları’nda ‘eğitim’ sürüyor /.2&$./$5, Eğitim ve Kültür Vakfı İstanbul İl Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, Türk gençliğinin nitelikli bir şekilde yetiştirilmesi ve vizyon sahibi olabilmeleri için çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Yıldırım, İstanbul’da bulunan ilçe ocak başkanlıklarına, bakanlıklara benzer olarak gölge bakanlıklar kurma görevi verdi. Ocak başkanlarının gölge başkanlığı nezdinde gölge bakanlar kurulu kurulacağı belirtildi. Proje kapsamında ilçe ocak başkanları gölge başbakan olacak. İlçe Ocak başkanlarının gölge başbakanlığı yönetiminde ülkücü gençlerin gölge bakanlıkları paylaşacağı belirtildi. Bakanların görevlerini araştırarak, mevcut çalışmaların ve bunun yanı sıra geleceğe yönelik ne gibi projelerin hayata geçirilebileceğinin analizlerinin yapılacağı beyan edildi. Tür- kiye siyasetini gelecekte şekillendirecek ve ülkesinin küresel güç olması yolunda mücadele edecek gençlerin şimdiden kendilerini bu göreve hazırlaması maksadıyla projenin hayata geçtiği belirtildi. Yapılan çalışmaların ve ortaya çıkan önerilerin yıl sonunda yapılacak çalıştayda toparlanarak bir bildiri haline getirileceği de belirtildi. Ahmet Yiğit Yıldırım yaptığı açıklamada, genç yaştan itibaren Türk gençliğinin nitelikli bir şekilde yetiştirilmesi ve vizyon sahibi olabilmeleri için her geçen gün çalışmalarının devam etmekte olduğunu söyledi. Yıldırım, bu kapsamda gölge bakanlar kurulu projesi ile ileride Türkiye’yi yönetecek ve dünya siyasetine yön verecek genç kadroların bu projelerde görev alıp kendilerini yetiştirmesi ve geliştirmesini amaçladıklarını belirtti. // Hırsız inat edince yakayı ele verdi *1*5(1ȂGH bir eve girmeye çalışıp fark edilen ve kaçan hırsız, alt sokaktaki başka bir evde şansını denemeye kalkınca, yakayı ele verdi. Hırsızı linçten polis kurtardı. Gazete365’in haberine göre olay; Güngören Akıncılar Mahallesi Taşcılar Sokak’ta yaşandı. Akşam saatlerinde bir binanın giriş katındaki daireye girmeye yeltenen hırsızı gören komşuların hırsızı kovalaması ile ilk işini pas gecen hırsız, zaman kaybetmeden daha önceden keşif yaptığı bir alt sokaktaki binanın giriş katına girdi. Evden çaldığı plazma televizyonu çarşafa sarıp evden çıkarken yine fark edilince tekrardan kaçan hırsız, mahalle sakinlerinin olayı polise bildirmesi üzerine bu defa yakalandı. Bölgeyi kuşatma altına alan polis ekipleri, Beyatlı Sokak’ta hırsızı kıstırarak çaldığı televizyonla beraber yakaladı. // G Ü N DEM www.212haber.com 15-31 OCAK 2016 19 5 yılda 4 milyar TL yatırım Başakşehir’i proje üssü olarak belirleyen Fuzul Yapı, bölgedeki yatırımlarını bu yıl 4 milyar liraya ulaştırmayı planlıyor. Fuzul Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eyüp Akbal, 1 ay içinde 2 ihaleye daha katılacaklarını belirterek, bu ihalelerin TOKİ’nin Kayaşehir ihalesi ve Emlak Konut’un Alibeyköy ihalesi olduğunu söyledi. B $ĝ$.ĝ(+ï5 bölgesinde proje geliştiren ilk özel şirket olan Fuzul Yapı’nın uzmanlık projesi olan Vadiyaka Başakşehir’in ticari ünitelerini kapsayan ‘Vadiyaka Cadde Dükkanları’ , 24 Ocak Pazar günü alanında uzman müzayede firması Eskidji’nin düzenleyeceği organizasyonla açık artırma usulü ile satışa çıkıyor. Bir tanesi market olarak ayrılan ticari ünitelerin büyüklüğü 78 m² ila 306 m² arasında değişiyor. 199 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa çıkacak olan dükkanlar, her geçen gün değeri artan Başakşehir’de yüksek karlı yatırım imkanları sunuyor. 2008 yılında ilçe statüsü kazanan Başakşehir, 2015 yılı gayrimenkul sektör araştırmalarında İstanbul’un en çok değer kazanan ilk 3 ilçesi arasında yer alıyor. Başakşehir, bölgede yapılan markalı konut projelerinin yanı sıra Avrupa çapında ses getirmesi beklenen Şehir Hastanesi, Kanal İstanbul projesi, 3. Havalimanı, Kuzey Marmara otoyolu bağlantıları, Botanik Parkı, Başakşehir Metro İstasyonu gibi pek çok mega projenin kesişme noktası olarak yatırım değerini her geçen gün arttırıyor. Başakşehir’in yüksek talep gördüğünü dile getiren Fuzul Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eyüp Akbal, “2000’lerin başından beri Başakşehir’de proje üretiyoruz. Kent Neriva, Kent Ariva, Kent Evila ve en büyük referansımız, Başakşehir’in ilk alışveriş merkezi olan Olimpa AVM dahil 400 adede yakın ticari üniteyi hayata geçirdik. 30 ay önce 10 bin TL olan Olimpa Park Cadde dükkanlarının bugünkü değeri 30 bin TL civarında, yani dükkanların değeri yüzde 200 oranında bir artış gösterdi. Bu dükkânların ikinci elde talebi çok yüksek olmasına rağmen satış yapmak isteyen mülk sahibi bulunmuyor. Gelişimi hızla devam eden Başakşehir’in nüfusu 400 bin ve 750 bin olması planlanıyor. Benim ön görüm bu sayının 1 milyon kişiye ulaşacağı yönünde. Yakın gelecekte bölge, Anadolu’nun pek çok şehrinden daha yüksek bir popülasyona sahip olacak. Başakşehir, tüm bu gelişmeler ışığında artan taleplerle birlikte hem ikamet eden sakinlerinin hem de yatırımcıların gayrimenkul sahibi olur olmaz karlı bir kazancı da garantilemelerine olanak sağlıyor. Nüfusa paralel olarak artan taleplerle bölgedeki ticari ünitelerin de karlı bir yatırım aracı olacağına inanıyoruz. Sirkülasyonun oldukça yoğun olduğu bir lokasyonda bulunan 50 adet ticari ünitemiz ile toplam 10 bin metrekarelik 50 DÜKKÂN MÜZAYEDE İLE SATIŞA ÇIKIYOR Vadiyaka Başakşehir projesinin ‘Cadde Dükkanları’ yatırımcılarıyla buluşuyor. Bir tanesi market olarak ayrılan ticari ünitelerin büyüklüğü 78 m² ila 306 m² arasında değişiyor. 199 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa çıkacak olan dükkânlar, her geçen gün değeri artan Başakşehir’de yüksek karlı yatırım imkânları sunuyor. bir alanı satışa çıkarıyoruz. Dükkânların satış sonrası hizmetleri ve yönetim danışmanlığı da Nevita’nın uzman kadrosu tarafından yürütülüyor olacak.” dedi. Vadiyaka Başakşehir Cadde dükkanlarının Haziran 2017’de teslim edilmesi planlanıyor. Başakşehir’e yaptıkları yatırımlara devam edeceklerini belirten Akbal, “Proje geliş- tirici firma olarak dahil olduğumuz konsorsiyum ile Başakşehir Belediyesi’nin 116 bin metrekarelik arazi ihalesini kazandık. 2016 yılının ilk yarısında 1500 konutluk ve çok sayıda ticari ünitenin de yer alacağı karma projemize başlayacağız. Hedefimiz 10 yıllık bir süreçte 1.5 yıllık periyodlarla yeni marka projelere imza atmak, bölgenin kalkınmasına katkı sağlamak” dedi. ‘BAKIRKÖY CITY’ Metrekare fiyatı 12 bin TL’den başlıyor İnşaat – Göktaşlar Ortak Girişimi ile Bakırköy’de, 200 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen SATIŞA SUNULDU Beyaz Bakırköy City lanse edildi. Satışa sunulan projede dairelerin metrekare fiyatı 12 bin TL’den başlıyor. ï67$1%8/Ȃ81 en merkezi noktalarından Bakırköy’de, sahile yürüme mesafesinde konumlandırılan Bakırköy City’de lansman fiyatlarıyla satışlar başladı. Beyaz İnşaat- Göktaşlar Ortak Girişimi ile hayata geçirilen proje, Bakırköy’ün en lüks konut projeleri arasında yerini alıyor. Proje, 200 milyon TL’lik yatırım bedeli ile toplam 43 bin metrekarelik inşaat alanı üzerinde 163 konut ve 33 ticari üniteden oluşuyor. Bakırköy - Veliefendi Hipodromu’nun karşısında konumlanan proje, sosyal donatıları ve 7 bin metrekare peyzaj alanlarıyla yatırımcısına yüksek standartlarda konforlu bir yaşam sunuyor. Estetik mimariye sahip 10 katlı bloklardan oluşan projede kesintisizdeniz manzaralı daireler yer alıyor. İki etap olarak gelişti- rilen projede; 2+1, 3+1 ve 4+1’den oluşan üç tip daire seçeneği sunuluyor. Ferah kullanım alanları sunacak şekilde tasarlanan 2+1 daireler 87 ile 118 metrekare, 3+1 daireler 128 ile 161 metrekare, 4+1 daireler ise 198 ile 217 metrekare arasında değişiklik gösteriyor. SOSYAL DONATILARIYLA İDDİALI BİR PROJE Geniş peyzaj ve sosyal yaşam alanlarına sahip Bakırköy City’de; açık - kapalı dört mevsim yüzme havuzu, sauna, buhar odası, Türk hamamı, fitness salonu, hobi odaları, kar odası, tuz odası, tepiderium, çocuk oyun alanları, basketbol sahası ve tenis kortu bulunuyor. Projede ayrıca her daireye 2 araçlık kapalı otopark alanı da yer alıyor. Beyaz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Beyaz, “Gerek şehrin kalbindeki konumuyla, gerekse demografik yapısıyla son derece cazip bir noktaya sahip Bakırköy, İstanbulluların en gözde yaşam alanları arasında yer alıyor. Sahil hattıyla, E – 5 Otoyolu’na yakınlığıyla ve modern kent yaşamına dair tüm yapılanmasıyla oturmuş bir yaşam alanı burası. Gayrimenkul yatırımı açısından Bakırköy bölgesine güvenimiz tam. Burası ciddi anlamda potansiyeli yüksek bir lokasyon. Bu anlamda Bakırköy ve çevresinde gerçekleştirilecek her bir projenin önemi büyük. Bakırköy City projemizi de geliştirirken her bir detayına büyük hassasiyet ve özveriyle yaklaştık.” dedi.// Huzurlu Marmara Bahçekent’e yatırım Projesi’nin temeli atıldı +8=85/8 İnşaat’ın Beylikdüzü’nde 90 milyon TL yatırımla hayata geçirdiği 500 konut ve 27 ticari üniteden oluşan ‘Huzurlu Marmara’ projesinin temeli atıldı. Temel atma töreninde konuşan Huzurlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Bıyıklı, inşa çalışmalarının hızla devam ettiği projeden daire alanların büyük kazanç elde edeceğini belirtti. Bıyıklı, Beylikdüzü’nün 10 yıl içinde İstanbul’un ikinci Florya’sı olacağını söyledi. Projeden daire alan ailelerin yanı sıra çok sayıda vatandaş da temel atma töreninde hazır bulundu. Tören öncesi söz alan Huzurlu İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Yılmaz Birpınar, katılımcılara proje hakkında bilgi verdi. Ardından kürsüye gelen Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Şatır, Huzurlu İnşaat’ın bölgeye vizyon projesiyle katma değer kattığının altını çizerek, “Diğer ilçelere nazaran çok daha az emniyet olaylarının olduğu bir ilçedeyiz. Buna yakışır bir şekilde Huzurlu İnşaatın da burada inşaat yapması ve yüzde 60’ın üzerinde satışının tamam- lanmasının da değerli olacağını düşünüyorum. Burada Beylikdüzü Belediyesi olarak bütün inşaatlarda gereken hizmeti vermeye her zaman hazır olduğumuzu ve yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum” diye konuştu. BEYLİKDÜZÜ, 10 YIL İÇERİSİNDE İSTANBUL’UN İKİNCİ FLORYA’SI OLACAK Türkiye’nin dört bir yanında devam eden ve tamamlanan projeler hakkında katılımcılara bilgi veren Huzurlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Bıyıklı ise İstanbul Beylikdüzü’nün, geleceğin Florya’sı olacağını belirterek, “Projemizden daire alanlar çok kazançlı. Çünkü projemizde aklınıza gelebilecek her türlü sosyal donatı alanlarımız mevcut. Deniz manzaralı dairelerimizin yer aldığı projemizin yüzde 85’ini yeşil alana ayırdık. Huzurlu Marmara Projemizin bir ayda yüzde 67’si sahiplerini buldu. Projemizin yer aldığı bu bölge inanıyorum ki 10 yıl içerisinde İstanbul’un ikinci Florya’sı olacaktır’’ ifadelerine yer verdi. yapan kazandı lunduğuna dikkat çeken Hışır,”Biz en başından bölgeye inandık ve buradan yatırım yapan kazançlı çıkacak dedik. Nitekim sene sonunda yapılan hesaplamada bölgeden ve bizim projemizden konut alan kişilerin yatırımlarının değerlendiği gözlendi. Sene başında bölgede metrekare fiyatları 2 bin 300 lira seviyesindeydi sene sonunda bu rakam yüzde 24 kazançla 2 bin 850 liraya çıktı. Şimdilerde ise fiyat 3 bin 500 lira olarak hesaplanıyor” bilgisini verdi. 500 DAİRENİN YAPIMI DEVAM EDİYOR Yatırımların hız kesmeden sürdürüldüğünün altını çizen Huzurlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Bıyıklı, “Huzurlu İnşaat’ın bugüne kadar geldiği nokta, bin 500 daire bitirdik. 500 dairenin de inşaatı devam ediyor. Bunları da tamamlayacağız. Ayrıca yeni projeler de var. Onları hayata geçirmek için çalışmalarımız devam ediyor" dedi.// DOLAR BOZDURUP EV ALAN DA KAZANDI '2Ý58 lokasyondaki konut bölgelerine yatırım yapan yılı kazançlı kapattı. 2015 yılı başından sonuna kadar, Bahçekent'te ortalama fiyatlar yüzde 24 civarında artış göstererek 2 bin 300 liradan 2 bin 850 liraya çıktı. Cihan İnşaat İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Bengi Hışır “Bahçekent’in yüksek prim potansiyelini ilk fark eden ve bölgeye yatırım yapanlardan biri olduklarını söyledi. Cihan İnşaat ve Konut Yapı işbirliğinde Emlak Konut GYO güvencesinde hayata geçirilen Avrupark Bahçekent’te yüksek prim potansiyelinin bu- Bölgeden konut alan yerli ve yabancı yatırımcıların dolar karşısında da artı kazanç elde ettiğine dikkat çekildi. Hışır “Nisan ayında efektif dolar satış kuru Merkez Bankası verilerine göre 2,66 liraydı. Dolar bozdurup bölgeden ev alan yatırımcı her 1 metrekare için 1.127 dolar ödüyordu. Bugünkü metrekare fiyatı 3 bin 500 lira seviyesinde ve kur 2.95 lira. Yani dolar bozdurup ev alanların her 1.127 doları 58 dolar 62 cent artırarak 1.186 dolara çıktı. Dolarını bozdurup bölgeye yatırım yapan da pişman olmadı” dedi PRİM POTANSİYELİ SÜRÜYOR Bölgenin bu yılı da yüzde 40 primle kapatacağını öngördüklerini aktaran Bengi Hışır, bu artışta Avrupark Bahçekent’in bölgenin değerini yukarıya çekmesinin etkili olduğunu söyledi. Projeden konut alanların tüm alternatif yatırım araçlarından daha fazla kazanç elde edeceğine de vurgu yapıldı. 1.394 konut ve 86 ticari birimden oluşan Avrupark Bahçekent’te 1+1’den 4+1’e dört farklı tipte daire bulunuyor. 1+1 daireler 64 ila 73 metrekare, 2+1 daireler 100 ila 120 metrekare, 3+1 daireler 145 ila 160 metrekare ve 4+1 daireler 174 ila 185 metrekare büyüklüğünde konumlanıyor. Tüm konutlar yüzde 1 KDV avantajıyla satılıyor.
Benzer belgeler
`Hiçbir öğrencimiz açıkta kalmayacak` Makro-Akyapı yeni
kabul edilen tüzük değişikliği ile “Yüksek İstişare Kurulu” adı altında yeni bir
dernek organı oluşturulması, bu kurulun
da bugüne kadar yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yapmış üyelerden
Zehirleniyoruz
Günün koşturmacası içerisinde kahvaltı yapmadan çıkan
hemşehrilerimiz çok, onlara
sıcak çorba ikramı yapıyoruz.
Vatandaşlarımız sağ olsun ilgi
gösteriyor. Çok sık olmasa da
soğuk havalarda bu ikram...
VRIUDODUð iftardayız
sabahında sıcak çorbamızı hemşehrilerimize ikram ediyoruz.
Günün koşturmacası içerisinde kahvaltı yapmadan çıkan
hemşehrilerimiz çok, onlara
sıcak çorba ikramı yapıyoruz.
Vatandaşlarımız sağ olsun ...
`iyi ki olmuş` diyor
kabul edilen tüzük değişikliği ile “Yüksek İstişare Kurulu” adı altında yeni bir
dernek organı oluşturulması, bu kurulun
da bugüne kadar yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yapmış üyelerden
Başakşehir - 212 Haber
Sadakataşı Derneği Genel Başkanı Kemal Özdal, kuşatma altındaki Madaya'ya ilk yardımlarının ulaştığını söyledi. Özdal, maddi yardımların, Madaya'daki gönüllüleri vasıtayla
bölgeye ulaştığını ve bun...